(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Biodiversity Heritage Library | Children's Library | Advanced Microdevices Manuals | Linear Circuits Manuals | Supertex Manuals | Sundry Manuals | Echelon Manuals | RCA Manuals | National Semiconductor Manuals | Hewlett Packard Manuals | Signetics Manuals | Fluke Manuals | Datel Manuals | Intersil Manuals | Zilog Manuals | Maxim Manuals | Dallas Semiconductor Manuals | Temperature Manuals | SGS Manuals | Quantum Electronics Manuals | STDBus Manuals | Texas Instruments Manuals | IBM Microsoft Manuals | Grammar Analysis | Harris Manuals | Arrow Manuals | Monolithic Memories Manuals | Intel Manuals | Fault Tolerance Manuals | Johns Hopkins University Commencement | PHOIBLE Online | International Rectifier Manuals | Rectifiers scrs Triacs Manuals | Standard Microsystems Manuals | Additional Collections | Control PID Fuzzy Logic Manuals | Densitron Manuals | Philips Manuals | The Andhra Pradesh Legislative Assembly Debates | Linear Technologies Manuals | Cermetek Manuals | Miscellaneous Manuals | Hitachi Manuals | The Video Box | Communication Manuals | Scenix Manuals | Motorola Manuals | Agilent Manuals
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "113_Mardin_huzur.dersleri"

ÎSTANBÜL ÜNtVERâîTESt. YAYINLaHI Ko. : 1169 
HUKUK FAKÜLTESİ No.: 248- 



Ord. Prot EBÜUULÂ MARDlN 



HUZUR DERSLERİ 



Cild ii - 



Prof. Dr. İsmet Sungurbey tarafından 
önsöz vo eklerle yaymlanmı^ır. 




ÎSMAÎL AKGÜN MATBAASI — İSTANBUL 1966 



www.akademya.net 



uz Û R 



tSMAÎL AKGÜN MATBAASİ 
Caialoglu, Servili Mescit Sokak, No. 24 
. t S T A N BUL —■ 1.9 6 e 



Ö X s ö z 



EBÜL'ÜLA MARDİN'İN AİLESİ 



■ Memlekete binlerce hukukçu ve devlet adamı yetiştiren eşsiz öğretici, 
hocalar hocası, fıkıh ve toprak hukuku üstadı, evvieiki hukukumuzun son 
büyük temsilcisi, Türk hukukunda sistematik metodun kurucusu, îslâmî 
: İlimlerin büyük ve engin otoritesi, doğu ve batı hukuklarmm büyük mu- 
kayesecisi, yorulmak bilmez araştırma zevki sahibi, ilim ve- öğretimin eşsiz 
Ijâdimi, evvelki ve şimdiki medenî hukuk ve toprak hukuku ders kitap- 
ları ile «İlmiyye Salnamesi:^, «Medenî Hukuk Cephesinden Ahmed Cev- 
det Paşa», Kat Mülkiyeti», «Huzur DorsIeriî> adh muhalled ihtişam 
anıtlarının yaratıcısı, îslâm âleminin ve memleketin şeref vje fazilet tim- 
sali seçkin evlâdı Medenî Hukuk Ordinaryüs Profesörü Ebül'ulâ Mardin, 
12 Ramazan 1298 (9 Ağustos 1881-), Pazartesi günü, babası Mardinî Yu- 
suf Sıtkı Efendi'nin raemuriyyet dolayısiyle bulunduğu îşkodra'da doğ- 
du. Baba tarafından Mardin'deki Kasımiyye Medresesi'ndo altı yüzyıldan 
beri müderrislik (profesörlük) eden §ahsiyyetİGr yetiştirmiş olan ve içle- 
rinde velîler de bulunan bîr ailedendi- 

Babası Yusuf Sıtkı Efendi'nin Fâtih Türbesi hazîresindeki sanduka 
kitabesinde aile şeceresi §öyle tesbit edilmiştir: 

«Merhûmı müşarünileyh es-Seyyid Yûsuf Sıtkı Efendi ibni es-Sey- 
yid Ömer Şevki Efendi ibni es-Seyyid Âbid Efendi ibni es-Seyyid Abdül- 
kaadir Efendi ibni es-Seyyid Âbid Çelebi İbni es-Seyyid Ebûbekir Çelebi 
ibni es-Seyyid Ahmed Çelebi ibni es.Seyyid Mahmûd Çelebi ibni es-Sey- 
y^d Ağa Çelebi İbni es-Seyyîd Munlâ Ahmed ibni es-Seyyid Pîrî Çelebi 
ibni es-Seyyid Mu'ti Çelebi ibni Kutbülaktab vel^avsülmüstecâb Mevlânâ 
es-Seyyid Ahmed Şemsüddin kuddüse sırnhülazîz ibni es-Seyyid Celîl 
el-Hâc Pîrî Çelebi ibnülveliyyilkâmil velgavsülvâsılila'lemil ferdi lemced 
gîrin Dede lakabiyle raügtehir es-Seyyid Muhammed Şâhrind ibni es-Sey- 
yid Hüseyinülezrâk olup nesebi Hazreti Seyyidi §üh,3da îmâmı Hüseyin 
Radiyallâhü anh Efendimize müntehi ve ceddi âlâsı Ağa Çelebi'ye nis- 
betle âilei şerîfeleri Mardin havâlisinde Ağazâde lakabiyle mü§tehirdir..3 

— m — 



IV 



Babasının babası Mardin'i Ömer gevki Efendi hakkında «Osmanlı 
MüeUifleri» yazan BursaU Tâhir Bey, §u bilgiyi vermektedir: 

«Fazelâdan bir zat olup âtitterceme Yusuf Sıtkı Efendi'nin pederi- 
dir. Tahsilinin bidayetini memleketi ulemâsından Zeynîzâde Mahmut Efen- 
di'den taallûm ettiği gibi, nihayetini de Kayseriyye Ûlemasmdan Hoca 
Kasım Efendi'den ikmal ederek vatanma avdetle tedris ve telifle ımrarı 

hayat eyledi. 

Vefatı 1268 tarihindedir. 

Asarı, gayrı matbu olup başhcaları bervechi âtidir: 

Mecmuai Fetâvâ, elsinei selâse üzerine Divan, Münyetülmusalli ter- 
cemesi, aruzdan Kâfî Şerhi, tıptan farisî bir eserin tercemesi. 

Mecmuai Fetavâsı, müftîUği zamanında verdiği fetâvâyı camıdır- 

Tarîkaten Kadiri ve Rıfaidir» [1]- 

Divanı, Ali Emirî Efendi Kütüphanesi'ndedir. (No. 235.) 

Kazaskerliğe kadar yükselmiş olan babası Mardinî Yusuf Sıtkı Efen- 
di (1816-1903) hakkında da «Osmanlı Müellifleri» nde §u bilgi verilmek- 

tedir : 

«Efazıh ümmetten bir zat olup sabıkütterceme Ömer Şevki Efendi'- 
nin mahdumudur. İkmah tahsilden sonra evvelâ Mardin Mahkeme Ba§kı- 
tabetinde ve müddeti medîde müftlliğinde bulunarak daha sonraları m- 
vabetie seyyahat ederek Meclisi Teticikatı Şer'iyye âzalığma tayin ve ka- 
dıaskerlik rütbesiyle tavzif buyuruldu. 1319 da İrtihal ederek Fatih Ca- 
mü Şerifi hadresine defnedildi. Elsînei selâse ve bitahsîs lisam Arabi'- 
den hafızasında binlerce ebyat var idi. Talîkaten Kadirî'dir. Vekan ule- 
maya malik, nazif bir zatı âli idi. . ^ , . 

Asarı- «Mesîrü umumilmuvahhidîn alâ ihyaü ulûmiddin» ısmmdekı 
.ihyaülulûm» tercemesi, «Mahasinülhüsam» nâmmdaki .Nevabigülkehm» 
terceme ve şerhiyle «Mi'racülmu'temer veUıac» vesairedir. Mahasınulhu- 
sam hakkmda Fransa elsînei şarkıyye ûlemasmdan Bariye de Mmar'm 
takdiri vaktiyle «İkdam» gazetesiyle ne§rolunmu§ idi. Hatti d^tiyle nm- 
harrer 9 cilt üzere mürettep «İhyaülulûm. tercemesinin bir takımı Yıldız 
Kütüphanesi'ndedir. Bu eser, yalnız tereemeden ibaret değildir; icabına 

göre tavzihatı muhtevidir.» [2]. 

Fâtih Türbesi hazîresindeki sanduka kitabesinde de, Yusuf Sıtkı 
Efendi'nin hayatı, eserleri ve şahsiyyeti §öyle beUrtilmektedir: 

« Müşarünileyh Mardin'de 1237 senesinde Mardin Müftisı müşa- 
rünileyh Ömer Şevki Efendi'nin sulbi pâkinden teveUüd ve ikmâh nusahı 
n\ûm ile 1255 senesinde bilfiil rütbei tedrise nail ve 1268 senesinde cam- 

[1] Bursalı Tâhir Bey, Osmanlı MüeUifleri, cHt 1= sah. 382. 
t2] EursaU Tâhir Bey. Osmanlı Müellifleri^ cilt 2, sah. 59. 



_ V — 

gini mansıbı iftâ olmuş ve 1280 senesinde bâ irâdei seniyye Dârülhilâfetil- 
aiîyye'ye daVetle evvelâ Azîziyye ve ba'dehu Bingazi ve Siirt ve Taaz ve 
îgkodra VG Bitlis ve Hakkâri ve Musul ve Cezayir Bahri Sefid niyâbâtı 
ger'iyyesinde bulunarak ibrâzi mieâsirî kâr-âgâhî ve müddeti medîde vali 
vekili sıfatiyle isbâtı reviyyeti mühamâşinayî eyledikten sonra Meclisi 
Tedkikatı Şer'iyye a'zâlığma me'mûr buyurulmuş ve hasbettarîk kat'ı- me- 
râtibi ilmiyye ile Anadolu Kadıaskerliği pâyei celîlesiyle birinci rütbeden 
Mecîdî nişanı zişânı hümâyunu ihraz eylemiştir. 

Müşarünileyh hidmeti kaza ve fetva ile beraber tedris ü negr ü te'- 
lifden bir ân hâli kalmamış ve kitâbhânei ilm ü irfanı tezyin eden asan 
muhaUedesi meyânmda İhyâülulûm eseri me§hûruna «Mesîrü Umûmil- 
muvahhidîn ala İhyâü Ulûmüddin» nâmiyle yazdığı dokuz cilt şerh ve 
tereeme ve ^Mehâsinülhüsam» ve «Mecmuai Fetva» siyle ulûmı arabiy- 
yeyi cami' manzume ve «Rahle» ve «Ml'râcülmu'temerilhac» gibi müelie- 
fâtı gâyânı tebcü ve tezkâr bulunmuştur. 

Müşarünileyh ulûmı zâhirlyyede vahidi asr u zemân olduğu gibi, 
ulûmı aâliyye ve tasavvufda dahi yegânei devrân olup şiddeti zekâ ve 
vefreti dehâ ve hüsni beyân ve cevdeti karîha ve kuvvei hafıza ve sür'ati 
intikal gibi hasâili fıtriyyesiyle beraber fezâilü kemâlâtı nâmahdüde ile 
tezyini zât ve zühdü salâh u vera'ı takva ile tahliyei sıfat ederek tari- 
katı Kadiriyye ve Nakşi bendi yye'de seceâdenişîni irgâd idi. Nefeanallâhu 
bi berekâtihi eskenehu bi hubuhati cenânihi.» 

Mardinî Yusuf Sıtkı Efendî'nin ölümü üzerine, «Malûmat» mecmua- 
sında «Teracimi Ahval» başhğı altında «Sadık» irazasiyie yayınlanan ya- 
zıda Yusuf Sıtkı Efendî'nin ölümünden dolayı ilim âleminin uğradığı bü- 
yük acı ve üzüntü behrtiidikten sonra, göyle denilmektedir: 

*... Merhumu yakından tanıyanlar bilirler M, Yusuf Sıtkı Efendi, 
giddeti zekâ ve rif'atı dehâsı velehbahşı ukul olacak ulemâyı îslâmiyye- 
den olup kuvvei hafıza, vüs'at ve cevdeti kariha, sür'ati intikal, cezaleti 
makal gibi herbiri bir âlime ziynet veren fezail ve raezayayı vücudunda 
cem etmiş bir fâzıh bînazîr idi. Bugün nâmı muhteremi kendisi için me- 
darı mefharet olan «Mardin» kasabasında tevellüt etmiştir. Hiddeti zekâ 
ve kuvvei hâiızasınm henüz sigarı sinninde iken tecelli eden âsa^ü zi- 
hinlere fütur verecek derecede olup Kelâmı Kadîm'i henüz beş-altı yağın- 
da iken 30 gün zarfında hatmeylemesi, bunun en ufak bir delilidir. Za- 
ten mütebahhirîni ulemadan olan pederi merhum da bu istidadı hariku- 
ladeyi görünce talim ve tahsiline fevkalâde sarfı dikkat etmiş olduğun- 
dan az zaman zarfmda ulûmı âhyye ve aâhyyei İslâmiyyeden tekmili nü- 
sahla bihakkın fuhuh ulemâ zümresine dâhil olarak o taraflarda müga- 
rünbilbenan olmugtur. 



— VI 



Merhum, bana bir Usam mahviyyeüe o vakıtki tahsil ve tedrisin 
suubetini tasvir ederdi. Bir kerre okudukları şeyleri ezber etmek mûtad- 
lan olduğundan, kâffei ulûmun mütımiyle beraber şüruh ve havaşilen 
tamamen ezberlerinde idi. Bu o kadar muhayyirülukul bir hal idi ki, me- 
selâ ayâtı celîle ve ehadisi gerîfe veya sair hususa müteallik bir cümlede 
bir kelime görülüp te kendilerinden manası sorulsa derhal o lâf zm gavrine 
nüfuz ederek belki bir iki saat o kelime hakkında tetkîkatı lûgaviyye ve 
ilmîyye ve tefsiriyyeye girişmek kendileri iğin birşey değildi. Mutlaka o 
keUme için bir kaç beyt söylenecek, birkaç manzum kaide dermeyan 
edilecek, en muteber asardan istişhat olunacaktı. 

Kendisi edebiyyatı arabiyyeye ve farisiyyeye Türkiyede bir münşii 
mütebahhir olduktan ba§ka, kütübi edebiyyenin bir çoklariyle müsteşha- 
datı kavaidi edebiyye ve manzumatı âliyyei diniyyeye tamamen ziverbahş 
hafızası olduğundan sohbeti fâzılanesini mutlaka bu mahfuzatmdan bır- 
kacmı meze ile de telziz etmek mûtadları idi, ne büyük eseri zekâ ve 
kuvve! muhafazadır ki. yetmiş sene evvel ezberledikleri Gühstan, Divanı 
Hafız, Mesnevü Şerîf hâlâ ezberlerinde idi.. Hele meziyeti ırfanlarma 
nisbetle mertebesi pek dûn kalan ilmi âlât manzumelerinin hâlâ hafızala- 
rında bulunması muhayyirülukul idi. İgte bunun içindir ki kıymeti ede- 
biyyesi mâlÛm olan Nevabigülkelim'e yaptığı «Mehasinülhüsam» ismin- 
deki şerh ve tercemenin Mardin'den İstanbul'a gelinceye kadar ve elde 
hiçbir kitap bulunmıyarak tesvidi ve Menasikı Hac hakkmda gayet camı 
bir eser olan ..Mi'racüîmu'temer velhac)> m deve üzerinde yazılması ve 
yirmi yedi bini mütecaviz ebyatm raenkugi hâtırai itkanları oluşu, kendi- 
leri için bir meziyyet bile addolunamazdı. 

İlmi tefsir ve hadiste birkaç kerre ve birkaç tefsirin tedrisinden 
mütehassıl rüsuh ve melekesi, kelâmı celîh İlâhî'nin, binlerce hadısm 
menkuşı hafızai irfanı bulunması mezayatı ilmiyyesinl tevkır etmiş, ni- 
hayet bu kitlei irfan birçok âsârı bedia izhar etmekle beraber omkı se- 
nelik bir şayi mutemedi neticesinde HüccetüUslâm'ın thyaülulum una 
yazdığı «Mesîrü umûmilmuvahhidîn ala îhyaü Ulûmüddln. nammdakı 
dokuz ciltlik şerh ve terccmeyi v'ücude getirmişti, zannederim ki Ihyai 
Ulûm hakkında ufak bir fikir peyda edenler, böyle bir eserin mahıyyet 
ve kıymetini takdir edeceklerdir. Halbuki müşarünileyh bu eserde yaimz 
şerh ve terceme ile uğraşmıyor, Şafiiülmezheb olan imamı Gazali mn 
tetkikatım mezahibi erbaaya tevfik suretiyle muhakemeler yurutuyordu. 
işte merhumun mertebei fazl u kemâlinin, metaneti ilmiyye ve ahlakıyye- 
sinin en celi' burhanı bu eserdir. ^ 

Kemali ilmiyyesi bu mertebe âh olan merhumun ııefsı natıkasmdakı 
kuvvet dahi bittabi o nisbette bâlâter idi. Bütün emsal ve amalinde hım- 



— VII — 

metinin ulüv ve akameti meghud olur, vekan âlimanesinden mütevellit bir 
hissi ta'^im içinde mahasin ve fazaili ahlâkiyyesîne meclûb olmamak 
nıümkin olmazrtı. Şîmei kanaati secayayı ceüleden olan seha ve keremle 
de mezcetmi§ti. Hele tevazu' ve mahviyyet, zaten mucibi mefharet olan bir 
mertebeye vâsıl olmuş bulunmasma nazaran, en mergub bir hasleti idi. 
Bundan başka, bu mahviyyet ve tevazua bir de rıfk ve şefkat ve hilm ve 
âtîfet mezceder idi. însan, vefatmdan nasıl mahzun olmasın ki, meclisi 
ieyzafeyzinde şerefi insaniyyete İrası halel ve noksan eden akval ve ef- 
alden âri olarak geçen dakikalar, hayatın en kıymetdar avanından olur- 
du. Merhumun sıdkı lehçe ve selâmeti niyyetine burhan ve terceman olan 
telkinatmdan o kadar münbasit olurdum ki, şerefi zatisine olan îneftuniy- 
yetim gıpta derecelerine vardığı ve kendinde gördüğüm noksanlar, beni 
daima bir minhacı müstakime sevkeder, azmi himmetim bir kat daha 
teali eylerdi. 

Merhum, son dakikasına kadar gördüğü metîn terbiyeden asla ayrıl- 
mamıştır. Büyük bir iffet ve kanaat içinde geçirdiği hayattaki intizama 
hayret etmekten kendimi alamazdım. Hele tetkikat ve te'lifatiyle meşgul 
olduğu zamanlarda gösterdiği sebat, gıptalara sezadır. Matbu olmıyan 
«Nûrülayn» ismindeki kıymetdar bir kitabı, yirmi gün içinde istinsah 
ettiğini biliyorum kî, bunu yalnız geceleri ve başından nihayete kadar 
bir kalem ile yazmış, bitirmiş idi. Kemali mahviyyetle beraber meslekine 
karşı gösterdiği meftuniyyet ve me'mûr bulunduğu kâffei umurda ibraz 
eylediği rauvaffakiyyet, bulunduğu sınıfın en yüksek tabakasına 
i'tilâ ve iktiranını ve Hiİâfetpenah mukaddes efendimiz hazretlerinin 
nûn nazan irfanı eseri kadirdanı azamîlerinin bu dâii esdaka in'itafmı 
temin edecek mertebeyi bulmuş ve failistihal müntehajT rütebi ilmiyyeye 
de vâsıl olmugtu.» [3]. 

Kimseye kaside yazmıyan meşhur hiciv üstadı Şair Eşrefin, Yusuf 
Sîtkı Efendi'nin ilim ve fazhnı öven uzun bir kasidesini, üstâd Ebül'ulâ 
Mardin bana okumuşlarda. 

Yusuf Sıtkı Efendi'nin en önemli eseri, îmamı Gazalî'nin «îhyaül 
İTlûm» unu 9 cilt halinde tercüme ve şerh etmesidir ki, üstâd Ebül'ulâ 
Mardin'den dinlediğime göre, Yusuf Sıtkı Efendi, on iki yıl göz ııûru dö- 
îcorek görme gücünü son derece yitirmek pahasına hazırladığı bu eser 
yüzünden, kendisini çekemiyen Ebül'huda tarafından, jurnal edilerek 
Bitlis'e sürülmüş, ancak yıllardan sonra İstanbul'a dönebilmiştir. Eser, 
şimdi, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde Türkçe Yazmalar bölümün- 
dedir. (No. 5851/5859.) 

[3.1 Malûmat Mecmuası, cilt 14, 21 Safer 1320, No. 338, sah. 1758/1759! 



— vnı — 

Fâtih Türbesi hazîresindeki mezar ta§ı kitabeleri: 
(Bagtaşı:) 

«Huvelhayyülbâki 

Sadrı yektâi cihan Müftîi Mardinî §ehîr 
Seyyidi pâkneseb Hazreti Yûsuf Sıtkı 
Ceddi Sultânı Resul ruhunu §âd etmi§ idi 
Zühd ü takva veraı ile mahâsin hulki 
Hüsni ahlâkına raeftûn idi erbabı kemâl 
limü irfanına hayran idi dünyâ halkı 
Sıytı fazlu hüneri tutmu§ idi âfâkı 
Müstefîd etmiş idi ilm ile garb u şarkı. 

Sene 1-319 Zilhicce 20 yevmi Pazar.» 

(Ayakta§ı:) 

«Küllü men aleyha f ân " 

Hidmeti şer'a edüp Ömrünü altmı§ sene hasr 
Fıkh u tefsir ü hadîsdendi ibaret nutkı 
Neşrü te'üfe dahi eyledi hayli himmet 
Şerhi İhyâül Ulûmun unutulmaz hakkı 
Hele Mecmuai Fetvası Nevâbıg Şerhi 
Fukaha virdi zebanı bülâga ser-me§kı 
Dar gelüp himmeti ulyâsma nisbetle cihan 
Cenneti âlâyı makarr eyledi Yûsuf Sıtkı 

Sene 1320.» 

Ebül'ulâ Mardin, ana tarafmdan Konya'nın Hadim kazasından olan 
Hâdimî ailesinden, Huzur Derslerinin devletin resmî teşkilâtına almma- 
smdan önce huzurda ders takrir etmiş olan büyük âlim Ebu Saıdul-Ha- 
dîmi Efendi'nin [3 a] torunlarındandır. Rahmetli annesi Behıce Hanım da 
çok kültürlü bir hanımefendi idi. Bu hanım, üstadın babasıyla evlendikten 
sanra, eğinden aldığı özel derslerle, bir çok fars şairinin pek çok §ıınm 
hemen ezberden okuyup çevirebilecek derecede farsça öğrenmıgtı. 

Tanımak şeref ve mutluluğuna erdiğim bu saygıdeğer ve necip 
duygulu hanımefendinin, yemeklerde, evin balkonuna konan kuşlar içm 
küçük bir tabağm içine ekmek ufalamayı hiçbir zaman unutmadığını 

t3a] Hayatı, eserleri ve menkıbeleri icîn aşağıda sah. 770/T?6 ya bakınız. 



~ IX — 

görürdüm. EbüFulâ Mardin de, annesinin ellerini öpüp hayır dualarını 
almadan evden çıkmazlardı. 

Ebül'ulâ Mardîîi, Mardinîzade Arif Bey'in (1852-1920) küçük karde- 
gidir. Basra ve Suriye Valiliklerinde bulunmuş olan Arif Bey'in «Muhta- 
sarululûm adlı eseri basılmıştır. Fransızca, İngilizce ve Arapça bilirdL 
Çeşitli dergilerde ve Mısır'da yayınladığı «El Kahire» adh gazetesinde 
gürleri çıkmıştır. Babası Yûsuf Sıtkı Efendi'nin Fâtih Türbesi hazîresin- 
de bulunan mezar taşmdaki manzum kitabe, kendisinindir [4]. 

Görülüyor ki, Ebül'ulâ Mardin, «gerek baba tarafından gerekse anne 
tarafmdan mükemmel bir manevî mirasa sahip olarak dünyaya gel- 
miştir» [5], «ilmi yalnız şahsen iktisap etmekle kalmamış, ilme aileden 
ve babadan da vâris olmuştur» [6]. 

H 
EBÜL'ULÂ MAEDİNİN HAYATI 

Ebül'ulâ Mardin, özel bir öğrenim döneminden sonra İstanbul Üni- 
versitesi Hukuk Fakultesi'ne (Mektebi Hukuk'a, daha sonraki adıyla 
Mektebi Hukuki gâhâne'ye) girmiştir. 

Üstadın <;Huzûr Dersleri» adlı eseri, cilt 1, sah. 550, not 152 den, 
Mukarrir Çarşambalı Ahmed Hamdi Kfendî [7] ve Mukarrir Kastamo- 
nulu Ebûbekir Sıtkı Eiendi [8] gibi zamanın büyük hocalarından, seçkin 
âlim ve fâzıl şahsiyyetlerinden de ders gördüğünü öğreniyoruz: 

^Memleketimizde meşrutiyyetin ikinci defa ilânı üzerine yapılan de- 
ğişiklikler, Huzur Dersi hey'eti üzerinde de tesirini göstermiş, derslere 
yeni mukarrirler seçildiği gibi, muhatap olarak da hayli zevat, umumî 
vekûnu taşırmamak üzere derslere aknmışlardır. Büyük üstâd Tikveşü 
Yusul Ziyaeddin Efendi merhumu hakkıyla istihlâf mümkün olmamakla 
beraber, mukarrirler seçimindeki isabet de inkâr olunamaz. Kastamonulu 
Ebûbekir Sıtkı Efendi merhumdan mantık ve Çarşambah Ahmed Hamdi 

i43 EbüPulâ Mardin'in çoeuklsn v& torunları Içjn aşağıda not 17 den sonrası- 
na bakınız. 

[5] Dr. Recai Seekin, Ebül'ulâ Mardin ve Eserlerâ, Siyasal Bilgiler Fakültesi 
Dergisi, cilt XIII, yrl 1958, sayı 2 den ayrj basi, sah. 4. 

[Gj Refi' Cevat Ulunay, îlmin Matemi, 16 Ocak 1957, Çarşamba günlü Milliyet 
gazetesi, salı. 3. 

tV] Aşağıda «Ekleo bölümüne baltımz. 

[S] Aşatı-da sah. 159 a ve «Ekler» bölümüne bakınız. 



— X — 



Efendi merhumdan da akait ilmini tederrüs ettiğim isin, §u iki büyiik 
hocayı yalandan tanmm. Diğer mukarrirlerin de üstâdlar gibi güzide 
şahsiyetler olduğu müttefakunaleyhtir» [9]. 

Kendilerinden dinlediğime göre, daha Fakülteye girmeden önce, bır- 
.ün İdare Hukuku hocası (Meşrutiyette Maarif, sonra Dahiliyye Nâ^rı, 
daha sonra Sadrâzam olan ve Berlin Büyük Elçisi iken ölen) Hakkı Pa- 
,a'nm bir dersini dinlemiş, kendisinin parlak takrir tarzma [lOJ hayran 
kalmış bunun üzerine babasından hukuk öğrenimi yapmak dılegmde bu- 
lunmuş, babası da baz. şartlar ve öğütlerle bu dileği kabul etmiştir. 

Ebül'ulâ Mardin, İstanbul Hukuk Fakültesi'ne Mehmed Cemal ve 
Hacı Âdille birlikte imtihanla girmiştir. İmtihanla gircnlerm başında ge- 

^'^"l899 yıbnda İstanbul Hukuk Fakültesi'nin birinci smıf öğrencisi 
Ebül-ulâ Mardin'i, smıf arkadaşı rahmetli Ord. Prof. Cemil Bilsel şöyle 

anlatmaktadır: , j v, 

.Ebül'ulâ ile tamşmamız belki ilk günlerde olmadı. Fakat o, daha 
ilk gününden giyinişindeki itina ile, gidişindeki segkinUk ile dikkatimizi 
çekmişti. Atlas devrik yakalı latası, güzel sarılmış temiz sangı, herkesın- 
kinden ayrı vakarh hali ile onu hepimiz konuşmadan tanıyorduk. 
" Bugün gibi hatırlanm. Derste gecen bir meselenin Mehmed Kenan 
İle münakaşası, on - onbeg arkadaşı etrafımıza yığmıştı. Ebül'ulâ da bun- 
lardan biri İdi. O da münakaşaya karıştı. En küçük şeyleri gözden ka- 
çırmıyan dikkati, hafıza kav^.eti, muhakeme ve tahlil kudreti hepimize 
çarptı. Sözlerinde de, muamelelerinde de ne kadar nâzik, fakat ne kadar 
;akari. idi. Bilgin bir ailenin evlâdı Ebül'ulâ fıkıhta da, mantıkta da, 
aruz, maani ve bedi'de geniş bilgisi ile bugün olduğu gibi (Darülfünunun 
acdışmda Tahsin Hoca'mn tarih olarak söylediği: «Açıldı yumn ile Da- 
rüUünum Osmânî» mısraımn veznini ben eksik gibi görmüştüm. Ona 
sordum, evvelâ eksik buldu. Fakat ertesi gün gelip tamam olduğunu ıs- 
hat eyledi), o gün de bize bir merci olmuştu. En ince şeyleri gözden 
kaçırmıyan dikkati, hatırlama kuvveti, terkip ve tahlil kudreti, kendisim 
bilgide memleketin en yüksek payesi olan Müderrisliğe ve Ordmaryuslu- 
ğe ulaştırdığı gibi, dürüstlüğü, doğruluğu, işbiliriigi de idare hayatınm 
en yüce derecelerine çıkarmıştır. 

''isT^^^^^'^^n, Huzur Dersleri, cilt 1, İstanbul. 1956, sah. Ö50, not 152 

•dekî tebligat'A da bakınız. , . . ,„>.„ ^^ 

Flf)j .Hakki Bey, mektebin pa.rlak bocası idî. Derslerim, çalışkan, talebe se- 
ver, kolav geçmeyi dü^ü'nenler Srrn Eey'i tercih oderlerai... «Ifade.1, .akrak akan 
-bir su giM krvrak, acık ve tatli idi.... (Ord. Prof. Cemil Eil.el, öğrenirken ve ög- 
.rctirken Beraber, Etaürulâ Mardin'e Armağan, istanbul, 1944. sah. 96, 90). 
[11] Ctmii Bilsel, aâı geçen yazı, salı, S7. 



— xr — 

Denebilir, ki Ebül'ulâ mektepte ne idiyse, hayatta o kalmıştır ve 
her birimize kendini daima sevdirmiş ve saydırmıgtır.» [12]. 

Ebül'ulâ Mardin de, İstanbul Hukuk Fakültesi 1 inci sınıfındaki 
öğrencilik anılarmı, izlenimlerini ve «hayali cihan değer» dediği o günkü 
tartışmanın konusunu §öyle anlatmaktadır: 

«İstanbul Üniversitesi Rektörü Ordinaryüs Profesör sayın Bay Cemil 
Bilsel'i ilk defa olarak İstanbul'daki Hukuk Mektebinin Birinci Smıfma 
devam ettiğim sıralarda tanıdım. Kendisi; vakarı, ciddiyyeti, nezaketi, 
derselri telâkkideki cehid ve gayreti, üstâd Hakkı Pa§a merhumun tak^ 
rirleriîii eksiksiz zabt hususundaki müstesna, kudreti, not defterlerinin 
el sürmeye kıyılamıyacak derecedeki zarafeti ile az zaman içinde aramız- 
da temeyyüz etmiştik Bu yüksek, mümtaz kudretin hepimiz meftunu idik. 
Smıfımızm, hattâ yukarıki smıflarm g-üzideleri, kendisinden tuttuğu 
takrirleri istinsah ile feyz alıyor, bu gene §akird daha o zaman bile irfan 
muhitinin değerli bîr unsuru olarak manzur oluyordu. Kendisinden isti- 
fade edenler araşma katılmak benim igîn de aziz bir ünıniyye halini 
aİmı§tı, fakat onun tab'an vakarı, benim fıtraten çekingenliğim, gok 
arzu ettiğim bu muarefenin teessüsünü hayli gclktirdi. Birgün, Mecelle'- 
nin «Arza tabaan hakkı mürurun ve hakkı şırbm ve hakkı mesilin ve 
kanavate tabaan suyun bey'i caizdir.» maddesine temas eden bir müna- 
kaşaya her ikimiz de iştirak ettik. Görüşmemişin mebdei bu mes'ele 
üzerindeki mülâhazalarımız oldu. İşte böyle başhyan muarefemiz üzerin- 
den kırk seneye yakın bir zaman geçtiği halde o günkü masumane vecd 
ve taravetini hiçbir şey kaybetmeksizin muhafaza etmektedir. Otuzuncu 
tedris hayatlarını kutlamak maksadiyle Fakültemizce tedvini takarrür 
eden esere konmak üzere tarafımdan yazılacak makalenin bu ilk müna- 
kaşası ile alâkalı bir mevzu olmasını arzu ettiğim sırada hukukî raâhiy- 
yeti henüz hakkiyle tesbit cdilemiyen İstanbuldaki Vakıf Katma Sular 
hakkında bir vesile ile yaptığım tetkikler, taharriler hatırıma geidi, bu 
tetkikleri bîr makale haline ifrağ edip kendisinin yüksek nâmına ithaf 
etmekle benim için hayali cihan değen o feyizli günün hâtırasını taziz 
etmek istedim.» [13]. 

Ebürulâ Mardin, 1903 (16 Ağustos 1319) da istanbul Hukuk Fa- 
kültesi'ni en iyi dereceyle bitirmiştir. 

Daha Fakültede öğrenci iken, o zamanlar İstanbul'da bulunan Yar- 



[12] Cemil Bilsel. adı geçen yazı sa. 92. 

[13] Ebül'ulâ Mardin, îstanbulun Vakıf Katma Sularr, Ord. Frof. Cemil Bil- 
SGL'e Armağan^ İstanbul, 1939, sah. 237. 



— xn — 

gıtay'da kâtiplik görevi yapmış ve Fakülteyi bitirdikten sonra da İstan- 
bul Bidayet Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri üyeliğinde bulunmuştur. 

1-908 de Eşref Edib'le birlikte haitalık «Sıratı Müstakim» gazetesi- 
ni çıkarmış ve «Sıratı Müstakim Kütüphanesi» adlı yayınevini kurmuş- 
tur [14]. 

27 Ekim 1910 tarihinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğ- 
retim üyesi olmu§ ve bu Fakültede 70 yaşında emekliye aynhncaya ka- 
dar aralıksız hocalık yapmıştır. Bunun yanmda, gene 1910 yıhnda, o za- 
manlar İstanbul'da bulunan Mülkiyye Mektebi (Siyasal Bilgiler Fakülte- 
si) öğretim üyesi de olmuş, bu Fakültede de yıllarca ders okutmuş, an- 
cak bu Fakültenin Ankara'ya taşınması dolayısiyle bu görevinden ayrıl- 
mıştır. 

1912 de sahibi olduğu ve mes'ul müdürlüğünü bizzat yaptığı, onbeş 
günde bir yayınlanan «Kelimel Tayyibe» adh dergiyi yayınlamıştır [15]. 

Osmanh Meclisi Meb'usanı'nda 1914 - 1919 yılları arasında Niğde ve: 
1920 de Mardin minetvekili olarak yasama (teşri') çahşmalannda bu- 
lunmuştur. Eu vesileyle, «siyasî faaiiyyetin, emeklerin en çok boşa gi- 
debileceği, verimsiz kalabileceği bir faaliyyet» olduğunu, haklı olarak: 

bana söylerlerdi. 

1915 de Huzur Dersleri mukarrirlerinden Şeyhülislâm Turşucuzade: 
Ahmed Muhtar Efendi'nin [16] oğlu, eski Bağdat vaüierinden, Şûrayı 
Devlet Reisi ve Adüyye Nâzın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kastamo- 
nu milletvekili, ıslâhateıhğı ve teşebbüsleriyle tanınmış Necmeddin Mol- 
la'nın (Necmeddin Kocataş'm) [17] kızı sayın Bedriye Hanımefendi 'yle 
evlenmiştir. Şeref ve fazilet timsah olan bu asıl Türk hanımefendisi,. 
Ebül'ulâ Mardin iğin örnek bir eş olmuş, büyük üstâd da tam bir aile 
huzuru içinde ihnî çahşmalarmı gerçekleşürebilmiş, ölmez eserlerini ve- 
rebilmiştir. Bundan dolayı, ilim âlemi, kendilerine de şükran borçlu bu- 
lunmaktadır. 

Ebül'ulâ ve Bedriye Mardin'in üç çocuğu olmuştur: Oğulların sayın, 
Yusuf Mardin, İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra avukat ol- 
muş, milletvekilliği ve öğretmenlik yapmıştır; bir süredenberi de Lond- 
ra'da Turizm ve Tanıtma Müdürümüzdür. Şâirdir. Şiirleri, «Bir ad bu- 
lamadım* (İstanbul, 1934), «Mezar Taşları» (İstanbul, 1945), «tki Dam- 
la Yaş» (İstanbul, 1947, 63 sah.) «Üç Yaprak» (îstanbul, 1948, 47 sah.) 
adiyle kitap halinde yayınlanmıştır. Büyükdere'de Kocataş çeşmesi kitâ- 
besindeki şiir, kendisinindir. Shakespeare'den «Romeo ve Jüliet» i manzum, 

[14,15] Aşağıda IV, 2 başına bakınız. 
[163 Aeağjda sah. 1S3/184 e bakınız. 
[17] Aşağıda sah. 184, nat 153 e bakmrz. 



~ XIII — 

olarak çevirmiştir (İstanbul, 1945). 1935-1950 yılları arasında «Yücel» 
adlı edebiyyat dergisi ile «Boğaziçi» adlı turistik dergiyi çıkarmıştır. 
Thornton Wilder'den çevirdiği «San Luis Rey Köprüsü» ve «Paylasılamı- 
yan Erkek» adlı romanlar, «Hür Ses» gazetesinde teJrika olunmuştur. 
«Colloquial Turkish» adlı türkçe dil ve gramer kitabı, 1961- de Routledge- 
Kegaiı Paul yayıncvince yaymianmıgtır. Ayrıca, kitap hâlinde yaymlan- 
mamiş makaleleri, piyesleri ve tercüme eserleri de vardzr. Ebül'ulâ Mardin, 
bu değerli evlâdmı pek sever, o Ankara ve Londra'dayken kendisiyle her 
hafta mektuplagır, gelen mektupları, büyük bir hasret ve zevkle bana da 
okurlardı. Saym Yusuf Mardin evli olup Zerrin ve Mu'ti adlarmda iki 
çocuğu vardır. 

Ebü'ulâ Mardin'in büyük kızı, İstanbul Asliyye 3. Ticaret Mahke- 
mesi'nin eski başkam ve şimdi avukat olan sayın Dr. Kemaleddin Utku'- 
nun e§i sayın Hatice Utku ile küçük kızı İstanbul Tıp Fakültesi Doçent- 
lerinden sayın Dr. Orhan Ulutin'in eşi sayın Türkân Ulutin de, kültürlü, 
mükemmel yabancı dil bilen, son derece nâzik ve. saygıdeğer hanımefen- 
dilerdir. Saym Hatice Utku'nun Cemal ve sayın Türkân Ulutin'in de Şirin 
ve Turgut adlarında çocukları vardır. Ebül'nlâ Mardin, çocuklarına ve to- 
runlarma son derece büyük bir sevgiyle bağhydı. Cenabı Hak, o yattık- 
ça, ailesine uzun ömürler versin. 

Ebül'ulâ Mardin'in kız kardeşlerinden birisinin oğlu olan ve İstan- 
bul Edebiyyat Fakültesi Profesörlerinden iken genç yaşta vefat eden Ra- 
gıb Beyle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Doçentlerinden 
Şerif Mardin de, kendilerinin akademik mesleği seçmig olan akrabasm- 
dandır. İstanbul Hukuk Fakültesi Profesörlerinden rahmetli Hacı Âdil 
(Arda) Bey de, Ebül'ulâ Mardin'in hemşiresi sayın Atiyye Arda'nın eşiy- 
di. 

Ebül'ulâ Mardin, Megîhati İslâmiyye (Şeyhülislâmlık) Mektupçusu 
İken memleketimizde ilk defa olarak «İlmiyye Salnamesi» adh büyük or- 
tak eseri gerçekleştirmiştir [İS]. 

Ebül'ulâ Mardin, Me§îhatı îslâmiyye Müsteşarlığı da yapmıg, ayrıca 
Şûrayı Evkaf üyeliğinde de bulunmuştur. 

tlmiyye rütbelerinden «îstanbuh payesini [19] kazanmış bulunması 



tlS] A§ağ-ıda IV, 2, a-'ya bakınız. 

[19] «Bu rütbe, askerlikte korgeneral, kalemi meslekte bâlâ muadilidir. Bu 
rütbeyi haiz olanların isimleri yazıldığı zaman «Hazretleri»., kendilerinden isimsiz 
îıahsolunurKen «Müşarünileyh» denilir. Eemebiierce de «Esellence» diye hitap olunmak 
iktiza eder.» (Ebül'ulâ Mardin, Medenî Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paşa, is- 
tanbul, 1946, sah. 52, not 83). 



— xrv — 

dolayısiyle, kendisine, bu rütbeye sahib olanlara verilen ikinci rütbeden 
«Mecîdî» ni§âm verilmiştir. 

1922 de Türk Ordusu İstanbul'a girdikten sonra Türkiye Bü^-uk 
Millet Meclisi Hükümeti ve Başkumandanlık adına Trakya'yı teslim alma- 
ya memur edilen Refet Paşa'nm kendisine gönderdiği §u tezkere üzerine, 
İstanbul'un idaresi için teşkil edilen Danı§ma Kurulu'nda görev almıştır: 

«Meşihat Müsteşarı Esbakı Ebül'ulâ Beyefendiye, 

İstanbul umuru idariyyesinin tanzimi için ievkalâde mümessilin ka- 
rargâhında teşkil edilen Hey'eti Müşaverei tdariyyeye memuriy yetiniz 
tensip olunmuştur. 7.11.1338 den itibaren ifayı vazifeye başlanmasını ri- 
ca ederim.» 

1923 te kadıların yetiştirilmesi için açılmış bulunan «Medresetül 

Kuzat» a müderris oldu. 

Gene 1923 (1329) yılında, Darüşşafaka'yı idare eden «Cemiyyeti 
TedrİHİyyei İslâmiyye» nin Başkan Vekilliğine seçilerek bu dernekte de- 
ğerli çalışmalar yaptı. 

1925 te İstanbul Barosu'na kaydoldu. 

1927 de Tapu ve Kadastro Umum Müdürlüğü Mütehassıs Müşavirli- 
ğini üzerine alarak bu görevde onbeş yıl hizmet etti. 

«Şirketi Hayriyye» nin tasfiyyesine kadar, bu şirketin İdare Meclisi 
üyesi idi. <cTatko İthalât ve İhracat Türk Anonim Şirketi» İdare Mecli- 
sinde de üyeliği vardı. 

İsviçre Medenî Kanununu bünyemize ve ihtiyaçlarımıza göre iktibas 
etmek üzere kurulmuş olan ilmî komisyonlarda da çahşmış ve bu alan- 
daki hizmetleriyle takdir kazanmıştır. Komisyonların görüşme tutanak- 
ları, çeşitli tarihlerde «Adllyye Ceridesi» nde yayınlanmış bulunmakta- 
dır. 

1943 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat Fakülteleri eğ- 
retim üyelen tarafından hazırlanan 1283 sahiMik büyük bir eser, 1910 
(27 Ekim 1326) tarihinden bağlıyarak okuttuğu medenî hukuk ve top- 
rak hukuku dersleriyle binlerce hukukçu ve devlet adamı yetiştiren «Me- 
denî Hukuk Ordinaryüs Profesörü Ebül'ulâ Mardin'e Tedris Hayatinin 
Otuzuncu Yıldönümü Hâtırası olmak üzere Armağan» edilmiştir. Eserde, 
Ebül'ulâ Mardin'in 1899, 1910 ve 1943 yıllarına ait üç portresi de bulun- 
maktadır. 

Muhtelif ilmî ve hukukî komisyonların üyelik ve başkanîıklarmda 
da bulunmuş, uzun yıllar İstanbul Üniversitesi Senatosunda senatör ola- 
rak Hukuk Fakültesini temsil etmiş, Üniversite muhtariyyetinîn elde edil- 
mesi ve korunması için savaşmış oan Ebül'ulâ Mardin, elli iki yıl devlet 
hizmetinde bulunduktan sonra 1 Eylül 1951 de kanunî ya§ haddi dolayı- 
siyle emekliye ayrılmıştır. 



— XV — 

Ebürulâ Mardin, bundan sonra da «Huzur Dersleri» adlı üg ciltlik 
son eserine gaL§mağa devam etmiş, 1950 yılında İstanbul Hukuk Fakül- 
tesi Mecmuası'nda yayınlamağa başladığı bu eserin 1 nci cildi 1956 yılın- 
da tanjamlannug, 2 nci ve 3 ncü ciltlerin müsveddelerini de esas İtibariyle 
tamamlamışsa da ne acıdır ki bu ciltlerin yayınlandığını göremeden 10 
Ocak 1957 Pazar günü akşamı ebediyyete intikal eylemi§tir. 

Vefatlarından kısa bir süre önce bir rüya gördüklerini bana anlatmış- 
lardı : Üniversitenin saatli dı§ kapısı önüne geldiklerinde Üniversitenin ke- 
sif bir sisle kaplandığım görüyorlar. O sırada kapıdan bir cenaze çıkarılı- 
yor. Cenazeyi götürenlere kimin cenazesi olduğunu sorunca: «Kumandan 
Tâlıir Paga'nm cenazesi» olduğunu öğreniyorlar. «Hayırdır in§allâh, tabir- 
nameye baktım, sis için «Iıevl» (korku) diyor.» (Zamanın iktidarının son- 
raki malûm tutumunu kastederek) «Üniversite muhtariyyetinin bağına, 
bir şey gelmesinden korkuyorum.» demişlerdi. Gerçekten de, kısa bir sü- 
re sonra. Üniversitenin kapısından Üniversitenin bu tâbir kumandanının 
cenazesi öğrencilerinin elleri üzerinde çıkarılacağı gibi, üç yıl sonra da 
gene aym yerde korkunç ve kanlı olaylar "geçecekti. 

Son gün, kendileriyle, ertesi günkü gahsi bir davet için gittiğim evle- 
rinde, akgam vakti, vefatlarından 15-20 dakika önceye kadar beraberdik. 
Rahatsızlıklarına rağmen, ertesi günkü nâçiz davetime herhalde icabet 
etmeyi pek arzu eylediklerini söylemişlerdi. Vakit gec olduğu için mü- 
saadelerini rica edince, güzel gözlerinde hüzünlü bir ışıkla, bir süre daha 
kalmakhğım için mûtaddan fazla ısrarda bulundukları dikkatimi çekmi§ 
ve bir süre daha kalmıştım. Ben ayrıldıktan birkaç dakika sonra da, ak- 
şam namazım kılmağa hazırlanırken, faizleri dilhûn eden intikalleri vuku- 
bulmuştu. 

Ertesi günü, İstanbul, görülmemiş derecede muhteşem bir cenaze 
törenine sahne oknuş, büyük üstâdm cenazesi Nişantaşı'ndan Beyazıt ca- 
miine ve Üniversiteye, oradan Sirkcci'ye ve Üsküdar iskelesinden Kara- 
caahmed'deki ebedî istirahatgâhına kadar etrafında kolkola girerek kale 
gibi, kilit gibi saflar teşkil eden sevgili öğrencilerinin, Türk gençliğinin ve 
halkın elleri üzerinde, zamanın Başbakanmın Devlet Bakanı bir temsilcisi, 
Devlet ve Üniversiteler ricali de dahil olmak üzere takriben kırk bin kişilik 
bir topluluğun iştirakiyle, bandolarla taşınmıştı. Böylece, memleket, bu 
büyük evlâdını, ne derece yürekten sevdiğini ve uğradığı büyük acıyı 
göstermiş oluyordu. Tanınmış yazar sayın Refi' Cevat Ulunay, Ebül'ulâ 
Mardin'in ufulü dolayısıyla «îlmin Matemi» başhğıyla çıkan yazısında': 
§öyîe diyordu : 



— XVI 



.Büyük iUm adamlanm.zaan EbüVulâ Mardin evveM S™ Hal^km 
.^.S:r«. ve cena.. ^ ^l^^^^^'ö^ 
kara haber y^y^^^iy^y'^Tr^Zt^eZyen onun ilim bahçesinden ye- 

r Tol'edS L: TocaS-- tia.ntine âit bitmez .en.- 
tışmıstı. onun tedns muhabbet hissesini nıem- 

beler -l^^^^";^;'^^^;^;, ™^, ^l'r üstünde götürülürken tabutun iki 

'""Karacİ'Ahmed'de Küçük Selîmiyye Camii (Behçeti Konevî Tekkesi) 
KarindTane haziresi i.inde annesininkinin yanındaki me.ar ta,ı kıta- 

besî: 

t^^:^^ .usu. s.. « mer^^^r. oğlu O— ^s 
Profesör Ebül'uia Mardin'in mübarek rûhuııa Fatiha. 
18S1' - 13.1.1957» 

III 

imtVVl^ MAKDtN'ÎN ŞAKStYYETt " 
Ebürulâ Mardin, kendisiyle röparta3 yapan bir gazetecinin: .Ahlâk- 

Böylece .Gerçekten de ben ahlâkın en yücelerini tamamlamak için 

aTaym.^ ^Hikmet, müminin yitik malıdır; nerede ve nasıl bulursa, oy 
:Bir teana,., «rmincl Asi C. 9, say. 232, 24.1.1957. .ah. 25. 



— xvu — 

Jece aiır.», «insanların en hayırlısı, insanlara faydası dokunan kimse- 
dir.», «İyiliklerin hayırlısı, çabuk yapılanıdır.», cdşçinin hakkını, sırtı- 
nın teri kurumadan Ödeyiniz.», «Korkutmayınız, müjdeleyiniz; güçîegtlr- 
meyiniz, kolaylaştırınız.», «İnsanlara tatlıhkla söz söyleyiniz.», «Sizi se- 
lamlayanı, en az onunki kadar nezaketle selâmlayınız.» gibi hadîsi şerif- 
leri, büyük bir hayranhkla belirttiklerini ve hergünkü yaşayışlarında ay- 
nen uyguladıklarını, yıllarca bizzat görürdüm. 

Bir akrabasından duyduğuma göre do, ibadete daha çocuk denecek 
bir yaşta başlamıştı. Rahatsızlığına rağmen, vefatı anına değin de bı- 
rakmamıştır. 

Hazreti Peygamber (S. A.) in dünyanın en nâzik insanı olduğunu, 
hiç kimseye mübarek yüzünü çevirmeden hitap etmediğini belirtirler, 
kendileri de herkese güleryüzle ve en büyük nezaketle davranırlardı. Da- 
ha Fakülteyi yeni bitirip asistanı olduğum ilk günlerden bağlıyarak nâ- 
çiz şahsıma daima «zâtıâliniz», «beyefendi» diye hitap etmigler, bir ke- 
re bile «siz» dcmemiglerdi. 

«Vekar ve tevazu ile yürü.» âyeti kerîmesinin sırrına mazhar meha- 
beti!, vakur ve engin bir insan sevgisiyle dolu şahsiyyetleri, eşsiz bir zekâ 
fışkıran güzel gözlerinin talk ve keskin bakı§ları, kendilerine pek yakı- 
şan zarif sakalları, ciddî ve titiz giyin işleriyle herkese büyük bir saygı 
telkin ederlerdi. 

Kendlerinden dinlediğime göre, İstanbul Hukuk Fakültesi'nde «Hu- 
kuku Tasarrufiyyei Arazi ve Ahkâmı Evkaf» kürsüsüne davet olunması 
■üzerine ilk derse gıktığında, bu kadar genç bir hocanın ilmine güvenemi- 
yen öğrenciler, tahtaya gayet güzel bir tâhk yazıyla : 

^Armı ıÇorakHiT mhıfta golle .azdvr» 

diye yazmışlar. Ustâd, hiç renk vermemiş, dersini anlatmış. Dersten 
sonra, yazıyı yazan öğrencinin «Üsküdarh Burhan» adındaki öğrenci 
olduğunu öğrenmiş. Üstâdm parlak takrirlerine hayran kalan öğrenciler, 
kendilerinden özür dilemişler, sonradan tanınmış bir yazar olan o öğ- 
renci, sayın Burhan T\âek te, «Cumhuriyyet» gazetesindeki sütununda 
yıllardan sonra bu olayı anlatarak Ebül'ulâ Mardin'e duyduğu derin say- 
gıyı behrtmiştir. 

-K§u vak'aiar, rahmetlinin zekice hareketlerine birer misaldir: 
Hayırsever bir Mısırh, İstanbul Darülfünunu lehine bir takım mal- 
lar vakfeder. Vakfiyyeye «Hilâfetin ve saltanatın merkezi olan İstanbul- 
daki Darülfünun» mânasına gelen sözler yazar. 

Padişahlığın ve Halifeliğin kaldınîması üzerine Mısır Vakıflar İda- 
TGsi Darülfünunun, hilâfet ve saltanat merkezi olan bir yerin Darülfünu- 



— XVIII 



nu olmaktan çıktığı cihetle vakfiyye hükümlerince vakıftan arük ıstı a- 
de edemiyecegi yollu bir bahane ile Darülfünunun vakla kargı olan ala- 
cIİ ödemekten kaçınır. Mısır Şer. Mahken^esinde istanbul Üniversite- 
si adına dâva açıhr. Bu mesele üzerinde temaslarda bulunmak üzere ah- 
metli Mısır'a gönderilir. Orada salâhiyyetli bir din adamıyle konuş ugu 
sırada istanbul'un Atatürk köprüsünün fırtmada harap olmug olmasın- 
dan ve böylece istanbul'un tek köprülü bir şehir haline gelmesinden soz 
aeüır. Bundan hemen istifade fırsatım kaprınıyan üstâd: .Bir vakiıy ye- 
de istanbul'un iki köprülü olduğu yazılsa, bugün için o vakfiyye a ü. hu 
kumsuz mü kalacaktır?» seklinde bir sual sorunca muhatabı. Hay^> 
cevabını verir ve neticede istanbul'un hilâfet ve saltanatm merkezi ol- 
mlktan çıkmasma rağmen üniversitenin vakfın geUrinden istifade eae- 
ceğini de kabule mecbur kahr.» [22]. 

Sunu belirteyim ki. Ebül'ulâ Mardin'in savunduğu bu göriig, yeni 
hukukumuzun «n favorem testamenti - vasiyyctnamenin geserlıgı ya- 
rarına yorum», «Falsa demonstratio non nocet = Ya«h, n«rm , 
zarar vermez» ilkelerine, gerekse gelecekteki bir duruma ^^--^^ 
mayla ölüme bağlı tasarrufun yapılması arasında nedensellik (ılhyyet) 
bağı b-alunmadıkça ölüme bagh tasarrufun bozdurulamaması ilkesine de 

tamamen uygundur [23]. „iH„snnu 

«Bir dâvada mahkemenin elindeki kanun metnmın yanhş olduğunu 

bilen üstâd, kanunun «Takvimi Vekajd» de yayınlanmış olan metninde 

lİ keltaede «1er» edatı bulunduğunu mahkemeye söyliyerek muvekkılt 

i;.r^^cl,; a^r ,..en .a.ı, sa.. S. ^ tstan.ul ünive«ito.l «« Re«5.U 
nrd Prof Cemil BHsel merHum da, bu olayı söyle anlatmaktadır; 

Zt TLe K.n.l.»l, Prenses Fatma^nm paraı«n.na ^^f^'l^^^ 

valinden .aHs a.mı. O ..rada bir kas«a„m e=Kı ^^^Z^^ Profesör EMruia,. 
sebebiyle İstanbul'un leK İcBprUlü kalmış olduğunun b.hs, segmıs, 

^^^■•^ ''Z:^^:Z r::^r" Mrme vakfeden bir lıay.r sa.M, va..^ 
.ndelh' «;:^ü Olan tstanb.l .ebr.. dly. tavsif eylern, bulunursa, Ko.rul...en 
blrlnla yok oljnasiyle vakıf mer'lyyoUnl kaybeöcr nn? 

'''™;,r denıls Ebüfuia, Prenses Patn.^n.n tavsifin, de b«yle teiakld etmeK 
iaz.n.".erec*ni ruflüye bu s.rot,e ta^dU. ettir.!.» l.enıU B.lsel. adı .»en .a., 

-"■ :^r'„akın. Kseber. Konı^entar .atn ^el^-^^^^ ^^t^STc* 
S.brecbt, ZÜHcb, 1943, Elnleitun. .um 14. Tltel, N^ 16 1S^20^ A.t. ^^^ 

Tüor, Kommentâr z-um Scbwcizerischcn ZlvUgesetzbueh, ErbrecM. ^ 
469, N. 33/35, 21. 



-— XIX — 

lehine karar alır ve bu buluş, kendisine altı bin altın Jira avukatlık pa- 
rası saflar» [24]. 

Haksızlık yapmaktan son derece çekinir, sınavlarda tam adaletle not 
vermek için gereken bütün özeni gösterirlerdi. Eskiden sözlü sınavlarda 
tam bir objektillik ve adaleti sağlamak için, küçük kâğıtlara yazılmış 
olan sınav sorularını, konularına göre 2-3 vazoya koyarak smava giren 
öğrencilere cek tirdi kiermi kendilerinden duymuştum. Bununla birlikle, 
son yılm yazılı sınavlarında öğrencilere not verirken kendi deyimleriyle 
«azimet cephesini» değil de «teşvik olması için» «ruhsat cephesini» ihti- 
yar ettiklerini de görmüştüm. 

«Eski öğrencileri arasında sık sık anlatılan şu vak'a, duygularma 
ne derece hâkim olduğunu gösterir: Öğrencilerinden biri rahmetli üsta- 
dın okuttuğu bir dersin imtihanı sırasında her nedense sesiyle ve ha- 
reketleriyle üstadı taklit ederek cevap verir. Bu durumdan sinirlendiği 
yüz çizgilerindeki değişikliklerden anlaşılır amma uzun süren cevap ver- 
mesi sırasında öğrenciye karşı üstâd hiçbir §ey demez. Öğrencinin ceva- 
bı bitince hoca, imtihanı dinleyen öğrencilerden " birisine Fakülte Umumî 
Kâtibini çağırmasını rica eder ve Umumî Kâtip gelince: «... Efendi, im- 
tihan sırasında müderrisim taklit etmiştir. Hakkında zabıt tutmanızı ri- 
ca ederim.» der. O günkü imtihanlar biter ve o zaman usulden olduğu 
üzere, hemen o gün imtihan notlan okununca taklitçi zat, kendisine 10 
numara verilmiş olduğunu öğrenir ve hayret eder. Hemen rahmetli üs- 
tadı bularak: «Efendim, bu nasıl olur? Eana on vermişsiniz.» der. Aldığı 
cevap §udur: «Nûrı aynım, ben sizi bilgiden imtihan ettim, edcbten de- 
ğil!. [25]. 

«Adam yetiştirmeğe» pek önem, verir, genç istidatları bulup çıkarır, 
onları Üniversiteye kazandırmak için elinden gelen çabayı gösterirlerdi. 
Medeni Hukuk Ordinaryüs Profesörü sayın üstâd Dr. Andreas B. 
Schwarz'm e§ya hukuku bölümünü okutmalarmı kendilerinden rica etmeleri 
Üzerine s^n sınıfta bize eşya hukuku derslerini takrir eden Ebül'uia Mar- 
din, sınıfta sorduğu bir soruyu verdiğim cevabı pek beğenmiş, yanındaki 
asistanlarına dönerek: «Efendinin' numarasını alınız, lütfen.» demişti ki, 
bu olay, beni son derece duygulandırıp mutlulandırmıştı. Bundan sonra 
yüksek ilgi ve teşviklerini esirgemiyen EbüFulâ Mardin, Fakülteyi biti- 
rince gene elimden tutmuşlar ve birtakım güçlükleri yenerek kendi kür- 
sülerinin asistanhğına tayin ettirmişlerdi. Kendilerinden, değerli gahsiy- 
yetlerin gerek Üniversite öğretim üyeliğine alınmaları, gerekse Üniver- 



[24 j Rccaî SccMn, adı gecen yazı, sah. S- 
[25] Recai Seçkin, adı gecen yazı, sah. ö/9. 



— XX 



site öğretim üyeliğinden çıkarılmamaları için mücadele ettiklerini duy- 
muş, seçkin § atisi yyetlerin Üniversiteye kazaBdınlmamalarma da üzül- 
düklerini görmüştüm. 

..Rahmetli, değerli gördüğü gençlere yardım elini uzatmaktan da 
zevk duyardı. Gecen yıl bir arkadaş toplantısında hiç tanımadığım faır 
zattan §unu duydum: Bu zat, Hukuk'ta okuyabilmek için çalışarak ha- 
yatım kazanmak mecburiyyetindedir. Her çâreye başvurur, fakat çalışa- 
cak bir yer bulamaz. Nihayet, üstâddan bir iş için yardım etmesım nca 
eder Üstâd, o zamanlar «Şirketi Hayrij'ye» adındaki vapur işletme şirke- 
tinin çok sözü geçen uzuvlarmdan birisidir. Kendisini şirkete çağırır, ilk 
seferinde i§ yoktur. Bir hafta sonra yine çağırır, öğrenci gider, fakat yi- 
ne iş yoktur. Rahmetli, öğrenciye kendi parasından yardım teklif eder ve 
bunun ödünç olduğunu söyler, öğrenci, her ay şirkete giderek rahmetli- 
den ihtiyaçlarım karşüıyacak belü miktardaki parayı almaktadır. Öğ- 
renci okumasmı bitirip hukuk mezunu olunca, hem teşekkür ıçm, hem 
de borcunu ödeme şeklini görüşmek üzere rahmetliye gider. Aldığı ce- 
vap sudur: Hoca, paralan geri almıyacaktır. Fakat, eski öğrenci, malı 
durumu elverdiği zaman, kendi hesabma muhtaç bir öğrenciye yüksek 
tahsü vaptıracaktır. Aradan yıllar geçer. Eski öğrencinin kazancı düze- 
lir. O da bugün Teknik Üniversitede bir öğrenci okutmaktadır.» [26]. 

«Herşeyin ilmi güzel cehlinden» mısra'ı, pek sevdikleri bir mısra' idi. 
«Yeni Yayınlar» dergisinin ilk sayısındaki hal tercümesinde elyazılan 
örneği olarak bu mısra'ı yazmışlardır [27]. Gerçekten, hayatlannm son 
gününe değin yorulmak bilmeksizin ilmî araştırma ve çalışma zevkıyle 
yaşamış, böylece «yüzde yüz ilim adamı» vasıflarım hakkıyla ispat ey- 

lemışler^r^^_^ Mahdut Kemal İnal'ı ve Yahya Kemal Beyath'yı, ajT. 
ayrı olmak üzere, zaman zaman arayıp öğle yemeğine davet eder, bu 
davetlerde benim de bulunmamı arzu eder. yemekten sonra tbnulemm 
Mahmut Kemal tnal'm ve Yahya. Kemal Beyatlı'mn tarih ve edebıyyat 
sohbetlerini büyük bir zevkle dinlerlerdi. îbnülemin Mahmut Kemal inalı, 
kitaplarım, levhalanm ve tarihî vesikalarım, üniversitede kemd adına 
kurulacak bir kütüphane halinde vakfetmek için iknaa muvaffak olmuş- 

îslâmî iUmlerde ve îslâm hukukunda araştırma yapan ünlü ingiliz 
ve Amerikan bilginlerinin, karşılaş ükları güçlükler, çözemedikleri mes - 

[26] Recai S^skin, adı geçen yazı, sah. 9. ^ . . 

t271 Ebüma Mardin'in Hayatı. Yeni Yakınlar, Aylık Bibliyografya Dergisi, 
cilt 1, sayı 1, Ankara, Temmuz 1956, sah. 11. 



— XXI — 

eleler için Ebül'ulâ Mardin'in evine kadar gelip danıştıklarını bizzat gö- 
rür, büyük üstadın engin bilgilerinin ifadesi olan güçlü cevapları karşı^ 
smda büjöik bir hayranlık duyardım. 

Ahmed Cevdet Pa§a merhumun türkçenin sadeleştirilmesi uğrunda- 
ki çabalarını övmelerinden de anîa§üacağı üzere [2^], «Asi olan, cevaz- 
dır.» diyerek hep hürriyyet ve tekâmül düşüncesinden yana olmug, taas- 
suba düşmemişlerdir. Eirgün, kendileriyle birlikte derse girmeden öncc 
Profesörler odasında otururken, bir İktisat Profesörü, kendilerine hoş 
görünmek için, türkçe ezanın arapça ezan yerini tutamıyacağmı söyle- 
nıi§ ve üstaddan: 

~ Ezan, ibadet değil, ibadete davettir; kaldı ki, Hanefî mezhebine 
(İmamı Âzam'a) göre, her miUet, değil ezan okumayı, ibadeti bile kendi 
diliyle yapabilir, namazını kendi diliyle kılabilir. 

cevabını almıştı! 

«Kendisi, bugün hukuk dilinde kullanılan «eşs- sözünün bu dile yer- 
leşmesine Sebep olmuştur» [29']. 

Kendilerinden ^dinlediğime göre, tsvigre Medenî Kanımunu iktibas 
etmek üzere kurulmuş olan ümı komisyonlarda çahşırlarken, Medenî 
Kanunun Ailç Hukuku kitabında, madde 322 de «aile vakfı;? terimi kul- 
lanıldığına göre, tutarh olmak için. Şahıslar Hukuku kitabında, madde 
73 ile sonrakilerde de «vakıf» teriminin kullanılmasmı savunmuşlar, gel- 
gelcUm komisyon üyelerinden birinin: 

— ■ Tefennün olur. 
yolundaki saçma gerekçesi yüzünden Medenî Kanunun Şahıslar Hukuku 
kitabının sözü geçen -maddelerine tam bir tutarsızhk örneği olan «tesis» 
teriminin geçirilmesini önli yememişlerdir. 

Kendilerine törenle verilen «Armağan» ı, yanında bulunan oğlu sa- 
yın Yusuf Mardin'e birkaç cümle söyhyerek vermekle, yüzyıllardanberi 
ilimle uğraşan ailesinin geleneğinin, kendilerinden sonraki kuşaklarca da 
sürdürülmesi dileğini belirtmişlerdir. 

Tanınmış yazar saym Refi' Cevat Ulunay'ın dediği gibi: «Ebül'ulâ 
Bey, memleketin, vücudu ile iftihar eylediği bir zâtı §erîf idi. Elini kal- 
dırdığı zaman, arkasında bir irfan ordusu vardı.» [30]. 

«Borç îkran ve Borç Vaadi» (İstanbul, 1957) adlı nâçiz doçentlik te- 
zim de dâhil olmak üzere, adma en çok eser ithaf edilen §ahsiyyetin 

L28] Kbül'uîâ Mardin^ Medeni Huku]v Cephesinden Aîıme<I Cevdet Pasa, İstan- 
bul, 194G, sah. 3fl ile sonrakiler. 

[2!5] Recai Seçkin, adı g-eçen. yazı, sah. 7. 
[30] Refi' Ccvat Ulunay, adr gregen yii^ı. 



— XXII — 

Ebül'ulâ Mardin olması, kendilerinin ilim âleminde nice sevilip sayıldığı- 
nı açıkça göstermektedir. 

Ebül'ulâ Mardin'in İstanbul Hukuk Fakültesinin daha 1 inci sınıfın- 
dan arkadaşı ve istanbul Üniversitesi eski Rektörü Ord. Prof. Cemil Bü- 
sel merhumun «Onun Profesörlüğü» için söylediği §u sözler, Ebül'ulâ 
Mardin'in seçkin gahsiyyetini ne güzel canlandırmaktadır: 

«Ebül'ulâ Mardin, 27 Birinci Teşrin 1910 tarihinde muallimliğe tâ- 
yin olundu ve o gündenbcri öğretim hayatından ayrılmadı. 

Talebe iken hocalarım sever, mektebini sever, derslerini severdi; 
hocalığında talebesini sevdi, Fakültesini sevdi, derslerini sevdi. Yüceldi 
ve yüceltti. Otuz yıllık öğretim hayatmm etrafında, takdir edilmekten, 
sevilmekten ve sayılmaktan örülmü§ bir şeref hâlesi vardır. 

Darülfünun Divanının on seçkin üyesi idi. Buradaki çalışmaları ile 
de Büyük İlim Evini çok değerlendirmiştir. Darülfünun Emini Müderris 
İsmail Hakkı Baltacıoğlu «Hayatım» da onun için §Öyle diyor: «...Ebül'ulâ 
Bey'e çok inanırım. O, hukukî zihniyyet denilen felsefî zihniyyeti hakkiy- 
le, yüksek bir salâhiyyet ve asaletle temsil eden bir zattır. Son derece 
hasbî bir insandır. Beni bütün idarî hayatımın hukukî cephesinde aydın- 
latan, durmayıp İrşat eden kendisi olmuştu. Manevî hocam, üstâdımdır. 
İlmî ve ahlâkî şahsı hakkında bu derece emniyyet ve saygı duyduğum bu 

zat...» 

«Öğretim hayatımın son yıUarmda Ebül'ulâ ile bir arada bulunmak- 
tan ve memleket irfanına onunla el ele hizmet edebilmekten duyduğum 
sevinç ve şerefle, onu, otuzuncu ders yılında saygı ile ve en iyi dilek- 
lerle selâmlarım.» [31J. 

Kendilerinden Roma hukuku, mukayeseh hukuk ve dört yıl boyun- 
ca medenî hukuk dersleri okumak mutluluğundan dolayı duyduğum sev- 
gi, saygı ve şükran duygularının nâçiz bir ifadesi olarak, Oser/Schönen- 
berger'in «İsviçre Borçlar Kanunu Şerhi» nden yaptığım takriben 500 
sahifelik bir çeviriyi (Ankara, 1964) adlarına ithaf eylediğim büyük ve 
ünlü hukuk üstadı sayın Ord. Prof. Dr. Andreas B. Schwarz'ın «EbüFulâ 
Mardin'e Armağan» daki «Türk Borçlar Hukukuna Göre Akdin IhlâU Se- 
bebiyle Fesih» adlı orijinal incelemelerinin sonundaki şu sözleri, Ebürulâ 
Mardin'in müstesna şahsiyyetinin yüceliğini tam bir açıklıkla göstermek- 
tedir: 

«Burada müdafaa edilen kanaatin, Türk hukuk ilminin muhterem, 
üstadı ve birçok Türk hukukçu nesillerinin yetiştiricisi olan EBÜL'ULÂ 
MARDİN'in tasvibine mazhar olması ümidini sonda izhar etmekliğime 



[311 Cemil BlLsel, adı geçen yazı, sah. 106/107. 



— XXIII ~ 

müsaade buyrulsun; bu makale, şahsiyyetine ve eserine karşı beslediğim 
samimî ihtiramatımm mütevazı bir nişanesi olmak üzere sıhhat Ve saadet 
içinde daha yıllarca başarıh ve yaratıcı çalışmalarma devam etmesi hak- 
kmdaki en candan dileklerimle birlikte kendisine ithaf edilmektedir.» [32]. 
Ebül'ulâ Mardin'i, vefatından kısa bir süre önce ziyaret eden sayın 
Selma Yazoğlu'nun, üstadın vefatından sonra «Yirminci Asır» dergisin- 
de yayınlanan resimli röportajını, üstâdm son günlerindeki şahsiyyetini 
ve hu susiyy etlerini tanıtmak bakımından yararlı gördüğüm için aşağıya 
dercediyorum : 

«Ord. Prof. EBÜL'ULÂ MARDÎN 
O, Unutulamıyacak tdeal Bir tnsandır. 

O, ideal insan, bütün vasıflariyle hürmet ve takdirimizi kazanmış 
bir ilim adamıydı. Ömrünü verdiği araştırmalarına, ilmine son dakikaya 
kadar sâdık kaldı. Bütün davranışlariyle, yetiştirdiklerine, yetişeceklere 
örnek olan bir insandı. 

Onu, asıl sözleriyle, fikirleriyle tanıtmak, daha gerçek olacak sanı- 
yorum. Yakın bir geçmişte kendisini ziyaret etmiştim. Ciltler dolusu kü- 
tüphanesinde karşılıklı oturup konuşmuştuk. Kendisine bir kere daha 
hayran olmamak mümkün değildi. 

— Zaman zaman, demiştim, Fakültede talebelerinizin arasında olmak 
arzusunu duyuyor musunuz? 

Uzun beyaz sakalını sıvazlamış, gözlerinde hâlâ unutamadığım dost, 
aydınlık, özlem dolu anlamla: 

— Kendimi artık ders verecek durumda görmediğim için, böyle bir 
arzu duymuyorum, diye cevap vermiştir. 

Sonra, sHey gidi günler, hey...» der gibi, şöyle sol elini açıp: 

— Eskiden çok erken Fakülteye gidip, meraklılarına, sabahleyin 8-9 
arası ders yapardım. Şimdi ne yaparsmız, yaş yetmişi çoktan aştı... 

— Eski talebeleriniz ile yeni talebeleriniz arasında farklar buldu- 
nuz mu? 

— Hepsini de evlâdım olduğu için tefrik edemem. Siz de ileride ev- 
lâd sahibi olursanız, böyle bir tefrikin yapılamıyacağını görürsünüz. Hoca 
ile talebe arasmda garip bir bağ oluyor. 

Seneler oluyor, kızımla Champs-Elysee'de dolaşıyorduk. Sık sık tale- 
belerime rastlıyor, konuşuyorduk. Kerîmem: «Baba, dedi, tersim döndü, 
kendimi Beyoğlu caddelerinde hissettim, s. Hocalığımın yegâne mükâfatı 



[32] Ord. Prof. Dr. Andreas B. S(!hwarz, Türk Borçlar Hukukuna göre Akdln 
ttLlâli Sebebiyle Fesih, (Çeviren: Dr. Bülend Davran), EbüFuilâ Mardin'e Armağan, 
İstanbul, 1944, sah. 793/794. 



— XXIV — 

talebelerimin beni sevmesi, hatırlam asıdır. Yoksa, hocaiıiî gekilir şey de- 
ğildir. 

Birgün, gene Floransa'da gezerken, bir de baktım, karşıdan birisi 
alabildiğine ko§arak bana doğru geliyor. Baktım, bir eski talebe. Ame- 
rikalılarla vazife dolayısiyle berabermiş. Beni görünce, onları orada bıra- 
kıp bana koşmuş. Hâtıra gelmedik yerlerde, insan, talebelerine rastlıyor., 
Eu da, hocalığm en güzel tarafı. 

— Hocalığınızın en güzel bir hâtırasını anlatır mısınız? 

— Beni mahzun veya memnun eden pek gok hâdiseler olmuştur. 
Yalnız, bir hâdise var ki, beni çok duygulandırmıştı... Fakültede hoca- 
lığımın ikinci senesi idi galiba. Kalabahk bir sınıfın imtihanı vardı. Ah- 
med Mithat Efendi, herhangi bir sebep 'için imtihan ettiğim sınıfa gir- 
mişti. Vakit ilerliyordu, imtihan bitmiyordu, Ahmed Mithat Efendi, bü- 
tün dikkatiyle talebeleri dinliyordu. Kendisi, Beykoz'da oturuyordu. Na- 
sıl Beykoz'a gidecek, diye düşündüm. Vakit çok geçti. Neyse, imtihan 
bitti. «Ebül'ulâ Bey, dedi, size bazı §eyler soracağım. Siz, talebeye, ara- 
zîye ait bazı sualler sordunuz. Bazıları doğru, bazıları yanlı§ cevaplar 
verdiler. Müsaade ediniz, not ettiğim bazı cevapsız sualleri size okuya- 
yım, bana lütfen cevap verir misiniz?» Hepsim teker teker izah ettim. 
68 yaşında bir kimse, ilim ve tetkik maksadiyle ne ince noktalara temas 
edip neler sormugtu?.,. 

«Nasıl Beykoz'a döneceksiniz?» dedim. «Bu gece, Darüşşafaka'da 
kalacağım.» dedi ve o gece Darüşşafaka'da öldü. ! 

— Kaç "yıl hocalık yaptınız? 

— Fakülte ve diğer müesseselerde olmak üzere 50 seneye yakın. 
Geçenlerde, İngiltere'den bana «Beynelmilel Biyografiler» isimli bir ki- 
tap gönderdiler, Orada, benim pul ve kitap merakım olduğu yazılı. İster- 
seniZj o kısmı siz de okuyun. 

... Üç cilt olarak hazırlamakta olduğu «Huzur Dersleri» nin birinci 
cildi basılabilmişti ve diğer iki cilt üzerinde çalışıyordu, 

— Huzur Dersleri, demişti. Padişahın huzurunda münazaralı tarzda 
yapılan teisir derslerini ifade ediyor. Sarayın kendi hocaları, tefsir ders- 
leri verirdi. Bu, bizim Fakültelerdeki ders takibi gibiydi. Yalnız, Huzur 
Dersleri ise münakaşalı olurdu. Sualler sorulur, münakaşalar yapılır, ne- 
tice ilmi bir esasa bağlanırdı. O zaman, zabıt tutmak usulü olmadığından, 
sır kâtipleri vardı. Sır kâtiplerinin içlerinde gayet güzideleri yetişmiş. 
Bunlara hep Huzur Dersleri'ni inceliyerek varabildim. Sır kâtipleri, bu 
tartışmalarda hangi noktalarda ihtilâf çıktığım kaydederdi. 

— - Bu eserinizi hazırlarken, doküman bulma bakımından ne gibi 
güçlüklerle karşılaştınız ? 



— XXV — 

— ■ Sultan Üçüncü Mustafa'nın huzurunda bir münakaşa çıkmış. Bu. 
münakaşa yüzünden Tatar Ali Efendi'yi Bozcaada'ya sürmüşler. Müver- 
rih Vâsıf, ancak üç satırla bundan bahsediyor. Tatar Aü Efendi kimdir? 
Niçin Bozcaada'ya sürülmüştür? Aradan 200 sene gegtikten sonra artık. 
fatar Ali Efendi'yi tanımıyoruz. Argiv Dairesinde Tatar Efendi'yi bul- 
mak iğin bir sene uğraştık. îsmini bulduk; Ali imiş. Acaba bu ihtilâf ney- 
di? [33]. Bunun için de, Hâkim'in iki ciltlik eserini bulmak icab etti.. 
Hiçbir yerde bulamıyorduk. Birgün, lâf arasında, bir ahbabıma bundan 
bahsediyordum. «Aman, dedi, Hâkim'in bir cildini Revan kasrında gör- 
düm. Fakat, birinci cilt bizim aradığımız tarihe varmadan bitiyordu. İkin- 
ci cildi de bir başka müzede bulduk. Neyse, bu uzun hikâyedir [34]. 

— En çok neden şikâyetçisiniz? 

— En çok şikâyet ettiğim şey, tetkik ve dikkate müstenit olmayan 
gelişi güzel yazılardır.,, Yalnız bizde değil, koskoca British Müzesinde. 
bile buna şahit oldum. Üç, dört sene e'i'vel Londra'ya gitmiştim. Oğlum 
Yusuf, Londra'da bulunuyordu. IVIüzede ilk defa, Sultan Fatih'in bulun- 
duğu kısmı görmeyi tercih ettik. Şarka ait kısımlar gördült. Orada, mih- 
raptan ziyade şömineye bcnziyen bir eserin altında «Çinili bir Türk ca- 
miinde mihrap» diye yazıyordu. Sonra minyatürler kısmına girdik. Türk 
minyatürlerini, îran'a atfetmişler. Bir yerde de, güzel, ciltli Mesnevi; 
Mevlâna Celâleddini Rumi'yi îranlı göstermişler. Bizim Türk halılarını, 
İran halısı dîye işaret etmişler. 

Oğlum Yusuf'a dedim ki: «Müze müdürüyle görü§m.emiz lâzım.» 
Müdür, bir başka binada imiş. Müdür muavinini bulup bunları anlattım: 
«Sizin mihrap dediğiniz şey, yatak odasındaki ocaktır. Bu minyatürler, 
Türk minyatürleridir, keza bu halılar Türk halisidir. Fakat bunlar ney- 
se ,asıl Mevlânâ Celâleddini Rumî'ye İranlı demişsiniz ki, bu çok mühim, 
hatâ.» «Ama, dedi, Mesnevi fârisî yazıîra.ı§tır.» «Ebussuud Efendi Türk 
rnüdür?» dedim. «Evet» dedi. «Ama, dedim, en güzel eseri arapça yazıl- 
mı.stır. Sizin kütüphaneniz zengindir. Orada görürsünüz ki, Osmanlı Padi- 



[33] Agag-ıda sah. 105/106 ya bakınız. 

[34] Ustad Ebül'uia Miirdtn, jıcrnaldc röportajcı hayan îıukukyu oJmaĞığı 
Icîn, Topkapı Sarayı Kütüphaneleri yüneli çilerini : 

«Hâkîm Tarilıi'nin iki cildi (biribirinden, nasıi ayrılır, 1 inci cildî Revan KTasn 
Kütüplıanesino, 2 nei cîldi ise Acrkeolojî Müzesi Kütüphanesine nasü konulur? Biz, 
Fakültede, birkaç cİlUen meyclana gGien bir eseri bir kül teşkil eden, bundan dolayı 
da bölünmesi caiz olmıyan eşyaya misal olarak gösterir, bunu bilmiyeni sınıfta bıra- 
kırdık!» diye uyardığını söylemiyor. (Bakınız: VVİeland, Kommentar Kum Sclıweizeri- 
schen Ziviigesctzbuch, Das Sachenreuîıt, ZürİGİı,1909, Art. 615,3, b; Meier-Hayoz, Kom- 
mentar zum Schweizerisp.hen Zivilrecbt, Das Sachenrecht, Bern. 1959, s. 48). 



— XXVI — 

pahları, türkçeyi yalnız ültimatom olarak kuUanmıglardır. Sultan Fatih'- 
in yalnız Uzun Hasan'a yazdığı mektup, türkçedir.» 

Böylece, müdür muavini benim iddialarımm sağlam temellere dayan- 
dığını görünce, kendi tereddütleri hakkında da bazı şeyler sordu. Eümi 
sıkarken: «Siz veya dostunuz tekrar buraya geldiğinizde, bütün bu yan- 
lışların düzeltildiğini göreceksiniz.» dedi. 

Evvelki sene oğlum Yusuf, bana malûmat getirdi. Muavin bey, ken- 
disine İzahat vermiş, bütün yanlı§hklar düzeltilmiş. O cami mihrabı de- 
dikleri, Keçecizâde Fuat Paşa'nın Beyazıt'ta yanan konağmıri yatak oda- 
sının ocağı imiş. 

— Kaliteli insan yetişmek veya yetiştirmek için, siz herşeyden gok 

neye önem verirsiniz? 

— Söylemiş bulunuyorum. Dikkat, tetkik, taharri ve ciddiyet. 

— Ahlâkh insan kime dersiniz? 

— Kur'amn anladığı ve anlattığı mânadaki adama derim. ; 

— Güzel ve faydah nasıl tarii edersiniz? 

— Güzel ve faydah, şahsa göre değişir. 

Bu konuşmamızdan sonra günler, günler geçti. O, aynı ciddiyet, ay- 
■nı titizlikle «Huzur Dersleri» ne ait çah§malarla meşguldü. Şimdi sade- 
ce madde olarak aramızdan ayrıldı. O, mükemmelin ta kendisi olarak da- 
ima eserleriyle, davranışlariyle, nezaketi, ciddiyetiyle ve bütün kişiliği, 
bütün örnek vasıllariyle mümtaz bir insan olarak aramızda daima ya§ı- 
yacaktır.» [35]. 

Görülüyor ki, «Evlâd, babanın sırrına vâristir» hadîsi serilince, Ka- 
zasker Yusuf Sıtkı Efendi'nin yüce ve nurlu şahsiyyeti, Ebül'ulâ Mar- 
din'de de aynen tecelli eylemiştir. 

IV 
EBÜL'ULÂ MAEDİN'ÎN ESERLERİ 

1) Dersleri ve Ders Kitapları. 

İlk dersini Adliyye Nezareti'nin açtığı «Tatbikatı Hukukiye» ders- 

leri arasında veren Ebül'ulâ Mardin'in bu derslerdeki başarısı dikkati 

çekmiş ve 27 Ekim 1-910 tarihinde İstanbul Hukuk Fakültesi «Hukuki 

Tasarrufiyyei Arazi ve Ahkâmı Evkaf» kürsüsüne davet ve tâyin olun- 



[35] Yinminci Asır, cilt 9, sayı 232, 24/1/1957, sah. S ve 25. 



— XXVII — 

mugtur. Medenî Kanunun yürürlüğüne değin bu dersleri okutmuş, bun- 
dan sonra Medenî Hukuk Proİesörlüğüne geçmiş ve üniversite kurulun- 
ca da Medenî Hukuk Kürsüsü Ordinaryüs Profesörlüğüne getirilmiştir. 
Son zamanlarda Toprak Hukuku derslerinin programa konulması üzerine 
ayrıca Toprak Hukuku da okutmuştur. 

Eski İstanbul yangmlarmda üç defa yangm uğradıklarını, bir de- 
fasında Kuruçeşme'de ikamet ettikleri yalıyla birlikte üç oda dolusu de- 
ğerli kitabının yandığını, bu arada yıllarca uğraşarak hazırladığı evvelki 
medenî hukukumuza ait üç ciltlik büyük bir sistematik eserinin ei yazısı 
lek nüshasının da yandığım, «İhyâüiulûm;* un birisine âriyyet verilmiş 
olduğu için yanmaktan kurtulduğunu, bundan sonra bir süre üzüntüsün- 
den eline kitap bile alamadığını kendilerinden dinlemiştim [35 a]. Batı hu- 
kukuyla da mukayeseli olarak böyle bir eseri yeniden yazmaları için ken- 
dilerine naçizane her türlü yardıma âmâde olduğumu söylemem üzerine 
pek memnun olmuşlar ve «Huzur Dersleri» tamamlanınca esere başlama- 
yı kabul etmişlerdi. 

Ebü'ıılâ Mardin'in eski ve yeni hukuka ait takrirlerini ihtiva eden 
başlıca ders kitapları şunlardır: 

a) Ahkâmı Arazi (îstanbul, 1338, 332 sah.), Ahkâmı Arazi Not- 
ları (İstanbul, 132S, 256 sah.), 

b) Ahkâmı Evkaf (İstanbul, 1340, 267 sah.), 

c) Kitabürrehin, 

d) Kitabü'1-büyu' (İstanbul, 1340, 192 sah.) 

e) İzalei Şüyu', 

f) Teminat Akdi, 

g) Hukuki Tasarrufiyyei Arazi (îstanbul 1926, 136 sah.), 
h) Hukuki Tasarrufiyyei Arazi Hulâsaları (istanbul, 1328), 
i) Kavanini Tasarrufiyye Notları (İstanbul, 1927), 

j) Medenî Hukuk Dersleri: 

aa) Umumî Zabıtalar (İstanbul, 1928, 254 sah.)-, 

bb) Şahsın Hukuku, cilt 1 (İstanbul, 1932, 256 sah.), cilt 2 (İstan- 
:bul, 1941, 192 sah.), 

cc) Aile Hukuku (istanbul, 1937, 192 sah.), 

dd) Aile Hukuku ve Nişanlanma (İstanbul, 1944, 96-r92 sah.), 

ee) Nesep (İstanbul, 1930, 352 sah.), 

U') Miras Hukuku (İstanbul, 1932, 1939, 208 sah.), 

gg) Aslî Aynî Haklar (îstanbul, 1934, 64 sah.), 

hh) Fer'î Aynî Haklar (İstanbul, 1935, 96 sah,), 



.135 aj Aşağıda 2 a, not 43 e de takınız. 



— XXVIII — 

îi) Borçlar Hukuku, Umumî Esaslar (İstanbul, 1938, 352 sah.), 

k) Toprak Hukuku Dersleri (İstsnbul, 1947, 152 sah,). 

Ders takrirlerini ihtiva eden bu kitaplardan da anlaşılacağı üzere^ 
Ebül'ulâ Mardin'in mükemmel öğretim metodu, başlıca şu özellikleri ta- 
şımaktaydı: 

a) Ebül'ulâ Mardin, memleketimizde eskidenberi alışılmış olan 
şerhgilik metodu yerine, ilk olarak sistematik metodu getir- 
mek ve yerleştirmek §erefini kazanmıştır. 

b) Ebül'ulâ Mardin'in öğretim metodu, üstün bir pedagojik: 
değer taşımaktadır. Derslerinde daima «basitten mürekkebe doğru» gider,, 
birçok hukuk kurallarım «ana-kaide» dediği prensiplerine irca eder, raün- 
terit mes'elelerin çözümünde MeceHe'nin yazılı mantık mâhiyyetlnde olan. 
en genel, en soyut «küllî kaideleri» nden, yeni hukukun ana-düşünceleri- 
ni, temel ilkelerini, özelliklerini de azamî dikkatle gözönünde tutarak ya- 
rarlanır, bir meselenin öğrencilerine çetin geldiğini, iyice kavranamadığı- 
nı derhal sezer ve: «Baki şiarınızdan mes'elcnin gaaraız geldiğini anlı- 
yorum, biraz canlandırayım.» diyerek ilgi çekici örneklerle m.es'eleyi açık- 
lar, böylece öğrencilerine hukuki düşünü.*? kaabiliyyeti vermek ve kendi 
deyimiyle «hukuk zevki» aşılamak amacmı güderdi. 

c) Ebül'ulâ Mardin, hukukî mes'eleleri daima t a r i hî ve 
mukayeseli metodla incelemek suretiyle büyük bir küllî ihata 
kudreti göstermiştir. Hukukî mes'eleleri incelerken, öğrencilerine, eski 
Roma hukukundaki, kendi deyimiyle «evvelki hukukumuzda» ki, Fransız- 
ve Alman hukukundaki çözümleri de gösterir,' ayrıca İsviçre-Türk şârih 
ve yazarları arasındaki görüş ayrılıklarını da belirtir, çeşitli çözümleri bir- 
paıiamento'daymış gibi öğrencilerin oyuna sunar, oyları saydırarak sı- 
nıfın çoğunluğu ile azınlığının görüşlerini tesbit ederdi, tsviçre Medenî 
Kanununun iktibası üzerine, yeni hukukla evvelki hukukumuzu mukaye- 
se için on 3^ıl geceli, gündüzlü çahştığmı kendilerinden duymuştum. Ye- 
ni İs\dçre-Türk hukukunu, özellikle evvelki hukukumuzla bijyük bir oto- 
riteyle mukayese eder ve sonuçta değişikliği: «Bu bir inkılâp hükmü- 
dür.» diyerek beürtirdi. Hukuk tarihi, mukayeseli hukuk ve geçiş hukuku 
(intikali hukuk) bakımından da büyük ilmi değer taşıyan bu caba ve ça- 
lışmalarım, birtakım câhil münafıkların rahmetli Atatürk'e kötüledikle- 
rinj, fakat Atatürk'ün ilim saygısının bir ifadesi olarak: c<Ebürulâ Bey, 
evvelki hukukumuzla yeni hukukumuz arasındaki köprüyü kuruyor.»- 
deyip bunları terslediğini üstadın kendilerinden dinlemiştim. 



— XXIX ~ 

Arazii emiriyye'deki ve icareteynli vakıflardaki tasarruf hakkını 
yeni hukuk açısından mülkiyet hakkı diye nitelendirmek gerektiğini [36], 
Hicrî 1274 tarihli Arazi Kanunnamesi'ndeki «hakkı karar* süresinin kf»- 
zandmcî (iktisabı) mâhlyyette bir yıllanma (mürûn zaman) süresi sayı- 
lamıyacağmı [371 savunarak kendilerinden birtakım ana noktalarda ay- 
rılmış olmakhğıma rağmen, burada, özelhkle toprak hukuku alanında ■ son- 
radan yazılan eserlerin, Şeyh Galib Dede'nin: 

isEsrâ-nm MesneW'âen aldım 
Çaldım veli Tn^:r% mâh çaldımyy 

dediği gibi, hep EbüFulâ Mardin'in eserlerinden, bu «mîrî mah» ndan 
yararlandığını, daha da yararlanacağını belirtmeliyim. 

, Böylece, sayın üstâd hocam Andreas B. Sch^arz gibi, Ebül'ulâ Mar- 
din de ruhsuz bir kanun pozitivizminin büyük tehhkelerinden öğrenciyi 
korumak çabasıyla, daima tarihî ve mukayeseli bir metodu uygulamış, 
öğrencilerinde yürürlükteki her çözümün, hayatta ortaya çıkabilecek 
menfaatler ihtilâfı hususunda mümkün çözümlerden ancak birini teşkil 
ettiği ve asla bünyevî ya da mantıkî bir zorunluğa dayanmadığı biHncini 
yetiştirmeye çalışmıştır [38]. 

Ebül'ulâ Mardin, derslerinin esaslarını ciltli defterlere elyazısıyla 
yazmış olup derse gehrken o dersin bulunduğu defteri de yanında taşımak 
mûtadıydı ; fakat eşsiz hafızası sayesinde hiçbir zaman bu notlarına bak- 
madan ders anlatırdı. Esas itibariyle, bu notlarını yayınlamadığı gibi, 
bunları kitap haline getirerek te yayınlamamış, bunun yerine her dersi 
o derste yeniden inşa etmek yolunu tercih etmiş, böylece her zaman ye- 
niden işlenen ve değiştirilen derslerinin takrir tarzında yayınlanmasına 
müsaad eylemiştir. 

Bana söylediğine göre, derse çıkmadan önce, konuşma gücünün art- 
ması için Hazreti Musa'nın duasını okumak mûtadıydı. Gerçekten de, en 
büyük bir rahatlık ve tabiîlik içinde, sohbet eder gibi, eşsiz bir talâkatle 
derslerini takrir ederdi. Derslere, «Geçen müzakeremizde...» diye ve ya- 

ı[3S] «Medenî Hukuk Eleştirileri» (tstanbul, 1963) adlı eserimde g 9 ile 16 ya ve 
"27.4.1964 günlü ■KCumhuriyyet» gazetesinde, sah. 3 teki «Tarımsal Topraklardaki Ta- 
sarruf Hakkının Mâhîyyeti», «Dıevlet Tarımsal Topralclanmn Kişilere Tapulanmasmı 
Önliyecek Çâreler» adlı ya^ıLırıma bakınız. 

[37] «Îsviere-Türk Hukukuna Göre îktisabî Mürurı Zaman» (İstanbul, 1956) 
aöli eserimde § 13, III/IV e bakınız. 

[38] Bakınız: Andreas B. Schwarz, Borçlar Hukuk Dersleri, cilt 1, (Çeviren: 
I>r. Bülend Davran), İstanbul 1948, sab. \Tl. 



— XXX 



vas sesle başlar, geçen dersin kısa bir özetini yapar, sesini gittikçe yük- 
seltir konunun önemine göre sesinin tonunu değiştirmeye dikkat eder, 
bazen kendisini içinden gelen büyük bir heyecana kaptırır, öğrencilerim 
de sürükleyip götürürdü. Öğrencilerine «nûrı aynım» (gozumun nuru) 

diye hitap ederdi. 

Derslerine hiçbir zaman gelmemeziik etmez, tam vaktinde gelir, m- 
.-anlara en gec gönderilen ve en erken ahnacak ilim olan .Feraızı öğre- 
niniz ve öğretiniz» hadîsi gerîfinc uyarak a^Tica Fakülte'de ders başla- 
mazdan önce haltada bir saat sabahlan erkenden sekizden dokuza kadar 
meraklı öğrencilerine leraiz gösterirdi. 

2) Diğer Eserleri. 

Ebül'ulâ Mardin'in yarım yüzyılı geçen bir yazarlık hayati vardır. 
Kakkı Tarık Us. «Basm Hayatında EUİ Yıl» adlı albümde, Ebul ula ■ , 
Mardin'in ilk yazısmm 12 Ekim 1311 (24 Ekim 1895) te yaymlandığmı 

bildirmektedir. ,.-,., ^ ^- 

Yukarıda H de belirtildiği üzere, 1908 de Egref Edib'le birlikte .dm, 
felsefe edebiyyat, hukuk ve ulûmdan bahis haftalık gazete» olan «Sıratı 
Müstakim» i çıkarmıştır. (Tesis tarihi: 11 Temmuz 1324). 

Gene Eşref Edib'le birlikte <<Sıratı Müstakim Kütüphanesi» m kur- 
muştur Yayınlar Yapmak üzere kurulmuş olan bu kütüphanenin ilk ya- 
vım Halim Sabitin «Amelî İlmihal» adh kitabıdır, (istanbul. 1329.) Ka- 
pağmda Ebül'ulâ (Mardin) in mührü vardır, önsöz de Ebül'ulâ (Mardin) - 

1912 de sahibi olduğu ve mes'ul müdürlüğünü bizzat yaptığı, onbe§ 
2ünde bir yayınlanan «Kelimei Tayyibe» adh «dini, ilmî mecmuaı Isla- 
miyye» yi yayınlamıştır. (İlk sayısı. 2 Cemaziyülevvel 1330, 5 Nisan 1328- 

^^''^Bunun gibi. on yıUarca «İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmuasu nin 
Yönetim ve Yazı Kurullarında bulunmuştur. Birçok dergilerde konferans,, 
ırakale, inceleme ve içtihat notları yayınlamıştır. Bu yayınlar, bibliyog- 
rafya dergi ve kitaplarında, özellikle (özetleriyle birhkte) «İstanbul Um- 
versitesi Hukuk Fakültesi öğretim Üyeleri ve Yardımcılannm Yayınları, 
1933 - 1947» adlı kitapta (İstanbul, 1948, sah. 53 ile sonrakiler) tesbıt 

olunmuştur. -, . . ^ -n -d^^ 

Hukuk Müessesesi Tarihi'nde hocaların ilk derslerim de, Uk Fro- 

iesörler Meclisi zabıtlarmı da yayınlamıştır [39]. 
[39] Cemil Bilse], aöı gecen yazı, sah. 83. 



~ XXXI — 

Ayrıca, «Türk Hukuk Lügati» nin (Ankara, 1544) hazırlanmasın-^ 
da da büyük emeği geomiş, «İslâm Ansiklopedisi» ve «İktisadî Yürüyüg. 
Mecmuası» nm çıkarmakta olduğu ansiklopedi Igin de bazı maddeleri 
yazmış, bundan başka Amerika'da kurulmuş olup Türkiyyaı ve diniyyat- 
13. uğraşan bir demek için «Osraanhlarda Din ve Hukuk» hakkında uzun 
bir makale yazmı§ ve bu, 1956 yüında yayınlanmıştır [40 j. «60. doğum 
yılı münasebetiyle Zeki Velidî Tögan'a Armağan» a da «Dinde ikrah yok- 
tur» âyeti kerîmesi hakkında bir makaleyle iştirak etmiştir. (İstanbul, 
1950/1955, sah. 354/359). 

Ebül'ulâ Mardin'in, birçok ilmi esere yazdığı önsözler de, medenî hukuk 
alanındaki büyük otoritesini açıkça göstermektedir. Bu arada benim «İsviç- 
re-Türk Hukukuna Göre İktisabı Mürûrı Zaman» (İstanbul, 1956, XX ^- 
206 sah.) adh nâçiz doktora tezim için yazdığı önsözde, bu eseri «güzide, 
muhalled eser» diye övmüş, eserde ileri sürdüğüm olağanüstü yıllanma 
(fevkalâde mürurı zaman) süresi sonunda doğrudan doğruya mülkiyet 
kazanılması yolundaki yeni görüşü, büyük bir kudretle savunmuştur. Bu 
yeni görüş, sonradan İsviçre'de Zürih açıklamasmda Ldver (Art. 731, N. 
94/104), Bern açıklamasında da Meier-Hayoz (Art. 662, N. 22 ile son- 
rakiler) 'ca da savunulmuş, incelememin «Zeitschrift lür Schweizeriches. 
Recht^İsviçre Hukuk Dergisi», yeni dizi, clJt 80, yıl 1961, sah. 269/285 
te yayınlanması üzerine de İsviçre'nin en ileri gelen bir bilgini olan saym 
Prof. Dr. Peter Liver, yazdığı bir «Nachwort :_ art-söz» de (aynı dergi, 
sah. 291) aynen şöyle demiştir: 

«... Bay Dr. Sungurbey'in bu kurumun (Alman Medenî Kanunu, § 
927 delii kurumun), bizim olağanüstü kazandırıcı yıllanmamızdan ayrılı- 
ğını bu denü nafiz bir yolda ortaya koymuş olması, pek Övgüye değer. 
Birtakım İsviçreli yazarların bu aynhktan pek az bilgisi olması, hak ka- 
zanmanın kazandırıcı yıllanma olgusunun gerçekleşmesiyle yasadan ötü- 
rü değil de, ancak yargıcın tanımasıyla ya da tapu kütüğüne yazımla ol- 
duğu, bunun için de duyuru sürecinde (ilân usûlünde) susma'nm zorunlu 
gerek bulunduğu yolundaki yanh§ görüşe yardım etmiştir. 

Sözlerimi bitirirken, dilerim ki, Türk hukukçusunun bağımsız, aydın- 
latıcı çahşması, bizde kendisine yaraşan itibarı bulsun, bir kere de kay- 
nak hukukun ülkesinde; ahnmış hukukun ülkesinden istiyerek bir ders 
alınsın.» [41,1], 



[40J Dr. Kemal Reisoğlu, Ebül'ulâ Mardin'in Salif^iyctî, Hayatı, Eserleri, is- 
tanbul Barosu .Dergisi, cilt XKX.J, sayı 3-4, Mart-NIsan 1957, sah. 60. 

[41] Bakınızr Prof. Dr. îsract Syngurbey, Medenî Hukuk Eletjtİrİlerl, îstanbuL.. 
1963, S 11. Saym üstâıi Prof. Dr. Muhammyd HamKlullalı, «Islâmın Hukuk İlmine Yar- 
ö:mları» adlî eserinde (İsLanbul, 13S2 H/löteS), satı. 12 de şöyle demektedir: «Müsli- 



— XXXII — 

işte bu olay da, Ebül'ulâ MardinUn eşsiz seziş gücünü ve büyük gö- 
:rü§ isabetini tam bir açıklıkla ortaya kojTnaktadır [42] . 

Ebüruia Mardin'in bunların dışında kalan büyük eserleri şunlardır: 

a) îlmiyye Bâlnâme^i (İstanbul, H. 1333, 736 sah.): Ebül'ulâ Mar- 
■ üin'in Meşihatı İslâmîyyc (Şeyhülislamhk) Mektupçusu iken memleke- 
timizde Meşihatı İslâmiyye'nin ilk ye son salnamesi olarak gerçekleştir- 
diği büyük bir ortak eserdir. Kendilerinden dinlediğime göre, özellikle 
Şeyhülislâmların fetva ve elyazıları örneklerini topüyabilmek için nice 
güglükleri yenmek zorunda kalmış, bu uğurda kendi ceplerinden birçok 
altın para ödemişlerdir. 

Eserde, bir Mukaddime'den sonra, Takvimi Evkat v.e Şuhur, Kanu- 
ni Esası, Teşrifat Cedveli ve Eikabı Resmiyye, Esbabı Meratibi İlmiyye, 
Meşîbati Celilei îslâmiyye, Mahakim Kısmı, Encümenler, Huzûrı Huma- 
„yunı Müiûkâne Dersi Şerifi Hey'eti, Medaris, Vilâyet, Elviyyei Gayri 
Mülhaka, Akdarı Sairei Islâmiyyede Bulunan Memurini Şerife, Meşîhati 
İslâmiyye Tarihçesi («Tarihi Osmanî Encümeni a'zâsından fâzıh §ehir 
Ali Emirî Efendi hazretleri canibinden İlmiyye Salnamesi için ithaf olun- 
muştur») Osmanh Şeyhülislâmları Teracimi Ahvali («Osmanlı Tarihi 
..Encümeni a'zâsmdan müverrihi şehir Ahmet Refik Beyefendi tarafmdan 
İlmiyye Salnamesi için ithaf olunmuştur»), Tarihçei Tariki Tedris (^<Mu- 
alîimi muhterem Emin Beyefendi tarafından tahrir ve ithaf olunmuştur») 
bahisleri bulunmaktadır. 

Ebül'ulâ Mardin, «ŞeyhüUslâm Ürgübî Hayri Efendi merhumun me- 
gîhati zamanında «İlmiyye Salnamesi» ne konmak üzere Hicri 1226 tari- 
hinden Salnamenin ncşredildiği Hicrî 1334. tarihine kadar mukarrir ve 
muhatap olarak Huzur Derslerine iştirak edenlerin isimlerini ihtiva eder 
bir iisle'vücude getirmek imkânını bulduğunu» belirttikten sonra, §öyle 

demektedir : 

«Hayri Efendi merhum, 1226 dan daha geriye, yani usulün Devletge 
resmen kabul edildiği Hicrî 1172 tarihine kadar böyle bir vazife île ilmî 

inanlarda Tisült['I-£ıkh tarihîni tedkik ederken müessisl imâmı Şafiî'den sonra bu Umin 

telîâmül ve inkişafını Türklere borçlu olduğunu görmekle hayretlere düştüm: Mâtürlâî, 

Kassâsü'r-Razî, Dabüsî, Seraiısî, Ebu'l-Yüsri Pezdevî, Ebu'1-Usri Pezdevi, Alâüddin Se- 

merliandî hemen hepsi Ortaasya mense-'H. yani Türk idiler. ESki Türkler, dünyânın 

Hiçbir yerinde, ne Romalılarda, ne Çinlilerde ve ne de diğer milletlerde mevcûd o3mı- 

:.yan bİr hukuk ilmini îdıd etmek kaabiliyyetlni gösterdiklerine göre. öyle ümid edilir 

ki, yeni Türkler, mazilerinin mîrâsmı tedkik ve onların Kıymetini takdir ettikten 

sonra diğerlerinden iktibas ve cnlan ta'kib yerine, baslkalarma yeniden şerefli bazı 

;î,eyler vermeyi ve onlara rehber olmayı bileceklerdir.» 

[42T Aşağıda not 47 ye de bakınız. 



— xxxın — 

şahsiyetleri tevkır olunan zevatın da yapılacak taharrilerle isimlerinin 
tesbitini ve listeye ilâvesini ve zamana muhtaç olan bu tetebbu yüzünden 
salnamenin neşri gedilmemek için de cem olunan isimlerin müteakip se- 
neler salnamelerine konulmasmı tensip ettikleri cihetle, bu babtaki liste 
dosyasında bırakıhnış, fakat bu dosya Meşihat teşkilâtının ilgası sırasın- 
da ziyaa uğradığı gibi, nezdimdeki müsveddeler de Birinci Cihan Harbini 
velyeden mütareke senesinde Kuruçeşme'de zuhur eden yangında, ikamet 
etmekte bulunduğumuz yahnin yanması üzerine daha bir gok yazma eser- 
lerle birlikte yanmıştır» [43]. 

&) Medefiî Hukuk Cephesi'nden Ahmed Cevdet Paşa, (1822 - 1895), 
Ölümünün -50 tnci yıldönümü vesilesiyle (İstanbul, 1946, 367 sah. + 16 re- 
sim): Ea§mda «Ahmed Cevdet Paga'nm ellinci ölüm yıldönümü vesilesiy- 
İe istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörler MecUsi^nin karan 
üzerine yazılıp merhumun aziz hâtırasına ithaf olunmuştur.» denilen bu 
eserin önsöz'ünde Ebüi'ulâ Mardin §öyle demektedir: 

«Şark ve garp âleminde §ühreth ebedîleşen rahmetli Ahmed Cevdet 
Faga'nm elhnci ölüm yıldönümü vesilesiyle hâtırasmı taziz için Millî Eği- 
tim Bakanhğı'nm i§'an üzerine İstanbul Üniveı^itesi Hukuk Fakültesi 
profesörler Meclisince kaleme alınması münasip görülen yazılardan Me- 
denî Hukuka hizmet bakımından yapılan incelemeleri ihtiva edeni, biri 
Millî Eğitim Bakanhğı'nca yayınlanmasına karar verilen kitaba konmak 
üzere makale şekhnde muhtasar, diğeri Fakülte yayınları arasında çık- 
mak üzere başlı bağına bir eser olarak İki tarzda hazırlanmıştır. Makale- 
de yapılan atıfların çoğu bu esere aittir. 

Millî Eğitim Bakam sayın Bay Hasan Âh YÜCEL'e, necip duygula- 
rma nişane olan yüksek kadirbilirliklerinden ve hayra delâlet suretiyle 
rahmetliye karşı şahsen gösterdikleri pek yakm alâkadan dolayı ilim mu- 
hiti mensuplarından biri sıfatiyle derin şükranlarımı arzetmeyi vecibe bi- 
lirim. » 

Ebürulâ Mardin, esere, Ahmed Cevdet Paşa'yı şöyle tavsif ederek 
bağlamaktadır : 

«Ahmed Cevdet Paşa, hukuk ilmi adamı, bir fıkıh mütehassısı ol- 
maktan ziyade, yurtta hukuk ilminin gelişmesine büyük ölçüde çalışan, 
yürürlükteki hükümleri kanun haline çeviren, bizde kanunlaştırma usu- 
lünü yayan, Düsturları vücuda getiren, tarihî incelemelere ilmî istika- 
met veren, dilimizi zabt ve rabt altına alarak sâdeleştiren, memlekette 
Kur'an'm basımına ait gürültülü meseleyi çözen, Maliyemizin kullandığı 

E43] Ebüi'ulâ Mardin, Huzur Dersleri, cilt 1, istanbul 1956, sah. 12. 



— XXXIV — 



yanlış takvim usulüne karşı ilk ümî mücadeleyi açan, devrinde cumhu- 
run güç ve karışık işlerini idarede müstesna reviyyeti görülen değerli 
bir Türk bilgim ve pek mümtaz bir devlet ve siyaset adamıdır. 

Tanzimat devrinin, hâtırası daima hayır ve şükranla yâdolunacak 
sayılı bariz simâlarındandır...» [44]. 

Ebül'ulâ Mardin'in çalışma ve çabalarım belU bir konu üzerinde 
toplaştırmak hususundaki büyük irade kudretinin açıkga görüldüğü bu 
eserde Ahmed Cevdet Paşa'nm hayatı, şahsiyyeü, memlekete buyuk hiz- 
metleri, inşam hayran bırakan tam bir ilmî objektif Uk, tarafsızlıkla, bu- 
vük bir görüş isabetiyle ve muhteşem bir üslûpla anlatılmakta. Mecelle- , 
"nin meydana getirilebilmesi için Paşa'nm bir yandan imâmı Zuler gıb. 
Haneli "imamları arasında nisbeten zayıf sayılan bir zâtm içtlhadmm 
tercihinden dolayı kıyametler koparan dar düşünceli bir taassup çevresiy- 
le öte yandan da İslâm huk.akunu bırakarak Fransız Medem Kanunu- 
nun iktibasım istiyenlerle yıllarca uğraşıp didindiği, kavgalar ettıgı, ha- 
tır u hayâle gelmiyen nice güçlükleri yendiği, içerden, dışardan yapılan 
entrikalara göğüs gerdiği belirtilmekte, böylece özelUkle, evvelki Medem , 
Kanunumuz olan «Mecelle», hazırlandığı zamandaki memleket şartlan ve , 
Devletin ana-siyasetl gözönünde tutularak değerlendirilmekte, .memleke- 
te fahr ü §eref veren, tslâm âleminde sevgi, hürmet uyandıran bu muhal- ; 
led ihtişam âbidesini» siyasî maksatlarla tahribe çalışan Rus hukukçusu 
(tstanbuldaki Rus sefareti tercümam) Mr. Andre Mandelstam'm Meeel- 
Vve yaptığı İtiraz ve tenkitler, Ebül'ulâ Mardin'in doğu ve batı hukuk- 
larmdaki büyük vukuf ve nüfuzunu gösteren bozucu ve susturucu bir yol- , 
lüa cevaplandırılmaktadır. 

Eserdeki §u satırlar, Ebül'ulâ Mardin'in gerçeğin ortaya çıkarılması ;; 
uğruna kendi kendini de tenkitten kaçınmadığım açıkça göstermektedir: 

«işaret oUınan noksanı (icarenin vefat ilfi münfesih olup olmaması : 
mes'elesini) Cevdet Paşa'nm tereddüdüne, korkakhğma, kcndısmm ma- , 
ruf tâbirinden cür'et alarak .defi leyyin» siyasetine, çekingen meslekine,:- 
halktan âzâmî ihtirazma hamledenler çoktur. Bu satirları y^zan bile 
otuzbeş sene Fakülte kürsüsünde bu noksam tenkit etmiş, ihtilaflı^ şu . 
mühim mes'elenin Meeelle'de nasıl meskût kalabileceğini, Cevdet Paşanın 
bunu memlekete nasıl reva göniügünü her fırsatta söylemiştir. Halbuki, 
bu eseri yazmak için yapılan araştırmalarda ele geçen ve yukarıya aynen 
^man arz tezkeresi isbat ediyor ki, noksana sebebiyyet veren MeceUe Ce- : 

"j^Eburulâ Mardin, Medenî Hukuk Cephesinden Ahmed Cevöet Pasa, İstan- 
tlbul, 1Ö46, sah. 7. 



— XXXV — 

mîyyeti, Cevdet Pa§a değil. Meşveret Encümeni'dlr. Merhumun aziz hâtı- 
rası önünde bir daha eğilerek alenen af dilerim.» [45]. 

Son asır hukuk tarihimizin «onsuz olmaz» kayn^ı olan «Medenî 
Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paga» ya, ancak EbüFulâ Mardin yaza- 
bilirdi. Ebül'ulâ Mardin'in bagkaca hiçbir hizmeti ve eseri bulunmasaydı 
bile, yalnız bu muhteşem, muhalled şaheser, tek bagma üstadın aziz hâ- 
tırasının ebediyyen hayır ve şükranla anıhnasma yeterdi. Sonradan bu 
konuda bagkalarmın yazdıkları: 

<i.Tuk'Mi sâg hebgi hirâmâm güldürür» 

kabilinden, üstadın gâheserinin kâ'bma varamamıştır. 

c/ Kat Mülkiyeti (İstanbul, 1&4S, 214 sah.): Etaürulâ Mardin, ön- 
söz'ünde, bu eserin mahiyetini şöyle behrtmektedir : 

«Kat mülkiyeti memnuiyetini bertaraf etmek için memleketimizde 
başlıyan cereyanm yeni Medenî Kanunumuzu tâdile matuf bir istidat arz- 
<^ttiği günlere tesadüf eden hususî hukuk ile ilgih doktora dersi çahâma- 
lannda *kat mülkiyeti» ni incelemiştim. Çah§mamızm muhassalası olan 
ders notlarını, bu defa kat mülkiyetiyle alâkalı bazı vesikalar, numuneler, 
dikkate değer makaleler ilâvesiyle müstakil bir eser haline ifrağ etmeyi 
faideli buldum. 

Medenî Kanunu tâdile mahal kalmaksızın hîssolunan ihtiyacı tatmin 
eder gâreleri gösteren bu eserin alâkalılara kat mülkiyetini tecvizden bek- 
lenen faideleri sağhyabileceği kanaatindeyim.» 

Eserin başka bir yerinde de, bir mektuba cevaben : «Bu vesile ile bir 
noktayı tasrih ve tashih etmek isterim. Ben gahsan kat mülkiyeti aley- 
hinde değilim, yalnız bu yüzden Medenî Kanunumuzun tâdiline muhalifim. 
Çünkü, kanunlarda istikrar taraftarıyım ve mütemmim cüz'ü telâkkisin- 
den memleketimizin istifade ettiğine kani'îm...» demektedir [46]. 

Bu sözler, kendilerinden alayh bir ifadeyle dinlediğime göre, «Yok 
kanun, yap kanun!» diyen Enver Paşa'nın tersine, Ebül'ulâ Mardin'in 
hukukî prensip ve kurumlardaki istikran bozmaksızın ihtiyaçların karşı- 
lanması yolundaki tutumunu pek güzel belirtmektedir. 

Şunu da beUrteyim ki, «İsviere-Türk Hukukuna göre İktisabî Mürûrı 
Zaman» (İstanbul, 1956, XX -r 206 sah.) adh nâgiz eserim hakkındaki ilti- 
fatlarmdan dolayı [47] kendilerine «Kişisel Hakların Tapu Kütüğüne 
Şerhi» (İstanbul, 1963, XIV -f 142 sah.) adlı eserimi ithaf eylediğim, îsvig- 

[4^1] Ebül'ulâ Mardin, adı geçen eseT, sah. 74/75. 

[46] Ebül'ulâ Mardin, Kat Mülkiyeti, istanbul, 1948, eah. 87, not 29. 

[47] Yukarıda not 41 e bakımz,. 



— XXXVI — 

re'nin en ileri gelen, nafiz hukukçusu saym üstâd Prof. Dr. Peter Liver'e 
sonradan hazırlattırılmış olan kat mülkiyeti konusunda İsviçre Medenî 
Kanununa eklenecek bazı maddeler hakkındaki tasan da, EMl'ulâ Mar- 
din'in §u yoldaki tutumuna tamamiyle uygun dü§mü§, üstadın bijyük 
görüş isabetini bir kere daha doğrulamıştır. 

Eserde, özellikle, evvelki hukukun bir şeyin diğer şey üzerindeki ka- 
rarma ait mülâhazaları; ademi cevazı karar, cevazı karar, vücubı karar 
tâbirlerinin delâlet ettiği mefhumlar; mütemmim cüz'Ü mahiyyetinde 
olan şeylerin evvelki hukuka göre durumu; müşterek arsaya şeriklerden 
birinin müstakillen yaptığı inşaata taallûk eden hükümler hakkındaki iza- 
hat, Ebül'uZâ Mardin'in evvelki hukuk sahasındaki büyük vukuf ve nü- 
fuzunu ortaya koyduğu gibi, mukayeseli hukuka ait zengin izahat da üs- 
tadın büyük hukukî mukayese kudretini göstermektedir. 

Yazar, bu arada, ilgi çekici bir gerçeği şöyle belirtmektedir: 

«Eski zamanlarda kat mülkiyeti ile ilgili münasebetleri tanzim eden 
örf ve âdetler olduğuna göre, kat mülkiyeti hakkında ilk yazılı örf kaide- 
sinin 1561 de tedvin edilmiş bulunduğuna müellifler işaret ediyorlar. Bu 
tarih esas ittihaz edilirse, garpte ilk kaidenin dörtyüz sene evvele âid ol- 
duğu anlaşılır. Halbuki İslâm hukukunda fevkani ve tahtanı taksim do- 
layısiyle fıkıh kitaplarından tedvin olunan kaidelerin 1300 sene evvele 
râoi bulunduğu görülür.» [48]. 

Görülüyor ki, hukukî prensip ve kurumlardaki istikrarı bozmaksızın 
kat mülkiyeti ihtiyacım karşılayacak çâreleri göstermek için ilk defa 
eser yazmak şerefi, Ebül'ulâ Mardin'e aittir. Bu konuda sonradan yazılan 
tezler, eserler ve hazırlanan kanun tasarıları, hep Ebül'ulâ Mardin'in 
eserinden yararlanmışlardır, daha da yararlanacaklardır. 

d) Jİuzür Dersleri : aşağıda V e bakınız. 

V 
EBÜL'ULÂ MARDİN'İN SON ESEEÎ: «HUZUR DERSLERİ» 

Ebül'ulâ Mardin, «Huzur Dersleri» nin 1 inci cildinin önsözünde, bu 
son büjâik eserini niçin yazdığını şöyle belirtmektedir : 

«Üçüncü Sultan Mustafa devrine müsadif Hicrî 1172 yıhnda Os- 
ınanh Devleti teşkilâtına ithâl olunan «Huzur Dersleri» adlı ilmî meclis- 
ler hakkındaki malûmatımız, işin azamet ve ehemmiy yetiyle mütenâsip 
değildir. (.'..) 



[4S] Ebül'uia Mardin, adı gecen eser, sah. İS, 



— XXXVII — 

İkiyüz seneye yakın uzun bir zaman devam eden §u kıymetli mües- 
sesenin dikkate değer hiçbir iz bırakmaksızm unutulmaya mahkûm bulun- 
ması ve tarihin derinliklerine adetâ «nakışberâb» gibi süzülüp gitmesi, 
ilim nâmına doğrusu acı bir mazhariyyet olduğu kadar, ahlâfın bihakkın 
tenkidini de müstelzim ve telâfisi mümkün olmıyan bir mahrumiyettir. 

Yüksek ve cazip mansıblan kendi ihtiyarlariyle terkederek bütün 
mevcudiyyetlerini ilme hasreden memleketin binlerce güzide, fedakâr âlim- 
lerinin çalışma faaliyetlerine saha olan bu derslerde yorulmak bilmeyen 
mesaisiyle temeyyüz eden gahsiyyetleri bilmemiz, tanımamız hepimiz için 
bir kadirbilirlik borcudur. 

Hele bu hidmet ve himmet neticesinde «cmakteli ekâbir» olan nis- 
yandan, sayılan binleri a§an feragat sahibi büyük âlimleri kurtararak 
namlarını ve hizmetlerini tahlîd gibi hadîsi gerîfte «ihya» diye tavsif buy- 
rulan mazharlyyete nail kılmak hakîkaten gıptaya değer bir saadettir. (...)» 

Böylece üstâd, «Men verraha mü'minen fekeennem^â ahyâhu3> hadîsi 
şerifinin tazammun ettiği teşviki nebeviden kuvvet alarak, kendilerinin 
ssistanlığma tâyin olunduğum 1949 yılında yeniden ve büyük çapta [49] 
işe bağlamışlar, İmparatorluğun en seçkin ilmî sahsiyyetlerinin iştirakiyle 
yapılan akademik toplantılar, koUokyumlar mâhiyyetinde olmak üzere 
iki yüz yıla yakın bir zaman devam etmig bulunan «Huzur Dersleri» ku- 
rumunu hiçbir iz bırakmadan tarihin derinhklerinde unutulmaktan kur- 
tarmak uğrundaki bu büyük işi, aynı zamanda dinî ve ilmî bir görev bil- 
miş, bu tarihten son gününe değin kendilerini tamamen «Huzur Dersleri» 
ne vakfeylemig, son yedi yıl yeniden canlandırdıkları «Huzur Dersleri» 
âleminde yaşamışlardır. İstanburun çcşitli kütüphanelerine, arşivlerine. 
Külah Muhammed Emin Efendi, Karahisarsahipli Kâmil Efendi (sayın 
Profesör Kâmil Miras) gibi Huzur Derslerinin son meclislerine iştirak et- 
miş olup o zamanlar hayatta bulunan zevatın evlerine, asistanı olarak da- 
ima beni de almak lûtfunda bulunarak gidiyor, bazı kütüphanelere beni 
gönderiyor, Huzur Derslerine ilişkin yeni bilgilere rastlanıp araştırmalar 
\erimn oldukça candan seviniyor, bazı noktalarda bilgi elde edilemeyip 
araştırmalar sonuçsuz, kalmca, bana, şaka yollu «Huzur Dersleri, bizi 
bîhuzûr etti» diyor, evlerinde hazırladıkları metinleri makineyle bana 
yazdırıyor, matbaada dizilip düzelttiğim basılacak provaları zevkle son 
defa gözden geçiriyor, böylece yorulmak bilmez bir yolda büyük bir 
araştırma zevki ve neg'esiyle çalışıyorlardı. 

Gene eserin 1 inci cildinin önsözünde belirttikleri gibi, «tahakkuku- 
nu çok arzu ettiği ulvî ümniyyenin tahassülünden evvel gözlerini yummak 



[49,] Yukarıda IV, 2, a, not 43 e bakınız. 



— xxxvnı — 

endişesiyle daima bîhuzûr» bulunduklarından, «eserin bütün kısımlariyle- 
ihzar ve itmamını beklemeden her yazılan şeyin müsaraaten neşrini icabı 
hale ve ihtiyata en uygun bir tedbir» buluyorlardı. Böylece, eserin 1 inci 
cildinin yayınlanmasına 1951 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmu- 
ası'nda ayn-bası da yapılarak başlanmış, fakat mecmuanın geç aralıklarla 
yayınlanması karşısında, üstâd bir süre sonra 1 inci cildi kendisi bastır- 
mış ve 1956 Ocak ayında 1 inci cilt yayınlanmıştı. 1 inci cildin yayınlan- 
dığı o mutlu 14 Ocak 195ö gününü hiç unutamam. O sıralardaki ağır aka- 
demik çalışmalar yüzünden vücutça mukavemetsiz düşerek şiddetli bir 
gripe yakalanmış, yatıyordum. Üstâd, eşsiz nezaketlerinin örneklerinden 
bîri olmak üzere, güzel gözlerinin içi gülerek fakirhaneyi şereflendirmiş- 
ler, «Huzur Dersleri» nin 1 inci cildinin ilk nüshasını kendi elyazılarıyla: 

«Eserin hazırlanmasında ma'ruz kaldığımız mezahimi beraberce ik- 
tiham eden kıymetli muavinim aziz meslekdagım Doçent Dr. Bay İsmet 
Sungurbey'e derin sevgi ve takdirlerimle.» 

diye yazarak bizzat getirmek lûtfunda bulunmuşlar, o günün sevinç 
ve mutluluğunu bana da yaşatmışlardı. 

1 inci cildin yayınlanması üzerine, yeni bir şevkle 2 nci ve 3 üncü 
ciltleri teşkil edecek konularda çalışmalara girişmişlerdi. Bir yıl sonra 
ebediyyete intikal ettikleri gün, 2 nci ve 3 üncü ciltler de esas itibariyle- 
hazırlanmış olup kendilerine ilk, 70 sahifenin matbaa provalarını göster- 
miş ve «basıla» emirlerini almış bulunuyordum. 

Ebül'ulâ Mardin, Huzur Dersleri hocalarının mazhar oldukları atiyye- 
ve in'amlarla maruz kaldıkları cezalar, Huzur Derslerinin yapıldığı ma- 
haller ve Huzur Dersleri hocalarının hal tercümeleri hakkındaki 9/11 in- 
ci kısımları 2 nci cilt; Huzur Derslerinden örnekler, Huzur Dersleri ho- 
calarının icazetnamelerinden örnekler, Huzur Derslerine ait mevsuk men- 
kibeler hakkındaki İ2/14 üncü kısımları da 3 üncü cilt olmak üzere ayrı 
ciltler halinde yayınlamak tasavvurundaydı. Ne var ki, bir yandan ese- 
rin basımı sırasında 12/14 üncü kısımlara ait malzemenin başlı başına 
bir 3 üncü cilt teşkil edecek Ölçüde olmayıp ancak sonradan bu genişlikte 
elde edilebilmiş bulunması, öte yandan ayrı ciltler dolayısiyle eserin ba- 
sımı işini bölmek yerine, hiç ara vermeksizin basım işini gerçekleştirme- 
nin duruma, amaca ve ihtiyata daha uygun bir tedbir görünmesi, beni 2~ 
nci ve 3 üncü ciltleri birlikte yayınlamağa götürmüştür. Böylece, eserin 
9/11 inci kısımları 2 nci cildin, 12/14 üncü kısımları ise 3 üncü cildin ko- 
nusunu teşkil etmektedir. 

Onbirinci Kısımda «Huzur Dersleri Mukarrir ve. Muhataplarının Hal". 
Tercümeleri» bahsinde üstâd EbüFulâ Mardin tarafından hazırlanan ve:: 



— XXXIX — 

«.Ma'lmyıdur henim suhamm mahlas istei7iezy> 

deyişince üstadın hazırladığı belli olan hal tercümelerinden başkaca bazı 
hal tercümeleri sonradan elde edilerek ya da hazırlanarak, Onîkincı Kı- 
sımda «Huzur Derslerinden Örnekler» bahsinde Mukarrir Gümülcüneli 
Ahmed Asım Efendi'nin ve Muhatap Eğinli Muhammed Hulusi Efendi'- 
nin Huzur Derslerini tesbît eden defterleri, Onüçüncü Kısımda «Hu- 
zur Dersleri Mukarrir ve Muhataplarının İcazetnamelerinden Ör- 
nekler» bahsinde Muhatap Tavaslı Hafız Hasan Efendi'nin Karatovah 
Ahmed Hamdi Efendi'ye verdiği icazetname dışındaki icazetnameler, On- 
dördüncü Kısımda «Huzur Derslerine Ait Mevsuk Menkıbeler» bahsinde 
Muhatap Harputlu Hoca tshak Efendi hakkındaki menkıbeler, sonradan 
elde edilerek esere dercolunmu§tur. 

Bugün İstanbul Müftiliği mahzenlerinde perîşân bir halde bulunan 
Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahvâl Dâiresi'nin binlerce dersiam dosyasında, 
İstanbul'un hergün biraz daha tahrîb edilmekte olan eski mezarlıkların- 
da, cami, dergâh ve türbe hazîrelerindeki kitabelerde ve özellikle YıldiK Sa- 
rayı Kütüphanesinin de bulunduğu İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde 
güç şartlar altında yaptığım esaslı araştırmalar sonucunda ancak eserin 
basılmasından sonra zaferyâb olabildiğim, basılmış kısımları genişleten 
ve düzelten yeni bilgiler ise, eserin sonuna sah. 793 ile sonrakilere «Ek- 
ler» diye ayrı bir bölüm olarak eklenmiştir. 

Böylece, eser, üstadın bıraktığı durum dakinden bir kat daha geniş- 
letilerek yayınlanmış bulunmaktadır. 

Saray ressamı merhum Avni Lifij tarafından görerek yapılıp Halîfe 
Abdülmecîd Efendi huzurundaki son Huzur Derslerinden birinin în'ikadını 
gösteren renkli tablo, merhumun eşi sayın Hârika Lîfîj'te bulunmaktadır. 
Bu tablonun kopyasının esere konulması, maalesef mümkün olamamıştır. 

Ustâd Ebül'ulâ Mardin'in eserinin, hep kendilerinin nasıl istiyecek 
îdiğini kendi kendime sorarak, en güzel biçimde yayınlanmasını kutsal bir 
görev bilmiş, bu uğurda elimden gelen bütün özeni göstermiş bulunuyo- 
rum. Buna rağmen bazı hatâlar olmuşsa, bunların sorumluluğunu yükleni- 
yorum. Bir yandan omuzlanmdaki ağır akademik ödevler, öte yandan 
doğrusu kendim de biraz şikâyetçi olduğum aşırı titizliğimden ileri gelen 
ağır çalışma temposu, bu kutsal görevin tamamlanmasını geciktirmiştir. 
Bütün bunlardan dolaya, üstadın aziz hâtırası önünde en derin saygıyla 
eğilerek bağışlanmamı dilerim. 

Üstadın muhterem ailesinin nâçiz şahsıma her zaman göstermek 
lûtfunda bulundukları yüksek teveccüh ve tam güvenden dolayı, gönülden 
":âükranlarımı sunarım. 



— XL — 

Yüksek teşvik ve yardımlarından dolayı sayın üstâd Abdiilbâki Göl- 
pınarlı'ya; pek fedakârca yardımlarından, özellikle İstanbul mezarlıkların- 
da, cami, dergâh ve türbe hazîrelerinde bulunan ve «Ekler» bölümüne 
dercedilmiş olan kitabeleri yerlerinde tesbît ettirmek lûtfunda bulunma- 
larmdan dolayı, Millî Kütüphanede mahfuz üç cildlik «İstanbul, Edirne^ 
Bursa Kitabeleri» gibi muhalled eserler müellifi, eşsiz feragat ve mahvly- 
yet sahibi değerli tarihçi sayın üstâd Fâzıl Ayanoğlu'na; lütuf kâr teşvik 
ve yardımlarından dolayı, Yıldız Kütüphanesini yağmadan kurtarmış 
olan Yıldız ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinin sâdık ve fedakâr 
nıüdîri Kalkandelenli Sabri Bey merhumun oğlu, takriben yirmi cildlik 
her türlü eserler ve makaleler bibliyografyası müeliifi, İstanbul Üniver- 
sitesi Kütüphanesinin, kütüphaneye kutsal bir emânet diye bakarak ken- 
dini adayan, ilmî araştırma yapanlara zevkle yardımda bulunan değerli 
müdîri sayın üstâd Nûreddin Kalkandelen'e; eserin başından sonuna ka- 
dar matbaa provalarını bana okuyarak düzeltmeleri yapmamı mümkün kı- 
lan azîz ve fedakâr kardeşim, değerli meslekdaşım Asistan Necla (Sungur- 
bey) Giritlioğlu'na candan şükranlarımı sunarım. 

Ayrıca, Meşihati İslâmlyye Sicilli Ahvâl Dairesindeki dersiam dosya- 
larını incelemem için lûtufkâr müsâadelerinden dolayı İstanbul Müftiliği- 
nin değerli İdare Âmiri sayın Remzi Aloba'ya; değerli asistan, fâzıl gene 
sayın Hüseyin Pervlz Hâtemî'yc; Huzur Dersleri hocalarının hal tercü- 
mesi, ders örnekleri, icazetname ve menkıbe veren hayırlı evlâd ve torun- 
larma; üstâdm vefakâr öğrencileri, Fakültemizin Önceki Dekanları sayın 
Prof. Dr. Hıfzı Timur, merhum Prof. Dr. Naci Şensoy ile şimdiki Dekan 
sayın Prof. Dr. Bülend Davran'a; Fakültemizin değerli sekreteri sayın Ali 
Rıza Başaran'a; teknik hizmetlerin finansmanını sağhyan Rockefeller 
Vakfına ; basım işinde sağladıkları kolaylıklardan ve gösterdikleri özen- 
den dolayı İsmail Akgün Matbaası sahibi sayın İsmail Akgün ile matbaa 
müdiri sayın Eşref Sümer'e; özellikle emekli operatör sayın Kemal Er- 
kalp'e; raürettip sayın Salâhaddin Üçgüler'e ve basımda emeği geçen diğer 
bütün emekçikre teşekkürü borç bilirim [50]. 

Sözlerimi bitirirken, gönüllerimizi daima sönmez bir ışık olarak 
aydınlatacak olan Ebürulâ Mardin için Cenabı Hak'tan rahmet ve mağ- 
firet dileyerek aziz hâtırası önünde en derin sevgi, saygı ve şükran duy- 
gularıyla eğilirim. 

Prof. Dr. İsmet SUNGUKBEY 



[50] Bayaiî Semaha Oımay'ın yardımı îein, 25.11.1964 gün. 91 sayılı «Yön» der- 
gisi, sah. 2 ye taki'mz. 



— XLI — 

îstanbtıl tJniversitesi Kütüphanesi Müdîri sayın Nûreddin Kalkan- 
delen'in eserin yayınlanmasına söylediği târih: 
■^Bu kitabın M cildi evvelim 
Hibe etmişti âlemi dîne 
Müteveffa EbilVulâ Mardin 
Rûhü şâd oldu hep onun yerine 
Ele aldı kitabı îsTuet Bey 
Katıhp cildinin ikincisine 
Bir hevesle çah§tı uğraştı 
Senelerce derinden derili 
SoTia erdirdi o bu şaheseri 
Ki tesadüf gedilmemiş eşine 
Geldi dört dost sürür ile dediler 
Lem'a verdin Huzur Derslerine^ 

(1964) 
Sayın Hüseyin Pervîz Hâtemî'nin söylediği târih: 
<iBlbÜl-ülâ o üstadı mükerrem 
Bu a'lâ kân başlâtmışti evvel 
Yanm Mlmî$tı te'Ufi ne çâne 
Dolup va'de bu dünyâdan çekip el 
Fakat SungurheyHn himmetleriyle 
Hitâm, buldu şükür gaayet mükemmel 
Ve işf\e Hâtemî târih düşürdü 
Humlr Dersi tamÂm olâu canım geh 

(1964) - .. , 




Mardİnî Yûsui Sıtkı Efendi 
EtjUrulâ. Mardin'in babası 














KlJÜl'uIâ Möidin 

1899 da Mektebi Hukuk birinci sınıf talebesi 





Ebül'ulâ Sfardin 
1910 öa Hukuk Fakültesinde Müderris 



-:^- ^ 



•f . a . 



\ 



■ î***^ 




r. 



■t . * ■■.' 



.. '-\ ■ 

.. . i. .. 

':■■'■' \' -r 

• * 






■^ 



■İL- 



Ebül'ulâ Marûin 

Mcsîhati Isîâmiyyc Müstegân 




Ebitl'ulâ Mardin ve esi 
1952 de VicHy (Vişi) de 




Ebiil'ııiâ Mardin 
Son resmi 



'«^ 



/ ,'-.a ' 






'^'^/■,-. 



'>^.;-^to-'»>..;>^ 












1^ 















-^-"-^ c^ 



Kbül'uJâ Maröin'in clyazısı 

«Isviçre-Türk Hukukuna göre İktisabı Mürûn Zaman» adlı esere (Istanöui 
1S56) önsöz'ünden. 



^iİÜy j'j^^.'^-.*^ ^'^^jJ^M^ X^'''-^Ûj'^ ^^s .^ 



l ' 



''^ V- 



^.:^^ 



' -^A 






>ı> r-r^ "^ 










'/^^^ 



e^ "^ )/ 






v--, ^« 









î>^. 



jyv^ 









1 »J * 






'^>; ' 







"^^•î^ut ''^^-^--^ 



•t 



V-^i^^ ^, 






Ctt~s ^ 



Ebül'ulâ Mardin'in elyaKisı 

«Iluzûr Dersleri»- -■■iia 1, sah. 602/603 Un müsvüddeleri. 



EBt)L*ULA MARDİN 

istanbul «niversttesi Hukuk Fakültesi Medenî Hukuk 

r. 'I \ . ^^ Toprak Hukuku Ordinaryüs Profesörü 







C-C^^^5&^^^îi]^ 



HUZUR DERSLERİ 



EbÜl'uIâ SSardin'in elyazısı ve imzası 
«Huzur Dersleri?- ııİn 1 inci cildinin ilk nüshasındaki ithâi! yazısı. 




Ord. Prof. Ebiil'ulâ. Mardin 

^0.8,1881 ■- 13.1.1957^ 






\^ s^?^y 








72' -I '• '•^•^->'->^-^ 







Ebül'ulâ Mardin'in elyazısı 
«Huzur Dersleri», cild 2-3, sah. 55 în müsveddeleri. 



(V ■ 






y^/>^ 






^^ 



^.>^^o^^^'^ \\^^ 




■^ ^ * - - ■ - • 



U» 



/: ^"^-^/Vj.^y.^.;^ >>^.^ ç;y.j^ ^/a^t 



Ebttl'ulâ Mardin'in elyazısı 

^Hu.ajir Dersleri», cild 2-3, sah. 109 ile sonrakileraeki «Huzur Derslerinin Yapıl- 
dığı Mahaller» e dâir Onuncu Kısmın mü&ve d deleri. 




\^ 



■■■■J . S* .- ... 






if.» 



r. .. A^r 



fL 

•T. 

.. ÜS 



: Sİ 



.«t 



«I: ■-^'■ıı 



- .1»?"" f.ı^ ^f ÜJ" 



. r- r ' ^::'" ^v "■';.■"İS'■: 
£. iî-v ..-■■?. ,_X'^^?^-!# 

".■ £ ' il*»* " - ■:- - i."" 

.... ıM '.Sİ: . -î-i- _ :itfr .:sT; -iia! 

'.^ffî, .*' "rîlî . ' './ ■.■#■'.."■'.'."■■.■■ i--" .' 

! -S : :■.-. i.r-', ..-. „ a:, ASI ■ ■ . ; s 



/ 

•. 






m 



1 «" 

.■:s ■■ ■ 



1 









!E££ür;-apsh 






^.1 



# 



:^. .--.i^ 






it 












c 
■S 



&i! 





• «a 












Kbürulâ Mardin'in. Karaca Ahmed'deki mezârt 



1 



SEKİZtNCİ KISMA EK 



Mukar-Tir ve mufıata'plan ahiren tespit edilen meclisler. 



Ramazan 117 S 



Meclis 



I. 



Sıiaiı 



ismi 



içtima ınahalU ve tarihi 



Mukarrir 
Muhatap 



Fetvaemini Ebubekir Ef. 
Nebih Muhammed Ef. 
Saray hocası Hamidî Mu- 
hammed Ef. 
» Şeyhülislâm Müfettişi İdris 

Ef. 
» Müzellef Muhammed Ef. ' 

» Konyalı İsmail Ef. 

II. Mukarrir Kilisli Hüseyin Ef. 

■" Muhatap Küçük Torun Muhammed Ef . 

X- Yasînzade Osman Ef. 

» İlmî Yeğeni Ali Ef. 

» Abbas Ef. 



Eskisepetdler; 18 Rama- 
zan, Salı. ''^ 



Sank odası: 19 Ramazan 
Çarşamba. 



III. Mukarrir 
Muhatap 

» 
» 



IV. 



Mukarrir 
Muhatap 



Sıraceddin Mustafa Ef . 

Giridî Ahmed Ef . 

Samakovalı Hasan Ef . 

Mansurî Seyyit Muhammed 

Ef. 

Dağıstanlı Abdülmümin Ef. 

Haiebî §eyh İbrahim Ef. 

Muhaddis Muhammed Ef. 
Müsevvit Abdülbaki Ef. 
Sefercelâni Mustafa Ef. 
Antalyalı Müftizade Seyyit 
Muhammed Ef. 
Trabzonlu Keşşaf Ömer Ef, 
Kalyunî Ahmed Ef. 



Mahbubiyye Divanhanesi ; 
24 Ramazan Pazartesi. 



Ağabahç^inde Revan 
Odası; 26 Ramazan Çar- 
şamba. 



Huşur Dersleri C. II — j. 



2 — 



Meclis 



Sıfatı 



Samazan 1113 

îsmi 



Icttma mahalli ve tarihi 



I. Mukarrir 
Muhatap 



Fetvaemini Ebubekir Ef. 
Muhaddis Muhammed Ef. 
(Kütüphane Hocası, Hareke- 
ti Altmışlı müderrisi) 
Konyah Hafız İsmail Ef. 
(Musilai Şahın müderrisi) 
Debreli Muhammed Ef. 
(İptidai Altmışlı müderrisi) 
İdris Ef. (İptidai Altmışh müderrisi) 



Sarık Odası; 3 

Cumartesi. 



Ramazan 



Ağabahçesi ; 

4 Ramazan Pazar. 



-il Mukarrir Nebih Muhammed Ef. 

Muhatap Alagehirli Osman Ef. (Ha- 
reketi Altmışlı Müderrisi) 
» Yemiiha Hasan Ef. (İptidai 

Altmışh Müderrisi) 
» Halebî İbrahim Ef. (Musilai 

Sahm Müderrisi) 
» Amasyalı İsmail Ef. (Hare- 

keti Dahil Müderrisi) 

m. Mukarrir Kilisli Hüseyin Ef . ye bedel Sarık Odası; 6 Ramazan 
gelen. Sah. 

Muhatap Abbas Ef. (İptidai Altmışlı 
Müderrisi) 
» Abdülmümin Ef. (Musüai 

Şahın Müderrisi) 
s> Bayburtlu İsmail Ef. (Hare- 

keti Dahil Müderrisi) 
» Fevzi Seyyit İbrahim Ef. 

(Hareketi Dahil Müderrisi) 



IV. Mukarrir 
Muhatap 



Abdullah Ef. 

Yasincizade Osnîan Ef. 
(Şeyh.) 

Samakovalı Hasan Ef. (Mu- 
silai Süleymaniye Müder- 
risi) 

Dağıstanh İbrahim Ef. (Mu- 
silai Sahm Müderrisi) 



Ağabahçesi; 
Çarşamba. 



T Ramazan 



— 3 — 



Meclîs 



Sıfatı 



ismi 



îfitima mahalli ve tarihi 



» Manyası Mustafa Eî. (Hare- 

keti Dahil Müderrisi) 

V. Mukarrir Hamidî Muhammed Ef. 
(Üsküdar Kadısı) 
Muhatap Kalyunî Ahmed Ef. (Hare- 
keti Dahil Müderrisi) 

s Köprülü Halil Ef. (Hareketi 

Dahil Müderrisi) 

» Keşşaf Ömer Ef. (Hareketi 

Dahil Müderrisi) 

» Zaferanbolulu Hafız Ahmed 

El (Hareketi Dahil Müder- 
risi) 

VI. Mukarrir Büyük Torun Muhammed 
Ef. (Sabıka Filibe Kadısı) 
Muhatap Mansurî Muhammed Ef. 
(Musılai Sahm Müderrisi) 

» Müftizade Seyyit Muham- 

med Ef. (Hareketi Dahil 
Müderrisi) 

» Kastamonulu Hafız Halil 

Ef. (Hareketi Dahil Müder- 
risi) 

» Amidî Abdülvehhab Ef. 

(Hareketi Dahil Müderrisi) 



VII. Mukarrir 



Muhatap 



Küçük Torun Muhammed 
Ef. (Sabık Erzurum Kadısı) 
Abdülbaki Ef. (Hareketi 
Altmışlı Müderrisi) 
Erzurumlu Muhammed Ef. 
(Hareketi Dahil Müde^-risi) 
îmam Halil Ef. (Dersiam 
iptidai Dahil Müderrisi) 
Harsovah Mustafa Ef. (ip- 
tidaî Dahil Müderrisi ) 



Sarık Odası; 8 Ramazan 
Perşembe. 



Sarık Odası; 10 Ramazan 

Cumartesi. 



■iki 



Muharrir ve mâûıata'pla/ı^ndan herhangi hir isim tespit edilemeyen 
meclisler: 

Ramazan 1174, 1175, 1176, 1177, 1178, 1179. 

Ramazan 1180 de ders taicrir oldunduğu Vâsıf Tarihi'nden müstef attır: 
Müverrih Vâsıf Efendi merhum, matbu tarihinin 285^ inci sahifeslnde 
«Evaili Sûrei Eakara'den makama münasip nice nükât ve mezaya takrir 
ve beyan olunduğunu» igaret etmektedir. 

Ramazan 1181 den 1187 ye kadar ders okunduğuna dair henüz bir 
sarahat ve işaret elde edilememiştir. 

MuMrriT veya muhatap olduktan anlaştlmaksımn yalnıs bast isimler 
tespit olunabilen Tneclisler: 

Kamazan 1188: Kütüphane hocası îsmail Ef. ; Sofayı Hümayunda 
ders kıraat eden Köprülü Halil Ef, 

Bamazan 1189: Köprülü Halil Ef. 

Kamazan 1190: Köprülü Halil Ef. ; Erzincanlı Ömer Ef. 

Kamazan 1191: Köprülü Halil Ef. ; Erzincanlı Ömer Ef. 

Ramazan 1192: Köprülü Halil Ef. ; Erzincanlı Ömer Ef. 

Kamazan 1193: Erzincanh Ömer Ef. ; Köprülü Halil Ef.; Karslı 
Muhamraed Ef.; Haşine Hocası Küçük Hafız Ef. 

Kamazan 1194: Ömer Ef. 

Kamaza» 1195: Hazine Hocası Ömer Ef. 

Kamazan 1196: Kastamonulu Halil Ef.; Erzincanlı Ömer Ef.; 
Münip Ef. 

Muharrirleri tespit eâilebiU'p muhataplan henüz bilinemeyen meclisler: 

Kamazan 1198 

Bu yıl, «Fetih Sûresi» nden âyetler takrir olunmuştur. 

Birinci (Meclis: Kütüphane hocası îsmail Ef. 

İkinci Meclis: Abdülhalim Ef. (Vekâleten). 

Üçüncü Meclis: .Kuyucaklı Abdurrahman Ef. 

Dördüncü Meclis: Abdülhalim Ef. (Asaleten). 

Beşinci Meclis: Çorumlu Bekir Ef. 

Altıncı Meclis: Maznıbî Ef. 

Yedinci Meclîs: Viranşehirü Hasan Ef. 



Ramazan 1199 

Birinci Meclis: Kütüphane hocası İsmail Ef., Bu mecMste, «Saf Sûre- 
si» nden «Ve uhrâ tühubbunaha nasrun minallahi ve fethün karib» âyeti 
kerimesi takrir oiıınmuştur. Bu meclis, 2 Ramazan Cumartesi günü Yalı'- 
da toplanmıştır. Sır kâtibi Bolulu İbrahim Ef. nin doftenndoki kayda göre, 
bu mecliste muhatap olarak Tokath Mustafa, Amidli Abdurrahman, Tımo- 
vali İbrahim, Islimiyeli Hasan, Pazarcîkh Salih, Faşîı Mustafa Ef. ler 
bulunmuşlardır. 

İkinci Meclîs: Mazrubî Ahmed Ef., Bu meclis, Kâşilî Kasrında top- 
lanmıştır. Muhataplara dair, Sır Kâtibi defterinde sarahat yoksa da, Birinci 
Meclis muhatapları eserin I inci cildinin 165 inci sahifesindeki 1197 senesi 
muhatapları olduğuna göre, İkinci Meclis muhataplarının da yine o seneki 
İkinci^ îiiecli s muhatapları olması kaviyyen muhtemeldir. 

Üçüacü Meclis; Viranşehirli Hasan Ef., 6 Ramazan Çarşamba günü 
Kâşilî Kasrında. (Muhataplar hakkında İkinci Meclis için işaret olunan 
mülâhaza bu meclis için de varittir.) 

Dördüncü Meclîs: Abdi Ef-, (Abdülhalim'in kısaltılmışı), 10 Rama- 
zan Pazar günü, Yalı'da toplanmıştır. (İşaret olunan mülâhaza, bu ders 
için de varittir) 

Beşîncî Meclis: Mukarrir Hazine Hocası Abdürrahman Ef.» (Kuyu- 
cakh). 11 Ramazan Pazartesi günü Kâ§ilî Kasrında toplanmıştır (Yuka- 
rıdaki mülâhaza bu ders için de varittir./ 

Altmcı Meclis: Çorumlu Ebubekir Ef. 17 Ramazan Pazar günü Yalı'- 
da toplanmıştır. (Yukarıdaki mülâhazadan bu ders için de istifade müm- 
kündür.) 

Yedinci Meclis: Seferli Hocası Ödemişli Ali Ef. 18 Ramazan Pazar- 
tesi günü Yalı'da toplanmıştır. 

Sekizinci Meclîs: Münip Ef. 20 Ramazan Çarşamba günü Yah'da 
toplanmıştır. 

Mukarrirler Meclisi: 25 Ramazan Pazartesi günü Kâgilî Kasrında 
toplanmıştır. Sır Kâtibinin defterinde bu içtima için şu kayıt vardır: 
«Ramazanda tertip olunan sekiz meclis reisleri huzuru hümayunda cem 
olup Kasrı Kâşilide takriri dersi şerif ve birbirile mübahesei ilmiyye 
kıldılar.» 

Ramazan 1300 

Birinci Meclîs: Kütüphane Hocası İsmail Ef., 1 Ramazan Pazartesi 
günü Yalı'da toplanmıştır. Derse «Fatiha Sûresi» nden başlanmıştır. Asır 



_„ 6 — 

ba§ı olan bir senenin Ramazanı bulunması itibarile tefe'ül bilhayr olunarak 
Kur'an sırasmı takip usulü ihtiyar olunmuştur. 

tkinci Meclis: Mazrubî Ahmed Ef., Yaîı'da 3 Ramazan Çarşamba 
günü toplanan meclis Fatiha tefsirine devam ederelî dersi takrir eylemiştir. 

■Üçüncü Meclis: Viran§ehirli Hasan Ef., 6 Ramazan Cumartesi günü 
Yalı 'da toplanan mecliste Fatiha tefsirine devam etmiştir. Padişah bu 
akşam Maçka saraymda iftar etmiştir. 

Dördüncü Meclis: Abdülhalim Ef., Ramazanm 8 inci Pazartesi günü 
Yalı'daki içtimada Fatiha tefsirine devam etmiştir. 

Beşinci Meclis: Kuyucaklı Abdürrahman Ef., Ramazanm 10 uncu 
Çarşamba günü Yalı'da toplanan mecliste Fatiha tefsirine devam etmiştir. 

Altıncı MecÜs; Çorumlu Ebubekir Ef., Ramazanm 11 inci Perşembe 
günü Yalı'daki içtimada Fatiha Sûresinin tefsirine devam etmiştir. 

Yedinci Meclis:. Ödemişli, Ali Ef., Ramazanın 14 üncü Pazar günü 
Yah'da toplanan Mechste Fatiha Sûresinden derse devam etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Münip Ef., Ramazanın 18 inci Perşembe günü Yalı'- 
daki içtimada Fatiha tefsirine devam suretile dersi takrir eylemiştir. 

Ramazan 1301 

Birinci Meclis: Gineli Mazrubî Ahmed Ef., Ramazanın 1 inci Pazar 
günü Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden dersi takrir 
eylemiştir. 

İkinci Meclis: Viranşehirli Hasan Ef., Ramazanm 2 nci Pazartesi 
günü Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden tefsire devam 
etmiştir. 

Ügüncü Meclis: Abdi Ef. (Abdülhalim), Ramazanın 5 inci Perşembe 
günü Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden derse devam 
etmiştir. 

Dördüncü Meclîs: Kuyucaklı Abdürrahman Ef., Ramazanm 7 nci 
Cumartesi günü Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden tefsire 
devam eylemiştir. 

Beşinci Meclis: Çorumlu Ebubekir Ef., Ramazanm 9 uncu Pazartesi 
günü Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden tefsire devam 
etmiştir. 

Altıncı Meclis: Ödemişli Ali Ef., Ramazanın 12 nci Perşembe günü 
Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden derse devam etmiştir. 

Yedinci Meclis: Münip Ef., Ramazanın 14 üncü Cumartesi günü 
Mabeyni hümayundaki içtimada Bakara Sûresinden takrire devam etmiş- 
tir. 



Sekizinci Meclis: Bu meclis hakkında bir kayıt elde edilememiştir. 

Kamazan 130^ 

Kirlnci Meclis: Kütüphane hocası Atadülhalim Ef., Ramazanın 1 inci 
Perşembe günü Has Oda'da Bakara Sûresinden dersini takrir etmiştir. 

İkinci Meclis: Kuyııcaklızade Abdurrahman Ef., Ramazanın 3 üncü 
Cumartesi günü Mabeyindeki içtiraada Bakara Sûresinden dersini takrir 
eylemiştir. 

Üçüncü Meclis: Çorumlu Ebubekir Ef., Ramazanın 5 inci Pazartesi 
günü Has Oda'daki içtimada Bakara Sûresinden dersini takrir eylemiştir. 

Dördüncü Meclis: Ödemişli Ali Ef., Ramazanın 7 nci Çarşamba günü 
Has Oda'daki içtimada Bakara Sûresinden dersini takrir" eylemiştir. 

Beşinci Meclis: Mucurlu Ali Ef., Ramazanın 10 uncu Cumartesi günü 
Bakara Sûresinden dersini takrir eylemiştir. 

Altıncı Meclis: Geredeli Halil Ef., Ramazanın 14 üncü Çarşamba 
günü Bakara Sûresinden dersini takrir eylemiştir. 

Yedinci Meclis : Galata Hocası Kastamonulu Hafız Abdullah Ef . , 
Ramazanın 17 rici Cumartesi günü Bakara Sûresinden dersini takrir eyle- 
miştir. 

Sekizinci Meclis: Bir kayıt bulunamamıştır. 

Kamazan 1203 

Bu seneye ait herhangi bir kayda henüz zaferyab olamadım. 

Eamazan 1204 

Birinci Meclis: Hazine Hocası Kuyucaklı Abdurrahman El, Rama- 
zanın ,1 inci Cumartesi günü Mustafapaga Köşkündeki içtimada dersini 
takrir eylemiştir. 

tkinci Meclis: Ödemişli Ali Ef., Ramazanın 3 üncü Pazartesi günü 
Çadır Köşkündeki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

Üçüncü Meclis: Trabzonlu Muhammed Ef., Ramazanın 5 inci Çar- 
şamba günü tncili'deki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

Dördüncü Meclîs: Münip Ef., Ramazanın S inci Cumartesi günü 
Mustafapaşa Köşkündeki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

Beşinci Meciis: Mucurlu Ali Ef., Ramazanın 10 uncu Pazartesi günü 
Mustafapaşa Köşkündeki içtirnada dersini takrir eylemiştir. 

Aîtmcı Meciis; Niğdeli Hasan Ef., Ramazanın 11 inci Salı günü 
Fethiyye Kasrmdaki içtimada .dersini takrir eylemigtir. 



_. 8 — 

Yedinci Meclis: Bolulu Mustafa Ef., Ramazanın 12 nci Çarşamba 

günü Şevkiyye Kasnndaki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

Sekizinci Meclis: Milaslı Muhammed Ef., Ramazanın 13 üncü Per- 
şembe günü Şevkiyye Kasrmdaki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

Mukarrirler Meclisi: Münib Ef.^ Ramazanm 20 nci Perşembe günü 
Sepetcilerdeki içtimada dersi takrir etmiştir. Sır Kâtibinin bu hususa ait 
kaydı aynen §udur: «Sepetçiler Kasrına biniş olup, Ra-mazanı şerifte 
huzuru hümayunda nakli tefsiri şerif eden sekiz meclis rüesası efendi- 
lere bir kaç istidatlı olan efendiler dahi zammile huzuru hümayunda cem 
ve nakli tefsin şerif ve takrire Münib Ef. ihtiyar olunup her birerleri 
■istidatları kudretinde sual ve cevap eyleyüp bir kaç saat huzuru hüma- 
yunda mübahese olundu.» 
s 

Ramazan 1205 

Birinci Meclis: Kuyucaklı Veliyüddin Ef. zade Abdurrahman Ef., 
Ramazanın 3 üncü Cuma günü Sofayı hurna^nında Mustafapaşa Köşkün- 
deki içtimada dersini takrir eylemiştir. Sır Kâtibinin kaydı aynen §udur: 
«1205 senesi Ramazanı şerifinin 3 üncü Cuma günü Cuma namazından 
sonra Sofayı hümayuna nüzul eden padi§ah, Mustafapaşa Köşkünde bu 
Ramazanı şerifte tertip olunan mecalisi ilmiyyei semâniyeden evvelki 
meclis mukarriri olan Hazinei hümayun hocası Kuyucaklı VeUyüddin Ef. 
zade Seyyit Abdurrahman Ef. refiklerile hazır olmağla Sûrei Bakara'dan 
«Ve izkulnâ...» [^i] âyeti gerifesi takrir ve hazırı mechs olan efendiler 
sual ve cevaplarile vakti asra değin dersi şerif istima.» 

İkinci Meclis: Seferîi hocası Ödemişli Âli Ef., Ramazanın 7 nci Salı 
günü Mahbubiyye meydanına nazır- Kasrı Cedit'deki içtimada Sûrei Baka- 
ra'dan «Ve aileme âdemelesmae...» âyeti kerimesini takrir eylemiştir. 

Üçüncü Meclis: Kütüphane hocası Muhammed Münip Eî., Ramaza- 
nm 9 uncu Perşembe günü Mabeyni hümayun »lan Hasanpaşa Kasnndaki 
içtimada Sûrei Bakara'dan «Ve izkulnâ lilmelâiketiscüdû...» âyeti kerime- 
sini takrir eylemiştir. 

Dördüncü Meciis: ~ Kilâri Hassa hocası Trabzonlu Muhammed Ef., 
Ramazanm 12 nci Pazar günü Mahbubiyye meydanına nazır Kasrı Cedit'- 
deki içtimada Sûrei Bakara'dan «Ve kulnâ yâ âdemüskün...» âyeti keri- 
mesini takrir eylemiştir. 

Beşinci Meclis: Mucurla Ali Ef.. Ramazanın 14 üncü Salı günü, 
Mahbubiyye Divanhan es indeki içtimada Sûrei Bakara'dan «Velâtakraba...» 
âyeti kerimesini takrir eylemiştir. Bu meclis, münakaşalı geçmiştir. 



l^n Bu âyeti kerimenin tercümesi için, kiinbı.mızın I. ellilinin 73. salıilesindek! 
32" numaralı nota bakmıi. 



_„ 9 — 

Müsadif olduğum bir vesika, bu dersteki mubataplarm îsimleri-ni göyiece 
tasrih ediyor: İmamsade Mustafa Ef., Gümüşhaneli Ömer Ef., Alâiyye 
Müftisizade Muhamiîıcd Ef., Ankaralı Mahmud Ef., Karslı Muhammed Ef., 
Karslı Osman El., Ahıskali Osman Ef., (Muhataplarm 7 ye baliğ olduğu 
görülmektedir.) Sır Kâtibinin içtimaa ait kaydı aynen şudur: «Meclisi 
bamis mukarriri Mucurlu Ali Ef., (Velâtakraba..,) [-J âyeti kerimesinden 
nakli tefsiri gerif eyleyüp hazırı meclis olan ulemadan Alâiyye Müftisizade 
Muhammed Ef. nâm fâzıl ile mübahese ve münakagadan sonra dua...» 

Altmcı MecUs; Niğdell Hasan Ef., Ramazanın 16 ncı Perşembe günü 
Hasanpaşa Kasrındaki içtimada Bakara Sûresinden «Feezellehüme§§eytanü 
anha...» ['^'] âyeti kerimesini takrir eylemiştir. 

Perakende, evrak arasında, şu zevatı muhatap gösteren bir vesikaya 
müsadif oldum: Kudsî İbrahim Ef., Şevki Ahmed Ef., Karaağaçh Mustafa 
Ef,, Uşşakh Hacı İsmail Ef., Taşköprülü Mustafa Ef., Eğinh Abdülmen- 
naıi Ef. 

Yedinci Meclis: -Bolulu Mustafa Ef., Ramazanın 17 nci Cuma günü 
Hasanpaşa Kasrındaki içtimada Bakara Sûresinden «Fetelekka âdemû 
minrabbihi kelimatün . . . » | 'M âyeti kerimesini takrir eylemiştir. 

Topkapı Sarayı Arşivindeki perakende evrak arasındaki bir vesikada 
bu mechste muhatap olarak şu zevatın bulunduğu anlaşılmaktadır: 
Kırımh Ahmed Ef., DarendeM Muhammed Âbid Ef., Kastamonulu Hafız 
İbrahim Ef., Karahi s ar sahipli İbrahim Ef., Geredeli İbrahim Ef., Yasinci- 
zade Abdülvehhap El, Adanah Muhammed Ef. 

Seld7inc( MecMs: Milas Müftisizade Muhammed Ef., Ramazânın 
ıs inci Cumartesi günü Mahbubiyye Divanhanesindeki İçtimada Bakara 
Sûresinden «Kulnâ ihbütû...» [*] âyeti kerimesini takrir eylemiştir. Vesi- 
kaya nazaran, bu meciiste muhatap olarak şu zevat bulunmuştur: tmam- 
zade Hafız Ahmed Ef., Zaferanboiulu Hahl Ef., Şehrî Sıraczade Hafız 
Mustafa Ef., Kastamonulu Hoca Ahmed Ef., Morali Hacı Muhammed 
Emin Ef-, Ahîskah Muhammed Ef. 

Mukarrirîer I^feclisi: Seferli Hocası Ödemişli Ali Ef., Ramazanın 
23 üncü Perşembe günü Yah Köşkü Sepetçilerindeki içtimada Bakara 
Sûresinden «Vellezine keferû ve kezzebû biayatina...» [■■] âyeti kerimesini 
takrir etmiştir. Sır Kâtibi defterinde bu içtimaa ait şu malûmat vardır: 
«23 üncü Perşembe günü Yalıköşkü Sepetçilerine binişle teşrif ve iptidai 
mahi siyamdanberi huzuru faizinnnru mülûkânede tefsiri şerif nakl eyle- 
yen sekiz meclisin mukarrirleri efendiyanı mczkûranı, hazırı mechs olan 
fühulden beş fazılı da tefrik ve hala kendinde İstanbul payesi olan kude- 



r^M Tercümeleri itin., kitabıpıızm I. cildinin 7H vo 74. sahltelerine bakınız. 



10 -^ 

mayı ulemadan âlemülmütebahhirin Müftizade Efendi dahi davet ve ihzar 
buyurulmakla ondört nefer zevatı kiram alâmeratiblhim kuud ve akdi 
meclisi mübahese olunup sinini sabıkadan hasebüttarik takriri ders kendi- 
ye reşide olan Seferli hocası Ödemişli Ali Efendi.,.». 

Ramazan 1306 

Birinci Meclis: Hazinei hümayun hocası KuyucakİJ Abdurrahnııan 
Ef., Ramazanın 1 inci Pazartesi günü Ağayerindeki içtimada Bakara Sûre- 
sinden «Yâ Beni İsraileskürû...» [*■] âyeti kerimesini ■ takrir etmiştir. 

İkinci Meclis: Kütüphane hocası Münib Ef., Ramazanın 4 üncü Per- 
şembe günü Ağayerindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

tjçüneii Meclis: Kilâr hocası Trabzonlu Laz Muhammed Ef., Rama- 
zanın 7 nci Pazar günü Mustafapaşa Kasnndaki içtimada dersini takrir 
etmiştir. 

B5rdancü Meclis: Seferli hocası Mucurlu Ali Ef., Ramazanın 9 uncu 
Salı günü Ağayerindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Beşiilci Meclîs: NiğdeH Hasan Ef., Ramazanın 13 üncü Cumartesi 
günü Topkapıda Taş Köşkteki içtimada dersini takrir etmigtir. 

Altıncı Meclis: Kudsî Ef., Ramazanın 16 ncı Salı günü Ta§ Köşkteki 
içtimada dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclis: Seferli hocası Muhammed Ef., Ramazanın 21 inci 
Pazar günü Ağayerindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Hakkında bir kayda tesadüf edilmemiştir. 

Mtıkarrirler Meclisi: Mucurlu Ali Ef., Ramazanın 25 inci Perşembe 
günü Topkapı Sarayı Yahkö§kü Sepetcilerindeki içtimada dersini takrir 
etmiştir. Sır Kâtibi defterindeki kayıt şudur: «26 Perşembe (Ramazan 
aymm sonradan bir gün evvel sübutu anlaşılmıştır) günü Topkapıyı ve 
Yah; ü§kü Sepetçilerini teşrif buyurup... badehu Mukarrirler Meclisi 
olmağla Mucurlu Ali Ef., takrir eyleyüp badeddua biniş takımına izin 
verihp Alay Kasrına teveccüh...» 

Ramazan 1207 

. Birinci Meclis: Birinci Mukarrir Kuyucaklı Abdurrahman Ef. nin 
İzmir Kadılığına nakli hasebiie Kütüphane hocası Muhanamed Münib Ef., 



[ " ] Hu âycii kerimenin tercümesi: «Ey İsrail (Ya'kub) ofiuUan, size (atala- 
rmızaj ihsan ettiğini bunca ııi-metimi lıaLırîayın (Peygambere İman hususundaki 
tavsiyemi) yt^rine^ Kt!tiı.'İn, "t)en de size kjırşı olan ahdimi yapayım. Bir de (vefayı terk 
lıusıısunda) "benfleıı korkun.» H, B. ÇKntay.,. Kur'anı Hakim ve Meali Kerim, îgtanüul 
1953, s. 21. 



— 11 — 

Ramazanın 2 nci Cumartesi günü Topkapıda Taşköşkteki içtlmada geçen 
sene kalmaaı mahalden dersi takrir etmiştir. 

İkinci Meclîs: İkinci Meclis Mukarriri Kilâri Hassa hocası Laz 
Muhammed Ef., Ramazanın 4 üncü Pazartesi günü Taşköşkteki içtimada 
dersini takrir etmiştir. 

Üçüncü Meclîs: Seferîi hocası Mucürlu Ali Ef., Ramazanın 7 nci 
Perşembe günü Taşköşkteki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Dördüncü Meclis: Hazine hocası Niğdeli Hasan Ef., Ramazanın 

9 uncu Cumartesi günü Taşköşkteki içtimada dersini takrir etmiştir. 

B^inci Meclis: Beşinci Meclis Mukarriri Kudsî Ef., Ramazanın 

10 uncu Pazar günü ziyade yağmur yüzünden Sofayı Hümayunda Sünnet 
Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Aîtmcı Mecİis: Altıncı Meclis Mukarriri Galata hocası Mustafa Ef., 
Ramazanın 13 üncü Çarşamba günü Taşköşkteki içtimada dersini takrir 
etmiştir. 

Yedinci Meclis: Yedinci Meclis Mukarriri Galatasaray hocası Milâs- 
lızade Muhammed Ef., Ramazanın 14 üncü Perşembe günü Taşköşkteki 
içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclîs : Sekizinci Mechs Mukarriri Galata hocası diğer 
Kudsî Ef., Ramazanın 17 nci Pazar günü Taşköşkteki içtimada dersini 
takrir etmiştir. 

