(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "El-Bidaye ve'n-Nihaye 02"


EL<I 



BEDAYE VE'N-NIHAYE 



m- m 




ISLAM TARIHI 

§} IbnKesir *1 






Qagn Yayinlari : 53 
Kaynak Eserleri 





•VvA :- « 






■ 




Bu eserin biitiin haklan Saban Kurt'a ait olup, izinsiz olarak kismen 
dahi iktibas edilemez. 




ISBN 975-454-004-7 (Tk.No) 
ISBN 975-454-006-3 (2. Cilt) 

Dizgi : Bey Ajans, 512 76 97 
Baski: GundoMu Matbaasi 
Istanbul, Mart 1994 





♦ 



igiNDEKILER 



Musa (a.s.)'dan sonra gelen Beni Israil peygamberleri 

Hazkil kissasi ^^. : ^^^ W.. *.J3. :. % 

Elyesa peygamberin kissasi 
Samoyel peygamberin kissasi 

Davud peygamberin kissasi ^... 

Davud peygamberiif bmrii ve vefat §ekli 

Davud oglu Siileyman peygamberin kissasi 

Hz. Siileyman 'in vefati ve hukmiindarhgi 

Davud ve Siileyman peygamberlerden sonra gelmis, oh 

Israil peygamberleri 
israilogullarimn peygamberlerinden bir digeri: Yakub 

Lavi torunlanndan Ermiya b. Halkiya (a.s.) 
Beyt-i Makdis'in harap olu§u 
Danyal peygamberden haberler 
Beyt-i Makdis'in yeniden imar edilmesi ve tsrailoguiianmn 

toplanip biraraya gelmesi * *' " 

Uzeyir'in kissasi * * W. .^~. 

Zekeriyya ve Yahya (a.s.) kissalan 
Yahya'mncdMkulme sebebi * 

Meryem oiu f|a'nin kissasUg.... ..^ t -•-■^jj^^| 

Iffetli velsakire Meryem'in oglu, Allah'in kulu ve e 

nin dof||mu 
Cenab-i Allah'in cocuk edinmektenjiftunezzeh olus. 
Meryem oglu Isa'mn biiyiimesi ve kendisine vahyi: 

rilmesi % H M |. 3 

Dort biiyiik kitap ne zaman ve ne §ekilde nazil olmu 
"Sofra hadisesi „...^^^....^j 
Isa peygamberin semaya yiikseltilmesi 
Isa peygamber, goge nasil yiikseltildi?" 
Isa peygamberin §emaili ve.faziletleri 
Beytiil-lahm ile Kamame kilisesinin yapih§i 

Gegtni§le ilgili haberler W... 

Ziilkarneyn'in haberi 

Ziilkarneyn'in hayat pinanni aramasi 



Jfc te 





Ye'ciic ve Me'cuc ^. 180 

Ashab-i Kehf. *^9. .3|d| " 1 86 

Bin mu'min, digeri kafir olan iki adamin kissasi 195 

Bahce sahiplerinin kissasi 199 

Cumartesi gunlerinde a§iri giden Eylelilerin kissasi 201 

Lokman'm kissasi ma 20# 

Hendek ehlinin kissasi ......p. 21 5 

Israil ogullarmm haberlerini rivayet etmeye izin verilmesi 221 

Israil ogullan abidlerinden Clireyc'in kissasi ^B...*.. 223 

Bersisa'nin kissasi 227 

Magaraya giren iic arkada§m kissasi 229 

Kor, alaca ve kelin hikayesi 231 

Arkada§mdan bin dinar bore alip odeyen kimseyle ilgili hadis 233 

Dogruluk ve emanet hususunda buna benzer ba§ka bir kissa 234 

Tevbe eden iki hiikumdann kissasi .. 238 

Ehl-i Kitabin kendi dinlerini tahrif edip degi§tirmeleri 245 

Ciinup kimsenin Tevrat'a el stiremeyecegi* " *.. 249 

Onceki peygamberlerin haberleri .'. m 253 

Araplarla ilgili bilgiler 259 

Sebe' kissasi (olayi) • 26 

Rebia b. Nasr b. Ebi Harise b. Amir'in olayi .| [^... 268 

Rebia ile kahin §ikk ve Satih'in kissasi.... .| 1 268, 

Yemen hiikumdan (Tubba) Ebu Kerib Tiibban Esad'm Medi- 

nelilerle arasmda gecenler ve onun Ka'be'ye ortii geciris/i 979 

Lahnia Zi §enatir'in Yemen'e hakim olmasi 278 

Hiikumdarligm Yemen'de Himyerlilerden Habeslilerin eline 

gecm egi,,,.. .1. .■ H^ .^^^M 1 279 

Ebrehe'nin Eryat'la anla§amamasi, onunla sava§masi ve 

dlduriip yerine gecmesi ^ .^ & 280 

Ebrehe'nin Ka'be'yi yikmak icin fillerle Mekke'ye saldirmasi 282 
Yemen' deki hakimiyetin Habe§lilerden ahnip Seyf b. Zi 

Yezen'in eline gecmesi 292 

Yemen'deki Farslarin akibeti Jk 4fe 296 

Hadr valifl^Satiron I W- ■ 299 

Tavaif-i Muluk haberleri ■** ^M.™ 303 

Hicaz Araplan olan Ismail ogullan ve bisete kadar gecen za-^ 

manda cereyan eden cahiliye donemi olaylan .,..?. ^ 303 

Huzaalilarm kissasi, Amr b. Luhayy'm haberi ve Arap diya-^^^ 

nndaki putperestler W^^m^!^ 307 

Araplann cahih^eti &.. . J. .. i |^^,..'.-..^- 311. 

Hicaz Araplannin ne Peygamber Efendimiz'in dedesi Adnan 31 7 

Hicaz'daki Arap kabileleri neseblerinin Adnan'a ula§masi 33^ 



9 



292 










I 



Kurey§lilerin soyu ve iistiinliikleri 

Kureys, kelimesi 1 

Kusayy b. Kilab'in Ka'be'nin idaresini Huzaahlardan ahp 
Kurey§lilere geri vermesi I 4 

Cahiliye doneminde vuku bulan bazi olaylar 

Cahiliye doneminde §ohret bulmus. bazi kimseler, 

Halid b. Sinan el- Absi .1BL. A m 

Cahiliye doneminin me§hur comertlerinden Hatem Tai 

Abdullah b. Cud'an * _ ^J L _ 

Me§hur §air Imru'1-Kays....... ■^■■-.■•M j^^....;... ; 

Cahiliye doneminin §airlerinden Umeyye b. Ebi's-Salt es- 

Sakafi *.- j$ |fe -I £ BJE 

Rahip Bahira m p. ?5ji 

Kuss b. Saide el-Iyadi 

Zeyd b. Amr b. Niifeyl (r.a.) |L-"fM^fe- JR.. 

Fetret devrinde meydana gelen bazi olaylar .*,. 

Ka'be'nin yapih§i m m. ..^^....^L 

Ka'b b. Lueyy ...,, '...% v S 3 1 

Zemzem kuyusunun yeniden yapih§i „. !5. .£r..... 

Abdiilmuttalib'in, ogullanndan biri^ii kurban etmeyi adamasi 

Abdiilmuttalib'in, oglu Abdullah'i, Vehb ez-Zuhri'nin kizi Ami- 
ne ile evlendirmesi 
^* Hz. Peygamber'in sireti ™ 

Rasiilullah (s.a.v.)'m dogumu 

Hz. Peygamber nasil dogdu 9 

Hz. Peygamber'in dogdugu gece meydana gelen olaylar 

Kisra sarayinin sarsilmasi.. M : .~. 

*Hz. Peygamber'in siit anneleri ve dadilan 
Hz. Peygamber'in siit anneye verilmesi 
Hz. Peygamber'in, amcasi Ebu Talifo ile birlikte §am'a gitmesi 

ve rahip Bahira ile kar§ila§masi 

Rahip Bahira kissasi »-. .j*> 

Hz. ^Peygamber'in yeti§tirilmesi, Allah 'in onu koruyup yetim 

iken barmdirmasi, yoksul iken zengin kilmasi 

Hz. Peygamber'in Ficar harbine katilmasi 

Hz. Peygamber'in, Hilfu'l-Fudul cemiyetine girmesT... 
Hz. Peygamber'in Hz. Hatice ile evlenmesi 

Kurey§lilerin, Ka'be'yi yeniden yapmalan 

Hums fash ». -^ ■£■ 

Hz. Peygamber'in risaletle gorevlendirilmesi ve buna dfiir 

mujdeleri I .~ :W.. .4fc. .."... 

Bu konuda nakledilen garib haberler 



325 
327 



344 



351 
353 





472. 

473 
489 




Amr b. Miirre el-Cuheni'nin kissasi 

Seyfb, Zi Yfelgen el-Himyennin l^sasi ve Peygamberimiz 'i 

miijdelemesi 
Hevatifu'1-Cann 











Ibn Cerir et-Taberi, tarihinde §oyle der: UmmetimiZ ile diger urn- 
metlerden once gelip gecmis. iimmetler hakkmda bilgi sahibi olanlar 
arasmda ittifak edilen gorii§e gore Israilogullannin peygapberi Yu- 
§a'dan sonra Kalib b. Yuhanna gelmi§tir. Bu da Musa pevgamberin 
ashabindan biri olup bacisi Meryem 'in kocasidir. Bu, Allah'tan korkan 
iki kimseden biridir. Bu iki ki§i, Yusa ile Kalib'dir. Bunlar, cibtaddan yiiz 
9evirdikleri zaman Israilogullarina §oyle demi§lerdil| «Onlann (zorba 
kavmin) iizerine kapidan girin. Eger kapidan girerseniz, mupakkak ki 
siz galip gelirsiniz. Haydi eger inaniyorsaniz Allah'a dayamnf.» ((ei-Mflide, 

23.) 

Ibn Cerir et-Tabdpfdedi ki: Yu§a'dan sonra Israilogullarinin idare- 
sini, Hazkil b. Bozi iisuendi. O, Cenab-i Allah'a dua ederek, oliim korku- 
su ile yurtlanndan cikmis. olan binlerce kismin diriltMaesine vesile ol- 
du. 

HAZKtL'IN KISSASI 

Cenab-i Allah buyurdu ki: 

«§u, binler^d ki§i iken dliim korkusuyla yurtlanndan 9ikanlan gor- 
medin rdi? Allah onlara, "olun" dedi de sonra kendilerini diriltti. §uphe- 
siz Allah, insanlara kar§i ikram sahibidir. Ama insanlann cogu §iikret- 

mezler.» (el-Bakara, 243.) 

Muhammed b. tshak, Vehb b. Munebbih'in soyle dedigini rivay 
mi§tir: Yusa'dan sonra Cenab-i Allah, Kalib b. Yuhanna' mn camm a 
ginda o, Israilogullannin ba§ina Bozioglu Hazkil 'i halef tayin etti. Kav- 
mi icin dua ederek diriltilmelerine vesile oldu. Kur'an-i Kerim'de onun 
kavmi ile ilgili olarak §oyle buyurulmaktadir: 

"§u, binlerce ki§i iken oliim korkusuyla yurtlanndan cikanlan gor- 
medin mi?" 

Ibn tshak'm anlattigma gore tsrailogullan, veba korkusu ile ji^rtla- 
rindan 9ikip kafmisjar ve ba§ka bir yere yerle§mi§lerdi. Cenab-i Allah 
onlara oliin, dedi. Onlar da topluca olduler. Cesetlerine canavarlar 







10 







IBN KESlR 




saldirmasm, diye etraflarma duvar cekildi. Uzun muddet orada kaldi- 
lar. Nihayet Hazkil (a.s.) onlara ugradi. Yanlannda durup du§unmeye 
ba§ladi. Ona: "Goziin oniinde Cenab-i Allah 'in onlari diriltmesini ister 
misin?" diye sorulunca, evet dedi. Bunun iizerine orada yatmakta olan 
oliilerin kemiklerine et giydirilmesi ve damarlanyla kaslannm birbi- 
riyle irtibatlandinlmasi icin dua etmesi emrolundu. Dua edip oradaki 
oliilere Ceiiab-i Allah'an emri iizerine seslenince, oliilerin hepsi dirilip 

lyaga kalktilar ve hep bir agizdan tekbir getirdiler. l 

"§u binlerce ki§i iken oliim korkusuyla yurtlanndan cikanlari gor- 
medin mi? Allah onlara, "Oliin" dedi de sonra kendilerini diriltti". 

Bu ayet-i kerime ile ilgili olarak Esbat, Ibn Mes'ud ile^gahabelerden 
bir kismmm §oyle dediklerini rivayet etmi§tir. Vasit'dan dncB Daver- 
dan denen bir kasabada taun hasjahgi ba§ gostermi§ti. Orada bulunan 
insanlar korkulanndan kacip giderek uzak bir yere yerle§mi§lerdi. Ka- 
sabada kalanlar 6lmii§ler, ka^anlar kurtttlmu§lardi. Taun hastahgi 

calktiktan sonra kacaklar sag salim olarak geri gelip vatanlarma yer- 
le§mi§lerdi. Kasabada kahp oliimden kurtulmu§ olan bazi kimseler §6y- 
le demi§lerdi: Kasabadan kacip, hastahgin ortadan kalkmasmdan son- 
ra geri gelen bu arkad^slarimiz bizden daha akilhdirlar. Eger olenleri- 
niz ile birlikte hepimiz bunlar gibi kacip gitmis, olsaydik hie. birimize zi- 
yan gelmezdi. 01mu§ olanlar da §imdi hayatta kalacaklardi. Eger ikinci 
kez taun hastahgi bas. gosterirse biz de bunlarla birlikte kasabadan 51- 
kip gideriz. 

Ertesi sene yine ayni kasabada taun hastahgi bas. gosterdi. Bu defa 
hepsi kasabayi terkedip kactilar. Sayilan 30.000 kiisur civarmdaydi. 
Efyah vadisine gidip yerle§tiler. Birisi vadinin alt tarafindan, digeri list 
tarafmdan olmak iizere iki melek kendilerine: "Oliin!" diye seslendile: 
Bunun iizerine hepsi oliip geride sadece cesetleri kaldi. Sonra kemikle 
de birbirinden ayrildi. Nihayet uzun bir muddet sonra Hazkil peygam- 
ber, onlann kemiklerinin yanma varip durdu. Durumlanni dii§unme- 
ye, dudaklarmi kivirmaya, parmaklanni ovalamaya ba§ladi. Cenab-i 
Allah, kendisine §oyle vahyetti: "Onlari nasil diriltecegimi gormek ister 
misin?". Evet, dedi. Allah'm onlari nasil diriltecegini hayretle bekleyip 
dusunuyordu. Kendisine: "Bu kemiklere seslen." dehildi, o da §oyle ses- 
lendi: "Ey kemikler! Cenab-i Allah, bir araya gelmenizi emrediyor". 
Boyle dedikten sonra kemikler adeta Ucarcasma yanyana gelip birer be- 
den haline geldiler. Sonra Cenab-i Allah ona yine "seslen" diye vahyetti. 
O da-soyle seslendi: "Ey kemikler! Cenab-i Allah iizerinize et ge^irilme- 
sin%mrediyor". Boyle deyince kemiklere et gegirilmeye, etleri kan^n- 
maya ba§ladi. Oliirken iizerlerinde bulunan elbiseleri de vucutlanna 
g«£ti. Sonra yine kendisine bir sada geldi: "Bu blu cesetleife seslen". O da 

(1) Tefsir-i Taberi. II, SGS.-.^^^^llfl^^- ,^- , - 










Jm tarjhi 





fBUYUK ISI. 



cesetlere §oyle seslendi: "Ey, cesetler! Cenab-i Allah sizin canlamp ayaga 
kalkmanizi emrediyor". Boyle demesi iizerine o blii cesetler canlamp 
ayaga kalktilar. 

Esbat dedi ki: O Israilogullari, diriltildikleri zaman §oyle dua etti- 
ler: 1 

"Ey Allah 'im, sen noksanhklardan miinezzehsin. Sana hamdederiz. 
Senden ba§ka tanri yoktur". Boyle dedikten sonra olu olarak diriltildik- 
leri halde canh vaziyette kavimlerine dondiiler. Yiizlerinde oliimiin yu- 
mu§akhgi hala vardi. Giydikleri elbise adeta resme doniiyordu. Ya§adi- 
lar, sonra kendileri icin takdir edilmis. olan ecel geldiginde yeniden vefat 
ettiler. Ibn Abbas'a gore bunlar, 4000 ki§i kadardilar. Ibn Abbas'dan ge- 
len ba§ka bkgfcvayete gore ise 8000 ki§i idiler. Ebu Salih'e gore 9000 ki§i 
idiler. Ibn Abbas'dan gelen iiciincii bir rivayete gore ise 40.000 kisi idi- 
ler. l Said b. Abdiilaziz'e gore bunlar, Ezriat ahalisinden imi§ler. 

Ibn Ciireyc, Ata'nm §oyle dedigini rivayet eder: Bu olay, sakmma 
run kadere faydasi olmayacagina acik bir misal te§kil etmi§tir. 

Cumhur-u ulemaya gore bu o|aym vukuu kesindir. 

Ziihri, Abdullah b. Abbas 'in soyle dedigini rivayet eder: Hattab oglu 
Omer (r.a.), §am'a dogru yola cikti. Serg denilen yere vardigmda ordu 
kumandani Ebu Ubeyde b. Cerrah die arkadas|an onu kar§iladilar. 
§am'da veba salgimnm bas. gosterdigini kendisi|u* llj^ttiler. Bunun iize- 
rine o da muhacirlerle Ensar'a dani§ti. Ces^tliffprugler ileri siirdiiler. 
Derken Abdurrahman b. Avf -daha onceleri bazrihtiyacmi gormek icin 
gozden kaybolmu§tu- geliverdi ve soyle dedi: "Bu hususta benim bilgim 
vardir. Rasulullah (s.a.v.)'m §oyle buyurdugunu i§ittim: «Bulundugu 
nuz yerde veba salgini goriiliirse oradan kacip cikmaym. Bir yerde veba 
salgmi oldugunu duyarsaniz, Oraya da girmeyin.» 

Abdurrahman b. Avf m boyle demesi .iizerine Hz. Omer, Allah'a 
hamdedip geri dondii. 2 

Imam Ahmed b. Hanbel, dedi ki: Abdurrahman b. Avf, §am'da iken 
Hz. Omer'e haber gondererek Peygamber (s.a.v.) EfendimiajiB konuyla 
ilgili olarak §oyle buyurdugunu haber verdi: ** \ 

«Bu hastalikije^izden onceki iimmetler azaplandirildi. Bunun bir 
yerde bas. gosterdif ffi duyarsaniz oraya girmeyin. Eger bulundugunuz 
bir yerde bu hastahk ba§ gosterirse, o zamanda hastahkta'n kacarak o 
yerden cikip gitmeyin". Bu haber iizerine Hz. Omer, §am'a gitmeyip yol- 
da iken geri dondii. W&a -> : .< 

Muhammed b. Ishak dedi ki: Hazkil peygamberin Israilogulla 
arasmda ne kadar miiddetle kaldigma dair bir rivayet elimize%ecmi 
degildir. Bir miiddet aralarmda kaldiktan sonra Cenab-i Allah, onun 

(1) Tefsir-i Taberi, II, 365. 

(2) Tirmizi, Kitabu'l-Cenaiz, Hadis No: 1065; Buhari, Kitabu't-Tib, 76. 









■ 




1BN KE 




ruhunu teslim aldi. Ahirete irtihal etti. Vefatindan sonra %srailogullan, 
Cenab-i Allah'in kendilerinden almi§ oldugu sozii unuttular. Aralarnr- 
da biiyiik hadiseler meydana geldi. Putlara tapmaya ba§ladilar. Tap- 
makta olduklan putlardan bin de Ba'l adindaki bir put idi. Nihayet 
Cenab-j; Allah, onlara Yasin oglu ilyas peygamberi gonderdi. ilvas'in ba- 
basi Yasi'n, Ayzer oglu Fenhas'in ogludur. Ayzer'de Imran ogllHarun 
peygamberin ogludur. 

Hizir peygamberin kissasmdan sonra ilyas peygamberin kissasini 
anlattik. Ciihku bunlar, ekseriyetle birarada zikredilen iki peygamber- 
ttirler. Ayrica bu kissa, Saffat suresinde Musa peygamberin kissasin- 
dan sonra anlatilmi§tir. Bu nedenle Ilyas (a.s.)'in kissasini buraya al- 
dik. Dogljbsiinu Allah bilir. Muhammed b. ishak'in, Vehb b. Miineb- 
bih'den naklettigine gore Ilyas 'in vefatindan sonra Israilogullarma, 
onun vasiei olan Elyesa b. Ahtop (a.s.)'a peygamberlik verilmi§tir. 

ELYESA PEYGAMBEJtlN KISSASI 



d 




iam suresinde bazi peygamberler 



Cenab-i Allah, Elyesa'i da 
birlikte zikretmi§tir. §oyle ki: 

«Ismail, Elyesa, Yunus ve Lut'a da (yol gbsterdik), hepsini alemlere 
iistiin kildik»(ei-En'am, 86.) 

«ismail'i, Elyasa'i, Ziilkifli de an. Hepsi de iyilerdendir.» (Sa'd, 48.) 

Ibn Ishak'in, Hfcasen'den rivayet ettigine gore ILvas'dan sonra 
Israilogullarma Elyesa peygamberlik etmi§tir. Cenab-i'Mlah'm diledi- 
gi bir siire kadafc- aralannda kahpJlyas'm yolunu ve §eriatmi tutarak 
onlari AllalT'a kulluk etmege davet etmi§tir. Nihayet eceli gelince o da 
ahirete gocmu§tiir. Ardi sira biiyiik olaylar, gunahlar ve hatalar i§le- 
mi§lerdir. Israiloguliarinin aralanndslfeorbalar cogalip peygamberleri 
oldiirmeye baslami§lardir. Inatcl azgin ve ta§kin bir hukiimdarlan var- 
di. Denildigine gore o hiikumdara, tevbe edjp inatcihgindan ve zorbah- 
gmdan geri caydigi taktirde Cennet'e girec^ni Zulkifl tekeffiil etmi§ti. 
Tekefful ettiginden dolayi da Zulkifl adim?lmi§ti 

Muhammed b. ishak'in anlattigina g6*e Elyesa'nin adi Ahtop'du 

Hafiz Ebu'l-Kasim b. Asakir, tarihihin (y) harfi maddesinde Elye 
sa'dan bahsederken ©nun Esbat b. Adiy b. §otlim b. Efraim b. Yusuf b. 
Ya'kub b. Ishak b. Ibrahim eMialil oldugunu soylemi§tir. Denildigine 
gore Elyesa, Ilyas peygamberin amcasi ogludur. Baalbek, hukumdaff 
nm korkusundan otiiru onunla birlikte Kasyon dagmda gizlenirmi§. 
Sonra her ikisi beraberce onun yamna giderek 4ilah'a kullug^^vet et- 
mi§ler. Ilyas'in vefatindan sonra onun yerine Elygsa gecerek kavmine 
peygamberlik etmi§tir. 

Eyyub peygamberin kissasini Ziilkiflden once anlattik. Ciinkii bir 





I 




re Zulkiil, Eyyiib peygamberinpgludur. Dogrusunu Allah bi- 




Ibn Cerir et-Taberi ile digerleri dediler ki: Elyesa'dan 
israilogullannin durumlan berbat olup kan§ti. Biiyiifi giinahlar i§i 
ler. Peygamberlerin bir kismmi oldiirdiiler. Bunun iizerine Cenab-i Al- 
lah, peygamberlere bedel olarak iizerlerine zorbathiikumdarlan musal- 
l^^tti. O hiikumdarlar kendilerine zulmedip kanlanm akittilar. Ayri- 
ca^ n ab-i Allah, diger milletleri de onlara dii§man kilip uzerlerije mu- 
sallafr kildi. Du§man milletlerden biri ile sava§tiklarmda Misak tabutu 
onlarla beraber oluyordu. Bu vesile ile Cenab-i Allah'in bereket ve imda- 
di kendilerine yeti§ip muzaffer oluyorlardi. Musa ve Harun ailesinin bi- 
raktiklan kahntilarla ferahhk, o tabutun ifinde bulunuyor^u. 

Gazzeliler ve Maskalan ahalisi ile yaptiklan bazi sava§larda mag- 
lup oldular.l Miilkleri ellerinden ahndi. israilogullannm._o zamanki' 
hiikiimdari, hunu ogrenince, boynu incelip rengi sarardi ve kahrmdan 
oldii. israilogullan da ba§siz kaldilar. Nihayet Cenab-i Allah, kendileri- 
ne Samoyel adinda bir peygamber gonderdi. Samoyel'clitod.u§manla sa- 
va§irken ba§lannda bulunmasi ifin bir hiikiimdar tayiix etmesini iste- 
diler. Neticede Kur'an-i Kerim'de anlatilan olaylarla*ar§ila§tilar. 

Ibn Cerir et-Taberi der ki: Yu§a b. Nun'un vefatinoan sonra Samo- 
yel 'in peygamber olarak gonderili§ine kadar aradan 460 sene ge^ti. 1 



SAMOYEL PEYGAMBERIN KISSASI 




Samoyel, Alkame oglu Bali'nin ogludur. Aikame, Yehvabin oglu 
Yerham'in ogludur. Yehvabin, Sof oglu Teho'nun ogludur. Sof, Mahis 
oglu Alkame'nintJgludur. Mahis, Azriya oglu Amos a'mn ogludur. Samo- 
yel'e, E§mayel diyenler de vardir. Mukatil'in dedigine gore Samoyel, 
Harun'un miraspilarindandir. Miicahid'e gore Samoyel'in adi E§moyel 
olup Helfaka'mn ogludur. Samoyel'in nesebinde daha ileriki babalan- 
nin adlari zikredilmemi§tir. Dogrusunu Allah bilir. 

Siiddi, Ibn Abbas ile Ibn Mes'ud ve sahabelerden bir grupla birlikte 
Salebi ve digerlerinin §6yle dediklerini nakleder: Gazze ve Askalan min- 
tikasmda Amaliksfkabilesi, Israilogullannf maglup edip, onlardan 90k 
kimseleri oldurmii§lerdi. Cok sayida focuklaRm esir almi§ti. Lavi kabi- 
lesinde artik peygamberlikte sona ermi§ti. Onlardan hayatta kalan, 
sadfec#ftamile bir kadm olmu§tu. O kadm,*kendisine bir erkek evlat na- 
sib etmesini Cenab-i Allah'dan dilemi§ti. Bunun iizerine Cenab-i Allah 



(1) Tarih-i Taberi, I, 328. 







I 

i 



•■ 



da ona bir erkek cocuk nasib etti. Cocuga, E§moyel admi vermisti. Es 
moyel adinm Ibranice'deki manasi, Ismail'dir. Yani bu kelime, "Allah 
benim duami i§itti" anlamim tasimaktadir. 1 

Samoyel gelisjp yeti§kinlik cagina vannca anasi, onu bir mescide 
gouirup orada Allak'a ibadet etmekte olan salih bir adama teslim etti ki 
onun iyiliklerinden ve ibadetlerihden nasibini ahp bir §eyler ogrensin. 
Samoyel, o salih adamin yanmda kaldi. Delikanhhk cagina vardiginda 
bir gece uyumakta iken mescidin bir ko§esinden bir ses duyup uyandi ve 
korktu. Sandi ki o salih ihtiyar kendisini caginyor. Ihtiyara: "Sen mi be- 
ni cagirdin?" diye sorunca ihtiyar, onu korkutmamak icin: "Evet, ben ca- 
girdim. Sen, uyumana bak." dedi. Bunun iizerine Samoyel de uyumaya 
ba§ladi. Fakat aradan kisa bir sure gectikten sonra aym sesi ikinci kez 
duydu. Sonra uciincii kez duydu. Bir de bakti ki Cebrail yanina gelip 
§oyle diyor: "Ey Samoyel! Dogrusu Rabbin seni kavmine peygamber ola- 
rak gonderdi". Bundan sonra Samoyel, Kur'an-i Kerim'de anlatildigi gi- 
bi kavmini Hakka davet etmeye ba§ladi. 

Cenab-i Allah, kutsal kitabmda §oyle buyurmaktadir: 

"Musa'dan sonra israilogullarinm ileri gelenlerini gormedin 
mi?Peygamberlerine: "Bize bir hiikumdar gpnder^o|iun onderliginde) 
Allah yolunda sava§ahm." demi§lerdi." 

"Ya size savas. yazihnca sava§mazsaniz?" dedi. Dediler: "Bizler ne- 
den Allah yolunda sava§mayahm ki; oysa biz yurtlanmizdan ve ogulla- 
miz arasmdan ^lkarihp siiriilduk?" Fakat kendilerine sava§ yazihnca 
iclerinden pek azi hari^, yiiz cevirdiler. Allah zalimleri bilir. Peygam- 
berleri onlara dedi ki: "Allah, Talut'u size hiikumdar gbnderdi." Dediler 
ki: "O bizim uzerimize nasiLhiikiimdar olabilir? Biz hukiimdarhga on- 
dan daha layikiz. Ona geni§ mal da verilmemi^tir". 

Dedi: "Allah onu sizin iizerinize (hiikiimdar) secti. O'nun bilgisini ve 
guciinii arttirdi". Allah mulkiinii diledigine verir, Allah(m liitFu) geni§- 
tir. (0, her§eyi) bilendir. 

Ve peygamberleri onlara dedi ki: "O'nun hukumdarhginm alameti, 
tabutun size gelmesidir. Onun icin de, Rabbinizden bir ferahhk ve Musa 
ailesinin, Harun ailesinin geriye biraktiklarmdan bir kahnti vardir. 
Onu melekler ta§imaktadir. Eger inaniyorsaniz bunda sizin icin (Ta- 
lut'un hukumdarhgma) kesin bir alamet vardir". 

Tefsircilerin cogu dediler ki: Bu kissada anlatilan kavmin peygam- 
beri Samoyel idi. Ba§kalan ise §emun oldugunu soylemi§lerdir. Diger 
bazilan ise Samoyel ile §emun'un ayni ki§i oldugunu ifade etmi§lerdir. 
Bir ba§ka grup ise bu kavmin peygamberinin Yu§a' oldugunu ileri siir- 
mii§tur. Bu, imam Ebu Cafer b. Cerir'in, Tarih'inde anlattiklarma cok 
uzaktir. Qunkii Imam Ebu Cafer, Tarih'inde §6yle der: Yusa'nm vefati 



(1) Tarih-i Taberi, I, 329-330. 




,-— ■= 





ifl^E 



BUYUK ISLAM TARtHl 



ile Samoyel'in peygamber olarak gonderili§i arasmda 460 senelik bir za- 
man gegmi^tir. Dogrusunu Allah bilir. 1 

Hiilasa, bu kavim, sava§lardan yenik du§iip bitkin hale geldikleri 
ve du§manlan tarafmdan ezildiklerinde o zamanki Allah in peygambe- 
rinden, kendileri icin bir hiikumdar tayin etmesini talep ettiler ki, o hii- 
kiimdann emri altmda du§manlanyla sava§smlar. Peygamber, onlara 
§0yle demi§ti: 

«"Ya size savas. yazihnca sava§mazsaniz?" dedi. Dediler: "Bizler ne- 
den Allah yolunda sava§mayahm ki?" (Yani Allah yolunda bizi sava§- 
maktan engelliyecek ne vardir?). Oysa biz yurtlarimizdan ve ogullai 
miz arasmdan cikanhp siirulduk.» (el-Bakara, 246.) 

Yani bizler sava§tan yenik cikip sevdiklerimizden ayn dii§tiik. Oyle 
ise dii§manlarimizin elinde esir kahp horlanmakta olan ogullanmiz ve 
eocuklarimiz iein sava§mamiz gerekir. 

Onlarm bOyle demeleri iizerine Cenab-i Allah §oyle buyurdu: 

"Fakat kendilerine savas. yazihnca (farz kilmmca), ielerinden pek 
azi haric, yiiz cevirdiler. Allah zalimleri bilir". 

Bu kissanm son kismmda da anlatildigi gibi o hiikiimdarla birlikte 
onlarm pek azi haric, nehri gecmediler. Geri doniip dii§manla yiiz yiize 
gelmekten ka?mdilar. 

«Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah, Talut'u size hiikumdar gon- 

derdi.» (el-Bakara, 247.) 

Sa'lebi dedi ki: Bu ayette gecen Talut, Kays, b. Efil'in ogludur. Efil, 
Sara b. Tihort'un ogludur. Tihort, Enis oglu Efih'in ogludur, Enis, Ya- 
kub oglu Biinyamin'in ogludur. Yakub, Ibrahim oglu : fshak'm ogludur. 

Ikrime ile Siiddi dediler ki: Talut, §akaci idi. Vehbb. Miinebbih dedi 
ki: Talut, deri sepicisi idi. ( M 

Ba§kalan ise, onun ba§ka bir sanatla ugra§tigmi ifade etmi§lerdir. 
Dogrusung Allah bilir. 2 

Dediler ki: "O bizim uzerimize nasil hiikumdar olabihr? Biz hukiim- 
darhga on€aapiaha layikiz, ona genis, mal'-elte-verilm§mi§tir". 

Denildi ki: Cenab-i Allah, peygamber Sam5oyel%'§oyle vahyetti: 
israilogullanndan hangisinin boyu, pi degnek boyu.kadar olur da icinde 
Kudus yagi bulunan su boynuza gelirse o, onlarin hukumdari olacaktir. 
Bunun iizerine Israilogullari degnegfellerine alip kendi boylarmi olg- 
meye ba§ladilar. Talut'dan ba§ka hicbiri, degnegin boyu kadar uzun de- 
gildi. TaluJ,, peygamber Samqyel'in yanma gelince iginde Kudiis yagi bu- 
lunan boynuzu elde etti. Samoyel'de ona Kudus yagmi siirdii ve onu hii- 
kiimdarhga tayin etti. Israilogullarina da §oyle dedi: "Allah onu sizin 
iizerinize (hiikiimdar) secti. (Sava§ hususunda veya diger her i§te) onun 



(1) Tarih-i TabenVW, 373 

(2) Tarih-i Taberi, II, 379 




... 







bilgisini 
Ayetj 
kisiklisi 






u (ya da boy ve giizelligini) arttirdi". 

'den anlasildigma gore Talut, Israilogullarmm en ya- 



«.. 



I 






fapilma bir tastir. Onun icinde 
tamrmi§. Denildigine gore o ta- 
|, riizgar esintisi seklinde imis. 
isali seklinde yapilmisti. Savas 
mzaffer olacaklarma inamrlar- 



t d 



gilisi idi. 
an, mulkiinii diledigine verir". Hiikum veroiek O'na aittir. Ya- 
ratmak ve emir vermek O 'nun elinxtedir. Allahdn liitm) genistir. (O, her 
seyi) bilendir. 

Ve peygamberleri onlara dedi ki: "Onun hukumdarligmin alameti, 
Tabut'un size gelmesidir. Onun icinde, Rabbinizden bir ferahlik ve Mu- 
sa ailesinin, Harun ailesinin geriye biraktiklarmdan bir kahttti vardir. 
Onu melekler tasimaktadir. Eger inamyorsaniz bunda sizin icin (Ta- 
lut'un hukumdarhgma) kesin bir alamet vardir.» (ei-Bakam, 247-248.) 

Bu da, Talut'un iyi bir insan ve veli bir kinase olmasi nffideniyle onla- 
ra getirdigi ugur ve bereketin bir eseridir. Bu vesile ile Ce|jfib-i Allah on- 
lara, daha once ellerinden almis oldugu|tabutu geri verdi; tlusmanlarmi 
ezdi. Bu tabut nedeniyle diismanlarmJl karsi muzaffer oldular."Onda 
Rabbinizden bir ferahlik vardir". Denifdigine gore ayet-i kerimede ge 
cen tabut kelimesinden kasit, altmda 
peygamberlerin gogiisleri ve kalpleri y 
but sebebi ile kendilerine gelen ferahl; 
Yine denildigine gore o tabut, bir kedi 
amnda ses cikardiginda Israilogullan 
mis. "O tabutta Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye biraktiklarmdan 
bir kalmti vardir". 

Tabutun icinde, Tevrat levhalarimn parcalan ile Tih sahrasmda 
israilogullarina inen kudret helvasmdan biraz kalmis idi. "O'nu melek- 
ler tasiyorlardi". Yani o tabutu, ey Israilogullan, melekler tasiyip size 
getirecekler ve siz de onu ayan beyan bir surette goreceksiniz ki, Al- A 
lah'm size karsi bir hiicceti olsun ve benim size soylediklerimin dogru^- 
luklanna dair apacik bir biirhan olsun. Talut'un veli ve salih bir insan i 
oldugunu ispatlayan bir delil olsun. "Eger inamyorsaniz buhda sizin 
icin (Talut'un hukiimdarhgma) kesin bir alamet vardir". 

Dei&jlir ki Amalika kabilesi, bu tabut sayesinde diismanlanna galip' 
olduklarmda la tabutun icinde ferahlik ve M|isa ailesi ile Harun ailesin- 
den kalmtilar vardi. '%$ baska rivayete go# talfutun icinde Tevrat da 
vardi. Tabut tamam^ ellerine gecince onu&end| mintikalanndaki bir 
putun altma ko^lular. Sabah glunca^f^utuSi pufun basmda durmakta 
oldugunu^gordupr. Onu yine putiin altina lioydw&r. Ertesi giin sabah- 
ladiklannda tabltun yine puturiiistiinde oldugunu gordiiler. Bu is boy- 
le devam edince, bunun Allah tarafmdan yapilan bir is oldugunu anlaeh- 
lar ve onu mmtikalanndan cikanp beldelerine bagk bir koye yerlestirdi- 
ler. Boyun kisimlannda bir hastahk peyda oldu. Bu hastahktan uzun 
sure kurtulamaymca tabutu bir arabaya yerlestirip iki inege 'ba'gUiya- 








B0YUK ISLAM TARlHl 



17 



n 







tikalan di§ina siirdiiler. Denildigine gore melekler, bu arabayi 
siirerek israilogullari-toplulugunun online getirdiler. Peygamberleri- 
nin de haber verdigi gibi, israilogullan bu manzarayi seyrediyorlardi. 
Tabii yine de meleklerin bu tabutu ne §ekilde getirdiklerini^en iyi Al- 
lah bilir. Ama kuwetli -goiii§e gore ayet-i kerimeden de anla§ildigi gi- 
bi tabutu, melekler bizzat ta§iyorlarmi§. Her ne kadar bi^fiici §eklin 
daha b kuvvetli oldugunu tefsircilerin bir cogu anlatmakta iseler de 
dogrusunu Allah bilir. 1 JPf^fl tJtJj ftt_d 

«Talut, askerler (iy)le ayrilinca dedi ki: "Allah, sizi bir ltfmakla dene- 
yecektir. Kim ondan icerse benden degfldir. Ondan (kana ka^a) tatma- 
yip sadece eliyle bir avuc alan be^ndendir.» (ei-Bajtara, 249.) 

Ibn Abbas ile te/sircilerin .cogu dediler ki bunehir, Urdiin nehridir. 
Buna §eria nehri de denir. AsJkerleri ile, Talut, bu nehrin yamna vardi- 
ginda bir imtihan dolayisiyla Cenab-i Allah in peygamteeri Samoyel'e 
verdigi emre dayanarak Talut'da askerlerine §6yle buyruk verdi: Kim 
bu nehirden icerse benimle beraber olmasmt Bu .gazada'benden uzak- 
la§sm. Bundan ancak (kana kana) tatmayip sadece avucu ile bir defa 
alan benimle arkada§lik edebilir. 
, • f Cenab-i Allah buyurdu ki: "Iclerinden pek azi haric, hepsi ondan ic- 
tiler". * '• . 

Suddi dedi ki: TalutWaskerleri 80.000 idi. .Ondan 76.000 ^adan ic- 
±iler. Geriye 4000 asker kaldi. 2 Buhari, sahihinde §oyle bir ha"dis nakle- 
■ mer: Bera b. Azib §oyfe dedi: Muhammed'in sahabeleri olan bizler kendi 
aramizda konu§uyorduk. §oyle ki: Bedir sava§ina katilan sahabelerin 
sayisi ile nehri, Talut'la beraber gecen sava§?ilarin sayisi arasinda bir 
mukayese yapilacak olursa ikisinin de e§it oldugu gbrliliir. Talut'la bir- 
likte nehri gecen askerler, 310 klisur kadardi. Siiddi'nin ifade ettlgine 
gore Talut'un askerleri, 80.000 kadarmi§. Aslmda bu sayi iizerinde ihti- 
laf vardir. Qtinkti Kudlis tppragina, 80.000 asker sigmaz. Dogrusunu 

Allah bilir. 

w 

Cenab-i Allah buyurdu: 

«Nihayet Talut ve kendisiylie beraber inanalar, irmagi gecince: "Bu 
gun Calut'a ve askerlerine kar§i bizim giiciimiiz yok." dediler.» Kendile- 
rini aziinsadilar ve zayif gordiiler. Du§manlarmm coklugu kar§ismda 
§a§ip onlaifa mukavemet edemeyeceklerfjp sandilar. 

"Allah'a kavu§acaklarma kanaat getlUnler ise §oyle dediler: "Nice 
az bir topluluk var ki, Allah 'in izniyle cok tOpluluga galip gelmi§tir. Al- 
lah, sabredenlerle beraberdir». Yani iman ve yakin sahibi olan bahadir- 
larla yigitler, sabredip mukavemet ruhuna sahip olanlar, dli§manla 
kar§ilasip mucadel§*vermeye ve vuru§maya onlan te§vik ettiler. 




(1) Tefsir-i Tabfri, II, 383. 

(2) Tefsir-i Taberi, II, 392. 



B. ISLAM TARlHl. C.2, F.2 



o 





«(Talut'un askerleri) Calut ve askerlerine kar§i ?iktiklarinda §oyle 
dediler: "Rabbimiz, iizerimize sabir dok! Ayaklanmizi saglam tut ve 
kafir millete kar§i bize yardim et!"» (el-Bakara, 250.) 

Cenab-i Allah'tan iizerleiine sabir dokmesini, kalplerine itmina: 
vermesini, ayaklanni kaydirmamasmi, savas. alanmda kendilerine me 
tanet vermesini, gazamn kizi§tigi ve savas. alevlerinin tutu§tugu esna 
da yiireklerini peki§tirmesini dilediler. Batmi ve zahiri dayaniklihk is 
tediler. Du§manlanna ve kafirlere kar§i, miinkirlerle zorbalara kar: 
muzafferiyet istediler. Allah'm ayetlerini ve nimetlerini inkar eden 
kimselere kar§i galibiyet istediler. Ylice kudretin sahibi, her §eyi gdriip 
i§iten, her §eyden haberdar olup biitiin i§leri yerli yerince yapan B» 
ri, dileklerine cevap verdi ve isteklerini yerine getirdi. Onlar d 
guc ve kuweti ile onun izin ve yardimi ile diismanlarini hezimeTe~ugrat 
tilar. Du§manlarinm sayi ve techizati 90k olmakla birlikte yine de Al 
lah'm verdigi kuwet sayesinde onlan maglub ettiler. Nitekim Cenab-i 
Allah buna bir nazire olarak mli'minlere hitaben §oyle buyurmu§tur. 

«Nitekim Allah size Bedir'de de yardim etmisti". Siz zaman zay 
idiniz. O halde Allah'tan korkun ki §ukredesiniz.» (Ai-i Wan, i2^M 

«Davud, Calut'u oldiirdii. Allah ona (Davud'a) hiikumdarb^Be hik- 
met verdi. Ve ona diledigini ogretti.» (el-Bakara, 251 ..) 

Bu ayet-i kerime de Davud (a.s.)'un kahramanhgma delalet vardir. 
Yine bu ayet-i kerimede anlatildigma gore o, dii§man ordusunu ezip he 
zimete ugratmi§tir. Dii§man askerlerini kirip gecmi§tir. Dii§man ord 
sunun ba§indaki komutam oldiirmekten daha biiytik bir muzafferiy 
du§unulemez. Bu sebeble Davud ve askerleri bol miktarda mallari gani 
met olarak ele gecirmi§; yigit diisjman sava§cilari£n esir almi§lardi. 
Iman kelimesi, putlar iizerinde yucelmi§ti. Allah'm dostlaYi, dii§manla- 
rma galip gelmi§ti. Gercek din, batila iistun olmu§tu. Batilm pe§inde 
ko§anlara galip olunmu§tu. w 

Siiddi §6yle der: Davud peygamber, babasinin cocuklarinm arasm- 
da en kiiciik olani idi. Oniic karde§ idiler. israilogullannm hiikumdan 
Talut'un, halki, Calut'u ve askerlerini oldiirmeye, onlarlasava§maya 
te§vik ettigini duydu. Talut §6yle diyordu. Kim Calut'u oldiiriirse, kizi- 
mi ona verir ve onu tahtima ortak ederim. 

Davud peygamber, iyi sapan atmasmi bilirdi. Israilogullan arasm- 
da dola§makta iken bir ta§m kendisine §oyle seslendigini i§itti: "Ey Da- 
vud beni al. Ciinkii sen Calut'u benimle oldiireceksin!" Ta§m boyle ses- 
lendigini duyan Davud, hemen ko§up ta§i aim. Ardmdah ikinci bir ta§ta 
kendisine ayni §ekilde seslendi, onu da aldi. Daha sonra iiciincii bir ta- 
§m da kendisine ayni §ekilde seslendigini i§itince onu da ahp sapanma 
yerle§tirdi. Iki ordu kar§i kar§iya geldiginde duello yapmak icin Calut 
ortaya ?ikti. Kendisiyle vuru§acak bir kimse istedi. Ona kar§i Davud 



ni- 







cikti. Davud'a §oyle dedi: 

"Geri don, seni oldiirmek istemiyorum!" 

Davud: "Ama ben seni oldtiiTnek istiyorum." dedi. Ve tig ta§i alip sa- 
panina yerlestirdi. Sonra sapanim cevirerek igindeki tig ta§i te% parca 
haline getirdi. Ta§lan firlatarak Calut'a isabet ettirdi. Kafasmi yarip ol- 
diirdii. Boylece Calut'un askerleri panige kapilarak gerisin geri kacti- 
lar. Talut da Davud'a verdigi sozii yerine getirdi. Kizmi ona verip tahti- 
na ortak etti. Davud'a biiyiik payeler verdi. Israilogullan arasmda onun 
hiikmunu gecerli kildi. Israilogullan da Davud'u sevdiler. Talut'dan 
fazla ona meylettiler. , 

Denildigine gore Talut, bir muddet sonra Davud'u kiskanmaya ba§- 
lamis, ve onu oldiirmek istemi§ti. Oldiirmek icin bir tuzak kurmu§tu, 
ama amacma ula§amami§ti. Alimler, Davud'u oldiirmekten onu ntiene- 
diyorlardi. Bunun iizerine Talut, kizarak alimlere musallat oldu. Az bir 
kismi di§mda hepsini oldiirdii. Bilahare pi§man olarak tevb&etti ve ko- 
tuliiklerine son verdi. Nedametinden dolayi cokca aglamaya ba§ladi. 
Mezarhklara gidip oralarda aglardi. Oyle ki goz ya§lan ile topragi lsla- 
tirdi. Giiniin birinde mezarliktan kendisine §oyle bir ses geldi: Ey Talut! 
Biz hayatta idik, sen bizi oldiirdiin. Oldiikten sonra bile bize eziyet verir 
oldun! ji jfe-j 

Bu ses iizerineTalut daha fazla aglamaya ba§ladi. Korkusu fazla- 
ia§ti. Sonra durumunu kendisine izah edecek bir alim aradi. Tevbesini 
^abul edilip edilemeyecegini sordu. Kendisine: "Sen hayatta bir ali 
biraktm mi ki §imdi durumuna bir care bulmasi icin alim ariyorsim?" 
denildi. Nihayet bir kadmin yanina gitmesmi kendisine sahk verailer. 
Kadinin yanina gitti. Kadm onu alip Yu§a peygamberin mezarinm yam 
ba§ma getirdi. Kadin, Allah'a dua etti. Yu§a peygamber mezanndan 
kalkti. Ve: "Kiyamet mi koptu?" diye sorunca kadm §oyle cevap verdi: 
Hayir, ama Talut, sana tevbesi»«*kabul edilip edilemeyecegmi soru- 
•yor. 

Yu§a §oyle cevap verdi: Evet, tevbesi kabul edtilir; ama bu hukugn- 
darMvfen vazgecmesi, gidip §ehit oluncaya kadar Allah yolunua sava§- 
masrgerekir. 1 

Bunun iizerine Talut, hiikiimdarhgi Davud peygambere birakti. 
oniic evladiyla birlikte o mmtikadar ^g itti . §ehit oluncaya kadar Allah 
yolunda sava§tilar. ^llah ona miilk vehikmeti verdi. Diledigini ona og- 
retti" ayet-i kerimeliiiien kastedilen maria da budur. 

Muhammed b. Ishak der ki: Mezarmda diriltilen ve tevbesinin ka- 
bul edilecegini Talut'a haber veren peygamber, Ahtab oglu Elyesa'dir. 
Ibn Cerir de boyle bir rivayette bulunmu§tur. 

Sa'lebi der ki: O kadm, Talut'u, Samoyel peygamberin mez 




(1) Tefsir-i Taberi, II, 397. 



* 









A 4 

DAVUD PEYGAMBERIN KISS./ 



i 



DAVUD PEYGAMBERIN KISSASI 

* * 

Davud, Uveyd oglu i§a'mn ogludur. Uveyd, Salamon oglu Abir in og- 
ludur. Salamon, UVeynadip b. Nah§o'nun ogludur. Uveynadip, Hajsron 
b. Faresoglu irem'in ogludur. Fares, Yahuza b. Yakub'un ogludur. Ya- 
huza, Ishak b. Yakub'un ogludur. Ishak ise, Ibrahim Halil peygamberin 
ogludur. Ibrahim, Allah in dostu, kulu, peygamberi ve Kudiis'teki hali- 
fesidir. 

Bazi ilim ehli ile Vehb b. Miinebbih'den nakilde bulunan Muham- 
med b. Ishak §oyle demi§tir: Davud (a.s.) kisa boylu, mavi gozlu, az sacli, 
temiz kalpli bir kimse idi. 1 

Onceki sayfalarda da anlatildigi gibi Davud peygamber, Calut'u, 
Ibn Asakir'in anlattigina gore Mereciissafr yakminda, Ummii Hakim 
saraymm yamnda 6ldurmii§tiir. Bunun uzerine.israilpgullan kendisini 
sevmi§ler ve Talut'tan ziyade ona me.yie.tmi§lerdir! Bunun iizerine Ta- 
lut da onu kiskanip oldiirmek istemis. ve neticede amacma ula§amadi- 
gmdan dolayi da iilkesini terkederek hiikiimdarhgi Davud'a birakmi§- 
tir. Cenab-i Allah, Davud'a hem hukumdarhk, hem de peygamberlik 
vermi§ti. Hem diinya hem de ahiretin haynni vermii-jti. Halbuki daha 
once hiikiimdarhk bir kolda, peygamberlik ba§ka bir kolda idi. Davud 
Aleyhisselam'da her ikisi birle§ti. Nitekim bununla ilgili olarak Cenab-i 
Albah §oyle buyurmu§tur: wM 

W «Davud, Cahjt'u oldiirdii. Allah ona (Davud'a) hiikiimdarhk ve hik- 
met verdi. Ve ona diledigini ogretti. Eger Allah, insanlann bir kismiyla 
diger bir kismmi savmasaydi, diinya bozulurdu. Fakat Allah, biitiin 
alemlere kar§i liituf sahibidir.»(el-Bakara,'25i.)^^^H 

* Eger hiikiimdarlar, insanlar iizerinde li&taletmeselerdi, giiclii in- 
sanlar zayif insanlan yenerlerdi. Bu nedenle bazi eserlerde §oyle den- 
mistir: "Sultan, yeryiizunde Allah in golgesidir". Mii'minlerin emiri Os- 
man b. Affan hazretjeri de §oyle buyurmu§tur: "Cenab-i Allah, Kuran 
ile menetmedigi §eyi sultan vasitasi ile meneder". 

Ibn Cerir der ki: Calut, diiello icin Talut'u cagirdiginda ona §6yle de- 
di. Ben sana kar§i, sen de bana kar§i cik. Fakat Talut, yardim icin asker- 
lerine seglenince onun eagnsma Davud ceviap verdi. Gelip Calut'u 

(l)Tarih-iTaberi, 1,36. 





22 



IBN KESJR 



oldiirdii. 1 ^^^^^^M 

Vehb b. Miinebbih dedi ki: Calut'un Davud tarafmdan oldiiriilmesi 
iizerine insanlar, Talut'a gostermedikleri sevgiyi Davud' a gosterdiler. 
Talut'u hiikiimdarliktan atip yerine Davud'u gecirdiler. Rivayete gore 
bu i§,-Samoyel'in emri iizerine yapilmi§tir. Hatta bazilan, bu alayt 
once onun bu emri verdigini^oylemi§lerdir. 

Ibn Cerir der ki: Cumhur-ir ulemamn ittifakma gore Davud'u* Ca- 
lut'u oldiirmesinden sonra yonetim degi§ikligi olmu§tur. Dogrusum 
Allah bilir. 

Ibn Asakir, Said b. Abdiilaziz'den §0yle rivayet etti: Davud, Ummi 
Hakim'in sarayi yaninda Calut'u oldurmu§tur. Oradaki nehir, ayet-i 
kerimede sozii edilen nehirdir. Dogrusjunu Allah bilir. 

■ 

Cenab-i Allah, §oyle buyurdu: 

«Andolsun, Davud'a tarafimizdan bir u^tiinluk verdik: "Ey daglar, 
(onun yaptigi tesbihi) onunla beraber yankilayin.ve ey ku§lar (sizd^ 
O'nun tesbihine katihn)!"(dedik). Ve ona demirr^y umu§attik: "Genis, 
zirhlar yap, dokumasini olciilii yap ve (hepiniz) iyi ^ler yapin. Cunkii 
ben, yaptiklannizi gormekteyim" diye (vahyettik).» (Sebe', 10-11.) 

Bir ba§ka ayet-i kerimede ise Cenab-i Allah §oyle touyurmlfktadir: 

«Davud'a daglan ve ku§lan boyun egdirdik. Onunla beraber tesbih 
ediyorlardi. Biz (bunlan)yapariz. Ona, sizi, sava§m §iddetinden koru- 
mak icin zirh yapmayi ogretmi§tik. Ama siz §ukrediyor musunuz ki?» 

((el-EnbiyS.79-80.) 

Cenab-i Allah, zirh orme i§inde Davud'a yardim etti ki du§manla sa- 
va§irken kendinj demirden oriilme zirhlarla korusun. Ayrica Ce"nab-i 
Allah, zirhlan n& §ekilde orecegini de ona ogret1^J/e §oyle buyurdu: "Do- 
kumayi olciilii yap". Yani civiyi 90k ince yapma ki kinlmasin; 90k kaba 
yapma ki dagitmasin". 

Hasan Basri ile Katade ve A'mes, dediler ki: Cenlb-i Allah, demiri, 
Davud'un elinde yumusatti. Oyleki ate§e ve cekice ihtiyac duymaksizin 
demiri elinde egip biikiiyordu. 

Katade'nin anlattigma gore halkal-a-Edan ilk olarak zirh yapan, Da- 
vud peygamber olmu^tur. Ondan onceleri demirden tabakalar halinde 
zirhlar yapihrdi. ibn §evzeb'in dedigine gore Davud peygamber, her gun 
bir zirh yapip 6000 dirheme satardi. Sahih ha*diste sabit olduguna gore 
ki§inin yedigi en helal ve en temiz §ey, kendi kazancidir. Allah'in pey- 
gamberi Davud (a.s.) da kendi eliyle kazandigmi yerdi. 

Cenab-i AlUibJjuyurdu ki: i ^^^ 

«Giiclu kumnili? ^Davud'u an. Cunkii; o. (ALlah'a) cok donerdi. Biz 
daglan on^j ram etVm§tik. Ak§am sabaljpnunl^tesbih ederler (onun 
yaptigi tesbihle cinlarlar)di. (Her taraftan) toplanip gelen ku§lan da 

(1) Tarih-i Taben,I, 337. 



•* 

I 




BUYUK 



ISLAM TAK 




(ona ram etmi§tik). Hepsi onun nagmesine fkatihr (beraber tesbih eder- 
ler)di. Onun miilkiinu giiclendirmi§tik. Kendisine hikmet ve acik, giizel 
tonu§ma (kabiliyeti) vermi§tik.» (sad, 17-20.) * 

Ibn AJabas ile Miicahid dedijer ki: Ayet-i keririlede gecen "eyd" keli- 
mesi, taatte kuwetli olmak, yani ibadet ve salih amelde giiclii olmak 
manasim ifade eder. 

Katade der ki: Davud'a ibadet husustoda kuvvet verilmi§ti. islam i 
anlamada giic verilmi^ti.-Bize anlatildigfe 1 gore geceleyin namaz kilar, 
dua eder, gundiizleri' de oruc tutardi. Oyleki zamanimn yansini oruclu 
gecirirdi. 1 ... Ji^. &_ j^^ ^^^^^ft^^^^^^^ J 

Buhari ve Muslim'in sahihlerinde nakledilen bir hadis-i §erifte 
Rasulullah (s.a.v.) §pyle buyurmu§lardir: 

«Allah'in en 50k sevdigi namaz, Davud'un namazidir. Allah'in en 90k 

sevdigi oruc, Davud'un orucudur. O gecenin yansinda £atar, iicte birin- 

de ibadet ederdi. Altida birinde uyurdu. Bir gun oruc tutar, bir gun oruc 

tujmazdi. Dii§manla kar§ila§tiginda da kacmazdi» 2 

f~ Cenab-i Allah, Davud peygamberle ilgili olarak §6yle buyurmu§tur: 

%«Biz daglan ona ram etmi§tik. Ak§am sabah onunla tesbih ederler- 
di. (Her taraftan) toplamp gelen ku§lan da (ona ram etmi§tik) v Hepsi 
onun nagmesine katihrdi.» (Sad, ]8-i9.)/^j| 

Bir ba§ka ayet-i kerimede de Qenab-ilAllah, daglara §oyle emir veri- 
yor: ^ -J. 

- «Ey daglar, (Davud'un yaptigi tilmhi) onunla beraber yankilayin.» 

(Sebe , 10.) 

Yani ey daglar, Davud'la birlikte tesbih edin. Ibn Abbas ile Miicahid 
ve diger bazi miifessirler bu ayet-i kerimeyi tefsir ederken ayetin §u ma- 
naya geldigini soylemi§lerdir. in 

"Biz daglan ona ram etmi§tik. Ak§am sabah onunla tesmh ederler 
(onun yaptigi tesbihle cinlarlar) di". Ciinkii Cenab-i Allah, Davud pey- 
gambere kuwetli bir ses vermi§ti. Bu ses kadar ba§kasma kuwetli bir 
ses vermis, degildi. Zebur'u terenniim ederken havada ucm.akta olan 
ku§lar dururlardi. Onun terenniimiine e§lik eder, onun tesbihlerine ka- 
tihrlardi. Ayni §eldlde daglarda da onun tesbihleri ile yankilanip cinlar- 
lardi. Sabah ak§am bu hal boylece devam ederdi. Allahin salatii selami 
onun iizerine olsun. 3 

Evzai, Abdullah b. Amirin kendisine §oyle dedigini rivayet etmi§- 
tir. Ba§kasina bir benzeri verilmemi§ olan giizel bir ses, Davud peygam- 
bere verilmi§ti. Oyle ki ku§larla canavarlar, Zebur okurken onun etra- 
finda halkalanip bekle§irlerdi. Achktan ve susuzluktan oliinceye 8ek o 

(1) Tefsir-i Taberi, XXIII, 86. 

(2) Buhari,II,41; Muslim, III, 165. 

(3) Tefsir-i Taberi, XXIII, 87. 






♦ 







IBN KEStR 



vaziyette giinlerce beklerlerdi. 

Vehb b. MiinebDih dedi ki: Davud'un sesini duyan herkes, raksa ge- 
lir, ayaklan yerden kesilirdi. Zebur'u oylesine guzel bir sesle okurdu ki 
duymakta oldugumuz ezanlann bile onu andirdigini soyleyemeyiz. Ze- 
bur'u okurken cinlerle insanlar, ku§larla hayvanlar sesine gelip etrafin- 
da halkalamrlardi. Oylece bekle§irlerdi. Acliktan oliinceye kadar ya- 
nindan ayrilmazlardi. •*:.- 

Ebu'l-Abbas el-Medeni, Malik'in §oyle dedigini rivayet eder: Davud 
(a.s.), Zebur'u okumaya ba§ladigmda bekarlar a§ktan vecde gelip helak 
olurlardi. 

Bu garip bir rivayettir. 

Abdiirrezzak, Ibn Ciireyc'den rivayet ederek §oyle der: Qalgi e§l 
ginde okumanm hykmunu Ata'ya sordugumda, "Bunun ne sakincasi 
var?" diye ce&ap verdi. Ubeyd b. Omer'in |oyle dedigini i§ittim: Davud 
(a.s.), calgi aletini eline ahp calmaya ba§lar ve beraberinde de okurdu. 
Boyle yl|pmakla da aglamak ve aglatmak isterdi. 

Imlln Ahmed b. Hanbel, Hz. Ai§e'nin §oyle dedigini rivayet eder: 
Rasulullah (s.^v.) Ebu Musa el-E§'ari"yi okurken gormu§tii ve §byle de- 
mi§ti: «Ebu Musa'ya Davud ailesinin kavallarmdan biri verilmi^tir.w 1 

Ahmed b. Hanbel, Ebu Hureyre'nin §oyle dedigini rivayet ,etmi§tir. 
Rasulullah (sjffv.), §oyle buyurdu: ^ 

«Ebu Mfjsa'ya Davud'un kavallarmdan biri verilmi§tir.»^ 
^~Ebu Osman en-Nehdi'nin §oyle dedigini rivayet ederiz: ,"Ud ve kaval 
sflWsrini i§itmi§imdir. Fakat Ebu Musa el-Es/ari'nin sesinden daha gii- 
zel bir ses i§itmi§ degilim". 

"Davud peygamber, sesinin yumu§ak ve inceligiyle birlikte kitabr^ 
olan Zebur'u 90k seri bir §ekilde okurdu. Nitekim imam Ahmed b. Han- 
bel'in Ebu Hiireyre'den rivayet ettigine gore Rasulullah (s.a.v.) Efendi- 
miz §6yle buyurmu§lardir: ^ 

«Okumak, Davud'a hafifle§tirildi. Hayvanimn egerlenmesini emre- 
derdi. Hayvani egerleninceye kadar kendisi Kur'an'i okumus. olurdu. W 
elinin kazancmdan ba§ka bir§ey de yemezdi.» 3 

Bu hadis-i §erif te gecen Kur'an kelimesinden kasit, Allah tarafin- 
dan Davud peygambere vahyedi&rek indirilen Zebur'dur. Davud pey- 
gamber, aym zamandfi bir hiikiimdar olup tebaalan vardi. Zebur'u hay- 
vanimn egerlenmesi tamamlanmadan once okuyup tamamlardi. Bu 
90k seri bir i§ti. Seri bir §ekilde okumasma ragmen ayetlerin manalan 
iizerinde duguniir ve bir terenniim ile ok ugd u. Okurken hu§uyu da ih- 
mal etmezdi. Allah'm salatii selami onun iizerme olsun. Cenab-i All; 

(1) Buhari, Fezailu 1-Kur an, 31; Muslim, Musafirun, 235-236. 

(2) Musned, Ahmed b. Hanbel, II, 369. 

(3) Musned, Ahmed b. Hanbel, VI, 37, 167. 





BUYUK ISI 



LAI 



buyurdu ki: «Ve Davud'a Zebur'u verdik.» (en-Nisa, 163.) 

Zebur, bilinen me§hur bir kitaptir. ibn Kesir Tefsirimizde Ahmed b. 
Hanbel'den naklettigfmiz bir hadiste anlatildigma gore-'bu kitap, rama- 
zan-i §erif ayinda nazil olmu§tur. i?inde bilinen bazi o||at ve hikmetler 
vardir. Yiice Allah buyuruyor ki: 

«Onun mulkiinii guclendirmi§tik. Kendisine hikmet ve acik, giizel 
konu§ma (kabiliyeti) vermi§tik.» (sad, 20.) 

Yani Davud'a biiyiik bir miilk ve hakimiyet ile gegerli bir hiikiim 
vermi§tik. ^^^Jfll 

Ibn Cerir ile Ibn Ebi Hatim, Ibn Abbas'm §oyle dedigini rivayet et- 
ii§lerdir: iki adam davala§mak iizere Davud peygambere gittiler. Ara- 
larmdaki dava konusu bir sigirdi. Adamlardan birisi, digerinin kendi- 
sinden bir sigir gasbetmis, oldugunu iddia etti. Davah, bu iddiayi reddet- 
ti. Davud, aralarmda hiikiim verme i§ini geceye erteledi. Gece olunca 
Cenab-i Allah kendisine, davaciyi oldiirmesini vahyetti. Sabah olunca 
davaciya Davud §6yle dedi: "Dogrusu, Cenab-i Allah seni oldurmemi ba- 

na vahyetti. Mutlaka seni-oldurecegim. Bu davan jhususunda bana soy- 

leyecegin bir§ey var midir?". 

Davaci §6ye dedi: "Ey Allah'm peygamberi, ai»olsun kijttjn bu da- 
vamda hakhyim^ yalniz daha once ben bu davahmn babasmi ^ldurmii§- 
tiim". 

Davaamn boyle demesi iizerine Davud pey^gamber emir vererek da- 
vaciyi oldiirttii. Bunun iizerine Davud peyganiberin israilogullan ara- 
smda §ani cidden biiyiidii. Itiban artti. Herkes ona biiyiik bir saygi ve 
tazim gostermeye ba§ladi. Ibn Abbas, «0'nun mulkiinii giiclendirmi§- 
tik. Kendisine hikmet (peygamberlik) ve acik, guzef konu§ma (kabiliye- 
ti) vermi§tik.» ayet-i kerimesinden kastedilen mananm bu oldugunu 
soylemi§tir. | ^^^^ 

§ureyh, §a'bi, Katade, Ebu Abdurrahman es-Siilemi ile dig'erleri 
demi§ler ki: Ayet-i kerimede ge£en acik ve giizel konu§ma kabiliyetin- 
den kasit, davalan iyice ve adilce sonuclandmp^-sjahitlere ve yeminlere 
itibar etmektir. Bununla da §u kurah kasdetmi&terdir: "Davacmm bei- 
ge getirmesi, inkar edenin de yemin etmesi ger|feir". 

Miicahid ile Siiddi dediler ki: Aye.t-i-kerimede gegen giizel ve a?ik tft)- 
nu§ma kabiliyetinden kasit, yargiyr adilce yapip anlamaktir. Aynca 
Miicahid, bunun, giizel ve a£ik secik konu§arak dogru hiikiim vermek 
* oldugunu da ifade etmi§tir. Ibn C^rir de bu sozii benimsefli^gtir. 1 

Vehb b. "Munebbih dedi ki: isnfycsgullan arasmda komiujiiive yalan 
ci §ahitlik cogalmca davalan halletmesi^in Davud peygamlroBe bir zin-' 
cir verildi. Bu zincirin bir ucu gokte, diger ucu da Kudus 't$ Mescid-i Ak- 
sa'nm yam ba§mdaki kayahkta idi. Altmdan yapilm*§ti. iki ki§i dava- 






26 



1BN RES R 




lashklannda hakh olan bu zincire ula§abilir, digeri ise ula§amazdi. Bu 
hal epey zaman boylece devam etti. Nihayet adamin birisi, bir ba§kasi- 
nin yamna emanet olarak inci birakmi§ti. Fakat bir siire sonra emanet- 
ci, yamna birakilan incivj.inkar etti. Bir baston alip icini oyarak incil 
icine yerle§tirdi. Davala§mak iizere kayahgm yanmdaki zincire ge^ 
lerinde davaci, yani inci sahibi, hakh oldugunu ispatlamak icin elini zin- 
cire uzatti ve zinciri yakaladi. Davahya (emanetciye) , "Sen de^elini zin- 
cire uzat."..denildigi zaman incileri icinde saklamis. oldugu bastonu-da- 
vaciya vererek elini zincire dogru uzatti, uzatirken de §oyle dedi: " Al- 
lah im, sen de biliyorsun ki ben incileri sahibine vermi§im." Boyle deyin- 
ce elini zincire uzatti ve zinciri yakalayiverdi. Daha sonra bastonufnci 
sahibinden geri aldi. Israilogullan bu durumda biiyiik bir zorlukla *ar- 
§ila§tilar ve davayi nasil halledeceklerini bilemediler. Bunun iizerine o 
zincir derhal aralanndan cekiliverdi. 

«Sana davacilann haberi geldi mi? Hani odasimn duvanna tirman- 
mi§lardi. Davud'un yamna girmi§lerdi de (Davud) onlardan korkmu§- 
tu. "Korkma, dediler. Biz iki davaciyiz. Birimiz, otekinin hakkma sal- 
dirdi. §imdi sen aramizda hak ile hiikmet. Zulmetme, bizi yolun ortasi- 
na (adalete) gotiir. Bu karde§imin doksandokuz koyunu var. Benimse 
bir tek koyunum var. Boyle iken: " Onu da bana ver." dedi. Ve konu§ma 
da bana agir basti (onunla ba§ edemedim)". (Davud) dedfkiT "Andolsun 
(o), senin koyununu kendi koyunlanna katmayi istemekle sana zulmet- 
mi§tir. Zaten (mallanni birbirine) kan§tiran (ortak)lann cogu, birbiri- 
ne zulmederler. Yalniz inanip iyi i§ler yapanlar bunun dismdadir k^>n- 
larda ne kadar azdir!". Davud, (bu hukumle) kendisini denedigimizi 
(kendisine bir^bela verecegimizi) sandi da Rabbinden magfiret diledi. 
Egilerek secdeye kapandi ve tevbe gdip (bize) dondti. Biz de ondan bunu 
affettik. Yarnmizda onun bir yakmhgi ve giizel bir gelecegi vardir.» (sad, 
21-25.) 2, ^ \aJmc fejfe. M 

Selef ve halef ten bir 90k tefsirciler, bu a'yetle ilgili olarak bir 90k kis- 
sa ve haberler nakletmi§lerdir ki bunlann coaamlugu israiliyattir. Bir 
kismi da kesin §ekilde yalanlanmi§tir. IQssayi sadece Kur'ar^-i 
Kerim'den nakletmekle yetinerek diger israiliyat haberlerini aktarma- 
yi uygun gormedik. Allah diledigini dosdogru yola iletir. 

Sad suresindeki secdenin, asli tilavet secdelerinden mi, yoksa §ii- 
kur secdesinden mi oldugu hususunda imamlar ihtilaf etmi§lerdir. Ve 
bu hususta iki goriis. ileri surulmu§tur. 

Buhari, avamin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: «Sad suresindeki 
secdegde ilgili olarak Mucahid'e fikrinf sordum', bana §oyle dedi: Ibn Ab- 
bas'<Jf|.eden Bu ayeti okurken secde ettin? diye sordum. Bana: «Onun so- 
yundan Davud ve Siileyman'a (yol gostermistik).»(el-En'Sm, 84) . «I§te onlar 
Allah 'in hidayet ettigi kimselerdir. Onlarm yoluna uy.» (el-En'Sm, 9*.) 







A * 




I 

I 



ayet-i kerimelerini okumadm mi? EJavud da, peygamberinizin kendisi 
ne uymakla emrolundugu kimselerdendir. Bu ayet-i kerimeyi okurken 
Davud peygamber secde etmi§tir. Buna uyarak Rasulullah da secde 
etmi§tir." diye kar§ihk verdi.* 1 

Imam Ahmed .b. Hanbel, Ibn Abbas 'in, Sad suresindeki secde ile ilgi- 
li olarak«§oyle dedigini rivayet etmi§tir: «Bu, ats.li secde ayetlerinden de- 
■ gildir. Ancak bu aye tin okunmasi esnasmda ftasulullah'm smde ettigini 
gorm.il§umdiir.» 

iBir ba§ka rivayette de Ibn Abbas §oyle der: Peygamber (s.a.v.), Sad 
suresindeki secde ayeti esndBmda secde yapmis. ve §oyle demi§tir? «Da- 
vud, tevbe icin bu ayet yaninda secde etmi§tir. Biz ise, ^likw^icin secde 
ediyoruz.» 2 

Ebu Davud, Ebja Said el-Hudri'nin §oyle dedigini rivayet etmi§ti: 
«Rasulullah (s.a.v.|^rninberde^en Sad suresini okumu§, secde ayetine 
geldiginde inerek-secde etmistir. Beraberindekiler de kendisiyle birlik- 
te secde etmi§ti#: : Ba§ka bir giin yine ayni sureyi okurken yine secde aye- 
tine geldiginde orada bulunan insanlar secde etmege hazirlanmis. ve 
ayaga kalkmi§lardi. Peygamber Efendimiz bnlarm secdeye hazirlan- 
diklarim goriince soy^aem^ti: "Bu, bir peygamberin tevbesidir. Ancak 
sizin secde etmeye hazirlandigmizi gordiim". Boyle dediktej^onra^riin- 
berden imp secde etmi§tir.» 3 imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Sai| el- 
Hudri'nin ru&asinda Sad suresini yazmakta oldugunu gordiigiinii riva 
yet eder. Riipksinda bii'siitte'yi yazarken secde ayetine geldiginde elinde- 
ki kalemin, hokkanm ve yanmdaki her§eyin derhal secdeye kapandik- 
larmi gormii§. Ebu Said, bu riiyasim Peygamber Efendimiz'e anlatmi§, 
bundan sonra da Sad suresindeki secde ayetini her okuyu§unda secde 

Tirmizi ile Ibn Mace, Ibn AbbaVip §oyle dedigini rivayet etmi§ler- 
dir. «AdaM|n biri Peygamber (s.a.v.) Efendimiz^'in yanma gelerek §oyle 
demi§: "E;f Allah'm Rasiilii! Ben riiyada kendimi bir agacih arkasmda 
namaz kilarken gordiim. Secde ayetini okudugumda benimle birlikte 
agac da secdeye kapandi. Agacm secde halinde iken §oyle dedigini i§it- 
tim: Allah'im bu secde vesilesi ile kendi katmda benim icin sevap yaz. Ve 
bunu benim icin bir azik kil. Bu sebeble de giinahlarimi dijlfur. Kulun 
Davud'dan kabul ettigin gibi benden de bu secdemi kabul buyuii'. 

Ibn Abbas der ki: Bu adam Peygamber Efendimiz'e bdyle dedikten 
sonra Peygamber (s.a.v.) Efendimiz kalkarak Sad suresindeki secde 
ayetini okudu, sonra da secdeye kapandi. Ve o adamm naklettigi gibi 
secdeye kapanmis olan agacm secde halindeki sozlerini aynen tekrarla- 




(1) Buhari, VI, 222, Kitabu 't-Tefsir. 

(2) Tirmizi, Kitabus-Salat, Hadis No: 577. 

(3) Ebu Davud, Kitabu s-Salat, Hadis No: 1410. 




% 



IBN KESlR 



digini i^ittimw 1 

*Bazi tefsircilerin anlattigma gore Davud peygamber, kir^lin miid- 
detle secdede kalmi§tir. MiicaHid ile Hasen ve digerleri de boyle demi§- 
lerdir. Bu konuda merfu bir hadisde varid olmu§tur. Ancak bu hadis, 
Yezid er-Reka§i'nin rivayetlerindendir ki o da rivayeti metruk olan za- 
yif bir rayidir. 

Cenab-i Allah buyurdu ki: «Biz de ondan bunu affettik. Yanimizda 
onun bir yakinhgi ve giizel bir gelecegi vardir.» (sad, 25.) 

Yani kiyamet giiniinde o, bizim yakmimizda olacak ve yiiksek dere- 
celere ula§acaktir. Nitekim bir hadis-i s, erifde de §oyle buyurulmu§tur: 

«Adaletli kimseler, Rahman'm sag tarafinda, nurdan minberler 
iizerinde bulunacaklardir. Bu gibi kimselerin her iki eli de sag el gibidir. 
Bunlar, kendi aile bireyleri ile idareleri altmda bulunan kimselere ada- 
letle hiikmederler». 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Said el-Hudri'den rivayet ederek 
Rasuliillah (s.a.v.)'m §oyle buyurdugunu soylemi§tir: 

«Kiyamet giiniinde Allah in en cok sevdigi ve makam bakimmdan 
kendisine en yakm olan insan, adaletli hiikiimdardir. Yine kiyamet gii- 
niinde Allah in en cok bugzettigi ve §iddetle azaplandirdigi kimse de, za- 
lfm hiikiimdar olacaktir.» 2 

Ibn Ebi Hatim, «Yanimizda onun bir yakmligi ve giizel bir gelecegi 
vardir.» ayet-i kerimesiyle ilgili olarak Malik b. Dinar 'in §oyle dedigini 
rivayet etmi§tir: Davud (a.s.), kiyamet giiniinde Ar§'m diregi yaninda 
dikilip duracaktir. Cenab-i Allah kendisine §6yle buyuracaktir: "Ey Da- 
vud! Diinyada beni ovdiigiin gibi §u giizel ve ince sesinle, bugiin de beni 
ov". Davud §oyle diyecek: "Nasil yapabilirim ki? Sesimi elimden almi§- 
sm". Cenab-i Allah buyuracak ki: "Sesini bu gun sana geri veriyorum". 
Bunun iizerine Davud (a.s.), yiiksek sesle Cenab-i Allah'i'bvecek ve bu 
sesinin tesiri ile Cennet ehli, nimetlerini istifrag edeceklerdir. 

«Ey Davud, biz seni yeryiiziinde (senden oncekilerin yerine) hii- 
kiimdar yaptik. Insanlar arasmda adaletle hiikmet, keyf (iri^e uyma, 
sonra bu, seni Allah'm yolundan saptinr. Allah in yolundan sapanlara, 
hesap giiniinii unuttuklanndan dolayi onlara ?etin azap vardir.» (Sad, 26.) 

Bu, Allah'm Davud peygambere yaptigifoir hitaptir, ama bununla 
idareciler ve hakimler kasdedilmektedir. Bu ayet-i kerime ile Cenab-i 
Allah, onlara adaletli olup hakka tabi olmalanni emretmektedir. Ba§ka 
§eylere, heva, heves ve ||)ru§lerine uymamalarmi tavsiye etmektedir. 
Haktan ve adaletten aynlip ba§ka §eylerle hiikmedenleri tehdit etmek- 
tedir. Zamanmda Davud peygamber, adalet timsali idi. Insanlar icin 
muazzam bir ornek te§kil etmekteydi. Qokca ibadet Jderek Allah'a tiirlii 

.'d-Daavat, Hadis No: 3424. 
i'1-Ahkam, Hadis No: 1329. 










: 



uYuirrsLA 



1AM TAR1.HI 




vesilelerle yakla§maya gah§irdi. Gece ve giindiiz biitiin vakitlerini ?o- 
luk ^ocuguyla birlikte ibadetle ge?irirdi. Nitekim Cenab-i Allah, §oyle 
buyuruyor: «Ey Davud ailesi, §iikredin! Kullarimdan §iikredgn azdir.» 

(Sebe',13.) 

Ebu Bekir b. Ebi'd-Diinya, Ebu'l-Celed'in §oyle dedigini rivayet 
eder: Davud peygamberin meselesini-okudum. O §oyle demi§ti: "Ya Rab- 
bi, sana nasil §iikredebilirim ki? Sana^§iikretmeye ancak nimetlerinle 
ula§abilirim". Boyle deniesi iizerine Cenab-i Allah, kendisine §oyle vah- 
yetmi§ti: "Ey Davud, bilmezmisin ki sende olan her§ey, benim sana ver- 
mis, oldugum nimetlerdir?". Bu uyan iizerine Davud §6yle demi§ti: 
"Evet, oyledir ya Rabb". Cenab-i Allah da kendisine §u karsrijigi vermi§- 
ti: "I§te boyle yapmanla senden razi ve ho§nut olurum". 

Beyhaki, Ibn §ihab'm §oyle dedigini rivayet eder: "Zatimn ustiinlii- 
'iine, heybet ve azametinin yiiceligine layik bir §ekilde Allah'a hamdol- 
un". Davud'un boyle demesi iizerine Cenab-i Allah, ona §oyle vahyet- 
mi§ti: "Ey Davud! Dogrusu sen, hafaza meleklerini yordun". 

"Ziihd" adh kitapda Abdullah b. Mubarek, Vehb b. Miinebbih 'in §oy- 
le dedigini rivayet etmi§tir: Davud ailesinin hikmetlerinden bazilari 
§unlardir: Akilh kimsenin dort saatten gafil kalmamasi gerekir: Bir sa- 
atte, Rabbine miinacaatta bulunmahdir. Bir saatte, nefsini sorguya 
gekmelidir. Bir saatte, ayiplanni kendisine bildirecek ve nefsini dogru- 
layacak karde§leriyle bulu§mahdir. Bir saatte de, nefsi ile lezzetlerini 
helal dairesinde ba§ba§a birakmahdir. Ciinkii bu saatte nefsini dincle§- 
tirerek, kalbini zindele§tirerek diger saatlerdeki gorevlerini | 
ifin kuwet bulur. l^^^y^Bl 

Akilh kimsenin, zamanim bilmesi, dilini muhafaza etmesi 
durumuna yonelip ilgilenmesi gerekir. 

Akilh kimse, sadece iic §eyi amac edinmelidir: 

1- Ahireti i$in azik elde etmeye bakmahdir. 

2- Diinya mai§etini temin etmeye bakmahdir. 

3- Haram olmayan lezzetleri tatmahdir. 
Hafiz Ibn Asakir, Davud peygamberin ozelliklerini anlatirken bir- 

?ok giizel huylanndan bahsetmi§, bu arada §u soziinti de nakletmi§tir: 
"Yetim i?in §efkatli bir baba gibi ol. §unu iyi bil ki, ne ekersen onu bi?er- 
sin,. Kotuiuk ekersen diken bi?ersin." ^_ 

Halk i^inde ahmakga konu§an hatip, cenazeyi goriirken §arki loyle- 
yen §arkici gibidir. Zenginlikten sonra yoksul dii§mek, ne kadar £irkin- 
se, dogru yola kavu§tuktan sonra sapikhga dii§mek bundan daha gir- 
kindir. Halk iginde senin aleyhinde soylenmesini istemedigin §eylere 
dikkat et. Yalniz basma kaldigm zaman da bu i§leri yapma. Yapamaya- 
cagin §eyi karde§ine vadetme. Qiinkii boyle yapman, onu sana diifSsan 
eder. 



4 





30 






m 



ESffR 



Muhammed b. Sad, Afren'in kolesi Omer'den rfoayet ederek Yahu- 
dilerin, Rasulullah (s.a.v.)'m kadinlarla evlendiginrgbrduklerinde §oy- 
le dediklerini rivayet eder: Yemekten doymayan §u adama bakm hele! 
Allah'a andoLsun ki bunun maksadi, sadece kadmlardir. 

Hammlarmm coklugunu cekemediler, bu sebeble onu ayipladilar 
ve §oyle dediler: Eger peygamber olsaydi, kadmlara ragbet etmezdi. Bu 
hususta en cokileri gidenlerden biri Huyey b. Ahtab'di. Cenab-i Allah, 
onlari yalanlam ve peygamberine liituiaa bulunup bol bol in'amda bu- 
lundugunu onlara haber verip §oyle buyurdu:* 

«Yoksa Allah'm lutfundan insanlara (yahi Rasulullah'a) verdigi 
icin onlari kiskaniyorlar mi? Oysa biz iBrahim ailesine de kitap ve hik- 
met vermis, ve onlara biiyiik bir miilk bagi§lami§tik.» (en-Nisa, 54.) 

Yani Allah'm, Davud oglu Siileyman'a verdiklerini kiskaniyorlar , 
mi? Onun, 1000 zevce'si vardi. 700 u mehirli, 300'ii de cariye idi.^flavud 
peygamberin de 100 zevcesi vardi. Bunlardan biri de Uriya'nm h%mmi 
idi. Uriya'nm hammmdan Siilfyman dogmu§tur. Malum fitneden son- 
ra Davud peygamber, Uriya'nm hanimi ile evlenmi§tir. 

Bu sayilan nimetler, Muhammed (s.a.v.)'e verilen nimetlerden el- 
betteki daha coktur. 

Kelbi de buna benzer bir rivayette bulunmus. olup bu rivayetinde 
Davud peygamberin 100 zevcesi oldugunu, Siileyman'm da 300'ii cariye 
olmak iizere 1000 zevcesi oldugunu soylemi§tir. 

Hafjz, Tarih'inde Sadkatu'd-Dirm§ki'nin hayat hikayesini anlatir- 
ken §oyIe bir rivayette bulunur: Adamm birisi, Ibn Abbas'a oruc hakkin- 
da bir soru sorar: Ibn Abbas ona §oyle der: "Sana, yanimda gizli kalmis, 
bir hadis nakledecegim, dilersen sana Davud'un orucunu anlatayim. O, 
giinduzleri oruc tutar, geceleri ibadet ederdi. Bahadirdi. Dii§manla kar- 
§ila§tiginda cepheden kacmazdi. Giin a§in oruc" tutardi". 

Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

«Oruclarm en faziletlisi, Davud'un orucudur». 

Zebur'u yetmi§ tiirl^, sesle okurdu. Geceleyin oyle namaz kilardi ki 
bir rek'atmda hqpi kendi nefsini aglatir, hem de onun bu aglayi§mi go- 
riip duyan her§ey.aglardi. Hasta ve kederli kimseler, onun-Sesi ile iyilf - 
§irlerdi. 

Dilersen sana onun oglu Siileyman'm orucunu da anlataymjL Siiley- 
mah; aym evvelinden ticgiin, ortasmdan iifgiin, sonundan da iicgiin 
oruc tutardi. Aym basini Grucla acar, ayi orucla ortalar, ayi orucla niha- 
yetlendirirdi. 

Dilersen sana iffetli ve baldre Meryem oglu Isa'nm oru(^^j,da anla- 
tayim. 0, biitiin zamamni orucla gecirir, arpa ekmegi yer, kfidan oriilme 
giysiler giyerdi. Buldugunu yer, bulamadigmi da ara§tirmazdj,. Neole- 
cek gocugu,%e de yikilafeak evi vardi. Nerede ak§am olursalfyaklarmi 



I 









BUYU^tSI 

yanyana getirip ayaga kalkar ve fabah oluncaya kadar namaz kilardi. 
Iyi bir ni§anci idi. Vurmak istedisi bir av, onun elinden kurtulamazdi. 
israilogullannm meclislerine ugfar, ihtiyaclarmi giderirdi. 

Dilerseksana onun anasi Imran kizi Meryem'in orucunu da anlata- 
yim. O, birgii oruc tutar, iki gun tutmazdi. 

Dilersen Arabi ve iimmi peygamber olan Muhammed (s.a.vj in oru- 
cunu da sana anlatayip. O, her aydan iic gun oruc tutar ve: «Bu biitiin 
zamam oruclu gecirmik gibidir.» derdi. 

DAVUD IWGAIpERiN OMRU VE VEFAT §EKLI 

Adem peygamberin yaratili§ma dair hadisleri naklederken demi§- 

ttik ki, Adem'in ziirriyeti, belinden cikanldrgi zaman aralarmda pey- 
gamberleri gordii. Peygamberler arasmda parlak simali bir adam gordii 
ve: "Ey Rabbim! Bu kimdir?" diye sordu. Cenab-i Allah da, "Ru, senin og- 
lun Davud'tur." diye cevap verdi. 

Adem dedi ki: "Ya Rab, bunun omrii ne kadar olacaktir?". 

Cenab-i Allah buyurdu ki: "Altmis. yil olacaktir?". 

Adem dedi ki: "Ya Rab, bunun omriinii artir". 

Cenab-i Allah buyurdu ki: "Hayir, olmaz. Ancak senin omriinden 

tahp onunking katarim". 
Adem peygamberin omrii 1000 sene idi. Cenab-i Allah, onun omriin- 
den kirk yih ahp Davud'unkine ekledi. Bu hesaba gore Adem'in omrii ni- 
I hayete erdiginde oliim melegi, ruhunu teslim alms&k icin yamna geldi. 
Adem: "Daha benim kirk yihm var." dedi. Ve kendi omriinden kirk yih 
Davud'a bagi§lami§ oldugflhu unuttu. Bunun iizerine Cenab-i Allah, 
Adem'ih'bmrunii yine 1000 seneye, Davud'unkini de 100 seneye tamam- 
1§di. JL ^^m 

Bunu, Ibn Abbas'dan Ahmed b. Hanbel rivayet etmi^tir. 1 
Ibn Cerir dedi ki: Ehl-i Kitabm iddiasma gdre^JJavud peygamberin 
omrii, yetmis, yedi senedir. Ben derim Mbu, onlara geri cevrilen bir yan- 
hsjiktir. Onlar, Davud'un hiikiimdarlm siiresinin de kirkyil oldu§unu 
sbylemi§lerdir. Bu, kabul edilebilir. Qiinkii bizim nezdimizde buna ay- 
kiri dii§ecek bir nakil mevcut degildir. Ayrica bunu dogrulayacak bir da- 
yanagimiz da yoktur.* * , 

Davud peygamberin vefatmagelincejjununla ilgili olarak "Miisned' 

adh eserinde Imam Ahmed §6yle demi§tir: Kubeyse, Ebu Hiireyre'den 

rivayet ederek Rasulullah(s.a.v.)'m §oyle buyurdugunu soylemi§tir: 

» «Davud peygamberde a§in derecede bir namus gayreti ve kiskanchk 

vardi. Evden cikarken biitiin kapilari kilitler, doniinceye kadar atk&si 



nin yamna kimsel 



lezdi. Yine giiniin birinde evden-cikip k; 



* 





32 



1BN KESlR 




^ 




kilitledi. O esnada hanimi cikip evin odalanni kontrol etti. Bir de bakti 
ki evin tarn orta yerinde bir adam duruyor. Evdekilere hitaben §oyle de- 
di: "Kapilar kilitli oldugu halde bu adam evin icine nereden geldi. Valla- 
hi Davud'u utandiracagiz. Bilahare Davud eve gelince adamin hala evin 
ortasmda durmakta oldugunu gordii. Ona, "Sen kimsin?" diye sordu. 
Adam §u kar§ihgi verdi: "Ben, hiikiimdarlardan korkmayan ve engel- 
lerden etkilenmeyen kimseyim". Davud ona §oyle dedi: "Oyle ise vallahi 
sen, bliim melegisin. Allah 'm emri ba§imiz uzeriiliwir". Daha bir sure 
bekledikten sonra oliim melegi onun ruhunu teslim aldi. Cenazesi yika- 
hip kefenlendikten ve techiz i§lemleri tamamlandiktan sonra giines. 
dogdu. Oglu Siileyman, ku§lara: "Davud'un cesedini golgelendirin." di- 
ye buyruk verdi. Ak§ama kadar ku§lar, onu golgelendirdiler. Bunun 
iizerine Siileyman, ku§lara: "Kanatlarmizi artik toplaym." diye emir 
verdi. » i 

Ebu Hiireyre der ki: Bu hadisi anlatirken Rasulullah (sva.v.), 
ku§lann Davud'un cesedi iizerinde nasil kanat acip yumduklanni gbs- 
termek icin ellerini birbirine vurdu. Sonra ellerini yumdu. O gun, iize- 
rinde uzun kanath doganlar golge yapmi§lardi. 

Siiddi, Ibn Abbas'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Davud (a.s.), 
ansizm oldii. Oliimii, cumartesi giiifu olmu§tu. Ku§lar, onun cesedini 
golgelendirmi§lerdi". 

Isliak b. Bi§r, Hasen'in §6yle dedigini rivayet eder: "Davud (a.s.), 
100 ya§inda iken bir cars.amba giinii ansizm 6lmii§tiir". 

Ebu's-Seken el-Hicri ise §dyle demi§tir: "Ibrahim Halil, ansizin ve- 
fat etmi§tir. Davud, ansizin vefat etmi§tir. Oglu Siileyman da ansizm 
vefat etmi§tir. Allah in salat-ii selami hepsinin iizerine olsun." 1 

Bazilarifidanrivayet edildigine gore oliim melegi, fhihraptan in- 
^iekte iken Davxra a gelmi§ti. Davud ona §oyle demi^ti: "Birak beni, ya 
ihraptan ineyim ya da mihraba tekrar cikayim". Oliim melegi ona §oy- 
e demi§ti: Jpy Allah'm peygamberi! Seneler, aylar, eserfcr ve nziklar 
tiikendL Artik ecelin geldi". Bunu% iizerine Davud peygamber, mihra- 
bin merdivenleri iizerinde iken secdeye kapandi. Oliim melegi de secde 
halinde onun ruhunu teslim aldi. *_ 

Ishak b. Bifr, Vehb b. Miinebbih'in §f>yle dedigini msay et eder: 
Insanlar, Davud peygamberin cenazesinde hazir bulundSSr, bir yaz 
gijkiiinde giine§in altmda oturup bekleftiler. O gun Davud'un cenazesi- 
n»0.000 rahip katilmi§ti. Ayndli diger insanlar da hazir bulunmu§lar- 
dirRahiplerin iizerlerinde bornozlan vardi. israiloj^ullan, Kfusa ve Ha- 
run'dan ba§ka hie kimseye Davud kadar yanmami§ti. Onun qliimii ne- 
denijfle §iddetli bir teessiire kapilq|i§lardi. Cenaze merasimine katilan- 
ar giine§in hararetinden 90k eziyet gormii§lerdi. Davud'un oglu Siiley- 

1) Miisned, Ahmed b. Hanbel, I, 419. 



'1 






" 




i 



man peygambere, sicaga kar§i kendilerine bir siper yapmasini rica et 
mi§lerdi. Siileyman da cikip ku§lara seslendi. Ku§lar, onun emrine ica- 
bet ederek gelip insanlan golgelendirailer. Semanin her tarafmda saf 
tutarak bulut gibi bir siirii meydana getirerek insanlan giine§in sicakh- 
gma kar§i korudular. Oyleki, her taraftan riizgar esintileri durdurul- 
mu§tu. Bunun iizerine insanlar sikmtidan olecek hale geldiler. Siiley- 
man peygambere, kendilerine biraz riizgar estirmesi icin rica ettiler. 
Siileyman da ku§lara emir vererek riizgann gelecegi tarafi acmalanni 
ve sadece giine§ i§igimn gelmekte oldugu tarafi kapatmalarim soyledi. 
Ku§lar da emri yerine getirdiler ve insanlar esintili bir golge altinda kal- 
dilar. Boylece orada bulunan halk ilk olarak Siileyman in saltanatini 
gormii§ oldular. ^fc,.^™! 

Hafiz Ebu Ya'la, Ebu Derda'dan rivayet ederek Rasulullah (s.a.v.)'in 
§oyle buyurdugunu soylemi§tir: 

«Cenab-i Allah, Davud'u, ashabi arasmdan kabzedip aldi. Onlar da 
fitneye dii§mediler ve din degi§tirmediler. Mesih'in (Isa'mn) ashabi da 
200 sene miiddetle onun yolundan yiiriiyerek §eriatmi tatbik ettiler» 

Bu garip bir hadistir. Dogrusunu Allah bilir. 



i 

« 






ms- 

m 



DAVUD OGLU SULEYMAN PEYGAMBERIN KISSASI 



Hafiz Ibn Asakir dedi ki: Siileyman peygamber, I§a oglu Davud'un 
ogludur. I§a, Abir oglu Uveyd'in ogludur. Abir, Nah§an <9§lu ^lamon'un 
ogludur. Nah§on, Irem oglu Amina Adab'in ogludur. Irwn, Faris oglu 
Hasron'un ogludur. Faris, Yakub oglu Yahoza'nm ogludfr- Ya'kub, Ib- 
rahim oglu ishak'in ogludur. Yani peygamber oglu peygamberdir. 1 

Bazi eserlerde anlatildijg,na gore o, Sam' a girmi§tir. Ibn Makule der 
ki, Davud'un dedelerindenfbiri de Faris'tir. 

Ibn Makule, Ibn Asakirin anlattigina yakm bir nesebi, Davud'a nis- 
bet etmi§tir. 

Cenab-i Allah buyurdu ki: 

«Siileyman, Davud'a mirasci oldu (Davud'un peygamberligi, ilmi ve 
miilkii Siileyman'a kaldi). Dedi ki: "Ey insanlar, bize ku§larin dili ogre- 
tildi. Ve bize her §eyden (bolca bir pay) verildi. I§te bu, acik bir liituftur.» 
(en-Neml, 16.) Yani Siileyman, peygamberlik ve hiikiimdarlik bakimmdan 
Davud'a miras9i oldu. Buradaki mirasciliktan kasit, mal mirasciligi de 
gildir. Ciinkii Davud'un, Suleyman'dan ba§ka ogullan da vardi. Onu 
mail, sadece Siileyman'a miras olarak kalacak degildi. Ayrica sahih ha- 
disde sabit olduguna goijjpRasulullah. (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

«Biz miras birakmayiz, terekemiz sadakadir». 

Bir ba§ka hadis-i §erifte de Peygamber (s.a.v.) Efehdimiz §byle oii- 
yurmu§lardir: 

"Biz peygamberler toplulugu, miras birakmayiz. » 2 

Dogru konu§an ve sozii tasdik edilen Efendimiz, peygamberlerin 
mallannm miras olarak birakilmayacagim haber vermi§tir. Bilakis on- 
lann biraktiklan mallar, kendilerinden sonra yoksullara ve ihtiyac sa- 
hiplerine^sadaka olarak verilir. Mallari, sadece akrabalarma tahsis 
edilmez. Ciinkii onlara gore diinya, pek basit ve degersizdir. Nitekim 
onlan insanlara iistiin kilip secerek peygamber olarak gbnderen ve fazi- 
leflendiren Allah katmda da diinya, pek basit ve degersizdir. 

Siileyman peygamber halka §6yle demi§ti: "Ey insanlar, bize ku§la- 
rin dili ogretildi ve bize her §eyden (bolca bir pay) verildi" 

1) Tehzib, Ibn Asakir, V, 190. 

2) Buhari, IV, 49, Babil Farzi'l-Humus. 





h 






I 







ani Siileyman peygamber ku§lann dillerini bilirdi. Onlann ne de- 
mek istediklerini insanlara aciklardi. Hafiz Ebu Bekir el-Beyhaki, Ebu 
Malik'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Siileyman peygamber, yoldan 
gecerken erkek bir serycenin, di§i bir sercenin etrafmda dolanmakta ol- 
dugunu gordii. Yanirida bulunanlara: "Bu erkek sercenin ne dedigini bi- 
liyW musunuz?" diye sorugpl etrafmdakiler de: "Ne diyor ey Allah'm 
peygamberi?" diye kar§ihk3#rdiler. Siileyman peygamber §oyle dedi: 
"Erkek serce, di§i Serceyi istiyor ve ona diyor ki: Benimle eviehirsen se- 
ni,'"S. am'in diledigin evine yerle§tiririm!". Ciinkii §am'm evleri giizel ta§- 
larla in|a edilmi§tir. Oralara herkes giremez. Ancak bir di§i ilJevlen- 
mek isteyen her erkek, mutlaka yalan sdyler. 

Aym §ekilde Siileyman peygamber, diger hayvanlann ve yaratikla- 
nn dilterini de bilirdi. «Bize her §eyden (bolca bir pay) verild|^> s ayet-i ke- 
rimesi de buna delalet etmek4edir. Yani bir hukumdann ihtiyac duydu- 
gu techizat, alet, asker, ordu, insi ve cinni topluluklar, ku§lar, canavar- 
lar, gezip dola§makta olan §eytt$nlar, ilimler ve anlayi§lar ile konu§an 
ve konu§mayan yaratiklann Ralplerindeki' duygularla du§iincefer 
hakkmda bilgi bize verildi. "Bu, apacik bir lutuftur'VYani goklerle yerf 
yaratan Allah tarafmdan bize bahsedilen bir liituftur. Nitekim Cenab-i 

Allah Jfmyurdu ki: flhi*r*^MMB^ 

«Siileyman'in cinlerden, insanlardan ve ku§lardan ordulan toplan- 
di. Hepsi bir arada diizenli olarak sevkediliyordu. Kannca vadisine gel- 
dikleri zamaH bir karmca: "Ey karmcalar, dedi. Yuvalarimza girin ki 
Siileyman ve ordulan farkinda olmayarak sizi ezmesinler". (Siileyman) 
onun sbziine giiliimseyerek dedi ki: "Rabbim; bana, anama ve babama 
liitfettigin nimete "^iikretmemi, senin begenecegin faydali bir is. yapma- 
mi gonliime ilham et. Ve rahmetinle beni iyi kullanmn arasma sok."» (en- 

Neml, 17-19.) 

Yiice Allah, kulu ve peygamberi Davud oglu Siileyman'm bir 
erkani ile birlikte biitiin insanlar, cinler ve ku§larla birlikte binegine bi- 
nip yola ciktigmi haber veriyor. Maiyyetindeki insanlar, cinler ve ku§lar 
beraberinde seyrediyorlardi. Ku§lar kanatlanyla onu sicaktan koru- 
yorlardi. Insajilarla cinlerden ve ku§lardan miitesekkil ordu birlikleri- 
nin ba§lannda kumandanlan vardi. Ordu, nizam ve intizam icinde yii- 
riiyordu. Kimse kimseyi gecmiyordu. Herkes yerini muhafaza ediyor ve 
hie kimse geride kalmiyordu. Kannca vadisine geldikleri zaman bir ka- 
nnca: "Ey kanncalar, dedi. Yuvalanniza girin ki Siileyman ye ordulan 
farkinda olmayarak.sizi ezmesinler". 

Ayet-i kerimede sOzii edilen kannca, diger kanncalan Siileyman ve 
askerlerinin farkinda olmayarak kendilerini ezmelerine kar§i tedbir al- 
mak iizere uyardi. Vehb b. Miinebbih'in anlattigma gore Siileyman pey- 
gamber, Taif vadisinde biiyiik bir tahtirevanm iizerinde oturmakta 



s 




i 





IBN KESlR 





iken bu kannca onun yanin Jan gecmi§, adi da Ceres'mi§. Topal ola: 
karinca, §eysban ogullan kabilesine mensup olup bir kurt kadarmi§. 
Biitiin bunlar iizerinde ihtfaf vardir. Aksine bu ayet-i kerimeden de an- 
lasridigi gibi o, siivari vaziyette iken karinca da omuzu iizerinde imi§. 
Bazilannin iddia ettikleri gibi bu tahtirevan iizerinde degilmi§. Eger 6y- 
le olsa" idi kanncaya on dan taraf bir eziyet gelmezdi. Karinca da ayaklar 
altmda ezilme tehlikesiyle kar§i k:ar§iya kalmazdi. Ciinkii tahtirevan- 
da, ihtiyac duyduklan askerler, atlar, develer, yiikler, cadirlar, davar- 
lar ve biitiin bunlann iizerinde ku§lar vardi. Nitekim Allah, izin verirse 
bunu ileride de aciklayacagiz. 

Ozetle, Siileyman peygamber, ayet-i kerimede so?u edilen kannca- 
mn, kendi topluluguna dogru goru§u ve iyi akibeti telkin edi§ini anla- 
mis, oldugundan dolayi sevinc ve ferah icinde tebessiim etmi§ti. Onun 
konu§masmi, Cenab-i Allah'm sadece kendisine bildirmis. olmasitiilan 
dolayi kivanc duymu§tu. Yoksa durum, bazi cahillerin iddia ettikleri gi- 
bi degildir. Giiya hayvanlar, Siileyman peygamberden once konu§urlar 
ve insanlara hitapta bulunurlarmi§! Nihayet Siileyman peygamber^on- 
lardan soz alarak agizlanni kapatmis. ve artik ondan sonra insanlirla 
konu§maz olmu§lar. 

Boyle bir §eyi ancak bilgisiz kimseler iddia edebilirler. Eger gercek 
bbyle olsaydi kanncanm konu§masmi anlamasi nedeniyle Si leyman 
peygamberin, diger insanlara kar§i bir iistiinliigii soz konusu olmazdi. 
Ciinkii daha onceden de biitiin insanlar, hayvanlann dillerini bu iddia- 
ya gore bilirlermi§. Hayvanlann kendisinden ba§ka insanlarla konu§- 
mayacaklanna dair ahidlerini almis, olmasmdan Siileyman peygambe- 
rin elde edilebilecegi bir fay da yoktur. Bu sebebledir ki Siileyman pey- 
gamber, Rabbine §oyle yalvarmi§ti: "Rabbim, bana ve anama, oabama 
liitfettigin nimete §iikretmemi, senin begenecegin faydah bir i§ yapma- 
mi gonliime ilham eyle. Ve rahmetinle beni iyi kullannm arasma sok". 

Siileyman peygamber Cenab-i Allah'tan, kendisine bah§etmi§ oldu- 
gu nimetlere ve diger insanlardan ayri olarak kendisine liitfettigi mezi- 
yetlere kar§i §iikretmeyi ve salih amel i§lemeyi, ayrica vefat ettikten 
sonra da salih kullarla birlikte kendisini ha§retmesini Cenab-i Al- 
lah'dan diledi. Allah da bu dilegini yerine getirdi. 

Ayet-i kerime'de gecen Siileyman peygamberin anafye babasmdan 
kasit, babasi Davud ile anasidir. Anasi, Allah'a ibadet aden saliha ka- 
dmlardan biri idi. Nitekim Senid b. Davud, Cabir'de&|rivayet ederek 
Peygamber Efendimiz'in §oyle buyurdugunu soylemilftir: «Davud'un 
oglu Siileyman'm anasi §oyle demi§ti: "Ey ogulcugum! Geceleyin fazla 
uyuma. Ciinkii geceleyin fazla uyumak, kulu kiyamet giiniinde fakir bi- 
rakir.")) 1 Abdurrezzak, Ziihri'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Davud 

(1) Tehzib, tbn Asakir, VI, 27.1. 





oglu Siileyman peygamber, arkada§lanylaVb!rlikte yagiiiui- duasi icin 
cole ciktilar. Yolda bir kannca gorduler. Kannca ayaklarindan birini 
kaldirarak Cenab-rAllah'a yagmur yagdirmasi icin dua ediyordu. Sii- 
leyman, arkada§lanna: "Geri donelim; yagmur yagdinlacaktir. Ciinkii 
bu kannoei Cenab-i Allah'a yagmur yagdirmasi igin dua ediyordu. "Vfe di- 
legi de kabul edildiv~-dedi. ^5^ ^^ 

Ibn Asakir'inrivayetine gore^Sfcu Hiireyre", Rasulullah (s.a.v.)'in 
§oyle buyurdugun# : i§itmi§: JP§Bfc§ 

«Peygam|prlerden biri, insanlarla birlikte yagmur auasfflfh di§an 
cikmi§lardi. Yolda iken bir kanncanin, ayaklarindan birini semaya kal- 
dirmi§ oldugunu gorduler. Peygamber (etrafinda bulunanlara) §oyle 
dedi: "Geri doniin, §u kanncamn yjlzil suyu hiirmetine dilegimiz kabul 
edildi.'^ 1 HH 

Siiddi dedi ki: Siileyman peygaml|^0fczamanmda insanlara kitlik 
geldi. Siileyman peygamber halka, yagmur duastefer-^kmalan icin emir 
verdi. Duaya ciktilar. Yolda iken bir "kanncanin iki ayak iistiine dikilip 
ellerini acarak §oyle dua ettigini gorduler: "Allah 'im, ben senin yar; 
lanndan biriyim. Biz senin liitfima muhtaciz". 

Kanncanin bu duasi iizerine Cenab-i Allah, iizerlerine saganak na 
linde yagmur yagdirdi. Cenab-i Allah buyurdu ki: S<y^ 

«(Suleyman) ku§lan, teftisj etti. (Iclerinde Hiidhiid'ii bulamadi) dedi 
ki: "Neden Hiidhiidu goremiyprum, yoksa kayiplardan mi oldu? Ona ce- 
tin bir azap edecegim. Ya da ohu kesecegim. Yahut da bana (mazeretini 
belirten) acik bir delil getirecek". Qok gecmeden (Hiidhiid) geldi: "Ben, 
dedi. Senin gormedigin bir§ey gbrdiinTve sana gercek bir haber getir- 
dim. Ben, onlara hiOjiimdarlik eden bir kadin buldum. Kendisine (kral- 
lann muhtac oldujfu) her §ey verilmis. ve biiyiik bir tahti var. Onun ve 
kavminin, Allah '1 birakip giine§e secde ettiklerini gbrdum. §eytan, on- 
lara yaptiklarini suslemisf-de orilandogru yoldan cevirmi§.Bu yiizden 
yola gelmiyorlar. Goklerde vayerde gizleneni aciga cikaran ve gizledik- 
lerini ve aciga vurduklanm bilen Allah'a secde etmeleri gerekmez miy- 
di? Allah ki ondan ba§ka tann yoktur. Biiyiik Ars/m sahibidir". (Siiley- 
man): "Bakalim, dedi. Dogru mu soyledin yoksa yalancilardan mism? 
Bu mektubumu gotiir onlara at, sonra onlardan biraz cekil de bak, neye 
ba§vuruyorlar (rafyapacaklar)?" 

(Hiidhiid mektubu gqtiiriip attiktan sonra Saba melikesi Belkis) 
mu§avirlerine dedi ki: "Ey ileri gelenler, bana cok onemli bir mektup bi- 
rakildi. O, Siileyman'dan (geliyor) ve Rahman ve Rahim Allah in adiyla 
(ba§lamakta)dir. "Bana kar§i biiyiikliik taslamaym ft bana teslim ola- 
rak gelin (diye yaziyor)". "Ey ileri gelenler, dedi. Bu i§imde bana bir fikir 
verin (bilirsiniz ki) ben siz olmadikca hicbir §ey4 (kendi basima) kesip 

(1) Tehzib, Ibn Asakir, VI, 271. ^^ 










1BN KESlR 




Cenab-i Allah, 
yukandaki ayet-i ke 
leriyle Hz. Siileyman 
her i§i yerine getirirle 
askerlerin, kumandah 
lardi. Ibn Abbas ile 
man ve ordusu suya i 
icin su arayip bulmakti 



dige 



atmam". Dediler ki: "Biz kuwetliyiz, yaman sava§cilanz, ama emir se- 
nindir. Bak (dii§im), neyi emredersen (onu yapahm)". Dedi ki: "Hiikiim- 
darlar bir iilkeye girdiler mi, orayi bozarlar, halkmin §ereflilerini zelil 
(ve peri§an) ederler. (Evet) boyle yaparlar". 

"Ben (§imdi) onlara bir hediye gondereyim de bakayim elgiler ne ile 
donecekler". 

(Elgi hediyelerle) Siileyman'a gelince (Siileyman) dedi ki: Siz bana 
mal ile yardim mi etmek istiyorsunuz? Allah'm bana verdigi, size verdi- 
ginden daha iyidir. Hediyenizle siz sevinirsiniz (Ben degil) (Ey el?i), on- 
lara don (soyle): cJljlara, kendilerinin asla kar§i koyamayacaklari ordu- 
larla gelirim ve or^ri hor ve hakir bir durumda (oradan surer) gikari- 

rim."» (en-Neml, 20-37 

an peygamberle Hiidhiid arasindsPfecenleri, 
erde anlatiyor: Ku§lar T ,biitun smiflari ve tii-r- 
mrine ram olmu^l^di^'K^ndilerinden istedigi 
Sirayla onun yanillda-ii(56,6^feitarlardi. Tipki 
na ve hiikiimdarlarma yaptigi gibi davranir- 
nin anlattiklarma gore sefer halinde Siiley- 
9 duyduklarmda Hudhiid'iin vazifesi, onlar 
enab-i Allah'm kendisine vefuigi bir kuvvet 
sayesinde o, yer altindaki sulan dahi goriip ke§fedebilif di. Hudhiid'un 
gosterdigi yeri kazip su gikanrlar ve ihtiyaelan icin kullanirlardi. Gii- 
niin birinde Siileyman peygamb^r orduyu teftis. ederken Hiidhiid'u go- 
rev yerinde bulamadi ve: "Dedi K, Hiidhiid'ii neden goremiyorum? Yok- 
sa kayiplardan mi oldu?" Yani he oldu? O burada degil midir? Yoksa go- 
ziimden mi kayboldu? Ben mi onu goremiycrum? "Ona cetin bir azap 
edecegimv Yahut da onu kesecegim.-Ya da bana (mazerf||n|j|)elirten) 
acik bir delil getirecek". Yani onu bu vartadan kurtaracak kuvvetli bir 
beige ve hiiccet getirirse,. onu affederim. 1 

Cenab-i Allah buyurdu ki: «Cok gecmeden Hiidhiid geld^Ben" de- 
di, senin gormedigin bir§ey gordiim ve Saba'dan sana gercel||j)ir haber 
getirdim. Ben onlara hiikiimdarlik eden bir kadm buldum. Kendisine 
(krallann iJitestac oldufu) her §ey verilmis. ve biiyiik bir tahti var".» 

