(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "302_Osmanlilarda.Lalalik"

osmonlilordo LllLnLIK miiessesesi 



Yrd. Dog. Dr. Kenan Ziya TA§ 





HflRDeieN KlTflB€Vi 



osmanlilarda 

LRLnUK 

muessesesi 



osmanlilarclQ 

LRLfiUK 

muessesesi 



Vrd. Doq. Dr. Henon Ziya TR§ 



HflRD€L€N HiTFIBGVi 



© HflRDeL€N KiTflB€Vi 
VflVIN NO : 9 



OSMflNLILflRDfl LRLflUK MO€SSeS€Si 



Baski : Tugra OPset 



KflRDeieN KiTflBevi 

KULTUR SiT€Si ZGMlN KRT NO: 1 
I5PRRTR Tel-Faks : 0246-21 8 86 06 



iglNDEKiLER 

ONSOZ 1 

KISALTMALAR 2 

GiRi§ 3 

A-TURKLERDE LALALIGIN (ATABEYLIK) MEN§Ei VE MURADlFLERJ 3 

1-Ici ve agabeg 4 

2-At ve ati 5 

3-Yabgu 5 

4-Kurtga 6 

5-Ata 6 

6-Atalik 6 

7-Atakulu 8 

B-§EHZADELERiN EGiTlMJNDE DiGER GOREVLiLER 8 
1-Padi§ah Hocasi (Muallim-i Sultani, Hace-i SultanT, Hunkar Hocasi) 8 

2-§ehzade hocasi 9 

3-Musahibiler 10 

4-Nedimler 11 

5-Daye 11 

6-Sahib ve hace 12 

7- VasT, mtirebbi, kethuda, naib, muallim 13 

I.BOLUM : 

OSMANLILARDAN ONCEKJ TURK BEYLiKLERiNDE 

ATABEYLiK (LALALIK) 15 

1-Atabeylik1n Ortaya Qiki§i ve Eski Turklerde Atabeylik 15 

2-Buyuk Selguklularda Ata beylik 16 

3-Anadoiu Selguklulannda Atabeylik 17 

4-Atabey Devletlerinin Ortaya Qrki§i 19 

5-Kirmen Selguklulannda Atabeylik 21 

6-Eyyubilerde Atabeylik 21 

7-ilhanlilarda ve Celayiriilerde Atabeylik 22 

8-Harzem§ahlarda Atabeylik 22 

9-Timurluiarda Atabeylik 22 

1 0-Karakoyunlu ve Akkoyunlularda Atabeylik 23 

1 1 -Memluklarda Atabeylik 24 

1 2-SafevTlerde Atabeylik 24 

13-Hiristiyan Devletlerde Atabey Onvaninin Tesiri 25 

11. BOLUM : 

OSMANLILARDA LALALIK 27 

A-LALALIGIN JHDASI VE VASIFLARI 28 

1-LaIalarin men§e-i ve gorev suresi 33 

2-Lalalarm vazifeleri ve yetkileri : 37 



iQiNDEKiLER 



3-Lalalann Protokoldeki Yeri, Elkabi ve Gelirleri 40 

B-LALA TABiRiNiN KULLANIMI 46 

1 -Lata ve Atabey Tabirleri 46 
2-Kullan!§taki Birbirleriyle irtibat Bakimindan Lala, Vezir, Pa§a 

ve Defterdar Tabirleri 53 
m, BOLUM: 

SALTANAT VE LALALIK 57 

A-SALTANATIN JNTiKALi 57 

1 -Veraset ve Veiiahdl ik 57 

2-HakiiTtiyet Anlayi§i ve Karde§ Katli 62 

3-Karde§ Katli Uygulamasinm Sonu 65 

4-§ehzade Jsyanlarinda Lalalann RoliJ 65 

B-§EHZADE SANCAKLARI : 78 

1-§ehzadelerin Sancaga Qiki?lari 83 

2-§ehzadelerin idarl Faaliyetleri 87 

a-§ehzade Divanlan 89 

3-§ehzadelerin askerl faaliyetleri 91 

a-Mustakil faaliyetleri 91 

b-§ehzadelerin kol kumandanliklan veya muhafizhklari 92 

4-Sancak Listeleri 94 

a- Padi§ah focukiarinm sancaklan 94 

b-§ehzade gocuklarinin sancaklan 98 

IV. BOLUM : LALALAR 103 

A-PADi§AH OLAN §EHZADELERiN LALALARI 103 

B-BABASI PADi§AH OLAN §EHZADELER VE LALALARI 119 

SONUg : §EHZADELERiN SANCAGA QIKMA USULUNUN 

KALDIRILMASl VE LALALIGIN TARlHi FONKSJYONUNU 

KAYBETMESi 133 

BiBLiYOGRAFYA 141 

EKLER 154 



ONSOZ 



Osmanti Devleti, kendisinden onceki Turk ve islam devletlerinden 
aldigi ve muasin olan diger devletlerde de bulunan §ehzadelerin 
yeti§tirilmesine dair sistemi, kendisine mahsus orjinal bir tarzda 
uygulami§tir. Bu tarz musbet ve menfi yonleriyle Osmanli Devletinin 
buyuyup geli§mesinde dolayisi ile siyasT omrunde roi oynanni§tir. 

UmumT manada lalalik muessesesi dedigimiz §ehzadelerin 
yeti§tirilmesi ile me§gul olma i§i; ortaya giki§i geli§imi, bozulmasi ve 
buna bagli olarak devlet hayatina etkilerinin incelenmesi ve uzerinde 
du§unu!mesi gereken bir konudur. Bu bakimdan tarihT perspektif ile bu 
muessesenin i§leyi§i ve tarihi seyir i<jinde takip ettigi geil§me ve 
degi§me gizgisi ve nihayet bu durumun, ait oldugu devlet uzerindeki 
olumlu ya da oiumsuz etkilerinin neler oldugu ortaya konulmaya 
q;ali§imi§tir. 

Osmanhlarda lalalik konusu i§lenirken oncelikle hal-i hazirdaki 
bitgiler belli bir tasnife tabi tutu1mu§tur. Daha sonra bu tasniften yola 
9ikarak tesbit ve degerlendirmeler yapilmi§tir. 

Hazirlanan bu 5ali§manin pek 50k sebebe bagli olarak ortaya 
gikan eksiklikler ve hatalarindan dolayi §imdiden okuyuculardan af 
diliyor ve onlann ho§gorulerine siginiyorum. Kitabin hazirlani§i 
sirasinda ortaya gikan pek gok sikintinm giderilmesinde bana maddi- 
manevi buyuk destek olan e§im ve gocuklanma §ukran borgluyum. 

Kenan Ziya TA§ 



HeNRNZiVFl TFi^ 



KISALTMALAR 



b. : bin 

bk. : bakiniz 

BOA : Ba§bakanli Osmanli Ar§ivi 

DiA : Turkiye Diyanet Vakfi Islam Ansiklopedisi 

C. : Cilt 

Qev. : Qeviren, tercume eden 

Haz. : Hazirlayan(iar), ne§reden(ler) 

!A : islam Ansiklopedisi 

KK : Kami! Kepeci tasnifi 

s. : Sayfa 

SO : Sicilli-i OsmanT 

TA : Turk Ansiklopedisi 

TSMA : Topkapi Sarayi Muzesi Ar§ivi 

ty : tarih yok 

vd. : ve devami 



os/mNUifiRDR mmuH 



GiRi§ 



A-TURKLERDE LALALIGIN (ATABEYLJK) MEN§Ei VE 

MURADiFLERi 



Haklannda bilinenlerin gogaldigi devirlerden itibaren her iki tabir 
de birbirinin yerine kullanilmiftir. Bunlardan atabey (atabeg-atabek) 
Turkge, lala ise Farsga bir kelimedir. Bu tabirlerin dil bakimmdan 
etimolojisi elbetteki muhimdir. Tabiyatiyla bu vazife dil-bilimciiere 
du§mektedir. Burada kelimeler hakkinda yapi ve aniam itibariyle kismi 
izahat verilecektir. Tabirlerin gerek asIT mana gerekse buna bagh 
olarak zaman igindeki aldigi veye degi§tigi fonksiyon ve muessesevT 
manadaki kullanili§i ise bu 9ali§manin ana unsuru olmak bakimmdan 
farkli ba§liklarla aniatilacaktir. Lala kelimesi sozluklerde Farsga bir 
kelime olarak gosteriliyor. Ancak kelimenin etimolojisine dair herhangi 
bir bilgi §imdilik_bulunmamaktadir. KeJimenin aniami da kul.-koie olarak 
veriliyor.^ AzerT lehgesinde, lala sozu, "leie" §eklinde teiaffuz edilip 
yazilmi§tir.^ Tarihi seyir iginde gogu zaman lala lie ayni aniamda ve 
onun yerine kulianilan atabey kelimesi ise terim olarak anlami, sultan 
veya padi§ah, daha umumT manada hukumdar tarafindan bir eyaletin 
veya sancagin valiligine tayin edilen bir §ehzadenin, devlet idaresindeki 
iflerde yeti§mesini saglamak uzere onunia beraber murebbi olarak 
gonderilen ki§idir. Ileride goreoegimiz gibi bazi TQrk devletlerinde 
vezirlerden daha buyuk bir paye olarak kulianilan bu bile§ik soz 



^Muallim Naci, Lijgat-i Naci, s.650 



I.Parmaksizoglu, "Lala", TA, C.XXil, s.456; LeIe §eklinde kuitaniii§inin 
yayginiigi hakkinda (19.-20.yuzy!i) bk. E.Arslan, Qiidirli A§ik §en!ik, Diyarbakir, 1992, s. 
291 vd. 



4 HeNaNZ'm m^ 



(atabey, bey-baba) tarihgiler tarafindan Arapga bir lugat gibi 
kullanilmi§tir. (Atabekan, atabekiyye gibi).^ 

Atabeylerin veya lalalann istihdaminda husuie gelen degi§iklikler 
ve farkliliklar ilerideki bolQmlerde teferruati ile anlatilacaktir. Ancak lala 
veya atabey kelimesi gerek muessesevi fonksiyonu bakimindan 
gerekse kelimenin asll anlami bakimindan pek ?ok ayni turde ba§ka 
sozler yerine ikame edilmi§ veya bu sbzler onun yerine veyahut 
beraber kullanilmi^tir. Vine manayi tamamlamak bakimindan bu 
sozlerin beraber kullanildigi da olmu§tur. §imdi bu sozieri sirasiyla ve 
konuya, eldeki malzeme nisbetinde, agiklik getirmeye gali§arak 
verelim: 



1- ici ve agabeg: 

ici: Agagbey, buyuk erkek karde§,'^ Ici, Mogolca'da sahip, malik 
aniamina gelen icen ile ortak koktendir, Fakat burada agabey atabey 
yerine, efendi atabey aniamina gelmektedir.^ Selguklu sultanlan 
vezirlerine ici §eklinde hitab ederlerdi. IV.Kili? Arslan, Pervane 
Muinuddin'e ici §eklinde hitap etmi§tir.^ ici unvanin kullanimi ite ilgiii 
olarak Sel9uklu sultani Arslan §ah'in muttefiki clan Ahlat§ah hakimi 
Sokmen'e itibar ettigini ve ona ici (agabey) dedigini biiiyoruz. Turkge'de 
agabey manasina gelen ici hitabt, butun ortagaglar boyunca Turkler 
tarafindan kullanilmi§tir. Bunun yerine Turkge olan aga kelimesi Mogol 
devrinde kullanilmaya ba§lanmi§t[rki, Uygurlar vasitasi ile bu kelimenin 
Mogolca'ya gegtigini goriiyoruz/ Ici kelimesinin atabeg kelimesi ile 
birlikte kullanilmasi Atabeglere yazilan mektuplarda Ici Atabeg 



^A.§eref, (Haz. Enver Koray), Tarih Musahabeleri, Ankara, 1985, s.206-207 

"^A.Caferogiu, Eski Uygur Turkgesi Sozlugu, Istanbul, 1963, s.88; H.N.Orkun. 
Eski Turk Yazitlan, Ankara, 1987, 

^OTuran, Turkiye Seipukluian-Resmi Vesikalar. Ankara, 1988, s.17, n.50 

^A.Taneri, Osmanli Imparatorlugu'nun Kurulu§ Doneminde Vezirazamlik (1299- 
1453), Ankara, 1974, s.23-24 

^O.Turan, Dogu Anadolu Turk Devletleri Tarihl, Istanbul, 1973, s.14 



OSMRNULRRDR LffU=iLIH 



§eklindeki hitab tarzinda kar§imiza gikmaktadir. AksarayFdeki kayda 
nazaran ise bu kelimenin agabeg yerine kullanildigmi goruyoruz.^ 



2- At ve ati: 



Bu kelimelerin lugatlerde kar§iligi §u §ekildedir: 
At: ad, unvan 
Ati: yegen^ 



Orhun Kitabeleri'nin muharriri olarak adi ge?en Yollug Tigin'in 
kendi kendisine verdigi "Ku! Tigin'in Atisi" lakabinin atabey manasina 
getdigi ispata 5ali§ilmi§tir.^° 

Bu tabirlerle ilgili olarak Ziya Gokalp §u agiklamalan yapmaktadir: 
"Her fell boy dahilinde kendisinden buyuk olan butun erkekiere ici, 
kendisiyle ya§it olan erkekiere de ati ismini verirdi. Bu keiimeler daha 
sonralan bir takim tahavullere ugradi. Oguzlar ici yerine aga'yi ikame 
ettiler. Ati kelimesi de ata §eklini alarak ba§ka manalara delalet etti.^^ 



3- Yabgu: 

Orta Asya devletlerinde bir unvan olan ve hiyarar§ik olarak 
hemen kagan'in altinda yer aldigini gordugumuz yabgunun konumuz 
lie ilgili anlamda §u hadisede kar^imiza gikiyor: Yuegiler tarafindan 
oldurulen Wusun kralinin kuguk oglunu Pu-chiu Yabgu kollannin 



OTuran, Resmi Vesikalar, s.173-174 

^.Tekin, Orhun Yazitlan, Ankara, 1988, s.121 

^°M.F.Koprulu, "Ata", lA, C.I. s.713 

^""Z-Gokalp, Turk^ulugun Esaslari,(Haz: Mehmet Kapian), Istanbul, 1976. s.153- 
154 



H€NRNZiVRTR$ 



arasma alarak ka^inyor. Eski Qin notlarina gore bu yabgu sut anne gibi 
gocugun yeti§mesine yardim eden egitici bir babaliktir. 



4- Kurtga: 



Tecrubeli ihtiyar manasina gelen kurtga tabiri muhtemelen eski 
Turklerde atabeg veya lala'yi ifade etmek uzere ayni aniamda 
kullaniliyordu.^^ 



5- Ata: 



XII.Yuzyildan itibaren Orta Asya'da Turk mutasawifiari arasinda 
"§eyh", "pir" ve "halife" manasmda kullanilan kelime, "terbiye eden 
edep ogreten, yol gosteren; kendisine baglanilanlari kayiran ve 
koruyan §eyh" aniamina da gelmektedir. Turkler eskiden dim bir 
kutsiyet de izafe ettikleri menkibevT §ahsiyetlere, dervi§lere §eyhlere, 
ululara ve toplum i?inde saygi kazanmi§ ya§li kimselere "ata" veya 
"bab" (baba) unvanini verirlerdi. Korkut Ata, Irkii Ata, Sahib Ata gibi 
§ahislar Turk dunyasinda bu unvani almi§ unlij ki§ilerdir. Oguzlar da 
dedelerine Oguz Atalar diyorlardi. Hekim igin "ata-sagun" tabiri 
kullani[mi§tir. Terbiye ediciiik vasfi tebaruz ettirilerek ecdadin 9e§itli 
tecrubeler sonunda varmi§ olduklan hukumleri ogut ve orneklemeler 
yoluyla halka aktaran anonim nitelikteki ozlu sozlerine "atasozu" 
denildigi aynca hatirlanmalidir.^'^ 



6-Atalik: 



^^B.Ogei, Buyuk Hun imparatorlugu Tarihi, Ankara, 1981, C.I, s.497 
^^B.Ogel. Turk Kuiturunun Ge!i§me Qaglari, Ankara, 1979, s.193. 
^"•c.AIptekin, "Ata", DiA, CIV, s.32-33. 



OSMRNULRRDR LRmUH 



Atalik kelimesinin §ekil ve mana itibariyle zikredilen konu ile en 
bariz irtibat kurulabilen bin kelime oldugu gorulmektedir. Sozluklerde ug 
aniami verilmektedir:^^ 

1-Peder yerini tutan, pederlik eden 

2-Lala, murebbi 

3-Turkistan'da vuzeraya verilen unvan 

4-Atabey, vasT, devlet naibi^® 

Turkistan'da buyuk bir vezirlik rutbesi olan atalik, halkin istegini 
padi§aha arzeden ve yapilacak §eyleri dinleyerek yerine getiren tibki bir 
babalik gibi §efkat dolu olarak halkin durumundan haberdar olmaya 
memur ve padi§ahin babasi gibi itimat ettigi kimsedir. Tabii olarak, bu 
memuriyetin de zaman zaman mahiyeti degi§mi§tir. Fakat yukandaki 
izah, hemen hemen her gagdaki ataliklari tarif eden bir agiklamadir. 
Farsga Oguzname'de de Oguz Han'in akil dani§tigi boyle ya§li 
kimseler vardir.^^ Atalik kelimesi, eski Turk aile hukukunda, Turkier ve 
Turkler ile 90k eski zamanlardan beri siki munasebetlerde bulunan 
muhtelif kavimlerde de mevcuttu. Bu kelime sivasT te§kilat bakimindan 
da atabeyin muradifi olarak kullanilmi§tir. Kafkasya'da muhtelif 
kavimlerin aile hayatlari hakkinda tetkiklerde bulunan bazi alimler, bir 
takim Turk zQmrelerinin, gocuklann! daha ku?uk iken yabanci bir aile 
iginde terbiye ettirdiklerini ve bu yabanci aile reisine atalik adi verildigini 
soyluyorlar. Kafkasya'daki kavimlerin de Turklerin bu adetini tatbik 
ettiklen ve tipki Turkler gibi atalik ismini verdikJeri goruluyor.^® 

ilerideki bahislerde daha sonraki devirlerde de orneklerini 
gorecegimiz vezir yerini tutma aniaminda ise bir 50k kayda rastliyoruz. 
Ozbeklerin destani olan Hanname'deki Ulug Arslan vezir (atalik) olarak 
gegmektedir. 120 Sene omur suren Ulug Arslan, Izdahak gibi Oguz 



^ §. Sami, Kamus-i Turk?, Dersaadet, 1317. 

^^Tarama Sozlugu, Ankara, 1988, s.271. "Oglu Celal Han'a atalik oldu (Cihan 
17.yy. 219)". 

^^B.Ogel, Turk Mitolojisi, Ankara, 1989, s.180 (Buradan, §eyh Suleyman Efendl 
Lugat-i Qagatayi, s.4). 

^^F.KopruIQ, "Ata", S.717. 

^^M.F.Kopruiu.Ata, S.714. 



8 H€Nmzm Tflf 



Han'in ve daha sonraki Turk padi§ahlarinin yaninda vezirlik (atalik) 
yapmi§tir.^° 



7- Atakulu: 

Atakulu tabirt de lala yerine kullanilmaktadir. "Bihemta, yani 
bimisil. Mesela;Lu'lu-i Lala derler ve bir ki§inin atasi kulu, lalasidir. 
Turkfde dahi §ayidir.(Nimeti 16.yy 224-1 ; §amil 16.yy 506f ^ 

B- §EHZADELERiN EGlTiMiNDE DJGER GOREVULER 

§ehzadelerin egitim sureci iginde her turlu yeti§tirilmesine 
dolayali veya dogrudan tesir eden ve bu faaliyetleri icra ederken de 
lalasi ile §u veya bu §ekilde kism? bir munasebet tesis etmek 
durumunda olan ki§iler, bu bahiste soz konusu edilmi§tir. Ancak bu 
konuda geni§ agiklamalar yapmaktan ziyade asil konuya bir temel 
te§kil etmek ve gerektiginde referans olmak uzere kisa gegilmi^tir. 

1- Padi§ah Hocasi (Muallim-i SultanT, Hace-i Sultant, Hunkar 
Hocasi): 

Osmanli padi§ahlan, feiizadelerin sancaga Qikma usulleri devam 
ettigi mCiddetge 90k iyi bir talisil ile yeti§tirilirlerdi. §ehzadeler kafes 
hayati ya§amaya ba§ladiktan sonra kendilerine tahsis edilen 
hocalardan sarayda ders gorurlerdi. §ehzadeleri egiten hocalari, daha 
sonra §ehzade padi§ah oldugunda padi§ah hocasi veya muallim-i 
sultanT olurlardi. 17.asrm ikinci yarisindan itibaren tahta gegen 
padi§ahlar ise hukumdar olduklari zaman ulema arasindan kendilerine 
bir hoca tayin ederlerdi. iglerinden vezir olanlar da Qikmigtir. Mesela 
Fatih'in hocasi Molla Sinan Pa§aoglu Hizir Bey vezir olmu§ sonra 
haksizliga ugrayarak, hadis ilmiyle ugra§an bir medreseye gundeligi 



^°B.Ogel, Turk Mitolojisi, s.180, 282, 374, 396. 
^^Tarama Sozlijgij, s.271 



os/mNumnD/i mmuH 



yuz akga ile g6revlendirilmi§tir.^^ Mevlana Ataullah Efendi, II. Selim 
Manisa'da iken hocasi olmakla, daha sonra padi§ah oiunca bu sefer de 
padi§ah hocaiigi makammda birakmi§tir. III. Murad'in olumu uzehne 
yerine gegen III. Mehmed devrinde de §ehzadenin hocasi Nevali 
Efendi'nin, culustan iki gun once olmesi nedeniyle Hace-i Sultanlik 
vazifesi babasinin hocasi olan Hoca Sadettin Efendi'nin uzerinde 
kalmi§tir.^^ Qelebi Mehmed hocasi Suf? Bayezid'i bir mektupla Ankara 
Sava§rndan sonra Timur'a gdndermi§ti.^ Padi§ah hocalari iginde, 
hukumdann kendilerine besledikleh saygidan faydalanarak devlet 
i§lerine kan§an ve kuwetii bir nufuz tesis eden kimseler de 9ikmi§tir. 
Tesis ettikleri kuwetii nufuzia Osmanli tarihinde onemli rol 
oynami§lardir. 1703'te gikan bir isyan neticesi padi§ah hocalarindan 
Feyzullah Efendi'nin katlinden sonra hunkar hocalannin nufuzu kirilmi§, 
ehemmiyetleri azalmi^tir.^^ 



2-§ehzade hocasi: 



Padi§ahlann erkek gocuklarini yani §ehzadeleri okutan 
hocalardir. Kelimenin asli Farsga'daki hacedir. Osmanli §ehzadeleri 
be§ alt! ya§ina yani tahsil gagina geldikleri zaman kendilerine bir hoca 
tayin olunarak merasimie derse ba^lattinlirdi. §ehzadeler, Tanzimata 
kadar, Topkapi Sarayi'nda Daru's-saade agasi dairesinde okutulurdu. 
§ehzadelerin egitime ba§lamasi geni§ ve gosteri§li torenlerie olurdu. 
§ehzadelerin sancakbeyligi vazifesi ile sancaklanna gonderildiklerinde 
de yanlannda hocalari olurdu. Bunlardan da padi§ah olan §ehzade ile 
beraber olanlar payitahta gelebildikleri gibi yine ayni vazifeyi 



22, 



"Ni§anci Mehmed Pa^a, (Haz. Enver Ya§arba§), Hadisat, Istanbul, 1983, 
S.157. 

^^M.Z.Pakalin, Osmanli Tarih Deyimleri ve Terimleh Sozlugu, Istanbul, 1983, 
cm, s.332-333; Solakzade Mehmed HemdemT Qelebi, Solakzade Tarihi, (Haz. 
V.Qabuk), Istanbul, 1989, C.tl, s.330, 363; Hoca Sadeddin Efendi, Tacu't-Tevarih, 
(Haz.i. Parmaksizoglu), Eski§ehir, 1992, C.l, s.V. 

^'^M.NeirT, Kitab-i Cihan-numa-Ne§rT Tarihi, (Haz.F.R.Unat-M.A.Koymen), 
Ankara, 1987, C.l, s.417; Solakzade, C.l, s.123. 

^^M.Cezar ve M.Sertoglu, Mufassal Osmanli Tarihi, Istanbul, 1957-1960, C.lll, 
S.1417. 



10 HENRNZmTR} 



surdurenler de vardi. Molla Hatip Kasim, II. Bayezid Amasya'da iken 
onun hocasi olmu§; Bayezid padi§ah olduktan onu bu sefer de kendi 
yerine gelen oglu Ahmed's hoca tayin etmi§tir.^^ Hace-i sultaniler yani 
ne padi§ah hocasi ne de §ehzade hocasi olanlar, askert huviyeti 
olmayan §ahislard!r. Oniar yalnizca kulturel egitimden mesul olup 
asken egitime kari§mazlardi. AskerT ve idari manada egitim lalalarin 
sorumlugundaydi. Bu yuzden bazi yerlerde lalalar ile hace-i sultaniler 
kari§tirilmi§tir. ^ 



3- Musahibler: 

Padi§ahlarin, daha ziyade eglendirmek igin, hizmetlerinde 
bulundurduklan ki§ilerdir. Musahib, Arap?a sohbet edici demektir. 
Padi§ahlar, gerek saray agalarindan gerek vezir ve beylerbeyilerden 
bilgili, tecrubeli, sozunden sohbetinden istifade edilen, zarif, nuktedan 
ve hazir cevap olanlanni musahip unvani vererek yanianna alirlardi. 
§ehzadeler sancakbeyi olarak bulunduklari yerlerde de kendilerine 
musahip segerlerdi ve bunlar ?ogu zaman §ehzade padi|ah oiunca 
onunia payitahta gelirler ve muhtemelen de daha yuksek vazifelere 
tayin edilirlerdi. Osmanlilarda musahiblerden en eskisinin Orhan Bey'e 
musahiblik eden 11 Eri adii bir §ahis oldugu anla§iliyor.^^ 

iskendername muelifi AhmedT Yildirim Bayezid'in sohbetlerinde 
bulunduktan sonra resmen Emir Suleyman'a musahib olarak tayin 
edildi. Me§hur Timur'un kaftanina deger bi?me hikayesi Ahmedfye 
izafe edilir. Muverrih §ukrullah da II. Murad'in musahibi idi.^ II. Selim'in 
musahiblerinden Kudur Bey ge?mi§te ikinci vezir olan Deli Husrev 
Pa§a'nin oglu ve ayni zamanda 11. Selim'in lalasi Kara Mustafa Pa§a da 



^^Osmanh Tarih Deyimleri, CHI, s.332-333; Hadisat, s.158-159. 

^^J.W.P. Hammer, Buyuk Osmanli Tarihi, (Ne§r. M. Qevik-E.KHig), Istanbul, ty, 
C.l, S.629. 

^®"il Eri derler bir me§hur hoca var idi. Orhan Bey'in Musahiblerinden ve 
mahremlehnden idi." Ibn Kemal, Tevarih-I Al-i Osman, 1. Defter, (Haz. §.Turan), Ankara, 
1991,3.189. 

^^Hadisat, s.125; AhmedT, (Haz. Ismail Onver), iskendername, Ankara. 1983; 
i.H.Uzungar§ili, Osmanli Tarihi, Ankra, 1982, C.l, s.452. 



os/mNumnon mmuH 1 1 



amcasiydi. Onun olumu uzerine II. Selim hakkmda "yaki§ikl! giysiler 
giymeyi, suslu binek takimlanyla sipahiiik etmeyi ve ata binmeyi, o 
kapimiza gelinceye kadar bilmezdik." demi§tir.^^ Yine II. Selim'in 
muasahiblerinden Celal Qelebi, Belgrad'da vukubuian cuius esnasinda 
cuius bah§i§i ile ilgili olarak padi§aha yanli§ teikinlerde bulunmasi 
buyuk huzursuzluklara yol agmi^ti. 111. Murad'in musahibi §emsi Pa§a 
ile beylerbeyi Mehmet Pa§a taninmi§ §ahsiyetlerdendir Daha sonraki 
donemlere ait olmak uzere 1667-68 yilinda IV.Mehmed'e musahip olan 
tarihgi Muneccimba§t Ahmed Dede'yi de zikretmek gerekir.^^ 



4- Nedimler: 



Padi§ahlann yakmlari (mukarribleri) j?in kullanilir. Nedim; 
hemdem, ho§ sohbet, birlikte T§ u i§ret ve sohbet eden demektir. Soz 
ve shbetleriyle, tavir ve hareketleriyle padi§ahlari eglendirirlerdi. 
Nedimler i^inde padi§ahlari eglendirenler oldugu gibi hayra te§vik 
edenler olmu§, aralannda memlekete zararlan dokunanlar da 
9ikmi§tir.^^ Yildinm ru§vet meselesi ile ilgili olarak pek 50k kadinin 
yakilmasini emretmesi uzerine Habe§T bir Arap oian padi§ahin 
nedimlerinden birini Ali Pa§a tavassutgi kilarak onlarin kurtanlmasini 
sagladi.^^ (Kogi Bey'in timarlan nedimlere dagitmasi ile ilgili bahisler) 



5- Daye: 



Farsga olan kelime eski Turkge'de Taya olarak telaffuz edilirdi. 
Atabeg ve lala manasmda da kullanilmi^tir Ancak sonraki yillarda 



^°Pegevi Ibrahim Efendi, (Haz.Bekir Sitki Baykal) Pegevi Tarihi, Mersin, 1992, 
CI, s. 38. 

^^Osmanh Tarih Deyimleh, C.ll, s.583; Solakzade, C.li, s. 305, 310-312; N.Atsiz, 
Muneccimba§i §eyh Ahmed Dede Efendi Hayati ve Eserleri, Istanbul, 1940, s.4. 

^^Osmanli Tarih Deyimleri, C.il, s.667. 

^^Padi§ahla nedimi arasindaki muhavere ig:in bkz. Orug Bey (Edimeii), Orug Bey 
Tarihi (Tevarih-i Al-I Osman), (Haz. Atsiz), ty, s.53; Ne§rT, C.I, s.337-339. 

^'^Tararna Soziugij, s.271 (Buradan Lugat-i §ehname, 18.yy, 32-2). 



12 HeNRNZmTft^ 



daye tabiri daha 90k sut anneler i?in kullanilmi§ ve anlami da §ekilde 

yerle§mi§tir.^^ Dayeler sultanlara sut emzirecekleri igin iyi kimselerin 

e§leri ve iyi ailelerin kadinlari olmasi gerekiyordu. Cariye olan dayeler 

ise Qocuklu olarak satm alinirlar, gocuklarina di|arida bakilir. Kendileri 

de haremde §ehzadeleri emzirip yeti§tirirlerdi. §ehzadeler sut verdikleri 

igin dayeler el ustunde tutulurdu. Qocuklari da sultanlarin ve 

§ehzadelerin sut karde§leri sayilirlardi. §ehzadelerin egitiminde ve 

yeti§tirilmesinde buyuk rolleri vardi, Fatih Sultan Mehmed'in dayesi 

Hundi Hatun, Ahmed Bey'in kizi ve Mirahur ilyas Bey'in hanimi idi. 

Osmanli tarihinde konumuz gergevesinde kendisinden bahsedilecek bir 

ka? daye adi gorebiliriz. Mesela Yildirim'a §ehzadeliginde tecviz ediien 

Germiyanoglu'nun kiztni almaya gidenler arasinda dayesi (Dadi Hatun) 

hususi bir yer tutar.^^ II. Murad'a zevce olmak uzere Candaroglu 

isfendiyar Bey'in kizini almaya padi§ah'in "tayasi" olan Halil Pafa'nin 

e§i Daye Hatun (Dadi Hatun) da ayni konumdadir. Dayelerin, lalalann 

e§lerinden segilmeye gali^ildigi anla§iliyor. Mesela III. Mehmed'e lalalik 

yapan Tekeli Mehmed Pa§a padi§ahin dayesi iie eviiydi. Bu durum 

§ehzadelerin sancaga gikma adeti kalktiktan sonra bile devam etmi§tir. 

IV.Murad'in dadisi vezir Eyup Pa§a (lala) ile evil olup ni^anciliktan Misir 

Eyaletine tayin olunmu|tur^^ Mustakbel padi§ahia tesis ediien bu iki 

yonlu yakinlik elbette lalalann daha ?abuk yukselmelerine vesile te§kil 

ediyordu. 



6- Sahib ve hace: 



^^Daye ile latanin birbirinin neredeyse mutemmim bir cuzij oldugunu gosteren 
baska bir omek de on aitinci yuzyilda yine bir Turk devleti olan Safavilerde kar^imiza 
9ikiyor. iki devlet arasinda sulh temin etmek gayesiyle Osmanlilar tarafina gondenlen 
ya§ca kuguk oldugu anala§ilan §ehzade Haydar ^ylirza'^ln yanmda lalasi ^ahim Kulu 
Halife ile dayesi de birlikte g6nderilmi|ti. SelanikT Mustafa, Tanh-i Selaniki, 
(Haz.M.lp§irli), Istanbul, 1989, C.I, s.216, 313, 

^^Ne§rT, C.ll, s.207. 

^'Ne§rT, C.ll, s.579-581; Tacuft-Tevarih, C.I, s.151; C.ll, s.142; Q.UIugay, 
Harem, Ankara, 1985, s.139-140. 

^^Naima, Tarih-i Naima-Ravzat e!-Huseyin fi Hulasat Ahbar el-Hafikayn, (Haz. 
Zuhurl Dani§man) Istanbul, 1967, C.I, s.115; CIV, s.1617. 



osimNuiflRDR mmuH 1 3 



Kendisinden onceki Turk ve islam devletlerinin muesseselerini 
devam ettiren Selguklularda vezirlik, sultandan sonra geien en yuksek 
makamdi. Suttanlar, vezirlerine bazen sahib, bazeb hace bazen de lala 
diye hitap etmi§lerse de vezir sozunu daha ?ok kullanmi§lardir. 
Vezirierin genellikle ehl-i ilm zumresinden olduklan goz onunde 
bulundurulursa bu gayet tabiidir. Bununia beraber ehl-i seyf (kilig ehli) 
zumresinden vezirler i?in de hace tabirini kulianmi§lardir, Ayni 
gelenegin takipgisi olan Osmanlilarda da bazi mueeliflerin eserlerinde 
bu tarz ifadelere tesaduf edilmektedir.^^ II.Bolum'de ayrica bu hususa 
temas ediimi§tir. 



7- VasT, murebbi, kethiida, naib, muallim: 



Bu tabirler, tek ba§larina Osmanii donemi ign birer muesseseyi 
tarif etmemi§lerdir. Ancak sahip olduklan manalan itibariyle laialik 
muessesesinin fonksiyonunu ifade eder yapida olmamakla beraber lala 
yerine kullanildigi gibi umumiyetie lalayi niteleyen bir sifat olarak 
kullanilmi§tir.ikinci Bolum'deki lala tabirinin kulianili§ina dair bahiste 
ornekleri verilmi§tir. 

Bu tabirlerden ba§ka en 90k kar§ila§tigimiz vezir sozudur ki, 
zaten bu tabir tarihi geli§me itibariyle ilerideki bahislerde daha 
teferruatiyle ele alinacaktir. 



39 

Z.Kazici, Islam Muesseseleri Tarihi, Istanbul, 1 991 , s.79; A.Taneri, 



Vezirazamlik, s.23-24. 



OS/mNUlfiRDR mmuH 1 5 



I. BOLUM 

OSMANLILARDAN ONCEKJ TURK DEVLETLERINDE 
ATABEYLiK (LALALIK) 



1- Atabeylik'in Ortaya Qiki§i ve Eski Tiirklerde Atabeylik: 



Tarihin her devrinde ya§5a ku?uk hukumdariara vasT, naib 
se?ildigi §ehzadelere murebbiler tayin edildigi malumdur. Bunlann 
iginden ozellikle §ehzadeye devlet tecrubesi kazandirmak bakimindan 
tayin edilen ki§i, konumu itibariyle ozellikle on plana gikmaktadir. Oguz 
an'anelerine sadik buyuk kabilelere dayanmak suretiyle devletlerinin 
esasini kuran Selguk sulalesinin atabeylik muessesesini, daha 
islamiyetten eweiki Turk devletlehnden aldiklan yahut daha eski 
devirlerden kalan bu an'aneyi bu suretle devam ettirdikleri bir faraziye 
§ekl!nde bile oisa ehemmiyetle du§unulebilir. Yoksa bu kadar 
ehemmiyetii bir muessesenin daha ilk SelQuktular zamaninda kendi 
kendine ve birden bire te§ekkul edivermesi kolay kolay kabul 
olunamaz. 

Atabeylik muessesesinin daha islamiyetten eweiki §arki Turk 
devletlerinde mevcut oldugunu soyleyebiiiriz. Diger Turk siyasT 
te§ekkullerinde ve kabile konfedarasyonlannda bulunmasi ihitimali, bu 
muessesenin eski Turk aiie hukukuna baglayan bazi etnografik 
mu§ahedelerle de kuvvetlenmektedir. Kinm hanlannin da 
§ehzadelerine tatbik ettikleri bu adetin men§ei ne olursa oisun, bunda 
atabeylik siyasT muessesesinin ictimai koklerini gormek kolayhkla 
kabildir. Bu muessesenin Selguklular devrinde vucuda gelmi§ olmayip, 



16 HeNRNZiVRTn^ 



Turklere mahsus eski bir ictimai siyasi muessese oldugu ortaya gikar.'^^ 
Ancak- §imdilik Karahanlilar ve Gazneliler gibi musluman Turk 
devletlerinde bdyle bir unvanin veya bununia ilgili bir muessesenin 
varligi hakkinda fazia bir bilgi yoktur."^^ 



2- Buyuk Selguklularda Atabeylik: 

Ata ve bey(beg) keiimelerinden murekkeb olan bu Turkge unvan 
ilk once Selguklular devrinde ortaya ?ikmi|tir. Bu unvani ta§iyan ilk 
adam Nizamulmtilk'tur.'^^ Bu itibarla atabeyligin Buyuk Selguklu 
imparatorlugu'nda 50k yuksek bir vazife oldugu ve sonradan bir unvan 
mahiyetini aldigi anla§ilmaktadir. 

Selguklu sultanlan bilhassa uc eyaletlerini aile fertleri arasinda 
taksim ederken, henuz ya§lan ku?uk olan §ehzadelere vasi ve murebbi 
sifati lie bir atabey tayin ediyorlardi. Atabey, atabeyi tayin edildigi 
§ehzadeyi en geni§ selahiyetlerle egitirdi. Gayet tabii olarak askeri 
terbiye esasti. Kultur dersleri §ehzadenin istidadina gore duzenlenirdi 
ve ikinci derecedeydi. Hocalan, atabey segerdi. Atabey, istikbalde tahta 
(jikmasi ihitmali dahilinde, bebek §ehzadeye bile tazimie muamele 
ederdi."^^ BunJar buyuk vazifelerde bulunan eski ve nufuzlu Oguz beyleri 
arasindan yahut sultanlann memluklarindan olup degerii hizmetleri ile 
sadakat ve kudretlerini gostermi§ ve buyuk emirlik derecesine 
yukselmi§ askeri kumandanlar arasindan segiliyordu. Alp Arslan'in 



^°M.F.K6prulu, Ata, s.713-714. 



"•^CAIptekin, "Atabeg", TDV-lA, CIV, s.38; G.Demombynes, Atabey, tabirinin 
H.465 (M.1072)'den ewei kullanilmadigini beyan ediyor. La Syrie 1923, p.LVI ve Ebu'i- 
Fida, ibtida Atabeg unvaninin Melik§ah tarafindan NIzamulmulk'e veriidigini yazar. 
Keza Ravzatu's-safa ayni §eyi tekrar eder. i.H.Uzungar§ili, Osmanli Devlet Te§kilatina 
Medhal, Ankara, 1984. s.352. 

''^ibnu'i-Esir, Sultan Meilk^ah'm butun l§!eri tarn bir istiklal ile ona birakarak sair 
bazi unvanlarla beraber atabey unvanini da verdigini soyler. Mirhond ise Malazgirt 
zaferinden sonra Alparslan'in NIzamulmulk'u oglu Mellk§ah'm atabeyllgine tayin ederek 
ona ilig (iiek), ata-hoca, ata-beg gIbi unvanlar verdigini soylerler. Nizamijlmulk'un 
atabey unvanini ta§idigi o devre alt kitabelerden anla^iimaktadir.; M.F.Koprulu, Ata, 
S.712; Nizamulmulk, Siyasetname, (Hz.M.AItay Koymen), Ankara, 1982, s.XI. 

"^V.Oztuna, Devietler ve Hanedanlar, Ankara, 1996, C.I, s.495. 



OSimNUmRDR IBIBUH 1 7 



henuz pek kuguk ve tecrubesiz veliahdina askerT ricalden olmayan 
veziri Nizamulmulk'u atabey tayin etmesi Nizamulmulk'un ehemmiyet 
ve nijfuzunu gosteren bir istisnadir. Gordugumuz diger misaller 
atabeylerin umumiyetle buyuk kumandanlardan se?ildigini katiyetle 
aniatmaktadir. 

Sultan Berkiyaruk'un karde§i Mehmed'e Gence ve havalisini 
verdigi zaman Emir Kutlug Tigin'i atabey tayin ettigini biliyoruz. Yine 
aym hukumdar olumunun yakla§tigini hissedince henuz be§ ya§in! 
doldurmam!§ oian oglu Meiik§ah'i veliahd sepmi? ve Emir Ayaz'i da 
atabey tayin etmi§ti. Bu emir Melik Arslan'm da atabeyliginde 
bulunmu§tur. Melik§ah'in ogiu Berkiyaruk kari§ikliktan istifade ederek 
Horasan'da istiklalini ilan eden amcasina kar§i karde§i Sancar'a Emir 
Kamac'i atabey tayin ederek uzerine gondermi^ti."^ 

Sultanlarin yanisira onemli merkezlerde bulunan melikler de 
kendi ?ocuklarina atabey tayin ederledi. Mesela Melik§ah'in karde§i 
Suriye Meliki Tacuddevle Tutu§, ogullari Ridvan ile Dukak'a birer 

• ' 45 

atabey tayin etmi§ti. 



3- Anadolu Selguklularinda Atabeylik: 

Anadolu Selguklulan da atabeylik muessesesini Buyuk 
Selguklulardan tevarus etmi§lerdir. Vilayetlerin idaresine memur edilen 
ve aym zamanda melik de denilen, §ehzadelerin yanina buyuk 
emirlerden biri, sultan tarafindan atabey olarak tayin ediliyordu. Bu 
geng §ehzadelerle beraber valideleri de giderdi. Saltanata namzed olan 
§ehzade 90k zaman babasmin yaninda veya yakmindaki bir vilayette 
bulunurdu. lAlaaddin Keykubad, §ehzade Giyaseddin Keyhusrev'i 
Erzincan ve havalisinin idaresine memur ettigi zaman Mubarezeddin 
Ertoku§'u atabeyligine tayin etmi|ti. Mubarezeddin Armagan§ah, 
ii.izeddin Keykavus'un atabeyi idi. Atabey Arslan-dogmu§, Atabey 
Mecdeddin gibi bir takim emirlerin de bu Cinvani ta§idigini gdruyoruz. 



^"^i.Kafesogulu, Harzem§ahlar Devieti Tarihi, Ankara, 1984, s.23-24; 
M.F.KopriJlu.Ata, S.712. 

"^^C.Aiptekin, Atabey, S.38. 



18 H€NRNZlVRTR^ 



Daha onceleri Sultan I.K1I15 Arslan 6lunce(1107) dul kalan karisi Ay§e 
Hatun, Artukogullarmdan Belek'e muracaat ederek oglu Malatya 
Sultani Tugrul Arslan'in atabeyligini tistlenmesini istedi. Ay§e Hatun'un 
bu istegini kabul eden Beiek, onunia evienerek Malatya'ya hakim oldu 
(1113). IV.Rukneddin K1I19 Arslan'in atabeyi (ve veziri) Bahaeddin 



ErzincanT idi. 



Turkiye Selguklularinda sultanlar olgunluk ^agina geldikten sonra 

atabeyleri bir nevi mQ§avir ve tecrubeli yardimci olarak kalmakla 

atabeylik mevklinin daimi bir memuriyet haline geldigi gozukmektedir. 

Bundan dolayi "Atabeg-i Rum" ve "atabeg-i devlet" tabirleri meydana 

gelmi§tir.''^ Bu istikamette daha sonralan §ehzade atabeyligi lie beraber 

daimi bir vazlfe olmak uzere hukumdar atabeyligi vucuda ge!mi§ti. 

Fakat bu hukumdar atabeylerinin mutlaka hukumdar yeti§tirmi§ 

olmalari icab etmez ve sultan kimi munasip gorurse atabeyligine onu 

tayin ederdi. Muhtetif kaynaklar Mogol tahakkumunden sonra da bu 

vazifenin ve unvanin mevcudiyetini ve bazi zamanlarda merkezT 

idarenin ba§indaki en buyuk amire atabeg-i azam lakabi verildigini 

gosteriyor. Yani devletin kurulu§ devresindeki §ehzade atabeyliginden 

ayri olarak ortaya gikan bu atabaylik makamina tayin sultan tarafindan 

yapilirdt. Atabey sultanin mu§avih durumundadir. Onlann Unvanlari 

arasinda "Ebu'l-muluk ve's-selatin" (meliklerin ve sultanlann babasi) 

kayda degerdir. Protokaldaki yeri vezirden sonra saltanat naibinden 

oncedir. Vezirin ba§kanliginda devlet i§lerinin g6ru§ulup karara 

baglandigi "Divan-t ala"da alinan kararlan atabeyin ni^anladigina dair 

bir takim i§aretler vardir. Bu Anadolu Selcuklulannda atabeyin 

agirliginin fazla olmasindan kaynaklanmaktadir.'* Yine bu hususia ilgili 

olarak Bilge yegane inan? atabeg unvanlanni ta§iyan Cemaleddin 

Muhammed b. Mahmud'un hizmet ve meziyetleri dolayisiyla Sel^uklu 

saltanati atabeyligine tayin edildigini bildiren bir ferman mevcuttur. 

Devlet erkani ve saltanat divan 1 naiblerinin saltanat atabeyligi 

mevkiinde tanimalari gereken Cemaleddin ile butun i§lerde mu§avere 

etmeleri emredilmektedir. Fermanda butun devlet erkani ile saltanat 



''^R.Turan, Turkiye Selguklularinda Hukumet Mekanizmasi, Ankara, 1997. s,42. 
''O.Turan, "Seiguklu Vakfiyeleri 111", Belleten, XII/47 (1948), s,36. 
"^M.F.KoprulU, Ata, s.712-713; C. Alptekin, Atabey, s.39; l.H.Uzun?ar§ili, 
Medhal, s.61, 79; R.Turan, Turkiye Sel^ukiulari, s.63, 75. 



OS/mNULFIRDR LRLRUH 1 9 



divani naiblerinin butiJn i§lerde onun ittifak ve me§veresiyle hareket 
etmeleri ibaresi atabeylik mevkiinin vazifeleri bakimindan muhimdir. 
Filhakika Buyuk SelQuklularda §ehzadelerin tahsil ve terbiyesiyle birlikte 
ayni zamanda onlara ait yerieri idare eden atabeylerin mevkii Anadolu 
Selguklulannda tekamul ederek atabeylik devletin daimi ve en muhim 
vazifelerinden biri olmu§tur.'^^ 



4- Atabey Devletlerinin Ortaya Qiki§i: 



Sei$uklular zamanmda onceleri bir unvan oiarak ortaya gikan ve 
zamania onemli bir devlet memuriyeti §ekline donu§en atabeylik, 
sonralari atabeylerin yanlannda bulunan §ehzadelerin dul kalmi? 
anneleri lie evlenmeleri veya onlara kizlanni vermeleri sebebiyle daha 
onemli bir mevki durumuna gelmi|tir. Atabeyler dogrudan Selguklu 
suttanina bagli olup, buiunduklan bolgelerde onlann naibi sifati ile 
adeta yan bagimsiz bir hukumdar gibi hareket ediyorlardi. Olen bir 
atabey'in yerine bazen oglu tayin edilebilirdi ki bu Orta9ag'da 
memuriyetierin babadan ogula intikal etmesi esasina baglidir. 
Sultanlar, §ehzadelerin herhangi bir tahhke kapilarak isyan etmelerini 
onlemek gayesiyie atabeyieri, hem tecrubeli hem de guvenilir emirier 
arasindan segerlerdi. Hukumdarlann olumunde meydana gelen taht 
kavgalan sirasinda bazi atabeylerin gorunurde naibi oldugu §ehzadeyi 
tahta gikarmak, gerjekte ise butun ulkeyonetimini ele gegirmek j?in ig 
sava§lara sebep olduklari goriilmektedir. 

§ehzade iie beraber Selguklu saraytndan aynlan ve artik sultanm 
e§i olmayan §ehzadenin annesi, oglunun atabeyi ile evienebilicek 
duruma geliyordu. Boylece atabeyler sahip olduklan iktidari daha fazia 
ellerinde toplamya ve sultanin denetimini zayiflatmaya ba§ladilar. 
Nitekim merkezden kopuk atabey devletlerinin ortaya ?ikmasi 
SelQuklulalann Qokmesinin ba§ta gelen sebeplerindendi. Atabey, 
§ehzade ve §ehzadenin annesi arasindaki ili§ki uzerine kurulu bu yapi 
yeni bir devletin gekirdegi olabiliyordu. Atabey me§ruiyetini sadece 



"^^O.Turan, Resmi Vesikalar, s.16-18; ayni yazar, Selguklu Vakfiyeleri III, s.36. 

^°OTuran, Selgukluiar Tarihi ve Turk-Islam Medeniyeti, Istanbul, 1980, s.314; 
F.KopruiiJ, Ata, s.713; C.AIptekin, Atabey, s.39. 



20 HENRNZm TR^ 



hukumdar kanindan gelen bir §ehzadenin varligindan degil ayni 
zamanda da annesi ile evii olu§uyla kazaniyordu. Eldigtizid 
hanedaninda yeni devletin ba§ina ge?meyi ba§aranlar selguklu 
§ehzadesinin kendisi degii §ehzadenin annesinin atabeyden olma 
Qocuklariydi.^^ 

Yukarida yapilan izahlar ?er?evesinde, Selguk imparatorlugunda 
buyuk sultanin yani merkezT idarenin nufuzu devam ettigi muddetge, 
atabeylerin a?iktan agiga bir istiklal temayulu gostermeyecekleri ve 
imparatorun yuksek hakimiyetini tanimak mecburiyetinde kalacaklari 
tabii idi. Lakin bilhassa Sultan Sancar'in olumunden sonra 
atabeylerden bir gogu vasT ve naibi bulunduklari Selguk §ahzadelerinin 
yerine hakimiyetlerini dogrudan dogruya kendi namlarina icra etmeye 
ba§ladilar. Atabey unvanini hanedan tesis etmek igin bir basamak 
olarak kullandilar.^^ Yani epey zannandan beri devam eden fill? 
vaziyetlerine artik hukuki bir §ekii verdiler. Devletin ba^inda sultan veya 
hukumdar yerine atabey unvani ta§iyan bir hanedan azasi 
bulunmaktaydi. Devlet idaresinde mutlak hakim o idi. Atabey adina 
para basihr ve hutbe okunurdu. Hukumdann hakimiyet sembolleri 
arasinda bulunmasi gereken hususlar arasmdaki unvan ve lakablar 
bunlar tarafindan da kullanilmi^tir. §am atabeylerinin lakablan 
"Zahireddin", Salgurlu atabeylerinin lakabf ise "Muzafereddin" idi. 
Atabeylik babadan ogula veya diger bir hanedan azasina gegerdi. I§te 
boylece Ortagag islam tarihinde Selguk sulalesine halef olarak umumT 
syrette atabeyler denilen muhtelif sulaleler te§ekkul etti. 