Mukarrirler Meclisi: Niğdeli Hasan Ef., Ramazanın 23 üncü Cumarte- 
si günü Sofayı Hümayundaki içtimada «Ve izisteska Musa likavmihi...» ['^J 
âyeti kerimesini takrir etmiştir. Sır Kâtibi tarafmdan bu içtima §u yolda 
kaydolunmaktadır: «23 üncü Cumartesi günü Sofayı Hümayuna teşrif 
buyurup ser meclîsi ders olan mukarrir efendiler ve mukarrir olmayarak 
ta Bıyıklı Muhammed Ef., ve Vefa Şeyhi Seyyit Abdullah Ef., ve Bostan- 
cılar hocası Hacı Sadullah Ef., velhasıl onbir nefer fühulü lıümmelînden 
zevatı .kiram ihzar olunup takrir dersi şerif geçen seneden alâ tarikilmii- 
navebe kenduye reşide olan Hazine hocası Niğdeli Hasan Ef., nestaizü- 
biUâh «Ve izisteska Musa likavmihi...» âyeti kerimesinden nakli tefsire 
faed' eyleyip sual ve cevap esnasında mubaheseleri mükâbere ve müşate- 
meye müeddi olmağla Mucurlu Ali Ef., şedit adam Bıyıklı Muhammed 
Efendiye hücum birle Bıyıklı dahi mahzı gazap ve sahibi cerbeze iizam 
olunmaz ve Seyyit ve Sadeddini adam yerine koymaz hodbin ve hodreviş, 
lecuç ve muannit olduğundan haricezders ve vazife birbirlerine nâşayeste 
kelâmlar söyleyüp kanunu münazaraya ve edebi bahse riayet eylemedik- 
lerinden maada mübarek meclisi hümayuna dahi hürmet birle teeddüp 
edemeyüp edepsizlikte Mucurlu galebe eyleyüp ikisi dahi medhul oldular. 



[*] Tercümefii için, kitabımızm I. cildinin 74. sahifesine balanız, 



™ 12 — 

Ne hal İse, dua olunup kabledders her türlü muhavere eylemeleri için 
tarafı hümayundan müsaade ve tenbih buyrulmuş olmağla eU'arı küsta- 
hanelerj afvi mülukâne buyrulup Sofadan süvari semendi devlet ve Topka- 
pıya sayebahşı şevket buyurdular. 2 nci Çarşamba günü yine Topkapıyı 
ve badehu Alay Kasnm teşrif buyurup hala medinei İzmirde seccadenü^şini 
şeriatı garra olan Vehyüddin Efendizade Kuyucaklı Esseyit Abdurrahman 
Efendi işbu Ramazanı şerifin 16 ncı günü vedaı âlemi fani eylediği ihbar 
olunup...» 

Ramazan 1208 

Birinci Meclis: Hoca Münih Ef., Ramazanın 1 İnci Sah günü Sofayı 
hümayunda Mustafapaşa köşkündeki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

îkiııcî Meclis: Kiler hocası Laz Muham.med Ef., Ramazanın 2 nci 
Perşembe günü Taş Köşkteki içtimada dersini takrir etmiştir, 

tjçüîîcü Meclis: Kütüphane hocası. Mucuriu Ali Ef., Ramazanın 5 inci 
Cumartesi günü Taş Köşkteki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Dördüncü Meclîs: Hazine hocası Niğdeii Hasan Ef., Ramazamn 7 nci 
Pazartesi günü yapılan içtimada dersini takrir etmiştir. 

Beşinci Meclis: Kudsi Sf., Ramazanın 10 uncu Perşembe günü yapı- 
lan içtimada dersini takrir etmiştir. 

Altıncı Meclis: Mustafa Ef... Ramazanın 13 üncü Pazar günü yapılan 
içtimada dersini takrir etmiştir. 

. Yedinci Meclis; Seferli hocası Milâshzade Mehmet El, Ramazanın 
17 nci Perşembe günü Taş Köşkteki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis; Küçük Kudsı Ef., Ramazanın 19 uncu Cumartesi 
gönü Taş Köşkteki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Mıskarrirler Meclisi: Müftizade Bıyıklı Muhammed Ef., Ramazanm 
26 ncı Cumar,:3si günü Ağayerindeki içtimada dersi takrir etmiştir.. 

Kamazan 1209 

Birinci Meclîs: Kütüphane hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 

4 üncü Salı günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

îkinci Meclis: Mucuriu Ali Ef., Ramazanın 6 ncı Perşembe günü 
Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

t'^çiincü Meclis: Hazine hocası hasta olmagla Bülbül Muhammed Ef., 

Ramazanm 8 inci Cumartesi günü Sarık Odasındaki içtimada dersi takrir 
etmiştir.. 

Dördüncü Meclis: Kudsı İbrahim Ef., Ramazanm 9 uncu Pazar günü 
Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmigtir. 



— 13 — 

Beşinci Meeîis: Sofu Mustafa Ef., Ramazanın 10 uncu Pazartesi 
günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Altmcı Meclis: Seferli hocası Milaslı Muhammed Ef,, Ramazanın 
11 inci Salı günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclis: Yasincizade Abdülvehhab Ef,, Ramazanın 12 nci 
Çarşamba günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Diğer Kudsi Ef., Kamazanm 12 nci Perşembe günü- 
Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Mukarrirler Meclisi: Âreç Kudsi Ef., Ramazanın 20 nci Perşembe 
günü Ağayerindeki içtimada dersi takrir etmiştir. 

Eamazaîi 1310 

Birinci MecUs: Küan Hassa hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 
1 inci Perşembe günü Sofada Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir 
etmiştir. 

İkinci Meclis: Kütüphane hocası Mucurlu Ali El, Ramazanın 3 üncü 
Cumartesi günü Sofada Sarık Odasmdaki içtimada dersim takrir etmiştir. 

Üçüncii Meclis: Galata Kütüphane hocası Âreç Kudsi Efendi, Rama- 
zanın 5 inci Pazartesi günü Sünnet Odasmdaki içtimada dersini takrir 
etmiştir. 

Dördüncti Meclis: Hazine hocası Bolulu Mustafa El., Ramazanın 
8 nci Salı günü Sünnet Odasmdaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Beşinci MecHs: Seferli hocası Muhammed Ef., Ramazanın S inci 
Perşembe gimü Sofadaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Aîtmcı Meclîs: Galatasaray hocası Ali Zülâli Ef., Kamazanm 10 uncu 
Cumartesi günü Sofadaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclis: Yasincizade Abdülvehhab Kt, Ramazanm 13 üncü 
Salı günü Sünnet Odasmdaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci MecMs: Galata hocası Kudsi Muhammed Ef., Ramazanm 
16 nci Cuma günü Revan Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

MuIsarrİFİcr Meclisi: Vefa Şeyhi Abdullah Ef., Ramazanın 24 üncü 
Cumartesi günü Ağayerindeki içtimada dersi takrir etmiştir. Sır Kâtibi- 
nin bu hususa ait fıkrası şudur: «Ağayerinde binişi hümayun olup mukar- 
rir efendilerle saireden onüç zevatı fühul ihzar ve dersi şerif takririni her 
sene münavebe ile kenduye reşide olan Vefa Şeylıi Abdullah Efendi haz- 
retleri Eeyza\^'den dersi şerifin mecali si sabıkada müntehi olduğu estaizü 
billâh «Ve kul felime...» [*] âyeti kerimesini takrir ve esrarı nükâtı 
müfredatı Kur'aniyyeden lâfzı (kul) kelimesini iki saatten mütecaviz 
ifade ve tebyin buyurup badeddua biniş takımına izin ve ruhsat...» 



rn Tercümesi için, kitabımızın i. cildinin 74 ve 75. sahifelerine bakınız, 



— 14 



Ramazan 1211 



Birinci Meciis; Kiler hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 2 hci 
Sah günü Sünnet Odasındaki İçtimada dersini takrir etmiştir. 

İkinci Meclîs: Kütüphane hocası Mucurlu Ah Ef., Ramazanın 4 üncü 
Perşembe günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takıir etmiştir. 

Üçüncü Meclis: Galata hocası Kudsi Ef., Ramazanın 6 ncı Cumartesi 
günü Sünnet Odasındaki igtimada dersini takrir etmiştir. 

Dördüncü Meclis: Hazine hocası Boluhı Mustafa Ef., Ramazanın 
8 inci Pazartesi günü Sünnet Odasındaki igtimada dersini takrir etmiştir. 

Beşinci Meclis: Seferli- hocası Milâsh Muhammed Ef., Ramazanın 
10 uncu Çarşamba günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Aİlmcî Meclis: Galata. hocası Kara Ali Ef., Ramazanın 13 üncü 
Cumartesi günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclîs: Yasincizade Abdülvehab Ef., Ramazanın 16 ncı Salı 
günü Sünnet Odasmdaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Küçük Kudsi Ef., Ramazanın 18 inci Perşembe 
günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Mukarririer Meclisi: Hazine hocası Bolulu Mustafa Ef., Ramazanın 
20 nci Cumartesi günü Ağayerindeki içtimada sıra kendisine gelen dersi 
takrir etmiştir. 

Ramazan 1Zİ2 

Birinci Meciîs: Kütüphane hocası Mucurlu Ali Ef., Ramazanm 1 inci 
Cumartesi günü Sünnet Odasındaki igtimada dersini takrir etmiştir. 

İkinci Meclis: Kilar hocası Muhammed Ef., Ramazanın 3 üncü Pazar- 
tesi günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Üçüncü Meclis: Büyük Kudsi El, Ramazanm 5 inci Çarşamba günü 
Sarık Odasındaki içtiiı.ada dersini takrir etmiştir. 

Dördüncü Meclis: Hazine hocası Bolulu Mustafa Ef., Ramazanın 
8 inci Cumartesi günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. ' 

Beşinci Meclis: Seferü hocası Müâslı Muhammed El, Ramazanın 
12 nci Çarşamba günü Sünnet Odasındaki igtimada dersini takrir etmiştir. 

Altıncı Meclis: Galata hocası Kara Ali Ef., Ramazanm 16 ncı Pazar 
günü Sarık Odasındaki içtimada dersim takrir. etmiştir. 

Yedinci Meclis: Yasincizade Abdülvehhab Ef., Ramazanın 17 nci 
Pazartesi günü Sarık Odasmdaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Küçük Kudsi Ef., Ramazanın 19 uncu Çarşamba 
günü Sarık Odasmdaki igtimada dersini takrir etmiştir. 

Mukarririer Meclisi: Seferli hocası Milâsh Muhammed El, Rama- 



— 15 — 

zanın 24 üncü Pazartesi günü sıra kendisine gelen dersi takrir etmiş ve 
ilmî mübahese iki saat sürmüştür. 

Ramazan 1313 

Birinci Meciis; Kilâr hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 1 inci 
Çarşamba günü saat 8- de Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir 
etmiştir. 

İkinci Meclis: İkinci Meclis Mukarriri Kütüphane hocası Vefa Şeyhi 
Abdullah Ef., bu gece vefat ettiğinden, hazırı meclis olan efendilerden 
birisi [-] Ramazanın 3 üncü Cuma günü Sarık Odasmdâki içtimada dersi 
taknr eylemiştir. (Kiiarı hassa hocası Laz Muhammed Ef., Kütüphane 
höcshğma ; Galatadan Büyük Kudsi İbrahim Ef . Kiler hocalığına ; ve onun 
yerine de Konevî Ali Ef. tayin edilmiştir.) 

Ügtincit Meclis; Büyük Kudsi Ef., Ramazanm 5 inci Pazar günü 
Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir eylemiştir. 

Dördüncü Meclis: Hazine hocası Bolulu Mustafa Ef., Ramazanm T nci 
Sah günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmi§tir. 

Beşinci Meclis: Seferli hocası Milaslı Muhammed Ef., Ramazanın 
8 inci Çarşamba günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Altıncı Meclis: Galata hocası Kara Ah Ef., Ramazanın 9 uncu Per- 
şembe günü Sarık Odasmdâki içtimada dersim takrir etmiştir. 

¥ediııcî Meclis: Galata hocası Yasineizade El, Ramazanm 10 uncu 
Cuma günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Galata hocası Küçük Kudsi Ef., Ramazanın 11 inci 
Cumartesi günü Sarık Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Mukarrirler Meclisi:. Ramazanın 20 nci Pazartesi günü Ağayerinde 
biniş takımı ile Mukarrirler MecUsi toplanmış ve ilmî mübahese iki buçuk 
saat kadar sürmüştür. 

Ramazan 1214 

Birinci Meclis: Kütüphane hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 
2 nci Pazartesi günü Ağayerindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

İkinci Meclis: Kiler hocası Büyük Kudsi Ef., Ramazanın 5 inci Per- 
şembe günü Haremi Hümayun olan gevkiyye Di vanhan esindeki içtimada 
dersini takrir etmiştir. 

Üçüncü Meclis: Hazine hocası Bolulu Mustafa El, Ramazanın 7 nci 
Cumartesi günü Mabeyin olan Ağayerindeki içtimada dersini takrir 
etmiştir. 



[*] Bu kayıt sır kâtiM defterinden aynen alınmıstir. 



— 16 — 

Dördüncü Mecîİs: Seferli hocası Milâslızade Muhmamed Ef., Rama- 
zanın 8 inci Pazar günü Ağayerindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Beşinci Meclis: Galata hocası Kara Ali Ef., Ramazanın 10 uncu Salı 
günü Ağayerinde dersini takrir etmiştir. 

Altıncı Meclis: Yasincizade Abdülvehhab Ef., Ramazanm 13 üncü 
Cuma günü Sünnet Odasında dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclis.: Küçük Kudsi Ef., Ramazanın 19 uncu Perşembe günü 
Ağayerindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Galata hocası Konevî Ali Ef., Ramazanın 23 üncü 
Pazar günü Şevkiyye Divanhanesindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Mııkarrirler Meclisi: Ramazanın 27 ııci Perşembe günü Ağayerinde 
MÛkarrirler Meclisi aktedilip 20 fazıl hazır bulunmuf; ve Küçük Kudsi Ef. 
ders takrir etmiştir. 

Hamazan 1315 

Birinci Meclis: Kütüphane hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 
2 nci Pazar günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

İkinci Meclis: Kilâr hocası Büyük Kudsi Ef., Ramazanın 4 üncü 
Pazartesi günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmigtir. 

tTçUîîcü Meclis: Hazine hocası Bolulu Mustafa Ef., Ramazanm 6 ncı 
Çarşamba günü yeni Mabeyindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

"Dördüncü r?iecSis: Seferli hocası Milaslı Muhammed Ef., Ramazanın 
9. uncu Cumartesi günü Topkapıdaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Beşinci Meclis: Galata hocası Kara Ali Ef., Ramazanın 11 inci Pazar- 
tesi günü Yeni Mabeyindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Altmci MeeSia: Yasincizade Abdülvehhab Ef., Ramazanın 12 nci Salı 
günü Yeni Mabeyindeki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclis: Galata hocası Küçük Kudsi Ef., Ramazanın 16 ncı 
Cuma günü dersini takrir etmiş ; padişah dersten sonra Taş Köşkte dinlen- 
miştir. 

Seldzinci Meclis: Konevî Ali Ef., Ramazanın 18 inci Pazar günü 
Topkapıdaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Mukarrirler Meclisi: Ramazanın 22 nci Perşembe günü Topkapıdaki 
Mukarrirler Meclisinde sıra kendisine gelen Musannif Osman Ef. dersi 
takrir etmiştir. 

Bamazan 1216 

Birinci Meclis: Kütüphane hocası Laz Muhammed Ef., Ramazanın 
1 inci Çargamba günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 



_ 17 — 

İkinci Meclis: Kilâr hocası Kudsi Ef., Ramazanın 4 üncü Cumartesi 
günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Üçüncü Meclis: Hazine hocası Bolulu Mustafa Ef., Ramazanın 7 nei 
Salı günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir, 

DÖjniUncü Meclis: Seferli hocası Milaslı Muhammed Ef., Ramazanm 
9 üncü Perşembe günü Sofadaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

B^iiLci Meclis: Galata hocası Küçük Kudsi Ef., Ramazanın il inci 
Cumartesi günü Sofadaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Aitimcı Meclis: Galata hocası Kara Ali Ef., Ramazanın 12 nci Pazar 
günü Sofadaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

Yedinci Meclis: Yasincizade Abdüivehhab Ef., Ramazanın 13 üncü 
Pazartesi günü dersini takrir etmiştir. 

Sekizinci Meclis: Galata hocası Konevî Ali Ef., Ramazanın 19 uncu 
Cumartesi günü Sünnet Odasındaki içtimada dersini takrir etmiştir. 

MııİKirrirler Meclisi: Ramazanın 24 üncü Perşembe günü Ağayerinde 
Mukarrirler Meclisi toplanmış ve dersi, Ezirgân Müftisizade takrir 
etmiştir. 



Huzur D&rsleri ö. 11 — â 



DOKUZUNCU KISIM 

IIÜZÜE DEESİ HOCALARININ MAZHAK OI.DUKLASI 

ATİYYE] ¥E İN'AMI.ARI^ [1] MAKUZ ÎLALBİKLARI 

CEZALAR 

A — Atiyye ve İn^amlar. 

Mukarrir ve muhatapların her ders sonu naMî atiyye ve sarayda 
ayrıca vazifesi bulunan, mukarririerin boğgalarla taltifleri mûtad olduğu 
gibi kendilerine muhtelif vesilelerle hususî yardımlar da yapılıyordu. 
Binaenaleyh bu in'amları ayrı ayrı üç safhada mütalâa etmek muvafık 
olur: 

1. Nakdî atiyyeler; 2. Boğça olarak verilen hediyeler; 3. Muhtelif 
vesilelerle hususî yardımlar. 

1. Nakdî Atiyyeler 

Nakdî atiyyeleri de iki kısma ayırmak mümkündür: 
a) Mûtad atiyyeler; b) Fevkalâde atiyyeler. 

a) Mûtad Atiyyeler 

Müverrih vak'anüvis Vasıf efendi, Huzur Derslerinin 1172 Ramaza- 
nmdakl ilk içtimama iştirak eden zevattan herbirine yüz altm atiyye 
verildiğim kayd ve tesbit ediyor, AMren tetkik fırsatım bulduğum eeybi 
hümayun defterlerinden [2] Hicrî 1172 senesine alt olajımda rastladığım 
sarahati mûtad atiyyeler için esas olarak kabul etmek lâzımdır. Filhakika 
velyeden senelerde az bir fark ile bu esasın mahfuz tutulduğu görülmek- 
tedir. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivinde büyük bir ihtimam ile muhafaza 
olunan Üçüncü Sultan Mustala'mn ceb defterlerinde gerek 1172 ve gerek 



ni Bu balıtaîîi vesllcalara Topkapı Sarayı Arşivi defterlerinde heeal tertiple 
«in'am» kelimesinde tesadiir edilegeldiği cihetle tarihî tâl>iri olüuğu gitoİ lîullan- 
mayı tercih ettim. 

[2] Topkapı Sarayı Müzesinde mahfuz ve her Hicrî sene ayı için (son zaman- 
larda her malî sene ayı için) anüstakillen tanzim olunup padişahın elyazısile kahul 
ve tasdikine iktiran eyleyen ve Uîî Meşrutiyetin ilânı üzerine tutulmaktan -vazgeçilpn 
defterlerdiı-. Padişahların kabul ve tasdiki mulazamnnın yazılarınîa lotokopilerinâen 
birer örnek esere Konmuştur. 



— 20 — 

1173 senelerinde in'ikad eden Huzur Dersi meclislerinde mukarrir ve 
muhatap olarak bulunan zevatın isimleri hizasında gösterilen atiyye 
miktarlarına nazaran Müverrih Vasıf ve Hammer'in ilk meclise ait verilen 
atiyyelerin miktarında yanıldıkları anlaşılmaktadır. 

Nakdi atiyyelerin miktarında şu istihaleye şahit oluyoruz: 
1172 - 1177 Ramazanlarında mukarrir ve muhataplara esas itibarile 
80 er altın kuruş verilmesi usulü devam etmi§tir. 1178 - 1187 Ramazanla- 
rında Huzur Dersi yapılıp yapılmadığı hakkında bir malûmata rastlan^ 
mamış, yalmz 1180 Ramazamnda müverrih Vâsıf Efendi merhumun 
«ders tamamında surrai muayyene ile herkes baliği meblâğı refahı hal 
ve Ramazaniye ve iydiyye sikletinden mutmainülbal oldular.» yolundaki 
ibaresinden (Vasıf Tarihi, matbu nüsha, cilt I, sahife 285) bu sene Rama- 
zamnda Huzur Dersi yapıldığı ve verilen nakdî atiyyelerin de geçen 
senekilerden herhalde az olmadığı anlaşılmaktadır. 1188 de 100 er, 1189 - 
1191 de mukarrirlere 140 ar, muhataplara 120 şer; 1192 de de mukarrir- 
lere 120 şer, diğerlerine 100 er kurug verilmiştir. 1193 ten itibaren miktarı 
değişen, yalnız yekûnlar gösterilmekle beraber [3] esasm mahfuz tutulduğu 



[3] An'ane olarak atiyelerde altm nevi tercih, olunduğuna gör-e bu kuruşların 
altın olarak verilmiş bulunması tabiîdir, şânizade, tarihinde 1224 senesinde tashilı 
olunan altın sikkelerin tekabül ettiği kuruşları su suretle kaydediyor: «Tanzimi 
Sikke. Zarphanei âmlrede kat olunan ecnas altının fiyatı refte lefte artmakta ve Zarp- 
hanede hâlâ fiatı kadimesile verilmekte olduğundan, bu keyfiyet canibi miçiye 
zararı mucip ve fiyatı kadimeslne İrca olunsa elyevm eyadil nasda miitedavll olan 
ecnas altın ziyadeye almıp verilirken bu veçhile tanzimi dahi ibadullaha gadri 
müstevcip olacağından hem canibi mîrîyi hasaretten ve hem ibadullahı mazarrattan 
vikaye ile bu hususun tahtı rabıtaya ithali lâzimeden olduğuna mebnl hâiradei 
sehlnsahî Babı Petvapenahlde bir kac dela akdolunan tnecalisi şurada bu madde 
dahi müzakere olunarak elyevm nas yedlerinde rayîe vg cari olduğu üzıc; 

Yaldız altım On kuruş 

Macar altını Dokuzbucuk kuruş 

Fındık altını Dokuz kuruş 

Rub'iyyesi Yijz para {ikibuçuk kuruş) 

İstanbul zeri mahbubu Altıbuçu's kuruş 

Nısfıyyesi (yarımı) Üq kuruş bir rubu 

Mısır zeri mahbubu Beg buçuk kurusa 

Ve nısfjyyesİ Yüzen paraya 

alınıp verilmek hususu karini ittifakı ârâ olup darphane fiyatının rayici vakte 
tatbiki meşru olduğuna c&nibı fetvapenahiden fetvayı şerife dahi ita olunmakla 
ftmabad bu rayiç üzre dadü sitad olunacağı ve altm flyetinin terakkisine bir sebep 
(lahl bazı erbabı tama'm ticaret suretile memaliki biiâdı saireyo altm gönderdik- 
leri olmagla minbaid bu makuleûen olarak gönderilecek altm mübaşirler tayinile 
mili için ahzolunacağı emsiiei dakikatüssan nesrile memaliki hakaniyeye ilân 



— 21 — 

anlaşılmaktadır. Nitekim 1229 da mııkarrirlere 120 şer, muhataplara 
100 er verildiği hususundaki sarahat bunu teyit etmektedir. 1230 dan 
itibaren gene yalmz yekûnlar gösterilmişse de 1233 senesine ait yekûn- 
da bir misline yakın artış görülmektedir. Ceybi hümayun deiterleri kayıt- 
larındaki bu miktar artışının sebebi, Vahde Sultan vakfından Huzur Ders- 
lerine tahsis edilen meblâğın defterde yer almasıdır. Fakat guna îgaret 
edelim ki, Valide Sultan vakfından Huzur Derslerine ilk olarak bu sene 
para tahsis edilmig değildir. Meselâ, 1215 te de Valide Sultan tarafından 
böyle bir tahsisin yapıldığı Cevdet Pa§a Tarihinin 7. cildindeki şu malû- 
rnattan anlaşılmaktadır: «De'bl müstahseni Devleti aliyye olduğu üzere 
evaili Ramazanı şerifte her gün htızuru hümayunda Huzur Dersi ünvanile 
bir meclis tertip olunarak her mechste efahimi ulemadan birer mukarrir 
İle, müderrisinden yedişer sekizer muhatap bulunup Tefsiri Kazıl Beyzavî 
kıraat edilir ve badehu cümlesinin surraları verihr. Ol vakitler seierler 
takribi ile atayâyı saire gibi bu surralar dahi kabulü tenezzül etmiş iken 
Sultam Selimülbal hazretleri ulemaya meyil ve teveccühlerin izhar ile 
bu surraları yüzer kuruga iblâğ edip Valide Sultan tarafmdan dahi 
başkaca yüzer kuruş ihsan buyrulur oldu.^ (Cevdet Tarihi, Matbaaî 
Osmaniye 1303, sayfa 84.) 

Şu hale göre, Valide Sultanm Huzur Derslerine tahsis çttiği 
meblâğın ilk in'ikâsı, 1233 senesinde olmuştur. Eamazan 1249 a kadar 
yalnız yekûn gösterilmiş ve bu sene nakdî atiyyeler arttırılarak mukar- 
rirlere 320 şer, muhataplara 300 er olmak üzere yeni bir miktar tesbit 
edilmiştir. 1252 - 1264 Ramazanlarında miktar yeniden arttırılarak 
mukarrîrlere 520 şer, muhataplara 500 er verilmiştir. 1265 - 1268 senelerine 
ait malûmat bulunamamıştır. 1269 senesinden 1278 e kadar mukarrir- 
lere 1000 er, muhataplara 750 şer verilmiştir, 1279 senesine ait malûmata 
rastlanmamıştır. 1280 - 1292 de mukarrirlere 1500 er, muhataplara 
1000 er verilmiştir. 1293 ten sonra Meşrutiyet dolayısile devlet için bütçe 
esası kabul edildiğinden dolayı artık ceybi hümayun defteri tutulmasına 
lüzum kalmadığmdan bu defterlere rastlanmamıştır. 

Başbakanlığa merbut Arşiv Dairesinde Yıldız Sarayı evrakı meya- 
nında elde edilen bazı makbuzlar îkinci Sultan Abdülhamid devrine 
müsadif tarihlerde her muhataba 20 lira mûtad nakdî atiyye verildiğini 
göstermektedirr [4] . 

olundu. î- (Şânizade tarihi, Cflt T, sahife 242/243, Muhammed Efcndizade Selman 
î:fendî Matbaası, 1290). 

[4] Mevzuu tenvir bakımından bu makbuzları aynen öercetnıeyi faydalı gördüm: 

29 Mayıs 1302 tarihli makbuz sureti: 

«Lira yirmi. 

ÜçüncU ders takımmdan nâmizac bulunan BerkoTealL Abdurrahlm efendinin 



— 22 — 

Bu toplu malûmatın her seneye ait ceybi hümayun defterlerindeki 
ve diğer yerlerdeki müstenidatı şunlardır: 

avaidi olan balada mur.akkam yirmi Uranın (altm) mumaileyhe lieelilita cebi huma- 

yundan ahzolunduğunu mübeyyin işbu senet verildi. 

Eddâl Ügüncü Bers 

"Mukarriri 

(tmza) s 

Diğer makbuz sureti; 
«larayı Osmanî 



20 Namizac bulunan Kângmlı Hasan Zühtü efendinin avaldi 

20 Sxlasmda bulunan Sivasü Mustafa Asım efendinin avaidi 

20 Hicazda bulunan Balıkesirli Ha'ü Fehmi efendinin avaldi 



60 Yalnız altnus adet lirayı Osmanî 

Dördüncü huzuru hümayun dersi tBkımmdan olup mevcut bulunamayan balâda 
muharrerülesami üg efendinin avaidi olan altmış Uranın kendilerine lieelilita eebl 
hümayunu cenabı mülukâneden ahz olunduğunu mübeyyin işbu senet ita kılındı. 

31 IVlayıs 1302. 

Eddaî DÖndüneü Ders Takıını Blttkaarlri 

(imza) » 

Diğer makbuz sureti: 
«Lirayı Osmanl, Yalnız yirmi liradır. 

Huzuru hümayun Besinci Ders Muhataplarından olup nâmizac bulunduğu 
Cihetle gelemeyen Kastamonulu Ebubekir Sıtkı efendinin avaidi olan yirmi adet , 
lirayı Osmaniyi mumaileyhe ita olunmak üzre ceybi hümayunu mülukâneden ahz 
olunduğunu mübeyyin îsbu senet ita kılındı. 3 Haziran 1302. 

Besinci Bera Mufcarriri 
' (imza) » 

Diğer makbuz sureti: 

«Lira yirmi. 

Altmcı huzur dersi takımından Sinoplu Osman Hulusi efendinin kvaidi olan 
balâda muharrer yirmi lira mumaileyhe ita kılınmak üzre ceybi hümayundan ahz 

olunmuştur, 10 Haziran 1302. 

Eddayi Alfıncı Hu«uı Dersi Makarriri 

(îmza) s 

Diğer makbuz sureti: 
«Ura 



20 Medineî Münevvercde bulunan Kayseriyeli Derviş Alî Rıza efendinin 

20 Namizac bulunan Florinalı Yahya Tevflk efendinin 

20 Sılada bulunan Kastamonulu AU Rıza efendinin 

20 Sılada bulunan Sivaslı Ömer HuiÜsi efendinin 



30 



Yedinci huzuru hümayun dersi hocalarından derste bulunamayan balada 



23 



«Ramazanın 18 inde Eskisepetçüer'de binig'le teşrifi hümayun buyu- 
ruldukta müderrisinden bazı kullan huzuru hümayunda mubahese eyle- 
dikte ihsanı mülûbâne buyurulan: 



ZeH ntahljuba isan kurııs 



Fetvaemim Bekir efendi dâilerîne 100 

Edime kadısı Abdullah efendi dâilerîne 80 

Kitaphane hocası Hamidî Muhammed Kî. dâilerine 80 

Dersiam Müzellef efendi dâjlerine 80 

JEvkaf Müderrisi îdris efendi dâilerîne 80 

Konevî İsmail efendi dâilerine 80 



500 » 



«19 unda Sofayı hümayunda Revan odasına teşrifi hümayun buyurut- 
diikta huzuru hümayunda mübahesei ilmi şerif eden diğer müderrisin 
kulîanna ihsanı mülûkâne buyrulan: 



Zeri luSıhbu&u toıia kum? 



Sabıka Halep kadısı Kilisli Hüseyin Ef. dâîleıine 100 
Sabıka Erzurum kadısı Küçük Torun Muhammed 

Ef. dâilerine ,,,..., 80 

Valide Camii Şeyhî Yaslnzade Osman Ef. dâilerine 80 
Süleymaniye Müderrisi Ümî yeğeni Ali Ef. 

dâilerine 80 

Sahın Müderrisi Dersiam Abbas El dâilerine 80 



420 » 



«Kamazanm 24 ünde Mahbubiyye'ye biniş'le teşrifi hümayun buyrul- 
dukta huzuru hümayunda mübahesei ilmi gerlf eden altı nefer ulema 
kullarına ihsam hümayun buyrulan: 



muharrer dört zatm avalâleri olan seksen adet Uranın mumaileyhime teslim ve ita 
olunmak üare ceybi hümayunu cenabı mülûkâneûen ahz olunduğunu mübeyyin işbu 
senet ita kılındı. 

Eaâai ¥edmc£ Ders Mukarrirî 

(îmza) » 



— 24 



Zeri malıbubu tam knmg- 



Asıl Hamisei Süleymaniye Nuru Osmanî Müderrisi 

Sıraceddin Mustafa Ef. dâüerine 80 

Mûsilai Süleymaniye Kemankeş Karamustafapaga 

Müderrisi Giridî Ahmed Ef. dâilerine 80 

MûsıIai Süleymaniye Ayge Sultan Müderrisi Sama- 

kovalı Hasan Ef. dâilerine 80 

Mûsilai Sahnı Semaniye Ankaravi Müderrisi 

Mansurî Seyyit Muhammed Ef. dâilerine 80 

Mûsilai Sahm Tevkiî Cafer Müderrisi Dağıstanlı 

Seyyit Abdülmümin Ef. dâilerine 80 

Hareketi Dahil Mahmutağa der Sütlüce Müderrisi 

Halebî Şeyh İbrahim Ef. dâilerine 80 



480 » 

«Ramazamn 26 smda Revan odasına teşrifi hümayun buyurulup^ 
huzuru hümayunda yedi nefer ulemadan mubahesei ilmi §erif eden 
kullarına ihsanı hümayun fauyrulan : 



Zeri mabbubn tam knrns> 



Hazine hocası Muhaddis Muhammed Ef. dâilerine Sö 

tptidaî Altmışlı Fâtıma Sultan Müderrisi Müsev- 

vit Abdülbaki El dâilerine 80 

Mûsilai Sahm Sıracı Mahmutpaga Müderrisi 

Sefereeîânî Mustafa Ef. dâilerine 80 

Harelkel;! Dahil Samine Saray İbrahimpa§a Müder- 
risi Antalyalı Müftizade Seyit Muhammed Ef. 
dâüerine 80 

Hareketi Dahil Samine Saray İbrahimpaşa Müder- 
risi (îsîm yazılmamıştır) 80 

Hareketi Dahil Dersiyei Muhsinzade Müderrisi 
Trabzonî Keggaf Ömer Ef . dâilerine 80 

Kiler hocası Kalyunî Ahmed Ef. dâilerine 80 



560 y> 



— 25 



Kamazan 1173 



1172 senesi Ramazanında ceybi hümayun deiterinde yalnız bu dört 
meeiise iştirak edenler hakkında sarahat mevcut olup yine o ay zarfında 
in'ikat eden ve eserimmn mebadisinde i§aret olunan diğer meclislere 
igtirak edenler bahis mevzuu olmamıştır. Halbuki bu dört nıeclisiden 
başka olarak, evvelce de izah olunduğu veçhile, Ramazan ayının 20 ncl 
Perşembe günü Ağabahçesinde, 22 nci Cumartesi günü Sofa'da, 23 üncü. 
Pazar günü Sankodasında, 25 inci Salı günü Sofa'da, 27 nci Perşembe- 
günü Sankodasında, 29 uncu Cumartesi günü Ağabahçesinde derslerin 
takrir edildiği birer vakıadır. Sir Kâtibinin defterinden istihraç olunup 
âtiye aynen nakl edilen §u fıkralar, bu hususta ednâ şüpheye mahal 
bırakmamaktadır : 

«20 Perşembe. Ağabahçesine teşrif, Def'a ulemadan beş nefer dâüeri. 
gelip tedris. Badehu efendimiz asrı (ikindi namazını) eda ve avdet.» 
«22 Cumartesi. Sofa'da ulemadan gelen dâilerinin mubaheselerile aram. 
Asrı eda birle Harem'e teşrif.» «23 Pazar. Sarıkodasma teşrif. Ulemadan 
gelen dâilerinin mubahese ve münazaralariie ârâm. Asrı eda ve Harem'e- 
teşrif.» «25 Salı. Sofa'ya teşrif. Gelen ulema tedris. Asrı eda birle Harem.» 
«27 Perşembe gecesi Leylei Kadir olmağîa mûtad üzre Ayasofya'ya 
teşrif. Salâtı teravihi eda ve avdet. Ve sabahı Sarıkodasma teşrif. Ulema 
efendiler gelip tedris^ Badehu asrı Hırkai Şerifte eda. Harem'e teşrif.» 
«29 Cumartesi gecesi. Teravih'i Hırkai Şerifte eda. îmam efendi dâüe- 
rine mûtad üzre kürk libas. Ve caize ihsan. Ve Hafız ibrahim'e ve müezzin- 
lere de caize ihsan. Sabahı biniş, Ağabahçesine teşrif. Ulema gelip tedris. 

. Badehu Harem'e teşrîf.» 

Sır kâtibi, ceybi hümayun defterindeki kaj^tlarda gösterilen diğer 
günlere ait in'ikatları işaret ederken ayrıca atiyyeye de temas etmiştir. 
Meselâ: «18 Salı gecesi. Sofa halvet. Vakti imsake kadar ârâm. Efendi- 
miz teravihi Hasoda Camiinde eda. Sabahı binişi hümayun, Eskisepet- 
çîler'e teşrif. Ulemadan altı nefer dâileri gelip Tefsiri Şerifi huzurda 
kıraat edip badehu cümlesine efendimiz aîtm in'am. Asrı eda ve avdet.» 
«19 Çarşamba. Sarıkodasma teşrif. Ulemadan beş nefer kimesne gelip 
huzuru hümayunda mubahese. Badehu cümlesine efendimiz ihsan buyu- 
rup Haremi hümayuna teşrif buyruldu.» «24 Pazartesi, Mahbubiyye 

Divanhanesine teşrif ve gelen ulema dâilerinin mübaheselerini istima. 
Ve sadnâzam kulları (Koca Ragıp paga merhum) dahi gelip istima. Ve 
efendimiz mezburlara altm ihsan ve avdet.» «26 Çarşamba. Ağabahçesine 

teşrif. Yine ulema efendiler gelip tedris. Badehu asn eda birle Harem'e 

te§rif,» 



— 26 ^ 



Bu son îetima müstesna, diğer igtimalarda Sırkâtibi de mubahesede 
bulunan hocalara altınlar ihsan edildiğini tasrih eylemektedir. Atiyye 
verilmeyen günlerde ihsana mazhar olan zevatın değişmemiş olması 
muhtemeldir. Fakat bunu tevsik edecek bir kayıt ve sarahat henüz elde 
föiilememi§tir. 

Bamazan 1173 

1173 senesi Ramazan ayma ait ceybi hümayun defterinde mukarrir 
ve muhataplara verUen atiyyeler hakkında şu tafsilât vardır: 

«Ramazanın 3 üncü günü Sofayı hümayuna binişle teşrifi hümayun 
buyruldukta huzuru ma'diletmevfuru mülûkânede mübahesei ilmi şerif 
eden beş nefer ulema efendiler dâilerine ihsam hümayun buyrulan: 

Zeri mahiıubu tam kuru? 



Emini Fetva Ebubekir Ef. dâilerine 80 

Hareketi Aitmışh Müderrisi Kütüphane hocası 

Muhaddis Muhammed Ef. dâilerine 80 

Mûsılai Sahm Müderrisi Konevî Hafız İsmail Ef, 

dâilerine 

İptidaî Altmışh Müderrisi Debreli Muhammed Ef. 

dâilerine o^ 

İptidaî Altmışlı Müderrisi Idris Ef. dâilerine SO 



80 



400 » 

«Ramazanm 4 üncü günü binişle Ağabahçesîne teşrifi hümayun 

buyuruldukta huzuru hümayunda mübahesei ümi şerif eden beş nefer 
ulema efendiler dâilerine ihsam mülûkâne buyurulan: 



Zeri mâflıbuba tam kuru'» 



Sabıka Medinei münevvere payesi ihsan buyurulan 
Nebih Muhammed Ef. dâilerine gO 

Hareketi Altmışh Müderrisi Alagehirli Osman Ef. 
dâilerine 

îptidaî Altmışh Müderrisi Yemliha Hasan Ef. 
dâilerine 

Mûsılai Sahm Müderrisi Halebî ibrahim Ef. 
dâilerine 

Hareketi Dahil Müderrisi Amasyah İsmail Ef. 
dâilerine ■ . 



80 
80 
80 
80 
460 ^ 



— 27 — 

«Ramazanın 6 ncı günü Sofayı hümayuna binişle teşrifi hümayun 
buyuruldukta hiEuru faizünnurda raubahesei ilmi gerif eden beş nefer 
ulema efendiler dâüerine ihsanı hümayun buyurulan: 

Zerî maıhbııba tatn luırtı$ 



Kilisli Hüseyin Ef. bedeli gelen Ef. dâilerine 80 

İptidaî Altmışlı Müderrisi Abbas Ef, dâilerine ... 80 

Mûsıiai Sahm Müderrisi Seyyît Abdülmümin Ef. 

dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Bayburtlu İsmail Ef. 

dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Fevzi Seyit İbrahim Ef. 

dâilerine 80 



400 » 

«Ramazanın 8 inci günü Sofayı hümayuna binişle teşrifi hümayun 
buyuruldukta huzuru hümayunda mubahesei ilmi şerif eden beş nefer 
ulema efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan: 

Zeri ni;ıa.hbul)u bun knrus 



Sabıka Samı şerif payesi ihsan buyrulan Abdullah 

Ef. dâilerine 80 

Eşşeyh Yasincizade Osman Ef. dâilerine 80 

Mûsıiai Süleymaniye Müderrisi Samakovah Hasan 

Ef. dâilerine 80 

Mûsıiai Sahm Müderrisi Dağıstanlı îbrahim Ef. 

dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Manyası Mustafa Ef. 

dâilerine 80 



400 ^ 

«(Gün işaret olunmaksızın) Binişle Ağabahçesine teşrifi hümayun 
buyuruldukta huzuru hümayunda mubahesei ilmi §erif eden beş nefer 
tdema efendiler dâilerine ihsanı mülûkârje buyurulan: 



28 — 

Zeıi maAbubu tam kumi 



Kazıi Üsküdar Hamidî Muhammed Et dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Kalyunî Ahmed Ef. 

dâilerine .,..., 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Köprülü Halil Ef. 

dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Ke§§af Ömer Ef. 

dâilerine gO 

Hareketi Dahil Müderrisi Zaieranî Hafız Ahmed 

Ef. dâilerine gO 



400 » 



«(Gün İşaret olunmaksızın) Binişle Sofayı hümayuna teşrifi hümayun 
buynüdukta huzuru faizünnurda mübaheseî ilmi şerif eden be§ nefer ulema 
efendiler dâilerine ihsanı hümayun buyrulan; 



Zeri maılıbubu tam kunı^ 



Sabıka FiUbe Kadısı Torun Muhammed Ef. 

dâilerine , ^ _ _ gQ 

Mûsılai Sahm Müderrisi Mansur Muhammed Ef. 

dâilerine gQ 

Hareketi Dahil Müderrisi Müftizade Seyyit 

Muhammed Ef, dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Kastamonulu Hafız 

Halil Ef. dâilerine gO 

Hareketi Dahil Müderrisi Âmidî Abdülvehab Ef. 

dâilerine gO 



400 » 



«(Gün igaret olunmaksızın) Binişle Sofayı hümayuna teşrifi hüma- 
yun buyuruldukta huzuru şevketmahsurda mubahesei ilmi §erif eden beg. 
nefer ulema efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan: 



29 



Zeri maîıbııbu tam kuruş 



Sabıka Kazıi Erzurum Küçük Torun Muhammed 

Ef. dâilerine 80 

Hareketi Altmışlı Müderrisi Abdülbaki Eî. 

dâilerine 80 

Hareketi Dahil Müderrisi Erzurumlu Muhammed 

Ef. dâilerine 80 

îptidaî Dahil Müderrisi Dersiam İmam Halil Ef. 

dâilerine gO 

îptidaî Dahil Müderrisi Harsovalı Mustafa Ef. 

dâilerine 80 



400 » 

«Baemri hümayun huzuru hümayunda mubaheseye memur Kilisli 
Hüseyin efendi dâileri hasta olup huzuru hümayuna gelmemekle Silâhtar 
ağa kullan marifetile ihsanı mülûkâne buyrulup irsal olunan zeri mah- 
bubu tam kuruş 80.» 

Bu senede ihsana mazhar olan mukarrir ve muhataplar ceybi hüma- 
yun defterinde be§ meclis olarak görünmektedir. Halbuki sırkâtipleri 
kayıtlarında Ramazanın 3 üncü Cumartesi günü Sankodasmda, 4 üncü 
Pazar günü Ağabahçesinde, 6 ncı Salı günü Sarıkodasmda, 7 nci Çarşam- 
ba günü Ağabaheesinde, 8 inci Perşembe günü Sarıkodasmda, 10 uncu 
Cumartesi günü yine Sarıkodasmda, 11 inci Pazar günü İncili'de, 13 üncü 
Sah günü Yahsepetçilerde, 18 inci Pazar günü Sarıkodasmda, 2ü nci Salı 
günü yine Sarıkodasmda Huzur Dersi meclislerinin aktolunduğu yazılı- 
dır. Hattâ 26 ncı Pazar gecesi sabahı 11 inci* meclisin Sünnetodasmda 
in'ikadına da igaret olunmaktadır. Bunlardan yalnız be§ mecliste mukar- 
rir ve muhataplara altm ihsan edildiği yazılıdır ki, bu meclisler de 
şuîüardır : 

Ramazanın 3 üncü Cumartesi günü aktolunan 1 inci, 4 üncü Pazar 
günü aktolunan 2 nci, 6 ncı Salı günü aktolunan 3 üncü, 7 nci Çargamba 
günü aktolunan 4 üncü, 8 inci Perşembe günü aktolunan 5 inci meclîs. 
Bunların harici diğer mechslere ait şırkâtifai defterinde altın ihsanı kaydı 
olmayıp yalnız (Efendii mezburlar tedris etmişlerdir) ibaresile eşhasın 
değişmediğine işaret vardır. 

Ramazâ.11 1174 

Hicrî 1174 senesi Ramazanı ceyfai hümayun defterinde mukarrir ve 
muhatap efendilere verilen atîyyelerin yalnız tutan i§aret olunmuştur. 



— 30 — 

Yani mukaddem ÎM senede olduğu gibi kendilerine atiyye tevzi olunan- 
ların isimleri yazılı değildir. Bu tarz, müteakip yıllarda da devam etmîg- 
tir. Bu seneye ait defterlerdeki kayıtlar aynen şöyledir: 

«Ramazanın 2 nci günü Biniş ile Sofayı hümayuna teşrif buyrulduk- 
ta huzuru ma'diletmevfurda mübahese eden 5 neler efendiler dâilerine 
80 er altından ihsanı mülûkâne buyurulan zeri raahbubu tam 400 <fl 
320). 

Ramazanın 3 üncü günü Binişle Sofayı hümayuna te§rif buyurulduk- 
ta huzuru gevketmahsurda mübahese eden 5 nefer efendiler dâilerine 
80 er altından ihsam hümayun buyurulan zeri mahbubu tam 400 (330). 

Ramazanın 4 üncü günü Binişle Sofayı hümayuna teşrif buyurul- 
dukta huzuru hümayunda mübahese eden 5 nefer efendiler- dâilerine 
ihsanı mülûkâne buyurulan zeri raahbubu tam 400 (330). 

Ramazanın 6 ncı günü Binişle Ağabahçesine teşrif buyuruldukta 
huzuru hümayunda mübahese eden 6 nefer efendiler dâilerine ihsana 
mülûkâne buyurulan zeri mahbubu tam 480 (330). 

Ramazanın 7 nci günü Binişle Sofayı hümayuna teşrif buyuruldukta 
huzuru hümayunda mübahese eden 6 nefer efendiler dâilerine ihsam, 
mülûkâne buyurulan zeri mahbubu tam 480 (330). 

Ramazanın 8 inci günü Binişle Sofayı hümayuna teşrif buyuruldukta 
huzuru hümayunda mübahese eden 6 nefer efendiler dâilerine 80 er altın- 
dan ihsan mülûkâna buyurulan zeri mahbubu tam 480.» (T. S. M. Arşivi, 
No. 2405). 

Bu kayıtlardan Ramazanın 2 nci, 3 üncü, 4 üncü, 6 ncı, 7 nci ve 
8 inci günleri aktolunan meclislere iştirak eden zevata altın olarak atiy- 
yeler tevzi edildiği anlaşılıyor. Halbuki sırkâtibi defterlerinden Ramaza- 
nın 10 uncu Çarşamba günü Sarıkodasında ve 21 inci Pazar ve 24 üncü 
Çarşamba ve 27 nci Cumartesi günleri yine Sarıkodasında ve 28 inci 
Pazar günü Ağabaljçe sinde derslerin okunduğu yazılıdır. Ramazanm ilk 
haftasında derslerin hitamı nizam icabı olduğuna göre Ramazanın 8 inci 
günündeki içtima ile resmî tedrisatın nihayet bulduğu farziyyesine 
istinaden müteakip günlerdeki celselerde atiyye verilmemiş olması 
muhtemeldir. 

Sırkâtibi defterinde bu içtimalara ait kayıtlar şunlardır: 

Ramazanın 2 nci Salı günü: «Ulema efendiler gelüp Sarıkodasında 
tedris, efendimiz altın ihsan.» 

Ramazanın 3 üncü Çarşamba günü: «Sarıkodasında ulema efendiler 
tedris.» 

Rhmazanm 4 üncü Perşembe günü: «Sarıkodasma teşrif. Torun 
efendi tedris. Altın ihsan.» 



— 31 — 

Ramazanın 6 ncı Cumartesi günü: «Ağabahçesine teşrif. Ulema efen- 
diler tedris. Kubeyli asırda (ikindiden az evvel) avdet. Top. Halvet.» 
Ramazanın 7 nci Pazar günü: «Sankodasmda elendiler tedris.» 
Ramazanın 8 inci Pazartesi günü: «Sankodasında efendiler tedris.» 
Ramazanın 10 uncu Çarşamba günü: «Sarıkodasında efendiler tedris.» 
Ramazanın 21 inci Pazar günü: «Badezzuhur (öğleden sonra) Sank- 
odasmda efendiler tedris.» (Bugün Şah Sultanın doğumu dolayısile Hazi- 
neden beşik naldi merasimi de yapılmıg ve Mehterhane ve alay ile beşik, 
iig odalı Haremi hümayuna getirilip teslim edilmiştir.) 

Ramazanm 24 üncü Çarşamba günü: «Sankodasmda efendiler tedris.» 
Ramazamn 27 ncl Cumartesi günü: «Sankodasmda efendiler tedris.» 
Ramazanın 28 inci Pazar günü: «Ağabahçesinde efendiler tedris.» 

Sırkâtibi defterinde 1173 senesi Ramazanmda verilen atiyyenin mik- 
darnıa temas edilmemekle beraber altın olduğu tasrih ve her meclis için 
bu sarahat tekrar olunmuştur. Nitekim 1174 senesi Ramazanına ait kayıt- 
larda da benzeri sarahat mevcuttur. Esasen yukarıda aynen nakledildiği 
veghile bu seneye ait ceybi hümayun defterî muhteviyatı da bunu müey- 
yjttir. Hattâ 1175 senesi Ramazanında hocalara altın, ağalarla çavuşlara 
§eker ihsan edildiği yazdıdır. Yalnız 6 ncı mecliste çavuşlara da «Altın: 
nlsar.» edildiğine igaojet ■olümu'yor M, bu, düğünlerde para serpme kabilin- 
den bir durumu ihsas etmektedir. 1176 senesi Ramazanı îçin «îhsani. 
hümayun.» tâbirile iktifa olunmuş, yalnız hoca Nebih Efendiye başkaca 
da ihsan verildiği kaydedilmiştir, 

Kamasııaıı 1175 

1175 senesi Ramazanı için ceybi hümayun defterinde şu kayıtlara, 
rastlanmaktadır: 

«Huzuru faizünnuru husrevanede mübaheseye gelen ulema efendiler 
dâiîerine ihsanı hümayun buyrulan: 



5 inci » » » 

7 nci Sı y^ » 

9 uncu » » s 

10 uncu » » » 

14 üncü » » » 



kuruş hesabile 7920.» (T. S. M. Ar§ivi, No. 2406). 



ıier £ 


elendiler 


daıienr 


leSO 


er zeri m 


ahbuE: 


tutam 


480 


* 


X- 


» 


» 


» 


» 


» 


» 


480 


» 


» 


» 


» 


.» 


» 


» 


»■ 


480 


» 


» 


j> 


-» 


» 


» 


» 


» 


4S0 


» 


s- 


» 


■ » 


» 


s- 


» 


» 


480 


y> 


;> 


» 


■ » 


» 


» 


■ » 


» 


480 



— 32 — 

Ceybi hümayun defterleri kayıtlarına nazaran aktolunan Ramazanın 
3 üncü, 5 inci, 7 nci, 9 uncu, 10 uncu, 14 üncü günlerindeki celseler için 
atiyyeler verilmiştir. Halbuki sırkâtibi defterindeki sarahatlere nazaran 
bu altı meclisten başka 9 uncu meclis olarak Sarıkodasmda bir de Mukar- 
rirler Meclisi aktedilmiştir ki, Ramazanın 19 uncu Salı gününe tesadüf 
etmektedir. Mamafih Ramazanm 20 nci Çarşamba ve 21 inci Perşembe 
ve 23 üncü Cumartesi ve 25 inci Pazartesi ve 26 nci Sah ve 27 nci Çarşam- 
ba günleri Sarıkodasmda munzam meclisler akt olunmuş tur. Bütün bu 
meclîslere ait sırkâtibi defterindeki kayıtlar aynen şunlardır: 

Ramazanın 3 üncü Pazar günü: «Sarıkodasını teşrif. Ulema efendi- 
ler gelüp tefsiri şerif kıraat edip ve efendimiz altm ihsan. Badehu ağalara, 
çavuşlara şeker ihsan.» 

Ramazanın 5 inci Sah günü: «Sarıkodasını te§rif. Ulema efendiler 
tedris. Efendimiz ihsan.» 

Ramazanın 7 nci Perşembe günü: «Ağabahçesini teşrif. Ulema efen- 
diler tedris. Efendimiz altın ihsan.» 

Ramazanın 9 uncu Cumartesi günü: «Sankodasma teşrif. Efendiler 
tedris. Efendimiz altm ihsan.» 

Ramazanın 11 inci Pazartesi günü: «Sankodasma teşrif. Ulema efen- 
diler tedris.» 

Ramazanın 13 üncü Çarşamba günü; «Sarıkodasını teşrif. Efendiler 
tedris. Çavuşlara altın nisar.» 

Ramazanın 14 üncü Perşembe günü: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler 
tedris.» 

Ramazanın 18 inci Pazartesi sabahı: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler 
gelip tedris.» 

Ramazanm 19 uncu Sah günü: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler haze- 
ratı tedris.» 

Ramazanın 20 nci Çarşamba günü: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler 
tedris.» 

Ramazamn 21 inci Perşembe günü: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler 
tedris.» 

Ramazanın 23 üncü Cumartesi günü: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler 
tedris.» 

Ramazanın 25 inci Pazartesi: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler tedris.» 
Ramazanın 26 nci Salı günü: «Sarıkodasını teşrif. Efendiler tedris.» 
Ramazanm 27 nci Çarşamba gecesi: Leyiei Kadir olmağla mûtad üzre 
«fendimiz Ayasofyayı teşrif. Teravihi eda birle avdet. Sabahı Sarıkoda- 
smda efendiler tedris.» 

Ramazan günleri rakamlarında görülen tehalüf, mebdein sübutu 
bakımından olsa gerektir. Nitekim sırkâtibi, ilk meclisin Ramazanın 



33 — 



3 üncü Pazar günü in'ikadını igaret etmig İken ceybi hümayun defterinde 
«Ramazanın evvGÎki günü:* ibaresi kullanılarak mebde'e ait sübutun 
değiştiği remz edilmiş ve müteakip îçtimalar için de bu sübuta göre 
Ramazan günleri rakamlanmıştır. 



Kamtaz^n 1178 

Hicrî 1176 senesi Ramazanına ait ceybi hümayun defterinde gu 
malûmat mevcuttur: 

«Huzuru hümayunu faizünnuru husrevanede mübaheseye gelen ulema 
efendiler dâilerine emri hümayun uzre ihsanı mülûkâne buyunılmağin 
SO er altın birer çıkıya bağlanıp teslim olunan zeri mahbubu tam 

Ade* 

Sofayı hümayunda 6 nefer efendiler dâilerine der yövmi sani 480 

4 üncü günü Ağabahçesİnde 6 nefer efendiler dâilerine 480 

5 inci günü Sofayı hümayunda 6 nefer efendiler dâilerine ......... 4S0 

6ncı günü Sofayı hümayunda 6 nefer efendiler dâilerine 480 

7nci günü Sofayı hümayunda 6 nefer efendiler dâilerine 480 

S inci günü Ağabahçesİnde 6 nefer efendiler dâilerine 480 



Kuruş hesabile 7920.» (T. S. M. Arşivi, No. 2407). 

Bu sene Ramazanına ait sırkâtibi defterlerinde Rama^^anın 2 nci 
Perşembe günü ve 4 üncü Cumaıtesi, 5 inci Pazar, 6 ncı Pazartesi, 7 nci 
Sah, 8 inci Çarşamba, 11 inci Cumartesi, 13 üncü Pazartesi, 18 inci Cumar- 
tesi, 20 nci Pazartesi ve 21 inci Salı günü içtimalar yapıldığı yazılıdır. 
Bu babtaki kayıtlar aynen şunlardır: 

Ramazanın 2 nci Perşembe günü; ^Sünnetodasını teşrif. Ulema efen- 
diler tefsiri §erif tedris edip efendimiz ihsanı hümayun buyurdular.» 

Ramazanın 4 üncü Cumartesi günü: «Sünnetodasını teşrif. Hoca 
efendiler tedris.» \ 

Ramazanın 5 inci Pazar günü: «Ağabahçesini teşrif. Hoca efendiler 
tedris.» 

Ramazanın 6 ncı Pazartesi günü: «Sünnetodasını teşrif. Hoca efendi- 
ler tedris, s 

Ramazanın 7 nci Sah: «Gecesi Galatada Firuzağa Camii şerifi kur- 
bünde harik zuhur etmekle efendimiz sandala suvar. Tophane iskelesini 
teşrif. Sabıka Topçubaşı Emin ağa konağında aram. întifa kaimesi 
geldikte avdet buyuruldu. Sabahı Sünnetodasmda hocalar tedris.^ 

Huşur DersleTH C. 11 — § ' 



~ 34 — 

Ramazanın S inci Çargamba günü: «Ağabahçesinde hocalar tedris.:s> 
Ramazanın 11 inci Cumartesi günü: «Sankodasmda efendiler tedris.» 
Ramazanın 13 üncü Pazartesi günü: «Nerdubanbagı kasrına teşrif. 

Hoca efendiler tedris. Nebİh efendi dâilerine başkaca ihsan.» 

Ramazanın 18 inci Cumartesi günü: «Sankodasmda hocalar tedris.» 
Ramazanın 20 nci Pazartesi günü: «YaUkasrını teşrif. Hocalar tedris.» 
Ramazanın 2İ inci Saiı günü: «Sarıkodasını teşrif. Hocalar tedris.» 
Ramazanın 24 üncü Cuma gecesi: «Sadnâzam Ragıp Paşa merhum 

oîmağla saharîce efendimiz Sünnetodasmı teşrif. Şeyhülislâm efendi 

dâileri gelüp bir miktar istişare.» 

Sırkâtibi kayıtlarına nazaran 9 aslî ve 2 munzam olarak bu sene 

Ramazanında 11 meclis toplanmıştır. 

Ramazan 1177 

Hicrî 1177 senesi Ramazanına ait ceybi hümayun defterinde şu kayıt- 
lara rastlanmaktadır: 

«Huzuru faizünııuru husrevanede mübaheseye gelen efendiler dâile- 
rine ihsanı hümayunu mülûkâne buyrulmağin teslim olunan zeri mahbubu. 
tam: 



Adet 

Defayı evvelde gelen 6 nefer efendiler dâilerine SO erden 4S0 

Defayi sanide » » » » s- » » 480 

Defayı saliste »7 » » » » >> .,^ 550 

Defayi rabide » 6 » » » , -^ » 450 

Defayı hamişte » » s^ » ^ ^^ ^y 4g0 

Defayi sadiste »7 » » » » » 5^0 



S040 

behesabı kuruş 83060.» (T. S. M. Ar§ivi, No. 240S).' Bu seneye ait sırkâtibi 
defteri henüz elde edilememiştir. 

MicFİ 1178-1187 yıil^rma a:it cej^i hümayun 'defterlerinde Huzur- 
Dersi atlyyelerinin verildiğini gösterir kayda rastlanmamıştır. Halbuki 
ceybi hümayun defterleri padişahın her ay mamelekine nakit ve aym 
olarak giren ve çıkan bütün mallan tamamen ihtiva etmekte ve balâsı 
tasdiki mutazammm hattı hümayun ile tevşih edilra^'ş bulunmaktadır. 
Binaenaleyh verilen atiyyenin bu defterlerde kaydı bulunmak iktiza eder.. 
Nitekim Hicrî 1173 senesinden 1177 senesine kadar her Ramazan aymda 



^ 35 — 

huzuru hümayun dersi muîcamr ve muhataplarına cem'an üçer bin altın 
verilegeldîği yukarıda münderig kayıtlardan müstefat bulunmaktadır. 
1178 ve 1179 senelerinde ise defterlere bu yolda bir masrafın kaydedil- 
memiş olması, o senelerde, derslere devam edilmemiş olduğunu göster- 
mektedir. 

1180 senesi vakayiini tesbit eden müverrih Vâsıf Efendi merhumun^ 
bu sene Huzur Dersleri teşkilâtına yeni bir şekil verildiğinden bahis olan 
fıkrasmda «Beher sâl Ramazanında vaz'ı şahane olan tefsir dersine 
rağbeti hümayun berkemal olduğuna binaen» yolundaki mukaddime dahi 
bu inkitaı i§rab eder mahiyette ise de arada böyle bir iasılanın mevcu- 
diyetini henüz kafiyede tesbit imkânı hasıl olamamıştır. Mamafih 1180 
senesi Ramazanında Huzur Derslerinin takrir edilmiş bulunduğu Vâsıf 
tarihindeki sarahate nazaran muhalikaktır. 

Hicrî llSl den itibaren 1187 ye kadar da dersin okunduğuna dair 
defterlerde bir sarahat ve işaret bulunamamıştır. 

Hicrî 1188 yılında derslere devam edildiğini ceybi hümayun defter- 
leri müş'irdir. Bu tarih ise Birinci Abdülhamit devrine tesadüf etmek- 
tedir. Çünkü S ZiUîade 1187 de vefat eden Sultan Üçüncü Mustafayı bu 
tarihte Birinci Abdülhamit îstihlâf eylemiştir. Binaenaleyh 1188 Rama- 
zanında huzurunda ders takrir olunan, bu padişahtır. Eğer işaret olunan 
senelerde hakikaten ders okunraamıg ise. Birinci Abdülhamidi Huzur 
Derslerinin ikinci müessisi olarak kabul etmek lâzımdır. 

Huzuru hümayunda Abdüimümin Efendi ile Tatar Ali Efendinin 
mheca. (yersıiz) mijjaakagası, 1177 Ramazanmda vuku bularak Tatar Ali 
EfencUnin Bozcaadaya nefiy ve tağribini mjüedidl olduğuna göre bu hâdd-^ 
s^den münfaâl olaın Sultan Ütjüncü Muştalanın Huzsur Dersleriııe devam- 
dam sarfı nazar etm-lş olmaısı da hattra golebiliiir. 

Sadrâzaim Koca Ragıp Paşa merhumun ölüm.ünden sonra Üçüncü 
Sulta,n MuKta.£a'nan harpcû duyg^tlarmı tâdil edecek bir mâni kalm,adı- 
ğmdan musammem: olan Gürcistan seferini 1178 de açarak mafturu bulun- 
duğu iktisat siyaseti iicasiyle Huzur Dersleri için defterde ayrıca tahsisat 
ayırmak lüzumundan harp üı^e-â'Me vaz^eemîıg buüunması da varidi 
lîatırdır. 

Mamafih, 1180 Ramazaranda Huzttr Derslerg. teşkilâtı hakkında 
taikarrür eden yeni esasları izah ederken müverrih Vâsıf Efendi derslerde 
takrir oIıın,an âyâtı kerimeye de igaretlfe: «Evıaili SûtoI Baikara'dan ma- 
kama müîia-gip nice nüöîât ve m.aKaya takriiir ve îbeyan ve o meclisi neflsS: 
melâikcelis, müşabihi ravzai cinan kılınıp ders tamamında surrai muay- 
yene iîe her:kes baliği " meblâğı refahı hal ve Ramazanjye ve iydiyye 
s^ldetlndeîi mutmarlnnülbâi oldular.» demektedir. Bu ibareden, herhalde 



— 36 — 

verilen meblağın itası mûtad olan 3000 küsuî' altından az olmadığı anla- 
şıtmaMadır. Fakat işaret olm^duğu veçhile ceybi hırnıayıom defterinde 
bıına ait felr sarahat yoktur . 

Padişalıa her hafta berayı sarf taikdim oluaan altınlajdan kendisi- 
nin aj^rarak vermiş olması ve bu itibarla deftere başkaca bir kaydm 
dügmenıiş bulunması muhtemeldir. 

Müteakip senelere ait ceybi hümayun defterlerinde Huzur Dersinde 
verilen nakdî atiyj'eler hakkında şu kayıtlar mevcuttur: 

I&ama^an 1188 : «Beher çıkın 100 er olmak üzere zeri mahbub 
nısfıyesi adet 3000.30 gıkın, tutarı 4500 kuruş.» (T.S.M. Ar§ivi, No. 2419). 

Hamazan İ1S9 : «Huzuru lâmiünnuru husrevanîde tefsiri §erij£ 
kıraat eden efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan: 

10 nefer seri meclis efendiler dâilerine 140 ardan 1400 

62 nefer dahili meclis efendiler dâilerine 120 serden 7440» 

(T.S.M. Arşivi, No. 2420). 

Bamazan 1130 : «Huzuru lâmiünnurlarında on növbet tefsiri gerif 
kıraat olundukta ihsanı şahane buyrulan: 

10 adet seri meclis efendiler dâilerine 140 ardan 1400 

60 nefer dahili meclis efendiler dâilerine 120 serden 7320» 

(T.S.M. Arşivi, No. 2421). 

Ramazan 1191 deki ceybi hümayun defterinde nakdî atiyye kaydına 
rastlanmamıştır. 

Ramazatı 1193 î «Huzuru faizünnurlarında 9 meclis tefsiri şerif 
kıraat eden ulema efendiler dâilerinden seri meclislere 120 ger ve sair- 
lerine 100 erden 6780.» (T.S.M. Arşivi, No. 2423). 

Eamiazan 1193 : «Huzuru faizünnuru mülûkânele rinde tefsiri şerif 
mübahese eden efendiler dâilerine ihsanı husrevane buyrulan 5960 kuruş» 
(T.S.M. Arşivi, No. 2424). 

Kamaı^n 1194 : «Huzuru hümayunu şehri yarîlerinde kıraat buyru- 
lan tefsiri şerif hatimelerinde müderrisin efendiler dâilerine ihsan 5740 
kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2425). 

Kamadan 1195 : «Mûtad üzre huzuru şahanelerinde tefsiri şerif 
kıraat eden efendiler dâilerine ihsanı hümayun buyrulan 5740 kuruş.» 
(T.S.M. Argivi, No. 2426). 

Eamıazan 1196 : «Huzuru müstevcibüs sürür da kıraat buyurulan tef- 
siri şerife hazır olan müderrisini kiram efendiler dâilerine meclis be mec- 
lis ber mucibi müfredat taksim olunan 5340 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 
2427). 

Esmıazaa 1197: Ceybi hümayun defterinde nakdî atiyye kaydma 
rastlanmamıştır. 



„ 37 — 

Hamazan 1198 : «Huzuru hümayunda kıraat olunan tefsir için hoca 
ef&ndiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan 5160 kuruş.» (T.S.M. 
Argivi, No. 2429). 

Kamazaıt 1199 : «Huzuru hümayunda tefsirhan efendiler dâilerine 
ihsan 5460 + (seri nneclis efendilere) SOO = 6260» (T.S.M. Argivi, No. 
2430). 

lîma&z^n 1200: «Huzuru hıiEmayunu şahaneleırinde tefetirl şeıif kıra- 
at eden kullarına ihsan: 6560 kuru§» (T.S.M. Argivi, No. 2431). 

Hanıazaiî. Î201; «Huzuru hümayunda tefsiri şerif kıraat eden hoca 
efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan 6460 kuru§.» (T.S.M. Arşi- 
vi, No. 2432). 

RanıazaiL 1303: «Kuzum hümayunda tefsin şerif kıraat eden ule- 
ma elemdiler dâilerine ihsanı müılûkân>e ib.uyruüan 5660 kuruş.» (T.S.M. 
Argivi, No. 2432). 

E/amazan, 1203: «Huzuru hümayunu şahanelerinde tefsiri şerîf 
kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsan buyrulan 6880 kuruş.» 

Mamazan 1304: «Muıtad üzre huzuıu faü^ik'inuru mülûkamelerinıdie 
tefsiri şerif kıraat eden hacegân efendilere ihsan buyrulan 7060 kuruş.» 

Kamazan 1305 : «Huzuru 1 aizünnuru şahanelerinde tefsiri şerif 
kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan 7480 
kuruş.» 

Diğer taraftan, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bir kitaba 
yanlışlıkla ilâve olunup teclid kılman ve sır kâtipl ecrinden bir 2at tara- 
fından kaleme alındığı siyak ve sibakından anlaşılan yazma formalarda 
1205 senesi Ramasanmda mukarrirlere 120 ve muhataplara yüzer esedî 
kurug ihsan olunduğu yazılıdır [5]. 



[53 9 Recep 1205 tarihinde Şeyhülislâm Hamİdi zade Mustafa efendinin mesi- 
lıatten infisali vukuuna mebnl damadı Sır Kd^tihî Bolulu ibrahim efendinin de tafra 
tcrfiile vazifesine nihayet verildiğinden anı Istihlâf eden Sır Kâtibi tarafından daha 
mufassal bir tarzda kaydedilen vak'alar arasında 1205 senesi Ramazanmın 3 üncü 
Cuma günü in'ikal eden BirinGi Meclise ait malûmat verilir iken ■Kbâöeldua atiye- 
lerin bcrmutaö İhsan» buyurulduâuna temas edildi ve 7 ncî Sah günü in'ikat 
eden İkinci meclis hakkında da «badeddua herbirerleri atayâyı mülûkâne ile makzi- 
■yülmeram oldular» dendiği ve 12 nci Pazar günü toplanan Dördüncü Meclis İçin 
de «ve hazırı meclis olan efendilerle maan» mukarririn İhsana mazhar oIdu£u ve 
IG ncı Perşembe günü toplanan Altıncı Meclis ivin de yine muîîarrire «Iıuzzarı meclîs 
olan efendilerle maanî> atiyei hümayun Ihsanllo taitSf olunduiîlan yaziidiğl haiac 
mlkdare, nev'a igaret olunmamıştır. Yalnız bu sene Ramazanının 23 üncü Perşembe 
günü toplanan Mukarrirler Meclisi hakkında Sır Kâtibi atiyyeye de temas eder surette 
su malûmatı vermektedir: 

«Yirmiücüncü Perşembe günü Yalıkögkü Sepetçilerine biniş ile teşriî ve iptidai 
anahi slj/amdan beri huzUfu faizünnuru mülûkânede tefsiri gerif nakleyîeyen sekiz 



— 38 — 

Ramazan 1306: «Huzuru şahanelerinde tefsiri şerif kıraat eden 
hoca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan 7380 kuruş.» (T.S.M. 
Arşivi, No. 2437). 

Eamazan 1207: «Huzuru şahanelerinde tefsiri §erif kıraat eden 
hoea efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan 7480 kuruş.» (T.SM- 
Arşivi, No. 2438) [6]. 

Kamazajı 1308 [7] : «Huzuru hümayunda tefsiri gerif kıraat eden 



meclisin nıukarrirlerl elendiyanı mezlcûrana hâzırı meclisleri olan luiıiiitîen bes 
fazılı ûalıi terrilt ve halen kendinde İstanbul payesi olan kudemayı ulemadan a'lemül- 
mütebahhirîn MüfUzade ef&ndî dahi davet ve ihzar buyıırulmakla ondört nefer 
zevatı kiram alâmeratibihim kuud ve akdi meclisi mübahcse olunup sinini sabıka-^ 
dan hasöbüttarik ders takriri kendiye reşide alan Seferli hocası Ödemisli Ali efendi 
«Vellezine keferu» âyeti kerîmesinden takriri dorse suru' eyleyip mebahlsi enlka ve 
(mesaili dakika taraflarına itrakı şevki takrir ve kantmu münazara ve mübahese 
üzre meni ve tahrir esnasında meydanı jlmü hünerin yektasuvan tazlu îrXanj Kuyu- 
caklı Abdurrahman efendi ve ecillei izamdan Mucurlu Ali efendi ve NiğdeİI Hasan 
efendi ve Vefa, Şeyhi AbduDah efendi ve A'lâ Müftisizade Muhammed efendi, 
mukarriri mu'maileyhe taraf taraf hücum eyledikge Kütüphane! Htımayun hocası 
Seyyit Muhammed Münip efendi mu'maileyhimi iskât ve ilzam ve mukarriri iltizam 
Ue tahlis vadilerinde püyan ve vakti asredeğin mübahese! ilmiye meyancl fuhûlde 
güzeran cyleyüp bâdeldua Müftjzade efendiye sof ferace iksa ve sairlere atiyeler 
ihsan buyurulduktan sonra binlg takımına izin verilip tekrar Müftizade efendi mün- 
feriden huzuru hümayuna ihzar ve kuuda ruhsatı mülûkâne erzan buyurulup dıavatı 
hayriyesi istlclâb ve bin adet altın ihsan ve ol piri fâni nevazlşi seniyyei şahaneleri 
ile müItGfet ve mesruru cenan buyurulup iftara Silâhtar Aga kullarına irsal ve bir 
imüfcemmel boğea ihdası ile dahi müreffehüibai buyurulûu.» 

Yukarıda yankg teclid olunduğundan bahs olunan yadıma formalarda, da bu 
meclis hakkmda verilen malûmat sudur: 

«23 minhü. Balâda tahrir olunduğu üzre sekiz meclis huzuru hümayun dersi 
tamam olup hüğün cümle mukarrirlcr dahi yine meclisi has olup Yahköskü Sepet- 
Silerinde huzura dahil oldular. Hattâ îstambol payesinde piri cihan â'lemi ulema 
Müftizade dahi teberrüken davet ve bâdelders bin rub'iyye ihsan olunup meclîs 
tahliye olundu. Merkum Müftizade efendi sevketlû efendimisle Kânû be aânu (diz 
dize) kuut ve bir mikdar sohbet olup izin olmağla hanesine teşrif eyledLs> 

[6J Yukarıda Not 5 de bahsi gegen Sır Kâtibine ait defterde 1207 
senesi Ramazanmda în'tkat eden Huzur Dersi meclislerinin ikincisine ait 
kayıtta «atiyyei mûtaûeleri i'ta» sarahati olduğu gibi. Beşinci Meclisine ait kayıtta 
da şu malûmat vardır: «Ramazanın 10 uncu Pazar günü ziyade yağmur yağmakla 
Sofayı Hümayunda (bu Ramazanın mukaddem meclisleri Tasköşkte toplanmistı) 
Sijnnet Odacını teşrif ve meclîsi hâmis mukarriri Seyyit Kudsi efendi d-rsî serlf 
nakil ve tedris eyleyip mûtad üzre surralan ita ve isin verilip Hırkai Saadet Bağdat 
kasrında mahfuz o)ma£Ia salâtı asrı eda İle teşerrüf ve resim üzre ziyaretten sonra 
keza Sünnet Odasını tegrif ve akgam iftara Haremi Hümayuna teveccüh buyurdular». 

[7] Sır kâtibi defterlerinde 1208 - 1216 Ramazanlarındaki atlyyeler hakkmda 
bir kayıt yoktur. 



— 39 — 

liûca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan 7480 kuruş.» (T.S.M. 

Arşivi, No. 2439). 

Ramazan 1209: «Bermutad huzuru şahanelerinde tefsiri §erif kıra- 
at eden mijderrisîn efend:ier dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan 8380 
kurug.» (T.S.M. Ar§ivi, No. 2440). 

Eamasan ISIÖ: «Bâemri hümayun huzuru şahanelerinde tefsiri 
ğerif kıraat eden naüderrisîni kiram efendiler dâilerine ihsan: 8480 ku- 
ruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2441)., 

Kamazau 1311: «Bermûtadı şahane huzuru mülûkânelerinde tefsiri 
şerif kıraat eden müderrisin efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyu- 
rulan 8880.:s (T.S.M. Arşivi, No. 2442). 

Kamaa:aîi 1313: «Bâemri hümayun huzuru şahanelerinde tefsiri 
şerif kıraat eden müderrisin efendiler dâilerine ihsan buyurulan 93S0.» 
(T.S.M. Arşivi, No. 2443). 

Earaasan 1S13: «Bâemri humayıoı huzuru şahanelerinde tefsiri 
şerif kıraat eden müderrisin efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyu- 
rulan 10180 kuruş» (T.S.M. Arşivi, No. 2444). 

Eamazan 1314=: «Bâemri Tıuiraayun huzuru §ahaneleri.nde tefs^ırâ 
şerif kıraat eden efendiler dâilerine ihsan buyurulan İ04S0.» (T.S.M. 

Arşivi, No. 2445), 

Kamaşan lgî.5 : «Bâemri hümayun huturu şahanelerinde tefsiri 
şerif kıraat eden raüderrisîn efendiler dâilerine ihsan buyurulan 10780 
kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2446). 

Bamasan 1216: «Bermutadı şahane huzuru şahanelerinde tef ski 
şerif kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsan buyrulan 11580 kuruş.» 

(T.S.M. Arşivi, No. 2447). 

Kamaşan 1317: «Bermutadı şahane huzuru faizünnuru müiûkâne- 
lerinde tefsiri gerlf kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne 
buyrulan 11480 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 244Ö). 

Kamaşan 1318: «Bermutad huzuru faizünnuru mülûkânelerinde 
tefsiri şerif kıraat . eden hoca efendiler dâilerine ihsan buyrulan 9660 
kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2449). 

Kamasaa İ319: «Huzuru faizünnuru mülûkânelerinde tefsiri şerif 
kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsan buyurulan 9960 kuruş.» {T.S.M. 

Argîvi, No. 2450). 

Kamaaaa 1320: «Bermutadı şahane huzuru faizünnuru mülûkâne- 
lerinde tefsiri şerif kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne 
buyurulan 10060 kuruş.» (T.S.M. Arşivi. No. 2451). 

îlaraazaa 1221: «Huzuru faizünnuru mülûkânede m.übahesei ilmi 
şerif eden hoca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan 10260 
kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2452). 



40 



Kanman 1332: (IV. Mustafa devri) «Bermutadı şahane huzuru 
lamıunnuru müîûkânelerinde mübahesei İlmi §er:f eden efendiler dâüe- 
rine ihsan 11380.» (T.S.M. Arşivi. No. 2453). 

Hamazaii mS: (11. Mahmut devri) «Bermutad huzuru lâmiünnuru 
müîûkânelerinde mübahesei ilmi şerif eden efendiler dâiler-:ne ihsanı 
mulukâne buyrulan 10740 kuru§.» (T.S.M. Arşivi, No. 2454). 

Bamazaîi 1224: «Bâemri hümayun huzuru lâmiünnuru mülûkâne- 
lennde mübahesei ilmi şerif eden hoca eiendiier dâilerine ihsanı şahane 
buyrulan 11280.» (T.S.M. Arglvi, No. 2455). 

Ka.mazan 1225: «Bâemri hümayun huzuru lâmiünnuru müîûkânele- 
rinde mübahesei ilmi şerif eden hoca efendiler dâilerine ve mukarrir 
efendilere ihsanı şahane buyurulan 11580 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 

Eamazan i 226: .Bâemri hattı hümayun huzuru lâmiünnuru müîû- 
kânelerinde mübahesei ilmi gerif eden hoca efendüer dâilerine ver'lmek 
için zarphanei âmirelerinden gelip Hazinei Enderunu hümayuna irad kay- 
dolunan 15000 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2457). 

Eamazau 1237: .15000 Huzuru lâmiünnuru mmükânelerinde müba 
heseı ümı şerif eden hoca efendiler dâilerine verilm.ek için.» (T S M Arşivi 
No. 2458) [8]. 

Kamadan 1228: ^Bâemri hümayun huzuru lâmiünnuru müîûkânele- 
rinde tefsiri şerif kıraat eden hoca efendiler dâilerine ihsanı şahane 
buyurulan: 



Nefer 



109 100 



10900 kuruş. Nefer 



^^^^^ S 100 Sekiş nefer muharrirler dâilerine 

008GO Mukarrir (Muhatap olacak) efendiler Nefer 100 Nefer 20^ 



11S80|:91» (T.S.M. Arşivi, No. 2459) ? 



m Enderun tarminds 1227 senesi Ram^zanmnı ilk Huzur Dersini Cıra&an 
Sararımda t.a.rir e.on Kütüphane hocas. Bolulu Hac. Mustal. 'efendiye .mül^e^mel 
.akça ve mu.eyy.n boh^a. n,n h.^ine kâhyası Muh.mmea aga yeölle te.îim edUdigine 
işaret varsa da mükemmel akçadan ne kast olundtıtu anlaşılamamaktadır. Yi^e bu 
Ramazanda m'îkat eden Mukarrirler Meclisinin hitammda mukarririere .cokca akça 
ve mükemmel boğça.» verildiği yazılıdır. 

«Ba IZ T""' '''''"^''"^ ^^«-^^ndeki bu kaydın basında ,u izahat mevcuttur: 
.Ba hattı hümayunu .evketmakrun in'amı feresiyye ve seker hazinesine ve in'amı 



_ 41 — 

Ea.mazaîî 1239: «Bermutadı şahane Ramazanı şeriS meymenetredif- 
te huzuru lâmiünnuru rnülûkânelerinde'mübahesel ilmi şerif kıraat eden 
hoca efendiler dâilerine ihsanı şahane buyurulan: 

8 nefer raukarrir efendiler dâilerine 120 kuruştan 960 kuru§, 
Vesair 101 nefer hoca efendiler dâilerine 100 er kurugtan 10100 
kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2460). 

Eanta.saıı 1330: «Bennutadi şahane Ramazünı şerifi meymenetre-- 
dlfte huzuru faizünnuru mülûlîânel erinde mübahesei ilmi şerif kıraat 
eden hoca efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne buyurulan 12280 kuruş. 
101 nefer, 20 naukarrir - 121.» (T.S.M. Arşivi, No. 24S1). 

Karmaşan 1231: «Bermutadı şahane huzuru faizünnuru mülukânede 
mübahesei iimâ şerif eden hoca efendiler dâlllerlne üısaııı şahane buyurulan. 
nefer 111; kuruş 11260» (T.S.M. Airşivi, No. 2462). 

Mamît^a-ıı 1232: «Benmütadı §ahane huzuru, lâmiünnuru m.ülukâne^ 
leriaiıde mübahesell ilmi -şerif eden hoca efendiler dâilerine ihsanı müiû- 
kâne buyrulan 11360 kuru§; muilcarrir efemdiler dâüsrine (nefer 20) 
2020 ^ 13.380 loıruş.» (T.S.M, A,r§ivi, No, 2463). 

Kaınasiaıı 12B3: «Bermutadı şahane huzuîTt faizünnuru mijlû^kâne- 
lerinıdö rnıübaheısea ilmi şerif eden hoca efendiler üâiierj.ne ihsajıı mülû- 
kâne buyrulan: 112 nefer, 22560 kuru§ [10].» (T.S.M. Arşivi, No. 2464). 

Slaıııa-saıı 1234: «Bermutadı şahane huzuru faâzünnuru mülûkâne- 
leriııde mübahesei İlmi şerif eden hoca efendüe-r dâilerine ihsanı mülûkâne 
buı^Tulan 112 nefer, 22560 kuruş [11].:^ (T.S.M. Arşivi, No. 2465). 

Easma^saa 1235 : . «Bermutadı şahane huzuru, faizünnuru mülûkâne 
lerinde mübahesei ilmi şerif eden hoca efendiler dâilerine ihsanı şahane 
buyurulan 112 nefer; 22560 kuruş [12].» (T.S.M. Arşivi, No. 24S6). 



câmeşuy ve mülıimmatı solrai leberdaran ve hazinedar ağa ve mUBaîıibanı haremi 
hümayun ve huzuru lâmiünnuru müîûkân elerin de TnübaliKsci İlmi gerif eden hoca 
efendiler dâiieriTie ve iıırkai şerif küsadmda bermutadı .şahane bazı kanarına veril- 
nıek için zarplıanei âmireden gelip hazinei hümayuna irad iıaydolunan yetmig bin 
Icur'us.» 

10) Ceybi lıumayun defterindeki bu trayıttan önce şu malûmat mevcuttur: 
«Baemrl lıumayun huzuru lâmiünnuru nıülukânelerinde ilmi gerif mübalıesc eden 
iıoca elendiler dâilerine eennetmekân üröevsâsiyan Valide Sultan aiiyyctüssan 
aleyha crrahmetu velgufran basiretlerinin, tarafından verilegelen atlyye bedeli olmak" 
üzere tarafı saîıaneden gelip iıazlnei enderunu hümayuna Irati kayd olunan 11200 
kuruş.» 

11-12) Valide Sultan tarafından verilen atlyye hakkında geeen Ramazan 
defterinde mukayyet İbare, 'bu Ramazan defterinde de mevcuttur; yalnız bu sencki 
militar 11260 ^kuruştur. 



— 42 — 

Ramazan 1236: «Bermutadı şahane huzuru iâmiiünnuru mülükâne- 
.'lerinde mübahesei İlmi şerif eden lıoea efendiler dâilerine ihsanı mülûkâne 
buyurulan nefer 114; 22960 kumş.KUer hocası AbduiTahim Ef. yerine 
talçrir eden Babüssadetülalİyye ağalar hocası Muhammed Ef. ye 220 

kuruş verilmiştir [13].» (T.S.M. Arşivi, No. 2467) [14]. 

Eaıııazan 1237: «Bermutadı şahane huzuru lâmiünnuru müiûkâne- 
.lerinde mübahesei ilmi şerif eden hoca efendiler dâilerine ihsanı müiûkâne 
buy urulan ; Nefer 



8 220 

104 200 



112 
22560 kuruş [15].» (T.S.M. Arşivi, No. 2468), 

Kamaşan 1238: «Bermutadı şahane huzuru lâmiünnum mülûkâne- 

ierinde nıübahesei ilmi şerif eden. hoca efendiler dâilerine ihsanı husrevane 
buyuruîan nefer 112; 22560 kurug [16].» (T.S.M. Arşivi, No. 2469). 

Kamas^aıı 1239 î Padişah taraifmdan Huzur Dersinde bulurıan 112 
:hocaya 22560 Irarjş atlyye verihni§târ [17]. (T.S.M. Arşivi, No. 2470). 

Eamazan 1240: «Huzur Der:Sİnde bulunan 112 hocaya Padişah 
tarafından 22560 kuruş atiyye verilmiştir [18].» (T.S.M. Arşivi, No. 2471). 

S^mazaaı 1241: «Huzur Dersinde bulunan 112 hocaya Padişah 
■tarafîndan 22560 kuruş atiyye verikri'.ştir [19].» (T.S.M. Arşivi, No. 2472). 

Eamıasaıı 1212: «Huzur Dersinde bulunan 113 hocaya Padişah 
tarafından 22760 kuruş atij^ye verilmiştir [20].» (T.S.M. Arşivi, No, 2473). 



13) Valide Sultan tarafınöan verilen atiyye hakkmda geçen Ramazan defte- 
rinde mukayyet ibare bu Ramazan defterinde de mevcuttur; yalnız bu seneki miktar 
11400 kuruştur. 

14) Enderun Tarihinde 1236 Ramazanmdakl Huaur Derslerinûo «Ulema efen- 
dilerin mazhan eltafı iıa^ireti nlluHâhi olduklarım tarzında mücmel bir tâbir kulla- 
nıimıstır. 

15) *Baemrl hümayun huzuru lâmiünnuru lıazreti mülukânede mübahesei ilmi 
şerif eden hoca efendiler daiîerine cenuctmekân adnâşiyan Valide Sultan alcyhâ 
sîeaLÜ rahmeti velgufran hazretlerinin tarafı aliyy elerin den verUcgelen atiyye bedeli 

■olmak üzere zarphanei âmireden gelip îradı hümayun kayd olunan 11200 kuruş.» 

16-19) Valide sultan tarafmdan verilen atiyye hakkında gecen Ramazan 
-defterinde mukayyet ibare bu Ramazan defterinde de mevcuttur (Miktar 11200 kurug). 
20) «Ba emri hümayun huzuru lâmiünnuru mülukanelerlnde mübahesei ilmi 
senf eden hoca efendiler dâilerine cennetmekân adnâ§lyan Valide Sultan tabetse- 
raha hazretlerinin tarafı al iyy elerin d en veriiegelen atiyye bedeli olarak ihsam 
hümayun buyurulmak iğin Evkafı hümayun Nâzın efendi kullan tarafmdan gelip 
Hazlnel hümayuna iradı hümayun kayd olunan 11200 kurus.» 



__ 43 — 

1 

Hamazaa 1243: «Eennutadı gahane huzuru f aizünnuru - mülûkâne- 
-lerinde mübahesei Mmi şerif eden hoca efendiler dâlleı^lîie Ihsarn mülü- 
kâne buyuruları 22560 + Mukarrir hoca efendiler dâilerîne <16 nefer 
200) 3200 := 25760.» (T.S.M. Arşivi, No. 2474) [21] [22]. 

EamamîL 1344: «Bermutadı şahane Kami çiftliği 'kışlağı denmun- 
da camüi şerifte huzuru lâmlünnuru cenabı mülû^ıân elerinde mübahesei 
ilmi §erif eden hoca efendi dâllerine ihsanı şahane buyurulan 22550 [23].» 
(T.S.M. Arşivi, No. 2475). 

Eamasaıı Î345: «Eaemri hümayunu kerameîmakrunu şahane Rami 
çiftliği meVîcibâ hümayununda huzuru lâmiünnuru-, cenabı mülûkânede 
.mübahesei;. ilmi şerif eden hoca ef.e,ndiler dailerine ihsanı şahane buyurulan 
22560 [24].* (T.S.M. Arşivi, No. 2476). 

Kamaşan, 1246: «Bermutadı gahane Çırağan mabeyni hümayununda 
mübahesei lîmi .gerif eden hocalara 22560 -I- Mukarrir hoca efendilere 
200 erden 3400... [25].» (T.S.M. Argivl, No. 2477). 

Mamasası 1S47: «Baemri hümayun Çırağan mabejTiî hümayununda 
huzuru lâmiühnuru cenabı mülûkânelerinde mübahesei ikni gerlf eden 
hoea efendiler dailerine ihsam şahane buyurulan 225G0 [26]. s> (T.S.M. 
Arşivi, No. 2478). 

Eamazaıı 1349: «Baemri hümayun Çırağanda 2ülVeçheyn mabeyni 
hümayununda huzuru lâmiünnuru cenabı mülûkânelerinde mübahesei ilmi 
şerif eden hoca efendiler dailerine ihsam gahane ibujaıruîan 112 nefer; 
22560 ku.ruş [27].» (T.S.M. Arşivi, No. 2470), 

Eamaaa^L 124^: «Baemri hümayun Çırağanda Züîveçh-3yn mabeyni 

hümayununda. hu,2uru iaîzünnuru cenabı ■ müîûkânelerinde mübahesei ilmi 
şerif eden hoca- efendilere: 

Muharrir hoca efendilere 8 nefer, 320 den 2560 

Vesair hoca efendiler dailerine 104 nefer, 300 den 31200 



nefer 112 



21) Valide Sultan tarafından verilen atLyye hakkında geçen Ramazan defte- 
rinde mukayyet iîaare bu Ramazan defterinde de mevcuttur. (Miktar 11200.) Yalnız 
ayrıca: «Lâleli valîfı şerifi fazlasından olarak Kvkafı hümayun nâzın efendi kullan 
tarafından gelip» kaydı bulunmaktadır, 

22) Enderun Tarihinde 1243 senesi Huzur Derslerine ait fıkrada, derslerin 
Mtammda «hoca efendilerin mazharı atıfet» olduîiları tâbirîle iktifa olunm:u.ştur. 

23-37) Valide Sultan tarafından verilen atlyye hakkında gecen Ramazan 
defterinde mukayyet ibare bu Eamaaan defterinde de mevcuttur (Milîtar 11200). 



_ 44 — 

1 nefer mukarrir efendi dâilerine 320 [2SJ.» (T.S.M. Arşivi, 

34080 

No. 2480). 

Hamasaa 1350: «Sahilsarayı Beşüıtagta Zülveçheyn mabeyni hüma- 
yununda huzuru lâmiünnuru cenabı n^ülûkânede mübahesei ilmi şeıif 
eden hoca efendiler dâilerine ihsanı şahane buyurulan : 

Yekûn 

Muüîarrir hoca efendilere 8 nefer 320 2560 

Sair hüca efendilere 104 » 300 31200 

Antakyah Said Efendi dâilerine 1 » 300 300 

Mukarrir hoca efendiler dâilerine 15 » 300 4500 

128 ki§i 3S560 [29] s- 

(T.S.M_ Arşivi, No. 24S1). 

Bama^î^îi 1251: «Baemri hümayun. Sahdlsarayı Beşiktaşta Zülveç- 

heyn mabeyni hum.ayununda huzuru lâmiünnuru cenabı mülûkânede 

mübahesei İLmi şerif eden hoca efendiler dâilerine ihsanı §ahane buyurulan: 

Mukarrlr hoca efendiler dâilerine S nefer, (mutadı kadimi 320, bu 

defa zam 6S0, 1000 erden 8000 
Ve sair hoca efen(i:ier dâüerine 104 kişi, (mutadı kadimi 300, bu defa 
ihsan 300 = 600) yekûnu 62400 [30].» (T.S.M. Arşivi, No. 2482). 

70400 

EaiBaa,an 135S: «Baemri hümayun Beşiktaş sarayı muallâsı Zül- 
vegheyn mabeyni hümayununda huzuru faizünnuru eenabı mülûkânelerînde 
mübahese] ilmi §erif eden hoca efendiler dâilerine ihsam mülûkâne 
buyurulan: 

Mukarrlr hoca efendiler dâilerİTie S nefer 520 = 4160 
Sair hoca efendiler dâilerine 104 » 500 = 52000 

1^2 56160 r31> 

(T.S.M. Arşivi, No. 2483). ' 



28) «Baemn humayur. huzuru faizünnuru cenabı müJukâr.eleriıtde mübahesei 
İlmi şerif eden hoca efendüer d.üerine ccnnetmekân firöevsâsiyan Valide Sultan 
aleyhâ sicaiürr^hmeti vcrriEvan hasretlerinin tarafı aiiyyelerinden verileg.]en ii200 
kuruş atiyye bed.lini bu defa bâiradri .eniyyci cenabı mülûkâne be.^.r bin R8ft 
(5680) kuruş zam ile Lâleli vakr,. ,erîfi fazlasından olan Evkafı hümayun nazır 
efondî- kulları tarafından gelip İradı hümayun kayd oluna: IHHHO kurug . 

29-30) Valido Sultan tarafından verilen atiyye hakkında seçen Ramazan 
defterinde mevcut ibare bu Ramazan defterinde de mevcuttur (Miktar lessO) 

31) Valide Sultan t.r^f:ndan verilen stiyye hakkında gecen Rama.an defte-' 



_ 45 — 

Kama-aan 1253 : «Baeıııri hümayun Beşiktaş Sarayı muallâsı Zül- 
veçheyn mabeyni hümayunu şahanesinde huzuru faizünnuru cenabı 
mülûkânede mübahesei ilmi şerif eden hoca efendiler dâilerine: 

8 nefer mukarrire 520 — 4160 

Öteidie-re 500 ^ 52000 



56160 [32].» (T.S.M. Arşivi^ No. 2484). 
Eanıazan 1354:: «Baemrİ hümayun Beşiktaş Sarayı muallâsı Zül- 

vegheyn mabeym hümayunu şahanesinde huzuru faizünnuru cenabı 

mülûkânede mübahesei ilmd şerif eden hoca efendilere (miktarlar geçen 

senekînîn aynıdır.) [33].» (T.S.M. Argivi, No. 24S5). 

üamaaan 1255: «Topkapı Sahilsarayı mabeyni hümayunu şahanede 

huzuru faizünnuru cenabı mülûkânede mübahesei ilmi şerif eden hoca 

efendilere (ayni miktar): 56160 [34].» (T.S.M. Arşivi, No. 248G). 

Bamazan I25ö; ■«BaGmr.v hümayun n^abeyni hümayunu şahanede 

huzuru faizünnuru cenabı mülûkânede mübahesei ümi şerif eden hoca 

efendiler dâilerine: 

Mukaı-rirlere 8 520 = 4160 

(Mukarrir vekili Gürcü İsmail Efendi — 1000) 

Sair hoca efendilere 103 500 = 51500 



56G60 [35]^ , 

(T.S.M. Arşivi, No. 2487). 

Kiaiîia^an 1357; «Mabeyni hümayunu şahanede huzuru fa?"zünnuru 

cerjaiba mülûikânede mübahesei ilmi şerif eden hoca efendilere: 
Mukarrir S nefer 4160 

Mukarrîr vekili 2 ne:fer 1000 

Sair 104 hoca efendilere 500 erden 520OO 



57160 [36] ^> 
(T.S.M. Aîişivi, No. 2488). 

Bamazaıı 1S5S: «Ma'beyni hümayunu gahanede huzuru fa'^zünnuru 
oenabı mülûkânede mübahesi ilmi şerif eden hoca efendilere: 



rinde mukayyet İbare bu Ramazan defterinde de mevcuttur (Miktar Î6880>. Aynca 
bu seneden itibaren Huzur Dersinde bulunan hocalara verilmek üzere muayyen bir 
meblâğm Zarphanet âmircden gelip Hazine! hümayuna Irad. kaydolundugu görül- 
mektedir. «Baemrî hUmayun huzuru lâmiünnuru hazreti mülûkânede mübahesei ilmi 
serJf etlen hoca etendiler dâilerine ihsanı şahane buyrulmalî için Zarphanel âmireoen 
gelüp Hazînei enderunu hümayuna iradı hümayun kayd olunan 22400». 

32-47) Geçen seneki gibi Huzur Dersi hocalarına verilmek için valide "Sultan- 
dan İ6SŞ0, Zarphaneöen 22400 kuruş geldifi bildirilmekledir. 



46 — 



Nefer 8 
Adet 104 



520 serden 
500 erden 



4160 
52000 

56160 [37].» 



112 
(T.S.M. Arşivi, No. 2489). 

Uzm^zmı 1259: «Mabeyni hümayunu şahanelerinde huzuru faizün- 
nuru cenabı nıülûkânede raübahesei ilmi şerif eden hoca efendilere: (ayni 
hesap ve yekûn:) 56160 [38].» (T.S.M. Ar§ivi, No. 2490). 

Kamaaan 1260: «Huzuru faizünnuru cenabı mülûkânede mübahesei 
ilmi şerif eden hoca efendilere: 

Mukarrirler 8 520 4160 

Mukarrir vekili 2 500 1000 

Sair hoca efendiler 104 500 52000 



114 



(T.S.M. Argivi, No. 2491). 

lîaraa^an 1^61,: «8 Mukarrir El 520 serden 

1 Mukarrir vekili Kî. 
104 Sair lıoca Ef, 500 erden 

Cem 'an 

verilmiştir [40].» (T.S.M. Arşivi, No. 2492). 

Eamazaiî 1363: «8 Mukarrir Ef. 520 serden 

1 Mukarrir vekili Ef. 
104 Sair hoca Ef. 500 erden 



57160 [39] i> 

4160 

500 

52000 



56660 kuru^ 

4160 

500 

52000 



113 Kişiye 
ver:lmi;şüir'[41j.» (T.S.M. Aa-şivi, No. 2493), 
Kamazaıı 1363: «8 Mukarrir Ef. 
104 Sair h(x:a Ef . 
1 Mukarrir Ef. 
13 Sair mukarrir Ef 



Cera'an 56660 kuruş 



126 Kişiye 
verilmiştir [42].» (T.S.M. Arşivi, No. 2494). 

«8 Mukarrir Ef. 
104 Sair mukarrir Ef . 
1 Mukarrir vekili Ef. 



520 serden 
500 erden 

500 erden 
Cem 'an 

520 serden 

500 erden 



4160 

52000 

500 

6500 

63160 kuruş 

4160 

52000 

500 



113 Kişiye Cem'an 56660 kurug 

verilmiştir [43] .s (T.S.M. Arşivi, No. 2495). Bu defterde: «Hoca efendiler 
dâ-lerine ihsanı şahane buyrularak kaime kâğıtlarının beyaz akçeye 
tebdil olunması için 500 kuruş verildiği» de kayıtlıdır. 



47 



Kamaşan 1265: «8 Mukarrir Ei. 
104 Muhatap EL 

1 Mokarrir vekili Ef . 



520 serden 
500 erden 



4160 

52000 

500 



113 Kişiye Cem'an 

verilmiştir [43a]..» (T.S.M. Ar§ivi, Defter No. 1035/4). 
Eamasan 1366: «S Mulıarrir Ef. 520 şerden 

104 Muhatap Ef. 500 erden 

1 Mukarrer vekili Ef. 



113 Kişiye Cem'an 

verilnüştir [43b].» (T.S.M. Ar§ivi, Defter No. 1038/8). 
Eamazan 1367: «8 Mukarrir Ef. 520 serden 

104 Sair hoca Ef. 500 erden 



112 Kişiye Cem'an 

verilîmgtir [44].» (T.S.M. Arşivi, No. (eski) 1036). 

Kamosa-a 1S68: «8 Mukarrîr Ef. 520 serden 

104 Muhatap Ef. 500 erden 

112 Kigiye Cem'an 

verilmiştir [45].» (T.S.M. Arşivi, Ko. (eski) 1037). 

Eamassan Wmı «S Mulıarrir Ef. 1000 erden 

104 Muhatap Ef. 750 serden 

112 Kişiye Cem'an 

verîiırâştîr [4G].» (T.S.M. Arşivi, No. 2496). 

Eam^-^an 121Qı «8 Mukarrir Ef. 1000 erden 

104 Muhatap El 750 serden 

112 Kişiye Cem'an 86000 kuruş 

verilmiştir [47].» «Huzuru lâmiinnuru §ahanede mübahesei ilmi şerif 
eden hoca efendiler dâiîerine ihsan buyurulan kaimelerin akçeye tebdili, 
için verilen 15,843» «25 er binlik kaimelerin ak akçeye tebdili ig:n 10/100 
kuruştan verjlen 5000 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, No. 2496). 

«8 Mukarrir Ef. 1000 erden 8000 

104 Muhatap Ef. 750 serden 78000 

1 Mukarrir vekili Ef. 750 



56660 kuruş-: 


4160 


52000 


500 


56660 kuruş 


4160 


52000 


56160 kuruş 


4160 


52000 


56160 kuruş 


8000 


78000 


86000 kuruş 

1 


8000 


78000 



113 KİŞ' ye 
verilmiştir [48].» (T.S.M. Arşivi, No. 2496). 



Cem'an 86750 kuruş 



[48-52] Huzur Dersi hocaiarma verilmek üzere Valide Stıltan Vakfından 1GSW, 
darphaneden 52400 kumg geldiği bîldinlmektedir. 



~ 48 ^ 



îlamasaaı 1272: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap Ef. 
1 Duacı EL 



1000 erden 
750 §erden 



8000 

78000 

750 



113 Kişiye 

verilmişür [49j.w (T.S.M. Arşivi, No. 2496), 
Bamazan î27S: «8 Mukarrir El 
104 Muhatap Ef. 
1 Duacı Ef. 

113 Kişiye 
verilmi§tir [50].» 

Baraasan 1274: «8 Mukarrir 'BL 
104 Muhatap Ef. 
i Duacı El. 

113 Kişiye 
verilmiştir [51].» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 14/407). 

Kamaşan 1275: ^Huzuru iadzünnuru hazreti mülûkânede mijbahesei 
ilmi şerif eden hoca efendiler dâilerine ihsanı gaîıane buyuı^îan SSOOO.s 

(T.S.M. Arşivi, Defter No. 241). 

^8 Mukarrir Ef. 

104 Muhatap Ef. 



Cem 'an 


86750 kuru 


1000 erden 


8000 


750 serden 


78000 




750 


Cem 'an 


86750 kuru: 


1000 erden 


8000 


750 serden 


7SO0O 




750 



Cem'an 86750 kuruş 



1000 erden 
750 serden 



78000 



1000 erden 
750 serden 



112 Kişiye 
verilmfgtir.s (T.S.B'Î. Argivi, No. 241). 

I^mazan^ Î377: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap El. 

Hacei Şehriyârî Hafız 
■ Muhammed Ef. ve- 
kili hoca Ei. 

113 Kişiye Cem'an 
veriinıiştir.j) (T.S.M. Arşivi, Defter No. 241). 

Eamasan 1278: «8 Mukarrir Ef 1000 erden 

104 Muhatap Ef. 750 serden 

112 Kişiye Cem'an 

-verihnigtir [52] » (T.S.M. Arşivi, Defter No. 14/405). 



Cera'an 8G000 Icuruş 



8000 
78000 



1000 
87000 kuru; 

8000 
78000 



86000 kuruş 



49 — 



Ramazan 1379: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap Kî. 



1000 erden SOOO 

750 gerden 78000 



verilmiştir [53] . 

Kamazan 12S0: 



112 Kişiye 

«8 Mukarrir Ef. 
2 Mukarrir Vekili 
Hoca Ef. 
104 Muhatap Ef. 



Cem'an 86000 kuruş 

1500 erden 12000 

1500 erden 3000 

1000 erden 104000 



114 Kişiye Cem'an 119000 kuruş 
verilmiştir (T.S.M. Arşivi, Defter No. 241). 

Ramazan 1281; «S Mukarrir Ef. 1500 erden 12000 

2 Mukarrir Vekih Ef. 1500 erden 3000 

104 Muhatap Ef. 1000 erden 104000 



114 Kişiye 
verilmiştir [54]. 

Ramazan 1382: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap Ef. 



Cem'an 119000 kuruş 

1500 erden 12000 
1000 erden 104000 



112 Kişiye Cem'an 

verilmiştir [55] (T.S.M. Arşivi, Defter No. 14/398). 
Ramasası 1SS3: «8 Mukarrir Ef. 1500 erden 

104 Muhatap Ef. 1000 erden 



119000 kuruş 

12000 
104000 



112 Kişiye 
verilmiştir [56]. 

Bamazaiî 1284: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap Ef. 



Cem'an 116000 kuruş 

1500 erden 12000 
1000 erden 104000 



112 Kişiye Cem'an 116000 kuruş 

verilmiştir [57] (T.S.M. Arşivi, Defter No. 14/395). 



[53] Huzur Dersi hocalarına verilmek üzere Ilazinel Hassadan 52400, Evkaf 
Hazlnesinaen 1GS80 kuru.ş geldiği bildirilmektedir. 

[54, 55] Huzur Dersi hocalarına verilmek üzere Hazinei Hassadan '85400; Evkaf 
Hazinesinden 16880 kuruş gelmiştir, 

r56-60] Huzur Dersi hocalarına verilmek üzere Hazinei Hassadan 22400, G30no 
ve 26000 (Cem'an 111400), Evkaf Hazinesinden de 1GS80 kuruş g-elmi& ve Hazinei 
Enderuna irat kaydolunmugtur. 



Huzur Dersl&ri C. IX 



— 50 — 



Kamazac 1285: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap Ef. 



1500 erden 

1000 erden 



12000 

104000 



112 Ki§iye 
verilmiştir [58]. 

Eamaaan 12S6: «S Mukarrir Ef. 

104 Muhatap Ef. 



Cem'an 116000 kuruş 

1500 erden 12000 
1000 erden 104000 



112 Kişiye 
verilmiştir [59]. 

Kamazan 1287: «8 Mukarrir Ef. 
104 Muhatap Ef. 



Cem'an 116000 kuruş 

1500 erden 12000 
1000 erden 104000 



112 Kişiye Cem'an 116000 kuru; 
veriîmigtir [60] (T.Ğ.M. Argivi, Defler No. 382). 

Eamazan 1288: «8 Mukarrir Ef. 1500 erden 1200 

104 Muhatap Ef. lOOÖ. erden İ040Û0 



112 Kişiye Cem'an 

verilmiştir [61] (T.S.M. Arşivi, Defter No. 14/402). 

liamazan 1289: «8 Mukarrir Ef. 1500 erden 

104 Muhatap El 1000 erden 

112 Kişiye Cem'an 

verilmiştir [62]. (T.S.M. Argivi, Defter No. 348). 

Kamazan 1290: ■ «8 Mukarrir Et 1500 erden 

104 Muhatap Ef. 1000 erden 



112 Kişiye Cem'an 

verilmiştir [63] . (T.S.M. Arşivi, Defter No. 392). 

Ramazan 1291: «g Mukarrir Ef. 1500 erden 

104 Muhatap El 1000 erden 



116000 kuruş 


12000 


104000 


116000 kurug 


12000 


104000 


11600Ö kuruş 


12000 


104000 



112 Kişiye Cem'an 116000 kuruş 

verilmiştir [64]. (T.S.M. Arşivi, Defter No, 408). 



lei, 62] Hu2ur Dersi Hocalarına venlmek için Hazint;i Hassadan 33000, 30000^ 
22400 -ve 26000 kuruş Olmak üzere dört defada ceman 111400 kurug, Evkaf Hazine-' 
sinden de 16SS0 kuruş gelmiştir. 

[63] Huzur Dersi hocalanna verilmek üzere Hasinei Hassadan 111400 kuru§.. 
Evkaf Hazinesinden 27190 kuruş gelmiijtîr. 

[64, 65] Huzur Dersi hocalarına verilmek lidere Hazine! Hassadan 111400 kuruş. 
Evkaf Hazinesinden 16880 kuruş gelmiştir. 



— 51- 

1S93: «S Mukarrir Er. 
104 Muhatap Ef. 



1500 erden 
1000 erden 



112 Kişiye Cem'an 

verilmiştir [65]. (T.S.M. Arşivi, Defler No. 14/397). 
BamsKan 1293: «9 Mukarrir Et 1500 erdon 

112 Muhatap Ef. ICOO erden 



12000 
104000 

116000 kuru§ 

13500 
112000 



121 Kişiye Cem'an 125500 kurug 

verilmiştir [66]. 

KamaBaa 1294: «Ramazanı gerifin 1. gününden S. gününe kadar 
mijbahesei İlmi şerif eden mukarrir ve muhatap efendilere»: 

8 Mukarrir Ef. 1500 erden 12000 

112 Muhatap Ef. 1000 erden 112000 



120 Kişiye Cem'an 124000 kurug 

verilmiştir [67]. 

Bu tarihten sonra için Hazine! Hassa kajatîanna müracaat olunmuş- 
tur. Bu kayıtlardan, son derse kadar nakdî atiyyelerin devam ettiği anla- 
şılmaktadır. Meselâ 6 Mayıs 1339 tarihli Mefruşat Müdürü müzekkeresin- 
den mukarrirlere eskisi gibi 1500 er ve muhataplara 1000 er verildiği 

anlaşılmaktadır. 



b: 



Fcv 



Huzur Dersi hocalarma her yıl verilen mutad nakdî atiyyelerden 
başka bazı senelerde fevkalâdeden olmak üzere bazı nakdî atiyyelerin de 
verildiğini öğreniyoruz [68]. Bunları aşağıda gösteriyorum: 

Kamadan 1196: «Çinili Kasra teşriflerinde Esirgânî Ömer Efendi 
dâilerine ihsan huymîan... nakden 200 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, i>efter No. 
2427. ) 



[66, ÖT] T.S.M. Arşivi, Defter No. 9005. Bu defterde, muîıteüf senelerin defter- 
leri «Ceybi Hümayun» adı altında ve patlıcani reııkli deriden ciltlenmiştir. Meşruti- 
yete rastlayan bu yıllarda, müteakip sayfaların bosluğımdan da artık ceybi hüma- 
yun defteri tutulmadığı anlaşılmaktadır. Bu senelerde ayniyat verildiğine dair igaret 
te yoktur. 

[68] Mutad aîiyye kırmızı atlas kese içinde verilirdi. Başkaca atiyye verildiği 
takdirde bu atiyye acık pembe renkte bir krep içine konurdu. Profesör Hafısî Mustafa 
Şevket YHınt, pederi Huzur Dersi muhataplarından Manisalı Hafız Muhammedi Emin 
efendiye verilen mûtad atiyye kırmızı atlas kese içinde ve mumaileyhin ders sıra- 
sında nazarı dikkati eelbeden bir suali üzerine ayni gün verilen fevkalâde atiyyenin 
pembe renkte bir krep içinde bulunduğunu bir müsahebesinde teyid etmiştir. 



— 52 — 

Eamazaa 130S; «Cafer Efendi dâilerine nakden 100 kuruş.» (T.S.M. 
Arşivi, Defter No. 14/7649.) 

Ramazan 1305: «Ruhanî Efendi dâiierine bâemri hümayun ihsanı 
mülûkâne buyurulan 1000 kuruş. Binişle Sepetçilere teşriflerinde Silâhtar 
Ağa marif etile ihsam mülûkâne buyrulan: Kudsî Efendi dâilerine 100 
kuruş.» (T.S.M. Ar§ivi, Defter No ) 

Ramazan lW7z «Bâemri hümayun Hazine Hocası Hasan Efendi 
dâilerine ihsanı şahane buyurulan nakden 100 kuruş.» (T.S.M. Arşivi 
Defter No. 2438). 

Kaımazan 1329: «Bâemri hümayun vilâdeti hümayunda tarih arzey- 
leyen Kütüphane Hocası Muhammed Kudsî Efendi dâilerine ihsam mülû- 
kâne buyrulan 300 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2460.) 

Eamaaaıı 1331: Hazine hocası Ömer Ef . ye 150 kuruş ihsan olun- 
muştur. (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2462). 

Ramasaıı 1240: «Mahiye olmak üzere Kütüphane hocası Elhac Ömer 
Efendi dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan 150 kuruş.:* (T.S.M, Arşivi, 
Defter No. 2471.) 

'Rmtmzajı 1343: Mebadide mutad nakdî atiyyelerde senesine göre 
tezyit ve tenzil suretile ittıradın muhafaza edilemediğini Cevdet Paşa 
merhumun tarihinden iktibas olunan yukarki fıkrada IIÎ. Sultan Selim 
zamanında vukuuna işaret olunan tenezzül keyfiyetinden anhyoruz. Nite- 
kim II. Sultan Mahmut devrinin evahirine doğru bu atiyyelerin tezyit 
cihetine gidildiğini ve mutad atiyyeden başkaca nakdî atiyyeler verildi- 
ğini Devletin resmî gazetesi olan Takvimi Vekayi'nin neşriyatından öğreni- 
yoruz. Bu hususta dikkat nazanmiEi çeken Topkapı Sarayı Arşivinde 
10517 numarada mukayyet bir vesika üzerinde de durmakiığımız lâzımdır. 
Bu vesikada 1242 Raınazamnda Huzur hocalarından yirmi zata tevdi olun- 
mak üzere muhassas ikibindörtyüz kuruşun (altın) bervechi âti tevzi 
edildiği yazılıdır: 

«Ders vekilimiz Ekmekçizade Hafız Ahmet Efendi 1300 kuruş 

Kütüphane Hocası Akgehirli Ömer Efendi 1300 kuruş 

Seferli Hocası Konyalı Hüseyin Efendi 1300 kuruş 

Ahıskalı Ahniet Efendi 

İmamzade Es'ad Efendi 

Eğinli İbrahim Efendi 

Denizlili Yahya Efendi ■ 

Çerkegli Muhammed Efendi ı, 

Çarşambah Mustafa Efendi 

Harputlu Abdurrahman Efendi 

Tirevî Abdullah Efendi. 



~ 53 — ' ' ■ 

t 

Karabağî Ahmet Efendi 

Bafrah Seyyit Ahmet Efendi 

Manastırh Emin Efendi 

Eabakalah Mustafa Elendi 

Balçıklı Seyyit Ali Efendi 

Konyalı Hacı Mıahammed Efendi 

Kedusî Muhammed Efendi 

Kütahyalı Halil Efendi 

Kozanlı Muhammed Efendi. 

Ders hocaları efendiler dâüerine ihsanı şahane buyuruian 24000 
Nefer 20 X 1200 = 24000» [69]. 

Raınazan 1343: Kütüphane Hocası Hacı Ömer Ef . ye mahiye olmak 
üzere 150 kuruş ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2474). 

Ramazan lUt : Hacı Ömer El ye mahiye olmak Üzere 150 kuruş 
ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2478). 



L69J Vesikada isimleri yazılı zevat 1242 senesi Ramazîinındaki meclislere 
iştirak edenlerilir. Bunlardan Ekmekgizade Haîız Ahmet Eîendi 1 inci, Akgehirîl 
Hacı Ömer Efendi 3 üncü, Konyalı Hüseyin Efendi 4 iinc:Ü mecüs mukarrirleridir. 
bJEcrlerinc nazaran kendilerine yüzer kums fazla verilmiştir. Ahıskaiı UCTsi&m 
Ahmet Efendi o sene 2 ncl mecliste muhataptır. İmamzade Es'aa Efendi 5 inci meclis, 
Etinlî ibrahim Efendi 6 ııcı meclis, Denizlili Yahya Efendi 7 ncl meclis mukarriridir. 
Konyalı Hacı Muhammed Efendi 1 inci meclis muhataplarından olup S inpi meclie 
mukanirliğini o sene vckâi^îten yapmnstır. 8 ineİ meclis muharriri olan C^rkesli 
Jîühiimmed Efendi iraöei seniyye ile orduyu hümayun kadılığında bulunduğundan 
bu mecliste ismi mukarrir olarak değil, muhatap olamk yazılıdır. CarşamhaU Mustafa 
Efendi, Tireli Abdullah Efendi, Kozanh Muhammed Efendi 3 üncü meclis muhatap- 
larımı an dır. Karabaği Ahmet Efendi i inci meclis muhataplarından olup nâmizac 
bulunan mukarrir Ekmelîcizarie Hafız Ahmet Efendiye vekâleten t^crsi takrir eyle- 
miştir. Bafralı Seyyit Ahmet Revnakî Efendi 2 nci meclis, ve Manastırlı Emin Efendi 
3 üncü meclis muhalaplanndandır. BabakiiUlı Mustafa Efendi 2 nci meclis muha- 
taplarından olup nâmizac bulunan mukarrir Kınmlı Muhammed Efendiye vekâleten 
2 nci meclis dersini takrir eylemiştir. Balçıklı Seyyit Ali Efendi 5 inci meclis muha- 
taplarından ve Gedusi Muhammed Efendi 5 nci rneclis, Halil Efendi de S İnci meclis 
muhataplarından dır. 

Meclislere iştirak cû^n diğer muhatapların isimlen vesikada yasUı olmadığına 
göre bunlara verilen 1300 veya 1200 kuruşta, meclis arkadaglarma isal vazifesi 
tahmil olunmuş mudur? Vesikadan bu cihet enlasıîamamaktadır. Yalnız vesikada 
bazi isimler üzerine (ita olundu-) yolundaki megruhat böyle bir ihtimal! varit göster- 
mektedir. Btı şerh 1 inci, 4 üncü, 5 inci meclis raukarrirlerile Ahıskah Ahmet. İmam- 
zade Es'ad, Eğinîi îbralılm, Denizlili Yahya, Serkesü Muhammed, Ciirsambalı Mus- 
tafa, Harputlu Abdurrahman, Tlrclî Abdullah, Karabaglı Ahmed, Bafralı Scyit Ahmet, 
Balçıklı Seyit Ali, Gcdusi Muhammod, Kozanlı Muhammed, Kütahyalı Halil Efendî 
isimleri üzerinde görülmektedir. Manastırlı Emin, Batıakalalı Mustafa, IConyah Hacı 
Muhammed isimleri üzerinde bu şerh yoktur. 



— 54 — 

Eamazan 1248: «BâGmri hümayun mahı mezkûrun iptida günü 
huzuru- faizünnuru cenabı hüâfetpenahide mübahesei ilmi şerif eden hoca 
elhac Sakıp Efendi dâilenne ihsanı mülûkâne buyurulan rub'iyye 100, 
tutarı 300 kuru§.» (T.S.M, Arşivi, Defter No. 2479.) 
hut Arşiv Dairesindeki mafhuz vesikalardan müstefat olmaktadır. 

Ramasan 1349; «Mahiye olmak üzere Kütüphane Hocası Hacı Ömer 
Efendiye vs başkalarına 2420 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 24S0). 

Kamazan 1^51: Kütüphane Hocası Hacı Ömer Ef. ve başkalarına 
3077 kuruş (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2482). 

îtomasaıı 1^56: «Huzuru hümayunu gahanede mübahesei ilmi şerif 
eden hoca Aziz Efendi dâüerine 1000 kuruş.» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 
248T.) 

Huzur Derslerine iştirak eden mukarrir ve muhatapların muhtelif 
nam ve vesilelerle daha bazı ihsanlara nail oldukları, Başbakanlığa mer- 
but Arşiv Dairesindeki mahfuz vesikalardan müstefat olmaktadır. 
«İftariye» (diş kirası) olarak ders akşamı iftara alıkonulan ders takımdı 
zevattan mukarrîre 15, ve muhataplara 10 ar altın (eem'an 15500 kuruş) 
atiyye verildiğini gösteren kayıtlar, jıümune olarak aynen aşağıya derco- 
lunmuştur: 

«Ceybi hümayunu cenabı müiûkânel erinin doksan beş senesi Ağusto- 
sunun 7 nci Salı günü vuku bulan masarifi mübeyyin pusuladır: 

Masarifat 



15500 Huzuru hümayunu cenabı mülûkânelerinde bulunan ikinci ders 
takımı efendiler dâilerlne iftariye olarak ihsan buyurulan, 
100 Mukarrir efendi dâiierinin adamına verilen. 

Ceybi hümayunu miUûkânelerinin dolman beş senesi Ağustosunun 
8 inci Çarşamba günü vukubulan masarifi mübeyyin pusuladır: 

Masarifat 



15500 Huzuru hümayunu cenabı mülûkânelerinde bulunan üçüncü ders 
takımı efendiler dâilerine iftariye olarak ihsan buyrulan. 
100 Mukarrir efendi dâiierinin adamına verilen. 

Ceybi humaj^nu mülûkânelerinin doksan beş senesi Ağustosunun 
11 inci Cumartesi günü vukubulan masarifi mübeyyin pusuladır: 

Masarifat 



15500 Huzuru hümayunlarında bulunan be§inci ders takımı efendiler 
dâilerine iftariye olarak ihsan buyuralan. 
100 Mukarrir efendi dâiierinin adamma verilen.» (Yıldız, H. 633.) 



_ 55 — 

Derslerde bu sene bir günlük bir teahhur vukubulmuştur. 

1295 senesi Şabanının 29 gün olması hasebile 29 uncu gün Pazartesiye 
müsadif ve 30 uncu Sah gününün Şaban veya sübutu şer'i (o zamanlar 
takvime değil, sübuta itibar olunuyordu) halinde 1 Ramazan olması muh- 
temel olup ekseriya sübut vaki olamadığmdan «tekmüi saiâsîn» yani 
30 günü bitirmek suretile Ramazan hakkmda ilâmı §er'i tanzim olundu- 
ğunu nazara alan padişahın bu günü bazı meşguliyetlere hasr ve tahsis 
eylediği Şeyhülislâma yazılan §u hususî tezkere muhteviyatından anlaşıl- 
maktadır: 

«(Şeyhülislâm Efendiye yazılacak tezkerei hususiye müsveddesidir:) 

Velinimeti bîminnetimiz zatı şeviietsimat elendinıiz hazretleri bugün 
bazı umuru mühimrae ile iştigal buyuracakları cihetle bugün icrası mukar- 
rer olan huzuru hümayun dersinin yarınki Sah gününe tehiri iradei seniyyei 
cenabı şehinşahi mantuku celilinden olmağla icabı halin senan İcra buyrul- 
ması ,babında... 1 N. (Ramazan)». (Başbakanlığa bağlı Arşiv Dairesi 
Yıldız evrakı, H. 631. ) 

2) Boğça olarak verilen lıedîyeler. 

Boğcalar, huzur hocaianndarı yalnız ders takrir edenlere iydiyye 
(bayramhk) diye verilirdi. Büyüklerin kendi yakınlarına Ramazan bayra- 
mına doğru hazırlatıp veregeldikleıi bogçalar, zamanımızda bile bazı aile- 
lerde muttarit olarak riayet olunan bir an'anedir. Boğcaların muhteviyatı, 
hediye edenin ve alanın içtimaî mevkiine göre değişir ve bunları intihapta 
azamî derecede itina gösterilirdi. 

Mukarrirlere ihsan olunan bayramhk bogçalara gelince: Necip kavmi- 
mizin fıtrî nezaketi icabı mümaselet ve muadelete dikkat ve bütün mukar- 
rirleri müsavi muameleye tâbi tutma esasma riayet olunmakla beraber her 
sene ilk toplanan meclislerde mukarrirlikte bulunanların veya padişahın 
hususî teveccüh ve muhabbetine mazhar olanların kıymet veya cins bakı- 
mmdan hediyelerinde cüz'l farklar görülmektedir. Her mukarrire muhtelif 
senelerde verilen boğganm muhteviyatı, eserimizde mukarririn ismini tas- 
rih suretiyle ayrı ayrı işaret olunmuş ve bazılarının kıymeti ve Hazineye 
kaça mal olduğu da gösterilmiştir. 

Kumaşların mahiyeti hakkmda mücmel bir fikir edinebilmek için de 
güzide müdekkik ve mütefekkirimiz Bay Celâl Esat Arseven'in' c<San'at 
Ansiklopedisi» adlı muhallet eserinden aynen alman fıkralar her kuma- 
rsın altına, bu kumaş adının İlk geçtiği yerde, not olarak konmuştur. 



56 — 



SİIÜhtr'-"f ;, '"'"'""^ ''°'''' ''""' ^'- ^^SSasma vaz olunmak içto 
. SCno" ''"'"' "'" "" =^^ ^™^ ^^-'^ ^^■^•^- ^^^'^^■ 

şevval 1187: «Müderris Divane Ef. dâilerine ihsam hümayun buy- 
n^an çuha [71] kaph tilki naka erkân, çiçekli kaftan 1 tane. çiçekli entari 
1 tane, kavuk 1 tane dp-^tar- r70T i *« , , ^^^^«^^1 t^maii 

Defter No. 24180 ' '^ ^^ ^ " ^'^ ^^■®'^- '''^^'' 

vesil^^rT rf ■■ <<^"'"P''-'^ h--' î-ail Efendiye ihsan buyrulan 
yesıI çuha kaph kursuk paça., erkân 1 adet. çuha 4, atlas [73] 1, engizi 
çuha kaplı kursuk yakası kunduz 1 ^ 

destarT ade k '"""f ' *°'' ™"'' =■'"' ^''^ ' ^op, car sal 1 adet, 
destarl adet. kzrm:zx çuha saktır 1 adet.» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 

rulan*?^'™ f '^= *^"^'' ^^'^^""''^" K°P^'"Ü Halil Ef. ye ihsan buy- 
Fmnsız çuhası 2.. (T.S.M, Arşivi, Defter No 2420 ) 
buvrîfir-*" '!'"= «Müderrisini kiramdan Köprülü Halil Ef. ye ihsan 
uefecar ı top. çakşırlık çuha 2.» 

donluÎ'sf''; '"^'^ ''^'''^' ^^ ""'-^^ 'hsan buyrulan çiceMi 
t^^nl"TV ""''' '"'^'' '■■^*^' C"^"^'«[^6] Muhtar hant 

sak r 1 alî; ,'^f 1 ^^'^"^ ^^^"^ ^ a'J-t- C"'- bini^ 1 adet, çuha 
tdKgır I adet.» (ı.S.M. Arşivi. Defter No. 2421.) 

.ap.:,™u.r;„.™r« 'İt™!, "'""""^' "^^^"^'^ -^ >-^"' ■^-- «■ --- 
at.as/?e'.e„^M;-j:;'rv;.:'''r";™™ ^^ ■^"'■^^ ^^-^ ""'--■ ^™™ — ^>-' 

sanat An.l.,„p2;:;"f,,*-;"' "'™^'' ^"^^ ^°--^-'- "- -^ "•-»"'«• (Ar..ve„. 

^n '^'»^^^u'r^:jc„::-:* r^" '"'""'^^ '^'' ^^ *'- "™ »''«*« <- 

^u-a.ta„ e...ri ve cüpp.it yap^rT 7. """ ^'''"* '^^^'^" ''=""■ ^^'='*™ "- 

[75J Çitari: Farsça 1 T. ' '""'" ^"^""°I«=<JIM, s. 632.,) 

vo Mr ipektea yap.iar mr C^'t";, J' '"'"''"■ ^''' «-*-!» ^■■■- «. pamuk ipüsi ^ 

İV61 CubuKIu: YO ;.r İ.I , '^■■"™''' ''°" *™'>''°'=-^-^. - ^".> ^ 

Ansiklopemsi, s 422, " '""^ ''°™'^'='-' "'" ''«'"'»^- (ArsHvep, Sanat 



— 57 — 

Ramazan 1191: «Müderrisini kiramdan Köprülü Halil Ef. ye ihsan 
buyruian gezi germisud 1 top, çitari 1 top, mütearef destar 1 adet, car 
§ai 1 adet, çakşırhk çuha 2-2. • 

Galatasaray hocası Ezirgânî Ömer Ef, ye car §al 1 adet, gezi germisud 
1 top, çitari 1 top, destar 1 adet, çuha biniş 1 adet, çakşırhk çuha 2 - 2.» 
(T.S.M. Arşivi, Defter No. 2422.) • 

Kamaaau 1193: «Huzuru faizünnurlarmda tefsir kıraat eden Köp- 
rülü Halil Ef. ye ihsan buyrulajı mütearif destar 1 adet, çitari 1 top, gezi 
germisud 1 top, çak§ırhk ham sof 1 top. 

Galatasaray hocası Ezirgânî Ömer Ef. ye ihsan buyruian 1 adet car 
§al, 1 adet destar tslambulî, gezi germisud 1 top, çitari 1 top, çakşırlık 
şal 1 top.» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2423.) 

Eamazan 1193: «Huzuru şahanelerinde tefsiri şerif kıraat eden 
Ezirgânî Ömer Ef. dâilerine ihsan buyruian kemerbent şal 1 tane, Şamî 
gezi 1 top, Şamî gitari 1 top, destar 1, çuha biniglik 4, çuha çakşırhk 2 - 2.» 
(T.S.M. Argivi, Defter No. 2424.) 

Eamazan 1194: «Huzuru hümayunda tefsiri §erif kıraat olundukta 
Ezirgânî Ömer Ef. dâilerine ihsan ve teslim olunan destar 1, car §al 1, 
Muhtar hanı 1 top, Şamî çitari i top, çakgırlık çuha 2.s. (T.S.M.. Arşivi, 
Defter No. 2425. ) 

Ramazan 1195: «Dolmabahçe kasrında tefsiri gerif kıraat eden 
Hazine hocası Ömer Ef . dâilerine ihsan buyruian car şal 1, mütearef destar 
1, Şamî germisud 1 top, Şamî çitari 1 top, çuha 2.» (T.S.M. Ar§ivi, Defter 

No. 2426.) 

Eamaza'n 1İ96: «Çinili kasra teşrifi mülûkânelerinde dershan Kas- 
tamonulu Halil Ef. dâilerine ihsan buyruian beyaz car §ai 1 tane, mütearef 
destar 1 tane, Hindî düz gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, çakgırlık çuha 2-2. 

Çinili kasra teşriflerinde Ezirgânî Ömer Ef. dâilerine ihsan buyruian 
car şal 1 tane, mütearef destar 1 tane, Hindî düz gezi 1 top, Hindî çitari 
1 top, çakşırlık çuha 2. 

Huzuru hümayunda ders kıraat eden Münib Ef. dâilerine ihsanı mülû- 
kâne buyruian göz car gal 1 tane, meviçli sof ferace 1 tane.» (T.S.M. Argivi, 
Defter No. 2427.)) 

Ksunasası 1197 : «Çinili kasrı mülûkâneye teşriflerinde dershan 
Münib Ef. dâilerine ihsanı müîûkâne buyruian yeşil car §al 1 tane, meviçli 
sof ferace 1 tane.» (T.S.M. Arşivi, No. 2428). 

Kamaşan 1199: «Bâemri hümayun Ruhanî Kî. kullarına ihsan ve iksa 
buyruian kutnu [77] kaftan, kutnu entari, çuha bini§ 1, cübhe 1, çuha 



[77] Kutnu: (Arapça pamuk mSnasına oly.n kutun'dan) ramuklıı kumaşlara 
denir. Eskiden ipek karışık bir nevi pamuklu kumaşlara denirdi. Bir öc kutnu- 



— 58 — 

çakşır 1, raütearcf destar 1 tane, sakın çiçekli ku§ak 1 tane.» {T.S.M. 
Arşivi, Defter No. 2430.) 

EaraiiKan 1200: «Reyhanzade Ef. dâilerîne ihsan buyrulan (Bagağa 
yedile gönderilmiştir.) meviçli sof ferace 1 İane, düz Muhtar hanı kaftan 
. 1 tane, Hindî çitari entari 1 tane, car şal 1 tane, çuha çakşır 1 tane, destar 
1 tane.» (T.S.M. Arşivi, Doiter No. 2431.) 

Ramazan 1301: «Bâemri hümayun Reyhanzade Ef. dâilerîne çubuk- 
lu Muhammed Şah kaftan, Hindî zerî çitari 1 tane, sof ferace 1 tane, car 
şal 1 tane, destar 1 tane, çuha çakşır 1 tane.» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 
2432.) 

liamazaaı 12Ö2: «Kuhanî Mustafa Ef. dâilerîne ihsanı mülûkâne 
buyrulan Hindî çitari kaftan 1, entari 1, çuha biniş 1, cübbe 1, çuha 
çakşır 1, destar 1, sakızı ku§ak 1. 

Bâ emri hümayun Reyhanzade El dâilerine ihsan buyrulan düz Mu- 
hammed Şah kaftan 1, kutnu entari 1, destar 1, Car §al 1, sof ferace 1, 
çuha çakşır 1.» (T.S.M. Arşivi, Defter. Ko. 2432.) 

Knm&^&ii 1303: «Bâ emri hümayun Mucurlu Aîi El î^llanna ihsan 
buyrulan Hindî çitari 2 top, destar 1, car şal 1, çakşırlık çuha 2. 

Cafer Ef. dâilerîne Hindî çitari 1, kaftan 1, entari 1, çuha biniş 3, 
(çakşır, cübbe, destar) işleme kuşak 1, mest pabuç 1, kavuk 1. 

Bâ emri hümayun Ruhanî Ef. dâilerine: Şamî kaftan mâ entari 1, 
çuha biniş mâ cübbe, çuha çakşır, destar 1, işleme kuşak 1. 

Bâ emri hümayun Hamidîzade El. dâilerine ihsan buyrulan mevişli 
sof kaph sırf samur erkân, çuha kaplı sırf samur, sof doniuk 1, atlas 1 top, 
dikiş paraları.» (T.S.M. Arşivi, No. 2433.) 

Kamazan 1204: «Bâ emri hümayun Mucurlu Alî Ef. kullarına ihsan 
buyrulan Hindî çitari 2 top, (1 kaftan, 1 entari), car şal 1 top, çuha çakşır 
1 top, ......... 1 top, destar 1 top. 

Bâ emri hümayun Hasan Ef, dâilerine Hindî çitari 2 top, car şai 1 top, 
çakşır çuha 2 şer, destar 1. 

Galata hocası Mustafa Ef, dâllernıe Hindî çitari 2 top, car şal 1 top, 
feleknar çuha 2 top, 1 top sarık. 

Bâ emri hümayun Saray hocası Abdurrahman El ve Münib Ef. dâile- 
rine Hindî çitari 4 top, car şal 2, destar 2, çuha 4. 



•denilen di§ dig çizgili bir nevi dokuma vardır ki. ondan yatak çarşafı ve 3iad.m şalvarı 
gibi şeyler yapılırdı. Bunlara, İpekten olduğu halde kutnu denllnıesjnln sobebini, 
kutlu kelimesinden muharref olmasında bulan bazı lüg-atlar vardır. (Arseven, Sanat 
Ansiklopedisi, s. IISI'). 



— 59 — 

Eâ emri hümayun Ruhanî Mustafa Ef . dâilerine ' ihsanı mülûkâne 
buyrulan Şamî çitari entari 1 top, çuha biniş 2 top, guha çakşır 1 top, 
destan» {T.S.M. Arşivi, No ) 

Kamazan 1305: «Bâ emri hümayun ser-i meclis Abdurrahman Ef. 
dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan car gal 1 tane, liindî çitari 2 top, 
destar 1 tane, çuha 2-2. 

Bâ emri hümayun Mucurlu Âli Ef. kullarına Silâhtar ağa marifetiie 
ihsanı mülûkâne buyrulan car sai 1 tane, liindî çitari 2 top, destar 1 tane, 
çuha 2. 

Bâ emri hümayun ser-i meclis Niğdeü Hasan Ef. kullarına Silâhtar 
ağa marifetiie ihsanı mülûkâne buyrulan 1 car gal, Hindî çitari 2 tep. 
destar 1, çuha 2 - 2. 

Bâ emri hümayun Müftizade Ef. dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan 
mevigli sof ferace 1 tane, Kindî çitari 2 top, car şal 1 tane, destar 1 tane, 
çakşırlık 2-2.» (T.S.M. Arşivi, No ) 

Ramasaa İ2Ö6: «Bâ emri hümayun ser-i meclis Abdurrahman Ef. 
dâilerine ihsam mülûkâne buymlan Hindî çitari (Muhtar hanı) 1 top, car 
şal 1 tane, destar 1 tane, çakşjirhk çuhası 2-2. 

Bâ emri hümayun Mucurlu Ali Ef. kullarına ib.sanı mülûkâne buyru- 
lan car sal 1 tane, Hindî çitari 2 top, destar 1 tane, paskal çuha 2.» 
(T.S.M. Arşivi, Defter No. 2437.) 

Eamazan 1307: «Bâ emri hümayun Mucurlu Ali Ef. dâilerine ihsanı 
şahane buyrulan Hindî çitari 1 top, düz Muhtar Hanı 1 top, car sal 1 İane, 
destar 1 tane, paskal çuha cakşırlık 2. 

Bâ emri hümayun Hazine hocası Hasan Ef. dâilerine ihsanı şahane 

buyrulan car şal 1 tane, düz Muhtar hanı 1 top, Hindî çitari 1 top, 

destar 1, çakşırhk paskal çuhası 2. 

Bâ emri hümayun ser-i meclis Kudsî Ef. dâilerine ihsanı şahane buy- 
rulan car gal 1 tane, düz Muhtar hanı 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, 
çakgırlık paskal çuhası 2. 

Bâ emri hümayun Veliyüddin Ef. dâilerine ihsanı şahane buyrulan 
car şal 1 tane, düz gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, paskal çuha 2,> 
(T.S.M. Arşivi, Defter No. 2438.) 

H^mazan 1208: «Bâ emri hümayun Hazine hocası Hasan Ef. dâile- 
rine ihsanı mülûkâne buyrulan car şal 1, Hindî çitari 1 top, Hindî düz gezi 
1 top, destar 1, çakşırlık paskal çuhası 2." 

Bâ emri hümayun Galata hocası Kudsî Ef. dâilerine ihsanı şahane 
huyrulan car gal 1, Hindî çitari 1 top, Hindî düz gezi 1 top, destar 1, 
paskal çuha 2-2, 



_ 60 — 

Bâ emri hümayun ser-i meclis Muhammed Ef , dâilerine ihsanı gahane? 
buyrulan car §al 1, Hindî çitari 1 top, Hindî düz gezi 1 top, destar 1, çak- 
gırhk paskal çuhası 2-2.» (T.S.M. Arşivi, No. 2439.) 

Rama,zau 1309: «Bâ emri hümayun Mucurlu Ali Ef. dâüerine ihsanı, 
şahane buyrulan car şal 1, Hindî çitari 1 top, Hindî düz gezi 1, destar 1, 
paskal guhası çakşırhk 2-2. 

Bâ emri hümayun Kudsî Ef. dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan car 
şal 1, Hindî çitari 1 top, Hindî düz gezi 1, destar 1, paskal çuhası çakgır- 
lik 2.» {T.SM. Arşivi, No. 2440.) 

Ramazan 3310: «Bâ emri hümayun Kütüphane hocası Mucurî Ali Ef,. 
dâilerine ihsanı mülûkâne buyrulan car şal 1, Hindî gezi 1, destar 1, gak- 
§ırlık paskaİ çuhası 2. 

Bâ emri hümayun Kudsî Ef. dâilerine ihsanı şahane buyrulan car şal 
1, Hindî gezi 1, Hindî çitari 1, destar 1, çakşırlık paskal çuhası 2. 

Hazine hocası Mustafa Ef. ye car şal 1, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari. 
1 top, destar 1, paskai çuhası çakşırlık 2.» 

Yasincizade Ef. ye ve Vefa Şeyhi Abdullah El ye verilen bohçalar,, 
Mustafa Ef. ye verilen boğça gibidir (T.S.M. Arşivi, Defter No. 244İ). 

Eaıma^an ,1311 : ■jıMucurlu Âli, Kudsî, Hazine hocası Mustafa, Seferii: 
hocası Müftizade Seyit Muhammed ve Yasincizade Kfendilere (car şal 1„ 
düz Muhtar hanı 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, paskai çuha 2) den 
müteşekkü birer boğça ihsan buyrulmuştur» (T.S.M. Argivi, Defter No^ 
2442). 

Kamaz&R 1212: «Mucurlu Ali Ef. ye (car şal 1, Hindî düz gezi 1 top, 
çitari 1, destar 1, çakşırlık paskal çuhası 2) den müteşekkil 1 boğça; Kiler 
hocası Lâz Muhammed, Galata hocası Kudsî, Hafine hocası Mustafa, Seferii 
hocası Muhammed ve Yasincizade Efendilere de (car şal 1, Hindî gitarı 
1 top, gezi 1 top, destar 1, çakşırlık paskal çuhası 2) den müteşekkil birer 
boğça ihsan buyurulmuştur» (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2443.) 

Kamazan 1213: «Kiler hocası Kudsî, Hazîne hocası Mustafa, Seferii 
hocası Müftizade Seyit Muhammed ve Yasincizade Ei. lere (car şal 1,. 
Hindî sade çiçekh 1 top, Hindî düz kutnu 1 top, destar 1, çali:§ırlık çuha 
2) den müteşekkil birer boğça ihsan buyrulmuştur (T.S.M. Arşivi, Defter 
No. 2444). 

Büimazan 1214: «Kütüphane hocası Muhammed, Kiler hocası Kudsî 
İbrahim, Hazine hocası Mustafa, Seferii hocası Müftizade Muhammed ve.; 
Yasincizade Ef. lere (car şal 1, sade Hindî çiçekli 1 top. düz Muhtar hanı 
1 top, destar 1, çakşırlık paskal çuhası 2) den müteşekkil birer boğça ihsan ■ 
olunmuştur» (T.S.M. Arişivi, Defter No. 2445). 



„ 61 ~ 

Eamazan 1315: «Kütüphane hocası Trabzonlu Muhammed, Kiler 
-hocası Kudsî, Haane hocası Bolulu Mustafa, Seferli hocası Müftizade, 
Müâslı Seyit Muhammed, Galata hocası Yasincizade ve Musannif Osman 
Ef. lere (car şal 1, sade Hindi çiçekh 1 top, Hindî düz gezi 1 top, destar 
1, çakşırlık paskal guhası 2) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur. 
(T.S.M. Arşivi, No. 2446). 

Ramazan 1316: Kütüphane hocası Trabzonlu Muhammed, Kiler 
hocası Kudsî, Hazine hocası Bolulu Mustafa, Seferli hocası Müftizade 
-Muhammed, Galata Hocası Yasincizade Abdülvehab ve Erzincanlı Müfti- 
zade mukarrir Seyit Muhammed Ef. lere (cal §al 1, sade Hindî çiçekli 
1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, paskal çuha 2) den müteşekkil birer 
boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2447). 

Ramaz.an 1317: Kiler Hocası Kudsî, Kütüphane Hocası Bolulu Mus- 
tafa, Seferli Hocası Müftizade Muhammed, Yasincizade Abdülvehhab ve 
Hazine Hocası Muhammed Kudsî Ef. lere (car şal 1, Hindî sade çiçekli 1 
top, Hindi çitari 1 top, destar 1, paskal çuhası 2) den müteşekkil birer 
boğça ihsan olunmuştur. (T.S.M. Arşivi, No. 2448). 

Ramazan 1318: Mukarrir Kiler Hocası Kudsî, Kütüphane Hocası 
Bolulu Mustafa, Seferli Hocası Seyit Muhammed, Yasincizade Abdülvehab 
ve Hazine Hocası Kudsî Ef. lere (car şal 1, Hindî çitari 2 top, destar 
1, paskal çuhası 2) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur. (T.S.M. 
Argivi, Defter No. 2449.) 

Kamazan 1319: Mukarrir Kütüphane Hocası Mustafa, Seferli Hocası 
Müftizade Muhammed, Kiler Hocası Yasincizade Abdülvehab Ef. lere 
(car şal 1, Hindî entari 2 top, destar 1, paskal çuhası 2) den müteşekkil 
birer boğça ve Hazine Hocası Muhammed Kudsî Ef. ye de (car şal 1, 
Hindî sade çiçekli 1 top, Hindî çitari 1 lop, destar 1, paskal çuhası 2-2) 
den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, Defter No. 
2450). 

Eamazan 1330: Kütüphane hocası Bolulu Mustafa, Mukarrir Seferli 
Hocası Müftizade Muhammed, Mukarrir Kiler Hocası Yasincizade Abdülve- 
hab Ef. lere (car gal 1, Hindî çitari 2 top, destar 1, paskal çuhası 2-2) den 
müteşekkil birer boğça ve Mukarrir Hazine Hocası Kudsî Ef. ye de (car şal 
1, Hindî sade çiçekli 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, paskal çuhası 2 ^ 2)- 
den müteşekkil bir boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, Defter. 
"No. 2451). 

Eamazan 1321 : Kütüphane Hocası Mustafa Ef. ye (car şal 1, Hindî 
sade çiçekli 1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, paskal 
çuhası 2-2), Mukarrir Seferli Hocası Müftizade Muhammed Ef, ye (car 



— 62 — 

şal 1, Hindî sade bildar 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, paskal euhası 
2-2), Mukarrir Kiler Hücası Yasincizade Abdülvehab Ef . ye (car sal I^, 
' Hindî sade çiçekli 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, paskal çuhası 2 - ) 
ve Mukarrir Hazine Hocası Kudsî El ye de (car §al 1, bendî rumı' 1 top, 
Hindî çitari 1 top, destar 1, paskal çuhası 2 - 2) den müteşekkil boğça 
ihsan oiunmu§tiir (T.S.M. Arşivi; No. 2452). 

Eamazan. 1S23: Mukarrir Kütüplıane Hocası Bolulu Mustafa Ef . ye 
(car §ai 1, sade Hindî çiçekli 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşırlık 
çuha 2-2), Seferli Hocası Müftizade Seyit Muhammed Ef . ye (oar §al 1, 
Hindi Muhtar hanı 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakgıdık çuha 2-2), 
Mukarrir Yasincizade Abdülvehab Ef. ye (car §al 1, Hindî Muhtar hanı 1 
top, Hindî gezi 1 top, destai- 1, çakşırlık çuha 2-2), ve Hazine Hocası 
Kudsî Muhammed Ef. ye de (car .şal 1, Hindî sade bildar 1 top, Hindî gezi 
1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2 - 2) den müteşekkil birer boğça ihsan 
olunduktan başka huzuru hümayunda «mübahesei iimi şerif -eden onbir 
nefer müderris efendiler dâiierine» çubuklu çiçekli rızaî donluk şal 11 tane, 
Hindî telli bildar 1, çiçekli 2, bendi rumı 1-4, Hindî gezi 11 top, Hindî 
çitari 11 - 22, Hindî sade çiçekli 4 top, bildar 3 top = 7 top, Hindî destar 
11) ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2453). 

K;amazaiî 1223: Mukarrir Kütüphane hocası Mustafa ve Mukarrir 
Müiti^iade Seyit Muhammet Ef. lore (car gal 1, Hindî sade çiçekli 1 top, 
Bursa çitarisi 1 top, destar 1, çakşırlık paskal çuha 2-2), Kiler Hocası 
Mukarrir Yasincizade Abdülvehab Ef . ye (car şal 1, .Hindî sade bildar 1 
top, Bursa çitarisi 1 top, destar 1, çakşırlık paskal çuhası 2-2), Hazine 
Hocası Mukarrir Kudsî Ef. ye de (car §al 1, sade çitari 1 top, I-lindî çitari 
1 top, destar 1; çakşırlık paskal çuhası 2-2) den müteşekkil birer boğça 
ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2454). 

Kamazaîs 1334: Emin Ef . ye (car şal 1, Hindî telli bildar 1 top, 
Hindî gezi 1 top, destar 1, çakgırlık çuha 2-2), Mukarrir, Kiler Hocası 
Yasincizade Abdülvehab Ef. ye (car şal 1, Hindî sade çiçekli 1 top, Hindî 
çiçekli 1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2-2), Mukarrir Musannif Osman 
Ef. ye (çiçekli rızaî şal 1, Hindî telli sevai 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, 
çakşırlık çuha 2-2), Hazine Hocası Mukarrir Kudsî Ef. ye (çubuklu rızaî 
şal 1, Hindî sade bildar 1 top, Hindî çitari 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 
1, çakşırlık 2-2), Müneccimbaşı Mukarrir Konyalı Ali Ef . ye (car şal 1, 
Hindî sade çiçekli 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2 - 2) den 
müteşekkil birer boğça ve Rakım Ef. ye de nakden bin kuruş ve (çubuklu 
rızaî gal 1, Hindî telli sevai 2 top, Hindî gezi 1 top, çakşırlık çuha 2 - 2) den 
müteşekkil bir boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2455). 



— 63 — 

E'aına.:^an İZZa: Mukarıir Kütüphane Hocası Bolulu Hacı Mustafa;, 
Ef. ve Mukarrir Kiler Hocası Aîi El. lere (car şal 1, Hindi telli sevai [78] 
1 top, Hindî gezi 1 top, dests.r 1, Felemenk galisi çakşırlık çuha 2-2),, 
Mukarrir Kudsî Muharamed Ef. ye (car şal 1, Hindî telli bildar 1 top, 
Hindî gezi 1 top, destar 1, çakgırlık şalî çuha 2-2) ve Selerli Hocası 
vekili Kenyalı Ali Ef. iîe Mukarrir Çargambalı Muhammed Ef . lere de. 
(car şal 1, Hindî sade seval 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, çakşırlık 
galî çuha 2 - 2) den mütegekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. 
Arşivi, No. 2456). 

Ramazan 1Z%6: Vakanüvis Âsim Eİ. ye (rızai giçekli §al 1, Hindî 
telli sevai 1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî gitarı 1 top, destar 1), Mukarrir 
ders hocası Divnkli Osm.an Ef. ye (car şal 1 top, Hindî telli 1 top, Hindl 
gezi 1 top, Hindî gitari 1, destar 1^ Felemenk şalı 1 top), ders hocaların- 
dan Ahıskah Muhammed Ef . ye (car gal 1, hindî telli sevai 1 topi Hindî 
gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakgırlık çuha 2 — 2), İzmirli. 
Muhammed Ef. ye (car gal 1, Hindî telli Bildar İ top, Hindî gezi 1 top, 
Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2-2), Çarşambalı Muhammed 
ve Galatasaray Hocası Tımova Müftisizade Abdürrahim Ef, lere (nzaî 
çiçekli 1, Hindî telli bildar 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, çakşırlık 
çuha 2-2), Akşehirli Ömer Ef. ile Osman Fazarlızade Muhammed Ei. lere 
(çiçekli doniuk şal 1, Hindî telli sevai 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, 
çakşırlık çuha 2-2) ve Selimiye şeyhi Abdullah Ef . ye de (çiçekli rızaî 1, 
Hindî telli sevai 1 top, Hindî geızi 1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2 - 2) den 
müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, Ne. 2457). 

Ramazan 1227; Mukarrir Kütüphane Hocası Bolulu Hacı Mustafa 
Ei. ye (çiçekli doniuk şal 1, Hindi telli sevai 1 top, İstanbul! gezi 1, top^ 
destar 1, çakşırlık gal 2-2), Mukarrir Hazine Hocası Muhammed Kudsî 
Ef. ye (çiçekli doniuk gal, Hindî telli 1 top, İstanbulî gezi 1 top, destar 1, 
Çakşırhk Felemenk şalı çuha 2 - 2), Mukarrir Kiler Hocası Ali Ef. ye (car 
gal 1, Hindî telli sevaî 1 top, İstanbulî gezi 1 top, destar 1, çakşırlık şalî 
çuha 2-2), Mukarrir Seferii hocası Musannif Osman Ef. ye (car şal 1, 
Hindî teUi sevai 1 top» Hindî telli bildar 1 top, İstanbulî gezi 1 top, destar 
1, çakşırlık gal 2-2). Tırnova Müftisizade Mukarrir Abdürrahim Ef,.ye 
(car şal 1, destar 1, Haîebî telli 1 top, İstanbulî çitari 1 top, çakşırlık gal 
2-2), Menteşe Müştüsüzade Mukarrir Abdürrahim Ef . ye (car şal 1, 
destar 1, Hindî telli sevai 1 top, İstanbulî çitari 1 top, çakşırhk §alî çuha 



[7Sj Seval; Şarka mahsus, ipekli ve sirnaalı bîr nevi kumaş ki, buna «tellî»- 
Ğe tâtoir olunur. Avrupada yapılan taklitlerine «yalancı sevals veya -Kyalaneı telli», 
öenir (Arseven, Sanat Ansiklopedisi, s. 1790). 



„ 64 ~ 

2 - 2) ve Kütahyalı Mukarrir Muhammed Ef . ye (car şal 1, destar 1, halebî 
telli 1 top, İstanbul! çitari 1 top, çakşırlık şalı çuha 2 - 2) den müteşekkil 
birer boğga ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2458). 

Bamazan 132S: Kütüphane Hocası Bolulu Mustafa Ef . ye (çiçekli 
donluk şal 1, Hindi telli 1 top, Hindî çubuklu kutnu 1 top, destar 1, çakşır- 
lık çuha 2-2), Mukarrir Hazine Hocası Muhammed Kudsî Ef. ye (çubuklu 
donluk §al 1, Hindi telli çiçekli 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşır- 
lık çuha 2-2), Kiler hocası Ef. ye çiçekli donluk şal 1, Hindi telli çiçekli 
1 top, Bursakâri çitari 1 top, destar 1, çakşırlık galî çuha 2-2), Mukarrir 
Seferli Hocası Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindî telli çiçekli 1 top, Bursa- 
kâri çiçekli 1 top, destar 1, çakşırlık gali çuha 2-2), Ekraekçizade Ahmet 
Ef. ye (çubuklu donluk şal 1, Hindî telli çiçekli 1 top, Bursakâri çitari 
1 top, destar 1, şalı çuha 2 - 2), Kütahyalı Muhammed Ef. ye (çiçekli rızaî 
şal 1, Hindî telU çiçekli 1 top, Bursakâri çitari 1 top, destar 1, şaii çuha 
2-2), Menteseli Abdürrahim Ef . ye (çiçekli donluk şal 1, Hindi sade 
çiçekh 1 top, Bursakâri çitari 1 top, destar 1, şalî çuha 2-2), AkşehirU 
Ömer Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindî sade çiçekli 1 top, Bursakâri çitari 
1 top, destar 1, galî çuha 2-2), Kângırdı Abdullah Ef . ye (çiçekli donluk 
şal 1, Hindî sade çiçekli 1 top, İstanbulî çitari 1 top, destar 1, şali çuha 
2-2) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi Defter 
No. 2459). 

Kamamn 1229: Hazine hocası Ef . ye (çiçekli donluk şal, halep telli 
1 top, Hindî çitari 1 top, Hindî gezi 1 top, âlâ destar 1, çakşırhk çuha 2-2), 
Kiler Hocası Ef. ye (çiçekh donluk şal 1, Hindî sade çiçekH 1 top, istan- 
bul! çitari 1 top. Hindi Muhtar hanı 1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2-2), 
Seferli Hocası vekili Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindi sade 1 top, 
Hindî Muhtar hanı gezi 1 top, îstanbulî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk 
çuha 2-2), Galatasarayı hümayunu hocası Ekmekçizade Ef . ye (çiçekli 
rızaî şal 1, Hindî sade çiçekh 1 top, Hindi çitari 1 top, Hindî, gezi 1 top, 
destar 1, çakşırlık çuha 2-2), Galatasarayı hümayun hocası Abdürrahim 
Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindi sade çiçekli bir top, İstanbulî çitari 1 
top, bursakâri gezi 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), ve Galatasarayı 
hümayun hocası Abdullah Ef. ye de (çiçekh donluk şal 1, Hindî sade 
çiçekli 1 top, Hindî gezi 1 top, istanbulî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk 
çuha 2 -2) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur [791. (T.S.M. 
Arşivi, Defter No. 2460). 



[79] Bu sene ayrıca padişahın tebdilen Sultan Muhammed camü şeriflerini 
taşrinerlnde mıevaiincîen Milaslı Müfizade Efendiye de (donluk sal 1, Hindi telli 
1 top, ^iindi sade 1 top, Hindi gezi 1 top, aîa destar 1, tstanbuli çitari 1, galî çuha 

.2-2) den müLesokkil bir bogça ihsan olunduğundan bahsedilmektedir. Eu zat evvelce 

.mukarrirlikte bulunmuştur. 



— 65 — 

Ramaaan 1330: Kütüphane hocası Ef. ye (çiçekli donluk şai 1, Hindî 
sade çiçekli 1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, d^tar 1, çakşırhk 
çuha 2 - 2), Hazine hocası Eİ. ye (marpuçiu donluk şal 1, Hindî teUi sevai 

1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, alâ destar 1, çakşırhk çuha 

2 - 2), Kiler hocası Ef . ye (çiçekli donluk §al 1; Hindî sade çiçekli 1 top; 
Hindî gezi 1 top; Hindî çitari 1 top; destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Seferli 
hocası Ef.ye (çiçekli rızaî §al 1, Hindî tellî biidar 1 top, Hindî gezi 1 top 
Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galatasaray hocası 
Ekmekçizade Ahmet Ef . ye (çubuklu donluk şal 1, Hindî sade sevaî 1 top 
Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2), Galata- 
saray Hocası Abdürrahim Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindî teUi biidar 
1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2), 
Galatasaray Hocası Abdullah Ef. ye (çiçekli rızaî şal 1, Hindî sade sevaî 
1 top, Hindi gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), 
Galatasaray Hocası Boşnak Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindî teUi biidar 
1 top; Hindî gezi 1 top, Şâmî çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2) 
den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2461). 

Kamazanl331: Kütüphane Hocası Ef . ye (marpuçiu rızaî şal 1, 
Hindî sade bendirumî 1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, çakşırhk 
çuha 2 - 2), Hazine hocası Ef . ye (marpuçiu rızaî şal 1, Hindî sadebendi- 
rumî 1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, çakşırhk çuha 2-2), Kiler 
hocası Ef. ye (çiçekh rızaî şal 1, Hindi telli sevaî 1 top; Hindî gezi 1 top, 
destar, çakşırhk çuha 2 - 2), Seferli hocası Ef . ye (çiçekli rızaî şal 1, 
Hindî sade çiçekli 1 top, telli sevaî 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, çak- 
şırhk çuha 2 - 2) den müteşekkil birer boğça, Galatasaray hocası Ekmek- 
çizade Ahmet, Abdürrahim, Ah ve Boşnak Mustafa Ef . lere de (çiçekli 
rızaî şal 1, hindî sade sevaî 1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, 
destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuş- 
tur (T.S.M. Arşivi, No. 2462). 

Ramazan 1ZS%: Kütüphane hocası Ef. ye (çiçekli donluk şal 1, Hindî 
telli biidar 1 top, hindi Güceyrat gezi 1 top, hindî çitari 1 top, destar 1,^ 
çakşırhk çuha 2-2), Hazine hocası ef. ye (marpuçiu rızaî şal 1, Hindî telli 
biidar 1, güceyrat gezi 1, Hindî çitari 1 top, Kiler hocası ef ye (çiçekli 
donluk şal 1, Hindî teUi >ildar 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, çak- 
şırhk çuha 2-2); Seferh Hocası Ef . ye çiçekh donluk şal 1, Hindî telh 
biidar 1 top, Hindî gezi 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galata hocası 
Abdürrahim Ef. ye (çubuklu donluk şal 1, Hindî sade çiçekli 1 top, Hmdı 
gezi 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galata hocası Ekmekçizade 
Ahmet Ef. ye (çiçekh donluk şal 1, Hindî teUİ biidar 1 top, Hindî gezi 1, 
destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galata hocası boşnak Mustafa Ef . ye 

Susur Sarileri C, IJ — 5" 



~ 66 ~ 



(çiçekli donluk şal 1, Hindi sade bildar 1 top, Hindî ged 2 top, destar 1 
mTT.'^V'J^ ve Ali EL ye de (çubuklu nzaî ,al 1, Hindi sad^ 
.bUda 1 top, Hindi gezi 2 top, destar 1. çakşırhk çuha 2 - 2) den müte- 
şekkil birer boğça ihsan olunmuştur. 

^^^^^^n 12S3: . Kütüphane hocası Et ye (çiçekli donluk şal 1, Hindî 
telli bildar 1 top, Hindî gezi i top, destar 1, gakşırlık çuha 2 - 2) den 
müteşekkil bir boğça, Hazine hocası Ef. ye ve Galatasaray hocası Bo.nak 
Mustafa Ef. ye ve Galata hocası Hüseyin El ye de Hindî gezi çitarile 
2 top olmak üzere ayni muhtevada bogçalar, Kiler hocası, Seferli hocası 
Galata hocası Abdürrahim, ve Ekmekçizade Ahmet Ef. lere de çubuklu 
donluk şal 1, Hindî telli bidar 1 top, Hindi gezi çitarisile 2 top destar 1 
çakşırhk çuha 2 - 2den mütevekkil birer bogça ihsan olunmuştur (T S m' 
Arşivi, No. 2464). 

Eamazan 13S4: Kütüphane hocası Ef. ye (çubuklu donluk şal 1, Hindi 
tem sevaî 1 top. Gücürat gezi 2 top (biri çitari), destar 1, gakşırhk guha 
2^2), Hazme hocası Ef. ye (fermayiş [80] donluk şal 1, Hindî telH sevaî 1 
Hindi gezi 1 top, Gücürat çitari 1 top, gakşırhk çuha 2 - 2), Kiler hocası 
E., ye (çubuklu donluk şal 1, Hindî teUi bildar 1 top, Hindî gezi 1 top Hindî 
çıtan 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2), Seferli hocası Ef. ye (çubuklu 
donluk şal 1, Hindî telh bildar 1 top, Hindî ge.i I top, Hindi çitari 1 top 
destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2), Galata hocası Abdürrahim Ef ye (Mar- 
puçlu donluk şal 1, Hindî sade sevaî 1 top. Hindî gezi 1 top, çitari 1 top 
destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2), Ekmekçizade Ahmet Ef. ye (çubuklu don- 
mk şal 1, Hindî telh sevaî 1 top, Hindî Güceyrat gezi 1 top, çitari 1 top, 
destar 1. çakşırhk çuha 2 - 2), Galata hocası Boşnak Mustafa Ef. ye (mar- 
- puçlu donluk şal 1, Hindî telli bildar 1 top, Hindi Güceyrat gezi 1 top çitari 
1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2), Galata hocası Hüseyin Ef'ye de 
(marpuçlu donluk şal 1, Hindî telli sevaî 1 top, Hindî gezi 1 top çitari 
1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 - 2) den müteşekkil birer boğça ihsan 
olunmuştur. - o=^ 

Ramazan 1235: Kütüphane hocası, Hazine hocası, Galatasaray hocası 
Abdürrahim, Galatasaray hocası Ahmet, Galatasaray hocası Boşnak Mus- 
tafa ve Galatasaray hocası Hüseyin Efendilere (marpuçlu donluk şal 1 
Hindi telh sevaî 1 top, Hindî gezi 1 top, çitari 1 top. destar 1, çakşırhk 
Guha 2 - 2) den müteşekkil; Kiler hocası Ef . ye (çiçekli donluk şal 1 
Hmdı telh bildar 1 top, Hindi gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar l' 
çuha 2 - 2) ; Seferli hocası Ef. ye de (bildar donluk şal, Hindî telli sevaî 
1 top, Hindî gezi 1 top, Hindî çitari 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) den müte-- 
şekkü birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2466). 

CSÛ.] Fermayiş: Kismir veya Lâhur sallarının, ısmarlama yapılan en iyi çeşididir. 



. -^ 67 — 

Bamazun 1236: Kütüphane hocası Ef. ye (marpuçlu donluk §al 1, 
Hindi sade büdar 1 top, Gücürat gezi 1 top, destar 1, çakgırlık çuha 2 - 2), 
Hazine hocası Ef. ye (marpuçlu donluk §al 1, Hindî telli bendi rumî 1 top, 
Gücürat gezi 1 top, çitari 1 top, destar 1, çakşırlık çuha 2-2); Kiler 
hocası Ef. ye (marpuçlu donluk şal 1, Hindî sade bildar 1 top, Gücürat 
gezi 1 top, çitari 1 top, destar 1, çakgırhk çuha 2 - 2) ; Seierli hocası 
Galata hocası Ekmekçizade Ahmet, Galata hocası Hüseyin Efendilere 
(marpuçlu donluk şal 1, Hindî telli bildar 1 top, Gücürat gezi 1 top, çitari 
1 top, destar 1, çakgırhk çuha 2-2), Galata hocası Mustafa ve Galata 
hocası Muhammed El lere de (çiçekli donluk §al 1, Hindî telli bildar 1 top, 
Gücürat gezi 1 top, çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2 -2) den müte- 
şekkil birer boğça ihsan olunmu§tur (T.S.M. Arşivi, No. 2467). 

Eamazaıı 1237: Kütüphane hocası Ef. ve Hazine hocası Ef . ye 
{çubuklu donluk §al 1, Hindî telli sevaî 1 top, Gücürat gezi 1 top, Gücürat 
çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2); Kiler hocası. Seferli hocası 
efendilerle Galata hocası Hüseyin Ef. ye (marpuçlu donluk şal 1, Hindî 
telli sevai 1 top, Gücürat gezi 1 top, Gücürat çitari 1 top, destar 1, çakşır- 
iık çuha 2-2), Galata hocası Kınmh Muhammed Ef. ye (marpuçlu donluk 
§al 1, Hindî sade bildar 1- top, gücürat gezi 1 top, gücürat çitari 1 top, 
destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galata hocası Mustafa Ef . ye (marpuçlu 
donluk §al 1, hindî sade seval 1 top, gücürat gezi 1 top, gücürat çitari 
1 top, destar 1, çakgırhk çuha 2-2), Galata hocası İbrahim Ef . ye de 
(çubuklu donluk şal 1, hindî sade sevai 1 top, gücürat gezi 1 top, gücürat 
çitari 1 top, destar 1, çakgırhk çuha 2-2) den müteşekkil birer boğça ihsan 
olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 246S). 

Eazaman 1338: Kütüphane hocası, Hazine hocası, Kiler hocası, 
Seferli hocamı Efendilerle Galatasaray hocaları Kınmh Muhammed, Mus- 
tafa,- İbrahim ve Çerkeşli Muhammed Efendilere (fermayiş donluk şal 1, 
hindî telli bildar 1 top, hindî gezi 1 top, çakşırhk şalî don 1, destar 1) den 
müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşiv, No. 2469). 

Eamazaıi 1239: Hazine hocası ve SeferU hocası Efendilere (fermayig 
donluk şal 1, hindî telli bildar 1 top, hindi gezi 1 top, hindî zeri altıpar- 
mak, çitari 1 top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Kiler hocası Ef . ye 
(fermayîş donluk §al 1, hindî telli bendi rumî 1 top, hindî çitari 1 top, 
destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galatasaray hocası Kmmlı Muhammed ve 
İbrahim Ef. lere (fermayiş donluk şal 1, Bursakârı zeri çitari 1 top, Bursa- 
kârî gezi 1 top, Bursakârı kutnu !■ top, destar 1, çakşırhk çuha 2-2), 
Galatasaray hocası Çerkeşli Muhammed Ef. ye (marpuçlu donluk şal 1, 
Bursakân zerî çitari 1 top, Bursakâri gezi 1 top, Bursakâri kutnu 1 top, 
destar 1, çakşırhk çuha 2-2), Galatasaray hocası Yahya Ef . ye de 



~ 68 — 

(Çubuklu donluk şal 1, Bursakâri zeri çitari 1 top, Bursakâri gezi 1 top, 
Bursakâri kutnu 1 top. deatar 1, çakşırlıkçuha 2 - 2) den müteşekkil birer 
'bogça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, Defter No. 2470). 