Hiidhiid, Yemen beldelerinden Saba mantikasmm hiikiimdarini, 
Siileyman peygambere anlatiyor. Bu hukumdarm elindeki biiyiik mem- 
leketi, 50k sa'yrdaki tebayi bildiriyor. O zaman Saba'da hiikiim ve yone- 
tim bir kadmin (Belkis'm) eline gecmi§ti. Belkis, Saba hiikiimdannm 
kizi idi. Hiikiimdar oliince yer|ne .kizindan ba§kasmi tayin etmemis.ti. 
Halk da Belkis'i, bas,larma hukum|ar olarak gecirmi§ti. 

Sa'lebi ile diptperinin apattiljfarina gore. Saba halki, h^^mdarla- 
rinin oliimiinden sonra yerine bir adamihifcamdar tayin ettiler. Fakat 



(1) Tarih-i Taberi, I, 347. 









bu hiikiimdar zamamnda diizen bozuldu. Belkis haber salarak bu yeni 
hiikiimdarla evlenmek istedigini bildirdi. Hiikiimdar da Belk 
lendi. Gerdege girdiklerinde Belkis ona bir icki i^irdi. Sarhos. oP 
sonra adamin ba§im kesip Ijppardi. Kellesini kapiya dikti. Bunun 
ne halk, Belkis'a ydnelerek onu ba§lanna hiikiimdar olarak geci 
Belkis, Seyrah'in kizidir. Seyrafe'm diger adi Hedhad'dir. Belkis' 
basi biiyiik hiikiimdarlardandi. Yemenlilerle evlenmek istemez 
vayete gore o, adi Reyhane bint es-Sekem adindaki cinni bir kadiri 
lenmi§tir. Belkis, i§te bu kadindan dogmu§tur. 

Sa'lebi, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygamber Efendimiz'in 
§oyle buyurdugunu sdylemi§tir: 

«Belkis'in anne ve babasindan biri cinlerdendi». 

Bu hadis, garip olup senedinde zayifhk vardir. ■j^^ 1 

Sa'lebi, Ebu Bekre'nin §byle dedigini rivayet eder: Rasulullah 
s.a.v.)'m yaninda Belkis'dan soz edilince §byle buyurdu: 

«Yonetimlerinin ba§ma bir kadini ge^iren bir kavim iflah olmaz». 

Buhari'nin Sahih'inde Ebu Bekre'den rivayet edilen bir hadis-i st- 
rife gore Rasulullah'a, Iranhlarin yonetime Kisra'nm kizim ge?irdikle- 
rine dair haber ulas/tigmda o §oyle buyurmu§tur: 

«I§lerinin ba§ma bir kadini ge9iren bir kavim iflah olmaz.w 1 

«Kendisine (krallann muhta? oldugu) her §ey verilmis. ve onun bu-* 
yiik bir tahti var». Yani onun kraliyet tahti ge§itli miicevher, inci, altin 
ve zinetlerle siislenmi§tir. 

Hiidhiid, Siileyman peygambere boyle dedikten sonra Saba h 
nm kafirliklerini, Allah '1 inkar edi§lerini, giine§e tajftiklarim, §eytanm 
pe§ine takildiklarini, §eytan tarafindan Allah'a kullugu birakipTba§ka 
yollara saptinldiklarini anlatmi§ti. Golderde ve yerde gizli olani a?iga 
cikarah, insanlarm gizlediklerini ve aciga fikardiklarmi bilen zahirt ve 
batmiyi, ayni zamanda madd! ye, maneviyit)ilen, ortaksiz ve tek Allah '1 
birakip ba|ka §eylere taptiklarmi da anlatti. « Allah ki ondan ba§ka tan- 
n yoktur. Biiyiik Ars/m Rabbidir.» Yani mahlukat icinde kendisinden 
daha biiyiik bir§ey bulunnjayan yiice Ars/m sahibidir. Onlari Allah ve 
Rasulii'ne itaate daveti i£eren; Cenab-i Allah 'in hakimiyet ve saltanati 
altma doniip iman etmeye ?agirmayi ihtiva eden mektubunu gonderdi. 
Onlara: «Bana kar§i iistiinliik taslamayin.» Yani benim taatime kar§i 
hii vuk iLik taslamayin, dedi. Emirlerime \iyun, diye buyruk verdi. «Tes- 
lim o^PT§lar olarak bana gelin.» Yani emfimi duyup itaat ederek ve kar- 
§1 koymadan bana gelin. 

Mektubuskus. gotiiriip Belkis'a birakti. Mektupla§ma adetini insan- 
lar i§te buradan almi§lardir. Ama toprak nerede, Siireyya yildizi nere- 
de. Bu mektup, emri i§itip itaat eden ve ifindekileri afilayan bir kiniseye 



i 




(1) Buhari, Kitabu'l-Fiten, VIU, 9. 













gbnderilmi§ti. Tefsircilerin bir ^ogunun; anlattiklarma gore Hiidhiid, 
mektubu alip Belkis'in sarayma gbtiirerek i^eriye biraKfi. Belkis kendi- 
ne mahsus odasinda yalmz ba§ina oturmakta idi. MektubiiJ&raktiktan 
sonra Hiidhiid, cevabini beklemek uzerelfcir kenara 9ekilip aurdu. Bel- 
kis da emirlerini, vezirlerini ve devlet biiyiiklerini mes;v.erete fiagirdi. 
«Ey ileri^elenler, bana 90k bnemli bir mektup birakildi.» dedi. Sonra 
mektubim~kimden geldigini de r : anlara bildi3~d*c «0, Siileyman'dan (geli- 
yor)ve Rahman ve Rahim Allahfn adiyla (ba§lamakta)dir. "Bana kar§i 
biiyiikliik taslamayin ve bana teslim olarak gelin|(diye yaziyor)".» 

Bundan sonra Belkis, ba§larma gelen felaket ve musibet konusun- 
da gbrii§lerine miiracaat etti.lDnlara hitapta bulundu. Onlar da bu hita- 
him dinliyorlardi. «Ey ileri gelenler, dedi. Bu i§imde bana bir fikir Yj|jn 
(bilirsiniz ki) ben, siz olmadik^a hi? bir §eyi (kendi ba§ima) kesip at- 
mam.». Yani siz varken ve gbriislerinizi belirtmeden ben bir hususta ke- 
sin karar vermem. 

«Biz kuwetliyiz, yaman sava§£ilariz, ama emir senindir. Bak (dii- 
§iin), neyi emredersen (onu yapalim) dediler». Ona itaat edip emrine ku- 
lak vereceklerini, ayrica gerekirse sava§maya da muktedir olduklarini 
bildirdiler. Fakat bu konuda en uygun olan karari verme yetkisini de 
kendisine verdiler. 

Belkis'in gorii§ii, onlannkinden daha saglam ve daha kuvvetli idi. 
Mektubu gbnderen Siileyman'in asla kar§i konulamayacak, emrine 
muhalefet edilemeyecek, oyuna getirilemeyecek ve maglup edilemeye- 
cek bir hiikiimdar oldugunu bilmi§ti. 

«Dedi ki: "Hiikiimdarlar bir iilkeye girdiler mi, orayi bozarlar. Hal- 
kmin §ereflilerini zelil (peri§an) ederler. (Evet)^boyle yaparlar".» 

Belkis, dogru goru§unu dile getiriyordu: Eger bu hiikiimdar, b 
memlekete gelip galip_olursa yine yetki sizin aranizdan sadJcH bana ka 
lacaktir. Yine kuvvetli hakimiyet, §iddet ve satvet benim iizerimde ka- 
lacaktir. «Ben, (§imdi) onlara bir hediye gbndereyim de bakayim el9iler 
ne ile dbnecekler». 

Belkis, kendiligkiden bir jest yapmak istedi; memleketi ve halki 
adina hediyeler ve atmaganlar gbndermek istedi. Fakat bilmiyordu ki, 
Siileyman peygamber onlarin hediyelerini kabul etmeyecektir. Onlarin 
mecburi ya da goniillii olarak verdikleri hediyelerine iltifat etmeyecek- 
tir. Qiinkii onlar kafijjdirler. Siileyman'la ordusu, onlari maglup etmeye 
muktedirdir. Bu nedenledir ki; «(Elci, hediyelerle) Siileyinan'a gelince 
(Siileyman) dedi ki: "Siz bana inal ile yardim mi etmek istiyprsunuz? Al- 
lah'in bana verdigi, size verdieinden daha iyidir. Hediyenizle siz sevi- 
nirsiniz (ben degil)".» 

Oysa bu hediye paketleri ifinde 90k kiymetli esjsalar vardi. Tefsirci- 
ler bbyle derler. 





rARi 



41 



\ 



Sonra Siileyman peygamber, Belkis tarafmdan kendisine gbnderi- 
len elcilik heyetine, etrafmdaki insanlann huzurunda §oyle dedi: «"(Ey 
elci), onlara don (soyle); onlara, kendilerinin asla kar§i koyamayacakla- 
ri ordularla gelirim ve onlan hor ve hakir bir durumda oradan (surer) ci- 
karirim^' » Beni minnet altinda tutmak isteyen kadm tarafmdan getir- 
mis. oldugun hediyelerinle birlikte geri don. Cunkii benim yanimda Al- 
lah 'in verdigi bolca nimetler ve armaganlarla erkanim ve adamlanm 
vardir ki bunlar, o kadimn yanifida bulunanlardan daha 90k ve daha ha- 
yirhdirlar. Siz kl bunlarla sevinip iftihar etmektesiniz. Kendi ebnayi 
cinsinize kar§i ovunmektesjfciiz. «"KendiIerinin asla kar§i koyamaya- 
caklari ordularla onlara ge^rim."» Yani onlarin lizerine, kar§i koyup 
kendilerini savunamayacakiari ve sava§amayacaklan bir ordu gonde- 
ririm. Onlan horlanmis. ve ezilmis. kimseler olarak memleketlerinden, 
mmtikalarmdan kovacagim. Ar, utanc, horlanmisjik damgasi altinda 
kalacaklardir. \ 

Suleyman peygamberiri^5u haberi kendilerine ula§mca caresiz emri 
dinleyip itaat ettfler ve icabetine_ko§tular. Belkis'm maiyeti topluca em- 
re itaat edip boyun biikerek* Suleyman peygamberin yaaBa geldiler. 
Onlarin gelmekte olduklanni duyan «Suleyman peygambjjjp kendi em- 
rine ram olm^^cinlere §6yle buyruk verdi^'Ey ileri gelenler, dedi. Onla- 
rin bana tesjM olarak gelmelerinden once hanginiz onun tahtini bana 
gtfijpebilir? ".^fcilerden bir ifrit (kotii bir cin): "Sen, makamindan kalk- 
ma&an once bSi onu sana getiririm, dedi. Bunu yapmaya giiciim yeter 
ve ben giivenilir (bir kimsey)im". Yanmda kitaptan bir ilim bulunan 
kimse de (veziri Asaf Ibn Barhiya yahutHizir): "Sen, goziinii (acip) yum- 
madan ben onu sana getirebilirim." dedi. (Suleyman), tahti yanma yer- 
le§mi§ gbriince dedi: "Bu, Rabbimin liitfundandir. (Liitfuna) §iikiir mii 
edecegim, yoksa nankorluk_mu edecegim, dive beni sinamak istiyor. 
§ukreden, kendisi icin §ukretmis, olur; nankdrliik eden de (bilsin ki) 
Rabbim miistagnidir. (O'nun §ukriine muhtac de|£ldir), cokierem sahi- 
bidir". (Ve) dedi ki: "Onuntahtini tamnmaz hale getiriny biffialim tani- 
yabilecek mi, yoksa tptiyamiyacak mi?". Melike gelinci (Ifta): "Senin 
tahtmda boyle mi?" ■dendi. J 'Tipki o, dedi, zaten bize daha once bilgi veril- 
mi§ti ve biz Musliiman olmu§tuk". Onu, Allah'tan ba§ka taptigi, (bu za- 
mana dek tevhid dinine girmekten) ahkoymu§tu. Ciinkii kendisi, iriMfr 
eden bir kaVrm'den idi. Ona: "K6§ke gir!" dendi. K6§kii (n zeminini)go- 
riince su sandi ve bacaklarmi sivadi. "O, sircadan yapilmis, cilah §effaf 
(bir zemin)dir" dedi. (Melike): "Rabbim, ben nefsime zulmetmi§im. (Ar- 
tik) Suleyman'la beraber alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum." dedi.» 

(en-Neml, 38-44.) 

Siileyman peygamber, etra&ndaki cinlerden kendisine Belkis'm 
tahtimgetirmelerinrisfediHBeilfe, memlekette hfifenederlSen o tahtm 




42 



HBN KESli 



lizerinde otururdu. Belkis yola cikip yamna gelmekte oldugundan dola- 
yi kendisi gelmeden tahtmiri getirilmesini istemi§ti. «Cinlerden bir ifrit 
(kotii bir cin): "Sen, makamindan kalkmadan once ben onu sana getiri- 
rim, dedi".» Yani sen, hiikiim meclisinden kalkmadan once ben o tahti 
sana getiririm. Rivayete gore Siileyman peygamber, sabahlan divan 
kurup israilogullannm aralannda meydana gelen davalan ve onemli 
i§leri hallederdi. Dava meclisi, ogleye yakin nihayete ererdi. Bu tahti 
kendisine getirmeyi taahhiit eden cin §oyle demi§ti: «"Bunu yapmaya 
giiciim yeter ve beix giivenilir (bir kimsey)im".» Yani bu tahti sana getif- 
mege muktedirim. O tahtta bulunan ve sence cok kiymetli olan miicA 
herleri de muhafaza etme hususunda giivenilir bir kimseyim. 

«Yamnda kitaptan bir ilim bulunan kimsede...» me§hur rivayete go- 
re bu kimse, Siileyman peygamberin teyzesi oglu Asaf b. Barhiyaj|ir. 
Bir rivayete gore ise bu, cinlerin inanmi§lanndan biri idi. Dertildigine 
gore bu, ism-i a'zami ezberlemi§ti. Bir ba§ka rivayete gore ise bu ki§i, 
israilogullannm bilginlerinden birindi. Bunun, Siileyman "in kaadisi ol- 
dugunu soyleyenler de vardi ki, bu cidden garip bir rivayettir.^iiheyli 
ise, bunun zayif oldugunu soylemi§tir. Bir diger rivayete gore ise bu ki§i, 
Cebrail'dir. Her kim olursa olsun, bu ki§i: "Sen goziinii (acip) yumma- 
dan ben onu sana getirebilirim." dedi. Yani sen goziiniin gorebildigi en 
uzak mmtikaya bir adam gonderip de o adam sana geri gelmeden once 
ben o tahti sana getirebilirim. 

Bazilan ise, ayet-i kerimenin §u manaya geldigini soylemi§lerdir: 
Insanlar icinde bakipta en uzakta gordugiiiWd mse sana gelip kavu§ma 
dan once ben o tahti sana getirebilirim. 

Ya da bir tarafa bakarken goziinu yumma'San once ben o tahti sana 
getirebilirim. Bu, ayet-fllerimenin ruhuna en y akin olan manadir. 

«(Suleyg^^^ahti yamna yerle§mi§ goriince...» Beikis'in tahtmin .' 
bu kisa sure zarfmdaYemen'den J^idusle bir goz acip i: yu'mma miiddeti 
zarfinda yamna gelip yeple^ii§ oldugunu goriince dedi ki: «"Bu, Rab 
min liitfundandir, (liitfuna) §iikiir mii edecegim, yoksa nankorliik 
edecegim, diye beni sinamak istiyor. §ukreden, kendisi icin (kendi yara- - 
rina) §iikretmis. olur. Nankorliik eden de (bilsin ki) Rabbim miistagni- 
dir. (Yani §iikredenlerin §iikriine muhtac degildir ve kafirlerin kiifriin- 
den de mutazarrir olmaz)"». I JL 

Sonra Siileyman peygamber, vanina getirilen tahtm zinetlerinin 
de gis tirikg^Sigay e tahtm bamba§ka bir hale getirilmesini emretti 
Belkis'm^ST ve idrakini denesin. Bu nedenle dedi ki: «"Bakahm taniya^ 
bilec^; mi, yoksa tanipaaaaayacak mi?". Me like gelince (ona): "Senin tah- 
tmda boyle mi?" dendi. "Tipki o, dedi".» 

Bu sozler, Melike Beikis'in iistiki zekah ve yiiksek idrakli oldugunu 
gostermektedir. Qiinkii o burada bulunan tahtm Yemen'de ardi sira bi- 
■ --- W 



m 





i 











rakmis. oldugu-tahtmm aynisi olacagini miimkun go_rmemi§ti. Fakat 
tahtini 90k kisa bir miiddet zarfmda Yemen'den alip Kudiis'e getirmeye 
muktedir olan ve bu garip san'ati yapabilecek bir zatm varligini bilme- 
mi§ti. Yiice Allah, Siileyman peygamber ile kavmi hakkmda haber vere- 
rek §oyle buyuruyor: «"Bize daha once bilgi verilmi§ti. Ve biz Miisluman 
olmu§tuk". "Onu, Allah'tan ba§ka taptigi §eyler, (bu zamana dek tevhid 
dinine girmekten) ahkoymu§tu. Ciinkii 0, inkar eden bir kavimden idi.» 
Herhangi bir delile bagli kalmadan ve bir hiiccetin pe§ine takilmadan 
atalariyla dedelerinin bilincsizce secde etmekte olduklan giine§e tap- 
malari, onu bu zamana dek tevhid dinine gi rm e k ten menetmi§ti. 

Siileyman peygamber, billurdan bir ko§k yarp|lmasmi emretmi§ti. 
Yapilan kogkun.giri§ kismma su dokturmu§,.^^un iizerini de camla ka- 
pa*roi§ti. Uzeri camla kapatilan bu giri^kjtsmmin altmdaki suya bahk- 
arla diger su hayvanlarmi birakmi§ti^S>tileyman peyganadger, kendi 
tahtmda oturmus, vaziyette iken Belkis ve berabejjndekilejHin, bu su- 
yun iizerinde'R gecerek ko§ke girmelerini emretmifti? «Kos,fc5^n zemini- 
ni) gbriince su sandi ve bacaklarmisivadi. "O sircadan yapilmis, cilah 

af (bir zemin)dir." decli. (Melike Belkis): "Rabbim, ben nefsime zul- 
f'tmi^tim. Artik Siileyman^a beraber alemlefln Rabbi Allah'a teslim 
oldum."» dedi. 

Rivayete gore cinler, Belkis'm, Siil 

cirkmle§tirmek istemi§lerdi. Kilh Jfacaklarmi actiginda Siiley 

an in OTdan nefret edecegirii du^unmufterdi^ ©nunla Stileyman'm ev- 

lenmesinden korkmu§lardi. Ciinkii anasi cinlerden oldugu icin 

Siileyman, kendilerine musallat olmus, ve emri altmda kendilerini ca- 

h§tirmakta idi. Bazilannm anlattiklanna gore Belkis'm tirnaklari, 

ay van tirnaklari gibi idi. Fakat bu, zayif bir rivayettir. Dogrusunu Al- 

ah bilir. E 

Ancak Siileyman, Belkis'la evlenmek istediginde onun bacaklarm- 
daki killan nasil giderecegini du§iindii. Bunu cinlere sordu. Cinler de 
ona ustura kullanmasmi teklif ettiler. Fakat Belkis, ustura kullanmaya 
yana§madi. Bunun iizerine cinler kendisine hamam otu yaptilar ve otu 
hamama biraktilar. O da hamama girdi. Boylece hamama ilk giren o ol- 1 
du. Hamam otunu goriince elini attigmda eli yanip of dedi. Onu kullanip 
faydalanamadan once aci cekm'eye ve inlemeye ba^ladi. 1 

Sa'lebi ve digerlerinin anlattiklanna gore Siileyman peygamber^ 
Belkis'la evlendikten sonra onu Yemen'de tahtmda birakti. Hakimiye- 
tini ona tekrar verdi. Her ay onu bir kez ziyaret eder, yanmda uc gun ka- 
hrdi. Sonra yine iilkesine donerdi. Cinlere e.mir vererek Yemen'de onun 
icin Gimdan, Salhin ve Beytun adh uc ko§k yaptirdi. Dogrusunu Allah 
bilir. 
*(1) Tefsir-i Taberi, XX, 107. 




-nn^nazarmdaki goriinumu- 





f 





Ibn Ishak'm bazi ilim erbabi ile Vehb b. Miinebbih'den naklettigine 
gore Siileyman peygamber, Belkis'la evlenmemi§tir. Aksine onu, He- 
medan meliki ile evlendirmis. ve Yemen'de tahtmda birakmi§tir. Yuka- 
nda bahsettigimiz uc ko§kii ona yaptirmi§tir. Birinci rivayet daha me§- 
hur ve kuvvetlidir. DOgrusunu Allah bilir. 

Konuyla ilgili olarak Cenab-i Allah, Sad suresinde §oyle buyurmak- 
tadir: 

«Biz Davud'a Siileymaii'i armagan ettik. (Siileyman) ne giizel kul- 
u! O, (Allah'a) cok donerdi. (Tesbih ederdi) Ak§am iistii kendisine Safin 
(tic ayagi iizerinde durup bir ayagini tirnagimn iistiine diken) siiratli 
ko§an (saf kan Arap) atlan gosterilmi§ti. "Ben, dedi. Mai sevgisini, Rab- 
bimi anmaktan (ouiru) tercih ettim". Nihayet (giine§) perdenin arkasi- 
na gizlendi (batti). "Onlari bana getirin" (dedi). Bacaklanm ve boyunla- 
rmi (kilicla) ok§amaya ba§ladi. Andolsun biz Siileyman'i imtihan ettik: 
Tahtmin iistiine bir ceset biraktik, sonra (bize) yoneldi: "Rabbim, dedi. 
Beni affet, bana benden sonra hie kimseye nasib olmayan bir miilk ver. 
Qiinkii, Sensin o 90k lutfeden, sen!". Biz, riizgari ona boyun egdirdik. 
Onun buyruguyla, onun istedigi yere yumu§ak (yumu§ak) akip gidiyor- 
du. Ve §eytanlan, her bir bina ustasini ve dalgici ve (kotiiliik yapmama- 
lari icin) zincirlerle birbirine baglanmis. ba§ka (§eytan)lan (yani cinleri 
veya isyanci kabileleri ona boyun egdirdik). ^_ £ 

"Bu, bizim ihsanimizdir. Artik diledigine ver veya verme, 
hesapsizdir." (dedik). Onun, bizim yanimizda bir yakinhgi ve giizel bir 
gelecegi vardir" (sad, 30-40.) ^^^^i 

Cenab-i Allah, Davud'a, Siileyman'i armagan ettigini anlatiyor. 
S6nra da onu overek §oyle diyor: «Ne giizel kuldu! O, (Allah'a) 90k doner 
(tesbih eder)di». Yani o, Alllh'a doner, ona itaat ederdi. Sonra da Cenab- 
1 Allah onun, iic ayagi iizerinde durup bir ayagini tirnagimn iistiine di- 
ken, siiratli ko§an saf kan Arap atlarma neler yaptiklanni anlatti ve bu- 
yurdu ki: «(Siileyman) ben, dedi. Mai sevgisini, Rabbimi anmaktan (otii- 
rii) tercih ettim'VNihayet giine§, perdenin arkasma gizlendi (batti)». 

Bir rivayete gore de perdenin arkasma gizlenen §ey, atlardir, 

Siileyman dedi ki: «Onlan (atlan) bana getirin. Bacaklanm ve bo- 
yunlanni (kilicla) ok§amaya ba§ladi». Bir^rivayete gore ise bacaklarimn 
ve boyunlannm terlerini sildi ve onlari oniine katip siirdii. 

Fakat selef ulemasmm ^ogunlugunun g6ru§iine gore Siileyman 
peygamber, onlarm bacaklanm ve boyunlarmi kilicla vurmu§tur. 
Qiinkii onlarla me§gul oldugundan dolayi ikindi namazmin vakti cikip 
giine§ batmi§tir. Bu, Ebu Talib oglu Ali (r.a.) ile diger bazi kimseler tara- 
fmdan rivayet edilmi§tir. Kesin olan §u ki o, herhangi bir mazeret 
olmaksizin namazi kasden terketmi§ degildir. Ancak bazi sebeplerden 
dolayi namazi erteleriiesi onlann §eriatlarma gore caizdir, denilebilir. 





h 




BUYUK ISLAM TAR H' 



Cihad sebebi ile atlan kontrol etmellpnaksadiyla namazi tehir etmi§tir, 
denilebilir. 1 

Alimlerden bir grup, Peygamber Efendimiz'in Hendek sava§mda 
ikindi namazim tehir ettigini ve bunun da o zaman me§ru oldugunu ileri 
siirmu§lerdir. Ancak bu, bilahare salatu'1-havf (korlA namazi) ile nesh 
edilmi§tir. §afii ve digerleti boyle demi§lerdir. Mekhul ile Evzai demi§- 
ler ki: Hayir, bu gibi mazeretler nedeniyle namazi erteleme hiikmii bu 
giine kadar da yiirurliiktedirrYani §iddetli bir savas. nedeni ile namazi 
ertelemek caizdir. 

Digerleri demi§ler ki: Peygamber (s.a.v.)'in Hendek savasmda ikin- 
di namazini ertelemesi, unutma dolayisiyla olmu§tur. §u halde Siiley- 
man peygamberin namazi ertelemesi de boyle olmu§tur. Dogrusunu Al- 
lah bilir. 

( ^i»~j\o,i_^ ) ayet-i kerimesindeki zamirin atlara raci ol- 

dugunu, yani perdelenip gizlenen (batan) §eyin, giines, degil de atlar ol- 
dugunu soyleyenlere gelince bunlar derler ki: 

( jivijj^LLijiijAUjij ) ayet-i kerimesi §u manaya gelir: 

«"Onlari bana getirin." (dedi). Bacaklanni ve boyunlarmi ok§amaga 
ba§ladi». Yani atlarm boyunlarmdaki ve bacaklarmdaki terleri sildi. 
Ibn Cerir et-Taberi, bu goru§ii benimsemi§tir. Valibi'de boyle bir 
manayi, Ibn Abbas'dan rivayet etmi§tir. Qiinkii Siileyman peygamber, 
, herhangi bir suclari olmayan hayvanlan oldiirarek azaplandiracak bir 
kimse degildir. 2 » ™^™ ' 

Ancak bu goriis. iizerinde ihtilaf edilebilir. Qiinkii atlarm bazi sebeb- 
lerle oldiiriilmeleri, onlarm dinlerinde caiz olmus. olabilir. Bazi 
alimlerimizin de ileri siirdukleri bir fikre gore Muslumanlann, davar ve 
diger hayvanlarm kafirlerin eline gecmesinden korkmalan halinde ka- 
firlere azik olmamasi maksadiyla oldiirmeleri caizdir. Nitekim Mute 
sava§mda Ebu Talib oglu Cafer hazretlerinin kendi atim kesmesi de bu- 
na yorulabilir. 

Ayet-i kerimede sozii edilen Siileyman'a ait atlar cok sayida imi§ler. 
Bir rivayete gore 10.000 kadar imi§ler. Bir ba§ka rivayete gore ise 
20.000 kadarmi§lar. Hatta 10.000 tanesi de kanath imi§. 3 _ M ^ 

Ebu Davud, "Sunen" adh eserinde, Hz. Ai§e'nin §oyle dedigini riva- 
yet eder: «Rasulullah (s.a.v.), Tebiik gazvesinden ya da Hayber gazve- 
sinden dondugunae benim pehceremde bir perde vardi. Riizgar esince 
perde aralandi ve bana ait bazi oyuncaklar gonindu. RasuluJ|ah dedi ki: 
"Ey Ai§e, bu nedir?" Dedim ki: "Kizlarufcdir." Rasulullah, bu oyuncaklar 
arasmda yamanmis. kanatlari bulunan bir at gordii. "Bu oyuncaklar 

(1) Tefsir-i Taberi, XXIII, 99. 

(2) Tefsir-i Taberi, XXIII, 100. 

(3) Tehzib, Ibn Asakir, VI, 259. 




f 









mutlaka on 



arasmda gordiigiim de nedir?" diye sordu. "Attir" dedim. "Su iizerindeki 
nedir?" diye sordu. "Iki kanattir." dedim. "Iki.kanadi ola^ at ha?" diye 
sordu. Benjde dedim ki: "Siileyman'm kanatli atlari oldugunjii sen hi? 
i§i|medinnn[?". Bu sdzlerim u^prine Rasiilullah (s.a.v.) azi di§leri gorii- 
niinceye kadar guldu.w 1 

Bazi alithler dediler ki Siileyman peyganroer, Allah icin o atlari ter 
kedince Cenab-i Allah ona, o atlardan daha hayirh bir §ey verdi ki o d; 
riizgardi. Riizgar, bir sabah bir aymiiddetle; bir ak§am da bir ay rrrii 
detle esip giderdi.jNitekim ileride de bundan bahsedilecektir. 

Imam Ahmed d. Hanbel, Beytullah'a 90k seferleri olan Ebu Katade 
ile Ebultl^behman'm §oyle dediklerini rivayet eder: Qolde bir adama ug- 
radik. ^Mevi olan o adam bize dedi ki: '"Rasulullah (s.a.v.) elimden tuta- 
rak, Az^pve Celil olan Allah'm kendisine ogrettiklerinden bir kismmi 
bana ogretti ve buyurdu ki: «Dogrusunu istersen Aziz ve C^elil Allah 'tan 
sakmmak maksadiyla bir§eyi terk edersen, Cenab-i A^" n 
dan daha hayirh olan bir§eyi sana verir.» 2 

«Andolsun, biz Siileyman'i imtihan ettik: Tahtmin tistiine bir 
biraktik, sonra (bize) yoneldi.» (sad, 34.)* 

ibn Cerir ile Ibn Ebi Hatim veoiger tefsirciler, bu ayetle ilgili olarak 
selef ulemasmdan bircok nakillerde bulunmuslardir. Qogunkigu ya da 
tamam.1 israiliyyat^-an almma olan bu nakillenn ekserisindelpddetli bir 
miinkerlik vardir. Yankbunlar, Isabul edilemez §eylerle doludurlar. Ibn 
Kesir Tefsirimizde, bu konuda okuyucularm dikkatlarini cekmi§tik. 
Burada ise sadece bunfmakletmekle yetindik. Bu konwia anlatilanla- 
rin hiilasasi §udur ki: Siileyman peygamber, tahtindan kirk gun uzak 
la§mi§ sonra da tahtma donmii§tur. Mescid-i Aksa'yi in§a etmekle em 
rolundugunda oftu saglam bir §ekilde in§a ettirdi. Daha once de soyledi 
gimiz gibi onun yaptigi, sadece o mescidi yenilemek ve onarmaktan iba- 
retti. Orayi ilk olarak mescid yapan, Israil (Yakub) peygamberdir. Nite 
kim bunij, Ebu Zerr'in §u soziinii naklederken de anlatmi§tik. Ebu Zerr 
der ki: «Dedim ki: "Ey Allah'm Rasulii! Yeryiiziinde in§a edilen ilk mes 
cid hangisidir?". Buyurdu ki: "Mescid-i Haram'dir". Sonra hanaasidir Y; 
Rasulallah? diye sordum. Buyurdu ki: "Beyt-i Makdis mescicidir". Bu 
iki mescidin yapih§i arasinda kac senelik bir zaman gecmi§tir? diye sor- 
dum. Buyurdu ki: "Kirk sene..."» 

Bilindigi gibi Mesad-i Haram'i in§a eden Ibrahim peygamberle'Da 
vud oglu Siileyman peygamber arasinda birakimz kirk senevivlOOO se 
ne den daha fazla bir zaman vardir. Siilgy^an peygamber, Kudiis'tek 
Mescid-i Aksa'nm in§asmi, tamamladiktan sonra Cenab-i Allah'tan, 
kendisinden sonra hi? kimseye verilmeyecek bir miilk ve kuskiiimdarlik 





— ■ ▼ ■ — 

; 



(1) Ebu Davud, Siinen, KitabQ'1-Edeb, Hadis No: 4932. 

(2) Mttsned, Ahmed b. Hanbel, V, 78. 



Wk- *Jr 



BUYUK ISLAM TAKlHl 



47 



L 




ginde bulunmu§tu. Bununla ilgili olarak Imam Ahmed b. Hanbel, 
Amr b. Ass'm oglu Abdullah'm §6yle dedigini rivayet eder: Rasulullah 
(s.a.y.) buyurdu ki: 

«Siileyman, Beyt-i Makdis'i in§a ettiginde Rabbinden 119 sey dilejdi- 
Rabbi ona ikisini verdi. U^imcusuniin bize verilecegini limit edenz: 
Rabbinin hiikmiine uygun bir hiikiim kendisine vermesini dilemi§ti. 
Rabbi bunu ona verdi. Rabbinden, kendisinden sonra hi£ kimseye veril- 
meyecek bir miilk (ve hiikiimdarlik) dilemisti. Rabbi bunu da ona verdi: 
Rabbinden her kim kendi evinden Mescid-i Aksa'da namaz kilmak mak- 
sadiyla £ikarsa giinahlarmdan da, anasmdan dogdugu giinkii gibi siy- 
rilmasim nasib etmesini dilemi§ti. I§te Cenab-i Allah'm bunu b] 
mis. olacagim limit ederiz». 

Cenab-i Allah'm hukmiine muvafik hiikmeugelince bununla ilgili 
olarak yiice Allah, Siileyman'i ve babasi Davud' u overek §oyle buyur- 
mu§tur: ;_--^ 

«Davud ile SufjSyman'a da (an); hani onlar toplumun davannin ya- 
yildigi bir ekin hakkmda hiikmediyorlardi. Biz de onlarin hiikiimlerine 
§ahit idik. Bunu (bu hiikmii) Siileyman'a bellettik. Onlarin hepsine de 
hiikiimdarlik ve bilgi verdik.» ((ei-EnbiyS^78-79.) ft 

• Kadi §ureyh ile diger bazi selef ulemasinirt anlattiklarma gore ayet-i 
ke/imede ge?en kavmin bir bagi varmi§. Bir bafka kavmfn davarlan ge- 
ljjH^agda geceleyin yayilmi§lar ve aga^larm tamammi yemi§lerdi. Her 
"ikficavimde Davud- peygamberin yanma gelerek davala§mi§lardi. 
Davud peygamber, bag sahibine baginm kiymetinin verilmesi yolunda 
hiikiim vermi§ti. Dava sahipleri daha sonra Siileyman peygamberin ya- 
nma gittiklerinde onlara: "Allah'm peygamberi Davud size nasil bir hii- 
kiim vefiu?" diye sordu. Onlar da, §6yle §6yle hiikiim verdi, dediler. Bu- 
nun iizerine Siileyman §oyle dedi: "Ama ben olsaydim kpyunlann bag 
sahibine teslim edilmesi yolunda hiikiim verirdim. Bag sahibi koyunla- 
n yanmda tutup onlarin iiriinlerini ve ya pj ufllanm alip baginm eksilen 
degerini telafi ederdi. Bilahare davarlan S^fiiplerine teslim ederdi". Bu 
haber, Davud peygambere ula§mca o da bu yolda hiikiim verdi. 

Buna yakm bir mesele olarak da Buhari ve Miislimin sahihlerinde 
Ebu Hiireyre'den rivayet edilen bir hadis-i §erif de Rasulullah (s.a.v.) 
§6yle bu$urmu§tur: 

"Zamanm birinde iki kadm vardirBunlarin ikisinin de ^ocuklari 
yanlannda idi. Bir ara kurdun bin saldirarak ikisinden birinin ?ocugu- 
nu alip gotiirdii. Alip gotiirdukten sonra ikisLertada kalan ?ocuk iizerin- 
de anla§mazhga dii§tiiler. Biiyiik kadm dedi ki: Kurt senin cocugunu 
alip gotiirdii. Kiiciik kadm dedi ki: Hayir, kurt s^nin ?ocugunu alip go- 
iiirdii. 

Her ikisi de Davud peygamberin yanma giderek muhakeme oldu- 







i 








1BN KESlR 



lar. Neticede Davud peygamber, ortadaki 9ocugu buyiik kadma verdi. 
Fakat bilahare her ikisi de Suleyman peygamberin yamna gittiler, o, 
kendilerine §oyle dedi: "Bana bir bicak getirin ki cocugu ikiye boleyim 
herbirinize yarismi vereyim". Siileyman'm boyle demesi iizerine kiiciik 
kadm §oyle dedi: "Allah sana rahmet etsin. Bu cocuk, o kadmmdir." As- 
lmda cocuk kendisinin oldugu icin anahk §efkatinden dolayi kiiciik ka- 
dm boyle d£mi§ti. Boyle deyince de Suleyman peygamber cocugu ku9lik 
kadma verdi. »* 

Bu hiikiimlerin ikisi de onlann §eriatlarma gore uygun olabilir. F 
kat Siileyman'm verdigi hiikum, tercihe daha §ayandir. Bu sebeb 
Cenab-i Allah kendisine verdigi ilham sebebi ile Siileyman'i ovmii§, ardi 
sira da babasi Davud'u methederek §dyle buyurmu§tur: 

«Onlarm hepsine de htikumdarhk ve bilgi verdik. Davud'a daglari 
ve ku§lan boyun egdirdik. Onunla beraber tesbih ediyorlardi. Biz (bun- 
lan) yapanz. Ona^sizi, sava§m §iddetinden korumak icin zirh yapmayi 
ogretmi§tik. Ama siz §iikrediyor musunuz kiW«ei-Enbiya, 79-80.) 

Bundan sonra da Cenab-i Allah §oyle buyurmu§: «Siileyman'a da 
firtmayi (boyun egdirmi§tik)». Yani firtma gibi esen §iddetli riizgarlan 
ve kasirgalan Siileyman'm emrine ram etmi§tik. «Onun emri ile icinde 
bereketler yarattigimiz yere akip giderdi. Biz her§eyi (yapmasmi) bili- 
riz. §eytanlardan, onun icin denize dala(rak inciler cikara)n vfe bundan 
ba§ka i§ler goren kimseleri de (onun emrine verdik). Biz onlan onun icin 
koruyor. (Onun^taUt altmda tutuyor)duk.» ((ei-Enbiys, 81-82.) 

«Biz, riizgarxana boyun egdirdik. Onun buyruguyla, onun isfedigi 
yere yumu§ak (yumu§ak) akip gidiyordu. Ve §eytanlari: her bina 
ustaftmi ve dalgici ve (kouiiuk yapmamalari icin) zincirlerle birbirine 
baglanmis. ba§ka (§eytan)lan (yani cinleri veya isyanci kabileleri ona 
boyim egdirdik.) "Bu, bizim ihsammizdir. Artik diledigine ver veya ver- 
me, nesap^Sl^^dedik). Onun bizim yammizda bir yakinhgi ve giizel 
bir gelecegi varehr> (Sad, 36-40.) 

Suleyman peygamber, Cenab-i Allah'm rizasmi talep ederek atlari 
terkedince, atlarm yerine Cenab-1 Allah ona daha seri ve daha hizh olan 
riizgan verdi. Riizgar, atlara nisbetle daha.guclu ve daha muazzamdi. 
Ayrica riizgarm, atlar gibi ona yiikledigi masraflar ve kiilfetler de yok- 
tu. «Onun buyruguyla onun istedigi yere yumu§ak (yumu§ak)akip gidi- 
yordu*. Yani riizgarlar, onun diledigi beldelere akip gidiyordu. Siiley- 
mamn tahtadan yapilma bir tahtirevani vardi. Cok biiyuk ve geni§ti. 
Istedigi biitiin ko§kleri, cadirlan, atlari, develeri, yiikleri, insi ve cinni 
adaml^ap tahtirevana yiikleyebiliyordu. Ayrica diger hayvanlarla 
ku§lari aa oraya alabiliyordu. Bir sefere gitme^k ya da gezmtiye cikmak 
veya herhangi bir dii§man veya hiikiimdarla ba§ka bir beldede sava§- 

(1) BuharJ, Enbiya, 40; Muslim, Akdiye, 20. 






: 



L 



mak iizere iilkesinden ayrildiginda yukanda saydjgimiz §eyleri tahtu 
vanina yukler; sonra da riizgara buyruk verir; riikgar, o tahtirevanin al- 
tma girerek yerden havaya dogru yiikseltirdi. Semaya dogru iyice yiik- 
seldikten sonra yumu§^lk riizgarlara emir verir, tahtirevam yavas. ya- 
vas. mesafe katederdi. Paha seri gitmek istedigi zaman firtmaya emfe 
verir, firtina onlari dahja hizh gouirurdii. Oyleki sabahleyin Kudiis'den 
hareket ettiginde ak§ama dogru bir ayhk mesafe olan istahr denen yere 
varirdi. Orada giiniin sonuna kadar bekler, sonra Kudus'e ayni giin ice- 
risinde geri donebilirdi. Nitekim bununla ilgili olarak Cenab-i Allah 
§6yle buyurmaktadir: \ a 

"Siileyman'a da, sabah gidi§i bir ay(hk mesafe), ak§am donu^u bir 
ay (lik mesafe) olan riizgari boyun egdirdik ve onun icin erimis. bakiri da 
kaynagindan sel jgibi akittik. Rabbinin izni ile cinlerden bir kismi, onun 
oniinde cahs^rdi;|pnlardan kin^ buyrugumuzdan sapsa, ona alevli azabi 
tattinrdik. Ona diledig| gibi kaleler, heykeller, havuzlar kadar (genisj 
legenler, sabit kazanlaryaparlardi. "Ey Davud ailesi, sukredin!". Kiflla- 
rimdan §iikreden azdir.» (es-Sebe', 12-13.) 

Hasan Basri dedi ki: Siileyman peygamber sabahleyin §am'dan ha- 
reket eder, bgleye dogru Istahr denilen yere konaklar, orada ogle yeme- 
gini yerdi. Ak§ama dogru oradan ddtnerek Kabil'de gecelerdi. §am ile Is- 
tahr arasi, bir ayhk mesafedir. YfRI Istahr ile Kabil arasi da bir ayhk 
mesafedir. I ^ 

Ben derlk ki: Medeniyetlerden, §ehir ve kentlerdin bahseden kim- 
selerin arilattiklarma gore Istahr kentini, Siileyman peygamber icin 
cinler in§a etmi§lerdir. Orada eskiden Tiirklerin memleketi vardi. Ayni 
§ekilde diger bazi beldeleri de brnegin Tedmiir'u, Kudiil'ji^ab-i Ciron 
ile4Bab-i Beridi de cinler Siileyman peygamberj$cin in§a^t^wlerdir. Bu 
son iki kent, bazi rivayetlere gore §am%adir;j| 

Katade'nin anlattigina gore erimis, bakir . 
kaynagi Cenab-i Allah, Siileyman peygamt 
SuddT'nin anlattigina gore Siileyman peygaml 
biitiin binalarina yetecek kadar erimis, bakir 

«Rabbinin izniyle cinlerden bir kismi, onuijoniinde c'ah§irdi. Onlar- 
dan kim buyrugumuzdan sapsa ona alevli azabi tattinrdik». Yani 
Cenab-i Allah, cinleri, i§ciler olarak Suleymanjtfijemrine verdi. Gevse- 
meden onun emrinde cah§irlardi. Buyrugunun^4i%ma cikmazlardi. Em- 
rine kar§i gelenleri azaplandirip cezalandirirdi. cynun icin giizel me- 
kanlar, kaleler ve duvarlarda resimlerle heykeller yaparlardi. Resim ve 
heykel, onlarin dinlerinde ve seriatlannda caizdi. Qnun icin, genis. ha- 
vuzlari andiran biiyiik biiyiik Jegenler ve kazanlar yaparlardi. Yaptik- 
lari kazanlar, yerde tesbit edilmis. ve yerinden oynamayan biiyiik ka- 
zanlardi. 





n, Y^Pn'de idi. Bu 
icin yafcden fi§kirtti. 
oradan "iicgiin siireyle 





b. IsiJm urM, c 



. C.2, F.4 



IBN KESlr 



itiin bu sayilan §eyler, insan ve hayvanlara yapilan iyiliklerle ih- 
san edilen yiyecekler cumlesinden sayildiklarmdan oturu Cenab-i 
Allah, §oyle buyurmaktadir: «Ey Davud ailesi, §iikredin!. Kullanmdan 
§ukreden azdir.» 

Bir ba§ka ayet-i kerimede de Cenab-i Allah §oyle buyurmaktadir: 
«Ve §eytanlan da. Her bina ustasi ve dalgici ve (kouimk yapmamalan 
icin) zincirlerle birbirine baglanmis. ba§ka (§eytan)lan (yani cinleri ve- 
ya isyanci kabileleri), ona boyun egdirdik.» Yani bu cinlerin bir kismi, 
in§aat yapmak iizere Siileyman'm emrine verilmi§ti. Bazi cinlere de 
icindeki cevherlerle incileri cikarmalari icin suya dalmayi emrediyor- 
du. 

«Ve (koiuiuk yapmamalan icin) zincirlerle birbirine baglanmis. ba§- 
ka (§eytan)lari (yani cinleri veya isyanci kabileleri), ona boyun 
egdirdik.» Yani bunlar Siileyman'a isyan etmi§ler, dolayisiyla iki§er iki- 
§er zincirlerle bukagilara vurulmu§lardi. Biitiin bu emrine verilmis. 
§eyler, kendisinden sonra kimseye verilmeyecek olan ve kendisi|iden 
once de hie kimseye verilmemis, olan tarn bir hakimiyet ve saltanatib ge- 
reklerindendi. 

Buhan, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygamber (s.a.v.) Effendi- 
miz 'in §oyle buyurdugunu sbylemi§tir: .<<Diin namazimi kesmek icin cin- 
lerden bir ifrit bana tiikiirdii. Cenab-i Allah onu yakalamayi bana nasib 
etti. Onu yakaladim. Mescidin direklerinden birine baglamak istedim 
ki, hepiniz ona bakasimz. Fakat sonunda karde§im Siileyihan'm §u dua- 
si|u hatirladim: «Rabbim beni affet,, banai^nden sonra hig kimseye na- 
sib olmayan bir miilk (huktimdarhk) ver.» Bunun iizerine onu hakir va- 
ziyette kovdum.w 1 

Muslim, Ebu Derda'nm §oyle-dedigini rivayet eder: «Rasulullah 
(s.a.v.) namaza durdu, onun §oyle dedigini i§ittik: «Senden Allah'a sigi- 
tnrim. Allah'm laneti ile seni lanetlerim.» Bu ciimleyi ii? kez tekrarladi, 
sonra da bir§eyi tutar gibi-elini uzatti. Namazi tamamladiktan sonra 
dedik ki: "Ey Allah in Rasiilii, daha once senden duymadigimiz bir§eyi 
namazda soyledigini i§ittik. Ve elini uzattigmi da gordiik." Bize soyle 
dedi: "Allah'm du§mam Iblis, ate§ten bir kor getirmi§ti ki yiiziime atsm. 
Ben de ona §oyle dedim: Senden Allah'a sigmirim. Bunu tic kez soyle- 
dim. Sonra §oyle dedin;: Seni Allah'm tarn laneti ile lanetlerim. U9 kez 
soyledigim halde geri kagmadi. Onu yakalamak istedim. Vallahi karde- 
§imiz Siileyman'm duasi olmasaydi Iblis burada baglanmis, olacakti ki 
Medine halkmin cocuklan onunla oynayacaklardi.» 2 

Imam Ahmed b. Hanbel, Siileyman'm mabeyncisi Ebu Ubeyd'in 
§6yle dedigini rivayet eder: Ata b. Yezid el-leysi'nin namaza durdugunu 



(1) Buhari, Salat, 75; Enbiya, 40. 

(2) Muslim, El-Mesacid, 1, 152. 







if 



* 



► 



I3UYUK ISLAM TARLHI 



Onundenjlegmek istedim, ama beni geri cevirdi. Sonra da §oyle 
dedi: EJbu Said el Hudri'nin bana anlattigina gore «Resulullah (s.a.v.) 
sabah namazma durmu§tu. Ben de ona tabi olmustum. Nam;$zda kira- 
atte bulunuyordu. Ama krraatini §a§irdi. Namazi tamamladiktan sonra 
§6yle dedi: "Beni gordunui mii, iblis oniime dti§tu. Ben onu bpgacaktim. 
Oyleki salyasimn soguklugunu §u iki parmagimm (ba§ parmtkkla i§aret 
parmagmi gosterfiSPek) arasmda hissettim. Karde§im Siileyman in dua- 
sfOlmasaydi Iblis, mescidin direklerinderi barine baglanmis. olacakti ki 
Medfne'nin cocuklarr onunla qynayacaklardl (Namaz kilmakta oldugu- 
nuz zaman) sizinle kible arasfna bir kimsenin girmesirii onleyebiliyor- 
saniz^nleyin. "» 1 

Sefeften bazilannin anlattiklanna gore jjyiileyman peygamberin 
1000 zevcesi varmi§, bunlann 7O0'ii hiir, 30Q/u de cariye imi§. Bazi riva- 
yetlere gore ise 300'ii hiir, 700'ii cariye imistBu kaidinlardan hepsinden 
de §ehevi bakimdanyfrrarlanma giiciine safiipmi^ s 

Buhari, Ebu Hiireyre'nin §oy!3 dedigini rivayeteedeY!*Plygamber 
Efendimiz buyurdular ki: 

«Davud oglu Siileyman dedi ki: «Ben bu gece yettnis, zevcemle ilis,ki- 
de bulunaca||m ve her birisi Allah yolunda cihad edecek olan bir 
miicahide hanjile kalacaktir." Arkada§i ona, in§aallah, dedi. Ama o, de- 
medi. Bununnazerine zevcelerinden hicbiri, hamile kalmadi (sadece bi- 
risi, yari kismi kopmus, pian bir dii§iik yapti. Peygamber Efendimiz bu- 
yurdular ki: «Eger (in§alllah) deseydi, cocuklarimn h^rei Allah yolun- 
da cihad edeceklerdi.» 2 

Ebu Ya'la, Ebu Hureyre'nin §oyle dedigini rivayet eder: Rasulullah 
(s.a.v.) §oyle buyurdu: «Davud oglu Siileyman dedi ki: Bu gece ben 100 
kanmfa ili§kide bulunacagim. Onlardan her biri, bir erkek cocuk dogu- 
racaktir. O cocuklar Allah yolunda -kihcla cihad edeceklerdir." Fakat 
boyle derken in§aallah demedj ve 6 gece 100 kansiyla ili§kide bulundu, 
onlardan hicbiri cocuk dogurmadi, ancak iclerinden birisi, yarim bir in- 
san dogurdu.» < 

Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: «Eger in§aallah deseydi, karilann- 
dan&er biri, Allah yolunda kihcla sava§acak bir erkek cocuk dogurur- 
du.» 3 I 

Ishak b. Bi§r, Ebu Hureyre'nin §oyle dedigini rivayet etti: Davud og- 
lu Suleyman'm 400 zevcesi ve 600 cariyejsjSjjardi. Bir gun sovle^dedi: «Bu 
gece 1000 karimla ili§kide bulunacagim^pRier birisi, AllafilHlunda ci- 
had edecek olan bir sava§ciya hamile kalacaktir.» Boyle derken ins,aal- 
lah demedi. Ve geceleyin biitiin hanimlariyla tinsel temas kipdu, onlar- 



(1) Miisned, Ahmed b. Hanbel, II, 298. 

(2) Buhari, Bab-ii Halki Adem'e, IV, 126 

(3) Tehzib, Ibn AsakiiyVI, 7. 






dan hicbiri hamile k&lmadi. Ancak iclerinden sadece biri, yanm bir in- 
san qlogurdu. * 

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz soyle buyurdular: «Nefsim. kudret 
elinde bulunan Allah'a yemin olsun ki Siileyman, eger in§allah deseydi, 
dedigi §ekilde savas.ci cocuklan dogar ve hepsi de Aziz ve Celil olan Al- 
lah yolunda cihad ederlerdi.» 

Siileyman peygamberin devleti geni§, askeri 90k ve ces.itli, hakimi- 
yeti de muazzamdi. Kendisinden ne once ne de sonra hie kimseye bbyle 
bir§ey verilmis. degildi. Nitekim buyurmus, ki: «Ve bize her §eyden (bolca 
bir pay) verildi.» "Rabbim", dedi, beni affet, bana, benden sonra hi? kim- 
seye nasib olmayan bir miilk (hukumdarhk) ver. Qiinkii sensin o 50k liit- 
feden, sen!» Evet dogru ve tasdik edilen Kur'an'in ifadesiyle de belirtil- 
digine gore bu hiikiimdarhgi ve gereklerini, Cenab-i Allah Siileyman 
peygambere vermistir. Cenab-i Allah, ona verdigi eksiksiz nimetlerle 
bah§ettigi muazzam ihsanlari anlatirken §oyle buyurmus.tur: «Bu,bi- 
zim ihsanimizdir. Artik diledigine ver veya verme, hesapsizdir.» Yani 
bu mal ve servet iizerinde diledigin gibi tasarrufta bulunabilirsin. Her 
ne yaparsan yap, Cenab-i Allah onii sana caiz kilmi§tir. Bu hususta seni 
sorguya cekmeyecektir. " ^^ , 

Bu, nebi ve hiikiimdar olan kimsenin ozelligidir. Ama kul ve rasul 
olan kimsenin ozelligi bundan farkhdir. Kul ve rasul olan, ancak bu hu- 
susta Allah'in kendisine izin vermesi iizerine ba§kalanna mal verebilir. 
Allah in salat ve selami iizerine olsun. Peygamber Efendimiz de bu iki 
makara-hususuhda secme hakkma sahip kihnmis.ti. O, kul ve rasul ol- 
mayi tercih etmi§ti. Bazi rivayetlerde nakle#ildigine gore o hangi maka- 
mi tercih edecegi hususunda Cebrail ile isti§arede bulunmu§tu. Cebra- 
il, ona miitevazi olmasim tavsiye etmi§ti. O da kul ve rasul olmayi tercih 
etmisti. Allah'in salat-ii selami onun iizerine olsun. Ondan sonrahilafet 
ve hiikiimdarhgi Cenab-i Allah, kiyamete dek onun iimmetine vermis- 
tir. Kiyamet kopuncaya dek onun iimmetinden bir grup mutlaka ba§ta 
bulunacaktir. Ovgii ye minnet Allah'adir. 

Cenab-i Allah, peygamberi Siileyman (a.s.)'a bah§ettigi diinya ma- 
hm ve servetini anlatirken ahirette onun icin hazirlamis. oldjE||u bol se- 
vap ve giizel miikafat ile ilahi biiyiik ikramlan da kendisine fratirlatmis. 
ve bu hususta dikkatini cekmis,ti. Evet kiyamet giiniinde Cenab-i Allah 
ona biiyiik ikramlarda bulunup kendisine yakin bir makamda buluna- 
caktir. Bununla ilgili olarak yiice Rabbimiz, Siileyman peygamber Sak- 
kmda §oyle buyuruyor: «Onun, bizim yanimizda bir yakmhgi ve giizel 
bir erelecaei yardir.» 




1 




UK 




BUYUK ISLAM TARiH 



HZ. SULEYMAN'IN VEFATI V^HUKUMD 






I 




Allah TeaSl buyurdu ki: 

^IBuleyman'in) oliimiine hiikmettigimiz Saman, onun'oldugiinii, 
ancal$ degnegini yiyen bir agac kurdu gosterdi. ^Kurdun yemesiyle deg- 
nek cjiruyup de ona dayali duran Siileyman) yikihnca (onun^oldugu an- 
la§il<$ ve) anla§ildi ki eger cinler gaybi bilselerdi, o kiiciik du§urucu 
azab Spinde kalmazlardi.» (Sebe, 14.) 

Ibn Cerir ile Ibn Ebi Hatim, Ibn Abbas'dan rivayet ederek Peygam- 
ber (s.a.v.) Efendimiz'in §oyle buyurdug^mu soylemi§lerdir: Allah in 
peygamberi Siileyman, namaz kilarken oniinde bir^gacinfbittigini gbr- 
dii. Ona, senin adm nedir? diye sor^u. Agac da kenpisine bir §eyler soy- 
leyerek cevap verdi. Siileyman, sen ne icinsin? diyesordu. Agac, eger sa- 
dece dikilmek icin ekilmi§se onu bildirirdi. Eger bir ilac olmak icin ekil- 
mi§se onu da bildirirdi. Giiniin birinde yine namaz kilarken oniinde bir 
agac gordii. Agacaf senin adm nedir? diye sordu. Agac da beninjiadim 
Harub'dur, diye cevap verdi. Siileyman, sen ne icinsin? diye sordu? Agac, 
bujbeyti yikmak icinim dedi. Siileyman §q|4e dedi: Allahim, cinlerin 
ga^bi bilmediklerini insanlar ogrensinler, diye benim oliimiimii cinler - 
deri gizle. Sonra Siileyman peygamber, o agaei bir degnek haline getirdi, 
bir^il miiddetle 911a dayandi. Cinler de onun emrinde cah§maktaydilar. 
O esnada degnege dayali vaziyette iken Siileyman peygamber vefat etti. 
Ote yandan bir kurtcuk ta gelip degnegi kemirmeye ba§ladi. Nihayet 
degnek a§inmca Siileyman peygamberin cesedi yere dii§tii. Insanlar da 
bildiler ki; eger cinler gaybi bilselerdi, Siileyman'm oliimiinii anlayJHk 
ve bu can yakici azap icinde bir yil miiddetle beklemiyeceklerdi. Siiley- 
man'm oliimii iizerine cinler, degnegin ucunu kemiren kurtcuga te§ek- 
kiir ettiler ve ona daha onceleri de su getirirlerdi.w 1 Mfe 

Siiddi, Ibn Abbas ile bir grup sahabeden naklederek §oyle der: Sii- 
leyman peygamber, bir iki sene,bir iki ay, ya da bundan daha az veya da- 
ha cok miiddetle Beyt-i Makdis'de itikafa cekilirdi. Yiyecegi ve icecegi, 
yanma gotiiriiliirdii. Vefat edecegi zaman son olarak oraya girdi. Orada 
ibadetle me§gul iken her giin mutlaka sabahleyin bir agac biterdi. Sii- 
leyman peygamber, agacm yanma giderek ona adim sorar, agac da adi- 
nm ne oldugunu ona bildirirdi. Eger sirf ekilmek icin ekilmi§se, onu bil- 
dirirdi. Ya da ilac maksadiyla eki]mi§se, onu da aciklardi. Ben, §u mak- 
satla ekildim, derdi. Nihayet guniin birinde bir agac bitmi§ti ki ona, 
Harub adi verilmi§ti. Siileyman peygamber ona, senin adm nedir, dijre 
sorunca agac, benim adim Harub'dur, dedi. Siileyman peygamber, sen 
ne icin bittin? diye sorunca agac, "§u mescidi yikmak icin bittim." dedi. 
Siileyman da §oyle dedi: Ben hayatta iken Cenab-i Allah bu mescidi 



(1) Tarih-i Tabert, I, 356. 



,^-*_ 






— *_ 



** 




KESIR 




iimum ve bu mescidin harap olmasi si 
endine ait bir 



senin 




yikmayacaktir. Benii 
ziinden olacakjir. 

Boyle diyefek agaci sokujokendine ait%ir JBiceye dikti. Sonra mil 
raba girerek degnegine dayaff vaziyette namaskildi ve vefat etti. Vefat 
ettigini §eytan bilmpm. Bu vaziyette iken cinleix_r;un icin cali§iyorlar ve 
durmadan mesailerini surdiiruyorlardi. Suleyalfc'in cikip kendilerini 
cezalandiracagindan korktuklan icin i§lerini devar&rettiriyorlardi. §ey- 
tanlar ve cinler, mihrabin etrafmda toplamyorlartB. Siileyman'm iba 3 * 
det etmekte oldugu mabedin onunde ve arkasmda ipik pencereleri var- 
di. Oradan cikmak isteyen §eytan §oyle diyordu: Eg|r burdan girip diger 
pencereden cikarsam doviilmez miyim? ' 

Boyle diyerek diger taraftaki pencereden cikmak Jtzere bu taraftaki 
pencereden iceri girdi. Iceri giren §eytan, karsi taraftaki pencerenin 
online gitmqkte iken mihrapta bulunan Siileyman'a bakamadi. Baktigi 
takdirde yanacagini biliyordu. Ama Siileyman'm sesini de isitmajli. Ge- 
ri dondii, yine Siilayman'm sesini i§itmedi. Tekrar geri dond^iinde 
mescidin icine dii§tu, kendisi de yanmadi. Siileyman'a baktigmda, cese- 
dinin olii olarak yere dii§mii§ oldugunu gordii. Di§an cikip insanlara, 
Siileyman'm oldugunu haber verdi. Onlar da kapiyi acip iceri girdiler ve 
Siileyman'm cesedini di§an cikardilar. Dayali oldugu degnegin&curtcuk 
tarafindan kemirilmis oldugunu gordiiler. Siileyman'm ne zaman vefat 
ettigini bilemediler. Degnegini yere koyup kurtcugu, ucuna getirdiler. 
Kurtcuk bir giin bir gece siireyle onu kemirdi. Sonra da degnegin aslm- 
dan ne kadar kemirildigini, o bir giin ve bir gecelik kemirilme miktarma 
kiyaslayarak Siileyman'm bir yd dnceden vefat ettigini hesapladilar. 
Siileyman'm oliimunden sonra Hiftril miiddetle onun icin cali§mis.|g|fdi. 
Boyle olunca da insanlar iyice a^^adilar ki, cinler yalan soyliiydrlar. 
Eger gaybi bilselerdi, Suleymanf iwblumunti de bilirler ve bir yil miid- 
detle onun i§inde cali§mazlardi. Zahmet cek^xyorulmazlardi. §u ayeti 
kerime bunu acikhkla ortaya koymaktadiiw^ 

«Onun (Siileymanm) oldugunu, ancak dejp^pini yiyen bir agac kur- 
du gosterdi. (Kurdun yemesiyle degnek curuyup de ona dayali duran 
Siileyman) yikilmca (onun oldugu anlasildi ve) anla§ildi ki eger cinler 
gaybi bilselerdi, o kiiciik du§urucu azap icinde kalmazlardi.» (ScW, 14.) 

Siiddi der ki: Boylece cinlerin durunju insanlar tarafindan anla§ildi 
ki onlar yalan soyliiyorlar. Ayrjca seytanlar da Siileyman'm degnegini 

Ikemiren kurtcuga §oyle demisfti'di: Eger sen yiyecek yiyorsan, sana yi- 
yeceklerin en giizelini ve en leflitlisini getiririz. Eger icecek iciyorsan, 
sana iceceklerin en nefisini getiririz. Fakat sana su ve camur ta§iriz. 
Ravi der ki: Ǥeytanlar kurtcuga her nerede olursa olsun su ve ca 
muru ta§iyorlardi. Gormezmisiniz ki agacm icindeki camuru seytanlar 
ona te§ekkiir icin ta§imaktadirlar.» Bu, ne dogrulanan, ne de yalanla- 



I 







i 





Ebu Davud, "Kitabli'l K^der"de §oyle bir rivayette bulunur: 
Davudoglu Siileyman peygamber, oliim melegine s;oyle dedi: Ruhumu 
teslim alaca'gm zaman bana onceden bildir de bileyim. ■ 

Oliim melegi dedi ki: Ben senin canini ne zaman alacagimi bilemem. 
Sen ne kadar biliyorsari'ben de o kadanni biliyorum. Ancak bazan bana 
bir mektup verilir. O mektubun icinde kimin canini alacaksam adlari 
yazihdir. 

Asbag'b. Ferec ile Abdullah b. Vehb, Abdurrahman b. Zeyd b. Es- 
lem'in §oyle dedigini rivayet ederler: Siileyman peygamber, oliim mele- 
gine §oyle dedi: Canimi almakla emrolundugun zaman bana haber ve| 

Giiniin birinde oliim melegi Siileyman'a gelerek §oyle dedi: Ey 
leyman, senin canini almakla emrolundum. Kisa bir amn kaldi. 

Bunun iizerine Siileyman peygamber, §eytanlarla cinleri cagire 
Kendisi icin billurdan bir ko§k yapmalanni emretti. Onlar da kapisi 
mayan, billurdan bir ko§k in§a ettiler. Siileyman kalkip namaza durdu 
ve degnegine dayandi. Fakat buna ragmen oliim melegi kapisi olmayan 
o billur ko§kiin icine girere^ffignegjne dayali vaziyette duran Suley- 
man'm ruhunu teslim aldi. Siileyman oliim meleginden kacmak icin o 
ko§ku in§a ettirmis, degildi. Ejul _ ^ 

Cinler onun sag oldugunu zannederek huzurunda cah§m§ittaydi- 
lar. Cenab-i Allah in gonderdigi bir kurtcuk degneginin ucunu kemir- 
meye ba§lad% Degnegin ici bo§almca, Siileyman yere dii§tii. Cinler bunu 
goriince dagilip gittiler. Onlarm gayptan haberleri olmadigini, §ii ayet-i 
kerime ifade etmektedir: «Onun oldugiinii, ancak degnegini yiyen bir 
agac kurdu gosterdi. (Kurdun yemesiyle degnek ciiriiyiip de ona dayali du- 
ran Siileyman) yikihnca (onun oldiigii anla§ildi ve) anla§ildi ki e^r cin- 
ler gaybi bilselerdi, o kiiciik du§urucu azap icinde kalmazlardi.» (Sbbe',14.) 

Asbag dedi ki: Ba§kalarmdan aldigim haiere gore Siileymajg. pey- 
gamber, degnegine dfayali olarak ohi vaziyette bir yil siiEeyle bSkledi. 
Kurtcuk, onurFdegneginin icini kemirmekte idi. Nihayet yere dii§tii. 

Sel§f ulemasiyladigerlerinden de buna benzer sozler nakledilmi§- 
tir. Dogrusunu Allalrbilir. 

Ishak b. Bi§r, Ziihri ile digerlerinden naklederek §oyle der: Siiley- 
man (a.s.), elli iki sene ya§adi. Hiikiimdarhgi kirk sene siirdu. Ibn Ab- 
bas'dan nakledildigine gore onun bjukiimdarhgi yirmi sene siirmii§tiir. 
Dogrusunu Allah bilir^jbn Cerir 'in aedigine gore Siileyman b. Davud'un 
omrii, elli kiisur sene olmu^tur.- 

Siileyman peygamber, hiikiimdarliginm dordimeii senesinde Mes- 
cid-i Aksa'mn in§asma ba§lami§tir. Bundan sonra da onyedi sene siirey- 
le hiikiim siirmu§tiir. Kendisinin vefatmdan sonra israilogullarmm ha- 
kimiyetleri sarsilmis. ve memleketleri dagilmi§tir. 



(1) Tarih-i Taberi, I, 357. 







jifeMn>i^ 



lVUD ve suleyman peygamberden sonra 
gelmis olan beni israitrpeygamberleri 



Bunlard^n birisi, §a'ya b. E 
tigina gore §a'ya, Zekeriyya ile 
disinden sonra Isa ve Muhamm_ 
dele^mi§tir. Onun zamanmda 
Haziest admdaki bir hiikiimdarj 
itaat eder, emri di§ma fikma? 
■ Israilogullarina biiyiik felaki' 



iya'dir. Muhammed b. Ishak'in anlat- 
ya peygamberden oncedir. Ona, ken- 
admda iki peygamberin gelecegi miij- 
railogullarma, Kudiis taraflarmda 
medermi§. Bu hiikiimdar, §a'ya'ya 
aklarma riayet edermi§. O zaman 
gelmi§. Nihayet Hazkiya admdaki 
hiikiimdar hastalanmi§, ayagmda biiyiik bir 9i$an ba^gostermi^ti. O 
zaman Senharib 'admdaki Babil hiikiimdari, Beyt-i Makdis'e hiicum et- 
mi§ti. Ibn Ishak'm anlattigina gore Senharib 'in emri altmda 1000 san- 
cak vardi. * 

Senharib'in saldinsi kar§ismda insanlar §iddetli bir pjaige kapildi- 
lar. Hazkiya admdaki hiikiimdar, §a'ya'ya miiracaat edlpek; "Senha- 
rib'in durumu hakkmda Allah sana ne vahyetti?" diye sordu. §a'ya'da 
§oyle cevap-verdi. "Onlar hakkmda bana heniiz bir vahiy gelmedi." 

Sonra §a'ya'y^ vahiy gelerek §6yle buyruk veftldi: "Hiikiimdar Haz- 
kiya, vasiyetini yapsm ve hiikiimdarliga diledigi birini halef tayin etsin. 
Ciinkii onurfeceli yakla§mi§tir!" 

Hazkiya, bu vahyi haber aldigmda kibleye yonelerek namaza dur- 
du. Tesbihygduada bulundu. Aziz ve Celil Allah'a tazarruda bulunarak 
halishir kalble tevekkiil ye-sabirla aglayarak §oyle dedi: "Ey rablerin 
rabbi*ve ilahlarm ilahi olan Allah'im. Ey Rahman w.Rahim olan Rab- 
bim. Ey kendisine uyku ve dalgmlik gelm$§sejj Allah'im, Israilogullarina 
yaptigm iyilikler ve giizel yargilarmla beni hatefe. Mutlaka biitiin bun- 
lar senden olmu§tuf. Benim nefsimi, seii beriuen^aha iyi bilirsin. Gizli- 
mi de agigimi da^bilirsin." 

Cenab-i Allah, onun bu duasma icabet edip kendisine "merhamette 
bulundu ve §a^a'ya §oyle vahyetti: "Ona miijde ver ki; Cenab-i Allah, 
aglamasmdan dolayi merhamete gelmis. ve ecelini de onbes. sene sfireyle 
te'hir etmi§tir. Onu, dii§mana blan Senharib'den kurtarmi§tir."*§a'ya 
peygamber bu miijde yi ona verince;, Hazkiya'daki acilar gitti. Hiiziin- 
den kurtuldu ve secdeye kapanarak §oyle dedi: "Allah'im, sensin miilkii 

r 




I 

Islam tarh. 




57 



diledigine veren. Yine sensin dilediginden alan. Diledigini aziz kilar, di- 
ledigini zelil edersin. Sen goriineni de goriinmeyeni de bilirsin. Ewel 
sensin, ahir sensin. Zahir sensin, batin sensin. Darda kalmi§larm dua»- 
sina icabet eden ve onlara merhamette bulunan yine sensin." 

Ba§mi kaldirdiginda C%nab-i Allah, §a ya'ya §oyle vahyetti: Hazki- 
ya'ya de ki; Incir suyunu ahp yarasinm lizerine koysun. Boyle yaparsa 
yarasi iyile§ir. 

Hazkiya, bu emri yerine getirdi. Yarasi iyile§ti ve §ifa buldu. 

Cenab-i Allah, Senharib'in askerlerine oliim gonderdi. Hepsi helak 
oldular. Sadece Senharib ile bes. arkada§i sag kaldilar. Bunlardan Airi 
de Buhtunasr (Nabokodo Nasser) idi. israilogullannm hiikiimdari, 
adam gondererek onlari yakalatip zincire vurdurdu. Hepsini rezil-nis- 
vay etmek maksadiyla iilkede zincirler ve bukagilar icinde dola§tirdi. 
Onlari tahkir etti. Bu i§kenceleri yetmis, gun devam etti. Bunlardan 
herbirine gunliik olarak iki arpa ekmegi veriyor, sonra da onlari zinda- 
na birakiyordu. Cenab-i Allah, §a'ya'ya vahiy gondere'rek Israilogulla- 
rinin hiikiinidarina §u emri vermesini buyurdu: Onlari iilkelerine gon- 
dersin ki kavimlerini, ba§larina gelen musibet kar§ismda uyarip kor- 
kutsunlar. 

Bunlar serbest birakihp memleketlerine geri dondiiklerw^e Sen- 
harib, kavmini toplayarak ba§lanna gelen musibeti onlara haber verdi. 
Buyuculerle kahinler, ona §6yle dediler: Biz sana onlarin rableri^le pey- 
gamberleri hakkinda bilgi vermi§tik, ama sen bize itaat etmedinT Omar 
oyle bir iimmettirler ki, rablerinin sayesinde hie kimse onlarla ba§ede- 
mez. ^ i ^ mi ^BL^^^ ju ^^ 

Senharib, kendilerine Allah in daha once bildirdigi eziyetleri yapti. 
Sonra da yedi yil daha ya§ayarak oldii. ^ 

Ibn Ishak der ki: israilogullannm hiikiimdari Hazkiya ve£at edinp 
i§leri kan§ti, kotuliikleri cogaldi. Cenab$fAllah, §a'ya'ya vahty gonder- 
di. w 

O da^bu vahiy iizerine kalkip kendilerine nasihatta bulundu. Layiki 
vechiyle Allah hakkmda kendilerine bilgi verip onlari, Allah 'm azap ve 
ikabma kar§i uyardi. Muhalefet edip yalanladiklan takdird 
rafindan azaplandirilacaklarim onlara bildirdi. Va'z-u nasi 
lamladiktan sonra israilogullan, onu oldiirmek maksadiyla 
saldirdilar. Onlardan kacarak bir agacin arkasma saklandi, Aga 



ah ta- 




ltuverdi 
1, bir tes- 



lip icine girdi. Fakat §eytan kavu§arak elbisesinin ucunu t 

Sonra da onu cekerek halka gosterdi. Bunu goren israilogulla 

tere getirerek tepe noktasindan ba§layip agaci bicmeye ba§ladilar, Ta- 

bii ki bu arada agacin icinde bulunan §a'ya peygamberi "de bi$iler. 

«Dogrusu, hepimiz Allah'a aidiz ve ona geri donecegiz.w 1 

(1) Islami kaynaklarda bu olayin mesnedi yoktur. Bu, israiliyattandir. 



I 



t 



i 






ISRAILOGULLARININP^GAMBERLERINDEN 
BIR DIGERI: YAKUB OGLU LAVI TORUNLARINDAN 
ERMIYAB.HALKiYA'(A.S.) -*,*♦ 



Rivayete gore bu Hizir'dir. Bunu Ibn Abbas'dan Dahhak rivayet et- 
mi§tir ki, garip ve sahih olmayan bir rivayettir. 

Ibn Asakir der Id: Bazi eserlerde nakledildigine gore Ermiya b. Hal- 
kiya, Zekeriyya oglu Yahya'nin fokurdamakta olan kaninin iizerinde 
durdu. Bu olay, §am'da cereyan ediyordu. Kana §6yle seslendi: "Ey kan, 
insanlan fitneye du§urdiin. Artik dur." Onun bu emri iizerine kan du- 
rup yerin dibine cekildi ve artik goze gdrunmez oldu. 

Ebu Bekir Ebiddiinya, Abdullah b. Abdurrahman'm §oyle 
rivayet eder: Erviya §dyle demi§ti: "Ey Rabbim, kullannin hang 
daha 90k sevimlidir?" Allah buyurdu ki: «Beni en 50k zikredei 
nim zikrimle me§gul olanlar ve yaratiklan akillarma getirmeye 
Onlara fanilerin vesveseleri gelmez. Baki kalmayi kendi iclerinde kur- 
mazlar. Kendilerine diinya ya^antisi sunuldugu zaman onu terkeder- 
ler. Diinya mai§eti kendilerinden kayboldugu zaman sevinirler. i§te 
ben, onlara sevgi ve muhabbetimi vermi§imdir. Onlara gayelerinin iis- 
tiindeki §eyleri bah§etmi§imdir.» 

» BEYT-I MAKDISlN HARAP OLU§U 





Cenab-i Allah buyurdu ki: 

<<Bf?^usa'yj|ikitap verdik ve onu Israilogullarma "Benden ba§ka 
i)ir vekil tutmaymiT diye bir kilavufLyaptik. Ey Nuh ilefferaber (gemide) 
;ta§idiklarimizm ^ocuklanUItogruim o (Nuh), 90k §iikreden bir kuldu. 
(Siz de ataniz gibi oilun). Ktr,ab'd^Jsrailogullarina §u hiikmu verdik: 
~iz o iilkede iki kere fesad ciKaraSaksmiz ve biiyiik bir yukseli§le yiik- 
seleceksiniz (cok kaBarip kibredeceksiniz). Birincisinin zaniani gelince 
iizerinize giiclii/kuwetli kullanmizi gonderdik. Evlerin aralanna girip 
(sizi) ara§tirdilar. Bu, yapilmasi gereken bir vaad idi. Sonra tekrar size, 
onlari yenmefcikani verdik ve sizi mallarla, ogujlarla destekledik ve sa- 
va§cilanmzi fogalttik. Iyilik ederseniz, kendihTze iyilik etmis, olursu- 
nuz. Kbtiiluk edersexriz, o da kendi aleyhinizedir. Sfeuncu (bas kaldir- 
ma) m (zi) n (cezalaldirilma) zamam gelince (yine oyle kullar gonderi- 
riz) ki, yiizlerinizi kotii duruma soksunlar (uzuntiiden-miratlar^iizin 
asilmasma sebeb olsuilar) ve ilk kez girdikleri gibi yine mescide (Ku- 
diis'e) girsinler ve ele gflcirdiklerini mahvetsinler. (Bundan sonra) belki 
Rabbiniz size acir, a&ia siz (bozgunculuk yfepmaya)'donerseniz, biz de 
(sizi cezalandirmaga) doneriz. Cehennemi, kafirftr icif»ku§atici (bir 



% 






zindan) yapmi§izdir!» (el-tsra, 2-8.) 

Vehb b. Miinebbih dedi ki: Cenab-i Allah, israilogullarmm peygam- 
berlerinden Ermiya peygambere, balki arasmda masiyetler goriilmeye 
ba§ladiginda §oyle vahyetti: Git, halkimn arasmda duruver ve onlara 
haber ver ki; onlann kalbleri vardir ama hakikatleri anlamazlar; onla- 
rm gbzleri vardir ama hakikatleri gormezler; onlann kulaklan vardir 
ama hakikatleri i§itmezler. Ben onlann ata ve dedelerinin iyiliklerini 
hatirladigim icin onlara §efkat ettim ve onlari azaplandirmak isteme- 
dim. Onlara sor bakahm, bana yaptiklan taatin sonucunu nasil buldu- 
lar? Bana isyan edenlerden herhangi bir kimse, bana yaptigi itaatsizlik- 
ten dolayi mutlu olmus, mudur? Bana itaat edenlerden de her hangi biri, 
bana yaptigi taatten dolayi mutsuz olmus, mudur? Hayvanlar bile bann- 
diklan yerleri hatirlar ve oraya dogru giderler. Bu millet te, ata ve dede- 
lerine ikramda bulundugum hususlan unuttular. Ustiinluk ve §erefi, 
ba§ka yerlerde aradilar. Bilginlerine gelince, bunlar hakkimi inkar etti- 
ler. Kurralarina gelince, bunlarda benden ba§kasma taptilar. Abidleri 
ise bildiklerinden yararlanmadilar. Yani ilimleriyle amel etmediler. 
Yoneticilerine gelince, onlar da bana ve peygamberlerime kar§i inkarci 
oldular. Kalblerinde hile ve desise sakladilar. Dillerini de yalana A lili§tir- 
dilar. izze| vejeelalime andolsun Id, onlann iizerlerine byle bir nesil gon- 
derecegim ki,#nlarij&^llerini anlamiyacak, simalanni tammayacak, 
agla§malan nedeniyl^JTe merhamete gelmweceklerdir. Bulut yigmlan 
kadar gok askeri bulmRm ve geni§ yollan doldururcasma alaylan btiM u 
nan, zorba ve kati bir hiikiimdari iizerlerine saldirtacagim. Onun bay- 
raklannm dalgalam§i, kartallarin ucu§unu andiracaktir. Siivarileri, 
kartallar gibi saldiracaktir. §en ve mamur yerleri harap ve metruk hale 
getireceklerdir. Kentleri ve kasabalan, issiz birakacaklardir. Yaziklar 
olsun Kudiis'e ve saldnlerine ki, onlan olum igin zelil kilacagim. Esirligi 
onlara musallat edecegim. Diigiin ve eglencelerin §en ve §akrak sesle- 
rinden sonra, orada feryrad-ii figan sesleri yiikselecektir. Atlann ki§ne- 
mesinden sonra kurtlarm ulumasi duyulacaktir. Saraylann balkonla- 
nndan sonra canavarlann meskenleri gorulecektir. Kandillerin aydm- 
hgmdan sonra toz ve dumanlann sicakhgi gorulecektir. Onurdan sonra 
a§agilanma gorulecektir. Nimetten sonra kolelik gorulecektir. 
Kadmlan, giizel kokulardan sonra topraga bulanacaktir. Hahlar iize- 
rinde yiiriirken, kupkuru yerler iizerinde yaya yiiriir olacaklardir. Ce- 
setleri yerde giibre haline gelecek, kemikleri de gune§in altmda yanip 
tutu§acaktir. Onlara tiirlii azaplar tattiracagim. Sonra goge emir vere- 
cegim; gok demirden bir tabaka haline, yer de bakirdan bir.&sbaka hali- 
ne gelecektir. Yagmur yagsa bile yerden bir§ey bitmeyecektir. Bu arada 
yerden azicik bir§eyler bitse bile, bu da benim dilsiz ve agizsiz olan hay- 
vanlara rahmetim dolayisiyla olacaktir. Sonra bunu da ekim zamamn- 



- 














60 




IBN KEStR 







da hapsedecek, bicim zamanmda saliverecegim. Eger bu arada bir §ey 
ekseler de ona ce§itli afetleri musallat edecegim. Aradan bir §eyler kur- 
tulacak olursa da o bereketsiz olacaktir. Bana dua etseler de dualanna 
icabet etmeyecegim. Benden bir§ey isteseler de onlara vermeyecegim. 
Aglasalar da onlara acimayacagim. Yalvarsalar da onlara bakmayaca- 
gim." 

Ibn Asakir, yukandaki lafizlan rivayet etmi§tir. 

Ishak b. Bi§r, Vehb b. Miinebbih'in §oyle dedigini rivayet ede 
"Israilogullan arasmda biiyiik hadiseler ba§ gosterdigi, masiyetlerle i§- 
tigal ettikleri, peygamberleri oldurdiikleri zaman Cenab-i Allah, Ermi- 
ya peygamberi onlara gondermi§ti. Bu arada Buhtunasr da onlara sal- 
dirmayi planhyordu. Cenab-i Allah, onun kalbine bu tamai birakmi§ti. 
Icinden, onlara saldirmayi kuruyordu. Cenab-i Allah, Buhtunasr vasi- 
siyla onlardan intikam almak dilediginde Ermiya peygamb^ce §oyle 
vahyetti: Ben israilogullarmi helak edecek ve onlardan oc Jtacagim. 
Sen, Beyt-i Makdis'in yanmdaki kayahgin iizerine gidip dur. Emrim ve 
vahyim sana gelecektir. 

Bunun iizerine Ermiya peygamber, iizerindeki giysileri parahya- 
rak, ba§mm iizerine kiiller saf aim secdeye kapandi ve §oyle dedi. "Ya 
Rab! Ke§ke anam beni dogurmasaydi. Cunkii senbeni,israilogullannin 
son pefgamberi kildm. Beyt-i Makdis'in yikilmasiyla Israilogullannin - 
helaki^benim yiiziimden olmu§tur!" 

Cenab-i Allah ona, "Ba§im kaldir'' diye emra$ti. Ba§mj-secdeden 
kaldmp frglamaya ba§ladi. Sonra §oyle afedi: "Ya Hfeb, israilogullannin 
tizerine kimi musallat kilacaksm?" Cenab-i Allah buyurdu ki: "Ate§e ta- 
panlari onlara musallat kilacagim. Onlar, benim azabimdan korkmu- 
yorlar. Sevabimi da beklemiyorlar. Ey Ermiya, kalk da vahyimi dinle. 
Israilogullannin ve senin haberini sana bildirecegim: Seni bunlann ba- 
§ma peygamber gondermezden once seclan bir kul yapmi§tim. Ananin 
rahminde sana §ekil ve suret vermezden once seni kutsami§tim/5eni 
ananin karnmdan cikarmadan once temizlemi§tim. Biiluga ermqtden 
once sana peygamberlik vermi§tim. Giicliiliik cagma varmazda@|:iS0£e 
seni secmis, ve biiyiik bir i§e aday kilmi§tim. Kalk da §u hiikiimdarla bir- 
likte ol. Ona dogru yolu gosterip ir§atta bulun." 

Bu ilahi ferman iizerine Ermiya peygamber, gidip o hiikiimdara 
dofru yolu tavsiye etti: Olaylar buyuyunceye kadar ona Allah'tan vahiy 
geliyordu. Nihayet israilogullan, Cenab-i Allah'm kendilerini Senharib 
ile askerlerinden kurtarmis, oldugunu unuttular. Bunun iizerine 
Cenab-i AJ^ih, Ermiya peygambere §byle vahyetti: Kalk da sana verdi- 
gim emirleri Israilogullanna anlat. Uzerlerindeki nimetimi kendilerine 
hatirlat. Ba§lanndan gecen hadiseleri onlara bildir. 

Ermiya dedi ki: Ey Rabbim, eger sen bana giic vermezsen, onlara 






BUYOK ISLAM TARtHl 



kar§i ben zayifim. Eger seaba.ua kuvvet vermezsen, Israilogullanna 
kar§i ben acizim. Eger sen^peni dogru yola iletmezsen, ben hata yapa- 
nm. Eger sen bana yardim etmeasen, ben yalniz kahrim. Eger sen bana 
izzet vermezsen, ben zelil olurum. ^ 

Cenab-i Allah buyurdu ki: «Bilrq#z misin ki biitiiB^ler benim ira-' 
demden kaynaklanmaktadir. YaraHlia ve emrin tamami, bana aittir, 
kalpler ve dillerin tamami, benim kudret elimdedir. Kalplerle dilleri di- 
ledigjm §ekilde dondururum. Onlar da bana itaat ederler. Ben oyle bir 
Allahim ki, benim mislim yoktur. Goklerle yer ve biinlarm icinde bulu- 
nan her sey, benim «01» emrim ile viicuda gelmi§lerdir. Tevhid ve kudre- 
tin tamami, bana aittir. Yammda bulunan §eyleri benden ba§kalan bi- 
lemez. Ben o Rabbim ki, denizlerle konu§urum, onlar da benim sozleri- 
mi anlarlar. Verdigim emirleri yerine getirirler. Ben onlar icin bir sinir 
cizmisimdir ki, o smiri asla gecmezler. Denizlerin daglar buyiikliignnce 
dalgalan gelir. Benim cizdigim sinira vardiginda, bana itaat etmesi icin 
onu zelil kilarim. O da benim emrime boyun egerek itaat eder ve benden 
korkar. Dogrusu, ben seninle beraber oldugum muddet^e sana hicbir za- 
rar gelmez. Kendilerine risaletimi teblig edesin diye halkimin biiyiik bir 
kesimine seni peygamber olarak gonderdijp*Bn nedenle de senin pe§in- 
de yiiriiyen ve sana tabi olan kimselerin sevap ve miikafatim kendin i^in 
hakedeceksin ama bununla birlikte onlarin sevap ve miikafatlanndan 
da higbir eksilme olmayacaktir. Kavmine git, aralarirtda dur ve onlara 
§oyle de: Allah, atalarimzin iyilik ve salahmi hatirlaA. Bu nedenle sizi 
hayatta birakti. Ey peygamber gocuklannin toplulugi^ Atalanniz bana 
yaptiklan taatin sonucunu nasil buldular?"Ve siz bana yaptiginiz isyan- 
karhgimzin neticesini nasil buldunuz? Bana isyan edip de isyani nede- 
niyle mutlu olmu§ bir kimseyi buldular mi? Bana itaat edip de itaati ne- 
deniyle mutsuz olan bir kimse gbrdiiler mi? Hayvanlar bile kendileri 
i$in uygun olan bannaklanni hatirladiklannda oraya yonelirler. Fakat 
bu kavim helak olmamn meralannda gezip dolasMar. Atalarma ikram- 
da bulundugum vesileleri unuttular. §eref ve ustiinltigu, asli yerlerin- 
den baska taraflarda aradilar. Bilginleri ile rahipleri, benim kullarimi 
kole edindiler. Onlari, kendi i§lerinde cali§tirdilar. Benim kitabimin 
hiikiimlerinden ba§ka hiikiimleri, onlara tatbik ettiler. Neticede benim 
emrimden, onlari bilgisiz ve habersiz kildilar. Benim zikrimi ve siinne- 
timi, onlara unutturdular. Onlari, benden uzakla§tirdilar. Kullarim da 
sadece bana yara§an ibadeti onlara yaparak alcaldilar. Bana kar§i gel- 
me pahasina da olsa onlara itaat ettiler. 

Hiikiimdarlanyla emirlerine gelince onlar, benim nimetlerimden 
dolayi §imardilar. Benim azabima kar§i kendilerini giivenlik iginde 
hissettiler. Diinya, kendilerini aldatti. Neticede kitabimi bir tarafa atip 
bana verdikleri sozii unultular. Kitabimdaki hiikiimleri degi^tirdiler. 










•^BN KESfR 



Elgilerime kar§i iftirada bulundular. Mertebemin yiiksekligine ve aza- 
metimin yiiceligine yemin olsun ki, miilkumde ve hiikmumde bana bir 
ortak bulunmasi asla layik degildir. Bana kar§i gelme pahasma da olsa 
bir kulun emrine itaat edilmesi yara§ir mi? Benim de, benden ba§ka 
tannlar olsunlar diye bazi kullari yaratmam bana yara^ir mi? Bana ya- 
pilmasi gereken taat hususunda insanm ba§kasma kulak vermesi caiz 
olur mu? 

Kurra ve fikihgilanna gelince onlaf, diledikleri konulan inceleyip 
ara§tmr ve okurlar. Hiikumdailarm pe§ine takilir, onlann dinimde 
icad ettikleri bidatlerine tabi olurlar. Bana kar§i gelme pahasma da olsa 
onlara itaat ederW. Bana verdikleri ibzil bozarak onlara vermis, olduk- 
lari vaadleri yerinjy^tirirlejr. Onlar, bildikleri konjtla^a bljicahildir- 



ler. Kitabimdan baSikleri §eylerden yarar%nmazlar, 

ji Peygamberlerin evlalina pelince onlarjfitneye d^isoip kahra ugra- 
mi§lardir. Kufr^Lajja^alMli^birlikte 4almig|:tadirlar. Atalarma yapti- 
gim ||ardimmj|diftzerfni de"¥mden JDeklerftektedirler. Ajpjjarma yapmi§ 
olduaum ikramlan arzulampktadirlarii€»Mlerinde dogru olmadiklan ve 
bu hSsuslarda tefekkiir sahibi obnadiklan halde^fow yardim ve ikram- 
lar konusunda kendileririden daha layik'bir kimsenin bulurrmadigmi 
z'ahne"derler. Aldananlarm yoldan ?ikmalari Eftinda atalarmm nasil 
sabrettiklerini ve.berii|Q dinim •HCsusunda nasil caDa saf'fe'l^iklerimi 
diisunmuyorlar. Atalar|&i|lcaniarint ve kanlarmi nastf Teda ettikleri- 
m, benim^*irimi yuceMsek hususunda nasil sabredip ahidreriiie vefa 
ettikferirilHK dinimin iwil y«Bldiginl du^unmiiyomar. Belki benden 
utanip hakka donerler diye ben, bu cahil kavmin azabmi erteledim. On- 
lan hemen azaplandirmadim. Omiirlerini uzattim. Belki du§unup dog- 
ru yola donerler diye onlari mazur gordiim. Biitiin bu sebelerden dolayi- 
dir ki gdk, iizerlerine yagmur yagdirdi; yer, kendilerine bitki bitirdi ve 
kendilerine afiyet verdi. Onlari du§manlarina muzafTer kildi, ama onlar 
yine de sapikhk ve ta§kinhklarmi arttirdilar. Benden daha da uzakla§- 
tilar. Bu halleri, bu zamana dek devam edegelmi§tir. Bunlar beni alaya 
mi aliyorlar? Yoksa bana kar§i mi geliyorlar? Ya da bana hile yapip ban; 
kar§i ciiretli mi davraniyorlar? Izzetime yemin olsun, onlann iizerleri- 
ne oyle bir fitne salacagim ki halim kimseler bile, o fitne kar§ismda §a§- 
kina dbneceklerdir. Gorii§ sahipleri bile, onun kar§ismda sapacaklar- 
dir. Hikmet sahibi kimseler bile, ne yapacaklarmi bilemez olacaklardir. 
Sonra iizerlerine zorba ve kati bir hiikiimdar musallat kilacagim. O hii- 
kumdari heybetli kihp kalbindeki §efkat ve rahmeti sokiip alacagim. 
Andolsun ki o hukiimdarm pe§inde karanlik geceler gibi biiyiik ordu 
kitleleri siiriiklenecektir. O kitleler i?inde bulut parcalan ve toz bulut- 
lari kadar gok sayida asker bulunacaktir. Bayraklannm dalgalam§i, 
kartallann u?u§unu andiracaktar. SiivMrilerinin saldisasi, kartallarm 



I 














BUYUK f&LAM TAR*H' 



hiicumunu hatirfatacaktir. §en ve mamur yerleri, harabeye dondiire- 
ceklei|dir. Koyleri ve kasabalan, issiz birakacaklardir. Yeryiiziinde f§- 
sadi yayip iizerindeki varhklan helak edeceklerdir. Kalpleri kati oldu- 
gundan dolayi hicbir §eye aldirmayacak, hicbir kimseyi gormeyecek, 
kimseye merhamet etmeyecek, yalvan§lari duymayacaklardir. Sokall- 
larda dola§arak aslanlarm kiikreyi§i gibi#/iiksek seslerle naralar ata- 
caklardir. Onlann heybetinden, insanlar urperece"ktir. Seslerini i§iten- 
lerin uykulan kacacaktir. Anla§ilmaz bir dille konu§acaklardir. 
Yiizleri, daha once goriilmemis. yiizlerdiTr. Onlan, kimse taniyamiya- 
ktir. Izzetime andolsun ki onlann evlerine kitaplanm sokulmaz ola- 
ktir. Meclislerinde kitaplanm okunmaz olacaktir. Mescidleriiflhara- 
beye dondiirecegim. Oralara kimseler ugramaz olacaktir. Oraya ugr&- 
yanlar da benden ba§kalan icin zinetlenecek, yani ba§kalgjp:n£j, ibadet 
edeceklerdir. Dini alet ederek^diinyalanni kazanmaki^in itfedet eder 
gbriineceklerdir. Orada dinderii 'lSa§ka §eyleri ogreneceklerdir. Amel et- 
meyecekle^i ilimlerle i§tigal edeceklerdir. Onlann hiikumdarlannm iz- 
zetini zillete, giivenligini korkuya, zenginligini yoksulluga, nimetini ac- 
hga, afiyetlerini tiirlii belaya cevirecegim. Ibri§im esvabftfim kildan 
abalara, giizel kokula'nni le§lerin kokusuna, tach elbiselerfrft zincir ve 
bukagilara cemrecegim. Genis. ye miistahkem kalelerini, harabeyfe don- 
diirecegim. Sal'lam biirclanni^ve §atolanni, canavarlann meskenine 
cevirecegim. Atlannm &§nemesinin yerini, kurtlann ulumasi alacak- 
tir. Kandy|Aofi aydinlijginin yerini, yangin dumanlan dolduracaktir. 
§enlik ve^^mbahgin ylrini, yalnizlik ve issizlik alacaktir. Kadinlann 
ellerindeki bileziklerin yerini, kelepceler alacaktir. Inci ve yakut ger- 
danhklannm yerine, demir zincirler takilacaktir. Giizel koku ve yagla- 
nmn yerini, toz ve duman alacaktir. Halilann uzerinde yiiriirlerken br- 
lahare carsriarda ve nehirlerde bu imkani da bulamayacaklardir. Ortii- 
lerin yerini, ciplaklik alacaktir. Sefer ve gezintilerinin yerini, zehir dol- 
duracaktir. Sonra onlara tiirlii azaplar cektirecegim. Gokte ucsalar bile 
bu azaplar onlara ula§acaktir. Ben ancak bana ikramda bulunana ik- 
ram ederim. Emrime kar§i geleni de hakir ve zelil kilanm. Sonra goge 
emir verir ve onu iizerlerine demirden bir tabaka haline getiririm. Yere 
de emir verir, onu kendilerine baktrdan bir zemin haline getiririm. Ne 
gok yagmur yagdmr, ne de yer bitki bitirir. Bu arada yagmur yagsa bile 
ona tiirlii afetler musallat kilanm. Azicik bir ekin bitse bile ondaki bere- 
keti alinm. Bana dua etseler de dualanna icabet etmem. Benden dilekte 
bulunsalar da dileklerini yerine getirmem. Aglasalar bile onlara mer- 
hamet etmem. Bana yalvarip yakarsalar bile onlardan yiiz ceviririm. 
Eger onlar: «Allah'im, sen daha once bizlere ve babalanmiza rahmette 
bulunup ikram etmi§tinuJBizleri kendin icin seckin bir millet kilmi§tin. 
Peygamberligini, kitabiHi ve mescidlerini bize vermi§tin. Sonra bizi, bu 




I 



64 



IBN KESfR 








ulkelere yerle§tirip hakim kildm. Bizleri ve atalarimizi kuguKiugumuz- 
de nimetinle biiyiittiin, hfci muhafaza ettin. Hem bizi, hem onlari, biiyii- 
diigtlmuz zaman merhametinle korudiin. Sen, nimet verenlerin en vefa- 
hhsm. Her ne kadar biz degi§sek de sejiwefakarsm. Biz her ne kadar es- 
ki halimizi devam ettirmezsek dahi&§n devam ettirirsin. Yine de sen 
liitufj, nimet ve ihsanim uzerimizden ^tdxrma!» deseler dahi ben onlara 
§oyle cevap veririm: «Ben baijlangifta kufllahma rahmet ve nimetimi ve- 
ririm. Eger bana yonelirlerse, ben nimet ve rahmetimi tamamlanm. 
Eger onlar daha fazlasmi isteseler- K ,bfih daha fazlasmi veririm. 
§iikrederlerse, nimet ve rahmetimijflaha da arttiririm. Ama onlar 
degi§irlerse, ben de degi§irim. Onlar 4§gi§iklige ugradiklan zaman ben 
onlara gazap ederim. Gazap ettigim zaman da onlari azaplandinrim. 
Benim gazabimi geri fevirecek higbir giig yoktur." ; 

Kab'm rivayetine gore Ermiya peygamber §oyle demi§tir: «Allahim, 
senin nzan ile bu hale geldim. Senin huzurunda ogrendim. Ben zayif ve 
zelil bir kuL oJup senin huzurunda konu§maya ehil degilim. Ancak senin 
rahmetine siginarak konu§urum. Sen beni bu giine kadar hayatta bi- 
raktin. Bu azabmdan ve tehdidinden benim kadar hig kimsenin kork- 
mamasi gerakir. Ciinkii sen, giinahkarlann yurdunda beni ikamet»et- 
tirdin ve bana ihsanda bulundun. Onlar da benim etrafimda ya§arlar- 
ken sana isyan ettiler; ben onlara kar§i koymadmi. Eger beni azaplandi- 
nrsan bu, benim giinahyn sebebiyledir. Eger bana merhamet edersen 
bu da benim senin merhametliligini zannettigim dolayisiyladir." 

Sonra Ermiya peygamber sozlenfti §oyle_ surdiirdii: "Ey Rabbim 
sen noksanhklardan miinezzehsin, sana hamdederim. Sen kutlu ve yii- 
cesin. Peygamberlerinin meskeni ve vahyinin inis. yeri olan bu kasaba 
ve gevresini helak edecek misin? Ey Rabbim, sen noksanhklardan mti- 
nezzeh ve yiicesin. Seni hamdederim. Sen kutlu ve yiicesin. Senin zikri- 
nin yiicelmekte oldugu bu mescid ile etrafindaki evlerle diger mescidleri 
harap mi edeceksin? Ey Rabbim, sen noksanhklardan iniinezzeh ve yii- 
*cesin. Sana hamdederim. Sen mubareksin. Bu iimmeti oldiinip azaba 
ugratmayacak kadar buyiiksiin. Onlar, dostun olan Ibrahim 'in neslin- 
dendirler. Musa'mn ummetidirler. Musa da senin segkin kulundu. Yine 
senin kendine dost edindigin Davud'un kavmidirler. Ey Rabbim, eger 
sen bunlari azaba ugratirsan, bunlardan sonraki nesiller senin azabin- 
dan emin olamazlar. Dostun Ibrahim 'in gocuklan ile se?kin kuiun Mu- 
sa'mn iimmeti ve halifen Davud'un kavmi olan bu kimseleri helak eder- 
sen, artik hif kimse senin satvetinden emhi olamaz. Sen bunlann iizeri- 
ne ate§perestleri mi musallat kilacaksin?" 

Cenab-i Allah buyurdu ki: "Ey Ermiya! Sana kar§i gelen jkimseler, 
benim azabimi beklesinler. Ben bu kavme, bana taatte bulunmalann- 
J in dolayi ikram etmi§tim. Eger bana isyan ederlerse, onlari asilerin 








OJ* 




15 U X UiV "iBLAM 1 ARJH3 

yurduna indiririm. Meger ki rahmetim Oiilan kur 

.. Ermiya dedi ki: "Ey Rabbim, sen ibrahim'i dost edindin ve onun se 
be^i ile bizleri muhafaza ettin. Musa'yi da kendine seckin bir kul olarak 
yakla§tirdm. Bizi muhafaza etmeni, du§nlanlarimizi bize musallat et- 
memeni ve bizi azaplandirmamani diliyoruz." 

Cenab-i Allah, Ermiya'ya §oyle vahyetti: "Ey Ermiya! Sen daha ana- 
mn karnmda iken seni kutsadim. Ve busline kadar erteledim. Eger kav- 
min yetimlerle dullarivfe du§kiinlerle ytifda kalmi§lan korumus. 
olsalardi ben onlara destek olurdum. Onlar b%nim yanimda nimet cen- 
netleriixde agirlanacaklardi. O Cennet ki, agSclan meyve vericidir; su- 
yu temizdir ve asla kurumaz; meyveleri de yok olmaz Fakat ben, 
israilogullarmi sana §ika|pt ediyorum: Ben onlara, §efkatli bir coban gi- 
bi idini. Onlan biitiin kithklardan ve siktnglardan kprumu§tum. Onla- 
ra bolluk vermiffcim. Oyleki birbirlerine boynuz vur£fn koclar gibi geli§- 
tiler. Vay onlarin haline, vay onlann haline! Ben, ancak bana ikram ede- 
ne ikram da bjilunurtim. Emirlerimi onemsemiyeni de hakir ve zelil ki- 
lanm. Burilardan once bazi kavimler vardi ki|benim emrime kar§i gel- 
meyi, basit bir is. zannederlerdi. 

: Bu kayimde bana kar§i gelmeyi kolay zannettiler. Mescidlerde, so- 
kaklarda, dag ba§larmda, agac gblgelerinde dahi alenen bana kar§i gel- 
diler. Oyle ki gok onlardan rahatsiz oldu; yer onlardan bizar oldu, dag- 
lar onlardan nefret etti. Ku§larla diger hayvanlar, onlardan kacarak 
yeryuzunun kenarlanna ve ko§elerine cekildiler. Biitiin bunlara rag- 
men onlar, bu masiyetlerine son vermediler. Kitaptan bildikleri ile amel 
etmediler. 

Ermiya, onlara Rabbinin mesajmi teblig ettiginde, onlar azap ve 
t ehd id i duyduklari halde, yine de isyanlanni devam ettirlp EBniya'yi 
yalanladilar veitham ettiler. Dediler ki: «Sen, yalan soyl^aljjun, 
lah'a kar§i biiyiik bir iftirada bulunuyorsun. Allah'm yeryiiziinu t 
edecegini, mescidlerini kapatacagim^kitaplanni, ibadet ve tevhic 
ortadan laldiracagmi iddia ediyorsun, oyle mi?! Eger bu dediklerin dog- 
ru ise yeryuziinde ona ibadet edecek bir abid kalmadiktan sonra kim 
O'na ibadet edecektir? Yeryiiziinde mescid ve kitap kafiiiadiktan sonra 
O'na nasil ve ri^rede ibadet edilecektir?! Dogrusu, sen Allaffa kar§i bu- 
yiik bir iftirada bulundun ve sen cinnet getirdin." £ 

Bo^le diyerek Ermiya peygamber|^akalayip ^iricire^ 



lar ve 

dana attilar. I§te bu esnada Cenab|i:. AHah, Isr aJ^ggu UanmrBuhtun- 

nasr'i gonder&jCLda>ordusuvla birliMte onlara ka^^^pefe^^^ip ede- 

rek mmtikake&ina girti. Onlan ku§atma altmasJiS'Ve^essi^^llah'ir 

buyurdugu gibi «Evlerin aralarma girip (sizi) ara§tindilar.»iGozetim al 

a ahnlilar ve diisrflfan tarafmdan yakalandilkr. misatma uzun sure 

am edince Israilogullan, Buhtunnasr'm hiikmiine boyun egdiler, 

I Qa, F.5 






§ehrin kapilaryji acip sokaklan ho§alttilar: «EvleriQ. aralanna 
zi) ara§tirdilar.» (ci-Isra, 5.) 

Buhtunnasr, onlara zorbalann ve cahillerin hukmiinii tatbik etti. 
U£te birlerini oldurdii, iicte birlerini esir aldi. Kouirumlerle ihtiy&rlan 
ve acuzeleri serbest birakti. Sonra onlan atlarimn ayaklan altmda ezip 
cignedi. Beyt-i Makdisi yikti. Qocuklan slirdii. Kadmlan da ciplak vazi- 
yette sokaklarda durdurdu. Sava§cilan dldiiriip kalelerini yikti. Mes- 
cidleri harab etti; Tevrat'i yakti. Kendisine mektup yazdigi Danyal'i sor- 
du. Onu blmus. vaziyette buldular. Aile efradi, mektubu cikardilar. Ai:a- 
lannda kiiciik Danyal da vardi. Onun yam sira Mi§ail, Azrail ve Miha- 
il'de vardi. Bu mektubu, onlar iyin de geyerli kildi. Danyal b. Hazkil, bii- 
yiik Danyal 'a halef oldu. Buhtunnasr, ordusuyla birlikte Beyt-i Mak- 
dis'e girdi. §am'in tamammi istila etti. israilogullarmi yok edinceye dek 
oldiirdii. Oradaki i§ini tamamladiktan sonra geri donerken oradan elde 
etmis. oldugu mallan da ahp gotiirdii. Esirleri online katti. Onlarm bil- 
ginleriyle hiikumdarlarmin cocuklarmi esir aldi. Bunlarm sayisi 
90.000 civarinda idi. Qevredeki pislikleri ve supriintiileri, Beyt-i Mak- 
di'sin irine atti. Orada domuzlarivkesti. Davud ailesinden 7000 erkek co- 
cugu, Yakub oglu Yusuf ile karde§i Biinyamin'in soy un dan 10.000 cocu- 
gu, Yakub oglu Isa'nin torunlanndan 8000 erkek cocugu,Yakub pey- 
gamberin ogullan Zibalon ile Naftali'nin torunlanndan 10.000 erkek 
cocugu, Yakub peygamberin oglu Dan in torunlanndan 10.000 erkek co- 
cugu, Yakub peygamberin oglu Yestahir'in torunlanndan 8000 erkek 
cocugu,Yakub peygamberin ogullanndan Zigo'nun torunlanndan 2000 
erkek cocugu, Robil ile Lavi'nin torunlanndan 4000 erkek cocugu, diger 
israilogullanndan da 12.000 erkek cocugu esir alarak online katti ve 
Babil topragma geldi. 

Ishak b. JBi§r'in anlattigma gore Vehb-b. Miinebbih §oyle demi§tir: 
"Buhtunnasr, Israilogullanna yaptigi i§kenceleri yaptiktan sonra ken- 
disine §oyle denildi: §u Israilogullannm bir adamlan vardi. Bu ba§lan- 
na gelen felaket hususunda onlan daha Onceden uyanyordu. Seni ve se- 
rein haberini onlara anlatiyordu. Onlann sava§cilanni oldiirecegini, 90- 
luk cocuklanni esir alacagmi, mescidlerini yikacagmi, kiliselerini ya- 
kacapni daha onceden kendilerine haber veriyordu. Fakat 
Israilogullan onu yalanlayip itham ettiler. Doverek zincirlere vurdular 
ve zindana attilar. Kendisine anlatilan bu haber iizerine Buhtunnasr, 
emir vererek Ermiya peygamberi zindandan cikartti ve ona §dyle dedi: 
"§u israilogullannm ba§lanna gelen bu felaket hususunda daha once- 
leri uyarmis. miydm?" Ermiya, evet deyince Buhtunnasr: Sen bunu ne- 
reden bildin? diye sordu. Ermiya'da §6yle cevap verdi: "Allah, beni, 
isrS'ilbgullanna peygamber olarak gonderdi, ama onlar beni yalanladi- 
lar!" 




^^— 



BUYUK ISLAM T 




Buhtunnasr dedi ki: "Seni yalanlayip dovdiiler ve zindana attilar 
1a?" Ermiya, evet deyince Buhtunnasr, §oyle dedi: "Bunlar ne kotii bir 
kavimmisj Peygamberlerini yalanlami§lar, Rablerinin risaletini yalan- 
lamisjar! Istermisin benimle birlikte olasin da sana ikramda buluna- 
yim ve sana iyi davranayim? Dilersen seni iilkemde birakirim ve seni 
giivenlik i?inde tutarim." 

Ermiya peygamber ona §byle dedi: "Ben her zaman Allah'm bana 
sagladigi giivenlik i^indeyim. Var oldugum giinden bu ana dek, biran ol- 
sun bile onun guvenliginin di§mda kalmis, degilim. Eger Israilogullan 
onun taatinin di§ma cikmis, olmasalardi, senden ve ba^kalanstdan asla 
korkmazlardi, sen de onlara galip olamazdm." 

Buhtunnasr bu sogleri i§itince, Ermiya'yi kendi haline birakti. Er- 
miya da kendi mekani olan Ilya (Kudus) §ehrinde kaldi. 

Hi§am b. Muhammed b. Saib el-Kelbi dedi ki: Buhtunnasr, Ahvaz 
ybresini ve Rum beldelerini, Fars hukumdari Lehrasip adma istila etti. 
Hansa adi verilen Beli^ehrini k0mu. Tiirklerle sava§arak onlari dar 
yerlere siki§tirdi. IsrailggSillariy;&- sava§mak iizere §am'a gonderildi. 
§am'a vardigmda Seminar kenffgiyle sulh anla§masi yaptilar. Denil- 
digine gore Buhtunnasr'i sava^a ^onderen, Fars hukumdari Lehrasip 
oglu Be§tasip'tir. Qiinkii o zMmanlar Israilogullan, agir agir Farslara 
taraf gelmekte ve hiicuma ygielmekteydiler. 1 

Ibn Cerir'in, Said b. Mi|beyyeb'den rivayet ettigine gore Buhtun- 
nasr, §am'a geldiginde orada bir kiilliikten kan fi§kirmakta oldugunu 
gordii. Bu kan da neyin nesif^diyeisorunca ona §oyle dediler: Bilemiyo- 
ruz, daha once atalanmizm zamamnda da bu vardi. Bu kamn iizerine ne 
kadar kiil dokersek, yine fi§kirmaya devam ediyor! 

Bunun iizerine Buhtunnasr, 70.000 Miisliiman oldiirdii ve boylece o 
kan sakinle§ti. Artik fi§kirmaz_oldu. 

Hafiz Ibn Asakir, bu kamn, Zekeriyya oglu Yahya peygamberin ka- 
m oldugunu bildiren ifadeler kullanmi§tir. Fakat bu dogru olama*. 
Qiinkii Zekeriyya oglu Yahya peygamber, Buhtunnasr'dan uzun bir 
miiddet sonra diinyaya gelmi§tir. Kuwetli gorii§e gore bu, bir peygam- 
berin kanidir. Ya da salih kimselerden birine aittir. Ya da Allah'm bildi 
gi bir zata aittir. 

Hi§am b. Kelbi der ki: Buhtunnasr, Beyt-i Makdis'e geldi. Ora: 
hukumdari kendisiyle bans, anla§masi yapti. O, Davud ailesindendi. 
Buhtunnasr, ondan bazi rehineler alarak geri dondii. Taberiye'ye var- 
digmda israilogullannm, kendi hiikiimdarlarmdan oc aldiklarim; 
Buhtunnasr ile bans? anla§masi yaptigmdan dolayi onu oldiirdiikleri- 
ni haber aldi. Bunun iizerine kendisi de yanmda bulunan rehinelerin 
boynunu vurdu ve Israilogullanna geri donerek Kudus §ehrini zorla 




(1) Tehzib, Ibn Asakir, II, 385-392. 






m 



-~ 





J^ 







IBN KESlR 

zaptetti. Sava§£ilanm oldiirerek foluk gocuklanm esir aldi. 

Rivayete gore Kudiis'teki zindanda Ermiya peygamberi buldu. Onu 
9ikanp durumunu sordu. O da ba§indan ge?enleri kendisine anlatti. 
isailogullarini, ba§larma gelecek bu istila hususunda daha dnceden 
uyarmi§ oldugunu, onlann da kendisini yalanlayip zindana attiklarim 
bildirdi. 'Buhtunnasr §oyle dedi: Bu ne kotii bir kavimmisj Allah in rasu- 
ltine isyan etmi§ler! 