1-§am Atabeyleri (Boriler ve Tog Teginlilerf^ 

2-Musul ve Halep Atabeyleri (Zengiler) 

3-Azerbaycan Atabeyleri (lldenizliler) 

4-Fars Atabeyleri (Salgurlular)^ 

5-Belatanus Atabeyleri (Humarteginliler) 

^Y.Peirce, Harem-i Humayun, (Qev. A.Berktay), Istanbui, 1996, s.71 
^^i.Kafesoglu, "Selguklular", lA, C.X, s.397; ATaneri, Osmanli Devietinin 

Kuruiu§ Doneminde Hukumdarlik Kurumunun Geii§mesi ve Saray Hayati-Te^kilati, 

Ankara, 1978, s.29 

^^C.AIptekln, Dima§k Atabegiigi (Tog Teginliier), Istanbul, 1985, s.161 
^'^E.Mergll, Pars Atabegleri Salgurlular, Ankara, 1975, s.125 



OS/mNUlBRDft IflLRUH 2 1 



6-Erbil Atabeyleri (Beytiginliler) 

Bu belli ba§li atabey sulale ve devletlerinin di§inda sel?uklu 
cografyasi uzerinde daha kuguk toprakiara sahip ve daha kisa omurlu 
dolayisila digerlerine nispetle daha az tarihi oneme sahip bazi ba§ka 
atabeylikler de zuhur etmi§tir. 

5- Kirman Sel9uklularinda Atabeylik: 



Kirman Sel?uklularinda da atabeylik vazifesinin mevcudiyetini ve 
buyuk ehemmiyetini goruyoruz. Kirman Sel?uklu Devleti'nin kurului 
yillarinda ve kuwetii meliklerin idaresi sirasinda atabeylerin varliklari 
hakkinda elimizde biigiler yoktur. Ancak atabeyligin daha sonraki 
mevcudiyeti ba^langigtan itibaren bu muessesenin oldugunu 
gostermektedir. Bu devletteki atabeylik muesesessi hakkindaki ilk 
biigiler Melik iran-§ah zamanmdaki kari§ikliklar sirastnda ortaya ^ikiyor. 
Daha sonralan Kirman Selguklulanndaki atabeyler digerlerinde ve 
ozellikle Anadolu Selguklulannda oldugu gibi ku?uk §ehzadeler iie 
vilayetlere gitmiyorlar, yani §ehzadelerin yeti§tirilmesinde gdrev 
almiyorlardi. Bu durumda onlar bizzat meliklere idari i§lerde yol 
gdsterici ve ba§ dani|man olarak gorev yapiyorlardi. Bu atabeylerden 
en onemlileri Tugru! devrinde atabey Alaaddin Bozku§; Behram§ah ve 
Arslan§ah devirlerinde atabey Beyhan ve atabey Kutbeddin 
Muhammed b. Bozku§ idi.^^ 



6- EyyubTIerde Atabeylik: 

Atabeylik, EyyubTIerde de Selguklulardakine benzer bir mahiyette 
devam ediyordu. Salahaddin Eyyubi'nin oglu Melik Efdal Ali, §am'da 
hukumdar olduktan sonra Misira giderek, orada Salahaddin'in torunu 
Melik Mansur Muhammed'in atabeyi olmu§tu. Halep naipliklerinde 
aynca bir atabegu'l-asakir vardi. Saitanat naipliginden sonra devletin en 



55 



M.F.Koprulu, Ata, S.712. 



22 HeNRNZ'mTR^ 



buyuk makami olan atabeylik mevkiinde bulunanlara beylerbeyi de 
deniliyordu.^^ 

7- ilhanlilarda ve Celayirlilerde Atabeylik: 

ilhanlilarda Buyuk Selguklu imparatorlugunun an'anelerinin tesiri 
altinda kalan Iran Mogollarmda da bu muesseseyi goruyoruz. Meseta 
Gazan'm atabeyi Emir Nevruz'du. Olcayto, oglu Ebu Said'e daha 
dogdugunun sekizinci gunu Emir Seving'i atabey olarak tayin etmi§ ve 
daha dokuz ya|ini gegmeden, Horasan idaresini ona vererek Emir 
Seving refakatinde oraya yollami§ti. 

Ilhanlilann idarT te§kilat bakimindan, adeta devami 
sayabilecegimiz Celayirlilerde atabey unvaninin emiru'l-umeralara 
verildigini goruyoruz. Sultan Uveys'in emiru'l-Cimeraliga (beylerbeylige) 
tayin ettigi Emir Suleyman, bundan sonra Suleyman Atabeg diye §6hret 
kazanmi§t!.^^ 

8- Harzem§ahlarda Atabeylik: 

Harzem§ah Atsiz'in oglu Suleyman-§ah'in Ogul Beyi adii atabeyi 
vardi. Harzem§ah §ehzadelerinden Sancar-§ah'in Mengli Bey adii 
atabeyi oldugunu, T6ki§'in Rey ve havalisini oglu Yunus Han'a verdigi 
zaman Miyacik'i ba§kumandanlik vazifesi ile ona atabey tayin ettigini, 
yine onun Isfehan idaresine torununu memur ettigi zaman buyuk 
emirterden Bigu'yu atabey sifati ile biraktigini, Irak idaresini oglu 
Rukneddin Gursangti'ya birakan Sultan Muhammed Harzem?ah'in 
onun atabeyligi vazifesini de Imadulmulk SavT'ye verdigini biliyoruz,^^ 

9- Timurlularda Atabeylik: 



^M.F.Koprulu, Ata, s.715; l.H.Uzungar^ilt, Medhal, s.352. 
^^M.F.KopruiiJ, Ata, s.716; i.H.Uzunpar^ili, Medhat, s.196. 
^^i.Kafesoglu, Harzem§ah[ar, s.73, 127; ^A.F.K6prulu, Ata, s.714. 



05/mNumnD8 lrlhuh 23 



Timurlu devletinde sehzadelere mirza adi verilmektedir. 
Mirzalann yeti§tirilmesine buyuk onem verilmekte ve ozen 
gosterilmekteydi. Dogum yakla§inca hanim saraya getirilir, dogumdan 
sonra gocuga ad konulup dogum dugunu veya §enligi yapdarak 
katilanlar para ve armaganlar getirirlerdi. Bundan sonra gocuk 
annesinden alinarak sutanne ve saraydaki buyuk hanimlardan birinin 
nezaretine verilir, belli bir ya§a geldikten sonra ise gocuga bir 
hukumdann bilmesi gereken leyleri ogretmesi igin atabey tayin edilirdi. 
Mesela; §ahruh'a Emir Alaeddin Alike Kukelta§'in, ogiu Ibrahim 
Mirza'ya Emir Osman Abbas'in, Ulug Beg'e bir muddet igin Emir §ah 
Melik'in, Miran§ah'in oglu Halil Sultan'a ise Emir Yahya'nin atabey 
olarak tayin edildiklerini biliyoruz.^^ Mirzalann egitimine oldugu gibi 
hukumdann kizlannin egitimine de dnem veriliyor onlara da "ateke" 



tayin ediliyordu.^° 



10- Karakoyunlu ve Akkoyunlularda Atabeylik: 



Karakoyunlu devletinde de atabeyier muessesesi mevcuttu. 
Mesela Pir Budak'in atabeyi, Emir Kara'yi biliyoruz. 

Akkoyunlular devletinde de atabeyligin mevcudiyetini Mukrimin 
Halil soyluyor.^^ Bu konuda Osmanli tarihierinden Tacu't-Tevarih'de 
a?iklayici bir bilgi bulunmaktadir. Akkoyunlu beyierinden Sultan 
Yakub'un Baysungur, Hasan ve Murad adii ug oglu kaldi. Yakub'un en 
buyuk beyierinden, Sofu Halil gerek kendine bagli boy ve oymaklann 
goklugu gerek servetinin olguszulugu ile en kudretii beylerden biri 
oldugu kadar, yeti§mi§ on sekiz oglu da en buyuk gorevleri ustlenmi? 
ve akrabaiarmin gogu ise onemli gorevleri tutmu§ olduklanndan iktidan 
tam aniamiyla eline gegirmi^ bulunuyordu. Aynca Baysungur Mirza'nin 
atabeyi ve ialasf bulunmakia da onu tahta oturtup kendisi de vezirlik 
makamina ge?ivermi§ti. Ama Mirza Baysungur daha ergenlik ya§ina 



^^I.Aka, Timurve Devleti, Ankara, 1991, s. 108-109. 

®°i.Aka. Mirza lahruh veZamani (1405-1447), Ankara, 1994, s.187. 

^^M.F.Koprulu, Ata, S.716 



24 H€Nmziwm^ 



ula§madigindan, Sofu Halil de Sert yaradili§ta bir kimse oldugundan 
Bayindirli beyleri arasmda anla§maziik gikti. Sultan Yakub'un atabeyi 
olan SiJleyman Bey ise asil atabeylik iddiasiyla Sofu Halil'i aradan 



^ikarmaya gal!§ti.®^ 



11- Memluklarda Atabeylik: 



Memluklarda idarT, askeri, siyasT butun devlet i§ieri emirlerin 
ellerindeydi. Bunlar kdle olrak alinip, istidat ve kabiliyetlerine gore saray 
ve askeri hizmetlerde bulunduktan sonra derece derece yukselerek 
emir olurlar ve mukadder ise sultaniiga kadar gikarlardi. Bunlara erbab- 
I suyuf denirdi- l§te bu zumreden olmak uzere Memluk sultaninin 
askeri kuvvetlerinin kumandani olan atabey, atbegu'l-asakir olarak 
adlandirilmi§ lala ise atabeg unvani yerine kaim olmu§tur. §ehzadeleri 
terbiye eden lalalar, onlari yedi ya§ina kadar halka gostermezJerdi. 
Eger sultan, ergin gagda degilse memleketi bunlar onun adina idare 
ederlerdi. Bu da iaia mevkiinin atabeyiikten ba§ka bir mana ifade 

CO 

etmedigini gosterir. 

Yukarida yapiian izahlardan da ania§!lacagi uzere, Memluklar 
zamaninda atabeyligin tamamiyle askeri bir vazife ve unvan mahiyetini 
aldigini gormekteyiz. Malik Muizuddin Aybeg, §eceruddur zamaninda 
atabeg el-asakirtayin edilmi§ti. Misir'da askeri kuvvetin idaresini elinde 
bulunduran bu muhim vazife, Memluklarda saltanat naipiiginden sonra, 
devletin en yuksek ve en nufuzlu makami idi. 13.asnn ikinci yansinda 
bu vazifede bulunanlara sadece atabeg veya atabegu'l-cuyui denirdi.^ 



12- SafevTIerde Atabeylik: 

§ah ismail'in lalasi, §amlu Ismail Beg idi. §ah Ismail daha kuguk 
ya§taki §ehzadelerini memleketin bilhassa hudutlardaki en muhim 



^^Tacu't-Tevarlh, C.III, s.335-336. 
^^O.Turan, Setguklu Vakfiyelerl III. s.36-37. 

64 



M.F.Koprulu, Ata, s.715; I.H.U2un9ar§iii, Medhal, s.324-325. 



OSMFINULRRDR mLfiUH 25 



vilayetlehn idaresine memur ettigi zaman emiru'l-umera unvanini haiz 
ve ekseriyetle buyuk kabilelerin irsi reisleri olan nufuzlu tecrubeli ve 
emniyetii bir kumandani lala unvani iie ve §ehzadeierin murebbi ve 
naibi sifati ile onlarin yanma tayin ediyordu.^^ Bunlann orneklerini 
Osmanlilar ile temaslannda gormek mumkundur. Qaldiran Savaf I'nda 
SafevT ordusunda olen kumanda heyeti iginde yer alan Horasan hakimi 
Lala Bey adii birisi vardi^^ Bu ki§i §eyh Haydar'in en ba§ta gelen 
halifelerinden olan Lala Husetin Bey idi ki daha once kendisi emiru'l- 
umera olmu§tu.^^ §ah Abbas (1587-1628), henuz bir bu?uk ya§inda 
iken §iraz valiligine gonderilmi§, Ustaclu Yegen §ah Kulu da 
atabeyligine tayin edilmi§ti.®^ Ayrica "Daye" ve "Lala Tabiri" ba|liklan 
altinda verilen kisimlara bakilabilir. 

Muhtelif Iran sulalelerinde bu muessesenin mahiyeti degi§mekle 
beraber, lala unvanin son zamanlara kadar devam ettigini biliyoruz. 
Iran'da son Turk sulalesi olan Ka^arlar sarayinda §ehzade murebbi ve 
muallimlerinin en buyugune lala-ba§i deniliyordu. Yine bu devirde 
atabeg-i azam unvaninin kullanildigmi ve Nasreddin §ah'in ba§ 
vezirine bu unvanin vehldigini biliyoruz.^^ 



13- Hiristiyan Devletlerde Atabey Unvanmin Tesiri: 



Atabegiik muesesesi ve atabey (lala) unvani Turk devletleri lie 
siki munasebetlerde bufunan Orta^ag §ark Hiristiyan devletleri 
uzerinde de tesirisiz kalmami|tir. 12.Asirda iznik Imparatorlugu'nda 
gordugumuz ilk lala galiba hiristiyan bir Turk idi ve beg unvanmi 
ta§iyordu. 

Bu muessesenin muhtemelen Gurcu krallan tarafindan, Selguk 
te§kiiati taklid edilerek kuruldugunu soyleyebiliriz. Bu makamda 



®^M.F.K6prQ!u,Ata, S.716. 

^Mufassal Osmanii Tarihi, C.ll, s.734. 

F-Sijmer, Safev? Devletinin Kurulu§u ve Geli§mesinde Anadolu Tufklerlnin 
Roiu, Ankara, 1976, s.47. 

^^F.Sumer, "l.ve II.Abbas Devirleri", Turk Dunyasi Ara§tirmalari, s.1 1-12. 

^^M.F,Koprulu,Ata, S.716. 



26 H€NmzmTR^ 



bulunanlar butun dahilT i§leri idare ediyordu. 19.Asirda Yukan 
Gurcistan'a hala atabeg mulku (atabegler yurdu) denildigini ve bu 
sahanin vaktiyie Gurcu atabeyleri tarafindan dogrudan dogruya idare 



edildigi igin bu ad verilmi§tir7° 



1212'de Kralige Thamara zamanmda var olan atabeylik askeri- 
idan mahiyette bir vazife oimakia beraber askeri mahiyeti daha 
fazlaydi. Bir te§rifat risalesine gore, kraldan sonra sirasi ile kralige, 
patrik, ba§vekil ve atabey geliyordu/'' 



^^"Qerkes taifesinin beyi olan Haka§mak ki,... Karde§i Antonok Bey dahi geiup, 
hllatler giyup gitmi§ti. Han elli kadar sekban ile tufenkgiler agas! Ramazan Aga'yi 
Haka§mak'a ve yine Timur Aga'yi Antonok'a ko§up gondermi^ti. Han kendi ogiu ve 
kuguk hanzadeyi Antonok'a verip atabey dikti. Haka§mak bu i§ten elem gekip §ayet 
atabey oinnakia Qerkes emirligini tamamen Antonok'a vere...(H.1054 - 1644 senesi 
olaylan)" Naima, CIV, S.1658. 

^^M.F.Koprulu, Ata, s.716-717. 



OSMUNUmRDR minuM 27 



II. BOLUM 



OSMANLILARDA LALALIK 



Osmanlilar kendinden once diger Turk ve musluman 
devletlerinde olan muesseseleri devrin §artlarina uydurararak devam 
ettirdiklerini biliyoruz. Bu gergevede giri§tikleri fetih hareketlerini duzenii 
bir bigimde surdurmek ve elde edilen yerlerde de idareyi temin 
edebilmek igin ihtiyag duyduklan muesseseleri geli§tirmeye 
9ali§iyorlardi. Bunun igin hukumdann ogullannin hepsini egitecek bir 
dozen kurdular. Boylece iktidara hangisi gelirse babasinm, hem 
hukumet hem de askeri i§lerini aksatmadan devam ettirecekti/ 
§ehzadelerin hem fikri ve hem de bedeni kabiliyetlerini geli§tirmek ve 
ayni zamanda onlari Islam dini ve gelenekleri uzere yeti§tirmek igin 
saraya buyuk islam bilginleri getirildi. Payitahtaki sarayda luzumlu 
gorulen egitimin tamamlanmasmdan hemen sonra gogu zaman gocuk 
denecek kadar kiiguk ya§lardaki §ehzadeler, buyuk bir eyalet ya da 
bolgenin valisi yani sancakbeyi olarak tayin ediliyorlardi. i§te bu 
durumdaki bir §ehzadenin sancaga gikanlacagi zaman du§unulmesi 
icab eden en onemli mesele onun yanma devlet i§lerinde vukuflu, temiz 
ahlakli, otoriter ve ayni zamanda padi§ahin guvenini kazanmi§ bir zatin 
lala olarak segiimesi i§i idi. Bu husus divan-i humayun heyetinin gok 
dikkat edecegi bir vazife olup padi§ah bu cihetten divan heyetini mesul 
tutuyordu. Lala, §ehzadenin idare ettigi sancagin veziriazami 
derecesinde olup, mintikasinin durumunu ve terbiyesiyle vazifeli oldugu 
§ehzadenin ahlak ve davrani§larini kontrol etmekle de vazifeliydi. 
Boylece tecrubeli bir devlet adami (atabey-lala-vezir) kendisini i§in 
ba§inda yeti§tiriyordu. 



^^S.Shaw, Osmanh imparatorlugu ve Modern Turkiye, (Qev.M.Harmanci), 
Istanbul, 1982, C.i, s.83. 



28 HeNRNZ'mTR^ 



§ehzade tayin oldugu sancaginda yani kendi ta§ra sarayinda bir 
nevi kuguk bir Istanbul meydana getirir ve hatta bazen de kendi adina 
para bastinrdi. Yeti§kin §ehzadeler, sancakiannda faaiiyetlerinden 
merkezi emin kilmak maksadtyia rehine olarak en az bir oglunu 
sultanm yaninda ya§amasi igin gonderirdi. Gornu§te ailevi ve masum 
bir talep manzarasi arzetmekteydi.Gergi suitaniann ozellikle ya§li 
zamanlannda torunlanni yanina gagirtmasi hem onlann insani 
duygulanni tatmin ediyordu hem de babalannin itaatsizliklerine mani 
oluyordu. 

§ehzadenin bir yolsuz hareketini gorurse onun ahvalinden divani 
haberdar ederdi. Herhangi bir tesirle §ehzadenin lalaligina tayin edilen 
§ahis, iyi ahlakli olmayip §ehzadey! ba§tan gikarmak isterse, 
§ehzadenin validesi durumu padi§aha arz lie lalayi §ikayet ederdi. 
Lalalar gelebi sultanlan kontrol ettikleri gibi lalalarin iyi ahlakli veya kotu 
ahlakli olup oimadiklanni Qelebi Sultan Valideleri kontrol edip her bir 
hususta hukumdan haberdar ederdi/^ Valide Suitaniann itimadini 
kazanan lalalar daha sonra padi§ah nezidinde iltifat gormesi igin te§vik 
ediiirlerdi. Mesela II. Bayezid'in annesi Gulbahar Sultan, lala Ayas Pa?a 
igin gayet ovucu sozler soylemi^tir/"^ Annelerinin §ehzadeyi egitip 
dizginlemesi gibi babanin yerini alan lala da padi§ah!n bir nevi 
temsilcisiydi. §ehzade padi§ah olduktan sonra bile hem annesine hem 
de iaiasina bir eviat saygisiyla davranirdi. Eger aralan iyi ise ve vezir 
degiller ise yeni padi§ahlar lalalanni umumiyetle de vezirlik mevkiine 
yukseltirlerdi/^ 

A- LALALIGIN JHDASI VE VASIFLARI 



73 i 



I.H.Uzungar^ili, "Sancaga Qikanlan Osmanli §ehzadeleri Osmanii 
§ehzadeleri", Belieten, 49/156 (1975), s.669-670 "il. Bayezid'in oguilanndan Samhan 
sancakbeyi Alem§ah'in validesi Gui Ruh inatun, oglunun iaialigina g6nderilmi§ olan 
adamin ahlaksiz, fesatba§i olup etrafinda kendisi ayannda olan kimselerle oglunu 
igkiye ali^tirdigini, kendisi ogluyla beraber sancaga gikanldigi sirada padi^ahin "oglunu 
koru" dlye ferman buyurdugunu bu emri yerine getirmek igin imkan derecesinde gayret 
gosterdi ise de bu ahJaksiz lalanin gelmesinden sonra oglunun zabtedilmez oldugunu 
arz ile lalanin mutlak surette degi|tirilmesini istirham eylemi§tir." 

^^TSMA, E.10292; g.Ulupay, Haremden Mektuplar, Istanbul, 956, s. 19-20 . 
"^^.Peirce, Harem, s.70. 



OSMRNUmRDR iRU=IUH 29 



Osmanlilarda lalaligin ortaya giki^ina dair kesin bir tarih vermek 
§imdilik mumkun degiidir. Fakat bu muessesenin ilk ve ibtidai 
tatbikatina dair izleri kaynaklarda bulabiliyoruz. Osman Gazi bijtun 
mucadelelerinde yaninda bulunan kendi arkada§larini oglu Orhan'a 
yardimci olamak uzere vazifelendirmi§ti. "Osman Gazi, ba§inin taci 
olan Orhan'in du§undugunden de fazia olgunla§mi§ oldugunu, cenk 
meydanlannda olagan Qstu bir varlik gosterdigini izleyince onun ulkeler 
fethederek iyice taninmasi igin, zaferieri adet edinen askerierinin 
ba§ina bug tayin etmi§ti. Aynca yanina Gazi Abdurrahman, Akgia Koca, 
Konur Alp ve Mihal gibi komutanian ko§mu§tu."^® Bu faaliyetler 
anla§ildigi kadar tamamen askeri nitelikliydi. Ancak Orhan'in belli bir 
mahallin idaresinden sorumlu olmasi ile ilgili olarak a^agidaki hadisede 
durumun biraz farkii oldugu anla§iliyor. 1302'de Orhan Gazi'ye 
Karacahisar sancakbeyligi verildikten sonra burayi Germiyanogullannin 
tecavuzunden muhafazaya da memmur olmu§tu. Bu vazifeye Saltuk 
Alp ile birlikte memur edilmi§ti7'' Boyle bir i§te §ehzadenin yanina 
tecrubeli bihsinin verilif inin iik orneklerinden olmak itibariyle beiki Saltuk 
Alp, Orhan'in bir nevi lalasi hukmune gegiyordu. Gergi Orhan Gazi 
daha ba§langiQtan itibaren fiilen babasinin yaninda yer almakia devlet 
i§lerine bizatihi kar§iyordu Ama mustakil olarak bir bolgeye 
gonderildiginde yanina tecrubeli bir ki§inin vehimesi de kayda deger bir 
husustur. Muneccimba§rdaki §u kayit da "lala-vezir" vazifesinin 50k 
erken donemlerde tesis edildigini gosterir: "1336-37 yilinda Orhan 
Gazi, Karasi Eyaletini Karesi Beyi Aclan Bey'in oglu Tursun'un elinden 
alip Suleyman Pa§a'ya ikta olarak verdi. Haci ilbeyi de ogluna vezir 
tayin edip Karesi Eyaletinin i§lerini ona havale etti."''^ 

Osmanlilarda mijte§ekkil bir lalalik muessesesinin ortaya giki^ini 
§u ifadelerde buiuyoruz. "Padi§ahin atalari, en buyuk gocuklanni 
beyierbeyi edinerek, ulkeler agmak uzere amaglan zafer olan ordulara 
ba§ ve bug yaparlardi. Nitekim Osman Gazi zamaninda Orhan Gazi; 
Orhan Gazi devrinde de Gazi Suleyman Pa§a beylerbeylik gorevine 



^^acu't-Tevarih, C.I, s.46. 
^^MT.Gokbilgin, "Orhan", lA. C.IX, s.400. 



78 



Muneccimba§i Ahmed Dede, Sahaifu'I-Ahbar fi Vekayiu'l-Asar (Muneccimba§i 
Tarihi), (Haz.l. Erunsat), ty, C.I, s.92-93. 



30 H€NRNZiVR TRf 



§eref vermi§lerdi, Ama Sultan Murad Gazi'nin delikanhlik ya§ina 
ula§mi§ bir oglu buiunmadigindan en kidemli beylerden ve yuce 
saltanatin temel direklerinden olan ve kendilerinin de §ehzade!ikleri 
sirasinda hizmetlerinde bulunan Laia §ahin Bey, asker ve ordunun 
tertibi, savaf gereklerinin saglanmasi igin onun izzetii baki§lannda 
parlami§, ve oteki beylerden iJstun tutularak beylerbeylik goreviyle 
onun ba§a gegmesi yerinde g6rulmu§tu7^ Bundan sonra artik hem 
§ehzadelerin konumu hem de buna bagli olarak lalalarinin konumlan 
artik tebaruz etmeye ba§lami§ ve belli bir takim kaide ve usullere 
baglanmiftir. Lalaligin I. Murad devrinde muesses bir hale geldlgini 
Mehmed Zeki |u satirlaria kaydediyor: "O siralarda yeni bir usul de vaz' 
edilmi§ti. §ehzadeleri birer sancaga tayin etmek ve o suretle kendilerini 
umurve hususat-i saltanata ah§tirmak. l§te bu usul cumlesinden olarak 
§ehzadegan ku?uk ya?larda Anadolu'daki bir eyalete gonderilir ve 
umeranin degerlilerinden biri lala unvaniyla kendilerine terfik edilirdi. 
llgilj bolumlerde devletin diger muesseseleriyle irtibatlari gosterildigi 
gibi, bunlann tesbit edilenleri de isim isim verilmeye gali§ilmi§tir. 
Burada kastettigimlz donemin iginde sancaga Qikan lehzadeierin 
yanina tayin edilen lalalann hahcinde son ddnemler i?in ornekleri 
kar§imiza gikan kuguk ya§larda olan ve sarayda bulunan §ehzadelere 
de laia tayin edildigi anla§iliyor. Bunun ornegini Kanuni'nin oglu 
Cihangir'e kuguk ya§ta ve sarayda iken adini tesbit edemesek de bir 
lalaianin tayin edilmesinde gdruyoruz.^^ 

Butun lehzadeleri ve lalalarini sabit ve degi§mez kaidelerle tesbit 
edilmi§ bir kaideler butunu gergevesinde benzer tavir ve hareketler 
sergileyen ki§iler olarak gormek mumkun degildir. Tabii olarak en 
ba§ta §ehzadelerjn §ahsiyetlerinin buna firsat vermeyecegi agiktir. 
Diger yandan lehzadelerin ya§tan, padi§ah gocugu veya §ehzade 
gocugu olmak hali, sahip olduklan konumdan kaynaklanan padi§ah 
namzedligine veya veliahd §ehzadelige yakinlik derecelerine gore 
farkliliklar arzeder. Bunlan gdz onunde tutarak, lalaligin ve lalalann 
tarihi seyir iginde gegirdikieri degi§me ve geli§meler ile sahip olduklan 

^®Tacu't-Tevarih, C.ill, s.119 "Lala §ahin Pa§a, dijrustlugunu ve i§bilir bir serdar 
oldugunu hiJnkarin katinda bir kere daha ispat etmi§ti. Ayrica yine "Tacu't-Tevarih, C.I, 
s.112;Solakzade, C.I, S.40. 

^°Mehmed Zeki, MaktuI §ehzadeler, Istanbul, 1336, s.2-3 

®^BOA KK Saray 7102; L.Pierce, Harem, s.179. 



OSMHNUmRDR miflUH 31 



bir takim ortak ozellikler ve bunlardan yola Qikarak tesbit edilen bir 
takim usuiler vehlebilir. Mesela Yavuz Sultan Selim, Trabzon valisi iken 
kendisine gonderiien §ahislari umeradan ve marifet erbabinda 
olmadikga kabul etmeyip ulfet eyiemez ve bir bahane ile geri 
gonderirdi.^^ Bir lalanin hangi §ahsi kabiliyet ve vasifiar ile mucehhez 
olmasi gerektigini edebT bir usiub ile Selimname'de bulabiliyoruz. 
Manisa'da sancakbeyi olarak bulunan Kanuni'ye lala olarak tayin 
edilen Kasim Pa§a §oyle tanitiiiyor: "Diger sancaklara tercihen .bu 
sancagi ogluna daha uygun ve layik goru§u yuce hizmet makamini 
ellerine verdi. O ulkelerin vukubulan i§ ve idareleri igin bilgili bir lala, 
mutluluk sahibi bir vezir gerekli oldu. O tarihte Osmanli sarayinda 
defterdarlik hizmetinde e§siz iki degerii iki olgun iyi kimse vardi. Biri adi 
ge^en Piri Pa§a digeri saygi mercii bilgili faziletii olgun, iyilik ve lutuf 
sahibi Kasim Pa§a'dir. Bu zat o donemde olan iyilerin yuzu suyu, kemal 
ve irfan sahipierinin parlak gonuiierinin misk kokusu ve anber i§aretleri, 
iyilik ve olguniuk madeni, aydinlik ho§ gonulleri, saygi ve §eref 
kaynaklari, onceki ve sonrakilerin ilmini kendinde toplayan, gizli ve agik 
fenlerde zor meseleieri gozen anla§ilmasi 50k zor problemleri kaldiran, 
tenkidci yaradili§i, ince meseleieri aniayan nuktedan, tatli dilli, oigun, 
yumu§ak huylu zihni hayai ureten ve cevher sagan, faziletii ge^itli haber 
verendi. insaf ve adalette bizzat e§siz Lokman, yumu§aklik ve zekada 
Aristo tedbirii, i§leri yurutmede Asaf du§unceli, kapali meseleieri 
halletmede zoru gozen, kanunlarda anlayi§i saglam, usul ve 
merasimde zihni muhkem ve saglam, i§lerin gergeklerine muttali, gizli 
sirlari bilen, donemde ikisi de en ustun en akilli idiler. Adi gegen 
Kasim Pa§a §ansli geng §ehzadenin lalaliklan hizmetine atanip, 
saltanat fermani ihsaniyla , guven sembolu defterdarlik da verildi. 
Agaliklan, gavu^lari, solaklari butun malzeme ve muhimmatlari 
Osmanli kanunlarina gore duzenlenip, devlet hazinesi ve cephanesi 



^^"Suitan Selim'in menakib-i latifesine nihayet yokdur. Ahlak-i kerime-hisali, 
manf ve kemali gibi gayet gokdur. Daha §ehzadelikieri halinde kendilere lala gonderiien 
umeranin ^anina nazar kilurlardi ve ini§ ve blni^den halt bulduklarini bir bahane ile ia la 
diyu redd iderierdi. Cidden bi-mahfet lala istihdamina nza gostermemi§er idl." Mustafa 
All, Kitabu't-Tarih-i Kunhu'l-Ahbar, Kayseri, 1997, C.I (2.Kisim), s.1055; i.H.Uzungar^ili, 
Medha!, s.125 (Tabakatu'l-Memaiik, s.32 Millet Kutuphanesi Nushasi). 



32 H€NBNZm TR^ 



vehlip §ani yuce divan ve Husrev'e has yuksek makama ugurlu eli 
opmekle mutlu olup sancaklarina yonetdiler." 

Lalalar ile ilgili diger hususlari da birkag kisim halinde a§agfdaki 
gjbi tesbit edebiliriz. Lalalar, lalasi olduklan §ehzadenin padi§ah 
olmasini can u gonulden arzu ediyorlar ve ilgili bolumde de teferruatina 
girildigi gibi onlann tahta gikabiimesi igin her turlu firsati 
degeriendirmeye gali^iyorlardt. Hatta onlehne agilacak imkaniann 
buyuklugij zaman zaman onlan bu mucadeleieri bizzat ortaya gikaran 
veya te§vik eden ki§iler olmak durumuna bile getiriyordu. Qunku buyuk 
bir ihtimal ile, genellemek dogru olmasa da, §ehzadesinin padi§ah 
olmasi demek lalasininda kisa sure sonra vezirazam olmasi demekti. 
§ayet karde§ler arasinda bir taht mucadelesi meydana geimi§ de laiasi 
oldugu §ehzade padi§ah olamami§ ise lalasi da gozden du§mu§ umera 
zumresinden biri olarak kaliyordu. 

Karde§ler arasinda taht mucadelesinin bittigi bir donemde 
sancakbeyi olarak Manisa'da bulunan III. Mehmed, sancagindan butun 
maiyyetiyle beraber gelmi§ ve tahta gikar gikmaz da lalasina vezirlik 
vermi§ diger kapi halkina da yuksek vazifeler tevcih etmiitir.^"^ Ayni 
zamanda §ehzadenin dayesi ile evii olan Laia Mehmed Pa§a (Ni§anci- 
Tekeli), on iki senede gavu^luktan vezirazamhga yukselmi§tir. 

§ehzade laiasi olmak diger umeraya nazaran onlara belli bir 
dereceye kadar bir nev! dokunulmazlik sagliyordu. Mesela §ehzade 
Abdullah b. 11. Bayezid'in lalasi Karagoz Pa§a 1485-89 yillan arasinda 
Memiuklar ile yapilan sava§ta serdar ile gegimsizlik gostererek ordunun 
yenilmesine sebep olmu§, bu ilk ba§arisizligi §ahzade lalasi olmasi 
dolayisiyla affa ugrami§ ve canini kurtarmi§ti. Ancak daha sonra ayni 
hareketleri devam ettigi igin diger beyierle beraber katledilmi§tir.^^ 

Bir §ehzadenin ayni anda birden fazia lalaya sahip oldugu 
anla§iliyor. Bunun en bariz misali II. Murad'in tahtini oglu II. Mehmed'e 
biraktigi sirada hem Zaganos hem de §ehabeddin Pa§a'lar lalaliginda 
bulunuyordu. Daha sonra babasi tekrar ba§a ge?ip oglunu Manisa'ya 



^^Cefalzade Mustafa, (Haz. A.Ugur-M.Quhadar), Selimname, Ankara, 1990. 
S.336. 

^Selaniki, C.ll,s.437. 

^^A.Mumcu, Osmanii Devletlnde Siyaseten Kati, Ankara, 1985, s.97. 



OSMBNULflRDR LRLBUH 33 



gonderdiginde yaninda Kassabzade Mahmud ve Ni§anci Ibrahim Pa§a 
b. Abdullah laia olarak bulunuyordu.^® Kunhu'l-Ahbar'da ise Ibrahim 
Pa§a lie Saruca Pa^a'nin gonderildigini Zaganos Pa§a'nin Ise 
vezaretten aziolunarak Karasi sancaginin verildigi bildiriJmektedir.^'' 



1- Lalalarin men§e'i ve gorev siiresi: 

Laiarin hem soy bakimindan hem de mesiek olarak hangi 
men§e'den geldikierine dair istatistik bilgi verecek ar§iv malzemesi ne 
yazik ki elimizde yeteri kadar mevcut degiidir. Hele devletin kurulu§ ve 
onu takib eden donemleri igin her saha da oldugu gibi lalara ait beige 
de buiunmamaktadir. Daha sonraki devirler igin de mevcudiyetleri ve 
muhtevalari zengin degiidir. Doiayisiyla bunlarm istastiki 
degerlendirmeleri neticesinde kesin hukumlere varmak mumkun 
gozukmemektedir. Ancak son bolumde haklarmda bilgiler verilen, tesbit 
ettigimiz §ehzade lalalannin bu ama? lie verilmi§ bibiiyografik bilgileri 
degerlendirilerek, hukum derecesine ula§mas! metod a?isindan beiki 
dogru olmasa da, belli kanaatler ve baki§ agilari kazandiracak fikirJer 
elde edilebilir. Bunlardan istifade lie a§agida tablola§tirdigimiz bilgiler 
Istikametinde kisaca §u degerlendirmeleri yapmak mumkundur: 

Haklarmda gerek ar§iv malzemesinden gikanlan gerekse diger 
Osmanii muverrihierinin eserlerinde verdikleri bilgilerin arttigi doneme 
isabet eden §ehzadeier ve onlann sancak beyligi sureleri ve lalalannin 
sayisi tesbitlere tutarhlik kazandirmaktadir Buna gore bir §ehzadenin 
lalasi ortalama ug sene civannda gorevde kalmaktadir ki; bu sure 



^^"Murad Han ciger ko§esi Sultan Mehmed'i Sultan Mehmed'i Saruhan-eli'ne 
zabt u rabt igun gondermek murad-i §er?f!eri oldukta Kassab ogli Mahmud Beg ife 
N[§anci Ibrahim Beg nam kimesneleri §ehzadeye ko§up tug ve sancak ve tab! ve alem 
verup Saruhan ulkesini ana mansib verub ve nice pend ij nasihatiar edup Saruhan'a 
gonderdi. §ehzade dahi emir hunkanmin deyub alem tug ve sancagm dagidub 
tablhanesin inlederek Saruhan-efi'ne revane olup selamet birle Saruhan'a dahil olub 
fakir ve zuafanm mesalihlehni ol iki lalasiyla dani^arak gorup eger ulema ve eger 
suleha ve fukara ve agniya §ehzadenin zill-i saadet bah§inda asude-hal olup karar 
etmekde." Gazavat-i Sultan Murad b.Mehemmed Han, (Ne§r: H.lnalcik-M.Oguz), 
Ankara, 1989, s.1-2; H.lnalcik, "II.Murad", C.VIII, s.598; H.lnaicik, "il.Mehmed", lA, 
C.VII,s.506-507. 

^Vunhul-Ahbar, C.I (i.Kisim), s.361. 



34 HeNmzimmf 



ortalama bir sancakbeyligi suresine tekabul etmektedir. Bu durum 
ontarin. hem §ahsi nufuzlannin artmasini onlemi§, hem de §ehzade ile 
lalas! arasinda tahakkuk edecek tesanudun devletin merkezT otoritesi 
igin tehlikleli hale gelmesine engel olmu§tur. Fakat lalalann bu 
konumlan onlann istikbalde daha yuksek mevkilere gelmesini de 
6nleyememi§tir. ozellikle padi§ah olan §ehzade lalalan, efendileriyle 
beraber payitahta geldiklerinde §ayet statuleri uygun ise hemen 
vezarete getirilmi§ler ve i?lerinden bazilan belli bir sure sonra 
vezirazamlik mevkiine yukselmi§lerdir. 

Mevcut ula§abildigimiz kaynaklar nisbetinde doksan civarinda 
tesbit ettigimiz lalalann men§ei ile ilgili olarak da §u hususlar goze 
garpmakatadir. Bunlann etnik mensubiyetleri hakkinda kat'i ve fazla 
bilgi bulunmamaktadir. Ancak hemen ba§langi5tan itibaren goruimeye 
ba§layan kul kokenii kimselerin zaman ilerledik9e sayilannm arttigidir. 
Ilk zamanlarda nisbet olarak yerli umera aileielerine mensup kimseler 
sayica daha fazia iken bu oran zamanla aleyhlerinde olarak 
bozulmu§tur.^^ Bunlann yerini devletin genel siyasetine paralel olarak 
geli§en kul sistemi burada da agirtigmi hissettirmi§tir. Enderundan 
yeti§tirilen ve merkezT otorite tarafindan daha mutemed §ah!slar 
addedildigi anta§ilan ki§iler lalahk vazifesine tayin edilmi§lerdir. Daha 
du§uk dereceli §ehzade sancaginde bulunan §ehzadeye lala tayin 
edilen ki§i bir ust derecedeli §ehzadenin defterdarhgma, sonra sirasiyla 
lalalik ve defterdarhk mevkilerini intisab ederek padi§ah namzedi 
§ehzadenin Jalahgina getirilirdi. 



88, 



^Bu §ekilde ku> men§e'li lala istihdam etmenin Akkoyunlularda da tercih edilen 
bir husus oldugu anla§(lyor. Akkoyuniu devielinin ana govdesini olu§turan a§iret 
kuwetlerinin yanmda yine bu guruplardan dev§irilen ve sultan tarafindan egitilen ve 
ondan maa§ alan ve noker adt verilerv ki§e1erden §eh2ade!ere ia!a tayin edilirdi. 
J. Woods, Akkoyunlular, islanbul, 1993. s.20. 



OS/mNUlRRDR mmUK 35 



PADi§AH OLAN §EHZADELERlN SANCAK BEYLiKLERl VE 

LALASAYILARI 



§ehzadeler(Padi§ahlar) SBS 


LS 


LOGS 


1-Orhan 


23 


1 


_ 


2- Murad 


28 


1 


- 


3- Bayezid 


24 


2 


- 


4- 1. Mehmed 


9* 


3 


- 


5-11. Murad 


8 


4 


2 


6- II. Mehmed 


15** 


6 


2.5 


7-11. Bayezid 


24 


12 


2 


8- I.Selim 


24 


6 


4 


9- I.Suleyman 


11 


3 


3.6 


10-11. Sellm 


25 


5 


5 


11-111. Murad 


16 


2 


4 


12- Ml. Mehmed 


12 


5 


2.4 



1402 Ankara Savaii sonrasi dikkate almmadi 
' Tahta nihat 5ik(§ esas kabui edildi. 



36 HeNRNzm m^ 



DiGER §EHZADELERiN SANCAKBEYLiGI SURELERJ VE 

LALASAYILARI 



§EHZADELER SBS LS LOGS 



1 -Mustafa b.ll. Bayezid 


17 


3 


5.6 


2-Cem b.ll. Mehmed 


12 


4 


3 


3-Abdullah b.ll. Bayezid 


28 


2 


12 


4-§ehin§ah b.ll. Bayezid 


30 


5 


6 


5-Ahmed b.ll. Bayezid 


30 


7 


4.2 


6-Korkud b.ll. Bayezid 


32 


6 


5.3 


7-Mahmud b.ll. Bayezid 


5 


3 


1.6 


8-Mehmed b.ll. Bayezid 


1 


1 


1 


9-Alem§ah b.ll. Bayezid 


12 


3 


4 


10-Mustafa b.l.Suleyman 


20 


2 


10 


1 1 -Mehmed b.l.SQIeyman 


1 


2 


0.5 


12-Bayezid b.l.Suleyman 


18 


3 


6 



Kisaltmalar: 

SBS: Sancakbeyligi suresi 

LS: Lala sayisi 

LOGS: Lalalann ortalama gorev suresi 



OSimNUlfiRDR LRIBLIH 37 



2- Lalalarm vazifeleri ve yetkileri: 

§ehzadelerin saltanat makamma geldiklerinde tereddut ve 
acemilik gostermeden devlet i§lerini Qekip gevirmeye muvaffak 
olmalarini saglamak igin sancak beyligi oniar iQin bir staj mevkii idi. I§te 
bu noktada kendilerine rehber olarak lalanm vazifeleri ba§liyordu. 
Lalalarm vazifelerini maddeler halinde §u §ekilde yazmak mumkundur. 

1- §ehzadenin egitim ve ogretimine nezaret etmek 

2- Siyas! meselelerde vukuf saglamasini temin etmek 

3- §ehzadenin divanina vezir makammda olarak ba§kanlik etmek 

4- §ehzade adina serdar olarak sefere Qikmak 

5- Gereken hususlarda §ehzade hakkinda padi§aha bilgi vermek 

6- §ehzadenin iaiasi ile defterdarinin ayni §ahis olmasi 
durumunda tabiyatiyla onun malt ve iktisadi i§leriyle de me§gul olmak 

Lalalarm genel ba§liklar altmda zikrettigimiz bu vazifelerini her 
zaman ve her §artta yerine getirebilecek kanuni bir teminat altmda 
olduklari soylenemez. Lalalar, diger devlet gorevlileri mesela kadi, 
sancakbeyi veya beylerbeyi gibi atanma sureleri a§agi yukari 
belirlenmi§ ve istikrar kazanmi§ bir durumda degillerdir. Devletin en ust 
kurumu olan ve padi§ahla dogrudan irtibatlari bakimmdan, hanedan 
igindeki geii§meler onlan da etkiliyordu. §ehzade lalalan ya padi§ahm 
ogullari veya ogullannm ogulari igin tayin edildiklerine gore bu 
durumdan kaynaklanan statu farklan vardi. Kendi aralanndaki bu 
derecelendirme ister istemez onlann selahiyet ve vazifelerine de 
yansiyordu. Bununia alakali tatbikatlan en iyi §ekilde §ehzadeler 
arasmdaki taht mucadelelerinde bulabiliyoruz. 

§ehzadelerin sancaga giktiklarmdaki yeterlilikleri de lalalarm 
vazife ve selahiyetlerini tayin edici bir unsur olarak kar§imiza ?ikiyor. 
Onlann bu yeterliliklerinin en belirgin olgusu de ya§lanydi. Ilgili 
bolumlerde bahsedildigi gibi §ehzadelerin buyuk bir kismi ?ok kuguk 
ya§larda beiki bir gogu sunnet olmadan sancaga gikiyoriardi. i§te 
lalalarm yeti§tirme ve egitimie ilgili asil fonksiyonlan §ehzadelerin 
idarede ehliyet kazanabildikieri belli ya§lara gelinceya kadar gegirdikleri 



38 HeNRNZ'm m^ 



donemde ortaya gikmaktadir. Yeti§kin ya§a gelmi§ §ehzadelerin 
lalalannin yetkileri §ehzadenin §ahsiyett ile sinirlaniyordu. Gergi daha 
sonraki donemlerde ortaya gikan siyasi geli§meler istikametinde 
lalalann gorev ve yetkilerinde geni§leme meydana gelmi§ olmakla 
beraber, asil belirleyici husus §ehzadenin kendi §ahsT kabiliyet ve 
ehliyetiydi. Yeti§kin §ehzadelerin lalalann kendi hareketlerini 
sinirlamasindan rahatsiz oldugunu ve dolayisila kendilerine bir lala 
tayin edilmesini istemedikleh goruJmektedir. §ehzade Korkud, Misir'dan 
dondCikten sonra Teke Sancagi (Antalya) kendisine verilmi§ ve haslan 
artinlmi§t!. Bunlann di§inda yanma lala ve defterdar nami ile kimsenin 
gonderilmeyip butun idarenin tam selahiyetle kendisine tevcih 
edilmesini istemi§ti.^^ Buna benzer uygulamalar yani yeti§kin 
§ehzadeler yanindaki laialann bir dereceyeye kadar ikinci planda 
kalmalari Kanuni'nin oglu §ehzade Bayezid vak'asma kadar devam 
etmi§ti. Bu hadiseden sonra ise devletin idari anlayi?!nda ortaya ?ikan 
degi§melere paralel olarak lalalann yetkileri de artinldi. 

Aniatilanlar di^inda lalalann hangi tur vazife ve mesuliyetleri 
ta§idiginida misalleriyle §u §ekilde vermek mumkundur. II. Murad, 
Manisa'da sancakbeyi olan oglu Mehmed'i 1444 yilmda kaynagimizda 
sebebi pek a?ik olmayan bir vesile ile yanma gagirttiginda, Edirne'ye 
yakala§tiklan sirada lalalan olan Kassabzade Mahmud ve Ni§anci 
Ibrahim Pa§alar ona nasil davarnmasi gerektigi noktasinda §unlan 
s6ylemi§lerdi; "§ehzadeyi lalalan teikin ediJb dediler kirn: §imdi biz 
Edirne'ye vardugmuz'da size istikbale pa§alar ve begler gikar, gorelim 
seni, onlara nice iltifat edersin anJann her birine halli halince iltifatlar 
edup hatircikllanni sual eyie deyu bunun emsali pend u nasihatler 
eylediler."^^ Zikredilen bu metinde de goruldugu uzere lalaJar, devlet 
geieneigini protokol kaidelerini ve dolayli olarak idare sanatini 
gdstermi§lerdir. 

Lalalan tipki padi§ahlara etrafindakilerinin tatbik ettigi gibi, 
§ehzadelerin olumlerini §artlar musait hale gelinceye kadar gizlerlerdi. 
Mesela Fatih'in oglu Mustafa'nin olumu lalasi Gedik Ahmed Pa§a (I) ve 



^^Mufassai Osmanli Tarihi, C.lll, $.699. 
^°Gazavat-i Sulta Murad, s.33. 



osfmNUiflnDR mmuH 39 



defterdari Timurta§oglu Ali Qelebi tarafmdan gizlenmi§ti Vine bunlar 
§ehzadenin na§ini Konya'dan Bursa'ya kendileri g6turmu§lerdi.^^ 

Lalalarin, §ehzadelerin davrani§larindan padi§aha kar§i sorumlu 
oidugunu biliyoruz. Bayezid'in Amasya'da sancakbeyi olarak bulundugu 
sirada eglence alemlerine du§kunlugu ve hatta afyon kullandigi §ayi 
olmu§tu. Bunun uzerine Fatih, oglunun igkiye ali§masinda rolu olan 
Mueyyedzade Abdurrahman'in oldurulmesi igin Bayezid'in lalasi 
Fenarizade Ahmed Bey'e bir hukum g6ndermi§ti. Bu geli§meier uzerine 
Mueyyedzade Amasya'yi terk etmek zorunda kalmi§ti.^^ 

II. Bayezid'in oglu Karaman'da vali olan §ehin§ah'in afyona 
mubtela oldugu ve etrafindaki bazi mufsidlerin onu idial ettiklerine dair 
bi ariza, lalasi Murad ve defterdari Haci ivaz tarafmdan gonderilmi§ti.^^ 
Ayni §ehzade hakkinda daha sonralan lalasi Haydar Bey, §ehzadey! 
Fenayi ve Dellak demekle maruf bazi kimselerin ifsadiyla yoldan 
gikardtklan ve Kizilba§larla ittifak edecegini onilne ge?ilmezse 
Karaman eyaletinin bile elden gikacagmi bildirmi§ti.^'^ Bu mektup 
uzerine §ehzade Ahmed ve vezirazam Ali Pa§a, Karaman'a hareket 
ettiler. Ali Pa|a, §ehzade Ahmed'i Konya'da birakarak §ah Kulu'nu 
bizzat takibe gitti Ancak Ali Pa§a'nin olum haberi ile birlikte §ehin§ah'in 
da olum haberi geldi. Bu geli§meler §ehin§ah'in §ah Kuiu ile anla§tigi 
ve bu sebeple 6ldurulmu§ olabilecegine dair bir rivayet ortaya 
9ikarmi§tir.^^ Yine II. Bayezid'in ogullanndan Manisa'da bulunan 
Alem§ah'in lalasi ve defterdannin onun sorho§lugundan faydalanarak 
kendisine luzumsuz kagitlar imzalattigi ve bu yuzden yolsuzluk ve 
zulmun arttigi, idarenin tamamen onlarin elinde oidugunu annesi 
§ikayet ederek durumu bir mektupla padl§aha bildiriyordu.^^ 

§ehzadeler veziri yerinde olan lalalanni, padi§ahlann vezirlerini 
serdar tayin etmesi gibi, kendilerinin gitmedigi zamanlarda askerlehnin 



91 



Tacu't-Tevarih, C.lli, s.145. 

^^Osmanli Tarihi, C.ll, s.246, 662-663. 

^^TSMA, E. 6366/2; Osmanh ^ehzadeleri, s.670 (Ekier kismmda veriimi§tir.). 

^^TSMA, E.5590; Q.UIugay, "Yavuz Selim Nasil Padi§ah Otdu", Tarih, V!i/10 
(1954), s. 69-70. 

^^M.Akman, Osmanh Devletinde Karde§ Katii, Istanbul, 1997, s.72. 

