(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "313_deyimler"




AMPp -TURKgE / TURKg - ARAPCA 





Mesdier, atasozleri ile Ogili fcavramk ve tanmilan, kdimelerm anlamlan., 

• Mcsellerin^ atasazlerinin menje-leri, hikayeleri, kullaniklan ycrler, 
II Turkfe karsMlaUj beazcrleri,** 





RAGBET 



VitOssiiusiuisawsffWf/^ 



Arap^a - Tiirk^e / Tiirk^e ' Arapga 

Atasozl e r j 



ve 



D ey i m I e r 



• Meseller / Atasozleri lie llgili Kavramlar ve Tanimlari, 

Kelimelerin Anlamlari/ 

• Mesellerin / Atasozlerinin Men§e'leri / Hikayeleri, 

Kullanildiklan Yer er, Turk^e Kar§iliklari / Benzerleri. 



www.akademya.net 



Numan Yazici: 1943 yilinda Agri-Ele§kirt'te dogdu. goruir 'da raer- 
hum Server Ahxskali hocadan Arapga dersleri alirken, hocasinin te§viki ile, 
ilkokulu digandan bitirerek gorum Imam-Hatip Lisesi'ne kaydoldu. 
1967'de bu okuldan, 1971'de de Konya Yiiksek Islam Enstitiisti'nden me- 
zun oldu. Erzurum traam-Hatip Lisesi'nde ii? yil meslek dersleri ogret- 
menligi yaptiktan sonra lay in edildigi Adapazan Imam-Hatip lisesi'nde 
idarecilik ve ogretmenlik yapti. 

Milli Egitim Bakanligi bursu ile Misir ve Tunus'ta Arap Dili ve Bela- 
gati, Suriye'de Meseller/Atasozleri ile ilgili ara§tirmalarda bulundu. 1994 
yilinda Sakarya Universitesi tlahiyat Fakiiltesi Arap Dili ve Belagati okut- 
manhgi gorevine atandi. 1999 yihnda "Mutercim Asim ve Kamus Tercii- 
mesi (Hadis tlimleri Yoniinden Degerlendirme)" isimli tezi ile yiiksek li- 
sansmi tamamladi. "Miitercim Asim ve Eserleri" isimli yayimlanmi§ bir 
kitabi, "Hz. Peygamber'in Miiezzini Bilal-i Habe§i" isimli bir terciimesi 
ve "Arapga Sarf-Nahiv Ders Notlan" gibi heniiz yayimlanmamis 5ali§ma- 
lari bulunmaktadir. Halen Sakarya Oniversitesi tlahiyat Fakiiltesi 'ndeki 
gorevini siirdiirmektedir. 



Numan Yazici 



Arap9a - Tiirk^e / Tiirk^e ' Arap^a 

Atasozl e r i 

ve 

D ey i m I e r 



' Meseller / Atasozleri lie Ilgili Kavramlar ve Tanimlan, 

Kelimelerin AnlamlarL 

• Mesellerin / Atasozlerinin Men§e'leri / Hikayeleri, 

KuUanildiklari Yerler, Turk^e Kar§iliklari / Benzerleri. 



RAG BET 



RABBET YAYINLAR 

Atasozleri ve Deylmler • Numan Yazict 
Istanbul, 2003 

iSBN: 975-6373-02-4 



yayinevi editorii 

hasan lUtfi ramazanoglu 

mizanpaj 

osman arpagukuru 

kapak tasanmi 

ferhat 9mar 

19 baski 

kilim matbaasi 

cilt 

fatih mucellithanesi 



RAfiBET YAYINLARI 

Molla FenarT Sk. No: 12 Gulbay Han Kat 1 Cagaloglu /Eminonii /IST 

Tei. 0212. 528 85 19 Faks. 0212. 528 85 20 

www.ragbet.com - e-mail; ragbet@ragbetconr 



Hayatini ogrenmeye ve ogretmeye adayanlara, , . 



igiNDEKILER 



ONSOZ 9 

KISALTMALAR — - 1 3 

ARAPgA BAZI TERiMLER 15 



GIRI^ 



KAVRAMLAR VE TANIMLARI -— 21-44 

1. Emsal ve Atasozleri'nin Tanimi ve Ornekleri 23 

2. Hikmet ve Vecize'nin Tanimi ve Ornekleri --28 

3. Muvelled ve Muhdes'in Tanimi ve Ornekleri— -29 

4. Tabir ve Deyim'in Tanimi ve Ornekleri- -- .„ „. -„__3i 

5. Arapga Mesel ile Hikmet arasmdaki ili§ki ve Farklar — 33 

6. Arapga Mesellerin Qe§itleri 34 

6. 1. Mucez (Veciz) Meseller - - 34 

6. 2. Kiyasi Meseller 35 

6. 3. Hurafi Meseller 36 

7. Mesellerin Qiki§ Yerlerine Gore Taksimi - 36 

7. 1 Bir Olaym Meydana Gelmesinden Dogan Meseller 36 

7. 2 Te§bih Yapmaktan Dogan Meseller 36 

7. 3. Bir Kissa'dan (Hikayeden) Dogan Meseller 37 

7. 4. Hikmetten Dogan Meseller 37 

7. 5. §iirden Dogan Meseller -—-38 

8. Meseller ve Atasozleri'nin Degi§ip Degi§medikleri 38 



9. Arapga Meseller ile Turkge Atasozlcri'nde Edebi Sanatlar 40 

9. 1. icaz-i-lafz (Sozun veciz olmasi) 40 

9.2. isabet-i ma'na (Mana dogrulugu) 41 

9. 3. Husn-i te§bih (Te§bih guzelligi) 41 

9. 4. Cevdet-i kinaye (Kinaye guzelligi) 4^ 

10. Arapga Mesellerin Tedvini 

BiRiNCi BOLiJM 

ARAPCA MESELLER, KELIMELER, MESELLERIN MEN§E'LERi/ 

KAYNAGI/HlKAYELERi, ANLAMU^RI, KULLANILDIKUVRI YERLER 

VE TURKQE KAR§ILIKLARI VEYA BENZERLERI 45 

IKiNCi BOLUM 

TORKCE ATASOZLERi, KULLANILDIGI YERLER, HIKAYELERI 

VE ARAPgA KAR§ILIKLARI VEYA BENZERLERI 245 

EK 

TURKQE ATASOZLERiNi §iiRLERiNDE KULLANAN §AiR VE 
YAZARLARIN OZ GEgMi§LERi 321 

FiHRiSTLER 

333 

1. ArapQa Meseller Fihristi 

2. Turkge Atasozleri Fihristi 

3 . §airler Fihristi ^22 

4. isimler tndeksi ogo 

5. Liigatge 

qgt^ 

KAYNAKLAR 



ONSOZ 



Dunyanin her dilinde atasozleri ve deyimler vardir. Bunlar dilin anla- 
tim ve kuUanim imkanlarini geii§tirir!er. Zira atasozleri ve deyimler, her 
milletin atalarmin gozlem ve tecrubeleri sonucu olu§ur ve bir takim genel 
kural ve kalipla§mi§ sozcukler haline donu§urler. Kendi dilimizde oldugu 
gibi Arapga'da da meseller/atasozleri ve deyimler onemli bir yer i§gal 
eder ve bu dilin zenginligini ortaya koyarlar. 

Herhangi bir yabanci dili ogrenenler gibi Arapga'yi ogrenenler de bu 
zenginlige elbette vakif olmak isterler. Bununla birlikte diger dillerde ol- 
dugu gibi Arapga meseller/atasozleri ve deyimler iizerinde durup anla- 
maya 5ali§anlar da bir takim gQgluklerle kar§ila§ir ve bazen hataya du§e- 
bilirler. Qunku meseller/atasozleri ve deyimlerin sadece di§ g6runu§une 
ve kelimelerin sozluk anlamlanna bakarak anlamaya 5ali§mak yeterli 
olmayabilir. Bu durumda meselin soyleni§ sebebine bakmak gerekebilir. 
Dolayisiyla da emsal/atasozleri ve deyimlerle ilgili kaynaklara inmek ge- 
rekir. 

Ogrencilik yillannda dikkatimizi geken Arapga meseller/atasozleri ve 
deyimler, Yuksek Lisans Tezimizi yaparken de kar§imiza gikti ve gegmii- 
teki bir arzumuzu canlandirdi. Tez 5ali§malanni yaparken "Kamus Ter- 
cumesi" ni satir satir okumu§, Arapga meselleri i§aretlemi§ ve bunlann 
mustakil bir gali§ma olarak ortaya gikmasini istemi§tik. Ancak sadece bu 
meselleri kaynaklardan alip yazma yerine bunun biraz daha geli§tirilmesi, 
mesellerde gegen kelimelerin diger anlamlari yaninda ozellikle kalipla§mi§ 
ifadedeki anlaminm belirtilmesi, meselin ortaya 5iki§ hikayeleri, kullanil- 
digi yerler, anlamlan ve bulunabilirse Turkge Atasozu ve benzeri atasozle- 
rinin yer aldigi belli bir uslup iginde ele ahnmasini du§unmu§tuk. Bu ar- 
zumuz sadece bununla da kalmamahydi. Aynca Turk atasozlerine Arapga 
kar§ihk veya benzerlerini de igeren bir bolum de bulunmaliydi. Boylece 
bir giri§, iki bolum ve bir ek'den meydana gelen bu 5ali§ma ortaya gikti. 



9 



Giri§ bolumunde mesel/atasozu, muvelled-muhdes, hikmet, vecize, 
tabir deyim, mesel-hikmet kavramlari ile bunlar arasmdaki ili§ki ve farkli- 
hklar'a, mesellerin gefitleri ve bunlann Turkge ifade kahplan vb. gibi kav- 
ram ve tanimlara yer verildi. 

Birinci bolumde Arapga mesel/atasozu, burada geqen kelimelerin 
kar§iliklari, varsa meselin men§ei/kaynagi/hikayesi, meselin anlami, kul- 
lamldigi yerler, Turkge atasozQ veya benzerleri ile kar§ihklarinin verilme- 
sine gahfildi. Mesel/atasozu bakimindan gok zengin olar bu dilin butun 
atasozlerinin ortasinda kalarak iginden sikilmaz hale getimie yerine ken- 
dimizi el-Rruzabadi'nin "Kamusu'l-Muhif'i ile bunun en guzel §erhlerin- 
den biri kabul edilen ez-Zebidi'nin "Tacu'l-'Arus"u ve Mutercim Asm 
Efendi'nin tercumesi olan "el-Okyanus'l-Basit ft Tercemeti'l-Kamusi 1- 
Muhtf'i ile sinirladik. Bu eserlerde gegen emsal/atasozlerini diger kaynak- 
lar ile kar§ila§tirarak farkliliklara i§aret ettik. Ancak daha once 5e§ith kay- 
naklarda rastladigimiz ve notumuza aldigimiz bir ka? mesel ilavesi yaptik. 
Aynca Arapga mesellere bir sira numarasi da verdik. 

ikinci bolumde ise kendimizi bir kaynakla simrlandmadan Turkge 
atasozlerine yer verek bunlann kuUanildigi yerlere i§aret ettik, daha sonra 
Arapga katfiliklanni vermeye 5ali§tik. Bu bolumdeki Arapga mesellenn 
tercumesini yapmaya gerek gonmedik. Turk atasozunu kar§ilayacak bir 
kas tane Arapga mesel varsa onlara da yer verdik. Vine bu bolumde yer 
alan TQrkge atasozlerimiz veya deyimlerimizle ilgili bulabildigimiz hikaye- 
lerini almayi da ihmal etmedik. Bu bolumde de Turkge atasozlerine sira 

numarasi verdik. 

Birinci ve ikinci bolumde yer alan Turkge atasozlerimizi §iirlerinde 
kullanan §airlerimizin §iirleriyle susledik. Bu sebeple sonuna bu §airlerin 
kisa 6zge9mi§lerini igeren bir "Ek"ilave ettik 

Turk atasozlerini verirken, eger deyim olarak kuUaniliyorsa, bunlara 

da i§aret ettik 

A?iklamalarimizda gogu zaman "mesel/atasozu" sozcugunu kuUan- 
dik. Ancak Arapga atasozleri igin kendi kavrami olan "mesel" kavramini 
tercih ettik. Eger sadece atasozu kavramini kullanmi§ isek bununla da 
Tiirkge atasozu ve deyimini kastettik. 

Arap?a mesellere, Turkge atasozQ kar§iligi veya benzerini kaynakla- 
nmizda bulamadiysak yerini bo§ biraktik. Kaynaklarda bulamadigimiz, 
fakat agizdan duydugumuz atasozlerini "Agizdan" sozuyle ifade ettik. 



Kimi muellifler eserlerinde atasozu ile deyimleri ayirmadiklari igin bu 
§ekilde hazirlanmi§ eserle;rden aldiklanmizi biz de bir ayirima tabi tutma- 
dik. Bunun nedenleri uzerinde "Kavramlar ve Tanimlar" bolumunde 
durduk. 

Qali§manin sonuna alfabetik Arapga meseller, Turkge atasozleri ve 
§airl€r fihristi ile bir iQgatge ekledik. Bir de isimler endeksi koymayi ihmal 
etmedik. 

Dort senemizi alan bu gali§mayi bazi meslekta§ ve hocalarimizin in- 
celemesine de arzettik. Bu bakimdan kiymetli zamanlanni ayirarak gali§- 
mayi inceleyen ve gok degerli oneri, uyari ve tashihlerde bulunan Sayin 
Prof.Dr. Mehmet Erkal, Sayin Prof.Dr. Ahmet Turan Arslan, Dog.Dr. 
Tacettin Uzun, Dog.Dr. Mehmet Emin Ertan, Yrd.Dog.Dr. Hayati Yilmaz 
ve Yrd.Dog.Dr. Haci Mehmet Gunay'a §ukranlarimi sunuyorum. 

Akademik gali§malarda uyulmasi gereken kural ve teamullere uy- 
makla birlikte, bazen bu teamullerin di§ina giktigimiz olmu§tur. Gerek bu, 
gerekse dikkatsizligimiz scnucu yaptigimiz herhangi bir yanli§Iik var ise 
bu tamamen bize aittir. Bu gali§mayi inceleme lutfunda bulunan saygi- 
deger hocalanm ve meslekta§larimin gozunden kagmi§ degildir. 

Arapga meseller ile Tiirkge atasozlerine ilgi duyan okuyuculann ya- 
pacaklari uyan ve katkilara agik oldugumuzun ve bundan ho§nut olaca- 
gimizm bilinmesi dilegi ile. 



Numan Yazici 

Sakarya 2003 



II 



KISALTMALAR 



Ar. Tii. Dey. ve At. Scz. 



Ar. Hik. Soz. 




a. g. e. 




a. y. 




Bkz. 




Cemhere. 




c. 




DIA. 




Ems. Ali. 




Ems. e§-§a'b. 


ft Hay. Yev 


el-Ems. e§-§a 


'b. el-Haieb. 



el-Hik. ve Ems. e§-§a'b. 

h. 

Hz. 

hz. 

iA. 

ing. 

Ing. Tu. Ar. Soz. 

ITA. 

Kr§. 

KM. 

K.T. 

Kam. Ems, 

k.v. 

M. 

Mec. Ems. 

Mu'c. Ems. Muk. 

Mu'c.'Arb. Es. 



Arapga Tiirkge Deyimler Kalip Ifadeler Atasozle- 
ri Sozlugii 

Arapga Hikmetli Sozler 
Adi gegen eser 
Ayni yer 
Bakiniz 

Cemheretii'l- 'Askeri 
Gilt 

Diyanet Islam Ansiklopedisi 
Emsal-i Ali 

el-Emsalu'§-§a'biyye Fi Hayatina'l-Yevmiyye 
el-Emsalu'§-§'abiyyetu'l-Halebiyye ve Emsal-i 
Mardin 

Elf ve Hamse Miyye Mine'l-Hikem ve'1-Emsa- 
li'§-§a'biyye 
Hicn 
Hazreti 
Hazirlayan 
Islam Ansiklopedisi 
Ingilizce 

ingilizce-Tiirkge Arapga Sozluk (Atasozleri ve 
Deyimler) 

Islam Turk Ansiklopedisi 
Kar§ila§tinniz 
Kamusu'l-Muhit 
Kamus Terciimesi 

Kamusu'l-Emsali'l-'Arabiyyeti't-Turasiyye 
Kerremallahu vechehu 
Miitercim 
Mecma'u'l-Emsal 
Mu'cemu'1-Emsal-el-Mukarene 
Mu'cemu'l-'Arabi el-Esasi 



13 



Mu'c. Vasit. 

Mu'c. Kiinuz Ems. 

m. 

Ncv. Cuba. 

n§r. 

r. a. 

Rev. Ems. e§-§ai'a. 

O. T. S. 

s. a. s. 

s. 

Sy. 
§rh. 
Tac. 
T. D. K. 
Tern. Soz. 
Terc. San. 
trc. 
thk. 
ts. 

V. 

vbg. 

vd. 

vs. 



Mu'cemii'l-Vasit. 

Mu'cem Kunuzi'l-Emsal ve'l-Hiksmi'l-'Arabiyye. 

Miladi 

Nevadir-i Cuba 

Ne§reden 

Radiyallahu anh 

Reva'iu'l-Emsali'§-§ai'a 

Ornekleriyle Turkge Sozluk 

Sallallahu aleybi vesellem 

Sayfa 

Sayi 

§erb 

Tacu'l-'Arus Min Cevabiri'l-Kamus 

Turk Dil Kurumu 

Temel Sozluk 

Terciime Sanati 

Terciime 

Tahkik 

Tarihsiz 

Vefat 

Ve bunun gibi 

Ve devami 

Vesaire 



Hareke 
Damme 

Fetha 



Kesre 



Siikun 



§edde 



Tcnvin 



Fiil-i miazi 
Fiil-i muzari 



ARAPgA BAZI TERIMLER"^ 



Arap alfabesindeki sessiz harflerin seslendirilmesi 
Iqin kullanilan kuguk i§aretler (Vokal=Te§kil). 
Hecderin (harflerin) Qstune konulan ( — ) i§aret 
ki, harfe okuyu§ta " u " sesi verir ve hece bununla 
telaffuz edilir. Turkge'de: "Otiire" denilir. 
Hecelerin (harflerin) ustune konulan ( — ) i§aret 
ki, kalm sessizlerde " a ", ince sesizlerde " ^ " sesi 
verir ve hece bununla telaffuz edilir. Turkge'de: 
"Ustun" ile ifade edilir. 

Hecelerin (harflerin) altma konulan ( — ) i§aret ki, 

" i " sesi verir ve hece bununla telaffuz edilir. 
Turkge'de: "Esre" ile ifade edilir. 



Hecelerin (harflerin) ustune konan ( — ) i§areti 
ise harfin tabii sesini ve uzerinde.durulacagini goste- 

rir. Lfzerinde bu i§aret bulunan harfe: "Sakin harf" 

denir. 

iki sessiz harfin tek harf §eklinde ve kuwetii olarak 

okunmasini saglayan ve hecenin (harfin) iizerine 

konulan ( — ) i§arettir. 

Damme, fetha, kesre'nin gift yazilan §eklidir. 

( —- ) gibi. Turkge'de "iki oture, iki ustun» 

iki esre" §eklinde ifade edilir. "Un, en, an, in" 
seslerini verir. Buna da "Tenvin / Nmilama" deni- 
lir. 

Gegmi§ zaman. 
Genis zaman. 



Arapga gramer kurallari igin Turkgc veya Arapga yazilmi§ kitaplardan daha geni§ bllgi 
ahnabilir. Ancak Arapga bilmeyenlere bir kolaylik olmak uzere bazi terimlere yer ve- 
rilmi§ ve kendi iginde bir butunluk saglamasi igin de alfabetik siraya konmami§tir. 



15 



Emir fiil 
Taaccikp filleri 
isim fiiller 
Masdar 

ism-i fail 
tsm-i mef *ul 
ism-i zaman 
ism-i mekan 
ism-i alct 
ism-i tasgir 
ism-i mensub 
ism-i tafdi! 
izafet terltibi 
Miifred 
Tcsniyc 
Ccm' 
Miizeldier 
Miiennes 
Munsarif 
Gayr-i munsarif 

Miicerrcd fiil 
Mezid 

Gaib 

Gaibe 

Muhatab 

Muhataba 

Miitekellim 

Ma'lum 

Mechul 

Tam fiil 

Nakis fiil 



Miibteda 

Haber 

Fail 

Naib-i fail 
Mefiil 



Emir kipi 

Hayret ve §a§kinlik ifade eden fiiller. 

Fiil gorevli isimler. 

Zaman bildirmeden bir i§, olu§ bildiren isim. 

(mek. mak. ifade eden) 

Hem sifat hem fiil gorevi yapan isim. Ortag. 

Hem sifat hem fiil gorevi yapan isim. Edilgen ortag. 

Zaman bildiren isimler. 

Yer bildiren isimler. 

Alet, arag-gereg bildiren isim. 

Kiigultme isimler! . 

llgi sifat ve isimleri. 

Ostunluk ve kar§ila§tirma sifatlan. 

isim tamlamasi. 

Tekil. 

ikil. 

Qogul. 

Eril. (Erkek kabul edilen kelime.) 

Di§il (Cinsel di§ilik ve erkeklik §arti olmadan.) 

Harekenin her ugunu de alabilen kelimeler. 

Harekelerden kesre i§areti yerine fetha i§aretini alan 

isim. 

Kok harfi ugten az olmayan fiil. (yalm fiil) 

Kok harfi ug veya dort olan bir fiile harf ilavesi ile 

elde edilen fiiller. (Turemi§ fiil) 

Uguncu §ahis. (Baylar igin) 

Oguncu §ahis. (Bayanlar igin) 

ikinci §ahis. {Baylar igin) 

ikinci §ahis. (Bayanlar igin) 

Birinci §ahis. (Bay ve bayanlar igin) 

Etken fiil. 

Edilgen fiil. 

Yalniz oznesiyle (failiyle) bir olu$ bildiren fiil. 

Yalniz oznesiyle bir olu§ bildirmeyen ba§ka kelimeye 

ihtiyag duyan fiil. Diger bir ifade ile isim (mubteda) 

ve haber alan fiiller. (Yardimci fiiller) 

isim cumlesinin ilk ogesi ki musnedQn ileyh denir 

(Ozne) 

isim cumlesinin ikinci ogesi ki musned denir. 

(yiiklem) 

Ozne. 

Edilgen fiilinoznesi. 

Tumleg-Nesne. 



16 



Refi' 
Nasb 
Cer 
Cezm 

Mcrfu* 

Mansub 

Mecrur 

Meczum 

Mutasamf 

Mukarebe fiili 
Camld 

Harf-i cer 

Idgam 

i'lal 

Kalb 

Iskan 

Hazif 

ibdal 

Mebni 

Mu'rab 



Ami! 
i'rab 



Kelimenin sonunun damme iie harekeli hali. 

Kelimenin sonunun fetha ile herekeli hali. 

Kelimenin sonunun kesre ile harekeli hali, 

Fiilin sonunun cezm (sukun) ile seslendirilip telaffuz 

sdilmesi hali. 

Damme ile harekelenmi§ kelime. 

Fetha ile harekelenmi§ kelime. 

Kesre ile harekelenmi§ kelime. 

Sukun ile harekelenmi§ kelime. 

Qekimli fiiller: Zaman bakimmdan tam ya da kisitii 

gekimi olanlar. 

Yakla§tirma fiili. 

Donmu§ fiiller: Zaman bakimmdan hiq gekimi bulun- 

mayanlar. 

isimlerin sonunun mecrur okunmasmi gerektiren 

liarfler. 

Birbirine benzeyen iki harfi birbirine katarak tek harf 

haline getirmek ve §edde ile telaffuz etmek. 

' J ^iS '^ / Vav, Ya', Elif" gibi illet harflerinin okuyu§ta 

kolaylik saglamasi igin bir biriyle degi§tirilmesi. 

Illet harflerinden birini digerine ^evirmek, 

Harekenin giderilmesi suretiyle yapilan i'lal. 

Harfi atmak suretiyle yapilan i'lal. 

Eiir harfi, ba§ka bir harf yerine getirmek. 

Sonu hareke ve siikun bakimmdan degi§meyen 

kelime. 

Hareke veya harf bakimmdan sonu bir §ekilde kal 

niayip amillerin degi§mesiyle sondaki harekelerin de 

degi§tigi kelimeler. 

Ea§ina geldigi kelimenin son harekesini degi§tiren 

ogeler: Fiiller, harf-i eerier gibi. 

Arapga bir kelimenin sonunda degi§en hareke ve 

harflerdir. 



17 



Giri§ 
GiRi§ / KAVRAMLAR VE TANIMLARI 



GIRi$ 



Her milletin kendi dilinde atasozleri ve deyimleri vardir ve o dile ayn 
anlamlar kazandiran; yeciz, du§undurucu, ogretici, ogutleyici ve yol gos- 
terici unsurlaridir. Atasozleri ve deyimler, her milletin kendi hayatlarinm 
her alanmda kuUandiklari; evde, egitim kurumlannda, sokakta, gar§ida, 
pazarda, tarlada, i§ yerinde zevkle soyleye geldikleri ve dillerinden du- 
§urmedikleri haztneleridir. 

Atasozleri milletlerin atalanndan kalma hirer armagan, sosyal, dini, 
iktisadi alanlarda kuUandiklari kultur birikimleridir. Gegmi§in adetlerini ve 
geleneklerini, insanlann birbirleriyie, tabiatla ve tabiattaki varliklarla olan 
ili§kilerini/eglencelerini, sevinglerini ve mutluluklarini, elem ve kederlerini 
gunumuze yansitirlar. Ya§li olsun, geng olsun her ya§a hitap ederler. 

Atasozleri, her milietin atalannm uzun gozlem ve deneyimleri ile olu- 
§ur ve gelecek nesillerin de kuUanabilecekleri genel bir kural haline donii- 
§urler. KuUanilmaya ba§landigi ilk gaglardan itibaren gunumuze kadar 
sosyal yapiya, deger yargilanna, zamana, bolgelere, dilin geli§imine, ge- 
lenek ve goreneklerine, dini hayatlanna ve agiz ozelliklerine gore bir geli- 
§im surecinden gegerek kalipla§mi§ ifadeler haline gelirler. 

Her milletin butun yurt sathmda kuUana geldikleri atasozleri oldugu 
gibi yalnizca bir bolgesinde, bir yoresinde kullanilan atasozleri de vardir. 
Milliyet, irk, kabile ve a§iret farkliliklarina gore kuUandiklari veya dar bir 
gevrede ya§iyan insanlannm diUerinden du§urmedikleri mahalli atasozleri 
de vardir. 

Yaziya ge5mi§ ilk atasozu omeklerine Mezopotamya'da bulunan tab- 
letlerde rastlanmi§tir. Bu tabletlerdeki atasozleri, tarihin en eski atasozleri 
olarak ayn bir deger ta§ir. Mukaddes kitaplarda da atasozlerine rastlan- 
maktadir. Tevrat'ta "Hz. Suleyman'm meselleri" diye anilan sozlerle bun- 
lar arasinda bir ilgi bulundugu kabul edilir. Islamiyet doneminde gerek 
Ku'ran-i Kerim'de gerekse Hadis-i §erifler'de de ilkonce geldigi toplumu, 
daha sonra da yayildigi toplumlan uyanci, ogutleyici pek 50k omekleri 
bulunmaktadir. 



21 



Atasozleri Fransizca'da "Provcrbe", Almanca'da "Sprichwort", Ingi- 
Uzce'de "ProvBtb", Slav dillerinde "Poslovi^e", Farsga'da "Fend", Arap- 
ga'da "Mesel" kelimeleri ile ifade edilir. 

Bizim bu gun Turkiye Turkge'sinde kullandigimL-: "atasozu" terimi 
yerine Turkge'riin ge§itli lehgeleriyle Anadolu'nun ba;:i yore agizlannda 
farkli kelimeler kullanilmiftir. Nitekim, Altayhlar'da "Olgercomak", Kazan 
lehgesinde "Esld soz", Kirim lehgesinde "Kartlar soxu", Dogu Turkis- 
tan'dan Kirim'a kadar uzanan alanda "Makal", Iran ve Afganistan 
Turkmenleri'nde "Nakil", Kerkuk agzmda "Darb-i kelam, Emsal" vbg. 
kelimeler kullanilmi§tir. 

Daha once belirttigimiz gibi her millette oldugu gibi Arapga'da da 
yaygin bir §ekilde meseller/atasozleri bulunmaktadir. Islamiyet oncesi 
veya sonrasi gibi bir aymma gitmeden denilebilir ki, hafiza yoluyla dilden 
dile nakledilen Arapga meseller, yazinm yayginla§masindan itibaren 
tesbit edilmif ve uzerinde pek qok eser telif edilerek gunumiize ula§mi§tir. 
Milletler arasi kultor ali§veri§i mesellere de yansim!§, Turkler de gerek 
dini, sosyal ve ticari ili§kiler, gerekse Arapga kaynaklann Turkge'ye ter- 
ciimeleri yoluyla Arapga mesellerle tani§mi§lardir. Bunun guzel omekle- 
rinden birisi Behau'd-Dln b. Muhammed el-Eb§ihi (1388 / 1446) nin "el- 
Mustatraf fi KuU-i Fen-i Mustazraf" isimli eserinin §eyhzade Muhammed 
Es'ad Efendi tarafmdan Osmanlica'ya tercume edilen ve "Mahmudu-1 
Eser fi Tercemeti'l-Mustatrafi'l-Musta'sar" ismini verdJkleri eseridir ki pek 
50k mesel yer almaktadir. Bu ornekleri siralama geregi duymadan deni- 
lebilir ki bu tanifma bizatihi emsal/atasozleri kitaplanndan segmeler yo- 
luyla daha yakmla§maya yol agmig ve bu alanda mustakil eserler de ve- 
rilmi|tir. Bunun gunumuze en yakini ve giizel omekkrinden birisi Mual- 
lim Naci'nin "S^nihatu'l- 'Arab" adli eseridir. Ancak ondan 90k once bu 
alanda en onemli 5ali§ma, el-FirOzabadT'nin Arapga Lugat'i "el- 
Kamusu'l-Muhit'inde yer alan ve Turkge'ye tercume ederken Mutercim 
Asim Efendi tarafmdan Arapga atasozleri ilaveleriyle zenginle§tirip "cl- 
Okyanusu'l-Bastt Fi Tercemeti'l-Kamusu'l-Muhit" admi verdigi lugatidir 
ki, daha 50k "Kamus Tercumesi"diye bilinir. Bu lugatta pek 50k mesel 
bulunmaktadir. Bunlara benzer irili ufakli pek gok galifmadan sozetmck 
mumkiindiir. 



22 



KAVRAMLAR VE TANIMLAR 



1. MESEL VE ATASOZU: 

Arapga bir kelime olan "JiiVel-Mesel" veya "Jili/el Misl" benzeme, 
benzetme; bir§eyin benzerini nakletme, demektir. Aynca sifat, delil, kisas, 
ibret alinacak bir cezayi vei-mek.,.gibi manalari da vardir. (Jogulu "Jl^f / 
emsal" gelir\ Her ne kadar bazi Arap alimleri intisap manasma gelen 
"Jji^-ZMasul" kokunden geldigini soyleseler de Muallim Naci'nin de 
belirttigi gibi ^ tarif ve agiklamalardan kelimenin ornek manasma gelen 
" J^ /misal" kokunden geldigi genel kabul gormu§tur. 

Mesel kelimesinin tanimi yapihrken kimi muellifler sadece kelimenin 
istilah/terim anlammi vermemi§ler, §ekil ve muhtevasini da igine alan bir 
takim izahlar yapmi§lardir. Burada bu tanim ve agiklamalarin bir kismi 
venlmi§, tahlilleri uzerinde durulmami§tir^. 

ibnu1-Mukaffa (v. 142/759): "Mesel olarak kabul edilen soz, bahse 
konu edilen olayi en iyi agiklayan, kulaga en ho§ gelen ve en kapsamli 
olanidir,'^" der. 

Ebu ^Ubeyd Kasim b. Sellam^a (v. 224/838) gore: "Emsal, Araplann 
cahiliye ve IslamT donemlerdeki hikmetleridir. Onunla ifade etmek iste- 



1 el-Hruzabadi, e\-Kamusu!\- Muh% s. 951; Mutercim Asim, Kamus Tercumesi IV, 83; 
Zebidi, Tacul-'Arus, XV, 85; el-Meydani, Mecma'ul Emsal, s. 6. 

2 Bkz. Sanihat, Mukaddime, s. 3. 

3 Detayli bilgi iqin bkz,. Bulut, Ahmet, Arap Dil ve Edebi\;atinda Emsal, s. 89. 

4 el-Edebu's-Sagir,s. 27. 



23 



dikleri §eyler dogrudan dogruya degil de dolayli bir §ekilde ve ihtiyagla- 
nna gore ifade ettikleri (sozleri) dir^." 

ibnQ's-Sikkit diye taninan Ebu Yusuf Yakup b. Ishak (v. 244/858) i- 

se: "JiiVel-Mesel, kendisi hakkmda soylenilen §eyden lafiz itibariyle ayn- 

lan, ona manaca uygunluk gosteren sozdur^" diye tanimlar. 

' ibn Manzur (v. 285/898) kisaca: "Bir §eye benzetilip onun gibi olan 
§eydir (onun gibi soylenen sozdur)/" der. 

Ebu'I-Abbas el-Maberred'e{v. 285/898) gore: ';>li/el-Mesel kelimesi 

JlilVel-Misal den alinmi§ olup kendisiyle ikincinin hali birinciye benzeti- 
len yaygin sozdur" ve "Bunda aslolan te§bihtir^." 

el-'Ikdu'l-Ferid adli eserin sahibi Ibn Abdirabbih (v. 328/940): "Me- 
seller sozun naki§i, lafzm ozu ve manalann susu, Araplann ve Acemlerin 
(Arap olmayanlarin) tercih ettigi, her zaman ve her dilde kendileriyle 
konu§ulan §eylerdir. Onlar §iirden daha kalici, hitabelerden daha ustun- 
durler, Higbir §ey onlar kadar daha yaygin hale gdmemi§, onlar kadar 
umumile§memi§tir.^" 

ishak b. Ibrahim el-Farabi (v. 350/961) : "Avail ve havassin lafzini 
ve manasini begendikleri §eydir. O kadar ki, onu aralarinda yayar, se- 
vingll ve sikmtih hallerinde onu zikreder, zor olani onunla zihinlerinden 
gekip gikarir, en yuce isteklerine onunla ula§ir, sikintilardan onunla 5iki§ 

yolu bulurlar.'^" 

Ebu Hilal el-'Askert (v. 400/1009 dan sonra): "Meselde aslolan ko- 
nu§mada, iki §ey arasmda benzetme, mukayese ve kar§ila§tirma yapmak- 



tir^^ 



Arapga meseller uzerinde hayli mesai harcami§ olan Abdulmecid 
Katami§'a gore mesel: "Yeni bir halin eski bir hale benzetildigi ozlu, yay- 
gin ve isabetli manasi olan soz-^^"dur. 



5 K\iahu\'Err\sal s. 34; es-Suyuti, el-Muzhir, I, 486. 

6 el-Meydani, Mecma'u'l-Bmsai, s. 6 . 

7 LisanuV Arab, XI 6U. 

8 el-Meydant, Mecma'u'l-Emsal s. 6 . 

9 el'ikdul'Fend, III, 63. 

10 Divanul'Edeb, I, 74. 

11 Cemheretu!'Emsdl\,7. 

12 el'Emsai el-'ArabiK;\;e, s. 11. 



24 



Mesel kelimesinin Turkge'deki kar§iligi ge§itli donemlerde farkli ifade- 
lerle soylene gelmi§tir. Divan-i Lugati't-Turk'de ozellikle "sav"^^ sozcugu 
ile anildigi gorulur. Zaman zaman "kelam-i kibar, hikmet, ulular sozu, 
ata-baba sozleri, deyi§at" tabirleri de kullamlmi§tir. Osmanklar done- 
minde, ozellikle Divan Edebiyati'nda "mesel, emsal" ya da "darb-i me- 
sel/duruma uygun misal getirmek, misalin vurgulanmasi" kullanilir. 
Bunun etkisiyle olsa gerek o donemde ve daha sonraki donemlerde bu 
alanda yazilan eserlerin onemli bir bolumu "durub-i emsal" olarak isim- 
lendirilir. Buna omek olarak §inasrnin "Durub-i Emsdl-i 
Osmdniyye(istanbul, 1280, 2. bs. 1287)"si ve Ahmed Vefik Pa§a'nin 
"Turki Durub'i Emsd/(istcinbul, 1288)"i verilebilir, 

Ashnda "Darb-i mei^el" Arapga iki kelimeden olu§an bir terkiptir. 
Mesel getirmek, omek vermek, iginde bulunulan hale uygun bir soz, ya 
da atasozu soylemek, misalin vurgulanmasi demektir. Qogulu "Durub-i 
Emsal/misallerin vurgulanmasi" dir. 

islam oncesi donemlerde meseller kuUanildigi gibi Islam sonrasi da 
hayatm her alaninda kullanildigi gorOlmektedir. Ozellikle Kur'an-i Ke- 

nm'in pek gok ayetinde V!r^ / darb" ve "J— i / mesel" kelimeleri ile, 

hadislerde ve genellikle 'J^.-.-JtlT/ Mesel... Kemeseli..." §eklindeki 

omeklerini gormek mumkundGr^'^. Bununla birlikte : "Darb-i mesel" 
tabirinin kaynagi konusunda farkli goru§ler bulundugunu soylemeliyiz^^. 

Gunumuz Turkge'sinde bunlann yerine "ata" ve "sozu" kelimelerin- 
den olu§an ve murekkep, yani tek bir sozcuk haline gelen "Atasozu", 
gogul olarak "Atasdzleri" tabiri kuUanilmaktadir. Ne var ki, atasozlerinin 
ge§itli ozellikler ta§imasi sebebiyle Turkge'de de farkli; gok kisa veya gok 
uzun tanimlar yapilmi§tir. 

§. Sami "Uzun tecriibelere dayamlarak soylenmi^ ve halka 
malolmu§ bir fikri, bir dgiidti kisa ve kcsin olarak anlatan soz"^^ §ek- 
linde tarif ederken, O. Asim Aksoy: "Atalanmizm, uzun denemelere 
dayanan yargilanni genel kural, bilgece du§unce ya da ogiit olarak 
dusturla§iiran ve kaliplaf mif bigimleri bulunan kamuca benimsenmif 



13 Bkz. Turkay Kaya, Belleten, 1980-81, s. 39. 

14 Ayetlcr igin bkz. Nahl, 75; Al-i tmran, 112; Bakara, 61; Kehf, 10; Ankebut, 43; 
Ibrahim, 25. Hadisler igin bkz. Buhari, Rikak, VII, 170, Tirmizi, V, 144, 145, 147, 
148, 150, 152, EbuDavud, V, 166. 

15 ihtilafli g6ru§ler i^in bkz, Abdulmecid Katami§, el-Emsal eWArab\y\;e, s. 12-14. 

16 Bkz. §. Sami, Kamus-i Turld [Turkge Temel Soluk) , 1, 63. 



25 



ozsozler"'^ §eklinde daha kapsamli bir tanim yapar. Diger taraftan "Bir 
du§unceyi en kisa yoldan anlatan atalardan kalmifj ozlii soz "^^ gibi 
daha kisa tanimlara rastlamak mumkundur. E. Kemal Eyuboglu: "En dar 
anlami ile du§unulurse atasozunun tek bir tanimi vardir" diyerek §u 
hukme varir: "Az sozlc s6ylcnmi§, dokunakli, hazif cevap tanimina 
uysun, 9agri§im yaptiran, zekayi kam^ilayan, dufiindiirucu vc hepsi- 
nin ustunde halk dilinde bcgenilmi§, tutulmuf olmaktir.^^" 

Her ne kadar her milletin kendine ozgu meselleri/atasozleri varsa da 
bu tanimlarda hemen hemen butun dillerdeki mesellerin/atasozlerinin 
ozellikleri bannmaktadir. Yine de farkliliklarin bulundugunu unutmamak 
gerekir. gunku her milletin hayat tarzi, ya§adigi topraklar, sosyal ve kui- 
turel yapilarma gore mesellerinde de farklihklarm bulunacagi bilinen bir 
gergektir. 

Arapga Mesel vc Turk^c'dcki Kar^iligma Bir Ornck: 

"lii J> jiO" Arapga'da kuUanilan bir mesel/atasozu'dur. Turk- 

ge'ye tek tek kelime anlamlanyla tercume edilirse: "§en, Tabaka^a uy- 
gun du§tu" demek olur. Turkge'mizde biz bunu: "Tcncere yuvarlandi 
kapagini buldu/Tencere yuvarlanmi§ kapagim bulmu§^°" §eklindeki 

atasozumiizle ifade ederiz. 

Men^ei/Hikay esi : 

Bahsi gegen Arapga meselin ortaya ciki§ma sebep olan hikaye ise 

§6yle anlatilir: 

§en, Qok zeki birisidir. Kendisi gibi, akilli ve yetenekli bir e§ bulunca- 
ya kadar evlenmemeye karar verir. Bunun igin devamli gezer. Bu ge- 
zilerinden birisinde, bir adama yol arkada§i olur. Nereye gittigini sorunca, 
onun da ayni koye gittigini ogrenir. Yolda aralannda sohbet imkani bul- 
mak amaciyia arkada§ina: 

-Sen mi beni ta§ii^in, yoksa ben mi seni ta§iyayim? diye sorar. Adam 
onun bu sorusunu sagma bulur ve: 



17 Atasozleri ve Deyiwleri Sozlugu, I, 37. 

18 drnekleri\;Je Turkge Sozluk, I, 171. 

19 §nrde ue Halk Dilinde Atasozleri ve Dei^imleri, I, XXI. 

20 Tulbent^i, Ata Sozleri, s. 515. 



26 



-Cahil! ikimiz de at uzerindeyiz. Birbirimizi nasil ta§iyacagiz ki? der. 
§en cevap vermez. Birlikte yola devam ederler. Koye yakla§tiklannda 
§en, yol uzerinde bi5ilmi§ bir ekin gonir ve arkada§ina: 

-Ne dersin bu ekin yeiimi§ midir? diye sorunca digeri biraz daha §a§- 
kin bir dummda: 

-Sen ne kadar da catiilsin! Ekinin bigildigini gonip dururken bir de 
yenip yenmedigini soruyorsun, der. §en yine cevap venriez. Koye yak- 
Ia§tiklarinda bir cenazeye rastlarlar. §en bu defa: 

-Acaba bu tabutun igindeki olu mudur, diri midir? diye sorar. Yol ar- 
kada§i onun hepten aptal olduguna hukmeder ve: 

-Ben senin gibi kara cahil birisini gomnedim, diye adeta 5iki§ir. Ne 
var ki, kendi koyune vardiklan igin §en'in ba§ka bir yere gitmesine de 
gonla razi olmaz ve evine davet eder. Adamm Tabaka isimli bir kizi var- 
dir. Tabaka babasma: 

-Baba! Misafirin kirn? diye sorar: 

-Beraber yolculuk yaptigim pek cahil ve ahmak birlsidir. Bana §unla- 
ri, §unlan sordu, diyerek aralarmda gegen konu§malan anlatir, Kizi: 

-Babacigim! O ahmak birisi degil, onun: Ben mi seni ta§iyayim, yok- 
sa sen mi beni ta§irsin? demesi, sen mi bir soz agarsm, ben mi bir §eyler 
soyliyeyim de yorgunluk hissetmeden yol alalim demektir. Bigilmi§ ekin 
hakkindaki sozleri: sahipleri ekini satip parasmi yemi§ler midir? anlamma 
gelir. Cenazeye: olumu yoksa diri mi ? demesi ise: Acaba bu olu geride, 
kendi adini ya§atip ebedile§tirecek evlat birakmi§ midir? demek olur diye 
babasma §enn'in sorulann: birer birer agiklar. Babasi da dogruca misafi- 
rinin yanma gider, biraz hoj be§ten sonra: 

-Senin yolda bana sordugun sorularm cevaplanni vermemi ister mi- 
sin? diyerek kizmm verdigi cevaplan ona birer birer siralar. Bunu uzerine 
§en: 

-Bu cevaplar sana ait degildir. Kime ait oldugunu bana agiklar misin? 
diye istekte bulunur. Adam: 

-Bu cevaplar, Tabaka ismindeki kizima aittir, diye i§in dogrusunu a- 
giklar. §en kendisine e§ olacak kizi bulmu§tur. Niyetini agiklar ve adamm 
kizma talip olur. Anne ve oabasi bu evliligi kabul ederler. §en kizi alir 
kendi memleketine getirir, Bu soz de boylece ortaya gikar ve Araplar 
birbirlerine denk ve uygun §eyleri gorduklerinde bu meseli soylerfer^^ 



21 Mesel ve hikayesi igin Bks. cil-Meydani, Mecma'u! Emsal, s. 778-779; el-Mufaddal 
b. Seleme, el-Fahir, s. 47 " a3^ \^ ji^ " §eklinde de rivayet edilir. Bkz., el-Farabi, 
Divanu'1-Edeb, I, 223. 



27 



2- HiKMET VE VECiZE'NIN TANIMI VE ORNEKLERI: 

S^lh k m kokanden Al5Cj^l/el-Hikme: Adalet, Him, hilm, arindirma 

kastiyla engellemek, sakmdirmak, Kur'an ve Incil, nubuwet^' anlamlari 
yaninda, engin ve kapsamli du§unce, anlayi§, 5zlu soz anlamlarma da 
gelmektedir. Ozellikle bilmek, i§leri geregi gibi saglam ve kusursuz yap- 
mak, gem vurmak, zalimin zulmune mani olmak en me§hur anlamlari 

olarak gomlur^^ Qogulu "^ / hikem" dir. 

ibn Manzur (v. 1232-1311) hikmetin AUah'a nisbetini goz onune ala- 
rak: "En degerli varliklan en ustun bilgiyle bilmek^' ' manasma geldigmi 

soyler. 

Seyyid §erif Curcani (v. 816/1413), hikmet'i daha gok felsefi bir yak- 
la§imla: "tnsamn gucu olgusunde nesnelerin mahiyet ve hakikatlerini bil- 
mesidir,^^" §eklinde tarif eder. 

islam alimleri hikmetin tanimi ve mahiyeti hakkmda gok soz soyle- 
mi§lerdir. Kur'an-i Kerim ve Hadis-i §erif lerde gegen hikmet tabirleri 
iizerinde oldukga detayli bilgilere ve degerlendimfielere yer vennai§lerdir^ . 

Bu goru§leri inceleyen Abdulmecid Katami§ hikmetl §6yle tanimlar: 

"Hayatin tecrube ve deneyimleri sonucu anlamini bulan, dogm ve 
derin manalar igeren ve genellikle hedefi ogut ve nasihat olan veciz soz- 
lere hikmet denir."^^ 

Turkge'de hikmetin kar§iligi olarak yine Arapga bir kelime olan: "Ve- 
cize" kelimesi kullanilmi§, daha sonra bunun yerini ozellikle gunumuzde: 
"6zdeyi§" terimi almi§tir. 

"Soylcycni belli olan, kisa fakat geni? mana ifade eden ozlii 
sdz^®"e vecize/ozdeyi§ denilmektedir. 



22 Mutercim Asim, Kamus Tercumesi, IV, 244. 

23 ibn Manzur, Lisanu'l-'Arab, XII, 143; ez-Zebtdi, Tacul 'Arus, XVI, 160-166; 
Abdulmecid Katami§, ei-EmsaluVArabme, s. 16-17. 

24 LisanuVArab, XII, 140; Ibnu'I-Esir, en-Nifiaye, I, 402 

25 Curcani, Kitabu't-Ta'nfaU s. 91. 

26 Bu konuda derli toplu bilgi almak igin bkz. Elmali Harr.di Yazir, Hak Dim Kur'on 
Dili, 11, 913-929 ve "Hikmet", Ilhan Kutluer, DIA, XVII, 503-511 . 

27 Abdulmecid Katamt§, ei-EmsaluVArabiy\;e, s. 18. 

28 Omeklerix;le Turkge Sozluk, IV, 3059. "Bir konu uzerinf. en gok bilinmesi gereken 
seyi bir kag sozcukle ve garpci bir bigimde anlatan, kimin soyledigi genellikle bilinen 
sozlere ozlusoz/vecize denir" §eklinde tanimlar da vardir. Bkz, AH Puskullu, Edebmt 
Sozlugu, s. 48. 



28 



Bu tanimlara ragmen Arapga hikmet ile onun yerine kullandigimiz 
Tiirkge'deki vecize/ozdeyi§ arasmda az da olsa farklilik bulundugunu 
gozonune almamiz gerekir. 

Hikmet ve Vecize'ye Ornekler: 

Araplarin alim ve bilge ki§ilerinden pek gok hikmetler nakledilir. Sir- 
lann saklanmasi konusunda 50k guzel sozler s6ylenmi§tir. Nitekim Hz. Ali 
(k.v.) sir saklama konusunda §6yle der: 

ajy^\ iZJj^' ^ cUxJ>J bU ciJji-^* i3^^. / Simn senin esirindir; eger 

onu ba§kasina soylersen sen onun esiri olursun.^^" Ayni konuda: 



6^ ?- ui^ / Kalpler igine konulan §eyi koruyan kaplar gibidir. Dudaklar 

onun kilidi, diller ise anahtarlandir. Oyleyse her insan simnin anahtarini 
iyi korusun" hikmetli sozu Omer b. Abdulaziz'den nakledilir^^. 

"Ayinesi i§tir ki§inin, lafa bakilmaz" sozu Ziya Pa§a'nin giizel bir veci- 
zesidir. 

"Olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi" sozii de Kanuni Sultan 
Siileyman'a aittir. 






3. AJ}il / el- MiJVELLED VE d^akil / el-MUHDES'IN TANIMI 
VE ORNEKLERi: 

Arapga'da mesel kelimesi yerine daha sonralan bazen: "miivelled", 
bazen de: "muhdes" kelimeleri kullanilmi§tir. 

as J 

-Jj / V 1 d kckunden gelen -0^1 / el-Muvelled, icad edilen, sonradan 
ortaya konan, yeni^^ demektir. 



29 el-EbhT§i, e\~ Mustatraf, s. 213 " ^. c-UKf lil " yerine " ^. Ci^' (ii " §eklinde 

nakledilir. 

30 §ihabuddm Muhammed el-Ebhi§i, el- Mustatraf, s. 213. 

31 el-Rruzabadi, Kamusul-Muhit. , s. 296, ez-Zebidi, TacuVArus, V, 328. 



29 



ibn Manzur mOvelled'i: "Her §eyin yenisidir. §airlerden muvelledun 
da boyledir. Sonradan, yeni olduklan ign boyle isimlenciirilmiftir, " §ek- 

linde agiklar. 

es-Suyuti, Muvelled'i; "Lafizlan dclil olarak kabul edilmeyen 
muvcUcd kimselerin ortaya ?ikardigi §eydir," §eklinde tarif eder ve bu 
konuda ornekler verir^^. 

Tacettin Uzun meseller uzerinde yaptigi incelemesinde "miivelled 
mesel"e §6yle agiklik getirir: "ikinci hicri yuzyihn sonuna kadar §ehirliler; 
dorduncu hicri yuzyilin sonuna kadar bedevi Araplar iarafmdan kuUa- 
nilmami§ lafizlara miivelled denilmektedir.^*" 

Arapga'da muvelled meseller de goktur. Mustakil eserlerin yaninda 
el-Meydani'nin Mecma'u'l-Emsal'inde son baskilarda her bolum so- 
nunda agiklama getirilmeden muvelled mesellerin bir listssi verilmektedir. 

Yukanda da belirtildigi gibi Muvelled kelimesi yerire "yeni" anlami- 
na gelen "olvkil / el-Muhdes" lafzi da kuUanilmaktadir. 

Yen gelmi§ken, Omer Asim Aksoy'un dile cjetirdigi, Arapga 
"Muvelled" veya "Muhdes" meselleri akla getiren, Turkge Atasozleri'nin 
eskiligi ve yeniligi meselesini hatirlatmak faydali olacakt r. Nitekim o, eski 
mesellerin bir gogu gunumuze ula§makla biriikte bazi citasozlerinin unu- 
tuldugunu, bununla biriikte yeni zamanlarda ortaya ?ikan atasozlerinin 
de bulundugunu soyler^^. 

Miivelled ve Muhdes Mesele Ornekler: 

"Duvarlarin kulagi vardir / Yerin kulagi vardir." 

' "Devenin eceli gelince kuyunun etrafmda dola§ir / Eceli gelen it cami 
duvanna siyer." 



J^ 



^ L^ 'cJi 2011)1 ^•:Ai ^1 Siji lit 



32 Lisanu'Z-'Arab, III, 470. ez-Zebidt, mecazi manada olduguna i§aret eder. Bi<z, Tac, 
V, 328. 

33 Bkz. es-Suyuti, el-Muzhir, I, 304. 

34 Uzun Tacettin, Arap Dilinde Meseller, s. 19. 

35 Bkz. Aksoy, Atasozleri Sozliigu, I, 28. 



30 



Allah kanncanm olumunu murad ederse ona iki kanat verir / Karin- 
canm zevali gelince kanatlanir^^." 

"Nokta kadar menfaat igin virgul kadar/gibi egilir" ve "Egri cetvelle 
dogru gizgi gizilmez" sozleri ^"Qrkge'mizde ki yeni atasozlerine ornek ola- 
rak verilebilir. 

4. TA'BIR VE DEYiM'llN TANIMI VE ORNEKLER!: 

Ta'bir kelimesi: ifade etnie, anlatma, soz, cumle, ruya yorumlama ve 
nihayet bir mana ifade eden soz demektir. Eskiden "Deyim"yerine kulla- 
nilan bir kelimedir. Deyim ise: "Gergek manasmdan az gok farkli bir ma- 
na ta§iyan, iki veya daha fazla kelimeden olu§an kalipla§mi§ soz/t'abir^^" 
demektir. 

Iskender Pala: "iki ya da daha fazla kelimeden meydana gelen ve 
kelimelerin 6z anlamlan di§inda yeni bir anlam ifade eden soz gurupla- 
rina deyim denilir" §eklinde tarif eder ve: "Eskiler buna tabir derlerdi^^" 
diye ilave eder. 

Omer Asim Aksoy, deyirnlerin ozelliklerini agikladiktan sonra §u ta- 
nimi yapar: "Bir kavrami, bir durumu, ya gekici bir anlatimla ya da 
ozel bir yapi iginde belirten ve gogunun gergek anlamlanndan ayri bir 
anlami bulunan kalipla§mi§ sozcuk topluiugu ya da tumce^^." 

Atasozleri ile deyimler arasmda farklihklar vardir; herhalde bunlann 
kari§tinlmamasi gerekir. Atasozleri bir hukum ve genel bir kural ifade 
ederler. Deyimlerde ise boyle bir durum soz konusu degildir. Ne var ki, 
eski zamanlardan beri atasozleri ile deyirnlerin kan§tinldigi bilinen bir 
gergektir. Hatta zaman zamari Atasozleri' nin iginde deyimler, Deyimlerle 
ilgili eserier iginde atasozlerine rastlanilmaktadir. Ikisi arasmdaki inceligi 
iyi ve dogru bir §ekilde ayirmak gerekir. iskender Pala, yukanda adi ge- 
gen eserinde: "Lafla peynir gemisi yurutmek" sozunu deyim olarak verir- 
ken, Omer Asim Aksoy bunu "Lafia peynir gemisi yurQmez^^" §eklinde 
atasozQ olarak vermektedir. 0. Asim Aksoy'un veri§ bigimi (kelimeier gu- 
Ribu) atasozunQ, Iskender Paia'nin ba§lik olarak kullani§ bigimi (kelime- 
ier gurubu) ise (onu ve sonu belli olmadigi igin) deyimi hatirlatmaktadir. 



36 Arapga meseller igin Bkz. el-Meydani, Mecma'ul Emsol, s. 80, Tiirkge atasozleri igin 
Bkz. Aksoy, Atasozleri Sozlugu, I, 474, 256, 346. 

37 Orne/c/en'y/e Turkge Sozluk, I, 646. 

38 Bkz. Pala, Iskender, Iki Dirhem Bir Qekirdek, Sunu§, s. 9. 

39 Bkz. Aksoy, Atasozleri Sozlugu, I 52. 

40 Pala, s. 133.; Aksoy, I, 383. 



31 



Ote yandan yine Iskender Pala'nin anlattigi hikaye igindeki s6yleni§ bi- 
cimi goz onune alinirsa atasozu olarak kuUanilmasi daha uygun du§mek- 
tedir Nitekim H. Soykut deyimlerie atasozlerinin birbirinden ayirdedil- 
mesi gerektigini vurgular ve §6yle der: Deyimler, mustakil ve kli§ele§mi§ 
kelime guruplandir ve onu, sonu olmadik?a mucerret bir kahptan ba§ka 
bir ley degildir; higbir hukmu ihtiva etmedigi igin ogut veya direktif ma- 
hiyeti ta§imaz ve bu sebeple de genel kural meydana getirmedigi iQin 
atalarsozu olamaz... "Bir ipte oynamak" gurubu bir deyimdir, ama: iki 
canbaz bir ipte oynamaz" if&desi atalar sozu'dur; zira deyimi ve bir genel 
kurah meydana getirmi|tir. "Gozu goplukte kalmak" cjurubu bir deyimdir, 
fakat- "Horoz oliir, gozu goplukte kalir" formula bir atalar sozudur . 

Bu konuda bafka bir g6ru§ daha vardir ki ona da deginmek yerinde 
olacaktir O da Aydin Dagpinar'in g6nJ§udur. Aydm Dagpinar, atasozleri 
ile deyimleri birbirinden kesin olarak ayinnanm dogru olmadigini soyler. 
Ona gore atasozleri gogu zaman sik sik rastlanan durumlan birbinne yak- 
lastirirlar ki, bu halleri ile deyimlere yakla§irlar. "Soz gumu§se sukut altin- 
dir" sozu di§ g6runu§u ile daha qok deyime benzer. Fakat maksat ve ma- 
hiyet itiban ile genelleme niteliginde fikir bildirdigi iq\n atasozu sayilir, yo- 
rumunu yaparak |U hukme varir: "i§te bu yuzden atasozleri ile deyimleri 
birbirinden kesin olarak ayimiak yanli§tir." Bunun sonucu olarak ken- 
dince §u hakh soruyu sorar: "Bunlar iki ayri ciltte toplandiklari tak- 
dirde, bu tiir sozlcrin ycri hangi cilt olcaktir?!... 

Atasozu'nu deyim'den ayiran en onemli unsurun genel bir kural 
meydana getirmesi, onunun ve sonunun belli olmasidir. Atasozu veya 
deyimlerin hangi olay veya davrani§ kar§isinda soylendiginin belirlen- 
mesi de ayinmda onemli olsa gerektir. Zira esas olan insanlann kullam§ 
bicimidir Kullani§ bigimi bu iki terimi bir birinden ayimria kolayligi sagla- 
yacaktir Bununla birlkikte atasozleri ile deyimleri birbinnden 
ayirdedecek kesin bir kuralin bulundugu soylenemez. Ne var ki ayri ayn 
eserlerde toplanmasinin da bir sakincasi olmasa gerektir. 

Arapga'da da bu nevt kari§ikliklara rastlamak mumkundur. Ama esas 
kari§iklik Arapga'dan ba§ka bir dile aktanlmasi esnasinda ortaya gik- 
makta ana dili Arap?a olmayan kimseler de bu anlamda zorluklarla kar- 
§ila§maktadiriar. Ozellikle Arapga meseller ile deyimlerin tercumelennde 
bu tur zoriuklarla, yanli§ aktanmlarla yuzyuze kalinmakta ve bazen me- 
selin veya deyimin karfiligi, kelime anlamlan goz onune alinarak venl- 



41 Turk Atalar Sozu Hazmesi, s. 58; Omekleriyle Turkge Soziuk, i, 646. 

42 Tipfci ve Benzer Turk.-lng. kg.-Turk. Ata. ve Dey., s. 23. 



32 



mekte, bunun sonucu olarak da mesel veya deyimden anla§ilmasi gere- 
ken anlam yerine gok farkli ve metinle alakasi olmayan bir ifade, bir an- 
latim ortaya gikmaktadir. Deyimlerin kar§iliklanni bulmak zordur. O ka- 
dar ki; bazen meselin veya deyimin aktanlan dilde tam kar§iligini bulma 
imkani bulunamamaktadir, Bu durumda tercQme etmekten ba§ka gikar 
yol kalmamaktadir. 

Arap^a Deyimlere Ornekler: 

Jo 1 

>rj jL>-: Hava Parasi. Bu deyimi kelime anlamma bakarak 

tercume edersek: ' Ayak gekilmesi" anlamma gelir ki bununla 

maksadm di§ina gikildigi agiktir. Diger deyimler de buna gore 

degeriendirilmelidir. 

<♦ ^^1 j^j: Hay at arkada§i, e§. 
^ ft ^ > 

V ojUisl A>4j*j Jj^: ^ocuklugundan beri. 
^^ ^ 

♦:♦ wU^i cJT: Puf noktasi. 






Turk9e Deyimlere Ornekler: 

C* Elini vicdanina koyarak soylemek. 

> Kuzu postuna biirunmek. 

♦ Ekmegine yag sumiek. (Birinin) 

5. ARAPgA M£$£L ILE HIKMET ARASINDAKI ILi^KI 
VE FARKLAR: 

Mesel ile hikmet arasindaki ili§ki ve farkliliklann bulunabilecegi agik- 
tir. Her ikisi de kisa, oz, derin anlamlar igerir. Bir ba§ka ili§ki de zamanla 
bir hikmetin mesel haline gelebilmesidir. Hikmet gergekten her kesimin 
ho§una gidecek guzellikte ve kisa ifadelerden olu§ur. Oyle ki: insanlar 
onu begenir, dillerinden du§unnez ve nihayet yayginla§ir. Hatta soy- 
leyeni bile unutulur. Neticede bir mesel haline gelebilir. Bu sebeple hik- 
meti, mesel hOwiyeti kazananlar ve kazanmiyanlar diye iki gruba ayirir- 
lar^^ Nitekim Ebu Hilal el-'.^keri buna i§aretle: "Sonra yayginla§an her 



43 Katami§, el-Emsalu'l-'Arahxyyie,, s. 19. 

33 



hikmet mcscl kabul edilir"^ der. Bununla birlikte rnesellerle hikmetler 
arasmda a^ik farkliliklar da vardir. §6yle ki: 

a. Meselde esas olan te§bihtir (benzetmedir). Hikmette te§bih soz ko- 
nusu degildir. Hikmette esas olan mana isabeti (anlam dogmlugu), sozun 
anlam uygunlugudur. 

b. Meseller daima kisa ve ozlu, hikmetler ise kisa olabilecegi gibi u- 

zun da olabilir. 

c Mesellerin hedefi ihticac (delil getimiek) igindir, Hikmetlerin hedefi 
ise nasihat, dikkat gekme, ogut ve tenbih, sakmdimia veya iyi bir §eye 

te§vik etmektir. 

d Mesel herkes tarafmdan s6ylenmi§ olabilir; halk tabakalarinin her- 
hangi bir ferdinden gikabilir. Yani anonimdir. Hikm.2t ise: alimler (bilge 
ki§iler, deneyim sahibi olmu§, gung6rmu§ kimseler), filozoflar ve benzeri 
kimselerin uruniidur*^. 

Turkge'deki atasozu ve vectzeler birbiriyle mukayese edilirse en 6- 
nemli farklilik atasozlerinin soyleyeninin bilinmemest vecizenin ise soyle- 
yenin belli olmasidir. Yeri gelmi§ken, Arapga hikmatlerde oldugu gib.; 
Turk?e vecizeler/ozlu sozlerin de zamanla atasozu olarak soylendigme 
§ahit oldugumuzu ifade etmeliyiz. Nitekim Ziya Pasa'nin: "Ayinesi i§tir 
Visinin lata bakilmaz, §ahsin gorunur rutbe-i akh eserinde "vecizesmin 
Ayinesi i§tir ki§inin, lafa bakilmaz" boliimu genellikle atasozuymuf gibi 
soylenmektedir. 

6. ABAPgA MESELLERiN ^E^iXLERi: 

Arapga meseller uzerine ara§tirma yapanlar farkh taksime gitseler de, 
sonug itibariyle ayni §eyleri soylemektedirler. Buradc. sadece iki farkh tak- 
sime i§aret edilmi§tir. 

Abdulmecid Katami§ Arapga meselleri iiqe ayirif'^: 

6. 1. Mucez (veciz) meseller: 

Manasi dogru, yaygm veciz sozler bu gmba girer. Bu gmpta ana oge; 
sonradan ortaya gikan durumun kisa ve ozlu bir bi>;imde oncekine ben- 
zetilmesidir. §iirler (yahut §iirden bir misra), Arapga'da ustun, en ustun 



44 el-'Asken, Cemheretu'l-Emsal, Mukaddime, s. 7. 

45 Bkz. Katami§, el-Emsam'l-'Arablu\;e, s. 18-19. 

46 Bkz, Katami§, el-Emsalu'l-'Arabiyve, s. 28-32. 



34 



;i 



anlamma kullanilan " j^ Jiii / ef 'alu min..." kalibmdaki (mukayese ifa- 

de eden) meseller ve orceden hikmetli bir soz iken mesel haline d6nu§en 
sozler de bu gruba girer ,er. 



« S'H 



* Mesel haline dotimuf hikmet: aJUI ^JJs\ : Sir (saklanmasi gereken) 
bir emanettir. 

* Atasozii haline donmiif §iir: ^^ J^ j Ji^L ^\ !>li- U s.'Ji IT V? 

Jjij aJU>:^ V / Allah di§mda her §ey fanidir ve dunya nimetlerinin hepsi 
elbette bir gun zail olacaktir. 

A 

* 4>* J^^ / efalii min...kalibinda mesel: ^\^ ^ ^^) : Hatim- 

-' if ^ ^ 

den daha comert. 

6. 2. Kiyasl Meseller: 

Te§bih veya temsil yoluyla herhangi bir fikri yahut o konudaki delilleri 
agiklama gayesi guden meseller. NehcQ'! Belaga da Hz. Ali'den (k.v.) 
nakledilen §u soz buna cmek olarak verilebilir: 

JiUJl (^l ji IajwUxj j ^)^^i / Dunya, karninda oldQrucu zehir bulunan 

yilan gibidir. Sokmasi hciif, fakat olduaicu zehiri igindedir. Aldanan cahil 
kimseler ona meyleder, akil sahibi olan kimseler ondan sakinir (uzak du- 

rur)"^^ 

6. 3. Hurai^ Meseiler: 

Araplarm hayvanlann dilinden veya cansiz varliklarla ilgili olarak an- 
lattiklan veciz ve yaygin sozlere hurafi meseller denir. Bu tur sozler genel- 
likle eglenme, §akala§m£ ya da guzel ahlak ve huylara te§vik etme kas- 
tiyla hayvan ya da cansi:^ varliklarin insan glbi konu§turulmasi lie ortaya 
§ikan ve gergekle alakasi bulunmayan mesellerdir. Edebiyatimizda buna 
"intak" sanati denilir. Arap dil bilimcileri buna: "Ekazibu'l-'Arab, 
RumuzQ'l-'Arab" derler. Yilanla iki karde§in dostlugunu, daha sonra yi- 
lan tarafindan sokulan ve olen karde§inin acisma dayanamayip yilanin 



47 Ne/iciiV-Be/dga, s. 458 

35 



kuyrugunu baltayla kesmesi sonucu bozulan bu dostluSun yeniden ku- 
rulmasm. teklif eden diger karde§e yilanm soylemi§ oldugu varsay.lan §u 
meselde oldugu gibi: 

iUU y1 !A* J iiijlif '^ ■ Senin (vurdugun) baltanin eseri, izi / 
acisi (kuymgumda) dump dururken bir daha seninle nas.l dost olabili- 
rim-? Turkce'de deyim olarak "Kuyruk acisi" §eklinde soylenir. 

Hurafi mesellerin pek Qok omeklerinden birisi de farelerin kediden 
kurtulma konusunda yapfklan isti|an toplantilan sonucu o^aya Siten 
meseldir. Farder bir toplant. yaparak ba|lanna musal at olan ebedi du - 
manlan kediden kurtulmak igin gorO? ah§ veri|inde bukmurlar. Uzun mu- 
zakereler sonunda kedinin boynuna bir gamn takjlm^^^"^^!:;^ ™^^ 
Boylece kedi gelirken ganin ?.karacag. sesi duyarak k.5>P kurtulacakla - 
dir Farelerden biri: "Vakia bu tedbirin i§e yarayacagi agiktir. Lakin gingi- 
ragi kedinin boynuna kim asacak?" deyince yeni bir n.uzakere fash ba§- 
lar Buna bir gare bulamazlar. Muzakerenin sonug vermedigini goren 
baika bir fare: "»^t 'J.. / i§in en zor taraf. kaldi"- deyince bu soz gSzul- 
mesi zor i§ler hakkmda soylenen bir mesel olarak kabul edilir. 

7. MESELLERIN giKI§ YERLEMNE GORE TAKSiMI: 

Dr Muhammed Ebu Sufih, Memduh Hakki'nm: "el-Meselu'l- 
Mukaren Beyne'l-'Arabiyye ve'l-lnciliziyye" isimli eserinde Arapga mesel- 
leri beg guruba ayirdigini nakleder. Bu taksim ise §oyledir: 

7. 1. Bir olaym vukuundan dogan mesellcr: 

Yukanda bahsi gegen " ''^ "c> '^i I §^"' Tabaka'ya uygun dugtu / 
Tencere yuvarlandi kapagini buldu" meselinde oldugu gibi. 

7. 2. Tesbih yapmaktan meydana gclen mcseller: 

Saflik ya da ahmakligi ile me§hur olan Hebennaka isimli bir kimse 
bir gun devesini kaybeder. Deveyi, bulana hediye edecegini ilan eder. 
Bunun uzerine kendisine: "Madem hediye edecetein ne diye deveni 
anyorsun!?" diye sorarlar. Habennaka soruyu sorane. Hele f u ahmaga 
bakiniz' Yitirilen §eyi bulmakta ne kadar lezzet ve zevx bulundugunu bilir 



48 el-Meydant, Mecma'u'l-Emsa], s., 102. 

36 



misin?" diyerek giki§ir. Saflik ve akilsizlik konusunda te§bih ya da ben- 
zetme yapilacagi yerde: " <^ ^ jlUf / Habennaka'dan daha akilsiz / 
daha ahmak" derler. 

Buna bir ba§ka ornak de §udur: Arap kabilelerinden biri olan Fezare 
kabilesine mensup Ebu'1-Gusn kunyeli bir adam bir gun Kufe'nin bir 
mahallesinde topragi e§3lerken gorulur. Ne yaptigi sorulunca: "Dun bu- 
raya para saklami§tim, onu ariyorum bulamiyorum" diye cevap verir. 
Kendisine parayi sakladigi yere i§aret koymasi gerektigi hatirlatilinca: 
"Burada bir gimen, onun ustunde de bir bulutun golgesi vardi" diye ce~ 

vap verince: "iki °y. ;3l^f / Cuba' dan daha ahmak/Culia denilen a- 

damdan daha ahmak" diye bu sozu soylerler. Cuba, Kufe'de Abbas! 
Halifesi el-Mehdi(v. 169-785) zamanmda ya§ami§ zeki, §akaci bir adamm 
lakabidir. Araplarin Nasrettin Hocasi' dir. Ne var ki bizdeki Nasreddin 
Hoca daha gok hikmetli sozleriyle taninir. 

7. 3. Bir kissadan dogan meseller: 

Burada kissadan maksat, Hz. Musa, Hz. isa gibi peygamber kissala- 
rinm rivayet edilmesinde ve halk arasinda dilden dile dola§masi sonu- 

cunda ortaya gikan meseller kastedilmektedir. ''^y U^ / Musa'nm 

asasi"inda oldugu gibi. 

7. 4. Hiktnetten dcigan meseller: 

Arap §airlerinden Zuheyr b. Ebi Salma'nm: 

^A^ y^^^ tj^^^ u^ J *^^^ <^--y2j J-* ^^^jJis- Ja^ Lull cuiij 

"Olumu bir kor devanin yuruyu§une benzettim: ^arptigini olduuir; 
rast getiremedigi ise uzun yillar ya§ar ve ya§lanir'^^" sozunden bir takim 

meseller turetilmi§tir. "^.IjJl cJJ ^loi ^ / Gune§in altinda degi§en / 

yeni bir §ey yok" sozu bunlardan birisidir. Yani "eski hamam eski tas." 

ez-Zevzenfnin Mu'allakat-i Seb' §erhi'nde bu beytin " ial^ Jajli- y& 



49 ez- Zevzeni, §erhu Mu'aHakati's-Seb', s. 118; Muhammed Ebu Sufih, el-Emsalul- 
'Arabii^^e ve Mesadiruhafi't-Tiiras, sl8. 



37 



^<y^ I O, gece koru olan devenin yuruyu§u gibi yurur" meselinin de 
kaynagi oldugu kaydedilir^°. 

7.5. §Hrdcn dogan mescller: 

Kendisi hakkmda soylenilen bir sozun dogru olmadigi, isbat edilmesi 
gerektigini iddia eden bir §ahsin isranna kar§i en-Nu'man b. el-Munzir m 
soyledigi: 

"ister dogru ister yalan, §u soz soylendi gitti/Bir soz duyulupta halkm 
diline du§tukten sonra ash olsa da olmasa da farketmez. Bir soz yayildigi 
zaman artik ondan ozur dilemesini istemenin ne faydasi var^^" beytinde 

" Lit jlj lii- J} J-i \-* (^^) cM ^/ister dogru ister yalan, §u soz soy- 

lendi gitti/Olan oldu, torba doldu/oldu olacak, kinldi nacak, daha ne ola- 
cak?" kismi mesel olarak dilden dile dola§ir. 

Goruldugu gibi bu taksim, maddeleri gogaltmaktan ote meseilerin 
5e§itleri bakimmdan bir yenilik veya farklilik getirmemektedir. 

8. MESELLER VE ATASOZLERI'MN DEGI^IP 
DEGi^MEDlKLERi: 

Arapca'da meseller degi§meden, ilk duyuldugu §ekliyle kuUanilirlar. 
Nitekim, eU'Askeri: "Emsaller Araplardan geldigi §ekilde soylenir. 
Kahbmda bir degi§iklik yapilmaz. Kadma hitab^an soylenmi§ olan "otw^^ 

^j^S\ cJ4^/Sen sutu daha yazm zayi etmi§tir/beni elinden kaginDi§tin/ 

Gegti Bor'un pazan, sur e§egini Nigde'ye/Ati alan Uskudar'i gegti" meseli 

erkek igin kullanilabilir, "oJw^" fiilindeki muhataba "^ / ti" zamiri-nin 

harekesini degi§tirmeden nakledebilirsin. Qunk'i hikaye yoluyla nakletmi§ 
olursun^^"demektedir. 



50 ez-Zevzent, '^erhu Mu'dhkati's-Seb', s. 118. 

51 Muhammed Ebu Sufih, e/-£msd/u7-!Arabiyye ve Me^diruha fl't-Turas, s.l9. Ayrica 
Bkz, el-Meydani, MecmaVf-Emsal, s. 511; el- 'Asken, Cemheretul-Emsal, II, 116; 
Uzun Tacettin, Arap Dilinde Meseller, s. 24. 

52 el-'Asken, Cemheretu'l-Emsal, I 7. Aynca Bkz. es-Suyuti, el-Muzhir, I 487. 



38 



Bu hukmu goz onune alarak diyebiliriz ki: meseller ister miizek- 
ker/eril, ister muennevs/di§il, ister miifred/tekil, ister tesniye/ikil, isterse 
cemi/gogul igin kullaniimi§ olsun degi§meden nakledilir. Hatta yukanda 
da goruldiigu gibi kelirne sonlarindaki harekeler, Arap^a gramer kaidele- 
rine aykm olsa bile, nasil harekelenip nakledilmi§ ise oylece soylenir, 
bunda'irab/hareke (gramer) hatasi var diye diizeltme cihetine gidilmez. 
Buna, §iirlerde oldugu gibi, bazi konularda musamaha g6sterilmi§tir. 
Meselin gramer kurallan di§inda geimesi irab bakimindan oldugu gibi 
kelimenin yapisi bakimmdan da olabilir. 

Nitekim bir kimsenin konu§ma esnasmda lafi kari§tirip konu di§inda 

soz soyledigi zaman Araplar "J^<>^* "oy^ I Erkek deve di§i deveye ben- 

zedi/Erkek deve di§i deve tavnni aldi" derler. Bu meselde ''Oy^^S'' fiili 

Arapga kaidelere gore "JUii^i" §eklinde olmasi gerekirken boyle soylen- 

memi§tir^^. 

Bahsi gegen kesin kuralllara ragmen bazi sebeplerle meseller degi§ik 
lafizlarla soylenebilir. Nitekim meseller bolumQnde bunlara i§aret edilmi§ 
ve farkli lafizlarla rivayet edilen mesellere yer verilmi§tir^. 

Buna misal olarak meseller bolumiinde yer alan (19. mesel) " lli 
jllJaJl L^^ / Fesatcilar yuzCinden dostluklari bozulup darmadaginik 
oldular" meselini el-Meydani ve ez-Zemah§en "Ci" fiili ile verirken 
Zebidi "^1" fiili ile nakletmi§tii^^ el-Meydani, "2;il cJ^^ '.jC^V 

* ^ -- 

meselini "2;^^ o^C^ Cs^^^ j" §eklinde nakleder^^. 
^ ^ y 

Bu orneklerin yanmda bolgeler ve kabileler arasinda farkhliklann da 

bulunabilcegine, meseiin degi§ik bir bigim alabilecegine i§aret etmemiz 

gerekir. 



53 Bu meselin hikayesi igin bkz, meseller boliimu 196. mesel. Konu ile ilgili bilgi igin 
bkz. Uzun, T., Arop DUinde Meseller, s. 20-21. 

54 Bkz. 27, 42, 50, 67, 71, 74, 80, 82, 89, 102. ..nolu meseller. 

55 Bkz. el-Meydani, Mecria'u'l-Emsal, s. 489; ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, 11, 180; ez- 
Zebidi, TacuVArus, II, 195. 

56 el-Meydant, Mecma'u'l-Emsal, s. 499. 



39 



Turk Atasozleri'nde de benzeri bir takim kurallar vardir. Turk atasoz- 
leri kalipla§mi§ sozlerdir. Belli bir kalip iginde, belli sozcuklerle soylenmi§ 
olan donmu§ bir bigimdir. Sozcukler degi§tirilip-ayni anlamda olsa bile- 
ba§ka bir sozcuk kuUanilamaz, soz dizlminin bigimi bozulamaz. "Derdini 
saklayan derman bulamaz" atasozunde "derman' yerine "ila?" 
kuUanilamaz^^ Bununla birlikte zaman iginde degi§ip olgunla§manin 
yaninda, kimi atasozlerinin birkag kalibi bulunabilir. Nitekim "Denize 
du§en yilana sarilir" yerine "Denize diif en yosuna sanlir" §ekli vardir. 
Ama hig bir zaman "Denize du§en samana (ya da baliga) sanlir" gibi 
bir bigimi yoktur^^. Turk atasozlerinde de bolgeler arasi farklihklar bu- 
lunmaktadir. "Keskin sirke kabma zarardir" atasozumuz kimi bolgeler- 
de "keskin sirke kiipiine zarar" bigiminde soylenir^^ Ayrica, sadece belli 
bolgelerde belli agizlarda soylenen o bolgelere has atasozlerimiz de var- 
dir^°. 

9. ARAPQA MESELLER ILE TURKQE ATASdZLERINDE 
EDEBI SANATLAR: 

el-Meydani'nin naklettigine gore Ibrahim en-Nazzam (v. 231/845?): 
"Meseller, diger sozlerde bulunmayan dort unsuru kendinde toplarlar. 
Bunlar: 1caz-i lafz, Isabet-i ma'na, Husn-i te§bih ve Cevdet-i kinaye'dir^^" 
der. Bunlar belagatin son merhalesidir. Bu hususlari kisaca agiklamak 
yerinde olacaktir. 

9, 1. *icaz-i lafe (Soziin vcciz olmasi): 

Yani kelimeleri az, fakat sozun manasi, igerigi geni§, diger bir ifade 
ile derin manalar ta§imasi demektir. Nitekim mesellerin gogu iki veya Qg 
kelimeden olu§urlar. Ama mana bakimindan kapsamh ve tabir caiz ise igi 



57 Aksoy, Atasozleri Sozlugu, I, 15-16. Bu meselin Arap^a benzeri " d\ jjaLiliJ lb N 

^jiJ^i "dir. Bkz. 45 n6lu mesel. 

58 A. g. e. s.l9. 

59 A. g. e.s.19-20. 

60 Anadolu'nun 5e§itli bolgelerinde soylenen atasozlerimizle ilgili Turk Dil Kurumu 
tarafindan '*Bdlge Agizhrmda Atasozleri ve De^imleri" isminde bir eser yayimlan- 
mi§tir. Ankara, 1996, I-H. 

61 ei-Meydant, Mecma'u'l-Emsdl, mukaddime, s. 6. 



40 



dopdoludur. Halk nazarinda du§undurucu ve pek gok fayda ifade eder- 
ler. Bu bakimdan halkm konu§tugu en kisa sozlerdir. 

Sirrin korunmasmin gerekliligini ifade sadedinde soylenen: '%'L.f ^1 
/ Sir bir emanettir (el-'Askeri, I, 510)", saklanilmaya galigilan bir kusurun 

bir vesile ile a^iga gikmasmclan dolayi soylenen: 'VUi-i ^^/ Gizlilik kalk- 
ti, her§ey agiga gikti/Takke du§ta kel gonindu (el-Meydam, s. 92)", ta- 
hammulun kalmadigi durumlarda serdedilen: " "^^S j^Zj^\ ^^ / Bigak 
kemige dayandi (el-Meydam, s. 104) deyim ve mesellerinde oldugu gibi. 

9. 2. isabet-i ma'na (Mana dogrulugu): 

Insanlar eski gaglarda da ya§asa, yeni donemlerde de ya§asa insan 
ayni insan, hayat ayni hayattir. Kar§ila§ilan olaylarin §artlan degi§se de 
ayni sonuglar dogurmaktadir. Ihtiyaglar insanlarin birbirleriyle ili§ki kur- 
malanna yolagar. Hayatin her safhasinda kar§ila§ilan olaylar birbirlerine 
benzerlik gosterir. Boyle duramlarda insanlar hemen hemen ayni tepkiyi 
verirler, soyledikleri sozler de ayni manalan igerirler. 

Du§man ya da ba§ka tehlikelere kar§i korku iginde olan kimsenin 
tedbirli olnnasi hususunda soylenen: "U5" (^) opI LiJJl ^^^ ^ / Kurt- 

tan korkan kopegini hazirlar (el-Meydam, s.704)", abesle i§tigal eden, 
yani luzumsuz ve faydasi olniayan i§lerle me§gul olan kimseler igin kulla- 

nilan: " ^jL. ajJj>- ^ ^.j^j / Soguk demiri dovuyorsun/Havanda su 

dovuyorsun (Sanihat, I, 231 »", bir beladan kagarken ondan daha kdtQ- 

sune maruz kalan kimse hakkmda: "v'3^^ c:^ Jii j J^\ j-- ^ / 

Yagmurdan kagti, olugun ciltma oturduA'agmurdan kagarken doluya 
tutuldu (el-Meydani, s. 502)" meselleri her donemin dikkat gekici mesel- 
leridir. 

9. 3. Husn-i te^bih (Te§bih guzellisi/Benzetme sitzeliisi): 

Lafizlann, bir §eyin ust dereceyi bulan bir vasifta diger bir §eye ben- 
zetilmesine "te§bih" denlr. Te§bihin unsurlari vardir. Te§bihteki bu unsur- 
Ian belagat kitaplarina birakarak diyebiliriz ki te§bih mesellerin anlamini 
daha guglu, daha vurgulayici ve daha dikkat gekici hale getirir, guzelle§ti- 
rir. Zaten mesel kelimesinin kendisinde benzetme anlami vardir. Once- 



41 



den makbul degil iken sonradan bir yucelige eri§en kimseler hakkinda 
soylenen: % °- -l "^'j^. ''^^'^ i Kargalar bile bize gelince avci kesilir/ 
Bize kom§u olan bizimle §eref kazanir (15 nolu mesele bkz)" meseli ve 
nadir bulunan §eyleri ifade amaciyla soylenen "6yi^ u^- J^^ j^'' I Ka'^" 
tal yumurtasmdan daha aziz/daha kiymetli (el-Meydant; s. 439)" meselle- 
rinde oldugu gibi. 

9. 4. Ccvdet-i Kinaye (Kinaye Giiizelligi): 

Maksadi dolayli yolla anlatmak, diger bir tabirle bir sozu kendi lafzi- 
nin di§inda bir lafizla ifade etmeye "kinaye" denilmektedir. Meseller qo- 
gunlukla kinayelidir ve soylenmek istenen sozler muhatab ve durumun 
uygunluguna gore soylenilir. Sevgilisinden cevap^ alamayan a§!gin ma§u- 
kuna i§ittirir tarzda kom§usuna soyledigi beytin acuzu (beytin son ciizu) 
olan: " 5^1^ '^. ^^ J J"^ ^^-1 / Kom§u (kizi): bundan kastim sensin / 
Kizim sana soylayorum, gelinim sen anla/i§it (el-^^eydani, s. 76)" ve bir 
kotulugun son haddine vardiginda soylenen: " j:^ ^^^1 ^~^. I Kan ka- 
siklara ula§ti/Ganahlar diz boyuna vardi/Bigak kemige dayandi (el- 
Meydani, s. 76)" mesellerinde oldugu gibi. 

Arapsa meselierde icaz, te§bih, kinaye'nin yaninda istiare (taraflar- 
dan biri kaldinlmi§ belig te§bih/bir kelimenin manasmi muvakkaten diger 
kelime hakkinda kuUanma), seci' (kisaca nesrin kafiyesi), tibak (arala- 
nnda gerek tezat, gerek diger bir suretle tekabul bulunan §eyleri bir arada 
bulundurmak) gibi edebi sanatlarda kullanilir. (Burada bir kaQ ornekle 
yetinildi. Geni§ bilgiler \qm Belagat kitaplanna bakilmalidir.) 

Arapsa meselierde oldugu gibi Turkge Atasozlerinde de edebi sanat- 
lar kullanilir. Nitekim "Mum dibine i§ik vermez ' de mecaz, "Bol bol yi- 
yen be! bel/bon bon bakar" da cinas, "Her ta§ ba§ yarmaz" da seci, 
"Agiz yer, yuz utanir" da miirsel mecaz (Mecaz-i mursel), "Guvenme 
varhga, da§ersin dariiga" da tczat, "Uzum uzume baka baka kararir" da 
husn-i ta'lil sanatlarinin kullanildigi goriilmektedir. Bu misalleri gogalt- 
mak miimkundur. 

10. ARAPSA MESELLERIN TEDVINI: 

Yukarida da belirtildigi gibi mesellerin yaygin olmasi ve yaygm ola- 
rak kullanilmasi buyuk olgude ya§amasini saglami^tir. Bunu saglayan 



42 



onemli unsurlardan birisi de erken zamanlarda tedvin(yazilma ve kitap 
haline getirilme)edilmesidir. Burada Arapga mesellerin yazilmasi konu- 
sunda uzun uzadiya bir tedvin surecinden bahsetmek yerine bir kag ga- 
hfmaya i§aret etmekle yetinilecektir. Bunlar da, pek gok gali§manin ya- 
ninda, 'Abdulmecit Katami§'in "el-Emsalu'I-'Arabiyye (Daru'l-Fikr, 
Dima§k, 1408/1988) ve Muhammed Ebu Sufih'in "el-Emsalu'l- 
'Arabiyyc (Mesadirulia fi't-Tiiras), Mektebetu'l Aksa, Amman, 
1402/1982)" ve Turkge olarak Dog. Dr. Tacettin Uzun'un "Arap Dilinde 
Meseller (Atasozleri) 'i (Konya, 1996)" dir, Ayrica buna Huseyin Va- 
roFun Erzumm Jlahiyat Fakultesi Dergisi 1986 yili 7. sayismda yer alan 
Ebu Hilal el-'Askeri ile ilgili yazmi§ oldugu makalesinde Arapga meseller- 
le ilgili eserlerin bir listssinin bulundugunu ilave edebiliriz. Bu eserlerin 
pek gogu bu gun yayimianmi§ dummdadir. 

Turk atasozlerinin yaziya aktanlmi§ en eski omeklerine VIII. yuzyilda 
Orhun Abideleri'nde rastlanmaktadir. Gokturk alfabesiyle kagit uzerine 
yazih metinlerde bulunanlann da ilavesiyle yimii kadar en eski Turk ata- 
sozu tesbit edilmi§tir. Uygur alfabesiyle yazilmi§ metinlerde ise "Sav" 
adiyla eski Turk atasozlerinden omekler gonilmektedir. Ka§garli Mahmut 
Turk atasozlerinin ilk derleyicisi olarak bilinir. Dede Korkut kitabi atasoz- 
led bakimmdan onemli bir yer tutar. Guvahi'nin manzum olarak yazdigi 
"Pend-Naine"si gergekten degerli kaynaklardan birisidir. Pek gok onemli 
el yazmalarinda az veya gok atasozlerini bulmak mumkundur. Ancak bu 
donemdeki eserlerin azligi agiktir. Bu bakimdan kimi ara§tirmacilar Turk 
atasozleri ile ilgili eserlerin Tanzimat'tan sonra verildigini kabul ederler. 
Bu donemden itibaren pek gok eser yazilmi§ ve basilmi§tir. Hemen he- 
men hepsini bulmak da mumkundur. Bununla birlikte Turk atasozlerinin 
dogu§ ve hikayeleri konusunda kapsamh bir eser ya yok ya da biz ula- 
§amadik. Ancak Ahmet Mithat Efendi'nin, §inasrnin "Durub-i Emsal" 
inden atasozlerine hikayeler yazdigini ve kuguk dergiler halinde yayimla- 
digini F. Fazil TQlbentg; nakleder^l Nitekim Mithat Efendi tarafindan 
yaymlanan bu eserin ismi, di§ kapagmda Osmanlica olarak aynen §6yle- 
dir: "[Durub-i Emsal-i Osmaniyye] §inasi {Hikemiyyatinm Ahkami 
Tasviri} Ahmed Mithat (Birinci Def'a) olarak Muharririn zatina mahsus 
matba'ada basilmi§tir, 1288, Istanbul," Ahmet Mithat Efendi bu eserinde 
ondokuz atasozumQzun liikayesini yazmi§tir. 



62 Tulbent^i, Ata Sozleri, 1 1 . 

43 



Deyimlerin hikayeleri ile ilgili olarak Yusuf Ziya Bahadinli nin De- 
Vimlerimiz vc Kaynaklan (Hur yay.c.hk, Ankara 1959)", psman Qizme- 
ciler'in "Unlii Deyimler ve Oykiileri (Kasta§ Yaymlan, 1st., 1989) ve 
iskcnder Pala'nin "iki Dirhem Bir ^ckirdck (Babiali Kultur Yaymciligi, 
Istanbul, 2000) isimli eserleri elimizde bulunmaktedir. 



44 



Birinci Bolum 



ARAPgA MESELLER, KELIMELER, MESELLERIN 

MEN$E'LERi / KAYNAKLARI / HIKAYELERi, 

ANLAMLARI, KULLANILDIKLARI YERLER VE 

TURK^E KAR^ILIKLARI VEYA BENZERLERI 



>^0 



Kelimeler: 

^)y Ek§i sut uzerine koyulanmasi igin taze sut sagmak demektir. 
Taze sutle kan§tirilmi§ ekji sQt. a^J^^I ise Anadolu'nun bazi bolgelerinde 
"koremez", bazi bolgelerinde ise "ho§merim" denilen ve ek§imi§ sQte taze 
sut katip yogurt galinarak elde edilen yiyecegi yemek demektir^. 

Ud \\cJu Mastanndan fiil-i muzari olup, sondurmek, teskin etmek, sa- 
kinle§tirmek manasmadir, 

S-viiiJi ; Kelimesi ise kizmak, ofkeienmek, ta§mak, kabarmak demek- 
tir. 

Men^ei: Anlatirlar ki, adamm bin kendilerine ofkelendigi bir toplu- 
lugun yanma gelir. O topluluktan bazi kimseler onun ofkesini anlar ve 
kendisine "W^^^ / er-Resie" denilen yiyecekten ikram ederler, adamm 
ofkesi gider ve sakinle§ir. 3u soz de boylece mesel olur. 

Anlami: Bir h6§merim ikrami ofkeyi dindirir/Az bir §ey ikram etmek 
nice kotulugu defeder/Azicik hediye dargmhgi giderir; muhabbetin dog- 
masina yolagar. 



63 Muterclm Asim, Kamus Tercumesi, l, 43; ez-Zebidi, TacuVArus, I, 159 ei-'Asken, 
Cemheretul-Emsal, I, 477; Ibnu'I-Esir, en-Niha\je, II, 179. 

64 MutGrcim Asim, Kamus Tercumesi, I, 43. Omekleriyle Turkge Soziuk'te 
"Ho§meryein" ismiyle ve: "Tuzsuz taze peynirle yapilan bir 5e§it yiyecek" §eklinde 
agiklanmi^tir. Bkz., II, 1279. Halk arasinda aniatilan bir hikayeye gore qenq bir ka- 
din kocasini kQsturur. Onu ho^nut etmek igin unu tere yagt lie kavurur, igine kay- 
mak ve toz §eker katarak bir tatli yapar ve ak§ama eve donen kocasina ikram eder. 
Kocasi gok begenerek bu catiiyi yerken hanimi: "Ho§ mu erim, ho§ mu erim" der. 
Boylece tekrerianarak bu tatlmm adi "h6§merim" kahr. Bahkesir yoresinde halen 
"ho§merim" denen bir ge§it tatli yapilir. Diger taraftan Sivas yoresinde ?obanlarin 
koyun ve kegiden sut sagarak soguk suda bekletip ekmegine katik ettigi yiyecege ise 
"koremez" derler. 



47 



Kullantldisi ycrler: Kuguk bir hediye dargmligi giderip ho§nutlu- 
gun dogmasma sebep olur, denilecegi zaman kullanlllr^^ 

Turkge'dcki kar^iligi vcya benzeri: Yanm elma, gonul alma, 
(TarkAta.VeDey.,!!, 152.) 

Kelimeler: 

\^'y6 : (3^>: Mastarindan bir fill olup \^ I bolQnduler, dagildilar 
manasmadir. el-Meydam "Ij^V' fiili ile vemni§tir'^^ 

c/Jul : Ju Lafzinm gogulu olup el manasmadir. ,S^^} lafzi da gogulun 

goguludur. 

C. : Kelimesi sukQn uzere mebni olarak okunur. "L--" lafzindan 
muhaffef olmayip, belki sukunu hemzeden bedeldir. tl. Yemen'de Saba 
Melikesi olarak me§hur olan Belkis isimli Kralige'nin §ehri olup gayet 
mamur, bag ve bahgeleri ile §ohret bulmu§tur. Bu lafiz ayni zamanda 
Yemen'de ya§iyan ve butQn kabilelerin kendisine mensup oldugu soyle- 
nen Abdu'§-§ems b. Ya§cub b. Ya'rub b. Kahten isimli §ahsin lakabidir. 
ez-Zirikli, admm Sebe' b. Ye§cub b. Ya'rub b. Kahdan oldugunu ve ismi 
konusunda farkh goru§ler bulundugunu soyler. Yemen hukQmdarlannm 
ileri gelenlerinden kabul edilir^^ Bilindigi gibi, Kur'an-i Kerim'de "Sebe"' 
isminde bir sure de vardir. 

Men^ei: Derler ki, Yemen'de Ma'rib seddinin yikilmasmdan sonra 
her bakimdan mamur olan ve cennet guzelliginde oldugu iddia edilen bu 
topraklarda ya§ayan kabilelerin her biri ba§ka yerlere dagilmi§ ve peri§an 
olmu§lar. Bu sozde onlar igin s6ylenmi§ ve mesel haline gelmi§tir^^ 



65 Bkz. Mutercim Asim, Kamus TerciXmesU I, 43; ez-Zabidi, Tacu'WAms. I, 159; el- 
'Askeri, Cemheretu'l-Emsal I, 477. 

66 el-Rruzabadi, Kamusul-Muh% s, 41; Mutercim Asirr, Kamus Tercumesi, \, 51; ez- 
Zemah§eri, e/-Mustaksd, 11, 88. 

67 Bkz. el-Meydant, MecmaVl-Ernsal, s. 267. 

68 Bkz Mutercim Asim, Kamus Tercumesu I, 51; ez-Zirlkli, el- 'A/dm, III, 117. 

69 Bkz. Sebe' Suresi. 54. Bu surede bu bolgede ya§ayan putperest ve isyankar kavimler 
anlatihr. 



48 



Ma'rib seddi hakkmda Kur'an-i Kerim ve Tarih kitaplanndan bilgi edini- 
lebilir. 

Anlami: Paramparga oldular/Peri§an oldular/Darma-daginik oldular. 

Kullanildigi yerler: Bir toplulugun peri§an ve tammar olmasi du- 
mmunda soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Qil yavrusu gibi dagildilar. 
(TurkA. VeDey. L81.) 



^ ^ 



Kelimeler: 

Jl^i: Cemisi " jL^l j Jj^^" gelir. Cins isim olup atlar demektir. Bir 

goru§€ gore bu kelimenin miifredi yoktur. Suvariler anlaminda da kulla- 
nilir. Ayrica kibir ve kendini begenme anlaminda da kuUanilir. 

<-JW^ (/t^w ^j>r\ iS^r^ I su akmak, ko§mak manasina fiil-i 
muzaridir. Burada "ko§mak" anlammadir. 

c^jCll: Kotuluk, bedlik manasmadir. Gayn kiyasi/kural di§i olarak " 

^j--" kelimesinin goguludur. Nitekim mukabili olan "^^lixJ." kelimesi de 

" j-^ / guzellik" kelimesinin goguludur. Bir g6ru§e gore her ikisinin de 

mufredi duyulmami§tir. Ayrica mutlaka insani kederlendiren ve uzen 
§eye denir''^ 

Anlami: At kismi kusurlu da olsa asaleti onu ko§maya 
sevkeder/Atlar butun eksiklik ve kusurlarina ragmen ko§arlar. 

Kullanildisi yerler: Asil ve kerim olan kimse, bazen zayiflik hall 
gosterse de asaletinin sonucu olarak sozunde durup asaletini ve comertli- 
gini gosterir, anlaminda soylenir^^. 



70 Matercim Asim, Komus lercumesi, \, 51; el-Meydanl, Mecma'ul-Emsal, s. 246; el 
'Asken, Cemhere, I, 414. 

71 MutGrcim Asim, Kamus Tercumesi, I, 54, 55. 

72 A.g.e., I, 55; el-Meydani, Mecma'u'l-Emsa!, s. 246. 



49 



Turk^e'deki kar^ilisi vcya benzcri: Asil azrnaz, bal kokmaz. (Ak- 
soy, I, 155.) 

"Eyu hakkmda kimse kem diyemez 

Asil azmaz cihanda sag yiyemez." Guvaht 



73 



Kelimeler: 

^Clw2J\ veya ^iJu^i : Bir kuyu yahut bir 5e§m3 ismidir ki, Araplara 
gore onun suyundan daha tatli ve ho§ bir su yoktur= 

Mcn§ci: Anlatirlar ki Kazure Bint Kays b. Halid e§-§eybani isimli bir 
kadm ilk once Lakit b. Zurare isimli bir adamla 3vlenir. Bu kocasinm 
olumunden sonra da kendi kabilesinden ba§ka bir adamla evlenir. Yeni 
kocasi bir gun kendisine: "Ben mi yaki§ikliyim yoksa Lakit mi?" diye 
sorar. Bunun uzerine kadm bahsi gegen sozu soyle-. Yani: "Sen de yaki- 
§iklisin, amma onun gibi, onun dengi degilsin. Falana denk olamazsm." 
Zamanla bu soz boyle durumlarda soylenen bir mesel olur^^ 

Anlami: Su goklur, amma sadda' suyuna denk su olamaz/Bu su da 
guzel, ama sadda suyuna eri§emez. 

Kullanildigi ycrlcr: Iki §eyden birinin digeriie ustunlugunu belirt- 
mek igin soylenir, 

Turk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Adam adam, (amma) pehli- 
van ba§ka adam. (Bol. Agz. Ats. Ve Dey., I, 29) Yer damar damar, insan soy 
soydur. (Agizdan) 



^0 ^ ^. 



." f^\ ^^^ %'^ \Ju,\. -5 

^ ^ ^ '' " -^ 

Kelimeler: 

^Uj-^^-^J^ : Kalmak, devam etmek demektir. 



73 M. Asim, K. T., I, 62; Gz-Zebidi, lacul-'hriis, I, 192; el-Meydani, Mecma'u'l-Emsal, 
s. 662; es-Se'aiibi, Simarul-Kulub, II, 805. 

74 Bkz. a. g. yerler. 

75 el-Bruzabadi, Kamusu'l-Muhit,. 59; M. Asim, K. 7, I, 70; ez-Zebidi, TacuVArus, I, 

204. el-Meydani, ez-Zemah§er ve el-Cevhen, "jH^^ y^ > Vi ^ "^^ ^" §ekliyle 
verirler. Sirasiyla bkz. Mecma'u'UEmsal, s. 663; el-Mustcksa, I, 317; es-Sihah, 11, 61. 



50 



X<^\ ^ lliiJS: Susuzluk haline denir. Ayni zamanda ozlem ve arzu 

manalarinadir. Aynca deve kismi bir kere su igtikten sonra, yahut bir 
defa suya goturuldukten sonra ikinci defa goturulunceye kadar olan za- 
mana denir ki, o vakit susiizluk muddetidir. Bu muddet bazen ug, dort 
gun; bazen on gune kadar gikar, Dogumdan olQme kadar olan zaman 
igin de kullanihr. 

jl^L- E§ek demektir. Derler ki, Susuzluga en dayanikli hayvan de- 
ve, en dayanaksizi ise e§ektir. Deve gunlerce susuzluga katlanabildigi 
halde merkep gunde iki defa su igmek ister ve ozellikle yaz mevsiminde 
suyun bulundugu yere gunda iki defa gider. 

Men^ei: Merkebin susuzluga fazla tahammQl edemeyi§inden dolayi 
mesei olmu§tur. el-Meydani bu sozu Emevi Halifesi Mervan b. el- 
Hakem'in (v. 67/685) kendisi hakkmda soyledigini nakleder/^ 

Anlami: Onun omninden ancak merkebin suya ihtiyac duydugu su- 
re kadar bir sQre kaldi/Omninden az bir §ey kaldi, fazla ya§amaz. 

KuUanildigi yerler: Omninden az bir sure kaldigi tahmin edilen ya 
da olmek uzere olan kimseler hakkmda kullanilir, 

Ttirk^e'deki kar^ihgi vcya benzeri: Bir ayagi gukurda. Iki ayagi 
Qukurda. (Tulbentgl, s. 114,303) 



«-' f-' 



Kelimeler: 

^„^1: Ji^Vl dan bir isim olup sQkun, sukunet, rehavet ve zayiflik 



manasinadir. 

78-" ^^ " 



ojloUl: l^^ veya Ip^'^'^ vezninde zorluk, egri bQgnj olmak, 

hilekar olmak, bir nesne kalin, kaba ve yaki§iksiz olmak manalannadir. 
Burada hile ve tuzak kumaak manasinadir. el-Meydani bu kelimenin ayni 



76 Bkz., a. g. yerler. 

77 el^Rruzabadi, Kamusu'\-Muh% s. 45; Mutercim Asim, Kamm Tercilmesl I, 72; ez- 
Zebidi, Tacu'l-'Arus, I, 207; el-Meydani, Mecma'u'\-Emsal s. 41; 'el-'Askeri 
CemheretO'l-Emsal, I, 254. 

78 el-Bruzabadi, Kamusul-Muhit, s. 45. 

79 ei-Meydant, Mecma'u'l-Emsai 3. 41. 



51 



zamanda lyi-oSu-A^ den geldigini ve dogrudan sapmak manasmda 

oldugunu soyler^°. 

Anlami: Senin boyle suklum buklum durman hayra alamet degil- 
dlr/Bu halin bir hile ve tuzak kuracak vaziyettir^VBu halin inad eden kirn- 
senin halidir. 

Kuilanildtgi ycrlcr: ge§itli anlamlar gikanlabilecek durumlarda ve- 
ya gomntusu §ubheye yol agan kimseler soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi: Agzmdaki baklayi gikart. Siiklum buklum 
durma. (Tulbent^i, 33-495) Yere bakan yurek yakan!. Emir, s. 296) 

"Yuru ey bana goz ucuyla iraktan bakici 

Hey ne evler yikici hey ne yurekler yakici." Alt Bey 

Kelimeler: 

<J^y Kann, gecenin son ugte biri, br; §eyin igi ve vadi 

anlamiannda kullanihr. 

(/} r) ^^>i\: ^^^ vezninde yaban e§egine denir. Bir goru§e gore 
yaban e§eginin gencine denir. Meselde hemzeden mucenred /soyut- 
lanmi§ olarak okunmu§tur. Zira meseller sonu vakf edilerek okunur'l 

Men^ei: Bir defasmda avcilai^ava gikip kimi tav§an, kimi ceylan gi- 
bi hayvanlan avlarlar. Bir avci da bir yaban e§egini avlar. Ba§kanlarina 
goturduklerinde digerlerini atip buyuk oldugu igin yaban e§egini alir ve 
avi begenerek bu sozu soyler^^ 

el-Meydani'ye gore sozu soyleyen yaban e§egini avlayan §ahistir. Yi- 
ne el-Meydani'ye gore bu meseli Hz. Peygamber (s.a.s.) Ebu Sufyan'a 



80 Bkz. a. y. 

81 Bkz, Mutcrcim Asim, Kamus Tercumesi, I, 72. 

82 el-Rruzabadi, Kamusul-Muhit, s. 46; Mutercim Asim, Kamus Tercumesi, i 74; ez- 
Zebidi, TacuVArus, I, 209; el-Maydant, Mecma'u7-Em9d/, s. 566; ez-Zemah§en, e/- 
Mustaksa, 11, 224; el-Cahiz, e/-Beydn, 11,13. 

83 Bkz., a. g. yerler. 

84 el-Meydam'ye gore ucki§i, bkz., Mec. Ems. s. 566. 

85 M. Asim, K. T., I, 74; e2-Zemah§eri, el-Mustaska, 11, 224. 

52 



s6ylemi§tir. Rivayete gore bir gQn Ebu Sufyan, Hz, Peygamber'in (s.a.s.) 
huzumna gikmak ister. Bir sure bekletilir, ba§kalan onun oniine alinir, 
sonra kendisine izin verilir. da huzura varinca Hz. Peygamber'e (s.a.s.) 
"Celhemeteyn'in^^ ta§lanna vanncaya kadar huzuruna kabul ettin de az 
kalsm bana izin vermeyecektin" diyerek ser2eni§te bulunur. Hz. Peygam- 

ber de (s.a.s.), O'nun gonlunii almak ve Islam'a ismdirmak igin "IjI 1j 

JU U5" cuJi oQl' / Ebu Suiyan! sen §u sozu soyleyenin soyledigi gibi- 

sin" diyerek yukandaki meseli onun hakkmda kuUanir^^ 

Anlami: Biitiin bu avladiginiz tav§an, ceylan gibi avlann hepsinin eti 
(benim avladigim) yaban e§eginin iginde nnevcut ve bunun eti daha faz- 
ladir/Butun avlar, avlanan yaban e§eginin yaninda higtir. Yani, bir ki§i 
bazen bir topluluktan ustundur ve onlara ihtiyag birakmaz. 

Kullanildigi yerler: Ak:;anlanna nisbetle daha ustun olan kimseler, 
ya da gok olan §eyler igin kullanilir. 

Turkge'deki kar^iiigi vcya benzeri: El elden ustundur. Adam a- 
dam ama pehlivan ba§ka. (Eyaboglu, I, 86-3) 

"Iragdan gekme hasmin altin ustiin 

Ki biliirsun olur el elden ustiin." Guvahi 

^^ ^ 

Kelimeler: 

f"^' "l^" Harfi cerri ile "U" soru isminden te§ekkul emi§tir. "U" 
soru isminin ba§ina '' J^'' hcrf-i cerri geldiginde sondan elif du§urulur. 
Mim harfinin fethasi elifin varligini gosterir. 