Boyle diyerek Ermiya peygamberi serbest birakti, ona iyiydavrandi. 
Bunun iizerine israilogullannm geride kalan bazi zayif insanlan, Er- 
miya peygamberin etrafmda toplanarak §oyle dediler: Biz kotuiuk yap- 
tik. Biz haksizhk ettik. Aziz ve Celil olan Allah'a, yaptiklanmizda < n | 'btu~ 
rii tevbe ediyoruz. Tevbemizi kabul buyurmasi icin Allah'a dua et. 

Ermiya peygairiber de Cenab-i Allah'a dua etti. Allah ona §j#le vah- 
yetti: Ben onlann tevbesini kabul edecek degilinir Eger tevbelennde dii- 
riist iseler, seninle birnRte bu beldedejkamet etsinler. 

Ermiya peygamber, CenSb^i Allah^in emrim, onlara bildirince §oyle 
dediler: Harap olmus, bu beld§denasiHkamet ederiz? Allah bu hsidsnin 
ahalisine gazap etmi§tir! 

Boyle diyerek Ermiya peygamberle birlikte Kudiis'de ikamet etme- 
ye yaHa§madilar. 

Ibn Kelbi der ki: I§te o zamandan beridir ki Israilogullan £e§itli iil- 
kelere dagilmi§lardir. Bir kismi Hicaz'a, Taif e, Yesrib'e yerle§mi§. Bir 
kismi da Vadi'l-Kura'ya verle§mi§lerdir. Az bir kismi da.MisiPja gitmi§- 
lerdir. Buhtunnasr, isr{|ilogullarini kendisine vermesi igin M|^ii*hu- 
kiimdarma mektup yazdi ama o, israilogullanni ona vermeye yana§ma- 
di. Bunun iizerine Buhtunnasr, ordusuyla birlikte Misir'a giderek hii- 
kumdanyla sava§ti. Onu ezip maglub etti. Coluk cocuklarim esir aldi. 
Sonra magrip iilkelerine yoneldi. Magrip iilkelerinin en uc noktasma 
vardi. Oradan, Misir'dan, Kudiis'den Filistin'den ve Urdiin'den 90k sa- 
yida esirle birlikte geri dondii. Esirler arasinda Danyal da vardi. Dan- 
yal'dan kasdimiz, biiyiik Danyal degil, Hazkil oglu kuciik Danyal'dir. 
Vehb b. Miinebbih boyle der. Dogrusunu Allah bilir. J--> ' 



DANYAL PEYGAMBERDEN HABERLER 

Ibn Ebi'd-Dunya dedi ki: Buhtunnasr, iki aslani ava ali§tirdi. Sonra 
onlari bir kuyuya birakti . Pe§leri sira Danyal'i da iizerlerine birakti 
ama onlar Danyala saldirmadilar. Danyal, Allah 'in diledigi bir zaman 
kadar kuyuda kaldi. Sonra insanogullann diledikleri bir takim yiyecek- 
lerle igecekleri arzuladi. Cenab-i Allah, §am'daki Ermiya peygambere 
vahiy gondererek Danyal icin yiyecek ve icecek hazirlamasim emretti. 
Ermiya §oyle dedi: "Ey Rabbim! Biz Arz-i Mukaddes'teyiz. Danyal ise 












i ;.:i.- * ^^. 




BUYUK SLAM TARlHl 



Irak'a bagh Babil topragindadir. Ben, ona nasilyiyecek ve icecek gotii- 
rebilirim?" Cenab-i Allah ona §oyle vahyetti: "Saife emrettiHerifiiizi; ha- 
zirla. Seni ve hazirladigin seyleri, Arz-i Mukaddes'e gotiirecek in^nl Sa- 
na gonderecegiz!" Bunun iizerine Ermiya peygamber, yiyecek ^ericecek 
hazirladi. Cenab-i Allah onu ve hazirladiklarmi, Arz-i Mukadfift'e go- 
tiirecek birini gonderdi. Nihayet gidip, Danyal'm i9inde ya§amakta ol- 
dugu kuyunun basmda durdular. Danyal, "Bu kimdir?" diye sorunca Er- 
miya: "Ben Ermiya'yim." dedi. Seni gonderen kimdir? diye sorunca o da: 
"Rabbim beni sana gonderdi." diye kar§ihk verdi. Danyal: "Rabbim beni 
hatirladi mi?" diye sorunca Ermiya, evet dedi. Danyal da §oyle kar§ihk 
verdi: "Kendisini zikredeni unutmayan Allah'a ovgiiler olsun. Keadi- 
sinden dilekte bulunamn dilegine icabet eden Allah'-a hamd olsun. Ken- 
disine giivenen kimseyi ba§kalanna birakmayan Allah'a ovgiiler ol^llfc. 
Iyilige iyilikle kar§ihk veren Allah'a Mkmd olsun. Sabra, kurtulu§la mu- 
kabelede bulunan Allah'a ovgiiler olsun. Dara du§tiikten sonra sirkmt: 
mizi gideren Allah'a hamd olsun. mnellerimiz hakkmdaki zannim. 
tiile§tiginde bizi koruyan Allah'a ovgiiler olsun. Guciimiiz ve kurveti 
miz kalmadigmda umudumuz olan Allah'a hamd olsun." 

Yunus b. Biikeyr, Ebii'l-Aliye'nin §oyle dedigini rivayet eder: "Tii 
ter §ehrini fethettigimizde Hiirmiizan'm §ahsi mallari arasmda fcfcr ka- 
nepe gdrdiik. Kanepenin iizerinde olii bir ceset bulduk. Ces^din ba^ kis- 
minm yaninda bir nrushaf vardi. Mushafi alip Hz. Omer'e getirdik. O da 
Kab'i cagirarak bu mushafi Arap9a'ya terciime ettirdi. Araplar arasiii- 
da o terciimeyi ilk okuyan ben oldum. Tipki Kur'an okur gibi oni|oku- 
dum." 

% Ebii'l Aliye'den rivayette bulunan Ebi Halid b. Dinar der ki: Ebii'l 
Aliye'ye dedim ki, o terciimede ne vardi? Dedi ki: Sizin gidi§atimz, i§leri- 
niz ve sozleriniz ile ileride vuku bulacak §eyler anlatihyordu. 

Yine sordum: Siz o olii adami$ke yapfciniz? Cevaben dedi ki: Gundiiz- 
leyin oniic ayn mezar kazdik; gece olunca onu defnettik ve biitiin mezar- 
lan kapatip aym seviyeye getirdM ki, insanlar onun hangi mezarda ol- 
dugunu bilemesinler ve onu mezanndan tekrar cikarmasmlar. 

Ona dedim ki: Insanlar onun cesedinden ne umuyorlardi? 

Dedi ki: Kurakhk oldugu zaman, yagmur vagmasi icin insanlar onu 
kanepesinin iizerinde di§anya cikararak yagrmir duasmda bulunuyor- 
lar ve^feiaylece yagmur yagiyordu. 

Dedim ki: Siz o olii adamin kim oldugunu biiyor musunuz? 

Dedi ki: Danyal adind^M^kir^-adamdir. 

Dedim ki: Sizce o ka$jpneden beridir vefat etmi§? Dedi ki: 300 sene 
once vefat etmi§tir. 

Dedim ki: Onun viicudunda bir degi§iklik olmus. muydJf 

Dedi ki: Hayir, sadece ba§mdaki tiiyler degi§iklige ugra'mif^Yal- 








70 




urates Hie 



mz peygamberlerin etlerini yer ciiriitmez. Canavarlar da on J| 
rini yemezler." 

Bu, Ebii'l Aliye'ye ula§an sahih bir senettir. Fakat onun asr-i saa- 
detten 300 sene once vefat ettigi bildirildigine gore o, peygamber degil 
de salih bir insandir. Zira Meryem ogl$ Isa peygamberle Rasulullah 
(s.a.v.) arasmda herhangi bir peygamber gecmi§::degildir. Bu, Buhari'de 
ki bir hadisin nassi ile sabittir. Hz. Peygamberle (s.a.v.) ile Isa (a.s.) ara- 
smda 400 senelik bir zaman vardir ki, bu arada hicbir peygamber gee- 
mis, degildir. Buna fetret donemi denmektedir. Bazilarma gOre bu do- 
nem 600 sene, diger bazilarma gore de 620 sene olmu§tur. Fakat bir ri- 
vayete gore de yukandaki zatm vefati, asr-i saadetten««800 sene once oL- 
mu§tur ki, bu da Danyal'in vefat tarihine yakm dii§mektedir. Her ne ise, 
bu zat, bir peygamber de olabilir, salih bir insan da olabilir. Fakat zanm- 
miza yakin olan husus §udur ki, yukandaki rivayette kendisinden soz 
edilen zat, Danyal peygamberdir. Zira Danyal'i, Fars hiikiim darfinri- 
dan birisi yakalayarak yanmda zindanda tutmu§tur. Bu husustan daha 
once de soz edilmi§ti. Yine Eb'iil Aliye'ye-ula§an sahih bir senede gore o 
zatm burnunun uzunlugu bir kari§mi§. Yine saglam bir senetle nakle- 
dildigine gore Enes b. Malik, onun burnunun bir zira uzunlugunda oldu- 
gunu soylemi§tir. Boyle olunca da bu zatm, o tarihlerden cok daha once- 
ki zamanlarda ya§ami§ bir peygamber olmasi muhtemeldir. Dogrusu- 
nu Allah bilir. r-jj-in, ~— ■ 

Ebu Bekir b. Ebf d-Dunya, "Ahkamii'l Kubur" adh eserde Ebul Ef 'as 
el-Ahmeri'nin §oyle dedigini rivayet eder: Rasulullah (s.&.vO buyurdu 

«Dogrusu Danyal, Aziz ve Celil olan Rabbine dua etti ki, Muham- 
med iimmeti kendisini defnetsin.» 

Ebu Musa el-Es/ari, Tiister §ehrini fethettiginde Danyal'i bir tabut- 
ta buldu. Tabutun icinde iken onun damarlan atiyordu. Rasulullah 
(s.a.v.) §byle buyurmu§tu: • PS 

"Kim Danyal'i bulursa, onu Cennet'le mujdeleyin." 

Danyal'i bulup gosteren, Harkos adindaki bir zatti. Ebu Musa, Hz. 
Omer'e mektup yazarak duruiiiu bildirdi. Hz. Omer de cevabi mektu- 
bunda §6yle diyordu: "Danyal'i defnet, H^rkos'u da bana gonder. Qiinku 
Peygamber (s.a.v.), onu Cennet'le mujdelemi§tir." 

Sonra Ibn Ebi'd-Diinya §oyle demi§tir: Ebu Musa, Danyal'la birlikte 
)ir mushaf ve icinde yag, dirhemler ve yiiziik bulunan bir comlek gor- 
mu§tii. Ebu Musa, bu durumu, Hz. Omer'e mektupla bildirmi§ti. Hz. 
Omer de cevabi mektubunda ona §6yle diyordu: «Mushafi bize gOnder. 
Yagi da gonder. Yanmdaki Miisliimanlara da emret; onunla §ifa talep 
etsinler. Dirhemleri onlara taksim et. Yuzugu de sana ganimet olarak 
verdik.» 




i 

« 
I 

1 




^— 



■I 



BUYUK SLA 





I 



Ibn Eb|d-Dunya'nm rivayetine »' , ?£ l jfibu Musa el-E^aj^Danyal'in 
cesedini burdVgunda,.e^anndakilerfou ceTseBin Danyal oMupiHi soyle- 
diler. Bunun iizerine o da Danyal'm cesjdine sarihp kurakladi ve opme- 
3?&,ba§ladi. Bunu mektup ile Hz. Omer' e bildirdi. Mektubunda Danyal'm 
£ese$inin,gfaninda 10.000 dirheme yakm bir mal bulundugunu da ifade 
etti./jjpor^rolarak k^rMisine para lazim olan kimse gelip bu parayi alirdi. 
Iade%derse ne ala; etmedigi takdirde hastafenirdi. Ayrica cesedinin ya- 
mnda bir sandik ,t|fmevcut oldugunu mektubunda Hz. Omer'e bildirdi. 
Hz. Omer, cevab&nektu^^K'M" Ebu Musa'ya §6yle emir verdi: "Dan- 
yal'm cesedini su ve sedir otuyla yikaym, onu kefenleyip defhedin. Me- 
zari kimselerce bilinmesin. Malinj, da beytj^-mal'a devredin. Sandigi 
d^bana gonderin. Yuzugunusd&size ganimet olarak verdim." 

Ebu Musa'dan rivayet edildigine gore kendisi dort esire^miir ver- 
mis^ esirler bir nehri tutarak online set cekmi§ler, sonra n^trin tarn or- 
tasmda bir mezar kazmi§lar. Danyal '1 oraya gomdukten sjtira nehrin 
oniindeki seddi kaldirarak mezan sular altmda birakgu§lar. Sonra da 

donmu§ler. Ebu Musa da esirl^rin boyunlarmi 



lna^d 



'sinden ba§ka Danyal'm mezannm yerini bilen 



ii-Dulvlusanin yanu 
vi|^fe§. Boylece kei 

#r "||g|§e kalmami§. fj 

ibiviibi'd-Dunya, Ebi Zenap'dan, o da babasindan naklen §oyle bir 
rivayette bulunmu§tur: Ebu Musa el-E§ari'nin oglCEbu Beijje'nin oglu- 
ni^c-elifide bir yiiziik gordiim. Yuzugun ka§mda iki arste^t^sa&h. Ars- 
la»arm ortasmda bir adam sureti vardi. Arslanlar o adamm suretini 
ysHyorlardi. * 

Ebu Berde dedi ki: Bu, bu belde ahalisince Danyal oldugu zannedi- 
len §u adamm yuzuguaur. Ebu Musa, bu adami defhettigi gunjbu yiizii- 
rii almi§tir. Ebu Musa bu beldenhf alimlerine, bu yuzugun naki§i hak- 
unda sormu§; onlar da §oyle demi§ler: Danyal'm, hakimiyeti altmda 
ya§adigi hiikumdara miineccimler ve bilginler gelerek §oyle demi§lerdi: 
§oyle sjiylod)ir cocuk dogacaktir. Senin mulkiinu ve saltanatmi bozup 
yok edecektir! Hiikumdar dedi ki: Vallahi bu gece de oldiirmedigim bir 
tek cocuk kalmayacaktir! 

Yalmz bu beldenin miineccimleriyle bilginleri, Dajiyal'i alarak bir 
arslan inine birakmislardi. O gece arslanla di§isi, DaBfyal'a ilisnieden 
^anlannda konuk etmi§lerdi..Hatta onu yalami§lardi. Anasi geldiginde 
arslanlann ikisinin de onu yalamakta olduklanni gormu§tu. Boylece 
Cenab-i Allah. j|ahval.'i o hukumdarmjgerrinden korumu§tu ve o ya§a- 
yarak belli makfmlara ula§mi§ti. i§te : f)anyal, kendi suretiyle, kendisi- 
ni yalamakta olan iki arslanm suretiw yuziigiinun ka§ma nak§ettir- 
mi§ti ki Genab-i Allah'm, o gecede kenmsine bahsettigi nimeti unutma- 
sm. 





IBN KES-R 

BEYT-I MAKDIS'IN YENIDEN IMAR EDILMESI VE 
ISRAlLOGULLARININ TOPLANIP BIR ARAYA GELMESI 



Cenab-i Allah, her§eyi apacik bildiren kitabmda §oyle buyurmakta- 
dir: <Yahut §u kinase gibisini (gormedin mi) ki, duvarlan, catilari listiine 
yigilmis. (alt list olmu§)issiz bir kasabaya"ugrami§ti: "AllaA, bunu boyle 
oldlikten sonra nasil diriltecek?" demi§ti. Allah da kendisini yiiz sene ol- 
diiriip sonra diriltti. "Ne kadar kaldih?" d^di. "Birgiin, ya da b^r giiniin 
birazi kadar kaldim." dedi (Allah), "Hayir, dedi, yiiz yil kaldm. liyecek 
ve icecegine bak, bozulmami§. E§egine bak, seni insanlar icin (kudreti- 
mize) bir i§aret kilalim diye (bunlan boyle yaptik). Kemiklere bak, nasil 
onlari birbiri iistiine koyuyor, sonra onlara et giydiriyoruz!" Bu i§ler ona 
acikca beite olunca: "§ciliyorum, Allah her§eye kadirdir." dedi.» (ci-Bakara, 

259.) 

Hi§am b. Kelbi der ki: Sonra Cenab-i Allah, Ermiya peygambere 
jjgyle vahyetti: «Ben, Beyt-i Makdis'i onaracagim, gidip oraya yerle§.» 

Bunun iizerine Ermiya cikip^Beyt-i Makdis'e (Mescid-i Aksa'ya) git- 
ti. Orasi, harap vaziyetteydi. Kendi kendine §oyle dedi: "Siibhanallah! 
Rabbim, bana bu beldeye yerlesmemi emretti ve burayi onaracagim ba- 
na bildirdi. Bunu ne zaman onaracaktir? Oldiikten sonra bu beldeyi ne 
zaman canlandiracaktir?!" 1 

Sonra basmi koyup uyudu. Yanmda e§egi ve bir sepet yiyecegi var- 
di. Uykusunda yetmis. sene kaldi. Sonra Buhtunnasr admdaki. hiikum- 
dar helak oldu. Onun fevkindeki Lehrasip admdaki hiikiimdar da helak 
oldu. Onun hakimiyeti 120 sene devain etmi§ti. Ondan sonra oglu Be§- 
tasib'de hukiim surmu§tii. Onun hakimiyeti zamamnda Buhtunnasr 
vefat etmigti. Aldigi habere gore §am beldeleri harabeye d6nii§mii§, Fi- 
listin topragmda cangvarlar cogalmis. ve orada bir tek insan dahi kal- 
mami§ti. Babiljde-.ya§amakta olan Israillilere seslenerek; dileyen kim- 
senin §am'a ddnebilecegini bildirmi§ti. Davud ailesinden bir adami da 
onlannba§ina hukiimdar olara&birakmii=>ti. Ona, Kudiis'u ve oradaki 
Mescid-i Aksa'yi imar etmesini emretmi§ti. Boylece Israilogullan Ku- 
diis'e donerek orayi imar ettiler. imarMtlan sonra Cenab-i AHah, Ermi- 
ya p&gamberin gozlerfhi acti. I^ehrin nasil yeniden kuruldugunu ve 
onanldigmi goriip tema§a eyledi^u vaziyette iken de otuzyil daha uy- 
kuda kaldi. Nihayet yiizseneyi ta'mamlamis. oldu. Sonra Cenab-i Allah, 
onu tekrar dir^tti. O sadece kisa bir sure uy^idugunu zannediyordu. Ve 
uyumadan once §ehrin harap vaziyette oldugunu hatirhyordu. Uyandi- 
gmda §ehrin insanlarla dolup ta§tigim ve ma'mur vaziyett^gjldugunu 

lii ve: "Bilirim ki, Allah her§eye kadirtiir." dedi. 

Israilogullan, Kudiis'te bir sure ya§adilar. Cenab-i Allah, onlari 

(1) Tefsir-i TaUferi, II, 2 . 

m # 






r 



BUYUK ISLAM TARlHt 



eski hallerine|k:avu§turdu. Tavaif-i Miiluk zamanmda Rumlarm bas- 
anlarma v.gmymtaya kadar bu hafde kaldilar. Sonra Hristiyanlarm 
saldmsi fieticesinde maglup olunca ne bir topluluklan, ne de hukiim- 
darlari kaldi. ^^^ j^^^^^^ i 

Ibn Cerir'in aniattigma gore Lehrasip adli adil bir hiiktimdar vardi. 
Memleketini iyi: yonetiyordu. Insanlarla beldeler, hiikiimdarlajla ku- 
mandanlar ona itaat etmi§lerdi. §ehirleri, nehirleri ve kaleleri imar et- 
me hususunda sag;an^4^M^§ e sahipti. Yiiz kiisur sene yonetimde 
kaldiktan sonra memiefelflt i«l|re etmekten aciz oldu. Bu nedenle de 
tahttan, oglu Be§tasip adma feragat etti. Onun zamaAmda Mecusilik 
dini ortaya cikmiijti. §oyle ki: Zerdii§t admdaki bir adam, Ermiya pey- 
gamberle arkada§hk etmi§ti. Fakat Ermiya'yi kizdirmi§ti. Bunun iize- 
rine Ermiya ona beddua etmi§, o.da alacalik hastgligma miiptela olmu§- 
tu. Gidip Azerbaycan toprg^ma yerle§erek Be§tasib'e arkada§hk etti. 
Kendi kafasmdan uydurdi||u Mecusiligi ona empoze etmeye cahijti. 
Be§tasip de bi||dini kabul^tEi. Tebaasim bu dine girmeye zoiladi. Bu di- 
ne girmek istemeyen halkimn cogunu oldiirdii. Be§tasip'den sonra Beh- 
men b. Be§tasip tahta oturdu. O, Farslarm me§hur hukiimda||irindan 
ve adi sani dillere~,destan olan kahramanlanndandir. BuhtuffBasr, bu 
iikiimdar zamanmda naiblik yapini§tir. Uztm siire ya§ami§tir. Al- 
onu kahretsin. Hiilasa, Ibn Ceririif^anlattigLna^gore o beldeye ugra- 
yan zat, Ermiya p 

UZEYiR'I 



Hafiz Ebu'l Kasim Ibn Asakir der ki: Uzeyir, Cerve'nin ogludur. So- 
rik b. Adya'nm oglu oldugu da soylenir. Adya, Direzna b. Eyyub'un oglu- 
dur. Direzna, Art b. Taki'nin ogludur. Taki, Esbo b. Fenhas'm ogludur. 
Fenhas, Azir b. Harun'un ogludur. Harun da imran'm ogludur. 

Uzeyir'in, Seruha'nm oglu oldugu da soylenir. Bazi eserlerde nakle- 
dildigine gore mezan §am'dadir. Ebu'l Kasim el-Begavi, ibn Abbas'dan 
naklettigine gore o §oyle demi§tir: "Uzeyir'in satihp satilmadigim bilmi- 
yorum. Onun peygamber olup olmadigmi da bilmiyorum." 

Ishak b. Bisjr'in, Ibn Abbas'dan rivayet ettigiiSil gore; Uzeyir, Buh- 
tunnasr'm heniiz bir cocuk iken esir aldigi kimselerdendir. Ya§f kirka 
vardigmda Cenab-i Allah ona hikmet vermi§tir. Tevratir^nun kadar bi- 
lip hifzeden bir kimse yoktur. Adi peygamberlerin adiyla birlikte anilir- 
di. Nihayet kader hususunda Rabbine sual tevcih ettigi zaman Cenab-i 
Allah, onun admi peygamberlerin listesinden silmi§tir. 

Bu zayif ve miinker, ayni zamanda miinkati bir rivayettir. Dogrusu- 
nu Allah bilir. 

(1) Tefsir-i Taberi, II, 22-23. 








Ishak b. Bi§r'in, Rivayetine gore Abdullah b. Selam §oyle demi§tir: 
Uzeyir, Cenab-i Allah'm kendisini lO^ene oldiiriip sonra yeniden di- 
rilttigi kuldur. *' 

Ishak b. Bisr, §oyle bir rivayette bulunmustur: Uzeyir, hikmet salti- 
bi, salih bir kuldu. Adeti iizere giiniin birinde yine goie gikti. ponu§unde 
bir harabeye ugradi. Tarn ogle vakti idi. Sicaklik ona epeyi tesir etmi§ti. 
E§eginin iizerinde iken harabeye girdi. Eseginden indi. Beraberindeki 
sepetlerden birinde incirgdigerinde de iiziim vardi. Harabenin gblgesi- 
ne oturdu. Yamndaki birf|anagi cikararak iiziimii icine sikmaya ba§la- 
di. Sonra kuru ekmek cikararak iiziim suyunun icine d&gradi ki yumu- 
§atip yesin. Sonra sirt iistii uzanarak ayaklarmi duvara dayadi. Ve evin 
tavanma bakarak icindekilerini gordii. O evler, siitunlan iizerinde hala 
durmaktaydilar. Halbuki orada daha once ya§ami§ olan sahipleri oliip 
gitmi§lerdi. Kemiklerinin ciirumiis, oldugunu da gordii. Ve §oyle dedi. 
"Allah, bunu, boylece oldukten sonra nasil diriltecek?" Bunlan Cenab-i 
Allah'm, oliimlerinden sonra dirilteeegi hususundar§iiphesi yoktu, ama 
bunu tuhaf buldugu icin boyie demi§ti. Bunun iizerine Cenab-i Allah, 
oliim melegini gondererek ruhunu teslim aldi ve o vaziyette yiiz sene olii 
olarak birakti. Bu yiiz sene zarfinda israilogullan ge§itli hadiseler ya§a- 
mi§larai. Cenab-i"Allah, bu arada Uzeyir'e*bir melek gonderdi. Melek 
onun kalbini yaratti ki kalbi bazi §eyleri dii§iinebilsin, iki gd jenii de ya- 
ratti ki goziiyle etrafa bakabilsin. Ve Cenab-i Allah'm oliiKS nasil di- 
rilttigini dii§iinsun. Bundan sonra Cenab-i Allah, onun gozleri oniinde 
viicudunun parcalarmi yeniden biraraya getird*ii?emigine et, kil ve cilt 
gecirdi. Sonra da viicuduna ruh iifledi. Biitiin bunlar onun gozii oniinde 
cereyan ediyordu. Ve bunlaiin nasil yapildigmi dii§iinuyordu. Nihayet 
tastamam bir insan haline gelerek oturdu. Melek on§,: Ne kadar bfkle- 
din? diye sordu O da: Bir giin ya da bir giiniin bir kisribkadar bekledim, 
diye cevap verdi.^iinkii o ogle vaktinde oimii§, heniiz gaines. batmadan 
ak§ama yakin bir zamanda^iriltilmi§ti. Onu^ icin -boyie demi§ti. Me- 
lekse ona §oyle kar§ihk vermi§ti: Hayir, bilakis senlfOO sene miiddetle 
uykuda kaldin. Bak yiyecegine ve icecegine. Yani kur4 ekmeginle iiziim 
suyuna bak, heniiz olduklan gibi canakta duruyorla^ Hi? bir degi§ikli- 
ge ugramami§lar. Incir ve iiziimleri de taptaze olup hie bozulmami§lar- 
di. Fakateo, melegin kendisine soylediklerini kabjs*|Lenemiyordu. Melek* 
ona: Sbylediklea^mi kabul edenjiyorsun degil mi? Oyleyse e§egine bak! 
dedi. O da e§e^ine bakti ki hayvainm kemikleri ciirumiis, ve ilikleri ktiPu- 
mu§tu. Melek, e§egin iliklerihe seslendi; onlafda, her taraftan toplaha- 
rak gelip melegin emrine icabet ettiler. Melek onlan birle§tirdi. Uzeyir 
de melegin yaptiklanm seyrediyordu. Melek, e§egin kemiklerine da- 
mar ve sinirlerini yerle§tirdi, sonra da etini giydirdi. Etin iizerine deri 
ve killan gecirdi. Sonra da icine ruh iifledi, boylece e§ek, basmi kaldira- 




I 



iSUYUtf* 1 ISLAM TARtHt 

rak ayaga kalkti. Kulaklanni da anirarak semaya dikti. Kiyametin 
tugunu zannetmi§ti. Ayet-i kerimede Cenab-i Allah §oyle buyuruyor: 
«Esegine bak, seni insanlar icin (kudretimize bir i§aret kilahm diyl 
(bunlari boyle yaptik). Kemiklerine bak, nasil onlari birbiri iistiine ko- 
yuyor, sonra onlara et giydiriyoruz!» Yani e§eginin kemiklerine bak da o 
kemiklerin nasil bir araya geldiklerini gor. Etsiz bir eqek iskeleti geldi- 
gini seyret. Sonra o kemiklere nasil et giydirdigimizi de dikkatle tema§a 
et. «Bu i§ler ona acikca belli olunca: "Biliyorum, Allah her§eye kadirdir." 
dedi.» Yani Cenab-i Allah 'in oliileri diriltmeye ve diger harika i§leri yap- 
maya muktedir oldugunu bilirim, dedi. Sonra merkebine binerek eski 
mahallesine geldi. Insanlar onu tanimadilar. O da gordiigii insanlan ta- 
nimadi. Evini de taniyamiyordu. Bir tahmine dayanarak yoluna devam 
etti ve evine geldi. Orada koturum ve kor bir acuze ile kar§ila§ti. Acuze- 
nin ya§i 120'yi gecmi§ti. O acuze, daha onceleri, kendi hizmetcileri idi. 
Heniiz yirmi ya§mdaki gene bir kiz iken, Uzeyir yanlanndan aynhp git- 
mi§ti. Fakat Uzeyir'in §ekil ve §emali onun akhnda idi. Yasjamnca artik 
bunami§ti. Uzeyir ona%>yle demi§ti: "Ey kadm, bu Uzeyir'in ean midir?" 
Kadm §oyle cevap verdi: "Evet, burasi Uzeyir'in evidir." Bo^mdeyince 
aglayarak soziinii §oyle siirdiirdii: "§u kadar zamandan beridir 
Uzeyir'den bahseden bir adam gormedim. Insanlar onu unutmu§lar- 
dir!" 

Uzeyir §oyle dedi. "Iste Uzeyir benim! Cenab-i Allah beni lOOjsene- 
den beri 6ldurmu§tu. Sonra yeniden diriltti!" Acuze ^oylej&Mj^ji'Subha- 
nallah! Uzeyir 'i 100 seneden beridir kaybetmi§iz. Ondan-xIPSMen biri- 
ni gormedik. Onun hakkmda bir§eyler duymadik!" Uzeyir §oyle dedi. 
"I§te Uzeyir benim!" 

Acuze §u kar§ihgi verdi: "Uzeyir, duasi kabul edilen biMldamdi. 
Hastalar ve belaya ugrayan kimseler icin dua ederdi, onlar da §ua ve afi- 
yet bulurlardi. Sen de seni gorebilmem i9in Allah'a dua et de gozlerimi 
bana geri versin. Eger gejvCekten Uzeyir isen seni tanirim." 

Uzeyir, Rabbine dua^dip kadmin gozlerine elini surdii. Gozleri eski 
haline dondii. Elini tutarak: "Allah'm izni ile kalk bakahm." dedi. 
Cenab-i Allah, kadimn ayaklarmi da iyile§tirdi. Saglam vaziyette aya- 
ga kalkti. Sanki bir bagdan kurtulmus. gibi idi. Uzeyir'e bakti ve: "Senin 
Uzeyir olduguna §ahitlik ederim." dedi. 

Kalkip Israilogujlannm mahallesine gitti. Onlar biraraya gelip top- 
Ian ti duzenlemi§lerdi. Toplantida Uzeyir'in 128 yasmdaki ya§h bir oglu 
ile yine yash toFinlari vardi. Kadm onlara seslenerek: "I§te Uzeyir size 
geldi!" dedi. Kadim yalanladilar. O da soyle dedi: "Ben hizmetciniz olan 
falan kadmim. Uzeyir, Rabbine dua etti. Rabbi de gozlerimi bana tekrar 
iade etti. Ayaklarimi iyile^ifepfc ifedesine gore Cenab-i Allah, Uzeyir 'i 
100 sene miiddetle olduriiPu§, sonra yeniden diriltmi§." B^te^deyince 




m 







toplantidaki insanlar kalkip Uzeyir'e dogru gittiler, ona baktilar, oglu 
kendisine dedi ki: "Benim babamm iki omuzu arasmda siyah bir ben 
vardi." Boyle diyerek omuzlanni acti bakti ki Uzeyir 'in ta kendisi ! 

israilogullan dediler ki: "Bize -anlatildigma gore icimizde Uzeyir' 
den ba§ka Tevrat'i ezberlemis. bir kimse yqktur. Buhtunnasr'da Tevrat'i 
yakmi§tir." Adamlanmizm hafizasmda kalan az bir kismi. di§mda Tev- 
rat'tan elimizde bir§ey kalmaftii§tir. Sen, Tevrat'i bize yeniden yaz." 

Uzeyir'in babasf Seruha, Tevrat'i Buhtunnasr'm zamaninda, 
Uzeyir'den ba§kasmm tammadigi bir yere gommu§tu. Onlan, Tevrat'm 
gomiilu oldugu yere gotiirdii. Yeri kazip Tevrat'i cikardi. Sayfalan ko- 
ku§mu§ ve curumu§tii. 

Uzeyir, bir agacm golgesi altma oturdu. Israilogullan da etrafmda 
halkalamp oturdular. Tevrat'i onlar icin, yeniden yazmaya ba§ladi. 
Gokten iki kor inip Uzeyir'in karnmargirdi. O da Tevrat'i hatirladi. Ve 
yeniden yazdi. Bu nedenle Yahudiler dediler ki: "Uzeyir, Allah in oglu- 
dur." Ciinkii gokten iki kor inerek karnma girmi§, o da Tevrat'i, 
Israilogullan icin yeniden yazmi§, onlann idaresiniiistlennii§ti. Sevad 
mmtikasmda, Hazkil manastmnda Tevrat'i yazdirSayrabad adi veri- 
len o kasabada vefat etti. 1 

Ibn Abbas (r.a.) dedi ki: "Seni (Ey Uzeyir) insanlar icin (kudretimi- 
ze) bir i§aret kilalyn diye..." ayet-i kerimesi tahakkuk etti. Bu i§aret, 
Israilogullan icindi. §oyle ki: Kendisi gene bir insan oldugu halde, ke«- 
disinden daha ya§b olan ogullanyla oturup sohbet ederdi. Kirk ya§ia- 
daydi. Cenab-i Allah onu, oldugu giindeki vaziyetinde yeniden dirilj- 
mi§ti. .._' 

Ibn Abbas der ki: Bu olay, Buhtunnasr'dan sonra vuku bulmu§tur. 

Ebu Hatim el-Sici-stani, ibn Abbas'm sozleri ile ayni anlami ifade 
eden §u §iiri okumu§tur: 

"Siyah sach biri, ama kendisinden once, oglunun saclan agardi. 
c Kendisi daha ya§h oldugu halde ondan onde, torunun saclan da 

agardi. ^^fcu__^* 

Oglu degnege dayanarak agir a^yyrttruyor. 

Kendisinin sakali siyah, saclarrctsPxir goriinuyor. 
"Oglunun giicii ve takati kalmami§, 

Tipki cocuk gibi yiiruyiip tokezliyor, 

Oglu halk arasmda 110 ya§mda olup dola§iyor. 

Babasimn omrii ise, kirk yih a§miyor. 

Tiojfrirmn ya§i ise, doksan civanndadir. ^ 

Egtt|jnlayi§li isen bu, makul bir §eydir. 
<► ^ajBpanlamiyorsan, cahil oldugun icin mazur sayihrsm." 




(1) Tefsir-i Taberi, III, 24-27. 













1 




Me§hur kavle gore Uzeyir, Israilogullarmi] 
ridir. 0, Davud ve Suleymanla Zekeriyya ve Yahya arasinda gelmi§tir. 
Zamamnda kendisinden ba§ka Israilogullan arasmda Tevrat'i ezbere 
bilen kimse kalmami§ti. Tevrat'i o, israilogullanna yeniden yazdi. Nite- 
kim Vehb b. Miinebbih de §oyle der: Cenab-i Allah, bir melege-emir ver- 
di. Melek de nurdan bilgilerle inerek bu bilgileri Uzeyir 'in kalbine atti. 
O da, Tevrat'i harfi harfine yeniden yazdi ve tamamladi. 

Ibn Asakir'in, ibn Abbas'dan rivayet ettigine gore o, Abdullah b. Se- 
lama, «Yahudiler, Uzeyir, Allah 'in ogludur, dediler» (et-Tevbe, 30.) ayet-i 
kerimesini kasdederek Yahudilerin nifin bdyle soylediklerini sormu§, 
Ibn Selam da ona, Uzeyir'in Tevrat'i ezberine dayanarak yeniden 
israilogullan ifin yazmis, oldugunu ve israilogullanmn da: "Musa, Tev- 
rat'i ancak bir kitap halinde bize getirebildi. Uzeyir ise, ortada herhangi 
i>ir kitap olmaksi*in Tevrat'i bize getirdi." dedikleri i?in Uzeyir'i, Al- 
lah'in oglu olarak kabul etmis, olduklarini soylemi§tir. Onlardan 
bazilan, Uzeyir'in, Allah'm oglu oldugunu soylemǤlerdir. Bu nedenle 
alimlerin bir cogu, Tevrat'm, Uzeyir zamamnda ijilataa ugradigim ifa- 
de etmi§lerdir. Bu soz iizgltede ger9ekten durmak gerekir. Ciinkii 
Uzeyir, Ata b. Ebi Rebah ile f-Tasan Basri'nin dedikleri gibi peygamber 
degildir. ishak b. Bi§r'in, Ata b. Ebi Rebah'dan rivayet ettigine gore o 
§oyle demi§tir: Fetret doneminde dokuz onemli olay ipeydana gelmi§tir: 
Buhtunaasr, Sana Bahgesi, Saba Bahgesi, Hendek ahalisi, Hasiuro ola- 
yi, Ashab-i Kehf olayi, Fil vak'asi, Antakya §ehri ve Tubbalilann duru- 




mu. 



ishak b. Bi§r, Hasan 'in §6yle dedigini rivayet etmi§tir: "Uzeyir ile 
Buhtunnasr hadiseleri fetret doneminde vukua gelmi§tir." 

Ayrica sahih hadiste sabit olduguna gore Rasulullah (s.a.v.) §byle 
buyurmu§lardir: 4^^*^^-.,.*^^^^ 

«insanlar arasinda Meryem 'in ogluna en yakin olani benim. Qiinkii 
benimle onun arasinda peygamber gecmemi^tir.w 1 

Vehb b. Miinebbih dedi ki: Uzeyir, Siileyman ile isa peygamber ara- 
sinda ya§ami§tir. 

ibn Asakir'in, Enes b. Malik ile Ata b. Saib'den yaptigi rivayete gore 
Uzeyir, imran oglu Musa peygamber zamamnda ya§ami§tir. Musa'dan 
izin istemi§, ama o Uzeyir 'e izin vermemi§tir. Yani kader hakkinda soru 
sordugu zaman Musa ondan yiiz fevirmis, ve da §oyle demi§ti: Yiiz defa 
olmek, bir saatlik zilletten daha kolaydir. Uzeyir'in bu soziine benzer 
manada bazi §airler §oyle demi§lerdir: 







(1) Muslim, Kitabu 1-Fedai, 224. 



Ik ' ' 





"Hiir kinase, kihclara kar§i sabredebilir. 
Ama zulme kar§i sabredemez. 
Mis'afiri agirlamaktan aciz oldugunda 
Oliimu elbetteki tercih ederler. 



)n Asakir'in, Ibn Abbas'dan rivayet ettigine gore Uzeyfr, kader 
hakkmda soru sordugu icin adi, peygamberler listesinden silinmi§tir. 

Zannedersem bu, israiliyattan ahnma bir hikayedir. 

Abdiirrezzak ile Kuteybe b. Said, Nevf el-Bekali'den rivayetlderek 
dediler Id: Uzeyir, Rabbine dua ederken §oyle demi§ti: "Ey Rabbiib! Bazi 
yaratiklar yaratiyorsun, diledigt2#saptiriyor, diledigSfrde hidayete er- 
diriyorsun ! " ^^^^H 

Kendisine, "Bu gibi sbzleri soylemekten vazgec." denildi. Fakat o, bu 
soziinu yine tekrarladi. Kendisine denildi ki: "Ya bu sozleri soylemekten 
vazgecersin ya da senin admi peygamberler listesinden silerim. Ben, 
yaptigim islerden sorumlu tutulmam, onlar sorguya cekilirler." 

Bu da, onu bu sozleri yeniden soylemesi halinde isminin peygam- 
berler listesinden silinecegine dair tehdidin gercekle§tigini gostermek- 

Tirmizi di§indaki Kiitub-ii Sitte sahipleri, Ebu Hiireyre'den ritfayet 
ederek Rasiilullah (s.a:V:)'m §oyle buyurdufffinu soylemi§lerdir: 

«Peygamberlerden bir peygamber bir agacm altma oturdu. Onu bir 

tarinca lsirdi. Karincamn plduriilerek yere gomiilmesini emretti. Yerin 

altmdan tekrar 9ikmca bu defa ate§le.yakilmasmi emretti. Bunun tize- 

rine Cenab-i Allah ona §oyle vahyetti: tfiir kanncayi mi cezalandinyor- 

sun?!"» 

Miicahid'den gelen bir rivayete gore bu peygamber, Uzeyir' dir. Ibn 
Abbas ile iffesan ;Basri'den gelen bir rivayete gore de bu peygamber 
Uzeyir'dir. Dogruiunu Allah bilir. 1 





ZEKERIYYA VE YAHYA (A.S.) KISSALARI 



Cenab-i Allah, kutsal kitabmda buyurmus. ki: "Rahman ve Rahim 
Allah'm adiyla 

Kaf, Ha, Ya, Aym, Sad. Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya rahmetini 
n§tir. O, Rabbine gizli bir sesleni§le yalvarmi§ti: "Rabbim, demi§ti, 
ben, bende kemik gev§edi; ba§, ihtiyarhk aleviyle tutu§tu. Rabbim, sana 
dua ile hicbir zaman bahtsiz olmadim. (Her dua ettikce kabul buyur- 
dun, beni istediginiden mahrum etmedin). Dogrusu, ben arkamtfifri ye- 
rime gececek yakinlaf (lmm iyi hareket etmeyecekler)inden korktum; 
kanm da kisir. (Ne olur) katmdan bana yerime gececek bir veli liitfet. Ki 
(o), bana ve Yakub ogullanna mirasci olsun. Rabbim, onu bejfjendigin bir 
insanyap." ^ 

(Allah buyurdu): "Ey Zekeriyya, l||z sana bir ogul miijdeleriz. Adi 
Yahya'dir. J)aha once ona hie kimseyi adas. yapmadik (ondan once kii 
seye bu adi vermedik.)" (Zekeriyya): "Rabbim, dedi, benim nasil oglui 
olur? Kanm da kisirdir. Ben ise ihtiyarjigin son sininna vardim." "(Evet 
oyledir, dedi, fakat Rabbin: "O bana kolaydir, daha once sen de hicbir §ey 
degilken seni de yaratmi§tim." dedi. "Rabbim, dedi, bana (cocugumun 
olacagma dair) bir i§aret ver." "Senin i§aretin, sapa saglam oldugim hal- 
de tarn tic gece, (ye giindiiz) insanlarla konu§mamandir. " de.di ,(Z6$i.eriy- 
ya), mabedden kavminin kar§isina cikip onlara: "Sabah ak§am (Rabbi- 
nizi) tesbih edin!" diye i§aret etti. 

"Ey Yahya, kitabi kuvvetle tut (onun emirlerine gore hareket et ve 
onunla hiikmet)" (dedik) ve ona cocuk iken hikmet verdik. Katimizdan 
bir rahmet (bir acima duygusu) ve temizlik de (verdik; o giinahlardan) 
korunan oldu. Ana babasma iyilik ediciydi, ba§ kaldiran bir zorba degil- 
di. Dogdugu gun, olecegi giin ve diri olarak kaldinlacagi giin ona selam 

0lsun!» (Mcryem, 1-15.) 

Cenab-i Allah §oyle buyurdu: 

«Zekeriyya'yi da o (nun bakimi) na memur etti. Zekeriyya, onun 
yanma, mabede her girdiginde yaninda bir nzik bulurdu. "Ey Meryem, 
bu sana nereden?" derdi. (O da) "Bu, Allah tarafmdan" derdi. "Zira Al* 
lah, diledigine hesapsiz nzik verir." 

Orada Zekeriyya, Rabbine dua etmi§ti: "Rabbim, demi§ti, bana 







katindan temiz bir nesil ver. Sen duayi i§itensin!" 

Zekeriyya, mabedde du*mu§, namaz kilarken meiekler ona: "Allah 

sana, Allah 'tan bir kttimeyi dogrulayici, efendi, nefsine hakim ve iyiler- 

len bir peygamber olacak Yahya'yi mujdeler." diye iinlediler. Dedi ki: 

"Rabbim, bana ihtiyarlik gelip ?atmi§, karim da kisirken benim nasil og- 

lum olur?" (Allah), "Oyle (ama) Allah, diledigini yapar." dedi. 

"Rabbim, o halde bana (oglum olacaginadair) bir alamet ver!" dedi. 
(Allahkbuyurdu ki: "Senin alametin, uc giimnsanlarla i§aretten ba§ka 
tiirlu konu§mamandir; Rabbini 50k an, akftm sabah (onu) tesbih et!" 

(Al-i Imrftn, 37*U .) 

Enbiya suresiAde Cenab-i Allah §oyle buyurdu: 

«Zekeriyya'yaTla|(lutfettik). Rabbine: "Rabbim, beni tek birakma, 
(bana bir £ocuk ver^Bpa vermesen de gam yemem. Cunkii) sen, varisle- 
rin en iyisisin (her sjhpm sana kalacaktir)." diye dua etmi§ti. Onun dua- 
sim da kabul ettik. Ojfia Yahya'yi armagan ettik. E§ini de kendisi i?in is- 
lah ettik. (Cocuk dogfprmaya elveri§li bir hale getirdik). Ger^ekten on- 
lar, hayir i§lere ko§a|tar. Umarak ne korkarak bize dua ederlerdi. Ve bi- 
ze derin saygi gdsterirlerdi.» (ei-Enbiya, 89-90.) 

Cenab-i Allah buyurdu ki: 

«Zekeriyya, Yahya, Isa ve Ilyas'a da (yol gostermi§ttk). Hepsi iyiler- 
den id*ler)» (ei-Enam, 85.) ^ ^+^_ 

Hafiz Ebu'l-Kasim Ibn Asakjg, gergekleri dile getirdigi me^hur tari- 
hinde der ki: Zekeriyya, Berhiyatrfe ogludur. Dan oglu oldugiinu soyle- 
yenler de vardir. Lediin b. Miislim t in oglu oldugunu bildiren rivayetler 
de vardir. Bu rivayete gore Zekeriyya'mn bllJasi Ledun'diir. Lediin, Sa- 
duk oglu Muslim in ogludur. 

* Saduk, Davud oglu Ha§banin ogludur. Davud, Muslim oglu Siiley- 
manin ogludur. Muslim, Berhiya oglu Sadika'mn ogludur. Berhiya, Na- 
hor oglu Bel'ata'mn ogludur. Nahor, Behafis, oglu §elom'un ogludur. Be- 
hafi§, Rahiam oglu Inamin'in ogludur. Rahiam, Davud oglu Siildy- 
manin ogludur. Zekeriyya'mn kendisi de, Israilogullannin peygamber- 
lerinden Yahya (a.s.)'nm babasidir. 1 Sj^ 

Zekeriyya, oglu Yahya'yi ararken §amin kazalanndan Besne'ye 
kadar gitmi§tir. Dogrusunu Allah bilir. Onun nesebi hakkinda ha$ka 
isimler ortayt-surenler de olmu§tur. 

Cenab-i Allah, Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz'e, Zekeriyjgftjpeygam- 
berin dufumunu ve haberlerini insanlara anlatmasini en4|§puyurdu. 
Zekeriyya ya§li olup hanimi, emsallerine gore acuze ve ki^flrbir halde 
iken Cenab-i Allah, Ijna Yahya adindaki focugu bagi§lami§ti. Her ikisi 
de ya§li olduklan halde Cenab-i Allah bu focugu onlara armagan etmi§- 
ti ki insanlar, Allahin liituf ve rahmetinden iimitlerini kesmesin- 

(1) Tehzib, Ibn Asakir, V, 381. 










«Bu, Rabbinin, kulu Zejkeriyya'ya rahmetini am§tir. 0, Rabbine giz- 
li bir sesleni§le yalvarmisti.» Bu ayet-i kerimeyi tefsir ederken Katade 
§6yle demi§tir: Cenab-i Allah, saf kalbi bilir ve gizli sesi i§itir. 

Selef ten bazilan dediler ki: Zekeriyya, geceleyin kalkarak Rabbine 
gizli bir sesle seslendi. Bu sesini yanmdakiler duymadilar. §oyle di- 
yordu: "Ey Rabbim, ey Rabbim, ey Rabbim..." | 

Allah buyurdu ki: «Sbyle bakalim ey Zekeriyya, dilegin ne ise yerine 
getirelim, soyle, sbyle. "Rabbim, demi^i^ben, bende kemik gev§edi. Bas, 
ihtiyarhk aleviyle tutu§tu."» Yani sa?imdaki beyaz killar, siyah killara 
galip geldi. 




Gormezmisin ki benim sa^larim, 

Karanhgin etegi altmdan, sabahin kakuliinii andmyor. 

Siyah saflanmda beyazhklar parlamaya ba§ladi. 

Zifiri karanlikta ate§in alevlenmesini andirdi. 

Dal topraktan filizlenip yemye§il olduktan sonra, 

Kuruyup ?op haline dondii. 




Yani zahiren ve batmen gev§eyip zayifladigmi anlatiyor. Zekeriyya 
peygamber de bbyle demi§ti: «Ben, bende kemik gev§edi. Ba§, ihtiyarhk 
aleviyle tutu§tu.» 

«Rabbim, sana dua ile hig bir zaman bahtsiz olmadim.» Yani senden 
ne istedimse onu bana verdin. Biitiin dualanma icabet ettin. 

Onu bu §ekilde dilekte bulunmaya iten sebeb §u idi: Kendisi Imran 
kizi Meryem'in bakim ve himayesini ustlenmi§ti. Bu nedenle Mer 
yem'in bulundugu haneye her girdiginde onun yaninda zamansiz mey- 
veler goriirdii. Mevsimi ge?mi§ taze meyveler goriirdii ki, bu da evliya- 
11 n keramf tlerindendir. Bunu gordiigiinde bilmi§ti ki, zamansiz mey- 
veleri vermeye muktedir olan zat, her ne kadar ya§i ilerlemi§se de ken- 
disine bir f qcuk bah§etirieye muktedirdir. 

«Orada Zekeriyya, Rabbine dua etmi§ti. "Rabbim, demi§ti, bana ka- 
tmdan temiz bir nesil ver. Sen duayi i§itensin!"» (Ai-ilmran, 38.) 

• «Dogrusu, ben, arkamdan yerime gececek yakmlar (lmm iyi hareket 
etmeyecekler)inden korktum. Karim da kisirdir." Yani yakmlarimm 
benden sonra Israilogullari iizerine, Allah'm §eriatma uygun olmayan 
hukiimleri icra edeceklerinden korktum. 

— - - , 

Bbyle dedikten -sonra Zekeriyya, k&ndi sulblinden iyi, temiz^ takvali 
ve Allah 'm^Jzi olacagi bir pocugunun olmasmi dilemi§ti. Bu nedenle de- 
mi§ti ki: "{Kendi katindan (yani kendi gii? ve kudretinle^ bana (niibiiwet 
ve hukumdarhkta) halef olacak bir veli liitfet ki, (o), bana ve Yakubfogul- 
lan'na mirassi olsun. Rabbim, onu begendigin bir^nsanyap.>> Yani Ya- 
kub'un ziirriyetinden olan ecdadi ve gecmi§leri haSiTpeygamber oldu- 

B. ISLAM TARIHI, C.2, R6- 






r 




IBN KESt 

larsa, onu da seref ve iistiinlukte onlar gibi kil. Ona da niibiiwet ve va- 
hiy ver. 

Zekeriyya'nm burada kasdettigi mirascihk, §iilerin iddia ettikleri 
gibi mal mirascihgi degildir. Bilakis niibiiwet ve hikmet mirascihgidir. 
SJilerin mal mirascihgi iddialarma Ibn Cerir de muvafakat etmi§tir. 
Oysa a§agida sayacagimiz sebeblerden dolayi bu ayet-i kerimede ka 
dilen mirascihk, niibiiwet ve hikmetteki mirascihktir. §oyle ki: 

1- Siileyman, Davud'a mirasci oldu.» (cn-Ncmi, 16.) ayet-i kerimesind 
bahsederken de Siileyman 'in peygamberlik ve hiikiimdarhkta Davu 
mirasci oldugunu soylemi§tik. Ayrica sihhatinde ittifak edilen bir ha,; 
dis-i §erifte de Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: «Bizr 
birakmayiz, geride biraktigimiz sadakadir.» Bu da, Rasulullah in geri- 
de biraktigi malmin, miras olmayacagi hususunda kes,in bir nasdir. Bu 
sebeble Ebu B$kir es-Siddik (r.a.), saghgmda iken Rasulullah (s.a.v. )'a 
mahsus olan mallarm, vefatmdan sonra kendi yakmlanna sarfedilme- 
sini menetmi§tir. Eger bu nas mevcut olmasaydi, Rasulullah (s.a.v. )'ih 
geride biraktigi mallari, yakmlanna sarfederdi. Yakmlari da; kizi 
Fatima ile dokuz zevcesi ve aiftasi Abbas hazretleriydi. Hz. Ebu Bekir, 
Rasulullah'a ait mallari, vefanndan sorira yakmlarma'sarfetmeyi ya- 
saklarken bu hadise dayanmi§tir. Bu hadisi Rasulullah'dan rivayet edi- 
§ine, Hat tap ofra Omer ile Affan oglu Osman ve Ebu Talib ogluAli haz- 
retleri, ayrica Abdulmuttalib oglu Abbas ile Avf oglu Abdurrahman, 
Talha, Ziibeyr, Ebu Hiireyre ve diger sahabeler muvafakat etmi§lerdir. 
jTirmizi, yukaridaki hadisi diger peygamberleri de kapsayacak 
bir lafizla rivayet etmi§tiriyjM|pr— tji 

"Biz peygamberler toplulugu, miras birakmayiz." ^ 

3- Feygamberler nezdinde Diinya, o kadar degersizdir ki dunflgAia- 
hni biriktirmezler ve ona iltifat etmezler. Diinya mah kendilerini pes-il- 
gilendirmedigi icin, bu mallarmi-fiendilerinden sonra korusunlar diye 
cocuk sahibi olmayi da istemezler. Zahitlikte onlarm mertebelerine 
yakla§amayan kimseler, her ne kadar diinya mahna iltifat etmeseler de i 
mallan oldugu zaman kendilerinden sonra mallanna mirasci olsunlar, 
diye cocuk sahibi olmak isterler. 

4-,Zekeriyya (a.s.) marangozdu. Kendi elinin emegi ile kazandigmi 
yerdi. Nitekim Davud peygamber de kertdi eliyle kazandigmi yerdi. Qo- 
gunlukla peygamberler, kendilerinden sonra mirascilan icin bir zahire 
olsun diye daha fazla mal biriktirmek kasdiyla fa^zla cah§ip kendilerini 
yormazlardi. Bu husus, iyi dii§iinen idrak sahiplerince apacik goriilen 
bir gercektir. 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hii^yre'den rivayet ederek Rasulul- 
lah (s.a.v)'injp|^ buyurdugunu soylemi§tir: "Zekeriyya marangozdu." 1 

(1) Muslim, Kitabul-Fedail, II, 227. 






4 






Cenab-i Allah buyurdu ki: "Ey Zekeriyya, biz sana bir ogiil miijdele- 
rizy. Adi Yahya'dir. Daha once ona hie kimseyi ada§ yapmadik (ondan on- 
ce kimseye bu adi vermedik)." (Mcrvc m. 7 jMggt Hfe- ^tfj 

Bu ayet-i kerimeyi, §u a§agida nakledecegimiz ayet-i kerime acikh- 
ga kavu§turmaktadir:.. 4 

«Zekeriyya, mabedde durniu§ namaz kilarken melekler ona: "Allah 
sana, Allah'tan bir kelimeyi dogrulayici, efendi, nefsine hakim ve iyiler- 
den bir peygamber olarak Yahya'yi miijdeler.Viiye iinlediler.» (Ai-i Wan, 

39.) 

Kendisine cocuMi/erilecegine dair miijdfe-geldiginde ve bu miijde ta- 
hakkuk ettiginde bwi§i acaip gorerek nasil olacagmi ogrenmek istedi. 
Kendisi, tiu ihtiyarlik cagmda iken nasil cocuk sahibi olabilecegini anla- 
mak istedi: «Rabb^m, dedi, benim nasil oglum olur? Kanm da kisirdir. 
Ben ise ihtiyarhgih son sininna vardim.» (Mcryem, 8.) Yani pir-i fani olan 
bir kimsenin cocugu nasil olur? Slfc. ^K 

Rivayete gore o zaman Zekeriyya, yetmj|pgdi ya§mdaymi§. Dogru- 
sunu Allah^ilir ya bundan daha da ya§h imiff^Karim da jpsirdir." Yani 
benim karim, 'cocuk doguramiyacak bir ca-gdadir. Degrusunu Allah bi- 
lir. 

Nitekim Ibrahim peygamber de, kendisihe cocugu olacagina dair 
miijde verildiginde §oyle demi§ti: «Bana ihtiyarlik dokunmu§ken mi be- 
ni mujdelediniz?^e (tuhaf birfey) ile miijdeliyorsunuz Beni?» fefeitn-, 54.) 

Sare'de §oyle <|emi§ti: «Vay, ben bir koca kan, kocam da bir pir iken 
doguracak miyinEsBu cidden §a§ilacak bir§ey!" (Melekler) dediler ki: 
"Allah'm i§ine mi §a§iyorsun? Allah'na rahmet ve bereketleri sizin iizeri- 
nizde ey ev halki! O, oviilmeye layiktir, iyiligi boldur."» (Had, 72-7ad| 

Zekeriyya (a.s.)'ya d£ ayni §ekilde cevap verildi. «Rabbinin emrini 
kendisine vahyeden melek ona dedi ki: "(Evet) oyledir. Fakat Rabbin: "O 
bansl kolaydir, daha once sen de hicbir §ey degilken seni de U'atmis, 

tim." dedi.» (Meryem, 9.) 

Yani sen ya§h iken seriden cocuk dogmayacak, oyle mi? 

Cenab-i Allah buyurdu ki: «Onun duasmi da kabul ettik. 4jiBa Yah 
ya'yi armagan ettik. E§ini de kendisi icin lslah ettik (cocuk dogurmaya 
elveri§li bir hale getirdik). Gercekten onlar hayir i§lere kp§arlar. Uma- 
rak ve korkarak bize dua ede^erdi ve bize derin saygi gosterirlerdi." (ei- 

Enbiya, 90.T**SJ 

Ayet-i kerimede Zekeriyya'nm zevcesinin isIeA edilmesinden kasit 
§udur: Zevcesi daha once hayiz gormuyordu.Su Ejfeijdeden sonra hayiz 
gormeye ba§ladi. Bir rivayete gore de onunailiijde bozukluk vardi. 
Cenab-i Allah, bu bozuklugu giderdi. r i J ^ 

Zekeriyya: "Rabbim, bana birig^et ver." dedi. Yani hammmm, ba- 
na miijdelenen cocuga bendemae zariia-ikhamile olacaouaa dair&ana bir 



' 



" 




84 



IBN KESfR 




e§e- 



i§aret ver. (Allah): «Senin i^afetin, sapasaglam oldugun haldffEam iic 
gece (ve gundiiz) insanlarla konu§mamandir.» dedi. Yani hammmih, 
sana miijdelenen cocuga hamile olduguna dair isaret, §u olacakhr: Mi- 
zacin saglam, biinyen mutedil ve yaratih§m sapasaglam oldugu halde 
tarn iicgiin ve iic gece insanlarla konu§amryacaksm. Sadece is. 
ceksin. Bu halde iken kalben cokca zikret, sabah ak§am zikri 
hazir tut. 

Zekeriyya, bu miijdeyi aldiktan sonra mabedindetr cikarak s 
insanlarm arasma katildi. Onlara: "Sabah ak§am (Rabbinizi 
edin!" diye i§aret etti. Mucahid, Ikrime, Vehb, Siiddi ve Katad 
lattiklanna gore hicbir hastahgi olmadigi halde Zekeriyya'ni 
tuldu. 





ibi oki 




Ibn Yezid der lei: Kitabi okur, tesbihatta bulunurdu, ancak kimseyle 
konu§amazdi. 

«"Ey Yahya, kitabi kuwetle tut (onun emirlerine gore hareket et ve 
onunla hiikmet)." (dedik) ve ona cocuk iken hikmet verdik.» Qmfycm, 12.) 
ayet-i kerimesine gelince; Cenab-i Allah, bu ayet-i kerimede^babasma 
verilen ilahi miijdeye uygun olarak cocugun dogdugumi ve onH&llah ta- 
rafindan kitap, hikmet verildigini haber veriyor. Heniiz cocukluk eagm- 
da iken ona hikmet verilmi§ti. Abdullah b. Miibarek'in nakline jH^Mu- 
ammer §oyle demi§tir: Cocuklar, Zekeriyya oglu Yahya'ya: "Haoi gide- 
lim de oyun oynayahm." demi§lerdi. Yahya: "Biz ojjun oynamjjk icin ya- 
ratilmadik!" diye cevap vermi§ti. "Ve cocuk iken ona hikmet l^^ik." 
ayet-i kerimesi ile kasded^len mana, i§te budur. ffly 

«(Ona) katimizdan bir'rahmet (verdik).» Bu rahmet sebeb^^Hma 
Yahya admdaki cocugu bah§ettik. ikrime 'nin ifadesine gore yukandaki 
ayet-i kerime ile kasdedilen mana §udur: "(Ona) katimizdan bir mujiab- 
bet (verdik)." Insanlarm Yahfpya §efkatli, ol m^kp i, ozellikleana vWba- 
basma merhametkar davranmalari ve iymk etmeleri icin bmiun, ona 
bir sifat olmasi da muhtemeldir. Onun ahlaki temizdi. Noksanliklardan 
ve rezj^klerdenuzakti, takvahydi. Allah'a taatte bulunup emirlerine 
uyardi. Yasaklanna ya&as^aazdi. Ebeveynine de iyi davranir, emirleri 
di§ma cikmazdi. Yasakladiklan §eylere*yakla§mazeli. Onlara kotii dav- 
ranmaz; sozlii ve fiili olarak onlarr asla incitmezdi. 

«Ana babasma iyilik ediciydi, ba§ kaldiran bir zorba degildi. Dogdu- 
gu gun, olecegi gun ve diri olarak kaldirilacagi giin ona selam olsun!» 

(Mcrycm, 14-15.) • B^ ;^&p J^^ 

Ayet-i kerin^ede'sayilan bu iic vakit, insan icjn cok zorlu olan VJBtit- 
lerdir. Cunkii feu vakitlerde insan, bir alemden ba§ka bir aleme iifffckal 
etmekte, ah§ik olup iilfet peyda etmi§ oldugu §eylerden ayrilmakta ve 
ba§ka bir ortama gecmektedir. Intikal ettigi alemde nelerle kar§ila§a- 
cagini bilememektedir. Bu nedenle insanoglu, : anasmm yumu§ak rah- 





Tnmmr 



w*m 



«-M 



B 



BUYUK SLAM TARtHl 



85 




minden gikarken baginp ^agirmakta, feryad-ii figan etmektedir. Sikm- 
tilanni ve kederlerini gogiislemek icin bu Diinyaya gelmektedir. Evet, 
dogarken boyle bir halle kar§ila§maktadir. ^^m1 

Ayni §ekilde bu diinyadan gocerken, alem-i berzaha ve ebed™ urda 
intikal etmektedir. Ko§klerle evlerden ayrilip mezar sakinlerinin arasi- 
na ve oliilerin meydanma gelmektedir. Orada da kiyametteki dirilis. gii- 
nii haber verecek olan Sur'a iifleyis, zamanim bekleyecfjktir. O zamanda 
oliilerin kimi seving iginde dirilecefe, kimi de mahzun olarak dirilecek- 
tir. Kimi zinde ve sevinsli halde, kimi de kirgm ve meksur bir v.aziyette 
dirilecektir. Bir grup Cennet'e, diger grupta Cehennem'e yoffenacak- 
tir.! Bakmiz, §airin biri ne giizel soylemi§. 






"Sen aglar vaziyetteyken, anan seni dogurdu. 
Etrafmdaki insanlar da sevinc i?inde giiliiyordu. 
Olecegin giinde insanlar agla§irlarken sen, 
Giilen ve sevinen bir kimse olmaya gayret et." 



V 



KBu u-9 durum, insan igin gok zorlu olduguna gore, Cenab-i Allah bu 
durumlarm her u?unde de Yahya'ya selamet vermis^ onu esenlige ka- 
vusturmus, ve §oyle buyurmu§tur: fDogdugu giin, olecegi gun ve diri ola- 



rak^aldinlacagi giin ona selam olsun!» 



a- 




Sakl b. Ebi Arube, Katade'den naklen Hasan 'm soyle dediginj^iv? 

€et etmi§tir: "Yahya ile Isa kar§ila§tilar. Isa ona dedi ki: Benim lpn 
lagf^fe talebinde bulun. Qiinkilsen, benden daha iyi ve hayirhsm. 
Yahya ona §oyle kar§ihk verdi: Sen, benim igin magfiret talebinde bu- 
lun. -Qiinkii sen benden daha hayirh ve daha iyisin. 

I Isa, ona §oyle cevap verdi: Hayir, sen benden daha hayirh ve daha 
yisin. Qiinkii ben, kendi nefsime ^elam verdim. Fakat sana, Allah se- 
lam vermi§tir." Allah her ikisine de iistiinliik ve fazilet vermi§tir. «Allah 
sana,... efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olacak Yah- 
ya'yi mujdeler.» (Al-i Imran, 39.) 

Bu ayet-i kerimede ge?en nefsine hakim soziinden kasdedilen ma- 
na, kadmlara yana§mayan kimse demektir. Bazilan bunun ba§ka anla- 
ma geldigini soylemi§lerdir. Bu, tipki §u ayet-i kerimeye'Jftenzemekte- 
ir: 

«Rabbim, bana katmdan temiz bir nesil ver. Sen duayi isitensin!» 

(Al-i Imran, 38.) 

Imam Ahmed b. Hanbel, ibn Abbas'dan rivayet ederek Rasulullah 
(s.a.v.)'m §6yle buyurdugunu soyledi: 

«Adem ogullarmdan giinah i§lememi§ ya da giinaha kasdetmemis. 
hi? kimse yoktur. (Ancak) Zekeriyya oglu Yahya bbyle degildir. Hig kim- 
senin, 'Ben, Meta oglu Yunus'dan daha iyiyim' demesi yara§maz.» 












Ibn Vehb, Ibn §ihab'in §oyle dedigini rivaljst eder: «Giinlerden bir 
gun Rasulullah (s.a.v.) asnabinin yanina fikti. Onlar, peygamberlerin 
faziletlerinden bahsediyorlardi. Aralarmdan biri: "Mu^L^Xelimul- 
lah'tir (Allah ile komAmu§tur)*" dedi. Bir ba§kasi ise: "Isa, AMah'm ru- 
hu ve kelimeswir." Mr iiciindiisu ise: "Ibrafhjj^sAllahin halili (dos- 
tu)dir." dedi. Onlar b€§de dgrlerken Rasulullah (s.a.v.) buyurdu: "§ehit 
oglu §ehit nerede? O ki, gwiah korkusundan dolayi kildan elbiseler gi- 
yer ve agag (yapraklan) yerdi." Ibn Vehblm dedigine gore Rasulullah 
(s.a.v.) bu sozii ile Zekeriyya oglu Yahya'yi^asdetm^tir. 

Yahya b. Said el-Ensan, Ibn As'dan rivayet etti: Ba^ As, Rasulullah 
(s.a.v. )'m §oyle buyurdugunu i§itmi§: 

"Kiyamet giiniinde Zekeriyya oglu Yahya di§njda ademogullarm- 
dan her biri, kendisine ait bir gunatuyla berahjsr gelir." 

Ibn Asakir 'in rivayetine gore Abdullah b. Omer, Hz«Peygamber'in 
§oy|e buyurdugunu soylemi§tir: "Zekeriyya sglu Yahya'di§mdaki her- 
kes, : Cerlab-i Allah'm huzuf%ftaTiiuAaka bir giinahi ile fikar!" Boyle de- 
dikten sonra «Efendi ve nefsine haKim...» mealindeki ayet-i kerimeyi 
okudu, sonra da yerden bir§ey kaldirarak: «Onun beraberinde ancak §u 
kadar §ey vardi.» dedi ve bir kurban kesti. 

Ebu Davud et-Tayalisi ve digerlerinin kanahyla Etou Said'den yapi- 
lan bir rivayete gore Rasulullah (s.a.v.) §oyl&buyurmu§tur: «Hasan ile 
Hiisefpn, teyze ogullan Yahya Ve Isa (a.s.) di§mda, cennetliklerin genc- 
lerinifi efendileridirler.w 1 

tEbu Nuaym Hafiz el-Isfaham, Ahmed b Ebi'l-Havari'den rivayet 
i ki Ebu Stileyman'm §oyle dedigini i^itmis.f'Meryem oglu Isa ile Zeke- 
riyya oglu Yahya yiiriimek iizere di§anya ciktilar. Yiiriirlerken Yattya: 
bir kadma carpti. Isa ona dedi ki. "Ey Teyze oglu! Bu gun oyle bir giinah 
i§ledin ki artik ebediyyen affedilmeyecegini zannederim." Yahya: "Me- 
digim giinah nedir, ey Teyze oglu?" diye sorunca Isa: "Bir kadma carp- 
tin." dedi. 

Yahya: "Vallahi b«n bunun farkmda bile degilim." deyince Isa §oyle 
dedi: "Siibhanallah! Bedenin benimle beraber, ama ruhun nerede?" 
Yahya §6yle cevap verdi: "Ruhurrt Ars/a baghdir. §ayet kalbim Cebrail 
ile dahi rahat bulsa, ben bir goz a?ip kapayacak sure zarfinda bile Allah'i 
tammamis, ve bilmemis. oldugumu zannederim." 

Bu rivayette bir gariplik vardir ve de israiliyattandir. 

Israil, Hayseme'nin §6yle dedigini rivayet etmi§tir: Meryem oglu 
Isa ile Zekeriyya oglu Yahya teyze cocuklanydilar. Isaj. yiin elbiseler gi- 
yerdi. Yahya, kildan dokunmus. elbiseler giyerdi. Hipfeirinin ne dinan, 
ne dirhemi, ne kolesi, ne cariyesi, ne de sigmacaklari bir barmaklan 
vardi. Nerde ak§am orda sjhah ya§ayip giderlerdi. Birbirlerinden aynl- 

(1) Suyuti, 





B'JYUK ISLAM TAKlHt 



mak istediklerinde Yahya, "Bana tavsiyede bulun," deyince Isa, ona §6y- 
le dedi: "Asia ofkelenme." Yahya, ben bunu beceremem deyince, Isa §u 
tavsiyede bulundu: "Mai biriktirme ve saklama." Yahya: : "BuiSu belki 
yapabilirim." dedi. 

Zekeriyya (a.s.)'mn normal oliimle mi, yoksa oldiiriilerek mi oldiigii 
hi^susijnda Vehb b. Miinebbih'ten iki degi§ik rivayet gelmi§tir. Abdul- 
miinim b. Idris'in, Vehb b. Miinebbih'ten rivayet ettigine gore o §oyle de- 
mi§tir: "Zekeriya (a.s.), kavminden ka9arak bir agacm icine girmi§ti. 
Kavmi gelerek testereyi agacin iizerine koyup bicmeye ba§lami§lardl. 
Testere, Zekeriyya'mn kaburgalanna dayandiginda inlemeye ba§la- 
mi§ti. Cenab-i Allah ona §oyle vahyetmi§ti: Eger inlemeni durdurmas- 
san, yermizunu ve iizerindeki biitiin varhklan tegs cevirip alt list ed|- 
rim! BuWahiy iizerine Zekeriyya'mn inlemelerilfurmus. ve kendisi de 
ikiye bblunmu§tu.",dj 

Ishak b. Bi§r'irflRayetine gore Vehb b. Miinebbih §oyle demi§ti|> 
"Agac icinde testere ile ikiye boliinen, §a'ya'dir. Zekeriyya ise, normal 
oliimle olmu§tiir. Dogrusunu Allah bilir." 

Imam Ahmed b. Hanb^i, Haris el-Es/anden rivayet ederek Peygam- 
ber (s.a.v.) Efendimiz'in §oyle buyurdugunu sdylemi§tir: 

Ǥiiphesiz ki Cenab-i Allah, Zekeriyya oglu Yahya'ya kendisinin 
amel etmesi ve israilogullarma da onlarla amel etmelerini emretmesi 
itin bes, kelimeyi vahyetti. Fakat o, bunu yapmakta gecikince Isa (a.s.) 
ona §oyle dedi. "Senin, kendileriyle amel etmen ve kendileriyle imel et- 
meleri icin de Iseailogullanna emir vermekle emrolundugun be? kelime 
var. Bunlari ya teblig et, ya da ben israilogullarma teblig edecegim!" 

Yahya dedi ki: "Kardeshn! Eger sen benden daha once tebligatta bu- 
lunursan azaplandinlmaktan ya da yere batirilmaktan korkarim."» 

Ravi'nin dedigine gore Yahya peygamber, israilogullanni Mesci 
Aksa'da topladi. Mescid, israil ogullanyla tiklim tiklim doKaii. Kendisi 
minbere cikarak Allah'a hamd-ii senada bulunduktan sonra §6yle dedi: 
"Gnur ve iistiinliik sahibi olan yiice Allah, bana bes, kelimeyi vahyetti ki, 
onlarla amel edeyim ve sizin de onlarla amel etmeniz icin size erair vere- 
yim. (Bu kelimeleri aciklayip te'vil ederek sozunu §oyle siirdurdii:) Al- 
lah'a kulluk ed|^iniz ve hicbir §eyi ona ortak ko§mayasiniz. Allah'tan 
ba§kasma kulluk edip ba§ka §eyleri ona ortak ko§anin durumu §una 
benzer: Bir kimse, kendi pz mahndan altm ya da giimu§ para vererek bir 
kole satm ahr; bu kole, cah§ip elde ettigi kazanci efendisinden ba§kasi- 
na verirse, Allah'tan ba§kasma ibadeteden ve ona ba§ka varhklan or- 
tak ko§an kimse gibi olur. Hangi birinizin kole^nin boyle olmasi hosu- 
nuza gider? Cenab-i Allah sizi yaratti ve.jsize nzik verdi. Siz de ona kul- 
luk edin ve hie bir §eyi ona ortak ko§maym! Size namaz kilmanizi da em- 
rediyorum? Qiinkii Cenab-i Allah, ba§ka tarafa yonelip iltifat eti*eyen 



^-. 





mm 



mm 








88 




IBN 



KESlR 





kulunun yiiziine kar§i yiiziinu diker ve ona bakar.^iz de namaz kilar- 
ken ba§ka tarafa yonelmeyin ve bakmayin. 

Size oruc tufcmamzi da emrediyorum. Cenab-i Allah, oruc tutan 
kimsey^. yanmda miskten bir torbacigi bulunan kimseye benzetmi§tir. 
Oruc tutan herkesin ku§agi altmda bu miskten torbacigm icindeki koku 
hissedilir. Oruclunun agiz kokusu, Allah katmda misk kokusundan da- 
ha giizeldir. 

Size, sadaka vermenizi de emrediyorum. Sadaka veren kimse, dii§- 
man ^arafmdan tutsak edilen, eli ensesine baglanan ve boynu vurulmak 
lizere ortaya getirilen kimseye benzer. Bu kimse du§manlanna §oyle 
der: Beni sahvermeniz icin sizeMdye versem ne dersiniz? 

Boyle dedikten sonra az ya da cok bir miktarda fidye vererek kendi- 
ni tutsakhktan kurtarir. 

Size, onur ve iistunliik sahibi olan Allah '1 cokca anmanizi da emre- 
diyorum. Allah'i cokca anan kimse, dii§man tarafindan siiratle takip 
edilip kovalanan ve saglam bir kaleye siginan kimseye benzer. Kul da, 
onur ve usitiinluk sahibi Allah'i anmakta iken seytana kar§i miistahkem 
bir kaleye siginmis, olur. fa %tjt 

Ravi'nin dedigine gore Rasulullah (s.a^BEfendimiz, etrafmda bu 
lunan sahabelere^ §oyle demi§: Ben de, Allah'in bana emrettigi bes, §eyi 
size emrediyoruifi: Cemaate sarilm, emri i§itin ve emite itaat edin. Hic- 
ret edin, Allah yolunda cihad edin. Her kim bir karis. kadar cemaat di§i- 
na cikarsa, cemaate doniinceye kadar Islgrn'm b;agi, onun boynundan 
cikmi^olur. Her kim cahiliyet davasmdaJjSulunu'rsa, Cehennem topra- 
gindandir. 

"(Boyle birisi) namaz kilsa da, oruc tutsa da mi boyle olur ya 
Rasulallah?" denildi. Buyurdu ki: «Oruc tutsa da, namaz kilsa da, ken- 
disinin Miisluman oldugunu iddia etse de (boyle olur). Musliimanlan, 
Cenab-i Allah in Miisliiman ye mii'min kullanni adlandirdigi adlanyla 
caginn.* 1 

Hafiz Ibn Asakir, Rebi' b. Enes'in §oyle dedigini rivayet atoi§tir: 
"Rasulullah'in ashabmdan bazilari, Zekeriyya oglu Yahya'ya ipM* ta- 
rafindan gonderilen bes. emir hakkinda israilogullannm alimierinden 
duyduklanni bize anlattilar." 

AnlatildigSia gore Yahya (a.s.), insanlardan uzakla§ip uzlete ceki- 
lirdi. Cbllerde yatar, agaclann yapraklarim yer, nehir sularim icer, ba- 
zan da cekirge yiyerek beslenir ve: "Senden daha fazla nimete^nazhar 
olan biri var midir ey Yahya?!" derdi. 

Ibn Asakir'in rivayetine gore onu aramak icin cikan ana ve babasi 
onu, Urdiin denizinin yanmda bulmu§lardi. Onunla kar§ila§tiMannda 
icinde bulundugu ibadet ve Allah korkusu nedeniyle onlari pikletle 

m 

(1) MQsned, Ahmed b. Hanbel, V, 344; Tirmizi, Kitabii'1-Edeb, 88. 



* 








Ibn'Vehb'in, Miicahid'den rivayet ettigine gore Yahya b. Zekeriy- 
ya'mn yiyecegi ottan ibaretti. Allah'in ha§yet ve korkusu ile aglayip du- 
rurdu. Oyleki goziiiron iizerinde ziftten bir tabaka bulunsaydi dahi goz 
ya§lan o tabakayi Ctelerdi. 

Muhammed b. Yahya ez- Zuheli, Ibn §ihab'm §oyle dedigini rivayet 
etmi§tir: Giiniin birin^e, insanlara bir§eyler anlatmakta otofcEbu Idris 
el-Holani'nin yanma oturdum. §oyle diyordu: Insanlar icMde yiyecegi 
en giizel ve en temiz olani size bildireyim mi? (Etrafmdaki kimselerin 
"kendisine bakmakta olduklarim goriince §oyle dedi:) Zekeriyya oglu 
Yahya, insanlar icinde yiyecegi en giizel ve en temiz olani idi. Qiinkii o, 
yabani hayvanlarla birlikte colde yemek yer ve insanlarla bir arada ya- 
§amaktan ho§lanmazdi. -^^ I - <:? ,- 

Ibn Mubarek, Viiheyb b. Verd'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Ze- 
keriyya, pglu Yahya'yi kaybetti. Ucgiin bulamadi. Onu aramak icin cole 



cikti. Colde aranip dururk<M Yahya'nm bir mezar kazdigini ve i?ine oti^- 
-rup kendi ba§ma aglamakia oldugunu gordii. Ona dedi ki: "Ey ogulcu- 
gum! Uc giinden beridir seni anyorum, sense kazdigin bir mezara otur- 
t^a§ aglamaktasm, bu ne haldir?" i 

Yahya, §oyle kar§ihk vlrdi: "Babacigim! Sen bana demezmiydin ki 
Cennet'le' ; clehennem arasmda bir gecit vardir ki o gecidi ancak aglayan- 
larm gozya§iyla gecmek miimkundur?" Boyle deyince babasi onl^ 
'Agla, ey ogulcugum agla." dedi ve her ikisi beraberce aglamaya ba§lac 
lari » >->fcA L 

Rivayete gore ibn Asakir §6yle demi§tir: "Cennetlikler, Cennejt'teki 
nimetlerin lezzetinden dolayi uyumak istemezler. Ayni §ekilde sid&k- 
lsfer da kalplerindeki ilahi muhabbet nimetinden dolayi uyumazlar. Bu 
iki nimet ile cennetliklerle siddiklar arasindaki mesafe ne kadardir?!" 
Anllmdigma gore Yahya peygamber 90k aglarmi§, oyle ki gozya§lan, 
onun yanaklan u'zerinde iz birakmi§. 



" 



YAHYA (A.S.)'NIN OLDURULME SEBEBI 



Yahya (a.s.)'nm oldiiriilmesinin bir cok sebebleri oldugu anlatihr. 
Ama bunlar arasmda me§hur olani §udur: Zamamn §am hukiimdarla- 
rindan birisi, kendi mahremi olan kadmlardan ya da evlenmesi helal ol- 
mayan kadmlardan biri ile evlenmek istiyormu§. Fakat Yahya (a.s.), 
onu bu evlilikten menetmi§. Bu nedenle de hiikumdarm evlenmek iste- 
digi kadm, Yahya (a.s.)'ya kar§i kalbinde kin beslemeye ba§lami§. Bir 
zaman sonra hiikumdarla evlenecek oldugunda hiikiimdardan, Yah- 
ya'nm kanmi kendisine armagan olarak sunma §artmi ileri surmu§. 
Hiikiimdar da bu §arti kabul etmi§. Yahya'yi oldiirecek birini ona goi*- 

^ •«*Hi • in 1 1 i-^n^^MJIiiitii-iii i»^m^^i ^ 




1RN KESlR 

11, kamyla birlikte bir legene koyarg 
nm yamna g6tiirmii§. Rivayete gore kadin derhal o anda olmii§. 

Denilir ki, zamamn hukiimdarmm kansi Yahya'ya a§ik olmu§. Ona 
haber salmi§, fakat Yahya ona yana§mami§ti. Kadm ondan iimidini ke- 
since onun kanmi kendisine armagan olarak vermesi icin, hiikiimdara 
miiracaatta bulunmu§tu. Ilk anda hiikiimdar, onun bu dilegini kabul et- 
memi§ti. Fakat bilahare kansmjn bu istegini yerine getirdi. Yahya'yi ol- 
diirecek birini gonderdi. O da Yahya'yi oldiirerelf kanh basjmi, bir 'legen 
icinde hiikiimdarin kansina getirdi. 

Bu manada bir hadis-i §erif de varid olmu§tur. Yakub el-KufL Ibn 
Abbas'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: «Rasulullah (s.a.v.) niiraca go- 
tiiriildugii gece, gokte Zekeriyya (a.s.)'yi gormii§. O'na selam vererek 
soyle demi^: "Ey Yahya'nm babasi, de bakalim; nasil oldiiriildiin ve 
Israilogullan, seninicin oldiirdiiler?" Dedi ki:Ey Muhammed! Sana di- 
yeyim ki, Yah#a, zamanmm en hayirli insani, en giizel ve en nurani yiiz- 
liisli idi. Cenab-i Allah in da buyurdugu gibi: «Efendi ve nefsine hakim 
idi.» Kadinlara ihtiyac hissetmezdi. israilogullarinm hiikiimdarinin 
kansi ona a§ik oldu. O kadm fena bir kadmdi. Yahya'ya haber saldi. Fa- 
kat Cenab-i Allah, YahyaVi korudu. Onun bu firkin istegine yana§ma- 
di. Bunun iizerine IsraSogullan, Yahya'yi oldiirmek icin toplandilar. 
Onlann her sene toplamp kutladiklan bir bayramlan vardi. Fakat o hii- 
kiimdarin bir adeti vardi ki, verdigi sozii mutlaka yerine getirir ve asla 
yalan soylemezdi. Hiikiimdar, bayram yerine gitti. Hanimi da kalkip 
ogu ugurladi. Kansmij|bu ugurla^ismi tuhaf buldu. Cunkii daha once 
t>nu hie ugurlamazdi. Ugurlarken'kansma §oyle dedi: "Dile benden ne 
dilersen. Diledigini mutlaka yapacagim." Kansi da: "Zekeriyya oglu 
Yahya'nm kanmi istiyorum!" dedi. Hiikiimdar, benden ba§ka bir§ey di- 
le 7 dedi. Kadin, dilegim budur, deyip israr etti. Israr edince de hiikiim- 
dar: "Yahya'nm kani senin.olsun." dedi. Kadin da muhafizlarmi Yah- 
ya'ya gonderdi. Yahya, mabedinde namaz kiliyordu. Ben de yam basm- 
da namaz kilmaktaydim. Muhafizlar onu bogazlayip kanh bas?mi bir le- 
gene koyarak hiikiimdann kansina gotiirdiiler. 

Rasiilullah (s.a.v.), Zekeriyya (a.sjya: "Ne kadar sabredebildin?" 
diye sorunca Zekeriyya, §oyle cevap v#rmi§ti: "Namazimi asla bozma- 
dim." * ; : . 

MuhafizlaivYahya'nm kanh ba§mi hiikiimdarin karisma go 
bniine biraktilaf; Ak§am olunca Cenab-i Allah; hiikumdari, aile efr 
m ve biitiin maiyyetini yere batirdi. Sabah olunca Israilogullan 
dediler. Zekeriyya'nm hatin icin ilahi gazab geldi. Gelin biz d^Bbk 
danmiz icin ofkelenerek Zekeriyya'yi oldiirelim. 

Boyle diyerek beni oldiirmek maksadiyla aramaya ciktilarB|iamm 
birisi gelip beni uyardi. Ben de korfearak onlardan ka^tim. §eyxan da 





I 



onlarm |Nilerine dli§up onlarla birlikte beni aramaya bas,lamj§ti. Benim 
yerimi oltiara gosteriyordu. Bu dunimu goriince korktum. Onlara kar§i 
kendimi savunamiy'acagimi anladim. "%ir agac kan=>ima cikarak: "Bana 
gel, bana gel!" deyip yanldi. Ben de icine girdim. Sjeytan gelerek etegi- 
min ucunu tuttu. Bu esnada agac da yumularak beni icine aldi. Ancak 
etegimin ucu agacm di§mda kaldi. israilogullan geldiler, §eytan onlara 
dedi ^ii^|Joruyor musunuz, Zekeriyya §u agacm icine girdi. I§te etegi- 
nin ucu da di§andafkaldi. Biiyii yaparak agacm icine girdi." 

Israilogullan: Oyle ise, §u agaci yakalim, dediler. §eytan: "Hayir, 
agaci testgreyle ikiye bicin." dedi. Bunun iizerine onlar da agaci teste- 
1 reyle ikiye bictiler. 

Hz. Peygamber (s.a.v.), Zekeriyyaya: "(Testerenih) tesirini ya da 
acisini duydun mu?" diye sordu. O da §u cevabi verdi: "Hayir, sadece 
Cenab-i Allah'm, ruhumu icine koydugu o agaci buldum.' 

Bu, gercekte garigr.bir ifadedir. Tuhaf bir hiadi^tir. Merfulugunda 
miinkerlik vardir. Her naliikarda bu miinker bir hadistir. isra ve mirac- 
la ilgili hadislerde sadece Zekeriyya'dan bahsedilmektedir. isra olaym- 
dan bahseden sahih hadis lafizlannda sadece §u ifadeleresrastlanmak- 
tadir: "Teyze ogullan olan Yahya ve isa'ya ugradim. Onlar, teyze cocuk- 
landirlar." Cumhur-u ulemanm sozleri de hadisin zaiffri gibfdiiv : Qunku 
Yahya'nm amasi, imran kizi E§ya'dir. O da Meryem'in bacisidir. Mer- 
yem'de imran'in kizidir. Bir rivayete gore de Yahya'nm anasi, yani Ze- 
keriyya'nm kansi olan E§ya', imran'in hanimi Hanna'nm kizidir. O da 
Meryem'in anasidir. Boyle olilaca Yahya, Meryem'in teyzesi oglu ol- 
maktadir. Dogrusunu Allah bilir.^^^^j^^ 

Zekeriyya oglu Yahya^a.s ; )-'*ni| olduriildiigu yerin Mescid-i Aksa 
mi, yoksa ba§ka bir yer mi oldugu nususunda ihtilaf edilmis. ve bu hu- 
susta iki rivayet varid olmu§tur: SevM'nin rivayetine gore Atiyye oglu 
§emne §pyje demi§tir: "Mescid-i Aksa'nm yanmdaki kayahgm iizerinde 
yetmis. p$|pamber 6ldiirulmu§tur. Bunlardan biri de Zekeriyya oglu 
Yahya' dff." 

Ebu Ubeyde Kasim b. Selam, Said b. Miiseyyeb'in §oyle dedigini ri- 
vayet etmi§tir: Buhtiin-Nasr, §am'a geldi. Orada Yahya b. Zekeriy- 
ya 'nm fokurdamakta olan kani ile kar§ila§ti. Bu durumu sorunca kendi- 
sine meselteyi anlattilar. da 70.000 ki§iyi oldiiriince Yahya'nm kani 
durdu ve sakinle§ti. 

Buhtu'n-Nas#|m olayi, Mesih'den sonra vuku bulmu§tur. Nitekim 
Ata ile Hasan Basr^Se'Wyle derler. Dogrusunu Allah bilir. 

Hafiz ibn Asakir, Zeyd b. Vakid'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 
"Zekeriyya oglu Yahya'nm ba§mi gordum. §am'daki mescidi imja^tmek 
istediklerinde onun ba§i^kible tarafinda mihr^^^km olan dogu ko§e- 
sinde bulunmu§tu. Derisi ve saclan hie degi§memifti." Ba§ka bir riva- 










1BN KESlR 










yette de §u ciimle eklenmi§tir: "Sanki heniiz yeni oTaiirulmus. gibiydi." 
§am mescidinin in§asmdan bahsedilirkein onun, Sekasike diregi deni- 
len me§hur diregin altma konuldugu sofdenir. Dogrusunu Allah bilir. 

"El-Miistaksa fi Fezaili'1-Aksa" adli eserde Hafiz Ibn Asakir, Muavi- 
ye'nin azadlisi Kasim'iu §oyle dedigini rivayet eder: §am hiikiimdari 
Hedad b. Hedar idi. Oglunu, Sayda kralicesi Eril ile evlendirdi. Bu 
kralice, onun karde§i kizi idi. §am'daki hiikiimdar car§isi, onun emla- 
kindendi. O eski bir kuyumcuydu. Kocasi onu, iic talakla bosaniayaye- 
min etmi§ti. Bo§adiktan sonra ona tekrar geri donmek istedi. Burfun 
fetvasmi Zekeriyya oglu Yahya'dan istedi. Yahya da: "Senden ba||ta bir 
kocayla evlenip bo§anmadikca o kadm sana helal olmaz." diye fet\ 
di. Bunun iizerine kadin» Yahya'ya kin beslemeye ba§ladi. Huku||f 
dan, anasinin i§aret etmesiyle Yahya'nm ba§mi istedi. Ilk etaptlfrii- 
kiimdar bu istegi kabul etmedi, sonra kabul etti. Yahya'yi olduffcek 
olan celladi ona gonderdi. Yahya, Cibron mescidinde namaz kilmakta 
idi. Cellat o vaziyette iken onun ba§ini vurarak hiikiimdarin huzuruna 
getirdi. Tepsi icindekiljas ona: "Kann ba§ka bir kocayla evlenip ondan 
bo§anmadikca sana helal olmaz!" diyordu. Kadm tepsiyi alarak ba§imn 
iizerine koydu ve anasinin yanina getirdi. Ba§ ona da aym seyleri soyle- 
di. Bunun iizerine kadinin ayaklari yere gomiildii. Sonra bogiirlerine 
kadar yere gomiildii. Anasi feryad etmeye? cariyeler de bagri§maya ve 
kendi^iizlerini tqflkatlamaya ba§ladilar.- Sonra omuzlarma kadar yere 
gomiildii. Bu vaziyette anasi, cellada emir vererek kizimn boynunun vu- 
rulmasmi emretti ki, ileride ba§i ile avuMip dursun. Cellat, kizm ba§im 
vurdift Yer de onun geri kalan govdesini yuttu. Hepsi zilfete dii§iip yok 
oldular. Yahya'nm kani, Buhtiin-Nasr'm geli§ine kadar yerde kayna- 
maya devam etti. Buhtiin-Nier da onun icin 75.000 ki§iyi oldiirdii. 

Said b. Abdiilaziz de$ ki: 0, biitiin peygamberlerin kam idi. Ermiya 
peygamber gelip orada duruncaya kadar o kan, kaynamaya devant etti. 
Ermiya ona §oyle dedi. "Ey kan, Israilogullarini yok ettin. Artik Allah'm 
izni ile dur." __^^^^_ 

Efmiya'nm boyle demesi iizerine kan durctu. Savas. sona erdi. 
5amhlardan da kafabilenler, Kudiis'e gittiler. Hiikiimdar pe§lerine 
dii§tii, 90k sayida insani oldiiriip bir kismmi da esir aldi ve daha sonra 
geri dondii. 





Cenab-i Allah, Al-i Imran suresi 83. ayette, lanetli Hristiyanlara 
reddiyede bulunmaktadir. Onlar, Cenab-i Allah in oglu olduguna dair 
iddiada bulunmaktadirlar. Oysa ki yiice Allah, onlarin soylediklerin- 
den munezzeh ve yiicedir. - ■ . J ■ 

Necranh Hristiyanlardan bir heyet, Jfesulullah (s.a.v.)'in yanina 
gelerek sahip olduklan batil bir inane olalpEeslis akidesini ona anlatti- 
lar. Kendi inanclarma gore Allah in, iiglin iicunciisii oldugunu iddia etti- 
ler. Mezheplerinin farkh gorii§leriyle birlikte teslis inancini olu§turan 
iic unsur §unlardir: 1- Zat-i Mukaddes, 2- Isa, 3- Meryem. 

Cenab-i Allah, Al-i imran sur.esinin ba§ kismmda indirmis, oldugu 
ayetlerde isa'nm, Allah in kullarmdan bir kul oldugunu aciklami§tir. 
Diger yaratiklara §ekil ve suret verdigi gibi ona da ana rahminde sekil 
ve suret vermi§tir. Onu, Adem'i babasiz ve anasiz yarattigi gibi babasife 
yaratmi§tir. Ona, "ol" demi§, o da oluvermi§tir. Cenab-i Allah, anasi 
Meryem'in onu nasil dogurdugunu ve ona nasil hamile kaldigini da be- 
yan buyurmu§tur. Ayrica biitun bu hususlan Meryem suresinde de izah 
etmi§tir. Nitekim Cenab-i Allah yardim ve tevfikini ihsan ederse, ijeride 
o surede de bundan bahsedecegiz. Dogru sozliilerin en dogrusu olan yii- 
ce Rabbimiz buyuruyor ki: 

"Allah Adem'i, Nuh'u, Ibrahim ailesini ve imran ailesini secip alem- 
lere iistiin kildi. (Bunlar) birbirinden tiireyen bir nesildir. Allah i§iten, 
bilendir. imran in karisi demi§ti ki: "Rabbim, karnimda olani tarn hiir 
olarak sana adadim. Benden kabul buyur. §iiphesiz sen i§itensin, bilen- 
sin." Onu dogurunca - Allah onun ne dogurdugunu bilirken - yine §oyle 
dedi: "Rabbim, onu kiz dogurdum, erkek, kiz gibi degildir. Ona Meryem 
adim verdim. O'nu ve soyunu kovulmus. §eytamn §errinden sana lsmar- 
hyorum." Rabbi onu giizel bir §ekilde kabul buyurdu, onu giizel bir bitki 
gibi yeti§tirdi. Ve Zekeriyya'yi da o (nun bakimi) na memur etti. Zekeriy- 
ya, onun yanina, mabede her girdiginde yamnda bir nzik bulurdu. "Ey 
Meryem, bu sana nereden?" derdi. (o da) "Bu, Allah tarafmdan." derdi. 
"Zira Allah, diledigine hesapsiz rizflk verir." (Al-i imran, 33-37.) 

Yiice Allah, Adem peygamberi sectigini ve onun soyundan olup ken- 
disinin §eriatma tabi olan, taatinden ayrilmayan kimseleri de miimtaz 



94 



1BN KESIR 



iyor. 




lme 



shak'm anlattigmdan, farkli isi 

■ 



kildigiki bildiriyor. Sonra da ozellikle Ibrahim ailesinden bahsedi 
Ismail bgullarmi da onlann arasma katiyor. Sonra bu temiz ve necip ai- 
lenin fazilet ve ustunliigunu bildiriyer. Bunlar imran ailesidir. Im- 
ran'dan kasit, Meryem'in babasidir. 

Muhammed b. ishak dedi kk Imran, Emon oglu Ba§im'in ogludur. 
Emoiar, Hazkiya oglu Mt§an'm ogludur. Hazkiya, Mosin oglu ihrik'in og- 
ludur. Mosin, Emsiya oglu Azaziya'nm ogludur. Emsiya, Ahriho oglu 
Yavis/in ogludur. Ahriho, Yehfa§at oglu Yazem 'in ogludur. Yehfa§at, 
Iyam oglu i§a'nm ogludur. iyam, Dayud oglu Rahio'nm ogludur. 

Ebul-Kasim Ibn Asakir dedi ki: Meryem, Masan oglu Imranlm kizi- 
dir. Masan, Eyod oglu Azir 'in ogludur. Elyod, Sadok oglu Ahnez'in oglu- 
dur. Sadpk, Hyakim oglu lyazoziin qgjjjjdur. ilyakim, Zeryahil oglu 
Ibod'un ogludur. Zeryabil,^uhanna oglu §altal'in ogludur. Yuhann 
Emon oglu Ber§an'm ogludur. Emon, Hazkiya oglu i§a'ni]| ogludu: 
Hazkiya, Mosan oglu Ahaz'm ogludur. Mosan, Yoram oglu Azriya'm 
tDgludur. Yoram, I§a oglu Yo§afat'm ogludur. I§a, Rahiam oglu Iban'i 
ogludur. Rahiam, DavudT)glu Siileyman'm ogludur. Allah'm salat-u 
selami iizerlerine olsun. 

Bu silsilede, Muha 
vardir. 1 

Meryeraan, Davud peygamberiii siilalesinden oldugu husiisunda 
ihtila^okt^r. Babasi Imran' dir. Imran, kendi zamanmda israifegulla^ 
rinm ehl-i salah kimselerindendir. Meryem'in anasi Fakot kizi Han? 
na'dir. Fakot, Kabil'in kizidir. Hanna, ibadet ehli kadmlardandi. O za- 
manm peygamberi olan Zekeriyya (a.sj, Meryem'in bacisi E§ya'm koca- 
siydi. Cumhur-u ulema bu gorii§tedirler. Bir rivayete gore Zelliriyya, 
Meryem'in teyzesi E§ya'nm kocasidir. Dogrusunu Allah bilir. " 

Muhammed b. ishak ile digerlerinin anlattiklarma gore^Ieryem'in 
anasi hamile kalmazmi§. Giiniin birinde bir kusun, yavruSma agzm- 
dan yiyecek verdigini gormii§, bunu goriince bir tofiuk sahibi ofeia arzu- 
suna kapilmi§. Eger hamile kahrsa cocugunu MBcid-i Aksa'ya ibadet 
icin yerle§tirecegini ve oijaya vakfedecegini adami§ti. Anlatildigina gO- 
re bu adagmdan sonra aradan zaman gecmeksizin hayiz kanamasi gdr- 
mu§tu|jTemizlenince de kocasi kendisiyle cinsel ili§kide bulunmus. ve 
Meryem^fl hamile kalmi§ti. 

"Onu dogurunca.- Allah onun ne dogurdugunu bilirken - yine §byle 
dedi: "Rabbim, onu kiz dogurdum. Erkek, kiz gibi degildir."» 

Yani Mescid-i Aksa'ya hizmet hususunda kadmlar, erkekler kadar 
jecerikli olmazlar. O zamandak^nsanlar erkek evlatlanni, Mescid-i 
Aksa'ya hizmetci olasgk adarlarm. 2 

(1) Tefsir-i Taberi, III, 157. 

(2) Tefsir-i Taberi, III, 157. 








JK .SLAM TARlHt 



RlHt 



95 



"Ve ben ona Meryem adim verdim." Bu ayet-i kerime gosteriyor ki, o 
zamandaki insanlar, cocuklarma dogduklan giinde isim verirlermi§. 
Buhari ve Muslim in sahihlerinde de sabit oldugu gibi Enes hazretleri, 
karde§ini Rasulullah (s.a.v.)'m yamna gdtiirmu§, Rasulullah da onun 
damagina tath bir§ey siirerek Abdullah admi vermis^ 

Hasen'in Semjire'den merfu olarak rivayeljfetigi bir hadis*fiperifte 
§oyle buyurulmaktadir: 

«Her cocuk (dbgumunuii) yedinci guniinde kendisi icin kesilecek 
olan -^JiikaXkurbani) kar§ihginda rehinedir. Sonra keftdisine isim veri- 
lir ve ba§i tiras. edilir^ 1 

«(Allah'im), onu ve j&>yunu kovulmus. §eytamn §errinden sana is- 
marliyorum.» mealindeki ayet-j kerimeye gelince, bu ayet-i kerimedeki 
duasi kabul oIu$jmu§tur. NiteRim onun adagi da kabul edilmi§ti. Imam 
Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'de^ rivayet ederek Peygamber (s.a.v.) 'in 
§oyle buyurdugunu sbylemi§tir: 

«Dogan her cocuga, dogdugu esnada soy tan dokunur. Bu nedenle de 
cocuk bagirarak aglar. Ancak Meryem ile anasina §eytan dokunmus. de- 
gildir." Sonra Ebu Hiireyre der ki: "Eger dilerseniz cocuk dogdugu esna- 
da ofrtfh^ifcSfe&ne i=Sti ayeti okiiyun. 2 

Ahmed b. Hanbel, Aclan'dan rivayet ederek Peygamber (s.a.v.)'in 
§oyle buyurdugunu soylemi§tir: «Ademogullarmdan her yeni dogana 
§eytan, parmagiyla dokunur. Ancak Imran kizi Meryem ile oglu Isa'ya 
§eytan dokunmus. degildir.» 

Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek peygamb 
(s.a.v.) Efendimiz'in §oyle buyurdugunu sbylemi§tir: «Anasmm dogur- 
dugu her insamn iki bogiiriine §eytan yumrukla vurur, ancak Meryem 
ile oglu bu darbenin di§mda kalmi§lardir. Gormez misiniz ki cocuk, ana 
rahminden dii§tiigiinde nasil bagirarak %lar?» Orada bulunan sahabe- 
ler evet, oyledir ya Rasiilallah, dediler. Buyurdu ki: «t§te §eytan, onun 
iki bogriine yumruk vurdugu zaman boyle aglar.» 

Kays, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Rasulullah (s.a.v.)'m §byle 
buyurdugunu soylemi§tir: «Dogan her 90cugu §eytan, bir ya da iki defa 
sikar, ancak Meryem oglu Isa ile Meryem bunun di§mda kalmi§lardir.» 
Rasulullah boyle dedikten sonra §u ayet-i kerimeyi okudu.3 

imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygam- 



ber Efendimiz'in §oyle buyurdugunu sbylemi§tir: 3 




(1) Tirmizi, Adahi, 31; tbn Mace, Zebaih, 1 

(2) Tefsir-i Taberi, III, 160. 

(3) Tefsir-i Taberi,III, 161. 











»■ 

% 





. 



k 

ir 

S( 

a 




1BN KESlR 



«Dogdugu esnada butiin Adem ogullanna §eytan bir darbe vurui 
Ancak Meryem oglu Isa bunun di§mda kalmi§tir. §eytan ona vurmaya 
gittiginde ortiiye vurmu§tu.» 

«Rabbi onu giizel bir §ekilde kabul buyurdu. Onu giizel bir bitki gibi 
yeti§tirdi ve Zekeriyya'yi da o (nun bakimi) na memur etti.» (Al-i tmran, 37.) 

Qogu tefsircilere gore anasi, onu dogurdugunda bez sarmis. sonra da 
goturup mescide birakmi§ti. Orada kalmakta olan abid kimselere tes- 
lim etmi§ti. Meryem, onlarin imamlarmm ve namaz sahiplerinin kiziy- 
di. Onun uzerinde cekistiler. Kuwetli gorlise gore anasi, onu emzirip bir 
siire besledikten sonra onlara teslim etmi§ti. Onlara teslini ettikten 
sonra da onun bakimmi hangisinin iistlenecegi hususunda kendi arala- 
nnda anla§mazhga dii§mu§lerdi. O zamanm peygamberi Zekeriyya 
(a.s.) idi. Zekeriyya, Meryem'i yanma almak ve bakimmi iistlenmek is- 
tedi. Qiinkii kendi baldizimn, ya da ba§ka bir rivayete gore hanimmm 
teyzesinin kiziydi. Arkada§lari bu hususta kendisiyle anla§mazhga 
dii§tiiler. Aralannda kura cekmek istediler. Kader, Zekeriyya'dan yana 
oldu. Kur'a da kazanan o oldu. Qiinku Seyze, ana yerindedir. 

Zekeriyya, kur'ada arkada§lanm yendigi icin "Ve o (nun bakimi) na 
Zekeriyya'yi memur etti." 

Cenab-i Allah buyurdu ki: 

"(Ey Muhammed), bunlar sana vahyettigimiz, goriinmez alemin 
haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atar- 
larken sen onlarin yanmda degildin; ceki§tikleri zaman da "sen yanla- 
rinda degildin." (Al-i Imran, 44.) 

Rivayetciler derler ki: Mescidde bulunan abidler kendi aralannda 
kur'a icin bilinen kalemlerini attilar. ftonra^fhp bir yere biraktilar. Bii- 
luffa ermegnj bir cocuga, gidip o kalemlerden birini almasim soylediler, 
'emlere elini attigmda, Zekeriyya'nm kalemini alip cikar- 
di. BoyleceTkur'ayi Zekeriyya kazanmis. oldu. Arkada§lari, ikinci kez 
kur'a cekmek istediler ve kalemlerini bir nehirdatarak hangisinin kale- 
mi, nehrin akmtisinm ter^tpe dogru giderse, kur'ayi onun kazanacagim 
soylediler. Ve boyle de yaptilar. Neticede Zekeriyya'nm kalemi, nehrin 
kmtismnjf-ttrsine gitti. Digerlerinin kalemleri nehrin akmtisi dogrul- 
tusunda gitti. 

Arkada§lan kendisinden uciincu kez kur'a 9ekmeye katilmasmi is- 
tediler. fl^durumda haflgisinin kalemi, nehrin akmtisi dogrultusunda 
giderse kur'ayi onun kazanacagim soylediler. Boyle yaptilar, yine 
kur'ayi kazanan, Zekeriyya oldu. Boylece Meryem'in bakimmi o ustleri- 
di. Qtinku §er'an daJpderen de birc^k bakimlardan onun bakimmi iist- 
lenmeye o daha la^Rti. 1 

Cenab-i Allah buyurdu ki: 
(1) Tefsir-i Taberi, III, 162. 





jriyya, onun yamna, mabede her girdiginde yanmdajjir nzi 
bulurdu. "Ey Meryem, bu sana nereden?" derdi. (O da). '.'Bu, .Slab, tara- 
findan." derdi. "Zira Allah, diledigine hesapsiz rizik verir."» (Al-i Imran, 37.) 

Tefsireiler,dediler ki; Zekeriyya, Meryem i?in mescidde yiiksek bir 
yer yapti. Meryem'den ba§kasi oraya girmiyordu. O, kendine mahsus 
yerinde Allah'a ibadet eder ve iizerine du§en mescid hizmetlerini ifa 
ederdi. Nobeti geldigmde bu i§leri yapardi. Bo§ kaldigmda da geceli 
gundiizlii Allah'a ibadet ederdi. O kadar 50k ibadet ederdi ki, neticede 
Israil ogulfan arasmda onun ibadeti, darb-i mesel haline geldi. Kendi- 
sinde gOriilen iistun haller ve serefli vasiflar nedeniyle §ohrefT3uldu. 
Oyleki, Allah'in peygamberi Zekeriyya, onun ibadet yerine girdiginde, 
her defasmda onun yanmda mevsimsiz nziklar ve goriilmemis, meyve- 
ler goriirdii. Yazm meyvesini ki§m, ki§m meyvesini de yazm gorurxiu. 
Bunu: "Bu, sana nereden?" diyerek sorardi. Meryem de: "Bu, Allah ka- 
tmdandir." diyerek cevap verirdi. Yani bu, Allah'm bana bah§ettigi bir 
nziktir, derdi. "Dogrusu Allah, diledigine hesapsiz rizik verir." 

I§te bu esnada ve bu makamda Zekeriyya peygamber, kendi 
sulbiinden bir oglan gocuk dogmasim, hir ne kadar ya§i ilerlemi§se de 
bu nimete nail olmasmi Rabbinden diledi ve §oyle dedi: 

«Rabbim, bana katmdan temiz bir nesil ver. Sen duayi i§itensin» de- 
di". (Al-i Imrfin, 38.) 

- Bazilan, onun §oyle dua ettigini soylerler: «Ey Meryem'e zamansiz 
meyveleri rizik olarak veren Allah 'im! Her ne kadar ya§im ilerledigi igin 
zamani degilse de bana bir evlatbahset.w 1 

"Melekler, demi§ti ki: "Ey Meryem, Allahseni se?ti, femizledi ve se- 
ni dunyalann kadmlanna iistiin kildi. Ey Meryem, Rabbine divan dur, 
secde et ve (onun huzurunda egilenlerle beraber egil!" 

"(Ey Muhammed), bunlar sana vahyettigimiz goninmez alemin ha- 
berlerindendir. Meryem'e hangisi kefi} olacak diye kalemlerini atarlar- 
ken sen onlarin yanmda degildin. ^!eki§tikleri zaman da sen yanlannda 
degildin. Melekler demi§ti ki: "Ey Meryem, Allah seni, kendisinden bir 
kelime ile mujdeliyor: Adi Meryem oglu Isa Mesih'tir; diinyada da ahi- 
rette de yiizde (§erefli) ve (Allah'a) yakin olanlardandir. Be§ikte ve ye- 
ti§kinlikte insanlarla konu§acak ve iyilerden olacaktir.'^Dedi ki: 
"Rabbim, bana bir insan dokunmami§ken benim nasil gocugum olur?" 
Allah, boylece diledigini yaratir, dedi, bir §ey (in olmasm) istedi mi ona 
"ol" der, o da oluverir. Ona kitabi, hikmeti, Tevrat'i ve tncil'i ogretecek. 
Onu israilogullarma (§oyle diyen) bir el?i yapacak: "Ben size Rabbiniz- 
den bir mucize getirdim. Ben camurdan kus, §eklinde bir §ey yapar, ona 
iiflerim, Allah'm izniyle ku§ hemen oluverir. Korii ve alaealiyi 
iyile§tiririm. Allah'in izniyle oliileri diriltirim; evlerinizde ne yiyip ne 

(1) Tefsir-i Taberi, III, 163**' 

B. ISLAM TARlHt, C.2, F.7 



I 



1 





biriktirdiginizi size haber veririm. Eger inanici iseniz elbette bunda si 
zin icin bir ibret vardir. (Ben), benden once gelen Tevrat'i dogrulayici 
olarak, size haram kihnan bazi §eyleri helal yapayim diye gondefcidim. 
Size Rabbinizden bir mucize getirdim. Allah'tan korkun, bami itaat 
edin. Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir, ona kulluk ecLin, dog- 
ru yol budur." (Ai-i Imran, 42-51.) 

Yiice Allah, meleklerin Meryem'e miijde vererek §oyle dediklerini 
anlatiyor: Allah, seni, zamamndaki diger biitiin kadmiara iistiin kili^ 
secmi§tir. Sana bir insan dokunmadan senden cocuk dogurtmak icin se- 
ni secmi§tir. Bu cocugun da §erefli bir peygamber olacaktir. «Bep[kte 
iken insanlarla konu§acaktir.» Yani kuciikliigiinde insanlan, ortaksiz 
olan tek Allah'a kulluk etmeye davet edecektir. Ya§landiginda da bu da- 
vetini devam ettirecektir. 

Bu ifadeler daha dogmadan once Isa peygamberin ya§ayip ihtiyar- 
hk doneritine ula§acagim ve o donemde de insanlan Allah'a kulluga da- 
vet edepP|ini gostermektedirr 

Meryem, Allah'a cokca ibadet etmeye, goniilden ona kulluk etmeye, 
secde ve riikua ara vermemeye, bu iistunliigun ehli olmaya ve bu nimet- 
lere §iikretmeye memur edilmi§ti. Rivayete gore o, o kadar 50k namaz 
kilarmis, ki, ayaklarmm tabanlan yanhrmi§. Allah ondan ho§nut olsun 

ve ona rahmet etsin. Ana ve babasma da merhamet etsin. 