^^g.Ulugay, "Bayezid ii'in Ailesi", Tarih Dergisi, X/14 (1959), s.1 12-1 12 



40 HeNRNZmTB^ 



ba§ina ba§bug veya serdar olarak nasbederlerdi. II. Bayezid, 
Amasy.a'da sancakbeyi olarak bulunurken, lalasi Rakkas Sinan Pa§a'yi 
Torul'un fethine g6ndermi§ti.^^ Lalalarin §ehzadelere nazaran on plana 
giktigi bir devrede lalaiar artik fiili sancakbeyi konumuna yukselmi§ler 
ve bolgelerinin asayi§ ve emniyeti artik tamamen onlardan sorulur hale 
gelmi§tir. Bu konularda da nnerkezle bizzat muhatab olnnu§|ardir. 
Meseia III. Murad'm oglu §ehzade Mehmed'in lalasi, Ege sahilerinde 
korsanlik eden du§man gemileri igin payitahta arzlar g6ndermi§tir.^^ 

§ehzade lalalannin tipki "sahib-i muhr" olan vezirazam gibi 
muhur ta§id!klari anla§ilmaktadir. Meseia Hi. Murad Manisa'da 
sancakbeyliginden gelirken kendisine ait hazinenin bulundugu 
sandiklann lalanin mCihru ile muhurlendigini ve bu muhru defterdar 
aginca onu tahkikata tabi tutmu§tur^^ 

Sancaga gikan §ehzadenin bir §ehzade ile smirlandinlmasi ve 
bunun pe§inden de lalalarin denetimlerinin artirilmasi tabiati ile onlann 
vazife sahasini da geni§letnii§ti. Belgelerde bolgenin veya devletin 
ihtiyagiannin istikametinde zahire temini, timar tevcih ve terakkisi, 
vakiflarda vazife tayini, kiyilarin du§man donanmasinin saldirilanndan 
muhafaza edilmesi, asayi§in saglanmasi ve tedbirlerin alinmasi, vergi 
tanzim ve tarhi ile ilgili hususlar, sancak dahilindeki topraklardan gegen 
devlet gorevlilerinin korunmasi, sefer durumunda harp malzemesinin 
temini ve ihtiyaci oian yerlere asker sevkedilmesi gibi hemen her 
sahadaki iflerle ilgilendiklerini goruyoruz. Belgelerdeki ifade tarzi 
onlann mustakil bir sancakbeyi gibi hareket eder hale geldiklerini 
gosteriyor. §ayet bir sehiv yok ise 8 Receb 982 (1574) tarihii bir kayit 
Lala Ferruh'a "Saruhan Bey'i Ferruh'a hukum" hitabiyla 
basiamaktadir/^^ 



3- Lalalarm protokoldaki yeri, elkabi ve gelirleri: 



^'Kunhu'l-Ahbar, C.I (LKisim), s.687; Tacu't-Tevarih, C.ill, s.167-168; 
Solakzade, C.I, s.355. 

^^Seianikl, CI, S.190 

^^Selaniki, C.l, s.112; Mufassa! Osmanli Tarihi, C.lll, s.1289^1290 

^'^°Muhimme 25, 2736-297 



OSMBNUiaRDR mmUH 41 



Osmanlilarda §ehzade lalalarina her devirde ve hepsi igin 
standart bir statu atfetmek mumkun degildir. Muessese olarak ta 
ba§langi9tan beri mevcut olmakia beraber diger muesseseler gibi bir 
degi§me ve geii§me gizgisi takib etmi§tir. Ancak devletin merkez ve 
ta§ra te§kilatina bagli diger muesseseler gibi $e§itli organlan te§ekkul 
etmi§ bir muessese degildir. Bu daha sonra 17.yuzyilda §ehzadelerin 
sancaga giki§lannin sona erdigi ve egitimlerine sarayda devam edildigi 
ddnemde saray lalalari igin te§ekkul edecektir.^^^ Bundan once ayni 
anda birden gok §ehzade sancaga ?!kmi§tir ve ustelik bunlann hepsi 
ba§taki padi§ahin oglu olmayip ogullannin oguilan da olabiiiyordu.^^^ 

Bu §ehzadelenn hepsine birer lala tayin edilirdi ve hepsi de 
padi§aha kar§i sorumluydu. Fakat bagli buiunduklari mustakil bir 
yapilanmadan soz edilemez. Yainizca mail i§ieri tanzim baktmindan 
diger yuksek derecedeki devlet gorevliieri gibi divan-i humayundaki 
ni§anciya bagii tahvil ve ruus kalemierince kayitlari tutulurdu. Butun 
bunlara kar§ilik yine de §ehzade lalaligr muhim bir mevki idi ve devlet 
protokolunda belli bir yeri vardi. Elimizde bunlann ge^itli devirlere ait 
mevki ve derecelerini gosteren kayitlar bulunmaktadir. Buniardan yola 
gikarak lalalann devlet protokolundaki yerlerini tesbit edebiliyoruz. 

Lalalann protokoldaki (silsile-i meratib) derecelerini ilk defa 
Fatih'in Te§kiiat Kanunnamesi'nde bulabiliyoruz. 

"Ve divan-i humayunumda sadirda oturmak vuzeranin ve kadi 
askerlerin ve defterdarlann ve ni§ancinin yoludur. Evvela vuzera 
oturup, bir canibe kadiaskerler, anlarin altina defterdarlar otururlar ve ol 
bircanibe ni§anci oturur. 

Ve ni§ancinin mertebesi eger vezaret ve beylerbeylik ise 
defterdarlara tasaddur eder ve sancak tie ni§anci ise defterdarlardan 
a§agi oturur. elkabi defterdarlar elkabidir. Mertebesi aniar mertebesidir. 

Ve mal defterdarlarim §ehzade lalalarfnin ustunde otururiar..."^^^ 



^^^Bu konunun teferruati igin sonug bolumune bakiiabilir. 
Bu konu igin de §ehzade sancaklan ktsmina bakiiabilir. 

103 

A.Ozcan, "Fatih'in Te^kilat Kanunnamesi ve Nizam-i Alem igin Karde§ Katii 
Meseiesi", Tarih Dergisi, Sayi 33(1982), s.7-56 (Kanunname Metni s.30-48). 



42 H€Nmzm m^ 



Ni§ancinin yaptigi i§lere kar§il!k hangi makamlardan ve i§lerden 
ne Radar meblag resm alinacaginin tayin edildigi, 1481 Tarihii Ni§anct 
Rusum Kanunnamesinde, verilen tertibe gore sira §u §ekildedir: 

1- An vezaret-i resm-i berat 

2- An mirmiran-! Rumeli 

3- An mirmiran-i Anadolu 
4- An kadiasker 

5- An defterdar 

6- An mirmiran-i Vilayet-i Rum 

7- An mirmiran-i Vilayet-i Karaman 

8- An laiaha-yi Qelebiyan: resm-i berat 800; resm-i kitabet^200. 
Defterderan-i gelebiyan;^°^ resm-i berat: 600, resm-i kitabet: 100 

Bu konuda daha sonra II. Selim devrinde hazirlanmi§ Celalzade 
Kanunnamesinde §u rakamlar goze Qarpmaktadir "§ehzade lalaliginda 
resm-i berat bin akca; resm-i tezkire u? yuz ak9e; kapucilara alti yuz 

, ii106 

ak?a; 5avu§lara u? yuz akga. 

"Elkab Kanur,namesi"nde lalalann lakabi §ehzadelerin lakablan 
ile beraber veriliyor. Ancak kanunnamedeki verili§ sirasina gore en 
sonda yer aliyor. Ancak bu durumu bir derece gostermekten ziyade 
fonksiyon azalmasina bagli olarak bir alaka azalmasi olarak da 
degerlendirilebilir. Lakablar §u §ekildedir: 

"Elkab ki, §ehzade lalalanna der-i devletden hukum gondericek 
yazilir: Ferzend-i ercumend-i es'ad-i er§ed-i emced, nur-i hadeka-i 
celaW saltanat ve §ehriyarj ve nevr-i hadika-i kemal-i memleket ve 
tacdarT oglum Suleyman §ah -tale bekahu-. Lalasi zubdetu'l-eali ve'l- 



^^'^Burada lalalann ve defterdar!ann ayni yerde yazi!mi§ olmasi ligili yerlerde 
bahsolundugu uzere iaianin ve defterdann icabettiginde aynt §ahis olabileceginin 
ba§ka bir i§aretidir. 

^°^A.Akgunduz, Osmanh Kanunnameleri ve HukukT Tahiiiieri, Istanbul, 1990, 
GJ!,s.1 12-113 

^^^Ceiaizade Kanunnames!(l), Suleymaniye Kutuphanesi, Reisuikutab, No: 
1C€4, Vrk, 1/b/29/a; A,Akgundu2, OsrnanJi Kanunna.melen, CA/II, 5.246. 274 



OSMRNULRRDR mmUK 43 



efazil, camiu'l-mealT ve'1-fezail, el-muhtassu bi-mezTd-i avatifillahi'l- 
muin, Mevlana Kivamuddin -damet fezailuhu- tevkl... 

Nev'-i diger: Ferzend-i devlet disar, izzet §iar oglum Suleyman - 
tawelallahu omrehu-. Laiasi Kudevetu'l-ahrari'l-kiram, umdetu'l-ebrari'l- 
fiham, zu'1-kadri ve'l-ihtiram, sahibu'l-izzi ve'l-ihti§am Kivamuddin -zTdet 
mealihi"'^' 

Osmanii burokrasisinin gelenegi olarak yazi§malarda bulunulan 
her resmi memura mevkii ile mutenasib bir usIOb iie hitab etmek 
luzumluydu. Bu gergevede, elimizde omekleri gok fazia olmamakla 
beraber gayet agir ve tumturakli ifadeler ta§iyan lalalarin elkabina dair 
bir iki ornek bulunmaktadir. "Cenab-i saadet-meab, devlet-nisab, rifat- 
iktisab Lalam Hazretleri kam bin (u) kam-yab zadallahu te'aia enva'e 
mealihi ila yevmi'l-cevab." 

"Tahiyyat-i safiyat-i vefiyyat-i muhabbet-ayat ve tekrimat-i halisat- 
I sadikat-i meveddet-gayat ki mahz-i muhabbet (u) vedad ve fart-i 
meveddet u ittihaddan sadir ve mutebadir olur. Kavafil-i ikram ve 
revahii-i ihtiram birle muthaf ve muhda kilindiktan sonra, zamir-i munir-i 

1 0R 

mekremet-meabiniza inha-yi muhibbane budur ki:" 

III. Murad padi§ah oldugunda babu's-saade onune konulan tahta 
oturmu§ ve devlet ricali cuius tebriki iQin selamlami§lardi. Bu silsile-i 
meratip iginde yer aian devlet ricali sirasiyla §unlardi: 

1- Vezirazam Sokoilu Mehmet Pa§a 

2- Ikinci Vezir Piyale Pa§a 

3- Uguncu Vezir Ahmed Pa§a 

4- DorduncQ Vezir ZaI Mahmut Pa§a 

5- Be§inci Vezir Lala Mustafa Pa§a 



^°^E!kab Kanunnamesi, Suleymaniye Kutb, Esad Efendi, No: 2362, Vrk. 70/b- 
74b; A.AkgundiJz, Osmanli Kanunnameleri, CIV, s.439, 444. B Akgunduz bu 
kanunnayei Kanunl devrine ait kanunname bahisleri arasinda zikretmekie birlikte, 
kanunnamede gegen isimler Itibariyle Yavuz Sultan Sefim'in son deyirlehnde 
haztrlanm!§ olmasi da kuwetle muhtemetdir. 

^°^"Suret-i mektub-i Merhum Mustafa ki be-Maktul-i Ayas Pa§a fihstade-bud" 
(DIzfuiT Mun§eati, Veliyuddin Ef.Ktb. No.2735 vr.lOOa, 3-100b, 155)'den nakien 
§.Turan, Kanuni'nin Ogiu §ehzade Bayezid Vak'as!, Ankara, 1961, s.181. 



44 H€NRNZim TR^ 



6- Altinci Vezir Koca Sinan Pa§a 
Vezirlerden sonra sirasiyla 

7- Rumeli Beylerbeyi Siyavu§ Pa§a 

8- Kaptan-i derya Siyavu§ Pa§a 

9- Rumeii Kadiaskeri Abdurrahman Pa§a 

10- Anadoiu Kadiaskeri Mehmet Efendi 
11-LalaCaferBey 

12- Defterdar Lalezar (La'tizade) Mehmed Qelebi 

13- §ikkisani Defterdan Sumbul Efendi 

14- §ehremini Reis Efendi 

15- Cebeci Ba§i 

Bunlan muteakib ulemanin ba§! sayilan 

16- §eyhulislam Hamid Efendi 

17- Istanbul Kadisi 

Onu da hazir bulunan diger ulema takib etti.^°^ Anla^ildigina 
gore, henuz sadece padi§ahin §ehzadeliginde lalasi olmaktan ba§ka 
bir vazifesi olmayan Cafer Bey de bu rical arasinda yer almi§tir. Bu 
tertibe gore lala, vuzera ve divan-i humayun mensuplarinin hemen 
pe§inden gelmektedir. Elimizde diger lalalar igin boyle mu§ahhas 
misaller olmamakla beraber, padi§ah namzedi §ehzadenin 
halihazirdakj lalasi vuzera ve divan uyelerinin pe§inden gelmekle gok 
muhim bir mevkide oldugu a§ikardir. Zaten umumiyetle iaia, §ayet daha 
onceden vezir oimami§ ise, hemen efendisi olan yeni padisah 
tarafmdan vezir olarak nasbedilmektedir. 

Manisa'da ?ok geni§ bir maiyyeti bulunan Suleyman'in eski lalasi 
Kasim Pa§a'nin yerine 1516'da 600.000 akgalik haslar ile Sinan 
Pa§a'nin tayin olundugu gorulmektedir.^^^ 



^^^SelanikT. C,!, s.100-101; Mufassal Osmanh Tarihi, C.IIL s.1287= 
^^^Emecen. XVI.Asirda Manis® Kaias!, Ankara, 1989, s,32. 



os/mNuuiRDH mmuH 45 



§ehzade Bayezid, karde§i ile mucadelesi sirasinda Kiitahya'dan 
Amasya'ya nakledilince kendi lalasi ifin 40-50.000, defterdari igin 
20.000, oglu Orhan'in lalasi i?in 20.000, defterdanna da 10.000 akga 
terakki verilmesini istemekteydi.^^^ itaatname mueliifi bu arada her iki 
tarafin lalalanna 50.000, defterdarlarina da 30.000 akga terakki 
verdiginden bahsediyorsa da (vr.10b)i Bayezid'in israrla iaia ve 
defterdarlarina terakki verilmesini istedigine gore bu terakkinin yalniz 
Selim'in adamlarina verilmi§ olmasi muhtemeldir.''^^ 

1550'de Avionya beyi Huseyin Pa§a Manisa'daki §ehzade 
Selim'e lala tayin edildiginde sancakbeyligi haslanna ilaveten 20.000 
akga terakki tevcih edilnii§tir.^^^ 

1574 Tarihinde II. Selim oglu §ehzade Murad'in lalasi olan Cafer 
Pa§a'nin hizmetinden memnun oldugunu (§ukran uzere oldugunu) 
bildirmesiyle, kendisine elli bin akge terakki verilmi§tir.^^'* 

Verilen bu bilgileri degerJendirdigimizde §u sonuglara ula§inz: 
Yukanda temas ettigimiz gibi ayni anda birden 50k §ehzade lalasinin 
olmasi onlann aralannda da bir derecelendirme getirecegi a§ikardir. 
Her §eyden once padi^ahin ogullan ile ogullan ogullannin iaialan 
arasinda tasarruf ettikleri sancaklann buyukluklerinden ve 
onemlerinden de anla§ilacagi gibi buyuk birfark vardir. "AmudT nesebf 
bir tahta ?iki§ geleneginin hakim oldugu donemde padi§ahtan sonra 
gelen ki§i elbetteki onun ogullan olacaktir.^^^ Burada pek kesin 
olmayan husus padi§ahin kendi ogullan arasindaki ve buna bagli 
olarak Iaialan arasindaki siralamadir. Taht veraseti anlayi^ina siki 
sikiya bagh olan bu husus, bu belirsizligi ortaya gikanr. Fakat ogullar 
arasindaki tahta giki? sirasi diyebilecegimiz bir derecelendirmenin 
ortaya konulmami§ olmasi buna bagli olarak lalalann bir hiyerar§iye 
bagli olmadigi aniamina gelmez. 



111 



TSMA, E.6059/7; §.Turan, §ehzade Bayezid, s.64-65. 
^^^§Turan, §ehzade Bayezid, s.51. 
^^^BOA KK, Ruus nr. 209, s.63; F.Emecen, Manisa, s.34. 

Muhimme 25, 2736-297. 



114 



^^^Hakimiyet anlayi§i Igin bk. N.UIker, "Osmanli Devletl'nin Kurulu§ Doneminde 
Hakimiyet Anlayi^i", Osman Gazi ve Donemi Sempozyumu Sonu9 Bidiriieri", Bursa, 
1996,5.73-86. 



H€NRNZ'm m^ 



Daha once zikrettigimiz uzere Osmanli burokrasisinde tasarruf 
edjien geiirin buyuklugu ayni zamanda onlann mevkilerinin de onemli 
bir gostergesiydi. Bu bakimdan lalalann haslannin veya zeametierinin 
miktan onlann konumlannin da belirleyicisi olmasi gayet tabiidir. 
Kan§ikl!ga yoi agan ba§ka bir husus da vaktiyle vezirlik mevkiine 
yukse!mi§ birisinin tekaude aynimasi veya aziedilmesinden sonra bir 
§ehzadeye lala olarak tayin edilebilmesiydi. Bundan dolayi onlann 
gelirlerine gore birtasnife tabi tutmayi zorla§tirmaktadir. 

Resm? protokolda en yuksek itibara sahip lala tahtin en kuwetii 
varisi gorunen §ehzadenin lalasidir. Fakat karde§ler arasmda taht 
mucadelesi ihtimaii veya §ehzadenin tahta gegmek igin babasma kar§i 
gelme ihtimalinin buiundugu zamanlarda daha kudretii olan bir ki§i, aksi 
bir durumda olarak vazifelendirilebiliyordu. Niha? olarak 16.yuzyilin 
sonunda veliahd §ehzadelerin lalasi olan ki§inin resmi protokoldaki yeri 
yukanda verilen listedeki gibi olmalidir. 

B- LALA TABIRINiN KULLANIMI 

1- Lala ve atabey tabirleri: 

Giri§ Bolumij'nun ba§inda lala ve atabeyin etimolojisinden 
bahsedilmi§ti. Burada ise bu tabirlerin kullanimi ve tarihi seyir i9indeki 
degifmeleri ve geii§melerine temas edilecektir. Buyuk Selguklularda, 
Haizernfahlarda ve Turkiye Selguklulannda bir memuriyet mahiyetini 
almaksizin atabeg'in muradifi olarak lala tabiri kullanilmi§tir.''^^ 
Osmaniiiarda isa bu iki tabir imtizac etmi§tir. Hemen hemen biitun 
Osmanls tarihgiieri hem atabey (atabek) tabirini hem lala tabirini 
aralannda hi? bir fark gozetmeden birbirinin yerine kullanm!§lardtr. 
Buniardan Kemaipa§a-zade, eserinde neredeyse istisnasiz hep 
atabag(y) tabirini kutlanmi§tir."'^^ Hoca Sadeddin ise lala ve atabey(g-k) 



■^^OTuran, SelgukJu Vakfiyeierl 111, s.36. 

'^^ibn KemaJ, Tevarih-i Ai-i Osman, VII.Defter, s.21, 533; Vll). Defter, s.2, 20, 
57, -fiS- 



OSMRNUif^RDfl LRLRUH 47 



tabirlerinin ikisini birden yanyana belki de manayi kuwetlendirmek i?in 
kullanilmi§tir.^^^ 

Osmanli padi^ahmin vezirazama hitab ederken "lala" ve ondan 
bahsederken de "lalam" veya "haci lala ve (isim) lala" tabirlerini 
kullandiklarina dair ornekleri osmanli tarihierinde siklikia goruruz. Bu 
vezirler ister §ehzadeliklerinde padi§aha talalik yapmi§ olsun ister 
olmasin bunu degi§tirmez. Lala hitabinin saray veya diger hanedan 
mensubu olan §ahislarca da kullanilan bir hitap §ekli oldugu 
anlai§iliyor. Bunun daha ge? devirler de ve hatta padi§ahin kizlarinca 
da kullanildigi goruluyor. Mesela: I.Ahmed'in, Kosem Sultan'dan olan 
kizi Ay§e Sultan, sadaret kaymakami Meiek Ahmed Pa§a'ya "Izzetlu, 
saadetlu lalam pa§a hazretlerine nice bin izzetle selamlardan sonra 
benim izzetlu lalam... "§eklinde hitap etmi§tir.^^^ 

Atabey tabirini kelimenin asli anaiamiyla baglantili fakat 
muessese olarak Osmanli lalasindan farkli bir vazifeyi ifade edertarzda 
kullanmi§lardir. Bu ifade tarzi atabeyin daha onceki devirlerdeki 
konumlanni hatiriatir bir usiup ta§idigi soylenebilir. A§agida alintilanni 
verdigimiz metinlerden de anla§ilacagi uzere burada tarif edilen atabey 
§ehzadelikle hi? ilgisi olmayan bir hukumdar naipligine benzemektedir. 
"Ishak Pa§a, zaman-i fetretde (Fatih'in vefati sirasinda) Sultan Korkud 
Han'i serir-i saltanata gegirup kendCisi hizmetinde turdi. Atabeglik 
eyiedi. Hazret-i sahipkiran gelup hilafet mesnedini te§rif edinceye dek, 
suretde vezaret, hakikatde beglik eyiedi. "^^° Burada Fatih'in vefatinda 
vezirazam olan ishak Pa§a, §ehzade Bayezid Amasya'dan gelinceye 
kadar ki zaman i9inde g6runu§te vezirlik makaminda olmakla birlikte bir 
bey gibi devleti idare ettigi belirtilmektedir. Vine ba§ka bir yerde 
"§ehriyar-i magfurun nebire-i kamkan Korkud Han'i serir-i saitanata 
gegirub kendu Atabegluk makaminda turup masfahat gordu."^^^ 
§eklinde ge?en ifade de ayni tarzdadir. Ayni manada olmak uzere bu 
sefer de yalnizca atabek tabiri Sokollu igin kuilanilmi§tir. §ah Kulu Han 
vezirazamla mulakati esnasinda Sigetvar seferi ve bilhassa Kanuni'nin 



S.57. 



''^Tacu't-Tevarih, C.lll, s.335-336. 

^^^TSMA E.9641; Q.UIugay, Haremden Mektuplar, s.99-102. 

^^°lbn Kemal. Tevarih-i Al-i Osman, (Haz.A.Ugur), Ankara, 1997, VIII. Defter, 

^^^ibn Kemal, Tevarih-i Al-i Osman, Vll.Defter, s.533. 



48 HeNRNZmTR^ 



oiumunu ustalikla gizlemesi dolayisiyta Sokollu'ya gerek §ah'!n 
gerekse kendisinin takdirlerini bildirdi. Bu arada vezirazamin "§ah 
Hazretieri selam ve dualar ederler, Buyururlar ki onlar Atabek 
olmu§lard!r. Saltanat sahibine teslim olununcaya kadar, mustakilen 
hukumdariik etmi§ierdir. Bunun igindir ki biz de kendilerine irice selam 
ve dua ediyoruz. Du§man topragi iginde §u hal zuhur eylemi§ken din ve 
devieti husn-i muhafaza ettiler. Hizmetleri ahirette dahi takdir 
oiunacaktir." dedi.^^^ 

Bu manada atabey tabirinin kullanili§i daha geg devirlerde de 
gorulmektedir. Ibrahim Han'in vefatiyla IV.Mehmed'in tahta ge5i§i 
sirasinda (1648-49) vezirazam olan MevlevTzade Sofu Koca Mehmed 
Pa^a'nin icraatlanni degerlendirirken atabey hatta idareye sahipligini 
vurgulamak igin devlet atabeyi olarak tavsif ederek §u ifadeleri 
kuilanmaktadir: "Vezir-i azam Sofu Mehmet Pa§a, "devlet atabeyi ve 
vejiahd" makaminda mustakilen i§leri gevirip kendi sarayinda oturup, 
devlet hazinesinin gelir ve giderlerini yoklayup ..." ve "Vezirazam 
"devlet atabeyi" olarak istiklal uzere sadaret makammda oturmu§tu. 
Her hususa dikkat edip ihtilale sebep olan halleri defetti."^^^ 
Zamanimizdaki tarih ara§tiriGiiarinin da "devlet atabeyi tabirini 
kullandikianni gormekteyiz Mesela LH.Uzun5ar§ili, Qelebi Mehmed ve 
II. Murad'm vezirazami olan Bayezid Pa§a'dan "saltanat atabeyi" olarak 
bahsetmektedir.^^'^ 

Son bolumde izah edecegimiz uzere klasik manadaki lalalik 
muessesinin sona ermesinden sonra haremin amiri, dolayisiyla da 
fehzadeleri egiten lalalarm da ba§inda olan ki§i olarak Daru's-saade 
veya Kizlar Agasi Haci Mustafa Aga i?in de devlet atabeyi denmi§tir. 
"Comertlik ve himmete nam veren Kiziaragasi Haci Mustafa Aga, uzun 
zaman "deviet atabeyi" §eklinde meydan almakia Enderun ve Birun'da 
olan buyOkler ve hademeler ekseriya kendi giragi olup sahip giktigi 
adamlara istidatlarina gore sahip gikip yalniz hediyeler ve ru§vet 
,,^..^^i^Pg ve mustehak olmayaniara sahip gikmazdi."^ 



^^^Mufassa! Osmanh Tarihi, CM!, s.1204; SelanikT, C.I, s.71. 
^^^Naima, C.!V, S.1565, 1879. 
^^'^Osmanii Tarihi, C.I, S.376. 
'^^Naima, CJV, s.2440. 



OSMRNLILFIRDR LRLaUH 49 



Tarih? kaynaklar atabeyler ve lalalardan bahsederken onlaria 
beraber ba§ka sozlerde kullanmi§lardir. Bu sozler atabey veya laialann 
vazifelerinin ve mesuliyetlerinin mahiyetini de gostermektedir. Tarih? 
seyir i?in resmt bir vazife olarak ?e§itli devirlerde farkli muameleler 
gorup, devlet duzeni iginde degi§ik kademelerde ve dercelerde yer 
almalarina ragmen asIT fonksiyonlarini ifade etmesi bakimindan dikkate 
degerdir. §imdi kaynaklardan yapiian iktibaslar istikametinde bu 
adiandirmalari gorelim; 

Bunlardan iiki beiki de kullanili§i yayginla§mam!§ olmasi itibariyle 
tarih? bir terim huviyeti kazanmami§ olan "Ebu'l-muluk ve's-selatin" 
ifadesidir. Yani Turkge olan atabeyin ve Fars^a olan lalanin Arap9a'ya 
tercume edilerek sdylenen bigimidir. Turkiye Selguklulannda gorulen 
ba§ka bir ifade de hem laialann sultan nezdindeki yerlerini hem onlann 
vazifelerinin ehemmiyet ve mahiyetini gostermesi bakimindan 
muhimdir. "II.Keykavus'un Mogol Han'i Mengu Han'a yazdigi mektupta 
"atabegim ve mudebbirim oidugunden gelemeyecigim."^^^ ifadesi 
bunun en bariz misalidir. Osmanli kaynaklannda da "mudebbir" 
manasina gelmek uzere biraz a§agidaki biraz a§agidaki Laialann 
Elkabi bahsine de bakilabilir. 

Osmanli devri i?in bu ad ve sifatlardan biri "muste|ar"dir. Yalniz 
Osmanli muverrihierinin hazirladiklan eserlerin bazilarinda "muste§ar-i 
devlet ve atabek-i saltanat" ifadesi gorulmektedir. Qandarlilara ait bir 
vakif kaydindaki ifadeler, bize Selgukuiu divanindaki atabeyi gagri§tiran 
ve vezir-lala ortakligini siradan bir hitap tarzinin da otesinde belli bir 
anlay!§i yanisitmaktadir. Zikredilen bu kayitta 11. Murad ve Fatihin 
vezirazami Halil Pa§a'nin 1486 tarihinde hazirlanan vakfiyesinde ondan 
"Emir-i Kebir Lala Hayreddin" olarak bahsedilmektedir. Bu ifadeler 
§ehzade lalalan veya atabeyleri igin olmayip daha ziyade sadrazamlar 
igin kuilanilmi§tir. Muverrihlerin ifadeleri degil de, nadir de, olsa diger 
resm? belgeler nazar-i dikkate alindiklannda "atabey" tabirinin 
Osmanlilarda hig bir zaman resm? bir unvan olarak kullanilmadigini 



^^^O.Turan, Selguklu vakfiyeleri III, s.36. 

"'^''Vakiflar Genel Mudurlugu Istanbul Sam Defteri, s.265 naklen i.H.UzunQar§ili, 
Qandari! VezirAitesi, Ankara, 1971, s.95; Ayni tahhlerde Arpa eminligi vazifesi olup ve 
kendl adiyla anitan (veya Acem Aga Mescidi) bir ba§ka Lala Hayreddin den 
Bahsedilmektedir ki tarih itibariyle ilgisi du^unulebilir. AyvansarayT Hafiz Huseyin, 
Hadikatu'l-Cevami (Camilerimiz Ansiklopedisi), (Haz.I.Erzi), Istanbul, 1987, C.I, s.202. 



H€NRNZm m^ 



onun yerine hep iaia tabirinin kullaniidigi goruimektedir, Yine 
"muste§ar" ile ayni manaya gelmek uzere kullanilan bir diger tabir de 
"mu§avir" kelimesidir. "Selim, karekter itibariyle hareketti, ate§li ve 
tecavuzkar olan Bayezid'in kar§isinda kendi mizacina da ?ok uygun 
olan mijdafaa politikasini se?mi§ti. Bunun i?indir ki, Bayezid'in 
Amasya'ya nakledildigi haberini getiren Kapiciba§rya hakarette 
bulunmaktan gekinmemesine mukabil, Selim kendisine gonderilen 
Kapucuba§i Mahmud Aga'yi, yaninda "ba§ mu§aviri" Laia Mustafa ve 
diger maiyyet erkani oldugu halde merasimle istikbal etmi§ti." Lala 
tabiri bir de "kethuda" manasinda Hammer'de gegmektedir. Lala 
Mustafa Pa§a'nin Kanuni'nin oglu Bayezid vak'asinda kendisine 
kethuda oiarak tayin edilmesinden bahsediimi§tir. Yine ayni §ekiide 
Selim'in laiasi olan Sofu Ali Pa§a'dan da onun eski kethudasi oiarak 

129 

bahsedilmi§tir. 

Lala kelimesinin manasina uygun bir niteleme ile kullanili§ini da 
ArapQa kaynaklarda goruyoruz. ibn Tanri-berdi, el-Menhelu's-SafI adli 
eserinde, Yildirim'in oglu Emir Suleyman'in Orhan Qelebi adli oglunun 
Qocuklannin (oglunun adi Suleyman, kizinin adi ise Fatma) kaginli§i ve 
oradaki hayatianndan bahsederken gocuklan kaQiranm onlan lalasi 
oldugunu aynca onlarin terbiyeleri i?in Memluk Sultani tarafindan 
"muallim iaialar" tayin edildigini s6ylemektedir."° Yine bu gergevede 
lalalar yoi gosterici "kilavuz" oiarak gurijlurdu. II. Bayezid'in Saruhan'da 
sancakbeyi olan oglu §ehin§ah'a lala oiarak gonderilen §ahsin onu 
kbtuluklere ali§tirmasindan bahseden §ehzadenin annesi Gulruh Hatun 
§unian soylemektedir. "Sultanim devletinde yigit oldu. imdi benum 
sultanim bu yigitlik eyyammda bir musluman hayir endi§ lala gerekti ki 
oolancuqumun din ve dunyasmi mamur etmeye say' edup daima hayir 
kiJaguziayaydi. 

Osmanii muverihhleri "lala" tabirini hem bir vazife hem de bir 
unvin mahiyetinde muasir ve kom§u devletlere mensup fahislar !?in 
de kijllanmi§lardir. 1547 yilinda §ah ismail'in oglu Eikas Mirza, karde§i 

^^^(itaatname, vr.Hb) ?.Turan, §ehzade Bayezid, s.75. 
'^^Hammer, C.ill, S.434,441. 

^^^l.H.Uzungar^iii, "Memluk Suitanlarmin Yanma Htica Etmi? Otan Osmanli 
Hanedanma Mensup §ehzadeler, Beileten, XVIl/68 (1953), s.525, 530. 

^^''TSMAE.6620. 



05/mNumRDf=i mmuH si 



§ah Tahmasb'dan yuz gevirip SCileyman Han'a iltica etmi§ti. Kanuni 

Iran Seferi esnasinda Elkas Mirza'yi yanma almi§ti. Bu sirada kendisi 

gibi bir multeci olan Bosna Sancakbeyi Ulama Pa§a, Erzurutn valiligine 

1 ^p 
ve Elkas Mirza'nin lalaligina (atabeyligine) tayin ediidi. Keza daha 

sonra SafavT §ehzadesi Mirza Haydar da bir nevi iyi niyet ni§anesi 

olarak elgilik ile gonderildiginde yaninda dayesi ve lalasi §ah(m Kulu 

Halife vardi. Adi ge?en bu SafavT §ehzadesi istanbul'da vefat 

etmi§tir.^^^ 

Lala tabirinin herhangi bir ayinma tab! tutamadan Hiristiyan bir 
ulkeye mensup ki§iler igin de rahat?a kullanilabildigini goruyoruz. "Olen 
Budin kralinin e§i Leh krahnm kizi, adi da Asun idi ve kralife sani ile 
anilirdi. Saadetii padi§ah onu avutmak istedi. Kraligenin en buyuk istegi 
Erdel yonetiminin ba§ina gegmekti. Padi§ah hazretleri onu kirmadi ve o 
sirada dunyaya gelip Simon Yano§ adi takilan ku?uk ve yetim ogluna 
Erdel beyligini arnnagan etti. Bazi tecriibeli buyCiklehn gocuga kethuda 
ve lala olup ergenlik gagina gelinceyedek ulkenin yonetim i§lerini 
yurutmelerinl ferman buyurdu. 1503 tarihinde Krai Layo§ dunyaya 
gelmi§ idi. Kendisi kral XI.Laslo^nun ogludur. Annesi Ana Ason, Galya 
ulkesi kralinin kizi idi ve dogum yaparken olmu§tu. Macar kralligtna 
gegirilince daha iki ya§ini tamamiamami§ti. Dort ya§inda iken Qek kraii 
olarak kendisine biat olundu. Babasi gibi yaki§ikli ve yumusak huylu bir 
yigit idi. Fakat yaramaz lalalari yuzunden ulkesinin yonetiminde gev§ek 
davraniyordu. Igkiye, oyuna eglence ve ava du§kundu. Bu yuzden 
Macar budunu babasindan memnun olmadigi gibi onu da sevmezdi."^^^ 

Nihayet bu tabirin kullanili§i ile ilgili olarak daha geg devirlere ait 
yani lalalik muessesesinin mahiyet degi§tirmesinden sonraki devirlere 
ait ifadeleri de vermek faydali olacaktir. §ehzadelerin sancaga 
Qikmalan usulunun kaldirilmasmdan yani kafes usulunun ihdasindan 
sonra sarayda egitimlerini surdurmeye devam eden §ehzade 
murebbilerine de "lala" denilmeye devam edilmi§tir. Yeni dogan 
§ehzadenin hizmetine "usta" denilen yirmi kadar geng kiz tayin edilir ve 
validesi gocugun bakilmasina ve buyumesine nezaret ederdi. Bir 
ya§inda sCitten kesilen §ehzadeye bir maiyyet tayin oiunurdu. Bu 



^^^Munecclmba^i, C.ll, s.558; Solakzade, C.!f, s-213-214; Hammer, C.ill, 5.370. 
^^^Selaniki, CI, s.216, 252, C.fl, s.547. 
^^Vegevi, C.I, s. 84. 165. 



H€NRNZ'm Ta$ 



maiyyetin "aga" adm; ta§iyan D5 tanesi has odalslardan inthab 
Bunlann iginden en ya§lisi ve tecrubelisi §ehzadenin ba§ 
o!up kendJsine "ba§ la!a" derierdi. Bunun emri altmdakt Diger 

U9 had!m agasi da lala" unvanini tasirlardi. Tecrubeli adamlardan 

seoilen lalalarin, §ehzadelerin hareketleri uzerinde buyuk tesirleri 

buiunurdu,^^^ 

Saraya aiinan acemilerin terbiyesine memur edilenlere de "lala" 
denildigi gibi sarayiilar tarafindan hayet edilmesi lazim gelen eskilere 
ve akrandan riayeti murat olunanlara hitap sirasmda "lala" itlak 
olunurdu, Acemi her hususta lalasinin emrine tabi idi. Di^an gikmak, 
hastaiigiHi haber vermek gibi hallerde bile lalaya muracaat 
mecburiyetindeydi. Lala terbiyesine memur oldugu acemide gordugu 
kusuru nasihatia oimadigi surette tekdirle islah ederdi. Bu siradaki 
tenbihjna "Saia divan etti", duzeltmek maksadina atfen sozune de "lala 
nizam etti" tabirleri kullanslirdt. Ayni lalanm halkasinda bulunan 
acemiler 'laiada§" unvanini ta§!riardi ilave oJarak acemiler 
karf^la^tiklan zamanlarda da birbirlerine "lalada§" diye hitab edip, 
birbiriennden musaade isterken de "lala destur" diye seslenirlerdi. 
Bunun difinda mecaz yoluyla hoppalik, yaramazlik, delilik yehne "lala 
pa§a oyununa gikmak", istemiye istemiye vakit harcamak igin "lala 
paf a eglendirmek" deyimi kullanihrdi. Butun bunlardan ba§ka lala tabiri 
ahaii arasinda da "egitici" aniaminda konaklarda ve evierde durumuna 
gore goculann yeti§tirilmesi igin segilen ki§iler iQin de kullanilmi§tir.^^^ 

Son olarak bu konuda §unlari soyleyelim: Atabeylerin ve lalalarin 
vakrf tesis atmek suretiyle meydana getirdikieri eserlerden dolayi hem 
atabey hem de iaia tabirleri pek cok yerlesim yehnin adi oiarak 
yafamaktadir, Mesela Edirne'ye bagli La!apa§a il?esinin adi Lala §ahin 
Paia'dan, Isparta'ya bagli Atabey bucagmm merkezinin adi Atabey 
Mubaruziddin Ertokuf'tan gelmektedir, Buniann misaleri eibetteki 
artiniabilir. 



'^^LH.Uzungarfih, Medhal, s,11Q; Osmanh Tahh Deyimleri, C.N, 
!,Parmaksi2og!u, Tala", TA, C.XXII, s.457. 

^^®0smanl3 Tanh Deyimleri, C.ll, s.354; l.Parmaksizoglu, 'lala", s.457. 



OSMfiNUmRDR LfliBUH 53 



2- Kullani§taki birbirileriyle irtibat bakimindart Eaia, vezir, 
pa§a ve defterdar tabirleri: 



Vezaret muessesesi hakkinda tarihT tefrruata girmeden^^^ 
ba§likta zikredilen mefhumlarla irtbati hakkmda izahat yapmak 
mumkundur. Daha once de bahsettigimiz uzere atabeyiik bazs Turk 
devletlerinde vezirlerden daha buyuk bir payedirJ^® Setouklu vezirterinin 
"sahip" lakabini taiimalanna kar§ihk Osmanli vezirierine tarihge biltnen 
en eskileri de dahil olmak uzere "pa§a" deniidigi biiiniyor. Osmanh 
veziri, safer hazirliklarini yapar, ba§§ehirdeki kuvvetlere kumanda eder, 
hukumdann idare ettigi seferlere mutiaka i§tirak ederdi. iik Osman!! 
§ehzadeierjnin hepsi birer vilayette vali olduklanna ve veliahd oianin da 
daima ba§ kumandanhkla seferlerde bulunduguna gore, merkezin 
gikardigi kuvvetlere kumanda eden, yani padi^ahm beyierbeyi o!an 
ba§ka hig bir §ah!stan bahsolunmuyor. §u halde "pa§a'' unvaninf alan 
Osmanli vezirleri kendi ba§ina bir kumanda seiahiyetine sahip 
olmasalar bile askeri bakimdan onlann, hukumdann ba| yardimctsi 
olduklan muhakkaktir. Goruluyor ki Seigukiu veziri seiahiyetine 50k 
uygun manada "sahip" unvanini kullanmaktayken, Osrnanli veziri 
hukumdann askeri ve sivil butun devlet i§ierinde yardimci daha sonra 
vekili haline gelmesinden dolayi yeni fonksiyonuna uygun du§en "pa§a" 
unvanini almi|tir.^^^ Qandarii Kara Hall! Hayreddin Pasa'ya vezirazam 
denilmesinin sebebi, Lala §ahin Pa§a'ya da vezaret payesi veriimi? 
olmasindan dolayi ba§ vezirin digerinden tefrikine luzum hasi! olmasi 
ile izah ediiirJ'^^ 

Buyuk bir ihtimalle Farsga'da padi§ah, lider anianrna gelen pa|a 
unvaninin etimolojisi bugune kadar tarn olarak tesb:t edilemem^itir 
Buna kar§ilik bazi tarihi kayitlarda ve sozluklerde '^paia^nin "ba§ 
aga"dan gelmi§ olabilecegi iieri surulmu? ise de bu a^iklamaiarm 
isabetine itimad edilmemi§tir.^^^ Bu kelimenin Farsga "pay" ile "§ah"dan 



^^''Bu konudaki teferruat igin bk. A. Taneri, Vezirazamlik 

^^^A.§eref, Tarih Musahabeleri, s.206-207. 

^^^M.Akdag, Turkiye'nin iktisadi Ictimai Tarihi, Istanbul, 1987, CI. s.310. 

^"^^I.H.Daniimend, Izahli Osmanli Tarihi Kronolojisi, Istanbul, 1961, CJ, s.50. 

^'*^§.Sami. Kamus-i Turki, S.344--345; J. Deny, "Pa§a", lA, C.iX, s.526-529. 



54 MemNZfmmi 



rnurekkab va "hukumdann ayagf clemek oldugu iddia edilmiftin'^^ 
''Pa^a"- tabirinin kuilanifi ile iigili olarak Osmanli tarihinin en eski 
beigelerinden biri oian Orhan Gazi'ye ait bir temliknamede^'^^ Orhan 
GaziViin valnizca buvuk oglu Sutevman \Q\n Pasa tabirinin, digerieri icin 
ise bey tabirinin kuiianildigi tevsik ediliyor, Aynca |u kayitta Pa|a 
tabirinin kuiianiiifi hakkinda ipucu vermektedir: "Osman Gazi'nin u? 
erkek gocugu vardK Buyukieri Alaeddin Pa§a'ydi. Osman Gazi'nin veziri 
masabesindeydi. Turkmen lugatinde buyuk karde§e pa§a denildiginden 
Osman Gazi'nin bu oglu Pa§a diye gagnlirdi."^'^^ Hanedandan birisi igin 
''vQZif tabirinin rtiak olunmasma dair bir misali de Alfde goruyoruz. L 
yurad, aevri hadiseierini aniatirken ogiu Savci Beg'den "kenduleri ki 
EdSrns. fethi niyetJne daru'hmOik Burusa'dan hareket eylediler. Savci 
Beg vezaret namjyia anda aiikonuiup, Anadolu caniplerinin hifz u 
hirasetini ]s.mar3adriar;' demektedir."''^^ 

Sehzadeler o sehirlerde otururlarken padisah tarafmdan atanarak 
hizmetlerinde vszir derecesinde ve yehnde "lala" tayin edilirdi. 
Osmanh tarihierinde §u ibareier bunu 50k agik bir sekilde 
gostern^^skteair **1 336-37 yilmda Orhan GazI, Karesi Eyaietini ahp 

'■^^Sununia iigili olarak Sasani hukijmdan keyhusrev'in devletin memurlanrn 
kendi vOcut azalanni benzeten birte§bihten bahsedilir. Hammer, C.!, s.148. 

^'^^l.H.Uzungar^ili, "Osmanlilarda lik Vezirlere Dair Mutalea", Beileten, iil/9 

(1939), s.10^, 

^^'^Bij noktada Akdag'in §u tesbitieri dikkati gekmekte ve §Ophe!i bir takim 
hususlar orlaya koymaktadir, "Kaynakiar, pasa unvanini vezirden ba§ka §ehzada 
Suleyn-ian igin de kulianiyoriar kl onun divania bir aiakasi oimadigi, Karasi vaiisi olarak 
Pkimeirnin zabtma ba§kumandan sifatiyla memur bulundugu hususunda butun 

kaynaKJar mOttailkciner. Mamafih bu zamana kadar bu unvanm ancak vezirlere ait 
cidiJyuna ve bs§ka Kgblr Osmanis fehzadesine pa§a denmedigine gore, yalniz Oman 
oglii ■Suieyr'^arTa psfa denmesinin hakiki olmaktan ziyade baf ka bir Suleyman Pa§a ila 
kfinftTilmas^ndan veya sonradan uydurulmu§ bulunmasindan ileri gelebileGegint 
dO^Cinrnek munikundOr. Mesela Orhan'in buyuk biradsri Aiaaddin'e de pa§a dandigi, 
hatia vazir tayhi oiundugu sanilmi§, yapslan tetkiklerle bunun dogru olmadig!, Alaeddin 
gdindsk; bir vazir adinm §8hzadeninki ile kan§tirildigi aniaf§lmi§tir-" M.Akdag, 
TurkN'^'nin iktisadi Icumai Tarihi, C.L s.311. 



'^"KOnhul-Ahban C.I (1 .Kisin^). s,82=83; Mui 
.nQar§iJr, "Osmanlilarda ilk Vezirlere Dair Mutaiea" Belieten. ]!l/9 (1939), s.104, 

"■^^Kunhu'hAhoar, CJ (IKis^m), s,11M12. 



147: 



v;=Nun Pap^ Nttayic uWukuat, Ankara^ (Ha^^, N.Qagalay) 19/9, 



OSMRNULfiRDR LBLRLIH 55 



Suleyman Pa§a'ya ikta olarak verdi. Haci ilbeyi de ogluna vezir tayin 
etti.^^ "1445'te Suitan Murad, Sultan Mehmed Han'i Manisa'ya 
gonderdi. Saruca Pa§a'yi da onun yanina verip vezirligi ile 
gorevlendirdi. Zaganos Pa§a'yi da gorevinden ahp, onun Balikesir'de 
emekli olarak oturmasini buyurdu."^ ^ "Bayezid Pa§a, Sultan Mehmed 
sancaga ?iktigindan beri hizmetinde olup once veziri sonra da 
Karamanoglunu esir edince Rum-eli beylerbeyi oldu. Mudebbir ve 
cesur bir vezirdi."^^° AIT Kunhu'l-Ahbar'inda bir-iki defa istisna oimak 
uzere, §ehzade iaialan i?in hep "vezir" tabirini kullanmi§tir. Bu itibaria 
§ehzade ialalarma pa§a itlak olunacagindan bahsedilmi§tir^^^ Nihayet 
§ehzadeler sancaga ^ikarken maiyyetlerine tayin edilen lalarin birden 
fazia olmas! halinde, bunlardan en onde geleni ve adeta §ehzadenin 
veziri derecesinde olanina "Lala Pa§a" unvani verildigini biliyoruz.^^^ 

$eh2adelere lala olarak tayin edilenlerin ayni zamanda defterdar 
da olduklan gok sik rastalanan bir durumdur. Mesela §ehzade Korkud 
Antalya'da buiunurken kendisine ne lala ne de defterdar olarak 
kimsenin gonderilmemesini talep etmi§ti.^^^ Keza Kanuni'nin lalasi olan 
Koca Kasim Pa§a, defterdarlik vazifesini de deruhde ediyordu.^^'^ 
Bunun ozellikle mal? bir vazifeye tekabul etmesi aynca dikkat gekicidir. 
Bu yuzden osmanli tarihierinde ve belgelerinde §ehzade lalasi ile 
defterdan birbirine kan§mi§ gorunuyor. 



^^^MiJneccimba^i, C.I, s.92-93. 
^^^Tacu't-Tevarih, C.li, 5.230. 
^^°Muneccimba§i, C.I, s.193. 



^^^Ni^anci Cafer Qelebi'nin babasi olan TacT, Sultan II. Bayezid §ehzade iken 
§ehremini badehu defterdar ve divan-j mun§j olmu§tur. "Amma Mevlana A§ik lalasi 
oldu" dimekle "lalalara pa§a itlak olunur" diyenlere "Guya ki la la diyu muaraza 
kilmj^dir. Kunhu'l-Ahbar, s.1020; aynca 1026-1027. 

^^^iParmaksizoglu, "Lala", s.457. 

""^^Mufassal Osmanli Tarihi, C.lli, s.699. 

^^"^Celalzade, Seiimname, s,336. 



osimNULRRDR mmuH 57 



IIL SOLUM 
SALTANATVELALALIK 



A- SALTANATIN INTIKALI 

1 - Veraset ve veliahdhk: 

Turk devletlerinde ve buna bagli olarak Osmanlilarda saltanat 
veraseti ile ilgili iddialari alti maddede topiayabiliriz:^^^ 

1- Osmanlilarda, Cengiz Han'dan kalmi§ ekberiyet kaidesi 
hakimdi. Yani taht, buyuk ogula sonra olen sultanin akrabasindan en 
ya§lisina ait oluyordu. Fakat karde§ oldurme adetinin bir neticesi olarak 
bu kaide karde§ler iijin tatbik sahasi bulamami? ve ilk defa 1617'de 
olen sultanin karde§i hayatta bulundugundan uygulanabilmi§tir.^^^ 

2- Turk kavimlerinin hig birinde muayyen bir saltanat veraseti 
kanunu olmadigi gibi Osmanlilarda da saltanat verasetini duzenleyen 
herhangi bir kanun ve kaide de yoktur.^^'^ 

3- Turklerde butun hanedan azasi hakimiyet hakkina sahiptir.^^^ 



H.inalcik, "Osmanlilarda Saltanat Veraseti UsulQ ve Turk Hakimiyet 
Telakkisiyle llgisi", Siyasai Bilgiler Fakultesi Dergisi, 14 (1959), s.69. 

^^^Bu goru|ijn sahibi olarak Hammer g6sterilmi§tir. il.Seiim'in tahta ^iki^inda 
mesele olan cuius bah§l§i ile ilgili mutaleasinda onun mahremi olan Celal Bey'in 
agzindan §u sozleri serdetmektedir, "Devletin ilk zamanlannda padi§ahiar aske.rin kihci 
altindan gegmedikge tahta gikamaz denilirdi. Bu o zaman igin sahih idi. Lakin §imdi 
tahta cuius, bir veraset hakki oldugu igin bu eski hatiralan ihya etmek lazim gelmez." 
Hammer, C.lll,.s.531. 

^^''Bu goru§lerin sahipleri Radloff ve Giese'dir. 



58 HENHNZimm^ 



4- Turk devletlerinde hukumdarligin intikalinde hanedanin ya§9a 
en buyuk olaninin tahta gegmesi (senioratus) kaidesi hakimdir. 

5- Taht uzerinde ancak buyuk ogulun tevarus hakki 
(primogenitura) buiunmaktadir. 