86 Celheme (veye ciilliume) bir vadt agzidir. Bir g6ru§e gore onun iki yam demektir. 

?- / Cim harfinin damme ve kesresiyle rivayet edilmi§tir. Yine belirtildigine gore bu 
kelime bu hadisten ba§ka bir yerde duyulmam!§tir. Bkz. el-Rruzabadt, K M., s. 982; 
ez-Zebidi, Tdc, I, 209. Hadis igin bakiniz, ibnu'l-Esir, en~mhaye, I, 280, III, 379; ez- 

Zerke§i, et-Tezkire, 168; Acluni. Ke§fu'l-Hafa, II, 177. 

87 Bkz, a. g. yerler. 

88 el-Rruzabadi, K. M., s. 51; M. Asim, K T., I, 106; ez-Zebidi, Tacu'l-'Arus, I, 260; el- 
Cevheri, es-Sihah, I, 75. el-Meydant, Mecma'ul-EmsMrde, (s. 55), "diiy. '^J '^'^ 
§eklinde rivayet edildigine i§aret eder. 

53 



f^rJl (\^y^- iy): §er ve fitne sokmak suretiyle insanlann arasmi 
agmaya, birbirine du§urmeye denir. 

^jj^: iyice kocami§. elden ayaktan du§mu§; ihtiyar, ya§li adam de- 

mektir. 

Anlami: Aklmm ve nefsinin ne ile me§gul oldugunu ve neye meyyal 
bulundugunu bilmiyor; daldan dala konup bukalemun gibi renkten renge 
giriyorsun. Senin bu halin guzellikle mi yoksa bir girkinlikle mi yorumla- 
nabilir?!/Sen ne yapacagmi bilmiyor, ya§inin ve akl nm geregini yerine 
getimiiyorsun. 

Kullanihsi ycrlcr: el-Meydani'nin agiklamasma gore bir kimse ya§- 
lanip bunakhk ariz oldugunda ne dedigini bilmeden konu§up sagma sa- 
pan kelimeler sarfettigi yerde soylenmektedir^^ Boyle bir duruma du§en 
kimsenin kendisini kmama babmda kendi hali iqln de kullandigi da nak- 
ledilir^^. 

Tikrkge'dekl kar^iligi vcya bcnzcri: Sap yiyor saman gikariyor 
(ne dedigini bilmiyor). (Aksoy, II, 1028.) Bukelamun gibi renkten renge gi- 
rer. Agzindan gikani kulagi i§itmez (Tuibentgi, s. 33) 



,, '- ^'- 



Kelimeler: 

' Aj>dl: Qol, yan gol, vaha, kir manasmadir. Qogulu 'V-^-J^^ / ^^>^" 
gelir. Qol ve vahalarda develeriyle biriikte konar goger olarak ya§iyan 
Araplara da "Bedevi" derler. 

l^/\: Jj^f Vezninde bir ism-i tafdil olup fiili yoktur, §az/kural di§i bir 
kelime olup muennesi de yoktur, mutasanrif degildir. ^^ manasinadir . 

Anlami: Badiye'de ge§itli ilimlere vakif olma bakimindan onun bir 
benzeri yoktur^^. 



89 Bkz. el-Meydani, Mec. Ems., s. 55. 

90 Bkz, M: Asim, K T., I, 106. 

91 el-Firuzabadi, K M, s. 52; M. Asim, K T., I, 111; ez-Zebtdi, Tacur'Arus., I, 269. 

92 el-Rruzabadt, K M., 52; -z-Zebidi, TacuVArus., I, 269. 

93 M. Asim, K T., I, 111. 



54 



Kullanildigi yerler: Iliine, fazilete ve ustiin degerlere sahip kimse- 
ler hakkinda soylenir. 

Ttkrkge'de kar^iligi veya benzeri: Misli gorulmemi§. (Eyuboglu, II, 
337) Misli/e§i menendi yok. (Or. Tork. Ata. Soz., Ill, 1940.) 



Keliiueler: 

f-y^l: f-U? Fiilinden bir ism-i tafdil olup: daha yumu§ak ve daha 
itaatkar demektir. 

V^^: Bir adamm adi olup: "Boyun egen, gonullu" diye de isimlendi- 
rilmi§tir^^. 

Men^ei: Sev.ab ismindeki bu adam bir sava§a gider, oradan ba§ka 
bir sava§a katilip uzun siire kaybolur ve kendisinden haber almamaz. 
Hanimi, eger kocasi bir giin sag saiim donerse bumunu delip bir nesne 
gegirdikten sonra siiriiterek Mekke-i Mukerreme'ye gotiirmeyi adar. Bir 
siire sonra Sevab vatanina doner ve hanimiyla bulu§unca iianimi yaptigi 
adagi ona haber verir. O da: "'dJ-i j-^ / buyur istedigini yap/haydi istedigini 
yap" diyerek son derece itaatkar davranir. Bundan dolayi bu soz naesel 
olur'^ 

Anlami: Sevab denen adamdan daha itaatkar/daha goniiilii^^. 

Kullanildigi yerler: A§in derecede hor goriilmeye katianan kimse- 
ler hakkinda soylenir. 

Ttirkge'deki karf iligi veya benzeri: Yagmur yagar ta§ iistiine, her 

ne dersen ba§ iistune. Karinm buyurdugu ba§a, (ananin daga ta§a). (Tul- 
bentgi, s. 543, 341) 



94 el-Rruz., K. M., s. 61; M. Asirn, K. 7., I, 159; ez-Zebidi, Tac, I, 345; el-Meydam, 
Mec, Ems., s. 410. 

95 Bkz., a. g. yerler. 

96 el-Firuzabadi, K M., 61; ez-Zebidl, Tac, I, 345; el-Meydani, Mec. Ems., s. 410. 

97 M. Asim, K 7., 1, 159; M. Naci Sanihat, I, 81. 

55 



,'' (L^Ur) A^lirl tCU Ull- S-Ct -11 

Kelimeler; 

If 

^Cf: Bir §eyi kotu yapti, yanli§ anladi, dogru ifade edemedi. " ^^" 
fiilinin mezididir. 

Ull-: Duymak, i§itmek manasina "2:*^" fiil^i^^" mastaridir. U^ i^l^^ 
/Yanli§ duydu. 

Aj^lil: Oii-1 fiilinin masdari olup cevap vennek, cevaplamak, uymak, 
icabet etmek "'^\=^^} i^^i ^^0*^^ cAj^bL-i" kelimelerir.in liepsi: "cevap 
verdi" manasinadir. Bu kelimelerin masdar ve isim olarak kuUanilmalan 
konusunda farkli goru^ler vardir^^ 

Menfei: Anlatildigina gore Siiheyl b. Amr'"^ bir c^un oglu Enes ile 
yotda giderken Ahnes b. §erik es-Sakafi'^' ile kar^ila^ir ve aralarinda §u 
konu§ma geger: 

Ahnes-(Qocugu gostererekj: 

-Bu kimdir? diye sorar. Suheyl: 

-Oglum, cevabini verir. Ahnes, bu sefer gocukla konu§mak ister ve: 

"? 2Jj^ ^^y anlamina gelen ?ii^l ^J} I Evladim nereye gjdiyorsun? 
sorusunu sorar. ^ocuk soruda yer alan '' ^\ " kelimesini " }^ I anne" 
anlaminda oldugunu sanarak: 

-Annem Hanzala'nin evine un ogutmeye gitti, dey.nce Suheyl bahsi 
gegen sozii soyler ve boylece mesel olur. Bir sure sonra eve donen Su- 
heyl hanimma; "Bu gun oglun beni Ahnes' in yaninda rezil etti" diye ola- 
yi anlatarak serzeni^te bulunur. Annesi: "Oglum daha bir gocuk" cevabi- 



98 el-Rruz, K. M., s. ^^\ M. Asim, K. T., I 183-184; ez-Zebtdi, Itc, I, 387; el- 
Mufaddal, el-Fdhir, s. 72. 

99 Bkz.j a. g. yerler. 

100 Abdus§em5 el-Kura§i el-Amiri soyundan ve Kurey§'in haaplerindendir. Mekke 
fethinde musluman olmuftur, H. IS/m. 639 da vefat etnii^tir. Bkz. ez-Zehebi, 
Siyeru 'Aldmi'n-Nubela, i 194. 

101 Ahnes, Mekke fethinden sonra musluman olmu§tur. trtidat ettigi de soylenir. Is- 
lam'a girmeden once Bedir sava^ina katilmadigj gibi emrindeki askeri geri gevir- 
mi§tir. "Geri ^evken" manasina Ahnes denilmiftir. Bkz. Ibn Hacer, el-isdbe, I, 38- 
39. 

S6 



ni verince Suheyl bu defa (sanki e§inin hafif akilligini ihsas ettirecek tarz- 

aaj; d^ ^^^ jy\ ^\ I Ki§i annesinden bazi §eyler alarak ona ben- 

zer/lnsan siitunu emdigi kimseye benzer" sozunu soyler; bu da mesel 
olur^^2 

Anlami; Yanli§ anladi vg yanh§ cevap verdi/yanli§ duydu yanli§ ce- 
vap verdi. Ayni manada: '%U-1 ^UU Ull. ^C" §eklinde de rivayet edil- 

Kullanildig] yerler: Yaiib§ anlamalara yoi agilan durumlarda soy- 
lenir. 

Turk9e'deki kar^ihgi veya benzeri: Ben derim bayram haftasi, o 
aniar mangal tahtasi. (Aksoy,. Ii, 633.) 

Kelimeler; 

J ^j: (Bir tuzaga veya h\i durumun igine) du§tu demektir. 

cX^j^ c^jil}: Helak olmak, yahut dogm yoldan gikip sapmak de- 

mektir. o>bui Aslinda %^r nin cemisidir. " Loil" ise *^UuS^" vez- 

ninde gok kesici manasmadir, Kiligla bir vurus vurmak manasina da ae- 
iir^^^ 

e!-MeydanT bu mesel igin pek 90k farkli rivayetler bulundugunu kay- 
detmektedir ki, bazilan §unlardir: 

a- Ob J^ ki A^-U- nin cemisidir ve kitlik manasinadir. 

b- oboir ki 4jAi nin cemisidir. Dogru yoldan gikip sapmak, bir 
maddeyi gekip uzatmak, bir maddenin yerini degi^timiek, devenin sQtu 



102 M. Asim, K T, ,1, 183484. Ayrica bkz. ez-ZebTdT, Tdc, I, 387; ez-ZemahserT e/- 

Mustaksa, I, 153. 

103 el-MeydanT, Mec. Ems., s, 309, 

104 M. Asim,K. T.,r,21S 

105 Bkz., a.g. y. 



57 



gekilip azalmak gibi pek qok manalan yaninda, gocucu sutten kesmeye 
de denir^^^ 

el-Meydani "ci^bai ij:>\j J \j^f §eklindeki rivayeti tercih ederken, 
el-Firuzabadi "^J^" maddesinde "oLi^r iS^\^ j (o'>li) ^\" §eklinde 
nakletmektedir. Bu rivayete gore bir kimse hata edip isabetli konu§ma 
veya isabetli i§ yapamadigmda da kuUanilir^^^ 

Anlami: Verimsiz topraga du§tuler/Peri§an oldular/Helak oldular / 
Qikmaza girdiler. 

Kttllanildisi yerlcr: Bir felakete maruz kalip her §eyini kaybeden 
kimseler hakkmda soylenir. 

Tiirk^c'deki kar^iiigi veya benzeri: Girdab-i belaya du§tu (ler). 
(Tulbentgi, s. 249) 






.■^"^ (<^\=^ ^\^ (^^) <r:P^ '^^ "A-^ 

Kelimeler: 

0=1 : 'C^\ vezninde urkek davranmak, korkmak, sakmmak, saygi ile 
kan§ik korku, hurmet gostermek ve gekingenlik manalarma gelir. 
sili-l : Umitsiz, mahrum ve garesiz kalmak demektir. 

Anlami: Qekingenligin sonu husrandir/gekingenlik zarara yol a- 
car/Qekingenlik mahrumiyet dogurur/Kim ^ekingen davranirsa kaybe- 
der/gekingenlik ilerlemeye mani olur^^l el-Meydani ayni meseli 'V ^^ 
A^-r §eklinde vermi§tir. Yani: "Bir §eyden korkup gekingen davra-nirsan 
hiisrana ugrarsm^^^." 



106 Farkli rivayetler igin bkz., el-Bruzabadi, K. M., s. 63; el-Meydani, Mec. Ems., s. 
793; €Z-Zemah§en, el-Mustaksa, II, 379. 

107 el-Rruzabadi, K. M., s. 63. 

108 el-Rruzabadi, K. M., s. 77; M. Asim, K T., I, 233; ez-Zebidi, Tdc, 1, 476; el- 
Meydani. Mec. Ems., s. 773; el- 'Asken, Cemhere. I 488; el-Cevheri, es^Sihah, I 
123. 

109 M. Asim, K. T., 1, 233. 

110 el-Meydani, Mec. Ems.,s. 773 

58 



Kullanildigi yerler: ^tkinsen davranilmamas] gereken durumlar- 
da s 6y lenir, 

Ttirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Korkak olana golge biie 
da§mandir. (Turk Ata. ve Dey., 11. 71.) Korkak bezirgan ne kar eder ne ziuan 
(Eyuboglu, s. 169} 

"Bu yola §ubhesi olan gitmez 

Havf iden hace faide itmez." Taqhcah Yahy^ Bey 



:'^ tj[2^\ ^ a ;_.s p -14 



Kelimeler: 

s^-ij^: Korkusundan firar sden kimsenin segirtmesi gibi segirtmeye 
denir. Yani hem kagar hem arkasma bakar^^^, 

J^: Aslinda isimnak demektir. " Jip" ve "^ / ba'" harfi cerleri ile 
kullanihr. "^" harfi cerri ile bir §eye sikica tutunmak, yapi§mak ve eziyet 
gekmek anlamlanna gelir, Africa sjkmak ve hakkinda kotii soylemek 
aniamlannda da kullanilir. 

LJUiJ!: v^vezninde egri mizragi dogrultan alet. Yani ".^i/ 
mengene"^manasma gelir. Vum§ma, du§manlik etme manasma da kul- 
lanilir. c_3U^i: ^li^ veznind? kullanirsa kulturlu, bilgili ve derin kimse 
anlamma gelir^^^. 

Anlami: Baskiyi gorunca boyun egdi, 

KuUanildisi yerler: Ilk once bir hususta serke§lik ve dik ba§li[ik e- 
dip baski gorunce itaat eden kimseler hakkmda kullanihr. Mengene ken- 
dislni siktLgi igin duzelen ve boyun egen nesneye benzetilerek bu durum- 
da kalan kimseler hakkmda soyienir^^"^. 



:il ej-RrOzab^di, K M., s. 79; M. /.sim, K. T., I, 108; cl-Meydani. Mec. Ems., s. 249- 
el-'Askert, Cemhere, I 444; e-2emah§en, el-Mustaksa, II, 79; ej-Cevherl es- 
Sihah, I, 125. 

112 M.Asim,K 7., I, 24L 

113 ez-Zebtdf, Tdc, XII, 103. 

:i4 M. As[m, K T, I, 241; ez-Zebidi, Tac, I, 485. 



59 



Tiirkge'dekl karfiligi veya bcnzeri: Sikiyi goriince taziya don- 
dii/Sikiyi gonince kuzuya donduA'elkenleri suya indirdi. (E:Tiir. s. 295) 

t»' (^Jjjir 3C= til) s^\ O'iii-i (1) -15 

ll>jl cvli^l (2) 



' "° " 'MJI 01 (3) 




J- 



Kelimeler: 

^fiL-l: Kurt gibi olmak, zalimle^mek. Bilindigi gibi JUi^> babinm 
"^ / sin"i sayruret, yani bir halden bir hale d6nu§me manasmi ifade 
eder. Isimden fill turetilerek kurt gibi olmak.manasi elde ec^ilmi§tir. 

X^y Bir cins koyundur ki, ayaklan kisa olur ve daha <:ok Bahreyn'de 

bulunur. 

^UJi: Kuguk ku§, pek ayci olmayan Luri ku§u, yahut boynu uzun 
su kusun'a denir. Qogulu "^' dir. Mufred ve cemisinde " ^ / ba'" 
harfinin ug harekesi ile de okunur. 

L^^y^i: Kara karga yahut kuzgun denen ku§tur. 

J: Ku§, kartal, akbaba veya kerkenez gibi yirtic:, guglu kuwetli 



J. s.^ 



olmak. 

Birinci mesetin atilami; Koyun kurtla^ti. 

ikinci meselin anlami: Luri ku|u (bile) bizim yurdumuzda kartal- 
la§ir (avci kesilir). Bize kom§u olan bizimle §eref kazanir^^^ 

Ugiincu meselin Anlami: Kargalar (bile) bize kom?u olunca kartal- 
la§ir. Gugsuzler bizim yanimizda gtig kazanir. 

Kullanildigi verier: Her ug mesel de miisbet ve menfi manada 
kullanilabilir. Onceden hakir goriilurken sonradan usturluk, yucelik bu- 
lan kimse hakkinda soylenir . 



115 el-Bruzabadi. K M. , s. 70; M. Asim, K. T, I, 246, 637; ez-Zebidi. Tac, I, 490, 

116 el-Cevhen, es-Sifid/i, 1, 274; ez-Zebidi, Tac J, 490, i ■ u- ^ f. 

117 Muallim Nad bu mesdlerl a^iklarken: *'Biz birtakim aciz kirnselenz. Size duata 
(zayif kimseler] bile tafm fiiru^luk eder (yukandan at.p tutar) diye agiklami^tir. 
Bkz., Samhat, !, 160. 



60 



Tiirk^e'deki kair^ihgi veya benzeri: Asian kesildi. Bize gelince as- 
lan kesilir. (Agizdan) 



^ ^ ^ jr ^ jT 



Kelimeler: 

(»i^l: J*>U-\ Kelimesinin ziddi olup helal olmayan demektir. 

Men§ei: Araplar on batm di§i deve doguran bir hayvana artik bin- 
mezler ve onu mer'aya /otlaga salarlar, o da kendi ba§ina otlakta istedigi 
§ekilde otlar ve dola§ir. Boyle bir deve (ya da hayvana) "V^^" derler. 
Bu anlamda ba§ibo§ davara da "V^^" denir. Cahiliye doneminde 
omru uzun olup yavrusunun yavmsuna yeti§en deve igin de kuUanilir ve 
boyle bir deve artik serbest birakilirmi§. Aynca bir kimse gittigi bir sefer- 
den vatanina sag-salim gelir, yahut bindigi devesi bir gati§ma ya da bir 
sava§ta kendisinin kurtulmasma sebep olursa bir §ukran ni§anesi olarak 
bu hayvan serbest birakiir. Hatta yuk vurulmadigi gibi bu hayvana bin- 
mek de haram kabul ed:lirmi§. Bir bedevi garesiz kalip "Saibe" denilen 
boyle bir hayvana bininca kendisini gorenler kmama kabilinden ve ayip- 
layici bir §ive ile: ''? ^}^ s-^y ^ / Haram binite mi biniyorsun?!" diye 
sorunca bahsedilen ifade ile cevap verir ve mesel olur^^^. 

Anlami: Helali olmayan harama biner/Helal (binek) bulamayan 
kimse haram (binite) biner/Helal lokmasi olmayan haram lokma yer 
Zaruretler yasaklari mubah kilar. 

Kullanildigi yerler^ Haram olan §eyi yapma mecburiyyetinde ka- 
lan kimseler hakkmda soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Ag kopek fmn deler, (Tulbent- 
d. s. 21) Zaruret insana her §eyi yaptinr. (Turk Ata ve Dey. 11, 163) 



18 M. Asim, K 7., I, 308-309; ez-Zebidi, Tdc, II, 90. 

19 M. Asim, K. T., I, 308-309. ez-Zebidi, bu meseli bahsi ge^en ' v'^^" kelimesini 
agiklarken verir. Kamusu'l-Muhit'te bulunamami§tir. Bkz., Tacu'l-'Arus, 11, 90. 

61 



^ ■' > 



Kelimeler: 

^'y^\: Bir nesneyi bir digerine katip kan§tirmak manasinadir. Ayni 
zamanda gorbaya da Vj^" derler. Zira gorbayi piring vs. katarak 

yaparlar^^^ 

^j^l: SatQn yogurt olmasi demektir ki, 'V^O^" eerier. Bir goru§e 
gore yayikta yayiiip yagi gikmi§ sute derler. 

Kati olanina yogurt, sivi ve soguk olanma ayran tabir edilir ki yagsiz 
ve sade olur^^^. 

o),\: Mufredi " ^1^" olan bu kelime gorba demektir. 

Anlami: Qorbasi bile yok/Ne gorbasi var ne de suoi/Ne gorbasi var 
ne de katigi/Hig bir §eyi yok. 

KuUanildisi yerler: Ikram edecek bir §eyi bulunmayanlar, yahut 
fakir kimseler hakkmda kuUanilir. 

Tiirk^e'dcki kar^iligi vcya benzci-i: Tarn takir, kuru bakir. (Turk 
Ata. Ve Dey.,11, 131.) 



y 



}^^ d& L^ U* ii 'cJr iSi -18 



y y 



Kalimeler: 

LJ2JI: Doktorluk yapmak, tedavi etmek demektir. "i^ATa" harfinin Qg 
harekesi ile de okunmaktadir. Ancak kesre ile okunursa isim olarak 
tabiblik/doktorluk meslegine denilmektedir. " t^" kelimesi ise ayni kok- 
ten emir kipidir^^"^. 



120 el-Bruzabadi, K. M., s. 96; M. Asim, K T., I, 328; ez-Zebidi, Tac, 11, 127. el- 
Cevheri, es-Sxhah, da ''^^'^j "^ j ^> *-^ ^" §ekliyle verir. Bkz. 1,158 

121 M. Asim, K. T., I, 328-329. 

122 A.g.e., I, 280. Bu kelimenin pek 90k farkli anlamian bulunmcktadir. 

123 el-Rruzabadi, K. M., s. 101; Asim, K T., I , 353; ea-Zebidi, Tac, II, 179; el- 
■ Cevheri, es-Sihah., \, 170. 

124 Bkz, a. g. yerler. 

62 



^\: Goz manasina tesriiyedir ve izafetten dolayi tesniye nunu "o" 
du§mu§tQr. 

Meni^ei: Bir kimse bir kadmla evlenir. Zifaf gecesinde hanimina: 
"Sen bakire mlsin, degil misin?" diye somp kadin da kendisine bu ifade 
ile cevap verince mesel olur^^l 

Anlami: Eger sen ehli t:b (doktor) isen ilkonce gozlerini tedavi et 
/Eger biliyorsan kendine gare bul. 

KuUanildigt yerler: Mt^ydana gelmesi yakm olan i§ler ve ba§kala- 
nni islah etme derdine du§en kimseler hakkinda soylenir. 

Turk^edeki kar^thgi v^ya benzeri: Tecrubeyi goge gekmemi§iGr 
ya. {Turk Atas. ve Dey. IL 134.) Hdlep orada ise ar§in burada, {Eyuboglu, s. 118) 
Kendi go^Qndeki mertegi gonnez de elin gozundeki gopu goriir. ( Sanihat, 
151-152; Turk Ata ve Dey. II, 59) 

"Gozetme il gozunde qop'l yindek 

Senin gozunde vardir belki meriek." GuvahT 



9 J ^i. 



.'^^' jb>ji^:iii-i9 



Kelimeler: 

'j-^^ (j^' -^— ^ ): Sessizce yelienmek. 



dlj^\: Yeilendigi zannan cok kotu koku gikaran bir hayvan olan 
Kokarca'nm adidir. el-Firuzabadt'nin belirttigina gore eger kokusunu bir 
elbise uzerine birakirsa eskiyinceye kadar gitmezmi§^^'. 

Men$ei: Kokarca ekseriya. kelerin yuvasma ters bir lekiide sokuiarak 
bir koku gikanr. Qikardigi koku sebebiyle keler rahatsiz olur ve yuvasin- 
dan Qikmak zorunda kalir; o da boylece avlanirmi§. Bundan kinaye fesat- 
gi ve hilekar kimselerin pek ^ok ahbab ve dostun arasma fesat sokup 



125 A. g. e„ I, 353; ez-Zebidi, Tdc, II, 179 

126 el-Bruzabadi, K M., s. 103;M. Asim, K T, I, 364; el-Meydani, Mec, Ems., s, 489. 
es-Zemaiiferi, el-Mustaksa, 11, 180; es-Se'alibi, Simdru7-Ku/ub, I, 617. ez^Zebidi, 
"^'" fiili ile verirken (Tqc-,II, 195), el-Cevhert, "JL>Ji lL C^" |ekiinde nakleder. 
Bkz, es-Sihah, I 174 

127 Bkz. el-Rru2abadi, K. M., s, 103. 



63 



onlarin ayrilmasina, darmadaginik olmasma sebep oldugu zaman bu 
mesel soylenir^^^. 

Anlami: Fesatcilar yuzunden dostluklan bozulup darmadaginik ol- 
dular. Aramiza fitne soktu. 

KuUanildisi yerlcr: Fesatgi ve hilekar kimselerin pek gok ahbab ve 
dostun arasma fesat sokup onlarin aynlmasma, darmadaginik olmasma 
sebep oldugu zaman soylenir. 

Turk^edeki kar^iligi vcya benzeri: Araya §eytan girdi. (Tulbent^i, s. 
59) Hileli pazar, mideyi/dostlugu bozar. (Eyuboglu, s, 131) Aralanna kara 
kedi girdi. (Agizdan) 



'^'^ y'^n L^ilb ^> -20 



Keiimeler: 

^y : Vurdu, zili galdi, maglup etti, menetti. 

L^llt 7- ^Jj^\: incik kemigine denir 

Anlami: i§i kontrol altma aldi. 

Kullanildigi yerlcr: Zor ve gug bir i§in pe§ine du§up zorlugu yene- 
rek emre amade kihnan yerde bu ba§an igin kuUanihr. Nitekim gokmeyip 
serke§lik eden devenin incik kemigine vumnakla cnu emrine ram edip 
gokertirler^^°. 

Turk^c'dcki kar^digi vcya benzeri: Attigini vurur, tuttugunu ko- 
parir. {Tulbentgl, s. 74) Ipin ucunu eline aldi. (Agizdan) 



128 M. Asim, K. T.,I, 364. Mutercim Asim burada §u bilgiyi vermektedir: "Miitercim 
der ki, ol canavara Araplar hayvanlan ayiran manasma "^» L3>" derler. Zira 
(bu hayvan) deve surusunun arasina girip cabeca darta gektikte (yellendiginde) 91- 
kardigi kotu kokudan develer peri§an olur.'" a. g. yer. 

129 el-Rruzabadi, K M., s. 103; M. Asim, K. T.X 364; ez-Zebidi, TacuVArus, II, 197. 

130 Bkz., M. Asim, K T. 1, 364. 

64 



.'■" L^lI N| jl^Cs^Sl -21 

Kelimeler: 

(l^^-l-^) l-^Lp: ^[:>^ vezninde su igmek manasmadir. 

(bi;i J Li-Oj;-Ol) (^ll : Bir §ey elde etmek igin hazirlik yapmak, 
hazirlanmak, arzu etmek, kastetmek manalarina gelir. 

Men^ei: Derler ki bu meselin ash: "jl j OUi ^ \\\\ ^L^l! oJU^f bi 
^\^\ ^U Lw^- ji / Ahular (Ceylanlar) %uyu bulduklannda igmezler, 
bulamadiklarinda aramazlar" §eklindedir. Zamanla kisaca [^ , l^Ui n/ 
V^^ )§eklinde soylenege!mi§tir'^'. Nitekim Mecma'u'l-Emsarde bu §ekliyie 
gegmektedir. el-Meydani'nin belirttigine gore: "Ahu, deve ku§u, sigir cinsi 
hayvanlar su talebinde bulunmazlar, uzaktan gorseler oraya yonelerek 
gidip igmezler. Eger pek yakinlannda olursa ancak o zaman igerler^^^". 

Anlami: Ne bulduklari suyu igerler, ne de bulamadiklarinda arama 
gabasi igine girerler. 

Kulianildisi yerler: Elde edilmesi mumkun olan bir ne,sneyi elde 
etmeye gaba gosterilmeyip vazgegilen yerlerde soylenir^^'^. 

Ttirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Hem kel hem fodul (Turk 
Atas. Ve Dey., II, 14) 

Kelimeler: 

c^^j^ Olup gitmek, hayatini sona erdirmek. OldurQlen ki§inin diye- 
tini odemek anlamma gelen " 4j^^ j c^Sj 'den alinmi§tir. 



131 el-FTruzabadt, K M. ,s., 103, 104; M. Asim, K7. 1, 367; el-Meydani, Mec. Ems s 
704. '' 

132 Bkz., a. g. yerler. 

133 el-Meydani, Mec. Ems., s. 604. 

134 M. Asim, K T. I, 367. 

135 el-nruzabadi, K. M. s., 104; M. Asim, K. T. I, 369; ez-Zebtdi, TacuV-'Arus II 200- 
el-Cevheri, es-Sihah, I, 176. ' ' - 



65 



Hayatini sona erdirdi anlammda "^^.^ ^^°f, sagligini bozdu anla- 
minda "«kva4 c^iji" §eklinde kuUamlir. 

L^: Bir kabile ismidir ki " 'Atib b. Eslem Kabilesi" diye meghurdur. 

Men^ei: Rivayet edilir ki Yemen' de, Arap krallanndan birisi adi ge- 
gen kabile Qzerine hucum eder, mal ve mulklerini gasbeder, erkeklerini 
de esir alir Bunun uzerine bu kabilenin esir alman erkekleri: "Qocukla- 
nmiz buyur ve bizi bu esaretten kurtanr" derler. Fakat bu arzulanna ka- 
vu§amadan hepsi esaret altmdayken olurler. Bu soz de onlar hakkinda 
soylenir^^^. 

Anlami: Esaretten kurtulamayan 'Atib Kabilesi gibi helak oldu (lar). 
KuUamldigi yerler: Esaret altinda yok olup giden kimseler hak- 
kinda soylenir^^''. 

Turk^e'deki karfiligi veya benzeri: Olme e§egim olme, yaz ge- 
lince yonca biter yersin. (Eyuboglu, s. 194) Bekle gozlerim bekle, ne gelir ne 
gider. (TQlbentgi, s. 104) 

Kelimeler: 

L^y> : Kalm sinire (sekire) denilir ki, insanm oksesinden yukari, 

yani baldinndan okgeleri uzere gekilip biti§ir. Qarpa (en qok koyun, sigir, 
katir e§ek gibi hayvanlar hakkinda kullanilir) koyunun urkubu ard ayak- 
lannm arkalarinda olur, on ayaklannda olan diz kapaklan derecesinde- 
dir Turkge'de: "Mutlak sekir" ve "Egrice" derler. Ayrica 'Amahka kav- 
minden 'Urkub b. Sahr, yahut Ibn Ma'bed b. Esed admdaki §ahistir. es- 
Suyuti de el-Muzhlr'de Ismail el-Kummi' en-Nahv-'nin "Kitabu Cami'i'l- 
Emsal" inden naklen: "Urkub, Hayber halkindan bir Yahudi'nin Ismi 



136 M. Asm, K. T., I, 369; ez-Zebtdi, Tac, 11, 203. 

137 A. g. yerler ve el-RruzabadI, K. M, s. 104. 

138 el-Hruzabadt, K M., s. 106; M. Asim, K T., 11, 382; 8Z-Zebidl, Tac, II, 226; el- 
Cevheri, es-Sihah, 1, 180. el-Mufaddal, el-FahiVde Vy> V'r »^V" 

§el<lindedir. Bkz. s. 133. 

139 el-Rruzabadi, K. M., 106, ez-Zebidi, Tac, II, 226, M. .%im, K. T. i, 381-382; ez~ 
Zemah§eri, el-Mustaksa, II, 131. 

66 



olup gok soz verip sozunu tutmadigi igin hakkmda bu mesel soylenir" 
agiklamasma yer verir ve a§agidaki hikayeyi anlatir 



J40 



.^ f 



^^^: Beyin, ilik, oz, cevhsr anlamlanna gelir. Burada ilik aniammda 
kullanilmi§tir. 

Birinci Meselin Men^si: Anlatirlar ki, bir giin bir kimse gelip 
Urkub denilen §ahistan bir niktar hurma ister. Bunun Qzerine 'Urkub: 
"Ba§ ustune! Bu hurma agaglarim gigeklendiginde veririm" diye soz verir. 

Hurma agaglari gigeklendiginde "^1 lii / koruk, olunca", koruk oldugu 
zaman "^jl 131 / kizarinca", kizannca "Liji lil / taze hurma olunca", 

taze hurma olunca da "^1 1.^1 / olgunIa§ip kuru hurma olunca veririm" 

diye hep hurmanin yeti§me donemlerini vadeder, ama bir turlu herhangi 
bir donemin hurmasmdan vermeye yana§maz. Sonunda hurma tam 
oIgunla§ip hasat mevsimi gelince, bir gece gizlice hasadi yapar, hurmalan 
ambara kaldirir ve karde§ine bir tane dahi hurma vermez. Sozunde dur- 
mama ve yalanciligi sebebiyle bu soz, onun ve benzeri kimseler hakkmda 
mesel olur^'^\ 

Birinci meseFin: 

Aniami: 'Urkub denen kimsenin va'di gibi bir vaad (ki asla gergek- 
le§mez) 

KuUaniidigi yerler: Sozunde durmayan yalanci kimseler ve bir §e- 
yi yapmaya niyeti olmayanlar hakkmda kullanihr. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Ipe un sermek. (Aksoy, II, 993) 

Ikinci mesel'in: 

Anlami: §er (fakirlik) oyle bir haldir ki seni okge sekirinin iligine bile 
muhtag eder. 

Kulianildigi yerler: Son derece §iddetli bir zaruret sebebiyle cimri 
ve haysiyetten yoksun bir kimseden bir§ey isteme durum.unda kalmmca 
soylenir^"^^. 



140 es-Suyuti, el-Muzhir, I. 494; M. Asim, K T., I, 381-382. 

141 el-Bruzabadi, KamCisul^Muhit s. 106, ez-Zebidi, Tac, II, 226; M. Asim Kamus 
Terc, I, 381-382, 

142 M. Asim, K T., I, 382. 



67 



Turk9e'deki kar^iligi vcya betizeri: Denize du§en yilana sarilir. 
{Tulbentgi, s. 173} 



^ 0^ ^o 



.>« sujUii 3!j^. pi :^:sij^i lit -24 

Kelimeler: 

^li^: (jl^^ - j^) den sakmmak, endi§e etmek, korkmak, uyanik 

olmak. 

^jUJl: Bir kimsenin zevcesi. Deveye de %y^' denilir ki burada bu 

anlamdadir. 

Men^ei: Hikaye ederler ki; Bir ^ahsm bir kag devesi varmi§; firar e~ 
derler endi^esiyle bunlan satar ve yerine sakin, iTiunis hayvanlardir diye 
koyun satmalir. Fakat bir gun koyunlar da firar eder. Adam da if las eder. 
Bunun iizerine bu sozu soyler . 

Anlami: Subhanallah! Firari muhtemel oian develerin firanndan 
korkarak onlan satip yerlerine koyun satin aldim, §imdi bunlar da firar 
ettiler. 

Kuilanildigi yerlcr: Kolayligi ve rahatligi sabebiyle ehven olan i§le- 
ri se^en kimsenin daha fazla me§ekkate maruz kaldigi durumlarda soyle- 
nir, 

Tiirk^e'dcki karsiligi veya bcnzeri: Dfmyat'a pirince giderken 
evdeki bulgurdan oldu. Yagmurdan kagarken doluya tutulmak. (Aksoy, 11, 
742-1101.) 

"Tirden olub ginzan eyledi funduk helak 

Doluya ugraya kagarken du§men yagmurdan/' Atayi 



5 ^ f 



'^^ ^\'')>^\ Sjly^ ^ >i-25 



Kelimeler: 



^ , i 



;il : Daha kiymctli, daha dcgerli manasina oir ismi tafdildir. 



143 eUFirQzabadi, K M., 106; M, Asim, K T., I, 383; ez-Zebidi, Tdcu'l-'Arus, II, 230. 

144 Bkz., A. g. yerler. 

145 M. Asim, K. T., I 384,, ez-Zebidi. Tac, II, 230. 

68 



fljiy^: Develeri meraya sumiek igin kullaniian degnek, sopa demek- 

tir. 



^ 
iw^ 



^y>: ^i^Vl Kelimesinin goguiu olup bekar, evlenmemi§ demektir. 

^y>^\ ojl^: Bu tabir a§agidc. anlatilan ki§inin ati igin isim olarak kul- 
lanilmi§tir. 

Men§ei: Rivayete gore Reyyan b. Huves (el 'Abdi) admdaki bir sah~ 
sm asil ve atak bir ati vardir. Sahibi bu ati olgunluk ve evlenme ya§ma 
gelen genglere vakfeder. Gengler, bu atm Qzerinde baskma gikar, gani- 
met elde ederek evlenirler. Bir g^ng muradma nail olunca ba§ka bin ati 
ahp ayni amag igin biner. Dolayisiyla herkes tarafmdan bu ata deger 
verilir. Bu at vesilesiyle mai edinip evlenme gergekle§tirildigi igin bundan 

kinaye atm adi V'^Vl ojly." olur ve mesel olarak kuUanila gelir^^^ 



Anlami: Hiravetu'l-A'zab denen attan daha kiymetli. 

Kullanildisi yerler: Kiymetii clan §eylen ifade etmekte kullanilir. 

Ttirk^e'deki kar^ilisi veya benxeri: Atm yumgune paha olmaz 
(Tuibentgi, s. 72) 



c_^ (^jK^\^yC^\ Jujj —26 

Kelimeler: 

^^.jj: Emir manasma bir isim fiildir ve agir, yavas manasmadir 
Genellikle "laJj^ laj}^" §eklinde tekrar edilerek kullanilir. Emir manasma 
isim fiil olarak: " ISoJjj / agir ol, yava§ ol" §eklinde de kullanilir. 

*^^~^"~S-^' Bir i§i gun a§iri yapmak, bir gun yapip bir gun 
yapmamak, etin bozulmasi, hayvanm bir gun su igip bir gQn igmemesi, 
hasta ziyaretini gun a§in yapmak, bir yerde gecelemek, bir i§in sonucunu 
beklemek gibi anlamlara gelir. 



146 Bkz., a. g. yerler. 

147 el-Rruzabadi, K. M., s. 110; M. A<;;im, K. T, I, 404; ez-Zebidi, Tac, II, 273, el- 
Meydani, Mec. Ems., s. 296; ez-Zemah§eri, el-Mu$taksa, 11, 106- el-'Askeri 
Cemhere, I, 477. 



69 



Anlami: (Yazdigin) §iiri hemen acele edip agiga gikarma, teenni ile 
hareket et. Taki uzerinden zaman gegsin, sen de geregi gibi duzeltip gu- 
zelle§tiresin^'^^ / Yazdigm §iirleri insanlara hemen okuma; olgunla§tiktan 
sonra okursun. 

Kullanildisi alan: Aceleyi birakip teenni ile hareket edilmesi gere- 
ken yerlerde kullanilir. 

Turk9c'dcki kar^ihgi veya bcnzcri: Agir git ki, yol alasin. Agir 
otur, batman gelesin. {Tulbent^i, s. 30) 

"Eri§ir menzili maksuduna aheste giden 

Tiz-i reftar olanm payine damen dola§ur." Hatemi 

/^%L^1 <. I^> -27 

Kelimeler: 

0<^-^-^j^\ Ugup gitmek. "-^" harfi cenri ile hemen goturmek 
manasmadir. 

^UliJl: ismi olup cismi olmayan ve Anka denilen Ku§. 

Men^ei: el-Meydam'nin naklettigi hikayede ozet olarak meselin 
men§ei §oyle anlatilir: 

Ress halkma Hanzala b. Safvan isminde bir peygamber gonderilir. 
Ress halkmin ya§adigi bolgede bir dag vardir. Bu daga boynu uzun, her 
renkden tuyleri bulunan guzel mi guzel bir ku§ gidip-gelerek avlanir ve 
karnini doyururmu§. Vine bir gun karnini doyumaak igin daga gelir; fakat 
avlauacak kus bulamaz. Bir gocugun uzerine hucum eder ve ^ocugu alip 
gider. Bunun Qzerine yakaladigini alip goturdugu igin Vy^ ^-U^ admi 
verirler. Bu olaydan bir sure gegtikten sonra bu defa bir cariyeyi alip go- 
turur. Ku§tan bizar olan Ress halki Peygamberlerine bu ku§ hakkmda 
§ikayetci olurlar. Peygamberleri, bu ku§ belasmi ba§lanndan defetmesi 



148 Bkz. M.Asim,K. T.,I,404. 

149 M. Asim, K T. I, 410; Zebidi, Tac., '%>^ <, '^y^" §eki[l2rinG i§aret eder. Bkz, II, 

284. el-Meydani, Hec. Ems., (s. 402) ve el-'Askeri, Cemheresinde, (II, 16) ",.4" 
zamiri ile vermektedir. Aynca Bkz. ez-Zemah§en, el-Mustcksa, II, 150. 



70 



i^in: "Allahim onu al, neslini kurut, ona bir afet musallat et" diye dua 
eder. Dua kabul olunur. Anka ku§una yildinm isabet eder ve onu yakar, 
Bahsi geqen soz de boylece mesel otur^^°. 

Bu hikayenin dogrulugu .<onusunda kesin bir biigiye sahip degiliz. 
Dogrulugundan §ubhe etmedigimiz tek husus Tarih'te Ress halktnm var- 
ligidir. Zira, Kur'an-i Kerim'de Ashab-i Ress ibaresi iki surede gegmekte- 
dir. Biri Kaf suresinde: "Ornardan once Nuh kavmi, Ress halki ve 
Semud'u da yalanlami§ti^^^" ve Furkan suresinde: "Ad'i, Semud'u, Ress 
halkini ve bunlar arasmda daiia bir gok nesilleri de (inkarlanndan oturii 
helak ettlk)^''^" mealindeki ayf^tlerdir. Bu ayetlerin tefsirinde ba§ka bilgi 
tesbit edilememi|tir. Hanzala b. Safvan isminde bir peygamberin variigi 
da dogrulanamamaktadir. Lakin, bazi Tefsirlerde bahsi gegen kavme 
§u'ayb aleyhisseiam'in gondeiitdigi, putperest olduklan, Peygamberlerini 
yalanlamalari sebebiyle kend:len ile birlikte memleketlerinin de helak 
edildigi anlatilir. Beydavi'nin oelirttigine gore, Ashab-i Ress admda bir 
kavmin varligi di^inda ne Kur'an-[ Kerinn, ne de sahih rivayetlerde ba§ka 
bir bilgi mevcuttur^^, 

Anlami: Anka ku§u onu kapip gotiirdu. 

KuUanildt^i yerler: Gaip ve meydanda olnnayan §eyler i^in kulla- 
nilir. 

Titrk^e'deki kar^ihgi veya benzeri; Yel iifurdu, su goturdu. 
Ziimriid-i Anka gibi (Eyuboglu, ., 242, II, 458) tsmi var clsmi yok. (Tulbentgi, 
S.315). 

"Cihanda sulh u salahm gorunnniyor eseri 

Bu i§de ismi otup cismi olrnayan Anka." Haiti Nihat Boztepe 



150 Bkz, ef-Meydani, Mec, Bws., s. 402; ez^Zcbtdi, Tac, II, 284. 

151 KafSOresi, 12-Ayet. 

152 Furkan Suresi, 38. Ayet. 

153 §eyhzade Muhyiddin, Ha§jytu 'ala Kad: BeyddLjf, IV, 218. Ayrica bkz., Elmali, 
Hofc Dm/, V,35S7-S9. 

71 



. . \i 



:'' <_^iii ^j -28 

Kelimeler: 

^j : Koyun veya sigir cinsi gutmek, otarmak demektir. Kelime ola- 

>- X * 

rak bir kotuluk manasi ta§imasa da "v-^1" fiili ile birlikte kullanilinca 

olumsuz bir i§ yapma manasini ifade eder. 

L^J^l : Ash "L.-J^-u-.-v3Lij~LJ^" olan bu kelime "^^^^ >._-w2il" 

§eklinde gobanin silrusune iyi bakip otlamalarini saglamamasi ve tembel- 
iik etmesi yuzunden l^ayvanlarin su igmeye ragbet etmemesine yol agma- 
si demektir. 

Meiif ei: Qobanin idaresizligi ve hayvani otlatma konusundaki ihmal 
ve tembelliginden dolayi mesel olmu§tur. 

Anlami: Qoban hayvanlara ihtimam gosterip otlatmadi, onlar da 
suya ragbet etmedi. 

KuUanildigi ycrlcr: Hak ve hukuka onem vemneyip bozgunculuk 
eden kimseler hakkmda kuUanihr. 

Turk^e'deki kar^ilisi veya benzeri: Bakarsan bag, bakmazsan 
dag olur. (Turk Atas. ve Dey., I, 47) 

Kelimeleir: 

'jZ,a\ : Bu kelime ''"J^" kokunden bir ism-i tafdil olup sabirh, daha 
sabirli demektir. 



(u.'^.'W 



w^: Kelime olarak budanmi§ dal, degnek... anlamlarina gelir. Bu 
meselde " v^^ / Kadib" kendisine yapilan zulme ve mihnete son derece 
sabir ve tahammul gosteren bir §ahsin adidir. 
Anlami: Kadib denen §ahistan daha sabirh. 



154 el-Firuzabadi, K. M., 116, M. Asim, K T. I 436; el-Meydani, Mec. Ems., s. 286; 
ez-Zemah§eri, e!-Mustaksa, 11, 101. 

155 el-Ftruzabadi, K M., s. 116; M. Asim, K. T., I, 439; el-Meydani, Mec. Ems., s. 374; 
ez-Zemeh§arT, el-Mustaksa, \, 203. 

72 



Kullamldigi yerler: Zulrne ve ezaya a§in derecede sabn gosteren 
ve sabirda a§iriiiga kagan kimseier i^in kullanilir. 

Ttirkge'deki kar^iligi veya benzeri: Sabir, sabir, sonu kabir. (BoL 
Ag. Ata. ve Dey. II, 78) Adamda El up sabri var, yahu! (Agjzdan) 



Kelimeler: 

iJt^l : {Oi^-O^-^) Kaybedilen bir ^^y&en dolayi iizulmek 
ve tasalanmak, kederlenmek manasinadir. Dolayisiyla daha uziintulu, 
daha kederli demektir. Hased emiek manasma da kuJlanihr. 

Men^ei: Kadib isminde bi:' kimse Bahreyn'de hurma ticareti yapar 
ve hurmalarmi her zaman ayni §ahistan alirmi§. Bir gun yine ali^mj^ ol-^ 
dugu ^ekiide gelip ayni §ahistaa satmak igin hurma ister, tacir de kotu 
hurmadan en yiiksek fiyatta bir sepet hunna verir. Kadib sepeti alip gi- 
der. Hilekar tacir sepetin igine bir kese altin saklami§tir. Kadip gittlkten 
sonra aklina gelir. Eger Kadib'in pe§ine du§up para kesesini alamazsa 
kendini oldumiek uzere eline bii hanger alip pe§ine du§er, yeti§ir ve latife 
lie kotu huma verdigini, sepeti iade ederse en iyi hurmadan verecegini 
soyler. Sepeti almca Kadib'in gozleri onunde sepetin iginden aitm kesesi- 
ni ahr. Kadib konuyu aniayip bigak ta§innasinin sebebinl de ogrenince, 
uzuntu iginde tacirin elinden hangeri kapip kendi gogsiine saplar ve- "al- 
tin... altm..." diyerek olur^^^ 

Anlami: Kadtb'den daha kederli. 

Kullanildisi yerler: Son derece kederli olan kimseler hakkinda, 
kedere yolagan durumlarda ve haset gekilen durumlarda soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Gamli yurek oinnese de 
dirilmez. (Eyuboglu, I; 100) 

"Kendini kaptirma sakin kedere 

Tahamnnul yaki§ir daima ere, " ToI^dTzade §ekip 



•-"^^ el-Rrazabadl, K. M., s. 116; M. /\sjm, K. M., I, 439; Gi-Meyd^m, Mec. Ems s 

641; ez^Zemeh§an, cl- Musteksa, 1 356; el4sfah^ni, Seuairul-Emsal, s 328 
.d7 M. Asim, K. T, I, 439; el-Meydan!, Mec, Ems., 641. 



73 



Kelimeler: 

^,j^ : U). Manasma kurtuldu, serbest oldu demektir. 

Uli ve ^^\ Ku§un yumurtadan gikan 3;avrusuna denir^^^ el- 
Meydani: " V^ yumurta, ^y ise yumurtadar gikan yavru" §eklinde 
aeiklami§tir. Vine el-Meydani ">tj" kelimesi yerine "oJy:" kelimesi ile 
de kullan.hr derken el-Cevheri Vj^ ^ 'v^ c-iy?' §ekli ile rivayet e- 
der^'^°. Vj^l" §eklinde "— » / Mf" harfinin fethasi ile okunursa topragi 
kazmak anlamina gelir^". %i^ > '^:^" §eklinde de kullanihr ki; "^^ Ca. 

7-y" demektir. 

Anlami: Yumurta yavrudan kurtulduA'umurtadan Qikan yavru bir 
daha oraya donmez^^^. 

KuIIanildigi yerler: Dost ve hemdeminden ayrilan kimseler hak- 
kinda kullanihr. Ozellikle yokluguna tahammiiiu zor olan bir dost ve ar- 
kada§indan ayrilan kimseler hakkinda soylenir^^l 

Tiirkge'deki kar^iligi veya benzeri: U^an ku§ eski yuvasina don- 
mez. (Tulbent9i,s.256) Ku§ kafesten UQtu. (Agizdan) 

Kelimeler: 

1^1 : \^^)^ manasma olup darmadaginik oldular, dagildilar, aynl- 

dilar demektir. 



158 d-Rruzabadi, K. M .; 117; M. Asim, K T. I, 451; ez-Zemah^eri, e/- Mustatea, 11, 
23.el-Meydant, Mecma'u'l-Emsal, s. 268 

159 M. Asim, K. T. I, 451. ou^utoha 

160 Sirasiyla bkz. el-Meydani, Mec, Ems., 92; ei-Cevheri, es-Sihah, I, ZVb. 

161 M-Asim,K M.,s. 118. 

162 ez-Zebidi, Tdc, II, 343. Burada geni§ malumat bulunmaktadir. 

163 M.Asim,K.T., 1,451. 

164 el-Meydani, Mec, Ems. , 268. 

74 



S-^^: Yildiz demektir. ^°j5^§eklinde de kullanilir. gogulu 

Anlami: Her biri bir yildizin altma gittiler/Her biri bir yana dagilip 
gittiler/Peri§an oldular. 

Kullanildigi yerler: Toplu bir halde bulunan kimselerin bir sebep- 
ten dolayi her birinin bir yana dagildigini ifade sadedinde soylenir. 

Turk9e'deki kan^ihgi veya benzeri: Qil yavrusu gibi dagildilar. 

(Aksoy, II, 696). 



Kelimeler: 

^i^j5": Hicaz'da bir koy ismidir. 

Men^ei: Adi gegen koyQn yoneticisi koy halkina son derece zulme- 
der, onlar da bu zulumden el-aman diyerek beddua ederier. Dualan he- 
men gergekle§ir ve bu yonetici helak olur. Bu soz de mesel olarak kalir^^^ 

Kullanildigi ycrler: Arzularm hemen ger5ekle§tigi yerlerde soyle- 
nir. 

Aniami: Kevkebiyye'lilerin duasi gibi dua ettiler (de beddua edilen- 

ler helak oldular). 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Alma mazlumun ahmi gikar 
aheste aheste. (Eyuboglu, 1, 13) 

"Hazer kil eyleme mazlumi giryan 

Gelur yoluna seyl olur o baran . " Ta^hcah Yahya Bey 



165 M. Asim, K T., I, 473. 

166 M. Asim, K. 7., I, 474; . 

167 M. Asim, K. T, I, 474; ez-Zcbidi, lQmVArv&., II, 379. 



75 



■* ^ ^ ^ 

Kelimeler: 

"Jg : AiLl J y-i4W~(^^) U^ den mani olmak, engel olmak, kar§i 
gkmak manasmadir. 

olT: Aslmda "ol" kelimesinin gogulu olup kiz gocugu demektir. 
Ancak baska kelimelere muzaf olarak kuUanihrsa farkli isimler ortaya 
gikanr. jliJ^ ci^ / goz ya§i, j^C^^ c^^ / kederler, ^^ cu^ / kahve, 

demek gibi. 

^f / cJf : tJ kelimesinin goguludur. Bir §eyin ozQ, igi, cevheri, 
kalbi demektir. "s4lf ^W" ise kalpte pek gok damara denir. Rikkat (za- 
rifiik) ve §efkat mahallidir^^^ Esirgemek ve acimak gibi hisler ondan do- 

gar^^\ 

Men^ei: Anlatirlar ki, ya§li annesi hayatta olan bir geng, bir kadmla 
evlenir. Hanimi annesi ile kendisi arasmda bir tercihte bulunmasmi ve 
tabir caiz ise annesini ba§indan defetmesini iste i". Bu liususta gok israr 
edince geng adan:i bir gece annesini sirtma alarak vah§i hayvanlann gok 
oldugu bir vadiye goturiip birakir. Oradan gegen bazi kimseler, ya§li ka- 
dinin aglama sesini duyarak, onu bulur ve nigin agladigmi sorarlar. Kadm 
da hikayesini anlatarak vah§T hayvanlann oghinu pargalamalarindan 
korktugu igin agladigmi soyler. Dinleyenler: "Sana bunu yapan hayirsiz 
evladma beddua edecegin yerde onun igin endi§e edip agliyorsun!" diye 
sitemkar bir §ekilde §a§kinliklarini ifade ederler. Bunun uzerine kadm bu 

1 172 

sozu soyler . 

Anlami: Kalbimdeki §efkat ve merhamet ona beddua etmeye 
elvermiyor. "tgim komuyor ki ona §oyle deyim 



.173r 



168 M. Asim, K. T. J, 484; ez-Zemah§en, e/-Mustafcsa, II, 18. 

169 el-Meydanf de bu §ekilde ge^mektedlr. Bkz., Mec. Ems., s, 112. 

170 ez-Zebidi, Tac, II, 396; el-Meydant, Mec. Ems., s. 112. 

171 M. Asim, K. T., I, 484. 

172 el-Meydani, Mec. Ems., s. 112; M. Asim, K T., I, 484, 

173 M. Asim bu §ekilde agiklami§tir. Bkz., K T., I, 484. 



76 



Kullanildigi yerleir: Iginde bulunulan durum nasil olursa olsun, 
§efkat ve merhametin agir bastigi yerlerde veya kendisini sevmeyen kim- 
seleri sevenler hakkinda soylenebilir. 

Turk9e'deki kar^ilisi veya benzeri: Aglarsa anam aglar, gayrisi 
yalan aglar. Ana evladmcian vazgegmez. (Tulbentgi, s. 34- 54) 



• s— ^ 0^ ^ ^j^ ^ v^i^^ -35 

Kelimeler: 

^^^j^^ : Yakm olan §eye denir. Bunun mufredi ve cemisi aynidir. 

Mutercim Asim Efencli: "Muellif (el-Flruzabadi) Besair isimli eserinde 
agikladigma gore bu kelime sifat olmayip belki baid/uzak in ziddi olan 
karib/yakm dir ve tezkir, te'nis, mufred ve cemisi birdir... Imam el-Ferra, 
eger mesafe manasma olursa mQzekker ve muennes olarak, rahim ve 
nesep manasma olursa tarti§masiz muennes §ekliyle kullanihr" dedigini 
nakletmektedir. Burada bir kimsenin kan bagi ve soyu bakimmdan yaki- 
ni, akrabasi olan §ahisa denilmektedir. 

^j^: Yakla§ti, yakm oldu, ^^~S\ ^"-/j^ yakm olmaya gali§ti, 
demektir. 

V— ^" : Bir soydan olaugunu iddia etmek demektir. 

Anlami: Akraba, senmle ayni soydan oldugunu iddia eden (ler) de- 
gil, gergekten dostluk ve sadakatla sana yakmlik gosteren kimse (ler) 
dir^^^ 

KuUanildigi yerler^ Akrabalik iddiasmda bulunan veya dostluk 
gosterisinde bulunanlar hakkmda soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^digi veya benzeri: Yakm kom§u hayirsiz hisim- 

dan iyidir. (Tulbentgi, s.545) Nice dost vardir ki akrabadan daha yakmdir. 
Agizdan) 



.74 el-Firuzabadi, K M;, 127; ez-Zebidi, Tdc, II, 340. 

-75 ez-Zebidi '*^i olU; ^i [dUj j-l L^j / Sana nice karde§ vardir ki annen dogurmami§- 
tir" §Gklinde a5iklami§tir. Tacu'l-'Arus, II, 430. 



77 



.('" -4i }°y^\ 'o>i ^' sl. LiT) ."^ ai^ ^^>^ 'v-' i^ -36 

Keiimeler: 

C^\: Masdar olarak bir §eye ili§ip, tutunup kalmak. Isim olarak bir 
i§e yahut bir kimseye ili§ipde, "pitrak" deniien diken gibi, kolay kolay 
kopmayan kimseye denir^^^. 

aii: Nobet, son, bedel, gece ile gunduzun her biri... "^^" burada 
" aIap ii" yerinedir, 

Anlami: Ben bir zamanlar nu§be, yani, bir kinriseye asilip ili§tigimde 
elbette benden §er ve mazarrat gorurdu; §imdi ben o keyfiyetten aciz 
kaldim. 

KuUanildigi ycrlcr: lyi halden sonra zavalli durumuna du§enler 
hakkmda kullanihr. 

Turk^c'deki kar^ihgi veya benzeri: Ne oidunn dememeli, ne ola- 
cagim demeli. (Turk Ata. ve Dey., Il; 96) Da§nnez kalkmaz bir Allah, (Tulbent^i, 
s. 200) 

V ' " ^ ^ " ^ 



-s -' 



Keiimeler: 

oUy: Civciv, ku§ yavrusu anlamma gelen "^y^^" kelimesinin 
tesniyesidir. 

c^UJ: Alim, bilgin ve her sanata a§ina olan ki§i, kadinlarin sadece 
goz hizalan agik olan ba§, yuz ortusu, pe^e^'^ Ibnu'l-Esir, bu nevi ba§ 
ortusunde gozlerin hizasma gelen iki delik buhmdugunu ve kadinlarin 



176 el-Rruzabadi, K. M., 127; M. Asim, K T., I, 504. 

177 ez-Zebidi, Tac, 11, 341; el-Meydani, Mec. Ews., 574. 

178 M.Asim,K. T.,I, 504. 

179 el-Rruzabadi, K M., 128; ez-Zebidi, Tac, II, 447. 

180 M. Asim, K T., I, 513. 

181 A. g. y- 



78 



buradan di§ariya baktiklanni nakletmektedir^^^. Mecazi olarak batm/kann 
manasina gelir ki, burada bu anlamda kullanilmi§tir^^^. 

Anlami: (Onlar) bir batindan dogmu§ iki yavai gibidir. 

Kullanildigi yerler: Birbirine gok benzeyen insan ve nesneler igin 
kullaniiir. 

Tiirkge'deki kar^iligi veya benzeri: Ayni tavanm baliklandir. (A- 
gizdan) Hik demi§ bumundcin du§mu§. (Eyuboglu, 1, 130) 

(.'»4ikiJ-i^l>) '«^ k^i Jill ^ -38 

Kelimeler: 

^ 

'^cs>^\ : Tez tez, hizli hizli yiirumek, her §eyde acele etmek. 

'^^i^>JJ^\ : En list perdeden, ko§ar adim yurumek demektir ki insani 
gok yorar. Gecenin evvelinde yurumek anlammda da kullaniiir. 

Anlami: Yuruyu§un en kotusu mutedil oimayip hep hizla yurumek- 



.186 



tir 

Kullanildigi yerler: Mutedil olunmasi, acele edllmemesi gereken 
yerlerde soylenebilir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Acele etme etegin dola§ir. 
(Bol. Ag. Ata ve Dey, I, 25) Acele eden ecele gider. (Agizdan) Acele yuniyen 
yolda kalir. (Tulbentgi, s. 19) 

"Eri§ur menzil-i maksuduna aheste giden 

Tiz-i reftar olanm payine damen dola§ir." Hateml 



182 ibnu'1-Esir, en-Nihdye, V, 90-91. 

183 ez-Zebidl,Tac., 11,447. 

184 M. Asim, K 7., I, 561; ez-Z3mah§eri, el-Mustaksa, li, 129. 

185 "el-Meydant, Mec, Ems., s. 355. 

186 Mutedil olmayi tc§vik i^in soylenmi§tir. Zira Tabiin'in ileri gelenlerinden Mutarrif b. 
Abdullah b. e§-§ihhTr kendlsini helak edecek derecede ibadet edip orta yolu izle- 
meyen ogluna: "i§Jerin en hayirlisi orta yolu izlemek, ameli ifrat ve tefritten uzak 
tutmak, yuruyu§un en kotusu acele etmektir" demi§tir. Bkz. el-Meydani, Mec.~ 
Ems.,s. 355; ez-Zebidi, Tac, XIII, 76; Ibn Sa'd, et-Tabakat, VII, 141-146. 

79 



Kelimeler: 

^i : Daha uzun omur ya§amak, uzun omurlu olmak anlammda bir 
ism-i tafdildir. 

}J^ : Nasr b. Duhman isimli §ahistir ki hikayesi a§agidadir. 

Men^ei: Kamusu'l-Muhifte "^-^" ve '^^" maddelerinde yer 
almayan bu meseli Mutercim Asim Efendi oC^'^ kelimesini agiklarken 
vermektedir. Aslmda c^L^l mastarinin mazisi olan bu kelime, sese kulak 
verme, cevap verme, gizlenerek, bir^§eye siperlenerek gitmek manasma- 
dir. Bu manalarinm yaninda ",J^^ ^^^'^ '^ §eklinde ya§liliktan veya 
ba§ka bir sebepden dolayi beli bukulen kimsenin belinin duzeimesi, bo- 
yunun eski haline gelmesi demektir. Nitekim Mutercim Asim Efendi §oyle 
diyor: 

"Mutercim der ki: Emsal kitaplarmda ' J^ ^ ^^" meselinin 
men§ei olan Nasr (b. Duhman) 90 senc omur ya§ami§, butun uzuvlan 
ya§lanmi§ ve i§ yapamaz hale gelmi§ (beli bukulmu§). Saglan agarip, 
di§leri dokQldukten sonra yeniden taze, civanlik derecesine donerek 
butun di§leri yeniden gikmi§, saglari simsiyah clmu§, taptaze bir gcng gibi 
oluvermi§, bu haliyle bir sQre daha ya§ami§, onun bu halini §airlerden 
biri §u manzume ile dile getinni§tir."^^^ 

W B ^ j^ ^ '^ 



187 M. Asim, K T., I, 589, 11, 69; el-Meydam, Mec. £.ms., s. 455; el-'Askeri, Cemhere, 
11, 34, ez-Zemah§en, el^Mustaksa, I, 254; el-tsfahem, Seuairu'l-Emsal, s. 275. 

188 M. Asim, K T., I, 589. 

189 el-Meydani, Mec. Ems., s. 355; M. Asim, K T., I, 589. 



80 



Hiineyde kabilesinden Nai^r b. Duhman gibi ki doksan sene ya^adi, 

Sonra boyu posu uzadi, bejli dtizeldi, 

Agardiktan sonra saglari siyahla§ti, 

Giden gengligine yeniden '<avu§tUj 

Ve (tekrar) imrenilecek bir hayat ya§adi, 

Ne var ki o, (biitiin bunlara ragmen) yine de go^up gitti. 

Anlami: Nasr b. Duhman'dan daha uzun omurlu. 

Kullanildigi yerler: Uzi-.n omur ya§ayan kimseleri mukayese et- 
mek igin soylenir. 

Turk9e*deki kar^digi veya benzeri; Az ya§a gokya§a, akibet gelir 
ba§a. (Tulbentgi.s- 85) 

"Her ne denlii gok ya§arsa bir ki§i 

Akibet olmekduriir anun i^." Suleyman Qelebi 

"Kismetindir gezdiren yer yer seni 

Gafil olma akibet yer yer seni" Kemalpa§azade 



190 






^ jy!^ dXi ^\ J c-^ oN J cu;^ -40 



Kelimeleir: 

cu^: ju^ Lafzindan fiili mazi miiennes olup i§tiyak duymak, 
ozlemek. 

^^^: §artlan bulunduguncla "J^" gibi ismini ref, haberini nasb 
eder, ismi goguniukla ciimlede bulunmaz, haberi de "o^^" gibi zaman 
ifade eden kelimelerden olur. Ue var ki, *'c-*V" nin fii]-i mazi, yahut nefi 
harfi olmasi gibi, ameli konusunda da farkh g6ru§ler vardir^^\ Burada 
"c,-^" den once gelmesi gerekc'n "u^'' lafzi gok kullanilmasindan dolayi 
du§unalmu§tur. "cJi "j^ c^Y takdirindedir. "IsJ^ V j" ^eklinde de 
kullanihr^^^. 



190 el-Firuzabadi, K M., 147; M. Asim, K. T., I, 611, ez-Zebidi, Tac, 10, 130; el 
Meydani, Mec, Ems, S. 212; ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, ]l 66. 

191 Bkz, ibn Hi^am, Mu^nf , I, 253. 

192 eE-Meydani, Mec. Ems., s. 212. 



81 



cJi: ^ 3^^ *^^ den fiil-i mazi olup "o^" l^fai gibi oziemek, inle- 
mek, feryat etmek anlamlarina gelir^^^ Bazen aglamak manasma da kul- 
lanihr^^^ 

f- j^: Abdu§§ems b. Sa'ad ismindeki §ahsin lakabidir. 

Men^ei: el-'Anber b. 'Amr b. Temim ismindeki bir §ahsin el- 
Heycumane admda bir kizi vardir. Heycumane, Makna' lakapli §ahsa a§ik 
oiur. Makru' ise Heycumane'nin kabilesi lizerine bir gece baskmmda bu- 
lunmak ister. Bir vesile ile bunu ogrenen Heycumane babasma haber 
verir. Ancak bir yandan da sevgilisine kavu§mak istemektedir. Bunun 
uzerine kendi kabilesinden Mazin b. Malik biraz da alayli bir uslupla bu 
sozu soyler^^^. 

Anlami: Heycumane, gergi Makru' u ozleyip onu gomnek igin gel- 
mesini tahayyul eder. Lakin, -ey Heycumane!- senin Makai'a ula§man 
mumkun degildir. Ne aglamakla ne de sizlamakla Makru'u getiremezsin. 

Kulianildigi verier: Vaktinden evvel ozledigi kimseye kavu§mak is- 
teyenler hak.kinda kuUanihr. 

Turk^e'deki kar^ihgi vcya bcnzcri: Bekle gozlerim bekle, ne gelir 
ne gider. (Tulbentgi, s. 104) 

^ o ^ ^ ^ - e -' 

Kelimeler: 

"^VjV Hoi yahut buyuk oda, salon anlamina gelen bir kelimedir. 
Burada havuz ve benzeri su biriklntisinin bulundugu yer manasmadir. 



193 M.Asim,K T., I, 611. 

194 el-Meydani, Mec. Ems., s. 212. 

195 A. g. e. 

196 el-Firuzabadt, K M., s. 149; M. Asim, K. T. I, 627. 

197 ez-Zebidi, Tac, III, 156. 



82 



c^ cu^: Hayvani su igmesi igin zorlamak lizere kullanilan bu tabir 
■'d^" veya "a^MT j cu^'' §eklinde kullanildigi zaman: "konu§ma 
esnasinda acele etti" manasmadir^^^. 

Anlami: Deve havuz ba§mda durunca artik onu: "Hadi ig ig" diye 
zorlayici soz soyleme. 

Kullanildigi yerler: Bir kimsede olgunluk, anlayi§ ve fetanet bulu- 
nunca ona nasihat hususunda gok israr etme, denilecek yerde soylenir. 
Bir ba§ka ifade ile, nasihat ettikten sonra nasihata uymasi igin israrli ol- 
ma, olaki isyan eder, denilecek yerde soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi ve^/a benzeri: Arife tarif gerekmez. {Aksoy, I, 
152) Arife tarif ne lazim. Arife bir i§aret yeter. {Tulbent9i, s. 62) 

"Emrahi oldugun hace-i tasntf 

Ne hacet eyiemek arife tarif." Emrah 



:'' j^\c^\^^ '^j-42 



Kelimeler: 

^1 c.^C: Yaban siginnin ara§tinldigi yer, insan ve imardan uzak, 
bilinnneyen, yaban yer, issiz gol demektir. 

Anlami: Onu (nerede oldugu bilinemeyecek) issiz yerlere biraktim. 

Kullanildigi yerler: Bir §eyin bilinmemesi istenilen durumlarda 
soylenir. 

Turk^e'deki kar§iligi veya benzeri: §eytan aldi goturdii. (Agizdan) 



198 Bkz. a. g. e. 

199 M. Asim, K T., I, 634.; ez-Zebidi, TamVArus, III, 168; ez-2emah§en, e/- 

Mustaksa, II, 25. el-Cevheri ve el-Meydant'de "^SVjf ji\ ,j^%^. ^y" olup 

yukandaki §ekline de i§aret edihTii§tir. Sirasiyla Bkz. es-SiMh, I, 273; MecmaVI- 
Emsal, s. 121. 



83 



# ^ 



Kelitneler: 

oU-: Zarf-i mekan oian ''cJ^'' kelimesinden alinmi§tir. 

o^: ^^. ^^. den ara^tirmak manasina gt>lir. Ayni zamanda 
duzensiz, daginik manasmadir. "oj^" lafzma muradif oiarak 
kullanddigmda dagitmak ve tammar etmek manasinadir, Belirtildigi gibi 
her ug §ekliyle de kullanilir^°^ 

Anlami: Onlari kendi haline birakti/Onlan darma dagmik birakti. 

Kullanildigi yerlcr: Kendi haline btrakilan veya kasden terkedilen 
kimseier hakkinda soylenir. 

Turkic' deki karf iligi vcya benzeri: Ne halin varsa gor. (Tulbent^i. 
s. 429) 

}'^^ llii i ji>- \j^ ^ "44 

Kelimclcr: 

%2^\ Odun, ozellikle yun kuma§ ve kiirk gibi §eylejfi yiyen ge^itli 
dnsten boceklere denir, Burada guve anlammdadir ve "a^p" kelimesinin 
ism-i tasgiri oiarak "guvecik" demektir. 

^^-: Kemirmek anlamma gelen "r^' mastarindan fiil-i miizaridir ki 
mazisi ^j^ air. 

■^\\ Yumu^ak, duz, pQruzsuz demektir. Burada yumu§ak anlamm- 
da kullanilmi§tir. 



200 el-Rruzabadi, K. M., s. 152; Zebidi, Tqc, W 1175; ei-Meydani 'de "[^'^S ^y 



jf t 



UV l:'*^" seklindedir. Bkz. Mecma'ul Ems., s. 121, 



■r- 



201 Bkz. a.g. eserler. 

202 el-Firuzabadi, K. M,. s. 158; M. Asim, K. 7„ I. 669; ez Zebidi, Toe. HI, 235; el- 
Meydani, Mec. Ems., s. 426; el^'Asken, Cernhere, II, 54; ez^Zemahsen, el 
Mustaksa, II, 157. 

84 



Men^ei: ez-Zebidt, ou meseli ilk defa el-Ahnef b. Kays^'^^'in soy led i- 
gini zikretmekte, Ebu H;lal ei-"Askeri ve el-Meydani ise §u olayi naklet- 
mektedirler: 

Harise b, Bedr el- Gudanf""^ Hz. Ali'nin (r.aj hilafeti zamanmda 
kendisine yonetimde bir gorev vermesi talebinde bulunur. Bunu duyan 
el-Ahnef b. Kays boyle bir talepte buiunmasini ho§ kar§i!amaz ve yone- 
timde harcanip gidecegini goz online alarak Ziyad b. Ebihi'nin^^^yanmda 
onun hakkmda bu sozCi soylemi§tir. Boylece n:iesel olmu§tur. 

Anlami: KurtculvTirtil yumu§ak deriyi ancak bir isin§ ismr, daha faz- 
la tesir edemez/Bu vasifeki bir kinase bu kadar i§ yapabilir, 

Kullanildisi yerlei: Her hangi bir hususta biiyuk ^aba sarfetse de 
ba§anli olamayacak, vey;^ bCitun gCicuyle gali§ip ba§ari!i oiamayan kimse- 
ier hakkmda kuUanildigi gibi bir kimseyi ueya soyledigi soziin onemsizli- 
gini gostenne anlaminda da kultaniiir. Ahnef b. Kays burada hakaret 
anlaminda degil de Harise'nin devlet yonetiminde gaba sarfetse de yeterli 
olamayacagini ifade sadedinde soyledigi ania§ilmaktadir, 

Tiirk^eMeki kar^iligi vcya benzerl: Eti ne budu ne?!. (Emir, s. 128) 
Ate§ olsa cirmi kadar yer yakar!. (Aksoy, , 11 591) 






Kelimeler: 



> 



JJ^I^\: Gogiis hastc.hgi bulunan kimse. 

aJ[J6 \Jb^ j \sJi> (llJ^) cuAi; c^: Tukiirmek, iiflemek m anas mad ir 



203 Ahnef b. Kays (v. 72/691) Ebu Bahr diye bilinir, Peygamber (s.a.s.) Efendimize 
yeti§mi§, fakat kendisinl gorememi^tir, Bkz., Ibn Hacer, el-tsabe, \, 187-189. 

204 Harise, Ahnef b. Kays'in ya^itlarindan olup Hz. Peygambere (s.a.s) yeti§migtir. 
Ahnef b. Kays ile birlikt^ hicrT 64 de Irak a gLrmi§tir. Bkz>, Ibn Hacer, el-Jsabe. II, 
161. 

205 Hz. Peygamber' in zamanina yeli§mi§, fakat O'nu gorememi^tir. Hz. Ebu Bekir 
zamaninda nnusiuman cldugu ve Tabii oldugu rivayet edilir. Hz. Muaviye done- 
minde Basra ve Kufe valilikierinde bu]unmu§tur. BUz, (bn Hacer,e/-/sabeJI,640-41. 

206 M. Asim, K. T.,I, 691; ez-Zebidi, Tac, 111, 272; ei-Meydani, Mecmaul-Ems., s. 
590; e/-Kdmusu7- Muhtt in '*^1^" ve "j J^" maddelerinde yer almami§tir. 



ss 



Bogazda veya goguste bulunan bir rahatsizhk sebebiyle agzmdan soluya- 
rak gikarilan nefese denir ki bununla o kimse rahatlar^*^^. 

Anlami: Gogsiinde marazi bulunan kinnsenin siksik nefes almasi ge- 
rekir/Dertli olan kimsenin derdini dokmesi gerekir/Derdi olanm doktora 
gitmesi gerekir. 

KuUanildisi yerlcr: Dertli olan kimsenin §ikayetcl olmasi halinde 
veya derdine gare arayan kimse hakkmda soylenir. 

Turk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Derdini dokmeyen (sakla- 
yan) dennan bulamaz. Derdini soyleyen devasini bulur. (Tulbent^^i, s. 175) 

"Derdini saklama bilenlerden 

Derde derman olur erenlerden." Atayi 

,''' Li .u^ ^ >jli> -46 

Kelimeler: 

^: insan sirtinm ortasi, bagirtlak ku§unun gogsu, her nesnenin 

ortasi, yazar veya alimlerin musveddeleri... gibi pek cok anlamlan vardir. 
Ancak bu meselde Yemen'de ya§ami§ bir hukumdarin adi oiarak geq- 
mektedir ki hikayesi a§agidadir. 

Men^ei: "Sebec" Yemen hukumdarlanndan binsidir. Cagda§i ba§ka 
bir Yemen hukumdan kendisine ve kavmine savcL§ agar. Sebec sulh 
yapmak duaimunda kalmca sadece kendisi, ailesi ve gocuklanni kurtaran 
bir anla§ma yapar, kavmini du§unmez ve onlan bu anla§manin di§inda 
tutar. Hasmi da anla§ma di§inda kalan insanlara hucum eder, yagma ve 
talan ederek halki peri§an eder. Boylece namertliginden sadece kendisini 
ve aile fertlerini koruyan ve kavmini korumayan bu hukumdar hakkinda 
bu soz soylenir ve mesel olur^^^. 

Anlami: Sebec (gibi) kavmine ters du§tu/Sebec kavmini birakip sa- 
dece ailesini kurtardi. 

Kullanildigi yerlcr: Kendi kavmini du§man ya da ba§ka zararlar- 
dan korumayan, sadece kendisini ve yakinlanni da§iinen himmetsiz kim- 
seler kakkmda soylenir. 



207 M. Asim, K T., I, 691. 

208 A. g. e., I, 711; ez-Zebidi, " uJ 4^y J j>ii » " §eklinde nakleder. Bkz., Tac, 

III, 306. 

209 M- Asim, K. T. I, 711; ez-Zebidt, Tac, ill, 306. 

86 



Tiirk^e'deki kar^Jigi veya benzeri; Rabbena, hep ban a. Once 
can, sonra canan, {Agizdan) 



210 -: 



Kelitneler: 

7-l5sJ: Evlenmek, evlenme tekiifinde bulunmak, fikhi terimler 

kullanilarak bir kadinla erkegin birbirlerini e§ edinnmesi, cinsi temasta 
bulunmak anlamlanna celir^". 

<^j\^ ^\: Cahiliye doneminde Beetle kabilesinden bir kadinm isnni- 
dir. 

Men^ei: Ebu Hila el-'Askert, Islam iyetten once ya§ayan Ommu 
Harice'nin asil admi 'An^ra bint Sa'd b. Abdu'l-Lat el-Enmariyye olarak 
verirken, el-Meydani, 'Amra binti Sa'd b. Abdullah b. Kaddar b. S'alebe 
olarak kaydeder. I§te bvi UmmCi Harice cahiliye donemi adetleriyle pek 
Qok kimse i!e eviendigi ve gok sik e§ degi§tirdigi igin gocuklannm kinnler- 
den oldugu bilinememektedir. Nitekim Harice isnr^indeki evladmin kim- 
den oldugu kesin degildir. Bir gorii^e gore bu ^ocugun babasi Bekr b. 
Ye§kur b. "Ad van b. Am.r b, Kays 'Ay Ian ismindeki §ahistir. Bundan dola- 
yi Ummii Harice kunyeslni a!mi§tir. Kolayhkla e§ degi§tiren bu kadina, 
her hangi bir kimse gelip cahiliye adetlerine gore "^ii^ / seninle 
evlenmek istiyorum" dese, o da hemen "t^ / seninle evlenmeyi kabul 
ediyorum" diyerek evleninmi§. Kocasi bo§anmak isterse ''^y^'\ o da 
"toI" diyerek bo|anirlcirmi§. Kadm da ayni lafizlarla bir ba§kasina 
evlenme tekiifinde bulunurmu§. Eviendigi kimseden ho§lanmazsa o 
§ahistan bo§anip bir baskasi ile evlenirmi^. Eviendigi ki§iden ho§lanirsa 
sabahleyin kalkip yemek hazirlarmi§. Kirk kusur erkekle eviendigi ve 



210 el^Rruzabadi, K M., s. 170; M. Asim, K 7., I, 691; cz-Zebidi, Tdc, III, 341; ez- 
Zemah^eri, el-Mxj&taVsa, 1, 166; el-JsfahanT, Seyairu7-Enisd/, s. 194; es-Se'^libi, 
Siniaru'/-Ku/f)b, I, 481. 

211 M. Asim, bu kelimedeii yoia gikarak evlilik konusunda fiklit bilgiler verir. Bkz. K. 
T, I 994, 

87 



babalannm kirn oldugu bilinmeyen pek 50k gociigu dunyaya getirdigi 
nakledilmektedir. i§te bu hizli evlilik seniveniyle bu kadm mesel olmu§- 

Anlami: Ommu Harice'nin evliliginden daha gabuk, daha hizli. 

Kullanildigi yerler: A§inlik ifade eden durumlarda ve bir meseie- 
nin hizla meydana geldigini beyan sadedinde, bir i§in sonunu du§unme- 
den yapilan i§lerde, teenni ile hareket edilmesi gereken yerierde soylenir. 

Ttirk^e'deki kar§iligi veya benzeri: Hamama gider kurnaya, dii- 
giine gider zurnaya a§ik olur. (Tulbentgl, 272) §ip sevdi. (Eyuboglu, II, 386) 
Maymun i§tahli (Aksoy, II, 963) 

Kelimeler: 

:>^\ Burada ya§li deve demektir. 

■^^\\ Deve ve benzeri hayvanlann binicisi tarafindan egitilmesi; deve 

giderken yuiarinm kuwetle gekilip arka ayaklari uzerinde durmasini sag- 
lamak veya geri dondurmek. Bunun tekrarlanmasi ve yulann hareketiyle 
hayvanin binicisinin emirlerine nasil uyacagi 6gretilmi§ olur. 

Anlami: Ya§li deveye de yular takarlar/Egitim igin ya§li devenin de 
yulara ihtiyaci vardirA'a§lilarin da egitime ihtiyaci oIurA'afli da olsa egi- 
timsizi egitmek gerekir. 

Kullanildisi ycrler: Ya§landiktan sonra her hangi bir konuda egi- 
tim alan kimseler hakkmda kuUanilir. 

Turk^e'deki karf iligi veya benzeri: lime ar olmaz, ar eden ber- 
hudar olmaz. (TQlbentgi, s. 308) tlmin ya§i yoktur, (AgL-dan) 



212 Bkz. ei-Askeri, Cemhere, I, 529; el-Meydani, Mec. Ems., s. 320, M. Asim, K T., I, 
691. 

213 ez-Zebidt, Tac, III, 439; M. Asim, K T., I, 798. Ayrica bkz. el-'Askeri, Cemhere, 11, 

39; ei-Meydani, Mec. Ems., s. 461; tbn Paris, Muc. MeJcayfsi7-Luga, IV, 152. "i> 

7^„" meseli de ayni anlamda kullanilir. Ancak Muterecim Asim, bunun faydasiz 
i§Ierde kullanildigini soyier. Bkz. Kamus Tercumesi, I, 955. 

88 



Q ^ J a 

Kelimelert 

^: 2^ Kokunden mezid fill olup "^l" manasinadir, Yani, 
kurtulmak, istedigini side etmek, ba§anh olmak demektir. 

Anlami: Hasmi olmadan tek ba§ina hakim huzumna gikan kimse 
davayi kazanip istedigini eide eder (gunku yalanini yuzune vuracak kim- 
se yoktur), 

Kullanildigi yerler: Bir §ahsin haksiz oldugu halde haksizhgmi ve 
yalancihgini kimsenin soyleyemedigi durumlarda kullanilir. Miitercim 
Asim Efendi kendi doneminde rusvet verildigine binaen kullanildigini 
kaydeder, 

Turkic 'deki kar^iligi veya benzeri: Kendi galar kendi oynar, 
[Eyubog[u, I, 1556) 



Kelimeler; 

^"^'^ iki horgQglu ve iri cusseli deve, felg hastaligma yakaianan kim- 
se, hedefine isabet eden ok gibi aniamlari vardir. Burada Araplardan 
Falic b. Haiave cl-E§caTnin ismidir. 

Men^ei: Araplar arasmda "YevmuV-Rekam"^^^ diye me§hur o!an 
'Yevm-i Melhame" de Une:ys ismindeki gete reisi esirlerini katlederken 
bu Faiic'e "Sen de Oneyse yardim etmez misin?" dediklerinde ''^ U! 
:^^ / Bana ne ondan, benim onunla bir bag^im yok" sozunu s6ylemi§tir. 
Bir meseleden yuz geviren kimse " lp(^ ^ ^li ^^ Ijl " demekle, her ne 



214 M. Asim, K. T., I, 79S; el-Cf.'vhen, es-Sihah. I, 335. Bu ^ekllyle ba§ka bir kaynai^ta 
bulunamami§tir. 

215 el-Meydani., (s. 714); sz-Zemah§Gri. (II, 360) "^^" kellmesi ilo riv^yet etml^lerdir. 

216 ei-Firuzabadi, K M., s. 174: M, Asim, K. T., l/siO; el-^AskerT, Cem., II, 102; ez- 
Zebidi, Tac, III, 461 

217 Araplar arasinda meydana gelen bir sava§a verilen addir ki bu savasta pek cok 
msan katiedilmi§tir. Bkz. Eyyom Li 7^ 'Arop, s, 278. 



89 



kadar isim olsa da, kendi derdinden ba§kasmin derdine bakilamayan 
durumlarda mesel olmu§tur. 

Anlami: Bana ne ondan! Benim onunla bir bagim yok/Ben bu ko- 
nuda Falic b. Halaveyim (Falic b. Halave Oneyse nasil yardim edeme- 
diyse ben de o konumdayim) sana nasil yardim edeyim/Ona yardim 
etmeyi benden bekleme. 

Kullanildigi ycrler: Kendi derdinden ba§kasinin derdiyle ugra§a- 
miyacak dummda bulunan kimseler hakkinda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar?iligi veya benzeri: Kendisi muhtac-i himmet bir 
dede nerde kaldi gayriya himmet ede. (Tuibentsi, s. 355) Gonulsuz kopek 
koyuna hayretmez. (Agizdan) 

.(2>'^ ^'} i; ?>ui) ^"^ <s^iyi\ ^ji y" cJi -51 

Kelimeler: 

^jb: Yaz mevsiminde esen sicak ruzgara derler. Ancak burada 
"rJU" mukabilidir ki avcinm sag tarafindan ortaya ?ikan ve soluna ge- 
gen ava denir. Araplar bunu ugursuz kabul eder ve kotuye yorarlar. 
Qunku bu yonden gelen ava ni§an almak zor kabul edilir. 

c^^jVl: Sarp daglarda ya§ayan ve az bulunan yaban kegilerine veya 
di§i ceylana^^" denir. Dag ba§lannda ya§amalanndan dolayi avcilar nadi- 
ren onlari gorur ve avlarlar. Bir an goze gorunup kaybolmalarindan do- 
layi avlanmasi da 50k zordur. 

Anlami: O nadiren goriilen yaban kegisi gibidir (yardimlan az goru- 
lur). 

Kullanildigi yerler: Nadir olarak insanlara iyilik ve menfaati do- 
kunan kimseler hakkinda soylenir. 



218 el-Rruzabadi, K. M., s. 194; M. Asim, K. T., I, 857; el-Cevheri; es-SMh, I, 356. 
ez-Zebtdi V jUi ^, ^LJl, 4 [y" §eldinde verir ki a§3gida gelecektir. Bkz., lacu'X- 

'Arus., IV, 9. 

219 el-Mcydani, Mec. Ems., s. 61. 

220 M. Naci, Sanihfit, I, 202. 

90 



Tiirk^e^deki kar^iliisi veya benzeri: Eli cebine varmaz (Turk Afe 
Ve Dey.,s. 116) Eli sikl. {Agii:dan) 

. (*U«^) ^yt^ (.y ^^ ^ ^ -52 

Kelimeler: 

t^aL;: ^oL oI^\ gibi §i§nnan kadma denir. Burada bir yer ismidir. 
Kamus'ta belirtildigine gore Cidde yolu uzerinde Mekke^i Mukerreme 
taraflarina du§en bir vadi ismidir. Fiil ve^ninde ve 'alem oidugu igin gayr^ 
1 munsariftir diyenlerin yaninda gayr-i munsanf olmadigini kabui edenier 

de vardir^^^. 

^s^^^'^: Zayifj verimsiz kuru manalarinadir. 

Men^ei: Ne'ame lakapli Beyhas ismindeki bir §ahis bir kavmi bolluk, 
bereket ve refah iginde gorunce kendi kavminin verimsiz ve kirag arazisi 
olan ve Beidah denilen yerde yoksuiluk ve fakirlik iginde ya§adigini hatir- 
layarak ailesi hakkinda duydugu keder ve htizQnden dolayi bu sozu soy- 
.emi§ ve mesel olmu§tur. 

el-Meydani; bu meseLn mengei hakkinda a§agidaki olayi aniatir. 6- 
zetle ^oyledir: 

Beyhas, Fezare b. Zubyan b. Begiz kabilesine mensub yedi karde§in 
yedincisidir, Bir gurup insania karde§leri arasmda bir gati§ma gikar. Alti 
.^arde§i olduriilur. Beyhas'i da oldurmek isterler. Bunun Qzerine Beyhas: 
Beni oldurmekle elinize ne gegecek. Ustelik kendisinde bir hayir bulun- 
mayan birlnin de hesabi uzerinize kalacak" deyince onu oldurmekten 
vazgegerler. Beyhas bu gurubun pe|ine takihr. Nihayet bir yere vanr, 
orada bir hayvan keserek yemeye ba§larlan Iglerinden birisi; "Ne guzel' 
ne verimli bir gun!" deyince Beyhas'da hemen bu sozu soylei^^l 

el-^Askeri ise, bahsi gegen gati§mada du§manlan tarafindan ailesin- 
zen elde edilen mallan kendi aralarinda taksim edip sevindiklerini go- 
-unce Beyhas'in bu sozu soyledigini nakletmektedir^^^ 



121 emruzabadT, K. M., s.l94; M. As,m, K T, I, 860; ez-Zebidi, Tdc, IV 16' d- 

Asken, Cembre, H 183; el-Meydani, Mec. Ems., s. 637. 
22 Bkz. el-Meydani, Mec. Ems, s. 637 
'23 Bkz. el-Meyd^ni, Mec. Ems, s. 145. 
-24 cl-'Askeru Cemhere, II, 183. 



91 



Anlami: Her§ey guzel de, Beldah'ta faxru zaruret iginde olan bir ka- 
vim var/Amma! Beldah'ta ag olan insanlar var. 

Kullanildigi yerler: Fakir olan akrabalara veya kimselere uzuntu 
duyulan yerlerde soylenir. 

Turk^c'deki karf ihgi veya henxeth (Ne yapalim ki) korolasi ha- 
nede evladu iyal var. (Agizdan) 

"Bir ba§ima kalsam §ehe sultana kul olmam 
Viran kalasi hanede evladu iyal var." Dertli. 



? ^ Q. •-- I >», 



Kelimeler: 

4^Ul: Suyun bol ve derin yeri, saha, alan, evin holu, arsasi, yahut 

alani. 

^^: Sabahleyin yenilen ve igilen §eyler, kahvaltihk. 

Anlami: Asil evlat kendi sulbunden olan evlattir, yoksa evlatlik aldi- 
gin veya senin ocagmda bulunan evlat, senin neslinden olan gocuk gibi 
degidir'''. Asil evlat senin dunyaya getirdigin evlattir, evlatlik olarak aldi- 
gmdegiP^ 

Kullanildigi yerler: Bir kimsenin veya nesnenin asil aidiyetini 
tesbit etmede kullandanilir. 

Tiirk^e'deki kar§iligi veya benzeri: Ovey oz olmaz, kemha bez 
olmaz. (Aksoy, I, 456.) 



225 M. Asim, K T.. I, 861; ez-Zebtdi, Tac, IV, 17; el^Asken, Cemhere, I 39, e.- 
Meydani, Mec Ems., s. 9; ez-Zemah§en, el^Mustaksa, I, 29; el-Cevheri, es-Sihar 

I, 357. 

226 M-Asim,KT.,1, 861. , 

227 Daha q&niq biigi Iqln Bkz. el-Meydant, Mec. Ems,, s. 9. 

92 



^=« ?^jUl J*: ^^CJb J ;^ -54 

Kelimeleir: 

^LUI: t^jU^ in mukabilid:T. Avcinin solundan goruniip sag tarafma 

gegen ava denir. Araplar bunu ugurlu sayar, iyiye yoradar. 

Anlatni: Bir avciya ceylar. goriinup, elinden kagirmca uzQliir. Arka- 
da§lan tesellT igin: ''Ozulme; beiki bir sanih (denen av) daha ortaya gikar" 
dediklerinde^^^ "Ben elime ge^en avi degerlendiremedim, bir daha 
boyle bir av elime nereden gccer" diye bu meseli soyler. 

Kullanildigi yerler: Umirsizlik anmda ya da elden kaginlan firsatlar 
igin soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Firsat her vakit ele gegmez. 
(Aksoy I, 281) §ans kapiyi bir kere galar. (Agizdan) Kagan balik buyiik olur. 
(Aksoy, I, 338) 



230 






^JU ^ J Ty^ J> ry (0!>U) v-IiP -55 

Kelimeler: 

c^^-^^^ J 7- w^i J 4^*11,^' J ,^^^^i: Son giicuyle bagirmak, avaz a- 
vaz bagirmak, 

j^\ Burada dagilmak demektir. 

Anlami: Az veya gok ofkeienecek bir durum yokken bo§ yere ofke- 
lendi/Baginp gagirmasma sebe;3 olacak az veya gok bir durum yokken 
bo§u bo§una ofkelendi. 

Kullanildigi yerler: Sebapsiz yere ofkelenen ve bagirip gagiran 
kimseler hakkinda veya sebepsiz hareketlerin sergiiendigi durumlarda 
kulianilir. 



228 ei-Hruzabadt, K. M. s. 205; M. Asim, K T,, I, 905; ez-Zebidi, lac, IV, 96; el- 
Meydani, Mecma'u7-Emsd/., s. '^13, 

229 M, Asim, Kamus Tercurnesi, I, 905. 

230 el-Firuzabadi, K. M. s. 209; M. Astm, K T., I, 924; ez-Zebidi, Toe, IV, 131, Mi 

"y^ J r^ S^ '^' ^ Henuz insanlann ses ve samatasi evlerden digan gikmadan 
onunla bulu§tum" dir. Bkz. K.T,l, 924. 

93 



Turk^e'deki kar^iligi vcya bcnzcri: Ayrani kabarmak. Heyheyle- 
ri tutmak (Cistunde olmak). (Aksoy, II, 605, 857.) 

Kelimeler: 

;^h Zemin uzerine du§en gune§in i§igina denir. Aynca asla enge- 
beli olmayan, sahra gibi agik olan yer demektir. Kelimenin aslinm 
"'^^" oldugunu, V / V^" ^^^ hazfedildigini, yerine kelimede bulunan 
Y / ha" harfi cinsinden bir harf ilavesiyle §edde verildigini, el-Meydani 
el-Ezheri'den nakletmektedir. Vine el-Meydani, Ebu'l-Heysam'den naklen 
kelimenin "U.>j y^. ^3" oldugunu, "j / vav" harfinin du§uruldu- 
guna ve "^ I ha"harfine §edde verildigini soylemektedir ki^^^ anlami: 
"Bir §cyin agik vc a§ikare olmasi, a^iga ^ikip ortaya dokiilmesi" de- 
mek olur. 

Anlami: Talanca kimse uzerlerine gune§ dogup, ruzgann estigi 
nesneieri alip geldi" bundan kastedilen mana: "Pek gok mal ve ne kadar 
adam varsa getirdi" demektir^^^. 

Kullanddisi ycrler: Bir i§in sonunda pek Qok mai vs. ile donen 
kimseler hakkmda soylenir. 

Turkge'deki kar^iligi veya benzcri: Allah bir adama verirse: Yel 
getirir, sel getirir, el getirir. (Bol. Agz: Ata ve Dey., 1, 39) 

2-^^ '^ ^JJ^% lol* -57 



Kelimeler: 

JUjJ-h Demir demektir. 



• • '' -^ 



231 el-RrQ2abadi K. M., 210; K. T., I, 926; ez-Zebidi, Tac, TV, 133; el-'Asken, 
Cemhere, I, 321; ez-Zemah§eri, el-Musiahsa, II, 39. 

232 el-Meydani, Mec. Ems., s. 150. 

233 M. Asm, K. T., I, 926. , 

234 el-Rruzab&di, K. M., s. 213; K. T., I, 943; ez-Zebidi, Tac, V, 159; el-Asken, 

Cemhere, I, 345. 



94 



j-Lb: ^ ^/^ den me^hul bir fiildir, kesmek, yamiak demektir. 
Cift^i topragi sump yardigi igin kcndisine "^Suji" denmi§tir. 

Anlami: Demir demirle kesilir (yan!ir)/§iddete, §iddetle mukabele 
ederler. 

Kullanildigi ycrler: (3ug bir §eyin yine gug bir §eyie hailedilebildigi 
meselelerde, aksi du§unulurse, §iddete kar^i §iddetle degii yumu^aklilikla 
mukabele etmenin daha dDgru olacagmi ifade sadedinde soyienir. Zira 
§iddet, §iddeti dogurur, 

Tiirk^e'deki kar^ihg^; veya benzeri; Demir demiri keser. (Bol. Ag. 
Atas . Vg Dey. J, 90.) Qivi, giviyi soker. (Aksoy. i, 220) (§iddete kar§i sen mula- 
yemetyoiunuseg.) 



e^-^J ... /^j. ^. , , * ^ - -« 



Kelimeler: 

^i: Tuz, ig yagi, ofke, sut, a§in ofke gibi manaian vardir. 

'^ )y Diz manasmadir. 

Anlami vc Kullanildigi yerler: Bu meselin kulianimi ve anlami 
konusunda ki g6ru§ler §oyleciir: 

1. Her §eye hemen kizaii, kotu tabiatli kimseler hakkinda kullanilir ki 
az bir tuzun diz uzerine konmasi sirasmda hafifligi sebebiyle en ufak bir 
aizgar ve hareket halinde dagiimasindan kinaye olarak soyienir. Yani: 

Falancanin tuzu dizinde, sagi solu belli olmaz hcmen fevcran cder". 

2. ^1 / el-Milh burada ",,^^ / §ehm" yani 15 yagi manasinadir ki, 
zencilerin semizlikieri ekseriye.: diz ve baldirlarinda oldugundan onlara 
te§bih edilmistir. 



235 fl-Rru^abadt, K M. s. 221; M. Asim. K. T., I, 979; ez-Zebidi, Tdc, IV 217- 

Meydani, Mec, s. 696. 
l'^^ Gl-'Askerl, Cem/iere, I, 232. 



95 



3 Sut manasma alindiginda sutun diz uzerinde durmasi nas.l mum- 
kun olmazsa bu tabiattaki kimseye de guvenilmez. Yani: "Falanca sayg- 
yi korumaz, hakka riayct etmez" demek olur. 

4 Onemli i§leri bir kenara^birakip basit i§le:- pe|inde ko§an kimseler 
hakkinda kullanilir ki: "Falanca basit i§lcr pe§lndc ko§ar demek o- 



.237 



5 Bazilan "4i* / el-milh" kelimesini hurmet, saygi manasma oldu- 
gunu'soylemi^lerdir'. Buna gore hurnietsizliginden kinaye; bir mecliste 
bulundugunda hurmet gosterir, kalktiginda ise humneti reddeder, arka- 
dan ayn, humieti gostemiez demek olur. Buna gore: "Falanca kimse 

pck vcfasizdir 

Turk^e'deki kar^.hg. vcya ben.eri: Bumundan kil aldimiaz. (Tul- 
bentci, s. 134) Dunya yansa, onun bir horum otu yanmaz. (Ag>zdan) 



2y^ ',\^^j\\5»'j^ rS\ZJ\ d\-59 



J 






Kelimeler: 

'^Ldl: ^ i^l Kelimesinin cemisi olup ke.dinlar manasmadir. 

j\^^\: >o Kelimesinin goguludur. Bakireler demektir. 

Anlami: Kadmlann hayirlisi bakire olanlandir. 
Kullamldig. yerlcr: Bekarete ehemmiyet vemiekten dolayi soyle- 
nir. 

Turk^e'deki katf ilig. vcya benzeri: Tarlayi duz, kadini kiz al. 

(TulbentQi, s. 508). 



237 ez-Zebidi, Tac, IV, 217; el-Meydam, Mec. Ems., s. 696. 

239 M: S, K. T;,'S; ez-Zebtdt, UcuVAras n,in Ce^m^-Ka^Os, IV, 241; ei- 
Meydani, Mec. Ems., s. 64. 



96 



240 ^ - ° ^ ■■ 



Kelimeler: 

^j: Burada bir adamm ismidir. "7- j" §eklinde "?- / ha" harfinin 
sukunu ile okunursa hayvani surmek igin kullanilan bir ifade olur ki 
Anadolu'da "ho ho" derler. Ayni zamanda kazik manasinadir. 

Men^ei: Vahh isimli higbir §eyi olmayan, fakir bir §ahistan kinaye 
mesel olmu§tur. 

Anlami: O, Vahh denen ki§iden daha fakirdir/0 kazigmda bagi bah- 
gesi, evi azigi olmayan fakir bir kimsedir. 

Kullanildisi alan: Fakru zaruret iginde bulunan kimselerin iginde 
bulunduklan hali ifade etrnek igin soylenir. 

Turk9e'deki kar^iligi veya benzeri: Dikili agaci yok. (Tuibent^i, 

s. 182) 







J jU ij^r^ J5" j -61 

Kelimeler: 

J^^r^^:i^\: Aslinda §ere:fli, soylu oldu, §erefli olmayi istedi demektir. 
§erefli ve soylulugu elde etmek igin bolca iyilik ve ihsanda, bagi§ta 
bulunan kimseye benzetiierek burada pek gok yapti, pek gok iyilikte 
bulundu manasma kullaniimi§tir. 

^>h Qakmak gibi gakildigmda hemen ate§ gikan, kivilcim sagan bir 
agag cinsidir. "jlilil" da yine kendisinden atG§ elde edilen bir agag 
ge§idir. Araplar bu agaglardan gakmak gibi yararlanirlar. "?-y.l" gakmak 
demiri, ' jUiJl" ise gakmcigm ta§i kar§iliginda kullanilir. Beydavl " c^JJi 
\J6 j-^a^^^/l ^^JjJl jA ^xJ Ji^" ayeti kerimesini "j^i j T-yjli'" 
kelimeleri ile agiklami§tir^^''. 



240 ei-Hruzabadi, K M., s. 224; M. Asim, K 7., I, 998; ez-Zebidi, Tacu'h'Arus, IV, 
245; el-Cevheri, es-Sihah,, I, 413. 

241 M. Asim, K T., I, 1050; ez-Zebidi, TacuVArus, IV, 311; el-'Asken, Cemhere II, 
92; el-Meydani, Mec, Ems., s. 500; el-Ccvheri, es-Sihah, I, 431. 

242 Ha§iye-i §eyh Zade 'ala't-Tefsiri'i-Kadi el-Beydavt, III, 123. 

97 



Antami: Her agagta ate§ bulunur, amma merh ve 'afar denen agag- 
lar ba§ka (onlarda daha Qok bulunur)/Her insanda bir fazilet vardir, ama 
faianca onlardan daha faziletiidir. 

Kullanildigi ycrler: Insanlann meziyyetlerinden doiayi birbirlerine 
ustunlaklerini ifade etmek igin soyienir. 

Tiirk^c'deki kar^ihgi vcya benzeri: Kurt kizi da sakiz Qiyner, ama 
tadmi gikararak giyner (bir ba§ka turlu ^iyner). .lAgizdan] 



^ ,^ y 



Kelimeler: 

1:^.1: Mustakil ve ba|li ba§ina olmak, diretmek. 

Anlami: Kim kendi goru^unun dogrulugu konusunda diretirse helak 
olur. 

Kullanildigi ycrlct: Ba§kalarinin goru§h3nn[ almanin gerekli oldu- 
gu yerlerde soyienir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi veya bcnzcri: I)ani§an dagi a§mi§, dani§- 
mayan(m) yolu §a§mi§. (Aksoy, i, 228.) Akil Akidan ustundur, (PQskulluogtu, 
s. 19) Dani^an dagi a§mi§, dani§mayan duz yolda §a§mi§. (Tulbent^i, s. 165} 



''Dani§mayan duz yolun §a§inr 
Dani^an daglan a§ar demi§ler." Figanl 



.'^' (^^-^^ ^^Ih ^ ^ ^63 



Kelimeler: 

3^^: Bir nevi gubuklu kuma§ adidir. Hirkaya da burde denir. Bir Qe§it 
aba' dir ki ihram gibi bedene bQrunuiur. 

JC:>^\'. ,j^ Kelimesinin goguludur. Isim olarak kullanilmi§tir. 
Yemen meliklerinden birinin adidir. Kendisinin emriyle dokunan kuma§a 



243 M. Asim, K T., I, 1050. , 

244 el-Hruzabadi. K M.. s. 243; M. Asim, K. T., I, :.078; ez-Zebtdt, Tac.^ IV, 350; ei- 
Meydant, Mec. Ems., s. 758. 

98 



& Jl 



onun ismine izafeten "hmis" demi§ler. "^U^^ ^-^^ / be§ kan§ boyunda 

olan bir kuma§ ve kazaktir ' da denilmi§tir.^'^^ 

Anlami: Onlar bir elbise igindeymi^ gibi birbirlerine muhabbet bes- 
lerlerj yani [qli di§lidiriar, 

Kullanildigi yerler: Birbirlerini seven, ayni i§leri yapan, tarn bir 
dostluk ve muhabbetle birbirine bagli olan ki§iler hakkinda soylenir. 

Tiirk^edeki kar^iligi veya benzeri; I^tikleri su ayri gitmez. (Aksoy, 
11, 873) Aralanndan su sizmti^/kil gegmez. tgli di§lL (Tulbentsi, s. 59-302) 

"Goziim ya^ini bahretiin firakmia cudahktan, 
Seninle kani zalim su sizmazdi arahktan." Latifi 

Kelimeler; 

:>y>r\ J^l Kelimesinin cemisidir. Askere, denildigi gibi, bir kimsenin 
dost ve ahbabina da denir. 

Men^ei: Hz. Ali (r.a.), taraftarlarindan ve komutanlanndan birisi 0- 
Ian E§ter en-Neha'f yi Misn'a vali tayin eder, O da Misir'a giderken yolda 
kendisine ikram edilen zehir katilmi§ bat §erbetinden i^er ve olur, Hz. 
Mu'aviye'ye haber ulafinca bu sozu soyler^"^^. 

Anlami: Cenab-i Allah'in pek gok askerleri vardir. Bal da onlardan- 
dir. 

Kultantldigi yerler; Hasmin du§tugu durumla aiay sadedinde soy- 
lenir. 

Turk9e*deki kar^iligi veya benzeri: Diinya bu, kim kazana, kim 

yiye. (Tulbentgi, s. 198) 

"Ebieh odur diinya igun gam yiye 

Mevla biliir kim kazana kim yiye. " Vasif Enderum 



245 ez-Zebldi, Tacu 7- 'Arus, VIM, 265 

246 el-Rruz^badi, K M., s. 248-49; M. Asim. K. T, I, 1109; ez-Zebidi, JacuVAr(j^, 
IV, 402; el-Meydani, Mec. Emsal, s. 58. 

247 ez-Zebldi, Tac, iV, 402; el-Meydam, Mec. Ems., s. 58, dipnot 2. 

99 



,"« li-l VyS\ -65 



Kelimeler: 

i^l: ■ Geri donmek, rucu' etmek, ayrildigi nesneye geri donmek, bir 
i§e ikinci defa ba§lamak, yani tekrar etmek manalarinadir. Bahsi gegen 
cumlede de bu manaya olsa gerektir^'l Kocami§ deveye de "^;^^" denil- 
digi daha once ge9mi§ti, 

jj^f: J^\ Vezninde bir ism-i tafdil olup ovguye daha layik demektir. 
Yahut, bir kimse lutuf ve ihsanda bulunsa elbettaki ovguye layik oiur. 
Eger lutuf ve ihsanda bulunmaya tekrar donerse fiwelkinden daha fazla 
ovguyii hakeder. Bu yonden "^f" lafzi ism-i fail manasma olur. Bir 
goriI§e gore de "^f" kelimesi ism-i me'ful manasmadir. lyilik ilk once 
ovulmu§, tekrarinda ovulmeye daha layik olmu§ olur, demektii^^°. 

Men^ei: Bu meseli ilk once Hida§ b. Habis et-Temimi admda to 
§ahis soylemi§tir2^^ Hida§, Bent Zuhl kabilesinden Rebab es-Sedusf^^ 
ismindeki kiza asik olur ve onu ebeveyninden ister. Kizm anne ve babasi, 
Hida§'m fakirligini one surerek kizi venmezler, Hida§'da bir sure uzak du- 
rar. Fakat a§k ve muhabbetine daha fazla dayaneimaz ve kizi tekrar iste- 
mek igin ebeveyninin ya§adigi yere gelir. §arki soyleyerek, tabir caiz ise 
serenad yaparak kizm obasina yakla§ir. Hida§'in .^arkismi duyan Rebab: 
"Maksadmi anladim.Yarin geri gelip beni babamdan iste" diye haber 
gonderdikten sonra annesine gider ve §oyle der: "Ben sevdigim, razi ve 
ho§nud oldugum adamdan ba§kasiyla mi^evlenecegim!/' Annesi: "Ha- 
yir!"2^' diye cevap verince Rebab: "Oyleyse beni Hida§ ile evlendirin" 
der. Bunun uzerine annesi: "Hida§ fakir bir kimse. Seni ona nasil vere- 



248 emruzabadi, K M., s. 252; M. Asim, K. T.," I, 1126; ez-Zebidi, TacuVArus^. IV, 
428, el-'Askeri, Cemhere, II, 41; el-Meydam, Mec. Ems., s. 460; el-Cevheri, es- 
Sihdh, 11, 513. 