Kamazan 1240: Kütüphane hocası Ef . ye (bildar donluk gai 1, hindî 
telli bendi rumî 1 top^ hindi sade bildar 1 top, hind! gezi 1 top, destar î. 
şali çuha 2-2), Hazine hocası Ef . ye (çubuklu donluk şal 1, hindî telli 
sevai 1 top, hindî sade bildar 1 top, hindî gezi 1 top ; destar 1," şaiî çuha 
2-2), Kiler hocası Ef. ile Galatasaray hocası tbrahim Ef . ye (marpuçlu 
donluk şal 1, hindî telli bildar 1 top, hindi sade sevai 1 top, hindî gezi 1 top, 
destar 1, şalı çuha 2-2), Seferh hocası Ef. ile Galatasaray hocası Çerkeşli 
Muhammed Ef . ye {fermayig donluk §al, hindî telli bildar 1 top, hindî 
sade sevai 1 top, hindi gezi 1 top, destar 1- şalı çuha 2-2), Galatasaray. 
hocası Kırımh Muhammed El ye (çubuklu donluk şal, hindî telli bildar 
1 top, hindi sade sevai 1 top, hindî gezi 1 top, destar 1, gali çuha 2-2), 
Galatasaray hocası Yahya Ef. ye de (fermayiş Eızaî §ali, hindî telli bildar 

1 top, hindî sade sevai 1 top, hindî gezi 1 top, destar 1, galî çuha 2 - 2) den 
müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur. (T.S.M. Arşivi, 2471). 

Kamazan 1241: Kütüphane hocası Ef . ye (fermayiş donluk şal 1, 
hindî telli bildar 1 top, hindî zeri altıparmak çitari 1 top, hindî gezi 1 top, 
destar l,,şaiî çuha 2 - 2) den müteşekkü bir boğça; Hazine hocası, Kiler 
hocası, Seferli hocası, Galatasaray hocası İbrahim, Galatasaray hocası 
Çerkeşli Muhammed ve Galatasaray hocası Yahya Ef . lere (fermayiş 
donluk şal 1, hindî telli sevai 1 top, ve önceki boğçanır diğer atiyyeleri), 
ve Galatasaray hocası Esad Ef. ye de (çiçekli donluk şai ve önceki boğça- 
nm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur 
(T.S.M. Arşivi, No. 2472). 

Hamazaîi 1343: Kütüphane hocası, Seferli hocası Ef.lere (fermayiş 
donluk şal 1, hindî telli sevai 1 top, hindî sade sevai 1 top, hindî gezi 1 top, 
çakşırhk şalı çuha 2-2, destar 1) den müteşekkil birer boğça, Hazine 
hocası Ef. ve Galatasaray hocası Çerkeşli Muhammed Ef. ye (bildar donluk 
şal 1, ve önceki boğçalarm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça; 
Kiler hocası Ef. ve Galatasaray hocası İbrahim El ye (çubuklu donluk 
şal ve önceki boğçalarm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça, 
Galatasaray hocası Yahya Ef. ye (ntm fermayiş donluk şal, ye önceki boğ- 
çalarm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça, Galatasaray hocası 
Esad Ef. ye (fermayiş donluk şal 1, hindî telli bildar 1 top ve önceki boğ- 
çalarm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça, Hazine hocası yeri- 
ne ders takrir eden Karabaği Ahmet Ef. ye (rızaî çubuklu şal 1, hindî 
telli bildar 1 top, mahsuse gezi 1 top, hindî çitari 1 top, çakşırlık çuha 

2 - 2) ; Kiler hocası yerine ders ta^ir eden Babakaleli Mustafa Ef. ye 



~ 69 — 

Cfermayi§ donluk gal 1, hindi telli bendi rumî 1 top, hindî gezi 1 top, 
hindi çitaj-i 1 top, cakgırhk çuha 2-2; destar). Galatasaray hocası Çerke§li 
Muhammed Ef . yerine ders takrir eden Konyalı Seyyit Muhammed Ef. ye 
(Çiçekli donluk gal 1, hindî telli sevai 1 top, hindî sade sevai 1 top, mah- 
susa gezi 1, top, çakşırhk çuha 2 - 2, destar 1) den müteşekkil birer boğça 
ve Konyalı Seyyit Muhammed Ef. ye (bildar donluk şal 1, hindî telli 
sevai 1 top, hindî sade sevai 1 top, mahsusa gezi 1 top, çakşırhk çuha 
2-2, destar 1) den müteşekkil bir boğça daha [81] ihsan olunmuştur 
(T.S.M. Arşivi, No. 2473). 

îvaraazan 1243: Kütüphane hocası efendiye (fermayîş donluk şal, 
hindî telli sevai 1 top, hindî gezi 1 top, hindî çitari 1 top, destar 1, çak- 
şırhk gali çuha) dan müteşekkil 1 boğça; hazine hocası efendiye (çubuklu 
donluk şal ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil 1 boğça; 
kiler hocası efendiye (marpuçlu donluk şal, ve Önceki boğçanın diğer 
atiyyeleri) nden müteşe}ckli bir boğça; seferli hocası efendiye (hindî telli 
sevai yerine hindî telli bendi rumî olmak üzere önceki boğçanm atiyye- 
leri) nden müteşekkil bîr boğça; Galatasaray hocası Yahya efenclîye ayni 
n;ıuhtevada bir boğça; Galatasaray hocası Esad efendiye (hindî telli bendi 
rumî yerine hindî teUi bildar olmak üzere önceki boğçanm atiyyeleri) nden 
müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası Manastırlı Emin efendiye (bil- 
dar donluk şal 1, hindî telli sevai 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyye- 
leri) nden müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası Gürcü Ahmet efen- 
diye (ferraay'ig donluk şal ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müte- 
şekkil bir boğça ve mukarrir olan kütüphane hocası efendiye tekrar (bil- 
dar donluk şal 1 ve önceki bogganın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir 
boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Ar§ivi,. No. .2474). 

Kamamiî 1344: Kütüphane hocası Ömer, Hazine hocası İbrahim, 
Kiler hocası Yahya, Seferli hocası Hüseyin efendilere (fermayiş donluk 
gal 1, hindî telli sevai 1 top, hindi sade sevai 1 top, hindî gezi 1 top, destar 
1, şali çuha 2-2) den müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası Esad Ef. 
ye (hindî telli sevai yerine hindî telli bildar ve hindî gezi yerine frenk 
gezi olmak üzere önceki boğçanm diğer atiyyelerinden müteşekkil bir 
boğça, Galatasaray hocası Gürcü Ahmet Ef. ye (bildar donluk gal, hindî 
telli sevai 1 top, hindî sade sevai 1 top, frenk gezisi 1 top ve önceki 
boğçanm diğer atiyyelerinden müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası 



[81] Haddi zatında Konyalı Seyyit Muhammed efendi hlrjncîi riersin kıdemli 
m'uhataplarmdandır, -Birinci ders muiîarriri Eiîme]«si;îade Ahjmet efendi hasta olduğu 
vo sekizinci ders mukarriri Cerkeşli Muhammed eîendl öe bagka vazifede bulun- 
duğu için Konyalı Seyyit Muhammccl efendi hu iki derste vekâleten mukarrirlik 
vasifesî ifa etmig ve bu sebeple kendisine iki boğça ihsan olunmuştur. 



_ 70 — 

Manastırlı Emin efendiye (fermayig donluk şal, hindî telli bildar, hindî 
öade sevai 1 top, frenk gezisi 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) n- 
den müteşekkil bir boğga ve Galatasaray hocası Mustafa Efendiye de 
(fermajaş donluk şal; hindî telli bendi rumi 1 top ve önceki boğçanm 
diğer atiyyelerin) nden müteşekkil bir boğga ihsan olunmuştur (T.S.M. 
Arşivi, No. 2475). ^ 

Bamazan 1245: Kütüphane hocası efendiye fermayi§ donluk şal, 
hindî telli sevaî 1 top, hindî sade bildar 1 top, hindî gezi 1 top, destar 1, 
şali guha 2-2) den müteşekkil bir boğça; Hazine hocası efendiye (gubuklu 
donluk şal, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, hindî gezi 1 top 
ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; Kiler 
hocası efendiye (marpiçli donluk şal ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) 
nden müteşekkil bir boğça; Seferli hocası efendiye (bildar donluk şal, hindî 
telli bildar 1 top, ve önceki boğganın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil 
bir boğça ;Galatasaray hocası Esad efendiye (marpuglu donluk şal, hindî 
telli sevaî 1 top; hindî sade bildar 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyye- 
leri) nden müteşekkil bir boğça, Galatasaray hocası Gürcü Ahmet efendi^'e 
(çubuklu donluk şal, hindî telli sevaî, hindî sade sevaî ve önceki boğçanm 
diğer atiyyeleri) nden müteşekkü bir boğga ve Galatasaray hocası Manas- 
tırh Emin efendi ile Galatasaray hocası Mustafa efendiye (bildar donluk 
şal ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan 
olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2476). 

Hamazan 1346: Kütüphane hocası efendiye (fermayiş donluk şal, 
hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, hindî zeri altıparmak çitari, 
1 top, destar 1, şaU çuha 2-2) den müteşekkil bir boğga; Hazine hocası 
efendiye (bildar donluk şal, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, 
hindî çitari 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bîr 
boğça; Kiler hocası efendiye (ferraayig donluk şal, hindî telli sevaî 1 top; 
hindî sade sevaî 1 top, hindî zeri çitari 1 top. ve önceki boğçanm ' diğer 
atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; Seferli hocası efendiye (bildar 
donluk, şal, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, hindî çitari 1 top 
ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müteşekkü bir boğga; Galata- 
saray hocası Esad efendiye (marpuçlu donluk şal ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası Gürcü Ahmet 
Efendiye (rizaî fermayiş şal, ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden 
müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası Manastırlı Emin Efendiye 
fermayiş donluk şal, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade çubuklu 1 top, Bursa- 
kârî zeri çitari 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) nden müteşek- 
kil bir boğça; Galatasaray hocası Mustafa efendiye (çubuklu donluk şal, 
hindî telli sevaî 1 top, hindî sevaî 1 top, hindî çitari 1 top ve önceki boğça- 



^ 71 — 

nm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; Kürt Abdurrahman efen- 
diye (f ermayiş donluk şal, hindî telli sevaî 1 .top, hindî sade sevaî 1 top, 
hindi çitari 1 top ve önceki bogçanm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil 
bir boğça; mukarrir Hüseyin efendiye de (fermayig donluk şal, hindî telli 
SGvaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, mahsusiye çitari 1 top ve önceki 
boğçanm diğer atâyyeleri) nden müteşekkil bir boğça ihsan olunmuştur ' 
(T.S.M. Arşivi, No. 2477). 

Ramazan 1^47; Kütüphane hocası Ömer Ef. ye (marpuçlu donluk 
gal, hindî telli sevaî 1 top, hindi sade bildar 1 top, Bursakârî g(^i 1 top, 
destar 1, gakgırlık gali çuha 2-2) den müteşekkil 1 boğça; Hazine hocası 
İbrahim Ef. ye (fermayig donluk şal, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade 
sevaî 1 top ve önceki boğçanın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; 
Kiler hocası Yahya Ef. ye (çubuklu donluk şal ve önceki boğçanın diğer 
atiyyeleri) nden müteşekkil bîr boğça; Seferli hocası Hüseyin Ef. ye (f er- 
mayiş donluk şal 1, ve önceki boğçanın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil 
bir boğça; Galatasaray hocası Esad El. ye (ayni muhtevada bir boğça); 
Galatasaray hocası Gürcü Ahmet Efendiye (bildar donluk şal 1, ve önceki 
boğçanın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; Galatasaray hocası 
Mustafa Efendiye (fprmayîş car şal 1, ve önceki boğçanın diğer atiyye- 
leri) nden müteşekkil bir boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Ar§İvi, No. 
2478). 

Ramazan 1348: Kütüphane hocası Hacı Ömer Ef. ye (çubuklu don- 
luk §al, hindî telli sevaî, hindî sade sevaî birer top, Bursakârî gezi 1 
ve geçen seneki son boğçanın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; 
Hazine hocası İbrahim Ef. ye (bildar donluk şal 1, ve önceki boğçanın 
diğer atiyyeleri) nden müteşekkil bir boğça; kiler hocası Yahya Ef. ye 
(marpuglu donluk şal 1, ve önceki bogçamn diğer atiyyeleri) nden müte- 
şekkil bir boğça; Seferli hocası Hüseyin ve Galatasaray hocası Es'ad 
Ef. lere (çubuklu donluk şal 1 ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri) nden; 
Galatasaray hocası Gürgü Ahmet ve Galatasaray hocası Mustafa Ef. lere 
(marpuçlu donluk gai 1 ve Önceki boğçanın diğer atiyyeleri) nden; Galata- 
saray hocası Çarşambalı Mustafa Ef. ye (çubuklu donluk şal 1 ve önceki 
boğçanın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur 
(T,S.M. Arşivi, No. 2479). 

Ramazan 1249: Mukarrir Hacı Ömer, Hüseyin, Çarşambah Mustafa 
Ef. lere (marpuçlu donluk şal 1, ve geçen seneki son boğçanın diğer 
atiyyeleri); mukarrir îj^rahim, Yahya, Es'ad, Gürcü Ahmet Ef.lere 
(fermayig-donluk şal 1 ve önceki boğçanın diğer atiyyeleri) nden müte- 
şekil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2480). 



— 72' — 

Ramazan 1250: Mukarrir Hacı Ömer, İbrahim, Es'ad Eflere 
Jfermayiş donluk §al 1 ve geçen seneki son boğcanm diğer atiyyeleri); 
mukarrir Yahya ve Mustafa Ef . lere (çubuklu donluk şal 1 ve önceki 
boğcanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir Hüseyin, Gürcü Ahmet, Çarşambah 
Mustafa Ef. lere (bildar donluk şal 1 ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri); 
mukarrir Es'ad Ef. ye (marpuçlu donluk gal 1 ve önceki boğganm diğer 
atiyyeleri) nde müteşekkil birer boğça İhsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, 
No. 2481). 

Ramazan 1351: Mukarrir Hacı Ömer ve İbrahim Ef. lere (bildar 
donluk şal 1, hindî telli sevaî 1 top, hindf sade bildar 1 top ve geçen 
seneki son boğcanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir Gürcü Ahmet Ef. ye 
(marpuçlu donluk gal 1 ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir 
Yahya Ef. ye (fermayi§ donluk §al 1 ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri); 
mukarrir Mustafa Ei. ye (iermayig donluk şal 1, hindi telli sevaî 1 top, 
hindî sade bildar 1 top, ve önceki boğcanm diğer atiyj'elerî) ; mukarrir 
Çarşambah Mustafa Ef. ye (çubuklu donluk şal ve önceki boğcanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Ahmet El. ye (marpuçlu donluk gal 1, hindî telli ; 
sevaî 1, hindî sade bildar 1 ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri); mukar- 
rir Said Ef. ye (bildar donluk §al 1 ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri )n- 
den müteşekkil birer b'ogça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2482). ": 
Ramazan 1363: Mukarrir Hacı Ömer Ef.ye (fermayi.ş donluk gal 1, hindi ; 
tein sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî gezi 1 top, destar 1, 
çuha 2-2); mukarrir Ahiskah Ahmet Ef.ye (marpuçlu donluk gal 1 ve 
önceki bogçanın diğer atiyyeleri); mukarrir İbrahim Ef.ye (fermayig 
donluk şal 1, hindî telli bildar 1 top ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri); 
mukarrir Yahya Ef.ye (bildar donluk şal 1, hindî telli sevaî 1 top, hindî 
sade 1 top ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri); mukarrir Babakalalı 
Mustafa Ef. ye (bildar donluk şal 1, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade 
sevaî 1 top ve önceki boğcanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir Çargambalı ^ 
Hacı Mustafa Ef.ye (marpuçlu donluk şal 1 ve önceki boğcanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Kütahyah Ahmet Ef.ye (bildar donluk şal 1 ve 
önceki .^boğçamn diğer aüyyeleri.) ; mukarrir Said Ef.ye (nzaî bildar 
şal 1, hindî telh sevaî 1 top, hindî sade bildar 1 top ve önceki boğçamn ■ , 
diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. 
Arşivi, No. 2483). 

Ramazan 1253: Mukarrir Hacı Ömer Ef.ye (nzaî fermayig şal 1, ; 
hindî telh sevaî 1 top, hindî sade bildar 1 top, bursakârî gezi 1 top, destar 
1, şali çuha 2-2); mukarrir İbrahim Ef.ye (fermayiş donluk şal 1, ' 
hindî telîi sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top ve önceki boğcanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Yahya ve Ahmet Ellere (fermayiş donluk şal 1, 



— 73 — 

'hindi telli sevaî 1 top, hindi sade bildar 1 top ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri) ; mukarrir Babakaleli Mustafa Ef. ye (rızaî marpiçli §al 1, hindi 
telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, ve önceki boğçanm diğer atiyye- 
leri); mukarrir Çarşambah Mustafa Ef , ye (Marpiçli donluk şal 1, hindi 
telli sade sevaî 1 top, hindî sade bildar 1 top, ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Said Ef . ye (bildar donluk şal 1, hindî telli sevaî 
1 top, hindî sade sevaî 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) ; mukar- 
rir Şehrî Hafız Ef. ye {marpiçli donluk şal 1 ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri) nden mütevekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, 

No. 2484). 

Ramazan 1354: Mukarrir Hacı Ömer Ef. ye (fermayiş donluk şal 

1 tane 1900 kuruş kıymetinde, hindî telli sevaî 1 top, bursakârî zerî kutnu 

1- top, bursakârî 1 top, destar 1, §alî çuha 2 - 2) ; mukarrir İbrahim Ef. yt 

(fermayiş donluk gal 1800 kuruş kıynıetindc ve önceki boğçanm diğer 

atiyyeleri) ; mukarrir Yahya Ef. ye (çubuklu donluk §al 1 tane 180C 

kuruş kıymetinde, ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir Ahmet 

ve Numan Ef. lere (marpuçlu donluk §al 1 tane 1650 kuruş kıymetinde, 

ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri); Babakaleli Mustafa ve Çargambah 

.Mustafa Ef . lere (bildar donluk şal 1650 kuruş kıymetinde ve önceki 

bogçamn diğer atiyyeleri); Şehri Hafız Muhammed Emin Ef . ye (beyaz 

fermayiş donluk şal 1, 1650 kuruş kıymetinde ve önceki boğçanm diğer 

atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M, Arşivi 

No. 2485). 

Eamazan 1355: Mukarrir Hacı Ömer Ef . ye (fermayiş donluk gal 
25G0 kuruş değerinde, hindî teUi sevaî 1 top, bursakârî zeri çitari 1 top. 
hindî gezi 1 top, destar 1 top, şalî çuha 2-2); mukarrir Yahya Ef . ye 
(fermayiş donluk şal 1, hindî telU bildar 1 top ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Ahmet Ef . ye (fermayiş donluk şal 1, hindî telli 
sevaî 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir Şehri Hafız 
Muhammed Emin Ef. ye (marpiçli donluk şal 1 ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Babakaleli Mustafa Ef . ye (fermayiş donluk gal 1. 
hindî telU bendirumî 1 top ve önceki boğçanm, diğer atiyyeleri) ; mukarrir 
Çarşambah Mustafa ve İbrahim Ef . lere (fermayiş donluk şal 1, hindi 
tem sevaî 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri); mukarrir Isluman 
Ef . ye (marpiçli donluk şal 1 tane, hindî telli bildar 1 top ve önceki boğça- 
nm diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur 

(T.S.M. Arşivi, No. 2486). 

Eamazan 1356: Mukarrir Hacı Ömer ve Yahya Ef . lere (fermayiş 
donluk şal 1, hindî telli bildar 1 top, bursakâri zeri çitari 1 top, hindî gezi 
1 top, destar 1, şalî çuha 2-2); mukarrir Hafız Muhammed Emin ve 



74 



Eabakaleli Mustafa El lere (fermayiş donluk şal 1. hindî telli sevaî 1 top 

IZf^ l?T?l ^^^" ^^^yy^^^ri); n.uka™ Çar,ambah Mustafa 
Ef.ye eıcekh donluk gal 1, hlndî telli bildar 1 top. ve önceki boğçanın 
dıger atıyyelen) ; mukarrir ibrahim ve Vidinli Mustafa Ef. lere' (fermavîs 
donluk §al 1, hlndî telli sevaî 1 top ve önceki bogçaıım diğer atiyyeleri) 
mukarnr Numa. El ye (çiçekli donluk şai 1, lOOO kurug kıymetinde v^ 
önceki bogçanın diğer atiy>'elerl) nden müteşekkil birer boğga ihsan olun- 
muştur (T.S'M. Arşivi, No. 2487). 

fiamamn 1257: Mukarrir Hac. Ömer El ye (fermayiş donluk şal 
1 tane 2500 kuruş kıymetinde, ve geçen seneki bogganm diğer atiyyeleri 
yalnız hindî telli bildar yerine hindî telU sevaî) ; mukarrir Yahya Ef ye 
(fermayiş donluk şal 1 ve önceki boğçanm diğer atiyyelen); mukarrir 
Şehri Hafız Muhammed Emin El ye (fermayiş donluk şal 1, hindî telli 
bUdar 1 top, bursakâri zeri çitari 1 top, mahsusiye gezi 1 top ve önceki 
bogçanın diğer atiyyeleri); mukarrir Babakaîeli Mustafa El ye (marpicli 
donluk şal 1 tane 1750 kuruş kıymetinde, hindî telli sevaî 1 top ve 
önceki bogçanın diğer atiyyeleri); mukarrir Çarşambalı Mustafa El ye 
(car şal 1 tane, hindî telli sevaî 1 top, bursakârî zeri gitari 1 top hindî 
gezi 1 top ve önceki bogçanın diğer atiyyeleri); mukarrir İbrahim Ef ye 
(fermayiş donluk §al 1, hindî teUİ sevaî 1 top, bursakârî zeri çitari 1 top 
mahsusiye gezi 1 top ve önceki boğganm diğer atiyyeleri); mukarrir 
Vidinli Mustafa vo Numan Ef . lere <car §al 1. ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri) nden müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T S M Arşivi 
No. 2488) [82]. . ' 

Ramazan 1358: Mukarrir Hacı Ömer El ye (fermayiş §al 1 tane 
2750 kuruş değerinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top hindî 
zeri kutnu 1 top. destar 1, çuha 2-2); mukarrir Yahya El ye (nim fer- 
mayiş gai 1750 kuruş değerinde, ve önceki bogçanın diğer atiyyeleri, yalmz 
hmdı kutnu yerine mahsusiye gezi 1 top); şehri hafız Muhammed Emin 
El ye (çubuklu şal 1 tane 1750 kuruş değerinde, ve önceki bogçanın diğer 
atiyyeleri, yahuz mahsusiye gezi yerine hindî suret gezi 1 top)" mukarrir 
Babakaîeli Mustafa Ef. ye , (marpicli şal 1 tane 1750 kuruş kıymetinde 
ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) ; Çarşambah Mustafa El ye (mar- 
picli şal 1800 kuruş kıymetinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade çubuklu 
1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri); mukarrir ibrahim Ef.ye' 
(Bildar çubuklu şal 1800 kuruş kıymetinde, hindî teUi sevaî 1 top, hindî 
sade sevaî 1 top, mahsusiye gezi 1 top, ve önceki boğçanm diğer atiyye- 

[82] Bu defterde şu kayıt ta mevcuttur: «biliktl-za hoca eî.ler dâilerinln boğça- 
ları ıcın iştira omnan yegii sandal, liyatı 16,5 — 9 Yekûn 148. 



■ . ^ 75 — 

leri); mukarrir Vidinli Mustafa El ye (çubuklu şal 1 tane 1750 kurug 
kıymetinde, hindî telli sevaî 1 top, hindi sade çubuklu 1 tep, bursakârî 
gezi 1 top ve önceki boğganm diğer atiyyeleri) ; mukarrir Numan Ef. ye 
(Bildar çubuklu şal 1 tane 1750 kuruş kıymetinde, Hindî telli sevaî 1 top, 
hindî sade bildar 1 top ve önceki boğganm diğer atiyyeleri) nden müte- 
şekkil birer boğça ihsan olunmnuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2489) [83]. 

Ramazan 1259: Faziletlû mukarrir Hacı Ömer Ef . ye (fermayiş §al 
1 tane 3500 kuruş kıymetinde, beyaz hindî teUi bildar 1 top, beyaz hindî 
sade sevaî 1 top, bursakârî zeri çitari 1 top, bursakârî hakî 1 top, destar 1, 
§alî çuha 2-2); faziletlû mukarrir Yahya Ef . ye (fermayiş gal 1 tane, 
1750 kuruş kıymetinde, bursakârî zeri çitari 2 top, hindî sade sevaî 1 top, 
bursakârî hâkî 1 top, destar 1, şâlî çuha 2-2); mukarrir faziletlû Şehrî 
Hafız Muhammed Emin, Babakaleli Mustafa ve Çarşambalı Mustafa Efen- 
dilere (çubuklu §al 1 tane 1750 kuruş kıymetinde, bursakârî çitarî 1 top, 
bursakârî zerî çitari 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri); mukarrir 
fp.ziletlû İbrahim Ef . ye (marpiçli şal 1 tane 1750 kuruş kıymetinde ve 
inceki boğçanm diğer atijo^eleri); mukarrîr fazileüû Vidinli Mustafa 
Ef. ye (nîm fermayiş §al 1750 kuruş kıymetinde, bursakârî çitarî şal ve 
önceki boğmanın diğer atiyyeleri); mukarrir faziletlû Numan Ef . ye 
(bildar §al 1750 kuruş kıymetinde, ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) n- 
den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 

2490) [84]. 

Ramazan 1260: Mukarrir Hacı Ömer Ef. ye (fermayiş kıghk gal 
3500 kuruş değerinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, hindî 
zerî kutnu 1 top, bursakârî çitarî 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; mukarrir 
Yahya Ef. ye (fermayiş kışlık şal, bursakârî zerî çitarî, hindî sade sevaî 
1 top, bursakârî çitari 1 top, ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri); 
mukarrîr Şehrî Hafız Muhammed Ef. ye <nim fermayiş kışlık şal 1 tane, 
bursakârî zerî çitarî 1 top. bursakârî çitarî 2 top, hindî altı parmak 
çitarî 1 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri); mukarrir Babakaleli 
Mustafa Ef. ye (marpiçli kışlık şal, bursakârî zerî çitari 1 top, bursakârî 
çitarî 2 top, hindî zerî taraklı kutnu 1 top ve önceki boğçanm diğer 
atiyyeleri); mukarrir Çarşambah Mustafa Ef . ye (fermayiş kışlık şal 
1 tane; bursakârî zerî çitarî 1 top, hindî taraklı kutnu 1 top, bursakârî 
çitarî 2 top ve önceki boğçanm diğer atiyyeleri) ; mukarrir îbrahim Ef . ye 



[83] Eu defterde söyle bir kayda da rastisınmıstır: «BiliUtiza îiüca efendiler 
öâllerinin bogcaları iğin İştira olunup kat olunan yesiI sandal bogca 8 (kıymet ayni) 

üstadlye 10 kurus»^. 
■ [84] Bu defterde de Uoğçalar için ye§ii sandal aimdığı yazılıdır, 



— 76 — 

(rızai nîm fermayiş kıghk şal, bursakârî zerî çitari 2 top, bursakârî hâki 
l.top, bursakârî çitari l'top ve önceki boğçanın diğer atiyyeleri), mukar- 
rir Vidinli Mustafa El ye (marpiçli kıglık §al 1 tane 1750 kuruş kıyme- 
tinde, bursakârî zeri çitari 1 top, hindi taraklı kutnu 1 top, bursakârî 
çitari 2 top ve önceki boğçanın diğer atiyyeleri); mukarrir Numan Ef. ye 
(fermayiş kışlık şal 1 tane, bursakârî zeri çitari 1 top, hindî altı- parmak 
çitari 1 top, bursakâri hâkî l top, bursakârî çitarî 1 top ve önceki boğça- 
nın diğer atiyyeleri) nden müteşekkil birer bogça ihsan olunmuştur 
(T.S.M. Arşivi, No. 2491;. 

Ramazan 1361: Faziletlû mukarrir Hacı Ömer Ef . ye (fermayiş şal 
1 tane 350Ö er kıymetinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade seval 
1 top, hindî zerî altı parmak çitarî 1 top, bursakârî çitarî 1 top, destar 
1, çuha 2-2); faziletlû mukarrir Yahya Ef . ye (marpiçli şal 1 tane 1900 
kuruş kıymetinde, bursakârî zerî çitarî 2 top, hindî sade sevaî 1 top, 
hindî sade çitarî 1- top, destar 1, çuha 2 - 2); faziletlû mukarrir Hacı Şehrî 
Hafız Muhammed Emin Ef. ye (bildar şal 1 tane «1900 kuruga*alınmı§», 
bursakârî zerî çitarî 1 top, bursakârî çitarî 2 top, hindî altı parmak çitarî 

1 top, destar 1. çuha 2-2); faziletlû mukarrir Babakaleli Mustafa Ef . ye 
(fermayiş şal 1 tane 1900 kuruş kıymetinde, bursakâri zerî çitari 1 top, 
hindî zerî taraklı kutnu İ top, bursakârî çitarî 2 top, destar 1 çuha 2 - 2) ; 
faziletlû mukarrir Çarşambalı Mustafa Ef . ye (bildar şal 1 tane 1900 
kuruş kıymetinde, bursakârî zerî çitarî 1 top, bursakâri çitarî 2 top/ hindî 
altıparmak çitarî 2 top, destar 1, çuha 2-2); fazileüû mukarrir İbrahim 
Ef. ye (bildar şal 1 tane 2000 kuruş kıymetinde^ bursakâri zeri çitarî 

2 top, hindî sade sevaî 1 top, hindî altıparmak çitarî 1 top, destar 1, 
çuha 2 - 2) ; faziletlû mukarrir Vidinli Mustafa Ef. ye (fermayiş şal 1 tane, 
bursakâri zeri çitari 1 top, bursakâri çitari 2 top, hindî altıparmak çitarî 

1 top, destar 1, çuha 2-2); faziletlû mukarrir Numan Ef. ye (fermayiş 
şal 1 tane, bursakâri zeri çitari 1 top, bursakâri hâkî 1 top, çitari 1 top = 

2 top, hindî altıparmak çitarî 1 top, destar 1, çuha 2-2) den müteşekkil 
birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2492) [85]. 

Raınazan 1263: Mukarrir Hacı Ömer Ef. ye (nîm fermayiş gai 1 
tane 3500 kuruş kıymetinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, 
hindî çitari 1 top, bursakâri zeri çitarî 1 top, destar 1, çuha 2-2) ; mukar- 
rir Yahya Ef. ye (fermayiş şal 1 tane 2000 kuruş kıymetinde, hindî 
sade sevaî 1 top, bursakârî zerî çitarî 1 top, bursakâri hâkî 1 top, bursakârî 
çitarî 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; Mukarrir elhac Şehri Hafız Muhammed 

[85! Bu defterde üe şöyle bir kayda rastlanmaktaöıi'; «Mukari-ir efendilerin 
boğçaları iğin yeşil gezi 9. 18,3 tan 166. tjstadiye 10». 



~ 77 ~ 

Emin Ef. ye (fermayiş gal 1 tane 2000 kuruş değerinde, hindî sade sevaî 
1 top, bursakâri zerî çıtan 1 top, bursakârî zerî hâkî 1 top, bursakâri 
gitarı 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; mukarrir Babakaleli Mustafa Ef. ye 
(fermayiş gal 1 tane 2000 kuruş değerinde, hindî sade sevaî 1 top, bursa- 
kâri zerî çitari 1 top, bursakârî zerî hâkî 1 top, bursakârî gitarı 1 top, 
destar 1, çuha 2-2); mukarrir Çargambalı Mustafa Ef : ye (marpiçU gal 

1 tane, 2000 kuruş değerinde, hindî sade sevaî 1 top, bursakâri zeri gitarı 

2 top, bursakâri çitari 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; mukarrir İbrahim 
Ef. ye (fermayiş şal !■ tane 2000 kuru§ değerinde, hindî sade sevaî i 
top, bursakâri zeri çitari 1 top, bursakâri çitari I top, destar 1, çuha 
2-2); mukarrir Vidinli Mustafa El ye (fermayiş şal 1 tane, 200O kuru§ 
değerinde, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî zerî çitari 2 top, bursakârî 
çitari 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; mukarrir Numan Ef. ye (marpiçli §al 

1 tane 2000 kuruş değerinde, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî zeri çitari 

2 top, bursakâri çitari 1 top, destar 1, çuha 2-2) den müteşekkil birer 
boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 14/334) [S6]. 

Kamaza-n 1S63: Semahatlû mukarrir Elhac Ömer Ef . ye (fermayiş 
§ai 1 tane, 3500 kuruş değerinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 
1 top, bursakârî zeri çitari 1 top, hindî çitari 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; 
mekremetlû mukarrir Yahya Ef . ye (nîra fermayiş şal 1750 . kuruş değe- 
rinde, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî zerî çitari 2 top, altıparmak zerî 
çitari 1 top, destar 1, guha 2 - 2) ; mekremetlû mukarrir elhac Şehri Hafız 
Muhammed Emin Ef. ye (fermayig şal 1 tane, 1750 kuru§ değerinde, hindî 
sade sevaî 1 top, bursakâri zeri çitari 2 top, bursakârî hâkî 1 top, destar 
1, guha 2 ■■ 2) ; mekremetlû mukarrir Babakaleli Mustafa Ef. ye (marpiçii 
şal 1 tane 1750 kuruş değerinde, hindî sade bildar 1 top, bursakâri zerî 
çitari 2 top, hindî çubuklu kutnu 1 top, destar 1; çuha 2-2); mekremetlû 
mukarrir Çarşambalı Elhac Mustafa Ef, ye (çubuklu şal 1 tane 1750 kuruş 
değerinde, hindî sade bildar 1 top, bursakârî zerî çitari: 2 top, bursakârî 
hâkî 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; mekremetlû mukarrir İbrahim Ef. ye 
(marpigli §ai 1 tane 1750 kuruş değerinde, hindi sade bildar 1 top, bursa- 
kârî zeri çitari 2 top, bursakâri çitari 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; mekre- 
metlû mukarrir Vidinli Mustafa Ef. ye (marpiçli şal 1750 kuru§ değerinde, 
hindî sade sevaî 1 top, bursakâri zerî çitari 2 top, bursakâri hâkî 1 top, 
destar 1, çuha 2-2); mekremetlû mukarrir Numan Ef . ye (marpiçli gai 
1 tane 1750 kuruş değerinde, hindî sade sevaî 1 top, bursakâri zeri çitari 
1 top, bursakârî hâkî 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; Hacei hazreti cihandari 



ES6] Bu defterde şu kayıt vardır: «Boğça için yesll sandal S; İSei'den 120' kuruş. 
Üstadiye n> Kuruş». 



Mukarrir Elhac Ömer Ef. ye (bildar şal 1 tane 3500 kuruş değerinde, 
hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 2 top, bursakârî zerî çitari 1 top, 
Şan:ıî keteni 1 top, destar 1, çuha 2-2) den müteşekkil birer boğça ihsan 
olunmuştur. Mukarrirİer meclisinde ders takrir eden hocaya da ayrıca 

bir İpoğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No ). 

Kamazan 1364: Hacei Hazreti Cihandarî' semahatiü Mukarrir Hacı 
Ömer Ef . ye (kışlık bildar §al 1 tane 3500 kuruş değerinde, hindî telli 
yazlık sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî zerî çitari 1 top, bursa- 
kârî çitari 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; raekremetlû Mukarrir Yakup Ef. ye 
(kışhk bildar şal 1 tane, hindî telli yazlık sevaî 1 top, hindî sade sevaî 

1 top, bursakârî zerî çitari 1 top, bursakârî çitari 1 top, destar 1, çuha 

2 - 2) ; mekremetlû Mukarrir Elhac Şehrî Hafız Muhammed Emin Ef. ye 
(marpiçli şal 2000 kuruş değerinde, ötekiler yukarkinin aynı) ; mekre- 
metlû Mukarrir Babakaleli Mustafa Ef. ye (fermayiş kışlık şal 1 tane 
2000 kuruş değerinde, hindî telli kışhk sevaî 1 top, hindî telli çubuklu 
pembe kutnu 1 tüp, bursakârî zerî çitari 1 top, bursakârî çitari 1 top, 
destar 1, çuha 2 - 2) ; mekremetlû Mukarrir tbrahim Ef. ye (fermayiş 
kışlık şal 2000 kuruş değerinde, hindî telH yazlık sevai 1 top, hindî telli 
sade sevaî 1 top, bursakârî zerî çitari 1 top, bursakâri çitari 1 top, destar 
1, çuha 2-2); raekremetlû Mukarrir Vidinii Mustafa Ef. ye (yukarıkinin 
aynı); mekremetlû Mukarrir Numan Ef . ye (çubuklu raarpiçli şal 1 tane 
2000 kuruş değerinde, Haiebi telli sevaî 1 top, hindî sade bildar 1 top, 
bursakâri zerî çitari 1 top, bursakârî çitari 1 top, destar 1, çuha 2-2); 
mekremetlû Mukarrir Gürcü İsmail Ef . ye (Mukarrir İbrahim Ef. ninki- 
nin aynı), mekremetlû Mukarrir vekili Efendiye (kışlık fermayiş şal 1 
tane 2000 kurlış değerinde, İslâmbûlkârî telli kumaş 1 top, hindî sade 
bildar 1 top, bursakârî zerî çitari 1 top, bursakârî çitari 1 top, destar 1, 
çuha 2-2) den müteşekkil boğça ihsan olunmuştur [87]. 

Kamazan 1363: Semahatiü Mukarrir Hacı Ömer Ef. ye (kışlık fer- 
mayiş şal 1 top, 3T50 kuruş değerinde, hindî telli beyaz sevaî 1 top, hindî 
sade sevaî 1 top, bursakârî zeri çitari, 1 top, destar 1, 70 kuruş değerinde, 
çuha 2-2, 58 kuruş değerinde), Mekremetlû Mukarrir İbrahim Ef . ye 
(marpiçli altıparmak kışlık şal 2000 kuruş değerinde, hindî zeri sevaî 
1 top, sade sevaî 1' top, bursakârî çitari 1 top, sade gitarî 1 top = 2 top,: 
destar ve çuha yukarkinin aynı) ; mekremetlû Mukarrir "Yahya Ef. ye 
(marpiçli altıparmak kışhk şal 200O kuruş değerinde, hindî zeri güvez 
sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakâri çitari 1 top, sade çitari 
1 top = 2 top, destar, çuha yukarkinin aynı); mekremetlû Mukarrir Elhac 



[87] Bu defterde ayrıca §öyle bir kayıt da vardır; «Hoca efendiler dâiierlne 
bogçalan îçin. sarfolunan yeşil canfes 14; 19,5 dan 373». 



— 79 — 

Şehrî Hafız Muhammed Emin Ef. ye (nîm fermayig kışlık §al 2000 kuruş 
değerinde, ötekilier yukarkinin aynı), Mekremetlû Mukarrir Vidinli Mus- 
tafa Ef . ye (çubuklu bildar kışlık şal 2000 kuru§ değerinde, hindî zeryap 
güvez sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî zeri çitari 1 top, 
sade çitari 1 top, destar, çuha yukarkinin aynı) ; mekremetlû Mukarrir 
Nunaan Ef. ye (altıparmak bildar kışhk §al 2000 kuruş değerinde, Hindî 
güvez sevaî 1 top, Hindî sade sevaî 1 top, bursakârî çitari 1 top, ötekiler 
yukarkinin aynı); mekremetlû Mukarrir Gürcü ismail Ef . ye (altıparmak 
kışlık şal 2000 kurug değerinde, hindî beyaz telli sevaî 1 top, hindî sade 
sevaî 1 top, bursakârî çitari 1 top, sade çitari 1 top, destar, çuha yukarki- 
nin aynı); mekremetlû Mukarrir Gümüşhaneli Ömer Ef. ye (güvezli beyaz 
bildar §al 2000 kuru§ değerinde, bursakârî zeri çitari i top, hindi sade 
bildar sevaî 1 top, bursakârî çitari 1 top, sade çitarî 1 top, destar çuha 
yukarkinin aynı) ; mekremetlû mukarrir Vekili Ef. ye (altıparmak çubuk- 
lu §al 2000 kuruş değerinde, bursakârî zeri çitarî 1 top, hindî sade sevaî 
1 top, bursakârî zerî çitarî 1 top, ötekiler yukarkinin aynı) dan müte- 
şekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, ciltli defter No. 238). 

Ramazan 1266: Mukarrir Hacı Ömer Ef.ye (fermayi§ şal 1 top 3500 
kuruş değerinde, hindî güvez 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî 
işlemeden çitarî 1 top, bursakârî hâki 1 top, destar, çuha yukarki yıhn 
aynı) ; mekremetlû Mukarrir İbrahim Ef. ye (kıghk ferraayiş şal 1 top, 
ötekiler yukarkinin aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Yahya Ef. ye (kışlık 
fermayig şal, ötekiler yukarkinin aynı, yalnız î§leme yerine, bursakârî 
çitari verilmiş) ; Mekremetlû Mukarrir Şehri Hafız Ef. ye (kışlık ferma- 
yig gal 2000 kuruş değerinde, hindî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, ötekiler 
yukarkinin ayni); Mekremetlû Mukarrir Vidinli Mustafa Ef.ye (kışlık 
fermayig §al 20O0, hindî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakârî zer! 
çitari 1 top, sade çitari 1 top, destar, çuha yukarkinin aynı); Mekremetlû 
Mukarrir Numan Ef.ye (kışlık fermayiş şal 1 top 2000 kuru§ değerinde, 
ötekiler yukarkinin aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Gürcü İsmail Ef. ye 
(kışlık fermayiş şal 1 top 2000 kuruş değerinde, ötekiler yukarkinin aynı) ; 
Gümüşhaneli Ömer Ef. ye (kışlık fermayiş şal 1 top, 2000^ kuruş değerin- 
de, ötekiler aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Vekili Ef. ye (marpiçli şal 1 
top, 2000 kuruş değerinde, ötekiler aynı) dan müteşekkil birer boğça 
ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 238) [88], 

Ramazan 1267: Mukarrir Yahya Ef.ye (nîm fermayiş şal 1 tane 
2000 kuruş değerinde, hindî telli sevaî 1 top, klâptan süzeni işlemeli gezi 
1 top, sade sevaî 1 top, bursakâri hâki 1 top, destar 1 çuha 2 - 2) ; mukarrir 
Hafız Muhammed Emin Ef.ye (fermayiş şal 1 tane, 2000 kuruş değerinde, 



[88] BU defterde şöyle bîr kayıt da varaır: «Yeşil canfes 14X19 = 26& kunı§.» 



~ 80 — 



hindi tem sevaî 1 top 650 kuru§ değerinde, hindî sade sevaî 1 top, faursa- 
kârî hâki 1 top, hindi zeri altıparmak çitari 1 top, destar 1, çuha 2-2); 
Mukarrir VidinU Mustafa Ef. ye (fermayi§ §al 1 tane 2000 kuru§ değe- 
rinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, klâptan süzeni işleme 
1 top, bursakârî hâki 1 top, destar 1, çuha 2 - 2) ; Mukarrir Numan El ye 
(fermayig §al 1 tane 200O kurug değerinde, hindî îeili sevaî 1 top, 650 
kuruş değerinde, hindî sade sevaî 1 top 450 kuru§ değerinde, Haptan 
pesent i§leme 1 top, batsene 1 top, bursakârî hâkî 1 top, ötekiler aynıj ; 
Gürcü İsmail Et. ye (iermayi§ §al 1 tane 2000 kuruş değerinde, teUİ hindî 
sevaî 1 tane 650 kuruş değerinde, hindî sade sevaî 1 tane 450 kuru§ 
değerinde, hindî altıparmak çitari 1 top, bursakârî hâkî 1 top, öteküer 
aynı); Gümüşhaneii Ömer Ef . ye (fermayig şal 1 tane 2000 kuruş değe- 
rinde, hindî telli sevaî 1 top, hindî sade sevaî 1 top, bursakâri hâkî 1 top, 
hindî' çitari 1 top, ötekiler aynı) ; Mukarrir Osman El ye (marpiçli §al 
1 tane 2000 kuru§ değerinde, hindî telli sevaî 1 top 650 kuru§ değerinde, 
hindî sade sevaî 1 top 450 kurug değerinde, hindî zeri kutnu 1 top, bursa- 
kâri hâkî 1 top, ötekiler ayı\ı) ; Mukarrir Fiübeii Halil Ef . ye (ferraayi§ 
şal 1 tane 2000 kuruş değerinde, hindî telU sevaî 1 top 650 kuruş değerinde, 
hindî sade sevaî 1 top 450 kuruş değerinde, klâptan süzeni işleme gezi 
1 top, bursakârî hâkî 1 top, ötekiler aynı) den müteşekkil birer boğça 
ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. Eski 1036). 

Kamazan 1368: Mukarrir Yahya Ef . ye (fermayiş şal 2000 kuruş 
değerinde, hindî telh sevaî 1 top 550 kuruş değerinde, hindî telli sevaî 1 
top 550 kuruş değerinde, bursakârî hâkî 1 top, bursakârî çitari 1 top, 
destar 1-, çuha 2-2, 58 kuruş değerinde); Mukarrir Hafız Muhammed 
Ef. ye (fermayiş şal 2000 kuruş değerinde, hindî telli sevaî 550 kuruş 
değerinde, hindî telh sevaî 550 kuruş değerinde, bursakârî çitari 2 top, 
ötekiler aynı); Mukarrir Vidinli Mustafa Ef.ye {yükarkinin aynı); Numan 
Ef. ye (yükarkinin aynı) ; Gürcü İsmail Ef. ye (aynı) ; Güraüşhaneli Ömer 
Ef ye (aynı) ; Mukarrir Osman Ef. ye (aynı) ; FiUbeh Hahl Ef. ye (ayna- 
dan müteşekkir birer taoğça ihsan olunmuştur (T-S.M. Arşivi. No. Eski 

1037). 

Ramazan 1S69: SemahatlÛ Mukarrir Yahya Ef.ye (nîm fermayiş 

şal 2000 kuruş değerinde, hindî teUi sevaî 1 top 550 kuruş değerinde, 

hindî telli sevaî 1 top 550 kuruş değerinde, bursakârî hâkî 2 top, destar 

1 çuha 2-2); SemahatlÛ Hacei Hazreti Cihandan Mukarrir Şehri Elhac 

Muhammed Emin Ef. ye (yükarkinin aynı) ; Mekremetlû mukarrir Vidınh 

Mustafa El ye (aynı); Mekremetlû Mukarrir Numan Ef.ye (aynı); 

Mekremetlû Mukarrir Gürcü îsmail Elye (aynı); Mekremetlû Mukarrir 

Gümüghaneii Ömer Ef.ye (aynı; yalnız fermayiş şalı, marpiçlidir) ; Mek- 



remetlû Mukarrir Tokatlı Hacı Ahmet Ef. ye (aynı) ; Mekremetlû Mukar- 
rir Filibeli Halit EL ye (aynı; yalnız şalı, marpiçli lermayiştir) den müte- 
şekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2496). 

Eaınazan 1270: Semahatlû Mukarrir Yahya Ef.ye (nim fermayig 
şal 1 tane 2000 kuruş değerinde, hindî telli sevai 1 top, 550 kuru§ değe- 
rinde, hindî sade sevai 1 top 550 kuruş değerinde, altıparmak gitarı 1 top, 
bursakârî çitarî 1 top, destar 1, çuha 2-2); Mekremetiû hacei hazreti 
cihandari Mukarrir Şehrî Elhac Hafız Muhammed Ef. ye (fermayiş şal 
1 tane 2000 kuruş değerinde, hindî telli sevai 1 top 550 kuruş değerinde, 
hindî sade sevai 1 top 550 kuruş değerinde, bursalcârî çitari 1 top, işleme... 
destar 1, çuha 2-2); Mekremetlû Vidinli Mustafa Ef . ye (fermayiş gal 
i tane, hindî telli sevai 1 top, hindî sade sevai 1 top, bursakârî hâkî 1 top, 
hindî çitarî 1 top, destar 1, çuha 2-2); Mekremetlû Mukarrir Numan 
El ye (aynı); Mekremetlû Mukarrir Gürcü ismail Ef . ye (çubuklu §al 
1 tane, ötekiler aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Gümüşhaneli Ömer Ef. ye 
(aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Osman Ef. ye (marpiçli şal 1 tane, ötekiler 
aynı); Mekremetlû Mukarrir Filibeli HaUl Ef . ye (fermayiş şal 1 tane, 
ötekiler aynı) den müteşekkil birer boğça ihsan oltmmuştur (T.S.M. Argivi, 
Nü. 2496) [89]. 

Kamaaan 1271: Mukarrir Yahya Ef . ye (fermayiş şal 1 tane 2200 
kuruş değerinde, telli sevai 1 top 360 kuruş değerinde, telli çitarî 1 top 
170 kuruş değerinde, Şamkârî çitarî 1 top 110 kuruş değerinde, kumaş 
16 kuruş değerinde, destar 1 tane 80 kuruş değerinde, çuha 90 kuruş 
değerinde) ; Mekremetlû elhac Hafız Muhammed Emin Ef. ye (fermayiş 
§al 3500 kuruş değerinde, telli sevai 1 top 360 kuruş değerinde, Şamkârî 
telli çitarî 1 top 170 kuruş değerinde, bayağı çitarî 1 top 110 kuruş değe- 
rinde, ötekiler aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Gürcü İsmail Ef. ye (fermayiş 
gal 1 tane 1900 kuruş değerinde, telli sevai 1 top 360 kuruş değerinde, 
sade sevai 1 top 170 kuruş değerinde, Şam.kârî çitarî 2 top 110 kuruş değe- 
rinde, ipekli kumaş 16 kuruş değerinde, ötekiler aynı); Mekremetlû 
Mukarrir Numan Ef. ye (aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Mustafa Ef. ye 
(aynı) ; Mekremetlû Tokatlı Ahmet Ef. ye (aynı) ; Mekremetlû Mukarrir 
Halil Ef . ye (aynı); Mekremetlû Mukarrir Hazım Ef . ye (çubuklu gal 1 
tane, 1900 kuruş değerinde, ipekli kumaş 16 kuruş değerinde, teUî sevai 
1 top 360 kuruş değerinde, Şamkârî gitan 170 kuru§ değerinde, bursakârî 
çitarî 110 kuruş değerinde, ötekiler aynı) den müteşekkil birer boğça ihsan 
olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 2496) [90]. 



[891 Bu defterde söyle bir kayıt da vardır: «E'oğca için satın alınan 19 dan 285». 
[90] Bu defterde söyle bSr kayıt da vardın «Kumaş "boğca 9 adet». 

HiisUT Dersleri C. 11 — € 



ff^ 



Bamazau 1272: «Bâ emri hümayun huzuru faizünnuru cenabı mülû- 
.kânede mübahesei ilmi şerif eden mukarrir hoca efendiler dallerîne boğça 
olarak ihsanı gahane buyrulan §al ve sevai ve destar ve çuha bahaları 
olmak üzere verilen: 

Fermayiş §al 8 tane 3ÛÛ0 erden 24000 kurug 
Telli sevai S top 360 ardan 2880 kuruş 

^ Telli çitari 8 top 

îpekli kumag 128 kuruş 

Destar 6 tanesi mevcut, 

2 tanesi 80 erden 160 kuruş 
Çuha 1700 kuruş 

Büğçalar için yeşil canfes 500 kuruş (T.S.M. Ar- 

şivi, No. 2496). 

Ramazan 1273: Semahatlû Hoca Yahya Ef. ye (armah fermayiş şal 
5500 kuruş değerinde, hindî çitari 2 top, hindî çitari 2 top, bursakârî çitari 
1 top, çuha 2-2, 90 kuruş değerinde, destar 1 adet 85 kuruş değerinde); 
Semahatlû Elhac Hoca Hafız Muhammed Emin Ef . ye (fermayiş şal 1 
tane 6500 kuruş değerinde, hindî sade sevai 1 top, hindî çitari 2 top, bursa- 
kârî çitari 1 top, ötekiler aynı) ; Mekreraetlû Mukarrir Gürcü İsmail Ef. ye 
(marpiçli şal 1 top, hindî çitari 2 top, bursakârî hâkî 2 top, bursakârî çitari 
1 top, ötekiler aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Numan Et ye (aynı, yalnız 
bursakârî hâkî yerine bursakârî çitari 3 top) ; Mekremetlû Yerköylü 
Mukarrir Mustafa Ef. ye (fermayiş şal 1 tane, 400 kuruş değerinde, hindî 
çitari 2 top, bursakârî çitarî 3 top, ötekUer aynı); Mekremetlû Mukarrir 
Hazım Ef. ye (fermayiş şal 1 tane 3800 kuruş değerinde, ötekiler aynı); 
Mekremetlû Mukarrir Kastamonulu Mustafa Ef. ye (çubuklu şal 1 tane 
3700 kuruş değerinde,, ötekiler aynı); Mekremetlû Mukarrir Abdullah 
Ef. ye (çubuklu şal 1 tane 3500 kumş değerinde, ötekiler aynı) den müte- 
şekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 405) [91]. 

Ramazan 1374: Semahatlû Mukarrir Yahya Ef . ye (fermayiş şal 1 
tane 4000 kuruş değerinde, hindî telli sevai 1 top 650 kuruş değerinde, 
çitari 1 top, hâkî 1 top, hâkî 1 top 140 kuruş değerinde, çuha 2 - 2, 101 
kuruş değerinde, destar 85 kuruş değerinde); Haeei Hazreti Şehriyari 
Semahatlû Mukarrir Hafız Muhammed Emin Ef. ye (fermayiş şal 1 tane 
5000 kuruş değerinde, hindî telli sevai 1 top 650 kuruş değerinde, bursa- 
kârî hâkî 1 top 140 kuruş değerinde, hindî çâtarf 1 top, hâkî 1 top, çuha 
2-2, 101 kuruş değerinde, destar 85 kuruş değerinde) ; Mekremetlû Mu- 



[91] Bu defterde sÖyle bir kayat da vaı-öır: «Bo§ça Icln kumaa (İçerden gelmiş) 
21. t^atadiye 30 kuruş». 



-imm g3 "™*" 

karrir Hoca Numan Et ye (fermayiş şal 6000 kurug değerinde, hindî 
telli sevai 1 top 650 kuruş değerinde, bursakârî hâkî 1 top 140 kuruş 
değerinde, hindî. çitari 1 top, hâkî 1 top, ötekiler aynı); Mekremetlû 
Mukarrlr Hoca Gürcü İsmail Ef. ye (fermayiş şal 1 tane 2500 kuruş değe- 
rinde, hindî telli sevai 1 top 650 kuruş değerinde, sade hindî sevai 1 top 
300 kuruş değerinde, hindî çitari 1 top, bursakârî çdtarî 1 top 140 kuruş 
değerinde, ötekiler aynı); Mekremetlû Mukarrir Hoca Hazım Ef. ye 
(fermayiş şal 1 tane 3000 kuruş değerinde, Ha^pkârl telli sevai 1 top 
650 kuruş değerinde, Hintkârî kutnu 1 top 300 kuruş değerinde, Bursa- 
kârî hâkî 1 top 140 kuruş değerinde, Hintkârî çitari 1 top, ötekiler aym), 
Mekremetlû Mukarrir Hoca Osman Ef. ye (yukarkinin aynı) ; Mekremetlû 
Mukarrir Hoca Abdi Ef. ye (yukarkinin aynı); Mekremetlû Mukarrir 
Hoca Hasan Ef. ye (yukarkinin aynı) dan müteşekkil birer boğça ihsan 
olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 14/407) [92]. 

Eamazan 1375: Semahaüû Mukarrir Hafız Muhammet Emin Ef. ye 
(armah fermayiş §al 1 top 5000 kuruş değerinde, Hintkârî telli sevai 1 top 
600 kuruş değerinde, Hintkâri çitari 1 top 300 kuruş değerinde, Bursa- 
kârî telli hâkî 1 top 150 kuruş değerinde, Hindkârî abanî 1 top (mev- 
cuttan), çuha 2-2, 85 kuruş değerinde, destar 1 top 75 kuruş değerinde); 
Mekremetlû Mukarrir Ahıskalı İsmail Ef . ye (fermayiş şal 1 top, 4500 
kurug değerinde, Hintkârî telli çiçekh sevai 1 top 600 kuruş değerinde, 
Hintlıârî altıparmak 1 top 300 kuruş değerinde, Bursakârî telli hâkî 1 
top 150 kuruş değerinde, Hintkâri abanı 1 top, ötekiler aynı) ; Mekremetlû 
Mukarrir Ahıskalı Numan Ef . ye (fermayiş şal 1 top 3600 kuruş değe- 
rinde, ötekiler ayni); Mekremetlû Mukarrir Nevşehirli Müftizade Ahmet 
Hazım Ef. ye (beyaz fermayiş şal 1 top 4800 kuruş değerinde, ötekiler 
aynı, yalnız Bursakârî telli hâkî yerine, Hintkârî beyaz gâtarî 1 top); 
Mekremetlû Mukarrir Kastamonulu Mustafa Ef. ye (çubuklu fermayiş şal 
3500 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yalnız Hintkâri beyaz çitari yerine, 
Şarakrî çitari 1 top 150 kuruş değerinde) ; Mekremetlû Mukarrir Filibeli 
Abdullah Ei. ye (marpiçli fermayiş şal 1 top 3250 kuruş değerinde, Hint- 
kârî sevai 1 top 600 kuruş değerinde, Hintkârî altıparmak 1 top 300 kuruş 
değerinde, Şamkârî kutnu 1 top 140 kuruş değerinde, Hintkârî gezi 1 top, 
ötekiler aynı); Mekremetlû Mukarrir Ilgmh Hasan Fehmi Ef . ye (Rızaî 
fermayiş şal 1 top, 4750 kuruş değerinde, hintkârî telli sevaî 1 top 600 



E92] Bu flefterde göyle bir kayıt da vardır: «Bogca olmak üzere iştira olunup 
sarfeöilen canfes 9; 20 den {180 kuru§).» (Canfes: tnce dokunmuş dûnuk- tpek kuma§t]p. 
Arseven, Sanat Anslklopedasl, sah. 329.) 



™ 84 ~~ 

kuruş değerinde, Hintkârî çitari 1 top (mevcuttan), Hintkâr! beyaz çitarf 
250 kuruş değerinde, Hintkârî abanî 1 top 100 kuruş değerinde 
çuha, destar, yukarki gibi) ; Mekremetlû Mukarrir Karinabatiı 
Abdurrahman Ef. ye (çubuklu fermayiş şal 1 top 3250 kurug değe- 
rinde, Mintkârî beyaz sevaî 1 top 350 kuruş değerinde, Bursakâr^ telli 
hâkî 250 kuruş değerinde, Şamkârî çitari 1 top 200 kuruş deferinde, çuha 
destar yukarki gibi) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. 
Arşivi, No. (Ciltli) 237) [93]. 

Bamazan 121G: Mekremetlû hacei hazreti şehri yan İstanbulî Hacı 
Hafız Muhammed Emin Ef. ye (iermayiş şal 1 top 5000 kuruş değerinde, 
Hintkârî telli sevai 1 top 600 kuruş değerinde, İstanbulkârî gülmez 1 top 
230 kuruş değerinde, abanî 1 top 75 kuruş değerinde, Şamkârî çitari 1 
top 120 kuruş değerinde, destar, çuha aynı); Mekremetlû Gülpazarlı 
Şakir Ef. ye (fermayig şal 1 top 4500 kurug değerinde, Hintkârî telli beyaz 
sevai 1 top 650 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; Mekremetlû Mukarrir 
Ahıskalı îsmail Ef. ye (beyaz doniuk şal 1 top 4500 kuruş değerinde, 
Hintkârî sevai 1 top 600 kuruş değerinde, ötekiler aynı ) ; Mekremetlû 
Mukarrir Ahıskalı Numan Kt ye (çubuklu fermayiş gal 1 top 3700 kuruş 
değerinde, ötekiler aynı); Mekremetlû Mukarrir Kastamonulu Mustafa 
Ef. ye (fermayi§ şal 4500 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; Mekremetlû 
Mukarrir Ilgınlı Hasan Ef. ye (fermayig şal 1 top 3000 kuruş değerinde, 
ötekiler aynı) ; Mekremetlû Mukarrir Filibeli Abdullah Ef. ye (fermayig şal 
3700 kuruş değerinde, ötekiler aym) ; Mekremetlû Mukarrir Karinabadh 
Abdurrahman Ef. ye (çubuklu şal 1 top 3000 kuruş değerinde, ötekiler 
aym) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 
«Ciltli» 237). 

Kamaza'n 1278: Faziletlû Mukarriri evvel Şehrî Hafız Muhammed 
Emin Ef.ye (fermayiş şal 1 top 4000 kurug değerinde, Hintkârî telli sevai 1 
top 1500 kuruş değerinde, Hintkârî sade sevaî 1 top 500 kuruş değerinde, 
Şamkârî kumaş 1 top 225 kurug değerinde, Hintkârî abanî 1 top, Hintkârî 
destar 1 top 150 kuruş değerinde, çuha 2 - 2, 157 kuruş değerinde; Mukar- 
riri sam faziletlû Gölpazarlı Şakir Ef . ye (yukarkinin aynı, yalnız Hint- 
kârî sade sevai yerine 650 kuruş değerinde Halepkârî sade sevaî) ; Mukar 
rîr faziletlû Numan El ye (yukarkinin aynı, yalnız Halepkârî sade sevaî 
yerine Hintkârî telli kutnu 1 top, 500 kuruş değerinde) ; Dördüncü Mukar- 
rir faziletlû Ali Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3500 kuruş değerinde, Halep- 
kârî telli sevaî 1 top, 650 kuruş değerinde, Bursakârî telli selimiye [94] 



[93] Bu delteröe söyle bir kayıt da vardın «Kâffesine boğealar için canfes 
ıs + tJstadiye 30 + Şamkârî çitari 140 kurug ~ 318». 

[94] Selimiye: Üçüncü Selîm zsmanmda ÜskUdarda dokunan bir nevi ipekli 



— 85 — 

1 top 600 kuruş değerinde, Şamkâri kumag 225 kuruş değerinde, ötekiler 
yukarkinin aynı.) ; Beşinci Mukarrir faziletlû Hasan Fehmi Ef. ye (ferma- 
yiş §al 1 top 3500 kuruş değerinde, Hintkâri sade seva! 1 top 750 kuruş 
değerinde, ötekiler aynı) ; Aİtmcı Mukarrir faziletlû Mustafa Ef. ye 
(fermayiş şaî 1 top 3500 kuruş değerinde, Halepkârî telli sevai 1 top 
650 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; Yedinci Mukarrir mekremetlû Abdul- 
lah Ei. ye (lermayig şal 1 top 4000 kuruş değerinde, Hintkâri telli sevai 
1 top 1500 kuruş değerinde, Şamkârî kumaş 1 top 220 kuruş değerinde, 
Bursakârî telil kumaş 1 top 600 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; Sekizinci 
Mukarrir Mekremetlû Abdurrahman Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3700 kuruş 
değerinde, Hintkâri telli sevaî 1 top 750 kuruş değerinde, Halepkâri sevaî 
1 top 600 kuruş değerinde, Şamkârî kumag 1 top 225 kuruş değerinde, 
ötekiler aynı) dan müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur {T.S.M. Arşivi, 
No. 14/403) [35]. 

Ramazan 1379; Mukarrir Şehrî Hafn: Muhammed Emin Ef . ye (fer- 
mayiş şal 1 top 5000 kuruş değerinde, Halepkârî telli sevaî 1 top 600 
kuruş değerinde, Şamkârî kutnu 1 top 250 kuruş değerinde, beyaz 
hâkî 1 top 110 kuruş değerinde, destar 60 kuruş değerinde, çuha 2 - 2, 
110 kuruş değerinde) ; Mukarrir mekremetlû Hoca Şakir Ef. ye 
(fermayiş ş£İ 1 top 5500 kuruş değerinde, Hintkâri telli sevai 1 top 
500 kuruş değerinde ötekiler aynı) ; Mukarrir mekremetlû Hoca Numan 
Ef. ye (fermayiş şal 1 .top 2800 kuruş . değerinde, Hintkâri sade sevai 1 
top 500 kuruş değerinde, Halepkâri telli sevai 1 top 600 kuruş değerinde, 
Halepkârî sade kutnu 1 top 250 kuruş değerinde, Şamkârî hâkî 1 top 100 
kuruş); Mukarrir mekremetlû Hoca Ali Ef ye (yukarkinin aynı); 
Mukarrir hacei hazreti şehriyarî mekremetlû Hasan Fehmi Ef. ye (ferma- 
yiş şal 1 top 5000 kuruş değerinde, ötekiler aynı); Mukarrir mekremetlû 
Hoca Mustafa Ef. ye (marpiçli fermayiş §aî 1 tane 2800 kuruş değerinde, 
Halepkârî telli bürümcük [9dj. 1 top 225 kuruş değerinde, ötekiler aynı) , 
Mukarrir mekremetlû Abdi Ef. ye (marpiçü fermayiş şal 1 top 3750 
kuruş değerinde, Hintkâri sevai 1 top 500 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; 
Mukarrir mekremetlû Hoca Halil Sf . ye (.fermayiş şal 1 top 2800 kuruş 
değerinde, Halepkârî teili sevai 1 top 600 kuruş değerinde, Halepkârî telli 



kumaştır. Bunların revkalâcle güzel hakısh olanları vardı. E'eyaz, penbe, tahinî renk- 
lerde yollTJ veya düz c-izgileri olur. Eski zamanlarda bundan entari yapılırdı (Arseven: 
Sanat Ansiklopedisi, sah. 1778), 

[95] Bu defterde §Öyle bir kayıt da vardır: «Boftca olmak Ü2ere mubayaa olunup 
sarf olunan yeşil canfes 26, 40 ardan 1040 kurug; Terzi üstadiyesi 40 kuruş». 

E96] Elirijmtıük: İpek böceği kozasına ve ham ipekten yapılmış İnce kumaşa 
denir ki, yatak örtüsü, gömlek ve elbise yapılır (Ârseven. Sa.nat Ansiklopedisi, 
sah. 305). 



— 86 -- 

bürümcük 1 top 285 kuruş değerinde, ötekiler aynı) dan müteşekkil birer 
boğça ihsan olunmuştur (T.S.TvL Arşivi, No. 14/404) [97]. 

" Eamazan 12S0: Mukarrir Şehrî Hafız Muhammed Ef. ye (fermayiş 
şal 1 top 3500 kuruş değerinde, İstanbulkârî gülmez 1 top 300 kuruş, 
beyaz zemin telli sevai 1 top 170 kuruş, güvez zemin Halepkârî kumaş 
1 top 250 kuru§, istanbulkârî kumaş 1 top 250 kuruş, destar 1 top 70 
kuruş,salvarîık çuha 2 - 2, 101 kuruş) ; Mukarrir Hoca Şakir Ef. ye (fer- 
mayiş şal 1 top 4500 kuru§, güvez zemin İstanbulkârî telli kumaş 1 top 
500 kuruş, îstanbulkârî gülmez 1 top 170 kuruş, güvez zemin Halepkârî 
kumaş 1 top 250 kuruş, pullu halepkârî kumaş 1 top 250 kuruş, ötekiler 
aynı) ; Mukarrir Hoca Numan Ef. ye (yukarkinin aynı; yalmz pullu Halep- 
kârî yerine İstanbulkârî pullu kumaş 170 kuruş); Mukarrir Hoca Halil 
Ef. ye (nira fermayiş şal 1 top 3500 kuruş, ötekiler yukarkinin aynı; 
yalnız îstanbulkârî yerine Halepkârî pullu kumaş 250 kuruş değerinde); 
Mukarrir Hoca Ali Ef. ye (fermayiş şal 1 top 4500 kuruş değerinde, güvez 
zemin telli kumaş 1 top 500 kuruş değerinde, ötekiler yukarkinin aynı) ; 
Mukarrir Hoca Kasım Ef. ye (fermayiş şal 1 top 4200 kurug değerinde, 
Ötekiler aynı) ; Mukarrir Hoca Mustafa Ef. ye (fermayiş şal 1 top 400O 
kuruş değerinde, beyaz telli sevai 1 top 300 kuruş değerinde, ötekiler 
aynı) ; Mekremetlû mukarrir Hoca Abdi Ef. ye (fermayiş şal 1 top 4250 
kuruş değerinde, lâcivert zemin telli sevai 1 top 250 kuruş değerinde, 
siyah zemin gülmez 1 top 170 kuruş değerinde, Halepkârî kumaş 1 top 
250 kuruş değerinde, Halepkârî pullu kumaş 1 top 250 kuruş değerinde, 
destar 70 kuruş değerinde, şalvarlık çuha 2-2; 101 kuruş değerinde) den 
müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 400) [98]. 

Bamazan 1381: Mukarrir! evvel Gülpazarh mekremetlû Şakir Ef. ye 
(fermayiş şal 1 top 3950 kuruş değerinde, telli Hintkâri sevai 650 kuruş 
değerinde, Şamkârî altıparmak 1 top 200 kuruş değerinde, Halepkârî 
kutnu 2 top 500 kuruş değerinde, destar 1 top 70 kuruş değerinde, şalvar- 
lık çuha 2 • 2 ; 70 kuruş değerinde) ; Mukarrîrisani Ahıskalı mekremetlû 
Numan Ef. ye (yukarkinin aynı) ; Mukarriri salîs Yakuvalı Mekremetlû 
Ali Ef. ye (fermayiş şali top 3900 kuruş değerinde, Hintkâri sevai 1 top 
325 kuruş değerinde, Şamkârî kumaş 1 top 175 kuruş değerinde, Halep- 
kârî kutnu 2 top 500 kuruş değerinde, ötekiler aynı); Mukarriri rabi 
mekremetlû Kasım Ef.ye (yukarkinin aynı); Mukarriri hamls Uşşaklı 
mekremetlû Nasuh Ef. ye (yukarkinin aynı) ; Mukarriri sadis Kasideci- 
zade mekremetlû Süleyman Ef. ye (yukarkinin aynı) ; Mukarriri sabi Ömer 



[97j Bu defterde şöyle bir kayıt da vardır: «Bogga olmak üzere mubayaa 
olunan düz canfes 16; 412 kupus. teTzi üstadiyesi olarak verilen 40 kuruş». 

[9S] Bu defterde goyle bir kayıt da vardır; «Boğcalık canfes 25 ten 600 kuruB; 
Terzi üstadiyesi 40 kuruş». 



Lûtfi EJ. ye (nim fermaylg §al 1 top 2950 kuruş, Halepkârî telli sevai 
1 top 360 kuru§, ötekiler aynı) ; Mukarriri samın mekremetlû Seyyit Haîil 
Ef. ye (f ermayiş §al 1 top 2700 kuruş değerinde, Halepkârî sevai 1 top 
360 kuru§ değerinde, gamkârî kumaş 1 top 75 kuruş değerinde, ötekiler 
aynı) dan müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 
14/399) [99]. 

Kamazan 1383: Mukarriri evvel Hoca Kasım Ef . ye (fermayig §al 
1 top 3250 kuruş değerinde, Halepkârî telli sevaî 1 top 300 kuruş değe- 
rinde, Halepkârî kutnu 2 top 500 kuruş değerinde, Hintkâri çitari 1 top 
250 kuruş değerinde, destarlık tülbent 1 top 75 kuruş değerinde, şalvar-' 
İlk çuha 2-2; 85 kuruş değerinde) ; Mukarriri sani Hoca Numan Ef. ye 
(fermayiş şal 1 top 3750 kuruş değerinde, ötekiler yukarkinin aynı) ; 
Mukarriri salis Hoca Ali Ef. ye {fermayiş şal 1 top 4000 kuruş değerinde, 
ötekiler yukarkinin .aynı) ; Mukarriri rabi Hoca Nasuh Ef. ye (fermayiş 
şal 1 top 3750 kuruş değerinde, ötekiler yukarlunin aynı); Mukarriri 
hamiş Hoca Süleyman Ef. ye (fermayiş şal 1 top 4000 kuruş değerinde, 
ötekiler yukarkinin aynı), Mukarriri sadis Hoca Ömer Lûtf i Ef . ye 
(fermayiş şal 1 top 4000 kuruş değerinde, Ötekiler yukarkinin aynı)!; 
Mukarriri sani Hoca Muhammed Şerif Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3500 
kuruş değerinde, ötekiler yukarkinin aynı, yalnız Hintkâri çitari yerine 
Halepkârî telli sevai verilmiş) ; Mukarriri samin Hoca Halil Ef . ye 
(fermayiş şal 1 top 3500 kuruş, ötekiler aynı, yalnız Halepkârî kutnu bu 
jnukarrire 1 top verilmiş ve Halepkârî telli sevai yerine Hintkâri çitari 
verilmiş) den raüteşekkii birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, 
No. 14/398) [100]. 

Bama-îîiaıı 1284: Huzuru hazreti şahanede mübahesei ilmi şerif eden 
mukarriri evvel hoca efendi dâîlerine ihsanı şahane buyurulan: 

O^op Suru» 



Fermayiş şal 1 4000 

Halepkârî beyaz telli sevai 1 375 

Halepkârî kutnu 2 500 

Şamkârî kumaş 1 190 

Destarlık tülbent 1 60 

Şalvarhkçuha 2,5 105 



5230 kuruş 



193} Bu defterde söyle bir kayıt da vardır: «Boğca olmak ürere mubayaa 
olunan yeşil canfes 2S0; terzi üstadiyesi 30». 

[lOOj Bu defterde söyle bir kayıt da vardır: «Boğcahk canfes 306 kurug. Terzi 
tistadlyesi 20 kuruş». 



— 88 — 

Mukarriri sani Hoca Ali Ei. ye (.ayni, yekûn 4730), mukarriri salis 
Hoca Nasuh Ef . ye (fermayiş şal 1 top 2500 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ^ 
mukarriri rabi Hoca Süleyman El ye (aynı. yalnız Halepkârl telli seval 
beyaz değil, güvez zeminli), mukarriri bamis Hoca Halü Ef. ye (aynı), 
mukarriri sadıs Hoca Mustafa Ef. ye (fermayig §al 1 top 2000 kuruş 
değerinde, ötekiler aynı) ; mukarriri sabi Hoca Muhiddin Ef. ye (fermayi§ 
şal 1 top 2650 kurug değerinde, ötekiler aynı ,yalnız beyaz telli sevai 
yerine 1 top Halepkarî ağır kumaş 600 kum§ değerinde) ; mukarriri samin 
Hoca Ali Ef . ye (fermayiş §al 1 top 2900 kuruş değerinde, Halepkarî 
beyaz telli sevai, ötekiler aynı) dan müteşekkil birer boğga ihsan olun- 
muştur (T.S.M. Arşivi, No. 14/396) [101]. 

Ramazan İ285: Mukarriri evvel mekremetlû Hoca Nasuh Ef . ye 
(fermayiş şal 1 top 3500 kuruş değerinde, ötekiler 1283 yılı gibi, yekûn 
4914) ; mukarriri sani Kasidecizade mekremetlû Hoca Süleyman Ef . ye 
(çubuklu Rızaî Ağır Şal 3620 kuruş değerinde, Hintkârı lâcivert zemin 
sevai 1 top 300 kuruş değerinde, ötekiler aynı); Mukarriri saiis Ahıskalı 
mekremetlû Hoca Numan Ef . ye (fermayiş şal 4000 kuruş değerinde, 
Hintkân sevai, ötekiler aym, yekûn 4S14 kuruş); Mukarriri . rabi Yaku- 
valı mekremetlû Hoca Ali Kî. ye (fermayiş şal 2600 kuru§ değerinde, 
ötekiler aynı); Mukarriri hamiş Samsunlu mekremetlû Hoca Halil Ef . ye 
(fermayiş şal 4500 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 5474 kuruş); 
Mukarriri sadis Ayaşiı mekremetlû Hoca Mustafa Ef. ye (fermayiş şal 
4250 kuruş değerinde, Hintkârî mavi zemin sevai 450 kuruş değerinde, 
ötekiler aynı); Mukarriri sabi Dağıstanlı mekremetlû Hoca Muhiddin 
Ef. ye (fermayiş şal 3880 kuruş değerinde, Hintkârî güvez zemin sevai 
300 kuruş değerinde, ötekiler aynı); Mukarriri samin Tekirdağlı mekre- 
metlû Hoca Ömer Ef. ye (fermayiş şal 2500 kuruş değerinde, Heratkâri 
beyaz zemin telli kumaş 1 top 360 kuruş değerinde, Heratkâri sade kumaş 
1 top 160 kuruş değerinde, ötekiler aynı) dan müteşekkil birer boğça 
ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 14/393) [102]. 



[101] Eli defterde söyle bir kayıt ta vardır: «Boğca Olmak üzere alman yeşil 
canfes 270 kuruş değerinde; terzi üstadiyesi 30 kuruş». 

ri02] Bu defterde söyle bir kayıt da vardır: «Mukamr hoca efendiler öâi'le- 
rine öüz cantes 28S kuruş. Beyaz marbulant 110 kuruş. Terzî ■ üstadiyesi 70 kuruş». 



_ â9 — 

Kamazan 1386: Mukarriri evvel Yakuvalı Hoca Ali Ef. ye: 

lap K.UTU» 

Fermayiş şal 1 3S00 

Halepkârî telli kumaş ...... 1 400 

Halepkârî kutnu 2 500 

Şamkâri kuma§ 1 180 ■ 

Destar 1 50 

Çakşırlık fiuîıa (2)0 96 



6 5026 
Mukarriri sani Kângu-ıli Ali Ef . ye aynı. ' (Yekûnlar da aynı); Mukarriri 
salis Kângınlı Hoca ibrahim Ef, ye (Fermayiş şal 1 top'3250 kuruş değe- 
rinde, ötekiler aynı, yekûn 4476); Mukarriri rabi Kângınl] Abdülkerim 
Ef . ye (çubuklu şal 1 top 3500 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 
4726) ; Mukarriri hamiş Samsunlu Hoca Halil Ef. ye (çubuklu §al 3250 
kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 4476); Mukarriri sadis Ayaşlı Hoca 
Mustata Ef ye (fermayiş şal 1 top 3750 kuruş değerinde, ötekiler aynı, 
yekûn 4976); Mukarriri sabi Tekirdağh Ömer Ef. ye (çubuklu şal 1 top 
3500 kUruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 4726); Mukarriri samin 
Şumnulu Hoca Ahmet Ef. ye (fermayiş şal 3500 kuruş, değerinde, ötekiler 
aynı, yekûn 4726) dan müteşekkil birer boğça ilısan olunmuştur (T.S.M.. 
Arşivi, No. 353) i[103]. - " . ■ _,-.;;;.■-:■. . 

Ramazan 1387: Mukarriri evvel Yakuvalı Ali Ef. ye: 



Top Kuruş 



Fermayiş şal' .....: 

Halepkârî telli kumaş .. 
Hal^pkâ^î kumaş .^..... 

Şamkârî kumaş .. 

Destarhk tülbent [104] 
Çakşırlık çuha 



-1 


3750 ■ 


' . ■ ■■ ■'-:!'' 


■ 1 


; 400 


'.. 'j 


2 


5Ö0 


, 


1 


180 


\'\. - . '■ ■-.:'" 


1 


60 


' ■ .- _-, ~P^:^ ^. 


2 


100 


. :-: l^'İ 



4990 



[103] Bu defterde söyle üir kayıt da vardır: «Horva efendiler dâilerine veril- 
mek üzere tanzim ettirilmiş olan boğcalar için biliktiza sariolunan' canfes 18 arsın 
16 dan 288 kuruşa Mariyola 55 .ırgın 140 kurug. ince tülbent 28 arşın 50 kuruş. 'Tejz,i 
üstadiyesl 50 kuruş. Yekûn 528 kuruş». ./"■'', / ' 

[104 J Tülbend: (Aslı dülbend ve gönül bağlayan mânasına dilbend'dir), tnce 
pamuk ipliğinden dokunmuş gayet yumuşak, beyaz ve ince bez. Başörtüsü, yemeni, 
yazma ve sarık gibi şeyler yapılır. (Arseven, Sanat Ansiklopedisi, sah. 2052). 

lînsiiT Dersî&ri, O, U — e/* 



— 90 — 

Mukarriri sani Samsunlu Halil Ef. ye (fermayig §al 1 top 5750 kuruş 
değerinde, Haiepkârî telli kumaş 1 top 400 kuruş değerinde, ötekiler aynı, 
yekûn 6990) ; Mukarriri salis Ayaşlı Mustafa Ef. ye (fermayig §ai 1 tane 
3750 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 4990) ; Mukarriri rabi Tekir- 
dağiı Ömer Ef. ye' (fermayiş gal 1 top 3500 kuruş değerinde, Haiepkârî 
kuma§ 1 top, Şamkârî kumaş 2 top 360 kuruş değerinde, ötekiler aynı, 
yekûn 4670 kuruş); Mukarriri hamiş Kângınlı Ali Ef . ye (fermayiş şal 
1 top 3000 kuruş değerinde, Ötekiler aynı, yekûn 4170) ; Mukarriri sadis 
Boyabadlı Osman Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3000 kuruş değerinde, öteki- 
ler aynı, yekûn 4170); Mukarriri sabi Kângınlı Abdülkerim Davud Ef . ye 
(aynı, yekûn 4170); Mukarriri samin Trabzonlu Hasan Sabri Ef. ye 
(aynı, yekûn 4170) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. 
Arşivi, No. 382):[10ö]. 

Kamazaa 1388: Mukarriri evvel vekili Divrikli Ahmed îzzet Ef. ye: 



Top 


Kuruş 


1 


3650 


1 


'- 430 


1 


310 


2 


360 


1 


60 


2 


100 



Fermayiş §al 

Haiepkârî telli sevai 

Hintkârî kumaş 

Şamkârî kumaş 

Destarlık tülbent .' 

Şalvarhk çuha 

Mukarriri sani Samsunlu Halil Ef . ye (aynı); Mukarriri salis Ayaşlı 
Mustafa Ef. ye (aynı); Mukarriri rabi Tekirdağh Ömer Ef. ye (aynı);' 
Mukarriri hamiş Kângırıh Ali Niyazi Ef. ye (aynı) ; Mukarriri sadis 
Boyabadh Osman Ef . ye (aynı); Mukarriri sabi Kângınlı Abdülkerim ; ' 
Ef.ye (aynı); Mukarriri samin Trabzonlu Hasan Sabri Ef . ye (aynı) dan 
müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur CT.S.M. Arşivi, No ) [106]. 



[105] Bu deftnrde söyle Mr kayıt da vardır: «Mukarrir Hoca efendilerin 
bogealan tarımminde biliktiza mütaayaa olunup sarfolunan yeşil canfes. 20 - 400 
kurug; kese için hassa 2 top 200 kurug; terzi üstadlyesl 90 kuruş. Yekûlı 660 kuruş»-. 

[106] Bu defterde şöyle bir kayıt da vardır: «Mukarrir hoca Ef. 1er dâilerine 
tta olunan sekiz adet canfes baiıasiylc terzi üstadiyesl ve gallarm tamlriyle saçak- 
ların tecdidi masrafları olarak: yeşil canfes 18 - 23den 414 kuruş. Akçe...». 



91 



Kamazan 1289: Mukarriri evvel YakuvaU Ali Ef. ye: 



Top 



Ktınıs 



Ferma vis sal 


1 
1 

1 
2 

l' 


3650 


Hintkârî beyaz telli sevaî 

Hintkârî sade sevaî 

Şamkârî kuma§ 


500 

320 

360 

45 




112 
84 



5071 



Mukarriri sani Samsunlu Halil Ef. ye (ayriı, yalnız fermayig §al 3500 
kurug değerinde, yekûn 4921 kuru§) ; Mukarriri salis Ayaglı Mustafa Ef. ye 
(fermayig §al 3450 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 4871) ; Mukarriri 
rabl Tekirdağli Ömer Ef. ye (Hintkârî telli lâcivert sevai 450 kuruş değe- 
rinde, ötekiler aynı, yekûn 4821) ; Mukarriri hamiş Kângınlı Ali Niyazi 
Ef. ye (fermayiş §al 3400 kuruş değerinde, Hintkârî telli lâcivert sevai 
400 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 4721); Mukarriri sadis Boya- 
badlı Osman Ef . ye (aynı, yekûn 4721); Mukarriri sabi Kângınlı Abdül- 
kerim Ef. ye (fermayiş §al 1 top 3350 kuruş değerinde, sevai yerine telli 
beyaz ağır Selimiye kumaş^ ötekiler aynı, yekûn- 4671); Mukarriri samın 
Trabzonlu Hasan Ef . ye (marpuçlu §al 1 top 3250 kuruş değerinde, telli 
ve çiçekli beyaz selimiye kumaş 1350 kurug değerinde, ötekiler aynı, yekûn 
4521) den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 
348). 



Kamazam 13&0; «Ramazanı şerifin iptidasından haftasına değin huzu- 
ru faizünnuru cenabı raülûkânede mübahesei ilmi şerif eden sekiz nefer 
mukarrir hoea efendiler dâilerine bermûtad ita olunmak üzere mubayaa 
olunup sarf olunan: 



. . .:.,. ■ ■-•• ■■ -■ . — 92 — V-- ■■ , ■., , '^r 

Fiyatı -»vı- 

Fermayi§ donluk gal : 3750 2 7500 

Fermayîş donluk §al 3500 3 10500 

Fermayiş donluk şal . 1 3600 

Fermayiş donluk şal 1 3400 

Fermayiş nirn donluk şal — 1 3300 

Elvanı zemin telli Hintkârî kumaş 480 3 1440 

Beyaz zemin telli Selimiye kumaş 360 5 1800 

Hintkârî sade sevaî ^320 8 2560 

Şamkârî elvan kumaş ............... 165 16 2640 

Destarlık tülbent 55 Sadet 440 

Şalvarhk albuk çuhası 38 20 760 

Canfes boğça :...:..... 38 Sadet 640 

Yekûn : 38580 » 

(T.S.M. Ar§ivi,.No. 392). 
■ Ramazan 1391: Mukarriri evvel Yâkuvah Hacı Ali Ef. ye: 

Xop Kuruş - -. 

Fermayiş şal 1 3260 

. Telli Hint sevaisi .....'....,.. 1 625 

" Hindi kumaş 1 - .340 

' ' Şamkârî kuma§ ............ 2 ■ 330 

" Destarlık tülbent 1 55- 

Boğçalık canfes ve terzi 

üstadıyesi ,.. 80 

\. ■ . 4815 

Mukarriri sani Ahmet Nüzhet Eleiîdîye (ayni) ; Mukamri salis Sam- 
sunlu Halil Et ye: . . 



Top K-Tuats 



Fermayiş §ai 

Hintkârî telli kumaş'...... 

Hintkârî kumaş ............ 

Şaınkârî kumaş 

Şaîvârlık guha 

0estarlık tülbent . . , ,, . . 

Boğgalık canfes ve terzi 
jistadiyesi 



1 


3180 


1 


560 


1 


340 


2 


330 


2 


125 


1 


55 




80 



4670 



Top 


Kuru» 


1 . 


3000 


1 


480 


1 


340 


2 


330 




.. 



— 93 — 

Mukarrirî rabi Ayaşlı Mustafa Ef. ye: 



Fermayiş şal , 

Telli Selimiye kuma§ 

Hintkârî sevaî 

gadîkârî kumaş 

Ötekiler aynı 



4410 

Mukarriri hamiş Kângıniı Ali Niyazi Ef. ye: 

Top Kuruş 

Fermayiş §al 1 2900 

Telli Selimiye 1 480 

Hindi sevaî 1 340 

Şamkârî kumaş 2 330 

Ötekiler aynı 

4310 

Mukarriri sadis Boyabadlı Osman Faizi Ef. ye: 

Fermayiş şar 1 2800 

Telli Selimiye kumaş 1 450 

Hindi sevaî ...: 1 340 

Şamkârî kumaş 2 330 

Ötekiler aynı 

■■• ' '4180 

Mukarriri sabi Yusuf Zîyaeddin Ef . ye : 






Top Kuraı 



Fermayiş şal ......:. 1 2850 

Hintkân kumaş 1 430 

Halepkârî kumaş 1 340 

Şamkârî kumaş 2 330 

Ötekiler aynı 



4210 



~ 94 — 
Mukarriri samin Balıkesirli Mustafa Münip Ef, ye:"^ 



Fermayiş şal 1 2750 

Telli Halepkârî kumaş ... 1 430 

Şamkârî kumaş 2 330 

Hintkârî kumaş 1 340 

Ötekiler aynı 



4110 

den müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 362). 

Ramazan 1292: «Ramazanı şerifte huzuru lâmiünnuru hazreti şehri- 
yaride mübahesei ilmi şerif eden mukarrir hoca ef . 1er dâilerine bermutad 
ihsanı şahane buyurulmak üzere mabeyni hüma;^'una takdim olunan: 
Mukarriri evvel Boyabadlı Osman Ef.ye: 



Top Kum§ 



Fermayiş şal 

Telli Hint kumaşı 

Şamkârî kumaş 

Halepkârî kumaş 

Destarlık tülbent 

Canfes boğça ve üstadiyesi 
Şalvarlık çuha 



1 


3750 


1 


555 


1 


233 


2 


250 


1 


65 




100 


2 


125 



5078 



Mukarriri sani Yusuf Ef.ye (fermayiş şal 1 top, 3590 kuruş değe- 
rinde, ötekiler aynı); Mukarriri salis Karasulu Zeki Ef. ye (fermayiş şal 
1 top, 3200 kuruş değerinde, ötekiler aynı, yekûn 4528) ; Mukarriri rabi 
Ahmet Ef.'ye (fermayiş şal 1 top, 3250 kuruş değerinde, ötekiler aynı); 
Mukarriri hamiş Mahmut Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3100 kuruş değerinde, 
ötekiler aynı) ; Mukarriri sadis Ahmet Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3100 
kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; Mukarriri sabi Şakir Ef. ye (fermayiş 
§al 1 top 3050 kuruş değerinde, ötekiler aynı) ; Mukarriri samin Dağıstanî 
Natıkî Ef. ye (fermayiş şal 1 top 3050 kuruş değerinde, ötekiler aym) den 
müteşekkil birer boğça ihsan olunmuştur (T.S.M. Arşivi, No. 14/397) [İ07]. 



[107] Padlşahlann CeyM Hümayun defterleri ftaşmöaki yazılanndan örnelîleT 
cseriiî sonuna konulmuştur. 



— â3 



3) Rüusta tafra terfii; Mjukarrirlik ve taHsisatmı uhdesindje 
mulıaiaza suretile rütbe terfii, 

a) Eüusta tafra terfii 

İstanbul rüusunun «İptidai Hariç» derecesinden başlayıp «Darülhadis» 
derecesine müntehi olan mertebelerinin birinden diğerine terii, mukarrir- 
lik ve muhataplık sıfatının zevalini müeddi olmayıp sırada tekaddümü ve 
hâdisesine göre üst mecliste mevki almayı temin ederdi. Buna «Tafra 
terfii» denir ve kaideten geyhülis lamlar tarafından re'sen yapılırdı. Eazan 
bu terfiin fevkalâde olarak iradei seniyye ile de vukuuna tarihte rastlan- 
maktadır. Ezcümle 1285 Ramazanında yani Sultan Abdülâziz devrinde 
iradeyle yapılan böyle birlerfi hayli dağdağalı olmuş ve rütbe terfüne 
dair olan iradei seniyyenin tenfizi dolayısile bazı güzide mukarrir ve 
muhataplar, mevleviyete nail olarak vazifelerinden ayrılmak zaruretinde 
kalmıştır. ü§§akî Hafız Nasuh Ef., Yozgath Muhammed Fazıl Ef., Öde- 
mişli Ahmet Ef-, Harputlu tshak Et, İstanbullu Muhammed Nuri El, 
Kasidecizade Süleyman Sırrı Et, Kângmlı Ali Niyazi Ef.. Dağıstanîzade 
Muhiddin Et, KângırıU Hafız Abdullah Sabrl Ef. bu meyandadır. Binnetice 
mukarrirlerde de bazı tebeddüller vuku bulmu§, KângırıU İbrahim Et, 
KângırıU Ali Rıza Ef., KângırıU Abdülkerim, Davud Ef., Şumnulu Ahmet 
Ef., rütbe terfii yüzünden infisal eden mukarrirlerin yerine mukarrir 
tayin olunmuşlardı. Bir sene sonra Kângırılı İbrahim Ef. ve Şumnulu 
Ahmet Hulusi Ef. de mevleviyet ihraz ederek mukarrirlikten aynlmıstı. 

1287 Ramazanında mukarrirler ara.sında §u sıra takarrür etmişti: 
YakuvaU AU Ef., Samsunlu Halil Et, AyagU Mustafa Et. Tekirdağlı 
Ömer Ef,, KângırıU Ali Niyazi Ef., Boyabadlı Osman Faizi Ef., Kângırılı 
Abdülkerim Davut Et, Trabzonlu Hasan Sabri Ef. 

Meclisleri yeniden teşkile mahal kahnamak üzere diğer hocalar hak- 
kındaki rütbe terfii iradesi, mevleviyet ihrazı suretile imal olunmayıp 
tafra terfii mânasında anlaşılmış ve kendilerine terfii tazammun eden 
rüuslar verihnistir ki, a§ağıya aynen naklolunan vesikalardan bu cihet 
müstef attır: 

Tarafı Sadaretten Mabeyin Bagkîtabetine yazılan tezkere! samiye 
sureti: 

«Utufetlû efendim hazretleri, 

Huzuru maaUnüşum hazreü padişahide kıraati âdeti müstahsenei 
saltanatı seniyeden olan dersi şerife memur hoca efendilerin inayetefzayi 



— 96 — 

sünulı ve sudur buyrulan emir ve iradei ihsanâdei cenabı mülûkâne man- 
tuku münifince rütbeleri bitterfi rüusu hümayunları ita olunmasından 
'dolayı teşekkürü eltafı seniyyeyi mutazammm vermiş, oldukları raemhur ,; 
aryuhai, meşmuli nigâhı maali iktinahi hazreti cihanbâni buyurulmak için ^ ' 
arz ve takdim olunduğu ve muvafıkı emir ve fermanı hazreti ğehinşahi 
buyurulduğu haide teşekküratı maruzat nezdi âlide karini mahzuziyeti 
seniyye olduğunun kendilerine tebşir olunacağı beyaniyie tezkerei senaveri 
terkim kılındı. 29 Şevval 1285. 

M. » 

iradei seniyyeyi tazammun eden hamiş: 

«Mâruzu çâkeri kemineleridir ki, asabi' zîbi ibcaî olan işbu tezkerei 
samiyyeyi âsafanöleriyie mezkûr arzıhal manzuru. maali mevfuru hazıreti 
padişahi buyrulmuş ve teşekküratı maruza nezdi âlide karini mahzuziyeti 
seniyye olduğunun kendilerine beyan olunması şerelsünuh ve sudur buyu- 
rulmağin emir ve iradei iltifatâdei cenabı nıülûkâne mantuku münifin- 
den olarak zikrolunan arzuhal yine savbı sâmii sadaretpenahilerine iade 
kılmmış olmağla ol babta emir ve ferman hazreti veliyyülemrindir. Selhi :; 
Şevval 1285.» 

Teşekkür arızası: u: 

«Maruzu daiyi diğriğneleridir ki; cenabı rif'atbahgendeyi insücan , ;. 1 
nüzzühet za.tihu anileşbahi vennoksan zatı f eriş tehsıf atı cenabı şehin- ;;i 
şahiyi ilââhiriddevran firayişbahşayi şeriri §evketüşan ve zatı ielâtun- \ :; 
tedbiri vekâletpenahilerini biddevleti velikbal makamı muallâyı sadareti ./J^ 
uzmada mâdamelekvan evrenknuşin ve şaduman buyursun. Zatı keramet- ,; 
simatı cenabı hilâfetpenahinin mevhibei mahsusai ilâhiye ve atiyyei „/;r5 
ceülei suphaniyye olan gîmei fahimei daiperveri ve seciyyei seniyyei ' .- y 
uiemanevazileri iktizayı ilham ihtivasmca düiTİUmuhtani[108] duayi dini ■ >".; 
devlet' ye tehzibülesmayi [109] senayi lûtfu merhameti cihandarileriİG , ; v. 
güzarendei evkat ve hemi§e bahri [110] İnayeti [111] , kâfiye [112] ve,.,?; 
kalzemi [113] îûtfu atıfeti şâf iyeyi [114] padişahanelerine müstağrak, r'f; 
bulunduğumuz ve bunun ifayı farizayı teşekkür ve mahmedetinde heÇ ; , y 
cihetle âciz ve kaasır olduğumuz halde bu senei mübareke şehri Rarhazaıîiy^^;! 
mağfiretnişanmda huzuru kerametmevfuru cenabı mülûkânelerindg kıraat :,::;:| 
buyurulan dersi şerif esnasında bu âcizi bîmikdariarmın lütfen ye; kera-;;^^^^^^^^ 
meten terfii rütbei abidanemize karihai ilhamsarihai cenabı hilâfetpena- , ;: 
bilerinden şayan buyurulan müsaadeyi celileyi şahaneleri mantuku münifi -^f 



[108/114) Bu kelimeler, o zaman elde tedavül eden kitap isimlerinden kinayedir. 



97 — 



veçhile ol babta şerefsadır ve ihsan buyuruları rüusu hümayunu meyme- 
netmenus hâla mesnedârâyı meşihatı ulyâ ve revnakdihi makamı mual- 
lâyı fetva üstadı esatizi zaman feridi elzalı efazıh emsarı bildan hacei 
■cenabı şehriyari devletlû semahatlü elendi hazretleri vasıtai nîmelvesatet- 
lerile ziynetbahgi eyadii meserret ve memnuniyeti daiyanemiz olmuş ve bu 
ise mücerret teveccühatı merahimayâtı cenabı vekâlelpenahileri ve neyyiri 
hurgidi maalibedîdi iahametpenahileri semerei nafia ve tesiratı aleniyesi 
cümlei cemilesinden bulunduğu müsellem ve müsbet olmağla müterettibi 
uhdei ubudiyetimiz olan duayi vâclbüledayı cenabı zillullâhiye terdifen 
ed'iyeyi hayriyeyi mahsusai cenabı daveri azamileri cümlemiz tarafından 
tertil ve tezkâr ve ref i bârigâhı Cenabı Rabbigaffar kıhnmış olduğunun 
arz ve ifadesile beraber zemini teşekkürde işbu arzuhali ubudiyetmaalimiz 
Mkipayi asitanı merâhlmaşiy ani arma refl ve takdim kıhnmağin ol babta 
ve her halde emir ve ferman ve lütuf ve ihsan hazreti menlehülemrindir. 

(Mühürler:) 

îshak, İbrahim Ethem, Muhammed Hulusi, Ahmet Sıtkı, Hihni, 
Ahmet Nüzhet, Abdullah Sabri, Süleyman Vehbi, Ahmet Fahreddin, İbra- 
him Burhaneddin, Ahmet Tevfik, Mahmut Kâmil, Haül Hilmi, Muhammed 
Feyzi, Ali Rıza, Ali Niyazi, Hafız Ömer, IVtustala Münip, Hafız Hüseyin 
Lebip, Ömer, Ah Rıza, Mustafa Fevzi, Mustafa Asım, Muhammet Salim, 
Hafız Süleyman, Ahmet Asmı, Mustafa Şevket, Hasan, Ahmet, Hasan, 
Ömer Lütfi, Ali, Numan Sabit, Osman Zühtü, Abdülkerim. Musa Kâzım, 
Muhammet, Zeki, HadımU Numan, Mustafa, Muhammet Emin, Osman 
Faizî, Muhammet Emin, Muhammet Muhiddin, Mustafa Sait.» (Başba- 
îianlığa merbut Arşiv Dairesi, Dahiliye No. 40849). 

b) Mukarrirlik v« tahsisatını uhdesinde ımüıafaTa 
sMre^© rütbe terfii. 

Mukarrir ve muhataplarda derece terfii tafralarım yükseltmekle 
mümkün olup halbuki kibarı müderrisînin son mertebesi bulunan «Darül- 
hadis» e müntehi ohnak suretilc tafralar sona ermekte ve tedris harici 
herhangi bir vazife (vakıf cihetleri müstesna) ve mevleviyyet gibi rütbe 
terfileri mihaniki surette dersten ayrılmayı müeddi olmaktaydı [115]. 

îknin terakkisini sektedar etmemek için kaza vazifesi kısa müddetle 
takyit olunduğu gibi mukarrir ve muhataplar iğin de, işaret olunan tarz- 
da, vazolunan usul ile bu gayeye hidmet edilmiştir. Mukarrir ve muhatap- 



[113] Eakmız: yuka^ıöa eill 1. sayfa 89, 1 ve 104 ve devamı . 

H-wsw.r Dersleri O. II — t 



— 98 — 

lara ait listelerden de müstef at olduğu veçhile, bu usulün pek sıkı muha- 
fazasına itina ve riayet, adeta kudsî bir an'ane halini almıştır. 

Padişahlar, derslerde temeyyüz eden zevatı fazılayı, nakdî ve aynî 
hediyelerden başkaca olarak rütbe terfii suretile de tesrir ve taltif eyle- 
mek hevesine ikide bir mağlûp olarak ürnî sahada vekili mutlakları bulu- 
nan şeyhülislâmlar ile bu yüzden ekseriya ihtilâf haline düğerlerdi. Sultan 
İkinci Abdülhamit devrinde bu arzu hâd bir §ekil almış ve kimbiUr ne 
gibi muzmar mülâhazalarla padişah, vaki talızirlere rağmen bu usulü 
bozmayı şahsî siyasetine uygun bulmuştu. İkinci meşrutiyetin ilâm üzerine 
yolsuzlukların tasfiyesi sadedinde bu kadim metruk usulün iadesi de 
düşünülmüş, ana-kaideye rücu olunarak terfii rütbe edip de makamım 
muhafaza eyleyen çok değerli büyük şahsiyetlerin tabiatile mukarrirlik- 
lerine nihayet verilmişti. Bu mayanda, ilmiyye rütbelerinin müntehası 
olan Rumeli Kazıaskerliği payesini ihraz etmig bulunan muhterem üstat 
Tikve§li Yusuf Zîyaeddin Efendi merhumu, misal olarak zikretmek müm- 
kündür. Müşarünileyhin ders takrirlerüe feyziyab olmaktan mahrumiyet, 
memleket için nahoş bir mazhariyet olmakla beraber umumî intizamı 
temine medar olan kaideye temessükte mündemiç f aideleri nazara alarak 
bu fedakârlığa katlanmayı ehven bulmak icab eder. 

Bu sırada bazı hocaların, ezcümle muhataplarm mevleviyyete terfi 
stıretiyle tasfiyeye tâbi tutuldukları da kayıtlardan roüstefat olmaktadır. 

Sultan İkinci Abdülhamidin 1300 senesi Ramazanında mukarrirlerin 
takrir hidmctleii ve tahsisatları uhdelerinde kalmak üzıerc istisnaî surette 
terfii rütbeleri hakkında sudur eden iradei seniyeye kargı vaktin geyhül-; 
Isİâmı bulunan Üryanizade Es'ad Efendi merhumun makamı sadâret vası- 
tasile atebeye vaki müracaatı üzerine dört sene müddet iradenin tenfizi 
tehir olunmak suretile vukua gelen fetreti ve devaisini m.evcut kayıtlara 
göre tespit etmek muvafık olsa gerektir: 

1295 ,senesi Ramazanma kadar mukarrir ve muhatapların hals bulun- 
dukları rüus dereceleri defterlerde isimleri balâsına işaret ûlunageimekte 
iken bu Ramazandan itibaren §erh verme usulünden vazgeçilmiştir. Mama- 
fih, bu sene listede mukarrir olarak gösterilen zevatın rütbe terfiine maz- 
har olmadıkları ve VI. Ders mukarriri bulunan Dağıstanlı îbrahim Katıkı^ 
Efendinin de Kudüs mevleviyetini ihraz etmek suretile mukarrirlikten 
ayrıldığı anlaşılmaktadır. 

1300 Ramazanında terfien iki rütbe atlamak suretile Haremeyn paye- 
sine iradei seniyye ile re'sen mazhar olan mukarrirlerin bu sıfatlan ancak 
1304 Ramazanmda tanınmıştır. Çünkü te§rifat listesinde 1. Mukarrir 
Karinabadlı ÂH Efendinin bu sene Ramazanının 22 sinden ve 2. Mukarrir 
Tikveşli Yusuf Ziyaeddin Efendinin 23 ünden ve 3. Mukarrir ders vekili 



39 



Gümüicünaîi Ahmet Asım Efendinin 24 ünden ve 4. Mukarrir Gelibolulu 
MHhammed Adil Efendinin 25 inden ve 5. Mukarrir Pri§tineli ilyas Efen- 
dinin 26sından ve 6. Mukarrir Haöunli Muhammed Hulusi Efendinin 
27 sinden ve 7. Mukarrir İstanbullu Muhammed Egref Efendinin 28 inden 
ve 8 Mukarrir Eğinli İbrahim Hakkı Efendinin 29 undan iübaren bu 
Tütbeyi hai2 bulundukları işaret edilerek ,teşrifat sırasının bu telâkkiye 
göre tespit olunduğu ve tarihlerin tevalisinde de ders takriri sırasının 
nazara alındığı müsteban olmaktadır. 

Haremeyn payesini ihraz eden zevata üçüncü, İstanbul payesini ihraz 
eden zevata ikinci ve Kadıaskeriik rütbesini İhraz eden zevata birinci 
rütbeden Mecidî ita olunmak usulden olup 1301 senesi Ramazanı ıçm tertip 
olunan teşrifat listesinde mukarrirler İstanbul payesini ihraz etmemı§ 
oldukları halde ikinci rütbeden ve muhataplar da dördüncü rütbeden 
Mecidî nişanı hâmili olarak gösterilmişlerdir. Nigan itasında görülen §u 
değişiklik rütbe terfiindeki usulsüzlüğü setir maksadına mupteni oulun- 
duğu da varidi hatır olmaktadır. Aradaki dört senelik gecikmenin hakiki 
sebebi anlaşılamamakla beraber, geyhülislâmm bcrveçjhi meşruh itırazde 
bağlayan muhaberenin neticelenmemiş bulunmasından inbıas ettıgı düşü- 
nülebilir Terfi ve alâkadara tebliğ olunan yüksek rütbeyi nez', §anı aliye 
uygun düşmeyeceğinden nez'e bedel böyle bir tehir, umumî maslahata 
muvafık ise de ri^tbe terfüne mazhar olanlarm mukarririık va..ıfelennde 
ipka olunmaları hususundaki ısrarm isabeti cayi nazardır. ■ 

1304 Ramazanında bütün mukarri-rlere Kazıaskerlik payesini ıhra^ 
ekmemiş bulunmalarına rağmen, birinci rütbeden Mecidî (kır^m hamaıllı) 
ve ikinci rütbeden Osmanî (boyna asıü semseU) ve muhataplara da Hare- 
meyn payesini ihraz etmemiş bulunmalarına rağmen üçüncü rütbeden 
Mecidî (boyna asıh şemsesiz) ve dördüncü rütbeden Osmanî (gogse takılı) 
m,an verilmek suretlle meselenin Sultan ikinci Abdülhamıde ait noktaı 
^azann tam galebeslle nihayet bulduğu muhite ^-^d^^^^;^^— /^^.^^^ 
edilmek istenilmiş ve .eyhülislâmm müzahemesı, itirazı bısut kalm.gtır^ 
1304 tarihi, Şeyhülislâm Bodrumî Ömer Lütfi Efendi merhumun 
n.e,lhaü tarihine tekaddüm ettiğine göre. maruzatta bulunan » ^^^ 
üryamzade Ahmed Es'ad Efendinin nihayetülemir olup biteni kabul etti- 

mni göstermektedir. ' . . , ., 

Hukarrlrler, bu rütbe terfii sebebile büyük teşrifat meras.mme dahü 

olduklardır. Çün.ü bu kabil nt.ra.itne, --«»^^-'TrLÎb^ 
mensup .evattan vezirler, müşirler, bâlâ, ûlâ evveb ncab, ^»"f ^«^^ 
beyi payenleri ve itaiyyeye mensup zevattan ise Eumel ve Anad^u 
Kİskerleri, istanbul ve Haremeyn gayelileri iştirak ederlerdi, Umunı> 
te§rîf at sırası §öyle tanzim olunmuştu : 



— 100 — 

Rütbei vezaret ve müşirin, Sadrı Rumeli payesi, Sadrı Anadolu payesi, 
Rütbei bâlâdan bilfiil vükeiâiık hidmetinde bulunanlar, Rütboi bâlâ, 
İstanbul payesi, Feriidik, Rütbei ûlâ sınıfı evveli, Rumeli Beylerbeyi, Hare- 
meyni şerifeyn mevleviyeti, Mirilivalık, Mirimiranlık, Rütbei ûlâ sınıfı 
sânisi, Büadı hamse mevleviyeti, Miralaylık, Rütbei saniye sınıfı müte- 
mayizi, Mahreç mevleviyeti, Rütbei saniye smıfı sanîsi, Miri ümeralık. 
Kaymakamlık, îstabh âmire müdürlüğü, Kiban müderrisin, Binbaşılık, 
Rütbei sâlise, Kapıcıbaşılık, Musîlai Süleymaniye madununda bulunan 
müderrisin, Alayeminliği, Rütbei râbia, Koiağalığı, Hâcelik, Yüzbaşılık. 
Muhataplar arasında rütbe terfii suretile tasfiye de 1332 Ramaza- 
nında vuku bulmuştur. 1. Ders muhataplarından Tırnovalı Mahmut Hilmi, 
Balıkesirli Ahmet Nureddin, Akşehirli Muhammed Efendiler, Lûtfi Bilâdı 
Hamse; İzmitli Hafız Muhammed ve Ankarah Abdülhaüm Efendiler Mah- 
reç VG 2. Ders muhataplarından Demircili Ahmet Sıtkı, Rizeli Ömer, Anka- 
ralı Mustafa Fevzi ve 3. Dersten İcarei ulyâlı Hasan Hüsnü Efendiler, 
Büâdı Hamse ve yine 3. Dersden İstanbuUu Muhammed Tevfik ve înce- 
sulu Muhammed Hulusi ve Alâiyell Muhammed Sabit, yine Alâiyeli Muham- 
med Rıfat ve Trabzonlu Ali Bahri ve 4. Dersden Ermenakh Muhammed ._ 
Fevzi, Virangehirli Ahmet Şevki, İspartah Muhammed «Naklyüddin, Şum- 
nulu Ali ve 5. Dersten Sivaslı İbrahim Zühdü, Karaağaçh Ali Rıza, Edin- 
cikli Merkez, Seferihisarh Ömer Lûtfi, Kângınlı Osman Nuri ve 6. Ders- 
ten Edincikli Mustafa Rüştü ve Kastamonulu İbrahim Kemal ve 7. Ders- 
ten Ziştoylu Halü, Rizeli Osman Sabri, Bolulu Hasan ve 8. Dersten Kas- / 
tamonulu Mustafa Necati Efendiler Mahreç payesine terfi ederek dersten : 
aynlraı§lardır. 

Şeyhülislam Üryanizade Ahmet Es'ad Efendi merhum tarafından 
makamı sadareti uzmaya takdim olunan ve ash Başvekâlete bağh îstanbul 
Arşiv Dairesinde mahfuz bulunan tezkere suretidir: 

«Mukarrir Efendilerin hidmeti muhteremei takrir ile muhassasatı 
saireleri uhdelerinde kalmak üzere sureti istisnada teriü rütbeleri hak- 
kmda §eref sadır olup tarafı senaveriye tebliğ kılınmış olan iradei seniyyei , 
hazreti hilaf etpenahi, hademe! ilmi gerifin bir kısmına şâmil lütfü fevka- 
lâde olmasile müstelzimi şükrü azim olmakla beraber bu babta bazı mülâ- , 
hazatı kasıramm atebei ulyai §ehinşahiye arzını cümlei vecaibl sadakat 
ve ubudiyetten addederim. Şöyle ki: huzuru hümayun dersinin bidayeti 
tesisinden şimdiye kadar mukarrirlik ve muhataphk hidmetlerinin .rnüder- : , 
rislere tahsisi ve içlerinden nailî mevlevlyet olanların yerlerine ders hoca- 
lanndan sair eshabı fazlı kemalin tayinile bu nimeti ceUleden hissedar -. 
edilmesi ilmi şerifin tevsii dairei intişarı mütalaayı mühimmesine müste- 
nit olduğuna nazaran şimdiki mukarrir efendilerin ilelebed münhasıran 



— 101 — 

hidmeti takrirde bulunmalarından dolayı hidmeti mezkûrenin esîıabı rüteb 
üzerinde bulunması sair hoca efendilerin bu nimeti ceiileye nailiyyetten 
mah^^Imiyetlerinl mucip ve bu suret, beynelulema meyusiyeti müstelzinı 
olarak bilâhare ilmi şerifin, bervefkî dilhahı âli hıısulü terakkiyalına 
mâni olacağı akvayı muhtemelât oimağla mütalâayı mesrude üzerine ne 
veçhile emir ve ferman buyurulur ise muktezayı münifi veçhile harekete 
müsaraat olunur efendim. 23 Şevval 1300. Ahmet Es'ad*. (Yıldız Evrakı, 
R. 885, Numara 1510.) 

4) Mdlcarrir ve muhataplıarın mikanla taltlfEeri 

İstanbul rüusıma nail ve tedris ile mütevaggil zevatın erkânı hükü- 
metle temasları mahdut bulunduğu cihetle Huzur Dersi heyetlerine dahil 
mukarrir ve muhataplardan pek çoğunun nişanı yoktu. Esasen bu zevatın 
en yüksek ulema tabakasını teşkil etmekte olmalarına rağmen teşrifat 
bakımından büyük merasime iştirak durumunda bulunmadıkları için nişan 
hâmili olmamak keyfiyeti de kimsenin dikkat nazarım celbetmiyordu. 
Sultan İkinci Abdüîhamit, anlaşılan bu zevatttan hiç değilse mukarrirlerin 
büyük merasime iştirak etmelerini arzu ederek 1300 tarihinde kendilerine 
Haremeyn payesi vermiş ve usulen bu zevatın gülkurusu renkli (mora 
yakm), önü işlemeli üniformaları (ferace) ,[116] üzerinde boyna takıla- 
cak olan Üçüncü rütbeden Mecidî m§anı ile taltifleri lâzım gelmişti. Fakat 
padişah, mukarrirhği muhafaza suretile rütbe terfiine esasen mûtarız 
bulunan ve binaenaleyh usulen verilmesi m.uktazi nisanı resmen inha 
etmeyecek olan şeyhülislâma karşı rütbenin zaruriy atın dan bulunan dere- 
cedeki ni§anı değil, mukamrlerin yüksek gahsiyctlerile hemâhenk telâkki 
olunacak daha yüksek derecede bulunan ve göğse takılı şemsesüe iki par- 
çadan terekküp eden ikinci rütbeden Mecidi niganı İle ilmî şereflerinin 
tevkir olunmasını uygun buhnuştu. Padişahın hakikî rauzmeri bilinme- 
mekle beraber, zevahiri iîibarîle pek raüvecceh görünen şu taltif île ilgili 
Bâbıâliye re'sen gönderilen iradei seniyyeyi mııtazammin manidar tezkere 
suretinin buraya aynen naklini faldelî buluyorum: 



tlie] Müderrislik rüusunu haiz olanlar, yakası sırma, îslöm.el} mavi cnhJ^.da.n 
mahreç ve bllâûı lîa,rase payeilûları yalnız: yakası sırma isleme lî gülkurusu yani mor 
çulıadisn ve istanbul payesi üniforması hâki (bej) çuhadan, ■ka'^ıaskerlik ünilorması 
yeşil çuiıadan ima! cDİunurdu. Hunlarm önlsrl sırma i&iemeli idi. Bu son iki rüLbenin 
jıynı rtnkte küçük ünifom.alsri da vardı. Bunlanrj yalnız yakalan sırma islemeliydi, 
Hinka,1 Sa^-î-riKt ziyareti niOTasimindc giyilirdi. Hırkai ■Si:aclefi muhlîjvi bohçaya ilis- 
tı^meH icîn boyna talik olunan nlşR.n lakı İm az ûı. (Nisan taltifiyle alâkaiı olan yuka- 
ndis, 3, b, sah. ö9 a bakmız). 



— 102 — 

«(Re'sen Babıâliye) No. 205 

' Bu sene huzuru hümayunu raülûkâne dersinde bulunmuş olan mukar- 
rir Karinâbadlı Ali ve Tikvegli Yusuf Ziyaeddin ve Gümülcüneli Ahmet 
Asım ve Gelibolulu Hafız Muhammed. Adil ve Prigtineli Elhac îlyas ve 
Malatyalı Muhamıncd Feyzi ve Hadımı Muhammed Hulusi ve İstanbul! 
Muhammed Eşref Efendinin ikinci rütbeden nişanı Mecidî i'tasile t-altifleri 
muktazayi iradei seniyyei cenabı padisahiden bulunmuş ve mumaileyhim- 
den Muhammed Eşref Efendiye ihsan buyurulan nişan, dolabı hümayun 
mevcudundan kendisuna i'ta kılınmış oîmağia ol babta... 19 Mamazan İ300 
ve 4 Temmuz 1299». (Yıldız defterlerinden iradei seniyye; Başvekâlete 
merbut Arşiv Dairesinde.) 

Nişanla taltiflere müteallik olarak şu kayıtlar da aynen İlâve olun- 
muştur ; ""' 

«Huzuru hümayun dersi şerifi muhataplarından Süleyman Ef. ye 
nişan itasına dair.» <DahiIiyye iradelerinden, No. S5, îradei seniyye 
tarihi: 16 Rebiyülevvel 1308, 18 Teşrinievvel 1306) (İradesi aranmışsa 
da bulunamamıştır). 

«Huzuru hümayun ders mukarrirîerinden bazılarına nişan, itasına dair» 
(trade - D.ahiliyye, 1 Şevval 1306, 25 Mayıs 1305, No. 220). 

5) Çeşitli diğer taltifler 

Huzur Dersi hocalarına her ders sonu nakdî atiyye ve boğçaiar veril- 
mekle beraber çeşitli diğer taltiflere, muhtelif vesilelerle hususî yardım- 
lara da mazhar oluyorlardı. ' , . 

a) 1276 senesinde evi muhterik olan huzur hocalarından Denizlili 
Muhammed Veliyüddin Efendiye bn hâdise sebebiyle on bin kuruş atiyyei 
seniyye verildiğini, sureti aşağıya aynen naklolunan tezkirei sâmiye ile 
hâmîşindeki iradei seniyyeden öğreniyoruz. 

«Utufetlû efendim hazretleri, 

Huzuru hümayun dersi âlisi mukarrirîerinden ( muhat aplarmdan olsa 
gerek [117]) Hoca Muhammed Veliyüddin efendi mukaddema Çatladıkapı 
civarmda vukubulan harikte hanesi muhterik olmak cihetile zaruırete 
giriftar olduğundan kendisine atiyyei .seniyye ihsan buyuruhnası niyazına 
dair Maliye N^areti celilesinin bir kıt'a tezkeresi [118] manzum mera- 



[117] 127R senesinde T. meclisin Hamisei SüLeymaniye rüusunu lıaiz muhatap- 
lanndandır. o sene inikat eden 1, meclise bakınız;. 

[118} Melfuf Maliye Nazırı Hasib imzalı ve 4 Mulıarrcm 1276 tarihli tezkere 
mumaileyhin Ayasofyayı kebir eamiinde Buîıarü Şerif kıraat eteaekte olduğundan 
da habistir. 



— 103 " 

himnuşuru hazreti padi§ahî buyurulmak için arz ve takdim kılındı. Sayci 
inayetvâyei cenabı mülûkânede efendii mumaileyhin tahiifi zaruretine 
medar olmak üzere kendisine onbin kurug atiyyei seniyye verilmesi hak- 
kında her ne veçhile emir ve fermanı hazreti §ehin§ahi müteallik ve şeref- 
sudur buyrulur ise mantuku mülûku iniaz olunacağı beyaiüle tezkerei 
senaveri terkimine iptidar olundu, efendim. 11 Muharrem 1276. 

Mim.- (M) 

Hamiş: Maruzu çâkeri kemineleridir ki, residei desti ibcal olan işbu 
tezkerei samiyei sadaretpenahilerile zikrolunan tezkere manzuru âlii 
hazreti mülûkane buyurulmug ve İstizanı samii asafaneleri veçhUe efendii 
mumaileyhe onbin kuruş atiyyei seniyye verilmesi müleallâk ve §eref sudur 
buyurulan emir ve iradei seniyyei cenabı §chriyarl müktazayı münifindcn 
olarak mârülbeyan tezkere yine savbı sâmii asafilerine iade kılmmış 
ohnağla ol babta emir ve ferman hazreti veüyülemrîndir. 21 Muharrem 
1276». (tstanbulda Başbakanüğa bağlı Arşiv Dairesi, iradei seniyye, 
Dahiliye, 29034, Maliye). 

h) 1273 Şevvaline ait Ceybi Hümayun Defterinde şu kayıt bulun- 
maktadır: 

«Bâ iradei cenabı mülûkane hâcei hazreti cihandan Hafız Muhammed 
Emin Efendi dâilerine Arnavut kariyesinde vaki sahilhaneleri mefruşatı 
ferş olundukta iştira olunan eşya bahaları ve yövmiye ve masarifati müte- 
ferrikasına mahsuben Hazinei Hassai -Şahaneden gelip Hazine! Ehderunu 
Humayrma irad kaydolunan 28,260 kuruş.» (TSM. Arşivi, Defter No. 
14/405.) 

c) 1286 senesi Ramazamndaki III. Meclise muhatap olarak iştirak 
eden Trabzonlu Hasan Sabrı Ef., bu sene mukarrirliğe tayin olunmuş ve 
1287 senesi Ramazanmda VIII. Meclis mukarrirliğl vazifesini ifa eylemiştir. ^ 

1289 senesi Ramazanının 9 unda ise kendisine mevleviyet ihsan 
olunarak ilmîyye meslekinin, en feyizli memuriyetlerinden sayılan Darı 
Şûrayı Askerî Müftülüğüne re'sen sudur eden iradei seniyye ile nakledil- 
miştir. Bu nasbm, kendisinin derste istirhamı neticesi olarak vuku bulmn§ 
olması da muhtemeldir. Sultan Abdülaziz'in huzurundaki ders takrirleri 
pek hararetli cereyan edegehnekte olduğundan daha muhatap iken dikkati 
htımayunu çekerek mukarrirliğe seçilmiş olan bu zata inha olunmaksızın 
Darı Şûrayı Askerî Müftülüğünün tafvizi, ders dolayısile elde edilmiş bir 
mazhariyet olsa gerektir. Bu bahtakl iradei seniyye aynen şudur: 

«Maruzu çakeri kemineleridir ki, huzuru hümayun ders mukarrirle- 
Hnden Trabzonî Hasan Efendinin mevleviyyet ihsaniyle Dan Şûrayı 



— 104 — 

Askerî Müitüiüğüne tayini müteallâk ve §ereisüdur buyrıOan emir ve 
lermanı nıekâriminyanı hazreti §ehin§ahi muktezayı celiUnden bulunmuş 
" olmağla olbabta emir ve ferman hazretl veiiyyülemrindir.» (îstanbulda 
Başbakanlığa bağlı Ar§iv Dairesi, İradel seniyye, Dahiliye: 458S1), 

d) Hâkim tarihinde, aşağıdaki Huzur Dersi hocalanmn paye ile 

taltif olundukları bildirilmektedir: 

«Payei Mekkei raükerreme, sabıka Edime payesi olan. Fetvaemini 
Ebubekir Ef. ye; payei Medinei münevvere, sabıka Edirne kadısı Muham- 
med Nebih Sf. ye; payei Samı şerif, Halebügşehba kadısı Hüseyin Ef.ye; 
yine payei Samı şerif, sabıka Kudsi ^erif kadısı Abdullah Ei.ye; payei 
Manisa, Küçük Torun Muharamed Ef. ye...» {Hâkim Tarihi, cilt 1^ 
sahifo465). 

e) «Huzuru hümayun dersi şerifi mukarririerinden Tikve&Ii Yusuf 
Ziyaeddîn Efendinin biraderi SMeyman Sim Efendinin Pvîeciisi Maanf 
âzalîğma tâyini hakkında.» (îrade - Maarif, Hazinei Evrak numarası: 14, 
4 Rebiyülâhır 1323/26 Mayıs' 1321). 

f) «Huzuru hümayun dersi şerifi muhataplarından Dağıstanî Abbas 
Fevzi Efendinin bin kurug maaşla Meclisi Maarif âzalîğma tayinine dair 
re'sen serefaâdır olan iradei seniyye.» (irade - Maarif, No. 1144, 6 Rama- 
zan 1317, 26 Kânunuevvel 1315, Hazinei Evrak numarası: 4). 

g) «Huzuru hümayun birinci dersi şerifi muhatapiarmdan ve Fatih 
dersiamı mucizlerinden Süleyman Hulusi Ef. nin Meclisi Maarif Riyase-tine. 
tayini hakkında re'sen iradei seniyye,» (frade - Maarif, 995, 5 Nun 1322, 
31 Teşrinievvel 1320, Hazinei Evrak No. 5). 

k) «Huzuru hümayun dersi gerifi muhataplarından ve Meclisi Mesa- 
-lihi Talebe âzasından Tırriovah Mahmut Hilmi Ef . riin damadı ismail 
Hakkı Ef. nin bin kurug maaşla Maarif Nezareti Mektuhî Kalemine mem.u- 
riyyeti ve uhdesine rütbei salise tevcihi hakkında re'sen iradei seniyye.» 
(İrade - Maarif, 996, 5 Nun 1322, 31 Teşrinievvel 1320, Hazinei Evrak 
kopyası 1). 

i) «İftariyye», «diş kirası» olarak ders akşamı iftara alıkonulan 
ders takımı zevattan mukarrire onbeş ve muhataplara onar altın, 15,500 
kuruş atiyye verildiği de Başbakanlığa bağh Arşiv Dairesinde mahfuz 
vesikalardan anlaşılmaktadır. 



— 105 — 
B — Cezalar 

Huzur Derslerine iştirak eden zevatı fazıla bu yüzden taltif ve in'ame. 
mazhar oldukları gibi dersten İHtoç^ ^mefiy ve tağrib ve ilmî TÜtbenin terkini. 
yollu cezalara maruz kaldıkları da görülmektedir. Bunlardan ilk nefiy 
cezasına uğrayanlardan birisi Tatar Ali Eİendidir. Bu babtaki fermanı 
hümayun yalnız nefyi değii, kai'abentliği de mutazammın mahiyettedir. 

Huzur dersinde §eriki Abdülmünıin Efendi ile olan ders münakaşa- 
sında ilmî nezaihetie telifi kabil olmayan tarzda kullandığı ağır sözlerden- 
dolayı vaktin şeyhülislâmı Dürrizade Mustafa Efendinin arzı üzerine Ra- 
mazan sonunda Bozcaadaya gönder ilmigtir. 

istanbul Arkeoloji Müzesi Kitaplığında 484 Numara ile kayıtlı bulu- 
nan ve kısaca «Hâkim Tarihi» diye anılan «Tarihi Muhammed Hâkim» 
de, cilt 2, sayfa Q39 da bu hâdise hakkında §u malûmat elde edilmiştir: 

«Senei merkume (H. 1176) Ramazanı şerifinde tertib olunan Dersi 
Beyzavî huzuru hümayunda kıraat olunurdu. Bir gün huzurda müderrisini 
kiramdan Seyyit Abdülmümini Dağıstanî (Kale hiye asaye etevekkeu 
aleyha ilâahiri) âyeti gerilinde Ya mütekellime izafette nükte beyaniyle 
takrir ederken yanlarında hemdersi istima olan Tatar Efendi nâra kimes- 
ne Abdülmüffîin Efendiye (Sen bîmâna söylersin!) deyu tecasür eder. (Bu 
senin vazifen değildir, huzuru hümayunda böyle bîedebane hareketi terk 
eyle!) dedikte .. yine sükût etmeyip evvelkinden ziyade bîmâna kelama 
musir olur. Hazreti gehriyan âlemâgâh ve arif, bu hareketi nâmakuleyl. 
müşahit olmalariyie te'dip için Tatar Efendi Bozcaadaya idâ olundu.» 

Eserin mukaddimesinde [118 a] bahis mevzuu olan bu «Tatar Efendi»- 
nin müderrisinden Tatar Ali Efendi oJduğu ahiren vaki araştırmalarımda 

* 

lahakkuk etmiştir. 

Başvekâlete bağlı İstanbuldaki Argîv Dairesinde elde edilen iki ferman 
muhteviyatı bu zatın erbabı faziletten, sözünü esirgemez bir şahsiyet 
olduğunu tebarüz ettirmiştir. Hocanın 11?6 Ramazanı evahirinde Bozca- 
adaya nefiy ve bu senenin Zilkadesi evailinde afiv ve Istanbula avdetine 
müsaade olunduğuna göre menfasında yalnız bir ay kalmış demektir. Nefiy 
fermanında kullanılan ağır lisandan sonra, afiv fermanmdaki «müderrisîni' 
klramdans> diye istimal olunan ihtiram tâbiri ve «ziyde iLmühü» yolunda 
rütbesinin icabı olan temenni hassaten dikkati çekmekte, Abdülmümin 
Efendi ile aradaki münakaganm mevzuu anlaşılamamakla beraber, hoca- 
nın haiz bulunduğu meziyetlerden dolayı nefyinin efkârı umumiyede- 
nahoş bir tesir bıraktığına delâlet etmektedir. 



[liSa] Bakınız: cilt 1, sah. 10/11. 



— 106 ~ 

Üç sene devam eden, türlü güçlüklerle müterafik sıkı bir araştırmadan 
-sonra elde edilebilen [119] ve durumu binnisbe aydınlatan femıanlarm 
suretlerini buraya aynen dercediyoruz : 

Nefiy fermanı 

«Divanı humayunurada çavuşbaşı Alî dâme mecdühüye ve Bozcaada 
ceziresi naibine hüküm. 

Müderrisinden Tatar Ali Eiendi nâm kimesne hadîdüliisan olup esnayı 
jnüzakerei derste ulema ve sâdattan bir zatı lazırnülihtirame kelimatı 
§enla ile Mlâfı seri şerif italei lisan edüp te'dibl iktiza etmekle ıslahı 
nefs edinceye değin Bozcaadaya nefiy Ve iclâ olunmak için emri şerifim, 
sudurunu a'lemülulemaiimülebahhlrin. biiliil şeyhülislâm ve müftilenaın 
olan Dürrîzade Mustafa Efendi edamallahu taalâ fazailehu işaret etraele- 
.riyle işaretleri mucibince nefiy ve icla olunmak fermanını olmağin imdi 
çavusbaşıyı mu'maileyhsin, merkumu çavuş marifetile ahz ve bir kayığa 
vaz' ve cezirei mezbureye nefiy ve icla ve sen ki müvellânayı mumaileyhsin 
usulünde mezburu cezirei mezburede menfiyj'en mekls ve İkamet ettirip 
-emri şerifim sadır olmadıkça ahar mahalle hareketinG ruhsat göstermeyüp 
vusulünde i'lam eylemek babında fermam âli§an.» Fi evahirl Ramazan 
1176. (Divanı Hümayun Karabent Defteri, No. 14). 

Afiv fermanı 

«Bozcaada ceziresi naibine hüküm. Bundan akdem baemri âli Bozca- 
ada ceziresine nefiy ve icla olunan müderrisini kiramdan Tatar Ali ziyde 
ilmühünin ıslahı zahir olmağla afiv ve ıtlak ve sebili tahliye olunmak 
babmda emri şerifim sudurunu bilfiil şeyhülislâm ve müftilenam Dürrî- 
zade mevlâna Mustafa edamallahu taalâ fazailehu işaret etmelerile işaret- 
leri mucibince afiv ve ıtlak ve sebili tahliye olunmak babında fermanı 
âli.» Fi evaili Zilkade 1176. (Divanı Humayım Kal'abent Defteri, No. 14.) 

Huzur Dersleri hocalarının uğradıkları cezalar aşağıda tarih sıra- 
sile gösterilmiştir: 

Saray hocası Hamidî Muhammed Efendi, H. 1174 yılında Geübolu'ya 
nefyolunmugtur. Müverrih Vasıf, Hamidî Muhammed Ef.'nln nefiy sebe- 
bini şu suretle izah etmektedir: 



[119] YuKanda ikinci kısımda, huzur (icrsierinin tarihçesi yazılırken, henüz elde 
edilmemiş olan bu vesikaların elde edilince esere ilâve olunacağı vaad eldilmisti; 
(Bakını?::, îkincl kısım, not 2Sj . Vesikalar İstanbuLdaki, 'Başbakanlı&a merbut Arşiv 
Dairesinde Divanı HUTTiayun Kal'abent Defterlnda bulunmuştur. 



-~ 107 -^ 

«Üsküdar Kazısı 'Hamidî Efendi, ziyade mahsûl me'rauliyle desti 
fcirsu ağzi dıras ve Üsküdar halkını müptelâyı ahi cangüdaz edüp büâlıare 
mu'maileyhten bir kaç defa §ikâyet ve istidayı merhamet olunduğunda 
azliyle iktifa olunmayup Geliboluya iclâ olundu.» Hamidî Muhammed 
Efendi, az bir müddet sonra affa mazhar olmuştur. 

Tatar Ali Efendinin H. 1176 yılında Bozcaada'ya nefyi, sonra da affı 
yukarıda anlatılmıştı. 

Yemliha Hasan Efendi, H. -1179 da Kıbrıs muhassıh tahkikatı ndaki 
müvellâhk vazifesinde tarafgirlik ettiğinden dolayı Edirne'ye nefyolun- 
muştur. H. 1183 te ise Selanik kadısı olmuştur. 

Dağıstanh Abdurrahraan, Ahıskah Ali, Kastamonulu Ömer Efendi- 
lerin, II. 1215 yılı Ramazanına rastlayan Huzur Dersindekl bîr münakaşa 
yüzünden derse iştirakten men olunmaları lüzumu, Şeyhülislâma israb ve 
telmih olunmuştur. 

Karamanh Hasan ve Kazanhklı İbrahim Efendilerin Huzur Dersinden 
ihraçları hakkında Meşihat Defterinde «1225 ihraç şüt» diye bir kayda 
rastlanmıştır. İhraç sebebi belli değildir. 

Abdullah Efendizade ibrahim Efendi, II. 1226 yıhnda «nâehil oimağias- 
ihraç olunmuştur. 

Bey^şehirli Hüseyin Efendizade Muhammed Tahir Efendi, H. 1226 
yıhnda III. Meclis muhatabı iken «nâehil ohnağla» megruhatıyla Huzur 
Derslerinden ihraç edilmiglir [120]. Muhammed Tahir Efendi, H. 1226 da 
îhrag edilmiş olmasına rağmen, H. 1227 İİG sonraki yıllar meclislerine 
katılmış olduğuna göre bundan affedildiği anlaşılmaktadır. 

Trabzoniu Mustafa Efendi, H. 125& yıhnda iznini aşması yüzünden 
Huzur Derslerinden ihraç edihnigse de H. 1258 yıhnda yeniden almmıgtır. 
H. 1256/1264 yıllan arasında Huzur Dersleri muhataphğmda bulun- 
muş olan Ayni vahit namıyla maruf înegöliü İbrahim Efendi, «zülfü yâre 
dokunduğundan» İnegöl'e nef yolunmuş tur. (înegöl Müftüsü Sayın Bay 
Şaban Şahin'in 24.2.1953 tarihli mektubundan). 

Erzincanh Sürurî Efendizade Seyit Ahmed Sıtkı Efendi, H. 12G6 
yılında Huzur Derslerinden ihraç edilmiştir. 

Alâiyeli Ömer Efendi, H. 1266 yılında Huzur Derslerinden ihraç edil- 
miştir. İhracma, muhtemelen H. 1263 den beri sılada kalmış bulunması 

sebep olmuştur. 

Seydişehirli Muhammed Raşît Efendi, H. 1270 yılında Huzur Ders- 
lerinden ihraç edilmiştir. 



[120] III. mems mulıataplı^ma kaöar yükselen bir zatm «naelıilligines nüîuz 
edilememiştir; Siyasi bir sebebe dayansa gerektir. 



— 108 — 

U§§aklı Hoca Nasuh Efendi, H. 1270 yılında Huzur Derslerinden İhrag 
edilmi§, ancak 1279 da yemden muhataplığa alınmıg, 1282 de de mukar- 
rir oîînuştur; tafsilât için 1. cilt, sayfa 374, not 136 ya bakınız. 

Nallıhanlı Ahmed Ef endij üç yıl üstüste gelmediğinden dolayı H. 1277 
yılında Huzur Derslerinden ihraç Gdilmişür. 

Muhyizade Hafidi Muhammed Hilmi Efendi, H, 1279 yılmda terkin. 
cezasına uğramıştır. 

İçelli Muhammed Rüştü Efendi, H. 1280 yıimda terkin cezasına. 
uğramıştır. 

Trabzonlu Numan Efendinin. H. 1280 Ramazanında Mekkei Mükerrer 
me'de ilıtiyarı ikametine ferman olunmuş, 1285 yılmda orada vefat etmigtir. 

Yozgatlı Hacı Hasan Hüsnü Efendi, H. 1289 yılmda töhmet yüzünden 
hapiste bulunduğundan Huzur Derslerine katılamamıştır. 

Yakuvaİı Ali Efendi, H. 1291 yılmda iradei seniyye iie vazifeden afve- 
dilmiştir. 

Bozkırlı.Seyyit Mustafa Efendi, II. 1293 yılmda vazifesi ref edilerek 
nef yolunmuş tur. Ancak 1294 yıknda Huzur Derslerine katıldığı görül- 
mektedir. 

Beypazarh Mehmed Emin Efendi, H. 1293 ydmda nefi' sebebiyle 
vazifesi refi' olunmuştur. 

Hadımı Mustafa Necati Efendinin H. 1293 te nefi' sebebiyle vazifesi 
ref edilmiştir. Ancak 1294 te muhatap olarak Huzur Derelerine katıla- 
rak vazifesine devam ettiği görülmektedir. 

Ahıskah Muhammed Sabit Efendi, H. 1293 te nefi' sebebiyle vazifesi 
refi' olunmuştur. 

Kütahyalı Hacı Ahdurrahman Feyzi Efendinin H. 1296 yılında iradei , , 
seniyye ile rütbesi terkin olunmuştur. 

Gerumî Ahmed Tevfik Efendinin H. 1296 vıbnda iradei seniyye ile 
rütbesi terkin olunmuştur. 

Alâiyyeli Muhammed Sabit Efendi, H. 1324 yıhnda Kastaraonuda : 
İkamete memur edilmiştir. Ancak 1327 yılında yeniden Huzur Derslerine' 
katıldığı görülmektedir. 



ONUNCU KISIM 
HUZUK DEBSLEBİNİN YAPILDIĞI MAHALLER 

Huzur Dersleri, devam ettiği yıllar boyunca, çeşitli mahallerde icra 
olunmuştur. Bunların çoğu Topkapı Sarayında bulunmaktadır. Ders 
yapıldığı tesbit edilebilen mahaller, derslerin yapıldığı tarihlere göre 
a§ağıda gösterilmiştir: 







Huaur BerslerHiîn 






yapıldığı 




HuEUr Derslerinin yapıldığı msılıal 


Hicrî Tarilı 


1) 


Eskisepetçiler. 


1172 


2) 


Sarık odası. 


1172 - 1176 


3) 


Ağabahçesi. 


1172 - 1176 


4) 


Sofayı hümayun. 


1172, 1205, 1207 


5) 


Mahbubiyye Divanhanesi (Bak: Cilt 1, 






sah. 36daki kliğe). 


1172, 1205 


6) 


İncili. 


1173, 1204 


T) 


Yalısepetçiler. 


1173 


8) 


Sünnet odası. 


1176, 1207 


9) 


Nerdubanbaşı Kasrı (Bak: No. 16). 


1176 


10) 


Yah Kasrı (Bak: No. 7). 


1176 


11) 


Topkapı Sarayı. 


1197, 1238. 1240 - 1243, 
1255, 1259 


12) 


Kâ§ili Kasrı. 


1198, 1199 


13) 


YaU (Bak: No. 10). 


1198 - 1200 


14) 


Mabeyni hümayun. 


1201, 1202 


15) 


Has oda. 


1202 


16) 


Musîafapaşa köşkü (Bak: No. 9). 


1176, 1204-1206, 1208 


17) 


Çadır kbşkü. 


1204 


18) 


Fethiye kasrı. 


1204 


19) 


Şevklye. 


1204 


20) 


Sepetçiler (Bak: No. 1 ile 7). 


1204 


21) 


Kasrı cedit. 


1205 


22) 


Hasanpaşa kasrı (Bak: No. 14). 


1205 


23) 


Yalı köşkü sepetçileri (Bak: No, 1, 7, 20) 


1205, 1206 


24) 


Ağayeri. ; 


1206 



— 110 — 

Huzur Derslerinin 
yapıldığı 
Huzur Derslerinin yapıldığı mahal Hicrî Tarih 



25) Tasköşk. 1206-1208 

26) Topkapı Sarayı Ağayeri (Bak: No. 24). 1206 

27) Çırağan Sarayı (eski). 1227, 1260, 1268-1270 

28) Balıkhane Mabeyni Hümayımu. 1228 

29) Beşiktaş Sarayı (eski) (Bak. eserin so- 
nundaki resim.) ' 1229-1231 

30) Beşiktaş Sarayı (yeni) . 1232 - 1237, 1239, 1250 - 

1254, 1256 - 1258, 1273, 
1274 

31) Rami çiftliği kışiavcamii. 1244, 1245 

32) Çırağan Yalısı. 1246, 1247 

33) Çırağan Mabeyni Hümayunu. 124S, 1249 

Huzur Derslerinin yapıldığı bu mahallerden bazıları hakkında elde 
edebildiğimiz malûmat, aşağıya dereolunmuştur: 

SEPETÇİLER KÖŞKÜ 
(Yukarıdaki cetvel, No. 1 ve eserin sonundaki resim) 

İik Huzur Dersi'nin H. 1172 senesinde yapıldığı Sepetçiler Köşkü 
hakkında en son vak'anüvis Abdurrahman Şeref Bey merhumun «Tarihi 
Osmanî Encümeni Mecmuası» nda neşredilmiş bulunan «Topkapı Sarayı 
Hümayunu» adlı makalesinde şu malûmat bulunmaktadır [121] : 

«Demirkapıdan Otlultkapısına kadar imtidat eden sahası vâsi saray 
içinin denize nazır olan kısmı olup . . . zamanı selefte nice mergup kasır- 
larla müzeyyen olan ve Yalı Köşkü, Sarayburnu, Has Bahçe, Gülhane, 
Cephane namiyle beş semti muayyeni tadat ve tahsis olunan bu mevkii 
râna ve müstesna elyevm hâlidir... Demiryolunun boydan boya oradan 
müruru da nakısı kader olmuş ve itibarma yardjrn etm-cmiştir. 

Demirkapıdan lebi deryaya doğru uzayan dıvar, demiryoluna geçit 
ve istasyona meydan vermek İçin hedm edildiğinden izi bile gaip olmuş- 
tur. Mezkûr kapıdan girilince... kıymeti sanaiyyc ve tarihiyyeleri olma- 
yan ... ebniyeden sarfı nazar edelim ve sahil boyunu takip ve tarif etmek 
için Sepetçiler Köşkünden başlıyahm. 



[121] Birinci makale «Müştemilâtı hariciyyesl beyanmdadır» (Tarihi 0=man! 
Encümeni Mecmuası, sahite 263 ve dova'mı). 



— 111 — 

Sepetçiler Köşkü, lebi deryada surun bedenine kurulmuş yüksek bir 
bina olup letsfeti rtıimariyyeden âri değildir. Üst katında ve deniz cihe- 
tinde baştanbaşa uzayan balkon, boğazın ceyyit havasına maruzdur; kö§k, 
bu^ün Harbiye Nezaretinin eczayı tıbbiye deposudur. İçerisi, depo olmaya 
lâyık bir surette tamiri külliye uğramış olduğundan yalnız bir odada- 
müdevver tavan muhafaza olunabilmiştir. Altındaki kapı, kalede sonra- 
dan açılmıştır. Hiçbir tarafında bir kitabeye tesadüf edilmedi.» [122], 

Sepetçiler Kögkü hakkmda «Aylık Ansiklopedi» nin «Topkapı Sarayı» 
maddesinde Regat Ekrem Koçu da şu izahatı veriyor: 

«Sepetçiler Kögkü: Deniz kenarında, deniz surunun üzerindedir. Yeni 
Saraym en güzel kasırlarından biri olup, üst katında boydan boya uzanan, 
balkonun boğaz ve limana nezareti meşhurdu. Ciheti askeriyeye verilmiş 
ve bu münasebetle içi tamamen defiştiriimişti» [123]. 



SARIK ODASI (REVAIST KASRÎ) 
(Yukarıdaki cetvel, No. 2 ve eserin sonundaki resim) 

Kicrî 1172 - 11Î6 senelerinde lîuzur Derslerinin yapıldığı yerlerden 
biri olan Sarık Odası (Revan Kasrı) hakkmda Halûk Y. Şehsuvaroğlu'- 
nun «Cumhuriyet Gazetesinin İS Ağustos 1953 tarihli sayısmds çıkan 
yazısında şu malûmat verilmektedir: 

«Zamanla (Sarık Odası) [124] diye anılmağa baslanmı§ olan (Revan 
Kögkü) Sultan IV. Murad'm Bağdat seîerine giderken Topkapı Sarayında 
inşasını emrettiği iki köşkten [125] birisidir. Muhtemelen Ba.?mimar 
Hasan Ağa taralmdan yapılmıştır. 

Hevan Kasrı, İçi dışı mavi, beyaz çinilerle süslenmiş, kubbeli ve üg 
çıkıntılı geni§ bir oda halindedir. Bu odanın tezyinatında çini, sedef, mer- 
mer işçiliği, nakış ve csm. kullanılmıştır. 

Odaya girince solda tombak bir ocak, yanlarda ve karcıda üzerleri 
sedirlerle döşeli çıkıntılar bulunur. Bu çıkıntıların yanları çiniden yapıl- 



[122] AdL gecen ms.kaie, sfshtre 285/286. ^ 

[12^] AyİLk AnsiKlope^J, sattife 10^6, 

[124;^ Sultan I. Maîımud, bu odada bir kütüplıano tesis etmls ve ayrıca padişah- 
ların sarıkları muhafeısa olunm-ustur. «Hâkim Tarihis. nin 1. elidi yalnız bu kütüp- 
hnnefîc mavcııttur. 

[l'25~l Diğeri «Eagdat KösMi» dür. 



^ 112 



mış nişlerle süslenmiştir. Çıkıntı pervazları ve tavanlar altın ve elvan . 
nakışlarla birer bahar bahçesi güzelliğindedir. 

Pencere ve duvarları süsleyen dolap kapaklan sedef kakmadır. Alçı 
pencerelerde kırmızı, mavi, turuncu, yeşil dövme camlar bulunmaktadır. 
Müteakip padişahlar zamanında birçok mühim hâdiselere sahne olmuştur. 
Bunlar arasında Patrona Hahl'in öldürüknesi, Sultan m. Ahmed'in taht- 
tan feragati, Sultan I. Abdülharaid'in büyük oğlu Şehzade Muştala ile 
vedalaşması zikrolunabilir.». 

Revan Odası hakkında Abdurrahman Şeref Bey merhumun ^Tarihi 
■Osmanî Encümeni Mecmuası» nda neşredilmiş bulunan «Topkapı Sarayı 
Hümayunu» adlı makalesinde [126J de malûmat vardır. Bu meyanda şöyle 
.denmektedir : 

«îşbu odava (Sarık Odası) dahi tesmiye olunur. İçerisinde basık 
tavanh bir küjük oda daha vardır ki, (Çilehane) denmeye sezadır. Tavanı 
müzej-yen ve müzehheptir. Cidarları bâlâsında İmamı Busayrî'nİn kasıdeı 
:raeşhuresinden bazı ebyat yazılıdır». 



SOFA 

s 

(Yukarıdaki cetvel, No. 4) 

Değerli müellif Halûk Y. Şehsuvaroglu, Cumhuriyet Gazetesinin 
■29 Kasım 1953 günlü nüshasında, sah. 5 de .Topkapı Saraymın Meşhur 
Sofası hakkmda^ adlı makalesinde şu malûmatı vermektedir: 

«Osmanh hüküm da rlarmın harem dışındaki günlük hayatları ekse- 
riva Sofa Köşklerinde geçerdi. Arzhane, Hırkai Saadet, Sünnet, Revan 
odaları Havuz, Bağdat, İftariyye ve Mustafapa^a Köşkleri .Sofa Koşklen» 



.». 



ismile anılırdı. . f] 

Hırkai Saadet ve diğer odalar arasmdaki iki sıra revakh genı§ ^y,. 

gezinti yeri de «Sofa. ismini taşırdr[127j. Otuz mermer sütunlu <^Sofaı . r;| 

Hümayundun genigligi yedi metre, uzunUığu da Bağdat kasrı tarafında :.^| 

[126] «Tarihi Osmani Encümeni Mecmuası*, sayîa 417/438. ^' .;-v-;- 

ri27] Topkapı Sara^mflaki Mustafapa.a köşküne öe ayrıca .Sof h. ve "^ ' /v 
.Mer.lven.a.. Kasr.. denilmektedir. Halü^ Y. ^ehsuvaroglu'nun h^en a..^ ^er^., ■ V,,^ 
e.il.n .sofa lco.Kü.e dair. isimU ya...na ba.mız. - Bundan "^^^^^^.m 
lantüann yap.<i.^. eğlencelerin tertip ediMiği. hüK^n^arlarla ^^^^^^-^ 
la.t:g. buya. salon .H.nlc.. Sofas. diy. anünna^tad... B^^ ^^^^^- y^,. 
-varoğlu, Hünkar Sofası yai.ut Büyüî. Oda, CUTnhuriyet Gazete.. 24 Mayıs 1953,, ..h. ^ ,^^ 



, • : . ,/ -.i- 



— 113 — 

31,40; şimşirlik cephesinde 32 metredir. Bu sofa üzerine Arzhane, Revan, 
-Mabeyin dairesi kapılan açılmaktadır. Arzhanenin iki, Revanın altı, Hırîîai 
Saadetin dört ve Sünnet odasının bir pencereleri de Sofanın iç kısmına 
bakmaktadır. 

Hırkai Saadetin pencerelerinden biri hacet penceresi, Havuz tarafın- 
daki «Zenzcni Cevahirs ismini taşımaktadır. Zenzeni Cevahir tarafında 
yekpare som mermerden yapılmış bir «havzı kevser» bulunuyordu. 
II. Mahmud zamanında buraya padişahın tuğrasile ve bir kitabe ile bir 
Çe§me inşa olunmuştu. Çeşmenin önünden Havuz köşküne kadar zemin, 
SU yollarını ihtiva eden renkli mermerlerle döşenmiştir. 

Sofada mimarî tezyinata çini ve mermerler hâkimdir. Revan odasının 
dış duvarları yekpare ve renkli mermerlerle döşelidir. Arzhane ve Hırkai 
saadetin dış duvarları da yarıya kadar çepçevre renkli mermerlerle süslen- 
miştir. Sünnet odasının kapı cephesinde 16 ve 17 nci asırların en nefis 
çinileri ışıldamaktaddır. 

Ârzhaneden Hırkai Saadet odasına kadar uzanan dı§ duvarların _üst 
kısmı eski asırlarda zaferlerin ganimeti olan silâhlarla süslenmişti- 

Böylece bir İstanbul sarayının duvarları Viyanadan Basraya, Kırım- 
dan Adene kadar bütün diyarlarda kazanılmış cenk hatıralarile doluydu. 

Osmanlı hükümdarlarının saltanatı ekseriya Sofadan başlardı. Yeni 
padişahlar çok defa Mabeyin kapısından Sofaya çıkarlar, buradan Hırkai 
saadete geçip kendilerine tahtı nasip eden Cenabı Hakka hamdü sena ite 
■secdeye kapanırlardı. 

Sonra günlük hayatlarının bir çok saatlerinde Sofada ve Sofa köşk- 
lerinde görünürlerdi. Nice cengâver hükümdar, harp ganimetîeriîe süslü 
bu duvarlar arasında tevazu' ile dolaşmış, ibadetlerini Hırkai saadette 
yapıp vezirlerinij din adamlarmı, kumandanlarını Sofa köşklerinde kabul 
etmiş, yemeklerini buralarda yemiş, Havuz köşkünde, Bağdat, Mustafa^ 
paşa kasırlarında pehlivanlar güreştirip, hayal oyunu oynatıp, hokkabazlar 
söyleştirerek eğlenmîşti... 

Evvelce revaklannm arası kışları kalın meşin perdelerle örtülen 
Sofaya son devirlerde bir camekân yapılmış, V. Mehmed Reşad zamanın- 
daki tamirlerde de Hırkai saadetin Sofaya bakan duvarlarına bazı çiniîer 
konulmuştur. 

Gene son devirlerde zaferlerin yadigârı olan silâhlar kaldınlmıg ve 
duvarlar yazı levhaları, Kabe örtülerile süslenmiştir... 



Httsıtr D&rsleıi C. îl — 8 



114 



SOFA KÖŞKÜ 

(MUSTAFAPAŞA KÖŞKÜ veya MERDÎVENBAŞI KASRI) [128} 

(Yukarıdaki cetvel, No. 4, 9, 16 ve eserin sonundaki resim) 

Halûk Y. Şehsuvaroğlu'nun Cumhuriyet Gazetesinin 30 Ağustos 195a 
tarihü nüshasmdaki «Sofa Köşküne Dair:. adU yazısmdan aşağıdaki malû- 
mat seçilerek alınmıştır: 

^Topkapı Sarayımn dördüncü yerinde Sofa ismile anılan sedler üzerin- 
deki binalardan birisi de Mustafa Paşa Köşküdür [129]. Binaya ayrıca 
Sofa veya Merdivenbaşı kasrı da denilmektedir. 

İlk inşa tarihi biünemeyen kasır, muhtemelen yaptıramn ismine 
izafetle Mustafa Paşa Köşkü diye anıhr olmuş, fakat sonraları esasb 
tamirlere, değişikliklere uğramıştır. Bugün sağlı sollu iki odadan müte- 
şekkil kasrın ortasına tesadüf eden ve alt balıçeyi lalelikten ayıran bma- 
mn en eski kalmtısı olan kapı kemerinin bir yüzünde 1704 (1116) de 
m. Ahmedin yaptırdığı tamire, diğer tarafında I. Mahmudun 1752 (1166) 
de yaptırdığı diğer esaslı bir tamire ait iki kitabe mevcuttur. 

1166 tarihU kitabeden burada mevcut (Sofa; kasır, duvar, havuz ve 
bahçenin cümleten ve yer yer tamire muhtaç) olduğu behrtilmektedır. 
m. Ahmed. kasrı baştan başa tamir ve yeniden ihya etmiş ve içim devri- 
nin tezyinatile süsletmiştir. 

Bu suretle Sofa köşkü bugünkü inşa ve tezyin karakterile Lale devn^ 
nin ayakta kalabilen pek nefis bina örneklerinden birini teşkil etmekt^ır. 
Bina bir istirahat köşkü olarak ferah bir mimaride yapılmıştır. Şair 
Dürrîin 111. Ahmed için yazdığı tarih kitabesinde bu ferahlık (Zevk ede 
bunda gönül hoşluğuyla daima) (Sofa kö§kü oldu hâlâ sofayı sahnı safa) 
mısralarile belirtilmektedir. , .^ ...^ 

Sofa köşkü bir orta kısım ve iki çıkmtısıyla üç parçadan ibarettin 
Yanmda merdivenbaşmdan geçilen alçı ocaklı küçük birnamaz odası 

ile bir ayakyolu vardır. ^ u- ■ a^ 

Üç parçadan müteşekkil olan büyük odanın sedlerinin etrafı birinde 

yedi, diğerinde sekiz olmak üzere onbeş pencere ile bir taraftan Laleliye, 

[128] BU kb^^'h^mTdl AbdurraJmıan Şeref bey, a. g. makale, sah. 418^419 da, 
malûmat vardır ve köşke Kara Mustafa Pa.a kö.kü d.nmektemr. ^ ^ 

[129] ■ Aylık AnslkldpediMe kö.ke Mustafa Pa.a Ko.ku d.enılmesin.n sc^em 
olarak .1752 tamirinde sadrazam Mirahur Mustafa pa^anm nezaret etm.S olması.. 
gösterilmektedir. (Aylık Ansiklopedi, sah. 1032). 



— 115 — 

diğer taraftan alttaîçi büyük havuzlu bahçeye nazırdır. Pencerelerin üstün- 
de ayrıca alçı pencereler bulunmaktadır. Orta kısımda mevcut iki kapıdan 
biri Lâle bahçesine, diğeri hem lâle bahçesine, hem aşağıya inen merdiven 
başına açılmaktadır. 

Sofa köşkleri arasında bu 18. asır binasının tezyinat karakterini, 
diğerlerinin nefis çini duvarlarına ve klâsik nakışlı tavanlarına mukabil 
pek ince bir tahta oymacılığı ve yer yer çiçek nakışlan teşkil etmektedir. 

Oymalı nişler, nakışlı kapılar, duvar kitabeleri ve bilhassa üç parça 
halindeki tavan Türk rokokosunun en nefis örneklerindendir. Duvarı 
çepçevı^ talik bir yazı ile Hakanı Mehmed Beyin hilyesinden alman beyit- 
ler süslemektedir. 

Büyük salonun iki sedli kisımiannda, pencere kenarlarım sedirler 
işgal etmekte, ortada XV. Lui'nin î. Mahmuda hediye ettiği Duplessis 
imzalı, altm yaldızlı bronz mangal dunnaktadır. Bazı şamdanlar, saatler^ 
Edirnekârî hir küçük masa, Japon işi dolaplar, salonun sonradan konulmuş 
eşyaları arasındadır. 

Sofa köşkü de Osmanlı hükümdarlarının harem dışında geçen zaman- 
larında hemen her gün uğradıkları yerlerden biri buluımıaktadır. 
Burada [130] kabuller olur, Huzur Dersleri verilir, eğlenceler, oyunlar 
tertîb edilir, saz âlemleri yapılırdı.:?-. ı 

ÎNCİLt KÖŞK 

(Yukarıdaki cetvel, No. 6) 

Yeni sarayın deniz kenarında bir faediâsıydı. Üçüncü Murat zama- 
nmda Sinan Paşa tarafından Yenicaminin mimarı Davut Ağaya yaptırıl- 
mıgtı. Sinan Paşa kasrı diye de anılır. Bugün ancak temelleri kalmış- 
tır [131], 

SÜNNET ODASI 
(Yukarıdaki cetvel, No. 8 ve eserin sonımdakî resim) 

Halûk Y. Şehsuvaroğlu'nun, Cumhuriyet Gazetesinin 21 Nisan 1953 
tarihh nüshasındaki yazısmdan aşağıdaki parçalar seçilerek alınmıştır: 



[130] «1710 da Rusya Can Büyülc Pe-tro'ya karsı lıarb ilânı karan bu köşkte 
vcrilnıışti», (Ayî?k Ansiklopedi, sah. 1032). 

[131] R. Kkrem Koçu, Aylık Ansiklopedi sah, 1027. 



— 116 — 



«Topkapı Sarayının Sofa diye anılan mevkiinde ve Hırkai Saadet 
dairesi etraimdaki odalardan biri de Sünnet Odasıdır. 

IV. Muradın Bağdat ve Revan fetihlerinin hatırasını ebedileştirmek 
üzere yaptırdığı köşklere mukabil 1641 yıhnda Sultan İbrahim de bu 
civarda (bir kasrı âli ve bülend) in§asım emretmişti. 

Yeni binanın (resmi kadîm) üzere olmaması ve ferah bîr tarzda 
yapılması isteniyordu. Bu maksatla asrm üstad mimarları bir araya 
toplanmışlar ve yeni üslûptaki Sünnet odasını inşa eylemişlerdi. 

Sünnet odasının Hukai Saadete bakan ön cephesi 16 - 17. asır çini- 
lerile göz kamaştıran, bir güzelliktedir. Kapısının üstünde bir kitabe ve 
etrafı 17. asır rozet ginileriie çerçevelenmiştir. 

8,5 X 6,60 ölçüsündeki odanm duvarları çepçevre çimlerle döşelidir. 
17. asrın birinci yansında yapıhnış beyaz zemin üzerine mavi çigekli Türk 
çinilerinin ekseriyeti teşkil ettiği duvarlarda 16. ve 18. asırlara ait örnek- 
ler de bulunmaktadır. 

Oda sekiz pencerelidir. Bu pencerelerden ikisi Hırkai Saadet tarafına, 
üçü Bağdat kasrı taşlığına ve üçü de İncirliğe bakmaktadır. Pencerelerden 
altısının üst kismılarma 16. asır yeşil çini panolar konuhnuştur. Bu pence- 
relerin ayrıca üstlerinde alçı pencereleri de vardır. 

I>ort pencerenin içi de karanfil, lâle motifleri ve mukayyedeii kitabe- 
lerile gayet zarif çeşmeleri ihtiva etmektedir. Üzerlerinden zamanla kalın 
yaldızların geçtiği mısralar Sultan Ibrahimi methetmekte, kasrın inşasını 
anlatmakta ve tavsifini yapmaktadır. Ve ikinci pencerenin köşelerinde 
ayrıca Mübarek bâd, Saadet bâd, Şevket bâd, Devlet bâd yazıları okuri- 
maktadır. Sed üzerinde kö§e penceresi yanındaki duvar üstünde ayrıca 

nişler vardır. 

Sünnet odasının yapıldığı sırada kubbesi oldnğu ve Bağdat kasrı tara- 
fındaki cephesindeki revakiı ve mermer döşeli olduğu anlaşılmaktadır. 
Oda yapıldığındanberi muhtelif tamirler görmüş ve eski şekli iki cephesi, 
tavanı bakımından esaslı değişikliklere uğramıştır. 

Sünnet odasına girince sağ tarafta büyük bir ocak vardır. Sol tarafta 
da. eskiden bir kapı bulunuyor ve buradan yandaki hamama geçiliyordu. 
Sonradan hamam kaldırılmış, kapısı da örülerek üstüne İS. asır sonu çini- 
leri konulmuştur. 

Bugün zemini Hereke bir halı ile örtülü bulunan Sünnet odasının 
eşyasını güvez çatma bir sedir, bir divan ve bir mangal ile iki sandalya 

teşkil etmektedir. 

Eskiden Sünnet odasmın da saraym diğet odaları ve kasırları gibi 
yaz ve kış mevsimlerinde örtüleri, perdeleri, nihalileri değiştirilirdi. Böy- 



~ 117 ~ 

lece üçyüz senedir bu odanm sedirlerine, minderlerine en gü2el ipekliler, 
en göz alıcı kadü-eler serilip eskitilmiştir. 

1746 yılında odaya sarı zenıin üzerine telli kadife yastık, güves §al 
makat, cam göbeği kemha pencere perdesi, nemce dibası, iki sadır yastığı 
konmuştu. 

1767 yılında Sünnet odası üç çift telli kadife yastık, sincabı çuka 
şeritli bir makat, sade çigekli canfes, iki sadır yastığı, telli kadife bir zar 
perdesi, şeritli sarı çuka kapı perdesi, dört lehkâri bez pencere perdesi 
dö§enmi§ti. 

Sünnet odası, Osmanlı hükümdarlarının harem dışında oturduktan, 
abdest alıp namaz kıldıkları, hamamında yıkanıp traş oldukları, bazı 
devlet ricalini kabul ettikleri, Ramazanları Huzur Dersi dinledikleri, 
hediye, miras denklerini açtırıp^ temaşa eyledikleri, ihsanlarda bulunduk- 
ları, yemek yedikleri, iftar ettikleri ve meddahlarla hoş vakit geı^drdikleri 
bir odaydı.» 

Abdurrahman Şeref Beyin «Tarihi Osmanî Encümeni Mecmuası» nda 
neşredilmiş bulunan Topkapı Sarayı Hümayunu adlı makalesinde sah, 414 - 
416 da, Sünnet odası hakkında malûmat vardır. Bu meyanda bu odaya 
sünnet odası denmesini şöyle izah ediyor: «Sünnet odasmin veçhî tesmi- 
yesinde iki rivayet vardır: Biri padlşaham îzam hazeratı namazların sün- 
netini bu odada kılıp farzlarını cemaatle hırkai saadet dairesinde eda 
etmeleri ve diğeri şehzade^ânm hitanları bu odada icra olunmasıdîr.» Bun- 
dan başka yazıdaki şu izahat da mühimdir: «Bu odamn kıymettar gini- 
leri tamirat esnasmda ahenk ve tabiata pek muhalif olarak vaz olunmuş- 
tur ki, teessüf etmemek kabil olmuyor». «Pencerelerinin içerlerine birer 
mermer tekne oturtulmuş olup iki cidarında mevzu musluklardan akan 
suyun sadayı lâtifi huzzara bâdii ferah ve inbisat olacağı derkârdır. Güya 
şehzadelerin esnayı hitanında avutulmaları için istimal olunduğu da 
Enderunlularca mervîdir.» 



YAI.I KASRI 
(Yukarıdaki cetvel, No. İO) 

H. 1176 senesinde Huzur Derslerinin yapıldığı yerlerden biri olan Yalı 
Kasrı (Köşkü) hakkında Abdurrahman Şeref Bey merhumun zikredilen 
makalesinde şu malûmat bulunmaktadır: 

«... Kayıkhane, Sepetçiler Kögkünün ittisalindedir... Kayıkhane geçil- 
dikten sonra, Şirketi Hayriyenin kömür deposu, Harbiye Nezaretinin 



— 118 — 

Sevkiyat İdaresi, bir eski hamlacı koğuşu, askerin hatap anbarı^ Yalı 
kö|kü kapısı, askerin erzak anbarı ve aralarında köhne köhne hane sıra- 
sıyla dizilmiştir. Arkalarından şimendifer hattı mürur edip hattm öbür 
tarafında dahi Mektebi Tıbbiyei Askeriyyei sabıkı mevcuttur. 

Kalede sonradan açılmış olduğu belli olan Yalı Köşkü kapısı bu nam 
iLe müsemma köşkün kapısı imiş. Bu köşk dahi Sepetçiler Köşkü gibi sur 
üzerine mebni, fakat bir kath ve gayet müzeyyen olup etrafında mermer 
sütunlar, üzerinde musakkaf bir gezinti varmış. Yalı Köşkü, Fuad Pa§a 
sadaretinde âtiyülbeyan diğer köşklerle beraber yıktırılmıştır. Yah köşkü- 
nün Narhkapıya dek kaleden Sultan Ahmedi Salis tarafından tamir olun- 
duğunu müş'ir hattatı şehir İsmail Zühdü hattıyla bir kitabe hatap anbarı 
civarında bulunarak müzeye nakledilmiş ve işbu kitabenin Yah Köşkü 
kapısında mevzu olduğu muhtemel bulunmuş... s- tur [132]. 

Bu köşk' hakkında Regat Ekrem Koçu'nun Cumhuriyet Gazetesinde 

neşredilen «Osman Gaziden Âtatürk'es^ adlı yazı serisinde §u malûmat' 
vardır; 

«Ne kadar yazıktır ki, bu Koca Mraar Sinan Ağa'nnı elinden çıkmıg 
otuz üç saraydan Topkapı Sarayındaki Üçüncü Sultan Murat dairesiyle 
saray mutfakları müstesna, tek saray mevcut değildir. Büyüklü küçüklü, , 
muhalıkak ki hepsi de Türk yapı sanatmm birer bediası olan bu binalar, 
yangmlarm ve zamanın pençesinde yok olmuşlardır. Büyük sanatkâr, 
Topkapı Sarayı binaları arasından sarayın liman sahihn.de ve sur dışında 
Yalı Kasrı denilen güzel binayı da ayni ismi taşıyan bir kasrı yıkarak 
yeniden yapmıştı. Türk Donanmasinm sefere çılunası münasebetile yapılan 
gayet parlak ve tantanalı merasime sahne olan bu kasır, geçen asrın son- 
larında pek harab bir halde. Abdüiaziz zamanında Rumeli demiryolu döşe- 
nirken saraym sahil kısmı bu yola alınmış, bu arada Yah Kasrı da teme- 
linden yıktırılmıştır» ı[ 133]. 

Keza, Reşat Ekrem Koçu «Aylüi Ansiklopedi» de de şunları yazıyor: 

«Yah Köşkü, Sarayburnu yanında Yeni sarayın çok zengin hatıralara 
sahip bir köşküydü. Bostancıbaşı dairesi ve Hasekiler koğuşu da Yalı 
Köşkü civarındaydı. Padişahlar, deniz tenezzühlerine çıkacakları zaman, 
saltanat kayığına buradan binerlerdi. Kaptanpaşalar sefere çıkarken 
hükümdara bu köşkte veda eder, sefer dönüşünde de huzura burada kabul 



[1321 Tarilıi Osmanî Encümeni Mecmuası, sah. 2SR. '— YrJi Köskü İle 1173 , ,. 
senesinde Huzur Derslerinin yapıldığı Yalı Sepetçilerin aynı yer olup olmadığım tespit 
GdebUmiş değiliz. 

[133] "Osman Gaziden Atatürk'e, sah. 61. 