H. Inalcik butun bu iddialan degerlendirdikten sonra |6yle bir 
neticeye varmaktadir. En Eski devirlerden beri Turk devletlerinde tahti 
hanedanin muayyen azasina inhisar ettiren bir gelenek yerle§niemi§tir. 
Yukanda da i§aret edildigi gibi hanedanin hakimiyete mu§tereken sahijD 
bulundugu ve hukumdan tanrinm segtigi gelenegi 50k kuwetliydi.^ ^ 
Bunun geg devirlerde bile tezhurlerini gormek mumkundur. Mesela II. 
Selim tahta gikmak uzere Belgrad'a geldiginde cuius bah§i§i problem 
olmu§tu. Sadrazam Sokollu Mehmet Pa§a durumun nezaketini 
soylemesine ragmen, II. Selim, musahibi Celal'in §u sozlerine muhatab 
olmu§tur: "Olmayip saltanat mulku tek bir varise munhasir iken, bu cins 
tavirlara vucut verilmez."^^^ Zaman zaman bazi temayullerin ortaya 
giktigi dogrudur (veliahd tayini, buyuk ogullartn veya ku^uklerin tercihi 
gibi). Fakat esas daima tahtin ilahi takdire a?ik tutulmasidir. Bu telakki 
kar§isinda butun diger adet ve teamuller hukumsuz kalmi§tir. 
Hanedandan biri §u veya bu suretle fiilen tahti ele gegirdi mi, artik onun 
me§ruiyeti nazari ve hukuki bakimdan bir mesele olmamaktadir. 
Bundan sonra butun kar§i 5!ki§lar "adaba riayet gostermemek" olarak 
nitelendiriliyordu. Asirlarin yenemedigi bu esas davrani§, Turklerde 
hakimiyetin men§ei ve mahiyeti hakkinda eski dini inanglara dayanan 
k6kle§mi§ telakkilerle munasebettar gorunmektedir ve bu davrani§ Orta 
Asya geleneklehne daha yakin olan Turk kavimlerinde daha kuvvetle 
tezahur etmektedir.^^^ 

Gerek Osmanhlarda, gerekse onlardan onceki Turk devletlerinde 
veliahdlik, saltanatin intikalinde bir usul olarak, yerle§memi§tir. Ancak, 
bir gelenegin varligi da inkar edilemez. Daha padi§ah hayatta iken de 



^^^Bu gdru§ F.Lszlo'ya aittir. 

^^®Bu goru§ Z.VTogan'a atfedilmi§tir. 

^^°Bu goru§ OTuran'a atfedilmi|tir. 

""^^H. inalcik, Osmanhlarda Saltanat Veraseti, s.87. 

^^^Solakzade,C.ll, s.310-312. 

^®^H. inalcik, Osmanhlarda Saltanat Veraseti, s.73. 



OSfmNULRRDR mmUH 59 



tahta kimin gegecegi neredeyse katiyyet derecesinde ortaya giktigini 
soylemek mumkundur. Bu noktada padi§ahin hai-i hayatinda iken 
ortaya koydugu "vasiyef'i belirleyici bir rol oynami§tir. Qelebi Mehmed 
hasta olup dltim do§egine du§tugunde oglu Murad'i geiip tahta 
gikincaya kadar vefatinin saklanmasini tenbih ederken hem yeni 
padi§ah] i§aret ediyor hemde bu vesile ile bir nevi biat ettiriyordu. II. 
Murad, oglu Fatih'i yazili bir vasiyet iie veliahd nasbetmi§ti.^ Padi§ahin 
"vasiyeti" ^^ anlay!§i ayrica soz konusuydu. Bu belirginle?tirme 
hukumdarin son zamanlanna da sarksa yine de gayr-i resmi bir veliahd 
ortaya gikiyordu. Osman Gazi Bursa'nin fethine oglu Orhan'i gonderi? 
sebebini izah ederken §oyle diyordu: "Orhan benim zamanimda 
yucelsln , millet memleket ona donsun."^^^ demi|ti. Hatta Kemalpaia- 
zade'ki ifade ile de kendi yerini ogluna birakmi§ti.^^^ Arzusu tahakkuk 
etmemi§ olsa da II. Bayezid'in , "Ahmed Han'i getirun ve benim 
fermanimi yerine getirun, mulku sahibine verem, tahti varisine teslim 
kilam."^^^ sozleri, niyeti aijikga ortaya koymaktadir. Bu veliahdiigin 
§art)anni tesbitte kesin bir takim kaideler koymak mumkun olmasa bile 
bir takim temayuller soyienebilir. Buniann ba§inda buyuk ogul olma 



^^^Ne§ri, C.il. S.551; Kunhu'i-Ahbar, C.i, (LKtsim), s.301-302. "1421 Tarihinde 
maraz-i suda'dan alti ay mikdari haste va akibet dar-i beka rihietine kemer beste olup, 
vuzerasini davet kildi. Vesayasini beyan edup er§ed-i evladi, ekber-i esad-i ferzandan-i 
bulend-nihadi Sultan Murad Han-i pak-nijadi veliahd tayin eyiedi ve tahtgah-i Edirne'de 
iken ukbaya rihiet itdi." 

^^^Tacu't-Tevarlh, C.ll, s.254. 

Buna en guzel misaJ tartifmalan gunumuze de sarkan Cem Sultan'in 
veliahdiigi meselesidir. Fatih Kanunnamesi'nde §ehzadelerin elkabi bahsinde Cem'in 
admin zikredilmesi "Ferzend-i ercumend-i esad ve emced, vahs-i mulk-i SuleymanT, 
nur-i hadeka-i suitani, tac-i ruus-i es-selatin, sahibu'l-izzu ve't-temkTn oglum Sultan 
Cem edamailahi bekahu" onun veliahd olarak gosterifmek istenmesine bir delil olarak 
veriilrken Kamal Pa§azade'deki "Kayser-i fagfur gulamun (Fatih) vasiyet-i mebruru 
muktezasinca Ishak Pa§a'dan sair vucuh-i hadem ve ayan-f ha^emun ittifaklanyla 
davetname dahi irdi." sdzleh li.Bayezid'e muteveccih bir vasiyeti ortaya koymaktadir. 
i.H.UzunQar§ili,Osmanl! ^ehzadeleri, s.662; A.Ozcan, Fatih'in Te^kilat Kanunnamesi, 
s.30-48. 

^^^OrugBey, s.31; Ne§rr, C.I, s.137. 

"Hicretin 720'sinde emaret umurundan feragat etmi§di. Kendi hayatinda Iken 
ol hidmeti oglu Orhan Beg'e tefvTz kilmi§, ol dahi, atasi zamaninda yedi yil riyaset 
etmi§di." Ibn Kemal, Tevahh-i AM Osman, I. Defter, s.194. 

^^^Mufassal Osmanh Tarihi, C.ll, s.706. 



60 H€NRNZmTR^ 



durumu gelmektedir. Kendisine veliahd olarak teveccuh edildiginin en 
onemli ni§anesi en muhim sancagin ona verilmesi idi. Buyuk 
§ehzadeye en muhim sancagin verilmesi onlara imtiyazli bir durum 
sagliyordu. O zaman devletin en muhim kuwetleri Uc'da idi. Uc'a sahip 
olmakla en buyuk karde§, fiilen en kuwetii durumda buiunuyordu ve 
askeri tecrubesi de karde§lerinden kat kat ustun oluyordu. Orhan'in 
karde§j kendisine itiraz edecek bir durumda degildi. I. Murad da babasi 
oldugu sirada uc kuvvetlerinin ba§inda oldugundan kendisine kar§i 
gelen karde§lerini bertaraf etmeye muvaffak olmu§tu. I. Murad'in buyuk 
oglu Bayezid, daha babasinin sagltginda buyuk bir askeri nufuz ve 
§6hret saglami§ti. Kosova sava§indan once toplanan harp meclisinde 
Murad, ilk sozu ona vermi§ti. Bayezid herkes nazannda taht i$in tabii 
bir namzet sayiliyordu. Murad olurken tahti ona vasiyet etti. Suleyman 
Qelebi son zamanlarda Rumeli gegesindeki seferlere ba§ kumandan 
tayin edilmi§ oldugu i?in veliahtligi Yildinm Bayezid tarafindan zimnT 
olarak ifade edilmi§ti.^^° Hulasa burada buyuk ogul lehine fiili bir 
durumdan bahsedebiliriz.''''^ Resmiyet kesbetmeyen bu durum daha 
sonra Amasya en nihayet Manisa sancaklannda vazifeli §ehzadelerin 
veliahd nasbolunduklari kabulunu ortaya 5ikarmi§tir. Geg devirlerde 
§ehzadelerin bulunduklan sancaklarin ehemmiyeti arazilerinin 
geni§iligine veya zenginligine gore olmayip istanbul'a dolayisiyla tahta 
ula§ilabilecek en kolay ve kisa mesafede olmasiyla oiguluyordu.^''^ 
Nihayet bu durum II. Sellm iie kaide haline gelmi§ ve yalnizca buyuk 
§ehzade sancaga Qikanlmaya ba§lanmi§ ve o sancak da Manisa 
olmu§tur.^''^ 



''''^"Qelebi Sultan Mehmed, karde§iyle sava§ ve mijcadele tedblrlnl soyleyip goz 
gore gore firar eyiemeyi kendisi bir ar saydigmi izhar edince, kumandanlardan Bayezid 
Pa§a ile Mukbil Suba§i: GergI bu tedbir gayretten dogmaktadir. Ustumuze gelen de 
tahtm varisidir ve onunia kar§i kar§iya gelmek zor ve gugtur. Serbest olan Rumeli 
ulkesine malik olup izzet ve makam sahibi, asker uzerinde fermani yuruyen bir 
padi§ahtir. Ya§ ve yil hasebiyle de o sizden mustehak geginir. Kendisini yabanci bir 
dij^mania kiyas etmek dogru olmaz. Ihtimaldir ki zorda kalan asker beiki ona tabi oiur." 
Soiakzade, C.I, s.133-134. 

^'"'H.inaicik, Osmanlilarda Saltanat Verasetl, s.88. 

^^^Hammer, C.lll, s.224. 

^^^§.Turan, "li.Selim", lA. C.X, s.440. 



OSMFINULRRDB U^LRUH 61 



Veliahd olarak Kabul edilme elbetteki oncelikle §ehzadelerin 
sahip oldugu kabiliyetlere ve diger hususiyetlere bagliydi. Bunlarin 
ba§!nda cesur ve kahraman bir asker ve cesur bir kumandan olduguna 
etrafindakileri ikna edecek kadar faaliyetlerde bulunmak. Usteiik bu 
durum sadece padi§ahin kabuluyle sinirli degidi. Onun devrin ileri 
gelenlerince de kabul gbrmesi gerekiyordu. Qunku tahta g!ki§ 
esnasinda onlann takinacaklari tavnn hayati ehemmiyeti vardi. Gerek 
saray ve gevresi gerekse devlet idaresinde soz sahibi olan diger 
unsurlarin bu noktadaki tesir ve mudaheleleri elbette daha geni§ bir 
inceleme ve tarti§ma mevzuudur ki, burda ona girmeye gerek 
gorulmemi§tir.^^'^ §ehzadelerin zikredilen bu ozelliklerini fazlasiya 
gosterebilecekleri imkan ve firsatiari vardi. Tarihi tecrubeler de hep bu 
imtihandan gegenlere taiihin guldugunu g6stermi§tir. Bunun di§inda 
veliahd olarak kabul gorup gormeme ise §ehzadelerin gocuk sahibi 
olmalan ile de ilgili olmu§tur. Mesela II. Bayezid'in §ehzadelerinden 
Ahmed'in gocuklannin fazia olmasi onun veliahd olarak kabul 
gorulmesinde rol oynadigi gibi, §ehzade Korkud'un gocuksuz olmasi 
onun herzaman veliahdiikta gozardi edilmesine yol agmiitir.^^^ Ancak 
Osmanli tarihierindeki Korkud'un gocuksuz olmasi ifadesinden onun 
hayatta erkek evladi olmadigini kasdettikleri ania§iliyor. Gergekte oglu 
oldugu ve onun saltanat mucadelesi sirasinda oldugu ayni zamanda 
Ferruh§ad adii bir kizi bulundugunu belgeler gosteriyor.^ Adi gegen 
kiz, istanbul'da Kizilta§ Mescidi'nin banisi olan Katib Mehmed Efendi ile 
evlenmi§tir.^^^ 



^'''^Bunun en gCizei misali Kanuni'nin ogullannin durumudur. Teferruat igin bkz. 
§.Turan, §eh2ade Bayezid Vak'asi. 

^■"^"Sultan Korkud, gergekte ozellikleh, ustunlukleri sayitamayacak olQude, bilim 
ve bilgelik alaninda benzeri buiunmayan bir ki§idir. Ama ugra§ deminde yigit ve 
padi§ahlik gelininin de eri degildir. Ozeilikler soyu kesilmi§ olup yerine gegecek oglu 
oimadigi igin Osmanh tahtinin babadan oguia devredilmesine baglidir. Bu gergegin 
unutulmasi saltanatin gokmesi ve ulkenin yikilmasi demektir.'Tacu'-Tevarih, C.iV, s.85. 

^^®TSMA E.8517; Ulugay, Yavuz Selim Nasil Padi^ah Oldu, s.57-58. 

^''^"Kizilta§ Mescidi, Katib Bali Mehmed Efendi, tarafindan yaptinimi§tir. Mihrab 
onunde gomuludur. Mehmed Efendi Padi§ah sarayinda sir katibi olduktan sonra 
ta§raya gerag olmu§ ve §ehzade Korkud'un kizi Ferruh§ad Sultan ile eviendirilmekle 
Osmanh devleti ileri gelenlerinden olmu§tur. Bu mescidin biti§iginde Ferru?ah sultan bir 
mekteb ve tOrbe yaptirmi§ ve vefatmda bu turbeye gomuimu§tur." Hadikatu'l-Cevami, 
C.l,s.217. 



62 H€NFIN ZiW Tfl^ 



Fakat a§agida karde? katii bahsinde de temas edilecegi gibi 
karde§ler arasinda daimi bir mucadelenin mevcudiyeti, veliahdligin 
hatta biatin, hukumdar oldukten sonra baglayici hukuki mahiyetini 
kaybettigini gostermektedir. Zira biliyoruz ki, hukumdarin olumu ile 
birlikte kanunlar ve hukuki tasarruflar, yeni hukumdar tasdik edilinceye 
kadar hukumden du§mekte, hukuki mesnetten mahrum 
sayilmaktaydi.^^^ 



2- Hakimiyet Anlayi^i ve Karde§ KatIi: 

Karde§ idami adeti, Osmanlilarda hakimiyet mefhumunda 
meydana gelen esasli degi§iklikle yakindan ilgilidir. Osmanlilarin 
hakimiyet anlayi§inda, Orta Asya geleneklerine ne derece bagli 
olduklanni yukanda belirtmeye 9ali§tik. Bununia beraber §u da bir 
vakiadtr ki, bu telakkiier ve musseseier 50k defa asIT mahiyetini 
kaybederek hirer sembolden ibaret kalmi§, yahut muhtelif tesirler 
aitinda geii§mi§ ve degi§mi§tir. Osmanli devleti ilen tekamul 
safhalannda gittikge daha gayri §ahsi, daha mutlak ve bolunmez bir 
hukumdarlik otoritesi mefhumina yukselmi§, buna muvazi olarak 
hakimiyetin intikali konusunda tamamiyle farkli usullere tabi olmu§tur. 
ilk muhim tekamul uc beyliginden saltanata gegi§te olmu§tur.^^^ 

Karde§ katlini ortaya gikaran sebepleri maddeler halinde yazmak 
icab ederse, §u §ekilde siralamak mumkundur: 

1- Ulu§ sistemi ve bunun dogurdugu sonuglar 

2- Fetret devrinin ya§anmi§ olmasi 

3- Dif tesirler ve §ehzade rehni meselesi 

4- Sag bfrakilan §ehzadelerin isyan etmi§ olmalari 

5- Turk hakimiyet anlayi§in!n degi§ime ugramif olmasi 



6- Gazi devleti anlayi§inm mevcudiyeti 



■180 



^^®H.inalcik, Osmanliiarda Saltanat Veraseti, s.86. 
^^^H.lnalcik, Osmanli Saltanat Veraseti, s.89. 
^^^M.Akman, Karde§ Katll, s.113, 119, 122, 124, 125. 



OSimNULRRDR LRU=IUH 63 



Bu maddeleri toplu bir degerlendirmeye tabi tutarsak §unlari 
soyleyebiliriz: Osmanlilarda Sirf saltanata rakip oldugu du§uncesi ile 
karde§ katii, 1389'da I.Bayezid'in Kosova harp meydanmda karde§ini 
idam ettirmesi ile gorulur.^®^ Burada da bir takim hususi §artlar bu fiili 
hakli ve zaruri gostermekteydi. Yakub ordunun bir kismina kumanda 
etmekteydi. Sirplaria harp neticelenmemi§ti. Diger taraftan Bayezid'in 
tahta 9ikarilmasinda ve karde§inin idaminda esas rolu devlet buyukleri 
oynami§ gorunmektedir. Bayezid'den sonra ogullan arasinda taht igin 
uzun ve kanh mucadeleler ve 1453'e kadar saltanat muddeilerinin 
gikardiklari karga§aliklar, devletin birligi ve seiameti igin kardeslerin 
ortadan kaldirilmasinin zaruri oldugu kanaatini yerle§tirmi§tir.^^ Bu 
mucadeleler sirasinda Isa, Suleyman, Musa ve nihayet Mustafa idam 
edilmek suretiyle ortadan kaldirilmi§iar, fakat onlann kagip kurtulmaga 
muvaffak olan ogullan Bizans'ta Macaristan'da, Arnavutluk'ta devletin 
emniyetini ciddi surette tehdid etmi§lerdi. Bu suretle 1403-1453 devresi, 
Osmanli tarihinde, neticeleri itibariyle fevkalede ehemmiyetii bir devir 
olmu§tur.^^^ 

15.As!rda Osmanli devletinde bilhassa tarihi §artlarin bir neticesi 
olarak, mutlak, bolunmez bir hakimiyet telakkisi yerle§mi§ti. Devlet artik 
hanedanin mu§terek bir mirasi gibi du^Qnulmuyor, padi§ah, bir halife 
veya imparator gibi mutlak ve mucerred bir hakimiyet hamili telakki 
ediliyordu. Devlet kudreti, musbet hukukun ve her turlu imtiyaz ve 
tasarruflann kaynagi ve mesnedi sayilan tek hakimiyet sujesinde, 
hukumdarda toplaniyordu.^^'^ Otorite mefhumuna, uike ve nufus 



^^^"0 zamanlar padi^ahlar ve begler karde§leriy!e dani§ir!ardi. Birbirlerine saygi 
gosterip, birbirlerine oldurmezierdi. Ta Yildirim Han zamanma gelinceye kadar boyle 
idi. Sonra karde§ karde^i oldurnnek Yildinm Han zamanmda oldu." Orug Bey, s.34. 

"Her kimesneye eviadimdan saltanat muyesser ola, karinda§larin nizam-i 
alem Igin katletmek munasiptir. Ekser ulema dahi tecviz etmi§dir, aninia ami! olaiar. 
Mehmed Arif, "Kanunname-i A!-i Osman, TOEM, 14.Cuz, Istanbul, 1330, s.27; 
A.Ozcan, Fatih'ln Te§kilat Kanunnamesi, s. 30-48. 

^^^H.inalcik, Osmaniilarda Saltanat Veraseti, s.92. 

"Kij^uk Mustafa'nin yakaianip idam ediimesine sebep olan §arabdar llyas'a 
atfolunan §u sozler de dikkate deger. "Egergi sureta ben ihanet ettim, amma manen 
isabet kildim. Eger kosam, bu ikisi ugra§ip, yuruyup ikilmi haraba verirdi. Zarar-i 
ammdan zarar-i has yegdir. Bu fill asilda adet-i kadimedir" Fatlh kanunnameslnde 
karde§ idammi calz gostermek uzere ileri surulen nizam-i alem maddesi bunun ba^ka 
§ekllde ifadeslnden ibarettir." H.lnalcik, Osmanlilarda Saltanat Veraseti, s.93. 



64 H€NBNZiW TR^ 



unsurlari yaninda olgusuz derecede ustun bir yer veren bu devlet- 
hukumdar telakkisinde, devlet mutlak ve bolunmez bir iradeye irca 
olunuyordu. Bu suretle kabile-devlet gelenekleri bertaraf edilerek 
Roma'daki inki§afa muvazi mutlak ve mucerred bir hakimiyet 
mefhumuna gikilmi§ olunuyordu. Osmanli tarihinin ilk asirlarini 
dolduran taht mucadeleleri, aslinda ananevi telakki ile bu mutekamil 
devlet ve hakimiyet telakkisinin 9arpi§masi §eklinde tefsir edilebilir.^^^ 
Eri§ilen yeni tekamul safhasinda eski devlet gelenekleri mana ve 
kuwetini o derece kaybetmi§ti ki, §ehzadelerin sancaga gonderilmesi 
usulunun kaldinlmasi ve hatta ekberiyet esasina gore bir saltanat 
veraseti usulunun yerle§mesi tabii bir §ekilde kolayca 
gergekle^ebilmi^tir.^^^ 

Veraset usulunde meydana gelen bu degi§iklik lalalik muessesini 
de on plana gikarmaya ba§ladt. I. Mehmed devrinde, Osman Gazi'ye 
ait rivayetlerde, gordugumuz gibi amcalarin ve karde§lerin, yurtluk 
almalari usulu artik tamami ile terk ediimi? bulunuyordu. Sancaga 
yalniz hukumdann ogullan gonderiliyordu ve bu §ehzadenin yaninda 
giden lalalar hakikkatte o bolgede idareyi ellerinde tutmakta idiler. Bu 
lalalar (eski atabeyler) ekseriyetle sultanin sarayindan 9ikmi§ kullardi. 
§ehzadeler, ancak merkezden kendilerine tahsis edilen maa§ 
(saliyane) ve timarlan tasarruf edebilirlerdi. Orhan oglu Suleyman'm 
Kocaeli uc boigesinde bol bol dagittigi mulk ve evkafa benzer 
tevcihlere sonraki donemde az rastlanmaktadir. Hulasa bu §ehzadeler, 
durumlan itiban ile Turk devletlerinde gordugumijz tekinlerden, 
§ehzadelerden hayli farklidirlar. II. Bayezid ve Kanuni Suleyman 
zamanlannda §ehzadelerin sancak beyligi gelenegi o derecede vahim 
tehlikeler ihdas etmi§tir ki, nihayet Osmanli padi§ahmm merkezi ve 
mutlak otoritesi adina bu eski Turk ananesinde yeni degi§iklikler 
yapilmi§, ewela II. Selim ve III. Murad yalniz buyuk ogullanni sancaga 
gondermi§ler ve III. Mehmed 1595-1603 bu usulu busbutun ilga 
etmi§tir. Osmanlilarda karde§lerin idami da eski Turk devlet 
an'anesinden aynligin bir ba§ka gosterisidir. Saltanatm sahibini Allah 



^®^Bu donemde tahtm tabii varisi olan buyuk oguiun daiii padi§ah hayatta iken 
onun otoritesine ortak olmasma tahammul edilmemi§tir. Boylece IILMehmed, oglu 
Mahmud'u oldurtmu§tur. I.H.Uzungar§ili, "Uguncu Mehmed'in Oglu §ehzade 
Mahmud'un Olumu", Beileten, XXIV/94 (1960), s.263-267. 

^^^H.inalcik, Osmanlilarda Saltanat Veraseti. s.94. 



OSMRNLimRDR miflUH 65 



tayin eder, inanci, Osmanltlarda 90k kuvvetii idi. Osmanli 
§ehzadelerinin acikli akibeti, daima iradeleri disinda ilahi bir kanunun 
mukadder neticesi gibi tevekkulle kar§ilanmi§tir. ^'^ 



3- Karde§ Katii Uygulamasinm Sonu: 



III. Mehmed geng ya§inda oidugu zaman hayatta kalan en buyuk 
oglu Ahmed on dort ya§indaydi. Kuyucu Murat Pa§a'nin himmetiyle 
memlekette sukuneti iadeye muvaffak olan l.Ahmed'in genQ ya§inda 
olumu saltanat iginyeti^kin eviat birakmasina mani olmu§ ve tarihe 
kadar gelen teamulun hilafma olarak 26 ya§inda bulunup dimagen 
hasta olan biradeh I. Mustafa hukumdar ilan ediimi§ti. Sultan Ahmed 
gocuk denecek ya§ta hukumdar oidugu zaman henuz evienip gocugu 
olmamasma mebni zamana kadar devam edip gelen kanun hilafma 
karde§inin hayatina dokunmami§ ve gocuklar olduktan sonra 
Mustafa'yi oldurtmek istediyse de hastadir zaran olmaz diye devlet 
adamlan mani olmu§lardi. I. Mustafa'nin ilk hukumdarligi Qg ay on gun 
surmu§ cinneti saklanamaz bir hale gelmi§ oldugundan, Darusaade 
Agasi Mustafa Aga'nin sadaret kaymakami, §eyhulislam ve diger 
devlet adamlarinin ikazi uzerine Sultan Ahmed'in henuz on dort 
ya§inda bulunan buyuk oglu Osman 1618'de hukumdar ilan 
edilmi§tir.^^^ 



4-§ehzade isyanlarmda lalalarm roiu: 



§ehzade isyanlarmda lalalann, lalasi oidugu §ehzadenin §artlarm 
tezahur edi§ §ekline gore bazen lehinde bazen de aleyhinde davrani§ 
sergilemi§lerdir. Bunlar hakkmda ar§iv belgelerindeki bilgi yok denecek 
kadar azdir. Kaynaklardakt bilgiler de yetersizdir. $imdi bu isyanlan 
kronolojik sira ile gorelim: 



^^^H.inalcik, Osmanhlarda Saltanat Veraseti, s. 90, 93, 94. 
^^^Osmanh Tarihi, C.ill, Kisim' 1, s.126. 



66 HeNRNzmm^ 



Qelebi Mehmed ve Lala Yakut Pa§a: 



Onceleri Suleyman Qelebi'nin lalasi olan, daha sonra Qelebi 
Mehmed'in hizmetine giren Yakut Pa§a, §eci' bir karektere sahip 
olmakla me§hurdu. Fetret devrinde Amasya'ya hakim olmu§tu. Bu 
sirada karde§ler arasinda devam etmekta olan taht mucadelesi 
sirasinda tecrubesiyle Qelebi Mehmed'e yardimci oluyordu. Musa 
Qelebi'nin Edime'de istiklalini ilan etmesi uzerine Qelebi Mehmed'i 
Rumeli'ye gegmeye te§vik etti. Qataica civannda Incugez mevkiinde 
yapilan kar§ila§mada kendisi maktui du§mu§ ve Qelebi Mehmed de 
Amasya'ya donmeye mecbur olmu§tu.^^^ 



Musa Qelebi ve lalasi Sadi Bey-zade §ah Malik Bey (Kor 
§ahmelek): 



Musa Qelebi babasinin vefatindan sonra Amasya'ya geldiginde o 
sirada burada §6hreti olan Sadibeyzade §ah Meiek Bey ona lala 
olmu§tu. Musa Qelebi, 1410'da Rumeli'ye gegtiginde §ah Melik Bey'i 
de beraberinde goturdu. Musa Qelebi, Rumeli'yi buyuk karde§i Qelebi 
Mehmed adina istilaya memur edilmi§ti. Fakat O, Suleyman Qelebi'yi 
maglup ettikten sonra Edirne'de saltanatini ilan etti ve §ah Melik'i de 
veziri yapti. Ancak gorunu§e gore §ah Melik, Musa Qelebi'nin bu 
§ekilde hareketini tasvib etmemi§ ve ilk firsatta onu terketmi§tir. 
Buradan Qelebi Mehmed'in nezdine giden §ah Melik, Qelebi 
Mehmed'in Rumeli'ye yaptigi seferlerde ve Bizans ile anla§ma 
te§ebbusunde rol oynadi. I. Mehmed ve II. Murad devirlerinde onemli 
gorevlerde bulundugu, bu arada Rumeli bevlerbeyligi yaptigi ve 1425'te 
gorevinden uzakla§tinldigi anla§ilmaktadir. 



'^^Hijseyin Husameddin Amasya Tarihi, Istanbul, 1329-1332, C.lll, s.188; 
T.GokbilgIn, XV. ve XVI. Asirlarda Edirne ve Pa§a Livasi Vakiflar-Haslar-Mukataalar, 
Istanbul, 1952, s.23-24. 

^^°Ne|ri, C.ll, S.489; Kunhu'l-Ahbar, C.i (I.Kisim), s.239-240; A.Taneri, 
Vezirazamlik, s. 35-36. 



OSMRNUmRDR LRmUH 67 



Emir Suleyman (Qelebi)'nin oglu Orhan ve lalasi Terziba§i 
Zaganos: 



Emir Suleyman'in bir oglu vardi. Hayatta iken onu Istanbul, 
tekurunun yanma g6ndermi§ ve yaptigi anla§ma igin rehin olarak orada 
alikoymu§tu. Ba§ka bir rivayete gore Orhan, babasi §ehid oldugu 
zaman gikan karga§a sirasinda kagarak Tekur'un yanina siginmi§ti. 
Qelebi Mehmed'in, Musa Qelebi'yi arayerden kaldirmak uzere harekete 
gegtigi gunlerde Tekur, Sultan iie bir anla§maya varmasi ve onun 
buyruguna gore davranmayi tercih etmesi uzerine sozu edilen 
§ehzadeyi yanindan uzakla§tirniaya karar vermi§ti. O da babasi 
gununden beri hizmetinde bulunan 6z adamlari iie Istanbul'dan ?ikip 
Sultan'in Musa Qelebi lie ugra§masin! da firsat bilip, Eflak'a gegmek 
uzere Karinovasi'na gelmi§ti. Ama Karinova akincilan, §ehzadenin 
yanina akip onu Eflak'a gitmekten alikoydular. Atasindan kalan payi 
almakta kendisine yardim edeceklerini vaad ederek yolunu Yanbolu, 
tarafina gevirdiler. Bu haber sultanin yuce katina duyurulunca Musa 
Qelebi'nin ortdan kaldirilmasindan sonra ona da bir gare aranmasina 
karar vermi§ geregini hazirlami§ti. Nitekim sultanin bayraklari gokten 
du§en yildirimlar gibi Yanbolu yoresinde gakinca akincilar darmadagin 
oldular. §ehzadeyi ise Terziba§i Zaganos adiyla taninan lalasi^^^ alip 
sultanin yanma getirdi. Sultan ulkenin esenligi igin §ehzadenin gozune 
mil gektirip Bursa'ya gondertti.^^^ 



Mustafa (II. Murad'm karde§i) ve lalasi §arabdar ilyas: 



Mustafa Qelebi, Qelebi Mehmed'in Murad'dan sonra ikinci oglu idi 
ve sirada 13 ya§inda olup Hamid-ili sancakbeyi idi. Saltanat iddiasina 
kalktigi zaman lalasi Sarabdar Ilyas, Solakzade'nin ifadesiyle onun 
veziri mesabesindeydi. Germiyanoglu II.Yakub Bey'in onu evlathk 

191 

Bizans tarihlerinden Haikondil laianin adini Balaban olarak verirse de bu 
olaylan kari§tirarak hataya du§mu§tur. I.H.Uzun^ar^ili, Memluk SultanlannaKagan 
Osmanli ^ehzadeleri, s.522. 

1Q9 

, '^^Ne^rT, CM, s.525; Tacu't-Tevahh, C.ll, s.81; Muneccimba§i, C.l, s.183. 
^^^Solakzade, C.I, s.200. 



68 HeNBNZlvam^ 



edindigi de rivayet edilmi§tir. Bizans imparatoru ?e§itli vaadlerle lalayi 
elde etmi§ti. Aynca §ehzade ya§5a epeyce ku?uk olduguna gore 
Bizans Imparatorunun, Karamanogullannin ve Germiyanogullannin 
ki§kirtmalar!na kapilan muhakkak ki daha ziyade onun lalasi §arapdar 
ilyas'ti. Menfaat ve mevki dQ§kunu bir adam oldugu daha Qelebi 
Mehmed zamaninda meydana Qikan §arabdar llyas'in kuQuk §ehzadeyi 
hirsina alet ettigi §uphesizdir. §arabdar ilyas, Qelebi Mehmed ile Emir 
(Qelebi) Suleyman arasindaki Qakirpinan Sava§i'nda Qelebi Mehmed'i 
terketmi§ ve bu sebeple gelebi Mehmed gekilmek zoronda 
kalmi§ti.Sonra yine affedilmi§ ve lala tayin edilmi§ti.^^'^ Mustafa Qelebi, 
§arapdar Ilyas ile birlikte Karaman ve Germiyanogullannin verdigi 
kuvvetlerin ba§inda Bursa uzerine yurudu. Bursa halki, §ehrin 
muteberanindan Ahi Yakup ile Ho§ Kadem'i Mustafa Qelebi'ye 
yollayarak Sultan Murad'a sadakati devam edecekleri cihetle §ehrin 
anahtarlanni teslim etmeyeceklerini bildirdiler. 

A§ikpa§azade, Mustafa'nm Bursa onune gelmesini §6yle aniatir. 
"Bursa'nin azizleri i§ittiler kim Mustafa gelirmi?. Tez §ehirden hayli akga 
ve yuz pare dahi kuma§ aldilar. §ehrin ahilerinden Ahi Yakup ile Ahi 
Kadem'i gonderdiler. Mustafa dahi geldi. Fidyeye kondu. Bu ahiler 
beyin lalasi kim §arabdar llyas'tir. Ana vardilar. Eyittiler bu dahi 
padi§ahimizin ogludur. Evvela karde§i geldi, hisan berkitti. imdi kerem 
edin, atasinin memleketini, bu yad le§kere yiktirman, dediler ve hem 
§ehre getirmen dediler ve hem §ehre getirecek §ayet ki yikalar veyahut 
vuralar, zira bilirsiz. Karaman bunlara muddeidir, dediler."^^^ Bunun 
uzerine Mustafa Qelebi, Iznik'e yonelerek, burasini ku§atti. Ku?uk 
§ehzade Mustafa Qelebi'nin Iznik ku§atmasi kirk gun surdu. Iznik 
mudafii Firuz Bey oglu Ali Bey kirk gun sonra §ehri Mustafa Qelebi'ye 
teslim etti. §ehzade Mustafa Qelebi iznik'e girince Qandarli Ibrahim 
Pa§a'nin buradaki sarayina yerle§erek hukumdarligini ilan etti. Bu 
suretle Osmanli mulkunde yeniden ikinci bir hukumdar meydana gikmi? 
oluyordu. Istanbul ku§atmasiyla me§gul olan Sultan Murat, Anadolu'da 
olup bitenleri duyunca ku§atmayi kaldirarak once Edirne'ye gitti. 
Oradan da Gelibolu uzerinden AnadoluVa gegti. Sultan Murat bu arada 
i§i kolay yoldan halletmenin garelerini ara§tirarak, kuguk §ehzadeyi alet 



''^''Gazavat-i Sultan Murad, s.39; Tacu't-Tevarih; C.li, s. 135-138; Osmanli Tarihl, 
C.I, S.392. 

^^^Ne§ri, C.il, s.569. 



OSMRNULRRDR LRLBUH 69 



eden §arabdar ilyas'i ondan ayirmaya gali§ti. §arabdar llyas'a adamtar 
gondererek kendisini Anadolu Beylerbeyligi'ne tayin edecegini bildirdi. 
§arabdar llyas'a giden adam beylerbeylik men§urunu da beraberinde 
getirmifti. Sultan Murad'in Hyas'tan istedigi esas muhum §ey kendisi 
gelinceye kadar §ehzade Mustafa'nin kagmasina firsat vermemesi ve 
onu oyalamastydt. 

§arabdar llyas tiyniyetini bir defa daha gosterdi. Vaktiyle Qelebi 
Mehmed'in taraftari iken Emir Suleyman'in vaadettigi menfeat 
mukabilinde derhal Qelebi Mehmed'i birakarak kar§i tarafa gegmi? olan 
§arabdar llyas^^^, bu defa da saf degi§tirmekte terddut etmedi. 
Anadolu Beylerbeyligine kondugunu ogrenince, kendisinden istenen 
§eyleri, pek ustaiikia ba§ardi. Sultan Murad'in kuvvetii bir orduyla 
Anadolu'ya gegtigini ogrenen Turgutlu a§ireti reisi ile Germiyan 
kuwetlerinin beyleri Mustafa Qelebi'yi Karaman'a goturmek istediierse 
de §arabdar ilyas turlu bahaneleriyle §ehzadeyi oyaladi. II. Murad once 
akinci kuwetleri kumandani Mihaloglu Mehmet Bey'i iznik'e sevketti. 
Mihaloglu Iznik'e ani baskin yapti. Bu baskin yapildigi sirada Mustafa 
Qelebi hamamda idi. Ku5uk §ehzadenin beylerbeyi (veziri) 
Taceddinoglu aleiacele bir at temin ederek efendisini kagirmaya gali^ti. 
Fakat Mihaloglu Mehmet Bey, yeti§erek Taceddinoglu ile garpi^maya 
tutu|tu. Qarpi|mada Mihaloglu agir §ekilde yaralandi. Qarpi^ma 
vukubulurken, §arabdar llyas, kuguk §ehzadeyi, yakalayarak, kucagma 
alip, ata bindi. Tehlikeyi Taceddinoglu'nun kendisini kapirmaya ?ali|tigi 
sirada ancak aniayabilen zavalii §ehzade bu defa §arabclar llyas'a 
"Hey Lalam, beni nereye goturuyorsun? diye sordu. ilyas da ona 
Karde§ine iletcegim dedi. Kuguk §ehzade ona Beni karde§ime iletme, 
karde§im bana kiyar." sozleriyle yalvarmaya ba§ladiysa da Ilyas, 
§ehzadenin sozlerine kulak asmayarak, kendisini Murad'a teslim etti. 
Kuguk §ehzade Mustafa Qelebi, Murad'in emriyle bogulduktan sonra 
(znik surlan di§inda bir incir agacma asildi. Bilahare cesedi, Bursa'ya 
gonderildi ve babasi Qelebi Mehmed'in turbesine gomuldu (1423). 
§arabdar llyas'in bu tutumunu tarihier §u §ekilde kaydeder; "Sual: 
§arabdar llyas'a Senin bu Mustafa, efendinin oglu degil miydi ki, tuttun 
onu oldurmeye verdin dediler. Cevap: Dedi ki, G6runu§te ben 
gunahkar oidum. Ancak bu ikisi bu ulkede olsalar zararlan buyuk 



s.570-571. 



^^^I.H.Uzun9ar§i!i, Qandarlizade Ali Pa§a Vakfiyesi", Beiieten, V/20 (1941), 



70 HENRNZmTR^ 



olurdu. Ve hem biri de budur ki ben bu efendim ogiuna yaramaz i§ 
etmedim. Onun i9in ki bu dunyanm mundarhgina bula§madan, onu 
§ehid ettirdi. ButCin alem rahatta oldular. Bizden once gelenler bu 
kanunu kurmu§lar."^^^ Bu isyania Bizans ku§atmadan kurtulmu§ ve 
belki fethini biraz geciktirmi§ oluyordu.^^^ 



Cem Sultan ve lalasi A§tinoglu Yakub Bey: 

Cem Sultan'in taht iddiasi ve bununia ilgili olarak abisi II. 
Bayezid'e kar§i giri§tigi mucadlenin teferruatina girmeyecegiz. Zaten 
taht iddiasi ile ilgili otarak bundan sonraki bolumde "Saltanat Veraseti 
ve Veliahdiik" bahsinde degerlendirilmi§tir. Burada Cem'in ilk 
mucadeleyi kaybedi§inde lalasinin rolune deginilecektir. 

Cem Sultan saltanat iddiasiyla Karaman'dan Bursa'ya gelmi§ ve 
orada padi^ahligini ilan etmi§ti. Bayezid Bursa'yi korumak uzere daha 
onceden kendisine lalalik yapmi? olan Ayas Pa§a'yi iki bin yenigeri ite 
oraya gonderdi. Bursaiilar, Ayas Pa§a ve yenigehleri §ehre sokmayip 
onlarin daha once Istanbul ahalisine vaki tecavuzlerini bu sefer de 
Bursa ahalisine tekrar etmelerini onlemek istediler ve Cem Sultan'a 
yardim ettiler, Ayas Pa§a esir edildi. Cem Sultan Bursa'da on sekiz gun 
saltanat surdij, namima para bastirdi ve hutbe okuttu. Bu geii§meler 
uzerine a§agida aynca temas edecegimiz iginde Gedik Ahmed 
Pa§a'nin da bulundugu bir ordu ile uzerine yurundu. Bu sirada Cem'in 
lalasi olan Yakub Bey ile eskiden beri dostluk kurmu? olanlara, 
padi§ahin fermani geregince gizli mektuplar yazmalan buyruldu. Bunlar 
mektuplannda A§tinoglu Yakub Bey'e Cem Sultan'i Karaman'a dogru 
yola 9ikanp, Yeni§ehir ovasinda ordu-yi humayun kar^isma getirdigi 
takdirce, hakkinda padi§ahin ilgisinin buyuk olacagini, kendisine 
Anadolu Beylerbeyligi'nden ba§ka yuz bin ak?a mahsullu koylerin mulk 
olarak verilecegini, inandinci sozlerle agikladilar. iki tarafin ordusu kar§i 
kar§iya gelecegi zaman, A§tinoglu Yakub Bey, Cem Sultan'a sava§in 
akibetini lehlerine gevirecegine inadirdigi bir teklif yaparak, segkin 



^®^A§ikpa§aogu, s.86; Ne§rT, C.ll, s.567-575. 

^^^Mufassa! Osmanli Tarihi, C.I, s.275-277; LH.Dani§mend. Kronoloji, C.l, 



s.188-189; Hammer, C.l, s.453-455. 



OSMRNUimOR LRLRUH 7 1 



askerlerinden ehemmiyetlice bir kismmi yanina alip sava§ alanindan 
mevzi tutmak uzere gekildi. Sava§ ba§ladigi anda da yanindaki 
askerlerle beraber kar§i tarafa iltihak etti. Lalasinin bu ihaneti Cem 
Sultan'in yenilmesiyle neticelendi (20 Haziran 1481).^^^ 



Cem Sultan*m Lalasi Gedik Ahmed Pa§a: 

Karaman valisi §ehzade Mustafa'nm 1473'te vefati uzerine yerine 
Kastamonu sancakbeyi Cem'in tayin edilmesi uzerine, Gedik Ahmed 
Pa§a Cem'in lalasi. olmu§tu. Mahmud Pa§a'nin sadrazamlik'tan azii 
uzerine de sadrazam olarak tayin edilmi§ti- Burada iizerinde durulacak 
husus Gedik Ahmed Pa§a'n!n gerek sadrazamligi gerekse ondan 
onceki askeri faaliyetlerine girmeden, daha onceden sahip oldugu 
lalalik vazifesinin bu mucadeledeki istikametini gostermektir. 

Fatih Sultan Mehmed'in olumu, Cem ile Bayezid arasinda 
saltanat mucadelesinin ba§lamasi uzerine Gedik Ahmed Pa§a, 
Otranto'dan geri gagnimi§ti. Gedik Ahmed Pa§a, Anadolu'ya ayak 
bastrginda Bayezid Cem'in uzerine hareket ettigi igin kendisi orduya 
Yeni§ehir'de katilmi§ti. Bayezid, Gedik Ahmed Pa§a'yi gorunce 
memnun oldu ve serdarltga getirdi. Fakat Gedik Ahmed Pa§a daha 
once meydana gelmi§ bir hadiseyi hatiriatmak i9in kilicini beline 
ku§anmami§, atmin eyerine asmi§ti. Gedik Ahmet Pa§a, yillar once 
vaki olan §u hadiseyi ihsas ettiriyordu: Akkoyunlu Hukumdan, Uzun 
Hasan ile yapilan, Otiukbeli Sava§i sirasinda Fatih, askerin tefti§i i§ini 
Ahmed Pa§a'ya havale etmi§ti. Gedik Ahmed Pa§a, o zamanlar 
§ehzade bulunan Bayezid'in kitasi onune gelince askerin 
ihtiyatsizligindan dolayi, kendisine ihtarda bulundu. Sultan Bayezid, bu 
ihtardan gucenerek, "Pa§a, pekge kati sdylersin. Ama unutma ki bir 
gun saltanat nobeti bana da gelebilir. Bu tedbirsizce sozlerinden nadim 
oiacaksin." Dikba§liligi ile yerine gore Fatih Sultan Mehmet'e bile beiki 
kafa tutabilen Gedik Ahmed Pa§a §u cevabi vermi§ti: "Babanin ba§i 
uzerine yemin ederim ki, eger bir gun padi§ah olursan kihcimi senin 
hizmetinde kullanmayacagim." i§te Bayezid, Gedik Ahmed Pa§a'nin 



''^^Kunhu'l-Ahbar. C! (2.KiS!m), s.820-823; Tacu't-Tevahh, C.lll, s.1 94-199; 
Solakzade, C.I, s.371-372. 



72 HeNRNZmiR^ 



boyle kill? ku§anmami§ halini gorunce, bu hadiseyi hatirlami? ve 
gulerek §u cevabi vermi§ti. "Pa§a, hafizan kuvvetii imi§. Qok eskiyi 
hatirlamak dogru degildir. Gengligimde yaptigim kusuru artik unut ve 
kilicini beline ku§an. Babama yaptigin gibi bana da hizmette kusur 
etme. Du§manlarimiza kar§i, yine eskisi gibi kahramanliklar goster." 
Daha sonraki geli§melerin de gosterecegi gibi muhtemelen daha 
onceden lalasi olmu§ olmak itibariyle Gedik Ahmed Pa§a, kalben 
Cem'e taraftar bulunuyordu. Ancak saltanat mucadelesinde §artlarin 
Cem'den degil de Bayezid'den yana oldugunu g6rmu§, tecrubeii bir 
devlet adamai olarak de Bayezid'in saflarinda yer almi§ti. Yeni§ehir 
sava§i sirasmda Gedik Ahmed Pa§a'dan yardim gorecegini uman 
Gem'in umidi bo§a 5ikmi§ ve nihayet Memluk sultanina siginmak 
zorunda kalmt§ti. Bu sava§ sonrasi Gedik Ahmed Pa§a sadece, onu 
yakalamak da gonulsuz davranark ka9i§ina bir nevi yardim etmi§ti. 

Bu sirda Karamanoglu Kasim Bey, firsattan istifade ederek, 
a§iret kuvvetleriyle, igel taraflanna gelip, Konya valisi §ehzade 
Abdullah'i ka?irm!§ ve §ehri muhasara etmi§tir. Bu durum uzerine 
Gedik Ahmed Pa§a, Kasim Bey ijstune sefere memur edildi. Fakat 
hasmi Mustafa Pa§a'yi da katlettirmedikge gitmedi. Gedik Ahmed 
Pa§a'nin hiyanetinden endi§e eden, kin ve nefreti busbutun artan, 
Bayezid, onu gonderirken rehin olarak oglunu saraya aidirmi^ti. Kasim 
Bey, Gedik Ahmed Pa§a'nin gelmekte oldugunu haber alinca, kagti. 
Pa§a de igel taraflarini geri aldiktan ba§ka, Varsak Turkmenlerini de 
yola getirdi. Karamanoglu Kasim bey faaliyetlerine devam ederek, bu 
sefer de Kahire de bulunan Cem Sultan'a mektuplar yazmaya ba§ladi. 
Bu mektuplarda ekseriyeti temin edeoek kadar kendisine taraftar 
topladigtni ve Gedik Ahmed Pa^a'nm da kendisini destekleyecegini 
bildirerek onu Anadolu'ya davet etti. Cem bu davete icabet etti. Gedik 
Ahmed Pa§a'nin maiyyetindekl umera ve askerlerden bazilan, Gem 
tarafina gegtiler. Bu Gedik Ahmed Pa§a hakkindaki, §upheyi daha da 
artirdi. Bu mucadeleyi de kaybeden Cem, Rodos'a sigindi. Bundan 
sonra Bayezid Gedik Ahmed Pa§a'dan kurtulmak igin firsat kollamaya 
ba§ladi. Tuttugunu koparan, zaferden zafere ko§mu§ orduda, bilhassa 
yenigeriler arasinda sevilen bir vezirin ortadan kaldinlmasi kolay 
degildi. 1482'de Edirne'de vezirlere hilatler giydirilirken, agir sozlerle 
itham ettigi Gedik Ahmed Pa§a'ya olum alameti olarak, siyah ketenden. 
Kaftan giydrrildi. Ayni anda padi§ahin dilsizierine verdigi i§aret uzerine, 
hem ulkesine ve hem de padi§aha buyuk hizmetieri clan vezir, 



OSMRNULRRDa LRLBUH 73 



arkasindan hangerlenerek, yere yikildi ve ayni zamanda bogazina yagli 
kemend gegirilerek boguldu. Yenigeriler uzerinde buyuk bir nufuza 
sahip olan Gedik Ahmed Pa§a'nin idami duyulur duyulmaz, Edirne'de 
isyan gikarip §ehrin suba§isini dldurduler ise de isyanlari Qabuk 
bastinldi. II. Bayezid, Gedik Ahmed Pa§a'yi katlettikten sonra, sira 
Cem Sultan'in oglu Oguz Han'a gelmi§ti. Istanbul Iskender Pa§a'ya 
gonderdigi bir emirle alti ya§inda bulunan Oguz Han'in oldurulmesini 
istedi.^°° Cem Sultan, Konya'da iken adet uzere buyuk oglu Oguz 
Han'i dedesi Fatih Sultan Mehmed'in yanma gondermi§ti. I§te Cem'e 
kar§i mucadele esanasinda Bayezid onu oldurtmek istemi§ Gedik 
Ahmed Pa§a ise yardim etmek igin Bayezid'e yardima kar§ilik Oguz 
Han'in sag birakilmasini §art ko§mu§tu. Bayezid de iginde bulundugu 
nazik durum sebebiyle bu §arti kabul etmek zorunda kalmi§ti. Gedik 
Ahmed Pa§a, bir zamanlar lalaligini yaptigi Cem Sultan'a yani eski 
efendisine her firsatta bagli oldugunu gostermi? ve §artlar uygun 
olugunda tercihini ondan yana kullanmi§ gorunuyor. En azindan kalbi 
bagliligini onun oglunun hayatmi kurtarmakla surdurdugunu 
gosteriyordu. Bayezid, ancak onu ortadan kaldirdiktan sonradir ki 
Cem'in oglu Oguz Han'i 6ldurtebilmi§tir(1482).^'^^ 



§ehzade Ahmed ve lalasi Yularkisdi Sinan Pa§a: 



II. Bayezid kendisine halef olarak se?tiginiher davrani§iyla 
gosterdigi oglu Ahmed'i Amasya'ya sancakbeyi olarak tayin etmi§ti. 
Lala olarak da Yularkisdi Sinan Pa§a tayin edilmi§ti. Bu sirada 
Trabzon'da sancakbeyi olarak bulan §ehzade Selim, sancaga ^ikma 
ya§i gelmi§ olan oglu Suleyman igin §ebhane-i Karahisar 
(§ebinkarahisar) sancagini talep etmi§ti. II. Bayezid bu hususu 
§ehzade Ahmed'e bildirip mu§avere ettiginde, Ahmed bu duruma razi 
olmadigini bildirince adi gegen lalasi "Padi§ahim karde§inin bu istegine 
engel olma, eger mani olursan huzursuz olup Kefe Sancagrni ister. 



^°°Bu husustaki beige ekler kisminda verilmi^tir. 

^°^M.Yilmaz, Cem Sultan, Ankara, 1996, s.46-50; Mufassal Osmanli Tarlhi, CM, 



S.627. 