249 M. Asim, K. T., I, 1223. 

250 M.Asim,K T.,U127. 

251 el-'Askeri, Cemhere'sinde bu sozu ilk defa kimin soyledigini tesbit edemedigmi 

soyler. Bis. 11, 41. r> . r^ ^^ i u-i • 

252 el-Meydani, Hida§'in ilk once Bern Zuhel veya Zuhl, sonra Bern Sedus kabilesin- 
den adi gegen kiza talip oldugunu kaydederek ayni hikayeyi anlatir. Bkz., Mec. 
Ems., s. 460. 

253 ez-Zebtdi ''J, I Evet" Bkz. Tac, IV, 428. 



100 



lim!" diyerek kar§i gikar. Rebab: "Eger mail helal olmayan yollardan ka- 
zandiysa ben oyle mail ne yapayim" deyince annesi kizinin istegini baba- 
sina iletir ve Rebab'i Hida§'a vermeye karar vender. da gelip kizi baba- 
sindan ister ve: 

j^*^j>tj ^j_^l J J^y ol^i J Xo^i ijjdi demesiyle mesel olur. 

Ji V e li ji ^ ^ I 

Halk arasinda kisaca " ^..o^^ :>^*Ajr' §eklinde soylenif. 

Atilami: Bir i§e ba§iamak ovgiiye deger bir davrani§tir. davrani§i 
tekrar etmek daha gck ovgiiye degerdir/Arzu ettigi §eyden hemen vaz- 
gegmeyip israr eden ve bu istedigini elde eden ovgiiye layiktir/Bir i§e 
ba§lamak ovguye deger bir §eydir, yeniden ba§lamak ise daha gok ovgii- 
ye deger bir §eydir. 

KuHanildigi yeriler: lyilik yapmaya ve talep ettigi hususlarda israrci 
olmaya devam eden kimseler hakkmda soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Sabreden dervi§, muradma 
enni§. Sabreyle i§ine, hayir gelsin ba§ina. (Aksoy, !, 418.) Tekkeyi bekleyen 
gorbayr iger, (Eyuboglu, 1, 226) 

"Dirler ki sabr it ki mtiyesser ola murad 

Tali' bu tail' ise ac:ebdiir eger ola." Ahmedf 



^ c 



:■'■' j,l .jjJi J\ .jUi -66 

Keliraeler: 

Jj^l; Ugten ona Aadar, yahut onbe§e, yirmiye, otuza vanncaya ka- 
dar clan deve (siiriisii:. Yahutta iki ile dokuza kadar olan develer. 
Jj): Develer demektir ki miifredi yoktur. 

Anlatni; Az az ile toplantnca gok eder/Az nesneler gogu meydana 
getirir^^^. 



254 el-Meydani , "^2°^' i_Ui" §eklinde vermektedir. Bkz., Mec, Ems., s. 461. 

255 eURruzabadi, K. M., s. 254; M. Asjm, K T., 1. 1137; ez-Zebidi, Tac, IV, 444. 

256 eZ"ZebTd^ bu meselde *'jr harfi cerrini "^*-^" manasma mahzuf "jj^*^^^" ueya 
'Y j-^" kelimeleriniri de muteallaki oldugunu soyler. Bkz., Toe, fV, 444. 

101 



Kullanildigi yerler: Az §eylcr bir araya qeWnce qok olur diyecek, 
yerde soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Damlaya damlaya gol olur. 
(Tiilbentgi, s. 165) 

"Damla damla gol olur hiredmend 

Adu gozi kor olur gu§ kil pend." GuvahT 



jJjpQ^ C-M ^Jiiv? ^j —67 



Kelimeler: 



tjLuJl: Buyiikluk taslamak, haddinden fazla ovunmek, hayir ve be- 
reketi az olmak. 

Ijs-Q]] Giirleyen, §im§ek gakan bulut. 

Anlami: Pek atip tutar amma kimseye hayn dokunmaz. Nice atip 
tutanlar vardir ki kimseye faydasi olmaz. 

Kullanildigi yerler: Bir zenginlik veya bolluk igindc olup cimri o- 
lan, Qok konu§up dedigini yapmayan, soz verip sozunde durmayan ve 
kendisinde bir ustunluk olmadigi halde bir takirr, meziyetleri varmi§ gibi 
oviinen kimseler hakkinda soylenir. 

Turk^e'deki kar§iligi veya benzeri: Lafla peynir gemisi yuramez. 
(Aksoy, 1, 383.) Kiimbeti gok, kerameti yok. Gurler, ama yagmaz. (Agizdan) 

"Hani meydanda eser lafla degirmen mi doner 

Dereden kurbagalar ses gikarir vakvak ile." Hammamizade ihsan 



257 el-Hruzabadi, Karnusu'l-Muhit, s. 256; M. Asim, Kcmus Tercumesi, I 1137; ez- 
Zebtdt, TacuI-'Arus, IV, 457, el-'Asken, Cemheretui-Emsah i, 487; el-Meydani, 
Mecma'ul'EmsaL, s. 278; ez-Zemah§eri, el-Mustaksc, II. 96; el-Cevheri, es-SMh, 
11,474; el-Muncid, 996. el- Rruzabadi, "J^>" maddesinde "lJs.\''J\ 'oi^' Ijol^" 
§eklinde, "Ijil^" maddesinde ise ".JJu^ L.j" ibaresi ile vermi§tir. Bkz., Kamusu'l- 
MuhTt,s. 745. 

102 



''' j^ ^^ jU j^ -68 



^ J!j 



Kelimeler; 

-v*li: Bu isimde pek gok Arap kabilesi vardir. Edbat b. Kuray' es- 
Sa'dr isimli §ahsin kabilesi de bunlardan birisidir ki "-u^ yj" derler. 

Men^ei: Edbat b, Kuray' es-Sa'di isimli bir kimse kendi kabilesinin 
eziyetlerine maruz kalir. Kabilesini begenmedigi igln ba§ka bir kabileye 
intikal eder ve onlarla ya§amaya ba§lar. Bir sure sonra onlarin da kendi 
kabilesinden farki olmadigini anlar, tekrar kendi kabilesine geri doner, bu 
sozii soyier ve boylece mesel olur. 

Anlami: Her vadide bir Beni Sa'd vardir/Hangl Kabileye vardimsa 
bizim kabile ricali (eri^ekleri) gibi onlar da na muvafiktir (uygun degil- 
dir)^^^ 

Kutlanildigi yerier: Farkli bir muamele gosterilmeyen hususlarda 
soylenir. 

Tiirk^e'deki kaifiligi veya benzeri: Nereye varsan okka dortyuz 
dirhem, (Tulbent9i, s. 165) 



260 '""^"^ ' ^°" 



?jLjt^ ^\ JU(^ 1 -69 

Men^ei: Bu meseli ilk defa soyleyen Dabbe b. 'Odd ismindeki bir 
§ahistir- Kendisinin Sa'd ve Su'ayd isminde iki oglu vardir. Bir gece 
Dabbe' nin develeri kaybolur, O da iki oglunu develeri aramak lizere 
gondehr. Bir sure sonra Sa'd develeri bularak doner. Ancak Su'ayd 
donmez, Dabbe evinin onunde dururken uzaktan goriinen her karaltida: 
"Acaba gelen Sa'd nnidir yoksa Su'ayd mi?" diye soylenir, bu da mesel 
olur. Zamanla "hayir midir §er midir?!" §eklinde ugursuzluk anlammda 
kullanilir^^\ Ancak hikaye burada bitmez. Su'ayd develeri aramaya de- 
vam eder. Bu esnada Haris b. Ka'b isminde bir §ahisla kar§ila§ir. 
Su'ayd' m iizerinde guzel bir elbise (burde) vardir. Haris elbiseyi ^ikarip 



258 el-FTru2abadi, K M., 261; M. Asim, K, T., I, 1166; ez-Zebidi, Tac, V, 17. 

259 M,Asim,K.T., 1,1156. 

260 eE'FirazaMdi, K. M,, 261; M. Asim, K T., I, 1166; ez-Zebidi, Tac, V, 18; el- 
'Askeri, Cemhre, \, 155; el-Meyd^nt, Mec, Ems., 323; el-Cevhert, es-SMh II, 488 

261 M. Asim,KT, I, 1156. 

103 



kendisine vermesini Su'ayd'dan ister, o da vermek istemez. Bunun uze- 
rine Haris, Su'ayd'i oldurur ve elbiseyi alir. Aradan bir zaman geger. 
Dabbe Mekke'ye gider; Haris b. Ka'b ile kar§ila§ir ve uzerindeki elbiseyi 
goriir ve tanir. Aralarinda §u konu§ma gergekle§ir: 

Dabbe: Uzerindeki bu elbiseler (ne guzel) nereden eline gegti; bana 
da soyler misin? 

Haris : Evet. Bir gengle kar§ila§tim. Ozerinde bu elbise vardi. Bana 
vermesini soyledim, o da vermek istemedi. Bunun uzerine onu oldurdum 
ve bu elbiseleri aldim. 

Dabbe : Bu kilicinla mi oldurdun? 

Haris : Evet. 

Dabbe : Ver de bir bakayim. Herhaide 50k keskin!. 

Dabbe kilici alir ve ''dyrS ji cui^l / mesele gatallandi/soz dal bu- 

dak verdi/l§ler kan§ti/Laf lafi agar^^^" meselini soyleyerek Haris'i kendi ki- 

hciyla oldunir. Kendisine "Ya Dabbe! Yasak ayda da mi?!" denilince 

"JJu^i ljlJ\ jZ^ I Kilig ayibm oniine gegti^^^/ Ati alan Oskudar'i gegti" 

cevabini verir. Boylece her ug soz de mesel olur^^"^. 

Anlami: Acaba gordugum Sa'd midir, yoksa Su'ayd mi?!, Hayir mi, 
§er mi!? 

Kullanildisi yerler: Akrabaya ihtimam gost€'.nne ve hayir veya 
§erden hangisinin cereyan ettiginin ogreniimesi hususunda soylenir. 

Tiitrk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Hayirdir in§allah. Hayir ola?! 
(Aksoy, II, 850, 851) 

}^^ oia;liir ^ j ^> -70 

Kelimeler: 

^'^: Turkge'de "mera" §eklinde kuUanilan bir kelime olup; otlak, 

arazi demektir. 



262 ' el-'Askeri, Cemhere, I, 377. 

263 A. g. y. 

264 M. Asim, K T., IV, 661; cl-'Askeri, Cemhre, 1, 377; el-Meydam, Mec. Ems., s. 187. 

265 el-Rruzabadi, K M., 262; M. Asim, K T., I, 1168; ez-Zebidi, Tac, V, 20; el- 
Meydam, Mec, Ems., 689; ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, II, 344; Ibn Paris, MeJcayis, 
II, 75; es-Se'alibi, Simar., II, 806. 

104 



maz 



d\jXiJ\: Meralann £n degerli bir bitkisi, otudur. Hurnia dikeni denir. 
Anrami: (O da) Ho§ otiaktir, amma Sa^an denen otlaga denk oia- 



Kullanildigi yerler: Bir §eyin, kendine has bir meziyeti olan §ey^ 
den daha meziyetli oldugunu ifade amaciyia soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Adam adam amma, pehii- 
van ba^ka adam. {TQ[ben-;gi, s. 255) 

Kelimeler: 

L^=^^!: Yag tulumu demektir. 

Men^ei: Anlatirlar ki cahiliye doneminde Beni Teym kabilesinden 
bir kadin Arap pazarlaniidan birine (Ukaz panaymna)^^^ bir kag tulum 
yag getirip satmak ister. Bu esnada pazara Hawat b. Cubeyr el-Ensari 
gelir ki henuz muslumar olmami^tir. Kadini gdriir guzellik ve cemaline 
hayran ka!ir. Sanki yag satin alacakmi§ gibi kadma yakJa^ir. Tulumun 
oirini gozdurur ve yagm tadina bakar. Onu begenmeyip kadma ikinci 
ujlumun agzini agtirir ve onun da tadma bakar. Onu da begenmedigini, 
digerini agmasini ister. Kadin yaglann dokulmesinden korkarak iki elini 
birakamaz. Hawat bu irsattan yararlanarak kadini taciz eder. Kadin 
atrafta kimse olmadigi igln baginp eagiramadigi gibi ne yapacagmi da 
oilemez. Hawat b. Cubei^r uzakla§ip gider. Kadinin bu hali mesel olut^^^. 

Rivayete gore, Hawat b. CQbeyr el-Ensari (r.a.) daha sonra 
mQsluman olur ve Bedir gazvesinde §ehid olur, Guya bahsi ^^q^n olaya 
muttaii olan RasuluUah Efendimiz (s.a.s.) bir gQn Hawat'a hitaben 



266 M. Asim, K T., i, 1179, IV, 1194; ez-Zebtdu Tdc, V. 44. XX, 229- el-'Asken 
Cemhre, II, 321; el-Meyclani, Mec. Ems., 359; ez-Zi^mahserl eiMustoksa, I, 196. 

Bkz. ei-'Askert, Cemhere, II 322. 

267 el-Meydanf, Mec. Ems., :;. 350. Bu meselin farkh rivayetleri icin bk ei4sfahani 
Sevair, s. 353-54. 

258 Bkz, eUAskexl Cemhere, IJ, 321. 
269 M. Asim, K 7,1, 1179. 



105 



"«?! idi i>: 1 cfii;^: Ji^ ^ / deven ne yapti?!, yine urkup kagiyor 
mu?! "'diye sorunca "''^-f>L.>^l JoS ii:-:i:Jl^f ili/ Islama girip tes- 
lim olduktan sonra ( Islam onu bagladiktan sora) hayir" cevabini verir^^ . 
ibnu'l Esir en-Nihaye'de bu olaym el Herevi ve el-Cevhen'nin veh- 
minden ibaret oldugunu ifade ettikten sonra Havvat b. Cubeyr el- 
Ensari'nin dilinden a§agidaki olayi nakleder: 

Peygamber (s.a.s.) ile birlikte Merru'z-Zehran (Medine ile Mekke ara- 
sinda bir yer) denen yere gitmi§tik. Ben bir ara bulundugumuz gadirdan 
Qiktim Birde baktim ki bir grup kadin kendi aralann sohbet ediyorlar. 
Ho§uma gitti. Geri dondum; heybemden bir elbise gkardim; onu giydim, 
qidip kadinlann yanma oturdum. Bir sure sonra Rasulullah (s.a.s.) E en- 
dimiz yanimizdan gegti. Dedim ki: "By AUah'm Rasulu! Devem urkup 
kacti Onu yakalayip baglamak istiyorum." Rasulullah yoluna devam etti. 
Ben de onu takip ettim. Sonra ridas.ni bana verdi. Bir asaeligm arkasina 
gegip ihtiyacmi giderdi. Abdest alip geldi. Bana; "Elbu Abdillah! Urken 
deven ne oldu?" dedi ve biz yolumuza devam ettik. Daha sonralan Pey- 
gamber Efendimiz bana her rasladigmda boyle cemeye devam etti. 
Hawat olayi anlatmaya devam ederek der ki: 

Medine'ye gitmekte acele ettim. Mescide gitmeye ve Rasulullah in 

(s a s ) meclislerine katilmaya gekindim. Bu sure biraz uzadi. Nihayet 

mescidin bir bo§ anini koUadim ve boyle bir an bulunca mescide girip 

namaz kilmaya ba^ladim. Rasulullah Efendimiz (s.a.s.) odalanndan bi- 

rinden gikip geldi ve iki rekat namaz kildi. Ben Rasulullah in gidip bem 

yalniz birakmasi igin namazi uzattim. Cenab-Peygamber dediler ki: Ebu 

Abdillah' istedigin kadar namazi uzat. Sen bitirinceye kadar ayaga 

kalkmiyacagim." Kendi kendime: "Vallahi! Rasulullah Efendimiz der. 

(s a s ) mutlaka ozur dileyecek, O'nun gonlunQ rahadatacagim dedim ve 

namazi bitirdim. Bana: "Esselamu 'aleykum Ebu Abdillah! Kagan dever. 

ne oldu?" dediler. Ben de: "Seni hak uzere gonderen Allah'a yemin ol- 

sun ki musluman oldugum zamandan beri bu de'/e kagmiyor" dedim 

Bunun uzerine Efendimiz (s.a.s.) iki yada ug defa; "Allah sana rahme: 

etsin" buyurdular ve bir daha bahsi gegen soruyu bana tekrarlamadi- 

lar^^i. 

Anlami: Iki tulum sahibi kadmdan daha me§gul/daha garesiz. 



270 el-Meydani, Mec. Ems., s. 359. Diger bir rivayette "^^i >'X ^^ I Develerin yir, 
urkup kagmiyor mu?" §eklindedir. 

271 Bkz., ibnu'1-Esir, en-Nihaye, II, 410. 



106 



Kullanildisi yerJer: Me§guliyetten dolayi mu§kul durumda kalan 
kimseler hakkmda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Biraksan pekmez dokulur, 
birakmasan deri sokuiar. (Oeer, s. 41) Dokuz ayin gar§ambasi bir araya 
geidi. Iki ayagi bir pabugta. (Tuibentgi, s. 189-303) A§agi tukursem sakalim, 
yukan tukursem biyigirn. (Eyuboglu, 1, 19) 






^^ ^ f j^' -72 

Kelimeler: 

:i^: Uykucu olarak niteiendirilen bir adamm ismidir. 

Men^ei: Anlatirlar ki, meslegi odunculuk olan zenci bir kole, odun 
toplayip yorulunca oldugu yerde biraz dinlenmek igin uzanir ve bir hafta 
orada uyuyup kalir. Buna binaen bu soz onun hakkmda mesel olur^^l 
Ne var ki el-Firuzabadi onun hakkmda daha uzun bir hikaye anlatir ve 
bunu "mu'daP^'^" dedigi bir hadis ile nakleder. Hadis §6yledir: 

^:>^ A3 JUi ^^1 .UP -u^i ^'^^ ^Ul JjS o! / Insanlann cennete ilk 
girenlerinden birisi siyah bir koledir ki kendisine 'Abbud derler." Hikayesi 
de ozetle §oyle anlatilir: 

Gegmi§te Cenabi Hak (Azze ve Celle) bir kavme bir peygamber 
gonderir. Kendisine 'Aobud ismindeki siyah bir koleden ba§ka kimse 
iman etmez. Kavmi, derin bir kuyu kazip Peygamberi igine atar ve uzerini 
buyuk bir kaya ile kapatirlar. Abbud hergun dagdan odun toplayip onlari 
satar ve parasiyla yiyecek ve igecek satm alir, daha sonra kuyunun agzi- 
na gelir. Kuyunun agzmdaki kayayi aralar ve satm aldigi yiyecek ve ige- 
cekleri ona sarkitir. Bir gun adeti uzere odun toplar, cok yorulur. Biraz 
dinlenmek igin sol tarafma yatar ve kesintisiz yedi sene uyur. Bu esnada 
olan b^tenden bi haber olarak uyanir ve yattigi gunden bir saat kadar 
uyudugunu sanarak topiadigi odunu yuklenir ve §ehre gelir. Odunu sa- 



272 el-Rruzabadi, K ^f., 268; M. Asim, K T., I, 1200; ez-Zebidi, Tdc, V, 86; el-'Asken, 
Cemhere, II, 319; ei-M(3ydani, Mec. Ems., 747; ez-Zemah^en, el-Mustaksa, I, 427. 
Lisan ve el-Fahir'de ' :ij^ C'J ^U" §eklindedir. Bkz. Ibn ^f^nzur, III, 277; el- 
Mufaddal, s. 135. Ayrica bkz, el-isfahani, s. 351. 

273 ez-Zebidt, Tac, V, 86 

274 Senedinden birb{n^e§i:ie iki veya daha fazla ravinin du§tugu hadistir. Bkz. ibnu's- 
Saiah, Ulumul-Hadis, s. 59-72. 



107 



tar vine yiyecek bir §eyler satin alip kuyunun ba§ina gelir ve peygamben 
buiamaz. Kendisi uykuda iken kavmi hidayet bulnu§ ve P^VSamben 
kuyudan gkarmi§lardir. (0) Peygamber, her zaman herkese Abbudu 
sorar. Ama onlar: "Onun nerede oldugunu bilmiyoniz" diye cevap venr- 
ler. Bundan sonra 'Abbud'un uykusu mesel olur^'^ 

Anlami: 'Abbud'dan daha uykucu. 

Kullanikldisi verier: Uykuya gok du§kun olar kimselerin mukaye- 
sesinde soylenir. 

Tiirkge'deki kar^ihgi vcya benzeri: Uyku tu ugu. Uykucu Davut. 
(Agizdan) 



•jJ y ^ 



Kelimeler: 

oI^iIp : Irak'ta Dicle nehrinin iki koiunun ku§attigi bir adadir. 

Anlami: Abbadan'dan ote bir koy yok. 
Kttllanildisi verier: Agik segik belli olan hususlarda soylenir. 
Turk^c'dcki kar^il.gi veya benzeri: Gorunen koy kilavuz istemez. 
(Tuibenti^L, s. 255) 



Kelimeler: 

UjZL\ : ^!ui^ Kelimesinin ism-i tasgtridir. Aslmda " ^ / dal" harfinin 
^eddesi iledir, Ism-i tasgir kalibinda soylenince iki seddenin agir gelmesi 
sebebiyle "^ / dal" harfi tahfif edilmi§tir. Mu^aydi Ma'd kabilesine men- 



275 Bkz. el-Rruzabadi, K. M. 268; M. Asim, K. T.. I, 1201 Bu hadis v. kaynagina 
ula^ilamami^ttr, 

276 K. T-, 1, 1201. ez-Zebtdrde ''u" iie nakledilrmistir. Bkz. JacuWArus, V, 88. 

277 €l.Hru.abadi, K. M„ 270; M. Asim. K, T., 1. 1205; eUC evheri. es- S;/nah, IH 286; 
ez-Zebidi, Tac, V, 98; el-'Asken, Cemhere, L 266; el-Mf^ydani, Mec. Ems., 126. 



08 



sub bir adamin ismidir. Bu adam kisa boylu, tiknaz cusseli, asik suratii, 
qok girkin bir kimsed.r. Bununla beraber qok guzel konu§an, hikmetli 
sozler soyleyebilen bir kimsedir. 

Men^ei: Bu meselin m€n§ei konusunda rivayet edilen hikayelerden 
birisi ozetle §oyledir: 

Hire hukumdarlanndan Nu'man b, Munzir zamanmda el-Mu'ayd 
kabilesine mensub Damre isimli bir kimse hukumdann sinir boylanni 
rahatsiz eder. Sonund^ Numan b. Munzir'in sabri tukenir ve kendisine: 
"Emrim altina gir, ben de sana 100 deve hediye edeyim" diye haber 
gonderir. Damre bu tekilifi kabul eder. Bir gun Numan b. Munzir'in huzu- 
aina gikar. Numan, tikiaz, girkin yuzlQ Damre 'yi goriince onu a§agilayici 
gozlerle suzer. Damre bu vaziyeti anlar ve: "Yava^ oi Sultanim!. Insanlar 
sadece di§ g6RinQ§leny[e olgulmezler. Nice gul iginde aslan yatar. Ki§iler 
ancak iki kuguk uzvu; kalp ve dill ile ki§ilik sahibidirler. Sava§tiklari za- 
man 6z varliklan ile sava§ir, konu^tuklan zaman beyan ile konu§ur!ar" 
diye hislerini dile getirl;. Bunun uzerine Numan bu sozu soyler ve mesel 
olur. Numan b. Munzi:; ile Damre arasmda guzel bir sohbet gergekle§ir, 
Damre, Numan b. Mu.izir'in sordugu sorulara giizel ve hikmetli sozlerle 
cevap verir. Bu da Numan b. Munzir'in ho§una gider^^^. 

Anlami: Mu'aydi dedikleri kimsenin yuziinu gonmeden dinlemen, 
onu gorerek dinlemer.den hayirhdir, Arapga gramer kurallanna gore 
■'jA^*— J" kelimesi fiil-i muzarileri nasbeden " 01 /en" den soyutlanirsa kiyas 
Lizere merfu okunur. Bu durumda mana "aiy Vj ^ kll-l/ onu gonneden 
dinle" olur^^l 

Kullamldigi yerler; Haberi, konu§masi g6runu§unden daha hayirli 
kimseler hakkmda soylenir. 

Titrk^e'deki kar^uligi veya benzeri: Davutun sesi uzaktan ho§ ge- 
lir. (Aksoy, I, 229} Gdrunu§e aldanma (aldanmamaii). (Eyuboglu, s. I, ISO) 



278 Bkz„ el-'Askeri, Cemhere, I 266-267. 

-79 Bu meselin farkli ^ekilieri de rivSyet edilmi§tir kl hepsi ayni manaya olsa gcrektir. 
Ekz, a. g, y, 



109 



Kelimeler: 

Soii: Dugum, bag, akit, akar, mal mulk, problem, biat, ...gibi pek 
Qok anlamlari vardir. Burada gok sik ve aga^lik yer, mekar. anlammadit. 
Agaglarm ^oklugu ve sikligi sebebiyle kargalar orayi terkedip ba§ka yere 
gogetmezler, Aynca develere has, otu boi olan meraya derler ki develer 
orayi hig terketmezler. 

Aitlami: O, ormanm kargasindan daha uyumlu ve c:ana yakin(bir 
kimsedir)^^\ 

Kullanildigi alan: Agirba^li, uyumlu kimseler hakkmda soylenir. 

Turkic' dcki kar^iligi veya benzeri: Dost canlisi (Agizdan) 

}-- \ S jl /^ U-1 j -76 

Kelimeleir: 

l^ij : jl^j Masdanndan emr-i hazir olup itmek. s!ki§timnak, gizli 
sakh olmak. Burada "^i" yardimla§, isti§are et manasma kul!anilmi§tir. 

^^ : Daha once de gegtigi gibi ya§ii deve demektir. 

Anlami: Harp ve diger i^lerde ya§h ve tecnibeli kimselerden yardim 
iste, onlara ihtimam goster yahut muharebe davasmdan vazgeg, 

Kultamldigi yerlcr: l§lenn tecrube sahibi kimselerle isti§are edillp 
hareket edilmesi gereken yerde soylenir. 

Turk^e'deki kar^digi veya benzeri: Akil akildan ustiindur. (Al<soy, 
I, 1280 Dani§an dagi a§mi§, dani§mayan duz yolda §a§mi§, (Tulbent^i. s. 
165) 



280 d-Rruzabadi. K. M., 272; M. Asim, K. T. I, 1214; ez-Zebtdt, Tac, V, 117; el- 
'Askeri, Cemhere I, 199; d-Meydani, Mec. Ems., s. 29; eH^fehani, Sevairur 
EmsaJ, s. 57. Ayrica bkz. Ibn Manzur, Usan, 111, 299. 

281 M. Asirrt. K. T, I, 1214. 

282 eUBrOzab^di. K M., 274; M. Asim, K. T. I, 1224; ez-ZebidT, Tac, V, 142; el- 
'Askeri. Cemhere, I, 502; el-Meydam, Mecm. Ems., s. SCO; Zemahfevi, ei- 
Mustaksa, II, 109. 

110 



284^-^1 1*:^ 283-^t ", * , f - 0^6 % 



Kelimeleir; 

^U^: Ash "o^i^" olan kelime tahfif igin "^ / sad" harfi sakin 
kilinmi§tir. ;v>'' de "0>" "j:^" dc "ji" dedikleri gibi. ol^i kan 
almak igin daman l^esmek Alinan bu kana "^^^-/^.iJi ^ o^,-^!" denilir ki 
kithk zamani kullanmak uzere devenin kam damar iginde muhafaza edilir 
ve kithk olunca ondan istifade edilir, 

Men^ei: Hikaye ederler ki, iki ki§i bir gece bir bedeviye misafir oiur- 
lar. Her ikisi de ayn ayri hanelerde misafir edilirler. Sabahleyin iki misafir 
bir araya geiince biri digerine: "Ak§am sana ne ikram ettiler, seni ne ile 
agirladilar?" diye sorar. Arkada§i: 'Ben nefis yemeklerle agirianmadim; 
ama bana fesid (denen yemek) ikram edildi" cevabini verir. Bunun uze- 
rine adam bu sozCi soyler. 

Anlamn Hi^ yc^ktan daha iyidir/Az ve kolay bir §eye kanaat eden zi- 
yafetten mahrum ecilmez (ziyafete de mazhar olur). 

Kullanildigi yt^rler: Kolay ve az olan §eye kanaat edilen mahaller- 
de soylenir. 

Ttirkge'deki kar^ihgi vcya ben2eri: Azi bllmeyen gogu hig bil- 
mez. (Eyubogiu, s. 31] .Azi olmayanm gogu oimaz. (Agizdan) 

"Cihanda azi bilmendur yanilmaz 

Ki a^i bilmeyen ;ogi da bilmez." Guvahi 



Kelimeler; 

^^: Ai§e Bint Sa'd b. Ebi Vakkas'^^^n azatli koielerinden Ebu 
Zeyd'in adidir. 



283 ei-HrQzabadi, K. M., 278; M. Asim, K. T., I, 1241; ez-Zebtdi, Tdc, V, 165; Ibn 
Manzur, Usan, III 336; el-'Asken, Camhere, 11. 193; el-Meydam Mec Ems s 
639. 

284 ez-Zemah^en, el-MustaksG, II, 294. 

285 eUBruzabadi, K. M., 278; M, Asim, K. T., I, 1242; ez-ZebidT, Tac. V, 169; el 
'AskerlCewher.,1250, 

^36 Ai^e bint Sa'd b. EM Vakkas sika hadis ravilerinden birisidir. Kadin muhacirlerdGn 
en son vefat edenbrden kabul edilir. Bkz. Ibn Sa'd, Tabakat, IH, 138, 



Men^ei: Medine'de oturan Efendisi Ai§e Bint Sa'd b. Ebt Vakkas, el- 
Find'in eline bir kurek verip bir ekmekQi fmnina ate| aimaya gonderir. O 
da sar§iya yakin bir yerde Misir'a gitmekte olan bir kafileye rastlar. Onla- 
nn pe§ine takilir ve Misir'a gider. Orada bir sfine kaldiktan sonra Medt- 
ne'ye doner. Firmdan bir miktar ate§ alip evleiine suratie ko§arken ayagi 
surgup da§er, elindeki atei de dokulur, Kendi kendine: "2Ji-J' '^^--^1 
Acele etmek tokezletti/Acels i§e §eytan kangir" der. Yukandaki soz gibi bu 
da mcsel olur. Nitekim el-Meydani bu hlkayeyi bu meselle ilgili olarak 



anlatii^®^ 



Anlami: Find'tn ate§ alip donmesinden deha yava§/daha tez. 

Knllanildisi yerler: Bir yere gidip geciken kimse hakkinda soyle- 
nir. 

Turk9e'deki karfiligi veya benzeri: Feneri nerede sondurdun?. 
(TQlbent?!, s, 237) 

:''■* (4^ [>• ^P' 3) '■^ 'cr ^'3 J^'' ~^^ 

Kelimeler: 

J^i: Pars denen hayvan. Uykusuna dufkun ve gok uyumakla me§- 
hur olan, egitilerek avianmak i?in kullanilan 3ir hayvandir. gok uyuyan 
kimselere de fahd denmi§tir. Mutcrcim As^m Efendi, Merhum Moila 
Husrev'in Imam es-Serahsi'den bu hayvanm ozeilikleri konusunda: 
"Pars'ta pek gok haslet vardir. Avinin ge?ecf;gi yere pusu kurup bekler, 
arkasindan hucum eder; eger yeti§irse ne ala; eger yeti|emezse beyhude 
yere pe§inden gidip kendini yormaz. Habis etleri yemez, temiz et ister... 
insanoglu bunlarla muttasif oldugundan one benzetilmiitir" diye bilgiler 
vermi§tiif^^'. 

Anlami: Pars'dan daha sakin, daha agirba§li ve daha uykucu. 

Kullanildigi yet le»: Sakin tabiath kimseler igin sbylenir. 



287 Bkz., e!-Meydani, Mec, Ems., s. 131. 

288 Bkz M. Asim, K. T., 1, 1245; el-'Asken, Cemhere, ( II, 318), el-Meydani Ue^. 
Ems., {s. 747} ve el-JsfahanT, Ssuaim'\-Em&a\' Ae. (s. 350) ikinci kismi yer alir. 

289 Bkz.,'M. Asim, K. T., 1, 1245. 



12 



Turk^e'deki kac^ihgi veya benzeri: Elini sicak sudan soguk suya 
sokmaz (gok nazlidir). (Agizdan) 



290 



.l£iitJ,>^^L^i-80 



Kelimeler: 

■^j^\ (Tutmak igin) bir §eyin kabugunu, bir agacin dallarini veya 
yaprakianni soymak. 

^\^^: Pek sert, saglam ve igne gibi dikenleri olan bir aga^ cinsidir. 
Buyuk, kugiik (bodur) oimak uzere iki ge§idi vardir. TurkQe^e ^'geven" 
(bazi yorelerde keven) derler^^\ Her halde qeven ile bodur olani kaste- 
dilmektedir. Zira Dogu Anadolu'da taze oldugu zaman gevenin yaprakia- 
nni hayvanlar yer, koKU yakacak olarak kulianilir. Araplar, kurakhk za- 
maninda, bunun dikerlerini yakar, geri kalanlanni develere yedirirlermi§. 
Kuguk olani midede §i§kinlik yaparmi§^^^. 

Anlami: Gevenin dikenlerini siyirmaktan daha zor. 

Kullanildig] yerler: Zor i§lerin mukayesesinde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Deveye hendek atlatmak 
(tan daha zor). (Aksoy; II, 716) 



5: -' ^ -^ ^ 



Kelimeler: 

pS!i: BQyQk deri damektir. Katik manasma da kullanilir. 



290 Bkz, M. Asim, K 7. J, 1246, el-Meydant, Mecma'u7-£msdrde "^^'i i> iUi Jjl" 
(s. 257), ibn Manzur'an Lisan'inda (III, 342} ve ez-Zebidi" Tdcu T'Arus'unda (V, 
175) "ilxKl J?^ dJJi :>ji ^^" §ekliyledir. "Geven / Keven'in dikenlerini soymak 
bundan daha hafif kalir" demekUr. 

291 Bkz., M. Asim, K T., \ 1246. 

292 Bkz. ez-Zebidi, Tacu'l-^Arus min Ceuahiri'l-Kamus, V, 175. 

293 el-Rruzabadi, K M., !:., 279; M. Asim, K. T„ I 124S; ez-Zebidi. Tac. V, 178; Ibn 
Manzur, Lison, III, 345; ei-'Askeri, Cemhere, II, 262; el-Meydanj, Mec. Ems., s, 
680; e2-Zemah§erT, el-Mustaksd, 11, 335; el-Cevheri, es-Sihah, 11, 522. 

113 



ilil: Bir nesneyi tamamen kesmek veya uzunluguna kesmek 
veyahutta uzunluguna yanrtak manasmadir. 

Burada ise soyulmu§ kuzu veya oglak derisine den.r. 

Anlami: Kuguk kuzu derisini buyuk deriyle olgmeye seni sevkeden 
qey nedir ki? Kuguk bir nesneyi buyuk bir nesne ile mukayese edersin. 
Kuguk bir i§ buyuk bir i§ie olgulemez. 

Kullamldigi ycrlcr: Yanli§ benzetmeler igin soylenir. 

Turk^c'dcki kar^iligi veya bcnzeri: Amiut agaci elma vennnez 
(Tulbentci, s. 63) Elma ile annut toplanmaz. (Agizdan) 

- Ivj j^ '^P 'S c S>1 Sp J^ '^> -82 

Kelimeler: 

Jj. >: Bir §eye muttali olmak, ula§mak, imkan elde etmek manasi- 

nadir. 

^'p\\ Yun egirmek demektir. 

3^1 : \j^\ / Sonunda demektir. 

3S> Yun ve yapaginin i§e yaramadigi igin gope atilan yoluntusuna 

denir.. 

Anlami: O nadan kadm, sonunda yun egimienin luzumuna muttali 
olup mutlaka yerine getirmesi hatirina gelmesiyle gubre yigmlannda yun 
ve yapagi atiklarini birakmayip her ne var ise toplayarak eginneye ba§- 
lar. Halbuki daha once yunun iyisini bulabiliyordu^^l Akilsiz kadm o 
kimsedir ki, yun eginnek igin pamuk, keten ve ba§ka daha elveri§li §eyler 
bulmu§ iken yQn egimiez de i§ i§ten gegtikten sonra egimnek igin gopluk- 
lerden yun atiWannin, supnintulerinin pe§ine du^Qp.toplar. 



294 el-Rruzabadt, K. M. s., 280; M. Asim, K T., l, 1252; ez-Z.^bidt, lac.^ V, 1184; Ibn 
Manzur, Umn. HI, 348; el-'Asken, Cemhere, II, 48; el-Meydant, Mec. Ems., s. 426; 
ez-Zemah^eri, el-Mustaksa, II, 157; el-Cevhen es-Sihah, 11, 523. el-'Askeri ''o>" 
yerine "^^" fiili ile vermektedir. 

295 M.Asim,K. T.,1, 1252. 



14 



KuUanildigi yerlier; Bir ihtiyaci imkan varken kar§ilamayip i§ i§ten 
gegtikten sonra o ihtiyaci giderme gabasma giren kimseler hakkinda kul- 

Tiirk^e'dekj kars^tligi veya benzeri: Su akarken testiyi doldurma- 
It. Gegti Bor'un pazari our e§egini Nigde'ye. (Tulbsnt^i, 489-245) 



P ^ ^* f 



.- V ^ jj\ -83 

^^1: Maymun demektir. 

Men^ei: Kird aslmda Huzeyl Kabilesinden Kird b, Muaviye'nin adi- 
dir. Qok zina eden bir kimse oldugundan dolayi bu mese) kendisi hak- 
kinda soylenmiftir. Zira Araplar maymunlann zinaya diger hayvanlara 
nazaran daha du§kun oldugunu soylerier ve bir maymunun ba§kasinm 
e§ine tecaviiz ettiginden dolayj diger maymunlar bir araya gelip bu 
zinakar maymunu recnettiklerine inaniriar. Zemah§eri'nin naklettigine 
gore bu §ahis bir heyetle birlikte Cenab-i Peygamber'e (s.a.v.) gelerek 
' §6yle bir talepte bulunur: "Sana zinayi helal kil ben de muslaman ola- 
yim." Cenab-i Rasul (s.a.v.): "Bunu kizlarmiz ve kiz karde§!erini2 igin ister 
misiniz?" diye sorar. Bunun uzerine hayir, derler. Hz, Peygamber (s.a.v.): 
"Oyleyse kendiniz igin tstediklennizi insanlar iginde isteyiniz" deyince 
heyetle birlikte mQsluman oimadan donerler^^^. 

Anlami: O, maynnundan daha zinakar (kinnsedir). O, maymundan 
daha fazla zinaya du§kun bir kimsedir. 

KuUanikldisi yerler: Zinaya gok du§kun olan kimselerin fiilinin ko- 
mlQgunu ifade ve kmama sadedinde kullanihr. 

Tiirk^e'deki kar^^ligi veya benzeri: Ali§mi§ kudurmu§tan beter- 
dir. (TQlbent9, s.4S) 



296 Mutercim Asim bu meserin '^^.L^i J jJJl o^ / Sen sutu daha yazin zayi etmi?- 
tin" meselini hatir[attig:ni kaydeder ki yerinde gelecektir. 

297 el-Rruzabadi, K. M. s., 280; M. Asim, K T., I, 1253; ez^Zemah^ert, el-Mustaksa, I, 
149; el-isfahant, Seuairun-Emsal, s. 186. ei-Cevhen, es-Sr^dh'ta: ^'^y ^ ^"j^ 4;!" 
§ekliyle rivayet eder,. Efc. II, 524. 

298 e2-Zemah§en, eUMustcksa, I, 149. Had!s igin Bkz. et-Tirmizi, Zuht, 2; Mace, Zuht 
24; Ahmed, II, 310. Ill, 473, 



15 



"Ata ite mahalsiz cimriye gok 

Kudurmu§dan dadanmi§ olur artuk." Guvaht 

.2w jL-yi j^ J ijU j^- -84 

Kelimeler: 

:>^': Ashnda geng bir kimsenin uzun sure sakal ve biyigi gikmayip 
sonradan sakal ve biyigi gikmak demektir. Hayirdan yoksun anlamma da 
gelir. Fakat burada dikkafalilik etmek, inat etmek, direnmek, kar§i gikmak 
manalarinadir. 

:ijU: Dumetu'l-Cendel denilen yerde bulunan bir kaledir. Diger bir 
goru§e gore §am'da Teyma denilen yerdedir^°°. 

^: Bu kelimenin asli konusunda §unlar soylenebilir: Galip geldi 
manasmadir ve galip gelen aziz olur, demektir veya az manasmadir, yani 
az olan §ey de kiymetli olur veyahut da sert toprak, arazi manasmadir ki 
boyle bir yere ayak giremez ve bir §ey etki edemez . 

jL°^l: ez-Zebtdi bunun da §am'da bir kale oldugunu belirtirken el- 
Meydani el-Ablak diye va^iflandirilan Cahiliye donemi §airlerinden 
Semev'el(Samuel)b. Adiya (o. 65 / 560) isimli bir Yahudi'ye ait Teyma 
denilen yerde, muhtelif renklerdeki ta§lardan in§a edilmi§ bir kale oldu- 
gunu belirtir. in§a ettiren Semev'el(Samuel)oldugu igin onun sifatiyla 
isimlendirilmiftir.^^^. 

Men^ei: el-Cezire kraligelerinden biri olan ez-Zebba', gok saglam 
olarak bilinen bu kaleleri elde etmek ister ve ordusunu bu iki kaleyi al- 
mak uzere sevkeder. Ordu uzun sure bu iki kaleyi eimaya gali§ir. Fakat 
muvaffak olamaz. Kralige de bu sevdadan vazgegerek askerlerini geri 
geker. Bunun uzerine bu soz soylenir. 



299 el-Hruzabadt, K. M„ s. 289; M. Asim, K T., 0, 19; ez-Zetidi, lac, V, 253; s. 135; 
ez-Zemah§en, el-Mustaksa, H 32; el-Cevheri, es-Sihah, II, 538; Ebu 'Ubeyd ei- 
Bekri, Kitabul-Ewsal s. 130-31. 

300 ez-Zebtdi, Tac, V, 283.252. 

301 el-'Askeri, Cemhere, I, 257. u u- - 

302 Bkz., el-Mcydam, Mec. Ems., s. 135 ve dip not 5.; 5bu'l-Ferec el-Esbahani, 
Kf£abu7-£5ani, XXII, 117-120. 

116 



Anlami: Mahd inat etti^ Ablak galip geidi. 

Kullanildigi yerler: Elde edilmesi mumkun olmayan beklentiler 
hakkinda soylenihr. Bir ha§ka ifade We gugiu, kiymetli ve elde edilmesi 
zor olan hususlarda soylenebilir. 

Tiirk^e'deki kar^ihsi veya benzeri: Altin eli bigak kesmez. 
(PuskullQoglu, s. 25,) 



•Hi' ■■-'■ '• ^ — -■« 



"* Jilll ^ Jil "» y. -85 

Kelimeler: 

$j_aJj ijiUjj ilij ^ j^uli: §ekli gok girkin, yiinu kiymetli olan bir ko- 
yun cinsidir.Yahut kuguk koyun. ez-Zebidi'nin agikladigma gore ayaklan 
kisa, bed §ekilli olup Bahreyn'de bulunmaktadir. 

Anlami: (O kimse) Nakad denilen koyundan daha zavallidir, 

Kullanildigi ycrlcr: Hakir goriilen kimseler hakkinda soylenir. 

Turk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Ayak takimi. (Aksoy, [I, 602) 

^''j^\4£L oi;-86 

Kelimeler: 

^ J' 

•^^K Kirpi demektir. 

Anlami: Kirpi gibi ge(;eyi uyumadan gegirdi (zira kirpi gece boyunca 
uyumadan dold§ip durur). 

Kuilanddigi yerler: Geceyi uyumadan gegiren kimseler hakkinda 
soyienir. 



303 ez-Zebidi, Tac, V, 283. 

304 M. Asim, K. T. ,il, 38; el-Meydani, Mec. Ems., s. 264; el-Cevheri, es-Sihah, \ 544; 
Gl-'Asken, Cemhere, 1, 469; Gl-isfehani, Sem\m%Em^al s. 177; cs-Sealibi, 
S\mtTu%Ku\ub, I, 568. 

305 el-FTru^abadi, K. M., 292; M. Asim, K. T, , II, 39; ez-Zemah§ea el-Mustaksa, II, 
32; es-Se'alibt, Simdrul-Kulub, I, 619. el-Ceuhen "JUJf jl jyl ^^C' ^eklinde d- 
vayet eder. Bkz, es-Sihah, II, 545. 



117 



Turk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Kirpi (gibi) geccyi gozunu 
kirpmadan gegirdi. (Agizdan) 



.'^^^ oloitj jlp s^lJ^ > -87 

Kelimeler: 

OLi: t^ Mastarindan sag ve sakal agarmak, yani ya§lanmak 

demektir. Kur'an-i Kerim'de: " ;^0^ J^^ J i>* H^^ ^1^-? l/I '^J "^^ 
Lli / Rabbim! dedi, benden (vucudumdan), kemiklerim zayifladi, sagim 
ba§im agardi" ayetinde bu manada kullanilmi§ti]P°^ 

^li: jy> Masdanndan dibe gokmek, iyice derine inmek, batmak 
manalanna bir fiil-i mazidir. 

S3\y, Bir devletten digerine gonderilen elgiye, okumak igin di§ariya 
gonderilen ogrenciye denir. Ancak burada yuzun iki yaninda bulunan 
Turkge'de avurt dedigimiz kisimlara denilmektedir. Arapga'da "Falanca 
pir olup dokuldu/Avurtlari gokup ya§landr denilecek yerde "oioi^} jIp" 
derler 

Anlami: Geng de bir gun ya§lanma sebebiyle zayiflar, sonunda a- 
vurtlan goker/Geng olan kimse de sonunda ya§lanip avurtlan goker, pir 
olur. 

Kullanildigi ycrlcr: Her taze §eyin sonunda eskiyecegi ve ya§lana- 
cagi ifade edilen yerlerde soylenir. 

Tiirk^e'dcki kar^iligi veya bcnzcri: Her kemalin bir zevali vardir. 
(Tulbentgi, s. 285) 



306 M. Asim, K 7., il, 58; ez-Zebidi, lac, V, 321. 

307 • Kur'an-i Kerim, Meryem, 4. 



18 



.■™ dOi ^S '^ ii^Jj -88 



Kelitneler: 



-• ,^ 



^J- "j / ^^^" harfinin iig harekesiyle de telaffuz edilir, Insan ve 
hayvanin 6z evladma, cocuguna denir. ^j gibidir, muzekker ve miJiennes 
igin kulianiiir. 

^y>j: S^JJ Mastariiidan fiil-i mazidir ve kanatmak manasmadir. 

S-^: Her§eyin sonu, topuklardaki son kemikler, okgeler demektir. 

Men^ei: Tufeyl b. Malik isminde bir ki§inin kansi, 'Akil b. et-Tufeyl 
ismini verdikleri bir erkek 90cuk diinyaya getirir. Qocugu Keb§e Blnti 
'Urve adinda ba§ka birine evlatlik olarak verirler, Bir gQn 'Akil oz annesi- 
ne kar§i inatci bir tavir sergiler , Annesi bunun Qzerine oglunu dover. 'A- 
kiri eviat edinen Keb§G^ bu olay esnasmda yanlanna gelir ve: "Ogluma 
nigin vuruyorsun" diyerek ona mani olur. Bunun lizerine 6z annesi 
Keb§eVe hitaben bu sbzH soyler^^^. 

Anlami: Kadina hitaben: ^'Evlat edindigin kimse senin oz gocugun 
olmaz, senin 02 gocugun ancak o kimsedir ki senin okgelerini kana bula- 
mi§tir, Bundan murad senin lohusa/hamile olup dogurdugun kimsedir, 
evlat edindigin kinase senin hakiki gocugun olmaz"'^^^demektir. 

Kullanildigi yerl€:r; Aslinda kendisine ait olmayan bir §eyin kendi- 
sine ait oldugunu iddia aden kimseler hakkinda kullanihr. 

Turk9e'deki kar^iligi veya benzeri; Qam agacmdan agil olmaz, 
el gocugundan ogul olnr-az (Aksoy, I, 216} 



308 el-Bruzabadi K M, 294; M. Asim, K. T., II, 60; ei-Meydant, Mec. Ems,, s. 793; 
el-Cevlien, es-Sihah, II, 553. 

309 el^Meydant, Mec. Ems, s. 793; el-'Askeri, Cem/iere, I, 39, 

310 M. Asim, K. T. , li, 60. 



19 



Jt-i tx ^ ,^J" r I *** f 



sij J c^so; N ::;«f iJ^ -89 

Kelimeler: 

iJ}: ism-i mefui manasma yeni dogmu§ ^ocuga (sabj'ye) denir. 

Koleye de veiid derler. 

Anlami: Bu \% goluk gocugun eline birakilmayacak derecede onem- 
lidir/Bu i§ goluk gocuk i§i degil. t§ o kadar §iddetli hale geldi ki anne go- 
cuguna dua etmeyi bile unuttu. 

Kullamldigi yerlcr: i§in onemli ve ciddi oldugunu beiirtmek igin 
soylenir. 

Tiirk^e'dcki kar^ihgt veya benzcri: Agagtan ma§a, abdaldan pa- 
§a olmaz. Agagdan ma§a, gakaldan pa§a olmaz. Elinin hamuru ile erkek 
i|ine kan§ma. {Tiilbent^i, s. 30,211) 



5i ^ -^ ^ ^ 



,^'^ y_ '^ i> D>: "i! o^^ -90 

^ ^ -- >■ 

Kelimeler: 

> J ^^h: Bu iki kelimenin anlamlan konusunda 5e§itli goru§ier ileri 
surulmu§tur. Dolayisiyla meselin anlami da farkh yonim]anmi§tir: 

1. *'V' ^^di, "V' ise fare demektir. 

2. ">" Kotu, girkin, ho^a gitmeyen, "^" ise iyi, guzel olan §ey, ihsan 

manalanna gelir. 

3. ">" Koyunlari suya gagirmak, ''^/ ise koyunlari surmek de- 

mektir^^^ 



311 el-Bruzab&di, K, M., 295; M. Asim, K. T. , II, 61; ez-Zebidi, lac, V, 326; el- 
^Asken, Cemhere, II, 407; el-Mufaddal, eZ-Fo/ifr, s. 12. el-Meydani " >' J (y*) (v^ 
:^\ ^.IL^ ^" ^eklinde (Mec Ems,, s 759), Ebu 'Ubeyd e-Bekri ise >^\" kelimesi 
ile vermi§tir. Bkz. Kftabu7-£msd/, s. 447. 

312 el-RrOzabadi, K. M., 448; M. Asim, K. T. . H 152, 759: el-Cevhen, es-Sihah, 11, 
853; el-'Askeri, Cewhere, H, 401. el-Meydani ''^^ l^" ^sklinde vermektedir, Bkz. 

Mec. Ems., s. 681. 

313 Bkz. el-'Askeri, Cemhere, II, 401; el-Meydani, Mecma'urEwsai 759; tbn Manzur, 

Lisan, IV, 54. 

120 



Anlami; "Falanca kimse kedi ile fareyi birbirinden ayirt edemiyor" 
veya "Kendisine kotijluk edenle iyilik edeni bilmiyor" veyahut da "Kimin 
kendisine kotuluk kirrin de kendisine iyilik ettigini bilmiyor". el-'Asken 
bu meselin manasim: ''(Falanca kimse) bir §eyi digerinden ayirt edemez" 
§eklinde vermi§, diger g6ru§ler igin "J^" tabirini ku!!anmi§tir ki zayif go- 
ru§ demektiiP^'^. 

Kullanildigi ycrlier: Son derece cahil olan kimseler hakkinda soy- 
lenir. 

Turk^e*deki kar^iligi v€ya benzeri: Elifi gorse mertek sanir. (Ak- 
soy, II, 756.) 



''' (LiS^i J iS^j^\ j\) c^i J j^i 0^ ^1^3 -91 



Keiimeler: 

y^\-ijj\jC^\: Ap agik, §ubhe edilemeyecek yalan. 
jl^\-ijjVaJ\: Ayni §eki!de yalan soz, afet ve bela. 

Anlami: Falanca goz gore gore yalan soyledi/yalan dolanla ortaya 
gikti. 

Kullanildigi yerler: Yalanciiigindan dolayi kendisine inanilmayan 
kimsenin yine yalan haberle geldigi durumlarda kuilanihr. 

Tiirk^e'deki karf digi veya benzeri: Huylu huyundan vazgegmez. 
Can gikmay]nca(giknnadan, gikmadikga, gikar) hay gikmaz. (Huy canin 
aitmdadir). (Aksoy, I, 317-212} 



314 Bkz. el- Asked, Cemh-re, II 401 . 

315 el-Rruzabadi, K M, 319; M. Asim, K T. , II, 171; ez-Zeb!di, Tac, VI, 107; tbn 
Paris, Mekayis, III, 2S7. el-Meydam "^\ j ^ItJL (^^_j jt^ '^^^j'* ^eklinde vermi^- 
tir. Bkz, Mec. Ems., s. 150. 



121 



317 



»>; '" }j^ ^1^ -92 



Kelimeler: 

^^1: Gen^ deveye denir. 

Menf ei: Btr adam bir deve satin almak ister. Saticiya devenin kag 
ya§inda oldugunu sorar, Satici devenin ya§ini soylemeden Araplar ara- 
sinda §ayi oldugu uzere ^'Jjb?'^^^ diye cevap verir. Bu esnada deve bir 
sebepten dolayi urkiip kagar. Devenin sahibi "f^^ j^^-^" diye deveyi 
gagmr. Bu da Araplann kuguk develeri gaginrken kullandiklan bir tabir- 
dir. Bu sesleni^i duyan mu§teri deve saticisinm kendisini aldattigmi ve 
devenin ya§i konusunda yalan soyledigini, cagirilan devenin "J>^" ol~ 
madigini ve heniiz geng oldugunu anlar ve saticiyi kinama babinda bu 

S02U soyler. 

el-Meydani, bu meselin n:ien§ei iiakkmda iki olay deha anlatir ki §6y- 

ledir: 

Hz. Ali'nin huzuruna (r.a.) bir §ahis gelerek iki kabiieden bahseder ve 
bunlann birbirleriyle savastigini, birinin digertne galip geldigini soyler. 
Hz. Aii (r.a,) galip geldigi soylenen kabilenln gucunu bildiginden bu ha- 
bere deger vermez. Bir stire sonra ba§ka bir §ahis gelir ve galip olarak 
bildirilen kabilenin maglup, digerini galip oldugunu haber verince Hz, All 
(r.a.) bahsi gegen sozii soyler^^^ 

ikinci olay da §oyledir: Hz. Ali'nin (r.a.) §chadetinden sonra Ahnef b. 
Kays (0.67/686-687) Mu'aviye'nin huzuruna girdiginde Hz. Muaviye 
(r.a.) kendisine: "Cemel gununde Kurey§ Basra civannda katledilirken 
senin Beni Sa'd ile birlikte Safvan denilen mmtikaya gittigini bilmez degi- 



316 ^ kelimesi ikinci meful olarak mansub okunabildigi gibi, merfu' olarak da okuna- 
bflir. Mansub olarak okunursa "oX^" fiili "'^>" manasma, nierfu^ okunursa kendl 
anlammda kullanilmi§ olur ki her iki ^ekilde de yorumlanmistir. Bkz. el-Meydam, 

Mea Ems., 381. 

317 el-RrOzabadi, K M., 319; M. Asim, K T. , 11, 61; el-'Askeri, Cernhere, I, 575; el- 
Meydam, Mec. Ems,, 381; ez-Zemah§cr!, el-Mustaksa, II, 14C); M. Naci, Sdnihat, I, 

380. 

318 Azi di§i yeni 9ikmi§ deveye "Jjl" derler ki, bu durumda doku2 ya§ina gelmi^ de- 

mektir. 

319 el-Meydam, Mec, Emsal 381 . 

122 



lim ve bunu unutmaaim. (Aynca) beni iktidardan du§unnek ve sana bir 
gorev vermesi igin All b. Ebi Talib'e (r,a.) yalvardigini, ozellikle SiffiiVde 
Bent Temim kabilesini Hz. Ali'nin (r.a.) yardimma ko§malan igin kandir- 
digini bir turlii unutamiyorum" §eklinde serzeni§ dolu sozler soyier. Ahnef 
higbir §ey soylemeden Muavlye'nin (r.a.) yanindan ayrilir. Di§anda ken- 
disine: "Seni nasil kar§iladi?... Sana ne dedi?" diye soranlara: "Hakkim- 
da iginde sakladigi kini agiga gikardi" anianrimda bu sozu soylet^^". 

Afilami: Deve kagarak geng oldugunu gosterdi/Devesi, kendisin;:- 
kag ya§inda oldugunu bana haber verdi. 

Kullanildigi yerler: Herhangi bir konuda tereddiit meydana gelip 
onu ortaya gikaran bir soz soylendigi, yada bir olai.' meydana geldigi 
zaman soylenir. 

Turk^e*deki ka^^ihgi veya benzeri; Ayinesi i§tir ki^lnin, lafa 
bakilmaz. 

"Ayinesi i§tir ki§in;n, lafa bakilmaz, 

§ahsin goriinur riitbe-i akli eserinde" Ziya Pa§a 



^ ^ » a $ 

.121 ^-f [-" .« J- ^ _ c 



js s? -^ y 

Kelimeler: 

j^y\\ Suba§i ve ^ehir zabitinin oglu ki "Kul ufagi" derler. Meselde 
kugiik oglan gocugu anlammda olsa gerektir. 

Anlami: Onda serge kadar beden^ gocugunki kadar akil vardir, 

Kullanildigi yerler; Akli kit, yada hafif akilli kimseler hakkmda 
soylenir. 

Turk^eMeki kar^iligi veya benzeri: Ku§ beyinli. (Dergah, s. 271) 



320 A.g.e. 

321 el-Rruz^badi, K 7., II, 183. ez-ZebidT mese! olduguna i^aret etmeden " '^i^ oy^ 

J jy^ ^ I felancanin akii, bir gocugun akli kadardir" §ekinde vermektedir. 



123 



''^- j^ ^^ -94 



Kelimeler: 

^^^\ Bir nesneyi iptal ve yalanlama igin kuUanilan bir kelimedir ki: 
"Bu saziin yalan ve batildir" demektir. Bir goru§e gore de Janet ve sovme 
edati olarak kullamlir. Aslinda "^i / teke" demektir. Buradaki kuUanim 
§ekline gore "'^^1 ol" yani "teke gibi ahmak ol" emir manasma gelir. 
Teke kismmm pek aptal olmasmdan dolayi ona benzetiimi§til:^^^ 

{Jy^ jf j^) J^- ^^§i sirtlana denir. Sonu kesrre ile mebnidir. 
?= ■' 

Anlami: "Aptallikta teke gibi ol, ey sirtlan" veya "senin sozune nasil 
inanalim be akilsiz !" Atiyorsun be hey sirtlan (yuzlu). 

Kullanildisi yerler: Bir sozQ yalan oldugundan dolayi iptal ve ya- 
lanlama amaciyla kullamlir. 

. Tiirk^c'dcki karfiligi vcya bcnzcri: Atma Recep, din karde§iyiz. 
Ash yok, astan yok. (Tulbent9i, s., 66, 74) 

.- %\ -^ ci>'(j '^'j^ c^jj -95 

Kelimeler: 

^jj: Korkmak manasma gelen "^j3" mastanndc. emir fiilidir. 

Anlami: Korkak sirtlan kag (ve bak) bakalim nereye kagacaksin. 

KuUanildisi yerler: Korkak ve a§agilik klmse kagmaya yeltendi- 
ginde soylenir. 



322 el-Hruzabadi, K. M., s. 330; M. Asim, K T., II, 219, 220; el-Meydani, Mec, Ems., 
s. 138. Bunun yerinc ayni manada "j^^ J^" meseli de Icuilanilmaktadir. "^" 
kelimesi ifsad etmek manasma emir fiilidir. Meselin anlam ■. "Goreyim seni yalan 
sozlerle ortaliga bir fesat yerle^tir." Bkz. K. T. , 11, 220. 

323 Bkz., M. Asim, K T. , II, 219, 220, 886. 

324 M. Asim, K T., II, 219, 220; ez-Zebidi, Tac, VI, 200. 

325 el-Meydani ve ez-Zemah§eri, ''^j/ §ekiinde "^/gayn" harfi ile vermi§tir. Sirasiyla 
bkz. Mec. Ems., s. 296; el-Mustaksa, II, 105, 

124 



Tiirkge'dekr kar^iligi veya benzeri: Korkunun ecele faydasi yok- 
tur. (Eyuboglu, I, 169) 

"Korkunun faydasi yoktur ecele 

Ecel bir gun camm sunar demi§ler." Figani 



^ -^ ^ ^ 

Kelimeler: 

^y^^y Kildan yapilmi§ gadir ve mu§temilati anlammda kullanilmi§tir. 
jy^\: Alti ustune gevrilen, tersine ^evrilen nesne demektir. 

Men^ei: Ya§li bir adamm kuguk bir yegeni vardir. Zaman zannan 
amcasinm odasma girip ortaligi tenha bulursa odanm altini ustune getirlr. 
Bir zaman sonra amcasinm gocuklan amcasma yaptiginin aynismi ona 
yaparlar, o da bu oozii soyler. 

ez-Zemah§erT ve el-Meydani aynca §u olayi anlatir: 

Hz. Huseyin'in (r.a.) §Ghadeti Medine'ye ula§inca Beni Ha§im kadm- 
Ian fen/ad ederek agla§ir!ar, Bu feryadi duyan Amr b. SaTd: ^^ }y 
jyr^\ J^zJ^\ ! Bu gun Osman b. Affan^in (r.a.) olduruldugu gune bedel- 
dir" sozunii soyler'^^. 

Anlami: Bu cun hafadi mucevver gununun bedelidir. Yanl bana bu 
gun yapilan benln- daha once yaptigimm kar§iligidir 

KuUanildigi yerler: Kdtu bir i§ yapan kimseyi kinama sadedlnde 
soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Qalma elin kapisini, galarlar 

kapini. Ruzgar eken Firtma biger. Etme bulma dunyasi. [Al^oy, I, 216-277- 
416) 



326 el-Bruzabadi, K M., s. 333; M. Asim, K. T., II, 230; ez-Zebidi, Jac, VI,221; ei- 
'Askeri, Cemhere, II, 433; ei^Meydani, Mec. Ems,, 811; ez-Zemah§erL; el- 
Mustaksa, H 415. 

327 Bkz.. ez-Zemah§9rt; ei-Mustaksa, 11, 415; el-Meydani, Mec. Ems., s. , 811. 

125 



328 



yli-l J i> J-i lup ai!]l -97 



Kelimeler: 

^ 

l^h Mastar manasmdan almarak kuilanilan ve bir malm satifinda 
pe§in verilen para. 

yli-1 J Sybil: Bir §eyin eski haline, eweline, ilk yaratili§a donmesi 

demektir (ki Nazi'at suresi onuncu ayette bu manada kullanilmi§tir). Ism-i 
fail kahbmda gukur kazan manasina da gelir. Hayvaniarin tirnagi yeri 
kazdigi igin atm tirnagma, atm tirnaginm agtigi gukura da denir ki burada 
bu manada kullanilmi§tir. Diger bir ifade ile ism-i fail ism-i mef'ul mana- 
sina kullanilmiftir. 

Men^ei: Derler ki: Araplar arasmda at en kiymetli mallardan oldugu 
igin asla veresiye satilmaz. Sati§ akdi yapilirken bu soz soylenir ve parasi 
odenmcden atm timagi yer degi§tirmez. Bir bakima daha ilk kelimede bu 
anla§ilir. 

Diger bir goru§e gore atlar yari§a gotuuildugunde: "Kazanan at orta- 
ya konulan parayi alir veya yan§a katilan at kazanir." dediklerinden me- 
sel olmu§tur. 

Anlami: (Atm sati§mda tirnagi yerden aynlmadan) parasi hemen 
odenir (veresiye verilmez). 

Bir diger goru§ goz onune almirsa: "Yan§i kazanan at mukafati ahr" 
demek olur. 

Kullanildigi ycrlcr: Ali§veri§te parasi pe§in verilmedikce satilan 
mal bulundugu yerden aynlamaz, denilecek yerlerde kullanilir. 

Tiirkgc'deki karf iligi veya bcnzcri: Para pe§in, kese me§in. Pa- 
rayi veren dudugii galar. (Eyuboglu, 1, 197} 

"i§te bu adettir dudugu galar, 

Ewelce parayi viren dimi§l€r." Refiki 



328 el-Rruzabadt, K. M., s. 341; M. Asim, K. T, II, 268; ez-Zebidi, Tac, VI,221; el- 
'Askeri, Cemhere, I, 485; el-Mcydani, Mec Ems., 742; Ibn Manzur, Lisan, IV, 206; 
el-Cevheri, es-Sihah, II, 635; tbn Paris, Meka^isu'ULusa, II, 85; el-Mufaddal, el- 
Fahir, s. 14, 279. 

126 



iS ^ ^ ? 



• "jL^ J O^) jj^ (>*) -98 



Kelitneler: 



{^^jy^ ^) j_?^ ^jj^: Eksiime, noksan olma, donmek, rucu' mana- 

sinadir. Ayni zamanda siyah gozlu, gozun siyahi daha siyah, beyazi daha 
beyaz anlaminadir. 

ojU^: Ism-i mekc:n olarak; Doniiiscek yere denir. Kulagm iqim de 
''*jl>«_^" denilmektedir. 

Anlami: her za^nan eksiktir, hep ayni eksiklige doner, hata ustune 
hata yapar. 

KuIlanildiQi yerler: Hig iyiye gitmeyen ve hep noksan i§lere donen 
kimseier, iyi iken fesada donen, islah oimayan, islah olmu§ken bozuian 
kimseler, yahut islahi niumkun olmayan kimseler igin soylenir. 

Tiiirk^e'deki kars;iligi veya benzeri: Can ^ikmayinca huy gikmaz. 
[TiilbentQi, s. 139) Hem kel, hem fodul. 

*Terkini urmaz MuhibbT ola ger senden irag 

Ki§i candan aynlur kesmez veiakin huyini." Muhibbi 

.- ^iLji y 3di .^ 'j. -99 

Kelimeler: 

jU^h Topragi yunnu§ak ve gev^ek olan yere denin Uzerinde insanlar 
veya hayvanlar yurudugu zaman topraga bir batar bir gikar. Anadolu'da 
sulu olan ve adma "goc" dedikleri arazi topragi olsa gerek. Ayrica agagla- 
nn dibinde toplanan kuma denir. 

jUJl: Insanm ve hayvanm ^g^^o;, tokezleyip yere kapanmasi demek- 
tir. Ayni zamanda §er ve ho§a gitmeyen §eyler, mikropiar ve tarla sigani- 
nm yuvasi manalannadir. 



329 cl-Ftru2abadi, K M., ;;. 344; M. Asim, K T., II, 279; ez-Zebidi, lac, VI, 318; e[- 
'Askeri, Cemh-^^re, I, 347; el-Meydant, Uec. Ems,, 214; ez-Zemah^eri, ei-Mustaksa 
II, 68; el-Cevheri, es-Sihah, II, 638. 

330 M. Asim, K T., II, 284; ez-Zebidi, Tac, VI, 327; d-Meydant, Mecma'urEmsai, 
702; Ibn Manzur, Lisai, IV, 22S. 



127 



Anlami: Habar denen arazide gezmeyen kimse tokezteyip du§mek- 
ten emin olur. 

Kullanildtsi yerler: Tehlikesi agikca bilinen §eylerden sakmilmasi 
gerektigini ifade sadedinde kuUanilir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi vcya bcnzeri; Ite da!a§makdan gahyi do- 
la§mak yegdir. (Tulbend^i, s. 321) Pi§mi§ a§im agrisiz ba§im. (Agizdan) 



?l^\ 






Kelimeler: 



^': jb^i Mastanndan fiil-i mQzaridir ki bir rnaddeyi koyula§timak 

manasinadir. Burada tereyagini eritmeyip koyu halde birakmak demek- 
tir. 

L-^Ju; Eritmek manasinadir, 

Men^ei: Anlatirlar ki: Bir kadm taze yagi pi§irip kullani§li hale getirir. 
Daha sonra kati olanmi sivi olan yagla kari§tirdidinda her ikisi birbirine 
kan§ip munasip hale gelmeyince, yanmasindan korkarak, altma ate§ 
yakip kullanmaya elveri§ii hale getirse mi getirmese mi diye §a§km bir 
halde kalir. Bu sozde boyle durumlarda soylenin 

Antami: Yagi ne otdugu gibi kati bir §ekilde terk edecegini ne de eri^ 
tecegini bilemiyor (§a§km bir vazyette kahyor)/Yagi koyu mu birakacak 
yoksa eritecek mi bilemiyor. 

Kullanildigi ycrler: Ne yaptigtni bilmeyen 5a§kin kimseler hakkm- 
da soylenir. 

Tikrk^e'deki kar^iligi veya bcnzeri: Jki carni arasmda kalmi§ bey- 
namaz. [Eyuboglu, 1, 134) A^agi tukursem sakalim, yukari tukursem biyigim. 
(Tiilbentqi, s. 67) 



331 el-Bruzabadi, K M., s. 345; M. Asim, K T. H, 287; ez-Zebidl, Tdc, VI 331; el- 
Meydani, Mec. Ems., 680; ibn Manzur, Lison, IV, 230; el-Cevheri, es^Sihah, 11, 
642, 



128 



333 



„-' o . , / . ^ J 



i>J-l '^ ^ OljiJl "^01 -101 

Kelimeler: 

d\j^\: Aslinda orte. ya§li, her§eyin orta ya§lisi, arasi, ortasi demektir. 
Burada bilgili, tecrubeli, hazik olan (her halde orta ya§li) kadma denir. 

d^r^L- Ba§ ortusunu ortunme §ekline denir. Ayni zamanda kuguk 
seccadeye denilir. 

Anlami: Hazik {i§inin ehli) kadma ba§ ortusu tutunmasini ogretmeye 
gerek yoktur. 

KuIIanildisi yerler: Deneyimli kimseler hakkinda soylenir 

Ttirk^e'deki kar§iligi vcya benzeri: Arife tarif gerekmez (ne ha- 
cet)' (Aksoy, 1, 152.) Leb ciemeden leblebiyi anlar. (Tiilbentgi, s. 404) Arife tarif 
hacet degil. (A. Vefik P., 120) 

"Emrahi oldugun hace-i tasnif 

Ne hacet eylemek arife tarif." Emrah 



334 



S'f 



Kelimeler: 

^y}^ • y*^"deri bir yerde ikamet edip ayrilmamak, gizlenmek, 
ortmek demektir. 



332 ez-Zebidi, (VI, 366); fon Manzur, ( IV, 230) ve el-Meydani, (s. 50) "Oj" ile naklet- 
mi§tir, 

333 el-Firuzabadi, K M., s, 349; M. Asim, K T. , 11, 306; Ibn Manzur, L^on, IV, 230; 
el-Cevheri, es-Sihah, II, 649. 

334 el-Rruzabadi, K M„ ^;. 350; M. Asim, K 7., 11, 306; el-Meydani, Mec. Ems., s. 
219; ez-Zemah§eri, el^Mustaksa, II, 71; el-Cevheri, es-Sihah, II, 650; Ibn Paris, 
Me/cdyfs., 11, 217. el-Bruzabadi' bu meseli "jil^' U iJUi ^Ui^ ^jy>[^ / Sirtlanin 
ortusunQ ort sakmdigin §ey sana gelsin" §eklinde buldugunu ve Vy^" ve " 
c^j jlkf" kclimelerindeki V / V-^" nin hazfi ile yada ''jij}^" ile soylendigine i§aret 
eder. 



129 



^li }\: Di§i sirtlanm kunyesidir. Son derecs ahmak oir hay van ola- 

rak nitelendirilir. 

Meti^et: Araplar sirtlani avlannak igin yuvasma bir tas atarlar. Sirtlan 
bunu bir av zanneder. Onu avlamak igin ^ikar, fakat avcilar kendisini 

avlarlar. 

Rivayete gore Hz. Ali (r.a.) §6yle denii^tir: "Du§en ta§m takirtismi 
duyup hazir yiyeceWyilan geldi diye ortaya ^ikan ve avlanan sirtlan gibi 
olamam^^^" Nehcu'i-Bclage'de bu sozun tamami §oyle anlatihr: "Vallahi 
ben sirtlana benzemem. O ta§ yere vuruldukga uyuklar, bu vuru§ uzadik- 
ga uykusu derinle§ir; sonunda avci onu yakalar, gozetleyen onu aldatir. 
Ben ise hakka yonelenlere yardim igin, ondan yuz ^evirsnlere, sozlerini 
duyduklarinda itaat etmeyip isyan edenler uzerine ebediyyen yuair ve 
buldugum yerde vururum. . .^^^" 

Bir ba§ka hikayeye gore avcilar bu hayvanm deligine, bu sozu soyle- 
yerek girer ayaklarini baglarlar, o da asla hareket etmeyip teslim olur^^^. 

Anlami: Sirtlana tuzak kur, sana oldugu yerde teslim olsun. 

Kuilanildigi yerler; Ahmak kimseler ve herkesge yalan oldugu bi- 
linen bir hususta yine de yalan ve gergek di|i i§ler yapen kimseler hak- 
kinda soylenir. 

Ttirk^c'deki kar^iligi veya bcnzeri: Ahmak olar. her zaman du- 
§er. Yalan dolan. (Tulbentgi, s. 35, 45) 

.3'^ 7^1 J^ C. ^^\ ,J^ o^ -103 

Kelimeler: 

(jy.) Ji oli: Pek onemsiz olmak, ehemmiyeti olrr:.amak 



335 Bkz. ekMeydkm, Mec, Ems., s., 219. 

336 NehciJt'i-Belaga, s. 73. !:lz. Talha ve Hz, Zubeyr'« tabi olmcmasi icin kendisiyle 
isti^are edildiginde soylenmistir. Bkz. a. g. y. 

337 el-Meydani, Mec. Ems., s. 219, Aynca bl<z. el-Rruzabadi, K. M., s. 349; M. Asim, 
K. T., II, 306; ez-Zebidi, Tac, VI, 367; el-Askeri, Cemhere, II, 416 

338 d-Rmzabadi. K. M., s. 352; M. Asim, K. T., II, 315, 1022; ez Zebidi, TacuVArus 
min Cevahin'l-Kdmus, VI, 385; el^'Asksri, Cemhere, II, 36.1; el-Meydani, Mec. 
Ems., 749; ez-Zemah§erL, el-Mustak$a, !l 389. 

no 



jj-U^Vh Sirti saglam, yarasiz beresiz, saghkli hayvana denir. 

^V: Bulu§mak, kar§ila§mak. 

^-01: Sirti yara here iginde olan hayvana denir. 



Anlami: Sirti yara bere iginde olan hayvanin (Qektigi aci ve sikmti) 
saglam olan hayvana onemsiz/kolay gelir. Miitercim Asim: "Arkasi yagir 
olan dabbenin gektigi dert ve mihnet, arkasi sag olana asan gelir" ^^^ diye 
terciime etmi§tir. 

Kullatiildigi yerler: Ba§kasmin veya kendi dostunun gektigi aci ve 
sikmtilan onemsemiyen kimseler hakkmda soylenir. 

Tiirkge'deki karf iligi ve benzeri: Tok, agm halini ne bilir. {Aksoy, I, 
449.) Ba§kasindaki yara, yarasiza duvar deligi gibidir, (Agizdan) 

"Hastanin halinden ne bilsin saglar 

Her nere vardimse dertliler aglar. . . " Karacaoglan 



.''■■' jVjj., f >]j^°J) lj$l >L ^i -104 



Kelimeler: 



^ f 



i^^^^: Bu kelime VupI" mastanndan miiennes muhataba kalibmda 

bir fiil-i mazidir. Aciz kilmak, aciz bir duruma du§urmek manasmadir. 
Miiennes olarak gelse de (ki ilk defa bir kadma s6ylenmi§tir) meseller 
degi§meyecegi igin, miizekker igin de kullanilir. Dolayisiyla miizekkere 
hitaben soylenmesinde bir sakmca olmasa gerektir. 

j^\: Keskin di§e denir. 



^ ^ 



j^j^: Qocukiarin di§leri gikacak yere ve di§ler dokuldukten sonra ki 
yerlerine denir^"^^. 



339 Bkz. M. Asim, K T., 11, 1022 

340 ez-Zebidi, {Tac, VI,S99); Jbn Manzur {Lisan, IV, 283) "ii^^-j!" ibaresini Have 
etmi§lerdir. 

341 ei-Bruzabadi, K M., 5. 353; M. Asim, K 7., II, 323; el-Askeri, Cemhere, I, 53; el- 
Meydani, Mec. Ems., 467; ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, I, 257. 

342 "^1" ve ''j^'j^" kelimelerinin ba§mdaki (^) arfi cerri "^" manasmadir. el- 
Meydani, Mec, Ems., 466. 

131 



Men^ei: Bu meselin men§ei konusunda Qe§itli hikayeler anlatihr. 
Bunlardan birisi §oyledir: 

Bir adam uzun sure beraber ya§adigi e§ine surekli ogut verir, fakat 
dinletmeye muvaffak olamaz. Artik di§leri dokulup ya§lanmi§ e§ine bir 
gun yine birtakim nasihat ve tenbihlerde bulunur. Fakat -zevcesi bu 
nasihatlara da kulak tikar. Bunun uzerine adam bu sozii soyler. 

el-Meydani ise §u hikayeyi anlatir: Bir adamm, tenbihlerini dinleme- 
digi i^in kizdigi e§i, kendisine bir erkek evlat dunyaya getirir. Adam gocu- 
gun di§lerinin gikacagi yerleri oper ve: "ii^^V^ cJ3i ^ Baban di§lerinin 
Qikacagi yere kurban olsun" der. Kadm gok kizar, gidip di§lerini kirar. 
Adam bu durumu gorunce bahsi gegen sozu soyler^"^. 

Anlami: Keskin di§lerin varken (sen geng iken) beni dinlemezdin. 
Nasil olurda di§lerini sokunce akilli uslu oldugunu umabilirim/Sen benim 
sozumu henuz genq iken dinlemezdin. §imdi ya§h iken mi dinleyecek- 
sin/Sen geng iken akilliydin, §imdi ise bunadm. Sozumu o zaman bile 
anlamazdm, §imdi mi anlayacaksm!^'^. 

Kullanildigi ycrler: Soz dinlemeyip garip i§ler yapan kimseler 
hakkmda kuUanilir. 

Turk^c'dcki kar^iligi vcya benzeri: Cahile soz/laf anlatmak, de- 
veye hendek atlatmaktan gugtur/zordur. (Aksoy, 1, 210} 

"tlimledir §erafeti insanin 

Ne farki var cahil ile hayvanm." Summam 



343 Dugga (Mariye bint Mu'annic veya Mu'nic) lakaph bu kadin hafif akilliligi ile tani- 
mr. Hakkmda pek qok mesel vardir. Bunlardan biri de: "^-o l^ lC^\ / Dugge'den 
daha ahmak" meselidir. Bkz. el-Meydani, Mec. Ems., s. 204;' el-Cahiz, el-Bex^an 
ve't-Tebyin, II, 178. 

344 Bkz., M. Naci, Sanihat, i, 92. 

132 



.(■'^ jJ;iiJl J*.- ty.J^i) ''' ^j^l ^!^ JiJ^ »^ -105 

Keliiueler: 

^^\ Farsga bir kelime olup on sayisini ifade eder. j^i ise yine Farsca- 
da iki demektir. 

(jjj^: Inci manasma olan "j-^^" kelimesinin tesniyesidir. 



6* -f , , , . . ,, 9V ^ 9 ^ 



oi ve jiji keliiTjeleri soylene soylene "tjij-^-^" §eklinde tek kelime 
haline d6nu§mu§tur. 

J«^-^: Yalanciligi lie maruf olan bir demircinin adidir. Cf^y Demirci 

demektir. 

Menf ei: Iki ayn meselin birle^mesinden meydana gelen bu soz hak- 
kinda da pek gok hikaye anlatihr: 

Acemlerden bazi tiiccarlar, Araplarla ticaret vesilesiyle igii di§li olar- 
lar. Fakat fasih Arapga yi konu^amazlar. Argo deyimiyle biraz "tarzanca" 
bir konu§ma §ekH sergilerler. Nitekim bu tiiccardan birisi inci, boncuk vb. 
satmak igin Arap kabileleri arasmda dola§irken heybesinde ne gibi e§ya 
ta§iyip sattigini soranlara "jjj-^ *-^" cevabini verir. Bununla amaci iki 
5e§it inci demek oldugu halde "j^^" yerine "«->" der, buna birde "j^j-^" 
kelimesini Have ederek gilya iki tiirlii inci getirdigini mu|terilerine Arapga 
anlattigini zanneder. Araplar bu karma§ik ifadeden ne demek istedigni 
anlarlar, ama konufma tarzi ve fivesine gulerler. Heybesini agtirdiklann- 
da ise inci yerine bcncuk vs. gorunce Farisi'nin kendilerini aldattigmi, 
boncuklanni inci diye kendilerine satma hevesinde oldugunu anlarlar ve 
hep bir agizdan '\ji^^ *-^" diye bagirarak onunla alay ederier. Adam 
kendisiyle alay edildigini anlaymca oradan uzakla§ir, Fakat Araplar bu 
olayi unutmayip yeri geldikge bu sozQ soylerler^'^^ Buna yalanciligmi 



345 el-Meydani, Mec. E\m., s. 254; ei-Cevheri, es- Sihdh, II, 657. 

346 el-Rruzabadi, K. M., s. 356; M, Asim, K. 7., II, 338, 1022; ez-Zebidi, Tdc, VI, 329; 
el-'Askeri, Cemhere, I 448; Ibn ManzQr, Lisdn, N, 295; ez-Zemah|eri, ei- 
Mustaksa, IL 83. 

347 ei'Meydani, Mec. Ems., s. 254. 

133 



ifade sadedinde "^4^^ ^" meselini ilave ederler ki onunda hikayesi 
§6yledir: 

Sa'd isimli bir demirci aletierini alarak golde doia§ir, ozellikle su kay- 
naklari etrafinda ^adirda oturan Araplar arasmdc. sanatini icra ederek 
ge^inir. Bu nevi yorelerden birinde demircilikle ilgili i§ler bitip kendisine 
yeni i§ler gelmeyince gevresine: "i§ler tukendi. Arti^^ bu gece yola Qikiyo- 
rum" der, fakat bir turlu gitmez. Aslinda bu haberi etrafma yaymakla 
kenarda k6§ede yapilacak i§leri bulunan kimseleri;i: "Aman demirci git- 
meden §unu da yaptiralim" diye kendisine i§ getirilecegini, bu vesile ile 
biraz daha kazang elde edecegini du§unmektedir. Bu adetini her yerde 
tekrarlayip uzunca bir sure bir yere gitmedigi igin artik herkes bu demir- 
cinin sozlerine inanmaz ve: ''y^^^^ ^\ ^^ jt^^Ji Sy^. c.^-^^^ o^ / ue- 
mircinin q^zcq, yola gikacagini duyarsan anlaki sabciha kalacaktir" sozunii 
soylerler. Burada kastedilen ki§i Sa'd ismindeki deniircidir^'^l 

Bir ucQncu hikayeyi el-'Asken Cemhere'sinde §oyle nakleder: Anla- 
tildigma gore bir grup asker sava§a gider. Bu ask(3rlerin aileieri kendile- 
rinden haber alamazlar. Bu sirada onlann arasinda oldugunu iddia eden 
bir ki§i gelir. Kabileden bazi kimseler, gelmeyen ki?ileri tek tek bu adama 
sorarlar, O da hepsinin sag ve salim olduklanni f oyler. Iglerinden birisi 
onu denemek igin: "Duhdunreyn (isimli ki§i) nasilci T diye sorar. Adam: 
"Ben biraktigimda sag salim idi" der. Bu defa: ''Sia^ el-Kayn nasildi ?" 
diye sorar. Adam yine: ''Ben birakttgimda afiyet icindeydi" der. Halbuki 
bu kavimden, bu isimlerde hig kimse yoktur. Bu yolla adamm yalanci 
oldugunu anlarlar ve bu iki kelime de mesel olarak boyle durumlarda 
soylenir^"^^. 

Anlami: Inci, mercan getirdimA^alanci Demi'-ci Sa'd gibi inci, mer- 
can getirdim (dese de inanma). 

Kullatiildigi yerlcr: Yalanciligm ve asli olmeyan durumlann ortaya 
giktigi yerlerde veya yalanci ki§iye "atma" anlammda soylenir. 

Tiirk^e'dcki kar^iligi veya benzcri; Ash astan yok. (Eyuboglu, I, 19) 
Atma Recep din karde§iyiz. (Tulbent^, s. 74) Yalancinm mumu yatsiya ka- 
dar yanar, (Eyuboglu, 1, 338) 



348 , A.g.e., s. 20. 

349 Bkz. 'Asken, Cemhere, I, 449, e!-Meydani bu iki kelimenin kullanimini geni§ bir 
^ekilde ele alir. Bkz. s. M^c. Ems,, 254. 

134 



-^ <" o .^ J fit ^ 



.f' 2i>'ii ^>) .x^i aii^i u ^106 



Anlami: Sen kimsin (senin §6hretin neki?!) ben seni hatirlaya- 
yim/Ben seni tanimiyomm ki hatirlayip anayim^^\ Kendini bana tanit ki 
seni hatirlay ayim . 

Kullanildigi yerler: Deger verilmeyen kimseler hakkmda soylenir, 
Yahut hatirlanilamayan kimselerin kendisini hatirlatmasini ikaz igin soy- 
lenir. 

Ttirk^e'deki kar^jligi veya benzeri: Adi kale (dlle) gelmez. (A. 
Vefik P., s. 5) Sen de kims:.n ki?! (Agizdan) 



''' L^ji isj^ J '''isj^ ^;-io7 



y ^ j' 



Kelimeler: 

LfJ^'. Guzel koku sunlnmek manasma gelen "jj^^" mastanndan 
emir fiilidir. 

Jl^: Geri kalan §ey (ler); hepsi demektir. Bazi dilciler mufred oldu- 
gunu soylerken bazilan cemi manasma da kullanildigmi kabul etmekte- 
dirler^^. 

iSj'^: Terketmek manasma emir fiilidir. Bu kelimenin mazi, mastar ve 
ism-i fail! kullanim alanUmni kaybetmi§lerdit^^^. 

Menfei: Rivayet edilir ki, bir adam blr haneye misafir oiur. Hane 
sahipleri ikram olmak u;^ere bir cariyeden koku (bu gCinun ifadesiyle ko- 
ionya) dokmesini isterltr, Adamin kokudan ziyade karnini doyurmaya 
ihtiyaci vardir, Bunu ifacle etmek iizere cariyeye hitaben bu sozii soy ler. 



350 el-Rruzabadi, K, M., 358; M. Asim, K. T. , il, 346; ez-Zebidi, T&cul-'Arus., VI, 
443. 

351 inkar manasma kullanilmi^tir. Bkz. M. Asim, K. 7., II, 346, 

352 eJ-'Askeri, bu msselln sadece birinci bolumune yer vermi§tir. Bkz. Cemhere, I, 
227. 

353 el-Bruzabadl, K M., s. 364; M. Asim, K T,, II, 376, 546; ez-Zebidi, Tqc, V, 490; 
el-Meydani, Mec. Ems, s, 99, 

354 Bkz. a.g.y.ler. 

355 Bkz, M. Asim, K. T. , II, 740. 

135 



Anlamt: Yemekle karnimi doyur, gerisini bo§ ver (koku sCirmekten 
vazge5)/Her §eyi birak karnimi doyur/Once sen benim karnimi doyurma- 
ya bak, 

Kullanildigi ycrler: Daha onemli bir i§in ifasi konusunda veya 
yemek yemek istendiginde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Aq ayi oynamaz, (A. Vefik P , s 
4) Ewel taam/selam sonra kelam. {Tulbentgi, s. 222) 

"Dimiflerdur yinuz ewel taami 

Ne ise sonra soyle§un kelami." Guvahi 

Kelimeler: 

^^\ yC: ez-Zemah§eri bunu: "Bu gunden geri kalan" olarak 

agikiami§ ve "yll-" kelimesini zamme ile nakletmi|tir^^'. 

J^: Yonelmek, ogie vakti batiya dogru gune§i}i yonelmesi, vakit 

gegmek, savu§mak. 

Men^ei: Bir kabtleye du§manlan, hucum eder, mallanni yagma, ki- 
rn i yakinlanni da esir alip giderler. Bu baskin sirasinde, kabile, yaktnlarin- 
da meskun olan amcazadelerinden feryat figan ederek yardim isterler. 
Amcazadeleri i§i agirdan ahr ve i§ i§ten gegtikten sonra gelip ne ihtiyaglari 
oldugunu sorarlar. tglerinden biri cevab olarak bu sozu soyler. 

Anlami: Bu vakitten sonra mi imdada geliyorsimuz. Halbukl sizin 
ogleden once gelmeniz gerekirdi, Artik ogle vakti gecti. Ihtiyacimiza ce- 
vap verecek kimse ogleden once imdadimiza yeti§mssi gerekirdi. Artik 
ogle de ge^mi^ (ve olan olmu§tur), Artik i§ i§ten gegti. 

Kullanildigi yerler: I§ i§ten gegtikten sonra yardim etmeye kofan 
veya i|i agirdan alan kimseler hakkmda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Ba'da harabi'l-Basra. 
(Eyuboglu, I, 32) Ati alan Uskiidar'i gegti. (Tur. Ata ve Dey.. I, 38) !§ L§ten gegti. 



356 el-Rruzabadi, K M., s. 364; M. Asim, K. T., II 376; e]-'>^.sken, Cemhere, \ 96; 
Ebu 'Ubeyd ei-Bekri, K\iabu%Emsa\, s. 353^4. 

357 Bkz, ez'Zemah^eri, el-Mustaksa, I, 153, 

136 



Elden gelen ovun olmaz, o da vaktinde gelmez. (Talbendgi, 317-214) Vak- 
tinde gelmeyen para, be§ para etmez. (Agjzdan) 



358 



^ ■ ^ c 



^j"-^ J^j^ -109 

Kelimeler: 

c^^^lUl: Qok ince dokunmu§ ve kaliteli bez (kuma§). 

Anlami; Sabiri denen kuma§in reklama ihtiyaci olmaz, goren herkes 
onu almak ister/Kalitcli malm te§hire ihtiyaci olmaz, 

Kullanildisi yerler: Degerli §eylerin uzun uzadiya ovQlme ihtiyaci 
olmadigmi belirtmek igin soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: GorQnen koy kilavuz iste- 
mez. (Tur, At ve D, I, 38) 

"Yakin menzilde halka soz ne hacet 
Gorunen koye kiavuz ne hacet." Guvaht 

Kelitneler: 

^y §i§mek, kabarmak, boburlenmek. Burada korku sebebiyle 
gogsu kabarmak. 

j>^\ Akciger'e denir. Cemisi ' j^^^>^" ve "jli^l" gelin Ancak 
burada gayri kiyasi/kural di§i olarak V^" §eklinde kul]anilm!§tir. 

Anlami: Korkakiigi sebebiyle gogsu kabardi/Korkudan cigerleri (yu- 
regi) agzina geidi/Korkudan odu patladi. 

Kullantldigi ye&ler: Korkak kimseier hakkmda kullanilir. 

Tiirk^e'dekt k&r^digi veya benzeri: Yuregi yerinden oynadi. 
(Turk At. Soz, II, 160.) Korkusundan kan i|er. (Tulbentgi, s. 377) Odu bo... 
kan§tL (Agizdan) 



35S el-Ftruzabadt, s. K. M.. s. 364; M. Asim, K. T, II, 377; d- 'Askeri, Cemhere W 48- 

el-Cevheri, es^Sihah, II, 675. 
359 el-Rruzabadj, K. M., s. 365; M. Asim, K T., II, 381; ez-Zebidi, Tac, VI, 501. 

137 



^'^%<j.::.ii.u^^i-iii 



iSj>^^ 






Anlami: Umidim kayboldu/Ondan umidim kesildi/Omidimi yitirdim. 

KuUanildigi ycHer: Bir beklenti iginde olan kiriselerin beklentileri- 
ni yitirdikler durumlarda veya umidin kayboldugu hailerde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar§iliei veya benzeri: Unu eledik, elegi astik, her 
§eyden umidi kestik, (Bolg. Agiz. Atas. Soz. I, 394) Omit oldii, §eytan guldu. 
(Eyuboglu, 1, 233) 



/'•>J;^>lC.>:i50i-112 



Kelimeler: 



5* ^ ^ 



insan manasma kuUanihr. Bu mesel de insanin derisine, derlsi- 
nin di§ yuzune denir. 

jl^l: Donmek, red cevap vermek manasma "SjUr mastarindan fiiH 
mazidir. Beslenme yonunden problemi olmamasmdan kinaye olarak 

kullanihr. 

j\^ r ^/^:a veya 'i^ : Ozellikle deve kismmin dudagma denir. 
Bununla birlikte bu mesel de oldugu gibi insan diidagi iginde kullanil- 
maktadir^^l 

Anlami: Derisi saghkli olan kimsenin yedigini sonnaya hacet yok- 
tur.T)i§ gorunu§u ig halini sormaya hacet birakmiyor/Dudaklannin semiz- 
ligi beslenmesinin iyi oldugunu gosterir/Dudaklan karnmdaki yiyeceklere 
§ehadet etmektedir. 

Kullanildisi yerler: Di§ gorunu§u iyi veya kotu halini yansitan 
kimseler veya dunamlai: hakkmda soylenir. 

Tui-k^e'deki kar^ihgi veya bcnzeri: Di§i kalayii, igi alayiu (Tul^ 
bentci, s. ISl) Dl§i eli yakar, id beni. (Eyuboglu, I, 70) 



360 el-Rmzabadt, K. M. s. 365; M. Asim. K T. I], 381; ez^Zsbidt, Tdc, VI. 501 I 

361 el-Bruzabadi, K M., s. 377: M. Asim, K. T., II, 442; f:z-Zebidi, Tdc, VII, 42. el- , 
"Askeri, Cemhere, I, 77; Ibn Manzur, Usan, IV, 419; e^-Zemah^n, e/^Mustatea, I, ^ 
137; CevherT, es^SiMh, H, 701. \ 

362 M. Asim, K T., 11, 442. \ 



38 



"Di§ i/uzum boyle agardikga agarmakta fakat 
Sormaym Ig yuzunun rengini yuzlcr karasi." M. Akif 






^i^Aii Ji J='!^i Li^' i:^ i4i -113 

Kelimeler: 

J^>-Jh Kamgi demektir. 

^\yilsJ\: Jl^\ ism-i tafdilinin muennesi olup: kumral demektir. Insan 
ve hayvanlara sifat olarak kuUanilir. Daha gok at kismma denir ki: Rengi 
saf kirmizi, yelesi ve kuyrugu da kirmizi olur. Turkge'de: "Al" tabir edi- 

Men^ei: §akra' Zuheyr b. Cezime el-'AbsT veya Halid b. C'afer b. 
Kilab isimli §ahislarin aiinm adi olarak gegmekte ve Araplar bunlara izafe- 
ten bu meseli soylemektedir. Adi gegen §ahislar atlanna bindikleri zaman 
hizlanmasini istedikleriride atlanna bir kamgi vurur, at da son derece hizh 
ko§arak binicisini gideciagi yere ula§tinrmi§. 

t-: Burada zaid olarak geimi§tir^^^. 

Anlami: A! atin kc§masi igin bir kamgi yeter/Al atm ko§masi igin bir 
mahmuz yeter. 

KuUanildist yerlwr: Bir §eyi isteyipte onu elde etmek iizere olan 
kimseler hakkmda soylenir. 

Turk^e'deki kar^Jigi ve benzeri: Anlayana sivri sinek saz gelir, 
anlamayana davul zurna az gelir. (Eyuboglu, I, 16) 

"Anlamaza davul galsan az geliir 
Anlayana sivri sinek saz olur." Mesti 



363 el-Rru2abadt, K. M.,t. 377; M, Asim, K T., 11, 444; ez-Zebtdi, TacuVArds win 
Cevahirn-Kamus, VII, 45; el-'Askeri, Cemhere, I 551; el-Meydani, Mec. Ems., 
365; ez-Zemah§n, el-Mustaksa, II, 136. 

364 Bkz, M, Asim, K. T. , I:, 444. 

365 ei-'Askeri, CemheremEmsdl, I 551. 



|}9 



.('" i;Jj j>) '"' .g6ji °j. f 1:^1-114 

Menf el: §ekra' isimli bir at bir yolda giderken sahibinin emirkrine 
uymayip ba§i bo§mu§ gibi kagar, kar^isina gikan dereyi atlamak ister. 
Karfi tarafa ula§amayan at, sahibi ile birlikte Qukura du§er. Atin boynu 
kinlarak oliir, sahibi ise kurtularak obasina ula§ir, <endisine: "§ekraVa 
ne oldu?"diye sorduklarinda: "l^j J^ ^> ^- '^ ^C^^ ^1 / §^^^^' 
ayaklan yuzunden belasini buldu" diyerek olayi anlatir- Bundan kinaye 
mesel olur. Sava§ta kendisi ve sahibi oldurulen atm ugursuzluguna ina- 
nildigindan dolayi da soylenmi^tir. 

Anlamt: §akra' isimli attan daha ugursuz. 

KuUamldigi yerler: Kotiiye yorumlanan hususlarda soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Kendi etti, kendi buldu Ba 
§inin betasmi buldu. (Tulbentgi, s. 354, 102) Eden bulur, inleyen olur. 
(Eyuboglu, I, 83) 

"Sakin zulm u cefaye mail olma 

iden bulur meseldiir gafil otma." Yahya Bey 



.16H 



iJ^jJi:JiS\ ^ L^^i -115 



Kelimeler: 

ijjj^l, jlvi Mastarindan ism-i tafdil olup hizh ko§ucu, daha hizli 
dermektir. 



366 cl-Firuzabadi, K. M., s, 377; M. Asim, K T , U, 444; cz-ZebidT. TacuVArus., VII, 
45. 

367 el-'Askeri, Cemhere, I, 557. .„, ^o r-. i 

368 Gl-Firu2abadt, K. M., s. 379; M. Asim, K T., !I. 452; ez-Zebidi, Tac, VII, 43, 61; el- 
'Askeri, Cewhere, II, 67; el-Meydani, Mea Ems., 432; el-Isfaham, Sevaim'l-Emsal 
s. 265. 

140 



Men^ei: Cahiliye donemi §airlerinden e§-§enfera^^^ ile arkada§lan, 
Te'ebbeta §erran^'^ ve 'Amr b. Berrak^^^ BecTle ismindeki kabile men- 
suplan uzerine baskm duzenlemek isterler. BecTle^^^kabilesinin bulunduk- 
lan bolgeye yakm bir suya vardiklarinda adi gegen kabilenin suyun ba§i- 
na nobetgiler koydugunu gorurler. Aralannda §u konu§ma geger: 

Teebbeta §erran: Suyun ba§indaki nobetgilerin kalp ati§lanni duyu- 
yorum. 

e§-§enfera ve Jbn Berrak: Bir §ey duymuyorsun. Korkudan dolayi 
kendi kalp ati§lanni duyuyorsun?! 

Te'ebbeta §erran: (Ellerini kalbinin Ozerine koyarak) Vallahi kalbim 
garpmiyor, higbir zaman da korkudan garpmadi. 

e§-§enfera ve Ibn Ben-ak: Lakm mutlaka gidip su igmemiz gerekir. 

e§-§enfera gidip su iger. Gece olmasma ragnien gozculer onu gooir 
ve tanirlar. Su igmesine bir §ey demezler. O da arkada§larinin yanina 
donerek: "Vallahi suyun ba§inda hig bir kimse yok. Kuyudan su igtim" 
der. Bunun uzerine Te'ebbeta §erran: "lyi de onlann istedigi sen degil- 
sin. Onlar beni istiyorlar" diye cevap verir. Daha sonra Ibn Berrak gidip 
su iger, geri doner, ona da ses gikamiazlar. Bunun uzerine Te'ebbeta 
§en'an, e§-§enferaVa §u tenbihte bulunur: 

"Ben oraya gidip su igmeye egildigimde uzerime gullanarak beni ya- 
kalayip esir alacaklar ve bagiayacaklar. Sen buradan kaq ve falanca ko- 
§ede gizlen. Benim: "Yakalaym yakalaym." diye seslendigimi duydugun- 
da ko§arak gelip ipleriml goz ve beni kurtar." 

ibn Berrak 'a donerek ona da: 



369 Maris b. Rabta' el el-Ezdi evladindan olup Teebbeta §erran isimli §ahsin kiz karde- 
§inin oglu oidugu soylemektedir. e§-§enfera iakabidir. Cahiliye donemi §airlerin- 
den olup fahr ve hamaset konularinda §iirleri vardir. Arapiarin 90k hizli ko§ucula- 
rindan birisidir. Bkz. el-'Askeri, Cemhere, II, 67; el-Meydant, Mec. Ems. 432- ei- 
Bagdadi, Hizanetu'1-EQeb, III, 343. 

370 Teebbeta §erran cahiliye donemi §airlerindendir. Asil adi Sabit b. Cabir'dir. Lakabi 
konusunda dort rivayetten birisi §udur: Kilicini koltugunun altina alip giktiginda 
annesi kendisine: "Teebbeta §enren / ^erri ku§andi" dediginden dolayi bu lakapla 
anilmi§tir, Bu da Araplann hizIi ko§ucularindan kabul edilir. Bkz. el-'Askeri, 
Cemhere, 11, 67; el-Meydam, Mec, Ems., 432; el-Bagdadi, Hizane, II, 138. 

371 'Amr b. Berrak. O da Araplann hizli ko§ucularindan birisidir. Ancak mesel e§- 
§enfera hakkmda soylene gelmi§tir. Bkz. el-Askeri, Cemh., II, 67; e!-Meydani 
Mec, 432; el-Bagdadi, Hizane, III, 344. 

372 Becile, Yemende bir kabile olup annelerinin ismine izafeten bu adi almi§lardir. 
BecTIe denildigi gibi mensubuna Beceli de denir. Bkz tbn Manzur, Lisan, 11, 254. 

141 



"Sana, gel, sen de teslim ol diye seslendigimde, kagar gibi yap. Ta ki 
onlar seni takip etmeye devam etsinler. Ama sakm onlarin seni yakala- 
malanna f irsat verme . " 

Teebeta §erran, suyun bulundugu yere gider. Egilip su igmek istedi- 
ginde uzerine gullanip onu yakalar ve baglarlar. Bunun uzerine 
Te'ebbeta §erran: "Becileliler! Ibni Ben-ak'i da yckalatirsam bizi fidye 
kar§iligi serbest birakir mismiz?" diye sorar. Onlar da bunun olabilecegini 
soylerler. Bunun uzerine Te'ebbeta §enran, Ibni Ben-ak'a: 

"ibn Ben-ak seninle ailem arasmdaki (yakmligi) biliyorsun. Eger gelip 
teslim olursan ikimizi de az bir fidye ile serbest birakacaklar" diye sesle- 
nir. ibn Berrak: 

"Vallahi olmaz, senin igin bir adim bile atmam" diyerek gizlendigi 
yerden kagar, bir sure ko§ar, sonra dumr. Ibn Benrak'in yoruldugunu 
sanan gozculer pe§ine du§erler. Ibn Benrak bir kagar bir dumr gibi yapa- 
rak adamlari pe§ine takar. Te'ebbeta §erran: "Yakalaym yakalaym" diye 
baginr. Onlar Ben-akm pe§inde ko§arken sesi duyan e§-§enfera son de- 
rece hizli ko§arak gelir, Te'ebbeta §enran'in iplerini gozer ve onu kurtarir. 
Te'ebbeta §en-an'in kurtuldugunu goren Ibn Benrak gozculerden uzakla- 
§arak ellerinden kurtulur. 

Bu sirada e§-§enfera ile birlikte suyun ba§indan uzakla§an Te'ebbeta 
§erran gozculere: 

"Ey Becile toplulugu! Ibn Benrakm ko§usu ho§unuza gitti mi?! Valla- 
hi size oyle bir ko§u gosterecegim ki, Ibn Benrak'ia ko§usunu unuttura- 
cak" diye seslenerek kagar, kurtulurlar. Og arkada§ daha sonra bir araya 
gelerek oradan uzakla§irlar, Becile bekgileri de eller: bo§ su ba§ina doner- 
ler. Bu olay da bu meselin ortaya gikmasma sebep olur^^ . 

Anlami: e§-§enfera'dan daha hizli. 

Kullanildigi ycrler: Ko§uda daha hizli kimseieri mukayese ederken 
soylenir. 

Titrk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Ardmdan sapanta§i yeti§mez. 
(A.VefikP.s. 7) 



3^^;^iiM ^;;,i::^ljc.-ii6 



J' 



Anlami: Falancanm sulamak igin suya g^dip gelecek hayvani 
yok/Hig bir §eyi yok/Asla mal ve mulku yok. 

373 el-'Askeri, Cemhere, II, 67; el~Meydam, Mec. Ems,, 432; el-Bagdadi, Hizanetu'l- 
£deb, 111,344. 

374 el-Rruzabadi, K M., s. 382; M. Asim, K T., II, 465; ez-Zebidi, Tacu^'Arus,, VIl, 

82. 



142 



Kullanildigi yerler: Bir kimsenin fakirligini ifade sadedinde soyle- 



nir. 



Turk^e'deki kar^iligi ve benzeri: Tam takir, kirmizi bakir. 
(Tulbendgj, s. 506) 



e>' ^ D * ^ 



/ ^ 4jjJJ^1 ^j^ ^Ur ^117 



Kelimeler: 



o\J^^\-J,JX^\: Aim He kulak arasinda yer alan ve adma tulun^^^ 
denilen uzvun altindaki damara denir. el-Meydani "^^ / omuz" 
kelimesiyle tefsir etmi§t^r^^^. 

Anlami; §akaklar:ni doverek geldi/OmuzIarina vurarak geldi/Elleri 
bo§ olarak geldi/Elini kolunu sailaya sallaya geldi. 

Kullanildigi yerler: Bir i§ten eileri bo§ donen kimsenin halini ifade 
iqin soyllenir. 

Titrkge'deki kar^ihgi veya benzeri: Eli bogrunde kaldi. (Tulbentci 

S.209) 






Kelimeler: 

yi^l: ojj^ Kelin:;Gsinin cemisi olup bir ki§inin iki zevcesinden her 
birine denir. Bu iki zevce arasmda daima birbirini ^ekememezligin fau- 
lundugu manasma kallc.nilmi§tir, 

Anlami: Aralarmda ortak derd/du§manlik var, birbirlerini gekemez- 
ler. 



375 sl-Firuzabadt, K M., ,. 382; M. Asim, K T, II, 465; ez-Zebidi, Tac, VII, 82; el- 
Msydani, Mec. Ems,, ,5. 154; ez"Zemah§en, el-Mustoksa, II, 46. Ibn Paris ''4jJ^\'' 
§ekljnde "^ / sin" hiarfi ile vermi§tir. Bkz. Me/cdyfs, III, 148. el-Mufaddai, el- 
Fahir'de ''4y^^W fekJnde verir. Bkz s. 246, 

376 §akagin kulak tozunc. dogru olan tumsek tarafi. Omekleriule Turkce sozluk 
IV,2926. 

377 Bkz., el-MeydariL Mec. Ems., s. 154. 

378 M. Asim, K T\ U, 489; el-'Askeri, Cewhere, I, 221; el-Meydani, Mec. Ems., s. 110; 
es-Se 'alibi; Simarul^Kulub, I, 491; M. Naci, Sanihdt, 226.' 



143 



KuUanildigi yerlcr: Aralarinda haset, hig hitmeyen dQ^mantik ve 
§er bulunan topluluklar hakkinda soylenir. 