IIÖ — 



olunurlardı. Bir bodrum katı üzerine etrafı revaklı ve genig saçaklı haıi- 
kulâde zai'il bir köşktü. Serdab Köşkü ile beraber Tanzimat ricalinden 
Keçecizade Fuad Paşa sadaretinde, galiba tamir masrafından kurtulmak 
üzere, yiktırılmıştır» [134]. 



TOPKAPT SARAYI 
(Yukarıdaki cetvel, No. 11) 

Sarayburnunda deniz kenarında, Boğaziçine, Üsküdardan Kadıköy ve 
Modaya, Mannaraya bakan bir büyük ah§ap saraydı kî, bütün Yeni Saraya 
— yani bugün Topkapı Sarayı diye anılan ve Osmanlı hanedanı teşrifa- 
^tmdaki resmî adı «Sarayı cedidi âmire» olan kasırlar, köşkler v.s. nin 
bütününe -—- adını vermiştir. îlk yaptıran Üçüncü Alımet ve tevsi eden de 
Birinci Mahmut'tur. Bir sır kâtibinin hâtıra defterinden öğreniliyor ki, 
arkasında bir büyük lâle bahçesi vardı ; geceleri çiçek tahtalarının arasına 
billur kandiller konulıır, kandiilerin ı§ığı billur menşurlara, çiçeklere akset- 
tirilir, pek muhteşem çırağan saf alan tertib olunurdu. Hayli harap olan 
bu ahşap sarayı Üçüncü Selim yeniden yaptırmayı dügünmüşse de fırsat 
bulamamış, nihayet Hicrî 1233 (Milâdî 1817} de İkinci Mahmut yenilemişti. 
1862 de bir yangmla mahvoldu [135]. 

ESKİ MABEYİN DAİRESİ 
(Yukandaki cetvel. No. 14) 

Halûk Y. Şehsuvaroğlunun, Cumhuriyet Gazetesinin 26 Nişan 1953 
tarihli nüshasmdaki yazısından aşağıdaki malûmat almmi-stır: 

«Hırkai Saadetten Hareme geçilen mevkideki bina, sarayda eskiden- 
heri I. Selim dairesi diye anılmaktadır. 

Bir rivayete göre, Yavuz Sultan Selim, Hırkai Saadet dairesile bera- 
ber burayı da in§a ettirmiş ve o vakitler tek katlı olan binada oturmu§tu. 

Muhtelif devirlerde değişikliklere uğrayanı bu bina 18. asır sonunda 
yeni bazı ilâvelerle ve bir katla bagtan başa değiştirilmişti. I. Abdülharoid 
lıurada devrinin mimarî ve tezyini usullerile 1179 da yeni kısımlar in§a 
^tirmiş ve burası (Yeni Mabeyn) ismini almıştı. 



[134] Aylık Ansiklopedi, Topkapı Sarayı ma.ddGsi, salı. 1027. 
İISS] R. Ekrem Koçu, Ayîık Ansiklopedi, sah. 1027. 



— 120 — 

Bugün tamamen I. Abdüihamid devlinin rokoko karakterini taşıyan, 
mabeyin dairesinde 1. Selim devrinden kaldıkları zannım veren eski tung^ 
dökme kapılar ve tag bir oda bulunmaktadır. 

Şimdi, I. Abdülhamidin yaptırdığı birbirinden gegilen iki salon arasın- 
da tunç kapısı ve Harem taglığına agıian demir parmaklıklı tek pencere-- 
sile fca§ oda bir depo halinde kulla mimak tadır.» 



HAS ODA 
(Yukarıdaki cetvel, No. 15) 

Halûk Y. Şehsuvaroğlu'nun, Cumhuriyet Gazetesinin 21 Nisan 1957' 
tarihli nüshasmdaki yazı aşağıya aynen dercolumnuştur: 

«Topkapı Sarayındaki Has oda^ Fatih Sultan Mehmed tarafından in§a 
ettirilmiştir. Hükümdar kanunn sinesinde bu odadan: (Bir hâs oda dahi ' 
yapılmıştır. Otuz iki hâs oda oğlanı ile iğinde biri silâhtar ve biri rikâbdar 
ve. biri. çuhadar ve biri tülbend oğlanı ola) diye bahsetmektedir, 

Yavuz Sultan Selim, Mısırdan Halifelik alâmeti olan mübarek emanet- 
leri İstanbula getirince hâs odalılara bu emanetlerin muhafazası vazifesi, 
de verilmişti. Bu tarihte oda, mensublarmın sayıları kırka çıkarılmış ve 
bunlara Hâs odalılardan ba§ka (Kırklar) da tâbir olunmuştu. 

Hâs Odalılar Topkapı Sarayında Fatih Sultan Mehmedin yaptırdığı, 
Hırkai Saadet dairesinin alt kısmını teşkil eden binada otururlardı. Bir kaç 
büyük odadan mütevekkil olan bu daire içten bir merdivenle Hırkai Saadet 
odasına bağlanmış bulunuyordu. Bu merdivenin sonunda Hırkai Saadet 
odasına ağılan kapı, Kanunî Sultan Süleyman devrinde ve 960 tarihinde 
örülmek suretile kapatılmıştı [1]. 

Bugün Hırkai Saadetin bulunduğu oda ve civarı evvelce hükümdarla- 
rın ikamet ettikleri bir daire halindeydi [2]. Bilâhare mübarek emanetler 
bugünkü odaya yerleştirilmiş, bu odada ve civarında asırlarca müteaddit 
değigiklikler ve ilâveler yapılmıştır, 

Hırkai Saadetin bulunduğu dairede ilk ve esaslı tadiller ÎII. Murad 
zamanında ohnuş, bu hükümdar Has odayı yeni baştan yaptırmıg ve bunurr 



«[İT Merdivenin üst basında ve sıvanmış kapıya, yakın yerdeki duvarın üstüne' 
demir ucuyla su İbare kazılmıştır: (Emri Padişahî vg Odabaşı emrile bu kapıyı Kel 
Ahmed kapadı, tarih 9fi0).5> 

«[2] Ha,f:z M&lımGrt Rcflkr, Fatilı asrında Enderunu Hümayun teşkilâtı, Ededi- 
yalı Umumiye mecmuası, numara 16.» 



— 121 



yanma bir hamam ve önüne büyük havuzu inga ettirmişti. Bu inşaatın 
devamı müddetince eski sarayda oturan hükümdar 23 Eyiûi 1585 te Kadir 
namazmı Süle^-maniye Camiinde kılmı§ ve ertesi günü de Toplcapı Sarayın- 
daki yeni daireye nakleyiemi§ti [3j. Hıri^ai Saadet .üdasinm bu esnada, 
tecdld edildiği ve bilhassa o devrin pek neiıs çiniierlnin oda duvarlarına bu. 
münasebetle kaplandığı tahmin olunmaktadır. 

m. Murad gerek Hırkai Saadet odasma, gerekse orada mahfuz bulu- 
nan mübarek emanetlere kar§] büyük bir itina göstermiş, devrinin bütün 
sanatkârlarmı bu oda ve içindekiler iğin cahştırmîgtır. Hırkai Saadet için. 
yaptırdığı üzeri zümrüd ve yakutlarla süsp altın mahfazadan ba§ka, dığer- 
emanetlerin gene altından ve en nadide kumaşlardan yapılmıg mahfazaları, 
kılıç kabzaları bu devrin yadigârları arasmdadır. 

Has oda IV. Murad zamanında da pek sasaah bir halde bulunuyor, bu. 
hükümdar da zamanlarının birçoğunu burada geçiriyordu. Bu münasebetle 
dairede yeni değişiklikler yaptırmış, zaraanmda alt kattaki eski Has oda 
koğuşu terkedilerek, Has odalılar Hırkai Sadetin karşısına hamamı ve 
diğer müştemüâtile beraber inşa olunan yeni odalarma naklolunmu§- 

lardı[4]. 

IV Murad zamamnda, Has odayı, Evliya Çelebi görmüş ve burayı bir 
saat kadar temaşa etmiştir. Kendisi odayı (büyük kubbeli ve müteaddit 
pencereli bir odadır. Dört köşesinde birer büyük taht yer almakta ve odayı 
bir havuzla şadırvanlar, duvarlarını rengârenk meronerler süslemektedir) 

diye tarif etmektedir. 

Padişahlar bir çok vakitlerini Has odada geçirirler, burada dinî, edebi 
sohbetler yaparlar ve aynı yerde musikiye de rağbet ederlerdi [5]. 

Padişahlar bir çbk devlet işlerine de burada bakarlar, hattâ bazı gece- 
lerini de Has odada geglrirlerdi. Sultan ibrahim rahatsızlık yıllarında 
Sadnâzama yazdığı bir hattı hümayunda bu hususu şöyle behrtmektedır: 
(Selâmdan sonra bizim ahvalimizden sual olunursa Has odada yatıyoruz. 
Gene bir miktar mikamızda keder vaki oldu...) [6]. 

Has oda her devirde büyük bir ihtimam görmüş, hükümdarlar bilhassa 
buradaki Hırkai Saadet odasmı daima tamir ettirmişler, oraya yeni güzel 
şeyler koymak arzusunu duymuşlardır. 

XVIII. asırda bir Has odah buranın kendi devrindeki vaziyetini §oyle 
anlatmaktadır: (Has oda tâbir olunan odada padişahın kendisine mahsus 



«[31 Selânlkî tarihi, yazm-ı nüsha.» 
«[■1 8] Ata tarihi, cild 2, sahife 93.» 

«Lr,j Evliya celebi, Bas Odada IV. Muradm humarıma aıkısmı anlstırlîen. padişa- 
hın emrllc orada muYAelU şalgamlarda şarkılar okuduğunni ü:ı yazmai^tadır,» 
([G] Topliapı Sarayı Arşivi, 7023/3S0.* 



/ 



— 122 — 

müteaddit odaları ve diiküga sofaları bulunup, her birinde duran tahtlar, 
■diba şilteler ve yastıklarla dögenmiş ve bunların üstleri atlaslarla örtül- 
müştür. 

SaraydaKi gıımanlar- arasında Kırklar tâbir edilen Has odahların bütün 
zabitleri ve serç^meleri tavaşî ağalarmdandır. Has odabaşı, silâhtar, çuha- 
dar ve rlkâbdar ağalarının odaları Has odanm haricindedir. Bunlardan 
başka anahtar, peşkir, ibrik, kahve, masdurcu gulâmlannın ve kırka varın- 
caya kadar cümle neferlerin kaJdıklan büyük odaya Has oda tâbir olunur. 
Has odalılar denilen bu kırklar gece ve gündüz padlşahm hizmetinde kaim- 
dirler. Has odada Peygamberimiz Efendimizin inrkalarımn bulunduğu bir 
hususî oda vardır. Hırka! Saadet bu odada bir bohça içinde ve büyük bir 
taht üzerinde bulunur, o mübarek makamda öd ve amber kokuları hiç eksik 
olmaz. Kırklar bu odamn hizmetinde bulunurlar) [7] . 

Has oda en esaslı değişikliğe Abdülmecid devrinde uğramış. Hazine 
kethüdalığma tayin olunan Dayezade Mehmed Bey Enderun avlusunda eski 
devir binalarını yıktırıp yerine yeni binalar inşa ettirirken (Has odayı da 
tadil ve üzerindeki gayet müstahkem daireleri yıktırarak Has odalılara 
meydan üzerinde bir koğu§ yaptırmıştı) [8]. 

Dayezade Mehmed Bey Topkapı Sarayındaki bu tahrlblerinden dolayı 
ceza görmüş, fakat ondan sonra da Saraya bir takım kötü ilâveler yapıl- 
mış, bu arada Has oda önündeki revakiar arası örülmüş, aralarına küçük 
odalar inşa olunmuştur. 

tkinci Diînya Harbi sırasında yapılan restorasyonlar sırasmda bu 
muhdes kısımlar kaldınlmjş ve Hâs odanm cephesi meydana çıkan revak- 
larîle güzel bîr manzara almıştır. Bu tarihî binanın her salonunda halen 
Türk kumaşları t^^hir edilmekte, Şadırvanlı Sofa, Arzhane ve Hırkai 
Saadet odasîle, bu civardaki Sünnet ve Revan odaları halkın ziyaretine 
kapalı bulunmaktadır.» 



YENÎ KÖŞK 
(Yukarıdaki cetvel, No. 2İ) 

Fatîh*ten sonra oğlu tkinci Beyazıt'm yaptırdığı binadır ki, Yalı 
köşkü yakınların daydı [136]. 



«[7] " tjsküöar]! îbrahîm, Vâk:a,t.» 

T136] Reşat Ekre:n Kogu, Aylık. Ansiklopedi, sah. 1027. 



ONBİRINCİ KISIM 

HUZUK DEKSLERİ MUEAKRÎB VE, MÜHATAPl-AEÎNIN 
HAI. TEKCtJMELEEÎ 



Müracaat mümkün olan ve hatıra gelebilen, muhtelif kaynaklardan 
istifade suretiyle Huzur Dersleri mukarrir ve mııhataplanndan mühim 
bir kısmmm hal tercümeleri tesbit olunabilmiştir. Bu kaynaklar şunlardır: 
. Sicilli Osmanî; Osmanlı Müellifleri; Vak'anüvis tarihleri, bilhassa 
Cevdet Tarihi; îlmiyye Salnamesi; İbnülemin Mahmud Kemal İnal m Son 
Asır Türk Şairleri; aynı raüelUfin Son Asır Türk Hattatları; îslâm Ansik- 
lopedisi; İslâm -Türk Ansiklopedisi (Muhitüknaarii Mecmuası); Kanıu- 
sulalâm'; bazı mukarrir ve muhataplarm Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval 
Dairesine matbu formülerleri kendi elyazılariyle .doldurarak verdikleri 
hal tercümesi varalcalan; son devirdeki mukarrir ve muhataplarm eg, 
evlât ve torunlarının verdikleri malûmat (bacılarının verdikleri sicil cüz- 
danları ve icazetnamelerinin tetkikinden de istifade olunmuştur); bazı 
mukarrir ve muhatapları yakından tamyan dost ve arkadaşlarının verdik- 
leri malûmat; bazılarmm mezar ta§larmdaki kitabeler; bu eserin 1 inci 
cildinde, sah. 612 de gösterlkniş olan memleketimiz müftülerinden gelen 
cevabî mekıtuplar. 



A — HUZUR DERSLEÎÛ MUKARKİKLERİNÎN 
HAL TERCÜMELERİ 

{ Aîfahe sirmıyUi ) 



AMuIîalî Efendi 

Su nâzın Altıncık Muhammed Ağamn oğludur. Doğum tarihi Hicrî 
1118 dir Neyli Ahmed ve Muduınulu Muhammed Efendilerden murettep 
ilimleri okumuştur. 1125 tarihinde medreseye mülâzim olarak kayt olun- 
:muş 1144 senesinde Şeyhülislâm Mirzazade Muhammed Efendinin huzu- 
runda imtihan olunarak İstanbul ruusunu ihraz eylemiştir. Damatzade 
FeyzuEah Efendinin meşihatında Kudüs kadısı ohnuş ve Istanbula avde- 
tinde 1173 Ramazanında Huzur Derslerinin Dördüncü Mecüsi mukarnr- 



— 124 — 

ligine seçilmlglir. Üçüncü Sultan Mustafa, hocanın talâkatma ve geni§ 
maiûmatina meltun kalarak kendisine Şam payesini İhsan etnnig, 1174 de 
Medlnei Müne\'vere kadıhğı ile kadri taziz ve tevkır kıhnınıgtır. 1181 
senesinde İstanbul payesini ihraz etjnig ve 1182 de Orduyu hümayun kadısı 
olmuştur. 

1183 senesi evaihnde Anadolu Kazaskerliği payesine nail olmuş ve bu 
sene Rebiülâharımn yirmi be§inci Pazartesi günü irtihal eylemiştir. 

Müverrih Vâsıf, «Ordu ile beraber hareketin iras ettiği yorgunluğun 
zaafmı arttırdığmı ve bu yüzden nehir yoluyla tshakçı kasabasına gönde- 
rildiğini» yazmaktadır. Vefatı bu mahalde vuku buimu§ ve Sultan Osman 
camii hatiresinde esbak sadrazam Semin İbrahim Pa§a mezan kurbüne 
defnolunmu§tur. 

Müverrih Vâsıf, «Mü§arünileyhin Surci Bakara evailine yazdığı 
Beyzavî haşiyesi müsellemi fühul ve fünunu saireye müteallik risaleleri 
mütedavel ve makbuldür» diyor. Türkçe şiirleri de vardır. «Abdî» diye 
tahallüs etmiştir. 

Ilotin kalesinin tahiisinde inşâ etliği §u tarih pek beğenilmiştir: 

«Abdiyâ tarihi kahrın dedi ehli arşu fer§ 
Moskof u kıldı müdemmer scyfi Sultan Mustafa». 

Ahıskalı Akmct Efendi 

Ahıskalı Ahmet efendi «Büyük Gürcü» namile şöhretlidir, dersiamdır, 
müderris ve Hazine! hümayun hocası olmuştur. 1237 tarihinde Bergi'ye 
nefyolunmuş, bilâhare affa mazhar olunmuştur, Cevdet Tarihi nefy vak'a- 
smı göyie anlatır: «Müderrisinden Gürcü Ahmet Efendi, Fatih camii 
şerifinde tesaddi eylediği Tefsiri Beyzavî ve- Tarikatı Muhammediyye ders- 
lerinde vazifesinden' hariç ledabiri devlete itiraz ile teşettütü kulûba 
müeddi sözler tefevvühüne ictisar edegeidiğinden Ueelihslâh işareti aliyye 
ile evahiri Saferde Bergi'ye nefyolundu ve yevmi nefyinde vafir talebe 
Yeni Camide içtima ile güya iadesi zımnında Şeyhülislâm Efendiye arzu- 
hal vermek sadedinde bulunuldu. Böyle nazik vakitte öyle cem'iyyet mucibi 
gematete âdâ olacak halattan oknası ile ders vekili Ekmekçizade Ahmet 
Efendi ve diğer bazı esatize ile nasihat ettirilerek cem'iyyetieri dağıtıl- 
mıştır». 

Ahmet Efendi, 1242 tarihinde Galata Küçükoda hocası ve aynı sene 
huzuru hümayun muhatabı oldu. 1243-1251 seneleri arasında mukarrirlikte 
bulunmuştur. ■ 



— 125 — 

Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılması sırasında vaizlere ilhak olun- 
muş, sarayda verilen kararda zamanın ileri gelen uleması arasında Gürcü 
Ahmet Efendi de hazır bulunmuştur. 

Yine Cevdet tarihi: «İgte o zaman Sadnâzam ve Şeyhülislâm livayı 
şerifi nebeviyi berduşu ihtiram ederek götürüp meydanda hazır bulunan 
gayretkeganı devlete teslim ettikleri akabinde Ahıskah Ahmet Efendi 
o kadar müessir ve rikkatenglz bir dua etti ki, meydanda ağlamadık adam 
kalmadı» demektedir. 1244 tarihinde fazlma binaen padişahın atiyyesine 
mazhar olmuştur. 1252 tarihinde Selanik mevlevly yetine, 1253 tarihinde 
Mekke payesine, 1255 tarihinde istanbul payesine, 1260 tarihinde Anadolu 
payesine nail olmuştur. 

1266 Balerinin 11 inci günü vefat etmiştir. Edirnekapıda raedfundur. 
Sicilli Osman!, bu zat için «zamanında üstazı kül bir fâzıl idi» diye bahseder. 

(Sicilli Osmanı, cilt 1, sah. 297; Cevdet Tarihi, cilt 12, sah. 20, 184). 

Ahıskah Dersiâm^ İsmail Efendi 

îsmail Nebit Efendi, Ahıskabdır. «Gürcü İsmail Efendi» namile 
maruftur. Dersiamdır. 1244-1263 tarihlerinde muhatap. 1264-1277 tarih- 
lerinde huzur derslerine mukarrir olarak iştirak etmiştir, 1260 tarihinde 
Hamisei Süleymaniy ye'ye müderris olmuştur. 1277 Saferinin 15 inci günü 
vefat etmiştir. Fatih türbesi civarma defnolunmugtur. Vefatından sonra 
1285 tarihinde basılan «Mefatihul tahkik» ismindeki eseri ihnî kudretinin 
yüksekliğine delâlet eder. Sicilli Osmanî bu zattan bahsederken «fudelayı 
asırdan idi:* der. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 382; Osmanlı Müellifleri, cilt 1, sah. 244.) 

Ahıskalı Makamnıed Şerif Efendi 

Muhammed Şerif Efendi, tahsilini ikmâl ettikten sonra dersiam, 
müderris, molla ve Evkaf müfettişi olmuş, 1277-1282 seneleri arasında 
muhatap, 1282-1283 senesinde mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak 
etmiştir. 1283 senesi Şevvalinde Ticaret Müftüsü olmuş, İstanbul ve 
Anadolu payelerini ihraz etmiştir. Bir müddet sonra Anadolu Kazaskeri, 
1305 senes\ Receb ayında Rumeli Kazaskeri olmuştur. 1308 senesi Recebi- 
nin sonlarında vefat etmiştir, Fatih camii şerifi bahçesinde medfundur. 

Sicim Osmanî bu zattan bahsederken; «âlim, fâdıl, nutku mükemmel 
idi» der. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 147.) 

Ahıskah Nnmau Efendi 

Bakınız: Aşağıda Trabzonlu (Ahıskalı) Numan Efendi. 



— 126 — 
Akşehirli Ömer Efeasdi 

Ömer Efendi, Akşehirli Abduilah Beyin oğludur. Müderris ve dersiam, 
ders vekili ve mabeyin hocası olmuştur. Fazlu kemâline mebni şahsına 
hürmeten Rumeli Kazaskerlerine mahsus nisam hümayun ile taltif edil- 
miştir. Sultan Abdülmecit ve Sıütan Aziz'e hocalık etmiştir. 1226-1267 
yıUarmda mukarrirlik yapmıştır. 30 Cemaziyelevvel 1267 de vefat etmiştir.. 

(Sicilli Osman'ı, cilt 3, salı. 600). 

Amasyah Haliî Efendi 

Hacı Halil Efendi, «Kara Kalil Efendi» namiyle anıUr. Amasya vilâ- 
yetinin Mecitözü kazasmm Varay nahiyesinde Kürt karyeii Mustafa Efendi- 
nin oğludur, 1219 tarihinde doğmuştur. İlk tahsilini Amasya ve Konyada 
yaptıktan sonra îslanbulda Vidinlİ Mustafa ve «Kürt hoca» namiyle maruf 
Abdurrahman Efendilerin derslerine devam ve tahsilini ikmal ile 1250 
tarihinde icazet almıştır. 1251 tarihinde açılan rüus imtihanında da 
muvaffak olarak ulemâ smıfına dahil olmuş, bir çok talebeye icazet 
vermjştir. 1255 senesi Cemazîyelâhannda resmî silsileye dahil ve İptidai 
Hariç üe Sımzade mescidinde Dersiyyei Vahit Bey müderrisliğine naU 
olmuş ve tedricen terakki eylemiştir. Fetvahanei âliye de devam ederek 
müsevvid olmuştur. 1263-1278 senelerinde muhatap. 1279-1280 senesinde 
mulîarrirliğe tayin edilerek Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 1278 tari- 
hinde İstanbul kadüığı bab naibi, 1279 tarihinde baş müsevvid, 1281 tari- 
hinde Mahreç mollası, 1282 de- Kassam askeri, o sene Ramazanında Yeni- 
şehir mevleviyyeti tevcih olunmuştur. 1283 tarihinde Haremeyn i muhte- 
remeyn, 1285 de istanbul payeleri ve Evkafı hümayun müfettişliği kendi- 
sine tevdi' Gdihniştir. 1286 tarihinde Hicaza gitmiştir. 1287 de Mec- 
lisi Tetkikatı Şer'iyye ve müteakiben Mecelle Cem^yyeti âzahğma tayla 
edilmiştir. 1288 tarihinde Meclisi İntihabı Hükkâmı §er'i âzası, 1290 sene- 
sinde Anadolu Kazaskeri, 1294 senesinde yeni teşekkül eden Ayan âzah- 
ğma tayin ve aynı sene Recebinin 15 inci günü Şeyhühslâm olmuştur [137] . 

Kazasker Şem'i Efendi müşarünileyhin meşihatma §u tarihi inşad. 
etmiştir: 

«Cevherle yazdı Şem'i mâhı Recebde tarih 
Müjde Halil Efendi mesnedi tarrazı iftâ». 

1294 



ri37f *E]hac Kara Ha,li! Efendi, ŞeyhüliBlâm ve MUftiyüîenâm 114» ("timiy.ve' 
Salnamesi, sah. 60S). 



— 127 -~ 

Bir sene, dokuz ay ba vazifede kaldıktan sonra 1295 senesi Rebiül- 
âharmda infisâü vuku bulmuş, Hey'eti Ayan âzalığı uhdesinde olduğu, 
halde hanesinde ibâdat ve îâât ile meşgul iken 1298 senesi Muharreminin 
27 nci günü vefat eyieraî^tir. Fatih camii gerili bağçesinde Şeyhülislâm 
Hacı Muhammed Refik Elendinin kabri civarında medfundur. 

Hacı Halil Efendi fakih, mütleki, müdebbir bir fâdılı mütebahhir idi. ■ 
Eazi kitaplarda arstaça takrizleri vardır. Murassa' Mecidî ve birinci Osmanî 
nişaniarmı haizdi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 309; İlmiyye Salnaonesi, sah. 6Ö8.) 

AisıüıJcya-is Mnha-mjTsııed Sait Efendi 

Esseyyit Muhammet Sait Elendi, dersiamda'. Rauf Paşaya Kitapçı 
olmuştur. 1243-1251 seneleri arasında muhatap, 1251-1254 seneleri ara- 
sında mukanir oiarsk Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 1253 tarihinde 
Mahreç payesini ihraz ûe Aymtap moiiam, 1254 tarihinde Mekke payesi, 
1264 tarihinde İstanbul payesi, 12G9 Rebiyülevvelînde Anadolu payesine 
nail olmuştur. 1271 senesi Rebiyülevvelinin 17 nci günü vefat etmiştir. 
Sicilli Osmanî bu 'zattan bahsederken, fudeladan, muhaddis ve müfessir 
olduğunu da yazar. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 45.) 



Ef. 



Eakımz: aşağıda (Seyyit) Mün^b Ef. ile Sıraceddin Mustafa (Sıracî), 



Arab^rîi Hüseyin A^ııi Efendi 



Hüseyin Avnl Efendi (Hüseyin Avni Karamehmedoğlu), Hicrî 1280 
senesi Şaban ayında Arabgir kazasmm Hazanek mahallesinde doğmuştur. 
Babası «Molla Hasan» namı ile mâruf Kara Mehmed oğlu hoca Hasan 

Fehmi Efendidir. 

İptidaî ve rüştı tahsilini ikmal ettikten ve babasından da feyz aldık- 
tan sonra Arabgirde Çarşı camii şerifi kargısında btüunan Ispanakçızade 
medresesinde müderris Mustafa Fevzi Efendinin dersine devam ile arabl, 
farisî ve diğer mürettep ve mütedavel dersleri okuyup 1303 senesinde 
icazet almıştır. Aynı sene içinde İstanbula gelerek muhtelif esatizenin 
derslerinden istifadeye başlamış ve bu meyanda Beyazıt camii gerifi dersi- 



— 128 ~ 



âmîanndan Bayburtlu Hüseyin Küsnü Efendinin ilmi akaidden tedris 
etmekte olduğu Celâl dersine ve Şeyhülislâm Bodrumlu Ömer Lûtf i Efen- 
dinin -dersine de devam ederek iki icazet daha almaya muvaffak olmuştur. 

Üryanîzade Âhmed Es'ad Efendinin meşihatı zamamnda icra kılman 
ruus imtihanmda ehliyyetini îsbat ederek dersiam ve müderris olmuş ve 
1305 tarihinde Beyazıt camii şerifinde tedrisi ulûma başlamıştır. 

On dört sene devam eden mesaiden sonra birinci defa Beyazıt camii 
şerifinde seksen be^ talebeye icazet vermiş ve padişah tarafından altın 
liyakat madalyası üe taltif edilmiştir. 




Am'bgiTU Hüs<!?im Avni Efendi 



İkinci, defa Lâleli camii şerifinde Şerhi Akaîd ile biriikte ilmi hadis- 
den Buharii §erif tedrisine de başlayarak 1324 tarihinde bir cemi gafir 
halinde talebeye icazet vermiştir. 

1320 senesinde Beyazıt camii şerifinde (ikindi namazını müteakip 
okunan ve ikindi dersi namiyle adlandırılan derslerde [138]) allârae hoca 



[138] Sayın Hazml Tura «'azısında o tarihlerde istanbul cami ve medreseaerlnde 
okutulan derslere temas ederek: «Bu derslerin tahsil ve tatil günleri dersleri namiyle 
llcive aynldıâmı, Cuma ve Salı günleri tatil günleri sayılöıtı icln bu günlerde mürettep 
derslerin okutulmadığım, takat Hüs<;yiiî Avni Efendi Kibi bütün ömrünU tâlim ve 
tedrise Hasretmiş olan bazı müderrislerin lâUl günlerinde dt; m^rettep dersler hıırı- 



— 129 — 

.Sadeddini Teftazanînin [139] ilmi maahi ve beiâgatten bahis «Mutavveb 
namiyle meşhur bînazir kitabını okutarak talebesine icazet ver- 
miştir. Hüseyin Avni Efendi pek çok sevdiği Sadeddini Teftazanînin bu 



cinde (Âöab^ .vn.'z, aruz, alâka ve saire gibi) bazı dersler okuttuklannı, bunlara ^ 
cüz'iyat ûersi^ri denildiğini» bildirmiştir. d 

Yine yazısının bir yerinde: «İstaJibul dersiamlarının müreıUcp dcMTsleri okutarak 
icazet verdikten sonra ekseriyetle ted,rls sahasını yeni yetiden dersiamlara bırakarak 
İstirahat, mütalâa ve tölif âlemine ^■ekilmeleri .mût.ıdlan olup, Hüseyin Avni Efendi 
de böyln hareket ederek kondiKİni yalnız ilme vakfetfiği halde bir kısım müntejıi; 
talebe etrafını -sararak tekrar derse çıkmalını rica etmeleri üzerine bu rica ve istir- 
hamlara dayan'amıyarak Lâleli camii şerifinde ikinci dela derse çıkarak Serili Akaid 
ilö! birlikte ilmi hadisden Buharii gerlf da okuttugrunu, 1324 senesinde talebesine îcaznt 
verdiğini» byyan etmiştir. Hazmi Tura da. bu sene icazet nlan talebe arasındadır. 

Meşihatı îsiârriiyyede icrası mûtad olan ruus imtihanlarına da temas ederek: 
«O senelerde ruus imtihaniarının Sadeddini Teftazanî'nin ilmi ma&ni ve beiâgatten 
bahis (M'ulavvel) nam kitabından yapılması usul ittihaz edildiğinden 1.324 senesinde 
yapılacak ruus imtihanlarına bir hazırlık olmak üzere Mutavvel dersine çıkması yine 
kendisinden rica edilmiş, Hüseyin Avni Efendi de talebelerinin bu arzularını is'af ile 
1320 tarihinde Beyazıt camii serilinde her gün ikindi namazını mütcajîip IMutavveîin 
tedrisine tıasiamıg, bu tedxis İki sene devam etmiştir. 

Mutavvelln ügüncü kısmı ilmi Bedi'c alt ve îlmi Aruz ilfi alâkalı bulunmaKi 
sebebiyle üçüncü sene de Aruzu Endülüs! -okutmuş ve icazet vermiştir.» deımisti.r 

Sayın Ha^mî Tura, Hüseyin Avni Efendinin şahsiyetinden bahsederken: «Tarihi 
âlım Sadettin! Teftazani'ye olan hürmet ve muhabbetinin bir nisân^'Si olmak üzere 
ilk dünyaya gelen oğluna Sadeddin ismini vermiş ve öteden beri ulemanın baba veya 
oğul mânasına gelen kelimeler ile küny6l:^nmck mû'tadlan olduğundan Hüseyin Avni 
Efendi de Ebussaad ismiyle künyelenmis ve ts.lebesine verdiği İcazetnamelerde bu 
künyesini kullanmıştır.* demektedir. 

Hüseyin Avni Efendinin büyük oğîu Sadeddin Karamehmedoğlu yüksek mühen- 
distir. Devlet Demiıryolîarı ve Limanlan inşaatında memlekete mühim ve nâf! hiz- 
metler ifa etmektedir. Kıymetli bir zattır. 

[139] Sadeddini Teftasani: Sadeddin Mes'ud bin Ömer, eazımı ulemayı islâmdan 
olxıp Hicrî 722 tarihinde Horasan civarında Teftazan karyesinde doğmuş, Hicrî 792 
senesinde Semerkantte vefat etmiştir. Timurlcngin hizmetinde bulunmuş, hu cmanglr 
tarafından pek cok hürmet ve tazime nail olmuştur. Tefsir, fıkıh, akaid ve sair 
mütedâvel ilimlerde asrınm' feridi olup bu ilimlerin cümlesinde muteber tellfatı 
clmakla, bu telifatı kendisinden et\'ve]ki teiifatın cogunu iptal etmiştir. Bütün âlimler 
"Mtaplannı şerh, tahşiye ve tsdrise bas-lamıs olduklarından Teftazanl Ulemayı İslâm 
^levrinl ikiye bölüp kendisinden evvel gelenlere «mütekaddimln» ve sonra gel-snlere 

«müteehiıirln» namı verilmiştir. 

Teftazaniden evvel Hoenl tahribatı medenîyyeti isiâmiyyeye bir fasıla vemıîs, 
İslâm memleketlerinde ilim ve âlimler kalmatnıs idi. TeftaMnl îslâm maarifine yegıl 
bir devir açmış ise de, bu yeni maarif şer'î ilimler ile ulûmu aliyyeden ibaret kalırng, 
mütekaddimîni ulemayı islSmın fûnunu akliyye ve hikcmiyyedeki sa'yi ve hikmetleri 
-semereleri metruk ve mühmel bırakılmıştır. Teftaaani Osmanlı ülkesine dahi şeyyaîıat 
.ebmiş, Osmanlı âlimler! île ilmi ve seri mübaheselerde onlara, galehe çalmıştır. O 

Huzur Dersleri C. 11 — -9 



— İ30 — . 

eserini keridisine has tatlı, .selis bir üslûb ile gayet muhakkikano bir surette. 
takrir ettiği sırada pek çok müntehi talebe hazır bulunur, bazan iki yüz 
kişij^ tecavüz eder idi. 1320 senesinde Maarif Nezaretince Darülfünunda 
ilmi kelâm müderrisliği uhdesine tevcih edilmig, 1324 nenesinde Me§ihatı 
İslâmiyye Ders Vekâleti Mechsi MesaUhi Talebe âzalığma, 1329 senesinde 
î^tihde Sahm medresesi Edebiyatı Arabiyye müderrisliğine, 1333 sene- 
.sinde Medresei Süleymaniye Müdürlüğüne ve 1334 senesinde Darülhikme- 
tülislâmiyy& âzahğma, ilk defa vekâleten, bilâhare asaleten 1335 sene- 
sinde Darülhikmetülislâmiyye riyasetine tayin olunmuştur. 

Tevhidi tedrisat kanunu ile medreselerin ve Darülhikme'nin ilgası 
üzerine JMilâdî 1926 tarihinde Büyük Millet Meclisi kararile Darülfünunun 
İlahiyat Falîüllesi hadis ve tarihi hadis, ilmi kelâm der.sleri müderris- 
iiğine tayin olunmuş, Milâdî 1934 senesinde İlahiyat Fakültesinin ilgası 
ve Darülfünunun Üniversiteye tahvili üzerine emekliye ayrılmıştır. 

1330 senesinde Huzur Derslerine muhatap tayin edilmiş ve 1334 sene- 
sinde mukarrirliğe terfi etmiştir. Takrirlerinde kendisine iıas talâkatı 
iisan ve selâseti beyanı padişahın takdirim mucip olduğu gibi muhatapları 
dahi ilminin yüksekliğine hayran olurlar idi. Bu vazifesi 1341 senesine 
kadar devam etmiştir. 

Hüseyin Avni Efendi, hayatını ilme ve mütalâaya hasretmiş büyük 
bir din âlimi idi. Metin bir hafızaya, geniş bir karihaya ve sür'ati intikale 
malik, her sorulan suale ikna' edici cevaplar verir, her türlü ilmî mesaile 
vukufu tammı olmakla nıüşkülleri halledici idi. Belagat ve edebiyyatı 
arabiyyede yedi tûlâ sahibi olduğu gibi edebiyyatı farisiyycde dahi aynı 
kudret ve kuvveti haiz idi. 

Vakan ilmîsini mtchafaza etmekle beraber, güler yüzlü ve tatlı sözlü 
idi. Meclisinde daima ilmî sohbetler cereyan eder; arapça, farsca ve türkçe 
şiirler okuyarak muhataplarını müstefid edeı- idi. 

Hilkaten, tab'an halim - selîm olup hiddet ettiği hiç görülmem i^tir- 
Herkese hüsnü zan eder, her veçhile zühdü takva sahibi idi. 

Son zamanın büyük din âlimleri kürsü faziletinde yetişmiş zatlardır. 



vaklttenberi memleketimizde 'dahi Teflazanl'nin tölifatı tedrisf^ esas ittihaz edilmi§tlr. 
Osmanlı âiLmlerini, Yezid'e laneti tecviz ettirmeye kandıran -allame Teftazanî'dir. 
Pek çok telifatı vardır. (Eserleri Kamusuî âlâmda gösterilinistir.) BaşUcaîarı şunlaj-- 
ölt: Hadisde Kitabülerbein, Nalııvde îrgadülhâdi, Telhis üzerine Mutavvel ve Muhtasar 
unvan lîiriyle iki şerhi . (Kanıusul-aiAm, sah. 1G57). 



_ 131 — 

Develii hanedanından ve huzuru hümayun muhataplarmdan Kayse- 
rili Ali Rıza Efendinin damadı idi. 

Kısa bir hastalığı müteakip 1373 senesi Ramazanı §erif aymda (IX 
Mayıs 1954) iftai' zamanı ruhunu AUaha teslim ve huzuru ilâhide iftarını 
etmiştir. Edirnekapıda Şehitlik'te medfundur. 

Mhadis: Elmü'minune lâ yemutune bel yentekıluno- min daril îenâ 
ilâ daril beka ( Mü'minler ölmezler, dünyadan âhirete göç ederler.) [140]. 

Üstadın eserleri şunlardır: 

1) Eımakdürraic fi şerhi dibacetün netayic: nahıvdan İzhar şerhi 
netayicinin dibacesinin şerhidir. İ307 de basılmıştır. 

2) Ta'likat alel kasidelüllamiye (Kavaidi nahviyyeyr tatbik içün- 
İbni Verdinin «Tuhfetül ihvans adlı kasidei Lâmiyesine ta'likat) : 1306 da 
basılmıştır. ' - 

3) İlmi Kelâm Dersleri Takriratı: Darülİünunda ilmi kelâm dersleri 
takrirleri olup 1331 senesinde ikinci defa basılmıştır. 

4) Şerhül kasidetünnuniye: Ebül fcthül Vüsti'nin kasidei nuniyesi 
şerhidir. 1312 de basılmıştır. Üstad etrafına haşiyeler yazmış olduğu bir 
nüshayı talebesi Hazmi Tura'ya hediye etmiştir. 

5) Tarihi İhni Hadis: Milâdi 1926 senesinde Darülfünunda takrir 
olunmuş, 1938-1942 senelerinde bazı ilâveler yapılarak yeniden yazılmıştır. 

6) El fevaidi fil kavaidi vel fevaid. 

7) Mecmuatül müdevven. 

. 8) Şerhi §evahidîssadeddin : 1314 de yazıhnıstır. Son olarak zikre- 
dilen bu dört eser basılmamıgtır. 

(Hüseyin Avni Efendinin hal tercümesi «Arabgir'in tarihimize verdiği 
büyüklerden» namı altında talebesi Beyazıt camii şerifi dersiamlarından 



[140] Harii-sl şerifin izahı: 

İsiam esas itllîa,dina göre ölüm yoktur, fena ilinden beka iline göç etme vaTû.aF\ 
>:t, kemik ve kandan teşefckül eden bedenimiz, yani mijddî ve unstırî hayatımız sfma. 
erer. malıv olup biter. Ruhumuzla letafet âlemine göçeriz, orada AlİEih bize o âlem* 
güre bir suret ve bilînek v(;rir, dünyadaki alılâk ve efalİTnize göre öp "bir haya,t, 
cennet ve cehennem hayatî verir, Böylece ettiklerimizin, yaptıklarımızın kötü ve iyî 
karşılıklarını görüp çekeriz ve ebedi . ö5r hayat geçiririz. İslâm terbiyesinde «nefs»- 
dediğimiz varlığın dereceleri v-ardır ve bunların hepsi Kur'anı Kerim ve hadisi 
nebevî ile pek a,cak tarif ve tavsif edilmiştir. Bunlar, nefsi emmare, ncfai Icvvame, 
nefsi müibime, nefsi mütmainne, nefsi radiyye, nefsi merdlyye, nefsi safiyye adiaj-înı 
ahrlar. îslâm aftiakmm derece derece nasıl yükseldiğini alâmet ve nişaneleri İle bilöi- 
rirler, îsljlm âdap ve ahlâkını din ve tasavvuf kitapları gayet güzel yazarlaı-. Namazın 
Yücup ve farz olmasımn sebeb ve hikmeti kep güzel 'ahlâkdır, Allaha yaklaşmaktır. 



— 132 -— 

ve huzui'u hümayun dersi şerifi muhataplarından Arabgirii Muhammed 
Hazmı Efendi'nin (Haznai Tura'nm) Arabgir Kültür Demeği yayını olan 
«GÖMcfğ» mecmuasının 1955 tarihli nüshasmdaki yazısının tetkiki -ve 
büyük oğlu yüksek mühendis Sadeddin Kararaehmedoğlunun verdiği malû- 
matm ilâvesiyle hazırlanmıştır. Fotoğrafı oğlu tarafından verihnigtir.) 

Babaka^îeli Mustafa Efendi 

Babakalcli Mustafa Efendi dersiamdır. 1226-1243 seneleri arasında 
Huzur Derslerine muhatap, 1244-1265 seneleri arasında da mukarrir ola- 
rak iştirak etmiştir. Saray hocasıdır. Yeniçeri ocağının ilgası sırasında 
sarayı hümayunda hazır bulunmuştur. 1265 tarihinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 644.) 

BahkesirlL Mustafa Münih Efendi 

Zerdezade Mustafa Münib Efendi Balıkesirlidir. FilibeU Hahl Efendi- 
den ders okumu§, ders vekâletinde de senelerce muavin olmuştur. Müder- 
rislikten mahreç ve bilâdı hamse payesine nail olmuş, 1278-1289 tarihleri 
arasında muhatap, 1290-1292 senelerinde mukarrir olarak Huzur Ders- 
lerinde bulunmuştur. 1296 senesi Zilkadesinde JMekkei Mükerreme payesini 
ihraz etmiş, bilâhare Mekke mollası, Trablusu garb naibi, oradan dönüşte 
İstanbul Kadı muavini olmuş, 1309 senesi başlarında, istanbul payesini 
ihraz etmiş, 1309 Cemaziyelevvelinin onuncu günü vefat etmiştir. Yetmiş 
ya§ım geçmiş, fudeladan bir zat idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 297.) 

Bakımlu AbdiUlâtif Eftmdi 

Hacı Hafız AbdüUâtif Efendi Batumludur. Babası Mehmet Şakir 
Efendi, Batum âihnlerinden olup Hicrî 1297 tarihinde muhaceretle geldiği 
İzmit'in Hendek kazasında vefat etmiştir. 

Abdüllâtif Efendi 1275 tarihinde Batum'da doğmuştur, tptidaî tahsili 
ve mukaddimatı ulûmu fünunu babası merhum Şakir Efendi'den tahsil 
ettikten ,sonra 1296 tarihinde îstanbula gelerek Fatih Camii Şerifinde 
Priştine'li Hafız İbrahim Efendiden ders okumuş, bu zatın vefatı ile 
Sultan Selim Camiinde meşahiri fuzeladan Hafız Şakir Efendinin dersine 
devam ederek Hicrî 1308 tarihinde icazet almıştır. 



— 133 — 

Arabî ve farisî lisanlarına âşinâdır. liicrî 1308 senesinde küşad edilen 
rüus imtihanında da be§inci derecede isbatı ehiiyyet ederek Fâtih Camii 
Şerifi dersiamı olmuş ve derse gıkmıştır. 1322 senesinde 140 kişiye icazet 
vermeğe muvaffak olmuştur. Tedrise başladığından be§ sene sonra 1313 
senesinde bir adet İstanbul rüusu hümayununa, 1322 senesinde de dördün- 
cü rütbeden Osmanh- ,ni§anı ve altın liyâkat madalyasına nail olmu^ur. 
Maaşı derece derece terfi ederek Meşrutiyetin ilânını müteakip 1000 kuruşa 
çıkmıştır. 1312 tarihinde imtihan ile Ödemiş kazasının Kuloğlu Medre- 
sesi müderrisliği ^uhdesine tevcih edilmiştir. Fatih Camii Şerifinde icazet 
verdikten sonra Ödemişe giderek orada ne§ri ulûma ve tedrise devam 
etmiş, rüusu derece derece terfi ederek Mûsılai Sahin rütbesini haiz 
olmuştur. 

Evvelâ huzuru hümayun muhatabı olmuş, 1332-İ334 senesinden hilâ- 
fetin ilgası tarihi olan 1341 senesine kadar mukarrirlik etmiştir. 

Meşihatı tslâmiyye Ders Vekâleti Meclisi Mesalih Baş Kâtibi Esat 
Beyefendi şu malûmatı vermiştir: «Bu zat Ödemiş'te vefatına kadar 
müftülük yapmış ve orada vefat etmiştir. Son derece mütteki, seîâhı hal 
eshabından idi. Kuvvetli bir hafız idi. Ramazan gecelerinde hatim ile 
teravih kıidırırdı. Oğlu Kemâl Akyüz babasından sonra Ödemiş'e müftü 
olmuştur.» 

(Meşihatı İslâmiyye'ye verdiği kendi el yazısı ile yazılmış 12 Ramazan 
1332 - 22 Temmuz 1330 tarihU hal tercümesi varakasının tetkiki ile hazır- 
lanmıştır.) 

Ber^ama-h Ahmet Cevdet Efendi 

Bergamalı Ahmet Cevdet Efendi Hicrî 1289 tarihinde Berg:ama'nm 
AUbeyli kariyesinde dünyaya gelmiştir. Babası dâva vekillerinden Çemiş- 
gezekli Hüseyin Aşkî Efendidir. 

Mukaddimatî ulûmu Bergama'da tahsil ettikten sonra îstanbul'a 
gelmiş, Ayasofya Camii Şerifi Dersiamlarından Eğinli İbrahim Efendi'nin 
dersine devanı ile icazetname almıştır. 5 Şevval 1315 tarihinde tedrise 
başlamış, 1318 tarihinde İstanbul rüusu almıştır. Recep 1326 tarihinde 
talebesine icazet vermiştir. Sultan İkinci Abdüİhâmid tarafından kendi- 
sine atiyye ve madalya verilmiştir. 

Meşrutiyyetin ilânından sonra Meclisi Meşalihi Talebe âzalığına 
tayin edilmiştir. Hayri Efendi'nin meşihatı zamanında bir sene kadar 
mazûl kalmıştır. Yine Hayri Efendi'nin Şeyhülislâmlığı zam.amnda icra 
olunan Medreseler teşkilâtında Dârülhilâfe Medresesi kısmı âli ikinci 
sınıf edebiyatı arahiyye müderrisliğine nasbedilerek Mâkamatı Harirî ve 



— 134 — 

Darülfünunun İlahiyat Şubesinde Fıkıh muallimi olarak Hidaye ve Hukuk 
ŞuJ^esinde de vekâleten Mecelle tedris eyledi. Darülfünunun İlahiyat Şube- 
sinin ilgası üzerine tesis edilen Medresetülmütehassisîn tefsir müderris- 
liğine tayin olundu. ' 

Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendinin ikinci defa Meşihatında Darül 
Hikmetül İslâmiyye âzalığma ve 1338-1341 Huzur Dersleri muhata phğma, 
bilâhare 1341 tarihinde mukarrirliğine nasb edilmiştir. 

Mustafa Sabri Efendinin meşihatı zamanında İttihatçılardan oknakla 

âzalıktan azledilmiştir. 

Medreselerin ilgası üzerine Darülfünun İlahiyat şubesine tefsir 

müderrisi oldu. 

İmamı Maverdî'nin «Edebüddünya veddin? nâramdaki eserini tercüme 
ve dört cüz'ünü neşretti. 

Âyâtı Müteşabihe hakkındaki eserinin bir parçası Mihrab Mecmua- 
sında ibaresi tasarruf edilerek dercedilmiş ise de tasarrufa razı olmadığın- 
dan natamam kalmıştır. 

MedrcsG.ve mekteplerde okuttuğu Tarihi Tefsir ve Usulü Tefsir tedri- 
satından müteşekkil eserinin bir kısmı «Tefsirler ve Müfessirler» unvanı 
ile Mahfel mecmuasında intişar etmiştir. 

Ebuialâ-i Maarrî ve Eş'arı hakkında tabedilmemiş bir eseri ve pera- 
kende şiirleri vardır. 

îbnülemin Mahmut Kemal Beyin anlattığına göre: 

«Ahmet Cevdet Efendi, boyu kısaya mail, tıknaz, sakalı kırca ve 
kısa, gözünün biri sakatça, zekî, ehli daniş, letaiften mahzuz, nükte-aşina, 
mazmunperdaz, kahkahası bol, küftar ve etvarda Adanalı Hoca Hayri 
Efendinin mukallidi idi. 

(Ne lâzım ser^ru bed gevheranı asra ey Cevdet) der idi. İstidat 
ve liyakatta akranının ekserisine faik idi. Teessüf olunur ki, genç ıdenilecek 
bir yaşta 15 Recep 1344 senesinde Kızıltopraktaki hanesinde vefat etti. 
Sahrayı Cedîd Kabristanına defnolundu. Mahfel Mecmuası sahibi Tahir 
Beyin söylediği tarih: 

Gitti beka mülküne Cevdeti irfan penah 
Karşı çıksın ana lütfü amimi ilâh 
Muhtıra! mevtidir 

Bergamah Öldü ah.» {îbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır 
Türk Şairleri, cilt 1, sah. 241.) 



— 135 



Bodrumlu Ömer Lûtfi Efendi 



Ömer Lûtfi Efendi, Bodrum kazası, Çıralos nahiyesine tâbi Sandima 
-karyesi iLeri gelenlerinden Muhammed Efendinin oğludur. 1233 senesinde 
dünyaya gelmiştir. Mukaddimatı ulûmu memleketinde tahsil ettikten sonra 
İstanbula gelerek Akşehirli Ömer Efendinin dersi kemalâtına devam ile 
icazet almış ve 1266 senesinde yapılan imtihanda ehUyyetini isbat ederek, 
iptidaî harie ile Fethülgazi medresesi müderrisi ohnugtur. Okunması mûtad 
olan dersleri okuttuktan sonra bir çok talebeye icazet venniştir. 

Sultan Abdüiazizin tahta cülusundan sonra Şehzade Yusuf İzzettin 
Efendiye muallim tayin edilmiştir. 1267 senesinden itibaren Huzur Ders- 
lerinde muhatap olarak bulunmuş, 1282 senesinde mukarrirliğe ^terfi 
etmiştir. 1282 senesinde Tophane müftîliğine naspolunmuş ve 1283 sene- 
sinde kendisine Bilâdı. Hamse mevleviyyeti veriimi§, 1284 de Tophane âza- 
lıgma nakil ve 1285 de Darı şûrayı askerî müftülüğüne tayin kılınmış ve 
ilâveten Meclisi întihabı Hükkâmı Şer'î âzası oknuş Ve bu sırada Hare- 
meym muhteremeyn payesine, bilâhare 1286 tarihinde İstanbul payesine 
:nail olmuş ve Meclisi İmtihanı Kur'a âzalığma getirilmiş ve 1288 sene- 
sinde bu memuriyyetlerin cümlesinden teccrrüd ederek uhdesine Meclisi 
Tetkikatı Şer'iyye âzahğı tevdi olunmuştur. 1290 senesinde Üsküdar Bida- 
yet Mahkemesi Reisi ve 1292 de İstanbul Kadısı ohnuş ve Anadolu Kazas- 
kerliği payesini almış, 1306 senesi Cemaziyelevveiinin on altıncı günü 
Meşihat mesnedini ihraz eylernistir. 1309 senesi Muharreminin yirmi doku- 
zuncu- günü bu vazifeden aj^nlmış, 1314 senesi Zilkadesinin yirm.lnci günü 
vefat etmiştir. Çamlıcada ihyasına muvaffak olduğu cami haziresine def- 
nolunmugtur. 

Ömer Lütfi Efendi, haccülharemeyndir. Âlim, fâdıl (fazlu kemali 
müstağniyi tarif bir zatı âiikader) dir. Murassa, imtiyaz, murassa' Osma- 
nî, murassa' Mecidî nişanlariyle, altun ve gümüş imtiyaz madalyalarım 
hâmil ve hâiz idi. 

Eserlerinden gayet etraflı, güzel arapça ibareli Emsile Şerhi ve Şerhi 
Akaid Haşiyyesi basılmam ıştır. Meşhur Hayalî üzerine «Münehlİevat» 
isimli kıymetU bir eseri basılmıştır. Bazı telifatı ve bazı muteber kitaplar 
üzerine arabî takrizi vardır. Çamlıcada ihya ettiği camii şerif ile mektep 
hayratıdır. 

Fetvası ve el yazısı numunesi İlmiyye Salnamesinde (Şeyhülislâm ve 
müftiyülenam Bodrumî Eİhac Ömer Lûtfi Efendi/ 116) mevcuttur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 865; İlmiyye Salnamesi, sah. 612.) 



-^ 



_ 136 — 

Bosnalı Mustafa Efendi 

Bosnalı Mustafa Elendi, «Esiri hocası» nâmile anılır. Müderris ve 
Fatih dersiamlarından idi. 13 Ramazan 1235 tarihinde vefat etnfti§tir.. 
İğrîkapı'da medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 466.) 

Bülbül Muhammed Efendi 

Bu zat hakkında Sicilli Osmanîde §u malûmat vardır: «Dersiam hoca- 
larından ve mevalidendir. Bilâhare tekaüdünü ihtiyar etmiş ve 1227 tari- 
hinde vefat eylemiştir.» Hicrî 1209 senesinde mukarrirlik etmigtir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 25.) 

Büyük Kudsî İbrahim Efendi 

Aşağıda. K harfine bakınız. 

Büyük Torun Muhammed Efendi 

Aşağıda T harfine bakınız. 

Cîneli 

Bakınız: Çîteli. 

Çarşamibah Muhammed Efendi 

Çargâmbalı Hacı Muhammed Emin Efendi 1225 Ramazanı Huzur 
Derslerinin Birinci Meclisinde muhatap olup, mukarrir Milaslı Müftüzade^ 
Seyyit Muhammed Efendinin seferi hümayunda bulunması hasebile mukar- 
rirlik vazifesini ifa etmiştir. Sicilli Osmanînin verdiği malûmata göre: 
«Ayaklı Kütüphane* nâmile maruf Muhammed Emin Efendiden tederrüs 
etmi§, dersiam ve müderris olmuştur. Bir ara Yenişehir mollası, 1235 tari- 
hinde Şam mollası, yine o sene Mekkei mükerreme mollası ve İstanbul 
payesine nail olup 1239 tarihinde Anadolu Kadıaskeri olmuştur. 1243 Rebi- 
ülâhirînin 27 nci günü vefat etmiştir. Üsküdar'da Seyyit Ahmet deresin- 
de üstadı yanında medfundur. Âlim; fâzıl, mütebahhir bir zat olduğu: 
yazılıdır. 



— 137 — 

Cevdet Tarihi bu zatın rüus almasmı §öyle anlatır: 
«1200 senei cedide Muharremülharaminln evailinde Mutavverin: 
«Elfenri sani» ibaresinden ders gösterilerek rüus imtiiıam icra olunan. 
altmıştan ziyade mülâzimier' bilistlhfcak raüderris oldular. Âlâ okuyanlar- 
dan birisi meşhur Çarşambalı Muhamrned Efendidir ki, Ders Vekili ve 
daha sonra Sudurdan olmuştur.», 

Çarşambah Mustafa Efendi 

Çarşambalı Mustafa Efendi, dersiam ve müderristir. 1228-1247 sene- 
lerinde muhatap olarak Huzur Derslerine iştirak etmiş, 1247 tarihinde 
saray hocası olmuştur. ' 124S-1264 senelerinde mukarrir olarak Huzur 
Derslerine iştirak etmiş, âliııı, tâzıl bir zattır. Yeniçeri ocağının ilgasi- 
sırasmda sarayı hümayunda hazır bulunmuştur, 1264 senesinde vefat 
etmiştir, , 

(Sicilli Osmanî, ciit 4, sah. 644). 

Çerkeşîi Muîiiaınmed Efendi 

Çerkeşli Muhamrned Raif Efendi, Hazinei hümayun hocalarmdandır. 
1342 tarihinde Bektaşilerin ahvalini tahkik için memuren Anadoluya gön- 
derilmiştir. Bilâhare Galatasaray hocası, Orduyu hümayun Kadısı, 1245 
tarihinde İzmir mollalığı itibar edilip müteakiben Mekke payesi, 1249 
Muharreminde İstanbul payesi, 1252 de Anadolu payesi, 1254 tarihinde 
Rumeli payesine nail olmuştur. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılması 
sırasında ileri gelen ulema arasında bu zatın da bulunduğunu Cevdet Paşa 
■ tarihinde yazmıştır. 1237-1243 seneleri arasında huzuru hümayun ders 
mukarriri olmuştur. 1256 Saferinde Anadolu müfettişi olmuş, aynı sene 
Ramazanının 15' inci günü (Kal'ai Sultaniye) Çanakkale'de vefat etmiştir. 
Sicilli Osmanî, fâzıl ve muhakkik bir zat olduğunu yazar. 
(Sicilli Osmanî, cilt 4, .sah. 290.) 

Çiteîi (Gineli) Ahmed Mazrubî Efendi 

1187 tarihinde Süleymaniye camii şerifinde Kazi Beyzavî tefsirini 
tedrise başlayan ve Hicrî 1211 de hatmeden bu zatın hatim duası o sene- 
Zilhiccesinin 2 nci Pazartesi günü büyük bir cem'iyyet huzurunda yapıl- 
mış, bazı ekâbir ve rical ve ulemadan başka tebdil olarak Sadrâzam],a 
Kaptanpaşa dahi mecliste hazır bulunmuşlardır. 14 zata tefsirden icazet 



138 



verilmiş ve Cevdet Paşa merhumun kaydma göre -.tarafı sadaretten hoca 
efeîıdiye bol yenli kürk» ve icazet alan efendilere de atiyyeler ita oiun^ 

""""^Mazrubî Ahmed Efendi, Hicrî 1198 senesinde mukarrirUk etmiştir. 
Sicilli Osmanî sahibi, bu zatm 1211 Zilhiccesinin 12 sinde vefat etmiş 
olduğunu y^ıyor ki yanhştır. Çünkü müşarünUeyhin 1225 Şubatının 
14 üncü günü vefat ettiğini Cevdet Paşa merhum, tarihinin 9 uncu cildi- 
nin 218 inci sahifesinde kaydetmekte ve tercümei halini ilâve eylemekte- 
dir- «işbu Mazrubî Kfendi gayet §uhme§rep olup daima SÜIeymaniye camu 
şenfinde halkai dersine hazır olan talebenin sofumeşrep olanlarma latife 
yollu harfendazı tariz olurmuş ve filasü levent bölükbaşıhgmdan neşet 
eylemi, olduğundan bazan esnayı derste .Benim ayağım üzengideyken 
Kâfiye ezberimdeydi» dermiş. Zatında deiir ve cesur olmak hasebiyle 
medresenuşin olduğu avamda bir gün kuUuk neferatı ile döğügmuş oldu- 
ğundan Mazrubî lâkabiyle şöhret bulmuştur. Ahvali harbu kıtale vakıf 
olduğundan Tatarcıl«ade merhum Abdullah Efendi ile birhkle gerek Top^ 
hanei âmirenin bed'i nizamı ve gerek sünufu sairei askeriyyenm vucubu 
talim ve intizamı meselelerinde azim gayret ve himmetleri görülmüştür. 
Mukaddema Kazi Beyzavî tefsirini okutup hatmettikten sonra saniyen bed 
ile Surei Mümin'in âhirinde vaki .Velha^dmillâhi Rabbılalemm. ayeti 
kerimesine geldikte, Şabamn 14 üncü Sah günü hatmi risaleı hayat ve 
azmi Dâri mesubat eylemiştir. RahmetuUahi aleyh.» 

(Cevdet Tarihi, cilt 9, sah. 218; Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 281.) 

Çorumlu Bekir Efendi 

«Damatzade» namile şöhretüdir, fuzaladan bir zat olup, müderris ve 
ders vekili olmuş, Üçüncü Selime hocalık etmiştir. Hicrî 1198 senesmde 
Huzur Derslerine mukarrir olarak iştirak etmiştir. Vefatı 1203 tarihinde- 
dir Merkadı, İbnl Kemal yanında yol kenarmdadır. 

..Şerhi nevabiul kelim lilzimahşerî. «Manzum ve mansur kitabuledep^ 

eserlerindendir. =, . ., -, ı. ıoo\ 

(Osmanh Müelüfleri, cilt 1, sah. 241; Sicilli Osmanı. cilt 1. sah. 182.) 

Daiıstanîzade Muhiddin Efendi 

Hocazade Muhammed Muhiddin Efendi, Dağıstanlıdır. Müderristir. 
Şehzadelere öğretmenlik yapmıştır. 1277-1283 yılları arasmda muhatap, 
1284-1285 senesinde mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 



__ 139 ■" 

Bilâdı Hamse ve Anadolu payesine, 1291 senesi Şevvalinde Rumeli paye- 
sine nail olmuş, Sadareti Rumeli'yi dahi ihraz ederek Reisülulema olmuş- 
tur. 1309 senesi Recebinin 19 uncu günü bir seneyi mütecaviz bir zaman- 
danberi mefluç olduğu halde vefat etmiştir. 
(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 348.) 

Dağıstanlı İhrdlıiııı Natıki Efendi 

Dağıstanlı İbrahim Natıi^î Efendi, müderris, molla, Meclisi Tetkikatı 
Şer'iyye âzası ve Mekke! mükerreme payesine nail olmuştur. 1286-1291 
seneleri arasında huzuru hümayun ders muhatabı, 1292-1297 senelerinde 
mukarriri olmuş, 1305 tarihinde vefat etmiştir, Eyyüpte Karlık bayırında 
medf undur. 

(SiciUi Osmanî, cilt 1, sah. 165.) 

Bağiî^tanlı Musta-fa Efendi 

Mustafa Efendi, Dağıstanda iplik ticareti ile iştigal eden Hacı Azim 
.Efendi namında bir zatm oğludur. 1263 senesinde Dağıstanda doğmuştur. 

İptidai tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Lstanbulda Kuyucu 
Murat Paşa Medresesine kaydolmuş, Beyazıt Camii şerifinde esbak müs- 
teşar Kayserili Den-iş Efendinin dersine dahil olarak icazetname almaya 
muvaffak olmuştur. 1291 senesinde rüus almış, Beyazıt camii şerifi dersi- 
âmı olmuştur. On yedi sene devam eden dersinin hitamında tedris halka- 
sında bulunan talebeye icazet vermigtir. Arabî ve farisl lisanlarına vakıf- 
tır. 1307-1322 seneleri arasında huzuru hümayun dersi şerifi muhataph-' 
ğında bulunduğu sırada Dördüncü Osmanh ve Mecidî nişanları ile taltif 
edilmiştir. Huzur derslerinde mukarrir vekilliği yaptığı ısırada İstanbul 
payesine nail olmuş, ikinci rütbeden Mecidî nişanı verilmiştir. MukaTrirliğe 
asaleten tayin edildikten sonra Anadolu Kazaskerliği payesine yükselmiş, 
birinci rütbeden Mecidî nişanı ile taltif edilmiştir. 1322-1326 senelerinde 
mukarrirlik etmiştir. ^ 

(Dağıstanlı Mustafa Efendinin hal tercümesi, Meşihat! İslâmiyye'ye 
verdiği kendi el yazı^ ile yazık 5 Ceraazîyelevvel 1328, 3 Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi varakasından ahmnıştır [141].) 



[141] MeonüTin, ketebe ve müstahdemînin tescil edilecek tercümei hanerinln 
■taîıririfıe unahsus varakadır. 



— 140 



Bebreli Vildan Faik Ef«ndi 

.9 

Vildan Faik ilfendi, Osmanlı İmparatorluğu hudutları dahilinde bulu- 
nan Arnavutluk kıt'asmm Debre .sancağına tâbi Rekalar kazası Perseniçe 
köyünde 1269 tarihinde doğmuştur. Babası zürradan İslâm Ağadır. 

Sekiz yaşında iken babası iie birlikte İstanbuia getmi§, Üsküdarda 
oturmuştur. O senelerde Üsküdarda Fıstıklı Mektebi muallimi bulunan 
Selimiyye camii şerifi baş imamı meşahiri tıjaflazdan [142] Ispartalı hoca 
Hâfîz Sabri Efendiden mukaddlmalı ulûmu tahsil etmiğ, on iki yaşınla 
hafız olmuştur. İlmi vücuhdan Seb'a ve Aşere kıraatlerinden mezun olduk- 
tan soma Üsküdarda (I^meâtı Berkiye fi §erhi kasidetüimimiyetül hami- 
diye) nam eserin müellifi Üsküdar muciz dersiamlarından Aiâiyyeii Kara 
Mustafa Efendinin derslerine devam ederek icazet almıştır. 

1299 tarihinde Üsküdarda Yeni Camii §«riide tedrisi ulûma başla- 
mış, 1303 tarihinde ağılan rüus imtihanında da muvaffak olarak Üsküdar 
dersiâmlıği kendisine tevcih olunmuştur. 1314 tarihinde talebesine icazet 
vermiştir. 1301 tarihinde Üsküdarda Toptaşı askeri rügdlyyesinde farisl 
ve bir müddet sonra arabî muallin:iiğinl ifa etmiştir. 

Huzur Derslerine- 1324 senesinde muhatap tâyin edilmiş, 1327 'sene- 
sinde mukarrirUğe terii etmiştir. 1341 tarihine kadar bu vazifede kal- 
mıştır. 

Meşruliyyetin ilânından sonra tahkimi meşrutiyyet maksadiyîe Ama- 
vud İttihat Kulübünün ve Cem'iyyeti îttjhadiyyenin kararları ve Babıâlinin 
tensibi ile Manastır, İşkodra vilâyetlerine gönderilen «hey'eti nasiha» riya- 
setinde bulunmuştur. 

Vüdan Faik Efendi uzun seneler Üsküdarda oturduğu için «Üsküdarlı 
Vildan Efendi» namiyle şöhretlidi-r, ... 

Hicrî 13^. senesinde Üsküdarda Sultan tepesindeki evinde vefat etmiş, 
vasiyyeti üzerine Selimiyyede Çiçekçi tramvay durak mahalli civarında 
Selimiyye dergâhı şerifi karşısındaki hazireye defnedihnîştir. 

Kabrini hali hayatmda kendisi in§a ettirmiştir. Basılmış eserleri 

şunlardır: ^^ , ' 

1) Huzur Dersleri .takrirleri: «.Elmevaizülhisan» namı ile kitap 
halinde neijredilmiştir. (Bu kitabın raukarrirle muhataplar arasındaki sual 
ve cevapları ihtiva eden büyük bir kısmının fotokopisi, aşağıda «Htızfur 
'Derslerinden örnekler» bölümünde gösterilecektir.) 



[142] Ispartalı hoca HMi?. Sabri Efendi Abdüknecld devrinde Ispartadan, Ispar- 
■taılı Serasker Hüseyin Avni Pasa, ve Üsküdar Vîiide camii ^-eriti imamı mesaMri 
hürfazdan Ispartalı Jıoca Ahmed Efendi ile birlikte istanbuia tahsile Relenlerdendiy. 



— . 141 _ 

2) İlmi Fıkıhdan Elkaviüssabit. 

3) Esraissavm. 

4) İlmi sarfdan: Teshilüssarf. 

5) Edebiyyatı arabiyyeden Tuğrayinln Lamiyetüîacem kasidei me§- 
lıuresi. «Tergihül kalem fi LamiyetÜI Acem» ismiyle arabca olarak şerh 
edilmiştir. 

(Meşihatı Islâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 29 Mayıs 1326, 
4 Ceraaziyelâhar 1328 tarihli hal tercemesi varakasmin tetkiki ve Nurııl- 
lah Taceddin Efendinin ilâvesile hazırlanmıştır.) 

DeıiKİîli Yahya Efendi 

Denizlili Yahya Efendi, müderristir. 1243 Zilhiccesinde sarayı hüma- 
yun hocası, bilâhare ders vekili olmuştur. 1239-1274 senelerinde mukar- 
rirlik etmiştir. Cevdet Paşa Tarihi, Yeniçeri ocağınin ilgası sırasında 
toplanan «Meclisi Has» da hazır bulunanlar meyamnda Büyükoda hocası 
Denizlili Yahya Efendinin de hazır bulunduğunu yazmakta, Sicilli Osmanî 
bu zattan -bahsederken âlim ve fâzıl bir zat olduğunu ve 1275 senesi Muhar- 
reminin 25 inci günü vefat ettiğini söylemektedir. 

(Sidlli Osmanî, cilt 4, sah. 644.) 

Dramalı İsmail Hakkı Efendi 

Draraah İsmail Hakkı Efendi, 1301-1307 seneleri arasmda muhatap, 
1307-1319 senelerinde muharrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 
.Fatih türbesi haziresindeki kabrinin kitabesi aşağıya aynen alınmıştır: 

«Süduru izamdan ve mukarrirîni kiramdan, efahimi ulemayı benam- 
■dan merhum ve mağfur hocazade Dramah İsmail Hakkı Efendinin ruhu 
tçin Fatiha. 

15 Cemaziyelevvel Çarşamba 1319 

IVIerhumu müşarünileyh 1250 senesinde tevellüt etmiş ve Fatih camii 
şerifinde üç defa icazet v^:^rerek Mülteka ve Miratz tahşiye ile âlemi mat- . 
buata teberru etmig, Meclisi İntihabı Hükkâm ve Mesallhi Talebe ve Kur'a 
âzası iken sektei kalbden âzimi dân naim ohnu^tur. Cenabı Hak rahmet"^ 
eylesin, âmin.» 



142 



Edirneli Muhammed Zeki Efendi 



Edirneü Seyyit Muhammed Zeki Eiendl, dersiam, müderris ve meva- 
lidendir. U^un seneler sadrâzam müsteşarlığında bulunmuş, Mekke ve 
istanbul payelerine nail olmuştur. Huzur Derslerine 1282-1291 seneleri 
arasında muhatap, 1292-1294 seneleri arasında mukarrir olarak iştirak 
etmiştir. 1314 senesi sonlannda Anadolu Kazaskeri olmuş, 1315 senesi 
Muharreminin dördüncü günü âni olarak vefat etmigtir. tüm sahibi ve 

hafızı kelâm idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 855.) 

Eğinli İbrahim Efendi 

Eğinli İbrahim Efendi, müderris ve Hazinei hümayun hocası olm.uş- 
tur. Cevdet Paşa tarihinde Yeniçeri Ocağmm ortadan kaldırılması sıra- 
sında sarayda hazır bulunanlar meyanmda zamanın ileri gelen uiemasr 
arasında Galata Sarayında Kütüphane hocası Eğinli İbrahim Efendinin, 
de bulunduğunu y^ar. Bu zat, 1237-1254 seneleri Huzur Dersleı^inde 
mukarrirdir, ilmî rütbesi MÛsılai Şahındır. 14 Şevval 1254 tarihinde, vefat 

etmiştir. '^ 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 157.) 

Eğinli İbrahim Haltkı Efendi 

Eğinü İbrahim Hakkı Efendi, Şeyhülislâm Ömer \MX\ Efendiden 
icazet almış, müderris olmuştur. 1294-1301 seneleri arasında muhatap, 
1301-1311 senelerinde mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 
1307 senesi başlarmda İstanbul payesile Şeyhülislâm müsteşarı oîmuş ve 
sonra Anadolu Dayesini ihraz eylemiştir. 1311 Zilhiccesinin yirmi seki^ 
zinci günü vefat etmiştir. Beşiktaşta Yahya Efendi dergâhında medfun- 
dur. Âlim, fâzıl bir zat idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 238.) 

Ekmelîçizade Hafız Ahmet Efendi 

Ekmekçizade Ahmet Efendi Huzur Derslerinde ilk defa muhatap 
olarak bulunmuş, bilâhare 1225-1242 senelerinde mukarririik etmiştir. 
Sicilli Osmanî; dersiam, müderris, 1237 senesi Saferinde ders vekili, .Ende- 
run hocası olduğunu ve Yeniçeri Ocağının ilgası vak'asmda hizmeti sebk 
ettiğini ve 1242 senesinde vefat ettiğini bildirmektedir. 



— 143 



«Üsküdarlı Talât» nâmüc maruf jair Ahmet Talât Beyin, Ekmekci- 
zade Ahmet Efendinin kızı Merzuka hanımm oğlu olduğu. «Son As,r Tü^k 
Şairleri» nde beyan editoiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 288.) 

Ernıenekli Muhammed Aynî Efendi 

Sudmu izam ve esatizei ulemadan Muhammed Aynî Efendi 1287-1313 
seneleri arasında Huzuru Hümayun derslerine muhatap ola'rak işth-^dc 
eonıg, 1313 senesinde mukarrirliğe terfi etmiştir. 1317 senesine kadar 
mukarnrfigi devam etmiştir. Aynı zamanda Buharii şerif hocalanndand.r. 
23 Teşrinievvel 1316 ve 12 Receb 1318 tarihinde Köprü üstünde vefat 
etmıgtır. Mülâhham bir zattı. Oğlu Münib Efendi, Meclisi Maarif âzasm- 
dandı. 

(Bu zatın hal tercümesi hocamız EhüVula Mardin'in notundan 

alınmıştır.) 

Erzineanlı Mültiza^e Muhammed Sadık Efendi 

1216 senesi Huzuru Hümayun ders mukarrirlerinden olan Muhammed 
Sadık Efendi, Erzincanlı Müftizade Mustafa Efendinin oğludur, müderris 
ve dersiamdır. .Osmanh müellifleri» nde beyan edildiğine göre, bir kısım 
İlimlerde vukufu tam esbabından bir zat olup .Şerhi alelhüseyniye 
eladab», «Haşiye aJeltasavvurat mine] mantık», «Hagiye aleltasdikat mlnel 
mantıki, «Haşiye ala istiareü isam» vesair eserleri vardu' 1223 te vefat 
etmiş olup üsküdarda İnadiye'den Karacaahmede giden caddenin sağ tara- 
fında medfundun Aşir Efendi Kütüphanesinde (Sûrei Fatiha haşiyesi) 
vardır. ■ s ^ > 

(Osmanh Müellifleri, cilt 2, sah. 32; Sicilli Osmanî, cilt 3. sah. 192.) 

Erancanlı Seyyit Ömer Efendi 

Müftüzadedir. Hicrî 1197 do Huzur Derslerinde mukarrirlik etmiştir 
Müderristir, 1201 tarihinde Erzurum mollası olmuştur. 
(Sicilli Osmanî, dit 3, sah. 595.) . ■ 

Erzincanlı Yusırf Ziya^ddin Efendi 

Erzincanh Yusuf Ziyaeddin Efendi, Beyaztt camii şerifi dersiamların- - 
dandır. Huzur Derslerine 1339 tarihlerinde mukaırir olarak iştirak ettiği 
bilmiyor ise de, hal tercümesi elde edilememiştir. 



— 144 — 



Fetvaemini Ebubelür Efendi 



TokatU olup babasının adı Abdülkerim Efendidir. 

«selo/biüMrKten sonra 1168 yıU Şabanında S^yhu -laın ~^^ 
zade Feyzuliah Ei. devrinde Fetvaeminügine tayin olunmuştur. 1169 Şev 
vaÎLe Lzkûr vazifeden inüsal etmi,, 1171 .enesi Cemazıyeluias nda 
valmüemezKuı rn^^ihatinde sine aynı makama getırıl- 

.Şeyhülislâm Muhammed Salih Et. megınannüc g :f 

^^^^^^' . ^, ,, ..... y^f „i-, 21 R-cep 1173 tarihli vakfiyesi altm- 

UT ^Feremin, i.e„ uMclne Edirne Paye. tevcih eCiln.i,ürAyn: 
İZ Ramazanmda Gazi üçüncü Sultan M.stafan.n, Devletin resmi te,k.- 
-tl Uhal et Si Huzur Derslerinde ilk dersi takrir etmek «erefı kendt- 
SrnaTo— BU dersi, Müzelle. M..aınmed ve İdris E. lerın 
ridderitirazlannı iskât .derek muvaffakiyetle neticelendtrmısUr. 

U73 senesi Eamazan.nda da gine PM ders müşarünileyh tarafından 

'n^:;^^., .i^-^e Mekke paye. ile de -ti.^— J^- -- 
şabanında istanbul kadısı olmuş ve bir sene sonra azledıtauştır. 
, 1179 Rebiyülâhlrinde vefat eden Ebubekir E£., Eyüp'te Murad Ef. 

'"Suı'^^cnt 1. sah. 180 de kısa bir bil^ verihni^tir. > 



Filibeli Abaullalı Efendi 



Abdullah Efendi, Huzuı-ıı hümayun mukarrlrlerinden Filibeli Halil. 

Beyltal tercümesinden bahsederken babası AböuUah ve amcası Halil 
Fevzi Efendiler hakkında da malûmat vermiştir. 

SoyL Bursah olup cedleri nıutasavvıfadan Muhammed Efendi Bur 

.anriehre Küstü camii katibi id. '^^^f;^:^^^^^:^:^ 

"^"-n^r— Tbu" - ™e""o,lu Mustafa Efendi 
""TLa'tlvS k«üph-e>> unvam ile me,hur olup çok zekî ve bilgili 

^1^::^: tsr r :s:it:^2nL.iy.ti ..^dan .hn^et 



— 145 — 

Halil Fevzi Efendi, diğeri de Asım Bey'İn babası olan Huzur Dersleri ba§ 
mukarriri ve Enderun mektebi hocası Abdullah Efendidir. Bu iki kard^ 
Filibede iken «Hatipzadeler» diye anılırlardı. 1240 tarihinde İstanbula 
geldiler ve «Filibeliler» diye tanınmaya başladılar. Abdülmecit zamanında 
şöhret bulan bu iki âlim kardeşi İstanbul uleması «Ahaveyn» diye yâd 
ederlerdi. Abdullah Efendi, Huzur Derslerine 1265-1271 seneleri arasında 
muhatap, 1272-1281 seneleri arasında mukarrir olarak iştirak etmiştir. 
Abdullah Efendi genç denecek bir çağda vefat etmiştir. Bazı hâgiye ve 
tâlikattan başka bir eser bırakmamıştır. Değerü ediplerimizden İbrahim 
.Aiâiddin Gövsa bu zatın oğlu Âsim Bey'in oğludur. 

FUibeli Halil Kfendi 

Hacı Haiii Fevzi Efendi, Filibelidir. Uzun müddet ders vekâletinde 
İ3ulunduğu iğin «Filibeli ders vekili Hoca Efendi» şöhreti ile tanınmıştır. 
Müderristir, Sultan İkinci Mahmud ve Abdülmecid devirlerinde Huzuru 
hümayun derslerinde 1250-1266 seneleri arasında muhatap, 1266-1272 
seneleri arasında mukarir olarak bulunmuştur. 

Sultan Abdülmecidin huzurunda bir dersi şerif esnasında muhatap- 
ları kendi aralarında ittifak ederek Halil Efendiye müphem bir takım 
meseleler sormuşlar, hoca efendi sorulan her suale ikna edici cevaplar 
•vermesiyle muhatapları ilim ve fazlının yüksekliğini takdir ederek kendi- 
sine hayran kalmışlardır. Sultan Abdülmecid, kendisine hemen mevlevijyet 
ihsan buyurmuştur. 

Sultan Abdülâziz devrinde 1279 Rebiülevvelinde Medine Mollası, 1280 
Şabanında Fetvaemini, 1283 senesinde ders vekili, 1284 Şabanında İstan- 
bul payesi, aynı sene Zilkade ayında Meclisi İntihabı Hükkâm reisi, Ana- 
dolu ve Rumeli payeleri sahibi, İkinci Abdüihamid zamanmda 1295 tari- 
hinde bilfnl Anadolu Kazaskeri olmuştur. 1299 senesinde Hac farizası 
ifa etmek için ders vekâletinden istifa etmigtir. 1302 senesinde ifayı haccı 
şeriften sonra Medinei münevverede vefat etmiştir. • Vefatı zamanında 
yaşı doksana yakındı. 

Âlimi fakih, fazıl bir zattı. Pek çok talebe yetiştirmiştir. Talebele- 
rinin yetiştirdiği talebelerin dahi icazet verdiklerini görmüştür. 

Huzuru hümayun mukarrirlerinden «Küçük Filibeli» namile mâruf 
Abdullah Efendi, küçük kardeşidir. Ailesi hakkında bilgi, bu zatın hal 
tercümesinde verilmiştir. 

Hali] Efendinin matbu eserleri şunlardır: 

Haşiyei cedide alâ şerhi isamilferide, 

İlmi usulden tevşihilusul ve ulûmu âliyenin kâffesinden bahis Hada- 
Ikül imtihan. 

Huzur Dersleri C. II — 10 



— 146 — 

Akaitten Süyûfül ^Kavati [143] ve sairedir.. 

Bu eserlerden bilîıassa «Ha§iyei cedide» bir kavaid hazinesi hükmünde 
olup ulûmu arabiyye ile iştigal edenler iğin tetkik edilmesi lâzımdır. 

(Sicilli Osmanİ, cilt 1, sah. 309; Osmanlı Müellifleri, cilt 1. sah. 395.> 

Galata hocası Küçük Kudsî Efendi 

Aşağıda K harfine bakmız. 

Gelibolulu Muhammed Adil Efendi 

Muhammed Âdil Efendi, Gelibolulu'dur. Dersiamdır. 1286-1293 tarih- 
lerinde muhatap, 1294-1313 tarihlerinde mukarrir olarak Huzur Dersle- 
rine iştirak etmiştir. Mekke ve 1310 tarilıinde tstanbul payelerine nail 
olmuştur. Gehboluda müftü obnuş ve orada oturmuştur. 1313 senesi Rece- 
binin on beşinci günü vefat etmiştir. Âlim bir zat idi. 
(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 264.) 

Geredeli HaJil Efendi 

1197 Ramazanmda muhatap, 1202 Ramazanmda mukarrir olarak 
Huzur Derslerinde bulunmuştur. Dersiam ve saray hocalanndandır. 12ÖS 
tarihinde vefat etmiştir, . 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 301.) 

Gölpazarlı Şafelr Efefflidi 

GÖlpazarh Şakir Efendi müderris ve dersiamdır. 1242-1275 tarihle- 
rinde Huzur Derslerinde muhatap, 1276-1282 seneleri arasında mukarrir 
olarak bulunmuş, «Reisühnukarrirîn» olmuştur. 1283 Rebiülâharinin 
onuncu günü vefat etmiştir. Taşkasapta medlundur. Fâzıl, kâmil bir zattı. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 129.) 



tl431 Bu esere da.ir Türk - İslâm An.siWopedisi'nde (cilt 1. sah. 592) §^ı malûmat 
vardır: .Avasofya'da adlan ilk Darülfünunda nıesUur Cemaleödin Efganî'nin verd^âi 
derslere kargı bir reddiyedir, Camaleddin Efgani. hikmet namı altında,ki bu dersle- 
rinde peygamberleri hükema ile mukayese etmiş ve nübüvveti bir nevi saıı'at gibi 
gösteren beyanatta bulunmuştur. Bu telâkki o zaman bir cok dedikodulara sebebiyet, 
vermiş ve Sarayda telâsı mucîp olmuştur. F5kirlcrdeki galeyanı yaUgtırmak için. bir 
reddiye yazması piidigah tarafından ders vekili hoca efendiye emredilmiştir. Süyufüî, 
Kavâti bu hadisenin hu mecburly etinin eseridir.». 



— 147 — 



Giimiklcüinelî Ahmed Asmı Efendi 



Babası Gümüicüne sancağına bağlı Terziviran köyündeki Medrese! 
Kebir müderrisi Muhammed Ef. dir. «Müderriszade» sülâles indendir. 
1252 de adı geçen köyde doğmuştur. Önce köyün sübyan mektebinde 
Kur'anı hatmedip tec\'it ve ilmihal- ile sair kıraati mutâd olan kitap ye 
risaleleri ve sonra da adı geçen medresede sarf ve nahiv metinlerini 
okumuştur. 

1262 de lahsü için istanbul'a gelmig ve Fatih dersiamlarından ve- 
meşahiri ulemadan Karinabadî Abdurrahman Ef.'nin halkai tedrisine 
devamla mürettep nüshaları ikmal ederek müşarünileyhten icazetname; 
almıştır. 

Türkçe, arapça, farsça yazar ve konuşurdu. Şeyhülislâm Üryanîzade 
Ahmed Es'ad Ef . nin meşihatı zamanında Hamidiyye medresesi için 
ben-nutad icra kılman imtihanda fünunu şettaya müteallik tertip ettifi. 
es'ile ve ecvibeyi imtihan risalesi ve Bodruınî Ömer Ef . nin meşihatı zama- 
nında icra kılman rüus imtihanı risaleleri tabı ve ncşr olunmugtur. Bag- 
kaca tertip ettiği bazı risaleler varsa da basılmamıştır. 

1279 tarihinde 27 ya§ında iken Fatih Camii şerifinde talebei ulûma 
teüdse ba§Iamıg ve 1280 tarihînde Babı Fetvada icra kıhnan rüus imtiha- 
nında ehliyyetini isbât ederek İptidai Hariç'ten bir kıt'a İstanbul rüusu; 
almıştır. 12â2 tarihinde huzuru hmnayun dersi şerifi muhatapbğma tâyin 
olunmugtur. 1292 Ramazanında Sultan Abdülâziz'in huzurundaki mukar- 
rirlik vazifesini ifaya başlamıştır. Takrir tarzı, mahzuriyyeti semyyeyi. 
mucib olduğundan ayrıca atiyyeyi şahaneye mazhar olduğu gibi, Meclisi 
Tetkikatı Şer'iyye âzalığma tayini hakkında iradei seniyye sudur etmiş 
ve maaşmin da 2000 kuruşa iblâğı için başkaca iradei seniyye çıkmıştır. 

1292 den 1300 tarihine kadar Babı Fetvadaki bütün imtihan! arda 
mümeyyizlik etmiş ve bu sekiz sene zarfında intihabı Hükkâm âzahğmda 
da bulunmuştur. 

Sultan Abdülâziz devrinde muhatap olarak bulunduğu derslerde husule 
gelen maiızuzîyyeti seniyye üzerine 3500 kuruş maaşla mahakimi niza- 
miyye riyasetine tayini hakkında irade çıkmış ise de tedrise mani olacağı 
mülâhazası ile istifa etmiştir. . 

Mukarrirliği 1324 e kadar 33 sene -devam etmiştir. 79' da başladığı 
dersiâmlığı 18 sene devam ederek 1297 de icazet vermiş ve ikinci defa 
olarak ^Tasavvurat» tan başladığı tedris ise 1308 tarihinde icazet vermek 
suretile ikmal edilmiştir. 1309 tarihinde üçüncü defa «Kazi Mir» den baş- 
ladığı tedris, 1314 tarihinde icazet vermekle sona ermiştir. 1300 serıe&İ 



— 148 — 

Ramazanında huzurda takriri müteakip Ders Vekâletine bâiradei seniyye 
tayin olunmuştur. İnİisalsiz 25 sene bu vaziüede bulunarak vücudî ânza 

dolayısiyle istifa etmiştir. 

Üryanizade'nin meşihatı devresinde uhdesine Haremeyn ve Bodrumî 
Ömer Ef. nin meşihatı devresinde İstanbul ve 1312- tarihinde huzuru ' 
şahanede ders takriri esnasmda Anadolu Kazaskerliği ve 1315 tarihi 
Mevlidi şerifinde Rumeh Kazaskerliği payelerini ihraz eylemiştir. Tedris 
'rütbesi, 11 Ramazan 1289 tarihinde Hamisei Süleymaniyyeye ve 15 Zilka- 
de 1293 te Süleymaniyyeye terfi etmiştir. Takrir edilen dersler mahsu- 
ziyeti seniyyeyi mucip olarak muhtelif tarihlerde Üçüncü ve ikinci Mecidî 
ni§anlarıyla Birinci Mecidî ve Osmanî nişanları ve gümüş imtiyaz, altın 
Uyakat madalyalarıyla taltife mazhar olmuştur. 4 Receb 1329 tarihinde 
Erenköjöinde sayfiyyede bulunduğu sırada vefat etmiştir. Fatih türbesi 
naziresinde medf undur. Kitabesi şöyle yazıhdır: 

«Hüvei baki 

Efahimi ulemayı ahyar ve eazimi urefayı ebrardan üstazi zi irşadı 
meşhur sabıka Ders Vekili suduru izamdan Gümülcüneli Ahmet Asım 
Efendinin halvetgâhı manevisidir. 4 Receb 1329.» 

(Ders Vekili Ahmet Asım Efendinin hal tercümesi kendi el yazıcı 
ile Meşihatı İslâmiyye'ye verdiği aslından Avukat Halil Fevzi Sayın tara- 
fından çıkarılarak hocamız Ebul'ulâ Mardin'e bir defter halinde takdim 
edilmiş olup bundan istifade edilmiştir.) 

Ahmet Asun Efendinin şahsiyeti ve hususî hayatı hakkında, bir kaç 
ay evvel Allahm rahmetine kavuşan muhterem eşi Bahtiyar Hanımefendi 
(Bahtiyar Erdir) §u malûmatı vermiştir: 

Ahmet Asım Efendi Gümülcünenin Terziviran kariyesinde dünyaya 
gehniştir. Babası müderris Muhammed Efendidir. Dört kardeşinin ikinci- 
sidir. Ağabeyi Mahmut Celâleddin Efendi ile küçük kardeşi Yusuf Ziya- 
eddin Efendi de dersiam ve huzuru hümayun ders muhatabı idiler. 
(Gümürcüneli Mahmut Celâleddin Ef. 1292-1313, Sultanyerli Yusuf Ziya- 
eddin Ef. 1300-1334). Diğer kardeşi Osman Nuri Efendi de dersiamdı. Uzun 
seneler Kırkkilisede (şimdiki Kırklareli vilâyeti) idadî müdürlüğü yap- 
mıştır. Hepsi de ilim sahibi zatlardı. Ahmet Asım Efendi uzun boylu, mavi 
gözlü, kumral sakalh, gayet yakı^ıkh bir zattı. Sakalının yanakları üzerin- 
deki kısım bir az seyrek olduğu için kendisine «:Köse Asım Efendi» de der- 
lerdi. Heybetli, vakur, âlicenap, kendisini ilk gören kimse üzerinde dahi 
hürmet telkin eden yüksek bir şahsiyet idi. Her zamanki kıyafeti: beyaz 
sarık sarar, siyah lata giyerdi. Huzur Derslerinde bulunduğu zaman yakası 
sırmah ve önü tamamen sırmalı yeşil biniş giyer, göğsüne baştan başa 



— 149 — 

ni§anlâr takardı. (O zaman merasim kıyafeti: Şeyhülislâm Efendi beyaz, 
I>ers vekili Efendi ye^il biniş giyerler, diğer ulema rütbelerine göre biJiig 
giy-orlerdi.) Sarığı üzerine iki parmak genişliğinde sınna takardı. Kendi- 
sine tahsis edilen arabada ağası karşısında oturur, saraya Öyle giderdi. 

Kendisinden işittiğime göre, hoca efendiler huzura girer iken evvelâ 
mukarrir olan zat girer, arkadan muhatap efendiler girermiş. Mukarnr 
efendiler oturunca muhatap efendiler kargı sırasına dizilir, yerlerine 
otunırIaı% padişah ta kendi makamına otururmuş. Derslere padişahm emri 
ile başlanır, baş muhatap olan zat mukarrire sual sorarmış ve çok müna- 
kaşah olurmu§. Huzur Derslerinde Şeyhülislâm, Rumeli ve Anadolu Kazas- 
kerleri ve diğer vükelâ da hazır bulunurmug. Padişah tarafından Rama- 
zan aylannda m^ukarrir efendilere yeşil atlas bohça içinde lâhur §al, çuha 
§alvarhk, ipekli mintanhk, kırmızı atlas kese içinde ihsan verilirdi. Huzur 
Dersleri muhataplarından ve son Osmanlı devri Şeyhülislâmlarından Mus- 
tafa Sabri Efendinin eşi Ulviye Hanım, Ahmed Asım Efendinin büyük 
kızıdır. 

Huzur Dersleri muhataplarından Bay Hazmi Tura da su izahatı 

vermiştir : 

Ahmed Asım Efendinin kitapları, Süleymaniyye'de İzmirh Kütüpha- 
nesine biraderi Osman Nuri Efendinin damadı Antepli Şeyketzade Haliî 
Fevzi Efendinin delâlet ve vesaîeü ile İzmirli îsmaii Hakkı Beyefendinin 
Kütüphanesine 2 Kasım 1337 Rebiülevvel 1341 tarihinde ihda edilmiştir. 
Bu meyanda Huzur Dersi takrirleri de 14E>3 No. da kayıtlı bir mecmua 
içinde şu meşruhatla mevcuttur [144] : 

«Huzuru hümayunda takrir olunan Ramazan mev'izeleri. 

Meşihatı İsîâmiyye Ders Vekili esbakı huzuru hümayun mukarrirîe- 
rînden ve suduru izamdan iGümülcüneli Ahmet Asım Efendi merhumun 
Ramazanı şerifte huzuru hilâfetpenahide takrir eylemiş olduğu dersi şerifi 
muhtevi işbu; risale Antepli §evketzade Halil Feyzi Efendinin delâlet ve 
vesateti ile tarafımdan İzmirli İsmail Hakkı Beyefendinin kütüphanesine 
ihda edihnl^tîr. Gürre Rebiülewel 1340, 2 Teşrinisani 1337, merhumu 
miişarünileyhin zevcesi Bahtiyar.» 

Meşihatı îslâmiyye Ders Vekâleti Başkâtibi Bay Es'at Serezli dahi 
muharrir Asım Efendi'nin (Hisalei tmtihaniye) nammdaki eserinin basıl- 
mış bulunduğunu, ikiyüz elli sahife kadar ve arapça yazılmış olduğuniu 
bildirmiştir. 



fl44] Su takrirler, asagıöa «Huzur DersIeo-inöGn Örnekler* klsmma aynen 
dereolımaeajîtır. 



150 



Gümülciineli Hasan Hilmi Efendi 

Hacı Hasan Hilmi Efendi, Gümülcünenin Ada köyündendir. 1251 sene- 
sinde bu köyde doğmuştur. Babası tütün ziraatı üe meşf^ul Emm Efendidir. 
Oniki yaşında İstanbula gelmiş, Gürcü Şerif Efendinin talebesi olmuştur. 
Fatihte Akdeniz medresesinde okumuglur. Tahsilim tamamladıktan sonra 
evvelâ Faüh medresesi müderrisi, bilâhare Mekke Mollası, Anadolu ve 
Rumeli Kazaskeri olmuştur. 1296-1313 seneleri arasında muhatap. 1313- 
1320 seneleri arasmda rnukarrlr olarak Huzur Derslerine iştirak etmişnr. 
24 Ekrnı 1319, 16 Şaban 1321 tarihinde vefat etmiştir. Fatih hazıresmde 

(Bu zatın hal tercümesi, kızı Bayan SaUha Ada tarafmdan bUdınl- 
mi-§tir.) 

GümüşhaııeM Ömer lîulûsi Efendi 

Gümüşhaneli Ömer Hulusi Efendi, «Gerdankıran» lâkabile anılır. 
■ Müderris ve dersiamdır. Şehzadelere hocahk etmiştir. 1262 senesi sonların- 
da Bahriye Müftüsü, bilâhare Yenişehir mollası, 1273 Rebiülevvehnde 
Edirne mollası olmuş, 1274 Rebiülâhmnda Mekke payesini ihraz etmiş, 
1280 Rebiülev/elinde istanbul Kadısı olmuş ve Anadolu ve Rumeli paye- 
lerine nail olmuştur. 1292 Şabanının altıncı günü vefat etmiştir. Kâggârî 
kurbünde nıedıundur. Âlim, fâzıl bir zattı. Oğlu müderris Mustafa Reşit 

Efendidir. 

(Şicilh Osmanî, cih 3, sah. 603.) 

Hadımlı Muhamnıed Hulusi Efmdi 

Muhammed Hulusi Efendi, Konyanm Hadım kazasmın Taşkent nahi- 
yesinin Pirlerkondu köyünün Sarüar mahallesinden Potlakoğulla ondandır. 
Babası Nalîşî tarikatına mensup Abdullah Efendi adında bir zattır, ilk 
tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konyaya gidip tahsilini orada ikmal 
etmiş V- müteakiben tstanbula gelmiştir. Ayaşh Mustafa Efendiden icazet 
almıştır Kendisi de icazet vermiş, Beyazıt camiinde ulûmu ahyye ve alıyye 
tedris etmiştir. İcazet verdikten sonra Topkapı Saraymda Buhariı Şerif 
ve Sifai şerif hocalıgma tayin edilmiştir. 1291-1295 seneleri arasında 
muhatap olarak Huzur Derslerine iştirak etmiş ve 1296 senesinde mukar- 
rirliğe tayin olunmuştur. 1312 senesine kadar bu vazifede bulunan Muham- 
med Hulusi Efendi, bu tarihte Saraçhanebaşmda Mimar Ayaz mahalle- 
sindeki evinde vefat etmiştir. İstanbulda ^Lemyebak Hoca» demhnekle 
iştihar etmiştir. Kabri Fatih türbesi civarındadır. Kitabesinde Vasıf Efendi 
tarafından yazılan tarihten aşağıdaki parça hatıriardadır: 



— 151 — 

«Taziü irfan sahibiydi şeriat hadimi 
Zühtü takva ile mamur olmuş ilîi batını 
Hem mukarrirlik şerefbahş olmugtu zâtma 
Rütbesi alelmeratip İstanbul idi payesi 
Fatiha ile yazdı Vâsıf böyle bir tarihi tam 
Afvede Yezdan Hacı Muhammed Hulusi kulunu 

1312» 

Sicilli Osmanî, bu zat hakkında fasihüllisan olduğunu ve Mekke 
payesini ihraz eylediğini yazar. Vefatmı 1311 Zilhicce olarak gösterir. 

(Hadım müftüsü Bay Ahmet Sait Hadımîoğlu'nun 4.2.1953 tanhh 
.cevabî mektubu; Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 307.) 

Hamldî Mulıammed Efendi . 

1172 de Huzur Dersine muhatap olarak iştirak ettiği zaman, saray 
hocalarındandı. 1173 de V. MecUsin mukarririydi. 1174 de Üsküdar Kadı- 
lığından azil ve Geliboluya nefyalunmuştur. Az bir müddet sonra afîa 

Kiazhar oldu. 

Şeyhülislâm Hamidîzade Mustafa Efendi'nin babasıdır. Mısır'da vefat 
etmiştir. Cevdet Paşa merhum, Hamidî Muhammed Efendiyi «fuhulu ule- 
madan» diye tavsif etmektedir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 247.) 

lîgmh Hasan Fehmi Efendi 

Hasan Fehmi Efendi. Ak§ehir'in Ilgm kazasında 1210 tarihinde dol- 
muştur. Babası Ilgmh Osman Efendidir. Henüz çocuk iken ilme heves 
edip memleketini terk ederek Konyaya gitmiş, fakrü zaruret içinde tahsi- 
line devam etmiştir. Bir müddet sonra tstanbula gelerek fudaladan Vidinli 
Mustafa Efendimn dersinden istifadeye başlamış ve icazet ahnıştır. Açılan 
rüus imtihamnda ehiiyyetini isbat ederek birinci çıkmış, dersiam ve 

müderris ohnustur. 

Ayasof ya -camii şerifinde tedrise başlamış ve pek gok talebeye icazet 
vermiştir. 12G3 İptidai Hariç ile Fethülgazi medresesi müderrisi olmuş, 
alettedriç kat'ı meratip ile Musılai Sahna kadar ilmî rütbesi yükselmiştir. 

1261-1271 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiş 1272-1279 seneleri arasında mukarrir olarak bulunmuştur. Şehza- 
dehği'nde Sultan Aziz'e hocalık etmi§, 1275 senesinde Yahya . Efendiden 
inhilâl eden Ders Vekâletine tayin edilmi§, 1277 senesinde Sultan Azız'm 
-taht'a cülusu ile padişahın hocası (MualUmi Hazreti Şehrlyâri) oldufun- 



— 152 — 

dan §Öhret ve itibarı artmıştir. 1279 senesi Zilhiccesinde defaten Mekkei 
miHserreme, yedi ay Kunra İstanbul payeleri tevcih <jlunmu§ ve padişahın 
Mısıra seyahatinde maiyyelinde bulunmuştur. 1284 tarihinde Anadolu ve 
müteakiben Rumeli Kazaskeri olmuş ve 1285 MuhaxTeminin beginci günü 
Meşihat makamını ihraz ve 1288 senesi Recebinin ikinci günü inEisal 
eylemiştir. 1291 senesi Cemaziyelâharinin dördüncü günü ikinci defa Şey- 
hülislâm clmu§, 1293 senesi Rebiülâharinin on üçüncü günü infisal etmiştif. 

Sultan Aziz'in hal'i vak'asından sonra 1294 senesinde Medinei münev- 
verede ikamete memur edilmiş, ibadet ve taat ile meşgul iken 1298 sene- 
sinde veiat etmiştir. Cennetülbâki'de medfımdur. 

Hasan Fehmi Elendi, âlim, fâdıl, servet sahibi, murassa Osmanî ve 
Mecidî nişanlarını hâmilidi. Fetvalarında imzasını «Ketebetülfakir hâcei 
hazreti şehriyari Hasan Fehmi el Hüseynî» diye atardı. Sultan Azizin 
Mısırı ziyareti sırasında hatibin okuduğu hutbeyi Hasan Fehmi Efendi 
tertip etmiştir. 

Camiülezherin namdar âhmierindcn tefsir sahibi, hafızı hadis, meşa- 
hiri fudaladan Şeyh Seka hazretleriyle görüşmesinde kudreti ilmiyyesi 
ve kemalâtı bediası takdir olunmuştu. Oğlu, sudurdan Ali Haydar Efendidir. 

Eserleri şunlardır: 

Riyazi hakaniyye: Maani, bedi' ve beyandan faâhisdir. Basılmıştır. 

Ahkâmı mer'iyye: Mantıktan manzum bir eserdir. Basılmıştır. 
Levamiiı efkâr. 

Aziziye ve Şerhi Yusuf iyye: Mantıktan manzum bir metin ile şerh- 
dir[145J. Basılmıştır. 

İkisi basılmış, diğerleri basıknamış beş adet imtihan risalesi. 

Şerh aiâ salâtı feyziyye Üşşeyhi ekber. 

Risale fi keyfiyyeti imanı Firavn. 

Şerhi akaid iîe Kadi Sükutisine talikat. 

On iki fenden bahis bir eseri varsa da tamam değildir. Hazreti Mev- 
lânanm «Ey halikı heft asuman der mande em feryad res» raatla'lı müna- 
catma tahmisi. 

Türkçe ve farsça manzum eserleri ve arabça kasideleri vardır. 

Nefis bir hattı talik ile yazılmış arapça divançesi müzededir. 

îlmiyye Sainamesinde fetvası ve el yazısı numunesi vardır: Şeyhülis- 
lam vo Müftiyülenam Hasan Fehmi Efendi 110. 

(Sicilli Osmanî, cild 2, sah. 172; Osmanb Müellifleri, eild 1, sah. 216; 
îlmiyye Salnamesi, sah. 599.) 



E1453 Yusufiyye mantığmın kıyas lıahsi Yemlihuzade Kâmil Efendi tarafından- 
şerîı olunmugltır. 



— 153 — 
Ispartalı AMülkerim Efendi 

Abdülkerim Efendi, Ispartanm Atabey bucağının Pazar mahallesin- 
den Karamanlı oğullarından Süleyman Efendinin oğludur. H. 1255 te 
doğmuştur. 

H. 1275/76 sıralarında berayı tahsil İstanbula gelmiş ve Mahmutpaga 
medresesinde tahsilini ikmal ederek dersiam olmngtur. H. 1280 -1305 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak vazife görmüg, H. 
1305 yılmda mukarririiğe tayin edilmiştir. Bu vazifesine devam ederken 
H. 1313 senesinde kendisine tevcih edilen Mekke mollalığı ile Mekkei 
mükerremeye g-itmi§, 18 ay kaldıktan sonra İstanbula dönmüş ve H. 1315 
senesi sonlarında İstanbulda velat etmiştir. İstihsal edil&n irade! seniyye 
mucibince Fatih Sultan Mehmet türbesi civarına defnedilmiştir [146]. 

Şfihrî (tstanfeHİSn) Ahmet Nüzbet Efcn-di 

Ahmet Nüzhet Efendi, İstanbulludur. Bas imam Şükrü Efendi akra- 
basmdandır. Süleymaniyye dersiâmlarmdandır. Müderris, molla, evkaf 
müfettişi otmu§ ve Mekke payesini ihraz etmiştir. 1278-1289 tarilıİGrinde 
muhatap, 1290-1291 senesinde mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak 



[14G] Yukarıdaki izahat, İsparta MüfUisü Bay M^hnıot Soymen'in 9.2.19fı3, 
tairihli revabî melîtubile gf>ndoril-n ve Atabey'de crr.ekli öğretmen Bay OsmaiT Kutlu 
tarafından hazır laiidıijı bildirilen nottan al:nmı.?tîT. Aym mektupla g-önderilcn ve 
emekli Mitlotvokill Bay"Hi.isnü Özdamar'a ;ıiL notta ise malûmat büraz farklı ola,rak 
su sekiMedir: «Abdü]k£;rîm Eü., H. İ23G scn^^.'îindtt Atabey riahiyfisimn Mültü mahal- 
iDSlndc doğmuştur. Ea.bası Ahmi;l E£. dir. îptidaT tahsUini orada yapmış ve kısmen- 
de babası Ahmet E£. den de^s okı^muglur. Taksiüni îstanburda ikmal ettikten sonra. 
Malımutpa.sa medreKeKin^ müderris olmuştur. ?Iuzur Derslerine önce muhatap, sonra 
da mukarriir olarak iştirak (îtmig, 1313 senesi Muharremi iptidasından itiftaren Aa 
MekkGt mükerreme mollalıgmıa. tâyin ol-unm-uglur. Bir sene vazife ifa ettikt-en sonra 
IstanbuSa avdet ctmis ve 1315 nenesi «rialarmda vefat ctnr.istir. 

Merhum müıî&rtiniieyh, orts boylu, bîiyaz t.'ehreil ve TiKimea sakallı olup vakarr 
llmiyycsini muhafaza ederek yürür, az söyler, çoü: düşünür bir zat idi. Mekkei mükcr- 
remede oturduğu yei^e Beyti m-öa:^zamaya bakmak üzer- pencereden ayrılmaz, her 
gece alaturka saat altıda Beyti muazzaıım'yı tavaf ednrri3ir müddet ı^^maz kıldık- 
tan sunra î^abah nnms.7.ınıı. kııdar teşbih ve tshlil İle meşgul olup ■ cemaatle sabshi 
nama.75nı eda ederek ikamet ettiği mahkemeye avdet ederdi». 

Fezayı dergeiıin Kani atadır ya EesMiaiiâh 

Cenabı melcc-i ehli .reoa-dır.ya Eesniallah. 

Yusufzade Abdülkerim Hikni Efendi 



— 154 — 

etmiş, 1306 Rebiülâhannm 19 uncu günü vefat etmiştir. Üsküdarda 

medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 307.) 

İstaabuUu Hafıa Ahmet Şâkir Efendi 

Hafız Ahmet Şakir Efendi, tstanbulda dogmugtur. Tahsilini zamanın 
meşhur âlimlerinden Rusçuklu Şeyh Mustafa Efendi ile bilâhare Sadrâ- 
zam olan Şir\'amzade Muhammed Rüştü Paşa ve hocai benam Hafız Galip 
Kfendinin derslerine devam ederek tekmil etmeye muvaffak olmuştur. 
Ulûmu arabiyyede zamanmın yegânelerinden mâduttu. Zamonmda yeti- 
şen âlimler içinde en ziyade neşri ilme mazhar olan bir zattır; bkinci 
defa üçyüz kadar, ikincisinde yüzelliyi mütecaviz, üçüncüsünde Sultan 
Seüm camiinde Kadı Mirden bağlıyarak elh - altmış kadar talebeye icazet- 
name vererek dersiamı benam olmuştur. Mahreç ve Mısır Mollası paye- 
sine nail olmuştu. Huzuru hümayun derslerinde 1287-1291 seneleri arasm- 
da muhatap, 1292-1294 seneleri arasında mukarrir olarak bıüunmuştur. 
Fatih askerî rüştiyyesinde vefatına kadar arabî dersi okutmuştur. Ekseri 
zamanlan tedris ile geçmiş olduğundan telif eser vermeye vakit bula- 
mamıştır. Sırb muharebesinde üçüncü ilmiyye taburunda binbaşı rütbesi 
ile harbe iştirak etmiş, Aleksaniçe kasabasının zabtında şehrin en büyük 
küisesinde kürsüye çıkarak Osmanlı padişahı namma hutbe okumuştur. 
Talebesi arasında pek çok kadı, alay müftüsü, muallim ve müdems 

vardır. 

Usulü fıkıhta «Mir'at» m bazı mesailinin halUne dair tâlikatı, ilmi 

nahivde matbu «TabseretültüUâb filirab» adh risalesi ve talebesi taralın- 
dan zapt ve kaydolunan ilmî takrirleri vardır, Ahmet Şakir Efendi, 1315 
senesi Ramazanı şerifinin 24 üncü günü vefat etmiştir. Fatih camii hazi- 
. resinde medfundur. îlmi, irfanı yüksek, fazilet sahibi bir zattı. 

(Osmanh Müellifleri, cilt 1, sah. 340; Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 860.) 

İstanbullu Muhammed Emiii Efendi 

IstanbuUü Esseyyit Muhammed Emin Efendi, 1228-1253 seneleri 
arasında muhatap, 1253-1281 seneleri arasında mukarrirlik etmiştir. 
Sicilli Osmanî, fudelayı müderrisinden bir zat olduğunu, 1282 senesi Rebi- 
ülâhirinin beşinci günü vefat ettiğüıi, Haydarpaşada medfun olduğunu 

kaydeder. 

(Sicilli Osmanî, cilt: 1, sah. 433.) 



— 155 — 
İstanfoııllu İmaıazsude Hafız Muhanmued En^ad li^fendî 

Hafız Muhammed Es'ad Efendi, İkinci Mahmud devri âlîmlerindendir. 
îstantmlda doğmuştur, Zeyrek camii imamı Konyalı Ahmed Efendi- 
nin [147] oğludur. 

Dersiam ve müderristir. 1232 senesi Ramazanında Kudüs mollası, 
1239 senesi Rebîülâhannda Mısır mollası, 1243 tarihinde Medinei münev- 
vere kadısı, 1245 tarihlinde Halep kadısı ve Mekkei mükerreme payesine 
nail olmuştur. Bilâhare Evkaf müfetti§i olmuş, bir müddet sonra İstan- 
bul payesini ihraz eylemiş, 1254 tarihinde Edebiyye ve îrfaniyye mek- 
teplerinin açîlışmda Anadolu pâyesiyle bu mekteplerin nezareti verilmiş- 
tir. 1256 senesinde Rumeli payesine nail olmuştur. 1265 senesi Zilkadesin- 
de Edebiyye ve îrfaniyye mekteplerinin mekâtîp müdürlüğüne havale 
edilmesiyle kendisine Meclisi Vâlâ âzalığı vazifesi verilmiştir. 1226-1240 
seneleri arasında muhatap, 1241-1251 senelerinde mukarrir olarak Huzur 
Derslerine iştirak etmigtir. ' 

1267 senesi Cemaziyelev velinde bir gece Meclîsi Vâlâ reisi Rıfat paşa- 
nın konağında hastalanarak evine döndüğü sırada vefat etmiştir. Süley- 
maniyye türbesi hazireslnde medf undur. 

Sicilli Osmanî, Muhammed Es'ad Efendi için: «Efâdılı ulemayı Rum- 
dan olup hakgû, natuk, sözünü saklatmaz bir zat idi» diye bahseder. 

Basılmış eserleri vardır: Akaidden meşhur Dürrü Yekta şerhi, Şerhi 
Seraciye; bımdan başka Hilyetünnaci Ismile' Halebî şerhi. îstanbulun fethini 
bildiren (Letüftahannel Kostantiniyye) hadisi şerifinin şerhini hâvi 
Fethi Kostantiniyye risalesi, mantıktan Kazâyânın tasdik ve tefrikine ve 
sarfdan înfiâl babının tatbikine müteallik risaleleri vardır. 

Muhamlned Es'ad Efendi tarikatı halvetiyyenin Yiğitbaşı şubesinden 
müstahlef idi. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılması sırasında Padişa- 
hın yanında bulunan ulemâ arasında Muhammed Es'ad Efendi de vardı. 
Oğlu Muhammed I^les'ud Efendi, Yenişehir ve Filibe mollası olmuştur, 

«Osmanlı Müellifleri» yazarı, Muhammed Es'ad Efendinin vefat tari- 
hini 1276 senesi olarak göstermiş ise de SiciUi Osmanî ve medfun bulun- 
duğu Süleymaniyye türbesi civarındaki mezar taşı kitabesinde vefatının 
126? tarihinde olduğu yazılıdır. 



ri4T] «Afuhammed Ks'ad bin Aîımed elmüstchir biimamzade elmüşeırrsfü bi 
rütbeti ssdaretirruîn» (Beya2it camii şerifi dersiâınlanndan Halil Fcîvzİ EfGnriPnin 
ioazKtnam esinde yazılıdır. Osmanlı Müellifleri adlı eser ve Slelili Osmanî, bu zatın 
babasmm isminî bildlrmcmislcrrîlr.). 



— 156 — 

Hadis: «Letüftahannei Kostantiniyyet ü Menimel emirü emirükâ fele- 
nimei ceygü zâlikel cey§.» (Kostantiniyye elbette fethedüecektir. Bu 
büyük İslâm fethini meydana getiren İslâm emiri ne büyük, ne iyidir.! 
Onun askerlerine ne mutlu!). 

Muhammed Es'ad Efendinin Süleymaniye türbesi haziresindeki man- 
zum mezar taşı kitabesinin son beyti: 

«Bu tarihimle ey Saffet müveddetler salâ verdi 
İmamzade tevafı kıble etti geldi gitti vâh 
Fi sene 126T 3 Cemaziyelevvei 
Harire Muiıammed Rif'at.» 
(Osmanh Müellifleri, eüt 1, sah. 244; Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 341.) 

tstavıbııUu Mııhammed Es'ad Efendi 

Muhammed Es'ad Efendi, 1293-1322 seneleri arasmda muhatap, 1322- 
1326 seneleri arasmda mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 
Encümeni Teftiş ve Mtıayene âzalığmda bulunmuştur. 2 Muharrem 1341 
(1922) tarihinde vefat etmiştir. 

(Bu zatm haî tercümesi, hocamız Ebüîulâ Mardin'in notundan alm- 

mı§tır.) 

İstanbullu Muharmued H^şîm Efendi 

Muhammed Haşim Efendi, Nusretiyye camii imamı Reisülkurra Haci. 
Ahmed Efendinin oğludur. Huzur Derslerine 1301-1318 seneleri arasmda 
muhatap, 1318 - 1322 seneleri arasmda mukarrir olarak iştirak etmiş, 
Anadolu Kazaskerliğine kadar irtika etmiştir. Vefatı tarihi, 19 Şubat 

1319, Hicrî 1322 dir. 

(Bu zatın hal tercümesi, hocamız Ebül'ulâ Ivlardinin notundan alm- 

mıgtır.) 

IstanbuUu Muhammıed Rayri Ef«ndi 

İstanbullu Muhammed Hayri Efendi, 1339 senesi Huzur Dersi VIU. 
Meclisinde muhataphk etmiş, bilâhare mukarrir olarak derslere iştirak 
etmiştir. Fatih camii şerifi dersiamıdır. Haî tercümesine dair başkaca 
biîgi elde edilememiştir. 



— 137 — 
Kângırılı Şeyh Abdullah Efendi 

Abdullah Efendi Kayyumzade, Kângmiıdır, müderristir. Huzur Ders- 
lerinde 1224 senesinden 1227 senesine kadar muhatap ve 1228 senesinden 
1237 senesine kadar mukarrir olarak bulunmuştur. 3 Muharrem 1227 tari- 
hinde Galata hocahğma tayin ediîmig, Enderun hocalığı da yapmış, Seli- 
miyye tekkesinin ilk şeyhi olmuştur. 1237 tarihinde Kudüs mollası olup 
1239 senesinde mezkûr mevleviyyeti ikmal ettikten sonra yolda Şuur nâra 
mahalde vefat etmiştir. Âlim, fâdıl bir zattır. Eserlerinin en meşhuru ûlema 
arasında tedavül eden Penâri hâşiyyesi'dir. Diğer eserleri şunlardır: Hâşiy- 
ye aleî Celâl, Haşiye alel Hayalî, Haşiye alettehzib, Haşiye âdabı mirî. 

(Sicilli Osmani, cilt 3, sah. 395; Osmanlı Müellifleri, ciit 1, sah. 377.) 

Kângırılı Abdiilkerim Da^ııt Efendi 

AbdiUkerîrri Davut Efendi, Kângırılıdır. Müderris ve molladır. Mekke 
payesine nail olmugtur. 1274-1285 seneleri arasmda muhatap, 1285-1291 
seneleri arasmda mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 1295 
senesinden sonra vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 326.) 

Kângırılı Ali Niyazi Efendi 

Kara Ali Niyazi Efendi, Kângırıhdır. Müderris ve dersiamdır. 1273 - 
1285 senelerinde muhatap, 1285-1292 tarihlerinde mı^karrir olarak Hu^^ur 
Derslerinde bulunmuş, mukarrirlerin reisi olmuştur, 1299 Cemaziyelâhi- 
rinin 15 inci günü vefat etmiştir. Kâşgerî kurbunda medfundur. Fâzıl bir 
■zât idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 577.) 

Kângınh İbrahim Efendi 

Kângırılı İbrahim Ethem Efendi müderris, molla, ' İstanbul kadısı, 
şer'iyatçısı idi. Mekke payesine nail olmuştur. Huzur Derslerine 1277 - 
1285 tarihleri arasmda muhatap, 1285 - 1286 senesinde mukarrir olarak 
iştirak etmiştir. 129S senesi Safer ayının sekizinci günü vefat etmiştir. 
»SülejTTianiyye haziresinde medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 164.) 



— 158 — 

Kara Ali (Zülâlî) S^fendî 

Hicrî 1210 senesinde raukarrirlik etmiştir. Cevdet tarihijıde göste- 
rildiğine göre Buharalı Zülâlî Kara Ali Efendi, asrın meşahirinden olup 
Karadeniz tariküe memleketine avdetinde yolda vefat etm^ig ve şair Vehbi 
Efendi, vefatı hakkında gu tarihi söylemiştir: 

«Zülâlî Maverainnehre deryadan revan oldu» 

Kanacasulu Hafız Ali Kıza Efendi 

1285-1297 yılları arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiş, 1297 senesinde mukarrirliğe tayin edilerek 1299 senesine kadar 
bu vazifeyi ifa etmiştir. Edincikteki mezar taşından mevleviyet ihraz 
ettiği ve 1308 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. 

(Bandırma Müftüsü Bay Mustafa Niyazi Ülker üe Karacasu Müftüsü 
Bay Vahdi Erdoğan'ın 8.5.1953 ve 24.1.1953 tarihli cevabî mektupların- 
dan.) 



^■KA^*-^^ - ' - ', 



KarLüâbadî Abdurrahman Efendi 

Karinâbadî Abdurrahman Efendi, müderris ve dersiamdır. Huzur 
Derslerine 1265-1274 senelerinde muhatap, 1274-1278 senelerinde mukar- 
rir olarak iştirak etmiştir. «Osmanlı Müelîifleri» yazan Tahir Bey, bu. 
zattan «fukahayı benamdan idi» dîye bahseder. Sicilli Osmanîde vefat 
tarihinin 1279 senesi Recebinin üçünde olduğu ve Edirnekapıda rtıedfun 
bulunduğu yazıhdır. Oğlu Ömer Hilmi Efendi, Mecelle Cem'iyyetini teşkil 
eden fıakahadandır. İkinci Abdülhamit zamanında uzun seneler ders vekâ- 
letinde bulunan, mukarrîrîni kiramdan Gümülcüneli Ahmet Asım Efendi 
bu zatın tedris halkasında yetişmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 327.) 

Kartnâbadlı AH Efendi 

Karinâbadlı Ali Efendi müderris ve dersiamdır. Huzur Derslerine 
1279 - 1295 tarihleri arasında muhatap, 1296-1305 seneleri arasında rau- 
karrir olarak iştirak etmiştir. İmtihan Meclisinde âza olarak bulunmuş,, 
îltifaten Mekke payesi kendisine ihsan buyurulmuştur. Fâzıl bir zat idi,.: 



--- 159 — 

SiciUî Osmanî, bu zatm vefat tarihini 1301 senesi Recebinin yedinci günü 
olarak g-österir. 

<Sioilil Osmanî, cilt 3, sah. 580.) 

Karslı Muhanımed Efendi 

Huzur Derslerine H. 1192 de mukarrir olarak iştirak etmiştiı-. Müder- 
ris, İzmir mollasi, 1202 Cemaziyelevvelinde Şam mollası otoııış İse de 
Şama gitmeden 1203 tarihinde vefat etmiştir. İnadiyye'de medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 263.) 

Kasını JC fendi 

Seyyit Kasım Efendi, mukarrir Eğinli İbrahim Efendinin kardeşinin 
oğludur. Sicilli Osmanî, İbrahim Efendinin oğlu olduğunu yazar. Müder- 
ris ve deı-siâmdır. Huzur Derslerine 1268-1279 senelerinde muhatap, 12S0- 
1283 senelerinde mukarrir olarak iştirak eîmiştir.__Kudüs mollası, Meclisi 
Maarü âzasî, Mekke ve İstanbul payelerine nail olnîugtur, 1297 tarihinde 
v^fat etmiştir. Fazilet sahibi bir zat olduğu yazılıdır. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 50.) 

Kasl^monDİu Ebubekir Sıtkı Efendi 

Ebubekir Sıtkı Efendi, huzur hocalanndandır. 1296-1327 seneleri 
arasında muhatap, 1327-1328 senesinde mukarrir olarak Huzur Derslerine 
İştirak etmiştir. Birinci dersi şerif mukarriridir. 

Nevsâli Osmanî, vefatını 12 Şaban 1329 ve 26 Temmuz 1327 senesi 
olarak gösterir. Fatih camiî haziresinde medfundur. 

(Nevsâli Osmanî, 4, sah. 264.) 

(Bu zatın hal tercümesi, hocamız EbüL'ulâ Mardinin notundan alın- 
mıştır.) 

Kastamonulu; Hafız Halir Efendi (Şer'ijTateO 

1173 Ramazanı Huzur Derslerinin VI. Meclisine muhatap olarak 
iştirak etm^igtir. Sicilli Osmanî*de «Dersiam ve Huzuru hümayun mukar- 
rirlerinden fâzıl bir zat»- diye tavsif kılınmakta ve senelerce fetvaeminli- 
ğinden bahsohmmak tadır. Bu eserde ölüm tarihi 1155 diye gösterilmişse 



160 



de bunun bir rakam sehvi olması muhtemeldir. (Fetvaeminlerinin tercü- 
,mei hallerini ihtiva eden esere müracaat.) 
' (Sicilli Osmanî, cilt'2, sah. 302.) 

r 

(Kırıiîih) Abdüîhalim Elendi 

Kırımlıdır, dersiam ve Vassaîzade Es'at Efendi meşihati zamanında 
Kassami askeri ve' ders vekili, bilâhare Enderunu hümayun baş hocası, 
1199 tarihinde Haremeyn müfettişi oldu;' infisaiden sonra fetvaemini, 
1210 tarihinde Mekke mollası oldu ve orada vefat etti. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 303.) 

Kırımlı Mahammed Efenıli 

Kırımlı Muhammed Efendi, müderristir. 1225 tarihinde Kudüs mol- 
lası, 1232 Recebinde Mısır mollası, bilâhare Mekke payesine nail olmuş- 
tur' 1236 senesi 13 Rebiülâhirinde Galata hocalığına tayin edilmiştir. 
1236-1243 senelerinde raukarrirlik etmiştir. 21 Rebiülevvel 1243 tarihinde 

vefat etmiştir. 

(SiciUi Osmanî, cüt 4, sah. 284.) 

KiUsJi Hiiseym Efendi 

Doğum tarihi belh değildir. Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 211 de adı 
Hüseyin T^^sîm Efendi diye mukayyettir. 1167 Recebinde Halep, 1174 te 
Edime kadısı olmuş, 117S de Medinei Münevvere (yani Haremeyn) paye- 
sini ihraz eylemiştir. 1172 yılında Devletin resmî teşkilâtına ithal olunan 
Hu7ur Derslerinin in'ikat eden İkinci Meclisinde mukarrirlik vazifesini 
yapmıştır. 21 Safer 1179 da ölmüştür. Müverrih Vâsıf, ölüm ta^ı 
kaydederken kendisini «fühulü ulemadan» diye tavsif eder [148] Sıcıüı 
Osmanî sahibi de «fâzıl, sahibi maarif bir zat idi.» der. Aynı — ^ ^m 
zatm Şeyh Murat mescidine minber vaz ettirdiğinden de bahsetmektedir. 
Üsküdarda Eski Valide Camii hatlresinde gömülüdür. 

Kilisli Mtılıammed Kudsî Efendi 

■ Müderris, 1215 senesi Huzur Derslerinde mukarrir, 1231 tarihinde 



İ.1481 pek mügldlpesenl. bir z-..i olan müverrih V^'i.ırın 
savandır. 



bu tavsifi diKkate 



■^ 161 — 

izmir mollaBi, 1232 tarihinde Mekke payesine naii olmu§ l'udelayı asır- 
dan bir zattır. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 57.) 

Koiiyalı Seyyit Hüsıeyin Efendi 

Seyyit Hüseyin Eüendi, meşhur âlimlerdendir, Hıızur Derslerinde 
1228-1235 seneleri arasında muhatap, 1235-1251 senelerinde mukarrir 
olmuştur. Enderunu hümayun hocası idi. 1241 tarihinde Yeniçeri Ocağı- 
nm ortadan kaldırılması sırasında Sarayda verilen kararda bu zat ta 
hazır bulunmuştur. 1250 Zilkadesinde İzmir mollası olmuş, 1253 Rebiül- 
evveiinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 224.) 

Kon^^aLi Elhac Muhamıued ^Efendi 

liacı Muhammed Elendi Konyahdır, dersiamdır. Huzur Dersleri 
muhataplarından olup 1242 senesi VIIÎ. Meclisinde vekâleten ders takrir 
etmiştir,- rütbesi Mûsılaı Süleymaniyedir. SiciUi Osmanî, bu zattan bahse- 
derken Sultan Ahmet medresesi ile mütekait fâzıl bir zat olduğunu yazar. 
1254 senesi Zilkadesinin 19 uncu günü vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 289.) 

Konyaîı Eîhac Mustafa Efendi 

Hacı Mustafa Efendi, İsa hoca.zade KonyaU Esseyyit AbduUah Efen- 
dinin oğludur. Müderristir. Huzur Derslerine 1228-1235 senesinde muha- 
tap olarak iştirak- etmiş, 1235 tarihinde Galata Küçükoda hocalığına tayin 
edilmiştir. 1236-1241 senelerinde mukarrirlik etmiştir. Rütbesi Mûsılai 
Şahındır. Yeniçeri ocağmm ilgası sırasında sarayı hümayuna, davet edilen 
hoca 'efendiler arasındadır. 1241 Cemaziyelâharinin 21 inci günü vefat 
etmiştir. Üsküdarda İnadiyyede medfundur. Âlim ve fâzıl bir zattı. 
(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 468.) 

Köprülülü Halil Efendi 

1189, 1190. 1191, 1192 ve 1193 Ramazanlarında Huztu' Dersleri 
mukarrirliğinde bulunduğu, Sır kâtipleri defterlerindeki kayıtlardan anla- 

Bumv^r Dersleri — lî 



— 162 "~ 

sumaktadır. 1196 tarihinde Ders Vekâletinde bulunduğu Cevdet Tarihi- 
nin 2. cildinin 133 üncü sahllesinde «Vukuu imtihan^^ bahsindeki §u fıkra- 
dan müstefat bulunmaktadır : «Muharremin 8 inci günü rüus imtihanı olup 
Telhis'in (ve irtifau Şânilkeîâm fühüsni velkabul,..) ibaresinden ders gös- 
terilerek 200 miktarı danigmendandan 30 kadarı biîistihkak müderris oldu- 
lar. Bu imtihanda Ders Vekili Köprülü Halil Ef ve Gelenbevi ismail Eî 
ve Münib Ef. ye Abdi Ef, ve Debbağzade Mustafa Ef. mümeyyiz olup 
me§ahiri ulemadan Palabıyık denmekle mügtehir Urlalı Müftizade Muham- 
.med Ef. ve Seyyit İbrahim Kudsî Ef. ve Vefa §eyhi Abdullah Ef. ve sonra 
Şeyhülislâm olmuş olan Kadızade Tahir Ef. bu imtihanda müderris 
olmuşlardır.» 

Şehzade camii şerifinde 20 senedenberi müstemirren Kazı.Beyzavî 
Tefsirini tedris eden müşarünileyh, 1191 senesi Ramazanmm 18 inci 
Pazartesi günü hatim duasını ifaya muvaffak olmak mazhaılyetiyle ulema 
arasında iştihar etmiglir. Cevdet Pa§& bu hâdiseden bahsederken: «Ule- 
mayı a'lâm ekseriya fünunu mütenevvia derslerini tekmil edip de hatmi 
dersi hayat etmeleri vakti tekarrüp ettikte Kazi Beyzavî Tefsirine müba- 
deret edegeJölklerinde itmai'nma muvaffak olanlar nadir bulunur. Bina- 
enaleyh bazı bilâdda ve hususiyle Mısrı Kahirede Kazl Beyzavî Tefsirine 
mübaşeret hoca efendinin vefatına İşarettir deyiî itikat olunarak uiema- ' 
dan bazıları Tefsiri Kazi okutmaya cesaret edemez. Hattâ me§ahiri ule- 
mayi Mısriyyeden Şeyh Emir 1220 tarihinde Kazı Beyzavî Tefsirini hat- 
mettikte zünunu âmmeye muhalif bir keyfiyet olduğundan harikulade bir 
halet addolunduğu mervidir.», mütalâasını İleri sürmektedir. Halbuki 
Köprülülü Halil Ef. bu mazhariyete 31 sene evvel nail olmuştur. 

1186 tarihinde Ders Vekili sıfatile imtihan meclisine riyaset etti- 
ğine göre Sicilli Osmanî sahibinin ölüm tarihini 1191 diye göstermiş 
olması sehiv eseri olsa gerektir. Bu zatın mufassal- hal tercümesi buluna- 
mamıştır. SiciUi Osmanî'de «dersiam ve müderrisi benam olup» denil- 
mekte, Kadı Beyzavîyi tedris ile hatim eylediğine işaret oiımmakta, «fâzıl; 
âlim idi» denilmektedir. 

(Sicilli Osmanî, cilt. 2, sah. 301.) 

Büyük KuöSî İbrahim Efendi 

İbrahim Efendi Kudüslüdür, Sarayı hümayunda Kileri hassa hocası 
ve müderris olup, 1196 da huzuru hümayun muhatabı, 1206 tarihinde 
mukarrir olarak Huzur Derslerine igtirak etmiş fâzıl bir zattır. 1218 
seensi Zilkadesinin 24 üncü günü vefat etmiştir. Üsküdarda medfundur. . 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah,.- 145.) 



163 — 



Galata Sıocası Küçük Kıtclsî Efeudi 



(Aşağıdaki üç zata dair bu bilgiler, Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 57 den 
almmiştır; 1207 tarihinde mukarrir bulunan Galata hocası- Küçük Kudsî 
Efendinin bu zatlardan hangisi olduğu anla§ılamamı§tır.) 

Kudsî Efendi (Hoca) 
Müderris, dersiam olup 1219 da ölmüştür. Âlim, şairdir. 

Kudsî Muhammed Efendi 

Kilislidir. Müderristir. 1231 de İzmir mollası olmuş, 1232 de Mekke 
payesini almıştır. Daha sonra ölmüştür. Fuzalayı asırdan idi. 

Kudsî Muhammed Efendi (Halimzade) 

Urfa ulemasından Hasan Elendinin oğludur. Ulûmda mahir olup bir 
kaç defa îstanbuia gelerek iştihar etmiştir. Bir deia memleketine müftü 
olduysa da geçinemeyip Rumkaleye ikamete gönderilmiştir. Selim Sırrı 
Paşa orada kendisiyle görüşmüş, bunun üzerine Îstanbuia getirmiş ve 
müftü nasbettirmi§tir. Bundan sonra î^mir niyabet ve nakabetinde de 
bulunmuştur. 1215 de Erzurum mollası olup Mısır sefaretine be§-altı bin 
yardımcı askerle gelmiştir. Mısırın fethinde kadı lîasbedilmişse de Şeyhü- 
Uslâm bunu tensip etmemiştir. 1221 Muharreminde Mekke kadısı olmuş- 
tur, îstanbuia avdetinde nâmizaç olmakla 1221 de ölmüştür. Sultan Beya- 
zıt kâbristanma defnediimi§tir. Fâzıl ve üç lisanda münşi ve şair olup 
herhangi mecliste bulunursa «mütekellimün vahdehu» olurdu. Meşrebi, 
lâubaHyane ve rindane olduğundan bazı gülünç halleri görülmüştür. 

Kıuyucakh Abdurrahmaıı Efendi 

Velüyiddin Efendizade namile §öhrethdir, 1İ98 senesinde Huzur Ders- 
lerine mukarrir olarak igtirak ettiği tesbit olunmuştur, Dersiam, 1200 
tarihinde Bers Vekili ve Enderunu hümayun hocası, 1205 tarihinde Hare- 
meyn müfettişi olmuştur. Büâhare îzmir mollası olmuş ye orada vefat 
etınigtlr. Fazıl ve âlim bir zat. imiş, sülâlesi Kuyucakh^adeler namlie 



İ64 



anılır. Bu zatın torunlarından Mecelle ve Arazi Kanunu sarihi Muham- 
med Atıf Bey, zamanmda üstazı kül addedilü^ mümtaz bir âlimdi Son 
devırae yetişen ve huzuru hümayun derslerinde mukarrir ve muhatap olan 
pek çok âlim kimse, kendisinden fey^ alınıg, rahlei tedrisinde yeti§mistir 
iktisat Fakültesi profesörlerinden Hazım Âtıl Kuyucak bu zatın oğludur 
(Ayrıca aşağıda «Muhataplar» faslında Filibeli Ahmed Cevdet Ef. nin hal 
tercümesine de baJîinız.) 



Küeük Tormı Mıılıamnı^d Efendi 

Agağıda T harfine bakınız. 

Kütahyalı Ahmet Efcadi 

Ahmet Efendi Kütahyahdır. Dersiam ve müderris olmuş, tedricen 
terfi ederek Selanik mollası, 1247 Zilhiccesinde Mekke payesine nail, 1251 
senesi Huzur Dersleri muhatabı, 1251-1255 tarihleri arasında mukarrir, 
1263 Cemaziyelevvelinde İstanbul payesine nail .olmuş, 1265 senesine 
doğru irtihal eylemiftir. Fâzıl bir mattır. 

(Sicilli .Osmanî, cilt 1, sah. 286.) 

Kütahyalı Msskam-med Ei'enıii . ■ - 

Muhammed Efendi, müderris, 19 .Safer 1227 tarihinde Galata hocası 
ve Enderunu hümayun baghocas] olmuştur. 1227-1235 seneleri arasmda 
huzuru hümayun derslerinde mukarrir, 1236 tarihinde Kudüs mollası 
olmügtur. Âlim ve fâzıl bir zaLtır. 123T senesi sonlarında vefat etmiştir. 

.(Sicüli Osmanî, cilt 4, sah. 283.) 

Kütüphane hocası İsmail Efendi 

Hafız îsmail Efendi, müderristir. 1197 senesinde Huzur Derslerine 
mukarrir olarak iştirak ettiği tesbit olunmuştur. Üsküdar mollası, 1201 
Şevvalinde Edirne mollası oldu 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 374.) 

\ '" 

I 

Ltileljurgazlı Mtıhanımed ®şî%f Efeîidi 

Hacı Hafız Muhammed E§ref Efendi, aslen Lofçalı Ahmet Kemal 
Efendi nammda bir zatm oğludur. Babası 1253 senesinde Edirne Vilâ- 



— 165 — 

yeti dahilinde Lüleburgaz kasabasına gelerek orada SokuUu Mehmet Paga 
Medresesinde müderrlsük etmiştir. Validesi Pmarhisar eşrafından Mehmet 
Beyin kızıdır. 

Muhammed Eşrei Efendi, 1257 Hicri, 1255 Rumî senesinde Lülebuı^- 
gazda dünyaya gelmiştir. İîk tahsilini babasından öğrenmiş, 1273 sene- 
sinde İstanbula gelerek, Tunuslu liasan Sıtkı Efendiden ikmali tahsil 
ederek 1290 senssi Recebinde icazet almıştır. Yine o zamanın meşhur 
âlimlerinden Amasyah Abdülkerim, Trabzonlu Hasan Sabrl, Ahıskalı 
Şerif ve Tikvegii Yusuf Efendüerden de ilim ve len tahsil etmiştir. Zama- 
nının ieridi ve asrmm vahidi kutbüzzaman Gümüghanel! ellıac Ahmet 
Ziyaeddln Efendiden dahi nisbeti nakgiyyei Iıalidlyyeye dehalet ve ahzü 
ehadisi nebeviyyeye naii olarak icabet almifjtır. Farisî lisanma aşinadır. 
1287 tarihinde kügad olunan üçüncü meclisi imtihan ve intihapta isbatı 
ehliyyet ederek Fatih Camii şerifinde ne§ri ilm etmek üzere mezuniyet ve 
tstanbul rüusuna nail olmuştur. 1304 senesinde icazetname vermeğe 
muvaffak olmuştur.. 1291 tarihinde Şeyhülislâm Hasan Hayruİlah Efendi 
zamanında İstanbul rüusu hümayununa ve müteaddit zamanlarda terakki 
ederek Süleyraaniyye rüusuna müntehi olmuş ve biliiil şalisi Süleyma- 
niyye medresesine müderris tayin olunmuştur. 1320 senesinde Fetvaha- 
nede haftada bir defa içtima edilerek okunan Şifai şerif hey'etine dahil 
olmuştur. 1305 senesinde huzuru hümayun muhatabı ve dördüncü rütbe- 
den Osmanlı ve Meeidî nişanları ile taltif edilmiştir. 1326 senesi Rama- 
zanı şerifinde resmî surette vekâleten huzuru hümayunda dördüncü dersi 
şerifi takrir etmiş, 1327 senesi Ramazanı şerifinde bü'asale ikinci dersi 
§erife mukarrir olmuştur. Mukarrirliğl 1341. senesine, yani hilâfetin ügası 
tarihine kadar devam etmiştir. 

(Meşihatı îslâmiyye'ye kendi el yazısı ile verdiği 23 Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Malatyalı Ömer Hulusi Efendi 

Malatyah Ömer Hulusi Efendi, Huzur Dersleri meclislerine 1338-1339 
senelerinde muhatap, 1340-1341 senelerinde mukarrir olarak iştirak etmiş- 
tir. Beyazıt Camii şerifi dersiamıdır. Hal tercümesine dair başkaca bilgi 
elde edilememiştir. 

MenİikH Ahmefc Tevfîk Efendi 

Ahmet Tevfik Efendinin hal tercümesi hakkında, Meşihatı tslâmiyye 
Ders Vekâleti başkâtibi Bay Es'at Serezli §u malûmatı vermiştir: 



— 166 -- 

, Menîikli Ahmet Tevfik Efendi, bir rivayete göre Petriçte. bir riva- 
yete» göre de Serezde medrese tahsili gördükten sonra îstanbula geldi. 
Şehrî Hazım Efendinin dersine devam etti. İcazet aldıktan sonra runs 
imtihanına girerek muvaffak oldu, derse çıktı, muntazam ve ciddî bir 
usulü tedris takib etti. Yüzlerce talebeye icazet verdi, meşhur ulemadan 
ye müeUifîndeîi Atıf Bey, Menîikli hocamn yetiştirdiği zekâlardandır. 
Tokatlı Nuri Efendi, Arnavut Veysel Efendi, Arna\'ut hoca Rasim Efendi, 
Reyhan Efendi gibi esatizei ulema hocanın dersinde iktisabı feyz etmiş- 
lerdir. 

Huzuru hümayun derslerine 1284-1291 seneleri arasında muhatap, 
1292-1294 seneleri arasında mukarrir olarak iştirak etmiştir. Muhatap 
bulunduğu sırada derslerde mühim, sual ve istizahlarda bulunmak sure- 
tiyle mukarrirleri sıkıştırmak ve Padigah huzurunda mühim mübahase- 
lere ve münakaşalara yol açmakla tanmmıştır. 

Hoca lıakkmda Cemil Moila bana şu İfadede bulunmuştur: îlmü 
irfanı yüksek, vakur, mütteki, zahit, mütevazı bir zat idi. Takriben 1302- 
1303 senesinde vefat etmiştir. Vefatı zamanında 70 yaşında idi. Sicilli 
Osmanî vefatını 1306 tarihi olarak gösterir. (Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 307). 

Meııt«ş«ii Müftîzade AbduiTahim Eleüidi 

Müftizade Abdurrahim Efendi, Menteşelidir, meşhur âlimlerden ve 
Huzur I>ersleri muhataplarından Palabıyık nâmile şöhretli Muhammed 
Efendinin biraderidir. 1228-1237 senelerinde mukarrirlik yapmıştır. 
Osmanlı MüelliiİGrl nammdaki eser ile Sicilli Osmanîde, bu zat hakkında 
şu malûmat bulunmaktadır: *t. 

Abdurrahim Efendi, 1216 tarihinde icra kılman rüus imtihanında 
birinciliği kazanmış, müderris olmu§, bir müddet sarayı hümayun mual- 
limliğinde bulunmuş ve Fatih Camiinde ders okutmuştur. 

Hırkai şerif şeyhlerinden birinin kızı ile evlenmiş, oğlu Osman Saib 
Efendi dünyaya geldikten sonra, ömrünün son zamanlarında Fatihte 
Kurşunlu Medresede âlemi tecerrüde çekilmiştir. 

1252 senesi Zilhiccesinde oturduğu yerde füc'eten vefat etmi§tir. 
Edîmekapı haricinde İbrahim Halebî merhumun yanma defnedilmigtir. 
Fünunda yegâne ve. akranına faik bulunuyormuş. Cevdet Paşa, tarihinde, 
kendisinden sonra meydanı fazilette o kâabda bir zatm görülmediğini 
zikreder. Ali Kuşçunun ulûmu arabiyyenin hemen kâffesinden bahseden 
Ankuduzzevahir'ini şerhetmiştir. Bazı talikatı vardır. 

(Osmanlı Müelîiflerî, cilt 2, sah. 378; Sicilli Osmanî, ciJ,t 3, sah. 334.) 



Milaslı Müftigad© Sluhamm&d Bfendî 

Esseyit Müftizade Muhammed Efendi, müderristir. 1204-1224 sene- 
lerinde Huzur Derslerinde mukarrirlik etmiştir. 1224 senesinde mevle- 
viyyet ihraz etmiş, 1229 Cem aziyeîâhi rinde Büâdî Erbaa payesine, 1230 
Kebiülevvelinde Meleke! mükerrerae payesine nail olmuş, 1231 Muharre- 
minde Medinei Münevvere mollası olmuş, 1232 Reblülevvellnin sekizinci 
günü Samda vefat etmiştir. 

■ (Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 281.) 

MucKrlu Al! Efend! 

Müderristir, 1202 senesinde Huzur Derslerine mukarrir olarak İşti- 
rak ettiği tesbit olunmuştur. 1223 tarihinde İzmir mollası olmuştur. 
(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 551.) 

Muğlalı Ali KiKa Efenai 




MuğluU AU Rıza ISf&ihdi 

Ali Rıza Efendi, 12T7 tarilıinde o zamanın idarî teşkilâtına göre 
Menteşe sancağının merkezi olan Muğla kasabasının Bâli hoca mahallesin- 
de dünyaya gelmiitir. Babası Köse kadızade Yusuf Ziya Efendi, annesi 

Feri§teh Hanımdır. 

Memleketi olan Muğlada iptidaî ve rü§dl tahsilini tamamlıyarak pek 
iyi derece ile şahadetname aldıktan sonra ilmiyye mesleğine girmiş. Muğ- 
lada Kurşunlu Camii şerifi medresesi müderrisi ulemadan Hacı Muham- 



— 168 ~ 

med Zekâi Efendiden ulûmu aliyye ve âliyyeyi tahsil ile 1301 tarihinde 
yirmi dört yaşında iken icazetname almıgtır. Bir müddet sonra malûma- 
tını artırmak eraeliyle tstanbula gelmiş, zamanın meşhur âlimlerinden 
Hoca Kerim Efendinin dors halkasına girmiştir, bu zatm vefatından sonra 
Şehrî Muhammed Neşret Efendinin derslerine devam ile tahsilini tamam- 
hyarak 1304 tarihinde yirmi yedi yaşında iken Muhammed Neş'et Efendi- 
den ikinci bir icazetname almağa muvaffak oimu§tu.r. Yine bu sene için- 
de açılan ruus imtihanında da ehliyyet ve hyakatinl isbat ederek 1 Mayıs 
1305 tarihinde dördüncü derecede rüusu hümayuna nail olmuş ve Fatih 
camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. Bu arada bazı bilginlerden 
müsbet ilimler de tahsil etmiştir. Fatih camii şerifinde tedrise devam 
ederken, bir taraftan da Fetvahane imtihanına girmiş, birinci derecede 
ba§arı göstererek Fetvâhanei âli'ye mülâzemetle devama başlamıştır. 
Medreselerde (Darülhilâfetülaliyye) teşkilâtı yapıhncaya kadar tedrise 
devam ile bir çok ilmü irfan taliplerine üç defa icazet venneye muvaffak 
olmuş, birincisİTîde doksan, ikincisinde yetmişe yakın, üçüncüsünde iki^ 
yüzü mütecaviz talebei ulûma icazet vermiştir. 

İslahı medaris nizamnamesiyle Darülhilâfetülaliye medresesi tegkilât: 
yapıldıktan sonra 6 Nisan 1331 tarihinde medarisi âliyyede fıkhı Hane-fî 
müderrisliğine tayin edihniş, bir sene sonra Sahm medresesinde ve 
1 Eylû] 1333 tarihinden itibaren üç sene Süleymaniyye Mütehassisin med- 
resesinde Hidaye., İşbah nam kitapları tedris ve Bedayiussanayi kitabım 
takrir etmiş, bundan sonra Kuzat medresesinde Dürer muaUimliğine 
getirüm iştir, 

21 Mayıs 1304 tarihinde Fetvâhanei âli pusla odasına mülâzemetle 
devama başlamış, ve 1305 tarihinden itibaren raüsevvitlik, mukayyitlik 
ve mümeyyizlik gibi mertebeleri sırasiyle aşarak 20 Kânunusani (Ocak) 
1328 tarihinde ilâmâtı şer'iyye müdürlüğüne tayin edilmiştir. 

Şeyhülislâm Mustafa Hayri Efendinin Temyiz Mahkemesi Birinci 
Hukuk Dairesi riyasetinden Fetvâemânetine getirttiği AU Haydar Efendi 
ile aralarındaki anlaşmazlık neticesinde Ali Haydar Efendinin İsrarı 
üzerine Mustafa Hayri Efendi tarafından Evkafı hümayun kadılığına 
alınmıştır. Fakat kendisi kaza vazifesinden memnun olmadığından bir 
müddet sonra 30 Mart 1331 tarihinde Meclisi Tetkikatı Şer'iyye âzalı- 
ğma nakledîlmiştr. 

Bilâhare Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi tarafmdan Ali Haydar 
Efendinin emekliye şevki üzerine 5 Ağustos 1332 tarihînde Fetvâemane- 
tîtıe getirilmiştir. 10 Ağustos 1334 tarihînde Darülhikmetülislâmiyye 
riyaseti vekâletine irâdei senlyye ile tayin olunduktan sonra, asilin tayi- 
nine kadar bir nnüddet vekâleten bulunmuştur. Şeyhülislâm Mustafa 



— 169 — 

Hayri Efendinin arzusu üzerine 31 Kanunuevvel (Arahk) 13S4 tarihinde 
kendisine huzuru hümayun yedinci dersi şerif muharrirliği verilmiş ve 
mul^rrirliğinin birinci senesinde üçüncü rütbeden Mecidî nişaniyİG taltif 
Gdilmiştir.Bu vazifesi ü^ sene devam etmiştir. Musa Kâzım Efendinin 
meşihatı zamanmda kendisine iradei seniyye ile Aıaadöiu' Kazaskerliği 
sadareti payesi tevcih buyurulmuş ve bu sebeple mukarrirlik vazifesin- 
den alelûsul feragat eylemiştir. 

Millî hükümetin teşekkülünden sonra, Milâdî 1927 tarihinde yaş haddi 
dolayısiyle son memuriyyetf oUn Fetvaemanet inden emekliliği iera edil- 
miştir. Son zamanlarını Küçük Camhcadaki köşkünde inzivaya çekilmiş 
olduğu halde geçirmiş, 31 Mart 1943 tarihinde seksen üg yaşmda olduğu 
halde Üsküdarda İbsaniye mahallesinde oğlu Yusuf Cemaleddin Koseoglu- 
nun evinde zatürre hastalığından vefat etmiştir. Şair Hulusi Bitlis Aktürk, 
merhumun vefatına şu tarihi düşürmüştür: 

Fuhule, her sınıf ehli şuura 
Hayat, makber birer ibretnümadır 

Güher tarihe vahit yaver oldu 

<<BütÜn dünya muhafet aşinadır» 
1943 

Büyük din âlimlerinden olan Ali Rıza Efendi, tedris ile meşgul olması, 
uzun bir memuriyyet hayatı, telif ile iştigaline mani olmakla beraber, 
yine çok kıymetli eserler bırakmıştır : 

1 — Ettersim fittaksim. 

2 — Elkavlüssedld finnefyi vettakyit. 

3 _ Seyfülcelad alâ re'si min hatai damad. 

4 _ Takrirülbeyyinat fi tefsirissitti minelâyât. 

5 _ Tahrirülkavlilenfa fi tefsirilâyâtilerba. 

gibi arapça ve; 

6 _ Elmevaidüşşehiyye fü mesaililfıkhiyye. 
8 ^ El'istiare fi takrirîlistiare, 

gibi türkçe basılmamış eser ve .risaleleri ve okuttuğu kîtaplann hamiş- 
lerine yazılmış bir çok tâllkatı, türkçe ve arapça şiirleri varaır. 
Türkçe yazdığı şiirlerinden bîr örnek: 

Nuru aynım aynı nurandır benim 
Peyamberim mahbubu yezdandır benim 
itikadım Naciyan muhtarıdır 
Mînhecim minhacı numandıt- benim 
Meşrebimdir meşrebi derviş fakat 



Rehberim de §er'i tabandır İDenim 
Rehrevi ifr^tu tefrit olmadım 
Şahirahım hükmü furkandır benim 
Mesleki havfu ricada bi riya 
Mürgidim. erbabı iriandır benim 
Duymadım duymam da zevki maddede 
Zevki ı-uhum ruhu vicdandır benim 
Eylerim Hakka münaCat ruzü geb 
Turi sinam" kalbi nâlândır benim 
Oil tecelligâhı Mevlâdır Rıza 
Maksadım can içve canandır benim. 

Hocası Muhammed Zekâî Efendi tarafından davet olunduğu icazet 
cemlyyetine gidemediğinden dolayı makamı itizarda yazdığı şu manzu- 
mesi de arapça yazdığı şiirlerinden bir örnektir: 

Duitü aeizen rekka Eeibtü kailen hakka 

Fekultu yütrekül farzı Li özrin zahiren sıtka 

Dümui dâka mecrâhâ Delilün müsbetün sevka 

Li 2a aciltü irsali Kitaben haviyen nutka 

Hüve istîğfaü abdi men Übeydi merteda utka. 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı, Temyiz Mahkemesi tkinci Reislerinden 
küçük oğlu Saym Yusuf Cemaleddin Köseoğlu tarafmdan verilmiştir.) 



•Kütüphanei humayuıı hocası bir müderristir. Fuzelâdan idi. 
(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 240.) 

Malsaıamed Hayri Efendi 
Bak: İstanbullu. 

Mıılıammed Nebîlı Efendi 

Muhammed Nebih Efendi, 1173 senesi Huzur Dersleri tkinci Meclisi- 
nin mukarriridir. 1176 senesi Ramazanının 13 üncü Pazartesi günü Nerdu- 
banbaşı kasrındain'ikat eden Sekizinci Mecliste hazır bulunarak mukannen 
ri-akdi atiyyeden başkaca ihsana ma^har olduğu Sırkâtibl defterindeki 



_ 171 ™ 

kayıttan müsiefat olmaktadır. Mekkei Mükerreme payesini ihraz etmiş 
olan Nebih Efendi 1177 Muharreminde İstanbul kadılığına tayin edilmiştir. 
Müverrih Vâsıf Efendi, bu tayine: <^NebİJi Efendi hakkındaki teveccühü 
gâhâne zaten ve zamanen istihkai^ı malûmu padigahî olup Nebih Efendi 
o makamı âli ile mübâhi oldu» tarzındaki tavsifi ile işaret etmektedir. 

Nebih Efendi, bilâhare Anadolu payesine de nail olmuş, kazaskerlik 
sırası geldiği esnada 1183 Rebiülaharinde vefat etmi-stir. 

SiciUi Osmanî, kendisinden -sAsrinm üstazı bir fâzıl olup dimine riayet 
olunmuştur» diye bahsetmektedir. 

(Sicilh Osmanî, .cilt 4, sah. 541.) 

MusauRİf Osmaiî Efendi 

DivrikU Musannif Hafız Osman Efendi, 1197 tarihinde huzuru hüma- 
yun ders muhatabı ve 1215 tarihinde mukarrir olarak bulunmuştur. Bu 
zat hakkmda Sicilli Osmanî'deki malûmata göre, müderris, dersiam ve 
1228 RebiülevvGİindc Kudüs mollası olmuş, Edime payesi ile taltif edile- 
rek Medine mollası olmuş, 1234 tarihinde vefat etmiştir. Esatizeden ve 
nevadırı asırdan fâzıl bir zattır, 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 441.) 

■ Seyylt Münih Efendi 

Hoca esseyyit Muhamm^ed Münih Efendi Anteplidlr. Ântep ulema- 
sından ulûnau aliyye ve âlîyye tahsil ettikten sonra 1182 senesinde îstan- 
buîa gelmiştir. Kazı Beyzavî tefsirine yazdığı haşiyesiyle meşhur hoca 
Konevî îsmaîi Efendi'nin dersine devam ederek akranma faik bir surette 
. icazet almağa muvaffak olmuştur. 1189 tarihinde müderris olmuş ve 
Şeyhülislâm Ebu îshakzade ^erif Muhammed Efendinin ogîu, 1221 tarî- 
hinde mesnedi meşihatı ihraz eden AtauHah Efendiye hoeahk etmiştir. 
Bu münasebetle de sarayı hümayun hocası olmuştur. 1197 tarihinde Birinci 
Abdülharaid devrinde huzuru humayun derslerine mukarrir olarak iştirak 
etmiştir. 1209 tarihinde Kudüsü §enf pâyesîyîe îzmir kadısı olmuştur. 
Bilâhare BOâdı Hamse payesi, 1214 tarihinde Mekke payesi, 1219 senesi- 
nin Cemaziyelevvelinde İstanbul payesine nail olmuştur. 1222 senesi 
Muharreminde Meclisi Mükâleme memuru, o senenin Recep ayında Ana- 
dolu Kazaskeri olmuştur. 

tîçüncü SeîîmMn hâl'i vakasında mijsamaha töhmetiyle itham edile- 
rek 1223 Cemaziyeîevvelinîn 29 uncu giSnü Şeyhmisîâm Atauîlah Efendi 



~ 172 — 

iie birükte İstanbuldan uzaklaştırılmış, evvelâ Ankaraya nefyedilmigtir. 
Cevdet Tarihinin verdiği malûmata göre (cilt 10, sah. 94), Münib Efendinin 
Şeyhülislâm Ömer Hulusi Eiendi ile aralarında eski bir münaferet mev- 
cut olması, o sırada Anijarada çıkan fitne ve ihtilâfın Münib Efendiye 
isnad edilmesi üzerine menfası değiştirilerek doğduğu Antep'e gönderil- 
mesine müsaade edümiş, Antepe giderken yolda Cabbarzadeye tesadüf 
ederek onun tarafından yardun görmesi üzerine yine menfası değiştiri- 
lerek Aydın Güzelhisarmda mütekaiden oturması İçin müsaade edilmiştir. 
Mehmet Münib Efendi, 1238 senesi Şevvalinin 20 ncl günü vefat 
etmiş, Aydmda eski. Yeni Camii şerif kabristanında Sadrâzam Çelebi 
Mustafa Paşa ile Şeyhülislâm AtauUah Efendinin kabirleri önüne defne- 
dilmi§tir. 

Osmanlı MüeUifleri yazarı Muhammed Tabir Bey, bu zattan «Osmanlı 
ulemasının serefrazianndandır»- diye bahseder. İlim ve fazh île birlikte 
edib, şair, tarihşinas olan Muhammed Münib Efendi, bilhassa edebiyyatta 
akranına faik idi. İzmir kadısı İken hemşehrisi Kamus mütercimi Ahmet 
Asım Efendinin Burhanı Ka'tı namındaki eserine takriz yazmı§, İmamı 
Muhammed Hazretlerinin Siyeri Kebir isimli eserini bazı noktalarmı 
tevsi etmek suretile iki büyük cild halinde tercüme etmiştir. Bu eser, 
İkinci Mahmud'un İradesiyle 1244 tarihinde bashmıgtır. Eserin, Peygam- 
I)er Efendimizin gazanın ve askerliğin faziletine müteallik bazı evamirini 
ihtiva eden kısımları alay müftüleri ve tabur imamları tarafından müna- 
sip zamanlarda askerlere okutulurdu! 

Zeyli Devhatülmeşayih namındaki eseri, Şeyhülislâmların hal tercü- 
mesine dair Müstakimzade Süleyman Sadettin Efendi tarafından yazdan 
esere zeyildir. 

Hikmetülgarra fi ahkâmilgaza nammdaki eserlerinde de cihadın 
faziletlerini anlatır, 

Temhidilmevlût fi mehdilvücut, Peygamber efendimizin doğumları 
hakkındaki hadisi şerifler ile bu husustaki mütalâatı muhtevidir. 

- Teysirülmesir fi şerhi sîyen kebir, bir de Siyeri Kebir'in müşkil yer- 
lerini tavzih yolunda bir eseri daha mevcuttur. 

Hülâsa tünnukuli filedebi edeb hakkında nakillerin hülâsası münşiat 
muharriratı edibanelerinden bazıîannı ihtiva eden bir mecmuadır. Bu 
Gserdfe bazı şiirleri de vardır. Kendi el yazıları yazılmış nüshası Halis 
Efendi Kütüphanesindedlr. 

tJsulü uruza dair Mizanı Selim isminde telif bir eseri de vardır. Bu 
eser 1203 tarihinde yazılmıştır. 

Dördüncü Mustafa'nın cülusunda Fas Sultanı Mevlâ îsmaile gönde- 
rilen namei hümayun Münib Efendinin kaleminden çıkmıştır. Bu namei 



— ita — 

humayun'un fair sureti Cevdet Tarihînin' sekizinci cildinin zeylinde yazı- 
lıdır. 

Bir beyti: «Mehvolmaymca girki slva kalb olur mu saf 
Saffet gelir mi bir suya tâ kim durulmasa» 

(Cevdet Tarihi, cilt 1-9, sah. 293: cilt 12, sah. 87/88; Sicilli Osmani, 
dit 4, sah. 517; Osmanlı Müellifleri, cilt 2, sah. 34; Kamüsülâlâm/cilt 6, 
sah. 4458.) 

Nasulı Efeadizâde Mustafa Asım Efendi 

Osmanlı İmparatorluğunun son devirlerinde Ayan Medisi Reisi bulu- 
nan Mustafa Âsim Efendi (Mustafa Âsim Yörük), huzuru hümayun dersi 
şerifi mukarrirlerinden ügşakî Muhammed Nasuh Efendi'nin ikinci oğlu- 
dur. -Hicrî 1270 tarihinde İstanbulda doğmuştur. Çocukluğu «Kuleli 
vak'asî» dolayısij'le babasının sürgün bulunduğu yerlerde geçmiştir. Tah- 
silini İstanbulda yapmış ve hafızı kur'an olmuştur. Fatih camii şerifinde 
Huzur Dersleri muhataplarından dersiam Düşenbeii Ahmed Hamdi Efen- 



^s ■ 

Nasuh Efeııdisâde Mustaja Asım Efendi 

dinin dersine devam ederek mürettep ve mütedavel olan dersleri okuduk- 
tan sonra 1307 senesinde icazet almıg, ruus imtihanım da muvaffakiyetle 
vererek dersiam ve müderris olmuş, Fatih camii şerifinde tedrisi ulûma 
başlamıştır. 1320 tarihinde mühim bir yekûn tutan talebesine icazet ver- 
miştir. Dikkate şayan olan nokta, talebesi arasmda yüksek tahsil görmüş 
sivil gençlerin de bulunmasıdır. 

1320 senesinde Huzur Derslerine muhatap tayin edilmiş, 1327 sene- 
sinde mukarrirliğe terfi etmiştir. 1340 senesine kadar bu vazjfesi devam 
etmiştir. Mustaia Âsim Efendi, zamanının büyük din âlimlerindendi. Ga- 



— 174 — 

yet natukj tasannudan tamamen âri bir lisan ile konuşur, muhatabmm 
idrak, kabiliyyetini maharetle ülgerdi, iitrî zekâ ve kabiliyyetini ümî 
ehliyyeti ile mezceden hoca efendi, zamanının üstün hatibierindendi; bu 
sayede gerek vaazlarında ve gerek toplantılarda kesif bir cemaata hitap 
etmek fırsatım daima' bulur, bulunduğu meclislerde tek konugan kendisi 
olduğu gibi resmi ve hususî toplantılarda tabiî bir surette riyaset m^aka- 
mına getirilirdi. Hayatı, camide 'en hürmet edilen bir vaiz, mektebde en 
sevilen bir hoca, meclislerde sözü dinlenir ve sayıhr bir şahsiyet olarak 
geçmiştir. Gençliğinde bir müddet ticaret ile de me§gul olmu§ ise de sonra 
vaz geçmiştir. Mustafa Âsim Efendi, matbuat alemince de bilinen bir 
simadır. Rind nıe§rebi onu daima zamanm edipleri ile hemsohbet kılardı. 
Başta Cenab Sahabettin olmak üzere, Hüseyin Suad, Hüseyin Siyret, daha 
eskilerden geyh Vasıi Efendi, hoca efendinin "Çarşanbadaki evinin İmüda- 

vimi idiler. 

İkinci Abdüihamid zamanında Vefa idadisinde, Darülfünunun İlahi- 
yat ve edebiyat gûbelerinde ve Darüinıuall iminde uzun seneler hocalık 
etrnig, Mülldyyc mektebinde (Mülklyyei gâhâne) ilmi akaid dersi okut- 
mugtur. 1908 inkılâbını müteakip İstanbul rneb'usu olarak tegriî faaUyette 
buiımmuş, Mebusan Meclisi birinci reis vekili seçüraigtir. Meclisin feshin- 
den sonra bir müddet Mecüsi Kebiri Maarif âzaUğında bulunmuş ve Darül- 
fûnundaki dersleriyle meşgul ' olmuştur. Bu sıralarda zamanın Maanf 
Nazırı §ükrü Bey'in kendisini vazifesinden azletmesi üzerine bir müddet 
mazul kalmış ise de Hayderizade İbrahim Efendinin meşihatı zamanında 
ders vekâletine ve bir müddet sonra da inzimamen Darüihikmetülislâmiye 
reis vekilliğine tayin edilmiştir. Bilâhare Âyân âzahğma nasbedilmis ve 

Âyân reisi olmuştur. 

Mustafa Âsim Efendi Müâdİ 1943 senesinde vefat etmiştir. Erenkö- 
yünde Sahrayı Cedid kabristanında medfundur. 

Temyiz Mahkemesi ve Yüksek Adalet Divanı âzası Bay Selman Yörük 
bu zâtm torunudur. 

Mustafa Âsim Efendinin Elmahb Hamdi Efendiye (Hamdi Yazır'a) 

yazdığı bir giiri: 

«Sensin oi bahri hakem dalgalanır, leylü nehar 
Feyzalır medresel dahilü sahil Hamdi 
Sen idin Sa'dı zaman İbni Kemali devran 
Gösterilsin sana ger varsa mümasil Hamdi 
Seni görseydi Gazali der idi bîşüphe 
Aferin ey müteferrit mütekemmil Hamdi.» 
(Hal tercümesi ve fotoğrafı, kızı Sayın Sıdıka İnce Hanımefendi 
taraf mdan verilmiştir.) 



İîâ 



Nevgehlrli Müftisâ^e AMmed Hâilim Efendi 

Abdurrahman Ruhi Efendinin oğludur. Huzuru hümayun dersi şerifi 
mukarrirlerinden İmanızade Muhammed Es'ad Efendiden icabet almış- 
tır [149J. Meghur bir dersiam ve müderris olup fâdıl bir zattır. 1256-1270 
seneleri arasmda muhatap, 1270-1276 Keneleri arasmda mukarrir olarak 
Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 127Ö senesi Cemaziyelevveiinde Eyyüb 
mollası olmuştur. 12S1 senesi Safer aymın 14 üncü günü. vefat etmiştir. 
Süleymaniye türbesi naziresinde hocası Muhammed Es^ad Eiendinin kabri 
yanında mediundur. 

Ahmed Hazım Efendi, Anîepü Hacı Emin Efendiye damad olmuştur. 
(Sicilli Osmani, cilt 2, sah. S6.) 

Süleymaniye türbesi haziresindeki mezar ta§ı kitabesi: 

Hüvel Baki 
Sabıka Havası Eefia kadisj, fuhuiü ulemadan ve esatizel kiramdan 
merhum ve raağfurunİeh Nevşenini Müftüzade Esssyİt Ahmed Hazmı 
Efendinin r-uhu için elfatiha. 

Fî Sene 1231 Saferüihayr 14. 



Oflu Mahmut Kâmil Efendi, Huzur Derslerine 1285-1291 seneleri 
arasında .muhatap, 1292-12S4 seneleri arasmda mukarrir olarak iştirak 
etmiştir. Hal tercümesi elde edilememiştir. Fatih türbesinûeki kabrinin 
kitabesi aynen şöyledir: 

Küllü men aleyha fan 
Eciliei fukahayı asırdan esbak Rumeli Kazaskeri Oflu Elhac Mahmut 
Kâmil Efendinin ruhu için elfatiha. 

Velâdeti 1251, vefatı 13 Ilama7.an 1328 Cumartesi. 

Pfîştiııeii Hacı tlyas Efen^ 

Priştineli Hacı İîyas Efendi, Fatih camii §erifi dersiamlarından ve 



ri49] Esseyit Ahnıcd Ha;^ım Efendi üin Abdurrahmanîjruhi- onnovsehri erarif 
bi İlüftüzade. AleIJ;ıhî dwecetü ü Darüssaaıletü el'nlısı an sultanilmtihakkıkin ve 
burhanül müdekkıkîn Muhammed Es'Qd bin Ahmed elmUşteîıiT bi îmamzade eknü-, 
lerrelU bi rt^tbetü sadaretürruj-n, (Eeyax!t camii şerifi derslâimlanndan Haiil Fev?4 
Efendinin it-azetnameBindcn alınmıştır,.) 