74 H€NRNZ'm Tft^ 



Rumeii'ne ge?er de sonra sen huzursuz olursun." diye §ehzade 
Ahmed'i iknaya gal!§mi§ fakat sozunij dinletememi§ti. ^°^ 

O zaman iaianin sozlerine kulak vermeyip neticenin §ehzade 
Ahmed aleyhine geli§tigi gorulunce de Lala Yularkisdi Sinan Pa§a, 
"Bunun olacagini soylemi§tim. Gaflet ettiniz. Bu durum oidu. Buyuk 
musibettir. Bari bir gare arayalim" diyerek arkada§lanyla yeniden 
muzakere ettiler. Burada teferruatma girmeyi zaid gordugumuz 
hadiselerden sonra taht uzehnde israrl! iddialanni surduren Selim'in 
faaliyetleri neticesinde II. Bayezid, §ehzade Ahmed'i tahta gikarmak 
tgin istanbura gagirmi^tL Vaziyeti tedkik edip §ehzade Ahmed'in i§ini 
kolayla§tirmak, yeniQerelerin Ahmed'e teveccuhunO saglamak uzere 
ondan once Istanbui'a gelmi§ti. Ancak bu sirada yenigeriler Yavuz 
Selim lehinde tavirlarini ortaya koymu§ ve ona merasimler tertip 
etmiflerdi. §ehzade Ahmed'in lalasinin geldigini haber alan yenigeriler, 
onu ele gegirerek azarlayip i§kence ettiler. "§imdi seni can alan kill?, 
olum etklli okia oldururuz. O efendin denen gayretsiz ve edepsize var, 
Rum tahtinda padi§ahlik bo§. Osman'm tahtina gikmak sadece laf 
degildir. Bunca zamandir Amasya tahtinda §ah olup, atasi devletinde 
padi§ahti. Biz onu adam samp her zaman devletine yuz sQrup dualar 
sunardi. Islam ulkesinde dinsiz ve mezhepsiz bir gurup zaiim, zararli 
olan ve edepsiz bir topluiuk ba§ kaldirdilar. Bunca kanlar dokulup, 
ocaklar yiktilar. Saltanat makamina hakaretler ettiler. Anadolu 
beylerbeyini, Osmanli sarayinda vezirazam olan Ali Pa§a'yi oldurduler. 



^°^Kanuni'ye bir ara da Bolu sancagi tevcih edilmi^ fakat §ehzade Ahmed buna 
da itiraz emi§ti. 

"Didi yok ol §ehr kan Bolu'dur 

Bizden Oi mamure tahtin yoiudur 

Ger Suleyman itse Bolu'da karar 

Sa'b mu§kildir bize andan guzar 

Akibet dergaha arzoidu murad 

Bolu'nu verdirmedi o! §ah-zad 

Sundilar arzi vezir-i asafa 

Dediier Suieyman'un olsun Kefe" 

§ukrT-i Bitlis!,{Haz. Mustafa Argun§ah), Seiimname, Kayseri, 1997, s.72; 
A.Ugur, "II.Bayezid'in Oguiian Arasmda Iktidar Kavgasi ve Suleyman Kefe'ye Yavuz 
Saltanata", Tarih ve Medeniyet, Sayt 14 (Nisan 1995), s.37. 



OSMRNULBRDR mmUH 75 



Kendi yaninda asker varken, islam ve din du§manlanni zabt ve yok 
etmeye gucu yetmedi. Bo§ lafi segip gayret ve hamiyetsizken, §imdi 
saltanat mi ister? Utanmaz, gayertsiz ne yuzle geldi. Devlet ba§§ehrini 
bo§ mu sandi?" Buna benzer daha pek ?ok sozler sarfettiketten sonra 
§ehzade Ahmedin saftanatmi kabul etmeyeceklerini soyleyip ve bu 
durumu kendisine bildirmek uzere Yularkisdi Sinan Pa§a'yi serbest 
biraktilar. Bu hadiselerden sonra hem lalasi hem de Sehzade Ahmed 
saltanattan umitlerini kestiler. 



11. Selim ve §ehzade Bayezid ile talalan Lala Mustafa Pa§a: 



§ehzadelerden birinin veya digerinin culuslanndan kendileri igin 
menfaat uman bazi kimselerin karde§ler arasi rekabeti koruklerdigi 
anla§ilmaktadir. Birer "mu§ewik" veya "mufsid" rolunde olan §ahislarin 
ba§inda Lala Mustafa Pa§a gelmektedir. AIT'nin Kunhu'l-Ahbar'inda ve 
ondan naklen hemen butun kaynaklar, Bayezid ve Selim arasindaki 
taht mucadelesini, Lala Mustafa Pa§a'nin birtertibi oiarak gosterirler^^^ 
Selim'den daha once Bayezid'in de lalaligmi yapmi§ olan, Mustafa 
Pa§a, Kara Ahmed Pa§a'nin sadaretinde emirahurluga kadar 
yukselmi?, fakat Rustem Pa§a ikinci defa sadrazam olunca onu 
ga§nigirba§iliga indirmi§, §errinden gekindigi i?in de Safed 
sancakbeyilig ile istanbul'dan uzakla§tirm!§ti. Bir muddet sonra da 
1556'da Selim'e lala tayin edilmi§ti.^°^ Rustem Pa^a'nin bundan 
maksadi evveice §ehzade Bayezid'in maiyyetinde bulunup onun 
teveccuhunu kazanmi§ olan Lala Mustafa Pa§a'yi, iyi gozle 



^^^Celaizade, Selimname, s.291, 317; Muneccimba^i, CM, s.435; TaciJ't- 
Tevarih, CIV, s.80. 

^^'^Bu hususta §ehzadeierin ^ahsiyet ve tabiatianyia bu meseledeki tesirieri ve 
Kanuni ile §ehzadelerin hissiyatlan hakkmda bkz. Soiakzade, C.I!, s.262-290; Pegevi, 
C.I, s.271-288; Devrin canii §ahidi olan ve elgilik vazifesi ile Istanbul da bulanan 
Busbecg'in yazdiklan §.Turan'a da birinci dereceden kaynaklik etmesi bakimindan bu 
konunun en teferruath bilgisini ihtiva eder. O.G.Busbecg, Turkiye'yi Boyle Gordum. 
Tercuman 1001 Temel Eser. 

^°^§Turan. "Laia Mustafa Pa§a Hakkmda Notlar ve Vesikalar", Beileten, XXil/88 
(1958), S.551 -593. 



76 H€NFINZiWm^ 



gormeyecek bir muhite atmak ve bu suretie §ehzadenin gazabina 
maruz birakmaktir. 

Bayezid, eski lalasinin agabeyine yardimci olmasini 
istemediginden , ona haber gondererek, kendi yanina gelmesini 
bildirmi§ ise de Mustafa Pa§a, Bayezid'e bagli oldugunu, fakat 
padi§ahin emrine itaat etmezse bunun bir isyan sayilabilecegi cevabini 
vererek, bu davete icabet etmemi§ti. "Husn-i tedbir ve enva'-i hile-i pur 
tesirde engu§t numa olan, Mustafa Pa§a" (Nadiru'l-Meharib vr.106), ilk 
entrikasini bu vaziyette gevirdigi rivayet edilir. Bu rivayete gore Mustafa 
Pa§a daha yoldayken, §ehzade Bayezid'e gizli bir mektup gonderip 
Selim'in sarayinda kendisine daha faydah olacagini bildirmi§, Manisa'ya 
vardiktan sonra ise her firsatta Kanuni'nin ve Rustem Pa^a'nin 
Bayezid'e taraftar oiduklanni ve bu sebepie onun veliahd tayin 
edilmesinin muhtemel bulundugunu ileri surerek, Selim'i Bayezid 
aleyhine ki§kirtmaya koyulmu§tu. Lala Mustafa Pa§a'nin kanaatine 
gore, tahti ele ge?irebilmek igin Bayezid'i babasina kar§i isyana 
surukleyip. bertaraf etmekten ba§ka ?are yoktu. Selim bu telkinlere 
kanarak lalasmi icab eden tedbirleri almakta serbest birakmi§ ve "taht 
muyesser olursa vezlrazamlik senin hakkindir" diye hizmetine mukafat 
olarak sadaret vaadinde bulunmu§tu. Bunun uzerine Lala Mustafa 
Pa§a, iki yuzlu siyasetine ba§lami§t!. Birtaraftan Selim'in musadeseiyle 
Bayezid'e mektup yazarak, ''onun iy? u i§retle me§gur' olmaktan ba§ka 
bir §ey yapmayan Selim'e hakaret dolu mektuplar gondermesini temin 
etmi§, fakat diger taraftan da Bayezid'den gelen bu mektuplan gene 
Selim vasitasiyla Kanuni'ye gondererek likayette bulunmu§tu. Ayni 
zamanda adamlari vasitasiyla yollari tutturup, Kanununi ile Bayezid'in 
mektuplanni ele gegirerek, kapicilan oldurttugu gibi "Bayezid 
gonderdiginiz 5avufu katletmi§, hatt-t §erifinizi ate§e atm!§" diye de 
padi§ahi oglu aleyhine de tahrik etmi§ti. i§te bu §ikayetlerden sonra 
aratarinda herhangi bir 5ati§maya mani olmak i?in onlan birbirinden 
uzakla§tirmaya kararveren Kanuni ogullannin sancaklarini degi§tirerek 
6 Eyiul 1558'de Selim'i Manisa'dan Konya'ya, Bayezid'i de Kutahya'dan 
Amasya'ya nakletmek zaruretini duymu§tu. 

§ehzade Bayezid'in payitahttaki en buyuk mudafii olan Hurrem 
Sultan'm olumu onu buyuk bir destekten mahrum birakmi?, o da bu 
vaziyeti telafi igin "yevmlu" adiyla etrafinda oldukga buyuk bir kuwet 
lamiiti. i§te gevrilen entrikalarin da tesirinde kalan Kanuni'nin 



OSMBNULRRDR iRLRUH 11 



Bayezid hakkindaki §upheleri gittikge gogalmaya ba§ladi. 29 Mayis 
1559'da iki karde§ arasinda iki gun suren kanli bir muharebe, Lala 
Mustafa Pa§a'nin buyuk gayreti sayesinde Bayezid, ricate mecbur 
birakilarak Selim'in galibiyeti temin edilebiidi, Bayezid yaninda kalan 
askerlerle Amasya tarafina firar eyiedi. Yaptigina pi§man o!mu§tu. 
Fakat pi^manlik bir fayda vermedi. Babasina defaiarca affedilmesini 
isteyen, ozur dileyen mektuplar gonderdi. Fakat padi§ah sugunu 
affetmedi. Bir rivayete gore Lala Mustafa Pa§a gegitleri tutarak 
Bayezid'in mektuplarindan bazilannin padi§aha ula§nlasina mani oldu. 
Bazilanni da tahrif ederek tekrar padi§aha gonderdi. Boylece Selim'in 
i§ini kolayla§tirdi.^^ 

Bu hadiseler, Kanuni'yi oldu?a uzmu^tu. Bunu firsat bilen 
sadrazam Rustem Pa§a^°^, Lala Mustafa Pa§a'da intikam almak igin 
asil mu§ewik ve musebbibin oldugunu ileri surunce Mustafa Pa§a 
lalaiiktan aziedilerek, Pojega sancakbeyligine tayin edilmi§ ve yerine 
ise ayni anda Pojega sancakbeyliginden alinan Tutunsuz Huseyin 
Pa§a getirilmi§ti. Selim sevgili lalasinin kendisinden 

uzakla§tirilmas!na uzuldtigunden, babasi nezdinde §efaat ve iltimasta 
bulunmu§, bunun uzerine Lala Mustafa Pa§a'nin memuriyeti Tami§var 
Beylerbeyligi'ne tahvil edilmi§ti. Lakin Selim bununia da kani olmami? 
ve en nihayet, Mustafa Pa§a, Bayezid'in muhtemel bir hareketine kar§i 
icabeden tedbirleri almak gayesiyle Van Beylerbeyligi'ne gonderilmi^ti 
(1560).'°^ 

fki karde§ arasinda husule gelen bu mucadeieye dair Lala 
Mustafa'nin rolu hakkinda onun hizmetinde bulunan Aifnin verdigi 
malumatin dogrulugundan §uphe etmeye sebep olmamakla beraber, 
Lala Mustafa Pa§a'yi karde§ler arasindaki mucadelenin biricik 
musebbibi olarak gostermekte mubalagaya kagtigi da §uphesizdir.^^° 



^°^Pegevi, C.!l,s.582. 

^°''Bu hadiseler sirasindaki davrani^lan onun da Osmanli muverrihleri arasinda 
fesatgi diye tavsifiyle neticelenmi§tir. Pegevi, C.l, s.310. 

^°®Bu hususla ilgiii belgeier Ekier kismmda verllmi§tir. 

^°^Muneccimba|i, C.ll, s.583-584. 

^^°'Topkapi Sarayi Muzesi arfivi'inde bulunan 9e§itli veslkalar arasinda bilhassa 
Bayezid'e alt mektuplar, hadisenin seyrini aniatmak bakimindan gok biiyuk kiymet 
ta§imaktadirlar. Her^eyden ewel bu mektuplarm mevcudiyeti, Bayezid'in babasma 
yazdigi mektuplarm Lala Mustafa Pa§a'nin adamlan tarafindan ele gegirildigi 



78 H€Nmzm TB^ 



Zira Mustafa Pa§a'nm §ehzadeler mucadelesindeki rolu yangina 
korijkle gitmekten ileri ge9mese gerektir. En yuksek devlet mevkii olan 
sadrazamhga yukselmek gayesiyle hareket eden Lala Mustafa, 
karekterinin de musaid olmasi dolayisiyla kendi menfaati igin Bayezid 
ile Selim arasindaki veliahdlik mucadelesini §iddetlendirmekten 
9ekinmemi§tir.^^' Bu husuda ayni istikametteki degerlendirmeleri 
Pegevi yapmaktadir. "Akilli kimselerce bilinir ki Lala Mustafa Pa§a'nin 
sadrazam yapilmamasi, onun a§!n derecede ihtirasi ve fitnecilignden 
ileri gelmi§tir. Qunku ana ve babadan bir karde§ olan iki §ehzadeyi 
birbirine du§urerek haksiz yere bu kadar kanlar dokulmesine, Kanuni 
gibi cihangir bir padi§ahin haysiyetinin yere du§mesine neden 
olmu§tu.^^^ Butun bunlan sirf Selim Han doneminde sadrazamligi elde 
edebilmek igin yapmi§ti. Allah mutlak adildir. O donemde, 
sadrazamliktan mahrum birakildiktan ba§ka bu defa da sirasi geldigi 
halde yine olamami§t! (Hans olan mahrum olur.) sozunun anlami 



yerine gelmi§tir.^^^ 



B- §EHZADE SANCAKLARI 



§ehzade sancaklanna girmeden Osmanlilarda sancak idaresinin 
te§ekkulune dair biraz izahat yapmak ihtiyaci vardir. Yaygm olan 
kabule gore Osman bey devrinin sonuna kadar tatbik olunan idare §ekli 
Selpuklu dairesi gevrelerindeki idarenin ayniyd!.^^"^ Daha sonralan ise 



hakkindaki kayitlann 90k mubalagaii oldugunu gostermektedir." §.Turan, §ehzade 
Bayezid Vak'asi, s.8. 

^^^§.Turan, §ehzade Bayezid Vak'asi, s. 48-49, 144-145; ?.Turan, "ILSeiim", lA, 
C.X, s.434-435; MT.Gokbiigin, "l.Suleyman", lA, s.141-142; I.H.Dani§mend, Kronoloji. 
C.ll. 310-312; Hammer, C.lll, s.433-447. 

^^^Kanuni'nin ^ehzadeleri arasindaki mucadelenin sonuglarinin 
degeiiendirilmesi igim bk. F.Unan, "Kanuni Devri §ehzade Mucadeleleri ve Bunun 
Osmanh Siyasi ve Sosyal Tarihi Bakimindan Onemi", Turk Yurdu, C.X, Sayi 35. 

^^^egevi, C.ll, s.59-60. 

^^'*1 336-37 yilinda ele gegirilen Karasi vilayetinin Suleyman Pa^a'ya "ikta" 
olarak verilmesi ve Suleyman Pa§a'nm da daha sonra ortaya gikan sancak beyinin 
yetkiteriden gok fazla olarak diledigi §ekilde temilk yapabilme selahiyetine sahip olmasi 
bize Selguklu ikta sahiplerini gok rahat hatirlatmaktadir. Muneccimba§i, C.i, s.92-93. 



OSMRNUIBRDR LFILRUH 79 



ilk Osmanli kaynaklarina gore Osman ve Orhan beyler zamanlarmin 
ba§lica §ehir!eri olan bugunku Bursa, Bilecik, Eski§ehir ve 
civarlarindaki merkezler ilk Osmanli idan unitelerini te§kil etmi§lerdir.^^^ 
Bu merkezler iQin hangi IdarT terimlerin kullanilmi? olabilecegi 
hususunda kesin bir §ey soylenememektedir. Ancak buratar 
muhtemelen suba§ilik ve vilayet olarak anilmi§ olrnah.^^^ Fakat ana 
idare kademesi olarak sancak teriminin kullaniimadigi konusunda kesin 
bir §ey soylemek zordur. Osmanli kaynaklannda Yeni§ehir'in "bey 
sancagi" olarak anilmasi §uphe ile kar§ilanmalidir.^^'' Zira bu terimin ilk 
devirlerden ziyade, beyligin gu?ienip civardaki Turkmen beyliklerini 
ilhaka ba§ladigi 14.yuzyil ortalanna dogru kullanildigi, bunlann da 
ilhanlilara olan bagin gev§emesi, mustakil hale geli§ ve idari 
yapilanmanm ger5ekle§tirilen fetihlerle geli§mesi neticesi ortaya giktigi 
soylenebilir. Bursanin fethinin ardindan buranin "bey sancagi" olarak 
anildigmi ve boylece sancak teriminin idar? taksimatin ana birimi haline 
geldigini soylemek yanli§ olmasa gerektir. Bu izahlar ^ergevesinde 
ba^langigtaki haliyle kuQilk olan beylik topraklarinin butun askeri ve sivil 
idaresi bir ka? bolge halinde §ehzadelere verilmi§tir, Boylece butun 
timarhlara da toplu bir halde §ehzadeler kumanda ediyorlardi. Mesela 
1350 siralannda Iznik ve etrafinin bizzat Orhan'da olmasina mukabil, 
Bursa bolgesi Murad'da, Karasi ve onun bir devami olan Gelibolu ucu 
da Suleyman Pa§a idaresinde bulunuyordu.^^^ 



^^^"Osman Gazi zamaninda 1307-1308 yillari arasinda fethedilen yerter be§ 
sancaktir: Karesi livasi, Inonu iivasi, Hudavendigar livasi, Kocaelilivasi, ve Karahisar 
livasi. Karahisar'a Sultanonu de derler, hepsi bir beylerbeyine baghdir." Munecclmba|i, 
C.t, S.72. 

^^^Ktaslk Osmanli idari taksimatinda belli bir hiyerar§iyi Ifade eden Vilayet-Sancak- 
Nahiye tabirlerinin muverrihlerce mugiak bir §ekiide kultaniii§ina §u ifadeler lyi bir 
misaldir: "Karahisar dlyannin sancagini oglu Orhan Beg'e erzani gordu. Mezkur 
§ehriyar ol vilayetln sigar ve kiban uzerine hayme-i himayeti kurdu. Inonu nahiyeslnin 
suba§i!igini kannda§i Gunduz Alp'e verdi." Ibn Kernal, Tevarih-i Al-i Osman, I. Defter, 
S.139. 

^''''"Osman Bey, Karacahisar Sancagini, oglu Orhan Gazi'ye vermi§tir. 
Eskl^ehir"! Gunduz Alp'a Inonu Kalesi'ni Uygur Alp'a (? Aykut Alp oimali) ve Inegoro 
Turgut Alp'e verdi. Yeni^ehir'i kendine eyalet merkezi yapti" Solakzade, C.i, s.18. 

^^^M.Akdag, Turkiye'nin Iktisadi ve Ictimai Tarihl, C.I, s.225-227, 338; 
F.Emecen, "Beylikten Sancaga Bati Anadolu'da Ilk Osmanli Sancaklannin Kurulu§una 
Dair Mulahazalar" Belleten, LX/277 (1996), s.85-85. 



80 H€NHN Zim TFI$ 



I. Murad karde§lenni bertaraf ettikten sonra idareye kendi 
ogullanni getirmi§ti. Bu defa da kendisi Anadolu harekatinda iken 
Rumeli'ye biraktigi buyuk oglu Savci Bey isyan etmi§ti. Savci Bey'in 
oldurijlmesi ile neticelenen 1385'deki bu hadiseden sonra Osmanli 
§ehzadelerine Rumeli'de sancak verilmesi adeti kaldinlmi^tir. Ancak 
Yavuz Selim babasma kar§i giri§tigi taht mucadelesi sirasmda 
Rumeli'de bir sancak istemi§ti. Ancak bunun al-i osman kanunlanna 
ters oldugu ve diger §ehzadeler igin de yol olur gerekgesiyle istegi 
reddedilmifti. ancak geli§en olaylar kar§isinda kendisine Rumeli'de bir 
sancak segmesi teklif edilmi§ti. Mora, Bosna ve Semendire 
sancaklanndan birini segmesi teklifini goturen Mevlana Nuredin'in (San 
Gurz), donu§te Yavuz Selim'in iyi halini aniatmasi uzerine Vidin ve 
Alacahisar da katilarak Semendire sancagi verilmi§tir.^^^ Ancak daha 
sonra taht mucadelesinin yeniden alevlenmesi ile tayin olundugu yere 
gidip tarn bir sancakbeyligi yapmasi mumkun olmami§tir. 

Osmanli hakimiyetine gegen yerierde devlet otoritesinin kuwetle 
yerie§mesi JQin hususiyle ilhak ediien ve umumumiyetle sancak haline 
getirilen eski beyliklerin merkezlerine gok defa hanedan mensubu 
§ehzadeler tayin olunmaktaydi. Zira o devirlerde daha once zikredildigi 
vechile bu bolgeler tarn manasiyia, Osmanli idaresine isinamami§, 
hatta Osmanlilar, yerii beylere tavizkar davrani§ta bulunmu§, 
kendilerine bagli kalmak §artiyla bir kisim topraklarinin idaresini onlara 
birakmi§, ancak buna ragmen, mezkur bolgelerde sik sik isyanlar 
zuhur etmi§ti. Aynca Osmanliiarin ilk fetihieri sirasmda hudud 
bolgelerinde bulunmalan bakimindan da ehemmiyet arzeden bu 
bolgelerde eski Turk devlet an'anesi geregince Osmanli hanedaninin 
bir temsilcisinin bulunmasi, gerek asayi§ ve gerekse bolge halkinin yeni 
idareye intibaklan cihetinden luzumlu gorulmu? olmalidir. Bu yerler 
daha sonraki asirlarda da muhtemelen, Istanbul'a olan yakinliklan veya 
hududda olma hususiyetieri sebebiyle, §ehzade sancagi merkezi 
olarak, ehemmiyetlerini muhafaza etmi§lerdi ki, Kutahya, Amasya, 
Kenya ve Manisa bu kabil §ehirlerden Idi. Bu tip sancaklara tayin ediien 
§ehzadeler yetki bakimindan diger sancaklardan ve sancakbeylerinden 
farkli olmamakla beraber yukanda zikredilen sebeplerden dolayt 
sembolik olarak mustakil bir hukumdar gorunumunde idiler. Bunun 



^"•^LH-UzunQar^ili, Osmanli §ehzadelen, s.660-661; Muneccimba§i, C.ll, s.425; 
TaciJ't-Tevarih, CIV, s. 13, 15, 29-30. 



OSMHNUmRDR mtftUH 81 



boyle oldugunu devrin kaynaklarindaki ifadeierden de aniamak 
mumkundur. Bu sancaklara bey olan §ehzadeler, "tahta gikmak veya 
padi§ah olmak" §eklinde mutalaa ediliyorlardi.^^° 

Osmanli §ehzadelerine Sel^uklu devrindeki gibi geni§ yetkilerle 
buyuk eyaletierin valiiigi (beylerbeyiigi) verilmemi§tir. Onlar ancak 
sancakbeyi mesabesinde kalmi§lar, yetkileri de kendi sancaklan ile 
sinirlandirilmiftir.^^^ Ancak bu durumun istisnalari oldugu 
aniaiilmaktadir. Fatih ogullari Mustafa ve Bayezid'e beylerbeylik 
vermi§tir. Bayezid'e Amasya bolgesindeki kari§ikliklar sirasinda 
gosterdigi ba§arilarindan dolayi Eyalet-i Rum beylerbeyligini vermi§tir. 
Yine o siralarda buyuk oglu Mustafa da Karaman beylerbeyi idi. Ancak 
onun olumu ile ayni eyalete Cem Sultan g6nderilmi§ ancak o sadece 
Konya sancakbeyi olmu§, Karaman beylerbeyiigi Rum Mehmed 
Pa§a'ya verilmi§tir.^^^ Bu geli§melerin ileriki yillarda emsal te§kil ettigi 
ortaya gikmaktadir. Nitekim ileride bahsolunacak olan Kanuni'nin 
ogullari arasindaki taht mucadelesi sirasinda §ehzade Bayezid 
beylerbeyi olarak nasbedilmesini taleb edecektir. 



^^°"Karamanoglu Ibrahim Bey oldu. Yerine ogiu Ishak Bey'i Uzun Hasan gelip 
beg yapti. Karamanogullarinin nesilleri kesildi. Sonra Karamaneli'ne Sultan Mustafa 
beg oldu. Karaman tahtma padi§ah oidu." Atsfz, Orug Bey, s.120; "Sultan Cem, Sultan 
Mustafa yerine saltanat-i Karaman seririne gegdi ve atasinun sonuna kaldi." Ibn Kemal, 
Tevarih- Al-i Osman, VII. Defter, s.549; "(Konya) vilayeti ferzend-l ercumendi Sultan 
Abdullah-i encum sipaha erzani gordu. Mezbur §ehzade-i k!§ver-penahi ikiim-i Yunan'a 
padl§ah idup Konya tahtgahfna ki, kadTmu'z-zemandan darO'l-mulk-i Karaman'dur, 
gegurdl." Ibn Kemal, Tevrih-i Al-i Osman, VIII. Defter, s.22. 

221 

M.A.Unal, Osmanli Muesseseleri Tarihi, Isparta, 1997, s.14, 

"01 tarihde Amasiyye'de mirliva-i cem-cah olan §ehzade Sultan Han Bayezid 
han-i encum-sipah ale'l-fevr nusret-i celalet-destgah ile yetl§diier. Hatta Bayezid Han'a 
bu cure! ve celalet mukabelesinde Rum beglerbegligi verildi." "Sultan Mustafa Han-i 
buzurgvar kl hem ol tarihde Karaman beglerbegisi idi. Nitekim birader-i mihterleri Sultan 
Bayezid Han Sivas-i Rum meliki'l-umerasi idi." "Cam Suitan Kastamonu sancagi ile 
kamran iken Konya sancagina tebdii buyrulmasi, amma beglerbeglik ifraz olunup Rum 
Muhammed Pa§a'ya verilmesidir(1475)." Kunhu'l-Ahbar, G.l (IKisim), s.653, 659, 672. 

223 

§ehzade Bayezid, Amasya'yt beylerbeylik ile isterken dilegini bazi delillerle 
destekliyordu. "Merhum Bayezid (I I. Bayezid) zamaninda 3 beylerbeylik var idi. Anadolu, 
Karaman ve Sivas idi. Yine memeleket boyle az iken Sultan Ahmed, Amasya'da 
beylerbeyi, Sultan Cihan§ah (§ehin§ah), Karaman'da beylerbeyi idi. Imdi §imdilik 
eyyam-i saadetinizde memleket gok, nice beylerbeylikler vardir. Ne var? Bu kulunuza 
beylerbeylik layik gorursunuz; ben de oglunuz ve kulunuz olam bize de Amasya'yi 
beylerbeylik ile inayet edesiz." TSMA E. 3924/1 1; §.Turan, §ehzade Bayezid, s.62. 



82 HeNRNZ'm m^ 



§ehzadeierin tayin ediidikleri sancaklar, onlarin veliahd §ehzade 
olduklanna dair bir i§aret sayilmasinin yaninda bunun tabii bir neticesi 
olarak da iyi yeti§ip tecrube kazanmaiari iie de dogrudan ili§kiliydi. Bu 
konuda da ozellikle Amasya ve Manisa on plana gikmaktaydi. Dogu 
sininnda bulunan Amasya, XV.asirda mevkii sebebiyle ehemmiyetii bir 
sancakti. Boyle bir yerde idareci olarak bulunmak, vukua gelebilecek 
mucadelelerde kazanilacak, ba§arilarin, saglayacagi §an ve §eref 
dolayisiyla taht yolunda temin edecegi avantajlar bakimindan buyuk bir 
taltif olarak vasiflandinlmaktaydi. P.Kappert, Amasya'nin Manlsa'ya 
nisbetle Jstanbul'dan uzak olmasinm ?e§itii hizipierin dogup 
geli§mesine elverisli oldugunu ve bu sebeple, merkezi otorite 
tarafindan siki bir kontrol gerektirdigini belirtmekte, Amasya'nin 
§ehzade sancagi olarak selahiyetlerinin giderek kisitlandigini, 
istanbul'a daha yakm ve daha iyi kontrol edilebilir bir yer clan 
Manisa'nin onem kazandigini yazmaktadir.^^'^ Ancak 16.asrin ikinci 
yarisindan itibaren Amasya'nin ehemmiyetini kaybetmesi ile Manisa, 
diger §ehirlerin yaninda on plana ge5mi§ ve sancaga son Qikan iki 
§ehzade, 111. Murad ve oglu III. Mehmed, burada sancakbeyi olarak, 
hizmet etmi§lerdir. Manisa bilhassa bu asirda, iktisadi bakimdan musait 
§artlara ve geni§ topraklara sahip bulunmaktan ziyade, muhtemelen 
Istanbul'a yakinligi sebebiyle tercih edllmi§tir.^^^ 

111. Mehmed'in Manisa'dan aynli§indan takriben elli yil sonra 
Ibrahim'in oglu be§ ya^indaki IV.Mehmed 'in ismen ve sembolik olarak 
Saruhan'a tayin edilmesi buranin §ehzade sancagi olarak uzun muddet 
hatiralarda yer ettigini gosterir.^^^ 

Bu konuda son olarak dikkatimizi peken fakat dogrulugu 
tarti§mali bir bilgi bulunmaktadir. Ayvansarayfnin Kanuni'nin 
ogullanndan Cihanglr'in Haleb sancak beyligi ile ilgili kaydidir. Diger 
Osmanli tarihlerinde 1553'teki Iran Seferi sirasinda sadece babasinin 
yaninda giden bir Osmanli §ehzadesi olarak bahsedilen Cihangir'in 



^^"•F-Emecen, Manisa, s.26 (nakien P.Kappert, Die Osmanischen Prizen und 
ihre Residenz Amasya im 15. und 16.jahruhundert, Istanbul, 1976, s.4); Hammer, 
Istanbul'a giden en kisa yola sahip sancagin §ehzadeler igin buyuk ehemmiyet 
kesbettigini belirtir. 

^^^Emecen, Manisa, s.26. 

^^^i.H.Uzungar§!li, Medhal, s.120; F.Emecen, Manisa, s.26. 



OSMRNULRRDR ifiiflUH 83 



haleb sancakbeyi olarak gosterilmesi olduk?a §a§irticidir.^'' §ayet bu 
bilgiye itimad edilir ise bilinen §ehzade sancaklanna istisna? biri daha 
eklenmi§ olacaktir ve bu durumda payitahta en uzak §ehzade sancagi 
olarak kaydedilmek gerekir. 



1- §ehzadelerin sancaga 9iki§lari: 



Daha sonra tanzim edilmi§ olmakla beraber ba§tan beri 
uygulanan a§agidaki kanun geregince Osmanli §ehzadeleri bir 
sancaga sancakbeyi olarak gdnderilirlerdi. "Evail-i saltanat-i OsmanTde 
on be§ ya§!na vasil olan §ehzadegan hazerati maiyyetlerinde sarayca 
muntehab ve gtizide rical bulundugu halde sancaklardan birine i'zam 
olurlar idi. §ehzade hazretleri, nevbet-i saltanat kendisine gelinceye 
degin burada umur-i hukumet ve hukumdarliga ait vezaif-i talim ve 
tatbik ile imrar-i evkat eyier idi."^^^ Kazanilmasi istenilen en buyuk 
tecrubenin de ileri de devleti teslim edecegi ricali layikiyla segebilmeyi 
ogrenmekti. Bunun i^in memleket dahilindeki idareceleri dikkatii bir 
nazarla takib ederek hepsi hakkinda bir kanaate sahip olmali ve 
bunlann icinden iyi bildigi ve guvendiklerini de siraya bakmadan 

« 1* 229 

vazifeye tayin etmeliydi. 



^^''AyvansarayT, Mecmua-T Tevarih, Istanbul, 1985, s.395, 417. "Al-i Osman'dan 
Sultan Suleyman-i ewel §ehzadelerinden cihangir nam §ehzade Haleb'de mirliva iken 
otuz ya§inda vefat edip ...9962/1554.", "Cihangir Suitan, Devlet-i Osmaniye'de 
padi§ahandan onuncu olan Sultan Suleyman-i ewelin §ehzadelerinden olup ol 
eyyamda mutad-i devlet olan kaide uzere §ehzadeler, sancak begleri olagelmegin 
mu§arun-ileyh dahi nige menasibda mirliva olup Haleb tasarrufunda iken ... (burada 
veriien tarih 937/ 1530-31 tarihl gok erken bir tarih olup yanli|lik olmah)". 

^^^BOA Dosya Usulu Iradeler Tasnifi (DUlT), 3/12-15 " Hanedan-i Saltanat 
komisyonuna ait rapor". 

^^®"Ve her halefu's-selatm ve lerefij'l-havakin hazretlerine lazimdir ki, dahi serir- 
i saltanata cuius etmedin sancag-i humayunda Iken vuzeranun ve beglerbegilerun 
ahvallerln tamam tetebbu' ve tecessus etdlrub her birnun ahvaline mumkun oldugu 
kadar vukuf ve ittia' tahsii eyieyup, dahi culus-i humayun vaki' oldugu gibi mevcud 
buiduklan vuzera-i Izamin flkr-i firaset ve aki u kiyasetlerin ve salah ve diyanetlerin 
tecrube ve imtihan igun bazi umur-i mu§ki!eyi hufyeten ba§ka ba§ka bir kag defa sorup 
her birlnin takrir ve tahrirt ne vechliedir. Tamam malum-i §erifleri olduktan sonra eger 
i^lerinden birunun ekseriya tedaruk ve tedbiri mCimtaz ve dilpezir olup vezaret-i uzma 
ve sadaret-i kubra hidmetine layik ve evia ise sails ve sadis ve rabi' ve hamis 



84 HENRNZiW m$ 



Sancaga gikanlacak lehzadenin ya§ durumu padi§ahin 
gocuklannm adedine ve ya§ina gore degismi§tir. On be§ ya§ sancaga 
^ikmada devletge usul ittihaz edilmekle ^ beraber uygulamada boyle 
bir katiyet yoktu. Ortalama ya§ haddi on dort, on be§ olan §eh2ade 
icabinda sancaga ^ikanlirdi. On sekiz hatta yirmi ya§inda gikanlanlar 
vardi.Mesela Kanuni'nin Hurrem Sultan'dan olan oglu Mehmed yirmi 
ya§!nda sancaga gikmifti. Sancaga gikan §ehzadeierin bir gogu sunnet 
olmadan bu vazifeye tayin edilmi§lerdir. Ancak daha sonra zamani 
geiince payitahta gagrilarak buyuk torenlerle sunnet merasimleri tertib 
ettirilmi? ve tekrar sancakiarina g6nderilmi§lerdir. Bu merasimlerde 
ba§taki padi§ah!n ogullannin yanisira torunlan da sunnet edilebilirdi. 
Mesela 1457'de Fatih ogullan Amasya sancagida olan Bayezid ve 
Saruhan sancaginda olan Mustafa'yi buyuk bir merasimie sunnet 
ettirmi§ti.^^^ Sancaga gikan §ehzadlere Qeiebi Sultan denilirdi. Qelebi 
sultanlarin kendilerine gosterilen sancaklann sayisi mintikalann siyasi 
durumlarina ve yeti§kin §ehzade adedine gore gogaltilabiliridi.^^^ 
§ehzade sancaklannin gelir durumlan da onlann kendi aralanndaki 
derecelere gore degi§irdi. Yani padi§ahliga yakinlik derecesi ve vazife 
sureleri bu gelirlerin miktanni tesbitte en onemli kistasti. Bu durum ayni 
zamanda sancagin konumunu belirliyordu. Mesela Kanuni buyuk oglu 
Mustafa'yi ilk defa Saruhan sancagina gondeririken kendisine 200.000 
akQa tahsis edilmi§ti ki, bu o donemde vezaretten teakaud olan bir 
vezire verilen gelire e§itti.^^^ 

§ehzadelerin sancaga gikariJmalari merasimie ve vezlrazam 
tarafmdan padisah adma kendisine verilen tabi ve alem ve ye§il 
bayrakia olurdu. Yavuz Selim'e Semendire Sancagi verildigi padi§ahin 
tugrali bir berati veya men§uru ile bildirlidiglnde kendisine, zerrin kulah 
ve simin kemerle bezeli yaki§ikli bir kag oglan armagan edilmi§ti. 
Aynca 50k miktarda altin ve gumu§ ile bir ka? tavia da gumu§ kaltakli 



dinlemeyijp, heman ol akii ve danaya muhr-i saadet irsal ve inayet buyrulmak 
munasibdin" Y.Yucei, Osmanli DevJet Te§kllatina Dair Kaynaklar, Ankara, 1988, s.145 
vd.; A.AkgundiJz, Osmanli Kanunnameleri, C.VIII, s.40. 

^^°M.T.Gokbilgin, "l.Suleyman", lA, CXI, s.99. 

^^^Muneccimba^i, C.I, s.318; Tacu't-Tevarih, C.lll, s.22. 

^^^i.H.Uzunpar^ih, Osmanli §ehzadeleri, s.667. 

^^^Hammer, C.lil.s.107. 



OSMFINUifiRDR LflLfiUH 85 



segkin atlar ile nice katar e§ek ve katir yollanmi§ti.^^ Kefe Sancagi'mn 
Suleyman'a veriii§ini bildiren mutluluk ayetleri yazili berati, yuce devlet 
tugrasi ile muhurlenerek, sancagma da beylik men§uru asilarak 
Suleyman'a gonderildi. Bunu alan Suleyman Kefe'ye gitti. ^^ 

Onbe§inci asnn ikinci yansiyla on altmci asirda sancaga Qikan 
Osmanli §ehzadelerine ilk kez §u e§ya verilirdi:^^^ 

-Bir kit'a murassa eyer 

-iki§er kit'a sade altin eyer 

-iki§er kit'a gumu§ sade eyer 

-Be§er kit'a murassa meftul(hayvanin boynuna takilan gerdanlik) 

-Uger kit'a murassa burunluk 

-Be§er kit'a bazubend 

-Dorder kit'a altin zincirii oyan (hayvan ba§ligi, dizgin) 

-Dorder ktt'a gumu§ zincirii oyan 

Sancaga gikan §ehzadelere verilecek e§ya merasimle verilir ve 
maiyyet tertib edilirdi. 

§ehzade, validesiyie beraber gikar ve onun nezareti altinda 
bulunurdu.^^^ Qelebi sultanlann ya hilkatleh ve ya§lari icabi veya 
tecrubesiz olmalan kanunlara kar§i riayetleri ve mizaglanndan dolayi 
sert ve yumu§ak ve otoriter olup olmamalan yuzunden babalannm 
sevgisini kazandigi veya kaybettikleri ve bu hususlarda validelerinin 
tesirleri gorulmektedir. Dort ya§ina kadar sarayda, tahsis edilen 
murebbiler arasinda buyuyen ve buyudukge Fatih'in sevgilisi haline 
gelen Cem Sultan, dokuz on ya§lanndayken Kastamonu 
sancakbeyligine tayin olundugunda annesi Qigek Hatun da beraber 



^^^acu't-Tevarih, C.!V, s.29-30. 
^^^aciJ't-Tevarih, CIV, S.9. 
^^®I.H.Uzun9ar§ili. Osmanli §ehzadeieri, s.680-691. 
^^^I.H.UzunQar§ili. Osmanli §ehzadelerl, 668. 
^^^J.H.Uzun^ar^ili, Osmanli §ehzadeieri, s.673. 



86 H€NRNZiW TR} 



gonderildi. II. Bayezid Amasya sancagina giderken annnesi 
Gulbahar Hatun da yaninda gitmi§tir. Ogullanndan §ehin§ah Konya 
vaiisi iken annesi Husnu§ah Kadin yanindaydi. Korkud Qelebi sultan 
olarak Saruhan sancagina gikanldiginda validesi Nigar Hatun'la 
beraber §ehirde vezirazam Ishak Pa§a sarayinda misafir etmi§, kendisi 
veriien te§rifatla sancagina gitmi§tir. Yavuz Padi§ah olur olmaz Kefe 
sancakbeyi clan oglu Suleyman'i Manisa'ya tayin etmi§ annesi Hafsa 
Sultan'i da beraber yollami§t!.^'^° 

§ehzadelerin saraya kapatilmalan uzerine, kadmlann Istanbul 
di§!na gitmeleri yasaklandi. Bununia beraber Osmanli Padi^ahlari, 
sancaga ogullanyla gitmeyen kadin efendilerle sik sik Edirne'ye 
giderler, orada ya§arlardi buna "gog-i humayun veya nakl-i humayun" 

denirdi.^^' 

§ehzadeler muhteiif analardan dogduklan i^in daimi mucadele 
halinde idiler. Bu yuzden padi§aha her firsatta taraftari bulunduklan 
§ehzade leh veya aleyhinde tesir yapnnaktan geri durmuyorlardi. 
Gorduklerini ve i§ittiklerini §ehzadelere bildiriyorlardi. Padi§ahlar 50k 
zaman kadmlari arasinda clan rekabeti onlemek, mucadeleyi bertaraf 

242 

etmek igin onlan ogullari yanina gondermek zorunda kaliyorlardi. 

Sancaga cikan §ehzadelerin babalanni izinsiz gormeye gelmeleri 
mumkun degildi. Tipki padi§ah ogullan gibi kadin ve kizlannin da ayni 
kanuna tabi oldukarini goruyoruz. Sancak veya vilayetlere kocalanyla 
beraber giden padi§ah kizlan oralarda uzun muddet kalirlar, zaman 
zaman baba, ana ve diger karde§lerini gormek igin hukumdardan izin 
isterlerdi. Musaade verildigi takdirde, istedikleri yere gidebilirlerdi.^"^^ 



239 

"Cem Sultan on ya§inda iken Kastamonu vilayeti inayet buyrulmu§tur. 
1479'da karde§l Sultan Mustafa'nin vefatindan sonra onun yerine Karaman vilayetlne 
vali tayin edildi. Alt! yi! kadar Karaman'da valilik yapti. Silah§oriuk fennini ikmai etti. 
Hatta Sultan Alaeddin Selguki'nin Konya ve Larende'de olan gijrzlerine bir ka? vukiyye 
halkalar ekieyip onunia talim yaparlardi/'Soiakzade, C.I, s.320. 

^'^^Q.UIugay, Haremden Mektupiar, s.18, 22, 75; i.H.Uzung:ar§iIi, Osmanli 
§ehzadleri, s.680; M.Yiimaz, Cem Suitan, s.11. 

^''^g.Ulugay, Harem, S.151. 

^■^^g.Ulugay, Haremden Mektuiar, s.56. 

^"^^g.Uiugay, Haremden Mektupiar, s.47-48. 



ostmNULBRoa mmuH 87 



Sancaga gikan §eh2adelerden Kanuni'nin oglu Mehmed gok 
buyuk bir maiyyet ve buyijk bir te§rifatla Manisa sancagma 
g6nderilmi§tir. Ayni §ekilde III. Mehmed de ^ehzadeliginde Manisa'ya 
gonderilirken yaninda gok biiyuk bir maiyyet ve gayet mutantan bir 
merasimie yol 5ikarilmi§ti. Hareket edildikten sonra da Lata Ali Bey'e 
hukum yollanarak, yol esnasinda kafiledeki adamlarina dikkat edip 
reayaya teaddiden men etmesi, konulan mevkilerde halkin zahire i^in 
incidilmemesi tenbih olunmu§tur.^'^ §ehzade durumuna gore sancaga 
gikarken ya dogrudan dogruya saraydan gikarak merasimie sancagma 
gonderilir veyahut vezirazamin sarayina misafir edilerek oradan 
sancaga giderdi. Qelebi Sultanlar te§rifat olarak ba§larma altin uskuf 
giyerier, kizil tig takarlardi. Ak borkleri arkaliksizdi. Bunlardan ba§ka 
listelerinde gorulecegi uzere ?e§itli elbise, kurk, kaftan, ipekli kuma§lar 
ve miktan yazih mutfak levazimi, hayvan takimlari, at katir, deve ve 
maiyyet hademeleri.^"^ 

Sancaga gikanlan §ehzade ile validesine ve hocasina padi§ah 
tarafmdan ihsanlar verilir, §ehzadeye maa§ olarak has tayin olunur 
masraflanni oradan kar§ilardi. Maiyyetine tayin olunan memur ve 
askerlerin de tahsisatlan vardi. Ancak bu tahsisatin her zaman kafi 
gelmedigi anla§iliyor. Zira II. Bayezid'in saltanat yillan ortalannda 
hazinenin para bulmakta sik sik zorluklaria kar§ila§hyordu. Bu durum 
§ehzadeleri de etkilemi§, onlar da parasiz kalarak borg istemek 
zorunda kalmi§lardir. Ornegin §ehzade §ehin§ah'in Karaman 
vilayetindeki bazi kalelerin onarimi ve kale erierinin ulufelerinin 
odenmesi igin yollanan akgeden 126515'in bu yuzden kendi mesatihi 
igin harcamak suretiyle zimmetine gegirdigini, bunun uzerine ayligina 
haciz kondugunu biliyoruz. Valilik gorevinde bulunan §ehzadelerin ciddi 
para sikmtisi gektiklerini, Bursa tuccarlarindan borg para alip 
durmalarindan da ogreniyoruz.^^^ 



2- §ehzadelerin idan faaliyetleri: 



^^^MOhlmme 52, 182/464; 184/478; SelanikT, C.I, s.142; l.H.Uzungar^ili, 
Osmanli §ehzade!eri, s.668; Pegevi, C.ll, s.82. 

^"^^I.H.Uzunpar?!!!, Osmanli §ehzadeieri. s.671. 

^"^^M-Akdag, Turkiye'nin Iktisadi ve ictimal Tarihi, C.ll, s. 40-41. 



88 HeNRNZiW 77?^ 



Sancak idaresinde §ehzadelerin selahiyetlerinin derecesi nedir. 
Bu idare tarzi tarn bir adem-i merkeziyet §eklinde mi tezahur ediyordu? 
Bu suallerin cevaplan, son zamanlarda yapilan bir ara§tirmaya nazaran 
sancaktaki §ehzadelerin "bagimsiz yoneticiler olduklan ve taht-i 
idarelerindeki yerlerde bir hukumdar selahiyetine sahip bulunduklari, 
dolayisiyla bunun desantralizasyona (adem-i merkeziyetef"^^ iyi bir 
ornek te§kil ettigi §eklindedir. Halbuki vesikalarin tedkiki, bunun 
belirtildigi 6l?ude geni§ bir muhtariyeti ifade etmedigini gostermektedir. 
Zira §ehzadelerin de diger sancakbeyleri gibi yaptiklari en ku?uk tayin, 
tevcih ve idari tasarrufiarinda. merkezle daimi olarak irtibatta 
bulunduklari, arzlarinin divan-i humayunda goru§uldukten ve padi?ah 
tarafindan muvafik goruldukten sonra karara baglandigi bilinmektedir. 
Mesela II. Selim Manisa'da iken Evkafa muteveccih rusum hakkindaki 
bir meselede ancak merkezden aidigi malumat muvacehesinde, 
Saruhan kadilanna bir tezkire yazmak suretiyle uygulanacak hususlari 
onlara teblig etmi§tir. Yani bir mesele igin merkeze ba§vurmu§, oradan 
gikan karara gore tezkireyi yazmt§t!r Bundan ba§ka Saruhan sancagi 
idaresinde ?ok geni§ selahiyetiere sahip oldugu iddia ediien §ehzade 
Suieyman, en kuguk tevcihati bile merkeze bildirmek ve oradan gelen 
karan uygulamak suretiyle yapmi§tir. Diger sancak beylerinin de tevcih 
ve tayin i§lerinde ayni yollari takib ettikleri du§ijnulurse onlardan tabii 
olarak daha fazia yetkiiere sahip §ehzadelerin idari selahiyetlerinin ve 
imtiyazlarinm adem-i merkeziyet derecesi kolayca anla§ilir. §u halde 
idari bakimdan merkezle siki sikiya irtibat halinde bulunduklari gorulen 
§ehzadelerin, istek ve tekliflerinin buyukluk derecesi, divanda bu 
isteklerin daha kolay kabul gormesi gibi imtiyazlan di§inda bulunduklari 
yerin bagimsiz yoneticileri olmadfklari ania§ilmaktadir. Bu meyanda 
devleti tehdid eden taht kavgalanna mani olunmasi i?in onlarin 
faaliyetlerinin daha da kontrol altinda tutuldugu ve hatta daha once 
zikredildigi vechile sirf bu zaruret sebebiyle lalalann idari 
selahiyetlerinin artirildigi belirtilmelidir.^^ 



^"'V.Yucel, "Osmanii Imparatortugunda Desantralizasyona (Adem-i Merkeziyet) 
Dair Genel Gozlemler", Belleten. XXXVIli/153 (1974), s.674-675. 

^"^^F.Emecen, Manisa, s.40-41. 



osMf=iNumRDR mmuH 89 



Sancakbeyi olan §ehzadeler casuslar vasitasiyla bulunduklan 
memleketin hududundaki kom§u devletin ahvalinden aldiklan haberieri 
devlet merkezine, divan-i humayuna arzederlerdi.^'*^ Manisa'ya gelen 
§ehzade Suleyman'in sancagi oldukga asayi§siz buldugu ve hatta 
idaresinde mu§kilat gektigi anla§ilmaktadir. Onun mu§kulatini merkeze 
bildirmesi uzerine, Yavuz Sultan Selim bu husustaki Al-i Osman 
kanununu havi bir siyasetnameyi kendisine gondererek buna gore 
suglulann cezalandinlmasini emretmi§tir. Bu siyasetname bizzat 
§ehzade Suleyman'in talebi uzerine gonderilmi§tir.^^ 

Qelebi sultanlar muhaberelerini divan-i humayunla yaparlar, 
istekleri o vasita ile arzolunup padi§ahin iradesi yani musadesi istenirdi. 
§ehzade dogrudan dogruya maruzatta bulunacak ise arizasinin 
sonuna "bende" yahut "abdu'l-faktr" veya "abdu'l-hakir" ibaresini 
yazardi. Divanda vezirazam ve divan azalarma gonderdigi tahriratin 
ba§ina "huzur-i pa§ayan-i izam maalihim" veya "hazret-i pa§ayan-i 
izam §eyyedallahu erkan devletuhum ila yevmi'l-kiyam" ve buna benzer 
ibareler yazip sonuna da penge veya imzasiz olarak "muhibb-i bi- 
i§tibah §ehin§ah" veya "muhibbu1-mu§tak Korkud" ve bu tarzda ibare 
ile imzalarlardi. Qelebi sultanlar bazi tevcihati pengeli emirleriyle 
yaptiklan gibi bazi muhim tayinleri de tugrali fermanlaryla yapmi§lardir. 
Bizzat hukUmdar divani tevcihatmdaki tarzda tugrali fermanlari buhranli 
zamanlarda, sancakbeyi §ehzadelerin devlet merkezleriyle aralarinin 
bozuldugu veya memlekette bir gayri tablTligin devami esnasinda 
gekildigi goruluyor.^^^ 



a-§ehzade divanlari: 



XVI.Yuzyil sonlanna kadar sancakbeyligi ile sancaklara giden 
§ehzadelerin gittikleri yerlerde teessus ettirdikleri divanlar, payitahttaki 
divan-i humayunun kugijltulmu? bir §ekli gibidir. §ehzadeler daha 



^''®I.H.Uzun^r§i!i, Osmanli §ehzadeleri, s.671. 