Tiirk^c'deki karsiligi veya bcnzeri: Geginmeye gonlu yok ki a- 

dini ogrensin. Geginmeye gozu (niyeti) olmamak. (Eyuboslu, 1, 102; II, 187) 

Kelimeler: 

J]J\\ Derenin kenanni siyinp gitmek, kenanndan gitmek manasina 
emir fiili olup bu mesei de hem muzekker-muennese hitaben ve hemde 
tesniye ve cemi igin kultanilir^^, 

^U: Ayagi pabuglu kadma denir. Aslinda pabuglan olmadigi halde 
ayaklanndaki sertligi, yahut derisinin kalinhgini ifade eder ki sanki ayak- 
lannda pabug var zannedilir. el^'Asken "^^^ oli/iki nalin sahibi" He 
agiklami§tiir^®\ 

Meti^ei: Bir adamm develerini otlatan bir gobani vardir. Develeri 
uadilerin duz yerlerinde otlatir, sarp ve gukur y^rlere asla goturmez. E- 
fendisl bu duruma vakif olunca kendisine develeri vadinin kenarlarinda, 
derelerin kenarlarinda da otlatmasmi, buna guciinun yetecegini hatirlat- 
masi kabilinden bu sozu s6ylemi§tir. 

el-'Askert §u olayi nakleder: 

Bir adamm iki cariyesi vardi. Biri '''^^ I ayagi pabuglu/gugtu 
kuwetii", digeri "^^ yalinayak/zayif, nahif" idi. Na'ile'ye: "Sen 
pabuglusun, hayvanlari dere kenarlanna goturerek otlat. Vadinin ortasini 
arkada§ina birak. Qunku o pabugsuzdur" dediginden dolayi mesel 
olmu|tur. 

Anlami: Develeri dere kenarlannda da otlat. QOnku ayaklarin pa- 
bugludur. 



379 el-Rruzabadi. K M, s. 388; M. Asim, K T., H, 497; ez-Zebidi, The, VII, 141; el- 
'Askeri, Cemhre, I, 50; el-Meydant, Mec. Ems,, 405; ez-Zemah§en, el-Mustaksa, I, 
221,el-Cevhen, es-Sihdh, 11, 725. 

380 Bkz, a.g. yJer. 

381 e!-'Askert, Cemhere, \, 50. 

144 



Kullanildisi yerler: Giiglu kuwetli olan kimseye muktedir oldugu- 
nu hatirlatma, ihtar i^bilinden ve te§vik igin soylenir. 

Turk9e'deki kar^iligi veya benzeri: Eiinden gelmek. (Aksoy, li, 
758) Unun var, §ekerin var, neden helva yapmazsin. (Agizdan) 



3B2 



-'»(*,» ^-^ 



>ji (.^jjj ^ oir -120 



Men^eh Bu meselin ash §udur: Kargalar bazen develerin ba§ina ko- 
nup kene vs. gibi bocekleri toplayarak yer. Bu da devenin ho§una gider, 
Kargayt lirkutup kacirmamak igin ba§ini kaldirmadan sakincG durarak 
kendisine eziyet eden bu ha§ere!erden kurtulur, Daha sonralan bu hal 
iginde duran kimseler hakkinda bu mesel soylenir. 

Anlamt: Sanki lepelerinde ku§ varmif casina sakin ve hareketsiz du- 
ruyorlardi/Onlann ba§inda ku§lar varmi§ gibi heybetli, sakin dururdu 
(sanki hareket ederse ku§lar ugacak)^^, 

Kullanildigi yerler: Vakur ve heybetli bir §ekilde duran kimselerin 
hallni ifade etmek Igin soyienir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Sabit kadem olanin encami 
hayir otur. (A. Vefik P. ;, 68) 



* : ^ .', / » * 



.-^^i^Uk ^1-121 

Kelimeler: 

j*kll: Mizrak vesaire ile durtmek, mizrak sangmak demektir, 

j^: Bir kadini veya bir hayvani ba§kasinm gocuguna sut annesi 



382 M. Asim. K T., 11. 504; ez-2ebtdi., Tac, 11, 143; el-Cevhen, es-Sihah, 11, 72 

383 "yUsJl ^XL^ oy^" Msseli de ciddiyet ve vakbn ifade sadedinde ayni manaya kulla- 
nihr. Bkz. a.g. y. 

384 el-RrOzabadi, K. M„ s. 390; M. Asim, K T,, II, 506; ez-Zebidi, Tac, VJI, 159; Ibn 
Manzur, Llsan, \V, .515; tbn Paris, Meicdyjs,, III, 483. el-Meydani, el-'Asker? ve el- 
Cevheri: ' jUi; 'J^\ / Baski sana kar^i yumu§ak davranilmasini saglar/Tehdit ses 
getirir" §eklinde vermi^tir. Sirasiyla bkz. Mac, Ems., s. 407; Cemhere, II, 14; es- 
Smh, II, 729. 



145 



yapmak, sut annesi demektir. Aynca egmek, bukmek, meyletmek, §efkat 
gostermek sevgi gostermek demektir ki burada bu manaya kullanilmi§tir, 

Anlami: "Mizrak kavmin sut anncsidir/Du§mana mizrak sangmak 
silm ve salaha yolagar, onlan yakup mum eder, heman sen mizragin] 
silkup ihafe kil (korkut) ki taraftna meyl ve inkiyada muttar olurlar (sana 
yoneimeye mecbur olsunlar)^^^" Baski insanlarm sana boyun egmesini, 
bari^ayonelmelerini saglar/Mizragm acisi cimrinin sir^mdan yag Qikanr. 

Kuttanildigi ycrlcr: Cimriden tehdit yoluyla mal elde edilecegini 
ima kasdiyle soylenir. 

Turk9e'deki kar^iligi vcya benzeri: Zor oyunu bozar. Zora bey- 
lerin borcu var. (A. Vefik. P., s, 97) Gucu goren yola gelir. (Eyubogiu, 11. 112) 

"Nekes, baban olsa onu, yoida koy 

Domuzdan kil helat, onu sen de soy." HavaT 



386 ^ 







Kelimeler: 

J^: Yumru, beze anlamma gelen %}^\'' kelimesinin goguludur. 
"^'" kelimesi de %'^^" nin cemisi olup ayni manada karm, yuz ve 
boyunda olu§an ukde/ur demektir. ">^' j >^" Biriikte gizli sakli ne 
varsa, gizli veya agik ayip ve kederler demektir. 

Anlami: Gizli veya agik neyi varsa hepsinden r.ikayet ediyor/Gizli a- 
gik butiin kusurlatindan §ikayet ediyor. 

Kullanildigi yctlcr: Qok §ikayetgi clan kimseler hakkinda soylenir. 

Ttirkge'deki kar^iligi vcya benzeri: Hastalik hastasL (Agizdan) 



385 M, AsLm, K T. , 11, 506. 

386 el-Firuzabadi. K. M.. s. 394; M. Asim. K. T„ 0, 523; ez-2ebidi, Tdc, VII. 191. 



146 



.-^^jks; ji>b^b-i23 



Kelimeler: 

c->tL|: Tekrar tekrar gelmek, donmek, geri getirmek manasinadir, Bu 
meselde bibirine denk olan varliklarin birbirini oldurmesi manasmadir. 

jl^: ^[h^ Vezninde bir okCizun adidir. Sonu kesra ile mebnidir. 

J^^: Pek liddetli kitlik (senesi). Ancak meselde bir okiizun adi ola- 

rak kuUanilmi§tir. 

Anlami: 'Arar ve Kahl birbiriyle susu§tuler ve olduler/tki kog birbirie- 
riyle susii^tuler ve olduler. 

Kullanildigi yerler: Iki nesne birbirine denk ve beraber oldukla- 
rinda soylenir. 

Ttkrk^e'deki kar^iligi veya benzeirl: Iki cambaz bir ipte oynamaz. 
(Aksoy, I, 321) 

■^^^ Cj^j^ ^-J l>* ^f^^^ —124 

Kelimeler: 

C-4^h Asian demektir, 

^„j^\ Asian yatagma denir. Aynt zamanda bir yer ismidir. 

jd>p cj: Buklul; ve me|elik bolgelerde ya§ayan aslana Araplar bu 

adi verirler. Buna "j::^l <tJy' de derier. el-Meydani ve es-Se'alibi'nin 

belirttigine gore el-'Asmal bunun "bukalemun" oldugunu soylemi^tir^^^ 

■j.jkS' oJ" Aynca bir ge§it siirungen ismidir ki duvar diplerinin topragi 

yumu§ak olan yerlerinde bulunur. Gelip ge^en siivarilere hucQm edip 



387 ef-Firuzabadi, K M,, s. 395; M. Asim, K T., II, 532; ez-Zebidi, 7dc, VII, 209; el- 
'Askeri, Cemhere, I, ,226; el-Meydani, Mec. Ems., s. 82; ez-Zeniah|n, el-Mustaksa, 
II, 2; el-Ceuhen, es-6jftah, 11, 742. 

388 M. Asim, K. T., 11, 548; ez-ZebTdt, Jqc. VII, 242; el-'Askeri, Cemhere, I 562; el- 
Meydani, U&c. Ems., s. 349; e2-Zemah§ri, el-Mustaksa, I, 191: es-Se alibi, Simar, 
I, 569. 

389 el-Meydani, Mec. Ems., s. 349; es-Se'alibi, Simam'l-Kulub, i, 569, 570. 



147 



kuyruguyla vurdugu nakledilir. ez-Zebidi ve es-Se'alibfnin agikladigma 
gore eUCahiz bunun bir Qe§it orumcek oldugunu, alti gozu bulundugunu 
ve bocek avlamada hig §a§madigini nakleder. 01gunla§mi§ guglu adama 
da bu isim verilir. Ya§ina gore insani smiflandiran Aranlar 50 ya§indaki 
insana ''jtiy^ ^" derler. Nitekim: 

10 ya§inda olana: oJ^^ ^^ I Qelik gomak oynayan, 
20 ya§inda olana: Cf^^ J-^. I Evlenme gagma gelen. erginlik du§ku- 
nu, deli yiirek, 

30 ya§inda olana: Cj^'^^ J^^ I Habire kofan, jali§tp gabalayan, 

her cefaya gogus geren, 

40 yafinda olana: ui^M*^ 'j^^ I §iddet yanlisi, ezip gegen 

50 ya^inda olana: ^/> '^ I GuciJ kuweti yerinde, aslan gibi a- 

dam, 

60 yaiinda olana: a-4^' '^y I Dost canlisi, sozQ sohbeti yerinde, 

meclis adami, 

70 ya^inda: :a-^^\ ^^ / Dogru karar veren, s67.il dinlenen, akilh, 

80 ya§inda: ^1;^-'^^ J- >^ / Hesabini tez elden yepan, hemen kesip 
atan, uzman, becerikli, 

90 ya§inda: O^J^j^^ ^b / Bunami§, acizlik noktasma gelmi§ olan, 
100 ya§mda olana ise: 'VL. N j 1^ V / Ha var ha yok/ahi gitmi§ 

vaht kalmi§" dcrlei^^^ 

Buna yakin bir ifadeyi halkimtz arasmda duymaktayiz. Nitekim: "In- 
san oglu altisma kadar aglar doymaz, onaltisina kadar oynar doymaz, 
kirkma kadar yar der doymaz, ellisine kadar kar der doymaz, altmi§ina 
kadar vah der doymaz, yetmi§ine kadar ah der doymaz" §eklinde ataso- 
zumuz vardir. (O^er, s. 104) 

Aynca manzum olarak §u atasozu de soylenir: 

"Onbe§inde taze gulsun kokarsin 
Yirminde revan balsin akarsm 



390 Bkz. M. Asim, K T„ 11, 548; ez-Zebidi, Tac., VIl. 242-43; .d^Meydant, Uec. Ems.. 
s. 349; tbn Paris, Mekdi^is. IV, 65. 



148 



Otuzunda her oefayi gekersin 

Kirkmda sizi iner dizine 

Ellinde perde iner gozCine 

Altmi§inda kimse bakmaz yCizune/sozune 

Yetmi§inde koy guvala at denize,'* (Uger, 206) 

Anlamt: Leys! 'Iffirinden daha cesur {adam)/Aslandan daha cesur 
adam. 

Kullanildigi yerler; Pek cesur kimsekr hakkinda soyienir. 

Turk^e'deki kar^ihgt veya beiueri: Gozunu budaktan sakinmaz. 

(TQlbentgi, s. 303} 



KelimeleT: 

J^y. _jli- Mas':arindan ism-i tafdil olup daha bo§, daha tenha, daha 
yoksun demektir. 

(3^: Oyuk, igi bo§ demektir. Bir vadt ismidir ki bu meselin kendisi 
hakkinda soylendigi §ahsa ait olup verimli, su ve agaglan bol bir vadidir. 

jyJi: E§ege denir. Ayni zamanda bir vadt adidir, yahut bir yer ismi- 
dir. 

Men$el: Adi gegen v^dinin sahibl 'Ad kavminden Himar b. Muveyli' 
denen §ahistir, Bu §ahsin ogullan ava gikartar. Kendilerine yildirim isabet 
eder ve hepsi olurler, Bunun iizerine Allah'i inkar eder ve: "Qocuklarima 
bunu yapan bir tannya ibadet etmiyecegim" den Kavmini de inkara zor- 
lar, Kendisine kar§i gelenleri oldiirur. Allah (c.c:) bir ate§ gondererek on- 
lan helak eder ve vadisini de yerte bir eder. Bunun uzerlne Araplar onun 
hakkinda bu meseli soylerier. 



391 M. Asim, K T., II, 569; ez-Zebidi, TacuVAms., VII; el-'Askeri, Cemhere, I, 435. 

392 el-'Askeri, Cemhere, I, 435; el-Meydani, Mec Ems., s. 237; ez-Zemah§r?, e\- 
Mustaksd. I, 1109: el-kfahani. SevaWl-Emml, s. 153; es-Se'alibi, Simar, I, 167. 



149 



Bir ba§ka g6ru§e gore: Yaban e§egi avlanir; Bncak eti yenmedigi igin 
hig bir uzvundan istifade ediiemez ve atilir. Buna binaen faydasi olmayan 
i§Ierde Araplar mesel olarak zikreder. 

Anlami; Himar b, Miiueyli'nin vadisinden daha tenha, daha !S- 
siz/Cevfii'l-himar'dan daha harap/daha bo§/daha faydasiz. 

Kullanildigi yerler: Bir hayri ve faydasi bulunmayan hususlarda 
soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Yaramaz demirden, yah§i ki- 
lig olmaz, (Eyuboglu, s. 239) 

Kelimeler: 

^: Burada reis, melik, padi§ah manalannad:r. 

Men^ei: el-Meydani'nin aniattigma gore Ebu 'Ubeyde bu meselm 
§am halkma ait oldugunu, ba^kalarinin bu meseli soylemedigini zikreder. 
Anlatildigma gore Umeyye ogullarindan bir sultan oliir; digeri onun yeri- 
ne gegince askerin maa§ina on akge zam yapar. Giderek yeni sultanlar 
eskilerinden daha fazia ulufe/bah§i§ vermeye devam ederier, bunun uze- 
rine bu soz soylenir. 

Anlami: Bir sultan olunce yerine yeni bir sultan ve aynca on akge 
gelecek demektir/Bir sultan (olurse) yerine bir sultan ve bir de on akge 
ziyadesi vardir. 

Kullanildigi yerler: Halefin seleften daha comert davrandigi yer- 
lerde soylenir. 

Ttkrk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Gelen agam, giden pa§am. 
(Tulbentgi, s, 245} 



393 M. Asim, K. T., II, 569; el-'Askeri, Cemhere, I, 489; el- MeydanT, Mec. Ems,, s. 464. 

ISO 



394 



^ c 



Kelimeler: 

^: Deveyi otiatnak, ku§ agziyla yavrusunu beslemek vs. manaian 
vardir. Burada elbise ve derideki kat yeri, bukumu, yahut bogumu anla- 
mina kullanilmi§tir. 

Anlami: Onu bukumune kivir/Onu oldugi §ekilde birak/Onu kendi 
haline birak. 

KuUanildigi yefler: Bir §eyi, bir nesneyi oldugu halde terk et, deni- 
lecek yerde soylenir. 

Turkge'deki kar^ihgi veya benzeri: i§i oluruna birak/mak. (Aksoy, 
II, 888) 



f- >■ . " .. ^ . ^ 



,- 1>11 J^ 01 V ^'' 'j^\ "^. 01 H J^\ \^ -128 

Kelittteler: 

^\\ Yeni toplanmi§, dev§irilmi§ meyveye, mahsule denir, 

jiC: JlT Fulinden bir i§te zorluk ve ve §iddete maruz kalmak, sikmti 
gckmek manasinadii, Aynca sa^ini taramak, nzik talep etmek vs. mana- 
tarina da gelir, 

>iil: Agag ve baizi bitkilerden akan §iraya ve boyunduruga denir. 



Anlami: Bu gok az kimseye, higbir sikmti gekmeden, bah§edilen bir 
nimettir. 

Kullanildigi ycrlcr: Bir §eyin kendi cinsine tercih edilmesinde ve 
pek ^ok nimet elde eden kimse hakkinda soylenir. 



394 M- Asim, K. T., 0, 580; sl-Meydani: ^y^ J^ 4> / Onu oldugu |ekilde biraktim, 
oldugu hai uzere biraktim" ^eklinde de kullanildigini soyler. Bkz. Mec. Emz., s. 
413. 

395 el-Firuzabadi, K M., s., 407; M, Asim, K. T., 11, 586; eUMeydani, Uec. Ems., s. 
752, 

396 ez-Zebidt, lac, VL, 317. 

tsi 



Tiirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Bafina devlet ku§u konmu§. 
{Tulbentgi, s. 100) 

.''' Ltj 'JjLi\ ^ -129 

K?1imeler: 

^j^\ Bt;lki, olayazdi, umuiur ki, her halde gibi inanalara gelin Ca- 
mid bir fiildir. Bu meselde kuilanim §ekli ile ilgili ge^itli g6m§ler §unlardir: 

f S J" ■^ e 

1. G6ru§e gore mesel "UUl e^jJJ jl y°}ill J^'' §eklindededir^^^. 

2. G6ru§e gore "^^1 y^^^J^ (015^) ^^" yani, '\^'' burada "Jl^/ 
idi'* manasinadir^^^. 

^}iJi: 1-Magara manasina olan ' jUJ^" kelimesinin ism-i tasgiridir 

2-Arap kabilelerinden Beni Kelb yurdunde bir suyun adidir. 

uUl: 5iddet, kotuluk, fenalik manasina gelen V.p*" keiinnesinin ce- 

misidir, 

Men^ei: Bu meselin men§ei konusunda uq hikaye anlatihr: 
Cezire hukumdanni, Hire Emiri olan Cezimetu'l Veddah oldQrunce 
yerine ''ez-Zeba'" lakapli kizi "Naile" ge^er. Naile babasinin intikannini 
alma sevdasma du§er. Bir tuzak kurmayi du§unur. Bunun igin de 
CezTme'nin kendisine a§ik olmasini ve evlenme isteginde bulunmasini 
saglar. Sonunda CezimeVi oldurur. Bunun uzerine Hire'de bulunan 
Cezime'nin yegeni 'Amr b. 'Adiy onun yerine ge^er. Bu sefer Cezime'nin 
Veziri Kasir ei-Lahmi hiikamdannm intikami pe§lne du§er. Burnunu ke- 
ser, guya 'Amr'm kendisini oldumeyi du§undugu iddiasiyla ez-Zeba'ya 
siginir. Yarali burnuyla Cezime'ye giiven verir; Onu kendisine yakin kim- 
seleri arasma sokar; ticari ve mali i§lerini yuaitme gorevini verir, Kasir, 
'Amr'm yardimlanndan da istifade ederek ez-Zeba'aya epeyce para ka- 
zandinr. Sonunda ez-Zeba' nezdinde bir giiven duygusu elde eder. Bir 



397 el^Firuzabadi, K. M„ s. 408; M. Asim, K T„ II, 592; ez-Z«bidT, Tac, VII, 329; el- 
'Askeri, Cemhere, II, 50; el-Meydam, Mec. Ems., s. 441; ez-Zemah§ri, el-Miistaksa, 
11, 161; ibn Manzur ve el-Cevher? "CCl" i^eklinde tenvinsb vermi§t[r, Sirasiyla bkz. 
LXsQTx, V, 38; es-Sihah, II, 773, 

398 ibn Manzur, Lisdn,V, 38. 

399 el-'Askeri, Cemhere, 11, 50, 



152 



defasinda ticaret kervanindaki develerin sirtma igi silahli askerler bulunan 
yuz sandik yukler ve kervan adi geqen suyun ba§ina gelir. Kervanin $u- 
yun ba§ina geli§ini samymdan seyreden ez-Zeba' bu duaimdan §aphele- 
nir, igine kurt du§er ve bahsi gegen meseli soyler'^"^. 

ikinci hikayeye gore, Hz. Omer'e (r.a.) bir adam sokakta buldugu bir 
gocukia birlikte gelir. Hz. Omer bunu goriince; '^Her halde bu gocuk se- 
nin" anlammda bu sozii soyler. Bir ba§ka g6ru§e gore: "Belki de sen 
annesiyle zina ettin ve ^ocugu buiunmu§ olarak iddia ediyorsun" anla- 
mmda kulianilmi§tir. 

Bir uQuncu hikayeye gore ise, bir gmp insan da§manlanndan kagip 
bir magaraya siginirlar Magara goker, onlar altinda kalirken du§manlan 
da uzerierine hucum eder, sonunda hepsi helak olurlar. Bunun uzerine 
bu mesel soylenir ki burada "y"^l" magaracik manasina kullanilmi§tir. 

Aitlami: Her halae §er, kotuluk size Guveyr tarafindan geiecek / 
Belkide bu kuguk magara sizin helakiniz oiacaktir. 

Kullanildigi yerli>r: Kendisinden bir zarar ve kotQlagun geimesin- 
den korkulan hususlarda ya da, suglama kastiyla soylenir. 

Turk9e'deki karf iligi veya benzeri: Ummadigm tas bas yarar 
[Tulbent^i, s. 528J 

^'Ogunme olur olmaz yirde karda§ 

Ki begenmedigin yumruk yarar ba§." Guvaht 



^ > . . ^ Jo 



oj\j ^ Si^i 01 -130 
-■ ^ 

Kellmeler:^ 

J V: Kagmak, firar staek manasmadir. Meselde ise hayvan kismmin 
kag ya§mda oldugunu bilmek igin ag?ini agip di§lerine bakmak anlamm- 
da kullanilmi§tir. Arpalik denen di§i duruyor ise geng, durmuyor ise ya§Ii 
oldugu ania§!lir. Dolayisiyla burada ke§if manasma kullanilmif olur, "^J / 
Fa'" harfinin ug harekesi ile de okunur. 



400 M. Asim, K. T„ 11, 592; Ibn Manzur, Llsdn, V, 38. 

401 e[-Firuzabadi, K, M., s. 411; M. Asim, K. T,, II, 602; ez-Zebtdi, Tac, VII 344- el 
'Askeri, Cemhere. l, 78; el-Meydani, Mec. Ems., s. 43; el-Cevhen. es-Sihah, 11, 
780; 'Afif Abdurrahmar. Kamusul-Emsali'l-'Arabiyyeti't-Turasiyye, s. 153 

153 



Anlami: Cins atm endamini gordukten sonra ya§ini tesbite hacet 
yoktur/Cins atm di§ gorunu^u denemeye hacet birakmaz. 

KuUanitdisi yerler: Bir nesnenin di§t igine delalet eden yerde, o- 
nun durumunu ara§tinp denemeye hacet bulunmayan mahallerde serde- 
dilir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benzeiri: Goriinen koy kilavuz 
istemez. (Aksoy, II, 293) Asil at ki§nemesinden belli olur. iAgizdan) 

"Yakin menzilde halka soz ne hacet 
Goriinen koye kilavuz ne hacet." Guvahi 



% t> f 

4U2 



Kelimeler: 

y): Sigramak, ziplamak manasma mastardir. 

jl>]i: Burada koyun, kegi, yaban siginnm yavmlanna, aynca oglak 
ve kuzulara denir. 

Anlami: Vah§i/ehlT hayvanlarin yavmlari (buluga erip) geli§ip (di§]eri 
uzerine) sigramaya baflaymca henuz buyumeyenler de onu taklit eder- 
ler.Yani, kotuyle dostluk ve unsiyet kuranlar garesiz onun huyundan etki- 
lenip oyle olurlar/Kotu kimselerle otump kalkanlar ya huyundan ya su- 
yundan etkilenirler. 

Kullanildisi yerler: Dost ve arkada§ligmdan sakinilmasi gereken 
kotii huylu kimseler hakkmda soylenir. 

Turk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Korle yatan §a§i kalkar. (Ak- 
soy, II, 374) Kir aim yaninda duran ya huyundan ya ,suyundan/tuyunden 
(etkilenir). Isin yanma varan is, misin yanma varan mis kokar. (Aksoy, I, 
359, 329) 



402 el-Brazabadi, K M., s. 411; M, Asim, K. T., 11, 602; ez-Zebidi, Tac,, VII, 347; el^ 
■Askeri, Cermhere, 11, 305; ei-Meydani, Mec. Emsai, s. 734; ez-Zemah§n, e/- 
Mustaksa, I, 367; el-Cevheri, es-Sihah, II, 780. 'V.-^^ 7/' "^^^ ^^^^^V^^ okunursa 
"ij; j\J^\ 3 jJ" takdirindedir. Bkz. Mec-Emsal, s. 734. 

154 



/"3 aL_^ ^ ijy^ -132 

Kelimeleir: 

«>m23: Kisa, algak, ku^uk manatannadir. Meselde "S^L^ai/S^Vhurma, 
(ozelllkle kuru hurma)" ile agiklanmi§tir. Evine hapsedilip di§anya gika- 
nlmayan kadina da "fi^t-^^" denilir. 

^.>: Uzun, bCiyuk. Meselde "^„>/5i^Vhurma, hurma agaci" iie 
agiklanmi§tir. 

Antami; Kuguk buyiikten hasil olur/Hurmanin meyvesi hurma aga- 
cmda yeti§ir. 

Kullanildigi ycirler: Soziin kisa olmasi gereken yerlerde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Az soyk, 6z soyle. (Turk Ata. 
Ve Dey. S.44) 

"Mecliste arif ol, kelami dinle 

EI iki soylerse sen birin soyie/' Karacaoglan 

•r>>f^^) j^C^^ Jill -133 

Kelimeler: 

j.>U: Ben! Hilai b. 'Amir'in atasi Muharik isimli fahsm lakabidir ki 
balgik gamuruyla sivayan demektir. 

Metif ei: Son dcrece cimrl olan bu §ahis bir havuzda devesini sula- 
diktan sonra geriye az bir su kalsa bile ba§kalannin devesi gelip bundan 
yararlanmasm diye kalan suyun igine pisledigi ve etrafini eliyle sivayarak 
kapattigindan dolayi kendisine zikredilen lakap verilmi§ ve hakkinda bu 
30Z soylenmi§tir. 

Anlami: Madir lakapli Muharrikten daha cimri/ondan daha algak. 



403 M. Asim, K T., II, 630; ez-Zebidi Jdc, VII, 400; ei-M^ydam, Mec, Ems., s, 532; d 
Mufaddal, eUPahlr, s. 194. 

404 M. Asim, K T., II, 684; ez-ZebTdi, Tac, VII, 481; el-'Askeri, Cemhere, II, 170; el- 
Meydani, Mec. Ems., s, 88; el-Ceuheri, es-Sihah, 11, 813; el-lsfahanT, Sevairu'l- 
Em$al, s, 70. 



fSS 



Kallanildtgi yerlcr: Cimriligi bu dereceye ula§an veya bunu gegen 
kimseler hakkinda soylenir, 

Turk^e^eki kar^ihgi vcya benzeri: Bele§ kefen bulsa mezara gi- 

rer. Gunahini bile vermez {Agizdan} 

Kelimeler: 

jU^ ; o/Nun harfinin zamme ve kesresi ile kaynak, kok, asaiet, soy 

manalannadir. 

Men^ei: Bir adam bir deve galip pazarda satmak ister. Bir mu§teri 
devenin soyunu sorar. Bunun uzerine deve hivsizi devesinin butun asil 
develerde bulunan ozellikleri ta§idigini ifade eden bir misra lie cevap 
verir, boylece bu ccvap mesel olur. 

Anlami: Her cins devenin soylulugu ve asaleti bu devede mevcut- 
tur. 

Kullanildigi yerler: Farkli ahlaki ozellikleri ta§iyan hafif me§rep 
kimseler hakkinda soylenir, Bir kararda kalmayip surekli degi§en kimseler 
hakkinda da soylenir. 

Turk9e*deki kar^itisi veya benzeri: Her a^m ka§igi. (Eyuboglu, 1, 
123) Hercai me§rep, (TulbcntgL s. 289) 

.*'' (S^i^L*) ^^ W^j^ ^^j^ WtJ^j^ -135 

Kelimeler: 

S>J: Di§i kaplan ve leopara denir. 5^^, liari§ik renkdeki benek, 

if 
nokta demektir. 



405 el-Rruzabadi. K. M., s. 432; M. Asim, K. T., II, 695; ez-Zebidi. lac. VII 507; e - 
'Askeri, Cemhere, H, 139; el-Meydant, UecEms.-. s. 569; ez-Zemah§en, e\- 
Mustaksa, II, 229; Ibn ManzOr, Lis&n, V, 193, ei-Cevhan, es-SMh, 11, 823. 

406 el-nru2^badi. K. M. s. 440; M. Asim, K. T. II, 724; ea-Zebidt, Tqc. VII 562: el- 
'Askeri, Cemhere, I 54; el-Meydani, Mec. Ems., s. 294; ez-Zemah^n, e/^Mustatea, 
1,144. 



156 



Meselde mecazi oiarak bulutla tefsir edilmi§tir. Yani kuguk bulut par- 
gasi demektir. Dolayisiyla Kaplan alacasi olan buiut demektir ki genellikle 
yagmurlu olur. 

t)iLA ve %):la\ Saganak halindc yagan yagmura denir. 

Anlami: Sen bana kaplan gibi (siyah) benekli bulutu goster ben de 
Sana sagnak halinde yagmur yagdiracagini gostereyim/soyleyeyim. 

Kullanildigi yerler: Bir§eyin i§areti ortaya gikmca o §eyin gergekle- 
§ecGginden emin oluncm hallerde soylenir. 

Turk9e*deki kar^iligi vcya henzeri: Ate§ olmayan yerden duman 

Qikmaz. (Aksoy, I, 161) 

"Ate§ yanmayinca tutiin mi tuter 

Ak gogsun ustundc uban mi biter." KarcaogJan 



407 



Kelimeler: 

>jlL- Suyu kaynatip kizdimnak manasina gelen "jt^.^*" mastarindan 

ism-i mefuldur. Ne deiecede dogru oldugunu tesbit edemediysek de M. 

Asim'm agikladigma gore bazi 'Hinstiyaniar domuzu canli canli kaynami§ 

suyun igine atar, ha§Iadiktan sonra keserIenTii§, Buna i§aret eden ez- 

Zebidi ve el Meydani \s>J^\ ^^^i yjUkll cJ^/'" §eklinde nakleder'^^^ 

-^ J* j' ^ 

Anlamt: Domuzlar kaynatilmi§ suyu sevmezler. 

Kullanildigi yerler: Harp ate§i tutu§tugunda korkarak kagan veya 
hemen teslim olan kimsaler hakkmda soylenebilir. 

Titrk^e'deki kar^digt vcya bcttzeri: Korkusundan kan i§er. (Tul- 
bent^i, s.377) Hot demeden odu koptu. (Agizdan) 



407 M. Asjm, K. T, II, 743; ez-Zebtdi. Tac, VII, 594; ez-Zemah§rj, el-Mustuksa, I!, 218; 
'Afif Abdurrahman, KomOsu'l-Emsal, s. 341. 

408 Bkz., Tacu'l-^ArOs, VIL 594; Mec. Ems. S552. 



157 



^^^^^ ^:y. ^li i> (dwi) ^4^31 L)jS 01 -137 

Kelimeler; 

rJL l veya <likJi: Meselde ekmek anlammda kullanilmi^tir. 

i*^: El ile agacm dallanndan yaprak siyirmak manasinadir. 

ili: Sert dikenli geven denilen agagdir ki kugul; ve biiyugu vardir. 
Yahut gurgen denilen agag cinsidir. 

/y»: Pars, yahut onun yavrusuna, zambak, yahut onun kimizi ola- 
nina, tiiyu 50k maymuna derler. Ancak burada gurgen agacinm bol.ol- 
dugu bir yer adidir. 

Anlami: Rizka ula§mak gurgen agacini siyinnak gibidir ki, son dere- 
ce zordur. §uphesiz ekmege ula^mak igin pek gok zc^rluga gogus gennek 
gerekir. 

KuUanildigi ycrler: Imkansiz veya zor elde edilebilen nesneler 
hakkmda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzcri: Yemek emek ister Yemek 
emeksiz olmaz. Emek olmazsa yemek olmaz. [Tulbentci. s. 558-216) 



0^9 ^ 



/^^^^^ Jl ^l!l ^w4^-^-138 



Kelimeler: 

-u;4£J!h Ticaret mahni kendi ta§iyan tiiccara denir. Yonetici, idareci 

manasma da gelir. 



409 el-Bruzabadi. K M., s. 445; M. Asim, K T., il, 750; ez-Zebtdi, Tdc, VII, 603; ei- 
Meydani, Mec. Ems., s. 45. Her nekadar el-Meydam "^^1^" yi ekmek demektlr, 
diye agiklami^sa da ez-Zebtdi bunun yanh§, dogrusunun '^i-ikir oldugunu soylsr. 
Bkz.Tacu7-*Ariis.,VIl,603. 

410 d-nruzabadi, K. M., s. 447; M. Asim, K. T., 11, 755; cz-ZebidT, Jac, VII, 611; et- 
MeydanT, Mec. Ems,, s. 572; Ibn Faris, SevanVl-Emsah I, 256, el-'Asken 
"1,^ ,>t J1 IjJ ■.>;"--< ^" §ekliyle rivayet ederken, e.-Ceuherl ''Jl y^ ^f^ 
j^" farkiyla nakle^ii^tir. Sirasiyla Bkz. Cemhere, 11, 153; esSihah, II, 852. ez- 
Zemahsen ise her Iki §ekiini de rivayet etmektedir. Bkz. e^-Mustaksa, II, 233. 

158 



f!^\ Bahreyn topraginin tamamma denilir ki orada pek gok hurma 
yeti§ir ve hasadi yapuir. Ibnu'l-EsTr Bahreyn'de bir kasaba oidugunu soy- 

Anlami: (Hecer denilen yer hurma yatagi oldugu halde O,) Hecer'e 
hurma satmaya goturen tiiccar gibidirA'ecrubeli kimseye hiiner ve tecrCi- 
beden bahsetmek yanh§tir. 

Kullanildigi yerler: Kendisinden daha bilgili kimselere bilgiglik tas- 
layanlar hakkinda, ya da hiineri belli kimseye hunerden dem vurulan 
durumlarda soylenir. 

Ttirkge'deki kar^iligi: Tereciye tere satilmaz, tarhuncuya tarhun. 
(A. Vefik P. s. 65) 

"SozCi ehii yanunda soyle arhun 

Yanilup satma bcstanciya tarhun." Guvahi 



Kelitneler: 

j-^-^t: jL^^ Mastarindan ism-i fail olup agzmdan yem torbasi gika- 
nlmadan bogiiren deveye denir. 

'UxJl; Agagtan yapilan agil/ahir'a denir. 

Anlami: (O) giftle§mesine mani olmak igin agila hapsedilen deve gi- 
bidir. (O) sozu ve i§inin bir etkisi olmadigi halde bo§u bo§una boguren 
deve gibidir. 

Kullanildigi yerler: Ortada higbir §ey yokken bagirip gagiran kim- 
seler veya tehditler savurupta higbir §ey yapamiyan gugsuz kimseler hak- 
kinda soylenir. 

Tiirk^e'deki karf iligi veya benzeri: Sergede otme yok, nara gok 

(Tulbentgi, s 477) Havlayan kopek isirmaz. Isiracak it di§ini (di§) gostermez. 
(Aksoy, I, 318) 



411 Bkz., ibnu'l- Esir, en-N/hdye, V, 214. 

412 el-Rruzabadi, K M.. s. 447; M. Asim, K T., II, 756; ez-Zebidi, Tac, VII, 614; el- 
'Askeri, Cemhere, II, 167; el-Meydam, Mec. Ems. s. 573. 



159 



Kelimeler: 

^_^y Serap manasmadir. 

Anlami: Falanca kimse seraptan daha yalancidi '. 

Kullanildigi yerler; Yalancihgin mukayesesinde soylenir. 

Turkge'deki kar^iligi veya benzcri: Yabncilikta Yesarizade'ye 
rahmet okutuyor/ta§ gikanr. {Tulbent^i, s 477) 

"Bir yalan soylemeye olmi§ iken amade 

Bize neubet komadi geldi Yesarizade." La edri 



^ / 



^ ^ ^ ^ 

Kelimeler: 

obf; Ara9, gereg, aiet edevat. 

Men^ei: Bir adama bazi kimseler mlsafir olurlar. Kar§ilikli hal hatir 
somlduktan sonra adam ortaya bir sofra getirir; usiune bir el degirmeni 
koyar. Ta§larini bir biri uzerine getirerek duzenli bir §ekilde yerlG§tirir. 
Degirmenin bu §ekilde hazirlani^i misafirlerin ho§una gider. Adam de- 
girmenin sapmdan tutarak bo§a gevirir. Misafirter: "Birader! Ne yapiyor- 
sun?"diye sorarlar, Adamda onlara cevap olarak bu sozu soyler. 

Anlami: Ekmek yapacak arag ve gereglerin hepsi bende var. Lakin 
un yoktur. 

KuUatiildisi verier: Fakirlikten kinaye olarak f^oylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iltgi veya benzeri: Ne ararsan bulunur derde 
devadan gayri. (Eyuboglu, 1, 1S5) 



413 el-F?ru2abadi, K. M-, s. 450; M. Asim, K. T., II 766; e^-ZebTdi, Tdc, VII, 630; el- 
^Askeri, Cemhere, II, 171; cl-Meydam, Mec. Ems., s. 550; eMsfahani, Sevairul- 
Emsal s. 312. 

414 el-Bruzabadi, K. M., s. 459; M. Asim, K. T., II, 800; e^:-ZebidT, Tfic, VIll, 60; ei- 
Meydani, Mec, Emsal s. 560; ez-Zemahseri, el-Mustakso, 11, 223. 



160 



Turfa diikkanM hi'^emdir bu kuhen tak-ffelek 

Ne ararsan bulunur derde devadan gayri. Koca Ragtp Pa§a 



415 






Men^ei: Tasm [febilesinden 'Anzu'l-Yemame isminde bir kadini 
ba§ka bir kabiie halki esir ahr. Kendi kabilelerine goturmek uzere bir 
mahfeye bindirirler, Kadm ba§ina gelen bu felaketten dolayi qdk uziilur. 
Esir alan kimseler, on an bu iiziintu ve kederini gidermek igin hem sozle 
hem de fiilT olarak gonlunu alip ho§nut etme gabasi igine girdiklerinde 
kadmcagiz bu sozii soyler, 

Anlami: Bu benim en §erli gunum/Siz bana iyi muamele etseniz de 
bu benim en kotu gunum/En kotii gunumde giizel muameleye maruz 
kaldfm. 

Kullanildigi yer'ier: Bir felakete maruz birakilan kimsenin soziii ve 
fiili olarak iyi muamek; gormesi durumunda soylenir, 

Turk9e'deki kai^ihgi vcya benzeri; Ay bacayi a§ti (ne deseniz 
bo§). [Agi2dan) 



Men^ei: Efsa b. Abdu'1-Kays isimii bir §ahsin §enn ve Lukayz ad!a- 
nnda iki oglu vardir. Bir gun bu iki karde§ anneleri Leyia bint Kurran ile 
birlikte bir yolculuga i;ikarlar. Zu Tuva denilen yere vanr, bir mQddet 
orada eglendikten sonra tekrar yola koyulmak istediklerinde anneleri 
Lukayz'a: "Lukayz! ka!k gidelim, annen sana kurban olsun" diyerek lltifat 
ederken diger oglu §enn'i yanina ^agirip; "Beni binitine al, yolculukta 
bana ihtimam goster va hizmetimi ifa et" der. Anneslnin sevgi ve iltifatla- 



415 el-Rru2abadi, K M., s. 466; M. Asim, K. T.. II, 829; ez^Zebidi, TacuVArus, VIH. 
111. "^" kelimesi burada zarf olarak mansubdur. Yani "L^j^ ^ J ^JT^" 
takdirindedir. 

416 el-Firuzabadi, K M., s, 472; M. Asim. K T., II, 849; ez-Zebtdt, Tac, VIII, 145; e[- 
'Askeri, Cemhere, II, 425; el-Meydani, Mec, Ems., s, 803; ez-Zemah^eri; e/- 
Mustaksa, II, 410, el-Cevhen, es-SMh, III, 895. 



161 



nnt sadece Lukayz'a gostermesine cam sikilan ve buna ofkelen §enn fair 
muddet annesini binitinde ta§ir. Nihayet bir qeqide geldiklerinde annesini 
devesinden a§agiya atar, kadmcagiz da hemen olur. Bunun (izerine §enn 
bu sozu soyler, Sonra karde§ine donerek: Tukayz! Annenin cesedine 
mukayyed ol!" diyerek oradan uzakia§ir. 

Anlami: §enn (annesini) ta§iyip sikmti geker, Lakayz iltifata mazhar 
olur (oyle mi?.) 

Kullatiildigi yerlcr: Bir §ey esas yerinin di§ina konuldugunda, iki 
ki§iden biri iltifat gorurken digenne eliemmiyGt atfedilmeyen yerierde 
soylenir. 

Turk9e'deki kar?ihgi vcya bcnzcri: Ona siyirma kantar. bana 
gelince tarn tartar- {Turk Ata, Ve Dey. s. 44) 

Kelimeler; 

^j^y Yerine getirdi, gerg€kle§tirdi. 

Men§ei: el-Haris b. 'Amr ismmdeki bir ^ahis, Sahr b. Ne§hel isimli 
bir kimseye: ^'Bir gun sana bir ganimet elde etmen hususunda yardim 
edersem, elde ettigin ganimetin be§te birini bana vcrir misin?" dediginde 
o da buna soz verir. Bir zaman sonra boyle bir konuda dedigini yerine 
getirir. Sahr b. Ne§he! de Yemen'de bulunan bir tai'eye hucum eder, mal 
ve e§yalanni gasp ederek yurduna doner. el-Haris b. 'Amr, Sahr b. 
Ne^hel'e gelerek vadini hatirlatma babmda bu sozu soyler, O da sozunu 
tutarak ganimetin be§te birini verir; daha sonra bu soz dillerde dola§arak 
mesel olur. 

Anlami: Kerem ve asalet sahibi olanlar sozunu yerine getirir/Erkek 
olan sozunde durur. 

KuUanildigi yerler: Bir kimseyi vadini yerine getirmeye te§vik sa- 
dedinde soylenir. 



417 el-Ftruzabadi, K. M., s. 473; M. Asim, K T„ H, 856; e;:-Zeb]dl Toe, VIII, 155; el- 
'Askeri Cemhere. II. 30; el-Meydani, Mec. Ems., s. 730; ez^Zemahsen; eU 
Mustaksa, II, 384; el-Cevhen, es^Sihah, 1[I> 898; el-Mufaddat. el-Fdhir, s. 6L 



62 



Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Soz adamm mihengidir. (Tui- 
bent^i, S.477) 



J -^ V j> 



.''' lj^\A\ ^ S>-Lkil -145 

Kelimeler; 

o^UJ.1: Birakmal';, terketmek, sava§ta sulh yapma isteginde bulun- 
mak demektir. 

Sj^Uil: Sava§mak manasmadir. 

Anlami: Ban§ isteginde bulunmak sava^a girmeden once teklif edilir 
(sava§in kay bedildigir: i sezince degil). Ba§edemiyecegini bildigin bir sa- 
va§tan kag. Bir kotulCik ba§ina gelmeden once ondan sakin. 

Kullanildigi yerler: Sava§tan sonra ban§ talebinde bulunuldugun- 
da, mukavemete muktedir olmayan kimsenin kagmaya karar verdiginde 
oyalama taktigi yaptigina i§aret sadedinde soylenir. 

Tiirk^e'deki kaj'^ihgi veya benzeri: Gegti Bor'un pazari, sur 
e§§e§i(n) Nigde ye. (Eyuboglu, 1, 102) Ay bacayi a^ti. (Agizdan) 



?<>? 



'" .JiliJi Li j\^h aiS -146 

Kelimeler: 

jli-^i: Karanfil, biber gibi maddeleri dogecek Havana denir. 

^^-^: Tane, tohun:. demektir. 

JliaJl veya J^l; Taneleri fasulye gibi olan tatli ve hos bir bitki 

^ ^ > 6 Jl S '5 



tohumu/tanesidir, ez^Zebidi "JiiiJl" §eklinde "^/ fa" harfiyle rivayet 
edildigini, ancak bunu tashif oidugunu soyler,"^^", jiUii ise bibere denir. 



418 el-Firuzabadi, K. M.. s. 473; M. Asim, K. 7,, II, 856; ez-Zebidt, TacuVArus, VIII, 
155; Gz-Zemah§en, ef-Mustaksa, fl, 345. 

419 el-Firuzabadt, K M. s. 474; M. Asim, K T., 11, 857, VI, 55; ez-Zebidi, Tacul- 
'Ayus, Vlil, 156, XV, 630: ci-Meydani, Mec, Ems., s. 252. ez-Zemah^eri "jiiJi " 
kaf Larin kesresiyle vGrmistir, Bkz. el-Mustaksa, II, 80. 

420 Bkz. ez-Zebidi, Tacui-'Arus., XV, 630; M. Asim, K. 7., IV, 55. Tashif, yazida harf 
harekfi veya nokta hcttasi yapmak. 



163 



Anlami: KulkuVKilkil tanesi ancak havanda dovulurse elveri§li hale 
gelir/Cimriden mal koparmak istenirse ona israr etmek gerekir. 

KuUanildigi ycrlfir: Cimri kimseyi kendi halin- birakmayip israr 
veya zorla kendisinden mal almdiginda soylenir, 

Turkge'dcki kar^ihgt vcya benzeti: Domuzcan bir kil gekmek 
faydadan hali degil. (Tulbent^i, s 191) 

"Nekes, baban olsa, onu yolda koy 
Domuzdan kil helal, onu sen de soy." "HavM 



^ ^ f f e. 



Men^ei: Bu mesel ile ilgili olarak bir kag hikaye c.nlatilir: 
Besus israil ogullarindan bir kadmdir. Bir gece kocasinin istedigi za- 
man yapacagi u^ duasinin kabul olunacagtni ruyasmda gorur. Sabah 
olunca kocasina bunu anlatir ve ug duadan birisini kendi lehine yapma- 
sini yalvararak ister. Kocasi istediginin ne oldugunu sorar. Besus kendisi- 
nin Yahudi kadinlannin en guzeii olmasi igin dua (>tmesini ister. Ya§li 
koca ilk olarak bunun olmasi igin dua eder. Bunun uzerine Besus akillara 
durgunluk verecek derecede guzel ve geng bir kadm olur. Eline bir ayna 
ahr ve yuzune bakinca hayretler iginde kalir. Daha once kan koca girkin- 
likte birbirine denk iken bu sefer i§ler degi§ir. Besus bu guzellikle kocasi- 
mn Qirkinligine bakinca: "Bende bu giizellik varken senin gibi maymun 
surath bir herifle nasi! ya^anm" diyerek aynlma talebinde bulunmaya 
ba§lar. Kendisl de bir Yahudi olan koca, ilk duasmin kendi aleyhine kotu 
bir netice verdigini gorunce son derece sinirlenir ve ikinci duayi kadmin 
bir di§i kopek olmasi igin kullanir. Ayni anda Besus bir di§i kopek olur ve 
evin iginde havlayarak dola§maya ba§lar. Annelerinin ilk once melek gibi 
guzel bir kadm sonra bir kopek olmasindan habersiz olan gocuklann, 
evin iginde "hav hav'\sesleri i§itince babalarinin bulundugu odaya ko§ar- 
iar ve bu kopegin evin igine nereden geldigini sorarlar, Babalan olayi 



421 el-Firuzabadi, K M„ s. 479; M. Asim, K. T. II, 879; ez-Z^bidi, lac.^ VIII, 204; el- 
'Askeri, Omhere, 1, 556; el-Meydant, Mec. Ems, s. 338; ez-Zemah^ert, el- 
Musiatea, I, 176; el-Cevhert, es-Sihah, Hi, 909; ibnul-FlsTr ef-§eybani, el-Kami! 
FVt-TarK 1, 524-525; el-Mufaddal, el-Fohir, s. 93. Meseiin ash "j^ ^^ > r'^^ 
C^i" ^eklindedir. Ancak VA^ <y P^^ ^^^^^ ^^^^ kolay'oldugu igin bu 
§ekiiyle inne§hur olmu§tur. 

164 



aynen anlatir. Bunun- (izerine agla§maya ba§larlar. Analarmm bir kopek 
oimasi kendileri igin tier zaman utang vesilesi olacagini soyleyerek baba- 
lannin boynuna sanlir ve: "Babacigim! Haydi, bir dua daha et de anne- 
miz hig olmazsa eski Jialine donsun" diye yalvanriar. Zavalh adam ugiin- 
cu duasini da karisinin eski haline donmesi i^in harcar. Boylece Besus 
ugursuz bir kadm kab ul edilerek bu soz soylenir. 

Ayni hikayeyi aniatan Muallim Naci bunun bir hurafe oldugunu, an- 
cak yine de ibretamiz bir yonunun bulunduguna i§aret eder^^^. 

Besus bint Munkiz ugursuzlukla §ohret bulmu§ cahillye donemi kadin 
lairlerindendir^^^ el-Meydanfnin neklettigi ve Muallim Naci'nin de 
"Sanihatu'l-'Arab"a aldigi bu kadinin ugursuz kabul edilmesi ile ilgili 
hikaye ise ozetle §6yl€ anlatdir: 

Besus, Cessas b. Murre ismindeki yegenini ziyaret i^in yola gikmak 
ister. Bu arada kom§asu Sa"d b. §ems devesine binerek kendisine yoi 
arkada§i olur. Nihayet Cessas'm bulundugu mahatle vanrlar. Bir gun 
Cessas'in develeri akriibasi olan Kuleyb b. Vail'in otlagma gider. Devele- 
rin arasmda Sa'd'm davesi de vardir, Kuleyb develer arasmdaki bu ya- 
banci deveyi uzaktan goriir ve onu otlaktan uzakla§tirmak igin bir ok 
atar. Ok devenin me nesine isabet eder. Hayvanin memesinden kanla 
kari§ik sut akarak Ce^^sas'in kampma geri doner. Besus bu durumu go- 
runce kendisine yol arkada§hgi eden kimsenin devesine yapilan yarala- - 
ma fiilini kendisine ve yol arkada§3na yapilmi§ bir hakaret oldugunu one 
siirerek kiyameti kopanr. Deveyi yaralayan kimseden intikam almak igin 
bir takim §iirler soylet ve yegeni Cessas'in hislerini kabartir. Cessas bir 
kag gun Kuieyb'i takip eder ve mlinasip bir yerde bir ok atarak oldQrur. 
Kuleyb'in oldiirulmesi, kabilesi Bekr b. Vail ile Cessas'in kabilesi Sa'leb b. 
Vail arasmda du|manligm dogmasina sebep olur, surekli aralannda mu- 
cadele ve sava§a yol agar, bu hal 40 sene devam eder. Bu iki kabite ara- 
smda boyle uzun sure cedelie^menin sunriesi, pek gok insan kanmm ak- 
masma sebep olur. Bu da kadmm ugursuzlukla anilmasina yol agar ve bu 
mesel de benzeri husuijlarda soylenegelir. 

Anlami: BesOs'dan daha ugusuz. 



Kullanildigi yerler: Ugursuz kabul edilen kimseler hakkmda soyle- 



nir. 



422 Bkz,, M. Naci, Samhat, I, 65. 

423 Bkz., tbnu'l-Esir e§-§fiybani, el-Kamil, fi%Tarih, I, 524-525, 



65 



Turk^e'deki kar^iligi vcya benzeri:. Bastigi yerde ot bitmez. Alti- 
na yapi§sa, bakir olur. (Tulbent^i, s. 96, 53). 



42- ■ ^ ■— -- ^- 



Relimeler: 

diL^t: diil in cemisidir " Jili-V' veya "jjU-i" E>ir hayvanm alt veya 
ust damagma bakarak iyice kontrol etmek demektir. 

o\'ji\: Agiz manasma gelen "f*i" kelimesinin gogu udur. 

^Uti: El sunip yoklanacak yere denir. 

Anlami: Develerin geneleri yahut agizlarj semiziiklerini anlamak igin 
yoklanacaklan yerleridir. (Zira deve geregi gibi yemis ve igmi§ ise tavli ve 
guglu oidugunu gosterdigi igin artik govdesini el lie yoklamaya hacet 
kalmaz. Yani di§ g6mnu§u igine delalet eder) 

Kullanildisi yerler: Di§i igine delalet eder denilecek yerde soyle- 
nir. 

Tiirkge'deki kar^ihgi veya benzeri:. Gorunen koy kilavuz 
istemez. (Aksoy, II, 293) 



426 



^U^^ ^jZ^\ :5Lp-149 



Kelimeler: 

'^^j^'^\ Qirkin i§, gev§ek ve muhkem olmayan §ey; demektir. 

Men^ei: Kadmm biri bir adami zina fiilini i^lerkf^n ister istemez gonir 
ve yaptigi bu kotii fiilden dolayi onu kmar. Fakat gok gegmeden ayni 
kadin bu cirkin fii!i i§lerken adama yakalantr. Adam da bu sozu soyler. 

Bazilan ise §u hikayeyi anlatiriar: 



424 el-Cevhen, es-Sihdh, III, 913; el-'Askeri, Cemherefu7-Em^a/, I, 77, 

425 el-Rruzabadi, K. M., s. 482; M. Asim, K, T.. II, 888; ez-Zebldi, TacurArus, VIIL 
225. 

426 el-Rruzabadt, K. M., s. 486; M, Asim, K. T., 11, 903; ez-Zebidi, Tac.^ VIIL 255; el- 
Meydani", Mec. Ems, s. 420. 



m 



Adaniin biri bir §ahin onemli gordugu bir i§i yapmaya memur eder. 
Fakat bu §ahis layikiyla i§in hakkmdan gelemez. l^i emreden, adami a- 
yiplar ve onun yerine oadan daha iyi yapacagini du§undagu ba§ka bir 
§ahsi gorevienirir. Fakat bu §ahis daha kotii bir sonugla neticelendirince 
bu S02U soyler. 

Anlami: Zaten i§ kan§ikti karmakari§ik hale geldi/Her§ey birbirine 
kari§ti 

Kullaniidigi yerle:r: Kari§ik bir durumun daha kari§ik hale geldigi 
hallerde soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi vcya bcnzcri: Giilme kom§una gelir ba§i-' 
na. I§ler Arap sagma dondu, Ayikla pirincin ta§ini. (Tulbentcl, s. 262-60-83) 






Kelinieler: 

(_;*o^b: Kays b. Ziiheyr b. Cezimetii'l-'Absi' isminde bir §ahsin atinm 
adidir.'^^' 

Men^ei: Adi ge^en Kays iie Huzayfa b, Bedr ez-Zubyam atlanni ko- 
§up yan§tirmak hususunda bahse girer ve ortaya yinni gen^ deve miika- 
fat koyarlar. Yuz ok atimi mesafesinde bir meydan belirlerler. Kays 
**Dahis" ve "el-Gabra"' isimli atlanni yan§a sokar. Huzeyfe ise "el- 
H attar" ve "ei-Hafa" isir..ili atlanni yariftinr, Huzayfe'nin taraftan olanlar, 
Bern Fezare denen yerde pusu kurar ve yan§mada one gegen Kays'm ati 
"el-Gabra"' yi geri gevirir ve doverler. Bunun iizerine 'Abs ve Ziibyan 
kabileleri arasmda kirk sene siiren sava^lar cereyan eder, Boylece bu 
mesei ortaya gikar, 

Anlami: Aralannda Dahis benzeri haip Qikti (Dahis'ten daha ugur- 
suz), 

Kullanildigi yerlev: Hi^ yoktan ortaya gikan miicadeleler hakkmda 
soylenir. 



427 el-Bru2abadi, K M.,s. 489; M. Asim, K T., II, 914; ez-Zebtdi. Tac, VIII, 277; el- 
'Askeri, Cemhere, 1, 55(5; el-Meydant, Mec. Ems., 341; Ibn Manzur, Lisan, Vljl. 

428 Ata Dahis isminin verilmesi konusunda pek de ho§ olmayan bir hikaye anlatilir, 
Bakz. el-Meydam, Mec. Ems., 341 



Turk^e'deki karfiligi vcya benzeri: Aralanndan kara kedi gegti. 
{Tulbentgi, s, 59) 

Kelimeler: 

"Js--. "_!/Be" Harfi cerri ile birlikte da§urmek tokezletmek, itip de- 
virmek demektir. Ayni zamanda vurmak, garpmak manalarina gelir. 

^y^f: Qetin huylii, bed mizag ve bed me§rep, kotu huylu demektir. 
Ayni zamanda §lddet manasinadir. 

Anlami: Musibetin en ^iddetlisine maruz kaldi/Er belali insana gatti. 

KuUanildisi yerler: Maruz kalman kotu durumlar hakkinda soyle- 
nir. 

Tiirkge'deki karf iligt vcya benzeri: Belaya gatmak/du§mek/ g!r- 
mek. (Aksoy, II, 631) 

Kelimeler: 

^}t: Kunyesi Ebu 'Abdi'n-Na'im olan §ahsin ismidir. Aslmda 
"^jjli?/Tavus ku§u" lakabi ile gagrilirken daha sonra kadmsi tavirlari 
sebebiyle hakaret anlaminda ism-i tasgir sTgasi ile ''^.^'^ denmi§tir. 
Islamda ilk dansozluk yapan kimse oldugu soylenir. 

Men^ei: Kendi dilinden Tuveys §6yle anlatir: 

Ey Medme halki! Ben aranizda oldugum surece Deccarm ortaya 
gikmasini bekleyin. Eger ben olursem guvende olursunuz. Sdzlerime dik- 
kat edip tedbirinizi alin. Zira Annenn Ensar'in hanimlan arasinda fesat ve 



429 ei-Firazabadi, K M., s. 496; M. Asim, K T., II, 941; ez-Z^-bidi, lac, VIII, 326; el- 
Meydant, Uec, Ems., s. 426. 

430 el-Firuzabadt, K. M., s. 343; M. Asim, K T., II, 953; ez-Z'^btdt, Tac, VlII, 346; el- 
'Askeri, Cemhere, I 538; el-Meydani, Mec. Ems., 343; ez^2emah§en; el-Mustaksa, 
1, 182, 

431 el-Meydani, Mec, Ems., s., 239. 



163 



koguculukia dola§irdL Bcni Rasuluilah'in (s.a.vj vefat ettigi gece dunya- 
ya getirdi. Hz. Ebu Bckir (r.a.) vefat ettiginde beni sutten kesti. Hz, Omer 
(r.a.) vefat ettiginde buluga erdim (on ug ya§indadir). Hz, Osman (r.a.) 
§ehit edildigi gun evlendinn. Hz, 'All (r.a.) §ehit edildigi gun bir gocugum 
dunyaya geldi (o donemde ise kirk ya§larmdadir) . Benim kadar ugursuz 
kirn var?!. Boylece bu mesel dillerde dola§ir, ez-Zebtdt bu rivayeti §6yle 

baglar: ''Ss% j>» UopI ^^1 / Rabbim, bizi senin gibilerin §errinden ko- 

rusun". 

Anlami: Tuveys'den daha ugursuzA^uveys'den daha kadmsi. 

Kullanildisi yerler: Ugursuzluk konusu ortaya Qiktiginda soylenir. 

Tutk^e'deki kar^^hgi veya benzeri: Bastigi yerde ot bitniez. (Tul- 
bent^i, s 96) 

•rvj>^~>^t^v) c«vj> ^: > ^ -153 

s* it ^ ^ jS > 

Kelimeler: 

u^jj^: Gelin ve datnat'a denir. Gelin igin kullanildigi zaman gogulu 
"cr^'^y^'\ damat igin kullanildigi zaman ise goguiu "^/^" gelir. 'Arus, 
Arap kabilelerinden biri olan 'Uzre kabilesinden Esma bint Abdullah'n 
kocasinm adidir ki^ Esma'nin kendi amcasinin oglu oldugu soylenir. 

V^"^: Gizlenilen yer^ siginak demektir, 

Mendel: ^j^ keliinesinin n:ianasi agiklanirken hennen hemen ayni 

olan iki mesel zikredilir, '/ukariya alinan bu iki meselden ilki igin §u hika- 
ye anlatihr; 

Esn-ia evil oldugu amcasmin oglu 'Anis'un olmesi uzerine ba§ka bir 
kabileden Nevfel isminda bir adamla evlenir. Qirkin, kotii huylu ve agzi 
gok kotu kokan, cimri m: cimri olan bu Nevfel yeni e§ini alip kendi evine 
goturmek ister. Bunun uzerine Esma eski kocasi 'Anas hakkmda bir mer~ 



432 el-Firuzabadl, K, M,, s. 501; M. Asim, K. T., II, 958; ez-Zebidi, Tac, VIII, 358; ez- 
Zemah§erj, el-Mustaksd II, 263; el- Mufaddal, e!-Fahlr, s, 211. 

433 el-Rruzabadi, K M., s. 503; M. Asim, K. T., 0, 958; ez-Zebidi, Tac. Vlli, 358; el- 
'Askeri, Cemhere, II, 395; ei-Meydani, Mec. Ems., s., 609; Ibn Paris, Seuairul^ 
Ernsal, N, 264. 



69 



siye soylemek l^in yeni G§inden izin alir ve mersiyesini soyler. Yeni e§i bu 
mersiyede kendisi igin bir takim tarizler bulunduounu hisseder. Nihayet 
yola gikmak uzere hazirlanirlar. Esma itr/koku/parfum kutusunu yanina 
almaz. Bunu goren yeni kocasi: "Itr kutusunu yanma alsana" deyince 
Esma bu sozu soyler ki el-Meydani bu meseli ilk defa onun soyledigini 
nakleder. 

Diger bir hikayeye gore 'Arus isminde bir adc.m vucudu kotu kokan 
bir kadmla evienir ve kendisine bir kutu itr hediye eder. Zifaf gecesi 
kokuyu surunmedigini goren adam kadma: "Itr in yok mudur?" diye 
sorar Kadin: "Onu sakladim" deyince adam: ^^jj^ ^ J^^ V^ ^/ 
Dugun (gelin den sonra) gegtikten sonra kokuyu (parfumu) gizlemek 
uygunsuzdur/Kokuyu zifaf gecesinden sonrasma saklamak ne i§e yarar" 
meselini soyler. 

Anlami: 'Ams'tan (gelin/dagun) sonra koku siirunmek yok- 
tur/Gerdege girdikten sonra parfum neye gerek/ ^Arus (oldukten sonra) 
kokuyu ne yapayim/ Arus'tan sonra parfum kullanmak ne i§e yarar. 

KuUanildigi yerlcr: Yeri ve zamani gelince .^aklanmadan kullanila- 
cak veya uygulanacak hususlar igin kullanihr. 

Tiirkge'deki kar^iligi vcya benzeri: Dugiinden sonra kinayi kigi- 
na yaksm. (Agizdan) 



434 - - ' ^-^ ■ 



^^JjLi /^ Jul -154 

Kelimeler: 

^_^*i-Jii: Harts kimse, kocami§ ayi, kopek gibi yemek vakitlerini gozetip 

davetsiz olarak her turlu sofraya kurulan kimse gibi manalara gelir, An- 
cak burada Felhas, Bent §eyban ismindeki cemaatm reisinin adidir. 

Men^ei: Adi gegen §ahis hig bir sava§a i§tirak etmsden ganimetler- 
den pay isteyen bir kimsedir. Sava§a katilmamasma ragmen kimnamak 
igin kendisine ganimetlerden pay verillr, Ancak o:iu aldiktan sonra karisi 
igin hisse ister. Onu alinca da devesinin hissesini ister Bu yuzsuzl 
sebebiyle kendisi hakkmda bu mesel soylene gelir. 



434 el-Rruzabadi, K M., s. 507; M. Asim, K T, 11, 9S0; ^z^Zebidi, Tdc, VIII, 402; g1 
'Askeri, Cemhere, I, 532; ez-Zemah§en, el-Mustaksa, L 152. 

170 



Anlami: FelhasVian daha dilenci/daha yiizsiiz. 

Kullanildigi ycrler: YCizsuzliik ve dilencilikte one gegen kimseler 
hakkmda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benxeri: Yiiz verdik astar ister. (Aksoy, 
n, 1139). Qagnlmayan yere gorekgi ile borekgi gider, (Puskulluoglu, s. 57) 



s* ^ y ^ 

Kelimeler; 

a^^_fi\ Yay manaiina gelen ''^^'' kelimesinin ism-i tasgiridir. 

Men^ei: Bahsi gegen "ysy"in sahibi "^j^^ j^" lakapli Hacip b. 

Ztirare b. 'Udes et-Tenaimi ismindeki bir kimsedir. Rivayete gore Hz. 
Peygamber (s.a.v.) Mudar kabilesinin musluman olanlara yaptiklan ezi- 
yetler sebebiyle onlar hakkmda beddua"^^^ ettigi igin kithga ugrarlar. O 
bolgede ya§amakta olan Hacip ve kabilesi de bu kitliktan nasiplerini alir. 
Hacip mamz kaldiklan kitlik yilinda kabilesi ile birlikte Kisra Nu§irevan'a 
gelerek onun topraklannda ikamet etmek igin izin isterler. Kisra ozetle: 
"Size emniyet ediimez" diyerek izin vemiek istemez. Bunun iizerine 
Hacib: "Hukumdara ^ar§i ben kefilim" deyince Kisra; "Bunu bana ne ile 
garanti edebilirsin" c.iye sorar. Hacib: 'Yayimi reliin veririm" deyince 
orada bulunaniar rehin verilen §eyin basitliginden delay i gulu^urler. 
Kisra: "Ebediyyen Oiiu sana iade etmem" deyince Hacib bunu kabul 
eder. Kisra da Bent T.^mim'in Dicle ve Firat kiyiiarinda yerle§melerine izin 
verir. Mudar Kabilesinin Hz, Peygamber'e (s.a.v.) muracatlari ve Cenab-i 
Peygamberin hayir d jalari sonunda kitlik ortadan kalkar; bir sure sonra 
da Beni Temim eski i;urtlanna doner. Bu sirada Hacib olQr. Oglu 'Utarid 
bir vesile ile Medine'ye gelir ve musluman olur. Bir sure sonra Kisra'ya 
gelerek babasinm yayini ister. Kisra yayi verdigi gibi gok guzel bir elbise 
ile miikafatlandmr'^^^. Mesel de bu kugiicuk yaym sebep oldugu olaydan 
sonra soylenir. 



435 Gl-FirQzabadr, K. M., s. 512; M. Asim, K T, 11. 995; ez-Zebidi, lac,, VHI, 432; ei- 
Meydant Mec Emi.., s. 370. M. Asim birinci meseiin Lisdn da, ikinci meselin e\- 
Mustaksa' da yer aldigim soylese de Lisan'in elimizde bulunan nushasmda bulu- 
namaiTn§tir . 

436 Bu dua konusu i^in Bkz. Tecrid Tercumesi ue §erhi, II, 808. 

437 Utarid b, Hacip'in musluman olmasi konusunda bkz. Tecrid Terc. ve §erh\ II 808 
11, 30. DipnoU- 



71 



Anlami: O, oklarin en hayirlisi haline geldi/Falanca kimse oku hayir- 
li olan yay kismmdan oldu. 

Kullatiildigi yerler: Ilkonce kar§i ^ikip sonra l^abul edilen husus- 
larda soylenir. 

Turkgc'deki kar^ihsi veya bcnzeri: O, mum gibi oldu. Sut dok- 
mu§ kediye dondu. (Agizdan) 



43K 



^:.:.y:>!i di-^J 0^) o^ ^156 



Kelitneler: 

jJ>: Yuva, ku§ yuvasi demektir. "Yuvayi di§i ku| yapar" meseline 
binaen mUennese hitap edilmi§tir. Cemisi *'^i^ ", V^^^" ^^ 



4^JU<J^<t^ 



gelir. 

^y^ii: Emr-i hazir muhataba kalibi olup yava§ yava§ ilerlemek, sa- 

vu§up gitmek. 

Anlami: Bu yuva senin yuvan degil, yum bakalim (voltani al)/Senin 
yeti§ecegin yuva degil ki gikmaya gali§asin. 

Kullamldisi yerler: Bu senin i§in degil, bu senin hakkm degildir, 
denilecek yerde soylenir. Aynca ki§inin kendisine uygun olmayan bir 
dumma du§tugunde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi: Bu sevdadan vaz geg. (Tulbentgi, s 96) 



m''-- ^ ^ " -^ 



1* ^ / 



«>^>JC(0^)-157 



Kelimeler: 



j^/, ^^ ntn muzarisi olup su siza siza akme\k, azar azar akmak 
manasmadir. 



438 eURruzabadi, K M., s. 537; M. Asim, K. T., 11, UOO: ez-Zebidi, lac, IX, 142; el- 
'Askeri, Cemfiere, 0, 198; el-Meydam, Uez. Ems,, s, 653; Ibn Paris, Meka^^is, iV, 
46. 

439 el-Rruzabadi, K M., s. 573; M. Asim, K. 7., II, 1239; Zebidi, Tac, X, 13; Cevhen, 
es-Sihah, ill, 1066. 



172 



Anlami: Filancanin ta§indan nem sizmaz (cimridir, hayn dokunmaz, 
eli cebine gitmez). 

Kullanitdigi alan: Cimri kimseler hakkinda serdedilir. 
Tikrk^e'deki kar^ihgi: Eli cebine varmamak, (Aksoy, 11, 755) Bagrini 
bit, malini it yer. ( J^er, s. 36} Cebinde yilan var. Yakasini bit, malini it yer. 

(Agizdan) 



440 



jll^ D15^ 01 J iLi^j iJ-^ -158 



Kelimeler: 

J^.j\ Koyun agilina, kaipten ba§ka butiin ig organlara, §ehrin 
varo§lanna, maheJielerine, gida olarak bir insana kafi gelen sute denir. 
Meselde, asil, kok, aile fertierinin herbirL 

jUUi: Iginde suyu daha gok olan siit, ya da su katilmi§ sCite denir. 

Anlamt: Igincie suyu gok da olsa sut senin sutiindur/iginde iyisi kotii- 
sQ, sugiusu, sugsa^-u, kusurlusu bulunsa da akraba ve yakmlarin senden- 
dir/Kotu de olsa akraba senin akrabandir. 

Kullanildigi y crier: Vazgegilmesi miinakun olmayan hususlar igin 
soylenir. 

Turkic 'deki kar^iligi veya benzeri: Ba§ yanhr bork iginde, kol 
kirilir yen iginde. (-Wsoy, 1, 183), Et, tirnaktan aynlmaz. (Tuibentgi, s. 228) 



440 eUBru2:abadt, K M,. s. 577; M. Asim, K, T., 11, 1256; ez^Zebidi, Iqc, IX, 53; el- 
'Askeri, Cemhere, II, 243; el-Meydani, Mec. Ems., s, 711; ez-Zemah^ert, el- 

Mustoksa, II, 350; el-Cevhert, es-Sihah, III, 1066. Benzeri "f^lb^f JL^ J ^ dL« all 

/ kesi!mi§ bile olsa burun senin bumundur" meselidir. Bkz. ez-Zebidt, Tacul-'Arus, 
IX, 53. 



173 



.('' L^) ''' uij2;j j^ J di -159 

Kelimeler: 

^■. Dudaklanyla "N / hayir" anlammda i^ars- etmeye denir. Yani, 
agzi bir tarafa egip ''^'' demeyi hissettirir tarzda ve sanki islik sesi 
^ikaracak §ekilde bukmek. Bu ifadeden soruyu soran tamamen umidini 
kesmeZj umidi devam eder. Ba§ka bir anlatimla bu ifadeden ne tarn ha- 
yir, nede tarn ret manasi gikar. Mutercim Asim Ekndi, bizim kibarlarin 
"bakalim ''tabiri gibidir, yorumunu yapar. 

,J^: C^ vezninde ^-j den alinmi§ olup alamet, ni§an manasina- 
dir, 

Anlami: Senln dudak bukme(n) de limitvar olma alameti 
var/Dogrusu §u ki hayir desen de bu olabilecegine bir i§arettir/Hele dur 
bakalim. 

Kullanildigi yerler; Bir §eyi elde etme konusunda §ubhe meydana 
geldiginde ve umidin kesilmedigi yerlerde soylenir. 

Titrk^e'deki karf ihgi veya benzeri: Ne haldir bu hal, ne pekmez 
oldu, ne bal. (Tulbent^i, s. 429) 






Kelimeler: 

^UJl; Sitma tutan kimsenin titremesine deni:. Burada yiyecek ve 
iQeceklerin tiikenmesi, kitlik manasina kullanilmi§tir. 



441 el-Hruzabadi, K M., s. 588; M. Asim, K T., Ill, 6; ZebTdT, Tac. X, 156; sl^ 
Meydani "W—J" §eklinde verir. Bkz, Mec. Ems., s. 53. 

442 ^^ nin asli ''^^j" olup, sonra "^j-^" daha sonra "U^" olmustur. el-Meydani, 
Me. Em.,s. 53. 

443 ei-Bruzabadi, K Af, s. 589; M. Asim, K T, HI, 12; ez-Zebidi, Tac, 10, 167; el- 
Meydant, Mec. Ems. s. 739; tbn Manzur, Lisan, VII, 240, el-Cevheri, es-Sihah, HI, 
1109. 



174 






Jaij : jj:^ Masdarindan fiil-i muzari olup dam la dam la akitmak 
ma-nasmadm Burada deve katan olu§tunnak demektir, 

eJJf^: Burada " v^jli^^'* manasmadir ki, bir yerden suriiliip goturii- 
len hay van suriisune yahut deve sums Cine denir. 

Anlami: KitliK deve surusiinun pazara gotiirulmesine sebep olur. 

Kullanildigi yerler: Mai ve yiyecekler tiikenmeden tedbirinin a- 
hnmasinin gerektigi yerlerde soylenir. 

Turk^e^deki kar^iligi veya benzeri: Yagmur yagarken kiipleri 

doldumaali. {Tolbeitgi, s. 544) Ak akge kara gun igindir. (Soykut, s. 108) Sakla 
samani gelir zamani. (A. Vefik P. s.l06) 

"Ahaii sozde ,'iukkeder yemi§ler 

Ak akqe kara giin igiin dimi^len" Ta^hcah Yahya Bey 

Kelimeler: 

Ja^i; Bir §ey! sebat ve kararlihkla muhafaza etmek, korumak mana- 

sina bir ism-i tafdiidlr. 

Anlami: O, kugucuk |eylerden (kanncadan, ama kimseden, kiigiik 
gocuktan) daha koruyucu ve saglamdir; agirligi hafif olsa da, du§up kalk- 
sa da malma sims^ki sarihp muhafaza eder. 

Kullanildigi yerler: Giig ve kuwet mukayeselerinde soylenir. 

Ttkrk^eMeki kar^iligi veya benzeri: §ahin kiiguktilr, ama koca 
turnayi havadan indirir. Ummadigm ta§ ba§ yarar. (Tulbentgi., s. 497, 528) 



444 el-Rruzabadi, K M. s. 607; M. Asim, K T, III, 84; ez-Zebidi, Ttc, 10, 321; el- 
'Asken, Cemhere, II, 12; ez-Zemah^en^ e/-Mustatea, I, 214. 

445 BelirtQen farklt riuayetler igin bkz, ez-Zemah§erl, el-Mustaksa, I, 214; el-Meydani, 
Mec. Ems., s. 392. 



175 



.^' ^ J '2::-j\^ °^ K^\ -162 

L ^ ^ y 



Men^ei: 'Ab§ems b. Sa'd kabilesiden 'Ai§e b.'Asm (veya Atm) is- 
minde birisi bir gun develerini sulamak igin kuyu ba§ina goturiir. Kovayi 
doldurmak i^n karde§ini kuyuya indirir. Karde§i kuyu i^inde kouaya su 
doldurmaya gali^irken gevreden kuyunun Cizerine develcr u§u§ur. O ka- 
labahk arasmda deve yavrulanndan birisi kuyunu i igne du§mek uzere 
iken yavrunun kuyrugundan yakalayarak duvara Siki§tirir. Karde§i a§agi- 
da: "Aman du§urme, du§armen benim helak olmam demektir" diye 
feryad eder. O da: "Eger geng devenin kuymgu xoparsa i§te o zaman 
senin helakin olacak" derken, bir yandan da hayvanm kuymgunu simsiki 
tutar ve gug bela deve yavrusunu gikanp karde?.ini olumden kurtanr. 
Boylece bu soz de mesel olarak dillerde dola§ir, 

Anlatni: O, 'Ai§e b, Asm'den daha sebatkar ve daha koruyucu, daha 
gugiiidur. 

KuUantldigi yefler: Elindekini her §eye ragmen n:iuhafaza eden 
kimseier hakkmda ya da giig, kuwet mukayeselerinde soylenir, 

Tdrk^e'deki kai^iligi vcya benzeri: §ahin kiiguk, ama payini ele 
vermez. (Soykut, s. 228) 

.«' j;!]l l\i.'J '^ '^ LJtAi 01 -163 

Kelimeler: 

ii^lpjl : iii-j Kelimesinin cemisi olup ok demirinin girecek yen, yivi, 
ucu. 

J^h Ok, demektir. "J2l J^lijl " oku demirinin girecek yeri veya 

if 

okun ucu. 



446 el-Bruzabadi, K M., s, 607; M. Asim, K. T, III, 84; e'-Zebidt, Itc, 10, 321; el- 
'Askerr, Cemher^, II, 12; el'Meydani, Mec. Ems., s. 392; ez-Zemah§en, e/- 
Mustahsa, I 214. ei-Fira2abadi, Kamusul-Muhifde *\>^ J^ " §eklinde veriJirken 
diger kaynaklarda "^tji r/}" §ekltndedir. A.g.yerler. 

447 el-BrOzabadi, K M. s. 626; M. Asim, K, T, III, 163; ez^Zebidi, Tac, X, 471; tbn 
Manzur, Lisan, VII, 444. el-Meydanin "l^ jS^ i^V ^ *j^ A " §eklindedir. 
Bkz. Mec, Ems., s. 72. 

176 



Anlami: Bir kimsenin kendince malum bir sebepten dolayi ofkelenip 
oturdugu yerde elindeki ok ite yeri e§elemesinden, kan§tinp okun yivini 
kirmasindan yola ;ikarak: "Falanca kimse, ^iddetli ofkeslndeti dolajn, 
Sana di§ biliyor" denilir. Bir ba§ka anlatimla agizdaki di^lerin kokleri 
okun yivinin giri§ yerlerine benzetilerek: ''Falanca kimse ^iddeOi ofke- 
sinden dolayi di^ierini birbirine vurup gicirdatiyor^ yani sana di§ bili- 
yor" demek olur. 

Kullanildigi verier: Gittikge ofkesi artan kimseler hakkinda kuilani- 
lir. 

Turk^e'dekl kar^ihgi veya benzerl: Ofkesinden ate§ piiskuruyor, 

(Tuibentgi., s. 445) 



Anlami: Yukendaki meselin bir benzeri olarak: ''Falan istegimi eldc 
etmek igin biitiin gucumu harcadim ama bir tUrlii elde edemedim. O 
kadar ki oklarin uglari egillp bana yoneldi". Bir ihtiyacimi kar§ilamayi 
istedim, ama muvciffak olamadigim gibi oklann uglari egilip bana yoneldi 
(aleyhinne tecelli etcij/Sivrilttigim okiar bana dondu. 

Kullanildigi alan: I§lerin ters gittigi dummlarda soylenir. 

Tuirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Silah geri tepti. (Agizdan) 



/' ^ *■ /' J' ^^ ?*" '' > 1^ 

Keltmeter: 

Cy^\ Mastar oiup: §i§man, yagli, besili demektir. 

^y^'- Aghk, ag olmak, agliktan olmek demektir. 
Anlami: Kopegiri semi^ligi, sahibinin aghgi sebebiyledir. 



448 el-Rruzabadl, K M. s. 626; M. Asim, K T, III, 163; ez-Zehidl, Tac, X, 471. 

449 emruzabadi, K. M. s. 640; M, Asim, K T, III, 217; ez-Zebidi, Tdc. XI, 70. 

450 ez-Zemah§ert, el-Mustaksa, II, 120; el-Meydani, Mec. Ems. s. 328. 



177 



ikincisine gore, bit kimsenin malina ve mesela develerine ''suwaf" 
denen hastalik bula§ir. Dcveler olur. Sahipleri bir :elaketle kar§i kar§iya 
kahrlarken kopekleri, olen develerin etini yer ve §i§manlar. Yani: 
"Sahibleri a^ susnz kalmasma ragmen kopekleri fi^manladi, scmiz- 
Icfti" demektir. 

Kullanildisi yerler: Bit kimsenin kotu hali digerinin iyi haline se- 
bep oldugunda soylenir. 

Tiirk^c'dcki kar^iligi vcya benzeri: Atin cluma itin bayramidir, 
(Eyuboglu, I, 28) 



451 J 



Men^ei: Havta'a, Arap kabileterinden GufeyU? evladindan ugursuz- 
luguyla §6hret bulmu§ bir ki§inin adidir. Iki kabile arasmda uzun sure bir 
sava§in gikmasina ve pek gok kimsenin bu yuzden oldurulmesine sebep 
olmu§tur ki, hikayesi §oyledir: 

Kuseyf b. 'Amr et Taglibi ile Zeban ez-ZuhU evladindan 'Amr isimli 
§ahis arasmda daha once ceryan eden bir olay yCizunden husumet var- 
dir. Kuseyf bu husumet yuzunden 'Amr hakkmda surekii du§manhk hisle- 
ri ta§imaktadir. Bu yuzden her zaman 'Amr'dan intikam almak igin bir 
firsat kotlar. Bir gun 'Amr'm develeri kendi otiagindan kagar. 'Amr da 
karde^leriyle birlikte develerin pe§ine du§er. Nihayet bir yerde develeri 
yakalarlar, birini kesip kebap yaparak sofraya koyarlar. Bu sirada 
Havta'a bunlari gonir, ko§arak Kuseyf e gelir ve 'A:mr'in karde§!eri ile bir- 
likte tenha bir yerde bulunduklanni haber verir. Kuseyf hemen yanma 
epeyce kalabahk bir gurubu alarak 'Amr'm karde^leri ile biriikte bulun- 
duklan yere vanr ve onlann lizerine huciim ederek oldurmek ister. Qare- 
siz oldugunu anlayan ^'Amr: "Kuseyf! Bizi katledersen kabitelerlmiz ara- 
smda sava§ ate§ini tutu§tunnnu§ olursun. Gel bu ate§i tutu§tumia" diye 
onu vazgegirmeye galifsa da Kuseyf: "Hayir! Seni ve karde§lerini oldure- 
cegim" cevabmi verir, Bunun uzerine 'Amr: "Ban karde§lerimi serbest 
birak. Zira onlann seninle alip veremedigi bir §eyk'ri yok ve onlan bekle- 
yen babalan var" dese de sozunu dinlctemez. Kuseyf, 'Amr ve karde§le- 

451 el-FTrazabadt, K. M. s. 640; M, Asim, K. T, III, 219; ez-ZeMct, Tac, XI, 82; el- 
'Askeri, Cemhere I, 135; el-Meydani, Mec, Ems., s, 340; Ibn ManzOr, Lisan, VIII, 
63; ez-Zemah§en, eZ-Mustaksa, I, 181; el-Isfahant, SeucWl-Emsal s. 207, 208. 



178 



rini katleder, kaf&larini keser ve bir heybeye koyarak 'Amr'in Duheym 
isimli bir devesinin boynuna asar. Deve serbest kalinca sahibininin oba^ 
sina gelir, babalari Zeban'm gadmnm onunde goker. Zeban, cariyesine: 
"Bu 'Amr'in devesi, o ve karde§leri gok geg kaldilar (bak bakalim bu de- 
vede ne ola)". Cariye devenin yanma vanp eliyle heybeyi di§andan 
kontrol eder ve: "Efendim! OguUann deve ku§u yumurtalan bulup hey- 
beye koymu§Iar" diye haber verir. Zeban deve ku§u yumurtasi da§unce- 
siyle elini heybenin igine sokar ve gocuklannm ba§lanni di§ari gikarinca 
durumu anlar. Eviatlannjn ba§ini yikar, bir kalkan iqine koyar, ayni olay 
i§in rivayet edilen ''^J^\ "Ji- ^1 >^T "sozunu soyler. Yani: "Benim 
evlatlanmi en sonra^gorup gorecegim^budur, bundan soma gorecegim 
bir §ey yoktur/Develerin goturecekleri ganimet budur, goturecekleri kal- 
madi" demektir, Bu sozde mesel olarak uniitlerin kesildigi ve kederlerin 
bafladigi duiumlarda soylenir. Muhbirciligi He iki kabile arasmda sava§ 
ve katliamm gikmasina yo! agan Havta'a hakkinda ugursuzlugunu ifade 
sadedinde bu mesel soylenir. 

Atilami: (Falanca kimse) Havta'a'dan daha ugursuzdur. 

Kullanildigi yerler: Ugursuzluk kiyaslandigmda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligt veya benzeri: Altma ydpi§sa, elinde bakir 
olur. Aitm tutsa toprak oiur. (Tulbent^i., s. 53) 



*i**j O ^ if o^ 



.- ^';^\ ^:y>^ iJCJ^^VI .^ -167 

^ ^ J- ^ ^ 

Kelimeler: 

^j^y Masdar bina-i nevi' olarak "^ / sad" harfinin kesresi ile veya 

fethasi ile okunur. Yere galinmak, yere galmak, yatirmak demektir, 

Anlami: At'a kotu binen, yere garpilan iyi biniciden daha hayirli- 
dir/Atin Ozerinde oturmakta mahareti olmayan ve kendisini koruyarak 
da§meyen binici, iyi binici oldugu halde du§up kendisini yaralayan kim- 
seden daha hayirlidir. 



452 el-Firu2^badr. K. M s. 663; M. Asjm, K. T., Ill, 319; ez-Zebidi, Tac, XI, 268; d- 
Askeri, Cemiiere, I, 525; el-Meydani. Mec. Ems. s. 332; ez-Zemahsert el- 

Mustaksd, \l 122. ' 



179 



KuIIatiiidisi yerte*: Ihtiyat kaydiyla az §eylerin elde edilebilecegi 
yerde ihtiyatsiz davranarak §ok |ey isteyip hepsinin elden gikanlmamasi- 
nin gerektigi durumlarda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzers: Dimyat'a pirince giderken 
evdeki bulgurdan oldu. (Tulbent9i., s. 185) 

/•" l^ L^ 0L»( Wif. yk'p^\^. ''k'P^\ 'jJc3 ^ -168 

Kellineler: 

J^ : ^'Fiilinden nak§etmek, suslemek, yontmak veya munaka§a 
etmek manalarina gelir. Mcselde gikarmak, sokmek manasma kuUanil- 
mi§tir. 

J%li: Bu kelime de meselde meyl, muhabbet ve heva manasmadir. 

Aslmda kaburga kemigine "^X^^" derler, 

Anlami: Dikeni dikenle gikarma sevdasma du^me, Zira birinin dige- 
rine meyl ve muhabbeti vardir (ayni sonucu dogurur)/Dikeni dikenle 
gikarayim derken onunda kirihp ayni yerde kalmasi ve daha fazla aci 
verme ihtimali ^oktur. 

Kullanildigi yerler: Bir ihtiyaci gidereyim derken daha fazla muh^ 
tag hale gelindigi, yahut Mutercim Asim Efendi'nin de dedigi gibi iki ha- 
simdan bin hasmmm dostunu hakem tayin ettiginde soylenir. 

Titrk^e'dckt kar^iligi veya bcnzern: Bozacinin §ahidi ^iraci. (Agiz- 
dan) it itin kuyruguna basmaz. (Tulbent^i* s. 320) 



453 el-Bruzabadt, K. M. s. 668; M, Asim, K T. ill, 339; ez-Zebidi. Itc, XI, 210; 394; 
el-Meydani, Uec. Ems., s. 601; Ibn Manzur, Ltsan, VlII, 227. Ramus Tercumestn- 
de " '^y^^ I diken" kelimesi, sehven olsa gerek, " ^ / dad" harfi ile yazilmi^br. 

454 el-'Askerf, Cemhere, 11, 394; ez-Zemah^ert, el-Mustaksa, II, 260; d-Cevhert es- 
Sihah, III, 1251. 



180 






Kelimeler: 

c-*-^: Kaybetmek, zayi etmek, eiden kagirmak..,, 

Menf ei: 'Amr b. 'Amr b. 'Udes isminde bir §ahis, ya§li sayilabilecegi 

bir donemde amcasinin kizi Dahtanus ile evlenir. Zengin ama ya§lt Amr'i 

kizcagiz sevemez. Bo§anirlar. Kizcagiz daha sonra fakir ama gen^ bir de- 

likanli ile evlenir. Koca;5inin fakirligi sebebiyle gegim sikmtisi gekerler, Bir 

gun kendisine siit lazirn olur. Kizcagiz eski kocasma birisini gdndererek 

bir miktar sCit ister. 'Amr: "^y^i o^^t^ U^-^l" soziiyle siit vermeyi red- 

deder. Haber kendisim? ula§an Dahtanus: "^ a^j^/a^j^ j ^-U / Bu ko- 

ca, siltCi olmasa da daha hayirlidir" cevabini verir ve bu sozde mesel 

olarak dillerde dola^ir. 

Bir ba§ka hikaye ise §oyledir: el-Esved b. Hurmiiz ismindeki bir ki§i, 
el-'Anud e§-5enniyye isminde bir kadmla evlidir. Kadm kotu huylu bir 
kimsedir. Bu yiizden Hilrmuz kadini bo§ar. Kendi kabilesinden ba§ka bir 
kadinla evlenir; fakat anla§amazlar; O'ndan da aynhr. Ewelki hanimi hig 
olmazsa oturup kalkmasini bilir diye tekrar evlenmeyi tekllf eder. Kadm- 
cagiz §u kit'a ile cevap \ erir: 

UJlU'j i^JJflj cjLiJi 

"Benim gibi taptaze bir (guzeli) ip gibi duvara asip terket(me)din mi? 

§imdi ne diye tekrar bir araya gelmemizi isteme giri§iminde bulun- 
maya ba§ladin. Sen: Gsgen yaz siitu kaybettin/Sen beni gegen yaz elin- 

den kagirdin (§imdi git de bafinm garesine bak)"^^^." 



455 e[-Rruzabadi, K. M. 5:. 669; M. Asim, K. T, III, 342; ez-Zebidi, Tacui^'Arus min 
Ceuahih'l-Kamus, XI 316; el-Asken, Cemhere, I, 575; el-Cevheri, esSihah, III, 

1252, el-Meydan "/^i. aX^ .X^\ J" §eklinde nakleder. Bkz, Mec. Ems., s, 499. 

456 Bu rivayete gore "ta-i meftuha" ile mCizekker muliataba s6ylenmi§tir. 



131 



Anlami: Sen gegen yaz sutCi zayi Gtmi§, beni elinden kagirmi§tin. 

Kullanildigi yerler: Elindeki firsattan yararlanrnayip kaybedince 
pG§ine du§en kimseler hakkmda soylenin 

Tnrk9e'deki kar^iligi veya benzeri: Ge^ti Bor'un pazan siir 
e§§e3ini Ntgde'ye. Eski gamlar bardak oldu. {Tulbentgi, 245-222) 

"Bir lokma bir hirka gununc geldik 

Eski gamiar bardak oldu efendim 

Altun bilezigi pazara verdik 

Eski pangunotlar soldu efendim." A§ik Ismail Csngiz 

;- Vy\ ^^ :4 ^ dui Ji ^:y V c 4) -170 

Kelimeler: 

ij^' : ij^j den burada onem vennnek, ihtimam gostermek, gozardi 
etmemek manasma kullanilmi§tir. 

^^\ Topaliayarak yiirumek, aksamak. 

Anlami: Senin halipunnelalinden muteessir ve mahzun olmayanlar, 
senin ahvaline ihtimam gostennezler/Sana samimiyeie sevgi besleme- 
yenler senin zayiflik vc gugsuzluk halinde sana el uzatnr azlar. 

Kullanildigi yerler: Bigane kimselerden yardim istememenin dog- 
ru oldugu yerde soytenir. 

Turk^e'deki kar^digi veya benzeri: Namerde, merde, bir ferde 
muhtag olma. (Tulbent^L, s. 425) Gegme namert koprusunden ko aparsm su 
seni. (Eyuboglu, I, 102) 

*'Bo§ulmakdan suya yegdir degul derd 
Muhannes koprisinden gegme ey merd" Giivah? 



457 ez-Zebidi, Tacu'WArus., 11, 332. 

458 el-Rruzabadi, K. M., s. 670; M. Asim, K T., Ill, 351; ez-Zebidi, Tac, XI, 332. 

459 ez-Zemah§€ri, el-Mustaks^, II, 122. 



182 



0^ ^ 



/«' iUlii J^ ^jl -171 

Anlami: Sen gugsuz bir kimsesin, kaldiramayacagin i§in altma gir- 
me. 

KuUanildisi yerler: Giicii yetmeyecek yerde bir i§e giri§enler hak- 
kmda soylenir. 

Titrk^e'deki kar^ihsi veya benzeri: (Senin) etin ne budun ne!. 
senin agzinm ka§igi degil. (Tulbentgi., s. 228, 435) 

/" C^^i;; of dUi^ J^ 'Jji -172 

Anlami: Yiiksek yere aksakligini gozoniine alarak gik (gikmaya 
kalk), sonra busbiitun aksak olursun/Ba§aramayacagin i§in altma girme, 
gucuniin yetccegi l§lere glri§, guciinun ustunde bir i§i kendine yiikieme. 

Kullanildisi yerler: Gugsiiz kimselerin gucuniin ustunde i§lere gi- 
ri§memesini tenbih igin soylenir. 

Ttlrk^e'deld kar^ihgi veya benzeri: O senin agzmin ka§igi degil. 
(Tulbent^i, s., 435) Elinin hamuru ile erkek ifine kari§ir. (Turk Ata. ve Dey., I, 
118) 

"Olur sanma gamm nzk ile eksuk 

Biiyiik ba§in buyiik olur agrisi." Guvah! 



/- Ji^\ ^Ui f IL' ^ f Ul H -173 



Anlami: Kopeklerin aksagi uyumadikga ben uyumam (Zira kopekle- 
rin saglam ve guglusu var iken, aksak kopek di§ilere gatmaga cesaret 
edemez. Taki bekleyip onlar uyuduktan sonra di§iye gatar. Yahut, di§iye 
kizmi§ erkek kopek kizgmligi gegip uyuyuncaya kadar veyahut da, erkege 
kizmi§ di§i kopek, erkek kopekler kendisini gevreledikleri igin uyumazlar.) 



460 el-Rruzabadi, K M. s. 670-71; M. Asim, K T., Ill, 351; ez-Zebidi, lac, XI, 332. 

461 el-Rruzabadt, K M., s. 670-71; M. Asim, K T., Ill, 351; ez-Zebidi, Tac, XI, 332; 
el-'Askeri, Cemhere., I, 117. 

462 el-Hruzabadi, K. M. s. 670-71; M. Asim, K T, III, 352; ez-Zebidi, Tac, XI, 332. 



183 



Kullanildigi yerler: i§lerinde ihmalkar davranmayip firsat koUayan 
ve firsat bulunca da amacini gergekle§tirmekten kagmmayan kimseler 
hakkmda soylenir. 

Tilrk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Kurt dumanli havayi sever, 
Su uyur, du§man uyumaz. (Tuibentgi., s. 390-491) 



,,0 ^ o "^ - * e 



/">'■>> J L-1 -174 



Kelimeler: 

^}\ Ahmak, utanmaz, arlanmaz kadina denildigi gibi, tek gozQne 

surme geken, ba§ ortusunu (feracesini) ters giyen kadina da denir. Bura- 
da Taglib kabilesinden bir kimse'nin adidir ki daha sonra Evs kabilesine 
intisab etmi§tir. Son derece dilenci tavirli bir kimse oldugu soylenir. 

Anlami: (O) Karsa'dan daha dilenci/daha yuzsuz. 

Kiillanildisi ycrlcr: Dilencilik veya yuzsuzlugu mukayese igin soy- 
lenir. 

Tiirkge'deki kar^digt veya benzeri: Yuzunu bulan (yuzsuz) asta- 
nni da ister. (Pala, s. 304) 



.- yj y J Lu: 'Q ^ -175 

Kelimeler: 

Y}\ Pek Qok manalanndan birisi de di§leri birbirine vurup 

gicirdatmak. Burada kapi galmak, degnekle vurmak manasmadir. 

y: inatci, dikkafali, soz dinlemez olmak demektir. Kisaca dediginde 

ve yaptiginda israrci olmak manasmadir. 
if 
klj: Bir yere girmek manasmadir. 



463 el-Firuzabadt, K M., s. 674; M. Asim, K T., Ill, 366; ez-Zebidi, Tdc, XI, 358; ei- 
MeydanT, Uec. Ems. s., 310; el-Asken, Cemhere, I, 522; e2-Zemah§eri, el- 
Mustaksa, I, 152. 

464 el-Rruzabadi, K M., s. 674; M. Asim, K T., Ill, 367; ez-Zebtdi, Tac, XI, 359. 



184 



Anlami: Bir kapiyi israrla galan kimse elbette sonunda agtirip igeri 
girer/Kim galdigi kapidan aynlmazsa Igeri girer. 

KuUanildisi yerlcr: Bir i§in olmasinda israr eden kimseler hakkin- 
da soylenir. 

Tiirk^e'deld kar^iligi veya benzeri: Sabreden dervi§, muradina 
ermi§. Tekkeyi bekleyen gorbayi iger. (Pala, s. 253, 304) 

"Feyz alirsm ge^erek derd u gam-i dunyayi 
Tekkeyi bekleyen elbette iger gorbayi" §inasi 



/^•^ JU-1 ^aJ '^j C^t 01-176 

Kelimeler: 

(JJ-i ji: Akil ve ru§d sahibi, akli ba§inda, ne dedigini bilir. 



Men^ei: el-Meydani'nin de belirttigi gibi bu meselin kirn hakkmda 
soylendigi konusunda ge§itli goru§ler vardir. En gok anlatilan hikaye ise 
§udur: 

Araplann Emirlerinden ve ug yuz sene ya§adigi soylenen 'Amir b. ez- 
Zarib, ya§Iandigi, aklT melekelerinin zayifladigi siralarda kendisinden go- 
ru§ almaya gelenlere kar§i bir hataya du§memek igin oguUarini gaginr ve 
oturdugu odada asili bulunan kalkani gosterek: "Insanlann i§lerini gorQr- 
ken gereksiz veya Zcirara yoi agacak bir soz soyleyecek olursam beni bu 
durumdan kurtamnai^ igin degnekle §u kalkana dokunun" talimatini verir. 
Ogullari bu emir dogmltusunda hareket ederek, 'Amr'in bir dil surgmesini 
gorduklerinde emrini yerine getirirler, o da hatasini duzeltir. 'Amr'in bu 
halini gorenler kendisi hakkinda bu meseli soylerler. 

Anlami: Asa (Baston) akilli kimse igin vuruldu/Akilli kimse igin basit 
bir ikaz yeterlidir/Akli selim sahibi kimselere bir i§aret yeter. 

Kullaniidigi yerler: Kugucuk bir i§aretle bile olsa akilli kimse on- 
dan nasibini alir, denilecek yerde soylenir. 

Tiirk^e'deki karf iligi veya benzeri: Arife bir i§aret yeter. {Tulbent- 
91, s. 62) 



465 el-Rruzabadi, K. M., s. 674; M. Asim, K. T., Ill, 366; ez-Zebtdi, Tdc. XI, 360; el- 
Meydant, Mec. Ems., s. 46; el-Cevhert, es-Sihah, III, 1261; M. Naci, Sanihat I 
152. ' ' 



185 



"HGmindur anlayana bir latife 

Dahi hacet degil ^ok soz arife." Giivaht 

* -' ^ " > 

Kelimeler: 

alki: \q yagi manasinadir. O^V kulak kelimr?si ile birle§ince kulagm 
yumu^ak kismi, kulak mcmesi anlaminda kullanih:\ 

Ji: Bir nesneyi kokunden gekip qikarmak, yahut yerinden oynatmak 
manasinadir. Burada gobanlarin aziklanni ve kendllerine lazim olan mal- 
zemelerini koydugu torba/heybe anlaminda kullanilmi§tir. Coguiu 
" ^p " ve " ^' " gelir. 

Men$ei: Bu meselin men^ei konusunda hayali bir hikayeden bah- 
sedilir. Derler ki: Kurt' a: "Ba§inda geng bir delikanli bulunan bir koyun 
surusiine rastlarsan ne yaparsin?"diye sonnu§le.r. "^"W^ ^^\ ^^^ 
/Oklannm birisinden korkarim" cevabini vermi^. Bu kez: "Suruniin ya- 
ninda bir kiz bulunursa ne yaparsin?" diye sonnu§lar: "^ J (,^5*^" 
meseli ile cevap venni§. 

Anlami: Qantadaki azik hazir yagimdir. 

Kutlanildigi yerlcr: Bir kimsenin harcama ve kullanmada serbest 
oldugu nesneler hakkmda soylenir. 

Turk9e'deld kat^ihgi vcya benzcri: (O) Qantada/torbada keklik. 
(Tiilbentgi, s. 148) 



466 el-Firazabadi, K M. s. 679; M. Asim, K T, III. 386; ez-Zebidt, Tac. XI 394; d- 
Meydani, Mec, Ems., s., 350; el-'Asken, Cemhere, I, 555; ez-Zemah§erT, ei- 
Mustahsd, I, 127. 



186 






.- ^^1 >i]l > 3 ^^1 ^1 > -178 

Kelimeler: 

^yijl: Dilenmek manasina da gelen bu kelime burada hakkina razi 
olmak demektir. 

Anlami: Zenginigin en hayirlisi hakkina razi olmak/verilene razi ol- 
mak, fakirligin en kotusu dilenecek dumma da§mek/dilenmektir. 

KttUanildigi yeHer:"Evs b. Harise'nin oglu Malik'e soyledigi nakle- 
dilen bu mesel "hakkina razi ol" denilecek yerde soylenir. 

Turk^e'deki kar^ilisi vcya benzeri: Kanaat tukenmez hazmedir 
(Talbent?i, s. 334) 

"Cihan alayi§inden dest-§uy ol rahat istersen 

Kanaat damenin elden birakma devlet istersen." Ragip Pa§a. 



^' ^ j^\ J A,,\j i;;.\ -179 



Kelimeler: 



L-^ ■ L-^ Kokunden bir yerin otu, suyu bol olmak demektir, 

j^\\ Bitki vesaire yeti§ip olgunla§mak, yeti§ip dev§inne zamani 
gelmek. 

S-^: Bir ge§it bitki adidir ki havanin sicak oldugu zamanlarda biter 

ve koyun cinsi hayvanlar otlarlar. Yapraklan ile deri tabaglanir. 

Anlami: Onun deresi gayirlandi, hulleb denen otu Qogalip dirilmege 
yuz tuttu/ZenginIe§ti, elaleme ihtiyaci kalmadi. 

Kullanildigi yerler: Bir kimsenin hall iyile§ip servet sahibi oldu- 
gunda soylenir. 



467 el-Rruzabadi, K M. s. 681; M. Asim, K. 7., Ill, 394; ez-Zebidi, lac, XI, 407; el- 
Meydani, Mec. Ems., s., 244; el-Cevhen, es-Sihah, III, 1273. 

468 el-Rruzabadi, K M. s. 687; M. Asim, K. 7., Ill, 419; ez-Zebidi, TacuVArus min 
Cevahirn-Kamus, XI, 453; ei-Meydani, Mec. Ernsal, s. 689 

187 



Tiirkce'deki kar$thg> veya benzeri: (Onun) biti kanlandi. (Tul- 
bent^i, s. 124) 

Kelimeler: 

._iil : v-^ ve A^lii kokUnden yer taze ot, (:ayir-Qimen bitirmek 

manasmadir, 

Anlami: Otu, suyu bol buldugun yere hemen y^rle^/Maksadma nail 
oldun, hemen bundan istifade etmeye bak. 

Kullanildigi ycrlcr: Bolluk ve rahata kavu§ar, kimseler hakkmda 
soylenir. 

Turkge^eki kar^iligi veya benzeri: (Onun) biti kanlandi. (TuU 
bent^i, s. 124) Sofra gorursen yana§, [dayak gorursen dota§) (Eyuboglu, 1, 
2209) 

Kelimeler: 

^'i: Suyun bir yerde birikmesi; gol ve havuzda birikmesi anlamma 

gelen "^'" kelimesinin goguludur. Aynca Qogulu '\^y^ j ^^" ^eklinde 
de gelir. Buna gore anlami goge yukselen toz anlamma geiir. 

Menfei: Bu meseli, kendi asnnda Hicaz'm tmami ve Medine'nin 
fakihi kabul edilen Ibn Cureyc (v. 150/767), M'amer b. Ra§id el-Ezdi (v. 
153/770?)^^^ hakkmda s6ylemi§tir. Ma'mer, Basra halkindan bir fakih ve 
hadis alimidir. Yemen'de bir sure ikamet etmi§, aynimak istediginde halk 



469 el^Bruzabadt K. M. s. 687; M. Asim, K. T., 01. 419; e.-Zebidt, Tac, XI, 454; el- 
Meydant, Mec. Ems., s., 689; el-Cevhert, es-Sihah, 111, 1284. 

470 el-RrQzabadL K M., s. 691 ; M. Asim, K. T. Ill 424, 436; ez^ZebTdT. Tac. XI, 487- 

471 eUMeydani, , Mec, Ems. s., 352; el-Askert. Cernhere., I, 540; el-Cevhen, es-SMh^ 
111, 1292. 

472 ez-Zehebi "^l ^A ^r^ -1" ^eklinde nakleder. Bk2. Siyeru A'lemrn-Nubela, 

Vli, S- 



[88 



San'a'yi terketmesine miisade etmemi§ ve kendisini evlendirerek orada 
kalmasini saglami^nr. 

Anlamt: O, gok yerin suyunu iQmi§tir/Pek gok i§ ve halteri tecnibe 
edip deneyim kazanmi§tir/0, gung6rmu§ bir kimsedir. 

Kvllanildigi ycrler: Deha sahib i kimseler hakkmda soylenir. 

Tiirk^eMetd kat^ihgi veya benzeri: (O) giin g6miu§ kimse(dir). 
Akil, tecrube ile kernal bulur. (Agizdan) 



.' (O) AS-jfi-j JUj^ jp Ljt j Lla -182 

Kelinteler: 

u^: Uzakla§ oemektir. ez-Zebidi'nin agikladigi gibi Araplar yakin 
olmayi ifade etmek isterse "^4-* J ^" tabirlerini, uzakla§mayi ifade 
etmek istediklerinde ise "ilC^i* j 2illi" tabirlerini kullanirlar. Bununla 
sanki bulundugu ye^rden U2akla§masini isterler. 

Jll^ : Ji- keiimesinin gogulu olup erkek deve demektir. 

J' J' Q jr 

^j^j: GurultCi patirti etmek, insanlan tela§a verip sikintiya sokmak 
demektir. 

^ ^ S ^ I >- 

^y^j JUjr: E>azilanna gore bir yer adidir, 

Anlami: Eger sen seiamet bulursan ben artik kaygilanmam, ba§ka 
bir §eye aldin§ etmem/Eger sen esenlige kavu§ursan artik gerisinin onemi 
yok. Eger ycr anlammda kabul edillrse: "Sen Cimali va'ava'a deniieti 
yerden uzak ol ki onun tersliginden/^errinden selamette olasin. (Ben 
de) artik ba^ka yerlere yaklaf mana aldiTi§ ctmcm" demek olur, 

KttUanildigt yerler: Eger sen seiamet bulursan ben artik kaygilan- 
mam, denilecek yerde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya henzeri: Ite dalanmadansa galiyi do- 
lanma yegdir. (T. Ata. Soz. Ve Dey, II, 38) 



473 el-Rruz9badi, K M. s. 695; M. Asim, K. T., Ill, 454, 436; ez-Zcbidi, Tac.,Xl 520. 