■ ^ 176 — 

müderristir. Huzur Derslerine 1286-1299 senelerinde muhatap, 129Ü-13Ü7 
senelerinde muliarrlr olaxak î§tirak etmiştir. Muiiarririni kirama atıfeti 
§elıriyari vukuunda kendisine Mekke payesi ihsan buyurulmugtur. İmti- 
han ve muhacirin komisyünlannda bulunmuştur. Müfessir, fâzıl^ sâdık 
bir zattı. 1307 Recebinin ikisinde vefatı zamamnda 70 ya§mı geçmigti. 
Sicilli Osmanî, bu zatın memleketinin Kalkandelen olduğunu yazaı^ Fatih 
türbesi haziresinûe medfundur. Kitabesi; 

Huvei Baki 
Faüh dersiamlarından Pri§tineli elhac İiyas Efendinin ruhuna Fatiha. 
Gurre Keceb 1307. 
(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 399.) 

Eizeli Osmaa Nuri Efen^ 

Osman Nuri Efendi, rengber Muhammed Emin Ağanın oğludur. 1265- 
1266 senesinde Rize'ye tâbi Mapavri kazasmm Kuvaroz nahiyyesinin 
Aydoroz kariyyesinde dünyaya gelmiştir. 

Uk tahsilini Aydoroz kariyyesinde yaptıktan sonra Mapavri'de ulûmu 
arabiyye tahsiline bağlamış, 1285 tarihinde İstanbula gelerek Siyavug 
Pa§a medresesine kaydolunmuştur. Hoca Hagim Efendinin dersine Kâfîy- 
ye'den bağlıyarak 1296 tarihinde icazetname almıgtır. 1297 de tedrise 
banlamak ve ruusa nail olmak üzere padigahm iradesiyle ittihaz olunan 
kaidei mahsusaya tevfikan imtihana dahil olarak muvaffak ülmu§, 1297 
senesinde sarftan tedrise bağlıyarak 1312 senesinde, talebesine icazetna- 
me vermiştir. 130Ö senesinde ağılan Fetvahane imtihanma da dahil olarak 
muvaifak ohnuştur. Arapça bihrdi. Nuwab ■ Mektebinden de mezun 

olmu§tur. " . 

1307 tarihinde Tophane niyabetinde bulunmuş, üç sene sonra Yem- 
köy naibi olmuştur. Müteakiben Galata niyabeti şer'iyyesine tayin olun- 
muş, dört sene hizmet ettikten sonra Lâzistan niyabetine mauşı mahsus 
ile tayin olunmuştur. Müddeti örflyye olan iki seneyi ikmalden soura 
tekrar İstanbul'a gelerek Fetvahaneye devama başlamıştır, 1320-1321 
tarihlerinde Mekkeî Mükerreme niyabetinde müddeti örfiyyenin hitamın- 
dan sonra İstanbul'a gelerek Fetvahanedeki vazifesine devama başlamış, 
bu sırada Huzur Dersleri muhatabı olmuştur. 

1326-1327 senelerinde Medinei Münevvere niyabetinde bulunmuştur. 
Ruusu Musılaı Sahm raddestndedir. 

Huzur Dersleri muhataplarına mahsus nişanlan haizdir. 

1334 tarihinden itibaren 1340 tarihine kadar Huzur Derslerine mukaı- 
rir olarak iştirak etmiştir. 



— 17? — 

(Meşihatı İslâmiyye'ye el yazısı ile verdiği 28 Cemaziyelevvel 1328 
23 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasının tetkiki ile hazırlanmı§tu\) 

Safranbolulu İsmail İSecati Efendi 

Safranbolu'nun Oğuiveren kariyesinde Ömeroğlu ailesinden Hacı 
Mehmet Efendinin oğludur. Doğum tarihi kat'iyyetle tesbit edUememig 
olmakla beraber, Hicrî 1255 (1840) civarında olduğu tahmin edilir. Tahsi- 
line Safranboluda Müfti Mehmet Hilmi Efendinin rahlei tedrisinde bağ- 
layıp bilâhare İstanbul'a yerleşmiş ve tahsilini orada ikmal ettikten sonra 
dersiam olarak Bayezit camiinde tedrise baglamıgtır. Huzur Derslerine 
1315-1327 senelerinde muhatap, 1327-1328 senelerinde mukarrir olarak 
iştirak etmiştir. Ayrıca ulûmu bâtına ve tasavvufta temayüz etmiş olup 
Gümüşhaneli merhum Ahmet Ziyaeddin Efendinin tesis ettiği tarikatta 
şeyhlik makamını işgal eylemiştir. Vefatı 1339 tarihinde olup Süleyma- 
niyye camii hazîresinde medf undur. Huzur Dersleri muhataplarından 
Safranboluiu Hafız Muhammed Fehmi Efendi müşarünileyhin oğlu, 
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanlığında bulunmuş olan 
değerli müellif Prof. Dr. Sabri Ülgener de torunudur. 

(Hal tercümesi, torunu Sayın Prof. Dr. Sabri Ülgener tarafından 
bildirilmiştir.) 

Serezli Hacı Eyüp Sabri Etendi 

Meşihatı İslâmiyye Ders Vekâleti Meclisi Mesalih. Başkâtibi Serezii 
Esat Beyefendinin «Serez Uleması» nâmmdaki eserinde şu malûmat veril- 
mektedir: 

«Hacı Eyüp Sabri Efendi, Serez'in kadîm ailelerinden Abdi Ağanın 
oğludur. Tevellüdü takriben 1268 dir. İptidaî tahsilini ikmal ettikten sonra 
bir müddet Serez müftüsü Hacı Fethulîah Efendinin dersine devam ile 
feyiz almış, bu sormayei feyizle tahsilini tamamlamak üzere tstanbula 
gelmiştir. 

îstanbulda megahiri fuzelâ ve ulemadan merhum Şehrî Hafız Şakir 
Efendiye intisab ve onun kürsü fazileti önünde ilmü kemal iktisab eyle- 
miştir. İcazet aldığı sene rüus imtihanına girdi ve muvaffak oldu. Fatih 
dersiamları silsilesine dahil oldu ve icazet vermeğe muvaffak oldu. İcazet 
verdiği zevatın çoğunun derse çıktığmı ve hattâ icazet verdiklerini gör- 
mekle mübâhi oldu. Bunlar arasında bilhassa meşahiri kurra'a ve ulema- 
dan huzuru hümayun muhatabı Serezli Ahmet Şükrü Efendi, Koca Sarıklı 

Huzur DeTsl.er\ O. IJ --■ J? 



— 11(8 — 

naıniyle marui SerezU Abdıallah Efendi, Serez Camii kebiri kürsü ^eyhi, 
Gazi-Evrenüs medresesi müderrisi Serezli Hasan Kâşii Eiendi'yi kaydet- 
mekle iktifa ediyorum. 

Hacı Eyüp Sabri Elendi, bir taraitan tedrise devam ederken, diğer 
taraİLan dühui imtihanmı da kazanarak F*tivahaneye girmeğe mııvafiak 
oidu. Uzun mİAddet E'etvahanede rnüsevvitiik yaptıktan sonra iiâmatı 
^er'iyye mümeyyizi ve nihayet iiâmatı §er'iyye müdürlüğü gibi mühim 
bir memuriyet uhdesine tevdi edilmiştir. 

1327-1328 tarihinde muhatap, İ329-1334 tarilıieri arasmda huzuru 
hümayun mukarriri olarak ölünceye kadar padişahların saraylarında ve 
huzurlarında ders okutmug, bir çok iltifatlara: rütbe ve nişanlara rnazhar 
olmuştur. 

Bilhassa Sultan Hegad'ın mazhan takdiri olmuş," padişah kendisini 
hig bir mukarrire verilmeyen üçüncü j"ütbe Mecidî ni§anı ile taltif etmiştir. 
Birgün Huzur Dersinden çıktıktan sonra sarayda aiıkonularak ni§an 
kendisine tevdi edilmiştir. 

Hoca merhum, her sene Ramazanı ^eri£ aylarında Huzur Derslerin- 
den çıktıktan sonra Serez'e gelir, Camii Kebirde bir hafta halka vaiz ve 
nasihat eder, geceleri ulema meclisleri toplar, güzel musahabe ve müba- 
haselerle vakit geçirirlerdi. 

Hoca Efendi, ümü kemâl, selâhi hal ve bali, tevazu ve mahviyyeti, 
hayırhahhğı ile mümtazdır. Serezden İstanbul'a gelen talebei ulûmim 
hâmisi olmakla bütün hemşehrüerinin minnet ve hörmetlerini kazanmış- 
tır. Vefatında bir ihtifali dinî ve ilmî ile bütün Fetvahane! âh erkânı 
huzuriyle cenazesi kaldırılarak Fatih Camii şerifi hatiresine defnedihniştir, 
Kabri, babam Serez Müftüsü Hacı Fethullah Fehmi Efendinin kabri 
sırasındadır.» 

Sıraeî..(Sıraoettin Mııstafa) Efendi 

1172 Ramazanında mün'akit Huzur Dersleri üçüncü meclisine raukar- 
rir olarak iştirak etmiştir. Anteplidir. Divanı Hümayun hocalarındandı. 
1173 de vefat etmiştir. Vefa civarında raedfundur. Ayni zamanda şair bir/ 

zattı. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 10.) 

Sivaslı Necib Efendi 

Sivaslı Necîb Efendi Huzur Derslerine 1334-1341 seneleri arasmda 
muhatap, 1341 tarihinde mukarrir olarak i§tirak etmiştir. Beşinci ders 



— 179 — 

mukarr iridir. Beyazıt camii şerifi dersiamıdır. Hal tercümesine dair 
başkaca bilgi elde edilememiştir. 

Şehrî 

Sak: istanbullu. 

Şeyh Hulosizade Abdüikadir Kaşit 3i^£enâi 

Abdülkadir Raşit Efendi, İstanbul, Ayasofya, Salkımsöğüt, Alemdar 
caddesindeki hanede 1260 tarihinde dijnyaya gelmiştir. Babası Bergamalı 
Şeyh Mustafa Hulusi Efendidir. Aile ismi Bergannavî'dir. 3 Receb 128T 
tarihinde Kastamonulu Hafız Muhammed Vasfi Efendi'den icazet almış- 
tır. Ayasofya camii şerifi muciz dersiamlarından Ayasofya medresesi 
miâdcfrisiydi. Bilâhare Anadolu Kazaskeri olmuştur. Zamanın ileri gelen 






^ 






âlimlerindendi. Ârabî ve farisî lisanlarına aşina idi. Rebiüiâhir 1316, 8 
Ağustos 1314 tarihinde Kasidei Bür'eyi tahmis etmiştir. Bu kitab basıl- 
mıştır. Hakim Ataî tercümesi mevcut ise de basılmamı ştır. 

Huzur Derslerine 1298-1311 tarihleri arasında muhatap, 1312-1318 
seneleri arasında mukarrlr olarak iştirak etmiştir. 1318 tarihinde Meşi- 
hat müsteıan olmuş, 1325 senesinde yaş haddine tâbi' tutularak emekli 



— İSO — 

olmuştur. 23.8.1328 tarihinde Üsküdardaki evinde vefat etmiştir. Eyyübte 
Bahâriyyede medfundur. 

Temyiz Mahkemesi âzaliğmdan emekli Bay Kemal Ügen Abdülfcadir 
Ra§it Efendi'ye dair §u hâtırayı anlatmıştır: 

Bu zat kürsü şeyhi iken bir mevlidi nebevi günü mevlit alayından 
sonra Hamidiyye camiinde va'z verirken Padişah İkinci Abdüİhamid vazı 
dinlemiş ve beğenmiş, hoca efendinin arzusu üzerine kendisini kürsü 
şeyhliğinden dersiâmlık sraıfma geçirilmesi için irade etmiştir. Medİsi 
Mesalihi Talebe ve İmtihanı Kur'a âzası iken Sultan Hamit taraf mdan 
Me§ihat müsteşarlığına getirilmiş ve tensike kadar bu vaziiede 'kalmı§tır. 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı, oğlu Karagümrük Ortaokulu Müdürü 
Bay Cemil Poyraz tarafından verilmiştir.) 

ŞuHUiulu Ahmet ilulûsi Efendi 

Şumnulu Ahmet Hulusi Efendi, müderristir. 1278 tarihinde Yeni§ehir 
feneri, bilâhare Bilâdı Hamse moliasi ve Mekke pâyedne nail olmuştur. 
1282-1285 tarihleri arasında muhatap. 1286 senesinde mukarrir olarak 
Huzur Derslerine i§tirak etmiştir. Vefatı tarihi belli değildir. 

(Siciih Osman!, cilt 1, sah. 303.) 

TıriKOvah Muİıammed Hilmi Efendi 

Tırnovah Hacı Hafız IVIuhammed Hilmi Efendi. Fatih camii §erifi 
muciz dersiâmlarmdandır. Huzur Derslerine 1314-1327 senelerinde muha- 
tap, 1327-1334 senelerinde mukarrir olarak iştirak etmiştir. 7 Şevval 1334 

tarihinde vefat etmiştir. 

(Bu malûmat, Fatih türbesindeki mezar ta§ı kitabesinden elde edil- 
miş olup, hal tercümesine dair ba§ka öilgi elde edilememiştir.) 

Tırnovalı Miiftazade Abdurrahîm Eteadi 

1224-1227 seneleri arasmda huzuru hümayun dersi şerif mukarrir! 
ulan Abdurrahîm Efendi. Müftü Abdullah Efendinin oğludur. Fatih dersi- 
âmlarmdandır. 19 Safer 1227 de vefat etmiştir. Edimekapı'da medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 333.) 



Tikveşli Yusuf Ziyaeddm Efendi 

Huzur Derslerinde 1282-1291 seneleri arasında muhatap, 1291-1326 
seneleri arasanda mukarrir olarak bulunan Reisülulemâ Tikvegli Hacı 
Yusuf Ziyaeddin Efendinin hal tercümesi, Zahidülkevserî Efendinin 
«Tahrirülveciz» nammdaki eserinin 41 ve 42 nci sahifeîerinde münderig- 
tir. Arabca yazılmış olan bu eserin Tikvegli hoca efendiye ait hal tercümesi 
kısmı, Fatih camii şerifi Cuma ve kürsü vaizi Alasonyah Hacı Cemal 
Efendi (Cemal Öğüt) taı-afmdan tercüme edilmiştir: 

«Türk milletinin yetiştirdiği büyük din âlimlerinden ve usulü fıkıh 
ilminin mütehassıslarından bulunan Yusuf Ziyaeddin Efendi, Hüseyin 
Efendi namında bir zatın oğludur, Ribalzade unvanı ile şöhretlidir, Selanik 
vilâyetine tâbi Tikveş kazasında 1245 tarihinde dünyaya gelmiştir; ecdadı 
aslen Adana vilâyetine mülhak îçel sancağından hicret ederek Tikvegte 
iskân olunmuşlardı. 

Yusuf Ziyaeddin Efendi gençliğinde tahsü için İstanbula gelmiş ve 
Tmamzade Muhammed Es'ad Efendinin talebelerinden olan SerezU Hafız 
Seyylt Efendinin dersine devam etmiştir, bir müddet de muhakkiki gehir 
Giritli Ali Fikri Efendinin dersine devam ederek bu zattan icazet almıştır. 
HocaRinm üstazı olup 1287 tarihinde İstanbulda v&fat etmiş bulunan Şeyh 
Muhammed bhı Ali et Temim? merhumdan da iki sene kadar Mutavvel 
okumuştui'. Büyük üstaz Temimi, müfesairi gehir Alusî'den tahsil etmigti. 
Bu tarik İle Yusuf Efendi, Temîmî'den ilim tahsil ettiğine göre hocasının 
hücası Alusî'den de feyz almış oluyor. 

Diğer taraftan zamanın üstazı küllü reisülkurra büyük âlim Muham- 
med Galip Efendinin dersine devam ederek Telvih ve Muta\^"el okumug 
ve ulemâdan Yakovah namı ile maruf hocadan da istifade etmiştir. 

Hacı Yusuf Efendi derse icazet verdiği talebe arasında pek çok âlim 
yetiştirmiştir ki, bunlardan bazıları 1331 tarihinde vefat eden Şirvanlı 
Muhammed Halis Efendi, 1341 senesinde vefat eden Hacı Ahmed Kamlz 
Efendi, Medine! raünevverede Mahmudiyye medresesi müderrisi olan- ve 
İ317 senesinde vefat eden Serezli Hacı Mustafa Nuri Efendi, Cumalı 
Mustafa ve Taşköprüiü AbduUah Rüştü Efendiler, meşhur vaizlerden 
Manastırlı Hacı fiafız İsmail Hakkı Efendi, Manisalı Hoca Emin Efendi, 
doktor ve feylesof Ödemî§li Mustafa Fehmi Efendidir. Bunların bir kısmı, 
evvelce İstanbullu Mustafa Şevket Efendiden ders almakta iken 1291 
senesinde Şevket Efendinin vefatı ile yarım kalan derslerini Hacı Yusuf 
Efendiden ikmal etmişlei'dir. 

Hacı Yusuf Ziyaeddin Efendi, şahsen uzun boylu, ak yüzlü, heybet 
ve vakar sahibi bîr pîrî muhteremdi, bütün harekât ve muameleleri 
şeleft salihin mesleğine uygundu. 



^ 182 -^' 

Hoca efendinin men ki beler m den birisi şudur: Muhterem üstad haya- 
tında hîç kimseden ve hiç bir şeyden korkmadan hakkı ve hakikati söyle- 
mekten çekinmiyen yüksek ruhlu bir zattı. 1307 senesinde Padişah tkinci 
Abdülhamide verilen bir jurnal üzerine İslâm dininin fıkıh ilmine ait 
kıymetli bir eser olan îbnî Abidin'in «Reddilmuhtar» nammdaki kitabı 
hilâfet ve saltanata mugayir bazı hükümler ihtiva ettiği mülâhazasiyle 
padişahın iradesiyle kütüphanelerden toplattırılmaya başlanmış, bu'vazi- 
yet karşısmda ulemâ sınıfı büyük bir teessür içinde kalmışlar ve Tikveşli 
hoca efendiye müracaat etmişler, büyük üstaz ve mücahidi fisebiluUâh 
kendisi gibi büyük âlim Rizeli Muhammed Ferhad Efendi ile birlikte 
padigahm huzuruna girerek dini celili Muhammedi'yi muhafaza ve himaye 
ile mükellef- olan padişah için bu yapılan işin dünyevî ve uhrevî mes'uliy- 
yeti mucip olacağım, vazifeleri hak ve hakikati söylemekten İbaret oldu- 
ğunu hükümdara bildirmişlerdir. Bunun üzerine tekrar sadır olan bir 
irade ile kitabın toplattmlmasından vazgeçilmiş ve jurnal veren kimse 
padişah tarafmdan Istanbuldan uzaklaştırılmıştır. 

Tikveşli hoca efendi, 29 Safer 1339 senesinde vefat ederek Fatih 
camii şerifi kabristanına defnedilmiştir.» 

Büj^ik Töraaî Mıılıamm&d Efendi 

' 1173 de Vr. Meclisin ders mukarrirliğini yapmıştır. 1177 de Mısır 
mevlevîyyetini ihraz etmiştir. Müverrih Vâsıf, bu tevcihten bahsederken 
«Payei Kudüs ile ulemanın serefrazı ve ilim ve fazılda sanii Razı olan 
Torun Muhammed Efendi, Mısn Kahire kazasiyle mükerrem» oldu, der. 
Müşkülpesent olan Vâsıfm bu tavsifi, büyük âlimin uluvvü kadir ve menzl- 
letini gösterir. Hâkim tarihinde 1174 Ramazanı Huzur Dersinden bahse- 
dilirken bu zat «Muallimi Sultanîi sabık Torun Muhammed Efendi» diye 
anılmaktadır; (cilt 2, sah. 600). 

Küçük l^rnn Muhammefl Kfendî 

1172 de n. Meclis muhatabı iken 1173 de VII. Meclis mukanndİğmİ 
yapmıştır. Filibe kadıhğmda bulunmuş ve 11S7 de Kudüs kadısı olmuştur. 

Karabaş Ali Efendi torunudur. 1158 Muharreminde tmamı Sultanî 
olmuş, 1159 tarihinde azledilmiştir. Bilâhare Belgrat mollas.], Galata mol- 
lası, 1168 de Filibe, 1171 de ikinci defa Galata mollası, yine Filibe, 1177 
de Mısır, 1187 de Kudüs kadısı olmuş, IİSO tarihlerinde vefat etmiştir. 
Âlim, fâzıl, üstazı zaman îdî. 

(Sicilli Osmanî, çîlt 3, sah. 256.) 



183 



TrsMmiiu Ha&atî Sabri Efendi 

Trabzonlu Hasan Sabri Efendi müderris, molladır. Mahreç ve Mekke 
payeierine nail olmuştur. 1279-1286 tarihleri arasında muhatap, 1287-1289 
tarihleri a-rasmda mukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmiştir. 12'9T 
senesinde vefat etmiştir. 

(SidUi Osmanî, cilf 3, sah, 222.) 

Trabzonlu Muhamıued Efendi 

1204 senesinde Huzur Derslerine mukarrir olarak igtirak'" etmiştir. 
Sicilli Osmanî bu zat hakkmda «ilim sahibidir» diyor. 1188 Rebiülevve- 
linde Kudüs mollası olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 256.) 

Trabzonlu (AîısskaÜı) Nîimaa BfeMi 

«Mektebi ulûmu' edebiyye» hocası ve huzuru hümayun mukarriri olup 
1260 da Haraisel Süleymaniyye itibar olunmuştur. Huzur Derslerine 1247- 
1254 sen&lerinde muhatap, 1254-1285 senelerinde mukarrir olarak iştirak 
etmiştir. 1282 Ramazanında Mekkei Mükerremede ihtiyarı ikametine fer- 
man olunup orada (1285 te) vefat eylemiştir. Hakg&, sadık, âlim bir 

zattı. 

(Slcmî Osmanî, cilt 4, sah. 574) 

IhiFŞucazade Ahnı«d Mnhtar Ef^nâi 

Ahmed Muhtar Efendi 1238 tarihinde îstanbulda doğmuştur. Babası 
Safranbolulu Bahaddin Efendizade Hacı Muhammed Sfendinîn oğlu turşu- 
cular kethüdası îbrahön Âğadır [1501 

îîk tahsüini ikmal ettikten sonra fuöelâdan Ders Veklîi (Huzuru 
hümayun mukarrirlerinden) Filibeli Hallî Fevzi Efendinin dersi keraaîâ- 
tına İttisal ile arapçada bimuadü ve Acem edebiyyatmda emsalinden. üstün 
derecede icazetname almıg ve açılan. raus imtihanında da ehlîyyetim Isbat 
ederek müderris olmuştur. 



ri50] sicilli Osm'ani'de «Tosyalı» vazı.lı İse de sahihi hoyie o>m«gu, AhîVic-fl Mulı- 
1.ar Erendlnln oğlu tarafmdnn- bn(3i.Tilîn1sti,r,- 



— II 



1266 senesinde İptidai Hariç ile Salisei Lûtfi Paşa medresesi uhde- 
sine tevcih kılınarak [151] neşri ulûma başlamış, pek çok talebe yetiştir- 
miştiı:'. Veliaht, şehzade Yusuf İzzettin Efendiye üç sene hocalık etmiştir. 

Huzuru hümayun derslerinde 1270-1281 senelerinde muhatap ve 1281- 
1282 senelerinde mukarrir olarak bulımmuştur. 

1281 senesinde İstanbul mahkemesi Bab naibi, bilâhare Mahfe! şer'iy- 
yatçısı olmu§ ve yine bu tarihte Mülkiyye Mektebine fıkıh muallimliğine 
tâyin edilmiş, bu vazifesi, bir sene devam etmiştir. 1282 tarihinde 
Mahreç mevleviyyeti ile Dan Şûrayı Askerî müftülüğüne ve ilâveten 
Meclisi İntihabı Hükkâmı Şer'i âzahğma tayin olunmuş ve Haremeyni Muh- 
teremeyn payesine nail ve 1284 senesi başlarında Galata kadısı olmuş 
ve ayni sene İstanbul payesine yükselmiştir. 

1285 senesinde Divanı Ahkâmı Adliyye âzalığma, 1288 de ikinci defa 
Dari Şûrayı Askerî müftülüğüne tâyin edilmiştir. 12.89 senesi Ramazanı- 
nın beşinci günü adaşı olan Koca Yusuf Paşa hafidi Mir Ahmed Muhtar 
Efendinin yerine mesnedi. meşihatı ihraz eylemiştir. 

Bir sene, yedi ay, yirmi gün bu vazifede bulunduktan sonra 1291 
senesinde ayrılmış ve ibâdet ve taat ile meşgul olup 1292 senesi Rama- 
zanı şerifinin onbeşinci gecesi Kızütopraktaki köşkünde füc'eten vefat 
etmiştir. Kabri Karacaahmette babasının yanındadır. 

Ahmed Muhtar Efendi Murassa', Mecidî ve Osmânî nişanlarını haizdi. 

îlmiyye Salnamesi bu :^at için şöyle demektedir; «Müşarünileyh 
Ahmed Muhtar Efendi, fukaha ve etkıyadan nadirülemsal bir zat idi, âdil 
ve hakkaniyyeti iltizamda metaneti mâruf ve ârâyı şaibe ile meşhurdur, 
hattâ meclisi vükelâya dahil olduğu gün beyan ve ibraz eylediği r-ey ve 
zekâ, fihrisi kütüphane! nevadir olduğunu irae ve isbat etmiş idi.» 

Meşihatı zamanında kadıları umumî bir imtihana tâbi tutarak kaza 
mesleğini tensik ve tanzime himmet sarfetmiştir. Ayasofya camii şerifi 
avlusundaki medrese, Ahmed Muhtar Efendinin meşihatı zamanında tesis 
olunan âsân hayriyyedendir. 

(îlmiyye Salnamesi, sah. 604 [152] ; Kamusülâlâm, sah. 4235-; Sicüîi 
Osmanî, cild 4, sah. 351, cilt 6, sah. 686; ayrıca .torunu saym Bedriye Mar- 
din Hanımefendinin verdiği malûmattah da istifade olunmuştur,) [1531. 



[151] «Münhal olan Siilişci Lûtli Paşa medresesi, Kırk medresesinden mün- 
fasü ledel imtihan istlîıkaUı nümavan olan Tursucuzade Ellıac Ahmed Muhtar Efen- 
diye bâ iptidaî hairiç, Şevval, sene 1266.» [Takvimi Vekayi, No. 430). 

[152] «Şeyhülislâm ve müftiyülenâm Elhac Ahmed Muhtar Efendi, İlli», 
[153] Ahmed Rfuhtar Efendinin küçük ogiu NeCmeddln Molîa Bey (NecmeÖdin 
Kooatas) İkinci Abdülhamid zamanında Rumeli Kazaskeri id). İkinci Meşrutiyet inkı- 
labından sonra Bag-dat valisi bulunduğu sırada Bagdatta Hukuk Mektebini testi 



185 



etmiştir. Hüseyin Hilmi Pasa kabinesine adljyytf nazırı oLaralî İşlirak ctmlg, s.diiyycde 
geniş İslâhat yapmıştır, Hukuk tahsili için Avrupaya L3,lebe gönöermis, müdevvenatı 










Milka'ı'rîr Tur^ucuzade Ahfrıed Mulıiar Ejeyıâmm aCn-n Keonetldln Molla Bey ( N ecmeddin 
KücütaNj , ihnifj-ııe timi fi mv- en ■ijüksah' rütbeni olan Jîuııif}i. Kci-iO^Hkeri i:ı.y/tf^tifjle. 

(SuM-an îkinci ' Abclullmmid devrij 



Uggakî Nasuh Efeadi 

Uşşakî namiyle meşhur ve maruf büyük âlim hoca Muhammed Nasuh 
Efendi, o zamanki idarî teşkilâta göre Bursa Vilâyeti, Karahisan sahib 
(Afyon Karahisar) sancağı, Sandıklı kazası, Danişmendîl nahiyyeslne 
bağlı Kazanpmar köyündendir. 1215 tarihinde doğmuştur. Babası Bekü' 
Ağa memleketinde Iraamoğuilan namiyle yad edilirdi. 

On iki yaşmda iken babası Bekir Ağanın vefatı üzerine annesi tara- 
fmdan Denizli müftüsü olan dayısının yanına gönderilmiştir. Denizlide 
Şehirli medresesinde tahsiline devam ile hafızı Kur'an olmuştur. Bir müd- 
det de Karesi sancağına (Balıkesir Vilâyetine) giderek oradaki medrese- 
lerde de okuduktan sonra İstanbula gelrnigîlı\ İstanbulda Fatih Sultan 
Mehmed medreselerinden Karadeniz tarafındaki Çîfteayak Kurşunlu med- 
reseye yerleşmiş ve Fatih camii şerifinde ikinci defa tedrise başlamış 
olan Vidinli hocanm dersine devam etmiştir. 

Tedris müddetinin sonlarına doğru oldukça ihtiyarlamış olan Vidinli 
Hoca, dersin ikmaline az bir zaman kaldığı sırada hastalaTîmakla talebesi 
içinde zekî ve muktedir olduğunu bildiği ve takdir ettiği Hâfiz Nasuh 
Efendiyi evinde hastalığı sırasında okutup yetiştirmiş ve kendi yerine 
derse çıkarmış, Vidinli hocanın vefatı üzerine Nasuh Efendi hocası namına 
icazet merasimini yapmış ve icazetname vermiştir. 

Bundam sonra Meşihatı İslâmiyyede imtihan hey'eti huzurunda yapı- 
lan ruus imtihanını da muvaffakiyyetle verip dersiam ve müderais olarak 
Fatih camii şerifinde tedrisata başlamış ve kırk- sene tedrise devam ile 
iki defa icazet vermiş, pek çok talebe yetiştirmiştir. 

tkinci icazetinden sonra tamamen kendisini zühdü takvaya vererek 
ulemayı salihînden olmuştur. Haccülharemeyndir. Zamanının büyük âlim- 
lerinden olması dolayısile saltanat meclislerine davet edilirdi. Çok müsrif 



lîanuîiiyyc dairysini tesis edip l^anun ve nıaaınilarla. Tara .v i/:; karaırla,rıııın muntazam 
bir şekilde toplfinmasını temin ftıniştir, Suih m.ıJıkemt-jl erinin, noteıriili Leşkllâtının, 
■Temyizdö sçık riıiiruçma usulünün ihdası, Ceza KaıvJnu v? muhtelif Jcanuııtardu isliî- 
hat yapılması baıjlıca icraatındandır. Bir araJik Sadnâzam vekiIIiâ:inÖe de bulunmuştur. 
Müta.reke sent>]prinne Osmaîil] İmparatorluğu meclisinde Kastamunu meb'uyu ve millî 
hükümetin .teşekkülünden sonra RÜyiUc Miiict MecilKinfK^ yine Kastaınonu meb'usu 
olarak buiunmus ■ mümla.:^ sahslyellerimizdJTidlr. Nocmeddln Molla Bey '2 Şubat 1949 
tariHindc vefot ctmişjtîr. Karacaahmedde aile kabristanında medfundur. Muiıterem" 
hocamız Ord. Prof. Ebürulâ Mardin bn zalrn damadıdır. 

(İbrahim Aîâeddin GÖvsa, Meşhur adamlar. Hayatları ve Eserleri, cilt 3.) 



ve hasta oian Sultan Abdülmecidin idaresinden hiç memnun değildi. Padi- 
şah tarafından kendisine verilen nişanlan kabul etmemiştir. Hattâ daha 
sonraları teklif olunan Şeyhüllslâmiık makamını da memur olmayı doğru 
bulmadığmdan redd-etmiştir. Hoca Nasuh Efendi, 1262 senesinde Huzur 
Derslerine muhatap tayin edilmiştir. Kuleli vak'ası namiyle tarihde yâd 
edilen ve Sultan Abdiümeclde karşı yapılan suikast hâdisesinde medhal- 
dar görülerek sekiz sene Uranl adasında kaîebendllğe mahkûm edilmiş, 
1270 tarihinde Huzur Derslerinden ihraç edilmiştir. Sultan Abdüİaziz 
zamanında kalebendlîk cezası nefi cezasına çevrilerek Uşak'a sürülmüştür. 
Uşakta uzun müddet sürgün kaldığı İçin Uşşakî lâkabiyle anılır. 

1280 tarihinde yeniden Huzur Derslerine muhatap olarak tayin olun- 
muş, 1281 senesinde mukarrirlige terfi etmiştir. 

«Huzur Dersleri» eserinde, cilt 1, sah. 374/377 de Kuleli Vak'ası anla- 
tılırken Hoca Nasuh Efendi' den: «ulemayı benamdan olan müşarüniley- 
hin herkesçe malûm bulunan salâbeti ahlâktyyesi ve mümtaz seciyyesis 
diye bahsolunmuş, Ebüzzlya Bey merhumun Hoca Nasuh Efendi hakkın- 
daki şu satırları da dercoluhmuştur: «,.. müşarünileyh dahi salâh ile 
maruf ve evkatü saati iştigalâtı maneviyyeye masruf olduğu ve hanesine 
müdavim olanların mücerret mekârimi ahlâkiyye üzerine ifa edegeldiği 
mevaiz ve hutabdan hisseyabı füyuz olmaktan başka bir emel ve mak- 
satlan bulunmadığı bilindiği cihetle beytütetgâhı herkese küşade îdi... 
ve halk arasında bihakkın kesbettiği şeref ve haysiyyeti cidden pek bâlâ 
idi. Herhangi bir hususta Hoca Nasuh Efendi nâmını yâd etmek, o husu- 
sun iîel ve esbabını tefahhus fikrini selbederdi. Anın lisanından çıkan 
bir kavli şeriat, mahzı şeriat telâkki olunur ve kimsede kaydı tereddüt 
bırakmazdı.» 

Sicilli Osmanî, bu zattan bahsederken: «Uşakîdir. 1292 senesinde 
Mekkei Mükerreme- payesine kadar resmî rütbesi terfi etmî§tir. Önceleri 
bir kaç defa ikamete memur edilmiş, âlim, fâdıl kâmil, muhaddis, müfes- 
slr, natuk ve mütevazı idi.» demektedir. . 

Hoca Nasuh Efendi, 1308 senesi Cemaziyelevvelinin onuncu günü 
doksan yaşım mütecaviz olduğu halde vefat etmiştir. Fatih türbesi bah- 
çesinde medfuîîdur. 

Mezar taşı kitabesi şöyledir: 

Nesteizübillah 
EihamdüliUâhillezi sadekanâ va'de 
Ya vakıfa bikabri mütefekkiren bihâli 
Künlü misîek amen gada tekûne misli 



Efahimi ulemayı ahyar ve eazımı urefayı ebrardan üstazı zi irgad 
meşhur Hafız Nasuh Efendi hazretlerinin halvetgâhı mânevisidir. Ruhu 
için fatiha. Sene 1308, 13 Cemaziyelevvel. 

Hafız Nasuh Efendinin büyük oğlu Hacı İbrahim Ethem Efendi 
Medine! Münevvere mollası olmuştur. Huzuru hümayun dersi muhatap- 
larmdandır. İkinci oğlu Mustafa Asım Efendi, Huzur Dersi mukarrirle- 
rindendir. Küçük oğlu Ömer Hayri Efendi, İstanbul ruusu hümayununun 
Musılaı Sahm derecesini haizdir. Tanmmı§ avukatlardan Profesör Abdül- 
hak Kemal Yörük, Ziya Yörük ve Baha Yörük, Nasuh Efendinin torun- 
larıdır. 

{Hal tercümesini, torunu Sayın Sıdıka İnce bildirmiş olup haccülhare- 
meyn ve faziletli bir hanımefendidir.) 

Vefa Şeyhi Abdullah Kt'oııdi 

Eîhac Seyyit Abdullah Efendi, Vefa Şeyhi olup 1213 Ramazanında 
muksrrirlikte bulunmuş, 1214 Ramazanmm ikisinde vefat etmiştir, tğri- 
kapıda medfundur. 

(Sicîlh Osmanî, cilt 3, aah. 392.) 

Vidinli Mustafa Ef«ndi 

Vidinli Mustafa Efendi, müderris ve dersiânrdn-. Meşahiri fudela- 
dandır. «Osmanlı Müellifleri» yazan, bu zattan, bahsederken «neşri ilme 
muvaffak olmuş bir fâdüı kesirülhimmettir» der. iki defa icazet vermiş, 
binlerce talebe yeti-ştirmiştir. Halkai tedrisinde pek çok fudela yetişmiştir. 

1245-1256 seneleri Huzur Derslerinde muhatap, ,1256-1271 de mukar- 
rir olarak bulunmuştur. 1260 Zilhiccesinde ilmî rütbesi Hamisei Süleyma- 
niyye itibar olunmuştur. 

Okuttuğu derslere dair zabtolunabilen takrirleri, «Mir'at» ve sair 
eserleri basılmıştır. 

1271 senesi Şabanının 18 inci günü vefat etmiştir. Edirnekapı haricinde 
İbrahim Halebî yakınında medfundur. Talebesinden meşhur Hoca Tahsin 
Efendi, vefatı zamanında şu tarihi söylemiştir: 

Yazıldı eski tahsin ile tarih 
Vefat etti Vidinli muhakkik. 

(Osmanh Müellifleri, eilt 2, sah. 51; Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 476.) 



189 — 



Vims^ehirii Hasatîi Etendi 

Huzur Derslerine 1198 senesinde mukarrir olarak iştirak ettiği tesbit 
olunmuştur. Asrının fudelâsmdan bir zattır. Müderris, molla, 1211 Rebiül- 
evvelinde gam mollası olmuştur. 1215 senesi Şabanının 10 uncu günü 
vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 162.) 

Vakovalı Ali Efendi 

Ali Efendi, Yakovalıdır. Müderris ve dersiamdır. Huzur Derslerine 
1261-1276 senelerinde muhatap, 1277-1299 senelerinde mukarrir olarak 
iştirak etmiştir. 1293 senesi Cemaziyelâharmda vefat etmiştir. Fâzıl bir 

zat idi. 

(SiciUi Osmanî, cilt 3, sah. 573.) 

Yakovaİ! İbrahim Etendi 

Yakovah İbrahim Efendi, müderris, 1243-1264 tarihleri arasmda 
muhatap, 1255-1265 tarihleri arasmda mukarrir olmuştur. 1260 Zilkade- 
sinde terfian Süleyma'niyye müderrisi, bir aralık İzmir kadısı olmuş, 1271 
tarihinde veiat etmiştir. Veta kurbünde medfundur. 

(Sicilli Osman, cilt 1, sah. 162.) 

Yasinîzadft ( Yasinchade) AbdÜlvehab Efendi 

Sultan Üçüncü Selim ve îklnci Mahmud devri âUmlerindendir. İki 
defa mesnedi meşihatı ihraz eylemiştir. Sinopta medfun Seyyit Bilâl 
hazretleri neslinden olup Ayasofya camiinde Yasini şerif kıraatini vak- 
fetmiş olan Yasini Mustafa Efendinin torunu, Üçüncü Mustafa devri 
âlimlerinden ve Huzur Dersleri muhataplarından Yasinîzade Osman Efen- 
dinin oğludur [154]. 



■ [154] Osmank Müellifleri nam eserde Yasinîzade Ahöülvehab Efendi. M-ustafa 
Efcnriinin oğlu olarak gösterilmiştir, Bjcllli Osmajıl'nin Şöhretler kısmmdi*, elit 4, 
salı. 711 âe «Abtlülvehab Efendi bin Osman Efendi bin Yasini Mustafa Efendi» diye 
yazılıdır. Ilmiyye Salnâınegi'nöe, sah, 584 te (Şeyhülislâm ve Müftİyülenâm 102 Esseyit 
Ahmet Abdülvehab Efendi' Yasincizade) fetvaları ve ef yazısı numuneleri gÖGteril- 
nıi^tİT'. 



, — 19ü — 

1172 senesinde dünyaya gelmiştU'. 1182 senesinde Enderunu hüma- 
yuna, çırağ olmug, Gelenbevl ismail Efendi ve Palabıyık Muhammed Efendi 
gibi nrıüteb ah hir inden ders görmügtüı\ 12Ü0 tarihinde Enderundan çık- 
tıktan sonra ruusu hümayuna nail ve ulema zümresine dahil olarak Beya- 
zıt ve Yenicamide tedrisi tüüm ile şöhret kazanmış, bir müddet Selânikte 
mevleviyyetle bulunduğu sırada Bilâdı Erbea payesine nail olmuştu^. 

1205 senesinde muhatap, 1209-1224 seneleri arasında mukarrir olarak 
Huzur Derslerinde bulunmuştur, 

1225 tarihinde sefaretle İrana gönderilmiştir. Vazifei sefareti hüsnü 
ifa ettiğinden dolayı İkinci Mahmudun memnuniyyet ve takdirine maz- 
har olmu§, sefaretten avdetinde kendisine 1228 tarihinde Mekkei Müker- 
reme payesi, 1231 Muharreminde İstanbul payesi ihsan buyurulmug, bu 
tarihten sonra sür'ale kat'ı raeratip ederek o senenin Zilkade ayında 
Anadolu payesi, 1232 İVîuharreminde Sadn Anadolu ve Nakıbüİegraf 
olmugtur. 1235 Muharreminde Eumeli Sadrı payesini ihraz eylemiş, 
bulunduğu meclislerde efkârı şaibe ve raâkulesile temeyyüz ettiğinden bu 
meziyetlerine mükâfaten 1236 senesi Cemaziyelâhanmn 24 üncü günü 
megihat makamına yükselmiştir .(Cevdet Tarihi, cilt 11, sah. 197: «Me- 
şihatı ulya Yasinîzade Abdüîvehab Efendiye tevcih buyuruldu.»). 

1238 Saferinln 18 inci günü azledilmiş ve İzmitte bir meselenin halli 
i^in ikamete memur edilmiştir. Affını müteakip 1243 senesi Şevval aymm 
22 nci günü ikinci defa Şeyhülislâm olmuştur. Bu defa da dört sene kemali 
adiü nezaketle ahkâmı şer'iyyeyi tatbikte kusur etmemiş, fakat ihtiyar- 
lık daha ziyade vazife ifa etmesine mâni olduğundan 1248 senesi Rama- 
zanının 18 inci günü bu vazifeden ayrılmıştır. 

Meşihatı zamamnda İkinci Mahmudun teveccühünü, bütün ulemanın 
hörmetini celbe muvaffak olmuştur. 

1249 senesi Ramazanının 27 nci Kadir günü vefat etmiştir. Cenaze 
namazı Fatih camii şerifinde kılınmış, Padişah İkinci Mahmud da namaz- 
da bulunmuş, afif ve fâdıl şeyhülislâmına karşı son vazifei kadirşinasiyi 
ifa eylemiştir. Müddeti fetvası dört sene, on ay, yirmi altı gündür. Mer- 
kadi, Topkapı haricinde babasının yanmdadır. 

Abdülvehap Efendi, ulûmu aliyye ve âiiyyeye, fen ve edebiyata vâkıf, 
umuru idareye muktedir, sahi, mükrim, natuk bir zat idi. Yüzden fazla 
talebeye icazet vermiştir. <'Hülâsatulburhan fi itaatüssultan» isimli 1247 
tarihinde basılmış bir eseri ile bazı risaleleri vardır. 

' Oğulları Muhammed Ragıb ve Muhammed İlmî Efendilerdir. Bu zat- 
1ar da ilmiyye mesleğinde yüksek makamlarda bulunmuşlardır. 

(Cevdet Tarihi, cilt 11, sah. 75; Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 405; 
Osmanlı Müellifleri, cilt 2, sah. 57; İlmiyye Salnamesi, sah. 584.) [154 a} 



[ÎS4*] Fetva, ve elyagîsî örneöt^ mukarrir Akşehirli Haşan. Fehmi ve Bodrumlu 



— 191 — 

Yerköylü Ali Efendi 

Haiız Ali Efendi, müderristir. 1252-1271 senelerinde muhatap, 1271- 
1273 senelerinde nıukarrir olarak Huzur Derslerine iştirak etmi§, 12Î5 
senesinde Selanik mollası olmuştur. 1279 Cemaziyelev^-elinde vefat 
etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, ciît 3, sah. 571.) 



B — HUZUR DERSLERİ MUHATAPLARININ 
HAL TERCÜMELERİ 

( Alfabe sırasıyla ) 

Abdullah Efendizade İbrahim Fehim Efesıdi 

Abdullah Efendizade İbrahim Fehim Efendi, müderristir ve Sahibi 
Ayar (Darphane Nâzın) olmuştur. 1226-1236 senelerinde Huzur Derslerine 
muhatap olarak iştirak etmiştir. 1237 Cemaziyelâhannda Eyyüb kaddı- 
ğma tayin ediimi§tir. 1244 Muharreminde vefat etmiş, Karacaahmet mezar- 
lığma defne dilmiştir. » 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 155.) ^ 

Abdühehhab Efendi 

1173 Ramazamnm VI. Meclisine muhatap olarak iştirak eden Âmidî 
Abdülvehhab Efendi, Bursa kadılığından munfasıl olduktan sonra H84 
senesinde vefatı vukubulan zat olsa gerektir. 

Adalı Muhammed Efendi 

Osmanh Müellifleri adlı eserin «UlemS» faslında Adaiı Muhammed 
Efendi hakkmda şu malûmat vardır: 

Adah hoca Muhammed Efendi «Adapazari»; Müteehirîni ulemadan 
olup Ankaralıdır. Adapazanna naklettiği cihetle Adalı şöhreti ile mü§te- 
hir idi. Kudusü şerif kadılığında ve ahir ömründe Zafranbolu niyabetinde 
bulunarak, 1278 tarihinde Zafranboluda irtihal etmiştir. 

1252 - 1257 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bu- 
lunmuş ve 25 Rebiülâhır 1257 tarihinde Adapazarı Müftülüğüne tayin 
edilmiştir. 



Ömer Lûtfi Efendi lerînkty] e hirlikte, aşağıda «M-qtıatapiar* faslının sonuna ek olarak 
konulacaktır. 



~ 192 — 

Matbu eserleri şunlardır: Muiassal tefsiri suretül vakıa; Keşfül feraiz; 
Hagiyei mufassala ala hagiyei Karatepeli. 

(Osmanlı Müellifleri, Ulema faslı, sah. 215.) ^ 

Adanalı Seyyit Ali Kemzi Efendi 

Ali Remzi Efendi Adanalıdn\ Müderristir. 1237 - 1252 seneleri arasın- 
da Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. Haremeyn Müfettigi 
olmuş, 1252 senesinde azledilmiş, 1253 senesinde Kudüs MoUası olmuş, 
1254 senesinde vefat etmiştir. Şairdir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 417.) 

Al'yonkarahisarîı 

Bak: Karahisarsahipii. 

Ahıskah Aii Haydar Efendi 

Ali Haydar Efendi, Batum'un Ahıska kazasmdandır. Hicrî 1283 sene- 
sinde dünyaya gelmiştir. İll^ tahsilini memleketinde yapmış, sonra Erzu- 
ruma giderek oradaki Bakırcı Medresesine devam etmiştir, tstanbulda 
Fatih camü şerifinde derslere devam ve tahsilini ikmâl ile Çarşanbalı Hoca 
Ahmet Hamdi Efendiden icazet almıştıi'. Aynı zamanda Medresei Kuzata 
girerek oradan da şahadetname almıştır. Müteakiben bir taraftan Fatih 
camii şerifinde ders vermiş, diğer taraftan da meşihata devam ve sırası 
ile terfi ederek Hey'eıi îtfaiyye reisi olmuştur. Hicrî 1334 tarihinden 
itibaren 1337 senesine kadar ve bilâhare 1340 ve 1341 senelerinde Huzur 
Derslerinde muhatap ve baş muhatap olarak bulunmuştur. 

Ali Haydar Efendi, 1 Ağustos 1960 tarihine müsadif 1380 senesi Safer 
ayının yedinci Pazartesi günü Fatih'te Çarşanbadaki evinde vefat etmiş, 
cenaze namazı Fatih camii şerifinde kılınmış ve makberi mahsusuna defne- 
dilmiştir. 

(Hâl tercümesi, oğlu sayın Bahaddin Güleryüz tarafından verilmiştir.) 

Ahıskah Alî Eıza Efendi 

Ali Rıza Efendi Ahıskada çiftçilik ile iştigal eden Süryazade Muham- 
med Ağanın oğludur. Ahıskada doğmuştur. Tahsilini îstanbulda yaparak 
icazet almıştîr. Fatih muclz dersiâmlarmdandır. 1293-1325 seneleri arasın- 
da Huzur Dersleri muhataplığmda bulunmuştur. Padişahın huzurunda 
serbestçe idarei kelâm mümkün olamıyacağı düşüncesiyle teklif olunan 
mukarrirligi kabul etmediği aile içinde söylenir. • 

Huzur Dersleri mukarrirl erinden Priştineli Hacı îlyas Efendi baca- 
nağıdır. 



— 193 — 

Ali Rıza Efendi, 1 Şaban 1326, 15 Ağustos 1324 tarihinde vefat 
etmiştir. Edirnekapı mezarlığında medfundur. 

(Hal tercümesi, torununun kızı sayın Neriman Arat tarafmdan veril- 
miştir. ) 

Ahıskah Haliî Efendi 

Ahıskalı Halil Efendi, «Keskin» lâkabı ile anılır. Dersiam ve müder- 
ristir. Âlim, fâdıl bir zattn\ 11Î2 ve 1205 senelerinde Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. 1212 tarihinde 
Halep mollası, bilâhare Şam- kadısı, 1222 Cemaziyelevvelinde Mekkei Müker- 
reme payesine nail olup 1225 senesi Safer aymm beşinci günü vefat 
etmiştir. Hekimzade camiinde medfundur. 

(Sicilli Osraanî, cilt 2, sah. 303.) 

Ahıskah HasaR Keceb Efendi 

Ahıskah Hasan Receb Efendi, 1310 - 1326 seneleri arasında Huzur 
Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. Süleymâniye tüı-besi hazire- 
sinde medfundur. Mezar taşı kitabesi aynen şöyledir: 

«Hüvelbâki 

Süleymâniye camii şerifi muciz dersiamlarından 

Ahıskavî Hasan Recep Efendinin ruhu için Fatiha 

1326 -yevmi Sah.:* 

Ahıskah Dersiam Muhammed Hulusi Efendi 

Muhammed Hulusi Efendi, Gürcüdür. Müderris, vaiz ve dersiam olmuş, 
fâzıl bir zat idi. 1256 - 1267 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap 
olarak iştirak ve İ267 senesinde vefat eylemiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 294.) ^ 

Ahıskalı Muhammed Nuri Efendi 

-Muhammed Nuri Efendi Batum vilâyetinin Ahıska kazasında 1245 
senesinde dünyaya gelmiştir. Babası Osman Efendi Eayrakdar lâkabiyle 
meşhur, harpte sancak çeken askerî bayrakdarlardan idi. Annesinin ismi 
Emine Hanımdır. 

Tahsilini Fatih Camii şerifinde yaparak müderris olmuş ve aynı cami- 
de tedris ile meşgul olarak talebesine icazet vermiştir. Arabî ve farisî 

Hus-iiT Dersleri, C il — is 



-. 194 — 

lisanlannı bilirdi. Salı günleri Topkapı Sarayında Buharii Şerif okutur 
ve Veznecilerde Kalender camii geriiinde ayrıca tedriste bulunurdu, 

Muhammed Nuri Efendi, penbe beyaz tenli, kara kaşlı ve güzel yüzlü, 
mütenasip endamlı, temizliği sever, güzel giyinir bir zat idi. Ali Süâvi 
vak'asmda sebkeden hizmetine mükâfaten o de\Tin ricali tarafından ken- 
disine hâtıra olmak üzere bir kılınç hediye edilmesinden dolayı Kılınslı 
Hoca namiyle anılırdı. 1294 - 1318 seneleri arasında Huzur Derslerine 
muhatap ve baş muhatap olarak iştirak etmiştir. 1318 senesinde 73 ya§mda 
iken İstanbulda vefat etmiştir, Edirnekapı haricinde Otakcılar dergâhı 
karşısında medfundur. 

(Hal tercümesi, torunu Bayan Mediha Çelikyürek tarafından bildi- 
rilmiştir.) 

Tabibi hassa Ahıskah Muhammed Sâkıb Efendi 

Muhammed Sâkıb Efendi, Ahıskalıdır. Babası ile birlikte İstanbula 
gelmiş, tıb tahsil ederek tabib ohnuştur. Sarayı hümayunda tabib ve 
Tıbhane hocası idi; kendisine müderrislik de verildi 1227-1264 seneleri 
arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulundu. 1268 tarihinde 12Ö 
yaşında vefat etmiştir. 

Muhammed Sâkıb Efendi, aym zamanda şairdi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 62.) 

Ahıskalı Hoca Naman Efendizade Msıhammed Es'ad Efendi 

Muhammed Es'ad Efendi, huzuru hümayun dersi şerifi mukarrirle- 
rinden Ahıskalı Numan Efendinin oğludur [155]. 1263 senesinde İstan- 
bulda Şehzade camii şerifi civarında Emin Nureddin mahallesinde dünya- 
ya gelmiştir. 

İlk tahsilini mahallesindeki sıbyan mektebinde yaptıktan ve hıfzı 
Kur'anı azimüssane muvaffak olduktan sonra Süleymaniye camii şerifinde 
FetvaGmihi Muhammed Nuri Efendinin ders halkasma dahil olarak tahsi- 
lini ikmal ile müderris olmuş, 1291 senesinde Süleymaniye camii şerifinde 
derse çıkmış ve ruus rütbesi sırası İle Musılai Sahna yükselmiştir. 1293 
Recebinde mülâzimetle Fstvahanei âliye devama başlamış, 1294 Zilkade- 
sinde Sahm, 1296~Rebiülevvelinde İptidai Altmışlı ve Receb ayında Musılas 
Süleymaniye ruus derecelerini almış ve yine o sene Ilâmatı Şer'iyye mümey- 
yizliği ikinci muavini olmuştur. 129S senesi Zilkadesinde ruusu Hamisei 



[155] Yukarıda «MukarrirlGr» faslında sah. 183 p bakınız. 



— 195 — 

Süleymaniyye olduğu gibi 1301 senesinde de îiâmatî Şer'iyye mümeyyizli- 
ğine başmuavin olmuştur. 

Huzuru Hümayun Dersi Şerifi muhataphğı 1293 senesi Ramazaîimdan 
1308 senesine kadar devam etmiştir. 

1308 senesinde Süleymaniye camii şerifinde talebesine icazet vermi§- 
tir. O sene Ramazanında Mahreç mevlevijryetine nail olmuş ve îlâmatı 
Şer'iyye "mümeyyizliğine terfi ve Trabzon Mevleviy yetini ihraz eylemiştir. 

1309 senesinde mezkûr . mümeyyizliğe zanıimeten Meclisi İntihabi 
Hükkâmı Şer'î âzalığı tevcih olunarak bu munzam vazifesi on yedi sene- 
den ziyade uhdeî liyakatinde kalmıştır. 1310 Ramazanında Bilâdı Hamse, 
1313 de Haremeyn! Muhteremeyıı payeleri ile ve aynı sene Rebiüie\'velinin 
on beşinci günü de İstanbul payesi, ile taltif edilmiştir. O sene içinde Defteri 
Hakânii Şer'î memuriyetine ve beş ay sonra ikinci defa Fetvahanei âlî 
İlâmatı Şer'iyye mümeyyizliğine gelmiş ve 1315 senesi Şabanında Ana- 
dolu Kazaskeri olmuştur. İkinci defa îlâmatı Şer'iyye mümeyyizliği on bir 
seneden ziyade devam etmiş ve İkinci Meşrutiyetin ilânı tarihi olan 1326 
senesi Cemaziyelâharinin 27 ııci ve 1324 senesi Temmuzunun 10 uncu 
gününden 17 gün sonra Meclîsi Tetkikatı Şer'iyye riyasetine ve 1327 senesi 
Şabanında Fetvaemanetine tayin kılınmış ve bu vazifede iken yaş haddini 
doldurmuş ise de ilim ve fazhndan ve hüsnü hizmetinden İstifade edilmek 
üzere Vükelâ Meclisi kararîyle yaş haddi kaydından istisna edilmiştir. 
1331 senesi Saferinin on ikinci günü Şeyhülislâm olmuş ve 1332 senesi 
Rebiülaharmm ikinci Pazar günü bu vazifeden aynlmışür. Bîr sene, on 
üç gün Meşihat makamında kalmıştır. 

tlmiyye Salnamesi'nin tertip tarihi olan 1334 tarihinde hayatta olup 
beş bin kuruş mazuliyet maaşı aldığı yazılıdır. Hangi tarihte vefat ctüğl 
ve nerede medfun bulunduğu öğrenilememiştir. 

İlmiyye Salnamesi'nde fetvası ve el yazısından numune mevcuttur: 
«Fetvayı şerife ve hattı destleri numunesi», îlmiyye Salnamesi,, sah. S33. 
Bu numune, bu faslın sonuna ek olarak konulacaktır. 

(Hal tercümesi, îlraiyye Salnamesinden alınmıştır: Muhammed Es'ad 
Efendi, Şeyhülislâm Müftiyülenara 123.) 

Ahıskali Osînan Efendi 

1292 - 1300 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiş olan Ahıskah Osman Efendinin Fatih türbesi haziresindeki m^ar 
taşj kitabesi aynen şöyledir: 



— 196 — 

^Hazel kabir 

Fatih Sultan Muhammed Han hazretlerinin camii 

şerifi dersiamlarından ve müderrisini kiramdan 

merhum Ahıskalı Hoca Obman Efendinin ruhıma, 

kâffei ehli iman ervahına fatiha 

Gurrei Receb sene ISGOs- 

Aliîskalı Osman Safiyüddia Efendi 

1310 - 1322 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulu- 
nan Ahıskalı Osman Saiiyüddin Efendinin medfun olduğu Fatih camii 
§erifi haziresindeki mezar taşı kitabesi aynen şöyledir: 

«Hüvel hallakulbâki 

Fatih dersiamlarından ve hu2uru hümayunu cenabı 

Padişahı dersi şerifi muhataplarından Ahıskalı Gürcü 

Hacı Osman Safiyüddin Efendinin ruhuna elfatiha 

Sene 1322 5 Şaban, sene 1320 1 Teşrinievvel» 

Ahıskalı Haîız Süleyman Efendi 

Hafız Süleyman Efendi, Ahıskaiıdır. Müderristir. 1227 senesinde Edirne 
payesine nâii olmuştur. 1228-1247 senelerinde huzuru hümayun derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 94.) 

Aksçkiii Mahmut Hâmît Efendi 

Mahmut Hâmit Efendi, Antalya vilâyetine tâbi Akseki kazasının 
Çimi kariyesinde 1259 senesinde dünyaya gelmigtir. Babası Ali Efendi 
rençberdi. tik tahsilini memleketinde sulehâdan ve Nakşibendî tarikatın- 
dan Boşnakzade namiyle maruf Hacı Muhammed Efendiden ikmal ve 
Kur'anı celilüşşânın hıfzını itmam ettikten sonra tzmirin Nii (Mustafa 
Kemal paga) kazasına tâbi Armutlu kariyesine gitmiş, orada meşayiM 
Nakşıbendiyyeden H^cı Emin Efendiden ders görmüştür. Bilâhare Mani- 
saya gidip Hatuniyye Medresesi Müderrisi Davut Efendiden de okumuştur, 
tstanbulda, İstanbullu Şevket Efendinin tedris halkasına duhul ile Akaidin 
Kelâm bahsine kadar okuduktan sonra hocası Şevket Efendinin vefatı 
üzerine megahiri ulemâdan ve Huzur Dersleri mukarrirlerinden Tikveşli 
Yusuf Ziyaeddin Efendinin dersine devam ederek icazet almıştır. 1294 
senesinde Fatih <îamii şerifinde tedrise başlamış, açılan ruus imtihanında 



— 197 — 

muvaffak olmug, 1300 senesinde uhdesine İptidai Hariç derecesinde İstan- 
bul jnüderrisliği rütbesi tevcih olunmuştur. 1313 senesi Cemaziyelevvelinin 
yirmi beşinci Perşembe günü Fatih camii şerifinde talebesine icazet ver- 
miştir.. Huzur Derslerinde muhatapüğı 1321 senesinden 1341 senesine kadar 
devam eder. 

İstanbul ruusu hümayunu muhtelif tarihlerde terfi ettirilerek Darüi- 
hadls Süleymaniyye derecesine yükselmiştir. Huzur Dersleri muhatabı 
olduğu zaman da dördüncü rütbeden birer kıt'a Osmanî ve Mecidî nişan- 
lan iie taltif edilmiştir. 

Mahmut Efendi bir müddet Samsun, Amasya, Sivas, Yanya kur'a 
mümeyyizliklerinde bulunmuş, sonradan Meşihatı îsiâmiyye Ders Vekâleti 
Meclisi Mesalihî Talebe ve İmtihaıy Kur'a âzahğmda vazife görmüştür. 
1324 senesinde icra kılınan tensikatta, yaşının altmı§ beşi mütecaviz olması 
dolayısiyle mem^riyyet hayatından çekilmiştir. O tarihten sonra evinde 
mütalâa ve ibâdet ile meşgul olmuş, 1341 senesi Zilhicce ayının iptidala- 
rında tekmili enfas eylemiştir. Fatih türbesi haziresinde medfundur. Tahiri 
Mevlevi Efendi, Mahmut Efendinin vefatına uzun bir §iir İle tarih düşür- 
müştür; son beyti şudur: 

«Ali aba füyuzu tarihine yetişti 
İtti bihişt kurbü Rabbim makamı Mahmut» 

îki oğlu Kemal ve Burhan Beyler, senelerce tstanbulda ve Ankarada 
Temyiz Mahkemesinde hâkimlik etmiş muhterem zatlardır. 

(Hal tercümesi, Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
25 Mayıs 1325 tarihli hal tercümesi varakasının tetkikiyle ve oğlu Temyiz 
Mahkemesi âzalığından emekli Bay Kemal Üğe'nin verdiği malûmat ilâve 
edilerek hazırlanmıştır.) 

Akgehirli Ahmet R^it Efendi 

Ahmet Reşit Efendi, Akşehirlidir. Müderrisdir. 1270 - 1274 seneleri 
arasında Huzur Derslerine muhatap olarak İştirak etmiştir. Beyazıt rüşdi- 
ye rnekfebinde muallimdi. 1280 tarihinde vefat etmiştir. Vefatı zamanında 
elli yağma yakın, âlim, §air bir zat idi. 

(SicilU Osmanî, cilt 2, sah. 395.) 

Alâiyyeli Abdullah Fehmi Efendi 

Abdullah Fehmi Efendi, hoca hafız Galip Efendinin oğludur. Fatih 
Dersiâmlarındandır. 1294 senesi Kamazanından vefatı tarihi olan 1323 
senesine kadar Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş, 1321 senesi 



— 198 ~ 

Üçüncü Meclisinde mukarrirlik Gümülcineii Hasan Hilmi Efendiden mün- 
hal olmakla mukaırir vekilliğinde bulunmuştur. On yedi sene Buharii 
§erif' okutmuştur, Eyyüpte medfundur. 

(Hal tercümesi, hocamız Ebül'ulâ Mardin'in notundan alınmıştır.) 

Alâîyyeli Kadızade Muhamnied Efendi 

Kadızade Muhammed Efendi, Alâiyyeîidir. Müderristir. 1197 - 1205 
seneleri Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1212 tarihinde 
Eyyüb mollası olrauş, bir raüddet sonra da Edirne payesini ihraz eylemiş, 
1221 tarihinde vefat etmî§tir, Tersane ardında medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 273.) 

AlâiyyeU Hacı Muhammed Eif'at Efendi. 

Hacı Muhammed Rif at Efendi, Alâiyye mülhakatmdan Gödene kari- 
yesinde 1248 tarihinde doğmuştur. Babası zürradan Muhammed Durmug 
Efendi, annesi Fatma Hanımdır. Hacı Rif'at Efendi, Fatihte Karadeniz 
tarafındaki Çifte Bagkurşunlu Medresede- tahsili ulûm eylemiştir. 1298 
tarihinde icazet almış ve ruus imtihanında da muvaffak olarak Fatih Camii 
gerüi dersiamları sırasına geçmiştir. 

Kendisi de 1311 tarihinde icazet vermiştir. 1321-1332 seneleri arasın- 
da huzuru hümayun derslerinde muhatap ve ba§ muhataptı. Arabî ve farisî 
lisanlarını gayet iyi bilir, güzol talik yazardı, timi nücuma da vâkıftı. 
Tedris ile me§gul olduğundan memuriyette bulunmamıştır. Yalnız Fatih 
camii şerifinde sabahlan Buharii şerif okur, Topkapu camii gerilinde vaz 
ederdi. 

" Hacı Rif'at Efendi, 9 Şaban 1334 senesinde vefat etmiştir. Vefatı 
zamamnda 86 ya§mdaydı. Edirnekapı haricinde Otakçılar dergâhı karşı- 
sında bulunan kabrinde medfundur. 

(Hal tercümesi, oğlu emekli öğretmen Hafız Zahit Efendi tarafından 
verilmiştir.) 

Alâîyyeli Müftiaade Muhammed Efendi (Bıyıklı) 

Birinci Abdülhamit ve tjçüncü Selim devirlerinin şöhretli âlimlerinden' 
Palabıyık namı ile maruf Müftizâde Muhammed Efendi hakkmda Sicilli 
Osmanîde pek az malûmat vardır. Cevdet Paşa, tarihinde, asrının îeyle- 
zofu hakayıkâşinasıı, ulûmu felsefiyyede cümleye faik olduğımu beyan île: 
«Asrının feridi, üstazı kül, Ayakh Kütüphane diye anılan Muhammed Emin 



— 199 — 

Efendinin vefatından sonra meydanı teferrüd Palabıyık Hoca Efendi ile 
Münib Efendiye kalmıştı; ancak Palabıyık Hoca Efendinin mahareti 
hikemlyyatta, Münib Efendinin mahareti ise edebiyy atta dır. Birinci Abdül- 
haraid devrinde açılan Mühendishanei Bahrîi Hümayuna riyaziye hocalı- 
ğına Gelenbevî İsmail Efendinin tayinini haber alan Palabıyık hoca, reisi 
asır olan zata gidip Gelenbevî İsmail Efendinin fazlu kemâli miisellem 
ise de bu fenlerde ondan üstün olduğunu, kendisi durur iken Gelenbevî 
Efendinin tayin edilmesi sebebini sorması üzerine, reis efendinin: (İkinizi 
de imtihan edecek bir mümeyyiz bulunuz da sizleri imtihan edelim) dediği, 
îsmail Efendinin daha eski ve ailesi kalabalık olduğundan geçimine medar 
olmasını temin için tayin edilmiş olduğunu söylediği rivayet edilir» demek- 
tedir. 

Palabıyık Muhammed Efendi 1197 ve 1207 senelerinde Huzur Dersi 
meclîslerinde muhatap olarak bulunmuştur. Âlim, fâdıl bir zattır. 1219 
senesinde vefat etmigtir. Edirnekapıda medfundur. Huzur Dersleri mukar- 
ririerinden Abdürrahim Efendi biraderidir. 

(Cevdet Tarihi, cilt 4, sah. 213; Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 273.) 

Aîasonyah Ali Zeynelabidin Efendi 

Hacı Ali Zeynelabidin Efendi, 1286 tarihinde Mora Yonişohrine tâbi 
Alasonya kasabasmm Agağıoba Zeynel mahallesinde dünyaya gelmiştir. 
Babası Hasan Efendi çiftçi idi. Bir müddet köyünde ziraat ile meşgul 
olmuş, babasının teşvik ve arzusu üzerine Alasonyada müderris Mahmud 
Efendiden Kur'am Kerim ve medrese dersleri okuduktan sonra İstanbulda 
Fatih Camii Şerifi dersiamlarından Amavud Receb Efendinin dersine 
devama, başlamış, bu zatın vef atiyle yine Fatih Camii şerifi dersiamların- 
dan Hafız Ahmed Şâkir Efendinin ders halkasına girmiş, büyük üstadın 
üçyüze yakın talebesi arasında temayüz etmiştir. Bu zatın ilk İcazet ver- 
diği talebedendir. 5 Receb 1301, 11 Nisan 1300 senesinde açılan ruus 
imtihanında da ehliyyetini isbat ederek dersiam olmuştur. 1314 senesin- 
de 150 yi mütecaviz talebeye icazet vermiş, iki sene sonra, o zamanın 
büyük âlimlerinden Eğinli İbrahim Efendinin vefat etmesiyle merhumun 
vasiyyeti ve talebesinin ısrarı üzerine Tasavvurattan başlıyarak derse 
çıkmış ve bu defa da yüze yakın talebeye icazet vermiştir. Bu talebe 
arasında zamanımızın sayılı âlimlerinden Zahidül Kevserî Efendi ile 
Buharii şerifi tercüme eden Afyonkarahisar meb'usu Kâmil Efendi (Kâmil 
Miras) de vardır. Ramazanı §erif aylarında memleketi olan Alasönyaya 
gider, kasabadaki Ulucamide halka va'z ve nasihat ederdi. 

1324 senesinde Ders Vekili Hâlis Efendinin ısrarı ile Meclisi Mesalihi 



— 2Û0 ~ 

Talebe âzası olmuş, 1327 senesinde Hâlis Efendinin istifası üzerine Musa 
Kâzım Efendinin meşihatı zamanında iradei seniyye ile Ders Vekâleti ve 
Meclisi Mesalihl Talebe riyasetine tayin olunmugtur. Dokuz sene süren 
Ders Vekâleti vazifesinde bulunduğu müddetçe İlmiyye mesleğine çok 
büyük hizmetler etmiştir. Huzur Derslerinde rauhataphğı 1328 senesine 
tesadüf eder. Bu vazifeden kendi arzusu ile istifa etmiştir. 

1313 tarihinde Hac farizasını ifâ için Mekkei Mükerremeye gitmfş ise 
de Medinei Tahireyi ziyaret etmesi nasib olmamış, Ders Vekâleti zama- 
nında 1332 tarihinde Kudüsü gerifde yeniden tosis edilen Külliyei Şer'iyye 
medresesinin açılış merasimine Şeyhülislâma vekâleten bulunmuş ve mera- 
simden sonra Medinei Münevvereye giderek Ravzal Nebi'y! ziyaret 
etmiştir. 

Aii Zeyneiabidin Efendi, kırk yaşmdan sonra hafız olmuştur»; îstanbul 
rüusunun Hareketi Dahil derecesinin Saniyye rütbesini haiz, uhdesine îshak 
Hakim medresesi tevcih edilmişti ve altun liyakat madalyasını hâizdi. 
Fatih camii şerifinde Şifai Şerif ciheti kendisine tevcih edilmiş idi. Bu. 
kitabı ikinci cildinin yarışma kadar okutmuş, 18 Seferülhayr 1336, 22 
Kasım 1334 senesinde vefat etmiştir. 

Ali Zeyneiabidin Efendi, , mesleki takvadan hiç ayrılmam,ış, bütün 
ömrü boyunca ibâdet ve taatına hiç sekte vermemiş, o halde irtihal eyle- 
miştir. 

(Hal tercümesi, yakjn akrabası Alasonyalı Hacı Cemal Öğüt [156J 
tarafından bildirilmiştir.) 



[15fi] Vatandaşlarını irsaâ yolunda va.'z ve nasihaUarıyla, eserleriyle dinimize- 
büyük hlzmellerdo btılunan ve bu eserin birinci elidinin hazıriannnasında yardımını 
esirgemediği gibi, mukarrir ve muhatap ola.rak bulunan â.Iimlerden bazılarmm arapça 
eserlerde yazılı hal tercemelerini tercetme ederek bize bildiren Fatih cSmli çerift 
Cuma ve kürsü vaizi Alasonyalı Hacı Cemal Efendinin (Sayın Cemal öğüt'ün) de- 
«Yeni Sa,bah» Gazetesinin 26 Mart IS.'SS tarilıii nüslıasında nesrodiimis olan hal tercü- 
mesini dercediyoruz; 

«Alasonyah Hacı Csmaî namiyl-e tanınmış olan Cemal öğüt, Milâdî 1857 tari- 
hinde doğmuştur. Muallim Ahmed Efendinin oğludur. Orta ve lise tahsilini Alason- 
yada, yüksek tahsilini tstanhul t)niversitcsi Hukuk Fakülteısinde bitirmiştir, Ders' 
Vekili Hacı Ali Zeyneiabidin, Müftü Ömer Htîiûsi, x\bdülfettah ve Abdlırrahman 
Efendilerden feyz almıg, Fatih dersiamlarından İzmirli Hafız Halil ve Düzceli Zahidüt 
KevRPrî EfEuı (t ilerden icazet almıştır. Hem. medreseden, hem de Hukuk Fakültesin denı 
mezundur. Bugüne kadar gstırimizin hemen her camiinde vâlz olarak vazife g^rmüg; 
halen Fatih ca-miinîn daimi Cuma ve kürsü vaizidir. ■ 

Hofiiîmızm basUmıs on iki eseri va.rdır. Bunlardan: Eyyub Suttan (iki cîld), 
ÎC-tiTnaî ve ahlâk! temizlik, Ana baba haklan. Hadisi erbain, Tekbir ve teşrik, Fatima- 
tüz Zehra, Nur ve edeb adh eserleri en seçkini eridir, s 

Kendisine Cenabî Hakdan uzun ömürler dileırken, bu eserin hazırlanmasmös^ 
gösterdi&î yakm alâkadan dolayı minnet vg .gükranlanmızı arz ederiz. 



201 — 



'*-■> 







i 



.^ 





lîmarmııııuuMM ■ — 



Büleıjmıııı-iyye Camii Re\rifin.de Kore ■■şehitleri iciv okunan Mevlûd'da has^r bulımanlar: 

Ortadaki zat o 2aman7<i DiyaT^et.Lsıen rtvi-ii Aurned Haindi Aknaki, mymdaki AJasonyali 

Hacı Cermıl Önül, d'.rjer io-r'jhn-:Oki ürfulı Hiüımut Kürail i.'jendidir. 



Alamnpaii Hacı Cemâl Efendi <Ceu:âl. öğüt) 
Yeni Camide okunan bir M&vlftd'do. dııd aderken. 



202 



Aİaşelıirli Osman Efendi 

Alagehİrli Osman Efendi ulenmyı a'Jâmdan bir zat olup İstanbulda 
tedris ve telif ile meşgul olmuş, 1173 senesinde muhatap olarak Hırzur 
Derslerine iştirak etmiştir. 1190 tarihinde vefat etmiştir. 

Eserleri gunlar.dır; Risale fi iimül münazara; Risaletü fidduhan; 
Risaletü fittasrif; Risaletü filmantık; Umdei vafiye ve zübdei safiye minen 

nahiv, 

(Osmanlı Müellifleri, cilt 1, sah. 214.) 

Amasyalı Abdüîkerlm Efendi 

Abdülkerim Efendi Amasyahdır, müderristir. 1263-1283 seneleri ara- 
smda Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1284 senesinde 
Yenişehir mollası, bilâhare Meclisi Maarif âzası olmuş, Mekkei Mükerreme 
ve İstanbul payelerini ihraz eylemiştir. 1303 senesi Rebiülâhanhın yirminci 
günü vefat etmiştir. Fatih camii şerifi haziresinde medfundur. Âlim, 
fâzü bir zat olup ecnebi Usanma da aşinaydı. Vefatına kadar ders okut- 
muştur. Telif eserleri mevcuttur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 358.) 

AFnidi Abdiîîvahlıap Efendi 

1173 Ramazanının Altıncı Meclisine iştirak eden.Amidî Abdülvahhab 
Efendi Bursa kadılığından munfasıl olduktan sonra 1184 senesinde vefatı 
vuku bulan zat olsa gerektir. 

(Hocamız Ebül'ulâ Mardin'in notudur.) 

Ankaralı Aii Efesıdi 

Ankarah Aii Efendi,, dersiam ve müderris olup 1224-1248 seneleri 
arasında Huzur Dersleri muhataphğmda bulunmuş, 1249 senesinde îzmir 
kadıhğına tayin edilmiştir. 1252 senesinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 565.) 

Ankaralı Ali Efendi Biradersadesi Hafîz Muharamed Kesit Efeadi 

Hafız Muhammed Reşit Efendi Huzur Dersleri hocalanndan 
Ankarah Ali Efendinin biraderzadesidir. Müderristir. 1228-1246 seneleri 



— 203 — 

arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1265 senesi 
Cemaziyelaharinde Galata mollası, 1269 senesi Zilhicce aymda Mısır Mollası 
olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 393,) 

Ankaralı Hafız Hasan Tahsin Efeiîdi 

Hasan Tahsin Efendi, Ankara vilâyeti Yabanabad kazası, Gürcü 
kariyesinde 1277 Hicrî senesinde dünyaya gelmiştir. Babası Hacı Hüseyin 
Efendidir, şöhreti Bage oğludur. 

tik tahsilini memleketinde ikmal ettikten sonra 15 Safer 1295. tari- 
hinde îstanbula gelip îshakpaşa medresesine kayıt olmuş ve Cemazîyel- 
evvel 1314 senesinde Çarşanbah Ahmet Hamdi Efendiden icazet almış- 
tır. Ayrıca Hasan Hilmi Abdülkadir Raşit ve Atıf Efendilerden Hadis 
ve Kaside! Bürde okumuştur. 1314 senesinde icra kılman ruus imtiha- 
nında ehlîyyetini isbat ederek Ayasofya camii şerifi dersiamı olmu§, 1315 
senesinde Ayasofya camiî şerifinde tedrise bağlamıştır. 1325 senesinde 
talebesine icazet vermiş, 15 Cemaziyelevvel 1326 tarihinde Feyzullah Efendi 
medresesi müderrisliğine tayin olunmuş ve Hareketi Hariç ruus derecesi 
almıştır. 1325 senesinde Babı İVIeşihatte yapılan teşkilâtta maaşı altı yüz 
kuruşa çıkarılmıştır. 

Hasan Tahsin Efendi, 1337-1339 seneleri arasında Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. 

(Hal tercümesi, Meşihatı İsiâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
S Haziran 1326 tarihli hal tercümesi varakasmdan alınmıştır.) 

Ankarah Hüseyin Hâmit Efendi 

Hüseyin Hâmit Efendi, Ankaralıdır. Müderristir. 1247-1273 seneleri 
arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1274 senesi 
Zilkade ayında İzmir Mollası, 1282 senesi Ramazanında Bursa mollası, 
1285 senesi Muharrem ayında Medineî Münevvere mollası olmuş ve o sene 
Medinei Münevverede vefat etraigtir. Dersiam ve âlim idi. 

(Sicilli Ojsmanî, cilt 2, sah. 108.) 

Ankaralı Şeyh Hüseyin Mustafa Vasıf Efendi 

Şeyh Mustafa Vasıf Efendi Ankaralıdır. Müderristir. 1254-1278 sene- 
leri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1 Recep 



— 204 — 

1278 senesinde Yenişehir Fener mollası olmuş, bir müddet sonra vefat 
etmiştir. 

"(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 601.) 

Antaiyah Miiftîzade Seyyît Muhammed Emin Efendi 

lyiuhammed Emin Efendi, Antalya müftüsünün oğlu olup Hicrî Îİ12 
tarihinde Antaiyada doğmuştur. 1167 senesinde müderris, 1193 de Yeni- 
şehir mollası olmuş ve 1200 senesinde Mekkei Müîıerreme, 1205 tarihinde 
Sadrı Anadolu payelerini ihraz eylemiş ve 1211 tarihinde bilfiil Anadolu 
Kazaskeri olarak öriî müddetini ikmâl ile infisâl ettikten sonra 1212 senesi 
Safer ayının ortalarında vefat edip Üsküdarda Miskinler kurbünde Seyyit 
Ahmed deresine defne lunmuştur. 

Cevdet Paşa tarihînin altıncı cüdinin 220 nci sahifesinde hal tercüme- 
sini beyan ederken; «Umuru dünyeviyyeye asla sarfı zihnetmeyüp kâffei 
evkatmı neşri ulûm fünuna hasretmiş ve her fende mahir ve asrında bî 
hemta bir fâzılı mütebahhir olarak asrında nice meşahiri ulemadan sayı- 
lanlar huzurunda şakirdi makamında değil iken etvar ve reftârı tekellüf- 
den âzâde dervişnihad ve pak itikat, salih ve âbit bir zatı kesîrülmahamid 
olup akranı münkariz olduktan başka Golenbevî îsmail Efendi ve Tatarcık 
Abdullah Efendi gibi müsellimi âlem olan şakirtlerini dahi arkasına alup 
gitmiştir. Andan sonra İstanbula ol kâabda bir zat ayak basmadığından 
hatimei ulemayı Rûm denüse sezadır. Sultan Selimi Salis hazretleri ulûm 
ve maarife ziyade rağbet ve itibar etmekle Ramazanı şeriflerde mûtad 
olan Huzur Derslerinde ebhası ilmiyye tekessür ve tevessü ederek mukar- 
rirlerle muhataplar beyninde cereyan eden miibahasat bayağı muhaseme 
ve müşacere şekline girip yekdiğerini ikna ve iskât edemez olduklarından 
nihayet bir kimsenin diyeceği kalmamak ve mübahasatm neticesinde hak 
ve sevaba miyar ittihaz olunmak üzere hâcei müşarünileyh bâ iradei 
seniyye Huzur Derslerinde bulunmağa mıemur olduğundan ders günleri 
huzuru hümayuna duhul ile vaz olunan mindere oturup mübahisîn ve 
münazirîne raihakkı reddü kabul olduğu ol vaktin ahvaline vukufu olan 
bazı csatizei kiramdan mesmu olmuştur» demektedir. 

Muhammed Emin Efendi, Huzur Derslerine, Hicrî 1172 sene$i Seki- 
zinci ve 1173 senesi Altmcı Meclisinde muhatap olarak i§tixâk etmig ve 
sonraları mukarrîrlikte de bulunmuştur. Muhammed Zahit Kevserf Efen- 
dinin «Ettahrirülveciz fi mayepteğıl müsteciz» ismindeki eserinin 25 İnci 
sayfasındaki malûmata göre Ders Vekilliği vazifesini de ifa etmiştir. 

«Ayaklı kütüphane» namiyle maruftur. Ulûmu âliyyeyi memleketinde 
tahsil ve tekmil ettikten sonra 1146 tarihinde tstanbula gelmiş ve bir müd- 



-'^ — 205 — 

det A'rec Osman Paşazade Ahmed Paşa ile taşralarda devri sefer ederek 
1167 den sonra îstanbulda kalmıştır. 

Yine Cevdet Pa§a tarihinde «Muhammed Emin Efendinin İstanbula 
vürudu bir cihet imtihanına tesadüf edüp ancak bu cihetin müderrislerin 
kidemiilerinde ve mütehayyiz üstadlanndan birine tevcihi ■ müsammem ve 
imtihanın o asırda üstadı kül ve Ders Vekili bulunan me§hur te'lifat sahibi 
Kazâbâdî Ahmed Efendinin huzurunda icrasıyle birinin tercihi matlûp ve 
mültezem olduğundan bu imtihan tabiatiyle sayılı zevata münhasır olarak 
talebesi ulûm şöyle dursun, bayağı ders hocalarmm bile imtihana duhul- 
leri caiz değil iken, Müftîzade Muhammed Efendi Kazâbâdî'ye giderek - 
imtihana yazılmak üzere ken.disini arz etmig. Bu imtihanın igaret olduğna 
veçhile, müderrisini kiramdan ve esatizei belâmdan bazı zevata münhasır 
oldnğunu Kazâbâdî itizar siyakında beyan ve tezkâr eylediğinde Muham- 
med Efendi dahi «Benim garazım cihet değildir, belki isbatı vücut kaziy- 
yesldir* deyüp Kazâbâdî ise şöhreti âfâkı tutmuş, âlemde kendisinden 
bagka âlim diyecek ferdin vücudunu itiraf etmek istemez bir müteazzım 
zat olmakla huzurunda bir softanın böyle isbatı vücut lâkırdısını tefev- 
vühe ictisan kendisine gayet giran gelerek mücerret Muhammed Efendiye 
haddini bildirmek için «Pek âlâ oğlum» deyu imtihana girmeye ruhsat 
vermiş olduğundan yevmi mev'ut ve muayj-ende imtihana girecek kim- 
seler iie beraber efendii mumaileyh dahi gelerek (EŞçâne linnasi aceben 
evhaynâ ilâ recülin en enzirinnase) âyeti kerimesinden ders gösterilip 
mütalâaya oturduklarında çok zaman mürur etmeksizin «Dors yapmıg 
var mı?» denildiği aaman Müftîzade Muhammed Efendi meclisi imtihana 
çıkagelüp Kazâbâdî tarafmdan İltizâm ve aşın dikkat ve ihtimam ile 
dermeyan olunan bunca es'ilei dakika ve ebhası arnikaya bllâtevakkuf 
cevap verince kâffei hakayıkı hikemiyye ve dekayıkı arabiyye kendisinin 
müstahzarı ve mükemmel kütüphane gibi her ne aranılsa mazbut ve müd- 
deharı olduğunu gören Kazâbâdî dahi itiraf ve insafa mecbur olmakla 
makamı imtihandan mevkii ihtirama ref ile karşısma alup izaz ve ikram- 
dan sonra sair imtihan olunacakları celb ve umdei mebhas olan «En» 
lâfzının rabtma dair bazı sualler îrad eyledikte cümlesi dembestei aczü 
hayret kaldıklarından: «î§te şu molla bu mebahisi hal ve teşrih eyledikten 
ba§ka her ne sual ettim İse biİâtereddüt cevap verdi. Ne dersiniz?» deyince 
cümlesi Ayakh Kütüphanenin fazlını itiraf etmişler ve bunun üzerine 
Kazâbâdî keyfiyyeti asnn şeyhülislâmına arz ve inha ile Müftizade hak- 
kında hörmet ve riâyet olunmasını istida eylemiştir. 

Rahmetli Cevdet Paşa, tarihinin dördüncü cildinin 210 uncu sahife- 
sinde bu cihetleri kaydedip Kazâbâdî'nin vefatından sonra bütün bütün 
meydan Müftîzade Muhammed Efendiye kaldığım söyliyerek: «üstadı kül 



— 206 — 



ve ferîdülasır olarak «Menem, diğer nist» daiyyesiie dehre istiğna eden mce 
füholü fudeiâ ve aUâmei asır geginen nice efâhimi ulemâ halkai dersi 
feyzinde zımudei istifade oıagGİdıkieri sikadan menkuldür» demektedir, 
Cevdet Pa§a eserinde: «Şam ûlemasmdan olup muahharan İstanbula gele- 
rek talim ve tedrisi ulûm ile meşgul olan meşhur Sefercelâm gayet ^ekî, 
hakîmmeşrep bir zatı fezailsimat olup ancak «Rûm'da ulema yoktur [»^dâva- 
sında bulunması, esbak sadrâzam Ragıb Paşaya giran gelmekle Istanbulda 
anınla mübahase ettirecek ve bu dâvayı mutaazzımânesinden geçirecek bir 
zat taharrisinde bulunmu§ ise de mevcutlara güvenemeyüp fakat AyakU 
Kütüphaneyi gözüne kestirerek mâfiibâlini ana keşif ve ihtar eyledikten 
sonra bir gece mahsusen ikisini dahi davet ile bir âyeti kerîmeden bahis 
açarak ikisini tutuşturdukta 'Üç saat kadar mübahese mümted olup Sefer- 
celânî her ne tarafa şevki semedi mübahese ettiyse Ayaklı- Kütüphane'den 
mukabelei sahiha görmekle «Hazâ vâhidün rainel ulemâ» deyu müşarün- 
ileyhin kadrini itiraf ile beraber Rûm'da âlim var idüğüni dahi itirafa 
mecbur olmuş idüği mervldir» mülâhazasmi serd etmekte ve müşarünileyh 
Ayakh Kütüphaneden ahiz ve taallüm edenlerin içinde kesbi imtiyaz ve 
teferrüd edenlerin Tatarcık Abdullah Efendi ile Gelenbevî îsmail Efendi 

olduklarmı da üâv^ etmektedir. 

Cevdet Paşanın, Gelenbevî İsmail Efendinin hal tercümesinden bah- 
sederken Ayakh Kütüphaneyi alâkadar eden şu fıkrası da pek manidardır: 
«Gelenbevî eyyamı hayatını tahsil ve neşri ulûma hasredüp hattâ kâmü 
ve'mükemmel olduktan sonra Ayakh Kütüphanenin saadethanesinde yal- 
nızca olarak müzakere ve mübahese tarzında muhakkîkane ve müdekkî- 
kane Mutavvel okumaya mübaderetle nısfına kadar gelmişler ise de itmam 
olunamayup kalmış olmasına mebni îsmail Efendi mantıktan meşhur 
Burhan nam risalesini telif ile hacei müşarünileyhe arzeyledikte «Pek âlâ,, 
ancak Mutav\'eü itmam etmiş ola idin daha güzel olurdum demiş olduğu ve 
şakirdâRi içinde îsmail Efendinin teferrüt ve imtiyazmı itiraf etmesiyle 
beraber esîâfı müellifinin asarım tefehhüm ve taf attun daiyyesini terk 
ile hemen çarçabuk telifi kütüp ve risaii sevdasına düştüğü iğin itiraz 
eylediği mervidir. Halbuki ol asırdan soma ulemâyı âlâm hazeratma 
inkıraz gelmekle eğer îsmaU Efendinin îelifat ve tahriratı olmasa ol asnn 
malûmatına muttali olamaz idik. Keşke hacei müşarünileyh hazretieri 
dahi bari bahsi geçen imtihana dair bir risalecık yazmış olaydı Kazâbâ- 
dinin öyle fikri dakik ve iltizamı amik ile ne vadilerde isarei gubarı tahkik 
ve tetkik eylediğine ve ma'rekeârâyı red ve iradı olan «En* mebhası «En 
evhaynâs daki miydi, yoksa «En enzir^ deki «En» mi idi? Hiç olmazsa 
burasına kesbi vukuf ederdik» demektedir. 



— 207 ~ 

Osmanlı Müemfleri yazan Tahir Bey, bu ^atı anlatırken, alîâmei 
zaman olup yüz sene ömür sürdüğünü bildirir. 

Sicilli Osmanî, Muhammed Emin Efendinin, Muharamed Reşid Elendi 
isminde bir oğlu olduğundan bahsiie babasından tahsil görerek mezun 
olmu§ fâzıl bir zat olup Üsküdarda Seyyit Ahmed deresinde medfun oldu- 
ğunu yazmaktadır. 

<Cevdet Tarihi, cilt 4, sah. 210, cilt 6, sah. 220; Sicilli Osmanî, ciit 2, 
sah. 389; Osmanh Müellifleri, cilt 1, sah. 215.) 

Ant-epli Seyyit AhmecS Asım Efeadi 

Üçüncü Selim ve İkinci Mahmut devirlerinin meşhur âlimlerinden: 
Seyyit Ahmed Asım Efendi, AntepHdir. «Kamus mütercimi» namiyle 
şöhretlidir. Maragm bir nahiyesi olan Pazarcık ovasında medfun Şeyh 
Osman Dede sülâlesinden ve Antep hanedanından şair Osman Husulî Efen- 
dizade Antep mahkemesi başkâtibi ulemadan Muhammed Cenanı Efendi- 
nin oğludur. Nazmül-leal sahibi Şeyh Ahmed Şihâbî Efendi ataları arasın- 
dadır. Ebüzziya Tevfik Bey «Numune! Edebiyat» adlı eserinde Asım Efen- 
dinin resminin altmda doğum tarihini Hicrî 1169 senesi olarak göster- 
miştir. ' 

.Mıi^addimatı ulûmu, memleketinde Öraerzâde Hafız ve Hacı Hasan- 
zade Efendilerden, ulûmu âliyyoyi megahiri fudelâdan Hoca Necip Abdul- 
İsh Efendiden, gür ve edebiyyatı babasından ve Kilisli Ruhî Mustafa Efen- 
diden tahsil etmiştir. Şafiî Efendiler namiyle yad olunajı muhaddisînden 
Eihae Muharamed ve biraderi Ahmed Efendilerden de hadisi §erif oku- 
muştur. Sadrâzam Sait Paşanın «Gazeteci Lisanı» adlı risalesinde Asım 
Efendinin fransızcaya vâkıf olduğu yazıhdır. 

Asım Efendi, bir müddet, Antep mahkemesine devam etmiş, Antep 
ayanından Battalzade Mirimiran Nuri Paşanın divan kâtibi olmuştur. Bu 
zat hakkında bazı ahval sebebiyle verilen idam hükmü üzerine müdafaaya 
teşebbüs etmesiyle 1204 senesinde Antebe vâki hücum ve cereyan eden 
dÖğüşmeler sırasmda Asım Efendinin evi, eşyaları ve kitapları yağmaya. 
uğramış ve kendisi bir fakirin evine iltica ederek oradan Kilis taraflarına 
savuşmuştur. Nihayet: 

«Kalmadan hâki mezellette heman ey Âsim 
Azimi sûyi semâsâyi Stanbûl oîahm» 
teranesiyle 1204 veya 12D6 tarihinde tstanbula gelmiştir, tslâm Ansiklo- 
pedisinde: «Asım Efendinin tstanbula gelişi şimdiye kadar zannedildiğine 
göre 1204 senesinde değil, ancak 1206 (1791) senesinde olmuştur. Çünkü 
Asım Efendi 1204 yümda Antepten ayrılmış, sekiz ay kadar Kilisde otur- 



208 — 



muttur, hattâ Antep şeriyye sicillerinde gördüğümüz 22 Cemaziyelevvel 
1205 (1790) tarihli ilâmda §ahlt olarak Cenanîzade Esseyyit Ahmed Asım 
Efendi adını da gördüğümüzden Asımıu ancalı bu tarihlerden sonra, yara 
.otuz beş yağlarına doğru İstanbula geldiğini kabul etnack Hakikate uygun 
olur.» denilmektedir (sah. 564, 566). 

İstanbulda Keisülküttap ve Vak'anüvis Vâsıf Efendinin delâleti ile 
Kazasker Tatarcık Abdullah Efendiye intisap etmiştir. 

Asım Efendi Hüseyin Tobrizî'nin «Burhanı katı'» nammdaki farisî 
lügatim .Tıbyam nafr' der toreemci ourhanı katV» naraiyle terceme ve 
.bu eseri 1211 senesi Muharreminde Üçüncü Selime takdim etmiştir. Padişah, 
taraf mdan Hareketi Dahil rülbesile medrese ruusu ve pek çok atiyye, bir 
ev ihsan edilmig, ügyüz kurug maaş tahsis edilmigtir. A^ıi zamanda 
tahriri vekayi've vak^anüvislik gibi hizmetlerde kullanılması irade olun- 
muştur. Maa§ tahsisi hakkındaki iradeye mukabil Kümelide Rusçuk taraf- 
larında Pravadi kazası arpalığı verilmiş ise de o havali mütegallibe elinde 
olduğundan istifade edememiş ve bilâhare ciheti ümiyyeden tahsis olunan 
az miktardaki maaş ise geçinmesine medar olamadığından padişah tara- 
fından verilen atiyyeler imdadına yeU§mi§tir. 

«Nimeti hazret! Sultam enam Kılmadı şimdiyedek Asımı aç 

Arpalık emrini hem kendi verir Eylemez habbece gayra muhtaca 

Bir gece mahallesinde çıkan yangında evi yanmış, padigalı haberdar 
.olunca yine kendisine atiyye ihsan etmiştir. ■ . .■ 

9 Şevval 1215 tarihinde Muhammed Dede vakfı olan Molla Gürâni 
mescidinde ders okutma ruhsatına nail olmuştur. Bilâhare Hac farizasını 
ifa etmiş ve avdetinde Antebe uğrayarak ailesini İstanbula getirmiştir. 
Asım Efendinin nefsi için en ziyade §ikâyet ettiği Şeyhühslâm Şerifzadc 
Atauîlah Efendidir. (Asım tarihi.) 

Yine tarihinde bir münasebet getirerek kendi keraâlâtı ilmiyyesinden 
de bahseylemigtir. Anlattığma göre îran Şahı tarafından sefaret ile İstan- 
bula gönderilen ulemadan Huy müftüsü Ak îbrahim nammdaki ahont 
şeyhülislâm ile görüştüp bir sırada zamanm ihm adamları ile de göı-ug- 
meyi arzu ettiğini beyan etmesiyle kibarı ulemaya tebhgatta bulunulmuş 
ise de hiç birisi muvafakat etmediğinden elçiyi ziyaret etmesi Asım Efen- 
diye tenbih edilmiş, Asım Efendi elgi ile mülakatında tercemesine baş- 
ladığı Kâmus'un otuz cüz'ünü göstermiş, elçi uzun uzun tetkik ve mütalâa 
ettikten sonra tahsinhan olmuş, beraberindeki zaüar ile de mübahase ve 
müşavere ederek Asım Efendinin ilim ve irfanının yüksekliğini teslim 
ettirmiştir. Elçi, Şeyhühslâm Atauîlah Efendiye Asım Efendi hakkında 
takdirâtını arz Gtmi§, Şeyhühslâmm da bilâhare bu sözleri kendisine teşek- 



— 209 -~ 

kür ile naklettiğini ve Şeyhülislâma telmihan (malûınları olan hali peri- 
§anıınıza rahim ve imdad birle inayetcn sülrût ile icrayı cezayı hayret 
efzâ eylediği) ni (Son Asır Türk Şairleri, cilt 1, sah. 70) anlatmıştır. 

Asım Efendi, 1222 senesinde Vak'anüvis olmuştur. 1224 - 1228 tarihleri 
arasında huzuru hümayun derslerinde muhatap ve başmuhatap olarak 
bulunm.uştur. Huzur Derslerinin 1205 senesinden sonra 1224 senesine kadar 
kayıtlan mevcut ohnayıp ancak 1222 senesinde muhatap olarak derse 
iştirak ettiğini tarihinde (Asım tarihi) zikretmektedir. îlmî rütbesi Süley- 
nıaniye derecesine kadar yükselmiştir. 

Asım Efendi, yüksek fazilet ve ilim sahibi olduğu halde, dünyad^ 
refah ve saadete nail olamamış, daima şikâyette bulunmuştur. Tarihinde 
bu haline sebeb olanlara levm etmektedir: 

«Rakib ü yârdan şekvası yoktur Asımı zarın 
Anın feryadı ancak bahtı nahemvardandır hep» 

İkinci Mahmut, kendisine pek çok atiyye ve ihsanlarda bulunmuş, rütbesini 
terfi ettirmiş, bir ev satın alarak çektiği mihnetleri unutturmuştur. 

Şânizâde, tarihinde, 1229 vekayiini anlatırken: «1229 senesi Rebiül- 
evvelinin onbeginde Şerilzade seyyit Ebulhayr Efendinin Selânikten Şam 
kadıhğına tayini üzerine Süleymaniyj^e müderrisi ve vak'anüvisi zaman 
Antepli Esseyyit Ahmed Asım Efendi Selanik kadılığına tayin edildi» 
demektedir. 

Asım Efendi Selanik naevleviyyetinden mâzulen İstanbulda bulunduğu 
.sırada 9 Safer İ23S, 28/11/1819 senesinde vebadan ölmüştür. Üsküdarda 
Karacaahmcdde Harmanlık mevkiinde Samanyolunda Miskinlere giden 
yolun sağ tarafında set üzerindeki kabristanda medfundur. Kabrinin bulun- 
duğu şebekede ailesi efradının da mezarları vardır. 

Asım Efendinin mezar taşmdaki kitabesi arapça olarak yazıhdır. 
Osmanlı Müellifleri yazan Tahir Bey, bu kitabeyi aynen eserine koymuş- 
tur. (Osmanlı Müellifleri, Ulemâ faslı, sah. 375). 

îbnül Emin Mahmut Kemal Bey, «Son Asır Türk Şairlerlü- nammdaki 
eserinde Asım Efendiden bahsederken fotoğrafım da koymuş ve şöyle 
anlatmıştır ; 

«Asım Efendinin kısa boylu ve uzun sakallı olduğu, kendisini gören, 
bir zatın ifadesine atfen Darüttalim Müdürü Elhac İbrahim Efendi mer- 
humdan menkuldür. Fakat Asım Efendinin «Nüraunei Edebiyat» ta mün- 
deric resmindeki sakal ile İbrahim Efendiden menkul sakal arasında pek 
çok fark vardır. Nakilde veya resimde yanlışlık olması melhuzdur. «Numu- 
nei Edebiyat» taki resminin altında Üçüncü Selim tarafından Gelenfaevî 
îsmail Efendi ile birlikte aldınlmış ve Mustafa Fazıl Paşanm Meşahirİ 

Bttsur Bersleti, C Tl — îJf 



— 210 — 

Osmaniyye kollekslyonunda bulunmakla ondan istinsah ettirilmig olduğu 
yazılıdır. Asım Efendinin 1206 senesinde îstanbula geldiği, Gelenbevî 
Efendinin 1204 senesinde Yenişehire azimet ile ertesi sene orada vefat 
eylediği malûm iken, resimlerinin birlikte aldırılması, bahusus Asım Efen- 
dinin îstanbula vürudu ile beraber iştihar, Gelenbevî gibi bir allâmei mâruf 
île birlikte resmi çıkartılacak derecede padigah nezdinde ihrazı itibar 
etmiş olması müsteb'at görünür. Gelenbevî Efendinin evvelce aldırılan 
resminin bilâhare Asımm resmiyle birlikte yaptırıldığına ihtimal verilse 
bunu da teyit edecek bir vesika yoktur.» 

İstanbul avukatlarından Rasim Cenanı, Asım Efendi hakkmda şu 
malûmatı vermiştir: «Asım Efendi bizim büyük amcaraızdn; Mügterek 
ceddimiz şair Osman Husulî Efendidir; benim de diğer ismim Husulîdir. 
Sülâlesinde kimseler kalmadığı için en yakın akraba sıfatiyle bir müddet 
evvel kabrini tamir ettirdik. 

Asım Efendi, fransızca bilen bir Türk, kıymetli ilim adamı olduğu 
için her zaman müsteşrikler ve ilim adamları tarafmdan kabri ziyaret 
edilir. Asım Efendinin fotoğrafı temsilidir, yaşadığı devrin padişahları 
kendisine atlyye ve ihsanlarda bulunmuşlar ise de ihtiyacım karşılamaya 
kâfi gelmemiş, ömrü yoksulluk içinde geçmi§, fakr ve zaruret içinde vefat 
etmiştir.» 

Asım Efendinin eserleri şunlardır: 

1) Tıbyanı nafı' der tercemei burhanı katı'. Eserin metni Hüseyin 
bin Halef Tibrizînin olup Hindistanda Kaiküta şehrinde basılmıştır. Asım 
Efendi, bu tercemesini Üçüncü Selime takdim ederek padişahın takdirine 
ve ihsanlarına mazhar olmuş, aynı zamanda bu eser Matbaai Âmire'de 

basılmıştır. 

2) Kamus tercemesi. Eserin metni Mecdettini Firuzâbâdî'nin âsârı 
muhalledesinden olup, asıl nüshası Yemende Zebit Kütüphanesinde mah- 
fuz olduğu rivayet edilir; Asım Efendi, bu eseri beş senede ikmâle muvaf- 
fak olmuş, Sultan İkinci Mahmuda takdim ederek takdirine mazhar olmuş 
ve mükâfat görmüştür. 

3) Tercemei Siyeri Halebî. Siyer ve gazevati peygamberîden bâlıis 
olan bu eserin metni, «Kagıp Paşa hocası» şöhretiyle benam Halebiyülasıl 
ibrahim Efendi tarafından telif ve Asım Efendi tarafından terceme olun- 
muştur. (Asım Efendi Hacca gittiği zaman Medinei Münevverede hocası 
Necip Abdullah Efendi ile görüşmüş ve Siyeri Halebî'ye bir takriz yazdır- 
mıştır; Süieymaniyye Kütüphanesi, Es'ad Efendi kısmı, Şerhi Siyeri 

Halebî.) 

4) Merahül meâU fi şerhi kasidetül Emâli. Metni kaside, meşahiri 
ulemadan Saraceddin Ali bin Osman Uşi'nin, mesaili itikadiyyeyi mübey- 



— 211 — 

yin kasideî Emâli şöhretiyle benam olan manzumesi olup Asım Efendi 
tarafmdan türkçeye gevrilmiş ve mufassal bir surette şerh edilmiştir. 

5) Tuhfei lügati arabiyye (Tuhfeİ Asım). Lügati arabiyye talimini 
kolaylaştırmak maksadı ile «Tuhfei Vehbî» tarzında yazılmış manzum bir 
eserdir. 

G) Osmanlı tarihi, Vekayii Selimiyye (Ügüncü Selim devri). İki cilt- 
lik bir eserdir; yazılış tarzma dair Cevdet Tarihinde malûmat vardır. 

7) Tercemei muzhirüttakdis bi huruci taifei Fransız. Fransızların 
Mısıra girip çıktıkları müddete ait geçen günlük zuhura gelen Mısır vekayii 
hakkmda müverrih Şeyh Abdürrahman Cebertî'nin kaleme aldığı tarihî 
eserin tercemesidir. 

Asım Efendinin türkçe, farsça, arabça şiirleri vardır. 

Son söz olarak Asım Efendi, âlim, fâdıl, edip, kâmil, mün§î bir zat 
idi ; bilhassa Kamus ve Burhan tercemesi ile ilim âlemine büyük hizmetler 
etmiştir. Bir şi'ri (bu gazel Burhanı Katı' tercemesinin mukaddimesinde 
ve Tezkerei Fatin'de münderictir) : 

Nice bir hizmeti mahluk ile mahzul olalım 
Sâüi Hak olalım naili mes'ul olalım 
Akalım payına bir bahri hamiyyet bulalım 
Sılai himmetine mâ gibi mevsûl olalım 
Bizde suret verelim kendimize kabil ise 
Girelim ehli safa bezmîne makbul olalım 
Getir ey saki yeter eyledin ݧgal bizi 
Bir zaman da meyi bi gag ile meşgul olalım 
Kalmadan hâki mezellette heman ey Âsim 
Azimi sûyi semâsâyi Stanbûl olalım. 

(İslâm Ansiklopedisi, Muhitüi Maarif mecmuasında Asım Efendi'ye 
dair hayli malûmat vardır, Asım Efendinin fotoğrafı elyazısı ve mezar 
taşmm resmi ve kitabesi mevcuttur, sah. 564-580; Kamusülâlâm. sah. 
3046; Son Asır Türk Şairleri, cilt 1, sah. 66; Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 
283; Osmanlı Müellifleri, Ulemâ faslı, sah. 375.) 

^ ^- -s- 

Antep, Türkiyenin güneyinde büyük bir vilâyetimlzdir. Millî mücadele 
senelerinde Anteplilerin tarihlere destan olan kahramanliklannı tebcil için 
Antebe «Gazis> unvanı verilmiştir. Türk mîlletinin asil evlâdı Gazi Antep- 
liler^ İftihar ile şeref duydukları adsız kahramanlarının yanında Asım 
Efendi gibi büyüklerini de hi'ç unutmayacaklar, hâtıralarım hörmetle yaû 



— 212 — 

edeceklerdir. Kadir bilen milletler arasında kadri bilinecek insanlar çoğalır. 
Büyük insanları, büyük milletler yetiştirir. 

Araçlı Muharamed Eâmîî Efendi 

Muhammed Kâmil Efendi, zürradan Ahmet Efendinin oğludur.* Hicrî 
1274 senesinde Kastamonu vilâyetine mülhak Araç kazasına tâbi Kızılviran 
kariyyesinde dünyaya gelmiştir. İlk tahsilini Kızılviran kariyyesinde yap- 
mış, 1289 da İstanbul'a gelerek Çemberlitaş civarında kâin Köprülü 
Muhammed Paşa medresesine girerek Bayazıt camii şerifi dersiâmlanndan 
Kayserili Muhammed Sıtkı Efendinin tedris halitasına dahil olmuştur. Bu 
zatın vefatile, Tokadîzâde namiyle maruf Ahmet Nuri Efendinin dersine 
devam etmiş, Hicrî 1306 senesinde icazet almıştır. 1308 senesi Recebinde 
.icra kılman ruus imtihanında da muvaffak olarak tedrisata bağlamış, 1321/ 
1319 senesinde icazet vermiştir, 

1313 senesinde ruusu hümayun ile taltif edilmiştir. Tedris vazifesini 
hakkiyle ifa ve icazet vermeğe muvaffak olduğundan dolayı dördüncü 
rütbeden Osmanh nişanı ve altm liyakat madalyasiyle taltif olunmuştur. 
1332 senejsinde huzuru hümayun muhatabı olmuş, bu vazifesi 1341 sene- 
sine kadar devam etmiştir. 

(Meşihatı îslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 26 Mayıs 1326, 
7 Cemaziyelevvel 1328 tarihli hâl tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Arapgirli Abbas Efendi 

Hal tercümesini, eşi sayın Ferdane Oğan şöyle bildirmiştir: 
Abbas Şükrü Efendi, 1265 tarihinde Arapgire üç saat mesafede bulu- 
nan Hoşneden kariyyesinde doğmuştur. Babası çiftçilikle iştigal eden İsmail 
Ağadır. Yedi yaşında iken İstanbula amcası Halil Efendinin yanma 
gelmiştir, tik tahsilini Fatihte Kumrulu Mescit yanında Nişancı mektebin- 
de yapmıştır. Bilâhare Fatihte Çifte Kurşunlu medresede okumuştur. îstan- 
buLda Sultan Selim semtinde oturan ISIısır moUası rütbeli dersiam Hoca 
■Şakir Efendiden icazet almıştır. Bu zatın ilk talebesinden idî. Ders 
Vekili Şirvanî Halis Efendi ders arkadaşı idi. (Şeyhülislâm Musa Kâzım 
'Efendi de Abbas Efendiden sonra bu zattan icazet almıştı.) 

Abbas Efendi, Fatih camii şerifi dersiamlarından idi. Fatihte Çifte 
Baş ve Çifte Ayak ve Tetimmeler nnedresesi müderrislerinden idi ve bu 
-medresd-erin müdürü idi. Bir defa da kendisi seksen talebeye icazet 
n^ertniştiT. Diyanet İşleri Reisi Aksekili Hamdi Efendi, talebesindendir. 



— 213 — 

Abbas Efendi aynı zamanda Fatih camii şerifinde Salı ve Cuma gün- 
leri hariç diğer günler camiin Akdeniz kapısı kısmında minberin sağ tara- 
fındaki müezzin mahfilinin altmdaki demir parmaklık içindeki şebekede 
Buharlı Şerif okuturdu. Bu, bir cihettir (vakıf) ; bu toplantıda hey'et reisi 
ile beraber on kişi olurlar idi. Abbas Efendi bu hey'etin reisi îdi, hoca 
efendiler önlerinde yeşil çuha örtülü rahleler üzerine Buhariî Şerif kiîab- 
îanm açıp okurlardı. Bu hey'et Sah ve Cuma günleri de Sultan Sehm 
camiinde Buhariî şerif okurlardı. 



Arapgirli Abbas Efendi 

Abbas Efendi, Sultan Reşat zamanında Huzur Derslerinde muhatap 
olarak bulunmuştur. (1327-1333). Huzur Dersleri Ramazanı şerif ayla- 
rında yapılırdı. Sekiz dersti. Ramazandan üç ay evvel Şeyhülislâm tara- 
fından hangi ders takrir edilecek ise tezkere İle bildirilir, o ders hazırlanır, 
ders esnasında muhataplar mukarrire sual sorarlardı. Sultan Abdülhamit 
zamanında mukarrirlere otuz altın lira, hediyyeîeri ile birlikte verilirdi.. 



— 214 — 

Muhataplara yirmi altın Ura verilir, ayrıca hediye verilmezdi. Mukarrir- 
iere verilen hediye, yeşil atlas bohça içinde bir top lâhur şal, iki top Mısır 
kumaşı yollu ipekli mintanlık, lâcivert yünlü şalvarhk kumaştı. Hoca 
efendiler huzura girdikleri zaman padişah ayağa kalkar, onları karşılar, 
ders esnasında diz çöküp iki elini dizleri üstüne koyarak oturur, dersi dinleri 
mabeyinciler hoca efendilerin arkasında ayakta dururlarmış. Sultajılar ve 
diğer hanımlar, kafes arkasından dersleri dinlerlermig. Dersin hitamında 
hoca efendiler giderlerken padişah onları geçirir, mabeyinciler merdiven 
başında beyaz keten torbalar içinde paraları verirler ve hoca efendileri 
sarayın dış kapısına kadar teşyi ederlermiş. Kendilerine sarayda iftar da 
verilirdi. Sultan Reşat zamanında mukarrirlere verilen bohça âdeti kalk- 
mıştı. 

îlk huzura giren hoca efendiye padişah kitab ve nişan hediye ederdi. 
Efendiler beyaz sarıkları üzerine üç parmak genişliğinde sırmalı tel 
takarlar, Mısır kumaşından krem renginde ince çizgili kavuşturma mintan- 
larmı giyerler, mevsim kışsa şal hırka veya kürk, yazsa ipekli veya keten 
şam hırkalarını giyerler ve bunların üzerine resmî binişlerini (rütbelerine 
göre lâcivert, yeşil, siyah veya beyaz) giyerlerdi, binişlerinin kolları gayet 
boldu. Ayaklarına yandan kancah mes, aitma rugan kundura giyerlerdi. 

Abbas Efendi kırk bir sene müderrislik yapmıştır. Arabi, farisî lisan- 
larına âşinâ, zamanının ileri gelen âlimlcrindendi. Fatihte ve Sultan Selim- 
de iki ciheti vardı .Bu cihetler maaşına dahil değildi; dersiâmlıktan ruus 
maaşı 1500 kuruş ahrdı. Hocası Şâkir Efendiye (mukarrir İstanbullu 
Ahmet Şâkir Efendiye ) karşı olan derin hörmet ve hayranlığının timsâli 
olmak üzere ilk dünyaya gelen oğluna hocasının İsmini vermiştir, ikinci 
oğlu babasının ismini taşır. Abbas Efendi, 1341 tarihinde 76 yaşında olduğu 
halde îstanbuida Fatihteki evinde vefat etmiştir. Edimekapıda Halebî 
merhumun yakınında medfundur. Kitapları refikası tarafından Fatih 
Kütüphanesine hediye edilmiştir. 



« s * 



Muhterem refikası Ferdane Oğan, son devir huzuru hümayun mukar- 
rir ve muhataplarından pek çok zevatın hayatta olan eş, evlât ve torun- 
ları ile bizi tanıştırarak haklarında malûmat sahibi olmamızı temin etmiş- 
tir. Kendisine teşekkür etmeyi bir vazife telâkki ederiz. 

(Fotoğrafını da, eşi sayın Ferdane Oğan vermiştir.) 

Arapgirli Muhammed Hazmı Efendi 

Muhammed Hazmı Efendi (sayın Hazmi Tura), hal tercümesini şöyle 
bildirmiştir: 



— 215 — 

Malatya vilâyetine tâbi Arapgir kazasmm Yukarı Şeyhler mahalle- 
sinde Hicrî 1298 tarihinde dünyaya gelmiştir. Babası AbduUah Hamdi 
Efendidir, ecdadı Yukarı Şeyhler mahallesinde kâin BeşUzâde camii şerifi- 
nin bâ beratı âlişan imam ve hatibi idiler, babası Abdullah Hamdi Efendi 
de mezkûr camii şerifin imam ve hatibi idi. 

İptidaî ve dört senelik rügdî tahsilini ikmâl ettikten sonra Arapgirde 
Ispanakcızade medresesi müderrislerinden Hocazade Ahmet Hilmi Efendi- 
nin dersine devamla mukaddimatı ulûmu ve yüksek ilimlerden bir kısmını 
okuduktan sonra 1318 senesinde Erzuruma giderek bir sene kadar Narman- 
îızade Hüseyin Hâki Efendiden ders görmüş, 1319 tarihinde İstanbula gelip 



\ - - 




A/rapgirli Muhammed Hasma Efendi 

Bayazıt camii şerifinde ikinci defa şerhi akaidden derse çıkmış olan Arap- 
girli Hüseyin Avni Efendinin dersine devam etmiş, 1322 tarihinde icazet- 
name almaya muvaffak oîmuş,. icra kılınan ruus imtihanında da ehliyye- 
tini isbat ederek Bayazıt camii şerifi dersiamları silkine girmiştir. Bir 
müddet İstanbul Darülfünunu Edebiyyat ve Felsefe şubelerine devam etmi§, 
Medresetülkuzata da devam ederek mezun olmuş ise de kadılık mesleğine 
sülük etmemiştir. 

1324 senesinde Bayazıt camü şerifinde tedrise başlayarak, o vakitki 
mürettep usule göre ilmi mantığın tasavvurat kısmını sonuna kadar okut- 
muş ve Şeyhülislâm Hayri Efendi zamanında tedris usulünün değiştiril- 



~ 216 — 

mesi ve Darülhilâfelülaliyye rnedreseierinin teşkil edilmesi üzerine meşkûr 
medrese İptidai Karlc kısmında türkçe, arapça ve farsca nahiv dersleri 
müderrisliğine tayin edilmiş, bilâhare terfi ederek İptidai Dahil kısmının 
türk cdebiyyatı, mantık ve ilmi âdâbülbahls velmünazara ve farisî edebiy- 
yatı müderrisliğine nakledilmiştir. Bir müddet sonra yine terii ile bugünkü. 
lise muadili olan Sahm kısmında ilmi kelâm müderrisliğini ifa etmiş, bxi 
vazifesi iki sene kadar devam eylerai§tir. Tevhidi tedrisat kanunu ile med- 
reselerin lâğvediimesî üzerine kendisi de feragat köşesine çekilmiştir, 
Kasımpp^ada CeziyirÜ Hasan Paşanm Kışla camii şerifinde müderrislik 
■\e yine Kasımpagada Bahriyye Divanhanesi camii şerifinde Buharîhanhlc 
ve Nuruosmanlyye camii şerifinde muhaddislik vazifelerini de bu vazife- 
lerin lâğvma kadar ifa etmiştir. 

1334 - 1337 tarihleri arasmda huzuru hümayun ders muhatabı olmuş, 
iki sene mukarrir Batumlu Abdüliâtif Efendinin Surei Yusuf'dan takrir 
ettiği ve bir sene de mukarrir Rizeli Osman Nuri Efendinin Surei Raad'dan 
takrir ettiği derslerde muhatap olarak bulunmuştur. 

Tarikatı aliyyei Halvetiyyei Uşşakiyyeden müstahief bulunmakla, 
meclisi meşayihte icra kılman imtihan neticesinde Hırkai şerif civarında 
Keçecilerde kâin üşşâkî Bedrettin tekkesi meşihatına tayin edilmiş ve 
dergâhların kapatıhnasma kadar mezkûr dergâhın meşihatmı idare etmi§- 
tir. Bir arahk Matbaa! Âmiredc arapça, f arşça kitapların ikinci musahhih- 
hğine tayin edilmiş, bir sene sonra istifa ile ayrılmıştır. Heybeliadada 
Deniz Harp Okulunda din dersleri muallimliğini sekiz sene ifâ eylemiş, din 
derslerinin mektep programlarından kaldırılması üzerine bir sene kadar 
da aynı mektepte felsefe ve içtimaiyyat dersleri okutmuş, sonra istifa 

etmiştir. 

Hâfîzı kütüplük imtihanında da ehliyj^etini isbat ederek İstanbulda 
Çarşanbada kâin Murat Molla Kütüphanesi altıncı hafızı kütüplüğüne tayin 
olunmuş, bir müddet sonra kütüphanenin birinci hafızı kütübü olmuş, tam 
yirmi sene bu kütüphanede çahştıktan sonra Süleyraaniyye Kütüphanesi 
Müdürlüğüne nakledilmiştir. On sene bu kütüphanenin müdürlüğünü ifa 
etmiş, 1947 Milâdî tarihinde kanunî hizmet müddetini doldurmakla emek- 
liye sevkedllmiş ve görülen lüzum üzerine aynı kütüphanenin tasnif komis- 
yonunda beş sene daha çalışmıştır. 

Aksarayda Pertevniyal Valde camii şerifinde okunması meşrut olan 
Buharîhanhk ve uhdesine tevcih edilmiş olan Fatih camii şerifinde Mesnevi 
dersleri takriri vazifelerinde vefatına kadar devam etmiştir. 1379 sene- 
sinde Hac farizasını ifa ile İstanbula geldikten sonra 5 Muharrem 1380, 
29 Haziran 1960 tarihinde vefat etmiştir. Kasırapaşada Sakızagacmda 
kayınpederi Bodrumlu Mustafa Hilmi Efendinin kabri yanında medf undur. 



^ 217 — 

Hacı Muhammed Hazmî Efendi, zamanımızda yetişen büyük din âlim- 
lerinden, âbit, zahid, müttckî, fâdıl, §air ve gahsiyyeti itibariyle gayet 
mütevazı, âlicenap, hoşsohbet bir zat idi. Bu kitabm hazırlanmasında yar- 
dımı olmuştur. (Bilhassa yukarıda «Mukarrirler» bölümünde Gümülcü- 
neli Ahmed Asım Efendinin hal tercümesine bakınız.) 

Basılmıg eserleri şunlardır: 

1) Cihad risalesi. Ceridei sofiye mecmuasında ne§redihni§tir. 

2) İbni Sinanm Risaletül fasd (kan almak) ve Tedbirül misafirin 
eserlerinin tercümeleri. Tıp Tarihi Kurumu tarafından basılmıştır. 

3) İbni Sinanm ölüm korkusundan kurtulug risalesi tercümesi. 

4) İbni Sinanm Namaz risalesi tercemesi. 

5) Sinan Paşanın had zaviyyenin kaime olmadan münferico olması 
risalesinin tercemesi. 

Şiirleri henüz basılmamıştır. Bir şiiri: 

Naaiı nehevî 

Asitanı devletindir kâbei ulya bana 

Ravzai huldi berinin cennetül me'va bana 

Ey cemali afitabm kıblegâhı insü can 
Ebruvanm kabıkavseyn kurbu ev edna bana 

Gül femin reşkâver gül goncai firdevsdir 

Dürrü dendam dehanın dürrei beyza bana 

Ey lebi muciz beyanın menbaı âbı hayat 
Ey zülâli la'H nabm kevseri mâna bana 

Ey kelâmı mucizindir mürdeler ihya eden 

Nutku can bahsindir ancak mucizi tsâ bana 

Sen kelâmullahı natık olduğun burhanıdır 
Sûrei Yasinü Taha hücceti garra bana 

Koyma zulmette bu (Hazmı) kemterin eyle halâs 

Ey vücudu nurdan bir âyeti kübrâ bana 

Nâbi'nin bİ7- gayelini tah'inisi 

Fuâdi kâinatın beldei mu'ciz nüvâdır bu 
Sema paye haremgâhı resulü müctebâdır bu 
Harimî arzı cennet ravzai hayrülverâdır bu 

(Sakm terki edebden kuyu mahbubu hüdadır bu 
Nazargâhı ilâhidir makamı Mustafadır bu) 



— 218 — 

Bu dergâhı muallâya tevessül eyleyen sâîl 
Bulur her derdine derman, olur maksuduna nail 
Esâtıni hikem cümle, bu hükme oldular kail 

(Bu hâkin pertevinden oldu deycuru adem zâiI 
Amadan acdı mevcudat dü çeşmin tutiyâdır bu) 
Uyun ârâsı âlem tutiyâ na'leyni hâkidir 
Bu hadrâ kubbede mahfuz o nurun cismi pâkidir 
Bütün envan âlem aksi nuru tabnâkidir 

(Felekde mahı nev babüsselâmm sine çâkidir 
Amn kandili hur matlai nuru ziyadır bu) 
Mürahcahdır bu hâkin her gübarı kadri kıymette 
Cila bahşı uyun olmakda eksire meziyyette 
Bu çayı dilkügânıh bir naziri yok fazilette 

(Habibi kibriyînın hâbgâhidir hakikatte 
Tefevvuk gerdei arşı cenabı kibriyâdır bu ) 
Ziyası pertev efgandır bu hâkin mihriie mâhe 
Eder âşıkların davet sarayı limi allahe 
Yüzün sür sen de ey Hazmı bu dergâhı felek cahe 

(Muraâtı edeb şartıle gir Nabi bu dergâhe 
Matafı kudsiyandır busegâhı enbiyadır bu) 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı kendisi tarafından verilmiştir.) 

Arapgirli Yusuf Efendi 

Yusuf Efendi, Arapgirlidir. Dersîâhı ve müderristir, 1245 - 1273 sene- 
leri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak eylemiş ve 1274 
senesinde vefat etmiştir. Eğrikapıda medf undur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 674.) 

Ardouoçlu Süleyman Sami Efendi 

Süleyman Sami Efendi, 1274 senesinde Ardonoç'ta dünyaya gelmigtir, 
babası zürradan Muhammed Hulusi Ağadır. 1299 senesi Şabanında İstan- 
bula gelerek Fatih camii şerifi dersiamlarından Eğinli Hacı Hafız İbrahim 
Hakkı Efendinin tedris halkasına dahil olmuştur, tahsili sırasında 1307 
senesi Muharreminde Tank kadılığı imtihanına da girerek ehUjTyetini isbat 
etmiştir. 19 Cemaziyelâhar 1313 tarihinde icazetname almış, 16 Saf er 1320, 
İl Mayıs 1318 tarihinde' icra kıhnan ruus imtihanında da muvaffak olarak 
Fatih camii şerifi dersiamları sırasına girmig ve bu tarihde tedrise başla- 
mıştır. 



— 219 — 

Arabî, farisî ve Gürcü lisanlarına vâkıftı. 17 Rebiülevvel 1327 tari- 
hinde İstanbul ruusu hümayununa nâil olmuştur. 1340 tarihinde huzuru 
hümayun ders muhatabı olmuş, bu vazifesi 1341 senesine kadar devam 
etmi§tir. 

(Meşihatı îslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 1 Cemaziyelahâr 
1328, 27 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) . 

Aydmcıklı (Edincikli) Merkez Efendi 

Merkez Efendi, Mûsılai Süleymaniyye rütbeli muhataplardandır. Darül- 
hilâfe, Medresesi kısmı âli tefsir müderrisi îdi. 1325 tarihinden 1332 tari- 
hine kadar Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak eden Merkez Efendi, 
bu tarihte Mahreç payesini ihraz eylemiştir. Istanbulda bir hastahanede 
vefat etmiştir, vefat tarihi belH değildir. 

(Hal tercümesi, Bandırma Müftüsü sayın Niyazi Ülker' in 27.1.1953 
tarihU mektubundan öğrenilmiştir.) 

Aydmcîkh (Kdincikiî) Mustafa Eüştü Efendi 

Aydıncıklı Mustafa Küstü Efendi, 1327 - 1332 seneleri arasında Huzur 
Derslerinde muhatap ve başmuhatâp olarak bulunmuş, 1332 tarihinde Mah- 
reç payesini ihraz eylemiştir. Doğum ve ölüm tarihleri belli değildir, 
Aydıncıkta medfundur. 

(Hal tercümesi, Bandırma Müftüsü saym Niyazi Ülker' in 27.1.1953 
tarihU mektubundan alınmıştır.) 

Aydoslu Mustafa Rakım Efendi 

Mustafa Rakım Efendi, Aydos kazasının Keremitlik kariyyesinde 1268 
senesinde dünyaya gelmiştir. Babası zürradan Mustafa Efendidir. 

İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra 1289 tarihinde Istanbula 
gelerek Fatih civarında Yahya Tevfik Efendi medresesine kaydohnuş, 
o zamanın büyük âlimlerinden Kalkandelenli Recep Rüştü Efendinin der- 
sine devam ile 1302/1304 tarihinde icazetname almış ve Fatih dersiamları 
sırasına girmiştir. 1308/1310 senesinde kendisine iptidai Hariç ile İstanbul 
müderrisliği tevcih olunarak tedricen İptidai Dahile kadar ilerlemiştir. 
1317/1319 tarihinde talebesine icazet vermiş ve altm madalya üe taltif 
edilmiştir. 1325/1327 tarihinde Abdülgaffar medresesi müderrisliği ve bilâ- 
hare İncirli namı diğeri Muavinzade medresesi müderrisliği vazifesi ile 
tavzif edilmiştir. 1331 senesinden 1341 senesine kadar huzuru hümayun 
dersleri muhatabı olmuştur. 



— 220 — 

<HaI tercümesi, Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
hal tercümesi varakasının tetkiki ile hazırlanmıştır.) 

Babakaleli Ahmed Aziz Efenâi 

1265 - 1278 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak işti- 
rak eden Babakaleli Ahmed Aziz Efendi hakkında «Osmanlı Müellifleri»^ 
adlı GSûrde şu malûmat verilmektedir: 

Abdülâziz Ahmed Efendi, ulemai kuzattan bir zat olup Babakaleli dir. 
1277 tarihînde Galata kadısı idi. «Menasiki hac - Tuhfetülmürainm», «Mu- 
vazzah tuhfe:*, «Dairetül müminin finikâhi vettalâk», «Necatül mü'minîn 
filbey'u veşgira» isimlerindekl risaleleri basılmıştır. Davudu Karsî'nin 
«Usulü Hadis» nammdaki eserini *Mukarrebüttâlibîn» ismiyle tercüme 
ederek bastırmıştır. 

«Hediyyetül mü'minîn fi edhiyetül raüslimîn», «Muvazzahültuhfe alei 
avâmii», «Muvasala tül mü'minin», «Tuhfetültâlİbin tcrcemetüîavamüs-, 
?;Tavzihültuhfe fi tuhfetülavamil» isimlerindeki risalelerini havi el yazısı 
ile yazılmış olan mecmuası, iudelâyı asırdan Bağdadh îsmaii Paşamn 
kütüphanesindedir. «Hadisi erbain şerhi» ile «:Mevahibül Aziziye» isimle- 
rinde eserleri olduğunu da «Dairetül mü'minîn» nammdaki eserinin niha- 
yetinde zikretmiştir. 

Sicilli Osraanİ, bu zatın müderris, moila ve Mekkei Mükerreme paye- 
sine nail olduğunu, 1297 yüına doğru irtihal eylediğini bildirir. 

(Osmanlı Müellifleri, Ulemâ faslı, sah. 384; Sicilli Osmanî, cilt 3, 
sah. 470.) 

Bafralı Ahmed Eevnakî Efendi 

Bafralı Ahmed Revnakı Efendi, 1227-1252 seneleri arasında huzuru 
hümayun derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 27 Muharrem 1252 
tarihinde vefat ettiği malûm ise de başkaca hal tercümesine tesadüf edile- 
memiştir. Sicilli Osmanî, Yeniçeri Ocağının ortadan kaldırılması sırasında 
Ders Vekili olan Ekmekçizade Ahmed Efendiden bahsederken, bu zat hak- 
kmda şu malûmatı vermiştir: «Karabâğî Ahmed Efendi, Bafralı A.hmed 
Revnakı Efendi, Eskizağrah Hafız Ahmet Efendi vak'ada (Yeniçeri Ocağı- 
nın ilgası vak'asmda) mu'maiieyh Ekmekçizade Ahmet Efendi ile birlikte 
bulunan dersiam ve müderrisini faenâmlardır. Bunlardan Hafız Ahmet 
Efendi 1243 tarihinde Davud Paşa kışlasında asâkiri şahaneye vaiz olmuş- 
tur. Birbirini müteakiben ve memduhan vefat etmişlerdir.» 

(Sicim Osmanî, cilt 1, sah, 2Ş8.) 



~~ 221 — 

Bartınlı Müftîzâde Muhaınıneâ Efendi 

Muhammed Efendi Müftîzade, Eartmlıdır. Müderrisdir. 1228 - 1239 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunduğu kayden 
anlaşılmaktadır. 1239 senesinde Kudüs mollası olmuş ve 1255 senesi Muhar- 
.rem ayında vefat etmiştir. 

(SiciUi Osmanî, cilt 4, sah. 289.) 

Batumhı Hasan Efendi 

1314-1331 seneleri arasında huzuru hümayun derslerine muhatap 
•olarak iştirak eden Batumlu Hasan Efendinin Fatih türbesi haairesindeki 
.kitabesi aynen şöyledir: 

«Hüvelbâki 

Fatih dersiamlarından ve Fetvahane müsevvidi 

Batumlu Hacı Hasan Efendinin ruhuna Fatiha 

1 Kânunusani 1328, sene 1331» 

Batumhı Muhammed Emin Efendi 

1282 - 1286 seneleri arasında huzuru hümayun derslerine muhatap 
■olarak iştirak eden ve 1286 senesinde Mahreç mevlevviyyetini ihraz eyle- 
■yen Batumlu Muhammed Emin Efendinin Fatih türbesi haziresindeki 
mezar ta§ı kitabesi aynen şöyledir: 

«Ya Gaffar 
Efâhimi güzin, ulemai benâm ve zevilihtiramdan ve cemi' 
müfredatı kemâlâtı zat ve sıfatı insaniyye ile müzeyyen 
feridüddehir, üstâdülkül, zahir ve bâtın ilmini cami, 
ahlâkı hamide ile mevsuf, merhum ve mağfurunleh Elhae 
Muhammed Emin Efendinin ruhu için Fatiha 
Sene 1313 Şaban Perşenbe» 

Baymâırlı Muhammed Şükrü Efendi 

Mııhammed Şükrü Efendi (Muhammed Şükrü Çakıroğlu), 1285 tari- 
hinde Bayındırda doğmuştur. Babası Hasan Efendidir. 

îlk tahsilini memleketinde yaptıktan ve hıfzı Kur'anı azîraügşane 

muvaffak olduktan sonra, îstanbula gebniş ve Fatih camii şerifi dersiâm- 

"lannd^Ti (huzuru hümayun dersi şerifi mukarrirlerinden) Serezli Eyyüb 



— 222 — 

Sabri Efendinin dersine devam ile icazetname almış, açılan ruus imtiha- 
nmda ehliyyetini isbat ederek dersiam ve müderris olmuştur. Mektebi 
nuvabdan da dördüncü derecede mezundur. 

1 Mayıs 1319 tarihinde kendisine dersiam maaşı tahsis edilmiştir. 

İlmiyye Salnamesi 'nde, 21 Receb 1328 senesinde İstanbul ruusu hüma- 
yununun Hareketi lîaric derecesini haiz zevat arasında Baymdırlı Muham- 
med Şükrü Efendi de ■KMemuriyyetî Darülhilâfetülaliyye medresesi kısmı 
âli müdiri umumîsi, medresesi: Şeyh Vesimî Efendi» diye gösterilmiştir. 

Fatih camii gerili muciz dersiâmlanndandır. 1332 senesinde talebe- 
sine icazet vermiştir. Diyanet İşleri Rfeisliğinde bulunmuş olan merhum 
Aksekili Ahmed Hamdi Efendi, talebesindendir. 

1334 senesinde huzuru hümayun dersi şerifi muhataphğma tayin edil- 
miş, 1341 senesinde başmuhatap olmuştur. 

Bir müddet MecHsi Mesalihi Talebe âzâhğmda, Darülhilâfetülaliyye 
medreselerinin teşekkülünden sonra Şahın ve Süleymaniyye medreseleri 
müderrisi olarak vazife görmüştür. 

Milâdî 1 Eylül 1936 tarihinde Diyanet İşleri Müşavere Hey'eti âzâh- 
ğına tayin edilmiş, kısa bir müddet sonra Ankarada vefat etmiştir.' 

Muhammed Şükrü Efendi, âlim, fâdıl, âlicenab, mütevazı', hoşsohbet, 
güler yüzlü bir zat idi. 

(Hal tercümesi, eşi Bayan Ayşe Çakıroğlu tarafından bildirilmiş, 
ayrıca îlmiyye Salnamesi, sah. 11 S- 125 den de istifade olunmuştur) [157]. 



[157J Bu âraıîa, Darülhüâletülaliyye meöersel erinin teşekkülüne tekaddüm eden 
tarihlerde «Sebilürregat» adlı derginin 25 Cemaziyelahar 1332, 8 Mayıs 1330 Pergsmbe 
günkü nüshasında (cilt 12) İntişar eden İKtanbul ca.Eni vg medresalerinde ders gÖren, 
medresede bir hücrede yalayan talebenin .meşakkatli hayatını tasvir eden ve icazet- 
name verilmesi merasimini anlatan «Talebelik âleminde: icazetname cem'iyyeti&adlı 
makaleyi aynen dereediyoruz: 

«TALfîEELlK ÂI^EIVltNDE: 

İCAZETNAME CEM'îrYETİ 

îcazetname ahzi tal!?belik hayatında ■müstesna bir anı mes'adcttir. İcazetname 
eem'iyyeti bir talebenin eyyamı hayatında görebllece&i bütün, cem'iyyetlerin, bütün 
nıes'ut günlerin fevkinde bir tesiri füsünkâre maliktir. Çünkü <j gün âlâm ve mihnetle 
geçen bir ömrü mcdidin ruzü mükâfatı, yövmü azadıdır. Bu zamana erişebilmek için 
o zavallı talibi ilim ne kadar müta^n.p hayata katlanmıştır. 

Duşu sebatmda bu gün on üç, on dört senelik hamulei muşakı runümadır. Şlmöl 
Fatihin, muharrik seslerle lemevvüt eden yüksek kubbeleri altında, asrın nur"u ırfajı 
saçan f&dıl uleması huzurunda bisamtı sükûn bükülen balların semayı tahayyülünde 
medid bir ömrü güzcijtenln bütün ânât ve sa-fahutı canlanıyor, nazarı lıayalî Önünden 
birer sinema sür'atiyle geçiyor: 

Derse başladığı çocukluk zamanları, henüz derse çıkan hocanın hararetli takrir- 



— 223 — 
Bendirelili Hafız Ahmet Efendi 

Hafız Ahmed Efendi, Bendireklidir (Bender Ereğlili). îlmi fıkıhta 
yedi tülâ sahibi olup Fetvahaneye başmüsevvit tayin edilmiştir. 1197 sene- 
sinde Huzur Derslerine muhatap olarak igtirak etmiştir. 1203 senesi 
Zilhicce ayında Yenişehir mollası olmuş, badeiazil irtihaî eylemi§tir. Oğlu 
Said Efendi, «Bendireklizades> namiyle şöhretlidir. 1237 senesi Rebiülaha- 
rinde Seretibbayı Sultanî olmuş ve Mekkei Mükerreme payesini ihraz 
eylemiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 273.) 



lerl, medres&ûe bîr hücreye sahip olabilınek için geçirdiği intizar devreleri, daha 
sonra derdi maiyetle dolaı^tığı memleketler, duçar olduğu istiskaller, ziyadan mahrum 
ratîp kubbeler, tag yuvalar içinde pişirdiği yemekler, «Adalı» nın «FeJycteemmüI» ün- 
deki vechi teemmülü blılmak İgln geçirdiği geceler. Mantığın öitmez, tükenmem lîaKiy- 
yelerine, kıyaslarına sarfottlgi Ömürler, iğne İle kuyu kazarcasma İstihsal edebildiği 
katreleı-, bükebildiği karalar, sonra «Tenbihil gafilin» den istihraca, vaaa çıkmaya 
başladığı zamanlar, zaman zam-an kömürsüz kaldığı, peynir ekmckio geçirmeye mah- 
kûm oldugU- gccelor, karlı buzlu «ünlerde dersde soğuk hasırlar üstünde diz çürüttüğü 
zamanlar... Hasılı hep mihnetle, Tncşajîkatle, mahrumiyyetle gecsn bîr Ömrü perişan... 
Fakat bunlar zarurîdir. Böyle sıkıntılar çekilmeden tahsili ilim mümkün olur mu? 
Şimdi karsıda yüksek minderlerde kurulup oturan, her biri birer mevki, bîrer mesned 
sahibi olan üstatlar hep bu sıkıntıları, bu mihnetleri geçirmediler mi? Mademki hu 
îedakârhklar hep din uğrundandır, o halde ne beis var?... 

Vakıa henüz lâyikiyle hizmet edebilecek bir halde değildirler. Fakat hocaları da 
icazet alır sima.?, aiiame ohnadıydı ya. Elbet onlar da derse çıkacak, taallüm ettiği 
îîjmîeri talebelerine talim edecek, o sırada onlar da birer âlimi kâmil olacaklardır. .. 

Zavallı taiebs kendini tesliye Icin fikrini, zihnini, ne sabur, ne k,ınaa.tkâr .mecra- 
lara sevkediyor. Külfet nisbetinde nimete naîl olamıyan bu fedakâr gençler bu derece 
ihmal edilmese, mekteplilere ibzal olunan milyonlarca lütuf ve aUfetlerin cüz'i bir 
kısmı da bunlardan diriğ olunmasa elbet bu cah^kan, bu gaj^ur, fi sebilillah vakfı 
h^yat eden bu TedaJıâr ordunun tGChizatı, teslihatı başka türlü olur.!. Bir mektepli 
diploma alırken tayin olunacağı memuriyycti düşünüyor, bir talebe ise icazetname 
alırken dine ne suretle hizmet edebileceğini tasavvur ediyor, arada ne kadar fark 
var!.., Bunlann takdir olundug-u zaman dîn icln ne mes'ut gündür!... 



** 



İcazetname itası merasimi mahsusaya tâbidir. Evvelce bu merasim mutantan bir 
surette icra olunurken uy dört senedenberi her nedense tsrk olunmuş idi. Bu sene yine 
ihya olundu. 

tcazet itası merasimi talcbel ulûmun dersleri kesilmek üzere olduğu Cemaziyel- 
aharda icra olunur. îca^et verileceği gün, DarülMlâfenin bütün tj;lehelilt âleminde 
bir yövmi mahsus tegkiL eder, -o gün her talebe sanğmı düzeltir, temiz cübbesini giyer, 
daha erkenden merasimin icra olunacağı camie gelir. Miadı mlıai^yeni -huIÛl edince 
med'uvîni kiram da birer fkiser teşrife bağlarlar, teşrifatçılar tarafından oturacakları, 
yarler gösterilir. Darülhilâfenin en büyük uleması, en benam fudelası o gün med'uvdur. 



— 224 — 

Eergevî 'Mı^ltammed Şâldr Efendi 

Muhammed Şâkir Efendi, Bergilidir. Müderristir. 1262 - 1283 seneleri 
arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmigtir. 1284 senesi 
Zilkade ayında İzmir mollası, 1285 senesi Rcceb ayında Mekke! Mükerreme 
payesi ve bilâhare İstanbul payesine nail olmuştur. 1298 senesi Rebiül- 
evvel ayında vefat eylemiştir. Edirnekapıda medfundur. Âlim, îâzıl bir 

zattır. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 129.) 



Camiin ortasında birer arsın yüksekliğindeki dars şilteleri, sedefli müzeyyen rahlelerle 
bir daire tesklî edilir. 

şiiLslerin lüferine nefis seccadeler örtülür. Altmıg yelmi); kadar ulemayı kirELin 
şiltelere, diğer müderrisler de bunların etrafına otururlar. Talebci ulûm ise rahleler 
-önüne s2rpiliTler. Dairenin tam ortasmda Lop kandilin altında İcazet .alacak talebe 

.-efendiler binişlere büründükleri b.=^îde sıralanırlar. Aralarında yine biniş giymiş 
üe dört teşrifatçı talebe merasim nihaystine kadar ayaküstü dururlar, icazet verecek 

-hoca. efendi sıra ile dizilen glltelerin üstüne oturur. Eğer onun da hocası hayatta ise 
sağ tarafına gegirir. I-Ioca efendinin önünde müzeyyen rahle üzerinde yaldızlı kaplı 
it^zetnameler durur. Evvela güzel sesli hafızlar, kurra efendiler ağırlar okumaya 
başlarlar. Merasimin en lâtif, en ruhani zamanı bu andır. Asırlar bitince kösede ayrıca 
hazırlanan yüksek bir .şilte üzerinde oturan hoca efendi lâalettâyin talebe efendilerden 

-birinin ismini yüksek sesle okur. 

icazetnamede ümin, laiısiii ilmin mabasini, badehu Uazretl Fahri Kâinat Sailâl- 
lahü Aleyhi Vesellem Efendiınize kadar üstadı kiram, hazeratmm silsilesi münde- 

- ricdir. icazetname kıraati yarım saat kadar devam eder. Müteakiben kargısmdaki 

-hoca efendi uzun bir dua eder. Badehu talebeler teşrifatçılar delaletiyle birer birer 
evvela hocasının elini, saniyen asıl hocasının elini öper, icazetnameRinl alır, cebine 
koyar. Badehu sıra ile şiltelerde oturan bütün ulemayı kiramın ellerini öperler, sonra 
yine sıra ile yerlerine otururlar. Merasimi takbil hitam bulduktan sonra mücaz efen- 
düer ayağa kalkarlar, iki sıra teşkil ederler, hocaları ve diğer ulemayı kiram arala- 
nndajı seJâm vererek geçer giderler. Bu suretle m-erasim misklyülhitam olur. 

Bu sene yirmi kadar İcazet cem'iyyeti icra olunmuştur. Bilhassa Meclisi Mesalihİ 
■Talebe âzasından faziletlü Ba^/md^rU Muha'rmn&d Şükrü Efendi, Kirozl faziletlû Haeı 
Ahmed Efendi ve Amasya meb'usu f&dılı muhterem Fadıl Arif Efendi hazeratmm 
icazetname i'taaı cem'iyyetlerS pek parlak oünustur, 

Mumaileyh Muhammed Şükrü Efendiden icazet ahzeden talebei ulûm efendilerin 
.esamisi bervechl âtidir...». 

Makalede bundan sonra icazetname alan taaebenîn İsimleri ve memleketleri liste 

halinde gösterilmiştir. 

Bu listede isimleri yazılı talebeden birincisi , Ahmed Hamdi Efendi (Alîseki>'nin 
(Eski Diyanet taleri Reisi, merhum) Sebilürresat hey'eti tahririyyes inden olduğu bildi- 
rilmiştir. 

Halen Diyanet îslpri Reigi bulunan Akseklli Hasan Hüsnü Etendi (Hasan Hüsnü 
Erdem), Bayındırlı Muhammed 5ükrü Efendiden icazet alan talebe arasındadır. 



— 225 — 
Bergevj Seyyit Mustafa Efendi 

Bergevî Seyyit Mustafa Efendi, müderrisdir. 1243-1267 seneleri arasın- 
da Huzur Derslerine muhatap olarak i§tirâk etmiştir. Kayden 126T sene- 
sinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Sicilli Osmanî, bu zatın vefat tarihini 
1277 senesi olarak gösterir. Eğrikapuda medfundur. 

(Sicüli Osmanî, cilt 4, sah. 476.) 

Beypazarlı tbrahim Efendi 

İbrahim Efendi, Beypazarhdır. Müderristir. Huzur Derslerinde muha- 
taphğî 1225-1255 seneleri arasına tesadüf eder. 15 Şevval 1255 tarihinde 
Havassı Refia kadısı (Eyyub mollası) olmuştur. 1263 tarihinde Mekkei 
Mükerreme ve 1270 Kamazanmda İstanbul payelerini ihraz eylemiştir. 1272 
senesi Ramazanında vefat etmiştir. İki oğlu, Ahmet Kâmil ve Mulıammed 
Ziyaeddin Efendiler de müderristir. Üçü de Üsküdarda medfundur. 

(Sicilli Osmanî, ci3t 1, sah. 162.) 

Seyşöîîlrii Hüseyiıs Efendizade Mulıammed TaMr Efendi 

' Bey§ehirii Mubammed Tahir Efendi, Hüseyin Efendinin oğludur, 
müderristir. Huzuru hümayun derslerinde 1224-1240 tarihleri arasında 
muhatap olarak bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. 1240 senesinde 
Selanik mollası, 1250 senesi Muharrem, aymda Mısır mollası olmuglur. 
1252 senesi Receb aymm yirminci günü vefat etmiştir. 
(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 246.) 

Bolulu Hafız Ahmed Efendi 

Bolulu Hafız Ahmed Efendi, müderris ve devriye moUasıdır. 1242-1267 
seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1267 
senesinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 295.) 

Bolulu Isiam Feyzi Efendi 

İslâm Feyzi Efendi, Boluludur. Müderristir. îlim sahibi bir zattır. 1260- 
1281 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 
1284 senesinde Kudüs kadısı, bilâhare Edime 'mollası olmuştur. 1299 senesi 

Uu^ior D&rsleH, C. I! — îB 



— 226 — 

RGbiüU?.harmin on dördüncü günü vefat etmiştir. Haydarpaşada medfun- 

dur.. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 350.) 

Borlu Ahmed Keşid Efeiîdi 

Ahmed Reşid Efendi, 1259 tarihinde Eor kazasında dünyaya gelmiştir. 
Babası Hacı Ali Efendi Bor'da Hacı Muhsin ve şimdiki adı ile Saltık 
mahallesindeki Sarı camiin müderris ve hatibi idi; san sakallı olduğu için 



r 










j BorZM Afe-MSfi Sesici Efendi 

«San müderris» namiyle mâruf ve meşhur olmuştu. Çocukları ve torun- 
ları da «Sarı müderrisaadoler» namiyle arahrdi. Annesi Ak Kadın «Balcı- 
lar» nâmiyle mâruf bir ailenin kızıdır. Ecdadı doğudan, Horasan diyarın- 
dan Orta .Anadoluya gehp yerleşen Oğuz Türkleri boylarına mensub 
bulunmaktadır. 

Babasının 1267 senesinde vefat etmesiyle kügük yaşta yetim kalan 
Ahmed Re§Iq Efendi, annesinin himayesinde ilk tahsilini Bo|-'da sıbyan 
mektebinde ikmâl eyledikten sonra İstanbul'da Mülkiyye mektebinde talebe 



— 227 -^ 

olan büyük kardeşi Muhaınmed Nafi' Efendinin yanma gelerek cami ders- 
lerine devama başlamış, uzun bir tahsil devresinden sonra hocası IVIandal- 
yatî Hüseyin Hilmi Efendiden icazet almaya muvaffak olmugtur. 11 Receb 
1294 tarihinde açılan ruus imtihanına da girerek ehliyyetini isbat ile der- 
siam ve müderris olmu§, İptidai Hariç müderrisUğinden başUyarak muh- 
telif tarihlerde terfi İle ilmiyye smıfının en yüksek derecşsi olan Süley= 
maniyye müderrisliğine kadar yükselmişür. 

Beyazıt camii şerifinde talebesine icazet verdikten sonra 9 Safer 1309, 
1 Eylül 1307 tarihinde Şeyhülislâm Bodrumî Ömer Lûtfi Efendinin meşi- 
hatı zamanında Meclisi îdarei Emvali Eytam âzâbğma tayin olunmuş, bu 
vazifede iffet ve istikametle senelerce çahşmıştır. 

1314-1319 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulun- 
muş, 1 Zilkade 1308 tarihinde İzmir Mahreç Mevleviyyetini ihraz eylemiştir. 

Mülkî ve askerî rügdiye mekteplerinde türkçe, kavaid ve arabî hoca- 
lığı yapmış, bu vazifeleri de hakkiyle ifa etmiş, pek gok talebe yetiştir- 
miştir. 

15/16 Zilhicce 1321, 19/20 Şubat 1319 tarihine- müsadif Cuma gecesi 
miibtelâ olduğu kanser hastalığından kurtulamıyarak son nefesinde Cenabı 
Hakkın isimlerinden'^olan (Yâ Lâtif) ismi celiüni zikrederek Allahm rah- 
metine kavuşmuştur. 

Cenaze namazı ertesi günü Cuma namazını müteakip kalabahli bir 
cemaat ile Yeni Camide kıhndıktan sonra Üsküdarda Karacaahmeddeki 
aile kabristanına defnedil mistir. 

(Hal tercümesi ve Hicrî 1305 yümda çekilmiş fotoğrafı, oğlu sayın 
Profesör Vehbi Sandal'ıh 16.3.1953 tarHıli mektubuyla elde edilmiştir.) 

• Bosnavî MUftiKade Seyyît Mustafa Efendi 

Müftîzade Mustafa Efendi, Boşnaktır. Dersiam ve müderristir, îlmü 
fazliyle meşhurdur. 1237-1248 seneleri arasında huzuru hümâyun ' dersle- 
rinde muhatap olarak bulunmuştuı-, 11 Zilhicce 1248 tarihinde vefat 

etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 469.) 

Bozkırh Seyyît Mustafa Efendi 

Hacı Mustafa Efendi, Bozkırhdır. Dersiam ve Müderrisdir, 1272-1302 
seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş, bilâhare 
mütekait oknuş, 1303 senesi Cemaziyelevvelinin on dördüncü günü vefat 
etmigtir. Edimekapıda medfundur. 

(SiciUİ Osmanî, cild 4, sah. 485.) 



228 



iiurduriu Hüseyin Hüsnü Efendi 

Burdurlu Hüseyin Hüsnü Efendi «Yazıcıaades nâmile anıiır. Ricalden 
yazıcı Münif Efendinin oğludur. Müderris ve molladır. 

1246 senesinde tahrir memurluğuna tayin edilmiş, 1249-1266 seneleri 
arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. Yine bu arada 
1252 senesinde Şam mollası olmuş, bilâhare Mekkei Mükerreme ve 1265 
senesinde İstanbul payelerine nail olmuştur. 1266 senesinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 227.) 

Burdurlu Mustafa Hilmi Efendi 



\ ' ■ -.-^ 



Bnrdurlu Mustafa Hilmi Efendi 



Mustafa Hilmi Efendi, 1274 tarihinde Burdur'da doğmuştur. Baba- 
sının ismi Ali Efendidir, şöhretleri Dervişağazâde'dir. Tarikatı, Halvetiyyei 
Ugşâkiyye, tarikattaki adı «Sâfi»dir. 

îlk tahsilini memleketinde Çınaraltı mektebinde, Eski ve Yeni Medre- 
sede yapmış, 1296 senesinde İstanbula gelip Fatihde Tetimmei Rabia med- 
resesinde Rehâvî Muhammcd ve. Hoca Hafız Şalîir Efendilerin derslerine 
devam ederek, hoca ^âkir Efendiden icazetname almıştır. 1304 senesinde 
açılan ruus imtihanında muvaffak olarak müderris olmuş, Fatih camii 
şerifinde tedrise başlamış ve 1317 senesinde talebesine icazet vermiştir. 



— 229 — 

Hicrî 1330 senesinden 1341 senesine kadar huzuru hümayun derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. ^ 

1314 senesinde Eyyüb Sultanda Askerî Baytar Rüşdiyyesine imtihan 
ile kavaid mualUnıi oîmuş, muhtelif tarihlerde Toptar^ı, Beşiktaş, Fatih, 
Soğukçeşme ve Koca Mustafa Paşa Askerî Mekteplerinde ulûmu diniye, 
arabi ve farisî dersleri okutmuş, Kuleli Askerî İdadisinde arabi muallim- 
liği yapmıştır. 

Askerî mekteplerin Maarife geçmesiyle kadro harici kalmıştır. Fatih 
camii şerifinde talebesine icazet verdiği sırada bir altun madalya ve Top- 
tanı Askerî Rüsdiyyesinde ikinci ve vatan evlâtJarma hüsnü hizmetine 
mükâfat olmak üzere beşinci rütbeden Mecidî nişanı ile taltif olunmu§tU!' 

Aynı zamanda tarikata müntesip olması dolayısiyle Taşkasap eiva-- 
rmda Fmdıksade dergâhında postnigîn olmuş, bu tekkenin yanm.ası üzerine 
Kgsımpa^ada Hazreti Hüsameddin Uşşâkî dergâhı postnişîni de oîmuçtu. 

Mustafa Hilmi Efendi, Hicrî J344. Milâdî 1926 sene.si Mayıs aymın 
altıncı günü vefat etmiştir. Kasımpaşada Sakızağacmda medfundur. Huzur 
Dersi muhataplarından Arabgirli Muhammed Hazmı Efendi (Hasmi Tura) 
damadıdır. 

(Meşihati İslâmiyye Sicilli Ahvâl Dairesine verdiği 27 Mayıs 1335 
tarihli hâl tercümesi varakasmm tetkiki ve damadi Muhammed Hazmı Tura 
tarafından verilen malûmatın ilâvesile hazırlanmı^ır. Fotoğrafı, damadı 
tarafından verilmiştir.) 

Bursalı Muhammed Efendi 

Hafız Muhammed Efendi, Bursalıdır. «Rauf Paşa imamı» diye yâd 
edilir. Müderristir. 1235 - 1245 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap 
olarak iştirak etmigtir. 1260 senesinde îzmir mollası olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 291.) 



Muhammed Efendi, Canik'lidir. Müdemstiı:'. 1228-1240 seneleri ara- 
smda Huzur Derslerinde muhatap olarak bulıuı muştur. 1240 senesinde 
Üsküdar mollası olmuştur. 

(Sicilli Osraanî, cilt 4, sah. 285.) 

Cîareİ! Hasara Lâmi. Efesini ■ 

Hasan Lâmi Efendii Cibrenin Hor^i nâmiyle tamnnuş bir ailesine men- 
sup Hacı Muhammed Efendinin oğludur. Tahminen 1285 tarihînde doğmug- 



230 



tur. İlk tahsiHni Cîzrenin kudretli müderris ve âlimi olan Husulî Abdur- 
rahman Nuri Efendiden yapmış ve on beş yaşında iken babasının ölümün- 
den sonra büyük babası Hacı Abdülaziz Efendinin yardımiyle Dİyarbakıra 
ve bir müddet sonra Silvana giderek tahsiline devam etmiş ve müteakiben 
îstanbula giderek Süleymaniyye medresesine girmiştir. 

1334 - 1337 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiş bulunan Hasan Lâmi Efendi, Bitlis ve Mardin meb'usluğu da yap- 
mıştır. 1340 senesi Ağustos ayında İstanbulda vefat etmiştir. 

(Hâl tercümesi, hocamız EbüJ'ulâ MardhVin notundan alınmıştır.) 



Hl^l^ ÎV-İ" 



■ Cisreii Hanan Lânü Efendi 

ÇankırıBı 

Bak: Kângırıh. 

Çırpaniı Muhammed Efendi 

1311 - 1316 seneleri arasında huzuru hümayun derslerinde muhatap 
olarak bulunan Çırpanh Muhammed Efendinin Fatih camii haziresindeki 
mezar ta^ı kitabesi aynen şöyledir: 

«Huvel Baki 
Fatih camii §erifi muciz dersîâralarmdan ve 
efahirai ulemal kiramdan esbak Medinei Münev- 
vere kadısı Çırpanh Muhammed Salim Efendi- 
mn nüıtma fatiha. 
Sene 1333 fi 27 Ramazan» 



— 231 "- 

(Eserin 1 inci cildinde bu zatın yefat tarihi 1316 gösteriliyor ise de 
sehivdir.) 

Bağıstaulı Abdülfettah Efendi 

Abciülfettah Efendi Çarlık Rusya des^rinde Tîfl.ls guvernÖrlügüne bağlı. 
Noka (halk dilinde Noho veya Seki) kasabasında doğmuştur. Babası aynı 
kasaba Türklerinden ve din adamlarından Hacı Mahmud Efendidir. Baba- 
sının nezareti altında niedrese tahsiline bağlamış, babasmm vefatından 
sonra hemşehrisi Ali Rıza Efendi ile birlikte 1298 tarihinde îstanbula 
gelerek Fatih camii §erifî dersiamlarından ve huzuru hümayun dersi şerifi 
mukarrirlerinden İstanbullu Hafız Ahmed Şâkir Efendinin dersine devam 
ederek 1300 senesinde icazet alraî§ ve 1305 senesinde açılan riıus imtiha- 
nında da muvaffak olarak dersiam ve müderris olmuş ve tedrise başlaya- 
rak 1319 senesinde talebesine İcazet vermiş ve" altm liyakat madalyası île 
taltif edilmiştir. Fatih camii şerifinde haftada iki defa Cuma ve Spİi 
günleri ikindi namazından sonra cüz'iyyat okutmuş, Koca Mrsta.t'ipa§a 
îlüşdiyyeslnde din dersleri hocalığı yapmıştır. 133? Eenesinde Ilusur Der.'?- 
îerine muhatap tayin edilmiş, bu vazifesi 1341 senesine kadar devam 
etmigtir. Milâdî . 1932 senesinde Zonguldakta oğlunun yanma Kİtmiş ve 
orada Milâdî 1935 senesinde vefat etmiştir. 

(Hal tercümesi, hemşehrisi ve yalcın arkadaşı muhatap Dağıstanlı Ali 
Rıza Efendinin oğlu Lütfü Aral tarafından bildirih-niştir.) 

BağîstarJı Alî Kıza Efendi 

Ali Rıza Efendi, Carhk Pusya devrinde Tiflis guvernörlüğüne bagh 
Noka (halk dilinde Noho ""veya Seki) kasabasında Hicrî 1278, Milâdî, 1862 
tanhinde dünyaya gelmiştir. Babası aynı kasaba Türklerinden Abdüllâtif 

Efendidir. 

Memleketindi ilk tahsilini tamamladıktan sonra babasının arzu ve 
teşviki üzerine medrese tahsiline bağlamış, mürcttep ve mütedavel dersleri 
Kadı Mir'e kadar okuduktan sonra, babasmm ölümij üzerine 1298 tarihin- 
de îstanbula gelmiştir. 

Fatih camii şerifinde zamanın büyük âlinılerinden (huzuru hümayun 
dersi şerifi mukarrirlerinden) İstanbullu Hafız Şâkir Efendinin dersine 
devam edeı-ek 1300 tarihinde icazet almıştır. 1305 senesinde açılan htus 
imtihanmda da ehîlyyetini isbat ederek dersiam ve müderris olmuştur. 
1306 tarihinde Fatih camii şerifinde tedrise başlamış 1319 senesinde tale- 
besine icazet vermiş, altm liyakat madalyası ile taltif edilmiştir, 1331 



— 232 — 

tarihinde sırası geldiğinde Huzur Derslerine muhatap tâyin edilmiş, 1335 
senesinden sonra hastalığı sebebiyle vazifesine devam edememiştir, Muha- 
taphğı zamanmda hatıralarını anlatırken, küçük mazeret ve hastalıklarm 



Dağistanh Ali R%ga Efandi 

dersi ihmale sebeb olmadığını, bir defasında Sultan Regadın hastalığına 
rağmen derslerde hazır bulunduğunu, oturduğu geniş sedirin üstüne konul- 
muş olan yastıklara dayanarak dersi sonuna kadar dinlediğini nakîetmiştir. 






M-- ; -' 



■■'w • .1 



« * ■ 1 



^ 5 
7< 









.U.<-ty.i-^/,..^;, 



4 ' ! 



^' Dağıstanlı AU Rısa Efendinin elyazisi. 

Fatih Sultan Muhammedin şahsiyyetine ve ruhaniyyetine kairşı büyük 
sevgi ve saygı duyar, çok zaman sabah ve ikindi namazlannı Fatih camii 
şerifinde kılardı. Haftanın belli günlerinde sabah namazlarmdan sonra 
Sultan Fatih türbesinde Ve vine o civarda bulunan Nakşıdii türbesinde 



— 233 — 

vazifeli olarak Buharlı Şerif okurdu. Fatihte Şahın medreselerinde Hadis 
ve Darülhilâfetülaliyye medreselerinde Tefsir müderrislikleri yapmıştır. 
İstanbul ruusu hümayununun îptidai Dahil derecesine kadar terfi etmiştir. 

Ali. Rıza Efendi uzun seneler nüzul illetinden hasta yatmış, Hicrî 1343 
(Milâdî 1925) Eylül ayında Fatih civarındaki evinde hayata gözlerini 
kapamıştır. Edirnekapı mezarhğmda raedfundur. , 

Güzel arapça ve îarsça bilir, halûk, mütteki bir zat idi. 

Büyük oğlu Lütfü Aral/ Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Baş Müfettiş- 
liğinden emeklidir ; diğer oğlu Mehmet Asım Aral tabîbdir, doğum ve kadın 
hastalıkları mütehassısı olup, Adana Doğumevi Başhekimliğinden emeklidir. 

(Hal tercümesi, fotoğrafı ve elyazısı, oğullan Bay Lütfü Aral ve 
Mehmet Asım Araî tarafmdan verilmiştir.) 

Dağıstanlı îbrahİm Efendi 

Dağıstanlı İbrahim Efendi, 1173 Kamazanmda IV. Meclis muhatap- 
hğmda bulunmuştur. 1162 tarihinde bilimtihan müderris olmuş ve Mahreç 
Mevleviyyetine nail oluncaya kadar fasılasız Fatih camii şerifinde tedriste 
bulunmuştur. Cevdet Paşa merhum, tarihinin VX. cildinin 185 inci sahife- 
sinde hal tercümesini şu suretle hülâsa etmiştir: «Yoluyla Haleb ve Şam, 
Mekkei Mükerreme kadısı olduktan sonra illeti pirî ve zafı basar misullû 
avarıza mübtelâ olmak hasebiyle kûgegüzinî inziva olduğundan 1209 senesi 
Muharreminde Anadolu Kazaskerliği kendisine tevcih edilmiş iken Ömer 
Hulusi Efendiye bîttevcîh ana dahi Rumeli Sadareti payesi verilmiş idi. 
tşbu 1210 senesi Cemaziyelaharinin sekizinci günü tekmili dersi hayat ve 
tatili mebahisi nefi îsbat eylemiştir.» 

Sicilli Osmanî, bu zattan bahsederken efazıh Rumdan olup asnnm, 
vahidi olduğunu, Taşkasapta medfun bulunduğunu yazar. 

(Sicilli Osmanî, sah. 142.) 

Debbağzade Mustafa Efendi 

Debbağzade Hacı Mustafa Efendi Rizelidir, Müdes-Hstir. 1197 senesin- 
de Huzur Dersinde muhatap idi. 1211 tarihinde Yenişehir Feneri mollası, 
1216 Eebiülaharinde Mısır Ordusu kadısı, 121S tarihinde Medinei Münev- 
vere mollası olmuş, 1219 tarihînde Küçük Ali oğlu Halil Paşa ile Medinei 
Münevverede kalmıştır. Bir müddet sonra kendisine tstanbuî payesi venl- 
miş, 1224 Cemaziyelevvelînin beşinci günü ikinci defa Orduyu hümayun 
kadısı olmuş ve nyn\ ^ene ^Zilkadesinin yirmi heşind günü Anadolu paye- 



— 234 — 

sini ihraz eylemiştir. Âlim, fâzıl bir zat olup 1227 tarihinde vefat etmiştir. 
Seliraiyye yolunda medlundur. 

(Sicilli Osmanî, ciit 4, sah. 462.) 

Debreli Tâlip Te^^ik Efendi 

Tâlîp Tevfik Efendi, Debrelidir. Dersiamdır. Elmaszade nâmiyle şöh- 
retli Karinâbâdî Ali Efendi şakirtlerindendir. 1291-1298 seneleri arasında 
Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1299 Cema2iyelaharinin 
10 uncu günü vefat etmiştir. Edimekapıda medfundur. 

(Sicilli Osmanî, ciit 3, sah. 241.) 

Demîrcüî Ahnıed Sîtkı Efendi 

Ahmet Sıtkı Efendi Manisa Vilâyetine tâbi Demirci kazasının Kılavuz- 
lar karlyyesinde 1256 senesinde dünyâya gelmiştir .Babası Molla Alizade 
Hoca Ali Efendidir. 

îlk tahsilini Demircide yaptıktan ve bir müddet mûteaddid hocalar- 
dan ders, gördükten sonra tstanbula gelerek Akşehirli Hasan Fehmi Efen- 
diden mücaz Şumnulu Ahmet Hulusi Efendinin dersine devam etmiş ve 
1287 senesi Recebinde icazet almıştır. Aynı zamanda îngiliz Kerim Efen- 
diden Kadı Mir ve Celâl, Tikveşli Yusuf Efendiden ilmi usulden Mir'at, 
Ders Vekili Filibeli Haliî Efendiden muhtasar maani, Gürcü Numan Efen- 
diden ilmî fıkıhtan Mülteka, Arnavut Ali efendiden Bııharîi şerif, Divrikîi 
Hacı îzzet Efendi ile Arab Hocadan Tefsiri şerif ve Laz Hasan Efendiden 
âdap derslerini okumuştur. 1288 senesi Muharreminde Fatih camii şeri- 
finde derse çıkmış ve 1291 senesinde ruus imtihanına girip dördüncülüğü 
kazanmış ve ruus almıştır. 

1303 senesinde talebesine icazet vermiş ve hiiâhare memleketi Demir- 
ciye giderek ilmî vazifesi iîe iştigal etmiştir. Şeyhülislâm Bodnımî Ömer 
Efendinin meşihatı zamanında 1308 senesinde huzuru huma^nm muhatabı 
olmuş, 1332 senesine kadar muhataplıkta bulunmuştur. 

- Er^ncan Müftüsü Sayın Mustafa Yazar, 25.2,1953 tarihli mektubunda 
Ahmet Sıtkı Efendinin 1332 senesinde Bilâdl Hamse payesini ihraz eyle- 
diğini ve bu sene içinde vefat ettiğini bildirmiştir. 