^^'^F.Emecen, Manisa, $.31; E.Z.Kara!, "Yavuz Sultan Selim'in Oglu §ehzade 
Suleyman'a Manisa Sancagini Idare Etmesi l^in Gonderdigi Siyasetname", Belleten, 
IV/21 -22(1 942), s.37-44. 

^^^I.H.Uzungar^iJi, Osmanli §ehzadeleri, s. 672-673. 



90 H€NRNZiWm^ 



sancaklarina gelirken divanini olu§turacak kimseleri de beraberinde 
getirmekteydi. Bunun en mu§ahhas misali III. Murad'in oglu §ehzade 
Mehmed'dir ki kendisi ile beraber lalasi, hocasi, defterdan, ni§anc!Si ve 
sair kapi halki ile birlikte sancagina gelmi§ti.^^^ Her §ehzade saltanat 
hakkina sahip oldugundan ve egemenlik gucunun ta§iyicisi 
bulundugundan onun kurdugu sancaktaki divani bir 5e§it divan-i 
humayun sayihr. Nitekim §ehzadeler kendi isimleriyle tugra Qekip 
hukiim yazarlar ve sancaklannda bir hukumdar gibi davranirlar. 
§ehzadelerin sancaklannda bulunurken yanlarina padi§ah tarafinda da 
tayin edilmi§ olsa "vezir derecesinde ve yerinde" lala ile beraber 
defterdar, ni§anci ve rikab-i humayun tertibinin ku?uk bir kopyesi olarak 
reisulkuttab, 5avu§ba§i, kapicilar kethudasi, divan katibi bulunur ve 
bunlardan ba§ka tabib, cerrah, goz hekimi, kapucuba§i, emir-i alem, 
emir-i ahur ile §ehzadenin hocasi, matbah emini, arpa emini, 
5a§nigirba§i, 9a§nigirler, divan gavu^lan. Bu maiyyet erkanindan ba§ka 
boluk agalanyla §ehzadenin ya§ina, derece ve ehemmiyetine gore 
nniktari degifik olarak sipah, silahdar, ulufeci, garip siniflarindan asker 
ve agalari, 9adir mehterleri, divan 5avu§lari, ruznameci, mukataaci, 
hulasa imam ve muzzine kadar kimi aylikli kimisi mukataali memurlar 
vardi. Tesis ettikleri divanlarindaki uyelerinin arasinda defterdar ve 
ni§anc!nin bulunu§u reisu'l-kuttaplann da bu divanlarda gaiifmasi ufak 
bir divan-i humayun ile kar§! kar§iya oldugumuzu gosterir. Bununla 
beraber sancakbeyi konumundaki §ehzadelerin yaptikiari tayinleri, 
verdikleri dirlikleri merkeze bildirmek zorunda olmalari bu i§lemlerin 
merkezdeki esas deftere kaydedilmeleri, bu ufak divan-i humayunlann 
da merkezdeki esas divan-i humayunun denetimine tabi oldugunu 
gosterir. Devletin butunlugu de bunu gerektirmektedir.^^^ 

Qelebi sultanlar bulunduklan sancakta tevcihat yaptiklan zaman 
bunu devlet merkezine bildirerek tayinleri kabul edildigi takdirde esas 
kutukte tashihat yapilirdi. Bunun iQin Qelebi sultanlann maiyyetlerinde 
ku?uk bir ni§anci maiyyeti bulunurdu. Herhangi bir maslahat hakkinda 
isteklerini divan-i humayuna arz ederler ve kendilerine oradan cevap 
verilirdi. O hususta bir validen farklari yoktu. §ehzadelerin istekleri 
padi§aha arzolunmak adet oldugundan padi§ahin verecegi emre gore 

^^^Selaniki, C.i, S.142. 

^^^A.Mumcu, Divan-! Humayun, Ankara, 1986, s.154; M.Nuri Pa§a, Netayic ul- 
Vukuat, S.160. 



os/mNuu=iRDR mmuH 91 



hareket oiunurdu. Qelebi sultanlarin isteklerinin kabulu vezirazamin 
kudret ve ntifuzuna gore degi§irdi. Eger vezirazam padi§aha hulul 
etmis, onun itimadini kazanmii ise bazen §ehzadenin arzusu kabul 
olunmazdi.^^ 



3- §ehzadelerin askerifaaliyetleri: 



a-Mustakil faaliyetleri: 

§ehzadeler bulunduklari sancakda diger sancakbeyleri gibi 
emniyet ve asayi§ten sorumlu idiler. Bu gergevede gerek harici bir 
tecavuz gerekse dahili bir karga§alik aninda duruma mudahele 
ederlerdi. Osmanli tarihlerinde bunlarin pek gok misallerini gorebilmek 
mumkundur. Yusuf Han, Karakoyunlu gerisi ile Karaman i[ine vardi, 
Sultan Mustafa (Fatih'in oglu), Karaman askeri ile Yusuf Han'a baskin 
yapti.^^^ Sultan Mustafa ise Karaman eyaleti onun tasarrufundaydi. 
Baz[ Anadolu askeri ile hazir durup du§manin zulmunu defetmek 
azmindeydi.Bu niyeti 1472 yilinin Agustos ayinda hakikat oldu. Yaninda 
lalasi Gedik Ahmed Pa§a ve Anadolu beylerbeyisi Davud Pa§a ile 
Konya uzerine sarkan, du§man kuwetJerini, kar§tlamak uzere yola 
gikti. §ehzade Mustafa'nin kuwetleri Bey§ehir Golu'nun az dogusunda 
Kireli mevkiinde kar§ila§tilar Yusufga Mirza'nin askeri §ehzadenin 
kuwetine kar§i koyamaytp hezimet gosterdi.^^^ Karamanogullarintn 
elinde bulunan Develi ve Karahisar'in zabti sirasinda kale komutani 
Atmaca Bey, sava§madan kaleyi teslim igin bizzat §ehzade 
Mustafa'nin gelmesini istemi§ti. Hasta oldugundan bu yolculuk onun 
daha da agirla§tirmi§ ve olumune sebep olmu§tur.^^^ 

Teke-ili Sancagi beyi olan Korkud, ol yore ve yonden zulm ve 
yaramazliklan yok edip mahveylemi§ti. (Buna ragmen) 01 ilin halki, 
gogunlukia sert yaratili§li ve soyguncu takimi olmakla, sancagininin 



LH-Uzun^arfili, Osmanli §ehzadeleri, s.675. 
^^^OrugBey, S.123. 
^^®Tarih-l Ebu'l-Feth, s. 137-1 38. 
^^^Solakzade, C.I, s.339-340. 



92 H€NRNZ'm TR^ 



Saruhan sancagi ile degi§tirilmesi yolunda bir mektup gondermis ancak 
dilegi kabul edilmeyince, uzulup, kinlarak. 1509'da Misir'a gitti.^^ 

III. Mehmed, §ehzadeliginde Saruhan sancakbeyligi vazifesine 
tayin edildigi sirada suhte isyaniari kesif bir §ekilde devam ediycrdu. 
Saruhan'i ve umumi olarak Bati Anadolu'yu muhafaza etmek uzere 
lalasi ile beraber gorevlendirilmi§ti. Ger?i bu sirada §ehzadelerin 
sancakbeyi olarak tesirleri oldukga azalmi§, lalalar daha faal bir statu 
kazanmi? olmakla beraber, §ehzadenin yanindaki adamlariyla ve on bir 
sancak askeriyle bolgenin asayi§ini temine memur edilmi§tir.^^^ 



b- §ehzadelerin kol kumandanliklari veya muhafizliklari: 

Bir harp vukuunda sancaklarda bulunan §ehzade[er (Qelebi 
Sultanlar) ya§larina gore padi§ahin emriyle sefere gider ve 
muharebede ordunun cenahlannda (sag-sol kollarinda) ve ard 
kumandanliklarda bulunurlardi.^^^ Osmanii orfune gore sefer Anadolu 
tarafina olursa Anadolu askeri sag kolda, Rumeli askeri sol kolda; 
§ayet sefer Rumeli tarafina olursa Rumeli askeri sagda, Anadolu askeri 
isesoldayeralirdi.^^^ 

1386'da Karaman Seferi'nde sag kolda Yakub Qelebi, Bayezid 
sol kolda yer aimi§ti. 1389'da Kosova Sava§rnda ise sag kolda 
Bayezid, sol kolda Yakub Qelebi vardi.^^^ 1402 Ankara Sava^i'nda ise 
tarihierin yazdigi §ehzadelerin kumandanligt merasimden ibaretti. 
Hakikatte ise, sag cenahi te§kil eden Anadolu askerinin kumandani 
Kara Timurta§, sol cenahin, yani Rumeli askerinin mumandani da Hoca 
Firuz Bey'di. Yildinm'in diger ug ogiu Mustafa, isa ve Musa Qelebiler 
ise Padi§ah ve vezirazam ile birlikte kapikulu askerlerinin ba§mda 



^^^Tacu't-Tevarih, CIV, S.1. 

^^^Muhimme 53, 140/402; Emecen, Manisa, s.38-39. 

^®°§ehzadelerin askeri komutanhklannin iistesi igin bk. A.D.AIderson, Osmanii 
Hanedaninin Yapisi, Istanbul, 1998, s.55. 

^^^Solakzade, C.ll,s.23. 

^^^A§ikpa§aoglu, s.58; Ne§rT, CI, s.291; Tacu't-Tevarih, C.l, s.164, 184-185. 



OSMRNUU^RDR mmUH 93 



idiler.^^^ 1473'deki Otiukbeli muharebesinde merkezde Fatih Sultan 
Mehmed, sag kolda Amasya valisi Bayezid ve sol kolda Karaman valisi 
Mustafa bulunmu§lardir.^® Bundan sonraki Osmanh seferlerinde kol 
kumandani olarak Osmanli §ehzadeleri bulunmami§tir. II. Bayezid ilk 
seferlerine kuguk §ehzadelerini tabii g6turmemi§ sonradan kendisi de 
bizzat seferi terkettiginden sekiz §ehzadesinden Amasya valisi §ehzade 
Ahmed, §ahkulu isyanmda vezirazam Hadim Ali Pa§a'ya yardim etmek 
uzere kendisi ve ogullari faaliyette bulunmu§lar ise de diger 
§ehzadelerden hig birisi kol kumandani olmami§lardir. Yavuz Sultan 
Selim'in bin §ehzadesi oidugundan babasinin seferlennde ona vekalet 
etmi§tir. Kanuni Sultan Suleyman'in sonradan §ehzadeleri yeti§mi§ ise 
de ya Qelebi Sultan olarak sancaklara gikanlmi? veya sefere gelseler 
bile bir kola tayin edilmemi§lerdir. Mesela Sultan Suleyman'in 1538'deki 
Karabogdan seferinde ogullanndan Mustafa (Saruhan) Manisa 
sancakbeyi olup diger ogullanndan ya§lan musait olan Mehmed ile 
Selim'i beraberinde ve maiyyetinde sefere goturmu§tur. 1 541 'de 
Macaristan seferinde maiyyetinde ogullanndan Selim ile on alti 
ya§mdaki Bayezid bulunmu§lardir. 1553'teki Iran seferine oglu 
Cihangir'i de goturmu§ ancak Cihangir Halep'te vefat etmi§tir. Bu 
sirada Selim de lalasi ve kapikullan ile Saruhan sancagi askerleri ile 
Su§ehri civarinda katilarak alay g6stermi§tir. ^^^ 

Padi§ah sefere gittigi zaman Qelebi sultan olan oglunu 
goturmezse onu icabina gore ya memleketin tamaminin veyahut 
ehemmiyetii bir kisim mintikanin muhafazasma birakirdi. Yavuz Selim, 
1 51 2'de §ehzade Ahmed'in oglu Alaeddin'in Bursa'daki isyani 
sirasinda oglu Suleyman'i Istanbul'da kaim-i makam olarak birakmi§ti. 
Keza Mercidabik sava§ina giderken de Rumeli vilayetlerini korumak 
igin Edirne muhafizligina tayin etmi§ti. Ayni §ekilde Kanuni de oglu 
Bayezid'i 1553'teki Iran seferi sirasinda Rumeli muhafizi olarak 



^^^M.H.Yinan?, "I.Bayezid", lA, C.ii, s.385. 

^^^Solakzade. C.I, s.325-326; Tacu't-Tevarih, C.lil, S,119. 

^^^Solakzade, C.II, s. 19, 232; i.H.UzunQar§ili, Osmanh §ehzadeleri, s.676; 
Pegevi, C.I, s.220 Hazine Ruznamge defterindeki kayitlara gore §ehzade Sellrri'ln bu 
sefer sirasinda babasina 21 Eyiul 1553 gunu Bolvadin civarinda mulakl olmu§tur. 
Kendlsine, iaiasina, hocasina, defterdarina Qe§itll hediyeler, pi§ke§ler pekllmi§tlr. Ba KK 
nr.1766 s.6-7; F.Emecen, Manisa, s.34. 



94 HeNRNzim m^ 



Edirne'ye g6ndermi§ti.^^^ Ogullari birden ziyade ise vali olan ogullarini 
kendi sancaklannin di§indaki sancaklann da isimlerini zikredrek 
birakirdi. Mesela Tabakatu'i-Memalik'in kaydina gore Kanuni Sultan 
Suleyman 1538'de Karabogdan sefehne giderken Manisa sancakbeyi 
olan ortanca oglu Mustafa'yi Saruhan'dan ba§ka Aydin vesair o 
taraflann muhafazasina memur etmi§tir. 1548'deki Iran seferinde oglu 
II. Selim'i Edirne muhafizligtna birakmi^ti.^^'' 



4-SancakListeleri: 



§ehzadelerin sancaklan tesbit edilirken I.H.UzunQar^ili, 
N.Goyung ve Y.Oztuna'nin tesbitleri esas kabul edilmi§tir.^^^ Ortaya 
gikan bu listeye gerekli gorulen yerlerde dipnotlar du§erek ilaveler 
yapilmi§ ve farkliliklar gosterilmeye 5ali§ilmi§ ve bu hususlar dipnot 
verilerek g6sterilmi§tir. §ehzadelerin sancaklanndaki beylik tarihleh 
kaynaklann bir gogunda bir iki yil bazen on yila kadar varan sapmaiar 
gostermektedir. A§agida zikredilen bu yerlerin bazilan daha sonraki 
yillarda klasik Osmanli idari taksimatinda "sancak" yapisi igine 
girmemektedir. Ancak devietin daha ba§langi9 donemlerine ait olmasi 
itibariyle kaynaklarda bu §ekilde mutalaa edilmi§tir. Ozellikle ilk fetih ve 
geni§leme doneminde, daha sonra mustakil sancak olarak kar§imiza 
gikan yerler, birle§tirilerek tek bir §ehzadeye verjlnii§tir. Daha ileriki 
yillarda gorulen benzer uygulamalar ise olaganustu durumlara 
mahsustur ve sancaklann idari yapisi bozulmami§tir. Bu durumun daha 
onceki yillarda aldigi §ekilleri kaynaklann yetersizliginden dolayi tesbit 
etmek gugle^mektedir. Bu hususlar yukanda aynca degerlendirilmi§ti. 



a- Padi^ah gocuklarmm sancaklan: 



^^^Solakzade, CM, s.2, 49, 232. 



^^^t.H.Uzungar^ili, Osmanli §ehzadeleri, s.671; Pe^evi, C.I, s. 193-194. 

^^^l.H.Uzun^r§ili, Osmanh §ehzadeleri; N.Goyung, "Timar Ruznamge 
Defterlerlnin Biyografik Kaynak Olarak Onemi", Belleten, LX/277 (1996), s.127-137; 
Y.Oztuna, Devletler ve Hanedanlar, C.ll; §ehzadelerln sancaklannin oldukga ekslk bir 
Itstesi igin bk. A.D.Alderson, Osmanli Hanedanmin Yapisi, s.55. 



OSimNLlLRRDFi IBiBUH 95 



1-OSMAN (1281-1326) 
Orhan: Sultan6nu(1 301 -?)(Karacahisar) 

2- ORHAN (1326-1361) 

Suleyman Pa§a: iznik (Kocaeli) (1330), Karasi 
(Bal!kesir)(1 337-38?, 1349), Gelibolu (1356-57) 

Halil: Izmit (Bitinya) (1359-?)^'^ 

ibrahim: Eski§ehir 

Murad: Bursa^^°,Sultanonu (in6nu)(1330), Kocaeli, Sogut, 
Gelibolu (1357-62) 

3-1. MURAD (1361-1389) 
Savct: Rumeli 

Bayezid: Germiyan (1378) + Hamideli (1386) 
Yakub: Karesi (Balikesir) 



269/ 



Osmanli tarihierinde adi pek gegmeyen bu §ehzadeye daha ziyade Bizans 
kaynaklarmda rastlanmaktadir Bitinya kit'asmda izmit Sancakbeyi olarak gorulmektedir. 
I.H.Uzungar§ili, llkvezirler, s.105. 

270 

"Bursa i.Murad'tn idareciiigi sebebiyie Hudavendigar sancagi adiyla 
billnlyordu. Bey sancagi lafei bu tabirie ayni zamanda ortaya gikmi§ oimalidir." 
F.Emecen, Beylikten Sancaga, s.86; A§ikpa§aoglu, s.38 ve Ne§rT, C.I, s.163 "Izmit'i 
oglu Suleyman Pa§a'ya vermi§ti. Onu Venice, Goynuk ve Mudumu'ya havale etmi§ti. 
Bir oglu da Murad Han Gazl'dir. Bursa sancagi'ni ona verdi. Adini beg sancagi koydu." 
Bu hususta Akdag §u agikJamayi yapmaktadir: "Bazi Osmanli tarihgileri bey sancagi 
tabiri ile Iznik ba§§ehlr yapiidiginda §ehzade Murad Bursa sancagina bey olarak 
verilmekle bu §ehzadenin sancagi kastedlliyor sanmi§lar ve Bursa'nin bey sancagi 
§eklindeki askeri-idari adini LMurad'in lakabi olan Hudavendigar'a gevirmi§lerdir. 
Halbuki 14.asir ortalarina kadar devletin butun resmt muamelatinda Bursa hep bey 
sancagi olarak yazilmaktaydi. Ayrica Uzungar^ili'mn yayinladigi Orhan'a ait bir 
mulknamede (Belleten sayi 9, s.104) Hudavendigar adi bu hukumdara da soylenmi§ 
gorunmektedlr ki, buradan da Murad'in sancagi manasina Hudavendigar Sancagi 
sozunun sonradan yaki§tirma oldugu anla§ilir.", Turkiye'nin Iktisadi ve Ictimai Tarihi, 
C.I, s. 225-227. 



96 H€NRNZmm^ 



4- 1. BAYEZiD (Yildinm) (1389-1402) 
Suleyman Qeiebi: Saruhan (Manisa) ve Karesi(1398-?) ve 



Aydm 



Ertugrul Qelebi: Aydin-eli(1390-?), Saruhan ve Karesi^^^ 
Mustafa Qelebi: Hamideli (Isparta) ve Teke-eli (7-1402) 
isa Qelebi: Antalya 

Mehmed Qelebi: Sivas^^^ (1398), Amasya^^^ ve Tokat (7-1402) 
Musa Qelebi: Kutahya 

5- 1. MEHMED (Qelebi) (1413-1421) 
Murad: Amasya (1413-1421) 
Mustafa: Hamideli (lsparta)(7-1423) 

6-11. MURAD (1421-1451) 
Ahmed: Amasya 
Alaeddin: Saruhan,^^"^ Amasya 



271 

"Yiidirim, Saruhan'i Karesi lie birle§tirerek ogiu Ertugrul' sancak olarak 
vermi§ti." F.Emecen, Beylikten Sancaga, s,88. 

Sivas sancakbeyi olarak i.Bayezid'in diger §ehzadelerinin adi da 
zikrediimektedir. 

Bizans'in kurulu§unda Armenia Prima olarak adiandirilan Dogu Anadolu 
topraklarina Arap ve islam tarihgilerinin verdigi addir. Armenia Secunda ise Islam ve 
Turk tarihgilerince Rumiye-i Sugra olarak adlandirilmi|tir. Bizans'in Cappadocia, 
Galatia, Lybonia olarak isimlendirdigi bolgeye Rumiye-i Kubra adi verildiginden Sivas, 
Zlle, Tokat ve Amasya yoresi Rumiye-i Sugra olarak bildirilmi§tir. Armenia Minor ise 
yine Islam tarihgilerince Ermeniye-i Sugra olarak ?evnlmi§tir ki, Cappadocia ile Syria 
arasinda kaian Anti Toros daglanni kapsar. 

^''''"Borkluce, Torlak Kemal ve Cuneyd Bey olaylan sonrasi iyice bozulan nizam 
kar§ismda hanedanin bir temsilcisinin burada ikameti kararla§tinlinca, ll.Murad'm oglu 
Alaeddin sancakbeyi olarak tayin edi!mi§, boylece Saruhan bir ^ehzade sancagi haline 
gelml§tlr." F.Emecen, Beylikten Sancaga, s.88 bu konuda aynca ayni yazar XVLAsirda 
Manisa, 5.19-25; Tacu't-Tevarih, C.ll, s.206-207. 



OSMFINULfiRDR LRIBUH 97 



Mehmed: Saruhan (1438- fasilalaria- 1451) 

7- II. MEHMED (Fatih) (1451-1481) 

Bayezid, Qorum (1480-1485), Amasya 1485-1513 Trabzon 
sancagi 1470'de ilave verilmi§tir. 

Mustafa: Manisa (1453-1466), Konya(1 466-1 474) 

Cem Sultan: Kastamonu (1472-1474), Konya (1474-1481) 

8- II. BAYEZlD (1481-1512) 

Abdullah: Konya(1 481 -1483), Trabzon, Manisa(?-1483) 

§ehin§ah: Mente§e, Manlsa(1497-?), Konya (1507-1511) 

Aiem§ah: Kastamonu, Mugia (Mente§e 1490), 
Manisa(1 501 -1503) 

Ahnned: Qorum, Amasya(1481- 

Korkud: Manisa (Saruhan) 1491, Antalya(Teke), (tekrar Manisa 
1507-), Midllli(1512) 

Selim: Trabzon (1487-1511) 

Mehmed: Kefe(1 504-1 505) 

Mahmud: Kastamonu(1 475-?), Manisa(1 504-1 507). 

9- I.SELiM (Yavuz) (1512-1520) 

Suleyman: §ebinkarahisar (1508), Boiu (1509), Kefe (1509- 
1512)^'^ Manisa (1512-1520) 



^''^Suleyman'in ilk tayin edildigi sancak §ebinkarahisar (§abhane-i Karahisar) 
idi. Ancak §ehzade Ahmed itiraz etmi§ gerpi lalasi Yularkisti Sinan Bey bunu kabul 
etmesini yoksa kendisi aleyhine daha istenmeyen bir durumun ortaya gikacagini 
soylemifse de kabul ettirememj§ti. Boiu sancagi verildiglnde tse Amasya valisi amcasi 
Ahmed "Bu oglan benim yolumun uzerinde neyler." diye Itiraz edince 1509'da basit bIr 
tefrifat He Kefe'ye g6nderltmi§tir. i.H.Uzungar§ili, Osmanli §ehzadeleri, s.663; 
Solakzade, C.I, s.439; Tacu't-Tevarlh, CIV, s.7-8. 



98 H€NHNZm m$ 



10- l.SULEYMAN (Kanuni) (1520-1566) 

Mustafa: Manisa(1 533-1 541), Amasya(1 541 -1553) 

Mehmed: Manisa 1541-1543^^^ 

Bayezid: Kutahya?-1558, Amasya 1558-1559^^^ 

Selim: Konya (1541-1543), Saruhan (1543-1557), tekrar Konya 
(1557-1563), Germiyan (1561-1566) 

11-11. SELiM (1566-1574) 

Murad: Aydin-ili 1556), Ak§ehir (1558-1560), Saruhan (1561- 
1574) 

12- III. MURAD (1574-1595) 
Mehmed: Manisa (Saruhan) (1583-1595) 

13-lli. MEHMED (1595-1603) 
Ahmed: Ya§i gelmedigi igin sancaga g6nderilmemi§tir. 

b- §ehzade gocuklarmm sancaklari: 



-Orhan b.Mahmud b.ll. Bayezid: Sinop (1508) 



278 



-Musa b.Mahmud b.ll. Bayezid: Kastamonu(1508-1512) 



279 



^^®§ehzade Mehmed'in 1541'de sancaga gikma zamaninin getmesi uzerine 
Hurrem Sultan'in tesirlyle Qelebi Sultan veya Veliaht Sultan sancagi ve istanbul'a yakin 
olan Manisa ba§ka bir kadmdan olan btiyuk §ehzade Mustafa'dan Iran Seferi bahane 
edilerek alinip Mehmed'e verildi. I.H.UzunQar§ili, Osmanii §ehzade!eri, s.663. 

^''^§ehzade Bayezid ve Selim arasindaki mucadele ve bunun neticesi meydana 
gelen sancak degi§ik(iklerine ilglli yerlerde temas edildi. 

^^^g.Uiugay, Bayezid 11 ailesl, 5.115; M.Cevdetyaz 0.71, s.290; I.H.Uzun^ar^ili, 
Osmanli §ehzade!eri, s.663'de Kastamonu sancagmi verir. 



OSimNLimRDR LRLRUH 99 



-Mehmed b.§ehin§ah b.ll. Bayezid: Nigde, Konya 1511^^° 



-Osman Qelebi b.Alem§ah b.ll. Bayezid: Qanktri (1507-1512^^^ 



-Suleyman b.Mehmed b.ll. Bayezid: Qorum 



-Sijleyman b.Ahmed b. II. Bayezid: Kocakayasi Beyi 



282 



283 



■Murad b.Ahmed b.ll. Bayezid: Bolu (1509) 



-Mehmed§ah b.§ehin§ah b.ll. Bayezid: Yeni§ehir, Bey§ehir 
(1502-1511), Karaman (151 1-1512) 



-Orhan b.Bayezid b.l. Suleyman: Qorum (1558)^^^ 



-Mahmud b.Bayezid b.l.Suleyman: Canik 



^^^Q.UIu^y, Bayezid ii ailesi, 3.115; M.Cevdet yaz 0.71, s.290; i.H.Uzungar§ili, 
Osmanli §ehzadeier, s.663'de Sinop sancagini verir. 

^^'^i.H.Uzungar?!!!, Osmanli §ehzadeleri, s.663; Solakzade, C.I, s368-369; 
Tacu't-Tevarih, CIV, s.83; Q.UIugay, kaynak gostermeden Nigde'de sancakbeyl 
oldugunu soyluyor, Yavuz Sellm Nasi! Padi§ah Oldu, s.65. 

^^^Q.UIugay,, Bayezid II. Ailesi, s.112; M.Cevdet yaz. 0.71 s.142. 

^^^Q.UIugay, Bayezid li'in Ailesi, s.110; M:Cevdet yaz 0.71 s.386 (21 Zilkaade 
915). 

^^^Q.UIugay, Bayezid H'in Ailesi, s.110, M.Cevdet yaz. 0.71 s.339 (1 Rebiulewei 
915); §ehzade Ahmed'in oglu Murad. Amasya, Tokat ve Qorum taraflarindan topladigi 
kizilba§larla Iran §ahinin yanma gittl. Q.UIugay, Haremden Mektuplar, s.69. 

^^"^Muneccimba^i, C.ll, s.580 "Suleyman Han, Bayezid'! teselli i^in buyuk oglu 
Orhan'a Qorum, digeroglu Murat Han'a da Canik sancagini tevcih buyurdular." 



100 H€NRNZmm^ 



-Murat Han b. Bayezid b. I.Suleyman: Kutahya 
-Osman b.Bayezid b.l.Suleyman: ^arkikarahisar^ 



85 



^^^Yukarida Muneccimba§!'nin verdigi bilgilerden Bayezid'in ogullanndan Murad 
ile Mahmud birbirine kan§tiri!digt anfa^iliyor. i.H.Uzun9ar§ili, "Babasindan Sonra 
Saltanati Eide Etmek Igin Karde§i Selimie Qati§an §ehzade Bayezid'in Amasya'dan 
Babasi Kanuni Sultan Suleyman'a Gondemii§ Oldugu Ariza Metni", Belleten, XXtV/96 
(1960), S.597. 



OSMRNUifiRDFI LRLRUH 1 01 



§EHZADELERE SANCAK OLMU§ MERKEZLER: 



1- Ak§ehir 

- (Antalya- bk. Tekeeli) 
2- Amasya 

3- Aydm (-eii) 

- (Bahkesir- bk. Karasi) 

- (Bitinya- bk. Kocaeli) 

4- Bolu 

- (Bursa- bk. Hudavendigar) 

5- Canik 

6- Qankiri 

7- Qorum 

- (Ermeniye-f Kebir- bk. Amasya) 

- (Eski§ehir- bk. Sultanonu) 

- (Eyalet-i Rum- bk. Sivas) 

- (Dani§mendiye- bk. Amasya) 

8- Geliboiu 

9- Germiyan 

10- Hudavendigar 
1 1 - Hamideli 

- (Isparta- bk. Hamideli) 

- (isfendiyar- bk. Kastamonu) 

- (Inonu- bk. Sultanonu) 

- (izmit- bk. Kocaeli) 

- (Iznik) (?) 

- (Karacahisar- bk. Sultanonu) 



102 H€NHNZimm^ 



- (Karaman- bk. Konya 
12-Karasi 

13- Kastamonu 
14-Kefe 

1 5- Kocaeli 

1 6- Konya 

- (Kutahya- bk, Germiyan) 

- (Larende- bk. Konya) 

- (Manisa- bk. Saruhan) 

- (Mugia- bk. Mente§e) 
17-Nigde 

- (Rumiye-i Sugra- bk. Sivas) 

- (Samsun- bk.Canik) 
18- Saruhan 
19-Sinop 

20- Sivas 

- (Sogut) (?) 

21- SultanonCi 

22- §arkTkarahisar 

- (§ebinkarahisar- bk. §arkTkarahisar) 

23- Tokat 

24- Teke (-eli) 

25- Trabzon 

- (Yeni§ehir) (?) 



osMFiNumRDFi mmuH T 03 



IV. BOLUM 



LALALAR 



A-PADi§AH OLAN §EHZADELERiN LALALARl 



Sancakbeyi vazifesiyle sancaga gikan §ehzade lalasi olarak 
adlanni tesbit ettigimiz bu lalalar hakkinda kisa bilgiler verilmi§tir. Bu 
bilgilerin verilmesinden asil maksat onlann faaliyetlerini aniatmak 
degildir. iglerinden bir $ogunun devletin ge^itli kademelerinde gorev 
almi§ olmalan itibariyle, hayatlari hakkinda 50k bol malzeme mevcuttur 
ve §imdiye kadar da pek 90k ara§tirmanin konusu olmu§tur. Burada 
daha ziyade onlann bir nevi kisa vazife sicilleri verilmi§ ve bu siciller 
tarn istenildigi muhtevada ve evsafta olmasa da istatistik 
degerlendirmeler yapilabilecek olgude olmasma dikkat edilmi§tir. 
Buradan derlenen bilgiler daha onceki bolumlerde kullanilmi§tir. Ancak 
bahsediienlerin pek gogu da bu lalalik vasfi ile bilinmediginden aynca 
toplu olarak verilmi§tir. 



-Orhan: 

Saltuk Alp: Osman Gazi devri beyierinden olup nnuharip bir 
zattir.^^® Saltuk Alp'in daha sonra belli bir geli§me sonucu ortaya ?!kan 
muessesevi fonksiyonlan itibariyle inki§af etmi§ diger lalalar gibi bir lala 
olmamakla beraber, kendisine verilen vazife ve mesuliyet itibariyle 
Orhan Beyin lalasi olarak itibar ediimek ihtimali mevcuttur. Karacahisar 



^^SO, 5/1478. 



104 H€NRNZiVRTB$ 



sancagi, Orhan Gazi'ye vehldiginde Germiyanoglu'ndan gelecek bir 
tecavuze kar§i Saltuk Alp, onun yanida g6revlendirilmi|ti.^^^ 



- 1. Murad: 



Lala §ahin Pa§a: Orhan Gazi'nin yeti§tirmesi, Alfnin ifadesiyle 
harem-i padi§ahTden^^^ olup I. Murad'a lala olmu§tur. 1348 tarihli 
vakfiyesinde babasinin adi Abdulmuin oiarak geger.^^^ Efendisi tahta 
gikinca 1366'da Rumeli beylerbeyi oldu.^^° Edirne ve Filibe lehirJerini 
fetheylemekle vezirlik verilmi§tir. 1 370-71 'de vefat etti. Cesur ve 
gayretliydi. Kirmasti'de bir tekke ve Bursa'da bir medrese yapti. 
Osmanh tebaasindan ilk defa "pa§a" unvanini bu zat kazanmi§tir. 
Qunku adi ge?en serdar ba§bug idi. Turklerin gelenegi oiarak buyuk 
ogula pa§a dendiginden bu zat emiru'l-umera yani Rumeli'nin butun 
beylerine beylerbeyi olunca bey'in daha ustunde oiarak pa§a denmi§tir. 
Pa§alik bu §ekilde kullara lakab olunca §ehzadelere denmemi§ ve 
onlara "gelebi sultan, efendi" denmeye ba§lanmi§tir. Lala §ahin Pa§a 
MeriQ Suyu uzerinde buyuk bir kopru yaptirmi§tir. Pencik kanunu 
vazinda ilk fikir sahiplerinden birinin de Lala §ahin Pa§a oldugu 
kaydedilmektedir. Uzunlugu tahminen iki ok atimi miktari vardi. Kopru 
uzerinden iki araba yanyana gegebilirdi. Bu koprunun tamiri igin bir kag 
koy vakfetmi§ti.^^^ 



- LBayezid: 



^^^MT.Gokbllgin, "Orhan", lA, C.IX, s.400. 

^^^KunhiJ'l-Ahbar, C.1, (LKisim), s.124. 

^^^Osmanli Tarihi, C.!, s.572-573. Abdulmuin, Abdullah, Abdurrahman gibi 
benzeri adian baba adi ta§iyarak kaydolunan §ahislarm, eger resm? bir vazifesi var ise 
kul men§einden, reayadan ise sonradan isiamiyeti segenler oldugu biiinmektedir. 
Ancak bunu umumile§tirerek butun bu adi ta§iyanlara te§mi! etmek de elbette dogru 
degildir. Bunu §artlari goz onune alarak isabetii bir deger!endirmeye tabi tutmak gerekir. 

^^°A§ikpa§aoglu, s.52; Muneccimba§i, C.I, s.129. 

^^^SO, 5/1562, 6/1740; Soiakzade, C.i,s.43; i.H.Dani§mend, Kronoloji, C.I, s.41. 



OSMRNLliflRDR IRifiUH 1 05 



Lala §ahin Pa§a: Hemen Yukan'da I. Murad'm lalasi olarak 
bahsolundu. Ancak Lala §ahin Pa§a'nin Yildinm Bayezid'e bir sure 
lalalik veya vezirlik yaptigi Ne§rrdeki §u ifadelerden anla§tliyor: "Andan 
oglu Sultan Bayezid'e dahi haber gonderup, gaza-yi ekber iderim, 
yaragin gorup gelsin dedi. 01 dahi veziri §ahin Lala'yia ie§kerin cem' 
edup, heman hunkann hizmetine eri§di. 01 vakit Bayezid Han, 
Kijtahya'yi ve Hamid-ili sancagin yirdi."^^^ 

Timurta§ Pa§a (Kara): Kara Ali Bey'in ogludur. Alfdeki ifadeye 
gore harem-l padi§ahTden degildir.^^^ 1386'daki Karaman Seferi'nden 
sonra beylerbeylik rutbesine vezirlik de eklendi. Boyelece vezirlik ve 
beylerbeylik ilk defa olarak Timurta? Pa§a da bir araya getirilmi§tir. 
Timur harbinde esir olarak kurtuldu. Yildirim'a padi§ah olmadan kisa bir 
sure iaialik yapmi? olmah. Ancak oglu Isa Qelebi'nin ^ocukiugundan 
beri lalastydi. Fetrette yaninda kalmi§ Qelebi Mehmed iie mucadele 
sirasindaki yenilgiden sonra 1405'de Ulubat'ta kolesi frikabdan) 
tarafindan katledildi ve kesik ba§ini Qelebi Mehmed'e getirdi.^ ^ 



- 1. Mehmed: 



Bedreddin Yakut (Yakub) Pa§a b. Haci Kutlu Pa§a b. 
Suleyman §ah: Amasya emiri Haci Kutlu-zade Suleyman §ah'in oglu 
ve eski Sivas beylerbeyi Kutlu Pa§a'nin karde§i olan Yakut Pa§a, 
Qelebi Suitan Mehmed'in ilk lalasidir. §ehzade iie birlikte babasi 
zamaninda Amasya'ya ge!mi§ti. Ankara sava§inda Amasya muhafizi 
olarak birakilmi^ti. Fetret devrinde Amasya ayani Yakut Pa§a'yi 
kendllerine emir nasbettiier. Amasya, Yalova, Zagra'da emiak ve 
hayrati vardir.^^^ 



^^^Ne§rT, C.l,s.241 

^^^Kunhu'l-Ahbar, C.I (IKisim), s.124; Timurta^'in nesebine ve Yildinm'in lalasi 
olduguna dair bk. I.H.Uzun^ar^ili, "Osmanli Tarihinin i!k Devirlerine Ait Bazi 
Yanii§liklarinTashihr, Belleten, XXI/81 (1957), s. 174-1 78. 

^^^SO, 5/1635; Solakzade, C.I, s.125-126; Tacu^-Tevarih, C.l, s.166. 

^^^Huseyin Husameddin, Amasya Tarlhi, C.li!, s.157; Pa§a LIvasi, s.23-26, 188. 



106 H€N8NZimm^ 



Ali Pa§a b. Hamza Suba§i (Gumuluoglu-Giimluoglu): Bu da 

Qelebi Mehmed'in ilk lalalarindandir. 1389'da Filibe'de vakif tanzim 
ederken Karaman beylerbeyisidir.^^^ Duzme Mustafa ile birlikte hareket 
ediyorken sonradan II. Murad tarafina gegen ve o devrin umerasi 
meyanina giren Gumluoglu (Gumlu Bey) ogullanndan Saltik ve 
iskender Beylere Fatih tarafindan verilen temliklerle Eski Zagra'da 
mescid, zaviye, Gumu (Kumu) koyunde mescid ve zaviyesi vardir. 
Ogullari, akmci sancakbeyi Pa§a Yigit Bey (Turhan Bey) ve Hamza 
Bey'dir.^^^ 

Bayezid Pa§a: Enderun'dan yeti§ip Qelebi Mehmed'e Amasya 
hukumranliginda hizmette bulunmu§tur. Rum tarihierinin yazdigina 
gore Bayezid Pa§a, Arnavut kolelerinden olup gosterdigi olgunluk ve 
Qali§ma I.Bayezid'i memnun etmi§ ve Qelebi Mehmed'e lala tayin 
edilmi§ti. Ankara Sava|indan sonra Qelebi Mehmed'in yaninda bulunan 
ve birbirine benzer bir vazife icra eden iki Bayezid Pa§a'nin birbirine 
kari§t!rildigi anla§iliyor.^^^ Alfnin ifadesine gore "sipahilik muhimmatinm 
mucidi"ydi.^^^ 1413'de velinimeti padi§ah oiunca Rumeli beylerbeyi 
tayin edilmi§tir. Sonra vezir oldu. Bir rivayete gore Ibrahim Pa§a'dan 
evvel sadrazam dahi olmu|tur. Ibrahim Pa§a bunun yukselmesini 
gekemeyip Duzme Mustafa harbinde esir olmasina sebep oldu. O da 
bunu vezir tayin eylediyse de sadakatsiz oldugunu sezince 
Sazlidere'de iken 1421'de §ehid eylemi§tir. Cesur ve tedbirliydi. Karde§i 
Hamza Bey dahi umeradan olup bu harpte birlikte bulunmakia 
kaybolmuftur. Amasya'da bir imaret, Bursa'da bir medrese 
yaptirmi§tir.^°' 



^®®Pa|aLivasi, s.199-200. 

^^^Pa§a Livasi, s.229-230; Devletler ve Hanedanlar, C.ll, s.124; Uzungar§iirnin 
ifade tarzindan birbirinden ayri iki Pa§a Yigit oldugu anla§iliyorsa da kendisi kesin bir 
agiklama getirmemektedir. Osmanli Tarilii, C.l, s.394. 

^^^Hammer, C.l. s.434; Amasya'da Qelebi Melimed'in yaninda bulunan iki 
Bayezid'den birisi mualiim-i sultanT olan Amasya uiemasindan Nigdelizade Sofu 
(imadeddin) Bayezid Qeiebi'dir. Amasya'da Qelebi Mehmed tarafmdan Timur'a elgilikle 
vazife gormu§tur. 1412'de 6lmu§tur. Pa§a Livasi, s.22. 

^^^Kunhu'l-Ahbar, C.l (LKtsim), s.303. 

^°°S0, 2/359; Atsiz, A§ikpa§aoglu, s.168; Namik Kemal, Osmanh Tarihi, 
istanbul,1971,C.I, S.390. 



ostmNUiBRoa mij=iuH 1 07 



- II. Murad: 

Hamza Bey (Bigeroglu-Pancaroglu-Penceroglu): Bigeroglu 
lakabi Ne^rfde gegmektedir Digerleri'nin mana bakimindan okunu§lari 
§upheli gorCinuyor.^^'' Qelebi Mehmed'in lalasi ve veziri olan Bayezid 
Pa§a'nin karde§idir II. Murad 13-14 ya§larinda Amasya (Rumiye-i 
Sugra) sancakbeyligine tayin edildiginde kendisine lala tayin edilmi§tir. 
Samsun ve Izmiroglu savaflannda 1421 tarihlerinde hazir bulunan 
beylerdendir.^^^ 

Lala Yorgijg Pa§a (Borkliice): Murad, Amasya sancakbeyi iken 
lalasi olmu§tu. Daha sonra §ehzade padi§ah olunca onunia payitahta 
gelmi§ ve divan vezirligne tayin edilmi§ti. Ancak kendisi daha sonra 
geni§ yetkilerle tekrar Amasya veya Ermeniye-i Kebir vilayetine 
gonderildi. Canik vilayetini Alp Arslan oglunun elinden almakia 
vazifelendirildi(1428). Padi§ahin izniyle "Lala Yorgu? Akgesi" adiyla 
Anadolu'da para kestirdigf bilinmektedir.^°^ 

Hizir Bey (Yorgug Pa§a-oglu): Babasinin yerine lala tayin 
edilmi§ olmali. Varna sava^inda §ehid oldu.^^"^ II.Bayezld'in lalasi olarak 
da a§agida zikredildi. 

Balaban Pa§a: Enderun'dan yetf§ip 1425'te Mente§e ve sonra 
1429'da Tokat beyi ve Anadolu beylerbeyisi olup 1446'da Edirne'de 
vefat etti. Cesur ve gayretliydi. Gelibolu'da medresesi vardir. §am'da 



301 

BIgeroglu'nun Becar (Neccar)-oglu oiduguna dair, Hammer, C.I, s.567; Becar 
§eklinde okunui igin bk. I.H.Uzungar^iii, "Qelebi Mehmed Tarafmdan Verllmi§ Bir 
Temiikname ve Sasa Bey Ailesi", Belleten, 111/11-12 (1939), s.391. 

^°^S0, 2/602; Ne§rT; CM, s.541; Solakzade, C.I, s.178-179; M.Akdag, 
Turklye'ninlktisadi ve ictlmai Tarlhi, C.I, s.lOI'den "Muneccimba§i, Solakzade Rum 
(SIvas Eyaleti) Beyierbeyl §arabdar Hamza Bey'f Rumeli beylerbeyi yapmi^tir. A§ik 
Pa§azade'den gunumuze kadar tekrarlanan bir hata da Koyuihisar*! gerl almaya 
yollanan yani o 9evreyi iyice yakip yikanin Rumeli beylerbeyi Hamza Pa§a oidugudur. 
Bu yanli§in sebebi hem isimlerdeki benzerlik, hem de Rumeli kelimesi ife Rum 
kelimesinin kari^tirlmasidir." 

^^^NeirT, C.ll. s.593; Solakzade, C.I, s.215, 218; Tacu't-Tevarih, C.ll, s. 157-164; 
Osmanli TariJi Deyimlerl, C.ll, s.354. 

^°^S0, 2/668. 



108 HeNFiNZmTR^ 



da bir mescid in§a ettirmi§tir. Hakkinda ba§ka bir bilgi vermeden II. 
Murad'm lalasi olduguna dair bilgiyi Hadisat kaydetmektedir.^°^ 



- II. Mehmed: 

Kassabzade Mahmud: Muhtemelen II. Murad devrinde Qirmen 
sancakbeyi ve Bursa suba§isi Cebe Ali (Cibali) Bey'in ogludur. Ankara 
ve Antalya sancakbeyi olan Firuz Bey'in torunudur. Babasi Ali Bey'in 
karde§i, Izmir ve Selanik Fatihi olarak taninan me§hur Andolu 
Beylerbeyi Hamza Bey'dir. Tarihgi Tursun Bey, Mahmud Bey lie karde? 
gocuklandir. II. Mehmed zamaninda mabeyn-i humayun erkanindan 
olup Karamanogluna sefaretle gonderilip dondukten sonra vefat 
etmi§tir. Istanbul'da bir Cuma Mescidi, bir imaret ve yaninda bir 
medrese, bir hamam ve buyuk bir kervansaray yapti.Haskoy'da bir 
medrese, Sofya'da bir cami, Bursa'da buyuk bir kervansaray yaptirdi. 
Medine yoksutlanna her yil bin flori vakfeyledi. Vakif geregince 
Medine'de Peygamberin ruhu igin hergun bir hatim okunur.^°^ 

Ni§anci Ibrahim b.Abdullah Beg: Ni§ancilik vazifesinde idi ve 
buyuk ihtimalle donme idi. Murad oglu Mehmed'e 1443 bahannda 
Kassabzade Mahmud ile beraber lala tayin ederek Edirne'den 

307 

Manisa'ya g6ndermi§ti Edirne'de bir medrese yaptirmiftir. 

Siileyman Pa§a (Hadim): Edirne'de cami yaptirmi^tir. 

Zaganos Pa§a: II. Mehmed'in yaninda bulunan umeradandi. 
Fatih'in ilk saltanatindan sonra Manisa'ya donu§unde kendisine lala 
olarak tayin olunmu§tur. 1443-44'de Edirne'ye geldiginde buna vezirlik 
ihsan buyruldu. Buguk-tepe hadisesinden sonra emekliye sevkedilerek 
Balikesir'e gonderildi. 1453'te vezirligi geri verildi. Bizans menba'lanna 
gore kaptan-i deryalik da yapmi§tir. 1456'da Karasi vatisi oldu, orada 
vefat etti. Zaganos Mehmet Pa§a'nm Rum yahut Arnavut donmesi 
oldugu hakkinda rivayetler ise "zaganos" kelimesine dayandinlir. 



^°^S0, 2/356; Hadisat, s.112; Kunhu'l-Ahbar, C.i (IKisim), s.375; Pa§a Livasi, 
S.223; Gazavat-i Suitan Murad, s.95-96. 

^'^SO, 3/910; Atsiz, A§ikpa§aoglu, s.169; Gazavatname, s.79, H.inalcik, Fatih 
Devri Ozerine Tetkiklerve Vesikalar I, Ankara, 1987, s.71. 

^°^Ga2avat-i Sultan Murad, s.79; H.inalcik, "ll.Mehmed", lA, C.Vil, s.506-507; 
A§ikpa§aogiu, s.169. 



OSMHNUmRDFi LfimUH 1 09 



Zaganos/zaganoz sozu Eski Turkge'de bir nevi §ahin manasina geldigi 
igin bunun bir lakaptan ibaret olmak ihtimali vardir. Ancak kul aslindan 
oldugu daha kuwetlidir. Zaganos II. Murad'a damat olmu§, kizlarindan 
birini de II. Mehmed'e vermi§tir. Zevcesi Fatma Sultan ile Balikesir'de 
ayri ayri turbelerde medfundurlar. Balikesir'de bir imaret ve bir medrese 
yaptirmi§tir.^°^ 

^ahabeddin §ahin Pa§a (Hadim): Umeradan olup II. Murad 
devrinde Rumeli beylerbeyi oldu. Anla§dildigi kadariyla Mehmed 
Manisa'dan 1451 'de tahta gikmak igin gelirken yaninda lala olarak 
§ahabeddin §ahin Pa§a bulunuyordu.^ ^ Daha sonra ikinci vezir 
olmu§tur. II.Mehmet tahta ilk cuius ettigi zaman Edirne'de buyuk bir 
yangin olmu§ §ehrin buyuk bir kismiyla gar^ilar yanmi§, akga 
vaziyetinden emin memnun olmayan yenigeriler bu firsattan istifade 
ederek Hadim §ehabeddin Pa§a'nin konagmi yagma etmi§lerdir. Pa§a, 
1453'te emekliye ayrildi ve sonra vefat etti. Akagalardandir. Bursa'da 
camii ve medresesi vardir.^^^ 1441-42'deki Eflak seferinde beceriksiz 
ve korkakga davrani§i yuzunden ordu hezimete ugrami§tir. Sonra 
aziedilerek rivayete gore harpte §ehid oldu. Hoca Sadeddin'deki 
kayitiarda ise §ehid olan ki§i Germiyan Sancakbeyi Umur Beyoglu 
Osman Qelebi'dir. Kula §ahin Pa§a ile Hadim §ahabeddin Pa§a'nin 
birbirine kar^itinldigi gorulmektedir. Burada soz konusu olan Hadim 
§ahabbeddin §ahin Pa§a'nin adi §ahin, kunyesi ise §ahabeddin'dir 
kan§ikligin buradan kaynaklandigi du§unulebilir.^''^ 

Saruca Pa§a: Buguk-tepe hadisesinden sonra Fatih tekrar 
Manisa'ya sancak beyligine dondugunde kendisine lala tayin 
olunmu§tu. Fatih'in padi§ah olmadan onceki son lalasiydi. Mabeyn-i 
humayundan yeti§erek miriiva ve beylerbeyi, 1439-40'ta vezir ve Edirne 
muhafizi oldu. Sonra emekli olup Gelibolu'ya yerle§ti. Derbent 



^°^S0, 5/1704; Solakzade, C.l, s.243; Tursun Bey, s.37 ; i.H.Dani§mend, 
Kronoloji, C.l, s.238-239, 330. 

^°^H.Inalcik, Fatih Devri, s.103, hakkinda daha fazia biigi igin s.238, Gazavat-i 
Sultan Murad, s.119. 

^^°S0, 5/1601; Munecctmba§i, C.l, s.247; i.H.Dani§mend, Kronoloji, C.i, s.216. 