189 



^C c^'lAcj^ ^-^') '''' 0^ I^*^ i*^ "^^^ 



Kelimeler: 

'^: Qizme manasma gelen " La^ " kelimesinin tesniyesidir. "o / 

nun" du§mu§tur. 

^^^: Hire halkmdan bir ^izmecinin adidir. 

lil^t: Bozulmak, degi§mek, husrana ugramaktan ism-i tafdildir 

L^f: Kaybetmek, elden kagimnak, husrana ugramaktan ismi 

tafdilidir. 

Mendel: Bir bedevt Huneyn denen bu gizmecinin dukkanma gelir ve 
bir gift gizme almak ister. Ancak fiyati konusunda anla§amazlar. Bedevi'- 
nin isran Huneyni hayli ofkelendirir. Sonunda bedevi gizmeleri alama- 
dan oradan ayrilir. Fitraten ofkeli ve sert dilli bir adam alan Huneyn, 
bedeviye hayli igerler ve ona bir oyun oynamaya karar verir. Redevi 
aynldiktan sonra ayni giznneleri alir ve onun gegecegi yol uzerinde bir 
yere gizmenin tekini birakir. Biraz daha ileri gider, gizinenin diger e§ini de 
oraya birakir, kendisi de bir yere gizlenerek bedeviyi beklemeye koyulur. 
Nihayet bedevi d'evesinin sirtinda gorunur. Kendi yolunda obasina gider- 
ken yol kenannda gizmenin tekini gorur. Dikkat edince: "Bu Huneyn'den 
satin almak istedigim gizmeye ne kadar benziyor, Belki de aynisi. Ke§ke 
e§i de olsaydi, iner alirdim" diye minldanir. Ne var ki inip almadan yolu- 
na devam eder. Bir sure gittikten sonra diger gizmeyl de yolunun Ozerin- 
de, yerde goriir. Ewelkisini almadigina pi§man olur, "Vallahi bu bir ga- 
nimettir" diyerek deveden iner ve ewelki gizmeye dogru ko§maya ba§lar. 
Bu sirada Huneyn gizlendigi yerden gikarak deveye biner ve oradan u- 
zakla§ir. Bedevi gizmenin diger e§ini alip geri donunce ne devesini ne de 
devenin yukunu yerinde bulur. Bir saga bir sola bakar, ama devesi ve 
yQkunden bir eser yoktur. Husrana ugrayan zavalli bedevi, garesiz elin- 



474 el-RrOzabadi, K M., s. 725; M. Asim, K T., Ill, 568; ez-I^ebidl, Tac, XII, 180; el- 
Meydani, Mec, Ems., s., 282; es-Se'alibi, Simaru'l-Kulub, II, 862. 

475 ,ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, I, 105. 

476 'el-'Askeri, Cemhere, I, 433. 



90 



deki gizmeleri sirtinc. atarak yoluna revan olur. Bedevinin gelmekte oldu- 
gunu gorenler: "Yolculuktan ne ile dondun?" diye sorarlar. Bedevi: "Size 
Huneyn'in gizmelerini getirdim" diye cevap verir. Bu da Araplar arasmda 
mesel olur. 

Bir ba§ka hikaye de §oyledir: Son derece gegimsiz ve ters bir adam 
olan Huneyn, Esed b. Ha§im b. Abdimenaf soyundan oldugu iddiasiyla 
bir gift kirmizi gizme giyerek Abdulmuttalib'e gelir ve "Amcacigim! Ben 
Esed b. Ha§im'im" der. Abdulmuttalib: "Hayir, Ha§im evladinm elbisele- 
rine andolsun ki sende Ha§im'in §emailin€ dair bir benzerlik 
gonnuyorum, hadi git i§ine" diyerek bu nisbeti reddeder. tstegi reddedi- 
len §ahis husrana ugrami§ bir §ekilde dondugunden dolayi Araplar ken- 
disi hakkmda bu Qg sekilde nakledilen meseli soylerler'^^l 

Anlami: Huneyn'in gizmeleri ile dondu/Ihtiyacini elde edemeden 
husranla dondu/Elleri bo§ dondu. 

Kullanildigi yerler: Ihtiyacini elde edemeden bir i§ten donen kirn- 
seler hakkmda soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^ihgi vcya benzeri: Dimyafa pirince giderken 
evdeki bulgurdan oldu. (Tulbent^i, s. 185) Eli bo§ (dondu) donmek, Elini 
kolunu sallaya sallaya geimek. (Aksoy, II, 755) 

•( -^^ o^ ^-4^1 ) '''' A3^ cr' ^ -184 



Kelimeler: 



"^j^: Ipek bocegi veya yaprak kurdu. 

Aniami: O, ipek boceginden daha sanatkar/daha beceriklidir. 

Kullanildigi yerler: Bir kimsenin yaptigi i§in guzelligini mukayese 
igin soylenir. 

Tiirkge'deki kar^ihsi vcya benzeri: i§ini bilen ba§makci ba§L 
{Eyuboglu, 1, 140) i§inin eri/adami. (Aksoy, II, 888) 



477 Bkz, el-Rruzabadi, K. M, s. 725; M. Asim, K T., Ill, 568; ez-Zebtdi, lac, XII, 180; 
el-Meydam, Mec, Ems^ s., 282; ez-Zemah§er!, el-Mustaksa, I, 105; 

478 ei-FTruzabadi, K. M., s. 737; M. Asim, K T., Ill, 614; ez-Zebidi, Tac, XII, 269; ez- 
Zemah§eri, el-Mustaksa, I, 213; ei-'Asken, Cemhere I, 583; tbn Paris, Sevaim'l' 
Emsal, III, 154 . 

479 ez-Zebidi, Tac, XII, 269. 



191 



"Ki§iyi gosterur ki§inin i§i 

i§in e§in bilen ba§makci ba§i." RganT 



480 



flTuJ.! J ulJr I -185 



Kelimeler: 

IjlS/tX^: Kesmek manasmadir. Meselde cisik suratli, somurtkan, 
bed gehreli ve kotu halli olma manasma kuUanilmistir. 
iiC^i : Tutmak, cimrilik etmek demektir. 

Anlami: Hem cimrilik eder, hemde suratini asar/Hem son derece 
suratini asar hem de son derece cimrilik eder (misin?). 

Kullanildigi yerler: Qirkin yuzlu, cimri kimseler hakkinda soyienir. 

Turk^e'dcki kar^ihgi veya bcnzeri: Hem M hem fodul. (Tulbent- 
9i, s. 281) (Anlam bakimmdan da§unuldugunde) 



/«' l^U.>V O^ ■^^^^ -186 
Kelimeler: 

' A. 

liili: Kavumcu, yakan gune§, gok susamak demektir. Mutercim A- 

sim Efendi'nin agiklamasina gore: "Yel, ruzgar manasmadir... Kible lo- 
dosu olacaktir. Nebati (bitkileri) kumtur, hayvanlan son derece susatir. 
Sulari da kurutur. Arz-i 'Arap'da (Araplarin topraklarinda) hukmu boyle- 
dir. Badiyede (golde) ona sam yeli tabir ederler. §iddetlisi olume 
yolagar^^^". Ayni zamanda Yemen'de bir vadi'nin ismidir. 

olT^l; Burada adet manasmadir. "J / lam" harfi cenri " Jl" mana- 
smadir. 



480 el-Rruzabadi, K M., s. 764; M. Asim, K. T., Ill, 717; ez-Zebidi, Tdc, XII, 455; el- 
Meydant, Uec. Ems., s. 553; ez-Zemah§Gri, el-Mustaksa, \, 295; ei-'Askeri, 
Cemhere, I, 101. 

481 el-Rruzabadi, K. M., s. 777; M. Asim, K T., Ill, 771; sz-Zebidi, Tac.^ XII, 544; ez- 
Zemah^ert, el-Mustaksa, II, 87; ei-'Askeri, Cemhere, 1, 460; el-Ceviieri, es-Sxhah, 
IV, 1444. 

482 Bkz., M. Asim, Kamus TercumesU HI, 717- 

192 



o: Burada "o^*:?^ j / dondu" manasma kullanilmi§tir^^. 
Anlamt: Her ^ey kuaidu ve eski haline dondu/Her §ey aslina doner. 

KuUanildisi irerler: Herkes kendi hevasma yonelir; ya da herkes 
eski adetine doner, denilecek yerde soyienir. 

Tiirk^e'dekt karfiligi veya benzeri: Her §ey aslina doner. 
(Eyoboglu, s. I, 126) Huylu Huyundan vazgegmez. Can- gikmaymca huy 
gikmaz. (Aksoy, I 212,317} 

"Ey Hayali a§k;. inkar itse zahid tan degiil 

Hayli mu^kildur ki§i terk eylemek mu'tadini. " HayalT Bey 



4B4 - -^f . ' "^ s ^ ^ s. 



-^ J' ^ 

Kelimeler: 

is- 

i3y^\\ Bir gonife gore tav§ancil kufuna, bir diger g6ru§e gore karta- 
la, yahut akbabaya, bir diger goru§e gore ise bir nevi siyah ku§a denir ki 
ba§mda ve boynunia at yelesi gibi uzun tiiyleri olur; bazilanna gore, ise 
tuyleri siyah, ba§i ke!, gagasi sari olur. Havada yumurtlayan bir ku§ ol- 
dugu da soylenir^^^. 

Atilamt: 0, kartal yumurtasmdan daha kiymetlidir(zira kartai yuva- 
smi sarp kayalar Cizerine, insanlann ula^an^ayacagi yerlere yapar). 

KuUanildigi yerler; Elde edilmesi zor veya imkansiz olan §eyler 
hakkinda soyienir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi veya benzeri; Sank! bulunmaz Hind kuma- 
§1 mubarek. (Agizdan) 



483 Bk2., ez-Zebidi, T<.\cu'l-'Arus, mm Ceuafiirf7-Kdmus, XH, 544. 

484 el-Rruzabadi, K. M., s. 779; M, Asim, K T., IH, 776; ez-Zebidi, Tqc., Xlll, 11; el^ 
Isfahan I, Sevalr,, i:. 261; es-Se'alibf, Sfman, II, 717. 

485 Daha geni^ bilgi i^in bkz., M. Asim, K T., Ill, 776; All Rlzb, EmsaluTArab, s. 87. 



193 



J • e ^ 



Kelitneler: 

^IbJ: Mahrum, yoksun olmak, eksik olmak, yetmemek. 

^IS'^1: *SJ>'\ Kelimesinin mQennesi olup acemi, beceriksiz, §a§kin 
kadma denir. 

Anlami: Birakm akilh kimseyi, akil yoksunu kimselerin bile bu ko- 
nuda mazeret ileri surmesi da§unalemez/uygun olmaz. 

Kullanildigi yerler: Mazeret ileri surmemenin gerekli oldugu yer- 
lerde soylenir. 

Turk^e'deki karfiligi vcya bcnzeri: i§i tere tutar, aykiridan gelir, 
(Tuibentgi, s. 318) 



4H7 1* 



^^ Lr- 1^^ (^) "18^ 



Kelimeler: 



ii: Mekke kadmlanna mahsus bir elbise ve guzellik manasina gelen 
bu kelime mecnunlukta a§inligi ile §ohret bulmus Dukka b. 'Ubaye is- 
minde bir §ahsin adidir. 

Anlami: (O), Dukka denen §ahistan daha mccnun/daha gilgmdir. 

Kullanildisi ycrlcr: Mukayese amaciyla soylenir. 

Ttirk^e'deki karf iligi vcya bcnzeri: Mecnun gibi beyabanda ge- 
zer. (Tiilbentgi, s. 412) 



486 ei-Rruzabadi, K. M., s. 791; M. Asim, K T., Ill, 827; Zebtdi, Tac, XIII, 111, 455; 
Zemah^ert, e!-Mustaksa, II, 256; ei-'Askeri, Cemhere., 1, 101. 

487 el-Bruzabadi, K. M., s. 795; M. Asim, K. T., Ill, 847; ez-Zebidi, Tac, XIII, 144; 
455; ez-Zemah§en, ei-Mustaksa, I, 53. 



194 



488 



o ^^ s !?^ 



" -* J: 



c^j J^y '-^^^ oa-*j -190 

Kelimeler? 

oo^j: Hayvanlarin memesi, dogurmadan once sutlu olmak mana- 
smadir. 






OWaJi: Koyun manasmadir. 
Jjj: Kuzu ve koyunlann boynunu uzun bir iple baglamak manasma 
gelen "j^^jy " mastarindan emir fiilidir. 

Anlami: Koyunlann memeleri buyuyup dogunnalan gelip gattigi 
zaman kuzulan oaglamak igin baglari hazirla. 

Kullanildigi yerler: Uzun zaman beklenmemesi gereken hususlar- 
da soylenir. 

Tiirk^e'deki karf iligi vcya benzeri: Demir tavinda dovulur. (Or- 
dulu, s. 103) Yagnmr yagarken kupleri doidunnali. (Tulbentgi, s. 544) 

•^^^ J^y ry^ u^ ' ~191 

Kelimeler: 

^j^: Sabahleyin igilecek §ey, yahut sabah kahvaltismda yenilip 
igilecek §ey demektir. 

o^y\ Bir n^sneyi yufka etmek, ufaltmak demektir. Burada sozu 
nezaketle, nazikane bir §ekilde soyleyip guzelle§tinnek, kinaye yoluyla 
soylemek manasmadir. 

Mendel: Caban isminde bir §ahis ak§am vakti bir kavme misafir olur. 
Ona " J^ / ak§am vakti i^ilen bade, sut vs. yiyecek ve igecekler, yani 
^y:^ un ziddi" ikram ederler. Ikram fash bittikten sonra Caban: "Beni 



488 el-Rruzabadi, K M., s. 797; M. Asim, K T., Ill, 856; ez-Zebidi, Tdc, XIII, 159; 
455; el-Meyd&m/Mec. Em^., s. 290; e2-Zemah§en, e\-M\jsia\^a, I, 104; el-Cevheri 
es-Sihah, IV, 1480. 

489 el-Firuzabadi, K M., s. 799; M. Asim, K T., Ill, 865; ez-Zebidi, Tac, XIII, 173; 
455; ei-Meyd&ni, Mec, Ems., s. 459; ez-2emah§en, el-Mustaksa, I, 255; el-'Asker{ 
Cewhere. I, 29; el-Cevheri, es-Sihah., IV, 1483. 



195 



bu gece hanenizde misafir edip sabahlattiginizda yoluma ne §ekilde re- 
van olayim" diye gQya bir soru sorar. Aslinda bundan kasti ak§am vakti " 
6^1 Gabuk" ikram ettikleri gibi sabahleyinde " ^^ / Sabuh" ikram 
etmelerini ima etmektir. Bu kinayeli anlatimi hf>men kavrayan hane sa- 
hipleri " J^y r^ o^- ^"sozuyle mukabele ederler ve bu soz mesel ola- 
rak dillerde dola§ir. 

Anlami: Bu sozunle zarif bir §ekilde sabuh istiycrsun (degil mi?). 
Kullanildigi ycrlcr: Kinaye mevkiinde soylenir. 

Tiirkge'deki kar^iligi veya benzcri: Adaram agzini buzmesinden 
Omer diyecegi bellidir. (Antep yoresi) Kizim sana soyluyorum, gelinim sen 
dinle. (Tulbentgi., s. 366) 



■t* o -^ 



Kelimeler: 

c3[^l: Kolyc, gerdanlik, tasma demektir. Bir nesnenin etrafma daire 
§eklinde gevrilen kasnaga da denir. Qogulu " c31>i" gelir. Meselde altm 
kolye manasmadir. 

Men^ei: Bu meseli ilk defa Hire hukumdan ve meselde adi gegen 
*Amr b. 'Adiy'in dayisi Cezimetu'l-Abra§ soylemi§tir. Hikayesi §oyledir: 

Cezimetu'l-Abra§ yoresinde taninmi§ bir hukumdardir. Bu sebeple 
gevrede bulunan emirlerin geng gocuklanni yaninda toplar ve kendisine 
hizmet ettirir. Bu genglerden birisi de 90k yakifikli, boylu poslu bir deli- 
kanh olan 'Adiy bin Nasr' ismindeki gengtir. Cezime'nin kiz kardۤi 
Reka§i bu gence a§ik olur ve delikanliya: "Hukumdara §arap verip, o da 
sarho§ olunca, beni ondan iste" §eklinde telkinde bulunur. 'Adiy; hu- 
kumdara hizmet eder; sofrasini hazirlar; onu ho§nut edecek tarza hizmet 



490 el-Hruzabadi. K M., s. 815; M. Asim, K. T., Ill, 9S7; ez-Zebidi, lacu'l-'Arx^.. XIII, 
309; 455; el-Meydam, Mecma^ii7-£msd/, s., 543 ez-Zemah§eri, e\'M\jsl<Mc^, % 
215! 

491 el-'Asken, Cemhere, I, 29. 



196 



eder. Sarho§ olan hukiimdar, hizmetinden memnun kaldigi gence: 
"Benden ne istersen iste" diye iltifatta bulunur. 'Adiy: "Beni kiz karde§i- 
niz Reka§i ile evlendirin" diye istegini bildirir. Hukiimdar da istegini kabul 
eder. Reka§i, hiikumdann sabah olunca fikrinden vazgegecegini bildigi 
igin a§ik oldugu 'Adiy'e: "Bu gece ehlinin yanma gir" der. Bunun iizerine 
'Adiy, Reka§i ik gece zifafa girerler. Sabah olunca 'Adiy giizel elbiseler 
giyer; kokular suruniir ve hiikumdann huzuruna gikar. Hukumdar 'Adiy'i 
bu kiyafetler iginde goriince: " 'Adiy bu gordiiklerim de nedir?" diye so- 
rar. 'Adiy: "Diir gece beni kizkarde§inizle evlendirdiniz" diye cevap verir. 
Hukumdar: "Hayir ben boyle bir§ey yapmadim" diyerek eline toprak 
ahr, yiiziine ve ba§ina vurmaya ba§lar. Daha sonra kiz karde§ine gelerek: 



o^x !J( > * 



OjwL.' U! cJl J OjJu A JiliJ Jil cJi J c Jlaj a 

"Anlat banci, dogru soyle, 

Sen bir ki§i2ade ile mi, yoksa soysuz bir kimse, 

Bir kole ile mi zina ettin. 

Sen bir koleye mi, 

O'ndan daha a§agisina mi, 

Yoksa kendinden alasina mi layiksm." kitasiyla durumu anlamak is- 
ter. Kiz karde§i: 

"Hayir! Ber zina etmedim!. Aksine sen beni hukumdar ogullanndan 
bana denk, §erefli biriyle evlendirdin" diye cevap verince Cezime ba§ini 
eger ve susar. 'Adiy'e bu durum haber verilince oldiiriilmekten korkar ve 
kagarak kendi kavmine ve ulkesine doner; bir zaman sonra orada olur. 
Ote yandan Reka§i bir gocuk dunyaya getirir. Hig evladi olmayan 
Cezime, gocugu gok sever ve evlad edinerek admi 'Amr koyar. 'Amr 
biiyiir, sekiz ya§ina basar. Bu esnada diger hizmetli genglerle birlikte hii- 
kiimdara yer elrnasi (veya mantar) toplamak igin sahraya gikar. Gengler 
topladiklan yer elmalannm iyilerini kendileri yiyip geri kalanlarini hii- 
kumdara goturiirken 'Amr yemeden yer elmalannin iyilerini hiikumdara 
goturur. Bir defiismda da ayni §ekilde en iyi yer elmalanni hiikiimdara 
gotiiriir, oniine koyar ve: 



197 



^J ... ^/^l. . ^^ 



"Bunlar benim dev§irdigim (yer elmalannin) en iyileri 
Qunku, her yeralmasi toplayanin eli onun Iginde, yani topladiklanni 
yemekteler" der. Bu soz de mesel olur. 

Yine bir gun nefis ve gok guzel elbiselerini giyerek sahraya gikar. Fa- 
kat, epey bir zannan gegmesine ragmen geri donmez; aranir bulunamaz 
ve kaybolduguna hCikmedilir. Belli bir sure sonra Cezime'ye hediyeler 
gotunriekte olan el-Kayn kabilesinden Faric isimli §ahsin oguUan Malik ve 
'Akil, Semave denilen arazide bir vadiye varip kendi i§leri ile me§gul o- 
iurlarken bir taraftan 'Amr b. 'Adiy goninur. Yadirganacak bir kiyafetle 
yanlanna gelip oturur. "Sen kimlerdensin" diye sorarlar. 'Amr: "et- 
Tennuhiye evladindanim" diye cevap verir. 'Amr'a pek ehemmiyet ver- 
mezler ve cariyelerine kendilerine yemek hazirlamalanni emrederlen 
Fakat *Amr'a ikram konusunda pek orali almazlar, 'Amr da cariyeye 
kendisine de yemekten vermesini soyler. Cariye c^na da yemek verir, 
Daha sonra Cariye iki karde§e bade sunar. 'Amr kendisine de vermesini 

i§aret eder. Cariye: " ^j^\ d '^^^ ^'^^ ^^ ^*i^" ^ / Koleye paga 

verme bacak ister / Koteye elini venme kolunu kaptinrsinA'uz buldu astar 
da ister" anlamina gelen bu sozunu sdyler ki bu da mesel olur. Daha 
sonra iki karde§ i§i tahkik ?tmek iizere 'Amr'i Cezime'ye gotururler. 
CezTme gocugu tanir, bagnna basar ve oper. HCikumdar iki karde§in di- 
leklerini kabul eder, gocugu da annesine gonderir. 

Annesi oglunu ytkar temizler, gu2el bir elbise giydirir, boynuna bir al- 
tin " J]^ / kolye (gerdanlik)" takar, Cezime bu kolyeyi goriince bahsi 
gegen sozii soyler ve boylece mesel olur. 

Anlami: "Amr biiyuyup §i§manladigindan dolayi gerdanhk boy- 
nuna dar gcldi." Ayrica olumlu anlamda kullanihrsa: *''Amr ^ocukluktan 
9ikip buyiidu/'Amr adam oldu", eger olumsuz anlamda kullanihrsa; 
"'Amr hala ^ocuk" demek olur. Bir ba§ka manasi da: '"Amr kolyeden 
daha kiymetlidir." 

Kullanildigi ycrler: Kiymet ve degerinden a§agi kiyafet giyen kirn- 
seler hakkmda kullanilir. 

Turk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Ki§i kiyafetinden bellidir. 
(Tulbent^i, s. 372). Ki§i don giymekle adam olmaz. (EyuDoglu, s. 163,) 



198 



"Ne cahil ciibbe ile aiim olur 

Ne atlas ile cimri hakim olur." GOv&hT 

Kelimeler: 

jjjU:f : (j:!yij" yahut ^^yo nin cemisi olup biri birinden ayirmak 
manasmadir. Bir nesnenin ciizleri ve kisimlan demektir. 

Meti^ei: Guneyyetii'l-'Arabi (veya Ganiyyetu'l-'Arabt) ismindeki bir 
kadmm oglu i^iii soyledigi bu sozun dogu§ hikayesi ozetle §oyledir: 

Guneyye'nin gayet zayif bedenli, o derecede kotCi huyiu, online ge- 
lene sata§an ve insanlara zaran dokunan bir oglu vardir. Bir gun kendi 
ya§itlan arasinda bir gence sata§ir. Geng de ona kar§ilik vererek bumunu 
keser. Annesi, Itesiten bumun diyetini alir. Fakir ve yoksul kimse iken 
diyetle eiine bir kag kuru§ geger ve halini duzeltir. Bir zaman sonra oglu 
yine birine sataijir. Hasmi bu sefer oglanin kulagmi kopanr, Annesi yine 
kulagin diyeti olarak yukliice bir para alir. Bir ba§ka gun ba§ka birisi og- 
lanin dudagini keser. Annesi sanki dirhem dirhem oglunun etini satarak 
yukluce paralar^ koyun, deve suruleri elde eder ve guya oglunu ovme 
sadedinde bu s(3zu soyler. Kendisi bir §aire olan Guneyye bu meseli §u 
beyitle dile getirni^tir: 

"Merve ve Safa tepelerinin sai^ibi adma yemin ederim ki, Sen 'a- 
sa/odun parelerinden daha hayirlisin""*^^. 

Anlami: Oglum sen 'asa/odun pargalarmdan (kabuklarmdan) daha 
haytrhsm, (Zira asa/odun kesildiginde pargalanndan kopeklerin boynuna 
tasma, esirlere i^elepge, devenin boynuna gegirilecek yular, kazik, iplik 
egrilecek aletvs, olur"^^). 



492 el-Fimzabadl, K M., s, 826; M. Asim, K. T., Ill, 987; ez-Zebidi, Tac, XIII, 398; 
455; el-Meydant, Mec, Ems,, s. 54; Ibn ManzQr, Lisdn, X, 301; el-Cahiz, ei-Beyan 
[;e'Meby;n, :II, 35. . 

493 Bkz., a, .g. yt^rler, 

494 Daha geni^ bligi l^in bkz. M. Asim, KT,, HI, 987; ez-Zebidt, T&c, XIII, 398; 455; el- 
Meydani, Mac, Ems,, s. 54. Ayrica "asa" konusunda el- Cahiz'in el-Ba};an ue't- 
Tebyfn' inde eiyn bir boium bulunmaktadir. Bkz. Ill, 4-84. 



199 



KuUanildisi ycrler: Kotu hali iyi §eylere vesile olanlar hakkmda 
soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^ihsji vcya bcnzcri: (Bulunamadi ) 



0^ ^ 



.«= J_^; jjill Jujj -194 

Kelimeler: 

Ju^j: Agir ol, muhlet ver, aci, yumu§ak ol. 
^^j Ok ni§andan ote gegmek manasmadir. 

Men^ei: Anlatirlar ki: Kinane kabilesinden dilber bir kadm (Isminin 
Reka§i oldugu nakledilir^^^) daima etrafina askerleri toplar ve kabileler 
uzerine akmlar duzenler, insanlan esir alir, ganimet toplar. Bir defasmda 
esirlerden gayet yaki§ikli bir delikanliya goz koyar, onunla zifafa girer ve 
ondan hamile kaiir. Askerler yine baskma gikip ganimet toplamak igin 
kendisine muracaat ettiklerinde sefere gikacak hali olmadigma binaen bu 
sozii soyler. 

Anlami: Agir olun bakalim, ok ni§ani gegti/Baskmlari bir sure ertele- 
yin. Taki karnimdaki gocugu dunyaya getireyim. 

KuUamldigi ycrler: Bir §eyin sonucunu beklemenin gerekli oldugu 
yerde soylenir. 

Turk^c'deki kar^ihgi veya benzeri: Sabah ola, hayrola. (Sanca, 
s. 80) Bekle sabah yakm. (Turk Atas. Ve Dey. s. 54) 



495 el-Rruzabadi, K M. , s. 830; M. Asim, K T. , III, 1009; ez-Zebidi, lac. XIII, 440; el- 
Meydani, Uec. Ems., s. 295; ez-Zemahseri, e!-Mustaksa, IL 106; el-'Asken, 
Cemhere., 1,483. 

496 Bkz., ez-Zebidi, Tac, XIII, 440; el-Meydani, Mec, Ems., s., 295; ez-Zemah§eri, el- 
Mustaksa, II, 106; el-*Asken, Cemhere, I, 483. 



200 



4.07 t "^ I I "^ •* '^ O-'O 



jUrl 'J>£1-1-195 



Kelimeler: 

■ ^ ^ S./-0 



oy^\\ Devele§mek, deveye benzemek. 

Men^ei: el-Museyyeb b. 'Ales isimli §air, hukumdar 'Amr b. Hind'in 
huzurunda devenin ozelliklerini anlatirken: 

beytini soyler. Orada bulunan ve o sirada henQz gengliginin baha??i^da 
olan, ayni zamanda cahiliye donemi §airiennden biri olan Tarafe b. el- 
'Abd da (sabredemez) hemen: "J-Jrl o^^\" sozunO soyler. Zira 
"AjyJ^l" di§i deve hakkmda soylenen bir kelimedir ve Museyyeb ise 
erkek deveyi tavsif etmektedir. Tarafe' nin am giki§i hukamdann ho§una 
gitmez ve: "Bu genci kendi dili katleder" diye tarizde bulunur. Gergekten 
de Tarafe dili yuzunden 6ldurulmu§tur. 

Atilami: Ernek deve di§ile§ti/Erkek deve di§i deveye benzedi. 

Kullanildigii yerlcr: Bir kimse sozunde kan§ikliga yol agtigi zaman 
soylenir. 

Ttirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri:Laf ola (torba dola). (Aksoy, II, 
954) Laf ola beri gele. Bulbulun gektigi dili beiasidir. (Puskulluoglu, s. 54) 



498 ^ '' t ( (^ «« : -* -' -*, 



■>l I^'Jlp j dlS^kii I^LX Ui -196 

Kelimeler: 

Ji^^'. Qok manasma gelen "JI?r" kelimesinin ism-i tasgiri olup: 
"gokca" demektir. Burada agacm koku aniammadir. 



497 ei-Rruzabadi, K M., s. 834; M. Asim, K T., Ill, 1024; ez-Zebidi, Tdc, XlII, 470; 
e2-2emah§eri, eUMustaksa, I, 158; el-'Asken, Cemhere., I, 54; el-Cevhen es- 
Sihah, IV, 1561. 

498 el-Rruzabadi, K M., s. 843; M. Asim, K T., Ill, 1062; ez-Zebidi Tac, II, 17, XIII, 
543; el-Meydsni, Mec. Ems., s. 34; ez-Zemah^en, el-Mustaksa, I, 377; el-Cahiz e/- 
Seyan, III, 181; Ahmed b. Hanbel, I, 56. 



201 



diSCiii: Surtup ka§imak manasma ism-i mefurdur. Ayni zamanda 
direge denir. Deve agiUarma dikilir, develer ona surtilnup ka§inirlar. 

jjji: Hurma salkimi, gatalli hurma dali, saglamla§mi§, sertle§mi§ 
hurma dali anlammda "J^^^" kelimesinin ism-i tasgiri'dir. Ayni zamanda 
izzet, yiicelik manasmadir. 

^>1: Humia agacinin dallan kirilmasin diye bir destekle destek- 
lenmi§, dayanak olmu§. Ayni zamanda heybetli, tazim olunan, saygi gos- 
terilen manasinadir. 

Men^ei: Hz. Peygamber'in (s.a.v) vefatmdan sonra Beni Sa'ide 
Sakife'sinde Halife segmi konusunda yapilan toplantida kendi g6ru§u- 
nun daha isabetli oldugunu ifade etme bakimmdan ilk defa Habbab b. 
el- Munzir el-Ensari (r.a) tarafmdan Hz. Ebu Bekir'e (r.a) biat esnasmda 
soylenmi§ ve boylece mesel olmu§tur. 

Anlami: Ben onlann gelip ka§indiklan ve rahat edecekleri diregi, 
faydalanacaklan meyveli budagiyim/Halkm gonQllerine §ifa vemnek, i§le- 
rini gekip gevirmek benim tedbirime baglidir. Yani bilgig ba§lari benim; 
benim goru§umle i§ler yoluna konur, benim gona§um ve akhmla §ifa bu- 
lunar. Ben onlann fikir babalanyim. 

Kullanildisi ycrler: Bir kimsenin kendi goriisunun isabetli oldugu- 
nu ifade etmesi gereken yerde soylenir. 

Turk9e'dcki kar^iligi veya benzeri: Sen bilirsin bir, iki; ben bili- 
rim oniki. (Turk At. Ve Dey. 11, 116) 

/^^^ ii \^j\3 'd€} -197 

Kelimeler: 

o^i: Aghk, ag olmak, o'C^^ ag olan, ag demeMir. 

\^j\ : aSL^I den emr-i hazirdir. ^^h Bir ge§it yemek ismidir. Ke§ 

ve hurma, yag ile kari§tirilir; uzerine su dokup igirilerek hazirlanir. Dolayi- 
siyla fiilin anlami: "Rebik yemegi hazirlaym" demek olur. 



499 el-Rruzabadi, K M., s. 846; M. Asim, K T., Ill, 1074; ez-Zebidi, Tac, XIII, 567; el- 
Meydani, Mec. Ems,, s. 473; ez-Zemah§eri, el-Mustaksc.., II, 176. 



202 



Men^ei: Bir bedevi gurbetten yurduna doner, Kendisine bir oglu o!- 
dugu mujdesi verilir. Bunun uzerine qok ag otan bedevi: "Qocugu ne 
yapayinrij yiyeyim mi igeyim mi?" diye soyienir. Hanimi, kocasinm sozCi- 
nii duyunca bu meseii soyler. Rebike hazirlanir, Bedevi karnini doyur- 
duktan sonra: "Qocukla anasinm hali nasildir ' diye sorar.. 

An] ami; (O^ agtir, rebike hazirlaym da kammi doyursun/Karni agtir. 
Ona rebike haziriayin, 

Kullanildigi verier: Konu^urken kafasi ba§ka §eyle me§gul olan 
kimseler igin soyienir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgt veya benzert: Ag ayi oynamaz. (Aksoy, I, 
110) Eli i!e hamur ovalar, gozCi dana kovalar. (Turk Ata ve Dey,, 1, 99) 



i^^ 



.'™ (4JUI) ^Ul li JIp^ -198 

Kelimeler: 

J- it jf 
c\^j^\ ^ i Sin harfinin ug harekesi tie de okunur. Pek gabuk, ne 

gabuk, gok gegmsden anlamlannda fiil-i mazi manasma isim fiildir, Qogu 

y fl >' 

zaman "U Ouf-^-^" §eklinde kullanihr. 

^Ul; ig yagi. yagli demektir . Bir goru§e gore eritilmi§ yag, bir diger 
gdru|e gore ise zeytin yagi demektir. 

li : iJjt demektir. Ba§inda bulunmasi gereken " W ha" tenbih harfi 
kaldiriimi§tir. 

Men^ei: Bir adamm son derece zayif, gugsiiz, arik bir di§i koyunu 
vardir, Zayrf ve gugsuzlugunden daima bumundan balgam akar. "Bu 
koyunun bumundan daima akan nedir?" diye sorarlar. Adam soruyu 
sorana alay kabilinden: "Semizliginden ig yagi bumundan akar" anla- 
minda bu sozCi soyler. 

Anlatni: O kadar semiz ki ig yaglan durmayip gargabuk bumundan 
akar. 

KuUanildigii yeirler: Bir §eyin vaktinden ewel meydana gelmesi 
durumlannda soulenir. 



500 el-Rruzabadi, K. M., s. 867; M. Asim, K. T., Ill, 284; 1163; ez-Zebidi, Tac, XIV, 
37; el-Meydani, Mec. Ems,, s. 315; ei-'Askert, Cemheretu'I-Emsal 1, 519, 



203 



Tiirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Erken yanan ocak kuUu olur. 
(TulbentQi, s.221) 



^ ^^ > 



Kelimeler: 

'^C: Yemende boUuk ve bereketli topragi ile §6hret bulmu§ kuguk bir 

belde adidir. 

Men^ei: Abdulmelik b. Mervan, Zalim Haccac diye §6hret bulan 
Haccac b Yusuf u Yemen'e vali tayin eder. Bu bolgeye gelen Haccac; 
rehberine- "Burasi neresidir?" diye sorar. Rehber: "§u kayaliklann, sizin 
gormenize mani oldugu yerdir." diye cevap verir. Aslinda guzel ve verim- 
li bir yer oldugunu anlatmaktadir. Fakat Haccac: 'Kayaliklann gormeme 
mani oldugu bir yer Haccac'a layik degil" diyerek oraya girmez ve gen 

doner. t u-i a 

Diger bir hikayeye gore Haccac Yemen'e vali tayin edilir. Tebale de- 
nen yere geldiginde bu yeri begenmez ve §ehre girmeden geri donunce 
hakkmda bu soz soylenir. 

Anlami: Kayaliklann orttugu bir yerde gali^mak bana munasip de- 
gildir/Tebale Haccac' in §anina layik degil. 

KuUanildisi yerler: Hafife alinan hususlarda soylenir. 

Tiirk^e'deki karf iligi veya benzeri: Esamisi okunmamak. (Aksoy, 
I, 768) 

. (^'« i]yjG k.^ jii J^-i) ^''' ^ ji> '-^'' -200 

Anlami: Butun bir gece boyunca yuruyup gittiler/Butun bir geceyi 
okuma, dua, namaz vs. ile gegirdiler. Gece yolculugunun me§akketine 
tahammul etki istegine kavu§asin. 

501 el-Rruzabadi, Kamusu'l-Muhit, s. 873; M. Asim, Ramus Tercumesi, "I. USS; ez- 
Zebtdi, Tac, XIV, 75; el-Meydant, Mec. Ems., s. 769; ez-Zemah|er, ^l-Mf^'^' 
445; el-'Askeri, Ce.nheretu'l-Emsal, II, 373; el-Cevhen, es-Sihah, IV, 1644, el- 
isfahanl, Sevairu'l-Emsal, s. 376. 

502 el-Rruzabadt, K. M., s. 881; M. Asm, K. T., Ill, 12:.9; ez-Zebtdt, Tac, XIV, 120; 
ez-Zemah?eri, e)-Mustaksa I, 34; el-'Askeri, Cemhere I, 88. 

503 Ebu Sa'd Mansur b. Husayn, Min Nesri'd-Dur, s.l23 



204 



Kullatiildisi yerler: Bir amaca ula§mak igin gaba sarfetmeye te§vik 
sadedinde soylenir. Geceyi okuma ve dua He gegiren kimseler hakkinda 
da soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzerir Azmin elinden bir §ey kurtul- 
maz. (Agizdan) t§leyen demir i§ildar. (Pala, s. 174) 



J" ^e ^ iH ^ ^e 



.■^"■' aU^I -^1 il22\ c-1 -y -201 

Kelimeler: 

^ ^* ^ 

^ii^l; Topragi verinnli tarlaya denir. 

Anlami: Bakliyyat cinsi mahsul, ancak verimli tarlada yeti§ir/Asil 
davrani§, asil kimseierde goriilur, 

Kullanildigi yerler: Asalet sahibi kimselerin davrani§lan hakkinda 
soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Asil (soylu) ile ta§ ta§i, soysuz 
ile yeme a§i. (Sanca, s. 336) 






."" aOI Ji \y^'jJ AiiJ-l-202 

Kelimeler; 

^1: Sirke nr.anasmadir. Meselde fakiriik, nnuhtag olma manasma 

kullanilmi§tir. 

Anlami: Fakiriik insana hirsizlik yaptirir/ltitiyaglar insani sug i§leme" 
ye iter/Zaruretler insana sug i§ietir/Aglik nnertligi bozar. 

Kullanildigi yerler: Fakirlikten dolayi su^ i§leyen kimseler hakkin- 
da kullanilir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Ag elini kora sokar, (Aksoy, I, 
110). Ag ile eceli gelen s6yle§ir. (Tulbent^i, s.21) Ag kopek firm deler. 
(Eyuboglu, !, 2} 



504 el-Rruzabadi, K, M., s. 887; M. Asim, K T., Ill, 1241; ez-Zebidi. Tac, XIV, 156; 
eUMeydant, Mec. Ems. s., 618; el-Cevheri, es-Sihdh, IV, 1671, 

505 el^Rruzabadi, K. M., s, 895; M. Asim, K T.. HI, 1241; ez^Zehidi, Tac, XIV, 207; 
el-Meydanl, Mec. Ems., s. 235, 



205 



^ .'''' ^ t ti^ t. ■*-* 



.('<" ^^ LlJi J ^ikJ uJSJl) c'"^' flL' ^y Jl^l c3^-203 

Anlami: Oglan dayiya geker. Oglan dayiyei, kiz halaya geker. 

Kullanildigi yerlcr: Soya gekim konusunda soylenir. 

Turk^e'deld kar^iligi vcya bcnzcri: Oglan dayiya, kiz halaya ge- 
ker. {Tulbentgi, s.438) 



-*'' -'* Ji'of",« 



.(- ^iC> L>>f jjLi) c- i^C> ^ ^i J^» -204 

Kellmeler: 

jy-i: At surusune denir. Mufredi yoktur. Cemt ismidir. Farkli goru§- 
ler de vardir. 

Anlami: At, binicisini bilir. 

Kullanildigi yerler: Bir ki§i hakkinda zannedilen hususun ortaya 
gikmasinda soylenir. 

Tikrk9€*dcld kar^ihst vcya benzeri: At binicisini tanir. (Aksoy, I, 
110) At athsini tanir. (Soykut, s. 251) At binicisine gore ki§ner. Qoban guttu- 
gii koyunu tanir. (Agizdan) 



506 M. Asim, K. T., Ill, 1282; es-Sealibt, Simarun-Kulub, I, 519. 

507 Vefa el-Hanacin, el-Emsal e^-^cx'bme F\ Hayatmdi'\-Yevm\y\^e, s, 17. (Halk 

508 el-Rruzabadi, K M., s. 897; M. Asim, K T., Ill, 1288; ez-Zebidt, Tac, XW, 222; 
ei-Meydam'de: 'V'^y [y r^^ J^"^" §eklindedir ki: 'V'^> ^ L^ r^^ J^^" 
takdirinde olsa gerektir. Bkz. Mecma'ul-Emsal, s., 246. 

509 el-'Askeri, Cemhere, I, 418. 



206 



* _* _ ,^.. .^ 



.-' <iJi J^\ iiy (^"jy ) ^'J} -205 



>- >^ 



Kelimeler; 

(^1; Ahu, ceylan demektir. Ahu golgelendigi yeri en ufak bir 
tikirtida terkeden vb bir daha ayni yere donmeyen tez canti ve Qrkek bir 
hayvandir. 

Anlami: Ben, faian kimseyi ahu kendi gotgesini nasil terkederse 6y- 

lece terkederim (eibetteki onu terkedecegim) ve liatinmdan gikanrim" 
demektir, 

el-Meydani ve ez-Zemah§erf nin naktine gore: "Ahu kendi golgesini 
tcrketti/Ahu sicagin §iddetinden golgelcndigi golgesini terk ettl' 

el-'Asken'nin nakline gore ise: "Falanca, yerini ahii'nun golgesini 
terkettigi gibi terk etti" demek olur. Mamafih hepisinin anlami ayni 
sonuca i§aret eder, 

KuIIanildigi verier: Ki§inin rahat ettigi yeri terkedip sikmtiya dug- 
tugunde, yahut dostunu terketmekle tehdid sadedinde, yahutta gegimsiz- 
lik yapan ve linsiyet saglayamayan kimseler hakkmda soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Gozunun ya§ina bakma- 

mak(birinin). (Aksoy^ 11,820) Bine qeqen firsati teptl/EIinin tersiyle itti. (Agiz- 
dan) 



''' j^ U^^. J^ ^j (^ [j^^ Co J^) -206 



Kelimeler: 



-^: Adil olmaK, e§itlemek manasinadir. Ism-i mefui manasinda da 
kullanilir. Ancak burada bir §ahis isnni olarak ge^er. 



510 el-Rruzabadi, K M., s. 925; M. Asim, K T., Ill, 1418; ez-Zebidi, To., XV. 451. el- 
Meydani, ve ez-Zemah§en "iiii ^! ^iy" §ekiinde verirler. Sirasiyla bkz. Mea 
Ems., s. 12; eMiMaksa, 11, 24. el^'Asken ise "^ [^ 'S/' ^eklinde nakletmi^tir. 
Bk2. Cemhere., 1,261, 

511 el-Firuzabadi, K M, s. 473; M. Asim, K T, III, 1430; ez-Zebidl Tac. XV, 473. 



207 



Men$ei; Bahsi gegen §ahis el-'Adi b. Curre isminde Yemen'de 
Tubba' isimli hukumdarin, bu gunku tabiri ite, polls muduru olarak go- 
revlidir. Eger bir kimsenin katledilmesine karar verilmi§ ise bu §ahis 'Adl 
denen bu polls mudurune havale edilir. Artik el:ne du§en kimselenn 6- 
lumden ba§ka kurtulu§ umitleri bulunmaz. 'AdFe gonderilen §ahis!ardan 
umit kesilmesi anlammda kendisi ve maktuller hakkinda bu mesel soyle- 
nir. 

Anlami: (Her kimden umit kesilirse o) /Adl' in eline t€slim €ditmi§ 
demektir/Katli murad edilen kimseler 'Adl'e teslim edilir ve artik ondan 
umit kesilir. 

KuUanildigi yerlcr: Omit kesilen §ahislar ^eya nesneler hakkinda 
soylenir. 

Tiirk^e'deki kar§iligi vcya benzeri: Cellada amanm faydasi yok- 
tur. (Eyuboglu, I, 55) 



^ (> ^ 



■ -\JK^) JiiaP > (ii) m'J ^> -207 

Kelimeler: 

^: Yaniltmak, aklmi gelmek manasma fiil-i rriazidir. 
Ji^Jii-: Bu kelime de pek eskimi§ eibise demek olup mQfredi 
duyulmami§tir. 

Jsilvp: JiJjJl in cemi mukeseri olup eskimif elbise demektir. 

Men^ei: Bir zamanm devlet ricalinden bir adam bir §ahsa yeni bir 
elbise vermeye soz verir. Adam yeni elbise giyecegim diye eski elbiseleri- 
ni Qikanp atar. Fakat yeni elbise vemieye soz veren §ahis bu sozunden 
doner. Adamcagiz eski elbiseden oldugu gibi cmlgiplak ortada kahverir 
ve bu sozii soyler. 

Bir bafka hikayeye gore: Adamin biri bir fedindan odOng bir cubbe 
(takim elbise) ister. Kadin adama bir elbise verir, Adam da eskimi§ elbise- 
lerini gikarip atar ve yeni elbiseyi giyer. Kadin geri gelip verdigi elbiseyi 
ister. Bunun Cizerine adam bu sozu soyler. 



512 el-Bruzabadt, K. M., s. 892, 934; M. Asim, K T., 10, 1266, VI, 1; ez-Zemah§eri, el- 
Mustaks^., I, 176. el-Meydant " ^IJ^ " rivayetinir. daha dogru oldugunu soyler. 
Bk2. Mec. Ems., s. 474. 

208 



Bir uguncu hikaye ise §oyIedjr: Bir kadin bir §ahsin uzerinde iki guzel 
kuma§ gomp adannn zenginligine yorar. Kendisi ile evlenmeyi teklif eder. 
Bu teklif kabul go)"ur. Bunun uzerine nasil olsa zengin birine varacagim 
diye kendi Qzerindeki eski elbiseleri atar, borg para bulup yeni elbise 
tedarik eder. Niheyet kocasi olacak adamm evine vardiginda adamin 
fakir fukara takimindan oldugunu goriince bu sozu soyler. 

Antami: Verecegin elbiselerden cayman beni eski elbiselerden etti. 

Kullanildigi ./erler; Vaktinden ewel bir i|e giri§€n kimsenin elin- 
dekini de kaybedecek duruma du§tusunde soylenir, 

Titrk^e'deki kar^iljga veya benzeri: Evdeki hesap gar§iya uymaz. 
(Aksoy, I, 278) Eski diye atma kurkunii, lazim olur burunursun bir gunu. 
(Tulbentgi, s, 222) Derayi gormeden pagalan sivama! [Eyuboglu, I, 67) 



^ \ j^ jf y 



-^ Iji^ :^iUi j;> v; _208 

Keiimeler; 

J^y^: Elemek, kalburdan gegirmek manasma fii!-i mazidir. 

Ji^": Elekten ge^irmek, un etmek, ufalamak manasma fiili mazidir. 

Anlami; insanian kalbura tutan, elege tutulur, Hatki kaSburdan gegi- 
ren kimseyi halk ur eder/I^alka kotii muamele eden kimse halktan ayni 
muameleye maruz kalir. 

Kullanildigi alan; Halka kotuluk eden kimselerin akibeti hakkinda 
kullanihr. 

Tttrk^e'deki kar^iligi veya benzeri; Alma mazlumun ahmi, Qikar 

aheste aheste. Riizg^r eken, firtma biger, (Aksoy, 1, 143, 416) 



S14 



if 



ju:i ^ %3 i^yu C yi -209 
^ y -' ^ y 

Keiimeler: 

jy^^~^J^- Kelimelerine Qe§itli §Gkiiierde manalar verilmi§tir. §6y[eki: 



513 M. Asim, K T., IV 2; el-Meydani, Mec, Em$.,s. 709, 

514 el-FTruzSbadi, K. M., s. 942; M. Asim, K T., IV, 37; ez-Zebidi, Tac., XIV, 600; ei- 
Meydani, Mec. Ems,, 681; e2-Zemah|en, ei-Mustaksa, 11, 337; el-'Askeri, 
Cemhere, II, 286. 



209 



jJ: Kadinlann egirdikleri ipligi bukerken onune dogru eektigi tele, 
"j^'i" ise onun kar§isindaki tele denir. "^" Cenab-i Hakk'a itaat, "jy.j>" 
ise' ma'siyet / gunah manasmadir. Bir ba§ka tefsn-e gore " J^" kumar 
oklarindan lehte ^ikana, "^^" ise aleyhte gikana denir. ^ "J^" den 
maksat ayakkabiya ayagm girdigi bag parmak tarafi, "j:-^" ise serge 
parmagin geldigi taraf demektir"^ 

Anlami: O, ipi nereden gekip nereden itecegini bilmez, i§inin ehli 
degil/0 haynni'da §errini de bilmez/0, Hakka itaatla masiyyetin farkmi 
bilmez/Hangi okun lehine, hangi okun aleyhine oldugunu bilmez/0, 
menfaatini de zararini da bilmez. 

K«llanildisi verier: Beceriksiz, iyiyi kotiiden, guzeli girkinden 
ayiramiyan kimseler hakkinda soylenir. 

Tiirkgc'deki kar^iligi veya bcnzeri: Sap derken saman der 
(Tulbentsi, s.471) Acemi katir kapi ohande yuk indirir. (PuskuUuoglu. s. 12) 
Kazi koz anlar, kizi kaz. (Eyuboglu, 1, 153) 






.16 



(^^sii j'^^ djj. ^ jrt; ^j) u^> u:,: 1 -210 



Kelimeler: 

fj: Cimriliginden insanlar arasina girmeyen yahut meclislere katil- 
mayan ki§i, algak, deni kimse demektir, Qogulu "f'^^f" gelir. 

Anlami: Meclislere katilmayip agir ve cimri Dldugundan ba§ka, bir 
de hurmayi iki§er iki§er yer. 

KttUanildigi yerler: Ho§lanilmayan iki hasleti ta§iyan kimseler 
hakkinda soylenir. 

Tikrkgc'deki kar§ihgi vcy bcnzeri: Hem kel hem fodul. (Aksoy, 11, 
853) Hem suglu hem guglii. [Eyuboglu, s. 122) 



515 Bkz. a. g. yerler. 

516 el-Rruzabadi, K. M. s., 973; M. Asim, K. T., IV, 183; ez-Zebidi, Tac. XVI, 43; el- 
Meydam, Mec, Ems., s. 95. 



210 



.- (^gi Lro °jh r-gi ^G L^i 01 -211 

Kelitneler: 

(^^^h Hanzala b. Malik b. 'Amr b. Temim soyundan gelen bir 
kavmin adidii. Zebidi', Ebu Ubeyd'den naklederek, Hanzala b. Malik b. 
Zeydi Menat o. Temim evladmdan gelen bir kavim oldugunu ve bunun 
dogai oldugunu soyler^-^®. 

Men§ei: 'Amr b. Hind isimli bir Emir' in karde§ini (ki, bazilan bunun 
Es'ad b. Munzir, bazilari ise Sa'd b. Munzir oldugunu soylerler), Malik b. 
Hanzele ogullanndan birini oldurur. Bunun uzerine 'Amr, bu sulaleden 
yuz ki§iyi ate§te yakmaya yemin eder. Onlardan 99 ki§i yakalayip ate§te 
yakar. O sirada Beracim kavminden bir kimse o civardan gegerken 'Amr 
da karde§inin katillerinden birisini yakmakla me§guldur. Adam yakilan 
insanlardan ^iKan kokuyu teneffus eder, bir ziyafet verdigini zannederek 
bu firsattan istifade etmek niyyetiyle o tarafa yonelir. Kendisine kimler- 
den oldugu sorulur. O da Beracim kabilesinden oldugunu soyler. 'Amr 
da bahsi ge^en sozu soyler ve adami yakalatip ate§e atar. Boylece 100 
ki§iye tamamlcimi§ olur. 

Anlami: 3aki olan kimse Beracim'in temsilcisidir, 

Kullanildigi yerler: Ag gozluluk yuzundenm kendisini tehlikeye a- 
tanlar igin soylanir. 

Titrkge'deki kar^iligi veya benzeri: Deveyi yardan (ugurumdan) 
uguran bir tutam ottur. (Pa!a, s. 92) Kegiyi yardan uguran bir tutam ottur. 
(Ordulu, s. 150) Ava giden avlanir. (Eyuboglu, I, 28) 

Kelitneler: 

^\i'J\ : ^'^1 Kelimesinin goguludur. Qoban demektir. 



517 el-Hruzabadi, K M, s., 973; M. Asim, K 7., IV, 185; ez-Zebidi, Tac, XVI, 47; el- 
Meydani, Mec. Ems., s. 46; ez-Zemah§eri, el-Mustaksa., I, 405; el-'Asken, 
Cemhere., I, 121. 

518 Bkz. ez-Zebidi, Tdc, XVI, 47- 

519 el-Rruzabacii, K. M., s., 988; M. Asim, K T., IV, 242; ez-Zebidi, Tac, XVI, 158; el- 
Meydani, Mec. Ems., s.354; ez-Zemah§erT, el-Mustaksa, II, 129; el-'Askeri, 
Cemhere, I, 548. Hadis igin bkz. Muslim, el-Imare, 23, Ahmed b. Hanbel, V, 64. 

211 



-/-.uL; gok deve, koyun vs. siirusu, Cehennerr manalarmadir. Me- 
selde surusunu zalimce suren ve hayvanlara eziyet sden goban manasi- 
nadir. 

Anlami: Dogmsu ^obanlann en kotusu insefsiz deve bakicilan- 
dir/Qobanlarin en kotusu iyi muamele etmckle yukumlu oldugu surusune 
eziyet ve i§kence eden gobandir. 

Kullaniidisi alan: Bir i§i Qzerine alip iyi yapmayan kimseler hak- 

kmda soylenir. 

Tiitk^e'dcki kar^ihgi veya benzeri: l§ini bilmeyen kasap, elinde 
kalir masat. (Oqer. s. 106) t§ini bilmeyen kasap, ne bigak kor ne masat. 
(Ateoy, 1,330) 



^ ' '^.i '. ' 






?u LJ^iJi ^1 j^. r U ^°^ ^ ■•(^^' ^>'> "^^^ 

J" 



J" 

h2\ 



Keliuteler: 

^^^^': Yudum yudum igirmek manasina fiil-i muzaridir. 

^r>^: Necld yurdunda Rumme denilen vadide akan ve suyu bol 
bir nehrin adidir, 

Mcn^ei: Mutercim Asim ^'^';^" keliniesini agi^larken bu meseli zik- 
retmektedir. Ancak " ;>^" kelimesi lie vermi^tir. ^'jl Necid yurdunda bir 
buyuk ovanm adidir. Bu ovaya pek gok dere ve gaylar suyunu akitir. 
Araplar bu ovanin dilinden kendisine pek gok suyun aktigmi ve bereketli 
topraklara sahip odugunu ifade sadedinde bu sozii soylerler. 

Anlami: Rumme ovasi der ki: "Akan her §ey (dereler/evlatlanm) 
bana yudum yudum su igirir, lakin Ciireyb (denilen) dere bana suyu 
kanakana igirir". 

KuUanildigi yerlcr: Cimri ve comert kimseler tavsif edilirken soy- 
lenir. 



520 MAsim,KT., IV;316, 

521 ei-Firuzabadt, K M., s., 1006; M. Asim, K T. IV, 316; Zebidl, Tac. XVI. 302. 



212 



Tiirk^eMeki kar^itigi veya benzeri: Her Ibrahim, Ethem degildir. 
(Eyuboglu, s. 125) 

"Her Ibrahim izzet kabesinde 

HalTluIlah yahud Ethem oimaz." Necatt Bey 






.f -^ Ji; Ji, C^) - jai 4i:i ^ -214 

Kelimeler: 

Jli-^ sil; Yilanin kunyesiAynca dagin kizi, yani, dagin aksi sadasi 
demektir. 

Anlami: Ey felaket (tellali) sus, cevap verme, Ne zaman sesienilse 
sen hemen cevap verirsin. 

KuUanildigt yerler: Imr'u'l-Kaysa ait oldugu soylenen bu mesel bir 
bela ve musibete maruz kalan kimseler, yahut bir kotii ve feci bir olayin 
meydana gelmesinde soylenir. Ayni zamanda gikarci, eyyamci kimseier 
hakkmda da soyknir. 

Tittk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Gam, gam getirir; gam gor 
getirir, gor oiiim Cjetirir. lyi gitmeyince ki§inin i§i, muhaliebi yerken kinlir 
di§i. (Soykut, s. 89, 221} 



fi . y 



Kelimeler: 

^CiLP: Gozun nurunu korudugu igin surmeye, at ve deve gibi hay- 
vanlarin kuyruklainin incelen yerine, mahfenin bagina, guval vs. gibi 
e^yanm kulpuna, kayi§a denir. Ancak meselde bir §ahis ismidir ki 'Isam 
b. §ehber'dir. 



522 el-Hruzabadi, ¥. M., s., 1019; M. Asim, K. 7., IV, 370; ez-Zebidi, Tac^, XVII, 419; 
el-Meydani, Mec. Ems., s, 388; eZ'Zemah§eii, el-Mustaksa, [I, 142; e]-'Askeri, 
Cemhere, ], 573; es-Se'aiibT, Simar., I, 428. Meselin ^e^itli yommlanndan biri a- 
lmmi§tir. Bkz. a. g. yerier. 

523 el-Meydani, Mec, Ems., s. 388; Ibn Manzur, Lisau, XII, 345, 

524 M. Asim, K. T., IV, 404; ez-Zebidl, Tac, XVil, 484; el-Meydani, Mec. Ems., s.678; 
ez-Zemahqeru el-Mustoksa, 11, 334; ei-'Asken, Cemhere, II, 255; el-CGuheri, es- 
Sihah, V, 1987: ibn Farts, Me/cdyfe, IV, 334; es-Se alibi, Simar, l, 246. 



213 



Men^ei: Bu sozun Nabiga ez-Zubyant'ye ait oldugunu si 
Mustaksa'da nakleden ez-Zemah§en §u hikayeyi aniatir: 'Isam b. §ehber 
el-Bahili ismindeki §ahis 'Araplann hukumdarlarindan en-Nu'man b. 
Munzir'in veziridir. 'tsam bir defasmda hastalanir. Neredeyse olmek uze- 
reyken §ifa bulur ve Nu'man b. MQnzir'in huzurur.a gelir. Hastahginm 
durumu hakkinda bu soz soylenir^^^. 

el-Meydam ve el-'Askerf nin rivayet ettikleri hikaye ise daha uzun, bu 
sozu soyleyen de farkh ki§idir Onlara gore bu sozu ilx defa soyleyen Kin- 
de Hukumdan el-Haris b, ^Amr'dir. Adi gegen 'Isam ise zeki, akilh, dili 
bclagat ve bey an yoniinden guglu bir kadmdir. Hikaye'ye gelince ozetle 
§6yledir: 

Rivayete gore 'Avf b. Muhallim e§-§eybani isminde bir ^ahsin dillere 
destan giizellikte bir kizinm oldugu haberi Kinde hukumdarinin da kula- 
gina gider. Onunla evlenmeyi kafasma koyar ve hakkinda bilgi edinmek 
uzerelsam isminde kl bu zeki, agzi laf yapabilen kadmi gagirarak: "Git ve 
bu kizin marifet ve guzelligini ara^tinp bana ula§tir" der. Kadincagiz yola 
koyulur, kizm bulundugu bolgeye ula§ir ve annesi Emame i!e bulu^ur. 
Dunamu kendisine anlatir. Anne, kizini yanma gagirarak: 

"Sevgili kizim!. Bu kadm senin halandir. Seni gormeye gelmi§. Ken- 
disinden bir §ey gizleme. Sana bir §ey sorup da seni konu^turmak isterse 
onunla konu§" diye tembihte bulunur. Is^m ile kiz ba§ba§a kahrlar. 1sam 
kizm yuzune bakar, gonul ok^ayan guzelligini, bu guzellige uyum 
sagliyan vucudunun letafetini gonince Cenabi Hakk'in yaratmada ne 
e§siz oldugunu, benzeri guzellikte bir kimsenin varligini ne g6rmu§ ne de 
i§itmi§ oldugunu iginden gegirir. Kizin guzelligine hayran kalir. Isam kiz- 
dan ogrenecegini ogrenir ve Kinde Hukumdan' na geri doner, Huzura 
kabul edilir. Hukumdar: " 1sam! Ara§tinma ve mufahedelerinin sonucu 

nedir?"anlamini da vercbilecegimiz: "fC^ ^i ^^^/j ^'' sozQ ile kar§ilar. 

'isam da gorduklerini anlatir: 

"Sut kopugu gibi beyaz (sutten Qikmi§ ak ka§ik gibi) panl paril parla- 
yan bir yuz... Asil atlann kuyruklan gibi onu susleyen simsiyah saglar; 
eger saglarmi saliverirse zincir, tarayiverirse yagmur sulannin parlattigi 
uzum salkimi sanirsm. Kalem kudretiyle 5ekilmi§ sinf:siyah ka§lann gerge- 
veledigi zarif iki ahu goz... Iki ka§min arasinda ozene bezene yaratilmi§, 
sanki kilig agzmdan ni§an bir burun ve onu erguvin gibi gergeveleyen 
kipkirmizi yanaklar.., Tatli tatli tebessum eden yOzuk gibi bir agiz ve 



525 Bkz. ez-Zemah§en, el-Mustaksa, I!, 334. 

214 



bembeyaz pa:lak di§ler. , .Fesahat ve beiagat sahibi, akil dolu, hazir cevap 
bir dil,.. Bal gibi tatli, kipkirmizi dudaklar,.. Gerdanina el suriilse bir be- 
ya2 gama§e t;l siirmek gibi.., Oyuncak bebek misali gogus uzerine yer- 
lG§mi§ gumu§ gibi beyaz bir boyun,., Elbiselerin orttugu kemiksiz dene- 
cek kadar zanf pazular, onu tamamlayan sim gibi zarif, yumu§ak iki el ve 
sanki onlara clugumlenmi§ parmaklar. . . Gogsun Qzerinde kendisini orten 
elbiseden di§an ta§acak nar gibi m...Onun altinda siki kagit gibi durul- 
mu§ bir kann. . . Kalgalarda nihayet balan siitun gibi bir sirt. . /' 

Is^m kizm giizelligini anlata anlata bitlremez. Nihayet Hiikumdar, 
babasina elgi gonderip kizi ister. Miinasip gorulur. Gelini almaya gelirler. 
Gelirler de bi. sefer kizm annesi kizma ogiit vermekie me§gudur. Anne 
nasihati ise §6yledir: 

"Benim kzcagizinn!,. Nasihat ve vasiyetin terkeditmesi edep ve fazile- 
tin terkedilme3i olacagmdan o nasihat ve vasiyeti senden esirgemek is- 
tcmem. Vasiyc^t ve nasihat gafiller igin onemii ^eyleri hatirlatmaya vesile, 
akillilar iqin iyi hal ve gidi§ata sebep olacak bir lutuftur. Her ne kadar 
senin zenginligin sebebiyie kocanin zenginligine ihtiyacin yok ise de ne 
Qare ki diinyada kadmlar erkekler, erkekler de kadmlar igin yaratilmi§tir... 
Benim gCizel kizim! Evlenme vaktinin gelmesiyle yeti§mi§ oldugun ve 
iginde biiyudugun bu evden gikacak ve artik ba§ka, tanimadigm bir yu~ 
vaya, gorup unsiyet kesbetmedigin bir e§e gidiyorsun. Sen ona cariye 
oldugunda oca sana bagli bir e§ olacaktir, Kizim! Benden sana on 
nasihati alip gotiir ki, onlar sana bir hazine ve bir hatira olsun,„" Anado- 
lu insanmi hat;rlatan anne nasihatlan da §6yle olur: 

"(1) Kanaat sahibi ve e§ine itaatkar oL (2) Daima e§inin gozunun 
onunde ol Sen boyle yaparsan e§inin mahreme meyli olmaz...(3) E§in 
senden daima giizel kokular teneffiis etsin. QCinku, guzel koku erkeklerin 
ho§una gider ve kadinm da susu olur. (4) Yemegini daima hazir bulun- 
dunmalisin...(5) E§in uykuya vardigmda sukuneti muhafaza et, onu uy- 
kudan uyandivacak ve uykusunu ka^iracak guriiltu ve patirti etmekten 
sakinmalism. Cunku bu, e§inin ofkesini kabartir. (6) Ev e§yasmi koruma- 
ya dikkat etmelisin. (7) Ailenin hak ve hukukuna riayet et...(8) Simni 
kimseye if§a eyleme...(9) E§ini kederli gordugiinde sen mutluymuf gibi 
gorunmelisin.. (10) Mutlu gordugunde ise sen kederli bir goruntii ver- 
memelisin... Cnun nzasini kendi rizana, onun hevesini de kendi hevesi- 
ne tercih et... Haydi bakalim kizim!.. Allah Taala Hazretleri sana hayir ve 
selamet ihsan etsin." 

Anne de kizina nasihatlanni bitirince gelin e§inin yanma gonderilir. 
Annesinin nasihatlanna uyan gelin biiyiik bir ragbet ve kabuie mazhar 



215 



olur. Yedi tane erkek evladi olur. Bu evlatlarm her biri sirasiyla Ye- 
men' de hukumdarlik yapariar^^^. 

Anlami: Arkanda ne var 1sam/lsam ne var, ne yok?/NG haberier ge- 
tirdin 1sam? 

Kullanildigi yerler: Bir nesneden haber alma maksadiyla soylenir. 

Tiirk^e'deki Icar^iligi veya benzeri: Dil'nin altmdaki baklayi gi- 
kar. (Agizdan) 



?* y 



.'^^ C>\^ 'J^-ij CCap 'J' -216 



y ^ 



Kelimeler: 

^CU^: Kendi erdemleriyle ovunen, kendini yeti§tirip erdem ve 

mevki sahibi olan kimse. 

^U^: Dedelerinin ve atalannin §6hretiyle cvunen kimse. 

Men^ei: Bu meselin men|ei bir §iirin: 

beytidir. §6yleki: Bahsi gegen Isam'a Arapia", daha ewel devlet ve 
ha§meti yokken kendi kabiliyet ve becerisi ile O'taya gikip mevki ve ma- 
kam sahibi oldugu igin: "Harici" derler. Dolayisiyla bahsi gegen beyit 
onun halini tasvir eder. Yani: "isam daha once devlet adami olmak, 
makam ve mevki sahibi olmaktan uzak iken kendi kabiliyet ve beceri- 
si ilc ru§tunu isbat edip ilerlcdi, devlet, §an ve §6hret sahibi oldu, 
yoksa atalannin ve dedelerinin §an ve ^ohretivle bu mcvkilerin sahibi 
olmadt'". Oyleyse: "Sen de kendi gaban, kendi emcginin sonucu ola- 
rak makam ve mavki sahibi ol, yoksa atalarmla oviknerck dcgil; atala- 
rmla oviinmck makbul bir davrani§ dcgildir." anlammda bu s6z mesel 
olmu§tur. 

Anlami: §eref ve §anin kendi gayretinle olsun, baba ve ecdadtn ma- 
rifetiyle olmasin. 



526 Bkz, Meydani, Mec. Ems., s. 678; el-'Asken, Cemhe-e II, 255. 

527 el-Rruzabadt, K. M., s. 1026; M. Asim, K T., VI, 242; ez-Zebidi, Toe, XVII, 484; 
es-Se alibi, Simarul-Kulub, I, 245. 



216 



Kallanildigi yc^rler: Kendi kabiliyet ve 5all§malanyla belli mevkile- 
rin elde edilmesi hakkmda soylenir. Bu yolla mevki sahibi olmayan kim- 
seler hakkmda da soylenir. 

Tttrk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Kendi gobegini kendin kes. 

Ana baba ile iftihar olunmaz. Baba bilgisiyle adam olunmaz. (Tulbent^i, s. 
354, 54, 87) 

"Ki§izadelikle kendini kurma, 

Mezar ta§i iie iftiJiar oimaz." Summani 



52K - ^- » ^ 



Kelimeler: 

^i : <^j!6\ ^Ji Fiilinden kuma§, bez, elbise dokuniak, orniek, 
faeze argag atmak^^^. 

chA--1: Elbisenin gozgusunu uzatmak, beze ari§ atmak, bir §eyin 
hakkmdan gelmek, bir §eyi becerebiimek manasma fiil-i mazidir. 

Anlami: An§ artigin beze argag dahi at ki bez kamil olsun^^ 
/Ba§iadigin i§i eksik b-rakmayip tamamla. 

Kullanildigi alan: Ba§lanilan bir i§i ekslk birakmayip tamamlan- 

mast istenen yerde soylenir. 

Turk9e'deki kar^iligi vey benzeri; tti oldiirene surutiirler. (Bir i§i 

yapan sonuna kadar ::amamlasin anlaminda) (O^er, s. 36) 

"Ba§ladigm i§e pek eyle dikkat, 
Ahbabina daim birdir emniyyet." Rem 



528 M. Asim, K T, VI, ^.78; ez-Zebidi, Tac, XVI, 644; M. Naci, Sanihat, I, 118. 

529 Arg&5 dokumaciliktc., eninc atiian iplik, atki, ari§ ise boy ipliglne denir Bkz O T 
S., I, 138-140. 

530 M. Naci, Sdni/idt, r 118. 

217 



.=i31 



A^'jc}\ 4-j*-L,.25 lz^\ —218 



Kelimeler: 

A^\jci\: Deve ku§una denir. Hem muzekker hem de muennesler igin 
kullanihr. ^U^ ondan cins isim olarak hem mufret hem de cemisi igin kul- 



laniiir. 



Men$ei: Kimsesiz ve fakir bir Arap kadinnm i§lerini, gerek kabilesi 
gerekse kom§ulan gorup yardim eder, yiyecek \^e diger ihtiyaglanni kar§i- 
larlar. Bir gun sahrada dola§irken bir deve ku§u gorur. Deve ku§u sa'rur 
denen bitkilerden si^an siviyi yemekle me§guldur. Yedigi madde boga- 
zinda tikanip kalinca hayvancagiz halsiz ve kagip kurtulmaktan aciz bir 
halde kalir. Bunu goren kadm ko§ar ve ya§rpagiyla hayvani bir agaca 
bagiar. "Artik bir yerden bir yere gogmek ve na^il yapmak igin kom§ulara 
ihtiyacim kalmadi, Evimi barkimi bu hayvanla ta§inm" diyerek memr^un 
ve mutlu bir §ekilde kom§ularinin ve a§iretinin y^anma gelir, kimseye ihti- 
yaci oimadigini sezdirecek bir tarzda; "ii^Si ^^'J j ^-^. ^^ ^ / Bu 
gur^e kadar i§lerimi taahhUt edip bana yardim edenler bundan sonra 
bundan vazgegsinler^^" diye avaz auaz bagirir. Daha sonra gadmni yikip 
evini barkini toplar va agaca bagladigi deve ku§unun yanma gitmek uze- 
re yola koyulur, Oraya vardigmda birde bakar kl deve ku§u bogazmdaki 
gussayi yutmu§ ve bir yolunu bulup firar etmi§. Hem a§iret ve kom§ulari- 
nin yardimmdan, hem de deve ku§undan mahrum olan kadincagiz pi§- 
manlik iginde ortada kalakahr. 

Anlami: Sen deve ku§u sahibi gibi elinde (^lani da kaybedeceksin. 

Kullanildtgi yerlcr: Guvenilmeyecek nesneye guvenlp elindeki 
imkani kaybederek husrana ugrayan kimseler hakkinda kullanilir. 

Tiirkge'deki kar^iligt veya bcnzeri: Dimyat'a pirince giderken 
evdeki bulgurdan o!du. (Turk Ata. Ve Dey., \l 137) 



531 el-Bruzabadi, K. M., s, 1049; M, A^im, K T., VI, 501; Zebidt, Toe, XVII, 695; 

Zemah^en, el-Mustaksa, II, 334. 

J" ^ ' 

532 Bkz. ez-Zemah§en, e!-Mustoksa, I 380. el- 'Askeri Cem here's inde " LJ) ^.i Ui^ j^ 
'^>; y §eklindedir. (Bkz. 11, 229) el-Meydant " l^^i^ Lsj ;^ l^ ^ ^eklindeki 
rivayeti nakleder. Bkz. Mec. Ems., s, 703. 

218 



S33 ^ 



Kelimeler; 

f^Uyi / 'kA^<^\ : Bir adama muvafakat eylemek, (insiyet kesbetmek, 
uyum gosi-ermek. 

Ayrica ovunmsk manasma, yahut yan§mak manasma da kullani!mi§^ 
tir. Bu sebeple me.sele iki turlu mana veritmi§tir. 

fliS/h Butun yaratilmi§iara, bir goru§e gore insanlara ve cinlere, ya- 
hut yeiyuzundeki outun mahlukata denir, Bu durumda sudaki variiklan 
kapsamaz. 

Anlami: Birinci manaya gore: "Egcr insanlarin birbirlerine kar^i 
iinsiyeti, muvafakati ve uyumlan olmasaydi biitiin yaratilmi^lar hclak 
olurdu" demek oktr. Ikincisine gore ' Kerem sahibi kirasclcrin lutiif ve 
ihsanlan, asalctlerinden, cibiUiyet vc 6z ccvhericrinden kaynaklanir 
ve bu tabiidir. Soyunda, cibilliyct ve oz cevherlerinde kerem bulun- 
mayanlar onlari takiit edip bunimla oviinen klmseler hasetlerinden 
helak olurlar" manasi nadir. 

Kultanildigi yerier: Dostluk ve uyumlulugun oneminin vurgulana- 
cagi yerde soylenir, 

Titrk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Dost beni, arasm da bir ye§il 

yaprak ile olsun, (Tdlbentci, s. 192) 



Kelimeler: 

(a1^!) 4iH;uJl: Viicuda yapilan dovme. Kelimenin ash "CjiJ^il" 
dir. Kok harfleri ise 'p-^ j" olup uzuvlara dovme yaptirmak demektir. 

Meiif ei: Bir kcidmm kendisinl daha guzel ve gekici gostemiek Igin 
kalgasma dovme yaptirmasi sebebiyle ortaya gikmi^tir. 



533 el-Rruz^badt K M., s., 1051; M, Asjm, K T., IV, 509; Zebidi. T^c, XVIi, 715- 

Meydant, Mec. Ems., s., 646; 2emah§en, el-Mitstaksa, II, 299. 

534 el-Rru2abadi. Kd, M., s. 1052; M. J\sim, K T., VI, 516; ez-ZebMi. TacuVArOs 
XVIi, 730- ' 



219 



Anlami: Ona gore dovmeden daha buyukiir/Onun gonlunde dov- 
meden daha kiymctli. 

Kullanildisi ycrler: (Tesbit edilemedi,) 

Tiirk^e'deki karf iligi veya benzeri: Elmastan daha kiymetli (Agtz- 
dan) 

.f«'t5> i:^ flS Ci) ''' 'J^> lji>^ -221 

Kelimeter: 

\yp^\:. Yagmur yagarken bulut §im§ek gakmak, yagmur yagarken 
gok gurlemek, Meselde acele etmek, yonelmek ve bogazlamak, kesmek 
manasmadir. 

ti^: 5i§man, semiz demektir. 

/' 

Anlami: Kurbanlanniz semizken kesmekte acele ediniz/Kurbanlar 
§i§manken kesmekte acele ediniz (zira durdukca zayiflar). 

Kullanildigi ycrler: Firsati ganimet bilmenin gerekli oldugu yerler- 
de soylenir, 

Turk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Yagmur yagarken kupunu 
doldur, (Eyubosiu, 1, 237) Her zaman gemicinin is^tedigi ruzgar esmez. (Pala, 
156) 



o ^ * ^ -- ft 



."' ^CJ( ^i*j3 'y >:i -222 

^ -* '' 

Kefimeler: 

■QC^y Bir kadinin ismidir. el-Cahiz, Lokman b.'Ad'in kizlanndan bi- 
vist oldugunu soylerken, el-Meydani, Cedts isninde bir kavimden oldu- 
gunu soyler. Diger taraftan Cedis kavmine geliii olarak gittigini soyleyen- 
ler de vardir. Emsal kitaplarmda bu kadm hakkinda farklt rivayet ve iddi- 



535 el-Hruzabadt, K. M, s., 1055; M. Astm, K. T., VI, 526; ez-Zebtdl, Tac, XVI!, 752. 

536 e2-Zemah§eri, el-Mustaksa, 1, 441. 

537 M Asim, K. T., VI, 538; ez-Zebidi, T^c., XVII, 777; el-Meyd&nt, Mec. Ems., s., 96; 
Gz-Zemah§en, el-Mustaksa, I, 18; el-'Askeri, Cemhere, I, 241; el-isfahanf, 
Sevairu'l-Emsat, s, 64; es-Se' alibi, Simar, I, 465, 



110 



alar bulunmaktadir. Gok renginde gozleri oldugu igin "Yemametu'z- 
Zerka'" lakabi verilmi§tir. 

Men^ei: Cedis kabilesi ile Tasm kabilesi arasmda bir olum olayin- 
dan dolayi siirekli kavga vardir. Bir defasmda Tasm kabilesinin askerleri 
Cedis iizerine baskin hazirligmda ve iiggunluk mesafede iken Yemame 
yuksekge bir yere gikar ve keskin gozleri ile uq giinliik mesafeden gelenle- 
ri haber verir. Fakat ona inanmazlar. Butun israrlarina ragmen bu haberi 
kabule yana§maziar. Sonunda Tasm kabilesinin baskini gergekle§ir. 
Cedis kabilesinin Reisi Hassan b. Tiibba' Yemame' nin yakalanip gozleri- 
nin gikarilmasini amreder. Gozleri yarilmca surme §eklinde damarlar ol- 
dugu goriilur. Araplar arasmda ilk defa gozune siirme gekenin bu kadm 
oldugu soylenir. I§te bu Yemame, sahibi oldugu gok mavisi gozlerle, iig 
giinliik mesafede olan §eyleri gordiigu igin hakkmda bu mesel s6ylenmi§- 
tir. 

Anlami: (O), Yemametu'z-Zerka'dan daha iyi goriir. 

Kullanildigi yerler: Bir §eyi daha iyi gorme, anlama konusunda 
mukayese yapmak igin soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Burnu iyi koku alir. (Agizdan) 



'"^^ Ashj c^Ju (^jX^ jl) J2IL <^Si\ -223 



Anlami: Kurt kismi insan ve hayvanlara her zaman a§k ve §€vkle 
hiicum eder, hig bir zaman ag oldugu du§iiniilmez/Zannedilir ki kurt vah- 
§iliginden her zaman insan ve hayvanlara hiicum eder; hayvanin ag ol- 
dugu hig dii§iiniilmez. 

Kullanildigi yerler: Fakir oldugu halde di§ g6rLinu§u itibariyle 
zengin zannedilen kimseler veya ig yiizu huziin ve kederli iken di§ yiiziine 
bakilarak kendisire gipta edilen kimse hakkmda soylenir. 

Tikrk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Igi di§ma uymaz. (Tiirk Ate. Ve 
Dey., 11. 27) jgi beni yakar, di§i seni. (Talbentci, s, 301) 



538 el-FTruzabadt, K. M., s., 1064; M. Asim, K. T., VI, 560; ez-Zebtdi, Tac, XVIII, 64; 
ez-Meydani, Mac. Ems., s., 260; ez-Zemah§eri, el-Mustaksd, I, 461. 



22 



i4() 



1^1 ';^\ c si;^) ^ aIp -224 



Ketimeleir: 

(4llpr) aIL^v: Meyhaneci bir adamin ya da bir kabilenin ismi. Bazi- 

lari "<IlAir'' nin, bazilan ise " C^" nin dogru olcugunu soylerlei^^ 

Mendel; Meselin asli §6yiedir: Kiiab kabilesinden Husayn b. 'Amr b. 
Muaviye b.'Amr, Cuheyne/Cufeyne evladmdan sl-Ahnes b. Ka'b ile bir- 
likte yolculuga gikar ve bir bolgeye gelirler, Ikisi de birbirine suikast du- 
zenlemek pe§indedirler. el-Ahnes bir firsatini bulup Kilab kabilesinden 
olan Husayn'i oldiirur ve mallanni gasbeder. Hilsayn'm Sahra bint 'Amr 
b. Muaviye isminde bir kiz karde§i vardir, Sahra her mevsim karde§inin 
hatirasma bir ziyafet verir ve Arab'm efrafini davet eder. Boylece karde- 
§ini ara§tirir ve agiarmi§. Boyle bir ziyafette Sahra aglarken Ahnes: 

^ ^ j* # '' 

"Her topluluga Husayn' den sorup duruyorsun, dogai haber Cuhey- 
ne'nin yanmda" anlaminda ki beyti soyler, boylece mesel olur. 

Anlami: Asil ve dogru haber Cuheyne/CCifeyne'dedir. 

KfiUamldigi yerler: Bir §eyin aslini ve hakikatini bilmek igin soyle- 
nir. 

Tiirkge'deki kar^ihgi veya benzeri: Cociiktan al haberi. (Tutbentgi, 
s. 156,) 

.-^*^ L^>^ ij\^j jJ» jiJt -225 

Kelimeler: 

luJf: Necid bolgesine gilmek, gikmak manafana mazi fiildir. 



539 el-Meydani " i^" §ek[iyle rivayet eder. Bte. Mea Ems., s. 456) 

540 el-Firuzabadt, K M., s, 1069; M. Asim, K T„ VI, 579; ez-Zebidi, Tdc, XVIII, 111; 
ez-Zemah§erT. el-Mustaksa, li, 169; eU'Asken, Cen/iere, li, 44; el-Cevheri, es- 
SMK V, 2092. 

541 A. g. y.ler. 

542 el-Bruzabadi, K M., s., 1073; M. Asim, K T., VI, 594; ez-Zebtdi, Tac, XVIIi, 153; 
ei-Meydant, Mec. Ems., s. 729; ez-Zcmah^ert, ei-Mustaksa I, 384; el-'Askeri, 
Cemhere, I, 78. 



222 



^jP^i-: Fil di§i, fil kemigi demektir. Meselde Necid vilayetinde bir dag 
adidir. 

Anlami: Haden isimii dagi goren kimse Necid ulkesine gGlmi§ de- 
mektir (artik kimi^eye sormasi gerekmez) . 

Kulianildigi yerler: Bir §eye delalet eden alametlerden dolayi soy- 
lenir. Yani maksat hasil oimu§tur, manasina kullanthr. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzert: Gorunen koy kilavuz iste- 
mez. {Aksoy, 1, 293) 



:^'' aiii}^ d^\j^ ;>j^ -226 

y y 1^ f 

Kelimeler: 

J^^j^: 3^1^ Kelimesinin cemisi olup mldeye, yahut boyun gemberi 
ile kopruciik kemiklerinin arahgina veyahut kamin a§agi kismma denir. 

^Iji : aIBI: nin cemisi olup ^ene alti, yahut boyun gemberine, 
gobekten a§agi (^ann bolgesine, bogazin ba§ina, yahut bogaz ucunda 
olan yumruya, yahutta bogaz gukuruna denir. 

Anlatni: Senin hakinelennle zakinelerini birbirine yapi§tiracagim 
/Agzini bumunu dagitagagim. Butun i§!erini altiast edecegim. 

Kutlanildisi yerler: Tehdit mevkiinde soylenlr, 

Turk^e'deki karf iligi veya benzeri: Senin agzinin payini veririm. 
(Talbentsi, s, 476) 

y y y y 

Kelimeler: 

j^ii: Arkasi a§agiya dogru yatik, uclan yukanya dogru meyilli yeni 
ay' a derier. Ancak meselde tuluma sut toplayan adam manasmadir. 



543 el-Rruzabadi, K. M, s, 1073; M. Asim, K T., VI, 596; ez-Zebidi, Tdc. , XVHI, 157; 
el-Meydani, Mec. Ems., s. 581 ez-Zemah§eri, e/-Musta/csa, II, 239; el-'Askeri, 
Cemh^re, II, 199; el-Cevheri, es^Sihdh, V, 2119. 

544 Gi-RrQz^bMi, K. M-, s., 1073; M, Asim, K. T, VI, 596; ez-Zebidi, Tacu'W^i^, 
XVIII, 158. 



223 



^Li'^l: iq yagi, yagli. Bir g6ru§e gore eritilmii yag, bir diger g6ru§e 

gore ise zeytln yagi. 

Anlami: Ben, tulumun yagini tuluma gekerken ba§kalanndan daha 
becerikli ve i§ bilen biriyim (zira deriyi yakmadan ne zaman yag gekilece- 
gi konusunda ben tecubeliyim). 

Kutlanaidigi yerler: l§lerlne ihtimam gostersn ve becerikli kimseler 
hakkinda soylenir. 

Turk9e'dcld kar^ilisi veya benzeri: i§irin eri/adami. (Aksoy, II, 
888) i§ bilenin, kiliQ ku§ananin. At binenin, kilig ku§ananin, kopru gege- 
nindir. (Talbent^i, s. 316, 70) 

Kelimeler: 

oU^: Koyun demektir. 

OyUf: Seksen sayisidir. Kamus'ta Nuh Aleyhisselam'm tufandan 
sonra gemiden inen seksen ki§iyle kunnu§ oldugu beldenin adi oldugu 
nakledilmektedir. 

Men^ei: Hikaye edilir ki, bir bedevt Acem Kisralanndan birine bir 
hususta miijde verir. Kisra bu mujdeden dolayi mutlu olur ve bedeviye: 
"Dile benden ne dilersen" diye mujdesinin kar§il),gini venmek ister. Bede- 
vi seksen tane koyun ister. Bu firsati yeteri kadar degerlendiremeyen bu 
adamin ahmakhgmdan dolayi bu soz boyle durumlarda soylenir. 

Anlami: (Brsati degerlendiremeyip sadece) seksen koyun isteyen 
bedeviden daha ahmak. 

Kullanildigi yerler: Ahmaklik derecesini mukayese igin soylenir. 

Turkge'deki kar^iligi veya bcnzeri: Vemeyince Ma' bud, neyle- 

sin Mahmud. (Soykut. S. 310) Demir tavtnda dovulur. (Tulbent^i, s. 173) 



545 el-^Askeri, Cemhere, \ 291; Farkli rivayetler igin bkz- el-lsfahani, Seudiru'/-£ms., s. 
123, 124. 

546 d-Bruzabadi, K M... s.,1067; M. Asim, K T., VI, 574; ez~ZebidT, lacu'Whrn^, 
XVIII, 99; el-'Askeri, Cemhere, I, 291. 



224 



S47 



4jiJj Dlil^l Jii>» -229 



y ^ ^ 



Men^ei: Deve kismi yuku agir oldugu zaman onunu yere koyup 
ona dayanmadikga ayaga kalkmaya gug yetiremediginden gogsunden 
aldigi yardimla ayaga kalkar. Buna binaen soylene gelmi§tir, 

Anlatni: Yuku rae§akkati fazla olan kimse ^enesinden (kendinden 
daha sugsOz kimseden) yardim ister. Zavalli duruma du§en kimse zaval- 
lidan yardim ister. 

Kullanildigi yctler: Bir kimse kendinden a§agi kimseden yardim 
istediginde soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi vcya benzeri: Denize du§en yilana/yosuna 
sanlir. (Aksoy, 1, 234) 



548 






-' «-' 



^b dr' L^ ^J 



-230 



Anlami: Falanca ba§inin killan sayisinca hayir ve nimete mazhar ol- 
du/Meramina nail olup gonlunun istegince ba§tan a§agiya tasanruf yetki- 
sine sahip oldu. 

Kullantldigi j^/crlcr: Bir nimete kavu§an kimseier hakkinda soyle- 
nir, 

Turk^e'deki kar^ilisi veya benzeri: Ba§ina devlet ku§u konmu§. 

(Talbent9i, s. 100) 






/^^ f3^l 0^ ^4^^' <^-*^-^ "231 



Kelimeler: 

k^; Bir Qignem et, bir parga et demektir, Ayni zamanda tabiat, 

huy manasmadir, "A^Ai" §eklinde de rivayet edilmi§tir. 



547 el-Bru2abadt, K M., s., lOSO; M. Astm, K. T., VI. 623; ez-Zebidt, -Xac, XVIII, 221; 
ez-Zemah|cn, e-Musfnksd, H, 341; erAskeri, Cemhem, 11, 238. 

548 el-Rruzabadi, K. M,, s. 1088; M, Asjm, K T., VI, 656; ez-Zemah§eru e/-Musfeiksd, 
II, 377; el-'Asken, Cemhem, II, 332. 

549 M. Asim, K. T. Vi, 667; ez-Zebidt, Tac, XVIII, 329; cl-MeydSni, Hec. Em^,. s. 
363; ez^Zemahien, eZ-Mustated, II, 134; el-'Askeri, Cemhere, II, 541; All Riza, 
Emsalu'l-^Arab, s, 70. 

125 



^3^1: Comertligi ile me§hur Hatem et-Ti^^fnin ceddi, yahut ceddinin 
ceddi olan Ebu Ahzem'in ogludur. 

Mendel: Meseli ki§inin kotu hali, yahut iyi haline gore yorumlamak 
mumkundur. Kotu hale gore yorumlandiginda hikayesi §oyledir: 

Antatirlar ki: Adi gegen Ahzem gocuklugundan itibaren babasina czi- 
yet eder dururmu§. Oldugiinde arkasinda bir kag erkek evlat birakir. 
Bunlar Ebu Ahzem'in yaninda kalirlar ve onu rahatsiz ederler. Ebu 
Ahzem de bunlara sabreder. Ama bir gun bu karde§ler O'nun uzerine 
hucum eder, adamcagizi hem dover \:^em de yaralarlar, Bunun uzerine 
Ebu Ahzem: 






\ ^ ^ ^ " ^ " -* '' 

"Torunlarim beni kan iginde biraktilar, bu huy onlara babalari 
Ahzem'den kaldi" anlamindaki beyti soyter ve boylece mesel olur. 

Meseli iyi hale gore yorumlamaya omck olarak el-Meydani §u hika- 
yeyi anlatir: 

Bir gun Hz. Omer (r.a.), Ibn Abbas hazretleri ile bir meseleyi isti§are 
ederken, Abbas' m (r.a.) reyinin guzelligini tesbit eder ve onu Cenab-i 
Peygammber'in (s.a.s.) akrabasi olmasmdar dolayi RasCtlulIah'in (s.a.s.) 

huyunu almi§ olduguna i§aretle kendisine " i^j^^ j-* ^J"^ ^^i^^^" mese- 

*- ^ ^ ^ 

tini soyler. 

Anlami: Birinci hikayeye gore: "Ben bu hali Ahacm'dcn biliyorum. 
Bu huy ontara babalari Ahzem'den kalnnfttr. Zira ki$i soytina ^ekcr." 

ikinci hale gore: "(Ey Abbas! Sen soyunimim asaletini ta§iyorsun. 
Qtmkik, sen her §ekilde yiicc babana benziyorsim. Zaten ki§i soyuna 

KuUamldigi yerlcr: Ister iyi, isterse kotu anlamda yorumlanmi§ ol- 
sun ki§i soyuna geker, dtyecek yerde soyienir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benxeri: Armut dibine dii^er. (M. Uger, 
s- 2S) Anasi neyse danasi da odur. Babasimn oglu. (Agizdan) 



550 Daha gent^ bilgi l^in bkz. M. Naci, Sonihat, I, 368 ve a.g.yerlcr. 

226 



■"' Oi;^> ^ 'J^ od g fUl -232 



Kelimeler: 



DLi: Buyak tera:;i, kantar, baskul demektir. Aynca mutemet kimseye 
denir, 

oUJt^I: Teraziriin bir gozunde olan tartili taraf digerinden fazla ol- 
makla agir gelip a§agiya meyl eylemek manasmadir ki buna "agmak" 
denir, 

Afilami: Diinya bir terazi, biz onun agir basan taraf lyiz/kefesiyiz. 

Kullamldigi yerlcr; Emin ve mutemet kimse hakkinda soylenir. 

Tiirk^e'deki kf^r^ilisi veya benzerl: Adam sozunden bellidir. 
(Tulbent^i, s, 26) 

'"^ d^\ 'J^'j jrl: oUjSii ^ "233 

Kelimeler: 

jUj^l: Guvercin nevinden bir ku§, veya erkek kumru veyahutta bir 
ge§it yaban guvercini demektir. 
t^j: Taze hurriaya denir. 
oliih Taze hunnanin bir 9e§ididir. 

Men^ei: ez-Zebrdfnin belirttigine gore Irak halkmin soyledigi bu me- 
selin hikayesi §6yledir: 

Bir kavim huniia bahgelerinde bekqilik yapmasi igin bir kolesini go- 
revlendirir. Kole, hurmalan hirsizlardan ve kurttan ku§tan korurken bir 
yandan da yemeye devam eder. Efendisi bir gun bahgedeki hurmalan 
kontrole gelir. Agaglan inceteyince bir eksiklik oldugunu tesbit eder. Bek- 
Qiye: "Bunlan kim yedi?" diye sordugunda "Guvercinler yedi" cevabini 
alir, Kisa bir ara§timia ve takipten sonra hurmalan bekginin yedigini an- 
lar ve bu sozu soylerek sugunu yiizune vurur. 



551 Mutercim Asim, bu meselin muvelled oldugunu soyler. Bkz. M. Asim, K. T., IV, 

720. 

552 M, Asim, K 7., 1^, 764; ez-Zebidt, Jtc, XVIII, 338; el-Meydani, Mec, Ems., s. 

101; ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, II, 11. 

227 



Anlami: Hurmayi kumrular yiyor diyerek bu bahane ile kendisi kar- 
nina dolduruyor/Sen gQvercinleri bahane ederek taze hurmalan 
yiyorsun, 

KuUamldigi yerler: Hakikati gizleyerek i§ine gelecek tarzda konu- 
§an ve hareket eden kimseler hakkinda soylenir. 

Tiirk^e'deki Uar^itigi vcya benzeri: Ele verir taikmi, kendi yutar 
saikimL Yalananin mumu yatsiya kadar yanar. (Tulbentgi, s. 214, 546) 

/-^ aS !Ai /^ Nl -234 

Kelimeler: 

VI: o\ ve *y takdirindedir. 

flS ^ eS Ni: "i / dai" harflerinin fetha, "U / ha" harflerinin cerri ile 
okunan vi tek kelime olarak: "Bu degil, ba§kasina geg" veya "§imdi 
otmazsa sonra olmaz" manasma gelen bir tabirdir.^^. 

Anlami: *i veya a^: Emsal kitaplannda bu kelimenin ash ve meselde 
ki anlamlan konusunda ^e§itli g6ru§ler dile getirilmi§tir. 56yle ki: 

1- Tek bir kelime olarak ahndigmda anlami: "Bu vakitte ele gegen 
firsati ganimet bilmezsen bundan sonra ba§ariya ula§amazsin," 

2- si veya *:' kelinnesi Farsga bir lafiz olup 'ata'/hediye, ihsan, yahut 
darb/vurmak, d6gmek anlammadir. Aynca ''^ /dal" harfinin fethast ile " 
sS" iyiligi emir kotuliikten nehiy manasma A.^aplann alip kullandigi bir 

kelimedir. 

a) " 'Ata' " manasma ahnirsa anlami: "3u adamm veya nesnenin 
layik ve mustahak oldugu cezasmi vennezser bir daha bulup veremez- 
sin" demek olur. 

b) "Dovmek" veya "emr-i bi'1-ma'ruf nehy-i 'ani'l-mQnker/iyiligi 
emir, kotulukten sakmdirma" manasma almdigmda anlami: "Eger bu 
defa bu adami dovmezsen bir daha dovemezsin" ya da "Eger onu §imdi 
islah edemezsen bir daha bulup islah edemezsin" demek olur. 



553 M. Asim, K. T,, Vi, 805; el-Meydani, Mec, Ems., ^. 27; ez-Zemah§eri, ei-Mustaksa, 
I, 374; el-'Asken, Cewhere, 1, 94, 

554 M. Asim, K T., VI, 805. 



228 



3- VI kelimesinin i^sli d\ ve "^ dir. es-Suyuti'nin, "E§bah ve'n-Nezair" 
adli eserinde belirttigi gibi burada " sS" kelimesi Arapga bir lafizdir ve " 
dcha'AL&S" lafzmdan ' oS" veya "ab" §ekiinde bir ism-i faildir. Emsal'de 
gegerii kaideler geregince bu §ekiide ku!lanilmi§tir. "^jJ^i^ / dahi, zeki, kiv- 
rak akilli" demek olur Buna gore anlami: "Bu hususta yahut bu saatte 
ru§t ve zekanla dahiye:ne hareket eylemez isen bir daha firsat ve giig bu- 
lamazsin ve kiyamete i^adar dahilerden kabul edilmezsin" demek olur^^^. 

Men^ei: Kahinlerden birisine iki adam gelir ve kendisini imtihan et- 
mek maksadiyla derler ki: "Sana nigin geldigimizi biliyor musun? " Ka^ 
hin: "§u §u sebepder dolayi bana geldiniz" diye cevap verir. "Hayir!" 
derler. Bunun uzerine kahin ba§ka bir sebebi agiklarken: "^i tAi sS *^1 / 
Eger bu degilse obiirCi ' diye soyler, boylece mesel olur. 

Ote yandan ez-Zemah§eri'nin naklettigi hikaye kelimenin Farsga ol- 
dugunu gostermektedir. Buna gore meselin hikayesi §oyledir: 

Bir iranh dugmani oidugu bir §ahsi arayip durur, Nihayet bir firsatmi 

bulup adami yakalar ve gocuklanna: "§unu bir giizel dovun" der, Qocuk- 

lan adami doverken da habire; "6^:> ai/ vurun vumn" diye baginp 

dumiaktadir. Bu esnada yantanna bir Arap getir. Neler oidugu 

konusunda anlattikiari hikayeyi dinler ve bu firsattan haz duyarak kendi 

dilinde: " ai ^ ^i \^j Eger bu defa bu adami dovmezseniz bir daha 

dovemezsiniz" anlamriida bu sozu soyler. 

el-Meydani ise dana uzun bir hikaye anlatir^^. 

Kullanildigi ycrier: Bir §ey isteyip sonra ba§ka bir §ey isteyen, bir 
i§i yapmaya firsat bulan kimse yahut vakti gelen her §ey igin kullanihr, 

Tiirk^e'deki Uar^iligi veya benzeri: Demir tavmda dovQlur. (Tul- 
bcntgi, s. 173) Bu gunun i§ini yarina koma/salma. (Eyuboglu, 1, 49} 



555 Bkz. el-Meydani, Me.c, Ems., s. 27; ez-Zemah§ert, eZ-Mustatea, II, 374; el-'Askert, 
Cemhere, \ 94; M. Asim, K T., VI, 805 , 

556 Bkz.,el-Meyd^nt, M&c. Ems., s. 27. 

229 



/^^ L^iCJl IptJ IJ 4^ -235 



Kellmeler; 



4-^: Rezil, sefih kimse, 

^C^: Kar§ilikii kufurle§me, sovme. 

Men^ei: Hz, Hasan' m (r.a), 'Amr b. Zubeyr'e; kendisine uygunsuz 
iaflar etmesi (izerine bu meseli soyledigi riv^yet edilir. 

Anlami: Sefih, rezil kimse kendisi ile kufurle§ecek kimse bulamaz / 
Senin seviyene inemem. 

Kullamldigi ycrlcr: Munasebetsiz soz soyleyen kimseler hakkinda 
soylenir. 

Tiirk^e*detd kar^iligi veya benzeri: Kern soz, kalp/kem akge sa- 

hibinindir, (Aksoy, 1, 357) 






Kelimeler: 

(5il^ jl al^ ji) ^; Guzelltk, tazelik, parlaklik manalanna veya 

hakir, batii, beyhude manalanna veyahut da bir i§e niyet etme, giri§nne 

manalanna ihtimaii vardir. 

Anlami: Bahsi gegen kelimenin iig manaya ihtimaii olduguna gore 
meselin de ug manaya ihtimaii soz konusudur. Buna gore §u manalar 
verilebilir: 

1. Mert olan ki§inin yaninda her |ey (nesne) kolay olmasindan dola- 
yi hepisine tahammQl eder. Fakat haremi (kadmi) ile ilgili meselelerde 
hamiyetperverliginden dolayi bir §ekilde tahammul etmesi mCimkun de- 
gildir. 

2. Her akla gelen nesneden soz edilmesi beyhudedir. Ama kadin 
kismmdan soz edilmesi ho§a gider ve gekici gelir. 



557 el-Rruzabadi, K M, s. 1123; M. Asim, K. T., V:, 811; ez^Zebidt, lac., XVIII, 46; 
eUMeydant Mec. Em%., s. 324; el-'Askeri, Cemhere, I. 511. 

558 el-Rrazabadi. K. M., s,1129; Asim, K T, VI, 836; ez-ZebidT,Tdc., XIX, 95; eU 
Meydani, Mec, Ems,, s. 565; ez-Zemahfert, el~Mustaksa, II, 227; el-^Askeri, 
Cemhere, II, 139; Ibn F^ris, Mekayis, V, 268. 



230 



3. Her §eyle ilgilenmek ho§ kar^ilanabilir, lakin kadinlarfa ilgili husus- 
larda ileri geri konu§mak mertlige yaki§maz, 

Kullanildis^ yerlcr: Bir kimsenin hareminden s6z edilirken huku- 
kunun korunmasi hakkinda soylenir, 

Titrk^e'dekl kar^ilisi veya benzerl: Yigidi oldur hakkini ver/ye- 
me, (Agizdan) 



V - . . > if^ > i^ 



.''•' Cy\ ^ Cx\^\ -237 

Kelimeler: 

. C^[^\: Geceleyin otlayan, yahut geceteyin ot ve yem yedirilen 
hayvan demektir. Daima geceleyin otlayan dev€ ve koyun cinsi 
hayvanlara denit. Cemisi "(j-^'j^ g^lir- 

^4^": Ki§kirt3nak tahrik etmek, harekete ge^irmek anlamlannda fii!-i 
miizaridir. 

Ki^\: Sadece suyu koklayarak bekleyen, ho§una gitmedigi veya 
ba§ka'bir sebepten i9meyen hayvana denir. Ayni zamanda ak§amleyin 
alaf (ot, yiyecek) istemeyen hayvana denir, 

Men^ei: Bu meseli Yezid b. Ruveym ismindeki bir §aht5 ogluna soy- 
leml§tir. Oglu de^elerini agila geker. Yezid hayvanlara yem verip venne- 
digini sorar. Oglu hayvanlann otlamadigmi, ot yemedigini belirtince bu 
sozii soylet^^. 

Anlami: (Hayvanlara ot ver ki) Ak§amleyin alaf (ot) yiyen hayvan- 
lar, yemeyenteri te§vik ve tahrik ederler ve onlar da yiyentere tab! olup 
yemeye ba§larlai. 

Kullanildigi ycrler: Ba§kastnin yaptigi i§ten etkilenip ayni i§i yap- 
maya giri§en kimseler hakkinda soylenir, 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeri: Ki§i refikinden azar. Uzum 
uzCime baka baka karanr. (Aksoy, 1, 366; 457) 



559 M, Asim, K. T., VI, 850; ez-Zebidi, Tdc. XiX, 127; el-MeydSnT, Mec, Ems., s. 421; 
el-*AskerT, Cemhere, H, 57, 

560 Ozetle verdigimiz hikaye i^in bkz. el-Meydant, Mec, Emsal, s. 421; 'AskerT, 
Cemhere, U, 57. 

231 



(3^^ ^ , 8,- 9 ^ 



.'" jij^'> oG: iili. ^ S -238 

Keliiiteler; 

fjjjsi\ c^Lj : Ana caddeden ayrilan kii^iik yoUar, tali yollar demek- 

tir. 

f ^ : Emanet birakmak, koymak manalanne gelen: **f ^j" den emir 

fiilidir. Genellikle miizari ve emir kipteri kuUanihr. " ^'' harf-i cerri lie 

farkli manalarda kullanilir, Nitekim: " iili f' i" Yeter! tamam! kes!, o bir 

tarafa kalsin, " \-^ ^y ^:>" Kes §unu, yapma ar^ik, vazgeg, bununla ug- 
ra§ma, ilgilenme vs. gibi. 

Anlami: Tali yoUara sapmaktan vazgeg, sana ana yollar gere- 
kir/Sana buyiik i|lerle ugra^mak yaki^ir, tall meselerle ugra§maktan vaz- 
geg, §anina yaki§an i§lerle ugra§. 

Kullantldigi yerler: Insanm §antna yahut karekterine uygun du§- 
meyen i§lerle ugra§mamasi gereken yerlerde soyl^nir. 

Titrk^e'deki karf iligi veya benzeri: Ki§i kendi izzetini kendi arti- 
nr. (Tulbent^i, s. 372) 

. -^^ '4y^'^\ -239 

Kelimeler: 

A^^L>- : a^i^ (^i^^^- J^ Kokiinden kocasi nezdinde kadir ve 
kiymeti bulunan, itiban olup kusuru olmayan kadina denir. 

4JI : IjJI - jJL — VI Kokunden kocasi nezdinde kadir ve kiymeti 
bilinmeyen, itibarli olmayip kusurlu goriinen kadiia denir. 



561 el-Bruzab^dt K M., s. 1138; M. Asim, K T., VI, 884; el-Meydani, Mbc. Ems.,s. 
250; Gl-'Askeri, Cemhere., II, 79. 

562 el-Rruzabadt K. M., s. 1147; M. Asim, K. T„ VI, 863, 923; ez-Zebidi, Tac, XIX, 
328; el-Meydani, Mec. Ems., s., 27; ez-Zemah§ert, ei-Mustaksa, l, 373 el-'Askeri, 
Cemhere, I, 67. 



232 



., . ,"«"?«*= " ^1" '^e "^^" dan sonra bir "olT" takdiri iie " <^ 'd^\ ^1 
■^i u^f SU" veya '= b\ ^f Sli ^alp ^ ^^1 %" ^ekljnde yorumlanan 
meselin men§ei §oyiedir: 

Bir adam bir kadmla evlenir. Her turlu hizmet ve saygiyi gostermesi- 
ne ragmen kocasi tarafindan kiymetinin bilinmedigini, onun nezdinde 
itibannin olmadigmi hisseder ve kocasina bu sozu soyler. 

ez~Zemah§ert, meseli " sllf Su a^ ^^ 0}" §eklinde "^5^^^" ve "^f" 
kelimelerinin zammt^si ile verr^i§tir. Bu dummda " iiol^ ^ ll; V 0] 
'^j N UU" takdirindedir. Buna g6re "Oj5C"" fiili nakis^fiil degil "i;./' 
manasina tarn fill oiur ve faili ile yetinir.^ "aSf" kelimesi de mahzuf/cum^ 
leden gikanlmi§ oian mubtedanin "^ii V ijU'^^^eklinde haberi olur^. 

Anlatni: (Butur saygi ve ihtimamima ragmen) senin nezdinde bir i- 
tibanm yoksa da ben bu itibanmi elde etmek igin butun gabami 
sarfetmekten gekinmem, elde etmek igin gabalanm. 

Knllaniidisi yerlcr: Muhtag olunan bir ^eyi elde etmek igin insan- 
lara gijzel muamele eden kimseler hakkmda soylenir, 

Tiirk^e'deki kitr^iligi veya benzeri: [yilik yap denize at, balik 

bilmezse, Halik bilir. { J^er, s. 108) 



9 J j^ 



OUlJ ollk^ c^J^I -240 

Kelimeler: 

oL^: Kuguk ok anlaminda ve ism-i tasgir kahbmda bir kelimedir. 

oUD: Lokman b. ^Ad isminde Himyeri hukQmdarlanndan birisidir. 

Men^ei: Men§ei konusunda el-Meydani'de oldukga uzun bir hikaye- 
si vardir. Burda zikretmeye gerek gonilmedi. 

Anlami: Lokmar: b. Ad'in oklanndan birisidir. 

KuIIaniidigi yeirler: §in-etligi ile tanman kimseden bazen kiiguk de 
olsa iyilik goruldugunde soylenir. 



563 Bkz., ez-Zemah§eri, sl-Mustaksd, I 373. 

564 d-Bruzabadr, K. M. s. 1147; M. Asim, K. T., VI, 923; ez-2ebidi, Tacu'f-'ArOs mm 
Ceuahiri l-Kam(^^ XiX, 328; el-Meydant, Mea Ems., s., 11; ez-2emah|efi, e/- 
Mustaha, I 60 el-'Askert, Cemhere, I, 150. 