(Hâl tercümesi, Meşihatı îsiâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 15 
Ramazan 1328, 7 Eyîül 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 



Demirhisarfı Abdiilvehhab Efft&dl 

Abdülvehhab Efendi, 1280 Hicri, 1S63 Milâdî senesinde Serez Sanca- 
ğına tâbi Derairhîsar kazasında dünyaya gelmiştir. Babası ulemadan ve 
Demirhisardakl Kandıhârî medresesi müderrisi Yörük Mııhammed Efen- 
didir. 

îlk tahsilini ve kısmen medrese tahsilini memleketinde gördükten 
sonra tstanbula gelip Fatih camii şerifi dersiâmlanndan Meşihat müste- 
şarı öderaişli Mustafa Fehmi Efendinin ders halkasına dahil olarak 1313 
tarihinde icazet almış ve yine Fatih camii şerifi muciz dersiâmlanndan 
Rizeli Ferhat Efendinin Buharîi şerif ve ilmi hadis derslerine devam ederek 
1315 Cemaziyelevvelinde bu ilimlerden de icazet almaya muvaffak olmu§ 
ve Ders Vekili ve huzuru hümayun mukarrerlerinden Gümülcüneli Ahmet 
Asım Efendiden ayrıca arapça okumuştur. îcra kıhnan ruus imtihanm.da 
ehliyyetini isbat ederek Fatih camii şerifi dersiamları sırasma girmiştir; 
7 Ağustos 1316 tarihinden itibaren Fatih camii şerifinde Kadı Mir ve Dürer 
ve Sah ve Cuma günleri Buharîi şerif derslerim okutmuştur. Uhdesine 
bâ iptidai Hariç Bahaîzade Sadî Efendi medresesi müderrisliği ve bâ Ha- 
reketi Hariç Bedrettin Efendi medresesi müderrisliği tevcih olunmuş, 1325 
senesinde talebesine icazet vermiştir. 

Şeyhülislârn Hayri Efendinin Meşihatı zamanmda teşkil olunan Darül- 
hilâfetülaliyye medreselerinin evvelâ Sahm kısmında ve sonra mütehas- 
sısîn kısmmda Hadis müderrisliğini ifa etmiştir. Bu sırada huzuru hüma- 
yun derslerine muhatap tâyin edilmiştir (1334-1340). 

Abdülvehhab Efendi bütün hayatını ilme vakfetîniş, Buharîi Şerif ve 
Müslimden de talebesine icazet vermiştir. Hayatının son senelerinde Sultan 
Selim camiinde Buharii Şerif okutmuştur. Hac farizasını da ifa etmiştir. 
■ Hacı Abdülvahhab Efendinin ulema arasında şöhreti Hacı Abduş 
Efendidir. Hiç evlenmemiştir. Sultan Selim civarındaki evinde altmış üç 
yaşında oldufu halde 2 Eeceb 1345, 6 Ocak 1927 tarihine tesadüf eden 
Perşembe günü akşam ile yatsi arası sektei kalbden vefat etmiştir. Son 
sözü: «Allahümme la tühricni m:inedöünya illâ maal imanll kâmib> (Yarab, 
beni dünyadan ancak imanı kâmil ile ihraç et!) sözü olmuştur. Cenaze 
namazı Fatih camii şerifinde büyük bîr cemaat ile kılmmış ve sânına îâyık 
bir ihtifali dinî ile Edimekapı haricinde Haîebî merhumun civarında defne- 

dllmiştir. 

Hacı Abdülvahhab Efendi âbit, zahit, halûk, hayırsever, fıkaraperver 

bir zat idi. Sicil numarası 3603 dür. 

(Hal tercümesi, Meşihati îslâmiyyç; Sicilli Ahval Dairesine verdiği 21 
Cemâziyelevvel 1326, 25 Mayıs 1328 taribh' hal terelSmesi vamkasmm tet^ 



— 236 — 

kiki ve yakın arkadaşı Ders Vekâleti Meclisi Mesalihi Talebe Başkâtibi 
Sayın Es'ad Serezli'nin [158] verdiği malûmatın ilâvesiyle hazırlanmıştır.) 

Demirlıisarlî İbrahim Efendi 

İbrahim Efendi. Serez'e bağh Demirhisar'da 1263 tarihinde dünyaya 

gelmiştir- 

İstanbullu Hoca Şâkir Efendiden icazet almıştır. Katih camii §erifi 
muciz dersiamlarından ve müderris idi. 1327 - 1335 seneleri arasında Huzur 
Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş, 1335 tarihinde İstanbul'da vefat 
etmiştir. 

(Hâl tercümesi, kızı Bayan Hacer Alev tarafından verilmiştir.) 

Denizim Salih Efendi 

Salih Efendi, tahsil için küçük yaşta memleketi olan Denizliden İstan- 
bula gelmiştir. Fatih camii şerifiıiHe mürettep olan' dersleri okuyup icazet 
almış ve ruus imtihanında da muvaffak olarak müderris olmuştur. Mantık 
müderrisi nâmiyle şöhretlidir. 1332 senesinden 1336 senesine kadar Huzur 
Derslerinde muhatap olarak bulunmuş, ilmî rütbesi Hareketi Hariç radde- 
sine kadar yükselmiştir. Bir müddet Fetvahanede müsevvitiik vazifesini 
!fa etmig, duçar olduğu hastalık dola^ısîyle emekliye sevkedilmi§tir. 

Milâdî 1920 senesinde ziyaret maksadiyle gittiği Balıkesir'de kırk 
sekiz yaşında vefat etmiştir. 

Salih Efendi, ilim sahibi, faziletli ,ahlâken halim, seUm, güler yüzlü 
bir zât idi. Huzur Dersleri muhataplarından Gümülcüneli Mahmud Celâ- 
leddin Efendiye damat olmuştu. Hayatı boyunca ilme hizmet etmiş, hasta- 
hğı zamanında dahi hiç bir maddî karşılık olmadan pek çok genç, o zaman- 
ki Üniversite talebesi kendisinden feyz almıştır. 

(Hâl tercümesi, oğlu Bay Cevdet Donat tarafından bildirilmiştir.) 

Divrlkli Feyzııîlah Şükrü Efendi 

Feyzullah Efendi, müderris ve molladır. 1397 - 1302 seneleri arasında 
Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1302 ^senesinde Üsküp 
naipliğine tâyin edilmiştir. Bilâhare Medinei Münevvere mollası olmuştur. 
1307 senesi Zilkade ayında vefat etmi§tir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah, 44,) 



flnSj Aşüğ-ıda .SPrPzH A)iTneri SiUaii Efpııdlnliî lıal tereümeKindeki nota, \ınk,\mz. 



— 237 — 
Divrikli Muharamed Hamdi Efendi 

Hacı Muhammed Hamdi Efendi Dlvriklidir, müderristir. 1244-1255 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1255 
senesi Cemaziyeîevvelinde Kudüs kadılığına tayin edilmiş, Bilâdı Hamse 
mollası iken 1256 senesi Şevval aymda Mekkei Mükerreme payesine . nâii 
oimuş, 1261 senesi CGnaaziyelevvelinin üçüncü günü. vefat etmigtir. Âlim, 
fâdıl bir zât idi. "Oğullan mollalardan Hüseyin Tevfik ve Hüseyin Talb 
Efendilerdir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 247.) 

Diyarıbekîrli 

Bak; Amidî. 

Dramalı Halil Elendi 

Halil Efendi, Dramalıdır, müderristir. 21 Safer 1250 senesinde Yeni- 
şehir Fener kadısı olmugtur. Huzur Derslerinde muhataphğı 1249 senesin- 
dedir. 12S9 senesi Muharreminde vefat -etmiştir. 

(Sicilîi Osmanî, cilt 2, sah. 306.) 

• ©üşenbeli Ahmesl Maındl Efeadi 

Ahmed Hamdi Efendi, Aiâiyye kazasının Dügenbe nahiyyesinde doğ- 
muştur. Babası Muhammed Efendidir. Fatih camii şerifi dersiâmlarmdan- 
dır. Hayatını iUm ne§rine hasr ile pek çok talebe yetiştirmiştir. (Huzuru 
humavûn mukarrirlerinden Nasuh Efendizade Mustafa Asım Efendi tale- 
besidir.) 

Galata Rü§diyyesinde müdürlük ve hocalık yapmıştır. Darülfünun 
İlâhiyyat şubesinin ilk tesisinde fıkıh müderrisliğine tayin edilmiş ise de 
kısa bir müddet sonra, Galata Rüşdiyyesine devam eden daha çok tale- 
beye, bilhassa fakir çocuklara ders okutup onları yetiştirmek düşüncesiyle 
bu vazifeden istifa etmiştir. Torununun verdiği bilgiye göre, 1322 senesi 
Sekizinci Ders Mukarrirliğinde bulunmuş, Surei Yunus'tan (Yövme nah- 
şürüküm cemian) âyeti celilesinden ders görülmüştür. Mukarrirllği Kadir 
gününe rastlamıg, dersi müteakip Padişahın iltifâtma mazhar olmuş, 
kendiisine iki derece üstün İstanbul payesi tevcih edilmiştir. Ahmed Hamdi 
Efendi Hac farizasını ifa ettikten -sonra avdetinde (Medine! Münevverenin 
limanı) Yenbuğ'da vefat etmiştir. > , 



— 23& — 

(Hâl tercümesi, torunu Avukat Bay Ziya Yürük tarafından bildirim 

mistir.) 

^ Edlncİkli 

Bak: Aydmcıkh. 

Eğinli İbrahim Zühtü Efendi 

İbrahim Zühtü Efendi, Eğin kazasının Hindar kariyyesindendir. 1265 
tarihinde orada doğmuştur. Babası Ömer Ağa gütçi idi; §öhreti ve lâkabı 
Ömer Be§eoğiu'dur. îlk tahsilini memleketinde ikmâl ettikten sonra 1282 
tarihinde îstanbula gelerek Rüstem Paşa medresesine girmiştir. Bayazıt 
camii serili dersiamlarından Balıkesirli Hafız Ahmed Nureddin Efendinin 
derü halkasma dahil olarak 1301 senesi Cemaziyeî aharında icazet airaıgtır. 
Kuus imtihanında da muvaffak olup 1301 senesi SevvaUnde Ayasofya camii 
şerifinde tedrise başlam-.î^ ve talebesine 1317 tarihinde icazet vermi§tir. 
1306 senesi Safer ayında İptidai Hariç, 1314 senesi Şevvalinde Hareketi 
Hariç-, 1320 senesi Zilkade aymda İptidai Dahil derecesine terfi etmiştir. 

14 Ağustos 1324 senesinde Meclisi Mesalihi Talebe âzâlığma, 1325/1327 
senesinde Fetvahanede Tetkiki Mesahif ve Müellifâtı Şer'iyye âzâlığma 
tayin olunmuştur. 1328 tarihinden 1341 tarihine kadar Huzur -Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. 

İbrahim Zühtlİ Efendiyi yakından tanıyan Mechsi Mesalihi Talebe 
Başkâtibi Sayın Es'ad Serezli, zahit, müttekî, halûk ve hayırhah bir zât 
olduğunu söylemiştir. 

(Meşihatı İsiâmiyye Sicilli Ahvâl Dairesine verdiği 27 Mayıs 1328 
tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Eğinli Muhammed Hulusi Efendi 

Muhammed Hulusi Efendi, 1262 tarihinde Eğin'de dünyaya gelmi§tir. 
Babası Hacı Şaban Zeki Elendi, Seyyit Yahya Şirvanî hazretleri sülâie- 
sindendir. Memleketinde Eşrefzade (ŞerefgiUer) namiyle şöhretli olup 

ticaretle iştigal ederdi. 

Muhammed Hulusi E^fendinin tahsil hayatı İstanbulda gegmiştlr. Hıfzı 
Kur'anı a2imü§§ane muvaffak olduktan sonra ikinci Abdülhamidin baş- 
imamı Hafız Ragit Efendiden kıraat icazetnamesi almıştır. Mürettep ve 
mütedavel dersleri Şeyhülislâm Bodrumlu Önier LûtEi Efendiden ve Beya- 
zıt camii şerifi dersiamlarından Meşihat müsteşarı Kömürcüzade İbrahim 
Efendiden okuyarak İbrahim Efendiden icazetname alnuş, ruus imtiha- 



— 239 — 

nıiida da ehiiyyet ve liyakatim isbat ederek dersiam ve müderris olraug- 
tur. Beyazıt camii §erifi mucîz dersiâmlanudandır; seksen beş talebeye 
icazet vermiştir. 

Henüz talebe iken Endorunu hümayun imamlığı yapmış, Ayasofya 
camii şerifinde Şifai şerif kürsü şeyhliği, yedi sene DarülmUallimat müdür- 
lüğü, Darülmuallimın arabî hocalığı ve Meclisi Kebiri Maarif âzâlığı vazi- 
felerinde bulunmuştur. Haccülharemeyndir. 1304 senesinden 1336 senesine 
i*[adar Huzur Derslerine muhatap ve başmuhatap olarak iştirak etmiş, 1322 
senesinde İstanbul ruusu hümayununun Sülcymaniyye derecesini ihraz 
eylemiştir [159], - 







Muhammed Hulusi Efendi, mutasavvıf, zühdü takva sahibi büyük 
bir Ğ.\n âlimi idi. Kıymetli eserleri vardu"; bunlar arasında, gelecek nesil- 
lere değerli bİr armağan olarak kalacak olan, uzun bir devre süren muha- 
taplığı sırasmda takrir olunan âyetlerin tefsir ve izahmı havi sual ve 
cevabı muhtevi el yazıları vardır. Bu notlar kızı Hacı Münire Pâkcan tara- 
fından Üniversite Kütüphanesine verilecek ve tıpkı - basım olarak aşağıda 
12, kısma konulacaktır. Bunun dışında, «Kasidei Bürde şerhi:* basılmıştır. 
«Mizanı nüfus» ismindeki kitabı (Tabirnamedir), 1305 senesinde Hüseyin 
Rerozi matbaasında basılmıştır. «Ulûmu diniyye ve ahlâkı hamide» hak- 
kındaki risalesi, «Vüsaiüttalibîn» (tarikate m:ütealliktir) , «Âyâtı Kur'a- 
niyyeden bazı nasihatler:^ isimli eserleri basılmamıgtır. 

Muhammed Hulusi Efendi, 1336 .senesinde tstanbulda vefat etmiştir. 
Üsküdarda Karacaahmedde Hattatın kabristanmda medfundur. 



riöö] îlmljye Salnamesi, salı. 103. 



-. 240 — 

Oğlu Ahmed Hilmi Bey, Maarif Nezareti Hey'eti Tefti§iye âzasından 
idi. «Hadikatülevliyya» ve «Ziyareti evliyya» isimlerinöeki eserleri zama- 
nın Padişahı Sultan ikinci Abdülhamidin takdirini mûcib olmuş, rütbesi 
terii ettirilmiştir. «Mir'atı Hazreti Muhiddini Arabi», âmâmı Gazali», 
«Mir'atı Bayezidi Bestami» ve «Ebül Hasenil Hırkanu, «Seyyit Yahya 
Şirvânî:^, «Enmuzeci İmamı âzam.> isimli eserleri basılmıştır. Bu zat otuz 
dokuz yaşında iken vefat etmiştir. 

İlâhi bir âlemde ibâdet ve tâat içinde ömrünü geçiren muhterem keri- 
mesi Hacı Münire Pakcan, arapça'ya vakıf, ilmi tasavvuia â§inâ, şair, 
faziletli bir hanımdır. Bu vesile ile kendisini tanıtıyor ve gürlerinden ikisini 
yazıyoruz. Genç yazarlarımızdan Nur Tahsin Salor. Hacı Münire Hanımm 
kızıdır. 

Hacı Münire Pâkcan'm sanihatmdan: 

«Levhi kalbe yazdı kudret kuihu vallahü ahad 
Oldu hemcan teceliayı Allahüssamed « 

Lem yelid sırra nakgolmuş velem yuled hafi 
Velemyekün lehu küfüven ahadle oldu ahfâ münceli» 

Bir diğeri: 

(Hicrî 1380 senesi Şevval aymm haflasmda (19G1) Konyada Türbei 
Mevlânâ'yı ziyaret sırasında söylenmiştir.) 

«Biz muhibbi mevieviyiz âşıkan anlar bizi 
Küntü kenzin mahzeniyiz ârifân anlar bizi 
Ney bize talim eder esrarı aşkı daîmâ 
Şerhi aşkı anlayup perran olan anlar bizi 
Aşkı Mevlânâ her gönülde berk.urur 
Varlığın fâni kılup seyri illallah eyleyen anlar bizi • 
Zatı a§ka mazhar olmuş Hazreti Meviânâmız 
Mesnevidir ruzu §eb evradımız burhanımız 
Manevî sırn dinle lâlezarı Şems'den 
Kâbei uşşakdır ancak hankahı mevlfivi 
îç bu kevseri aşktan Münire ohnayasm serseri 
Şöyle bil ki aşktır mihrabı ebruyu iem yezeli.» 

Hacı Münire Pakcan 



241 



Eğridereli Hafız »iniıaınmetl (EefİO Ef&ndİ 

Edime vilâyetinin Eğndere kazasının Celilieı- köyünden Kac] 
Piayrullalı Elendi nin oğludur. H. 1271 de Celiller köyünde doğnıugtur. 

İlk tahsilini Celiller köyünde sıbyan mektebi muallimi olan baba- 
sından ikmâl ile bir yıl kadar aynı kazaya bağlı Ericik köyü müderrisi 
Hasan Efenöi'den ders aldıktan sonra H. 1287 de İstanbul'a gelerek 
Yenibahçe yakınında- Defterdar Ahmed Çelebi Medresesine kaydolunmuş 
Fâtih, dersiamlarından Kalkandelenli Receb Rügdü Efendi'nin dersine 
devamla 15 Cemaziyelâhır 1304 te icazetname almıgtır. 27 Keceb 1309 da 
yapılan imtihanda ehliyyetini isbât ederek Fâtih Câmi'i Şerifinde tedrise 
baglamıg, H. 1322 de talebesine icazet vermiş, bu vesileyle altın liyâkat 
madalyası ve dördüncü rütbeden Osmânî nişanıyla taltif olunmugtur. 6 
Rebrülevvel 1315 de İstanbul rüûsunun îbtidâi Hâriç, 11 Safer 1324 te 
Hareketi. Hâriç derecelerine nail olmaı§, Ihniyye Salnamesi, sah. 122 de 
de H. 1324 te Hareketi Hâriç derecesiyle Geyvan Bey Medresesi üçüncü 
müderrisliği tevcih edildiği belirtilmiştir. Huzur Derslerine H. 1333-1341 
senelerinde muhâtab olarak iştirak etmiştir. 16 Mayıs 1928 de vefat 
etmiştir. 

(Meşihatı îsiâmiyye Sicilli Ahvâl Dâiresine verdiği 26 Mayıs 1328 
tarihli hâl tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Klmahlı JMuIıammed Hamdî Efendi 

Huzur Derslerine H. 1334-1336 da muhatap olarak iştirak etmiş olup 
«Huzur Dersleri» nin linçi cildinde «Hak Dîni, Kur'an Dili» adh dokuz 
büyük, cildlik kıymetü eserine -atıflar yapılan eski Evkaf Nazırlarından 
meşhur tefsir sahibi Elmalık Muhammed Hamdi (Yazır) Efendi [159 a] 
hakkında, hâl t^i-cümesini kendisinden tesbît etmiş olan İbnül-Ertıîn 
Mahmûd Kemâl înai merhum, «Son Hattatlar» adh eserinde sah. 107/110 
da §u bilgi'yi vermektedir: 

«Hafız Mehmed Hamdi Efendi, erbabı ilmden Nu'man Efendi'nin 
oğludur. (Büyükbabaları, sırasiyle şunlardır: Mehmed Efendi, el-mc 
Bekir Efendi, Hasan Efendi, Eedrüddin Efendi, Hepsi, ilmiyyedendir.) 

Gökhisar nahiyesinde Yazı karyesi ahâüsinden olan babası, Ebnaiı'da 
tavattun ve teehhül etmekle Hamdi Efendi 1878 (Cumâdelâhire 1295) 
de orada doğdu. 



C159a3 Bakınız:. Huzur Dersleri, cild 1, sah. 5(79, notiss. 

Httsûr Dersuri. C. II 



— 242 — ' 

îbtidâî ve rü§dî mekteblerde okudu. §ehâdetnâme aldı. Kur'anı Kerîmi 
hifzetti. Arabi, nahv, ferâiz ve mııkaddimâU fikh okuduktan sonra îstan- 

bula geldi. 

Bâyezîd camiinde — Tedkıykatı Şer'iyye Meclisi Reisi iken vefat 
eden— Kayseriyyeli Mahmûd Hamdi Efendi'nin dersine devam etti, 

İcazetname aldı. 

1905 (Zilhicce 1322) de rüûs imtihanına girüp muvaffak ve tedrisi 

ulûma me'zûn oldu. Bâyezîd camiinde ders okuttu [160]. 

Mektebi Nüvvâb'da da okuyup birincilikle üçüncü sınıf tezkiresi aldı. 

Tahsili avânında —husûsî surette— ulûmı riyâziyye ve hikemiyye ve 

edebiyyât ile de iştigal etti. Fransızca da öğrendi. 






1 ;.' 



.■i - .> 



Elmalîh M-uhamırteâ Hamdi Efendi 

Sami ve Bakkal Arif Efendilerden sülüs, nesh ve Sami Efendi'den 

ta'lıyk de yazdı. 

1906 (Teşriniev^^el 1322) de Meşihat Mektûbî Kalemine girdi. Mek- 
tebi Nüvvâb ve Mektebi Kuzât ilmi fıkh muallim muavini, Msktobl 
Mölkiyye ve Mektebi Kuzât ahkâm ve nizâmatı cvkai, Medresetü'i-vâızin 
fikh ve Medresei Süleymâniyye mantık muallimi ve Huzûrı hümâyun 

dersi muhatabı oldu. 

" Megrûtiyyetin i'iânmı müteakiben meb'usluğa tâyin olundu. 1918 (4 
Ağustos 1334) de 50OO kuruş maâ§la Dârü'l-hikmeti'Hslâmiyye a'zâlığma, 
1919 (2 Nisan 1335) de 10.000 kuruş maaşla Dârü'l-hlkme reisUğine, 1919 



Î1603 îîmlyye Salnamesi, sah. 135 öe, 15 Rabîülahlr 1332 de îbtidâî Harlc 
derecesiyle Fatîn EfenOl Dersiyyesi müdderİBUgi tevcih olunduğu beUrtilmistir. 



— 243 — 

(20 Mayıs 1335) de 1.500 kuruş maâgla - Ferid Paşa kabinesinde raüced- 
deden ve Ibkaen iki def'a— Evkaiı Hümâyun Nezâretine ve 1919 (15 
Eylül 1335) de Hey'etl A'yân a'zâlığma tâyin ve ilmî rütbesi 1919 (5 
CumâdeluLâ 1335) de Medresei Süleymâniyye müderrisliğine terfî' olundu. 
Evkaf Nâzın iken 24 Zilhicce 1337 de ikinci rütbe Osmânî ni§am verildi, 
înkilâb esnasında, umûmla beraber agıkta kaldı. Bir müddet sonra 
— kendince bâzı sebebie — sokağa çıkmadı. 

YıUardanberi rahatsız olduğu halde 27 Mayıs 1&47 (11 Cumâdelûlâ 
1361) de Erenköyün'de dâmâdımn evinde vefat etti. Sahrayı Cedîd kab- 
ristanıiıa defnolundu. 

Boyu kısaya mâiî, vücudu küçük idi. Hocası da «Hamdi». olduğıçün ona 
«Büyük Hamdi», buna «Kügük Hamdi» denirdi. Erbabı kemâlden îdi. 
Halim, terbiyeli, mütedeyyin hocalardandı. 

Vazifesi ohnadığı halde galiba sevkı hamiyyet ve tergîbl cem'iyyet ile 

«Men râkabennâse mâte hemmen 
Vefâze biUezzeti elcessuru» 

beytine tevfîkı hareket ederek Sultan Abdülhamîd merhumun bigayri 
hakkin hal'i hakkındaki fetva müsveddesini o yazdı [161], 



E16I3 Alt Fuaa TUrKgeldi, «Görüp işittiklerim», sah. 37 de, bu konuda şu bilgi 
verilmektedir: 

«Sadrâzam ve Şeyhülislam, a'y^n ve meb'usan reisleri iLe meb'usandan Mustafa 
Â9im ve KüciUi Hamdi Efendiler hazır oldukları haide Meclisi Meb'usan Reisinin 
odasmda Fetvâemîni Nuri Efendi'ye fetva teklif olundukta; " 

— Fetva l'tası bana âld degi], SeyiTİüHsiâm'a âiddîr. î'etvâemini yalnız müsved- 
desini yazar, ŞeyhülIslâTrı tmzâ eder. Ben, Fetvâemânetlnden Isti'fa etmis-tim. Istî'fâyı, 
Bizin Kanûn-ı Esâsî'nlz de kabul ■ediyor, âenıigtlr. 

Hamdi Efendi ise: 

~ Bir ferdî roüsllm, siae Fetvâemîni sıfatiyle değil, memleketin, ulemâyı 
meslıü resinden bir zât sıfatiyle müracaat edip de bunun caiz olup olmadığım sorarsa, 
cevSb vermeye ser'an mecbursunuz, demesi üzerine: 

— Sen akıUı bir adama benziyorsun. Hal'de Belmet. vardır. Bunu yapmayın. 
Rusya muharebesi esnasında Sultan Abdülaziz'in hal'lnden &onî-a ben, muhacirini 
tslânaiyye çocuklarım omuzlarımda taşıdım. Omuzlarım çürüdü. Feragat teklif edin. 
Belki nefsini azleder, demiştir. 

Mustafa Asrnı Efendi: ^ 

— O halde fetva, feragat teklifi veya hal' suretiyle iki sik üzerine yazılsa ne 
dersiniz? deyince, 

— Bu olur, diye mukalıeİĞ etmiştir. Bunun üzerine, fetvayı Hamdi "Efendi 
yazmıştır. ' ı j 

Fetva müsveddesi «Erbabı hali 11 akö tarafından feragat teklifi veya tıaVi* 



V 




-^\ 



-«t 



■• \ ■'■ \:- 






%- 



\ 



1 I 



, t 



\ 1 



I 

...1 








r" 




c 


1-4 


c 








Ö 




cO 


â 


-O 


Ui 


Cl 


u 


O 


C 


ıH 


Q) 


Cİl 


> 


o 


ti 


H 




jd 


O 


re 


İ/î 


10 




I- 


^ 


c3 




r—* 




4-i 


(i 




■F-H 


ri 


13 


^ 


i^ 


hM 




g 


H 


0" 

1^ 


■1— 1 




■ö 


»— ı 


^ 


Kİ 


b 


ö 


X 




„ 


'(Ö 


E 


s 


E 


<u 


î«î 


a 


T3 


^ 


■3 


3 

S 


1 


1-4 


a 


'-* 


t< 


1 — j 


f-( 


^ 


d 


S 


1-^ 


-^ 




&3 


w 




E 




f-H 




ib 




c 




X! 




^-< 



«dr r 



■ - a- 

î. -'-. 



^^."^ 


Jl 


.---c 


' '' 11 


< 




l« 




~ * .- »*... 






.-- 


"'^■- _ . 








■ \- 


"■v.^ -'« 


-iî 


■>_ """it . 


■e 


s. ^V.. 




^\ ■'■- - 




''.'.■ .■- ■*- ' 


^' ■* 


' s ' .' • 


_ 


* ' 


w 


' ^, ^ . -'- - -. 




■ 


- A 


' .""^ 




« 





E'imaliU Muhammed Hamdl Efendi'nin bir ta'lıyk kopyası 
(Îbnü'l-Emin Mahmûd Kemâl inal. Son Hattatlar, sah. X0S/109 dan almmıstrî-.) 



— 246 — 

Muaddel Kanuni Esâsı ile Mehâkimi Şer'iyye Kanunu esbabı mucibe 
mazbataları da onun eseri kalemidir. Bu mazbataları yazarken fransız- 
cayı kırk günde kendi kendine öğrendiğini — terceme! hâlini takrîr ettîrüp 
zabtettîğim sırada — söyledi. 

Yabancı bir lisan, bâ husus kendi kendine kırk günde nasıl öğre- 
nilebileceğini düşünerek —eski ta'bîrle— engüşti ber dehânı hayret olup 
kalmıştım. 

Basilan eserleri şunlardır; 

«Hak DMi, Kur'an Dili» adh — yeni yazıyla — mufassal tefsir [162], 
felsefe talihinden bahis «Metâlib ve Mezâhib». 

îrlgiliz feylesofu Bayn'in büyük mantıkini fransızcadan terceme ederek 
Süleymâniyye Medresesinde talebeye okuttu. Bu basılmadı. 

Bâzı eserlerinin Fâtih yangınında yandığını, «Kamûsı Fıkh* yaz- 
m_aga başlamışsa da yanda kaldığını söyledi. 

Bâzı erbabı ilme ve müracaatta bulunan eshâbı ihtiyâce muavenet 
eden Prens Abbas Halim Paşa merhumun birgün Heybeli Ada'daki kona- 
ğının harem tarafında oturup konuştuğumuz esnada Hamdi Efendi'nin 
geldiğini haber verdiler. Müteakiben yanımıza getirdiler. İki eliyle 
tuttuğu çerçevesiz, sülüs celisi büyük bir levhayı — kapunun iç tarafında 
durup — tebessüm ederek «bakınız size ne getirdim» der gibi uzşktan 
prense göstermiş idi. Ne yazmıştı, nasıl yazraışü, aradan yıllar geçti» 
şimdi tehattur edemiyorum. Bundan başka yazısını görmedim. 

Bakkal Ârİf Efendi'nin bir mecmuaya dercolunan tercemei hâli 
sırasında hattat Necmüddin Efendi demiş kİ: -■■ 

*Hamdi Efendi, daha ziyâde ilm İle iştigal etmekle beraber ekseri 
vaktini yazıya hasretseydi dünyâda kimsenin nâmı kalmazdı!» 

Biz de deriz ki: 

*Bu büjöik lâfa Küçük Hamdi gülerse yeri var!;» 

Bütün hattâüann da 

«Allah Allah çe cay in suhan est» 
diyeceklerine şübhe yoktur. 

Malûmdur ki medhde ıtrâ, ekseren memdûhun kıymetini imha eder. 

Her şeyde ifrat ve tefritten tevakkî etmek, akl u insaf muktezâtmdandır. 

Merhum, nadiren nazm ile iştigal ederdi. Bundan bahsettiğimiz sırada 



suretiyle yazılmasıyla; 

— Buna evliyayı umur ta'bîrini de İlâve ediniz demîsîir. i )* Ayrıca bakınız; 

M. R&lf Oğan, «Sultan îklnci Aböümamîd ve bugünkü mullnzlan». 2. toasî, tetanbul 

1965, sah. 56 ve müteâklb. 

[162] 1960 senesinde ikinci basısının yaymıma başlanmıştır, 



— 24T — 

4:Aruz bilmem. Her vezinde §iir söyliyemem. Söylediklerim, birkaç vezne 
münlıasırdır. Mûsikî makamâtma da vâkıf değilim. Birşey okuduğumda 
hangi makamdan okuduğumu bilmem.» dedi. 

«Kemâlü'ş-şuara» yi (Son Asır Türk Şâirleri) yazmakta olduğum 
hengâmda tercemei hâlini ve birkaç parça nazmım istemigtîm. Serzeniş 
tavriyle «Beni şâirler sınıfında bulundurmağı mı lâyık görüyorsunuz» 
diyerek «şâirler sınıfında» bulunmağı kendine ^ül addetmişti. Bilâhare 
bu nâbecâ fikrden nükûl ve izhârı nedamet ettiyse de eser basıldı, Mtti, 
Kendini derce imkân kalmadı. 

Hattatlar arasında yazmak üzere son limanlarında tercemei hâlini 
istediğimde — hasta olduğu halde — meranûniyyetle takrir etmişti. 

Aşağıdaki gazel merhumundur (...) 

Ürai kavi ve fikri salim olan -Hamdii fâdılın bu «haste» rediflî 
gazeli — vücûdu gibi — tabiatı şi'rîyyesinin de haste olduğunu göster- 
mektedir. Hangi tâbîbi edeb, gazeli muayene etse, böyle rapor vereceği 
aşikârdır. 

i 

Her şâir, âlim olmadığı gibi her âlîm de şâir olmaz. îlm başka, 
şiir başkadır. Kuv\'ei ilmiyye, tabiatı gi'riyyeyi tevlıö edemez. Bu müdde- 
ânın şevâhidînden biri de Hamdı Efendi merhumdur.» 

«Îslâm-Türk Ansiklopedisi - Muhitülmaârif Mecmuası», kendisinden 
göyle bahsetmektedir: 

«Muhammed Hamdı Efendi, muasır îslâm ulemâsı arasında misli 
nâdir bir zât idi. Allâha ve Peygambere bütün kalbi ile bağlı idi; derin 
bilgisi ve geniş düşünüşü ile cihan hâdiselerini hep îslâmm hayat ve 
iritikbâli İle muhakeme eder, beşeriyyetin felah ve saadetinin ancak 
müslümanhk esâslarına bağlanmakla mümkün olacağına, mütemâdi dalâ- 
lette yürünemiyeceğine, zaman geleosk beşerlyyet bekayı nevMni te'mîn 
için doğru yola düzelmek mecbûriyyetinde olacağına, gelecek asırlarda îslâm 
idealinin daha iyi anlaşılacağına ve tatbik edileceğine îmânı kuvvetli idî. 
Yeniliği müslümanhk ıcâblanndan addederdi, ancak millî hüviyyetini 
değiştirmemeyi esâs ittihâz etmişti. Her mes'Gİeyi en ince teferruatına 
kadar derinleştirmekten zevk alır, dehâ derecesinde bir zekâya mâlik, 
zâhld, müttekî bir zât i^Ji» [163], 



C163Î Fotoğraf, egi sayın Flrdeve Yasır tarafından verllmîstir. 



248 



Ereğliîi Sîııstafa Vasfi Efendi 

Bolu vilâyetinin Ereğli kazasında Hicrî 1284 senesinde doğmuştur. 
Ali Efendi'nin oğlud-ur. Ereğli'de ilk tahsilini yaptıktan sonra on altı 
yağında istanbul'a gelmiş. Fâtih civarında Samancızâde Medresesine 
girerek Tireboîulu Ahmed Efenöi'den ve Fâtih Câmi'i Şerifi dersiâmla- 
nndan Sultanyerli Hasan, Serezh Eyyûfa Sabri, IVTuğlah Rızâ ile Hezar- 
gratlı Osman Efendilerden çeşitli dersler okuyup icazet almış, 1314 
senesinde rüûs imtihanında ehliyyetini isbâtla dersiam ve müderris 
olmuştur. 1314 senesi Muharreminin 20 nci günü Fâtih Câmi'i Şerifinde 
tedrise başlıyarak 1326 nenesinde talebesine icazet vermiştir. İstanbul 
rüûsunun Hareketi Hâriç derecesini hâizdir. 

Sultan Selim Cami 'inde Cuma günleri Şifâi Şerif mukarrirligi 
yapmıştır. 

25 Zilkaade 1326 da dördüncü rütbeden Osmânî nişanı ve altın 
liyâkat madalyasiyîe taltif edilmiştir. 

Huzur Derslerine H. 1333-1340 senelerinde, muhatap olarak iştirak 
etmiştir. 

28 Haziran 1338 de vefat etmiştir. 

(Meşihatı îslâmiyye Sicilli Ahvâl Dâiresine verdiği 1 Cemâziyelevvel 
1328, 27 Mayıs 1326 tarihli hâl tercümesi varakasından alınmıştır.) 



Ermenaklı Hâfız Muhammed Fe^'zi Efendi 

Konya vilâyetine bağlı Krmenak kazâsmda Hicri 12@4 senesinde 
doğmuştur. Ermenağm ileri gelenlerinden olup hanesi açık bir zât olan 
'Mustafapaşazâde Hacı Ahmed Efendi'nin büyük oğludur. Annesi, Arap 
Hâf ızzâd eler 'dendir. 

Ük tahsilini Ermenak'ta yaptıktan sonra, H. 1285 te İstanbul'a 
gelerek Sokullu Mehmed Paşa Medresesinde İçelli Hacı Muhammed Aynî 
Efendi'den H. 1298 de icazetname almış, imtihan verip intihâbnâme de 
alarak Bâyezîd Câmi'i Şerifi dersiamlarından olmuştur. 1301 de İmtihanla 
Mektebi Nüvvâb'a da girerek H. 1304 te şchâdetnâms almıştır. Bîr sene 
kadar Mektebi Hukuk'ta da okumıışsa da bitirmemiştir. H. 1301 de İstan- 
bul rüûsu hümâyununa nail olmuştur. 1306 da Kassâmı Askerî ikinci 
muavinliğine tâ^n olunarak on yıl kadar çalışmıştır. 1310 da icazet 
vermiştir. Mahmûd Paşa mahkemesinde kadıhk etnaiş, Hamidiyye Med- 



249 



I • ■> I 






£îy~me«.ö.A;îı. Muha-mmed Fevzi Efeıvdi 

resesi imtihanını da kazanmıştır. Hâl tercümesini verdiği H. 1328 de 
bilfiil medâris ınüderrisliğinde bulunuyordu. İlmiyye Salnamesi, sah. 
168 de ilmî rütbesinin İstanbul rüûsunun Mûsîîai Sahn derecesinde olup 
dördüncü rütbeden Mecîdî ve Osmânî niganlannî . hâiz bulunduğu belir- 
tilmiştir. Yenicami ve Vâlde Câmiünde cihetleri vardı. Arapça, farsça 
okur yazar, fransızca da bilir, açık fikirli bir zâttı. Huzur Derslerine H. 
1322-1332 de muhatap olarak iştirak etmiş, Mahreç payesi voriiraekle 
H, 1333 de muhâtaplıktan ayrılmıştır. 4 Mayıs 1929 da Kuzguncuk'ta 
vefat etmiş olup orada Nakkaştepe mezarlığında medfundur. 

(MegLhatı tslâmiyye Sicilli Ahvâl Dairesindeki dosyası, hususiyle 
oradaki 21 Mayıs 1326 tarihli hâl tercümesi varakası incelenerek, ajTica 
küçük kızı sayın Sıdıka Çağlayan'm verdiği bilgiler eklenerek hasırlanmıg. 
fotoğrafı da saym Sıdıka Çaglayan'dan alınmı§tır.) 



. ■ _ 250 — 

Ermenaklı Mustafa Safvet Efendi (Safvet Aysu) 

Rumî 1293 de Ermenak'ta doğmuştur. Babası Mustafa Edib Efendi 
ve büyükbabası Ahmed Vasfi Efendiler de ulemâ sınıfından Ve müderris 
idiler. Annesi Hanîfe Hanım tarafından da ûedleri, iftâ makamını işgal 
eden zâtlardır. 




Erm-enükU Mustafa Saf-uet (AysuJ' EfenM 

' tik ve rüşdî tahsilini memleketinde yaptıl^tan sonra, baltasından ve 
muhtelif üstâdlardan, Konya'da bulunduğu sırada Yalvach Ömer, Aladağiı 
Hacı Ahmed Efendilerden ders görerek mnretteb dersleri ikmâl etmiş, 
ve icazet almıştır. İstanbul'da Ödemi§li Mustafa Efendi'nin hikmet ve 
Arabgirli Hüseyin Avni Efendi'nin tefsir ve belagat derslerine devam 
ederek Hüseyin Avni Efendi'den İcazet almıştır. 1318 târihinde açılan 
rüûs imtihanına da iştirak ederek muvaffak olmu§ ve dört senelik olmak 
üzere alınacaklar arasmda birinci seneye intihâb olunmuştur. 1320 senesi 
Muharreminin 20 nci günü Bâyesd Câmi'i Şerifinde tedrise ba§hyarak 
1332 senesinde talebesine icazet vermiştir. Muhtelif mekteblerde, Dârüt- 
îa'lîrade tedriste bulunmuş, husûsî surette arabî, fârisî ve bu arada Şeyh 
Sa'drnin Gülistân'ım, Hafız dîvânını ve Molla Câmi'nin Bahâristan'ını 
tedrise muvaffak olmuştur. İlmiyye Salnamesi, sah. 126 da, H. 1325 te 
îbtidâi Hâriç derecesiyle Emir Efendi Hankahmda Ni'metzâde Dersiyyesi 
müderrisliği tevcih olunduğu belirtilmiş, 1335 de rüûşu tbtidâi DâMl 
derecesine yükseltilmiştir, 



~ 251 — • 

1335 te Medreseler tâşe Müdürlüğü, 1336 da Ders Vekâleti a'zâlığı 
ve Medreseler mületü§liği ve Dârülhikmetilisiâmiyye a'zâlığı vazîfeleriyîe 
dört sene kadar me'mûriyyet hayâtında bultuımuş, Meşihatı îslâmiyj^enin 
iîgasmdan iki sene önce isti'fâ etmiştir. 1339 senesinde Huzur Dersleri 
muhâtaphğma tâyîn edilmiş, 1340 senesi Huzur Dersleri VH. Meclisinde 
Debreli Viidan Faik Efendi'nin mukarrirliğinde başmuhâtap olarak dersi 
şerife iştirak etmiş, bu vazifesi 1341 senesine kadar devam etmiştir. 
Huzur Derslerinin son meclislerinde Sûrei Nahl'iıî Üçüncü sahîfesinde 
«Kad mekereUezîne min kablihim» âyeti kerîmesinden ders görülmüştür. 

Âlim, fâzıl, hakkı söylemekten çekinmiyen bir zâttı. Me'mûriyyet 
hayâünda, muarızlarının dahi takdirine mazhar olmuştur. Eserin basıl- 
ması sırasında vefat etmiştir. 

(Hâl tercümesi, göndermiş olduğu mektuptan ve kendisini yakından 
tanıyan zevatın verdikleri bilgilerden faydalanarak hazırlanmış, fotoğrafı 
da kendisi tarafından verilmiştir.) 

Erzâncanh Üveys Vefa Efendi 

Kûm! 1277 târîhinde Erzincanda doğmuştur. Babası Muhammed 
Efendi, annesi Mahbûbe Hamm'dır. 







;^'cPfj?^-a3>'*-^ 



Srzincanh Üveps Vefa Efetıdi 



— 252 — 

İlk tahsilini memleketinde yaptıktan ve' hafızı Kur'an olduktan sonra 

İstanbul'a gelmiştir. Bâyezîd Câmi'i Şerifinde zamanın büyük âlimlerin- 
den üstâzülküll Muhammed Atıf Efendi'nin ders halkasına dâhil olarak 
tahsilini ikmâlle 1311 senesi Cemâziyelâhirintn 11 inci günü icazet almış, 
Bâyezia Câmi'i Şerifi dersiamları araşma ğirmig, tedrise faaşlıyarak 
talebesine icazet vermiştir. 

3 Receb 1317 târihinde İbtidâi Hâriç derecesiyle Inâyetuîlah Efendi 
Medresesi üçüncü müderrisliği tevcih edilmiş, tlmiyye Salnamesi, sah. 
119 da H. 1322 de Hareketi. Hâriç derecesiyle Cedîdei FethuUah Efendi 
Medresesi müderrisliği tevcih olunduğu, Dârülhilâfetilâliyye Medresesi 
Kısmı Âîi edebiyyâtı arabiyye müderrislerinden bulundug^J beUrtilmiştir. 

9 Şa'ban 1333 târihinde Huzur Dersleri muhâtaplığma tâyîn edilmiş 
ve 1341 târihine kadar bu vazifesi devam etmiştir. 9 Zilka'de 1337, 7 
Ağustos 1335 târihinde Dârülhilâfetilaliyye Süleymâniyye Medresesi, 
usûll fıkıh müderrisliğine tâyin edilmiş, aynı sene 24 Zilhicce 1337, 20 
Eylül 1335 târihinde de MecUsi Mesâhhi Talebe a'zâhğma întihâb olun- 
muştur. 

Üveys Vefa Efendi, zamanının büyük din âlimlerindendi. Arapça, 
f arşça ve fransızea bilir, ilmi tasavvufa âginâ, edebiyyât, târih ve felsefeyle 
meşgul olur, aynı zamanda ilmi nücûma ve tıbba da çahşırdı. 

Veliahd Yûsuf îzzeddin Efendi'ye hocahk etmiştir, Sebüürreşâd'da 
dînî, ahlâkî, edebî makaleleri neşredilmiştir. İmâmı Maverdî'nin «Edebü'd- 
dünya veddin» adh eserini -î^Minhâcü'l-yakıyn Şsrhü Edebü'd-dünyâ^ 
vâddm* adıyla şerhedip kitap hâlinde neşretmiştir. Bu eser, 1328 târi- 
hinde basılmıştır. Bu eserde Tedkîkı Müellefâtı Şer'iyye Meclisinden 
bilbedâhe söylenip ihdâ edilmiş olan arapça manzum takriz ve târih 
yazılı olduğu gibi, Tedkıkı Müellefâtı Şer'iyye Reisi Şehrî Ahmed Râmiz 
Efendi'nin takrizi ve müellifin talebesinden Fâtih Câmi'i Şerifi dersiamı 
Muhammed P„Gceb Efendi'nin arapça ve Bayezîd Câmi'i Şerifi dersiamı 
Gaziantebli Abbazsâde Abbas Lûtfi Efendi'nin türkçe manzum takriz ve 
târihleri yazılıdır [164] . Basılmamış eserleri de vardır. 



1164] Abbas Lûtfi Efendi'nin. takriz ve târîhi: 

«Sarihin masruf olup nakdîne! himmetleri 
Dâhil oldu silk! matbuata şerhi nevzemîn 
Câvldan eyler İıayâtı müsteân hu eser 
Dâtmî rağbet bulur dünyada beynettâlibin 
Tab' içün târîhi rnu'cem etti tab'ımöan zuhur 
Bâhı vâzrh, gcrhi câmi'dir bu Minha.cü'1-yakıyn.»' 
(1328) 



^ 253 — 

. Üveys Vefa Efeııdi, 12 Safer 1355, 16 Ocak İ946 senesinde vefat 
etmiştir. Edinueicapı dı§mda İbni Kemâl türbesi arkasında mcdfandut. 

(Hâl tercümesi ve fotoğrafı küçük oğlu, İstanbul Teknik üniversitesi 
Tasarı Geoiüetri Doçenti sayın Âsaf Günhan tarafından verilmiştir.) 

Erzurumlu Abdullah Efendi 

Abdullah Efendi, Erzurumludur, müderristir. Konya mollası olmuş- 
tur. 1197 senesi huzuru hümâyun dersinde muhâttıp olarak bulunmuş. 
1206 senesi Şevval ayında vefat etraii§tir. Kııhkuyusuiıda mcdfundur. 

(SiciUi Osmâni, cild 3, sah. 389). 

Fîiıdıkzâde hafidi Seyyid tbrâMm Efendi 

İbrahim Halil Efendi, Pmdıkzâde Ahmed İshak Efendi'nin oğludur^ 
Müderristir. 1223 senesi Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 
Kudüs mollası, 1238 senesinde Edirne mollası, 1244 senesinde Haremeyn 
müfettigi, 1251 senesinde Mekkei Mükerreme kadısı oImu§, 1242 senesinde 
Medinei Münevvere, 1252 senesinde İstanbul, 1254 senesinde Anadolu ve 
bilâhare Kümeli payelerini almıg, 12Gİ senesi Zilhicce ayında Anadolu 
Kazasl^eri ve 1267 senesi Ramazan ayında Rumeli Kazaskeri ve 1269 sene- 
sinde Reisülulemâ olmuştur. 

1270 senesi Eamazanında irtihâl eylemiştir. Sicilli Osmâııî, bu üât 
için: «Mü§ânki ulûm ve mümsîk idis- der. 

(Sicilli Osmânî, cild 1, sah. 161.) 



Filibeli Hâfız Abmed Cevdet Sfeadi 



Ahmed Cevdjet Efendi, 1277 târihînde- Filibede doğmuştur. Babası 
Hacı ömeı: Efendi, -annesi Münîre Hanım.dır. 

Memleketi olan Filibede ibtidâî ve rüşdî tahsilini ikmâl etmi§, hıfzı 
Kur'ânı Kerîm'e muvaffak ohnu§tur. İstanbul'da İbrahim Zeyııelâbidln 
Efendi'den kıraat icazetnamesi almıştır. Zamanın me§hûr âlimlerinden 
Ebul Kemâl es-Seyyid Muhammed Atıf îstanbuli merhumun ders halka- 
sına dâhil olarak tahsilini ikmâl, 1311 senesinde icazetname almaja 
rjfiuvaffak olmug, Bâyezîd Câmi'i Şerifi dersiamları sırasma girmiştir. 
Haç faıîzasmı da îfâ ederek haccülharemeyn ohnuştur„ 



ÎS4 — 



1314 senesi Martından itibaren dersiam olmuş [165], Eylül 1333 
senesinden ÎÜbâren îbtidâi Dâhil İMedresesi hadîs müderrisi olmuş ve 
Medarisi Âliyede hadîs ve , Medresetül-Mütehassısînde usûli ı hadis, 
Sahm medreselerinde Tabakatü'H^urrâ vel-müfessirîn, usuli î±ıh^ mantık 
ve tefsiri §erif derslen okutmuş, 4 Mart 1340 tarihinde medreselerin 
ilgası üzerine Istanbıd İmâm ve Hatîb Mektebinde tefsir ve hadîsi şerif 
müderrisliğine tâyîn edilmiştir. 

Milâdî 12.2.1929 târihinde ya§ haddi dolayısiyîe emekliye ayrılmıştır. 



•■t I 

a*. 






ti- »î, <"• V' 

-15' ■> ' 

1 * ' 

FiUbelî Ahmed Cevdet Efenâi 

1333 senesinden 1341 senesine kadar huzuru hümâyun derslerinde 
muhatap ve ba§muhâtap olarak bulunmuştur. 

Medreselerde okuttuğu derslere âid takrirleri forma forma basıl- 

mı§tır. 

Milâdî 1936 senesi Ekim ayında (Kurban bayramının dördüncü günü) 
İstanbul'da Cağaloğlundaki evinde vefat etmigtir. Edimekapida âilfi 
kabristanında medfundur. 

Ahmed Cevdet Efendi, ömrünü ibâdet ve tâat içinde geçirmiş, ilim 
ve irlânı yüksek, dürüstlük ve faziletin müşahhas timsâli büyük bir din 
âlimi idi. Arabî ve fârisi lisanlarını mükemmelen bilirdi, aynı zamanda 
edebiyyât ve mûsikîye de vâkıf hoşsohbet bir zât idi. Mevlevi âyinlerini 
pek sever, ekser! Cuma namazlarını Galata IVÎevîevîhânesinde kılardı. 
Böyle olmakla beraber nassî düşünce île tasavvuf ruhunu daha ziyâde 
birincisi Lehine telif etmiştir. 



[165] îlmiyye Salnamesi, sah, 122 de, H. 1324 de Hareketi Hftric derecesiyle 
Sa'deddini HomavI - Medresesi müderrisliği tevcih olunduğu, Dârülhilâfetnaliyye 
Medresesi Kıemı Âli TıkiH müderrislerinden ve Fetvâhânei Ail müvezzîi bulunduğu 
belirtilmiştir. 



™ 255 ^ 

Hocası Atıf Bey'in ilim ve fazîietinîn, kibar, lahsiyyetinin hayranı idi. 
Onun hayat hâdiseleri karşısındaki görüglerini hu§û' içinde âbidâne bir 
hürmetle naklederdi; hâtırasına çok bağlı idi [166]. 



[163] Filibeli Ahmed Cevdet Efendinin iıâi tercümesi yazılırken, Huzur Ders- 
lerinde mukarrirlik ve muhataplık etmiş kıymeti'! din âlimleri yetîytlren, iîiın âleminin 
mümtaz siması üstâzüllcül Ebul' Kemâl es-Seyyid Muhammed Âtı£ Bey'in, Îslâfn-Türk 
Ansiklopedisi, sah, 646-650 de Esref Ediö Bey taralmdan yaznmıs olan hâl tercüme- 
si de buraya dercoIunmugLur (sah. 2öü a notun so'nuna !k.onulan mezar taşı kitâ- 
besindeki «ifna» sözü, «fena» olacaktır): 

«ÂTlF. Kuyucaklı zade Mehmed Atıt Bey. 1267 de îstanbui'da do^mu§tur. Pederi, 
Mıaır Mollası ulemâdan Abdürratıman rv'âfiz Efendi (Merhum Abdürrahman Nafiz 
Efendi, Mısır kadılığı sırasında Mısırm Camî-ül-Ei;her'lnde tahsil ile meşgul olan 
Burdurlu Mustafa Efendi'yi çok sevdiği için onun adma kendi mahlası olan «Nafiz»! 
İlâve ettirmiş, o da bunu iftiharla kabul etmişti. Mustafa Nafiz Efendi merhum, 
Ömer Rıza Doârul'un babasıdır. Abdürralıman Efendi, fazîJeL ye istikametinden dolayı 
Hıdivin yüksek teveccühl erine mazhar olmuş ve onun tavassutiyle Mısırda uzun zaman 
kalmıştır.). Büyük: pederi yine ulemâdan İstanbul kadısı Mehmet Atıf Efendi, onun 
da babası efâdıl-r ulemadan ve mevâii-i izamdan KuyucakJı Abdürrahman Efendi 
(yukarıda «Mukarrirler» fafilmda sah. 163/164 bakıma}. Validesi Sadrâzam Celebi 
Mustafa-, Paşanın, Şeyh-ül-lsiâm Feyzullah ve Mustafa EfendlLerin, Nakib-ül-Esraf 
Abdullah ve Emin Molla Efendilerin ahfâdmdan Şerife Libabe Hanım. Yâni gerek 
baba, gerek ana tarafından, cedbeced ulema sülâlesinden, maddi, manevi asalet 
sahibi bir ailenin güzide evlâdı İdi. Daha mektebe bağlamadan çocukta büyük bir 
tstidad ve zekâ sezildi. 

Ebeveyni tahsiline i'tinâyı bir vazîfe telâkki ettiler. Çocuğun zekâ ve asaleti 
hocalarmm nazarı dikkatini celbeyiedi. Akranı arasında derhal temayüz etti. Eezm-i 
Âlem Valide Sultan Rü§diyyesinden sehâdetnâme aldığı zaman malûmatı, fikrî inkişâfr, 
slnninln çok fevkmde idi. Ulûm-ı Arabiyye tahsili için Menlikli Hoca Ahmed Efendi'- 
nin {yukarıda -«Mukarrirlers faslında, sah.. 165-166 ya bakınız) dersine devama 
başladı. Burada da temayüz etti. Gerek derslerine devam ve dikkati, gerek terbiye 
ve ahlâkı itibariyle hocasmm samimî teveccüh ve muhabbetini kazanmağa muvaffak 
oldu. Ahmed Efendi, Atıf gibi bîr talebesi olduğundan büyük zevk ve iftihar duyardı. 
Dersler ilerledikçe, okunan ilimler yükseldikçe Âtıfın kabiliyeti büyük inkişaflar 
CÖBterdi. Nihayet tahsilini ikmâl etti, icazet aidi, Mısır'a giderek oranın meghur 
Ulemâsından şeyh İbrahim es-Sakka'dan da aynca tefsîr ve hadîs pkudu. Bundan 
sonra tedris hayâtı başladı. Beyazıtta Makaseılardakt camii şerifte derse cıktı.' 
Takrirdeki kudret ve talâkatı, genig bir talebe kütlesi topladı. Diğer taraftan, dâhil 
olduğu İbniyye tarikında mütemâdi bir yükselişle kat'ı merâhil ei'6i (1293), îbtida-i 
hâriç, Ibtîdâ-i dâhil müsıla-ı sahn, sahn-ı seman rüûsları... Kibâr-ı müderrisin rütbe- 
leri: ibtiöâ-i altmıgh (1296), hareket-i altmıglı, mûsıla-i Süleymaniye Hâmise-i Süley- 
mâniyye, Dâr-lili-Hâdis rüûsları.. Mevalî rütbeleri: mahreç, biiâd-i hamse (1301), 
haremeyn ve îstanbul payelerini lb:âz etti. İlmîyye tarîkinin son mertebesi olan 
kazaskerliğe ömrü vefa etmedi. Diğer taraftan meclis-l tedkikat-ı eer'iyye âsâlıgı 
(1297), Mekteb-i Nüvvâb Müdjrliğl, Askeri kassamhğı, ilâmat-ı şer'iyye mümey- 
yizliği, evkaf müfetfisligi, nihayet meclis-i idâre-i Evkaf riyaseti (İl şevvaî 1307-17 
Mayıs 1306) mansıbiannda bulundu, irtihâlîne kadar on sene Evkaî rîyâsetînûe 
kalâi. Bu vazifede ilıen Mekteb-i MÜlkiyycrl gâHane'de Mecelle-i Ahkâmı 



256 



Sâliha bir kadm olan zevcesi Zülf ikar Hanım, bir kag sene ew^ vefat 
etmiştir. Oğlu Atıf Cevdet Yiirükoğlu, senelerce İstanbul ve Ankara Yük- 
sek İktisat ve Ticâret Okullarında Profesörlük yapmış, pek gok talebe 



Adliyye ve Arazî Kanunnamesi müderrisliğine tâyin olundu. Atıf Bey'in 

sivil irfün ınuhitindeki sÖhreU lşt€ bu müderrisliğinden Laglar. O zamana 

■ kadar ilmiyye muhiLinin. mümtaz bir sîmâsı olan Âtıf Bey, sivU irfan 

mahafilinde de serefraz oldu. Mektob-i Mülkiyye-i şahanenin münevver ve güzıide 

talebesi, Âtıf Bey gibi asalet ve "nezâlıetln, kudret ve faziletin mücessem bir timsâlini 

tedris kürsüsünde görünce ona karsı kalblerlnde derin bir incizâb ve hürmet duydular. 

O, yalnız Mecelle ve Arazî okutmaüdı, bütün o .asîl hâl ve tavrlyle talebesine bir 

fazilet dersi de vermiş oluyordu. Ta'linı ve tedriste çok yüksek kudreti vardı. Kürsüye 

geldiği zaman en serkeş talebeler bile ciddi ve hürmetkar bir vaziyet alır, onun 

nccâbet akan sîmâsma gözlerini diker, fazilet £âcan tavrmın hayranı, g-Önüllerl 

ce;ibeden taiakatinln meşhuru olurdu. Nadiren ün sıralarda bulunan talebeden birine 

işaret ederek ders sorardı. Buna raazlıariyyet talebe için büyük melharettl.- Bu sual, 

cevâb birkaç dakika devam eder, soni'a takrir başlardı. Gözlerini bir noktaya diker, 

de;£ini anlatırdı. O kadar gü^ei söylerdi İd, cümleier ağzından bir çağlayan gibi 

dÖLJuiürdü. Ders bitince kemâl-l vekarla _ kürsüden iner, talebeyi selâmlıyarak giderdi. 

Yürüyüşü sâhâne idi. Tegrifâta son derece riayet ederdi. Kenöiainden bir rütbe yukarı 

bir zât ile büraber yüıürken. kafiyyen onun sağma geçmezdi. Müddeti ömründe sokakta 

Sigara igmemisti. Yemesi, igmesi, oturması, kaUtması, emâsü bütün hayâtı mükemmel 

bir intizâm İçindeydi. Cok kibar giyinirdi. Kar gibi temiz ve beyaz sangı, necib 

sîmâsmı bir hâle gibi süslerdi. Yalnız talebe değil, bütün- muallimler de onu büyük 

hürmetle karşılardı. Dersini bitirip te muüvin ve der.? nazırı Recâî Efendi'nin odasına 

girince, orada bulunanların hepsi ayağa kalkardı. MülkLyyenln o zamanki meshûr 

ÜKtâdlan. Ali §ehbaz' Efendi,. Portakal Mikaii Paşa, Bcğlikgi-Zâöe Sâdık Bey, Evkaf 

Müsteşarı Hüsnü Efendi gibî zevat ile aralarında cereyan eden musahabe ve mübâ- 

haaelerde de Atıf Bey hüsn-i beyânı Hû temayüz etmiştir. Gayet nezih fıkralaria 

meclisi ncs'elendirirdi. O kadar ciddiyet ile bu şetaret, ona mümtaz bir husûsiyyet 

verirdi, üztürkccye, öztürkçe kelimelere coK meraklı îdi. Ahmed Veiik Paşa'nm 

tahrîr hsanniî beğenmekle beraber edîbâne tenkîdlorde de bulunurdu. Birkaç garb 

lisanına ve gurk dillerine vâkıf olan Sâdık Bey ile daima lisaniyyat, bilhassa, Türkî, 

Arabi aruz ve edebiyyât üzerinde mübâhaseleri eksik olmazdı. Arapça ve Farsçayı 

Türkçe kadar güzel söyler ve güzel yazardı. Bilhassa edebiyyât-ı Arabiyyede coK 

vüksekti. En güç kasideleri anlar, Arapça şiirler yazardı.' Fârisi edebiyyâtmda da 

Lüyük kudret sahibi' idi. Arabm, Acemin birçok es'ân mahfuzu idi. şiir okuyuşunda,. 

bü- mûsiki ahengi vardı. Arapça şiirleri bir Arap gibi, Acomceleri de hir Acem gıbî 

avardu. Fafoh İlminde d« büyük ihtisas sahibi idi, bilhassa Haneli fıkhında. Kur'âm 

hıfzetmiş olduğu Bİbi, vücûhi kıraati öe mükemmel surette biliyordu. 

Atıf Beyin fevizli tedris devrine yetisĞmiyen nesiller de onun eserlerinden feyiz 
aldılar. Çünkü o, ne kadar âüzel söylerse o kadar da güzel yazardı. Onun tahrir. 
kudretine Mecelle'nin mukaddimesini teşkil eden .Kavaid^i KnUAyvc-i FıJcUyyeJerln. 
en büyük burhandır. Hiçbir Hukukun yeti.emiyecegi kadar yüksek ve .umul u olan 
£zkhın-o muazzam esâs Kaid^eri gibi At.f Bey'in .erhl de bir sehM "^^"^teniöir 
Yirmi otuz .ene l.inde Mülkiyye ve Hukuktan yeti.en binlerce '^'^^.slrTll 
enerinden düşürmemiştir,. Çünkü bunlar çok nıUnakkah olması ve cqk seUs bir ma^a 
yaa^lm. bulunması îtibâriyle büyük bir ta-lîmS mâhiyyeti hâizdir. M.ceU. sribi muaz 



— 257 — 

yetiştirmiştir. Kızları Mefharet ve öğretmen Sabiha Hanımlar Türk kadm- 
lığmm yüksek meziyyetlerinl haizdirler. Mümtaz hâkimlerimizden, uzun 
seneler Temyiz Mahkemesi Reisliğini ifâ etmiş olan Libya Büyükelçisi Faiz 

zam bir eseri İyi anhyarak ihaLa ef.mpk mr.vkİirKie ois.n talebe bu cerhlerin ehemmi- 
yetinî hakkiylc takdir eder. Meinfib-ı hukukun son S'24 doktorasın; verenler arasmd;. 
bu]un;in muharriri âciz bu escrit^ri akumug, kelime kelime tetkik etinim vt hatta 
ezberlemi.^ olms.k itibariyle bunİEHtn ta'llm bakımmdaTi (üan büyük kıymet ve ehem- 
miyetlerini görmüş ve anlamıştır. Denilebilir ki, Atıf Bej-in tahrir üslûbu Mecelle 
ce^miyeıl reisi Cevdet Paşanın selâset-i beyanı kadar güzel ve münekkahtır. Eğer 
Atıf Bey ?:amanında Me/^e]]e yazümiö olsaydı, hic ■'iüphe yok, Âtîî Re_y de o yüksek 
lıcy'et arasına dahil olurdu. Onun kiîrttrşmas talebesinden biri olan Mehmet Cavit 
lEski Maliye Nazın), Mo,celie şerhinin mukaddimesinde (İstanbul, Evkaf-ı tsJâmiyye 
Matbaası, 1339), onun yüksek kudret ve i:a2:iletini gu suretle tebarüz ettiriyor: 

«Bugün birinci cîilrii intişar eden bu eser otuz senelik bir hayat-:' ilmiyenin 
mahsul-i irfan ve tetcbbüüdür. Mücllif-i muhtereminin kürai-i tedrisi ününde huiun- 
Tnak ve bilhassa kendisini hususi niarak tanımak şerefiyle müftehir ve mübahi olan- 
lar bu hayatın bütün fazail ve mezayasını takdir ederler. Bu esarin ne kadar c-iddi 
îıir sa'y jle, ne kadar kav! bir azim ve cehd üe^ yazılmış olduğuna vâkıftırlar. Gene 
dimağların tfl.'lim ve terbiyesi uğrunda calr?:maga, müt-smadiyen ç.nlısmaL'a vakfedilen 
bu hayatın saiyden, tetdbbü'den .hizmetten başka bîr nasibi, öğı-enip öğretmekten 
başka bir endişesi yoktu. Atıf Bey bu asrın büyük bir jıihriri, pek büyük bîr muallimi 
idi. Birincisine eseri bir bürhan-ı kavi, iklneiRine â'zayı ilmiyyesî meyaKinda bulun- 
duğu mektep bir şF.hld-i ulvîdir. -Fakat Atıf Beyin bu iki ha3i.5a-i nadirenin fevkinde 
olmak üzere bir büyük meziyet ve fazileti vardı ki, o da kelimenin bütün kuvvet-i 
mâ'nasiyle bir insan olması İdi, îlayat-ı tetebhüîycsinde küfük bir lâkaydî, hayat-ı 
tedrisiyesindo KUcük bir zaaf, hayat-- memuriyetinde küfük bir nakisa, yoktu. Hayat-ı 
tetobbüiyesî memleketin bütün peresti^kârlarının marifetini, hayat-ı tedrlsiyesi bütün 
talebe-i ilim ve irfanmı, hayat-ı insaniyesi ise bütün erbabı namus ve "hamiyeti 
IcendİHİne. meftun ve mcclûb eylem.işti. Onun hayatı insaniyesini anlamak için kendi- 
sini, yakından tnnımak, hayat-ı tcdrisiyesi hakkında bir fikri so.hih edinebilmek ipin 
onun kürsi-i hitabeti ününde, takrir-i selis ve beliği kaı-şiisında me.shur kalan tale- 
besi içinde balıınmrilî: lâ^^'mdı.» 

Temyiz !\îahkemesi Reislerinden ÎJstat Ali Him.nıet Berki, Atıf Beyin fıkıhdaki 
kudret ve ihtisası hakkmda diyor ki: «rOnun eserles'inde bir cok hususiyetler i^İ?j:c 
çarpar. Mevzuda geniş bir ihat^L, beyanda yüksek bir belagat. Sehl-i mümteni" dene- 
ce^-t derecede sadelik ve s-eiâset onun vasf-ı mümeyyizidir. O. mes'elelerin incelik- 
lerine, hükümlerin menat ve illetlerine nüfuz eden büyük bîr hukuk âlimidir. Anlayiş- 
iiîrı nakillerden ziyade istihraç ve istinbat kuvvetine Lstinad eder. Takrir ve beyan- 
larında daima sadeliği iltizam etmiş, te'üfierindo mutavassıt bir üslûb kullanarak 
cüz'iyat ve lı^ft^rruatı kelime va ibarelerin delâlet ve mefhumlarına. iJieE ve menat- 
1ara terkctmiştir. Filhakika telifle bu t;ırz güç ve yorucu olup sade üsltıh gibi kolay 
■değildir. Lâfizlann mantuk ve mefhumlarım, ibarelerin sevk ve delâletlerini tartmak, 
lıkra ve hükümler arasındaki münasebet ve ahengi muhafaza eylemek lâzımdır. Bu 
üslûbun farikası az lâfız, cok ma'nadır. Atıf Rey bunda tamamiyle muvaffak olmuş- 
tur, Onun için eserleri umum taratmdan" tasvib ve takdirle Karşılanmıştır. Merhum 
yazdığı Sierhlerde metinlerin ibareleri araşma İirlvelerle beyanın şümtıl sahasına. 
İhtira:;! vt; ittifakî, tabiri aharla vukui kayıtlara igareticı, kısaca illetleri beyandan 
.sunra muhtaf-ı izah olan noktaları ayrıca izah eylemiştir. Bu tarz-ı la.hrir tahlil 

Huzur Dersleri, C. 11 ~~ J7 



258 — 



Yürükoğlu ile Maarif Vekâleti Talim ve Terbiye Dairesi Reisi kıymeüi. 
maarjfgilerimizden Kadri Yürükoğlu, Ahmet Cevdet Efendinin yeğenleridir. 

san'atını ihtiva elmek î'tibariyle bilhassa mütealliıftler iğin pek faydalıdır. Tahlil 
ve tasarrufa kudret, karihaya inkişaf ve vüs'at ve^ir. Atıf Bey, İlmine tam ı'timadı 
olan bir âlimdi. Ara^l Kanuny gerhindeki intikatlanndan münazarayı sevdıgmı, istid- 
lal ve muhakemelerinde metin bir mantık, nezih bir lisan kullandığını görüyoruz. 
Hülâsa merhum, fıtratm nadiren yetiştirdiği eazım-ı ülcma ve fukahEidan ıdh. 

Atıf Bey Mecelleyi kitab-üs-sirketln nihayetlerine kadar (yani Kavaıd-ı Kullıye-ı 
Fıkhive Kitâb-ül-büyu', Kitab-ül-îcare, Kilab^ül-Kefale va Kitab-ül-HavalG, Kltab. 
ür^Hebn ve Kitab-ül-Kmanat, Kitab-ül-Hibc ve Kitab^ül-Gasp vel-itlâf ve Kıtab- 
ü!-ha.r vel-!kra,h ve.-§uf'a, Kitab-üs-Sirket) .crh etmiştir. Bu cerhler fetvahanede 
tetkik emierek takclirLe Kabul olunmuş, müteaadid defalar ba^ümL^tır. Kitab-us-Şır- 
ketin 1328 tab'mm ba.s tarafmda oğlu Kemal Atıf merhum (Hukuk ve Nüvvab mek- 
teplerinden mezun olarak Paris'te Hukuk tahsil eden Komal Atıf merhum, Evkaf ve 
Davlet Şûraları âzahklarmda, M.kteb-i Nüvvab ve Mülkiye Mecelle muallimliklerinde 
bulunmu.. bi.âhara Kfgan Hükümeti Hukuk Mü.'.avlrligine tayin cdilmi.% ikma seferki 
seyahatinde Efganistandan Ilindl.tana avdetinde Delhi'de 1934 de vefat etmiştir. 
Atıf Bevin diğer oğlu Haz.m Atıf Bey de elyevm Büyük Mille. Meclisi azasın- 
dandır Kobcrt KoUej ticaret şubesinden ve İstanbul Hukuk mektebinde, mezun olan 
Hazım Atıf New York'ta Kolombiya üniversitesi ulûm-ı siyasiye ve içtimaiye, fakül- 
tesinden diploma almış, bir müddet Robert KolleJ ticaret gube.i profesörlük va müdür- 
lüğünde bulunmu-stur. On üc senedenbcri de Mülkiye Siyasi Bilgiler Mektebinde müder- 
rislik etmekledir. 'Ticaret Hukukuna. Borelar Kanununa, Bankacıkâa. muhasebe ve 
maliyeye dair kıymetli çerleri vardır. - Notu.rmz: Hazım Atıf Kuyucak, son olarak 
istanbul Univenslte^l İktisat Fakültesinde profesördü, - Atıf Beyin Abdurrahman 
Cemaleddin isminde Mülkiyeden mezun diğer Mr oğlu daha vardır.) tarafından ya.ı- 
ian bir ifadeye göre, «Kitab-ü-ş-Şirketin son farmalarlyle bundan sonraki kitapları 
merhumun talebesinden ilm-i fıkıhtaki iktidariyle mesbur merhum Bejdir Samı Efendi, 
boeasmm namma bir tuhfe-^i şükran olarak tahrir eylemiştir.». 

Arazi Kanunu ScrM ûe Alecelle sertıi gib!, cok kıymetli, bilhassa talimi noktaı 
nazardan ,o^ faydalı bir eserdir. Ara.î kanunu imtihanına gireceklere kolaylık olmak 
ü.ere merhum sualler do tertip etmiş ve bunlan kiiabm sonuna ilâve eylemiştir. 
Bu da müteaddit defalar basılmıştır. 

BU eserin bilhassa talim noktai nazarından yüksek kıymeti haiz -olmasından, 
dolayı Mefeteb-i Hukukla evvelce Mecelle ve Arazi Kanunu tedris eden. sm.cn de 
:.ledenî Hukuk Profesörü bulunan memleketimizin en yüksek salâhiyeti hukukiye 
a.shabmdan Eb'ulûlâ Bey, bir .ok zamanlar bu eseri imtihan me.'uliyct.ne esas 
tutn^^uştur Mev.u' dahilinde söylenmesi l&zımgelen her .ey! en münekkah bir süratte 
ihtiva eden ve, s.rhleTİn en güzeli olan bu e-serden talebenin çok istifade ettıgı ve 
mesaili kolayhkla Ih^ta eylediği Ebulu'lâ Beyin tecrübeleriyle saDlttır. 

Atıf Beyin ba'n manzum .gazelleri, tarih ve kasideleri do vardır. Hakimane bey^.- 

lerindcn biri de şudur: 

trtifa-ı kadr için lazım tevazu' âdeme 
Semsi gör kim^ sayesin salmış ayaklar altma 
Ah^i Ulûm eylediği fudalamn ilmî .silsilelerini gösteren .El-îmdad bi maTıfet-ı 
ulüvv-il^İsnads. isminde bir risaleleri de vardır. __ 

Nazif Sürurrnin 31 Mayıs 932 tarihli Milliyet Gazetesinde yazdıgma> göre. Atıl 



— 259 — 



(Hal tercümesi ve fotoğrafı, küçük kızı Ankara Atatürk Lisesi Coğraf- 
ya öğretmeni Bayan Sabiha Fötözoğlu tarafından verilmiştir.) 



Bey ba'zı sevdiklerinin ricası üzerine bir aralık Şehzade camiinde Tefsir-5 Şerif takri- 
rine başlamış, fakat bu pek az devam edebilmiş, saray tarafından men'oiunmustur. 
Buna sebep te Yavuz Sultan Selim İle Müfti-ll-lslâm Zenbîlli a13 Efendi arasında 
gecen ve Ata tarilılnde (c. l. s. 99} yazılı olan bir hâdiseyi nakletmiş oimasıdır. 
Hâdise su: Hırkâ-i saadet dairesinde kırk kişinin g9.co gündüz Kur'an okuması ve 
gül suyu ile ıslatılmış süngerlerle dairenin lozu alınması için tavzii! edilen meMur- 
ianıı bir defa vazifelerindE!. biraz ihanalkârlık gösterdikleri manzur-ı g:ıhane oiuncs 
gazafe-ı hümayunu rnuclb olraus, büyük bir cezaya çarpılacaklarını anlıyan memurlar 
bundan son derece telâtî ve endişeye düsnıüşlör, Zenbilli Ali Efendiye gizlice müra- 
caatla şefaatini rica etmişler. AH Kfcndi de saraya gidip huzura girmiiî, bunların 
afiaj-mı İstirham etmiş. Bunun üzerine zatı şahane pek hiddetlenmiş: «Molla Molla, 
Ealâtîn İsine kanşma!». hitabiyle Ali Efendiye itapta bulunmuş?. Fakat AU Efendi 
bu itab-i şahane karşasmda hiç sarsıLmıyarak: «Hayır Padişahım, donl^, hu emr-î 
dindir, saltanat levazımından değildir. Padişahın din ve aünyaamı ha^'iniîaiî zlmmet-1 
h imin elimize: farzdır. Pi§c-i saltanat, vuku-ı kusurunda bendegânı azî ve nasba 
him-met buyurmaktır. Ve şeriat-ı gerifece affa mani' cünîıa-i cesrme zuhuru tasdik 
olund-uktan sonra mucîb-i imha. ise seyf-i şeriat -ı .şerifa ile izale ve idam eylemektir. 
Hedm-i binaullah hususu mutlaka emr^i ger'îdir. Bunların terbiyelerini mucib oian 
hal her ne ise sebebini beyan buyurun da mücazatlarma hükm-1 ser'î lâhik olur isc- 
fetva verelim. Yok, eğer günahları yak İse padişahımızı günaha komıyalım.» Bunun- 
üzerine Sultan Selim yumuşamış, ha,deme,niıı kusurlarım müftiye anlatmış ve affetmiş, 
bir daha en küçük bir İhmalde bulunmamak gartiyle vazifelerini iade etmig.. 

Atıf Beyin ders a-rasmda bir münaseıbotîe bu tarihi fıkrayı nakletmesi Sultan 
Abdülhamid'in kulağma gitmiş. Atıf Bey bunu bir maksadı mahsusla söyledi, diye 
dersten men'ülunmus. Halbuki Atıf Bey gibi gok aftır baglı. ülan ve ciddiyetin son 
derecesine varan bir zatın padişaha karşı ta'rizkâr bir vaziyet almasına ihtimal 
verilemez. E^er Âtıl Bey bu hâdiseyi nakletmigse Sultan Selim'in fa^iiletine bir misal 
oiE.i'ak söylemiştir. Fakat mesele Abdülhamlde yanlış anlatılmış, o da yanlış anianns^ 
ve yanlış bir iradede hdlunmustur. 

Âtıt Beyin son zamanlan hastalıkla geçmigtir. Bu sebeple bir müddet Yakacıkta, 
bir müddet Heybeliadaöa tebdili hava etmla ise de fayda vermedi. Nihayet Hicrî 1316 
da vefat eyledi. Süieymaniye camii şerifi haziresine defnolundu. 

vefatı memleketin ilmi mahfillerinde, matbuatta cok derin akisler HuKUle getirdi.. 
O zamanın bütün gazeteleri ve mecmuaları merhumu coIî büyük hüııııet ve samimi- 
yetle ralımetlemişler, fazilcıt ve meziyetlerinden bahis yazılar yazmışlar, sairler hazin 
mersiyeler söylemişlerdir. Bunlar arasında İsmail Safa'mn: 
Kimdir hu rehrev-i ebedi^^et kİ pür vckar 
Tâbutdan yemin-ü yesâre scLIm eder 
diye taaslıyan ve "42 mısra'dan ibaret olan mersiyeKi sok hazindir (bu ınersiyc, Ismaiı 
Safa'mn 132R de îstanbulda Osmanlı matbaasında basıian Hissiyat adlı eserinin 66nK 
eahif esin dedir. 18 Eylü! ,^14 te yazLlmııstır.^ 

Atıf Beyin vefatı dolayısiyle talebesinden Ahmet Naim merhum da Ikdam'da 
uzun bir makale ile bir mersiye yazmıştır. Naim Bey, bu makalesinde hocasmm 
takrirdeki yüksek kudretini, gönülleri teıshir eden kibar tavrını, fa5:iletini, yüzünün 
güzellitîni, sözlerinin bel&gatini, ifadesinin ahengini tebarüz ettirmiş, asrın hu büyük 
allâmegi:nin gcng denecek bir yasta (48, 49 yağlarında) üfulünden mütevellit mm 



— 260 — 
Filibeli Muhammed Rasim Efendi 










FîZît-eîİ Ha/J2 Mııhamuned Rasim Ufendi 

Muhammed Rasim Efendi, Filibenln eski bir hanedanma mensubtur. 
1293 harbinden sonra hicret ederek İzmire gelmiştir-. îlmî mesleğinde yük- 

ve irfan âleminin derin teessürlerini uzun uaadıya teşrih etmiştir. 

Me'hazîar: Malûmat Mecmuası, l Teşrinievvel 1314, 27 Cem^^iyelevvel 1316 
'tarihli ve 154 numaralı nüshası; İkri^ım Gazetesi; Terakki Gazetesi; Osmanü Müellifleri, 
c 1. s. 388; tsmail Safa, Hissiyat; MUlijet Ga7.etGSİ, 31 Mayıs 932; Âta Tarihi, c. 1, 
s 99-10»; merhumun zam-'inmda Mekteb-i Mülkiyede Arab lisanı ve Din ilimleri 
Muallimi bulunan ve Du münasebetle kendisiyle yakından temas eden Profesör ismail 
Hakkı îzmirli Temyiz Reisi Ali Hmımel Berki, merhumun Mülkılye mektebindeki tale- 
besinden Şûr=.yı Devlet Reisi îsmail Hakkı, Efdaiüddin, eski Adliye Nazırı Necmed- 
öin Molla, evvelce Mecelle ve Arazi Kanunu Müderrisi, çimdi do Hukuk Profesc.ru 
Ebüî'uia, Mülkiye Mektebi Müdürü ve Hukuk-ı Esasiye Profesörü Ali Fuad. yüksek 
hukuk^inaslarımızdan Seniyüddin, -merhumun o&lu meb'uS Ha7.ım Atıf Beyloritı gifahi 
vardikleri malûmat; Hazım Atıf beyin verdiği evrak ve vesaik iîe merhumun hfıtıra 

defteri. E^-i'e/ fîrfifi.» 

Atıf Bey'in Süieymaniyye türbesi haziresindeki mezar tası kitabesi: 

«Hüvei hallakül bakî 
Ecillei ricali efa;nimi iimiyyo ve meşahiri a'Iamı ulemayı islâmiyye 
ve müntesibîni tariki Naksiyyedcn Meclisi îdarei Evkafı hümayun 
reisi iken terki me'vayı ifna ve irtihâli darı beka eden Küyııcaklı- 
zade denilmekle müştehir istanbul pâyelilcrinden merhum Esseyyit 
Muhammed Âtîf Bcy'in ruhu Icin Elfatiha, 
12 Cemaziyelevvel fi sene 1316» 



~ 261 - - 

selmesi için İzmîrin hafız ve kurralan kendisini tatn:ıin edemediğinden Sait 
Efendi isminde bir âlimin tavsiyesi, teşvik ve yardımı ile îstanbula gelmiş- 
tir, tstanbulda medrese tahsilini ikmal ederek ruus imtihanını kazanmıgj 
Fatih camii şerifi dersiamı olmuştur. Bir taraftan da tedrise devam ederek 
icazet vermiş ve huzuru hümayun muliatabı olm.uştur (1333-1341). 

Muhammed Rasim Efendinin asıl ihtisası ve muvaffakıyyeti Kur'anı 
Kerîm'dedir; değerli bir hafızdır. îzmirden Îstanbula gelir gelmez Reisül- 
kurra Kadri Efendiye intisab ederek ilmi kıraati ikmal ve kıraat talimine 
ihtimam eylemiş, binlerce hafız kurra yetiştirmeye muvaffak olmuştur. 
Bugün İstanbulda imam, hatip ve kurralar arasında bir çok talebesi mev- 
cuttur. Bir müddet Sultan Selim camiinde imamlık ve hatiplik yaptıktan 
sonra Fatih camii başimamhğma geçmiş, ölünceye kadar bu vazifede 
kalmıştır. 

Sarıy erdeki evinde vefat, etmiş ve orada gömülmüştür. 

Hal tercümesini veren zat, İstanbulda tahsili esnasında tatil günle- 
rinde dersine devam ederek edebiyyatı arabiyyede kendisinden feyz ve 
ııasib aldığmı, merhumun §âyânı hörmet üstadlardan sayıldığım, imamlar 
ve kurralar arasında «Arab Hafız» diye meşhur olduğunu söylemiştir. 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı, yakın arkadaşı Meşihatı tslâmiyye Vekâ- 
İeti Başkâtibi sayın Es'at Seı^zli [167] tarafından verilmigtir.) 

FiIibeU Mustafa Efendi 

FiUbeU Mustafa Efendi, müderristir, 1238-1270 seneleri arasında Huzur 
Derslerinde muhatap olarak bulunmuş, 1271 senesinde Selanik kadılığma 
tayin edilmiştir. 

(SiciUi Osmanî, cilt 4, sah. 476.) 

Gebzeli Hafız Abdullah Şerif Efendi 

Abdullah Şerif Efendi, Hacı Şerifzade Hüseyin Efendinin oğludur. 1267 
senesinde Gebze kazasına tâbi Demirciler karîyyesinde dünyaya gelmiştir. 

1281 senesi Şevvalinde îstanbula gelerek Süleymaniyye camii şerifi 
dersiamlarından Ayaşlı Hafız Ahmed Recaî Efendinin dersine devam 
etmi§, 1297 Cemaziyelevvelindc icazet almış ve 1298 senesi Zilkadesinde 
icra kılınan imtihanda ehliyyetini isbat ile 1299 senesi Şevvalinde Süley- 
maniyye camii şerifinde derse çıkmış, 1313 senesi Cemaziyeievvelinde tale- 
besine icazet vermiştir. 1304 senesinde ruusu hümayuna nail olmuştur. 
Ruus derecesi Hareket! Dahil'dir. 1326 senesinde Huzur Derslerine muha- 



lle?] Aşağıda Serezll Aîımed Şükrü Efendinin hal tercümesiııdeki nola bakıma. 



— 262 — 

tap tayin edilmiş, dördüncü rütbelerden Osmanlı ve Mecitü nişanlan İle 
taltil edilmiştir. Muhataphğı 1341 senesine kadar devam etmiştir. 

'(Meşihatı İslâmiyye Sicini Ahval Dairesine verdiği 12 Cemaziyelevvet 
1328, 7 Haziran İ326 tarihli hal tercümesi varakasından aUnmıştır.) 

Oelenbelî (Gelenbevî) İsmail Efendi 

1 

Gelenbevî namiyle göhretü büyük âlim ve riyaziyyeci İsmail Efendi, 
Hicrî 1143 senesinde Aydm vilâyetine tâbi Kırkağaç kazasının Gelenbe 
nahiyyesinde dünyaya geimi§tir. 

Cedleri Gelenbe nahiyyesinde müftülük ve müderrislik etmi§ kimse- 
lerdi, îsmail Efendi, babası Mahmut Efendiyi pek küçük yaşta kaybetmiş* 
kendisi ile yakından alâkadar olacak kimsesi de bulunmadığı için on iki, 
on üç yaşında olduğu halde köy sokaklarında ba§ı boş dolaşırmış. Bir gün 
yine arkadaşları ile beraber sokakta ceviz oynarken babasının' dostların- 
dan bir zat «Yazık sana, Ilım sahibi kimselerin soyundan geldiğin halde 
ilme heves etmeyip böyle sokaklarda oyun oymyorsun!» diyerek kendisini 
tekdir etmiş, bu sözlerden arlanan îsmail Efendi, çocukça hareketleri terk 
ederek bir müddet köyünde tahsil ettikten sonra İstanbula gelmiştir. 

tstanbulda zamanın büyük âlimlerinden Yasincizade Osman ve Ayaklı 
Kütüphane namiyle maruf Muhammed Emin Efendüerden ders görerek 
tahsilini ikmal ile 1177 senesinde müderris ohnuştur. Bütün hayatını ilim 
tahsil ve nesrine hasretmiştir. 1197 senesinde Huzur Derslerinde muhatap 
olarak bulunmuştur. 

tlim sahasında kemal derecesinde iken dahi hocası Muhammed Emin 
Efendinin evinde Mutavvel'i mütalâa ederken kitabı tamamlamadan man- 
tığa dair «Burhan» nammdaki meşhur risalesini telif etmiştir. Risaleyi 
hocasına gösterdiği zaman Muhammed Emin Efendinin, henüz tahsil ve 
tetebbuatım ikmal etmeden risale telif etmesini muvafık buhnayarak 
«Mutavveli tamamlamış olsa idin eserin daha güzel olurdu» diyerek şâkir- 
dam içinde îsmail Efendinin teferrüt ve imtiyazını itiraf etmesile beraber 
eslâfı müeUifînin âsârmı tefehhüm ve tefettün daiyyeslni terk ile çabucak 
risale ve kitab te'lifi sevdasına düştüğü için te'lifatına itiraz ettiği rivayet 
olunur. Cevdet Paşa, tarihinde: «îsmail Efendinin te'lifat ve tahriratı 
olmasaydı, o asrın ilmine muttah olunamıyacaktı. Bu eserleri sayesinde- 
dir ki, ilim sahasında namını ibka eylemiştir* demektedir. 

Üçüncü Selimin saltanatının ilk senelerinde Kâğıthanede yapılan bir 
muayede resminde bir kaç kere atılan humbaranın hedefe isabet etmemesi 
Padigahm hiddetini mucip olmuş, yakınlarının tavsiyesi ile İsmail Efendi 
huzura getirilmiştir. Şifahî emir ve irade üzerine hurabaranm hedefe isabet 



— 263 — - 

etmemesi sebeplerini arattırarak hendesî usule tevfikan vaziyet ve istika- 
metini düzelterek tayin ve tesbit etmiş, bumbara üç defa atıbp her defa- 
sında hedefe isabet vaki olunca bu netice Padişahı son derece memnun 
etmiştir. Kendisine günde dört kıyye pirinç tahsis ve tayin etmiştir ki, bu 
tayinden evlât ve ahfadı da faydalanmıştır. 

Bir müddet sonra da Hicrî 1204 tarihinde hoca efendiye Yenişehir 
mevleviyyeti ihsan olunmuştur. Teessüf olunur ki, İsmail Efendi her fende 
yedi tûlâ sahibi olduğu halde ömrü müzayaka içinde geçmiştir. 

Birinci Abdülhamid devrinde Sadrazam Halil ve Kaptanı Derya Ceza- 
yirli Hasan Paşaların delâletleriyle yeni tesis edilmiş olan Mühendishanei 
Bahrii Humayun'a ayda altmış kuruş maaş ile riyaziye hocası tayin edil- 
miştir. Cevdet Paşa, tarihinde, tsmaii Efendinin logaritmayı eski riyazi 
usullere tatbik ederek bu yeni fennin esas vaz'ma ve keyfiyyeti isti'maiine 
dair bir kitap te'lif ettiğini yazar. 

Birinci Abdülhamid devrinde 1187 - 1201 seneleri arasında İstanbula 
gelen bir Fransız mühendisi logaritma cedvelini Babıâli'ye bittakdim hangi 
fenden olduğu istifsarına «Bu fenni İstanbulda bilen kimse yoktur. Şarkta 
riyaziyye kalmamıştır» gibi garip bir iddiada bulunmuştur. Bunun üzerine 
mühendis, Gelenbevî Efendinin evine götürülmüş, hoca efendiye takdim 
edilmiştir. Hoca efendinin kıyafetini ve evinin perişanlığını gören mühen- 
dis kendisine hiç bir kıymet ve ehemmiyyet vermiyerekj «Filân vakte 
kadar cevap isterim» deyüp avdet etmiş, hoca efendi de rivayete nazaran 
bir gece içinde (Sicilli Osmanı) logaritma risalesini hazırlayarak mühen- 
dise vermiştir. Hoca Efendinin zekâ ve iktidarma hayran olan mühendis, 
kendisinin fotoğrafını almak istemiştir. Bâbıâlide reis Ragid Efendinin 
odasında fotoğrafı alınacağı sırada eski nafe kürkü çıkarılarak o zamanki 
devlet ricalinin giydiği samur kürk (divan kürkü) kendisine giydirildiği 
zaman hoca efendinin «Elhamdülillah, kendimi samur kürk içinde gördüm» 
dediği rivayet edilir. 

Mühendisin Bâbıâlide reis efendiye İsraail Efendinin zekâ ve mahare- 
tini medhüsenâ ederek, «Bu adam Avrupada olsa idi, ağırlığınca altm 
değeri olurdu» dediği de meşhurdur. 

Logaritma cedveli Üçüncü Mustafa zamanında türkçeye naklolunmuş- 
lur. İlk defa 1186 senesinde tercümesi tamamlanan «Tuhfei behici rasini 
ve tercümeni ziycl kasini» nâramdaki kitabın baş tarafına dere edilmiş, 
o zaman bu kitabın birer nüshası bütün kütüphanelere tevzi edilmiş idi. 
Gelenbevî Hoca Efendi, logaritma risalesini bu eserin neşrinden hayli müd- 
det sonra hazırlamıştır. 

Mevzuubahis olan logaritma risalesi açık bir türkçe iie yazılmış, fay- 
dalı güzel bir eser olup iki makaleyi ihtiva eder. Birincisi Logaritma cetve- 



- 264 — 

İinin keyfiyyeti inşa ve icadı, ikincisi cedvelin usulü istimal ve tatbik saha- 
sını gösteren yol (turuku istimali beyamndadır). 

«Osmanlı Müellifleri» yazarı Tahir Bey de bu eseri bir logaritma §erhi 
olarak kabul eder ve «Bu nam altında ne§redilrai§tir» der. 

Gelenbevî Efendi, «Ensab» namını verdiği kitabında logaritmanın son 
zamanların eseri ihtiraı olduğunu def'at ile itirai ve tasdik etmiştir. Ayni 
zamanda müdekkik bir zat olan hoca merhumun logaritmaya dair evvelce 
yazılan eserleri okuyup tetkik ettiği de bu suretle anlaşılıyor demektir. 

«Kamusu Riyaziyyat» ta Salih Zeki Bey, Gelenbevî hoca eiendi için 
«Logaritma icadı şerefine lüzum yoktur, hayatının sonlarında telif ettiği 
cebir kitabı namını ibkaya maziyadetin kâfidir» demekle Cevdet Paşa- 
nın iddiasını varit görmemiştir. 

İsmail Efendi, Yenişehir mollası iken vaktin şeyhülislâmı Hamidîzade 
Mustafa Efendi tarafından bir hususdan dolayı gönderilen tekdirnameden 
müteessir ve münfeii olarak nüzul illetinden Hicrî 1205 senesinde vefat 
etmigtii*, 

«Osmanlı Müellifleri» yazan Tahir Bey, Gelenbevî İsmail Efendinin, 
hal tercümesini yazarken Tisalya kıt'aşmda Yenişehir'de mezar taşında 
muharrer olan «Sabıka Yenişehir kadısı ef dali müteehirîn ve umdetül müte- 
hassısın merhum ve mağfur Gelenbevî ismail Efendinin ruhu için Fatiha» 
ibaresini bizzat gördüğünü söyler. Vaiz Hacı Cemal Efendinin (Cemal 
Öğüt'ün) yerdiği malûmata göre, Gelenbevî merhumun kabri Tisalya kıt'a- 
sında Kostem nehri köprüsünün başında muazzam bir türbedir. «Yunanlı- 
lar da eserlerinden istifade ettiklerinden dolayı türbeyi muhafaza ve her 
zaman ziyaret ediyorlar» demiştir. 

Eserleri şunlardır: 1) Gelenbevî merhumun kullandığı Kalfe (Calet) nin 
logaritması: Umumi Kütüphanede mahfuzdur; 2) Amelî rub'ul müceyyeb 
risalesi, basılmamıştır, Halis Efendi Kütüphanesinde bir nüshası vardır; 
3) Küsuratı hisabiyye risalesi: basılmamı ştır. Kütüphanei Umumîde bir 
nüshası vardır; 4) Akaid Selkütîsi üzerine haşiyyei[168], basılmamıştır; 
5) Vahdeti vücut risalesi, basılmamıştır, Fatih Kütüphanesinde bir nüs- 
hası vardır; 6) Âdab risalesi, basılmıştır; 7) îsageci şerhi, basılmıştır; 
S) İmtihan risalesi, basılmıştır; 9) Kıble risalesi, basılmıştır; 10) imkân. 
risalesi, basılmıştır; 11) Kadı Mir hâ§iy-yesi, basılmıştır; 12) Adlai müsel- 
iesat risalesi, 1220 de basılmıştır; 13) Tehzib haşiyyesi, basılmıştır; 
14) Celâl haşiyyesi, basılmıştır. 



[168] Sclkut Hindistantia bir kasaba ismidir. Burada yetişen müellif ibrahim 
Selkütî, «Selküti» .■şölıretîyle anılır. Akaid kitabın:ı gerh yazan SelkütSniîi eserine Aka!d 
Seîküüsi denilir. Gelentevi Hoca Efendi, hu kitaba hâşiyye yazmıştır. 



— 265 — 

Hocalar arasında Gelenbevî merhumun kemâli hörmel ile yâdma vesile: 
olan en büyük eseri Celâl hâşiyyesidir. tstanbulda Fatih civarında Gelen- 
bevî Ortaokuluna hâürasım tazizen Gelenbevî adı verilmiştir. 

Torunlarından Gelentaevîzade namiyie maruf olan Said Bey, Osmaîîlı 
Devletinin en son Maarif Nazırlığında ve Evkaf Nazırlığı vekâletinde 
bulumnuştur. 

Hoca efendinin kullandığı Kaîe (Calet) logaritmasına gelince, 4473 
numarada mukayyed olan bu nüsha 1783 Milâdı senesinde Pariste basü- 
mıştır- 1201 senesinde Gelenbevî Hoca Efendinin eline geçmiştir. Hoca 
merhum bu nüshanın sonunda' iaâl ile (kırmızı yazı ile) arapça olarak 
«1201 senesi Cemaziyelaharinin birinci günü bu kitaba sahip oldum. Enel- 
fakir İsmail Gelenbevî» diye yazıp imzasını ve mühürünü basmıştır. 
(Temellülîtühu fi gurreti eüraadel ahireti li seneti ihda ve mieteyni ve 

eilefe ve enel fakir İsmail Gelenbevî.)- 

Yine Cevdet Tarihinin verdiği malûmata göre Gelenbevî ismail Efendi 
ile muasır olan ve Üçüncü Selim devrinde siyti şöhreti âfakı tutan Hoca 
Münib Efendi (huzuru hümayun mukarrirlerinden) ilim sahasında yedi 
tûlâ sahibi olduğu gibi, türkçe, arapça ve farsça §iirier yazardı. İkinci 
Mahmud devrinde yine o zamanın meşhur âlimlerinden olan Uzun Ali 
Efendi'ye «Gelenbevî Hoca Efendi ile Münib Efendiden hangisinin ilmi 
daha yüksektir? gibi bir sual soruldukta bu zatın: *Münib Efendi, gayet 
edib ve mütefennin bir zat idi. Kadı Beyzâvi tefsirinin her neresinden 
bahis açılsa mütalâa ve müracaata muhtaç olmaksızın tahkik ve tetkike 
muktedir idi. İsmail Efendinin bu derecede istihzarı yok ise de, mütalâa 
ettiği bahislerde Münib Efendiye ağız açtırmazdı!» demiş olduğu o zama- 
nm ilim adamlarından işitilmiştir. 

(Osmanh Müellifleri, Riyaziyyun fash, sah. 293-297; Osmanh MüeHif- 
leri. Ulemâ fash, sah. 8; Sicilli Osmanl, cilt 1, sah. 372; Cevdet Tarihi, 
cilt 4, sah. 211.) 

Gelibolulu M«haınmed Murat Efendi 

Muhammed Murat Efendi, Rumî 1274 senesinde Gelibolu'da doğmuş- 
tur. Babası aslen Kırım ahalisinden Kadızade namiyie maruf bakkallık 
ile iştigal eden Abdüİkerim Efendidir. 

îik tahsilini Gehboluda Sıbyan mektebinde yapmış ve hıfzı Kur'anı 
Kerîme muvaffak olmuştur. Rumî 1293 senesinde îstanbula gelerek Sultan 
Ahmed medresesine kaydolup Göreleli İbrahim Efendinin tedris halkasına 
dahil olmuş ve Molla Câmi'ye kadar ders görmüştür. İbrahim Efendinin 
vefatı üzerine Atıf Beyin dersine devam ile 1311 senesi Cemaziyelahari- 



— 266 — 

nin on birinci günü icazetname almıştır. Arabî lisamna aşinadır. 1314 
senesinde imtihana girerek tedrise mezuniyyet istihsâl etmi§tir. Hal tercü- 
mesini verdiği 1315 senesi Şevval ayında Beyazıt camii şerifinde tedrise 
ba§lamı§, o sene icazet vereceğini bildirmiştir. 1321 senesi Rebiülevvelinin 
on yedinci günü İptidai Hariç derecesinden İstanbul ruusuna nail olmug, 
11 Safer 1324 senesinde Hareketi Hariç raddesine terfi etmiştir. 

1334 senesinden 1341 senesine kadar Huzur Derslerinde muhatap 
■olarak bulunmuştur. 

(Meşihatı Islâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 29 Cemaziyelevvel 
1329, 25 Mayıs 1327 tarihli hal tercümesi, varakasından alınmıştır.) 

OeredeÜ İbrahim Efendi 

İbrahim Efendi, Geredelidir, müderristir. 1205 - 1228 seneleri arasın- 
da Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1225 senesinde Üskü- 
dar mollası ve sonra Bilâdı Hamseden bir mevleviyyete nail olmuş ve 1235 
senesinde Medinei Münevvere mollası iken müddetini ikmal edemedeîi 
vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1^ sah. 152,) 

Geredeli Seyyit Muhammed Eaşit Efendi 

Seyyit Muhammed Raşit Efendi, Geredelidir, müderristir, 1246 - 1274 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1274 
senesinde İzmir kadılığına tayin edilmig, 1278 senesinde vefat etmiştir. 
Fatihte Keskin Dede' de medf undur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 296.) 

Oöreleli Takup Efessdi 

Göreleli Yakup Efendi, 1339 tarihinde huzuru hümayun muhatabı 
olarak dersi şerife iştirak etmiştir. Görele Müftüsünün IS.4.1953 tarihli 
mektubu ile gönderilen ve Beyoğlu Müftülüğü taralından verilen 157 sayılı 
ve Eylül 1341 tarihli fotoğrafı raülsak vesikadan Yakup Efendinin aynı 
zamanda dersiam ve Orhanlye Cuma vaizi olduğu anlaşılmaktadır. Hal 
tercümesi hakkında başka bilgi elde edilememiştir. 



— 267 — 



A. 




GÖreleU Yak-up Efendi 

Gümülcüneli j:bııbekîr Celâleddin Efendi 

Ebubekir Celâleddin Efendi, Gümülcinelidir. Müderristir. 1254-1279 
seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1281 
senesi Muharrem ayında Galata mollası olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 186.) 

Gümülcüneli tsmail Hakkı Efendi 

İsmail Hakkı Efendi, Tuzcu Hüseyin Ağanm oğludur. 1284 senesinde 
Gümülcine kasabasının Yenice mahallesinde doğmuştur. 

İptidaî ve rüşdî tahsilini Gümülcünede yaptıktan sonra 1300 senesi 
Şevval ayında İstanbula gelerek Fatih civarmda Yahya Tevfik Efendi 
medresesine girmiş ve Fatih camii şerifi dersiamlarından Gümülcüneli Ali 
Rıza Efendinin dersine devam etmiş ve bazı esâtizeden de tefsir, hadis, 
ilmi usul okumuştur. 1317 senesi Receb ayında icazet almıştır. Ruus imti- 
hanında da muvaffak olarak 1319 senesi Şevval ayında Fatih camii şeri- 
finde tedrise başlamıştır. İptidai Hariç ve Hareketi Hariç ruusu hüma- 
yunlarını haizdir. 1337 senesinden 1341 penesine kadar Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. 

(Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Daiı-esine verdiği 22 Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 



Gümülcüneli Mahmut Celâleddin Efendi 

Mahmut Celâleddin Efendi, Gümülcüne'nin Terziviran kariyyesinden 
Medrosei Kebir müderrisi Muhammed Efendinin oğludur; Müderriszadeler 



— 268 — 

namiyle göhreliidir. Huzur Dersleri mukarrirlerinden Ders Vekili Ahmed 
Asım ve muhataplardan Sultanyerli Yusui Ziyaettin Efendilerin büyük 
kar5eşidir. 1292 senesinden 1313 senesine kadar Huzur Derslerinde muha- 
tap ve bagmuhatap olarak bulunmuştur. 13İ3 senesinde vefat etmiştir. 
Âlim, fâdıi, müttekî bir zat îdi. Temyiz Mahkemesi reislerinden Celâl 
Koraîmen bu zatın torunudur. 

(Hal tercümesi, küçük, kardegi Osman Nuri Efendinin kızı Bayan 
Hatice Sayın tarafından bildirilmiştir.) 

Oümüşhaneli Ömer Fevzi Efendi 

Ömer Fevzi Efendi, Gümüşbanelidir, müderristir. 1249-1274 sene- 
leri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1276 senesi 
Cemaziyeîevvelinde Selanik molîasjj 1283 senesinde Filibe mollası, 1287 
senesi Muharrem ayında Mekkei Mükerreme mollası olmuş ve bir müddet 
sonra vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 602,) 

Hadımlı Abdullah Efendi 

Şeyhler mahallesinden ve Hacı Veliler sülâle sindendir. İlmî müktese- 
bâtmı Atıf Bey merhumdan ikmâl etmiştir. Bayazıt camii şerifi dersîâm- 
iarındandır. Bir müddet müderrislik ile meşgul olduktan sonra Fetvahane 
müsevuidliği vazifesinde bulunmuştur. 1333 senesinden 1341 senesine kadar 
Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. İstanbulda vefat etmiştir. 

(Hal tercümesi, hocamız Ebül'ulâ Mardin'in notlarından alınmıştır.) 

Hadimi Hasan Sabrî Efendi 

Hacı Hasan Sabrj Efendi, Sadatı Aieviyyeden Hadımı Hasan Fakih- 
zade Seyyit Abdülbâki Efendinin oğludur. Hicrî 1273 senesinde Konya 
vilâyetine tâbi Kadım kazasmda dünyaya gelmiştir. 

İlk tahsilim memleketinde yaptıktan sonra îstanbula gelerek Meşihat 
müsteşarı ve Huzur Dersleri mukarrirlerinden Abdülkadir Eâşit Efendinin 
ders halkasına dahil olmuş, mürettep dersleri okuduktan sonra icazet 
almıştır. 1307 tarihinde açılan ruus imtihanında da chîiyyetini isbat ederek 
Beyazıt camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. Aynı zamanda Darül- 
muallimine de devam etmiş, oradan da mezun olmuştur. 

1313 senesi Zilkade ayının yedinci günü uhdesine İptidai Hariç İstan- 



— 269 — 

bul raüdenisliğî tevcih edilmig ve 1321 senesi Rebiüievvelinde İptidai Dahil, 
1328 senesi Rebiülaharında Hareketi Dahil raddesine kadar terfi etmiştir. 

Arabî, farisî ve fransızca lisanlarına vâkıf olduğu hal tercümesi vara- 
kasında münderiçtir. «Risaietül müminîn fi reddissalibîn» ismiyle bir risale 
telif ve neşretmi§Ür. 

1320 senesi Zilhicce ayının on beşinci günü Tetkiki Müellefatı Diniyye 
Hey'eti âzâhğına, 1329 senesi Cemaziyeiaharının on altıncı günü Meclisi 
İdarci Emval ve Eytam âzâiığına, 1330 senesi Zilhicce ayının dördüncü 







■ Hadimi H^ann Sabri klfendi 

günü tekrar Tetkiki Mesahif ve Müellefatı Şer'iyye âzâiığına tayin edilmiiî 
1335 senesi Cem aziyelah arında Şûrayı Evkaf âzâiığına nakiolunmuştur. 

Hasan Sabri Efendi, İ293 harbinde Asâkiri Muavenei İlmiyye ikinci 
taburu efradı arasında harbe iştirak etmiş , gösterdiği yararlıktan dolayı 
madalya ile taltif edilmiştir. Talebesine icazet verdiği 1322 senesi Zilkade 
aymda o zamanın usulüne göre bir kıt'a altm liyakat madalyası ve dör- 
düncü rütbeden Osmanî nişanı âlisine mazhar olmuştur. 

1333 senesinde Huzur Dersleri rauhataplığma tayin edilmiş, 1341 sene- 
sine kadar bu vazifede kalmıştır. 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı, Avukat Bay Hidayet Aydmer tarafından 
verilmiştir.) 



270 — 



Haâımî Hüseyin Hâmît Efendi 

Esseyit Hüseyin Hâmit Efendi, 1273 Hicrî, 1272 Malî senesinde Konya 
Vilâyetinin Hadım kasabasında doğmuştur. Babası Esseyit Muhammed 
Emin Efendidir. Babası tarafından Şeyh Esseyit Abdüiicadiri Geylânî ve 
ana cihetinden Şeyh Seyyit Sadettinil Cibavî hazeratma mensuptur. İlk 
tahsilini memleketinde ikmal etmiş ve hıfzı Kur'anı azîmüşşâna muvaf- 
fak olmuştur. 

tstanb-ulda Beyazıt camii şerifi dersiamlarından müteveffa Hadimi: 
Muhammed Nuri Efendinin ders halkasına devam ve tertip üzere müte- 
nevvi ulûm ve fünun tahsil ederek tekmili nüsh edip icazetname almıştır. 

1305 senesinde İmtihanda isbatı ehliyyet ederek 1307 senesi Şevvali- 
nin 14 üncü günü Beyazıt camn şerifinde ilmi sarfdan tedrise bağlayıp, 
1321 senesi Zilkade aymm iptidalarında icazet vermeye muvaffak olmuştur. 
1312 senesi Cemaziyelevvelinin 29 uncu günü İptidai Hariç, 1321 senesi 
Rebiülevvelinin 21 inci günü Hareketi Hariç İstanbul ruusu hümayununa 
ve dördüncü rütbeden Osmanlı nişanı ile altın liyakat madalyasına naiî 
olmuştur. Meşihat makamında icra olunan memurîni ilmiyye tensikatı 
sırasında 400 kuru§ maaş ile Fetvahanei âli Pusla odasına tayin olunmuş- 
tur. 1332 - 1340 seneleri Huzur Derslerine muhatap olarak i§tirak etmiştir. 

Hadım Müftüsü sayın Muhammed Sait Hadımîoğlu, 4.2.1953 tarihli 
mektubunda, Hüseyin Hârait Efendinin Hadım kazasının Pirlerken du kariy- 
yesinin Şeyhler köyü halkından olup İstanbulda «Koca Hafız» namı ile 
maruf bulunduğunu bildîrmigtir. 

(Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 15 Mayıs 1326, 
19 Gemaziyelevvel 1328 tarihU hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Hadımlı İbrahim Ethem Efendi 

Hadım Müftüsü sayın A. Hadımîoğiunun 7.4.1953 tarihU mektubunda 
bildirildiğine göre, tbrahim Ethem Efendi, Hadım kazasına bağh Ekiste 
köyünün Sarılar Mahallesinde doğmuş olup babası Mustafa Efendidir, 
1308-1316 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulur>mu§- 
tur. Vefat tarihi 1316 senesidir. 

M. Zeki Pakahn'm notlarına- göre, Hadımh İbrahim Efendi Beyazıt 
dersiamlarından ve Huzur Dersleri muhataplarından olup Ilıcai Bergama 
nahiyyesine tâbi Bölcül kariyyesinde ihtiyarı ikamet eylemiştir. Vefatı 
Rumî 4 Kasım 1315 tarihindedir, 60 yaşlarında ölmüştür. 



— 271 — 

Hadımlı Muhammed Nuri Efendi 

Muharamed Nuri Efendi, Hadım kazasının Pirlerkondu köyünde doğ- 
mug olup Hacı Veliler sülâlesine mensuptur. 1311 tarihinde sıiai rahm 
etmek üzere geldiği Pirlerkondu köyünün camiine su getirtmiş, şadırvan 
yaptırmıştır. 1308-1324 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap ola- 
rak bulunmuş, 1324 senesinde vefat etmiştir. Fatih civarındaki türbede 

medfundur. 

(Hal tercümesi, Hadım Müftüsü sayın A. Hadımîoğlunun 7 Nisan 1953 

tarihli mektubundan almmışür.) 

Hadımh Mıüıamraed Ziyaeddin Efendi 

Muhatap Hadımh Seyyit Mustafa Efendinin amcasının oğlu ve yine 
Muhatap Hadımh Abdullah Efendinin amcasıdır. Pirlerkondu köyünün 
Şıyhlar mahallesinden olup, Hacı Veliler sülâlesinden gelmektedir. 1292 
senesinde Huzur Derslerine muhatap olmuş ve vefatı tarihi olan 1316 sene- 
sine kadar bu vazifede kalmıştır. Fatih türbesi civarında medfundur. 

(Hal tercümesi, Hadım Müftüsü Ahmed Said Hadımîoğlunun 4.2.1953 
tarihli mektubundan almmışür. Bu mektubda Hadımh Muhammed Ziyaed- 
din Efendinin lâkabının Ziyaeddin olmayıp Nuri olduğu bildirilmiştir.) 

Hadımlı Seyyit Mısstafa Efendi 

Esseyyit Mustafa Efendi, Konya vilâyetinin Hadım kazasmm Taşpmar 
raahallesindendir. Ebu Saidül Hadiminin kardeşi, Ebu Naim Ahmedül 
Hadımi'nin oğlu olsa gerektir, Mustafa Efendi, müderris ve molladır. Babı 
Fetva Ders Vekâleti dairesinde bulunmuş, 1226 - 1246 seneleri arasında 
Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. Istanbulda «Büyük Hoca» 
diye şöhret almıştır. Sonradan Medinei Münevvere moUaiıgı ile tstanbul- 
dan ayrılmı?? ve 1256 senesinde orada vefat etmiştir. 

(Hal tercümesi, Hadım Müftüsü saym Ahmed Sait Hadımîoğlu'nun 
4.2.1953 tarihli mektubu ile, Sicilli Osmani, cilt 4, sah. 473 teki malûmat- 
tan istifade olunarak hazırlanmıştır.) 

Hadımh Mustafa Hilmî Efendî 

Mustafa Hilmi Efendi, Konya vilâyetinin Hadım kazasına tâbi Pirler- 
kondu kariyyesinde 1261 tarihinde dünyaya gelmiştir. Babası ziraatla 
Uğraşan Hüseyin Efendidir, Ahmet Çelebizade namiyle şöhretlidir. îlktah- 



— 272 — 

silini doğduğu yerde ve Hadım kazasında yaptıktan sonra İstanbula gelip 
Divanyolunda Sinan Pa§a medresesine kaydolunmuş, o zaman yeni açılan 
Hamîdiye medresesine imtihanla girmiştir. Beyazıt camii şerifinde Karaca- 
sulu Hafız Ali Efendinin dersine devam ile 1298 senesinde icazet almıştır. 
1304 senesinde usulen imtihana girerek ehlîyyetinl îsbat etmiş ve Eayazıt 
camii şerifinde derse çıkmıştır. 1313 senesi Recep ayında talebesine icazet 
vermiş, ilmî rütbesi Şahın derecesine kadar yükselmiştir. Tensikattan 
sonra maaşı 1000 kuru§a çıkarılmıştır. Dördüncü rütbeden bir kıt'a Mecidî 
ve Osmanî nişanları ile taltif olunmuştur. 

Mustafa Hilmi Efendi, 1326 senesinden 1333 senesine kadar Huzur 
Dersleri muhataplığında bulunmuştur. 

(Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 5 Cemaziyelahar 
1328, 29 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Hadımlı Mustufa Necati Efendi 

HadımU Seyyit Mustafa Necati Efendi, Hadım kazasma tâbi Pirîer- 
kondu kariyyesinde 1248 tarihinde doğmuştur. Babası eskiden beri hane- 






Uadvmli- Sem'ıt Mı^.fiîafa Necati Sfeıulhfin- elya^ta-i. 



danlık ile mügtehir Seyyit Haoı Veîizadelerden ticaretle meşgul Seyyit 
Mustafa Efendidir. 

Seydişehirde dayısı Ali Efendinin nezdine giderek orada Muhammed 
Memi§ Efendinin rahlei tedrisinde dokuz £=ene bulunmuş ve 1273 tarihinde 
îstanbula gelmig, Beyazıt camii şerifinde Hadımîzadelerden Ahmet Hulusi 
Efendiden lelemmüz ederek icazet almıştır. 1278 senesinde Beyazıt cami- 
inde derse çıkmıştır. 1280 tarihinde müderrislik ruusu almıştır. 1291 - 1308 
seneleri arasında Huzur Dersleri muhataphğmda bulunmuştur. 12&6 tari- 
hinde Beyazıt camii şerifinde talebesine icazet vermiştir. 1300 senesi Cema- 
zîyelevvelinde Eytam Meclisi âzâhğma, 1 Aralık 1306 tarihinde Selanik mev- 
leviyyetine, 25 Eylül 1307 tarihinde Meclisi Tetkikatı Şer'iyyo âzâüğma 
tayin edilmiş ve bu vazifede İken 1319 Ramazanının 19 uncu günü vefat 
etmiştir. 

(Hal tercümesi, Kızılay Genel Merkez Müfettişlerinden Mustafa Eüç- 
han Ersöz'ün 20.4.1953 tarihli mektubundan ahnmıgtır.) 



-- 273 — 

Halebî İbrahiu: Efendi 

Hacı İbrahim Efendi, asien Haleb'lİdir, «Ragıp Paşa Hocası* 
namiyİG şöhretlidir. «Siyer» sahibi olan zattır. Samda Abdülgani 
Nablusî gibi büyük âlimlerden ve Mısır ulemasından ders görmüştür. 
Âlim, fâdıl bir zattır. Uzun müddet Mısırda Ezher Camiinde ulûmu şer'iyye 
okuttuktan sonra Istanbula gelmiş, Ragıp Paşa Dairesine girerek paşa 
hayli zaman kendisinden ilim tahsil etmiştir. 1172 senesi Huzur Dersleri 
meclislerinin üçüncüsüne ve 1173 senesinde de ikinci derse muhatap olarak 

iştirak etmiştir. 

Musılai Süleymaniyye müderrisi iken 1190 tarihinde vefat etmiştir. 
Eyüpte medf undur. Dürrü Muhtar üzerine yazdığı «Hâşiyye» si ve «Lem'a» 
adli risalesi meşhur eserlerindendir. Cevdet Paşa merhum «Yalnız Lem'ası 
derecei fazlu kemalini isbat eder» diyor. 

«Siyeri Nebevi» yi altmış üç beyit ile nazmedip badehu şerh etmiştir 
ki, bu şerhi «Kamus» mütercimi Âsim Efendi türkçeye tercüme etmi§tir. 
«Şerhi Cevahirül Kelâm», «Lügazül Bahail Âmili» adh te'lifleri; aruz, 
vıflî, muamma, ve başkaca ilimlere ilişkin risaleleri de vardır. 

Oğlu müderrisinden Halebîzade İsmail Hakkı Efendidir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 136; Cevdet Tarihi, cilt 4, sah. 214; Kamu- 
sül A'lâm, sah. 568/569.) [168 a]. 



[168 a] «Huzur DersH^rî», cilL 1, sah. 608 de. HicrS 1172/1173 senelerinde Huzur 
Derslöiine muhatap olarak iştirak eden Halebî Şeyh ibrahim Efendi, zuhulen «Mülteka 
müeiun» diye göster Umistir. «:Mülteka nıüelliti» Halebi İbrahim Efendi'nin hal tercü- 
mesine dair «Kamusül A'lâm», sah. 56S, deki malûmatı, hu büyüfc âlimi de tanıtmak 
emeliyie aynen öcrccdiyoruz: 

«tbrahimi HaietoS (MüJlekn müeliin) : Eâzımı fuKaiıây] hanefiyyedeh meşhur 
«Mültekel ebhur» un müellifi olan zattır ki, dokuzuncu karnı hicrî ortalarında Halep'te 
Bünyaya gelmiştir. Dimigk'te (Şam'da) vft Mısır'da tahsilini ikmal ile ve alelhusus 
İlmi fîlnhta terassuiı ettikten Honra Dersaadete (İstanbul'a) gelerek Kajıunl Sultan 
Süleyman hazretlaıl aajııanmdn payitaht (latanbu!) ulemasını dersleriyle müstefit 
etmiş ve 9S6 tarihinde doksan yaşmdü olduâu haidP irtihal eylemiştir. 

Yukarda zikrolunan tc'lili; Kudurî, Muhtar. Kenz ve Vikaye gibi te'lifatı mut&be- 
renln hülâsası makamında olup kâffei kavaidl fıkhiyyeyi sehli selis hir îbare ile 
cami- olmakla eîyövm Osmanlı memleketlerinin her taralında ders kitabı ittihaz 
olunarak müledavel olduğu gibi «Münyeti! Musalli» şerhi o!up müellifin ismiyle meş- 
hur olan diğer bîr eseri dahi itikadâtta öüsturül amel hükmündedir. Bundan başka 
fukehâyı hanefiyyenin teraciml ahvalini câmî' «Tabakatül Fukahâ» namiyle diğer 
bir eseri dahi vardır ki, gerek tarih ve gerek lıkîh noktai nazarından ehcmmiyyeti 
meydandadır. Bu cesim eserler, sahibi tercümenin İlmü fadîına vg âlemi İslama olan 
hizmetine bir §aMdi âdil bulunduklarmdah ziyade mecfih ve tavsife lüzum görmü- 
yoruz». 

Husu-r Dersleri, C. II — JS 



— 274 — 
Haremeyn kesedarı biraderi Hafız Muhammed Emin Efendi 

Hafız Muhammçd Emin Efendi, «Haremeyn kesedarı biraderi» namı 
ile anılır. Müderris ve Galata mollası olmuştur. 1197 tarihinde Huzur Ders- 
lerine muhatap olarak iştirak etmiştir. Mazulen 1220 tarihinde vefat 
etmiştir. Fatihte Nişancı'da medfundur. 

(SiciUi Osmanî, cilt 1, sah. 417.) 

Harputlu Seyyit Abbas Elendi 

Abhas Efendi, müderristir. 1237-1257 seneleri arasında Huzur Ders- 
lerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1257 senesi Receb ayında Halep 
mollahğma tayin edilmiş ve 1260 senesinde Mekkei Mükerreme payesine 
nail, 1266 senesi Safer ayında İstanbul kadısı olmuş ve Anadolu payesini 
İhraz eylemiştir. 1268 senesinde vefat etmiştir. ■ 

Âlim, fâdıl bir zat idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 295.) 

Harputlu Hacı Abdüllâtif Efendi 

Harputludur. Darülfünunda ilmi kelâm hocalığında bulunmuştur. 1319 
senesinde huzur hocalığına seçilmiştir. Bir araUk Medresetülvaizm'de de 
hocalık etmiştir. «Tenkihülkelâm fi akaidi ehli islâm» ve «Mev'izai Abdül- 
lâtif» adil eserleri vardır. Ölümü Rumî 1330 senesindedir. 

Harputlu Abdürrahman Efendi 

Sicilli Osmanî, Harputlu Abdürrahman Efendi hakkında şu malûmatı 

vermektedir: 

'îAbdürrahman Efendi, Kürt Hoca namiyle anıhr. Sadatı berzenciye- 
dendir. Dersiam ve fâdıh benamdır. 1241 tarihinde Yeniçeri Ocağının orta- 
dan kaldırılması sırasında hüsnü hizmeti görülmüştür. Muammerinden 
olup 1270 senesinden sonra vefat etmiştir; Eyyübde İmaret derununda 
medfundur. Oğlu, sudurdan nakıbüle§raf Mustafa Tevfik Efendidir.» 

Cevdet Paşa, taırihinde, Yeniçeri Ocağının ortadan kaldırılması vak'a- 
sından bahsederken, şöyle demektedir [169] : 



[169] Cevdet Paşa Tarihi, cilt 12, sah. 171 de de su malûmat m&vcuttur: 
«Yeniçeri Oeagının ortadan icaldınlması için sarayda vcriien kararda ve topianan 
Meclisi Has'ta Yıazır bulunanlar meyanmda zamanın ilerî gelen uleması ve ekserisi 
huturu hümoyun derslerinde muharrir ve muhatap buJıınun zevattan ezcümle Cargaa- 



— 275 — 



«Sancakı ŞeriJ: çıktığı gibi derunu payitahtta azim bir kıtal başlıya^ 
cak, harbin neticesi ise meçhuldür. Şayet zorbalar galip gelip de bunca 
esdıkayı devleti imha ederler ise sonra bunlar ne veçhile idare olunur, 
devletin hali ne olur gibi mütalâalar hatırhırag olarak zatı şahanede sureti 



balı Hoca Muhammeci Efendi, mavalideıı KüLahyalı Halil RüşjVü Elendi ve Gedusi 
Muhammed Kfendi. müderrisindim ftitvaemlni Yabanâüâdi Ali tlfendi, Basmüscvvia 
Fethuilaiı Elendi ve sarayı cedidi hümayun hocalarından Kütüphane Hocası Akşehirli 
Ömer Efendi, Hazine iıocaaı Ders Vekili Ek.mek(;izade Hafız Ahmed Efendi, Scfej-li 
hocası Konevi Hüseyin Efendi, Galata Saraymda .Kütüphane, hoc-ası E'ğînli İhrajıinı 
Efendi, Büyük oda hocası Denizltli Yahya Efendi, Orta oda hocası Zeyrek Imamızade 
Es*at Efendi, Küçük oda hocası Cerkesî Muhanrınıed Efendi, vo sair dersiiim ve müder- 
rislerden Karabaği Ahmet Efeınli ve Bafralı AhıneL Revnakı Efendi, Ahıskalı Ahmet 
Efendi ve Kürt Abriurrahman Efendi, Baba Kal'alı Mustafa Efendi, Cars^nbaiı Muh- 
lafa Efendi ha^ır bulunmuşlardır». 

Yine cevdot i^asa Tarihi, cilt 12, sah. 184 ve 19S de de- göyle denmektedir: «Meşihat 
makullerinden DUrrî:^ade Abdullah vü Mekizadc Asım, Yasinîzade Ahdülvehab Ve 
Sitkîza4e Ahmel Reslt Efendilerin dahi dahili cem'iyyet olmalan padişah taraı'maan 
İrade edilmiş olmakla Sancakı ŞcrJl altına davet olunmuşlardır.» (sah. ISri); «İste 
o zaman sadra^aım ve şeyhülislam livayı şerifi Nebeviyi hfirdüsü ihtiram ederek 
gülürüp mt^ydanda hazır bulunan gayretkesanı devlete teslim ettikleri akabinde 
Ahıskah Ahmet Efendi o kadar müessir ve rikkatengiz bir dua etti ki, meydanda 
ağlamadık adam knlmadı.» (şah. 198}. 

Ahmet Mithat Efendi de. Tarihi Osmani'de &u malûmatı vermektedir: *Livai 
şerifin vaz'ı akabinde zatı şahane kubbci hümayun aluna tesrîf hnytırüu. erkânı 
saltanatı huturu hümayunlarına relbettl. Cümlesi ^jelip şerefi daiiıenhus ile müş;erref 
.Uduktan sonra tahtı alinin sag taralında Sadraza:m. badehu Dürrlzade Abdullah 
Efendi ve soi tarafında tŞcyhülistâm Kadı^ıade Muhammed Tahh- Efendi, badehu 
Ekmekgizade ve Yasincizade ve Sılkizade Efendiler ve Suduru izam ve İstanbul 
kadısı ve muvacehe] hümayunda, ricali devlet durup zatı şahane sadrâzam île ulemaya 
işareti kuud i!e iltifat buyurduktan sonra nutku hümayuna agaz ile.-. (Cenabı hakka 
çok .şükürler olsun ki. bu kulunu ecdadı azammm nnil olmadıkları fethi mübine 
mazhar kıldı. Sizleri de bu-hizmeti eelilede bulundurdu, Allah cümlenizden razı. olsun, 
Bainiz ıne=5kûr ok;un,..). (sah. 515); <.Bu vak'ayi hayriyyeyi. bu muzafferiyyeti azüneyi 
müteakip Sultan Mahmud Hai. reli erinin destan şerifi fese ve Kaftanı sehriyâriyı 
setreye velhasıl kisvei padigahancyi nizamı eedid kıyafetine tahvil eyleyerek meydana 
çıktıkları gibi he,rkes icin dahi eseri padi^aiıiye İmtisal etmeleri vacip «imuştu.. 
(sah 521) ■ «Ve vinç mektebi fün^inu tıbbtyye ile sair mekâtibi askeriyyenin mueed- 
deden ve tccdiden kubatları, nısfı türkçe ve nısfı diğeri fransızca bir gamete ihdas, 
hop hu zamanın icraatı naliasmdandır.-.». 

Ahmet Mithat Efendi, Tarihi OsmanVsinde Tıbbiyye Mektebiııin açıhsmı söyle 
anlatmaktadır: .11 Mart 1827 Miiadî. 1243 Hicri tarihinde Tıbbiyye Mektebi acılmıgtı. 
Anadolu Selcukîlerinde ve Osmanlı İmparatorluğunun i'tilâ devirlerinde Türk hekim- 
liği en parlak zamaniarmı yaşamıştı. Fatih Sultan Mehmet tstanbuiu fethettikten 
Eonra mükemmel bir Tıb Medresesi vücuda getirmişfti. Fakat Osma,nlı İmparatorlu- 
tunun inhitatının sür'atlendlği devirlerde artık me*îreseler Türk irfan hayatma 
lüzumln olduğu kadav hizmet edemez bir haîe gelmiş, politika ile yürüyen dım taas- 
sup bu müesseseleri verimsiz kılmı§ ve onlar da Yeniçeri Ocağı gibi bozulmuştu. 



— 276 — 

tereddüt ve teenni görüldü. Bunun üzerine Kürt Âbdürrahman Efendi söze 
başlayıp hiddetlendi, şiddetlendi, ağzı köpürdü: «Bu din ü devletin bakası 
muradı ilâhi ise o habisleri vururuz, mahvederiz; değil ise bizde bu din 
ile batup gideriz! Daha ne olmak ihtimali kaldı?» diyerek elindeki teşbihi 
hiddet ile yere vurdu. Teşbih koptu ve dağıldı, daneleri mermerler üzerin- 
de yuvarlanır iken hüzzara rikkat gelüp gözyaşları dane dane dökülüyor 
idi. Sultan Mahmut Han hazretlerine dahi rikkat gelip bükâ ederek (ağla- 
yarak) Hırkai Şerif odasına girdi, livayı şerifi Nebeviyi çıkardı, sadnâzam 
ile şeyhülislâma tevdi buyurdu ve bizzat asker ile Etmeydanma kadar 
gitmek istedi. Erkânı devlet öyle mecmai küUâb olan mahalle azimeti 
hümayuna hacet yoktur, diyerek Hırkai Şerif odası pişigâhında ikamet ile 
ehli imânın selâmet ve mansuriyyctine dua etmelerini istirham etmeleri 
île buna dahi müsaade etti.» 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 327; Cevdet Tarihi,' cilt 12, sah. 183.) 

Harputlu İshak Efendi 

Hoca İshak Efendi, Hicrî 1216 yılında Harputta doğmuştur. Babası 
Harput ulemasından Abdullah Efendidir. Harputun Perçenç köyünde med- 
fun bulunan Şeyh Ali Efendi ecdadı meyanmdadır. İshak Efendi, ilk med- 
rese tahsilini memleketinde yapmış ve İstanbulda Fatih medresesinde tah- 
silini ikmal etmiştir. 

Memuriyyet hayatına Darülmaarif rüşdiyye mektebi muallimi olarak 
başlamış, sırasiyle Mechsi Maarif âzası, molla, bilâhare Mekke mollası, 
1296 tarihinde İstanbul payesini haiz ve Evkaf Müfettişi olarak kırk sene 
vazife ifa etmiş, selâbetile şöhret kazanmış idi. 

Huzur Derslerinde muhataphğı 1270-1285 senelerinde dir ki, Sultan 
Abdülmecit ve Abdülâziz devirlerine tesadüf eder. 

Hoca İshak Efendi âlim, fâdıl, hakkı gözeten ve sözünü esirgemiyen 
bir zat idi. Matbu eserleri mevcuttur. Bunlar arasında bilhassa İncili Şeri- 
fin elde bulunan nüshalarının rauharrefiy yetine dair kaleme aldığı «Şem- 
sülhakikas^ ve «Ziyail kulubs^ nammdaki eserleri ile [170] «Zübdei ilmi 



Ycntçeri Oca.ğınm kaldırılması üzerine askerî ıslâhata hız verilmiş? ve bu arada 
oröunun sıhhat isleri ile uğraı^acak hekimlt:r yfitistirmek üzere Tıphane ve Cerrah- 
hane Mektebi acrms idi. Kügad merasiminde ikinci Malımud bizzat hazır bulunmu.s 
ve Su irsaö edici sözlari söylemişti: (Gerek asakiri şahane ve gerekse memaliki mah- 
rusamiz tein hazîk tabibler yetiştirip hidematı lazimede istihdam ve diğer taraftan 
dahi fenni tıbbı kâmüen lisanımıza alıp lüzumlu kitapların dahi türkçe tedvinine sa'y 
ve ikdam eylemeliyiz...)». 

[170] Son zamanlarda, elde mevcut Tevrat ve încil'lerin muharrefiyyetine ve 
teslisin butlanına dair îsiâm âlimleri pek çok esorlor yazmışlardır. BM meyanda erbabı 



— 277 -- 

kelâm» ve «Es'ile ve Ecvibei Hikemiyye», «Miftahül Uyun», ulûmu aiiyye 
tarifatinı mübeyyin «Es'ile ve Ecvibe», «Kâşifül Esra<r, Dafiül Eşrar» adlı 
eserleri vardır. Bunlardan başka îbni Sinanm meşhur Şifa'sını «îstişfafi 
Tercümetüşşifa» namiyle tercüme etmiştir ki, bu eseri tabedilmemiştir. 
tlmî neşriyyatma vefaüna kadar devam etmiştir. 

İshak Efendi ,1309 Ramazanının onüçüncü günü 93 yaşında vefat edip 
Fatih türbesi haziresinde defnolunmuştur. Oğlu ikinci meşrutiyyetin ilânı 
senelerinde İstanbul kadısı olan Cemaleddin Efendidir. «Cemal Molla» diye 
anılır. 

(Osmanlı Müellifleri, cilt 1, sah. 247; Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 329; 
îshak Efendinin ailesine dair malûmat, torunu sayın Muhittin Cemal Tuğ- 
savul'dan elde edilmiştir.) 

Harputlu ismail Seyfeddin Efendi 

İsmail Seyfeddin Efendi, Harputludûr. Müderris ve molladır. 1263-1266 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1266 
senesinde Bağdat kadısı, 1286 senesi Muharrem ayında Şûrayı Devlet âzası 
olmuş, bir müddet sonra İstanbul payesini ihraz ile 1289 tarihinde İstanbul 
kadısı ve bilâhare Divanı Ahkâmı Adliyye âzası ve 1291 senesi Rebiül- 
ahannda Muhakemat reisi olmuştur. 1292 senesi Zilhicce aymda yeniden 
Şûrayı Devlete alınmış, kendisine Anadolu ve Rumeli payeleri verilmiş, 
1295 senesi Zilhicce ayında Halep naipliğine, 1296 senesinde tekrar Şûrayı 
Devlet âzâlığma getirilmiş ve murassa' Osmanlı nişanı ihsan buyurulmuş 
ve Mecelle Cemiyyeti reisliğini yapmıştır. 1300 senesi Safer aymm onye- 
dinci günü vefat etmiştir. Haydarpaşada medfundur. Sudurdan Sirozîzade 
Tahir Efendinin damadıdır. Sicilli Osmanî, bu zattan bahsederken «zi ilim, 
ceriyül cenan ve natuk idi» der. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 122.) 

Harputlu Seyyit Numan Efendi 

Numan Efendi hoca ve dersiam olup 1235 - 1253 seneleri arasında 
Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1254 ve 1258 senele- 
rinde iki defa Sofya mollası olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 573.) 



fazilet ve irfandan olan Petriçli (Sere^: kazasıi Hacı Abdi Bey'in «İzahil Memm fi 
Keşfjz Zülâımî-, «Feaaili aikruUah», «liisaîei samsamiyye», «Burhanül Hûda ü reddi 
iîavlün nasara» nammdalîi eserleri mevcuttur. Burhan'm Mr nüslıası Külüphanei 
Hidiyldedir. Bu eser Leblb Elendi tarafından lürkçeye t.ercüme edilmigiir. îstanbulda 
basılan Ahmel Mithat Etendinin «Müdafaa» namındaki eseri ile Diyarmekir matbıS- 
asmüa basıian Sırrı Paganırt «Nurül Huda U menihtedâ» nammdati eserîerj de bu 
arada zücrolunm^üdır, 



278 



Hasköylü Abdülhalim Efendi 

Abdüihalim Efendi, 12 Rebiülevvel 1268, 22 Ocak 1267 tarihinde Has- 
köy kazasının Kırca Ali kariyyesinde doğmuştur. Babası müderris Muham- 
med Efendidir. îlk tahsilini Kırca Ali'de babasından yaptıktan sonra Rumî 
1282, Hicrî 1283 tarihinde tstanbula gelerek Fatih camii şerifi dersiam- 
larından meşhur âlim Hacı Hafız Şakir Efendinin tedris halkasına girnüş 
ve tekmili nush ile 1300 tarihinde icazet almış ve bilimtihan ehliyyetim 
isbat ederek Tatih camii şerifi dersiamı olmuştur. 3 Zilkade 1300, 24 Ağus- 
tos 1299 tarihinde Fatih camii şerifinde derse başhyarak icazet vermiştir. 
1305 tarihinde İptidai Hariç, sonra Hareketi Hariç ve Hareketi Dahil rütbe- 
lerini almı§, maaşı 1000 kuruşa yükselnıigtir. 2 Eylül 1325, 10 Ramazan 
1327 senesinde Huzur Derslerine muhatap tayin edilmiş ve muhataphgı 
1334 senesine kadar devam etmiştir. 

(Hal tercümesi, Meşihatı îslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
25 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasından ahnraıştır.) 

îlayrebolulu Ali Efendi 

Seyyit Ali Efendi, Hicrî 1262 tarihinde Hayrebolu'nun Damluslar 
nahiyyesine bağlı Çene köyünde doğmuştur; Muhammed Efendinin oğludur. 

Tahsilini ikmal ettikten sonra 1299 senesinde derse gıkmış, 1316 sene- 
sinde talebesine icazet vermiştir. 1327-1334 seneleri arasında Huzur Ders- 
lerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 

1347 tarihinde 84 yaşında iken vefat etmiştir. Ali Efendinin elyazısı 
oidugu sanılan Altıncı Ders (Dersi Sâdis) başhkh bir yazı sah. 279 a 
dercolunmugtur. 

(Hal tercümesi, Hayrebolu Müftüsü sayın Şehabeddin Ergin'in 
19.1.1953 tarihli mektubunda verdiği malûmattan istifade olunarak hazır- 
lanmıştır.) 

Hayrebolıdu İbrahim Efendi 

İbrahim Hilmi Efendi, Hayrebolu kazasının Susuz Müsellim nahiyye- 
sine bağlı Delibedir köyünde 1260 tarihinde doğmuştur. Aynı köyde çift- 
çilik ve hocalık yapan İsmail Efendinin oğludur. Küçük yaşta tstanbula 
gelerek Yenibağge civarında Lütfi Paga Medresesinde Ders Vekili Ahmed 
Âsim Efendinin yanında okumuştur. Fatih camii şerifi muciz dersiâmla- 
nndandır. Vefatından bir sene evvel 1312 senesinde Huzur Dersleri muha^ 



— 2T9 



Sah. 57S c/e fto?. tercümesi gösteiriM-nis olan 
Hayrehplulu AU Efendinin siyahisi olduğu sa-mUın hir yasi 

taphğma tayin .edilmiş, ölüm tarihi olan 1313 senesine kadar bu vazifede 
kalmıştır. Rumî 1311 tarihinde 51 yaşında iken vefat etmi§tir. Edirnekapı- 
da medfundur. 

Hayrebolu Müftüsü sayın Sahabettin Ergin'in muhatap merhum Ali 
Efendiden naklen bildirdiğine göre, İbrahim Hilmi Efendiye muhataplık 
tevcih edildiğinde mukarrir olan zata: «Dikkatli ol, sama derste bir çok 
sualler tevcih edeceğim, ona göre hazırlan» demiş ve gerçekten Saltan 



_ 2HÜ — 

Hamid'in huzurunda mukarrire birbiri ardınca sorduğu sualler ile güç bir 
duruma düşürmüştür. Bunun üzerine padişah: «İbrahim Efendiye muha- 
tafîlık VG mukarrirlik caizesini beraber veriniz; çünkü o her iki vazifeyi 
de güzel bir şekilde başardı!» demiştir. Bu hâdiseden dolayı İbrahim. Efendi, 
köyünde mukarrir olarak tanınırdı. 

(Hal tercümesi, oğlu Muhammed Cemil Torfilli'nin 7.4.953 îarihh ve 
Hayrebolu Müftüsü sayın Sahabettin Ergin'in 19.1.953 tarihli mektupların- 
dan istifade olunarak hazırlanmıştır.) 

Hemşinli İbrahim Zühdü f^fendî 

Hem§inli İbrahim Zühdü Efendi, ulemadan olup, 1246 - 1250 seneleri 
arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. . Devriyye 
mollası İken Mahrec'e naklederek Mekkei IVIükerreme payesine nail olmu§, 
1250 senesinde Sofya kadılığına tayin edilmiştir. 1263 senesinde vefat 
etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 430). 

Hemşiîiü Mahmud Sabrî Elendi 

1296 - 1313 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
eden Hemginli Mahmud Sabri Efendinin Fatih türbesi haziresindeki mezar 
taşı kitabesi aynen şöyledir; 

«Hüvel Baki 

Zahir ve bâtın ilmini cami' ulemayı ahyâr ve esâtizei 

kiramdan Süleymaniyye Camii dersiamlarından Hemşinli 

Elhac Mahmud Sabri Efendinin ruhuna Fatiha. 

Sene 1313, Rebiülahar 14, Sene 1311, Eylül 21» 

Hemşinli Yusuf Dehrî Efendi 

Yusuf Nâdir Efendi 2 Recep 1286 tarihinde Hemşin'de doğmuştur, 
^abası ulemadan ve muciz dersiamlardan Abdülkadir Vehbi Efendidir. 
Baba cihetinden Dehrîzadeler, ana cihetinden Kadızadeler şöhretiyie anılır. 

îlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonraı 1303 senesinde İstanbula 
gelerek Rehâvî Muhammed Efendi ile Beyazıt dersiamlarından Kuyucaklı 
zade Muhammed Atıf Bey'den ders görerek 1311 senesi cemaziyelah arının 
21 inci günü icazet almıştır. Ayrıca Nuvap mektebine de devam ile şahadet- 
name almıştır. 1314/1312 senesinde icra; kılman ruus imtihanında da ehliy- 
yetini isbat ederek, müderris olmuş ve Fatih camü şerifinde tedrise başla- 



— 281 — 

yarak 1325-1327 tarihinde talebesine icazet vermiştir. Hicrî 1322 senasin- 
de Kasımpaşa naipliğine tayin olunmuş ve haiz olduğu İstanbul ruusu 
bir defa terii ettirilmiştir. 1333 senesinden 1341 senesine kadar Huzur 
Derslerinde muhataplık etmiştir. 

(Meşîhatı îslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği hal tercümesi vara*- 
kasından alınmıştır; hal tercümesinin verildiği tarih okunamamıştır.) 

İdris Efendi 

İdris Efendi, 1172 senesinde Huzur Dersleri Birinci Meclis muhatap- 
hğjnda bulunmuştur. Sicilli Osmanî, hal tercümesini şu yolda hülâsa 
etmektedir; ^Müderris ve dersiam iken Şeyhülislâm müfettişi ve huzuru 
humayun mukarriri (muhatabı olsa gerek) oldu. 1172 şalinden sonra irtihal 
etti». 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 311.) 

tlbasanlı İbrahîm Hakkı Efendi 

Hacı İbrahim Hakkı Efendi, Fatih camii şerifi dersiâmlanndandır. 
1308 senesinden 1318 senesine kadar Huzur Derslerinde muhatap olarak 
bulunmuştur. 26 Zilhicce 1318 tsirihinde vefat etmiştir. 

(Hal tercümesi, hocamız Ebül'ulâ Mardin'in notlarından almmıştır.) 

İlmî Yeğeni Ali Sâtı Etendi 

1172 Ramazanı Huzur Derslerinin II. Meclisine muhatap olarak 
iştirak etmiştir. İlmiyye tarikinin muayyen tafralarını ihrazdan sonra 
Mısır kadılığına irtika ederek 1185 Muharreminde Mekkei Mükerreme 
kadısı olmuştur. 1286 Cemaziyelâhmnda İstanbul kadıhğma tayin olun- 
muştur. Fakat bu vazifede muvaffakiyetsizliği hasebiyle müddetini ikmal 
etmeden infisali vuku bulmuştur. Müverrih Vâsıf, bu hâdiseyi şu suretle 
kaydetmektedir: «İstanbul kadısı, îlraî Damadı Alî Sâtı Efendinin tadili 
kıyem ve es'ar ve tedibi erbabı ihtikârda cehli bedidar ve butu ve rehaveti 
aşikâr olduğuna binaen istifayı müddet etmezden mukaddem aeille tenkib 
olunmuştur.» 

Cevdet Tarihinde Ali Sâtı Efendi hakkmda §u malûmat yazıhdır: 
«Vefatı Molla Ali Efendi. Anadolu Kazaskerliğinden munfasıl İlmî 

Damadı Ali Sâtı Efendi çent mahdan beri raünharifülmizac olduğu halde 

Muharremin altıncı günü vefat etmiştir. 



— 282 — ■ 

Merhum mü§arünileyh Mekke payelerinden Kezubî biraderi Mustafa 
Efendi merhumun sulbünden 1110 tarihinde tevellüd etmiş, 1139 senesin- 
de müderris, 1160 tarihinde Galata Mollası, 1171 senesinde Şam Mollası 
ve 1177 tarihinde Mekkei Mükerreme kadısı ve 1185 tarihinde İstanbul 
kadısı olmuştu. Midedkâri ömrü draz ile 1190 senesinde sadrı Anadolu 
olup badelâzil Rumeli Kazaskerliğine raürtekib ve mülâzim iken dan 
ukbaya azim oldu.» 

(Cevdet Tarihi, cilt 1-4, sah. 106; Vekayii sene 1194.) 

İmam Halil Efendi 

1173 Ramazanı Huzur Derslerinin Yedinci Meclisine muhatap olarak 
iştirak eylemiştir. «Ocak İmamı» diye maruftur. Oğlu, vüzeradan Tekir- 
dağmda mukim Defterdar Seyyjt İbrahim Pa§a, biraderi Seyyit Mustafa 
Paşa'dır. 

İmamı Sîlâhdan Hazreti Şehriyari Hafız Muhammed Emin Efendi 

Hafız Muhammed Emin Efendi Silâhdarzade, Ayazmada medfun 
Silâhdar Seyyit Muhammed Efendinin oğludur. Enderunu hümayundan 
tefeyyüz ederek 1206 senesinde müderris olmuştur. 1230 senesi Rebiül- 
ahannda Havası Refia kadısı ,1237 senesinde Mekkei Mükerreme mollası 
olmuş, 1239-1245 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak 
bulunmuştur. 1242 senesinde İstanbul payesini ihraz etmiştir. Sicilli Osmanî, 
vefat tarihini 1243 senesi Zilhicce ayının onüçüncü günü olarak göstermiş 
ise de senede yanhşlık ihtimali vardır. Üsküdarda Ayazma'da babasının 
yanında medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 426.) 

İmamzade Hafız Ahmed Efendi 

İmamzade Hafız Ahmed Eiendi, Köprülü 'lüdür. 1190 tarihinde Sela- 
nik moHası olmuş, 1205 tarihinde Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 268). 

tuegöllü İbrahim Efendi 

İbrahim Efendi, înegölün Yeniyörük köyündendir. 1256- 1264 seneleri 
arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmigtir. 
Zülfiyare dokunduğu için İnegöle nefyedilmiştir. 



— 283 ~ 

tstanbulda «Aynı vahit İbrahim Efendi» ismi ile maruftur. İnegöldc 
vefat edip İshak paşa camii civarına defnedilerek mezarmm ba§ma: 
«Müderrisini kiramdan İbrahim Efendi» diye yazılı bir kitabe konulmuş 
ise de 1938 tarihinde nakli kubur dolayı$iyle mezar tagı kaybolmugtur. 

(Hal tercümesi, İnegöl Müftüsü sayın Şaban Şahin'in 24.2.1953 tarihli 
mektubundan elde edilmiştir.) 

İskeçeli Seyyit Hasan Efendi 

Esseyyit Hasan Efendi, Muhsinzade Muhammed paşanm imamı ve 
müderris olup 1172 senesinde muhatab olarak Huzur Derslerine îgtirak 
etmiştir. 1200 senesinde Erzurum mollası olmuş, kendisine Filibe payesi 
verilmiştir. Sultan Üçüncü Selimin saltanatmın ilk senelerinde irtihal 
eylemiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 160.) 

İskîIipU Hacı Mustafa Efendi 

İskilipli HacL Mustafa Efendi, dersiam ve müderristir. 1224 tarihinde 
Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuş ve 1225 tarihinde vefat 
etmiştir. Beylerbeyinde medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 481.) 

tspartah Seyyit Hüseyin Efendi 

îspartah Seyyit Hüseyin Efendi, HorZun aşiretinden olup Egridir'in 
Anamas yaylâsmda 1190 tarihinde dünyaya gelmiştir. Babası Seyyit Hasan 
Efendidir. İlk tahsilini Eğridir'de yapmış, sonra İstanbul'da tamamlamış, 
müderris olmuştur. 1228 - 1246 seneleri arasmda Huzur Derslerinde muha- 
taphk yapmıgtır. 1241 senesinde İspartada Sultan Birinci Abdülhamit 
devrinde sadrâzam olan Halil Hamid Paşanın annesi 2eyneb Hatunun inşâ 
ettirdiği medresede müderris olmuştur. Huzur Derslerinde muhatap bulun- 
ması dolayısiyle her sene Ramazan aylarında dersi şerife iştirak etmek 
için İstanbula giderdi. 1246 senesinde İsparta Müftüsü olunca muhataplık 
vazifesinden ayrılmıştır. 1253 senesinde İsparta Müftüsü iken vefat 
etmiştir. Müderrisi bulunduğu medresenin dershanesi önüne defnedilmig- 
tir. Halen kabrinin bulunduğu yerde bir ilkokul binası inşâ edilmig 
bulunmaktadır. 

(Hal tercümesi, İsparta Müftüsü sayın Muhammed Soymenin 9.2.953 
tarihli mektubundan ahnmıştır.) 



—.284— 
Ispartalı Muhammed Efendi 

Muhammed Efendi, aslen Davgana'lı olup, orada doğmuştur. Babası 
Ahmed Tevfik Efendidir. 

Muhammed Efendi, tahsilini îstanbulda taraamlamıg, devri medaris 
etmiş ve 1254- 1257 senelerinde huzuru hümayun muhatapiığmda bulun- 
muştur. 

Sultan İkinci Mahmud, Yeniçeri Ocağmı ortadan kaldu-dıktan ve 
Anadoluyu bunların zulmünden kurtardıktan sonra Ocakları bulunan 
Hacı Bektaşi Veli dergâhında iradei seniyye ile ihdas olunan Nakşibendî 
postnişinliği 1257 senesinde Muhammed Efendinin uhdesine tevcih olun- 
muştur. Sultan Mahmudun vefatma kadar şeyhlik vazifesini ifâ eylemiş 
ise de Sultan Abdülmecîdin tahta cülusu iptidalarmda Bektagîler ayakla- 
narak Muhammed Efendiye rahat vermedikleri için suikastten korkup 
ailesi efradile bir gece firar etmiştir. Arkasını takib etmelerine rağmen 
Kızılırmak'tan mucize kabilinden geçip Kırşehire İltica etmiş, oradan da 
îspartaya gitmiştir. İspartada evinin yanında zikirhanesini yaptırıp Nakşı 
tariki şeyhliği ile iştigal eylemekte iken o zamanın Müftüsü bulunan 
Tahsin Efendinin azli üzerine onun yerine 1283 - 1285 tarihlerinde bilfiil 
İsparta Müftülüğü yapmıştır. 

«Davgana Şeyhi» diye meşhur olan Muhammed Efendi, vefatı üzerine 
evindeki zikirhanesini n altma defnedilmiştir. 

(Hal tercümesi, İsparta Müftüsü saym Muhammed Soymen'in 9.2.953 
tarihli mektubundan elde edilmiştir.) 

İspartalı Hafız Muhammed Arîf Efendi 

Hafız Muhammed Arif Efendi, İspartâlıdır Müderristir. 1261-1273 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1276 
Senesinde Sofya mollası, 127S senesi Ramazanında Bursa mollası olmuş 
ve bir müddet sonra vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 276.) 

İspartalı Muhammed Takiyüddin Efendi 

Muhammed Takiyüddin Efendi, 27 Zilhicce 1259 tarihinde Uluborlu- 
nun Uluğbey köyünde doğmuştur. Babası Veli Baba dergâhı pöstnişini ve 
raüteveUisi Seyyit Musa Kâzım Efendidir; annesi Fatma Hanım Safi. oğlu 
Durmuş Efendinin kızıdır, 



— 285 — 

İlk tahsilini köyündeki mektepte yapmış, hafız olmuştur. İstanbulda 
Oflu Muhammed Kâmil Efendinin dersine devam ederek tahsilini ikmal 
ile İcazet almış ve imtihan vererek müderris olmuştur. Amasyalı Abdül- 
kerim, Boyabadlı Osman, Malatyalı Muhammed ve Ilgınh tbrahim Efen- 
dilerin derslerine devam ederek Metali', İşarat, Mevakıf, Kadı Beyzâvî, 
Tevcih, Muhtasar Maani» Mutavvel ve Mir'at okumuş ve Muhaddis Kasım 
Efendinin Buharii Şerif derslerine devam etmiş ve Beyazıt camii şerifin- 
de tedrise başlıyarak 1311 tarihinde talebesine icazet vermiştir. 

1332 senesinde Huzur Dersleri muhatablığına tayin ve aynı senede 
dördüncü rütbeden Mecidî ve Osmanh nişanları ile taltif edilmiştir. îlmî 
rütbede de derece derece terfi ederek 9 Zilkade 1325 tarihinde Şahın ruusu- 
na nail olmuştur. 1332 senesine kadar muhataplık vazifesinde bulunmuş, 
Meşihatı Islâmiyyc Mektubî kaleminin 7 Haziran 1331 tarih ve 144 sayılı 
tahriratı ile kıdem ve ehliyyetine binaen maaşı verilmek üzere kendisine 
Edirne Mahreç payesi tevcih olunmuştur. 

Muhammed Takiyüddin Efendi, iyi arapça biHr ve konuşurdu. Arapça 
yüzyirmibir beyitlik «Kaşidei Tevessüliyye>> ismindeki kasidesi ve yine elli 
beş beyitlik başka bir kasidesi de vardır. Bu kasideler tekke menakıbmın 
500, 503, 508 inci sahifelerinde münderiçtir. Ayrıca türkçe şiirler de yaz- 
mıştır. Muhammed Takiyüddin Efendi, 1334 senesi Nisan ayında vefat 
etmiş, Üsküdarda Karacaahmet kabristanına def nedilm iştir. 

(Hal tercümesi, İsparta Müftüsü sayın Muhammed Soymen'in 9.2.953 
tarihli mektubundan ve Uluborlu'da oturan emekli öğretmen sajnn Said 
Demirdarm mektubundan elde edilmiştir.) 

îstanbııllu Seyyit AbdlUkaâir Efendi 

Seyyit Abdülkadir Efendi, İstanbulludur: Müderristir, 1259 - 1273 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1273 
senesinde Sofya kadılığına tayin olunmuştur. 1276 senesinde Edirne mol- 
lası olmuş, bilâhara irtihali darı beka etmiştir. 

{Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 350.) 

Şehrî (İBtanVuUu) Hafı^ Ahmet Lûtfi Efendi 

Hafız Ahmet Lûtfi Efendi, 1817 - 1232 . tarihinde îstanbulda Alaca 
Hamam semtinde dünyaya -gelmiştir. Babası nalmcı esnafından Mehmet 
Ağadır. İlk tahsilini mahallesi mektebinde yaptıktan ve hıfzı Kur'an eyle- 
dikten sonra 1244 ve Milâdî 1828 tarihinde Hendesehanei Berriyye'ye 
kaydolunmuş ise de, kendisinde askerliğe istidad görmediğinden üç dört 



— 286 --" 

ay sonra mektepten ayrılarak Amcazade Hüseyin Paşa Medresesinde 
hücr;enişin olmuş, bir taraftan ulûmu arabiyyeyi tahsil ederken, diğer 
taraftan farisî ve edebiyyat da okumuştur. 

1247 tarihinde mülâzemetle tariki ilmiyyeye ve 1250 - 1834 tarihinde 
imtihan ile tariki kuzata dahil, 1252 tarihinde îstanbul müderrisliği rüusu- 
na nail olmuş, 1253 - 1837 tarihinde Takvimhane mukabelecisi, 1253-1267 
seneleri arasmda da huzuru hümayun muhatabı olmuştur. 

1841-1257 de mukabelecilik uhdesinde olan ilmî rütbesi rabia rütbe- 
sine tebdil ve muvakkaten Sadaret Mektubî Kalemine tayin edilmiştir. 

îlmi rütbesinin tebdilini tarihinde şöyle anlatmıştır (cilt 8, sah. 184): 

«Tebdili meslekte feyiz olmadığı mücerreptir. Fakir evaili haide o 
tecrübelerden bihaber olduğumla beraber 1257 tarihinde kibarı müderri- 
Bînden ve huzuru hümayun dersleri muhataphğmda bulunduğum halde 
«Talimül muteallem» nam kitabı arabîyi ilâvei mebahisi müfide ile türk- 
çcye tercüme ettiğim nüshai mübeyyiza ve müzahhabesini huzuru âliye 
takdim esnasında şevki rekabet ile nüshai mezkûrenin duçarı gaybü zati 
nayab olması rütbei rabia ile Mektubî Sadaret odasına nakle badi olmuş 
ve nüshai mektumenin birincisi muahharan müsveddelerinden bittekrar 
beyaz edilerek elhaletü hazihi kütüphainei fakiranemde asarı âcizanem ile 
mahfuz bulunmuştur. Zahnnda vak'anüvis Es'at Efendi merhum ile meşa- 
hiri füzelâyı vakitten bazı zevatın kendi kalemleriyle takrizleri vardır. 

Bihamdullâhi Taalâ o mesleki ilmiyyede dahi akranıma faik ve rütbei 
ulâ sınıfı evveline kadar nail olarak bazı menasıbı divaniyyede bulundu- 
ğum halde daima meyli derunum yine tariki ilmiyyeden ayrılmazdı. 
Rabbim makamını Cennet eylesin. Sultan Aziz Han Hazretlerinin evahiri 
saltanatlarında vak'anüvis bulunduğum halde rütbei fakiranemin muka- 
bili bulunan İstanbul payesi ile ashraa ric'at ettim. 

Bana sertacı saadettir amamem Lûtfi 
Sanlırsara ne olur dört el ile zeyli ilme». 

1842 - 1258 tarihinde mukabelecilikten istifa etti. îki sene kadar 
Sadaret Mektubî Kalemi Mümeyyizliğinde ve farisî mütercimliğinde bulun- 
du. 1845 - 1861 de Vidin ve Niş taraflarının tmar Meclisi seyyar kitabetine 
tayin olundu. Bir ,sene o havahyi dolaştıktan sonra, İmar Meclisinin lağvı 
üzerine tstanbula döndü. 

Zaptiye Nezaretinin teşkiUni müteakip Zaptiye Meclisi kitabetinde ve 
Takvimi Vekayi'in her hafta muntazaman tahrir ve neşrine çalışmak üzere 
tekrar Takvimhane'ye memur edildi. Salise rütbesi ile nişanını ihraz eyledi. 
1849 - 1265 tarihinde maaş ve memuriyyetini muhafaza etmek üzere bakaya 
tahsiU için Filibe'ye gönderildi. Dokuz ay sonra avdet ve Takvİmhane'ye 
devam etti. 



~ 287 — 

İki sene müddetle Anadolu Teitiş kitabetinde bulundu. Tefti§ hizme- 
tinin lağvında İstanbul'a döndü. 1853/1269 da Takvimhane musahhihliğine 
tayin ve dört sene sonra rütbesi mütemayize terfi olundu. Bu hizmet uhde- 
sinde olduğu halde 1861/1278 Tıbbiyye Meclisi Azâlığına ve Tıbbiyye 
Mektebi türkçe ve in§â muallimliğine tayin olundu. 

1881/1299 da ulâ smılı sanîsi rütbesi ve 7500 kuru§ maaş ile Meclisi 
Maarif Azâlığı ve Takvimi Vekayi'in umuru tahririyyesi inzimamiyle 
Matbuat Nezaretine nasbedildi. On ay sonra nezaretin ilgası ile tekaüt 
edildi. îki ay sonra ikinci defa Meclisi Maarif Azâİığma ve 1865/1281 de 
ilâveten vak' a nüv isliğe tayin olundu. 1869/1286 da vak'anüvislikte ibka, 
âzâlıktan tekaüt oldu. 1873/1290 da rütbesi ulâ smıfı evveline terfi. etti. 
1876/1293 tarihinde kendi arzusu ile rütbesi İstanbul kadılığı payesine 
tahvil ve 1877/1294 de Şûrayı Devlet âzası oldu. 

1879/Muharrem 1297 de Anadolu, 1881/11 Muharrem 1299 tarihinde 
Rumeli Kazaskeri payesi tevcih edildi. 

Mekkei Mükerreme Emîri ile Hicaz Valisi arasındaki ihtilâfm esba- 
bım tahkike, 1896/1314 de amedî muavini evveli Müfit Bey'le birlikte 
memur edildi. 

1887/1 Cemaziyelevvel 1305 tarihinde Rumeli Kazaskerliğine ve bir 
sene sonra Şûrayı Devlete avdet etti. Birinci rütbei Osmanî ve Mecidî 
nisanlarını ve gümüş imtiyaz madalyasını ihraz etti. 

1907/2 Sefer 1325 tarihinde Boyacıköyündeki yahsında vefat etti. 
Aksaray civarında Sofular camii haziresinde ihzar ettiği kabre defnedildi. 
Vefatı tarihinde 93 yaşını mütecaviz idi, 

Ahmet Lütfi Efeadi, uzun boylu, zayıf, sarıdan mübeddel beyaz ve 
seyrek sakallı, mavi gözlü, nazik, terbiyeli, mütevazi, hatırnüvaz, zekî, 
hafızası metin, hoşgû, ehli dil, edebiyyata vâkıf, §air, afif ve mütedeyyin 
bir pîri muhterem idi. (Son Asır Türk Şairleri) Bu zatın vefatmdan sonra 
Sultan İkinci Abdülhamid vak'anüvis tayin etmemiştir. 

Eserleri şunlardır: 

1) Tarihi Lûtfi: Cevdet Paşanın tarihine nihayet verdiği 1825/1241 
senesinden bağlıyarak onbeş cilt yazmıştır. Yedi cildi hayatında basılmıştır. 

Sultan Muhammed Reşad'm padişah olmasını müteakip vak'anüvis 
tayin edilen Abdürrahman Şeref Bey, sekizinci cildi ilâveler ve hâşiyyeler 
île tabettirmlştir. 

2) îmamı Gazaîı'nin «Talimül müteallem» namındaki eserini «Tefhi- 
mül Mûallem* ünvaniyle türkçeye tercüme etmiştir. 

3) Robenson tercümesi. 

4) Divançe: Manzum eserlerinin bir kısmını havidir. 1884/1302 de 
basılmıştır. 



; " — 288 — 

5) Lûtfi Kamusu: Arabi Kamus tercüme sindeki lûgatları hurufu 
heca üzerine tertip edilmi§ büyük bir eserdir. Yalmz iki cüz'ü basılmıştır. 

«Son Asır Türk Şairleri» nde, sah. 890 da fotoğrafı mevcuttur. 

(Hai tercümesi, kendi eseri olan «Tarihi Lûtfi:* adlı yedi ciltlik tari- 
hinin vefatından sonra Abdürrahman Şeref Bey tarafından itmam edilen 
sekizinci cildinde yazıh hal tercümesi ve tbnül Emin Mahmud Kemal inal 
merhumun «Son Asır Türk Şairleri» nden istifade olunarak hazırlanmıştır.) 

İstanbullu Ali Yekta Efendi 

İstanbullu Yekta Efendi, fâzıl bir zattır. Ayasofya camii şerifi dersi- 
amlarından âmâ Hafız Efendiden icazet almıgtır. Kendisi de icazet ver- 
meye muvaffak olmuştur. Farisî lisanına hakkiyle vakıf idi. 1326-1327 
senesinde Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. Nakşibendî 
tarikatmdandı. 1327 tarihinde vefat etmiştir. Eyyübte Kırkmerdivenlerde 
aile kabristanında medfundur. 

Basılmış eserleri şunlardır: Mürakkat Talikatı, Halebî Haşlyyesi, 
Tasavvuratı Seyyidine Talikat, Alâka Haşiyyesi, Taşköprü Haşiyyesi, 
Şürutu Salât Haşiyyesi, Aruz Haşiyyesi. 

Basılmamış eserleri şunlardır: 

Sûrei Kahman Tefsiri, Suretül Beled Tefsiri, Hamamînin Meclisül- 

hemze Şerhi. 

(Osmanlı Müellifleri, cilt 2, sah. 59.) 

tJşşakî Nasuh Efendizade İstanbullu Seyyit İbrahim Edlıem Efendi 

SeyyJt İbrahim Ethem Efendi, Huzur Dersleri mukarrirlerinden 
Uş§akî namiyle maruf Muhammed Nasuh Efendinin büyük oğludur. Hicrî 
1264 senesi sonlarında Fatih civarında Mimar Sinan namı diğeri Kumrulu 
Mescit mahallesinde doğmuştur. İlk tahsiline o civardaki Hafız Pa§a 
mektebine devam ile taaşlamıg ve hafızı Kur'an olmuştur. 

Fatih camii şerifinde mütedavei olan ilimleri Tophane müftüsü Bekir, 
Edime müftüsü Muhammed Fevzi, Gelibolulu Tahir Efendilerden okumuş, 
Tariki Mısrî üzere vücuhü Kur'aniyyeden evvelâ aşereyi. ve sonra takribi 
tilâvete de muvaffak olarak Şehrî Hacı İsmail Efendiden icazetname almış- 
tır. Yine Fatih camii şerifinde Berkofçalı Abdürrahim Efendinin ders 
halkasına girerek İzhara kadar ders görmüştür. Zamanın âlimlerinden 
efâdıl ve esatizei muhakkikinden Mustafa Şevket Efendinin tatil ve ikindi 
derslerine de devam ederek okuttuğu mütenevvi ilimlerden istifade etmiş- 
tir. Hicri 1291 senesi Ramazanından sonra da babası dersiam Hafız Nasuh 



— 289 — 

Efendinin derslerine devam ederek 1293 senesinde icazetname almış ve 
müderris oimugtur. 

îlk defa Hicri 1313 senesinde talebesine icazet vermiş, bir ra.üddet 
sonra da ikinci defa icazetname vermeye muvaffak olmuştur. İki defa 
muciz; dersiamdır. 

1293 - 1306 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulun- 
muştur. 1295 senesinde Babı Meşihat Fetvahane Dairesi raüsevvitlîği, 
taharrii mesaiî memurluğu ve fetya müvezzillği, 1304 senesinde Galata 
kadılığı, 1308 tarihinde İstanbul kadı muavinliği vazifelerinde bulunmuş, 
ilmî rütbesi Bilâdı Hamse mollalığına yükselmiştir. 1312 tarihinde Hare- 
meyni Muhteremeyn payesine nail olarak Medinei Münevverede bir sene 
kadılık hizmetini gördükten ve resmen avdet emrini aldıktan sonra Beldei 
Tahire eşraf ve ahalisi tarafından iktidar ve salâhı halinden dolayı daha 
bir müddet vazifesinde kalması istenilmiş ise de, sem'i itibara alınmamış- 
tır. 1313 senesinde Fetvahane Dairesine reisülmüsevvidîn tayin edilmiş, 
1318 senesinde istanbul kadılığı payesine, 1323 senesinde Anadolu Kazas- 
keri payesine, 1324 senesinde bilfiil Rumeli Kazaskerliği vazife ve paye- 
sine nail olmuştur, tkınci derece Osmanî ve Mecidî, birinci rütbe Mecidî 
nişanlarını hâmil idi. Hicri 1336 senesi Ramazanı Şerif ayında (1334 Hazi- 
ran) zatüicenb hastalığından vefat etmiştir. Fatih camii şerifi haziresin- 
de medfundur. 

(Hal tercümesi, küçük oğlu sayın Hadi Öndin'in 10 Mayıs 1961 tarihH 
mektubundan ahnmıştır.) 

İstanbullu Hafız Muhammed Ârîf Hilmi Efendi 

Hafız Muhammed Arif Hilmi Efendi, istanbulludur. Müderrisdir. 1243- 
1248 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş, 
1 Rebiyülevvel 1249 senesinde Edirne niyabetine tayin edilmiştir. îstan- 
bula geldikten sonra 1251-1259 senelerinde yine Huzur Derslerinde muha- 
tap olarak bulunmuş, 1259 senesi Zilhicce ayında Havassı Refia kadılığına 
(Eyyüb mollalığına) tayin edilmiştir. 1263 senesi Zilkade ayında Mekke, 
1272 senesi Şaban ayında İstanbul payelerine nail olmuş, 1277 senesinde 
İstanbul kadısı olmuştur. 1278 senesi Muharrem ayında Anadolu payesini 
ihraz eylemiştir. 1284 senesi Ramazan ayında vefat etmiştir. Eğrikapıda 
medfundur. 