^^^80, 5/1562; Tacu't-Tevarih, C.ll, s.202-205; Muneccimba§i, s.230-231; 
"Ishak Paia'yi atasinm tabutuyla Bursa'ya gonderip yerine §ehabuddin Pa^a'yi ki 
kendiJnun atabegi Idi, vezir etdi.lbn Kemal, Tevarih AM Osman, Vil, Defter, s.21; 
Osmanli Tarihi, C.l, s.420. 



no HENFiNzmm^ 



muhasarasinda tedbiri begenilince tekrar vezirlige getirildi.^^^ 1451'de 
musahib-i padi§ah! olup sonra veziriikle kalmi§tir. 1453'te Halil Pa§a ve 
§ehabeddin Pa§a ile beraber aziolunduktan sonra vefat etmi§tir. 
Gelibolu'da bir imaret, Silifke'de bir Cuma Mescidi yaptirmi§tir.^^^ 



- II. Bayezid: 

AN Pa§a: Ali Pa§a'nin II.Bayezid'e lalaligmdan Huseyin 
Husameddin bahsetmektedir. §ehzade Mustafa'nin olumunden sonra 
buyuk §ehzade mevkiinde bulunan Bayezid yedi ya§mda iken Amasya 
valisi oimu§tu. ilk ialasi Amasya beylerbeyisi olan Ali Pa§a Ahmed 
Qelebi, ilkdefterdan Sadettin Qelebi idi.^^^ 

Fenarizade Ahmed Pa§a: §eyhulislam §emseddin Fenari'nin 
ogiudur. Tahsil gorup deviet hizmetine girdi. Otiukbeli sava§inda atinm 
ayaginin surgmesi sonucu attan du§erek esir oidu. Sonra oradan 
Hind'e ka?ip Osmanli uikesine dondu. Kisa sure sonra ba§ defterdar 
olup 1475-76'da ni§anci oidu. 1479-1481 arasinda lala olmu§tur. 
1482'de aziedilip 1485'te vezir oidu. 1496-97'de ayniip Bursa'da oturdu. 
Kisa sure sonra bidu. Faziletli ve tedbirliydi.^^^ 

II. Ibrahim Pa§a b.ll.Halil Pa§a (Qandarli): Qandarh ibrahim 
Pa§a'nin oglu Halil Pa§a'nin ogiudur. ilmiye sinifindan olup babasinin 
katlediimesinde gozden du§mu§tur. Sonra Yildirim Bayezid Han 
evkafina mutevelli oidu ve Bu hizmetten Bursa muhtesibi oidu. Haci 
Halife'den el alip bir aralik Amasya kadisi oidu. 1474-1479 arsinda 
Bayezid'e lalalik yapmi§tir. II. Bayezid ile yakmlik kurarak daha sonra 
tahta gik!§inda §ehzade Ahmed'in lalaligina tayin buyruldu. 1485'te 
Rumeii kazaskeri ve kubbe veziri oidu. 1497'de sadrazam olmu§tur. 
inebahti seferinde 1499-500 vefat etti ve orada defnedildi. Akilli, edip 



^^^II.Murad'in ve Saruca Pa§a'nin bu hususla ilgili faailyetleri belki geni§ degil 
ama orjinal bir bilgi oiarak §u esere de muracaat edilebilir. Yusuf b.Abdullah, Bizans 
Soylencelerl tie Osmanli Tarihi TarTh-i Al-i Osman, (Haz. Efda! Sevingii), Izmir, 1997, 
S.1 19-139. 

^^^SO, 5/1483; A§ikpa§aoglu, s.168; Solakzade, C.I, s.243. 

314, 



315 



Huseyin Husameddin, Amasya Tarihi, s.222. 
SO, 1/209: Tursun Bey, s. 141-142. 



osMRNumRDR mmuH 1 1 1 



ve comert idi. Hergun sofrasinda 600 adam doyururdu. Uzun?ar§rda 
camii vardi. Ogullan Huseyin Pa§a ve isa Pa§a'dir.^^^ 

Sinan Bey (Rakkas-Vakkas):1481'de Amasya'da lalalik 
vazifesini deruhde ederken Torul uzerine sefere g6nderilmi§tir. 1495- 
96'da II. Bayezid'e buyuk hizmette bulundugundan kapiciba§i olmu§tur. 
Misir'm fethi senesinde sipahiler agasi oldu. Sonra Alaiye Beyi olarak 
1526'da Iran harbinde §ehid olmu§tur.^^^ 1 4.9.1 488'de 500.000 akga 
haslaria Aydin sancakbeyligine tayin olunur. Silistre sancakbeyi iken 
Karin-abad'ta cami, hamam ve imaret yaptirmi§tir.^^^ 

Kemal Pa§a; Fatih'in beylerinden olup. 1466-1470 arasinda 
lalalik yapmi§tir. Oglu Suleyman Bey'dir. Torunu Kemalpa§a-zade diye 
bilenen muverrih §emseddin Ahmed Efendi'dir.^^^ 

Murad Pa§a (Has): Sarayda yeti§ip beylerden oldu. 1466-67'de 
Rumeli beylerbeyi 1467-68'de vezir oldu. Otiukbeli sava§inda §ehid 
olmu§tur. Aksaray'da adina mensup buyuk bir cami vardir. 

Hizir (Hayreddin) Pa§a: 11. Bayezid'in §ehzadeliginde lalasi idi.^^^ 
1456-69 lalalik yapti ve son yilda katledildi.^^^ 

Mehmed Pa§a (Koca-Amasya!i): 1429-1436 arasinda II. 
Murad'a vezirazamlik yapmi§tir. 

hyas Bey (Goriceii): Arnavutdur Fatih'in dadisinin damadidir. II. 
Bayezid'e mirahur olmu§tur. Istanbul'da Mirahur Mescidi'ni, Gorice'de 
imaret, mescid ve medrese yaptirmi^tir, orada medfundur.^^^ 

Kara Mustafa Pa§a (Hamzabeyoglu): Anadolu'nun nufuzlu 
aitelerinden geimektedir. §ehzadeliginde II. Bayezid'e lalalik yapmi§ 



^^^SO, 3/768-769; Tacu't-Tevarih, C.iV, s.116; Muneccimba§i, C.ll, s.444. 

^^^30. 5/1511; Soiakzade, C.I, s.355. 

^^^N.Goyun9, Timar Ruznamge, s.136. 

^^^80,3/881. 

^^°S0, 4/1115. 

321 

N.Goyung, TimarRuznamge, s.135. 
^^^Hanedanlar, C.ll,s.143. 
^^^SO, 3/796. 



112 H€NBNZmm^ 



olmaii.^^'^ Yah§i Beyzade Hamza Bey'in ogludur. II. Mehmed'in gozCine 
girince 1470-71 tarihlerinde vezir oldu. 1474-75'de aziedildi ve emekli 
olup Uskudar'da oturdu. Aziine sebep, Mahmud Pa§a'nin kotulemede 
bulunmasi oldu. KaramanT Mehmed Pa§a'nin katledilmesinden sonra 
muhtemelen dev§irme veziriere kar§i olmak uzere istanbul'a getirtilip 
148rde ikinci vezirlige tayin edilmi§tir. Gedik Ahmed Pa§a'nin 
tevkifjnde etkili olmu§tu. Ancak daha sonra Gedik Ahmet Pa§a'nin 
tesiriyle kisa sure sonra aziedilip Bursa sancagi verildi. 1483'te orada 
idam edilmi§tir.^^^ 

Tac? Bey: II. Bayezid §ehzade iken mudir-i umuru ve tahta 
giktiktan sonra defterdar olmu§tur. Bu devir (1512-1520) ortalarinda 
vefat etmi§tir.^^^ Me§hur Mevlana A§ik, Me§'aru'§-§uara'sinda , "Tac 
Beg, merhum Sultan Bayezid'in lalasi idi." diyu "Beg" lafzindan galat 
itmisdir. "Lalalara pa§a dinilur" diyenlere "la la" lafzi lie niza'-i lafzT 

327 

tarikine gitmi§dir. 

Ayas Pa§a (Lala): Enderundan yeti§ip II. Mehmed ile Manisa'da 
bulunmu§tur. Fatih'in tahta gikmasindan sonra Bosna sancakbeyi, 
beylerbeyiik ve ardmdan vezirlik rutbesine nail olmu§tur. Sonra 
§ehzade Bayezid'e lala oldu. II. Bayezid'in tahta gikmadan onceki son 
iaiasidir. Hoca Efendi'ye gore alti ay kadar vazirazamhk makaminda 
bulunmu§tur. §ehzade Cem vak'asinda Bursa muhafizi olup onun 
uzerine serdar oldu. Muharebe'de §ehzadeye esir olmu§ ve 

nop 

oldurulmQ§tur. Tedbirii, dogru idi. 



- I.Selim: 

Sinan Bey: Karahisar sancakbeyi Sinan Bey 23 Kasim 1488'de 
§ehzade Selim'in lalaligina tayin edilir. Bu munasebetle kendisinin 



^^"^N.Goyung, Timar Ruznam9e, s.129 
^^^SO, 4/1196; i.H.Dani§mend, Kronoloji, C.i, s.364-366, 379. 
^^®S0, 5/1610. 

^^^KiJnhul-Ahbar, C.I (2.Kisim), s.1225-1226. 

^^^SO, 2/342; Ibn Kema!, Tevarih Ai-i Osman, VIII. Defter, s.2; Tacu't-Tevarih, 
C.iV, S.1 14; Muneccimba§i, CM, s.446. 



osfmNuiBRDB mmuH 1 1 3 



188.460 akca haslanna Trabzon sipahileri tahvillerinden 64.158 akcalik 
timar Have ediferek 253.323 akgaya yukseltilir.^^'' 

Kizkapanoglu Mehmed Bey: 1488 tahhinde Biga 
sancakbeyidir.13 Kasim 1497'de Kizkapanoglu Mehmed Bey, Selim'in 
[alaligindan alinir.^^° 

Qa§nigirba§i Sinan Bey: Sivas Sancakbeyi iken Kizkapanoglu 
Mehmed'in gorevden alinmasi ile Selim'in lalaligina tayin edilir(1497). 
Kendisine bu munasebetle 270.888 akcalik haslar verilmistir. 
Kendisinden "serzewakkm" diye bahsolunmaktadir. 

Oru5 Bey oglu Mehmed Bey: 14 Ocak 1500'de Sinan Bey'in 
yerine Selim'in lalaligina tayin edilir.^ ^ 

Siileyman Pa§a: Prizren beyi olup, 1514'te Qaidiran'da §ehid 
oldu. 1503'te Yavuz'un iaiasiydi. Ayni tarihte bu vazifeden ayrilmi§ 
olmali^^^ 

Fenari-zade §emsi Qelebi: SO'da yok. 1503'te lalaliga tayin 
edildi. 



- KSiileyman: 

Kenan Hiidayi: II. Bayezid'in kolelerinden olup. I.Suleyman'a lala 
olmu§tur. Balipa§a'ya defnedildi. ^airdir.^^"^ 

Kasim Pa§a (Koca, Sofu, Cezerizade): 

Ni§anci Mehmed Qelebi'nin ogludur. Mukaddime sahibi ibn 
CezerT, onu oglu gibi terbiye ettigi ve kendisine tabi olanlardan 
bulundugu cihetle CezerT Kasim Pa§a diye §6hret bulmu§tur. Katip 
olup Anadolu ve Rumeli defterdan oldu. Azilden sonra §ehzade 



N.Goyun?, TimarRuznamge, s.133. 
^^°N.G6yun?. TimarRuznamge, s.133-134. 
^^''N.Goyunq;, TimarRuznamge, s.133. 
^^^N.Goyunq;, TimarRuznamge, s.134. 
^^^SO, 5/1529; Pa§a LIvasi, s.471. 
^^^SO, 3/884. 



114 HeNRNZiVRTR^ 



Selim'e defterdar oldu. Sonra Silistre valisi olup §ehzadenin bu tarafa 
gegmesine yardimda buiundu. Tahta gikinca §ehzade Suleyman'a lala 
ve defterdar oidu. I.Suleyman'in tahta 5iki§inda dorduncu vezir oldu. 
Kubbe vezirlerinin sayis! iik kez onun zamaninda dorde gikanldi. Sonra 
kocadigindan gorevden ahnip emekliye ayrilarak Selanik sancagina 
gonderildi ve buranin valisi iken oldu (1543).Emecen, Matrakgi 
Nasuh'un Suieymannamesi'nden naklen i.Selim'in gozunden du§erek 
Selanik sancagina gonderildigini zikreder. Bursa'da Emir Sultan 
dairesine defnedilmi§tir. §air, kamil, katip sadikti. Eyup'te camii ve 
medresesi vardir. Bursa'da bir medrese ve hamam yapti.^^^ 

Sinan Pa§a: Onceleri defterdari iken, 6 Kasim 1516'da 608.762 
akgayi bulan haslarla Kasim Bey'in yerine §ehzade Suleyman'a lala 
tayin olunmu§tur. Lala Sinan Pa§a'nin oglu Mehmed Qelebi 1518'de 
46.421 akga zeamete sahipken, 1520'de yani §ehzadenin hukumdar 
olmasini takiben kendisine Ak§ehir sancag! verilmi§tir. 4.Vezirlige 
yukselmi§tir. 1550'de Selanik'te oldu.^^® 



- II. Selim: 

Lala Ali Pa§a (Sofu, Keylun-Geylani): Bosnalidir. Enderunda 
cebeci ba§ilik ve kapicilar kethudaligmda yeti§ip, Tirhala ve Mara§ 
sancaklarinda mutasarrif olduktan sonra §ehzade Selim'e lala oldu. 
1554'te Avionya sancagi beyi^^^, 1557'de mirahur-i ewel olup 1558'de 
Mara§ beylerbeyi, 1559-60'ta aziedilip asker kumandani oldu ve adi 
gegen §ehzadenin maiyetinde bulunup Iran'a elgiiikle gonderildi. 
Dondukten sonra 1563'te Misir valisi oldu. 1566'da aziedildi. 1569-70'te 
Bagdat beylerbeyi olup, 1571-72'de oldu. Adil ve bo§ isteklerden 
kaginir, salih ve dindardi. Pegevi kendisinden §oyle bahseder: Babacan 
ve teklifsiz davrani§lara meyilli oldugundan Araplar kendisine Kilen(?) 
adini takmiflardi. Yol kesen e§kiya ve hirsizlardan kimi taze yigitlere 
merhamet gosterir bir daha yapmayacaklanna yemin verip onlari 
saliverirdi. Haik onun bu davrani§!na guler "hirsizm sozune hig guvenilir 



^^^SO, 3/875; Hadikatu'i-Cevami, C.!, s.1 19-120, CM, s.122; Pegevi, C.I, s.22; 
Pa§a Livasi, s.433-434; N.Goyung;, Timar Ruznamge, s.137. 

^^^N.Goyung, Timar Ruznamge, s.137. 

^^^MQhimme 1,563-103. 



OSMRNLIUIRDR mmUM 1 1 5 



mi ?" diye soylenir dururdu. Allah'tan olacak, yemininde durmayanlar 
tekrar eline du§er ve onlara hakkettikleri cezayi verirdi. Fakay boyleleri 
gok az gorOlurdu. Bir garip hali daha vardi. insanlann kim oldugunu 
tanimakta 90k yavandi. Mesela kimi kez oglunu taniyamaz "sefa 
geldiniz, nereden geliyorsunuz" diye hatir sorardi.^^^ 

Celaleddin Hiiseyin Bey: Manastirli'dir. Enderundan yeti§ip, 
timar sahiplerinden olmu§ ve §ehzade iken II. Selim'e lala olmu§, tahta 
giktiginda ise mukafat olarak timar defterdan tayin edilmi§tir. 1574'de 
Manastir'a surgun olarak sancak beyi olmu§, ayni yil 6lmu§tur. 
§airdir^^^ 

Lala Mustafa Pa§a (Kara): Bosna'da Sokolovig sulalesinden 
olup bir-divan toplantisi sirasinda vezirazam Hadim Suleyman Pa§a'ya 
hanger ?ekip kavga eden Deli Husrev Pa§a'nin karde§i oldugundan 
enderun'a girdi. I.Suleyman'a alti sene berberba§i olduktan sonra 
Jspiuge gikip kuguk mirahur ve ?a§nigir oldu. Sonra Safed beyi ve 
'>^onradan §ehzade Selim'e iaia oldu. Bu aralik vezirlik umidinde iken 
Pojega sancagma gdnderildi. Sonra Teme§var beylerbeyi olup sonra 
Van, Erzurum ve Halep valisi, sonra 8 sene §am valisi ve sonra vezir 
rutbesiyle Yemen serdan olup hizmeti yerine getirdi. Iran 
muharebelerinde de serdar bulunup nihayet ikinci vezir oldu. 
Vezirazamligin Ahmed Pa§a'nin olumunden sonra bo§almasi ile mCihr-i 
hiimayun kanun ve usul geregi kendisine verilmesi gerekirken Kapicilar 
Kethudasi Sinan Pa§a'ya verilmi§ kendisi de vezaret-i uzma kaim-i 
makamligi vazifesinde kalmi^tir.^'^^ 1579'da oldii. Eyup Camii 
medfundur. 17 gun evvel vefat gununu haber vermi§tir. Melik Kansu 
Gavri'nin kizini almi? ve ondan oglu Mehmed Pa§a olmu§tur. Akilli, 
adil, fikir ve deha sahibi ve aiimleri severdi. Hilesinden Rustem Pa§a ve 
Sokollu Mehmed Pa§a kendisinden emin olamami§lardir. Ferhad 
Pa§azadeler uvey ogullaridir.^"^^ 



^^^SO, 1/294; SelanikT, C.l, s.3, 142; Pegevi. C.I. s.275, 284, 311. 

^^^SO, 2/387. 

^"^^Laia Mustafa Pa§a, Selim'ln vaadettigi sadaret muhrunu hip bir zaman 
alamami? ve Alfnin de ifade ettigi gibi "01 emanetle derd-i bT-i!aca mubtela olup teslim- 
i ruh etmi§tir." KiJnhu'l-Ahbar, 

^^^SO, 4/1202-1203; Solakzade, C.ll, s.337; Pegevi, C.ii, s.17-18. 



116 H€NHNZmm^ 



Lala Huseyin Pa§a (Tiitunsiiz): Pertev Mehmed Pa§a 
akrabastdir. Harem'den boluk agaligi ile 9ikmi§tir. Pojega beyi olup, 
1551'de Budin Beylerbeyi oldu. II. Selim'in §ehzadeliginde Kara 
Mustafa Pa§a'nin yerine lala oldu.^"^^ 1566'da lalaligi devam ederken II. 
Selim'in tahta gikmasiyla Anadolu valisi ve 1568'de Konya eyaletiyle 
Kibris muhafizi ve oradan Rumeli beylerbeyi ve vezir oldu. Azilden 
sonra tekrar kubbe veziri oldu. 1572-73 yilina dogru Istanbul'da oldu. 
Egrikapi'da medfundur.^'^^ "Hasis ve hirsliydi. Oglu Ahmed Pa§a'dir.^^ 

Cafer Bey (Lala): Enderun'da yeti§ip silahdar-i §ehriyari ve 
yenigeri agasi oldu. 1534-35'te aziedildikten sonra §am ve Bagdat 
beylerbeyi oldu. Daha sonra Tuna'da demir kapilara muhafiz ve nazir 
olarak I.Suieyman devri soniannda vefat etti. Bu tarih itibariyle, a§agida 
III. Murad'm iaialan arasmda zikredilen Cafer Bey'den farkh olmak 
ihtimali vardir.^'^^ 



- III. Murad: 

Husam: 1556'da §ehzade (lll.)Murad'a lala olarak tayin 
edildiginde, babasi II. Selim'in defterdan oldugu anla§iliyor.^^^ 

Hac! Mehmed: Eski lalasinin vefati uzerine 1560 tarihinde, 
babasi (ll.)Seiim'in defterdan olan Haci Mehmed, §ehzade Murad'm 
lalaligina tayin edilmi§tir.^^ 

Cafer Bey: Murad 1562'de Saruhan sancakbeyligine tayin 
olundugunda lalahgina da Cafer Bey getirilmi§tir. Cafer Bey, daha once 



^^Muhimme4, 1331-131. 

^^Mustafa Pa§a Tekkesi'nde tarihsiz bir mezar ta§inda "Sultan Suleyman 
vezirierinden Lala Huseyin Pa§a rahmetullahu aleyhl" yazmaktadir. H.P Laqueur, 
Huve'l-Baki, Istanbul, 1997, s.26; "Vuzeradan iken suretu'z-zemr, sene 944 tarihinde 
zumre-i mevtaya mulhak olup BuharT Camii etrafinda Sadr-i sabik Mustafa Pa§a 
Tekyesi hizasinda ko§ede vaki' sebiii dahilinde defnofunmu§tur. Istanbul'da Havuzlu 
Mescid bunun asar-i hayriyesindendir."AyvansarayT, Vefayat-i Selatin ve Me§ahiF-i 
Rical, Istanbul, 1978, s.31 

^"•^SO, 3/724; Pe^evi, C.I, s.310 

^^^80, 2/383; Seianiki, C.I, s.78. 

^^^Muhtmme 2, 1637-179. 

^'^^Muhimme, 4 1425-140. 



05MRNUIRRDR IRIRUH 1 1 7 



II. Selim'in miralemi iken onun 1554 tarihii arzi ile Saruhan 
alaybeyligine getirilmi§ti. 1 560'ta ise Bey§ehir sancakbeyidir.^^ 
Qagatay UtuQa/in Cafer Bey'in Kanuni'nin ogullan Mustafa ve Selim'e 
lalalik yaptigini belirtmesi herhangi bir mehaza dayanmamaktadir. Bir 
ara lalaliktan aynlmi? ise de tekrar lalaliga getirilmi§ ve Murad padi§ah 
oluncaya kadar yaninda kalmi§tir. Buradan §am beylerbeyligine tayin 
olunmu§ ve bu vazifede iken vefat etmi§tir.^^ 

Ferruh Bey: Cafer Bey'in bir ara Murad'in lalaligmdan 
aynlmasmdan sonra lalalik yapmiftir. Cafer Bey ile halef-selefdir.^^° 
1573'te Aydin sancakbeyligine tayin edilerek bu gorevinden 
ayrilmi§tir. 



- III. Mehmed: 

Ramazan Pa§a (Lala): §ehzade Mehmed, Saruhan'da 
sancakbeyi iken lalahgini yapmi§tir. Bu vazifeden 1592 yilinda alinarak 
yerine Tekeli Mehmed Pa§a tayin edilmi§tir Aydin Guzelhisarli Kadi 
Mehmed Efendi'nin ogludur. Maliyeden yeti§ip 1 587'de Anadolu 
defterdan ve sonra ba§ defterdar oldu. Sonra III. Mehmed'e lala olup 
1591-92'de Kefe beylerbeyi, 1593-94'de Karaman ve 1597-98'de Kibns 
beylerbeyi olup 1604'de vefat etti. Karde§i uveys Pa§a'dir Vefa'da 
medfundur.^^^ 

Laia Mehmed Pa§a, (Ni§anci Tekeli Cavu§): Manisa'nin 
Marmara kasabasina bagh bir koydendir. Zeamet sahibi bir Turkun 
ogludur. Tekeli Mehmed Qavu§ diye me§hurdur. Qavu§lugu gunlerinde 
Mekke'de su yolu i§lerinde gali^ti. Bir iki yil Cidde emaneti katiptiginde 
kalmi§ti.lll. Mehmed'in. dayesinin zevcidir. Bu sebepten sancaga 
9iktikta defterdar ve ni§anci oldu. 1591-92'de lalasi oldu. 1595'te III. 
Mehmed tahta gikinca vezir ve ayni yil sadrazam oldu. Yalnizca muhr-i 



^''^Muhimme 4, 906-88. 

^^Muhimme 1, 7/25; F.Emecen, Manisa, s.35. 

^^^Muhimme 12, 147-67. 

^^VKRuusnr 225 s. 170; F.Emecen, Manisa, s.35. 

^^^SO, 4/1348; Selaniki. C.l, s.286-287, 317, 319, 357, CI!, s.456; F.Emecen, 



Manisa, s.39. 



118 HeNFiN ziw m$ 



§erif verildigi gun divana gelebildi. Sonra tutuldugu §Trpen?e 
hastatigindan lO.gun oldij. Hz.Vefa turbesinde medfundur. Padi§ah 
sut hakkina hurmeten kabrini ziyaret buyurdular. Akilli ve tedbirliydi. 
Oglu Mustafa agadir.^^^ 

Ali Pa§a (Lala): Yukselerek yenigeri katibi, sipahiler agasi, 
oradan sancaga ?ikti ve 1585'de III. Mehmed'e lala olup, onun tahta 
gikmasiyla mlrahur-i ewel oldu. Sonra Nahcivan ve Tebriz beylerbeyi 
oldu. idareye nizam verdi. 1603-4'te Iran harbinde §ehid oldu (1603) 
Iran sava§inda Tebriz beyierbeyldir. Tebriz Iranhlann eline ge?ince 
kendisi de Sah Abbas'a esir du§mu§tur. Bu makama III. Mehmed'in 

354 

lalaliginda bulunarak er!§mi|tir. 

Mustafa Pa§a: Lalaiigi ile ilgili olarak Pegevi, 11. Selim'in lalasi 
Kara Mustafa Pa§a hakkinda bilgi verlrken kendisinden 
bahsetmektedir. "Egri Fatihi 111. Mehmed hazretlerinin lalasi olan ba|ka 
bir Mustafa Pa§a'nin oglu rahmetii Korkut Bey'den duymu§umdur..." ^^ 

Mehmed Pa§a (Lala): III. Mehmed'e §ehzadeliginde lalalfk 
yaptigindan dolayi bu unvani aldigi bildiriliyorsa da bu vazifeyi hangi 
yiilarda yaptigi agik degildir. Hakkmda en sihhatli bilgiyi aralannda 
akrabalik oldugunu belirttigi Pegevi, vermektedir. Lala Mehmed Pa§a, 
Sokolovig yani, §ahinoglu denilen soylu ailedendir. Sadrazam Mehmed 
Pa§a (Tavil-Uzun, Sokollu)'ntn amcasinin ogludur. Enderundan yeti§ip, 
mirahur olmu§, oradan yenigeri agaligina gegmi§t. Anadolu ve Rumeli 
beylerbeyliginden sonra 1604'te sadrazam ve serdar-i ekrem oldu. 
Estergon kalesinin fethini ba|armi§tir. Zamanmda, Macaristan ve 
Almanya uzerine yapilan seferler Kanuni zamanindaki seferlerle 
mukayese edilir. Hatta bu istikametteki seferleri kesin bir neticeye 
baglamadan Iran seferine gtkmak istememi§tir. Halefi Dervi§ Pa§a 
tarfindan zehirletilerek olduruldugu rivayet edilir. ^^^ 

- I.Ahmed: 



^^^SO, 4/1062-1063; Hadikatu'l-Cevami, C.ll, s.63-64; Solakzade, C.ii, s.372; 
Pegevi. C.ll. s.267; Osmanli Tarihi, C.l!, Kjsim 2, s.350. 

^^SO, 1/291; SelanikT, C.I, S.142. 

^^^Pe?evi, CI, S.273. 

^^SO 4/1603; Pegevi, C.l, s.330-331; Ayvansarayi. Vefayat-i Selatin, s.28. 



OS/mNULBRDR IBLBUH 1 1 9 



Ali Pa§a (Malkogoglu-Yavuz): Uveys Pa§ali ali Qavu§ 
denmekle maruf olup, maliyeden yeti§ip, ta§ralarda defterdarliklarda 
bulundu. 1604'te olumunden az once I.Ahmed'e lala tayin edilmi§ti. 
Ancak ne kendisi ne de §ehzade sancaga gitmemi§tir.^^'' 

Mustafa Aga (Haci): Sipah hadim agalanndan olup ilerleyerek 
1605'te daru's-saade veya kizlar agasi olmustur. 1620'de aziedildi. 
1623'te ikinci defa daru's-saade agasi olup 1624'te oldu. Eyup Sultan 
turbesi civarinda medfundur. Zorba ve akiili olup mensuplanndan 
birkagi vezir olmu§tur. Fatih civarinda ge^mesi ve ba§ka hayrati 
vardir.^^^ Lalalarin konumlarinin degi§meye ba§ladigi doneme tekabul 
eden yani lalalik ile darussaade agahginin imtizac ettigi ilk ki§i olmak 
itibariyle buraya alinmi§tir. 



B- BABASI PADi§AH OLAN §EHZADELER VE LALALARI 



- Siileyman Pa§a b. Orhan: 

Haci ilbeyi: Balikesirlidir Orada yeti§ip Karesi beyi Dursun 
Bey'in veziri olup, 1336-37'de Osmanlilara siginip beylerden olmu§tur. 
§ehzade Suleyman Pa§a lie hizmetlerde bulunarak serasker oldu. 
1364-65'te vefat etti. Bunu Lala §ahin Pa§a'nin hasedinden zehirledigi 
rivayet oiunur.^^^ Cesur, gayretii ve sadikti. Lala olarak mutalea 
edilmesini Muneccimba§rdaki kayda istinad ettiriyoruz. Muneccimba§i 
"Orhan Gazi'nin 1336-37'de Karesi eyaietini aidiktan sonra ikta oiarak 
ogiu Suleyman Pa§a vermi§, Haci Ilbeyi de ogluna vezir (lala) tayin 
edip Karesi eyaletinin i§lerini ona havale etti. Suleyman Pa§a'nin 
yanina diger Karesi ileri gelenlerini de birakti ogluna buniann 
tecrubelerinden faydalanmasini ve memleket i§lerinde onlara 
dani§masini tavsiye etti." demektedir.^^^ 



^^'SO, 1/292. 

^^^50,4/1136. 

^^^Kunhu'l-Ahbar, C.l (LKisim), s.85. 

^^°S0, 2/793-794; Tacu't-Tevarih. s.29; Muneccimba§i, C.l, s.92-93. 



120 HeNRNZiVRTR^ 



- Suleyman Qelebi b. i. Bayezid: 

Yakut (Yakup) Pa§a: Qelebi Mehmed'in hizmetine girmeden 
once Suleyman Qelebi'nin lalasiydi.^^^ Kendisi bu bahiste yukanda 
aniatiidi. 

Evrenos Bey: Gergek manada lala oldugu kesin degildir. Ancak 
Musa Qelebi ile mucadelesi sirasinda Suleyman Qelebi'nin veziri 
mesabesinde bir goervdedir ve Suleyman Qelebi kendisine "lala" diye 
hitap etmektedir. Karasi yani Aclan Bey'in adamlanndan olup §ehzade 
Suleyman Pa§a'ya baglanmi§tir. I. Murad'in tahta gikmasiyla onun 
hizmetine girip Rumeli'nin batisinada bulunan vilayetlerin Qogu eliyle 
fethedilmi§tir. Bir muddet Gumuicine ve bir muddet Siroz'da sakin olup 
sonra Vardar Yenicesi'ne gitti. Fetret gunlerinde busbutun yalnizhga 
gekilmi? ve hatta kor gibi gorunmesi uzerine Musa Qelebi yemege 
davet ederek kurbaga yedirmi§ ve bu §ekilde hastahktan kurtulmu§tur. 
Cesur, gayretli ve cok sadik olup padifahga yazilan yazilarda emiru'l- 
muminin diye iltifat olundu. 



- Musa Qelebi b. i.Bayezid: 

Sadi Bey-zade §ah Melik Bey (Kor §ahmelek); §ah Melik'in 
Amasyali oldugu ania§!lmaktadir. Musa Qelebi babasinin vefatindan 
sonra bu §ehire geidiginden o sirada Amasya'da §6hreti olan 
Sadibeyzade §ah Meiek Bey ona lala olmu§tu. O bu gorevi Musa 
Qelebi'nin babasinin vefatindan sonra Amasya'ya geldiginde yapti. 
Musa Qelebi, 1410'da Rumeli'ye ge9tiginde §ah Melik Bey'i de 
beraberinde goturdu. Musa Qelebi, Rumeli'yi buyuk karde§i Qelebi 
Mehmed adma istilaya memur edilmi§ti. Fakat o, Suleyman Qelebi'yi 
maglup ettikten sonra Edirne'de saltanatini ilan etti ve §ah Melik'i de 
veziri yapti. Ancak g6runu§e gore §ah Melik, Musa Qelebi'nin bu 
§ekilde hareketini tasvib etmemi§ ve ilk firsatta onu terketmi§tir. 
Buradan Qelebi Mehmed'in nezdine giden §ah Melik, Qelebi 
Mehmed'in Rumeli'ye yaptigi seferlerde ve Bizans ile anla§ma 
te§ebbusunde rol oynadi. L Mehmed ve II. Murad devirlerinde onemli 



^^Va§a Livasi, s.24-26. 

^^^SO, 2/500; Soiakzade, C.i, s.147. 



OSimNULFiRDR LFimUH 1 21 



gorevlerde bulundugu, bu arada Rumeli beylerbeyligi yaptigi ve 1425'te 
gorevinden uzakla§tinld!gi anla§ilmaktadir. ^^ 



- isa Qelebi b. l.Bayezid: 

Timurta§ Pa§a: Yukarida I.Bayezid'in lalalan arasinda zikredildi. 
isa Qeiebi'nin gocuklugundan beri lalasiydi. 

Sadi Bey-zade §ah Melik Bey (Kor §ahmelek): isa Qelebiye'de 
lalalik yaptigi anla§iliyor. Musa Qeiebi'nin lalasi olarak hemen yukarida 
bahsedildi. 

- Mustafa b, I, Mehmed: 

§arabdar ilyas Bey: I.Bayezid'in adamlanndan olup fetret 
devrinde Qelebi Mehmed'in yaninda kaldi. Harpte Emir Suieyman'a 
firar eyiedi. Sonra affedildi ve §ehzade Ku?uk Mustafa Qalebi'ye lala 
oldu. §ehzadenln isyaninda kendisine Anadolu beylerbeyligi 
vaadedilince §ehzadeyi kandirarak karde§i Sultan Murad'a tesiim 
etmi§ti. Bir aralik Karaman Bey'i All Bey'e esir olup kurtulmu§tur. 
1427'de Hamideli sancakbeyi oldu, 1429'da orada oldtt. 

- Mustafa b. II. Mehmed: 

Gedik Ahmed Pa§a: Yenigeridir, yigitligi ile yukseldi. §ehzade 
Mustafa Karaman Eyaletinde iken onun lalasiydi. §ehzade oldugunde 
de yanindaydi. Selanik sancakbeyligi yapmi§tir. Ishak Pa§a'ya damad 
olarak sava§lardaki hizmeti, vezirlik ve serdarhk makamlarina ula§ti. 
1473'te sadrazam oldu. 1477'de l§kodra seferine memur edildi. 
Gitmek istemeyince aziedilip Bogazkesen hisannda hapsedildi. 
1479'da kaptan-i derya olup yine serdar oldu. 1482'de katledildi. II. 



^^^Ne§ri, C.ll, S.489; Amasya Tarihi, C.lii, s.179; Pa§a Livasi, s.27-28; A.Taneri, 
Vezirazamlik, s.35-36. 

^^SO, 3/796: Solakzade, C.I, s.201-203; Tacu't-Tevarih, C.ll, s.135-138. 



122 H€NRNZiWTB^ 



Mehmed fetihieri gok oidugundan sugiarini affederlerdi. Sadik ve 
gayretliydi. Jstanbul'da adiyla anilan bir mahalle vardir.^®^ 

Ahmed Bey: Kenya vaiisi §ehzade Mustafa'nm baglilanndandi. 
1473-74'te §ehzadenln vefati onun da yukselmesini dnlemi§ ve bu 
halde vefat etmi§tir.^^^ 

Ismail Bey: 1473'de §ehzade Mustafa'ya lala oldugu 
anla§iliyor.^^^ 



- Cam Sultan b. II, Mehmed: 

Rum Mehmed Pa§a: Sonradan musluman olup sarayda terbiye 
gorup beyler arasina girdi.Son Bizans muverrihierinden Kritovulos'a 
gore Bizans'in eski ailelerinden Turklere kar§i mucadeleleriyle fne§hur 
olan Filantropinos'un torunianndandir. Beyl^rJpeyi ve-serdar olarak 
Konya muharebesinde buiundu. 1467'de vezrra^iini-,;Oldu. 1471 'de 
aziolundu. 1474'de Konya vaiisi olup az muddette- ba§ansiz olunca 
aziedildi. Ardindan vefat etmi§tir. Uskudar'da eafripride medfundur. 
Yetenekli ve zeki olup Uskudar'da bir cami veturbe yapmi^tir. Sadareti 
ihtilafhdir.^^^ 

A§tmoglu Yakup Bey (Lala): E§tin'in ogludur. II. Mehmed'in 
adamlanndan olup §ehzade Cem'in lalasi ve veziri o!du. 1481)'de Cem 
ve Bayezid arasinda vukubulan Yeni§ehir sava§inda kendisin^ Anadolu 
beylerbeyligi ve 100 bin akga mahsuilu koyler vaadedillnce yanina 
aldigi kuwetlerle Bayezid tarafina gegti ve Cem'in yenilmesine sebep 
oldu. 1483'ten sonra gozden dLi§mu§ olarak oldu.^^^ 



^®^S0, 1/209; Tursun Bey, s.137-138; Solakzade, C.I, s.348-349, 351. 

^®^S0. 1/154; Tacut-Tevarih-C.3, s.145; Muneccimba§!, C.li, s.352; Hadikatu'l 
Cevami, C.ll, s.112'deki "Dokmecizade iki defa Istanbul kadisi olmu§tur. Dokmeciler 
Camii yakininda gomuiudur, yaninda Mir Mahdum b. Ebu1-Mekarim b. Seyyid Ahmed 
Lala gomuiudur. 0!um tarihi 1583'tur." kaydmdaki Ahmed Lala'nin bununia itgtsi 
du^unuliJebilir. 

^^^TSMA, E.6467. 



368^ 



;0, 4/1067; I.H.Danifmend, Kronoloji, C.I, %2i 



^^'^SO. 5/1678; Solakziae, CJ. s.371-37^ 



os/mNumnoFi mmuK 1 23 



Gedik Ahmet Pa§a: Mustafa b. II. Mehmed'in laiasi olarak 
yukanda anlatildi.^''^ 

Ayas Pa§a: II. Bayezid'in son lalasi olan Ayas Pa^a'nin Cem'e 
de lala oldugu anla§ihyor. Yukanda aniatildi. 



- Abdullah b. II. Bayezid: 

Karagoz Pa?a (Qe§misiyah Pa§a): Harem agalarmdan olup II. 
Mehmed'in vefatinda II. Bayezid'e sekbanba§! ve 1501'de yeni?eri 
agasi oldu. 1502'de Kastamonu sancakbeyligine 1505'te de Anadolu 
Beylerbeyligine getirilmi§itr. §ehin§ah Konya eyaletinde iken onun 
lalasiydi ve bu sirada Turkmen taifest ve Memluklerie mucadeieler 
sirtasinda onemli faaliyetlerde bulundu. 1511'de §ahkulu vak'asinda 
§ehid olmu§tur. Cesur, sadik ve gayretliydi.^^^ 

All Pa§a (Hadim): II. Bayezid'in has adamlarindan olup. Tahta 
5!ki§inda Konya, Semendire sancakbeyi daha sonra Rumeli 
beylerbeyligi ve vezir oldu. Iki defa sadrazam oldu. Mora'yi fethetti ve 
§eytankulu sava§inda oldu. All Pa§a, Kariye ve Silivri camilerini 

yaptirdi.^^^ 



- §ehin§ah b. II. Bayezid: 

Haydar Pa§a: 1511'de Teke yoresinde gikan kizilba? isyaninin 
bastirilmas! sirasmda Vezirazam Ali Pa§a tarafindan Kizilkaya adii 
daglik bolgeyi muhasarayla §ehin§ah'in lalasi Haydar Pa§a 
g6revlendirilmi§ti. Yaninda Kayseri beyi ve iki bin sipahi ile giri§tigi 
9arpi§ma esnasinda §ehid edilmi§tir.^^^ 

Murat: Herhangi bir unvan veya ba§ka bir bilgi vermeden Murat 
adii birinin lalasi oldugundan ve onun defterdari Haci Ivaz Pa§a ile 



^''^Uzunpar^ili Gedik Ahmet Pa§a'nin Cem'e lalaiiginda tereddutu vardir. 
Osmanii Tarihi, C.II, s.177. 

^^""SO, 2/402: Tursun Bey, s.173; Muneccimba§!, C.il, s.448. 

^^^SO, 1/287. 

^^^30, 2/657; Solakzade, C.I, s.453; Tacu't-Tevarih, CIV, s.60-61; N.Goyun?, 
Timar Ruznamge, s.132. 



124 H€NnN ziw m^ 



birlikte Bayezid'in igkiye du§kun olmasini padi§aha bildirmelehnden 
bahsediiir/^^ 

Karagoz Pa§a: Abdullah b. II. Bayezid'in lalasi olarak yukarida 
bahsedildi. 

Hadim Yakup Pa§a: Aydin Hi sancakbeyi iken §ehin§ah'a lala, 
1483'te de Karaman valisi olmu§tur.^^^ Azadli ve hadim koledir. II. 
Mehmed'in kolesi olmast dolayfsjyla kapi agasi oldu. 1483'te Bosna, 
1485'te Rumeli beylerbeyi, 1498'de vezir oldu. 1501'de emekli olarak 
Selanik'de vefat etti. Yigitvezirlerden, sadik, cesurve gayretliydi.^^^ 

Mustansiroglu Mahmud Bey: 1488'den once 400.000 akga 
haslarla Nigde sancakbeyi idi. 1489 Ortalanna dogru Hamid 
sancakbeyiigjne atanmi§, kendisine 451.730 akgalik has vehlmiftir. 
Mahmud Bey'in kardesi Ali Bey de Karesi sancakbeyi iken §ehzade 

377 

Korkut'un kizi ile evlenmifti. 

Mustafa Bey: 16.Yuzyil baflannda kendisinden lala-yi kohne 
olarak bahsediimektedir. 1503'te Agnboz, sonra Kayseri sancakbeyligi 
yapmi§tir.^^^ 



- Ahmed b. IK Bayezid: 

Suleyman Pa§a: Kemai Pa§azade'den naklen Reindl,1482'de 
§ehzade Ahmed'in lalasi oldugunu kaydeder.^''^ II. Mehmed'in 
beylerinden olup Rumeii beylerbeyi ve sonra Anadolu beylerbeyi 
olmustur. Sonra Amasya ve 149rde Semendire beylerbeyi oldu. O yii 
6ldu/'° 



^^'^TSMA, E.8335; T.Oz, "Topkapi Sarayi MuzesI Ar§ivinde Fatih II. Sultan 
Mehmed'e Ait Beigeier", Belieten, XIV753 (1950), s.52. 

^''^N.Goyun?, Timar Ruznamge, s.132. 

^^^SO, 5/1680. 

^^^g.Ulu?ay, Bayezid li. Allesi, s.114; M.Cevdet yaz. 0.71 s.209; N.Goyijng, 
Timar Ruznam9e, s.132, 134. 

^'^^Pa^a Livast, s,471; N.Goyung:, Timer Ruznamge, s.132 

"'^^N.Goyijn?, Timar Ruznam9e, s.129. 

^""80. 5/1641 



OSMFfNUiBRDft LRLRUH 1 25 



Yakup Pa§a (Hadim): §ehzade Ahmed Amasya'da iken ona lala 
olmu§tur.^^^ Yine Kemai Pa§azade'den naklen Reindl, 1484'de 
Ahmed'in lalasi oldugunu soyler^^^. Muhtemelen ayni ki§i olarak 
§ehin§ah b. II. Bayezid'in lalalan arasinda yukanda zikredildi. 

Hizirbey-zade Mehmed Pa§a: Yorgug Pa§azade Hizir Bey'in 
ogludur.Yakub Pa§a'dan sonra 1485-1499 arasinda §ehzade Ahmed'in 
ialaligmi yapmi^tir. Onun Padi§ah olmasini takiben de Semendire 
sancakbeyi ve sonra 1482'de Rumeli beylerbeyi olmu§tur. II. Mehmed 
devrindeki beyierdendir. 1483'te vezir ve Rumeli beylerbeyi oldu. 
Hersekzade Ahmed Pa§a'nin gev§ekliginden bin harbte esir oldu. 
Esaretten kurtulduktan sonra 1484'te vezirlikten aziedilerek §ehzade 
Ahmed'e lala oldu. §ehzade Ahmed'in lalaliga tayin tarihi, 459.550 
akgalik haslann tarihine bakilirsa 23 Haziran 1488'dir. 1498'de vefat 
etmi§tir. Istinye'de medrese ve hankah ve imaret yapti. Amasya'da da 
medrese ve tekkesi vardir. Kabiliyetii ve hayirseverdi.^^^ 

Qandarhzade li.ibrahim Pa§a: II. Bayezid'in lalalan arasinda 
yukanda zikredildi. Hemen a§agjdaki ifadeden de anla§ilacagi Cizere 
1486'dan once §ehzade Ahmed'in lalasidir. 

Sinan Pa§a (Yularkisdi): Enderundan yeti§erek 1487'de Kayseri 
sancagi beyi olmu§tur. Sonra Cem'e kapiciba§i ve veziri (lala) oldu. Bu 
zatin Qandarli Ibrahim Pa§a'dan sonra 1 486-1 512'de §ehzade 
Ahmed'e lalalik yapmi§tir. §ehzadelere sancak tevcihi esnasinda 
Suleyman'a (Kanuni) sancak tevcih i§inde Ahmed'e nasihatta 
bulunmu§ ise dinletememi§tir. Amasya civannda k!zilba§lardan Nur Ali 
Halife uzerine gonderildi ancak ba§arili olunamadi.^^"^ 1514'de Iran 
harbinde §ehid oldu. Insafli ve ilimiiydi. Oglu Mustafa Bey, §ehzade 



^^^Kunhu'l-Ahbar, C.I (2.Kisim), s. 960-961. 

^^^N.Goyung, Timar Ruznamge, s.129. 

^®^S0, 4/1056; Ibn Kemal, Tevarih-i Al-i Osman, VIII. Defter, s.86; Kunhul- 
Ahbar, C.I (2.Kisim), s.956-957; Tacu't-Tevarih, C.IV, s. 11 5-116; N.Goyung, Timar 
Ruznamge, s.129; Hadsat'ta II. Bayezid'in oglu Ahmed'in lalasi olarak kaydedilen Hizir 
Pa§a, aslmda !!. Bayezid'in laiasidir. Muhtemelen muellif kan§tirmt§ olmali. Hadisat, 
S.152. 

^^"^Bu sava§ta yeniimeshi Hoca Sadettin "Sin'ini Sad*a donderdi" diye 
anlatmi§tir. Burada lalanin adtndan telmihen Sin (ok) sozunu, sad ile yazilan Turkge 
sinmakfiiline donu§turmu§tur. Tacu't-Tevahh, C.IV, s.84. 



126 H€N8NZlmm^ 



Cem'e damad o!du. 1552'de Adilcevaz beyi olup Iranlilarla harpte §ehid 
olmu§tur.^^^ 

Bali Bey: Muhtemelen ayni vazifeye 1488'de karde§i 
Hizirbeyzade Mehmed Bey'in tayin edilmesine kadar lala oldugu 
anla§iliyor.^^® 

Kasim Bey: Hakkinda bilgi yok.^®^ A§agida gegen Mahmud b.il. 
Bayezid'in lalasiyla muhtemelen ayni ki§i. 

- Korkud b. W. Bayezid: 

HiJsam: Hakkinda bilgi yok.^^^ 1556'da III. Murad'da 

389 

§ehzadeliginde lalalik yapan §ah!s olmali. 

iskender (Bey): (?) Karaca Ahmed Pa§a'nin ogludur. Sava§larda 
bulundu. Sava§ta hatasi goruldugunden bir arahk hapsedildiyse de, 
sonralan yine gorev verildi. 1514'de Qaldiran'da §ehid oldu.^^° Alem§ah 
b.ll.Bayezi'in lalasi da muhtemelen ayni ki§i idi. 

Hiiseyin: 15irde §ah Kulu isyani sirasinda Korkud'un 
alalsiydi.^^^ §ehin§ah'in iaia-i kohne'si olan ve 1 503-1 504'te oglu 
Mehmed'in lalasi otarak goruien ve daha sonra yine II. Bayezid'in 
torunlan Murad b.Ahmed b.ll. Bayezid, Alaeddin b.Ahmed b.ll. 
Bayezid, Suleyman b.Ahmed b. II. Bayezid, Mehmed-|ah b.§ehin§ah 
b.ll. Bayezid'in de lalasi olan Huseyin ayni k!§i olabilir(?) ^^ 



^^^SO, 5/1512; Tacu't-Tevarih, C.ilL s.261; C.iV, s.7-8; Celaizade, Selimname, 
S.291; N.GoyuDQ, Timar Ruznamge, s/!29-13G. 

^^^N.Goyun?, Timar Ruznamge., s.130. 

^^^Hanedanlar, C.!, s.145. 

^^^Hanedaniar, C.li, S.147. 

^^^Muhimme2, 1637-179. 

^^°S0, 3/807; Hanedanlar, CH. s.147, 

^^^i.H.Uzun9ar§!li, "ILBayezid'in Oguiisnndan Sultan Korkud", Belleten. XXX/120 
(1966), S.567. 

^^¥a§a Livas^ s,472; Hanedanlar, C.ll s.147. 



OSMRNUifiRDR LflLffUH 1 27 



Ahmed Bev: 1488'de oldugu sirada Korkud'un lalasidir. Saruhan 

393 

sancaginda 151.140 akgalik haslari vardir. 

Sinan Qelebi: Ahmed Bey'in olumunden sonra iaialiga getirilmi§ 
ve onun haslari da kendisine devredilmi§tir.^^'^ 

Saru Ahmed Bey: Diger Ahmed Bey'den ayri oldugu anla§iliyor. 
F.Emecen, Manisa'da bir camiye Saru Ahmed Pa§a adii bir zat 
tarafmdan bir koy vakfedildigi kaydetmektedir.^^^ 

- Mahmud b, 11. Bayezid: 

Ibrahim Bey: Kastamonu'da 100.664 akga hassi olan Ibrahim 
Bey 1488'de §ehzade Mahmud'un lalasi idi.^^^ 

Hiisrev Bey: Lala iken 11 Mart 1504'te Alaiye sancakbeyi 
olmu§tur. 

Kasim Bey: Lala olmadan once Rumeli beylerbeyligi Timarlan 
kethudasi idi. 1504'te lala olmu§tur^ 



.398 



-Mehmed bJI. Bayezid: 

Huseyin Bey: Kefe Sancakbeyligi yapan Mehmed'in lalasi 
Huseyin ile Korkud'un lalasi Huseyin ayni §ahis midir?^^^ 

-Alem?ah b. II. Bayezid: 



^^^N.Goyung;, TimarRuznamge, s.13l 

^^"^N.Goyung, TimarRuznamge, s.131 

^^^.N.Goyung, Timar Ruznamge, s. 131. 

^^N.Goyung, TimarRuznamge, s.132. 

^^>a§a Livasi, s.473; Hanedanlar, C.li, s.148; N.Goyun?. Timar Ruznamge, 
s.132. 

^®^Pa§a Livasi, s.472; Hanedanlar, C.I!, s.149; N.Goyung, Timar Ruznamge, 
s.132. 

^^^Hanedanlar.C.II, s.149. 



12? 



HeNmzm m$ 



Yakup Pafa: 1481'de ilk laiasidir. §ehin§ah ve Ahmed'e de 
lalalik yapan ki$i muhtemelen aynidir. 

Subafi Iskender: §ehzade Alem§ah'i Manisa valisi iken 
sefahata ahftirdigini, §ehzadenin annesi Gulruh Kadin'tn yazdigi 
mektup lie hakkmda bilgi sahibi oluyoruz.^°° Korkud'a da lalalik yapan 
ki§i ayni fahis midir? 

Haydar Bey: Yukanda §ahin§ah'!n lalasi olarak zikredilen 
Haydar Bey lie muhtemelen ayni ki§i.'^°^ 



- Mustafa b, !,Suleyman: 

Cafer Bey: Q.UIuQay'da kaynak yok. II. Seiim'in lalasi olan 
§ahislaayn! olmah. 

Huseyin: Hakkmda bilgi yok. Ayni ad igin a§agidaki en lalaya 
bak. 

-Mehmed bJ.Suleyman: 
Ali Bey: Hakkmda bilgi yok.^^^ 
Ibrahim Qelebi: Hakkmda bilgi yok.'^^^ 

- Bayezid b. LSufeyman: 

Mustafa §ah!n Pafa IKara-Lala): Kanuni'nin kolesidir. Saraydan 
gikip 1544'te Er^urum, 154ffde DiyarbekJr beylerbeyi oldu. Sonra 
§ehzade Bayezid'a !ala oiup, oradan Gazze beyi ve 1562-63'te Misir 
valisi oldu. 15641e aziediSdi= Qok gegmeden vefat etti, Kars Kalesini 
yapmi§t!r. Ogulian Ridvan Pa§a ve Behram Pa§a'd!r.^°'^ 



'^^^TSA E.6499; Q.Ulu^ay, Haremden Mektuplar, s. 35-40. 