■ 

Melekler ona: «Ey Meryem, Allah seni secti.» dediler. Yani^seni sec- 
kin bir kul yapti. Ve seni dii§iik ahlaklardan armdirarak giizel vasiflar 
verdi. Seni fuemlerin kadmlarmdan iistiin kildi. Yani zamanmda bulu- 
nan diinya&aki kadmlarm tiimunden efdal kildi. Nitekim bu manada 
Cenab-i Allah, Musa peygambere §oyle hi tap etmi§tir: «... Elciliklerimle 
ve konu§mamla seni insan&nn ba§ma sectim.» (el-AW, 144.) Ayni §ekilde 
Israilogullan hakkmda 5a Cenab-i Allah §oyle bir ifade kullafmii§tir: 
«Andolsun biz, onlan, bilerek alemlere iistiin kildik.» (ed-Duhan, 32.) 

» Bilindigi gibi Ibrahim peygamber, Musa peygamberden daha iis- 
tiindiir. Muhammed (s.a.v.) ise, her ikisinden daha iistiindiir. Ayni §e- 
kilde Muhammed iimmeti de, onceki iimmetlerin tiimiinden daha iistiin. 
ve faziletlidir. Sayica onlardan&cok olup ilmen de onlardan fazladir. 
Amelen de Israilogullarmdan ve digerlerinden daha fazladir. 

"Ve seni diinyalann kadmlanna iistiin kildi." Bu ayet-i kerimede 

um manasinin kasdedildigi mahfuzdur. Buna gore Meryem (Wt.) 
kendisinden onceki ve sonraki biitiin diinya kadinlarinin hepsinden da- 

ustiindiir. Qiinku bazilanna gore o, peygamberdjr. 

ishakin anasi Sare ile Musa'mn anasi da peygamberdir, diyenler ol- 

mu§turWt%^e diyenler meleklerin, bu kadmiara hitap ederken kullan- 

diklari ifadsieii ve ayet-i kerimede Musa'mn -anasma vahyedildigine 

dair sarfedilen ifadeyi delil olarak ileri siirmii§lerdir. Nitekinvibn 







BUYUK YSLAM TARlHl 



99 



Hazm ile digerleri bu gorii§tedirler. §u halde Meryem'in, Ishak'm anasi 
Sare'den daha iistiin olmasma engel olacak herhangi bir husus mevcut 
degildir. Qiinkii "Ve seni diinyadaki kadmlara iistiin kildi." ayet-i keri- 
mesindeki ifadeler umumidirler. Aynca bu ifadelere ters dii§ecek 
ba§ka ayetler de mevcut degildir. Dogrusunu Allah bilir. 

Ebu'l-H^sen el-Es/ari ile ehl-i stinnet vel-cemaatten olan diger bazi- 
lanmn naklfettiklerine gore cumhur-u ulema, peygamberligin sadece 
erkeklere mahsus oldugu gorii§iindedirler. Kadinlardan herhangi biri- 
si, peygamber olmus. degildir. Meryem'in en yiiksek makami, ancak §u 
ayet-i kerimede ifade buyurulmu§tur: 

"Meryem oglu Mesih, bir elciden ba§ka bir§ey degildir. Ondan once 
de elciler gelip gecmi§tir. Annesi de dosdogrudur." (ei-Mfiide, 75.) Bu ayet-i 
kerimeye gore Meryem'in, kendisinden onceki ve sonraki me§hur siddi- 
ka (dosdogru) kadinlardan iistiin olmasi icin herhangi bir engel mevcut 
degildir. Dogrusunu Allah bilir. Meryem; Miizahim kizi Asiye, Huveylid 
kizi Hatice, Muhammed (s.a.v.) kizi Fatima ile bir arada zikredilmi§tir. 
Allah onlardan razi olsun ve onlari da razi kilsin. g ^^ 

Hi§am b. Urve, Ebu Talib oglu Ali'nin §oyle dedigini rivayet etmi§- 
tir: Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: 

«(Alemdeki) kadinlann en hayirlifei,. Imran kizi Meryem'dir. (Alem- 
deki) kadinlann en hayirhsi, Huveylid kizi Hatice'dir.w 1 

Ahmed b. Hanbel, Enes'den rivayet ederek Rasulullah (s.a.v.)'m 
§oyle buyurdugunu soylemi§tir: «Diinyadaki kadinlardan, dordii sana 
yeter: imran kizi Meryem, Firavun'un zevcesi Asiye, Huveylid kizi Hati- 
ce, Muhammed kizi Fatima.» 2 a 

Ebu Bekir b. Zenceveyh, Enes'den rivayet ederek Rasulullah 
(s.a.v. )'in §oyle buyurdugunu. soytemi§tir: «Diinyadaki feadmlarm en 
hayirhsi dorttiir: Imran kiziMeryem, Firavun'un zevcesi Asiye, Huvey- 
lid kizi Hatice, Rasujuilah Muhammed'in kizi Fatima.» 3 *?*. 

Imam Ahmed % Hanbel, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygam- 
ber (s.a.v.)'m |Qyie* buyurdugunu soylemi§tir: 

«KadmlarirLen hayfrhsi develere bindiler (yani erithayir'h kadmlar 
Arap kadmlandir, ijKurey§ kadmlarmm erf iyisi de, kucuAiugfinde gocu- 
guna §eikat gostlllen ve kocasinm hukukuna riayet edendir.» Ebu Hu- 
reyre dedi ki, Meryem, deveye asla binmis. degildir. M| 

Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'den rivayet edeiijek Rasulullah 
(s.a.v.)'m §oyle buyurdugunu j&oyledi: "Kadinlarin^hayirlilari deveye 
bindiler ki, onlar da Kureys/in kadmlandirlar. Kafeilarm en hayirhsi, 
kuciikliigunde cocuguna §efkat gosterendir. Elindeki mail azaldjgmda 




(1) Buhari, Babu Fedaili'l-Ashab, IV, 214. 

(2) Tirmizi, Hadis Nw.3878. 

(3) Suyuti, Camiu's-Sagir, Hadis No: 4088. 











kpcasma kar§i .merhametli olandir." 

Ebu Hiireyre dedi ki: «imran'm kizunn (Meryem'in) devej 
miapldugunu Rasulullah elbetteki biliyordu.» T 

tebu Ya'la el-Musili, Ibn Abbas in §oyle dedigini rivayet eArnis 
«Rasulullah (s.a.v.) yere dort cizgi cizdi ve: "Bunun ne oldugunt bil 
musunuz?" diye sorduf Orada bulananlar, Allah ve Rasulii dahalyi t)ilir, 
dediler. Bunun uzerine Rasulullah (s.a.v.) §oyle cevap verdi. "Cennet- 
liklerin kadmlarinin en ustunii, Huveylid kizi Hatice, Muhammed kizi 
Fatima, im^gn kizi Meryem ve Miizahim kizi Asiye ki o da Firavun'un 
zevcesidir."» 2 

Ebu'l-Kasim el-Begavi, Ebu Seleme'den rivayet etti ki, Hz. Ai§e, Hz. 
Fatima'ya||gyle sormu§tu: "(Vefati esnasmda) Rasulullah'm uzerine 
atiMtginda , »lami§ sonra giilmu§tun, bunun sebebi neydi?" 

Hz. Fatima dedi ki: "(Babam Rasulullah) bu acismdan vefat edece- 
gini hana sbyleyince agladim. Sonra tekrar uzerine atilip yumuldum. 
Banadedi ki: "Aile efradim arasmda bana ilk kavu§acak olan sensin ve 
sen cennetliklerin kadmlarinin hammefendisisin. Ancak I^nran kizi 
Meryem de onlarm hanimefendisidir." Boyle deyince giilmeye bagla- 
dim." ^^ 

Bu hadisi, Ahmed b. Hanbel de rivayet etmi§tir. Bu hadis gosteriyor 
ki Meryem ile Fatima, mezkur dort kadm icinde en faziletli olanferdir. 
Sonra miistakil olarak Meryem'in istisna edilmesi, onun Fatiirra'dan 
daha iistiin oldugu ihtimalini ortaya koymaktadir. Fakat fazilette her 
ikisiniijie e§it olma ihtimali vardir. | 9 

Ebu'l-Kasim Ibn Asakir, Ibn Abbas'dan rivayet ederek Rasulullah 
(s.a.v. )'in §oyle buyurdugunu soy!emi§tir: 

«Cennetliklerin kadmlarinin hanimefendileri, Imran kizi Meryem, 
onra Fatima, sonra Hatice, sonra da Firavun'un zevcesi Asiye'dir.» 3 

Ibn Mirdeveyh'in rivayet ettigi bir hadis-i s*ri£te ise Rasulullah 



"f 





(s.a.v.) §oyle buyurmaktadir: 

«Erkeklerin 90gu, tarn ve eksiksiz olmu§tur. Kadmlarmsa ancak 
iikemmel olabilmi§tir: Imran kizi "Meryem, Firavun'un zevcesi 
ve Huveylid kizi Hatice. Ai§e'nin diger kadmlara ustiinlugii, tiri- 
din diger yemeklere olan ustunliigii gibidir.» 4 

Ebu Davud di§mdaki diger Kiitiib-u Sitte sahiplerinin, Ebu Musa 
el-E§'ari'den rivayet ettikleri bir hadis-i §erifde Rasulullah (s.a.v.) §oyle 
buyurmu§tur: 

«Erkeklerden cogu, tarn ve eksikiiz olmu§tur. Kadmlardansa an- 

(1) Suyuti, Camiii's-Sagir, Hadis No: 4090. 

(2) Suyuti, Camiu's-Sagir, Hadis No: 1313s* 

(3) Suyjiti, Camiu's-SaMr, Hadis No: 4759. 

(4) Sujiti, Camiu's-Sagir, Hadis No: 6420. 



1 



I 





101 



cak Firavun'un zevcesi Asiye ile Imran'm kizi Meryem mukemmel ola- 
bilmi§lerdir. Ai§e'nin diger kadmlara olan iistiinliigu, tiridin diger ye- 
meklere olan ustimliigii gibidir.w 1 

Rivayetinde Buhari ile Miislim'in ittifak ettikleri gibi bu, sahih bir 
hadistir. Bu hadisteki ifadeler, ale'M.deki kadmlar arasmda iistunliigii 
sadece Meryem ile Asiye'ye tahsis e|mektedirler. Ancak bununla kasde- 
dilen mana, kendi zamanlanndaki kadmlara nisbetle olan iistiinliik ve 
efdaliyetleridir. Ciinku bu kadml^rdan her biri, kiicuklugiinde birer 
peygamberi besle|dp buyiitmiisjerdir. Asiye, Allah ile konu§ma §erefine 
ermis. olan Musa yi besleyip biiyiitmii§tur. Meryem de kendi cocugunu 
yani Allah'm kulu ve elcisi olan Isa'yi besleyip biiyutmii§tiir. Bu demek 
degildir ki, iimmeti Muhammed icinde Hatice ve Fatima gibi kadmlar 
kamil degildirler. Zira Hatice, peygamberlik gorevint almasmdan on- 
bes. sene once ve peygamberlik gOrevini almasmdan yirmi sene sonra, 
hatta daha fazla bir ifeiiddetle Rasulullah'a hizmet etmi§tir. Onun, sa- 
mimi bir jrauxhmcisi olmu§tur. Canuda ve mahyla ona destek olmu§tur. 
Allah ondjjrr. Jfczi olsun ve onu ho§]|ut kilsm. 

Ras»lulla^n kizi Fatima'ya gelince bu, diger karde§lerine nisbetle 
daha iis'fljifltve faziletli kihnmi§tir. Cunkii o, Rasulullah'in vefatmi gor- 
mek gibi |u;%musibete maruz kalmi§tir. Oysa diger kardesRri, Rasulul- 
lah'in sagjipadayken ve^St etmi§lerdir. 

Ai§e'ye. gelince o, Rasululfe.li in en 90k sevdigf 'zevcesi idi. Ondan 
nla evleiiftis. degildi. Ne bu iimmetd6, ne de diger 
ar bilgilwe anlayi§h bir kadm taniignis, degildir. 
Ifk hadisesinde iftiracilar, onun aleyhinde iddialarda bulunduklannda 
Cenab-i Allah, onun icin gayrete gelip gazaplanmi§ti. Onun sucsuzlugu- 
nu, yedi kat gok iizerinden ilan ederek insanlara duyurmu§tu. Rasulul- 
lah'in vefatmdan sonra yakla§ik olarak elli sene kadar daha ya§arm§ti. 
Ondan insanlara Kur'an-i Kerim'i ve siinnet-i seniyyeyi teblig ediyordu. 
Miisliimanlara fetva veriyor, anlasniazhga dii§enlerin aralanni bulu- 
yordu. Mu'minlerin analarmm en §ereflisi idi. Hatta gelmis, gecmis, bazi 
alimlerin g6rii§lerine gore o, Peygamber (s.a.v.) 'in kizlarmm ve ogulla- 
rimn anasi olan Huveylid kizi Hatice'den daha iistiindii. FakaL^urada 
iistiinliigu her ikisine e§it olarak vermek, herhalde daha giizerolur. 

Hz. Ai§e'nin iistiinliik ve efdaliyetini ispatlayan, §u hadis-i §eriftir: 
«Ai§e'nin diger kadmlara olan iistiinlugii, tiridin diger yemeklere olan 
tistunlugii gibidir.» Bu hadisteki ifadeler, mezkur kadmlara nisbetle 
umumiyet ifade edebildigi gibi, mezkur olmayan diger kadmlara nis- 
betle de umumilik ifade edebilir. Dogrusunu Allah bilir. 2 

Bizim burada anlatmak istedigimiz, Imran kizi Meryem (a.s.)'dir. 



ba§ka bak 
ummetlert 



, 



(1) Buhari, Enbiya, 231. ' 

(2) Muslim, Fezailu's-Sahabe, II, 246. 






Zira Cenab-i Allah onu, zamanindaki kadinlara iistiin kilip pisliklerden 










ve giinahlardan armdirmish. Once de soyledigimiz gihi onun iistunlii- 
gii, biitiin zamanlardaki kadinlara nisbetle de olabilir. Bir hadis-i serifi- 
te anlatildigma gore o, Cennet'te Hz. Peygamber'in zevcelerinden biri 
olacaktir. Onun yam sira Miizahim kizi Asiye de Peygamber Efendi- 
miz'in zevceleri arasma katilacaktir. Ibn Kesir tefsirinde bazi selef iile- 
masmdan naklettigimize gore Tahrim suresinin besinci ayet-i kerime- 
sinde gecen «Dullar ve bakireler» mevzuu iizerinde gorii§ beyanmc|a bu- 
lunan Rasulullah (s.a.v.) §oyle demi§tirL«Duldan kasit Asiye'dir. Baki- 
re'den kasit da imran kizi Meryem'dir.»j3iz bu hususu, Tahrim suresi- 
nin tefsirini yaparken son kisimlarda afiklami§tik. Dogrusunu Allah 
bilir. 

Taberani, Sa'db. Cenade'den rivayet ederek Rasulull«k(s.aw.)'in 
§oyle buyurdtagunu soylemistir: 

<<§uphJJsiz Cenab-i Allah, Cennet'te beni Imran kizi Meryem, Fira- 
vun'un zefcesi (Asiye) ve Musa'nm kiz karde§i ile evlendirdi.w 1 

Bu hadisi, Ebu Cafer el-Akili Abdunnur rivayet etmi§tir. Bu riva- 
yette Abdunnur 'un soyle bir ilayesi vardir: «Dedim ki, ya Rasulallah, bu 
kadmlar sana miibarek olsunlar.» ^ 

Ziibeyr b. Bikar, Eb* Davud'dan. rivayet ederek soyle dedi: «Rasu- 
lullah (s.a.v.) oliim hastahginda olarifliatice'nin yanma gitti ve @na §oy- 
le dedi: "Ey Hatice! Benim icin sikinti cektigini goriiyorum. Oysa 
sikmtilan, Cenab-i Allah bazan cok hayirli durumlara cevirir. Bilmez 
misin kiXDenab-i Allah Ceiftiet'te seninie-birlikte beni,; Imran kizi Mer- 
yem, Musa'mn kiz karde§i Gulsiim ve Firavun'un zevcesi Asiye ile de ev- 
lendirmi§tir?!" Hatice dedi ki: "Ey Allah in Rasulii! Gercekten Allah seni 
buakirla evlendirdi mi?" Evet, diye buyurdu. Hatice.de: "Coluk cocugun 
boTbl&un." dedi.» 

Ibn Asakir, Ibn Abbas'tan rivayet ederek dedi ki: «Rasulullah 
(s.a.v.), oliim hastahginda bulunan Hatice'nin yanma gitti ve ona §oyle 
dedi: "Ey Hatice! (Cennet'te) kumalarmla kar§ila§tigmda onlara ben- 
den selSiTTsg'yle." Hatice dedi ki: "Ya Rasulallah, benden once evlenmis 
miydin?" Rjsulullah soyle cevap verdi: "Hayir, yalniz Cenab-i Allah be- 
ni Imran kTzi Meryem, Miizahim kizi Asiye ve Musa'nm kiz kardesi Giil- 
siim ile evlendirmi§tir."» 

ibn Asakir, ibn Omer'in §oyle dedigini rivayet etti: «Cebrail, Rasii- 
lullah'a vahiy getirerek yanmda oturdu. Rasulullah ile sohbet etmeye 



IuIIe 
bisl 



b|§ladi, o esnada Hatice d&.yanlarma ugradu Cebrail, 'Ya Muhammed 
bu kimdir?" diye sorunca Rasulullah :"Bu, ummetimin siddikasi (dogru 
sozliisii) diir" dedi. Cebrail dedi ki: "Onur ve iistiinluk sahibi Rabbimden 
ona bir mektup getirmisim. Rabbim ona selam soyliiyor ve Cennet'te 






onun igin; alevlerden uzak, iginde yorgtmluk ve giiriiltii olmayan, ka- 
~mi§tan yapilmirbir ko§k hazirlandigmi mujdeliyor." Bunun lizerine Ha- 
tice dedi ki: "Allah selamdir. Esenlik ondandir. Allah'in selami, ikinizin 
iizerine olsun. Allah'in rahmet ve berakati da RasuIuBah'in lizerine ol- 
sun. §u kami§tan yapilma ev neyin nesidir?"iRasulull|yh^a.v.) buyur- 
du ki: "I* oyulmus. inciden yapilmadir. Imranmzi Meryemin evi ile Mii- 
ahim kizi Asiye'^n evi arasmcladir. Kiyamet gtujiinde oniar da benim 
zevcelerimden olacaklardir."» '~Z 

Hz. Hatice'ye Allah 'ta^selam gonderildigi ve Cen*iet'te; icinde gii- 
rtiltu ve yorgunluk%imayan bir evin, onun igin hazirlanmis. olduguna 
dair mujdenin gonderilmesi, sahih hadisde mevcuttur. Ancak bu*ekle- 
melerle buraya dizilmisjolan ifadelerde ger^ekteli bir gariplik vardir. 
Butun bu gibi hadislerin senetlerinde ihtilaf vardirr^ 

Ibn Asakir'in rivayetine gore Muaviye, Mescid-i Aksa'||m yanmda- 

iyahk hususunda Kabii'l Ahbarja sormu§, o da §oyle cevap«lrmi§: 
"O jayajM^hurma agacinin jigerinde olacaktir. Hurma agaeyfe Cen- 
net'teki irmE§clardan birinde olacakk^ Hurma-agacinm aiferkii-Jfinran 
kizi Meryem'le Miizahim kizi Asiy$ii|racaklardir. Bunlar^kiyaniet ko- 
punfcaya kadar cennetlikler igin gesdanhk dizeceklerdir." 

Ben derim ki: Klbu'l-Ahbar'in Jm sozleri, israiliyattan ahnmadir. 

ibi st)zler, ! onlarm&azi zjndiklaftmn, ya da cahirrerinin uydurmala- 
)ogrusunu Allah bilir. .^^.^B 

m^ A JU f \,M 

?FWU VE BAKIRE MERYEM'gf OGLIL 

ALLAH'IN KULU VE ELgiSI ISA'NIN DOGJUMU 



Cenab-i Allah buyurdu ki: 

"Kitap'ta Meryem'i de an. Bir zaman o ailesinden ayrihp dogU'tara- 
fmda bir yere cekilmi§ti. Onlarla kendi arasina bir perde £ekmi§ti. Biz 
de ruhumuzu (Cebrail'i) ona gonderdik. (0), ona diizgiin bir insan $fek- 
linde goriindii. (Meryem) dedi.ki: "Ben senden, 50k esirgeyici (Allah'a) 
sigmirim. Eger (Allah'tan) korkuyorsan (bana dokunma)." (Ruh, yani 
Cebrail): "Ben", dedi, "sadece Rabbimin elgisiyim: Sana'tertemiz bir er- 
kek gocugu hediye edeyim diye (geldim)." "Benim napl oglum olur, dedi, 
bana bir insan dokunmadi ve-ben bir kahpe de degilim." (Ruh) 
"Oyledir." dedi, Rabbin: "O bana kolaydir. Onu insanlara, (kudr^etimizi 
gosteren) bir i§aret v 
dedi" ve is, olup bitti. 



rtretir 
gosteren) bir i§aret ve bizden bir rahmet kili^ak i^in (bunu yapacagiz), 



C1S1 



(Meryem), ona gebe kaldi. Onunla uzak bir yere gekildi. Dogum 
onu, bir hurma dah (mn alti) na getirdi: "Ke§ke" dedi, "Bundan 



san- 
once 



olseydim, unutulup gitseydim!" 

Altmdan (Isa veya Cebrail) ona §oyle sesh 





KESlR 

altin (daki cocug)u, biiyiik bir lider yapti." Hurma dahni sana dogru sil- 
kele, iizerine, olmifs. taze hurma doktilsiin." Ye, ic, goziin aydin olsun! 
Eger insanlardan birini gortirsen: "Ben Rahman icin (susma) oruc(u) 
adadim, bu giin hicbir insanla konu§mayacagim, de." (Meryem) onu ta- 
§iyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf birig yaptm. 



Ey Harun'un kiz karde§i, baban kotii bir adam degildi. Annen de fahi§e 
degildi |sen ne yaptm boyle?)" (Meryem, konusjtnalan icin) onu gosterdi. 
Dediler ki: "Be§ikteki cocukla nasil konu§uruz?" 

(Cocuk): "Ben Allah 'm kuluyum, dedi, (O) bana kitap verdi. Beni 
peygamber yapti. Beni bulundugum her yerde insanlara yararh kildi. 
Sag oldugum siirece bana namaz kilmayi, zekat vermeyi emretti. (Beni), 
anneme iyilik eder-(kildi), beni ba§ kaldiran bir zorba yapmadi. Dogdu- 
gum giinde, olecegim giinde ve diri olarak kaldinlacagim giinde (Al- 
lah'tan) bana esenlik verilmi§tir." 4 

I§te Meryem oglu Isa. §uphe edip ayrihga dii§tukleri §ey "ger9ek 
soz" olarak budur. 

Cocuk edinmek, Allabtei yaki§maz. O, boyle §eylerden miinezzehtir. 
Bir i§i yapmak istedimi oifa sadece "ol" der, (o da) olur. "§iiphesiz, Allal 
benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Ona kulluk edin. I§te dogru yol 

budur." 

% 

Kendi aralarmdan hizipler (ce§itli gorii§teki insan topluluklari, 
muh^elif partiler, boliikler), ayrihga dii§tiiler (kimi: Isa IQlah'in oglu- 
dur, kimi Allah ile beraber bir tanndir, kimi Allah'i meydana getiren iic 
esastan biridir diye'rek ihtilaf ettiler). Artifcbiiyiik bir giinii gormekten 
otiirii kafirlerin vay haline!» (Meryem, 16-37.) 

Cenabri Allah, bu kissayi Zekeriyya peygamberin kissasmdan son- 
ra anlatmi§tir. Zekeriyya'mn kissasi, bu kissa icin bir nevi mukaddime 
ve giris. niteligini t^gimaktadir. Nitekim Al-i fenran suresinde de bun- 
dan bahsetmi§tir.-fesini :: aynlreumlelerle bir ajtaya getirmistig. Enbiya 
suresinde de buna deginerek §oyle buyurmu§uir: . 

«Zekeriyya'y ; a_ da (liitfettik). Rabbine: "Rabbim, beni tek birakma 
(bana bir cocuk v&s-t&ma. vermesen de gam yemem, ciinkii) sen, varisle- 
rin en iyisisin (her |eyim sana kalacaktir)." diye ckia etmi§ti. Onun dua- 
sini da kabul ettiklOna Yahya'yi armagan ettik. E§ini de kendisi icin 
lslah ettik. (Cocuk dogurmaya elveri§li bir hale getirdik). Gercekten on- 
lar hayir isjere ko§arlar. Umarak ve korkarak bize dua ^fei^I-Jjfcli. Ve bi- 
ze derin 'satygi gosterirlerdi. O lrzmi korumus. olana,;(M#iM3m'e) de 
(liitfettik), ona kendi ruhumuzdan iifledik (de ona erjsek (JqHnmadan 
bir cocuk verdik). Onu ve oglunu alemlere (guciimuzu gesteren) bir i§a- 

ret yaptlk.» (el-JEnbiy&, 89-91.) 

Once de anlattigimiz gibi Meryem 'i, anasi, Mescid-i Aksa-ya hizmet 
icin adami§ti. Onun bakimmi,bacismin ya da teyzesinin kocasi ve o 






1 






r 



zamamn peygamberi Zekeriyya (a.s.) iistlenmi§ti. Onun iq;in, mes.ci 
hilinde, kendisinden ba§kasmin girmeyecegi ozel bir ibadet yen y 
mi§ti. Meryem, biiluga erince ibadetini daha da arttirdi. O zaman i 
hususunda kendisinin emsali bir kadm mevcut degildi. Kendisind 
haller goriilm^tii ki Zekeriyya peygamber dahi ona imrenmi§ti. Kendi 
sine §erefli, temiz, kiymetli, zeki ye mucizelerle te'yid edilmis, bir evlat 
bah§edilecegini ve Allah tarafindan iistiin kilmdigmi melekler miijde- 
lemi§lerdi. Babasiz bir focugun dogmasim hayretle kar§ilami§ti. Cun- 
kii kendisinin kocasi yoktu. K^hdisiyle evlpiefeek bir kimse de o zaman- 
da mevcut degildi. Melekler, Allah'm her §eyi yapmaya muktedir oldu- 
gunu ona bildirdiler. Cenab-i Alllh-m bir §eyin olmasim dilemesi halin- 
de ona "ol" de^igini ve bu emir uzerine de o §eyin hemen oluverdigini 
soylediler. Meleklerin boyle demesi iizerine o Cenab-i Allah'a teslim ol- 
du. Q&iun emri kar§ismda boyun egip itaat etti. Bunda, kendisi igin bii- 
yii^feir imtihanm mevcut oldugunu anladi i: ^ualKi Jba&asiz bir gocuk do- 
gufacagi zaman, insanlarm kendisi hakkinda ileri geri sozler sarfede- 
ceklerini onceden biliyordu. Ama insanlar, israRc yiizimii bilmiyorlardi. 
Onlar, sadece ism zahirine bakarak karar veriyorlardi. I§in asil mahi 
ti iizerinde akil yorup du§unmiiyorlardi. 

Meryem, ancak hayi?kanamasi gordugli zaman,ya da su getirmek 
veya gida maddelerini elde etmek gibi zaruri ihtiyaclan icin mescid di§i- 
na cikardi. Yine gunlerden bir giin bazi ihtiyaclanni gorme.k i?in mescid 
di§ma cikipydogu tarafmda yalniz ba§ma dola§ma^tayken Cenab-i Al- 
lah ona Ruhu'l Emin 'i yani Cebrail aleyhisselami g'Snderdi. Cebrail, ona 
tastamam bir insan §eklinde gorlindii. Meryem onu goriince §6yle de- 
di:«Ben, senden, 90k esirgeyici (Allah'a) sigimnm. Eger (Allah'tan) kor- 
kuyorsan (bana dokunma).» Bu ayet-i keiimede ge^en (Takiyy) kelime- 
si, Allah'tan korkan ve onun yasaklarma riayet eden kimse manasma 
gelmektedir. Bu da; o zamanda Israilogullan arasmda fasiklik ve kotii- 
liigiiyle mes^hur Takiyy isminde bir adam bulundugunu soyleyenlerin 
iddialarmi fiiriitmektedir. Bu, delilsiz ve ayni zamanda 90k zayif bir 
sozdiir. 

Cebrail ona:_«Ben, sadece, senin Rabbinin elgisiyim.w dedi. Yani ben 
bir insan degilim. Cenah-i Allah, "Sana tertemiz bir erkek cocugu hediye 
edeyim, diye beni gonderdi" ^ 

«(Meryem) r benim nasiloglum olur? Bana bir insan dokunmadi ve 
ben bir kahpe de degilim. » dedi. Yani ben evli bir kadm degilim ve fuhus, 
yapan kadmlardanda degilim. 

Cebrail: "Oyledir." dedi. "Rabbin: "O bana kolaydir." dedi. 

Onun bekar bir kadm olarak focuk dogurmayi hayretle kar§ilamasi 
nedeniyle melek onu teselli edici pevap verdi. Bu i§in Allah'a gore 90k ko- 
lay oldugunu veSCenab-i AMahin, diledigi her §eyi yapmaya muktedir 







106 




IBN KEStR 



oldugunu bildirdi. «Onu insanlara (kudretimizi gosteren) bir i§aret yap- 
mak i^in...* Yani onun yaratih§mi, babasiz olarak diinyaya getirili§ini, 
insanlara kar§i kudretimizi gosteren bir alamet kilacagiz. Cenab-i Al- 
lah, Adem peygamberi anasiz ve babasiz olarak diinyaya getirdi. Hav- 
va'yrda bir erkekten, yani Adem'den di§isiz olarak meydana getirdi. 
Isa'yi da kocasiz olarak bir kadindan meydana getirdi. Diger mahlukati 
ise^erkek ve di§i ?iftlerden yaratip meydana getirdi. . I 

f «Ve bizden bir rahmet kilmak i9in...» Yani Isa vasitasiyla biz kulla- 
rimiza rahmet edecegiz. Ciinkii Isa, onlari ku9ukliigunde ve buyiiklii 
giinde, ^ocuklugunda ve ihtiyarhgmda Allah'a kulluga davet edecektir. 
Ortagi objiayan tek Allah'a kulluk etmeye onlari cagiracaktir. Allah' 
e§, ortak, emsal ve gocuk ile e§ isnad etmekten uzak durmalan i§ik onla- 
ra uyanda bulunacaktir. • 

«Ve i§ olup bitti.» Bu fdziin, Cebrail'in sozii olmasi ihtimal dahilin- 
dedifc Yani isa'nm babasiz olarak diinyaya getirilmesi i§i kesin karara 
baglanarak.tamamlandi. 

Muhammed b. Ishak, bu anlamda ifadeler kullanmi§tir. Ibn Cerir 
de bu goru§u benimsemi§tir. Fakat ondan ba§kasi boyle bir §ey naklet- 
mi§ degildir. Dogrusunu Allah bilir. &^^ 

«Ve bu is. olup bitti.» sozii, Cebrail'in Meryem'e ruh uflemesidjp iistii 
kapah bir ifadesi de olabilir. * _ _ L 

Nitekim Cenab-i Allah buyurdu ki: 

«(Yine Allah, inananlara) Imran'm kizi Meryem 'i de (misal verdi). 
ki lrzmi korudu, biz de on(un rahmin)e ruhum^zdan ufledik.» (et-oTahrfr 
12.) I 



umuzc 
lklarn 



ROI 



Selef ulemasmdan bazilarmm anlattiklarma g6re Cebrail, Mer- 
yem 'in gomleginin yakasmdan i9eriye dogru uflemi§tir. Bu iiflemesi de 
onun tenasiil orgailina sirayet edip akabinde hamile kalmi§tir. Tipki 
kadinin kendi kocasiyla cinsel ili§kide bulfmmasmm ardi sira hamile 
kalmasi gibi hamile kalmi§tir. Bazilarmm dediklerine gore Cebrail, 
onun|agzma iiflemi§tir. Ya da onunla konu§makta olah ruh (Cebrailtag- 
zmdan iperi girmi§tir. Ancak bu soz, Kur'an-i Kerim'de bu kissanm an- 
latilmasi esnasmda kullanilan ifadeleremykiri dii§mektedir. Zira 
Kuran-i Kerim'de anl^Adiginagore Cebrail, Meryem ile konu§mak 
gere yanma gonderilmi§ ve onun vucujuna ruhu wflemi§tir. Onun cin- 
sel organiylarkar§ila§mi§ degildir. Bilakisonun yakasmdan i^eriye dog- 
ru uflemi§tir ve bu iiflemesi de onun cinsel organma sirayet edere||ha- 
mile kalmasma yol a9mi§tir. INffielfflfoi Cenab-i Allah buyurmu§ ki:'lpna 
ruhumuzdan iifledik.» Bu ayet-i kerimenih delalet ettigi gibi CebrJQ'in 
iiflemesi, onun afez i A . degil de viicuduna olmu§tur. Nitekim Siiolfl de 
bazi sahabelerdgii boyle nakilde bnl^pnst.nr 

«(Meryem,) ona (Isa'ya) gebe kaldi. Onunla uzak bir yere 96 



I 






BUYUK ] 



107 



Meryem, Isa'ya hamile kalmca 90k sikinti cekmeye ba§ladi. Onu dogur- 
dugunda, insanlann bircoklarinm kendisi aleyhinde ileri geri konu§a- 
caklarmi anlami§ti. Aralannda Vehb b. Miinebbih'in de bulundugu 
seleften bazilannm anlattiklanna gore, Meryem'de hamilelik eseri go- 
riildiigunde bunu ilk anlayan, israilogullarinin abidlerindjjm Yusuf b. 
Yakuh en-Neccar admdaki bir adam olmu§tur. Bu ki§i, Meryem'in dayi- 
si ogltiydu. Meryem'in dindar, nezih ve abide bir kadm oldugunu bildigi 
icin ondaki bu hamileligi fazlasiyla tuhaf bulmustu. Kocasi olmadigi 
halde yine de hamile kaldigmi gormesi, onu 90k §a§irtmi§ti. 

Giiniin birinde Meryem'le konu§urken bu konuyu ona acmi§ti. Ve: 
■ "Ey Meryem, tohumsuz ekin oluMmu?" diye sormu§tu. Meryem de §oyle 
cevap vermi§ti: "Evet, olur. Ilk ellni 1dm yaratti?" Adam sonra §oyle bir 
soru sormu§tu: "Erkeksiz cocuk dogar mi?" Meryem §oyle cevap vermi§- 
ti: "Evet dofar. Qunkii Cenab-i Allah, Adem'i erkeksiz ve di§ijra yarat- 
mi§tir." En sonunda adam, "Sen bana ba§indan gecenleri anlax™y Mer- 
yem!" demi§ti.TVFery6m de §u karsjhgi vermi§ti: «Allah kendisinden bir 
kelime ile (beni mujdeledi). Adi Meryem oglu isa Mesihtir. Diinyada da 
ahirette de yiizde (§erefh) ve (Allah'a) yakin olanlardandir. Besikte ve 
yeti§kinlikte insanlarla konu§acak ve iyilerden olacaktir.» (Ai-i tmran, 45- 

Bir rivayete g&re Meryem'le bu konu§mayi yapan Zekeriyya pey- 
gamber olmu§tur. Meryem de ona yukandaki cevaplan vermi§tir. Dog- 
rusunu Allah bilir. ^^^^^_ ^^H 

Siiddi'nin sahabelerden naklettigihe gore giirsun birinde Meryem, 
bacismm yamna gitmi§; bacisi ona §oyle demi§: "Duydun mu, ben hami- 
leyim?" Meryem de ona §oyle demi§: "Ben de hamileyim, bunu duymus, 
muydun?" Boyle deyince bacisiyla kucakla§mi§ ve Yahya'nm anasi olan 
bacisi, kendisine §oyle demi§: "Karmmdaki yavrunun, se^jn JMininda- 
ki yavruna secde etmekte oldugunu goriiyorum!" I§te, "Allah'dan bir ke- 
limeyi dogrulayici." ayet-i kerimesinin manasi budur. Burada sbzii edi- 
len secde, saygi vigfjltiram secdesidir. Selamla§ma aninda yapilan te- 
menna egili§i gibiclir. Nitekim bu, bizden onceki milletlerin §eriatla- 
rinda caizdi. Aynca Cenab-i Allah da meleklere, Adem'e bu manada sec- 
de etmelerini emretmi§ti. j^^~, J 

Ebu'l-Kasim, Malik'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Bana ula§an 
haberja^g^re Meryem oglu Isa ile Zekeriyya oglu Yahya teyze cocuklany- 
mi§lar. Ikisi de aym zamanda ana rahmine du§mii§ler. Yahya'nin anasi, 
Meryem'e §byle demise "Karmmdaki yavrunun, senin karnindaki yav- 
runa secde etmekte oldugunu goriiyorum." 

Malik der ki: Bence bu Isa (a.s.)'m daha iistun oldugunun bir i§areti- 
dir. Qiinku Cenab-i Allah ona byle bir kuwet vermi§ti ki; oliileri dirmi- 
yor, korleri ve alacahlan da iyile§tiriyordu. 






I 










Bunu, Ibn Ebi Hatim riyayet .etmi§tlr. 

Miicahid'in §oyle dedigirivayet edilirr Meryem dedi ki: "insanlar- 
dan uzak ve yalniz ba§ima kaldigimda, karnimdaki cocugum benimle 
konu§urdu. Halk arasma katildigimda o, karnimda tesbih ederdi." 

Kuwetli rivayetlere gore Meryem, onu karnmda normal hamile ka- 
dmlar gibi dokuz ay miiddetle ta§imi§tir. Zamani gelince de dogurmu§- 
tur. §ayet bunun aksine bir durum vukubulmus, olsaydi, bu mutlaka an- 
latihrdi. -. 

Ibn Abbas ile ikrime'den rivayet edildigine gore Meryem, isa'yi kar- 
ninda sekiz ay miiddetle ta§imi§tir. Ibn Abbas'dan gelen diger bir riva- 
yete gore ise Meryem, ona hamile kahr kalmaz hemen dogurmu§tur. 
Bazilan ise onu karnmda dokuz saat miiddetle ta§idigim soylemi§ler- 
dir. Bu iddialarina da §u ayet-i kerimeyi delil gostermiglerdir: "(Mer- 
yem), ona gebe kaldi. Onunla uzak bir yere cekildi. Dogum sancisi onu 
bir hurma dali(nm alti)na getirdi." 

Dogrusu §u ki her§ey, kendine ozgii durumlara gore a§ama kayde 
der. Nitekim Cenab-i Allah buyurmus, ki: 

«Sonra nutfeyi alaka (embriyo) ya cevirdik. Alaka (embriyo)yi, 
gignemlik ete cevirdik. Bir cignemlik eti, kemiklere cevirdik. Kemikle' 
et giydirdik; sonra onu bamba§ka bir yaratik yaptik. Yaratanlann en 
giizeli Allah, ne yiicedir!» (ci-Mti'mintin, 14.) Bilindigi gibi insamn, bu ayet-i 
kerimede bahsedilen yaratihs. a§amalari arasinda kirkar giinliik sure 
vardir. Nitekim bu husus, sihhatinde ittifak edilen sahih bir hadisle de 
boylece bildirilmektedir. 

Muhammed b. Ishak dedi ki: Israilogullan arasinda Meryem 'in h 
mile*kaldigi yayildi. Zekeriyya ailesinin ba§ma gelen, hif bir ailenin ba- 
§ma gelmi§ degildi! Bazi zmdiklar Meryem 'in, mescidde ibadet etmekte 
olan Yusuf la ili§kisi oldu^una dair ithamlarda bulundular. Bunun iize4 
rine Meryem, onlardan aynlip uzak bit mekana cekildi. «Dogum sancisi 
onu, bir hurma dah(nin alti)na getirdi.» Meryem'in uzakla§ip altma gel- 



ere 




digi hurma afaci, Beytii'1-iahm denilen yerdir. Ondan sonraki zaman- 
larda bazi Rum hiikiimdarlan orada • m-uazzam binalar in§a 
ettirmi§lerdir. Hurma agacmin altma gelen Meryem: "Ke§ke, bundan 
once olseydim, unutulup gitseydim!" dedi. 

Bu sozlerde, insamn fitne ve imtihan zamanmda kendi oliimtinii is- 
temesinin caiz olduguna delil vardir. Qiinkii Meryem, insanlarm kendi- 
sini itham altmda tuttuklanni ve sozlerini dogrulamadiklanni, hatta^ 
Isa'yi dogurup onlara gotiirdiigiinde, soyledigi sozleri yalanladiklarini 
biliyordu. Onun bu cocugu baba^iz dogurabilecegine ihtimal vermiyor- 
lardi. Qiinkii onlar, onu Mescid-i Aksa'ya kapanan abide bir kadm ola- 
rak tanimi§lardi. Peygamber ailesinden olup dindar bir kadindi. 

Kendisini-itham altmda bulundurduklanndan doiayi keder!enmi§ 



i 






AM TARmr 



ve bu olayla kar§ila§madan once olmesini temenni etmisti. "Ke$ke hie 
yaratilmasaydim da unutulup gitseydim" demi§ti. ( w^^uwj ) 

Bu ayet-i kerimeyi ( ^ j- ) seklinde okuyanlar da varchr. Birinci 
okuyu§a gore ayetin manasi: Agacm altindaki ona seslendi." §eklinde 
olur. Ikinci okuyu§a gore ise: "Agacm altmdan ona seslendi." §eklinde 
olur. Seslenenin kim olduguna gelince, bazilanna gore bu, Cebrail'dir. 
AvfT ile Ibn Abbas bu gorii§tedirler. Bunlaea gore Isa, ancak kavminin 
huzurunda konu§mu§tur. Said b. Cubeyr ile Amr b. Meymun, Dahhak, 
Siiddi ve Katade boyle demi§lerdir. Miicahid, Hasen, ibn Zeyd, Said b. 
Cubeyr ise; Agacm altmdan Meryem'e seslenenin Isa oldugunu soyle- 
mi§lerdir. Ibn Cerir de bu goru§u benim.semis.tir. 

«Uzulme, Rabbin altindaki cocugu bir lider yapti.» Bazilanna gore 
ise bu ayet-i kerimede gecen ( i*,- ) kelimesi, nehir manasmadir. Cum- 
hur-u ulema da bu gorii§e kail olmu§lardir. Bu hususta Taberani'nin ri- 
vayet ettigi bir hadis varsa da zayiftir. Ibn Cerir bunu benimsemi§tir. 
Hasen, Rebi' b. Enes, Ibn Eslem ve digerlerinin goru§lerine gore ise bu 
lider, Meryem'in Sgludur. Sahih olan, birinci gorii§tur. Ciinkii Cenab-i 
Allah §oyle buyuruyor: «Hurma dalmi sana dogru silkele, iizerine, ol- 
mus/taze hurma dokiilsiin.» Bu ayet-i kerimede Cenab-i Allah yiyecek 
ve icecekten bahsetmi§; bu nedenle §oyle buyruk vermi§tir: «Ye, ic, go- 
ziin aydm olsun!» j^fl 

Denildi ki: Meryem'in altmda bulundugu hurma agacijKurumu§tu. 
Bazilanna gore ise meyveli bir hurma agaci idi. Dogrusunu Allah bilir. 
Fakat ihtimaldir ki Meryem'in altmda bulundugu agaeffeir-hurma aga- 
ciydi, ama o esnada iizerinde meyvesi yoktu. Ciinkii Isa'nm dogumu, kis, 
mevsimine rastlamisto. O zamanda agaclann meyve verecegi bir zaman 
degildi. Bu da, Cenab-i Allah in nimetini bildirme kabilinden soylemi§ 
oldugu §u soziinden anla§ilmaktadir: «Uzerine olmu§ taze hurma do- 
kiilsun:» ' 

Bir hadis-i §eriflerinde Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§lardir: 

«Halaniz olan hurma agaemm kiymetini bilin. Ciinkii o (agac), 
Adem (a.s.)'in y^ratildigi camurdan yaratilmi§tir. Ondan ba§ka, diger- 
lerini a§ilayanf|r agac yoktur.» 

ka bir hadiste de §oyle buyurulmaktad*r: g 

n kadmlarmiza taze hurma yedirin. Taze hurma yoksa ku- 
rutulmu§unu yedirin. Ciinkii Allah katmda, Imran kizi Meryem'in al- 
tmda oturdugii (hurma) agac(i) kadar kiymetli bir agac yoktur.» 3 

Bu hadisin miinker oldugu soylenmektedir. f 

Agacm altmdan Meryem'e §oyle seslenilmi§tir: 

«Ye, ic, goziin aydm olsun! Eger insanlardan birini goriirsen: "Ben 
Rahman icin (susma) oruc(u) adadim. Bu giin hicbir insanla konu§ma- 

(1) Suyuti, Camiu's-Sagir, Hadis No: 1432. 



■«* 




I 






V 






yacagim, de.» Yani inlliilardan birini gbriirsen ona lisan-i hal ya da i§a^ 
ret ile de ki: «Ben Rahman i^in susma orucu adadim.» Zira Meryem'in 
mensup oldugu dinin kurallanna gore oruc tutan lri§inin hem yeme ve 
i^meyi, Kern de konusmayi terketmesi gerekiyordu. «Bu gun kimseyle 
konu§mayacagim.» sozii de buna delalet etmektedir. Bizim dinimize go- 
re ise oruclu kimsenin gundiizleyin susup konu§mamasi mekruhtur. 

«(Meryem) onu ta§iyarak kavmine getirdi. "Ey Meryem, dediler, sen 
tuhaf bir is. yaptm. Ey Harun'un kiz karde§i, baban kotii bir adam degil- 
di. Annen de fahis/e degildi (sen ne yaptm boyle)?"» (Meryem, 23.28.)*' 

Ehl-i Kitap kaynaklarmdan nakiller yapan selef ulemasmdan bir 
Qogunun anlattiklarma gore kavmi, Meryem'i bulamaymca aramaya 
)a§ladilar. Onun mahallesine gittiler. Onunla karsdastiklarmda kuca:- 
ginda bir cocuk bulundugunu gordiiler. Ve ona: |Ey Meryem, dogrusu 
sen 90k kotiifnrsey yaptm. » dediler. Ona boyle dea6§ olmalarmda ihtilaf 
vardir. Ciinku bu, ba§i ile sonu ^elisen bir sozdiir. Kur'an ayetlerinin ifa- 
desine gore Meryem, onu kendisi ta§iyarak kavmine getirmi§tir. YokS^ 
kavmi gidip de.onu tjocuguyla kendi mahallinde bulmu§ degildirler. Ibn 
Abbas'm dedigine gore bu olay, Meryem'in lohusaliktan temizlenmesin- 
den sonra, yani dogiimundan kirk guff sonra olmu§tur. Onu gocuguyla 
gordiiklerinqte: «Ey Meryem, dogrusu:&en 90k kotii bir i§ yaptin!» dedi- 
ler. Sonra: Ey Harun'un kiz karde§i! Baban kotii bir adam degildi... dedi- 
ler. 

Rivayete gore Meryem'i kendi zamanlanndaki bir abid adama ben- 
zetmi§lerdi. Adi Harun dlan bu adam ibadette Meryem'in fevkinde idi. 
Said b. Ciibeyr boyle demi§tir. Ayet-i kerimedeki Harun ile, Musa pey- 
gamberin karde§i Harun'un kastedilmi§ oldugunu sbyleyenler de var- 
dir. Ibadet hususunda Meryem'i ona benzetmi§lerdi. Meryem'in, neseb- 
ce de, Musa ile Harun'un kiz karde§i oldugunu soyleyen Muhammed b. 
Ka"b el-Kurazi hata etmi§tir. Cunkii Meryem ile Musa ve Harun arasm- 
da 50k uzun asirlar vajdir ki, bu herkes§e bilinen bir Jausustur. Azicik 
bilgisi olan kimseler bunu bilirler.^ffevrat'ta ismi gecen Musa ile Ha- 
run'un kiz karde§leri Meryem, Cenafr-i Allah'm Musa ile kavmini kur- 
tanp Firavun ile adamlarmi denizde bogdugu giin def calarak §enlik 
yapmistor. Bu ifadeler, belki Muhammed b. Ka'b el-Kut*azi'yi yamltmis- 
tir. Tevrat'ta sozii edilen Musa ile Harun'un kiz karde§leri Meryem'in, 
Isa'nm anasi Meryem oldugunu zannetmi§tir ki bu da son derece yanlis- 
tir. Sahih hadise aykindir. Kur'an nassi da bunu 9iirutmektedir. Nite- 
kim biz bu hususu, Ibn Kesir tefsirinde uzun uzadiya anlatmisizdir. Ov- 
gii ve mmnet Allah'adir. 

Sahih hadiste anlatildigma gore Meryem'in, Harun admdaki bir er- 
kek karde§i varmi§. Fakat Isa'yi dogurmg kissasmda ve Meryem'in ana- 
si tarafmdan Mescid-i Aksa'ya vakfedilme kissasinda Meryem'in erkek 











1 • • 



P-. 






HUYUK ISLAM TARlHl 




111 



karde§i olmadigmi bildiren ifadeler mevcuttur. Dogrusunu Allah bilir. 
Imam Ahmed b. Hanbel, Mugire b. §u'be'nin §oyle dedigini rivayet et- 
mi§tir: Rasulullah (s.a.v.) beni Necran'a gonderdi. Oradaki halk ban^ 
Meryem hakkmda, "Ey Harun'un kiz karde§i!" diyen ayet-i kerime 
okuyorsunuz. Bu hususta senin gorii§iin nedir? Halbuki Musa ile IslT 
arasmda §u kadar uzun zaman gecmi§tir! 

Ben onlann bu sorulan kar§ismda cevap veremedigim icin gidip 
Rasulullah'a durumu anlattim. Bana §oyle dedi: «Necranhlara desey- 
din ki onlar, kendilerinden onceki peygamberlerin ve salihlerin adlany- 
la adlandirilmaktadirlar.» j^^^« 

Muslim, Nesei ve Tirmizi'nin de boyle bir rivayetleri vardir. Tirmizi, 
bunun sahih ve garip bir hadis oldugunu soylemi§tir. 

Katade ve digerlerinin anlattiklarma gore onlar, Harun adim cok 
kullanmaktaymi§lar. Oyleki onlann bazi cenazelerinde hazir bulunan 
bircok insanlar arasmda, Harun admi alanlarm 40.000 civannda oldu- 
gu soylenir. Dogrusunu Allah bilir. 

Kavmi, Meryem 'e: "Ey Harun'un kiz karde§i!..." dediler. Hadisin de 
delalet ettigi gibi Meryem 'in Harun adinda, dindarhk, salah ve iyiligiyle 
§ohret bulmus. ayni nesebten bir karde§i vardi. Bu nedenle kavmi, Mer- 
yem'e §oyle dediler: "Baban kotii bir adam degildi. Anan da fahi§e degil- 
di." Yani bu karakter ve seciyeye sahip olan bu aileden biri sayilam&z- 
sin! Ne karde§in, ne anan, ne de baban boylesine kotii degillerdi? 

Boyle diyerek Meryem 'i, buyiik bir ahlaksizhk ve fuhu§la itham et- 
tiler. Ibn Cerir 'in Tarih'inde anlattigma gore onlar, Meryem'in Zekeriy- 
ya ile ili§kisi oldugunu iddia ettiler ve Zekeriyya'yi oldiirmek istediler. 
Zekeriyya da onlardan kacip gfttfr. Pe§ine dii§tiiler. Kacmakta iken bir 
agac yanlarak Zekeriyya onun icine girdi. Agac da kapaniverdi. Fakat 
di§anda kalan eteginin ucunu iblis yakalayiverdi. Boylece onun, o aga- 
cm icine girmi^"*oldugunu kavmine gosterdi. Onceki sayfalarda da anlat- 
tigimiz gibi kavmi, testere getirerek, Zekeriyya'nm icinde b^lundugu 
agaci ba§tan a§agiya yardilar. Bazi munafiklarsa, Meryem'in'dayisi og- 
lu Yusuf b. Yakub en-Neccar ile ili§kisi oldugunu iddia ettiler. 1 

Durum zorla§mca, care kalmaymca, soyleyecek soz bulunmaymca; 
onur ve iistiinliik sahibi Cenab-i Allah'a tevekkiil etmek, yegane care ol- 
du, O'na dayamp bel baglamaktan ba§ka cikar yol kalmadi. «Bunun 
iizerine (Meryem) ona (Isa'ya) i§aret etti.» Yani kavmine: «isa ile 
konu§un, cevabmizi o verecektir. Istediginiz hususlari o anlatacak ve 
aciklayacaktir» dedi. Boyle deyince, onlardan lorba ve bahtsiz olan kim- 
seler: «Be§ikteki bir cocuk ile nasil konu§uruz?» dediler. Yani cevap ver- 
mesi icin bizi, akh ermeyen kucucuk bir cocuga nasil havale edexsin? 
Halbuki o, be§iginde sii^emmekte olup,ikaymakla kopiigii birbirinden 





ana 




ayirdedemiyecek derecede kiiciiktiir. Boyle yapmakla sen bizi alaya al- 
makta, bizi tahkir etmekte ve bizi kiiciimsemektesin. Qiinkii sen, bize 
cevap vermiyor; bilakis bizi §u be§ikteki kugucuk cocuga havale ediyor- 
sun? I§te tarn bu esnada Isa, onlara §u kar§ihgi verdi: 

«Ben Mlah'iiTkuluyum, dedi, (O) bana kitap verdi. Beni peygamber 
yapti. Benf bulundugum her yerde insanlara yararh kildi. Sag dldugum 
siirece bana namaz kilmayi, zekat vermeyi ejnretti .(Beni), anneme iyi- 
lik eder (kildi), beni bas. kaldiran bir zorba yapmadi. Dogdugunjpunde, 
olecegim giinde ve diri olarak kaldirilacagim gunde (Allah't| 
esenlik verilmi§tir.» (Meiycm, 30-33.) 

Meryem oglu Isa'nm agzmdan cikan ilk sozler, i§te bunlB 
ba§larken: «Ben Allah'm kuluyum.» demi§ti. Rabbine kul oldugi 
raf etmis, idi. Rabbinin Allah oldugunu soyleyerek, onun yiice zatini, za- 
limlerin umumiyetle kendisinin Allah'm oglu "oldugunu soylemelerin- 
den tenzih etmi§ti. Bilakis kendisinin Allah'm kulu, elcisi ve cariyesinin 
oglu oldugunu ifaue etmi§, sonra da anasmi, cahillerin kendisine isnad 
ettigi kotiiliik ve fuhu§tan ibra etmi§ti. Kendisi sebebi ile anasma isnad 
ettikleri fahi§elikle anasmm uzaktan yakmdan ilgisi olmadigim soyle- 
mi§ti. «(Rabbim) bana kitap verdi ve beni peygamber kildi.» Cenab-i Al- 
lah, peygamberligi, kendilerinin zannettikleri kimselere vermez. Allah 
onlara lanet etsin ve onlari rezil riisvay kilsm. Nitekim Cenab-i Allah 
buyurdu ki: _ ^ 

«Kufiirlerinden ve Meryem'e biiyiik bir iftira atmalarmdan.» (en-Nisfi, 

156.) 

O zamanflaki Yahudilerden bir grup §oyle demi§lerdi: «Meryem, ha- 
yiz zamanmda yaptigi bir zinadan omru Isa'ya gebe kaldi.» Allah onlara 
lanet etsin. Rabbi Meryem'i bu iftiradan ibra etti ve onun dogru sbzlii bir 
kadm oldug^iijbildirdi. Oglunuda kitap sahibi bir peygamber kildi. 
Oyle bir peygamber ki, Ulu'1-azm denilen bes. biiyiik peygamberden biri 
oldu. Bu sebebje de dedi ki: «Beni bulundugum her yerde insanlara ya- 
rarh kildi.» ^|||ilsa peygamber, ins anlan ortaksiz ve tek olan Allah'a 
kulluga davetlfdiyor; Rabbini|ifoksanliklardan ve ayiplardan tenzih 
ediyordu. O'nun, es. ve cocuk sahibi olmadigim ilan ediyordu. O'nun yii- 
ce ve mukad_des bir zat oldugunujjcikhyordu,. Bulundugu her yerde bu- 
nu haykinyprdu.^ «Sag oldugum miiddetce bana namaz kilmayi, zekat 
vgrmeyi emretti.» Yiice, giiclii ve ovgiiye layik olan zatm hakkini verme 
hususunda kulun gorevi, namaz kilmak ve muhtac.olan kullara zekat 
vererek.-iyilikte bulunmaktir. Namaz kilmak, nefisleri kotii huylardan 
armdirmayi, biiyuk seWetleri de muhtaclara bagi§lar^yaparak temizle- 
meyi kapsamaktadir.TVTisafir agirlamayi, zevgplere nafakalarmi ver- 
meyi, kole ve cariyelerle akrabaya masraflarmi vermeyi icermektedir. 
Aym zamanda diger taat ve kurbet ce§itlerini de ilitiva etmektedir. 



i 






BUYUK ISLAM TARlHl 

Sonra Isa §oyle diyerek sozlerini siirdlirdii: «(Beni), anneme iyilik 
eder (kildi), beni ba§kaldiran bir zorba yapmadi.» 

Babasi olmadigi, sadece anasi oldugu igin anahk ve babalik haklari 
yalnizca Meryem'de toplanmis^ Bu sebeble Cenab-i Allah, Isa'yi anasi- 
na iyilik eden bir kul eyledi. Yaratiklan yaratan, kotuiuklerden anndi- 
ran ve her, nefse de hidayet yolunu veren Allah, noksanliklardah mii- 
nezzehtir. 

«Beni bas. kaldiran bir zorba da yapmadi.» Yani ben kaba ve kati bir 
insan degilim. Allah'in emir ve taatine aykin ne bir soz, ne de bir davra- 
nis. benden cikmaz. 

«Dogdugum giinde, olecegim giinde ve diri Slarak kaldinlacaf: 
giinde (Allah'tan) bana esenlik verilmi§tir.» 

Dogum, oliim ve yeniden dirilme glinlerine dair gerekli aciklam 
lar, Zekeriyya oglu Yahya (a.s.)'mn kissasmda verilmi§ti. 

Cenab-i Allah, Isa'nm kissasmi acik secik bir §ekilde izah edip b 
yan buyurduktan sonra. §oyle demi§tir: 

«I§te Meryem oglu Isa. §iiphe edip aynliga dii§tiikleri §ey, "gercek 
soz" olarak budur. Qocuk edinmek, Allah'a yaki§maz O, (boyle §eyler- 
den) yiicedir. Bir i§i yapmak istedi mi ona sadece «ol» der, (o da) olur.» 

(Meryem, 34-35.) 1 

Nitekim Cenab-i Allah, Isa'nm kissasmi ve ba§mdan ge?enleri Al-i 
Imran suresinde anlattiktan sonra §oyle buyurmaktadir: 

«I§te busana okudugumuz (olaylar), ayetlerden ve hikmetli zikir 
(Kur'an) dandir^Allah yanmda Isa'nm durumu, Adem'in durumu gibi- 
dir: Onu topraktan yaratti, sonra ona «ol» dedi, artik olur.. (Bu), Rabbin- 
deri gelen gercektir. Oyle ise ku§kulananlardan olma. Kim sana gelen 
ilimden sonra seninle tarti§maya kalkarsa, de ki: «Gelin, ogullanmizi 
ve ogullannizi, kadmlanmizi ve kadmlannizi, kendimizi ve kendinizi 
cagirahm, sonra%bniilden lanetle dua edelim de, yalancilarm iistiine 
Allah'in lanetini dileyelim!» m^ 1 

«I§te (Isa hakkmdaki) gercek kissa (oykii) budur. Allah'tan ba§ka 
tajon yoktur. Allah, elbette Aziz (mutlak galip) ve hikmet sahibidir. 
Eger dbherlerse, muhakkak ki Allah, bozgunculan bilir.» (Al-i Imran, 62-63.) 
Neeran heyeti, altmis. siivari olarak Peygamber Efendimiz'in yanma 
gePdiler. Bu altmi§ ki§inin idaresini ondort ki§i listlenmi§ti. Ancak her 
hususta karar sahibi lie ki§i idfki, bunlar onlarin e§rafi ve efendileri idi. 
Bunlar: Akib, Seyyid ve Alkama oglu Eb#Harise idi. Mesih (Isa) pey- 
gamberin durumu iizerinde tarti§iyorlardf. Bununla ilgili aciklamalan 
Cenab-i' Allah Al-i Imran suresinin ba§ taraflannda inzal buyurmu§tur. 
Isa peygamberin durumunu, yaratih§imn evveliyatmi ve kendisinden 
once de anasmm yaratih§mi beyan buyurmu§tur. Necranh hey'etin 
kendi davetine icabet etmemeleri halinde Rasuliine, onlarla lanetle§- 

B. ISLAM TARlHl, C.2, F.8 




yes 



mesini emretmi§ti. Necranlilar onun iki goziinii ve iki kulaklarim go- 
riince tarti§maktan vazgecmis^ lanetle§meye yana§mami§larefe. Bans, 
ve sulhe meyletmi§lerdi. Sozciileri olan Akib Abdul Mesih §oyle demi§ti: 
Ey Hristiyanlar toplulugu! Muhammed'in kitap sahibi bir peygamber 
oldugunu elBetteki bilmi§sinizdir. Peygamberiniz isa hakkinda size ay- 
rintili bilgl getirmi§tir ve yine §unu kesinlikle bilmektesiniz ki hifbir 
peygamber, bir kavimle lanetle§sin de sonra o ka^min buyiikleri hayat- 
ta kalsm, kii^kleri de yeti§ip buyusun; bu miimkun degildir. Peygam- 
berle lanetle§en bir kavmin kokii kazilir. Eger onunla lanetlesmekten 
vazge^er ve tarti§maya girmezseniz, dininizde kalabilir ve bu ya§anti- 
nizi siirdiirebilirsiniz. Gelin, bu adamla (Rasulullah ile) musalaha ya- 
pin ve memleketinize geri doniin... 

..Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz'e gelerek ondan, kendilerine cizye 
tarhetmesini ve kendileriyle birlikte giivenilir bir insani gondermesini 
talep ettiler. Rasulullah da Ebu Ubeyde b. Cerrah'i onlarla gonderdi. 
Biz bu hususu ayrmtih olarak Al-i imran siiresinin tefsirinde agLklami- 
§izdir. 

Cenah-i Allah, isa peygamberin durumunu acikladigmda Rasulul- 
lah (s.a.v.) Efendimiz'e §6yle buyurmu§tu: «I§te Meryem oglu Isa. §iiphe 
edip ayrihga du§tiikleri §ey, "ger9ek soz" olarak budur.» Yani Isa, Al- 
lah'in kulu olan bir kadmdan dogma bir kuldur. «Cocuk edinmek Al- 
lah'a yaki§maz o, (boyle §eylerden) yiicedir. Bir i§i yapmak istedimi ona 
sadece «ol» der, (o da) olur.» Yani hi? bir§ey ohu aciz birakamaz ve hicbir 
§ey ona agir gelmez. Bilakis o, diledigt i§i yapmaya muktedir bir zattir. 
"Onun i§i, bir §eyi(n olmasmi) istedijni ona, sadece«ol» demektir, he- 
men^Bfeerir." (YSsfn, 82.) 

Ǥiiphesiz, AMah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kul- 
luk edin. I§te dogru yol budur.» (Meryem, 36.) 

Evet, Isa be§ikte iken onlarla yaptigi konu§masmi, bu ciimlelerle 
sona erdirdi. Cenab-i Allah'm hem kendisinin Rabbi, hem de onlann 
Rabbi hem de tannlarinm Rabbi oldugunu onlara bildirdi ve bunun dos- 
dogru yol oldugunu a£ikladi. 

Cenab-i Allah buyurdu ki: «Kendi aralanndan hizipler (fe^itli go- 
rii§teki insan topluluklan) ayrihga dii§tuler. Artik buyiik bir gunii gor- 
mekten oturu vay kafirlerin haline!» (Meryem, 37.) 

Yanio zamanm insanlan ile onlardan sonra gelen nesiller, hai&hu- 
susta kendi aralariprda goriis. a^rihgma du§tiiler. Yahudilerden 
bazilari, Hz. isa'nm (ha§a) veled-i zina oldugunu soylediler. Kiifiir ye 
inatlanni surdiirdiiler. Kafirlikte onlara mukabelede bulunan diger bir 
grup da isa'nm, Allah oldugunu soylediler. Bir ba§ka grup ise Allah'm 
oglu oldugunu soylediler. Mu'minlerse onun Allah'm kulu, elfisi ve cari- 
yesinin oglu oldugunu soylediler. Onun Meryem'e Allah tarafmdan 



K~ 



I 





VTW 



-■■ — 



BUYUK ISLAM TARlHt 



115 



irakilan bir kelime ve Allah'tan bir ruh oldugunu ifade ettiler. Felaket- 
ten kurtulan, sevaba eren, Allah tarafindan destek ve yardim goren Fir- 
ka-i Native bunlardir. Bu hususlarda bu Firka-i Native 'ye aykin sozler 
sarfedenlerse; kafirlerin, fasiklann, cahillerin ta kendileridirler. Yiice, 
hikmetli ve bilgili olan Zat, onlan §u ifadelerle tehdit etmi§tir: «Biiyiik 
bir giinii gormekten kafirlerin vay haline!» 

Buhari, Ubade b. Samit'ten rivayet ederek Pqygamber (s.a.v.) Efen- 
dimiz'in §oyle buyurdugunu soylemi§tir: , '"":- r -i^^*i 

«Allah'tan ba§ka tann olmadigma, onun birve ortaksiz olduguna, 
luhammed 'in de onun kulu ve eltisi olduguna; Isa'nm da Allah in kulu, 
eltisi ve Meryem'e biraktigi bir kelimesi, Allah'tan bir ruh olduj^lna, 
Cennet'in hak, ate§in hak olduguna taniklik eden kimseyi Ceriab-i Al- 
lah, - i§ledigi amel ne olursa olsun - Cennet'e koyar.w 1 jM 

Velid'in, Ciinade'den yaptigi rivayette ise yukandaki hadise §u ila- 
ve yapilmi§tir: «Cennet'in sekiz llapismdan hangisinden dilerse oradan 
Cennet'e koyar.» |fc 

CENAB-I ALLAH'IN COCUK EDINMEKTEN MUNEZZEH 
OLU§U A 



Cenab-i Allah buyurdu ki: ^ 

«"Rahman gocuk edindi." dediler. Andolsun ki, "Siz pek kotii ■fccu- 
rette bulundunuz (yalan ve kotii bir soz soylediniz)! Neredeyse o jMpiin 
deh§eti) nden gokler gatlayacak, yer yanlacak ve daglar yikihp cHgila- 
caktir! Rahman itin gocuk iddia ettiklerinden oturu. Rahman'm £ocuk 
edinmesi yaki§maz. Goklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul 
olarak gjlecektir. Onlann hepsini ku§atmi§ ve onlan saymi§tir. (O'nun 
bilgisi di§ma asla gikamazlar.) Onlann hepsi, kiyamet giinii O'na tel 
ba§ma gelecektir.» (Meryem, 88-95.) 

Cenab-i Allah kendisinin yiice oldugunu, cocuga ihtiyaci olmadigi- 
ni, her §eyin kendisinin miilkii oldugunu, kendisinin onlan yaratmis, ol- 
dugunu, her §eyin kendisine muhta? oldugunu, huzurunda boyun bii- 
kiip teslim oldugunu, goklerin ve yerin sakinlerinin kendisinin kullan 
oldugunu, kendisinin onlann Rabbleri oldugunu, kendisinden ba§ka 
tann bulunmadigini ve kendisinden ba§ka Rab mevcut olmadigim be- 
yan buyurduktan sonra §oyle dedi: 

«(Tuttular) cinleri Allah'a ortak yaptilar. Halbuki onlan O yarat- 
mi§tir. Bilmeden O'na ogullar ve kizlar icat ettiler. Ha§a 0, onlann ileri 
siirdiigii niteliklerden miinezzehtir, (O) gbkleri ve yeri yoktan var eden- 
dir. O'nun nasil gocugu olabilir ki? Kendisinin bir e§i yoktur, her §eyi O 
yaratmi§tir ve O her§eyi bilendir. Rabbiniz Allah, i§te budur. O'ndan 

(1) Buhari, BaB-u Halk-i Adem'e, IV,129; Muslim, Kitabu'1-lman, I, 25. 



116 



IRN Ki 



ba§ka tann yoktur. (O), her§eyin yaraticisidir. O'na kulluk edin. O her 
§eye vekildir. Gozler O'nu gormez. O gozleri goriir; O latif (gozle goriil 
mez veya liituf sahibi), her§eyi haber alandir.» (el-En'am, 100-103.) 

Cenab-i Allah, kendisinin her§eyin yaraticisi oldugunu beyan bu- 
yuruyor. O'nun cocugu nasil olur?! Oysa cocuk, ancak bir biri ile miite- 
nasip iki §ey, yani iki es. arasmdan dogar. Cenab-i Allah 'msa e§i, benzeri 
ve dengi yoktur. Cocugu da olmaz. Nitekim yiice Zat §oyle buyurmu§tur: 
«De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir (her §ey varhgini ve bekasmi 
O'na bocludurf Her §ey O'na muhta'ctir. O, hicbir §eye muhtac degildir.) 
Kendisi dogurmami§tir ve (ba§kasi tarafmdan) dogurulmami§tir. 
Hicbir §ey O'nun dengi olmami§tir.» (ei-lhi&s sdresi, 1-4). 

Cenab-i Allah, kendisinin e§siz, zat ve sifati ile fiilleri bakimindan 
benzersiz ve tek oldugunu acikliyor. Kendisinin ilmen, hikmeten ve rah- 
meten eksiksiz oldugunu, yani Samed oldugunu beyan ediyor. Biitiin si- 
fatlarimn noksansiz oldugunu acikhyor. «Dogurmami§tir» Yani cocugu 
olmami§tir. «Ve (ba§kasi tarafmdan) dogurulmami§tir.» Yani kendisin- 
den onceki bir varhktan dogmus. degildir. ■(fre hicbir §ey, O'nun dengi ol- 
mami§tir.» Ne O'na yakm, ne O'na e§it, ne de O'ndan iistiin hie bir naziri 
ktur. Boyle olunca da O'nun cocugunun olmasi da mumkun degildir. 
Zira cocuk, ancak birb^irine cfenk ya da b^birine yakin iki §ey arasmdan 
dogar. Cenab-i AllahTn ise bra djypuma du§i|igfei mumkun degildir. yii-^ 
ce ve miinezzehtir. Mubare^^Kutsal zatifbyle buyurmu§tur: 

«Ey Kitap ehli, dininizde ta§kmhk etmeyin ve Allah hakkmda ger- 
cek olmayan sozleri soylemeyin! Meryem oglu Isa Mesih, sadece*Al- 
lah'm elcisi, O'nun Meryem'e attigi kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Al- 
lah'a ve elcilerine inanm, (Allah) "Uctur" demeMn. Kendi yararmiza 



lah' 
olar 



olarak buna son verin. Ciinku Allah, yalniz bir tek tanndir. Ha§a 0, co- 
cuk sahibi olmaktan yiicedir. (Miinezzehtir). Gbklerde ve yerde olanla- 
nn hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.^ 

Ne Mesih, Allah'a kul olmaktan cekinir, ne de (Allah'a) yakla§tml- 
mis. melekler. Kim O'na kulluktan cekinir ve biiyukliik taslarsa bilsin ki 
0, onlarm hepsini kendi huzuruna foplayacaktir. Inanip iyi i§ler yapan- 
larm miikafatlanni eksiksiz odeyectjk ve lutfundan onlara daha fazlaM- 
m da verecektir. (Kulluktan) cekinip biiyiikliik taslayanlara da aci bir 
§ekilde azap edecek ve onlar kendilerine Allah'tan ba§ka ne bir dost, ne 
de bir yardimci bulamayacaklardir.» (en-Nysja, 171-173.) 

Cenab-i Allah, Ehl-i Kitap ile benzerlerini dinde a§irilig : ^ saplan- 
maktan menediyor. Haddi a§maktan onlari engelliyor. HriiiSyanlar - 
Allah kendilerine lanet etsin - a§inhga kacarak Isa hakkinda haddi a§- 
tilar/Oysa isa'nm, Allah in kulu ve elcisi olduguna, Allah'm iffetli Qari- 
yesi Meryem'in oglu olduguna inanmalari gerekirdi. Meryem ki kendi 
lrzini korumu§tu. Allah, melek Cebrail'i.ona gonderdi, Cebrail de 








Allah in egjrinden bir rjuhu ona iifleyince Meryem, oglu isa'ya hamile 
aldi. Melekten ona ula§an §ey, §eref ve iistiinliik bakimmdan Allah'a 
it olan bir ruhtu. O da Allah'm yaratiklarmdan bir yaratikti- Nasil ki 
bir evi §eref lendirmek icin Allah'm evi' veya bir deveye iistiin vasif ka- 
zandirmak icin Allah'm devesi' veya bir kula yiicelik niteligini kazan- 
dirmak icin 'Allah'm kulu' diyorsak, ayni §ekilde o ruha da iistunliik ve 
§eref kazandirmak icin Allah'm ruhu' denilmi§tir. Isa'ya da Allah'm ru- 
hu manasmda Ruhullah denilmi§tir. Qiinkii o, babasiz bir cocuk olarak 
diinyaya gelmistir. Allah'm bir kelimesi olup o kelime^sebebiyle diinya- 
ya gelmi§tir T Nitekim Cenab-i Allah buyurmus, ki: 

«Allah y^indaisa'nm durumu, Adem'in durumu gibidir: Onu top- 

raktan yaratti, sonra ona "ol" dedi, artik olur.» (Ai-i lmran, 59. )•"*- 

Bir ba§ka ayet-i kerimede ise §oyle buyurulmu§tur: 

«"Allah, cocuk edindi." dediler. Ha§a, O, yiicedir. Gbklerde ve yerde 

olanlarm hepsi O'nundur. Hepsi O'na boyun egmi§tir. (O), goklerin ve 

yerin yaraticisidir. Bir§eyi yaratmak istedimi, ona sadece «ol» der, o da 

heiae|^^pverir.» (cl-Bakara,116-117.) 

lrdiger ayet-i kerimede ise §oyle buyurulmu§tur: 

«Yahudiler: "Uzeyr, Allah'm ogludur" dediler. Hristiyanlar da: "Me- 
sih Allah'm ogludur" dediler. Bu, onlarm agizlanyla geveledikleri sozle- 
ridir. (Sbzlerini), onceden inkar etmis. (olan mu§rik)lerin sozlerine ben- 
zetiyorlar. Allah onlan kahretsin. Nasil da (haktan batila) cevriliyof- 
lar?!» (cl-Tcvbc, 30.) ^^B^^^^^~ ;j 

Yiice Allah, Yahudilerle Hristiyanlardan - Allah'm laneti iizerlefj- 
ne olsun - her bir grubun, Allah'a kajeiihaddi a ^p asilsiz sozler soyledik- 
lerini ve # AHah'm cocugu oldugunu spvfediklerini haber veriyor. Cenab-i 
Allah onlarm iddia ettikleri asilsia^Pylerden yiice ve miinezzehtir. 

Yiice Allah, onlarm ortaya attikla|i uydurma sbz ve iddialarmm da- 
yanaksiz oldugunu, kendilerinden oriceki sapiklarm sozlerine benzer 
§eylerden ba§ka bir §ey olmadigmi haber veriyor. 

Fels^feciler *f^pah'm laneti iizerlerine olsun- akh ewflin Vacibii'l- 
viicud'dah iadir bflfugunu iddia ettiler. Ve onlar Vacibii'l-Viicud'u "Bi- 
rinci Mebde" ya da "Illetlerin Illeti" diye ifade etmi§lerdir. Onlara gore 
kh evvelden ikinci akil, nefis ve felek njfeydana gelmi§tir. ikinci akil- 
dan da ayni §eyler meydana gelmi§tir. B^§*oyle devam edip akillar onft; 
nefisler dokuza, felekler de dokuza varrnl|tiif Bunlar, onlarm anlatmis, 
olduklan fasit itibarlar ve hicbir deger ifadefitmeyen tercj^lejdir. Ba§- 
ka bir yerde onlarm cahilliklerini ve akillarinm kithgmi uzun uzadiya 
anlatacagiz. "^Nf 

; Ayrii §ekilde bazi Arap mu§rikleri de cahilliklerinden oturu melek- 
lerin, Allah'm kizlari olduklanm ve Allah'm da cinlerin §ereflileriyle ev- 
lenerek, kendisinden meleklerin dogmus, oldugunu iddia ettiler. Genab-i 



4 








'• 



1BN KJSS1K 

Allah, onlann kendisine ko§tuklan ortaklardan ve nisbet ettikleri §ey- 
lerden yiice ve miinezzehtir. Nitekim o yiice Zat buyurmus, ki: 

«Rahman'in kullari olan melekleri di§i saydilar. Onlann yaratih§- 
lanna mi §ahit oldular ki (boyle hiikiim veriyorlar?) §ahitlikleri yasHa- 
cak ve (bundan) sorulacaklardir.» (ez-Zuhruf, 19.) 

Ba§ka bir yerdeyse Cenab-i Allah §oyle buyurmu§tur: 

«(Ya Muhammed), §imdi sor onlara: Rabbfne kizlar, onlara da og- 
lanlar mi? Yoksa biz melekleri, onlann gozleri oniinde di§i mi yarattik 
(ki meleklerin di§i oldugunu soyliiyorlar)? Iyi bilin, onlar iftiralari yii- 
ziinden diyorlar ki: "Allah dogurdu." Onlar, elbette yalancidirlar. (Al- 
lah), kizlari secip oglanlara tercih mi etmi§? Size ne oldu, nasil hiikiim 
veriyorsunuz? Hie mi du§unmiiyorsunuz? Yoksa sizin, (meleklerin, Al- 
lah in kizlari olduklari hakkmda) acik bir deliliniz«ii va^| Eger dogru 
i^eniz kitabmizi getirih, onunla (Allah ile) cinler arasmda mr neseb (soy 
birligi) uydurdular. Halbuki cinler de onlann (yakalanip) getirilecekle- 
rini bilmi§tir. Ha§a! Allah, onlann taktiklari sifatlardan (miinezzeh- 
tir), yiicedir. Fakat Allah in temiz kullan haric (onlar azaba sokulmaya- 
caklardir).» (es-sarrat, 149-160.) 

Diger bazi ayetlerde de Cenab-i Allah^|gyle buyurmu§tur: ^'Rah- 
man cocuk edindi." dediler. O, (boyle §eylerien) yiicedir. Hayir, onlar 
(melekler), ikram edilmis. kullardir. Ondan once soz soylemezler ve on- 
lar, O'nun emriyle hareket ederler. (Allah), onlann onlerinde ve arkala- 
nhda ne varsa (ne yapmi§, ne etmi§lerse) bilir. v (Allah'in razi oldugun- 
dan ba§kasma §efaat edemezler ve onlar, O'nun korkusundan titrerler. 
Onlardan her kim: "Ben, ondan baska bir tannyim!" derse onu, Cehen- 
nemle cezalandmnz. Biz zalinrieri boyle cezalandmnz.» (ei-Enbiya, 26-29.) 

Cenab-i Allalfc Mekke'de nazil olan Kehf suresinin ba§ kismmda 
§oyle buyurmaktadir: «0 Allah'a hamdolsun ki, kuluna kitabi indirdi ve 
ona hjfcbir egrilik koymadi, (onu) dosdogru olarak (indirdi) ki katmdan 
(geleclk) §iddetli azaba kar§i (insanlari) uyarsm-ve iyi i§ler yapan 
mii'minlere kendileri icin giizel miikafat bulundugunu (Cennet'e gide- 
ceklerini) miijdelesin. (Onlar) orada siirekli kalacaklSfdir. Ve: "Allah 
cocuk Edindi." diyenleri de uyarsm. Bu hususta ne kendilerinin ne de 
atalanmn hicbir bilgisi ybktur. Agizlanndan ne biiyiik sfjz cikiyor! On- 
lar, yalandan^ ba§ka bir§ey stiylemiyorlar.» (el-Kehf, 1-5.) ^.y : 

Ba§ka bir yerde de Cena^tAllah §u aciklamalarda buluj jjflflp r: «"A1- 
lah, cdcuk edindi." dediler. Ha§a, Allah bundgn uzaktir, o-zerigpdir. (hie 
bir§eye muhta^degildir). Goklerde ve yerde ne varsashepsi Onundur. 
Bu hususta hie bir deliliniz* yok. Allgfehakkinfla bilmediginiz §eyi mi 
soyliiyor|un4z? Dft-ki: "Allah hakkil|ifa yatem uyduranlar,- iflah olmaz- 
lar!" DfiSyaA bira'J^e?inir, sonra DReT^nerler. Solpa da biz, inkarla 
nridan dolajifHilara §iddetli azabi tattinnz:» (Yflnj^68-70.) 



I 





119 



Bu Mekki ayet-i kerimeler, kiifiir firkalarma, felsefecilere, Arap 
mii§riklerine, Yahudilere ve Hristiyanlarareddiyeyi kapsamaktadir. 
Bunlar bilgisizce iddialarda bulunarak Cenab-i Allah in cocuk sahibi ol- 
dugujiu soylediler. Allah, bu gibi §eylerden miihezzehtir. Haddi a§an za- 
limlerin soylediklerinden de cok iistiin ve yiicedir. i% 

Bu gibi iddialan ortaya~atanlarm en me§hurlan, Hristiyanlar ol- 
duklan icin Kur'an-i Kerim'de cokca zikredildiler ki,gorii§leri ve iddia- 
lan reddedilsin; celi§kide olduklan, bilgilerinin az oldugu ve cahillikle- 
rinin de 56k oldugu da ac-iklanmis, olsun. Kufiirlerine dair sozleri 50k ce- 
§itli olmu§tur. Qiinkii batihn dallari coktur. Ihtilaf- ve celi§kinin kollan 
fazladir. J)ta- ^ 

Hakka ve gercege gelince bunda asla ihtilaf ve celi§kT olmaz. Yiice 
Allah buyurmus, ki: «Eger (Kur'an) Allah'tan ba§kasi tarafmdan (indi- 
rilmi§Xg]i&aydi, onda birbirini tutmaz cok §eyler bulurlardi.» (en-Nis^82.) 

Bu ayet-i kerime, hakkm bir olduguna ve hakta asla ihtilaf bulun- 
madigma, bilakis ittifak bulunduguna; batihnsa muhtelif ve istikrarsiz 
olduguna delalet etmektedir. Hristiyanlann sapiklanndan ve cahille- 
rinden bit grup, Isa%un Allah oldugu&u iddia etmi§lerdir. Bit ba§ka 
grup ise pnun Allah'm oglu oldugunfb'iddia etmi§lerdir. Allan, Tnf gibi' 
§eylerden yiice ve miinezzehtir. Diger bir grupsa Allah'm iiciin uciincii- 
sii oldu|fuilu soylej^i^erdir. Allah, bu gibi iddialardan iistiin ve beridir. 

Ceiflij-i Allah, bti iddialann asilsiz olduklanni §u ayet-i kerimeler- 
de a?iklijyor: «"Allah, Meryem oglu Mesih'tir." diyenler kufre gitmi§ler- 
dir. D»%i: "Oyle ise Allah, Meryem oglu Mesih 'i, annesini ve yeryiiziinde 
olanlarm hepsini yoketmek Utese, Allah'a kar§i kimin elinde bir§ey 
var?" Goklerde, yerde ve ikisinin arasmda bulunan her§ey O'nundur. O, 
diledigini yaratir, Allah, her§eyi yapabilendir.» (ei-M&ide, 17.) 

Noksanhklardan miinezzeh olan yiice Allah, onlarm kafirliklerini 
ve cahilliklerini haber veriyor. Kendisinin her§eyi yapmaya muktedir 
olan yaratici oldugunu, her §eyin Rabbi, hakimi ve ilahi oldugunu beyan 
buyuruyor. Surenin sonlannda ise §6yle buyuruyor: ha 

«Andolsun, "Allah, ancak Meryem oglu Mesihtir." diyenler elbette 
kafir olmu§lard)|. Halbuki Mesih demi§ti ki: "Ey Israilogullan, beni 
Rabbim ve siziri^tabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Zira kim Allah'a or- 
tak ko§arsa muhakkak ki, Allah ona Cennet'i haram etmi§tir ve onur 
varacagi yer ate§tir; zalimlerin yardimcilan yoktur!" 

"Allah, iiciin iiciincusuaur." diyenler elbette kafir olmu§lardir. Oy- 
sa yalniz bir Tanri vardir, ba§ka tanri yoktur. Bu dediklerinden vazgec- 
mezlerse elbette onlardan inkar edenlere aci bir azap dokunacaktir. 
Hala Allah'a tevbe edip 6'ndan af dilemiyorlar mi? Allah bagi§layan, 
esirgeyendir. Meryem oglu Mesih, bir elciden ba§ka bir§ey degildir. On- 
dan once de elciler gelip gecmi§tir. Annesi de dosdogrudur. ikisi de (bte- 





> 



I 



120 

ki insanlar gibi^yemek yerlewdi. (¥a§amak icin yemege muhtac olan na- 
sil tanri olabilir?) Bak, onlara. nasil ayetleri acikliyoruz, sonra bak nasil 
(haktan) cevriliyorlar?!" (d-M*dc,72-75.) 

Yiice Allah, onlarm §eran ve kaderen kafirliklerine hiikmetti. Bu 
kiifriin onlardan kaynaklandigmi haber verdi. Oysa kendilerine g|mde- 
rilen elci, Meryem oglu Isa idi. Cenab-i Allah onun, kiiciik ya§ta bejlenip 
buyuuilen, ana rahminde §ekillendirilen, insanlari ortaksiz ve telft^an 
Allah'a kulluga davet eden bir kul oldugunu acikladi. Bu elci, rf»»l«ft"i ma- 
vet ettigi hususlara muhalefet etmeleri halinde, Cehenneif ate§iyle 
tehdit etti. Onlarm ahiret yurdunda kurtulu§a eremeyip hakir veiifclil 
olacaklanni, rezil riisvay bir hale du§eceklerini bildirdi. Bu sebeble 
Cenab-i Allah buyurdu ki: "Dogrusu kim Allah'a ortak ko§arsa, Allah 
ona Cennet'i haram etmi§tir ve onun varacagi yer ate§tir; zalimlerin 
yardimcilan yoktur!" _jgj 

Sonra da "§oyle buyurmu§tur:«" Allah, liciin ii^incusuaur." diyenler, 
elbette kafir olmu^lardir. Oysa yafeiz bir Tanri vardir. Ba§ka tanri yok- 
tur." 

Ibn Cerir ile digerleri dediler ki: Bununla kasdedilen husus, Hcjsti- 
yanlann iiclii teslis akidesidir. Bu akidenin unsurlarmdan biri Mtjba, 
ikincisi ogul, ucunciisii de babadan ogula fi§kiran kelimedir. Aricak 
Hristiyanlann meliki, Yakubi ve Nasturi mezhepleri bu hususta ihtilaf 
etmi§lerdir. Allah'm laneti uzerlerine olsun. Bu ihtilaflannm keyfiyeti- 
ni ileride aciklayacagiz. Onlann, kral Kostantin zamanmdaki konsiille- 
rinden de bahsedecegiz. Konsiilleri, Hz. Isa'dan 300 sene sonra, Hz. Mu- 
hammed'in peygamberlik gorevini almasindanda 300 sene once tJ^n- 
mi§ti. Bu sebebledir ki Cenab-i Allah §oyle buyurmu§tur: «Oysa yafhiz 
bir Tanri vardir. Ba§ka tanri yoktur.» Yani Allah'tan ba§ka tanri yok- 
tur. O birdir, ortagi yoktur. E§i, benzeri, cocugu ve dengi yoktur. 

Sonra Cenab-i Allah onlari, bu gercege muhalefet etmeleri ve hakki 
kabul etmemeleri halinde tehdit ederek §6yle buyurmu§tur. «Bu dedik- 
lerinden vazgecmezlerse elbette onlardan inkar edenlere aci bir azap 
dokunacaktir.» 

Sonra Cenab-i Allah, kendi rahmet ve llitfu ile onlari tevbe edip 
magfiret dileginde bulunmaya davet etmi§tir. Cehennem ate§ini gerek- 
tiren bu biiyiik giinahtan vazgecmeye onlari cagirmis. ve §6yle buyur- 
mu§tur: «Hala Allah'a tevbe edip ondan af dilemiyorlar mi? Allah bagi§- 
layan, esirgeyendir.» 

Bundan sonra Cenab-i Allah, Hz. isa'nm ve annesinin durumunu 
acikhyor; Isa'nm kul ve elci oldugunu, annesinin de dosdogru bir kadm 
oldugunu beyan buyuruyor. Yani glinahkar ve kotii bir kadm olmadigi- 
ni soyliiyor. Zira Yahudiler, ona kotuiukisnad ediyorlardi. Allah'i^ 
laneti, onlarm uzerlerine olsun. Bu ayet-i Merimede, bazi alimlerimizin 



1 







iddialarmin aksine, Meryenfin peygamber olmadigma bir delil vafRir. 

«Ikisi de (Isa ile anasi, oteki insanlar gibi) yemek yerlerdi.» Bu ifade- 
lerle, yedikleri yemegin onlann makatlarindan pislik olarak bilahare 
ciktigi, iistti kapali ifadelerle dile getirilmektedir. Nitekim diger insan- 
lar da yedikleri yemekleri bilahare pislik halinde makatlarindan di§an 
atarlar, Bu durumda olan kimse nasil tann olabilir? Onlann bu iddiala- 
nndan v cahilliklerinden Cenab-i Allah, 50k yiice ve miinezzehtir. 

Siid ile dlgerleri dediler ki: «" Allah iiciin iicunciisudur." diyenler, 
elbjtteki kafir 6lmu§lardir.» ayet-i kerimesi ile kastedilen mana sudur: 
Hriltiyanlar, Isa ile annesi Meryem'in, Allah'la birlikte tannlar olduk- 
lanni iddia ediyorlardi. Nitekim Cenab-i Allah, onlann yani Hristiyan- 
lann kafirliklerini Maide siiresinin sonunda §u ifadelerle beyan buyur- 
maktadir: 

«Ve yi Allah demi§ti ki: "Ey Meryem oglu Isa, sen mi insanlara: "Be- 
ni vj*aann : emi, Allah'tan ba§ka iki tann edinin" dedin?» ^Haga", dedi, 
"Sen yiicesin, benim icin gercek olmayan bir§eyi soylemek Bina yaki§- 
maz. Eger demi§ olsam, sen bunu bilirsin. Sen benim nefsimde*olam bt- 
lirsin. Ben senin nefsinde olani bilmem. Qiinku gayiplari bilen yalniz 
sensin, sen! Ben onlara: Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a llulluk 
in, diye senin bana emretmis, oldugundan ba§ka bir§ey soylemedim. 
Ben, onlann icinde oldugum siirece on) an kolladim, fakat sen beni vefat 
ettirince onlan gozetleyen (yalniz) seivoldun. Sen her§eyi gorensin! 
Eger onlara azap edersen, onlar senin I^illarindu|(diledigini yaparsin); 
eger onlan bafi§larsany §iiphesiz sen dkima u^Sisun, hikmet sahibi- 

Sin!"» (cl-Maidc, ] 16-118.) 

Cenab-i Allah, kiyamet giiniinde Isa'ya ikram edici bir tarzda ve ifti- 
ra ederek Isa'mn Allah in oglu oldugunu ya da Allah yahut Allah'm orta- 
gi oldugunu iddia edip Isa'ya tapanlan kmayici bir tarzda soracaktir. 
Sorarken de Cenab-i Allah Isa'nin boyle bir§ey yapmadigini bildigi nal- 
de, sirf bu iftiralarda bulunup Isa'ya tapan kimseleri kmamayi kasdet- 
tigi icin Isa'ya §oyle diyecektir: «Ey Meryem oglu Isli, sen mi insanlara: 
"Beni ve annemi, Allah'tan ba§ka iki tann edinin" dedin?!» 

Isa: "Ha§a, sen yiicesin." dedi. Yani ey Rabbim sen, ortagin olmayj^- 
cak kadar yiice ve iistiinsiin: "Benim icin gercek olmayan birseyi soyii- 
mek bana yakisjmaz." Ygni buna sen den baskasinin hakki yoktur. Eger 
demis, olsam, sen bunu bilirsin. Sen benim nefsimde olani bilirsin. Ben 
senin nefsinde^blani bilmem. Qiinkii gayiplan bilen yalniz sensin, sen."» 
Bu, hitap ve cevap ta, muazzam bir edep ornegini sergileyen sozlerdir 
«Be"n onlara, senin bana emretmis, oldugundan ba§ka bir§ey soy| 
dim.» Ey Rabbim beni onlara peygamber olarak gonderip, onlara 
makta olan kitabi bana indird^pin zaman, bana emrettiklerinden basjka 
§eyleri onlara so^emedim. Sadece onlara §unlan soyledim: «Rabbim ve 




t 



♦ 



< 



,. 





I 



IBN KEf 







S 

( 



KESlR 

Jlabbiniz olan Allah'a kulluk edin.» Yani beni ve sizi yaratan, bana ve si- 
ze nzik veren Allah'a kulluk edin. «Aralarmda bulundugum siirpce on- 
lari kolladim. Fakat beni vefat ettirince (onlar beni oldiiriip cf 
germek istediklerinde sen bana merhamet edip beni onlardan kx 
rak ke*ndi yanina yiicelttiginde benim benzerim olan birini onlar 
Onlar da intikamlanm ondan aldilar. I§te boyle oldugu esj 
ri gdzetleyen (yalniz) sen oldun. Sen her§eyi gdrensin!» 
onra Isa (a.s.) i§i, Aziz ve Celil olan Rabbine havale edip Hristiyah- 
n beri ve uzak oldugunu gdsterircesine §oyle dedi: "Eger onlari 
|aplandinrsan, §iiphesiz onlar senin kullanndirlar." Yani onlar, bu 
ba miistahaktirlar. "Eger onlan bagi§larsan, siiphesiz sen daima iis- 
siin, hikmet sahibisin." Boyle derken Isa peygamber, sen4B§rgeyen 
ve bagislayansm, dememisti. 

Ibn Kesir tefsirinde, Imam Ahmed b. Hanbel'in Ebu Zer'den yaptigi 
bir rivayeti nakletmi§tik. O rivayete gore""fiasulullah (s.a.v.), yukanda- 
ki ayet-i kerimeyi okuyarak bir gece sajaha kadar namaz kilmi§ti. 
Ayet-i kjgimenin manasi §udur: «Eger ontara azap edersen, onlar senin 
kullanndir (diledigini yaparsm); eger onlan bagi§larsan, §iiphesiz sen 
daima iistiinsiin, hikmet sahibisin!» Rasulullah (s.a.v.) bu ayet-i keri- 
meyi okuyarak sabaha dek namaz kilmis, sonra da §oyle buyurmu§tu: 
«Onur ve iistiinliik sahibi olan Rabbimden, iimmetim icin §efaat dile- 
dim. O da bana sefaati verdi. Allah'a ortak ko§mayan kimselere in§aal- 
lah bu sefaat ula§acaktir.» Boyle dedikten sonra §u ayet-i kerimeyi ol?u- 
du: «Biz, gdgii, yeri ve bunlar arasmda biilunanlari, oyuncu (isi, eglence) 
olarak yaratmadik. Eger bir eglence edinmek isteseydik, kendi katimiz- 
dan (§ammiza yarasir bir eglence) edinirdik. Yapacak olsaydik, boyle 
yapardik. Hayir, biz hakki batihn iistiine atariz da o, onun beynini par 7 
calar, derhal (batihn) cam cikar. Allah'a yaki§tirdigmiz niteliklerden 
otiirii de vay siz (in haliniz)e! Goklerde ve yerde kim varsa hepsi O'nun- 
dur. O'nun yanmda bulunanlar, O'na kulluk etmekten biiyiiklenmez ve 
yorulmazlar. Gece gflndiiz tesbih ederler, hie ara vermezler.» (ei-Enbiya, 16- 

20.) K^^^ 

«Eger Allah cocuk edinmek isteseydi, yarattiklanndan diledigini 
secerdi. O (bundan miinezzehtir) yiicedir. O tek ve kahredici Allah'tir. 
Gokleri ve yeri hak ile yaratti. Geceyi giindiiziin iizerine doluyor, giin- 
diizii de gecenin iizerine doluyor. Giiries/i ve Ay'i, buyrugu altma aldi. 
Her biri, belli bir siireye kadar akip gitmektedir. Iyi bil ki 0, Aziz ve 90k 
bagi§layandir.» (ez-Ztimer, 4-5.) 

«De ki: "Eger Rahman'm cocugu olsaydi (O'na) tapanlann ilki ben 
olurdum (ciinkii cocuga saygi, babasma saygi demektir. Fakat boyle bir 
§ey olamaz). Gbklerin ve yerin Rabbi, Ar§'m Rabbi, onlarm nitelendir- 
melerinden yiicedir, miinezzehtir. "» (ez-Zuhruf, 81-82.) 



:•% 




mu^rnm^m' 



mm 



BUYUK *SLAM TARlHl 




123 



mami§tir.» 




«"Cocuk edinmeyen, miilk de ortagi olmayan, acizlikten ouiru bir 
yardimcisi da bulunmayan Allah'a hamdolsun!" de ve 0'iiu geregi gibi 
tekbir et (O'na yara§ir §ekilde saygi goster).» (el-Wa, ill.) 

«De ki: Allah birdir. Allah Samed'tir (her sjey, varhgim ve bekasim 
O'na bofl^diir^per §ey O'na muhtactir) Kendisi dogurm^ami^tir ve (ba§- 
kasi tarafmdan) dogurulmami§tir. Hie bir§ey O'hun 

(el-IhlSs.1-4.) 

Sahih hadisde sabit oldufjuna gore Rasulullah (s.a:^^oyie«ayur- 
mu§tur: «Allah Teala diyor ki: «Ademoglu bana sovdu^alsat buna hak- 
ki yoktur. O, benim cocugum oliuginy^^ildia ediyonjOysaki"Sen7bir ve 
Samed'im (her §ey bana muht^^dsfgti halde ben hi£ bir§eye mjihtac 
degilim). Dogurmami§im, doguru3^pami§im ve hicbir dengim oW>lma- 
mi§tir.» I i? 

Yine sahih bir hadisde Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: «Duy- 
dugu eziyetlerden^j^ru Allah'tan daha sabirk^ hie kimse yoktur. (insan- 
lar) O'na cocuk isnad ediyorlar. Halbuki 0, kendilerine nzik veriyor ve 
onlari afiyette ^ulunduruyor.» 

Yine sahih bi*hadisde Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: «Dog- 
rusu Cenab-i Allah, zalime miihlet veriyor. Nihayet onu yakaladigmda 
da asla birakma^lcaktir!» Boyle buyurduktan j|mra §u ayet-i kerimej 
okudu: HalkT^alim olan memleketleri helakl 
yakalamsi veiielaki boyledir. Cunkii onun yakaj 
tindir^Hii^b..) 

«NiceWnBlvar ki zulmederken ona biraz. 3 
onu yakalami§izd#r, (sonunda) doniis. ancak banadir.» (el-Hacc, 48.) 

«0nlan biraz gecindirir, sonra kaba bir azaba siireriz.» (Lokman, 24.) 

«De ki: "Allah hakkmda yalan uyduranlar, iflah olmazlar!" Dtinya- 
da biraz gecinir, sonra bize donerler. Sonra da biz, inkarlanndan dolayi 
onlara §iddetli azabi tattinriz.» (Yiinus, 69-70.) 

"Hele sen o kafiflere miihlet ver, biraz birak onlari (bildiklerine git- 
sinler.)" (et-Tank, 17.) 




gi zaman Rabbinin 
asi 90k aci ve 90k ce- 



rmi§iz. Sonra 



MERYEM OGLU ISA'NIN BUYUMESI 
KENDISINE VAHYIN GONDERILMESI 




I 



Onceki sayfalarda da Mnlatildigi gibi Isa peygamber, Mescid-i Ak- 
sa'ya yakin Beytii'1-Lahm denilen yerde dogmu§tur. Vehb b. Miinebbih 
ise, onun Misir'da dogdugi^goru^iindedir. Anasi Meryem ile Yusuf b. 
Yakub en-Neccar, Misir'daiTsefer etmi§lerdir. Meryem, semersiz bir 
merkebin iizerinde sefere cikmi§tir. 

Bu, sahih olmayan bir rivayettir. Onceki savfelarda gecen hadisler- 
de Isa peygamberin, Beytu'1-Lahm denilen yerde dogduguna delalet 






edilmektedir. Bu rivayete aykm sozler, asdsizdir. 

Vejib b. Miinebbih'in anlattigma gore Isa peygamberin dogdugu 
giinde putlar yiiziistii yere yikilmi§lardir. Bu olay, biitiin diipyada go- 
rulmii§tur. Hatta §eytanlar, putlann her tarafta yuziistii yikilmalan- 
nin sebebini bilemedikleri icin hayrete dii§mu§lerdir. Nihayet biiyiik 
§eytan, onlara bunun sebebini aciklami§; isa'nin dogdugunu haber ver- 
mi§ti. Onlar da ara§tirarak Isa peygamberi anasinm kucagmda bul- 
muslardi. Melekler, onu cevrelemi§lerdi. Yine o gecede gokte IJiiyuk bir 
yildiz gdrulmu§tii. Fars hiikiimdan, o yildizi goriince korkuy^ kapilmis. 
ve kahinleri toplayarak bu durumu sorunca kahinler de §oyle demi§ler- 
di: "Bu durumun gdriilmesi, yeryiiziinde biiyiik bir insanm dogduguna 
i§arettir!" Bunun iizerine hiikiimdar, elcilerini hediyelerle Isa'ya gon- 
derdi. Beraberlerinde altm, kiirek ve kalin halat vardi. §am'a geldikle- 
rinde oranin hiikiimdan, gelis, sebeblerini sordu, onlar da gelis, sebeble- 
rini anlattilar. Gokteki o biiyiik yildizm goriindiigii vakti sordu ve o za- ^ 
man isa'nin, Kudiis'de dogdugunu anladi. isa peygamber, be§lkte ko- | 
nu§mu§ oldugu icin durumunu herkes duymus. ve boylece me§hur ol- •* 
mu§tu. §am hiikiimdan, Isa peygamberi oldiirmek icin bu elciler|n ya- 
nma kendi adamlanni da katti. Bu elciler heyeti, hediyelerle Meryem'in 
yanina varip ellerindeki hediyeleri takdim edip yanmdan ayrildilar. 
Aynldiklannda Meryem'e, ba§kalan dediler ki: "§am hukumdarmm 
adamlan, senin cocugunu oldiirmek icin gelmi§ler!" Bunun iizerine 
Meryem, cocugunu alarak Misir'a gitti. Orada Isa (a.s.), ya§i onikiye va- 
nnc|jya jladar kaldi. Kiiciikliik demlerinde Isa'da bir cok mucize ve ke- 
rametler goriildii. Anlatildigma gore Meryem ile oglu isa'nin, yanina 
varip misafir olduklan valinin evinden bir§ey calmmi§ti. Oysaki vali- 
nin evine ancak yoksullar, zayiflar ve muhtaclar gelip bannirlardi. Ca- 
hnan mahni, kimin_aldigmi bilemiyordu. Bu durum Meryem'in agmna 
gitti. insanlarlai^V: sahibi olan vali de hirsizi bulmakta giicliik 9ektiler. 
Aciz kaldildannda bu i§i Isa peygamber halletmi§ti. §oyle ki: Orada bu- 
lunan ama bir adamla koturum bir adama ijr3&"et etmi§ti. Amaya: "§u 
koturumii omuzuna al da kaldir bakalim!" demi§ti. Ama: "Ben bunu ya- 
pamam!- deyince Isa ona §6yle demi§ti: "Yapabilirsin.. Evin §u yiiksek- 
teki penceresinden mail calmak icin nasil omuzuna ahp kaldirdiysan, 
§imdi de kaldir bakalim!" isa boyle deyince ama ile koturum onun sOyle- 
diklerini dogruladilar ve caldiklari mail getirdiler. Bunun iizerine isa 
peygamber, kiiciik bir cocuk oldugu halde insanlann goziinde biiyiidii 
ve itiban artti. 

isa pey gamberin bir ba§ka mucizesi de §u olmu§ti* Yaninda bann- 
diklari vali, cocuklarmi siinnet ettirdigi icin halka ziyafet cekmi§ti. 
Halk toplanip yemeklerini yedikten sonra vali onlara §arap icirmek is- 
tedi. O zamanm adetine'gore ziyafet sahibinin, yemekten sonra sarap 



4 



I 





BUYUK ISLAM TARlHt 

ram etihesi gerekiyorcMp'akat vali, §arap kiiplerinin ba§ma gidince, 
iylerinin Jpombos. oldugunu gordii. Bund^a son derece rahatsiz4>lup 
utandi. Ish. (a.s.), onun sikmtih durumunu^^^nce §arap kiiplerinin ya-* 
ni ba§ma gitti; elini k-iiplepft agzma siirdu; Mawi kiiptin agzma elini atii- 
riiyorsa o kiip, §araplann en iyisi ile dolup tas^pjrdu. msanlar^bi^durum 
kar§ismda son derece hSyrete fta§tiiler. isa (a.s.), onlann g§|leririae 
biiyiidii, ona ve anasma biiyiik servetler bagi§ladilar, ama orilar bu ser- 
vetleri ve hediyeleri kabul etmediler. Kudiis'eSfegru yola ciktilar. Dog- 
rusunu Allah bilir. ffi.*-. 

Ishak b. Bi§r, Ebu Hureyre'nin §oyle dedigini rivayet e£mi§tir: Mer- 
sem oglu Isa, heniiz bir bebek iken, Allah'in, dilini acmis. oldugd ilk co- 
cuktur. CenabhjNAllah'a oyle ovg&ler dizmi§ti ki, kulaklar onun gibisini 
duymus. degildi. Ovgii ve methiyesinde ne gune§i, ne ayi, ne dagi, ne lr- 
magfeie pman birakmami^"'' 
lah 'iji! Yiice oldugun halde 




;ok y||tesin. Yaratmis. old. 
>klen4iol» buyrugunla 
dind«ken diizgiin ±>igi 
itaafjedfc geldilef O 
irdir. Seni k atsagtf fc icm 
tbastiran Aurtiiiii yaratti 
tin. Gok tfeba 

1 

in izzeti 





en bahsetmis. fe sdyle demi§ti: "Al- 

iin bir sekildejarattih, onl^r. bTTOuman 

k taba^alan haline geTdilefi Senin emri- 

abakalannda seni tesj^ih fyfen melekler 

sbihte bulunurlar. O goklergp, karanhkla- 

iindiizleyin giinfe§ i§igiyla Ikainati aydm- 

nnda seni hamd ile tesbih e#n yildirimlan halk et- 

karanhklar afrdinhga donu§uf . O karanhklar icinde, 



yoiunu kayBe!inT§ kimseler icin Kandil gibi yildizlar yarattin.' Yaratmis. 
oldugun semalarla sen miibarek oldun. Sular iizerine serdigin yer ile 
yiice oldun ifeo yeri biiyiik dalgalann iizerine yiikselttin. Sen onu emrin 
altina ahp bbyun biiktiirdiin. O giicliidiir ama senin emrine itaat etmi§- 
tir;/DeJ|izin dalgalari sana kar§i boyun egip teslim pldu. Denizlerden 
sonra yeryiiziinden nehirler fi§kirdi. Nehirlerden sonra irmaklar mey- 
dana geldi. Bunlardan sonra da yerin derinliklerinden gelen su kaynak- 
lari fi§kirdi. Daha sonra nehirler, agaclar ve tiirlii iiriinler meydana gel- 
di. Bunlarm akabinde' yer iizerinde saglam kaziklar gibi daglar meyda- 
* na geldi ki btfnlar, yeri sular iizerinde sabit kilarlar. Biitiin bu yiice 
daglar, senin buyruguna itaat ettiler. 

Allah'im, sen miibarek ve kutlusun! Senin evsafina kim ula§abilir; 
Senin niteliklerine kim eri§ebilir! Bulutlan yayar, boyunlan esaretten 
kurtanr, hakki sahibine verirsin. Sen, hiikmedenlerin en iyisisin. Sen- 
den ba§ka tann yoktur. Noksanhklardan uzak ve miinezzehsin. Sue ve 
giinahlanmizdan otjirii senden bagi§lanma dilememizi emrettin. Sen- 
den ba§ka tann yokttfr. Sen noksanhklardan miinezzeh vejpicesin. 
Gokleri insanlardan gizledin. Senden ba§ka tann yoktur. SjgffiJoksan- 
hklardan uzak ve mimezzehsin. Ancak akilh kullann senden korkarlar. 



" P> 









— — 



m 



■^-^ 






< 



126 



1BN KESlR 





I 




Kendi uydurdugunuz bir tanri olmadigma taniklik ederiz. Sen oyle bir 
Rabsin ki zikrinin sonu gelmeyecektir. Senin ortaklann yoktur ki seni 
birakip da onlari cagirahm. Bizi yaratirken sana kimse yardim etmi§ 
degildir ki senin varhgindan §iipheye dii§elim. Senin bir ve tek oldugu- 
na, hie bir§eye muhtac olmadigin halde her§eyin sana muhtac oldugu- 
na, dogurmadigma ve dogmadigma, hie bir§eyin de senin dengin olma- 
digma taniklik ederiz." 

j^Ishak b. Bi§r, ibis*Abbas'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir: isa pey- 
gpKb'er'ji>e§ikte konu§tuktan sonra, artik konu§madi. BiilugJpbinceye 
kadar kimselerle konu§tugu goriilmedi. Bliluga erdikten sonrl Cenab-i 
Allah onun dilini acti. Ardi sira d^pna hikmet ve beyan verdf|Yahudi- 
ler, O'nun ve anasihm hakkmda cokca konu§tu,lar. Onun (haifp) veled-i 
zina oldugunu soylediler ve onu bu ad ile cagirmaya ba§ladilar. «Kufur- 
lerinden ve Meryem'e biiyiik bir iftira atmalarmdan (dolayi ba§lanna 
belalar getirdik).» (cn-Nisa, 156.) 

Isa peygamber, yedi»ya§ma vardiginda a^tasi onu mektebe gonde 
di. Hocasi on* bir§ey ogretmek icin derse basjadigmda, mutlaka Isa on 
"dan once dersi anlatmaya ba§lardi. Giiniin birinde hocasi ona (Ebu Cad) 
kelimesini ogretti. Isa: "Ebu Cad nedir?" diye sorunca hocasi bilemem 
dedi. Isa: "Bilemedigin §eyi bana nasil ogreteceksin?" dedi. Bunun uze- 
rine isa (a.s.) ona, yerinden kalk,dedi. Hocasi yerinden kalkti, isa da 
onunyerine oturdu. isa (a.s.), ona: §imcii sor bakalim, deyince hocasi: 
"Ebu Cad nedir?" diye sordu. isa ona §u cevabi verdi: "Ebu Cad kelime- 
sindeki (Elif) Allah in nimetlerine i^ar^ttir. (Be) harfi de Allah'm iistiin- 
liigiine i§arettir. (Cim) harfi, Allah'm giizellik ve cemaline isaretti»{ Ho- 
casi, isa'nm bu izahati karifrsmda hayrete kapildi. Boylece Ebu Cad ke- 
limesini ilk tefsir edip aciklayan, isa peygamber oldu. 

Anlatildigma gore Osman (r.a.), bunu Rasulullah (s.a.v.)'a sormu§, 
o da bunu aciklarken Ebu Cad kelimesindeki her harf iizerinde uzun 
uzadiya konu§mu§tu. 

Bu, bir uydurma hadis olup uzeri^de durulmaya degmez! ^ 

ibn Adi, bunun asilsiz bir hadis oldugunu ve mesned kabul edileme- 
yecegini soylemi§tir. 

ibn Luhay'a, Abdullah b. Omer'in §oyle dedigini rivayet etm-i§tir: 
sa b. Meryem, henliz cocuk iken baska cocuklarla oynar ve onlafdaniri- 
rine §oyle dermi§: "Annenin senin icin gizledigini sana soyliyeyim im?" 
Cocuk da evet, deyince isa: "Annen, senin icin §unu ve §unu gizlefi." der- 
mic. Bunun iizerine cocuk, annesine gidip: "Benim icin gizledikjedikle 
rini bana yedir." dermi§. Annesi: "Senin icin neyi gizledim ki?"Miye s 
runca cocuk, "§unu ve §unu gizlemi§sin." diye cevap verirmi§. Annes: 
"Bunu sana kim soyleda?" diye sorunca cocuk: "Meryemiin oglu isa ban 
soyledi." dermi§. 