Muhammed Arif Hilmi Efendi âlim, fâzıl bir zat idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 277.) 

Huşur D&rsleri^ C. U ~ i§ 



— 29ü — 
Şehrî (İstanbullu) Muhammed Emiîi Efendi 

Muhammed Emin Eiendi İstanbulludur. Müderristir. 1228-1249 sene- 
leri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 12 Sefer 
1249 tarihinde Seiâni!< kadılığma tayin edilmiştir. 1256 Cemaziyeievvelinde 
vefat etmiştir. 

(Sicilli Osınanî,cilt 1, sah. 429.) 

İstanbullu Muhammed JS«şit Efendi 

Muhammed Reşit Efendi İstanbulludur, müderristir. 1239 - 1245 tarih- 
leri arasmda Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1263 senesi 
Rebiülevvel aynıda Eyyub mollası, bilâhare Bilâdı Hamse mollası, 1268 
Zilkadesinde Mekkei Mükerreme moUası olmu§ ve 1274 senesi Şaban 
ayında vefat etmigtir. Zincirlikuyuda medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 395.) 

Şehrî (İstanbulhı) Seyyit Muhammed Sait Etendi 

Muhammed Said Efendi, İstanbulludur. Müderristir. Mısır mollası, 
1266 tarihinde Yenişehir Fener mollası olmuştur. Huzur Derslerindeki 
muhatabhğı 1228 - 1266 tarihleri araşma tesadüf eder. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 43.) 

İstanbullu Hafız Muhammed Şevki Efendi 

Hacı Hafız Muhammed Şevki Efendi, 1258 tarihinde İstanbuldaı doğ- 
muştur. Babası Abdülhamid Efendi, annesi Fatma Hanımdır, Babası 
Abdülhamid Efendi, Saraçahnebaşındaki dükkânında misk yağı (ıtriyat) 
ticareti ile i§tigal eder, aynı zamanda talimi Kur'an ile meşgul olurmuş. 

Muhammed Şevki Efendi, Saraçhaneba^mdaki Amcazade Hüseyin 
,Pa§a medresesinde okumuş ve Darülmuallimîne de devam ederek bura- 
dan da mezun olmuştur. Darülmualliraînden mezun olduktan sonra o zaman 
Hükümet taırafından yeni teısis edilen Cidde (Hicaz) Rüşdiyye mektebine 
iki kese, yani 1000 kuruş maaş ile muallim tayin ediîmig, burada dört 
sene muallimlik yapmıştır. 

îstanbula avdetinde Fatih camii gerifi dersiâmlarmdan îşkodraîı 



~ 291 — 

Recep Efendiden [170 a] icazet almıg ve usulen ruus imtihanına girip 
muvaffak olduktan sonra Fatih camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. 
1299 senesinde Fatih camiinde derse çılcmıştır. Fatih rüşdiyye melîtebinde 
Kur'anı Kerim ve ulûmu diniyye muallimliği yapmıştır. Muhammed Şevki 
Efendij arajbî ve farisî lisanlarma vakıftı, iyi bir hattattı. Yazılmış eser- 
leri yoktur; kütüphanesi Fatih yangınında evi ile birlikte yanmıştır. 

Plevne Gazisi Osman Paşanın iki oğlu Nureddin ve Kemaleddin Paşa- 
lann ilk tahsil çağlarından beri hocalığını yapmış, arabî, farisî ve din 
dersleri okutmuştur. Muhammed Şevki Efendi Osman Paşaya dersiam ve 
Darülmuallimîn mezunu olduğu için tavsiye edilmiş, paşa merhum bir 
gün Fatih camiine giderek dersini dinlemiş, takririni beğenmiş, oğullac 
rina ders vermesini teklif etmiştir. 

Sultan Selim türbesinde Şifai şerif okurdu. 

İkinci ^bdülhamid devrinde Huzur Derslerinde 1314 - 1322 seneleri 
arasında muhatap olarak bulunmuştur. Huzur Dersleri, Ramazanı şerifin 
iptidası ile Kadir günü arasında fasıla ile okutulan sekiz dersdir. Bu sekiz 
ders ulemaya taksim olunur. Padişah hangi gün ders okunmasını irade 
ederse o gün huzura derse gidilir, iftardan sonr-a avdet edilirdi. 

Huzur Derslerine giden hoca efendiler resmî elbiselerini giyerler ve 
nişanlarını takarlardı. Yıldız sarayının derse mahsus salonunda padişah 
huzuruna giren hoca efendileri ayakta istikbal eder, hoca efendiler kendi- 
lerine tahsis olunan yerlere oturduktan sonra mevkii mahsusuna geçer, 
oturur, yanında Şeyhüli^slâm ve diğer vükelâ da bulunurrauş. Mabeyinciler 
dersin hitamına kadar ayakta dururlarmış. Dersin hitamında padişah, 
efendileri salonun kapısına kadar teşyi edermiş. Saraydan avdetlerinde 
ayrı keselerde onar altın lira olmak üzere mukarrirleı-e üçer kese ve şal, 
muhataplara ikişer kese atiyyo ihsan edilirmiş. 

IVluhammed Şevki Efendi, orta boylu, san sakallı, gayet iyilik seven, 
cömert, hanesi açık bir zat olup, kırk seneye yakın tedris île meşgul olmuş- 
tur. Bir aralık idadi müfettişliği yapmıştır. Son memuriyyeti Meclisi 
Kebiri Maarif âzâlığı idi. Cidde'de bulunduğu dört sene zao-fmda dört defa 
Hacca giderek haccülharemeyn olmuştur. 

Fatih türbesinde Gazi Osman Paşa'nın türbesi önünde medfundur. 

Fatih türbesi haziresindeki kitabesi şudur: 



[170 a] Huzur Derslerine 1287-1303 senelerinde muhatap olarak iştirak eden 
tskodrak Recep Vehöî Efendi. 



— 292 — 

•sHüvel Baki 

" Fatih dersiamlarından huzuru hümayunu cenabı mülûkâne 

dersi §erifi muhataıplarmdan ve Meclisi Kebîri Maarif 

âzasından merhum İstanbulî Elhac Hafız Muhammed Şevki 

Efendinin ruhu için rızaenlillâhi teâlâ Elfatiha 

Yövm 1323 Recep 11 Pazartesi» 

(Hal tercümesi, merhumun oğulları emekh hâkimlerden saym İsmet 
Belur ve Ahmed Refik Belur tarafından bildirilmiştir.) 

istanbulin Mustafa Şevket Efendi 

1280 - 1285 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
eden istanbullu Mustafa Şevket Efondi'den Sicilli Osman! (cilt 3, sah. 173) 
şöyle bahsetmektedir: 

«Şevket Mustafa Efendi, İstanbul'Iudur, sertabib İsmail Efendinin 
oğludur, İmtihan iie 1280 senesinde müderris olmuştur. Fatih camii şerifi 
dersiâmlaırmdandır. 1285 senesi Zilhicce ayında Divânı Ahkâmı Adliyye 
âzası olmu§, Meclisi Tetkikp.tı §er'iyye âzâlığma da memur edilmiştir. 
Mollalıklarda bulunduğu gibi Mekkei Mükerreme payesini de ihraz eyle- 
miştir. 1291 senesi Muharrem ayının ondokuzuncu günü vefat etmiştir, 
îğrikapıda medfundur. 

Fadıl, kâmil, şehrîler arasında ilimde nâdir idi». 

Osmanlı Müellifleri yazan Bursalı Tahir Bey, kitabında (Ulema faslı, 
sah. 338), bu zatı göyie anlatmaktadır: 

«Şevket Mustafa Efendi, İstanbulludur. Fudaladan, müdekkik bir zat- 
dır. Tabib miraİB-ylarmdan Mütercim Salih Rıfkı Beyin oğludur. Tedris 
halkasında yetişen talebesine icazet vereceği sırada, yani 1291-1292 tari- 
hindeki vefatı cümleyi dağıdâr eyledi. Edimekapu haricinde Vidinî merhu- 
m.un kabrine yakın defnedildi. Vefatı zamanında 38 ya§ında idi. 

Telifleri; Alelûmum tedris ettiği fünuna dair havaşi (haşiyeler) ve 
talikatı ile ilim hakkındaki risalesidir. Takrirlerinden husule gelen 
«Mecmuatül Fevaid» ile «Haşiye adâ şerhi usulü hadis li-Davudü Karsı» 
ve «Talikat alâşerhil allaka li Hafız Seyyit» ki, son zamanlarda basılmış- 
tır. Muhakkikane tedris hususunda zamanının feridi olduğunu kadirşinâ- 
sânı ulemâ teslim etmişlerdir. Tabiatı şi'riyyesi de olup megahiri fudelâdan 
Karinâbâdî Abdurrahman Efendi merhumun mezar taşında görülen tarih! 
selis, Mustafa Şevket Efendinin mahsulü tab'ı ârifâneleridir. 



— ■ 293 — 

Adliyye Nezareti müsteşarlığında vefat eden müteveffa Vahan Efen- 
diden Ahkâmı Adliyye âzâlığında bulundukları sırada refakat vesilesiyle 
fransızca lisanını daı tahsil eylemişdir.». 

Muhterem hocamız Ebülulâ Mardin ve Hafız Eşref Edip tarafından 
müştereken çıkanlan din, felsefe, edebiyyat, hukuk ve ulûmdan bahis 
«Sıratı müstakim» nammdaki haftalık gazetenin 3 Şaban 1326, 14 Ağustos 
1324 tarihli ilk sayısının 5 ve 6 ncı sahifelerinde muhatap İstanbullu Mus- 
tafa Şevket Efendinin talebesinden Temyiz Mahkemesi âzası İsmail Hakkı 
imzasmı taşıyan yazıyı aynen ahyoruz: 

«Fatih dersiam mucizlerinden merhum Şevket Efendi 

Şevket Efendi, onüçüncü karnı Hicrîde zuhur eden ulemayı devleti 
ahyyenin ekâbiri meg ahirinden d ir. Geng iken vefat etmiş ise de, cihanı 
ulûmu talim ve tedris ile ihya etti. Efadılı asırdan nice zevatı meşhure 
anın telâmizi ilmü irfanıdır, Darüihilâfetülaliyye'de bugün rahlenişini ifa- 
de bulunan dersiamlardan pek çoklarının icazetnameleri müşarünileyhin 
ismiyle müveşşahdır. 

Silsilel fi)yuzu kemalâtı halefâ an selefin ricali istikbale doğru uzayup 
gidiyor. Sahibi tercüme rahemallah evkatı hayatını tedrisi uluma hasır 
ve vakfeylemiş olduğundan kemalâtı ilmiyye nisbetinde başlıca asarı 
kebire tahririne vakit bulamamıştır. Fakat fünunu şetta'ya dair cevami' 
ve medariste sıra dersleri olarak okunan kütüp ve müellifatı muteberenin 
hemen kâffesinde pek dakik ve amik mutalâatı havi hamişler yazmış ve 
bazı resaili müteferrika telif etmiştir. Haşiyyeler yazdığı kitapların 
ekserisi defeatia tab' olunarak talebel ulûmun eyadîi mütalâasmda tedavül 
etmekte olduğu gibi risaleleri dahi zinetariyı destgâhı temsil olmuitur. 

Müşarünileyh hilyei ruiku takva île tezyini zatı sıfat eylemişti. Zatı 
hazreti akdese müteallik mesaili âliyyeyi ve sıtku istikamete mütedair 
mebahisi celileyi takrir ettiği esnada §evki hakikat ve kemali havf-ü haşyet 
İle kalbi nehceder ve çok kere gözleri yaşarır idi. 

Hâlâ unutamaım: Birgün usulü hadisten «Davudu Kayseri» okutur 
iken sahabei kiramın: «Yâ Resuluilâh, zatı risaletmaâbınıza <cŞeyb»i[171] 
pek çabuk hulul etti!» demeleriyle müşkâtı sadrı nübüvvetten «Şeybeteni 
Sûrei Hûd»i[172] sadır olmuş ve Sûrei §erifenin ne ciheti buna bais oldu- 
ğunu tekrar sual ettiklerinde «Festakım kemâ ümirte» [173] emri, tesrii 
şeyb eylediği beyan buyurulmuş diye takrir ettiği sırada kendini zapte- 



[171] Şeyb: Saçı, .çakalı ağarma, kocama. 
[1721 «Beni Ilûd Sûreısl kocattı (sac:mı sakalımı ağarttı)!» 

[1731 «Artık sen, sana nasıl emredildîyse. öylece dosdoğru hîireket et!» (tJstâd 
Aböülbâki Gölpmariı tercümesi; «Kur'an-ı Kerîm, ve Meali», İstanbul (1374-1955). 



^ 294 ~ 

demeyüp bükâ etti (ağladı) ve halkai tedrise bühtü teessür istilâ etmekle 
ifade ve istifade bir kaç dakika munkatı' olduktan sonra o gün artık dersi 
ikmal- edemedi. Bu hali incizap, Kadi Beyzavî tefsirini okuttuğu zaman- 
larda da bir iki kere kendisinde zuhur eylemiş idi. 

Şevket Efendi, 1253 tarihinde Dersaadette (İstanbul) dünyaya gel- 
miştir, îsmi Mustafa ve pederi tabip miralayı mütercim Salih Rıfkı Bey- 
dir. İptida İstanbulda Avretpazannda Hamdi Efendi mektebinde okudu 
ve pederinden farisî ile arabî sarf ve nahvine dair baızı mebadii ulûm 
gördü. 1265 senesinde o vakit mekâtibi âliyyei devletten madut bulunan 
«Mektebi Maarifi Adliyye» ye duhul etti. Mektebi mezkûru ikmal etmesiyle 
1270 tarihinde bâruüsu hümayun Meclisi Vâlâ mazbata odasma memur 
oldu. 

Bir müddet mazbata odasma devam ile beraber diğer taraftan da 
Beyazıt camii şerifinde bazı esâtizenin dersinde hazır olmug idi. Sonra her 
ikisini terk ve tebdili câme ederek zamamn ecillei ulemasından ve Fatih 
dersi âmlarm dan merhum Karinâbâdî Abdnrrahman Efendinin 1 174] halkai 
tedrisine dahil olmuş ve 1279 senesi Recebinde müşarünileyh Abdurrajı- 
man Efendiden icazet almıştır. Tarihi icazetten dokuz ay evvel 1278 sene- 
sinde Ebulfetih velgazi Sultan Muhammed Hanı Sâni Hazretleri camii 
nuru lâmiinde üstadının yerine Kâfiye şerhi (Molla Cami) den derse gıktı. 

Merhumu müşarünileyh 1277 senesinde bilimtihan tarik kadılığına ve 
muahharen ruus raülâzemetine nail olduğu gibi 1280 tarihinde Dairei Fet- 
vapenâhide küşad olunan ruus imtihanı kebirine dahi dahil olup naili 
ruus olan yüz yirmi kadar zevat içinde birinci çıktı. 

O taıTihe kadar alcran ve emsali arasına münhasır bulunan âvâzei 
göhreti birden bire pek parlak surette her tarafa yayılarak artık «Şevket 
Efendi» namı malûmu enam oldu. 

Zikrolunan 1280 senesinde uhdei istihkakına İptidai Hariç, 1281 de 
Hareketi Hariç, 1283 de İptidai Dahil, 1284 de Hareketi Dahil, 1285 Rece- 
binde Musılai Sahm, senei mezkûre Şevvalinde İptidai Altmışlı rütbeleri ve 
senei mezkûre Zilhiccesinde İzmir, 1289 da Edime, 1290 tarihinde üçüncü 
rütbeden Mecidî nişaniyle Haremeyn! muhteremeyn payeleri tevcih ve 
ihsan olundu. 

1285 de Divanı Ahkâmı Adliyye'ye âzâ tâyin buyurulmuş idi. Muah- 
haren divanı mezkûrun lağvı üzerine Meclisi Tetkikatı Şer'lyye âzâlığma 



[174] Abdurrahman Efenöi. Mahkcmei Tcmyt?: Reisi ve 1274-1278 seneleri Huzur 
Dersleri mukarrirlerinden olup «Ahkâmül EvKaf» müellifi merhum Ömer Hilmi Efen- 
dinin petieri<lir, 



__ 295 — 

tahvili memuriyyet eyledi. Divanı Ahkâm'da iken bazı hususat hakkındaki 
yazdığı lâyihalar Âli Paganın pek mazhan takdiri olur idi. Kanunu Ceza 
mevadınm ahkâm ve siyaseti §er'iyyeye tatbikına ait mülâhazatı, kanunu 
mezkûrun etrafına havamig suretinde tahrir etmişse de vefatında bu tahşi- 
yeleri muhtevi bulunan nushai kanun diğer kütübü nefise iie birlikte 
terikeslnden satılmış ve kimin yed! temellükünde bulunduğu hâlâ anlaşı- 
lamamıştır. 

Merhumu raügarünüeyh sin ve meslekçe kendine akran bulunan bazı 
zevata okuttuğu derslerden başka yüz elliyi mütecaviz telâmizine her gün 
sıra dersleri ve Beyazıt ve Süleymaniyye talebesine varıncaya kadar diğer 
müteallimîne dahi kendi telâmizile birlikte ikindi ve tatil dersleri okut- 
maık üzere on üg seneden ziyade müntehi dersler talebesine mahsus ulûmu 
şetta müzaıkere ve tedrisile uğraşmış ve adetâ kîşveri ulûmda cihad eyle- 
miştir. Bu kadar müddet şebân ve ruzan bilâiasıla devam eden mütalâa 
ve tedristen vücuduna vehn ve zaaf târi olmakla ennihâye müptelâ olduğu 
baş aığnsından ifakat bulamayarak 1291 senesi Muharremül haramının 
yirmi ikinci Cuma gecesi revanı pâki âlemi iliyyine pervaz etti. Daha 
nice zaman temadii füyuzuna intizar olunmakta iken sinini hayatının 
hemen otuz sekizinci şalinde alemi fâniye veda eden o fazilı bîhemtânın 
vefatı duyulmasiyle Faitihte sengî musalladan karakolhaneye kadar o büyük 
meydan ulemâ ve talebei-ulûm ve sair sunufu nasdan emsali nameşhud 
bir izdihamgâhı matem olarak orada bir cemi gafir ile edâ edildi. Na'gı 
mubarekî esabii ihtiram üzerinde Edirnekaıpusu haricine naklolunup İbni 
Kemal merhumun ziyaretgâhı civarında vediai hâki rahmet kılındı Nurul- 
lahi müzcia. 

Merhumu müşarünileyhin telâmizinden 

ve Mahkemei Temyiz âzâsmdan 

îsmail Hakkı» 



tstanbullu Salih Efendi (Salîh Erdem) 

Salih Efendi, 1288 tarihinde îstanbulda doğmuştur. Babası Muhammed 
Efendi, ulemadan bir zattı. 

Salih Efendi Fatih camii şerifi dersi âmlarındandı. Arabi ve farisî 
lisanlarım çok iyi bilirdi, fransızcaya da vâkıftı. 

13 Nisan 1322 tarihinde memuriyyet hayatına atılmış, yüz kuruş maaş 
île Maarif Kalemi kitabetine tayin edilmişti. Memuriyyeti İle birlikte maaşı 
da artarak bir müddet sonra Darülfünun Ulûmu Diniyye ve Edebiyj'e 
Şubesi kitabetine, Darülfünun ve Mülkiyye Mektebi Hafızı Kütüplüğüne 



_ 296 — 

tayin edilmiş ve Darülfünun 'da İslâm Dini Tarihi dersini vekâleten okut- 
muştur. Bir müddet Bakırköy İdadî Mektebinde ulûmu diniyye ve ahlâk 
hocalığı yapmıştır. 

îstanbulda muhtelif medreselerde tefsir, mev'ze, hitabet, mükâleme, 
tatbikatı arabiyye ve Şahın medresesinde fıkıh müderrisliğini ifa etmiş- 
tir. Milâdî 1 Ağustos 1933 tarihinde İstanbul Üniversitesi Kütüphane 
memurluğuna tayin edilmig, bu vazifede iken emekli olmuştur. Huzur 
Derslerinde muhatablığı 1334-1336 senelerine tesadüf eder. 

Salih Efendi, yeşil gözlü, orta boylu, nadiren hiddetlenir bir zat idi. 
Milâdî 1944 tarihinde vefat etmiştir. Edimekapuda raedfundur. 

(Hal tercümesi, oğlu sayın yazar Mehmed ^li Erdem tarafından 
verilmiştir.) 

İstanbullu Salih Nazım Efendi 

Üsküdar muciz dersiamlarından ve megayihi rufaiyyeden İstanbullu 
Hoca Salih Nâzım Efendi, Edirne Rufaî dergâhı şeyhi Üsküdarlı Ahmed 
Sıtkı Efendinin oğludur. 1278 senesinde Üsküdarda doğmuştur. Ü,sküdar 
Paşakapusu Mülkiyye Rüşdiyyesinden şahadetname aldıktan sonra Üskü- 
dar Adliyyesi müddeiumumîlik kalemine memur olmuş, aynı zamanda 
Üsküdar Selinaiyye camii şerifinde ikinci defa derse çıkan muciz Fatih 
camii şerifi dersiâmlarmdan ve kibarı müderrisinden Berkofçalı Hoca 
Abdürrahim Hilmi Efendinin dersine, Üsküdarlı şair Safi ve Üsküdarlı 
Şair Tal'at Beylerle birlikte devam etmiş ve tekmili nüsh edüp icazetname 
almıştır. Babı meşihatte açılan ruus imtihanma girmiş, birinci derecede 
imtihanı kapanıp müderris olmuş, Ders Vekâletinin tensibi üzerine Üskü- 
darda Ahmediyye camii şerifinde derse çıkmıgtır. 

Üsküdar Adliyyesindeki memur iyye tin den isti'fa ile mezkûr camii 
şerifde ders okutmuş ve iki defa icazet vermiştir. Üsküdarda Ravzai Terak- 
ki mektebinde senelerce farisî muallimliği yapmış, binlerce talebe yetiş- 
tirmiştir. 1331 senesinden 1336 senesine kadar Huzur Derslerinde muhatap 
olarak bulunmuştur. Fatih civarında Sofularda kâin Şeyh Aîâiddin dergâ- 
hına şeyh olmuşdur. Medresetülmütehassısm'de ilmi tefsir müderrisi iken 
1336 senesi Kadir gecesi vefat etmiş, şeyhi bulunduğu dergâhın mihrabının 
önündeki haziyeye defnolunmuştur. Talebesinden Üsküdarlı Şeyh Hayrul- 
iah Taceddin Efendi tarafından vefat tarihi söylenmiştir. Tarihinin matla' 
beyti : 

«Bin üçyüz otuz altı «Tâci» lâfzan söyledim tarih 
Cenabı Hoca Nâzım mülkü ukbâdâ karar etti» 



— 297 — 

(Hal tercümesi, talebesinden Üsküdarlı Hayrullah Taceddin Efendi- 
nin 19.4-1957 tarihli mektubundan alınmıştır.) 

Şehri (İstanbullu) Saraczade Hafız Mustafa Kfendi 

Haiız Mustafa Eiendi, İstanbulludur. Saraç Ahmed Efendinin oğlu- 
dur. 1205 tarihinde Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 
Meşayihdendir. 1215 tarihinde vefat etmigtir. 

(Sicilli O^nrıam, cilt 4, sah. 458.) 

İstanbullu Sermünecchn Ahmed Tahir Efendi 

Hacı Ahmet Tahir Efendi, fâdıl bir zattır. İlmi hey'et ve nücum 
mütehassısıdır. Ulûmu Riyaziyyede göhret sahibidir. 1270 - 1283 seneleri 
arasmda Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1280 senesi 
Şevval ayında İkinci Müneccim, 1284 senesi Muharreminde, İzmir paye- 
sine nail ve bir müddet sonra Baş Müneccim, 1288 senesi Receb aymda 
Meclisi Maarif ikinci reisi, bilâhare birinci reis olmuştur. 1294 .senesinde 
Mekkei Mükerreme, bilâhare İstanbul ve Anadolu payelerini ihraz eyle- 
miştir. 1297 senesi Şahafimm üçüncü günü vefat etmiştir. Üsküdarda 
Ayrılık Çeşmesinde medfundur. 

Ahmet Tahir Efendi, halim, vakur, idareî umura muktedir, ulûmu ^ 
akliyye ve nakliyyede bilhassa Riyaziyyede mütebahhir idi. Riyazi hesa- 
bata, ilmi nücuma vâkıf olduğu gibi ilmi ahkâmı nücuma dahi vâkıf idi. 

Eserleri şunlardır: 

îlmi hey'etin Mikât şubesinden «Şevankul alam fi evkatıssalât vessi- 

yams isminde basılmış risailesi vardır. 

Cevdet Paşanın «Takvimül edvar» namındaki eseri de Ahmet Tahir 
Efendinin yardımı ile meydana gelmiştir. 

«Rubu' daire» isminde topoğrafi ile rub'ul mukantaranın hangi arza 
göre sureti tersim ve usulü istimalinden bahseden ve tersim için lâzım- 
gelen hesabatm esas cedvellerinl hâvi basılmış risalesi mevcuttur. Müze 
müdürü merhum Halil Beyefendide mahfuz olan Kevalii ufkî bir basîta, 
saati garbiyyesini tayine elverişli be§ dakikadan beş dakikaya hesap edile- 
rek tersim ve sonra hâk edilmiş olup Ahmet Tahir Efendinin imzasmı 
havidir, Bu basîtanm müruruzaman ile amudu zayi olmuş ise de riyaziy- 
yunu osmaniyyeden Binbaşı Ahmed Ziya Bey tarafından yeniden imâl 
edilerek takılmıştır. 



— 29B — 

Kiyazüi Muhtar'da münderic takvim hakkında teşkil edilen komisyon- 
da âza. tarafmdan nnüştereken yazılan ve imza edilen rapor da -^hmet 
Tahir Efendinin bu hususdaki iktidarına delil teşkil etmektedir. 

(Sicilli Osraanî, cilt 3, sah. 250; Osmanlı Müellifleri, Riyaziyyun fash, 
sah. 282). 

İvracaJı Süleyman Hulusi Efendi 

Süleyman Hulusi Efendi, Vidin'in İvraca kasabası eşrafından «Hocacık 
oğullans> lâkabiyle anılan Sucuzade Mustafa Efendinin oğludur. Kaikan- 
delenli Hoca Numan Efendiden mezundur. Rüşdiyye hocalığı, Kız Sanayi 
Mektebi Müdürlüğü yapmı§, Kütühü Dinlyye ve Şer'iyye, Tetkik Hey 'eti 
reisliğinde bulunmuştur. Temmuz inkılâbı üzerine açıkta kalmıştır. Fatih 
camii şerifinde ders okutmuştur. 1303 tarihinden itibaren 1330 senesine 
kadar Huzur Dersleri muhataplığmda bulunmuştur. 

(Hal tercümesi, hocamız Ebül'uiâ Mardin'in notundan ahnmıştır.) 

İzmirli Seyyit Muhammed Efendi 

Muhammed Efendi, İzmirlidir. Müderristir. 1224-1237 tarihleri arasın- 
da Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1238 tarihinde İzmir 
mollası olmuş, bir müddet sonra vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmamî, cild 4, sah. 284.) 

Kalecikli H^ıfiK Mulıammed Şükrü Efendi 

Muhammed Şükrü Efendi, Hicrî 1263 tarihinde Ankara vilâyetine 
bağlı Kalecik kazasında doğmuştur. 

İlk tahsilini tamamladıktan ve hafızı Kur'an olduktan sonra> o zamana 
göre okunması mûtad ve mütedavel olan ilimİGd tahsil ve ikmal ederek 
dersiam ve müderris olmugtur. Beyasıt camii şerifi dersiâmlanndandır, 
iki defa icazet vermiştir. 

Fetvahane'de müsevvitlik vazifesinde bulunmuş, 1311-1334 seneleri 
arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 

Haccülharemeyndir; şöhreti Kalecikli Hacı Hafız Efeniii idi. 

27 Şevval 1338 senesinde İstanbuldaı vefat etmiştir. Cerrafipaşada 
Mes'ut Şem'i Molla camii kabristanmda medfundur. 

(Hal tercümesi, oğlu Huzur Dersleri muhataplarından Kalecikli 
Muhammed Zühtü Efendi tarafından verilmiştir.) 



— 299 — 
Kaleciklî Muhammed Zühtü Jlifendi 

Muhammed Zühtü Efendi, Huzur Dersleri muhataplarından Kalecikli 
Muhammed Şükrü Efendinin oğludur. Hicrî 1287 senesinde Ankara Vilâ- 
yetine bağlı Kalecik kazasının Ahî Kemal mahallesinde doğmuştur. Annesi 
Zeliha Hanımdîr. Hicrî 1291 senesinde babası ile İstanbula gelmiş, ilk tah- 
silini Ayasofya İptidaî mektebinde tamamlamıştır. Mektebin hocası aynı 
zamanda Ayasofya camii ikinci imamı Hacı Hüseyin Efendiden hıfza da 
başlamış, Hicrî 1302 senesinde hafızı Kur'an olmuş ve hıfzını dinletmiştir. 
İlmi kıraatten aşere ve takrlpten de 1310 senesinde Rebii Molla Bey'den 
icazet almıştır. 

Hicrî 1304 senesinde Beyazıt camii şerifinde derse çıkan (Babası 
Muhammed Şükrü Efendinin talebesinden) Kayserili İsmail Efendinin 
ders halkasına girmiş ve Köprülü medresesine kaydolunmuştur. 




Kalecikli Mu}ıarıi-med Zühtü Ejmıdi 

Okunması mûtad olan ilimleri tahsil ve ikmal ettikten sonra 1318 
senesinde icazet almaya muvaffak olmuş ,1320 senesi Safer ayında açılan 
ruus imtihanında ehliyyetinî isbat ederek dersiam ve müderris olmuştur. 

Hicrî 1322 senesinde Beyazıt camii şerifinde ders okutmaya başia- 
mışür. 1332 senesinde medreselerin islâh ve tanzimi sırasında Kadi Mir'e 
kadar ders okutmuş olduğu için muciz dersiam itibar edilerek yeni teşekkül 
eden Darülhilâfetülaliyye medreselerinde ilmi fıkıh muallimliğine tayin 
edilmiştir. 

1325 senesinde bâ İptidai Hariç İstanbul ruusu hümayunu ile taltif 
olunmuştur. 1327 senesi Şubat ayında imtihan ile Fetvahane'ye memur 
tayin edilmiş, bir müddet sonra Muhitülfetava Hey 'etinde âzâ olarak vazife 
görmüştür. 18 Rebiülahar 1334 senesinde Huzur Dersleri muhataplığma 
tayin edilmiş, üç sene bu vazifeye devam ettikten sonra 1337 senesinde 
ayrılmış, 1340 - 1341 yıllarında yeniden muhataphğa tayin edilmiştir. 



— 300 — 

Muhammed Zühtü Efendi, haccülharemeyndir. tlim sahibi, muhterem 
bir zattır. Kendisine Cenabı Haktan uzun ömür dileı-iz. 

*<Hai tercümesini kendisi bildirmiş ve fotoğrafını vermiştir.) 

Kalkandelenli Receb Rüştü Efendi 

- Receb Rüştü Efendi, Kalkandeienlidir. Dersiam ve mollalardandır. 
129T-1312 seneleri arasında Huzur Derslerinde Muhatap olarak bulunmuş- 
tur. 1312 senesi Şabanının ondokuzuncu günü vefat etmiştir. 
(Sicilli Osmani, cilt 2, sah. 374.) 

KângınU Seyyit Ahraed Efeudı 

Seyyit Ahmed Efendi, Kângırılıdır. 1256-1269 seneleri arasında Huzur 
Derslerinde muhatap olarak bulunmuş, 1269 senesi Şevvalinde Mahreç 
payesi alıp aynı sene içinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt, sah. 297.) 

Karaağaçh Ali Rıza Efendi 

Ali Rıza Efendi, 1272 tarihinde Şarkî Karaağaç kasabasında doğmuş- 
- tur. Kara İbrahim oğulları ailesindendir. Babası İbrahim Efendi, annesi 
Neslihan Hanımdır. İlk tahsilini Karaağaçda yaptıktan sonra dayısı ve 
sonra kayınpederi olan Huzur Dersleri muhataplarından Karaağaç Yal- 
vaçh Numan Vehbi Efendinin himayesinde îstanbula gelerek tahsiline 
devam ve ikmal ederek Fatih camii şerifi dersiamı olmuş, 1325 tarihinde 
Huzur Dersleri muhataplığma tayin ile 1332 senesine kadar bu vazifede 
kalmıştır. 1332 senesinde Mahreç payesini ihraz eylemiştir. 1323 tarihinde 
ailesi ile birlikte hacca giderek hac farîzasmj eda etmiştir. Ali Rıza Efendi, 
1332 senesinde İstanbulda vefat etmiştir. 

(Hai tercümesi, Şarkî Karaağaç Müftüsü . saym Muhammed Sadık 
Bilgiç'in 20.2.953 tarihli mektubundan alınmıştır.) 

Karaağaç Yalvaçlı Seyyit Halil Hilmi Efendi 

Seyyit Halil Hilmi Efendi, Karaağaç Yalvaçh olup Tiryakioğlu aile- 
sine mensuptur. Tiryakioğlu veya Mu'tezile Halil Efendi adiyle maruftur. 
Abdülaziz devrinin mümtaz âlimlerin d endir. 1269 - 1286 seneleri arasında 
Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş, 1286 senesinde mevleviy- 
yet ihrazı ile bu vazifeden ayrılmıştır. Serasker Hüseyin Avni Paşanın 



— 30i — 

yakını olması dolayısiyle Sultan Azizin hal'i hâdisesinde alâkalı görülerek 
İkinci Abdülhamid tarafından Aydın Güzelhisarma nefyedilmig, orada 
vefat etmiştir. 

Halil Hilmi Efendi hic evlenmemiştir. Hür fikirli, pervasız konuşan 
bir zat olduğu tevatüren söylenir. 

(Hal tercümesi, Şarkî Karaağaç Müftüsü saym Hacı Emin Efendizaöe 
Muhammed Sadık Bilgiç'in 20.2.953 tarihli mektubundan alınmıştır.) 

Karaağae Yalvaçlı Numan (Vehbî) Efendi 

Numan Vehbi Efendi, Hicrî 1240 tarihinde doğmuştur. Aslen Şark! 
Karaağaç kasabası halkından Hacı Ahmed Efendinin beş oğlundan en 
küçüğüdür. Dedesi Hacı Ali Efendi Sultan Fatih camii şerifi hatibi idi. 
İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra îstanbula gelerek tahslUni 
ikmal ile dersiam ve müderris olmuştur. 1274-1288 seneleri arasında 
Hu^ur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş, zamanın padigahı Sultan 
Abdülaziz'in teveccüh ve iltifatına mazhar olmuştur. 1288 senesinde henüz 
kırk sekiz yaşında iken vefat etmiştir. Kendisini çekemeyen rakibleri tara- 
fından zehirlenerek öldürüldüğü rivayet edilir. 

Huzur Dersleri muhataplarından Karaağacîı Ali Rıza Efendinin kızı 
Safiye Hanımla evlenmiştir. 

Büyük karde.şi Hacı Emin Efendi, memleketinde müderrislik etmiş, 
ilmî kudret ve neşir sahasındaki fevkalâde muvaffakiyyeti ile Karaağacı 
bir ilim merkez ve makarrı haline getirmişti. 

(Hal tercümesi, Şarkî Karaağaç Müftüsü sayın Hacı Emin Efendizade 
Muhammed Sadık Bilgiç'in 20.2.953 tarihli mektubundan alınmıştır.) 

Karabâğî Ahmeû Efendi 

Karabağh Ahmed Efendi, 1224 - 1246 seneleri arasında Huzur Ders- 
lerindemuhatap olarak bulunmuştur. Hal tercümesi hakkında bagka malû- 
mat yoktur. Yalnız, Sicilli Osmanî, Yeniçeri Ocağının ortadan kaldırılması 
sırasında Ders Vekili olan Huzur Dersleri mukarrirlerlnden Ekmekçizade 
Ahmed Efendiden bahsederken bu zat hakkında şu malûmatı vermiştir: 

«Karabağî Ahmed Efendi, Bafralı Ahmed Revnakı Efendi, eski Zag- 
ralı Hafız Ahmed Efendi vak'ada mumaileyh Ekmekçizade Ahmed Efendi 
ile birlikte bulunan dersiam ve müderrisini benamlardır. Bunlardan Hafız 
Ahmed Efendi, 1243 tarihinde Davut Paşa kışlasında asâkiri şahaneye 
vaiz olmuştur. Birbirini müteakiben ve memduhan vefat etmişlerdir.» 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 2SS.) 



— 302 — 



Karahisarh Seyyit Osman Efendi 

Esseyyit Osman Efendi, Karahi s arlıdır. 1197 senesinde Huzur Ders- 
lerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1213 tarihinde Havassı Refia kadısı 
olmuş, 1219 senesi Ramazanının yedinci günü vefat etmiştir, Eyyübde 
medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 438). 

Kar aMsarsah ipli îbrahim Etendi 

Hacı İbrahim Efendi, Karahisarsahiblidir. Müderristir, İzmir mollası 
olmuştur. 1205 ve 1224 - 1228 seneleri arasında Huzur Derslerinde muha- 
tap olarak bulunmuştur. 1232 senesi Şevvalinin yirmibeşinci günü vefat 
etmiştir. Ayrılık Çeşmesinde medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 151.) 

Karahisarsahipli Kâmil Efendi (Kâmil Miras) 

Son devrin yetiştirdiği büyük din âlimlerinden Karahisarsahipli 
(Afyon Karahisarlı) Kâmil Efendi (Kâmil Miras), «Miras oğulları» 
namiyle maruf Karahisarm kadîm bir ailesine mensuptur. îslâm ihmlerine 
ait derslerden icazet aldıktan ve Darülfünun'un İlâhiyyat Fakültesinden 
mezun olduktan sonra bütün hayatını tedrise hasretmiş ve hemşehrileri- 
nin yüksek teveccühüne mazhar olarak dört defa mefa'us intihap edilmek 
suretile teşriî faaliyyete iştirak etmiştir. 

Huzur Derslerindeki muhataphğı 1334-1337 seneleri arasındadır [175]. 

İslâm Ansiklopedisi - Muhitühnaarif mecmuası ilk sayısında tahrir 
hey'etini takdim ederken: -^Türk, îslâm mütehassıs âlimlerinden mürekkep 
bir hey'et tarafından telif olunmuştur» demekte ve Diyanet Riyaseti âzâ- 
smdan Sahihi Buhârî mütercim ve sarihi Profesör Kâmil Miras'm da tahrir 
heybetinden bulunduğunu bildirmektedir. İkinci sayısında da: «Bu nüshada 
Âdet bahsini yazan muhterem profesör Kâmil Miras, Ansiklopedimizin 
tahrir hey'etinin başında bulunan zevattandır. Âdet bahsi, îslâm hukukun- 
da çok mühim bir mevki işgal eder. Bir çok mes'eleler ürf ü âdet üzerine 
iptina kıhndığı cihetle bu mes'eleyi muhtelif ilimler bakımından gerek 



[175] Ustad Kâmil Miras, bu derslerdeki hatırp.larmı kısmen yazarak muhterem 
hocamız Ebüî'uia Mürdin'e göndermiştir. Bu hatıralar, bu eserin Onikinci 
Kı&mma ciereoLu nacak tır. Kâmil Efendinin fotoğrafı «Osmanlı Beb'usları, 1324-1328» 
adlı albümden alınmıştır. 



-- 303 — 

tedris, gerek telifte bulunan üstad, bu bahse lâyık olduğu ehemmiyyeti 
vermiş, bütün yüksek ilmî mahfillerin alâka ve takdirini celb edecek surette 
itina ile ve çok selis bir surette telhis etmişlerdir.» demektedir. 

Kâmil Miras'm Hicrî 1376 (1956) tarihinde vefatı münasebetiyle 
Sebilürreşat Mecmuasmda (cilt 10, sayı 244, sah. 291) fotoğrafı konularak 
Eşref Edip imzasiyîe yazılan yazıyı aynen alıyoruz: 

«Merhum Kâmil Miras 




K-ar-ahinartiahipU Kâmil Efendi (Kâmil Miras) 



îslâm Türk dünyası büyük bir âlimini daha kaybetti. Sebilürreşad'm 
ve İslâm -Türk Ansiklopedisi'nin tahrir hey'etinin başında bulunan zevat- 
tan Profesör Kamil Miras da rahmeti Rahmana kavuştu. Son asrın yetiş- 
tirdiği yüksek îslâm. -Türk ulemasının arkaya kalan bu büyük rüknü de 
çekilip gitti; bunun yeri de boş kaldı. Artık bir Kâmil Miras daha yetişemez. 
O ne kudretli bir âlim, ne san'atkâr bir kalemdi! Üslûbundakî zarafet, 



— 304 — 

sadelik, incelik ve kıvraklık herkesçe malûm ve müsGİlemdir. İlmî ihtisası 
kadar ahlâk ve faziletçe de şahikai kemâle yükselmişti. Tevazuu, vefakâr- 
lığı, candan dostluğu herkesi kendine bend etmişti; eserlerinin, yazılannın 
ruhlar üzerindeki derin tesirinde yüksek ahlâk ve fazileti en mühim âmil- 
dir. Allah kabrini nur ile doldursun. 

Üstad Darülfünun'un İlâhİyyat Fakültesi, ihtisas medresesi olan Süiey- 
maniyye ve vaiz medresesi gibi muhtelif irfan ocaklarında fasılasız bir 
surette yarım asırdan fazla bir zaman, dini islâm tarihi, edyan tarihi, fıkıh 
tarihi, Kur'an ve tefsir tarihi, ilmi kelâm tarihi, ahlâkı şer'iyye, usulü fıkıh, 
fıkıh gibi en yüksek mevzuları tedris ve takrir etmiştir. Bu takrirlerden 
dini islâm tarihinin Emevî ve Abbasî devirlerine ait kısımları, Tarihi Fıkıh, 
Kur'an ve Tefsir Tarihi, Ahlâkı Şer'iyye basılmış, diğer birçok eserlerini 
de tab'a imkân hasıl olmamıştır. Kur'anm cem'îne ve ilmi kelâm tarihine 
ait tetkikleri de intişar etmiştir. 

Üstadın en son ve en feyizli himmeti Sahihi Buhari'yi tercüme ve 
şerhinde görülür. Ahmed Naim merhum tarafından iki cildi yazıhp bastı- 
rılan ve onun vefatiyie ikmal edilemiyeceğinden korkulan bu mühim eserin 
tahrir ve ikmaline Diyanet Riyaseti müşarünileyhi memur etmişti. Üstad, 
üc sene içinde hem Naim merhumun müsvedde halinde bıraktığı üçüncü 
cildi tashih ve tabettirmiş, hem de 4 - 12 nci cildlerin tahrir, tashih ve 
tab'ma muvaffak olmuştur. 

ÜGtadm bu eserde müstesna bir hususiyyetini görmekle mübahiyiz: 
Üstad her bahsi ve her hadisi izah ederken onun bütün safhalarını kendi- 
ne has sade ve selis bir üslûp ile tahlil ve teşrih etmiştir. Bununla beraber 
üstad, üslûbundaki bu sadeliği de azımsayarak, mümkün olsa ıstılahları 
da türkçeleştirmeyi arzu etmiş, ancak bu hususta kimsenin tasarrufa hakkı 
olmadığmı ileri sürerek bu sebeple daha ziyade sadelik mümkün olmadığı 
kanaatine varmıştır. Üstadın îslâm ilimlerine olan büyük hizmetlerinden 
biri de Beyzâvî, Hâzin, Medârik, îbni Abbas, Nimetullah, Ahkâmül Kur'an 
gibi tefsirlerle İslâm ilimlerinin her şubesinden bir çok muhalled eserlerin 
tashihine muvaffak ohnasıdır. Bunlar arasmda, bilhassa hiçbir taralta 
matbu nüshası L-ulunraayan, ancak bazı kütüphanelerde yazma bir kaç 
nüshası bulunan ve ahkâm âyetlerinin fıkıh noktasından bir tefsiri olan 
Ahkâm-ül-Kur'an unvanlı güzide eserin tab'ı hususundaki delâlet ve 
muvaffakıyyetinden dolayı bütün ehli ilim kendisine medyunu şükrandır. 

Üstadın Müslümanhğa büyük hizmetlerinden biri de, Büyük Millet 
Meclisinin ikinci intihap devresinde Afyon meb'usu olarak âza bulunduğu 
sırada Kur'am Kerîm'in hsanımıza tercüme ve tefsiri hakkındaki kanunî 
teklifi üzerine Büyük Millet Meclisinde bu teklifin ittifakı ârâ ile kabul 
olunması ve Meclisi Âlice Buhârîi Şerifin de tercüme ve izahının ilâve 



— 305 — 

olunmasıriır. Büyük Millet Meclisinin bu yüksek karan neticesidir ki, efadılı 
ulen^adan Eimahlı Hamdi Efendi Hazretleri tarafından dokuz büyük cild 
telsirin ve Ahmed IMaira ile üstad tarafından on iki cild ahadisi şerifenin 
türkçe olarak tahrir ve neşrine muvaffakiyyel hasıl olmuştur. 

Eşref Edib 
Manzumei Târihi yye 

Muhterem Profesör Kâmil Miras Efendi Hazretlerinin irtihaîi müna- 
sebetiyle yakm dostlarından Hasan Basri Çantay'ın yazdığî irticalî man- 
zumei tarihiyyeyi takdim ediyoruz: 

Bir muhaddis idi «Kâmib gerçek, 
Neşri feyzeyledi son Ömrünedek. 
Şahidi fazlıdır âsârı onun, 
Okuyor diz çökerek insü melek. 
Merd-i kül idi, âlim, âmil 
Hüsnü ahlâkı da eşsiz örnek. 
«Easriyâ» vasfmı ta'rif edemem; 
Ona târih dedi «mağfûrunieh> 

1376 H.» 

Karahisan Şarkîli İbrahim Kfendlzade Muhammed Nezirî Efendi 

Esseyyit Muhammed Nezirî Efendi, Karahisan Şarkîli îbrahira' Efen- 
dinin oğludur. Müderris ve molladır. 1263-1288 senelerinde Huzur Ders- 
lerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1288 senesinde Girit kadısı olmuş 
ve Mekkei Mükerreme payesine nail olmuştur. 1296 tarihinden sonra vefat 

etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 550.) 

Kargüı Haliz Mustafa (Sahri) Efendi 

Topaloğlu Hafız Mustafa Sabri Efendi, «Saraylı Hafız» namı ile şöh- 
retlidir. Ahmet Alemdar sülâlesine mensup esnaftan Ahmet Efendinin 
oğludur. Osmancık kazasının Kargı nahiyyesinin Mihr Hatun mahallesin- 
de 1270 Hicrî, 1272 Rûmî senesinde dünyaya gelmi.<?tir. Memleketinde ilk 
tahsilini yapmış ve hıf^ı Kur'anı azimügşâne muyaffak olmuştur. 1287 
senesinde İstanbula gelerek Irgat pazarında Sinan Paşa medresesine gir- 
miş, Beyazıt camii şerifinde tedris ile iştigal eden Kasidecizade Süleyman 
.Sırrı Efendiden mücaz Kângırıh Hafız Efendinin dersine devam etmiş, 

Hnsur Dersleri, C. II — Zfı 



_ 306 — 

bu zatin vefatı ile §eriki Meclisi Tetklkatı Şer'iyye âzası Dağıstanlı îlyas-. 
Veysi Efendinin dersine devam ederek 1303 senesinde icazet almış, 1305 
sene^nde ruus imtihanına girerek dersiam olmuştur. 

1307 senesinde Beyazıt camii şerifinde derse çıkmış, 1311 senesinde 
ruusu hümayuna nail olmuş, 1312 senesinde Veliaht Muhammed Reşat 
Efendinin çocuklarına hoca tayin olunmuştur. 

1320 senesinde alelusul icazet vermek üzere Ders Vekâletine müracaat 
ederek Beyazıt camiinde icazet vermesi iradesi tebliğ edilmiş ise de bilâ- 
hare hakkında verilen jurnal üzerine bundan menedilmiş ve kendisine veri- 
len atiyye ve nişanlardan mahrum edilerek memleketi olan Kargı'ya nefye- 
dümiştir. Meşrutiyyetin ilânmı müteakip menfadan avdetle îstanbula gel- 
miş, memuriyyet ve rütbeleri kendisine iade edilmiş ve maaşı zam gör- 
müştür. Rütbesi Hareketi Hariç idi. 1331 senesinden 1340 senesine kadar 
Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 

Kızı Seyyide Hanımın söylediğine göre, oğlu Muhammed Necmed- 
din'in tıp talebesi olmasından dolayı en yakın dostları tarafından jurnal 
edilmiş, Meşrutiyyetten sonra tekrar saraya hoca olmuş, Sultam Reşadm 
torunları iki şehzade ile beş sultana ders okutmuştur. 

Hafız Mustafa Efendinin huzur hocalığı Vahdettin'in İstanbuldan ayrı- 
lışına kadar devam etmiş, Halife Abdülmecit Efendi zamanında hasta 
olduğu için derslere iştirak edememiştir. 

Mustafa Sabri Efendi, Cumhuriyyetin ilânmdan beş ay sonra Beşik- 
taşta Yıldızdaki evinde 65 yaşında olduğu halde vefat etmiştir. Ortaköy 
mezarlığında medfundur. Dindar, ihm sahibi, yakışıklı, kumral bir zat idi. 

(Hal tercümesi, Meşihatı Islâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
1 Cemaziyelahir 1328, 5 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasının tet- 
kiki ve kızı sayın Seyyide Kiilür'ün verdiği malûmatın ilâvesiyle hazır- 
lanmıştır.) 

Karslı Seyyit Mahmud Efendi 

Esseyyit Mahmut Efendi, Karslıdır. Müderristir. 1237-1264 seneleri, 
arasmda Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1268 senesi 
Şabanında Yenişehir mollası olmuştur. 1269 senesi Muharrem ayında vefat 
etmiştir. Üsküdarda medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 334.) 

Karslı Muhammed Efendîzade Muhammed Cemaleddia Efendi 

Karslızade Ceraaleddin Efendi, müderristir. 1228-1253 seneleri arasın- 
da Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1253 tarihinde Selâ- 



— 307 — 

nik mollası, 1255 tarihinde Takvimi Vekayi' musahhihi, 1261 senesinde 
Bursa mollası olmuştur. Şair, âlim bir zat idi, Vak'anüvlslerîn tezkeresini 
hazırlamıştır. 1261 senesi Cemaziyelaharmda vefat etmiştir. 
(Sicilli Osraanî.cilt 2, sah. 83.) 

Kastamonnltz Hoca Ahmed Efendi 

Esseyyit Ahmet Efendi, Kastamonulu'dur. Dersiâna ve müderristir. 
Arabzade AtauUah Efendinin meşihatı zamanında müfettiş, sonra şer'iy- 
yatçı olmuştur. 1205 senesi Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiş, 1211 senesi Recebinde vefat eylemiştir. Eyjîütade medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 274.) 

Kastamonulu Ahmed Hilmi Efendi 

Ahmed Hilmi Efendi, Kastamonulu 'dur. Sudurdan Zeynelabidin Efen- 
dinin dairesi imamı ve çocuklarinm hocası idi. Müderrisdir. 1248-1273 sene- 
leri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1275 sene- 
sinde Galata mollası ve 1282 senesinde Sofya mollası ve 1285 senesinde 
Divanı Ahkâmı Adliyye âzası ve 1292 senesi Ramazan ayında Temyiz 
Mahkemesi Reisi ohnuş, Mekkei Mükerreme, İstanbul ve Anadolu paye- 
lerini ihraz eylemiştir. Malûl olmakla 1305 senesi Şaban ayında emekliye 
ayrılmış, o sene Zilhicce ayının altmcı günü vefat etmiştir. Fatih türbesi 
bahçesinde medfundur. 

Âlim, fâdıi, hukukşinas idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 241.) 

Kastamonulu Halil Efendi 

Hacı Halil Efendi, Kastamonuludur. Müderristir. 1225-1238 senelen 
arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur, Medinei Münev- 
vere mollası olmuş, Sultan Üçüncü Selim'in saltanatımn ortalarında vefat 
etmiştir. Topkapuda medfundur. Oğlu İsmet Muhammed Efendi ile torunu 
Muhammed Besim Efendi de müderristirler, 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 302.) 

Kastamonulu Hasan Hulusi Efendi 

Hasan Hulusi Efendi, 1259 senesi Mart ayında Kastamonu vilâyet! 
dahilinde Araç kazasının Ekdir nahiyyesmin Okçular kariyyesinde doğ- 



— 308 



muştur. <.TÜrkmenoğlu» şöhretli Ismaii Efendinin oğludur. Ük tahsiUni 
meiîileketinde yapmış, 1280 senesinde İstanbula gelerek Hoca Sinoplu 
Esseyyit Ahmet Nazif Efendinin ders halkasma girmiş, 1295 senesinde 
icazet almıştn'. 

1297 senesinde Beyazıt camii şerifinde tedrise başlamış, 1307 sene- 
sinde Meşihatı tslâıniyyede yapılan imtihanda ruusa naü olmuş, iptidai 
Hariç ve Dahil rütbelerini almıştır. Beyazıt camii şerifi dersiâmianndan- 
dır. 1317 senesinde talebesine icazet vermiştir. Huzur Derslerinde muha- 
taphğı 1329 senesinden 1339 senesine kadar devam eder. 

(Meşihatı İslâmiyye SiciUİ Ahval Dairesine verdiği 22 Cemaziyelevvel 
1328, 17 Haziran 1326 tarihh hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Kastamonulu Hüseyin Vasfi Efendi 

Hüseyin Vasfi Efendi, Bayram Kadı oğullarından muallim Muham- 
med Efendinin oğludur. 

1 Recep 1269. 28 Mart 1269 Cumartesi günü Kastamonu Vilâyeti 
Devrekani Nahiyyesi, Bülbanlar kariyyesinde doğmuştur. İlk tahsilim 
doğduğu kariyyede mektep hocası Nuri Efendiden ve Devrikâni'de Tev- 
kliyye medresesi müderrisi Osman Efendiden talim ettikten sonra İstan- 
bul'a gelerek o zamanm büyük âlimlerinden Tokadîzade Ahmet Nun Efen- 
dinin dersine devam ve tahsiüni ikmal etmiş ve 16 Cemaziyelahar 1302. 
27 Ocak 1305 Cumartesi günü icazetname almıştır. 

1314 senesinde icra kılman ruus imtihanında da ehliyyetini isbat 
ederek Bayezit camii şerifi dersiamı olmuş ve talebei ulûma ders vermeye 

başlamıştır. . -,- „ k- 

15 Rebiülahır 1322 tarihinde İptidai Harig, istanbul muşuna, İD Rebı- 
üievvel 1325 de Hareketi Hariç rütbelerine nail olmuştur. 8 Cemazıyelahır 
1327 14 Haziran 1325 tarihinde talebesine icazet vermiştir. 1337 senesin- 
de huzuru hümayun muhatabı olmuş. 1341 senesine kadar muhataphkta 
bulunmuştur. 

(Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 22 Cemaziyelahır 
1328, 14 Mayıs 1326 tarihlî hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Kastamonulu Hafız ttırahim Efendi 

Hafız İbrahim Efendi, Kastamonulu' dur. Etibbayı hassadan ve müder- 
risinden olup .Hoca» namı ile amhr bir fâdU idi. Huzur Derslerine muha- 



— 309 ~ 

tap olarak 1205 tarihinde iştirak ettiği kayden anlaşılmakta ise de, tayin 
ve ayrılma tarihleri tesbit edilememiştir. 1221 senesinde vefat etmiştir. 
Süleymaniyye hazîreslnde medfundur. 
(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 147.) 

Kastamonu'lu Muhammed Salilı (Kâmil) Efendi 

Muhammed Salih Kâmil Efendi, Kastamonulu'dur. Müderristir. 1248 
senesinden itibaren Huzur Derslerine muhatap olarak devamla Cemaziyel- 
evvei 1278 senesinde aynlmıg, Selanik ve bilâhare Biladı Hamse mollası 
olmuştur. İlim sahibi olup, hac farizasmı da ifa. etmig ve sonra vefat 
etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 218.) 

Kastamoııulu Osman Efendi 

Osman Efendi, Kastamonuludur. Haymeî hassa [176] şeyhi ve müder- 
ristir. 1228-1236 seneleri arasmda Huzur Derslerine muhatap olarak işti- 
rak ettiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. 1237 senesi Şaban ayınm başında 
vefat etmiştir. Fâzıl bir zat idi. Ak Ağalar mezarhğmda medfundur. 

(SiciUî O-çmanî, cilt 3, sah. 440.) 

Kastamonulu Ömer Efendi 

Hoca Ömer Efendi, Kastamonuludur. Müderris ve meşahiri ulenia- 
dandır. 1224-1235 seneleri arasmda Huzur Derslerinde muhatap olarak 
bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. 1236 tarihinde Selanik mollası, 
bir müddet sonra Bilâdı Hamse mollası olmuş ve 1247 tarihinde Medinei 
Münevvere payesini ihraz etmiştir. 1251 senesi Zilhicce aymm 29 uncu 
günij vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 600.) 

Kayserili Ali Kıza Efendi 

Ali Rıza Efendi, o zamanki teşkilâta göre Kayseriyye saneağma 
(Kayseri vilâyetine) bağlı Develli kasabasında Rumî 1267 senesinde doğ- 
muştur. Babası Devellioğlu Osman Efendi, annesi Av§ar Beylerinin kızı 
Şemsî Hatundur. 



[176] Haymc: Çartır. 



310 — 



ilk tahsiUni memleketinde sıbyan mektebinde yapraıg, büâhare Istan- 
bula- gelerek Köprülü medresesinde tahsiüne devam ve Beyazıt camii şeri- 
finde Meşihat müsteşarı ibrahim Hakkı Efendinin ulûmu aliyye ve aüyye 
derslerini tahsil ve ikmal ederek icazetname ahnıştır. 

14 Mart 1292 tarihinde tariki kazaya dahil olmuştur. 1297 tarıhmde 
acdan ruus imühanmda ehUyyetini isbat ederek dersiam ve muderns 
olmuş, Beyazıt camii şerifinde tedrise başhyarak, talebesine icazet ver- 

"'"*'Fenârî Meâni ve MoUa Câmi'nin Şerhi Kâfiye kitablanna hâgiyye 
yazmıştır. (Bu kitaplar son zamanlara kadar medreselerimizde ve islam 

âlemi medreselerinde okunmuştur.) 

1 Ekim 1306 tarihinde Babı Fetva Tetkiki Mûellefat Enenmem =^a- 
lığma memur ve 1309 senesinde Huzur Dersleri muhataphgma tayın edıU 
mistir. Bu vazifesi 1318 senesine kadar devam etmiş, aynı sene Halep 

mevleviyyetini ihraz eylemiştir. ,-,■,•,. 

MuMelif tarihlerde derecatı itaiyyenin riitbelerinl kaf ederek 1324 

senesi Cemaziyolevvelinin 18 inci günü kendisine Haremeyn payesi tevcih 

"^'"^f Iğustos 1329 Perşembe günü vefat etmiş, Yakacık mezarlıgma 

'''"™ Dersleri mukarririerinden Arapgirli Hüseyin Avni Efendi bu 

"""(Sr «esi, oğiu saym Buriıaneddln DevelUoğUı tarafından bildi- 
rilmiştir.) 

KayseriU İbrahim Efendi 

ibrahim Ethem Efendi, Hicri 1270 tarihinde Kayserinin DeveUİ kaza- 
sında dünyaya gelmiştir. Babası Şuayıb Ağadır, şöhretleri .Katıpzadden>-: 
Tr il tahsilini doğduğu memleketteki -byan mektebinde ya^ıkUn 
sonra 1288 senesinde istanbula gelerek Cenberlitaş civarında Kopr^u 
Mehmet Paşa medresesine girmiş ve yedi sene Bayezit -— J^^^ 
riB Muhammed Efendiden Molla Cami'ye kadar ders gormuş, 1295 senesin 
de "ydın Güzelhisar sancağına nakille bir müddet Muglah ismail ve m^^ 
S^n İbrahim Efendilerden okumuş. 1305 senesinde tekrar îstanbula gehp 
Süîhams medresesine girerek Nevşehirü AbduUah Efendmm dersine 

devam ile icazetname ahnıştır. „,„,„ff=k 

1307 senesinde meşihatta icra kılman ruus ımtıhanmda muvaüak 

olduktan sonra Rumî 1309 senesinde Bayezit camii şerifmde <i-^^^ ; 

talebesine Tasavvurafa kadar ders okutmuş, bu sırada Suriye vilayeti 



— 311 — 

dahilinde Kerkük livasına tâbi Maan kazasında urbana va'z ve nasihat 
vermek üzere 1200 kuruş maa§ ile gönderilmiş, burada bir müddet kaldık- 
tan ve hac farizasını da ifâ ettikten sonra îstanbula dönmüş, Beyazıt 
camii gerifindeki dersini ikmâl ile 1322 senesinde talebesine icazetname 
vermiştir. İcazet verdiği gün altun liyakat madalyası ve dördüncü rütbe- 
den bir kıt'a Osmanî nişanı ile taltif edilmiştir. 1326 senesinde icra kılman 
tensikatta maaşı 600 kuruşa çıkarılmıştır. Bilâhare Gürdos'a giderek 
Vakıfcı camii şerifi medresesinde ders okutmuştur. 

133T-1339 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulun- 
muştur. 

(Meşihatı Islâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 7 Haziran 1326 
tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Kayserili Osman Eeeai Efendi 

■ 

Osman Recai Efendi, Eskişehrin Aİp kariyyesi ulemasından Âli Efen- 
dinin oğludur. 1226 tarihinde doğmuştur. Müderris Akköylü Muhammed 
Kfendiden ve Kayseride Hoca Kasım Efendiden ihni hadis ve tefsir oku- 
muş, Kayseri hanedanından Halil beyzade Salih Beyin kıziyle evlenmiş, 
bilâhare İstajıtaula gelip imtihanla müderris olmuş, Ayasofya camiinde 
tedrisle meşgul olmu§tur. 1265-1284 seneleri arasında Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. «Necati» ismiyle arapça ve türkçe Sûrei 
Âmme tefsirini ikmâl edince, rütbesi Darülhadis Süleymaniyye'ye terfi 
ettirilmiştir. 1284 senesinde Tophane müftüsü, sonra İzmir mollası olmuş, 
1293 senesi Rebiülahaamn ügüncü günü vefat etmiştir. Üsküdarda Ak 
Ağalar mezarlığında mGdfundur. Âlim ve fâdıl bir zat idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 449.) 

Kayserili Süleyman (RafîO Efendi 

Süleyman Rafi' Efendi, Kayserilidir. Müderristir. 1262-1283 seneleri 
arasında Huzur Derslerinde ^muhatap olarak bulunmuş, 1284 senesinde 
Halep mollası olmuş, bir müddet sonra vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanîj cilt 2, sah. 364.) 

Kazâbâdî (Kazdağh) Seyyit Muhammed Efendi 

Esseyyit Muhammed Efendi, Kazdağiıdır. Müderristir. 1243-1270 
^seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1271 
.senesinde İzmir mollası olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 294.) 



— 312 



Kırımlı Ali (Şücâî) Efendi 



Ali Şüeâı Efendi, Kırım yarımadasında Bağçesaray şehrine mülhak. 
Başdağı Kebir kariyyesinde 1269 senesinde dünyaya gelmiştir. Babası 
kariyye imam ve hocası Veli Şah Efendidir. İlk tahsilini memleketinde 
yapmış, 1289 tarihinde İstanbula gelerek Süleymaniyye medresesine girmiş 
ve Beyazıt camii şerifi dersiâmlanndan Tokadîzade Hacı Ahmet NurL 
Efendinin ders halkasına dahil olarak 1306 senesi Cemaziyelaharmda 
icazet almıştır; 1308 senesinde açılan ruus imtihamna dahil olarak ehUy- 
yetini isbat etmiş, Süleymaniyye camii şerifi dersiam ve müderrisleri 
araşma girmiştir. 1310 senesi Şewal aymda Süleymaniyye camii şerifin- 
de derse başlayarak 1323 seıiGSİnde talebesine icazet vermigtır. 

İlmi feraizden de raücazdır ve tedrisatta bulunmuştur. Dördüncü 
rütbeden altın liyakat madalyası ile taltif edilmiştir. 3 Ocak 1325 tari- 
hinde Kuleli Askerî mektebi bahçesinde Kaymak Mustafa Paşa camii 
şerifine vaiz tayin edilmigtir. 1333 senesinden 1340 senesine kadar Huzuı*. 
Derslerinde muhatap olarak bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. 

(Hal tercümesi, Meşihatı İslamiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
26 Mayıs 1326, 1 Cemaziyelahar 1328 tarihli hal tercümesi varakasmm 
tetkiki ile hazırlanmıştır.) 

Konevî İsmail Efendi 

İsmail Efendi, Konyalıdır. Konyadan neş'et ve Anadolu ve Halep 
taraflarında bulunan ulemâdan tederrüs ettikten sonra îstanbula gelmiş, 
uzun müddet Kadi Beyzâvî tedrisi üe iştihar etmiştir. Yedi buyuk cilt 
üzerine Kadi Beyzâvî tefsirine yazdığı haşiyyesi ile ilim âleminde namım 

ebedîleştirmiştir. 

Meşhur Hoca Münib Efendiyi Kadi Beyzâvî tefsirinden mezun kılmış- 
tır Huzur Derslerinin ilk içtimâmdan itibaren bir müddet muhatap olarak 
bulunmuştur. Zühdü takva ile mevsuf ve kemâli ilim ve fazl üe marul- 
dur Şehzade medresesinde tekaüdü ihtiyar eylemiştir. Sultan Uçuncu 
Mustafa ve Birinci Abdülhamit devirlerinde Enderun'da Reisühnuadhmm 
idi. Hicazdan avdetinde Samda 1194 senesi Saferinde vefat ederek Salı- 

hiyyede def nolun muştur. 

«Osmanlı MüeUifleri» nde vefat tarihi 1195 olarak gösterilmektedir. 
Mezar mahalli olarak, Zülkifl aleyhisselâmm makamı kurbü diye işaret 

olunmuştur. 

Eserleri şunlardır; 



— 31,3 ~ 

1) Yedi büyük cild olarak yazdığı Kadi Beyzâvî Tefsin Haşiyyesir 
Pek meşhur ve matbudur. 

2) Risaletül ilmiyye. 

3) Hâşiyys alel mukaddimat lİKadn şeria. 

4) Risalei Ensariyye de müellefatı cümlesin dendir. 

«Osmanlı Müellifleri» yazan Bursalı Tabir Bey merhum, Küıc Ali. 
Pa§a Kütüphanesinde bir mecmuada «Şerhi risaletül ilmi kadim», «İnnel - 
iime tâbiünlil malûm», «Şerhi leyse fil imkân ebdau mimma kân», «Risale- 
fi burhanı temanu», «Maadı cismânl», «Tefsiri âyeti Yuhâdiunallâhe» 
risalelerinin mevcudiyyetinden bahsolunduğunu işaret etmektedir. 

(Osmanlı Müellifleri, cilt 1, sah. 405; Sicilli Osraanî, cilt 1, sah. 369.). 

Konyalı Hafız Veliyüddin Efendi 

Veiiyüddin Efendi Konyalıdır. Müderristir. 1226 tarihinde Kürdistan 
mollası olmuştur. İ239-1248 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap 
olarak İştirak etmiştir. 1271 senesi Muharreminde Mısır mollası olmuş- 
tur. 1275 senesi Şevvalinin ons'ekizinci günü vefat etmiştir. Eyyüb'de. 
raedfundur. 

(Sicilli Osmani, cilt 4, sah. 617.) 

Hozanlı Muhamınıed Efendi 

Muhammed Efendi Kozanhdır. Müderristir. 1244 tarihinde atiyyo ve 
iltifatı seniyyeye mazhar olmu§tur. Fudelâdan bir zatür. Huzur Dersle- 
rinde muhataplığı 1228-1258 seneleri arasındadır. Ayasofya medresesi ile 
mütekait olmuş, 4 Şaban 1258 tarihinde vefat etmiştir. Sicil'de vefat tarihi^ 
1259 senesi olarak gösterilmiştir, 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 291.) 

Kulalı Muhammed Emin Efendi 

Muhammed Emin Efendi (sayın Muhammed Emin Eıhîr) Hicrî 1290 
tarihinde Kula'da doğmuştur. Babası Hacı Halil Efendi, ilmiyye sınıfından 
olup ticaretle iştigal ederdi. Ceddi Şeyh Seyfeddin Efendidir. Bu zatm 
Emîr Osman ismindeki oğlunun sülâlesinden geldiklerinden -sEmîr Osman- 
oğuiları» lâkabiyle .şöhretli dirler.İîk tahsilini memleketinde yaptıktan ve 
hıfzı Kur'anı azîmüşgane muvaffak olduktan sonra 1308 tarihinde İstan- 
bula gelmiştir. İstanbulda Tophane medresesinde ikamet ile Fatih camii 
şerifinde Fatih hocalarından Hezargradlı Osman Efendinin dersine devam 



— 314 — 

«derek. tahsilini ikmal ile 1316 tarihinde icazet aldığı gibi, Çangınlı Derviş 
Efendiden de Kadı Mir oltumuş ve icazet almıştır. O zaman yeni açılan 
Darülfünunun ulûmu diniyye şubesine de girmiş, buraya devam etmekte 
îken Mektebi Kuzat'ta açılan duhul imtihamnda da muvaffak olmuş ve 
burasını da ikmal ederek her iki şubeden de şahadetname almıştır. 

Diğer taraftan açılan ruus imtihanında da muvaffak olarak Fatih 
camii şerifi dersiamı sırasına girmiştir. Mueiz dersiamdır. «Ümiyye Sal- 
namesi» nde sah. 131 de «Kula'lı Hafız Muhammed Emin Efendi, 5 Cema- 
ziyelahır 1328 tarihinde İstanbul ruusu hümayununun İptidaî Hariç dere- 
cesini haiz Darülhilâfetülalij^e medreseleri kısmı tâli fıkıh müderrisle- 




ffıtîoJî Muhammed Emin Kfendi 



Tinden ve Fetvahane müsevvidlerinden, medresesi Abdüssaraed Efendi» 
yolunda kaydı mevcuttur. 

Mektebi Kuzat'ta Mecelle ve Darülhilâfetülaliyye medresesi âli kasmm- 
■da fıkıh raualUmlîklerinde bulunmuştur. Beş defa haccül haremeyn 

olmuştur. 

1341 senesinde Huzur Derslerine muhatap tayin edilmiş ve Sekizinci 
X>erste en son muhatap olarak dersi şerife iştirak etmiştir ^177]. 

Muhammed Emin Efendi, son Huzur Dersinin Dolmabagçe Sarayında 
yapıldığım söylemiş ve şunları anlatmıştır: 

«Halife Abdülmecid Efendi, kurenası ile beraber oturuyordu. Biz dt 
kıdemimiz sırasiyle oturduk. Ders, Sûrei Nahl'in «Kad mekereHezine rain 



[177] Bu clersto mulıarrir, İslııaljuiiu lîaeı İbrahim Ethem Efendi idi. Bu zat. 
tahminen yirmi sene evvel FntMı ramii şerifinde Cuma namazını eda ettUîl^n sonra 
tcamiden eıkariiön vefat etmiştir. 



— 315 — 

kablihim» âyeti kerimesinin tefsirinden başladı. Muhatap efendiler sıra île 
mukarrir efendiye sual sormaya bağladılar. En son muhatap olarak sûrei 
§erîfenin «Cennatü adnin» ile başlayan otuz birinci âyeti kerimesindeki 
«Lehüm fiha mâ yeşaun» nazmı celilinden sual sormuş ve cevabını almış- 
tım. Huzur Dersleri, bu âyeti kerime dahil olduğu halde burada nihayete 
erdi» demiştir. 

Eserleri şunlardır: 

1) Buharîi Şerifin sarihlerinden Askalâni isimli sarihin eseri olan 
«Münebbihats risalesinin tercümesi. 

2) Hadımı Muhammed Said Efendinin «Eyyühel veled» riscdesinin 
şerhinin tercümesi. 

Bu iki eseri basılacaktır. Daha başka basılmamış eserleri de vardır. 

Muhammed Emin Efendi, ilim sahibi, mütedeyyin, muttekî bir zattır. 
Hal tercümesini ve fotoğrafını kendisi vermiştir. 

Bu eserin tab'ı sırasında 4 Kasım 1961 Cumartesi günü vefat etmiş- 
tir. Kendisine Cenabı Hak'tan rahmet dileriz. 

Küçük Süleyman Kfendizade Esseyylt Ahmet Kc^it Efendi 

Ahmet Reşit Efendi, 1218 tarihinde vefat eden müderrislerden Küçük 
Süleyman Efendinin oğludur. 1232 senesinde imtihan ile müderris olmuş- 
tur. Huzur Derslerinde muhataplığı 1237 - 1264 seneleri arasındadır. Yirmi 
dört sene Davut Paşa Mahkemesi naipliğinde bulunmuş, 1265 senesinde 
Kudüs mollası, 1271 senesinde Beytüİmal Kassamı, 1281 senesi Safer ayında 
Evkafı hümayun müfettişi olmuş, îstanbul payesini ihraz eylemiş ve 1282 
senesi Sefer ayında vefat etmiştir. 

Ahmet ileşit Efendi müdekkik, âlim bir zat idi. «Füyüzâtı habibiyye^ 
ve «Mesîûlüssâfiyye alelvaridatıssa'diyye» namında iki telif eseri vardır. 
(SiciiH Osmanî, Olt 2, Sah, 395). 

Kütahyalı Muhammed Arif Elendi 

Kütahyalızade Muhammed Arif efendi, Kütahyah Ömer Efendinin 
oğludur. Müderristir. 1237 - 1252 seneleri arasında Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuş, îzmir mollası olmuş, 1247 senesinde Mekkei Mü- 
kerreme ve sonraı İstanbul, 1254 senesinde Anadolu, bir müddet sonra da 
Kümeli payelerini ihraz eylemiş ve 1259 senesi Rebiülahannm ondokuzun- 
cu günü vefat etmiştir. Faklh, fâzıl bir zat idi. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah, 273). 



— 316 — 
Lârendeli Seyyît Muhammet Rıfkı Efeudi 

Muhammed Rıfkı Efendi, Lârendelidir. (Karaman) Müderrisdir. 1241 
1259 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak i§tirak eylemiş, 
1259 senesi Rebİülevvel aynım yedinci günü vefat etmiştir. Harem iskele- 
sinde medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 410.) 

Mağribî Ahmet Şetvan Efendi 

Ahmet Şetvan Efendi, Bingazilidir. tstanbulda tavattun etmiştir. Mu- 
haddis müfessir ve şairdir. 1292 - 1299 seneleri arasmda Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. 1299 senesinde vefat etmiştir. Fatih camn 
bahçesinde medfundur, 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah 136). 

Malkaralı Katız Muhammed Emin Efendi 

Muhammet Emin Efendi, 1279 tarihinde Malkara'da doğmuştur. 
Babası zürradan Muhammed Efendidir. 

İptidaî ve rüşdî tahsilini memleketinde yaptıktan sonra 1297 senesmde 
İstanbul'a gelerek Fatih dersiâmlanndan Batumlu Hacı Hafız Muhammed 
Sait efendinin dersine devam ile icazetname almışdır. 1314 Muharreminde 
acılan ruus imtihamnda isbati ehliyyet ederek Hicrî 1319 tarihinde Fatih 
camii şerifinde derse çıkmıştır. Tercümei hal varakasmı verdiği tarıhde 
dersi, kutbun tasdikat cihetindedir. 

Tedris hizmetini hüsnü ifa eylediğine dair uhdesine istanbul ruusu 
tevcih edilmiş ve bir derece terfi etmiştir. 1323 malî senesinde ahalmm 
intihap ve talebi, Medisi İdarenin mazbatası üzerine Malkara kazası 

müftüsü olmuştur. 

1334 senesinde Huzur Dersleri muhatabı olmuş ve bu vazifesi 1341 

senesine kadar devam etmiştir. 

(Meşihatı îslâmiyye SiciUİ Ahval Dairesine verdiği 4 Cemazıyelahır 
1328, 3 MayJS 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Manisalı Hüseyin Hilmi Efendi 

Hüseyin Hilmi Efendi, Manisah Ragıpzade Sıbgatullah Efendinin 
oğludur. Dersiam ve müderrisdlr. 1275 - 1293 seneleri arasmda Huzur 



-. 317 — 

Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1293 senesinde Selanik kadı- 
lığına tayin edilmiş, Mekkei Mükerreme payesine nâiI olmuştur, 1302 se- 
nesi Seier ayının beşinci günü veiat etmiştir. Üsküdarda Karaca Ahmet- 
tc medfundur. 

(Sicilli Osmanî cilct 3, sah, 230). 

Manisalı Hafız Muhammed Emia Efendi 

Muhammed Emin Efendi, Rumî 1260 tarihinde o zaman sancak mer- 
kezi olan Manisa vilâyetinin Yarhasanlar mahallesinde doğmuştur. 

Ulemadan Semercizadc ailesine mensuptur. Mükaddimatı ulûmu tahsil 
ve hıfzı Kur'anı azîmüşşane muvaffak olduktan sonra, Fatih camii şeri- 
finde Şehrî Ahmet Efendinin ders halkasına girerek tahsilini ikmal ile 
Rumî 12S2 tarihinde icazet almıştır. O tarihlerde açılan ruus imtihanında 
da ehliyetini isbat ederek Fatih camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. 
Aym camide derse bağlıyarak talebesine icazet vermiş, pek çok talebe 
yetiştirmiştir. 1317 senesinde Huzur Derslerine muhatap tayin edilmiş, 
1330 senesine kadar bu vazifede bulunmuştur. Lâleli camii şerifi baş imamı 
ve Fetvahane! âli mümeyyizlerinden idi. 

24 Aralık 1330 tarihinde ^Şehzade başındaki evinde vefat etmiştir. 
Edirnekapıda ŞehitUk'te medfundur. 

Muhammed Emin Efendi, âlim, fâdıl, müttekî bir zat idi. Huzur Ders- 
leri muhataplarından Manisalızade Mustafa Şevket Efendi (Sayın Profe- 
sör Mustafa Şevket Yunt) bu zatın oğludur. 

(Hal tercümesi, kızı sayın Sainıe Denizeri tarafından bildirilmiştir.) 

Kanisalı Müsevvîd Hacı Ltitfullah Efendi 

Manisalı Müsevvİd Hacı LûtfuUah Efendi, dersiam ve müderris olup 
1247 senesinden itibaren Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş 
ve 1255 senesi Muharreminin yirmi sekizinci ^ünü vefat etmiştir. 

Murat Paşa camiinde medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 90). 

Manisahzade Mustafa Şevket Efendi 

Mustafa Şevket Efendi (Şevket Yunt), Huzur Dersleri muhatapların- 
dan Manisalı Hafız Muhammed Emin Efendinin oğludur. 1293 tanhirde 
tstanbulda doğmuştur. 



— 318 — 

İptidaî ve ruşdî tahsilini ikmal ettikten ve hıfzı Kur'anı azimüşşane 
muvaffak olduktan sonra Darülraualliraîne ve Darülfünunun Ulûmu 
Âliyyei Dinîyye şubesine girerek 11 Ağustos 1321 tarihinde pekiyi dere- 
cede birincilikle mezun olmuş ve altun Maarif madalyası ile taltif edil- 
miştir. 

Hukuk Fakültesinde tedrisi meşrut olan derslerden imtihan vererek 
pekiyi derecede tasdikname almıştır. Aynı zamanda Bayazıt camii 'şerifi 
dersi âmlarmdan ve Huzur Dersleri mukarrirlerinden Çarganbah Ahmed 










Manisal'.zade Mustafa Şevket Efendi 

Hamdi Efendinin dersine devam ile icazetname almış ve Ders Vekâletin- 
ce icra kılman ruus imtihanında ehliyyetlni isbat ederek dersiam ve 
müderris olmuş ve Fatih camii şerifinde tedrise mübaşeretle 1331 tari- 
hinde talebesine icazet vermiştir. 

Vefa idadi mektebinde ve Medresetül Kuzat, Medresetül İrşat, Medre- 
setül Vaisn ve Mütebâ ve Medresel Süleymaniyye'de uzun seneler malû- 
matı hukûkiyye, ahkâmı nikâh, vasâyâ ve feraiz, fıkıh, tarihî fıkıh ders- 



— 319 — 

leri okutmuş, bir müddet de Fetvahane'ye devamla iiâmat mümeyjdzliği 
memuriyyetinde bulunmuştur. 

Müîkiyye Mektebinde sekiz sene MeceUei Ahkâmı AdHyye dersi 
okutmuş ve Kadastro Mektebinde müammîik yapmıştır. 

25 Ekim 1326 tarihinde Hukuk Mektebi ahkâmı nikah, vasâya ve 
feraiz muallimliğine tayin ve 1 Kanunu evvel 1333 senesinde müderris, 
unvaniyle hukuku medeniyye müderrisliği uhdesine tevcih edilmiştir. 
Milâdî 1926 tarihinde İlahiyat Fakültesi tefsir tarihi müderrisHğine 
tayin edilmiştir. Ordinaryüs profesör idi. Hukuku Aile Karamafnesini 
tedvini, MeceUei Ahkâmı Adliyyenin tâdiH, Tevcihi Cihat Nizamnamesinin 
tanzimi komsiyonlannda azâ sıfatiyle çalışmıgtır.. Kanunu Medeni'nin 
tercümesi için teşekkül eden komisyonlarda âzâ olarak vazife görmüştür. 

Halife Abdüîmecit Efendinin imamlığı ve Fatih camii şerifi hatipliği 
vazifelerini senelerce ifa ve 1341 senesinde Huzur Derslerine muhatap 
olarak iştirak etmiştir. 



. ^Ji^y^jr^e^^j/^^ ., c^CZji^u 



a^ 



-^-r' r^ '^^J^ ^ V 



'. (M 






ManinaUmde Muntafa S&vket E^fendinm elyaztsı. 

Mustafa Şevket Efendi, arabî ve farisî lisanlarını bilir, fransızca da 
okuyup yazardı. Son devrin büyük din âlimlerinden olup bilhassa feraiz 
ve fıkıh İUmlerinde yüksek bir bilgiye sahip, natuk, şahsiyyet itibariyle 
gayet yakışıklı, kibar, hoşsohbet ve îstanbulun şöhretli avukaüarmdan idi. 

Milâdî 1951 senesi Haziranının dördüncü günü Şişlideki evinde vefat 
etmiştir. Edimekapıda ŞehitUk'te babasmm yamnda medfundur. 

Eserleri şunlardır: 

1) Fatiha ve diğer bazı sûrelerin tercümeleri, 

2) Kadı Eeyzâvî ile Ebussuud arasında bir mukayese, 

3) Kitabünnafakat: Hukuk Mecmuasında basılmıg ve neşrolunmuştur. 

4) Usulü Fıkıh Dersleri: Talebe tarafından basılmı§tır. 

5) Muhtasar Feraiz Dersleri; Talebe tarafından basılmıştır. 

6) Hukuku Aile Kararnamesi §erhi: Mukayeseli bir surette yazıl- 
mıştır; kararname mevkii mer'iyyetten kaldırıldığı için basılmamıgür. 



^ 320 — 

7) Mufassal Nazarî ve Amelî Feraiz Dersleri. 

8) Ahkâmı Vasâya. 

■' 9) Kanunu Medenî ve Ahkâmı Şahsiyye Komisyoniarmdaki raporlar. 
Ankara Hukuk Fakültesi ve tiâhiyyat Fakültesi Profesörlerinden 
.Sabri Şakir Ansay bu zatın damadıdır. 

(Hal tercümesi, fotoğrafı ve elyazısı oğlu sayın Şeref Yunt tarafın- 
dan verilmiştir.) 

Mendilyâtî Hüseyin Hilmi Efendi 

Hüseyin Hilmi Efendi, Muhammed Efendi nâmında bir zaün oğludur. 

Menteşe sancağı dahilinde MiIâs kazası nâhiyyelennden Mendüyat 
nâhiyyesinin Derince kariyyesindendir. 

Tahsilini İstanbulda ikmâl ederek Beyazıt camii şerifinde tedrise ve 
icazet vermeye muvaffak olmuştur. 1296 - 1305 seneleri arasında Huzur 
Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1305 tarihinde sıla tariki ile 
doğduğu yere gittiğinde orada vefat etmi§tir. 

Ulûmu arabiyyenin ekseri şubelerinde ve betahsis sarf ve nahivde 
ihtisas sahibi idi. 

Basılmış eserleri şunlardır: 

1) Şerhi tâlimüi evzan. 

2) Risale fi talimül iîm ve mevzua ve gaye. 

3) Risale fi kelimetüş şahade. 

4) Risale fi hakkı ibn. (Bu risaleleri, 1286 senesinde basılan mecmu- 
asında mevcuttur.) 

«Mizanüs sarf», «Şerhi dibacei mügnittüUab» gibi basılmış eserleri ve 
«Fevaidi Lâmiyye Şerhi», «Mahşii mügnittüUab» ve saire gibi basılmamış 
eserleri vardır. 
(Osmanlı Müellifleri, Ulemâ faslı, Sah. 287.) 

Mcudîlyâtîzade Muhammed Sait £fendî 

SicilU Osmanî, Muhammed Sait Efendi hakkında şu malûmatı vermek- 
tedir: Mendilyâtîzade Muhammed Sait Efendi, dersiamdır. 1206 senesinde 
imtihan üe müderris olmuştur. Dürrizade ve Samanîzade'ye meşîhatlerin- 
de arzuhalci olmuştur. 1224-1227 seneleri arasında Huzur Derslerine muha- 
tap olarak iştirak etmiştir. Refikleri Musannif Osman ve Deli Emin Efen- 
dilerin mevleviyyote nail ohnalarmdan muğber olarak bir müddet derviş 
-olup o elbiseyi giymiştir. 1233 senesinde Üsküdar mollası, bilâhare Edirne 



— 321 — 

payesine nail ve 1237 tarihinde Mekkei Mükerreme moîİası olmuştur. 1238 
Muharreminde Mekke-i Mükerreme'de vefat etmiştir. 

Muhammed Said Efendi, âlim, lâzıl, edîb bir zat idi. 

Cevdet Paşa, tarihinde, 1238 senesi vekayiinden bahsederken ; «Mek- 
kei Mükerreme kadısı Mendilyâtîzade Said Efendinin vefatı haberi dahi 
bu esnada Dersaadete vâsıl olmuştur. Efendii mumaileyh meşahiri dersi 
âmdan olup 1206 senesi imtihanınd& müderris olrauş ve 1233 de Mahreç 
payesi, 1237 de Edirne payesi almı§ idi. 1238 de Mekke mollası olup orada 
vefat eyledi, Rahmetullâhi aleyh.» demektedir. 

(Cevdet Tarihi, cilt 12, ,sah. 87; Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 39.) 

Menlikli Mustafa Efendi 

Mustafa Efendi, Menliklidir. Müderristir. 1237-1255 seneleri arasında 
-Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1256 senesi Rebiülev- 
velinde Halep Mollası olmuş. 1265 senesinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 475.) 

Menteşeli Yaisub Efendi 



V ...dKhM. « £%B^ 




Me.tıİKf&li 'Yukiijı Efendi 



Yakub Efendi, 1294 senesinde Yatağan kariyyesinde doğmuştur. 
.Abdülfettah Efendinin oğludur. Soyadı Menzilcioğîu'dur. 



Huzur n&r.slerî, C. İT, — Sİ 



— 322 — 

Mektebi Nuvab, Medresetül Kuzat ve Darülfünun' un Ulûmu Âliyye 
Şubesi mezunlarındandır. Fatih camii şerifi müderrislerinden ve muciz 
dersiamdır. 

Sahm medresesinde ve Medresetül mütehassisinde fıkhı Hanefî müder- 
risliği yapmıştır. 1325 senesinde Fetvahanei Âli Temyizi I'Iâmatı Şer'iyye 
Dairesine tayin olunmuş, aiedderecat terfi ile Fetvaemaneti muavinliğinde 
ve î'lâmatı Şer'iyye Müdürlüğünde ilgası tarihine kadar vazife ifa etniiştir. 

1334-1337 seneleri arasmdaı Huzur Derslerinde muhatap olarak bulun- 
muştur. 

Bir m.üddet Muğlada avukatlık etmig ve ziraatla meşgul olmuştur. 1951 
yılmda Bakanlar Kurulu kararı ile Kıbrıs Müftülüğüne tayin edilmiş, altı 
ay kadar bu vazifede bulunduktan sonra isti'fa ile ayrılmıştır. 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı göndermiş olduğu mektuptan elde edil- 
miştir.) 

MidülUi Ahmed §akir Etendi 

Hacı Ahmed Şakir Efendi, Midilli Müftüsünün oğludur. 1217 senesin- 
de Midilli'de dünyaya gelmiştir. Müderristir. Zaptiyye ve Ziraat Meclisleri 
müftüsü olmuştur. 1255-1266 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap 
ölaırak iştirak etmiştir. 1267 senesinde Halep, 1274 senesi Rebiülahannda 
Mısır mollası olmu§, 1275 senesi Şaban aymda Mekkei Mükerreme, 1283 
senesi Rebiülevvelinde istanbul payelerini ihraz etmiştir. 1284 senesi Şaban 
aymm İS inci günü vefat etmiştir. Eyyüb'de medfundur. 

Hacı Ahmed Şakir Efendi, âHm, şair bir zattır. «Avamil» i türkçeye 
nazmetmiştir. Kayınpederi Kapucubagı Murabît Boşnak Muhammed 
Beyedir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 129.) 

Mösevvit Abdülbabl Efendi 

«Müsevvit Abdülbaki Efendi» diye maruftur. 1172 Ramazanında 
ÎV. Meclise, 1173 te Vü. Meclise bagmuhatap olarak iştirak etmiştir. Do- 
ğum tarihi belli değildir. Medînei Münevvere kadısı iken 1207 senesinde 
vefat etmiştir. Medinede medfun olsa gerektir. 

Müsevvit Ali Baharül Buharı Efendi 

Şeyhülislâmlara adet ile mahdut olarak bazı zevata tedris ruusu vere- 

■ 

bilmeleri ilmîyye tarikmın ıslâhında takarrür ^tmi§ esaslardan bulunması 






— 323 — 

hasebiyle, Şeyhülislâm Yahya Tevfik Efendi, bu salâhiyyetini kullanarak 
Baharı Şirazî Efendiye Hicrî 1205 tarihinde tedris ruusu vermiş ve muma- 
ileyh bu suretle müderris sınıfına intisaptan sönra Huzur Dersleri Meclis- 
lerinde muhatap olarak bulunmuştur. İsmi Ali'dir. Cevdet Paga, tarihinde, 
bu zat hakkında §u malûnaatı vermektedir: «Fünunu gettada bidaası ve 
alelhusus ulûmu riyaziyyede mahareti tammesi ve elsinei selâsede eg'arı 
makbule ve mergubesi var idi. Ancak kimyagerlik merakma düşmüş idiğün- 
den ömrünü sahkı eczaya ve varmı böyle bir ham sevdaya sarf edegeldi- 
ğinden yakasını süfliyyetten halâs edememiştir. Fil asıl İran ahalisinden 
olduğu halde şaibei teşeyyüden tahallûs için kendisini Buharalı tanıtmak 
istemiş, müderris olduğunda defteri müderrisine ismi Bahan Buhari diye 
yazılmıştır. Mahazâ şiîlik şiarından tathiri dameni iştihar edemeyüp yine 
«Tarikin içine kızılbag karıştım lâkırdıları tefevvüh olunmuş ve o asırda 
tariki ilmij'yede Kara Abdullah namında biri olduğundan Sururî Efendi 
mizah tarzında: 

c'Çünki var bunda o Çingâne Kara AbduUah 
Hey Efendi ne olur bîr de kızılbag olsun» 
beytini inşâ etmiştir. 

Bahar Efendinin nakgi hatemi «Bâda heraige gülgeni ömrü Ali Bahar» 
mısraı olmakla «Ömür lâfzının fethi mini ile okunmak ihtimâli olduğun- 
dan bunu mührünüzde kabul etmeniz bir nevi takiyyedir» deyu bazı zürefâ 
tarafından kenduye söylendiği mervidir. 

Sicilli Osmanı'de Bahar Efendinin hendeseye dâir bir risalesi mevcut 
olduğu bildirilmiştir. Vefatı tarihinin 1220 olarak gösterilmesi sehve müs- 
tenit olsa gerektir. Çünkü 1224 senesinden 1227 senesine kadar Huzur 
Dersleri meclislerine iştirak ettiği kaydan müsteban olduğu gibi Cevdet 
Paga, tarihinde, 1228 senesi vekayiini anlatırken «^ine bu esnada müder- 
risini kiramdan îrâniyül aısıl Hoca Ali Bahar Efendinin bazı mesaili nadirei 
cebriyye ve hisabiyye ve mebahisi hendesiyye ve mesahiyyeyi havi te'îif 
eylemiş olduğu risale tarafı Şeyhülislâmîden huzuru hümayuna takdim 
olunmakla medresesi hamiseye terfi buyuruldu ve mevleviyyetine kadar 
hâsbelkalde maişet itibar oiunm&k üzere kendisine bir nemaluca arpabk 
ve bin kuruş da harçlık verildi. Lâkin arası çok geçmeyüp senesi içinde 
biçâre Bahar Efendi fevt olarak bütün bütün gaileı taayyüşten kurtuldu. »^ 
denilmektedir. 

(Cevdet Tarihi, cilt 5, sah, 92/93; Sicilli Oamanî, cilt 2, sah. 29.) 

Müsevvit Hac! Fethullali Efendi 

Fethuliah Efendi, ilim tahsil ettikten sonra Fetvahanede istihdam 
edildi. Başmüsevvit oldu. 1227-1242 seneleri arasında Huzur Derslerine 



— 324 



muhatap olarak iştirak etmiştir. 5 Şaban 1242 senesinde vefat etmiştir. 
SicUli Osmanî, bu zatın vefat tarihini 1243 olarak gösterir. 
(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 8.) 

Nevşehirli Halil Vehbi Etendi (Vehbi Erimer) 

Halil Vehbi Efendi, Pievne gazilerinden Kolağası İbrahim Hilmi Bey'- 
m oğludur. H. 1283 tarihinde Nevşehirde doğmuştur. Yazıcıoğulları namiyle 
şöhretlidir. İstanbulda zamanın büyük âhmlerinden Âîıf Beyin tedris rah- 
lesine dahil olarak icazetname almış, Bayazıt camii şerifi dersiamı olmuş- 
tur. Pek çok talebe yetiştirmiştir. 1325 tarihinde Fetvahaneye tayin olun- 
muş, 2 Ağustos 1335 tarihinde Darülhilâfetülaliyye medreseleri Süleyma- 
niyye medresesi -fıkhı Hanefî müderrisi olmuş, kelâm ve hadisi şerif ders- 
leri de okutmuştur. 1333 tarihinden itibaren hilâfetin ilgası olan 1341 



Nevşehirli Halil Vehbi Ependi 



tarihine kadar Huzur Dersleri muhataphğmda bulunmuştur. İstanbul 
Müftülüğünde çahşmakta iken yaş haddi dolayîsiyle Milâdi 1936 tarihin- 
de emekhye ayrıhnış, 1938 senesinde Suâdiyyedeki evinde vefat etmiştir. 
Muhitinin ve arkadaşlarmın hörmetini kazanmış, müstakim, hatırşinas, 
merhametli, yardımsever, fâzıl bir zat idi. Tabiatı çok severdi. 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı, oğlu Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanhğı 
Başmüfettişi saym Dr. Hilmi Erimer taraf mdan verilmiştir.) 

Niğdeli Hafız Muhammted Hilmi Efendi 

I 

: 

! 

Hafız Muhammed Hilmi Etendi, .X252 senesinde dünyaya gelmiştir. 
Rüşdiyye muallimliklerinde, Meclisi ' tdarei Evkaf âzâhğmda bulunmuş- 



— 325 - 

tur. 1312 senesi Ramazan aymda Huzuı-' Derslerine muhatap olmuş, 1326 
senesi Haziran, aymda tekaütlüğü icra edilmiştir. 

(Hal tercümesi, Başbakanlık Arşivi, Defter No. 113, sah. 21/21 den 
alınmıştır.) 

Nusret Camii muvakkıtı Hüseyin Hulusi Efendi 

Hüseyin Hulusi Efendi müderristir. Sultan İkinci Mahmut tarafından 
in§a edilen Tophanedeki Nusretiyye camiinde muvakkit olup 1246-1260 
seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 15 
Muharrem 126Û senesinde Galata mollası, 1264 senesi Zilhicce aymda 
Bursa mollası ohnuş ve kendisine Mekke! Mükerreme ve 1270 senesi Zilka- 
de ayında tstanhul payeleri verilmiş, 1275 senesi Ramazanında İstanbul 
kadısı olmuş, 1276 senesi Safer aymda Anadolu payesini ihraz ve bîr müd- 
Ö_et sonra vefat etmiştir. Sicilli Osmanî, bu zattan bahsederken «ilim ve 
vekar sahibi bir zat idi» der. 

(Sicilli Osmanî, cilt 2, sah. 227.) 

Orduiu İbrahim Nuri Efendi 

Ordulu İbrahim Nuri Efendi, 1291-1330 seneleri arasmda Huzur Ders- 
lerine muhaıtap ve başrauhatap olarak iştirak etmiştir. Süleymaniyye tür- 
besi haziresindeki mezar taşı kitabesi aynen şöyledir: 

■;<Hüvel bakı 
Ulemai benam ve füdelayı kiramdan ve Süleymaniyye 
camii şerifi mucizânından ve kibarı müderrisinden olup 
kırk seneden beri huzuru hümayun dersi şerifinde bulu- 
narak dersi evvelin bagmuhatabı olan reisülmüderrisîn 
Ordulu Elhac İbrahim Nuri Efendinin ruhu için Fatiha. 
29 Rebiülevvel 1331, 23 Şubat 1328 Cumartesi» 

Pirlepeli Ahmed Efendi 

Ahmed Efendi, Pirlepelidir. Müderristir. 1228-1242 seneleri arasmda 
Huzur Derslerine muhatap olarak igtirak etmiştir. 1239 tarihinde Evkaf 
müfettişi, bilâhare Mahreç mollası olmuştur. 1241 senedinde, Bektaşîlerin 
ahvalini tetkik için Rumeliye gönderilmiş, 1246 senesine kadar orada 
tefehhusat ve tetkikatta bulunmuştur. 1251 Rebiülevvelinde Şam mollası. 
1252 senesinde Medine! Münevvere mollası olup, buradaki müddeti bir 



— . 326 — 

sene temdit edilerek taltif olunmuştur. 1253 tarihinde îstanbul payesini 
ihraz ve 1256 $enesi Rebiülevvelinin üçüncü günü irtihal eyiemigtir. Fâdıî 
bir 'zat idi. Oğlu mollalardan Abdürrauf Efendidir. 
(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 293.) 

Kizeli Hafız Ahmed ICfendi 

Hafız Ahmed Efendi, Rlzenin Emüniddin mahallesinde doğmuştur. 
Sofîoğullarından Hacı Muhammed Efendinin oğludur. Fatih camii şerifi 
dersiâmianndandır. 1327 senesinde Huzur Derslerine muhatap olarak tayin 
edilmiş, bu vazifesi 1341 senesine kadar devam etmiştir. 

(Hal tercümesi, Rize müftüsü sayın Tusuf Karaiı'nm 9.4.1952 tarihti 
mektubundan alınmıştır. ) 

Rizeli Hacı İbrahim Hilmi Efendi 

Hacı İbrahim Hilmi Efendi, Rizenin Pagakuyu mahallesinde doğmuş- 
tur. Şabanogullarmdan Hacı îsmail Efendinin oğludur. Meşhur Hoca HaıEîz 
Şâkir Efendiden icazet almıştır. Süleymaniyye camii şerifi dersiâmıdın 
Kendisi de icazet vermiştir. 1323-1340 seneleri arasında Huzur Derslerine 
muhatap olarak iştirak etmiştir. îstaoıbulda vefat etmiştir. -sKur'an Hocası» 
lâkabiyle yadediürdi. 

(Hal tercümesi, Rize Müftüsü sayın Ynsuf Karalı'nm 9.4.1952 tarihli 
mektubundan öğrenilmiştir.) 

Kizelî İshak Nuri Efendi 

Ishak Nuri Efendi, îiizenin Erganon mahallesinde 9 Receb 1259 tan- 
hînde doğmuştur. BâbaiS? Muhararped Elfendi'dir, san'atı gemiciliktir. 

İlk tahsilini memleketinde -yaptıktan sonra 5 Şevval 1279 senesinde 
îstanbula gelip Hemşinli Hacı Salim Efendinin dersine devam etmiş ve 
15 Cemaziyelahar 1296 tarihinde icazet almıştır. 11 Cemaziyelahar 1297 
tahribinde usulüne göre meşihatta yapılan imtihanda muvaffak olarak 
Süleymaniyye camii şerifi dersiamı olmuş ve derse çıkmıştır. 20 Cema- 
ziyelahar 1312 tarihinde talebesine icazet vermiştir. Ruusu, İptidai Alt- 
mışlıdır. 15 Mart 1316 tarihinde 1000 kuruş maaş ile ve padişahın iradesiie 
Sakız adasına müderris ve vaiz olmuş, 5 Ocak 1318 tarihinde bu vazifeden 
istifa etmiştir. 1322 senesinde Huzur Dersleri muhataplığma tayin edil- 
miş, bu vazifede iken yine padişahın iradesiie Yıldız Sarayında Buharîi 
Şerif hocası oîmug, 31 Mart 1325 tarihinde bu vaeifesi lâğvedilerek Meşî- 



— 327 — 

laatta Buharîi şeriJE kıraati hizmetine tayin edilmiştir. Haccülharemeyn de 
olmuştur. Muhataplığı 1322 senesinden 1336 senesine kadar devam etmiştir. 

(Meşihatı Islâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 31 Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi varakasından ahnmıştır.) 

Eize Müftüsü saym Yusuf Karalı da, 3.4.1952 tarihli mektubımda, 
İshak Nuri Efendinin takriben Milâdî 1927 senesinde 110 yaşında iken 
vefat ettiğini ve «Keşşaf Hoca» namiyle şöhretli olduğunu bildirmiştir, 

Rizeli Hacı MuhaDuned Ali Kfendi 

Hacı Muhammed Aîi Efendi, Rizenin Setoz köyünde 1268 senesinde 
.dünyaya gelmiştir. Babası Hacı Mustafa Efendidir. Şöhreti Ali Efendiza- 
dedir. İlk tahsilini memleketinde yapmış, babasından ders gördükten sonra 
Istanbulda m^ahiri ulemayı benamdan üstazı kül Hafız Ahmed Şakır 
bendinin ikinci tertip tedris halkasına dahil olarak 1308 senesinde icazet- 
naane almıştın O sene icra kılman ruus imtihanında da muvaffak olarak 
1309 senesinde Fatih camii şerifinde derse çıkarak 1322 senesinde talebe- 
sine icazet vermiştir. Bir müddet Adana Vilâyeti Müftülüğünde bulunmuş, 
tedris müddeti esnasında İptidai Hariç ve Hareketi Hariç ruus rütbelerine 
nail olmuş ve icazet verdiği sırada o vakitki kaide veçhile emsaii meya- 
nmda bir kıt'a altun liyakat madalyası, dördüncü rütbeden Osmanlı nişanı 
ile taltif edilmiştir. 

1335-1339 seneleri arasında Huzur Derslerine rauhaıtap olarak iştirak 
etmiştir. 1341 senesinde köyünde vefat etmiştir. 

(Hal tercümesi, Megîhatı tslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
,1& Muharrem 1329, 16 Haziran 1327 tarihli hal tercümesi varakası ile 
Rize Müftüsü sayın Yusuf Karalı'nın gönderdiği 9.4.1952 tarihlî mektu- 
üunda verdiği malûmattan istifade olunarak hazırlanmıştır.) 

Bizeli Hacı Muhammed Ferhad Efendi 



Hacı Muhammed Ferhad Efendi, Rizenin Satoz, namı diğeri Hemdem 
köyünde 1237 tarihînde doğmuştur. Mânioğullarından Hacı Ömer Efendi- 
nin oğludur, tstanbulda Süleymanîyye medresesinde tahsilini ikmâl ettik- 
ten sonra Fatih camii şerifinde derse çıkıp talebesine icaızet vermiştir. 
1301-1328 seneleri arasında Huzur Derelerine muhatap olarak İştirak etmiş, 
1328 senesinde bu vazifeden isti'fa etmek suretile ayrılmıştır. 1341 sene- 
sinde 97 yaşında olduğu halde tstanbulda Beykozdaı vefat etmiştir. 



— 328 — 

Hacı Muhammed Ferhad Efendi, zamanının büyük din âlimlerinden^ 
olup, bilhassa ilmi hadisde yedi tûla sahibi idi. 1319 tarihinde İstanbul 
ruusu hümayununun Süleyman iyj^e derecesini ihraz eylemiştir. 

(Haî tercümesi, Rize Müllüsü sayrn ^usuf Karalı'nın 9.4,1953 tarihli 
mektubundan ve İlmiyye Salnamesi, sah. 103 den istifade olunarak hazır- 
lanmıştır.) 

Rizeli Muharrem Efendi (Muharrem Topçu) 

Muharrem Lûtfi Efendi, 1286 tarihinde Rizenin Gülbahar mahalle- 
sinde doğmuştur. Babası Hacı Eyyüb Efendi, ticaretle iştigal ederdi.. 
Annesi Zeliha Hanımdır. 

îlk tahsilini memleketinde yapmıştır. îstanbulda Fatihte Çiftebag- 
Kurşunlu medreseye devanı ederek 1313 Cemaziyelahannda hocası Yako- 
vah İbrathim Efendiden icazet almış ve Fatih camii şerifi dersiamları 




Rizeli Muharre/m. Efendi 



sırasına girmiştir. Bilâhare, Fatih cainiinde derse çıkarak 1323 tarihinde 
talebesine İcazet vermiştir, tyi -Arapça bilirdi. Megrutiyyetin ilânmı müte- 
akip yapılan tensikatta Fetvahanei Âliye girmiş, bir müddet ,sonra; 1326 
senesinde Medinei Münevvere naibi olmuştur. Müddeti rauayyenesi olan. 
iki seneyi ikmal ettikten sonra tekrar İstanbula gelerek Fetvahanedeki 
vazifesine devama bağlamıştır. 

Huzur Derslerindeki muhataplığı 1334-1339 seneleri arasındadır. Deb- 
reli Vildan Faik Efendinin raukarrirliğinde ders muhatabı olmuştur. 

1339 tarihinde Üsküdara müftü tayin edilmiş, vefatına kadar bu vazi- 
fede kalmıştır. Muharrem Efendi, 1349 senesi Şabanının 16 ncı günü 1930 
senesi Ocak ayında Üsküdardaki evinde vefat etmiştir. Vefatı zamanında 
61 yaşında idi. Karacaahraed kabristanında medfundur. 



— 329 - 

(Hal tercümesi ve lotoğrafı, kızı sayın Nazire Öner tarafından veril- 
miştir.) 

Kizeli Musa Kâzım Efendi 

Musa Kâzım Efendi, Rizenin Kafhane (Çaldıran kaya) Icöyündc- 
doğmuştur. Azatlı oğulîan'ndandır. Tahsilini İstanbulda yapmiştn\ Fatih 
camii şerifinde icazet almış ve aynı camide tedris ile icazet vermiştir. 1330- 
1339 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap " olarak bulunmuştur. 

(Rize müftüsü Saym Yusuf Karalı'nın 9 Nisan 1952 tarihli mel^tu- 
bundan ahnmıştır.) 

Rizeli Osman İlmî Efendi 

Osman İhnî Efendi, Rizenin Mapavri (Çayeli) ilçesinin Çataklı Hoca 
mahallesinde dünyaya gelmiştir. Kara Ömeroğullarmdan Ömer Efendinin 
oğludur. İstanbulda Fatih camii şerifinde Şirvanlı Rüştü Pa§a ile Yakovab 
Ali Fikri Efendinin derslerine' devam ederek Ali Fikri Efendiden ieazet 



. : İM I I III ■■■ll»H»M 1^11 III ■! fj •' K« 



1 . . * 



almıştır. Fatih camii şerifinde derse çıkmış, iki defa İcazet vermiştir. 1297- 
1321 seneleri arasmda Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuş, takri- 
ben seksen beş yaşında olduğxı halde 1321 tarihinde köyünde vefat etmifjtir. 
(Hal tercümesi, Ri2e müftüsü Saym Yusuf Karalı'mn 9 Nisan 1953 
tarihli mektubundan almmıştır.) 

Rizeli Hacf Yakup Efendi 

Hacı Yakup Fevzi Efendi, Rize vilâyetinin Gnius kariyyesi hallan- 
dan Gül Ahmed Efendinin oğludur. 1262 senesinde dünyaya gelmiştir.. 

Memleketinde «Bağdatlı Bayrakdaroğulları» namjyle şöhretlidir. İstanbul- 



330 — 



■da zamanın büyük âiimİGrinden istanbullu Hafız Ahmed Şâkir Efendiden 
ders okumuş ve icazet almıştır. Fatih camii şerifi muciz dersâmlanndan- 
^r. Tabakzade Yunus Efendi medresesinde müderrislik etmi§, aynı saman- 
da Hırkai Şerif camiinde Buharîi şerif okutmuştur. 1329-1334 seneleri 
arasında Huzur Derslerinde muhatap ve başmuhatap olarak bulunmuştur. 




Rizeli 'Hacı Yakup Efendi 

Hacı Yakup Efendi, zamanının ileri gelen büyük din âlimlerinden, 
alicenab, hayırhah bir zat idi. 

1337 senesinde 75 yaşında ...olduğu halde İstanbulda vefat etmiştir. 
Kabri, Edimekapıda Halebî merfıuma yakındır. 

(Hal tercümesi- ve fotoğrafı, oğlu Ahmed Tevfik Acet'in eşi saıym 
Necmiyye Acet tarafından verilmiştir.) 

Rusçuklu AU FeÜıî Efendi 

Muhammed Ali Fethi Efendi (Osman Beyzade) 1219 tarihinde Rus- 
çuk'ta dağmuştur. Yirmi yaşında tstanbula gelerek ilim tahsil etmiş, 1-245 
senesinde memleketi olan Rusçuğa dönmüştür. 1251 tarihinde müderris 
ve bilâhare İstanbulda Mektebi Adliyye hocası olmuştur. 1263 tarihinde 
bu vazifeden istifa etmiş, Fatih camü şerifinde ders okutmaya başlamış- 
tır. 1266 tarihinde Meclisi Maarif âzası, sonra Halep raolîası olmuştur. 
Kuşadah İbrahim Efendiye müntesip idi. 1255-1271 seneleri arasmda 
Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1274 senesi Rebiül- 
aharında vefat etmigUr. Kabri Eyyüb Sultan'da Hazreti Halid'e civardır, 
Sicilli Osmanî, bu zattan bahsederken: <<fâdıl ve şair idi» der. 



— 331 — 

Eserleri şunlardır: 

1) Eihayrüi hasen fi şerhil müsteşarı mü'temen. 

2) Tercüme! kelâmı erbaini Hazreti Aii. 

3) Bazı ehadisi gerife tercüme ve şerhlerim havi «Sermayei Necat:^. 

4) İstanbul kütüphanelerinin kitap isimlerini havi ohnak üzere 
tertibine başhyarak birinci cildini ikmâl ettiği eserinin bir nüshası Umumî 
Kütüphane'de «El asarül aüyye fi hazainil kütüp» ismi ile mevcut olup 
eserlerinin en büyüğüdür. 

5) Hilyei saadet tercümesi: «Hiîyei Sultani». 

6) İlmi tabakatül arz: Bu eserde gimdiki fennî terakkiyyata muga- 
yir bazı maddeler var ise de istifadeye şayan noktalan da vardır. Mısırda 
basılmıştır. 

7) Tercümei nasayihi Eflatun. Sair eserleri ve gürleri de vardır. 
(Osmanh Müellifleri, Ulema fash, Sah. 395; Sicilli Osmânî, cilt 4, 

sah. S.). 

Rnsçnklu Seyyit Mustafa Efendi 

Seyyit Mustafa Efendi, Rusçukludur. Darüîmuallimînden yetişmiştir. 
Hügdiyye mektebi hocalığı yapmıştır. 1271-1291 seneleri arasında Huzur 
r>erslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1286 senesinde Meclisi Maarif 
âzası, 1295 senesinde Mekâtibi îptidâiyye müdürü oknuştur. 1300 senesin- 
de bu vazifeden ayrılmış, bir müddet sonra kütüphaneler tahrir memur- 
luğu yapmış ve 1305 senesinde ayrılmıştır. 

Seyyit Mustafa Efendi, Enderunu hümayunda başhoca îdi. 13H senesi 
Muharreminin yirminci günü vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmânî, Cilt 4, Sah. 489.) 

Salıibi Ayar Yeğeni İbrahim Şefik Efendi 

ibrahim Şefik Efendi, Darphane Nâzın Ebubekir Efendinin yeğeni 
olması sebebiyle «Sahibi Ayar Yeğenim* namı ile meşhurdur. Müderristir. 
Galata mollası olmu§ ve 1236, 1237 ve 123S seneleri Huzur Derslerinde 
muhatap olarak bulunmuştur. 1244 senesi Muharreminin yirmibirinde 
vefat etmiş ve Üsküdarda amcasının yanma def n edilmiştir. 

(Sicilli Osmânî, cilt 3, sah. 152.) 

Samakovah Hasan Efendi 

1172 Kamazam Huzur Derslerinin III. Mechsine ve 1173 senesi Rama- 
zanının IV. Meclisine muhatap olarak igtîrak eden bu zait, 1178 de 
Kudüs kadısı olarak muhataplıktan ayrılmıştır. 



— 332 — 



Jı^eferihisarh Esseyyit İbrahim Efendi 

Seferihisarlı Esseyyit İbrahim Efendi, meşhur bir dersiamdır. 
Müderrisük ile iktifa etmiştir. 1245 ten 1295 senesine kadar Huzur Ders- 
lerine muhatap ve bagmuhatap olarak iştirak etmiştir. 1295 senesi Zilhicce 
aymm yirraidördüncü günü vefat etmiştir. Oğlu, Mabeyin kâtibi Ziya 
bey' di r. 

(Sicilli Osmânî, cilt l,.sah. 164.) 



Serezli Ahmed Şükrü Etendi 

Serezli Ahmed Şükrü Efendinin yakm arkadaşı ve hemşehrisi olan 
Meşihatı İslâmiyye Ders Vekâleti Meclisi Mesalihi Talebe Başkâtibi Saym 



f. 

V 






Serezli- Ahmed Şükrü Efendi 

Es'ad Serezli [178], bu zatm fotoğrafmı vermiş ve hal tercümesini şöyle 
anlatmıştır: 

«Hacı Hafız Ahmet Şükrü Efendi, Serezin Halil Pasa mahallesinde 
1284 tarihinde dünyaya gelmiştir. Babası ayakkabıcı esnafından İsmail 



[178] Son devirde yaşamış ve huzuru hümayun dersieıine mukarrlr ve- muha- 
tap olarak işUrîîk etmiş oîan büyük' din âlünlerini memuriyyet VQZİfo.si icabı yakından 
tanıyan, ve pek cok zâtm hâl tercümelt^rini bize bildiren Sayın Ks'.ad Serezli'nin hâl 
tercümesini kL-îaca yazmayı vaziîe telâkki ettik: 

Es'aö Bey. 1293 tarihinflo Scrnz'de öogmu&fur, Serez Müftüsü Fetlıuilah Fehmi 
Efendinin oyludur. Rüşdl ve idâdî tahsilini biLirdilîton sonra medrest; hayatına atılaark 
Serezde ve İstanbulda tahsilini ikmâî ile; îcînzet alraL-^tır. İstilâya kadar Serez'de der.s 



— 333 — 

Ağadır. Ailesinin lâkap ve şöhreti TopcuoğuUari'dıı-. Ahmet Şükrü Elendi, 
Serezde sibyan mektebini ikmal etmiş ve hıfzı Kur'anı azîmüşşanı itmam 
ettikten sonra İstanbula gitmek arzusunu izhar etmiş, babasmm vaktü 
hali müsait olmadığından gönderilememiş idi. Arkadaşlarının İstanbula 



okulmutj ve bü müddet za-rfında Maarîl. Evkaf komisyonları reisliklerinde bulunmug 
ve Tnc^rutiyt^iin ilârum müLeîikip Selanik Vilâyeti Meclisi Umumî n^atığina ve Kiıcıi- 
meni Daimi Heisüğinrle calı^rnıstir. Hicretten .sonra Istanbıılda Mesîba.tı İsJâmiyye 
Ders Vekâleti, HCy'eti Tefti-^iyye ve Meclİ-Ç: Mesalihi Talebe BOgkâtipîiklerinde sene- 
lerce lıîzmel etmiş? ve Ilüseyin Kâzım Beyin Evkaf Nazırlığı züma.nında Mebanii 




Mo-yıhai/, İslâmiyye Tie.rs VeJr.üi.ctî Mec}i.si Me--ia]i.hi Talebe Başkatibi 

Es'ad Rorczîi 



Ilayriyye ve bilâhare Şer'iyye ve Evkal Vekâleti ve Diyanet İdleri zamanımla Dinî 
Müesseseler Müdürlüğünde bulunmuştur. Bu müesseselerin lağvından sonra Edirne, 
Izrair, Mei'Sirı, Eskis{îhir Vakıflar Müdürlükleri vazifesini ifa. etmiş, yas lıartdi dolayı- 
siyle emekliye ayrılmıştır. Kendisine Cenabı Haktan daha cok seneler uzun ömürler 
temenni ederken, bu esere gösterdiği yakın alâkadar dolayı minnet ve sükrajılanınıaı 
sunarı?:. 



— 334 — 

gitmesinden, babasının kendisini yollamamasmdan müteessir ve meyus 
bir halde Serezde medrese tahsiline başlamıg ve daima İstanbuîa gidebil- 
mek çarelerini aramaktan hâli kalmamıştır. Ya kendi buluşu veya birisi- 
nin tavsiyyesi ile mahalle komşusu olan Serez Müftüsü Hacı Fethullah 
Efendiye (sayın Es'ad Serezli'nin babası) müracaat ile bu arzu ve iştiya- 
kını, babasmm mâlî dummunu, kendisini yanından ayırmak istemediğini 
ifade ve hikâye ile bu vaziyyete bir çare bulmasını rica etmiştir. Taiebe 
babası ve hâmisi olan müfti efendi merhum: «Ben, babanın gönlünü alırım, 
sana yol parasını da veririm, bu sene başında seni tstanbula gönderirim.» 
diyerek kendisini teskin etmig ve filhakika babasınm müsaadesini istihsal, 
yol hazırlıklarını ihzar ve ikmal ederek tstanbula göndermz§tir. Bu suretle 
İstanbuîa gelen Hafız Ahmet Efendi, Fatih dersiamlarından Serezli Hacı 
Eyyub Efendinin dersine devama başlamış (Serezli Eyyub Sabrı Efendi 
mukarrîrdir), onun delâlet ve himayesi ile Fatihte Çarşanbada Muhammed 
Ağa camii kurbünde kâin Defterdar Muhammed Efendi medresesine yerle- 
şerek icazet alıncaya kadar o medresede oturarak tahsili ulûma devam 
etmiş ve icazet almıştır. Hafız Ahmet Şükrü Efendi, bu suretle icazet 
aldıktan sonra ruus imtihanına girdi ve muvaffak oldu. Fatih camii şerifi 
dersiamları sırasına girdi. Sabah ikindi ve tatil derslerini muntazaman 
okuttu, icazet vermeye de muvaffak oldu. Huzur I>ersİerine muhatap oldu. 
Bütün hayatında daima ders üzerinde yaşadı. Meşihatta, Evkafta hiç bir 
vazife kabul etmedi, hattâ Meclisi Mesalihi Talebe âzâlığma da rağbet 
göstermedi. Medresede ulûmu arabiyye^ talasil ederken ilmî celill kıraeti 
de bütün tafsilâtile ikmal etti. Şeyhülkıjrra Hacı Hasan Efendiden mezu- 
niyet aldı ve bu ilmi de neşre koyuldy bir çok hafız ve kurra yetiştirdi. 

Şehzade camiinde şeyhülkliiyra3r€ Tophane'de Kılıç Ali Paşa camiine 
vaiz ve şeyhülkurra oldu. Takrib'den bir cok icazet verdi. (Takrib, yedi 
imamm kıraeti, kıraeti seb'a üzere kur'an okumaktır; bu ilme ilmi takrib 
derler.) Denilebilir ki bu muhterem şahsiyyetin İstanbulda yaşadığı yarım 
asırhk hayatı, medrese ve camilerde ders vermek ve Kur'anı Kerim talim 
etmek, hafız yetiştirmek ile geçmiştir. îstanbul ulema ve kurrasmm itti- 
fakı vardır ki son asırda Ahmet Şükrü Efendi kadar Kur'anı Kerîme 
hizmet etmiş, vüeuh ve takribden (vücuh, kıraetin bir nevidir), hafız 
yetiştirmekte hu derece muvaffak olmuş hoca gelmemiştir. 1348 senesinde 
felç hastahğma duçar oldu. Meflûcen yatağında yatar, telâffuz ve tekel- 
lüme muktedir değil iken bile, kendisini yoklamaya gelen hafızlara ders- 
lerini okumalarını işaret ile emrettiğini ve dinliyerek eî ve göz işaretleri 
İle kendilerini irşat ettiğini bizzat gören ve hayranı olanlardanım. 

Bu hastahktan kur tulamı yarak bir müddet sonra vefat etmiştir. 



— 335 — 

Cenazesinde son zamanlarda emsali görülmemiş büyük bir cemaat kitlesi 
hazır bulunmuş, namazı Fatih dersi âmlarmdan ve Fatih camii §erlfi imam 
ve hatibi Filibeli Hafız Muhammed Râsim Efendi kıldırmış, Edirnekapıda 
makberei mahsusasına defnedilmigtir. 

Ahmed Şükrü Efendi, zeki, müstait, gayyur, mütehammil, hayırhah, 
âbid, musalli, iki defa haccetmiş bîr zat idi. Gayreti diniyyesi çok kuvvetli 
idi, va'z ve nasihatta şiddeti ifade ve beyan sahibi idi. Hayatımn son 
yıllarında Yeni Camide Hamidîyye müderrisi sıfatile vaz etmekte idi. Ben 
Kasideî Bürde'yi Sereze geldiği bir Şaban ayında kendisinden okuduğum 
için isimlerini daima hörmet ile yadettiğim üstadlanm arasında Ahmed 
Şükrü Efendinin, büyük bir mevkii vardır. s^ 

Serezli Hacı Mustafa Nuri Efendi 

Hacı Mustafa Nuri Efendi, Serezin ileri gelenlerinden Abdi Ağanm 
oğludur. Takriben 1258 senesinde Serezde doğmuştur. İptidaî tahsilini ikmal 
ettikten sonra bir müddet Serez müftüsü merhum Muhammed Hilmi Efen- 
dinin mezunlarından Bâli Efendinin dersine devam etmi§, bilâhare tstan- 
bula gelerek megahiri ulemâ ve fudelâdan ve sudurdan Tikveşli Hacı 
Yusuf Ziyaeddin Efendinin dersine devamla icazet almı§lır. Ruus imtiha- 
nına dahil olarak ehliyetini isbat edip dersiam olmuş ve o sene Fatih 
camii şerifinde derse çıkmış ve mürettep dersled okuttuktan sonra tale- 
besine icazet vermiştir. Ders Vekâleti Meclisi Mesalihi Talebe ve İmtihanı 
■Kurra âzâlığında senelerce vazife görmüştür. Huzur Derslerinde 129^ 
senesinden 1313 senesine kadar muhatap olarak bulunmuştur. 1313 tari- 
hinde Medine! Münevveredeki Mahmudiyj'G medresesi [179] müderrisli- 
ğini alarak bir kaç sene müderrislik ettikten sonra 1317 senesinde irtihal 
eylemiştir. Hazretî Osman (R. A.) merkadi civarında medfundur. 

İlim ve fazlı kadar zühtü takva sahibi, talâkatı lisan ve beyana mâlik, 
zarif, kibar, vakur bir zat olup son zamanlarını tamamiyle ibadet ve 
taata hasreylemiştîr. 

Hoca merhum, Serezhlerin pek büyük hörmetini kazanmıgbr. İstan- 
buldaki konağı îstanbula gelen Serez ulemâ ve talebesinin adetâ bir 
misafirhanesi idi, bundan çok zevk alırdı. 



£179] Medmei Münevveredeki Mahmuâlyjü medresesi Darüssa-öe atalarından 
Büyük îlacı Be^İr Ağanm vakfıdır. Rivayet ediltiiğinn göre valîfm birinci ga^rtı, gerek 
müderrisin ve gerek talebel -ulûmun Rumeli îıalkîndan olmasıdır, Bu vskıf çok rengin 
illi. Müderris oian zata dolgun maaş tahsis ediMifi gibi, talebenJa dalıi İaşe ve 
giyimlerini temin edecek durumdaydı. Hacı Begir Ağa, Eyyub Sultanda türljenin civa- 
rında medfundur. 



— 336 — 

(Hal tercümesi, Megîhaü İslâmiyye Ders Vekâleti Meclisi Mesalihi 
Talebe başkâtibi Sayın Es'ad Serezli [180] tarafmdan bildirilmiştir). 

Serezli Hacı Ömer Efendi 

Hacı Ömer Efendi, 1285 (1867) tarihinde Serez'e tâbi Zıhna, namı 
diğeri Zelahva kazasının Ali Sırat köyünde doğmuştur. Az müddet köy 
mektebinde okuduktan sonra Dramaya giderek iptidaî ve rüşdî tahsilini 
orada ikmâl etmig, 1301 tarihinde İstanbula gelerek Fatih'te Çifte Ayak 
Kurşunlu medreseye kayd olunmuş ve Medinei Münevverede Mahmudiyye 
müderrisi namiyle mâruf ulemâ ve etkiyayı ümmetten Hezargratlı Osman 
Hükmî Efendinin dersine devam ederek icazet almıştır. 

Ruus imtihanında da muvaffak olarak Fatih camii şerifi dersiamları 
arasında derse çıkmış ve ayrıca Kadı Mektebine devam ile 1330 senesinde 
Şeyhülislâm Hayri Efendinin meşihatı zamanında oradan da mezun 
^^ olmuştur. 

Medreselerin teşkilâtında Sahm medreselerine I Eylûl 1335 . tarihinde 
müderris tâyin edilmiştir. 1333 senesinden 1341 senesine kadar Huzur 
Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 

Bir taraftan imamet ve hitabete de heves ederek evvelâ Davut Paşa 
kışlası carhiinc, oradan da Rami kışlası camiine ve nihayet Çırçırda Hacı 
Hasanzade Muhiddin Efendi camii .şerifine imam ve hatib olmuştur ve 
senelerce bu vazifeye devam etmiş, yaşının İlerlemesine binaen kanunen 
emekliye ayrılmıştır. Bir müddet sonra vefat etmiştir. Edimekapıda 
mcdfundur. ^ / 

(Hal tercümesini, yakın'^arka^afşı ve hemşehrisi Meşihatı îslâmiyye 
Ders Vekâleti Meclisi Mesalihi Talebe başkâtipliğinde bulunmuş olan 
Sayın Es'at Serezh [İSİ] Milâdi 1943 senesinde kendisinden dinlediği gibi 
yazmış ve bize bildirmiştir.) 

Seydişehirli [1821 Hasan Efendi 

Hasan Efendi, Seydişehirlidir. Müderris ve dersiamdır. Fâzıl bir zattır. 



[İSO] YukarLdü sah. 331/332, not 178 e bakmız. 

[IRIJ Yukanrîfi sah. 331/3.'52, not 17Se bakınız. 

[IS'2] Huzur Derslerinde mukarrir ve muhatap olarak bulunmuş olan zev;^.tın 
hal tercümeleri hazırlanırken bazılarına ait eldo eflilobilpn tot.oğraflan da konarak 
gahsiyyetlerj ve u zamanki ilmiyye k!ya.f etleri gösterilmeye çalışılmifjtır. Yalnız hu 
fotoğraflarda gisrülen kıyafetler, Huztır Derslerinde ve muayedelerde giyilen resmi 
kıyafetler değildir. Bu kıyafetleriyle resimleri bulunamamıştır. 

Sultan İkinci .'ibıiOlhamİri devrinde iîmiyye sınıfının en yüksek rütbesi olan 



337 



1224 ten 1241 senesine kadar Huzur Derslerinde muhatap olarak bulun- 
ınuştur. 22 Zillücce 1241 tarihinde vefat etmiştir. 
(Sicim Osmanî, cilt 2, sah. 169.) 



Rumeli Kazaskeri resmî kıyaretiyle bu £.ahif:^>e fotoğrafını koyduğumuz zat, Sf-ydir/e- 
hirii ıVJalımtıd Es'ad Efendiâlr kİ, son devrin büyük din ve hukuk âlimlerine, tıu meytın- 
da kendisinden fcy:^ aldığımız muhü^rcm htK^amız Ebul'ulâ Mıırdln'e de htıcalık ■eİTüigtiı'. 
Bu vesile ile Malımud Esacl Efendinin de iıal tercemesini bildirmeyi ve kendisini ilim 










^-" 



"r>?mK 







Reydimehirl-î Mahınud, Ea'o.d Efandi 

^'1 İm iyi! e sin-ifıırm ıT)i yüki^cl: 'lirtbesi olan Rv/ûieli Kaia.fiJceıH k-ı>jafetiylfi ■ 
iSı.dtcn ÎJ-:'hu:. y-UıdüUıa-r<ı\d dövri) 



Huzıır Dersleri, Ç. U 



M 



338 — 



SilifkeÜ Molıammed Emin Efendi (Mehmed Emin Özbek) 

Muhammed Emin Efendi (Mehmed Emin Özbek) Rumî 1293 yılında 
Silifke'de doğmuştur. Babası Hacı Ali Bey, annesi Cennet Hanımdır. 






!*w-r' 



ti* 


' 1 


fc.-,- . -. 


' , 1 


r;:.' 


r 


I *- • 


m ' ' " 1 


'^ 7 








1 


's 



Siîifkeli Muhaımned î^min Efendi 



îîk tahsil hayatı Silifke'de geçmiştir. Ondört yaşında Istanbula gele- 
rek Koska'da Papasoğlu Mustafa Çelebi medresesine girmiştir. Süleyma- 



âiemine tanıtmayı büyük bir geref l^elfi-kki etie-riz. 

■ Mahmud Es'ad Efendi, Milâdi \857 senesinde Kunya vilâyetine tabî Seydişehir 
Kazasında dünyaya gclraigtir. Çopur Ipıdı oğullarından Güzel Emin Efendinin oglu- 
d\ır. Mensub olduğu ailGöen "bir Q.ok îtadılar yetişmiştir. 

Milâdi 1870 senesinde.^îstantıuU geîere^i rüşdî tahsilini ikma'i ettikten sonra 
Fatm medresesine devama 'im&aâHÎıs, aynı zamanda Mengei Muallimini Askeriyye 
nammdaki askerr idadi nK^lîteplerine muallim yetiştiren ' bir okulda riyaztyye, fiKik, 
kimya, ta,biiyye ve astronomi gibi pozilit ilimleori tahsil ve crksnı harp smıHarma da 
devam ederek yüksek riyaziyye ö&retmeniiği diplomaamî almıştır. O zamanlar Istan- 
bulda yeni açılan Hukuk MeJitebine de girmiş ve 1RS5 Milâdi senesinde mezun 
olmuştur. Bu mektebin ilk mezunlarmdandır. 

Memuriyyet-' hayatı Güîhane Rüsdiyye Mektebi hocalığı ile başlar. On bir sene 
îzmir Hukuk Mahkemesi rtfisliğini . ifa eylemiştir. O devirde fikir hayatında eok 
ileri bir memleket o3an Izmirde Uggakizade Halid Ziya ve TevJ:ik Nevaat Beylerle 
arlîadaslılî: etmig ve adliyyede vazifeline devam ederlren bir taraftan da îzınir idadi- 
sinde fizik, kimya, tarüıi tabu, cebir, geometri, trigonometri dersleri ok'utmuş ve 
bir eok talebe yetiştirmiştir. 

Milâdî 1896 senesinde Maiiyyo Nei;areti hukuk müşaviri olarak İstanbula 
gelince îstajıbul Hukuk Mektebinde (o zamaulîi ismiyle Mektebi Hukuka gahane'de) 
Mecelle ve hukuk t&rihi ve Milkiyye Mektebinde (o zamanki ismiyle Mektebi Mül- 
kiys'ci Şahanede) hukulru düvel, İktisat ve İiâhiyyat Fakültesinde hukdk ve iktisat 
ve din dersleri okutmuş, me§rutiyyetin ilânı tarihi olan 190S den sonra bir müddet 



— 339 — 

niyye camii şerifinde Huzur Dersleri mukarrirlerinden Ödemişli Mtıstafa 
Fehmi Eiendi'îiin ders halkasına girerek tahsilini tamamlayıp icazet 
almış, 'ruus imtihanında da muvaffak olduktan sonra Süleymaniyye camii 
şerifinde tedrisi ulûma başlamıştır. Darülfünun'un Edebiyat Şubesine de 
devam ederek Hicrî 1319 senesinde mezun olmuştur. 

Bir müddet Beşiktaş rügdiyyesinde tarih, coğrafya hocahğı yapmıg, 
sırasiyle Üsküdar rüşdij^yesi, Gelenbevî ortaokulu, Bezmiâlem valide 
sultanîsi, İstanbul lisesi'nde arabî, farisî, ulûmu diııiyye dersleri okut- 
muştur. Darülhilâfetülaliyye medreseleri tâli kısmında umumî tarih 
müderrisliğini ifa etmiştir. 1326 senesinde İstanbul ruusu hümayununun 
İptidai Hariç rütbesini ihraz eylemiştir. Bu tarihlerde Medresetülkuzat'a 
da devam ederek Hicrî 1330 senesinde mezun olmuştur. 

1340-1341 senelerinde Huzur Derslerinde rauhatap olarak bulunmuştur. 

Uzun seneler tstanbulda avukatlık yapmîgtu". 

Muhammed Emin Efendi son devrin yetiştirdiği âlimlerdendir. Bütün 
ömrünü ilme ve mütalâaya hasretmiş, mütteki, faziletli, iyi ahlâkh, dürüst, 
vatanperver bir zat idi. Bilhassa resme, musikiye ve güzel san'atlara meyH 
fazla olup güzel tabloları vardır. 

25 Aralık 1955 Milâdî senesinde fâni hayata gözlerini kapamıştır. 
Edimekapıda kayınpederi Yanya kadısı Muhammed Emin Efendinin 
yanında medfundur. 



Maliyye müşte&arlığmda, ve bilahare Defteri Haiîani nazırlığında bulumnus, bu vazi- 
lede İJüyük hlzmatler görmüş, memîelîetimlzı3e IJK îıadaslroyu. tatbik ctmlgtir. Son 
yıllarında Mektebi Kuzat'ta devletler- hukuku dersini okutmuştur. 

ömrü boyunca durmadan çalışan bir zekâ h>?,rik,ası, bir bilgi hazinesi olan 
Mahmud Es\-ıd Efendi, iıemcn hcm&n bütün ilimlerle meşgul olmug ve -çesİLIi İlimlere 
d-sir bir cok eser yazmıştır. Dindar, halûk, güleryüalü, kibar bir zat idi. Fevkaîâd© 
bîr hitabet kudretine malik, telkin ku-dreti pek yüksek, bafızası da zekâsı gibi ItâriJca 
idi, unutmaıım ne demek ülduğtınu bilmp7di. Daima, jlmly^^e kıyafetinde saınklı 
olarak gederdi. Arabi, farisi lisanlarına hakklyle vakıf olduğu gibi fransızca ve 
İngifîzce de bilirdi. Büt-ün bu bilgileri sırf kendi .gayret ve ategin zekâsı sayesinde 'ksjr.a.n" 
niiş, emsali ender yetiden ilim adamlanmızdundır. 

İR Mart 1918 tarihinde hayota. voda etmiştir., Fatih türbesi haziresinde medyun- 
dur. R-u büyük zatı, biBı-met ve rahmetle anarız. 

Eserlerindeaı bazıları şunlardır: 

Telhisi Hikmeti Hukuk, İlmi Servet, Usulü Fıkıh, Tarihi Tabii, Tarihi Senayı, 
llmüî Arz ve Maadin, Telhisi Usulü Fikıh. Fevaidül Ferai2. Kamer, Şems, îlufcuku 
Hususij^el nUvel, Tarihi îslâm, Tarihi Dini îslam, tktisa.t, îîavzatül Cennat, Telhisi 
Tarihi Tabiî, Usulü İktisat, Sera.iti Islâmiyye ve Mistcr Karlayl (Cariyi). 

(Rumeli Kazaskeri Mahmud Es'ad Efendinin lıal tercümesi ve f-otoğrafı kücüSc 
k!?.ı saym MmJlae Tungay tai'afmdan verilmiştir.) 



._ 340 — 

(Hal tercümesi ve fotoğrafı, küçük kızı öğretmen Saym Muazzez 
Özbek tarafından verilmiştir.) 

Sultanyerli Yustıf Ziyaeddin Efendi 

Sultanyerli Yusuf Ziyaeddin Efendi, aslen Gümülcüne'nin Terziviran 
karlyyesinden Medresei Kebir müderrisi Muhammed Efendinin oğludur. 
Müderriszadeler namiyle tanınır. Huzur Dersleri muhataplarından Gümül- 
cüneli Mahmut Celâleddin ve mukarrirlerden Ders Vekili Ahmet Asım 
Efendilerin küçük kardeşleridir. 

Bir müddet Meclisi Mesalihi Talebe âzâlığmda bulunmuş, 1300 sene- 
sinden 1334 senesine kadar Huzur Derslerinde muhataplık etmiş, ilmî 
rütbede İstanbul rüusunun Süleymanlyye derecesini haiz, ilim sahibi fazi- 
letli bir zat olup 1338 senesinde vefat etmiştir. Edimekapıda medfundur. 

(Hal tercümesi, büyük kardeşi Osman Nuri Efendinin kızı Bayan 
Hatice Sayın tarafından bildirilmiştir.) 

Sururî Efendizade Ahmed Sıtkı Efendi 

Ahmed Sıtkı Efendi, şair Sururî Efendinin oğludur. 1264-1266 sene- 
lerinde Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. Sicilli Osmânî'de 
bu zat hakkında başka malûmat ybljtur. 

(Sicilli Osmânî, cilt 1, sah. 301,5 \ 

I 
I 

Sürmeneli îRIıistafa Efendi 

Mustafa Asım Efendi, KÖsezade namiyle şöhretlidir. Babası ticaretle 
iştigal eden Hasan Efendidir. 1262 senesinde Trabzon vilâyetine tâbi 
Sürmene kazasının köylerinden birinde doğmuştur. Istanbulda evvelâ 
Kabataş mektebine devam etmiş, müteakiben Dîvanyolunda Şahkulu ve 
namı diğeri Sinekti medresesine girerek 1284 Hicrî senesinde icazetname 
almıştır. 1311 senesinde Darülaceze mektebine vaiz olmuştur. Rüstem 
Pa§a camiinde de vaizlik etmiştir. 

1303 senesinden itibaren sırasiyle İptidai Hariç, îptidai Dahil, Hare- 
keti Hariç, Hareketi Dahil, Mûsılai Sahn ruusu hümayunlarına nail 
olmuştur. Bir kıt'a Mecidî ve üçüncü rütbeden Osmânî mşaniarıyle taltif 
edilmiştir. 

1333 senesinde Huzur Derslerine muhatap tayin edilmiş, 1341 senesine 
kadar muhataphğı devam etmiştir. 



— 341 — 

(Meşihatı İslâmiyj'e Sicilli Ahval Dairesine verdiği 24 Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi va-rakasından alınmıştır.) 

Sürmeneli Ömer Efendi 

Hafız Ömer Lûlfi Efendi, Trabzon vilâyetine bağlı Sürmene lîazasınm 
Sergune Mesahur kariyyesinde 1284 senesinde dünyaya gelmiştir. Babası 
marangoz esnafmdan Hacı Ahmed Efendidir, şöhreti Bıçakcıoğlu'dur. 

İlk tahsilini doğduğu yerde yapmış, 1-303 senesinde Istanbula geleı^ek 
Kaienderhane medresesine girmiş ve Bayazıt camii §erifi dersiamlarından 
Ordulu Ahmed Efendinin ders halkasına .dahil olarak 1313 senesinde 
icazet almıştır. 1 Muharrem 1314 tarihinde açılan ruus imtihanında ehliy- 
yetini İsbat ederek Beyazıt camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. O 
senenin Safer ayında Beyazıt camii şerifinde tedrise başlamış ve 1323 
senesi Zilkadesinin yirmiikinci günü talebesine icazet vermiştir. 

1319 senesinde îptidai Hariç, 1324 senesinde Hareketi Hariç ruusuna 
nail olmuş, 1323 senesinde dördüncü rütbeden bir kıt'a Osmanlı nişanı 
ve altun liyakat madalyası ile taltif edilmiştir. 

1333 senesinde Huzur Dersleri muhatabı olmuş, 1341 senesine kadar 
muhataplıkta bulunmuştur. 

(Meşîhstı îslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 26 Cemaziyelahar 
1328, 24 Haziran 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Şarköylü Hali! Efendi 

Halil Necati Efendi, zürra'dan Bekir Ağsının oğludur. Memleketinde 
Molla İsmail oğlu denilmekle maruftur. 1279 senesinde Mürefte kazasına 
tâbi Beyoğlu kariyyesinde doğmuş ise de Şarköylü diye anılır. 

İptidaî tahsilini memleketinde yapmış, 1292/1294 senesinde İstanbula 
gelerek Süieymaaıiyye civarında Kirazlı Mescit denilmekle maruf Süley- 
man Subaşı medresesine kaydolmuş ve Süleymaniyye camii şerifi dersi- 
âmlanndan Oflu Ahmed Efendiden ders görmüştür. Bu zatın vefatı üzeri- 
ne yine Süleymaniyye dersiamlarından Kırımlı Hacı İsmail Eiendinin der- 
sine devam ederek 1311 senesi Cemaziyelevvelinde tahsilini ikmal ile icazet 
almıştır. 1314 senesinde acılan ruus imtihanında da muvaffak olarak o 
sene Süleymaniyye camii şerifinde derse çıkmış ve okunması mûtad olan 
dersleri okutarak talebesine icazet vermiş ve muciz dersiam olmuştur. 

1319 senesi Recep ayının 24 üncü günü İptidai Hariç İstanbul rüusu 
tevcih olunarak 1324 senesi Zilhiccesinde Hareketi Hariç derecesine terfi 
etmiştir. 



— 342 — 

1337-1339 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak 

bujımmuştur. 

Halil Necati Efendi, teşrifat ve alâyi§den hoşlanmayan, mütevazı, son 
derece feragatkâr bir zat olup 1344 tarihinde Beyoğlu köyünde vefat etmiş- 
tir. Köy kabristanında medfundur. 

(Hal tercümesi, Meşihatı l^lâmiyye Sicilli Ahvai Dairesine veitliği 
3 Cemaziyelahar 1328, 29 Mayıs 1326 tarihü hal tercümesi varakası ile 
Şarköy Müftüsünün [183] gönderdiği 16 Şubat 1953 tarihli mektuptan 
istifade olunarak hazırlanmıştır.) 

Şevkî Ahmed Efendi 

Şevkî Ahraed Efendi, 1205 senesinde Huzur Dersleri muhataplığmda 
bulunmuştur. Fudelâdan bir zat olup künyesi Ahmet Şevkî bin AbduUah- 
tır. 1224 tarihinde irtihal eylemiştir. 

(Osmanlı MüeUifleri, sah! 337.) 

Şeyh Yusuf Efendizade Ahmed Halit Efendi 

Ahmed Halit Efendi, sudurdan Yusuf Efendinin oğludur. Müderristir, 
1254-1268 seneleri arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuş- 
tur. 1269 senesi Şaban ayında Diyanbekir ve 1277 senesi Şaban ayında 
Şam mollası, bir müddet sonra Mekkei Mükerreme ve İstanbul payelerine 
nail ve 1283 senesi Rebiülahannda Kassami askeri ve 1293 senesi Rebiül- 
evveîinde İstanbul kadısı olmu§ ve Anadolu payesini ihraz eylemiş, îdaırei 
Emval ve Eytam reisliğine ve 1295 senesi Receb ayında da Tetkikatı 
Şer'iyye ve İntihabı Hükkâm reisliğine tayin edihniştir. 1299 senesi Şevval 
ayında vefat etmiştir. Fatih türbesi haziresinde kayınpederinin yanında 
medfundur. Ahmed Halit Efendi âlim, vakur ve müdebbir idi. Oğulları 
Şeyhülislâm Mühammed Cemaleddin Efendi [184] ile İstanbul pâyeli Mus- 
tafa Neş'et Efendilerdir. 

(Sicilli Osmani, cilt %, sah. 268.) 



[183] îmzası okunamamıştır. 

[184] , myMaiHlih'm ve MüfUyülemm Muh-mn^ne'd Oemo-leddin Efemil: Meşihatı 
Ceîiîf;! İsiamiyyen-in ceridoî re&miyyesine mülhak olariık muhterem hocamız Eburula 
Mardin tarafından nicri 1334 senesinde neşredilen <j!miyye Salnamesi» isimli tarihî 
eserde tertip sırasma, göre 117 nci şeyhülislâm olarak gösterilen Mühammed Cema- 
İGfidin Elendi, Osmanlı Şeyhülislâmlarından Zeınbiili namlyle maruf Ali Aiâiddinil 
Cemaiî 'Efendiden sonra en uzun bir devre meşihat makamında kalmış, İkinci Abdül- 
îjamid zamanında kırküc yasmda iken mesnedi megîbatı uly^ıyı ihraz ile onsekis 
sefK* bilâfasıla makamı (;eliü Meşihatı îslâmlyyede bulunmuştur. Murassa', imtiyaz. 



343 — 



Sirvanlî Muhammed: Hâlis Efendi 



■3 



Şirvanlı Muhammed Halis Efendi, ulûmu arabiyyenin edebiyyat 
5Ûbesi mütehassıslarmdan fâzıl bir zattır. Mukaddimatı ulûmu memleke- 



murassa' Osmanlı, murassa' Mecidî nisanJariyle altun liyakat madalyasını hâmUdir. 
Ilmiyye Salnamesinde nal tercümesiyle birlikte fetvası ve el yazısı numunesi göste- 
rilmiştir (llmiyye salnamesi, sah. 615/616>. 

1330 sencsin<le Mısırda iken yasmış olduğu siyasi hâtıraları, vefatından sonra 
:1336 senesinde İstanbulda basılmıştır. (Şeyhülislâm merhum Cemaleddin Efendi haz- 




^eifhüUsMm Cemaleddin bljendî- 



MtlerJnin Hatıratı Siyasiyesî, 33^0 at;neainıle Mısırda tahrir eyiemigtir.) Bu kitapta 
.fotoğrafı mevcut oidugu gibi hal tercümesi de yahnidir. Aynen dere ediyoruz (Hâtı- 
i-att Siy^ısiyye, sah. 69/71): 

«Merhum Cemaleddin Efendi hazretlerinin tercürnei hali: 

Şeyhülislâm Muhammed Cemaleddin Efendi hazretleri, ahdi ceîlll Hazreli Mah- 
m\kû Hajıı Adli suduru izamından Yusufzade Eîhac Şeyh Yusuf Efendinin majıdumu 



„^ 344 ^ 

tinde ve Amasyada tahsil ederek İstanbula gelmiş, zamanın büyük âlimle- 
rinden Tİkveyli Yusul Ziyaeddin E£endinin tedris halkasına dahil olarak. 



ve ınuTıakkiki Rum Gelen be vi ismüil Efe-üdı merhumun kerim ezadesi olup Telkikati 
Şcr'iyye ve İntihabı Hükkâmı Şer'i îvTcelijleri reisi sudürü izhmâan Eihac Ahmed HaUd 
Efendinin nıahdumları-dır, 

Valdelerinin pederleri dahi sülâlei kevâkibeden asn aliyi Iluzreli Abdüimecil 
Ha,nı Gazi suduru fehâmmrtan Elhac Mulıammeıl Sait Eîeıırii bin Abıîülbüki Efenöidlı:. 

1264 senesi Tvlartında Dersaaöet (îsta.nbu]) i,e tevellüt etmiştir. Mekâtlbi iptida- 
iyyede taallümden sonra ba?.ı mütebahhlrlni esatlzeden ve pederi âlilerinden tertibi 
mâruI üzrti ulûmu arabiyyeyi ve mualjinımi :"na}îsusa.dan Tununu müLedavileyİ teder- 
rüs ve ikmal etmişlerdir, 1287 FJyliAlUnde Hahı Vâlflyı Fetva mektubî odasına duhul 
eyleyüp 12S7 Teşrinisanisinde Meşihatı Islâmiyye .mektupçuluğu muavinliğine ve 128K 
senesi Kânunusanisinde Anadolu Kazaskeri ınektuptuiuğuna ve senei merkumede 
Atîliyye Nezuretindc Dersaadet Birinci Ceza Mahkemesi muharrerat şubesi muavinli- 
sinc ve 1291 senesi Kânunusanisinde nmhkeımci mezburc kalemi müdiriyyctlnc, 1293- 
senesi Martmda öairei mezkûre i^ûbesi mümeyyizlii;ine, senei mezkûre Mayısında Mah.- 
kemel Temyiz Hukuk Dairesi mümeyyizliğine, 129'1 senesi Nisanında Daireİ Meşilıatı. 
Uİya mektupcuiuğTjna tayin olunarak 1309 senei Hi(a-iyy(!si Mutıarremi salhma müsa- 
dif 1307 senes! Ağustosunun ylrmiikinci günü kırküç ya.^ında iken uhdei istishallerinc- 
mesnedi Meşihatı İslâmiyye tefviz hııyuruimus ve onsekiz sene bilâf asıla makamı 
eeîili Meşihatı isîâmiyyede bulunmuşlardır. 

1283 sencifi Zilhiccesinin ylrmlyedisinde hâ İptidai Harln İstanbul Müdcn'isliğine 
ve 1288 senesi Cemaziyelaharının onblrinde Hareketi Harie ve Zilkadenin. l>ev^in(le 
iptidai Dahil ve 1289 senesi sehrİ şeri£l Şabanının üçünde Hareketi Dahil ve 1293 
senesi Şevvalinhı dok"uzun(îa MüsıJaı Sahm ve 1293 senesi Cemai: iye! aharının yirmi- 
birinde Salım saman, Zilkadenin yiıınibesinde Hareketi Altmıglı ve 1294 senesi Zilka- 
(Jesinîn dokuzunda Mûsılaı Süleymaniyye müderrisiiklerine naJî olup 1295 senesi Cema.- 
ziyelaharının gurresinde Mahreç ve 129G senesi şehri Rebiiil aharının ondokuzunda 
Bilâdı Hamse ve Kllhlccssînin onücünde Haremeyni muhteremeyn ve 1302 senesi şehri 
Ramazanı şerifinin ondokuzunda istanbul ve 1306 senesi Cemazlyelevveilnin üçUnöe- 
Ana-dolu Kazaskerliği ve 130S senesi şehrî şerifi Ramazanının yirmisekizînde Rumeli 
Kazaskerliği payelerini ve 1297 senesi IMuharreminin dördün-de üçüncü ve 1302 senesi 
Şevvalinin birinde ikinci ve 1306 sencal Recebi gurresinde birinci Mecidi va i3fH> 
&enesi ^ehri Rebiulahannın ikisinde üçüncü ve 1307 senesi Şabanı muazzamının yir- 
Tnibeşinde İkinci ve 1309 senesi Saferülhayr gurresinde birinci rütbeden Osmanlı nişanı 
zişaniarını ve senoi mcrkumo şcfıri Rebiülevvclinin onücünde Osraanî ve Kiihic-ccnın, 
onücünde Meciril nisanı âlilerinin birer kıt'ai murassa'smı ve şelıri mezkûrun doku- 
munda altun liyaJrat madalyasını ihraz buyurmuşlardır. 

Müşarünileyhe 1310 senesi şehri Şevvali mükcrrerai gurresinde murassa.' iftihar 
ve bilâhare murassa' imtiyaz nişanı aiiLerl ihsan buyurulmuştur. 1324 sonesi şubatı- 
nın birinde blî'istifa. makamı meî^îbat.ten infisal ve 1326 senesi Mayıs gâye.sinde bâ 
isti'da ihtiyarı tekaüt eylemişler iken 1328 senesi Temmuzunun yedinci günü ikinci 
dela makami nıegîhatî Isîâmîyi'eye nasb buyurulup 1328 stınesi KanunuRÖnisinİn onuncu 
günü Babıâli vak'ayı müessifesi üzerine zuhur eden tebeddülü vükelâ hasebiyle infisal 
etmişi erdir. 

Müşarünileyh, iki defa itayı farizaı haccı şerif eyleyüp daha pek geng yasla- 
rında aıapça gür inşad eyleyecek derecede ibrazı İktidar ve liyakat eyledikler! gibi 



— 345 ~- 

icazet almaya muvaffak olmuştur. Fatih camii şerifinde derse çıkmış ve 
icazet vermiştir. Huzur Derslerine 1315-1316 senesinde muhatap olarak 
iştirak etmiştir. Aynı zamanda Darüşgafaka'nm müessisierindendir ve 
Darüş^afakada da ders okutmuştur. Medreselerin ıslâhı ve medreselerde 
okuyan talebeye zamana uygun fen dersleri okutulmasında himmeti seb- 

kctmigtir. 

1316 senesinde Halep mevieviyyetini ihraz etmiştir. Son memuriyyeti 
olan Ders Vekâletinden emekliye ayrılmıştır. 1331 tarihînde vefat etmiş,, 
Fatih camii naziresine defnedilmiştir. 

Muhammed Hâlis Efendi, müstahzaratı kesir, ilmî ihataya malik, âlim 
bir zat idi. Eserleri şunlardır: 

«Telhisün nahiv», «Mizanül ezhanı filmantık», «İlmi kelâm», «Usulü. 
akaid» gîbl ilmî risaleleri Darügşafakada okutuImu§tur. 

(Osmanh Müellifleri, ciıt 1, sah. 303.) 



mtıhalapliirma hayret ilca edecek kadar vasi mütalânta. ve fnrtı zekâya mallK idi, HaJi- 
zamanlarmı müla^lâaya hasretmişlerdi. Müşarünileyhin h-ususivyetine muttali' olan 
pek çok zevrıtuı elyövm hiliâye eyledikleri veçhile Cemaleddin Efendi, slnni mükel- 
lef iycLl er inden v-efallanna kadar namazlarını geçirmedikleri gibi i'zor vukuunda 
dahi dorha! kaza eylerler ve Me^Shati Ulyâ madamında bir defa bile bilâvu^iuh ifayı 

Asrı ahirde mügarünileyh kadar idarî ve siyasî bir recülü devlete az tesadUi 
olunup bazı mesaili mühinınıede Mısırdu da hamiyyet ve ikticiarianndan istifade edil- 
diği gibi mesaili siyasiyyedfr serdettîâl miitalâat Lord Klçner'in hayretini celp ederek 
bu giDi zevattan nicmleketl erinde istifade olunmamasına teessüf ettiğini merhumu 
müşarünileyhin gıyabında bir cok zeva.ta hikâye etmiştir. 

Mü^arüniieylı devleti allyyei Osmaniyycdc Zenbiüi namiyie maruf Şeyhülislâm. 
Ali Alâiddinil Cemâli Efendid<in sonra en cok makamı, mcsihattc hulunan bir şeyhül- 
islâm, idi. Veziri âzam Nişancı Mohmed Pasa merhumun ecdadı kirammdan olduğu 
.gibi icdaö ve cedda-d cihetinden muhtelif tarihi ailelere mensuptur. 

Bilhassa sâdatı muhtereme! Kevakibeöcn bulunmaları hasebiyle sülâlei tahire- 
ieri Cenabı F.£hriimürscliTi Efendîmiice mümted bulunmakta idi. Müşarünileyh 13;-Î5 
senesi Nisanında Mısırda Remle'de yetmigiki yasında olduğu halde irtihaii dan naiin- 
eylemiş ve na'^ı magjiretnakşiarı îstsnbula nakledilerek Fatih clvarmda Otlukcu 
yokuşunda aileleri makberesine öeln olunmuştur, Rahtmetuilahî aleyh rahmeten vasia. 

îskenderiyede cenaze merasiminde otuz bini müt-ecaviz müslüman Hazır bulun- 
duğu gibi îsl^mbulda da vükelâ ve g,y&n ve ulemayı islâmiyye ile muazzatm. bir t;emaat 
cenazelerinde buhınmuşlar ve bilhassa, Ra.tih eamii şerifinden kabri şeriflerine k:ıdar 
miimted olan tarik, bastan başa müşrünileyhln mü^talfi mezâyâ ve İrfanı olan bir 
eeman-tî kiibrâya. mskar Oimuetn. 

■^î'tisam» cerideî islânıiyyesi mijssrünileyhîn vefatı hasebiyle tahsis ettiği ınakB- 
leye su satırlarla nihayet veriyordu: 

«SUltn.n Hamidl Sani gibi zeka ve dirayetçe emsali namcshuk bir hükümd^irm.. 



— 346 — 

Tarsuslu Muhammed Bfendizade Osman Kâmil efraıdi 

Osman Kâmil Efendi, Tarsusluzade Muhammed Efendinin oğludur. 
Müderris ve molladır. Müneccim Tahir Efendinin yerine müneccimba§ı 
olmuştur. Bilâhare İstanbul ve Anadolu payelerini ihraz etmiştir. Halit 
Efendinin vefatmda İntihabı Kükicâm ve Tetkikatı Şer'iyye Meclislerine 
reis tayin edilmig, Rumeli payesi ile taltif kılmmıgtır. 

1258-1273 seneleri arasmda Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak 
etmiştir. 1273 senesinde Mahmudiyye medresesi île tekaüt edilmiş, 1313 
senesi Şevval aymm otuzuncu günü irtihal eylemiştir. îdarei umura misk- 
tedir, halim, selim bir zattı. Yahya Efendi dergâhında medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 866.) 

TarsuBİu Hafız Mustafa Efendi 

Tarsuslu Hafız Mustafa Efendi, 1316 senesinden 1323 senesine kadar 



Mısır'da Lord Klçner sibl nı&ruf bir diplomatın mazhan takdiri olmadı... merhumu 
müşarünileyhin derecel iktidarını Eöstermeye kâfidir. <£Ceına]ed<Jin Efendi vefat etti» 
demek, bu k:Uıtı ricaî devresinde ilmiyye, en mümtaz bir terdlni, devleti Osmaniyyc 
en yüksek bir sahibi kiyaset ve siyaseti, âlemi islâm en mâruf bîr şeyhulislâsnım 
-zayl etti demektir.» 

Türltce «İstanbul» gazetesinde ûalıi âtideki selis mersiyye muharrerdi: 

Cemaleddin Efendi on sekiz yıl Babı Fetvada 

Maâli pas olup anüftlyül enam kâ mübîn oldu 

Tecelli eyledi zatında pek tılvl faziletler 

Vücudu hüsnü ahlâka kitabı müstebin oldu 

Megihat mesnedin yükseltti hilimetle, adaletle 

Bütün danışverana destegirü hem muin oldu ; 

Fesahatta, belagatta nazirin görmedik elhak 

Ana allâmeler telmlzi zanu ber zemin oldu 

Mühimmatı mesailde anın idraki iz'anı 

Bu mülkü ^millete bir çok ^aman hablül ım-etln oldu 

Ne bedbahtız ki kajdık son zaman mahrumu fej'zlnden 

Ufulü gimâi hayfâ baisi âhı enîn oldu 

Mısırda «îrcii» tmrin atınca v^rdi fetvasın 

O fetvadan çıkan «Lebbeyk» sedası pür tanîn oldu 

Cihanı etti istilâ o dâhil kemâlâtm 

Ziy-aı nâgihajıisL bütün diller hazîn oldu 

Saîdâ! Caryâr îmdad edüp yazdım tamam tarih 

Cemaleddin Elendi naili huîdî berin oldtı 

' 1337» 
Operatör Cemil Paşa, hu zatın d;i.madıdır. 



— 347 — 

Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiş ve 1324 senesinde vefat 

eylemiştir. Süleymaniyye türbesi haziresindeki mezar ta§ı aynen şöyledir: 

«Huzuru hümayun dersi şerifi muhaîablanndan ve 

Süleymaniyye dersiâmlarmdan Meclisi Kebîri Maarif 

âzâyı kiramından Tarsusî Elhac Hafız Mustafa 

Efendinin ruhu için Fatiha. 

Vefatı: 1324, Rumî 1322.» 

Tatar Alî Efeadî 

Tatar Ali Efendi hakkında, yukarıda cilt 1, sah. 10/11, 71/72 ve 
cilt 2/3, sah. 105/106 ya baiiimz. 

Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 359 da, mukarrir Abdülmümin Efendiyi, 
muhatap Tatar Ali Efendi ile karıştırmıştır. 

Huzur Dersleri muhataplarından Arapgirli Muhammed Hazmî Efendi 
(saym Hazmi Tura) (bakmız: yukarıda sah. 214/218), îstanbulda Fatih 
Çarganba'sındaki Murat Molla Kütüphanesinde Tatar Ali Efendi hakkında 
bîr buçuk sahife kadar bir malûmata rastladığını bildirerek esere konmak 
üzere vereceğini vaad etmiş idiyse de, vefatı üzerine bu malûmat elde 
edilememiştir. Murat Molla Kütüphanesinde vaki ara§tırmalainmiz da 
sonuçsuz kalmıştır. 

Tavaslı Hafız Hasan Efendi 

Hafız Hasan Efendi, Denizli vilâyetine tâbi Tavas kazasında 1281 
senesinin Şevval ayında dünyaya gelmiştir. Babası Hafız Hüseyin Efendi- 
dir. İlk tahsilini memleketinde yapmıg ve hıfzı Kur'anı azimüşşâne muvaf- 
fak olmuştur- 1296 senesinde tstanbula gelmiş ve kendi tabiriyle sâdüzza- 
man, seyyidül akran, veliyyü himem, üstadı muhterem Batumlu faziletlû 
Hacı Hafız Muhammed Efendi ile zamanın büyük âlimlerinden İstanbullu 
Hafjz Ahmed Şâkir ve Hacı Ahmed Efendilerden ders okuyarak icazet- 
name almış ve Fatih camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. 1314 sene- 
sinde icra kıhnan İstanbul ruusu imtihanmda da ehliyyetini isbat ile 1315 
tarihinde Fatih camii şerifinde tedrise başlamış, uhdesine İptidai Hariç ve 
Hareketi Hariç İstanbul müderrisliği ruusu hümayunu tevcih edilmiştir 
ve ilk defa 1327 tarihinde ve birkaç sene sonra ikinci defa olarak talebe- 
sine icazet vermiştir. Evkaf İdaresine verdiği 4 Nisan 1939 tarihli beyan- 
namede, o tarihe kadar kırkdört seneük müderris olduğunu büdirmiştir. 

Hafız Hasan Efendi, dersiâmhk ile birlikte imtihan ile girdiği Fetva- 
hanede fetva odası müsevvid ve ba§müsewldliği ve fetavayı şerife müvez- 



348 



ziliği ve reisülmüsevvidîn muavinliği vazifelerinde onüç sene hizmet etmiş, 
Süleymanlyye medresesinde fıkıh ve usulü fıkıh müderrisliği yapmış, Sul- 
tan Setim ca^miinde İbni Rüşd'ün «Hilâfiyyal» nâmmdaki eserini ve Edirne- 



,» 



İv- w. 




Tavavli Haf'JS Hokom Efvndi 



kapıdaki Mihrimah camiinde Kâdi Beyzâvî tefsiri gerifini okutmuştur; 
Cumartesi günleri üğle namazından sonra Fatih camii şerifinde vâ'z ve 
nasihatte bulunmuştur. 



a/f-^' 








Tavash Hafız flaHan Efendinin fcîy-%sısı 



1333 senesinden 1341 senesine kadar Huzur Derslerine muhatap ola- 
rak iştirak etmiştir. Hafız Hasan Efendi, arabî ve farisî lisanlarma vâkıf 
idi. Okuttuğu derslere ait îbni Rüşd'ün Hilaf iyyat tercümesi, Ay âtı müte- 
şabihenin elifba sırasiyle cem'i, Celâl metni tercümesi gibi basılmamış 
eserleri vardır. 



__ 349 — 

Hafız Hasan Efendi, zamanında yetişen ulemâ arasında mümtaz bir 
ınevkii haiz, İlmi ile âmil, âlicenâb, hoşsohbet, lâlileyi seven,, görüşürken 
va ders takrir ederken dâima yüksek sesle konugan, talebesi ile ayrı ayrı 
meşgul olan, nükteli sözlerden hoşlanan bir zat idi. 

1364 senesi Cemaziyelevvelinin üçüncü ve 1945 senesi Mayıs ayının 
onbcşinci Sah günü Fatih'te Zincirlikuyudaki evinde 83 yaşında olduğu 
halde vefat etmiştir; kabri Edirnekapıda Halebî merhuma yakındır. Mezar 
taşı kitabesi aynen şöyledir: 

«Hüvel Hallakul bakî 
Fatih muciz dersiamlarından huzuru hümayun muhatabı 
ve meşahiri ulemâdan Fetvahane başmüsevvid muavini, 
Darülhilâfe medreselerinde fıkıh ve usulü Iıkıh müder- 
risi, halkad tedrisinde iki defa icazet vermiş, «İnnemâ 
yâhşâllâhi min ibadihil ulema» sırrma mazhar oiup âhir 
Ömründe Kad] Beyzavi tefsiri okutmakta iken rahmeti 
rahmana kavuşman Tavaslı Hafız Hasan Efendinin 

ruhuna Fatiha.» 
(Hal tercümesi, oğlu Sadettin Özkümüş'ün verdiği malûmattan ve 
ibraz eylediği babası tarafından Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahvâl Daire- 
sine verilmiş 18 Cemaziyelevvel 132S, 12 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi 
varakası ile Evkaf İdaresine veriimiı^ 4 Nisan 1939 Milâdî tarihli beyan- 
name suretlerinden alınmıştır. Fotoğrafı ve elyazısı da oğlu taraıfından 
verilmiştir.) 

Tekîrdağlı Mustafa Feyzi Efendi 

. Mustafa Feyzi Efendi, 1267 Mâlî senesinde Tekirdağda dünyaya gel- 
miştir. Babası zürradan EmruUah Ağadır. Mukaddimaîı ulûmu memle- 
ketinde tahsil ettikten sonra, Hicrî 1285 senesinde îstanbula gelerek büyük 
kardeşi Beyazıt camii şerifi dersiamlarından Tekirdagh Muhammed Tahir 
Efendinin ders halkasına dahil olup Hicrî 1300 senesinde ulûmu aliyye ve 
âliyycden icazetname, almıştır. 13Û1 senesi Cemazi yel aharında icra kıh- 
nan ruus imtihanında ehliyyetini isbat ederek tedrise mezuniyyotl mü^'ir 
5 Receb 1301 tarihli Ders Vekâleti vesikası mucibince Beyazıt camii şeri- 
finde derse çıkmış ve 1316 tarihinde talebesine icazetname vermi.<ştir. Usu- 
lüne göre 5 Safer 1305 tarihinde kendisine İptidai Hariçle İstanbul müder- 
risliği tevcih olunarak tedricen Musılaı Sahm'a kadar ilerlemiştir, 132H - 
1339 seneleri arasmda Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 

{Meşihatı tslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 22 . Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi vai'akasmdan alınmıştır.) 



— 350 



Tırnovalı Mahmud Hilmi Efendi 



1304-1332 seneleri arasında Huzur Derslerinde nıuhatap olarak bulu- 
nan ve 1332 senesinde Bilâdı Hamse payesini ihraz eylemiş olan TırnovaU 
Mahmud Hilmi Efendinin medfun olduğu Fatih camii şerifi haziresindeki 
mezar taşı kitabesi aynen ahnmıştır: 

«Hüvel Hayyül Bakî 

Fatih camii gerifi muciz dersiamlarından ve Meclisi 

Mesalihi Talebe âzâyı sabıkasından Tırnovah Mahmud 

Hilmi Efendinin ruhuna Fatiha. 

Sene 1333 Ramazan 12, Sene 1331 Temmuz 12» 

Tokatlı Abbas Efendi 

Abbas Efendi, Tokatlıdır. Dersiam ve Müderristir. Fâzıl ve mütebah- 
hir bir zattır. 1184 senesinde Yenişehir Fener kadılığına tayin edilmiş ise 
de bu vazifesine gitmeden vefat etmiştir. Üsküdarda medlundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 293.) 