J33 



Turk9e'de1d kar§iligi veya henmtl: Hangi dagda kurt oldii. (Tul- 

bentgi, 273) 

.- 'Jji ;^ 'j.\ L>>; ^ (^) -241 

Kelimeler: 

^1 : Diri ve canli demektir. 

[ji\: Bir adamin hakkini inkar cdmek, borcu surekli tehir edip 
oyalamak manalannadir. Ancak meselde her iki kelime de ge§itli 
manalarda yorumlanmi§tir. §oyle ki: 

1- ^^\ hak ve sabit ^^ batil manasinadir. Buna gore anlami: 
hakki batildan ayiramaz. 

2- ^^^ agik soz, ^^ kapali, gizli soz demektir. Buna gore anlami: 
agik sozii gizliden ayirdedemez. 

3- Meselin "yi\ ^ jJ-^ '^)i '^" §eklindeki rivayeti goz onune 
ahnirsa " ^S"evet, "yJi" hayir manasma kutlanilmi§ o!ur^^ 

Buna gore anlami: O, ne evet demesini bilir ne de hayir deme- 
yi/Evet demeyi hayir demekten ayirdedemez. 

Kttllanildigi ycrlcr: Her §eyden bi haber ahmak kimseler igin kul- 

lanilir. 

Tur^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Elifi bilmez. Elifi gorse mertek 
sanir. Elifi goise direk, bab'i/kapiyi gorse mertek sanir (Tulbent^i, s. 216) 



^St i , ,9V 



Kelimeler: 

^j^\ : A^^l Kelimesinin gogulu olup sel sulannin ula§amadigi tepeye 
denir. Ayrica tepelerde aslan avlamak igin agilan gukura da denilmekte- 



dir. 



565 el-FTruzabadi, K. M., s, 1151; M. Asim, K T, VI, 935; eU'Askeri, Cemhere, 11, 419. 

566 Diger yorumlar i^in bkz. el-'Askeri, Cemhere, 11, 419- 

567 M. Asim, K. T., IV, 993; ez-Zebidt, Tac, XIX, 488; eUMeydant, Mec, Ews., s, 104; 
el-'Askeri, Cemhere , I, 220. 



2J4 



Men$ei: Mesel; ilk defa kimin soyledigi konusunda kesin bir bilgi el- 
de edilememekle birlikte ez^Zebidi; Hz. Osman'in (r.a,) hilafeti donemin- 
de evinin ku§athp oldurulmek istendiginde Hz. Ali'ye (r.a.) yazdigi mek- 
tupta bu meseli sozlarinin arasinda kultandigini nakleder, §oyle ki: 



tf » 0^ 



"Selamdan sonra (bil ki) sel tepelere ula§ti/i§ §iddetlendi ve sinira 
vardi, kolan siynlip rnemelere dayandi/Bigak kemige dayandi. Mektubum 
eline ula§tiginda, ister benimle ol, ister bana kar§i, hemen bana 

geP^","^^;IIIkJl ^Ij^i jjU" ib^resi de bir mesel olarak kullanilmaktadir. 

Anlamt: Sel tepelere uIa§ti/Topugumuza gikmayan gaylar ba§imiz- 
dan a§ti/I§ kizi§ti ve haddi a§ti. 

KuUanildigi ycrler: Bir sikintinin son haddine ula§tigi durumlarda 
soylenir. 

Tiirk^e'deki k«ir^iligi veya benzert: Bigak kemige dayandi. Ok 
yaydan gikti. (Tuibentd, s. 110, 438) 



^1^ 



:'' S^ (^) ^ J 1^} -243 

Kelimeler: 

(l?^) ^: Rahimde cenini saran zardir ki gocuk dogdugunda 
hemen bu da alinnna:^a gocugun oimesi mumkundur. Devenin e§i giktigi 
zaman devenin kurttildugu kabul edilir. Turk^e'de de "e§" derler. Bu 
hem insanda hem hayvanda olana isim olarak verilir. Cemisi 'vSCf" 
gelir. Ne var ki "Jli " kelimesi erkek deveye denir, onda da e§ olmaz. 
Dolayisi ile bundan kastedilen, e§i ve benzeri bulunmayan bir olaydan 
yola gikarak, bir kotlilage maruz kalindigini ifade etmek olsa gerekir. 



he% Bkz. M. Asim, K. 7, IV, 1052. 

569 el-Ftruzabadl, K M., s, 1166; M. Asim, K. T., VI, 923; ez-Zebidi, Tqc, XiX, 328- 
e2-Zemah§er], e\-UustakBt, I, 60, el-'Askeri, Cemhzre, \ 150; es-Se'alibi Slmtmi 
Ku/ub.,I,529. 



235 



Bunun yerine '''^\ 'J^\ ^1;" veya "^^W^ ^ ^* ^^'i/Bigak 
kemige dayandi" mesellerinin kuUanildigi da vardir. 

Anlami: Bir belaya maruz kaldilar ki (sormayin gitsin)/Zor bir dum- 
mun igine du§tuler. 

KuUanildigi ycrler: Bir probtemle, zor bir dummla kar§i kar§iya 
kalindigmda yahut i§ i§ten gegtikten sonraki dummlarda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^ihgi veya benzeri: Hakkmdan gelinmez bir be- 
laya maruz kaldilar. Ati alan Uskudan gegti. (lulbent^i, s. 72) 

.- kj'j ;> .-' Wjj ^ -244 

Kelimeler: 

t^ : vJ;^! Mastarmdan emir kipidir. Bir kimseye ku§lak yemegi 
yedirmek, ku§luk vakti kurban kesmek ve rihayet ku§luk vakti hayvan 
otlatmak demektir ki mesel de bu manayadir. Kesme konusunda acele 
etmemek manasina da gelir. 

j^ : Bu ketime de "ViJ^r mastanndar emir olup Qe§itli manalarda 
kuUanilir. Gece ate§ yakip i§igi ite ku§ avlanak, bir kimseye ak§am ye- 
megi yedirmek, gece vaktinde i:iayvan otlatmak, bir i§i rifk ve 
mulayemetie, §efkat ve yumu§akhkla tutmak manalannadir. el-Meydani 
ayni manada: '''>' ^ } J^ / Hayvanlanni geceleyin yumu|ak bir §ekil- 
de muamele ederek otar, bilmedigin otlaklara goturme, sakin ha gafil 
olma" meselini nakletmaktedir ki hikayesi §oyledir: 

Adamin biri deveterini geceleyin otlatmciya karar verir ve golu gegip 
bir gayir bulabilecegini du|unur. Bunun uzenne kendisine bu soz sdylenir 
ve mesel olur. 

Anlami: Hayvanlari nfk ve teenni ile otiatmaya (ve sulamaya) gotur, 
ontara yumu§aklikla muamele et. TeennT ile lareket et, acele etme. 



570 ei-Meydani, Mec. Ems., s. 533. 

571 M. Asim, K. T., VI, 1076; Gz-Zemah§en, el-Mustaksa, II, 145. 

572 M. Asim, K. T.. VI. 1076; ez-Zebldi, Toe, XIX, 678. 



236 



Kullanildig] yerler: Rifk ile muamele hususlarinda soylenir. 

Turk^e'deki kar^iligi veya betizeri: Agir ol; molla (aga, bey, pa- 
fa) desinler. (Pala., s. IS) Agir ol, batman gelesin. {Turk Ata. Ve Dey., 1, 11) 

cJi ^ jf) c- (i;;^!) ^i Ji ^^ !;;.( ,C-i| Lii -245 

" " ■- 

Kelimeler: 

ClaiJ)/^^! : SCkiJi Kelimesinin gogulu olup bir agag adidin galde 
de yeti§en ve Turkge'de seksek agaci, yahut sutlegen denilen agagtir. Son 
derece saglam ve ate§i gunlerce sonmez. Onun igin Araplar seksek aga- 
ctnin ate§i anlammda "UzAJI >" derler. Bu agagiikta yeti^ip orayi yuva 
edinen kurt, pek hcibis ve hilekarolur. Araplar ona: '',^\ Li^/Feslegen 
agaghgi kurdu" derler. Mamafih Araplar bazi hayvanlan bazi mekan ve 
meraiarla izafet terkibi/isim tamlamasi yaparak kullanirlar Zira bu yerler 
ve otlaklar onlarin labiatlanna etki ederler ve guya onunla buyur, yeti§ir- 
ler Bundan^dolayi <JiVtatli otu olup ek§i otu bulunmayan yer" e izafetle 
tav§ana: "Ui-i ^J^f derken "^ulji/dikenli agaca" izafetle kertenkeleue- 
"^Uc^l ,_^" derlar. Sik agaglik yer aniammdaki: "^1" kelimesine 
izafetle yine burada yuva yapip buyQyen kurda ''^\ i_Ji" derler. 

Atilami: Hulle kurdundan daha habis/Hamer kurdundan daha ha- 
bis. Seksek agaelannin bulundugu mahaldeki kurt gibi. 

Kullanildisi yerler: Insani tiksindiren nesneler kiyaslandiginda 

soylenir. 

Turk^e'deki kar^ihgi veya benzen: Keginin sevmedigi ot kar§i- 

smda biter. (Tulbentgl. s, 348) 



573 el-Bruzabadi, K. M., s. 1186; M. Asim, K T.. VI. 1105; ez-Zebidf, Tac XX IS- el- 
Meydani, Mea Ems., s. 220; ez^Zemah^en, e!-Mustaksa, I, 60; eI-*Askeri 
Cem/iere, I, 438. 

574 ez-Zemah§eri, el-Mustakso, I, 92; el-^Askeri, Cemhere, I, 438; cs^Se'alibi, Simar, l, 
577- 



237 



a^ ^ '' f^ 



-^^^ C^ cviITiii ^^ -246 

Kelimeler: 

oli'il* : aTJAi Kelimesinin cemisidir ki be§ ya§ini gegmii gucQ 

kuweti yerinde atlara denir. 

'Hs- : I'p^^ kelimesinin cemisidir. Ok atimi mesafesine denir. 

Anlami: Be§ ya|ina basmii atm ko|u alani gerii§ olur, dar olmaz. 

Kullamldisi »erler: Fazilet alaninda akranlanna ustun olanlar 
hakkinda soylenir. 

Tikrk^e-deki kar^.l.g. veya be«zerS: Yigide meydan sorulmaz. 
Kartallar yuksekten ugar. (Agizdan) 

.- ^>ji J '^u!)i 01 sy l^i>f IX -j^f -247 

Kelimeler: 

•j>l: Ba§ini egip susmak, gozleri yere dikip jusmak manasma emir 

fiildir.' 

XA^V. Deve ku§u, golde dikili yol ni§ani, yahut golgelik manalarma- 

dir. 

\y: Kekligin erkegine denir. Bir s^iit toy ku§udur. Kelimenin ash 
"OO'/^Verkek keklik" cemisi ''j>J/i OO"/" selir. Muennesi " ^^^y/Jr' 

dir. 

Men$ei: Derler ki: Keklik^oy ku|u avlanmak istendiginde: "Ba§tni 
eq boynunu uzat ve teslim ol. Qunku senden daha boynu uzun ku|- 
lar/deve ku|u, bile avlanir ve koylere goturiilur" anlaminda bu soz soyle- 
nerek avlanirmi§. Ne var ki bu soz geiitli alanlarda kuUamldig. igm anlami 
konusunda da ee§itli yorumlar yapilmi§tr. 

575 el-Firuzabadt, K. M., s. 1186; M. Asim, K. T„ IV, 1109; ez-2ebtdi, T&c. XX, 23. el- 
Meydant ve es-Se'alibt ■' ^^^ " kelimesi ile vemiftir. Sirasiyia bkz. Mec Ems., s. 

167; S\mam'l-Kum, 1, 537. 

576 cl-RruzabSdt, K. M.. s, 1190; M. As.m, K. T., IV, :.150; ez-Zebidt. Tacu'f-Arus, 
XX 124; el-Meydani, Mec. Ems., s., 404; ez-ZemEh§ert, el-Mustaksd. I, 221 el- 
•Askeri, Cemhere, 1.194 "!'/" kelimesinden once nidS. harfi olan %" hazfedilmi^tir. 

2J8 



Anlami: l-(Ey» guzei ve tatli sozlerle kandinlani Artik kendine gel 
(hersoze kanma), 

2-Sen sus. Ben senden daha asil, daha bilgili kimseyi istiyorum. 
3-Ey zavalh! Burada daha ustun kimseler varken sen ba§ini eg ve 
sus, sakin ola ki kona§ma^^^. 

Ktillanildigi y«rler: Bir kimseyi guzel sozlerle kar§ilayip ho§una 
gitmeyecek tuzaga cu§urme ve maksadma ermek istenen yerlerde soyle- 
nir. Yahut kendisinde bulunmayan zenginlik veya bilgi konusunda konu- 
§an kimseye susmasi igin soylenir. Algak gonuilu kimsenin yaninda bu- 
yukliik taslayan kimseler hakkmda da soylenir. 

Turk^e'deki karfihsi veya benzeri: Aq gozunu, agariar gozunu. 
(O^er, s. 12) Ki§i noksc.nini bllmek kadar irfan olmaz. (Talbentgi, s, 372) 

/^' 4jjU ^jL ^ J oij^ -248 

Kelitneler: 

>y: Ulker yildi2i, alev manalanna gelir, Meseide kupe anlaminadir. 

^i>: Ak ve diiz tiiylu buzagisi olan inege denir, Halk dilinde ise 
koyuna derier. Meseide Zalim b, Veheb ismindeki bir ki^inin kizinin 
isimidir. 

Men^et: Adi gegen Mariye'nin bir gift kupesi vardir. Bu kupe uze^ 
rinde insanlann gormedigi guvercin yumurtasi buyuklagQnde bir inci 
bulunmaktadir. Mariye bu ktymetii kupeleri Ka'beyi Muazzama'ya hediye 
eder. Ka'be^nin haznedari da bu kiymetli kupeleri beytulmale tesiim eden 
Bundan delay i bu so;: s6ylenmi§tir. Aynca ez-Zebidrnin naklettigine gore 
emsal kitaplannda: %j^ ;^> ^ j iL; V / Mariye'nin kupeleri kadar 
bile olsa onu satma" seklinde rivayet edirmi§tir^^^ 



577 Bu msseii el-Bagoadi Arapqa gramer kaidelerinden terhim'e ve Mustafa el- 

Galayini de ntda httrfinin hazfine/du§umlmesine §ahicl/delil olarak uerirken "i^" 

kelimesini agiklar ve meselin aynntijj yorumunu yaparlar. Bkz Hizaneta'}-Edeb 
II, 374; CuwVud-Durusi HI 155, dipnot, 2. 

578 M. Asim. K. T., IV, 1178; ez-Zebidt, Tac, XX, 184; d-Meydani. Mec. Ems s J223- 
ez-Zemah§eri, el-Mustaksa, II, 73; es-Se'alibl, Simar, II, 896. 

579 Bkz., ez-Zebtdi, Tac, XX, 184. 



239 



Anlami: Mariye'nin iki kupesi kadar bile (Dlsa onu al. Eger mukabi- 
linde Mariye'nin kupeleri degerinde bir§ey vemiek gerekse bile onu 
al/elde et.. 

Kullanitdigi verier: Bir nesneyi ne pahasma olursa olsun almaya 
te§vik igin soylenir. 

Turkge'deki kar^iligi vcya benzeri: Hlinden ne gelirse yap ve 
onu elde et. Her ne pahasma olursa olsun. (Agu^danj 



,^^^''^^*li:j^;^fajf-249 



Meit^ei: Kusal, Kusa' ismindeki kabikye mensub Muharib b. 
Kays'dir. Ne var ki bu meselin soylenmesinf? sebep otan §ahis olarak 
Muharib' in oldugunu soyleyenlerin yaninda, yine Kusa' evladindan 
Gamid b. el-Haris oldugunu soyleyenler de verdir. Ister Muharib b. Kays 
isterse Gamid b, el-Haris olsun haklarinda pi§manlik konusunda §u hika- 

ye anlatihr: 

Adi gegen §ahis 9imeni bol bir derede koyunlanni otlatirken bir kaya 
uzerinde kayin agaci gonir. Bundan bir yay yapmayi arzu eder. Agaci 
keserek kunatur, yay yaptiktan sonra ayni aga^tan be§ tane de ok yapar. 
Oklar ve yaylar istenilen kivamda oln:iu§tur. Bir gece gizlenerek yaban 
e§egi avlamayi beklerken bir yaban e§egi slinisu onQnden geger, Bir ok 
atar- Ok sanki bir kayaya garpmi§ gibi kivilcimlar sagar, Bundan sonra 
birbirini takip eden dort suruye daha rastlar ve her birine bir ok atar. Her 
ati§inda gece karanligmda okun degdigi yerde kivilcimlar gorur. Oklar 
isabet etmedi diye ofkelenir ve yayi paramparga eder. Gun aganp da 
ortahk aydmlaninca attigi oklann her birinin bir yaban e§egini oiduiup 
birer birer kayalara saplandigini gorur. Yayi kirdigindan dotayi son dere- 
ce pi§man olur, pi§manl!gi o dereceye varir Ki uzntusunden bir de par- 
magini keser. Araplar, yaptigi i§ten bin pi§man olan bu §ahis hakkmda 
bu meseli soylerler. 

Anlami: Kusa'i'den daha pi§man. 

Kultanildigi ycrlcr: Acele ile yaptigi i§ten pi§manlik duyan kimse- 
leri igin soylenir. 



580 el-Flruzab&di, K. M., s. 682; el-Meydant, Mec. Ems,, s. 732; ez-Zemah|ert, e/- 
Mustaksa, I 386; el-'Asken, Cemhere, II, 324; HarM, Makamat, s, 82- 



240 



Tiirk^e'deki karf iltgi veya benzeri: Bin pi§man olmak. (Aksoy, II, 

641) 



f^Kl 



x»j ^t^i b| ^^^ ij_p:.i (^^ -250 

keliineler: 

J? 

(/j-^ c^j^ : W^ Masdanndan pi§irmek, eti ate§te kizartmak mana- 

sinadir. 

^^\ : ^Ciii Mastanndan olgunIa§tirmak, oigun hale getirmek ma- 
nasmadir. Burada yemegi pi§innek, yenecek hale getirmek manasinadir. 
j^y : J^j Mastanndan yakip kul etmek manasinadir. 



Anlatni: Karde§in kebap yapti, fakat o kadar pi§irdi ki kul etti. Yani 
yaptigi iyiligin sonunu berbat etti. 

Kullanildigi yerler: lyiiik yapmaya karar verip de sonunda keder 
ve uzuntuye yol ci^iian hususlarda soylenir. Ozellikle yapilan iyiligin ba§a 
kakiimastnda soylenir. 

Tiirk^e'deki kar^iligi veya benzeirl: Ka§ yapayim derken go2 gi- 
karmak. Ka§ikla tq verip, sapiyia goz gikanna. (Eyuboglu, I, 151) Daha gok 
'*Ka§ikIa verir, sapiyla goz gikanr" §eklinde kullanilir. 

"Qikarma tapulayip sonra ozin 

Ka§ikla a§ vinip sapiyla gozin" GovahT 



:'^ ^kj <iJf OjU f ^iiJ! -251 



Kelimeler: 

a 



p- iUJl: Kesen anlaminda ism-i faildir. 

Oii^\ OjL*: Burnun ucundaki yumu§ak kisma denir. 



581 el-Meydans, Mec. Ems., s. 365; ez-Zemahqen, el-Mustaksa, II, 136; Hann, 
Makawat, s. 323 . 

582 Hariri, Makamot, s. 14. 



241 



Men^ei: Bu ifadenin bir mesel degil, Farazdak'in sozu oldugunu 
soyleyenlerin yanmda mesel olarak kabul edsnlerin de bulundugunu 

Makamat Miitercimi^^ soyler ve §u olayi anlatir; 

Bir hacamatcmm burnu akar. Elindeki usturayla akan maddeyi glde- 
reyim derken bumunu keser. Bu soz onun bu halini ve benzer durumlan 
ifade etmek igin soylene gelir. 

Aiilami: (O) kendi eliyle bumunu kesen (adam) dir. 

Kulianiidigi yerler: Bir i§ yapmayi isterken yQzune gozune bula§ti- 

ran kimseier hakkmda soylenir. 

Tiirk^e'deki karf iligi veya Uenzeri: Yii^une gozune bula§tirmak. 

Ka§ yapayim derken goz gikarma. (Tulbent^i, s. 572, 344} 



583 Hariri, Makdmat, trcm. Sevsevil Sabri, s, 403. Himizde mevcut olan Arapga emsM 
kitaplannda da bulunamami§tLr. N. Y. 



242 



Ikinci Bolum 



TiiRK^E ATASOZLERi, KULLANILDIGI YERLER, 
hikAyeler VE ARAP^A KAR^ILIKLARI VEYA 

BENZERLERi 



1- Acele i§e §eytan kari§ir. 

Acele ile yapilan i§in noksanhk getirecegini veya sonug vermeye- 
cegini vurgulamak igin' ^oyferiir. 

(el-Meydam, s. 429) .^y^ ""^J ^-^.^ (et-Tirmizt-, IV, 367) .01^^^ y^ ^^ 

^ ^ - f ^ 

tMu c. Ems. Muk. a. 235) ."^ 0\ jli ''}^\ 



"jljaliJi 2r^ AiiJ^Jl J :y^^)^ j^ ^^^^^'- Teenni Rahman'dan, acele 
§eytandandir^^". 

"Teenni ile baslamak gerek l§e 

Acel kilmak.oliir §py tane pi§.<s ." Guvahi. 

Hikaye: 

Ciircan bolgesinde, hanimiyla ya§ayan zlLhidlerden.bk^^^^^^^^ bir 

sure soiM'-bir erkel^'goc tene 'vebaBS, evterine 

mutlulufcggtirin/buirpmugafe iyRy^ti|tinlmss| husiiisuindai'§e§itlbhayailer 
kurar, planlar yaparlar. Bu zahidin evinde bir de kugiikkferi ierblye^edip 
beskdi§i ^ve^ehlilestirdigi biF GeliAeigi vardir. ,Eir giin Mnimi hamama 
gitmekf iker ve zahide 'gocuga iyi^bakrnasini tenbih'eder.'TSfe var ki kadin- 
cagizm evden aynlmasmdan bir siire sonra hukumdann elgisi zahidi hu- 
kumdara gotumnek uzere gelir. Qocugu k^|^isiFie-eiTian^t;e4^^pgi J^^^ 
bulamayan zahid, 9aresiz gelincigin yani^da birakarak kapiyi uzerlerine 
Kilffier V^''RiMrHHhi"^%i8ef;''Ba' s^^^ 

evin igine girer. Qocuga yakla§tigini goren Geiincik yilanirt uiMtie 'kllMt; 
onu oldiiriip pargalar, yiizii gozii kan revan iginde kalir. Bir siire sonra 
eve donen zahidi, agzi, yiizii kanlar igerisinde olan Geiincik mujde verir- 
cesine kar§ilar. Zahid, onu boyle kanlar iginde goriineegocugu- bogdu- 
gi^aiQ-^iMriifi^d^ acSfe 

l^arar Verir^ ve gociiguriuriiStili' 'zanrTpig fc'tiellr^ g tdiitiir . 3pa^^sonra 
araliktan odaya gegen zahid, gocugu yaninda pargalanmi§ yilanla birlikte 



584 et-Tirmizi, ei-Bir:', IV, 367. 



sagsalim bulur. Yaptigi i§e pi§man olur, pi§man oldugu kadar da peri§an 
oiur. Bu esnada hanimi hamamdan doner, liocasinm bu peri§an halini 
goriince ne oldugunu sorar. Zahid de olanlan aniatir. Bunun uzerine 
hanimi: 

-!§te bu acele etmenin neticesidir^^^, der. 

2- Aq ayi oynamaz. 

Qali^an kimsenin hakkini zamaninda ventiemn dogru olacagmi vur- 
gulamak igin soylenlr. 

{Ing, Tur, Ar. Soz., s. 13) .^V ^J-^. V j^J^^ J^* 



^ 

% i y. 



(Mu'c. Ems, Muk. s. 69) .^^j^^ J^ ^^ V JUJ^ ',j^^ 

3- Ag kopek finn deler. 

Ag kimse karnini doyurmak igin her gareye ba§ vurur, denilecek yer- 
de soylenir. 

(Mu'c. Ems, Muk. s. 163) ,4jyC^^ j-^^' (^>^) H^^ J^>^* 

4* Agaci kurt, insani dert yer. (Duvan nem, insani gam gurutur.) 

Kurdun agaci iginden yiyip guruttugu gibi insani da derdi yer bitirir, 
anlaminda soylenir. 

(Mu'. Ems. Muk. s, 35) .(a^l J^ fi^J\ j^) tj^ if' ^-'^^ (*^^ *7^ 



5- Agag ya§/fidan iken egilir. 

^ocuklara belli davrani§ blgimleri ancax kugukken ogretilir, anla- 
minda soylenir. 



585 Ozetle verilen bu hikaye bahsi gegen atasozQne uygun du§tugu i^in ahnmi^tir. 
Atasozunun gikifina sebep olan olaylardan degMir. Hikayenin tamami igin bkz. 
Beydaba» Ke/r/e ue Dimne, II; 153-159. 



246 



V 

(Ems. e§.-§a'b. fi Hay. Yev. 197) 

"Qubugu ya;^ iken egmek gerekdiir 
KuQukken yeti§ir sibyan demi§ler." Mir'aii 



6- Ak akge kara gun igindir, 

Kazanil< 
^in soylanir. 



Kazanilan paranin bir miktannm kotu giinlere sakianmasini tenbih i- 



(el-Hik-ve Ems.e§-§a'biyye.j s, 112) --^^V^ ^j^ '^yh^H^ iii^ J_^ 

9 ■ jf ji 9 

(Ems. e;i-§a'b. ff Hay. Yev., s. 157) .:>yJ^\ ^y^\ ^ ^^ ^J^^"^ Sj^^ 

"Figani ya§uni dok ruz-i hecr-i ziilfinde 

Ak ak§a kara gun i^in deniir meseldiir bu," Bgant 

7- Akil igin tarik/yol birdir. (Akim yolu birdir.) 

Aklini kuUanan kimsenin dogru segenekte bulu^acagini vurgulamak 
i^in soylenir, Herkes dogru ogut ve nasihatte birle§ir anlaminda da kuUa- 
nilir. 



^ f' ^ & e 



(Mu'c, KQnOz Ems., s. 74) *^^l/ ji-^i J Up JiiJ 



8- Akilli kopiii araymcaya dek deli suyu geger. 

A§in derecece tedbirli davranan kimseler i§ini geciktlrir, atak kimse 
ise her §eyi goze darak i§ine giri§ir ve sonug alir, anlaminda soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muks. 152) -(^U^ ^V" Cr* h ^J^i^^ cA ^ o/x>''j!J\ 

9- Altin palan vursan da, e§ek yine e§ektir, (Altin eger vursan 
e§ek at olmaz.) (Altin tasma da taksan kopek yine kopektir.) 

En kiymetli elbiseleri giyseler de, en list mevkt ve makamlara ula§sa- 
lar da a§agilik kimselerde bir degi§iklik goremezsin, anlaminda ve benzer 
durumlarda soylenir. 



247 



•ar =r . v^ t ?>; • ' 'I.- ;.. '••-■»•_ 



(Ems. e§-§a'b. B, Hay. Yev., s. 64) 

"Bed asla necabet mi verlr hig uniforma 

Zerduz palan ursan e§ek yine e§ektir." Ziya Pa§a 

10- Allah bir kapiyi kaparsa, obunin agar. 

i§lerin ters gittigi durumlarda umitsizlige kapilmanin dogm olmaya- 
cagina dikkat gekmek igin soylenir, 

(Mu'c. Ems. Muk. S 364) 

"Bir kapuyu bend ederse bin kapu eyler kuf ad 

Hazret-i Allah Efendi, fatthu'l-ebvabdir." Ahmed Pa§a 

11- Allah dagma gore ki§ verlr, (Allah ugamayan ku§a algacik dal 
verir.) 

Allah herkese dayanabilecegi derecede sikinti, dert verir, denilecek 
yerde soylenir, 

(Mu'c Em. Mq. 5. 108) 



fi ^ * J "* I ^'' J . '' 



"l^il-j ^} L-uJ iU! Ij)sJ V / Allah kimsf^ye gucunun ustunde bir 
§eyteklifetmez."^^ 

12- Anasina bak kizini al, kenarina bak bezini al. 

Bir §eyin nitelikleri aslina doner veya anncnin nitelikleri kizma uza- 



nir. 



y / a J- a I t t,''|i .^i"-^ 



{Mu*c. Ems. Muk s. 360} .J^\ j^ zj^, J^ ,J^^ t/ J^. ^ 



586 Kur'ar\-\ Kerim, Bakara, 28. 
248 



13- Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zuma az, (Arife tarif 
ne lazim?) 

Anlayi§li kimselere ustii kapali soz soylenilse de aniarlar, anlayi§siz 
kimseterc ise agik sozleri soylemenin bile faydasi olmaz, denilecek yerde 
soylenir. 

(Mu^c. ^Arb, Es,, s, 305, 

^ i ^ 

(el-Meyd6nt, s. 46) ,pJb>Ji c^jJ oiy UaiJi ji 



y -^ if tf 



"Dinlersen azTzim sana nasihat 
Anlayana sivri sinek saz olur" . LutR 

14- Araba de\ rilince yol gosteren gok olur. 

i§ i§ten gegtikte:n sonra akil verm eye kaikan kimseler hakkinda soyle- 
nir. 

(Mu'c. Ems, Muk. s. 182) .oiJ-1 ?^yj IUj' U-5^ Oj>J ji j4-*^i ^ 

15- (Bana) arkada§ini soyle, (sana) kim oldugunu soyliyeyim. 

Ki|i karakter ve mizacma uygun kimselerden arkada§ edinir. i§te bu 
sebcple o ki§inin durumunun arkada§indan anla§ilacagini vurgutamak 
igin soylenir, 

!Mu^c. Kunuz Ems. s. 21) .cJi [y ii) Jil :^UJ t>* " J J^ 



(el-Meydant, s. 172) .^-^S diT^" *^y^ P ^1 ij^^ '^y^^ lT^ 

16- Aralarmdan su sizmamak. (Deyim) 
Birbirlyle sikt-fiki ahbab olmak anlaminda soylenir. 

(Mu'c. 'Arb. Es., s. 841) . Jl-i Js' ^J^ ll^' 



249 



17- Armut (dalinin) dibine du§er. (Evlat soyuna geker). 

Ki§inin soyuna gekecegini, giragm ustasinm yoluna girecegini ve her- 
kesin ewela kendi yakmlanna bakacagini vurgulamak i^in soylenir; 

(Cemhe-e, II, 40) ,'C^\ [y U^i 



i ,# f 



(Mu'. Ems. Muk. s. 360) .^\ ^^ ^^ }^/jiJ ^\ ^y ji>-j ^ 

18- A§kin/a§igin gozu kordur (gozu kor olur/baglidir). 

A|ik olan ki§i ma§ukunun kusurlarini gormez denilecek yerlerde soy- 
lenir, 

,(^'' J^' J ^' l'J^\ iii- jji) (Mu'c. ^Arb. Es.. s. 285) .^> ^\ 



19- At€§ du§tugu yen yakar. 

Acilar ewela ki§inin kendisini veya yakinlannin canini yakar anla- 
minda soylenir. 

(el-Ems. E§. emalebiyye., 1, 115) .\^\^ I l^^ ^\ ^J^ ^ lj^\ 

"Od du^tCigu yeri yakar 

Degme dalda giii mil biter,'' Karacaoglan 

Hikayesi: 

Osmanli Hiikumdan Selim Han donemi ve Akdeniz'de Osmanh do- 
nanmasinin bayraginin datgalanmakta oldugu senelerdir, Midilli adasi da 
Osmanh hakimiyeti altmdadir. i§te bu adanm kuzey sahilterinde kugQcuk 
bir key ve bu koyu tc§kil eden kog boynuzunun ta ucunda leylek yuvasi- 
na benzer bir kulubecik g6runurmu§. 

Bir bahar mevsiminde gayet hafif ve kirmiziya boyanmi§, sakiz gibi 
yelkenleriyle donatilmi§ bir galopa^^A'elkenli'nin adi gegen koya ginmek 
igin gabaladigi gonilur. Yaptigi manevralarla koya girmek isteyen yelken- 
liye esen ruzgar ve olu§an dalgalar pek firsat vermezken o da gabasina 



587 el-isbahani, Kitabu'f-Emsa} F\1'Ha<risi'n-Nebevi, s. 152. Ayrica bkz. EbQ Davud, 
Edeb, V, 347. 

588 §aIopa: Iki direkli, kuguk boy da sava§ yclkenlisL 

250 



devam eder, Bu jaba ve gayretler iginde yelkenler nerdeyse dalgalarla 
6pu§Qrken igindeki kaptan ve dort tayfa denize dufmemek i^n habire 
iplere tutunmaya 5ali§maktadirlar. Nihayet ruzgar ve dalgalarla boga§a 
bogu§a koya girmsye muvaffak olurlar. 

Butun guglucjune ragmen koya girmeyi ba§aran yelkenlinin reisi 
(kaptani), beceriki ve i§ bilen Gazi Gurbiiz Reis isminde bir denizcidir. 
Qanakkale'de otumiaktadir. Ozel olarak yaptirdigi yelkenlisi ve dort tay- 
fasi lie bahar mevsimini deniz iizerinde ge^irmek lizere denize a5ilmi§ ve 
nihayet bu koya gelmi§tir. 

Yelkenli koyun munasip bir yerine yana§ip zincir attiktan sonra bir 
sandal suya indirilir, Gurbiiz Reis tek ba§ma sandala iner, bir kag kurek 
attiktan sonra kiyiya varir ve karaya ayak basar. Adanm giizelligini tema- 
§a ederek bahsi ge^en kulubecige yonelir. Bu arada kendi kendine, aca- 
ba kuliibede insar. var mi, diye de soylenmektedir. Yanina vannca sesle- 
nir. Fakat cevap veren olmaz. Dalgm dalgin kuliibenin etrafini dola§irken 
kulagina: ''Buraye gelme, harem var" sesi gelince irkilir ve durur. Sonra 
kendini toplar ve: ''Harem var ise ba§ini ortsiin" derse de "Ba§imi2i ne ile 
ortelim?" cevabm: alir. Jlerleyince sadece mahrem yerlerini ortebilecek 
derecede giyimli, biri ya§h, bin qenq iki kadini kar§isinda bulur. Bu du- 
rum hayretini mucip olur. "Korkmaymiz, kannda§im olunuz" diyerek 
yanlanna varir. Oidukga guzel olan geng kadm bu karde^lik teWifini dik- 
kate almaz ve etecji ile ba§ini oiimeye galifirken viicudu goruniir, Gurbiiz 
Reis hemen ba^mdaki sarigi gikanp orta yerinden yirtarak ortiinmeteri 
igin kadinlara atar. 

Gurbiiz Reis kadmlann bu halini goriince bir siire dalgin dalgin dii- 
§unur. Nihayet soze ba§ldr: 

-Hem§ireler! Sazdeki bu hal de ne ola ki?. Ihtiyar kadin: 

-Bizim halimi^de haber verecek bir durum yok. i§te halimiz ne ise 
meydanda. . .GCirbuz Reis: 

-Evet!. Halinizi gdrdum. Fakat siz kimin nesisiniz, burada nigin bu 
halde oturuyorsunaz? deyince ya§li kadin: 

-i§te orasi biraz uzunca, dedikten sonra aglamaya ba§lar. 

Kadinm sozu ve goz ya§i Gurbuz Reis' in daha da garibine gider ve 
durumlanni anlamak igin can atarak: 

-Biriniz validem, biriniz kannda^im olunuz. Bu haliniz beni fazlasiyla 
etkiledi. Gozumle i^ormekte oldugum ate§ fakirinizin yuregini yakti. Allah 
igin olsun beni heJinizden haberdar ediniz, deyince geng kadin Reis' in 
uzerlerine bu kadar du§mesini garipser ve: 



25 



-Halimiz sizin tarafinizdan §a§kinlisa yol agi^cak bir durum ortaya 
koyuyorsa da, biz bu hale ah§tigimizdan midir nadir, bizce §a§ilacak bir 
durumu yoktur. Bizi hig g6rmemi§ olsaniz ve kalkip geminize geri donse- 
niz bizce de sizce de daha hayidi olur, deyip adeta azarlar, Genq kadin- 
dan bu sozleri i§iten Gurbuz Reis iginden; "Bunlarda bir sir var, ama ne- 
dir?" diye diifune dursun, ya§h kadin soze ba§lamak igin agzini agar, 
geng kadm ise onun agzini eliyle kapatmaya geli§ir- Bu durum Reis' in 
aklini zivanadan gikaracak iial alir ve: 

-Aman hanim hem§ire! §imdi gatlayacagim! Birak bari kadmcagiz 
derdtntzi soylesin derken, ihtiyar kadm geng kadram elini agzindan uzak- 
la§tirir ve konu§maya ba§lar: 

-Benim kocam Kara Hasan isminde bir kaptan^i derya'dir, Izmir'de 
otururduk. Erkegim gemisiyle Cezayir'e gitmi§ ve ug sene orada kalmi^ti. 
Onun Kurt Kulak Reis isminde bir arkada^i vardi. Birbirlerini gok sever- 
lerdi. Onun ailesi de Izmir'de idi, Bu reisin dort ya§inda bir oglu vardi. 
Anasi onceden oldUgu, analigi da gocugu hirpaiadigi igin Cezayir'e gider- 
lerken bize emanet ettiler. Onlann gitmesinden alt ay sonra bu kizim 
dunyaya geldi. Ben de kizinin dunyaya geldigini haber veren bir mektup 
yazdim ve Cezayir^e giden bir gemi lie gonderdini. Bunlar orada kizi Kurt 
Kulak' m ogluna vermeyi kararia|tirmi§lar. Nihayet onlar geldiler. Qocuk- 
lar buyQdu. Kizim guzellikte o kadar nam saldi k, Izmir Kadisi kizi ogluna 
almak istedi. Kocam vermem, mustakbel kaym peder de birakmam diye 
ayak diredi. Kadi ikisini de falakaya gekti. Faiakadan kurtulur kurtuimaz 
ikisi birlikte Kadi'nm ve iki u§aginin iizerine yuri:yup bir iyice paralami^- 
lar. Kadi'nm dioer adamlan yeti§ip onlar da bunlan bir iyice isbtmi§lar. 
Bu olayin gece yarisi, kizm sozlusu gelip ikimizi (ivden aldi ve bir gemiye 
bindirdi. Ver elini MidilH adasi. Orada kizi bu oglana verdik. Aradan iki 
sene kadar gegti, Bu arada Izmir' deki Kadi'nm oglu buraya Kadi olarak 
gelmesin mi?!. Kizin burada oldugunu ve evlendigini 6grenmi§. Bunu 
duyunca biz korkmaya ba§ladik, korktugumuz da ba§imiza geldi. 

Kadmcagiz bunlan anlatirken Gurbuz Reis bir yandan onu dinl^^ 
mekte, ote yandan da geng ve gergekten guzei olan kadmi gozleriyte 
suzmektedir. Ya§li kadm sozune devam ederek: ...-,.^ ..,' ; 

-Bir ak§am damadimi al kanlar iginde ug gemici tayfasi^etii^rYeni- 
geriler vunnu§ dediler. Meger Kadi'mn oglu para veireVek w^ 
Damadim alti yedi saat sonra oldii. Biz de sahipsiz telM: fliniiM^ 
cumuzda olani yedik, bitirdik. Sonra konu korn§a yair%n 
Herkes bize yardima ko§tu. Bu kadar fa^tCfe^i^i^^^;3^^^'^^^ 
kulandirdi. Sonunda anladik ki;hepiginin fevri"<tza yara^ 



251 



ate§imiz kimseyi yakmiyormu§. Halki yakan kiza duyduklan a§k ate§i 
imi§. Kiz ise: "Ben Kurt Kuiakogiu gibi bir kahramam gordum. Oluriim de 
ba§kasini istemem" der dururdu. Biz Midilli §ehrinden giktik, koy koy 
dola§tik. Kendimizi insanlardan uzakla§tirdik. Buraya gelip bu kulubeyi 
yaptik. 

Hikayey dinleyen Gurbiiz Reis hungiir hiingiir aglar. Sonra onlara 
yardim etme:^e karar verir. Bir yandan da kiza vurulur. Gemiden yiyecek, 
giyecekler getirir, kizm gonlunii gelmeye 5ali§ir. Kiz ise -daha once ba§ina 
geldigi igin- onun bu davrani§lanna iltifat etmez, yakinlik gostermez. Ka- 
sim ayi yakla§makta, Gurbiiz Reis' in donme vakti gelmektedir. Ana kizi 
yanma alip gitme teklifi miisbet cevab almaz, Munasip bir yol bularak 
geng kiza: 

-Buraya gel. Sana bir §ey soyleyecegim. Ben ilkbaharda sadece 
gezmeye gikmiftim. Sizi.-.Sizi degil, seni burada gorunce ayagim baglan- 
di kaldi. i§te Kasim geldi. Ben hala burada denizler iizerindeyim. Ama, 
seni burada birakip gidemem. Vakia sizi ilk goriip hikayenizi dinledigim- 
de ba§kasina varmiyacagini ogrendim. Ama ne yapalim Buna goniil der- 
ler. Sen de bu kadar giizel olmayaydm. Seni burada, dag ba§inda birak- 
mayacak, yeikenliye bindirip Qanakkale'ye gotiirecegim, deyince kizca- 
giz: 

-Ya oylemi?! Hani bizim iginde bulundugumuz durum ve fakirligimiz 
sizin yureginizi yakmi§ti. Meger seni de §ehvet ate§i yakmi§ ve "Ate§ du§- 
tiigu yeri yakar" imi§, diyerek teklifi reddeder. Giirbiiz Reis de: 

Dogru. Ate§ du§tugu yeri yakar. Ben sana ne kadar yalvarsam da 
sen kabul etmeyeceksin, diyerek kizi belinden kavradigi gibi sandala, 
oradan da yeikenliye gotiiriir. Ya§li kadm arkalarindan vaveylayi kopa- 
rinca onu da ahp pupa yelken denize agilirlar^^^. 

20- Ate;5 olmayan yerden duman gikmaz, (§im§ek gakmadan gok 
giiremez. Per§embenin gelecegi Qar§ambadan bellidir.) 

Bir olayi anlamak igin belirtilerine bakmanin yeterli olacagini belirt- 
mek igin soylenir. 



589 Ahmet Mithat, Hikemi\;\;atm Ahkam-i Tasviri, s. 44-64. (Ozetle) 

253 



(e[-Hik.ve Ems. es-§a*biy., s.262) .>' Oj^, O^J V 

1*^ ^ ^ iC J 

(Mu'c. Errs. Muk. s. 329} .^^ ^^ JSJ 

"Yanmazsa ate§in tutmez tutiinun 

Allah yardimcisidir sidki butunun." Seyram 

21- Ati alan Uskudar'i ge^ti. (Bigak kemige dayandi.) 
i§ i§ten gegti anlammda kullaniiir. 

(el^Meydani, s. 312) .J-UJ' JC^\ jI- 

Hikayesi: 

Bolu beyine ba^ kaldiran Koroglu (§air Kcrogiu ile alakasi yoktur) bir 
gun atini galdinr. Asil bir hayvan olan ati aramak iqln tebdil-i kiyafetle 
§ehir §ehir dola§ir, Nihayet bir gun yolu Istanbul' a du§er. Atinm bir paza- 
ra satilmak uzere getiriidigini gorur. Alici rolune girerek saticiya §6yle den 

-Efendi! Bu at guzele benziyor. Ancak binip bir denemek istiyorum. 

Satici tanimadigi Koroglu' nun ata binmesine izin verlr. At, uzerine 
binen sahibini tanir ve dort nala ko§maya ba§Iar. Koroglu Sirkeci'ye gelir, 
bol para ile bir sal kiralar ve Uskudar'a dogru hareket eder. Pazardaki at 
cambazi ise atmi kaybettiginden dolayi gok uziilur. Bu durumu goren 
arkada^lan: 

-Uziilmeyi birak! Ati alan Uskudar'i gegti. O adam Koroglu' nun ken- 
disi idi, diye onu teselli ederler. Bu sozde oradan bize kalir ve benzer 
durumlar igin bu gun bile gok soylenir^^^ 

22- Aldatayim diyen aldanir. (Ava giden avlanir). 

Kendi menfaatini ba§kasina zarar vennekte ararken kendisi zarara 

ugrayan kimseler hakkmda soylenir. 



^.^ l^-j 



(el-Meydam, s. 703) .\^ ^j ^^[y^ j^ j-* 
{Mu'cEms. Muk.. s. 329i .1^^^ Jl^ ^ ^^liAl j! 



590 Bkz, Qizmeciier Osman, Onlil Deylm. ve Oykule-, , s. 18; Pala Iskender, Iki Dirk 
Bir Qekirdek, s. 39, 

254 






Ijui:^ >1^ 0^ 



(Mu'c, 'Arb. Esa. s. 331) . V ^^ <^^ V^^ 

"Sayde sayyad §ikar etmede soz yok amma 

Kayd-i sayde du^urur saydi dahi sayyaddan." Nabi 

Hikayesi: 

Mehmed Aga diye bir gumruk kolcusu varTni§. Bu §ahis otu2-otuzbe§ 
ya§ina kadar onirunii bekarhk aieminde geginnif. Tabir caiz ise: "Parasi- 
ni it yemi§, yakasini bit yemif ." Bir gun ahbaplarindan birisi: 

-Sen bu haide ne olacaksm?! . Iki yakan bir araya gelmeyecek. Gel 
seni evlendirelim, Evlilik hali ba§kadir. Beti bereketi faziadir. Hem §imdiki 
halinden daha guzel bir hayat ya§arsm hem de kesende bir kag kuru§un 
birikir. "Di§i ku§ yuva yapar, erkek ku§ yalniz kahnca avare gezer" yollu 
sozterle aklini geierek kendi mahallesinden orta ya|li, dul ve kimsesiz bir 
hatunu Mehmec Aga'ya nikah ediverir. 

Mehmed Aga bu kadmla ug be§ sene ya§ar. Evlilik halinden mem- 
nun olur. Rahati artar, masrafi azalir. Gel zaman git zaman evlilikten o 
kadar memnun olur ki bu yagli kadmla iktifa etmez, ya§i ve gonlu geng 
bir kadinla evlenmek ister. Kesesi de bu arzusunu gergekle§tirecek dol- 
gunluga ula§mi§tir. Gonlu geng bir hanim butmaya yonelince §imdiki 
kansma kar§i davrani§lan da degi§ir. Qirkinliginden, ya§liligindan dem 
vurmaya ba§lar. Bir yandan kansma bu muameleyi reva gorurken, sir 
vermeden ikinci defa evienme yollarmi arar. 

Hanimi, -Ahmet Mithaf m da dedigi gibi ismini Sim Pa§a koymak ik- 
tiza eden- bir Pafa' nm konagma mensup imi§. Konaga gidip geldikge 
Mehmed Aga'nm bazi ahvalini anlatarak konaktaki hanimlan eglendirir- 
mi§. Yine bir gur konaga gittiginde Mehmed Aga'nm yeni tavirlanni uzu- 
lerek anlatip bu tavirlanndan evienme istediginin anla§ildigini da soyler. 
Bu durumu Sim Pa§anin hanimiyla da konu§ur Hanimefendi, bir eglen- 
ce olmak uzere konuy^ egiiir ve kadmla birlikte kendisini aldatmak iste- 
yen kocasina yoneiik bir plan yaparlar. 

Aradan ug be§ giin gegtikten sonra bir ak§am soz sirasmda kadin ko- 
casina: 

-Aga! Iki-ug aydir senin tavnn degi§ti. Ben i§i ankyorum. Vakia ben 
Sana layik bir kan degilim. Her ne kadar ikimiz de ayni ya§iarda isek de 
kirk ya§indaki kadm erkege gore ihtiyar sayilir. Ama kirkmdaki erkek 
daha gengtir. Bilirim ki sen evleneceksin, Elbette benim yiiregim yana- 
cak. Ustume gelecek kadm da beni biktiracak ve evimi barkimi yikacak. 



255 



Benim ise burada hig bir kimsecigim yok. Yuvam bozulursa bir lokma 
ekmek i^in el kapilannda slimne surune mahvolup gidecegim. Bari evle- 
necek isen benim g6ru§umle evlen. Sana kendi elimle bir kadm alayim. 
Zaten elimin altinda bir tanesi var. Sirn Pa§a Servinaz'i girak edecek. Kiz 
yirmi b€§ ya§inda ya var, ya yok. Ama kiz oglan kiz. Eger bunu sana 
ahrsam ikimiz iki kiz karde§ gibi geginir gideriz. Ben de sizin mutfagmizda 
kul kale olumm, Kocamm elinde yiyecegim iki lokma ekmek hatin igin 
her §eye katlanmm, diye kurduklan plani uygulamaya koyar. Mehmed 
Aga her ne kadar: 

"Hanim sen akhni mi bozdun, hig ben senin uzerine evlenir miyim?. 
ikimiz bir yastikta kocayacagiz, yoUu laflar etse de Servinaz'm yinni be§ 
ya§lannda, hem bakire hem i§venaz bir geng kiz olmasi aklmi geler, gon- 
lUnu ok§ar. Gel zaman git zaman giiya kendisi evienmek niyetinde de- 
Silmi§ de karisinin istegi dogrultusunda razi oluyonmu§ gibi gorunerek 
kabul eden Sirri Pa§a'nin hanimi ile Aga'nin hanimi guya Servinaz ilc soz 
keserler. Mehmed Aga bir kenarda biriktirdigi paralan gikararak hanimi- 
na verir ve kendisinin bu i^lerden anlamadigmi, diledigi gibi paralan du- 
gune harcayabilecegini soyler. Bu paradan bir miktari Servinaz'a verilir. 
Diigun igin hazirliklar yapihr. Giiya Sirn Pa§a'nin evinde konu§ulanlar 
ak§ama Mehmed Aga'ya ballandirila baliandinla anlatildikga Aga: 

-Ah hanim! Biitun bunlar benim akhmda yoktu. Vallahi daha gon- 
lum ba§ka bir halde. Ben senin uzerins evienmezdim, deyip akabinde 
nikahm ne zaman olacagini soru§turmayi da ihmal etmez. Kadmcagiz 
kocasmin du§tugu durumdan pek ho§lanir, ama hig renk vermeyerek 
Hanimefendi'nin zifafm mutlaka Smri Pc'.§a konagmda olmasmi, bu goru- 
liinden asla vazgegmeyecegini kendisi ne soyledigini Mehmed Aga'ys 
iletir. 

Nihayet bir gQn konaktan haber getir. Pazartesi gunu nikah kiyila- 
caktir, O gun Sim Pa§a'nin konagindan birisi gelerek Mehmed Aga'dan 
vekalet alir. Mahalleden lig heq ki§inir huzurunda nikah kiyilir. Nikah 
gununun ak§ami kadinda bir uzuntu, bir uzuntu sorma gitsin. Ote yan- 
dan Mehmed Aga'nin da guya uzuntu bakimindan ondan geri kalir yam 
yoktur. Kadm: 

-Agacigim! Ben bu kadar yanacagimi bilmezdim, Meger bu ortakhk 
belasi ne bela imi§?!. !§ §imdi gergekle§ti de yuregime bir ate§ du§tu. Hem 
de kendi elimle yaptigim halde... sozleriyle sizlanir, Mehmed Aga ise igin- 
den: **Ah §u zifaf bir gergekle§sin ben sana gosteririm" yoUu du§unceleri 
gegirirkcn dili ile: 



256 



-Ah benim elmas kancigim! Inanolsun bende senin gibiyim. §u anda 
bir pi^manlik geldi ki yuziine bakamiyacagim. Fakat na yapalim. Olan 
oldu. . .sozlerini soyler. 

Zifaf gccesi oiarak Cuma gecesine karar verilmi§tir. Nihayet giinu ge- 
lir ve hanimi kocasma ko§arak: 

-Ah Aga! Gelini odanin ko§esinde gormelisin. Gelinlik de ne yaki§- 
mi§! Sanki ondor: ya§inda bir civan. Vakia kart da degil aa, Yirmi be§ 
ya§inda kizin neresi kart oisun ki?!...Sana dognisunu soyleyeyim. Gelini 
kiskandim. Artik oidip gomneyecegim. Sen git muradina er. Fakat senden 
bir istegim var, ^ ann beni gormeye de gelme. Gelin zifaf gecesinden 
sonra buraya gelecek. I§te sana §u odayi hazirlayacagim. Ak§ama dogru 
gelir, dogruca odana gidersin, diyerek Aga'yi giydirip ku§andinr ve kapi- 
ya sahverir. 

Adet uzere yaitsi namazi kilindiktan sonra Mehmed Aga'yi ^ifafa so- 
karlar. Elbiselerle; altin ve elmaslarla suslenmi§ gelini goren Aga pek be- 
genir. Nasil begenmesin ki, Kirmizi duvak altinda keman gibi ka§lar, elma 
gibi yanaklar,,. Hale yiXz iizerindeki yapi^tirmalar, boyamalar. . .Mehmed 
Aga iki rekat namazi, iki mi kildi dort mii kildi bilemez. Namaz bittikten 
sonra el ele verip duvagi kaldinrlar, Birbirlerine §eker, tokum ikram etme- 
ler, nazlar, i§veler. Adamcagiz: "Ah! Ben ne talihli adammi§im. Bu guzel- 
likte bir kadm kinrie nasib olur. Aferin kancigima!" yollu hayaller iginde 
yuregi kipir kipir kipirdar. Gelin de gergekten guzel goriinmektedir. Yiiz- 
deki fazla killar yolunmu§, agartilmi§, rastiklanmi§...G6zlGre kuyruklu 
siinneler ^ekilmi§, Kin§ikliklar gidehlmi§, alina da bir "Ma§allah" kondu- 
rulmu§. Aga ^Idinnasin da ne yapsin. . . 

Hal b 6y leyken bir aralik yolunmu§ yiizu ile gelin hanimi ate§ basar, 
Rastik, yapi§tinlar maddeler ve boyalar da aynca bir sikinti vermekte 
oldugu bahanesi iie gelin hanim yiizu nii yikamak Cizere izin ister. Aga : 
"Kizin bir de tabii giizelligini gorelim" du§unccsiyle bu istegi memnuni- 
yetle kabul eder. izin vermekle kalmaz, gelin hanimm eline suyu bizzat 
kendisi doker. Gelin ha mm yuziinii yikayip da rastiksiz, boyasiz yuzQ 
meydana ^ikinca bir de bakar ki gelin kendi karisi, . .Aga hanimini aldata- 
yim derken hanimi onu aldatmi§tir^^\ Boylece atasoziimuz gergekle§mi§, 
"Aldatayim diyen aldanmi§, ava giden de avlanmi§tir" . 



591 Ahmet Mithat, HikemiK^atm Ahkam-i Tosmrl s, 165-176, (Ozetlenerek ahnmi^tir.) 

257 



23- Ayagini yorganina gore uzat, 

Harcamalann gelirlere gore olmasinm geregi hususunda soylenir, 

jf if ^ i '* 

(Sanih&t, 1. 74) .d)^j^ j^ J^ <J^^ 
(Mu'c. Ems. Muk., s. 47) .dX^j ^ {^^'^J) i^^ /^ J^ 

(Ems. G§. §. fi Hay. Yev. S. 157) 

"EdepsOzlugu kar idinme kasil 

Katt uzanma yorganunca kosii!. " Giivahi 

24- Az tamah, gok zarar/ziyan getirir. 

Elindekine kananaat etmeyip daha fazlasinin pe§ine du§en ve zarara 
ugrayan kimseler hakkinda soylenir. 

(Mu'c/Arb. Esa.s. 116) 

"Bil olur bu sozi olma giimanlu 

Tama'kar a2 tama' dan gok ziyanlu." Guvaht 

25- Az veren candan, gok veren maldan. 

Yardimla§mayi ozendinnek veya yapilan yardimi takdir etmek igin 

soylenir. 

(sl^M:eydant, s. 94) ^^ ^ J^'y. 



^ *' 



26- Bah§i§A>ele§ atin di§ine bakilmaz. 

Para verilmeden elde edilen malin kusuru aranilmaz, denilecek yer- 
de soylenir. 

(Mu'c. 'Arb. Esa, s. 244) -iilll S^^'^ oCa^l o^*^^" ^ 



jf V 



258 



27- Ba§a gelen gekilir. 

Ugranilan fslakete tahammul etmenin gerekli oldugunu vurgulamak 
igin soylenir. 

(Mu'c. 'Arb. Esa. s, 359) 

"Bir i§dur galirse ba^a 

Kimler yana kimler ta§a. " Yunus Emrs 

*'Ba§in bir kerre urursan ta§a 

Ne yazilsa gelecekdiir ba§a" A%i 



28- Ba§ yanhr bork iginde, ko! kinlir yen i^nde. 

Aile iginde olan anla§mazlik ve kirginliklann di§anya yansimamasi i- 
^in soyienir, 

(Mu'c. 'Alb. Esa. s. 54) 

29- Batti balik yan gider. 

Durumun kotii olmasi halinde i§in oluruna birakilmasini vurgulamak 
igin soylenir. 

(Mu'c. 'Arb. Esa. s. 177) ^j\^j6\ J^ V/J!* Jt!'jjS\ ^ J^j^l 

30- Bedavo. sirke baldan tatlidir. 

Para vermeden elde edilen §eylerin begenildigini bcUrtmek igin soy- 
lenir. 

(el-Mubeyyiz, s. 22) ^.J*% ^ : Vtp^\ ^ J!pS ^^ ^\ 
(el-Hik. ve Ems. e§-§a'biyye, s. 30) .s-^Jj' "%, J^l J--**^' J-* iS^^ 



259 



"Ne kadar §ey-i hakir olsa hedaya ho§tur 
Sirkenin mufti aselden de olur §irin-ter/' Mee.lt 

31- Ben derim bayram haftasi, o der mangal tahtasL (Ben nerede- 

yim, efendim nerede ?!) 
Ayni konudan soz edilirken farkli farkli §ey!er dile getiren kimseler 
hakkmda soylenir, 

Mu'c, -Arb. Ba s. 1299 .(^i^ J ^'? J ^^J ^ i^l /) '^0 j/^f^ J f^ t^ ^^' 

el-Mevarid, 5. 238 ,c)^ J^ *^ ^^ ^ 



32- Besle kargayi oysun gozunu. 

iyilige kar§i nankorce davranan kimseler hakkinda soylenir. 

. j:!. l<^ «l> (el-Fahir, s. 70) ciJii't / '^J^. '^tX^ O^ 
(Mu'c. Ems. Muk., s. 28) -iii^" ^/!\ ^^ ^^" (el-Meydlini, s. 167) 



^ ^ 



"i§itmedin mi sagmi sozun 

Ki besle kargayi ^ikara gozun," Guvahi 

33- Bigak kemige dayanmak/dayandi. (Canma tak etmek/taketti.) 
(Deyim.) 

Qekilen sikmti veya yapilan baskiiar tahammOl sinirlanni a§ti, anla- 
minda soylenir. 

(d-Fahir, s. 59) . J^'^ 'SLi\ J^ (el-Meydani, s. 104) .^1 s^^i^^ <^. 

34- Bi9ak yarasi onulur/geger, dil yarasi onulmaz/gegmez. 

Silah yarasi iyi olur, dil yarasi ise lyi olma7, kclay kolay unutulmaz 
anlaminda soylenir. 

(ez-Zemah^en, II, 151) .OlilJ\ q^ ^ ^^ oCS^\ ^ 






(el-Meyd&ni 



^s. 407) ,0J^1 j^J^ Oll-dJl Ji^ 



260 



35- BilgLVakiUi du§man, cahil dosttan iyidir. 

Bilgili kimselerden yararlanmanin miimkun oldugunu, ona gore de 
tedbir almabiiecegini, cahil kimseden ise yararlanilamayacagini ve ne 
zaman, hangi zararinm dokunacaginm bilinemiyecegini ifade iqin soyle- 
nir. 

^ ^ ^ Ji Ji J' Jf iT iT 

^ ^ ^ it ^ It 

{el-Meydam, s. 721) .!>^ii ill^ 0^ of s^^l Silil. [v* (el-Fahir, s. 59) 

"Dost kiiTi ebleh ola terk et ani 

Du§manin akil ise gekme emek." Naztm 

36- Bindigin (oturdugun) dali kesme. Bindigi oturdugu) dali kes- 
mek, (Deyim) 

Kendisine gerekli ve yararli olan §eyi eliyle yok etmek antammda 
soylentr. 



Bl.J^ -- -!,-'# J<,»1^-' 



(Tern, Soz., s. 961) .^1 ^^^^ t^^\ ^>^l ^^ ^ 

37- Bir ^i^ekle yaz/bahar olmaz/gelmez. 

Guzel, ania kuguk bir belirti i!e tatminkar sonug aknmaz, denilecek 
yerdesoylenit. 

(Mu'c. Em. Muk. s. 267) 

"Ziynet-i iiebz olarak kaldi heman bir §em§ir 

Bir gigeklt: yaz olur mu bu meseldur farza." Enderunt Vasif 

38- Bir elin nesi var, ikl elin sesi (var). 

Buyuk i§Ierin tek ba§ina yapilamayacagim ve ba§kalariyla i§ birligine 
gidilmesinin daha uygun olacagini vurgulamak igin soylenir. 



592 Hadis olarak bilinirse de degildir. Bkz. Acluni^ Ke§fu7-Ha/d, II, 56. 



"ittisalinden giida oima muvMik yaverin 

Zur ile mu§kil koparir ri§te olsa iki kat." Eieltg Muhammed Emin 

39- Bir kan§ suda boguldu, Bir kan| suda bogulmak. (Deyim) 

En kuguk bir guglukle kar§ila§tiginda bile kendisini koruyamiyan kim- 
seler hakkmda soytenir. 

(Mu'c. Arb. B.,s. 791) .^^ ^ ^ (3> 



jf y af 



40- Bir musibet, bin nasihatten iyidir/evl^di;*. 

Binlerce nasihati ve ogudii dinlemeyen kimssler ancak ba§lanna bir 
kotuluk gelince i§in dogrusunu egrisinr anlariar a^ilaminda soylenir. 



> - -. ^ ^^ - - ,, ^*x % 



(Ar. Tii. Dcy. ve Atasoz, Soz-, s. 313) 

"Dersimi aldim musibetten nasThat istemem 

Haddini bilmek cihanda bir vazifeyse eger 

Varsa isti'dadi halkm hakkini idrak iQun 

Zalimin her yumrugu binlerce Cebrail deger," Neyzen Tevfik 

41- Bir ta§la iki ku§ vurdu. Bir ta§la iki ku§ v^unnak. (Deyim) 
Bir i§le iki gaye gergekle§tirildiginde soylenir. 

(Mu'c. 'Arb. Es., s. 754) . f^, ^^'^^-''^^C^S^ V) V^^ 

"Seng-i cevriinle helak itdun dil Ci can bulbuliin 

iki ku§ urdun yine ey gonca-leb bir ta§ ile/' Ker^mt 



2i2 



42- Bo§boQazi cehenneme atmi^lar "odun ya§" d€mi§. 

Luzumsuz ve gereksiz yere soze kari§an ve gereksiz lafbr edenler 
hakkinda soylenir, 

(el-Meydani, s. 286) .iJ^^ ^4^^ -J^ J^^ Jr^ J^^ 

43- Bo§ guvcd ayakta durmaz. 

Yetenegi bulunmayan kimselerle i§ yapiiamaz anlaminda soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 69) .(b>^)^jS(l Ji o4' V (^^l ^) JC^\ ',j^\ 

44- Boyu ke.sad (olanm) huyu fesad (olur). 

GCiya boyu kisa olan kimselerden bazen fesathk goriilur anlaminda 

soylenir. 

(Ke§fu'l"Hafa, 11, 124) .^^ ^^ J^ j Xz3 jy^ JT 



^ ^ '' 1^ ' 



45- Bu giinun i§ini yanna koma/salma- 

P-lanli 5ali§manm onemini ve ihmalkar davranmanin zararlanni vur- 
gulamak igin soylenir, 

{eUMeydani, s. 657) .^ f^^ J^ ^U ^ 

"Miskin Yunui omriin varsa 

Koma bu giini yanna 

Yann Hakkm divanma 

Varam Allah deyu deyu." Yunus Emre 

46- Bugunku yumurta/tavuk yarmki kazdan lyidir. (Yannki kazdan 
bugiinku cavuk yegdir.) 

Bu giin ele gegen kazangla yann gelniesi muhtemel olan daha biiyCik 
bir kazang arasinca bir tercih gerektiginde bugunkCinun tercih ediimesini 
vurgulamak igin soylenir, 

(Mu'c. Kunuz Ems. s. 73) .^^ S^^Li-S j-* ^ ^j2\ Ctu 



^ i' 



263 



47- Bulanik suda balik avliyor. Bulanik suda balik avlamak.(Deyim) 

Karma kari§ik durumlardan kendisine gikar saglamaya galifan ya da 
olmayacak i§lerin pe§ine du§en kimseler igin soylenir. 

(Mu'c. 'Arb. Es., s. 759) . ^\ i>^\ j ^Ual^' 

48- Bumundan solumak. (Deyim). (Ofkesi burnunda). 
Qok ofkelenen kimseler igin soylenir. 

(el-Meydani, s, 480) .*u!t cJ^ Js- ^^ 



y ^ -' 



49- Buyurun cenaze namazma. 

Bir tehlike veya olumsuz bir durumdan kagarken benzer tehlike ve 
durumlarla kar§ila§ildiginda soylenir. 

(Nev. Cuba, s. 45) Xj\'^\ 1%^ ^^ \ji^ ijlii 



Hikayesi: 

Timurlenk Anadolu'yu istila ettigi zaman insanlar, gurup gurup §ehir- 
leri terkeder ve Mogol askerierinin ula§amadigi yerlere, daglara kagarlar. 
Nasreddin Hoca ve ailesi de boyle bir muhacir gurubu igindedir. insanla- 
ra gektigi sikintilar kar§isinda sabir tavsiye edei', nasihat ve ogutler verir, 
MogoUann zuliim ve ezyetlerini, anlatir. Aralennda benzer konu§malar 
geger. O sirada onlann iginden dervi§ kiliginde birisi soze kari§ir ve soy- 
ledigi sozler insanlan teskin edecegi yerde hepten korkutur ve sindirir. 
Nasreddin Hoca cesaretini toplayip: 

-Sen neredensin, adm nedir? der. Adam: 

-Ben Maveraunnehir dolaylanndanim. Adim da Timur, diye cevap 
verir. Hoca: 

-isminin sonunda: "Han, man"diye bir §ei' de var mi? diye sorunca 
dervi§ kiikrer ve: 

-Eweeet! diye cevap verir. Zavalli Hoca bu durum kar§isinda insan- 
lara doner ve §6yle der: Ommet-i Muhammed!.. Buyurun cenaze nama- 



zma^^^. 



593 Bkz. Neu. Cuha, s. 45 
264 



50- Biiyuk oalik kuguk baligi yutar/yer, 

Guglu olan kimselerin gugsuzleri ezdigine i§aret igin soylenir 

^ ^ Jf ^ 

(el-Ems. E§. e!-Hakh., s. 247) 

51-Cehenneme kadar yolu var. (Deyim) 

Birisine dfke.eniidigi zaman -beddua olarak- ba§indan defetmek igin 
soylenir, 

•C ^J^ L?^ ^^-^ J*) (Mu'c. 'Arb. Es, s. 467) . V^b i .^J^ili 
(el-Meyd^ni, s. 183) 

52- <Jakar almaz, atar vurmaz. (Saman gok, dane yok). 

Qok konu§up i§ yapmayan kimseler hakkinda soylenir. 

(Mu'c, 'Arb.Es,s. 7&S, 251) 

53- Qokyiyt;n (obur) ahmak olur. (Bol bol yiyen, be! bel bakar^on 

bon bakar). 

Qok yemenm akii melekeleri zayiflatacagini belirtmek igin soylenir. 

(el-Meydani, s 98) .y^i ^U ^aJl (Ke^fu'l-Hafa, I, 286) <j2^\ ,_j&JJ ^IkJl 

54- (Jok naz a§ik usandirir. 
A§inliga kagan hususlarda soylenir. 

(Mu'c, 'Arb. Es., s. 459) . J^li JSi 

"A kuzum gol<: nazdan a§ik usanir 

Vefasiz sevdadan gonul bulanir." Emrah 



594 Bkz., Ibnu'I-EsTr, en-Niha^je, III, 315. 

26S 



55- Qui iginde aslan yatar. 

Bir kimsenin degerinin ktlik ktyafetiyle degil, ki^iligindeki cevherle 61- 
9ulebilecegini belirtmek iqin soylenir. 



.^ p/" J' 



56- Dag daga kavu§maz, insan insana kavu^ur. 
Ne kadar uzaklikta olursa olsun insanlann birbirine kavu§abilecegi 
hususunda soylenir. 






(Mu'c. Ems. Muk., s. 345) -OC^ ^Si ^[\ 1^1 OU^ V J??v J?r 
(el-Hik. ve Ems. e§-5a'biy, s. 300) . Jc^. oCl\ i-i ollJi j ^^, U jSr ^^ JI?r 

"Ne gam gergi kavu§maz dag daga 
Kavu§ur kagan ise sag saga." Guv^hi 

57- Dag fare dogurdu. 

Buyuk gurultu ve patirtiya ragmen bir i§in sonunda ehemmiyesiz bir 
neticenin ortaya gikmasi durumunda soylenir. 

(Mu'c. Vasit, II, 857) Jj^ ^j* J?J^ I/^^"""^" 



58- Damlaya damiaya gol olur. (Aka aka sel olur). 
Az §eyler birike birike gok olur, denilecek yerde soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk, s. 224) .(^^1 i^J^ a^^ V^ f) ^J^^ J^^ J^^ '^i 

{Cemhere, II 383) .^ fij*^' ^i Sj^l 



J- * ^^ .^ # 



595 Bfa., I. Boliim, 74. Mesel. 

266 



"Damla damla go' olur ey hiremend 
Adu gozi kor olur gu§ kil pend.'* GuvShr 

59- Dansi (dostlar) ba^ma. (Dansi ba^miza). 

Bir guzelligi, bir iyiligi ba§kasi igin de temenni etmek Qzere soylenir. 

60- Davulun sesi izaktan ho§ gelir. 

insani bazen iginde bulundugu dumm rahatsiz ederken uzaktan ba- 
kan ona imrenir, ya dei goruntiisu ho§a gitmeyip sozu ho§ olan kimseler 
hakkinda soylenir. 



*: 



(Mu'c. Ems. Muk., s. 56) .^lIlJl .^ \J>-c^ j Si^ ^il^' JbJl 

Hikayesi: 

Bir kizcagizi, isterr.edigi bir adama vermek istemi§ier. Kizin gonlii 
ba§ka bir dellkanhda cWugu halde, zengin diye, kendinden ya§ca gok 
buyiik bir adama nikanlayip, diigune ba§lami§!ar. Kizm evinin onunde 
davullar, zumalar galmaya ba§laini§. Davulun tokmagi her gumleyi§te 
kizcagizin yuregi hoplar ve uzOntiiden baygmliklar geQirirmi^. 

Koyun kizlari dugun evinde toplanip, gelin kizin etrafini sarmi§, civil 
civil konu§urken, kizlarcan birisi: 

-Ahh, demi§, §u davulun sesi ne kadar ho§uma gidiyor. Acaba bizim 
evin onunde de galdigi j^unleri Allah bana bir gosterecek mi? 

Gelin kiz igini gekmi^: 

-Davulun sesi uzaktan ho§ gelir, hele bir kendi kapmizm onunde 
galmaya ba§!asin da o ;^aman konu§uruz, yiiregin nasil gumbiir gumbiir 
atiyor ve davulun tokmagi beynine nasil inip gikiyor^^^. 



596 Arap ulkelerinde dQgun davetiyeierinde kullanilir. Bkz. Mu'cemu%'krah\ el-Esasi 
s, 619. 

597 Bkz., I. Bolum, 74 Mese!. 

598 QizmecWeic Osman, Un:u Dei^imlerimiz ve Oykuleri, s.l03. 



m 



6 1* Delik buyuk yama kiigiik. 

Qozulmesi zor ve imkanlann sikintiyi gozmede yetersiz kaldigi du- 
rumlarda soylenir, 

(Cemhere., I, :.60] .^0^ Ji- '<J>'J^^ "^^ 

62- Denize du§en yilana/yosuna sariltr. 

Tehlike ve garesizlik iginde bulunan kimse tehlikeli olabiiecek §€ylere 
bile tutunabilir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 65) .(^\j^\ ^'^. 'J^. JiJ^'' /) '^^^ J^' 'JiJ^^ 

:^ , ' i ^1 \ a. .. 

(Mu'c. *Arb. Es., 219) .4^U^ Jj>)^ c.-.^_ 

"Feiek tig-i cevrin cane uzatti Le§ker-i gam etrafimi ku|atti 

Sefine-i cismim deryaya batti BT-aman keldim da mare sanldim." 

Ali Bezli 

Hikayesi: 

Osmanii Sultani 11. Mahmut zamanmda Mehmet Ali Pa§a Misir Vali- 
si'dir. Derler ki, Mehmet Ali Pa§a, Osmanlilar':n ba§ina gegmeyi kafasma 
koyar. Guglu bir ordu ile Suriye'yi fetheder. Padi§ah'in gonderdigi kuy~ 
vetler oglu Ibrahim Pa§a komutasmdaki orduya yenilir. Artik Istanbul' a 
yol gorunmu§tur. Bu durum kar§ismda 11. Mahmut hig de dost olmayan 
ve Osmanli topraklanni elde etmek i^in dec[i§meyen istekieri bulunan 
Rusya'dan, ^ar Nikola' dan yardim ister. Boyle bir du§mandan yardim 
istemesi kendisinin de pek ho§una gitmez. Yakinlanndan bir devlet ada- 
mma §oyle der: 

-Ne yapayim. Ruslar'in ne mal oldugu malum. Denize du§en yilana 

sanlir^^^ 

63- Demir tavmda dovuliir. 

Her ifin yapilmasi igin uygun zamanmi koUamanin gerekli oldugu 
yerde soylenir. 

(Ar. Tu. Dey. ve Ata. Sbz., s. 55) /^J^^ ^^mIILJ^ ^Ji^b U jJ\ ^\^ 



599 Hikaye i^in bkz. Bahadmli, Y. Ziya, Deyimlerimiz ve Kayndklan, s., 33-34. 

2(8 



64- Dereyi gormeden pagayi sivar (sivama). (Dere gorunmeden 
paga sivanmaz.) (Kupe girmeden sirke, olma). 

Hayalci olmamanm gerekli oldugu yerde ve benzer dummlarda veya 
bir §eyin sirasi gelmeden bir i§e ba§lamamanin gerekli oldugu yerierde 
soylenir. 



Ji o ^ 



(el-Hik. ve Ems. e§-§a'biyye, s. 285) . Jjl>-Ji ^ 7^-^ (j:>- Jji J-^ ^ 

65- Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu. (Deyim) 

Daha iyi §eyler elde etmeye galifirken elindekinden de mahrum olan 
kimseler hakkinda soylenir. 

(el-Meydani, s. 269) -jj'^^^ fj^^^ ^^ 'w^"^ c.JiJ jll>Jl L-i^Ji 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 116) .(a^^ Ji 4.^j o^ j^ jl) tjSOl 4jU J^i Sl^l V^ 

"Hangisine tasa edecegiz §a§tik 

Olum derdi kalim derdi derken 

Dimyat'a pirince giden misali 

Yolun ortasma ula§tik. " Turgut Uyar 

Hikayesi: 

Dimyat Misir'da, Suvey§ kanali agzmda ve Portsait (Borsaid) yakin- 
lannda bir ihracat ve ithalat §ehridir (Bu gun agik pazar olan bir liman 
§ehridir). Eskiden Misir'm me§hur piringleri ince hasirlardan orulmu§ 
torbalar iginde bu liriandan Turkiye'ye gelinni§. 

Dimyat'a piring almaya giden bir Turk tuccannin bindigi gemi Akde- 
niz'de korsanlar tarafmdan soyulur ve adamcagizm kemerinde bulunan 
butiin paralan alinir, Binbir mu§kilat iginde Turkiye'ye donen piring tuc- 
cari o sene iflas eder. Istanbul'dan memleketi olan Karaman'a avdet e- 
den tuccar tarlalanndan elde ettigi bugdaylan da bulgur tuccadarina sat- 
tigi igin ev halki o ki§i bulgursuz gegirir. Dimyat'a giderken evdeki bul- 
gurdan olmu§tur Bu atasozu de bize oradan kalir ve bu gQn de dillerden 
du§mez^°°. 



600 Bkz. ^izmeciler Osman, Onlu Deyimlerlmlz ve OykulerU s. 91. 

269 



66- Dinsizin hakkindan Tmansiz gelir. 

insafsiz kimselerin hakkmdan yine insafciz kimseler gelir anlaminda 
soyienir, 

(Mu'c. Ems. Muk, 3,302,339) 

"insanm azmasi iyi degildir 

Zihnini toplayip §unu du§urL bir 

Dinsizin hakkmdan tmansiz gelir 

Qikarsa bir deli yersin dayagi." Halil Mihat Boztepe 

67- Dogrunun yardimcisidir (Hazret-i) Allah. 

i§!erind€ dogmluktan aynlmayana Allah' m yardim edecegini vurgu- 
lamak i^n soylenir. 

{ei-Mev'dam, s. 705) ^ iiJ^ <3X^ [>* 

'insane sedakat yaki|ur gorse de ikrah 
Yardimcisidir dogrulann Hazret-i Allah" Ziya Pa§a 

"Eger kim ugrarsan buhtane nagah 
U§enme dogruya yardimci Allah." Guvaht 

68- Dosta gok varan ki§i ek§i yiiz gorur 

Ziyaretin seyrek olantnin makbul oldugunu vurgulamak i^in soylenir. 

(U->-°j5\ J^. N '^^J^\ Li^l j1) (eU'ahir, s.l51) t"" ^^ ii> 1> jj 



601 Ayrica bk., el-tsbahant, Kitahul-Em&tl, s. 48;'AcUln!, Ke^a'l-Hafa, 1, 438; Ibnfi'l- 
Estr, en-Nihaye, III, 393. 



270 



69- Dost kara gQnde belli o!ur. (lyi dost kara gunde belli olur.) 

Kotu gunlercie kimin dost oldugu anla§ilir anlammda soylenir. Yahut 
zor durumda kalan ki§inin, gevresindekiler tarafindan terkedilmesi duru- 
munda soylenir. 

JLP JjJ^\ j\) (Ivlu'c. Ems. Muk., s. 98) col^^^^ (^^^ jO '^"J^ ^'^^^ ^ 

.illif Li}: i3jl!:\ il^ (Ems. Ali, s. 7) /'"- BC13 / 3C:-T ji '^\^\ 01 c(J^I 

(Mu'c, Kunuz.Eins. s.52} 

"Dime kim cost ana kim sefada 

Yakin olup irag olur belada," GuvahT 

70- Dostluk kantar ile, ah§veri§ miskal lie. 

Dostlukta er:gin ozveri, ali§ver§te objektif davrani§m gerekliligine i§a- 
ret igin soylenir, 

(el-Meydant, s. 140) .^^^"^ \ji^\^ _j 01^^15" ^Jj^^ 

"Ger itsen al utanma al ele rast 

Dimi§ler dost dost u muamele rast" Guuahi 

71- Dostun attigi gul unulmaz yara agar. 

Dostun attigi gul ta§tan dah etkili olur ve insana agir gelir, anlammda 
soylenir. 

(Emsa!-iA!t,s.27) ^^j 

"Pir Sultan Abdalim can goge agmaz 
Hakdan emr olmazsa irahmet yagmaz 
§u ellerin ta§i hig bana degmez 
Itle dostun giilu yaralar beni." 






602 BC^j I^CA: Senin kederini ve uzuntunu giderip yok eder anlammda kullanilmi^tir. 
Aslinda sikintida olan klmseys mal veya sozle yardim veya tesellide bulunmak 
manasinadir . 



271 



"Yagmur gibi yagar ba§ima ta§lar 

Dostun bir fiskesi yaralar beni," Ptr Sultan Abdal 

72- Duvari nem, insani gam ^unitur. (Demir nemden, insan gam- 
dan Qiirur.) 

Nem duvari nasi! guruturse insani da keder yer bitirir, antammda 
soylenir. 

{Mu'c. Ems. Muk., s. 35) .(Ji-^i 'j^^ }r^^ '^"j^ 3^) ^^Si^^ lP (^^ 



73- Diinyada eken, ahirette bigcr. (DQrya ahiretin tarlasidir.) 

Ya§arken iyi i| yapanlar ahirette onun kar§iligini gomrter, anlammda 
soylenir. 



m?> 



74- Elifi gorse mertek sanir. 

Kara cahil, ya da higbir §eyden anlamayan kimseler hakkinda soyle- 
nir. 

(Kam- Ems. el-'Arabiyy^, s. 374) . j/:^ ^ %^ ^}i ^ 



(Mu'c. 'Arb. Es. s. 1060) .^y^\ ^ J^^^ '^jH ^ 

75- Elgiye zeval olmaz. 

Eigilik, aracilik yapan kimselerin masuniyetini vurguiamak igin soy- 
lenir. 



603 Hadis olup olmadigi konusunda ki goru^ler i^ir bkz. 'Aclunt, Kegfu'J-Ha/d, I, 412- 

604 Kur'an-i Kenm, Maide, 99. 



272 



76- Elin agzma (azigina) bakan ai; kalir. 

Qalifmayip ba§kasinin malindan menfaat bekleyen kimselerin ag ka- 
lacagma i§aret igin soylenir, 

(eKMeydanj, s, 721) .ii^ JUb oJj> :>\j Ji- \^\ ^ 

77- Erkegin kalbine giden yoi midesinden geger. 

Kendisini e§iiie begendirmek isteyen kadinm ona gOzel yemek hazir- 
lamasinm geregine i§aret igin soylenir. 

(Mu'c. Ems, Muk., s. 354) ,^'J^ J>U ^ yt ji^l ^ Ji jj JzJi 

f J' J' J- J- ^ ^ ^ ^ 

78- Erken kalkan yoi alir. Sona kalan dona kahr. 

Zamaninda yapilmayan i§in akibetinin iyi olmayacagi hususunda 

soylenir. 

"thmai etme inaslahatin tez bitir 

Dona kahr sona kalan dimifler." Lutfi 

79- Erken kalktim i§ime, §eker kattim a§ima. 

Sabahleyin erken kalkip i§ine giden kimselerin mutlu ve kazangli ola- 
caklanni ifade ve i:e§vik igin soylenir. 

'j/^^ L^ ^'S?^ (Mu'c. Ems. Muk., s. 66) .jla^lJl lii" ;^ClJl 'j^C::^\ 
(Mu'c. Kun. Ems. s. 374) 



80- Eski hamam, eski tas. 

Degi§en bir §eyin olmadigmi belirtmek igin soylenir 



*-^t iJ,-Ox_' AjA^ ^ 



605 (U^Ji r Ho§ kokuiu yaban feslegeni. 

606 ez-Zevzeni, §er/ju Mu'aiia/cati's-Sefa', s. 1 18; Kemai Halayii, Mu'c. KunuzH-Emsal 
S.27L 



273 



"Bari onlar ilerleseydi 

Eski tas eski hamam 

Olduklari y erde kendileri . " Behget Necatigil 

Hlk^yesi: 

Eskiden Edirne'de vakiflara ait, harap bir hamam varmi§. Bulundu- 
§u yerin degerli oldugu Qozonune almarak bu hamami yeniden yaptir- 
maya karar verirler ve bu gunkii deyimiyle bir m§aat muteahhiddine 
(tn§aat eminine) verirler. Miiteahhit bu firsattan yararlanmak arzusuyla 
hamami yikip yeniden in§a etme yerine orasini burasini onanr, ufak tefek 
ilaveler yapar, guzelce her tarafi sivar ve ayrilan parayi cebe indirir. llgili 
ki§iier hamami teslim almaya gelirler. Iglerinden gozu agik birtsi durumu 
farkeder. Hamami gezerken eskiden kalma bir deste hamam tasini da 
bulur, Bunlan alarak miitahhit ve diger arkada§iarina gosterdikten sonra 
§6yle der: 

-Vakif i§i hile goturmez. Bu taslardan da belli oluyor ki, burada yeni 
bir in§aat yapilmami§. Eski hamam eski tas. Ostelik kubbedeki Qatlak da 
cabasi, diye sozu bitirir. Bu sozde oradan kaiir^^^ Araplar bunu "dGgi§en 
bir §ey yok" anlamida kullanirlar. 

81- E§ek at olmaz, ciger et olmaz. 

Asil olmayan ki§inin ustun nitelik kazanamtyacagini vurgulamak igin 
soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk, s. 386) . jr?J^^ 0:^ [y sji^ Jli ^j^iiLj ^ iUj 



^ V y- y ''if 



82- Firsat her vakit ele gegmez. (Firsat kapiyi iki kez galmaz.) 

Firsatlar insanm eline nadiren geger. Bundan dolayidir ki ele gegen 

firsatlann degerlendirilmesi gerekir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 270) 



607 Ci^rrieciler Osman, Onlu De\jimlenmlz ve Oykuieh, s. 120. 



174 



S^ ^ '' . -*( , > _ J* 



^ Jle 



(Ing.Tu. Ar. Soz., s, 62) .^;;iJj>» vW^' oj^ U Ijili C^yiJi 
(ei-MeydanI, s.502) . v^^^waJ^ S^ ^" ^S^' 

"Gel ho§ gorelum bir nice gun omri ganimet 

Kuymez kifiye firsat-i eyyam efendi." Ahmed-i DdT 

83- Ge^ti Bor'un pazan sur e§§egin Nigde'ye. (Eski gamtar bardak 
oldu,) 

Bir firsatm elden kagmlmasi dumnnunda soylenir. 

(el-Meydant, s. 513) .V ^^U t^ (jJUl) iJlS Jl? ji 

*'01mu§du dil o zaman cemaline mubtela 

Kad kane zalike menreten fe'1-yevme la" La edrt 

84- Gegmi§e mazi, {yenmi§e kuzu) derler. 

GeQmi§te kalan iyi veya kotCi gunleri amp ogunmenin veya uzulme- 

nin bir faydasi olnnddigini vurgulamak i^in soylenir. 

(Mu'c. Kunu2 Ems. s. 2360, 67) 

'*TTr4 cevrin didim, ittiklerini cane giizer 

Didi ol ka§lar ya gegmi§e mazi dirler/' Neyir 

85- Gelen gidene rahmet okutur/aratir. (Beterin beteri var.) 

Iginde bulunulan durumdan ^ok §ikayetci olunmamasini vurgulamak 
i^in soylenir. 

(el-Meydani, s, 100) .J^. j^ 0}it j^\ *Jiis^^ 



27S 



Hikaye: 

Cimriliginin zirvesine ula§mi§ bir adamcan ailesi yaka silkmektedir. 
Hanimlan ve hizmetcileri neredeyse ag sustiz ya§amaktadiriar. Bir gun 
kendisini zorlayarak yiyecek almak uzere pe^ara gondermeyi ba§anrlar. 
Adam kesesinden bir miktar ak^e gikarir v.- pazara gider. Pazarda bir 
ki§inin yilan oynatip ahalTden be§ on kuru§ kazanmaya gah§tiQini goriir. 
Kendi kendine: "§u adam be§ on kuru§ kazaimak iqin neler gekiyor, Ben 
ise hazir kazanilmi§ akgeyi harcannaya gelmi§im" diyerek hig bir §ey al- 
madan eve geri doner, harcaniak igin ayird gi ak^eyi kesesine atar. Gel 
zaman git zaman adamm omru biter, obur aleme yolcu olur. Ev halki 
tarn kurtulduk diye sevinirken oglu gelerek Dabasinm evine ve mirasina 
konar. Ev halkmi toplar ve sorar: 

-Babamm yedigi ekmege katigi ne di ?. Hv halki: 

-Kendi yaninda bulunan bir miktar peyniri katik yapardi, derler. Bu- 

nun iizerine: 

-§unu bana bir gosterin, diye peyniri getirmelerini ister, Peyniri geti- 
rip bu guniin deyimiyle yeni patronun onum koyarlar. Peynirin uzerinde 
bazi gizikler vardir. Yeni patron bunu gdrur cprmez: 

-Peynirin uzerindeki bu gukur da neyin nesi, diye feryadi basar. Ev 
halki babasinin peyniri kesmsdigini, lokmay: uzerinde gezdirerek yedigini 
ve olu§an Qukurun bundan kaynaklandigini .soylerter. Bunun iizerine: 

-i§te bu beni helak etti, gelip be§ parasiz babamin yerine oturdum. 
Eger bunu bilseydim onun namazini bile kilrnazdim, der. Ev halki hayret- 
ler igerisinde sorarlar: 

-Sence nasil yemeliydi?... Bu suaie vercigi cevap gergekten de gelen 
gideni aratacak cinstendir: 

-Peyniri bir kenara koyup lokmayi uzaktan i§aret ederek yemeliy- 

di.!^^^ 

86- GonCil kimi severse giizel odur. 

Kifilere gore guzelligin farkli oldugu, dolayisiyla ancak gonulun sev- 
diginin guzel olduguna i§aret igin soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk, s. 17) .>^* C^ J J^^*^* 



608 Bu hikaye Gl-Cahi2'in "el-Buhala kitabindan hsalblarak tercume edilmi§tir. Bkz. s. 
186-187. 



276 



"KaracaogLfin der ki boyle ne imi§ 

Gonul kimi sever guzel o imi§.'* Karacaoglan 

Hlkayesi: 

Bir zamanlcir Anadolu'nun bir koyunde fakir bir ailenin guzel bir hz\ 
varmi§. Fakirmis, ama elbette onun da birini sevecek bir gonlii varTni§. O 
da ya§itlari gibi gen$ kizlik doneminde mahallesinde bir gence a|ik ol- 
mu§. Arkada§lari ile bir araya gelip, eviilikten, geyizden, dugunden soz 
edildikce igi kipr kipir kipirdar, ah gekermig- Arkada§lari sohbet esnasm- 
da tavirlarinij it; gegtrmelerini gordukge kendisini siki§tinp agzmdan laf 
aimaya gali§tikgfi konuyu degi§tirir sevdigi gengten s6zetmezmi§. 

Gel zaman git zaman bir gun yakin arkada§larindan birisi ile ba§ ba- 
§a kalir, arkada^i kendisini 5iki§tirarak agzmdan laf aimaya gali§ir ve: 

-Herkes birbirine sevdigi gengten, evlenmekten soz ederken sen niye 
hig konu§muyorsun. Senin de sevdigin bir geng yok mu? 

-Yok. ! Benim sevdigim kirns yok. 

-Peki ne diye ig gegrip duruyorsun. Var vaaar!, Ama bize s5ylemi- 
yorsun. Haydi hepimize sirrmi agmiyorsun, bana da mi soyiemiyeceksin. 
Ben senin arkac a§in degilmiyim. Senden higbir simmi gizliyor muyum. 

-Sen gergekten benim en samimi arkada§imsm ve benden sirlanni 
gizlemezsin. 

-Eee.! Ne ciye sen benden gizliyorsun. Senin de sevdigin bir geng 
yok mu? 

Baskiya dafia fazla dayanamayan fakir kiz: 

-Evet!, Var.,. 

-Hah §oyle, Kim peki. 

-Soylersem bana giilersin. . . 

-Korkma gulmem, Hadi soyle de bu talihli genci bilelim. Aramizda 
kalacak. Kimseye de soylemem. 

-Karalann All... 

Fakir ama gCizel mi giizel arkada§inin hig tahmin etmedigi, arkada§- 
lannin yolda gcrdukleri zaman alay ettikleri Ali'nin ismini duyunca §a§- 
kmliWa: 

-Neee!. Karalann Ali mi?L §u §a§i gozlu, zayif, gelimsiz, sink gibi og- 
lani mi seviyorsun?!, diye hayretini ifade edince kizcagiz §u cevabi verir; 



277 



-Bak gordun mil, hemen sevdigim genci hafife aldin ve a§agiladin. 
Evet. o bahsettigin §a§i gozlu, ^elimsiz, zayif, sink gibi oglani, Ali'yi sevi- 
yorum. Ne var bunda. Gonul kimi severse gu2:el odur. 

87- Gorunen koy kilavuz istemez. (Yakin koy klavuz istemez.) 

Ortada bulunan bir§eyi agiklamaya gerek olmadigini ifade etmek igin 
soylenir. 

(Tern. Soz, s. 945) . dQ\ Jl jr ^I "^ ^^^^ 



"Yakin menzilde halka soz ne hacet 
Gorunen koye kilavuz ne hacet." Gcvaht 

88- Gozden irak clan, gonulden (de) irak olur. 

insanlann yakmmda bulunmayan dostlanni yava§ yava§ unutugunu 
belirtmek igin soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk.,s. 271) 

(Mu'c. Kunuz. Ems. S. 310) -s-li!^ J^ V^ Jy^^ C^ V^ U^ 

"Unutturmaz ozin kenduyi bilen 

Gonulden savulur gozden savulan." Guvahi 

89- Goz gormeyince goniil katlanir. 

insanlar, yakminda bulunmayan kimselerln hasretine katlanir, deni- 
lecek yerde soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 361) .^J^W aIIp jjkj' '^ ^\ sly ^ ^ 



"Ho§ meseldiir cihan iginde bu soz 

Ki goniil katlanur gu gormeye goz" Hamdullah Hamdi 



278 



90- GulCi seven dike nine katlanir. 

Insanm sevdigi kimselerin sebep olabilecegi sikmtilara katlannnasi ge- 
rektigine i§aret igin soyienir. 

(el-Meydani, s. 718) X^^ -1^, ^LUJI l^JJ^j / ^^So ^ 

(Mu'c. Ems. Muk,, s. 149) tijjJJl J^*-^^ ^jy^ '-r-^ ^ 

(Ar. Tur, Dey. ve Ata. Soz., s. 336) /*'''' J^ill '^"J^. ^j>Ll Ui^l 



''Yar igiin agyare nninnet ittiigum ayb eylemem 
Bagban bir giii igun bin hare hizmetkar olur." Fuzult 

91- Gune§ baigikla sivanmaz. 

Dogru ve gergek olan §eyleri ortmenin mumkun olmadigini belirtmek 
igin soyienir. 

(Ar. Hik. Sozler, s. 45) -^j^^. A-Jk^" V ^^^-1a!1 

92- Gune§ girmeyen eve doktor girer. 

insan sagiigi igin gune§in onemli oidugunu vurguianaak iizere soyle- 

(el-Mubeyyi2. s- 78} . v^r^^H ^-^I ^jLZt^\ ^JJ ^ (^jJi c4?^ 

93- Haset onulmaz yaradir. 

Qekememezlik edenlerin bu tavnnin iflah olmayacagini belirtmek i- 
gin soyienir. 

(el-Meydani, S.217) S^^.H ^iS jI-^^ 

94- Hatasiz kul olmaz. (Be§er§a§ar.) 

Kusur i§iemeyen insan olmadigini, oiamiyacagini belirtmek igin soy- 
ienir. 



609 S^\ : BogutHer 

279 



^ ^ ^ ^ ^ ^ ff ■^ 

{el-Mustatraf, s. 55) 



*< fill) n '. iiT ." i<^ '> 



"Kuldur be§er elbet §a§ar 

Eyler hata dorder be^er" La edrl 



95- Havlayan kopek isirmaz. 

Bir §ey yapacak olan kimsG ileri geri konusmadan i§ini, ya da yapa- 
cagini yapar, denilecek yerde veya benzer durumlarda soyienir. 

(Tern. Soz., t. 946) .J^^ ^ ^M^ ^-iSOi 

96t Havanda su dovmek. (Deyim) 

Faydasi olmayan, sonug alinamayacak i§lerle ugra§an kimseler ve i§- 
!er igin kuUanilir. 

(Mu'c. Arb. Es„ s. 767; . ijLj' ^^^ ^ ^J^ i^^i 



^ I' 



97- Haydan gelen huya gider, selden gelen suya gider. 

Emeksiz ve havadan kazanilan para veya malin genellikle i§e yara- 
mayan yerierde harcanip bitirildigini ve bunun bir fayda getirmedigini 
belirtmek igin soyienir, 

*( C^hy^ i>^^\^ rhy^ *^>^ J^ y) '^^ s-*-^ tW^r* i^W ^ 
(Mu'c, Ems. Muk, 5. 67} 

(Mu'c. Ku, Ems., s. 40) .^^::S5^ ^-ii-'^' r}i)^ i^' J*^^ 



"Me§hur meseldur bunu hod sen de bilirsun 

Ez bad-i heva ademu ber bad-i heva reft." Nef i. 



610 Hadis. Bkz, Ebu Davud, Zuhd, il, 1420. 
2B0 



98- Hem suglu hem guglu, (Hem kel hem fodul) 

Suglu oldugu hailde ustun gikmaya gali§an kimseler hakkinda soyle- 



nir. 



(Rev. Ems, E§^§ara., s. 135) ,^f3jk\^ >J^ 'l^" J l^-j^ 
(Mu'c. Arb. Es., s. 1081) .y^ j ^^^"^ f^^' 



"Beni hak iie yeksan itdi ey mihr-i cihani tali' 

Vine hem sugli ham gugli aceptir bu yaman tali' " Kmalizade Kerami 



maz. 



99- Her ba§in bir derdi var, (Degimiencininki su). Dertsiz ba§ ol- 



Derdi olmayan k msenin bulunmadigini vurgulamak igin soylenir. 

(el-McycMni, s. 577) -f- 1^ Aj ^l^ J5" 

"Her ba§in haddine gore derdi var 

Dar-i mihnetdur bu dunya kaydi var." Ahmet DiyarbekrT 



100- Her derdin bir devasi/dermani vardir, (Derdi veren dermanini 
verir). 

Qaresi bulunmayan hastalik olmaz, yeter ki ara§tinisin. 

(el-Meydan?, s. 657) .^^^ ^i^S 5:li J5l! 



"Bahtmdan agiarr-a terk it figani 

Bulunur her derdi.i emi dermani," Rgant 

101- Hergecenin gundQzu var. 

Her gecenin gunduzu oldugu gibi, her sikintimn da bir sonu vardir, 
anlaminda soyienir. 



611 Muslim, Sel^m, II, 1729. 

28! 



!^ Jl 



(Ems. All, 26) .^^ 2i3 J5^ L^ 

Goz yumma gune§ten ne kadar nuru karersa 

Sonmez ebedi, her gecenin gunduzu vardir." Tevfik Fikret 

102- Her guzelin bir kusuru var(dir). 

Her guzel §eyde"bir eksiklik olabilir, aniammda soylenir. 



J<0 

5 J 



" ''' 1^;^ ii ^^ ^^\ U J V u^ ^ ^^ ^' 



103- Her horoz kendi goplugunde oter. [Herkes evinde agadir.) 

Herkesin kendi gevresinde, kendi bolgesinde sozu geger aniammda 
soylenir. 

iUj AjC <jk J^^ (Mu'c. Kunuz. Ems., s. 141) .^C^ ^y "Sf dL^^ J^ 

(el-Meydani, s. 568) .(^^ ^, J> ^ J^ J^) (Kitabu'l-Emsal, s. 85) 



^ ^ ^4 



"Her horoz kendi goplugunde 

Denizli horozu her yanda oter." Bedri Rahmi 

104- Her ini§in bir yoku§u (her yoku§ur da bir ini§i vardir). 

ifleri iyi giden ki§inin buna guvenmemesi, kotu gidenin de umidini 
kaybetmemesini vurgulamak igin soylenir. 



(Mu'c. Ems. Muk., s. 783) 



612 Ebu'l-'Atahiyye, Bkz. Kemal Halayli, Mu'c. Kuniiz Ems. s. 3. 

282 



" ^j > cs N) ^0' J > SLi- c. " 

"Ugan hig bir ku§ yoktur ki yiikselip geri inmemi§ olsun/Her ini§in bir 
yoku§u, her yoku§un da bir ini§i vardir." 

lOS" Her madalyonun iki yiizu vardir. 

Her i§in iki tarafi bulundugunu belirtmek igin soylenin 

(ing. Tu. Ar. Soz., 31) . jlp^j aJIoI* J53 

106- Herkesin g^Qtigi kopruden sen de geg. 

Uygun gormesen de gevrene ters du§memek igin ayni i§leri yapmaya 
gayret et, anlammda soylenir. 

(el-Meydant, s -22) 

107- Her koyun kendi bacagmdan asilir. 

Hig kimsenin bir ba§kasinm gunahini sirtlanamiyacagini belirtmek i- 
gin soylenir. 

(Ke§fu'!-Hafa, II, (124) tl^yy^j 2J^ Sli J5" (el-Fahir, s. 288) i^iji* 4^^ 5l2 JT 

•' ^ ^ . y ^ ^ f 

(el-Meyd^ni, s. 564) .i^Hxl- 1^1^^ *ti JS^ (el-'Asken, 11, 152) tQ^^ i:>^^ SLi JT 

L^^^-^ jjj ^jj^3 jy if J / Kendi yiikunu (gunahmi) ta§iyan bir kim- 
se, ba§kasinin yukiinu (gunahini) ta§imaz^^^". 

"Qliin ayagmc an asilur her ganem 

Sen yiiri tecrtd ile ol mugtenem." Atayt 

Hikaye: 

§ahsiyeti hakkinda fazla bilgiye sahip olamadigimiz Behiul Dana pek 
fazla insanlarla ha§ir ne§ir olmayan sufi bir kimsedir. Her ne kadar Abba- 
si halifesi Harun er-Re§id'in karde§i olarak nitelendirilse de bunun dogru- 



613 Kur'an-i Kertm. En'am, 164, 

283 



lugu isbat edilememi§tir, Bununla birlikte' bahsi gegen sozun onun tara- 
findan Hamn er-Re§id'e soyledigi hikaye edilir. §oyle ki: 

Analtirlar ki, Harun er-Re§id guya karde§i olan Behlul Dana'nm yuzu 
hi^ guimedigi i^in onun giildugunu gorup kendisine haber verenleri 
mukafatlandiracagmi ilan eder. Bir giin, Behlul bir kasap dukkanmin 
onunden geger. Dukkanm onunde koyunlar va'dir. Behlul uzun sure 
onlan seyrederek gQler. Mukafati elde etmek isteyenler durumu Halife 
Hamn er-Re§id'e haber verirler. Halife Behlul Dena'yi gagirtarak neden 
guldugunu sorar. Behlul §u cevabi verir: 

-Ben senin gibi me§hur bir halifenin karde§iyi]Ti. Hep merak edip du- 
rurdum: Acaba halife' nin yaptigi uygunsuz i|lerd(3n ahirette bana da bir 
soru sorulur mu? Gordiim ki, her koyun kend bacagindan asilirmi§. 
"Ohhh, Yarabbi...Sana §ukurler olsun!" dedim v<z guldum^^^ Bu soz de 
boylece ortaya ^ikar. 

108- Her gordugun sakalliyi baban/deden sanma. 

Bir §eyin kendisine gergekten ait oldugunu iyice bilmeden alan veya 
bazi §eyteri birbirine kari§tiran kimseler hakkinda ve benzer dummlarda 
soylenir. ^ , 

(el-Faliir, s. 195) .^-^ / ^y^ ^^^y- cP ^ J ^*-*^^ ^^^^ cP ^ 



109- Her yeninin tadi vardir. 

Yeni olan §eyler dikkat geker ve gogunlukla kabul gonir, anlammda 
sovlenir. (Ozellikle gengler arasmda) 

(eUMeydant, s. 657) .a^ -^^ J>^ 

Ve "li kuUi cedidin lezze" dirler 

Ki turfanda yemisi taze yirler." (I§l<name) Mehmet 



614 Behlul Dana hakkinda daha g^ni§ biigi i^in Bkz, Behlul Dana, DM, V. 352. Hikaye 
i^in bkz., Qi^meciter Osman, Unlu Deylmlenmiz ve Cyktiteri, s. 158, 



284 



1 10- Hi^ kimse "Ayranim ek§idir" demez. 

Hig kimse bir eksiginin bulundugunu kabule yana§ma2, anlaminda 
soylenir. 

(Tern. Soz., s. 965) .^^^Ij- ^-iJ 'uj^ ^-^^ ^ 



111- Horozu gok olan koyun sabahi qeq olur. (Ebe gok olunca go- 
cuk ters gelir.) 

Bir konu hakkiada konu§an 90k olunca o de recede sonugsuz kalaca- 
gini, her kafadan tir ses giktiginda kari§iklik dogacagini vurgulamak igin 
soylenir. 

[Mu'c. Ems. Muk., s, 339) 



112-' Irmaktan gegerken at degi§tirilmez. 

Hassas ve tehl^keli bir durum varken ba§ka bir du^iinceye kapilma- 
mak, degi§ik!iklere gitmemek gerektigini vurgulamak igin soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk., 5. 62) ^^ji^ oJi j j^l ^^^3 Q di^Ua^ jJJ i/ 

t' If t' j^ 

113- Isiracak -t/kopek di§ini gostermez. 

Bagmp gagirmakla ba§kalannin korkutulamiyacagini bey an sadedin- 
de soylenir. 

iMu'c. Ems. Muk.^s. 14) ."j^ Li Ij^lJ 7- till 5^^' v*>^^ 

114- Iki cambaz bir ipte oynamaz. (Iki kilig bir kma girmez) 

Kurnaz iki ki§i bir i§te kar§i kar^iya gelirlerse ikisi iginde iyi sonugla 
neticelenmezj anlaminda soylenir. 

(el-Meydant, 5. 611) .(.-Uj^ /;^oa--J! a^ >/ ji) ;J.-»j:^ ^ OU-- ^-*^^„ i 

"Ben de senin gibi gapkinim biraz 

Iki cambaz ayn^ ipte oynamaz." Riza Tevfik Bolukba^i 



285 



115- Iki karpuz, bir koltuga sigmaz. 

Bir kimsenin iki onemii i§i birarada yaparrnyacigini vurgulamak igin 
soyienir. 

(el-Hik ve Ems. e^-ga'biyye, s. 118) JjL^ ^ -0^ i>^~=H 



^ j' 



^ -^ » .^ 1 0,1 * -J 



(ing. Tu. Ar. Soz., s. 85) .SJ^tj a1 ^jZ:^^^ ji.-**: V 

"Bitir bir i§i gayriya sonra tut yiiz 

Ki bir koltukta sigmaz iki karpuz." Guvahi 

1 16- tiim sahibini aziz eder. 

ilmin, sahibinin degerini artirdigini vurgulaniak igin soylentr. 

{EmsaUAli,;aS) .^ )\ JsJ\ JjJl Vj 

117- insan dogdugu yerde degil, doydugu yerde. 

insanm dogdugu yeri degil de gegimini sagladigi yeri tercih ettigine 
binaen soylenir. 

s^ A ^ 4\- Six J . if * ^ - , . 
(Mu'c. Ems, Muk., s. 254) .^<^^ (j> Ji ^.J. ;f} ^ ^ 



118- insan ihsanin kuludur. 

insan kendisine yapilan iyiliklcrden dolayi bazen minnettar kahr, ba- 
zen Gziklik hisseder, anlaminda soylenir. 






(el-Meydani, s. 748) ,dCJ>-^^^ ^ {dCj^J) ^Ul 

*'Azim girgek didiler bu kelami 

Ki insan olur ihsanin gulami." (I^kname) Mehmed 

119- Insanin aynasi i§idir. 

insanm yaptigi i§, onun kim oldugunu ve degerini ortaya koyar an- 
laminda soylenir. 



286 



i" -' ^ . e ^ 



(Ems. Ali, s. 28) .^il^i Jip ^Ju ^Jj\ ji^ 



120- i§i erbabina birakmah. i|i ehiine birak. 

Bir i§i ona hakkiyia yerine getirecek bilgili ve becerikli kimselere bi- 
rakmayi tenbih iqin soylenir. 

(ez-Zemah§ert, 1, 247) , ^jb^ [fj^^ ^^ 



121- hi an ^;omagi hazirla. 

§em dokunacak kimseler kar§i her zaman hazirlikh olunmasi iqin 
soylenir. 

(Mu'a Kunuz Ems., ;i. 111) 

"Getub agyar anub itdlkde lagi 

Jti amn yanina ko gomagL" GuvahT 



122- ttle yacan bitle kalkar. (Korle yatan §a§i kalkar.) 

Kotu kimselerle du§up kalkan ki§inin ondan etkilenecegini vurgula- 
mak igin soylenir. 

(ing. Tu. Ar. Soz., s, 79) 

123- It ulur birbtrini bulur. 

Degersiz kimseler sesini yukseltince kendi seviyesindekiler de hemen 
ona katihr, anlanr.inda soylenir. 