3 




HUYUK ISLAM TAI : 



127 



i 



Biiyiikler biraraya gelerek: "Vallahi §u cocuklan Meryem 'in oglu ile 
birarada birakirsamz, Meryem'in oglu bunlarm ahlakmi bozacaktir." 
demi§ler ve 90cuklan bir odaya hapsederek kapisim iizerlerine kilitle- 
mi§ler. Isa (a.s.), onlan aramaya cikmi§, bulamamis. ve nihayet guriiltii- 
lerinin bir evden geldigini duymu§, bu guruiuiyu yapanlann kiriiler ol- 
duklarim sorunca: "Bunlaf maymunlarla domuzlardir." demi§ler. Isa 
(a.s.) da: 'lAllah'im bdyle olsunlar." demis. ve o odaya hapsedilen cocuklar, 
maymunlarla domuzlara denu§mu§ler! Bunu, Ibn Asakir rivayet etmi§- 
tir. 

Ishak b. Bi§r, Ibn Abbas'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Isa (a.s.) 
cocuklugunda acaip haller goriir ve Cenab-i Allah'tan kendisine ilham- 
lar gelirdi. Bu durumu, israilogullan arasmda yayildi. Nihayet Isa (a.s.) 
geliijip biiyiinieye ba§ladi. israilogullan onu oldiirmek istediler. Anasi, 
onun icin korkar oldu. Allah, ariasina vahiy gondererek oradan aynlip 
Misir diyanna gitmesini emretti ve Cenab-i Allah buyurdu ki: «Meryem 
oglunu ve annesini (de kudretimize) bir isjgret kildik ve onlan oturmaya 
uygun, ce§meli bir tepeye yerle§tirdik.» (el-Mu'miniin, so.) 

Selef ulemasiyla tefsirciler, bu ayet-i kerimede gecen ve oturmaya 
elveri§li, ce§meli bir yer olarak nitelendirilen tepe hakkinda farkli go- 
rii§ler beyan etmi§lerdir. Gercekten*de tepenin bu nitelikleri gayet aca- 
iptir. Bir tepe ki; yer seviyesinden yiiksekte olacak, oturmaya elveri§li 
olup ce§meli olacak ve ce§mesinden cikan sular da yeryiiziinde akip gi- 
decek! Denildigine gore burasi, Isa (a.s.) peygamberin Kudus yakinm- 
daki dogum yeridir. Orada bir hurma agaci varmi§, bu sebeble Cenab-i 
yuruyor ki: «Altindan (Isa veya Cebrail) oj^goyle seslendi: 
RaJafein altmda biiyiik bir irmak yapti."» (Mcrycm, 24.) 

Ibn Abbas'a gore ayet-i kerimedeki irmaktan kasit, §am'm lrmakla- 
ndir. Belki de o, Isa'nin (a.s.) dogum yerini §am nehirlerine tefbih et- 
me"fe*i'Sffemi§tir. Ehl-i Kitaptan ve onlardan nakil yapan bazilannm id- 
dia ettikllrine gore bununla Mj,sir.kastedilmi§tir. Dogrusunu Allah b*£ 
lir. Orasmin Remle qi|Euglinu "soyleyenler de^vardir. 1 ^^^ L ^j 

Ishak b. Bi§r^- Vehb b. Miinebbih'in §oyle dedigini rivayet kii§tir: 
Isa peygamber onti? ya§ma vardigmda ona, Misir'dan Kudus 'e donmesi- 
ni emretmi§tir. Anasmin dayisi oglu Yusuf, yanlanna gelerek anasiyla 
isa (a.s.)'yi, bir e§ege bindirerek Jjaidiis'e getirmi§tir. Cenab-i Allah, 
kendisine incil'i indirip Tevrat'i ogfe.tinceye kadgr Kudiis'te ikamet et- 
mi§tir. Orada Cenab-r Allah kendisine oliileri dif^Ilme, hastalan iyile§- 
tirme, insanlann evlerincfe sakladiklari §eyleri bildirme gibi mucizeleri 
ihsan etmi§tir. Onun geli§ini halk kendi aralannda anlatmaya ba§ladi- 
lar, Onun gosterdigi acaip hallerden iirktiiler. Onun yaptiklanm tuhaf 
bulup hayretle kargiladilar. 0, oilan Allah'a kulluga davet etti. isa pey- 
gamberin yaptigi i§lerle soyledigi §eyler ve durumu halk arasmda yayil- 
di. 
(1) Tefsir-i TaberT, XVIII, 20-22. 







W0m 



DORTB 

•' NE§EK 

Cbu Zer'a ed-Dimi§ki 
mi Jk: "Te^vrat, Mu^a'ya 
ZefcpLJ Davud'a, ramaz 
Tevrat'm nuzuliinden 4 
lu Iga (a.s.)'rei ramazanm 
nuzulii, Zefcfimijin niizul 
hammed (s. 
«Ramaz 



m KITAP NE ZAMAN VE 
JbE NAZIL GLfr*J§TUR? 



Salih'in s^^^dedigini nvaye 
.1 olr 



uaviye b. 
amazan'm ilk aiti gecesinde nazil olmu 
ilk oniki gecef inde nazil plmu§tur. Ze 
ene sonra nazillolmus.tur. incil, Merye 
k onsekiz gecesinde nazil eknu§tur. in 
en 1 050 sene sonra olmu§tur. Furkan, 
ramazanm ilk yirmidort gecesindeliazil olmu§tur 
yi ki onda Kur'an indirilmi§tfr.» (ci-Bakara,i85.) ayet-i ker - 




mesini Ibn Kesir Tefsirifide a^iklarken bu konuda varid olan hadisle i 
nakletmi§tik. Bu hadislfer meyanmda, incil'in Meryem oglu isa'y; , 
ramazanm ilk onsekifgecesinde nazil oldugunu da fc|glirtmi§tik. 

J&p Cerir, tarihinde, incil'in, otuz ya§mdayken jsa'ya nazil oldu 
nu anlatraj^ir. isa o^uziic ya§mdayken degoge-yukseltilmi^tir. Nite- 
kim Allah izin verirsejilefgdj! bunu agiklayacagiz. 

ishak b. Bi§r, Ebu mrreyre'nin s/dyle dedigini rivayet eti»i§tir; 
Cenab-i Allah, Meryem oglu isa'ya vahyetti ki: "Ey isa! Emrimfciddiye 
al, asla ihmal etme. Buyruguma kulak ver ve itaat et. Ey iffetli bakire ve 
temiz kadmm oglu! Sen babasiz diinyaya geldin ve seni alemlere (kud- 
retim icin) bir i§aret olarak yarattim. Sadece bana kulluk et ye yalmzca 
bana tevekkiil et. Kitabi kuvvjgjtle tut (onun hiikumlerini tatbik et). Siir- 
yanilere acikla. Kar§mda bulunan kimselere, benim hak ve diri olduigu- 
mu, asla zeval bulmayacak bir zat oldugumu teblig et. Deve sahibi, sa- 
nkh, zirhh, ayakkabih, eli degnekli, gu-zel gbzlii, parlak ahnh, yanaklan 
acik, ifeci kivircik, sakah sik, ka§lan birbirine yakm, §ahin burdUi, slit 
di§lerihin arasi azicik acik, alt dudagiyla cenesi arasmdaki tiiyle: 
gin, boynu giimu§ten bir ibrik gibi, kopriiciik kemikleri arasmda 1 
gibi, yelesinden gobegine dogru bir cizgi gibi akan killari bulunan, kar- 
mnda ve gogsiinde bu killardan ba§ka kil bulunmayan, avuclan ve 
ayaklan sert olan, dondligiinde her "tarafi donen, yiiriirken de sanki bir 
kayaliktan s6kulmii§cesine ve bir tepeden dogru akarcjisma yiiriiyen, 
teri yiiziinde inci taneleri gibi olan, kendisinden misk koSusu gibi koku- 






lar sagilan, kendisinden once ve sonra emsali goriilmemis. giizel endam- 
h, temiz ve giizel kokulu, cokjkadinla evlendigi halde nesli az olan iimmi 
ve Arap peygamberi tasdik edip dogrulayin. Onun nesli miibarek bir ka- 
dindan tiireyecektir. O kadinin (Hz. Hatice'nin) Cennet'te kami§tan ya- 
pilma, icinde giiriiltii ve yorgunluk olmayan bir ko§kii olacaktir. Ey Isa, 
nasil ki Zekeriyya senin ananin bakimini iizerine alip tekefful ettiyse, 
seiWe ahir zamanda peygamberi tekefful et. Onu korumaya bak. Onun, 
o kadindan dogma iki cocugu §ehid olacaktir. Benim yanimda ba§ka bir 
be§er$ nasib olmarnis, bir makami vardir. Onun kelami Kur'an'dir, dini 
Islam'dir ve selam ona gelmi§tir. Onun zamamna kavu§up sozunu i§i- 
tenlewe ne mutlu!" 

Isa dedi ki: "Ya Rabb! Tuba nedir?" Allah Teala buyurdu ki: "Tuba, 
Cennet'te bit agactir ki ben onu kendi ellerimle dikmi§im, o birjlin cen- 
netlikler icindir. Onun kokii Ridvan'da'n, suyu tesnim'den, seriiiligi de 
kafur serinligindendir.-Tadi, zencefil tadi gibidir. Kokusu, misk kokusu 
gibidir. Ondan bir kez icen artik ebediyyen susama^z!" Isa dedi^kif "Ya 
Rab, banajo sudan icir." -^tt tffc. 

a Allah buyurdu ki: "Muhammed (s.a.v.) ondan icmedikce ba§ka bir 
peygamberin ondan icmesi haramdir. Onun iimmeti bu sudan icmedik- 
ce basjta iimmetlerin bu sudarf icllheleri haramdir. Ey isa! Seni kendi ka- 
tima yiikseltip alacagim." 

Isa (a.s.) dedi ki: "Ya Rab! Beni niciri kendi katina yiikseltip alacak- 
sin?" * 

pllah Teala buyurdj| ki: "Seni kendi katima yiikseltip alacagim. 
Sonra da ahir zamanda yeryiiziine indirecegim ki bu peygamberin (Mu- 
hammed'in) iimmetindeki acaiplikleri goresin ve lanetli Deccal'i oldiir- 
mek icin onlara yardimjffelesin. Seni bir namaz vaktinde indirecegim, 
sonra onlara namaz kifdirmayacaksin. Ciinkii onlar rahmete ugram|§- 
tir. Peygamberleri Muhammed'den sonra onlann peygamberleri olma- 
yacaktir." 

Hi§am b. Ammar, Abdurrahman b. Zeyd'den, o da babasindan riva- 
yet ederek dedi ki: isa §6yle dedi: "Ya Rab! Beni, rahmete ugramis. bu 
iimmet hakkmda bilgi sahibi kil." 

Allah Teala buyurdu Id: "Muhammed iimmeti, alimler ve hikmet sa- 
hibi kimselerdir. Peygamberler gibidirler. Benim nimetlerimin azina 
razi olurlar. Ben de onlarwa az amelleiane razi olurum. 

( ii^jiv ) sozii kar§iliginda:onlan Cennet'e koyanm. Ey Is^ on- 
lar Cennet halkmin cogunlugunu te§kil edeceklerdir. Ciinkii hi? bir* 
kavmin dili, onlar kadarf aVi'Jiv ) sozunii soyleyerek itaat etmis. 



degildir. Ve yine higbir kavmm boynu, secde ederek ontarin boynu ka- 
dar egilmis. degildir!" M^^^^^^—^^gjj^^^^^^^ 



Ibn Asakir, Abdullaltb. Avsece'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir:j 








I 




mab-i Allah, Meryem oglu Isa'ya §oyle vahjsetti: "Kendi meselelerini 
(§ti§undugun kadar en azindan beni de dii§iin. Ahir#tin icin beni kendi - 
ne azik yap. Nafile ibadetlerle bana yaklas. ki,seni seveyimrBenden ba§- 
kasini dost edinme, yoksa seni yalniz ve yardimsiz birakinm. Belaya 
kar§i sabirli ol. Kazaya kar§i nza gdster. Beni memnun etmeye cah§. Be- 
ni memnun edip itaat edersen, siha kar§i zorluk ciArmam. Bana yakm 
ol, devamh surette dilin ile zikrimi'Siya et. SevginPrenin kalbinde olsun. 
Gaflet ve uyku saatlerinde uyanik ol. Giizel zekan ile hiikmet. B.ana kar- 
§1 korku ve iimitjcinde ol. Benim ha§yetim ile kalbini oldiir. Beni mem- 
nun etmek icin geceleri gozet. Susuz kahnacak olan kiyamet giiniinde 
susuz kalmak istegaiyorsan, giinduzlerini karalt. Hayir i§lerini yap- 
makta olanca giiciinii sarfet ve basjkalanyla* yart§a gir. Her nereye 
ybnelirsen, hayn ve iyiligi tarn. Yaratiklarima ogiitlerimi ula§tir. Kul- 
lanm arasmda adaletimle hiikmet, unutkanfik hastaligma, gozlerin 
erdelenmesine benzer kalbi vesvese hastahklan icin ben sana §ifja in- 
dirdim. Olmiis. kimseler gibi d^kj^jik gosterme. Halbuki sen soluk al- 
makta olan bir canhsin. 

Ey Meryem oglu |sa! Bana iman eden her yaratik mutlaka benden 
k©*kmus. ve bana kar§i boyun egip goniilden ibadet etmi§tir. Bana kar§i 
goniilden ibadtft^edip korkulu oran kimse, mutlaka sevap ve mukafatini 
iimid etmi§tir. Benim kanunlanm degi§medigi takdirde - ki_degismeye- 
cektir - bu gibi kimselerin, benim azabimdan emin olacaklanna sen §a- 
mtol. ' 

Ey bakire §e iffetli |$eryem oglu Isa! Sag ol^u^m miiddetfe nefsin 
icin agla, tipki aile efradiyla vedala§ip diinyayi ve lezzetleri ehline terk 
eden ve ragbeti, Rabbinin yanmda bulunan §eylere ybnelen kimseler gi- 
bi kendi haline agla. Hayatta iken yumu§ak sdzlii ol ve selami da herke- 
se yay. Iyi kimselerin gozleri kapanip uyuduklannda sen uyanik ol. Ahi- 
rete dair gelecek olan seylere kar§i tedbirli ol. Siddetli bela ve musibet- 
lerle zelzelelere kar§i tetikte ol ki, mal ve coluk cocugun fayda veremiye- 
egi biran gelmeden once tedbirini almis. olasin. Goziine huzun ve melal 
siirmesini gek. Serseriler giilerken sen agla. Aglarken de sabirli ol ve 
mukafatini Rabbinden bekle. Sabreden kimselere vadettigim §eyler sa- 
na ula§tigmda sana ne mutlu! Diinyadaiken Allah'm insanlan kiyamet 
giiniinde diriltecegi giiniin sevabmi bekle. Seninle sava§an diinyanm 
tadi nedir ki, ondan lezzet alasm. Ancak sana yetecek kadanni diinya- 
dan ahp tat. Diinyanm riimetlerine pek aldaris. etme. Onun kaba ve kati 
olan seyleriyle yetin. Gidecegin sonucu mutlaka g6rmii§siindfi?. Hesap- 
h cah§. Ciinkii yaptiklannm hesabini vereceksin. Salih kullarim icin 
hazirladigim §eyi gozlerin farketmis. olsaydi; kalbin erir ve canin cikip 
giderdi." 

Ebu Davud, "Kitabu'l-Kader" de Ibn Tavu&lan. o da babasindan 
















rivayet ederek dedi ki: , ( , : 

Meryem oglu Isa iblis'le kar§ila§ti. Isa (a.s.) ona §oyle dedi: "Bilmez- 
misin ki kaderinde ne yazihysa ancak o senin ba§ma gelir?" Iblis JHi ki: 
"Oyleyse §u dagin tepesine 91k, oradan a§agiya yuvarf an bjikahm, ya§a- 
yacak misin, yoksa ya§amiyacak misin?" j|P ^^^m 

Isa (a.s) dedi ki: "Bilmez misin ki Cenab-i Allah §oyle buyurmu§tur: 
"Kulum beni denemesin. Ben diledigimi yapanm!" 

Ziihri demis, ki: "Kul RAbini deneyemez. Ancak Allah, kulunu de- 



ner. 

Ebu Davud, Tavud'un §byle dedigini rivayet etmistir: «§eytan, Mer- 
em oglu Isa'ya gelerek §oyle dedi: "Sen dogru sozlii lHl*adam ftdiiunu 
iddia ediyorsun, 6yle degil mi? Oyle ise bir ucurumun ba§ma gerderken- 
dini a§agiya at bakahm!" Isa (a.s.) dedi ki: 'Vaziklar olsun sana, Allah 
§oyle buyurmamis; midir: «Ey ademoglu! Behden bliimunu isteme. Cun- 
kii ben diledig&tiyapanm." 

Ebu Tevbe er-Rabi' b. Nafi', Halid b. Yezid'in §oyle dedigini rivayet 
etmi§tir: "§eytan, Isa peygamkprle beraber iki ya da on sene ibadet et- 
mistir. Bit gun bir dagin ufurAakisminin keharjiia gelerek Isa (a.s.)'ya 
§oyle deifni§tir: "Ne dersin, kendfcfe a§agiy^gatayim jni, Allah'm benim 



i?" 



jkbir 



»o 



ToSpian eaecek Dir 
byle dedikten sonra 

mi§. . 

t ederek dedi ki: 



kaderime yazdigi §eyden ba§ka bir§ey basJ 

' Isa (a.s.) ona §u kar§ihgi vermi§: "Ben tmm 
kimse degilim. Ama dilerse, beni imtihan eder.,' 
arkada§mm §eytan oldugunu anlamis, ve ondan 

Ebu Bekir b. Ebiddiinya, Ebu Osman'dan rn 
«Isa (a.s.) bir dag ba§mda namaz kihyordu. Iblis, Ona gelerek §oyle dedi: 
"Sen misin, her§eyin kaza ve kader ile oldugunu soyleyen?" isa (a.s.), 
evet, deyince iblis §6yle dedi: "Oyle ise kendini §u dagdan a§agi at da bu, 
benim kaderimmis. de." iblis'in boyle demesine isa peygamber §u kar§i- 
hgi verdi: "Ey melun! Allah kullarim imtihan eder, ama kullar Aziz ve 
Celil olan Allah'i imtihan edemezler!" I *, 

Yine Ebu Bekir b. Ebiddiinya, Siifyan b. Uyeyne'nm §byle dedigini 
rivayet g.t.mi§tir: Meryemoglu isa (a.s.) iblis'le kar§ila§ti. iblis ona dedi 
ki: "Ey Mejyem oglu Isa! Senin rabbhgin dereceye varmi§tir ki be§ikte 
bir cocukfkei»kon«u§tun. Halbuki daha once se«die»?ba§ka be§ikte konu- 
§an bir cocuk gbrulmus*(fegildir.!" 

isa (a.s.) dedi ki: "Ha^yir, rabbhk ancak Allah'a mahsustur. O Al- 
lah'tir ki beni be§ikteki bir cocuk iken konu§turdu. Sonra yine O, beni bl- 
duriip ahirette diriltecektir." 

iblis dedi ki: "Senin rabbligm dereceye varmi§tir ki, oliileri dirilti- 
yorsun." 

isa (a.s.) dedi ki: "Hayir, rabbhk ancak diriltip oldiiren Allah'a mah- 
sustur. Benim dirilttigimi bfdurur, sonra yeniden diriltir." 











132 ^ m •#^©N#tek» mS**^ w My_ 

Iblis dedi ki: "AHah'a andolsun ki sen gokte^e yerde tannsm." Boyle 
deyince Cebrail kanadiyla carparak onu gune§e firlatti. Sonra yine ka- 
nadiyla carparak onu kaynak sularla fokurdamlikta olan bir pinara fir- 
latti. Uciincii kez kanadiyla carparak onu okyahusa firlatti ve yerin di- 
bine batirdi. Oyle ki Cehennem'deki koku§mu§ camurlann tadini aldi. 
Sonra yeniden yeryiiziine cikarak: "Ey Meryem oglu! Senden gOrdiikle- 
rimi §imdiye kadar hie kimseden gOrmedim!" dedi. ,.^ . s 

Hafiz Ebu Bekir el-Hatip, Ebu Seleme Siiveyd'in §oyl© dedigini riva- 
yet etmi§tir: isa (a.s.), Mescid-i Aksa'da namaz kildi, soriia oradan ayri- 
lip^gitti. Sonra bazi gecit yerlerinden gecerken Iblis'le kar§ila§ti. Iblis 
yolunu kesti ve ona^oyle demeye ba§ladi: "Sen kul olmaya layik degil- 
sin" Bu soziinii defalarca tekrarladi, ama Isa ondan kurtulmak icin can 
atiyordu. Fakat bir tlirlii kurtulmanin yolunu bulamiyor, Iblis de ona 
habire §oyle diyordu: "Ey Isa, kul olmak sana yaki§miyor!" 

Ondan kurtulmak igin Hz. Isa, Rabbinden imdat istedi. Cebrail ile 
Mikail onun imdadma ko§tular. Iblis, onlari^oriince Hz.isa'dan vaz- 
gecti ve geri durdu. Tekrar dar gecide geldik-Igrinde Cebrail ile Mikail, 
Isa (a^.)'yi aralanna alip korudular. Cebrail^^nadiyla iblis'e vurarak 
onu vadinin ortalanna dogru firlatti. Oradan cikip .tekrar isa (a.s.)'mn 
yanina geldi. iblis biliyordu ki, Jgebrail ile Mikail kendisine ba§ka bir ce- 
za vermekle emrolunmus, deg^pirler. Bunun icin de isa'ya §oyle dedi 
"Ey i^a, kul olmanm sana'yl|h§madigini soylemiftim. Ciinkii senin 
ofke^nmen, kulun ofkelenmesine benzemiyor. Ofkelendigin zaman 
sende-oyle haller gdrdiim ki, bu haller kul haline benzemiyordu. Sana 
uygun bir duruma seni cagiriyorum. Gel dedigimi yap. §eytanlara emir 
vereyim de sana itaat etsinler. insanlar, §eytanlann sana itaat ettikle- 
rini gOrunee sana ibadet ederler ve sana kul olurlar. Ben sana demiyo- 
rum ki tek ilah ol da beraberinde ba§ka ilaftlar olmasm. Yalniz Allah 
gokte ilah olsun. Sen de yerde ilah ol." 

Hz. isa, iblis 'in boyle dedigini i§itince yine Rabbinden imdat istedi 
ve feryad-u figan etmeye ba§ladi. Bu defa da imdadma israfil geldi. Se- 
madan inip yanlanna vardi. Cebrail ile Mikail ona baktilar, iblis de ar- 
tik isa (a.s.)'dan geri durdu. Yanlanna vardiginda israfil, kanadiyla ib- 
lis'e vurarak onu giine§e firlatti. Sonra yine kanadiyla vurarak yere.du- 
§iirdu. Hz. isa da yerinde duruyordu. Hz. isa'ya: "Bu gun senin yiiziin- 
den cok yoruldum." dedi. Iblis i giine§e kadar firlatmis. ve giine§e carp- 
mi§ti. Sonra onu kaynar sularla fokurdamakta olan bir pinara atmi§ti. 
iblis orada yedi melekle kar§ila§mi§ti. Melekler onu kaynar sularin ici- 
ne batirdilar. Ciktikca yine batirdilar. Birkac defa cikip batirdiktan 
sonra melekler, artik bu pmarm icinden cikamaz, dediler." 

ismail el-Attar, Ebu Huzeyfe'nin §byle dedigini rivayet etmi§tir: ib- 
is'in §eytanlan, etrafinda toplandilar ve: "Ey efendimiz, sen cok yorul- 






BUY K ISLAM 



dun." dediler. Iblis. dedi ki: "Isa (a.s.), masum ve gunahsiz bir kuldur. 
Onu yoldan cikaramiyorum. Ama onun sebebiyle bir cok insanlan hak- 
tan saptiracagim. Kalblerine muhtelif hevesler ve arzular sacacagim. 
Onlan gruplara ve firkalara ayiracagim. Onunla anasini, Allah'i bira- 
karak iki tanri edinecekler!" 

Bunun uzerine Cenab-i Allah da Isa'yi desiekleyecek ayetler indir- 
di. Onu, Iblis'den korudu. Indirdigi Kur'an, onun, Isa'ya vermis, oldugu 
nimetleri anlatiyordu. §oyle ki: 

«Ey Mefy'em oglu Isa, sana ve annene ©Ian nimetimi hatirla. Hani 
seni Ruhu'l-Kudiis (Cebrail) ile desteklemi§tim. Be§ikte ve yeti§kin 
iken insanlarla konu§uyordun. Sana kitabi, hikmeti, Tevrat'i ve Incil'i 
ogrettim. Benim iznimle camurdan ku§ §eklinde birsey yapiyor, icme*iif- 
liiyordun. Benim iznimle kus, oluyordu.» (cl-MAidc.no.) 

Du§kunleri ve miskinleri sana arkada§ ve yardimci kildim. Sen dc 
onlan, arkadas. ve yardimcilar olarak benimsedin. Onlar da seni, dogjjii 
yola ileten ve Cennet'e gotiiren bir rehber olarak benimsediler. Bu iki 
biiyiik ahlaki boylece bilesin ki bunlarla kar§ima ?ikan kimse, benim en 
90k sevdigim kimsedir ve en temiz olan ahlaKia kar§ima gikmi§tir. 

israilogullan sana: "Oru9 tuttuk ama orucumuz kabul edilmedi, na- 
maz kildik ama namazimiz kabul edilmedi, sadaka verdik ama sadaka- 
lanmiz kabul edilmedi, develerin iniltisini andiran bir aglayis^la agladik 
ama agfigya§imiza merhametle mukabele edilmedi!" diyecekler. : Sen de 
onlara de ki: "Peki ama nifin? Beni bundan menedecek ne vardir? Be- 
nim elimdekiler azaldi. Ya da goklerle yerin hazineleri benim elimde de- 
ildir ki diledigime diledigim kadanm sarfedeyim. Yoksa bana cimrilik 

bula§ti? Ben, isteyenden daha comert degilim. Verenden de daha 
zengin degilim. Yoksa benim rahmetim mi daraldi? Ancak benim rah- 
metiinin fazil^ti.ve bollugu ile merhamet edenler birbirlerine acirlar! 

Ey Isa b. Meryem! Eger bu millet kalplerinde meydana gelen hikme- 
te aldanip yoLdan^ikinagalardi, bununla, diinyayi ahirete tercih etme- 
selerdi, nereden gelmi§ olduklanni bileceklerdi. Boyle olunca da en bii- 
yiik du§manlarmm kendi nefisleri oldugunu kesinlikle bileceklerdi. 
Ben onlarm oruclanni nasil kabul ederim ki, onlar oruca kar§i haram yi- 
yeceklerle kendilerini besliydrlar? Ben onlarm namazlanni nasil kabul 
ederim ki, onlarm kalpleri bana kar§i sava§ ilan edenlere've haramlari- 
mi helal sayanlara meylediyor? Ben onlarm sadakalarmi nasil kabul 
ederim ki, onlar bu sadakalan dolayisiyla insanlara gazapiediyorlar ve 
onu helal olmayan yerlerden kazamyorlar? Ey Isa! bu sebebjden dolayi 
ben bu milleti cezalandiracagim. Bunlann ellerihden, peygamberlerin 
kanlari damladigi halde bunlara nasil merhamet ederim? Bilakis bun- 
lara daha 50k gazap ederim! 




k 



luk ec^p sozlerimi size teblig edenleri size kom^u, arkadas, ve §eref or- 
taHan yapacagist-. Goklerle yen y&rattigim glin §una hiikraisjjtim ki: Se- 
ni ve anani, Allah'i birakip da ikr%anri olarak k'abul edenleri Cehen- 
nem'in en alt.tabakasina atacagim! wL. ^ 

Goklerle yeri yarattigim gun §una hiikmettim ki: Ben bu dini, ku 
lum Muhammed'in eliyle kemale erdirecegim^Nebiler ve miirseller zin 
cirinin sonunu onunla getirecegim. O Mekke'de dogacak. Giizel bir yere 
hicret edecek. Onun halefleri, S^m 1 fehukiini siireceklerdir.,0 kaba ve 
kati bir insan degildir. SokaHardatoafiflik etmeyecektir. Fuh§iyat ile zi- 
netlenmeyecektir. Cirkin sozler sarfetmeyecektir. Her giizel i§e onu 
sevkedecegim. Her giizel ahlaki ona bah§edecegim. Kalbini takvali kila- 
cagim. Aklma hikmet verecegim, tabiatim vefali, gidi§atim adaletli, se- 
riatim hakfSinini Islam kilacagim. Admi Ahmed yapacagim. Sapiklik- 
tan sonra insanlan onun sebebi ile hidayete erdirecegim. Onun vasita- 
siyla cehaleti kaldinp ilmi verecegim. Yoksulluktan sonra onun vesile- 
siyle zenginlik verecegim. Onu, seviyesinden daha da yiikseklere. cika- 
racagim. Onun ile sagir kulaklan, kilitli kalpleri acacagim. Daginik ve 
nvuhtelif heva ve hevesleri, onun sayesinde biraraya getirecegim. Onun 
iimmetini, insanlar icin cikanlmis. en hayirli iimmet kilacagim. Onun 
iimmeti iyiligi emredip kotiiliikten sakmdiracaklardir. Ihlash olacak- 
lardir. Kendilerinden ohee^kl ,s peygamberlerin getirdikleri ahkami tat- 
bik edeceklerdir. Tesbih, takdis ye tehlili onlara ilham edecegim. Onlar 
da mescidlerinde, meclislerinde, eVlerinde, gezip dola§tiklan ve ugra- 
diklarfflprlerde tesbih, takdis ve tehlilde bulunacaklardir. Ayaktayken, 
otururken, riiku ve secde halinde iken, benim icin namaz kilip dua ede- 
ceklerdir. Benim yolumda saf tutup cihad edeceklerdir. Kanlanni, be- 
nim yolumda sunacaklardir. Incilleri (Kur'anlan) gogiislerinde olaeak- 
tir. Kurbanlan, kannlarinda olacaktir. Geceleyin abid, giindiizleywt as- 
lan olacaklardir. Bu, diledigim kuluma verecegim bir liitfumdur. Ben 
biiyiik liituf sahibiyimdir.» 

'Allah izin verirse Maide ve Saf surelerinde bu ifadeleri teyid 
aciklamalarda bulunacagiz. 

Ebu Huzeyfe, Kabu'l-Ahbar, Vehb b. Miinebbih, Ibn Abbas ve 
man Farisi'den rivayet ederek dedi ki: Meryem oglu Isa, peygamberli 
vazifesi ile gorevlendirildiginde Israilogullan na apacik belgeler getL 
di. israilogullan nin miinafik ve kafirleri ise onu taacciible kar§ilayip 
alaya aldilar ve;§oyle dediler: "Ey Isa, falan adam diin ne yemek yedi ve 
evinde ne sakladi?" Onlann boyle sormasi iizerine isa da gereken cevabi 
onlara veriyor&u. Bunun iizerine mii'minler, imanlanni daha da arttir- 
dilar. Kafirlerle miinafiklarsa, §iiphe ve inkarlanni daha da fazlala§tir- 
dilar. 

Buna ragmen isa'nin barmacagi bir evi yoktu. Yeryiiziinde dola§i- 




[ edici 
e Sel- 



•■ 




— "" 



BUYUK ISLAM TARlHl 

yorau. iseiirii bir yeri yoktu. Kendisine verilen ilk mucize, oliileri dirilt- 
mek oldu. Giinun birinde mezarliktan gecerken kadimn birinin-bir me- 
zar ba§mda aglamakta oldugunu gordii ve: "Neyin var ey kadin?" diye 
sordugunda kadm §oyle dedi: "Bir kizim vardi, oldii, Ondan ba§ka da 90- 
cugum yok. Ben de, ya kendim onun oliimu tattigi gibi oliimu tadmcaya, 
ya da gozlerimin ontinde Allah onu diriltinceye kadaf buradan aynlma- 
mak ifin yemin ettim." 

Isa: "Eger^fzin dirilirse ona bir defa bakip geri donecek misin?" diye 
sorunca, kadm, evetdedi. Isa peygamber de g^lip iki rekat namaz kildi 
ve mezarin yam ba§mda durarak §oyle seslendi: "Ey falanf Hahman 
olan Allah'm izniyle kalk ve mezardan di§ari 91k!" Boyle deyirice mezar 
h^pekete geldi. Sonra ikinci kez Qfym §ekilde seslenince mezar agildi. 
Ufuncu kez seslenince olii kiz dirilerek ayaga kalkti. Ba§mdaki toprak- 
lan temizliyordu. Isa ona: "Nicin mezardan cikmakta geciktin?" diye so- 
runca kiz §oyle dedi: "Birinci defa unledi0nde Allah bana bir melek 
gonderdi, o da viicudumun par^alanni bir araya getirdi. Ikinci kez iinle- 
diginde ruhum bana geri geldi. Ufiincii kez iinlediginde kiyametin kop- 
tugunu ye israfil'in Siir'a iifledigini zannederek korktum. Bu nedenle de 
saclanm, ka§lanm ve kirpikleriik-agardi." Jtizcagiz boyle dedikten son- 
ra anasina yonelip §oyle dedi: "Anacigim! Bana iki date cpim acismi tat- 
tirmana sebep nedir? Anacigim, sabret, mukafatim Allah'tan bekle. Be- 
nim diinyad$s^a§amaya ihtiyacim yoktur. Ey Allah in ruhu ve kelimesi 
olan Isa! Beijtrtekrar ahirete geri gondermesi ve oliim acismi bana ko- 
iaylas.tirma'si 19m Rabblng dua et." l 

Bunun iizerine Isa da Rabbine dua etti ve bliim melegi gelereR kizm 
ruhunu yeniden teslim aldi. Kizm mezari da tekrar eski haline gelip ka- 
pandi. Bu haber Yahudilere ulasmca Isa (a.s.)'ya kar§i ofkeleri daha da 
fazlala§ti. ^B 

Nuh kissasimn ardi sira da anlattigimiz gibi Israilogullan isa'dan, 
Nuh peygamberin oglu Sam'i kendilerine yeniden diriltmesini istemi§- 
lerdi. O da onur ve ustiinliik sahibi olan Allah'a dua ederek namaz kil- 
mi§ti. Sonra da Nuh oglu Sam'i onlar icin yeniden diriltmi§, o da Nuh'un 
gemisi hakkmda kendilerine bilgi vermi§, sonra tekrar elerek toprak 
haline gelmi^ti. 

Siiddi, naklettigi bir haberde Ibn Abbas'dan rivayette bulunarak 
§6yle der: israilogullarnm hiikiimdarlarindan biri olmii§tu. Kendi tah- 
tinm -iizerine birakilmisti. Isa peygamber gelerekohur ve iistiinliik sa- 
hibi olan Rabbine dua etmi§; bu duasi iizerine Allah da hiikiimdan di- 
riltmi§ti. Insanlar hiikiimdarm dirildigini goriince korkunc bir durum 
ve tuhaf bir manzarayla kar§ila§mi§ oldular. 

Dogru sozliilerin en dogrusu olan yiice Allah §dyle buyuruyor: 

«Allah demi§ti ki: "Ey Meryem tfglu Isa, sana ve annene olan nimeti- 








1 




mi hatirla, hani seni Ruhu'l-Kudiis (Cebrail) ile desteklemi§tim; be§ikte 
ve yeti§kin iken insanlarla konu§uyordun; sana kitabi, hikmeti, Tev- 
rat'i ve incil'i ogrettim. Benim iznimle camurdan ku§ §eklinde bir§ey 
yapryor, icine ufliiyordun, benim iznimle ku§ oluvordu; anadan dogma 
kbru ve alacaliyi benim iznimle iyile§tiriyordun; jjenim iznimle oliileri 
(hayata) cikariyordun ve israilogullanm senden savmi§tim; hani sen 
onlara acik deliller getirdigin zaman, iclerinden inkar edenler: "Bu acik 
bir biiyiiden ba§ka bir§ey degil!" demi§ti. -Havarilere: "Baj$.a ve elcime 
inamn!" r diye $ham etmi§tim (kalplerine bu dufiinceyi atmi§tim); 
"Inandift, bizim Miisliimanlar oldugumuza §ahit ol!" demi§lerdi.» (ei- 
Maide,110-lll.) 

Yiice Allah, Hz. Isa'ya olan nimetini, ihsanim, babasiz olarak diin- 
yaya getirdigini, kocasiz bir kadmdan onu dogurttugunu hatirlatiyor. 
Allah onu, insanlar icin kendi kudretiain eksiksizligine_ biri§aret ve de- 
lil olsun diye bu §ekildayaratmj§ti. Biitiin bunlardan sonra da onu pey- 
gamberlikle ^ereflesa^^ 01 '. Yine Allalf, onun ajaasina da nimet bah- 
§etmi§ti. Anasiw, bu biiyiik nimet sle secij* diger'kadinlaratBtiin kil- 
mi§ti. Cahillerin ignat ettikleri iffetsizlikteri-onu ibra etmftrififfkuwet- 
li deliller ortaj^kaymui=>tu. Bu sebeble Cenab-i Allah buyurmu§tu ki: Ey 
Isa, seni Ruh%i-Kudus (CeB*rail) ile desteklemistim. Ruhu'l-Kudiis, 
peygamberligi'rii inkar edeil kafirlere kar§i onu^niidafaa etmi'§ti: «Be- 



§ikte iken ^e_mti§kinMt cagmda iken "insanlarla konu§uyordBB.» Yani 
insanlanJg^i KiicuklilL demlerinde hem de^eiLskinlik demlUnde Al- 



ucukllR demlerinde hem dgd2efi§kinlik dem| 
lah'a kullft&itmeye dallet ediyordun. «SanajMitkbi ve hikmeti Sp'ettim.w 
Yani yaziyi ve ilmi anlayi§i sana ogrettim. «Tevrat'i ve Incili'de sana og- 
rettim. Hani sen benim iznim ile camurdan ku§ §ekilleri yapiyordurk 
Sonra da icine iifliiyordun, o da benim iznimle kus, oluyordu.» Cenabl 
Allah, insanlarm bu husustaki vehimlerini ortadan fcaldrrlfSi^cin bii- 
tiin bunlarirfkendi izni ve emri ile oldugunu s^y^|yerek durumu te'kid 
ediyor. «Alacahyi da iyile§tiriyordun.» Bazi selef ulemasi '"dedilePfki: "Ek- 
meh" kelimesi, anadan dogma kor olup tedavisine hicbir ; Jiekimin care 
bulamadigi kimse anlammdadir. «Alacahyi da iyilestiriyordun. Alaca- 
lik hastaligma miibtela olup tedavisi hemen heme%|mkansiz olan kim- 
seleri de Allah'm izniyle §ifaya kavu§turuyordun.» «01i ^gaJM cikari- 
yordun.» Yani benim iznim ile oliileri dirilterek mezarllPmdan gikari- 
yordun. ^ 

Bu mucizeleri defalarca izhar ettigine dair yeteri kadar deliller sun- 
mus. ve gerekli aciklarfialari yapmi§tik. 

«israilogullanm senden savmi§tim; hani sen onlara a?ik deliller ge- 
tirdigin zaman, iclerinden inkar edenler: «Bu acik bir biiyiiden ba§kaj)ir 
§ey degil!» demi§ti. jMfej ^m^ 

Isa peygamberi carmiha germek istedikleri zaman Cenab-i Allah, 






I3UYUK ISLAM TARtHi 137 

onu, o miitecavizlerden ve eziyetlerinden korumak icin yiikselterek 
kendi yanina almi§ti. Ayet-i kerimede i§te bu olaya deginilmektedir. 

Havarilere: «Bana ve elcime inanm!» diye vahyetmi§tim; «Inandik, 
bizim Musliimanlar oldugumuza §ahit ol!» demi§lerdi. 

Denildigine gore bu ayet-i kerimedeki vahiy kelimesinden kasit, 
ilhamdir. Yani Cenab-i Allah, onlan boyle demeye ir§at etmi§ ve bu hu- 
susta goniillerine ilham birakmi§ti. Kur'an-i Kerim'in diger bazi ayetle- 
rinde de vahiy kelimesi bu anlamda kullanilmi§tir. Ornegin: 

«Rabbin bal arisma vahyetti (ilhamda bulundu.)» (cn-Nahi, 68.) 

«Musa'nm annesine vahyettik (ilhamda bulunarak bildirdik) ki: "O 
(cocugu)nu emzir,ba§ma bir§ey gelmesinden korkuyorsan (bir sandik 
icinde) onu denize (Nil e) birak."» (ci-Kasas, 7.) 

Bir ba§ka rivayete gore yukandaki ayet-i kerimede gecen vahiy ke- 
limesinden kasit, Havarilere, Isa (a.s.) vasitasiyla yapilan vahiydir. On- 
lann, hakki kabul etmeleri icin kalplerine tevfik-i ilahi verilmesidir. Bu 
sebeble Havariler §u sozleriyle cevap vermi§lerdi: «Inandik, bizim 
Musliimanlar oldugumuza §ahit ol.» 

Bu da Cenab-i Allah'm kulu ve elcisi Meryem oglu Isa'ya bah§etmi§ 
oldugu nimetler ciimlesindendir. Ona, Havarileri, arkadas. ve yardimci- 
lar olarak ihsan etmi§ti. Onlar da kendisine yardim ediyor ve onunla 
birlikte insanlan, bir ve ortaksiz olan Allah'a kulluga davet ediyorlardi. 
Nitekim Cenab-i Allah, kulu Muhammed (s.a.v.)'e de §oyle hitapta bu- 
lunmu§tur: 

«0 (Allah)ki, yardimiyla seni ve mu'minleri destekledi. Ve onlarin 
kalplerinin arasim uzla§tirdi. Sen yeryiiziinde bulunan her seyi versey- 
din, yine onlarin kalplerinin arasim uzla§tiramazdm. Fakat Allah, on- 
larin arasim uzla§tirdi. Qiinkti O, daima iistiindiir, hikmet sahibidir.» 

(cl-Enfal, 62-63.) 

Bir ba§ka ayet-i kerimede de §oyle buyurulmaktadir: 
«Ona kitabi, hikmeti, Tevrat'i ve incil'i ogretecek. Onu Israilogul- 
lanna (soyle diyen) bir el?i yapacak: "Ben size Rabbinizden bir mucize 
getirdim. Ben ?amurdan kus. §eklinde bir§ey yapar, ona iiflerim, Al- 
lah 'in izniyle hemen kus. oluverir. Korii ve alacaliyi iyile§tiririm. Al- 
lah 'in izniyle oliileri diriltirim. Evlerinizde ne yeyip ne biriktirdiginizi 
size haber veririm. Eger inanici iseniz elbette bunda sizin i^in bir ibret 
vardir: (Ben), benden once gelen Tevrat'i dogrulayici olarak size haram 
kihnan bazi §eyleri helal yapayim diye gonderildim. Size Rabbinizden 
bir mucize getirdim, Allah'tan korkun, bana itaat edin! Allah benim de 
Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Ona kulluk edin, dogru yol budur.» (diye- 
cektir.) Isa (a.s.) onlardan inkari sezince: "Allah'a gitmek icin kimler ba- 
na yardimci olacak?" dedi. Havariler: "Biz, Allah (yolun)un yardimcila- 
riyiz; Allah'a inandik, §ahit ol, biz Miisliimanlariz." dediler. "Rabbimiz, 



138 




IBN KESlR 




senin indirdigine inandik, peygambere uyduk; bizi §ahitlerle beraber 
yaz!" Tuzak kurdular, Allah da onlann tuzaklanna kar§ilik verdi; £iin- 
kii Allah, (istese), herkesten daha iyi tuzak kurar. (Ai-i Imran, 48-54.) 

Her peygamberin mucizesi, kendi zamamndaki insanlara uygun nf 
telikte idi. Amatildigina gore Musa (a.s.)'mn mucizesi de kendi zama- 
mndaki insanlara uygun nitelikteki mucizelerdi. Zamamndaki iosan- 
lann goziinde sihirbazlar revactaydi. Musa peygamber, gozleri kama§- 
tiran ve boyoinlan egip teslim olur vaziyete getiren mucizelg^le gonde- 
rilmi§ti. Zamamndaki sihirbazlar, sihrin biitiin sanatlarim bilen uz- 
man kimselerdi. Onun gosterdigi harikalari goriince bu halleri, ancak 
Cenab-i Allah 'in destekledigi kimsenin gosterebilecegini anladilar. 
Cenab-i Allah'm onun vasitasiyla izhar 0tmi§ oldugu peygamberligini 
tasdik edici harikalar oldugunu idrak ettiler. Bunun iizerine duraksa- 
madan derhal teslim olup Allah'm dinine girdiler, Jm 

I Aym §ekilde Meryem oglu Isa da tabiat ilimlerine vakif, hekim kim- 
selerin zamamnda peygamber olarak gbnderilmi§ti. O, tabiatcilann ve 
hekimlerin izhar edemiyecekleri ve kiinhiine vakif olamiyacaklan mu- 
cizelerle gonderilmi§ti. O diyordu ki: "Ben hekim bir kimseyim. Anadan 
dogma korii, tekrar diinya aydinhgina kavu§tururum. Alacah, ciizzam- 
h ve miizmin hastahklara miiptela kimseleri de §ifaya kavu§tururum!" 
Normal bir insanin, mezardaki oliiyu diriltip ayaga kaldirmasi miim- 
kiin miidiir? I§te Isa peygamber, mezarlardaki oliileri diriltip ayaga kal- 
dinyordu. Herkes biliyordu ki, Isa'nin gosterdigi bu harikalar, onun 
peygamberligini dogrulayici mucizelerdir. Bu harikalar onu peygamber 
olarak gonderen AlJ^ph'in kudretinin sonsuzluguna birer i§arettir. 

Allah'm salat-ii selami hem kendisinin, hem*de kendisinden onceki 
peygamberlerin iizerine olsun. Miihammed (s.a.v.) de, fesahat ve bela- 
gat sahibi ediplerin zamamnda peygamber olarak gonderilmi§ti. 
Cenab-i Allah; ne oniinden, ne arkasindan, icine batihn asla giremiyece- 
gi hikmet sahibi, ovgiiye layik bir Rabb tarafindan kendisine indirilen- 
Kur'an ile onu destekledi. Kur'an'm lafzi mucizdir. Hz. Peygamber, 
Kur'an ile insanlara ve cinlere, Kur'an in bir mislini ya da onun sureleri- 
ne benzer on sureyi, yahut bir tek siireyi getirmeleri icin meydan okudu. 
Meydan okurken de ne o zaman, ne de istikbalde bu i§in listesinden gele- 
miyeceklerini onlara kesin ifadelerle bildirdi. Bunu yapamazlarsa - ki 
yapamayacaklardi - yakiti insanlarla ta§lar olan Cehennem ate§inden 
sakinmalarmi tavsiye etti. Kur'an-i Kerim'in bu mucizl^i, onun onur ve 
listunluk sahibi yaraticmin kelami olmasindan dolaywii. Cenab-i Al- 
lah'a; ne zatmda, ne sifatmda, ne de fiillerinde benzejebilecek hig bir 
?ktur! 

iiilasa, Isa peygamber, Israilogullarina hiiccetleri ve biirhanlan 
gosterdigi halde onlar kafirliklerinde, sapikhklannda, inat ve ta§kin- 






V 




liklannda devam ettiler. Ancak aralannda'salih kimselerden olu§an bir 
grup, onun davetine icabet ettiler. Ona arkadas. ve yardimcilar oldular. 
Pe§ine dii§iip yoluna tabi oldular. Onunla arkadas. olup yardimcilan ol- 
dular. Ogutlerine kulak verdiler. Bu arada Israilogullan, isa pjeygam- 
beri oldiirmeye kasdettiler. Onu, zamanyi bazi hiikiimdarlannajurnal- 
ladilar, onu oldiiriip carmiha germek istediler. Fakat Cenab-i Allah, onu 
onlardan kurtardi. Aralarmdan alip kendi katma yiikseltti. Arkada§la- 
nndan birini ona benzetti* Boyle^e israilogullan, isa'nm benzeri olan 
arkada§mi yakalayip oldiirdiiler ve carmiha gerdjier. Onu, Isa (a.s.) 
zannederek 6ldiirmu§lerui, ama yanilmi§lardi. Hakfea kar§i biiyiikluk 
taslami§lardi. Hristiyanlarm bir cogu da onlartn bu iddialanna inan- 
mi§lardi. Her iki gurup da bu hususta y'amlgiya dii§mu§lerdi. 
Cenab-i Allah buyurdu ki: f^^jUJfc^ 

«Tuzak ku^dular. Allah da onlarm tuzaklanna karaihk verdi. Ctin- 
kii Allah, (istese), herkesten daha iyi tuzak kurar.» &)\ Imrfln, 54.) 
Ba§ka bir ayet-i kerimede iseJDenab-i Allah §byle buyurmu§tur: 
«Meryem oglu Isa'da: "Ey Israilogullan, be» size Allah in elcisiyim, 
enden once gelen Tevrat'i dogr^a^SPve benden sonra gelecek, Ahmed 
admda bir peygamberi miijdeleyici olarak (geldim)." demi§ti. Fakat 
(isa'nm miljdeledigi elci) onlara apacik. delillerle gelince: "lBu,.(|gacik 
buyuaur." dediler. , 

islam'a davet olunduguhalde Allah 
ha zalim kim olabilir? A^h^alimler toplulugunu dogru yola iletmez. 
Agizlanyla Allah'm nurJfeu ifeftdiirmek istiyorlar. Halbuki kafirler ho§ 
gormese de Allah, nurunu tamamlayacaktir.» (es-Safl; 6-8.) 

Diger bir ayet-i kerimede isetCenab-i Allah §oyle buyurmu§tur: 
«Ey inananlar, AU&h'm yardimalan olun. Nitekim Meryem oglu isa 
da Havarilere: "Allah'a (giden yolda) bemm yardimcilanm kimdfrT' de- 
mi§ti. Havariler: "Allah (yolun)un yardimcilan biziz." dediler. 
israilogullanndan bir zumre inandi, bir zumre inkar etti. Biz de inanan- 
lan dii§manlanna kar§i destekledik, onlar iistun geldiler.» (es-Saff, 14.) 

isa (a.s.), israilogullanna gonderilen peygamberlerin sonuncusu- 
dur. Giiniin birind% kalkip onlara hitabede bulunarak, kendisinden 
sonra gelecek ^an Hatemii'l Enbiya'yi mujdeledi. Admi verdi, evsafmi 
anlatti ki, onu tSnisinlar ve gordiiklerinde ona tabi olsunlar. Bunlan on- 
lara anlatti ki, ileride Hz. Muhammed (s.a.v.) ile kar§ilastiklannda ona 
iman etmeme% icin bahane bulmasmlar. Nitekim bu, Allah'ird(fcara bir 
ihsani idi. Cenfb-i Allah buyurdu ki: 

«Onlar kfyanlanndaki Tevrat ve incil'de yazili bulduklan o elciye, o 
iimmi peygambere uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiligi emre- 
der, kendilerini kotiilukten meneder; onlara giizel §eyleri helal, firkin 
§eyleri haram kilar, iizerlerindeki agirliklan,^sirtlanndaki zincirleri 



erine yalan uydurandah da- 





2 







kaldirip atar. Ona inanan, destekleyerek ona saygi gosteren, ona yar- 
dim eden ve onunla beraber indirilen nura uyanlar, i§te kurtulu§a eren- 
ler onlardir.» (ci-AW, 157.) i^^fe 

Muhammed b. Ishak, Halid b. Ma'dan'dan naklederek Rasulul- 
lah'm ashabmin §oyle dediklerini rivayet etmi§tir: «Ey Allah 'in Rasulii, 
bize kendinden bahset.» 

Rasipullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ben, atam Ibrahim 'in duasi ve 
isa'nm pujdesiyim. Anam bana hamile kaldiginda kendisinden bir nur 
ciktigirii ve bu nurun, §am mmtikasmdaki Busra kentinin ko§klerini 
kendisine aydmlatip gosterdigini goriir gibi olmu§tu." 

Irbaz b. Sariye ile Ebu Umame, Peygamber Efendimiz'den buna 
benzer ba§ka bir rivayette bulunmu§lardir. Bu rivayette §u ifadelere 
rastlanmaktadir: «Ben, atam ibrahim'in duasi ve isa'nm miijdesiyim.» 
Peygamber Efendimiz'in, Hz. ibrahim'in duasi olmasi, §undan ileri gel- 
mektedir: ibrahim peygamber, Ka'be'yi in§a ederken §oyle duada bu- 
lunmu§tu: «Rabbimiz, onlara kendilerinden bir rasul gonder.» (ci-Bakara, 

129.) 

israilogullannda niibiivfet son buldugunda isa peygamber kalkip 
onlara bir hitabede bulunjftius, ve israilogullannda peygamb^aligin ni- 
hayete erdigini, bundan sonra g'eTecek son peygamberin AratUe iimmi 
olacagmi, admin da Anmed olacagmi bildirmi§. Bu peygamberin adi 
Muhammed b. Abdullah b. Abdulmuttalip b. Ha§imdir. Bu, Ibrahim 
peygamberin oglu ismail'in siilalesindendir. Allah'm salat-u selami 
iizerlerine olsun. ^ ^^^5 * 

Cenab-i Allah buyurdu ki: «Onlara apacik belgelerle geldiginde,« bu 
apacik bir buyuaur, dediler.» (cs-gl(T, 6.) " 

Bu ayet-i kerimede geldiginden bahsedilen kimsenin', Hz. isa olma- 
si ihtimal dahilinde oldugu gibi Hz. Muhammed olmasi da ihtimal dahi- 
lindedir. 

^onra Cenab-i Allah, mii'min kullanni Islam'a destek olmayaj Miis 
liimanlara ve peygamberlerine yardimci olmaya, dini ayakta tutup 
islam davetini yayma hususunda yardimci olmaya tesvik etmi§tir. §oy- 
le ki: 

«Ey inananlar, Allah'm yardimalan olun. Nitekim Meryem oglu isa 
da Savarilere: «Allah'a (gidelf yolda) benim yardimcilarim kimdir? de- 
mi§ti. Havariler: «Allah (yolun)un yardimalan biziz.» dediler.^ _^ 

Hz. isa'nm bu cagnsi, Nasira denilen kasabada olmu§tu. Onun icin 
o kasabada bulunanlara Nasara adi veriidi. Cenab-i Allah buyurdu ki: 
«israilogullarmdan bir ziimre inandi, bir ziimre inkar etti.» 

Yani isa peygamber, israilogullanni ve digerlerini Allah'a kulluga 

lavet ettiginde onlardan bir kismi iman etiler. Bir kismi da inkar etti- 

ler.%ntakya halki ba§tan sona ona iman edenlerdendi. Bunu bir cok si- 







yercilerle tarihci ve tefsirciler bildirmektedirler. Isa peygamber, 
Anfljfc&ahlara iic elci gondermi§ti. Bunlardan biri §emon Esfafa idi. An- 
takyalilar iman edip cagnya icabet ettiler. Bunlar, Yasin suresinde sozu 
- edilen kasaba halki degildirler. israilogullanmn kalan kismi ise inkar 
ettiler. Bunlar Yahudi toplulugu idi. Cenab-i Allah, iman edenleri, ileri- 
ki safhalarda kafirlere kar§i destekledi. Boylece mii'minler, kafirlere 
kar§i gii^lii ve ezici bir kuwet te§kil ettiler. Nitekim Cenab-i Allah bu- 

yurduki: ^ ■ # **' 

«Allah demi§ti|u: «Ey Isa, ben seni oldiirecegim, bana yiikseltece- 
gim, seni inkar edehlerden temizleyecegim ve sana uyanlan ta kiyamet 
giiniine kadar inkar edenlerin ustiinde tutacagim.» (Al-i Imran, 55.) 

4 Hz. Isa'ya yakm olan herkes, ondan uzak olanlara iistiin ve galip ol- 
. Miisliimanlar, Hz. Isa hakkinda ger^ek sozii soyledikleri i^in Hristi- 
yanlara iistiin ve galip oldular. Miisliimanlar, Hz. isa'nm, Allah'm kulu 
ve elcisi oldugunu soyleiljler. Oysaki Hristiyanlar, Hz. Isa hakkmda pek 
ileri gideirak onu, Allah in kendisine verdigi makamlarm iistiine gikar- 
lilar. : ,j^_jJj|s 

Hiilasa Hristiyanlar da Yahu_dilere nisbetle - Allah'm laneti iizerle- 
rine olsun - Isa'ya daha yakm olduklarilcin fetret zamanlannda Yahu- 
dilere iistiin ve galip olmu§lardi. Bu halleri islamiyet'in dogu§una ka- 
dar devam etmi§ti. 

* 

If 




■ 



m "* 





I 




' 







SOFRA HADISESI 



enab-i Allah buyurdu ki: 

«Hrvariler demi§lerdi ki: "Ey Me*yem oglu Isa, Rabbin bize gokten 
bir £D:ra indaebilir mi? (Isa): "inamyorsaniz Allah'tan korkun!" dedi. 
"Istiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz iyice yati§sm, senin bize dogru 
soyledigini bilelim ve bunu bizzat gorenlerden olalim." dediler. Meryem 
oglu Isa da: "Allah'im, Rabbimiz, bizim iizerimize gokten bir sofra indir 
ki bizim icin, once ve sonra gelenlerimiz icin (o gun) bir bayram olsun ve 
(o olay), senden bir mucizp olsun. Bizi nziklandir, sen nzik verenlerin en 
hayirhsism!" dedi* Allah buyurdu ki: "Ben onu sizin iizerinize indirece- 
gim, ama ondan sonra sizden kim inkar ederse, ben ona diinyalarda hie 4 
kimseye yapmayacagim azabi yaparim!" (ei-Maide, 112-115.) 

Ibn Kesir tefsirinde, sofranm gokten indirili§ine dair ibn Abbas, 
Selman-i Farisi, Ammar b. Yasir ile diger seleflen nakledilen rivayetleri 
aciklami§izdir. Bunlann ozeti §oyledir: 

Isa (a.s.), otuz gun oruc tutmalan icin Havarilere emir verdi. Onlar 
da bu orucu tamamladiklannda isa (a.s.)'dan, yemek ye^jnler ve boylece 
oruclarmm Allah tarafmdan kabuJ edildigi hususunda gonjilleri rahat- 
lasm diye gokten bir sofra indirilmesini istediler. Cenab-ipkllah bu is- 
teklerini^kabul etti. Bu da oruclarmi actiklan bayram guhiinde oldu. 
ofradaki nimetler ba§tan sona hepsine kafi geldi. Zenginlgrini de,yok- 
sullanni da doyu^du. isa (a.s.), bu hususta onlara ogiit verai. Sofranm 
§iikrunii eda etmiyeceklerindenve §artlanni hakkiyla yerine getireme- 
yeceklerinden korktu. Sofra incfrilmesi istiginden vazgecmelerini tek 
lif etti, ama onlar isa'dan, sofranm indirilmesi hususunda Rabbinden 
dilekte bulunmasi icin israria talepte buluncjular. Bu isteklerinden vaz 
gecmediklerini goren isa peygamber, namazgahmda ayaga kalkip kill 
dan dokunmus. elbisesini giydi.aAyaklarini yanyaiw getirerek dogru bir 
§ekilde Rabbinin huz uru»da divan durup ba§mi e||di. Gozlerinden ya§ 
lar akitarak isteginfi yerine getirilmesi icin Rabb^ne tazarru edip yal- 
vardi. Cenab-i Allalvda Havarilerin gozleri onunde gokten spfrayi indir- 
di. Bu sofra iki buliitun arasmdan cikip yeryuziine dogru yavas. yavas. 
inmekteydi. Yeryiizune yakla§tikca isa (a.s.), Aziz ye Celil Olan Rabbin 
den, buigelen §eyjn bela degil de rahmet olmasi iclh dilekte bulunuyor 






-^ 



du. Gelen seyin bereket ve esenlik olmasim niyaz ediyordu. Sofra indik- 
ce indi, nihayet gelip Isa (a.s.)'mn oniinde durdu, iizerine bir mendil or- 
tulmu§tii. Isa mendili acarken: "Rizik verenlerin en iyisi olan Allah'm 
adiyla," diyordu. Sofrada yedi balik ile yedi ekmek gbrdii. Baska bir riva- 
yete gore ise sirke vardi. Uciincu bir rivayete gore ise nar ve diger mey- 
veler vardi. Sofradan gercekten muazzam bir koku geliyordu. Allah, ona 
"ol" demis,, o da oluvermi§ti. 

Sonra Isa (a.s.), Havarilerine sofradaki yemekleri yemeleririi em- 
retti. Onlar da: "Sen yemedikce biz yemeyia." dediler. Isa: "Sofrayi ilk 
once isteyen sizler olmu§tunuz!" dedi ama onlar, yine de sofradan ilk on- 
ce kendileri yememekte israr ettiler. Bunun iizerine Isa peygamber yok- 
sullara, muhtaclara, hastalara, koturum kimselere emir verdi; onlar da 
sofradan yemeye basladilar. Sayilari 1300 ki§i kadardi. Sofradan ye- 
mek yiyip de kendisinde bir afet veya miizmin bir hastalik ya da herhan- 
gi bir kusur bulunan kimse sifa bulup iyilesiyordu. Insanlar sofradan 
yemedikleri icin pi§man pldular. Qiinkii yiyenlerin durumlannm diizel- 
digini gormiislerdi. Sonra denildigine gore sofra, her gun bir defa yeryii- 
ziine iner ve insanlar ondan yerlermi§: Sona kalan kimseler bile sanki 
sofradaki yiyeceklerin heniiz yeni tabaklara doldurulmus. oldugunu go- 
riirlerdi. Bir rivayete gore o sofradan 7000 ki§i kadar yemi§ti. 

Sofra her gun yeryiiziine iniyor, insanlar ondan yedikten sonra tek- 
rar goge kaldinhyordu. Nitekim insanlar, Salih peygamberin devesinin 
de sutunu her giin iciyorlardi. Daha sonra Cenab-i Allah Isa peygambe- 
re, sofrayi, sadece yoksullara veya muhtaclara tahsis etmesiniemret- 
misti. Zenginleri, ondan yemekten menetmesini buyurmu§tu. Bu hu- 
sus, insajilann coguna agir geldi. Miinafiklar bu hususta dedikodu yap- 
maya ba§ladilar. Bunun iizerine sofra tamamiyle ortadan kaldinldi. Bu 
hususta ileri geri konusanlar doiiiuzlara doniistiiler. 

Ibn Ebi Hatim, Ammar b. Yasir'den rivayet ederek Peygamber ' 

.v.)'in ^yle buyurdugunu soylemistir: 

«Sofra gokten indirildi, icinde ekmek ve et vardi. (o) zamanin insan- 
ma) hiyanet etmemeleri (sofradaki yiyecekleri) saklayip ertesi giine 
birakmamalan icin emir verildi, ama onlar hiyanet edip (sofradaki yiye- 
cekleri) ayirip ej tesi giine biraktilar. Bu nedenle de maymunlara ve do- 
muzlara donii^tiiler.w 1 I 4^,, - 2 

Eger bu hadis, merfu olarak sahih ise bu kissa icin kesin bir hiikiim 
ifade eder. ^iinkii alimler, sofra hususunda ihtilaf ederek; bu sofra Bfeil 
olmu% mudur, olmami§ midir? diye ge^itli goriisler ileri siirmii§lerdir. 
Cumhur-u ulemaya gore, bu rivayeflerin de delalet ettigi gibi mefekur 
sofra gokten inmistir. Nitekim bu, Kur'an-i Kerim'in ifadelerinden d* 
anlasilmaktadir. Ozellikle bir ayet-i' kerimede Cenab-i Allah § 

(l)Tefsir-iTaberi, VII, 88. ~iM| — 








144 

buyurmu§: «Ben onu sizin iizerinize indirecegim.» (cl-Maide, ns.xlbn Cerir 
de bu dogrul^uda ifadeler kullanmi§tir ki dogrusunu Allah bilir. i 

Ibn Cerir, sahih bir senetle rivayette bulunarak Miicahid ile Hasan 
Basri'nin §6yle dediklerini soylemi§tir: Sofra, gokten indirilmis degil- 
dir. «Ama ondan sonra sizden kim inkar ederse ben, ona diinyada hi? 
kimseye yapmayaca^im azabi yaparim!" mealindeki ilahi buyruk gel- 
dikten sonra Havariler, sofranm indirilmesi isteginden vazgecmi§ler- 
dir. Bu sebeple denilir ki Hristiyanlar, sofra kissasmi bilmezler ve bu 
kissa onlarm kitaplannda nakledilmis. degildir. Dogrusunu Allah bilir. 

Biz bu hususta &n Kesir tefsirinde genis izahatlarda bulunmu§uz- 
dur. Dileyen oraya miiracaat edebilir. Ovgii ve minnet Allah'adir. 



FASIL 






Ebu Bekir b. Ebi'ddiinya, AjBdullah el-Mtizem nin oglu Bekir'in soy- 
le dedigini rivayet etmi§tir: Havariler, peygamberleri isa'yi kaybetmis- 
lefdi. Onlara^'isa, denize dogru yonelmisjti." denildi. Bunun iizerine on- 
lar da Isa'yi aramak icin etrafa dagildilar. Nihayet denize vardilar. Hz. 
isa'nm deniz uzerinde^uriimekte oldugunu gordiiler. Dalgalar bazen 
*onu yiikseltiyor, bazen de a§agilara dogru indiriyorlardi. Uzerindeki 
giysinin yansini list tarafina, yarismi da alt fcitrafina sarmisti. Nihayet 
Havariler.onun yanina geidiklerinde aralarmdan biri,^zannedersem o, 
diger arMfea§lanndarc daha faziletli biri idi - dedi ki: «Ey Allah'in pey- 
gam|>eri, ^tia gelebilil miyim?» isa, evet dedi. Buniin iizerine Havari, 
ayaklarmdan birini suyun icine doS^u uzatti, sonra digerini de ileriye 
dogru atmak isteyince oh dedf. "Ey Allah'in Peygamberi, boguluyorum." 
.diye imdat istedi. Isa (a.s.), ona §u cevabi verdi: "Elini bana goster ey 
imam kisa! Eger insanoglunun bir arpa kadar yakine inanci olsaydi su 
iizerinde rahatlikla yiiruyebilirdi!" 

Ravi'nin 3©yledigine go%rP^ryem oglu Isa peygambere soyl^ denil- 
mi§: "Ey Isa, sen negte su iizerinde yiiriirsiin?" O da: "iman ve yakin 
su iizerinde yururui§r." diye cevap vermis. 

Havariler dediler ki: "Biz de senin gibi iman ettik, senin gibi yakin 
ettik." Isa, "Oyle ise siz de yiiruyiin!" deyince onlar adimlarmi suya atti- 
lar. Fakat dalga gelip onlan bogacak duruma getirdi. Isa onlara: "Neyi- 
niz var?" diye sorujica onlar. ,! Dalgalardan korktuk." dediler. Isa: "Oysa 
dalgalann Rabbin|||n korkmamz gerekmez.mi?" diye sordu ve onlan Su- 
dan cikarip kurterdi. Sonra eliylfeyere vurup elini yumdu sonra acti. El- 
lerinden birinde^llin, digerinde ise cakil taneleri vardi, Etrafinda bulu- 
nanlara:"Sizin gohliimizegore altin mi, yoksa cakil taneleri mi daha tat- 
hdir?" dife sordu. Onlarjjjla "bize gore altirraaha tathdir." deyince, Isa 
)eygamber: "Bence her ikisi de aynidir!" diye cevap verdi 








145 

Zekeriyya oglu Yahya peygamberin, bazi selef ulemasmdan naklet- 
mis. oldugumuz kissasmda anlatildigina gore Isa peygamber, kildan do- 
kunmus. giysiler giyer ve agag yapraklanndan yermi§. Barinacagi bir 
evi, iinsiyet bulacagi ailesi ve mah da yokmu§. Yarmki giin i9in bir§ey 
biriktirmezmi§. Bazi kimselerin anlattiklarma gore o, anasmin biikiip 
ordiigii ipleri satarak ge9inirmi§. Allah'm salat-ii selami onun iizerine 
olsun. 

Ibn Asakir, §a'bi'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Isa (a.s.)'nin 
yanmda kiyametten bahsedildiginde bagirir ve feryad edermi§. Sonra 
da §oyle dermis^ "Meryem'in oglunun yanmda kiyametten bahsedilsin 
de o sussun, bu olacak §ey midir?" 

Abdiilmelik b. Said b. Ebcer'den rivayet edildigine gore Isa peygam- 
jr, ogiit ve nasihatler i§ittiginde, sevdigini kaybeden kimseler gibi fer- 
yadii figan edermi§. 

Abdiirrezzak'in, Cafer b. Balkan'dan rivayet ettigine gore Isa pey- 
gamber §6yle dermi§: "Allah 'im, ho§lanmadigim §eyi iizerimden sava- 
cak giiciim kalmadi. Umdugum §eyi elde edecek giiciim de kalmadi. 
Emir ve yetki benden ba§kasmm elinde oldu. Ben amelime karsl bir re- 
nine oldum. Benden daha fakir kimse yoktur. Allah 'im, dii§manlarimi 
bana kar§i sevindirme. Dostlanmi da benim yiiziimden iizme. Musibeti- 
mi dinimde kilma,bana merhamet etmeyecek kimseyi bana musallat 
kilma!" 

Fudayl bjyaz, Yunus b. Abid'den rivayet ederek Isa peygamberin 
§6yle dedigini soylemi§tir: "Bir kimse, diinyayi yiyenin kim olduguna al-1 
din§ etmez hale gelmedikge, imanin hakikatini $lde edemez." ^ 

Fudayl, fea peygamberia §oyle dedigini nakletmi§tir: "Hallpiizerin- 
de tefekkiir ettim. Yaratmayan kimsenin, yanimda yaratandan daha 
imrenilir durumda oldugunu gordiim."| 

Ishak b. Bi§r, Hasen'den rivayet ederek §oyle demi§tir: "Isa, kiya- 
met giiniinde zahidlerin reisi olacaktir.Hjriinahlarmdan korkarak dag- 
lara kapan kimseler, kiyamet giiniinde Isa ile beraber hasrolunacaktir." 

Giiniin birinde Isa, yastik niyetiyle ba§mi bir ta§m iizerine koyarak 
uzanip uyumu§tu. Uykunun ? tadini almi§ti. O esnada Iblis yanma ugra- 
yarak§oyle demi§ti: Ey Isa! Hani sen demiyor muydun ki ben diinya ma- 
hni istemem?! I§te §u yastik niyetine kullandigm tas. da diinya malidir! 

Iblis'in boyle demesi iizerine Isa yerden kalkarak yaStik niyeteste-* 
kullandfgi ta§i Iblis'e firlatti ve : "Al sana §unu, diinya ile beraber senin 
olsun!" dedi. ^^ I 

Mutemer b. SuleymSn dedi ki: Giiniin birinde Isa peygamber* iize- 
rinde yiinden ciibbesi ve kisa §alvanyla yahn ayak vaziyette arkada§la- 

|ararmi§, susuzluk- 
lan selam^size, dedi. 



nyla birlikte di§an ?ikjti. Uzeri tozlu, aghktE 
tan da dudaklan kurumus. halde idi. Ey Isr£ 



, ISLAM TARlHl,C.2,F.10 






146 



■ -*p^^— n ■ ^^^w -^^^— - Bma 

IBN KESlR * 

i yerine biraktim. Bunu Allah'm izniyle ba- 



Ben o kimseyim ki diinyayi yerine 

§ardim. Ama bununla ovimmiiyor ve gururlanmiyorum. Benim evimin 
nerede oldugunu biliyor musunuz? Orada bulunanlar: "Senin evin nen 
dedir ey Allah'm ruhu?" diye sorunca o da §u cevabi verdi: "Benim evi 
mescidlerdir. Gezip dola§tigim yerler, sulariri.nistiidiir. Katigim, achk 
tir. Geceleyin kandilim, Ay'dir. Kism dahi gun doguncaya kadar namaz 
kilarim. Reyhamm, yerlerin Iptirdigi sebzelerdir. Giysim, yiindiir. 
§ianm, onur ve iistiinliik sahibi olan Allah'tan korkmaktir. Meclis 
arkada§lanm, kouirumler, hastalar ve miskinlerdir. Sabah uykudan 
uyandigimda bir §ejim yoktur. Ak§ am uykuya vardigimda da bir §eyim 
yoktur. Ben miisteriMm. Hi? mal pe§inde ko§mam ve tasam yoktur. 
Benden daha zengin ik kazancli kim vardir?!" 

Bunu Ibn Asakir rivayet etmi§tir. 

Hani' b. Miitevekkil, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygamber 
(s.a.v.)'in §oyle buyurdugunu soylemi§tir: 

"Cenab-i Allah isa'ya §oyle vahyetti: Ey isa, tamnmamak ye dolayi- 
srda eziyete ugramamak icin falan yerden falan yere goc et. Onur ve iis- 
tuTiliigume an^lsun ki sana 1 000 huriyi es. olarak verecegim. Ve 400 se- 
ne miijldetle senin dugununu yaptiracagim» 

Bu garip bir hadistir. israiliyattan da olabilir.-Dogrusunu Allah bi- 
lir. ** i||| 

Abdullah b. Miibarek, Halef b. Hav§eb'ten rivayet ederek §oyle dedi: 
Isa (a.s.) Havarilere §6yle dedi: "Hiikiimdarlar size hikmeti biraktiklan 
gibi siz de onlara diinyayi birakm,." 

Katade'den §byle rivayet etmi§tir. Isa (a.s.) §oyle dedi: "Benden iste- 
yin, ciinkii ben yumu§ak kalpliyim. Kendi nefsime gore de kiiciik bir 
kimseyim." 

Ismail b. Iya§, Ibn Omer'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: isa (a.s.), 
Havarilere §oyle dedi: "Arpa ekmegi yiyin ve temiz su i^in. Dtinyadan da 
salim ve emin olarak cikip gidin. Size soyledigim sozler hakki icin bilin 
ki diinyamn tatlihgi, ahiretin acih|idir..,Ve diinyamn acihgi da ahiretin 
tathligidir. Allah'm kullan nimetlerle smiarmazlar. Size soyledikleri- 
min hakki icin sizin en §erliniz, heva ve hevesini ilmine tercih eden 
aliminizdir. Ciinkii insanlarm hepsi onun gibi ©h^rlar." 

Ebu Mus L a"D-,1VIalik'den rivayet ederek isa peygamberin §oyle dedi- 
gini i§itmi§TiR: "Ey israilogullan, temiz ve safrgu icin. Qollerde yeti§en 
bakliyati yiyin. Arpa ekmegi yiyin. Bugday ekmeginden uzak durun. 
Ciinkii siz onun §iikriinu eda edemezsiniz." ffigj i" ' -^ 

ibn Vehb, Yahya b. Said'in §6yle dedigini rivayet etmi§tir: 

Hz. isa §6yle diyormus,: "Diinyayi bir gecit gibi kullanm. Ama onu, 
imar etmeyin. Diinya sevgisi, biitiin giinahlann ba§idir. Harama bak 
mak, kalbe §ehvet tohumlarim eker." 



1 




147 



Vehb b. Verd, buna benzer bir nakilde bulunarak §u ilaveyi de yap- 
mi§tir: "Nice §ehvet vardir ki sahiplerine uzun uzadrya hiiziin ve tasa bi- 
rakmi§tir." 

Isa peygamber bir defasmda da §oyle demi§tir: "Ey zayif olan 
ademoglu, her nerede bulunursan Allah'tan kork ve ona kar§i gelmek- 
ten sakin. Diinyada bir misafir gibi ol. Mescidleri kendine ev edin. Gozii- 
ne aglamayi, bedenine sabn ve kalbine de tefekkiirii ah§tir. Yannin nz- 
kini du§iinme, bu giinahtir." 

Yine Isa peygamberin §oyle dedigi rivayet edilmi§tir: "Sizden biri 
nasil ki deniz dalgasi uzeririe ev in§a edemezse ayni §ekilde diinyayi tla 
kendisi icin kalmacak bir yer olarak kabul etmesin." 

Bu mealde, Sabik el-Berberi §6yle demi§tir. | 

"Sizin icin kiliclann ucunda evler vardir. 

Temeli kerpic olan ev, su uzerine in§a edilir mi?!" 

Siifyan es-Sevri'nin rivayetine gore Meryem oglu Isa (a.s.) §oyle 
mi§tir: "Bir kapta su ile ates, birarada duramadigi gibiuaiu'minan kal- 
binde de diinya sevgisiyle ahiret sevgisi bir arada buluriamazn 

Ibrahim el-Harbi^Ebu Abdullah es-San'denrivayet ederek isa pey- 
gamberin §oyle d^i^ini soylemi§tir: "DuBtyayi isteyen kimse, deniz su- 
yunu icen kimse gibidir. Deniz suyunu ictikce susuzlugu daha da artar. 
O kadar cok icer~ki nihayet oliir, gider.'l 

Isa (a.s.)'nm §oyle dedigi rivayet edilmi§tir: "§eytan, diinya ile bera 
berdir. Mai ile beraber de insani zorlar. Bunu insanm hevesiyle b: 
siisler ve §ehvetlerin yanmda da gizlenir." 

A'mes,, Hayseme'den rivayet ederek dedi ki: isa peygamber, arka- 
da§lan icin yemek sofrasi kurar ve yanlarmda durarak §6yle derdi: i§te 
misafirleriniz icin boyle yapm. 

Kadinm birisi, isa peygambere §oyle demi§: Seni ta§iyan kucaga ve 
seni emziren memeye ne mutlu! 

isa da §u kar§ihgi vermi§: Allah in kitabmi okuyup ona tabi olana ne 
mutlu. 

Gunahlarmi hatirladigi i9in aglayan kimseye ve dilini tutup evine 
kapanan kimjseye ne rilutlu. 

Uyurken icinden giinah i§leme planmi kurmay an ve uyanirken de 
giinahsiz olarak uyanan kimseye ne mutlu! 

Malik b. Dinal^na §oyle dedigi rivayet edilir: isa (a.s.) ile arkada§la- 
n, bir le§in yamndan geciyorladi. Arkada§lan, "Bu ne kadar da pis ko- 
kuyor!" dediler. isa, onlan giybetten menetmek icin: "§u lesm di§leri ne 
kadar da beyaz*ve parlak!" dedi. ^r^iJI 

Ebu Bekir b. Ebiddiinya, Zekeriyya b. Adi'den rivayet ederek Mer- 
yem oglu isa'nm soyle dedigini soylemi§tir: "Ey Havariler toplulugu! 
Diinya ehlinin, diinyayi selamette tutmakla birlikte azicik bir din ile ra 



M 







148 



IBN KEStR 



zi olu§lan gibi, siz de dininizi selamette tutarak azicik bir diinyalikla ra- 
zi olup kanaat edin." ~^^ 

Zekeriyya'nm nakline gore bu hususta §airin birisi §oyle demi§tir: 

"Bazi adamlar goriiyorum ki azicik bir dinle yetinmi§lerdir. 

Onlarin ge?inide az §eyle razi olmadiklarmi goriiyorum. 

Sen dini elde ederek hukumdarlarin diinyasma iltifat etme. 

Nitekim hiikumdarlar da diinyayi elde ettikleri icin dine iltifat et- 
memi§lerdir." 

Ebu Mus'ab, Malik'ten rivayet ederek Meryem oglu Isa (a.s.)'nm 
§oyle dedigini soylemi§tir: "Allah'in zikri olmadan konu§mayi uzatma- 
yin. Aksi takdirde kalbiniz katila§ir. Kati kalp de siz farkmda olmadan 
Allah'tan uzakla§ir. Kendiniz Rabmi§smiz gibi kullarm giinahlarma 
bakmayin. Bilakis kendiniz kul olarak onlarin giinahlarma bakip ibret 
aim. Insanlar hastahkh ve afiyetli kimseler olmak iizere iki guruba ay- 
nhrlar. Hastahkh ve belah olanlara aciyin. Afiyette oldugumuz zaman 
da Allah'a hamd edin." 

Sevrf dedi ^p: Ibrahim et-Temimi'den naklederek babamm §oyle de- 
digini i§ittim: Isa, ashabma §oyle demi§ti: "Size ger^egi soyliiyorum: 
Firdevs Cenneti'ni isteyen kimseye arpa ekmegi yemek ve mezbelede 
kopeklerle birlikte uyumak dahi £oktur." 

Malik b. Dinar, Isa (a.s.)'nm §byle dedigini rivayet etmi§tir: "Kiillii 
arpa ekmegini yemek ve mezbelede kopeklerle birlikte uyumak, Fir- 
devs Cenneti'ni elde etmek icin yiterli degildir." 

Abdullah b. Miibarek, Salim % Ebi (fa cftian rivayet ederek Isa pi 
gamberin §oyle dedigini soylemi§tir: "Karnimzi doyurmak icin degjjl, Al- 
lah icin cahsm, §u ku§a bakin; sabah ak§am gidip geliyor, ne ekip ne bici- 
yor, ama nzkim Allah veriyor. Eger, 'Bizim karnimiz ku§lann karnm- 
dan daha biiyiiktiir.' derseniz, su yabani sifirlarla e§eklere bakin. Bun- 
lar sabah gidip ak§am geliyor, ne ekiyor ne'-'de biciyorlar, ama nziklarmi 
Allah veriyor." 

Safvan b. Amr, Yezid b. Meysere'den rivayet ederek Havarilerin isa 
jeygambere §oyle dediklerini soylemi§tir: "Ey Allah'm Mesihi! Allanm 
mescidine bak ne guzel!" 

Isa dedi ki: "Amin, amin.. Size §u gercegi ifade edeyim ki Cenab-i Al- 
lah, bu mescidden bir tek ta§i dahi yerinde birakmiyacak ve icine girip 
cikanlann giinahlan nedeniyle yikip yok edecektir. Begendiginiz §u al- 
tin giimiis. ve ta§lan, Allah hicbir §ey yapmayacaktir. Allah'm ho§una 
giden §ey, sahh kalplerdir. Yeryiizii,'salih kalplerle imar bulup §enlene- 
cektir. Ama bu kalpler fesada giderse, yeryiizii harap olacaktir/'iftafiz 
Ebu'l-Kasim Ibn Asakir, Ibn Abbas 'dan rivayet ederek Peygamber 
(s.a.v.) Efendimiz'in §oyle buyurdugunu soylemi§tir: "Isa (a.s.), harap 
bir §ehre ugradi. Oradaki binalarm kahntilari 50k ho§una gitmi§ti ve 






t 




3UYUK ISLAM TARlHl 



§oyle demi§ti: Ey Rabbim, bana cevap vermesi icin §u §ehre emir ver. 
Cenab-i Allah, o §ehre §byle vahyetti: "Ey harap §ehir, isa'nm sArulan- 
na cevap ver." §ehir: "Sevgili Isa, benden istedigin nedir?" diye sorunca 
Isa §oyle sordu: "Agaclarin ne oldu, nehirlerin ne oldu, ko§klerin ne oldu, 
sakinlerin nereye gitti?" ^ 

§ehir cevap verdi: "Sevgili Isa.. Rabbinin gercek vaadi geldi. Agacla- 
rim kurudu, nehirlerimin sulari cejkildi. Kb§klerim harabeye dbndii. Sa- 
kinlerim de bldii." Isa: "Hani onlarin mallari nerede?" diye sorunca §e- 
hir, §u cevabi verdi: ,|Mallarini helal, haram demeden topladilar ve §im- 
di hepsi de benim kafnimdadir. Goklerin ve yerin mirasi, Allah'a aittir. 
Yani bunlardaki mevcut olan §eylerin hepsi Allah'a kalacaktir." 

feunun iizerine Isa (a.s.) inleyerek §oyle dedi. "Uc ki§iye hayret edi- 
yorum: 

1- Diinyayi talep eden kinase.. Ama olum onu ariyor. 

2- Ko§kleri yaptiran kinase.. Ama onun son duragi mezardir. 

3- Kahkanayla giilen kimse.. Ama oniinde ates. vardir! 

Ey Ademoglu! Ne cok malla doyarsin, ne de az malla yetinirsin. Sa- 
na ovgiide bulunmayacak kimse iyin iiial topluyorsun; ma^eretini kabul 
etmeyecek bir efendiye takdim ediyorsun. Sen, ancak karninm ve §eh- 
vetinin kulusun. Mezara girdigin zaman ancak karnin doyacaktir. Ey 
ademoglu goriiyor musun, topladigin mal, bft§kasinin terazisine gire- 
cektir." 

Bu ridden garip bir hadistir. Irinde giizel ogiitler bulundugu icin bu- 
raya yazdik. SH^^^BisSIM . •: -S^ 

Siifyan es-Sevri, Ibrahim et-Teymi'den rivayet ederek isa (a.s.^nm 
§byle dedigini soylemi§tir: "Ey Havariler toplulugu! Haziipelerinizi goge 
yerle§tirin zira ki§inin kalbi, hazinesini yerle§tirdigi yerdedir." I 

Sevr b. Zeyd, Abdiilaziz b. Zibyan'dan rivayet ederek §oyle dedir 
Meryem oglu Isa (a.s.) dedi ki: "Ogrenen, ogreten ve ogrendigiyle amel 
eden kimse, goklerin mele~kutunda (yiice alemlerde) buyiik ve ulu bir 
kimse olarak cagnlir." 

Ebu Kiireyb dedi ki: Isa (a.s.)'mn §byle dedigi rivayet ed&jii§tir: "Se- 
ninie Jbirlikte vadiyi gecmeyen ve io||umda senden bahgPttir t meyerv 
ilimWe hayir yoktur." 

Ibn Asakir, £jfip bir seneMe merfu olaral|Jbn Abbas'dan^oyfe Bir ri- 
vayette bulunmu§tur: isa peygamber, israrSogullan arasinda kalkip 
§oyle bir hifapta bulunmm§tu: "Ey Havariler teplulugu! Hikmetleri, ehli 
olmayan kimselere anlatmayin, aksi takdirde hikmetejLulmetmis. olur 
sunuz. Ehli olan kimselerden de hikmeti saklamayin."Aksi takdirde 
kimaelere zulmetmis. olursunuz. Uc §ey cok onemlidir: 
-*- Dogrulugu anla§ilan hiikme tabi olun. 

2- Fasitligi anla§ilan §eyden de uzak durun. 









unii iizerinde ihtilaf edilen §eyi de onur ve iistiinliik sahibi Al- 
ls edin." $&\ 
liirrezzak, ikrime'den rivayet ederek Isa peygamberin §oyle de- 
digini soylemi§tir: "Inciyi, domuzun boynuna taldfciaym. Ciinkii o inci- 
den yararlanamaz. Hikmeti de istemeyene vermeyin. Ciinkii hikmet in- 
ciden daha hayirhdir. Hikmeti istemiyen kimse ise domuzdan daha ko- 
tiidiir!" 

Vehb ile digerleri, Isa peygamberin kendi arkadasjanna §oyle dedi- 
gini nakletmi§lerdir: "Siz yeryuziiniin tuzusunuz.»Siz bozuldugunuz 
takdirde tedaviniz imkansiz olur. Sizde iki huy vardir ki bunlar da ceha- 
letten sayihr: 

1- §a§ilacak bir durum olmada|| giilmeniz. K 

2- Ku§luk vakti uyumaniz." 

Yihe Vclib u. Miinebbih'den riy4yet edildigine gore Isa peygambere, 
"insanlarm en 90k fitneci olani kllfedir?" diye soruldu. Buyurdu ki: "Ali- 
min giinah istemesi.. Zira alim gu§ah isjedigi zaman, ojmn giinahma al- 
danar&k diinyadaki insanlarm bircogu giinahi i§lerlef. *> 5 

Ey kotii alimler! Diinyayi ba§imzin iizerine aldifa^ ahiretl'de ayak- 
lar altmda cignediniz": 1 Spziiniiz §ifadir ama amelinfe derttir. Siz yara- 
maz meyva veren bir agj^a benzersiniz. Sizi di§ardan seyredenler bege- 
nirrer, ama meyvenizi yiyenler oliirler. < 

Ey kotii alimler! Cennet'in kapilan iizerinde otprdunuz; ne iceriye 
girersiniz, ne de miskinieri. Oraya girmeleri icin cafinrsmi^Bjllah ka- 
tinda insanlarmsen /sjffiisi, ilmini alet ederek^liny.^i iiftp eden 
alimdjr. 1 ' . . •■:■■.* 

Mekhul dedi ki: Yahya ile Isa peygamber kar§ila§tilar. Isa peygam- 
ber giilerek onunla tokala§ti. Yahya ona dedi ki: "Teyze oglu, neyin var? 
Gbriiyorum ki giiliiyorsun. Sanki ahiretin hususunda emin olmu§sun?" 

Isa da ona §oyle dedi: "Neyin var? Goriiyorum ki yiiziin asiktir. San- 
ri ahiretin hususunda* umutsuzluga kapilmi§sm." 

Cenab-i Allah her ikisine de vahyederek §oyle buyurdu: "icinizden 
bana en'sevimli olanmiz, arkada§uia kar§i giiler yiiz gostereninizdir." 

Vehb b. Munebbin dedi ki: Isa (a.s.) ile arkada§lan bir mezarm yam 
ba§ma gelip durdular. Arkada§larmdan biri mezarm icine girip bakti. 
•^Digerleri de mezardan ve darhgmdan soz ediyorlardi. isa 
peygamber onlara §oyi^dedi: "Siz bundan once mezardan daha dar bir 
yei~olan analarmizm rahimlerindeycnniz. Ama Cenafr-i Allah'm ho§una 
giden sevgili bir kulu oldiigiinde, mezara geni§lemesi icin emir verir, 
mezar da geni§ler." ^^^^glj^ 

Ebu Omer ed-Darir $pyle dec8: "Bana gelen bir habere gore isa pey- 
gamberin yanmda oliimden soz edildiginde onun cildin,den kan damlar- 
mi§!" 





RUYUK ISLAM TARlHl 

tBu konuda nakledilen bircok rivayetler vardir. Hafiz b. Asakir bun- 
Ian bir kismim nakletmi§tir. Biz de bunlarla yetindik. insarii dogru- 
ya ula§tiran Allah'tir. ^^^ M 

ISA PEYGAMBERIN SEMAYA YUKSELTILMESI 

Ylice Allah buyurdu ki: 

«Tuzak kurdular. Allah da onlarin tuzaklarmja kar§ihk verdi.r Ciin- 
kii Allah (istese), herkesten daha iyi tuzak kurar. Allah demi§ti ki: "Ey I- 
sa, ben seni oldiirecegim, bana yiikseltecegim, Seni inkar edenlerden te- 
mizleyecegim ve sana uyanlan ta kiyamet giiniine kadar inkar edenle- 
rin iistutide tutacagim. Sonra donu§unuz bana olacaktir. Aynhga dii§- 
tu'gunuz §eyler hakkmda aramzda ben hukmedecegim''» (Al-i Imr&n, 54-55.) 

«Sozle|ini bozmalanndan, Allah'm .ayet]erini inkar etmelerinden, 
haksiz yere peygamberleri ^ldurmelerinden "Kalplerimiz kihfh" deme- 
lerinden oturu (ba§lanna belalar getirdik). Hayir (kalpleri kihfh degil), 
fakat inkarlanndan oturu Allah o kalplerin lizerini muhurlemi§tir. Ar- 
tik pek azi haric, onlar inanmazlar: Kufurlerinden ve Meryem'e biiyiik 
bir iftira atmalanndan; "Biz Allah'm elcisi, Meryemoglu Isa Mesihi ol- 
diiruiik!" demelerinden otiirii... Oysa onu oldurmediler ve asmadilar; 
fakat (Isa) onlara benzer gosterildi. Onun hakkihda anla§mazhga dli- 
§enler, ondan yana tarn bir ku§ku icindedirler. O hususta bilgileri yok- 
tur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu yakinen oldurmediler (onu oldurdiik- 
lerini kesinlikle bilemediler). B^^^ 

Hayir, Allah onu (isa'yi) kendisine yiikseltti. Allah dai#a usttindiir, 
hikmet sahibidir. Andolsun, kitap ehlinden hi? kimse yoktur ki, olii- 
miinden once ona inanacak olmasm. Kiyamet giinii de o, (Isa) onlarin 
aleyhine §ahit olacaktir.» (en-NisS, 155-159.) 

Cenab-i Allah, isa'yi - sahih ve kesin kavle gore - uyku ile oldiirduk- 
ten sonra goge yiikselttigini ve Yahudilerden olup onu zamanimn bazi 
kafir hiikumdarlarma jurnalleyen ve kendisine eziyet vermek isteyen 
kimselerden kurtardigim, yukandaki ayet-i kerimelerde bildiriyor. 

Hasan Basri ile Muhammed b. Ishak dediler ki: Isa'yi bldiirmek is 
teyen hukiimdarm adi Davud b. Nora idi. Isa'nin olduriilerek carmiha 
gerilmesini emretmi§ti. Onu Beyt-i Makdis'deki bir odaya hapsettiler. 
Bu olay, cumayi cumartesine baglayan gece vuku bulmu§tu. ; Qldurulme 
zamam yakla§tiginda Cenab^i Allah, yanmda hazir bulunawlrkada§la- 
nndan birini* ona benzer hal^ soktu. Isa'yi da odanm bacasmdan goge 
tseltti. Oradakiler de bu manzarayi seyrediyorlardi. Zaptiyeler oda- 
ya girdiklerin||g^isa'nin benzeri olan genci, o zannederek yakalayip go- 
turdiiler. Oldurup carmiha gerdiler. Tahkir etmek icin ba§inm iizerine 
dikenler koydular. Hz. isa'nm durumunu gormeyen Hristiyanlann 








cogunlugu, Yahtidilerin, Isa'nin oldiiriiliip carmiha gerildigine dair j 
dilarim kabul ettiler; bu sebepi£*de gerceklerden uzakla§ip Jpjalete 

tiiler. ,«L^^^ I * 

Andolsun kitap ehlinden hi? kimse yoktur ki, oliimiinden once (yani 
kiyamet kopmasindan once ahir zamanda yeryiizune ini§inden sonra) 
ona inanacak olmasjn." Ahir zamanda Isa peygamber yeryiiziine inip 
domuzu oldiirecek, haci kiracak, gayr-i miislimlerin iizerine cjzye vergi- 
sini tarhed|cek, islamiyet'ten ba§ka hicbir dini kabul eimeyecektir. Jtfi- 
tekim bu ayet-i kerimenin Ibn Kesir Tefsiri'nde aciklamasim yaparker 
nakletmis, ol$ugumuz hadislerle de bu hususu acikliga kavu§turmu§- 
tuk. Aynca "el-Fiten ve'l-Melahim|^adli kitapta da Mesih Deccal haber- 
lerini verdigimiz boliim.de bu konuda uzun uzadiya aciklamalarda bu- 
lunmu§tuk. Orada Mesih Mehdi (a.s.)'nin, yiice Allah tarafindan, ya- 
lanci ve sapikhga davet edici Mesih Deccal'i oldiirmek icin yeryiiziine 
indirilecegini de soylemi§tik. 



: 



ISA PEYGAMBER, GOGE NASIL Y&KSELl 



! 



Ibn Ebi Hatim, Ibn Abbas 'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Cenat 
Allah^isa'yi goge yiik&eltmek istedigi zaman, Isa, arkadl§lannin yani- 

#na gitmi§ti? Odada, arkada§lan olan Havarilerden oniki ki§i vardi. Ev- 
deki bir ce§meden yikanmi§, ba§ineEan sular damjarken yanlanna git- 
rmis, ve §oyle demi§ti: Sizden bazilan,:bana'=$man etflKen sonra on iki kez 
L beni inkar edecejftr. Hanginiz benjKt behze^ni olacaksiniz ki benim 
yerime oldiiriilsiin, sonra da benimle aym dereceye yiikselsin?= 

Aralanndan en gene olan birisi kalkti. Isa ona: "Otur." dedi. Sonra 
bu teklifini tekrarlayinca aym gen? yine ayaga kalkarak: "Senin benze- 
rin olmak isterim." dedi. Isa da:" "Oyle ise sen benim benzerim 
olacaksm." dedi ve Allah tarafindan Isa'ya benzetildi. Isa da o evin baca- 
sindan goge yiikseltildi. 

Yahudilerin zaptiyesi gelerek Isa'nm benzeri kihnan genci yakala- 
yip gotiirdii, oldiiriip carmiha gerdi. Bundan sonra kendisine iman edi- 
§inin ardi sira bazi kimseler Isa'yi oniki kez inkar ettiler, sonra da iic 
gruba aynldilar. Bu gruplardan biri: «Allah diledigi miiddetce aramiz- 
da kaldi, sonra goge yiikseldi.» dedi ki bunlar Yakubilerdir. 

Diger bir grup: «Allah'in oglu diledigi miiddetce aramizda kaldi, 
sonra Allah onu kendi yamna yiikseltti.» dediler ki, bunlar da Nasturi- 
lerdir. 

Uciincii grup ise §6yle dedi: «Allah'in kulu ve elcisi, diledigi miiddet- 
ce aramizda kaldi, sonra Allah onu yamna yukseltti.» Boyle diyenler de 
Miisliimanlardi. Iki kafir grup, Miislumanlara iistiin gelip onlari oldiir- 
diiler. Muhammed (s.a.v.)'i, Allah, peygamber olarak|gonderinceye 




• 



t 



kadar Islamiyet, kafirlerin baskisi altmda kaldi. 

Ibn Abbas: "Biz de inananlan, du§manlarma kar§i destekledik, on- 
lar iistiin geldiler." (es-Saff, 14.) ayet-i kerjmesi ile bunun kasdedildigini 
soylemi§tik. * 

Bu husus, selef ulemasinin bircogu tarafmdan boylece nakledilmi§- 
tir. Bu konuda u$un uzadiya aciklamalarda bulunan biri de Muhamr 
med b. ishak b. Yesar'dir ki §oyle demi§tir: Risaleti teblig etsin, davetini 
tamamlasm ve Allah in dinine giren insanlar cogals'mlar diye isa pey- 
gamber, omrunii uza*tmasi i^in onur ve iistunliik sahibi olan Allah'a dua 
ediyordu. Rivayete gore yanmda oniki Havarisi vardi. Bunlarm adlari 
§oyledir: Batros, Yakub b. Zebda, Yakub'un karde§i Yahnes, Endravus, 
Filibos, Abroselma, MattaJETomas, Halkiya oglu Yakub, Tedaviis, Feta- 
tiya, Yadis Keryayota. (Yafiudilere, isa'nm yerini gostefefrde budur.) 

Aralannda Serkis adinda birisi de vardi ki Hristiyarilar, tmun adim 

<gizlemi§lerdir. Isa'ya benzedigi i^in onuri yeriire oldiiriiliip carmiha ge- 
rilen bu zattir. fJazi Hristiyanlann iddiasma gore Isa'nin benzeri oldu- 
gu icin oldiiriiliip garmiha gerilen ki§i, Keryayota oglii Yodas'tir. Dogru- 
sunu Allah bilir. "^^^J 

Dahhak b. Abbas in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: isa pe 
yerine halef olarak §emon'u birakmi§tir. Yahudiler, onun b 
* Yodas'i oldiirmii§lerdir. 

Ahmed b. Mervan, Ferra'nm, «Tuzak kurdular, Allah onls 
lanna kar$ahk verdi. Allahituzak kuranlann en iyisidir.» ayqj 
siyle ilgili llarak afiklam^rarda bulunurken §oyle demi§tir 
bir zaman teyzesinin gozii oniinden kaybolup gitti sonra yanina geldi. 
Yahudilerden Re'siil Calot, Allah tarmindan Isa (a.s.)'nm benzeri bir 
§ekle buriindiiriildii. Bunlar Isa (a.s.)'nm kapisma gelip yiglidrltr, kapi- 
yi kirdilar; Re'siil Calot, Isa (a.s.)'yi yakalayip getirmek i^in i^eriye gir- 
di. Allah, isa (a.s.)'yi ona gostermedi. Sonra arkada§larmm yanina cika- 
rak: Isa (a.s.)'yi gormedim, dedi. Elinde kinmdan ^ekilmis. bir kilmf var- 

tdi. Arkada§lan - isa (a.s.)'nm benzeri kilmdigi i^in, ona - isa sensin diye- 
►rek onu yakalayip oldiirdiiler ve ^armiha gerdiler. §ani yiice Allah bu- 
yurdu ki: «Oysa onu oldiirmediler ve asmadilar fakat (isa) onlara benzer 
gosterildi.» -?iMp i 

ibn Cerir, Vehb b. Miinebbihin §Oyle dedigini rivayet etmiair: Be- 
raberindeki onyedi Havari ile isa peygamber bir eve gelip girdi. Yahudi'- 
ler evi ku§atma altma aldilar. Eve girdiklerinde Havarilerin hepsi isa 
(a.s.) sure tine girerek onun gibi goriindiiler. Yahudiler onlara: "Bize bu 
yii yaptmiz. Ya isa (a.s.)'yi bize gosterirsiniz ya da hepinizi oldiiruriizj 
dediler. isa (a.s.), arkada§larma: "Cennet karsdigmda bu gun hanginl 
ndi n-ifsini satar (feda eiier)?" diye sorunca Havarilerden biri: "Ben 
satanm." deyip Yahudilerin oniine £ikti ve ben isa (a.s.)'yftn, dedi. Al- 



jamber, 
?ri olan 

tuzak- 
cerime- 
?a (a.s.), 









■ 



. 




154 



1HN KES ! R 



i (a.s.)'nm §ekline burundurmu§tii. Onu, yakalayip oldurdii- 
ler ve carmiha gerdiler. I§te bu nedenle o insan, kendilerine Isa (a.#.)'mn 
benzeri kihndi ve onlar da Isa (a.s.)'fi oldurmiis. olduklarim zannettiler. 
Hristiyanlar da aym §ekilde Isa (a.s.)'nm oldiirulmiis. oldugunu zannet- 
tiler. Halbuki Cenab-i Allah, o giin icinde Isa (a.s.)'yi goge yukseltmi§- 
ti.^ 

Ibn Cerir, Vehb b. Miinebbih'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 
Cenab-i Allah, Meryem oglu Isa (a.s.)'ya, artik diinyadan cikip gidecegi- 
ni bildirdiginde oliim ona zos»gelmi§ti. Havarileri cagirarak onlara bir 
ziyafet verip §oyle dedi: Bu gece yanimda bulunun. Ciinkii size ihtiya- 
cim vardir. E 

Gece olunca Havariler yanma geldiler, kalkip onlara cesjtli hizmet 
ve ikramlarda bulundu. Yemekten sonra ellerini yikayip kendi eliyle 
onlara abdest aldirdi. Havluyla ellerini silip kuruladi. Havariler bun- 
dan sikilip utandilar. Isa (a.s.): "Bu gece benim yaptiklanma kar§i cikan 
kimse, benden degildir. Ben de ondan degilim." dedi. Boyle deyince artik 
onun biitiin yaptiklarma tasvip nazanyla baktilar. Nihayet biitun hiz- 
met ve ikramlan tamamladiktan sonra §oyle bir aciklamada bulundu: 
"Bu gece ziyafette size yaptigim hizmetler ve ellerinizi yikayi§im, ben- 
den size bir ornek olsun. Beni, en hayirlmiz cfrarak gormektesiniz. §u 
halde birbirinize yaptigimz ikramlar agirmiza gitmesin. Birbiriniz icin 
kendinizi feda edin. Nitekim ben de kendi nefsimi size feda etmi§imdir. 
Size olan ihtiyacim, benim icin Allah'a dua edip ecelimi ertelemesini is- 
temenizdir." 

Havarile^ykenxlilerini duayaj/erince daha da fazla dua etmek iste- 
diklerinde uyku bastirdi, artik dua edemez hale geldiler. Isa onlan 
uyarmaya ve uykularmi dagitmaya»-eah§iyor ve: "Siibhanallah! Bana 
yardimci olmak icin bir gece dahi sabredemiyor ve dayanamiyorsunuz, 
byle mi?" diyordu. Onlar da §u kar§ihgi veriyorlardi: "Vallahi bize ne ol- 
dugunu anlayamadik, halbuki* onceki gecelerde cok uykusuz kahr ve 
sohbet ederdik. Ama bu gece uykusuz kalmaya dayanamiyoruz. feizimle 
dua arasma bir engel girmi§tir." Boyle demeleri iizerine Isa (a.s.) §u kar- 
§ihgi verg^^^^etv^oban gide ; <j|k^ koyun sujgusu dagilacatetar." Boy- 
le diyerek olumuuun yakla§tigin||bnlara haber veriyordu. Dana sonra 
da soziinii §6yle sljrdiirdii: "Dogrusu horoz uc defa o fe^gde n once sizden 
biri, benjNinkar ecfecektir. Ve yin&biriniz az bir para^&^^ii^Bida beni 
satacaktir. Bu sejpple elde ettigi parayi da yiyecekti^Sppe dedikten 
sonra arkada§larFevden cikip dagildilar. Yahudiler d*l?ha r peygamberi 
anyorlardi. Havarilerden biri olan §emon'u yakaladilar ve: "l§te bu da 
isa'nm arkadaslarmdandir!" dediler ama o Isa'nm arkadasi oldugunu 
inkar ederek: "Ben^gjin arkadasi dj^Um!V^ecll Boylece onu birakti- 
lar. Bu defa diger bir grup $emon'u yakaladi. Yine Isa (asjnm arkada§i 




olmarhgmi s6yiedi. Sonra da bir horozun otmekte oldugunu i§itti, agla- 
yip iizuldu. 

Havarilerden biri, Yahudilere gidip §oyle dedi: "Isa (a.s.)'mn yerini 
size gosterirsem bana ne verirsiniz?" Onlar da kendisine otuz dirhem 
verdiler. Dirheshleri ahp onlari pe§ine takti ve Isa (a.s.)'nm bulundugu 
yere gotiirdii. iifma bundan »e kendisi Isa (a.s.)'nm suretine biiriindii. 
Yahudiler, on&ndsa oldugunu aaanederek yakaladilar; elini, ayagim 
baglayarak gotiir|kiler. KendisinMJoyle dediler: "Sen misin oliileri diril- 
tip §eytanlan kovan ve delileM §il§^a kavu§turan? Hadi bakahm, kendi- 
ni §u iplerden kurtarsana?!" Boyle deyip yiiziine tuKuruyor, iizerine di- 
ken atiyorlardi. Nihayet onu daragacimn yamna getirdiler. Cenab-i Al- 
lah o esnada Isa (a.s.)'yi goge yiikseltip aldi ve Isa (a.s.)'mn benzeri olan 
Havariyi astilar. Astiklan Havari, daragacmda yedi gun muddetle kaldi. 

Sonra anasi ile anasimn tedavi ederek delilikten kurtarip §ifaya ka- 
vu§turdugu kadin, daragacimn yanina gelerek aglamaya ba§ladilar. 
Isa peygamber yanlanna gelerek: "Nicin aghyorsunuz?" diye sorunca, 
onlar. da senin icin aghyoruz, diye kar§ihk verdiler. Isa (a.s.) onlari tes- 
kin ederek §6yle dedi: "Allah beni yanina yiikseltti ve bana iyilikten ba§- 



ka bir ^6y isabet etmedi. §u daragacmdaki' adam benim 
diilerek onlara benzer kihndi. Siz Havarilere deyin ki. 



bu ha 
. Isa 





lime biiriin- 

yere gelip 

la§tirdilar. 

nm yerini 

sa (a.s.), 

man ol- 

I 



benimle bulu§sunlar." Kadmlar gidip Havaril^ 
Havariler de belirtilen yere onbir ki§i olarakj 
Yahudilere gqsteren ve onu satan Havari, f 
onu arkada§larina sordu. Onlar da: Yapti^ 
du. Kendini bogarak oldiirdii, dediler. 

Isa: "Egec tevbe etseydi Allah tevbesini kabul buyururdu." dedi. 
Sonra kendileriyle beraber gezip dola§an Yahya adindaki genci onlara 
sordu ve dedi ki: "O sizinle beraberdir. Artik buradan gidin. Her insan 
kendi kavminiil dili ile komi§malidir. Onlari uyarip desteklemelidir." 1 

Bu tuhaf ve garip bir isnattir. Ama - Allah in laneti iizerlerine olsun 
- Hristiyanlarm anlattiklan §u hikayeden daha sahihtir. Giiya Meryem 
bir agacin yamnda oturup aglamakta iken isa peygamber onun yamna 
gelmi§, viicudundaki ?ivi yerlerini ona gostermi§, cesedi her ne kadar 
asihp carmiha gerilmi§se de ruhunun Allah katma yiikseltildigini ona 
haber vermisj 

Bu, yalan, iftira, uydurma, tahrif, tebdil ve asilsiz sbzlerdir. Hicbir 
mesnede dayanmadan incil'e yapilan hilaf-i hakikat eklemelerdir. Deli- 
lin icaplanna uymamaktadir. 

Hafiz b. Asakir, Yahya b. Habib kanahyla yaptigi bir rivayette §6yle 
demektedir: Daragacindaki adam yedi giin muddetle asili kaldiktan 
sonra Meryem, hukumdarm evine giderek daragacindaki oliiniin indi- 
rilmesini istedi. Asilanm kendi oglu oldugunu zannediyordu. 
(1) Tefsir-i Taberi, VI, 10-11. 





156 



IBN KESlR 



Hiikiimdar, onun bu istegini kabul edip cesedi daragacmdan indirtti ve 
oraya defnettirii. Meryem, Yahya'nm anasina: "Mesih'in mezanm zi- 
yaret etmek icin benimle gelmez misin?" diye sordu. Ikisi beraberce me- 
zann ba§ma gittiler. Mezara yakla§tiklannda Meryem, Yahya'nm ana- 
sina: "Ortiinmez misin?" dive sorunca Yahya'nm anasi: "Kime kar§i or- 
tiinecegim?" diyerek karsdik verdi. Meryem de: "§u mezann yam ba§m- 
da duran adama kar§i ortun." dedi. Yahya'nm ajMp 1 i se: "Ben herhangi 
bir kimse gormiiyorum." IdedigMeryem, kabrin yam ba§mda duran §ah- 
sin Cebrail olacagim du§undillOnunla gorii§eli aradan^pey zaman gec- 
mi§ti. Yahya'nm anasi yjrinde durdu. Meryem mezara yakla§ti. Yak- 
la§tigmda Cebrail ona §6yl0 demi§ti: "Ey Meryem, nereye gidiyorsun?" 

Meryem de, "Mesih'in mezanm ziyaret edecegim. ^fem verip 
onunla konu§acagiin." diye kar§ihk verdi. Cebrail ona §u «^bi verdi: 
"Ey Meryem, bu Meiih degildir. Allah, Mesih'i kafirlerden temizleyerek 
kendi katma yiikseltti. Burada yatan, ona benzer kihnan ve yerine oldii- 
riiliip asilan gen9tir. Bunun i§areti de §udur: Bu gencin ailesi kendisini 
kaybetmi§lerdir. Nerede oldugunu bilememektedirler. Dolajskjyla iizeri- 
ne aglamaktadirlar. Eger inanmiyorsan falan gun falan ormanhga gel, 
orada Mesih'le kar§ila§irsm!" 

Meryem, kiz karde§inin yanma doniip gitti. Cebrail de tekrar goge 
cikti. Meryem, kiz karde§ine Cebrail'den ve kendisine sdyledigi sozler 
den, gidecegi orm&nhktan bahsetti. Cebrail'le kararla§tirmi§ olduidan 
gtinde ormanhga gitti ve Isa (a.s.)'yi orada buldu. Onu goriince ko§arak 
yanma vardi ve Micaklayip ba§mi optii. Daha once yaptigi gibi Isa da 
ona dua ederek §oyle dedi: "Anacigim §u kavim beni oldurmedi. Ancak 
Allah, beni kendi yanma ahp gotiirdii. Bu gun seninle bulu§mamd izin 
verdi. Yakmda sen de oleceksin. Buna sabret ve Allah'i cokca zikret." 
Boyle dedikten sonra Isa tekrar goge cikti ve anasi Meryem, oliinceye 
kadar artik Isa (a.s.) ile bir daha bulu§madi. 

Bana ula§an habere gore Meryem, Isa'nm goge ytikseltilmesinden 
sonra bes. sene daha ya§amis, ve elliiic ya§mdayken vefat etmi§tir. Allah 
bndan razi olsun ve onu ho§nut kilsm. 

Hasan Basri dedi ki: Isa peygamber, otuzdort ya§mdayken goge 
yiikseltildi. ..*.?-£ ':% 

Hadisde §oyle haber verilmektedir: '|ji|_ _%?&?■ 

«Cennetlikler, Cennet'e tiiysiiz ve parlak delikahhlar suretinde gi- 
receklerdir. Gbzleri siirmeH olup hepsi otuziicer ya§mda olacaklardir.» 

Bir ba§ka hadisde de cennetliklerin Cennet'e girerken Isa (a.s.)'nm 
goge ytikseltildigi giindeki suretinde ve Yusuf un giizelliginde olacmkla- 
n haber verilmektedir. Hammad b. Seleme, Saidb. Miiseyyeb'in §oyle 
dedigini soylemi§tir: Isa, otuziic ya§mday ken goge yiikseltildi. 