Tolîatlı Mustafa £=^bri Efendi 

Osmanlı İmparatorluğunun son devir geyhülislâml arından olan Mus- 
tafa Sabri Efendi, Hicrî 1286 tarihinde Tokat'ta doğmuştur. Babası Ahmet 
Efendidir. İptidaî tahsilini memleketinde ikmai etmiş ve hıfzı Kur'anı azi- 
mügşane muvaffak olmuştur. Bilâhare Kayseri'de Hoca- Emin ve tstan- 
bulda Ders Vekili (Huzur Dersleri mukarrirlerinden) Ahmed Asım Efen- 
dilerden ders görerek icazetnameler almış ve Hocası Asım Efendinin 
büyük kızı Ulviye Kanım ile evlenmiştir [185]. 

Açılan ruus imtihanında ehliyyetini isbat ile müderris olmuş, yirmiiki 
yaşında iken Fatih camii şerifinde ders okutmaya başlamış ve elli kadar 
talebeye icazet vermiştir. 

1316 tarihinde Huzur Dersleri muhataplığma tayin edilmiş ve Sultan 
İkinci Abdüîhamid'in kitabçısı olmuştur. Huzur Derslerinde muhataplığı 
1332 senesine kadar devam etmiştir. 1324 senesinde (1908) İkinci Mcşru- 
tiyyetin ilânında Tokattan meb'us seçilmiştir. O zaman Cem'iyyeti Ilmiyye 
tarafından neşredilen «Beyanülhak» nâmmdaki ilmî ceridenin başmuhar- 
rirliğini yapmıştır. 



[185] Yulîanöa sah. 149 a bakmız. 



— 351 — 

Bilâhare Darülhikmetülisiâmiyye âzâlığma tayin edilmîg, Hürriyet 
ve İ'tilâf Fırkası iktidar mevkiine geçince Cemaziyeiahar 1337 (1919) 
senesinde Damat Ferit Paşa kabinesinde Şeyhülislâm olmuştur. Sadrâzam 
Damat Ferit Paşa Paris konferansına gittiği zamaaı Sadaret Vekâletinde 
bulunmuştur. Ferit Paşa kabinesinin düşmesi üzerine meşihat makamından 
ayrılarak Ayein âzâlığma nasbolunmuş, 14 Zilkade 1338 (1920) tarihinde 
Damat Ferit Paşa kabinesinde ikinci defa Şeyhülislâm olmuştur. Bazı 
hususlarda kahine azalan ile anlaşamadığından 7 Muharrem 1339 (1920) 
tarihinde isti'f a etmiştir. 











sa^^~..j~, 



.^^tffî 




ToJcııîIı Mufftafa ^abri Efendi 
{Hif. resm.% Mısırda son zarıi-a-nlarındu çekilmiştir j 



Mustafa Sabrı Efendi, lürkçe ve arapça yazdığı mühim eserleri ile 
islâm uleması a<rasmda ilminin yüksekliği ve kaleminin kudreti ile tema- 
yüz ctmig bir zattır. Şiir ile iştigal etmemekle beraber istediği zaman o 
sahada da kudret göstermiştir. 

îstanbuldan ayrıidıktan sonra bir müddet Yunanistan'da ikamet etmig 
ve o esnada «Yarm» isminde bir gazete çıkarmıştır. Melikin daveti üzeri- 
ne Hicaza gitmiş, bilâhare Mısır'da Kahire'de ikamet etmiştir, 

7 Receb 1373 leylei mi'rac sabahı (12 Mart 1954) Kahirede irtihali 
darı beka eylemiştir. 



352 



«Beyanülhak» ilmî mecmuasında ve İstanbul matbuatında münteşir 
ra&kaieleri dışındaki turkçe eserleri şunlardır: 

1) Yeni islâm mücteb idlerinin kıymeti ilmiyyesi: 1 cüz, Istanbuîda 

basılmıştır. 

2) Dini mücedditler: 1 cüz. İstanbulda Evkafı îslamiye Matbaasın- 
da basılmıştır. .. 

3) tslâmda imameti kübrâ: Yunanistanda «Yarm» namıyle" münte- 
şir ceridede tefrika edilmiş ve natamam kalmıştır. 

4) Savm risalesi: Süleyman Nazif'e cevaben kaleme alınmış ve 
«Yarın» gazetesinde tefrika suretiyle neşredilmiştir. 

Arapça eserleri şunlardır: 

1) Ennekir ala münkirin ni'meti mineddin vel hilâfeti vel ümmeti: 

1 cilt, Beyrut'ta basılmıştır. 

2) Mes'eîetü tercemetül Kur'an: 1 cüz, Kahire'de basılmıştır. 

3) Meikifül beşer tahte sultanil kader: 1 cüz, Kahire'de basılmıştır. 

4) Elkavlül fasıl: 1 cüz, Kahire' de basılmıştır. 

5) Mevkulul £.kiı vel ilmi vel alim min rabbil alemin ve ibadıhü 
mürselin: 4 cüz, Kahire'de basılmıştır. 

6) Kavli fil mer'eti : 1 cüz, Kahire'de basılmıştır. 

(Muhatap Tokath Mustafa Sabri Efendi'nin «Beyanülhak* mecmua- - 
smda Huzur Derslerine dair yazdığı makalesi, bu mevzudaki diğer maka- 
lelerle birlikte eserin sonuna aynen dercolunacaktır.) 

(Hal tercümesi, oğlu iskenderiyye Üniversitesi Türk Edebiyyatı 
Profesörü saym İbrahim Sabri'nin gönderdiği 22.9.1960 tarihli mektubu 
ve «Son Asır Türk Şairleri» isimli eser, cilt 3, sah. 2183 ün tetkıkıyle 
hazırlanmıştır. Fotoğrafı da oğlu taraf mdan gönderilmiştir.) 

Tophaneli îsmail Hakkı Efendi 

İsmail Hakkı Efendi, müderristir. 1254 tarihinde Dan §ûra>a 
Askerî'ye müftü olmuştur. Huzur Derslerinde muhataplığı 1228-1262 
.seneleri arasındadır. 1262 senesinde vefat etmiştir. 
(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 380.) 

Tortumlu tferahim Efendi 

İbrahim Feridüddin Efendi, ticaretle meggul Hacı Ali Efendinin oglu^ 
■ dur. Erzurum vilâyetine tâbi Tortum kasasmm Ödök kariyyesinde 1270 
senesi Rebiül-evvelinin ikinci günü dünyaya gelmiştir. 



— 353 — 

İlk tahsilini memleketinde yapmıg, 1283 senesinde Erzuruma giderek 
bir müddet oradaki medreselerde okuduktan sonra 1302 senesinde İstan- 
bula gelip Hafız Şâkir Eiendinin ders halkasına girmiş ve 1308 senesinde 
icazet almıştır. Ruus imtihanında da muvaffak olarak dersiam olmuş ve 
Fatih camii şerifi dersiamları sırasına girmiştir. 1310 senesinde Fatih 
camiî şerifinde derse çıkmış, 1323 tarihinde talebesine icazet vermiştir. 
Dördüncü rütbeden bir kıt'a Osmanî nişanı ile altın liyakat madalyasına 
nail olmuştur. 1333 senesinden 1341 senesine kadar Huzur Derslerinde 
muRatap olarak bulunmuştur. 

(Meşihatı İslâmiye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 26 Cemaziyelevvel 
1328, 22 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Tosyalı Ali Efendi 

Tosyalı Ali Efendi ,Müderristir. 1197-1205 senelerinde Huzur Dersle- 
rinde muhatap olarak bulunmuştur. Haremeyn müfettişi, Halep mollası 
olmuş ve 1209 Şabanında Edime payesini ihraz eylemiş, 1212 senesinde 
Medinei Münevvere mollası olarak oraya gitmiş ve orada vefat etmiştir. 
F'udalâdamdır. 

(Sicilli Osmânî, cilt 3, sah. 551.) 

Trabzonlu Abbas Şükrü Efendi 

Trabzonlu Hacı Şükrü Efendi, Fatih camii .şerifi muciz dersiâmlarm- 
dandır. 1307-1321 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap olarak 
iştirak etmiştir, aynı zamanda Buharîi Şerif mukarrirlerindendir. Üç defa 
icazet vermiştir. Vefatında doksanbeş yaşında idi. Fatih türbesi haziresin- 
de raedf undur. Kabrinin kitabesi aynen şöyledir: 

«;Yâ gafur 

Kıl beni mağfiret ey Rabbi yezdan 

Arşı bihak âzami nuru Kur'aın 

Gelüp kabrimi ziyaret eden ihvan 

îdeler ruhuma bir Fatiha ihsan 

Huzuru hümayun dersi şerifi muhataplarından Trabzonî Elhâc Abbas 
Şükrü Efendinin ruhuna Fatiha. 27 Mart 1319, 10 Muharrem ülharam 
1321.» 

Trabzonlu Ahmed Keşid Efendi 

Ahmed Regid Efendi, Trabzonlu Mirzade Hafız Hasan Rüştü Efendi- 
nin büyük oğludur, 

Busur Dersleri, C. Tl — t5 



— 354 



İlk tahsilini Trabzonda babasından yapmıştır. İstanbulda cami ders- 
lerine devam ederek tahsilini ikmâl ettikten sonra icazet ahnı§tır. Ruus 
imtihanında da ehliyyetini isbat ederek dersiam ve müderris oiraug ve 
talebesine icazet vermigtir. 1305 senesinde 3irası gelmiş olmakla Huzur 
Derslerine muhatap tayin edilmig, vefatı senesi olan 1313 tarihine kadar 

bu vazifede kalmıştır. 

Merkez Efendi'de aile kabristanında medfundur. Mezar taşı kitabesi,, 
kügük kardeşi Hafız Es'ad Efendi [186] tarafından Sülüs hattı ile yazıl- 
mıştır. Yine bu aileden Hafız Hasan Rüştü Efendinin diğer oğlu Muham- 
med Rasim Efendi, dersiam ve müderris olmakla beraber güzel yazı yaz- 
makta (hüsnü hatta) fevkalâde mahir bir zat idi. İstanbul'da Çamhcaı civa- 
rında Altunîzade camiinin tekmil yazılarım yazdığı gibi Trabzonda Kadiri 
dergâhında da levhaları mevcuttur. Kırkdört yaşında vefat etmiştir. 
Merkez Efendi'de medfundur; kabir taşmdaki kitabe, kardeşi Hafız Es'ad 
Efendi tarafından söylenmiş ve yazılmıştır. 

(Hal tercümesi, kardeşinin oğlu eski Trabzon meb'usu şaym Salih 
Esad Alperen tarafından bildirilmiştir.) 

Trabzonlu Ali Rıza Eîeadi 

Ali Rıza Efendi, Trabzon vilâyetinin Vakfı Kebîr kazasının Caferll 
kariyyesinde dünyaya gelmiştir. (Doğum tarihini yazmamıştır.) Babası 
mektep hocası Yakup Efendidir. İlk tahsilim babasının hoca olduğu mek- 
tepte yapmış, sonra Trabzonda Sultan Birinci Selim'in annesi Gülbahar 
Hanım medresesinde meşhur hoca Hacı Pîr Muhammed Nazif î Efendi'den 
ders görmüş ve büyük Süleyman Efendiden ilmi mantık ve İsaguci §erhi, 
Fenarî şerhi okumuştur. Sultan Abdülmecit zamanında, Rus muharebesi, 
esnasında İstanbul'a gelerek Lâleli civarında Papaszade Mustafa Çelebi 
medresesine girmiş ve Fatih camii şerifinde İsaguci şerhi ve Fenarî'yi 
tedris eden Rusguklu Şeyh Mustafa Efendi'nin dersine ciheti vahdet 
bahsinden devama başlamıştır. Beyazıt camii şerifi dersiamlarından olarak 
12SS senesinde mezkûr camide derse gıkmış ve talebesine icazet vermiştir. 
İlmi nahivden İzhar şerhini, -^Netayicül efkâr» namı ile ve «Adah» 
nammdakî kitabı yeni usulde talebeye- kolaylık olmak üzere hazırla- 
yıp bastırmıştır. 

r Ali Rıza Efendi'nin ilmiyye tariki rütbesi Hâmisei Süîeymaniyyedir. 
Âdet üzere dördüncü rütbeden Mecidî ve Osmânî nişaoıları ile taltif edil- 
mişür. Maaşı muhtelif tarihlerde zam görerek Meşrutiyyetin ilânı zama- 

nSSl Huzur Derslerine 1323-1334 seneleri arasında muhatap olarak iştirak: 
etmls olan Trabzonlu Hafız Es'a4 Efendi; aşağıda sah. 355 e bakıiîiz. 



— 355 — 

nmda 1325 senesinde 1500 kuru§a yükseimig ve aynea haftada iki defa 
Aksaray'da Valde camiinde Buharîi Şerif ve Meşîhat'te haftada bir defa 
Şifai §erif okutmıı§tur. Huzur Derslerinde muhataphğı ISIO senesinden 
1331 senesine kadar devam etmiştir. 

(Meşîhatî îslâmlye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 23 Mayıs 1326 
tarihli hal tercümesi varaka«sınm tetkiki ile hazırlanmıştır.) 

Trabzonlu Hafız £s'aâ Bfeadî 

Hacı Hafız Mahmut Es'ad Efendi» Trabzon'da Musa Paşa imamı ve 
mütevellisî ulema ve hattatînden Eeisülkurra Mirzaıde Ha;gan Rü§tü 
Efendî'nin oğludur. 1856 Milâdi, 1272 Hicrî senesinde Trabzon'da doğ- 
muştur. 

Kardeşleri Reşit ve Hasım Efendiler gibi babasından hıfzı Kur'an -ile 
mukaddimâti ulûmu tahsil ve sülüs ve nesih hatları temeggük eyledi; 
ikmâli tahsil için îstanbuldaki kardeşlerinin yanma geldi. Rizeli Mânizadc 
hoca Ferhat Efendinin Süleymâniyye camiindeki dersine devam ederek 
mürettep ulûmdan icazet aldı, ruus imtihanına da girerek muvaffak oldu 
ve Beyazıt camiinde derse çıktı, talebesine icazet verdi. Milâdî 1902, Hicrî 
1320 senesinde hac fsdzasım; ifâ etti. Sultan Âbdülhamit ve Muhammed 
Ee§at merhumlann zanıanlarmda 1323-1334 seneleri arasında Huzur 
Derslerinde muhatap oldu. Tarikatı gaziiiyye'den Gümüşhâneli Şeyh 
Ahmed Ziyaeddin Efendiden Tarikatı Nak§ibendiyyei Haüidiyye'den hilâ- 
fet aldı. 

Babası gibi Musa Paşa camiinin mütevellisi olduğu için Trabzonda 
ikamet eylediği esnada birinci umumî harp başlangıcında Merzifon'a nakli 
mekân eyledi. Orada bir kandil gecesi 1914 Milâdî, 1332 Mâlî senesinde 
vefat eyledi. îstanbulda tahsil hengâmmda yazı ile de meşgul olarak 
sülüs, nesih ve talik yazıda kesbi maıharet etti. Eczayı şerife ve bir çok 
levha ve kitabe yazdı. Trabzon'da Hisar camiinin mihrabmdakî «Pevelli 
vecheke §atrel mescidil hârâm» âyeti ceülesi, Hatuniyye ve İskender Paşa 
camilerindeki ismi Celâl, ismi Nebi ve cihar yan güzln ve Haseneyn'in 
esaımii mübarekeleri onun yazısıdır. 

Oğlu mütekait hâkimlerden Trabzon milletvekili Mehmed Salih Bey 
tarafından yazısı ve resmî İle beraber irae olunan tufra, bu san'atta da 
yedi tûlâ sahibi olduğunu isbat ediyor. 

(Hal tercümesi, îbnül Emin Mahmut Kemal İnal'm «Son HattaÜars 
adb eserinden, sah. 195 ten alınmıştır. Bu eserde, Hafız Es'ad Efendinin 
iki. levhası ve tuğra ile birlikte fotoğrafı mevcuttur. Oğlu sayın Salih 
Es'ad Alperen, eski Trabzon meb'uslarından ve adliyyecilerimîzdendir.) 



- - 356 — 



Trabzonlu İsmail Hakkı Efendi 



femail Hakkı Efendi, Trabzonludur. Müderristir. Askerî Tıbbiyye 
Mektebine muallim tayin olunmuştur. 1254-1271 seneleri arasında Huzur 
Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1273 senesi Receb aymda 
Galata mollası, 1280 senesi Şaban aymda Şam mollası olmuştur. 1282 
senesi Zilkade aymm üçüncü günü vefat etmiştir. Eyyub'te medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 384.) 

Trabzonlu Keşşaf Ömer Efendi 

Ömer Ke§§af Efendi, Trabzonludur. Müderristir. 1173 senesinde 
Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir: Halep mollası, 1201 
Cemazlyel^arinde Mısır mollası oldu. Sultan Üçüncü Selim'in saltanatı- 
nın ilk senelerinde vefat etti. 

(Sicilli Osmânî, cilt 3, sah. 595.) 

Trabzonlu Muhammed Efendi 

Muhammed Efendi, Trabzonludur. Müderrlsdir. 1248-1281 seneleri 
arasında Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1282 senesi 
Şevval ayında Sofya mollası, bilâhare Bilâdı Hamse mollası olmuştur. 

(Sicilli Osmânî, cilt 4, sah. 303.) 

Trabzonlu Süleyman Vehbi Efendizade Muhammed Hamdi Efendi 

Hocazade Muhammed Hamdi Bfendi, Fatih camii şerifi muciz dersl- 
âmlanndandır. 1308-1321 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap 
olarak iştirak etmiştir. Fatih türbesi haziresinde medfundur, kabrinin 
kitabesi aynen şöyledir: 

«Hüvel hay 

İstanbul pâyeîilennden ve miîtebahhirîni ulemayı âmilinden üstadı 
kül Trabzonî Süleyman Vehbi Efendi maığfunm mahdum ve tilmizi, hâlen 
Evkâû hümayun kadısı Yusuf Ziyaeddin Bey'in pederleri Fatih camii 
şerifi dersiâmlanndan ve huzuru hümayun hocalarmdan Muhammed 
Hamdi Efendinin ruhuna Elfatiha. Tarihi irtihâli 23 Ramazan 1321. 
Gaferallâhu lehüm.» 



357 



Url'aiı Mtthamraed Efeudi 

Urfah Muhammed Efendi, müderris ve dersiamdır, iki defa icazet 
vermiştir. Âlim, fâdıl, natuk bir zattı. Yekçeşimdi, Fatih türbesi nazire- 
si ndekî kitabesi aynen şöyledir: 

«Hüvel Baki 

Huzuru hümayun dersi şerifi muhatabiarından Fâtih dersiamı 
mucizlerinden Babı Vâlâyı Me§îhatpenâhi Tetkiki Müellefat âz^yı kiramm- 
dan merhum ve mağfur Urfalı Muhammed Efendinin ruhu için nzaenlillâh 
Elfatiha. 

Sene 1313 Muharremülharam 10, sene 1311 Haziran 21 Çarşamba.»- 

(Sicilli Osmânî, cilt 1, sah. 307.) 

Uşgaklı tbraltim £fendi 

İbrahim Efendi, Uşşakhdır. 1197 senesinde Huzur Derslerine muha- 
tap olarak iştirak etmiştir. 1210 Ramazanında Yenişehir Fener moUası 
olmuş, 1218 tarihinde vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmânî, cilt 1, sah. 144.) 

Ürgüplü [1^] Ali Şerif Efendi 

AH Şerif Efendi, Ürgüp kazasmın Dam^e Kariyyesinde 1263/1264 
tarihinde dünyaya gelmiştir, ilk tahsilini memleketinde ikmal etmiş ve 



[387] S-^-yhülislâm, ve Müft.i'irM-0nûm. Ürgüplü M-ustafd Ilayri Ef&ndAı sah. 3öSe 
fotoğrafını koyduğumuz zat, şeylîülislâm Mustafa, Hayri EfendİıSîr. (Resmin, rnegliur 
Avusturyalı ressam Wilhelm Krauss tarafından 1916 yılında. Erenköyündeki köşkünde 
yapılmış olup, aslımn Viyana Müzesinde olduğu MldirllmigtLr.) 

MesHıatı zamanında merîrosel'erin îslâh ve terakkiyyatı hakkında 10 Zilkade 
1332 (18 Eylûl 1330) tarihli Islâhı Medaris Nlzamnamcsiyle Darulhllâfe Medreseleri 
teşkil edilerek memleketin irfan hayalında yeni bir devir açılmıştır. 

Yine ilmîyye tarikmda yaptığı İslâhat sırasında Huzur Dersleri hey'etjort yeni- 
den, tensik . edilmî^şs, ımukarrlr ve muhatap bazı ulemaya, Bilâdı Hamse vb Mahreç 
payeleri verilerek ciers hey'etinden ayrılmaları neticesinde sıraya rlayel edilmek 
suretiyle yeni Hlızur Dersleri h-ocaJarı tayin edilmiştir. 

Büyük din âlimlerinden olaıı Mustafa Hayri Efendi, Evkaf Nazırlığı ve Çeyhüüs- 
lâmuğı samanında memlekete daiıa pek çok hayırlı ve faideli hizmetler etmiştir. 

1) islâm dininin, geı-^ek" ahkâmı ser'iyyenin tatbikinde ve gerek dînin her saha- 
fımda ilmî esaslara müstenid, ilk defa ve çok ileriye matut bugün dahi istifade 
edilecek temellere dayanan tatbikata gegilerek Şeyhülislâm Hcsreb Kfendi hafiöî 
Muhaanmt'd Arif Efendinin meşihatı zamanmda, 1270 tarihinde MuaHimhaneJ Nüvab 



358 — 



hafızı Kur'an olmuş, bilâhare İstanbula gelerek Fatih camii şerifinde 
zamton büyük âlimlerinden Hoca Ahmed Şâkir Efendi'nin dersine devam 
ile icazet almıgtır. Kıraati seb'a ve aşere'yi Aksarayda Valde camu gerıf. 
başimamı ve şehzadelerin hocası Tevfik Efendi'den okumugdın^ Ruu^ 
tatihamnda ehliyyetini isbat ederek Fatih camii şerif ı dersiam ar. sıra- 
sına girmiştir. 1303 senesinde Fatih camii şerifinde tedrise başlamış, 27 
Rebiülevvel 1317 tarihinde talebesine icazet vermiştir. Müteakiben Hicaba 
gitmiş ve avdetinde vefatına kadar Yusuf Paşa'da Hacı Bayram Haftan, 
camiinde tefsir okutmuştur. 1329-1330 senelerinde Huzur Derslerin*, 
muhatap olarak bulunmuştur. Aksarayda Valide camii S-f-de ~- 
hanlık ve Sultan Birinci Abdülhamit Kütüphanesmde hafm kutupluk 

vazifelerini ifa etmiştir. k;i^,vîi 

(Hal tercümesi, Oğlu Saym Cevdet Kocataştan tarafından bıldırıl- 

mistir.) I 



namlyle tesis olunan Mea.4.tül.uzat. Evkaf. Hun^ayun Nazın Hayri Efendi za^a- 
nZ 5 sZ 133^-(^- Ara.. 13.9) ta.l.U nizaanname Ue yeniden tens.K edUm., 



Şeyhülislâm Ürgüplü Mustafa llayri m'e-ndî 
takviye cdilmJ. b« İlmi müessese binası Hicri 1331 .enesmde Evkaf Ne.arelmce ın.a 



— 359 



Üsküdarlı Hafız Muhammed Emin Efendi 

Haıfız Muhammed Emin Efendi, Üsküdarlıdır. Müderristir. 1224-1228 
.senelerinde Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. 1235 tari- 
hinde Eyyub kadısı olmuştur. 

(Sicilli Osmânî, cilt 1, sah. 425.) 



olunmuştur. 

2) Dini eserlerle, levhaların kaybolmaması ve dâimi bir tekâmüit: doğru gitme- 
smi t&mln maksadiyle McdreseLüîlıattaLln'i tGsjs ile kaybolmaya yüz tutan hüsnü hat 
san'atmı İhya etmek ve güzellc-stimıelc yoluna gicliinıistir. 

3) îslâm dininin tatbiKat ve icra safhaamda halk ilt; doğrudan doğruya temaai 
olan din adanılıarının hörıhete lâyık, güvenilir, dinlenilir kimselerden olmalarını 
teminen Medresetülvâîzîn'i tesis eylemiştir ki, bu müescsenin gayesi dine ve ilTne 
âşinâ, hurafeden uzak, medeni âlemi anlamış îıatip ve vaizlerin yetiştirilmeslydl, 

4> Bunların bacında da Me d resetü İm üteh aksisin geliyor idi ki, bu müessese din 
.nıüteıhassıslann] yetistinmck için kurulnıugtu. Bu suretle yetişerek olan hakikî 
-mütehassısların din sahasındaki ilme dayanan mütecanis ve ahenkli direktifleri 
.diğer unsurlardan halka İntikal ederek din tatbikıatımız bir yandajı öiSrin yenilik 
ve geljsme'lerine uyacak, diğer yandan geriliklerden korunmuş olacaktı. 

Bu belli ba;5lı tesisler yanında, uimuml olarak m&vcut medreselerin islâhı, tahsü- 
«iz ve bilgisiz hocaların ayıklanması, derslere müsbot ilimlerin, hatta bütün dünyada 
İlk defa dîn mekteblerine beden terbiyesi ve ecnebi lisan derslerinin sokulması «layam 
dikkattir. (Ders programlan îlmiyye Salnamesi'nd-ü gusterümistir.) Yine bu meyanda 
■vakıf mekteplerinin- tesisi, camilerin Ik defa elektirikle tenviri, islâm Eserleri 
"Müzesî'nin kurulmıası, garip ve yoksuilarîn dinimizin emri veçhile himaye ve teda- 
vileri için Ee?:miâiem: Valide Sultan'ın Yenibaîıçedekl hastahanelerinin bir sekU 
lîemâli olmak üzere Şohremini'nde yeniden' inşa olunan Gureba^ı Müsllmîn Hastaha- 
:3iGsi, İstanbulda yaptırılan dört büyUk vakı£ hanı, Hayrî Efendinin himmet ve gayre- 
tiyie tesis olunan kıymetli eserlerdir. Bu muhterem zatı rahmetle anarak hal tercü- 
mesini bildirir, bu vesHe ile kendisini iiItti. âfemine tanıtırız. 

Mustafa Hayri Efendi, Mâli İ283 senesinde Ürgüpte doğmuştur. Trablusgarp 
-v-iiâyeti evkaf müdürü Abdullalı Avni Efendinin oğludur. Büyük babası İbrahim 
Efendi, İkinci Mahmud dc^vri âlimlerinden nlup Ürgüp'le kadılık etmiştir. Cedleri, 
bin. yüz tarihinden l}eri Karamanoğlu İbrahim Bey'Jn ttrgüp'te yaptırdığı camü kebi- 
rin mütevellisi idiler. 

Mukaddlmatı ulûmu memleketinde amcası ulemadan Hacı Münih Efendiden 
İHjısii, hüsnü hattı Uzun Hoca Muhammed Efendiden temegşuk etmiştir. 

tstanhulda zamanın meşhur âlimlerinden Taşköprülü Abdullah Kügdü Efendi- 
nin ders iıalkasmda ımüreLtep ve mütedavel ilimleri tahsil İte 23 Zilkade 1312 tarihin- 
de İcazetname ahnıs, aym zamanda Hukuk Mektebine de devam ederek pekiyi 
■derecede ikincilikle ımezun olmuştur. 

1297 senesi Recebinin ondokuzuncu günü İptidai Hariç ile Bursa ruusuna nail 
■olmuş, ilmî rütbesi Musılai SüTeymaniyye'ye kadar terfi etmiştir. Muhtelit yerlerde 
ımüddeiumumilik ve ceza mahkemesi reislikleri İle vazife gördükten sonra îstan'b'ula 



360 



VezirkÖprülü Muhammed Arif (Fâzıl) Efendi 

Muhammed Arif Efendi, Amasya Vilâyetinin Vezirköprü kazasının 
Taşkale mahallesinde 1282 Hicrî senesinde dünyaya, gelmiştir. Babası- 
Seyyit Mustafa Efendidir. Babasmm babası Hacı Abdurrahman Ağa'ya 
izafetle Hacı Abdurrahmanzade namı ile şöhretlidir; bilâhare memleketin- 
de Fâzıl namı üe iştihar ederek Arif Fâzıl Efendi namı ile yadolunmugtur. 
İlk tahsilini Vezirköprü'de yapmış, 1302 Hicrî senesinde Amasyaya giderek 



gelmiştir. Mesrutiyyetin ilânını müteakip Niğrit. meb'u.^u olarak te.5riî faaliyette 
bulunımustur. 

4 Zilhicce 1326 C15 Aralık 1324) tarinindt; bin iki yn7. kuruş maâs ile DarüKü- 
nun,u3i^Hukuk gtıbesi Mecelle mualimlierine, 1 Kasım 1326 tarihinde Osmanlı Meb'usan 
itteellsinde' birinci r<^is vekâletine intihap oluranusj, 6 Zilhicce 13'27 (16 ArallH; 1325) 
senesinde Medresetülkuzat tanzimi ilâmatı ceaaiyye muallimliğine tayin edilmiştir. 
tiakkı Pa.m Kabinesinde Evkafı Hümayun Nezaretine tayin, Said Paşaya tevdi edilen 
heyeti vükelânın teşkilinde 132S senesi Şevvalinin 11 inci günü (21 Eyiûl 132?) 
AdîiyycL, Nezareti ile^ Şûrayı Devlet riyasetine asaleten ve Evkafı Hümayun Nezaketine 
vekâleten tayin edilmiştir. 

1330 senesi Rebiii! evvelinin yirmi altısında (3 Mart 1328) o sırada Kırkilise'ye 
(Kırkiareli'ne) giden Maarif Nazırı Enirulîah Efendinin avdetine kadar Mafirif Nazır- 
lığını vekâleten ve fahriyyen ifa etmiştir. 

1331 senesi Muharreminin dördüncü günü (I Aralık 1328) Medresetülkuzat 
Ceza KanUnu muailimliğ;ine tayin edilmiştir. 

Evkafı Hümayun Nezaretine İlâveten 18 Reblülahir 1332 (3 Maj-t 1330) tarihli 
haltı hümayun ile mesnedi Meşihatı îslâ.-miyyeyi ihraz eyiemig ve AH Emlri Efendi: 
aşağıdaki tarihi düşürmüştür: 

«Kâinata, böyle lian eyledim tarihi tam , 
Mustafa Hayri Bey oklu yümn ile Müftiyülenâm» 

Mustafa Hayri Etendi, Birinci rütbe J^ecldî ve Osmâni nisanlarmı haizdi. İntişar 
etmemiş si>-asl hatıraları, bazı gürleri ve eski Ceza Kanununa ait etüdleri vardır. 
Sîyasi hâtıraları, oğlu Bay Suat Hayri Ürgüplü'de bulunmîjjt tadır. 

Hayri Efendi, mütareke senS'lerinde Malta adasına sürülmüş, tahliye edildikten 
Bonra hasta ola,rak memleketi olan Ürgüb'e gitmiştir. Millî mücadele esnasında Milâdî. 
192Q yılında Ürgüp'te vefat etmiştir. Kabri, Camii Kebir avlusundadır. Mezar tasında 
sair Mitha,t Ccsmal Kuntay'm su kıt'ası mahkükdur: 

«Zâir bu mezarın ici büsen ne büyüktür, 
Koynundaki na'sm ne büyük Kıymeti vardır, 
Mes'ut ölüdür, kabri değUdir tasa muhtaç, 
Her hatvede rekzettigi bir heykeli vardır.» 
Oğulları Suat Hayri Ürgüplü ve Münib Hayrı Ürgüplü tanınmış avukatlardandır.. 
Suat Hayrı Ürgüplü, meb'us, vekil ve büyükelçiliklerde bulunmuş meşhur devlet 
adamlarımıza andır. Halen Cumhuriyyot St:natosu başkanıdır. 

(Hal tercümesi. îlmjyye Sainamesİ tetkik ve oğlu Bay Suat Hayri Urgüplü'nütt 
verdiği malûmat ilâve edilerek hazırlanmı.?tır. Resmi, oğlu tarafından verUinistir.) 



— 361 -- 

medrese tahsiline bağlamış ve 1307 Mâlî senesinde Tstanbula gelip Fatilr 
dersiâmlarındaLi Ödemişli Mustaia Fehmi Efendinin dersine devam, 
etmiş ve bir taraftsm da Nüvvab Mektebine imtihanla girmiştir. 1313 
senesi Cemaziyelahar, 1311 senesi Kasım ayında Mustafa Fehmi Efendi- 
den icazet olarak Fatih camii şerifi dersiamları arasında dahil olmuş ve 
16 Cemaziyelahar 1317, 15 Ekim 1315 tarihinde de Nüvvab Mektebinden 
şahadetname almıştır. 1314 senesi Muharreminde ruus imtihanında 
ehhyyetini isbat ile Fatih camii şerifinde tedrise başlamışür. Muhaarrem. 
1319, Nisan 1317 tarihinde Amasya'ya nefyedilerek tstanbuldan uzaklaş- 
tırılmış ve 1324 senesi Temmuzunda Megrutiyyetin ilânmı müteakip İstan- 
bula gelerek Fatih camii şerifinde derslerine tekrar devama başlamış ve? 



-I-"-' 







Vötirk-öp^'iUü M^ıhav^'m.ed Arif (Frisıl) Efendi 

Amasya'dan meb'us seçilmiştir, 1326 tarihinde İstanbul ruusu hümayunu:: 
ile taltif olunmuştur. 4 Haziran 1329 tarihinde Darülfünün'un Ulûmu 
ger'iyye §ubesi usuîü fıkıh muaîlimliğinG, 2 Reeeb 1331, 19 Haziran 1329^ 
tarihinde de Meclisi Mesaiibi Taiebe âzâlığma tayin edilmiştir. 1333-1340 
seneleri arasında Huzur Dersleri muhatabhgmda bulunmuştur. 

Sayın Es'at Serezli'nin beyanına göre, Arif Fâzıl Efendi, Amasya 
mebusu iken 31 Mart vak*asım müteakip Abdülhamid'iıi hajl'i lüzumuna 
dair teklifde bulunanların başmda yer almış ve Sultan Reşat zamamnda. 
da meb'usluğu devam etmiş, bu sıradaj sırası gelmekle Huzur Dersleri 
rauhatabhğma seçilmiş ve Medresetüi Mütehasısîn'de ilmi hilaf tedrisatın- 



— 362 '— 

da muvaffak oimu§ ve bu hilâfiyyat dersleri notiaınndan be§ altı forma 
basılmış ise de medreselerin lağvı sırasında bu notlar ziyaa uğramıştır. 

İstanbul müftüsü Fehmi Efendinin Divanyolundaki evinde verilen bir 
akşam yemeğinden sonra Şehzadebaşındaki evine avdet ederken yolda 
lenala§arak önünden geçtiği bir kıraethaneye girmiş ve orada vefat 
etraigtir. Cenazesi ertesi günü kaldınlarak istihsâl olunan iradei seniyye 
üzerine Fatih camii haziresine defnedilmiştir; 

(Hal tercümesi, Meşihatı Islâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 
hal tercümesi varakasının tetkiki ve yakın arkadaşı Mecüsi Mesalihi 
Talebe Başkâtibi Sayın Es'ad Serezli [188] tarafından verilen malûmatın 
ilâvesi suretiyle hazırlammıştır. Fotoğrafım, Es'at Serezli vermiştir.) 

Vodineli Mustafa Şevk! mendi 

■^.. ..1291-1324 seneleri arasmda Huzur Derslerinde muhatap olarak bula- 
nan ve 1 Şevval 1324 tarihinde vefat eden Vodineli Mustafa Şevki Efendi'- 
nin vefatını bildiren, İstanbul Belediyye Kütüphanesi Arşivinde No. 110/14 
jle mukayyet «îkdara» gazetesinin 2 Şevval 1324, 5 Teşrinisani (Rumî) 
1322, 18 Teşrinisani (Kasım) 1906 tarihli yazısı aynen şöyledir: 

«îrtihal 

Fatih dersiamlarından ve huzuru hümayunu cenabı müiûkâne dersi 
şerifi muhataplarmdan Hacı Mustafa. Şevki Efendi hululü eceli mev'udiyle 
irtihali darı beka etmiş, na'şı gufrannakşı Edirnekapu haricinde ailesine 
mahsus makbereye defnedilmiştir.» 

Yine İstanbul Belediyye Kütüphanesi Arşivinde 120/30 No. da kayıth, 
aynı tarihli «Sabah» gazetesi yukardaki malûmata ilâveten: «Merhumu 
mumaileyh sülâhâdan, kerim, mütteki bir zat idi» demektedir. 

Bu zat hakkmda başkaca bilgi elde edilememiştir. 

Voneli Seyyid Mustafa Efendi 

Mustafa Muhyi Efendi, Vonelidir. Müderristir. 1240 - 1249 seneleri 
arasında ve yine 1253 senesinde Huzur Derslerinde muhatap olarak bulun- 
muştur. 1266 senesi Zilkade aymda Trabzon mollası ,1274 senesi Şevval 
aymda Şam kadısı, 127S senesi Muharreminde Mekkei Mükerreme paye- 
sine nail olmuştur. 

(Sicilli Osmanî, oüt 4, sah. 479.) 



[188] yukarıda sah. 331/332, not 178 e bakınız. 



— 363 — 



Yakovalı Hacı Abdürrahim EfeMî 



Abdürrahim Efendi, Yakova müftüsü Muhammed Efendinin oğludur. 
İstanbula gelmiş, dersiam ve müderris olmuştur. Fatih camii şerifinde iki 
defa icazet vermiştir. 1320-1334 seneleri arasında Huzur Derslerine muha- 
tap olarak iştirak etmiştir. Megîhatı İslâmiyye Ders Vekâleti Meclisi Mesa- 
ijhi Talebe âzâlığında bulunmuştur. Arnavutluk isyanı sırasında İstanbul- 
dan Yakovaya gönderilen hey'eti nasiha arasmda Abdürrahim Efendi de 
vardı. Farizai haccı ifa etmiş ve 1334 senesi Aralık ayında altmı§yedi 
yaşında olduğu halde Fatih'teki evinde vefat etmiştir. Vasiyyeti üzerine 
Edirnekapı mezarhğma defnedilmiştir. 

<Hal tercümesi, kızı saym Fatma Pönmezer tarafından bildirilmiştir.) 

Yâsînîzade Osman Eteadi 

Yâsinîzade Osmam Efendi, Ayasofya camüne Yasini Şerif kıraatini 
vakfetmiş olan Yâsinî Mustafa Efendinin oğludur. Sinop'ta medfun Seyyid 
Bilâl Hazretleri neslindendir. 

Babası Mustafa Efendi, Hakim Çelebi Tekkesi Şeyhi, Mestancılar 
Hocası ve Ayasofya vaizi, Nakşı Bendî Tarikatına mensup muhaddis^ 

müfessir bir zat idi. 

Osman Efendi, Yâsînizâde namiyle şöhretlidir. Huzur Derslerine, 1172 
senesinde 11. Meciise, 1173 senesinde IV. Meclise muhatatp olarak iştirak 
etmiştir. Kürsü vâizlerindendir. 

Hekim Başı Tekkesi Şeyhi ve Ayasofya vaizi iken 1186 Rebiülevvelin- 
de Üçüncü Sultan Mustafa'mn tensibi ile «Diyanete müteallik bir mes'ele 
vuku bulursa cerh ve tâdil etmek üzerem esbabı mucibesiyle Rusya ile 
yapılan Yaş Muahedesi müzakeresine Osmanlı Devletini temsilen Yenişe- 
hirli Osman Paşa'nm riyaseti altındaki hey'ette ikinci murahhas olarak 

bulunmuştur. 

Ruslarla müzakere sırasında Rusya ikinci murahhasının büyük elcilik 
payesini haiz olması Osman Efendiye de «Ekselans» unvanının muadili 
olan ve isminden sonra (Hazretleri) lâkabını bahşeden istanbul payesinin 
tevcihi, birinci murahhasın İnhası üzerine karaargir olmuş ve fermanmın 
yetiştirileceği halikında bagmurahhasm şahsî ta^ahhüdü üzerine Ruslar 
itirazdan vazgeçerek müzakere meclisine kabul olunmuştur, (Vâsıf Tatrihi, 

sah. 221.) 

Padişah Ügüncü Mustafa tarafmdan kendisine defaten İstanbul payesi 

İhsan buyurulmuştur. 



— 3G4 — 

Sicilli Osmanî, Osman Efendi'den «âlim, fâdıl, natuk bir zat idi) diye 
bahseder. 1187 senesi Şabanında vefat etmiştir. Topkapıda babasının yanı- 
na defnedilmigtir. 

Üçüncü Selim ve İkinci Mahmud devri âlimlerinden ve Huzur Ders- 
leri mukarri derinden Yâsinîzade Abdülvehab Efendi L1S9] bu zatın, 
oğludur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 432; Vâsıf Tarihi, sah. 221.) 

Yemlilia Hasan Efendi 

1173 - 1179 seneleri arasmda Huzur Dersleri meclislerine muhatap 

plarak iştirak eĞen bu zat, bir hususun tetkiki için müvcUâ sıfatiyle gön- 

,derildiği Kıbns'daki hareket tarzından doîaıyı Edirne'ye nefyolunmuştur. 

/Sonraları affa mazhar olarak 1184 Rebiülevvelinde Selanik kadıhğına tayin 

edildiği kayıtlardan atnlaşılmaktadır. 

Sicilli Osmânî, «Müderris olup 1179 senesi Zilkadesinde Kıbrıs mol- 
lası olmuştu. 1182 Rebiülevvelinde Galata mollası oidu. Badehu fevt olmuş- 
tur. Fâzıl idi» demektedir. 

(Sicilli Osmânî, cilt 4, sah. 651.) 

Yozgatlı İbrahim Efendi 

İbrahim Hamdi Efendi (Mu'tekifzade)nin babasının ismi Ahmed Efen- 
didir, 1273 senesinde Yozgat'ta doğmuştur. İlk tahsilini Yozgat'ta yapmış, 
oradaki medreselerde ulûmu arabiyye ve , ilmi feraiz tahsil ederek her 
ikisinde de icazet almıştır. 1302 tarihinde İstanbula gelerek Fatih Akde- 
niz Tetimmei Sapiyye medresesine kaydolunarak mâruf hoca Hafız Ahmet 
Şâkir Efendi'nin tedris halkasına dahil olmuş ve icazetname almıştır. 

Şeyhülislâm Bodrumî Ömer Efendinin meşihatı zamanında açılan ruus 
imtihanına girerek dördüncü smıfdan tedrici ulûma liyakat kesbeylemiş, 
Fatih camii şerifi dersiamları arasına girmiştir. 1310 senesinde Fatih 
camii şerifinde tedrise başlamıştır. 

Kendisine 1317 senesinde İptidai Hariç, 1322 senesi Ramazan aymda 
Haıreketi Hariç ruusu hümayunu tevcih edilmiştir. 1322 senesinde tale- 
besine icazet vermeğe muvaffak olmuş ve padişah tarafından bir altın 
liyakat madalyası ve dördüncü rütbeden Mecidî nişanı ile taltif olunmuş- 
tur. 1334 senesinden 1341 senesine kadar Huzur Dersleri muhataplığında 
bulunmuştur. 



[189] Yukarıda sah. 189/19Ü, not 154 e bakınız. 



— 365 — 

(Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 27 Cemaziyelevvel 
1328, 23 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Yozgatlı Muhammed Fâzıl Efendi 

Muhamraed Fâzıl Efendi, Yozgatlıdır. Dersiam ve müderrisdîr. 1266- 

1285 seneleri arasındaı Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur 

1286 senesi Şevval ayında Girit mollası, sonra Bilâdı Hamse mollası olmu§ 
ve bilâhare Mekkeİ Mükerreme payesini ihraz eylemigtir. 1297 senesinden 
som^a vefat etmiştir. . 

(Sicilli Osmanİ, cilt 4, sah. 5.) 

Zaferanboîulu Ha-fız Ahmed Efendi 

Ahmed Efendi, Zaferanboiu (Safraınbolu)'ludur. Müderristir. 1172 
tarihinde Huzur Derslerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 1195 tarihin- 
de Selanik mollası olmuş, bir müddet sonra vefat etmiştir. 

(Sicilli Osmanî, cilt 1, sah. 267.) 

Zaferanboîulu Hüseyin Hüsnü Efendi 

Hüseyin Hüsnü Efendi, 1276 senesinde Zaferanbolu (Safranbolu) ka- 
zasının Kozyaka kariyj'esinde doğmuştur. Şöhreti ÇÖp Kadızadedir. 

İlk tahsilini memleketinde ikmal ettikten sonra, 1295 tarihinde babası 
ile birlikte îstanbula gelmiş, Beyazıt catmii şerifi dersiamlarından ve Huzur 
Dersleri muhataplarından Ahıskalı Muharamed Şâkir Efendi'nin ders hal- 
kasma girerek 1308 Hicrî senesinde icazet almıştır. 1310 senesinde Beyazıt 
camiinde tedrise başlayıp 1323 senesinde tailebesine icazet vermiştir. Dör- 
düncü rütbeden Osmanî ve Mecidî nişanları ile taltif edilmiştir. 

1333 senesinde Htızur Derslerine muhatap tayin edilmiş, bu vazifesi 
1339 senesine kadar devam etmiştir. 

(Meşihatı İslâmiyye Sicilli Ahval Dairesine verdiği 28 Comaziyelcvvol 
1324, 24 Mayıs 1326 tarihli hal tercümesi varakasından ahnmıştır.) 

Zaferanboîulu Hafız Mulıammed Etendi (Mehmed Fehmi Ülgener) 

1281 (1864) senesinde Zaferanbolu (Saf ranbolu) 'da dünyaya gelmiş 
olup Bayezil dersiamlarından ve Huzur Dersleri mukarrirlerinden Zafe- 
ranboîulu İsmail Necati Efendinin 1190] oğludur. Gençliğinde îstanbula 



[190] Yukarıda sah. 177 ye bakınız. 



— 366 — 

yerleşip hıfzı Kur'ana muvaifâk olduktan sonra pederinin derslerine devam 
ile 1310 tarihinde icazetname almış, bilâhare ruus imühanmda ehliyyetini 
isbat ile 1320 senesinde Bayezit camiinde tedrise Ders Vekâletince me'zun 
kılınmıştır. Bayezit dersiâralığı esnasında derecesi İptidai Hariç ve Hare- 
keti Haric'e terfi edilip 1333 de uhdesine Süleymasıiyye Medresesi usulü 
fıkıh müderrisliği ve 1334 de Huzur Dersleri muhataplığı tevcih olunmuş, 
ve muhataphk vazüesi 1337 ye kadar devam etmiş, o sıralarda yeniden 
ihdas edilen Darülhiiâfetülaİiyye Medresesi talî kısmı sâni Müdiri umumî- 
liğine tayin edilmiştir. 

Tedris faaiUyetleri cümlesinden olarak, Medresetülvâîzîn ve Medrese- 
tülmütahassısîn'deki derslerinden başka Vefa ve Mercan idâdîlerinde akait 






-■ h 






Zaferanholulu Hafi^ Mulıaramed IFehmi) Efendi 

ve arapca, İstanbul idadisi ve Mektebi Sultanî'de (İstanbul ve Galatasaray 
Sultanîlerinde) ulûmu diniyye derslerini okutmuş, Darülfünun îlâhiyyat 
ve Hukuk Fakültelerinde, Mektebi Mülkiyyede fıkıh. Mecelle müderrislik- 
lerinde bulunmuştur. (Mülkiyye'de okuttuğu derslerin bir kısmı «Hikmeti 
Hukuku İslâmiyye» başlığını taşıyan bir kitap halinde tab' ve neşrolun- 
muştur. ) 

Bilâhare Meşihatı îslâmiyye Ders Vekâleti âzâlığma tayin olunan 
Muhammcd Fehmi Efendiye aynı sıralarda Darülhiiâfetülaİiyye Medresesi 
müfettişi umumîliği tevcih edilmiş, bir araiık Defteri Hakanı Şer'î memur- 
luğuna nakil ve arkasından tekrar müfettişi umumilik vazifesine iade 



— 367 — 

kılınmıştır. Bu vazifede bulunurken 1340 senesinde yapılan seçimle İstan- 
bul Müftülüğüne intihap ve tayin olunmuştur. Bu makamı vefat tanhi olan 
20 Nisan 1943 senesine kadar muhafaza etmiştir. Edirnekapı Şehitliğinde 
medf undur. 




ZafeTmıbolitlıt. Muh-aânmed (Fehmi) Efendi, talebesi (Sultan Abdillasis'in oğlu) 
. Sehs<Mle Sevici Efsndiyle birlikte. 



İstanbul Üniversitesi tktisat Fakültesi Dekanlığında bulunmuş ve 
iktisat ilmine ve iktisat tarihimize dair değerli makale ve risalelerle birlik- 
te «iktisadî İnhitat Tarihimizin Ahlak ve Zihniyyet Mes'eleleri» (İstanbul 
İ951, sah, 212), «Tarihte Darhk Buhranları ve İktisadî Muvazenesizlik 



— 3G8 



Mes'eiesi» (îstanbul 1951, sah. 94). .Miilî Gelir, İstihdam ve İktisadı Büyü- 
me» (basılmaktadır) gibi güzide eserler yazmış olan değerli âHm Prof. 
Dr Sabri Ülgener, müşarünileyhin oğlu olup fâzıl ve vakur bir şahsiyettir. 
(Hal tercümesi ve fotoğrafları, oğlu saym Prof. Dr. Sabri Ulgener 
.taraf mdan verilmiştir.) 

Zateratıbolulu Hacı Seyyîd Muhammed Kâmil Efendi 

Hacı Seyyir Muhammed Kâmil Efendi, Zaferanboju (Saifranbolu)'Iu- 
dur. Müderris ve Ayasofya camii şerifi dersiamıdır. 1282-1305 seneleri 
arasında Huzur Derslerine muhatap olaraiı iştirak etmigtir. 1305 senesi 
Zilhicce aymm sonunda vefat etmiştir. Üsküdar'da medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 4, sah. 73.) 

ZaferanboİHİu Osman Nuri Efendi 

Osman Nuri Efendi, Kastamonu vilâyetinin Zaferanfaolu (Safranbolu) ,^ 
kazasma merbut Eîlânî nahiyyesinin Tekkei Bâlâ kariyyesi hakkından ;, 
Muhammed Mesturi Efendi'nin oğludur. Şöhreti Aydmlıoğlu'dur. Hıcn 1262 
senesinde Tekkei Bâlâ kariyyesinde doğmuştur. İlk tahsilini memleketinde ^, 
yapmış ve hıfzı Kur'am azîmüşşana muvaffak olmuştur. 1279 tarihinde ■■ 
İstanbula gelmiş, Çenberlitaiş'ta Köprülüzade medresesine kaydedilerek 
Bayezit camii şerifi dersiamlarından Karacasulu Hafız Ali Elendı'den 
okuyup 1295 tarihinde icazet almış, 1297 senesi Cemaziyelev^^eiinde yapı- 
lan imtihanda şahadetname almaya muvaffak olarak aym sene Bayezıt 
camii şerifinde tedrise başlamış ve 1303 senesinde talebesine icazet ver- 
miştir.^ İptidai Hariç, Hareketi Hariç, İptidai Dahil, Hareketi Dahil ve 
Mûsılai Sahn ruuslanna nail olmuş ve dördüncü rütbeden sadakat ve 
iftihar nişanları ile taltif edilmiştir. 

Osman Nuri Efendi, 1322 senesinden 1339 senesine kadar Huzur Ders- 
lerine muhatap olarak iştirak etmiştir. 

(Meşihatı îslâmiyyc Sicilli Ahval Dairesine verdiği 2 Haziran 1323 
ve 5 Cemaziyelevvel 1321 tarihli hal tercümesi varakasından alınmıştır.) 

Zileli Hüseyin Sabri Efendi 

Hacı Hüseyin Sabri Efendi, Zilelidir. Müderristir. Meclisi Maarif âzâ- 
hğmda bulunmuş, 1277-1282 seneleri arasında Huzur Derslerine muhatap 
olarak igtirak etmiştir. Âlim. fâzıl bir zattır. 1282 senlinde vefat etmiştir. 
Sicilli Osmanî, bu zatm vefatmı 1283 senesi olarak gösterir. Eyyub'de 

medfundur. 

(Sicilli Osmanî, cilt 3, sah. 222.) 



Uı- 



Mukarrir Bodrumlu Ömer Lûtfi^ Ilgınk Hasan Fehmi, Yasinimde 
Abdülvehab' muhatap AMskah Numan Efendizade Muhammed Es'ad 
-"Efendilerin fetva ve elyazısı örnekleri. 



Huşur Dersleri, C- II — 2Jf 



370 — 



■•) I 






■ \ 

. -T ... _ ' ■..■-■-- . -. -.^^ '.-; , 



.' . . V--- - 









«■''.- 



'-'.-■. ^ .y - .' :^; 















.r .. . *■: 



Mutcdrrir Bodrv.mlu Önıer Lüifi EfeiTdinin (Bakınız: yukarıda sah. 135) 

fetva, ve elyaziSi örneği 

(İlmijTe Salnamesi, sah. 614 ten aJmmıstır.) 



371 — 



1. 



•• - t. ,- / -.. 


' h 


« 


,^ 


'■ ■■■' '■■■■■■^ ..- ^ -. 


■ 




- ^ « ■ 


^1^ ' 


» 


/ 








/ 




■ *■ . *. -■ '" 


t 


, 


^ M m 


3 * ." 


1 


- - - . -^ 


^ 


'f 


.'""''" "'*■ ' 


" 


« - 


■ 


/ 


V.'' ., 

* 


>-..-.. 


r- 


.^-C - 


.■ i 






• 4 ' 








■ - ,. ^ ' 







Mîtfcarrir îlg-mlt Hasan Fehmi Efcmdnıin (Bakınız: -yukarıda salı. 15İ/152) 

fetva, ve elyaz-ısT, örneği. 

(îlmiyye Salnamesi, sah. 601 den aLınmı.ştır.> 



■ i ; / ; 



372 — 



**i ; ^^/^İ:-»-^^'^-/''^-^^ 






•e 




-^■3i,-«^ 






'^/\'*/ 






' t .^'^ s 



/ ^JjM.'^^>^-[fjifM^^9İ 



I ' 



y 



V 






jffjİlP 



/ ■' 



■a- * 



:^% 



f^ 



'^'^j^yjp^^^^ 







...1. 



^i^4^ 4\^\^^'^'^^^A0^ "^^ ^ 



Muharrir Y amnîF.n-de AbMlvehaiy Efendinin (Bakınız; yukarıda sah. 189/190) 

fetva ve elyazıs-ı Örneği. 

(îlmiyye Salnam-esi, sah. 585tıen almmıgtır.) 



373 — 



• ^' " ' 






-^'. ^. 



"t- 



« 



Muhatap Ahtsk^lt Hoca Nu7n.aii Efenâizaâe Muhamm^ Es'ıa^d Efmd^mm 
(Bakınız: yukarıda salı. 194/195) fetva ve ehjasıs-ı örneği. 

(llmiyye Salnamesi, eeOi. 635 ten alınmıştır.) 



ONİKİNCİ KISIM 



BU'lVn BEK-SL"EKm'BEN ÖKNE'KLEİİ 



Tikve§ii Yusul Ziyaeddin Efendi, Gümüîcünelî Âhmed Asım Efendi, 
Debrcli Vildan Faik Etendi gibi mukarrirler ve Eğinli Muhammed Hulusi 
Efendi gibi muhataplar Huzur Derslerinden bir kısmını muntazam defter- 
ler halrnde tesbit eüTiîglerdir. Bunlardan elde edilebilenlerir. fotokopileri, 
bu kısımda «Huzur Derslerinden Örnekler» olarak aynen dercolunmu§tur. 



K E A X : Eski yası metinlerin fotokopilerinden meydana gelen 
bu kîsım, aşağıda- boM. 644 ten "başlanarak 

sahlfeye doğr^ı oîiunaeakiir. 



— 376 — 















~ y. 



:-y '„j^:..''-^-'' i .^;;^ 



<■ 



■' t.J- 



4 "■ ft ^ '■' 



.yJ'\(C. 






%'a) Yusîif Sûresî, Sİ. İîioi kyet. Kamaşan Î3'33. 1. Huzur Dersi. 

:vlııkani.r IJ.il efeîTrjçjı^lı Muliasîmicd Eşref Efendi. 



.-..- .y ■' ■-" r-'. - 



# ■ ' 



.■ .... X. . 



' ■ ■-^*-■ '. '. , .„ 



J^- .^ . '/T ■' ' '' ' ' ■'' -''■-•' 



— 378 — 






f _ ' -- - rf- 



I J* ■IJ»'*» 



- ^^ 



*l/ 



^j 






•^ i- 



J' ' - ' ^...'A» 



*• '..t 



■'r.^^V- ,. 



■•^ 



- > _ ■ ■". 



379 



%1) HM Süresi, 110/ 119 uncu âyetler. Samazan 1333. î. Huzur Bersi 

Mıskarrir Lüleburgazlı Muhanımed Egref Efendi 






1-:, --'j . --S-\ Q,! ,,.-', .t. ;.v - ^- J , -5^,^ ^i y.j 



i-, .-.'■ ■ -' * 



"-'- ^' _ . I. 



-■■■'■■ - . , .-p '^^, 



i /■ .^-u^ V*- y. 



«.1. 









-«-"•-■^i' /'-"'y /-^,' ii^ \ ^A*'.> 






' l f- ' -.1 









'■■■ "''-'■''-\A*:i^.i .,/-Vj 



380 



,/ 



r, - 



ı' 



j 
f ■ 



. '' ■ • 



■' - ^1 

I 



V. r : 



'. ^ 



-^-^ 



, I 



r^^^ ,- 



..V- t -. 



.- t: 



■.^--' 






- — •w:-- '-' j^ ^ j»î ! 






. !• 






— 381 — 

36) Kîid Sûresi, 87/90 meı âyefcier. Kamazan 1331. î. Huzur Dersî, 
Miikgfdr Lüleburgazlı Muhîiınnıed Egref Sfeııûî 



-rV 






t 



■■' ■.; V 



I <.lf A ' "* . " ^ '. • I 



1* T^ 






'• W-»' • 



■-L^ ^v;- 









■ «r -^-j;:*c ii\; ^' ■^-^'' 



•ı>*.. 






— 382 









V A^ ^ ^ . <( w i.^ _^ Îİ--' ' 






il 



i^'>-^-^'' . --^^V. '.^■^'''^" .^';,^'^/> ^^ji-^«tt h^^^^ k^ri^ 
1 -vW^y'^V>l'^i^^ I 



r 1 
• fi 



'•"%j5-:i 



.N' 



/V^" V' i^r^-.-^'" ^£-i--^*«^^c^ji.As.^ 3 t: 



^ J?^ J s.w. « 



< 



/ "-,'=- ^w 



s ■ 












:''f^':,.-:*^^j^.if- ^;,..-ii— -.t 



.^^ nv^^v^''^-^^ ° 



I > 



ooo — ■ 



25) Hûd SûreBÎj (iS/6S umi âyetler. E.a.masaıı 183^^ î. Hîiaur l>er&L 



^.s ^--;^.,. .; ■ -"- ■'• ■"-■ ^ '■ ■■ '- 



i»'. 






..A-^ ;J.V. ^^O '',^-^>'%'^X ■ İL '.' " 'i ^.. ' Jr ( '" v"' î''-',^-' ■ 



-■<■*'- ..•-.' ,* ?/ ; 




■* . i. *ı ( &•= ■ , ..i î , • / j- - .? ■a iJ .■'V f ."^ ( j-* 

<^r-^K?<^fJ^J-4^::y^J-''J> * w A^;;;;).. ^.^,r--^ ^.^o..; 



"S-' -**** ftt/^ ^^.^ .'v Cr ; ^■^-^'^ 



^84 — 



0^. 



<r 



.. i 



j -^Ki-'^j-^ ^^' \ /-/^ >-^vv ^^î^.'^^t-T:^* ! 









J 



J 



! '^< -'y-:^'^ * ■ îl% ^ 












E- 
f 






'■^' v«f ..; 



PJgtPtlff* Pffft* I^Ulftv. JJI 



^/İM^jf^^JK^iai'O'iMf^JVKZ^ * 



385 — 



M) Hfîd .Sâresi, 41/43 iâncAi âyetler, Uanıazan 1329. I, îluzııv Dersi. 






ı — . rıf .r 






t>Jlt."'T"Kli:*t-^Pf»a'it*rt.'<B?Ff=n-*»-rf »-■'«O^^-* Vl 



'.i 



'■>"' 












■i ' 










■■«.™~-(---»^jrBi..».««„,-™,-rt«Kirs»Sflil«JlM*B-»«l«^^ .™,*»o -, - 



-,_Zr. 



*l-ij4i*^-'Tı*— k.!"* 



! 4J 



i-^ 









"'^w..<'»»rf-'i«*w,™,l**ı,.«ktj^„,^.,„,a,ı,„.a^ 



■""»nttffiMlS*-* VİVS? 




■^ . ' 



" ^ 



r * 



*-U.^ Uj'^^ 



y\ 



i^- 






i 









***>t**jfaw ^ -»ı ni»n iı 






t.^ 



Jlıtaıır Derslori, C. II — - ^!İ 



— 386 



. _, 1 1 » 



. ■-' J- *- 



•r M 



• t 



■ ^ 



» ,■", ' ' ' 



■ 1 



— 387 — 

23) Hûd Sûresi, 30j/24 üncü âyetler. Ders, 1 Kamaşan 1328, Fasarfeesî, 

ZS Ağustos 1326, (Ezani) sa^t yedi buçuk raddelerinde okunıniEgtur, 

I. Hııs-ur 0ersî. Mukarrlr Kastamonulu SbııbekİF Sıtkı Efendi, 




— 388 — 






) «. i' 






^•^/jb^ ^ 



■t'**- 



^'''f* 



."- ^fvV ^.■. ^^ v-^f '^ ^'^--^ ^- 



-s »■ 



'^^ ^'^^'^j ' 



fej^ *^*it-' 



■''*■ t^s 



' -Ç 



%Wl^'^ «" CK ' A* 



r";'^.'->-iVd.^^L«^ 



^^ 









T ' j ' • \ * \ '' 



?^- 



-- C"^>İ 



■^ .'j 






:-;"-ic<^eL,.:^.iz.^..,. 



ul ^S., 



' ^^ 



„.*- ''^^I 



u . ' 



^ 



a^ 



.''U' 



m >.^. 



i-« 






■■ '^İ^V«^ 



V-^' 






■^-'^>:f 









;^y V' 



V-? 






J 
*< 



■ „,/'';;^f ■- ^' 



.-^ 



^Jj^^^ f 






=• «'< 



" ' •t' 



— * 



^ f .il 



£- 



389 



22) Mûd Sm-em, l/4tiiîcii âyetler. Eaniüsan İS37. î. Mumr 
Mukarrir Kastamosmlu Kbiibekir Sıtkı Efesıdi. 



Dersi. 



->r 






i"" _' 
















— 390 — 







-^•^z'^' 



.-^^^..^İ^-l'^^dT'/ 



^^>V ^ *■ j' ** -^ *'.iî«<^ 



7 



■*,«■ j 











ı-^^-^Z ._^f> i^^^, &^y >* '=*^i*^ 







- |«^ ; 1^ ^ 






. » ^ 



'''.â^' ^jÂ-^ •'i/> f 



1 , 



*' y>-^i; 



A-"'"'' 



-■^ 



* ^* 



i '^^ 



r./-..; 



/■ y^ ^ -i"i*»- -«• f 



- .-'^«Tc ; 



f^ 






■^ 



'# 
■^ı U* f 






^^ 



1^ 



^ 



^ 



_^.JJ^/lh .^^^-^J'^: 



*' -^fef^-" 



J^Jf^^l^M'^J!'^ 



^ 



■ 1 fif 






., ! 



— 381 



'r 



;*.-'î 






'^:^;^^M>^^'^ ^^':^'>^^>^<v -:*;^^A>^,yiix\ 







.-/*v 






/5' 








- 392 — 









rf>-^ 



■t. î.^^ ^^-^ 



-<.-><.f *J^ Sf-^ - ^- =.; 




^'i ,^;.i^-^">^!?'A't; 









1 ^■. 



«t* "^ 






;f -; -^ 



.w 



aS 



^İIU»*^ 



rj^y^V K 



-h+^nıniV t-jTHM(«Nl — I t. ^^_,,,_ 









-J^ %..^ ^^<w ,_>^v^ -.^^.^^7 



""**-«-.,— ^ 



« 

^^'• 







.^'.^* 

* 3 ..*".'^> 



^ ' 



y 



&a'İ-- 







J 



* #^ 



393 — 



31) ' l'uîiıiB Suresi. 93/95 inci âyetler. .1 Kamaza-ii 1SS6, Fasar, 14 Eylüi 
ISSl. I. H^zur Dersi. Mııkıırrir Tikvcşli Yusuf Ziyaeâdlıı efendi. 







^ ■l UM ' " "'^ 






- ' II' — " ' i; ■ I T l . .. ... n ı lm ııı uM 11 , ı\. — I " / ■ııi ""y ııi " iı -w»«— ~— *--• -""— 







r'&" ^/âj>-~ljl. 




394 



^.v.ivt-, "T' 



t - 





















_. - ■,^,„' .*■ 1 



.t . ". * 



r 



ir, t* '* Jtı ^ I 








I ^^'-^'■'""-:-^l?':-. \'''-' ^•i-^7>-';> 



f 

i 



>,^ '/ 









< 






— 39 



^ 



30) Yunus Sûresi, 71/74 üncü âyetler. 2 Kamazan 1335, Çarşamba, 
.ısıır ösrsi. Miıfeas'Fİr Tikveşîi Yusuf ZiyaedcifiE ICfendl. 



i 



— i 



''1, , 






■",''' - 



> ;^^^^ 



V , 



^>, «- . 



1 - ■ - J i - , ■ .. 



f '- 



,'•' s .' -*-"' 



S\)~ .' 









'A, 



- w-^r^. 



î ^-';-/^^.^V- .'."" '-r'^-': 



(£ 






/ fi 

■r ^ 






f -.: 



■u-4u-ı-rJi.-rı "^ n'^' "'^^ 









'(' 









'// - '^''jT/iJâ^J A" ^"j>,/i 






i V ; 









S^ . 1..' î ■ -i » ; ■• 

11-" Al iJ^ I J*'* f 



V. 



1' V ! , i. 



'..,!' 



.1 , -^ 






• ". " 



'.. •■ 



• K ^'■ 



1 -' '■ - ^ 



, .i '■'-*■- " ' 



.. I" ' • 



Jı - - 



V- ^ 1.^ 



« * 






,^ 



'■"^^î:-:-'''>'V:-^ 



;,-,-■"' ■'■■ 






^.1 i" 



. -. - - » ■.■ 



,L-..,-^.■^' .■ ' 



*. ■ • 



».., ''j... . 



' ^ 



— 397 



,„ f,n,m Sftresi. 53/56 Bcı ayetler. 3 Ban=a.au 1S24, Cuma, 7 TesH 
"'Lvd'Sİ) 1322. Ber.e glri^: (--" --««> «'i^, I. H«.»r Bere. 



^, .'- -^ 



^-, 






i I 






^■^ 



^-^ -f '^"^ 



'■U 



<■ .4 



tj- 



J r- 









ij" r 



.. , 'î -^ 






^>' 1 J 






■e? 









HrtTl«Wİİ"'««»***'»"'fl==™^ „-.:**«ı***ı -T 



JU-^'hMU*»-' "tİ^j ^»j<P5M*rrv" -^- 



^-r-^y^^^^^^^^^e^y^/v^^^^^^-^i^^^^^ 



j^-tv^ -• ■ 




■Vv Bi i'*' fş^U-u.. ^ » vJ^ M 1 I >^^~^»^ıwcf''--'"*!*^*^ 



398 — 



■' /---• . •' 



* -" i' "i. 



\_ ..- . ,,— - 



^ 



399 



18) Yunus Sûresi, 33/33 üncü âyetler. S Ramazan 1333, Sal?.. 
.1 Huzur Dersi. Mukarrlr Gümülcür.elî Aîımed Asım EfeııdL 






J >-■ 















3 









•i-> 






îS. ^w 



«- i 



~, ^ 






r^.^ 






^i^^^>^/^^ Jj 






i f • .'1 '' -1^- 

[;;~'"j- - --.,. - J ' j ■*" 

'^-.-î-V "('^'^'' ' ...CX'<- ■^-::,:-' -./-' -\<,- ^\> 



.t-— ' >" 






— 400 — 



->" 







^" 


/-'.>* 




- 






-'-^ 


^^^-'I 




J 


_4 


- 




- 1. ' 


— 


. 




^ 


• (■ 

1 


1 »,- 


^ ■ 





t ■ ■ < 






-' -I-''* .1- ■»!>■ 



JJÜİL _^™— ^ ■' '■ 



— 401 — 



17) yunus Sûresi, 16/18 inci âyetler. Kamaşan 1332. I. Huzur Dersi. 
Miikarrir Oiimüîcüııeli Aîımed Asım Efendi. 






* 1'^ ■ 



t, - . .- ' ». . .■ , 

i >- 

J ^ - . 

' • "^ '.*-'.'.' A. - -.-.--■ '-' ■„•- - ' 11'. 



'-'_•-'■. 



•\ 






■ '/'■ ■ T- ' '- 

•"''-■ .-/-.-> -''■-*_ . 



Bum-r Dersleri, C. H — 2e 



— 402 — 



JlV,JfSfl#H**0»Vlfl 






Jl^Jj- ■ J 






j^^ ^. 



^A- -<^' vv ^. ' ■j^W'^y '^''^■'' ' . '^■'^ ^^>''<'^. 






; ''' ' / ^.»- *-v> f.;^^'- ^/ , 



} 









t . . • 



■S 



1/* I 



1 




„- , \'i2"^,,^?jt^^*^'i^a^:ı»5 ı>t;^ 



*> l ^vfiPi' 









- ^ ^^ * 






/I^/^ ^ 



'a ^-1 



^ . .. 







- 403 



16) Yantis Sûresi, 1/2 nci âyetler. S KamazaR 1321, Pazartesi, 10 

Teşrinisani (Kasım) 1319. S. Mııztır Dersi. 

Mukarrir Giimüîctine'i Ahmed Asım Efendi. 



'4'*''-^'-4^*;^-^'i*'^(*'';'^--'^-^(^<^/^'^^^^^^ -' ■ 



-_îr- ' ^^\ 



y.j^:'jp_\fi>-f •'l^ ■v"-*'*'"^' 




i. 



,~^^^'k^. <f^'i*:^''Ar'«.^>-' 



^^<4^:>:^-[^S's^\i^<^0^j^ü^(^ ^.,\ 



I , 



) 







İ=AJ 



V>-'.^^,^-J^ 



.^■^■1 ■!■.■* ıpv^^ıı^'ivvı III I | - — , — ^j , - v- ,^ı | — I , - , m__ _ | _ | - „-^ -| — -— --J ıMmMfcçtatrM^fc^^^fcr» 11 inlimi 1 1 -■ ı ş-r—f- 



— ^ — ^ — - — ::^ — : — .,:__ . .i,,; 



^. — 
i 




^1 



-5->.ı_ ^ 



;l^,7>w::^r^ç:%?^V;:?: ît-;:.-:^. tf-?^-;^: 



1 






— 404 



^-^ -^ ^yy^J^ «i-^^-^ i^?-^- -^-»^^^ • 







•^- ft>^:f>. 




405 — 



15) îcvbe Sûresi, 115/117 ncî âyetier. 4 Bamasan. 1320, Perşembe 
II. lîuKur Dersi. Mukaırir Tila'eşli Yusuf Zlyaeddm Efendi. 






J 



f.lt/^>.<.> 1*.. Uı V* . ■!.■. » .* 









_ 406 — 



^^\ /^(^y'c^c^^j^ıdV ^^^ ^^ 















vU'jU 



5^ 



(ir* 






i^ 






407 



. i 



14) Xevl>e Sûresi, 99/101 inci âyetler. 5 Kamazan 1319 Pazartesi, 

3 Kânunuevvel (Aralık) 1317. II. Huzur Dersi. 

Mukarrir Tikveşli Yusuf Ziyaeddiu Etendi. 




' -__ b-p''}>uij^^d9)^-vy\fA (y^J -"^yj [fi^ 



4r— K 



— 408 — 



■^-^' 



/ 






^^^/\' 




6 ^ «B^ 



>"■=? ^ 











— 409 — 

13) Tevbe Sûresi, %5/Sn nci âyetler. 7 Kamazası 1318, Coma. 
II. Huzur Dersi, Mukarnr Tikveşli Yusuf Ziya«ddİB Efendi, 




ol 


















^' 



r> 



OP 






L- 



— 410 — 



-^ ^^^^ _\ğ^ c^J^jı'- 1:^^^^ 










411 



12) Tevbe Sûresi, 70/71 iuci âyetler. G Ramazan 1317, Peı^embe, 

36 Kânuntıevvel (Aralık) 1315. H, Huzur Dersi. 

Mukarrir Tikveslî Yusuf Ziyaeddin Efendi. 



,-:^, 




' ^^^P, 



( î— ' 
















o 







j 








o^^ ^ e^^ 



./* 



ü-A^ 













2-- 



2: 



412 



^-J5 UJ, jj^ \^ t- 



'■'^-^ <^^' V^.^^ 



tr- 






''--"-' -^>*^ /«>L« /Kı>j{^_i^ 



J-J^^} J^\J> &>?^^. ^ ^ j^'^ ^oe^ . 



-2j 






— 413 — 

11) Tevbe Sftresij 58/59 uncu âyetler. 4 Kamaşan 1316, Pazartesi. 

îî. Huzur Dersi. Mukarrîr Tikveşli YusHf Ziyaeddln Eİ'eııdL 







^u 



#.-.» 



'^^-^-^ 



^'t^V:,c 



-^ -^ -^,.^ 



,-^ 



Lu ^* 



*-■ 



^J U^ â^i^ıjı^ 



■^■^ '— ?^-^lJU>t2>l 









/. 



-fcS" 



>C^^ 






ri^ t^L^^Uİ ü^tĞ. «^^ :;Cj;^ 
JJ,^-* r^,^\j^ .j;^>U^ 



— 414 — 




— 415 — 



10) Tevbe Sûresi, 47 nci âyet. 8 Kamazan 1315. Pazar. IH. Huzur Dersi. 
Mukarrir İstanbulin Muhammed Egref Etendu 






416 



V«^ û/^b^ C^ û>^^ <----^ * «.^^-^/^^ ^ 



p 









ey ü - 












^ ^^. 



""^^■^^■^JmC^ ''l.,_^ ^ 



- ^ r.,^^ 



^ i'ûJ'^A . ^ ^ \ -» • * . . ^ 









'. !. v!> -■ ^^A'V-^ 













— 417 — 



9) Tevbe Sûresi, Sö^ncı âyet. 5 Eamazan 1314, 3Ö Kânunusani (Ocak) 
1312. lil. Huzur Dersi. Mukarrir İstanl>ullu Muhammed Eşref Efendi. 









^^ İM' o) 







Husv.r Dersî&ri, C. II — 27 



418 — 

■♦ 






^' 



419 — 






"•«< 







— 420 ^ 



8) Tevbe Süresi, 35/36 ncı âyetler. Ramazan 1S18. IV. Hussur Dersi. 
Mukarrîr tspartaiı Abdülkerim Efendi. 




* ' (• ■ * a • 



~ 421 — 



' <^- 



\ 






J 



^^j^'u^^Jj^ 



^Jj^-İJ}^^^J'^''^cğ^h^âfJjs^aX^^J^ ^J^<s) 



^J'rJj'â^^^/dj^L 



^ 










1- 



X 



/ 



^1/ 



;< ■ 



''<i-^<,.>si^cc>ı>f CA^j-^ (52? ^ 



^*^ 






' /. 



"%. 



> 



^,^yJ<L^Aj^j^J/-^ 







'^J^l^?.:^J r^-J^j'J^ ) <:-Hi^i 



■ " 






y/W 




^ 




— 422 — 

7) Tevbe Sûresi, 11/13 nci âyetler. 8 Kamazau 1312, Saiı. IV. Huzur Dersi 
Mukarrir Hadımlı Hacı Muhammed Efendi. 




^ *■ 






•jjı^iWJ- 




^- 








Jifi>j£/t^>J 



'j /j'/^jf. «^^-^ ''-r^^'^^'^^jJ'^ 




f-/^ Y.r, ' 









-C^M^> 



V 



423, 






'j -* * I ' 






'^ " ?iÎ/ İ^J^U'^^ 



r^ı 



1, . " 




V, 





ÛJJ^l^JJ^lj u^ 



* 





1; 




«. 



'. _ ^ 



â 



.-^'.;.;.V> TT^'^'^-^ ^ 








>: 



— 424 — " 

6) Tevbe Sûresi, 1/2 nci âyetler. 13 Ramazan 1311, PazartesL 
V. HıızHr Dersi. Mxüiarrir Hadımh Muharamed Hulusi Efendi. 




aJ^j>'^s^j 




î. 



^J^J^^^.^M>>'Mf^.^^h^M i^ 



*^»^-^, 




,4 ■w' 



^tt hj 



y 



2U 1 "^j y^^J^ J' €^^J^ 



» ^^ 



— 425 









^ 




I^O^^ r^ *J"*^^/ »^-^^^-^^ 



rw* tj/^\ p^ ^^ (^^ ^ ^,' 




1 - 



^ 






i-^- 



"-^ 



^ 






9 



j^;/ -^^-^ot^y^..^ j:;t>^, ; 



*^J 







K 



-Ai: 








;,.. 



(? 



lâ-^V^ ^>'> ^t^jsJ 



^1 ^ 



^ 



> 




->» 



cr^:^^jLi^ oj^\ 



J^. 



^Jf^J^ 



a 



} 



> _s 



i. ' 



rUs^ ^.j>-yj^^;^J, 



^. I 



■J J^, 



CJ v^ 



r 



J^. 



w/^ 



— 426 






'^r^'^^jy^. 



sız^â: Jk ^-PJ^c^} ^^iV 1 oıUJ 



d 



(/ ■ 



â 



V; 



s 



* .3 




ı^ (2-^/"' 



^f 



t^]A^>4^(>^Jt'j^C|^iî^U>(İ^J*'^ 2- *^ 




'?. X 










— 427 — 

5) Enfâl Sûresi, 66 neı âyet. Ramazan 1310. VH, Huzur Darsî. 
Mukarrir Ispartalı Abdülkerîm Efendi. 














'>! 




JT 



it 



-^^i^^^^ci^Vtti^^j^^V^A^^ 






'J» 



«-^i"j 



428 — 







— 429 




J3 Mj a> j*^>^ 




— 430 — 



















— 431 



4) Enfâl Sûresi. 50/51 inci âyetler. 23 Kamazan 1309, Çarşamba. 
Vin. Htızur Dersi. Miîkarrîr Draraalı İsmail Hakisi Efendi. 



•7^ . -rT==^; 






^ -V-j^ ^V^ rV^-^ ^ e^\i d>^" ^> 



— 432 



s ' 



















;jî Jj^^ 




vl*j^>^y^ ^n^^-^i^ ^ 



Vy. 




r'U'^^^ 






Z- ^ 



^^^^^^-^^^p^MT^ ^. , ^ ^^^g nj^g:^ V c 



cf^h-ad^ 



^r^^^^JÇ' !• n 



2.V 



^'i^ 

^^^ ,. 









/■.W 



— 433 — 



3) Enfâl Sûresi, 40 inci âyet. İS Eamazan 1308, Pazartesi. 
vm. Huzur Dersi. Mukarrir Dramalı tâmail HaSckı Efendi. 




■A-A yy^ûi' ı^A/'-^'^y? ^^-^ 




'^^ î j-/^j Ç»^^\\ >ıj'--^ as;:»» )>ı;) 



AL 



:*^>w^Oi^( ( Jui^jf^^-VV-P^^ t^ ^ ^ 







« « 






,•'' 






y^y> 



.' • 1. '. 



^^r^^-^^^^^^y^ 







^j-^: J>^ *i t ^ e^yjt^^! 



^K 



C " 



J\ 






4 ^ ^» 

yy. 



^% 



^*. 



:.î. 



Hus:'Ur Dersletri, C. II — 28 



— 434 — 



^>î, 



,£«.^a»& 




t c 






Ç^/ı^«^^^^^4^j 



,! s 'Ö 



»^ £>JU«^ 



'^ 




<>VUİfc^ Â^— ^'jj^j£_â»^şP««5^> 



t - 



«• İfl ^ 



/» M* 






<" « 4 



"'*»?; -' 



« * 



<kr 



<» «« «^ 



<*«««• 






'<!** 



« İl. 




* * ■• 




'-?ul?c-ft*«^_^'^ 





Vi^^Jİ-5^Ub— »J8Af -^l«>i^ 4İ^J^V 



435 









'fy^^sps }'3l:if'j^jp^^j,S^^„j^j^A-^-^X.ı^^^j>i — ^ 1 









7-^-'-î;C-£İ 






— 436 



S) Enfâl Sûıesi, 30 nncıı âyet. 23 Eamazan 1307, Cumartesi. 
Vra. Huzur Dersi. Mukarrir Dramah tsmaîl Hakkı Efendi. 



'/■j-J-"r<' 



'•''ıı'r'JTlü^' .,1 .(,V_ fiTı. ,1 ''^-A' 










/'S^^ ^ 



6-^ 









^^^^^ e^* OîftÎP/id^»tHf ^djij^_^jf r'^J^lJ>' r*^ ^>» 



437 — 










İT' ^ 



1- 



"i^L^î 






e.- 

er ^ 
■2: 



/^^ 



438 



1) Enfâl Sûresi, 11/13 üncü âyetler. 33 Ramazan 1306. VHÎ. Huzur 
Dersi. Muharrir Ispartalı Abdülkerim Efendi. 



'1 ^fı^'-f--^ 






.5J 

















^'^ ji'/-? t.^^-*-^w^</\*4vi5:^^&ı4iu'i^_^' .ç:t3\^^''i:i W^4^^ 






'İ6î 






-M ^ 



439 — 






*7 J' 



. •' ■'■-'■- *-T-* _-'■.- '■{,-'_'' ;•';. -' -■ •>' 



/ ,/— - 



-- - '' 









- X' .-f u/' 



■1* • 



-^ . -'- 



. i 



ît.J. 



- i . 



■ '-- ■ /:■-;' :• - .■■ .:. 



\-. ."t\.-- i^ 



• '^ - . .. 



— 440 — 

EuzübîUâhimiReşşeytanirracim Tefsiri. 
9 RamazaH 1305 



.'.';* ■•■' .•••- ' . ■ -: -V'.-. 






■ \ •- 



* p ' ■ 



.1 — 



r - ■ "i . - ■ r ■ -*^ ' 

■ < * .'- ,.^ - -w <-->',> ..^ ^1 . — ■ A(l-' 1/1. ' 1 

' ■ i* ' ■ ' 

■'-"'_'■-■. -î .'-,.'-4 ■■^ySJ ,.Y^,'V i o J îî^fiâ*> 



rV. Muhatap Eğinli Muhammed Hulusi Efendinin hazır bulunduğu 
Huzur Derslerini tesbit eden notlan. 

Hicrî 1304/1335 seneleri Ramazanlarında Huzur Derslerine muhatap 
ve baş muhatap olarak iştirak etmiş olan Eğinli Hafız Muhammed Hulusi 
Efendinin hazır bulunduğu dersleri, sual ve cevapları tesbit eden notla- 
rının bulunduğu defterleri, muhterem kerîmesi Hacı Münire Pukcan 
Hanımefendi tarafmdan babasının kütüphanesindeki diğer kitaplar ara- 
sından ayırt edilerek bu esere konmak üzere verilmiştir [192], 



Î192] Yukarıda sah. 239/240 a baKmız. 



443 



^.^J^^'^J^ ,^^.^^^ ^^>U: .>>---- ^J' J^ .,5^^^ ^^- .Mjiu^, 

M.\ .?"^^J.^(_^■ı ^jl^^M ^\_rA' ^U«İ£aI; '\?i„^ .,* „^^ ^^.îı^ljs- -v aJ.«J 

jaî^ u^ j^u j^jı ^g:'; j sji^ir^Vj ^-^\ı^\ f. a=.._ş j>ıl-'' ,^ı>^^ 

. Vs ^.^ Vi ^^ij-n 1^,=^.^ 

■V. 

^a-U» Jl^C^İ? .r-V' Jt J.«i!'v_i^t j l>''^=-_*-H UJ.JwC'^ « t fl 

. ^..\Mjc J^M ^^;^ ^jiA Jıj :!lUj^3 Ij! 3! 



A) aJ « 



^ ,A.s \.£- s T^ --*.. ^îUxUtj '*.^i:-Ul 'J3v,^.;^ -»^ «,> ^ ,ngj]' V£^ i ;^'ı»'i.,._i:~- 

'■■.- 



444 






•v-iCj^ aİÜ^^j *)^' i^-J-'^jL'^^^-S ^"3 <-^'^ ^\j-^ J^ Jt J_>"U 
J>^!1 -ü'LJ Sy:^!' J^i altılı *ül <f\_^\ j^l » ^^„İ1J ""y; 



— 445 — 
4) Hûd Sûresi, 78/80 inci âyetler. Kamazan ISSO, V. Huzur Dersi. 






446 



. ^ikLljcU^,.. JUİU^I r'^J^-> -^L-^»;"^> S^^^^^^ JM 



— 447 — 



^^*«XC JjJAU) ^j^Js\^l jV _JL> r-öM jL-Â^-Slj^j JVS^-fl»»!^ tc 
. Jİ^UU •^*\:- j-i-lj jl«J Âill^Üj slj^ğVLjkC ^S!.!'^ 

^^^ ;«..>; ^yi* >^-JİA.İt 4 «-Ü* öi^jJI \*r^ ^UJ ^.0i j^âMjı' Jj.îSl; 
l^A-fr^ AJy j^« 7^'^ 5 ^^_j — s «.jr^c- 4]i j^. -xJu Jl»J 4ji> *xJI_^\ 

j_t.^^ A,"V Jı_=ö' ^tj-^ -:f=rj f^*^ *^-?^' ^-^ ^'^t> ÂMİjUl çXi-^ 



us — 



o:>^-VL- -^.^^\ j^:\ b.fl= .-*uı jı_.; 4^j j.; ^.li , ^, , . 
j^ j\^ii ^is . ivı:. v ^-^^'^^^-'^ . oj^ Vy J--^^' f ^^* -J^-^'V 
.^u_^ w'* r*:^^ '^■> — '-^ ^-^ ■ ^' r-^^ "^^^-^ '^"^ -'''' "^-^ ij_^-^ • 

.^.İ! . ^'^_Ai;M '\_5=^u ^îj ^^:-l:l^ 't£^u ^j,9^ j^^l:!i '^î^^ ^^^^ 



— 449 — 
rS) HM Süresi, 50/52 nci âyetler. Kamazan 1329^ V. Huzur Dersi. 



mtzui' Dersl&ri, G- II — 33 



— 450 — 

M ju aijt ^ , ^ı::.'vij wj,:-iiu jU^^Vi ..:ı^ -.-^^^ 

^\^ J^j\ Le^J^Uj Ji<Ct.\Vv5 .jl^l 'S .^,ii ^ı*i) j^Mjl jo^./ 
ü^'-i'^Ji JUVUlJi^ ^a:^.Ju- ^|^>l^_şU.j s.^lJVlJ -u=^l ^UsV" 

J3-İ ^^S ^rS^ JU-^^ ^^,., J ^^^^ ^'^l^^.jj .^j ;^.^-j J! 

J_^i3iJ^ j^tii^i jr- ^^aS'J \_:=>..:=-\ jA_^^_;'Vi ;r,i' ^^^ı 



M\ r-jM ^,^\ 



__ 451 — 

^V^>^''*^^^^ ^^3ât u^ ^^ ^Mi jı;*^^" ^üjı^- 

-^j~' '-^^ u^ ^-y^~ ^'-^>'. ^\isb^.\ juı ^y cis j'j « •\ » 
^'k.U^y j^ ^^d»j^Ciy ^i^yij ^^dUjx _^ip_ irı^^j"^ 

■^fU JaV L^^r^^^^juj'^j.^j' diiji).* *^*j ^ii^ j^Ms 4!j«ı* «ua^y 
^^i.^^!i^j(j-:Lı_5 j;ı^ıi zjf^ _i^AJ u_j ^fji yuicA>.^j^ 

i. ^,,1)1 j„iL'ı .Uİ^> ^:^v^ -^^—-'J^ -^^.-İi^-L^^ ^i:~- ^ ^iıi 
.jl„5^ *3^^- ^7^ j'j '^yP^ü i^ÂİJ r.-^3_ Jl_J ^yUjlj^ j! tt 



— 452 



o^ j-u. LJ\j^ o/"ii ;.^^^ a;; ^^^^ ji^ ^>^ı ij^ cAi 
jUij ç^_ji:^ o'a.M_ş ^:>-i^, f-^'i'^u^ >^--^ hk~^\ ^>utu^ 

^^U ^j^^ j ^ji /;v. ^uuit j,İ^j: ^ş 4'_ .l>Vlj .;juy^ jjLi-. C^ 
^-^ -\3 4İyi_ JJ^^ ^5T;^i ^Ci:-_V^ JUJ 4y O.U jU ç r » 
^l'j J^>.l_:M4^J^_L. ^^^" j-<Lk:}\L ^j.\\ ^jl^* J>u U^j 



453 



2) Hûd Sûresi, 32nci âyet. Ramazan 1328, VI. Huzur Bersû 



454 



C^.K^ .yl\ ,u:^Vı l^^\ ^^^ ^ui l^^^ ^ ju^t .y^J^ 
jc^\ ^>\:^! ^u::ii jv ^5i:n j>^^ u*^ ^ı,^ \^^^^. 



455 



/^^^iS^ Cf^^jSzJi . çO-^jUc 4İılJ^-JLS^ Ol-JAftb UjI _j*j^u. 

. ^^3 ^^«1^ û:,-^'j V- -^-^ı^ o* ^^.^3 ^-'.-^'j ^> ^^1 

■ i .C.1^ . ^_ ^ <-^yM jf^S ^ jV ju V ^^_j ^ ^^(^ 
c*>^ j/'^ı ^. -^ V j j^--^ Jfe ^-y..) ^v^t jJ^i ^ 

t^u.*ij^ j^ı^ı^ ,\^\^_ j^\ \^^^\j ,::Ji^^if ju^v, 

^^ ^ [^lî^ oî^^j^^^ V^' ^*J ^^;' ^ r^' ^r^^ r^''^ ^y^ 
. ^'-^ •^V^r.p-ii^ jfi-uVl U^j ^^^îj a_^ı ^g^ı 



— 456 — 



ö;Ul ^V^ ^^ j^ ^j^\ ^J^^^ ^-^ys^ ^^ JlkşVüA*^ 

^y\ ;r^cjp ^Uİlj J^i\^. U^ ^İ! Ju 4y ^ ö^ »i» " 

■^ü. J^ -^>. j'^i' ^1 û^j \j^^\ \:.^^ ,^ y u jL^iVı j.. 

-l'-u ^u^ ^.!jı ^_, u;. ^ı:.j , ;,vij ü;^^* ^M:=-l ^^3l. 
^^ c^ j>i fX^^ u^ A^w ,^^-Çv W'i ^'/u jgT^ u^u^_^_ " 

'^ji-^o<:>)i ^ y uı^uı jUj ci; . ^_^'^ <ju„u juj. 



457 



•uf 

^^ic^ .;,vı<^y^ı .^^1 1^ j^u^_ ^.,_^jıt5 u^^^ı . 

<^}^\X J-~iOUi ^^li\ j_j,_j JJ _^ı^, ^^^_^_ ;j^-^s, j,.Y_^ji 

ol^lj ^Cv JiJij ^:^\j!! j^_j> uajı j^VJi ili:- j^V 
e^y .U.11 J^^_ ;.^_y uı;;,v^ J^l • « "V^., ^.^- ^^ ^^j,„ 

;.^ı jrv^ı^ı ^^1^1 jy-ii 4!^ji- ^.d\, M-.1 jiJi j^C 

. U^lVj i^liı^V! j-İ^VlV jUKTV ^-Uüj. 
W-5İUj ^U*u sVl -.^ j,C ^^ ^ ^V ^ jfe .y-s 

. ;j^vî ^.,vı c.vvjı^ ^v. ^1 ^, ^jikii ^tj, ıpv., 
. ûı^b s>Ji jö^ jUjOi -^iiti u jiLıV '^y\ .1» j_ cj&- 



458 — 



1) Hâd Sûresi, 17 nci âyet. Ramazan 1337, VH. Hukup Deraî. 

ff-J^ t>^> ^*^. 

\^^y ^li3 4-* 4>»^ ^■^ -*'*'^'^ "^j \J lir* '^. i}^ ^'^^ 0^^ 
- 4-.J 1*^ Jc Jjf*ij . 4y j <üJ^Jj^ 



a 



m. MufeaTrir Debreli Vildan Faik Efendinin 
ISuzur Dersi Takrirleri. 

Mukarrir Debreli Vildan Faik Efendinin «Elmevaizülhisân Fi mâ 
kurrire beyne yedeis Sultan» adiyle yayınlanmış olan eserinin baş sahıiesı 
aynen şöyledir: 

«Elmevaizüllıîsân 
Fi mâ kurrire beyne yedeis Sultan 

İşbu telif, huzuru hümayun dersi §enfi mukarrirİerlnden, megâhirl 
fudelâdan Debreli Vildan Faik Eiendi hazretlerinin hâmei tahrirânelerin- 
den dökülen katarâtı ulviyye, kelimâtı kudsiyyedir. 

Ramazanı şeriflerde huzuru hümayunda takriratı beliğaneîerlyle 
tefsir eylediği âyâtı celileyi ve beynel ulemai muhatabın cereyan eden 
gavamızı mebahisi muhtevi, durusu erbaayı cami' bir kitabı müstetâp, 
misli nâyâp, şâyânı mütalâa bir eseri nefistir. 

Dersaadet 

«Matbaai Hayriyye» ve şürekâsı 

1330^ 

Eser, 80 sahife olup her sahife âyet, hadis ve Mesnevî'den alman 
beyitlerle bezenmiştir. Eserin muhataplarla cereyan eden arapça yazılmıg; 
mübahese kısımlarının fotokopileri aşağıya dercolunmuştur. 



461 — 



* • 



-j ■ - ■ ■ , --. ■ * «^ .;. 






' * * .I" 



I I ; - • 






.. '.'i* W*'. ■-<■.' * ., l'-„^- •'., \- 

'. ■ . "■' ^» . 

** ,<M.'ı«s!- . v f,' / "' ' ç'.j' ■ I -ft 

,^ - ^ î" 1*-^ ■-—'--■ j,'* '->*>-* V'"'' ■•'w' ■■'*' 

I 'i "il I j'\ - ■ * . * 1? ' r"' - "— ■ J 

•^j.'-'- i-ii/- -*:-■ **. ,-Uj?^^ f J'^...-4,v^-> 



I- 



462 



38) Yıınus Sûresi, 53/56 neı âyetler. 





ı.'-r^i^L-^ 










, ^-. 



-*#■/' 








''.^ 



— 463 -- 
37) Yunus Sûresi, 32/34 üncü âyetler. 






■ .* .» 



'f^' 



-;../:' A-i 






•'■• :J^^y/.*-^__-•'■:^J. ,.' . ^f^z : . 



■—e' " 


1 




. s," 


'Â'., 


j». ■ jf ■"--.■ 

* ■ ■ I. 

..1 



■ "--- ^ *■ - *■**- v~ -■■■.«_-* ,- -|eÎ.._ * .,-.'1^. _■ -^.■->T*' 



V" ■ - ■ . ^ 






■A . 



... 1 

- ,- ît İJ ■ 



..-'y' -f/:^".- ;'"''■ 



^' 









-4 .^ - 









; •- V- '^-.- ■---■' -- *. — ,s<- ^ -' ^- 

'■■-■' I ■ ■ .. .i ''." J / " ' * 



s." Î-J»--.*' B 



— 464 — 



■'SH5*r~B^.' 



^. 



■ '^ -'. 



ı^Y^f^ 



r-fe^lflt^'^V.-^^/--^^^/^** 




^ JlSft^t^^'^' ^H>/^^' '■■^^■^■"^'-•^'" 



^«* 



^^ı;i^U5^İIİiİ!.^^.i^^ 



s.r 



A*- 






^L :*^»t^J^>^^^^^l>-İ4fe^^ 



i^^a. 








■«WUV ı.^^S«ş?. 



\ *fİa 






UjH*^ 



.''î'^ fi 



^^^5^cJ>;y=|^^5**y/*^^^ 



9^' 



r * 






■■ .AV 






■■-^--^If?^"-- 



S-^'İ^!^&^^^S^.: 




— 465 — 
36) ■ Yunus Sûresi, 1/2 ifici âyetler. 



r 
r 






1 



•*W -11 



,>' --Î--" ■:•:-. -■*■ .,' .V*. .'"■- /- * 






J _ 'I İt l 1 

^ 1 



^oO 



, .. y -s ........... i.. I- ...-. j . o .; ■ ."fil . . '■: ■ ■ ■■■■,■." ^' ■ ' ■. ■ ' 



X.. 







■5 (-•' -îf (> 



'■'JU'-^-J' 



■c. 



V - 



fe*jj!sl'. 



■i« 



46T — 



.* >- - 



^ • -*. -' 



* y- . 



-'. 



'ft. -^ 



l_ 



/ î ^-^ 



, '■ ■«>*-■. 



'i 14 



^■-j^';=£toûij»; .î--;>;îfftPc*a:Jjai 



468 — 






■■ ft 






•İJ. . - .., ^ f • . ■.- '- 









■ * " (il'- I "" ' 



* 






'-•/^* . 



"%* 



■~"^ ■'"■■■■M*-»» ■■ I •"■*■/ ~~" /■ 

, - , i ■ . ö* - y, i 

■ , »- Tİ " '•" ' 



— 469 — 



A-S) Tevfce Sûresi, 113/114 üncü âyetler. 






SSisSl 



'' '""i-* '. ■*'' 



i- . rf 






■;v\".. ■ . i ■ 



. .-'f 



- .i.t*'. 



* 4 f 






!,'>.' 


















.'->^ 



— 470 — 






V . 



k» ' 






,,-y -f^ .'f 



w 



•»* 



• »• 



/ . 



I I' 



«I 1 






j' 



A'. 



' ' < 









1 . 



■*_ 



I : .j 1 



* !.■ 



-- 4Î1 — 



I-' 



. < < 









■r ~ •■ '^ 






h-jr 



l " > 



^, 



■ ' ■ - 



-■^r- . .^r. 



■ll 



J ' 



— 472 — 
I . I t t' İl ■ ■ ^ > '.■-..■■. 

' 1 ' 






473 — 



M) Tevbe Sûresi, 97/98 mci âyetler. 
















•W'<K 









/te 






h 






< - 



^^^^H» n^AMf^df^m ^^ 



öT"* 



-^^*-:j^-^Wiç^^>^^^ı.^4^^fc^i^-%^ 



çt3**ı^»nı*«** 






-"-inlV. 








JVWHID<«W<MMN«>M 












■ı 1 ' 






'i 






-ftS^' 






^ "r 



•1 » 



v^ «f w« 



*î 



* ' I- 



• .7 . >. ' 



, , h 






■ t 



İM ' ■ 



-■' '■.!■-■ -i 









J" ■ 
7»- 



,^ 



'*>'./,-.-•. -c,..'r 






•' •> 



■ " — ■ fi' i ^ • a 






<-'*■.'. ."'^ 






— 475 — 



33) Tevbe Sûresi, 84 üncü âyet. 



M-i-.—j. V- --- 



l , 



'- • 



- ■ 1 J" 



' L *- 



,' y 



I »'ir 



f * 



■■,/"■' ■ 



,.1 



. . 1 ■• ■ 



' J ' 



la.- .-. 



. ^ 



■*..«, 



* 



— 476 



Ki. 



■ SC •>' ■'*İ.S"î^='"'''"j/^^^?^^'??'°^~Jı*"«~'' yî.'''- -ajtj* 



»T-i 



■î:' ■ 



Jİ '. 



s ^^^"^l^hA 












.^ 










477 — 



-T;f? 






-^ i'" - '. '^ !. -.S ^ îJ,''> 






-^^^, ^^^-^^ '""-■ 



'^"^L/^^^^ .'.jr^-V" .^5°Vr ^"^^'-f-^'r^î '6^^, - 4^riJ' i' 



. ' ^i'^ ^-'fri^' -V^f ^l-4l^>^'^ İt '^^P^-^-^^ri 






.^^^^/î:^"^'Z/^. 



Cu^' 



a 










'-^t'"-^; 



■ 







t 

( i 



,.^^^-^.v/ 






— 47S — 



fi* 



.'^^'4 'I V'**' ---_>-' ">'v-'-.'r '*'.'^ 



■':-^. ^.^i'U- %^'%\ 



:j v^ . yy . -, y:~y 












.^^. ^T" ^"5. "'"^^V V^-V^^'-^/,^.> 1 
~i-*' fil'' ' - . » ,1 '_.'*; • ^ , \~ =• 












,j.--_ '. <-5';.* -,_.' .',-.-^.„* =/, ■ -^^., !.-.,„- '^ 1 . V 



« 



- ATj 



t%) Tevbe Sâresi, 61^/69 ı^nciî âye^ 






^-f" J-'-- 






^"^ f:^^^ "i^^'-:^'*-''^^'* 



s 












-5A, ^^ ' 



i^j. 



-^ 



^■'. 






= »■'■"■»!*' 'i' t.' / '- >"«'*.■' 






I ıL^ "f 






' ,^ 



^^rirl^-^h l^ c^- ->^:"^.İ-/(-i ı^^Jİ^ t 






■™^ ^"^^«Sj 



f',7 „-y 



¥■• 



1^ ■■Ç#^ >-'t:..-y^-" ' 

_ * - , < 



S'"'' 



■i- 



■X 






*s.' 



J' £ » An ^ 



4J » drt « f 












^^r^S'^j i^,w*:'y^*>^ 



-*. çi>- jfl-.— ~-'^ A ,^,^-p..j ^^,^^^«,ı,^^>■^ 







,.S'~. 



4 -^ 



^S^^J'?^\'İ!ir^''} 






JHI^-H ■ 



5» ' " "'I 



-— ^ — -- - 



— 480 ~ 



■TT" 






* 1 ' 






■I ' 



I. ii.l»«*- •_> * .■.'- ■ 



,1 



:..■..■■ '.^ < ■..;.'^ 



, J ' 



k i'k 



> '. 



- J I ^ 



1 

■ f 



,.-i.---.^ . ■■■■■■ ■■ ■-■■' ■-' -"V'V--- 

'.'"■•-■'-?■.- ■ ■ - ■ i ".' - . ■ 

■■:.-. V^'-'-v*^:^ . ■■ ■ \ 

■ ■;-^:îJ:,,' -^ , , . 







^ . / - ^ 



481 — 



%1) Tevbe Sûresi, 55/57 iacî âyetler. 



«■nb-.-''^I 



(^^İ^ı,^^^ 















s;/^' 











.^;'^. 



>"= 



J 



"/-- ' 



IIuzvjT D&rsleri, Ç. IJ — sx 



482 



''*:.': . 



^.y.i-'-Ty^ 't^j-- ;-: .'■' ■': .-' 
r w*"- ■ ' ^ ■" ■ >. 

I ^'- • ' .1- •- 



^ I ■ t 



F 









V_ J > ■ I 






' ' ■ ■ 



(o""v^ 



■ı-^-*; i'*T. 



• I 






» _. 



■ / 



\.r 



r- 



.#,.;, 



i.-_l.-t- 



<t ' . 



Y 



I 



;* 



(j" 



*i^ ..;■ 



. j 



Jli • 



, J 



r"C=v--;; 



• »■V, / ,.!■ «'_.■. .' »■•,1 * \^ F 



-.y.*\ '•■' \ '■ 



. - » ■ • r . 



jL -i «-J ^ ^ 



"«^ksi&LJeau.sIl 



483 -^ 



20) Tevbe Sûresi, 33/33 üncü âyetler. 



\ " 






\ ^ 









TrTrımnım mı ı ' '*' " 










1^' 



^-.-'U^î^^^î^j/îj^V. 



^1 ~ .*«- -. 



-,:*' 



V P VJ^-jS^'J^' 



' }; i 



* 



'*İ£,t 






'^ 









** *^*^ -^ j 



■>,./ 












t * * 



fjd*^^^ 






"*- — ^ ...S 






J İl ^ '»..*' 



., '^/. 



^İ-, 



«■^ 










İL. : 



^^v.*wr«^ 










-v* 



>J 



Vİ*»/* . 









484 



















■a^ vr 






,^^S,, 4jp|,***^^ <K «'*'■■ 



B I^.-*^"*»**" *-*" '' -^ " 







485 — 



19) Tevbe Sûresi^ 19 unun s.yei 



^. r 



i». , 






' I. 






t' 



m ' ■ 









1 r 






— 486 






(^^ W- 




■ >j,4^[.^iİL.»^:^W;^>;'^:M^^^^^'^^ ■ 




•r* iî'Vy*' , •- 












I*, 



'*jr^J^^'C/^ 







.«*-*?rw«f-. 



i j-± «mııınıMı ■ Jiı ■'^ İÜ • — t 




'^*^»<^'^û^'* ^-fe*^^^^^-^**^ 



l<ıNp4t 



*^. 




»««^^ 









— 4S7 ~ 
18) jTevbe Sûresi, 6ncı âyet. 






j>„ • ... 






4 



4SS — 



1 ' ■ 

• - ' — ' * ,. i. 



. , ,.■- -:< - ■'■''■* 



■'" " ' >- f — 7; 






-V •. 



- . . v?Aî.-^- 



1 _* 



-- •<''.-■*: '*tVîs'4 * ol' 



— 489 — 
17) Enfal Süresi, 70 inci âyet. 



^ ■*■:?■'- 



r. ^ ^^.f pA^ ^*t 

• ''.W . ^ -«.■'-- -6::^.,,, 

! 'I . -O- - ^^ N."**'. 

■"■ ■ #î • * ^ j"'* ■ ' ' f' - • 

•"'■''.'■ ^ » : . _. ,- . ^ 
^ 'v' , I 

, '»■ !-■ - , » • - , 

.■■'"■-*- 

, 'i * I ' L - fc • 



> 1 












. f 






- ' ' I j I , / ., , ' 

V...... .,,. _. . 



t/" - J 

,-■■■ ■'■-■...•■ î --• I' - T 

• "- ^\ »'.■ . - V. 

•■■ / ■ ■, ^ .;. '-'"' ■■ ■ ■' 

• 1 



— 490 — 






1 










C^';Wû.ı^ t:^;i>i>i'^''^ {**f'-i&'.^>''' /?T--^^^^ -"^ 



■■ * 







.' ■- --îSîiar^^^trfikiıStJı^.:;,.: 



— 491 — 
16) Enfal Sûresi, S3 nci âyet. 






^i>^' 



_■ 1 .„ ' ^ 



'■=*^v4,;^p>,X•^-y,;^^,^,^^^J^^ytJ^^ 



>■ 



^Îfc 




•^s^'t-'y-f -> V '^■^^ 'jrfî-"î*" 





















('^>f'. 



■ 'V iv 



492 









I 



' '"r.l^^'-}W-(^~.~^^M}^J- 



! ,-., . = > . 



I ^ 



1^ ■"■■ *t f I î' 

\j-Jv ^ _.; '' ' J: .^ .^,1 f <^; y t-?; ,-;; -^ ''• . 









^^ ,^ ^'■■^\^*^k'^^^^rJ,ii.;^^i~^ :^■^h;^:.c■■ 






. ^tl^' >^-^^>^w^^^^^^VC^ş;^:i^...>^ 










^..:;ü3'J-.^^^..f>4^ 









— 493 — 



15) Enfal Sûresi* 41 inci âyet. 



? tt 






.-^, 






,. r ^ 



^-f»' 









tî^ 






K^/Ji-y. 








,j- I " ^ , -■ İl . -.ij -fî-t- ' ■ ji'.i ■ . «^fa^'^i ','.■' I İ-. . .■T-^'' v'tZ-'.- 






■^-^ ''•<»>'■' 



4Ö4 — 






<^WW«M4«tMMia)M^. > 






-^ 



■--.-■T' T^ '-wî*;^*^.y7^r * w -v,5^*--v» 



^^Jiâfj¥,Jfc^i^^>J^'-^-.V<' 



^>İ^. 





„ fV ^ CÖ 4#*ü*«^ Vl^*^ 







— 495 — 
14) Enfa! Sûresi, 30/31 inci âyetler. 






r ■ ■ 



.^■JJ K* 



^'U-:.'>'V^-,/'^. ■■'.■■ = ■■.•. ■' -:>'-'-;'iV- 

1* î ;î . ! - ' ■ '' ■'. . .^ .- ' ■■;,■ 

.'î - îî'.'* ■■ ■'■•,'' ^ i! •• '^-^ ^ 

1 

- \ *•• * «..■«■^^ ^ 

< 1,1'" ^* > » ' • 

^ ■ j 
^1 . • >** 



496 — 






'I İP 



-■;-' /:.'•■' î'-^ 



/ ' 



I •■ ' 



11 ■'•İl-'., I * , ' ' ' " . • ■' - ■ 

I 



«.1 



.-^-.^^fc-.*-. V-- ,;ff*»v~ ■'" 



**. 



>^-;%>:;'.-^u,^^._;^.^;,.,,^;^^.^/.;^.^.,^.;,^^ ^■...^, ^,,',.... _ 






— 49t — 
İS) Enfal Süresi, 18/20 nci âyetler. 



'i;::. ...-■ ■ 



I I 



I * ' 1 " , 
r \^ Sı'- . . 



' « ' ' ^' - ' - ■ '■ •- . «V ^-p 

I • , f 

■ ' 1 . ■ s 



. J 









. f 



' - ** - • ■■■»',/ i ■ ■■ ■ . 

, « Lp ^ I* di» ■ a V" ■■«to-u tf 

• r. ■ '■ 

■'.■!'■; - . - 

.*' '• .*î - E /■.. " i - '. 



'■£ 



HK^îtr İJersîerİLj O. // — 53 



— 458 






-■?~-Kf—2;-a 



^^^.İ," A.v-^--îiv* ^^^'^~ 






■1 




.-^Uss^^^ -.^.^Z ^'''^'-^ 



499 












— •**» . 



'îi^^^iS's^r*'^;!^^^^^^''^^'^^^^''^^^^ 



Â^l«İa>S 






• î 







:i!«î>^i 



,, .1. 



r^i"iiVp-^^' 



g^i; ip^as; ı j.-,r^yj-^;.^>;:-^-. Mr .^f ^^y ;;<^}ia;;( :ıw -ifiioSi: iao™;^-:,;--^ 



■.;«'- 



— 50Ö — 



13) A'raf Sûresi, 206 ncı âyet 



■ter -'-.J' 



-v, y/ 



,- 1--' 



. "^ — 









■^EJ*H SpOssıf 












^t^^A^İt^'Î^^U^ J-^>->.X ,.l;]d'^;^.'A.,.l^ 
















.±.1 .~ 



^_.AlclJl . C ta.".^— 



^.^1 



501 



jl^. 






•r:^. . 











'X - 










-r^ 




— 502 — 






i 

i' 1 1 ' 






.', . , ' , J ". .. ," 



.„nflwı,ai. 



— 503 — 
11) A'raf Sûresi, İS® ımeıs. s^jet. 



i 



" ■■■fej-''M- . .f:"'"' ^.-t:t .--A—" ->'-■■' ■ ' ■■ / 



'^K«W****.-» _ .■'»-ij^n. 



., ^>'jr' 



, . . . . ^ , .. art 

■t .... _lJl--.K J"ij. 



504 



■ -/^-^S^c^^^r"^ 






Ur 



i>". 

i:>\' 



< 



* t 'fi \ ıJ V t» ^İr^ 



Z' ' ' İl t' *'■ " » 













r'fV5İ*îa*s^ 



»^^,-Vkiy.i>.:.îsi 












505 









.'. 



'»;. 






■^-■ 



• I ■ 



^ ■*■ 









^**^^^..•fLiV'..'''*^'^^-' 




506 



10) A'raf Sûresi, Î'î6ncı ^jet. 
















*UfJ-\ ,. ^^J^■■ '/' ..■ 



'^it^^^^;;' 



'ummuuiMiıtıııt^ 






■ %:;^^ i 








^ı) ^.C^'idJi^^l 



i^^^'!;^^^^^^^'^^^'-^^"^^'^ '^H^ ^^K 



fc .. 






_d. ^ — 1*^ J- 



507 









■ ■«»■ *-dL A' A" 






l^ 



.*«::VÎ- 



' ,f fc&w» 






*<■ * 




1^=3. *,»İ£5^aS;;\r.<ir;T-B^.*^**ııı^ 



— 50S — 



.j 



— *» 



*■ 




■-■'^... 



ft>î r'*' .i!:-'^!t"'-.'-*iVj;<jJ^'*. 

t ' 

1 V 

,. *•,' J-'^ »',»!. ,.,■.. - , . ■>'.'.« "V • *■' 

I* ■ 

* Ih I !■ ^_j-L [■ - ^ •»■• 



-r 509 — 
3) A'raf Sûresi, 150 nd âyet. 

■>'''*''• ■., . . . ^ . . '. • f y '.t ■/•*■'• • *«'' ■ I 

« • • . f Mir , V , j^ m» * ,t 



1 - *^- ^ 




— 510 — 



C . >• ' 






f-A-l^ 



* ^■**'*'^" i 5 ^^*'-"''"* I' 






i ■'* y' 



■^ . '.¥>>■ -^- jtj^-"'s'- 



İt.' ' 



^ 






•.-^i:->t:^;-:0..-;. .',,/.. i 






'^-l,-. 



-'; t..i. -^U^-- -< l^■^*V'l:^^l.^^^''■'i'■^>~'i.^»-*'X^\^- 



"•'-":o-*.--'^^^> .^'-*f-4i:^/' ^sjA^v.*.uv^„- ^;, 



't'^'-., .. 



i V 
■V- 



^t i- 









6 :': 



r h^ 






^>4^>-:.' lM ' 



?n.' 









»e % 







— 511 — 
S) A'raf Sûresi, 144üîicU âyet. 



V ■su.-™» ^'t ^'V J ^-fj.^"' ^■^ <■ 



■%-J/ 



'*ı. , ° 






^■^■.^*iW^:^ „-?:-:'w. r^j ->?;.',-_- ;c"^, ^,, 






^ - , 



^ -?■ 












■î- . .^ , * ^^-^■" ~ *"*■- J; ,.' 









^''-.u 



: ' ^ ,v^ ■-■■ - ^ .■■ 



^^ :t -'-: c„ -'İ-î;, , 



İt 



T-- 'U ' 






iî I •' ■ ; ■ ' ' ' »-'■ ' 



t-~ — ' 






.^- .. 



■* j ^^-^ ■ ^ 1441 



^'i 



— 512 — 



— TTT' 







'W' 



it?'', îr*!!! '' r - f~ , "" , / İt , 



^/.»^ 



.f !■ 



Ti" .ir ^ *^ 



.'tl^ 












f 






.;'i 



■ •I 

■i 



Kv, 



-J ' — -i. ■; I 



513 — 



^î]^;^'>^ş^^^ji,-^5^ *^^.* jı^-* -^y^ w^^ 



Huzur Dersl&rij C- II — 



514 




C^^i^İi^f 









^-1 



""i 
n 



•■■■ '' ■■ 









515 






■^^ - - 



■.-1. 



. 'i 5 






■*"'~ " .J- 

-, ^"j',C.ji'-== j'r-* ' ı-rfîi *^',*- '-"l^i^ 

■ ^ ~" V 



v< 









3 



..'■^^, ^ 









r *. : 



/ ' 



— 516 — 
7) A'mf Sûresi, 133/133 üncü âyetler. 




, ı ■ .,' . _ lİ^ -* ( ^ /; »1 ! ' *■ ' .1!.* 



P - 
f- ■ 









517 — 



- 1* ■ I 

_, ■ •' ■ * - « 

' ■' - * \* ' ■m IS'^jİt 

_ I , V ^ r '^ * s * ■ ■ - ■t .. -. ' r ' ' 

1 ■' ', '- ' 

' . ■ '. i "• '.- -^ I ' ■-■*'■ ' ■ 



».■'^t' t, ^ ■- 



İl. 






— 518 — 






519 — 



-* j' '_» .*Â^^''_ i ■ . fc**^,'! ^j,^»^'-- •" ■ ■ *^*- A^^aS^ 

■'"•^'* V. ••Â-"-^ .y'* /-■-^■>*.■:"^'•J^"''.•-'''^.*i^'2- 
/,t';/ -«tf . ■,-.-.■1- f ^-^^"'**'w.'^'' ^".-'^ 



^ 



_ -jâlıfcn^ J"^» .b..** -«'» , . j!fifi...*«ı-*^«_fL_?-z*r — *- -- -^Srtaftte»* 



•msB 



— 520 



I • 



^ 



*1 



J - 



İA 



Iı ' 






I- 



.^-' :-.. 



. -T '. ,' ■ 'I' ! ! * I • -" ' 'i' 



1 , 



■I' 






— 521 — 



6) A*raf Sûresi, 109/114: üncsi âyetler. 



-î-^-nfS^ 



- 1" 'ı* * 



* '/* 






J ."?■ ^V*' ''. 



• . ^*.' * 



1 

-İ^V>'^-:-/>^y?;/^'\.<:^-:-i- -'= ^' V"-- 

• • i I ■ 

.—..^.^t^ r"" -.- -• • 



.<î>. 



-.V 






- -^-.N. 



ı£s ı..: '* .'- 



— 522 






* '-''■ - . - ,. !-.. . !i • 

■ ■** ';S->''^'/-' '-" ■ ' /* -. 






r 



— 523 



l^'^ \^' 



1 

■' ' l . " î • -I J, 






-t 



524 — 



k» j 



■' " ; • "' ■■ ■ 



ı* • . • 



, -L: 



t i« 



— 525 — 













la T ^ _ BJtfB 



^ 



526 



r 







-j-, ~x' •*•■ 






S27 — 



•Mt-- 



<- i*. 



v;^^^*^v^jr.^^x:/-— r" -•■ ■■■- - 
^>^ - V-^!-^ «'-- ': / 'A=^'...- ',. /^ ... 

.».-l.*v4'*-^?»^î-^'^<-/V'.J 'j^-*''* LhJ -'■■*' -''^ 



— 528 — 



* ■ 

I y -'^. . . I ! ■ \ '\ ■ ' - ! . 

.:-.^ ■.■-■<-. >*V *-.— ,.-U- .s . .J^ . "■. .' V*''!^''''-' " *: 

^■><> j' liAİ^ Ali" i#l>* ' ■ r ^' 










— 529 



5) A'raf Sûresi, ^(i ncı âyet. 



j-^i-s-' .- 



.i 



:5vt^^'î--^ 



• f: ^ . . t^^f.tt'^: 



^•^.•5.nt^;.-^ 









■•i^?='* 






'kU'%^. ^W%mUİ^$ ^İU.I>^jyy 



'^«<V« t' '^'"W'>"-^^i|1t>*/*' 




«rsS* • ' !*i ,iaç t*r %.! 







- Huzur Dersleri, C. II — S^ 



- — 530 




^^'^^^7^y^\^'^^^,'^ûMr^^^^^^^^ 



?W& 'â^^.K^^Ci t.Â\ 



f.vf^^siiu^yw 







531 



^}^y*J->k%^^V r¥Jp^^^^ 



ı*^u^ 




— 532 



**!. 



V 



t ■* 



» - 



■ ! 



\ ■>■ 



^■v' '^'.:-.-:; '- = 



,/- 



. I ıv-y.-^^j-;,- ',.J:ı^ 0: - -/:-,l;^-.-. .,.■■0 *',^- i.'n.-^'. 

fi! 



— 533 









;.V:'^.^^1^1^^ c^;^^y^^ vî^^t^.^^^^^ 



z,^'-' 



r?f% 



^- .irt. 



' ^M>l:^3İ>-?f>^s?î>^"-fc" 



^'^'^"'^'i^^î>'ja'^j^^ijt^'^<#>i%^$^i 



534 



^ '-^ -.-. ....... i . . ' .■ .^^ 






^■V-'"'-*-'' " ...» ■ ■'^;ji*---: '■"■'-.■'"'. -*"',.'■■>;-'- .r;;.^-^. V". /'-» 

-'- ", -v-- .' — ,■ ■'»-■..,- . , - 1. " - 

*■-.■ '.,r ' 'ı-" ■ - ' * t /■.' 

1 

' ' ■ ,' " " . i ' \ • ■' ' '• . ı' ' - » • ' • ; 1 *v ~ ^. * ' "*■ —' ,ı'^ 



■k* 



■^ -.'-r 



- . \ İP • ■ 

:'_,'.-■.- ,.-;'-ı', ^*.*' 'r-'* ■'■-,''■-1 ''v' ■■^'-■'j .'•' '- - 
- -- • "'"ı - . ■ - ■ ^- '■ ■• **-İ - ,- . ' '../<* i.- 

'^ ' - ^ " T > 

_ r 

>. _"'\ ■',-.:.■'■" . J„ • L _ / . ■ .,^_ , j '. _ •. _ «''.." 

■■'.• 

, , ' . . - 



- -•"• 



!>'» 



535 — 



§^-^.î. 






-7:r^^%fÂh \-?^^ İ^^^^fy^^^if/iP^^fM '-J^/h^^tf^y^ 



K^^ıi'^î^^4^f^^^^l^^î^ps^i^-^'''-^' 















^ i 



%-^53T 







■iiâ^^/ 













-^Aı' ,tit^ 



V t 'n 1 njddk 



tfıb .kdOLI 1 X ■*%>» 




538 ■— 



./^f-*(""T;">:^ 



'S. *v' 



# 



-T&^i .j^Pp^-^^^' 0lih%^d:>:^ 



■••e^ , 











^^â:-j:^iâ^A}J^^^^ 




, î 



539 










'^^'^.^U^.S^^if.''.*^ 



J , < ■■ *ı ■ 



^yj 



i-î.-'j-. 









r,kt>^ 






.^.\^ 



ty>t y^^'i^:^^f^^ 














540 



r' ^ 



'- -S* V 



7. 



•J-. .". 1. 



t ( 



' ■- 1 -• ; \ ■" ' 



L -L , r 



. - '■•.■■,'-:. -. 






•*- ■■■'■■'^■iB*'^ 



— 541 



I ■ ' * * 



'_f- -■'•■. .' 



-.'<■ - 



- < 'I 



-^> 



• \ : j 






I 



f. *■ 



•r. 



1 T 









t 












mı* 



1 



İ^-.. 













542 -- 





- 343 — 






■.*.' » 



( ' '' ' I 



■* J ■ 

1* . - ,. , • I Jf ■ , ' 

■a ■* ■ 1 , V> *'■>■ * 

I ' ' I 



1 






Mi 'i 2 ■ « I" ■ ■» ■ -4 ■ ' < • ^ J ■ I* .•*- - -* 






544 












.r^^-1?^^<a»-;>^^4^^^^^4^r^4V#^>^*^^^^^ 



^ 







«■ 



s^^< 



« - «' 






/-iw<^^lp.^\.-'>.A^^İ=^..^H^ 



■^[■»^V 



.4, 



U , i«? 



L4' „ 






Vf.a..4^M|*«^^^' 



t- 



*ia * 



vi^^^^^^'^âi 



e^^a^-^î>«tiiy 



{ 



■ f 



,Jf £ 






-.JV^- 



^s^^j^-'T^^V^H" '^^■^■"■=*^ . 



■ I 




if 5 



— 545 — 



ıV 



j 

V 

I ^ş i 






Huswr i)ef§;erîj C. // -^ -55 



^ 546 



i. 












^'^j;*; V'i,**^-» ■^^>i'!^ ;^'ijJV^> ^^f-ji ^!^lj^ >j>^ 



— 547 



1 



v/-.-:?^!^-v^niicc^i'.i:;. 






» • 1 . -• 



*ı ■ 



^1. . * 



," 









548 — 






549 



* fil ' l _^ ■ • 



550 — 












— 551 — 
4) A'raf Sûresi, "ÎO/?! inci âyetler. 



' ■*''■■ İl J' J 



.- .5 5 



— 552 




'■4,"',« - 






S^i' 



— 553 — 








^¥p^j^ ^M V /jf ^^j^ ^-^r ^JÇ^ Tl^-i VU Iff -ü: 5. >, j;, Cvr v^^ 










*^r)^4>^^-^Vİ'/^-^5:>^^İHfİ^^^^ 







- .^"^ 






— 554 







'"i^'li i .'? 






555 



' .- "t .-* ■ -*a 



■w ^-. .- 










r - 



1 «■ •! 



ı^-» ■-■ . 






TÎ-_ 



■İr- 



%^ 



— 556 — 






* ■ 



,1 



-' »1 ■,.■"! ' '.'^ - 



K ^ 



._' 



^ *« 4 -•■■^•l»* -*¥ 1 ■ 



r ' ' 

' .' ' 1- i ...il. . - 1 I ' , . - 



■ > 









ir 



I 






557 — 




tA>' 



4 



— 558 



',•■1, _•.. 



, , -. '.' .11.. ^ . *'.■--■■ ■'*• ■ 



'' ■ I * ' 



* - t ' 

I* L ■ 



^ 4 



>>- . ,* 



' ■-•a" 



I .- 1- 



. -I 

I 

I , j « *>» 

• . . . ■• I 






... . . .■--. . ■ — ^^■':^.':-"f-"\ 



, »i! - ■- 



■:•'»■'<■'; 






« j"' 






Vfl' 



1 "^ fl J " 



a* -. 



r »I .* I" 






' * '. 



* ' ' * 



^ 1' 



-fj..- 







559'— 



■ 4— • ,.\ 1 .4 

. W * r , H _ * - _ ■ t*^ ■• !• -. 

I * » ■* ,'-* I I - , f ■ , I 

1« , ., ■ - ■*•■ 
.^. !.>*'"-- .■■ t ^- . . 






- X t ; 



- \ 






. j 



• ■ ■ •. r** -• * 

' H ',■ »i 

S' . ;/ 

r ' * 



h,.uJi*,ı. -, t' .t'l-' I 

«•^ift#, ... "t .. 






' ' -"* '•■■ ► '■ .,, . 



■»I*- V»- 



* ' '. 



I • 



a_|t> ■ . > • •• I it 



— 560 — 











'^j/'^'V'''u^-t.ı«--.'.'i'^'^'e^v1;.c'J^H;^^ 














561 







C** ■"*!. ' ^ W.**- 











■>'W;^_^ ■ 








ȴrf 



■rP'4M 



.">. 




f-:f>l 



iîi(.îwr Baralerh, C. II — 3G 



562 — 



- ? -... 



1 î. .. ., 



-': '.^ ^- ' .* .. ■" 



^V .1 ' ' 






' ■■■'.' ■,.\-' / -./ t.. - ' ■ ■ 
- -■ --.^ ..... , . i-'. - *•■■■■- -■ ,.y 

' . fc «■ I ■». . : . I >. , y '' 

.1. . , . - . -- ,. ■ ■'■ - ":.■'-. .'* ■> !.. -v j . 
■ --.'-»' J, .',.■.-...- ' .., 

;-■■-,.■ • , ". ' -ı> '(•»** ~- -■'. - 



* -» h 



r.-"^ . 



>.J*, <• 



'" ■■'■ "'■ ■^-■'. ,î.'' 



'^.ı.;-. 



* - "J 



■ i-'.î ; 



•-/ . -» 



t». 



. f' 






■. s T 



. « f 



t V^M '*. 



— 563 



3) AVaf Sûresi, 4Ö/41 İnci âyetler. 



- -' \.A 



I 1' 

■■ I 



k I 

»— 'i 



j I* 



'^" - ./ 



C- I I 



. ■-■ 



H ■. ■'•- 



* 



I. ' ' 



'# » 



NV-V * * 



— 564 — 



r^tf-..- f - ' 



I L I L ^ 



— 565 



&W VI 



































566 







\ 



— 567 ~ 




^■^M^ujH'nusı^ : 



568 — 




_ '^. .İti h .-: if?! *k^— ^^ .. 











-Jı-V'»' 



— 569 — 



P* •■ - - -ıp^ 






t . 



■^ ■ ■ - ' I 



' ?'-*• 



■'-,•-. J" 



y» ' 



. .i-1, . ■ I 

I ..'j . • ' - ' « 



// ■-. I • . ' 



îrı 



-> /* 


' ■ * " ' : , 


i>V> 


■_ ■ 




/ ^^» 


^ı^V p-î-'.j 


;> 1*' 


^-. '.'•■ 


r*'.- J 


'»" * . 


/: 


;*'- 




1 ^ı' 


, 


. '. 't ' 


# 1* 




**-*. 


V 'f^^^-fJ-'- 


^ ^^ 


<- »_ C»ı ■ 


■v«^ 








,\-^.i^ / ,.- 


''V^ 


- ',*'•-■ ■ 


:iv 


• 

't» m 






'•^-'r-^t'*-*"}* 


^ 


^ 


i ' 


1 






»KjVi»^-*'' 


ll 


■'■!-■,-:.. 


■r-'^'^ 


1' ■' 


i- 


''^».^ 


*'"f.^Vt''-î'î^ 




^' h' 






4 






lif" 




" ,'* 


B 1 




* 'v 4 


^Jl J" » rf jfJ' ~, j 


-;*k 


• ■ ' ^i" 


*î«s*^ 


- 




\^ 




f ' 


" ■ "*.<-■' 


<>£ty* 


h 




*ft*" 


'I- ^ „_^ji »rt, -^i 






•■ ■,'..- '-;"^-- \"y- 






. .I . " -' : ■ '--•,..;' ., . . ^ -' 

" -"* ■' ! -^•''■* ■■'. t'. ■ -'■'- 

■ " ' - J' ,' ■ ',- . T ÎT ?-»-> ' -^A"^ 



— 570 



"-*^:3.^ 






■• > 






-.- - ■ - .- , '.' 



L 



•r 



-■'■■ 



J" I 

r 



.«*>-' 



1»- 



571 — 



' <»• ıf ", ' 't. , -" 



. ^ 



j" ••-..■.' . ■ ^' ' 



M ■ - 



>•' 



■ . tf- 



•^ , I 

* 1 



, 1 



• I 



k 



I ,- _f. ,,;^' 



*. r-' 



.^-v- 






I ■ ■ I ■ " ' ■i-' 

■■ - »- ~ :-■ ^y- ; , ■■ ' ' ■ 

, 1 

j-, fe '"-A'^ !■ . . : _■ ' I 

I* • - '-,* "I 



' f ? 1 ' - .- 



.-■: ■' • '*',J. ■ 



■'''- -. 



j »- 



' ' I • * j. - ' ■ 



■ ^ J" 



^,. ti 



— 572 



2) A'raf Süresi, ZS hîci âyet. 



•■■î*^ 



7 ■» 






' ' -^ ^. - .-„._ ';- „,, ,_.r, 

./** ..^--j .jı-..^ -^■--; ,,->-- ^:..ı- . «^ • is-:o" -^r^-',--! -• 



. VB''.» 



■»■'J 



; k 



* 

■** '. .. 



* ■- 



■ _ — . ■ • - - s, 

-**■ -l-.J. . , L ■ 1.. 

"■ - _-- ,*- ■ ■- -■■; •■■-. T' -■ "■-. .'—v... 

* ■ '■"'■ . ■ . 

- -y— ^.^^\j\- , ..,._ . 

'-".-■'■:- -.'-^ ' '-;'-^j. • : - ■ : --- - - ' 

1 1 






__ I 



* ..- -L-'.r.."'-- 



■ . . *■ ^ ^- "i -"' . » -" -»A ' 



I IJ •! « ^ 



\.' '\ 



.'*' >:" 



,_.-_■ 



■ '\' /-"■■^- ■ -û v:/-:, ı-^=--^-- "r-r,^.^ 




•^- 



— 574 



, - *■!—■•• 



■I 



4 I 



4-. '- * :■> 



b r * <ı- 



f - . 



..t-'-' :- ^' 



«.-' J 



1 



■'' 1 ' .* •■ •l'-^.ra'KH -'j» *' 






t,' 






- - - , . - *v 

»-»-Tir ^.^< j,jı_ ,^;..;.. .. .,,-^^4, >• ' VI ;,' . - 

I ■ ■ ' ' • * ' ' " ' 

'(■"-'' ■*, .'*ı','»* , . ^* ' M' I ■ 1 ■ ' 

. ' I. . ■ - ^ *•*- »*,*-^* ,. _ ^_ L.» , 

-^V I- r . ■ ■ ' " ' ■" 

V* i f' - i - >, - ".I .. "T . • ■- . 

" ■"-■'"A f-a*„. '".'j' *". >■_ y j.. *■ : 



— ^ ,,■ 



f* 



- ■-.' ^ *■ .. 






V •■-■ 






j- 



- '--./ ■ - ■- .'. 



. \ t \t' 









~4> 






.^ 
.--* 



575 






j' - 



. ' , -I ■ 

" ' f 

' t 



' . ^ ■ 



- • rf 






' -/.r--,\ 



-•' S 



• . - L 



' ' -'*.:>V ... -. , ■.*.• - '■ ■ 



.-» - rf 



" '" - • . - 1 T, 



'■ * ^ . .' -■ j". 1' 



- _ H ■•! 






- £ 



■- ■ >'- ;■ ■. 






— 576 



■•«.^ 



-•'•-■* 



» ,■'-/ 



,. . . > ^, ^ 



• m, t t 



I _^r 



•-1.^. - 



-,,*'l 



■ -^ - Vr 



■- / . • . ■■ 

. y* t. "W .'-.. ■ ^- :\' ^ -,' - .*î-?, •*.-'. '- ' 

— /*■ . • ' J ^ 

t ■ 



■u^l ' 



577 



^»■^ 










■^^j5t . 



(>,^, ^s^ ^' 



^':;^,,, ^^h'rr\ar^ 



,A^^ : \- '- 






^J^tV^-kU.; 



*v.,»^ 



^ 



Hu^uT Dersleri, C. U — S7 



— 578 — 
1) A'raf Sûresi, 14/16 net âyetler. 

i';. w. , ^^ . '/■."...-. -C - ■ . : ■■''.r 

'. ^ i:'.*-'-jî ," . ^ .■■''.■■"- 

V.. ■• ■ . .— %■ tf-J- , ■ - 

r ■ - ,- - • I J ™- ' 



.■&,■« 









' ■ '- . I- ' ■. . ■ 1 







"■ — 1 1 V . ' ı ' I 



lî. Mukarrir Gümüreüneli Ahmed Aâiıu EfeadmİH 
Huzur Dersi Takrirleri. 

Bxî takrirler, Süleymaniyyc'de izmirli İsmail Hakkı Bey Kütüphane- 
sinde 1493 No, da kayıtlı olup şu meşruhat bulunan mecmuadan alın- 
mıştır : 

«Huzuru hümayunda takrir olunan Ramazan mev'izeieri. 

Meşihatı İslâmiyye Ders VeMü esbakı huzuru hümayun mukarrir- 
lerinden ve suduru izamdan Gümülcünelİ Ahmed Asım Efendi merhumun 
Bamazanı şerifte huzuru hiîâietpenâhido takrir eylemiş olduğu dersi 
gerifi muhtevi igbu risale Antepli Şevketzâde Halil Fevzi Efendinin [191J 
delâlet ve vesateti ile tarafımdan İzmûrli İsmail Hakkı Beyefendinin 
kütüphanesine ihda edilmiştir. Gurre Reblülevvel 1340, 2 Teşrinisani 1337. 
Merhumu mügarünileyhin zevcesi Bahtiyar.» 

Bu mecmuada, muhtelif tefsir kitaplarının ilgili bahisleri de ek 
olarak mevcut bulunmaktadır. 

Bu mecmuada, şu manzume de görülmektedir: 

«Kaariâ ber men mekûn kahru itûb 
Ger hatâyi refte hâşed der Idtâb 
An hatâyi refterâ tashih Imn 
Ez kerem vallâhıı a'Iem hissaval)» 

(Ey okuyan, bana kızma, beni azarlama, eğer kitapta bir hata 
olmuşsa, o hatayı, kerem kılıp düzeltiver. Allah, doğrusunu daha iyi 
bilir.) (Gümülcüne kasasmdan Ahmed Âsim, anılsın diye uygun gÖrüp 
yazdı.) 



İIPIJ Yüknrjda r^nlı. 2vıl, nol 1Ö4 e bakmız. 



581 




^ J m 







582 



■BM— <«gııı.<liji*ı wıııutn>ıcriw 



'}^^9. 







i- 



> 

« 
). 






4 » ' ■ ■ S 

s ^^ i 



583 — 



* ''-: 4..^- ''*--'^' :-..'»-■ i ^ .^ '/--''. -^ ■O--"' .^ 



M .' ». 






— 584 — 



■i^-^£';.5r-^;-, •. 



y ■ - 



r ■■-. * .-1 ' ■ • 









i.- 






- 'j 

I' 



.» 



H 






« ' 



b ,1 <V k 



I 

« 1 * • 









... y;- 

ti^l-^k!-- '■■■■.■ ■■ . .,■•..'.■ ....'/i 

c--' -■' .-'' . .-, ' .. - . -/.s -^-r ş 



■ ' 4 









i." fr '^ i' 



■ il 



1^ - y^ ^U, ^ . A^' _„ ..,_• " -i"^ ..\ .;,■; ,-T.-. i-j;-; g 
r * .E 

i^.rv;-'- ■ ;Ü'-:,' \./.-^î^ ■='-.■:=' I 






— 585 



'|f ■ -' • I 1 I*» ' ^^^ '■ "' 



. - « .'' . * 'i 

' imi "• ^ ', 1i • ' .. ■- ! .'.- 

- f ..■.-' -' - - -,.*..-'■ *. • - » _, - ■ l4- 






1^ 

1 . ■ "1 






■ ' t. 



. - >' .-- 






1 












.»" 






.' . -t) 



l 






- 585 — 



1 *W^ •* . , la*. ■ î -V 



../ ^ 









tf ' . ■ ^ 






^ ' . • ' ' , ' b 

f ^O ^ " . • ili. M'' ^ 

■ S^ '" -' ■"' ' ' '' . - 

=|P^: :- ; - ^ ' -■' , .. - 

''; " ■ >. , V 

L^^" '««- ^ ■■.'S ü-^- '-;- "^ ^-' :' ■ .;. . - - • -- • ? 



*ı • 



■*4'' 



5S7 



- •■: 



.'- . ' 






<•.- 



' ' \ • " -i. 

, .1-. 1 









, - - * y t .- ■ I • I - ■■ + 



. * t . > 



M s? 



' "' . t ' . • "•'■!; ■• -• ' I ' . . ■' 1 ~ 'İP; 
- ■ - -"' ■fi'' ■■ S* 



Z^y 



V-lEÇ«Vt*V,"î 



;'J j 



— 588 — 













■ i^ 







589 — 



ı. ^ j ™ __ < 




590 — 



r " , ■ , . - * .*' 



ü 









.— -fi,J?* 



;• .' y.j i.*-. *■■' .* - ■■ =■■ .V ---\* * 

'_■•.*■■•' ' ".. ' ' '■ - . 

* J ■ 






-' f" 



I* 






•" * j* .at 




— 591 — 




■■•-''.-■' - . * . - ■*'". ^ 

*-; ' ■ . . . M 



■ **.--' ^ .. 






•ttikiii' r. _ 



.-■»-■ 






( -' 



I , r 

• 1^' ı^'^-V^'v!. '-^* :" •■■■ '* 

• \- - ' r - ' î ' 






« 



t ( 



• ,1 









■ I •! I 









v**^-^^< 



_ 592 — 



î ** ■'/•-. "öl 



T 

'i 



r"-^*-\"*. '.■"'■■ 






- > ', / • 4.. »■' 






;-■*■/'/' 



. ■(- 










:1 



* ■ .' / 
- t - 

■i' 

■ i 



l-K 



*> 4b 



|.->^;i,-,^u»-.^c''''-^''* ■^''''■'' 



d. • I 







— 593 — 



X . . . -'Jtî 

*■»."'■ -' ' I 

■ - :.' . ^^»f.-."?'^ ^'^■.- .. v. V j ._• 4:, -._• f . i ! ? 

* h" ' i, ■* ■ ' . 



■' ?«- ■, V »/'■ , ^- .-- •. 



-/-. 



I ft,s * 



• --. î - ■- - ■' *■ 



* . I 



*j# '■ ^ m ' "^ Jl..- -1'" 



>* 



— ' . • 







ılsMSiîs«s«s«i«>^ji,i.'sjiK^ja^^*?*iîas''.si^siiK!;aî*?Â' 



Huşur Derüleri, C. JI — -JS 



— 594 






«Kî 



/ 4^ »,;■ . İ-. * ^ ' 



*• ■* ,•" o . 



t-ı- 



■j 












««tt^S 



•1 



595 



-■■•^!"-; V-Jis"!' -s '«,--•». 



V— 



- 1 



I ^ 



* 



k, 



■*!' 



t 



':,-•* . " 



. - fc • 



»; 



1 f ■■ , ■•! t 



■» . I . . 



i • - I. 



4 # - 



". >^ - 



' .: -», ■-- 



- I , 






^■' -. 



i 



'• 



' ' ■-■'-;. ,■.*•■,.'. ",,*".<w*iÂ4' 'j.'-v.'r \' ; . 



596 - 






1 










^U" .^*y^-* ^--'^•'"^" Q'-^'^^''^'"^'^45^--- ^ i' 



* i 1 



ı-V»' 



j\ S^^^l'JJ-'^-iym 



^^J<A 



.^*' 



1^. 






«. 



s*.' 






* « 



k--^ 



.i^^<^ 



,4.; 



*« 



■ % 



597 




— 598 










f«^^^:J^<^^ü#^i: 



Jrf s 



I .^VAi-'^^-^^^-^iT^^^'^ 




;Î^:a İ;>b'j.C?-.* ^9ıLvt 



* ; 



*S^ ■T' ^ 





y; 




,u^^î^|>^ıi^^'^ 



^-v*? 



-l,rw .^r:?^ ^^aj4ı bvi^^^^-^* 



„'»'*. 



ÎÖT^i 




'f*.-. 



"i^y'ı-''^ 



— 599 — 







l.,^i-%'^;.--^'-' 









î 



•i « 
'I ^"^ 






1 



Tj 



f * . 













J 1 



.4 



600 — 



< M 



,11 * 













rO' I 



' -' y* K. i i* ^ *' .'"?■' .^-*»«» v^ <w^U^'.J^^ J»" i 















, r: 



lri;% 



:>^^ 



^ i 



a'°^'İ.^ 4.t*».tl*'^^ /Ş-.if. 












* p -s İBSİ^ 






■^'''•fk^^ 



4 






s 



f- ^ 



A 



Ws-J'=''^ 



■ ^ 



3' 









,',^*,^. ^,^.1.- 4%./^^~\yy^^'^^^ 



%^'-A 






i -^ ? İfr 






ff. n 








, i" 



— 601 — 












, A., * 






.t 

- ^ 



J ^ 












. 'ı • 



■ . . . *i * ^? 



~ "- - ' ^' - 






İ4 1 
t 



S' 



- ■ ' h 

•■I 



<-. 



r.^ , ■- 



tf ,- .'-. '; . . ■ 



*h 



- .'* '- o:^ 



, "1 



- ^ I. J 

1 »• 



-■ * :. ! 



■ "»» 












602 







fr ' * '9t 

i '* ■ " ^^ - ' .. , ■>. ^■. 

ar, ' ı« •■ ^* • •* «■ s. ' ■* '' 

IVU- .' = .':■•'■ ■ ' ' '■^'■■'•^' -■'>•-, i". 

■ 1 ' ' ^' ■ - ■ " «M 

'■^ K U' . ' *-, ■ . ' '•; ■»¥ . .-■ ^' , s- * 

a *' "i ' ' ' "■ 






ffi *- *k- *»■ - ■ ;! 

■_ *. 



@ 



— 603 



jl^^t^^}Ji^lH 



i ■> 



J 



c:^*yti^cf^^ 






( « ö. f 



■^«:^* 'C^"^- 1..^^ j*> j ^^^c-^if ♦ ^/Vi- ^"^j 



'- ■^rr^-^^-VV'^*-^,-'!.--*^ 



İH-- 



wv 



r: 












j- *■ 



.^ 



..j 



!l. 



'v^^^;çV^j^>i:U^i, 



|#w j. ^v^nof:" ^"^ ^^ /" r^ ** H^--. j.. -f i ' s 



»* Wj 



^,-A' 



V' 



^ 



V 



F« 



'-.AV' 



/" 



^i^f/^i^iM-ÜJi 



t'i^^V^^^ 



S- * 



'd^uj^. 



d*'>^*^. 



-^- 604 



3) Tevbe Sûresi, 44/46 nci âyetler. 




lı rı r n i ı mniMM» . — fw Tinm ı rn ı 





'^Jf^.. 






ı.ıaA4miBtMWInuııw»-HrM 



a>J 



t*Bİ*l" 






'*;>" 



ı4?^| 



- -. CG5 







-■4 ^ıVÎ-UV'ı/hı ir 'v- 



— 606 — 






,*. *-' 1. 



*1 



,1 



• I 
1- •■ 



» *" ı« «* 



S- 



1 j • 



: İl*;: j - ^-^ ■. *■ . 









-■S t , - ■ ^ * t , - . . jjf 



>. : 






îO- 



I "-M *.-■■. I . » ■*'' 




İ^^^^^m;^V'>^?fr**^?^^•^■' ^^:^:^ 



— 607 









M — '•' J - •' ,'••> 



İi " î J- ' 



. A 






.'• 



*■ J- 



J ■ ■'• ^ * 



^-Jı 



4^. 



•^j \ H ' '.-■*?■ 






r- 



ju -'-'■'- ' ■ •"• ''-■-'^* ^- *.-■*■■ .. 






r 







luT' 'îi'Xlî*^"v'i ?ÎC," 



"v_ ÎJ:A-AV 



.tS4^h44«ât»4 h*%_w4^ ■ 



i.-* 



. f 



— 608 — 




609 




Huzur Dersleri, C. II — S9 



— 610 — 



Eç4li^^^vî^"^^^**-?i^.:''- ^" 



-^ı:■» 



<■ . - 



■* 1: -■ 



^•■ 



',J ^l 



. . ■'• .. ..- -- .- ¥ 

- . - - . ■ :^ ■ 









^ k 



s ■ i 1- /■ ■ ' » " • . ,A 

»= ' - ' ' ' " ■ c^ 

... î^ş. 



— 611 — 






r.y 



fl^ 






'- ■>. --■ - i' - v!« ' 



I ■• 



.. *- 



ri . 



Vl' 

■■'jt ■ 



Si; 



1, ■ \>-»*' 






'• t 



> - u- 






^.J--' ' * 



^ • ^ 



'-^■^.--'•*'^-' •■;- ss 



I , 






'f ■ 

r 

i 



■. 



"Is ' ' ■ 









i 

A- 

i; 



■ as". ■ * . -•. 




— 612 — 



t- * 




— 613 




-1 


t 


1 


i 


i 


I 


1 


; 


i 


J 


*i -' 




I' 




[(■ 


■ i 



•w U Pu rofl u *H ^ Jl ■ *n ^,^t,wı X^ıCn l'f Ni Hny »!' 1tv.*r^tfVIVr-ffrı 



V 






J14 



rt"" ,*. 



V- 



',i 



.'i 



T* 

-ı" 



:4î^;^^^î^İ^g3^?:^î'<:'r 



<> '-. 



I» 

-' t 



•A 



10 , .-• • ^-^ -J* , 



'i 



■n ^ , i' 



. . I- ' 1 lir ,» 






,-s 



, ^' ' ■ - ■■ /-» ,-.1-- rf - 



- e. 






I 

î '* 



1 • t' * * ' 



I ıf , 



■^ 



V ■ 






/• 
i 



•\V 



1, 



615 — 



' "Tf ,/^' ./" '*'-'-'-'-' ^ ^- ' 




■Ki 



-'■■Ss 



( • - - - • ^ 



- . -7 ^■' ' ■ - • 



— • '■ .'' "••-,! «J - * »■■ ■' -1.* « ,:<■ * >İ— "",* îj^ 

- * . . _ „ î f " 

^' ^.-^J^ V^it«w c---^'"' v*'«-^ "^ 






i.* \ «a 



«■ -'. 



K -;>'>'''bJj''*^'' ;.Vı-^'^,Ji! 



■■^^ 



,ı i 



Gİ6 



' * 




— 617 






,•., .■% 



?%. 






W^ ^4ftWsoWJ s.>. IT^ ..I* h ı, ft ,.,.b.r fUr >>->... — . <. .ı ,h^m . ^v r^^^^>^y^affv TeWHO^ 



^"^ *« S^^^JT"i*Mi.tUi 



, 1 . 










618 




619 — 



r..ı^^i^^^ 




V'VJS.-İ 



lJlı« 



I 



I 



*S' 



5f-«' 



-■«■• 'A .i *. 



* İ.1 



\-. 



■>"■ -F j*^ J >■ 'S' iryJ^ jy->Vi/, 



.\^ 



>\\ 



%î< 






t > ı . 



J «J * -AjS^ 



• -. I 



'^ 



«•f 



— 620 




_ ;t 



-*■''' ,* . ' ' *• * 

■■'.'■ . • ' ' 4 

■ i* < -.-■ *■■ 

*t . >- . «r ilfi .w' 4.'^^^ »■ -r- > ı^-^îj r' 1 "^C 

■1 ' 



^1 










1 J' 



621 




İt* 



622 — 



'M- - * 






Lt ■■'.'*"■! 



■Jj -.u^.^•;Jfıi\ - 






... - * < . - - /.^ 

ffi^ ■ - ^ -^ 

^ '-'iw.^ "r;::' -^-'j * - t^ " w.'' '•^ '" ^-^^- - ' "■:■''■ 'i>İ 

'M- ** ■ .'j ' ^ -«' ^ ^ v^ '•*■, -i* jj j ^ ...jtsf- * ■ 



v.::'4.'0" , 









-■^ 



rf"*" .1 I' 



»-' 



« ' 






^^^■i&*?îv;i^;g!î^?^ 



62- 



o 






'^ i 



Sâî 



. ^ . 



•^ s 






'gf '- - 






u»* 






.■^ •- 



«5'>trıfft 



^ *-.? 



j^' 



^i^ 



••«köf 



^. 



j* -> ie* 



•^j**V 






!i * 



^•^V 



* A.İ' 



-.^ 



« tf 



.:^^ V^-,J'S>0^->l5 *-%«--' Jf*, 



.<rı 



T* V* 



^ Vtwf«-^ 



u^. 



,-S>t 



■y^. 



£* 



■■ff- 



ri?*;.' 



^U^-;^ 



^.Jl] 



:s' 



r-A 



rf*f , 



,>a^JJ^' 



^41^; 



# . t 



5 /.-^r-*^. 



u 






*-i *. t 



«■^ 



^7ı'»f^! 



U- 



*ı'r' 



1f, ^ 

«■^ ■5,(1» 



^b^ 



4* 



^^l> 



Mj-I 



'y 



■S>5 ^ ' 



>» i.\ '1. * 



**» 4 



S" a, "ft I* 



^^ 



»*^**.f 



«»«<^ 



u_^r 



.-*- 



,i.l 



«-e 



^' 



624 




^tAmtum^/tKmijtA in. '^ 



— 625 




Husm D^-sl&)X O. II — Vj 



- 626 




m 






"*"' ^ & 






\ t 













627 — 



3) Esifal Sûresij 72 nci âyet. 



■. I. 



■ - Vfe 



w. 



-: * f ■ -^ -i • 

;-■, i'.-'-V ■ • ■-,-.'*.■ 
j.. - ; I - 



^ II ^ 



m. f. <.. 

lıJ'ıi I 



.İ^ 


— - 


1 % 




5^" 


^* 


i? 


•f. 


^;. 


"i/: -'- 


fır 


■ ah 


v1 


i-;- 


ıVı 


■ 


1 





-*' r- 



hfl «j «n 



\ ■ 



- >* ?■ 



* i 



' I 



i- -r 



/V. 






;■* .'.i.- 
■t 



• - - 



■^-ı - . 



~J^. 






■*■ rt ' , - -■ 






A 






I 

•e 









— 628 



-'V^' 







— 629 — 



•tr . 



,' /."■"'-*»*■* ■■' ""^ 



, .V 



* .. - 



- . -■•' < 



«.J-" ■■ 



' - ; y -^ 



.'3 















» 



İl ' 

/« I 
,c 

-^ 

t 



o/*-*, ^.'Z' ' *"-'^-''"" ^^rt 



Vl 



' o , . ^- j »-.rf •' /,,-;j xj V 



c . , «1 ..■*» î 



• .^- î . - ,7 ^./ 








630 — 



- ^ 



aî;saasmTj-*=«J'«*^'=: 



ııva 'Gy .î^J^- ' * ^'^ ^/' ■ 'vr ı ^ c ' V 



■î^' ^-Ji j^o ı^\j ' ^\J!*iîfcî ^ ■^^' ¥>^;- ' >■ U ' i- vsî^ ' : A.« 






' ' -. #.k^ .f ^Hİ 









>!"* 



:A> 






^.■* -f 






:^. 






-,.,11. j. >* 1 -1 , ^ 



'•■¥;-' 



j i 



1^ ■' - 



,^ 



>^^. ^ ^«.*—*.^ iUsSi»— *-"'•— *"" 7""=" "".■"'' 



,1 

'1,1 



4i; 



ijsr 






63i — 












'4 






•/^- 



■1 1- 



.*--'' . 






-■ . - I' 



A ; ~. 



>' 



a.- 



f -■■• 



V 



■1 *< 



1 • - 


L 


E 


* 1 


^->- 


'm 


^" ->» 


' ' . 


M 






K^ 



«?■ 




•-^ 




-». 


■>rv* 


^- 


4*^^ 


-js*- 


■^(^ -■, 


■ V 


I 


^ ff 


i 


'V 


■>.*■= 

/-■«("-**: 


&'\ 


*- î 


î^- 


^îfsİ» 


■■^ 


^*->. - 



:: .:. « 



« - ' 1 






■>■■ 



,^- . .1 - '«, " * / -■' '-■' •*' ■ ^..'— ffifi. 



,*• 



:„,^.^ *- »■--'^- ■•- ;^» ' 1 •^^.-z 











— 632 — 




— 633 — 




•>' 



'i : 



ir '* 

4H d\ 






' .^.JS'» »J 1'" *" ■*»/ 









■ * . „»'■*> ■'. 



. " «^ , 



?■-/'-- îA^g^rlgg 



r..ı^!J^ *■ 






- 634- 



'*^^ir^i^' 



-'^^sm=s'?^ı-^im 



■_*C: 



■vt 



^ f ' _• - « iiı. i JV 



's--' ' .; . -■:* 



,.> • ■ 



of - - . 




1 



■• l 



3; 



- \ 

ar 



f- - * 



■ - ^ ,^i.- \ . '* ' 



'. ■ » 



- ^ 



.-• "' - 



. J '- . ' '. 



■.*•.*, 



^ -r' -. '. -"' 



.. ■ ■ ■ * , - . 















-, -^ - ./.^ ^ 



-A- 



-.li 



-■."v 



G35 



.-» >nM«M*K-C' r.nffiK#j 



.* 



\^ W- *:■* '•* ■■ <a' " '*-"*'*«' L- ^ ' Zjiİ t"* * ft 






*>_ 






■ >-^*...- 



*.-ı : - 



v 












■Mİ" ■ Süt' 



,* 



■«-^ 



'i >i 












im-» 



^ 



., J- 






k.^- 



,.^» - 



t.-» 

T»-' *» i'tr. 

s^ ■ - . -' '^^ - ,' ^ 




>■ 



636 



_V " ~ ■■ ■ ■*■■- 



■•■■* 

i: 

V*» 



, . " - 



t» - 



t. 4 ' ' 



{. . 



t 






* j 



^.ç. 
'■«' 



- • »\.-A 



^■^^ 



«^ - 



'■/' 









. J k ■« 



İJî ." 1,* ■ ■» î'^r ^ C -L.'iJ-: *V.\;v- j;.,j,"-* JK 
V'" *§ 

'^ - ' . ■"'-■;■■.- •'•=>fM 




1 ftv 



G37 




'^j^.^j.J^^S^jt-^:^'-^'-^'^^'^ -^- %y. 



















*' -"-^':j^c^'^'"--'*^." 






^%.f 









3Î ^^-ü^^d^'li^.K-v^^ i:==.^i' A-^' 









rî 








— 638 



.»-s .s 



*■ ,---*.- 



's: 






y 



j' 



■ 1 

-'i 

S' 



' .. 



■ b J 



*-... 



v^ 



■ 1 
.*■ 

V 



i -. 



■■ fr^,- « 



* * r 

II 



^; 






— 639 



^ 






■ı*' 






, j 



,,r . 



■ *^.- -v,.- 



■ i" 






«' 



■^ 4 ' « k ^ I 



■< 



- -fl 



'- 't* 



\^ 



,11 tf * 









* «'•• .'' . H- 



1 

-■Y 



' ,' ' ! ■ « ■' .. - -.--* j ,1. .: * " , j , 






1 _ 



I, 



.- ^ *.'■ 



-J.VU*- 
























640" 




641 




:^ 






m. 



Huzut Dersleri G. U — l^i 



— 642 — 



."-^.^a, 













™t* 






t*^ 



î i 



M^)kj:ji *K^?-*A^,i./ 



.1 -. -.i-i ^\* 



*«^'-'' « '*«-*' 






-1 



:;i * ^ 



,je,A 7 






643 



I ^ U ıifiD jyy^ 



S^^^SS.: 









'* . -^^ ,. 






»-^ 









" *■: 



v£' . •:. 



■'^ ' ' ' Sis 

*•■ " *v- *■ ■^ ^' -1 .Fas» 



.^, -* 



İSI 



: .-''^/(^^' ^'^>^' ^J^"J ^\s "" '*r .^ *^^ *3'-a-'^ ^■ 

^; -v'. '. ^^- IHI 



■'*'^ 



I. Mukarrlr Tikveglî Yusuf Zîyaeddîn Efendinin 
Huzur Dersi Takrirleri. 

(İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkge Yazmalar, No. 7333.) 
1 ) A'raf Sûresi, 152/153 üncü âyetler. 







645 — 



ONÜÇÜNCÜ KISIM 

HIÎZUK DEKSLEEÎ MUKAF.KİE YE MUHATAPLARININ 
ÎCASETNAMELEHİNDEN ÖKNEKLEK 



Bu kısımda, Mukarrir Eğinli İbrahim Halîkı Efendinin, talebesi 
Muhatap Eğinli Hafız Muhammed Hulusi Efendiye verdiği icazetname, 
Mukarrir Şeyh Huiûsi Efendizade Abdüllicadir Raşit Efendinin, hocası 
Esseyyit Hafız Muhammed Vasfi Efendiden aldığı icazetname, Mukarrir 
Çargambah Ahmed Hamdi Efendinin, talebesi Esseyyit Hocazade Hasan 
Efendiye verdiği icazetname, Muhatap Erzincanlı Üveys Vefa Efendinin, 
hocası İstanbul! Esseyyit Muhammed Atıf Efendiden aldığı icazetname 
ve Muhatap Tavash Hafız Hasan Efendinin icazetnamesi gibi Huzur Ders- 
leri mukarrir ve muhataplarının icazetnamelerinden elde edilebilenlerin 
fotokopileri, örnek olarak aynen dercolunmuştur. 

Darüihilâfetülaliyye Medreselerinin tegekkülüne tekaddüm ■ eden tarih 
lerde «Sebilürreşat» dergisinin 25 Ceraaziyelahar 1332, S Mayıs 1330 Per 
şembe günlü nüshasında (cilt 12) intişar eden İstanbul cami ve medre 
selerinde ders gören, medresede bir hücrede yagıyan talebenin meşakkatli 
hayatını tasvir eden, icazetnamelerin mahiyyetini ve verilmesi merasimini 
anlatan «Talebelik âleminde: icazetname Cem'iyj'-etis- adlı makale için 
yukarıda sah. 222/224, not 157 ye bakınız. 



DİKKAT: Ampca metinlerin fotokopilerinden meydana gelen bu 
kısım^ aşağıda sah, 760 tan bağlanarak bu sahifeye doğru 
okunacaktır. 



~ 646 




647 




648 — 



-Sr^ ^ 4 ^. ^ 



.■i i 

! : 




649 



tır^w^ -a.-*.*-:^ ■• j3cafeag£3eaafc« m rf ı a ay ıı ' jj;. 




r-.=-.;S3rt=as 






'.::.* jj^^^V.» ^> Ol 



■ I 



\ ' 



I , 



>î^* 5"»,.-?" ^^f ' --a- w-J ws 













650 



t-sâ,^ 



K^yjJf^J.jl\^^ L? -^-A^"5^_^jj.iL^^*M 



■îî 









>^^) 



/!-<?! 






t^V^ ^1)^ ^,yw^J i^, i ^J)^, M;^.;^ -^ 



.^ 



<^'C:i^jy^y^^^ \k 'wii> 






M* 






h^^" 



1 . > 



'^^-^-^^-^^-^^îy^ll^jjg: r 






■ W 



4 .M ' *■ ! '^ 






'5.' 



UK4Uı^aP-|U 



651 — 




652 




~ 653 



'3MS»^a^-"flt-» ■- -•- .11 1 iV*'«. ■ p-*^*!— t:-^- irt^ '■2.--d!.*Tr "î-TTiJ», 






1-= ^ 



i'* 










.\ 









^1 ^, 



ı^-^ 



"EB™ - " ■*!!!I"JKr««2İB 



654 



-r-tint"^ i,a.^,^4,»ip«iW"eıJ^™x*^W**— *™***V^-*"'-"^^ 



1 ^' X " ^\\- 



.^ 






u 



'Cî^a-^'^^Y^*^ 



tU^AUfe^k*^l^y.-«^\\i^i|^'^-' 



^ >^%\xA\^j^ -^■'^'^U'^'^f p! ; ı^i 



■.rf» 






4^ 



' •^i;*«4/^-'^:>'cl^^-i'^^^^İ. 



=^i 






*% -* 



^.' 



Si. si 









.-^ ^- j I s^'j^J % V' W '-^\y^^* 'Cf',^ K 



. 'L 



ils» 



-Jf' 



v-- 



— 655 



i». 'ı . -n, ^ 



r-rm ,^v«: -^ 






^j^,:Hf ıp^:---- ;f-öl>i»aj>a^< 







656 — 




>^.v\ 



>.z^ 



— 657 






,. ; -'^'--"•V^}v-^- ^-^^^^^İ 




3W[ 



' ^ ^ ■ 1' 

. ■ V *- ' ' : î 

■ I- ^ - f^ 

■ 1 . - ■ ^ Um. ' 

'■-..■ . tr 



»w 



- •** < J «i j^-V - > 



■-.^ 



J-.^" 



V^'^- 'Am 






' i ■ •.- .*"- ■ •'■ - - 'M 

----'•■_.■■ 1 1 .- 1 - ■ , . ' }^'9 

j ^- , 'r-1 



:-^> 



H-wswr J5e?"sîerî C. // — //^ 



— 65S 



i 






^ ^ .* 






:^J. 






^i W- ^ ,^ Jj i>* *^ --'^J '/^Z -^^ J/*?^' 



. ■ * 













-'■^V-^,-\^^3^'J.*y''---J''>.'^^f^"^^-^^'^:^^^^^^^ V %= 



L.^-^ -^'.î ■>. ,\ *S^:^ :.•■,=.„"..„ ..^%>'» .>Ş^.* -*.^ - -? .- 




"O: : ' X 



4- 



...... rt .1 



— 659 



1^ 










f ^ I 









îr 



î*' ■-L •■••,- . ..... ,. * 

fi.- 'iJ* "■-— L». «Mfv^.l (L.-< ' ." I ft * ; , a.' ' VT£- . .a'j' Î^ 

B& ^''' 'I. ■ ' ' - ' ' * I I . i . ' ■ 'dP 






— 660 — 
V. Muhatap TavasU Haîız Hasan Efendinin icazetnamesi [19*:] 




H - 



■i y.!;.-AîiSÎE --•'''- ■>-"-= -■>.*•" -i-'^^İŞîl. 



. .^j - - .... 



'^I- 



-» '. 



-:-'-y^Kir- fj •■ 



»■■■?'_«?_■'." ı"^,**,-- -^ 



I " 



•J , V»fc" 



'4.\. ■ . ■■: . .. . -A 



V"* * " _ I 







[137] .Oğlu sayın Süûeddln özgümüs'ten slmmıgtır. 



661 



' '. , ' ' '•■ • ? - ■ 









/ -ir _-- 















^■- ' •*' s / "'-^.^ r 






■^ -K-^-N 



V 



'. r* i • / - — 



.- 1 



V 
I 



662 



' f 




3 

■u 

t ■! • 






.A 



. t 






jj> -^ 



^ ^ 'il 







A3i:y2^ -^1 



?*;?î^ 



663 



7 ■Mdöj-lftV «t-tlb* rrtn^H-rfn-. 




664 




665 — 



! * 



t 

i '^ ^- İt—J 



ı I * 

; i| 



' s- 



■ ^ j 

1- 






^ıf! 









t 



. ^ 













J^i 



666 



_ ■ V ■ ■ ' ' * ' ^||| 



'! 








^ j^lA^^^^^i^ ^^ '^ ^-^ .*^^^-:^ 



^ 



- * ^ ■ ; 







1 '.t 










V*. 




::. ::^rf: 



^^i'^^^ci-"-*"' "' ' î™.r^^l 



"^.^ 



i 1 

• i 

} 



— 667 




668 — 




669 



y l H ' " " llFlr 4 




■ / İL ' '' 



''- i^^u^ı 









' * 



* "% i 



^b^j'} 





■,M 



« t^ 



^C",. 







4ÎW- Jİs^ f'k ^ \J* 4-^ : 





Vi,' 







^ 



";""jjj"| ^ '?; ' "*-'i*-™h-tf^-=tn^i(ÇT^p^B 



^fftu 



670 



ırs:r;;-rrT,Stt 



-■^ 












ir 



^A.. ......... r^A^^^j^j^ır 







i?' » """i İİ1İ 







i- 
















.U^ ^J^^^ ■> İit/J^j t ^ 



\rL' 




^xf A^ $ s^^^:^, i 



İJuAi\>^ 




A, . 



\Û0^ 



|1 
li ■-. 



!r.,i?tSSX , 




— 67İ 




672 — 




— 673 




[t 






ir- 



■C*w «ö A 



.r^ 



."^ 



1\ 



*âsj ^Ç^ii^^t) • ^A^ ^^; .'S"4i^ ti ■ 






1^ 



•I 









■tK^y^biva^^ı 






■I !■ 
■fi-- 

= ?■- 



•sı ■ 



^ıl u. 



^: 



v^ ■ 



A\ 



\.^ 



'^J^ f J/- v-S''^^ -^^-^iSAi .^J^^.'-\s.g'- 



Ö^^K/Vt^J-f 







t^J ■' 



' -^.. 



. :■ * >. «: V 



t)'Ay#. H!-^;^''^■ 




.■"^^ 






i 

*« ■■ 

ir 










^v.mt B&rsleri O. 11 



4^^ 



— 674 




. 'K>\^'''Myt -^^-i^ûj ÂJi-J^'''i^^^ ti 

■ !/ ^ . . ■ ■< ^ vl 



!1W 






'\\ 



'i i 



J i]i^Ji^*v^^- ö*^^''.-^u^-w;>' 



^ \\^ ^ -\\ 



! > 






I 



^}\^i^-M^^*^^tc^b :)İil. I, 




!^^j^ H Sj^^iiM^^ ^ ^ i: 



^-7. 



-^^$: 







s-as?**'**.- 



î\ 



■ _. _»-V ı.k.. d 



675 








-*'^^^3 






tu 



- 1 *. 



m^h\J^'^'h%S' 4>fb -^D*^; 



>*İM»^Jrf-#^ w -. ^*. -^ * Jk .^^ı-*.^ - ■ J[-H>. t»l:* - <Bt ı «..4<4^ ■'-.«««''^T^t'Uf.'-^ 9 



676 






. Ji 



i* ' * , t ' , ' • f sı 

Wu*-^"i:'- ■' ■^■--''^■>.V -'. - '■■'■-...1?* 

T '*'■ .i* 

' k . ^ 



A:. . 



i" . ■ -* 

•! ' ^ .'. * ' ;. S'ii 

a ■ ■•* 



^»hP*öt ,•■*«-■ 



-.-.'I 



.'/, 



1 ■**. fc ■■■• * 



677 — 







t; ' 



t , 




67S 





679 




680 — 







681 




Llt m *^;j* q MrfWfJ/,A^44Vq< ^^ 1 4V^U 



jr^^J4V.jv»j«vnTiı«x4qi ■■/■ ^U^ ^ 4J'4LA44frA: * aİ"\ ■"* -f"*™" 



6S2 




683 




6&4