'^^'Hanedaniar, C.ll, S.149. 
'^^^Hanedaniar, C.II.S,166. 
^^^Hanedanlar. CJU.166. 
■°^SO4/1210. 



05MHNULRRDFI LRLnUH 1 29 



Rustem Pa§a: Lala oldugu hakkindaki bilgi §erafettin Turan'in 
ifadelerinden gikanlmiftir. §ehzade Bayezid, karde§i Selim ile 
mucadelesi sirasinda yardim igin kendisine yazdigi mektuplarda lala 
hitabini kullannni^tir. Ancak bunun bir hitabin otesinde lalasi oldugu 
tarzinda bir sonug gikmi^tir. Arnavuttur. Haremde terbiye gorup rikab 
agaligi ile gikti. Sonra Diyarbekir valisi olup 1543'te Mihrimah Sultan ile 
eviendi ve vezirlik verildi. 1544'te uguncu vezir iken sadrazam oldu. 
1553'te aziediidi. 1555'te ikinci defa sadrazam oldu. 1561'de oldu. 
§ehzade Camii'inde bir ogluyla beraber turbesinde medfundur.'^°^ 

Lala Mustafa Pa§a (Kara): Yukanda II. Selim'in lalalari arasmda 
anlatildi. 1554'te §ehzade Bayezid'in lalasiydi.'^^^ 

C- 5EHZADE gOCUKLARININ LALALARI 

- Orhan b. Suleyman Qelebi b. I.Bayezid: 

Balaban Bey (Toyca): 1. Murad'in emirlerinden olup, askere 
serdar olurdu. 1389 Kosova sava§inda hazirolup 1401 'de oldu.'^^'' 

Terziba§i Zaganos: Umeradan olup Suleyman Qelebi'nin 
istanbul'da rehin birakilmi§ oglu Orhan'in lalasiydi. Elgilikle I. 
Mehmed'e gonderilmi§ti. Sonra Terziba§i oldu. II. Mehmed'e buyuk 
hizmette bulunmu§tur. §ehzade Musa Qeiebi ile mucadele sirasinda 
§ehzade Orhan serbest birakildiginda Eflak'a giderken etrafinda 
topjanan tavci (toycu)"^^ adi verilen kuvetlerle Karinabad'da Qeiebi 



"^^^SO, 5/1402; §.Turan, Bayezid Vak'asi, s.128. 

"^^^Muhimme 1,951-167. 

"^^^SO, 2/356. 

"^^^'Tavcilar (Toycular): Akinci beylehnrn emrini bekleyen akinci kitalannadan, 
bunlarin yaninda agilacak dirliklere girmek gayesiyle sira bekleyen (mulazemette 
bulunan) kimseierden hudut kitalari. Akmlarda ganimet elde etmek veya herhangi bir 
surette zengin olmak yahut sadece if bulmak ve ba§ka gayelerle Anadolu'dan gelen 
bekar ve aile hayatmdan mahrum zumre." M.Akdag, Turkiye'nin Iktisadi ve ictimai 
Tarihi, CJ,s.299. 



/6 



'e karfi gikmaya kalktigi sirada iaiasi Teizibaf} Zag 
kuQuk sehzadeyi Qelebi Mehmed'e teslim etti.'^^^ 

-Mehmed b. §ehinfah b, IL Bayezid: 

Huseyfn Bey: le.Yuzyi! ba§lannda defterdar-i kohne-i Hazret-i 
§ehin§ah oiarak bahsedilen bu zat 1504'te Mehmed'in lalaligina tayin 
edilmi§tir.^^° 

-Murad b.Ahmed bJI. Bayezid: 

-Alaeddin b^Ahmed bJf. Bayezid: 

-Suleyman b.Ahmsd b. 11. Bayezid: 

Hiiseyin: Osmanij hanedanindan §ah-nevaz Hatun'un 
kocasidir.'^ Kimligi hakkmda acikiayici bir bilgi bulamadigimiz bir 
ki§inin muhtemelen yukandaki ug lehzadeye ayni anda !ala oiarak 
tayin edildigi anla§iliyor. Fakat bu §ehzade!er, sancak beyi oiarak kendi 
sancaklarinda bulunduklar) zaman ialalan ayni §ah!s olamayicagi ipin 
ad! gegen laianin durumu bilinmezligini de muhafaza ediyor. 
§ehin§ah'in oglu Mehemd'in lalahgini yapan Husytn ile de ayni §ahis 
olmasi ihtimal dahiiindedir. 



-Orhan b. Bayezid b= f^Sufeyman: 

Hall! b- isa Pa§a (Qandarlizade): li. Murad ve Fatih'in 
vezirazami Haiil Pa^a'nin torunudur. 1508'de dogmuf, medrese tahsili 
gorerek, muiazim oimu§, sonra otuz iki akga yevmiye ile buyuk babasi 
ibrahim Pa§a'nin Uzungarfi bafindaki medresesine muderris olmu§tur. 
1546'da Divanyoiu'ndaki Eski Ali Pa|a medresesi tayin edilmifken, 
muderrislikten vazgegerek babasi gibi iimera meslegine girmi? ve 
Mara§ eyaletine defterdar olmu§tur. Halii Bey daha sonra Kutahya 



^°^S0, 5/1704; Soiakzade. C.I, s.171-172; Tacu't-Tevarih, CH, s.81. 

^^'^Paia Livasi, s,472; Hanedanlar, C.ii, s.472; N.Goyung, Timar Ruznamge, 



s,133. 

411 



Pa§a Livasi, s.473; Hanedanlar C.ii, s.146. 



OSMRNUlRRDFi LRLRUH \ 3 1 



valisi Orhan Qelebi'ye lala ve Afyonkarahisar sancakbeyi olmu§tur. 
§ehzade Bayezid vak'asindan sonra a?ikta kalmif ve daha sonra 
Budin Eyaleti defterdarligma tayin olunup Budin Eyaleti'nin mukemmel 
tahrir defterini yapmi§tir. 1568'de Budin defterdarligindan mazul olarak 
vefat etmi§tir.'^^^ 



'^^^i.H.Uzun9ar§ili, gandarii Vezir Ailesi, Ankara, 1974, s. 110-1 11 (Kutbeddin 
Mekkrnin el-KavadisQ's-Seniye fi Rihleti'I-Medineti ve'r-Rumiye isimli eseri Velfyuddin 
Efendi kutuphanesi, kitaplari numara 2440, Kutbeddin Mekki, 25 C.ewel 965'te 
Afyonkarahisar sancakbeyi Halil Bey ile goru§muftur. "Buranin valisi Halil Bey b. isa 
Pa§a'dir. §ehzade Orhan b. Bayezid'in iaiasi imi§.)- 



OSfmNUifiRDR LRLRUH 1 33 



SONUQ 



§EHZADELERIN SANCAGA QIKMA USULUNUN 
KALDIRiLMASI VE LALALIGIN TARJHi FONKSJYONUNU 

KAYBETMESi 



§ehzadelerin sancaga gikma usulunun kaldirilmasi, karde§ katii 
uygulamasinin son bulmaya ba§lamasi ve taht veraseti anlayi§inin 
degi§mesi yani ekberiyet kaidesinin hakim oimasi lie i? ige ge[i§mi§tir. 
Dolayisiyla bu konuda izahata giri§ken tabiati ile digerlerine de temas 
etmek mecburiyeti dogmaktadir. 

III. Murad'm saltanatma gelindiginde ^ehzadelehn kendilerine 
yonetmek Cizere sancaklar verilmesine devam edilmekle birlikte, 
Avrupa sinir boylanna giki§ imkanlan kalmami§t!. Murad, sancaktaki 
tek §ehzadeydi. resmen veliahd ilan edilmemekle birlikte sahip oldugu 
durum ona veliahdlik hakkini kendiliginden kazandiriyordu. Artik uzun 
zamandan beri tek §ehzade sancagi olmak itibariyle Manisa (Saruhan) 
payitahtin yakininda ve tamamen padi§ahin kontrolQ altindaydi. Dahasi 
§ehzadeler artik padi§ah tarafindan sadece ogullanmn egitimini 
gozetmek uzere degil ayni zamanda kendi otoritesine kar§i herhangi 
bir poiitik tehdidi onlemek de iaialann sorumiuiugu altin verilmi§ti.'^^^ 

Belgelehn tedkikinden, §ehzade Murad'in sancagm idari i§lerini 
lalalan vasitasiyla gordugu kendisinin idari i§lere pek kari§madigi 
aniafilmaktadir Nitekim merkezle irtibatin daim? §ekilde lalalar 
tarafindan yapildigi, gonderilen hukumlerin de lala adina yazildigi 
dikkati gekmektedir.'^^'^ Bu durum gegirilen badireler sebebiyle lalalarfn 



"^^^L.Peirce, Harem, s.25. 



'^^''1560 ite 1592 tarihleri arasmdaki doneme ait Muhimme kayitlanndan kirk aiti 
tanesi bizzat "laiaya hukum ki" diye ba§!amaktadir. Bunlar muhtevasinda hemen her 
konu bulunmaktadir. Sadece defter ve kayit numaralanni vermekie iktifa ediyotuz: 
Muhimme 5, 277-120; 425-175; 534-212; 560-220; 840-321; 1032-391; 1398-511; 



H€NBNZm m^ 



idari iflerdeki fonksiyonlanmn artirilmasi veyahut hususiyie 
§ehzadelerin daha onceki aktif faaiiyetierinin frenlenmesinden boyiece, 
zuhur edebiiecek probismiarin kontroi altma alinmak istenmesinden 
ileri geimif olmalidir.''^^'' 

Osmanii tarihinde sancaga gikan son fehzade oian \\\. Murad'in 
buyuk oglu Mehmed annesinden gelen mektupia vaziyeti ogrenince 
Istanbura hareket igin pak aceieci davranmadi. Bostanciba§i Ferhat 
Aga, Istanbul ile Manisa arasindaki mesafeyi dort gunde katetmi§tir 
Mehmed ise haberi aldigmin sekizinci gunu istanbul'a vasii oldu. 27 
Ocak 1595'ta Manisa'dan hareket ettigi sirada yanina aldigi maiyyetine 
dahii §ahsjyet!erin en muhimieri Lalasi Mehmed Pa§a i!e emir-i ahuru 
Ahmed Aga idi.'^"''^ Boyiece payitahta uia§tiginda; 111. Murad'm yirmi iki 
sene saraya kapanarak kadmiaria suren saitanati esnasinda kendisinin 
difindaki on dokuz oglunu yani karde§!erini bogdurmuf kendisinden 
ba§ka taht varisi birakmamiftL Bu 1595 tarihinden sonra yeti§kin 
§ehzade olmamasi sebaDlyie §ehzade!erin sancak hizmetine 
gonderilmeleri kanunu tatoik ediimedi. 



in. Menmedin sa!tanatiy;a bihikte lehzadeier tamaman saraya 
hapsedildiler. Mehmed'ln oguHarindan hig biri sancaga g6nderilmemi§, 
sultan hig bir oglunu tahtm varisi olarak g6stermemi§tir. Bunun belirgin 
bir politJka mi yoksa sultanin erken oiumunun sonucu mu (37 ya§inda) 
oldugunu kestirmek guctur. Cunku Mehmed tarn ogullan sancak 
beyligine gonderilme ya§ina geiirken oldu. !iL Mehmed, Osmanli 
hanedanindan §ehzad8 iken sancaga gikan yani daha genj| manada 
bir kamu gorevi ustienmif son sultand). §ehzade sancaginin onun 
saitanati sirasinda, ya dufunuterek ya da srken oiumu sonucu ortadan 
kalkmasL bir dizi hanedan igi tesaduflerin de ekienmesiyie 
muess8sele§ti. 1603'ten I64ffe kadar, yanm yuzyillik be§ saitanat 

1582-572; 1787-638; Muhirnme 6, 208-^101; 327-151; 937-438; 1395-635; MiMmme 1, 
126-44; 453-171; S28-227; 2018-736; 2364-863; Muhirnme 10, 124-80; Muhirnme 12, 
147-67; 344-161; 1145-598; 11S2-621; fvluhimme 14, 479-337; 555-397; 583-413; 697- 
464; 1007-698; Muhirnme 18, 145-39: 265-122; Muhimme 19, 105-48; 122-55; 133-60; 
140-64; 510-250; 647-321; .Muhirnme 21, 43-9; Muhimme 22, 40-16; Muhimme 24, 
302-111; 802-295; Muhirnme 26. 154-58: Muhimme 52, 464-182; Muhimme 63, 402- 
140; Muhimme 69, 480-241 

'^'^^F.Emecen, Manisa, s,35. 

^^^Mufassa! Osmanli Tahhi, C.iil, s,1590-91. 



OSmNULRRDR mmUH 1 35 



donemi boyunca, babalan olduklerinde I.Ahmed (14), Mustafa (11), 
ll.Osman (13), IV.Murad (5), Ibrahim (2), IV.Mehmed (7) ya§lannda 
idiler. Yani sancaga gitme ya§ina eri§ememi§Ierdi. Bundan sonra 
henedanm turn erkek uyeleri hayatlarini, ancak ve sadece tahta 
giktiklannda ortaya pikmak uzere sarayin iginde gepirdiler. 

Veiiahd olan buyuk §ehzadeye Anadolu'da ismen sancak 
veriliyordu. Ama bu sadece bir formaliteydi. Verilen sancagin gelirlerini 
topiamak ve i§lerini denetlemek uzere bir mutesellim veya kethuda 
gonderiliyordu. Bu durum ise sadece zevahiri muhafaza eden bir 
usuldu. Bu usule gore Sultan Ibrahim'in oglu Mehmed be§ ya§inda iken 
Manisa sancagina tayin edilip sancagin idaresi igin bir mutesellim 
g6nderilmi§tir. Sultan Ibrahim'in tahtan Jndirilip §ehzade Mehmed'in 
IV.Mehmed unvaniyla 1648'de yedi ya^inda padi§ah ilan edilmesi ile bu 
son usul de kaldinlarak §ehzadelerin sarayda kafes yani inziva hayati 
ba§lami§tir.'^^^ 

I.Ahmed'in olumunden sonra (1617) §ehzadeleh ku?uk 
oldugundan yirmi alt! ya§inda bulunan karde§i I. Mustafa padi§ah ilan 
edilmi§ ve bu suretle babadan ogula gegen saltanat usulu bozulmu§tur. 
Hatta bundan dolayi Mustafa'nm hal'i ile padi§ah olan I.Ahmed'in buyuk 
oglu ll.Osman, kendi saltanat hakkina riayet edilmedigi i?in sadaret 
kaymakamiyla §eyhulislami azletmi§tir. ll.Osman, Lehistan seferine 
giderken yeti§kin olan karde§i §ehzade Mehmed'i bogdurmu§ ve 
IV.Murad da karde§lerinden Bayezid ile Suleyman'i Revan seferi 
esnasmda ve Kasim'i da Bagdad seferi sirasinda ayni akibete 
ugratmi^tir."^^^ IV.Mehmed'in padi§ah olduktan sonra gocuJuk devri 
gegince karde§leri Suleyman ile Ahmed'i oldurtmek istediyse de 
validesi Turhan Hatice Sultan'in §ehzadeleri himaye etmesi dolayisiyla 
bunlar kurtulmu§lardir. i§te bundan sonra hanedanm en ya§lisinin 
padi§ah olmasi kaide olmu§tur.^^^ Burada alti gizilmesi gereken husus 



'^''''LH.Uzungar^ili, Osmanli §ehzadeieri, s.666; L.Peirce, Harem, s.132. 

'^''^"Ewelce merhum Sultan Murad Han zamanmda oian tuvana (gug;lu kuwetJi) 
§ehzade!er idam olunup Osmanli devleti saltanati Sultan Ibrahim Han'a munhasir 
kalmi|ti. Onlarin sulbunden §ehzadeler dunyaya gelmek gok lazim ve muhimdir deyu 
devlet erkani ve saltanat ayani Sultan ibrahim'in tahta giktigi sirada birer hasna (guzel) 
carlye gonderup padi^ah hazretlerint gocuk yapma yoluna te§v!k ettiler." Naima, CIV, 
S.1781. 

"^^^I.H.Uzun^r^ili, Memluk Sultanlanna Kagan §ehzadeler, s.520. 



tJC} 



Osman!) hsnedan poiitikaiannin haik tarafmdan sn seviimeyen 
ozeOiginin -kardes katii- kent ortammda uyguian.mava basiad^ktan 
runun oek uzamamis olmasidm " 



§ehzadeiariri sancags ciKrna usuiu kaldinhncaya kadar/haremn 
humayundaki fehzadeler padifahin kendi ogulianndan ibaretti. Buniar 
sancaga ^ikacak ya§a gelinceye kadar sarayda kaiiriardi. Sancaga 
gikma usuiu iagvedince fehzadeler meyanmda padi§ahin ogulianndan 
maada kardef ve kardaf gocukian, on sekizinci asnn sonSanndan 
itibaren amca gocukian bi^e mevcuttu. Babalan olen fehzadeler daha 
siki bir nezarei aHina ahnir ve buniar harem-i humayuna biti§ik flmfirlik 
deniien mahaide ^^kamet sderierdi. Sehzadeierin bu ya|ayi|ina kafes 
hayati denirdL Kafes hayati yaf^yan fehzadeierin hizmetinde bulunan 
cariyelerin gocukisn dunyays gelirse, dogan gocuk darhal ifna 



§eh2ideter fancakbeyi oiarak sancaga giktiklan donemlenje 
babaiannin komuta ettig: favafiarda egitilirlerdi. Ancak 17.yuzyi!a 
gelindiginde fehzadeiarin babaiannin yanmda pratik sgitim aima 
firsatlan azaidi, S^k sik kai'f nas^^an tahtan indirme olayian fahzadenin 
babassni hlg tanryamayabilecsgi anSamma geliyordu. Ya da s 
?ocuk!ugunda tanim^f c!abyirdi.1803'ten 1648'e kadar, yanm yuzy 
bef saitanat donemi boyunca, babalan olduklerinde LAhmed (14), 
Mustafa (11), !i. Osman (13), IV.Murad (5), Ibrahim (2), IV.Mehmed (7) 
ya§!annda idiler. 

Daha onceleri fehzadster kuQukken saraym uguncu avlusunda \g 
ogianlaria biriikte hem fiiiks©! hem enteliektuel egitim gorurterdi. 
Biniciijk ve doguf sanatiar) tgffimini ]g ogianliri^ binikti almaya devani 
ettikteri halde. IT.Yuzyiida fshzide'er lancaja p'knnadikiin igin 
fehsideierin sguim ve ograHmi aaray ifinda Sinwianmifth Yani kafes 
icad idiSdiktan aonra ishzide hir yaSincia sutten kasHlncs 
bir maiyyet tayin oiunuyordu= Bu maiyyetin ugu has= 
dan segilirdi v© buniann en ya§hs], en tecrubelisi baf-iala unvani 
izidenjn vetistirilmsaindsn sorumiu tutulurdu. Digsr hadim 



jUU 



kendisin 






..^^„,. 422 



in sadecs iaia unvlinini tsfiryonarai. " ' Egmmmm] bb mremm 



''^'"'LPehoe, Harem, s.370. 
^^'Mufassa! Osmanli ^btM, C.3, s.1434. 



OSimNULBRDR LFimUH 1 37 



iginde yer alan "§ehzadeler okulu"nda surduyorlardi. Sancak 
merkezindeki §ehzadenin ?evresi politik ve kulturel egitimine katkida 
bulunan insanlaria sanli olurdu. Oysa artik birgok §ehzade ayni 
hocanin sorumluluguna veriliyordu. III. Murad 90k §ohretli ve itibar 
sahibi Hoca Sadeddin Efendi'yi ilk oglu ve tahtin varisi oldugu daha 
babasi hayattayken ilan edilen Mehmed'e hoca tayin etti. Ama dort 
kuijuk oglu hoca olarak §air NevTyi payla§tilar 

Ekberiyet sisteminde §ehzadeler arasinda artik tahta kirn 
gegecek diye sava§ gikmiyordu. Ama Kanuni Sultan Suleyman'in 
saitanatindaki agik veraset mucadelesi sisteminden ekberiyet 
sistemine ge?i§ purussuz olmadi. Tahtin varisi belirlenince, 111. Murad'in 
saltanati sirasindaki gibi, padi§ah iie tahta gegme sirasini bekleyen 
^ehzade arasinda kar§ilikli bir guvensizlik olu§urdu. Padi§ah tahtan 
indirileceginden, §ehzade ise idam edileceginden korkardi. Ekberiyet 
sisteminde bu kez karde§ler arasinda bir guvensizlik vardi. 
§ehzadelerin hala korunmalari gerekiyordu. Artik hayatta kalmalanni 
saglamakta gikari olabilecek bir lala ya da maiyyet uyeleri yoktu."^^"^ 

Mehmed'in 1603'te olmeden sadece bir ka? ay once en buyuk 
oglu Mahmud'u idam ettirmesi buyuk ihtimaile benzer bir tehlikeden 
ka^mmak igindir. Padi§ah Mahmud'un saraydan aynlip sava§9i 
§ehzade rolunu ustlenme hevesinden rahatsizdi. Bunun ba§l!ca nedeni 
de, kendisinin sefere ?ikamayacak kadar §i§manlami§ ojmasiydi. 
Mahmud yenigeriler arasinda gok seviliyordu ve olumunden sonra da 
cesur ve gayretii olarak anildi. 

Mehmed §ehzadeligi sirasinda babasi igin olu§turdugu tehlikenin 
tekrarlanmasindan sakiniyordu. Venedik elgiieri Mehmed'in §ehzadeligi 
sirasinda Murad'in, oglunun halk arasmdaki populerligini muthi§ 
kiskandigini sik sik bildirmi§lerdi. Gergekten de Murad'in saraydan 
kadar az ayrilmastnin bir nedeni oglu lehine hal edilme korkusuydu. 
1594'te Mehmed tahta gikmadan bir yil once yazilmi§ bir rapora gore 
annesi Safiye kendisine gok goze batmamasini 6gutlemi§ti. "Babasinin 
oglundan a§in guglu ve acimasiz karekteri yuzunden ho§lanmadigini, 



^^Y.Peirce, Harem, s.312-313. 
''^'^LPeirce, Harem, s.307. 



138 HeNRNZimm^ 



askerlehn kalbini kazanacagindan ku|kulandigini goren Safiye, ona 
kendini eglenceye vermesini soyledi; o da surekli bunu yapiyor.""^^^ 

Bu donemden sonra artik saray kadinlan, ozellikle valide 
sultanlar ve padi§ah analari bu entrikalarin iginde kesif bir yer tuttular. 
Onlarin bu konudaki en buyuk yardimcilan ve destekgileri de saraydaki 
lalalardi. Bu noktadan sonra harem ve mabeyn mensuplari ile ig i?e 
gegen lalalar ozellikle onlarin ba§i olan daru's-saade veya kizlar 
agasi"^^^ ile birlikte anilmaya ba§landi. Mesela: I.Ahmed, en fazia 
hocasi Mual!im-i Sultam Mustafa Efendi ile Haci Mustafa Aga'nin 
tesirinde kalirdi. Haci Mustafa Aga, I.Ahmed'e lala olmanin yaninda 
lAhmed, I. Mustafa ve ll.Osman devirlerindeki Darussaade Agasi 
(Kizlar Agasi) vazifesi ile one gikmi^tir. Mustafa Aga, vezirazam Nasuh 
Pa§a'nin muhalifidir. 1. Mustafa'nin halinde ba§l!ca rolu oynami§tir.'^^'' 
Bu sebebten olsa gerek ge? devre ait bu yapilanma daha sonraki 
ara§tirmacilan, klasik donem lalalar ile bu konumdaki lalalan, 
vazifelerint icra noktasinda birbirine kan§tirmi§lardir. II. Mehmed'in 
lalalan (§ahabbedin) §ahin Pa§a ile (Ni§anci) Ibrahim Pa§a, 
kizlaragasi; Cem'in lalasi olan A§tinoglu Yakub Bey de ba§-mabeyncisi 
olarak tavsif edilmi^tir."^^^ 

Zikredilen bu lalalann mudahil olduklan hadiseleri teferruattna 
girmeden misal olmak bakimindan haklannda kisaca §u bilgileri 
verebiliriz: I.Ahmed, lalasi Mustafa Efendi ve ba§ hadtmagasi Mustafa 
Aga'ya dayaniyorsa da devlet politikasiyla kendisinden hemen once 
gelen padi§ahlardan daha 90k ilgileniyordu. Tahta gegtiginde yalnizca 
bir karde§i sag bulundugundan (I. Mustafa) I.Ahmed'in padi§ahin 
karde§lerini oldurtme gelenegini terketmesiyle tahtin, hanedanin en 
ya§li uyesine genellikle hukumdann ogullan yerine karde§ine birakmasi 
gelenegi ba§latilmi§ oldu, Bu durum 17.yuzyilda Osmanli sarayini 
zaten kan§tiracak olan entrikalan daha da artirdi. Bunlann en me§huru 
olan I.Ahmed'in kansi Kosem Sultan'in faailyetleri ise 17.yuzyilda 



^^\.Peirce, Harem, s.130-131. 



''^^Haklannda daha fazal bilgi igin bk. Tarih Deyimierl, M.Sertoglu, Osmanh 
Tarih Lugati, Istanbul, 1986. 

'*^^i.H.Danl§mend, Kronoloji, C.HI, s.261, 268, 271, 540. 

^^^Hammer, C.I, s. 523; C.li, s.207, 212. 



OSimNUmRDFi LfimUH 1 39 



ogullari ll.Osman, IV.Murad ve Ibrahim donemlerinde goze batacak bir 
manzara te§kil eder hale gelmi§ti.^^^ 

Buyuk VaHde Kosem Sultan lie Kuguk Valide Turhan Sultan 
arasinda ?ok §iddetli bir rekabet vardi. Kosem Sultan, ocak agalarina 
Turhan Sultan, saraydaki adamlanna istinad etmektedir. Bu vaziyete 
nihayet vermek isteyen Kosem Sultan'in IV.Mehmed'i zehirletip yerine 
ba§ka bir anadan olan karde§i Suleyman'i tahta pikarmak istiyordu. 
Turhan validenin en miihim adami olan Ba§lala Uzun Suleyman aga 
biiyuk validenin bu tertibatini haber aimi§ oldugu igin Musahib Reyhan 
Aga, Lala Ibrahim Aga, Ismail Aga butun on dort nefer kimse, bu 
du§uncede olup buyuk validenin idamina yemin ettiler.^^^ Bir gece has 
odalilardan musellah bir cemaatle Kosem Sultan'in dairesine saldtnp, 
dort padi§ah devrinde yarim asra yakin bir zaman Osmanii Devleti'ne 
hakim olan ve o sirada altmi§ iki ya§inda bulunan bu me§hur valide 
sultani bir perde ipiyle bogarak 6ldurdLiler(1651).'^^^ 

Aynt asir iginde Lala Ahmed Aga (Karagoz- GedaT), Lala-i 
§ehriyari olmu§tu. 1689/90 'de daru's-saade agasi oidu. 1 690-91 'de 
efendisi ll.Suleyman'in vefatmin tesiriyle hastaianip vefat eyledi.^^^ Bir 
asir sonra ise lala olan Mahmud Bey ise III. Selim'in lalasi olup 1789'da 
Mihri§ah sultana kethuda oldu. 1790'da vefat etti. Laleli Turbesi 
bahgesine defnedildi. Baba-yi alem ruyeti musellem bir pirdi. 
ikbalperestler etrafini afarak kendisini gozden du§urmu§lerdir.'^^^ Saray 
lalalarinin Osmanli Hanedani igin oynadiklan en muhum rollerden 
birisine Sultan II. Mahmud tahta giki§i sirasinda §ahid olmaktayiz. Ba§ 
gukadar Fettah, hazine kethudasi Ebe Selim, Mirahor Mehmed, hazine 
vekili Nezir, tebdil hasekisi Bagdatli Ali ve bunlarla i§birligi halinde 
bulunan be§-on bostanci harem-i humayuna girip Sultan III. Selim'i 
§ehid ederek Sultan Mahmud Han'a saldirm!§lar ise de Lalalan Anber 



"^^^S.Shaw, Osmani! Imparatorlugu, C.i, s.263. 
^^°Naima, CIV, s.2147. 
^^^I.H.Dani§mend, Kronoloji, C.lll. s.418. 
^^^80,1/152. 
^^^SO, 3/909. 



140 HeNBN ziw m^ 



ve Hafiz Isa agalann korumalan ile sarayin gatisina ?!kip canini 
kurtardi.'^^ 

NihaT olarak toptan bir degerlendirme yapildiginda §u sonuglara 
ula§ilabiiir: Ge^en bahislerde yaptigimiz izahlar 9er5evesinde 
Osmanhlar hem atabey hem de lala tabirini kullanmi§lardir. Ancak Orta 
Asya (Turk-Mogol) ve Selguklu geleneginin ortaya Qikardigi atabeylik 
muesesesi ile men§eini buradan olan Osmanlilardaki lalalik (atabeylik) 
muesesesinin geli§im gizgisi arasinda bir tezat oldugu ortaya 
gikmaktadir. Beiki geni§ bir degerlendirme ile "tekamul" diyebilecegimiz 
bu degi§me sureci ayni zamanda Osmanlilarin ula§tigi taht veraseti ve 
daha geni§ manada hakimiyet anlay!§inin vasiflarini da ortaya koyar. 

Ba§langi9ta Osmanh hanedaninm uzerinde tekewun eden 
hakimiyet hakki gittikge yatnizca padi§ah!n §ahsinda toplanmi§tir. 
§ehzadelerin sancaga ya da eyaletlere gikmalari bir bakima 
hakimiyetin payitahtaki hukumdardan yani merkezden ta§raya 
dagilmasi demektir. Ancak Osmanli padi§ahi, §ehzadeye tayin ettigi 
lalalar vasitasiyala dagilan bu hukmetme gucunu tekrar topluyordu. 
Lalalann padi§aha baghliklan, men§e'leri ve gorev sureleri nazar-i 
itibara ahndiginda; onlann kendiierinden onceki atabeyler gibi 
bulunduklan bolgede istiklal kazanmalari ve bir sulale te^kil etmeleri 
mumkun degildi. Ancak faaliyetleri, hirslarina paralel olarak, padi§ah 
katinda daha yuksek mevkiler elde etmek istemeleriyle smirli kalmi§tir. 
Elbette bu otoritenin bolunmesi ve buna bagli olarak devletin 
pargalanmasi gibi misallerini daha onceki Turk devletlerinde 
gordugiimuz durumlarm olu^masina musaade etmemi§ti. Tabii olarak 
da lalahk muesesesi bu haliyle Osmanli Devletinin omrunun uzun 
olmasmdaki sebepler arasinda yerini almi§tir. 



434 



M.Nuri Pa§a, Netaicu'i-Vukuat, C.lli-IV, s.228. 



05fmNUU=iRDR LftmUH 1 4 1 



BIBLiYOGRAFYA 



AR§iV BELGELERi: 



Muhimme Defterleri: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 12, 14, 18, 19, 21, 
22, 24, 25, 26, 27, 52, 53, 64, 67, 69 



BOA KK : nr. 1766; Saray 7102; Ruus nr. 209; Ruus nr. 225; 



BOA DUlT (Dosya Usulu IradelerTasnifi): B/12-15 



Ataturk Kitapligi Mualiim Cevdet Yazmalan: 0.71 



TSMA Evrak No : 3924/11, 5499, 5590, 6059/7, 6457, 6366/2, 
6620, 8335, 8517, 9641, 10262, 



KITAPLAR VE MAKALELER: 

(Dipnotlarda gok tekrar eden eserlerin kisaltilmii hali kunyenin 
sonunda, parentez iginde verilen §ekildedir.) 



ABDURRAHMAN §EREF EFENDl, Tarih Musahabeleri, 
(Haz.Enver Koray), Ankara, 1985 



AHMEDi, iskendemame, (Haz.ismail Unver), Ankara, 1983 



142 HeNRNZmTR^ 



AKA, Ismail, Timur ve Devleti, Ankra, 1991 

, Mirza §ahruh ve Zamani (1405-1447), Ankara, 1994 

AKDAG, Mustafa, Turkiye'nin IktisadTve IctamaTTarihi, Istanbul, 
1987, 2cilt 

AKGUNDUZ, Ahmet, Osmanh Kanunnameleri ve HukukT 
Tahlilleri, C.ll, Istanbul, 1990 (Kanunnameler) 

AKMAN, Mehmet, Osmanh Devletinde Karde§ Katii, Istanbul, 
1997 

ALDERSON, A.D, Osmanh Hanedanmin Yapisi, (Ter.§erafettin 
Severcan), Istanbul, 1998 

ALPTEKiN, Co§kun, "Ata", DiA, CIV, s. 32-33 

^ "Atabeg", DiA, CIV, s.38-40 

^ Dima§ka Atabegligi (Tog Tiginliler), Istanbul, 1985 

ARSLAN, Ensar Qildirli A§ik §enlik, Ankara, 1992 

A§IKPA§AZADE, A§ikpa§aoglu Tarihi, (Haz. Atsiz), Istanbul, 
1992 (A§ikpa§a) 



OSMBNULRRDR IBLRUH 1 43 



ATSIZ, Muneccimba§i §eyh Ahmed Dede Efendi Hayati ve 
Eserleri, Istanbul, 1940 



AYVANSARAYi, Hafiz Huseyin, Vefayat-i Selatin ve Me§ahir-i 
Rical, (Haz.Fahri Q.Derin), Istanbul, 1978 



— , Mecmua-i Tevarih, (Haz.Fahh Q.Derin-Vahit Qabuk), 

Istanbul, 1985 



Hadikatu'l-Cevami (Camilerimiz Ansiklopedisi), 
Haz.lhsan Erzi), Istanbul, 1987, 2 cilt 



BAYSUN, Cavit, "Cem", lA, C.lll, s.69-81 



BUSBECG, O.G, TiJrkiye'yi Boyle Gordum, (Haz.Aysel Kurtoglu), 
Tercuman 1001 Temel Eser 



CAFEROGLU Ahmet, Eski Uygur Turk?esi Sozlugu, Istanbul, 
1963 



CEZZAR, Mustafa-SERTOGLU, Mithat, Mufassal Osmanli 
Tarihi, Istanbul, 1657-1960, 6 cilt 



CELALZADE MUSTAFA, Selimname, (Haz.A.Ugur-M.Quhadar), 
Ankara, 1990 



DANl§MEND, Ismail Hami, Izahli Osmanli Tarihi Kronolojisi, 
Istanbul, 1961, 3 cilt 



EMECEN, Feridun, XVI.Asirda Manisa Kazasi, Ankara, 1989 



144 HENRNZmm^ 



— , "Beylikten Sancaga Bati Anadolu'da Ilk Osmanli 

Sancaktarinin Kurulu§una Dair Bazi Mulahazalar", Belleten, 
LX/277(1996), s.81-91 

Gazavat-i Sultan Murad b.Mehemined Han, Izladi ve Varna 
Sava§lan Uzerine Anaonim bir Gazavatname, (Haz.Halil inalcik- 
Mevlud Oguz), Ankara, 1989 



GOKALP, Ziya, Turkgulugun Esaslan, (Haz.Mehmet Kaplan), 
Istanbul, 1976 



GOKBlLGiN, Tayyib, "Orhan", JA, CIX, s.399-408 

___. — „, "I.Suleyman", lA, CXI, s.99-155 

, XV. ve XVl.Asirlarda Edirne ve Pa§a Livasi Vakiflar- 

Haslar-Mukataalar, Istanbul, 1952 {Pa§a Livasi) 

GOYUNQ, Nejat, "Timar Ruznamge Defterlerinin Biyografik 
Kaynak Olarak Onemi", Belleten, LX/277(1996), s.127-137 

HAMMER, J.W.P, Buyuk Osmanli Tarihi, (Ne§r. Mumin Qevik- 
Erol Kill?), Istanbul, ty (Hammer) 

HOCASADEDDiN EFENDl, Tacu't-Tevarih, (Haz.lsmet 
Parmaksizoglu), Eski§ehir, 1992, 5 cilt Tacu't-Tevarih) 

HUSEYiN HUSAMEDDiN, Amasya Tarihi, C.lll, Istanbul, 1329- 
1332 



OSMRNUiftRDR mmUM 145 



iBN KEMAL, (bk.Kemalpa§azade) 

iNALCIK, Haiil, "I!. Mehmed", lA, C.VII, s.506-535 

, "II. Murad", lA, C.VIII, s.598-615 



^ "Osmanlilarda Saltanat Veraseti Usulu ve Turk 

Hakimiyet Telakkisi lie ilgisi", Siyasal Bilgiler Fakultesi Dergisi, 
Sayi 14 (1959), s.69-94 



, Fatih Devri Uzerine Tetkikler ve Vesikalar I, Ankara, 

1987 



KAFESOGLU, Ibrahim, "Sel?uklular", lA, C.X, s.353-416 
, Harzem§ahlar Devieti Tarihi, Ankara, 1984 



KARAL, EnverZiya, "Yavuz Sultan Selim'in Oglu §ehzade 
Suleyman'a Manisa Sancagmi idare Etmesi Igin Gonderdigi 
Siyasetname", Belleten, VI/21-22 (1942), s.37-44 



KAZICI, Ziya, islam Muesseseleri Tarihi, Istanbul, 1991 



KEMALPA§AZADE, Tevarih-i Al-i Osman VI I. Defter, 
(Haz.§erafettin Turan), Ankara, 1991 



; Tevarih-i Al-i Osman, I. Defter, (Haz. §erafettin Turan), 

Ankara, 1991 



146 H€NFINZmm^ 



, Tevarih- Al-i Osman VI 1 1. Defter, (Haz. Ahmet Ugur), 

Ankara, 1997 



KOPROLU, Mehmet Fuat, "Ata", lA, C.I, s.711-718 



LEQUEUR, Hans-Peter, HQve'l-BakT Osmanli Istanbul'da 
Osmanli Mezarliklan ve Mezarta§lan, (Qev.Selahattin 

Diliduzgun), Istanbul, 1997 



MECDi MEHMED EFENDl, §akaik-i Numaniye ve Zeyilleri, (Haz. 
AbdulkadirOzcan), Istanbul, 1989, 5 cilt (§akaik) 



MEHMED ARlF, "Kanunname-i Al-i Osman, T0EM,14.Cuz, 
Istanbul, 1330, s.27 



MEHMED NE§Ri, Kitab-i Cihan-numa-Ne§rT Tarih 
(Haz.F.R.Unat- M.A.Koymen), Ankara, 1987, 2 cilt 

(Ne§ri) 



MEHMED ZEKi, MaktuI §ehzadeler, Istanbul, 1336 

MERQiL, Erdogan, Fars Atabegieri Salgurlular, Ankara, 1975 

MUALLiM NACi, Lugat-i Naci, Dersaadet, ty. 

MUSTAFA ALl, Kitabu't-Tarih-i Kunhu'l-Ahbar, (Haz.A.Ugur- 
A.Gul- M.guhadar-I.H.guhadar), Kayseri, 1997, 2 Kitap (Kunhu'l- 
Ahbar) 



OSMRNUIRRDR LfilfiUH 1 47 



MUSTAFA NURi PA§A, Netaicu'l-Vukuat Kurumlan ve 
Orgutieriyle Osmanli Tarihi, (Haz. Ne§et Qagatay), Ankara, 1979- 
80, 4 cilt 



MUMCU, Ahmet, Osmanli Devletinde Siyaseten Kati, Ankara, 
1985, 



-, Divan-i Humayun, Ankara, 1986 



MUNECCiMBA§l Ahmed Dede, Muneccimba|i Tarihi (Sahaifu'l- 
Ahbarfi Vekayiu'l-Asar), (Haz. Ismail Erunsal), Tercijman 1001 
Temel Eser (Muneccimba§i) 



NAlMA (Mustafa), Tarih-i Naima (Ravzat el-Huseyin fi Hijlasat-i 
Ahbar el-Hafikayn), (Haz.Zuhuri Dani^man), Istanbul, 1967, 6 
cilt (Naima) 



NAMIK KEMAL, Osmanli Tarihi, Istanbul, 1971, 2 cilt 



Nl§ANCI MEHMED PA§A, Hadisat, (Haz.EnverYa§arba§), 
Istanbul, 1983 (Hadisat) 



NiZAMULMULK, Siyasetname, (Haz.M.AItay Kdymen), Ankara, 
1982 



ORKUN, Huseyin Namik, Eski Turk Yazitlari, Ankara, 1987 



ORUg BEY (Edirneli), Oru? Bey Tarihi (Tevarih-i Al-i Osman), 
(Haz. Atsiz),Tercuman 1001 Temel Eser (Oru? Bey) 



148 H€NHNZlVHm$ 



OGEL, Bahaeddin, Turk Kulturunun Geli§me Qaglari, Ankara, 
1979 



-, BuyukHun imparatorlugu Tarihi, Ankara, 1981, I.Cilt 
-, Turk Mitoiojisi, Ankara, 1989 



OZ, Tahsin, "Topkapi Sarayi Muzesi Ar§ivi'nde Fatih Sultan 
Mehmed'e Ait Belgeler", Beileten, XIV/53 (1950), s.49-56 



OZCAN, Abdulkadir, "Fatih'in Te§kilat Kanunnamesi ve Nizann-i 
Alem i?in Karde§ Katii Meselesi", Tarih Dergisi, Sayi 33 (1982), s.7- 
56, Kanunname Metni s.30-48 



OZTUNA, Yilmaz, Devietler ve Hanedanlar, C.l-ll, Ankara, 1996 
(Hanedanlar) 

PAKALIN, Mehmet Zeki, Osmanli Tarih Deyimleri ve Terimleri 
Sozlugu, Istanbul, 1983, 3 cilt (Osmanli Tarih Deyimleri) 

PARMAKSIZOGLU, Jsmet, Tala", TA, C.XXIl, s.456-457 



PEQEVi iBRAHiM EFENDl, Pe?evT Tarihi, (Haz. Bekir Sitki 
Baykal), Mersin, 1 992, 2 cilt (Pegevi) 



PEIRCE, P.Leslie, Harem-i Humayun Osmanli Imparatorlugu'nda 
Hukumranlik ve Kadmlar, (Qev.Ay§e Berktay), Istanbul, 1996 



SELANlKl MUSTAFA, Tarih-i SelanikT, (Haz.Mehmet lp§irii), 
Istanbul, 1989, 2 cilt (SelanikT) 



OS/mNUmRDR LRLRUH 1 49 



SERTOGLU, Midhat, Osmanli Tarih Lugati, Istanbul, 1986 



SHAW, Stanford, Osmanli Imparatorlugu ve Modern Turkiye, 
(gev.Mehmet Harmanci), Istanbul, 1982, 2cilt 



SOLAKZADE MEHMED HEMDEMi QELEBl, Solakzade Tarihi, 
(Haz.Vahid gabuk),istanbul, 1989, 2 Cilt (Solakzade) 



SUMER, Faruk, "l.ve II.Abbas Devirieri", Turk Dunyasi 
Ara§tirmalari, Sayi 2, s. 11-1 2 



, Safevi Devletinin Kurulu§u ve Geli§mesinde Anadolu 

Turklerinin Rolu, Ankara, 1976 



§EMSEDDiN SAMl, KamOs-i Turk?, Dersaadet, 1317 



§UKRi-( BiTLiSi, Sellmname, (Haz.Mustafa Argun§ah), Kayseri, 
1997. 



TANERi, Aydin, Osmanli fmparatorlugunun Kurulu§ 
Doneminde Vezirazamlik (1299-1453), Ankara, 1974 



, Osmanli Devletinin Kurulu§ Doneminde Hukumdarlik 

Kurumunun Geli§mesi ve Saray Hayati Te§kilati, Ankara, 1978 



Tarama Sozlugu, Ankara, 1988 

TEKiN, Talat, Orhun Yazitlan, Ankara, 1988 



1 50 HENRNZm TR^ 



TURAN, Osman, "Selguklu Vakfiyeleri III", Belleten, XII/47 
(1948), s.17-171 



— — ^ Dogu Anadolu Turk Devletleri Tarihi, Istanbul, 1973 

, Selguklular Tarihi ve Turk Islam Medeniyeti", Istanbul, 

1980 



— - — , Turkiye Selgukiulan Hakkinda ResmT Vesikalar, Ankara, 
1988 



TURAN, Refik, Turkiye Sel^ukluiarinda Hukumet 
Mekanizmasf, Ankara, 1977 



TURAN, §erafettin, "Lata Mustafa Pa§a Hakkinda Notlarve 
Vesikalar", Belleten, XXII/88 (1958), s.551-593 



__._ ^ "II. selim", iA, C.X, s.434-441 

— -, Kanuni'nin Oglu §ehzade Bayezid Vak'asi, Ankara, 

1961 



TURSUN BEY, Tarih-i Ebu'l-Feth (Fatih'in Tarihi), 
(Haz.Ahmet Tezba§ar), Tercuman 1001 Temel Eser (Tursun 
Bey) 

UGUR, Ahmet, "II. Bayezid'in Ogullan Arasinda iktidar Kavgasi 
Suleyman Kefe'ye Yavuz Saltanata", Tarih ve Medeniyet, Sayi 
14(Nisan1995), s.37 



05MBNULBRDR LflLffUH 1 5 1 



ULUQAY, gagatay, "Yavuz Selim Nasil Padi§ah Oldu", Tarih 
Dergisi, VII/1 (1 954), s.54-90 



— -- , "Bayezid ll'in Ailesi" Tarih Dergisi, X/14 (1959), s.105- 

124 



-, Haremden Mektuplar, Istanbul, 1956 
-, Harem, 1985 



UNAN, Fahri, "Kanuni Devri §elizade Mucadeleleri ve Bunun 
Osmanli Siyasi ve Sosyal Tarihi Bakimindan Onemi", Turk 

Yurdu, C.X, Sayi 35 



UZUNQAR§ILI, Ismail Hakki, "Osmanlilarda ilk Vezirlere Dair 
Mutalea", III/9 (1939), s.99-106 



, "Qelebi Mehmed Tarafindan Verilmi§ Bir Temlikname ve 

Sasa Bey Ailesi", Belleten, 111/11-12 (1939), s.389-399 



^ "Qandarlizade All Pa§a Vakfiyesi", Belleten, V/20 

(1941), s.549-576 



, "Memluk Sultanlarinin Yanina iltica Etmi§ Olan Osmanli 

Hanedanina Mensup §ehzadeler", Belleten, XVII/68 (1953), 
8.529-535 



."Osmanli Tarihinin Ilk Devirlerine Ait Bazi Yanli§liklarin 

Tashihi", Belleten, XXI/81 (1957), s. 173-1 88 



152 H€NRNZlVRm$ 



_ "Uguncu Mehmed'in Oglu §ehzade Mahmud'un Olumu", 

Belleten, XXlV/94 (1 960), s.263-267 

_ "Babasindan Sonra Saltanati Elde Etmek l?in Karde|i 

Selim'le Qati^an §ehzade Bayezid'in Amasya'dan Babasi 

Kanuni Sultan Suleyman'a Gondermif Oldugu Ariza Metni", Belleten, 
XXiV/96(1960), s.597-599 

. — „ — , "Orhan Gazi'nin Vefat Eden Oglu Suleyman Pa§a igin 
Tertib Ettirdigi Vakfiyesinin Ash", Belleten, 27/107 (1963), s.51 9-535 

^ "11. Bayezid'in Ogullanndan Sultan Korkud", Belleten, 

XXX/120(1966), s.539-601 

_ "Sancaga Qikarilan Osmanli §ehzadeleri", Belleten, 

49/156 (1975), s.659-696 (Osmanli §ehzadeleri) 

^ Qandarli Vezir Ailesi, Ankara, 1971 

, Osmanli DevletTe§ki!atina Medhal, Ankara, 1984 

^ Osmanli Tarihi, Ankara, 1982-83, C.l-ill (Osmanli Tarihi) 

_ Osmanli Devletinin Saray Te§kilati, Ankara, 1984 (Saray 

Te§kilati) 

ULKER, Necmi, "Osmanli Devleti'nin Kurulu§ Doneminde 
Hakimiyet Anlayi§i" Osman Gazi ve Donemi Sempozyumu Sonug 
Bildirileri, Bursa, 1996, s.73-82 

UNAL, Mehmet All, Osmanli Muesseseleri Tarihi, isparta, 1997 



osMnNumRDfl u^muH 1 53 



WOODS, John E, Akkoyunlular, Istanbul, 1993 
YILMAZ, Muammer, Gem Sultan, Ankara, 1996 
YiNANQ, M.Halil, "I.Bayezid", lA, C.ll, s.369-392 



YUSUF b. ABDULLAH, Tarlh-I Al-i Osman Bizans Soylencelerl 
ile, Osmanli Tarihi, (Haz. Efdal Sevingli), Izmir, 1989 



YUCEL, Ya§ar, "Osmanli imparatorlugunda Desantralizasyona 
(Adem-i Merkeziyet) Dair Gene! Gozlemler", Belleten, XXXVIII/153 
(1974), s.657-708 



-, Osmanli Devlet Te§kilatina Dair Kaynaklar, Ankara, 

1988 



154 H€NFINZ'mTR} 



EKLER 



EK1: 



Oguz Han'in bogulmasi hakkinda II. Bayezid'in Edirne'den 
Istanbul muhafizi Iskender Pa§a'ya gonderdigi 887 §ewal tarihil 
ferman metni: (TSMA E. 11938) 

"Kulum Iskender, Biti sane vasil oldugu gibi bilesin ki Gedigi 
tepeledim. Gerekdir ki sen de Cem'in ogluna mecal vermeyup 
bogdurasm ki gayet muhimdir. Amma bie ahad vakif olmaya. §6yle 
bilesin aiamet-i §erife itimad kilasin. Tahriren evail-i §ehr-i §evval sene 
seb'a ve semanme ve semanemle. Be-makam-i Edirne" 



EK2: 

§ehzade Sultan Selim'in oglu sultan Murad'a lala tayini. 
(Muhimme2, 1637-179) 

"Lalalik 

^ehzade Sultan Selim hazretlerinin ogullan Sultan Murad 
hazretlerine §ehzade-i mu§aru'n-ileyh hazretlerinin defterdan 

Hasan) lala olmak buyruldu. " 

EK3: 

§ehzade Murad'a lala tayini. (Muhimme 4, 1425-140) 
"Lalalik Haci Mehmed'e 



OSMRNUmRDFi LRLFIUH 1 55 



Defterdarlik Ibrahim'e 

Defterdarlik Al/'ye 

^ehzade Sultan Sellm Han Hazretleh mektub-i §eriflenn 
gonderup oglu Murad Han hazretlehnin lalalari fevt olup lalalik 
kendulerin defterdarlarina murad edinup anun yerine Murad Han 
defterdan Ibrahim'e anun yen kendulerun ruznamecisi Ali'ye murad 
edinmi§ler bu usiub uzere buyruldu 

Suret-i hatt-i §erifdir sana berat kuyudu geWrmedi mektub-i 
padl§ahJ suretlerinde ve llm u haber yazilub san? hazretlerine buyurdu 
muradlan kapu kethudalari Mehmed'e buyurdu. Lalalik (yuz yirmi He?) 
Haci Mehmed'e defterdarlik Ibrahim Qelebi'ye sabikan Haydar Bey 
oldugu uzere doksan bin He buyruldu hatt-i §erifvardir " 



EK4: 



Aydin sancagmin §ehzade Murad'a verilmesi. (Muhimme 2, 
1433-155) 

"Liva-i Aydin, 

^ehzade Sultan Selim Hazretlehnin ogullan Sultan Murad 
Hazretlerine buyruldu. Og yuz bin akga hasil He. "