Hakim'in, "Miistedrek" adh eserinde Fatima bintii Hiiseyn'den 



e 




■" 



■^w 



^ 



■i 




" 



157 



yaptigi rivayete gore Hz. Ai§e §oyle demi§tir: «Fatima'mn bana anlatti 
gma gore Rasulullah kendisine §oyl& demi§tir: Peygamberlerden her bi 
ri, kendisinden onceki peygamberin yan omrii kadar ya§ami§tir. Isa da 
120 sene ya§adi. Ben de altmis, ya§indayken vefat edecegim 

Bu garip bir hadistir.*^ 

Hafiz Ibn Asakir demis, ki: Dogrusujsa peygamber bu kadar ya§a- 
mis. degildir. Ancak bununla, onun kendi iimmeti icinde kalis, miiddetini 
kasdetmi§tir. ,*"•»" 

Siifyan b. Uyeyne, Yahya b. Ca'de'den rivayet ederek Fatima 
(r.a.)'mn §oyle dedigini soylemi§tir: Rasulullah (s.a.v.) bana dedi^ki: 

«Dogrusu Meryem oglu Isa (a.s.), Israilogullan arasinda kirk yil 
kaldi.» 

Emirii'l-Mii minih Ali (r.a.)'nin §oyle dedigi rivayet edilmi§tir: Isa 
(a.s.) ramazanin#inn|ikinci gecesinde goge yiikseltildi. 

Hz. Ali de^uruhi§undan be§ giin spnra, Ramazan'in yirmiikinci 
gecesinde vefat etmi§tir. 

Dahhak, Ibn Abbas'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir:isa peygam- 
ber goge yiikseltilecegi zaman bir bulut gelip yamna yakla§ti. Bulutun 
iizerine oturdu. Ote yandan anasi Meryem gelerek onunla vedala§ip a| 
ladi. Sonra anasimn gozleri oniinde Isa (a.s.) goge yiikseltildi. SSlWgi §e- 
mon'un iizerine dii§tii. Anasi, eliyle veda i§ar6tleri yaparak gozden kay- 
boluncaya kadar onunla i§aretle§ti. Onu cok ^^viyordu. Ciinkii Mer- 
yem, hem.anahk hem de babalik §efkatini ogluna gostermekteydi. Zira 
Isa (a.s.Xrnn babasifyoktu. Ne seferde, ne hazarda onu yalniz birakijaaz 
ve ondan ayrilmazdi. Nitekim §airin biri §oyle demi§: 

"Bir saatlik ayrihgi, oliim gibi goriiyorum. 

Bulu§masi ha§re dek uzanan ayrihga nasil tahammul ederim?!" 

Ishak b. Bi§r, Miicahid b. Ciibeyr'den rivayet ederek dedi ki: Yahu- 
diler, Isa (a.s.)'mn benzeri kihnan adami, Isa (a.s.) zannederek oldiirdii- 
ler ve carmiha gerdiler. Onlar, oldiirdiikleri adami, Isa (a.s.) zannedi- 
yorlardi. Hristiyanlann cogu da cahilliklerinden dolayi onlarin bu zan- 
lariha uydular. Katiller, Isa (a.s.)'mn arkada§lanna da musallat oldu- 
lar. Kimini oldiirdiiler, kimini dovdiiler, kimini hapsettiler. Nihayet du- 
rumlari zamanin Rumlara bagli §am valisine iletildi. Ona denildi ki: 
Yahudiler, kendilerine Allah'm elcisi oldugunu soyleyen bir adamin ar- 
kada§lanna musallat olmu§lar. O adam, oliileri diriltip anadan dogma 
korferle alacalilanni iyile§tirip §ifaya kavu§turuyor ve mucizeler goste- 
riyordu. Ona hiicum edip oldiirdiiler; arkada§lanni da ce§itli eziyetlere 
ugratip tahkir ettiler. Onlari hapse attilar. 

Hiikiimdar, onlara haber salarak huzuruna getirtti. Aralannda Ze- 
keriyya oglu Yahya, §emon ve bir grup daha vardi. Hiikiimdar, onlara 
Isa (a,.s.)'nin haberini sordu,, onlar da gerekli aciklamalarda bulundu- 







•J 




KESfR 

lar. Dirtterini kabul edip onlara biat etti; iilkiilerini yiiceltti. Boylece 
hak, Yahudilere galip geldi. Hristiyanlann sozii gecerli oldu. Daha &>n- 
ra hukumdar, Isa (a.s.)'nm carmiha gerilmis, oldugu agaci getirtll O 
agaca tazimde bulundu. Bu nedenle Hristiyanlar haca saygi gosterme- 
ye ba§ladilar. Boylece Hristiyaiilik dini, Rumlar arasina girdi. 

Bu anlatilanlarda bazi yonierden yanh§hklar vardir. §oyle ki: 

1- Zekeriyya oglu Yahya peygamber, carmiha gerilen §ahsm Isa 
(a.s.) oldugunu kabul etmez. Hz. Yahya masumdur. Hak olarak vuku 
bulan gerceklerden ba§ka birsJPyi kabul etmez. 

-2- Rumlar o zamaii degil de, o zamandan 300 sene sonra yani Krai 
Kostantin'in devrinde Hristiygtnhga girdiler. Krai Kostantin, Kostan- 
oglu olup kendisine nisbet edilen Kostantin §ehrinin kurucusudur. 

3- YabllfSiler, Isa (a.s.)'ya benzeyen ad|mi oldiiriip carmiha g&rdik- 
ten sonra o carmihi bir copltige attilar orada siipriintiiler, pislikjer ve 
le§ler vardi. O carmih, Krai Kostantin'in zamanma kadar o pisliklerin 
altmda kaldi. Nihayet kraflm anasi Heylane el-Harraniye el-Fendeka- - 
niye, carmihm oradan cikarilmasma vesile oldu. Qarmihm iizerine geri- 
len §ahsin Isa oldujiSfta inaniyordu. Onug^lstegi iizerine yetkililer gidip* 
carmihi o mezbeledm cikardilar. Anlatifiigina gore ha%tahkh bir kimsfe 
o caYraiha dokununca §ifa buluyormu§. Bunun olf|p olmadigini Allah bi- 
lir^u dogru da olabilir. Qiinkii Isa (a.s.]!pKi yenfije kendini feda ederek 
carnadja gerilen insan, gerc«ten saligbir insanmi§. Bu olay, o gtinku 
Hristiyanlar icin biiyiik bir beta ye imtihah olmusUi. Isa (a.s.)'nm, iizerft 
ne gerMmis. oldugu ha? §eklindteki tahta, copluSten cikanldiktan sonra 
ristiyanlar ona saygj gosterdiler. Onu, altm ve incilerle kaplayip siis- 
liler. J§te bu nedenle Hristiyanlar hac edinip onu teberriik vesilesi 
kildilar.^Iacm cikanldigi ^bplugun temizlenmesi icin Krai Kostantin'in 
anasi emir verdi. O copluk temizlendi ve yerine ce§itli zinetlerle siislen- 
mis. muazzam bir kilise in§a edildi. l§te o kilise, bu gun Kudiis'de Kama- 
me kilisesi diye bilinen me§hur kilisedir. Qopliik yamnda in§a edildigi 
icin bu adi almi§tir. Bazilan bu kiliseye Kiyame kilisesi de demektedir- 
ler. Inanclanna gore Isa peygamberin cesedi orada ayaga1«tlkip dikil- 
mi§tir. 

Bilahare Krai Kostantin'in anasi Heylane, §ehrin cop ve pislikleri- 
nin, Yahudilerin kiblesi olan kayahgm iizerinejdokulmesini emretmi§- 
tir. Bu hal, Hz. Omer'in Kudiis'ii fethetmesine'lcadar devam etmi§tir. 
Kudiis'e girdiginde Omer (r.a.), o kaya$gm iizerindeki siipruntiileri 
kendi abasiyla silip orayi pisliklerden ve necasetten armdirmi§tir. Mes- 
1 cidi kayahgm gerisine degil de, mirac gecesinde Peygamber Efendimi- 
z 'in namaz kilmis. oldugu on tarafma in§a etmistir ki, orasi da Mesjf 
Aksa'dir. a^ 



* 










ISA PEYGAMBERII^$EMAILI VE FAZILETLERI 

Cenab-i Allah bttjmrdu ki: 

«Meryem oglu Mesih, bir elciden ba§ka bir§ey degildir. Ondan once 
de elciler gelip gecmi§tir. Annesi tie dosdogrudur.» (d-Maide, 75.) 

Isa peygambere, yeryuziinde 50k seya&at ettigi ve dinini zamamn 
fitnelerinden kurtardigi icin Mesih adi verilmi§tir. Aynca Yahuailer, 
kendisini §iddetle yalanlayip ona ve anasina tiirlii iftiralar attiklan icin 
de Mesih admi aldigi, gelen rivayetler arasmdadir. Diiz taban oldugu 
icin Mesih admi aldigim soyleyenler de olmu§tur. 

Cenab-i Allah, buyurdu ki: «Sonra bunlann pe§inden ardarda pey- 
amberjjffimizi gonderdik. Arkalarmdan Meryem oglu Isa'yi da gon- 
erdik. 1'na Incil'i verdik.» (ci-Hadfd, 27.) 

Cenab-i Allah bir diger ayet-i kerimede de §oyle buyuruyor: 

«Meryem oglu Isa'ya da acik deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudiis 
Cebrail) ile destekledik.» (d-Bakara, 87.) M 

Bu konuda varid olan ayet-i kerimeler gercekterrjoktur. . 

Onceki sayfalarda da naklettigimiz gibi Buhari ile Miislim'in sahih- 
lerind* §oyle bir hadis-i §erif yer almaktadir: "Dogan her cocuga §eytan, 
bbgriinden bir darbe vurur. Dogmakta olan cocuk bu hedenle bagirarak 
aglar. Ancak Meryem ile oglu, §eytanm bu darbesinden mahfuz kalmi§- 
lardir. §eytan ona vurmaya giderken perdeye vurmu§tu." 

Ubade (r.a.), Rasulullah (s.a.v.)'m §oyle buyurdugunu soylemi§tir: 

^Allah'dan ba§ka tann bulunmadigma, O'nun bir ve ortaksiz oldu- 
guna, Muhammed'in de Allah'm kulu ve elcisi olduguna, isa'nm da Al- 
lah'm kulu, elcisi ve Meryem'e biraktigi bir kelimesi, aym zamanda ken- 
disinden bir ruh olduguna^ennet'in hak ve ate§in de hak olduguna §e- 
hadet eden kimseyi - ameli ne olursa olsun - Allah, Cennet'e koyar.w 1 

Buhari ve Muslim'in sahihlerinde yer alan bir ba§ka hadis-i §erifte 
de Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tup-: «Ki§i, cariyesini tei&iye edip 
terbiyesini guzelle§tirirse; cariyesini egitip epfeimini giizelle§tirirse; 
sonra onu azad edip onunla evlenirse, kendisi icin iki sevap vardir. Ki§i, 
Meryem oglu Isa'ya iman eder, sonra da bana iman ederse, kendisi icin 
iki sevap vardir. Ki§i, Rabbine kar§i gelmekten sakmir ve efendilerine 

(1) Buhari, Tefsir-i Sure-i Al-i Imran, V, 155. 








itaat ederse, kendisi i9in iki sevap vardir.w 1 

Buhari, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygamber (s.a.v.)'in §oyle 
dedigini soylemi§tir: _ 

"Miraca cikarildigim gece Musa ile kar§ila§tim. Zannedersem uzun 
ile kisa arasi bir boyu vardi. Saclari diimdiizdii. §enue kabilesinin 
adamlarmdan biri gibi idi (Yani ayipsiz ve kusursuz bir yapisi vardi). 
Isa ile de kar§ila§tim. O, or^a boylu ve sara=findi. Hamamdan cikmis, gibi 
kizarikti. ibrahim'i de gordiim, Evladmdan ona en 90k benzeyen be- 
nim." 

Bu hadis, Ibrahim ile Musa peygamberlerin kissalannda da nakle- 
dilmi§ti. B^. 

Muhammed b. Kesir, ibn Omer'den rivayet ederek Peygamber 
(s.a.v.)'in §oyle buyurdugunu soylemi§tir: 

«isa (a.s.)'yi, Musa'yi ve ibrahim'i gordiim. Isa kizank renkli, kn 
cik sacli ve genis, gbgiislii idi. Musa (a.s.) da orta boylu bir adamdi. Hind- 
lilere benzeyen diizgiin suretli bir kimse idi.» 2 

Ibrahim b. Miinzir, Abdullah b. Omer'in §oyle dedigini rivayet et- 
mi§tir: Peygamber (s.a.v.) bir giin insanlann arasmda iken Mesih Dec- 
^pl hakkmda a?iklamalarda bulunarak §6yle dedi: 

Ǥiiphesiz Allah kor degildir. Ama bilesiniz ki Mesih Deccal'm sag 
gozii kordiir. Gozii sanki di§arida kalmi§ bir iiziim tanesl gioidir. 
Ka'be'nin yaninda uyumakta iken gece riiyada giizel suretli bir insan 
gordiim. Adamin saclari omuz aralarma kadar uzanmi§ idi ve diimdiiz- 
dii. Ba§mdan su damhyordu. Ellerini iki adamin omuzlanna koymus. 
vaziyette KaTae'yi tavaf ediyordu. Bu kimdir? diy£ sordum. "Meryem og- 
lu MeSdh'tir." dediler. Sonra arkasmda kivircik sach, saclari birbirine 
girmi§ bir adam gordiim. Sag gozii kordii. Gordiigum insanlar arasmda 
Ibn Katan'a en cok benzeyen oydu. Ellerini iki adamin omuzlanna koy- 
mus. vaziyette Ka'be'yi tavaf ediyordu. "Bu kimdir?" diye sorckun. Dedi- 
ler ki: "Mesih Deccal'dir."» 3 ak 
fjfiLZuhri dedi ki: Yukaridaki hadis-i §erifte gecen ibn Katan, Huzaa 
kabilesine mensup bir adam olup cahiliyet devrinde helak olmu§tur. 

Peygamber Efendimiz, her iki Mesih'in de evsafmi vermi§tir. Yani 
hem hidayet Mesih'inin hem de delalet Mesih'inin niteliklerini belirle- 
mi§tir ki, hidayet Mesih'i indiginde mii'minler onu tanism ve ona iman 
etsinter, digeri de indiginde mii'minler onu tanism ve ondaBsakmsm- 

Buhari, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Peygamber (s.a'.v.) Efendi- 
miz'in §oyle buyurdugunu sbylemi§tir: 

(1) Buhari, Cikad, 145; Ilim, 31; Itk, 16. 

(2) Buhari, Babii Halk-i Ademe, IV, 131, Hadis No: 235. 

(3) Buhari, Enbiyaa,34-48. 





•**^ 



BUYUK ISLAM TARlHl 



k- 



«Meryem oglu I*&Jair adamm hirsizlik^jsapmakta-eldugunu gordii. 
na: "Caldin mi?" (fiye sordu. da: "Hayir,kendisinden ba§ka feann ol- 
mayan (Allah'a) andolsun ki calmadim." diAfeevap verdi. Bunun iizeri- 
ne Isa (a.s.) §oyle r dedi: "Allah'a iman ettinl ve gozlerimi yalanladim.* 1 

Bu hadis-i §erif, Isa peygamberin temiz bir karekter ve seciye sahibi 
oldugunu gostermektedir. Ciinkii o, hirsizm yemin edi§ini, ke,ndi kana- 
atine tercih etmi§ti. O hi? kimsenin valan yere Allah'm azamigiti iizerine 
yemin etmeyecegine inanmi§ti. Kendi gorduklerini nazan ilibaE^alma- 
mi§, yergani esas kabul etmi§ti. Hirsizin maaeretini kabul*tmi§, kendi 
nefsine donerek §oyle demi§ti: «AWah'a iman ettim ve gozlerimi, senin 
yeminin icin yalanladim.» __^ ^_. l 

buhari, Ibn Abbas'daS rivay^j^ederek Rasulullah (s.a.v.)'in soyle 
buyurdugunusoylemi§tir: «"Ciplak, yahn ayak ve siinnetsiz olarak ha§- 
rolunacaksiniz." Boyle dedikten sonra §u ayet-i keftmeyi Okudu: «Ilkya- 
ratmaya nasil ba§ladiksa onu, vine oyle cevirirjyok eder)iz. Uzerimize 
^gz; biz bunu mutlaka yapacagiz.» (ei-Enbijr&, 104.) Halk ic^ide ilk olar&k Ib- 
rahim giydirilecektir. Sonra ashabimdan, saga ve solculardan Bir grup 
an sorguya cekilecek, ben de onlarin ashabim olduklanni soyleyece- 
gim. Bana denilecek k-i: Sen aralannda&^yraldiktan sonra bunlar geri- 
sin geri kufre dondiiler! Bunun iizerine ben salih kul Meryem oglu Is; 
(a.s.)'nin dedffi gibi diyecegfm: «Ben onlarin icinde oldugum siirece on 
Ian koll#.d|ni. Fakat sen beni vefat ettirince onlari gozetleyen (yalniz) 
sen ol3mirBen|ier §eyi gorensin! FJfer onfara azap edersen, onlaBfeenin 
kullann^r; (Dilf i|gtni y'ggfo^R;) Eger onlari 1 bagi§larsan, §ii'fh(Jz sen 
daima iistunsun, hikmet sahibisin."» 2 (ei-M|ide, 117-118.) 

Buhari, Ibn Abbas'in, §oyle dedigini-riyayet eder: Minber iizerinde 
Omer'in §oyle dedigini i§ittim: Ben Ra&®ti|iah (s.a.v.)'m §oyle buyurdu- 
gunu duydum: Hristiyanlann, Meryem oglu Isa (a.s.)'yi a§in dereced* 
ovdiikleri gibi, siz de beni ovmeyin. Ben sadece bir kulum. §u halde (be- 
nim icin) Allah'in kulu ve elcisi deyin. 3 

• Buhari, Ebu Hiireyre'den rivayet gderek Peygamber (s.a.v.)'in sdyle 
buyurdugunu soylemi§tir: «Be§ikte sadece uc ki§i konu§mu§tur» 

Isa (a.s.) zamaninda, Israilogullarinda kendisine Ciireyc denilen 
bir adam vardi. Namaz kiliyordu. Anasi yanina gelip onu cagirdi. O: 
"Ben anama cevap mi vereyim yoksa namazima devam mi edeyim?" diye 
kendi kendine sordu. (Ve neticede anasina cevap vermedi, r^amazim kil- 
maya devam etti). Anasi'da (kizdigi icin) §oyle dedi: "Allah'im, ona fahi- 
§elerin yuziinii gostermedikce onu.oldurme." Giiniin birinde Ciireyc 
anastinnda ibadet halinde iken kar§isina bir kadin gelip durdu. 



§e 
m 



(1) Buhari, IV, 132; Muslim, VII, 97 

(2) Buhari, IV, 132. 

(3) Buhari, Enbiya, 241. 







b. Islam tarIhI, c.2, f.i 



*\ 






Onunla konu§tu ama o, kadma iltifat etmedi. Kadm gidip bir cobanla 
bulu§tu. Kendini cobana verdirCobanla yaptigi cinsel temas sonucunda 
bir cocuk dogurdu. Kendisine: "Bu 9001k kimden?" diye soranlara: "Cii- 
reyc'den." diye cevap verdi. Bunun iizerine halk galeyana gelerek ma- 
nastira geldiler aefciireyc'in manastirmi yiktilar. Onu di§an cikarip 
tiirlii kiifiirlerle soviip tahkir e£&4p'- Bunun iizerine Ciireyc de Italkip 
abdest aldi, namaz kildi, dua etti^onra cocugun yamna giderek: "Ey 
cocuk soyle bakahm, baban kimdir?" diye sordu. Cocuk da: "Babam, fa- 
lan cobandir!" diye kar§ihk verdi. Bunun iizerine ahali, Ciireye'e: "Ma- 
nastinm altmdan yaptirahm" dediler. Ciireyc kabul etmedi, sadece ker- 
picten yapmalanm kabul etti. % ■ 

Israilogullan arasmda ya§amakta olan bir kadm, ftendi cocugunu 
emzirmekte idi. Gosteri§li bir siivari, kadinin yanmdantgecti, ka- 
din: "Allah'im, benim oglumu da bu siivari gibi yap." diye temennide bu- 
lundu. Bunun iizerine cocugu, emmekte oldugu memeyi birakarak sii- 
variye taraf bakti ve : "Allah'im, beni bunun gibi yapma." dedi. Sonra 
tekrar anasmm memesini agzma ahp emmeye basjadi, 

Ebu Hiireyre dedi ki: Ben Rasiilullah (s.a.v.)'m kendi parmagu 
mekte oldugunu goriir gibi oluyordum. 

* Sonra o kadm, bir cariyeye ugradi ve : "Allah'im, cocugumu 
gibi yapma." dedi. Cocuk tekrar anasmm tnemesini birakarak: "i 
lah'im, beni bu cariye gibi yap." dedi. Anasi iie: "Nicin boyle diyorsun?!" 
diye sorunca, cocuk §u.cevabi verdi: "O siivaifrzorbalardan bir zorbaydi. 
Bu cariyeye-geMnce hjalk, bunun hakkmda: fcirsizhk ve zina yapti." di- 
yj2£. Oysa boyle bir§ey yapmisj degildir." 

Buhari, Ebu Hiireyre 'nin §oyle dedigini rivayet etmisjtir: Rasiilul- 
lah (s.a.v.)'in §6yle buyurdugunu i§ittim*g 

«Insanlar icinde Meryem'in ogluna eW#akm olan benim. Peygam- 
berlef, kumalann cocuklandirlar. Benimle Meryem'in ogtu arasinda 
peygamber gelmi§ degifdir.w 1 k 

Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 
Rasiilullah (s.a.v.) buyurda ki: «Insanlar icinde Isa (a.s.)'ya en yakm 
olan benim. Peygambejcler karde§tirler ve kuma cocuklardirlar. Benim- 
le Isa (a.s.) arasinda bir peygamber gelmis. degildir.» 
_--. s^Ahmed b. Haribel, Ebu Hiireyre'den rivayet eder^k-Peygamber 
Efendimiz'in §6yle buyurdugunu soylefifei§tir: 

«Peygamberle^ kumalardan dogan karde§lerdir. Dinleri birdir. 

Analan farkhdir. msanlar icinde Meryem oglu Isa'ya en yakm olan be- 

im. Ciinkii benimle onun arasinda bir peygamber gelmis. degildir. O 

reryiiziine inecektir. Onu gordiigiiniizde onu taniym (ve kabul edin), o 

orta boylu bir adam olup, rengi kirmiziyla beyaz arasidir. oaclari diim- 

(1) Buhari, II, 276. 



; 






Bim.K ISI 



163 



diizdiir. Uzerine lslaklik isabet.etmemis. olsa dahi yine de ba§indan su- 
lar damlar (yani tertemizdir) Elinde degnegi vardir. Haci kiracak, do- 
muzu oldiirecek ve cizye tarhedecektir. Milletleri yok edecektir. Oyleki 
zamanmda islam'dan ba§ka bir§ey kalmayacaktir. Cenab-i Allah onun 
zamaninda, yalanci Mesih Deccal'i helak edecektir. Yeryiiziine giiven- 
lik gelecektir. Oyleki arslanla deve, sigirla kaplan, koyunla kurt bir ara- 
da yayilacaktir. Kucucuk cocuklar, yilanlarla oynayacaktir. Kimse 
kimseye zarar vermeyecektir. Isa (a.s.) bk=halde Cenab-i Allah'in diledi- 
gi bir miiddetle yeryiiziinde kalacak, sonra vefat edecektir. Miisluman- 
lar namazini kilip defnedeceklerdir.» 

Ahmed b. Hanbel'in, Ebu Hiireyre'den yaptigi bir rivayette de aym 
ifadeler kullamlmis, ve §oyle bir ekleme yapilmi§tir: «Isa peygamber 
halk arasinda kirk yil kalacak, sonra vefat edecek ve Miislumanlar na- 
mazini kilacaklardir.» sL __^ W 

Hi§am b. Urve, Ebu Hiireyre'den rivayet ederek Rasulullah 
(s.a.v.)'in §6yle buyurdugunu sbylemi§tir: "(Isa) yeryiiziinde kirk yil 
bekleyecektir." 

Isa peygamberin ahfrzamanda yeryiiziine inecegini, "Melahim" adli 
eserde acikladik. Nitekim bu konuyu Nisa suresinin §u ayet-i kerimesi- 
ni Ibn Kesir Tefsiri'nde a9iklarken de uzun uzadiya izah etmi§tik: «An- 
dolsun, kitap ehlinden hi? kimse yoktur ki, oliimiinden once ona inana- 
cak olmasm. Kiyamet giinii de o (Isa), onlann aleyhine §ahit olacaktir.» 

(en-Nisft, 159.) 

Bir b^§ka ayet-i kerimede de §oyle buyuruluyor: ^^^ 
«0, kiyametin kopacagini gosterir bir ilimdir.» (ez-Zuhruf, 61) 
Ayrica Ibn Kesir Tefsiri'nde, "Melahim" adli eserde de acikladigimiz 
gibi Isa (a.s.), §am'daki minarenin uzerine inecektir. O esnada sabah 
namazi kihnmak iizere olacaktir. Miisliimanlann imami ona: "Ey Al- 
lah'in Ruhu, beri gel de bize namaz kildir." diyecektir. O da §u cevabi v^ 
recektir: "Hayir, ben kildiramam. Sizler birbirinize emir kihnmi§simz. 
Bu da Allah'in bu iimmete bir ikramidir." 

Bir diger rfvayete gore ise Isa peygamber, Miisliimanlann imamina 
§oyle diyecektir: "Namaz kildirmak sana aittir. Ben senin arkanda na- 
maz kilacagim."JBoyle dedikten, sonra Isa peygamberle Miisliimanlar, 
jsih Deccal'i aramaya koyulacak ve Liid kapisimn yaninda onu yaka- 
layacaklardir. Isa peygamber miibarek eliyle onu oldiirecektir. 

Once de anlattigimiz gibi o, §am'daki Emevi camisinin beyaz ta§tan 
yapilma minaresini in§a ederken 50k kuwetli iiiSft%"ahibi bir kimseyd|. 
Yakilip yikildigi zaman minareyi Hristiyanlann mallanyla in§k 
etmi§, cevresini imar etmi§ti. I§te Isa peygamblr oraya inecek, domlizu 
oldiirecek, haci kiracak ve insanlardan sadece Miisliiman olmalarim 
isteyecek, diger dinleri kabul etmeyecektir. Ravha yolundan ?ikip gele- 





■ 










cek, hac ya da umre ibadetini ymya hejkiki ibadeti eda edecek, insanlar 
arasinda kirk sene miiddetle kalacak, sonra vefat edec^ktir. Rivayete 
gore Peygamber Efendimi^n hiicresine, ya da arkada§lan Ebu Bekir'le 
Omer'in bulunduklfui yer£defnedilecektir. 

Itm Asakir 'in, M§e (r.ajf den merfu olarak kendi kitabmda isa pey- 
ganiberin hayat hifcayesinpanlatirken son kisimda §oyle demi§tir: isa 
pewamber, Rasulullah (s.a.v.) ile Ebu Bekir ve Omer'in medfun olduk- 
lar%)eygamber hiicresine defnedilecektir." 

Ancak bit hadisin senedi sahih degildir. 

Ebu Isa et-Tirmizi, Muhammed b. Yusuf b. Abdullah b. Selam'dan 
rivayet ederek dedi ki: Tevrat'da |6yle yazihdirf Muhammed (s.a.v.) ile 
Isa (a.s.)"bir araya defnedilecektir. 

Ebu Mevdud dedi ki: Rasulullah (s.a.v.)'m kabr-i §erifinin yaninda 
bir mezar yeri daha vardir. 

Buhari, bu hadisin sahih olmadigmi ve boyle birjjadise uyamiyaca- 
gini soylemi§tir. >&». m- 

Buhari, Selman'm soyle dedigini rivayet etmi§tir: isa^ peygamberle 
Muhamr.ied (s.a.v.) arasmda~600 senelik bir fetret devri gecmii=stir. Ka- 
tade'ye gore fetret devri 500 senedir. 540 sene oldugunu soyleyenler de 
varfe. Dahhak'a go*re 430 kusur senedir. Mesh'ur kavle gore 600 sene- 
dir. ^20 kameri sene oldugunu soyleyenler de olmu§tur ki bu, 600 semsi 
seneye tekabiil e^er. Dogrusunu Allah bilir. 

"Sahih" adli eserinde ibn Hibban, Ebu Derda'dan rivayet ederek 
Rasulullah (s.a.v.)'in §oyle buyurdugunu soyle'mi^tir: 

«Cenab-i Allah, Davud'u vefat ettirip ashabi arasmdan aldi. Da- 
vud'dan sonra ashabi ne fitneye diistti, ne de dinlerini degi§tirdiler. Me- 
sih'in ashabi da (kendisinden) 200 sene sonra dahi yolunda ve hidaye- 
tinde kaldilar.» 

Her ne kadar ibn Hibban sahih oldugunu soylemi§se de bu gercek- 
ten garip bir hadistir. ^ 

ibn Cerir'in, Muhammed b. ishak'tan naklettigine gore isa peygam- 
ber, goge yiikseltilmeden once Havarilerine; insanlari bir ve ortaksiz 
olan Allah'a kulluk etmeye cagirmalarmi vasiyyet etmi§ti. Onlardan 
her birini bir iilkeye, §am'a, dogu ve bati beldelerine tayin etmi§ti. Anla- 
tildigina gore Havarilerinden her biri, isa peygamber tarafmdan tayin 
edildigi iilkenin insanlarinm dili ile" konu§maya ba§lami§tir. 

Nakledildigine gore incil'i, isa peygamberden Luka, Matta, Markos 
ve Yuhanna admdaki dort zat aktarmi§tir. Bu ki§ilerin aktardigi dort 
incil a^rasinda cok farkhliklar, fazlahklar ya da noksanhklar vardir. Bu 
dort zattan Matta ile Yuhanna vefatmdan sonra Isa peygambere tabi 
olmu§lardir. Markos ile Luka ise, isa peygamberin ashabmdandirlar. 

"Er-Reddu ala'n-Nasara'i" adli kitabinda §eyh §ihabuddin el- 



I 








ISLAM TARffil 



Karafi; Isa peygamberin ?armiha gerildigini kabul eden ve Yahudilerin 
bu konudaki iddialanna teslim olan Hristiyanlann g§ru§lerini reddet- 
mek ifin §6yle bir §iir in§at etmi§tir. Qiinkii HristiyanlSr, Isa peygambe- 
rin Allah 'in oglu oldugunu iddia etmi§lerdir. Halbuki Cenab-i Allah on- 
larin bu iddialarindan miinezzeh ve yiicedir: ' ^^ 

"Hayret ediyorum, Hristiyanlar arasmda Isa peygambere, 

Allah'in oglu oldugunu soylediler. 

Onu, Yahudilere tesljjp. ettiler ve< sonra da, 

Onu astiktan sonra Qarmiha gerdiler, dediler, 

Eger dedikleri sahih ve dogru ise, 

Hani nerede onun babasi? 

Oglunu diif manlara rehin biraktiginda, 

Asmalarina razi mi oldu, yoksa kizdi mi? 

Eger eziyetlerine razi olduysa, 

Hakhdirlar. Cunkii Allah 'm emrine uydular. 

Eger eziye\lerine kizmis, ise, 

Allah'i birakm da onu asanlara tapm. 

Cunkii onlar Allah'i maglup ettiler!" 



MesiMsa peygambgre §am ahalil!|pPh Dayna adindakf hit adam 
iman etniis. ve onu tasdik etmi§ti. O/Yahudi Pols'un korkusundan dola- 
yi §am'm dogu kapisina yakm "Haoi Kilise" civanndaki bir magarada 
gizleniyordu. Dayna k%rkuyordu, cimkii Pols, zalim ve gaddar bir kimse 
olup Isa peygambere ve onun dinine kar§i kizginhgi vardi. Isa'ya iman 
ettigi zaman karde§i oglunun ba§ini ustura ile tiras, ettirip §ehirde do- 
la§tirarak te§hir etmi§ti. Sonra da onu ta§layarak 6ldurmu§tii. Allah, 
onun karde§i ogluna rahmet etsin. 

Isa peygamberin §am'a gelmekte oldugunu duyunca Pols, katirlan- 
ni hazirlayip isa'yi oldiirmek iizere yola fikti. Kevkeba denen yerde 
onunla kar§ila§ti. isave arkada§larmin uzerine hiicum edecegi esnada 
bir melek gelip kanadiyla yuzune ^urdu ve goziinii kor etti. Bu halle kar- 
§ila§mca isa'yi tasdik etmek ve ona iman getirmek istedi. isa (a.s.)'nm 
huzuruna fikip, yaptiklarindan otiirii oziir diledi ve ona iman etti. isa 
da imanmi kabul eH,i. Gozunun eski byline gelmesi ve yeniden diinyayi 
gormesftfin isa peygamberden goziine el siirmesini diledi. isa da ona 
§oyle dedi: Senin memleketin olan §am'a git, dogu tarafindaki uzun bir 
so^ kjjg ijLUCunda ya§ayan Dayna admdaki zatin yanina var, o sana dua 
edecektir. ^g|yj| ^^ ^^ | 

Tekrar §am'a doniip Daynajnin yanina gitti. Dayna ona duajgjjti, go- 
zftj&ski haline geldi. Pols'un, ilk peygambere olan imam daha aa sag- 
lamla§ti. isa'nin, Allah'in kulu ve el^isi olduguna inandi. Onun i?in bir 








Pols Kilisesi'dir. Sahabeler tara- 
findan §am'm fethedili§i zamanina kadar'bu kilise mamur vaziyette idi* 

I r *_ ILI 

FASIL 



Goge yiikseltilmesinden sonra Isa peygamberin ashabi arasind 
Ibn Abbas ile diger selef imamlanmn da soyledikleri gibi ihtilaflar zu 
hur etmi§tir. Nitekim biz bu ihtilaflardan §u ayet-i kerimenin tefsirini 
yaparken bahsetmi§tik: 

«Biz de inananlan, dti§manlarma kar§i destekledik, onlar iistiin 
geldiler.» (cs-Sarr, 14.) 

Ibn Abbas ile digerlerinin nakillerine gor^goge yiikseltilmesinden 



1 



sonra Isa'nin ashabi §u gorus,leri ileri siirerelc ihtilafa dusftiiler: Onlar- 
dan bazisi: "Aramizda Allah 'in kulu ve elcisi vardi, fakat goge yiikseltil- 
di." dediler. Bazisi da onun Allah oldugunu soylediler. Diger bazilan da 
Allah'in dglu oldugunu soylediler. Oysaki birinci goriis,, gercek olan go- 
rii§tii. Son iki goriis, ise, biiyiik bir ktifiirden ba§ka bir §ey degildi. Nite- 
kim Cenab-i Allah buyurmus. Id: «Kendi aralanndan hizipler (ce^itli go- 
rii§teki insan topluluklan), ayrihga dii§ttiler. Artik biiyiik bir gainii gor- 
mekten otiirii-vay kafirlerin haline!» (Meryem, 37.) 

Bunlar, ine'illerinde, dort rivayete gore fazlahk, noksanlik, tahrif ve 
tebdile ugramis, vaziyette nakledilmesi hususunda da goriis, "'ayrihgma 

Isa p^^^H- erin goge yiikseltilmesinden 300 sene sonra biiyiik bir 
olay meydana geldi. Dort patrikle papazlann, rahiplerin, ke§i§lerin 
tamami zapta gelmeyecek ce$itli iddialar ortaya aiarak ihtilafa dii§tii- 
ler. Kostantiniyye §ehrinin kurucusu Krai Kostantin'in hakemligine 
miiracaat ettiler. Krahn kurdugu konsiil, neticede bu gorti§leri bir ara- 
ya getirerek tek goriis, iizerinde ittifak etti. Bu konsiile katilanlara ve 
bunlara uyanlara Melikiye adi verildi. Bunlara uymayaniar din di§i 
ilan edildiler. Isa pevgamberin, Allah'in kullarindan biri ve elcilerinden 
bir elci olduguna inanan Abdullah b. Eryos'a tabi olan.hrka, hak iizerin- 
de kaldi. Collerde ve badiyelerde ya^ayarak kiliseler, manastirlar in§a 
ettiler. . Az bir gecimle kanaat ettiler. Krallarm §anma yara§ir buyuk ve 
muazzam kiliseleri insa eden gruplarla bir arada ya§amadilar. Yunan- 
hlarm kurduklan binalara yoneldiler. Bunlarin mihraplarmi doguya 
cevirdiler. Dahaumce bu mihraplar kuzeye bakiyordu. 









UYUK ISLAM TAR1HI 



BEYTU'L^AHM ILE KAMAME KILISESI'NIN YAPILISJ 

Krai Kostantin, Isa peygamberin dogdugu yerde B^rtii'l-Lahm 1 in- 
§a ettl. Anasi Ummii Heylane'de Kamame Kilisesini in§a etti. Kamame 
Kilisesi, Yahudilerin, Isa diye"3ldurup astiklari ki§inin mezannin ya- 
ninda in§a ediimi§tir. 

Hristiyan ve Yahudilerin butunjmezhepleri kiifre gittiler. Kanun ve 
hiikiimler va'z ejtjiler. Bu kanun veWiikuinlerin bir kismi, Ahd-i Atik de- 
digimiz Teyiiat'a muhalifti. Tevrat'm nassi ile haram kihnan bazi §eyle- 
ri helal saydilar. Orneginy«lemuzu helal sayd#lar. Doguya yonelip ibadet 
ettiler. Halbuki Isa peygamber, Mescid-i Aksa'mn yanmdaki kayalik- 
tan ba§lfe bir yere yonelerek ibadet etmis, degildi. Musa'dan sonra gelen 
biitiin peygamberler de o kayaliga yonelerek "tbadet etmi§lerdi. 
Hatemii'l-Enbiya Muhammed (sta.v.) dahi Medine'ye hicret edi§inden 
onalti ya da on yedi ay sjire ile o kayaliga yonelerek namaz kihp ibadet 
etmi§tir. Sonra, Ibrahim Halil peygamberin in§a ettigi Ka'be'ye yonele- 
rek namaz kilmaya ba§ladi. £ ^|§jfMjL*'< 

Hristiyanlar, kiliseieri resimlerle dolduj?maya ba^ladilar. Halbuki 
daha once kiliseler resimli degildi. Emanet diye adlandirdiklan, cocuk- 
lariyla kadinlannin ve erkekl^finin muhafaza ettigi bir akideyi icad et- 
' tiler. Halbuki bu kiifrun ve hiylmetin en biiyiigii idi. Ikinci konsuliin 
tabileri olan Nasturilerle Melikiler; uciincii konsiiliin tabileri olan Ya- 
kubiler bu akideye inanirlar, ama izahati hususunda farkh gorii§ler be- 
yan ederler. Ifade bozukluklara ve kufiir coklugu, sahibini aleyli afe§e 
siiriikleyen helak zehri ta§imasma rajpnen bu akideyi sizlere naklede- 
cegim. §unu da bilmek gerekir ki, kiifur akidesini ba§kasma anlatjan ki- 
§i kafir olmaz. Onlarm akideleri, §u ifadaJerle bzetlenebilir: 

«Onun bir ve tek olduguna, her §eyi kudret kabzasmda tuttuguna, 
bklerle yeri, goriinen ve goi&nmeyen her §eyi yarattigma iman ederiz. 
Caglar oncesinde babadan dogan Allah'm tek oglu Yesu' Mesihe tek Rab 
olarak iman ederiz..P nurdan bir nur, hak tanndan gelen bir hak tann- 
dir. Dogmu§tur, arria yaratilmami§tir. Babaya cevher bakimindan e§it- 
tir. Cevher, her §eyi var eden ve ayakta tutan §eydir. Beseriyyetikurtar- 
mak icin gokten inmi§tir. Ruhu'l-Kudiis'ten ve ifijtli, bakirl Mer- 
yem'den meydana gelip cesedi oly§mu§tur. Malatis en~Napti zj|§ianm- 
da olfjairiilup carmiha gerilmi§, aci ve elem duymu§teF|JVIezara defnc- 
dgidikten iic gun sonra ayaga kalkmi§tir. Gbge yiikselerfek babanin sag 
- yanmda oturmu§tur. Oliilerle dirilerin tedbirini yurutmek icin yine ce- 
sedi ile gelecektir. Onun mulkiine Izeval yoktur. Ruhu'l-Kudus ki, diril- 
ten Rabdir. Baba ile birlikte babadan fi§kinp dogmii§tur. Ogluna secde 
edilir. Peygamberler arasmda §ereflidir.Onun icin kutsal ve toplayici 
tek kijise vardir. Giinahlann bagi§lanmasi icin tek bir va||iz yeri oldu- 






gunu itiraf ederim. O, kiyamete kadar ve olulerin dirilecegi zamana ka- 
dar hayatta olacaktir. Zaman boyunca hayatmi siirdiirecektir. Amin.» 
Imam Ebu'1-Fida Ismail b. Kesir'in "Kisasii'l-Enbiya" adli kitabi bu- 
rada nihayete ermi§tir. Bize bah§ettigi nimetlerden dolayi Allah'a 
hamd olsun. 








Bu boliimde, israilogullanyla diger milletlerin fetret zamanma ka- 
dar olan haberlerinden bahsedilecektir. Bununla beraber cahiliye 
dbnemi Araplari arasinda meydana gelen harplerden bahsedilmeyecek- 

Allah 



tir. Bu konuyu bu boliimden sonra insaallah ele alacaf 
Kur'an-i Kerim'de §oyle buyuruyor: 

«Ey Muhammed! Gecmi§ olaylan sana boyle anlatirijjj 
sana da bir kitap verdik.» (Ta-Ha, 99.) 

«Ey Muhammed! Biz bu Kur'an'i vahyederek, 
kissalari anlatiyoruz.. Oysa daha once sen bunlardan habersizdin.» 

ZULKARNEYN'IN HABERI 




atimizdan 



giizel 



5 ki: 
la Ziilkarneyn'i sor 




«Onu size anlataca- 



Yiice Allajfcbuyurc 

«Ey Muhammed! 
gim.» de. 

Dogrusu^iz onu yeryviziine yerle§tirmi§ tjelier §eyin yolunu ona 
ogretmi§tik. O da bir yol tuttu. Sonunda Giines/in battigi yere ula§mca 
onu, kara balcikli'bir suda batiyor gordii. Orada bir millete rastladi. «Ey 
Ziilkarneyn! Onlara azab da edebilirsin, iyi muamele d^^jg^gulunabilir- 
sin.» dedik. 

«Haksizhk yapana azab edecegiz, sonra Rabbine dbnduruiur, onu 
gdriilmemis. bir azaba ugratir; ama inanip yararli is. i§leyene, mukafat 
olarak giizel seyler vardir, ona buyrugumuzdan kolay olani soyleriz.» 
dedi. : 

Sonra ype bir yol tuttu. Sonunda gime§in dogdugu yere ula§mca, 
giine§i, kendilerine elbise, bina gibi seylerle ortmedigimiz bir millet 
iizerine doguyor buldu. I§te bunun gibi, onun yaptiklarmm tamammi 
ba§tan ba§a biliyorduk. Sonra yine bir yol tuttu. Sonunda, iki dagin 
arasma varinca, orada nerdeyse hie laf anlamayan bir millete rastladi. 

Dediler ki: Ey Ziilkarneyn! Dogrusu Ye'cuc ve Me'cuc bu iilkede boz- 
gunculuk yapiyorlar. Bizimle onlann arasina bir sed yapntan icin sana 
bir vergi verelim mi? 



W 




I 







t. 





«Rabbimin bana verdikleri gizinkinden daha iyidir. Bana giicuniiz- 
yardim edin de sizinle onlarmJarasina saglam bir sed yapayim. Bana 
demir kiitleleri getirin.» dedi. Demirler akkor haline gelince, «Bana 
erimi§ bakir getirin de iizerine dokeyim.» dfedi. Artik Ye'ciic ve Me'cuc, 
onu ne a§abildiler ve ne de delip gecebilcnler. ^ 

Ziilkarneyn: «I§te bu, Rabbimin bir rah'metidir. Rabbimin tayin 
ettigi zaman gelince onu yerle bir eder. Rabbimin verdigi soz gercektir.» 

dedi. (el-Kohr, 83-98.) 

Cenab-i Allah, Kur'an-i Kerim'de sozii edilen Ziilkarneyn'den bah- 
sediyor tfe onun adaletli oldugunu ifade buyurarak oviiyor. Onun 
dogulara ve batilara ula§ip-bir cok iilkelere sahip oldugunu, iilkelerde 
ya§ayan halki maglub edip hiikmii altina aldigini, onlara kar§i tam bir 
adaletle hiikmettigini, iriuzaffer ve adaletli btirtftorite uyguladigmi be- 
yan ediyor..J^ij*rusu §u ki o, adil hukiimdarlardan birisid|r. Peygamber 
veya rasul oldugunu soyleyenler de vardir. Meleklerden biri oldugunu 
soyleyenler de vardir. Meleklerden biri oldugunu soyleyenlerin sozii 90k 
gariptijLJjruya mu'minlerin emiri Hattab oglu Omer, bir adamin bir 
ba§kasi», "Ey Ziilkarneyn!" diye ses^ndigini duyunca ona §oyle demi§: 
«Peygamberlerin adlanyla adlandigsuz yetmedi de meleklerin adlariy- 
la mi adlaniyorsunuz? » Bunu, Suh<jdi nakle|mi§tir. 

Veki, Israil ve Cabir kltnali ile Abdtfllabft). Omer'in: «Ziilkarneyn 
eygamberdi.» dedigini rivayet etmi§tir. 

Hafiz Ibn Asakir, Ebu Hiireyre'den rivayet etti ki, Rasulullah 
s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: ^^^ 

«Bilemiyorum, Tiibba (Yemen hiikiimdari) lanetli miydi degil miy- 
di? Bilemiyorugt- hadler, kendilerine tatbik edilen kimselerin giinah- 
lari icin keffaret midir degil midir? Bilemiyorum, Ziilkarneyn peygam- 
ber miydi, degil miydi?» 

Bu da garip v% tuhaf bir rivayettir. 

Ishak b. Bi§r, ibn Abbas'm §oyle dediftni rivayet etmi§tir: 

"Ziilkarneyn salih bir hiikiimdafdi. Allah, onun amelinden razi ol- 
du ve onu kitabmda ovdii. 0, ilahi nusret ve yardima mazfear olmu§|u. 
Hizir da onun veziri||di." 

Anlatildigina gore Hizir (a.s.) onun ordusunun oncu kuvvetlerinin 
ba§mdaydi. Hizir (a,&^^ hiikiinndarlara vezirlerin yaptiklari gibi 
Ziilkarneyn'e mu§avir5K: yap^ordu. ■ 

Ezraki ve digerleWnin anlattiklarma gore ZulkarnejM Ibrahim 
Halil peygamber vasitaSyla Hanif dinine girmi§, Ibrahim' Halil ve 
Ismail peygamberlerle birlikte |Ca'be-i Miikerremeyi tavaf etmi§tir. 

Ubeyd b. Umeyr, oglu Abduilah ve digerlerinden rivayet olundu^u- 
na gore Ziilkarneyn, yaya olarak hacca gitmi§, Ibrahim peygamber, hac- 
ca gelmekte oldugunu duyunca onu kar§ilami§, onun icin dua etmis. ve 




in dua e 

1 



t 



ikramda bulunmu§tu. Yiice Allah, bulutlan Ziilkarneyn'in emrine 
vermi§, o da^iulutlan diledigi yere sevkedermi§. Dogrusunu AlMi bilir. 
2jjilka:rtfeyn'e bu adm verilmesinin sehebi hususimikHfarkh 
riisfer ileri suriilmu§tiir. Bir rivayete gore onun ba§mda, boynuza 
benzer iki cikmti bulundugundan (iki bdynuzlu anlamina gelen) 
Ziilkarrjgyn adi verilmi§tir. Vehb b. Miihebbih: "Ziilkarneyn'in ba§mda 
tunctan iki boynuz vardi.;.demi§tir ki, bu zayif bir gorii§£iir. Ehl-i Ki- 
tap'tan bazilari,jdemi§ler ki: «Farshlarla Bizanshlarin hiikiimdari 
olduguipin ona Ziilkarneyn adi verildi» 

Bajka bir rivayette*belirtildigine gore^iilkarneyn, giine§ifiHoguda 
ki boynuzlanna ula§tigi i?in bu adi almi§tir. 0,jjlogiffle bati 
ki her yere hakim olmu§tur. Bu sebeple Ziilkqp*neyn adini 
almi§tir7Bu»Zuhri'nin goru§udur. Hasa¥i Basri dedi ki :"2fulkar'n , ey|L'm 
iki sac orgusu,_^ardi. Bunlan boynuna dolardi. Bu sebeple ona 
Ziilkarneyn acBlrerildi. 

Ishak h^pi§r, Odfer b. §uayb'den rivayet etti ki, sdedej-i §oyle 
demi^tiE- Zi^karaey^l^rba bir (hiikumdari Allah'a imana d^Ht etti. 
Hiikiimdar, omin bowuizlarmdan birini kmp.parcaladi. "Ziilkarneyn, 
yine onu imana dav%t etti. Hi&iimdar, ikiijfci boynuzunu da kirip 
parcaladi. Bu yiizdeh Zulkarroyn'e (iki boynuzlu anlamina gelen) 
Ziilkarneyn adi yerildi. 

kendisine Ziilkarneyn 
liilkarneyn, insanlan Al- 



ve bati< 
arasml 



Sevri, Ebu TiifeyTden rivayet etti^iu, 
hakkmda soru sorulan Hz. Ali §oyle demi$^* 



£ 



lah yolunda ogwJBfendir^ bir kuldu. Kavimni, Allah'a imanaSavet etti. 
Onun boynuzuna vurdular. O da oldii. Allah, onu yine diriltti. Kavmini 
yine Allah'a imana davet etti. Bu defa diger boynuzuna vurdular. Bu se- 
beple ona (iki boynuzlu anlamina gelen) Ziilkarneyn admi verdiler.» 
Ebu Tiifeyl'den gelen ba§ka bir rivayette anlatildigina gore Hz. Ali, 
Ziilkarneyn hakkmda §oyle demi§tir: "O ne peyambelffhe rasul, ne de 
melekti. O sadece salih bir kuldu." 

Ziilkarneyn'in asil adi hususunda ihtilaf edilmi§tir. Ziibeyr b. 
Bekkar, Ibn Abbas'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Ziilkarneyn'in asil 
adi Abdullah b. Dahhak b. Maad'di." Ba§kalari ise onun admin §oyle 
oldugunu soylemi§lerdir: Mus'ab b. Abdullah b. Kannan b. Mansur b. 
Abdillah b. Ezd b. Avn b. Nebt b. Malik b. Zeyd b. Kehlan-b. Sebe.b. Kah- 
tan. 

Bir hadiste anlatildigina gore Ziilkarneyn, Himyerlilerdbndir. 
Anasi Rpmidir. Akilh bir kimse oldugu icin kendisine feylesofun oglu 
denilmi§tir. 

Himyerlilerden biri, Ziilkarneyn'in kendi atalarmdan biri 
olmasmdan dolayi oviinerek bu hususta §oyle bir §iir soylemi§tir: 

"Ziilkarneyn benim atamdi, Miisliimandi. 



■M 



172 




1BN KESlR 



Diger hiikumdarlann kendisine itaat edip etrafmda«toplandiklan 
bir hukiimdardi. 

Hiikmii, dogulara Ve batilara ula§ti. Hikmet sahibi bir miir^itten 
yonetimin sebeplerini elde etmek icin dola§iyordu. 

Batma esnasinda giinesm balcikh bir suya ve sly ah bir camura bat- 
makta oldugunu gordii. ^^ , 

Ondan sonra Belkis vardir ki,. o benim halamdi. 

Hudlaiid ona gidinceye kadar onlarin kraliAsiydi." 

Siiheyli, Ziilkarneyn'in* asil admin, MJprzuban b. Merziibe 
oldugunu soyl«B«*i|r. Ibn HijAi der ki:Ji#lkarneyn'in asil adi, Sa'b b. Zi 
Miiraid idi. Of Yemen tiibbalarinin (hiftumdarlarimn) ilki idi. Seb' ku- 
isu hususunda Ibrahim'in lehine hiikiim veren odur. Denildi ki: 
iilkarneyn'in asil adi, Feridun b. Esfiyan'dir. O, Dahhak'i oldiirmu§tii. 

Kuss b. Saide, hitabesinde §oyle demi§ti: 
I 



"Ey Iyad b. „,S,a'b Ziilkarneyn toplulugu! Bilesiniz ki Sa'b 
Ziilkarneyn, dogufarla batilarin hiikiimdaridir. Cinlerle insanlan 
hiikmii altina almil-jtir. 2000 sene ya^ami§tir. Sonra omrii onun icin bir 
go«%ip kapama siiresi kadar az gelmi§tir. 

Ibn Hi§am, A'§a'ya §dyle demi§tir: 

"Sa'b Ziilkarneyn* Cenv mintikasmda ko! 
uzun sure kaldi. Orada mukim oldu." 

Dare Kutni ile Ibn Majula'd£n rivayet 
Ziilkarneyn'in asil adi Hurmus'tjfe^Herevis b 
b. Ke§luhin b. YunSlb. Yafes b/lliSitidugu dl 
lah bilir.^-rfg State 

ishak b. Bi§r, Said b. Be§ir kanali ile Katade'nin §6yle dedigini riva- 
yet etmi§tir: iskender, Ziilkarneyn'in kendisidir. Babasi, Kayserlerin il- 
kidir. O, Nuh peygamberin oglu Sam'm evladmdandir. 

Ikinci Ziilkarneyn'e gelince~uiran adi §oyledir: iskender b. Filips b. 
Musaryem b. Hiirmiis b. Mayton b. Rumi b. Lanti b. Yunan b. Yafes'b. 
Yone b. §erhon b.Rome b. §erat b. Tofil b. Romi b. Asfer b. Yakz b. Is b. 
Ishak b. ibrahim el-Halil el-Makedoni el-Yonani el-Misri. Bu zat, 
iskenderiye §ehrinin kurucusudur. Rumlar, onun zamanmi esas alarak 
tarih koymu§lardir. Bu zat, ilk iskender'den 50k uzun zaman sonra 
dogmu§tur. Yani milattan once 300, yilda dogmu^tur, Filozof Artatalis 
(Aristotales?) onun veziridir. Bu iskender, Dara b. Dara'yi oldiirmii§, 
Fars hiikiimdarlarmi hakimiyeti altina almis. ve diyarlanna sahip 
olmu§tur. Bu hususa dikkat cektik. Qiinkii insanlann cogu, bu ikisinin 
ayni adam oldugunu zannetmektedirler. Ve Kur'an'da kendisinden 
bahsedilen iskender'in, kendisine Artatalis'in vezirlik yaptigi iskender 
oldugunu soy lemektedirler. JBu sebeple biiyiikbir hataya v^fesada 
dii§mektedirler. Oysa ilk iskender, inanmis, ve salih bir kul olupfadaletli 



sacan bir 

olunduguna gore 
b. Rurni b. Ijanti 
r. Dogrusunu Al- 



lezarda 

a jpre 
b. mnti 
unu Al- 




— 







BUYUK ISLAM TARtHl 



bir hiikiimdardi. Veziri de Hizir (a.s.)'di. O, peygamberdi. Nitekim bunu 
daha onceleri de ifade etmi§tik. | • 

Ikinci IskeiltfSr'e gelince o nfii§rikti. Veziri di'bir filozoftu. Ikisinin 
zamam arasmda 2000 seneden fazla bir sure vardir. ikisi arasmda hi? 
}ir benzerlik ve seviye birligi yoktur. Ancak i§lerin ic yiiziinii bilmeyen 
)azi geri zekahlar bunlarm ikisinin ayni §ahis oldugunu soylerler. 
Kur'an'da: «Ey Muhammed! Sana Ziilkarneyn'i sorarlar.» denilmesinin 
sebebi §udur: Kurey§liler, Rasulullah (s.a.v.)'in bilgisini olcmek ve onu 
imtihan etmek icin-Yahudilerden bir §ey sordular. Yahudiler de 
Kurey§lilere §u akh verdiler: Oria yeryuzunu ba§tan sona dola§an 
adamm kim oldugunu ve memleketlerinden cikan ama nerede olduklan 
ve ne yaptiklari bilinmeyen genclerin kimler olduklanni sorun. 

Bununjuzerine Cenab-i Allah, Ashab-i Kehfin ve Ziilkarneyn'in 
kissasmi bndiren ayetleri inzal buyurdu. Bu sebeple rasuliine §u 
buyrugu verdi: -i^^^^*. 

«Qnu size anlatacagim.» de. Yamonun haberini ve durum unu size 
aciklayici ve tatmin edici, ayni ^4«aanda faydah olacak §ekilde 
anlatacagim. Bununla ilgili olarak d§-->%ce Allah §oyle buyurdu: 




& 






Mp-usu biz^Mi yeryiiziine yerle§tirmi§ ve her §eyin yolunu ona 
ftik.» Yani Ziilkarneyn'in iilkelerdeki hakimiyet smirlarini 
geni§lettik. Qabalamakta oldugu*ljiiyuk amaclara ve onemli i§lere 
ula§abilmesi, istedigini elde edebilmes: l y in kendisine yardimci olacak 
hakimiyet aletlerini ve va.sitalarmi verdik. ^_ 

Kuteybe, Ebu Avane,tariki ile Habib b. Hammad'in §6yle<-dedigini 
rivayet etmi§tir: Ben, Ebu Talib oglu Ali'nin yanmdaydim. Adamm biri- 
si ona Ziilkarneyn'i, onun dogulara ve batilara nasil ula§tigini sordu. 
Hz. Ali de oia §u cevabi verdi: "Bulutlar, onun emrine verildi. Sebepler, 
onun icin uzatildi. Aydmhk, onun icin yayildi. Istersen sana daha 
fazlasim da sbyliyeyim." 

Soruyu soran adam sustu, Hz. Ali de su 

Ebu Ishak es-Sebii, Amr b, Abdullah el-VSdi kanali ile Muaviye'nin 
§oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Yeryiiziine dort ki§i hakim oldu. 
Bunlarin adlari §oyledir: Davud Peygamber 'in oglu Siileyman (a.s.), 
Ziilkarneyn, Hulvanh (Hilvan?^ bir adam ve ba§ka bir^i? Ona, «Hizm* da 
yeryiiziine sahip olanlardan rindir? diye soruldugunda "Hayir" diye ce- 
vap verdi. 

Ziibeyr b. Bekkar, Ibrahim b. Munzir kanali ile Siifyan-i Sevrf'nin 
§oyle dedigini rivayet etmi§tir: ,_^ ■ 

"Bana ula§an habere gore yeryiizuniin tamamina dort ki§i sahip 
mu§tur: Bunlarm „ikisi mu'min, ikisi de kafirdi. Mii'min olanlar 
Siileyman Peygamber ile Ziilkarneyn 'di. Kafir olanlarsg,. Nemrud ile 
Buhtii'n-Nasr'di." W «*J 




KESlR 







Ishak b. Bi§r, Hasan-i Basri'nin §6yle dedigini rivayet etmi§tir: 

« Ziilkarneyn, Nemrut'tan sonra hiikiim sifrmiis. bir hiikiimdardir. 
O Miisluman ve salih bir adamdi. Doguya ve batiya gitti. Allah onun ece- 
lini uzatti, ona yardim etti. Nihayet o da beldeleri hiikmii altina aldi. 
Mallara sahip oldu. §ehirleri feth etti, adamlar oldurdii. Beldelerde ve 
kalelerde dola§ti. Yoluna devam etti, nihayet doguya ve batiya gitti. 
Cenab-i Allah'm §u ayeti de bunu ifade ediyor: 

«Ey Muhammed! Sana Ziilkarneyn'i sorarlar. «Onu size 
anlatacagim.» de. Dogrusu biz onu yeryiizime yerle§tirmi§ " : H^? her §eyin 
yolunu ona ogretmi§tik.» Yani menzillerin sebeplerini taleb etmeii hu- 
susunda ona bilgi vermi§tik. 

Ishak ve Mukatil dediler ki: Ziilkarneyn §ehirleri fethediyor, hazi- 
neleri topluyordu. Dinine ve kendisine uyan kimselere birsey yaptigi 
yoktu. Ama uymayanlan Oldiiriiyordu. «Ve her §eyin yolunu ona 
ogretmi§tik.» Ona ilim vermi§tik. Yeryuzunun i§aretlerini, duraklanni, 
menzillerini, izlerini ve eserini ona ogretip, gbstermi§tik. Abdurrahman 
b. Zeyd b. Eslem, yukardaki ayet-i kerimenin, «Ona lisanlan 
ogretmi§tik.» anlamina geldigini soylemi§tir. Ziilkarneyn hangi millet- 
le sava§irsa, onlara mutlaka kendi lisanlanyla hitab ederdi. Sahih olan 
rivayete gore o, kendi hakimiyet amaflarma ula§abilme hususunda 
lazim olacak biitiin imkanlara sahip olmu§tu. her beldede ve iilkede 
diger iilkelerin ve beldelerin ahalisine yetecek, kendisine de yardim ede- 
cek miktarda yiyecek ve aziklarla emtiayi ahyordu. 

Ehl-i Kitap'tan bazilarmin anlattiklarma gore Ziilkarneyn, 1 600 
sene miiddetle yeryiiziinii dola§mi§ ve yeryiizii halkini bir ve ortaksiz 
olan Allah'a imana davet etmi§tir. Biitiin bu siireler iizerinde ihtilaf 
vardir, dogrusunu Allah bilir. 

«Ve her§eyin yolunu ona ogretmi§tik.» ayet-i kerimesiyle ilgili ola- 
rak Beyhaki ve Ibn Asakir 90k uzun bir hadis rivayet etmi§lerdir ki bu 
ger^ekten miinkerdir. Bu hadisin senedinde Muhammed b. Yunus el- 
Kedimi'nin adi gefmektedir ki o, tohmetli bir ravidir. Bu yiizden sozii 
edilen hadisi burada yazmadik. Qiinkii o, bizim nazanmizda sahih 
degildir. 

«^ da bir yol tuttu. Sonunda giinesm battigi yere ula§inca...» ayetiy- 
le ilgili olarak deriz ki: Ziilkarneyn oyle bir yere vardi ki, artik herhangi 
bir kimsenin orayi a§masi miimkiin degildi. Oraya varinca Atlas Okya- 
nusunun kiyisinda durdu. Orada Halidat adalan vardi ki, boylamlann 
ba§langicidir. Astronomi alimlerinin bu hususta iki kavli vardir. Onceki 
sayfalarda da anlattigimi^ gibi o, bu denizin kiyisinda durdu. Kendi 
miisahedesine gore o giine§in batarken, «Kara balfikh bir suda battigini 
%ordii.» yani kendi gorii§iine gore Giines/in denize battigini gordii. 
Qiinkii kiyida duran bir kimse, battigi esnada Giine§'in denize veya 



1 







kiyisina battigim, dogarken de giine§in denizden dogdugunu ve batar* 
ken yine denize battigim goriir. Bu yiizden ayette «Batiyor gordii.» dedi. 
Aksi takdirde, «Bir de bakti ki giine§, kara balcikh bir suda batiyor.» der- 
di. Ama boyle bir ifade kullanilmami§tir. 

Imam Ahmed b. Hanbel, Yezid b. Harun kanali ile Abdullah'm §oyle 
dedigini rivayet etmi§tir: 

Battigi esnada Rasulullah (s.a.v.), giine§e bakti ve §oyle buyurdu: 
«Allah'm kizgin ate§ine batti. Eger Allah'in emri ile bu giine§ engellen- 
meseydi, yeryiiziindeki her§eyi yakardi.» 

Bu hadiste gariplik vardir. Rivayet zincirinde miibhem, belirsiz bii 
adam vardir. Boyle birisinin merfu bir hadis rivayet etmesinde §iiph<: 
vardir. Bazi kissacilarm iddialanna gore Ziilkarneyn, giine§in battigi 
yerden btelere gitmi§ ve ordulanyla uzun mesafeli karanhklar icinde 
gitmi§tir. Boyle diyenlerjgjy^kjen sonra hataya saplanmi§lar, 
nakle muhalif §eyler soypmiclerdir. 






ZULKARNEYN'IN HAYAT PINARINI ARAMASI 



t 

»~ Ibn Asakir'in anlattigma gore Ziilkarneyn'in, Renakil adh bir me 

lek arkada§i varmi§. Ziilkarneyn ona yeryiiziinde hayat pman diye bir 
pmstfin bulunup bulunmadigim sormu§, o da, §oyle ve §6yl^bir yerde ha- 
yat pinari denen bir pinarin bulundugunu ona anlatmi§. Bunun uzerine 
Ziilkarneyn orayi aramaya cikmi§. Hizir (a.s.) da onun onii sira 
yiiriiyorken, karanhk bir yerdeki vadide o pman bulmu§, onun suyun- 
dan«mj^ ancak Ziilkarneyn orayi bulamami§. 

Yifp' |^l Asakir'in anlattigma gore Ziilkarneyn oradaki bir ko§kte 
mtjckleroen biriyle gorii§mii§, melek ona bir ta§ vermi§. Ziilkarneyn, 
ordusunun yanma dbndiigii zaman alimler o ta§i kendisinden 
istemi§ler, ta§i bir terazinin kefesine koymu§lar, kar§i kefeye de onun 
gibi 1000 ta§ koymu§lar, ancak boylelikle dengeyi saglami§lar. Sonra 
Hizir (a.s.), o fafi^iilkarneyn'den isteyerek terazinin kefesine koymu§, 
kar§i kefeye de aynririlikte bir ta§ koymu§, uzerine de bir avuc toprak 
koyunca toprakli tajmelegin vermis, oldugu tartan agir gelmi§ ve Hizir 
(a.s.) §6yle demi§: «I§te ademoglu da hoyledir. Bir avuc toprak onu 
ortnjedikce karm doymaz.» Boyle dedigi i|in alimler, ona saygi ve ikram- 
da bulunarak secde etmi§lerdi. Dogrusunu Allah bilir. 

Sonra Ibn Asakir der ki; Cenab-i Allah, Ziilkarneyn'i o mmtikadaki 
ahali icin hakem tayin etmi§ ve §oyle buyurmu§tur: 

«Ey Ziilkarneyn! Onlara azab da edebilirsin, iyi muamelede de bu- 
lunabilirsin.» dedik. ^^L* fifeb 

«Haksizlik yapana azab edecegiz, sonra Rabbine donduruiur, onu 
goriilmemis. bir azaba ugratir.» (ei-Kehf, 86-87.) Yani hem diinya azabina 
hem de ahiret azabina ugrar. Once diinya azabina ugrayacagi, ayet-i ke- 
rimede ifade edilmi§tir. Qiinkii diinya azabi, kafiri kiifiirden ve 
•kotiiliikten daha cok men edicidir. 

«Ama inamp yararh i§ i§leyene, miikafat olarak giizel §eyler vardir. 
Ona buyrugumuzdan kolay olani soyleriz.» 

Burada Cenab-i Allah, en bnemli ol$n ahiret sevabim once 
soylemi§tir. Ihsan dedigimiz giizel §eyleri de ahiret sevabina 
atfetmi§tir. Ihsandan kasit; adalet, ilim ve imandir. 

Sonra Cenab-i Allah buyurdu kj: 






I5UYUK ISLAM TARlHl 




«Sonra yine bir yol tuttu.» Ziilkarneyn, batidaH«4^^ya donii§ icin 
yeniden yola koyuldu. Anlatildigina gore o, batidan doguya donu§iinde 
on iki senelik bir yol yiiriimu§tur. 

«Sonunda Giine§'in dogdugu yere ula§inca, giine§i, kendilerine 
elbise, bina gibi §eylerle ortmedigimiz bir millet iizerine dogiiyor buldu.» 
Yani o milletin evferi ve sigmaklan yoktu ki, gnunla giine§in hararetine 
kar§i kendilerini koruyabilsinler. Alimlerden cogu^gdiler ki: O millet, 
giine§in hararetinin §iddetlenmesi esnasinda yer altmda mezari 
andiran bodrumlara sigimrlardi. Yiice Allah buyurdu ki: «I§te bunun gi- 
bi, onun yaptiklarmm hepsini ba§tan ba§a biliyorduk.» Zii-tkarneyn'in 
yeryiizuniin batilapmdan dogularma donu§u esnasinda neler 
yaptiklarmi biliyor, onu koruyor, muhafaza ediyorduk. 

Ubeyd b. Umeyr, oglu Abdullah ve diger selef ulemasmdan rivayet 
olunduguna gore Ziilkarneyn yaya olarak hacca gitmi§tir. Ibrahim Halil 
(a.s.) 5 onun geli§ini duyunca kar§ilamaya cikmi§, kar§ila§tiklari zaman 
Ziilkarneyn'e dua etmi§ ve ona bazi tavsiyelerde bulunmu§tur. 
Anlatildigina gore^hinmesi icin bir at getirildigkzaman Ziilkarneyn: 
"Ibrahim Halil'in bulundugu bir beldede binege-biriinem." de|&i§,"Cenab- 
1 Allah da bir b**lutu onun emrine ve«mi§ti. Ibrahim (a.s.) de ona b 
miijdeyi vermi§ti. O nereye gitmek isterse bulufronu goturuyordu. ■% 

Yine yiice AMMi buyurdu ki: 

«Sonra^ine bir yol tuttu. S„onunda iki dagm arasma vannca, orada 
jrdeyse hie laf anlamaylmblrinillete rastladi.» Yani bilgisi az bir mil- 
ietle kar§ila§ti. Anlatildigina gore %mfllet, Ye'cuc^s Me'cg^iCr^mcaza- 
deleri olan Tiirklerdir. Ziilkarneyn'e dediler ki: Bu iki millet bize tecaviiz 
ediyorlar. Beldelerimizi harab edip ifsad ediyorlar. Yollarimizi kesiyor- 
lar!» Boyle deyip Ziilkai^ieyn'e -kendileriyle Ye'cuc ve Me'cuC ile Tiirkler 
arasma bir sed yapmasi icin- bol miktarda harac getirdiler. Boylece bu 
sed, kendileriyle kar§i taraftaki miitecaviz milletlerin arasma bir en§el 
olarak girsin. Ziilkarneyn de Allah 'in kendisine vermis, oldugu bol mik- 
tardaki malla yetiner%k halkm getirmi§ oldugu haraci almayarak: "Rab- 
bimin bana verdikleri, sizinkinden daha iyidir." dedi. Sonra da onlardan 
kendileri jle o miitecaviz milletler arasma bir sed yapmasi icin adamlar 
ve aletler toplayip getirmelerini istedi. Iki dag arasma konulacak olan 
bu sed, iki tarafin arasma bir engel olacakti. Bunun gerisinde derin ve 
engin. denizler ile zirvesine bakilamiyacak kadar yiice daglar vardi. Ni- 
haye^Ziilkarneyn bu seddi in§a etti. In§aat malzemesi olarak demir ve 
eritilftii§ bakir kullandi. Kur§un kullandigi da soylenir, ama dogru olan 
ilk glru§tur. Kerpic yerine demir, camur yerine de eritilmi§ bakir 
kullafidi. Bu sebeple yiice Allah b^airdffki: 

«Artik Ye'cuc ve Me'cuc onu ne^(merdiven ve diger §eylerle) a§abilai 
ler ve ne de (kazma ve delici §eyler kullanarak) delip gecebildiler.» 

B. ISLAM TARlHl,C.2,F.l 




IBN KEStR 







«Ziilkarneyn: "I§te bu, Rabbimin bir rahmetidir." dedi. Yani Cenab- 
1 Allah, kendisifiin varhgi sebebiyle kom§u milletlerin, onlara zuliim ve 
haksizhk etmelerini engellemi§ti ki bu da Allah in kullarma bir rahme- 
tidir. «Rabbimin tayin ettigi zaman gelince» Yani Ye'cuc ile Me'cuc'un 
ahir zamanda yeryiiziine cikmalanni Allah'm takdir buyurmus. oldugu 
vakit gelirfce, «Onu yerle bir eder.» Yani o seddi yerle bir eder ve bunun 
boyle olmasi da mecburidir. Bunun icin yiice Allah buyurmus. ki: «Rabbi- 
min verdigi soz gercektir.» 

Nitekim Cenab-i Allah ba§ka bir ayet-i kerimedeHde §6yle 
buyurmustur: 

«Ye'cuc ve Me'cuc'un seddi yikildigi zaman her dere ve tepeden 
bo§anirlar. Gercek vaad yakla§tiginda inkar edenlerin gozleri belirive- 
nr.» 

«Biz o g^n (yani seddin acih^ giiniinde) onlari birakinz, dalgalar 
halinde birb^erine girerler. Sura iiflenince hepsini bir araya toplanz.» 

Ye^yc'laMe'cuc'un ciki§mf -dair rivayet edilen hadisleri tefsirimiz- 
de naklettik. In§aallah bu kitabimizm Fiten ve Melahim boliimiinde de 
^nakledecegiz. 

Ebu Davud et-Tayalisi, Sevrfnin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Bi- 
ze ula§an habere gore ilk defa musafaha'yapan ki§i Ziilkarneyn'dir. 

Rivayet olunduguna gore Kabii'l-Ahbar, Muaviye'ye §oyle demi§tir: 
"Ziilkarneyn, oliim do§eginde iken annesine §u vasiyeti yapti: «Ben 
oldiikten sonra bir yemek yap, §ehirdeki biitiin kadmlan davet et, 
yemegi onlerine koy. Benim icin aglayanlar dismdaki herkesifi o yemek- 
ten yemesine izin ver. Ancak aglamis. olanlar yemesinler." 

Annesi bu yemegi^yapip davet ettigi §ehirli kadmlara sofrayi kur- 
duktan ve onlara buyur dedikten sonra hie birinin elini yemege 
uzatmadigmi gordii ve: "Fe siibhanallah hepiniz mi Ziilkarneyn 
agladin^z?"Tliye sormu§, onlar da: "Evet J vallahi aramizda Ziilkarnejj 
icirifeglamayan yoktur." demi§ler ve bu da Ziilkarneyn'in annesi icin q 
teselli olmu§tu.. ; ^^H 1 

Ziilkarneyn vefat ettigi zaman 3000 ya§mdaymi§. Bu, gariptir. J 

Ibn Asakir dedi ki: Bana ula§an ba§ka bir rivayete g<jre Ziilkarney 
otuz alti sene ya§afni§tir. Otuz iki sene ya§adigma dair zayif bir rivayt t 
de vardir. 0, Davud peygamberden^40 sene sonra diinyaya gelmi§tir. 
Adern peygamberden de 5181 sene sonra diinyaya gelmia^ir 
Hiikumdarhgi, on alti sene siirmii§tur. f 

Bu anlatilanlar, birinci Iskender'e degil del ikinci Iskend] 
uymaktadir. Zira bu ikisini, birbirinden ayird etmekffeerekir. Ikisini 
aym §ahsiyet oldugunu soyleyenlerden biri de Imam Abdiilmeli 
Hi§am'dir. Siret ravisi Imam AbT3||lmelik b. Hi§am'm bu gorusunu, 
Hafiz Ebu'l-Kasim es-Siiheyli §iddetle red ve inkar etmi§ ve bu ikisinin 








\ ^HBV * I . 














YE' CUC VE ME'CUC 



Bunlar Adem peygamberin zurriyetindendirler. Bu hususta ihtilaf 
yoktur. Buna delil olarak da Buhari ve Miislim'in sahihlerinde Ebu 
Said'den rivayet edilen §u hadisi gosterebiliriz: Rasulullah (s.a.v.) bu- 
yurdu ki: 

«Cenab-i Allah, kiyamet guniinde diyecek ki: «Ey Adem, kalk ve 
ate§in ha§n gibi zurriyetini ha§ret.» Adem de diyecek ki: «Ya Rab, ates. 
ha§n nedir?» Cenab-i Allah §oyle buyuracak: «Her 1000'den 999'u ate§e, 
biri Cennet'e gidecektir.» I§te o zaman kiiciik gocuklar ihtiyarlayacak, 
her hamile de karnmdaki yavruyu du§tirecek ve insanlan sarhos, hi 
gdreceksin. Ashnda onlar sarhos. degildirler, ama Allah'm a! 
§iddetlidir.» 

Yaninda bulunan sahabeler dediler ki: 

- Ya Rasulallah, hangimiz o 1000'de biriz? MMi 

— Size miijdeler olsun, sizden bir ki^i-, Ye'eGc ve Me'cuc'dan 1000 ki§i 
(Cehennem'e gidecektir).» 

Ba§ka bir rivayette anlatildigma gore Rasulullah (s.a.v.) §byle 
buyurmu§tur: 

«Size miijdeler olsun. Dogrusu sizde iki iimmet vardir ki, hicbir 
§eyde yokturlar. Ancak onlann cokluklan ve kalabahklan varcnB> Bu 
da onlann cokluklanni ve insanlardan kat kat fazla olduklanni 
gdsteriyox. Keza onlar, Nuh Peygamber'in soyundandirlar. Zira yiice Al- 
lah, yerytizu halkma beddua etmesi esnasmda Nuh peygamberin 
fagnsina icabet etmi§ti. Nuh peygamber §oyle beddua etmi§ti: 
«Rabbim! Yeryiizunde hicbir inkarci birakma.» (Noh, 26*.)^ 
Cenab-i Allah da buyurdu4d: ^ . 

«Ama biz, Nuh'u ve gemide bulunanlan kurtardik.» (d-Ankcbut, 1 5.) 
«Ancak onun soyunu siirekli kildik.» (es-SArcai, 77.) ^^ 
Mtisned ve Siinende rivayet edilen bir hadiste anlatildigma gore 
Nuh peygamberin Sam, Ham ve Yafes admda iic oglu varmi§. Sam, 
Araplann atasidir. Ham, Sudanlilarm atasidir. Yafes de Tiirklerin 
atasidir. Ye'cuc ve Me'cuc ise, Tiirklerden bir taifedir. Bunlar Mogollar 
olup cok giiclii ve bozguncudurlar. Denildigine gore Tiirklere Turk den- 





w 



mesimn 




BUYUK ISLAM TARIH 




sebebi §udur: Ziilkarneyn meshur seddi in§a ettigi zaman 
Ye'cuc ve Me'cuc, seddin gerisine sigmdilar. Ancak bir kisimlari, seddin 
bu tarafmda Jtaldrlar. Bu kalan kisim, Ye'cuc ve Me'cuc'un ote yana 
gecenleri gibi bozguncu degildiler. Bu yiizden bunlar, seddin bu 
tarannda birakildilar. Kendilerine ili§ilmedi ve (terk edilmis. anlamma 
gelen) Turk adi verildi. ^9k-t4P 

Ye'cuc ve Me'cuc'un, Adem peygamberin ihtilam oldugu esnada 
spermasinin yere damlayip toprakla kari§masindan yaratilmis. 
olduklanni vejohlann Hayva'dan dogmadiklanm iddia eden kavle ge- 
lince, bu kavil, $eyh Ehu Zekeriyya Nevevi'nin "Muslim serhi"nde 
naklettigi bir kavildir. Bunu, ba§kalan zayif bir kavil olarak 
nitelemi§lerdir. Qiinkii buna dair herhangi bir delil mevcut degildir. Ak- 
sine bu, bugiinkii insanlann tiimiinun Nuh peygamberin ziirriyetinden 
olduklarina dair naklettigimiz ve Kur'an nassi ile teyid edilen 
goriisiimuze muhaliftir. Aym §ekilde Ye'cuc ile Me'cuc'un muhtelif 
sekillerde ve birbirine zit boylarda olduklarina, onlardan kiminin uzun 
hurma agaci kadar uzun boylu olduguna, kiminin de son derece kisa 
olduguna, kiminin bir kulagi do§ek edip yere sererek iizerine 
uzandigma, diger kulagmi da viicudunun uzerine orttiigiine dair riva- 
yetler de asilsizdir. Biitiin bunlar, gormeden soylenen asilsiz ve delilsiz 
sozlerdir. Sahib- kavle gore bunlar, Adem ogullarindandir. Insan 
sekline ve evsafina sahiptirler. Hz. Peygamber (s.a.v.), bir hadis-i 
§erifinde §oyle buyurmu§tur: K . jj 

«Dogrusu Cenab-i Allah, Adem peygamberi altmis. zira boyunda 
yaratti. Sonra yaratiklar (viicut yapisi itibariyle) §u ana kadar eksilme- 
ye devam etmi§lerdir.» 

t§te bu hadis, bu konu ve diger konularda kesin bir olcii te§kil et- 
mektedir. 

I Ye'cuc ile Me'cuc'dan bir kimsenin kendi ziirriyetinden 1000 ki§iyi 
gormedikce olmeyecegine dair soylenen soz, eg§t sahih bir hadise da- 
yafimakta ise, bizim de kabul edecegimiz birseydir. Ama sahih bir hadi- 
se dayanmamaktaysa yine de red etmeyiz. Qunkii bu, akil ve nakle 
aykin degildir. Olabilecek birseydir. Dogrusunu Allah bilir. Hatta eger 
sahih ise, bu konuda sarih bir hadis de vardir: 

Taberani, Abdullah b. Muhammed b.Abbas el-Isbahani kanah ile 
Abdullah b. Amr'dan rivayet etti ki Peygamber (s.a.v.) soyle 
buyurmu§tur: 

«Ye'cuc ile Me'cuc, Adem ogullarindandir. Eger ^eryiizune 
serbest?e birakilacak olsalardi, insanlann yasantilarmi bfifeirf onlan 
fesada siiriiklerlerdi. Onlardan bir adam, kendi ziirriyetinden 1000, 
tta daha fazla kisiyi geride birakmadikca olmeyecektir. Onlarin geri- 
inde ii? iimmet vardir: Ta'vil, Ta'ris ve Mensik.»j 



^9 







sucunu 
dilefme 



182 

Bu, cidden garip bir hadistir. Senedi zayiftir ve §iddetli derec'e" 
miinkerdir. 

Ibn Cerir'in, "Tarih" adh eserinde rivayet ettigi hadiste 
anlatildigma gore Rasulullah (s.a.v.), Isra gecesinde Ye'cuc ile Me'cuc 
kavimlerinin yanina gitmi§, onlari Allah'a imana davet etmi§, onlarsa 
ona icabet edip uymaya yana§mami§lardir. Peygamber (s.a.v.), oradaki 
Ta'ris, Ta'vil ve Mensik iimmetlerini Allah'a imana davet etmi§, onlar 
onun bu davetine icabet etmi§lerdir. I Af^ 

Sozii edilen bu hadis, Ebu Nuaym Amr b. Subh tarafindan 
uydurulmus. mevzu bir hadistir. Ebu Nuaym, hadis U3 r durma suj 
i§ledigini itiraf eden yalancilardan biridir. Dogrusunu Allah bil: 

Eger iizerinde ittifak edilen ve onlarm kiyamet guniindeP 
nem ate§ine fitilarak mii'minler icin feda olacaklarma, oysa kendilapme 
peygamber gbnderilmemis. olduguna dair ileri siiriilen hadis, nasil bir 
delil te§kil ediyor? Oysa Cenab-i Allah §6yle buyurmu§tur: «Biz, pey- 
gamber gOndermedikce kimseye azab etmeyiz.» (cl-tsra, 15.) denilecek olur- 
sa buAa cevaben deriz ki: Bunlara kar§i delil ileri siiriilmedikce ve maze- 
retlerfni gecersiz sayacak hususlar ortaya konulmadikca, bunlara azab 
edilmeyecektir. Nitekim yiice Allah: «Biz, peygamber gOndermedikce^ 
azab etmeyiz.» buyurmu§tur. Eger bunlar, Peygamber (s.a.v. )'in bi'se- 
tinden onceki zamanda ya§ami§larsa kendilerine kendilerinden pey- 
gamberler gelmi§tir. Ve boyle olunca da kendi aleyhlerine olan deliller 
ortaya konulmus. demektir. Eger Cenab-i Allah, kendilerine peygamber 
gondermemis. ise, bunlar fetret ehli hukmundedirler.Kendilerine 
tin ula§madigi kimseler statiisuhdedirler. Bir sahabe toplulugun" 
ce§itli yollarla rivayet edilen hadis de buna delalet etmektedir. Sozii edi 



iuilah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

h olan kimse, kiyametin meydanlanndaimtihan edi- 

h icabet ederse Cennet'e girer. Aksi takmrde Cehen- 











an 



len hadiste 

«Bu durumc 
lir. Eger davetcj 
nem'e girer.^ 

«Biz, peygamber gondermedikce kimseye azab etmeyiz.» ayetinin 

jiM goriisleririi nakletmistik. 
§eyh Ebu'l-Hasen el-Es/ari bunu ehl-i siinn^t 



tefsirini yaparken imamlann bu hadisle ilgi 






goriisleririi nakletmi§tik. 

kve'l-cemaattan bir icma 
olarak nakletmi§tir. Bunlann imtihan edilAeleri, kurtulu§larmi icap 
ettirmedigi gjbj, cehennemlik olduklarma dair gelen haberlere de ters 
dii§mez. ZirJ"Cenab-i Allah, peygamberini diledigi gaybi hususlar^ 
muttali kilaE Ve onu, bu gibi kimselerin §akilerden olduklan ve karak- \ 
terlerinin de hakki kabule aykiri oldugu hususundan haberdar 
kilmi§tir. Bunlar, kiyamet guniindeki davetciye icabet etmezler. Bun- 
dan da anla§ihyor ki onlar, diinyada -§ayet kendilerine tebligat yapilmis. 
olsaydi- hakki §iddetli bir §ekilde yalanlayacaklardi. Ciinkii kiyam 
giiniiniin meydanlannda, diinyada iken hakki yalanlamis. olan kimse 



'* 



f 




M 



HUYUK ISLAM TARlHl 



183 







lerden bazilan, hakka boyun egecekler. Goriilen korkunc manzaralar 
kar§isinda kiyamet giiniinde iman etmek, elbette ki diinyadaki imana 
nisbetle vukuu bir nevi 'ztirunlu olan imandir. Dogrusunu Allah bilir. Ni- 
tekim yiice Allah buyurmus. ki: 

«Suclulan Rablerinin huzurunda, ba§lan one egilmis. olarak: «Rab- 
bimiz! Gordiik, dinledik, artik bizi diinyaya geri cevir de iyi is, i§leyelim; 
dogrusu kesin olarak inandik» derlerken bir gorsen!» (cs-Sccdo, 12.) 

«Bize geldikleri gun neler goriip neler i§itecekler!» (Meryem, 38.) 

Peygamber (s.a.v.)'in Isra gecesinde Ye'cuc ile Me 'cue 'u ii^^ia da- 
vet ettigine ve onlann bu cagnya icabet etmediklerine dair nakledilen 
hadis; miinker, hatta uydurma bir hadistir. Amr b. Sabh tarafindan 
uydurulmu§tur. 

Sedde gelince, onceki sayfalarda da anlatildigi gibi Ziilkarneyn onu 
demirden ve erimi§ bakirdan yapti. Onunla yiiksek, uzun ve issiz 
daglan birle§tirip diimdiiz hale getirdi. Yeryiiziinde ondan daha muaz- 
zam ve diinyevi hususlarda yaratiklara ondan daha faydah ba§ka bir bi- 
na ve yapi bilinmemektedir. Buhari'nin ifadesine gore adamin biri Pey- 
gamber (s.a.v.)'e: 

— Ben seddi gordiim, demi§. Peygamber (s.a.v.): 

— Onu nasil gordiin? diye sorunca adam: ' ^ ^ 

— Suslenmi§ bir aba gibi gordiim, demi§. Bunun iizerine Peygamber 



:»'. 



— Ben de onu boyle gordiim, demi§ti. 
Ibn Cerir, Katade'nin §byle dedigini rjvayet etmi§tir: 
Adamin biri dedi ki: A 
-s=Ya Rasulallali, Ye'cuc ile Me'cuc'un seddini gordiim. Peygambe 

(s.a.v.): 

- Baniiiinun ozelliklerini anlat, deyince adam §oyle cevap vermi§ti: 

- O siislenmis, bir abaf-gibiydi. Uzerinde bir siyah, bir de kizil cizgi 
vardif 

Peygamber (s.a.v.): 

— Ben de onu bu §ekilde gordiim, dedi. 
Anlatildigina gore halife Vasik^bir adamim seddin b^ulundugu yere 

gondermi§ti. Yoldaki hiikiimdarlara. mektup gonderr|figAiyte adamim 
§ehir §ehir oraya ula§tirmalanm ta^siye etmi§ti ki, bu ^dami, gidip sed 
hakkmda ke§ifler yapsm ve Ziilkaftieyn'in onu ne §ekiMe in§a ettigini 
gorsiin ki, donii§iinde kendisine bazi bilgiler versin.f 

Vasik'm adami gitti. Seddin ke§fini yapti, donu§unde seddin 
ozelliklerini anlatti. Orada biiyiik bir kapi bulundugunu, kapimn 
uzerinde asma kilitlerin takih oldugunu ve gercekten §ahika, muhkem, 
saglam bir yapi oldugunu, in§aattan artan demir kerpiclerle aletlerin 
oradaki bir burcun icinde bulundugunu, e§yalarm bugiine dek orada 




*>■'! 





■ 



muhafaza edildigini,-gHiirdaki iilkelerin hlikiimdarlarina ait muhafiz- 
lann orada nobet tuttuklanm, seddin yeryuzunun kuzey dogusunda 
bulundugunu ve o beldelerin gercekten genis, oldugunu, oradaki ahali- 
nin ekinlerden, tahillardan yiyerek kara ve deniz 1 avcihgi yaparak 
gecindiklerini, sayilarmi ancak yaratanm bildigi kadar 50k oldugunu 
anlatti. ' -\ 

Yiice Allah, bir ayet-i kerimetle §byle buyurmu§: «Artik Ye'cu 
Me'ciic, onu ne a§abildiler ve ne de delip gecebildiler.» (ci-Kchf, 97.) 

Buhari, mii'minlerin annesi Zeyheb binti Cahs/m §.CH$e dedigini ri- 
vayet etmi§tir: Rasulullah (s.a.v.) uykudan uyandi. Yiizu kizarmi§ti. 
§oyle diyordu: «La ilahe illallah. Vuku#yakla§an bir §erden, bviyiik bir 
fitneden dolayi Araplann vay haline! Bugiin Ye'ciic ve Me'cuc seddinden 
§unun gibi Mr delik acildi. (Peygamber (s.a.v.) boyle derken ba§ 
parmagiyla onu takip eden §ehadet parmagmi halkaladi) Bunun 
uzerine ben dedim ki: - .^^-^4 

- Ya Rasullallah! Aramizda bu kadar salih kimseler varken biz he 
lak olurmuyuz? 

Rasulullah (s.a.v.) da: 

- Evet, kotumkler cogaldigi zaman (helak olursunuz) diye cevap 
verdi. 

§imdi bu aye tie bu hadisi nasil telif edip uzla§tiracagiz? diye soru- 
lacak olursa cevaben deriz ki: Eger bunun §er ve fitne kapilarinm 
aclfeigma bir i§aret oldugu^unun sirf bir istiare ve darb-i mesel oldu 
soylenecek olursa, ortada herhangi bir problem yok demektir. Ama bu 
nu hissedilen veya beklenilen bir durumun ihban olarak sbyleyecek 
olursaniz - nitekim akla ilk gelen de budur- yine bir problem yoktur. Zi- 

fra: «Artik Ye'ciic ve Me'cuc onu ne a§abildiler ve ne de delip gecebildiler.» 
ayetinde sozii edilen a§ma ve delip gecme imkansizhgi^fe zaman icin soz 
konusu idi. Qiinkii burada a§ma ve delip gecme fiilleri, gecmis, zaman k# 
pinde kullanilmi§tir. Ileride bunu a§manm ve deSiE gecmenin imkansiz 
olacagindan soz edilmemi§tir. Allah'm izniylejlnu a§mak ve delip 
gecmek, ileride miirnktife olabilir. A llah 'in bunda bir takdiri vardir. 
Yavas. yavas. onlan yaniafe'cuc ile Mexuc'u bu sedde musallat kilar ve 
zamani gelince de mukadder olan i§ meydana gelir. Yani J^ddi 
a§abilirler, delip gecebilirler. Nitekim yiice Allah bir ayet-i kerimede 
f§byle buyurmu§tur: 
«Ye'#uc ve Me'cuc'un seddi yikildigi zaman, her dere ve tB i pwd en 
bo§amrlar.» (cl-EnbiyA, 96.) 
Ama burada nakledecegimiz ba§ka bir hadis bundan daha 
mu§kildir. O hadisi, imam Ahmed b. Hanbel kendi "Musned'inde Ebu 
Hiireyre'den rivayet ederek Rasulullah (s.a.v. )'in §oyle buyujdugunu 
nakietmi§tir: «Dogrusu, Ye'cuc ile Me'cuc, her gun seddi kaza 



k 





BUYUK ISLAM TARlHl 




185 



ki seddin gerisinden giine§in i§igmi gorecek kadar yakla§irlar. (Sedd 
duvanni inceltirler) ba§larmdaki amirleri de: 

— Haydi, doniin bakahm yarm kalan kismi kazarsimz, der onlar da 
yerlerine donerler. Ertesi gun geldiklerinde seddi eskisinden daha 
saglam halde goriirler. Nihayet vadeleri tamam olur. Cenab-i Allah, 
onlan insanlarin iizerine gon(|e ( rmek' ister. Seddi kazmaya ba§larlar 
Derken giines. i§inlanni seddin obiir tarafmdan gorecek gibi olurlar 
Ba§lanndaki atmirleri: 

- Haydi, geri doniin, in§aallah yann yine kazarsimz, der. (daha 
once in§aallah demedigi halde bu defa in§aallah der.) Ertesi giin seddin 
yanina geldiklerinde onu birakmis;t)lduklari gibi goriirler, kazmaya de- 
vam ederler ve obiir tarafa msanlarm yanina cikarlar. Insanlar, k; 
rine sigimrlar. Goge ok atarlar, oklan yere dondiigiihde uzerinde kan gi 
bi bir§ey goriirler. Ve: «Yeryiizii ahalisini maglub ettik, gok ahalisine de 
iistiin olduk.» deller^enab-i Allah, onlarin enselerine kurtcuklar inu- 
sallat eder; bu kilfteuklar onlajg. bldurur. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: 

lg||«Muhammei'-i^ nefsi kudret elinde bulunan Allah'a y§|BiHg§derim 
ki, yeryuzundapsPhayvanlar, onlarin etlerini v^kanlaririi ^yerek 
§ismanlarlar ve oldukca §iikrederler.» 

: Onlarin bu faaliyetleri, Kabii'l-Ahbar'dan da rivayet olundugu gibi 

insanlarin yanina ^lkmalarina yakin bir vakitte ahir zamanda 

olacaktir. _ ^ 

* V 






m 



m 







ASHAB-I KEHF 



Yiice Allah, Kur'aii-i Kerim'de buyurdu ki: 

«Ey Muhammed! Yoksa sen, magara ve Rakim ehl|ni §a§ilaa 
ayetlerimizden mi zannettin?» 

Bir ka? gen? magaraya siginmi§: «Rabbimiz! Katindan bize rahmet 
ver ve i§imizde dogruyu goster, bizi ba§an.& kil.» demi§lerdi. Magaranm 
igindex>nlan yillarca uvuttuk, sonra, iki taraftan hangisinin bekledikle- 
ri miifldeti iyi hesaplamis. oldugunu belirtmek i^in onlan uyandirdik. 

Ey Muhammed! Onlarin olaymi sana Biz ger^ek olarak 
anlatiyoruz: Onlar Rablerine inanmi§ bir ka? gengti. Onlann hidayetle- 
rini artirmis, ve kalpjerini peki§tirmi§tik. Durup, §byle demi§lerdi: 
«Rabbimiz, goklerin ve yerin Rabbidir. O'nu birakip ba§ka bir tanriya 
yalvarmayiz. Yoksa and olsun ki,~fcatil soz soylemis, oluruz. §uBzim mil- 
letimiz, Allah 1 birakip O'ndan ba§ka tannlar edindiler. OnlaMn ger£ek 
olduguna dair ap a?ik delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a kar§i yalan 
uydurandan daha zalim kimdir?» Onlara^ «Siz onlardan ve Allah'tan 
ba§ka taptiklanndan ayrildmiz, bunun i?in magaraya girin ki, Rabbiniz 
size rahmetini yaysin ve size i§inizde kolaylik gostersin.» de-nildi. 

Baksaydin, gune§in magaralannin sag tarafmdan dogup 
meylettigini, sol tarafmdan onlara dokunmadan battigini, onlarin da 
magaranm geni§?e bir yerinde bulundugunu goriirdiin. Bu, Allah'in 
mucizelerindendir. Allah'in dogru yola eri§tirdigi kimse hak yoldadir. 
Rimi de saptirirsa artik ona, dogru yola gotiirecek bir rehber bulamaz- 



nrdir 




Magara ehli uykuda iken sen onlan uyanik sanirdm, biz onlan saga 
ve sola dondiiriirdiik. Kopekleri, dirseklerini e§ige uzatmi§ta, onlan 
gorsen, i?in korkuyla dolar, geri dbniip kacardin. 

Birbirlerine sorsunlar diye onlan uyandirdik. i?lerinden biri: 

«Ne kadar kaldiniz?» dedi. 

«Bir giin veya biraz daha fazla miiddet kaldik.» dediler. «Ne kadar 
kaldigmizi Rabbiniz daha iyibilir. Paranizla birinizi §ehre gonderin, en 
iyi yiyeceklere baksin ve size getirsin. Orada nazik davransm, sakin sizi 
kimseye duyurmasin.» dediler. 

«Zira onlann sizden haberi olacak olursa, ya ta§layarak pldiiriirler 







BUYUK ISLAM TARlHt 



187 



veya dinlerine donduriirler. Bu takdirdede asla kurtulamazsimz.» 

Boylece, Allah'm soziiniin gercek oldugunu ve kiyametin kopma- 
smdan §iiphe edilemraecegini bilmeleri icin, insanlarm onlari 
bulmalanni sagladik. Nijtekim halk, bunlann hakkmda ceki§ip duru- 
yor: «Onlann magaralarfnin cevresine bir bina kuruii.» diyorlardi. Oy- 
sa,j|ableri onlari 90k iyi bilir. Tarti§mayi kazdftanlar: «Onlarm 
maifaralarmm cevresinde mutlaka bir mescid kuracagiz.» dediler. 

«Karanhga ta§ ata/r gibi, «Magara ehli iictur, dordiinculeri 
kopekleridir.» derler. Yatmt, «Be§tir, altincilan kopekleridir.» derler. 
Yahut, «Yedidir, sekizincileri kopekleridir.» derjer. 

De ki: Onlann sayismi en iyi bilen Rabbimdir. Onlari, pek az kimse- 
den ba§kasi.bilmez.» 

Bunun^ejn ey Muhammed! Onlar hakkinda, bu kisaca anlatilanm 
di§mda, kimseyle tarti§ma ve onlar hakkinda kimseden bir§ey sorma. 
Herhangi »ir §ey icin, Allah 'in dilemesi di§mda: «Ben, yarm onu 
yapacagim.» deme. Unuttugun zaman Rabbini an ve §oyle de: «TJmulur 
ki Rabbim, beni dogruya daha yakm olana eri§tirir.» 

Onlar magaralannda 309 yil kaldilar, derler. De ki: «Onlann ne ka- 
^|r kaldiklanni en iyi Allah bilir. Gdklerin ve yerin gaybi O'na aittir. O, 
ge miikemmel gorendir! ne miikemmel i§itendir! Insanlarm (^'iidan 
ba§ka do$tu yoktur. O, hie kimseyi hukiimranhgina ortak kilmaz.» 

Ey Muhammed! Rabbinin kitabmdan sana vahyolunani oku. 
O'nun sozlerini degi§tirecetet'yoktur. O'ndan ba§ka sigimlacak bir kimse 
bulamazsm.» (cl-Kehf, 9-27.) 

Ashab-i Kehf kissasimn niizul sebebi ile Ziilkarneyn haberine dair 
ayetlerin niizul sebebi Muhammed b. Ishak ve diger siyer alimleri 
tarafindan "es-Sire" adh eserde anlatilmi§tir. Bu eserde anlatildigma 
gore Kurey§liler, Rasiilullah (s.a.v.)'i imtihan edip ko§eye siki§tirmak 
amaciyle Yahudilere adamlarmi gondermi§ler; onlardan zor cevapli 
bazi sorular ^kaifjardi. Yahudiler, yanlarma varan Kurey§lilere 
demi§lerdi ki: Gecmis. zamanda giden ve ne yaptiklari bilkimeyen bir 
kavmi Muhammed'e sorun. Yeryiiziinde dola§an adam (Ziilkarneyn'i) 
ile Ruh'un mahiyetini de sorun. ^^M 

Bunun iizerine Cenab-i Allah, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e Ruh, 
Ziilkarneyn. ve Ashab-i Kehf le ilgili ayetleri inzal buyurdu: 

«Ey Muhammed! Sana Ruh'un ne oldugunu soruyorlar...» 

«Ey Muhammed! Sana Ziilkarneyn'i sorarlar...» 

«Yoksa sen, ey Muhammed! Magara ve Rakim ehlini §a§ilacak ayet- 
lerimizden mi zannettin?» 

Yani bu meseleler, seni vakif kildigimiz haberlere, goz ahci mucize- 
lere ve garip acaipliklere nisbetle cok hayret verici §eyler degildirler. 

Ayet-i kerimede sozii edilen Kehf, dagdaki magara demektir. 





: 







§uayb el-Cubai: «Ashab-i Kehfin magaralarinm adi "Hayzem" idi.» 
demi§tir. 

Ayet-i kerimede gecen Rakim kelimesine gelince, Ibn Abbas: «Bu- 
nun ne anlama geldigini bilemiyorum.» demi§tir. Bu kelimenin, kitabe 
anlamma geldigini ve bu kitabede Ashab-i Kehfin adlannin yazili 
oldifgunu, maceralannm da kendilerinden sorira bu kitabeye kayd 
ea'ildigini soyleyenler de vardir. Ibn Cerir ile digerleri, bu goru§u 
benimsemi§lerdir. Bazilari ise Rakim kelimesinin, magaralarinm 
bulundugu dagin adi oldugunu soylemi§lerdir. Ibn Abbas ile §uayb e£ 
Ciibai: "Magaralarinm bulundugu dagm adi, Benaclus dagidir." 
demi§lerdir. Bazilari ise Benaclus'un, magaralarin yanindaki vadinin 
adi oldugunu soylemi§lerdir. Benaclus'un, oradaki bir koy adi oldugunu 
soyleyenler de vardir. Dogrusunu Allah bilir. 

§uayb el-Ciibafnin ifadesine gore Ashab-i Kehfin kopeklerinin 
adi, Himran'dir. Yahudilerin, onlarin haberleriyle ilgilenmeleri Ashab-i 
Kehfin ya§adigi zamanm cok e ski bir zaman oldugunu isbatlamak- 
tadir. Mufessirlerden bazilari bunlarin, Mesih'ten sonra ya§adiklanm 
ve Hristiyan olduklarmi soylemektedirler. Ayetin zahirinden de 
anla§ilacagi gibi bunlarin kavimleri mii§rik olup putlara taparlarmi§. 
Bir 90k tefsirci ve tarihcinin anlattigina gore. Ashab-i Kehf, Dakyanus 
adindaki hiikumdarm zamamnda ya§ami§ olup devlet kademesinde bu- 
lunan ekabir cocuklandir. Bunlarm, hukiimdar cocuklari oldugu da 
soylenmi§tir. Bunlar, bir bayram giiniinde halki ile toplanmi§ iken mil- 
letlerinin putlara saygi gosterip secde ettiklerini basiret gbzxiyle goriip 
mii§ahede ettikleri zaman "Cenab-i Allah kalplerindeki gafleT perdesini 
kaldirmi§, onlara dogru yolu gostermi§, onlar da kavimlerinin saglam 
bir din iizerinde olmadiklanni anlami§lardi. Bu sebeple milletl^inin 
mensub olduklan dini birakarak bir ve ortaksiz olan Allah'a kulluk et- 
meye yoiieldiler. Anlatildigma gore bunlardan her birisi, Cenab-i Al- 
lah'in tevhid inancina k^pleri mazhar oldugu zaman toplulugun 
icinden siynhp bir yerde bir araya gelmi§lerdi. Nitekim Buhari'nin sahi 1 
hinde de nakledilen bir hadis-i §erifinde Peygamber (s.arv.) §oyle 
buyurmiJ§tur: ^^^ - 9 ^^ 

«Ruhlar, cesjtlilievilerden bir araya getirilmi§ yigmlardir. Evsaf ve 
ahlakta birbirleriyle uyum icinde olanlar anla§irlar. Uyum icinde olma- 
yanlarsa ihtilaf ederler.» ^^gl 

Halkinm arasindan siynhp ?ikan Ashab-i Kehf den her birisi, 
digerinin durumunu ve halini sordu. O da icinde bulundugu durumu ve 
hali anlatti. Boylece hep birlikte kavimlerinden ayrihp uzkkla§maya, 
dinlerini'kurtarmak icin firar etmeye karar verdiler. Fitne ve §erlerin 
zuhuru esnasin'da yapilmasi me§ru olan davrams, da budur. Nitekim 
Viice Allah buyurdu ki: 














AM TARlHl 

«Ey Muhammed! Sana onlarin olayim ger?ek olarak anlatiyoruz. 
)nla#, Rablerine inanmis, bir kac gencti. Onlann hidayetlerini arttirmis. 
ve kalplerini peki§tirmi§tik. Burup §oyle demi§lerdi: «Rabbimiz, 
derin ve yerin Rabbidir. O'nu birakip ba§ka bir tannyayalvarmayiz. 
oksa and olsun ki sacma sapan soz soylemis, oluruz. §u bizigHkilleti- 
miz, Allah'i birakip O'ndan ba§ka tannlar edindiler. Onlarin ger?ek 
olduguna apagik delil getirmeleri gertfcmez mi?» Yani sahip tflduklan ve 
uzerinde bulunduklan durumun haRlfeat oldugunu ispatlayan apa?ik 
bir delil getirmeleri icab etmez mi? «Allah'a kar§i yalan uydurandan da- 
ha zalim kimdir?» Onlara: «Siz onlardan ve Allah'tan baska 
taptiklanndan aynldiniz.» 

Yani siz kavminizin sapik dininden ayrildiniz ve onlarin Allpih'tan 
basjka taptiklan tannlardan uzak durdunuz. Cunkii onlar, Allah'la be- 
raber ba§ka tannlari da Allah'a ortak ko§uyorlardi. Nitekim Ibrahim 
Halil (a.s.) demis, ki: 

«Beni yaratan haric, sizin taptiginiz §eylerden uzagim. Beni dogru 
yola eri§tirecek olan, sliphesiz 0'dur.» (cz-Zuhruf, 27.) 

I§te §u gencler bwfcirlerine §oyle dediler: Madem ki kavminizin di- 
ninden aynidimz, % ^aMe bedenen de onlardan. uzak durun ki 
kbtuliiklerinin size dokiinmasindan emin olasmiz. «Bunun i?in 
magaraya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysm ve size i§inizde 
kolaylik gOstersin.» Yani Rabbiniz size perdelesin ve O'nun himayesi 
altina girin. Durumunuz da hayirla neticelensin. Nitekim bir hadiste 
§6yle buyurulmu§: «Allah'im, biitiin i§lerde sonumuzu ^iizel eyle. Bizi 
diinyanin peri§anhgindan ve ahiretin azabmdan koru.» 

Ashab-i Kehf in iginde bulunduklan magara, Kur'an'da §byle tasvir 

ediliyor: Magaranin kapisi kuzeye, dibi (arkasi, derinligi) de kibleye 

yonelikti. Bu durumdaki bir mekan, mekanlann en faydalisidir. Yani 

Lelcamn kendisi kible, kapisi da kuzey cihetinde olursa, ?ok faydah 

ir. Nitekim ayet-i kerimede de buyuruluyor ki: «Baksaydm, giine§in, 

iralannin sag tarafindan dogup meylettigini, sol tarafindan onlara 

mmadan battigini goriirdiin. » Yaz mevsiminde ve sicak giinlerde 
ines, dogarken magaranin bati yamndan i?eriye vuruyordu. Azar azar 
ines. i§inlan i^eriye meylediyor, sag taraftan iceri aydinlaniyordu. 
Bbylelikle giines. yiikseliyor, semanin ortasina geliyordu. Sonra yine 
bati tarafina yonelerek i§igi igerden kisiliyor, gurub vaktinde dogu 
tarafindan i^eriye azar azar giines, i§inlan giriyordu. Boyle bir konumda 
olan bir magaraya giines, elbetteki boyle girerdi. Bazi zamanlarda 
giinesjn jM&garaya bu |ekilde girmesininyhikmeti, havasinin 
bozulmajfosi icindi. «Onlarmda magaranin geni§ce bir yerinde 
bulundugunu goriirdiin. Bu, Allah 'm mucizelerindendir.» YajsiHnlarm 
yemeksizin, icmeksizin, bedenerrbh^gida almaksizin uzun bir miiddet 



I 







IBN Kfi; 



boyunca bu §ekilde magarada kalmalari, Allah in yiice kudretinin 
apacik delil ve biirhanlanndandir. «Allah'irt dogru yola eri§tirdigi kimse 
hak yoldadir. Kimi de saptinrsa artik onu, dogru yola gotiirecek bir reh- 
ber bulamazsin. Magara ehli uykuda iken sen, onlari uyanik sanirdm.» 
Onlan uyanik samrdm, ciinkii bazilan demi§ler ki, «gOzleri acikti. 
Gozlerinin acik olmasi, uzun siire uykuda kalmalari yiiziinden 
bozulmamasi icindi. «Biz onlan saga ve sola d6ndiiriirdiik.» Bir kavle 
gore onlar, senede bir sagdan sola veya soldan saga donduruiurlerdj. 

i de daha fazla miktarda ve sayida saga ve sola d6ndurulmii§lerdir. 
Dogrusunu Allah bilir. «Kopekleri, dirseklerini e§ige uzatmi§ti.» §uayb 
el-Ciibai, kopeklerinin admin Himran oldugunu soylemi§tir. Demeip 
istedigimiz §udur ki, beraberlerindeki kopekleri, kavimlerinden 
aynlmalan esnasmda yanlannda durmus., ama sadece kapida bekcilik 
yapmi§, dirseklerini e§ige uzatmi§, magaranm icine girmemi§ti. Bu da 
onun edebindendir. Ve onlara yapilan ikramlar ciimlesindendir. «ra 
melekier, icinde kopekler bulunan bir eve girmezler. Bu yiizden ko^ek, 
iceriye girmemi§, kapida beklemi§ti. Bir kavme veya bir ki§iye baglilik, 
insana, hatta kopege tesirHder. Kopek, onlann magarada bulunduklan 
siirece onlarla beraber durmu§tu. Cunkii bir kavimle beraber olan, on- 
larla beraber mutlu olur. Bir kopek hakkmda durum bu iken, hayir ehli 
kimselere tabi olan bir insamn durumunu sen du§un! Boyle biri elbette- 
ki ikrama layik olur. Kissaci ve tefsircilerden cogu, bu kdpekle ilgili 
uzun uzadiya haberler nakletmj§lerdir ki, bu haberlerin cogu, 
israiliyattan ahnma ve yalandir. Jffgbir fayda icermemektedir. Tipki 
kopegin adi ve rengi hakkinda yaptiklan ihtilaf gibi... O da yararsizdir 
ve yalandir. 

Ashab-i Kehf in icinde bulunduklan magaranm nerede oldugu hu- 
susunda alimler ihtilaf etmi§lerdir. Coklan, bu magaranm Eyle 
diyarmda oldugunu soylemi§lerdir. Ninova diyarmda oldugunu 
soyleyenler oldugu gibi Belka diyannda oldugunu soyleyenler de vardir. 
Rum beldelerinde olduguna dair bir rivayet de vardir ki, bu dogruya da- 
ha yakmdir. Dogrusunu Allah bilir. Yiice Allah, onlann haberlerinin en 
faydali olanlarmi bize bildirmi§, durumlanndan bizim icin onemli 
olanlan nakletmis, ve tasvir etmi§tir. Oyle ki bu konudaki Kur'an ayetle- 
rini dinleyen bir kimse, onlan ve durumlanm goriir gibi olmaktadir. Bu 
hususta haber veren yiice Allah, onlan, magaralannm durumunu ve 
keyfiyetlerini mii§ahede etmi§tir. Onlann sagdan sola, soldan saga 
dondiiriilduklerini, kopeklerinin de e§ikte dirseklerini uzatmis. 
oldugunu gormiis, ve mu§ahede etmi§tir. Bu hususta yiice Rabbimiz 
§oyle buyurmu§tur: 

«Onlan gorsen, icin korkuyla dolar, geri doniip kacardin.» Bu da 
haber almanm gOzle gormek gibi olmadigmi ispatlamaktadir. Nitekim 






I 



BUYUK ISLAM TAKlHl 



191 



hadis-i §erifte de boyle denilmi§tir. Cunkii haber verilen §ey, meydana 
gelmis. demektir. Oysa bu ayette Sozii edilen geri doniip kacma ve kork- 
ma hususu meydana gelmis. degildir. 