(Mu'c, Ems. Mak., s. 28) .\jC* [j}\2 J^^)\ ^UXLil jj5^i 



124- it urur, kervan yCinir. 

Dogru yolda olanlara gatanlan kervana Ciriiyen ite benzetmek igin 
soylenir. 



287 



{el-Hik. Ve Ems. e§-§a^iyye, s. VM) *jy-^ ^liilj r^ (-^^Axli 

125- iyilik ettigin ki§iden sakin. Adem c^glanina iyilik yaramaz. (In- 
san ogluna iyilik yarasa, san okiize bi^ak olmaz.) 

Bazan iyilik ettiginiz kimseier iyiliginizi unutur ve size zarar verebilir, 
anlaminda soylenir. 

(el-Mustatraf, s. 55) .Vl i.:^-^-*^! / fj'-'*^'^ C/" j^ O^^ 

^ '' '' 

"El ogiu hilebazdir, kimse bilmez fendini 

Her kime iyilik edersen sakm ondan kendini." La edrt 

Hikayesh 

Bu hikayeyi Ahmet Mithat Efendi'ye ya§l] bir adam anlatir: 

Ben geng idim. Rahmetli buyiik karde§imi bir ki§ ak§ami helva soh- 
betine ^agirdilar. Ben de beraber gittim. Helva sohbeti dedigime gore 
oyle buyuk bir ziyafet cemiyyeti zannetme. Ev sahibi olan Ali Aga, 
ahbabdan be§ alti ki§iyi gagirmi^. Bir karavara helva, bir lenger pilav, iki 
sahan yemek pi§irmi§. Bir de yaban kazi doldurtmu§. Hikayenin ash da 
bu yaban kazi iizerinedir. 

Bizden sonra bir iki misafir daha geldi. Buyukler kahve, gubuk igtiler. 
Bende bir kiyida oturuyordum. Yemegi ve helvayi yiyelim de sohbeti 
sonra edelim, dediler. Bunun uzerine sofra !;uruldu, Gele gele koca bir 
kuzu lengeri igerisinde bir yaban kazi. Oyle bir kizarmi§ ki agziniza layik. 
Herkes yutkunmaya ba§ladL Sofraya oturdu^^. Besmeleleri gektik Hane 
sahibi: "Buyurunuz efendim" dedi. Biz de sivandik. 

Mubarek kaz degil, kuzu. §ubhesiz dokuz okkahk. Yalniz bununla 
doyduk. Artik ba§ka yemege bile hacet kalmadi. Hemen helvayi getirdi- 
ier. Onu da yedik. Adet yerini bulsun diye p iavdan da (i^er be§er ka§ik 

aldik. "...b'Ulw J LlljJ^f t^JJl 4ji JL*iJl/Bizi doyuran ve igiren Allaha 

hamd..." duasini okuyup ellerimizi yikadik. Buyukler gubuklari yaktilar. 
Kahveler geldi, igtller. Keyifler tamam olduktc\n sonra hane sahibi: "Eee.. 
Arkada§lar! Umanm kazi begendiniz. §imdi de bunun hikayesini dinleyi- 
niz" deyip anlatmaya ba§ladi: 

Dun semte gelmek igin Samatya iskelesine gikmak uzere 
Bahgekapusu'ndan bir glfte piyadeye (Bir gift kiirekle gekilebilen kayig'a) 



288 



bindim. Saraybumu'nu dola^tik. Kendimizi akintiya sahverdik. Bir de 
nasil oldu bilmem, herif nhtima pek mi yakin gidiyordu, 9arpmi§ mi ne 
halt etmi§. Ben aklimi ba§ima alincaya kadar kendimi denizde buldum. 
Malum ya hava da ki§. Yuzecegim, ama sirtimda aba. Nasilsa dala Qika 
siyirdim, aba'dan ^iktim ve yuzmek igin el atmak istedim. Baktim elim 
tabanca kundag: gib! bir §eye i!i§ti. Vine aba olmasin diye az kaldi bira- 
kacaktim. Sag ayagimla tekme vurarak ve sol elimle bir kulag atarak ba- 
§imi Sudan gikardim. Bakayim ki koca bir yaban ka2i. Tela§ ile ayagindan 
simsiki yakalami^im. Kaz iirktu. O ugmaya gali§ir, ben birakmam. Ne ben 
onu uguruyor. r.e o beni batmyor. Fakat biz akintinin hiziyla Ahirkapi 
agiklanni bulmuij, kaz'i orada yakalamifiz. Lakin §unu da biliniz ki kaz 
elime gelmeseydi siz bu ak§am beni burada bulamazdmiz. Qoktan oImu§ 
gitmi§tim. Ben iki ayagim ve bir elimle bir taraftan yuzmekteyim. Fakat 
dah gok kaz'in yardimi oluyor, Hayvan yabani oldugundan donup do- 
nup bana bakarak iirkdukge urkuyor, gir gir girpiniyor. Hele "Gak, gak" 
yaygarasi mutlaka Marmara' nin ote kiyisindan duyulur. Derken 
Ahirkapi'dan bir kayik agjldi. Bizde de kol kanat kesilmi§ti. Qala kurek 
yanima geldi. Belaya bak ki kazi birakmiyomm. Bir elimle kayigin kupe§- 
tesinden tuttum, oteki elimle kayikgiya en ewe! kazi verdim. Ben de kig 
tarafmdan gug bela kayiga bindim, Kaz yine elimde Ahirkapi'ya giktik. 
Dogm hamama girdik. Ismdik, terledik, kurunduk. Daha sonra kazin 
ayaklanni baglayip eve geldim. Daha yolda iken bu ziyafete karar ver- 
mi§tim. i§te bu gece beni bu kaz sayesinde kazanmi§ oldunuz. Yani yedi- 
gimiz kaz dun benim canimi kurtaran kazdir, Ben bunu size daha dun 
ak§am ziyafet geKecektim. Fakat sersemligim ve keyifsizligim buna mani 
oidu. 

Ya§li adam, kaz hikayesi bittikten sonra, evdeki sohbeti anlatmaya 
devam eder: 

-I§te hane sahibi hikayeyi boyiece naklettikten sonra bizim §eyh 
Zekai Efendi de oradaydi. "Yahu! Hig insafin yok mu?L §u hayvan senin 
canmi kurtanni§. Bunu kesmeli miydin?!." dediginde hane sahibi: "Adam 
sende!... Du^unaagQn §eye bak. O benim umuaimda mi? Onlan Allah 
yaratmi§ ki kuilarim yesin. Ona bakma, sen kismete bak kismete. bu 
ak§am burada bizim kismetimiz imi§ ki akinti bizim kayigi rihtima garpti- 
rarak beni denize attt. Kaz'i gonderdl. Ben de onu yakaladim." Bu sozler 
uzerine ZekaT Efendi dervi§ane bir eda ile igini gekerek: 



289 



-Hay hay! i§te insan kismi boyledir. "Adem oglanina iyilik yaramaz." 
Hayvan senin canini kurtarsm, sen de onu ba§inda tag etmek lazim gele- 
cegine canina kiy ha!, dedi^^^. 

tnsanlar boyle de hayvanlar farkli mi?!. i§te size, bu atasozumuze uy- 
gun du§en, bir ba§ka hikaye: 

Etrafi ormanlarla gevrili, ki§ mevsiminin u;!un surmesi ve soguk ol- 
masi sebebiyle, insanlann yaz mevsiminde gali§masi gereken kuguk bir 
koy, bu koyde de Ali isminde gali§kan bir giftgi ya§amaktadir. Ki§lari gok 
soguk gegen koyde Ali, ailesinin; e§inin ve kilgak gocugunun gegimini 
temin etmek igin gece gunduz, yaz ki§ demeder gali§mak zorundadir. 

i§te bu Ali bir gun odun toplamak igin e§egiyle birlikte ormana gider. 
Hava soguktur. Ormanda soguktan kivrilan ve uyu§an bir yilani gorur. 
Neredeyse soguktan olecek gibidir. Yilana acir onu soguktan kurtarmak 
ister. Yilani alir, bir torbaya koyar ve nefesi ile ismsm diye e§eginin boy- 
nuna asar. Kendisi de ate§ yakmak igin odun toplamaya gider. 

Bir sure sonra yilan, e§egin nefesinin verdigi sicaklikla kendine gelir, 
eanlanir. Tabiatinm verdigi vah§ilikle e§egi sokar ve e§ek olQr. Qiftgi geri 
donunce olu e§egini gorur, Qzulur ve kendi kendine §6yle der: 

".4l ^:^^^' [y '> J"^ I iyilik ettigin kimseden/ki§iden sakm.'^'" 



126- Kaderde ne varsa o olur. (Kaderde varsa gorulur.) 
Her gareye ba§vurduktan sonra, ba§ka yapilacak §ey kalmaymca aim 
yazisma riza gosterilecek yerde soylenir. 

(Emsalun-'Arabl, s. 29) . r^^ i^ S^^ ^J" ^^ 
(Mu'c. 'Arb. Es., s. 228) .'^^ »0" U^"^ J^ S-^ ^ 

"Ne denlu cehd edersen bir murada 

Nasib olmaz mukadderden ziyade" §tnasi 

"Kim olur zor ile maksuduna reyhab-i zafer 

Gelir elbette zuhura hukm-i kader." Erderunt Vasif 



615 Ahmet Mithat Efendi, Hxkemxy^aim hhhxm-x losvYx, s., 111-115. 

616 ilahiyat Onlisans Arapga Kitabi'ndan ozetlenerek t^rcume edilmi^tir. Bl<z. I, 87. 



290 



127- Kadinin fendi erkegi yendi. 

Kadmlann i^umaz oldugunu, bundan dolayi erkekierin gug durumda 
kaldiklanni vurc;ulamak igin soylenir. 



^ J- 



(Rev. Ems. e§-§ai'a., s.llO) 

128- Kaip ^a!be kar§idir. (Gbnulden gonule yol vardir). 
Genellikle iki dostun ayni §eyi hissetmeleri durumunda soylenir. 

(Kam. Ems. el-'Ammiyye, s. 248) -Oj^j (w-laii u-JaJI ^ 

"Meseldiir dunyada kim soylenur ol 

GonQlden gonule agik olur yol." {I§kname) Mehmet 

129- Kanaat tukenmez hazinedir. 

insanlann hirs ve ag gozlulukten sakinmalann ve kanaatkarligin 6- 
nemini vurgulamak igin soylenir. 

"Dilersen her du alem igre rahat 

Kanaat eylegil canim kanaat." Ahmed-i Mui^id 

130- Kara haber tez duyuiur/yayitir. 

Fel^ket haberleri ilgili kimselere tez ula^ir, anlammda soylenir. 

.(jiC ;ikii ^ y;I ,/ji ^^u; _jt) i^Liij'yi i.^ 7^\ ;;;kji 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 13) 



617 Bkz., el-isbahent, Kitabul-Emsa! ftl-Hadh, s. 124; Ibnu'l-Estr, en^Nihaye, IV, 100; 
'Aclan?, Ke^al^Hafa, II, 102 ''J^ V y^ i^Oiil" kismi hadls olarak ge?er, ancak 
isnadinin zayif oiduguna is^ret edilir. Bkz. a. g. yerler. 



m 



131- Ka§ yapayim derken goz gikardi. Ka§ y^parken goz gtkar- 

mak) (Deyim) 
KuQuk bir iyilik yapmak istenirken daha gck zarara yoi agilan husus- 
larda soylenir. 

{Terc. San, s. 51) J^ f^' J ^.^ ^ 



<" i 



6 -» ^ 



(Mu c. Ems. Muk. s, 292) ^^j^* "^ ^J^^ r ^^^ ^-^' '^ 

Hikayesi: 

Resmi tatilin cuma gunleri oldugu donemlerde dugunler, ozellikle 
per§embe gunlerine rast getirilir ve gelin ha^iim per§embe gununden 
suslenimii§. donemlerde gelinleri susleyen me§§ate, kalemkar ueya yuz 
yazicilar, yani bu gunku kuaforlerin yaptiklari isleri yapanlar davet edilir, 
onlar gelini suslerlermi§. Bu i§lemlere "Koltuk Merasimi" denilirmi§. Boy- 
le bir koltuk merasiminde kalemkar kadin koriagm sofasinda egtenenler 
arasinda gelini suslemekle me§guldur. Saglar, dudaklar, yanaklar derken 
sira yuz yazmanm en nazik yerine, yam ka§lara getir. Kalemkar, once 
cimbizla fazla tuyleri aiir. Ka§!ari boyar, inceltir ve ozel kalemiyle §ekil 
vermeye ba^lar. Tam bu sirada ortada oynayan kadinlardan birisinin 
ayagi kayar, kadmcagiz yere yuvarlanmayayim derken ayagiyla isteme- 
den^kalemkarm dirsegine okkali bir tekme irdirir. Kalemkann elindeki 
sert u^lu kalem gelin hanimm gozQne saplani;-. Ortalik kan§ir, feryat, fi- 
gan derken acele bir tabip 9agnlir, ama getir in gozu elden gitmi§tir. O 
gunden sonra kalemkari hi^ bir zaman gelin vQzu yazmaya gagmmazlar. 
Adi anihnca da: "Haa!..§u ka§ yaparken goz (:ikaran kadin mi?!../' der- 
ler^^^ 

132- Kaz gelen/gelecek yerden tavuk esirgenmez. 

Biiyuk menfaatlerin elde edilebilecegi yererde ufak tefek fedakarlik- 
larda bulunmak gerekir, denilecek yerde s6yle:'iir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 389) ,a5^1^ A^ ^X> J.^^ Oi ^ *i/ 
{ing. III. Ar. Soz., s. 86) . jy^^ iQ=i^N JJ-^^ Ujli 



618 Bkz, Pala Iskender, Iki Dirhem Bir QekirdeK s. 113. 



292 



133- Kedinin bulunmadigi yerde fareler ba§ kaldinr. (Kedinin bu- 
lunmadigi yerde fareler cirit atar.) (Kedi oldu fareler ba§ kal- 
dirdi ) 

Qekinilen kimselerin bulundugu yerde ko§e bucak kaganlar onlar 
olmaymca aslar kesilir, anlaminda soylenir. 



tf & ^^ ^ 



-k^l jiiaJl Ijsl jf) (Mu'c. Ems. Muk., s. 365) cUl^i LJJj ciillt iLjJ llL^ 

a^ o^io ^ Joe ^ 

(Kam. Ems. el-'Ammiyye, s. 199) . jli Ij LJtJli iiAJi L^Lp c(Ol^i CuUi^ 



^ ** 



134- Kediy;i (gok) siki§tirirsan ustiinii tirmalar/ustiine atilir. 

Senden gekinen bir kimsenin ustiine gidersen sana kar§i gikar, anla- 
minda kullanilir. 

(e!-Hik.ve Ems. e§-§a'biyye., s. 280) .ial^^ A^^ij -UiJ! % J:^ 



135- Kelle;- (ile) yagirlar, birbirini agirlar. (Sagirlar birbirini agirlar.) 

Toplum iginde deger verilmeyen, onemsenmeyen ki§ilerin birbirine 
deger verdigini belirtmek igin soylenir. Bir bakima ahbap gavu§ ili§kisini 
anlatir. 






(Kitabu't-Temr. 'ala'I-Bey. ve't-Teb., s. 22) .^Hij ^^p^ 

136- Kenci muhtac-i himmet bir dede, nerede kaldi gayriya him- 
met ede. 

Ki§inin kenclisinin ihtiyag iglnde oldugu, yahut bilgisi olmadigi, dola- 
yisiyla ba§kasina yardim etmesinin veya ogiit vermesinin miimkun ol- 
madigi durumlarda soylenir. 

(Mu'c. Kunuz Ems. s. 174) .^;k^ ^ ^^^^ ^^ 
(Mu'c. Arb. Es. s. 748) -Js^iy >» j ^1^1 '4i^'^- S-^ 



293 



137- Kendi du§en aglamaz. 

Kendi hatasi yuzCinden zarara ugrayan kinn.^elertn hatalannin sonu- 
cuna katlanmasi gerektigini vurguiamak igin soylenir. 

(Mu'c. Arb. Es. s. 10) * JC*i-l ^ Jj>--* OL-J"^* 



it", ^ o^lj o S e '. t 1''''t"^ 'l 



(Ar. Tu. Dey. ve Ata. Soz, s. 346) . jJJ^ ^V 7^ [j^ ?1^ J^l^ wT^ 

"Du§mi§em i§kin odine ta ezel 

Kendi du§en aglamaz vardir mesel." Yunus Emre 

138- Kilavuzu karga olanm, bumu goplukten gikmaz. 

Kotu kimselerin pe§inden gidenin ba§i beladan kurtulmaz, denilecek 
yerde soylenir. 

(Mu'c. Kunuz. Ems. s. 22) .L'l^l i^jl^ OlS" v^yJl / {•^l -dJi 0^ j> 
(Tern. Soz., s. 967) .^0^ S^'^ '^^ '^'^ ^--^^ ^^ Cr* 

"PCilaguzu gurab olana menzil 

Olur me§hurdur ahir mezabil." Guvaht 

139- Kilig yarasi sagahr (iyile§ir) dil yarast sagalmaz (iyile§mez). 

Dil yarasmin kilig yarasmdan daha can yakici oldugunu vurgulamak 
i^in soylenir. 

(Ems. AH, s- 23) .OU^i -}^ [;/• ^i oCJJ^ <J^ 
^ ^ ^ v 

140- Kim kazana kim yiye: 

Dunyada bazen gali§anlar degil, oturanlar kazanci yer bitirirler, an- 
laminda soytenir. 

(e!-MGydani,s.276) .(vUl^ }^ J^H' j) dpUJ 9C. Oj 

"Ahmak oldur dunya igun gam yiye 

Ne bilurslin kim kazana kim yiye" La edn 



294 



141- Kiskanglik onulmaz yaradir/hastahktir. 

Kiskangligin qoqu zaman insanlara zarannin dokunduguna i§aret [gin 
soylenir. 






[el-FahIr, s, 263) -^Iji *J If^ st^S JuSJ\ 



142- Kim: koprii bulamaz ge^meye, kimi su bulamaz i^meye. 

Bazi insan'ar bir §eyin bollugundan, bazilari yoklugundan ^ikayetgi 
oldugunda soyienir. 



ii >a ^ ^ 



(Mu'c. Ems. Mak., s. 354) .<^ (Jtiy^' ^^^^ j t s-)^,:>«-^i ^ aijJiiLa 4^*aJ ^uJI 

j^ J^ ^ > H' 

143- Ki§i yedisinde ne ise yetmi§ind€ de odur. (Huylu huyundan 
vazge^mez) 

Bir huy edinen kimsenin o huyundan vazge^mesinin zorlugunu be- 
lirtmek igin soyienir. 

(Ma'c. Arb. Es. s. 665) .4^ V-^ ^ ^ ij^ V^ O^ 

"Ey HayalT afki inkar itse zahid tan degiil 

Hayli mu^kildiir ki§i terk eylemek mu'tadini/' Hayali Be;/ 

144- Ki§inin kendine ettigini kimse edemez. 

Insan tedbi:;siz davranarak kendisini zarara soktugunda soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk, s. 75) ,^^^^ jOp \^yJs ISCJ^^S 



^ >■ ^ 



"Kendi kendCine itdigin adem 

Bir yere gelse idemez alem." AdlT 

145- Kizm. dovmeyen dizini dover. 

Kizini iyi yetigtinneyen annenin, el kapisinda giden kizinin hatalan 
yiizunden mutsuz olacagini ifade etmek igin soylenir. 



295 



(ing. Tur. Ar. Soz. S. 71) .4^llll ol^ C^l ^^y 



146- Kizim sana soyluyorum gelinim sen anla/dinle/i§it. 
Kinayeli anlatimlar i^in soylenir. 

(ei"Fahir,s. 158) -ojli- "C ,j^^ j ^' ^^1 

(eUHik. ve Ems. es-§a'biyye, s, 35) . ! *S^'^ ^ ^y*^^ J ^ Ij' lLU ;*!>^1 

147- Kom|unun tavugu kom§uya kaz gomniir. 

Ba§kasinin sahip oldugu §eylerin insana daha degerli gorundugunu 
vurgulamak it^in soyknir. 






. J^ l^:j SJL^ll j_^i (ei-Meydani, s. 688} '^" Jj ^ l^ Jl J^^ ^pl 
. Jli-S'i yt j^IJU ijyH^ ipJi Ji ^^.-^^ ^U3l (Tern. Soz., s. 945) 



{Mu'c. Em. Muk.,s. 945) 

"Agizdaki bir nimet guruk sakiz gorCinur 

Kom§unun tavugu kaz, kansi kiz goruniir." Namdar Rahmi Karatay 

148- Korkulu riiya gormektense uyanik yatmak hayirhdir/yegdir. 

Tehlikesi olan bir i§e giri§mektense tehlikesiz durumda kalmanm da- 
ha hayirh olduguna i§aret igin soylenir. 

^ a ^ J- S o ^ 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 22) .U^lJ ^^^ 01 ^ ^ Ui'O d^ 0^ 
(Mu'c. 'Arb. Es., ;. 1329) .^"^^ ^ ^ ^-^i^' 



619 Kemal Halaylt, Mu'cem Kunuzu'l-Emsal., s. 203. 

620 Bu mesel, insanlann yasaklara meyii olduguna i-^jaret iqm de soylenir. 



296 



149- Korkunun ecele faydasi yoktur. 

Ki§i korkmakia kendisine gelebilecek zarari onleyemez, olacak olan 
olur, en iyisi tedbir aimaktir, anlammda soyienir. 



* . o -* .*' 



(el-Meydani, s. 43) ,<By j/* <i:i oU^i ol 

"Korkunun faydasi yoktur ecele 

Ecel bir gun camm sunar demi§ler." Rgam 

150- Ko§an ata niahmuz vurulmaz, 

Zaten 9ah§an kimseye israr etmenin onun hizini kesmeye sebep ola- 
cagini faelirtmek i^Jn soyienir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 244) . J^l J LJ^l^l OC^! ^^J^J; V 



151- Koyunun bulunHiadigi yerde kegiye Abdurrahman Qelebi der- 
ler. 

Degerli olan b:r §eyin bulunmadigi yerde degersizler kiymetlenir, an- 
laminda soyienir. Aynca ehil olan kimsenin bulunmadigi yerde ehliyetsiz, 
liyakatsiz kimselerin onun yerini alacagini ifade i^in soyienir. 



T*!!^ y^Jti /^S* 



(Mu'c. *Arb. Es., s. 877) .dlU oU.^1 ^M, ^ j^^\ 
(Mu'c. Enris. Muk, s. 177) .oLLli. (4<liUl ^J) jCliJi uLf ^ Jy:.^i/| 

152- Kopeklerin havlamasi, bulutlara zarar vermez. (Itin havlamasi 
buluta zarar vemiez. Kopek havlamakla hava bulanmaz. Ko- 
pek havlamasi ile deniz bulanmaz.) 

Eri§ilmesi miimkun olmayan §ey]ere zarar vermenin de mumkun ol- 
madigmi vurgulamak igin soyienir. Yahut bir kimsenin kendisine zarar 
verecek §eyin pe§in(5 du^mesi durumunda soyienir. 

(el-Meydan?, s. 615) .U^\ ^iJ L^li^i ^^ ^ 

"Ta'n iden kenduyi ider rusva 

'Av'av-i segle bulanmaz derya." Atayi 



297 



153- Kurda ''Neden boynun kahn" demi§ler, "kendi i§imi kendim 
gorurum de ondan" dGmi§. (Sana vereyim bir ogut, kendi 
ununu kendin ogiit.) 
Ba§kasina guvenmeyerek ki§inin kendi i§ini kendisinin yaptigi haller- 
de soylenir. 

(el-Meydanl, s. 667) -iS^ J^ tsji^ ^^ ^ 






(Mu'c. Ems. Muk., s. 174) .iL^ '^^^ ^ *4^ ^^ ^J^- ^^ J "^J ^^1 



^ V 



"Dinii§ler kurda boyunun nite yogun 

Eyitmi§ i^lerimin azu gogin 

Dahi inandigim yok kimseye hig 

Kamu kendim tutanm ir eger gig," Guvahi. 

154- Ku§u ku§la avlarlar. 

Elde edilmek istenen kimse, daha once side edilmi§ kimse araciligi 
ile tuzaga du§urulur anlaminda soylenir. 

(el-Meydani, :5. 424) .iCaj ^U ^ 



155- Kuyruk acrsi. (Deyim) 

Daha once ba§a gelen hmci vurgulannak igin soylenir. 



'' . ''■f 



(el-Meydani, s., 574) .''' -di-^i y? ^^ J ^'^J^^ "^ 

Hik&ye: 

Soylentiye gore, bir ailenin gok sevdigi bir gocugu ile, yavru iken ev- 
de besleyip buyiittukleri bir yilani vanni§. Gunun birinde evin reisi olan 
babanm, gurbete gitmesi gerekmi§. Baba evden aynlacagi gun hanimma, 
Qocugu yilandan uzak tutmasini, yilaftm sutunu zamaninda vermesini siki 
siki tenbih eder. Onceieri babanin sozleri ihtimamia tutulur. Fakat bir gQn 
gocuk, agik birakilan kapidan yilamn bulundugu odaya dalar. Yilanla bir 
sure'oynar. Oyunu daha da ileri goturen gocuk elindeki bigagi yilanm 
kuyruguna surtmeye ba§lar. Nihayet kuyrugu keser. Yiian can havHyle 
gocugun Ozerine atlar ve birkag yerinden sokar. Bir sure sonra odaya 



621 Emsal kitaplannda bu meselin Arapca'si igin ayni sonucu doguran ba§ka bir hika- 
ye aniatilir. Ayrica bkz. I. bolum, s., 12. 



298 



giren anne, bir yanda ^ocuk, obur yanda kivnlan kesik kuyrukla kar§ila- 
§ir. 

Baba, evine dondagunde gocugu olmu§, yilani kovulmu§ bulur. A- 
radan bir zaman gegtikten sonra oglunun acisini nisbeten unutan adam- 
cagiz, yilani getirmek uzere aramaga gikar. Bir deligin agzmda rastladigi 
y liana her§eyi unattugunu, yine eskisi gibl dost olmayi istedigini aniatirsa 
da yilan buna v&z\ olmaz ve §u kar§iligi verir: 

-Sizden memnunum, bana gok iyi baktmiz, Fakat: "Sizde evlat, ben- 
de bu kuynak acisi oldukga birbirimizi kolay kolay bagi§layamayiz^^^." 

156- Kuzguna yavrusu §ahin/anka gorunur. (Kargaya yavnjsu kuz- 
gungoriinur.) 

Ne kadar kusurlu ve girkin olursa olsun her canlinin yavrusu kendisi 
igin kiymetlidir. 

A^:- l^\ U^ ^ ^yi}\ (Cemhere, [, 350) . AJj jJlj j^ ^ ^j 

(Mu'c. Kunz Ems., s.154-221) . J1)p <^\ J^ J> ^^1 (Ems/ArabT., s. 69) 



"Nice bum ferzendi menhustur 

Oz allida ho§-cilve tavustur, " All §ir Nevai. 

157- LaflcL peynir gemisi yurumez. (Lafla degirmen donmez.) (Lafla 
duvcir orulmez) 

§oyle §6yle yaparim demekle i§in olamayacagini ifade igin soylenir. 
Yani icraat gerekir. 

(Mu'c. Ems. Muk,,c. 2) Jl^i jLJ ^ ^f JlkJl jCJ ji) tJ^J^Si ^^ Aijl JUl^l 

"Kihg verdigi haberler bakimmdan [muneccimlere ait) kitaplardan 
daha sadiktir. 

Ciddiyetie §aka arasmdaki sinir onun keskinJigindedir." Ebu Temam 



522 Bkz. BahadirL, Y. Ziya, Deyjm/enmf^ ue Kaynak/an, s. 53. 

623 (^"^^ Kanatli bir bocek cinsi. 

624 Arap §airlenndendir. Asil adi Habib b. Evs et Tafdir. Hicri 231 de olmustur. 



299 



"Hani meydanda eser lafla degirmen mi doner 

Dereden kurbagaiar ses ^ikanr vak vak lie." Hammami Zade ihsan. 

Hikayesi: 

Anlatildigma gore bir zamanlar Istanbul' da Edirneli Aksi Yusuf adm- 
da bir peynir tuccari varmi§. Madrabaz V3 cimri bir kinnse olan bu §ahis 
Tirakya'dan getirttigi peynirleri Istanbul' da satar, artanlari da deniz yo- 
luyla Izmir' e gondenrmi§. Bu minval uzere ticaretine devam ederken bir 
seferinde Izmir' de peynir fiyatlan yukselir. Bunun uzerine eline ne kadar 
peynir gegerse gemilere yUkletir, Izmir' e evkeder. Fakat navlunu pe§in 
odemeyerek kaptanlan oyalar durur. "Hele peynirler sagsalim varsm, 
istediginiz parayi fazlasiyla oderim" diye vaadlerde buiunur. Bu oyalama 
taktiklerine bir kag kez maruz kalan gemi kaptanlanndan birisi yine Iz- 
mir' e dogru yola gikmak uzere iken artik parasmi almadan hareket 
etmiyecegini ima ettirir tarzda adama diklenir: 

-Efendi, tayfalarima para odiyecegim. Gemiyi kaldirabilmek igin bir 
takim masraflarda bulunmam gerekir, Navlunu pe§in odemezsen 
Sarayburnu'nu bile donemem. 

Aksi Yusuf her zamanki gibi: 

-Hele peynirler salimen varsm... demeye ba§lar ba§lamaz gemici: 

-Efendi! Lafla peynir gemisi yuRim:2Z. Buna komur lazim, yag la- 
zim... 

Aksi Yusuf parayi odemek zorunda kalir. Ne var ki bu sozun etkisin- 
de de kalir ve ak§ama kadar: 

-Lafla peynir gemisi yQrumez ha!?. . . der durur. Bu sozde boylece dil~ 
lere du§er^^^ 

158- Mali az olanm dostu az olur. (Mali olmayanm dostu olmaz.) 
Fakir kimselerin dostunun azhgma i§aret igin soylenir. 

{Mu'c. Kunuz. Ems,, s. 57) .^„X^ J^ s^j^^ J^ J^ ^4 
insan fakirlesirse dostu azahr, bir kusur i§lerse butun suglamalar ona 



yonelir 



626" 



625 Bkz. Pala Iskender, Ikx Dxrhem B\r QMrdeK, s. 133. 

626 Bu misranin sahibi tesbit edilememi^tir. ]3kz. Kemal Halayli, Mu'cem Kunuzu'l- 
Emsai., s. 57. 



300 



159- Minareyi galan kilifini hazirlar. 

KotulQk yapailann bunu giziemek iqin tedbir alacagini ifade etmek 
uzere soylenir. 

Hikayesi: 

Trabzon'a yakm koylerden blrinden Q^ be§ delikanh toplanmi§, kente 
gidiyoriarnni§. Kom§u koylerden birinden gegerken, be§ on ki§inin kuyu 
kaznnak iqln, n6b3tle§e kaznna saliadikiarmi g6rma§ler. "Kolay gelsin" 
denfii§ ve ^ukuru niye kazdiklanni sormu§lar. Oniar da §aka olsun diye: 

-Minare kilifi l:aziyoruz. Bizim koyun canniinde minare yok da, yeni 
minare yaptiracagiz. Geceleri, yatsidan sonra minarenin i§i bitince de, 
galmasmlar diye bu kiiifa sokacagiz. .demi§ler. 

Bir kag gun scnra koylerine donen delikanlilar, sisll bir ak§ann, cami- 
lerinin nninareslnl gorememi§ler. Iglerinden ahniakga birisi: 

-Bak gordunu:! mu, kdifi hazirladilar, §imdi de bizim minareyi galip 
sakladilar, demi§^^', 

160- Mu min, bir delikten iki defa sokuimaz. (Tilki iki defa tuzaga 
du§naez ) 

Insanin iki defa ayni hataya du§memesi gerektigini ifade igin soyle- 



nir. 



f.2K *i^ 



tv- J 






^ '- ' ^^ 



161- Ne ekersen onu bigersin. (Qalnrta kapimi gaiarlar kapmi. Ne 
dograrsan a§ma, o gelir ka§igina.) 

Birisine iyilik yapan iyiligi, kotuluk yapan bir gun kotulQgu kar§ismda 
bulur, 

(c3^ liS ^ jf) f^'^d\J3 'jjJJ llr i (el-Msydani, s, 570) -HiJ ^ ^^ ^ 



627 Qizmeciler, Osman, Uniu De^irmkr ue oylcu/en, s. 212. 

628 Hadis. Bkz. Buhiiri, Edeb, VII, 103. 

629 Hadis, Buhan. TefsirQ'I-Fatiha, V. 146: Ayrica Bi^, el-Esbaham, Kitabul-Emsal 
/j7-Hadrs,,s. 44. 



30 



"Aleme verdigi zehri igti 

Ekdigin bag-i cihanda bigti" §inasr . 

Hikaye: 

Anlatirlar ki Nasreddin Hoca bir gun kabristana gider. Bir kabrin ba- 
§inda aglayan bir kadin goriir ve: 

-Kimin oldii ? diye sorar. Kadm: 

-Kocam oldQ, diye cevap verir. Nasreddir Hoca sormaya devam e- 
der: 

-Meslegi ne idi?. Kadm cevap verir: 

-Mezar kazicisiydi. Bu cevabi alan Hoca: 

-Bilmiyor musun ki karde§i igin gukur kazan bir gun onun igine du- 
§er. §u sozu soyleyen ne kadar dogru soylemi§tir: "Ne ekersen onu biger- 
sin/Qalma kapimi galarlar kapmi." 

162- Ne yavuz ol asil, ne yavas ol basil. 

A§inliga kagmadan orta yolun izienmesine dikkat gekmek igin soyle- 
nir. 



a ^ f> . y 



I-Fahir,s. 247) .il^i ^^ Vj ^j^J^ ^j^ ^" ^ 



163- Nuh der, peygamber demez. 
inantgi kimseler hakkmda soylenir. 



^^°.^Vb 5%ii i:J^i 






"Girye tufan-hiz olurken a§k ya Rab der deniez 

Kafir amma Nuh der bir kerre peygamber demez." Yeni^ehirli Avnt 

164- Ne oldum dememeli, ne olacagim demeli. 

iginde bulunulan durumun verdigi hava ile buyukluk taslamamanm 
ve gelecekte oiabilecek durumlara hazir olmanin geregine i§aret igin soy- 
lenir. 



630 K\xr'ar\-\ Kerim, Bakara, 206. 

302 



-* < 



(Mu'c. Ems. Muk., s. 34) .4J^ J^ ^1 c^U^L Ullol ^^Jl^ V 

165- Onun Cemaziyelewelini bilirim. Cemaziyeleweiini bilmek. 
(Deyim) 

Birinin gegni§teki dummunun bilindigini ifade etmek igin soylenir. 

^V ai^t ji:. iiy.1 jl) (ez-Zebidi, VI, 48) .o^' (i>f) a^ [Ijy^f 

Hikayesi: 

Osmanlilar doneminde resmi evrak her ay bir torbaya konur ve ev- 
rakm hangi aya ait oldugu torbanin uzerine ya2ihrmi§. Maa§i du§uk me- 
murlardan birisi, Qzerinde "Cemaziyelewel" yazan bu torbalardan birini 
a§inr ve kendisine bir don diker. Arkada§iari da buna §ahit dlurlar. Gel 
zaman git zaman bu memur memuriyette yukselip eli para gorunce, tabir 
caizse burnu bir kari§ havada, eski arkada§larina iitifat etmez. Onun bu 
halini goren arkada§lari: "Boyle havalara ginnesine bakmaym. Biz onun 
cemaziyelewelini biliriz^^^" derler. 

166- O kadar kusur kadi kizmda da bulunur. 

Az bir kusurun herkeste bulunabilecegi, kusursuz insanlarin da bazen 
hata edebilecegi ve bunun ki§iye noksanlik getirmeyecegini ifede etmek 
igin soylenir 

(el-Meydam, s. 635) .(o^ ^li JiO jl) (el-Mustatraf, s. 55) c^J 1x5 Sl^l ji 



167- Ofkeyle kalkan zararla/ziyanla oturur. 

Ofkeli durumlarda fevri hareket etmenin zarara yol agacagini vurgu- 
lamak igin soylenir. 



631 Bkz. Aksoy, Deyxmler SozIuqu, II, 679. "Cemaziyelewel" hicri takvime gore be§in- 
ci ayin adidir. 



303 



u'c. Kunuz. Ems., s. 385} .^aJ/^^U a^! j Oy^ L^..,ii*Jl Jj) 






(Ems, AH, s. 13) ,(^^ /p^ i^ j^) ^<'^^ ^C^* ^^-^ ^^^ ^ 

"Qeker ofkeyie turan bi tavakkuf 
Oturdukta ziyan ile teessuf." Guv^ht 

168- 01mu§ e§ek kurttan korkmaz. (Islan]ni§in yagmurdan pen/asi 
olmaz.) 

Her sikmtiya katlanmakta olan ki§ilerce bir tehlike kar§isinda soyle- 
nir. 

(eUMeydam, s. 722, lU) 

(Mu'c. Arb. Cs. 5. 891) . Ji'Ji ^ ^j^ ^ J Jd^^ ^^ 

"6lmu§ e^ek kurttan korkmaz. 

Biz daha olmedik ogul 

Du§elim yollara yollara 

Kaybeyledik dost yuzunii 

DQ§tuk dillere dillere." Bedri Rahmt 

169- Once igneyl kendlne batir, sonra guvaldizi ele. 

incitici bir fiilin yapacagi etkiyi du§unup ordan daha agmni ba§kasi- 
na yapmanm dogru olup olmayacagini du§anmenin gerekliligini vurgu- 
lamak igin soylenir. 



(Oil" ji^ CS ji) t(Muc. Ems. Muk.s.57) .^ ^ijL^iij d\ L^>J L^ ^^^ ^^ 

170- Parayi veren, dudilgu galar. 

Parasi clan kimse gogu zaman istedigini eldc eder anlammda soyle- 
nir. 
(Mu'c. Ems. Muk, s. 275) .{j^'}>i '^°4 J) '(el-Meydani, s. 742) SyliJ^ lup aiJl 



304 



Hikayesi^ 

Nasreddir Hoca bir gun merkebinin uzerinde giderken gocuklar etra- 
fmi sararlar. F^ocanin pazara gittigini ogrenen gocuklar, kendisinden du- 
duk getirmesini isterler. Isterler istemesine de hig bin para vermeye ya- 
na§ma2lar. Iglerinden birisi hocanm eline bir miktar para tutu§turur. Ak- 
§amustu Hoca pazardan donmektedir. Onu goren gocuklar yine etrafini 
sararlar ve: "Hani bizim dudugumuz, hani bizim dudugumuz?.."diye 
bagn§irlar. Hoca cebinden bir duduk gikarir ve parasini veren gocuga 
uzatirken: "i§te gocuklar!..Parayi veren dudugu galar"diye cevap verir^^l 

171- Para parayi geker/kazanir. 

Sermaye olarak eide para bulunursa o para ba§ka parayi kazanir, 
anlaminda soylenir. 

(el-Meydani, s. 258) .Ll3^^ ^IjjJL Ia^jJI 

172- Per§embenin geli§i Qar§anabadan bellidir. 

Bir i§in nasil olacagi, oncekl halinden belli olacagi konusunda soyle- 
nir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s, 41) .UlU l^SUi ^ aJijiUJl c^loi-^l 



y >' 



173- Pire igin yorgan yakmak. (Deyim) 

Kugiik bir zarardan kurtulmak igin buyiik bir zarara yol agmanin ma- 
kul ve mantikli olmadigini vurgulamak igin soylenir. 

(Temel SozL, s. 960) . Ji^S <ili^ ili^ li^" V 



^ /» ji 



174- PQf noktasi. (Deyim) (Her sanatm bir puf noktasi vardir,) 
I§in ince ve onemli yeri anlaminda kullamlir. 



4 X 



(Mu'c. Ems. Muk., s. 325) Xj^ JT ^ l^jC^ LJCI iilli 

^ 9 

{el-Mu'cemu'I-Arabiel-EsasT,s. 186) .JL-^l 



632 Bkz. Qizmeciier Osman, Onlu Dei^imler ve 6\;ku}eri, s. 236. 

305 



Hikayesi: 

Vaktiyle testi ve ganak gomlek imal edilen kasabalardan birinde, u- 
zun yillar bu meslekte gali§an bir girak, kalfa olunca artik kendi ba§ina bir 
dukkan agmayi arzu eder. Ama her defasmda ustasi: 

-Sen daha bu i§in puf noktasmi bilmiyorsun, biraz daha emek ver- 
men gerekiyor, der durur. Ustanin bu sonu gelmez nasihatlanndan siki- 
lan kalfa, artik dayanamaz ve gidip bir dukkan agar. Agar agmasma da 
yeni dukkanmda emek verip yaptigi testiler, kfipler, vazolar, surahiler 
orasmdan burasmdan gatlar. da bu gatlamalann onune bir torlu 
gegemez. Sonunda ustasma gitmek zorunda kalir. Durumu anlatinca 

ustasi: 

-Sana demedim mi evladim; sen bu i§in puf noktasmi henuz ogren- 

medin. Bu sanatm bir puf noktasi vardir. 

Usta tezgaha bir miktar gamur koyar ve: 

-Haydi, geg bakahm tezgahm ba§ina da bir testi gikar. Ben de sana 
puf noktasmi gostereyim. 

Yeni kalfa eski girak ayagiyla merdaneyi dondunip gamura^^§ekil 
vemiege ba§ladiginda usta onunde donen garaga arada sirada "puf" 
diye lifleyerek zamanla testiyi gatlatacak clan bazi kuguk hava kabarcik- 
lanni patlatip giderir. Boylece girak da bu sanatm puf noktasmi 6grenmi§ 
olur. Bunun ne kadar dogru oldugu tarti§ilabilir, ama her sanatin bir puf 
noktasi oldugu tarti§ilamiyacak bir hakikattir. Oyle veya boyle bu sozde 
boyle dummlarda soylenen me§hur bir soz olur^'l 

175- Ruzgar eken, firtma biger. 

Her ki§i iyi ya da kotu yaptigi i§in kar§iligmi bulur, hatta kotuluk yap- 
tigi kimselerden fazlasiyla karfdik gonir anlammda soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 310) .^^^^ ^Wa^„ ^^ f^jji O^ 



176- Sabreden dervi§ muradma ermi§. 

Bir i§in gergekle§mesi igin sabrm gerekli oldugunu belirtmek uzere 
soylenir. 

(Mu'c. Kun. Ems., s. 100,160) .{ y^ j^ CT J^) 'J^ ^ -^J^V J^ ^"^ o^ 



633 Bkz Paia Iskender, M Dxrhem Bir QeWdek, s. 153. 

306 



(Mu'c.Kun. Ems., s. 166} .A^i-UirsJ^^l ^ ^ c^J-^^dJl jfii ;) 

177- Sabnn sonu selamettir. 

Kar§ila§tigi guglukieri sabiria yenmeye gali§an kimse, sonunda ba§a- 
nya ula§ir anlaminda soylenir. 

.^S^i VI ^^^1 iij^ ^ (Ke^fu'l-Hafa, 11, 21) .j-^^ ^1£L» ^^i 
(Ing. Tu. Ar. Soz., s.59) 

178- Saman altindan su yiirutuif. 

Kendisini belli etmeden i§ yiiruten veya i§leri kan§tiran ve du§manlik 
tohumlan eken kimseler hakkmda soylenir. . 

(eUMeydam, S. 554) . j^^l oJ^" J^lT 

Hik^yesi: 

Koyiin birin<le tarlalari ve seb2e bahgeterini suladiklan oldukga 2en- 
gin bir su arki, arazinm ortasindan akarmi§. Koy ihtiyar heyeti tarafindan 
yapitan nobet listesine gore, her kes bu su arki ile kendi tarlasi arasinda 
agtgi kugiik kanalarla sebze ve bostanma, gunde bir kag saat n6betle§e 
su alirrrn§. 

Ayni koyden agikgoz birisi, aldigi bu nobet suyu ile yetinmeyerek bir 
hileye ba§vumu|. Sebze bahgesi ile bostani, suyun ana arkinin hemen 
kenannda imi§. Her zaman kuUandigi kanaldan ba§ka, geceleri kazarak, 
gizlice bir kanal daha agmi§, Bu kanahn iizerini ta§larla, kiremit ve tahta- 
larla boydan boya orterek ustiinu toprak ve gimenlerle araziye uydur- 
mu§. SuQunu daha da gizlemek igin hirsizlama agtigt bu ikinci kanahn 
iizerini arabalar dolusu saman ve ot yigarak kuguk bir tepe haline getir- 
mi§. Hem nobet saatlerinde nonnal hakki olan suyu alir, hem de bu ka- 
naldan devamh hirsizltk yapanTii§. Yaz ortasmda herkesin bahge ve bos- 
tani susuzluktan kavrulurken, bu agikgozun kocaman bostan havuzu 
daima dolu dururmug. Durumdan §ubheienen kom§ulan hileyi anlami§- 
lar ve Koy Ihtiyar Heyeti'ne haber vererek saman yiginlan dagitlmi§ ve 
boylece gizli su kanali ortaya gikmi§. "Saman altindan su yurutmek'' de- 
yimi de bize kalmi§. 



307 



179- Sanat (kolda) altm bileziktir. 

Ki§inm elindeki sanatmm degerinin hiq bir ::aman yok olmayacagini 
vurgulamak igin soylenir. 



"" .i^ ' 



)2\ ;y dd 4 J ^ (.l-Meydani, s. 391) .j^\ I;- Ol^? .J^i .^ ^^^ 
^ ^ '' " ^ 

(Kitab.Es., 11,173) 

"Elde altun bileziktir san'at 

Ki verir ehline feyz u rif at." 5inast 

180- Selamet isteyen dilini tutsun. 

Dilini tutan kimselerin kotuluklerden korunmu§ olacagini vurgulmak 
i^in soylenir, ^ ^ 

(Ems. Ali, s. 20) . jCUJl JiA=- J OCU^l '^^^ 

"Sana senden gelir her ne gelirse 

Ba§in rahat olur diiin durursa." U edri 

181- Son gulen iyi guler. 

Bir musabaka veya bir mucadelede ilk kazanilan degil, son elde edi- 
len kazancm degeri fazladir ve sevinmeye hak kazandmr, denilecek yerde 
soylenir. 

X^y^, I ^'^^ jj^^^ (^^u'c. Arb, Es., s. 116) -^ ^ O^ J^ J^ 

(Ar. Tu. Dey. ve Ata. Soz., s. 129, 250) .( *ji^l iii^' J^ 'j^ cii^-^. jl ) 

182- Soz gumu§se sukut altindir. 

Konu§manin guzel ve yararh olmadigi ye'xie susmanin daha hayirli 
oldugunu ifade etmek igin soylenir. 



308 



(Mu'c, Kunu2 Ems., s. 235) . ^^^ ^ OjSwJi ^ cCsi* j-* f*W^ 
(Mu'c. 'Arb. Es. s, 530) . ^'^ [y o yClJli / cJ^U Cai ^ f:)^^ O^ 1^ 

"Kelamin fidda ise ger sukiitun olsun zehep 

Kemal ehli kemalati sukut ile buldu hep." U edrt 

183- Siikut ikrardan geiir. 

Bir kimseye: "Sen §6yle yapmi§, §oyle demi§sin" ya da "§unu §unu 
kabul eder misir " denildiginde susmasinin kabul ettigi anlamina gelece- 
gini ifade \qm soylenir. 

(Mu'c. Kunuz Hms., s. 235) .(s^C^'^i ^^^ OjSLJl y).U'^i j^^ Cj^ZJs 



"01 sanemdsn Bakiya bir buse dava kil yliri 
Soylemezse op heman agzm siikut ikrardur." B^kJ 

184- Su testisi su yolunda kinlir. 

Bir §ey hangi maksada hizmet ediyorsa sonu da o yolda olur. 

i.j...S<3 \j^\ J JU*J J ^i ^i ftjiiS C^l^ ay^\ <^Jj 






iS: -^ S* 

(Mu'c. Ems. Muk, s. 277. Mu^c. 'Ar. Esa.,s. 241) 

185" Su uyur, du§man uyumaz. 

Durmadan akan suya uyur denebilir, amma sesi gikmayan du§man 
dQ§manligindan vazgegmez anlammda soylenir. 



634 Hadis. Bk., Ebu Davud, Nikah, il, 575; BuhSrl, Nikah, VI, 135. 

309 



.^viJu^l d -i^ Vr*^ L^-^t ^rr^^ tV j^ ' 'jj^ t.,,-.M**.j i-b^ij J"^ 
{Mu'c. Ems. Muk. s. 263) 

"Ulular kim senin gussan yiml§ler 

Su uyur uyumaz du§man dimi§ler." Guv^ht 

186- Suyun yava§ akanmdan, insanm yere bakanmdan kork. 

Dufunce ve duygularini agiga vurmayan ki§ilerin bazen sinsi ve teh- 
likeli davrani§lar sergileyebileceklerinl belirtmek igin soylenir. 



i^ t, ^ » • » 



(Mu'c. Ems. Muk. s. 28) .^\)\ j^Ul j c^ZA jL-J^^I ja jj^\ 

"iki §eyden hazer eyle daima 

Yere bakan yava§ akan dimi§ler." ReftkT 

187- Siitten agzi yanan yogurda iifleyerek yer. 

Tedbirsizligi pahahya malolan kimsepin ba§ka dummlarda 50k ihti- 
yatli davranacagmi belirtmek igin soylenir. 

(el-Meydani, s. 714) .,>V^^ J-^y' J-^ V*«^' ^^^-^ Cf" 
{Mu'c. Ems. Muk. s. 261) .(^^^ ^^^ ^ ^^ OlT 4d^ [j^ j^ 



^ f 



188- Tatli dil yilani ininden (aci soz insani dininden gikanr.) 
Tatli dil azgin kimseleri bile yola getirii' anlaminda soylenir. 



« , jf ^ 



(Mu'c. Ems. Muk. s. 308) 



^^^ L^i Ui;il:> 



"111 sozle yilan ininden gikar 

Ulu sozle insan dininden gikar." Gul§ehn 



635 Bkz. I. bolum, 1 nolu mesel. 

310 



189- Tatmayan bilmez. (Damdan du§en halden anlar.) 

Bir §eyin tadmi tatmayan, bir kotuiuge maruz kalmayan, onun verdi- 
gi fezzet veya aciyi bilemez aniaminda soylenir. 

(Sanihat, I, 330) . ^ jh ^ ^^^ ^ ^ 



190- Tencere dibin kara, seninki benden kara. 

Kendi ayibmi gormeyip ba§kasinin ayibini takip eden kimseler hak- 
kinda sdylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk. s, 282) . jl^lj "oijCi"^ J^' 'j^ 



191- Tenceie yuvarianmi§ kapagini bulmu§. (Tencere yuvarlandi 
kapagini buldu.) 

Her faakimdan birbirine denk du§en ki§i veya durumlar hakkinda 
soylenir. 

^^^ '^% ^ jilj (Mu'c 'Arb. Es. s. 331) .^^\ Js- ^liJl ii} 

"Seyr iden diye sipihrin tabagin 

§imdi buldu dahi gomlek kapagin." At&yl 



192- Terzi kendi sokugunii dikemez. 

Terziler bagkaiarmi giydirir, sokuklerini dikerler, kendi sokuklerini di- 
kemezler, dikmeye zaman bulamazlar aniaminda soylenir. 

(e!-Meydant, s. 578) X^J^ \^\ j ^l!ll jLSj Ij^lS" 



(Rev. Ems. e§-§a'i'a, s. 138) .(Jby- lf*I-^ j ^\^J6\ jLS^ 3y'*^l5" 



636 Eskiden "Men lem yezuk, bilmez yazik" §eklinde yan Arap^ yari Turkge soylenir- 
di. N. Y- 

637 Hikayesi i^in bki., I Bolum, s. 26. 



311 



193- Tilki uzanamadigi uzume koruk cler. 

insanlann, elde edemedikleh §eyleri istemezmi§ gibi davrandiklann- 
da soylenir. 

(Mu'c. Ems, Muk, s. 116) 

194- Tilkinin donup (dola§ip) gelecegi yer kurkgu dukkanidir. 

Ait oldugu yere, gevreye veya i§inin goriilecegi yere doniip gelcn ki§i 
veya nesneler hakkmda soylenir, 

(Sanlhat, I. 22) .^>' ^>-SJ1 Ji J jj^' ^* 



195- Ummadigm ta§ ba§ yarar. 

Eiinden bir i§ gelmedigini sandiginiz ki$i, kendisinden umulmayan i§- 
leri yapabilir, anlaminda soylenir. 

(el-Fahir,s. 143} -fO J^ [>* V^j Vj 

"Ogunme olur olmaz yirde karda^ 

O ta§i ki begenmezsin yarar ba§." Guvah? 

196- Uyuyan kopegi uyandirma. (Uyuyan yilanin kuyruguna bas- 

ma.) 

ili§medigin takdirde sana zarari dokunmayacak ki§iyi mutazamr et- 
mej denilecek yerde soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk s. 202) .Q^^ 3^' IJ V) ^'^^"^ O^lS^^ )^y V 

"Zarar itmesine var mi gumanun 
Basicak kuyrugin uyur yilanm." Guvahi 



197- Vakit nakittir. 

Vakit para kadar degerlidir, anlaminda soylenirr. 



312 



(Ar. Tu. X^zyvz Ata. Soz., s. 400) .(JUl j^ cJ^i jl) tu^^ 0^ cJ^i 

198- Vermcyince Ma'bud, ne yapsin/neylesin (Sultan) Mahmud. 

Yeteneksiziigi yuziinden eldeki imkani degerlendiremeyen kimseler 
hakkmda soylenir. 

(ing, Tu. Ar. Soz., s. 88) , jOJ iJ j A:iJ ^ sllJt 



HilUiyesI: 

Ikinci Sultan Mahmud, degi§ik kiyafetlerle, gar§i pazar dola§irken, bir 
gun bir kahveye giren Kahvecinin gok az sati§ yaptgini gorunce acir V€ 
ona yardimda bulunmaya karar vererek der ki: "Aga, ben variikli bir 
adamim. Sana her gun bir tepsi baklava gonderecegim," Kahveci buna 
50k meninun olur ve minnettar kalir, nasil te§ekkur edecegini bilemez. 

Baklava tepsileri gelmeye ba§layinca, yoksul kahveci, bunlan bir lo- 
kantaya satan Lokantaci ise, her sab ah sabirsizlikla baklava tepsilerini 
beklemektedir; gunku baklavanin her diliminden bir altin 51km akta, dola- 
yisiyla eline tepsi t^psi altm gegmektedir. 

Bir miiddet sonra sultan, ayni kahveye ugrar, baklavalann hig birrnin 
kahvede kalmadicini ogrenince, kahveciye bir kurek alarak saraya gei- 
mesini emreder... Ertesi giin, baklava hikayesinin ig yuziinu ogrenen 
kahveci §a§kin ve uzgun, fakat bu sefer gozlerini dort agmaga kararli oia- 
rak huzura gikar. 

Padi§ah, kahvaciyi hazine dairesine goturiir ve altm yiginina kiiregini 
daldirmasmi emreder. Kahveci, kuregi heyecanla daldinp gektigi zamanj 
kurekte bir veya iki altm panldamaktadir. Meger kahveci, o heyecanla, 
kuregi tersine daldirmi§tir. . . Suitan Mahmud, kahvecinin bu beceriksizligi 
kar§isinda dayanamayarak: 'Vermeyince Ma' bud, neylesin Mahmud" 
sozunii soylet^^. 

199- Yagmuidan kagarken doiuya tutulmak. (Deyim) 

Koto bir durundan uzakla§mak isteyen kimse daha kotii bir durumla 
kar§ila§inca soylenir. Yahut faydasiz i§lerle me§gut olan kimseler hakkin- 
da soylenir. 



638 Soykut 1. 1. Hilnii, Tiir/c AtosozleYi Hozinesi, $, 66, dipnoi. 

3U 



(el-Meydani, s. 502} .vO>J^ / v\>^^ "^^ ^ J J^^ t>- > 

^ y ^ " ^ f 

200- Yalancinm evi yanmi§, kimse inarimami§. 
Yalancihgi adet edinen kimselerin inandmcihklanni kaybedecekleri 
hakkmda soylenir. ^ 

.(i:,r. a>; Lilso'i /) .[i.o oir :^ ,^ ^3^: n :^(-iiOi 

(K^mus. Etns- el-'Ammiyye, s. 51) 

201- Yalancimn mumu yatsiya kadar yanar. 
Ki§inin soyledigi soz yalan ise kisa surede ortaya gikacagmi belirtmek 
igin soylenir. ^ ^ ^ . . . ^ 

(Mu^c. Kunuz. Ems. s. 247) 

Hikayesi: 

Vaktiyle Fatih medresesinin her odasinda dort be| molla beraber ka- 
lirmi§. Bu moUalar memleketlerinden getirdikleri fasulye, bulgur, merci- 
mek, nohut vesaireyi beraber pi§irirler, beraber yerler ve her hafta igle- 
rinden birisi nobet tutarak bu i§leri yaparlami^. 

Geceleri ders 9ali§mak igin yaktiklari niumlann parasmi da aralann- 
da toplayip o haftaki nobetgi mollaya verirlemi§, 

Bu mollalardan birisi agtkg6zmu§. Her gece §amdanin dibinde kaian 
kinnti mumlari toplar, eritir ve onlardan uydurma bir mum yaparak pa- 
rayi cebine atarmi§. Fakat onun yaptigi mum da yeni mumlar gibi uzun 
muddet odayt aydmlatmaz ve erkenden sonemfii§. 

i|in farkma varan arkada§lan, bir gece yine yatsi namazmdan sonra 
karanlikta kalinca mollayi siki|tinmi§lar: 

-Biz Sana para verdik, ne diye mum almadin?, demi§ler. Beriki 

-Aldim i§te, ne yapayim mumlar ku^ulmuf , bu kadar yaniyor, deyin- 

ce: 

-Tabii o kadar yanar, gunku sen hileteir bir adamsin, yalancinm mu- 
mu yatsiya kadar yanar. . .^^^ 



639 Qizmeciler Osman, \3n\iX Dex^imfer Ve 0\;ku}e.i, s. 291. 

314 



202- Yangma korukle gitmek. (Deyim) 

Birinin yaptigi yanli§i duzeltecegi, ortami yumu§atacagi yerde onu 
destekleyerek i§i alevlendirmek anlaminda soylenir. 

.(^^ jU '^S h c( ^uii 31S1 ij; ^f) cbj j^\ J^ ^^ 

(Rev. Ems. e§-§aia,s.l26) 

203- Yanm fakih/hoca dinden eder, yanm hekim candan eder. 

Konunun iizmani olmayan ki§ilerin gok buyuk zarariannm dokunabi- 
lecegini vurgulamak igin soylenir. 



^ *• -*« j^ 



•(J^^ j^ >^^ (^' ^^^^ jf) t^>^ 4^* ^^'i 

{Ar. Tur. Deyi. Atasoz. S62.138) 

204- Yorgan gitti kavga (dava) bitti. 

Hig yokdati ortaya gikan bir dummun bir kayipla sonuglanmasi du- 
rumunda soylenir. 






(Nev. Cuha,s. 98) .*3!>UJ! ^1 } uJliJJi Lii 

Hikayesi: 

Anlatildigma gore Nasreddin Hoca, bir gece evinin oniinde gurultu 
patirti sesleri duyar. Gece yansini gegmi§tir. Hoca yerinde duramaz ve bu 
gurultu patirtinm sebebini ogrenmek ister. Hanimi §oyle der: 

-Yat yattigm yerde. Bu saatte di§ari gikip seni igiiendimieyen bir i§e 
bumunusokma!. 

Hoca, hanimmin sozune kulak vermez ve soguk gecede bir yorgana 
sannarak di§ari gikar. Di§anda toplanan insanlar arasmdan yururken 
firsati ganimet bilen bir hirsiz Hoca'nm sirtindan yorgani kaptigi gibi fimr 
eder. ZavalfT Hoca geri doner, sagina soluna bakar, §iddetli karanlik yu- 
zunden kimseyi goremez. 0§ur, titremeye ba§lar, nihayet evine ko§maya 
karar verir. Han:;mi kapida kendisini kar§ilar, gurultunun kesilme sebebini 
sorar. Hoca cevap verir: 

-Yorgan gitti kavga bitti.^° 



640 Farkli aniatirr igin bkz, gizmeciier Osman, UrxliX Deyxmler Ve O^kuleri, s. 290. 

3IS 



205- Yumu§ak huylu atm ^iftesi pektir. 

insanlann yumu§akligina bakarak fazla uzerine gidilmemesini vurgu- 
lamak icin soylenir. 

(Mu'c- Ems. Muk., s. 28) .^0^ *^'^^ J C^Uii LiS^l j^l 



^ v 



Allah' a sigin §ahs-i halimin gazabmdan 

Zira yumu§ak huylu atm giftesi pektir. Ziya Pa§a 

206- Yuvarlanan ta§ yosun tutmaz. 

Durmadan yer degi§tiren ki§i istedigini eldfj cdemez, ya da gogebe- 
likten kurtulamaz, denilecek yerde soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk, s. 295) -U-^- ^IW ^ ^^^^^ j^^^ 



"Ozenen gurbete bu fikri kosun 

Yapi§ma2 yuvarlanan ta§a yosun," Guvahi 

207- Yuvayi di§i ku§ yapar. 

Bir evin mutlulugunu kadin sagiar, anlammda soylenir. 

(Mu'c, Ems. Muk., s, 229) .e^^^ j-i^l ^^^^ J '^^* Oj^w^i Jl>^yi 



208- Yuksek evin iist kati bo§ kalir. 
■ Boyu uzun clan kimseler guya bazen eblehge tavirlar sergilerler, an- 
lammdasoylenir.(?!) 

(S^nihat, i, 426) . J^t J.^ JT 



209- Zevkler ve renkler tarti§ilmaz. 

Zevklerin ki§iden ki§iye farklihk gosterecegi, ayni §eylerden ayni ki§i- 
lerin zevk alamiyacagi, kimi renklerin kimi insanlar tarafindan begenil- 
meyebilinecegi gibi hususlan vurguiamak iizere soylenir. 

(Mu'c. Ems. Muk., s. 327) .(Loklli O^^llij^ ll;» j''^^ h tt3lji"5U ^ '^ 



316 



210- Zoroyunu bozar. 

Guciin kar§isinda planiarm zaman zaman fayda etmeyeccgini vurgu- 
lamak igin soylcnir. 

(Kam. Ems. el-'Amiyye, s.51) .^iUAJl L-ii; s^^l 

"Felegin zoruna dayanmaz oyun 

Kati zor oyunu bozar dimi^ler." Levni 



317 



Ek 



» • t « 



ATASOZLERINI $IIRLERINDE KULLANAN ^AIR VE 
YAZARLARIN KISA BIYOGRAFlLERi 



Adii (1452-1512): Osrnanh Sultani II. Beyazit'in mahlasidir. (11. 
Mahmud'da §iirlerinde bu mahlasi kullamr). Yumu§ak huylulugu ile tani- 
nan bir Osmanh Padi§ahidir. Turkge §iirleri oldugu gibi Farsga §iirieri de 
vardir. {Osm. Muel, II, 48; DIA, /, 389.) 

Ahmet Pa§a (1427-1497): Osmanh divan §airlerindendir. Dogum 
yeri bazi kaynaklarda Dimetoka, bazi kaynaklarda ise £dime olarak gos- 
terilir. Uzun sClre Bursa'da ya§adigi igin Bursali Ahmet Pa§a diye bilinir 
(DiA, 1, 187.) 

Ahmed-i Mtir^id Diyarbekri (6. 1760): Turk mutasawif §airlerin- 
dendir. Didaktik mesnevTleri vardir. "Ahmediye" diye biiinen pendname- 
si ile me§hurdur. (Res. Turk Edb. Tar,, 11, 796) 

Afamedi (?-1412): Taceddin ibrahim Ibn Hizir, Osmanh §airlerinden 
olup fazilet sahibi bir kimse oldugu kaydedilir. Emir Suleyman adina 
yazdigi mesnevi tarzindaki "iskendername"si me§hurdur. (Osm Muel II 
11) ' ' 

All Bey (1541-1600): Asil adi All Mustafa Efendi'dir. Gelibolu'da 
dogmu§ §iir ve tarihle me§sul olmu§tur. Qok yonlu, zengin sayilabilecek 
sayida eser vermi§ bir Osmanh muellifidir. Gelibolulu Mustafa All diye 
taninir. "Kunhu'l-Ahbar" isimii eseri me§hurdur. (DIA, II, 414-421) 

All §ir Nevai (1441-1501): Klasik Qagatay Edebiyatmin, Osmanh 
edebiyati saha^nnda da tesirlerl devam etmi§ en buyuk §air ve devlet a- 
damidir. Soycci Uygurlardan gelen Ali §ir Nevai Herat' ta dogmu§ ve o- 
rada 6lmu§tur. Divanlan, tezkireleri ve hal tercumeleri vardir (DIA II 
449) 

Atayi/Atai (1583-1635): e§-§eka'iku'n-Nu'maniyye'ye yazdigi zeyil- 
le tanman Osmanh alim ve §airi. Asil adi Ataullah'tir. Nev'izade diye bih- 
nir. Nev'T Yahya Efendi'nin ogiudur. Ata! degi§ik konularda manzum ve 
mensur eserler vemrii§tir. §eyhulislam Yahya Efendi'ye ithaf ettigi "Di- 
van"! me§hurdur. Mesnevi'si "Sohbetu'l-Ebkar" da atasozleri de yer ahr. 
(Belleten, 1989; DIA, IV, 41.) 

B 

Bedri Rahmi Eyuboslu (1913-): Gorele'de dogmu§, Paris'te ogre- 
nimini tamamlc:mi§tir. Ressam ve §airdir. Guzel Sanatlar Akademisi'nde 

321 



profesorluk yapmi§tir. Yaradana Mektuplar, Karadut, Tuz gibi §iirlerini 
"O^u Birden, Dordu Birden" adli eserlerinde toplami§tir. (Turk Ed, III, 
482) 

Behcet Necatigil (1916-1979): IstanbuFda dogmu§ ve orada 61- 
mu§tur. Pek gok §iirleri olup basilmi§tir. TercQme gah§malari da bulun- 
maktadir. (Y. Tu. Ans., VII, 2620.) 

Bclig Muhammcd Emin (6. 1174/1760-61): Yeni§ehirli Belig diye 
bilinir. Osmanli divan §airlerindendir. Pek fazla taninmasa da Tanzimat 
sonrasi §airleri tarafindan begenilir. Mualiim Naci §iirlerinin guzel oldu- 
gunusoyler. fDlA, ^, 4i7J 

D 

Dertli (1772-1845): Asil adi ibrahim olan Dertli Gerede'ye bagh 
§ahnalar koyunde dogmustur. Sultan II. Mahmut doneminde ya§ami§ ve 
pek gok yer gezmi§, §iir meclislerinde bulunr;iu§tur. Ankara' da olmu§tur. 
{TurkEdb.,111,480) 



Enderuni Vasif (?-1824): Divan §iirinin daha gok §arkilanyla tani- 
nan son temsilcilerindendir. Enderun'da ye:i§tigi igin bu lakapla anilir. 
Asil adi Osman Vasif tir. Istanbul' da dogmu§tur Dogum tarihi konusunda 
tahminlerin otesinde bir bilgi elde edilGmemi§tir. Devlet ve sarayda go- 
revler almi§tir. Istanbul Karacaahmet mezarhgmda medfundur. Bir "Di- 
van"! vardir. iDiA,}<l,189) 

Emrah (o. 1860 ?): Erzurum'un Ilica ilgesine bagh Tanbura koyunde 
dogmu§, daha sonra Erzurum'a glderek medrese tahsiline katilmi§ ve 
divan §iiri ile tani§mi§tir. Bir Turk saz §airi olan Erzummlu Emrah, pek 
gok §ehirleri gezmi§ ve saz §airleriyle tani§nii§tir. Omrunun son yiUarini 
Tokafin Niksar kazasmda geginni§ ve orada 6lmu§tur. §iirleri "Divan-i 
Emrah" ismiyle basilmi§tir. (DM, XI, 337) 



Figani {1505-1532): Divan §airdir. Asil adi Ramazan olup Trab- 
zon'da dogmu§tur. Qocukluk ve ilk genglik yillari hakkmda fazla bilgi 
yoktur. Bazi §iirlerinden yola gikanlar onun c elikanhhk gagmda Istanbul' a 
gittigini, surekli olmasa da egitim gordugunii soylerler, Gengliginden iti- 



322 



baren §iir yazmaya ba§lami§tir. Abdalkadir Karahan "Figani ve 
Divan^esi" eseriyle onun lizerinde dunnu§tur. Deli dolu hayati ile dikkat 
qeker. Bu yuzden once dovuliir sonra genq ya§ta idam edilir. (DJA, XII, 

57; Be}leten,1970) 

Fiizuli (?~1556) Divan edebiyatimizm derinlik ve samimiyetle dolu 
buyuk §airidir. Asil adi Mehmet'tir. Dogum yeri ve dogum tarihi bu gune 
kadar tesbit edilememi^tir. Kanuni'nin Bagdat seferinden sonra onunla 
istanbui'a gelnii§tir. Me^hur "Leyla vu Mecnun" isimli eserin sahibidir, 
Turkge ve Arapga divaniannin yanmda pek gok eserin sahibidir (Turk 
Edb., H 298} 

Giil^ehri Hoca Mes'tad: 13. Yuzyihn sonu ve 14. yuzyihn baflarin- 
da ya§ayan Turk §air::dir. Yunus Emre'den sonra gaginm en buyuk §airle- 
rinden kabul edilir. '^Felekname" isimli Farsga mesnevistni Gazan Mah- 
mut Han adma duzenlemi^tir. ''Keramat-i Ahi Evran" adli Turkge esen 
1930 da basilmi§tir. 0A, XIV, 250^252} 

Gtivahi: Asil adi Mahmut clan Guvahi Adapazari'nm Geyve kaza- 
sindandir. Anadolu'da doia§irken duydugu butiin deyim ve atasozlerini 
toplami^tir. Bunlari ":^end^Narne"sinde §iir, fikra, mev'iza ve hikayeierle 
suslemi|tir Bu gali§nnada kendisinden gok istifade ettigimiz 
"Pendnarne"si Mehmet Hengirmen tarafindan hazirlanarak Kultur Ba- 
kanhgi Yayinlan arasmdan 1983 tarihinde 5ikmi§tir. (Guvahi Pend-mme, 
Onsoz) 



HammAmizade Mahmut Ihsan (1884-1948): Trabzonlu, §air ya- 
zar, ara§tirmaci. "Divln-i Jhsan" adli eseri vardir. (DIA, XV, 435) 

Hamdullah Hamdi Akseniseddinzade (6. 909/1503): Asi! adi 

Mehmet Hamdullah'tir. Mesnevileri ile taninmi§ mutasawif §airierdendir 

(DiA,XVA53) 

Halil Nihat Bosttepe (1882-1949): Trabzonlu bir §airdir. Gumu§- 

hane ve Trabzon millet vekilligi yapmi§tir. Fransizca'dan tercumeleri de 
vardir, "Nedim Divanu Siham-i Iham" taninm§ eserlerindendir, (DIA VI 
322) 



323 



Hatimi/Hatemi (1455-1516): Mueyyedzade diye de bilinen 
Hatemi'nin asil adi Abdurrahman Qelebi'dir. Turk §air ve bilginidir. A- 
masya'da dogmu|tur. Istanbul' a gelmi§ qenq Beyazit'in dostlan arasina 
girmi§, daha sonra Halep'e kagmak zoruncia kalmi§tir. Halep'te tedrisati- 
ni tamamlami§, Istanbul' a dondukten sonra muderrisiik yapmi§tir. En 
onemli eseri ^'Mueyyedzade Congii" diye bilinen fetva mecmuastdir. (L 
A, Wl 786-780) 

Havai (6, 1715): KuburTzade Abdunrahman Rahmi, Turk §air ve hat- 
tatidir. Yergilerden olu§an bir Divan' i vardr;. (B. Larousse, X, 5107) 

Hayali Bey (v. 1557): Asii adi Mehmeftir. Lakabi Bekar Meh- 

met'tir. Vardar yoresinde dogmu§, Edirne'de vefat etmi§tir. ''Hayali Beg 
Divam" isimii eseri vardir. (DJA, XVT, 453) 

K 

Kadi Burhaneddin (1344-1398): 14. Yuzyil §airlerindendir. Oguz- 
larin Salur boyundandir. Harzem'den gogap Kastamonu'ya yerle§mi§tir. 
Kendine ozgu soyleyisi ile Anadolu §iirinia kunaculanndan kabul edilir. 
(Kadi Burhdneddin Dtvani, Onsoz.) 

Kamili (?-1657]: A^ik KamilT, Manisali'dir. Mevlevi §airlerinden olup 
Buisa'da vefat etmi^tir. (Osm, Muel, 11, 196, 

Karacaogtan (1606-1679?): Tahminsn 15. ya da 16. yuzyilda ya- 
§ami§ Turk halk sairidir. Hayati ve gevre,^! hakkmda fazla bilgiye sahip 
degiliz. Buna ragmen halk arasmda ism. ve §iirleri dillerden du§mez. 

(Turk EdK II 430.) 

Kemalpa^azade (1468-1534): Tiirkce, Arapga ve Farsga, pek ^ok 
sayida gok ge§itli konularda eserler venrti§, devrinin belli ba§li alimleri 
arasinda yer almi§ bir alimdir. Umumiyetle tbni Kemal diye anilir, Asil adi 
§emseddin Ahmef tir. Tokat'ta dogmu§tu'- (Bazi kaynaklarda ise Amas- 
ya'da dogdugu belirtilir). -Kuvvetli bir medrese tahsili g6rmu§tur. Edime 
ve Istanbul medreselerinde mudenrislik yapmi| ve nihayet §eyhulislamlik 
gorevine yukselmi^tir. Divani ve mesnevisi vardir. Tarih-i Al-i Osman 
isimii eseri de me§hurdur. (DIA, XXV, 238) 

Kirami (?-1574): Kmahzade Abdulke'lm Qelebi diye bilinir, §air ka- 

dilardandir. Yeni§ehir kadisi iken vefat 2tmi§tir. Basilmami§ "Divan" i 
vardtr. (Osm: Muel; 11, 195) 



324 



Koroglu ($air): Asil admin Ru§en Ali oldugu soylenir. Hakkmda 
ge§itli hikayelei- anlatilir. Onun §iirleriyle ba§ka KoroguUari kan§t!nhr. 
(Res. Tu. Edb, Tar., I, 630-31) 



Latifi (1491-1582): Asil adi Abdullah olan Latifi, tezkireci ve §airdir. 
Kastamonu'da dogmu§tur. Yemen's giderken bindigi geminin batmasi 
sonucu oldugu soylenir. "Divan" i heniiz ele gegmemi§tir. 1546 da yazdi- 
gi "Tezkiye" adii eserini Kanuni Sultan Suleyman'a sunmu§tur, (Res. Turk 
Edb. Tor., I, 614-616) 

Levni (o.l732): Asil adi Abdulcelil Qelebi olan Levni, Lale devrinin 
onennli ve yetenekli sanatgisidir. Minyatur konusunda gok ba§anlidir. 
§iirle de me§gLl olan Levni, yazdigi kasideleri III. Sultan Ahmet's sun- 
mu§tur. Turk atasozleri ile deyimlerin bir araya getirildigi §iirlerin de ona 
ait oldugu soylenir. (Res. Turk Edb. Tar., II, 801-803) 

Liitfi Salilii Efendi (?-1888): Selanikli §eyh Salih Efendi diye de bi- 
linir. §air, a§ik bir zattir. Hattathgi da vardir. "Divani"nin yaninda 
"Gul§en-i Keramat" admda bir eseri de vardir. (Osm, Mile., II, 219) 

M 

Meali (1490?-1535): Yarhisarlioglu diye de bilinir. Asil adi Mehmet 
olan Meali, medrese egitimi gormu§, kadiliklarda bulunmu§ ve Gelibolu 
kadisi iken olma§tur. Sema tarzmda bir destani vardir. (Tezkirelere Gore 
Div. Edb. is. Sozl, s. 277) 

Mehmet AMf Ersoy (1873-1936): Istiklal Mar§i §airi M. Akif, iyi bir 
egitim gormu§ ve memuriyetlerde bulunmu§, istiklal mucadelelerine ka- 
tilmi§, pek gok seyahatlerde bulunmu§tur. "Safahat" isimli dev eserin 
sahibidir. (Safahat, Giri§ Bolumu) 

Mehmet (Ifkname-A^ikname): Hayati konusunda fazla bilgiye sa- 
hip degiliz. 14. yuzyilda ya§adigi bilinmektedir. §air'in "Ifkname" ya da 
"A§kname" adli eseri, Anadolu'da olu§an divan edebiyatinin ba§langig 
evresine ait onemli bir eser olarak kabul edilir. Bu eser Dog. Dr. Sedid 
Yuksel tarafindan ne§redilmi§tir. (Turk Edb., I, 396-397) 

Mesti: Novaberde'de dogmu§tur. Atalan Anadolu'dan oraya 
gogetmi§ San Yakubogullan'dir. §iir, nesir ve muammada yetenekli . bir 
§air oldugu soylenir. (Tezkirelere sore Div. Edb. Sozl, s. 295) 



325 



Muallim Naci (1850-1893}: Asil adi Omer'dir, M. Naci diye bilinir. 
Memurluk ve edebiyet ogretmenligi yapmii, pek gok eser veiTni§lir. Bazi 
§iirlerinde Mes'ud Harabati mahtasini kulleinir. ''Sanihatu'l-'Arab" isimli 
Arapga'dan tercume ettigi meseilen/ata56:deri de vardir. (Turk Edb., /I, 
661) 

Muhibbi (v. 974 / 1566): Kanuni Sultan Suleyman'm §iirlerinde kul- 
landigi mahlasidir. I. Selim'in ogludur. 10. Osmanli padi§ahi olup 4S yil 
padi§ahlik yapmi^tir. §air padi§ahlann en :aninmi§idir. Turkge ve Farsga 
§iirler yazmi§tir. TQrkgs divani vavdir, (Tezkirelere gore Div. Bdb. isim. Soz,, 
s. 295) 

N 

Nabi (1642-1712): Divan edebiyatinm guglu §airlerinden birisidir. 
Urfa'da dogdugu soylenir, 25 ya§inda JstanbuPa Qe!mi§, ve burada ol- 
mu§tur. Tiitkqe bir "Divan" ve pek gok esedn sahibidir. (Turk Edh. II, 358) 

Nazim (v. 1139 / 1725): Istanbul'da dogdu. Asil adi Yahya'dir. 6g- 

renim gorup doneminin sair ve musiki-§inaslanndan olmu§tur. Naatlan 
ve rnQsikideki ustaligi ile tanmir. (Tezkirelere, Gore Divan Edb. Isim. Sozl, 
s. 327) 

Necati Bey {6 1509): Asil adi Isa'dir Hattat ve §airdir, II, Sultan 

Mehmet'in divan katipligmi yapmi§tir. Atasozlerine onem vennesi ve 
sade dille yazilmi§ siirleriyle me^hurdur. L'Tvanmi Ali Nihat Tarlan 1963 
de yayimlami§tir, (Res. Turk Edb, Tar., I 468-470) 

Ncfi (1582-1636): Erzurum'un Hasankaie kazasinda dogmu§ur. A- 
sil adi Omer dir. Gengken Istanbul' a gelmi§tir. H. Osman, I. Mustafa do- 
nemlerini gorniui, fakat daha cok IV. Murat zamaninda §6hret bu!mu| ve 
ragbet g6nnu§tur. Donemm katipler smifindandir. Bogduoilarak olduail- 
dugu soylenir. Gazel kasTde ve mbatlerl nie§hurdur. (Turk Edb. //, 348) 

Neyli (1692-1748): Istanbuli Ahmet Efendi diye de bilinir. 
Istanbul' da yeti§mi§ §airlerin en degerlilertnden kabul edilir. Mudemslik 
ve kadiiik yapmi§tir. Divan' i yaninda ba§ka eserleri de vardir. (Osm, 
Muel, II, 274) 

Neyzen Tcvfik (1879-1953): Turk tiiciv |airidir, Ta§lama tuninun 
uguncu onemli temsilcisidir. Mehmet Akif ile doslugu vardir, §iirlen *'Hig" 



m 



ve "Azab-i Mukaddes" adlari altinda toplanmi^tir. (Bu^uk Turk Klasikleri, 
XI, 40) 

P 

Pit Sultan Abdal (?): KanunT Sultan Suleyman devrinde ve Iran'da 

§ah Tahmasti tahtta iken ya§adigi bilinmektedir. Alevi-Bektaf i gelenegi- 
nin yedi buylik §ainnden birisidir. Turk Edebiyati'nda onemli bir yeri 
vardir. Asil aii Haydar'dir. Sivas'in Yildizeli kazasinm Banaz koyunde 
tarikat §eyhi je Alevi dedesi olarak ya^ami§tir. §ah Tahmasb'i tuttugu 
igin sivasta idam edilmi§tir. (TurkEdh., 11, 211-213) 

R 

Hagip Pa^a (1699-1763): 18. Yiizyihn onemli §airlerinden o!an 
Ragip Pa§a, c.aha ^ok Koca Ragip diye bitinir. Asil adi Muhammed'dlr. 
Aslen !stanbu„'ludur. §air, hakim ve degerli bir vezirdir. Yaratili§tan hik- 
mete kabiliy&tlidir. Segme §iirleri hakimanedir. Gazelleri me§hurdur. 
Divan'i yaninda pek gok eserin sahibidir. "Sefine" ile "Divan"i basilmif- 
tir. (Osm. Mue., U, 308) 

Refiki (c. 939/1553). Amasya'da dogmu§tur. §iir ve in§asi ile tani- 
nir, Divani vardir. Edirne'de 6lmu§tur. (Tezkirelere gore Dw. Edb, Isim. 
Sozl, 377) 

Riza TevHk Boliikbafi (1858-1949); Edime ilinin bu giin Butgaris- 

tan tarafinda kalan Cesimustafapa^a ilgesinde dogmu§tur. 17 ya§inda 
iken babasi We birlikte Istanbul' a gelmi§ ve burada tehsilini surdurmii^tur. 
§iirlennde boi miktarda hiizun, istirap ve melankoli havasi vardir. Bunda 
surgiin hayati ya§amasi, acikli hayatinin rolu olsa gerektir. (TurkEdb. , III 
87-92) 



Seyrani ^ 1807-1866): Asi adi Mehmet olan Seyrant, Turk halk §ai- 
ridir. Kayseri-'Everek'te dogmuf, medrese egitimi g6rmu§, Alevi-Bekta§i 
tekkelerine girmi^, §[irlerinde ask ve tasawuf konulanni i§lemi§tir, §iirlerl 
'*Sanihat-i Seyrant" ismiyle yayinlanmi§tir. (TurkEdb,, II 493-494} 

Suleyma'^ ^elebi : 15. YQzydda, ya§ami§ din §airi denilmeye layik, 
Mevlid yazari SQleyman Qelebi'nin hayati meghulierle doludur. Yildinm 

Beyazit'in imamligini yapmi|tir, Bursali oldugu soylenir. §airin turbesi 



327 



Bursa' da Qekirge yolu uzerindedir. "Mevlid"i §airin Peygamber Efendi- 
miz'e (s.a.s.) olan sevgisinin bir meyvesidir. (Turk Edb., HI, 196-201) 

Summani (1860-1915): A§ik Summeni, Erzumm-Narman'da dog- 
mu§tur. Asil adi Huseyin'dir. Qocuklugu koyun gobanligi ile geger. Baba- 
sinm destegi ile saz galmasini ogrenir. feifkas §ehirlerini gezer. Ko§ma 
turunde bir "Divan" i vardir. §iirlerinde halk deyimlerine Qokga yer verir. 
(Tanzimattan bugune Edb. Ans. II, 753) 

Siimbulzade Vehbi (1718-1809): Mara§'ta dogmu§tur. Asi adi 
Mehmeftir. Mara§'ta okumu§, iyi bir tahsil gorerek ilmiye meslegine ka- 
tilmi§tir. Gorgusunu artirmak igin istanbul'a gelmi§, burada muderris 
olmu§, kadihk yapmi§, Eflak ve Bogdan'da kalmi§tir. Sadece bir mesnevi 
§airi degil ayni zamanda doneminin "Reisu'§-§a'iran"idir. Divan' i, 90k 
sayida Turkge §iirleri ve Arapga kasideleri vardir. (Res. Turk. EHb. Tar., 11, 
781) 

Sururt (1751-1814): Adana'da doc;mu§tur. Asil adi Osman'dir. 
Devlet memurlugu, kadilik yapmi§tir. Divan' 1 basilmi§tir. Gazel ve kaside- 
leri vardir. Tarihgiligi ile de taninir. (Res. Turk. Edb. Tarihi, II, 752.) 



^ikari (?-1512): Turk tarihgisi ve §airidir. §ikari mahlasini ailesinin 
ava olan dufkunlugu sebebiyle almi§tir. ^'usuf ile Zuleyha'yi manzum 
olarak yazmaya ba§lami§sa da bitiremenni§tir. Ogrenimi hakkinda bilgi 
yoktur. (Tezkirelere gore Dw. Edb. Isim. Sozl, 488) 

^inasi (1826-1871): Ibrahim §inasi Eifendi, Istanbul' da dogmu§tur. 
Paris'te tahsilini yaparken, hukuk, siyaset, edebiyat ve bilhassa gazeteler- 
le ilgilenir. Donu§te memurluklarda bulunur. Tercuman-i Ahval ve Tas- 
vTr-i Efkar gazetelerinde gazetecilik hayatina girer. Siyasete bula§ir. Pa- 
ris' e donmek zorunda kalir. 1869 da kesin olarak tekrar istanbul'a doner. 
§iirlerini "Miintehabat-i E§'arim" ismiyle yaymlar. Gazel, kaside ve kifa 
gibi eski §ekilleri ve aruz veznmi kuUanir. (Turk. Edb., Ill, 535-541) 



Ta^hcah Yahya Bey (7-1582): Ger.g ya§ta Istanbul'a gelip saray 
terbiyesi gormu§, askerlik alanmda yukselmi§tir. FuzulT'den sonra yuzyi- 
lin en ustun mesnevi §airi sayilir. Kaside ve gazel alaninda degerli §iirleri 
vardir. (Turk Edb., Ill, 331-333) 



328 



Tevfik Fikrct (1867-1915); Servetifunun'un ornek ve usta §airlerin- 
den birisidir. Istanbulda dogmu§ ve orada ya§ami§tir. Egitimini tamamla- 
diktan sonra kisa sureli memurluklarda bulunmu§tur. Daha gok ogret- 
menlik yapmiftir. Tabiat ve mizacmi §iirlerine yansitan ender §airlerden- 
dir. Hece vezni ve halk Turkgesi ile §iirlerini yazmi§tir. istanbulda 6tmu§, 
ilkonce Eyup'e defnedilmi§ ve daha sonra A§iyan mezarligina nakledil- 
mi§tir. (Res, TurkEdb. Tar., //, 1024-1040) 

Tokadizade §ekip (1871-1932). tzmir'de dogmui olup kendisi gibi 
bir §air olan Mehmed Nuri Efendi'nin ogludur. Izmir Ru§tiyesi'nde egitim 
gormu§tur. §airligi yaninda geiitli dergiierde felsefe ve tasawufla ilgili 
yazilar da yazmi§tir. II. Me§rutiyette Manisa mebuslugu da yapmistir. 
(TanzimaUan bugune Edh Ans, II, 761} 



Yeni^ehirli Avni fBey): Geni§ bir hayal gucune sahip Osmanli §air- 
lerinin ba§ta gelenlerindendir. Muallim Nad, bu zatin §iirlerini gok takdir 
eder. Tasawufi §iirleri cie vardir. Tiirkge §iirlerinin bir kismini ihtiva eden 
"DTvan"i basilmi§tir. (Osm. Muel, II, 36) 



ZIya Pa$a (1825-1880): Istanbul' da dogup Beyazit Ruftiyesi'nde 
tahsil g5miu5tur. Saraya alLnnni§, Abdulaziz devrinde Sadrazam Ali Pa§a 
tarafindan saraydan uzakla§tinlmi§tir. Nazim alamnda kalmi§, nesri daha 
gok tercumelerinde ve makalelerinde kullanmi§tir. Divan' indan ba§ka 
pek qok liirleri vardtr, (Turk Edb., Ill, 584-589) 



329 



FIHRISTLER 



At ap9a Meseller Alfabetlk Fihrlsti'^ 

'j*' 'c/* 0' J '-^ '-^ '^ 'r 'r. "^ '^ 's-* '*) : ^ 

(S? '•— * J '^ 'f 'J '•^ 4<i 4^ t^ t^ 'J*> ti? tji5» i^ 

Sayfa/^^'uUJl Mcsel /J^t 

155 ^^^Ir^J^f 

^^^ ■ {Cj^^ O^j^ ^^ ^ ^k j) ^}J ^y, i 

220 ailllji ^Ujj ^ ^1 

111 .'.^^^liji 

92 , .(iJ) iU^ ^^ L>: .(^) 2}^;'J>\ (iJ) ail 

^^^ OjL-wj^ U3 yiJ * < J •/* ' UilSxil 

204 (i)>- k;;. jii i^i) .^ci j;Iii !u;i 

268 ^l> Ji. :}>l ^^1 

2oO ,.. ^IJJ c:,il^i V; ^ j;[ 

207 '^ Ji^\'^') (&'JH-)'k')\ 

204 k;i.jillik;l 

112 4^1r-U-tji^f 



* 



Arap^ meseller fihristi ilk kelimenin kok harflerine gore degii Ok iki harfe gore du- 
zenlenmi§tir. "j^^Ci ^ Jk;i" Meselini bulmak igin " 1 " ve " v " harfme gore sirayla 
bakmak yeterli olacaktir. Dolayisi ile "Jl / el " takisi bulunan kelimelerde de durum 
aynidir. "ji^oi V Uo^} 'A'' meselini "!'" kokunden degil "lull" ^ekliyle aramak 
gerekecektir. Metinleri okuyup kok harflerini bulamayaniara bir kolayhk saglamak a- 
maciyla bu sistem tercih edilmi§tir. 



333 



194 

48 

233 ..-^. 

310 

316 

50 

132 

224 

37 

166 

179 

259 

296..... 

302 

191 

190 

149 

149 

168 

190 

247 

265 

30 

30 

248 

248.... 






' f^'^ .y ^y 



.OCLfti wjLji^ L?-^^i 



_ _ L>x:?r. ■ r» i^y:"^ ' 



S, 



, > It J ^ 9 

^ ^ 5 



uv 



yU OO? ( V-^^) ^-r-^U? ^ <>*-^ 



5j11J& -J J^a^^l 



^>^°I^>J?'>' 

ijliJ\ ^J-ii ^"^ Li^l^ 



, ? 















t ,^^5 ?- ^" i pJtv^ dJ^) ^-ii 



rp 7" r*'-' ' Ji*-^ 



• ■ ■ ' ........... ^j V- 

^ '^S dl!i! 23^1^ ^t Sljf bi 



o^ , yv 



J^ 



^T Ijli ^ u-jI jip^ ^^i 

^^^ Lb^ ka Ll^ ^^ jU-l lit 



334 



^ i 



^^^ - ol^l c-^jiuJl jUJ' ISI 

Ij^jii^li ^^^Uiu IjuL ii) 



259 



298 
300 



309,.. 
283... 



274 



270 

183 

183 



]38 



56. 



^^^ <:^i cJ> tUj^l j^" iil 

di-^ *dx^u luL ^jjaf i^ j j^' of ^ c4^3 '-^1 

•■ AjuJ.^ Ji f.^1 JLl Ji bj 



^^^ ^.^^"^ ^^^. ^1 c^ji J ^ju? ^ji ^^1 ji; Ji 131 

■■•• v-*"-^ J^ (cijX^b) c-^^Ls S-^ai -^ ;*t>oO! 01^ ijl 



' r^M ;/ LjI-l^ (-^ ^ oJr b] 

62 iiTk, LjJ Li* !i ::Jr w 

290 >ii ;;^ joiii jy !ii 

82 :^ LJ^ : il Ji; Su Ai.^> Ji. ;;^1 liijiii 

82 



■ L^ajiipU iLs-Lj cJi b] 



287 r :.^u:^— r :^ii Mf 



2^^ • uJi ^ J Lis:Ji J-Ii 

J^^ U^ L^ u^ ^ J--jt 

-^ V jr J ^ 

dX^Jj^'^'j 



y^-^ jU-i U ^ iit^! 

'56 (;>U) ;>; isT^f s>; i^- 1 

170 'A(\ 'w^ f 

184 



Z* - ' I f P f 

^/ Cf" 0^^ 

(aTI^) aj'tij s,Cli UlJl^ 5,Cf 

^0 ' (vi^ir jG d]) iiiSi L^foL-i 

39,210 ' '\- frrrr^i 

J-<vJ%«!J^ (J iJLI,*/j! 



335 






o ^ > -■ o 



a s- ^ If ^ 

135 ./^^ JO ^ J rj3^ y^ ^ 

g7 "^J^ ^\ ^Ovi ^ ^^r^-l 

103..... ■••■ 

r^rc U-'-si? iSj^ ^ J Sjox*;>r ^-<w** 

157 cT^^^ ^ r^^ 

] 54 i/r^- v>; r^' 

154 ^ ;-^^r-' J;; f^* 

140 (^^' L^) ^^>^* ^ r^^ 

168 ■ '-a-^^'^J^^u^/i'^^ 

178 ^J^ cr; r^' 

57 ^y- t^^ j^j^ v^t 

- ^ . . ( -- - ' J 
147 ••■^-^ . L>;(;:'^* 

105 ■ ' i>^^ 'f^^^ u^^cr^^ 

105 y^^ l:^^-^ ct; j^^ 

252 y^^^- jijy-^i'-^r^ J ) ^^ 

- " .» --0 * 

72 ^r-^^ J^ ^^ 

11 



-f ,0-- ^XO* 

O :>Ua3^ J::"^ /^ <----«-*^' 

-' y ^ -- 

191 ■ ^^ ur;(:r^^ 



3i -»i^/> ^Av-i-dJl Ow«b L* j^' A^jwpi 



268 

175 _ (^-^ J^ "^-^^ ^ ^^-^ 



144_^__ aLu ^J^V (^>* J^ ^!^ i) ^^^ 

238 L^S^i ^ i;i^i onX °^>' ^X '^>' 

250 __^ iUjji y^i Js' cDlli?! 

55 ^^ilr' t>* 

"5!" ■'^ ? 

151 \^ ^lr\ 

140 L^^yillxJ^ ^ t^^^ 



336 



J^J-' * * a>^ (^^^) ^y*"^ t—ijJS'! 

303 "^^ j^ Ll^j iujJl^ ^^ ^Ji^\ l^ AiJ^\ 

42,193 j/^\^^'^\ 

r" -f f 

68 ^l>^U}ly>^>f 

287 l^ijU ^^^°i iii 

80 >^:..>f 



>s _ _ J 



283 i!j>; ^i3i >ri x;.; u JJ.1 

'^^ O^ypj^t^^y^' 

^ J^J^. (^J>-^I) .JL^ >L ^yL^t 

97 



o -* -If 



■ C^ 1^ >^ 

195 irOjUiiri 

279 ^t L.^ ,;^^ u>1 

305 ki; i;j^ J^'c>i\£i\ '^\'j:Ji\ 

297 ijjLi ui;:j;Ii aL: ^ ^y-Sit 

297 oiib (a5i:Ji i) oi;iiJi JiL: j ;;>vi 

262.299 JlyVl i^ JLI J^^l 

155 j^i:;^f^'i 

245 , oiiJl Ir* ^'' J o^y^ 2r* ^^'^^ 

295 .u^ jii f^'olUV! 

294 : Ajllif^JjJlJoLJV^ 

308 i^"'}^ / ^"ty==^ jji^l 

iin -^-^i-'^'-'i't 

1 A 'J eJjiP «^l^ -J ^t 

35 j^'ij ^"i^ ^' ^ jT J ji^i; ^1 Si^;. a,^ jrv I 

273... j'f\\y'k'^\ 

2o7 , ^l£Jl ^_^ t^^^k^ J 4li ,^'/i Jbtjt 

278 ^'i ^ 1*: ^*1 ^ iJi 



337 



A/j rr\ j^<^dj^ l LU^jU u-HaJI 

303 - Ji-^' ^}^ li'>' V fj4^^ JW' 



246 






^>-r 3;.U aU i_ ^aJ^ S-.,W J. 

o>:j~ , 4jikiJl v^lT SlJaJi 

2'70 L--k)l ijt Jj i^^*AiJl iJilU V t^-^S C~li* 

*' Ot^ vJ ^* 

-^^1 AjS^AJtjS O jC^ ^^m\ 

250 \:ii\^l\:^ ^1 j>J Si ::;;i«ii 

276 >l5l ^ i^ JUiJl 

246 hy^^^^ jJ^i (l5^:^„) (Ja>-i f^^^ 

J' -^ 

-510 L-^t ^^r^ L>^^ H-'^J^^ 

250 c^^ v^^ 

312 - Cf^'yJ^y Jl J jj)^' V^' 

31 

ixii^ Jb JbJU Jj jJ-i 

305 
249 

'^'TQ 1 -J '^ frb -L*AjJi 

ngc ^IjS *J ^j--i «.b jU-J1 

/^ 1 '1 C-J>A*wvl U *jJl 

291 jl^ j^ ^j-^ L?^' jr^^ 

TOA OlUV^ fv U^^^ 

ZoU ^ ^ 

280 V jCJ^^ 'C^ ^ Ua^l 



iT L^ Ju?- a1^ V r- j^-uli^ jjft^^ 

94 

; u;,^ ^Mi^ ^- ^j^iiit d;r^^i 

,,,1....... ,,,,,.,,.......1 .-•• J ^ » J) 



205 '^^'c/i 



49 ^-jj^ LS^^J^' J^^ 



a J , s ^ 1 fl. 



206 ^^^dr' r^'^P*" 



338 



206 L^L->. ^*>f j;i.i 

231 4^^l ^ ^UJI 

267 ol^^^l i ^oIp ^Uil 



-•- 



245 d\i^\'^i^l^\ 

245 i^jiJiJl 4^y Ai^;*iJI 

261 , JaiJ^ j^a^l V Jil^Jl jiiii 

■^ '^ ^ 

273 bia.> lii; ;|:iii ;;,jiUli 

250 Caili j^C^'l 

100 4i;-ti>!i 

247 ^!/ji.> Jli jiJi 

278 Cidi J\ £l^: -^ OCJl 

268 ,..., iiiJb^'^.^'i 

268 ^i^^JI Ji;^ jli? j.>Jl 

-^/■J Cj^y* ^LJ' ^J^ ^ Ij-iu 4.^yiJl 

'«^'*^ ' - ^JL>fc*^^ yi jaI ^y^J^^ 

248 jij^^ Ir-^ ^l J '^1^* ^°r^' 

299 J i^ ^f ^^ ^ i^i 

77 ' = ;^ * - ^1 -- !*C;r ° - J ^H 

'' * k_-^-.M-j ^^ i^ ^y^ (V* ^— ^j^' 

247 /:^Vi f:^*t ^ ^' >;:^'i »Ji 

2^^ ^^^ U^* Ui*-yi iP^l 

29 9_;^ ^Ujw oCjI JS" JiiklLs (L^^iJUi j-Jil _• it^LisI oUijl j iV^jl L^jUil 

291 ^'^ jlr^liil 

317 iililil LJi? 5>Jl 

314 UiC= ovr ^ji J;, ^o:;^' ^i '^\:^\ 

314 ijlS jjki; l^iisJi 

280 ^'N j-dl LKlJi 



339 



J ^ A ^ '' '^ t ' J*" 

^oc yai;'' Ijfl ^j^Ij ?- Ljji Oj^iSo^ 4_^*>OOI 

--JQO j;^ ^liJU n-^' <^'>-^^ 

aQQ . *j J-- ZJ pZJ}\ j t4-ii3 ^^ ?»^>U0\ 

"' f -- f '- ^ 

TTA \jb^j -^ '.^^ rr>^ J j-"""^^^ r^^ 

yAQ ' ft^Jlj ^Ji_ji3 jJ J v-LS^ L-JSol 

296 ]i'j\U \i ^\ j'^ \i Sii ly^^ 

263 0^-^j^) ^> J^ ^ ••' (^' >) J^-^*' ^°' 

246 ' ■'. ^',H\J.'^.^J^^'^\ 

295 iiL Jj^^ j^ J t ^r,^>-Z^^ ^y ;:>_^ "C^ j^Uii 



249 



296 



296 



259 J^-^' <^ 

163-. • 

262 



J- i PI ^ ^ o^ 'tr I 



■3 I ^ _^ ja^ AJLiill 4iyt^i 

266 J^^* (^ ^ ^,^^^ 

313 v^^ o^ ^^^ 

313 , J^ c^yi 

296 ^^^^L^^J^ ^^*^/ 

73 V^r^ ^ ^-^^ 

246, 272 :^v--. --'- ^^^ J^ r^^ 

58 ■ "^^^ 

2Q/; ^C^ C^' J aJ'.j?0 -Uyi 



252 ip^^ ^ U-u-j 



^i 



j;^.^! ^ ^^ ^->^'i a^Ji > i Ap ^ui^^ 



287 '^^J 



340 






266 - j^ oJ^\ ^\ *^^1 

305 L.SS: ^\jj}\j P-aijoJ^ 



272 S^^i ^3>- 0^\ 

227 ,,., d\M!-J\ A^ ^yo Oui uA;^ 

22 1 *uiJ i^Jb JfllL <_J JJl 

101 J^l >jiJl Ji ijiJi 

47, 310 : L-^'i £; ^^^1 

316 *j-^^' ^y"^' tL^i J *^^^ 0_^Jti^^fii.(Jli-jil 

266 J^^ j^ J jS^ J^S^' 

273 ^ Aill^! aJ j*vJ j/CJi 



? i# 



35,48 - -A^^\ jJ>\ 

309... vj)\ J>A*^^\ 

309 - ^^y <h^ ojSCiji 

265 >tait iL*lJi J5^L' ^°^ dJLllJi 

265 - . '. ► fl jyu^l aJLj a j5-SJ\ (.iJLwwJl 

299.... (.,-Jtiii J JbJl 2;!' JlkJ^ fiJ^ ^ i,^JSJt ^ ;,C*J JJL^l Js^\ 



t .a ,, . ^ J t* J 



304 ^viUl Lpjj V ^^JlJI oUiJ! 

279 lP" j^*^ br^^ ^ ^ J • ^ ^>^ c iS\ 



f , ^ . ^0^ 



307 r>i1^l:^^l 

27 1 3- '^ "'^ iSi*^^^*^^ 

308 , >ii\ ^ oUi LiiOi ^ A^^ll^i 

38, 39, 181 : i;^\.zX^uC^\ 

270 , L^> ^^^ ^/ (Uioii :j4iji 

273 *^"^ J!)^ "^y jA ^^J\ L-ii j! jij3}\ 

298 ii:;4jiJk^' 

296 J^^"^ ^^ J ^*UjtJi J j*J^^ 



341 



2Qn \jC i^\Sj ^JujJ\ k^*^^:^^\ jj^^ 

145 f^ j^c;^' 

24Q _..,; ., Oj^^i '^JJ>J( >^') V^^ 

100 *S ^ oS *^1 

232 '^if^li^^i!! 

2gg OCj-"^! i~i- ^u)I 

291 ^ Jli-^' J-- J-ft^l C^lioJl ^^ tUJl 

1-74 LJbsJl jjai ij^sLi^l 

126,304 yW'l J 5>l^l oIp ai5l 

187 V>- ^y^* J ^i^b t^^ 

188 J> (.^-^1 jl) o^r' 

loy (« ;:-U^ Ot.a:iJ? j) «^r*^^ ^^' 

'^'-)'^ u-^A^^ c^ J 0^ -b?tji 

162 ■•••■ •••' ^^^ j^ y^^ 

240 ^^^5^-30^ ^>» ^^^ 

245 • • L^otj;s>:i 

00 , 4j^>U:. ^ «Jl3 <U^ Ul 

r^^-, , iJiA^yi -fiij^ aI* Ul 

2Q1 L^ls i^:ji J ii^^ ^"^ ^'' 

304 '■ J^'cr; Jy^ ^ J Ji/^^ ^^ 

260 • • ^0 L?^ l;^' 3 ^0 t/ ^'* 

-^ 1 Q S^ljtji 4-*>-Ls<^ OJI 

108, 267..... *V '^^ cr^j^ c^Oh^v 2— ^ 0! 

271 ..,.; i^^^[>^ i)l^f 01 

ri I^XjO JJlxajy? C^^tJ OJ 

^58 J^^ :>lii^ Aliyi / Alliii^ Dji 01 



342 



.*' T * ''.<''' 



297 '^y ^ -^Jt^ dUJi o\ 

303 J^. '-^ ^^}^i <^ 

153 «j'^ '^^^ ^lyri oi 

185, 249 , ^^ i^^ 1^/ C^' 

129.... i^}^\ ^'^ orp JJ 

60 jr^^^^- ^^J^^ ^\ 

266 ;;& j^\ j-iiji 

254 ^^^ f-J^ -J^ f jI>^i l) 

249 ^:5jC!L^i;^ Ljil 

30 Oiii JlLj^ 

' - - ' - e "^ >/ ^ "" 

99 Jl^l 14L- :bjAr^ aIj 

248 ^Ui!iaJl ^JLt L?^l Ula^ Alii (1) 

248 ' j^y^^ ^^J^ W)^ i-^^ ^^ ^ 

// j/ ^ ^-^ 

188 ...-. ic^^' '^'^) t^^-J "V*^ '^^ 

274 i ji>^' <^^^ 0^ AjsLftjxi JJ*i x-jk^l«j V iJj| 

^ y y ^ '' jf ^^ -' 

53 (ii^> jl) iii> f^' f *>li^ c^jo; ^ ii?l 

199 Ciill jijU;^;^ ill 

280 , ;>jIj a^a^ ^J <^^^"iiJjJ 

260 il} ^ Uf J it} i/ i^' 

174.. (W-J) l*^tk*i ^^ 4^ 

^ J y » i> 

297... iUy ^ 4i^ jCjnJi oj 

211 ((^^7?* s-^0 jb (^^S^^ -^0 L^' ^1 

176 j;3i iiiji in^ ^^3 u^ 01 

211 ((v^^^i L^O jt) j^gi iifj '^1 

176 ■ j;lil i-li^jl iO^ ^^^ U^li 0! 

96 '. 'j^H'^ Li> ^O 0! 



343 



^g , , ;^jU3i ji-L^ /*-^i kiut^^i Ltj] 

90 , (<^^'^' •>y^) c^jj^^ ^jW^ y^ ^! 

|gg </«-*^4 V^'y**) /^W Sr"',/^ ^^^l 

j-j^ \ ^l j^ _^j ii-^ iJ^^ 

J 3 g l5 ^r^^-^ '^^ r^^ ^ 

107 ^y^ cf^r 

112 A^^a^ {}^ 

220 ((3 ^ ^ p-^ ^) (•'-^^^^^^'^■^ ^j^jiAi 

204 ^^^ J^^^'[>; ^y*' 

65 (v^ c^'i '/ li' <^ij') v^ L^^y 

3Q4 >JU/*L:mj fl^l J Ojl?!- (^^™>aj01 Jj\ 

259 ;>^- J^ * ^ ;j^\ <> J^^ jc5^ t:^^ 

42,296 0^ ^- 1/^' j;/^' ^^1 

(l^ tj (JJ t(j t^ ;Jp tj ^) : V ' 
147 J^ j*>^5^ 

1 1 T .... JX I aJULi CJ Li 

11/.. I. ....f... --• •.. .w,. ,..,.. . . 



41 - cUk]l ^_;J 

258 -^lT u^^ 

135 c5ji L^y^ 3 t^J^ (/^ 

235 , , 1 jLi-ixif U JJb j^ikjaj 

275 J^' Cf *^-?^' ^' ^^^ 

077 OLill L^j ,ir\j Ol^yjl aJLm 

282 ^J^"^ ^j^- i^jAvsJi jtu^ 

36 *^^ i^' 

103 ^^ J^ 






344 



41.236 ^iiJ:iji-ir 

42.234 J^'^'^ 

260 3^1 ^^oji o^: 

^* ^^Lvi /j^ ^^ ^^t 4^ 

J"**^ LT^ t>*^ W*rf 

y>S^I ^b p^ 

■ J ■ ■■^r:\\ 



263 

249 

143 

33,305... 