Cenab-i Allah, onlari 309 sene uyuduktan sonra uyandirmi§ 
oldugunu, uyanwaca da 'birbirlerine §oyle dediklerini anlatiyor: 
«iclerinden biriil^^kadar kaldimz?» dedi. «Birgiui veya daha az bir 
miiddet kaldik.» Se'diler. «Ne kadar kaldiginizi RaBroiniz daha iyi bilir. 
Paranizla birinizi §ehre gonderin (yani beraberinizde bulunan su 
paralari birine vererek Defsus §ehrine gonderin), en*yi yiyeceklere 
baksm ve size getirsin.» Yani yiyeceginiz taamlari size^etirsin. Bu da 
onlarm zahitlik ve veralarflfcn bir gostergesidir. «Orada nazik 
davransm (§ehire girerken«|ezaketli olsun), sakm sizi kimseye 
duyurmasm.» dediler. «Zira onlarm "sizden haberi olacak olursa, ya 
ta§layarak oldiiriirler ve ya dinlerine dondurxirler. Bu takdirde asla 
kurtulamazsmiz.» Ciinkii Allah sizi ^dinden kurtarmi§tir. 

Ashab-i Kehf, bir gun veya biSkiinden biraz fazla bir miiddet 
uyuduklanni zannettikleri icin boyle konu§mu§lardi. Oysa devletleri, 
ce§itli a§amalar gecirmi§, beldeleri ve orada ya§ayan insanlar 
degi§mi§ler, caglarmda ya§ami§ olan insanlar gecip gitmi§lerdi. Baska 
nesiller gelmi§lerdi. Bu sebepledir ki onlardan biri - rivayete gore TizO- 
sis- tanmmamak icin kijik degi§tirerek §ehre girdiginde orayi 
tanimami§, halki ba§ka bir fi|Uk olarak gormiistu. §ehirdeki ahali, onun 
sekil, evsaf ve parasmi garipsemi§ler^i. Anlatildigma gore onu, duru- 
mundan korktuklari ve casus zanipttikleri yahut zarar verici bir 
saldirida bulun^^agi endisesiyle Jbflalayip yoneticilerine goturmu§- 
lerdi. Rivayete gore Tizosis, halkin elinden kacmi§ti. Ba§ka bir rivayette 
anlatildigma gore Tizosis, kendi durum unu ve arkada§larmm durumu- 
nu, ba§larma gelen hadiseyi onlara anlatmi§, arkadaslanni ve 
bulundu<klari yeri onlara gostermek icin bazilarmi da yamna katarak 
magaraya donmu§tii. Magaraya yakla§tiklarmda Tizosis, arkada§- 
larmm yanma girmi§ ve ba§larmdan gecen durumun ic yuzunu, ne ka- 
dar siireyle uyumu§ olduklanni arkada§larma bildirmis, onlar da bu- 
3 an Allah tarafmdan takdir edilen bir is oldugunu anlami§lardi. 
enildigine gore onlar yeniden uykuya dalmislar, ba§ka bir rivayete 
gore ise 6lmu§lerdi. ^Jj 

§ehir halkma gelince denilir ki onlar, Ashab-i Kehfin uyumakta 
olduklan magarayi bulamadilar. CenabM Allah, burayi onlara 
gostermedi. Ba§ka bir rivayete gore ise onlar, korktuklari veya Ashab-i 
Kehf ten cekindikleri icin magaraya girememi§lerdir. §ehir halki, As- 
hab-i Kehf hususunda ihtilafa du§tiiler^Kimi: «Onlarm magaralarmm 
cevresine bir bina kurun.» diyorlardi ki, magarjada bulunanlar di§ariya 
cikmasmlar ve^Jgindilerine eziyet verecek seyler yapmasmlar. 













Tarti§mayitkazananlar: «Onlann magaralannia cevresinde mutla- 
ka bir mescid kuracagizjl dediler. Yani bti salih kimlelere bitisik yerde 
bir miibarek mabed yapalim,^dediler. Bu adet, bizden onceki 
iimifeetlerde yaygmdi. Bizim §eriiKimiza gelince bu hususta Buhari ve 
MiiMm'in sahihlerinde de sabit oldugu gibi Rasulullah (s.a.v.) §oyle 
buyurmustur: 

«Allah, Yahi^lerle Hristiyanlara lanet etsin. Onlar, p svgamberle- 
rinin mezarlarin| :r ^icid edindiler.» Yani Peygamber (s.a.v.), bizleri 
onlann yaptiklan i§lerden sakmdirmistir. 

Yiice Allah, bir ayet-i kerimede §byle buyuruyor: «Boylece, Allah'm 
sozuniin gercek oldugunu ve kiyametin kopmasindcm §iiphe 
edilemiyecegini bilmeleri icin insanlann onlari bulmalarim sagladik.» 

Tefsircilerden bircogu cfedi ki: Cenab-i Allah, insanlan onlann 
durumlarmdan ve yerlerindeh haberdar etti. Bu sayede insanlar ahire- 
tin, kiyametin siiphesiz ve gercek oldugunu bilsinler. Ashab-i Kehf in, 
300 aeneden fazla bir miiddet u^ggglgMari halde bedenlerinde bir 
degi§iklik olmaksizm yeniden uyanf|HSyaga kalktiklanni bildikten son- 
ra bunlari hayatta birakan Allah'm, oliipte kurtlar tarafindan yenilen 
bedenlere ruh verebilecegini insanlar anlasinlar. Bedenleri ve kemikle- 
ri ufalamp curuaukten sonra dahi Allah oliileri diriltir. Mii'minlerin 
bunda suphesi yoktur. fifik^M^ 

«Allah birseyi diledigi zaman, O'nun buyrugu sadece, o seye «01» 
demektir, hemen olur.» (Yasfn, 82.) «Boylece, Allah'm sbzlinlin gercek 
oldugunu ve kiyametin kopmasmdan §iiphe edilemiyecegini bilmeleri 
icin....» ayet-i kerimesinde gecen bilmeleri fiili ile insanlann bilmeleri 
ya da Ashab-i Kehf in bilmeleri kastedilmis. olabilir. Veya hem Ashab-i 
Kehf in hem de diger insanlann birlikte bilmeleri kasdedilmis, olabilir. 
Dogrusunu Allah bilir. Bun dan sonra yiice Allah buyuruyor ki: «Karan- 
hga ta§ atar gibi, «Magara ehli iictiir, dordiinciileri kbpekleridir.» derler 
Yahut, «Bestir, altincilan kopekleridir.» derler. Yahut, «Yedidir, seki- 
zincileri kopekleridir.» derler.» 

Cenab-i Allah, Ashab-i Kehfin sayilan hususunda insanlann 
ce§itli goriisler ileri siirdiiklerini beyan ediyor. Ve bu hususta lie kavil 
naklediyor ki bu kavillerin uciinciisii, ilk ikisini zayif kiliyor. Uciinciide 
karar kiliyor. Bu da Ashab-i Kehfin sayilarmin yedi oldugunu, 
kopeklerinin de sekizinci oldugunu ispathyor. Eger bundan ba§ka bir 
kavil ileri siiriilecek olsaydi, Cenab-i Allah onu d& naklederdi. Eger 
iiciincu kavil sahih olmasaydi Cenab-i Allah buna isaret ederdi. Bu gibi 
konularda ceki§mek uygunsuzdur. Bu yii zden Cenab-i Allah bu konu- 
larda edepli olmayi, Peygamber (s.a.v. )'e tavsiye etmi§tifcj»sanlar bu 
gibi durumlarda ihtilafa du§tukleri zaman "Allah bilir" dHiieyi Pey- 
gamberine tavsiye etmi§tir. Bu sebeple Cenab-i Allah §oyl^fiyurmus- 





if M 

sayismi en iyi bilen Rabbimdir. Onlari pek az kim- 
seden ba§kasi bilmez. Bunun icin, ey Muhammed! Onlar hakkinda, bu 
kisaca anlatilanm di§mda, kimseyle tarti§ma.» 

Yani bu konuda yuma§ak ol. Bu gibi durumlarda miicadele 
yollanna giri§me. Ashab-i Kehf in durumu hakkinda herKangi bir kim- 
seye bir§ey sorma. Bu sebepledir ki yiice Allah, kissamn ba§mda Ashab-i 
Kehf in sayismi- kapah birakmi§ ve: «Onlar, Rablerine inanmi§ bir kac 
gencti.» demi§tir. Eger onlann sayismi belirlemede bir fayda ols«ydi, 
goriileni ve goriilmeyeni bilen Allah, elbetteki sayilanni bildirirdi. 

Yiice Allah buyuruyor ki: 

«Herhangi bir§ey icin, Allah'm dilemesi di§mda: «Ben yarm onu 
pacagim.» deme. Unuttugun zaman Rabbihi an ve §oyle de: «Umulur 
ki, Rabbim beni dogruya daha yakm olana eri§tirir.» 

Bu, Cenab-i Allah'm peygamberine gosterdigi ve ogrettigi biiyiik 
bir edeptir. Mahlukatmi da bu edebe bagh kalmaya te§vik etmi§tir. 
Ayette tavsiye edilen edep kurah §udur: Insanlardan birisi, gelecekte 
yapacagi bir§eyi soylerken in§aallah demelidir ki, bu onun azmini 
saglamla§tirsm. (|Hinku kul, yarm ne olacagmi bilemez. Yapmaya 
niyetlendigf i§in A%ah tarafmdan takdir edilip edilmemi§ oldugundan 
da haberi yoktur. "in§aallah" demek, yapilacak i§i §arta baglamak degil, 
ashnda azmih saglamhgmi gosterir. Bu sebeple Ibn Abbas: «In§aallah 
yaaacaSm, sozii, bir s jyie ye kadar gecerlidir.» demi§tir. Bu sebeple 
SiabyiaKi peygamberi^Sssasmda da gectigi gibi o §oyle demi§tir: «Bu 
gece yetmis, kanma ugrayacak, onlarla cinsel temasta bulunacagim ve 
her biri de Allah yolunda sava§acak olan birer erkek cocuk 
doguracaktir.» Kendisine, "in§aallah de", denildigi zaman o, in§aallah 
dememi§ ve kanlarma ugrayip hepsiyle cinsel ili§ki kurdugu halde hi? 
ri cocuk dogurmami§, sadece biri yari insan §eklinde bir yavru 
dogurmu§tu. Bununla ilgili olarak Rasulullah (s.a.v.) §pyle 
buyurmu§tur: «Nefsim kudret elinde bulunan Zat'a yemin ederim ki 
eger o (Siileyman peygamber) in§aallah demi§ olsaydi-, sozii yerine gelir 
ve istedigi §eye kavu§urdu.» 

«Unuttugun zaman Rabbini an.» ^iinkii unutmak bazan 
§eytandan olur. Allah '1 anmaksa §eytam kalpten kovup uzakla§tinr. Bu 
durumda insan unuttugu §eyi hatirlar. ... . . 

«Ve §oyle de: <<Umulur ki, Rabbim beni dogruya daha yakm olana 
eri§tirir.» Bir is, zorla§ip bir hal i?inden ?ikilmaz olunca ve bir hususta 
insanlarm sozleri ge§itli olunca, sen Allah'a ybnel ki, o i§ini 
kolayla§tirsm ve seni muvaffak kilsm. 

«Onlar, magaralannda 309 yil kaldilar.» Ashab-i Kehf in magarada 
uzun siire kalmi§ olmalanm soylemekte biiyiik yarar oldugu icin Caiab-i 











'« 






1BN KESl i 




Allah soylemi§tir. 300 seneye dokuz sene eklenmesi meselesine gelince 
bu, kameri (ay takvimi hesabi ile) seneleri, ,§emsi (Giines/takvimi) sene- 
lerle e§itlemek ifindir. Cunkii 300 §emsi seneye kar§i kameri senelerin 
sayismin 30^)lmasi gerekir. Ciinkii her yiiz §emsi seneye, yiiz kameri 
seneyi e§itlemek ifin 119 seneyi, kamerj. seiielere eklemek gerekiyor. 

«De ki: «Onlarin ne kadar kaldiklannTen iyi Allan bilir.» Sana bu 
hususta soru sorulacak olur da bu hususta senin yaninda bir nakil yok- 
sa, sen bunun cevabini Aziz ve Celil olan,Allah'a havale et. «Goklerin ve 
yerin gaybi, O'na aittir.» Yani Allah, gaybi bilendir. Yaratiklarmdan 
O'nun dilediginden ba§kasi, gayiptan haberdar olamaz. «0 ne 
miikemmel gorendir! ne miikemmel i§ftendir!» Cenab-i Allah, 
yaratiklan ifin her^eyi yerli yerince koyar ve yerle§tirir. «insanlann 
O'ndan ba§ka dostu yoktur. O, hif kimseyi hiikiimranhgina ortak 
kilmaz.» Yani Rabbin, yegane hukiimdardir. Yalniz ba§ina tasarrufta 
bulunur. O'nun ortagi yoktur. 



* 



* 






BIRI MU'MIN, DIGERI KAFIR OLAN 
IKI'ADAMIN KISSASI 

Yiice Allah, Kehf suresinde Ashab-i Kehf in kissasmi anlattfktan 
sonra §oyle buyuruyor: 

«Onlara iki adami ornek olarak goster: Birine iki iiziim bagi verip, 
etrafmi hurmaliklarla cevirmi§ ve aralannda ekinler bitirmi§tik. Her 
iki bahce de uriinlerini vermi§lerdi. Hi? bir§eyi de eksik birakmami§lar- 
di. Ikisinin arasiwfla bir de irmak akitmi§tik. Onun gelirleri de vardi. Bu 
yiizden arkada§iyla konu§ur$ten: «Ben malca senden zengin, niifusca da 
senden daha itibarliyim.» dedi. . _ * 

Kendisine boylece yazik ederek bahcesine girerken: «Bu bahcenin 
batacagini hi? zannetmem. Kiyametin kopacagini da sanmiyorum. Eger 
Rabbime dondiiruliirsem, and olsun ki orada bundan daha iyisini bulu- 
rum.» dedi. ^Ti.,.. 

Kendisiyle konu§tugu arkada§i ona: «Seni toprak^m, sonra nutfe- 
den yaratani, sonunda da seni insan kiligma koyani mffHtar ediyorsun? 
I§te O, benim Rabbim olan Allah'tir. Rabbime kimseyi ortak ko§mam. 
-her ne kadar beni kendinden mal ve nufus bakimmdan daha az bulu- 
yorsan da- bahcene girdigin zaman, «Ma§aallah! Kuwet ancak Allah'a 
mahsustur!» demen gerekmez mi? Rabbim senin bahcenden daha iyisi- 
ni bana verebilir. Ve seninkinin iizerine gokten bir felaket gonderir de 
bahcen yerle bir olabilir. Yahut suyu cekilir, bir daha da bulamazsm.» 
dedi. 

Nitekim, iiriinleri yok edildi, bagm altiist olmus, cardaklan 
kar§ismda sarfettigi emege ici yanarak ellerini ogu§turup, «Ke§ke Rab- 
bime kimseyi ortak ko§masaydim.» diyordu. 

Ona Allah'tan ba§ka yardim edebilecek adamlan da yoktu. Kendi 
kendini de kurtaramadi. 

I§te burada kudret ve hakimiyet, varhgi gercek olan Allah'mdir. 
Miikafatlandirma bakimmdan hayirh olan da, sonuclandirma yoniinde 
hayirh olan da 0'dur.» (ei-Kehf, 32-44.) 

Bazilan bunun verilmi§ bir misal oldugunu ve boyle bir hadisenin 
mutlaka vuku bulmus. olmasmm gerekli olmadigmi soylemi§lerdir. An- 
cak cumhur-u ulema, bunun vuku bulmus. bir hadise oldugunu 






1BN K 




^r.» Ytni Kureys, kafirlerine, 




sbylemi§lerdir. «Onlara bir misal goster. 
onlarm zayif ve fakir kimselerle bir araya gelmeyi§leri ve zayiflarla fa- 
kirleri horlamalan, onlara kar§i oviinmeleriyle ilgili bir misal ver. Nite- 
kim yiice Allah buyurdu ki: 

«Insanlara, halkma elcilergelen kasabalan anlat (bu hususta onla- 
ra boyle bir misal ver).» (Yasin, 13.) 

Musa peygamberin kissasmdan once bu iki adamin kissasmdan 
bahsettik. Me§hur rivayete gore yukandaki ayet-i kerimelerde sozii edi- 
iki adam birbirleriyle aritadas. idiler. Biri mii'min, digeri kafirdi. 
fatildigma gore bunlardan her birinin mah vardi. Mii'min olan ki§i 
rffahni, Allah'm taat ve nzasi yolunda harcadi. Bununla da Allah'm 
ho§nutlugunu elde etmek istedi. Kafire gelince o mah ile iki bahce satin 
aldi. Bu iki bahceden ayet-i kerimede soz edilmekte ve tasvirleri 
yapilmaktadir. Bu bahcelerdaizumler ve hurmalar vardi. Uziimlerle 
hurmalann etrafmda diger ekinler ve saga sola akmakta olan nehirler 
vardi. Bu sularin bir kismi ile sulama, bir kismi ile de zevkii sefa verecek 
i§ler yapiyordu. Bu bahcelerde meyv^ler bol miktarda yeti§ti. Nehirle- 
rin sulari saga sola akti. Elenler ve meyveler goze hos, goriinecek derece- 
de bolca yeti§ti. Bunlarm*sahibi olan kafir, fakir olan mii'min 
arkada§ma kar§i oviinerek §oyle dedi: «Ben malca senden zengin, 
niifusca da senden daha itibarhyim! Benim bahcelerim, seninkinden 
daha buyiiktiir. Boyle demekle o, kendisinin, mii'min arkada§mdan da- 
ha hayirh oldugunu ifade etmek istemi§ti. Yani sahip.oldugun mah in- 
fak etmekle ne elde ettin? Oysa senin de benim giii yJpman gevekir ki, 
benim gibi zengin olabilmen miimkiin olsun. 

Boyle demekle arkadasma kar§i oviindii. «Kendisine boylece yazik 
ederek bahcesine girdi.» Yani Allah'm razi olmayacagi- bir yolla 
bahcesine girdi ve: «Bu bahcenin batacagini hie zannetmem.» dedi. Ara- 
zilerinin geni§ligini,. sulannin bollugunu, agaclarmd|^gye§illigin 
giizelligini gordiigii icin, «Bu agaclardan biri yok olsa bile yerine daha 
giizel bir agac gelir.» dedi. Ekinleri her tarafi sarmi§ti. Qiinkii 
bahcesinde bol su vardi. Sonra: «Kiyametin kopacagmi da sanmiyo- 
rum.» dedi. Gecici diinya hayatinm parlakhgina giivendi.: Daimi ve 
kalici olan ahiretin varligirii,yalantadi. Sonra da: «Eger Rabbime 
donduruiursem, and olsun ki,'orada HuTtdan daha iyisini bulurum.» de- 
di. Yani eger ileride bir ahiret hayati olsa ben orada bundan daha iyisini 
bulurum, dedi. Ciinkii 0, diinyasma aldanmi§ti. Allah'm bu mallari sirf 
kendisini sevdiginden ve kendisinin Allah katmda §ansh bir kimse 
oldugundan otiirii bah§etmi§ olduguna inanmi§ti. Nitekim kendisi ile 
Habbab b. EreVin kissasmdan Kur'an-i Kerim'de bahsedilirken As b. 
Vail'in §oyle detfigi, Cenab-i Allah tarafmdan bize bildirilmektedir: «Ey 
Muhammed! Ayetlerimizi inkar eden ve: «Bana elbette mal ve cocuk 




♦ 



■ 



Cf + 



mmmf^mmm 



JJUYUK ISLAM TARlH 




verilecektir.» diyeni gordiin mii? O, goriilmeyeni mi biliyor, yeksa Rah- 
man katmdan bir soz mii almi§tir?» (Moryom, 77-78.) 

Yiice Allah kendisine nimet verdigi insanin durum unu haber vere- 
rek §oyle buyuruyor: * 

«BuT5enim hakkimdir, kryametiri kopacagmi sanmiyorum. Rabbi- 
mp donduruiursem, onun katmda and olsun ki, benim icin daha giizel 
§eyler vardir.» der. Inkar edenlere, i§lediklerini and olsun ki 
bildirecegiz. Onla|a arid olsun ki fetin bur azab tattiracagiz!» (Fussiict, 50.) 

«Karun: «Bu;servet ancak, bende mevcut bir ilimdpn oturu bana 
verilmi§tir.» demi§ti. Yani benim bu mala mustahak Iftdugumu bildigi 
i9in Allah bunu bana vermi§tir, dedi. 

Yiidfe Allah buyurdu ki: 

«Allah'm, oncelefi, ondan daha gu?lu ve topladigi §ey daha fazla 
olan nice nesilleri yok ettigmi bilmez mi? Su9lulann suclan kendilerin- 
den sorulmaz.» (ci-Kasas, t%.) Musa peygamberin kissasindan bahsederken 
T^arun'dan da ]lahsetmi§tik. 

Yiice Allah buyurdu ki: 




akl 



-» 



«Ey insanlar! Sizi bana yakla§tiracak olan ne mallarimz ve ne de 
?ocuklarinigdir, yalniz, inanip yararh is. i§leyen kim^elerin, i§te onlann 
yaptiManaE kar§ihk mitgcafatlanlkat kattir. Is^p onlar, yiiksek derece- 
lerdfe, giiven icindedirler.» (Scbo', 37.) W f 

«Kendilerine mal ve ogullar vermekle, iyiliklerde onlar icjjtacele 
ettig^mizi mi z^inederler? Efeyir; farkinda degiller.» (ci-Mu'mina«H5-56Jk 

O cahil ki^diinyada kej§jlisine verilen nimejjere aldanarak ahir£ 
ti inkar etti. §ayet ahiret hayati^yarsa orada kendisine bu mallardan da- 
ha iyisinin verilecegini iddia etti ve bunu arkada§ma da duyurdu. «Ken- 
disiyle konu§an (tarti§an) arkada§i ona: «Seni topraktan, sonra nutfe- 
den yaratam, sonunda da seni insan kihgma koyani mi inkar ediyor- 
sun?» dedi. Yani Allah'm seni topraktaafsonra nutfeden yarattigini, 
sonlti seni 9e§itli a§amalardan gecirerek §ekillendirdigini ve boylece du- 
yan, i§iten, goren, bilen, eliyle tutup yakalayan, kavrayip anlayan, ta- 
mam bir adam haline getirdigini bildigin halde ahireti inkar mi ediyor- 
sun? Ahireti nasil inkar edersin? Oysa Allah, her §eyi yeniden yaratma- 
ya muktedirdir. «I§te O, benim Rabbim olan Allah'tir.» Ama ben, senin 
soziinden ba§kasini soyliiyorum ve senin inancinin aksi olan §eye 
inaniyorum. «<&, benim Rabbim olan Allah'tir. Rabbime kimseyi ortak 
ko§mam.» O'ndaift ba§kasma ibadet etmemi O'nun, ^uruyup yok 
olmalanndan sonra bedenleri yeniden diriltecegine, oliileri yeniden ha- 
yata dondiirecegine, 9uriimii§ kemikleri bir araya getirecegine 
inanirim. Yaratmasmda ve hukiimranhgmda Allah'm ortagi 
olmadigmi, O'ndan ba§ka tann bulunmadigim bilirim. Boyle, dedikten 
sonra arkada§ma, bah^esine girecegi esnada nasil davranmasi 






I 









198 



gerektigini anlatti ve gerekli tavsiyeleri yaparak §e*yle dedi: «Bahcene 
girdigin zaman, - her ne kadar beni kendinden mal Ve niifus bakimmdan 
daha az biliyorsan da- «Ma§aallah! Kuwet 'ancak Allah'a mahsustur!» 
demen gerekmez mi?» 

Bu sebepledir ki malmdan, ailesinden veya icinde bulundugu du- 
rumdan ho§lanan herkesin boyle demesi miistahab olmu§tur. Bu konu- 
da sahihliginde §f pne bulunan merfu bir hadis de nakledilmistir: Ebu 
Ya'la e,y^^ili, Cerrah b. Muhalled kanali ile Enesf|e|||iyavet etti ki; 
RasuluESpi'lb.a.v.) §oyle buyurmu§tur: .^Allah bir kulatii)4| mal veya 
cocuk giM bir nimet bah§ederse o kul; "Ma§aallah, kuwet ancak Allah'a 
mahsustur." demelidir.» 

Mii'min arkadas, kafirin malmin ancak olsmiine kBar elinde 
bulunacagim gordiigii ipfi ona §oyle demi^ti: «Bah9ftne girdiBi zaman, - 
her ne kadar beni kendinHen mal ve niifus bakimmdan dafreraz buluyor- 
san da-: «Ma§aallah! Kuwet ancak Allah'a mahsustur!>>:demen gerek- 
mez mi? Rabbim, senin bahcenden daha iyisini b%aa yerebilir (Yani onu 
ahirette banaihsan edebilir.) ve seninkinin uzerinegokten bir felaket . 
gonderir (a§iri dere^cede yagmurlar-neticgsinde ekinlerinin ve 
agaclarmm kokunii sjlker). Boylece bah^en yeHe bir olabilir. (Ekinsiz 
kaygan toprak halirie gelebilir). Yahut suyu cekilir. Bir daha da 
bulama^in.» dedi. Nitekim iirunleri y^k edildi (Bahcesi harap oldu). 
Bagm alfusfclmus, cardaklan kar§isinOl, sarf ettigi emege ici yanarak 
ellerini ogii#urup «Ke§ke Rabbime kimseyi ortak ko§masaydim.» di- 
yordu. Bahcefc tamamen harab olup bir; daha geri gelmesinin imkansiz 
oldugunu goriince iimidini yitirdi. Soylemis, oldugu onceki sozlerden 
otiirii yiice Allah '1 inkar etmis. oldugunu dii§iinerek pi§man oldu. Cenab-i 
Allah bu htisusta §oyle buyurdu: 

«Ona,„Allah'tan ba§ka yardim edebilecek adamlan da yoktu. Kendi 
kendini de|kurtaramadi.» Yani yaptigi kusurlarmi telafi edecek, kendi- 
sine yardim edecek bir kimse bulunmadi. Kendi giiciiyle de kendini o fe- 
laketten kw-taramadi. «I§te burada kudret ve hakimiyet, varligi gercek 
olan Alla«'mdir.» «0 giin, gercek hukiimranhki Rahman'indi£ 
InkarcilarAin yaman bir gundur.» (ci-Furksn, 26.) Boyle bir. durumda ve hek* 
durum da niddedilmez, engelfenemez ve maglub edilemez olan hiikiim, 
sadece varligi gercek olan Allah'm hiikmiidiir. «M(ikafatlandirma 
bakimmdan hayirli olan da, sonuclandirma yonunde^l'hayirh olan da 
0'dur.» Yani Allah'm aiuamelesi sevap bakimmdan kijKcin hayirhdir. 
O'nun muamelesi ve sonuclandirmasi diinya ve afiirette ki§i icin 
hayirhdir. 

Bu kissa, kis/inin diinya hayatma meyletmemesi, aldanmamasi ve 
bel baglamamasi, aksine her halukarda Allah'a taat ve tevekkulii ana 
hedef edinmesi gerektigi temasini i§lemektedir. Bu kissada kendijjin- 



i 




• 




de bulunan mallardan 90k, Allah katmda bulunan §eylere giivenmek 
gerektigi anlatilmaktadir. Yine bu kissada anlatildigma gore bir kimse, 
Allah'a taat ve O'nun yolunda infakta bulunmak ugruna bir§ey sarfe- 
derse o seyden mahrum olur. Hatta elinden tamamen ahnir. Bu da onun 
hedefledigi amacmin ziddi bir muameledir. Ki ahirette kar§ihgmi bol 
bol gorsiin. Yine bu ayetlerde anlatilmak istenen hususlardan biri de 
sudur ki, ki§i, mii§nk kardes,inin ogudiinii kabul etmek mecburiyetinde- 
dir. Ogiitfti karde§ine muhalefet etmesi vebaldir. Ve kendisi icin bir he- 
laktir. Yine bu ayetlerde anlatildigma gore kaderin vuku zamani 
geldigi ve Allah'in emri infaz edildigi zaman duyulan pi§manhk, ki§iye 
fayda vermez. Allah'tan yardim diliyor ve O'na dayaniyoruz. 



BAH£E SAHIPLERiNIN KISSASI 



Yiice Allah buyurdu ki: 

«Biz bunlan, vaktiyle bahce sahiplerini denedigimiz gibi denedj 
Sahipleri daha sabah olmadan, bahceyi dev§ireceklerine -bir istis 
payi birakmaksizin- yemin etmi§lerdi. AnSfc onlar daha uykuda iken 
Rabbinin katindan gonderilen bir salgin o bahceyi sanvermi§ti de bahce 
kapkara kesilmi§ti. Sabah erken birbirlerine: «Uriinlerinizi dev§irecek- 
seniz erken cikin.» diye seslendiler. «Bugiin orada, hi^bir dii§kiin 
yanimiza sokulmasm.» diye gizli gizli konu§arak yiiriiyorlardi. Yoksul- 
lara yardim etmeye giifleri yeterken boyle konu§arak erkenden gittiler. 
Bahceyi gordiiklerinde: «Her halde yolumuzu §a§irmi§ olacagiz; belki de 
biz yoksun birakildik.» dediler. Ortancalan: «Ben, size Allah 1 anmaniz 
gerekmez mi? dememis. miydim?» dedi. 

«Rabbimizi tenzih ederiz; Dogrusu biz yazik etmi§tik.» dediler. Bir- 
birlerini yermeye basjadilar. Sonra §6yle dediler: «Yaziklar olsun bize; 
dogrusu azgmhk edenlerdik. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini 
verir, dogrusu artik, Rabbimizden dilemekteyiz.» 

I§te azab boyledir, ama ahiret azabi daha buyiiktur, ke§ke bilseler!» 
(el-Kalom, 17-33.) Bu, Cenab-i Allah'm kendilerine ulu vekiymetli peygam- 
beri gondererek in'amda bulundugu, ama kendilerinin o peygamberi ya 
lanlama ve muhalefetle kar§ilamalanna dair Kurey§ kafirlerine vermi§ 
oldugu bir ornektir. Nitekim yiice Allah buyurdu ki: 

«Allah'm verdigi nimeti nankorliikle kar§ilayanlan ve milletlerini 
helak olacaklan yere, yaslanacaklan Cehennem'e gotiirenleri gormii- 
yor musun? Ne kdtulbir duraktif !» (Ibrahim, 28-29.) 

Ibn Abbas dedi ki: Ayette kendilerine nimet verildigi soylenen kim- 
seler, Kurey§ kafirleridir. Cenab-i Allah onlara fe§itli ekin ve meyveler 
le dolu, hasadi yakla§an bir bahcenin sahiplerini misal olarak anlatarak 
§6yle buyurdu: «Sahipleri daha sabah olmadan, bahceyi dev§irecek- 








lerine -bir istisna payi birakmaksizm- yemin etmi§le^i.» Yani s 
vakti bir yoksul ve muhtapm kendilerini gormeyecegi v&bo yk fte ona 
sey vermeyecekleri bir esnada bah^eyi dev^ireceklerine^yen^ijettiler y€ 
yeminlerinde istisna payi da birakmadilar. Bunun iizefine Cenab-i m 
lah onlan, bahceyi dev§irn#kten aciz birakti. Bahgelerine bir yangm 
musallat etti. Yangm netic^inde bahgede yararlanilacak hig bir §ey 
kalmadi. Bu sebeple Yiice ^a|i buyurdu ki: «Ama onlar daha uykuda 
iken Rahbmm katmdan gonderilen bir salgm, o bahceyi sanvermi§ti de 
bahge kapkara kesilmi§ti.» Bahge,gg»siyah zifiri karanhk bir gece gibi 
olmu§«L Gecede nasil i§ik yoksa li*fw|iede de iiriin kalmami§ti. Bu da 
onlann amaglarmm tersi bir muafneleye maruz kalmalanydi. «Sabah 
erken birbirle^k: «Uriinlerinizi dev§irecekseniz erken 91km. » diye ses- 
lendiler. Sabah erken uykudan uyamnca birbirlerine seslenerek: Giines. 
yiikselmeden, dilenciler cogalmadan gabuk bahcenize gidin de dev§irin, 
dediler.. «Bu giin orada, hjicbir du§kiin kimse yanimiza sokulmasm.» di- 
ye gizli gizli konu§arak yiiriiyorlardi.» Kendi aralanJHa gizlice 
konu§arak ve isti§are yaparak bu hususta karar verdiler.lHpksullara 
yardim etmeye giicleri yeterken boyle konu§arak erkenden gittiler.» 
Yoksullara yardim etme giiciine sahip olduklan halde onlaBgiherhangL 
bir§ey vermeme gibi bofeuk ni^jeti iglerinde saklayarak yolalHyuldular.* 

Ikrime ile §a'bi dediler ki! Onlar yoksullara kaTfi ofkeli bir §ekilde 
harekete gegtiler. ' j 

Siiddi, ayet-i kerimede glgen "Hard" kelimesinin, ekinlerinin adi 
oldugunu soyleyerek uzak b|r ihtimali ortaya siirmii§tiir. «Bahceyi 
gordiiklerinde» bahceye vanp ta o giizelim, goz ahci manzarah, parlak 
bahgenin kotii niyetleri sebebiyle bu tanmmaz hale geli§ini mii§ahede 
ettiklerinde «Herhalde yolumuzu §a§irmi§ olacagiz, belki de biz yoksun 
birakildik.» dediler. Ba§ka bir yola koyulduk, bahgeye ula§amadik. 
Hayir hayir aksine biz kotii niyetimiz sebebiyle cezalandirildik. 
Bahgemizirf uriinlerinin bereketinden yoksun birakildik, dediler. 
«Ortancalan (Ibn Abbas ile Miicahid ve diger mufessijftere gore ise en 
adil ve en hayirhlan): «Ben size Allah 1 anmaniz gerekmez mi? dememis. 
miydim?» Yani yemin ederken istisna payi birakmaniz gerekirdi. Kotii 
soz seyleyeceginize hjayirh ve iyi soz soylemeliydiniz. «Rabbimizi tenzih 
ederiz, dogrusu biz yazik etmi§tik.» dediler. Birbirlerini yermeye 
ba§ladilar. Sonra §oyle dediler: «Yaziklar olsun bize, dogrusu azgmhk 
edenlerdik.» Pi§manhgm fayda vermeyecegi bir zamanda pi§man oldu- 
lar. Azabi gordiikten sonra giinahlanm itiraf ettiler ki, bu da bir yarar 
saglamadi. 

Denilir ki, Hu bahge sahipleri bir kag karde§ti. Bahge, babalanndan 

kendilerine miras kalmi§ti. Babalari kendi egemenligi altmda iken 

ilerinden 50k miktarda sadaka verirdi. Ama binge 




Hannm eline ge9ince babalannin yonetimini ho§ gormediler. Fakir- 
lere bir§ey vermeksizin bahcenin buum urununu kendilerine ayirmak 
istediler. Bu sebeple Cenab-i Allah, onlarr^iddetle azablandirdi. I§te bu 
sebepten dolayidifl^T 5 © Jriab-i Allah, hasad giinlinde bah?e ve tarlalann 
uriiniinden sadaka (zekat=o§iir) vermeyi emretmi§tir: 

«Uriin verdigi zaman uriiniinden yeyin. Dev§irildigi ve bigildigi 
gun de hakkim verin.» (cl-En'«im, 141.) __ 

Ayet-i Kerimede sozii edilen bahge sahiplerinin, Yemen'in Darvan 
kasabasmdan olduklan,soylenmi§tir. Habe§istanh olduklari da nakk 
dilen rivayetler arasmdadir. Dogrusunu Allah bilir. 

«I§te azab bdyledir.» Yani emrimize muhalefet eden ve 
yaratiklarimizdan muhtag olan kimselere egilmeyen, onlara §efkat 
gostermeyen kimselere boyle azab ederiz. «Ama ahiret azabi daha 
biiyiiktur.» Ahiretin azabi, diinya azabmdan daha biiyiik ve*daha kat- 
merlidir. Ke§ke bilseler!» 

Bu surede zikredilen bahge sahiplerinin kissasi, §u ayet-i kerimede 
anlat^an misale ne kjadar da benziyor: 

«Allah size giiven ve huzur iginde olan bir kasabayi misal verir. Her 
taraftan oraya bolca rizik geliyordu. Ama Allah'in nimetlerine 
nankorliik ettiler. Bu yiizden Allah onlara yaptiklanna kar§ihk aghk ve 
korku belasmi tattirdi. And olsun ki, aralartndan kendilerine bir pey- 
gamber gelmi§ti. Onu yalanci saydilar. Haksizhk ederlerken azaba 
ugradilar.» (en-Nahl, 112-113.) ft^^^^ 

Denildi ki: Bu, !V@kkeliler igin verilmis, bir misaldir. Ba§ka bir riva- 
yette anlatildigma gore bu ayette sozii edilenler, Mekkelilerin kendile- 
ridir. Cenab-i Allah, onlari kenditauMNinisal olarak anlatti. Bu anlatim, 
yukarida anlatilana ters du§meme*tedir. Dogrusunu Allah bilir. 



' I 



o m , 



, s 



CUMARTESI GUNLERINDE ASIRI £ID£§I EYLELILERIN 
KISSASI 

Yiice Allah buyurdu ki: 

«Ey Muhammed! Onlara, deniz kiyismdaki kasabanm durumuma 
sor. Cumartesi yasaklarma tecaviiz ediyorlardi. Cumartesileri bahklar 
siiriiyle geliyor, ba§ka giinler gelmiyordu. Biz onlari, yoldan 9ikmalan 
sebebiyle boylece deniyorduk. Aralarmdan bir topluluk: «Allah'm yok 
edecegi veya §iddetli azaba ugratacagi bir millete nigin ogiit veriyorsu- 
nuz?» dediler. Ogiit verenler: «Rabbinize, hig degilse bir ozur beyan ede- 
bilmemiz igindir, belki Allah'a kar§i gelmekten sakmirlar.» dediler. 

Kendilerine yapilan ogiitleri unutunca, biz fenaliktan men edenleri 
kurtardik ve zalimleri, Allah'a kar§i gelmelerinden omru §iddetli azaba 
ugrattik. Kendilerine edilen yasaktafjri a§mca, onlara: «A§agilik birer 




llu • ' ■ ■ 



■^.■Bff^^ 





sum 

saki 

nizd 
dain 



gelmekten 

6 MP 



. 



202 

maymun olun.» dedik.» (d-AVar, 163-16' 

«icinizden cumartesi' giinii azgmlik' edenleri 
Onlara, «A§agihk birer maymun olunuz.» dedik. Bunu,*£agda§lanna ve 
sonraitan geleceklere bir ceza ornegi ve Allah'a kar§i 

akmanlara ogiit olsun diye yaptik.» (ci-Bakn™, 65-66.) 

«Yahut cumartesi ehlini lane tie digimiz gibi lanetlemeden once, eli 

izdeki kitabi tasdik ederek indirdigimiz Kur'an'a inanin; Allah in em: 

aima yapilagelmi§tir.» (cn-Nisa, 47.) 

Ibn Abbas, Miicahid, Ikrime, Katade, Siiddi ve digerleri, ayet-i keri 
mede gecen cumartesi ehliniri Eyleliler olduklanni soylemi§lerdif. Ibn 
Abbas, bu sozune ek olarak da Eyle'nin Medyen ile Tur dagi arasmda bir 
yer oldugunu soylemi§tir. Anlatildigma gore Eyleliler, cumartesi gun 
avlanmayi yasaklayan Tevrat'a bagh kimseferdiler. Cumartesi gun 
bir i§ yapmadiklan ve avlanmadiklan icin bahklar, o giinde korkusuzca 
onlarin bulunduklan §ehrin kiyisma geliyorlardi. Cumaftesi giinii 
avlanmalan haram oldugu gibi sanat, ticaret ve diger kazanc getirici 
i§lerle de ugra§malan haramdi. Iste cumartesi giinleri bahklar giiven ve 
huzsjr icinde Eyle §ehrinin kiyilarma siiriiler halinde geliyorlardi. 
Hicbir kimsp, o bahklara hiicum etmiyor, rahatsiz etmiyor ve urkiitmii- 
yordu. Cun^rtesi giinleri di§mda ise bahklar o kiyilara gelmiyorlar^i. 
Ciinkii cumartesi giinii di§mda Eyleliler avlanabilfyorlardi. Yiice Allah 
buyurdu ki: I§te cumartesi giinunde cok miktarda bahklari onlarm 
§ehirlerinin kiyisma gondererek onceden i§ledikleri giinahlar 
yiiziinden onlari imtihan ediyorduk. Onlar, bahklarin siirii halinde 
kiyilarma geldiklerini gbriince cumartesi giiniinde de su)^rf)lta ve ag 
atarak, cukurlar kazarak bahklari avlamaya yoneldiler. BJtuzaklan 
cuma giiniinden suya birakiyorlar ve cumartesi giinii gelen bahklar tu- 
zaklara yakalamp artik kurtulamiyorlardi. Artik cumartesi giinii 
gectikten sonra Eyleliler, tuzaklara yakalanmis, bahklari cikarip 
ahyorlardi. Bunun iizerine Cenab-i Allah, onlara gazab etti ve onlari la- 
netledi. Ciinkii onlar, Allah 'in emrinin di§ma cikmi§, muhalefet etmi§, 
ce§itli hilelerle onun yasaklarmi cignemi§lerdi. Onlarin bu davrani§i 
goriiniirde bir hile, hakikatte de bir muhalefet idi. Onlar boyle yapmca 
onlarm bu yasak tanimazhgmdan uzak duran ve haram i§lemeyen diger 
Eyleliler iki gruba ayrildilar. Bir grub, Allah'm o zamandaki §eriatma 
muhalefet eden ve hilekarhk yapanlan protesto ettiler. Diger grub ise 
haramlan hice sayanlan bu muhalefetlerinden men etmediler. Hatta 
onlari protesto edenleri kinayip §oyle dediler: «Allah'm yok edecegi veya 
giddetli azaba ugratacagi bir millete nicin ogiit veriyorsunuz?» Yani 
fmnlar azaba miistahak olduklan ve azaptan kurtulmalan imkansiz 
oldugu icin artik bunlari kotuiukten ve hara^i irtikab etmekten men et- 
menizin ne faydasi vardir? dediler. Haram feleyenleri protesto edenler- 









15 in 



Islam : 



UHl 



203 



: mm 








se, onlara §u cevabi verdiler: «Rabbinize, hie degilse bir oziir beyan ede- 
bilmemiz icindir.» Yani iyi|lgi emretme ve kotiiliikten men etme husu- 
sunda bize verilen emirle ilgili olarak gorevimizi yaptigimizi Rafebinize 
bildirip artik sorumlulugumuzun gereglni yaptik diyebilmemiz ve 
O'nun azabmdan korktugumuz icin, onlari protesto etf^imizi 
soyleyebilmemiz icin onlari bu kotumkten men ettik. «Belki Allah'a 
kar§i gelmekten sakmirlar.» Belki bunlar, i§ledikleri ko tum kten 
vazgecerler de Cenab-i Allah, bunlan azabmdan korur ve - ko^Mikten 
vazgecip emri dinledikleri zaman- giinahlarmi affeder. >- 

Y^ice Allah buyurdu ki: «Kendilerine yapilan ogiitleri unutunca» 
kendilferini bu firkin ve ayip i§ten vazgecirmeye cah§anlara iltifat etme- 
diWei|paman «Biz fenahktan men edenleri kurtardik.» Bunlar d#tyiligi 
emredfp kotiiliikten meff eden kimselerdi. «Ve zalimleri (ggimah irtikab 
edenleri), Allah'a kar§i gelmele^feden oturu §iddetli azaba ugrattik.» 
Elem verici §iddetli birazaba carSjardik. «Kendilerine edilen yasaklan 
a§mca, onlara: «A^a|ilik birer maymun olun.» dedik.» 

Ozetle diyecegimiz §udur ki, Cenab-i Allah^zalimleri mahvettigini 
ve onlarm haram i§leyi§lerini protesto eden inanmi§lari kurtardigim 
haber veriyor. Onlara kar§i ses cikarmayanlardanslt'bahsetmiyor. On- 
lara kar§i ses cikarmayanlarla ilgili olatak alimler ihtilaf etmi§lerdir. 
Kimisi, ses cikarmayanlarm da kurtulduklarmi soylerken kimisi de 
onlarm da haram i|leyenler gibi helak oldiiklarmi soylemi§lerdir ki, 
dogru olan goriis. birxftcisidir. Yani onlar da kurtulmuslardir. Muhakkik 
ajj^er Jpu gorii§tedirler. i'efsircilerin onderi ibn A^as da bu gorii§e 
meyletmi§tir. Hatta Ibn Abbas, bu konuda azadhsi Ikrime ile tarti§mi§ 
ve neticede bu gbru§e meyletmi§, ciinkii bu hususta azadhsi ikgfflle onu 
maglub etmi§ti. Bu sebeple de Ikrime'ye ikram olsun diye kiymeUPbir el 
bise giydirmi§ti. 

Ben derim ki: Kotiiliik i§leyen ve haram j*^ifeib edenlere ses 
cikarmayan grub, kurtulu§a erenlerle birlikte anilmami§lardir. Ciinkii 
onlar, haram i§leyenlerden her ne kadar kalben ho§nutsuz olmu§larsa 
da gorevlerini tarn olarak ifa etmemi§lerdir. Zira onlarm da giinah 
i§leyen ve haram irtikab edeircri, mertebelerfh ortancasi olan sozlii pro- 
testo ile giinahtan men etmeye cahgmalan gerekirdi. Mertebelerin en 
ustiinii ise giinah i§leyenleri kuvvefkullanarak giinahtan men etmek- 
tir. Ortancasi ise dil ile menetmektir. Ucuncii mertebe ise kalben bugz 
etmektir. Giinah i§leyenlere kar§i ses cikarmayanlarm da kurtulu§a 
erenlerle birlikte kurtulduklari, Kur'an^da soylenmemi§tir. Ancak 
kurtulduklan muhakkaktg. Qtmkii bunftfr'; giinah i§lememi§ler, aksi- 
e giinahi kalben protesto etmi§lerdir. 

Abdiirrezzak, Ibn Ciireyc kanah ile Katade ile Ata el-Horasani'nin 
§oyle dediklerini rivayet etmi§tir: Cumartesi giinlerinde haramm 







> 



: 



204 



simrlanni a§ip giinah irtikab ede«leri, §ehir halki giinahtan men edip 
protesto ettiklerinde giin^ikarlar onlann nasihatlerine kulak vermedi- 
ler. Bunun iizerine nasihat verenler,1!irdljfdan ayrildilar. Ayn yerlerde 
yattilar. Kapilanni iizerlerine kilitlemler. Cunkii onlann helak 
olacaklarim bekliyorlardi. Bir gun sabahladiklannda giiriahkarlann 
kapilannin agilmamis. oldugurm, haltTkilitli bulundugmiu^gorduler. 
Qvsa giines. epey yiikselmi§, ku§luk vaktine gelinjaii§, hava iyiden iyiye 
isinmi§ti. §ehir halkinin geride kalanlan bir adama dediler ki, bir mer 
divene 91k da bunlann-evlerinin dammdan iceriye bak. 

Adam merdivene tirmarfip dama giktiginda onl'ann maymuna 
donu§iirtftffrhiuklanni, kuyruklan bulundugunu, uiumakta ve birbirle 
rinin iizerine sicrama&ta olduklanni gordii. Kapilanni actilar, may 
munlar di§ari ciktilar. Yakmlarini tanidilar, ama yakirlfa'n onlan 
tanimiyorlaWi^^Jaymunlar yakmlanna s ig indilar. jOhlan kotiiliikten 
men etmis. olanlaf: «Sizi i§lediginiz gunal|3i2r4un men etme|ij| mi?» de- 
diklerinde maymunfar, evet anlamina gelecek §ekild£ ba§l«|||rla i§aret 

ettiler. m ^> '^Spfe*'' Hfe 

Abdullah b. Abbas daha sonra agladi ve §oyle dedi: "Biz bir 90k 
kotuiukleri goriiyor, ama protesto etmiyor ve bu fesnuda hi? bir§ey de 
soylemiyoruz." ffifi:? Ibn Abbas in bu konuda §oyle dedigini rivayet 
f etmi§tir: "O kasabanm gengleri maymifrilara/Jhtiyarlan da domuzlara 
donii§tuler." IbnEM Hatim, Mucahid kanah ile tbn Abb^ft'm §dyle 
dedigini rivayet" etiiil^tir: "Maymuna dpnu§en Eyleliler, cok.uzun siire 

tj|a§amadilar. Ageafefeir hayyamn iki sagimi arasinda.ge?en sure kadar 
kisa bir miiddet ya§adilar, sonra helak oldular. Onlann nesilleri ve 
ziirriyetleri de olmadi." 
Dahhak, tbn Abbas in §6yle dedigini rivayet etmi§tir: "Hayvana 
donii§en hicbir kimse, iig gundenjfazla ya§amadi. Bunlar yemediler, 
flfmediler, japHyetleri de olmadi/*^ 
^^^^ , Bu kojfl& daki bilgileri, el-Bakara ve el-A'raf surelefinin tefsirlerini 
'""' • yapark^n'twtayh olarak naklettik. Hamd ve minnet Allah'adir 

Ibn Ebi Hatim ve Ibn Cerir, Miicahid'in §oyle dedigini rivayet 
etmi§lerdir: Eylelilerin kalpleri mesh edildi. Yoksa onlar hakikatte do- 

tmuzlara ve n^aymunlara doniisjmediler. Bu, Cenab-i^Ulah'm vermis, 
oldugu bir misakjiB,*«Sirtina kitap yiiklenmi§ merkebin durumu gibi.» 
I§te bu da bir misaldir. Bu cidden garip bir rivayet 9$£p Kur'an'm zahiri- 
ne ve selef ile halef flemasindan bir goklarmiir^tesin ifadelerine 
Sykindir. Dogrusunu Allah bilir. 



I 





Yiice Allah buyurdu ki: 



d, Lokman'a, Allah'a §iikretmesi i9in hikmet ve*lik. 

[en is 



«And olsun ' 
jiikreden kimse ancak kendisi icin §ukretmi§ olur. Nankorliik edeiFise, 
bilsin ki, Allah her §eyden miistagnidir. Pviilmeye layik olandir. Lok- 
man, ogluna ogiit vererek: «Ey ogulcugumiAllah'a e§ ko§ma, dogiiisu es, 
ko§mak biiyiik zuliimdur.» demi§ti. Biz insana, ana ve babasma klr§i iyi 
davranmasim tavsiye etmisizdir. Annesi onu, giicsiizliikten giicslizliige 
ugrayarak karnmda ia§imi§ti. Qocugun siitten kesilmesi iki yiljicinde 
olur. Bana ve ana babana §iikret diye tavsiyede bulunmu§uzdur. Doniis. 
banadir. Ey insan ogTu! Ana baba, seni, korii koriine bana ortak ko§man 
i9in zorlarlarsa, onlara itaat etme. Diinya i§lerinde onlarla giizel ge9in. 
Bana yonelen kimsenin yoluna uy. Sonunda donu§unuz banadir. O za- 
man yaptiklarmizi size bildiririm. Lokman: «Ey ogulcugum! I§ledigin 
s/ey, bir hardal tanesi agirhgmca da olsa, bir kayanin icinde veya 
goklerde yahut yerin derinliklerinde de bulunsa, Allah onu getirip mey- 
dana kor. Dogrusu Allah Latiftir, haberdardir. Ey ogulcugum! Namazi 
kil, uygun olani buyurup fenahgi onle* ba§ma gelene sabret, dogrusu 
bunlar, azmedilmege deger i§lerdir. Insanlan kiiciimseyip yiiz cevirme, 
yeryiiziinde bobiirlenerek yiiriime. §iiphesiz ki Allah, kendini begenip 
oviinen kimseyi sevmei. Yuruyu§unde tabii ol, sesini kis. Seslerin en 
cirkini §iiphesiz merkeplerin sesidir.» (Lokman, 12-1^ 

Lokman'm §eceresi sfyledir: Lokman b. Anl^jp. Sedun. Lokman b. 
Saran oldugu da soylenir. Siiheyli, Ibn Cerir ve Kuteybe'den nakledlrek 
boyle,demi§tir. Siiheyli' nin ifadesine gore Lokman, Eylelilerin Nobe ke- 
simindendir. 

Ben derim ki: Lokman, ibadetine bagh, fasih konu§an, biiyiik hik- 
met sahibi salih bir adamdi. Bir rivayete gore o, Davufl peygamber 
zamaninda kadi imi§. Bogrusurm Allah bilir. 

Stuyan-i Sevri, Es/as kanalwii Ibn Abbas'm §oyle dedigini rivayet 
etmipir: "Lokman, Habe§li marangoz bir kole idi". 

Katade, Abdullah b. Jpibeyr'in §oyle dedigini Ji^pyet etmi§tir: 

Cabir b. Abdu^ah'a sordum: 

— Lokman hakkmda en son bilginiz nedir? 



■ 
i 




- O, kisa boylu, tiknaz bir adam olup Nobeli idi. 
Yahya b. Said el-Ensari, Said b. Miiseyyeb'in §oyle dedigini rivayet 
ir: "Lokman, Sudanh olup iri dudakh bir kimse idi. Allah ona hik- 
vermi§ti. Ama peygamberlik vermemi§ti." 

Evzai, Abdurrahman b. Harmele'nin kendisine §oyle d» dig i'm^^ 
nakletmi§tir: Siyahi bir adam, Said b. Miiseyyeb'e gelerek siyahhgim 
ona sordu, o da §oyle cevap verdi: "Siyah oldugun icin iiziilme. Ciinku 

3iri Sudanh Bilafdi. 



[.man Hekim'di ki o 




insanlarm en hayirjtsi iic ki§i var : ki bunlarda: 
Digeri Omer 'in azadhsi Mehca idi. Ucunciisii de . 
da siyahi idi. Nobeli olup iri dudakh idi." 

A4pie§, Miicahid'in §oyle dedigini rivayet etmjs,tir: "Lokman, iri 
dudakh, yank ayakh siyahi bir kole idi." 

Omer b. Kays dedi ki: "Lokman, iri dudakh, genis, tabanh siyahi bir 
kole idi. Bir mecliste oturup sohbet ederken adanpn biri gehp ona §oyle 
sordu: 

- Sen falan yerde benimle birlikte koyun cobanhgi yapan falan 
adam degil misin? 

" § ve f p m 

- Ga^iigum §u mer^ebeye seni ula§tiran §ey nedir? 

- Dogru soz ve beni ilgilendirm^yen §eyler kar§ismda susmaktir." 
dedi. • 

Ibn Ebi Hatim, Ebu Zur'a kanah J|^Abchjrrahman b. Ebi Yezid b. 
Cabir'in §oyle dedigini rivayet etmi§t^|jr 

"Cenab-i Allah, liikmetindeh oturuT^mnari Hekim'in mertebesini 
yiiceltti. Onu dsfha once taniyan bir adam gelip kendisine §oyle bir soru 
sordu:^^^fc ft =ss=&, 

- Dun benipi koyunlarimi otlatan falan kole degil misin? 
-Eve^ 

- Gordugiim §%mertebe5J^, seni ula§tiran §ey nedir? 

- Allah in takdfe» emanetin sahibine verilmesi, dogru konu§ma vi 
beni ilgilendirmeyen feylerle ilgilenmemedir." 

Ibn Vehb, Abjdullah b. Ayyas. kanah ile Afire 'nin azadhstOmer'in 
§oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Adamm birisi, Lokman Hekim'e gidip 
§oyle sordu: L^j^k. 

- Sell', Beni Nenhas'in kblesi Lokman degil misin? 

- Evet. ^Hj ^^tffe. 

- Sen koyun otlatan siyahi coban degil misin? 

- Siyahhgim zaten goriinen bir§eydir. Bu durumagelis.imi ne diye 
hayretle kar§ihyorsun? 

- Insanlar senin ikametgahinda oturuyorlar. Kapmda yfgihyorlar. 
ozlerini kabul ile kar§ihyorlar. Bunun sebebi nedir? 

- Ey karde§imin oglu! Sen de behim Sbylediklerimi yaparsan benim 








mertebeme ula§irsin. 

— Nedir o sOyleyecegin §ey? 

— Goziimii kapadim, dilimi tuttum, az yiyecekle yetindim, tem 
organimi haramdam korudum. Soziimu yerine getirdim. Ahde vef 
gosterdim. Misafirime ikramda bulundum. T Kom§umu muhafaza ettii 
Beni ilgilendirmeyen §eylere kan§madim. I§te bu saydigjjn §eyler, be 
gormiis. oldugun bu mertebeye ula§tirdi," ^ 

Ibn Ebi Hatim'in rivayetine gore Ebu Derda, giintin birinde Lok- 
man Hekim'den bahsederken §Oyle demi§tir: "Lokman Hekim'e ml^ai- 
le, soy ve insanlardan ayirici ozellikler verilmemi§ti. Ancak o iri yari^ce- 
saretli, uzun lizadiya dii§iinen, susan, derin gorii§lu bir kimse 
Giindiizleri asla uyumazdi. Onun bir yere" tukiir'diigunu, bogazmi, 
mizlemek icin oksiiriir gibi yaptigim, kiiciik ve biiyiik abdest yaptig 
giisl ettigini, bos. seylerle ugra§tigini ve guldiigiinu hi? kimse gormedi. 
Hikmetli sozler di§inda ba§ka bir§ey soylemezdi. Soyledigi sozii tekrar 
dinlemek icin insanlar, onu yeniden konu§tururlardi. Evlendi, focuj 
oldu, cocuklan oldii ama iizerlarine aglamadi, sultanlarm, hakimlerin 
yanina gider, du§unur, tefekkiir eder, ibret alirdi. I§te bu yiizden o 
yiiksek mertebeye i*la§ti." 

Bazilarinin anlattiklanna gof-e Lokman'a peygamberlik teklif 
edilmi§, ancak o peygamberlik yiiKunu ta§iyamayacagmdan korktugu 
icin hikmeti tercih etmi§tir. Cunkii hikmet, peygamberlikten daha 
kolaydir. Ancak bu hususta ihtilaM^rdir. Dogrusunu Allah bilir. Heride 
de anlatacagimiz gibi ona peygambeilik teklif edildigi, ancak onun bunu 
kabul etmeyip hikmeti sectigi hususu, Katade'den rivayet edilmi§tir. 
Ibn Ebi Hatim ile Ibn Cerir, Ikrime'den rivayet ettiler ki, Lokman pey- 
gamberdi. Ancak bu zayif bir rivayettir. Cumhur-u ulemadan nakledi- 
len me§hur gbru§e gore Lokman, Allah'in veli kullarindan hakim bir 
kimsedir. Peygamber degildir. Cenab-i Allah, Kur'an'da ondan 
bahsetmi§, onu ovmus. ve ogluna verdigi ogiitleri nakletmi§tir. Oglu, 
yaratiklar arasmda onun en cok sevdigi ve en cok §efkat gosterdigi kim- 
se idi,. Bu sebeple ilk ogiitlerini ogluna yajujp §6yle demi§tik «Ey 
ogulcugum! Allah'a e§ ko§ma, ,(Logrusu, e§ ko|Jiak:^iiyuk zuliimdur.» 
Oglunu, Allah'a e§ ko§maktan menedip sakmdirnligte. 

Buhan, Kuteybe kanah ile Abdullah'in -s$yle dedigini rivayet 

etmi^tir: «inamp imanlarma haksizhk kan^tirm^yanlar » ayet-i ke- 

rimesi naz||oldugu zaman bu ayet, Rasulullah (s.a.v.)'in ashabimn cok 
agnna git%ve onlar: ^^^. 

— Hariftiiife imanma haksizhk katmamaktadir? dediler. Bunun 
tizerine Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurdu: «Durum sizin dediginiz gibi 
degildir, siz Lokman'm, ogluna §oyle dedigini i§itmediniz mi? «Ey 
ogulcugum! Allah'a e§ ko§ma, dogrusu e§ ko§mak biiyiik zuliimdiir 





HPWrP)^ 



1BN KESt^ 







(haksizhktir).» 

Cenab-i Allah, daha sonra insamn anne ve babasma lyi 
davranmasmi tavsiye edip evlat iizerindeki haklarmi acikhyor ve bu 
haklara mutlaka rivayet edilmesi gerektigini buyuruyor. Evladm, 
mii§rik olsalar bile ana ve babaya ihsanda bulunmasmi, sadece|dinleri- 
ne girme hususunda onlara itaat edilmemesini beyan ediyor, bundan 
sonra Lokman'm ogluna verdigi ogiitleri haber veriyor : «Ey ogulcugum! 
I§ledigin §ey, bir hardal tanesi agirliginca da plsa, bir kayanin icinde ve- 
ya goklerde, yahut yerin derinliklerinde bulunsada, Allah onu getirip 
meydana kor. Dogrusu Allah Latiftir, haberdardir.» Cenab-i Allah, 
ki§iyi insanlara zulmetmekten, bir hardal tanesi agirliginca da olsa on- 
lara haksizhk etmekten men ediyor. Ve yapilacak haksizhgi hesapiye- 
rinde ele alacagim, mizana koyacagini beyan ediyor: «Dogrusu A|lah 
zerre agirliginca dahi zulmetmez.» 

«Kiyamet giinii dogru teraziler kurariz, hicbir kimse hicbir 
haksizliga ugratilma2£: Hardal tanesi kadar olsa bile yapilam ortaya 
koyanz, hesap goren olarak biz yeteriz.* (ei-Enbiya, 47.) 

Cenab-i Allah, hardal tanesi katiar kiiciik olsa bile yapilan 
haksizhgm mutlaka kendisi tarafxndan bilinecegini haber veriyor. 
Yapilan kiiciik bir haksizhk, kapisi, penceresi olmayan sagir bir 
kayanin icinde olsa bile ve bu kaya parcasi da yerin veya genis, dlan t 
goklerin karanliklan icinde gizli olsa dahi yerini Cenab-i Allah mutlaka 
bilir. «Dogrusu Allah Latiftir, haber,dardir.» Ilmi dakiktir, zerreler dahi 
O'na gizli kalmaz. Gorenlerin gozfierine goriuien veya gorunmeyen hie . 
bir§ey O'na gore gizli degildir. 

«Dii§en yapragi, yerin karanhklannda olan taneyi, ya§i kuruyu -ki 
apacik kitaptadir- ancak O bilir.» (cl-En'am, 59.) 

«Gokte ve yerde goriinmeyen her §ey §liphesiz kitab-i mubindedir,» 

(en-NenJ, 75.) 

«Gbrulmeyeni bilen Rabbime andqlsun ki, o saat size muhakkj^k ge- 
lecektir. Goklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ill^iin 
di§mda degildir. Bundan daha kticugii ve daha buyugu**de §iiphesiz 
apacik kitaptadir.» (Sebe', 3.) 

Imam Ahmed b. Hanbel, Has&n b. Musa kanali ile Ebu Said el 
Hudri'den irivayet etti ki, Rasulullah (s„a-v.) §6yle buyurmu§tur: 

«Sizden birisi, kapisi ve pence resi' ; bulunamay an sagir bir kaya 
icinde amel yapsa*bile, her ne olursa olsun*onun ameli insanlara 
gortiniir ve ortaya cikar.» W^i^ »^- stm 

Lokman, daha sonra ogiitlerine devam ederek ogluna §oyle demi§ti: 

«Ey ogulcugum! Namazi kil.» Yani hakkiyla ve tariflerine, vakitlerine, 

riiku, secde ve itidaline, hu§uuna, ahkamma riayet.eder.ek namazi eda 

. Namazda yasaklanan davrani§lardan da uzak dur. «Uygun olami)u- 



fenahgi onle.» Giiciin ve takatin nisbetinde iyiligi emredip, 
kotiiliikten sakindir. Eger yapabilirsen elinle, yapamazsan dilinle, bu- 
nu da yapamazsan kalbinle iyilige taraftar olup, kotiiliikten men edici 
ol. 

Lokman, ogluna sabn da ogiitleyerek §oyle dedi: «Ba§ma gelene 
sabret.» Ciinkii iyiligii emredip kotiiliikten sakindirmak durumunda 
olan ki§iye bazi saldinlar ve tecaviizler olabilir. Ama iyi son (hayirli aki- 
bet), bu gibi kimseler ifindir. Bu sebeple Lokman, ogluna bu durum da 
sabirli olmasini tavsiye etmi§tir, Sabrin sonunun, geni§lik ve selamet 
oldugu bilinmektedir. «DogrusuTbunlar, azmedilmeye deger i§lerdir.» 
^Bunlar yapilmasi zorunlu ve kacimlmaz olan §eylerdir. «Insanlari 
kiiciimseyip yiiz cevirme.» Insanlara kar§i miitekebbir olma. Sen onlar- 
la konu§urken, onlar seninle konusurlarken biiyiikliik taslayarak, 
onlari horlayarak yiiz fevirme. 

Lii^pi bilginleri dediler ki: Bu ayet-i kerimenin ashnda ge?en "su'r" 
kelimesi, Hevelerin boyunlarma isabet i $l$en bir hastaligm adidir. Bu 
hastahga yakalanan develer, ba§lanni saga ve^a sola cevirirler. I§te in- 
sanlarla konu*§urken veya insfcdar kendisiyle konu§urlarken 
miitekebbirane bir surette yuzunu onlardan ceviren kimse, boynu 
hastalanip yiiziinii saga veya sola ceviren deveye benzetilmi§tir. Ebu 
Talib de su'r kelimesini kullandigi bir §iirinde §oyle demi§tir: . 

"Biz oteden beri haksizhgi onaylamayiz, biz yiizleri bir tarafa Sgfip 
^evirdikleri zaman dogrulturuz." 

Ayni kelimeyi §iirinde kullanan Amre Id. Huyey et-Taglibi de §oyle 
demi§tir: 

"Zorba kimse, yiiziinii cevirdigi zaman biz onun yiiziinii 
dofrulturuz ve yiizii dogrulur." ^^yjs 

Lokman, ogluna ogiit vermeye devam ederek soyle demi§ti: 

«Yeryuziinde bobiirlenerek yiiriime. Allah, kendini begenip oviinen 
hie kimseyi §iiphesiz ki sevmez.» Lokman, oglunu kibir ve azametle in- 
sanlara kar§i ustiinliik taslayarak gururlu bir §ekilde yiiriimekten men 
etmi§ti. Nitekim yiice Allah da bir ayet-i kerimede soyle buyurmu§tur: 

«Yeryiiziinde bobiirlenerek yiiriime. Ciinkii sen, ne yeri delebilir ne 
de boyca daglara ula§abilirsin.» (ei-Isra, 37.) 

Bu hizh yiiruyu§iinle beldeleri katedemezsin, kuwetli basarak bu 
yiiruyusunle yerleri delemezsin, biiyiiklenip gurur taslamakla uzunluk 
bakimindan daglara ula§amazsm. Kendi nefsine baski yap. Sen, 
miktarimn di§ina cikamazsm, kapasiteni a§amazsm. 

Hadiste belirtildigine gore adamin birisi, _gururlu bir §ekilde 
sahnarak aba ve izanyla yiiriimekte iken Cenab-i Allah, onu aniden ye- 
re batirir. O adam, kiyamet giiniine kadar da yerin dibine batmaya de- 
vam efdecektir. Baska bir hadiste de soyle buyurulmustur: 

B. ISLAM TARlHl, C.2, F.14 






210 

«Etegiiii yerde siiriimekten sa^in. Qiinkii bu, Allalfm sevm 
mutekebbirliktencjir.» Nitekim Cenabl-i Allah da yukandaki ayet-i 
mede §oyle buyurmu§tu: «A]Jfah, kendini begenip oviinen hi? kimsey 
§iiphesiz ki sevmez.» Cenab-i Allah insani salmarak yiiriimekten men 
ettigine gore ona, mutedil bir §ekilde yiiriimesini emretmistir. Qiinkii 
insan, yiiriimek zorundadir. Allah, insani lfcbtuluk yapmaktan men 
etmi§, hayirh olmak ve hayir islemekje emr etmi§tir. Bu yiizden 
«Yuruyu§unde mutedil ol.» emrini vermi§tir. Yani ne 50k agir ol, ne de 
ko§arcasina yiirii. Bu ikisi'arasmda mutedil bir yuruyu§le yiiru. Nite- 
kim yiice Allah, bir ayet-i kerimede soyle buyurmu§tur: 

«Rahman'm kullari, yeryiiziinde miitevazi yiiriirler. Bilgisizler 
kendilerine takildiklari zaman onlara giizel ve yumu§ak sdz soylerler.» 

(el-Furkfln, 63.) I | 

Lokman, bundan sonra ogluna bgiit vermeye devam ederek §oyle 
demi§ti: «Sesini kis.» Yani konu§urken sesini yiikseltme. Qiinkii sesle- 
rin ej^yiiksegi ve firkini e§ek sesidir. Buhari ve Muslim 'in sahihlerinde 
buliMan bir hadiste, geceleyin e§ek sesi ve anirmasi duyuldugunda 
Euzu Billah demek emredilmektedir. Qiinkii o esnada aniran e§ek, 
§eytani gormu§tur. Bufyiizden gereksiz yere sesi yiikseltmekten, 
ozellikle esneme amnda ses yiikseltmekten insan menedilmi§tir. Esne- 
yenjjpimsenin sesini kismasi ve agzim kapatmasi miistehaptir. Hadiste 
de sabit oldugu gibi Rasulullah (s.a.v.) boyle yapmi§tH\ Bunun igin bi- 
zim de boyle davranmamiz miistehab kihnmistir. 

Ezan okurken, dua yaparken, sava§ esnasmda dii§mana karsi sesi 
yiikseltmenin me§ru oldugu bilinmektedir. Kur'an okurken, hikmetli 
§eyler soylerken, faydah tavsiyelerde bulunurken, §erden menedici ve 
hayir i?eri^%utler verirken sesi yiikseltmek me§rudur. 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ali b. Ishak kanali ile ibn.Omer'in §oyle 
d§digini rivayet etmi§tir: Rasulullah (s.a.v.) bize haber verd^pf, Lokman 
Hekim §oyle demi§tir: «Allah'a bir§ey emanet birakilinca O, onu muha- 
faza eder.» Ibn Ebi Hatim, Ebu Said el-E§ced kanali ile Kasim b. Muhay- 
mere'den rivayet etti ki, Rasulullah (s.a.v.) §6yle buyurmu§tur: Lok- 
man, ogluna §#le dedi: «Ey ogulcagizim! Dogrusu.hikmet, miskinleri 
hiikiimdarlann meclisinde oturttu.» 

Avn b. Abdulfah'tan rivayet olunduguna gore Lokman ogluna §byle 
dqmiltir: «Ey oaalcagizim! Bir kavmih meclisine vardigm zaman onlari 
isiam'in okuyldfjkanat. Yani onlara selam ver. Sonra meclislerinin bir 
tarafinjia btu^jSnlann konu§maya ba§ladiklarmi gormedikce sen 
konu§ma. Eger Allah in zikrine dalarlarsa, sen de okunu onlarla bera- 
ber parlat. Eger ba§ka §eye dalarlarsa, okunu onlardan baska tarafa 
ydnelt.» -^*~m **' 

Hafs bf Omer'den rivayet oMSduguna gore Lokman, yamna bir tor- 




1 






■ ■ 1P^ 



131 YUK ISLAM TARlHt 



211 






ba hardal koymus. ve ogluna ogiit vermeye ba§lami§. Her bir ogiitte, tor- 
badan bir hardal tanesi cikanrmi§. Ogiit vermeye devam etmi§, nihayet 
hardal tiikenmi§, sonra da ogluna §oyle demi§: «Ey ogulcugum! sana 
oyle ogiitfer verdim kieger bunlar bir daha verilmis, olsaydi, dag 
catlardi.» Boyle deyince Lokman'm oglu catladi. 

Ebu'l Kasim et-Taberani, Yahya b. Abdulbaki el-Misisi kanali ile 
Ibn Abbas'tan rivayet etti ki, Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

«Siyahileri tutun, ciinkii onlardan iic ki§i cennetliktir: Lokman He- 
kim, Neca§i ve muezzin olan Bilal.» 

Bu garip ve miinker bir hadistir. 

Imam Ahmed b. Hanbel, "Ziihd" kitabinda Lokman Hekim'in 
hayatindan bahsetmis. ve bahsederken de onemli ye cok faydah 
§eylerden soz edip §oyle demi§tir: 

1 1 «Dogrusu biz, Lokman'a hikmet vermi§izdir.» ayet-i kerimesiyle il- 
gili olarak Veki bize, Miicahid'in §oyle dedigini anlatti: «Bu ayette gecen 
hikmet kelimesiyle, anlayig ve isabetli karar v^rme kasdedilmi§tir. Bu- 
radaki hikmet kelimesi, peygamberlik anlamina gelmemektedir.» 

Rivayete gore Ibn Abbas, Lokman 'in Habe§i bir kole oldugunu 
soylemi§tir. 

Said b. Miiseyyeb'in ifadesine gore Lokman, terzi imi§. Malik b. Di- 
nar'dan rivayet omgaduguna gore Lokman, ogluna §oyle bir ogiit vermi§: 
«Ey ogulcagizim! 'Allah 'in taatim ticaret edin. Bu durumlk ticaref"e§yan 
olmaksizin kar elde edersin.» B 

I Muhammad b. Vasi'den rivayet olunduguna. gore Lokman, ogluna 
ijoyle demi§tir: "Ey ogulcagizim! Allah'a kar§i gelmekten sakin ve 
takvah ol. Kalbin giinahkar oldugu-halde insanlar takvali oldug&nu 
zannederek sana ikramdarbulunsunlar diye Allah'tan korkar oldugunu 
insanlara gosterip riyakarlik yapma." >". 

Yezid b. Haru^^n rivayet olundugufia gore'Haljd er-Ribi §oyle 
demi§tir: Lokman, Habe§i bir kole olup marangozlukyapardi. Efendisi 

ona: ^ ^ aft fc- 1 ' 

- Bana bir koyun kes, dedi. O da koyun kesti. Efendisi Ona: 

— Koyunun en lezzetli ve en hos. iki parca etini bana getir, dedi. Lok- 
man da ona koyunun dilini ve kalbini getirdi. Efendisi: 

- §u dilden ve kalpten daha lezzetli ve daha hos. bir et pagjwi yok 
muydu*diye sorunca Lokman: 

— Hayir, diye cevap verdi. Efendisi sustu, tfir siiee ses cikarmadi 

oQnra: "<__._• -^ _ 

kesti. 



oonra 



Bana bir koyun daha kes, dedi. Lokman, ona bit 

r — Bu koyunun en pis iki parca et|ni at^edi. Lokman da koyunun di- 
lini ve kalbini atti. lEfendisi on*u§eyle dedi: 4^ 



Efend^ 



212 



KESl' 



- Sana koyunun en lezzetli ve en ho§ iki parca etini bana getirmeni 
soylemi§tim. Sen de bana onun dilini ve kalbini getirmistin. Sonra 
baska bir koyun kesmeni ve o koyunun en pis ve hos. olmayan iki parca 
etini atmam sbylemi§tim, sen de onun dilini ve kalbini attin. Bu ne de- 
mek oluypr? ... 

Lokman, ona §u cevabi verdi: 

— Diizgiin olduklan zaman dilden ve kalpten daha hos. bir§ey yok- 
tur. Kotii olduklan zaman da dilden ve kalpten daha pis bir§ey yoktur.» 

Ebu Osman'dan rivayet olunduguna gore Lokman, ogluna §byle 
ogiit vermis^ "Cahilin dostluguna ra^gbetetme. Cunkii o, senin kendisi 
tarafindan yapilan i§lere razi olacagmi zanneder. Hikmet sahibi kimse- 
nin gazabim kiicumseme. Cunkii o, seni mahrum birakir." 



Abdullah b. Zeyd'den rivayet olunduguna gore Lokman, §oyle 






demi§tir: "Dikkat edin. Allah'in kudret eli, hikmet sahibi kimselerin 
agizlari iizerindedir. Onlardan birisi, sadece Allah'in kendisine 
miiyesser kildigi §eyleri soyler. Ba§ka §eyleri soylemez." 

Ibn Ciirey^* dedi ki: "Ben, geceleri ba§imi kaldirip gdzlerimi 
acardim. Omer bana dedi ki: 

- Sen, Loknian'm, «Gundiiz ba§i kaldirip gdzii acmak, zillet ve ma- 
zarrettir. Geceleyin ise bu mucizedir." dedigini bilmiyor musuh? Onun 
icin geceleyin ba§mi kaldirip da goziinu acma! 

Ben de ona dedim ki: 

I- Lokman'in iizerinde herhangi bir bore yoktu 
Siifyatfdan rivayet olunduguna gore Lokman, ogluna §oyle dem 
"Ey ogulcugum! Ben, susmaktan dolayi asla pi§man olmaftim 
Konu§mak giimii§ ise, susmak altindir." 

Katade'den rivayet olunduguna gore Lokman, ogluna §oyle 
demi§tir: "Ey ogulcugum! §erden uzak dur ki, b da sen den uzak dursun. 
Cunkii sjir, kotii kimseler iciri yaratilmi§tir." ^ 

Ebu Muaviye'den rivaye^ olunduguna gorfe|3i§am'm babasi Urve 
soyle demi§tir: "Hikmette soyle yazihdir: «Ey ogulcugum! Arzu ve istek- 
lerden uzak dur. Ciinkii biitiin arzu ve istekler, akrabayi akrabadan 
zakla§tinr. Yakmi, uzak tutar. Ne§e ve seyinc yok oldugu gibi h|kmet 
de yok olur. Ey ogulcugum! Cokca ofkelenmekten uzak dur. Cunkii 
§iddetli derecede ofkelenmek, hikmet sahibi kimsenin kalbini helak 
eder." * 

Imam Ahmed b. Hanbel, Abdurrahman b. Mehdi kanah ile Ubeyd b. 
Umeyr'den rivayet etti ki, Lokman, ogluna ogut verirken §oyle demi§tir: 
"Ey ogulcagizim! Meclisleri itina ile sec. Bir mecliste Aziz ve Celil olan 
Allah'in anildigini gbriirsen, sen de o. meclistekilerle beraber otur. 
Qiinkii sen, alim isen ilmin sana fayda verir. Eger bilgisiz biri isen onlar 
sana ogretirler. Ve Allah onlara rahmeti ile tecelli edecek olursa O'nun 



:•••- 



rahmetinden sen de nasibini alirsin. Ey ogulcagizim! Icinde Allah'm 
anilmadigi bir mecliste oturma. Qiinkii eger sen alimsen, bu durumda 
sana fayda vermez. Eger bilgisiz biri isen onlar bilgisizligini daha da 
fazlala§tinrlar. Bundan sonra Allah onlara eger gazab ederse, sen de o 
gazabtan hissedar olursun. Ey ogulcagizim! Mii'minleriri kanlarini 
akitan giiclii kimseye imrenme. Qiinkii Allah katinda, onu oldiirecek 
olan bliimsuz bir katil vardir." 

Ebu Muaviye, Hi§am'm babasi Urve'nin §oyle dedigini rivayet 
etmi§tir: Hikmette §oyle yazilidir: "Konu§tugun kelime, tath ve hos. ol- 
sun. Yiiziin giilec olsun ki insanlar seni, kendilerine bir§ey verenden da- 
ha 50k sevsinler. 

Merhametli olmak, hikmetin ba§idir. 

Ba§kalanna merhamet ettiginiz gibi size de merhamet edilir. 

Ne ekerseniz, onu bicersiniz. 

Dostunu ve babanin dostunu sev." 
, Abdiirrezzak,^a'mer ve Eyyiib vasitasiyle Ebu Kalabe'nin §oyle 
dediginii^yayet etmi§tir: 

"Lokman'a ^jj$le bir soru soruldu: 

- Insanlann hangisi daha sabirhdir?** 
* Arkasindan minnet edilmeyen ve ba§a kakilmayan sabir, daha 

kiymetlidir. JUL^Sb^n^. I 

- Insanlann hangisi daha alimdir? 

- Insanlann bilgisinden istifade ederek kendi bilgisini artirandir. 

- tiij^ilann hangisi daha hayirhdir? ^1M 

- Zengin kimse, daha hayirhdir. 

- Mali ve serveti cok olan ki§iyi mi kastediyorsun, zenginlik bu mu- 
dur? 

- Hayir. Asil zengin ki§i odur ki, kendisinden bir hayir taleb eder- 
ken hayn onun yanmda bulursun ve sana verir. Aksi takdirde o kendi 
nefsini, insanlardan miistagni kilmis, bir kimse demektir." 

Siifyan b. Uyeyne'den rivayet olunduguna gore Lokman Hekim'e 
sordular: ^^^^^? 

- insanlann hangisi daha kotiidiir? O da: 

- insanlann kendisini kotii gormelerine aldins, etmeyendir, 
diye cevap venr. 
Ebu's-Samed, Malik b. Dinar'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 

Hikmette §unun yazih oldugunu.gordiim: 

- Cenab-i Allah, insanlann heveslerine gore konu§an kimselerin 
kemiklerini dagitir. K 

Yine hikmette §unun yazih oldugunu gordiim: 

- Bilmedigini bilmen ve bildikten sonra onunla amel etmemende 
senin icin bir hayir yoktur. Qunkfr bu durumdaki bir kimse, odun 




ir: 4 



1 



... k 




214 

toplayip -demet haline getiren, sonra onu omuzlamay<kcali§an ama 
kaldiramayan, bundan sonra da o demete bir demet dahaekleyen kim- 
seye benzer." 

Abdullah blAhmed, Hakem b. Ebu Ziiheyr vasitasiyl#Ebu Said'den 
rivayet ej-ti ki, Lokman, ogluna §oyle demi§tir: "Ey ogulcugum! Senin 
femegmf ancakxakvali kimseler yesin. Ismde de alimlere dam§, onlarla 
;ti§are yap 

Ibn Ebi HXim, Ebu'l-Abbas b. Velid kanala^le Katade'nin §byle 
deihgini rivayefc etmi§tir: "Cenafe-i Allah, Lokmali'i ipygamberlik ve 
hi&met sahibi olmak arasmda se^im yapma hakkina sahip k-ildi. O da 
poygamberligi degil de hikmet sahibi olmayi secti. Cebrail, uykudayken 
onsjjeldi. Ona hikmeti akitti. Uyanmca da Mknigtli sozler soylemeye 
basjadi" * * 

Sa'd, Katade'nin §6yle dedigini rivj^-t etjai§tij Lokman'a §oyle bir 
soru soruldu: 

— Rabbin sem secim yapma hak*kma^ahi 
eygamberligi degil de hikmet sahibi olmayi sectif?* 1 

Lokman da §u c^vabi verdi: 

— Eger peygamberlik bana direki olarak gonderil 
kurtulmayi Allah'tan dilerdim. Ve onun ^kumluluklefihi yerine 
getir¥cegimi de iimid ediyordum. ^Ama Rajjphn beni se?im yapm 
hakkina sahip kilinca ben pfe^aiif^erli^: yuKunii kaldiramamakta 

torktumllOniJn icin hikmeti tercih <?tmek dafra ho§uma gitti. 

Ceneib-i Allah, bir ayet-i kerimede: «Dog^isu biz I^^nan'a hikmet 
vermi§izdir.» buyuruyor. Bu ayet-i kerimede gecen hikmet kelime~~ 
anlayi§, fikih ve Islamiyet kastedilmistir. Lokman, peygamber degiidi 
Ona vahiy gelmemisti. Miicahid, Said b. Miiseyyeb ve Ibn Abbas.,gibi ser 
leften bir ?oklari, bu gbrii§te olup kati ifadeler kullanmi§lardir. 
Dogrusunu Allah bilir. 




halde ni^in 



di, ondan 











I Yiice Allah buyurdu ki: 

«icinde burclari bulunan goge and olsun, soz verilen kiyamet 
giiniine and olsun, kiyamet giinii §ahidlik edene ve edilene and otafin ki, 
insanlar oldlikten sonra diriltilecektir. 

Hazirladiklan hendekleri, tutu§turulmus. ate§le doldurarak onun 
cevresinde oturup, inanmis. kimseler* dinlerinden donmeieri icin 
yaptiklan i§kenceleri seyredenlerin cam ciksin! 

Bu inkarcilann, inananlara kizmalan, onlann sadece, goklerin ve 
yerin hiikumranhgi kendisinin bulunan, ve ovlilmeye layik ve guclii olan 
Allah'a inanmis. olmalanndandir. Allah, her §eye §ahiddir. Ama 
inanmis. erkek ve kadinlara i§kence ec^erek onlari dinlerinden 
cevirmege ugra§anlar, eger tevbe etmezlerse,<>nlapa Cehennem tzabi 
varchr. Yakici azab da onlaradir.»-!(el-Burac, 1-10.) Tefsirimizde bu surenin 
aciklamasmi detayli olarak verdik. Hamd Allah'adir. 

Muhammed b. Ishak'in ifadesine gore i§kenceye ugrayan inanmi§ 
kimselerin ba§ina gelen bu felaket, Hz. Isa'nin peygamber olarak 
gonderilmesinden gonderilmesinden sonradir. Ancak baska tarihci ve 
siyerciler, Muhammed b. Ishak'in bu goru§iine muhalefet ederek hadi- 
senin Isa peygamberin bi'setinden once oldugunu ileri siirmii§lerdir. 

Bir kac siyer aliminin anlattigina ■■jjgjpe mii'minlere yapilan i^kence, 
diinyada bir kac kez tekrarlanmi§tir. fftii'minlere bu i§kenceleri zorba 
ve inkarci kimseler yapmi^lardir. Ancak Kyr'an'da sozii edile&Hbu kim- 
seler hakkinda merfti bir hadis ile Ibn Ishajk tarafmdan nakledilen bir 
haber vardir ki, bu hadis ile bu haber birbirleriyle celi§mektedir. Bu ko- 
nuda geriis. bilgi sahibi olmaniz icin biz but hadis ile bu haberi burada 
naklediyoruz: ^L^^m ^ 

Imam Ahmed b. Hanbel, Hammad b. Selem'e vasitasiyla 
Siiheyb'den rivayet etti ki, Rasulullah (Ss§.y.) ^>yle bijyurmu§tur: 

"Sizden onceki. kavimlerde bir hukumaar v^rdi. Bunun bir 
buyucusu bulurifti^ordu. Huyiicii ya§lamnca huliumJj^pa: "Ben 
yaslaaghm, ecelinr yak|a§ti|irana Mr 90cuk ver de ona feiiy^greteyim." 
dedi. Hiikiimdar da*onJf, buyu ogretmesi icin bir cofcufe verdi. 
Hiikumdarla biiyiicii arasinda bir rahip vardi. Qocj 



rahibe ugradi. 



- 



* 



• 



Onun konusmasim ve davrani§lanm begendi.. i R J a v hibin yanmdan aynhp 
buyucunun yamna vardiginda buyucu onu doviip: "Nicin geciktin?" de- 
di. Sonra ailesinin yamna gee doniince ailesi de: "Nicin geciktin." diye- 
rek onu dovdii. Cocuk bu halini gidip rahibe §ikayet etti. Rahip ona §u 
tavsiyede bulundu: "Buyucu seni dovmek istedigi zaman, "Ailem beni 
alikoydu." dersin. Ailen seni dovmek istedigi zaman, "Buyucu beni 
alikoydu, dersin." ___ 

Giinlerden bir giin o cocuk yolda gitmekte iken biiyiik bir ejderin yo- 
lu tuttugunu ve insanlann gegmelerine mani oldugunu gordii. Kendi 
kendine: "Bu giin, Cenab-i Allah 'in buyiiciiyii mii yoksa rahibi mi daha 
90k sevdigini ogrenecegim." dedi. Bir tas. aldi ve: "Allah'mi! Eger rahibin 
yolunu, buyucununkinden daha giizei bulup begeniyorsan §u ejderi 
oldiir ki insanlar gecip yollanna gidebilsinler." dedi. Ve ta§i atip efderi 
oldiirdii. Yoluna devam edip gitti. Rahibe ugradigmda durumu ona 
anlatti. Rahip de ona: "Ey ogulcagizim! Sen benden daha iistiinsiin, ama 
imtihan edileceksin. Eger imtihan edilir, eziyete ugrarsan, sakin beni 
ele verme." dedi. Cocuk, anadan dogma korleri, alacali olanlan ve diger 
hastahjklara Jiiaruz kalmis. kimseleri tedavi etmeye, iyile§tirmeye 
basladi. Allah; bu gibi hastalara onun eliyle §ifa ihsan et^. Ote yandan 
hiikiimdarin meclisinde bulunanlardan birisi, gozlerini kaybedip kbr 
olmu§tu. Gencin iiniinii isrtti. Ona ugradi. Cok miktarda hediye takdim 
etti ve: "Beni iyile§tir, gozlerim gorsiin. O zaman bu hediyelerin tamami 
senin olsun." de<$i. Gene de: "Ben kimsey@|§ifa veriyor degilim; §ifayi an- 
cak Aziz ve CelilSalan Allah ihsan ediyor, "Eger O'na iman edip dua eder- 
sen, Allah sana §ifa ihsan eder." dedi. da iman edip Allah'a dua etti. Al- 
lah da ona §ifa verdi. Gozleri yeniden gdrrn^e ba§ladi. Sonra 
hiikiimdarin yamna^oniip mecliste eski haliyle otsrdu. Hiikiimdar ona 
sordu: 

- Ey falan, gozlerini kim acti? 

- Rabbim acti. 

- Ben mi? 

- Hayir, benim ve senin Rabbin olan Allah acti. 

- Senin benden basjka Rabbin var mi? 



- Evet. Benim ve senin Rabbin Allah'tir. 



rdi. 



Hiikiimdar, ona eziyet etmeye ba§ladi. Nihayet o da genci ele ve 
[iikiimdar, ona gidip §oyle dedi: 

- Ijjjy ogulcagizim! kadar Jfeiiyiik bir buyucu olmu§sun ki, ajjadan 
dogma korleri ve alacalan, diger hastaliklara miibtelA ola«iipri §ifaya 
kavusturuyormttssun! 

— Ben kimseye §ifa veriyor degilim. §ifayi ancak Aziz ve Celil olan 
\llah veriyor. £ ^ 

"R/^-n mi? 



— Ben mi? 







BUYUK 1SI 



TAF 



— Hayir. ^^ 

— Senin, benden ba§ka Rabbin var mi? 

— Benim ve senin Rabbin olan Allah. var. 
Hiikiimdar, onu da i§kenceye tabi tuttu. Nihayet o da eahibi ele ver- 

di. Hiikiimdar, rahibe gitti. Ona: 

— Dininden don, dedi. Donmeyince ba§inin uzerine testere^oyup 
viicudunu ba§tan ayaga bifmeye ba§ladi. Nihayet viicudu ikiye boliiniip 
yere dii§tii. Hiikiimdar, daha sonra gozleri acilmis, oTan o amaya: 

— Dininden don, dedi. Donmeyince onun da ba§inin iizerine testere 
koyup ba§tan ayaga bicmeye ba§ladi. Nihayet viicudu ikiye yarihp yere 
dii§tii. Gence de: 

— Dininden don, dedi. Ggnc dininden donmedi. Onu bir kac 
adamiyla birlikte falanca daga gonderdi. Adamlarma da §u talimati ver- 



♦ 




in tepesine vardigmizda eger bu gen|| dininden donerse, 

ikirsiSjLAksi takdirde onu dagdan a§agi yuvarlayin! | ^ 

Genci gotiirdiileK r l||tgin tepesine ciktiklanndalgenc: 

"Allahim, diledigjn §ekilde beni bunlardan kur£ar." diye dua etti. 

Dajgusarsilmaya ba§flidi, Hiikiimdarin adamlan da dagdan a§agi 

yu0arlandilar. O gencf elini kolunu sallayarak dondii. Hiikiimdarin 



yahiift?vari|v. Hiikiimdar 









on 



- Arkada§larfna ne oldu? cHye sorunca gene: 

— Allah, beni onlardan kurtardi, dedi. Bunun uzerine hiikiimdar 
u bir kafe adamiyla bir gemiye bindirip gonderdi. Adamlarma da s/u 



talimati verdi: "*" -w 

— Denizin ortasina vardiginizxla eger gene, dininden donerse, ona 
ili§meyin, aksi taJdirde onu denize atip bogun! 

Gemiye binip gittiler. Denizin ortasina vardiklannda gene: 
"Allah'im, diledigin §ekilde beni bunlardan kurtar." diye dua etti. 
Hiikiimdarin adamlannm tamami boguldu. Gen? de doni% hiikiimda- 
rin yanina geldi. Hiikiimdar ona: 

— Arkada§larma n^bldu? diye sorunca gene: 

— Allah, beni onlardan kurtardi, dedi. Sonra ^a hiikiimdara §oyle 




— Sana yapmani soyledigim §eyi yapmadikca beni olduremezsin! 
jr sana yapmani dedigim seyi yaparsan beni oldurebilirsk|^AJy|j tak- 
dirde beni oldiirmeye giiciih yetmez! 

— Yapmami soyleyecegin §ey nedir? ^r , r a a 

— Insanlari bir meydanda toplarsm. Sonra beni bir agaci^lpl 
asartm. Ve oklugumdan bir ok alip: 

"Gencin Rabbi dfan Allah'm adiyla" der ve Oku bana firlatirsm, de- 
di. Hiikiimdar oyle yapti, ok gidip gencin bogazma saplandi, gen? de eli- 




218 

ni okun degdigi yerin uzerine koyup canini verdi. Orada bulunanlar da: 
"Gencin Rabbine iman ettik. Gencin Rabbine iman ettik." dediler. Bu- 
nun uzerine maiyetindeki adamlar, hiikiimdara: 

"Go^diin mii? Korktugun §ey ba§ma geldi. Insanlann hepsi iman et- 
tiler." dedlfer. Hiikiimdar da biitiin giris, ciki§lann kapatilmasmi emret- 
ti. Hendekler kazildi. Hendeklerde biiyiik miktarda ate§ler yakildi. Ve: 
"Kim, dininden donerse ona ili§meyin, eger dininden donmeyen olursa 
onlari ate§e atm." diye talimat verdi. Insanlar da kaci§iyorlar ve hen- 
deklere dii§iip yamyorlardi. Bir kadin, emzirmekte oldugu cocuguyla 
oraya geldi. Hendege atilmak istemedi, geriye dogru cekildi, 
kucagindaki cocuguysa ona §oyle dedi: "Anacigim, sabret, dogrusu sen 
hak yoldasm." 

'- Muhammed b. Ishak, bu kissayi ba§ka bir §ekilde naklederek Mu- 
hammed b. Ka'b'm ve Necranh birisinin kendisine §oyle dedigini ifade 
etmi§tir: "Necranlilar, mii§rik olup putlara taparlardi. Necran'a yakin 
ve bagh olan biiyiik bir koyde Necranhlarin gocuklanna biiyii Ogreten 
. bif buyucu vardi. Feymun, oraya varmca Necran ile buyucunun 
bulundugu koy arasmdaki bir yerde ?adir kurdu. Necranlilar, 
90cuklarmi biiyii ogrenmeleri icin biiyiiciiye gonderiyorlardi. Tamir de 
oglu Abdullah'i Necranhlarin cocuklanyla birlikte buyucuye 
gonderiyordu. Bu 90cuklar, cadirdaki adamin yanina vardiklannda Ta- 
mir'in oglu Abdullah, onun ibadetini ve nam%zim gbriince hoguna gitti. 
Yamnda oturmaya, onu dinlemeye ba§ladi. Nihayet Miislumah oldu. Al- 
lah'i birledi. Allah'a ibadet etti. O adamdan, Islam ahkamini sormaya 
ba§ladi. Islami hiikiimleri ogrenince adamdan ism-i azami sordu. da 
ism-i azami ona ogretti. Cocuk, bgrendigi §eyleri ba§kalarma soylemedi. 
i'Sdam, Tamir 'in ogluna §oyle dedi: "Ey karde§imin oglu, sen ism-i azami 
ta§iyamazsm, geregini yerine getirmeye giiciin yetmez." 

Tamir, oglu Abdullah'in sadece diger cocuklar gibi buyucunun 
yanina gidip geldigini zannediyordu. Abdullah, hocasinin kendisine 
ism-i azami ogretmek istemedigini ve giifsiizlugunden korktugunu 
gbriince gidip bir ka^ ok aldi. Her bir okun uzerine Allah'm bir ismini 
yazdi. Bu i§i tamamladiktan sonra bir ate§ yakti. Sonra bu oklari birer 
birer o ate§e atti. Uzerinde ism-i azamin oldugu oku ate§e atmca ok, 
ate§e dii§medi, di§ari si?radi ve yanmadi. Abdullah da o oku ahp 
hocasinin yanina goturdii ve ism-i azami ogrenmis, oldugiinu ona 
soyledi. O da: 

— Neymis. bildigin ism-i azam? diye sorunca, Abdullah: 

— §u isimdir, diye cevap verdi. 
Hocasi: K W 

— Sen, bu ismi nasil ogrendin? diye sorunca, Abdullah yaptigi i§i 
anlatti. Hocasi: ^^, 




BUYUK ISLAM TAR13 



— Ey karde§imin oglu! Sen gercekten de ism-i azami buldun ama bu- 
nu kimseye soyleme, fakat bunu yapacagim da sanmiyorum, dedi. 

Abdullah b. Tamir, Necran'a girdiginde kar§ila§tigi hasta kimsele- 
re §oyle diyordu: _^ 2^k 

— Ey Allah 'in kulu! Sen, Allah'i birleyip dinime girermisin ki senin 
icin dua edeyim de Allah sana §ifa verip seni bu hastaliktan kurtarsin. 
Onlar iman edince, Abdullah da onlar icin dua ediyor ve onlar §ifaya 
kavu§uyorlardi. Boylece Abdullah 'in §am yuceldi. §6hreti, Necran 
hiikiimdarinin kulagma ula§ti. Hiikiimdar onu cagirdi. Ve §oyle dedi: 

— Sen, halkimi dinden ettin. Inanclarim bozdun. Benim ve 
atalarimin dinine muhalefet ettin. Bu sebeple seni cezalandiracagim. 

— Sen bunu yapamazsin. Buna giiciin yetmez! 

Hiikiimdar, onu yuksek bir daga gotiirdii. Onu bas asagi yuvarladi, 
yere dii§tii, ama hicbir yeri incinmedi. Sonra, icine diisen herkesin mut- 
laka boguldugu Necran denizine gorurup atti. Ama Abdullah, denizden 
sapasaglam cikti. Abdullah, onu yenince soyle dedi: 

— Vallahi sen Allah'i birlemedik^e ve benim inandigim -j§eye 
inanmadikca beni dldurmeye gii? yetiremezsin. Eger benim gibi iman 
edersen, o zaman bana giiciin yeter ve beni oldurebilirsin. 

Bunun iizerine hiikiimdar, Allah'i birledi. Ve Abdullah b. Tamir gi- 
bi §ahadet getirdi. Sonra elindeki bir degnekle AbdullahlTvurdu. 
Kafasinda pek biiyiik olmayan bir yara a?ti. Bu yiizden Abdullah bldii. 
Hiikiimdar da oracikta oldii. Necranhlar, Abdullah b. Tamir'in dinine 
girdiler. Onun dini, Meryem oglu Isa'nin getirdigi Incil'in ve ahkamimn 
tatbik edildigi Hristiyanlik dini idi. Sonra Necranhlara da keridi 
dinda§lanmn ba§ma gelen musibetler geldi. Hristiyanlik dini, Necran'a 
iste boyle girmistir.» 

Zu-Niivas, askerleriyle birlikte Necran'a girdi. Necranlflari 
Yahudilige sokmaya cah§ti. Aksi takdirde onlari oldiirecegini bildirdi. 
Onlar da blmeyj tercih ettiler. Yahudilik dinine girmediler. Bunun 
uzerine Zu-Niivas 'in askerleri, hendekler kazip atesler yaktilar. Halki 
ulictan gecirip i§kenceye tabi tuttular. Zu-Niivas, Necranhlardan 
20.000 kadar adam oldiirdu. Zu-Niivas ve askerleri hakkmda Cenab-i 
Allah, Rasuliine su ayetleri inzal buyurdu: 

«Hazirladiklan hendekleri, tutu§turulmu§ ate§le doldurarak onun 
?evresinde oturup, inanmis. kimselere dinlerinden donmeleri icin 
yaptiklan i§kenceleri seyredenlerin cam ciksin!» (el-Burtic, 4-7.) 

Bu da gosteriyor ki biirada anlatilan kissa, Miislim'in sahihinde 
anlatilan kissadan farkh ve ayri bir kissadir. Bazilarimn ifadelerine 

«ore hendekte Miisliiman yakma hadisesi, diinyamn bir 50k yerinde ce- 
3yan etmistir. Nitekim Ibn Ebi Hatim de boyle demi§tir. Abdurrahman 
b. Ciibeyr'den rivayet olunduguna:^gore Yemen'de hendek kazilip ici 







220 



3N KESl 



» 



• 



ate§le doldurularak inanmi§ kimselerin yakilmasi hadisesi, Tiibba' 
zamamnda cereyan etmi§tir. Kostantiniye'de de kral Kostantin 
zamaTiinda cereyan etmi§tir. Hristiyanlar kiblelerini, Mesih'in dinin- 
den ve tevhidden ba§ka" tarafa yoneltince Kostantin'in adamlan, 
finnlari yakarak Hristiyanlan ate§e attilar. Buhtii'n-Nasr zamamnda 
Irak'm Babil beldesinde yapilan putlara insanlarm secde etmeleri 
jmredilmi§, onlarda bunu yapmi§lar, ancak Danyal ile arkada§lan Az- 
riya ve Mi§ayil secdeye yana§mami§lardi. Onlar i9in firm yakilmi§ ve 
ate§e atilmi§lardi. Ancak Cenab-i Allah, g ate§i onlar igin serin,,ve sela- 
met kilmi§, onlari ate§ten kurtarmi§, Allah' a kar§i gelip ta§kinhk yapan 
dokuz a§ireti ate§e atmi§-, ate§ onlari yeyip yok etmi§ti. 

«Hazirladiklan hendekleri, ttttu§turulmu§ ate§le doldurarak onun 
cevresinde oturup, inanmi§ kimseiere'dinlerinden donmeleri icin 
yaptiklan i§kenceleri seyredenlerin cam ciksm.» ayet-i kerimesini tef- 
sir eden Esbat, Siiddi'nin §oyle dediginygLyayet etmi§ti^; "Hendekler 
iictiir. Biri §am'da, biri I^ak'ta, biri de YeTp&en'dedir." 

Ben, hendek sahipleli ve hendekten bahseden ayet-i kerimelerin 
tefsirlerini el-Buruc sviresini tefsw?-ederken detayh olarak anlattim. 
Hamd ve minnet Allah'adir. 





>el, Abdussamed kan 
ludri'den rivayet etti ki, Peygamber (s.a.v.) §oyle$|uyiirmu§tur: 



d etmeyin. Her 
fegteki yerini 
akinca yok- 



«Benden hadis nakledin ama bana yalan sozlerU 
kim kasith olarak bana yalan soz isnad ederse^j. 
hazirlasin. israil ogullanndan haber nakledin. Bundai 
tur.» 

Yine Imam Ahmed b. Hanbel, Affan kanali ile Ebu Said el- 
Hudri'den rivayet etti ki, Peygamber (s.a.v.) soyle J^uyuj^mustur: 

«Kur'an'dan baska hicbir §eyi benden nakleatjrek yazmayin. Her 
kim, Kur'an'dan baska bir seyi naklederek yazmissa, silip yok etsin. 
Israil ogullanndan haberler nakledin, bunun bir sa^mcasi yoktur. Ben- 
den hadis nakledin ama yalan sbzu bana isnad etmeyin. Kim kasith ola- 
rak yalan sozii bana isnad ederse, ate§teki yerini hazirlasm.» 

Ebu Bekir el-Bezzar, Muhammed b. Miisenna kanali ile Abdullah b. 
Omer'in soyle dedigini rivayet etmi§tir: 

P«Allah'in peygamberi, ge£e boyunca (sabaha kadar) bize I 
ogullanndan bahsetti. O gece de sadece namaz kilmak^jgin verimi 
kalkmiftik.» 

Hafiz Ebu Ya'la, Ebu Hayseme kanali ile Cabir'den rivayet ej 
Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: Israil ogullanndan hab 
nakled^n^unku onlarda tuhafliMair 'vardi. Israil ogullanndan bir 3 
luluk evte^rlnden gikip me^arhkdaki bir kabrin basma gelerek: «Burada 
iki rek'at namaz kihp Aafzve Ceffl olan Allah'a dua etsek de mezardaki 
oliilerden biri fiksa, kendisine oliim ha*lmida sorulflpsorsak, o da bize 
anlatsa....» dediler. Oyle yaptilar. O esnada mezarda&bir adam basmi 
gikardi. Alnmda secde izi vardi. Onlara §p^|e dedi: «Ey silver! Benden ne 
istiyorsunuz? Ben yiiz seneden beri olmufum ve §u ana kadar oliimiin 
sicakligiwiicudumda dinmemistir. Aziz ve Celil olan Allah'a dua edin de 
beni eski halime dondursiin.» 




ail 
en 



Bu, garip bir hadistir. 
Israil ogullannin haberlerini rivayet etmenin caizligi kesinlesmis 
ise de bu, onMrin sahih olan haberlerini rivayet etmenin ftizlij 



§eklinde anla§ilmahdir. Peygamber Efendimiz'deirnakledilen prensip- 
lere aykmligi bilinen israiliyat haberlerine gelince buriu nakletmek 
miimkiin degildir. Ancak israiliyat haberlerinden, sahihligine 
inanilanlann rivayeti caizdir. Nitekim Buhari, Ebu Hiireyre'nin §oyle 
dedigini rivayet etmi§tir: «Ehl-i Kitap, Tevrat'i Ibranice okur ve 
Miislumanlar i?in onu Arap9a tefsir ederlerdi. Rasulullah (s.a.v.)'da 
§oyle buyurmu§tur: «Ehl-i Kitabi, ne dogrulaym ne de yalanlaym. Biz 
Allah'a iman ettik. Bize indirilene, size indirilene iman ettik. Bizim 
ilahimiz ve sizin ilahmiz birdir. Ve biz, ona teslim olmus, kimseleriz.» 
Imam Ahmed b. Hanbel, Ziihri kanah ile Ebu Nemle el-Ensari'den 
rivayet etti ki, babasi, Rasulullah (s.a.v.)'m yaninda oturuyorken bir Ya- 
hudi gelip Rasulullah (s.a.v.)'a §oyle bir soru sormu§: 

- Ya Muhammed, §u cenaze konu§ur mu? 

- Allah bilir. 

- Ben, bu cenazenin konu§tuguna §ehadet ederim. Bunun iizeri 
Rasulullah (s.a.^j oradakilere §oyle dedi: 

«i||hl-i Kitap, size bir§ey soylerse onlan ne dogrulayin ne de 
yalanlaym. Biz Allah'a, kitaplanna ve peygamberlerine iman ettik, de- 
yin. Eger soyledikleri ger^ekse, onlan yalanlamaym. Eger batilsa, 
onlan dogrulamaym.» 

Imam Ahmed b. Hanbel, §ureyh b. Numan kanah ile Cabir b. Ab- 
dullah'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 

Hattab oglu Omer, Ehl-i kitaptan birinin elinden aldigi bir Tevrat 
niishasini, Peygamber (s.a.v.)'e getirdi. Ona okudu. Peygamber (s.a.v.) 
ofkelenip §oyle dedi: «Bundan hayret. mi ediyorlar ey Hattab in oglu! 
Nefsim kudret elinde bulunan Zat'a yemin ederim ki ben, bu dini size saf 
(ve hurafelerden annmisj olarak bembeyaz bir §ekilde getirdim. Ehl-i 
Kitaptan bir§ey sormayin. Size ger^egi soylerler, siz onu yalanlarsimz. 
Veya size batih soylerler, siz onu dogrulltrsiniz. Nefsim kudret elinde 
bulunan Zat'a yemin ederim ki eger Musa hayatta olsaydi, o da mutlaka 
bana uyardi.» 

Bu hadisler, Ehl-i Kitabm ellerinde bulunan semavi kitaplan 
degi§tirip tahrif ettiklermi, tevil ettiklerini ve htikumlerinin yerlerini 
degi§tirdiklerini ispatlanpktadir. Ozellikle onlar hakkmda tarn bir bil- 
giye sahip olmadiklan, kendi dillerindeki Arap5ala§tinlmi§ kitaplan 
bize izhar ederken de bunlar hakkmda tarn bilgiye sahip de^ildirler; 
Nasil olurda boyle kitaplan ba§ka dillere gevirirler! Bu yiizden on^mn 
Arap?ala§tirdiklan eserlerde buyiik hatalar ve gok yanilgilar vare|r. 
Bununla beraber onlann kotii ama^lan ve bozuk fikirleri de vardir. Bu 
da ellerindeki mevcut kitaplarda kan§ikhk oldugunu isbathyor. Bu 
eserleri , ^irkince degi§tirip tebdil ve tagyir ediyorlar. Bu hususta, 
Alah'in yardimma miiracaat ediyoruz. O ne giizel dost ve ne^llizel 



3£sa 






I 





yardimcidir. Bize gosterdikleri ve bir 90k hiikmiinu gizlediklesi Tevrat'a 
gelince bunda da tahrifler, degi§tirmeler, yanhs. ifadeler vardir. Bu kita- 
ba bakip iizerinde dii§uften kimse bunu a$ik$a goriir. Hal boyle olunca^ 
onlar nasil olur da temeli boziik ve ifadesi yanh§, mana ve lafizla 
degi§tirilmis. kitabi, ilahi bir kitap olarak ortaya koyarlan* I§te onlardan 
en giizel dille nakjld^ bulunan Kabii'l-Ahbar, Hz. Omer zamanmda 
Musliiman olmu§ olup Ehl-i Kitaptan 90k nakiller yapmi§tir. Hz. Omer 
(r.a.), onun hak yolda oldugunu tasdik ettigi ve kalbini Islam'a 
lsmdirmak istedigi icin naklettigi bazi §eyleri hos. gormu§tiir. 
insanlann cogu da ondan bol miktarda nakiller yapmi§lardir. Bu nakil- 
lerin bir kismi, gercekten dayanaksiz ve batildir. Ama elimizde mevcut 
gercek olciilere uydugu icin bir kismi da sahihtir. Buhari ile Ebu'l-Ye- 
m*an, Hamid b. Abdurrahman 'in §oyle dedigini rivayet ederler: "i§ittim 
ki Muaviye, Medine'de Kurey§li bir cemaatten nakilde bulunuyor. Mua- 
viye, Kabii'l-Ahbar'dan da bahsederek s oj |k |^e dii «Eger Kabii'l-Ahbar. 
Ehl-i Kitaptan nakilde bulunan rivayetgiiefin en dogru sozliilerinden 
ise -ki boyle dir- bununla birlikte biz kasitli olmaksizin onun bazan 
yanks, haberler naklettigini biliyoruz.» 

Buhari, Ibn Abbas'm §oyle dedigini nakletmi§tir: «Allah'm 
Rasulii'ne indirdigi ve sizin okuiftakta oldugunuz hicbir §eyle 
kari§tirilmami§ ilan kitabi elinizde bulundugu halde siz nasil olur da 
Ehl-i Kitaptan haoerler sorarsimz? Oysa Rasulullah (s.a.v.), Ehl-i 
Kitabin, Allah in kitabmi degisiirmi§ olduklanni ve onu elleriyle 
yazmi§ olduklanni size haber v3:2ai§t*i0nlar, kar§iligmda az bir bddel 
elde^debilmek icin elleriyle yazmi§ olduklari kitabi, "Allah kitabi" diye 
size fakdim etmi§lerdir. Size gelen ilim, onlardan bir§ey sormaniza en- 
gel te§kil etmiyor mu? Oysa size indirilen kitabi, onlardan herhang* biri- 
nin sizden sorup istedigini gormedik. Peki, ne diye siz onlardan sorup is- 
tiyorsunuz?» 

Ibn Cerir, Abdullah b. Mes'ud'un §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 
ll-i Kitaba bir§ey sormayin. Onlar, size dogru yolu gosterm.ezler. 
)nlarm kendileri sapikhga du§mu§lerdir. Onlardan bir§ey sordugu- 
nuzda size ya dogruyu soylerler ama sizfanu yalanlarsmiz, ya da batili 
soylerler siz onu dogrularsmiz.» 

En jAogru olani Allah bilir. 



ISRAIL OGULLARI ABIDLERINDEN 
CUREYClN KISSASI .^^^ 






[mam Ahmed b. Hanbel, Vehb b. Cerir vasitasiyle Ebu Hureyre'c 
rivayet etti ki, Ra&ulullah (s.a.v.) §byle buyurmu§tur: «Sadece iic ki§i 
•sikte konu§mu§tur. Bunlardan birisi, Meryem oglu Isa'dir. israil 



1BN 






ogullanndan abid bir adam vardi. Adi Ciireyc'di, Bu adam bir manastir 
in§a etti. Manastirmda ibadet etmeye ba§ladi. Israil ogullan, onun iba- 
detinden soz etmeye ba§ladilar. Onlardan fahi§e bir kadin: 

- Isterseniz ben bu abidi ybldan cikannm, dedi. t)nlar da: 

- Biz de boyle yapmani istiyoruz, dediler. Fahi§e kadm manastira 
gidip Ciireyc'e musallat oldu. 