^^ '■• i^^^^}^^-^ h^tzAZ^:^ 

^^^^ ■ ^\h% L>>Ji :J:$ij 

v" J* J-- V^ ^r-^Ulk; 

309 SJOf i^f , ^iu , ;], Ji ;^ oii; s^Ji iSjs 

83 ^\ .i^C, ;^3; 

^ ^ ^ ^ 

^^ (^'V J ^'j^^ ' ^j^ ^jP-)oU li^l;^ i4ry 

108 267 ''r - ',f ^ ^" ^ '^n *-• - 

^"■^ '^^^ t^y Vj 4«.«r A^" 

41 -I I' 1 r i '" •' " 



^'^^ ■ •'•- v^ii^tr^/;ii^joi>v^'j>^' 



Ai;=o^r ^ ^ 



112 

•UJsAJt l,„....-^Ar 

260 IlUL- yJl ail ^' 

48 uL t;ii;i _, c, (^4 1_^'^- 

212 

" l^y*A> J <^jAjd\ C- JL 

266 _, 1 II ",r; V' U ^ ■ *. ' - 



L^J^ '^V --*>' V] (,,,^' (^5 .;^ J^:(^> J>' ) 



345 



115 j^y^ y- J ^> ^^ 

124 • • ^^ ^. 

_ ^ TuJ\ j rwiili p^ 



4 . <i ^ 

94 



143 • •••■ 

292 j^^ ^0=^^ J^'^ '^^^ 

235 J^^ f^3^^ ^^^ 

266 d\:d^y^vj\CU\;d:^s^^S^ 

266 ^:oQ^ dCJ\^j ^.^s^^c^s^ 

313 j-^- (^ J ^^=^ Cf * - ^ ^>^ 



^ o ^ 



23g C:^ cj<S^\ lsj>- 

260 • jU^ .!>-«*>- 

249 i^^ i-^jj^ l3y^" ^ «^! i>^^ «- j-^^ cT^ 



250 ■ r^- ^ */**"- ^<^ ^"^ 

3J4 jsvii CjiSOl Jli- 

265 ■■• i^/<>^ 

304 

81 Uj^'^ ^' ^ 












259,^ j^^ 4i aL;^^ j^ aL^ 

«Q>^ O'^yuJl ^-Jlij tJflii^ V-«J Ul;>- 



346 



{ij cj ii? ci cv* t') : r* 



129 



' (c^^^lp j!) ^u ^t c^^i;. 

247 ^S^^^ r:?i >;;V5 ii:i> ^ 



239 
261 

33.., 
187. 



J^J ^ 



263 LijU^' :JU^jlIll^>ij;.S 

•^^ e-JUiJ! <WaP U. «— ^iji 

232 ji>Ji olS" iUi. f S 

-^12 .,, __ -Cjs^ aILiJI ^ s 



75,. 
163 
133 



>l-o 



^SH j5 fl_^i5 l_^i 

Jilili L^ jUxIlU ills 

...... j^^*aJ' wUt**< /iJj.> «J 



^-'-' ■ Oyul Ujt*^ ^jJl&i 

237 (^1 L^'i ^ ji) i:;ii]i / ^_^i Jii ' ^( ^Uii)i ; 

315 ij^Jl ^1 3 Ijlklii Ljki 

269. ^^iVi ^jiu; suJ ^^J lHj jiiJi ; 



74 



192 l^l^iV' ' 



S^J^ J^ 0^>J t_^i 



347 



72 

195 

124 

69 

200 



29 

230 

309 

308 



348 



if ^i^ ^c '"^ '^^ ' ^ 



.•' * . * 



,^ ^ i£ f 



312 P f"^ r^ ^^ 

,94 (jL^ii- > jn J) AP\i3 f^C V J 

l^)\ c^ Js>^ U^J 



102 

286 






J}s JA ^\ VJ 



a^t e .> ^ y >- 



190 ■ ^./-tC"^ 

V-^^ l/'J 



^ ' "^ 



no 5^. ji^^^ij 



;f 



ij fl^j^,*, flj 



.■r.r 1 ^ " ' ,- w 



270 ' 

299 '^}fho^</^Cf'J^ 



J a* I, ^ ^^ 



254.260 J^i^U^ij- 

2Q3 (4JUl)^lil ii Olp^ 

■ ■* . ^ -^ 

^ , f ^ ^ 1 •* ,'- 

^ " \ 

ff ■' '^ 

^ J^ j*l ^"^^^ 



177 ^' P J^ V^ J*^ 



1 nn iO f fj" >« 



of 



aIaI ^U i.JiS' 'j^ 



260 iiirl' / iii^' idr ^;li 

^"i iJuvaJi f^^ ^r^ jf "^'j yy-^ 

179 -^'^^s ^'^^'J^ 6\i:^H\',y^ 

i'4 'J "J u 'C "^) : (j^ 



*" i< ^ a ^ 



196 J>il^j>^ 

186 .'... ^ J JJ^ 

211 iuJ-! i,ii^*^i^ 

'^ ' ,,, 'Ki^xjjA JL^\ y^ 



66.. "*' -* ' '■ - '*" ^- ^ 






22'S "'".f " r^ »(--.'. 

^^-^ f j^' 0^ ^^^1 A-LJU-LJ* 



*^ '■ I ^ ^ 



^^^ ^j ?:^' '"^l cT^ ^^i L^j-i 

139 ^l>lSi J ipl Lik i:^ IC^ 



^ -^ • • • " U-g-^ u**^ J^ J^ J^ 

199 !^. s :. . 

^ ^^ «yy (j^ i>*"^ 

213 ( ji^ ji' ^) j^i ^:i ^ 

-^^o ^1 ^;^ oui j3i ^ ^ii:;^ 



(J 'C) • c^ 



^■^^ •■• *-^-jj j^ / t^ojcr^ 

■^^^ "•• /^^^ j' S-'t^^' Vj-^ 



349 



294 
281 



293 



86 

304 

114 

168 

84 



^ #^ > -^ 



(J^ ;V ^^) : J^* 






;>i> y^ j|>^* t^A- ^^ 

^^A ^ dC^\ ^^Cy -^'f '^"^^O^ 

2^Q oilLi^ j^}^ oCiJi ;^ 



i ^ , ^ > Ji g' 



1^^ (jLJ^/x^V:^\ Sli 'l?\) i[^liu ^r^"^ ^^ 

UJ -^y c/L^^^ 

<b ^j^Uj' oi ^^ iIj ^i3^ y^ 

,\ ^ ' - ^ ^ ' " y 

oy 0^:^ ii^ij" Jj i*j^^ J>JS J^ ^.P- 



^ tf # s V*, 



\LSA lOJbr ^_^" 5ii:^ 

310 ^^-^^ ^r^ ""-^r-i L>'^i ^^o^ j^' ^J^^ '^-^^" -^'-? -?^ 

7^1 >^ ji^ ^ !^ J^^ j^ 

'^'^^ ^ . # - " 

]37 , t/^^ ^^ 

135 ■ -il/^V^ 

206 ?vL:^JiiJi3> 

i52 ^^^ ji>^^ ,^-^ 

282 f;^jDjrU^ 

ZJo - ^ ^ ^ -^ / ^ ^, *^ 

222 ■■ >y' j^' ("^^"^fi^) '^^*^^ 



350 



271 .■ 'c^\'j^^\ (i>';^. j\)ij'j^ ^\'Ai\'j^ 

271 iili;^! IJjj aJjiSi oIp 



88.. 

150 



^tl^l *jLij :>ji- 






262 
93.. 

263 



293 jfi i; L^li liJi L^U 

202 J(^>oir> 

2*^^ (^*^) J^l^ > (^) ii^sy ^y^ 

^^ J?-^ LS*3> 

■ ^^ -^ p^ -^ ^ i^'^) v-^ 

• • Aju i 1^ jh ^J^ <u^iaP 

293 4^-*-V .\lJl iiU 

^^' 7^ ^ ^Li ^ Oliy 

41.314 >viWlC:-^':i^j>lJl^y 

39.63 Ob>Jl^:ili 

258 • 2J^:>^iJ,S-j:J 

287 4:^1 Ji Jl%p Jii 

^^^ V^!^ ^j ^j^oJb 

^ '-^ e/^u^ ^_^^j Lfl j>i 

9^ ' (V:^j) ^J Jl^ iii* O^li 

^20 ^ J-G*^j~ VO!)U 



351 



160 ■ ^^ Cr* ^-^^ ^^ 

123 jjj^' J^ J jy^^ <uu^^ 

^ f '* ^ 

^Qy ^ ^ ^ialil ^,Ji3l j J ci^:>LJ\ ^^'vBi j 

J- ^ 

97 j^i j^> Iwl-i J p *>i ^X ^ 

(J t^ ij^ 'J ti J) : ti 

^g ba^ ^l U^ Oi JJ '^ iUi J^i -^3 

275 V fji^ '*^ (iiJ^) ^^^ ^^ ^ 

292 i^y*^^ Cf" ^i^' C^^ oSS^ 

64 ^^^s-^^t.^ 

^ '' „ ''^ " 

155 , ..■•■ ^>^ cr^ *j>^ 

266 ;%}\ ^JZJ o^Jhi o'J^ 

312 ^^.^ 01 L^O ^^^ *-^ *J^ 

248 cJl^iij^':>^'c>^ -J J^ 



(^ 



td) ij* ij tj i^ tv i') ■ '^ 



Til ^jli' .^:u^^ J jj-iLlil _^1-5j fijj^D 

311 O'^jy^ l^J-^ J e*^l jL>J ft^V^ 

OQ^ ^jjl J ^^IjaJo 

159 ^lijl ;) J-^^*^ 

307 • j^^* ^^-^^ J^^ 

31^ j\A\j g.\l}2^J\ ^ yt'^-^J^^^'-'^ 

190 j^l Ji o^'is- 

145 ^^ '^}h J^ ^^ 

196... ^y^^ j^ jJ^J^ 



352 



^ f a^ 



285 ^iJiaJl t3j^ op^-QiJ^ *r^ 

2^^ - ^ kkii^^iix 



280 
282, 

281, 



282 
282 



230 



J* 1-* <? 



246,272 j;.Vl >iJ ;4Jl ;X 

157 >j!l ^lil 'j,j[j.\ cJ^/- 



J J 



^^ ^ST ^: jr 



»* .* 



i J 






i !* ^ 






283 l^jjyu 4iJijt* sC^ J^' 

283 i4i,^ lijsiji jr 






283 i.iiL\;i;.^ sc^ jr 

283 ....,,,,. ^ l^^ si:i jr 









52 (^i^i jl) i^i ^^ ^ jCtaii jr 



_ s ^ ) . > 



315 = \j^\ *JlLj a^ JS^ 

156 Liji;^ Jil jLk; jr 



■* -^ ^ 



160 o>t/a:^^!iGf jr 



i' i' i' 



315 's^^ly^ 

263 iiliii jy^ jr / b ji^ jr 

282 iLl*i:^^JrJr 

301 lUj[:yiir 

301,304 Oll-^ofUi- 

158 >^ ai ^' ^:'^-;^^ 

' ° ' ■ ■ " MP <^^rv^ kJ^ oiT 



^O iLuLC- * - il - ' -* ti i- : !: 1 . - . 



353 



^ ^ f ^ ' 

2\^ Ci)i^ "jSC; ^1 J i1*Uap^ 

^ni (J^ r^ "-^^ i._,-iij ^L-kUi' ^A*5 

^I^ l.....>t''>'"'----'''' *'' 1....... J . 

^ z: 29g - 1^^ y t ^-^ J ^:i_jU^ u^ 



292-.. 
40,85 
263... 



309 

303 

198 



180 



J54 



(^ 



ij iO Lj* (J tiJ i^ ijfi ij^ cJ t^ iO co i* 'b • w 



^90 .,,,■,.,.. i-LS^j-^ il^^j^ o^^^ 

^'^■^ " " ' " ^^ ^ ^ -- 



ig3.' ^^i^^oi^urj^fut^^ 



258.... 



, ,,....>....■•> • ' ^ ^- i^ J 

onr iS\JJ^\ ^l>"^ i^ tij^ "^ 



iJlij {^341^1 jC*2^i (J^=^^^' "^ 

286 r^'ilii' J'- 'Jji V-' J-""' "^ 



s^jrs^Ji^'v 

^\j'jLii ^^ ^i>Ji Ji;ii\ ^- V 



^ * y J- f 



e . , ^ ^ o 



-1 04 ,.,...... x^^\^^\^^^ 

-.1^ j^ji^ jjiL'S/ 

jij - -^ .'-' ^ 



285 '^ ^*f ^ j^' -^j (/ liJUa^ ^" V 

2gl ^ ; 4^1 J^lLJ i^JJl ^^j-^l AJa-aJ V 

269 Jj^CJl ;^^^- J>- ^^ ^^ 

_J V.^ .-. ,........■<- -/ -/ j-j^ ^ »ipf 

* c > ' 

ooz: ,,, JL>-tj JLj '-j;;;>^ti-iajt uJ-lj»*jij j! 

^\)\ J l^ l^itli OU (4!^^.) A5"jiJb ^]jiuS^ ^;UL^ 'y 



254 
65,. 
169 
169 
62.. 
285 
285 



248... 
301... 



91.. 
280 
303 



282- 



^SO , ^Iji J [^ ^ Oi* U^/*k"J^\ j^ V 

297 jljJi J C^i^i 3i;^i ^^ ^ 

312. ^'liii ;_,^"i j^y 'v^ 

37, 273 ^^1 ^iJ^ljb. ^ 

• jb U jUj jU^ J ^ 

f ^ , 

' L^l^V 3 L-L?^^ 

a-Jj^ iu;>p^ 

ij*}^ -^ }^ uki V 

'• y N i 'j> ■i; 

,• * . . ■%'' .^ ^ a -^ . , 
' '.* -U>P ^ OuLw- AaJIhj ^ 

j-.^,jjj-jl 2^ ^ 

297 oy50'ifi:'vi^i>:v 

272 jui^T-^^j^'^ 

* ' ^ ^ ^ 

272 ^>?°1 ^ t^l V>' V 

266 Ailli J Ui i-oyi^t f^l ij'i :OU^b 0^l5L' V 

•■ i^^j VI Li ili» CiK/ V 

tj^^ -^b ^'^ u^ Cr*P* f ^ ^ 

205 ^1 Sjij iibl o-i V 

299 JliJi OCJ ^ y Jl^j! iu 

254, 260 _154 'S^^ 'XJ\ '^ ai' 

i^''-^^) J^}^'^-^. Ji-'cf^ 

• *J^-^'}^ J^ 

• • ' * fl^^ aJLp- J53 



n J 



282 Lj^^J^J 

^ jj^ J^ J 0!^ ^ J^ 



254 sJLijJlijS:) 



355 



207 



Jop Ij'.ji Js- ^j il* |^„ U JSo 



# ^ 



283 • . 

281 • 



284 3iJa,ai.J50 

^ 1 ^ i_Jhl-L* jAJUju U-j* ^UU 

\l\ (*^ :>^) a3 A^ j^ ^y^,^ 

250 ^-^"^ ^ *^^ -^ 

^Q^ AJLi-lS^ ooloii C^l ^^^j) 

219 ( \<h\ ^ ;\ da^.\ ^) f^^\ ^ fv* ^y 

294 j-^ j^-^ f^ cy; tf J^Jo^ 

172 j^jiU diii^^ 0-ii) ;^ 

log ^'j^ ^*^*-^ ^hJ u^ 

(j cO t(i tj ii c^ c\) : f 



A f 



285 Ir^^ ^ :Jyj^^l ^ 

-' i ^ '' ^ '* - 

rA ^1^^ "^ J itU 

^ .^ r d^M iJlL^^ u 

307 ^>V^1 ^10^:1; 

50 _;U^l^ ^1 -U^^ U 

cA ^'^ It* ^S"^ ^-^M^ ^ 

275 .. iiUaJl J^'"^ «J^'i|W ^ 

298 ^^.^ i^j^ '^ ^ 

272 t^Vvi j_;-> Ji U 

283 ^3>iir'N! ^^jlj/>3lia 

^^^ c-tC* *-ijU (^^i/U 

309 «S^l P-I^' «r J^ t^ ^ 



356 



*f''l ^\ ^ ^ ^ J- , ^ J, , ^ f. p 



177 JIJl iiLi-jl JLp c-Ji2ij ^ liT 3 lis" ^ OjOi li 

290 ^'i Jiy Oi^ii j^ lJ- i; 

284 (5.*j>«i ) S^ f.!^ j^' JS" *y J AliJi< i-Uialj^ JS" U 

O-^ ^Jj ^ J ^J^ '^ *-* 

142 >ir '^ 3 >i:^ il l; 

278 Liili 4^ 03k; ^ ^'i oi;/ ^ i; 

259 ijiii;^! ^^i^Su ^' ^^ i; 

280 ^O^uiil^^Oiikfji; 

213 ^CiP i;(^) i]s:J33 u 

Zo\j , ^j*^ '^ ^--^ '^r*^ lJ^ 

113 , lU^f Jl li!i jik; u 

249,250 ^1 2;. ^>J ^ ii;Jl ^ iik; L. 

1^0 , ,,. t jUj j») ji:>cJ I iSj^ La 

225 *uSJb jl*L-i J^ 

48 jidi Liii ji i^jik; J 

258 > ( dUl>) ilil^ joi ^ ilXj 1; 

258 2i^ Jiiss^;^: 

104 oiiLilJis^'^ } ^_^3:« 

291 J-^^ jji*e-L« -J-* f' j^\ ^jUl 4JlX« 

273 APjA- J Q? d^ jIj ^ JSo t ^ 

258,269 JsJs iili J53! Sl^l ^ 

98 , iJUu 1ia3 4j i^j JLxLl ^ 

304 , JSl ^ C^l 4liaJ> f- LLsl °y 

278 ^IkJi ^ jjj jl^l jp jjJ °^ 

306,308 J;:i;2J3S(/ Jl; Jt*^ 



357 



^ o 



lli*Jl /r* ,'t^S )U^i 



127 :!^ ^^^: ^^^"^ '"''^ ^ 

247 ty^ ^V Lr* 

255 .,.. V ^'^ '^^ *S^^ J? ^ji^ ^r^ J-* 

255 ^^J V^^ 5>^ >^t>* 

254 ■••• W^J *^J*^ .r^t>" 

42 ur (4J) opi L-iJJl ^^j*i^ j-« 

301 ■ ■••• ^^ ^^O^ 

273 ^^t^S^ C? 

273 ■ J?^* (t-^ J^ t>* 

295... - ■ • '^ v-^ *-Lr^ J^ ^^ c>" 

i^g , fliUsij jlP *w-jU^ ^^ 

if 

306 >^S^0^ 

270 ^" ^^ 13^ ^j^ 

258 ^^5^ J^ >^ -'lT ct^ ^>*^^ ^ t^ ^ 

310 ..■■• V^* «j-*^* l/ 'j^^ *-*^ '*r L^t>* 

278 ^Uiil jp L^U- ^1 ji-'^^Cr* 

209... ■•••• ^p^'^^\ S^^Cf" 

184 •••• 2^} y J ^^' t^ Ir* 

294 L-i^i diji^ oir iL>iy^i/^jii ^us ois" j-* 

294 jr/i; ^ii oir iijs lL> Sir ^ 

311 c-5ysi (J cJ^ H ^ 

03 ,....,.., . f'jV^ *^ rsJUJlj (J ^j-* 



^v 



310 ■■••. ••• ^^^ cr^)^ j^ "^^ "^^^^ c^ 



5§ u--'l>-<— JL^^j^ 



89 (C^O C^ *'^J jA^voIj ^ 

306 ■••■ '^■'1^' J-^aj>T4 j44aJi J^jjj j>i 



358 



^ a ail 



287 = ^^y^^ f»JL*^ <._^wUl t__*j^Lv2j jj-* 

308 ^j^ dA>B-^ '^ji^' tiJi-x.^ /jA 

z/y ij^^i J-*"^^ -^jy s-'i^'i / 7«^^ J-* 

279 \J^j^ JaJc ^b-w^^l (^-Jljfii /y» 

176 Jj^j s-'^^ v^^ <>* 

249 cjjJ-\ ^ jS J Jbo l*->j- j jSsJ Oi J^-^1 2r* 

261 t>Ulp 4-J^ Oj^ Oi ^J^\ o'i\j<^ j^ 

^ ^ ^ I' 

269 c^xLfi Ji *wa5^j S^^ j^ 

y ^ ,* /• 

173 ijUl oisr'oi jiii^j i^ 

66 ^ ^^ -^"^y 






z /4 lj:?^ j^ <W5 yiJ' ■*- •■ -.-^ ' L» ijib 

154 9>ll J4kL-i jl_>il j>' 

315 j;Ji ;;^ ;;^t jjii li:^ 

296 UnS-j ^.^sS^ ^ja) U^ud) Uajdl ^jJiJ-Jl *jiJ 

(c? cj iJ (^ c^ cf) : J 



Jo , x* 



223 aJlilli^lkr ^ Ui J 

26, 36, 311 ^ili? ^ jiSj 

121 (C^j^l J c^jtCail j) J-^^ J ^Cai^ 0!Ai i^U- J 



f- O J' o t ^o^ y 



167 (j*^^^-^ ^^ (*-^ (^j 

225 4^lj j^ ^y ^j 

311 >lkil J^ylkJS^} 

235 ji^ (J:-) m:. ^ 1^3 



359 



57 olJa^ (^:>l} ^ Ijiij 

9 " -" -' 

180 ■• ^ ^4*J^ '^i* (W^) ^^^ aS'^I Lr^'"^ J 

119 ^^^^^:^ ^^ Cy ^-^J 

108 ■ ■ ^-^ OISiIps^Oj lT^ J 

(J iU if ij ti 4^) : — ^' 

130 ■ y> J^ ^ Cr^"^* J^ i^^ 

170 »-^J lS^^ "^ j^' '■** 

151 (^1 t?j5C- 01 N jl) ^1 aS;' of N Jirl lii 

198 V J^i sij Oli- JS" ij aJ OjC?^ 3 C^Usr IJJ^ 

, ^ - y s* ^^^ ^ 

161.. ■ L^->i ^ '^ 

312 (iJlii '^ 01 c^t^ ^ 1/=-'^ ^^ 'J^) u^^ "^-^^ **^ 

181 ■ ^ ^^-^ ^-^ 

254 djlIiJl »!>^ Ji^ *^^^ ^j^ 

'70 ^jlij tj OL>-ji I** 

98 ^'-*^' ^-^^ L? •-*-* 

3Q5 , ojlij JS' ^ ^i-jlj V Jll-1 *iiu^ 

189 (^y^j) '^y'j J""^ ;>^ ^ J ^ 

117 "^^Lr; J^'y* 

193 "^f^^ l/^ ur*i^^ y* 

y n' f 

194 ^^I>*c>^US^) 

175 ""^ cy -K^' Klt^^^ Cr* -^^ 4^; ^ia;!;:'! t 5>^ Ja>l (y^) 

219 (4,^»j:jal) c>.o,..^iJ) j^ 4.--^ (J jW2^' jA 

97 ' ••■■' C^^^ (-^) 

27 _ f.l'ftli^ iflJ^ Jiajl>- _^ 

234 l/i' > y-' ^>- '^ (>) 



360 



f 



171 I "/ *"; »^ « "^^ 

■ jj^j 0^) jj-(^) 

j>jS ^ t>Li cJyw Ll ^ 

O 'J '$^ 't/' 't/' 'lt* 'J '^ '^ «^) .■ ^ 

292...... r » ^ ,'" f - : - 

■ '^'^ f-^- J '^rv^ i>*j 

268 '/\' -- "- "II "*- *":.'" 

■ • 4^Ui-j ^_^ Jt)) O- -Xsl) 

247 "* I '■ " '* •''^ *. !i -• * -'-- 

^61 S^'^il'.^J^' 

61 '^'^^^'^Y'^\'^}. 

^15 vu^ijiSilj; 

"*** 4JL (JyaJ! Jjjj 

^14 ,liJl ^ ^ii53i ^ j^' 

146 . ''' "' •'^' ' <"'•' 

26"* ■ f:^\ *Li)i ^y iik^: 

30^ M ii^^' ^ iji^ iii-is; 

308 ^'0 ^ iii^' 2; :^r iiiCa; 

^^^ bj^^i j^^' 

125 *" (I ' '■J I »-''•«'- 

J J^^' (_/^^^' f jtri f ji 



361 



TiJirk9e Atasozleri vc iJeyimlerl Fihiisti 



79 

Acele eden ecele gider 

Acele etme ayagin dola§ir 

Acele etme etegin dola§ir- 

x4o 

Acele i§e §eytan kari§ir 

Acele yiiruyen yolda kaUr - - 7o77n'7"946 

Acemi katir kapi onunde ylik indirir -" ^^^' ^^^' ^^° 

79-122-149 

Aq ayi oynamaz ^^^ 

Ag elini kora sokar " "" 

Ag gozunu, agarlar gozunu 

Ag ile eceli gelen s6yle§ir - 7777" o/t^ 

, , 61,205,246 

Aq kopek firm deler ^ ' „ 

Adam adam, amma pehlivan ba§ka adam ^^' ^^^ 

Adam gozunden/soziinden belli olur — '""" 

Adamda Eyup sabri var " 

Adamm agzmi buzmesinden Omer diyecegi bellidir l^o 

. .-., — 288 

Adem ogluna lyihk yaramaz 

___ 135 

Adi kale (dile) gelmez 

Aqaci kurt yer, insani dert yer 

^ _ 246 

Agag ya§/fidan iken egilir 

Agagtan ma§a, abdaldan pa§a olmaz 

Agagtan ma§a gakaldan pa§a olmaz 

Agir git ki yol alasm - 7o""237 

Agir oVotur, batman gelesin — " ' 

Agir olda molla(aga, bey, pa§a) desinler 

Aqlarsa anam aglar, gayrisi yalan aglar 

- - --54 
Agzindan gikani kulagi duyma2/i§itmez 

Agzindaki baklayi gikart 

Ahmak olan her zaman du§er . 

Agiz yer yuz utanir 

Aka aka sel olur- 775 '247 

Ak akce kara gun igindir 

^ __ _ 247 

Akil icin tahk/yol birdir 

Akil, tecrube ile kemal bulur ^"^ 

Akilh kopru araymcaya dek deli suyu geger — " 247 



362 



Akiin yolu birdir .— . 247 

Akil akildan listundur 9g hq 

Aldatayim diy en aldanir 254 

Aii§mi§ kudurmu§tan beterdir 115 

Altina yapi§sa bakir olur 95 

Altina yapi§sa, dinde bakir olur 179 

Altin eli bigak kesmez II7 

Altm tutsa toprak olur lyg 

Altm palan vursan da, e§ek yine e§ektir 247 

Altm eger vursan e§ek at olmaz 247 

Altm tasma da taksan kopek yine kopektir 247 

Altma yapi§sa bakir olur — -166 

Allah bir adamci verirse: Yel getirir, sel getirir, el getirir 94 

Allah bir kapiyi kaparsa, oburun agar 248 

Allah dagma gore ki§ (kar, duman) verir 248 

Allah kanncaniri oluniunu murat ederse iki kanat verir 31 

Allah ugamayan ku§a algacik dal verir - 248 

Alma mazlumun ahmi, gikar aheste aheste 75, 209 

Ana baba ile iftihar olunmaz — - 217 

Ana evladindan vazgegmez 77 

Anasma bak kizmi al, kenanna bak bezini al — 248 

Anasi neyse danasi odur 226 

Aniayana sivri sinek saz gelir, anlamayana davul zurna az gelir 139, 249 

Araya §eytan girdi - 54 

Araba devrilince yol gosteren gok olur 249 

Aralanndan su sizmaz/kil gegmez 249 

Aralanndan karci kedi gegti/girdi - - 64 168 

Ardmdan sapanta§i yeti§mez - 142 

Arife tarif ne hacet! __ 129 

Arife tarif ne lazim?! 33 129 249 

Arife tarif gerekmez i- 33 129 

Arife bir i§aret yeier - . g3 135 

Arkada§mi soyle, kim oldugunu soyliyeyini - 249 

Aralanndan su siz(mamak)maz. (Deyim) -99 

Armut agaci elma vermez - — 114 

Armut (dalmm) dibine du§er 226 250 

Asil at ki§nemesinden belli olur I54 



363 



Asii (soylu) lie ta§ ta§i, soysuz ile yeme a§i "'•SOS 

Asil azmaz, bal kokmaz ^0 

Ash yok/astari yok ^2^' ^"^^ 

A^agi tukursem sakalim, yukari tukursem biyigim-— 107, 128 

A§kin/a§igin gozu kordur (gozu kor olur/baghdir) - - — 250 

At binenin, kihg ku§ananin, kopru gegenindir- 224 

Ate§ du§tugu yen yakar ^^^ 

Ate§ olsa cirmi kadar yer yakar ^^ 

Ate§ olmayan yerden duman ^ikmaz — 1^7, 253 

At alan Oskudar'i gegti-- 38, 136, 236, 254 

Atm yorugune paha olmaz — 



69 



Atm oliimu, itin bayramidir -- — ' 1"^ 

Attigini vurur, tuttugunu kopanr - ' ^ 

Atma Recep din karde§iyiz - ~ 124, 134 

At atlisini tanir ^^^ 

At binicisini tanir —206 

At binicisine gore kifner ^^^ 

Ava giden avlanir ^^H' "^^^ 

Ay bacayi a§ti (ne desen bo§) — -161, 163 

Ayagini yorganina gore uzat --—258 

Ayak takimi. (Deyim) — 
Ayikia pirincln ta§im- 



117 

167 



Ayinesi i§tir ki§inin lata bakiimaz 29, 34, 123 

Ayni tavanm baliklan '" 

Ayrani kabarmak. (Deyim) ^^ 

Azi bilmeyen gogu hig bilmez HI 

Azi olmayanin gogu olmaz - — " HI 

Azmin elinden bir §ey kurtulmaz '205 

Az soyle, oz soyle " ^^^ 

Az tamah, gok zarar/ziyan getirir —-258 

Az veren candan; gok veren maldan -258 

Az ya§a gok ya§a, akibet gelir ba§a ■ 



81 



B 



Baba bilgisiyle adam olunmaz 217 

Ba'de harabi1-Basra 136 

Bagnni bit, malini it yer ----173 



}64 



Babasinin oglu 226 

Bah§i^ele§ atm di§ine bakilmaz 258 

Bakeirsan beig, bakmazsan dag olur 72 

Bastigi yerde ot bitmez „_ 155 159 

Ba§a gelen gekiiir 259 

Ba§ yanlir bork iginde, kol ktnlir yen iginde 173^ 259 

Ba§kasindaki yara, yarasiza duvar deligi gibi gelir — 131 

Ba§ina deviet ku§u konmu§ 152 225 

Ba§inm beiasmi buldu 140 

Batti balik yan gider ~ 259 

Bedava sirke baldan tatlidir 259 

Bekle gozlerim bekle, ne gelir ne gider — - 56^ 82 

Bekle sabah yakm - 200 

Belaya 9atmaVginnek/du§mek(Deyim) 168 

Bele§ kefen bulsa mezara girer 156 

■ Ben derim bayram haftasi, o der mangal tahtasi 57, 260 

Ben neredeyim, efendim nerede — _, 260 

Besie kargayi oysun gozunii -— 260 

Be§er §a§ar . 2 79 

Beterin beteri var - 275 

Bigak yarasi onulur/geger, dil yarasi onulmaz/gegmez 260 

Bigakkemigcj dayanmak/dayandi — 42, 235, 254, 260 

Bilgili du§man, cahfl dosttan iyidir 261 

Bindigi (oturdugu) dalikesmek. (Deyim) _261 

Binpi§nnanclmak.(Deyim) — 241 

Bir ayagi gukarda 51 

Biraksan pekmez dokiiiur, birakmasan deri sokuliir 107 

Bir gigekle ya^/bahar olmaz/yaz gelmez _261 

Bir elin nesi var, iki elin sesi var -— - 261 

Bir ipte oynamak. (Deyim) 32 

Bir kari§ sudc. bogulmak/boguldu. (Deyim) 262 

Bir musibet, l)in nasihatten iyidir/evladir 262 

Bir ta§la iki ku§ vurmak. (Deyim) - — _263 

Biti kanlamak. (Deyim) Igg 

Bize gelince aslan kesiiir-- ___ 51 

Bol bol yiyen. bel bel bakar/bon bon bakar 42 265 

Bo§ bogazi C^hennem'e atmi§lar "odun ya§" demi§ 263 



365 



Bo§a gali§mak, akintiya kurek gekmek olur — ^47 

Bo§ guval ayakta durmaz — " ^^ 

Boyukesad (olanm) huyufesad (olur) 263 

Bozacmin §ahidi §iraci - "-"^^ 

Bu dunya etme bulma dunyasidir — 75 

Bugunun i§ini yanna koma/salma— 229, 263 

Bugunku yumurta/tavuk yannki kazdan iyidir ^ 263 

Bukdamun gibi renkten renge girer "54 

Bulanik suda balik avlamak/avhyor. (Deyim) - — 264 

Bumu iyi koku alir " "^"^^ 

Burnundan solumak. (Deyim) 264 

Of. 

Burnundan kil aldimaz " " ^^ 

172 
Bu sevdadan vazgeg ' 

264 

Buvurun cenaze namazma '"' 

901 
Bubulun gektigi dili belasidir " ^"^^ 

Buyuk bahk kuguk bakgi yutar/yer 265 

C 

Cahiie soz/laf anlatmak, deveyc hendek atlatmaktan zordur 132 

Can gikmaymca huy gikmaz- 121, 127, 193 

Canma taketmek/taketti. (Deyim.) 260 

17Q 
Cebinde yilan var " 

Cehenneme kadar yolu var. (Deyim) -— 265 

Cellada amanm faydasi yoktur - — -208 

Cemaziyelewelini bilmek. (Deyim) — — 303 

Qagrilmayan yere gorekgi iie borekgi gider --— 171 

Qakar almaz, atar vurmaz - - ■ 265 

Qalma elin kapismi, galarlar kapmi 125 

Qalma kapimi galarlar kapmi 301 

Qam agacmdan agil olmaz, el gocugundan ogul olmaz- 119 

Qantada/torbada kekiik. (Deyim) -* ^ 186 

Qil yavrusus gibi dagildilar -— ^9, 75 

Qivi giviyi soker - -— - ' ^^ 

Coban guttugu koyunu tanir 206 

ooo 

Qocuktan al haberi "^"^"^ 



366 



Qdk naz a§ik usandinr 265 

^ok yiyen (obur) ahmak olur 265 

Cui iginde aslar: yatar _ 266 

D 

Dag daga kavu^a^, insan insana kavu§ur — 266 

Dag fare dogurdu 266 

Damdan dii^en halden anlar —188 

Damlaya damlaya gol olur . 102 266 

Dani§an dagi a§mi§, dani§mayan (-m) yolu §a§mi§ 98 

Dani§an dagi a§mi§, dani§mayan duz yolda §a§mi§ 98, 110 

Dansi dostlar b£.§ina - 267 

Dansi ba§ininiza 267 

Davulun sesi uzaktan ho§ gelir -- 109 

Delik (yirtik) buyuk, yama kuguk. (Deyim) . -—268 

Demir demiri keser —_ 95 

Demir nemden, insan gamdan giirur 272 

Demir tavmda doviiiur 224 229 268 

Denize du§en yiiana/yosuna sarilir 47, 68, 225, 268 

Derdi veren derrnanini da verir . —281 

Derdini dokmeyen/saklayan derman bulamaz ^- 40, 86 

Derdini soyleyer devasini butur ^ . 86 

Dere goriinmeden paga sivanmaz 269 

Dereyi gormeden paglan sivama/sivar 209, 269 

Dertsiz ba§ olmaz — _i70 

Deveye hendek anlatmaktan daha zor -113 

Deveyi yardan/ugurumdan uguran bir tutam ottur 211 

Di§i eli yakar, igi beni i^q 

Di§i kalayh, igi alayli i^g 

Dikili bir agaci yok 97 

Dilinin altmdaki baklayi gikar -—216 

Dimyaf a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu — 68, 180, 191, 218, 269 

Dinsizin hakkindan imansiz gelir 270 

Dogrunun yardinicisidir Hazret-i Allah 270 

Dokuz ayin gar§ambasi bir araya geldi 107 

Domuzdan kil gekmek faydadan halt degildir — - _ 154 

Dost canlisi ^ 10 



367 



Dosta gok varan (ki§i) ek§i yiiz gorur 270 

Dostluk kantar ile, ali§veri§ miskal ile — — • 271 

971 
Dostkara gunde belli olur ^' ^ 

Dost beni, arasmda, bir ye§il yaprak ile olsun — 219 

971 
Dostun attigi gul, unulmazyara aQar--— — —^i^ 

Duvan nem, insani gam gurutur — 246, 272 

Diigiinden sonra kinayi kigna yaksin ■ ^^^ 

Dunya bu, kim kazana, kim yiye ' ^^ 

979 
Dunyada eken ahirette biger ' ^ '^ 

979 
Dunya ahiretin tarlasidir ^ ^'^ 

Dunya yansa onun bir horum otu yanmaz ^^ 

Da§mez kalkmaz bir Allah — '° 



E 

Ebe gok olunca gocuk ters gelir 285 

Eden bulur, inleyen olur - ^^^ 

Egri cetvelie dogru gizgi gizilmez — " ^-^ 

Eceli gelen it, cami duvanna siyer • ^^ 

Ekmegine yag siirmek ' "" ^"^ 

Elciye zeval olmaz/ (Deyim) — " 272 

El elden ustundur - " '^'^ 

Ele verir talkmi, kendi yutar salkimi 228 

Eli bo§ donmek. (Deyim) ■ ■'■^■'■ 

Eli bogrunde kaldi - - ^^^ 

Eli cebin(varmamak) varmaz-— 91, 173 

Elifibamez ' 234 

Elifi gorse mertek sanir — ^21, 234, 272 

Elifi gorse direk, babi/kapiyi gorse mertek sanir ^ -234 

Elden gelen ovun olmaz, o da vaktinde gelmez - 137 

El ile hamur ovalar, gozu dana kuvalar — 203 

Elin agzma (azigma) bakan ag kalir — - — "273 

Eline gegen firsati tepti/elinin tersiyle itti ——-207 

Elini kolunu sallaya sallaya geldi. (Deyim) 191 

Elinden gelmek "" -145 

Elinden ne gelirse yap ve onu elde et 240 

Elinin hamuru ile erkek i§ine kari§ir/kan§ma 120, 183 

Elinin tersiyle itti ' 207 



368 



Elini sicak sudan soguk suyasokmaz . 213 

Elini vicdanina i^oyarak soylemek. (Deyim) . 33 

Hisiki „ 

yj^ 

Elmastan daha <iymetii pon 

Elma iie armut toplanmaz .— 1 -,3 

Emek oJmazsayemek olma^ . -i eg 

Erkegin kalbine giden yol midesinden geger ^ £73 

Erken kalktim igime, §eker kattiin a§ima . 273 

Erken kalkan yoi alir, sona kalan dona kalir— - 273 

Erken yanan ocak kuHu olur- -^ 203 

Esamfsi okunmamak. (Deyim) — - 204 

Eski diye atma kurkiinu, iazim olur bir gunu- - 209 

Eski hamam, eski tas. Eski tas eski hamam - -—273 

Eski Qamlar bardak oidu . 

E§ek at olmaz, ciger et (oimaz) 

Etme bulma diinyasi „ ._ 

Et tirnaktan aynimaz 

Eti ne budu ne?! oc too 

^3^ 

209 



Ewel taam/selani sonra kelam — 
Evdeki hesap gar§iya uymaz 



182, 275 
274 

125 

173 



Eviat soyuna geker 



250 



Feneri nerde sondiirdun — 

Firsat her vakit eie gegmez 

Firsat kapiyi iki kez galmaz 



112 

93, 274 
™-274 



Gam gam getirir, gam Qor getirir, gor olum getirir— - 213 

Gamh yurek olmese de dirilmez - ___. -73 

Ge^me namert koprusunden ko aparsin su seni __ _ 132 

Geginmeye gozu(niyeti)olmamak. (Deyim) 244 

Geginmeye gonlu yokki admi ogrensin 244 

Gegmi§e mazi, (yenmi§e kuzu) derler— 275 

Gegti Bor'un pazan, sur e§egin Nigde'ye 38, 1 15, 163, 182, 275 

Gelen gidene rahmet okutur-- -— . _„ __^_ 075 

Gelen agam, giden pa§am-— . jcn 



369 



58 

Glrdabi belaya du§tuler 

Gonut kimi severse guzel odur ' 

Gonulden goniile yol vardir 

Gonulsuz kopek koyuna hayretmez 

Gorunen koy kilavuz istemez - 108, 137, 154. 166, 223, 278 

Gorunu^e aldanma (aldanmamali) "" 

Gozden irak olan, gonulden (de) irak olur 278 

Goz gormeyince gonul katlanir — 

149 

Goziinu budaktan esirgemez 

Gozunun yasma bakmamak{Deyim) 

32 

Gozu coplukte kaimak. (Deyim) 

^ , ., , y 146 

Gucii goren yola gelir 

Giilmc kom§una, gelir ba§ina 

156 

279 

279 

.__ 189 

,_ . 102 

- 42 



Giilu seven dikenine katianir 

Giinahini bile vernnez 

Gune§ balgikla sivanma2 

Gune§ girmeyen eve doktor girer 

Gun gotmu§ kimsedir. (Deyim) 

Giirler ama yagnriaz 

Gtivenme varhga, du§ersin darhga — 



H 



Hakkmdan gelinmez bir belaya maruz kaldilar 

Halep orada ise ar§m burada 

Hamama gider kurnaya, dugune gider zurnaya a^ik olur 

Hangi dagda kurt oldu 

Hastaltk hastasi 

Haset onulmaz yaradir " 

Hatasizkul omaz "" 

Hava parasi. (Deyim) 

Havlayan kopek ist!:ma2 — 

Havanda su dovmek. (Deyim) 

Haydan gelen huya gider, selden gelen suya (gider) 280 

_ __ ]^04 

Hayirdir insallah " 

„ 1 o „__„ 104 

Hayir ola? -- 

Hem suqIu, hem guglu. (Deyim) ^-'^' ^*^^ 

Hem kel hem foduL (Deyim) -- 65, 127, 192, 210 



370 



-^-236 

62 

88 

-234 

146 

279 

__- 279 

33 

159, 280 

280 



Hercai me§r3p 256 

Herkes evlnde agadir 282 

Herkesin gectigi koprUden sen de geg 283 

Her a§m ka^igi ._„. ^56 

Her ba^in bi,; derdi var(degirmenclninki su) — 



281 

Her guzelin bir kusuru var(dir) 282 

Her derdin fcir devasi/dermani vardir— 281 

Her gecenin giinduzii var 281 

Her gordiigun sakalliyi dedenA^aban zannetme/sanma 284 

Her horoz kcndi goplugunde oter - 282 

Her ini§in bir yoku§u (her yoku§un da bir inisi) vardir 282 

Her Ibrahim Ethem degildir 213 

Her kemalln bir zevali vardir — 118 

Her koyun kendi bacagindan asilir . 281 

Her madalyonun iki yiizCi vardir-- 283 

Her ne pahasma olursa olsun ^ 240 

Her sanatm bir puf noktasi vardtr 305 

Her §ey aslina doner ;[93 

Her ta§ ba§ yarmaz— - u 

Her yeninin tadi vardir— — _ 284 

Heyheyleri ui;tunde 94 

Her zaman gemicinin istedigi riizgar esmez- — - --220 

Hik demi§ bu/nundan du§mu§ — 79 

Hig kimse ''Ayranim ek§idir" demez 285 

Hileli pazar, rnideyi/doslugu bozar 64 

Horozu gok o.an koyun sabahi ge^ olur 285 

Horoz oliir qczil goplukte kalir 32 

Hot demeden odii koptu - 257 

Huylu huyundan vaz gegmez 121 193 295 

I 

Irmaktan gegerken at d€gi§tirilmez 285 

Islanmi^in yagmurdan pervasi olmaz 3O4 

Isiracak it/kopek di§ini gosternnez I59 285 

Isiracak it di§ini gostermez ^ 259 



J7I 



I 

221 

" 221 

l^i di§ina uymaz 

I ,. 1 1 ^_ ——99 

. ^ . 99 

Igtikleri su ayri gitmez 

iki ayagi ^ukurda — — 

iki ayagi bir gukurda " 

iki ayagi bir pabugta 

Iki cambazbir ipte oynamaz - ^^^ ^^^^ ^^^ 

iki cami arasmda kalmi§ beynamaz — — — — — — i^o 

Iki karpuz, bir koltuga sigmaz ^^^ 

285 
Iki kilig bir kma girmez ^^ 

time ar olmaz, ar eden berhudar olmaz " ^^ 

286 

ilim, sahibini azTz eder ' ^^ 

gg 

ilmin ya§i yoktur — 

insan dogdugu yerde degil, doydugu yerde 286 

insan ihsanin kuludur "" 

. . . ,. — 286 

Insanm aynasi i§iGir 

insan oqluna iyiiik yarasa, san okuze bigak olmaz 288 

!ps un sermek.(Deyim} 

ipin ucunu eline almak.(Deyim) " ^ 

isin vanina varan is, misin yanina varan mis kokar — 1^4 

: . - ' t — -- 71 

Ismi var cismi yoK 

- 224 

167 

136 

205 

--. ^-194 

287 

287 

„ . 212 

212 

191 

.-_- 191, 224 

151 

180 

128 



§ bilenin, kilig ku§ananin - 

§ler Arap sagma dondii 

I§ i§ten gegti — -- 

i§leyen demir i§iidai 

i§i ters tutar, aykindan gdir 

i^i erbabma birakmali -— 

i§i ehline birak -- -"' 

i§ini bilmeyen kasap, clinde kaiir masat 

i§ini bilmeyen kasap, ne bigak kor ne masat- 

l§ini bilen ba§makgi ba§i — - 

t§inin erl/adami 

I§i oluruna biraWmak 

it itin kuyruguna basmaz— ■ 

ite dala§madan galiyi dola^mak yegdir 



372 



ite dala§makclansa Qahyi dolanma yegdir -189 

Me yafan bitie kaJkar 287 

Iti an gomagi hazirla - 287 

Iti oldilrene i^iiruturler 217 

Itin havlamasi buluta zarar vermez 297 

It uiur birbiriii bulur 287 

it unir, kervan yurur 287 

iyi gitmeyinca ki§inin i§i, muhallebi/yogurt ycrken kinlir di§i— - 128 

lyi dostkara gunde belli olur 271 

iyilik yap denize at, balik biimezse Haiik bilir 233 

lyilik ettigin ki§iden sakin 288 

K 

Kagan balik buyuk olur 93 

Kaderde ne varsa o olur 290 

Kaderde varsa gorCilur 290 

Kadinin fendi erkegi yendi 291 

Kalp kalbe kc r§idir 291 

Kanaat tiikenmez hazinedir 187, 291 

Kara haber tez duyulur/yayilir 291 

Kargaya yavriisu anka goruniir 299 

Kanncanin zevali gelince kanatlanir 31 

Karinin buyuidugu ba§a, (ananm daga ta§a) ^ 55 

Kartallar yuksekten u^ar 238 

Ka§ yapayim derken goz gikarmak. (Deyim)- 241, 242, 292 

Ka§ikla a§ verir, sapiyla goz gikarir - 241 

Kaz gelen/gelticek yerden tauuk esirgenmez -292 

Kazi koz, kizi kazanlar 210 

Keginin sevmedigi ot kar§isinda biter 237 

Kegiyi yardan uguran bir tutam ottur —211 

Kedinin bulunmadigi yerde fareler ba^ kaldirir -— -293 

Kedinin bulunmadigi yerde fareler cmt atar -293 

Kedi dldii fareler ba^ kaldirdi 293 

Kediyi siki§tinisan ustiinu tirmaiar/ustiine atihr 293 

Keller ile yagirlar/sagirlar, birbirini agidar 293 

Kern soz, kalp (kem) akqe sahibinindir 230 

Kendi gobegiri kendin kes . 217 



373 



Kendisi muhtac-i himmet bir dede nerde kaldi gayriya himmet ede— 90, 293 

Kendi galar, kendi oynar/soyler S" 

Kendi etti kendi buldu- -— ^^^ 

Kendi du§en aglamaz -— "" ^^^ 

Kendi gozundeki mertegi gormez de, elin gozundeki gopu gorur 63 

Keskin sirke kabma/kupune zarar 40 

Kilavuzu karga olanm, burnu ^oplukten gikmaz/kurtulmai 294 

Kihg yarasi sagalir (iyilc§ir), dil yarasi sagalmaz {iyile§mez;i 294 

Kir atin yaninda duran ya huyundan, ya suyundan/tuyunden 154 

Kiskanglik onulmaz yaradir/hastaliktir 295 

Kizim Sana soyluyorum gelinim sen anla/dinle • 42, 196, 296 

Kizini dovmeyen dizini dover ^ ^^^ 

Kim kazana kim yiye - ' ^^"^ 

Kimi kopru bulamaz ge^meye, kimi su bulamaz igmeye-- 294 

PQrpi(gibi)gozunu kirpmadan gegirdi ^1^ 

Ki§i kiyafetinden bellidir— - — "" ^^° 

Ki§i don giymekle adam olmaz- — J-^^ 

Ki§i kendi izzetini kendi artirir - ' 231 

Ki§i noksanmi bilmek kadar irfan olmaz — 239 

Ki§i refikinden azar "231 

Ki§i yedisinde ne ise, yetmi§inde de odur -—295 

Ki§inin kendine ettigni kimse (cumle alem gelse) edemez- 295 

Kom§unun tavugu kom§uya kaz goruniir 296 

Korkak olana golge bile du§mandir - "59 

Korkak bezirgan ne kar eder ne ziyan 59 

Korkulu ruya gormektense uyanik kalmak evladir/hayirlidir/yegdir 296 

Korkunun ecele faydasi yoktur 125, 297 

Korkusundan kan i§er " ^37, 157 

Ko§an ata mahmuz vurulmaz - ■ 297 

Koyunun bulunmadigi yerde kegiye Abdunrahman Qelebi derler 297 

Kopekierin havlamasi buiutlara zarar vermez ■ 297 

Kopek havlamasi ile deniz bulanmaz 297 

Kopek havlamakla hava bulanmaz - 297 

Korle yatan §a§i kalkar — — 154, 287 

Korolasi hanede evladu lyal var ^2 

Kurda: "Neden boynun kaim"demi§ler, "kendi i§imi kendim gorurum de 
ondan" demi§ " -—-290 



374 



Kurttan korkan, kopegini hazirlar— - 41 

Kurt dumanli havayi sever — 184 

Ku§ beyinli. (Deyim) — - 123 

Ku^u ku§la avlarlar 298 

Ku§ kafesten/yuvadan ugtu 74 

Kuyruk acisi. (Deyim) — 36, 298 

Kuzguna yavrusu anks^/§ahin gortinur 299 

Kuzu postuna biifunmek 33 

Kumbeti gok, kerameti yok 102 

Kiipe girmeden sirke olma 269 

Kurt kizi da sakiz giyner, ama tadini gikararak(bir ba§ka tudii) giyner 98 



Lafla peynir gemsi yurumez -- 31, 102, 299 

Lafla degirmen donmez —- 299 

Lafla duvar orulniez 299 

Laf ola (torba doia). (Deyim) 201 

Laf ola bed gele 201 

Leb demeden leblebiyi aniar- 129 

M 

Mali az olanm dostu az olur 300 

Mall olmayanm dostu olmaz - 300 

Maymun i§tahk oimak. (Deyim) — 88 

Mecnun gibi beyabanda gezer 194 

Minareyi galan kilifini hazirlar 182 

Misli gorulmGmi§ 55 

Misli menendi yok 55 

Mu'min, bir deliklen ikl defa sokulmaz 301 

Mum dibine i§ik vermez 42 

N 

Namerde, merde bir de ferde muhtag olma 182 

Ne ararsan bulunur derde devadan gayri 160 

Ne ekersen onu bigersin 301 

Ne dograrsan a§ina, o gelir ka§igina 301 

Ne haldir bu hal, ne pekmez oldu, ne bal 174 



375 



Ne halin varsa gor - 84 

Ne oldum dememeli, ne olacagim demeli 78, 302 

Ne yavuz ol asil, ne yava§ ol basil 302 

Nereye varsan okka dortyiiz dirhem 103 

Nice dost vardir ki akrabadan daha yakindir 77 

Nokta kadar menfaat igin, virgiil kadar egilir 31 

Nuh der, peygamber demez 302 



Oglan dayiya, kiz halaya geker 206 

Ok yaydan gktt 235 

Olan oldu torba doldu --38 

Oldu oiacak, kinldi nacak, daha ne olacak 38 

Olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi. (Vecize) 31 

O mum gibi oldu 172 

Ona siyirma kantar, bana gelince tarn tartar 162 

(Onun) biti kanlandi — 188 

(Onun) cemaziyelewelini bilmek (bilirim), (Deyim) 303 

O kadar kusur kadi ktzinda da bulunur — — — 303 

O senin agzinm ka§igi degii 183 



OdCi bo, . .kan§ti 137 

dfkesinden ate§ puskiiruyor -- —--177 

Ofkesi burnunda - * 264 

dfkeyle kalkan zararla oturur 300 

Olme e^egim olme, yaz gele yonca bite 66 

Olme e§egim olme, yaz gelince yonca biter yersin 66 

01mu§ e^ek kurttan korkmaz -304 

Once can, sonra canan -- — 87 

Once igneyi kendlne batir, sonra guvaldizi ele 304 



Parayi veren dudugu galar 126, 304 

Para parayi geker/kazanir 305 

Para pe§in kese me§in 126 

Per^embenin geli§i gar§ambadan bellidir 305 



37i 



Per§embenin gelecegi gat^ambadan beilidir 253, 305 

Pire i^in yorgan yakmak. (Deyim) 395 

Pi§mi§ a§im, agrisiz ba§im 



. 128 



Puf noktasi. (Deyim) 33 3Q5 

R 

Rikgar eken, iirfma biger 125, 209, 306 

Rabbena, hep bana gy 

S 

Sabah ola, ha\/roIa ___„200 

Sabit kadem olanm encami hayr olur . I45 

Sabreden dervi§ muradina ermi§ 101 184 306 

Sabreyle i§ine, hayrr gelsin ba§ina 101 

Sabir, sabir sonu kabir jo 

Sabnn sonu selamcttir 307 

Sakla samanij gelir zamani ___ 175 

Saman aitindan su yuriitur 397 

Saman gokj dane yok 262 

Sana vereyim bir ogut, kendi ununu kendin ogut 298 

Sanat altin bileziktir -- 3Qg 

Sanki bulunma^ Hind kuma§i miibarek I93 

Sap derken sarnan diyor —210 

Sap yiyor, saman gikanyor . 54 

Selamet isteyen diiini tutsun 393 

Sen bilirsin bir, iki; ben bilirim oniki 202 

(Sen) havandasu dov(mek)ayorsun. (Deyim) 280 

Senin agzinin paymi veririm 223 

Ser^ede otme yok, nara gok 159 

Siktyi gorunce taziya/kuzuya dondu 50 

Sir emanettir — 35 ^1 

Silahi geri tepti ^ 1 yy 

Sofra gorursen ^;ana§ (dayak goriirsen dola§ 2, 188 

Sona kalan dona kalir 273 

Son giilen iyi guier 3Qg 

Soz adamm mihengidir- I53 

Soz gumu§se sukut altmdir 32 308 



377 



1 i C 

Su akarken testiyi doldurmali ^^^ 

Su testis! su yolunda kirilir ^^^ 

Su uyur du§man uyumaz-- - ' ^^^' ^^" 

Suvun vavas akanindan, insanin yere bakanindan kork - —310 

_ ~ - 309 

Sukut ikrardan gelir ' *^ 

- - 1 72 
Sut dokmu§ kediye dondu " -" '^ 

Satten agzi yanan yogurdu ufleyerek yer 310 

§ahin kuguktur, ama koca turnayi havadan indirir 175 

§ahin kuguk, ama payini ele vermez ■ 1*^^ 

§ans kapiyi bir kere galar "" 

§eytan aldi goturdu " 

Sipsevdi 

§im§ek gakmadan gok gurlemez ^^^ 

T 

Takke du§tu, kel gorundu ^^ 

Tam takir, kuru bakir - ^2' ^"^^ 

Tarlayi duz, kadmi kiz al ^^ 

Tatli dil vilani ininden (aci soz insani dininden) qik^rix 310 

311 
Tatmayan bilmez 

Tecrubeyi goge gekmemi§lerya ^^ 

Tekkeyi bekleyen, gorbayi iger 101' 1^^ 

Tencere dibin kara, seninki benden kara ■ "311 

Tencere yuvarlanmi§ kapagini bulmu§ "26, 311 

Tereciye tere, tarhuncuya tarhun satilmaz 26, 159 

oil 

Terzi kendi sokugunu dikemez -■ ^^^ 

Tilkinin donup (dola§ip) gelecegi yer, kurkgu dukkanidir 312 

Tilki iki defa tuzaga dQ§mez ^^-^ 

Tilki uzanamadigi uzume koruk der- 31z 

Tok acm halini ne bilir?! " 131 

U 

74- 
Ugan ku§ eski yuvasma donmez - '^ 

Ummadigm ta§ ba§ yarar 1^3, 175, 312 

Unun var, §ekerin var, neden heiva yapmiyorsun- 145 



378 



Una eiedik elegi astik, her§eyden umidi kestik 138 

UykutiiJugu — » 108 

Uykucu Davut iqB 

Uyuyan kopegi uyandirma 312 

Uyuyan yilanni kuyruguna basma 312 

ij 

Omit oldii, §eyian guldu — 133 

Uvey 6z olmaz, kemha bez olmaz 50 

Ozum uzQme taka baka karir 42, 231 



Vakit nakittir 312 

Vaktinde gelmttyen para, be§ para etmez - 137 

Vermeyince Ma'bud, neyiesin (Sultan) Mahmud 224 313 



Yagmurdan ka,^rken doluya tutulmak (tutuldu). (Deyim)— 41, 68, 175, 313 

Yagmur yagarken kupleri doldurmali (doidur) 175, 195, 220 

Yagmur yagar ;;a§ ustiine, her ne dersen ba§ ustune 55 

Yakasmi bit, parasim it yer —173 

Yakm kom§u hayirsiz hisimdan iyidir 77 

Yakm koy klavuz istemez- 278 

Yaiancinm murnu yatsiya kadar yanar -— 134, 228, 314 

Yalancilikta Yeijanzade'ye rahmet okutuyor 160 

Yalancinin evi yanmi§, kimse inanmami§ . 314 

Yalan dolan — 130 

Yangina korukle gitmek/gider. (Deyim) 315 

Yaramaz demirden yah§i kilig olmaz 150 

Yanm fakih/hoca dinden eder, yarim hekim candan(eder) 315 

Yanm elma goniil alma 4g 

Yarmki kazdan Dugunku tavuk yegdir 263 

Yava§ kaynayan a§in dibi tutmaz ^ 61 

Yelkenleri suya indirmek- 50 

Yel ufurdii, su goturdu - 71 

Yemek emek tster 158 

Yemek emeksiz olmaz _ i5g 



379 



Yere bakan, yiirek yakan "-— ^ ^^ 

Yer damar damar, insan soy soydur— ^^ 

on 
Yerin kulagi vardir- " *^^ 

Yigide meydan sorulmaz ' """ ^^^ 

Yigidi oldiir, hakkini ver ^ "———231 

Yorgan gitti kavga/dava bitti - — ^15 

Yumu§ak huylu atm giftesi pektir- ^ ^^^ 

Yuvarianan ta§ yosun tutmaz— ^^^ 

Yuvayi di§i ku§ yapar — — --316 

Yuksek evin ust kati bo§ olur ^^^ 

Yiiregi yerinden oynadi ~ —"- " " ^^ 

Yuzune goziine bula§tirma ^^^ 

Yiiz buldu, astar da ister ' ^^^ 

Yuzunu bulan (yuzsuz) astarini da ister - — 184 

171 
Yuzverdik, astar ister • ^'^ 

Z 

Zaruret insana her §eyi yaptinr — ^^ 

Zevkler ve renkler tarti§ilma2-— ' ^^^ 

Zora beylerin borcu var — ^^^ 

Zor oyunu bozar — " — ' ^^^^ ^-^ ' 

Zumriid-i Anka gibi — " ^^ 



380 



^airier ve Yazarlai* Fihrlsti 



Adli 321 

Ahmed Pa§a 321 

Ahmed-i Mur§icl Diyarbekri 321 

Ahmedi321 

AH Bezli 321 

All Bey 321 

Ali§ir Neva! 321 

AtayVAtai321 

B 

Bcdri Rahmi Eyuboglu 321 

BehgetNecatigi:322 

Beiig Muhammed Emin 322 

D 

Dertli 322 

£ 

Enderuni Vasif 322 

Emrah 322 

F 

Figani (Osman) 322 

Figani (Ramazan) 322 

Fuzuli 323 

G 

Gul§ehri Hoca Mes'ud 323 

Guvahi 323 

H 

Hamm^mfzadG jvlahmut Ihsan 323 

Hamduliah Ak§emseddinzade 323 

Halil Nihat Boztt^pe 323 

Hatemi323 

Havm324 

Hayali Bey 324 

K 

Kadi Burhaneddin 324 

Kamili 324 

Karacaoglan 32^ 

Kemalpa§azade 324 

Kirami324 

Koroglu (§air} 324 



L 

Latifi 325 

Levni 325 

Lutfi325 

M 

Meali 325 

Mehmed Akif Ersoy 325 

I§kname Mehmed 325 

Mest!325 

Muallim Naci 326 

Muhibbi326 

N 

Nabi 326 

Nazim 326 

Necati Bey 326 

Nefi326 

Neylt326 

Neyzen Tevfik 326 

P 

Pir Sultan Abdal 327 

R 

Ragip Pa§a 327 

Refiki327 

Riza Tevfik Bolukba§i 327 

S 

Seyrani 327 

Suleyman (Jdebi 327 

Summani 328 

Sumbuizade Vehbi 328 

Suran328 

§ 

§ikari 328 

§inasi 328 

T 

Ta§licali Yahya 328 

Tevfik Fikret 329 

Tokadiz^de §ekip 329 

Y 

Yenifehirli Avni 329 

Z 

Ziya Pa§a 329 



381 



isimler Itideksi 



A 

Abbasi 283 

^Abbud 107 

Ab§ems b. S'ad 176 

Abdul-Mecid Katami§ 24, 28, 34 

Abdu'l-Muttalib 191 

Abdulmeiik b. Mervan 204 

Abdu§-§ems el-Kura§T 56 

Ablak 116 

'Acluni272 

Adli 295 

AdKavmi71, 149 

Adiy b, Nasr 196 

Ahmed b. Hanbel201, 211 

Ahmed Diyarbekri 281 

Ahmed Pa§a 248 

Ahmedi 101 

Ahmed-i Mur§id 291 

Ahmed-i Dai 275 

Ahmet Mithat 43, 255, 288 

Ahmet VefikPa§a 25 
Ahnefb. Kays85, 122 
Ahnes b. §erik es-Sakafl 56 
Ahzem 226 
Ai§e bint Sa'd 111, 112 

Ai§e bint Asim 176 

Akdeniz 250, 269 

'Akil 198 

Akil b. et-Tufeyl 119 

Aksoy Omer Asim 25, 30, 31 

Ali Bezli 268 

All Bey 52 

Ali Hz. 29, 85. 99, 122, 130, 169, 

235 
Ali§irNevai299 



'Amalika 66 

'Amr 152, 178, 197 

'Amr b. 'Adiy 152, 196 

*Amrb. 'UdeslSl 

'Amr b. Berrak 140 

'Amirb. ez-Zarib 185 

'Amrb, Hind 201, 211 

'Amrb,Sa'idl25 

'Amr b. Zuheyr 235 

'Amra bint Sa'd 87 

Anadoiu 113, 264,277 

'Anzu'l-Yemame 161 

Ashab-i Ress 70, 71 

A§ik Ismail Cengiz 182 

Atayi 68, 86, 259, 283, 297, 311 

'Atib b. Elsem 66 

B 

Bagdadi 141 
Bahadinli Yusiif Ztya 44 
Bahreyn73, 117, 159 

Baki 309 

Basra 122, 188 

Beetle 141 

Behau'd-Din b. Muhammed ei- 

Ebhi§T 22 

Behlul Dana 283, 284 

Bekir b. YesciJb 87 

Bekr b. Vail 165 

Belig Muhammed Emin 262 

Beni Hilai b. *Amir 155 

Bern §eyban 170 

BeniTeymlC5 

Beldah 91 



382 



Bern Ha§im 125 

BenT jsmil 164 

Beni Sa'ide Sakifesi 202 

Beni Sedus 100 

Beni §cyban 170 

Bern Temirr. 123 

BeniZuhl 100 

Beracim 211 

Besus 164 

Besus bint Munkiz 164 

Beydavi 97 

Beyhas 91 

Boztep€HalilNihat71,270 

Bolu Beyi 254 

Bolukba§i T^^vfik 285 

Buhari 301 

C 

Cabanl95 

Cami'ul'Emsal 66 
Cedis 220, 221 
Celhemeteyn 53 
Cemel Vak'c^i 122 
Cessas b. Miirre 165 
Cevhen 74 
Cezayir 252 

Cezimetu'l-Abra§ 196, 197 
Cezimetu'l-Veddah 152 
Cuheyne 22:? 
CCircan 245 



Qanakkale 251 
gar Nikola 268 
Qizmeciier Osman 44 



Dabbe b. Od 103 

Dagpmar Aydm 32 

Dahdanus 181 

Damre 109 

Dede Korkut 43 

Dertli 92 

Dimyat 269 

DTvan-i Lugat-i Turki 25 

Dumetu1-Cendelll6 

Dukka b. Ubaye 194 



EbuAbidi'n^Na'iml68 

Ebu Ahzem 226 

Ebu 'Ubeyd el- Bekri 120, 150 

Ebu Bahr Qb 

Ebu Bekir Hz, 169, 202 

Ebu Siifyan Hz. 52 

Ebu Temam 299 

Ebu Ubeyd Kasim b. Selam 23 

EbuZeydlll 

Ebu'1-Gusn 37 

Ebui-Heysem 94 

Efsa b. Abdu'1-Kays 161 

Edbat b. Kuray' es^Sa'di 103 

Edime 274, 300 

el-'AdI b. Curre 208 

el-'Anber b, ^Amr 82 

el-'Anud e§-§enniyye 181 

ei-''Asken 24, 33, 38, 43, 85, 87, 

91, 144, 209, 214 
el-Ahnes b. Ka'b 222 
el-Cahiz 220 
el-Cezire 116 
el-Esved b. Hurmuz 181 
el-Ezhen 94 



383 



el-Fahir 143 

el-Farabi 24 

el-Find 112 

el-Firuzabadi 22, 58, 63, 77, 107 

el-Harise 85 

el-Haris Ibn 'Amr 162 

el-ikdu'1-Ferid 24 

el-Kayn 198 

el-Mu'aydi 109 

el-Muberred 23 

el-Museyyeb. b. 'Ales 201 

el-Mustatraf22 

el-Muzhir 66 

el-Okyanusu'1-Basit 22 

Emame 214 

Emrah 83, 128, 265 

Emsal-i Ali 294 

EnderuniVasif261,290 

Es'adb. Munzir211 

Esed b. Ha§im b. Abdimenaf 191 

Esma bint Abdullah 169 

es-Serahsi 112 

e§-§enfera 140 

e§-§eybani50, 214 

E§ter en-Nahai 99 

Evs b, Harisre 187 

Eyuboglu Bedri Rahmi 282, 304 

Eyuboglu E. Kemal 26 

ez-Zebba' 116 

ez-Zevzeni 37 

F 

Farabi 24 
Farazdak 242 
Faric 198 
Farsga 229 
Falic ibn Halave 89 



Felhas 170 

Fezare 37, 91 

Fezare b. Ziibyan 91 

Figani 125, 192, 247, 281, 297 

Firat 98 

Fuzuli 279 



Guvahi53,63, 102, 111, 116, 
135, 137, 153, 154, 159, 182, 
183, 186, 199, 241, 245, 258, 
260,266,267,270,271,278, 
286, 287, 298, 310, 312, 316 

Gurbuz Reis 251 

Gul§ehn 310 



Guneyyetu'l-Arabi 199 

H 

Habbab el-Munzir 202 
Haccac b. Yusuf 204 
Hacib b. Zurare b. *Udes et- 
Temimi 171 

Halid b. Cafer b. Kilab 139 
Hamdullah Hamdi 278 
Hammamizade Ihsan 102 
Hanzala211 
Hanzala b. Safvan 70 
Haris b. Rabia' el-Ezdi 140 
Haris b. Ka'b 103 
Harise b. Bedr el-Gudani 85 
Harun er-Re§Td 284 
Hasan Hz. 235 
Hatemet-Tar226 
Hatemi 70, 79 
Havat 146, 164 



384 



Havta'a 179 

Havv^f b. Cubeyr 105 

Hayair Bey 193, 295 

Hebenneka 36, 37 

Herevi 106 

Heycumant; 82 

Hida^ b. Heris 100 

Himar b, MuveylT 149 

Himyeri:233 

Hire 109, 152, 196 

Huneyn 190 

Hiiseyin Hz. 125 

Huseyin b. 'Amr 222 

Hu2eyfe b. Bedr ez-Zubyani 167 

Huzeyl 115 

I- I 

ibn Abbas 226 

ibn Abd Rabbih 24 

ibn Cureyc 188 

ibnu'l-Mukaffa 23 

Ibn Esir 106, 159 

Ibnu's-SikMt 24 

Ibn Hacer SE 

ibn Ma'bed 66 

ibn Man2ur 24, 28, 30 

Ibrahim en- T^azzam 40 

imru^u'1-Kays 213 

Irak 227 

Iran 133,229 

isa 'Aleyhisselam 37 

1sam b. §ehber 214 

isbahani 25C 

I§kname Mehmed 284, 286, 291 

ismail el- Kunimi 66 

Istanbul 269 

izmir 252, SCO 



K 

Kabe 239 

Kadi Burhaneddin 324 

Kadib 73 

KamilT324 

Kanuni Sultan Suleyman 29 

Kara Hasan 252 

Karacaoglan 131, 155, 157, 250 

Karaman 269 

Ka§garli Mahmut 43 

Kasir eKUhmi 152 

Kays b. Zuheyr b. Cezimetu'l- 
'Absi 167 

Kfib^e bint 'Urve 119 

Kemalpa§azade 81 

Kerami 262 

Ke§fu'l^ Hafa 263 

Kilab 222 

KinalizadeK€ramT281 

Kinane 200 

Kinde 214 

Kird b, Muaviye 115 

Koca Ragip Pa^a 161 

Koroglu 254 

Kufe 37 

Kuleyb b. Vail 165 

Kurt Kulak 252, 253 

Kuseyf b. Amr et-Taglibi 178 



Lakit b. Zurare 50 

Latm 99, 249 

Levni317 

Lokman b. 'Ad 220, 233 

Lukayz 161 

Lutfi273 



385 



M 

Ma'd 108 

Ma'mer b. Ra§id el-Ezdi 188 

Ma'rib Seddi 48 

Mahmut II 268, 313 

Makru' 82 

Malik, 187 198 

Malik b. Hanzale 211 

Mariye 239 

Mariye binti Mu'annic 239 

Maveraunnehir 264 

Mealt260 

Mecma'u'l-Emsal30,65 

Medine 125, 168, 171, 188 

Mehmed Akif 139 

Mehmet Aga 255 

Hehmet All Pa§a 268 

Mekke 55, 91, 104, 239 

Merru'z-Zehran 106 

Merve, 199 

Mesti 139 

Meydani 30, 39, 40, 51, 52, 57, 
58, 65, 70, 74, 85, 87, 91, 
94, 116, 122, 132, 150, 157, 
165, 170, 185, 207, 214, 220 

Midilli 250, 252 

Mir'ati 247 

Misir 99, 112, 268, 269 

MollaHusrevll2 

Mogol 264 

Mu'aviye 122 

Mubeyyiz 259 

Muallim Nad 22, 23, 165 

Mudar 171 

Muhammed EbQ Sufih 36 
Muhammed Es'ad 22 
Muhibbi 326 



Musa Aleyhissel^m 37 
Mustafa el-talayini 239 
el-Mustaksa 24 
Mutarrif b. Abdullah 79 
Mutercim Asirr 22 77, 80, 112, 

131, 157, 174, 180, 192, 212 
Muharrik 155 
Muhattib b. Kays 240 

N 

Nabr255 

Nabiga ez-Ziibyani 214 
Naite 152 

Namdar Rahirii Karatay 296 
Nasrb. Duhman SO 
Nasreddin Hoca 264, 302, 305, 
315 

Nazim 261 
Necatigil Behcet 274 

Necid 212, 223 

Nef'i280 

Nevadir-i Cuha 264 

Neylt275 

Neyzen Tevfik 262 

Nu'man b. Miinzir 38, 109, 214 

Nuh Aleyhissdam 71, 224 

Nu§irevan 171 



Orhun Abideleri 43 

Osman b, Afvan Hz. 169, 235 

Osmanh 250, 268, 303 

o 

Omer b. Abdu'1-Aaz 29 
Omer Hz. 153, 169, 226 



386 



Palaiskendsr31,44 
Hz. Peygamber (s,a.s.) 52, 105, 
115, 169, 171, 202 
Pir Sultan Abdal 272 
Portsait (Borsaid) 269 
Puskuiluoglu 28 

R 

Ragip Pa§ai87 
Rebab es Sedusi 100 
RefTkil26, 217, 310 
Reka§i 196, 200 
Reyyan b. Huves 69 
Rumme 212 
Rusya 268 



Sabit b.Cabi' 141 
Sa'd b. §emy 165 
Sa'd 103, 134 
Sa'd b.Mumir 211 
Sa'dan 105 
Safa 199 

Sahra bint */^mr 222 
Sahr b. Ne§hei 162 
Samatya 28£ 
Sa'Ieb b. Vail 165 
Samev'ei b. Adiya 116 
Sanihat 165 
Saraybutnu 289 
Se' alibi 143 
Sebec 86 
SeyranT 254 

Sebe' b. Ya§cab b. Ya'rub 48 
Selim Han 250 
Servinaz 256 



Semud Kavmi 71 

Sevab 55 

Seyyid §erif el-Curcini 28 

Siffin 123 

Sinri Pa§a 255 

Sirkecl 254 

Soyhut I Hilmi 32 

Su'ayd 103 

Suheyl b. *Amr 56 

Suleyman Qelehi 81 

Summani 132, 217 

Suvey§ Kanali 269 

Suyufi 30, 66 

Surun328 

§akra^l39 

§aIope 250 

§am 150 

§. Sami 25 

§€nn 161 

§eyhzade Muhammed Es'ad 22 

§eyhZekar289 

§ihabu'd^DinEbhi§i22 

§inasT25, 185, 290, 302, 308 

§uayb Alcyhisselam 71 



Tacu'l^'ArOs 22 

Tarafe 201 

Tasm 161, 221 

Ta§licah Yahya Bey 59, 75, 140, 

175 
Te'ebbeta §eran 140 
Tebale 204 
Tevfik Fikret 282 
Teyma 116 



387 



Tirabzon 301 
Timurlenk 264 
TirmizT 25 

Tokadizide §ekip 73 
Tubba' 208 
Tufeylb. Malik 119 
Tulbendgi Feridun Fazil 43 
Tuveys 168 

U 

Ukaz 105 

^Urkub. b. Sahr 66, 67 

Utarid 171 

Uyar Turgut 269 

Uygur 43 

Uzre 169 

Uzun Tacettin 30 



U 



Uger Mujgan 149 
Ummu Harice 87 
Oneys 89 

V 

Varol Hiiseyin 43 
Vasif Enderuni 99 



Yemametu'^-Zerka' 221 
Yemen 48, 66, 86, 208 
Yeni§ehirli Avni 302 
Yevm-i Melhame 89 
Yevmu'r-Rakam 89 
Yezid b. Ruveym 231 
Yunus Emrc 259, 294 
Yusuf 300 



Zalim b. Vehb 239 
Zeban ez-Ziihli 178 
Zebidi39,85, 116, 117, 157, 

169, 211, 227, 235 
Zemah§eri 39, 207, 214, 229, 

233 
ez-Zirikli48 
Ziya Pa§a 29, 34, 123, 248, 270, 

316 
Zu Tuva 161 
Zubeyr Avf b. Muhallim 
Zuhsyr b. C-ezim el-'Absi 139 
Zuheyrb. EbiSulma37 



388 



LUGAT^E 



Acibe: Hay ret edilecek, §a§ilacak 
§ey veya kimse 

Agyar: Yabancilar, elalem 

A 

Aheste: Yava§ 
Ahibba: Dostlar 
Ahir: Son, sonra 
Akibet: Son, sonug 

A 

AIayi§: Gdsteri§ 

Ar: Utanmc 

Ariz: Gelip gatan, musallat olan, 
yapi§an 

Asel: Bal 

Ay in: Dini toren 

Ayine: Ayna 

B 

Bagban: Bahgivan 

Baran: Yagmur 

Bed: Qirkin, kotii 

Bend: Bag 

Berhudar: Mutlu 

Bes; Yeter, yeti§ir 

Be^aret: Mujde, giiler yuzluluk 

Biaman: Aniansiz, aman vermez 

Bigaire: Qaresiz, garesi olmayan, 
zavalii 

BTzar: Usanrni§ 

Bum: Bayku.§; yer, toprak 

Buse: Opiidik, opu§ 

Biihtan: Hal-isiz sag isnat etme, 
iftira 



C 

Cam: Kadch 

Cedid: Yeni 

Cuda: Aynlik, ayri du§mu§ 



Qun u gera: Nasd ve nigin 

D 

Dahi:Oiaganustu zeka ve akil 

kuweti olan 

Dar: Kapi, ev, yapi, yurt. 
Damen (an) : Etek 
Dana: Bilgin 
Dest§uy: H yikama 
Dide: Goz 
Du: iki 



Ebvab: Kapilar 

Ezbad: KopukJer, paslar, geyrekler 



Fahr: ovme, erdem, §eref, onur. 

Fani: Olumlii, gegici 

Fatihu'l-Ebvab: Kapilan agan 

Ferahyab: Ferahlik bulan 

Ferzend: Erkek gocuk, ogul, evlat 

Fetanet; Zihin agikligi, anlama ve 
kavrama kabiliyeti 



189 



Feyz: Bolluk, bereket, artma, ma- 
nevi haz 

Feyz-aver: Bereketli 

Fidda: Gumu§ 

Figan: Aglama, inleme 

Firak: Ayrilik 



Gam: Tasa, kaygi, keder 

Ganem: Koyun 

Girdab: Su gukuru 

Giryan: Aglayan, inleyen 

Girye: Aglama 

Gonca-leb: Dudaklari gonca gibi, 
gonca dudakli 

Gulam: Geng erkek, u§ak, kole 

Gurab: Karga, kuzgun 

Gusa: Tasa, kaygi 

Gu§: Kulak, dinleme 

Giiman: Sam, ku§ku 

H 

Hacat, gereklilik, ihtiyaglar 

Hace: Hoca, efendi, aga gelebi, 
miiderris, molla 

Hak: Toprak 

Hamaset: Kahramanlik, yigitlik. 

HareiSert ta§, kava, menevi§li 
kuma§ 

Havas: Duyular; saygin ki§iler, 
okumu§lar 

Havf: Korku 

Hazer etmek: Sakinmak 



Himmet (q.) himem: Yardim, 

gaba 

Hiredmend: Anlayi§h, akiUi 

Hod: Kendi, ba§, zirh 

Horum: Ot destesi. 

I 

I§k: A§k 

lyal: Aile, gegimi temin edilenler, 

aiie f ertleri 



ibre-tamiz: Ibret veren 

ibretengiz: Ibret verici, kotii, §a§ir- 
tici bir durum 

idiyye: Bayramlik 

ifrat: A§in gitrae 

ihsas: Ostii kapali anlatma, sez- 
dirme, duyunna 

isti'dad: kabiliyet, yetenek 

lsti§are: Danisma 

i§tiyak: Arzu, ozleme, gonul gek- 
me 

ittisal: yakmlik, ula§ma 

izzet: Deger, yiicelik, kuwet, saygi 

K 

Kalemkar: Ince nakka§ 

Kar: !§, kazang, sava§ 

Kasil: Gev§ek, tembel 

Kelam-i kibar: Atasozii hukmune 
gegmi§ hikmfjtli, me§hur soz 

Kem: Az, kotil, eksik 

Kerim: Comert, ustiin karekterli 



390 



Kissa: Hi[;aye, olay, oykii 
Kuh: Dag 

Kuhken: J^agdelen, Ferhat 

Kulli: Butun, genel 

Ku§ad: Agmaj fetih, feth etme 



Laf u giizaf : Bo§ lakirdi 
Lafz: Soz 
Le§ker: Asker 
Lezze (t): tat J 9e§ni 

M 

Mahfe: Oeve listune konulan, 
oturmaga mahsus, ustii kuma§lar- 
la ortulu, oda gibi kafesli sepet, 

Maksud: Istenilen^ dilenHen §ey 

Mar: Yilan 

Matlab: Konu, sorun, taleb olu- 
nan, meram 

Mazarrat: Zarar, ziyan, zarar ver- 
me, dokunma 

Menhus: iJgursuz 

Men§ei: C,'iki§ yeri, kaynagi, kokii, 
ash 

Menzil: Vanlacak yer, konak yeri, 
ev 

Mesai: Qeli§malar, gayretler, e- 
mekler 

Me§§ate: ^3eiini susleyen, gelin 
tuvaleti ytipan kadm 

Mezabil: Copliik, supriintii 

Mihr: Gurie§, sevgi, dostluk 

Muhaffef: Hafifle^tirme, kolay 
hale getirme, okunur hale sokma. 



Musalaha; Sulh, ban§ anla§masi 
yapmak 

Miisvedde: Ozerinde duzeltme ve 
gikarmalar yapilan bir yazmin ilk 

§eklij taslak 

Miicerred: Soyut, yalm, bekar 

Miift: Bedava 

Miiyesser: Kolayhkla olan §ey 

Miizakere: Bir i§ hakkmda yapilan 
goru^me, konu^ma 

Muhabbet; Sevme, sevgi, a§k, 
sohbet 

Mugtenem: Ganimet olarak alin- 

mi§ 

Muhteva: Igerik, ozle alakali 
Mukabili: Bir §eym kar§iligi 

Musannif : tasnif eden, siniflandi- 

ran 

Mur: Karinca 

Mut^d: itiyat edilmi§, ali§ilmi§ 

Murad: Dilek, istek 

N 

Nagah: Ansizm 

Necabet: Soyluluk 

Nekes: Faziletsiz, a^agilik, bayagi, 

cimri, pinti, eli siki 

O 

Od: Ate§, nar 



Pangunot: Para 
Pa (y): Ayak 
Pend: Ogiit, nasihat 



391 



Pi§e: Sanat, i§ 



R 

Rast: Dogru 

Refet: Kaldirme, yukselttme 

Reftar: Guzel gidi§ 

Reft: Gitme, gidi§ (Aynca bir §eyi 
kirip ufaltma) 

Rehavet: Agirlik, tembellik, vucut- 
ta goriilen ve hissedilen gev§eklik 

Rehyab: Yola dokiilen, giden, 
ula§an, yolunu bulabilen 

Rikkat: Incelik, aama 

Ri§te: Iplik, ilgi, bag 

Ruz: Giin, gundiiz 

Ruz-i hecr: Ayrilma giinu, gogme 
giinii 



§erafet: §eref sahibi oima, soylu- 
luk, asillik 

§ikar: Av, avlanma 

§inn: Cana yakin 



Salah: lyilik, bari§ 

Sanem: Put (giizel) 

Savul (mak): Sakinip bir tarafa 
gekilmek, bulundugu yerden u- 
zakla§ip kagmak 

Sa'y: Cali§ma, gabalama 

Sayd: Av 

Sayyad: Avci 

Sefine: Gemi 

Seg: Kopek, it 

Seng: Ta§ 

Senek: Aga^tan testi. (Anadolu'da 
kiize) 

Sidk: Dogru, dogruiuk, gergeklik 

Silm: Ban§, bari§ikiik 

Siikker: §eker 



Ta'am: Yemek, a§ 

Tak: Kemer, kubbe, anit 

Tali': Kismet, talih, sonradan ge- 
len 

Ta'n: Yerme, ayiplama, sovme 

Tan (a) kalmak: §a§kinliktan ta§ 
kesilmek 

Tashif: Yazi yazarken kelimeyi 
yanli§ yazma, yanilip yanli§ harf 
veya kelime yazma (Hadis Usulii 
agismdan tashif: Hadiste nokta, 
harf ve hareke yanli§i yapmak 
demektir) 

Tecelli: G5runu§, belirme, go- 

riinme, zuhur etme, meydana 
gikma, gergekle§me 

Tecrid: Soyma, ayirma (Hakka 
yoneime) 

Teenni: Yava§ davranma, acele 

etmeme 

Tefrit: Normal olgiinun, ortala- 
manin altmda kalma, tersine a§iri- 
lik 

Tekabui: Kabul etme, benimseme, 
kar§ilik olma, kar§ilama 

Tig: Kihg 

Tir: Ok 



392 



Vakfederek okumak: Harfin so- 

nunu sakii kiiarak durmak, 
okuyu§u U2un veya kisa siireli 
durdurmak, Nefesle birlikte sesin 
kesilmesi, 

Vehm; Kuruntu, ku§ku 

Viran: Yikik, yikilmi^, harap olmu§ 

Visal: Sevdigine kavu§ma 



Yar: Dost, sevgili 

Yaver: Yardimci 

Yeksan: Bember, bir duzeyde, duz 



Zahid: Sofu, dunyadan daha gok 
ahirete yolen ki§k 

Zail; Yok olan, surekli olmayan 

Zeheb: Altm 

Zelih Hor, hakir, £i§agi tutulan. 

Zenek: KuQuk kadin 

Zerduz: Altmdan yapilmi§, i§lemeli 

Zeval: Sona erme, inme 

Ziliet: Algakiik 

Zuhur: GorQnme, belli olma 

Zur (zor): Kuuvet, giig, yalan soz 



393 



KAYNAKLAR 

ABDI RABBiH, Ebu 'Amr, Ahmed b. Muhammed b, Abdu Rabbih ei- 
EndelusT, Kitabu'l-'IkdirFend, hz: Ahmet Emin, Ibrahim ei^byari, 
Abdu's-Sfilam Harun, Kahire, 1377/1968, 1-XII, (7. Cilt fihrist). 
EmsaluVArab, Menahil, Beyrut, ts. 

ABDURRAHMAN et-Tikriti, ei-Emsalu 1-Bagdadii;i;eti 1-Mukarene, 

Mektebetu'l-MOsenna, Bagdad, 1966. 

ACLUNt Ismail b. Muhammed b. Abdu'1-Hadi, el-Cirahi, e5-§afii, Ke§ful- 
Hafd oe Muzilu'I-Ubas, Daru Kutubi'l-tlmiyye, Beyrut, 1418/1997 I- 

n. 

'AFIF Abdurrahman, Kdniusu'/-Emsd/i7-'Arabiyyetrt-Turasiyye, Mektebetu 

Lubndn, Eieyrut, 1998. 
AHMED b. Muhammed b. Hanbel, b. Hilal e§-§eybani el-Mervezi, e/- 

Milsned, Cagn-Dar Sahnun, tst, 1413/1992, 1-VI. 
AHMET Vefik Pa§a, TurkiDurub-\ Emsol, is. 
AKSOY, 6. Asim, Atasozleri SozIuSu, De]jimler Sozlugu, inkilap, Ist, 1988 

l-Il 

Hz. ALi, Nehcu'l-Belaga, N§r., Subhi es-Salih, Dr., Daru'l-Hicre, Kum, Iran, 
ts, 

eI-'ASKER[, Ebu HilaJ, Kitabu Cemhereti'l-Emsal, thk, Muhammed Ebu'I- 
Fadl Ibrahim, Abdu'l-Mecid Katami§, Daru'l-d-Daru'I-Fikr Beyrut 
1408/1988. 1-II. 

AYDIN, Mehmet, Geh§tinlmi§ ue Agikhmah Atasozleri, Emek Yayinevi, Ist, 
1992. 

BAHADINLI, Yusuf Ziya, Deyimlerimtz ve Kaynakhn, Hur Yay., Ankara 

. 1?59. 
cl'BAGDADI, Abdulkadir b. Omer, Hizanetu'l-Edeb ve Lubbu lubab-i 

Lisani'l-'Aiab, thk. Abdusselam Muhammed Harun, Mektebetii'l- 

Hanci, Misir, 1406/1986, 1-XII. 
BANARLI, Nihat 3ami, Resimli Turk Edebmti Tahhi, M. E. B. Istanbul, 

1971,1-11. 
BA§ARAN, Seiman, HadisJerin Turk Atasozleririe Tesiri, Uludag Oniversi- 

tesi, Bursa, 1994. 
BEYDEBA- Abdullah b. el-Mukaffa, Kelile ve Dimne, Trc, Hayrettin Kara- 

man-Bekir Topaloglu, Nesil Yaymlan, MI birarada, \st 1990. 
BILGEGiL, M. Kaya, Edebi^at Bilgi ve Teorileri (Beiagat), Enderun Kitabevi, 

1st, 1989, 
BUHArI, imam Muhammed Ibn Ismail el-Buhari, el-Edebu'l-Mufred / Ahlak 

Hadisleri, Trc. A Fikri Yavuz, Sonmez Ne§nyat, Istanbul, 1974, 1-II. 
BULUT, Ahmet Prof.Dr. Arap Dili ve Edebi\;atmda Emsal, basilmami§ dok- 

tora tezi, Istanbul, 1984. 



395 



BURSALl, Mehmet Tahir Efendi, Osmanh. Mmmflen, Meral Yayinlan, 1st., 

1972, 1-III. 
BOyOK TURK Wasikleri, Otuken-Sogut, 1st., 1992, 1-XII. 
BOLGE A5^zlannda Atasozleri ue Deyim/er, Komisyon, Turk Dil Kurumu 

Yayini, Ankara, 1996, 1, II. ,.,- r^ -i 

CAHiZ, Ebu Osman, el-Beyan ve't-Tebym, thk. Hasan es-Sendubi, Daru 1- 

' Me'arif, Tunus, 1990, 1-III, birarada. 

el-Buhala, Daru Sadir, Beyrut, tarihsiz. 
el-CEVHEm tsmail b. Hammad, es-Sihah Tacu'l-Luga ve Sihahul- 

'Arabiyye, Suud, 1402/1982, 1-VII. 
CURCANI es-§erif Ali b Muhammed, Kitabu't-Ta'nfat, Naiir adi, yen ve ts. 
DAGPINAR, Aydin, Tipki ve Benzer Turk-Ingiliz Jngi/iz-Tiirk Atasozleri ve 

Deyimteri, Kultiir Bakanligi yayini, Ankara 1998. . , v 

DEVELiOGLU, Ferit, Osmanbca-Turkge Ansiklopedik LUGAT, Aydin Yayi- 

nevi, Ankara, 1982. , , ; ^ i oqa 

DOGAN, D. Mehmet, Biiyiifc Turkge Sozluk, Iz Yaymcilik, 1st. 1996. 
EBSIHi imamu'I-Alim §ihabu'd-Din Muhammed, el-Mustatraf }i Kulh Fenm 

Mustazraf, Thk: Abdullah Ems et-Tabba\ Daru'l-Kalem, Beyrut, 

1981,1-11 birarada. ., x- □ 

EBU ALi, Muhammed Tevfik, Revai'ul-Emsali'q-^ai'a, Darun-Nefais, Bey- 

rut-Lubnan, 1989/1410, 
EBU 'UBEYD, el-Imam el-Hafiz, Kasim b. Sellam, Kitabii'l-Emsal, thk: Dr. 
Abdu'l-Mecid Katamif, Darru'l Ma'mun Li^t-Turas, Dima|k-Beyrut, 

1400/1980. , , ^^^ ,, , 

EBU'L-FEREC el- Esbahani, Ali b. Husayn, Kitabul-Egam, thk, Abdulkenm 

el-'Azbavi, Abdulaziz Matar, Muesse Cemal, Beyrut, ts., I-XXIV. 
EDEBiYATCILAR Ansiklopedisi, Komisyon, Yapi V3 Kredi Kiiltur Yayincilik, 

ELMALILI,' M. Hamdi Yazir, Hak Dim Km' an Dili, Nebioglu Basimevi, tst. 

1960, 1-IX. , r^ . , . n 

EYUBOGLU, E. Kemal, §iirde ve Halk DiUnde Atasozleri ue Deymlen, Do- 

gan Kardei, ist. 1973, 1-II. , 

el-EZHERI, Ebu Mansur, Muhammed b. Ahmet, Tehzibu }-Luga, tnK, 

Abdu's-Selam Harun, Kahire, ts. . , ,. ■ x 

FArAb!, Ebu Ibrahim, tshak b. Ibrahim, Dwanu'1-Edeb, thk: Ahmet Muhtar 

bmer, Matbaatu'l-Emane, Misir, 1396/1976. 
el-FIRUZABADI, Muhammed b. Yakub, el-Kar.^usu'l-Muhit, Darul-Fikr, 

Beyrut, 1415/1995. 
FUAD ALi Riza, Emsalu'l-'Arab, Daru'l-'Avde, Beyrut, 1997. 
GUVAHI Pend-mme, hz. Mehmet Hengirmen, Kiiltur ve Turizm Bakanligi, 

Ankara, 1983. r^ u v i 

iBNU'L-EMIN Mahmut Kemal Inal, Son Asir Turk Sairleri, Dergah Yayinlan, 

Istanbul, 1988. 



396 



iBNU'L-ESIR, Ebii's-Saadat el-Mubarek b. Muhammed el Cezen, en- 
jVihdye fi GanbVWadis, Daru'l-Kutubi'i-llmiyye, Beyrut, 1418 / 
1997, 1-V. 

IBNU'L-ESIR, izzuddin, Ebii'l-Hasan AH b. Ebi'l-Kerem Muhammed b. Mu- 

hammed Abdulkerim b. Abdulvahit e^-geybani, el-Kamil fi't-Torih, 

IDaru Sadr, Beyrut, ts., I-XIII. 
iBN FARiS, Ebu'l-Husayn Ahmed, Mu'cem Mekd\;isirLuga, thk. 

Abdusselam Harm, Daru'1-Fikr, -1979, I-VI. 
iBN HACER, el-'Askalani, Ahmet b. Ali, el-Jsabe fi Temi;izi's-Sahabe, thk., 

All Muhammed el-Becavi, Nahdatu Misir, Kahire, ts., I-VII. 
IBN Hi§AM, Ebu Muhammed Abdullah Cemaluddin b. Yusuf Ibn Ahmed, 

b. Abdullah el-Ensari, el-Misri, Mugnn-Lebib 'an Kutabn-E'arib, el- 

I4€ktebetu't-Ticariyye el-Kubra, Kabire, ts., ML 
iBN MA*3E, Hafiz Ebu Abdillah Muhaammed b. Yezid, SunenA ibn Mace, 

DarSahnun-gagri, Ist, 2423/2992, MI. 
iBN M/^„N2UR, Ebu'I-Fadl, Cemala'd-Dm Muhammed el-tfriki, el-Misrt, 

Lisanu'rArob, DarSadir, Beyrut, 1410/1990, 1-XV. 
IBNU'L-MUKAFFA', Ebu Muhammed Abdullah Ibnu'l-Mukaffa', el- 

Edebus'Sagir ve'l-Edebul-Kebir, Daru Sadir, Beyrut, ts. 
IBN SA'D, Ebu Abdillah Muuhammed b. Sa'd b. Meni^ el-Ha^imi el-Basri el 

im\z,^ et-Tabakatu'l-Kubrd, Dar Sadir, Beyrut, 1405/1985, I-IX. 
IBNU'S-SALAH, Ebu 'Amr, Osman b. Abdurrahman, e§-§ehrezuri, 

'Ulumul-Hadts, thk. Nureddin 1tr, Daru'l-Fikr, Dima|k, 1404/1984. 
el-iSFEHANI, Hamza b. el-Hasan, Sevair'ul-Emsal 'aid Efdl, thk, Dr. Fehmi 

Saad, Alemu'l-Kutub, Beyrut, 1409/1988. 
el-iSBAHANI, Ebu'§-§eyh, Kmbul-EmsQl /iV-Hadisf'n-Nebeuf, th. Dr. 

/^bdu'i-Ali Abdu'l-Hamid Hamid, ed-Daru's-Selefiyye, Bombay, 

Hind, 1408 h. 1987 m. 
KABAKLI, Ahmet, Turk Edebi\^atL, Turkiye Yaymevi, tst., 1968, Mil. 
KADI BURHANEDDIN Divani'ndan Segmeler, hz. Dog.Dr. Ali Alparslan, 

Kiiltiir Bakankgi yaymi, Ankara, 1977. 
KARSLI, ilyas, Jewel Sozluk (el-Mu'cemurEsasi-'Arabt Turki), Damla 

^ aymevi, 1st. 1997. . " 

KATAMLJ, Abdu'i-Mecid, et-Emsal el Arabi]ji^e, Dirose Tarihi\;\;e Tah/f/fyye, 

Daru'l-Fikr, Dima§k, 1408/1988. 
KEMAL Halayh, Mu'cemu Kunuzi'kEmsal ve'l-Hikemi'l-*Arabiyyeti'n- . 

Nesriyyeti ve'§-§i'riyye, Mektebetu Lubnan, Beyrut, 1998. 
KiTABU' L-emsal, Matbaatu Meclisi Daireti 1-Me 'arifi 7-Osnian?yye, 

Mektebetu' 1-Musenna, Haydarabat, 135 Ih, (Ya^ari bilinmiyor} 
MAKAM/\T, Hariri, M. E. B. geu.Sabri Sevsevil, Ist., 1986. 
MAKAMATO'L-Hariri, Hzr. Isa Saba, Daru Sadir, Beyrut, tarihsiz. 



397 



el-MEYDANI, ebu'1-Fadl, Ahmed, b. Ahmed, b. Ibrahim, el-Meydani, en- 
Nisaburi, Mu'cem, Mecn^eVl-Emsal, hz. Dr. Kusay el-Husayn, 

T.rablus,1990 .. 

el-MU'CEMU'L'-Arabi el-Esasl Komisyon, Larus, Aecso, 19By 
el-MU'CEMU'L-vas<t, Komisyon, el-Mektebetu'1-lslamiyye ktenbu , ts l-ll 
e-MUFADDALb. Sekme b. 'Asim, EbuTaiib, el-F&hir, thk; Abdu 1- Alim et- 

Tahavt, el-Cumhuriyye el-'Arabiyye el-Muttahide, Vizaretus- 

MUALLfMNtarSdnihatu'f-'Arab, Mehran Matbaasi, tst. 1304, Ewsal-i M, 

Ebu2ziya Matbaasi, Kostantiniyye, 1307. 
MUHAMMED, Ebu Sufih. (I. Bdlum): el-Emsal, el 'Ara^'i'^e "e Mesad^uha 
™'t-mas, (II. Bolum): Emsalu'l.-Arab li'/- M"/addf' df abb. ^^^^ 
Esrarul-Hukema Li Yakuti'l-Musta'sami, Mektebetu l-Aksa, 140^ / 

1982 
MUHAMMED, Ahmed Cadu'l-Mevla, Ali Muhammcd el-Becavi Muham- 
med Ebu'l-Padl Ibrahim, EmmuVArab fi'l-Cahilme, DaruS-Cil, 

■ Beyrut. 1408/1988. , , ^ _ _. , ..,, 

MUHAMMED Ebu'I-Fadl Ibrahim, Ali Muhammed el-Becavi, Eyyamu I- 

•Arafaii7-Js/am,D&ru'l-Cil, Beyrut, 1408/1988. 
MUHAMMED Tevfik, Ebu Ali, Revai'u'l-Emsali'§-§aTa, Darun-Nefais, Bey- 

el-MUBEYYiZ, Muhammed 'Id, el-Hikem ue"-Emsa/u'§-§a'biyye fi'd- 

Di\;ari'§-§ami]^i;e, Daru's-Sakafe, Katar, 1986. 
el-MUNCiD Fi'l-Luga veVAlam, Dam'l-Ma^nk, B>',i;rut 1986^ 
MUTERCiM Ahmed Asim Efendi, el-Okvanusu ISasit fi Tercemetil- 

Kamusi'l-Muhit, Cemal Efendi Matbaasi, 1st. 1305 h 
MUSLIM Ebu'l-Husayn Miislim b, Haccac el-Ku:jeyri en-Nisabun, Sahh-i 

Miis/irr^.Qagri-DarSahnun, 1st. 1413/1992, 1-VII. 
el-MUBERRED, Imam Ebul-'Abbas Muhammed bY^d./-Kam/ thk, 

Muhammed Ahmed ed-DM, Miiessetii'l- Risale, Beyrut, 1406/1986, 

NiZAR Abaza, d-Emsa/u'^-gamiyye, Muessetu'l-RsSle, Beyrut, 1989/1409. 
RAGIP el-Esfaham, EbO'l-Kasim el-Husayn b. M;A™^d e/-M#edat /f 
Ganbi'l-Kur'an, thk, Muhammed Seyyid Kulani, Daru 1-Me anf, Bey- 

ORDULU M. Akif, Atasdzteri Sozlugu, Erdem Yayinlan, Ist. 1997. 
ORNEKLERiYLE Tiirkge SozluK Komisyon, M.E.B. Yaymi, Ankara, 1996, 

1-IV. 
PALA, iskender, Ata Sozleri, Deniz Yaymevi, 1st., 1999, ^ 

iki Dirhem Bir Qekirdek (HMDeleriijle Deyim/erimizJ, Babiali Kultur 

Yay., ist, 2000. ^ . , _..,..„,. 

PAKAUN, Mehmet Zeki, Osmanb Tarih Deyimhri ve Tenmlen Sozlugu , 
Milli Egitim Basimevi, Ist, 1983, 1-III. 



398 



PAR, A. Hikmet, Atasozleri, Serhat Yaymevi, Istanbul, is. 

SARICA, Salih, Konulauna gore, Atasozleri ve Ozde\;i§ler Sozlugu, Fil Ya- 
ymevi, Ist. 1997. 

SEALIBI en-Nisaburi, Ebu Mansur Abdu'l-Melik b. Muhammed b. Mu- 
hammed Ismail, Simdru'I-Kulub fl'l-Mudafl ue 7-Mensub, thk: Mu- 
hammed Ebu'1-Fadl Ibrahim, Darii'l-Me'arif, kahire, 1985. 

SELAME *Abid, Emsdl ve Te'abir §a'bi};\;e mine's-Suveydd, Vezaretus- 
Sakafe fi'l-Cumhuriyyeti'I-'Arabiyyeti's-Suriyye, §am, 1995. 

SIMON, Ibrahim Himsi, Elf ve Hamse Mi\;{;e mme'l-Hikemn-Emsdli'§- 
§a'hi{;\;e, Talas, §am, 1993. 

SOYKUT, i. Hilmi, TurkAtalarSozuHazmesi, Oiker Yaymevi, Ist, 1974. 

es-SAID Muhammed Bedvi, Muhammed Hamase Abdullatif, Mahmud el- 
Battal, el-Kitabu'l-Esdsi, el-Munazzamatu'l-'Arabiyye li't-Terbiyc 
ye'^s^Sakafe ve'l-'Ulum, Tunus, 1992/1412. 

es-SUYtJTI, Abdurrahman Celalu'd-Din, el-Muzhir fi ulumi'1-Luga ve En- 
ud'ihd, §erh ve Ta'lik, Muhammed Ahmet Cadu'l-Mevla, All Mu- 
hammed Becavi, Muhammed EbCi'l-Fadl Ibrahim, Darii'l-Fikr, Yer 
ve bi., I-II. 

§EMSEDDIi^ Sam!, Turkge Temel Sozluk (Kamus-i Turki), Terctiman Ga- 
zetesi Yaymi, Ist. 1985, I-II. 

§EYHZADE Muhyiddm Ha§ii;etu 'ala Tefsm'l-Kadi Bei;davi, el-Mektebetu'l- 
islarniyye, Diyarbekir, tarihsiz, I-IV. 

TAHIRU'L-Mevlevi, Edebi\;atLagati, Enderun Kitabevi, Ist. 1973. 

TAHIR el-Cezairi, Kitdbu't-Temrin 'ah'l-Beydn ve't-Tebi;m, Beyrut, ts. 

TEYSIR el-Kiylani, Nairn, 'A§ur, Mu'cemu'l-Emsdl el-Mukdrene (Ingilizce 
Arapga), Mektebet u Liibnan, Lubnan, 1991. 

TEZKJRELERE Gore Divan Edebi\;ati Sdzliigu, Komisyon, Kiiltur Bakanligi 
yaymi, Ankara, 1988. 

TIRMIZI, Ebu Isa Muhammed b. Isa b. Sevde, Sunen-i Tirmizi, Qagn-Dar 
Sahiiun, Ist. 1413/1992, 1-V. 

TULBENDg:i, F. Fazil, Ata Sozleri, Inklap ve Aka Kitabevleri, Ist 1977. 

TURK Atasozleri veDeyimleri, Komisyon, Milli Kutuphane, Ist. 1997, I-II. 

TURK DiLi i%a§tirmalan Yilligi, Belleten 1989, TTKB. Ankara, 1994 

UQER, Miijgan, Atalar Sozu Yerde Kalmaz, Sivas'ta Halk Kiilturii Ara§tir- 
malari Yaymi, ist, 1998. 

UZUN, Tacettin, Arap Dilinde Meseller (Atasozleri), Konya, 1996; Arapga- 
Turkge Dei/imler, Kahp ifadeler, Atasozleri Sozlilgu, Beyan Yayin- 
ian, ist 1991. 

OrON, Kazim, Arapga HikmetU Sozler (Arapga-Tilrkge) , Esra Yaymevi, 
Konya, 1998. 

VAROL, Huseyin, Ebu Hildl el Askeri, Dort Eseri, Arab Edebi\;dtinda Me- 
seller ve Or)emi, AU ilahiyat Fakiiltesi Dergisi, sayi7, yil: 1986. 



399 



VEFA el-Hanaciri, el-Emsa!u't?'^biyve fi Hai^atlm'I-Yevmivye, Mun^e^tu'l- 

Me'arif, iskenderiyye, ts. 
YENiTURKAnsiklopedisi, Otuken ne|nyat, 1st., 1985 l"^'- 
YEN/ TARAMA SozJugu, Turk Dii Kurumu Yaymi, Ankara, V^. 
YETiS Kazim Turkce'nin Naki§fan, Kubbealti Ne§riyat, 1st, lyy^. 

din,Matbaatu'l-ihsan, Haleb, 1984(1-1!). 
YUSUF Miiruwe, Neuddiru Cuhd, Daru'1-Fikr, Beyrut, 1992. 
YOKSEL, Azmi, M. Lutfi Yilmaz, lngM\zcB Turkce Atapgo Sozluk (Atasozlen 

veDeyimlerj.Birkiik, Ankara, 1993, 

ez-ZEBIDI, Muhammed Murtaza, el-Husayni a- V^U ^ / U' t^igS' 
TacLi7-'ArLis min Ceuahiri'l-Kamus, Daiu'1-Fikr, Beyrut, 1414/1994, 

I-XX 
ez-ZEBlDt Zeynu'd-Dm Ahmed b. Ahmed b. Abdullatif. Sah^-iBuMn 

Muhtasan Tecrid-i Sarih Tercemesi ve S^^^.trc Ahmed Nairn, 

Kamil Miras, Diyanet I§. Ba^k Yay., Ankara, 1970. 1. XIU. 
ez-ZEHEBi, Semsuddin Muhammed b. Ahmed b. Osman, Siveru Ahm n- 

mbeia, thk., §uayb el-Arnavut, Huseyin el-Esed, Beyrut, 

eE-ZEMAH§ERi, Ebu'1-Kas.m Carullah Mahmud b. 'Umer, el-Mustaksd fi 
EmsaliVArap, Daru'l-Kutub, Beyrut, 1397/1977, 1-Il. ^ 

ez-ZEVZENi, Ebu Abdullah, el^Huseyn b. Ahmed, ^rhu 1-Mu allakati s- 
Seb', D^ru'l-Cil, Beyrut, ts. .,_,„. ,, -r „i 

ez-ZERKE§t, Bedruddin Ebu AbdiUah Muhammed b. Abdullah eJ-Leohe- 
Mensure fi'l-Ehadisi'l-Me^hure (ei M'arC^ et Tezhra .f ' -EJad.si /- 
Mu^tehire), thk., Mustafa Abdulkadir 'Ata, Daru'l-Kutubi 1- Ilmiyye, 
Beyrut, 1406/1986. 

ez-ZiRiKLI, Hayru'd-Din, el-'Alam, I-XIl. Yaymsvi, yer ve ts. 



400