Ciireyc, ona iltifat etmedi. Fahi§e kadin gidip bir cobanla yatti. 
Coban, koyunlarini*Ciireyc'in manastirmin duvarlari dibinde 
otlatiyordu. Fahi§e kadin, cobandan hamile kaldi. Israil ogullan: 

- Karmndaki §u cocugun babasi kimdir? diye sordular. 
i'ahii-se kadin: 

- Ciireyc'dir, dedi. Manastira gittiler. Cureyc'i di§ari cikararak 
kendisine sovdiiler, dovfJiiler ve manastirim yiktilar. Ohlara: 

- Nicin boyle yapiyorsunuz? diyessorunca onlar: 

- Sen, §u fahi§eyle zina yaptin. I§te o da bir cqcuk dogurdu, dediler. 

- Nerede o cocuk? diye sorunca: 

- I§te cocuk §urada, dediler. Ciireyc kalkip hamaz kildi. Dua etti 
Sonra gidip .parmagi ile cocuga dokundu ve: 

- Allah a§kina soyle ey cocuk, senin baban kimdir?~diye sordu. 
Cocuk da: 



lun iizerine Israil 




- Ben cobanin ogruyum, dedi. . 
"iireycin iizerine kapanip opmeye ba^ladilar ve: 

- Mana»inni altindan in§a ederizf, dediler. Ciireyc: 

- Altindan yapmamza-gerek yok. Onu tekrar eskisi 
dedi, Hg^g M MBM fcB *** 

Bir kadin cocugunu emzirmekte iken yanindan yaki§ikli bir siivari 
gecti. Kadin: "Allah'im, benim oglumu da su siivari gibi yaki§ikli kil." de- 
di. Memesini emmekte olan cocugu, memeyi birakti ve siivariye donuf 
"Allah'im, beni bunun gibi yapma." dedi. Sonra yeniden anasimn meme- 
sini emmeye ba§ladi. (Ebu Hiireyre diyor ki: Bunu anlatirken 
Rasulullah (s.a.v.)'a bakiyordum. O, cocugun nasil davranmis. oldugunu 
bize hikaye ediyordu. Bizzat kendi miibarek parinagim da agzma koyup 
emiyordu. Bbylece cocugun nasil hareket etmis, oldugunu bize anlaimak 
istedi.) Cocugunu emzirmekte olan kadin sonra yoluna devs»lgtti. 
Doviilmekte olan bir cariye gordii ve: "Allah'im, benim cocugumu, bu 
kadinin haline sokma." dedi. Cocuk, emmekte oldugu memeyi birakip 
cariyeye bakti ve: "Allah'im, beni bunun gibi yap." dedi. A^ile cocugu 
kar§ihkh konu§tular. Ana dedi ki: «Arkamda yaki§ikh bir siivari 
gordiim ve: "Allah'im, benim oglumu da bu siivari gibi yap." dedim. Sen, 
"Allah'im, beni bu siivari gibi yapma, dedin. §u doviilmekte ol|in cariye- 
nin yanina.geldigimizde: "Allah'im, benim oglumu §u cariyenin duru- 
mna sokma." dedim. Sen, "Allah'im, beni bu cariye gibi yap." dedin!. 




■ 




BUYUK ISLAM TARIHI 





Cocuk dedi ki: "Anacigim, o gordiigiin yaki§ikh siivari, zorbalardan biri 
idi. §u cariyeninse zina ettigini soyluyorlar. Ashnda bu, zina etmis, 
degildir. Hirsizhk yaptigini soyluyorlar. Ashnda bu hirsizhk yapmis, 
degildir. Bu diyor ki: Allah bana yeter." 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'den rivayet etti ki, Peygam- 
ber (s.a.v.i) §6yle buyurmu§tur: Israii ogullannda Ciireyc adinda bir 
lam vardi. Ken'di manastirmda ibadet ederdi. Bir gun anasi (namaz 
esnasinda) ona geldi: 

— Ey Cureyc, ey ogulcugum! Cik da seninle konu§ayim. Ben senin 
anamm. Cik da seninle konu§ayim, dedi. Cureyc: ^ 

— Ey Rabbim! Namazimi mi kilayim, yoksa anamla mi konu§ayim? 
dedi. Ve namazim kilmaya devam etti Sonra anasi ba§ka bir gun geldi, 
defalarca ona seslendi ve: 

' — Ey Cureyc, ey ogulcugum, cik da seninle konu§ayim, dedi. Namaz 
kilmakta olan Cureyc: 

— Ey Rafebim! Namazimi mi kilayim, yoksa anamla mi konu§ayim? 
dedi ve namazim kilmaya devam etti. Anasi da: "Allah im, Ciireyc'e 
fahi§eleri gostermedikce onu oldiirme." dedi. Manastuimn yamnda ai- 
lesinin koyunlanni giitmekte olan bir coban ^Mfdl. Manastirm 
golgeligjne geldi. Derken fahi§e«tfeir kadm onun yanma geldi. Zina 
yaptilar, kadm hamile kaldi. Yakalandi. Israii ogullan, zina yapan 
adamlarim dldiirurlerdi. Kadina sordular! 

— Karnmctaki cocugun babasi kimdir? 
Kadin: - 

Cure 



T 

tir3a 



- §u manastiroaki Cureyc'dir, dedi. Kazma ve 




erini ahp 



lastira geldiler: 
— Ey Cureyc, ey iki yiizlii ve riyakar kimse! In de seninle 
hesapla§ahm, dediler. Cureyc, a§agi inmedi. Namazma devam etti. 
Manastirim yikmaya ba§ladiklarim ve bunu devam ettirdiklerini 
goriince a§agi indi. Onun ve hamile kadmm boynuna ip gecirdiler. 
Arkalarmdaai siiriikleyip halka te§hir ettiler. Cureyc de parmagmi 
kadinm karni uzerine koyup: 

— Ey cocuk, senin baban kimdirf diye sordu. Kadinm karnindaki 
cocuk da: I R^ * i^^ 

— Falan koyun cobamdir, dedi. Bunun uzerine Israii ogullan 
yiireyci opmeye ba§ladilar. .. 

— Istersen manastirim altin ve giimu§ten yapanz, dediler. Cureyc 

— Hayir, eski haline dondiirun, dedi. Bunun- siyakinda ga*abet 
vardir. K 

Be§ikte kOnu§an bu iic ki§iden diger'birisi, Meryem oglu Isa'dir. 
Onunla ilgili aciklamalar, onceki kisimlarda verilmi§tir. Digeri de 



^H 






1BN KESl 



, "" 






fc'in oglu oldugu soylenen ama aslinda zinakar kadinla ili§ki ku 
ran cobanm ogludur. Bu cocugun adi, Buhari'nin sahihinde de acikca 
ifade edildigi gibi Yabus'dur. Uciinciisii ise, kucaginda emzirmekte 
oldugu kadinm cocugudur ki kadin, kucagindaki cocugunun yaki§ikh 
siivari gibi olmasiMSidilemi§ti ama cocugun kendisi, sucsufeMdugu halde 
zina ile itham edilen ve, "Allah bana yeter, o ne giizel vekildir." diyen ca 
riye gibi olmayi dilemi§ti. 

Buhari, Ebu'l-Yeman kanali ile Ebu Hiireyre'den rivayet etti k 
Rasulullah (s.a.v.) §6yfe buyurmu§tur: 

«Bir ara kadinm birisi kucagmda cocugjmu ejnzirmekte ike 
yanmdan bir siivari gecti. Ve: "Allah 'im^ oglum §u siivari gibi olmadikc; 
canmi alma." diye dua eiti. Cocugu ise: "Allah 'im, beni bu siivari gibi 
yapma." deyip yeniden anasmin memesini emmeye ba§ladi. Sonra o 
kadin yoluna devam etti ve siiriiklenip kendisiyle oynanmakta olan bir 
cariye goriince, "Allah 'im, oglumu bunun gibi yapma." dedi. Oglu da: 
"Allah'im, beni bunun gibi yap\" dediir O siivari kafirdi. O cariye ise zina 
yapmakla itham ediliyordu. Ama o: "Allah bana yeter." diyordu. 
Hirsizhk yaptigini iddia ediyorlardi, ama o: "Allah bana yeter." diyordu. 







I 



I 





BERStSA'NIN KISSASI 

Bu, Ciireyc kissasinm tarn ziddidir. £iinkii Ciireyc masumdu. 
Bersisa ise yoldan cikti. Fitneye dii§tu. 

«Iki yuzliilerin durumu insana: «Inkar et!» deyip, insan da inkar 
edince: «Dogrusu ben senden uzagim. Alemlerin Rabbi olan Allah'tan 
korkanm.» diyen §eytanm durumu gibidir.» (ei-Ha§r, 16.) 

Ibn Cerir, Yahya b. Ibrahim el-Mesii'di kanah ile Ibn Mes'ud'un yu- 
kardaki ayetle ilgili olarak soyle dedigini rivayet etmi§tir: Koyun ollat- 
makta olan bir kadm vardi. Bu kadimn dort karde§i de bulunmaktaydi. 
Kadm geceleyin bir rahibin manastinna gidip barmirdi. Bir gece rahib, 
o kadmla zina yapti. Kadin hamile kaldi. §eytan gelip rahibe: "Kadmi 
bldur, sonra gom. Cunkii sen, sozii dogrulanan ve dinlenen bir 
adamsin." dedi. Rahip, kadini oldiirdii. Sonra gomdu. Ote yandan 
§eytan, kadimn karde§lerinin riiyasina girip onlara §6yle dedi: 
"Manastirdaki rahip, kizkardesinizle zina yapti. Onu gebe birakmca 
oldiirdii ve falan yere gomdu." 

Sabah olunca karde§lerinden birisi: "Vallahi dim gece bir ruya 
gordiim, aina bilemiyorum, size anlatayim mi, yoksa anlatmiyayim mi?" 
dedi. Karde§leri de: "Hayir, hayir anlat." dediler. O da anlatti. D^geri: 
"Vallahi ben de aym riiyayi gordiim." dedi. Uciincusii de: "Vallahi Ben de 
bu riiyayi gordiim." dedi. Ve hep birlikte: "Vallahi bu i§in icinde bir is. 
var." dediler. Ko§up rahibin manastinna gittiler. Onu manastirdan 
asagi indirdiler. O esnada §eytan kendilerinden once rahibe ula§ip: "Ben 
seni bu belaya siiriikledim ve bundan kurtaracak ki§i de ancak benim. 
Bunun icin de bana secde et ki, seni icine du§iirdiigum bu beladan 
kurtarayim." dedi. Rahip, ona secde etti. Kadimn kardesteri gelince, 
§eytan, rahipten uzakla§ti. Rahibi yakaladilar ve oldiirdiiler. 

Mii'minlerin emiri Ebu Talib oglu Ali'den rivayet olunduguna gore 
rahibin birisi, altmi§ sene miiddetle ibadet etmi§ , seytan onu taciz 
etmi§. Bu nedenie bir kadina musallat olmu§ ve kadini delirtmi§. Deli- 
ren kadimn erkek karde§leri varmi§. §eytan, kadimn karde§lerine: "Fa- 
lan rahibe gidin ancak o sizin bacinizi tedavi eder." demi§. Karde§leri de 
kadini ahp rahibe g6tiirmii§ler. Rahip onu yanma ahp tedavi etmeye 
ba§lami§. Kadm onun yamnda bulundugu siire ifinde gunlerden bir gun 




rahip, kadma bakmi§. l^osuna gitmi§, kadmla cinsel iliskide bulunmu§, 
sonra hamile kalan kadmi 6ldurmu§. Ote yandan seytan, olduriilen bu 
kadinm karde§lerinin yamna gidip durumu haber vermi§. Ayrica rahi- 
be de gidip: "Ben senin arkadasmim, seni yoldan cikarmak istemistim. 
Ama yapamadim. Fakat bu kadmi senin yamna gonderten benim ve 
basma bu ism gelmesine sebep olan da benim. Bana itaat et ki seni, icine 
du§urdugum bu beladaif kurtarayim. Bunun icin bana secde et." dedi. 
Rahib, ona secde edince §eytan: "Ben senden uzagim, dogrusu ben, 
alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarim." dedi. |s te. Cenab-i Allah'm 
kavli de bunu gosteriyor: 

«Iki yiizliilerin durumu y^ana: «inkar et!» deyip, insan da inkar 
edince: «Dogrusu hen sendenffciagim. Alemlerin Rabbi olan Allah'tan 
korkarim. » «Kyen seytamn durumu gibidir.» (ei-Ha§r, 16.) 



J 





MAGARAYA GIREN UC ARKADA§IN KISSASI 

Uc ki§i bir magaraya siginmi§lardi. Aficak magaramn kapisi biiyiik 
bir kaya parcasi lie kapanmis. ve disari cikmalarma engel olmu§tu. Bun- 
lar da salih ye iyi amellerini anlatarak Cenab-i Allah'tan kapinin 
icilmasi dileginde bulunmu§lar, bunun iizerine kapi acilmi'§ti. 

Imam Buhari, Ismail b. Halil kanali ile Ibn Omer'den rivayet etti ki, 
Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

«Sizden onceki iimmetlerden iig ki§i bir ara yola koyulup 
yiirumekte idiler. Yagmura yakalandilar. Bir maaaraya sigmdilar. 
Iceri girdikten sonra magaramn kapisma bir kaya gelip kapiyi kapatti. * 
Birbirlerine §oyle dediler: «Vallahi sizi buradan ancak dogniluk 
kurtanr. Sizden her birgiiz, dogru davrandigi bir i§ini anlatarak dua et- 
sin.» Onlardan biri §oyle dedi: ^Allah'im, sen de biliyorsun ki, benim bir 
i§cim vardi. Bir olcek pirinc kafiiligmda benim icin cah§ti. tjcretini al- 
madan cekip gitti. Ben de o bir olceklik pirinci ektim. Elde edilen mahsul 
ile bir inek aldim. Bilahare o i§ei yanima gelip ucretini istedi. Ben de on 
«I§te §u inegi al ve gOtiir.» dedim. O bana: «Ben bir olcek pirii|c 
kar§ihgmda senin yamnda cahsmi§tim.» deyirfce ben ona dedim ki: 
inegi al ve gbtur. Ciinkii su inegi, o bir olceklik pirincle satin aldim.» f 
Adam, inegi ahp gotiirdii. Ey Rabbim, biliyorsun ki ben bu i§i, senden 
korktugum icin boyle yapmi§tim. Bizi bu sikmtidan kurtar.» Adamin 
boyle dua etmesi uzerine magaramn kapismdaki kaya parcasi biraz 
aralandi. Digeri de soyle dua etti: 

«Allah'im ^biliyorsun ki, benim-ya§li anne ve babam vardi. Her gece 
Milara koyunlanmin siitiinii getirip icirirdim. Bir gece geciktim. Gee va- 
kitlerde eve geldim. Onlar uyumu§lardi. Coluk cocugum ise, acliktan 
bagri§ip cagri§ryorlardi. Anne ve babama icirmeden, onlara slit 
icirmezdim. Fakat onlari uykudan uyandirmaktan da ho§lanmadim. 
Onlari kendi hallerine birakmaktan da ho§lanmadim. §afak doguncaya 
kadar onlari bekledim. Eger bu i§i sirf senin korkundan dolayi yaptigimi 
biliyorsan, bizi bu sikmtidan kurtar.» 

Kapidaki kaya parcasi biraz daha aralandi. Gogii gorebildiler. 
Digeri de §oyle dua etti: 

«Allah'im, biliyorsun ki, benim bir amcam kizi vardi. Insanlar 









230 




1BN KESf 



me 



arasmda en ?ok sevdigim oydu. Onunla olmak istedim, ama o -ken 
yiiz dinar vermedik9e- benimle olmak istemedi. O parayi bulmaya 
9ali§tim. Nihayet elde ettim. Yanma gittim. Parayi kendisine verdim. 
da benimle olmaya razi oldu. Bacaklarmin arasina oturdugumda: «A1- 
lah'tan korjji hakkini vermedik9e (nikah krymadikga) muhrii bozma.» 
dedi. Ben de yerimden kalktim ve yiiz dinan ona biraktim. Eger bu i§i 
sirf senin i^rkundan oturu y&pmi§ isem, bizi bu sikmtidan kurtar.» 
Cenab-i Allah, onlan, o dar yerden kurtardi, di§an giktilar.» 



I 





KOR, ALACA VE KELiN HIKAYE 



Bu^jgifl*W r Muslim, Ebu HiireyreMen rivaye 
.a.v.) ippyle buyurmu§tur: «?srail ogullannda 
sel, u? ki§^ardi^ehab-i Allah, bunlari imtihan etmek isfedi. Kendile- 
rine bir melek gonderdi. IVJelek, once alacahnin yanma gitti. Ona sordu: 

- En cok neyi arzulayip istersin? riflfel 

— Giizel bir renk, giizel biocilt (deri-) isterim. Insanlar beni 
orladilar. Melek, elini onun viaeuduna siirdii. Uzerindeki alftealik gitti. 

Ona, giizel bir renk^ye giizel bir ciM vetftltli. Melek, sonra ona §byle sordu: 
-. Eri cok hangf"ftiah istersin? 

— Deve (veya sigir) isterim. 
Ona, on aylik gebe bir deve verildi. Melek ona: 

- Bu mahn sana bereketli plsun, dedi. S6nra kelinyamna gitti. Ona 

jjoyle sordu: ^^SiMi =** 

— En 90k neyi istersin? JJF 

— Giizel bir sa? isterim ki, kelligim gilSin. Ciinkii insanlar beni hor- 
luyorlar. 

Melek, elini onun ba§ma siirdii, kelligi gitti. Ona giizel biriac veril- 
di. Sonra da melek, ona §byle sordu: 

— En 50k hangi mah istersin? 

Melek, ona geblRnr inek verdi ve: 

- Bu mahn saajpbereketli olsun, dedi. 
Sonra koriin yanina gitti. Ona da §6yle sordu: 

- En cok neyi istersin? —*, 

— Allah gozlerimi bana geri versin, onU isterim ki, insanlari 
orebileyim. j 

Melek, elini onun gozlerine siirdii. Cenab-i Allah da gozlerini ona 
geri verdi. Melek, ona sonra §unu sordu: ^ 

- Hangi mah daha 90k seversin? 

- Koyunu s<jg«rim. 
Melek, ona bir koyunverdi. 
Bu4i£ ki§inin hayvaiifari dogurdular. Birinin bir vadi dolusu deve- 

i, digerinin bir vadi dolusu inegi, iiciincusiiniin de bir vadi dolus^fljyuj 




232 



1BN KESlli 



nu oldi 

Yine bir miiddet sonra melek, alaca olan §ansa giaer ve onur 
§ekline biiriinerek: «Ben fakir bir ki§iyim, beni memleketime gotiirecek 
param kalmadi. Muradima, once Allah'in, sonra senin yardimmla 
erebilecegim. Sana giizel bir ten ve giizel bir renk veren Allah rizasi icin 
senden bir deve istiyorum ki, bununla memleketiftae kavu§ayi^p> der. 
Fakat alacali: «Iyi aaaa hak sahibi coktur.» diyerek melegin istegini red- 
deder. Bu sefer melek ona: «Ben,seni tanir gibiyim. Sen, halkm 
igrendigi alacali degil miydin? Fakir iken Allah in zengin ettigi kimse, 
sen degil miydin?» deyince Alacali: «Atadan ataya intikal ederektm mal 
bana miras kaldi.» cevabim verir. Melek: «Eger sdziinde yalanci isen, Al- 
lah seni eski haline cevirsin.» fekljayle beddua ederek alacalmin 
yamndan ayrihr. :^=~ ^HK 

Bundan soig'a Melek, kelin yanina gelir. Ve aym §ekilde red cevabi 
alarak ondan da uzakla§ir. Onefl^en goaifc'kor olan kimse ise melege 
§bylecevap verir:. 

«Gercekteri ben kordiim. Allah, bana gozlerimi geri verdi. Fakir 
iken beni zengin etti. Onun icin i§te mahm, diledigini al, diledigini bana 
birak. Allah icin bugiin benden alacagm §eyden dolayi sana giicliik 
cikaracak deplim.» . 

Bu cevap iizerine melek ona §6yle der: «Mahm muhafaza et. Allah, 
sizi imtihan etti de senden razi oldu. Diger iki arkada§m ise O'nun 
gazabma ugradilar.» . 








ile Ebu 



ARKADASINDAN BIN DINAR BORg AL 
ODEYEN KIMSEYLE ILGILi HADIS 

Imam Ahmed b. Hanbel, Yunus b. Muhammed kana] 
Hiireyre'den.rivayet etti ki, Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 
«Israil ogullanndan bir adam, ba§ka bir israilliden kendisine 1000 di- 
nar bore vermesini istedi. Para sahibi de: «Bana §ahidler getir de onlari, 
♦ sana bore para verdigime §ahid tutayim.» dedi. Bore isteyen ki§i: «§ahid 
olarak Allah yeter.» deyihce para sahibi: «Bana kefil getir.» dedi. Bore is- 
teyen adam da: «Kefil olarak Allah yeter.» dedi. Para sahibi de: «Sen 
dogru sbyledin.» deyip ona belirli bir vadeye kadar 1000 dinan bore ola- 
rak verdi. Parayi alan adam, deniz yoluyla seyahate cikti. I§ini bitirdi, 
sonra vade tamam olunca para sahibine gidip borcunu odemek icin bir 
binek aradi, ama bulamadi. O da bir agac parcasmi ahp icini oydu. Icine 
de 1000 dinan ve alacakhya hitaben yazdigi bir mektubu yerle§tirdi. 
Agactaki deligi kapatti, goturup denize atti. Ve §oyle dua etti: «Allah'im, 
biliyorsun ki ben falan adamdan 1 000 dinar bore aldim, o benden kefil 
isteyince kefil olarak Allah yeter, dedim. O da buna razi oldu. Sonra ben- 
den §ahid istedi, ben de §ahid olarak Allah yeter, dedim. O, buna da razi 
oldu. §imdi ben, bana vermis, oldugu 1000 dinan goturup kendisine ver- 
mek icin bir binek bulmaya cabaladim ama bulamadim. Ben bu parayi 
sana emanet ediyorum.» Boyle dedikten sonra paranin ve mektubun 
icine yerle§tirilmi§ oldugu tsfttta parcasmi ddhize atti. Sonra donlip bir 
binek aramaya cah§ti. Ote yandan alacaldi olan adam, belki mahni ken- 
disina^tkecek bir binekli ki§iye rastlar limidiyle yola cikti. Beklemeye 
koyullu. lljpklerken bir de ne gorsiin: Su iizerinde bir tahta par9asi ken- 
disine dogru geliyor. Onu evde yaksmlar diye ailesine_goturmek icin 
aldi. Kinnca icinde 1000 dinan ve bir de kendisine httaben yazilmi§ olan 
-••mektubu gordii. Daha sonra borclu adam gelerek 1000 dinar^daha tes- 
lim etmek istedi ve §oyle dedi: «Allah'a yemin ederim ki sej 
gelmek icin bir binek aradim ancak §imdi bulabildim.» 

Alacakh ki§i: «Sen bana bir§ey gonderdin mi?» diye sorunia borclu 
adam: «§imdiye kadar binek bulamadigimi, §imdi bulabildigimi sana 
soylemiyor muyum?» diye kar§ihk verdi. Alacakh adam da §oyte dedi: « 
Allah, tahta parcasi icine koyup yerle§tirdigin ve gonderdigin 1000 
dinar* bana ula§tirdi. Ve borcunu odedi. §imdi §u 1000 dina£ini al ve 
dogruca yoluna git.» - 



I 



yanina 



I « 



I 



234 



cEsir? 



DOGRULUK VE EMANET HUSU&Jl 
BUNA BENZER BASKA BIR KISSA 

Buhari, Ishak b. Nasr kanali ile Ebu Hiireyre'den rivayet etti ki, 
Rasulullah (s.a.v.) s^le buyurmu§tur: 

«Adamm biri, bir ba^kasmdan bir tarla satin aldi. Tarlayi satin 
alan adam, tarlada altifi dolu bir comlek buldu. Tarlayi kendisine 
satmis, olan adam£: «Altmlarmi al. Ciinkii ben, senden sadece tarlayi 
satin aldim. Altmlari gktm almadim.» dedi. Tarlayi satifhs, olan adam 
d a: «Be n sana tarlayi ve icindeki §eyleri birlikte sattim.» deyince ikisi bir 
adama gidip hakemlik yagmasmi istediler. Hak^pik yapan adam: «Si- 
zin cocuklanmz var mi?» diye sordu. Onlardan biri: «Benim bir oglur 
var.» dedi. Digeri de: «Benim de bir kizim var.» dedi. Hakem: «jki oglan 
ile kizi birbirleriyle evlendirin ve bu altmi da onlara sarfedip sadaka ola- 
rak verin.» dedi., Rivayete gore bu kissa, Ziilkarneyn'in zamana^a cere- 
yan etmi§tir. Yafei Israil ogullaflindan asirlar once cereyan etmi§tir ki 
dogrusunu Allah bilir. 

Ishak b. Bi§r, "el-Miibtede" adh kitabmda Hasen'in §oyle dedigii 









Lin 

I 



rivayet etmi§tir: 

Ziilkarneyn, memleketinj. tefti§ eder, valilerini bjfezat denetlerdi. 
Onlardan birinin hainlik yaptigma vakif olunca, mutmka onu kinardi. 
Bizzat kendisi tesbit etmedikce, ihbarlara aldiris. etmezdi. Bir ara teb- 
dil-i kiyafet yapip gezerken bir §ehre ugradi. Kaiilar^n birinin yanma 
gidip oturdu. Gunlerce orada kaldi ama hrfr kimsenm dava icin oraya 
miiracaat ettigini gormedi. Bu hal uzun suriince Ziilkarneyn, oradan 
aynlmak istedi. Kapidan cikacagi esnada iki ki§inin dava icin kadiya 
geldiklerini gordii. Bunlardan biri: «Ey Kadi! Ben §u adamdan birev 
satin aldim. Evi onardim. Onanrken evde bir gbmti (hazine) buldum. 
Gelig almasim istedim, ama bir tiirlii almaya gelmiyor.» dedi, -Kadi, evi 
satnris, olan adama: «Sen ne diyorsun?» diye sorunca adam §u c^abi ver- 
di: «0 gomiiyii, o eve ben gommedim ve orada mevcut oldugundan da ha- 
berim yok. Gomii benim degildir. Bu sebeple onu teslim abg^am.» Bunun 
iizerine davaci: «Ey kadi! Oyleyse birine emir ver de g^^feu gomiiyii 
evimden alsin. Sonra sen, onu diledigin yere saf et.» dedi. Kadi da: «Sen 
§erli bir§eyden kaciyorsun, ama beni onun icine atiyorsun. Sen, bana 
insafh davranmiyorsun. Ve bu i§in, hiikiimdarligmm yargi alanma 
girdigini de sanmiyorum. Var mismiz Kkna teklif ettiginizden daha 
insafli bir karar vereyim size?» diye sorunca, davacilar: «Evet i » dediler. 
Bunun iizerine kadi, davaciya: «Senin oglun var mi?» diye sordu. Davaci 
da: «Evet.» diye cevap verdi^ Digerine de: «Senin kizirfvar mi?» diye sor- 
du, o da: «Evet.» deyince kadi: «Gidin bakahm oglunuzla kizmizi birbir- 
leriyle evlendirin ve bu mail, ceyiz olarak onlara verin. Artani da onlara 






. 




verm 




buyuk Islam tarIhJ 



miireffeh bir §ekilde ya§asmlar. Haynni da §errini di 
g6rsiihler.» dedi. Ziilkarneyn, kadimn bu kararmi i§itince bej 



foyasiya 
di. Son- 
ra kadiya: «Yeryuziinde boyle Karar veren bir kadi bulundugunu bilmi- 
yorum.» dedi. Kadi da, Ziilkarneyn'i tammadigi halde §oyle dedi: «Bun- 
dan ba§ka tiirlu karar veren var midir ki?» Ziilkarneyn: «Evet» deyince 
kadi §u kar§ihgi verdi: «0 zaman, zalimane karar veren kadilann mem- 
leketlerine yagmur yagmaz!» Ziilkarneyn, kadinin bu tutumunu 
begendi ve §oyle dtedi: «I§te goklerle yer, ancak bu §ekilde yerlerinde du- 
rurlar.» 



' m 



BA§KA BIR KISSj 




. 



* 



Buhari, Muhammed b*. Be§§ar kanah ile Ebu Said el-Hudri'den r7- 
vayet etti ki, Peygamber (s.a.v t | §oyle buyurmu§tur: «Israil ogullarinda 
doksan dokuz ki§iyi oldiirmus. bir adam vardi. Bu adamevinden cikip b 
rahibe gitti. Ona: «Benim icin tevbe var mi? diye sorunca rahib: «Hayir.» 
dedi. Bunun uzerine o adam, rahibi de oldurdii. Sonra yine kendisine yol 
gbsterecek birini aramaya ba§ladi. Adamin biri ona: «Falan kasabaya 
git.» dedi. Yola koyuldu. Yolda iken oliim onu yakaladi. Rahmet ve azab 
melekleri onu almak hususunda birbirleriyle tarti§tilar. Cenab-i Allan 
da o katil oliiniin aynlmis. oldugu kasabanm yolunun uzamasini ve git- 
mekte oldugu kasabanm yoluaun kisalmasmi vahyetti. Sonra da melek- 
lere: «Bu iki kasabanm arasmdaki&mesafeyi olciin.» diye emretti. 
Olctiiler ve gidecegi kasabanm yolunim, aynlmis. oldugu kasabanm yo- 
lundan bir karis. daha yakm oldugunu gordiiler. Bunun uzerine Cenab-i 
Allah, o adami bagi§ladi.» 



d 



BASRA BIR HADIS 

Buhari, AH b. Abdullah kanah ile Ebu Hiireyre'nin §6yle dedigini ri- 
vayet etmi§tir: 

RasululLah (s.a.v.), sabah-iiamazmi kildi, sonra halka doniip §oyle 
edi: «Bir ara adamin biri, bir sigiriJDhune katmi§, goturuyordu. Sonra 
ona bindi ve ona vurmaya ba^layiiica sigir: «Biz bu is, icin yaratilmadik. 
Biz tarla siirmek icin yaratildik.» dedi. insanlar: «Siibhanallah, bir sigir 
konu§uyor ha!» deyince, Rasulullah (s.a.v.) §oyle karsjilik verdi: «Ben bu- 
na inamyorum. Ebu Bekir ile Qmea^de burada bulunmadiklan halde bu- 
na inanirlar.. Sonra bir ara adamin biri, koyun surusunu otlatmakta 
iken kurdun biri siiriiye saldirdi ve bir koyunu yakalayip goturdu. Adam 
pe§ine dii§tii. Koyunu kurdun agzindan kurtanr gibi oldu. Kfltt. ona 
§oyle dedi: «Sen bunu agzimdan kurtardm. Ama benden ba§ka~cobanin 
bulunmadigi canavar giinunde kim bunu benden kurtaracak!» insanlar 



■ 




: «Subhanallah, bir kurt konu§Uyor ha!» Ras 
ben §6yle buyurdu: 



•' 



Lasulull 




er de burada olmadiklan 



dediler ki 
lara cevaben 

«Ben buna inamyorum. Ebu Bekir ile 
halde buna inamrlar.» 

Buhari, Ebu Hiireyre'den rivayet ettilp£*Peygamber (s.a.v.) §6yle 
buyurmu§tur: ■]-$$ 

«Dogrmto, sizden once gecen iimlnetlerde muhaddisler vardi. Be- 
nim bu ummetimde de onlardan kimseler vardir. §uphesiz o x Omer b. 
Haftab'tir.» JKa-" 1 ^ 

Bunari, Abdullah b. Mesleme tariki ile Humeyd b. Abdurrahman'm 
§oyle dedigini rivayet etmi§tir: Muaviye b. Ebi Sufyan'm Jiac ettigi sene- 
de minber iizerinde bir tutam. saci elinde tutup §oyle dedigini i§ittim: 
"Ey Medine halki! Alimlerinjs; nerede? Ben, Rasulullah (s.a.v. )'in boyle 
yapmaktan (yani takma sa^fekmaktan) menettigini i§ittim. Israil 
ogullannin kadmlan, takma sac taktiklanndan otiirii helak oldular? 

Buhari, Said b. Museyyeb 'in §6yle dBdigini rivayet etmi§tir: Muavi- 
ye b. Ebi Siifyan, son geli§inde Medine'de bize hutbe irad etti. Hutbe 
esnasmda bir tutam sac gosterip §oyle dedi: "Ben,vyahudilerden 
ba§kasmin boyle yaptiklarini (takma sac taktiklarmi) gormedim. 
Qiinkli Peygamber (s.a.v.), takma sac takmayi yalancihk sayardj." 

Buhari, Ebu Hiireyre'den rivayet etti ki, Rasulullah^s.a.v.J 

irmu§tur: ' 

«Bigara, kopegin biri, bir kuyunun etrafmda dola§iyordu. Su 
luktan Qlmek iizereydi. Onu-Israil ogullannin fahi§elerinden 
gordii. Ayagmdaki ayakkabiyi cikanp onunla su cekti ve kopege icirdi. 
Bu yiizden giinahi bagi§landi.» 

Buhari, Abdulfah b. Omer'den rivayet etti ki, Rasulullah (s.a.v.) 
§oyle buyurmu§tur: 

«Kadinm biri, bir kediyi yakalayip hapsetti ve oliinceye kadar ha- 
piste tuttu. Bu sebeble Cehennem'e girdi. Ne ona yedirdi, n^ie icirdi. 
(^iinkii hapsetmi§ti onu. Yemek yemesi icin de onu hfp>ir yere 
birakmami§ti.» 

Imam Ahined b. Hanbel, Osman b. Omer kanali ile Ebu Said'den ri- 
vayet etti ki, Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: «lsrail ogullannda 
kisa boylu bir kadm vardi. Tahtadan iki ayak yaptirdi. Bunlan ayagina 
gecirerek kisa boylu iki kadin arasmda yiiriimeye ba§ladi. Altmdan bir 
yuziik yaptirch. Ka§min altjna, kokularm en giizelini ye miski 
yerle§tirdi. Bir meclise ugradigmda yuzugunu oynatir, boylece kokusu- 
nu yayardi.» 

Buhari, Adem kanali Me ibn Mes'ud'dan rivayet etti ki, Peygamber 
(s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 



b^jtui 




«Insa|flarin ilk niibiivvet kelamindan ula§tiklari sozlerden biri 




T 



I 



BUY K ISLAM TARlHl 237 

§udur: «Utanmadigin takdirde diledigin §eyi yap.» 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hiireyre'den rivayet etti ki, 
Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: «Gecmi§ iimmetlerde bir erkekle 
kansi vardi. Bunlar hicbir §eye sahip degillerdi. Adam seferinden doniip 
geldiginde a? olarak kansimn yanma vardi. Cok acikmi§ti. Kansina: 

— Yaninda bir§ey var mi? diye sordu: Kansi da: 

- Evet, mujdeler olsun sana. Allah 'in nzki geldi, diye cevap verdi. 
Adam kansini sik bogaz ederek: 

— Yaziklar olsun sana! Yaninda yiyecek bir§ey varsa ben onu istiyo- 
rum, deyince kansi: 

- Evet, sana miibarek olsun. Allah in rahmetini iimid ediyoruz, de- 
di. Adam bir siire daha bekledi, i§in uzadigmi goriince yine kansina: 

— Yaziklar olsun sana. Yaninda yiyecek bir §ey varsa istiyorum, ge- 
tir bana, cunkii yoruldum, bitkin dii§tum ve aciktim, dedi. Kansi da: 

- Evet, var. I§te §imdi tandir neredeyse yemegi pi§irecek, acele et- 
me, dedi. Adam bir miiddet daha bekledi, i§in uzadigini goriince 
kansina tekrar soracagi esnada kansi: "Kalkip ta §u tandmma bak- 
sam." dedi. Kalkti, tandira gitti. Icinde bir koyun govdesi gordii. 
Degirmeni de cali§maktaydi. Gidip degirmeni temizledi. Icindeki unu 
cikardi. Sonra tandirdaki koyun govdesini de cikardi. Nefsim kudret 
elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, eger degirmenin icindeki unu 
cikarmakla yetinseydi ve degirmenin icini tamamen temizlemeseydi, o 
degirmen kiyamet giiniine kadar cah§ip un ogiitecekti.» 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Amir kanali ile Ebu Hiireyre'nin §oyle 
dedigini rivayet etmi§tir: 

Adamin biri, kansimn yanina vardi. Coluk ^ocugunun muhta? 
olduklarmi goriince ?ole ?ikti. Kansi, ba§larina gelen yoksullugu 
goriince kalkip degirmeninin yanina vardi. Onu kurdu. Sonra tandira 
gidip ates, yakti ve: 'Allah'im, bize nzik ver." diye dua etti. Bir de bakti ki 
degirmenin teknesi unla dolmu§. Tandira gidip bakti, onun da dolu 
oldugunu gordii. Sonra kocasi eve dondii. Kansina: "Size bir§ey geldi 
mi?" diye sordu. Kansi da: "Evet, Rabbimizden bize bir§eyler geldi." de- 
di. Kocasini ahp degirmenin yanina gotiirdii. Sonra da kalkip Peygam- 
ber (s.a.v.)'in yanina vardi. Durumu ona anlatti. Peygamber (s.a.v.) de 
§oyle buyurdu: "Ama kann degirmeni kaldirmasaydi o, kiyamet giiniine 
kadar size un ogiitecekti.» 

Ebu Hiireyre diyor ki: Ben Peygamber (s.a.v.)'in §oyle buyurdugunu 
i§ittim: «Allah'a yemin ederim ki sizden biri, bir demet odun ahp car§iya 
gotiirse, onu satsa ve iffetli olup dilencilik yapmazsa, odun ta§iyip 
satmasi, bir adama gidip dilencilik yapmasmdan kendisi icin daha 
hayirlidir.» 




TEVB 



IKI HUKUMDARIN KISSAJ 



I 



Imap Ahmed b. Hinbel, Yezid b. Harun kanah ile Abdullah b. 
Mes'ud'un §oyle dediginfrivayet etmi§tir: m 

"Sizden onceki iimmetlerde,n bir adam, hlikumdarlik tahtrnda iken 
tefe^ktire daldi. Ve hukuradarRgimn kendisini Rkbbine ibadg| etmek- 
ten ahkoydugunu anladi. Bir gece saraymdan giztice ?ikti. Yola koyul- 
du. Ba§ka bir hukiimdann memleketine girdi. Deniz kiyisma vafdi. 
OraHa kerpic ve tugfo yapmaya basjacft. Kazancimn bir kismini yiyiyor- 
du. Artam da sadaka olarak dagitiyordu. Boyle bir miiddet ya§adi. 
Cah§tigi me^leketin hukiimdan 4 onun durumundan haberdar edildi. 
Hiikiimdar, onajiaber gonjierdi. Yanina cagirtti. Ama o gitmeye 

j.yana§madi. Bo^|Hunca hukumdalr, bi$zat ka|kip onun yaq^a geldi. 

tAdam, hukuMdann%elmekte oidugunu goriince kacti. HiikuMlar, onu 
kovaladi. Yakalayamadi. Oka: "Ey Allah'in kulu! Benden san Jpirar gel- 
meyecektir." diye seslendi. O da durdu. Hiikumdar yanina vardi. Ona 

- Allah sana rahmet etsin, sen kimsih? 
Ben falan memleketin hiikiimdan falan oglu falamm, dii§undum 
d hiikumdarligim, beni Allah 'a ibadet etmekten ahkoyuyor. Bu yiizden 
hiikiimdarhgi birakip §uraya geldim ki, Rabbime ibadet edeyim. 
*«i — Benden kacmana gerek yok. 

Boyle dedikten sonra ikinci memleketin hiikumdan da bineginden 
indi. Binegini sahverdi ve tahtini birakmis. olan kendi memleketindeki 
hukiimdann pe§ine takildt: ikisi birlikte onur ve iistiinluk sahibi yiice 
Allah'a ibadete ba§ladilar. Allah'tan, ikisini de birlikte oldiirmesi icin 
dua ettiler ve ikisi birlikte pldjL" 

Abdullah b. Mes'ud dejfflki: «Eggr ben, Misir Remliye'sinde 
bulunsaydim, size o iki hukiimdann mezarlanni Rasulullah (s.a.v.)'in 
_tavsifi ettigi §ekilde gosterirdim.» 
uhari, Ebu'l-Velid kanah ile Ebu Said'den rivayet etti ki, Peygam- 
ber (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

«Sizden oncekilerden bir adam vardi. Cenab-i Allah, ona bolca mal 
vermi§ti. Vefat edecegi zaman ogullanna soyle sordu: 
Ben, sizin icin nasil bir baba oldum? 




- Hayirli bir baba oldun. 
- Ben asla hayir i§leme^.ni. Oldiigiim zaman heni yakm, sonra 
firtinali bir giinde kiilumii savurun! Ogullan onun dedigini yaptiilar. 
^Idugi^g-gide onu yakip firtinali bir giinde de ktilunii savilrdular. Ama 



plan Allah, onun viicudunu toplapp bir araya getirdi ve ona 



Aziz vi 







sordu? 

- Boyle yapmaya seni sevk eden sebep neydi? 

— Senden SSrktugum*9in bojfle yaptim. 
Bunun uzejjne Cenab-i Allah, onu rahmeti ile kar§iladk* 
Bi^hari, Abdulaziz b. Abdullah kanali ile Ebu Hiireyre'den rivayet 

etti ki, Peygamber (s.a.v.) §byle buyurmu§tur: 

«Bi|- adam vardi. Insanlara bore para verirdi. Kolesjge de §u 
talimati verirdi: "Sikmti icinde bulunan*bir borcluya gittig® zaman 
yakasmi birak, boylece Alfek'in;|iia yakamizi birakaeagini uinatz." O 
adam, Cena*b-i Allah in huzurima vardiginda Hak _Teala_da~onun 
yakas^ni birakti (OniAzaplandirmaktan vazgecti).» - 

Hari, Abdulaziz b. Abdullah kanali ile Satt b. Ebi Vakkai'in §oyle 1 
edigini rivayet etmi§tir: 

«Usame b. Zeyd'e sordum: 
Taun hakkinda Rasulullah (s.a.v^'dan ne duydun? 
Rasulullah (s.a.v.), bu hususta §oyle buyurmu§tu: «Taun azaptir. 
ogullanndan bir cemaat lizerine ve sizden onceki limine tlerden bi- 
riT. uzerine gonderilmi§ti. Siz bir yerde taunun b^| gosterdigini 
du|^rsaniz, oraya gitmeyin. Sizin bulun||ugunuz bir yerde taun bas. 
gosterirse, kacinak icin oradan cikmayin.» 

Muslim, Hz. A^§e'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Rasulullah 
(4.a.v.)'a taun hakkinda sordum. O da bana dedi ki: «Taun, Allah'in, 
diledigi kullanna gonderdigi bk" azaptir. Allah, onu mii'minler icin rah- 
met kilmi§tir. Taun a yakalanip da beldesinde sabredip sevabini AJ- 
lah'tan bekleyerek kalan bir kimse - Allah'm kendisine yazdigi kader- 
den ba§ka bir§eyin kendisine isabet etmeyecegini bilirse- o mutlaka, 
§ehid sevabina nail olur.» 

Buhari, Kuteybd^anah ile Hz. Ai§e'nin §oyle dedigini rivayet 
etmi§tir: HirsizhkJfa,a'pan Mahzumiyeli bir kadmin durumu, 
Kurey§lileri iyiden iyiy#.tasalandirmi§ti. Onlar: «Rasulullah'in sevgili- 
si Usame b. Zeyd'den ba§ka biri bu hususta Rasulullaja'la konu§ma cesa- 
retini gbstereme^.» dediler. Gidip : JJsame'den rica ettiler. Usame de gi- 
dip Rasiilullah'a durumu arz etti. Rasulullah (s.a.v.) da: «Sen, Allah 'in 
hadlerinden bir had icin mi §efaa£ediyorsun?» dedi. Sonra kalkip cepa- 
ate hutbe irad etti ve hutbesinde §byle dedi: «Sizden oncekileri helake 
gotiiren^sebep §u idi: Onlann §erefli biradami hirsizlik yaptigi zaman, 
ona dokunmazlardi. Giicsiiz biri hirsizlik yaptigi zaman, ona haddi tat- 








■ 





240 



bik ederlerdi. Allah'a yemin ederiiji ki, Muhammed'in kizi Fatima dahi 
hirsizlik yaparsa, mutlaka onun da elini keserim.» 

Buharf, «Adem kanali ile Abdullah b. Mes'ud'un §oyle dedigini riva- 
yet etmi§tir: Bir adamm Kur'an okudjjgunu i§ittim. Ama Rasulullah 
(s.a.v.)'m onun okudugundan bas.B|t bir §ekilde okudugunu da 
i§itmi§tim. Adami tutup Rasulullah'a gdterdiim ve Kur'an '1 keridisinin 
okudugundan b.a§ka bir §ekilde okudugunu haber verdim. Rasulul- 
lah in yuzundahosjiutsuzluk eseri gordiim. B|ze §oyle dedi: Ikiniz de iyi 
yapmi§smiz. Ihtilaf etmeyin, ciinkii sizden oftcekiler ihtilaf ettiler, bu 

yiizden mahvoldular.» jM -*i Mt ' &■>■£ 

Buhari, Ebu Hiireyre'den rivayet etti ki, Rasulullah (s.a.v.) §oyle 
buyurmu§tur: wt*- 

«Dogrusu, Yahudilerle Hristiyanlar (sa?lanni) boyamazlar. Siz on- 
lara muhalefet edin.» 

Ebu Davud'un siineninde de §oyle bir hadis vardir: 

«Ayakkabilarmizla birlikte namaz kilm. Yahudilere muhalefet 
edin» 

Buhari, Ali b. Abdullah kanah ile Ibn Abbas'in §oyle dedigini riva- 
yet etmi§tir: Hz. Omer'in §oyle dedigini i§ittim: 

«Allah falani kahretsin. 6, Rasulullah (s^a.v.)'m §oyle dedigini bil- 
miyor mu?: «Allah, Yahudilere lanet etsirr. Onlara ic yagi haram 
kilmmi§ti. Ama onlar, onu gtizel ve hos. bulup sattilar.» 

Buhari, Imran b. Meysere kanali ile Enes b. Malik'in §oyle dedigini 
rivayet e£mi§tir: «Cemaat, ate§ten vercandan bahse^tiler. Yahudi ve 
Hristiyanlardan soz ettiler. Bunun iizerine Rasulullah' (s.a.v.), Bilal'e, 
ezandaki kelimeleri ikilemesini", ikametteki kelimeleri ise birlemesini 
emretti.» Bundan maksat da biitiin §iarlarmda Ehl-i Kitaba muhalefet 
etmektir. Qiinku Rasulullah (s.av.) Medine'ye geldiginde Miisliimanlar, 
herhangi bir ?agn yapilmaksizin namazm vaktini bekleyi 
^z^Jayorlardi. Sonra Rasulullah (s.a.v.), birisine Musliimanlara nam 
vaktini- Essalatii Camia" diyerek duyurmayi emretti. Bundan son 
Miisliimanlar, insanlarm bilecegi bir§eyle kendilerinin namaz 
cagnlmasini istediler. Kimi, "Qan calalim." dedi. Kimi, "Ates, yakahm." 
dedi. Bu i§aretler, kitap ehline benzediginden Rasulullah (s.a.v.) 
tarafmdah" ho§ kar§ilanmadi. Abdullah b. Zeyd b. Abdi KaSbih el- 
Ensari, riiyasmda ezam gOrdii ve gi dip Rasulullah (s.a.v. )'a anlatmca o 
da Bilal'e ezan okuma emrini verdi. Ojjgla okudu.» 

Buhari, Bi§r b. Muhammed. kanali ile Ubeydullah b. AbdullaJU'in 
$6yle dedigini rivayet etmi§tir: 

Hz. Ai§e ile Ibn Abbas dediler ki: «Rasulullah {s^avAs^hastalandigi 
zaman yuziin*siyah ve kare §eklinde bir ortiiyii orterdi. Sikildigi zainan 
o oruiyu yuztmKen atti. Ve §oyle buyurdu: «Allan'm laneti Yahudilerle 







UK ISLAM TARIHI 



V 



241 



Hristiyanlarm uzerine olsun! Onlar, peygamberlerinin mezarlarini 
mescid edindiler.» 

Rasulullah (s.a.v.) boyle demekle Miisliimanlan^Yahudilerle 
Hristiyanlar gibi davranmaktan menedip sakindinyoridu,» 

Buhari, Said b. Ebu Meryem kanali ile Ebu Said'den rivayet etti ki, 
Peygamber (g3a:%i) §oyle buyurmu§tur: 

«Siz, sizderi oncekilerin adetlerine kan§ kan§, kulac kulac 
uyacaksiniz. "Unlar kertenkele deligine girseler bile onlari takip edecek- 
siniz.» 

Dedikki: 

-.Ya Rasulallah! Yahudi ve Hristiyanlara tabi olacagimizi mi kasd 
ediyorsun? ^ 

- Ya kimi kasd ediyorum?» dedi. 

Burada bazi gayr* me§ru soz ve fiilleri anlatmaktaki maksadimiz 
§udur ki, bunlarj. soyledigimiz veya yaptigimiz takdirde bizden onceki 
ummetler olan Ehl-i Kitaba benzemis, olacagiz. Oysa Allah ve Rasulii, 
bizi onlaip soz -Ve davrams, bakimmdan benzemekten menetmi§lerdir. 
Hatta mii'minih kasdi, hayir olsa bile bu sozleri soyledigi veya bu i§leri 
yaptigi takdirde zahiren onlarin fiilini yapmis, oldugundan onlara 
benzemis, olacaktir. Nitekim Peygamber (s.a.v.), giine§in dogu§u ve 
bati§i esnasinda bizi namaz kilmaktan menetmi§tir ki, o vakitlerde 
giine§e secde eden miii-sriklere benzemis, olmayahm. Her ne kadar 
mii'min ki§i, bu vakitlerde namaz kilarken mii§riklere benzeme hususu 
akhndan ve kalbinden gecmese bile yine de onlara benzemis, olacaktir. 
Yiice Allah, bir ayet-i kerimede !=sdyle buyuruyor: 

«Ey inananlar! Peygambere, «Bizi de dinle.» demeyin. «Bizi gozet.» 
deyin ve dinleyin. Inkar edenlere elem verici azab vardir.» (ei-Bakara, 104.) 
Kafirler, kendisiyle konu§urlarken Peygamber (s.a.v.)'e goziinle bize 
bak, sdzlerimize kulak ver, derlerdi. Mu'minler, Peygamber (s.a.v. )'e - 
her ne kadar kafirlere benzeme hususu kalplerinden gecmese bile^ boyle 
demekten menedilmi§lerdir. 

Imam Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Omer'den rivayet etti ki, Pey- 
gamber (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: I ? 

Kiyametten once kihcla gonderildim ki, bir ve ortaksiz olan Allah'a 
ibadet edilsin. Rizkim, mizragimin golgesi altina konulmu§tur. Emrime 
muhalefe~t eden kimse icinse, alcakhk ve kuciikluk mukadde^r 
kihnmi§tir. Her kim bir millete benzerse, o onlardandir.» 

Musliiman ki§inin ne bayramlarda, ne tbrenlerde, ne de ibadetle^- 
de gayr-i muslimlere benzemeye hakki yoktur. Zira yiice Allah, bu 
iimmeti, son peygamberle §ereflendirmi§tir ki, o peygambere 
mukemmel, yiice ve saglam bir din verilmi§tir. Kendisine Tevrat indiri- 
len Imran oglu Musa, kendisine Incil indirilen Meryem oglu Isa hayatta 

b. Islam tarIhI, c.2, f.i^ 



1 










1 




olsalardi ve §eriatlarma kimse tabi olmasaydi, hatta diger biitiin pey- 
gamberler de hayatta olsalardi, bu temiz, saf, §erefli, kutsal ve ulu 
§eriata uymaktan ba§ka careleri kalmayacakti. Yiice Allah, bizi Mu 
hammed (s.a.v.)'e tabi olma liitfuna mazhar kildigma gore nasil olur 
daha onceleri sapmi§, coklarmi saptirmi§ ve dogru yolun di§ina ?ikmi§, 
dinlerini degi§tirip tahrif etmis. ve o'rijinalitesini tamamen yitirecek ha- 
le getirmi§ bir kavme benzeriz? Bu bize yaki§ir mi? Bu dinlerin ta^fltami, 
daha sonra nesh edilmi§lerdir. Nesh edileri §eye tutunmaksa haramdir. 
. Boyle bir§eyin, ne azi ne de cogu Allah tarafindan kabul edilir. Boyle bir 
dine baglanmakla, Allah tarafindan gonderilmemis, bir§eye baglanmak 
arasmda hie fark yoktur. Allah, diledigi kulunu dosdogru-yola iletir. 

Buhari, Kuteybe kanali ile Ibn Omer'den rivayet etti ki, Rasulullah 
(s.a.v.) soyle buyurmu§tur: 

«Sizden onceki iimmetlere nisbetle sizin eceliniz, ikindi namazi ile 
gune§in*bati§i arasmdaki miiddet kadardir. Sizin durumunuzlg Yahudi 
ve Hristiyanlarm durumu §una benzer. Bir kimse: «Kini ogleye kadar 
bir kirat (olcek) kar§iliginda cah§ir?» der. Bunun uzerine Yahudilerden 
birkac ki§i, bir kirat kar§ihgmda pgleye kadar cah§irlar, sonra o adam: 
«Kim ogleden ikindi namazma kadar bir kirat kar§iligmda benim icin 
cah§ir?» der. Bunun uzerine Hristiyanlar da ogleden ikindi namazma 
kadar bir kirat kar§ihgmda cah§irlar. Sonra o adamm: «Kim benim iciri 
ikindi namazmdan giine§in bati§i miiddetinfe* kadar iki olgek : 
kar§ihgmda gali§ir?» demesi gibidir. I§te dikkat edin, siz, ikindi 
namazmdan gun^in bati§ma kadar iki kirat kar§iliginda cah§an kim- 
seler gibisiniz. Dikkat edin, sizin icin iki iicret vardir. Yahudilerle Hris- 
tiyanlar, bu duruma ofkelenip: "Biz daha 50k cah§tik ve daha az iicret 
aldik." dediler. Bunun uzerine Cenab-i Allah buyurdu ki: «Size 
hakkmizi eksik mi verdim?» Onlar da: «Hayir.» dediler. Cenab-ilAllah 
da: «I§t#bu, benim liitfumdur, diledigime veririm.» dedi.» 

Bu hadiste, Muhammed ummetinin ya§ayacagi miiddetin, gecmis. 
iimmetlere nisbetle daha kisa olacagina delil vardir.piinkii hadistfe: «Si- * 
zin eceliniz, onceki iimmetlere nisbetle ikindi namazi ile giine§in bati§i 
arasmdaki miiddet kadardir.» denilmektedir. Bizdeli^nce ne kadar za- 
man gectigini ancak Allah bilir. Nitekim kiyametin kofjmasina kadar ne 
kadar sure gececegini de ancak Allah bilir. Ama bu sure, onceki sur^e 
nisbetle daha kisadir. Kiyamete ne kadar zaman kaldigmi belirlemek 
Allah' a kalmis, bir §eydir. Nitekim yiice Allah buyuruyor ki: «Onuags vak- 
tini, O'ndan ba§ka belirtecek yoktur. » (ci-A'r&f, 187.) 

«Ey Muhammed! Senden kiyametin ne zaman gelip catacagim sd= " ; 
rarlar. Nerde senden onu anlatmasi? Onun bilgisi Rabbine aitto*.» (en- 
Ndziat, 42-44.) Halk tabakasi nezdinde me§hur olan bir hadiste de^mlatil- J 
digi gibi bazi kimseler, Peygamber (s.a.v. )'in yer altmda viicudunun 









BUYUK ISLAM TARl 



azalannin bir araya getirilmeyecegini soylemektediler ki bunun hadis 
kitaplarinda ash yoktur. Yine ba§ka bir hadiste anlatildigina gore 
diinya hayatimn siiresi, ahiret cumalanndan bir cuma kadardir. Buniin 
da sahihliginde ihtilaf vardir. Onceki hadiste i§cilere yapilan benzetme- 
den kasit, Miisliimanlarla Ya%udi ve Hristiyanlarin ecir ve 
miikafatlariniii farkh oldugunu belirtmektir. Bu, amelin cokluguna ve 
azhgma degil de Allah nezdinde gecerli olan ba§ka s,eylere 
baglanmaktadir. Nice az amel vardir ki, 90k amelin mukafatindandaha 
50k miikafata layiktir. I§te kadir gecesinde yapilan salih bir amel, Allah 
katinda kadir gecesinin icinde bulunmadigi 1000 ayda yapilan ibadet- 
ten daha faziletlidir. I§te Muhammed (s.a.v.)'in ashabi, bazi zamanlar- 
da Allah yolunda infakta bulundular ama onlardan ba§kalan, Uhud 
dagi biiyiiklugiinde altini Allah?yolunda infak etmis. olsalardi bpe^i saha- 
belerden birinin verdigi bir hurma veya hurma yarisinin sevabina 
eri§emezdi. I§te Rasulullah (s.a.v.)'i Cenab-i Allah, omriinun kirkinci 
senesinde^risaletle gorevlendirdi ve altmis, uc yasmda iken vefat ettirdi^ 
Yirmi iic senelik peygamberlik siiresi zarfinda.- faydali ilimler yaydi, sa- 
lih aj$;eller i§ledi. Boylece kendisinden onceE>peygamberlerden, hatta 
kavm&arasinda 950 sene miiddetle inSanlan bir ve orlaksiz olaS||fLllah'a 
ibadete davet eden Nuh peygambeMen de ustun oldu. Nuh peygamber 
ki ihsanlari, bir ve ortaksiz olan Allah'a kulluk etmeye cagiriyor, gece 
giindiiz, sabah ak§am, Allah'm taatiyle amel ediyordu. Allah in*s%lat-u 
selami, Peygamber (s.a.v.)'in ve mgerbutiin peygamberlerin uzerine ol- 
sun. Bu iimmet de Peygamber'inin efendiligi, §eref ve azameti sebebiyle 
diger iimmetlerden daha iistiin ve §erefli oldu. Sevabi da kat kat artti. 
Nitekim yiice Allah buyurdu ki: 

«Ey inananlar! Allah'tan sakinm. Peygamberine inamn ki, Allah i 
ze rahmetini iki kat versin; size mtgmda yuruy##giniz bir i§ik var etsi 
sizi bagi§lasin; Allah bagi§layanwr, aciyandiil 

Kitab ehh bilsinler ki, Allah'm liitfundan |ii^r §ey elde edemezler; 
liituf Allah in elindedir, onu diledigine verir; Allah biiyiik liituf sahibi- 

dir.» (el-Hadfd, 28-29.) 

FASIL 

m 

Gercekten, Kitap ve Siinnette tsrail ogullariyla ilgili haberler 
coktur. Bunlarm tamamini burada nakletmeye kalkarsak kitabimiz 
uzar. Ama biz, Imam Ebu Abdillah el-Buhari'nin bu kitapta naklettikle- 
rini aktardik. Bunlarda, ikna edici, yeterli miktarda haberler vardir. Bu 
bir hatirlatma ve bir ornektir. Dogrusunu Allah bilir. Tefsir ve tarih 
alimlerinden bircogu tarafindan rivayet^edilen israiliyat haberlerine 
gelince, bunlar gercekten coktur. Bunlarm bir kisrini realiteye uyg 









i 

gun 



244 



IBN KESl !*.#,.: 



oldugundan dogrudur. Qogu da kissacilar tarafindan nakledilmis. olup 
yalan ve uydurmadir. Kissacila||n : zmdiklari ve sapiklari bunlan 
uydurmu§lardir. Bu manada israiliyat haberleri iig. kisma aynhr: 

1 - Allah'm, kitabmda naklettigf%ususlara uygun olan sahih haber- 
ler veya Rasulullah (s.a.v.) tarafindan haber vefrilen sahih haberler. 

2- Allah'm kitabma ve Rasulii'min siinnetine muhalif oldugu ifin 
asilsizhgi bilinen israiliyat haberleri. 

3- Dogruya da yalana da muhtemel olan israiliyat haberleri. tste bu 
haberlere kar§i fekinceli ve dikkatli davranmakla emrolunmusuz. 

"Bunlan, ne dogrular ne de yalanlanz. Nitekim sahih hadiste bununla il- 
gili olarak §oyle buyurulmu§tur: 

t«Ehl-i Kitap, size bir haber naklederse onlan ne dogrulaym ne de 
anlaym ve: «Bize indirilene ve size indirilene iman ettik.» deyin.» 
Onceki paragraflarda ge?en bu hadisle beraber israiliyat'haberlerinin 
tiirunii rivayet etmek caizdir. §oyle ki: «Israil ogullanhdan haberler 
dedin, bunun bir sakmcasi yoktur.» 




Yahudilerle ilgili olarak diyecegimiz §udur ki, Cenab-i Allah, onla- 
ra Imran oglu Musa vasitasiyla Tevrat'i gOnderdi. Cenab-i Allah, bu- 
nunla ilgili olarak da §oyle buyu-rdu: 

«Sonra, iyilik i§leyenlere jtimeti tamamlaiflak, her ; ;$g$* uzun 
uzadiya aciklamak, dogruyu gOsrermek ve rahmet olmak iizere Musa'ya 
kitabi verdik.» (ei-En'am, 154.) ^^^P 

«De ki: «Musa'nm insanlara nur ve yol gosterici olarak getirdigi 
kitabi kim indirdi? -ki siz onu.kagitlara yazip bir kismim gosterip 
?ogunu gizlersiniz-» (ei-En'am, 91.) 1 

«And olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayiran kitabi 
sakinanlar ifin i§ik ve ogiit olarak verdik.» (ci-Enbiya, 48.)a 

«Her ikisine de, apa?ik anla§ilain bir kitap vermistik. Her ikisini de 

ru yola eri§tirmistik.» (cs-sarfat, 117-118.) 

«Dog|usu biz yol gosterici ve nui^ftidirici olarak Tevrat'i indirdik. 
Kendisini Allah'a teslim etmis. peygamberler, Yahudi olanlara onunla 
ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'm kitabinda efde nf ahfuz kalan- 
la hiikniederle^di. Tevrat'a §ahiddiler. O halde insanlardan korkmaym, 
benden korkun, ayetlerimi hifbir degerle degi§tirmeyin. Allah'in 
iadirdigi ile hiikmetmeyenler, i§te oiafe&kafirlerdir.» (ei-Maidc, 44.) 

Yahudiler, bir sure Tevrat'a sar&rp^)nunla hiikmettiler. Sonra onu 
tahrif etmeye, degi§tirmeye, tevil etmeye ve i?inde bulunmayan 
hiikumleri ortaya koymaya ba§ladilar. Nitekim bununla ilgili (Barak 
r yiice Allah §Oyle buyurmu§tur: 

«Onlardan bir takimi, kitaptajblmadigi halde kitaptan zannedesi- 
niz di^e dillerini egip biikerler. 0, Allah katindan olmadigi halde: «Allah 
katihdandir.» derler, bile bile Allah'a kar§i yalan soylerler.» (Ai-i Imran, 78.) 

Cenab-i Allah, Yahudilerin Tevrat'i kendi ka&danna gore tefsir ve 
tevil ettiklepni h;aber veriyor. Alimler arasinda buHiususta ihtilaf yok- 
tur. Onlar, TevrSt ayetlerinin manalanm, maksadihin disma cikararak 
kendi heveslerine gore yorumluyorlardi. Nitekim recm hukmunii 
degnekle vurma §eklinde^e§|§tirmi§lerdi. Buna ek olarak zinakarin 
yuzunu boyamayi da tatbik e1piis.lerdi. Oysa Tevrat'ta recm kelimesi, 




IBN KES" BM 




4mm 



varligmi yine de siirdiiriiyordu. Ayrica onlardan §erefli bir kimse 
hirsizhk yaptigl- zaman ona dokunmuyor, giicsiiz tjiri hirsizhk yaptigi 
zamansa ona haddi tatbik ediyorlardi. Oysa onlar, had tatbik etme ve jel 
kesme cezasini, hem §erefli hem de giicsiiz kimseye tatbik etmekle emr 
olunmu§lardi. Tevrat ayetlerinin kelimelerini degi§tirmeye gelince 
bazilan, ayetlerin tamamimn degi§tirildigini, bazilan da degf§tirilme- 
digini soylemi§ler ve §u ayetleri delil olarak ileri siirmusjerdir: «Allah'in 
hiikmiinun bulundugu Tevrat yanlannda iken, ne yiizle seni hakem ta- 
yin ediyorlar?» (ei-M&ide, 43.) «Rahmetim her §eyi kaplami§tir. Bunu, Al- 
lah'a kar§i gelmekten sakmanlara, zekat verenlere, ayetlerimize 
inanip, yanlarmdaki Tevrat vejncil'de yazih bulduklari, okuyup 
yazmasi olmayan peygamber Muhammed'e. uyanlara yazacagiz. O pey- 
gamber, onlara, uygun olani emreder ve ; l&nahktan men eder, temiz 
§eyleri helal, murdar seyleri haram kilar.» (cl-A'raf, 157.) 

«Ey Muhammed! De ki: «Dogru sozlii iseniz, Tevrat'i getirip oku- 

yun.» (Al-i Imrftn, 93.) 

Tevrat'in biitiin ayetlerinin degi§tirilmedigini soyleyen alimler, de- 
lil olarak recm kissasmi da ileri siirmu§le°rdir. §oyle ki! Buhari ve 
Muslim 'in sahihlerinde, Ibn Omer'den rivayet olunduguna gore Yahu- 
diler, aralanndan zina eden bir erkekle bir kadinin durumumi karara 
baglamasi icin, hakemligine miiracaat ettiklerinde Rasulullah (s.a.v.), 
onlara: 

- Recm hakkinda Tevrat'ta nasil bir hiikiim buluyorsunuz? diye 
sormu§, onlar da: B^?J ^ ■— ^B 

- Zinakarlari rezil riisvay ederiz ve sopalariz, diye kar§ihk 
vermi§lerdi. Bunun iizerine Rasulullah (s.a.v.), Tevrat'i getirmelerini 
emretmi§ti. Tevrat'i getirip okumaya ba§ladilar. Recm ayetini gizledi- 
ler. Okuyan Abdullah b. Suriya, parmagini recm ayetinin uzerine koyup 
gizledi. Bu ayetin oncesi ile sonrasim okudu. Rasulullah (s.a.v.), ona: 
«Parmagmi kaldir, ey kor!» dedi. da parmagini kaldinnca orada recm 

jtinin bulundugu goriildii. Rasulullah (s.a.v.) da zina yapmis. olan o 
mdi eiltek ve kadmin recm edilmelerini emretti ve §oyle dedi: «A1- 
lah'im, bej^ oldiirduj^leri zaman se^in emrini ilk diriltenim.» 

Ebu Davud'dan gelen rivayete gore Yahudiler, Tevrat'i getirdikleri 
zaman Peygamber (s.a.v^| altmdaki yastigi cikarip Tevrat'in altma 
koymu§ ve: «Sana ve seni indirene iman ettim.» demi§tir. Bazilannm 
anlattiklarma gore Peygamber (s.a.v.), Tevrat'i getirdikleri zaman 
onun icin ayaga kalkmi§ti. Ancak ben, bunun senedini gormedim, 
dogrusunu Allah bilir. i^^^^^P 

Biitiin bu anlattiklarimiz, Tevrat'in, Buhtii'n-Nasr zamanmda 
tevatiiren naklinin kesildigini ve Uzeyir'den ba§ka hifz eden birinin 
mi soyleyen bircok kelamcinin ve digerlerimn soylediklerine 



1 




BUYl 



BUYUK ISLAM TARlHl 



247 



kar§i bir mii§kulluk ortaya cikarmaktadir. §ayet Uzeyir, peygamber ise 
o masum bir kimsedir. Tevrft'm, masum bir kimseye kadar tevatiiren 
gelmesi bizim icin yeterlidir. Eger Tevrat'm, Uzeyir'e miitevatiren 
ula§mami§ oldugu soylenirse, biz de deriz ki, Uzeyir'den sonra gelen Ze- 
keriyya, Yahya ve Isa gibi peygamberlerin tamami Tevrat'a sanlmi§lar, 
onun hiikmii ile amel etmi§lerdjr. Eger Tevrat, sahih bir kitap ve kendi- 
siyle amel edilen ilahi hiikiimler manz,umesi olmasavdi, masum olan bu 
peygamberl* ona dayanmazlardi. Sonra Cenab-i Allah, Hatemii'1-En- 
biya Muhan^ied (s.a.v.) ve diger peygamberlere indirdigi ayetlerinde, 
kotii maksatlanndan dolayi Yahudileri kinami§tir. Ciinkii Yahudiler, 
Rasulullah (s.a.v.)'in getirmis. oldugu dine kar§i taf||itttakmdiklari halde 
sahihligine inandiklan Tevrat hukmiinde|: yiiz cevh^mutlaka yerine 
getirmekle emrolunduklari ahkami cigne*|ip Hasulullah (s.a.v.)'m (bir 
zina meselesinde) hakemligine^miiracat etmi§i|rdi. Giiyai: uydurup orta- 
ya koyduklan sopalama, yuzii boyama gibi §eylerle Allahinjiiikmune 
uyacafcardi. ifehudiler, Rasulullah (s.a.v.)'in hakemligine miiracaat et- 




tikler 

med, 

hiikmii 

gamber'in s 

nursunul 

onun bu nuiani 

amaclarindan 

degil de jfeve 




laki 
kotii 
dine 
dan, 




^ aralarmda §oyle konu§muS/lardi: "Eger Muham- 
lanmasim ve yuzunimJpoyanmasini soylerse, bu 
Boylece kiyamet guSrale A4feh katmda bir Pey- 
ilde hiikipn verdigini gbyleyerek kendin^savu 
Ikilde degjde recm hukjnunii verirse, sa 
ii kabul etmeyesiniz.' Cfenab-i Allah d 
ijrii Yahudileri kinadi. Gjjiikii Yahudiler. 
ine uyma -m kotii amfk<}, pe§inde oldflkl 
Rasulullah (s.a.v.)'in hakemligine ba§vurmu§lardi. Bu hususta yiice Al- 
lah §oyle buyurmu§tur: 

«Al^ah'm hiikmiiniin bulundugu Tevrat yanlarinda iken, nepoizle 
seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yiiz ceviriyorlar? I§te onlar, 
irranmis, degillerdir. 1 

Dogrusu, biz yol gosterici ve nurlandinci olarak Tevrat'i inAdik. 
Kendisini Allah'a teslim etmis. peygamberler, Yahudi olanlara onunla 
ve Rabbe kul olanlar, bilginlerde Allah 'in kitabindan elde mahfuz ka- 
lanla hiik^.ederlerdi.» (ci-Maide, 43-44.) 

I§te bp sebeple Rasulullah (s.a.v.), zina etmis. olan Yahudi erljek ve 
kadinin recm edilmesine hiikmetti ve §6yle dedi: «Allah'im, 
oldiirdiikleri zaman senin emrini ilk dirilten benim». Boyle dedikten 
sonra Rasulullah (s.a.v.), Yahudilere, kendilerini bu tahrifata 
siiriikleyen ve yanh§ hiikiimler verdiren sebebi sordu. Allah 'in kendi el- 
lerinde bulunan emrini, nicin uygulamadiklanni da sordu. Onlar da 
§oyle cevap verdiler: "§erefli adamlanmiz arasmda zina cogaldi. Onlara 
had tatbik etme imkamm bulamadik. Biz, zina yapan giicsiiz kimseleri- 
mizi recm ederdik. Netice/le dedik ki: Gelin bu i§in ortasim bulahm. 




m 



m 



^H 




I 







II3N KESl 1 



Boyleee varacagimiz karari, hem e§rafa hem de giiesiiziere uygulayabi- 
lelimT^Jeticede zinakarlan sopalayip yiizlerini boyanffir hiikmtinde ka- 
rar kiroik." Bu da onlann Tevrat'i tahrif edip degi§tirmelerinin ve onu 
batil §ekilde tevil etmelerinin bir ornegidir. Onlar, bu tahrifat ve teville- 
kitaplarmda recm kelimesi mjj^fuz ka^digi halde- bu kelimenijk 
manasim degistirerek yapmi§lardi. : Nitekim bnceki §ayfalarda gecen ygi' 1 
dogrulugunda ittifak edilen hadi^de buna delalet etmektedir. Bu 
yiizden bazi kimseler, 'Yahudiler, Tf^jgat'taki kelimeler mahfuz kaldigi 
halde sadece bu kelimelerin manalalmii degi§tirmislprdir." demi§ler ve 
bunu da bir delil olarak ileri surmii§lerdir. Cunkii oialar, kitaplanndaki 
biitiin hiikiimleri tatbik etmis. olsalardi bu, onlan hakka uymaya ve 
Rasulullah (s.a.v.)'a tabi olmaya yoneltirdi. Nitekim yiice Allah buyur- 
dufc: 

«Rahmetim her§eyi kaplami§tir. Bunu'Allah'a kar§i gelmekten 
sakmanlara, zejkat verenlere, ayetlerimize inanip yanlarmdaki Tevrat 
Incil'de yazAkulduklan, okuyup yazmasi olmayan peygamber Mu- 
nrfled'e uyanllfa yazacagiz. O peygambe^ onlara, uygun olam emre- 
der^e fenahktan meneder. Temiz seyleri hejal, murdar §eyleri haram 
kilar. Onlann agir yiiklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir.» (ei-A'r&f, 

JgEgerttinlar Tevrat 1, Incil'i ve RaTjleririaen kendilerine indirilen 
Kur'an'i geregince uvgulasalardi, Her yonden nimete ermis olurlardi. 
Iderinde orta yolu tuf|m bir ziimre^sfeii. Cogunun i§ledikleri ise kotu 

ic8"fc(el-Maide, 6B.%sT % &)I^Hk^ , ; , 

«Ey Kitab Ehli! Tevrat'i, Incil'i ve Rabbinizden size indirileni 
geregince uygulamadikca bir temeliniz olmaz.» (el-Maide, 68.) I§ta Tev- 
rat'taki degi§ikliklerin kelimelerde degil de manalandirmada oldugunu 
soyleyen alimlerin gorii§ii budur. 

Buharf, bunu sahihinin sonunda Ibn Abbas'tan nakletmis. ve kendi- 
de lizerinde durup benimsemis. ve reddetmemi§tir. Allame Fahreddin 
er-Razi de tefsirinde bunu kelamcilann coklarmdan nakletmi§tir. 





Hanefi fiki 
rata el siiremez. 
§afii'nin arkad 
n^Metmi§tir ki, b 
rat' a el stirmenin 
gorii§leri arasmda orta bir yol 
biri de §eyhimiz ,3 Allame Ebu'l 




na gore ciinjip ol 
•mesi, caiz ol 
ndan bazilari 
gekten tuhaf ve g 
nlip kimse 





kims^gusy|jjj|ad^kce, Tev- 

z. Hanati ete fetva||rinda, 

? bu gorii§te oldultlarini 

tir. Diger bazi alimler, Tev- 

caiz olacagi veya olmayacagi 

dir. Bu orta yolu tutanlardan 

eymiyye'dir. Tevrat'in ba§tan 



sona tamaminin degi§tirilnat§ oMhiguna ve degi§tirilmedik bir harfinin 
dahi kalmadigina dair goriis, ilen siirenlere gelince,,bunlarin gorii§leri 
de dogruluktan tamamen uzaktir. Aym §ekilde Tejjr'at'm hicbir kelime- 
sinin degi§tirilmemi§ oldugunu soyleyenlerin gorii§leri de dogruluktan 
uzaktir. Dogru olan §udur ki, Tevrat'in bazi kisimlan degi§tirilmi§ ve 
bazi lafizlanna ek|emeler yapiln*i§,bazi lafizlan da cikanlip atilmi§tir. 
Yahudiler, ayncjf Tevrat ayetlerinin manalarma da miidahale 
etmi§lerdir. TJevrgaj okuyup iizerinde dii§iinen kimseler, bu gercege 
vakif olacaklardir. tfunu ba§ka bir boliimde detayli olarak anlatacagiz. 
Dogrusunu Allah bilir. Mesela, Yahudiler, Hz, ibrahim'in hangi 
oglunun bogazlanmak iizere yere yatinldigi hususunda da Tevrat'ta 
degi§iklikler yapmi§lardir. Tevrat'in bir niishasmda Cenab-i Allah'in, 
Hz. Ibrahim'e hitaben: «Biricik oglunu bogazla.» dedigi yazili iken ba§ka 
bir niishada: «Ilk oglun ishak'i bogazla.» dedigi yazihdir. ishak kelimesi- 
nin, Tevrat'a, Yahudiler tarafmdan eklendigi, ku§ku gotiirmez bir 
gercektir. Qiinkii Hz. ibrahim'in ilk oglu ismail'dir. Ismail, Ishak'tan f n 
dort sene once dogmu§tur. §u halde ishak nasil olur da ibrahim peygam- 
berin ilk oglu olur? Yahudiler, Araplan cekemediklerinden onlann 
atasi olan ismail'in bu §erefe nail olmasmi istememi§ler, Araplarin 
ismail peygamber vasitasiyla bu iistiinliige ve fazilete sahip olmalarini 
kiskanmi§lar, bu yiizden Allah in kitabinda tahrifat yapip ishak keli- 
mesini eklemi§lerdir. Boyle yapmakla Allah'a ve peygamberine kar§i da 
iftirada bulunmu§lardir. Selef ve halef ulemasmdan cogu da bu iftiraya 
aldanarak bogazlanmak iizere yere yatanlmis, olan sahsm ishak oldugu 
hususunda Yahudilere muvafakat etmi§, onlarla aym goru§u 
payla§mi§lardir. Oysa gercek olan husus §udur ki, onceki sayfalarda da 






i 



■^Mt* 




irttigimiz gibi bogazlanmak iizere yere yatinlmis. olan §ahis, Ismail 
(a.s.)'dir. DogrusuigLi Allah bilir. Samira Tevrat'mdaki on kelimede de 
tahrifat yapilaraff namaz esnasmda Tur dagina yonelme emri 
eklenmigtir. Oysa gercek boyle degildir. Boyle bir emir, Yahudi ve 
Hristiyanlann yamnda bulunan djger niishalarda gorulmemektedir. 

Davud peygamberden gelen Zebur'da da bir 50k ihtilafh sozler ve 
eklemeler vardir. Oysa bu ihtilafh sozlerle eklemeler, Zebur'un aslmda 
mevcut degildir. Dogrusunu AUah bilir. ^ 

Ben derim ki: Yahudilerin ellerinde bulunan Arapcalagtirilmis, 
Tevrat niishalannda da bir 90k degigiklik ve tahrifatm yapildigina, 
kissalann ve kelimelerin degigtirildigine, bazi yerlere ekleme yapilip 
bazi yerlerdgn eksiltme yapildigina akilli olan herkes §iiphe etmeksizin 
inamr. Bu Tevrat niishalannda acik yalanlar ve fahig hatalar vardir. El- 
lerinde bulunan ve kendi dilleriyle yazilmi§ olan Tevrat niishalanna ge- 
lince Jpiz bunda yanhglik^eya tahrifat oldugunun farkmda degiliz. Ama 
oyle sfcnyoruz ki onlara^ffanq^e hain kimselerdirler. Allah'a, peygam- 
beriqEve kitaplanna in||^i edeh kimselerdirler. Bui$i cokca yaparlar. 

■Rstiyanlara gelince, ^ifilarin ellerinde bulunan Matta, Luka, 
Yuhanna ve Markos yoluyla gofen dort Incil'de de Tavrat'a nisbetle daha 
90k fazla4fklar? eksiklikler ve ihtilaflar vardir. Hristiyanlar, Tevrat ve 
mcil'in bir 90k ||kamina muhalefet etmi§lerdir. Kendi kafalanndan 
hiikumler uydu»iuslardir. Nitekim dor^llcil niishasinm hicbirinde 
mevcut olmadigi halde doguya yonele^k namaz kilma^mikmiinii 
koymuglardir. Kiliselerini resimlerle donatmalari, siinnet olmayi terk 
etmeleri, oruclarmi bahar mevsimine nakletmeleri, orucu elli giine 
cikarmalan, domuz eti yemeleri, ibadet etmek isteyen kimselerin ev 
lenmekten vaz gecmeleri, rahiplik ihdas etmeleri, 318 piskoposu 
koymus. oldugu kanunlara uymalan, bu iftira ve tahriflere ornek olarak 
gosterilebilir. Bu piskoposlar, Istanbul gehrinin kurucusu Kostantin b 
Kostan zamanmda, yani milattan 300 sene sonra yukanda sbziin 
ettigimiz kanunlan koymuglardir. Kostan, Kostantin 'in annesi Heyla^ 
ne ile bir av gezisi esnasinda Harran §ehirlerinden birinde evlenmigti. 
Heylane (Helene?), Hristiyan bir kadin olup eski devir rahiplerinin yo- 
lunda idi. Dogurdugu oglu Kostantin yeti§ti, felsefe bgrenimi gordii, 
felsefi ilimlerde derinlegti ve annesinin bagh oldugu Hristiyanlik dinine 
egilimi artti, Hristiyan dindarlanni tazim ederek saygi gosterdi. Felse- 
feye kuwetli bir inancla bagliydi. Babasi vefat edip kendisi ya&mz 
bagina tahta oturunca, halkma adaletle hiikmetti. Halk onu sledi, 
gonullerine hakim oldu. Cezireyle birlikte §am mmtikasinm mulmne 
sahip olup §am yiiceldi, nami yiikseldi. Boylece o, kayserlerin ilki <Bdu. 

Onun zamanmda Hristiyanlar arasinda ihtilaf bas, gosterdi. 
Iskenderiye patrigi Aksandros ile Abdullah b. Aryos adindaki din alimi 

A 






BUYUK ISLAM TARlHl 




251 



« 



arasmda anla§mazhk ?ikti. Aksandros, Hz. Isa'nin Allah'in oglu 
oldugunu iddia etti. Abdullah b. Aryos ise Hz. isa'nin, Allah'in kulu ve 
el?isi oldugunu savundu. Hristjiyanlarm bir kismi, Abdullah b. Aryos'a 
tabi oldu. Qogunluk olup ashnda sapikhga dii§mu§ ve hakikati 
kaybetmis, olan Hristiyanlarsa, patrigin soziine uydular. Abdullah b. 
Aryos da bu yiizden kiliseye sokulmadi. Arkada§lannm kiliselere gir- 
mesine engel olundu. Abdullah b. Aryos da Krai Kostantin'e gidip Ak- 
sandros ve arkada§larmi §ikayet etti. Krai da Abdullah'a gorusiinu sor- 
du. Abdullah, Hz. Isa hajckmdakf gorii§lerini ona arzederek Hz. Isa'nm, 
Allah'in kulu ve elgisLomugunu soyledi. Buna ili§kin delillerini ortaya 
koydu. Krai Kostantih de onun bu delille||ni kabul edip goru§unu be- 
nimsedi. 1£aninda bulunan adamlan *a: "Boyle yapiyorsun ama Abdul - 
lah'in hasinina haber gonderip yamna cagirtman, onun goru§lerini de 
ogrenmeii ve sozlerini dinlemen gerekir." deldiler. Krai da onu ?agirtti. 
Ayrica iilkenin her tarafindaki piskoposlan ve Hri|tiyanlik dinini bilen 
alimleri, Kudus, Antakya, Rumiye ve isken|eriye patriklerini 
toplantiya cagirdi. Bunlar gelitetoplanti yaptilar. Toprantilan bir yil iki 
ay siirdii. Toplantiya katiranlarin sayisi 2000'i a§mi§ti. Bu, 
Hristiyanlann me§hur ii? konsuluMiin ilkini te§kil ediyordu. Onlar, bu 
konsiilde ger?ekten cok zit goriisjfer ileri siirdiiler. Ce§itli gruplara 
aynldilar. Hi? bir grup, digerinin goru§une itibar ete^iyordu. Bir tarafta 
elli ki§ilik bir grub, diger tarafta seksen|ki§ilik bir g$ub, ba§ka bir taraf- 
ta on ki§ilik bir grub, beri yanda kirk m§ilik bir grub, obiir yanda 100 
ki§ilik bir grub, diger yanda 200 ki§iMk bir grub, Abdullah b. Aryos'un 
goru§unu benimseyen bir grub, ba§ka'Bir goru§u benimseyen bir grub, 
ba§ka*bir gorii§ii benimseyen diger grub §eklinde pal^alandilar. I§leri 
zorla§ip ihtilaflan yaygm hale gelince Krai Kostantin, onlara ne 
yapacagina karar veramedi, §asmp kaldi. Kendisi, atalari Yunanhlann 
dini ola nrJaab iliktejftCyildizperestlikten) ba§ka dinlere kar§i sicak 
— bakmadigi lialde bwu*kons*ulde en^biiyiik grubu te§kil edenlerin 
goriislerine Jp ^ dl Bu grubta 318-piskopos^fedt-ki bunlar, Aksand- 
ros'un goru§ii etraiinda toplanmi§lar ve soylediklerini benimsemi§- 
lerdi. Kra^Kostantin de: "Bunlara destek vermem^e^ekir. Cunkii 
bunlarm grubu Digerlerinkindendajia kalabahktfr." decli. Ve onlarla 
I bir toplantiy^pti^Ktlfcini vemuhrunii onlarajjjrakip: "Sizi, diger 
pluluklarin en buyugu ve kalababjp $prdiim. Ve gor^u§lerinize 
l|atil<hm. Size yardimci olacagim. G^usjerimg^s^akiirkolmasina 
katklfS^uIa$e^#8Epiedi. Onlarda kendisiipfecde- ettileiliM|jil Kos- 
tantin -ie onlardan, ahkamla ilgili bir kitap hazirlainaiarinipparlak 
yildizlarin dogus, yeri olchs§#jpi£in namazin doguya yonelinerek 
l$Llinjaasim hiikiim haline getirmele*rini, kiliselerinde heykel 
milundurmalarini istedi. Onlar da kiffselerifii heykelle degil deTfesimle 



donatmak hususunda pnunla anlastilar. Aralannda anlasma saglan- 
difean sonra Krai onlara-yardim etmeye, goriislerini ilan etmeye, onlara 
mrmalif olanlari siirgiin etmeye, muhaliflerin goriislerini zayiflatip 
ciiriitmeye ba§ladi. Bu grupta olanfari^ hakimiyeti,;!kral sayesindc 
saglandi. Muhaliflerini ezdiler. Onlara Kar§i«stunluke],(ie^ettiler. 

Krai, kerMi mezhepleri olan Meleki mezhebine ggre ib'awt edilece 
kiliseler yapiBnasmi emret|i. 

Krai Kostantin zamamnda §amjda ve diger §ehirlerle.kasabalarda 
12.000'4en fazla kilise in§a edildi. Krai, Hz. isa'nm dogd-ugu yerde Beyt-i 
Lahm'rii yapilmasi i?in gerekli talimati verdi. Kendisi de bizzat bu hu- 
susla ilgilendi. Anasi Heylane de Beyt-i Makdis alanmda yani Hristiyan 
ve Yahudilerin cahillikleri ve kit bilgileri nedeniyle Hz. isa'nm carmiha 
gerildigini iddia ettikleri yerde bir kilise in§a etti. Bilindigi gibi orada 
garmiha gerilmis, olan ki§i, Hz. Isa degil, onun benzeri olan bir §ahisti. 
Krai Kostantin, goriislerini benimsedigi grubun du§manlanni oldiirttii. 
Onlar igin hendekler kazip i^inde atesler yakti ve onlan bu^^fslere atip 
iskenceye tabi tiittii ve yakti. Nitekii^biz bunu el-Buriic sur^inin tefsi- 
rini yaparken anlattik. 

Krai, Hristiyatihk dinini yiiceltti. Hristiyanhk, Krai j%§gtantin'in 
detetegiyle gercekten kuvvet bulup giiclendi. Ancak .$Turtulu§u 
imkansiz, lslahi miimkun olmayan bozukluk ye fesatlar da Hiieydana ge- 
tirdi. Biiyuklerinin her birine atfen diizenlenM bayramlar j^Baldi. Kili- 
seleri de abid kimselerih adlanna in§a edildi. Boylece golcsMida kilise 
in§a edilmis, oldu. Kafirlikleri de §iddetlendi. Ba§larma geleh musibet, 
kat kat artti. Sapikliklan siirekli oldu. Veballeri buyuau. Allah, onlann 
kalplerine hidayet vermedi. Durumlarmi diizeltmedi. Aksine onlann 
kalplerini haktan uzaklastirdi. Dogruluktan saptirdi. Bundan sonra 
onlar, Nasturilik ve Yakubilik meselesi iizerinde durdular. Bu grublar- 
dan her biri, digerini tekfir ediyor ve ebediyyen Cehennem'de kalacagmi 
kabul ediyordu. Bunlar ayni kilisede ve mabette bir araya gelmezlerdi. 
Hepsi de teslis inancina inamvprlardi. Ama Hulul ve Lahut alemi ile Na- 
sut alemi arasmda birlik bulunup bulunmadigf hususunda ihtilaf 
ediyorlardi. Anlasmazhklan §iddetlendi. Bu sebeple kiifre gittiler. Hep-. 

fi de batil yola saplandilar. Ancak Abdullah b. Aryos ye arkadaslan, Hz. 
fa'nm, Allah in kulu ve el?isi> ayni zamanda Allah'm cariyesi (mahlu- 
ku, yaratigi) olan Meryem'in oglu oldugumi soyliiyorlardi. Kurtulu§a 
eren bu grub, Hz.isa nm, Ajyah tarafihdan Meryem'e birakilan bir keli- 
me ve ruh oldugu fikrini ilegS^irdjBler. Ni^kim Miisliimanlar da ayni 
gorii§e sahipiMer. Abdullah b. ArJps ve arkadaslan, bu goriis, iizerinde 
karar kilmca ai|^r ii? grub kendileyme musallat oldular. Onlan, memle- 
ketlerinden siirup sayilanni azalttnar. Bugiin Aryosilerden bilinen bir 
kimse oldugunu zamaatjsiyorum. Dctgrusunu Allah bilir 






ONCEKI PEYGAMBERLERtN HABERLERl 

Yiice Allah buyurdu ki: 

«I§te bu peygamberlerden bir kismini digerlerinden iistiin kiiail 
Onlardan Allah'in kendilerine hitab ettigi, derecelerle yiikselttikleri 
vardir. Meryem oglu Isa'ya helgeler verdik. Onu, Ruhii'l Kudus 'le des- 

tekledik.» (el-Bakara, 253.) 

«Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettigimiz, 
Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakub'a, torunlanna, Isa'ya, Eyyiib'e, Yu- 
nus'a, Harun'a ve Suleyman'a "vahyettigimiz gibi ey Muhammed, 
suphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik. Peygamberlerden 
sonra, insanlann Allah'a kar§i bir hiiccetleri olmamasi icin, gonderilen 
mujdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini dahg,..pnce sana 
anlatmi§, bir kismini da anlatmami§tik. Allah, Musa'ya hitab etmisti. 
Allah gucliidiir, Hakim dir.» (en-Nisa, 163-165.) 

"Sahih" adli eserinde Ibn Hibban ve tefsirinde de Ibn Merdeveyh, 
Ebu Zer'in §byle dedigini rivayet etmisjerdir: 

«Dedim ki: 

- Ya Rasulallah, ka? peygamber vardir? 
Rasulullah^i.a.v.) buyurdu ki: 

- 124iQP0 peygamber vardir. 

- Ya Rasulallah, bunlarin kaci Rasul'diir? 

- 303'u Rasul'diir ki bu da biiyiik bir sayidir. 

- Ya Rasulallah, bunlarin ilki hangisidir? 

- Adem'dir. [ £ J 

- Ya Rasulallah, o nebi ve miirsel miydi? 

- Evet. Allah, onu eliyle yaratti. Ve ona kendi ruhundan iifledi. Son- 
ra onu ilk ve tas tamam insan olarak meydana getirdi. Ey Ebu Zef! 
Bunlarin dordii S^iryanidir. Siiryani olanlar §unlardir: Adem ^it, Nuh 
ve Hanuh (ki bula fdris'tir). Hanuh, kalemle yazan ilk ki§idfr.'!Bu pey- 
gamberlerin dordii de Ara^lardandir ki onlarin adlari §oyledir: Hud, Sa- 
lih, §uayb ve ey Ebu Zer, dordunciisii de senin peygamberindir. Israil 
ogullarinin ilk peygamberi Musa, sonuncusu da Isa'dir. 

Peygamberlerin ilki Adem, sonunculan da senin peygamberindir. » 
Ebu'l Ferec b. Cevzi, bu hadisi mevzu hadisler araginda naklet- 



m 






254 1BN KESlw *' 

^m *&--* 

mistir. 

Enes b. Malik'ten rivayet olunduguna gore Rasulullah (s.a.v.) §oyle 
buyurmu§tur: ^^ 

«Bendertpnce gecen peygamber karde§lermfden 8000 peygamber 
/ardir. Bunlarfian sonra Isa gelmi§, sonra da ben geldim.» Bu hadisin ri- 
vayet zincirinde adi gecenlerden Yezid er-Rekka§i, zayif ravilerdendir. 

Enes b. Malik'dgn rivayet olunduguna gore Rasulullah (s.a.v.) §6yle 
buy^rmu§tur: 

«Ben 8000 peygamberden sonra peygamber olarak gonderildim. B 
8000 peygamberin 4000'i, Israil ogullanndandir;*> Bu hadisin rivayet se- 
nedinde sakincah ravilerin adlari gecmemektedlh Ancak ben,rivayet 
senedinde adi gecen Ahmed b. Tarik'm durumunu bilmemekteyim. 
Dogrusunu Allah bilir. 

Imam Ahmed b. Hanbel'in oglu Abdullah, Ebu'1-Vedak'm §oyL 
dedigini rivayet e£mi§tir: Ebu Said banagsordu: ™^^ 

— Harici^r, Deecal'in cikacagini kabul ediyorlar mi? 
Ben: 

- Hftyir, dlciim. Bunun lizerine El|u Said, Rasulullah (s.a.v. )'in 
§oyle buyurdujmnu bana soyledi: *■ 

^t<Ben, lOOO^a da daha cok peygami§e|in sonuncusuyum. Allah, ken 
disine uyulan bir peygamberi gonderance mutlakj; o peygamber, 
iimmetini Deccal'den sakmdirdi. O peygamberlere aciklanmayan hu- 
suslar|bana aciklandiTDeccalin bir gozu kordiir. Ve §uphes|z eizin Rab- 
biaizirv gozii, kor degildir. Deecal'in sa^gszu kordiir,' llbzu^HvasiniRin 
firlami§tir. O, kirecle sivah bir duvar iizerindeki balgam gibidir. Sol 
gozii de parlak bir yildiz gibidir. Her dilden konu§ur. Onun beraberinde 
ye§il cennet sekilde vardir ki, o §ekilde su akar. Beraberinde ate§ §ekli 
(sureti) de vardir ki o ates. simsiyah olup duman cikanr.» 

Bu, garib bir hadistir. Jt 

Hafiz Ebu Bekir el-Bezzar, Cabir'den rivayet etti ki, Rasulullah 
(s.a.v.) soyle buyurmu§tur: 

«Dogrusu ben, 1000 ya da daha cok peygamherin sonuncusuyum. O 

jeygamberlerden her biri, mutlaka kendPTkavmini Deccal'dan 

sakindirmis. ve onlari bu hususta uyarmistir. O peygamberlerden hie bi- 

rine aciklanmamis. hususlar, bana aciklanmi§tir. Dogrusu, Deecal'in bir 

gozii kordiir. Ve sizi_n Rabbiniz kor degildir. » 

Bu hadisin senedi giizeldir. Bu hadiste, kavimlerini Deccal'a kar§i 
uyaran peygamberlerin sayisi zikredilmi§tir. Onceki hadiste ise biitiin 
peygamberlerin kavimlerini Deccal'a kar§i uyardiklan ifade edilmekte- 
dir. Dogrusunu Allah bilir. 

Buhari, Muhammed b. Be§§ar kanah ile Ebu Hjgzim'in §oyle 
dedigini rivayet etmi§tir: Ebu Hiireyre ile bes. sene bir atada oturdum. 









I 



Onun, Peygamber Efendimiz'in §oyle buyurdugunu naklettigini i§ittim: 

«Israil ogullarmi, peygamberler yonetirlerdi. Bir peygamber vefat 
edince, onun yerine baska-bir peygamber gelirdi. Benden sonra peygam- 
ber gelmeyecek ama halifeler gelecektir. Ve sayilan da 90k olacaktir.» 
Ya Rasulallaft; bize bu hususta ne emredersin? diye sorduklarinda 
Rasulullah (s.a.v.) §6yle "buyurdu: 

«Hk halifeye yaptiginiz bey'atin §artlanna uyun. Halifelere 
haklanni verin. Qiinkii Ceriab-i Allah d^onlardan, halklanna nasi|^nu- 
amele ettiklerini soracaktir.» 

Buhari, Amr b. Hafs kanali ile Abdullah b. Mes'ud'un soyle dedigini 
rivayet etmistir: Bir ara Rasulullah (s.a.v.)'itlinleyip ona bakiyordum. O 
da §oyle ijfelatiyordu: Peygamberlerden birini, kavmi dovdii. Vucudunu 
kanatti. I) da yiiziindeki kani silip §oyle dedi: «Allah'im, kavmimi 
bagi§la. Qiinkii onlar bilmiyorlar.» 

Imam Ahmed b. Hanbel, Abdurrezzak kanali ile Zeyd b. Esle'm tari- 
ki ile bir adamin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Ebu Said el-Hudri, sag 
elini Peygamber (s.a.v. )'in viicudunun uzerine koydu. Ve: «0 kadar 
§iddetli atesin var ki vallahi ya Rasulallah, elimi senin viicudunun 
uzerine koymaya guc yetiremiyorum.». Bunun uzerine Peygamber 
(s.a.v.) de Ebu Said'e §dyle demi§ti: 

«Dogrusu, biz peygamberler topluluguna sevap kat kat verildigi gi- 
bi bela da kat kat verilir. Peygamberlerden biri, bitle imtihan edildi ve 
bit onu oldiirdii. Peygamberlerden hiri de fakirlikle imtihan edildi, niha- 
yet abasmi ahp kesti. Peygamberler rahatlik ve refahla sevindikleri gi- 
bi ba§larma gelen bela ile de sevinirler.» Btafe* 

Imam Ahmed b. Hanbel, Mus'ab'm babasi Sa'd'in soyle dedigini ri- 
vayet etmistir: 

«Dedim ki: 

— Ya Rasulallah, insanlarm belaya en 50k ugrayanlan kiBlerdir? 
Peygamber (s.a.v. )^yle cevap verdi: g£ 

— Peygamberler, sonra salih kimseler, sonra derece derefHdindar 
kimseler §iddetli belaya ugrarlar. Insanlar dindarhklari derecesine 
gore belaya ugrarlar. Eger dinlerinde saglam iseler, belalan artar. Eger 
dinlerindazayif iseler, be^^ri hafifler. Ki§i, yer iizerinde giinahsiz hal- 
d^iiruyecek duruma gelineeye kadar belaya^ugratihr.w Ba§ka bir ha- 
(Jiste de Peygamber (s.a.v.) §ogle buyurmu§tur: 

«Biz peygamberler toplulugu, ayni babanm evlatlanyiz. Dinimiz 
birdir, ama annelerimiz ayndir.» Yani peygamberlerin seriatlan, tefer- 
ruatta birbirinden f»kh iseler de, bu seriatlann bazisi digerlerini nesh 
etmi^lerse de, neticede hepsi, Allah'in1^[uhamme#(s.a.v.)'e gdhuerdigi 
§enatta birle§mekte,dirler. Allah'in gonderdigi her peygamberin dini, 
Islam'dir. Burada islam'dan kasdimiz, tevhid inahcidir. Buna gore hep- 




♦ 







I 



. 



256 



IBN KESlli. > 




si bir ve ortaksiz olan Allah'a ibadet^etmekle emrolunmu§lardir. Nite- 
kim Yiice Allah buy urmu§ ki: mt 

«Ey Muhammed! Seriden once gonderdigimiz her peyfambere: 
«Benden baska tann yoktur, bana kulluk edin.» diye vahyetmi§izdir.» (el- 

Enbiyfi, 25.) _____ M 

«Ey Muhammed! Senden once gonderdigimiz peygamberlere sor, 
biz Rahman olan Allah'tan baska, kulluk edilecek tanrilar mesru kilmis. 

miyiZ?» (cz-Zuhruf, 45.) AtiM 

«And olsun ki, heriimmete: «Allah'a kulluk edin, azdincilardan 
ka5inin.» diye peygamberler gondermi§izdir. Allah, iflerinden kimini 
dogru yola eri§tirdi, kimi de sapikhgi hak etti.» (en-Nahl, 36.) ^ 

Evladu'1-Ulat (Hat?) tabiri, babalan ayni ama anneleri ayR olanlar 
icin kullanihr. Peygamber Efendimfe'in onceki paragraflarda nakledi- 
len hadisinde gefen baba kelimesi ile din yani Tevhid inanci 
kasdedilmi§tir. Ana kelimesi ile de muhtelif ahkam iceren §eriatlar 
kasd edilmi§tir. Nffekim yiice Allah buyurdu ki: 

«Her biriniz ifin bir yol ve bir yontem kildik..» (ei-Maide, 48.) 

«Herkesin yoneldigi bir yon vardir.» (ei-Bakara, i48.) 

Ce§itli vakitlerde gonderilmi§ olsalar da §eriatlarm tamami, bir ve 
ortaksiz olan Allah'a ibadet etmeyi emrederler ki bu da Cenab-i Allah in 
biitiin peygamberler icin mesru kildigi Islam dinidir. Allah, kiyamet 
giinline kadar bu dinden ba§kasmi kabul etmeyecektir. Nitekim O §6^1e 
buyurmu§tur: 

«Kim IsMmiyet'ten baska bir dine yonelirse, onunki kabul edilme- 
yecektir. O, ahirette de kaybedenlerdendir.» (Ai-i Imran, 85.) 

«Kendini bilmezden ba§kasi IlJjtahim'in dinindea yiiz fevirmez. 
And olsun ki, diinyada onu sectik, §iiphesiz o, ahirette de iyilerdendir. 

Rabbi ona: «Teslim ol.» buyurdugunda, «Alemlerin Rabbine teslim 
oldum.» demi§ti. 

Ibrahim, bunu ogullarma vasiyet etti. Yakub da: «Ogullanm! Al- 
lah, dim size secti, siz de ancak O'na teslim olmus. olarak can verin.» 

di. (el-Bakara, 130-132.) 

«Dogrusu biz yol gbsterici ve nurlandinci olarak Tevrat'i indirc 
Kendisini Allah'a teslim etmis. peygamberler, Yahudi olanlara onunla 
ve Rabbe kul olanlarla bilginler de Allah'm kitabmda elde mahfuz ka- 
lanla hiikmederlerdi.» (el-Maide, 44.) 

Islam dini, bir ve ortaksiz olan Allah'a ibadet etmek, ^Ba saglam 
bir ihlas ile baglanmak, O'ndan ba§kasmdan vaz ge?mek ve mesru 
sekilde iyilikte bulunmak demektir. Bu sebeble Cehab-i Allah, kendisi- 
ne verdigi §eriatla birlikte peygamber olarak gondermesinden sonra 
Rasulullah (s.a.v.)'m dininden baska bir dini kabul etmemektedir. Nit 
kim yiice Allah buyurmus. ki: 




«Ya Muhammed! De ki: «Ey insanlar! Dogrusu ben, goklerin ve yff- 
rin hiikiimrani, O'ndan ba§ka tanri bulunmayan, dirilten ve oldiiren AI- 
lah'm, hepiniz i?in gonderdigi peygamberiyim.» (ei-AVaf, 158.) ' 

«Bu Kur'an bana, sizi ve ulas, tigi kimseleri uyarmam i?in vahyolun- 

dll.» (el-En'fim, 19.) 

«Hangi topluluk onu inkar ederse yeri ate§tir.» (Hod, n.) 

Rasulullah (s.a.v.) da bir hadis-i seriflerinde: «Ben kizil tenlilere 
siyah tenlilere peygamber olarak gonderildim.» demistir. Bu hadisti 
gegen kizil tenlilerle siyah tenlilerden, Araplarla Acemlerin kasdedi 
digi; baska bir rivayete gore ise insanlarla cinlerin kasdedildigfs"oylen- 
mi§tir. Ba§ka bir hadiste de Peygamber (s.a.v.) soyle btiyurmu§tur: 

«Nefsim kudret elindelbulunan Allah'a yemin ederim ki, eger Musa 
aranizda bulunsaydi, sonra siz ona uysaydimz ve beni biraksaydnnz 
mutlaka sapikhga dii§erdiniz.» Bu hususta bir cokhadis nakledilmistir. 

Baska bir hadiste de Peygamber (s.a.v.) §oy!e buyurmu§tur: «Biz 
peygamberler topluluguna miras^i olunmaz. Bizim terekemiz (biraktik- 
larimiz), sadakadir.» Bu da peygamberlere mahsus ozelliklerdendir. 
Onlarin mallanna mirasfi olunmaz. Qiinkii diiny^re diinya mail, 
onlarin nazannda onemsizdi. Geriye birakilacak bir mal degildi. Aynca 
onlar, coluk ve cocuklan hususunda Aziz ve Celil olanT Allah'a tevekkul 
edip dayamrlardi. Bu inanclan, kejidilerinden sonraki mirascilan igin 
mal birakma ihtiyacini hissettirmiyordu. Ve onlari, diger insanlara ter- 
cih etmelerine gerek birakmiyordu. Aksine onlarin biitiin terekeleri, 
-muhta? ve yoksul insanlarla dostlan i?in bir sadaka idi. -^^B 

Imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Muaviye kanah ile Abdii Rabbi'l- 
Ka'be'nin soyle dedigini rivayet etmistir: Abdullah b. Amr'in yanina 
vardim. Ka'be'nin golgesinde oturmaktaydi. §oyle dedigini i§ittim: Bir 
ara bir seferde Rasulullah (s.a.v.)'la beraberdik. Bir menzile varip 
konakladik. Kimimiz ?adinni'kuruyordu. Kimimiz binegini otlatiyordu. 
Kimimiz de_ atis, miisabakasi yapiyordu. O esnada namaz igin toplanma- 
ya cagnldik-. Bu cagn uzerine toplandik. Rasulullah (s.a.v.) da kalkip bi- 
ze hutbe i^d etti. Hajtbesinde soyle buyurdu: | 

«Benden onceki her peygamber, mutlaka kendi iimmetine, 
haklannda hayirh bildigi §eyteri gostermi§, haklarinda kotii bildigi 
§eylerden de onlari sakindirmi§tir. Bu iimmetin deafiyeti eyyeline 
verilml§tir. So 
kalacaktir. Fitne 

akitacaktir. Ktneler eelecektir, Ve mii'min; 
dur.» diyecekxir 
ler gelecek ve miT: 





a §iddetli belaya ve hosjlanmadrgimz i§le!ft£' , maruz , 
elecektir. Ummetin bir kismi, bir kismimn kamm 
r gelecektir. Veniu'min: <<I§te benim helakim bu- 
Ta bu fitneler yok olacaktir. Ardindan baska fitne- 
«Iste benim^ielak sebebim budur.» diyecektir. . 
Sonra bu fitneler de yok olup gidekektir. Sizden her kim Cehennem 
ate§inden uzak kalmak ve Cennet'e girmekten ho§lamrsa, Allah'a ve 








ahiret gumine iman etmis, olarak oliimii kendisine kavu§sun. Ve kendi- 
sine yapilmasim istedigi §eyi insanlara yapsin. Bir kimse, bir imama 
be'yat edip onunla el siki§ir, gonliinii ona verirse, elinden geldigince ona 
itaat etsin. Ba§ka bir imam gelip ilk imamla ?eki§irse, siz sonradan gele- 
nin boynunu vurun.» 

Abdii Rabbi'l-Ka'be diyor ki: Abdullah b. Amr bu sozii soylerken 
ben, insanlar arasina sokulup ileriye Qiktim ve ona: 

- Allah a§kina soyle, sen bu sozii bizzat Rasulullah (s.a.v.)'in kendi- 
sinden mi i§ittih? diye sordum. O da eliyle kulagim gosterip: «Bu sozii, 
Rasulullah'tan §u kulaklanmla diiydum. Ve kalbim de bu sozlen 
hifzetti.» dedi. Ben de ona: 

- I§te amcan oglu Muavi^e, bize mallanmizi aramizda batil sebep- 
lerle yememizi ve kendimizi oldiirmemizi emrediyor! Oysa Cenab-i Al- 
lah: «Ey inananlar, mallanmzi aramzda batil ve haksiz sebeplerle ye- 
meyin.» diye emrediyor, dedim. Bunun uzerine Abdullah b. Amr ellerini 
birle§tirip almna koydu. Sonra biraz ba§im egip du§iinmeye ba§ladi. Bi- 
raz sonra ba§im kaldirip §oyle dedi: "Allah'a taat hususunda ona itaat 
et. Allah'a masiyet hususunda ona isyan et." 






4 






enir. 



Biitiin Araplann soylannm, Hz. Ibifehisj&n oglu Ismail peygambe- 
re dayandigi belirtilir. Ona ve babasinasel#n ve ikram (JL'sun. 

Dogrusu §u ki "Arab-i Aribe" deneja Araplar, Ismail peygamberden 
once de var idiler Ad, Semud, Tasm, Cedis, Umeym, Ciirhiim, Amalika 
ve kendilerini ancak Allah in bildigi diger iimmetler de "Arab-i Ari- 
be"dendir. Bunlar, Hz. Ibrahim'den once var olduklan gibi onunzama- 
mnda da var idiler. 

- " Arab-i Miistarebe' ye gelince onlar, Hicaz Araplanyc 
him 'in oglu Ismail peygamberin soyundandirlar. 

Yemen Araplan ise, Himyer adini alirlar. Me§hur goru§e^ 
lar, Kahtan'in soyundandirlar. Ibn Makula'mn dedigine gore Ke 
asil adi Mihzem'dir. Anlatildigina gore bunlar; Kahtan, Kahit, 
ve Falig|adinda kardes, imi§ler. 

Kanian, Hud'un ogludur. Hud'un kendisi oldugu da soj 
Hud'un, dnun karde§i oldugunu soyleyenler oldugu gibi, •ohu'il-Hud 
ziirriyetinden geldigini soyleyenler de olmu§tur. Ibn Ishak ve digerleri- 
nin anlattiklanna gore Kahtan'in, Ismail (a.s.) siilalesinden oldugunu 
soyleyenler de olmu§tu. Bazilan, Kahtan'in, Teymiin oglu Hemeysa'mn 
oglu oldugunu soylemi§lerdir: Teymiin ise, Nebt oglu Kayser 'in ogludur. 
Nebt de Hz. Ismail 'in ogludur. Kahtan'in nesebihin, } Ismail peygambere 
ula§tigi hususunda ba§ka §eyler soyleyenler de olmu§tur, Dogrtisu, en 
iyi bilen Allah'dir. 

Buhari, sahihinde bu konuyu (Bab-ii nisbeti'l Yemen ila Ismail 
Alejihisselam) adh babda ele almi§ ve §oyle bir rivayette bulunmu§tur: 

Miisedded,: Seleme'nin §byle dedigini rivayet etti: Rasulullah. 
(s.a.v.), Eslem ogullarindan, ok ati§ talimi yapan birgrubun yamlna va- 
rarak: "Ey Ismail ogullan, atin, ben jEklantJgullariyla|beraberim." dedi. 
Boyle deyince diger gruptakiler ellerini ?ekip ok atmadilar. Rasulullah 
(s.a.v.) onlara: "Neyiniz var? (Niye atmiyorsunuz?)" diye sorunea §u ce- 
vabi verdiler: "Sen, falan ogullanyla beraber olduktan sonra biz nasil 
atariz?" Bunun uzerine Rasulullah (s.a.v.), "Atm.. Ben, hepinizle bera- 
dedi. 1 1 





260 



IBN KESlti 



Buhari'nin ba§ka lafizlarmda da §oyle denmektedir: "Ey Ismail 
ogullan, atimz. BabaTiiz atici idi. Atmiz. Ben Ibn Edra ile beraberim. 
Bunun uzerine o kavim elini cekti. Bu esnada O: "Atmiz, hepinizle bera- 
berim." dedi. _-. -3to^R^K 

Buhari dedi ki: Eslem b. Efsa b. Harise b. Amir, Huzaa'dandir. Hu- 
zaa ise, ileride de aciklanacagi gibi Allah'in Arim selini Sehe' iilkesine 
gdnderdigi zam^i oradan aynhp etrafa dagilan kabilelerden biridir. 

Evsliler ile Hazrecliler de onlardandir. Hz. Peygamber, pnlara hita- 
ben, "Ey Ismail ogullan atm!" demi§ti. Bu da bnlarm, Hz. Ismail 
siilalesinden olduklanni ispatliyor. Diger bazilari ise, Hz. Peygam- 
ber 'in bu soziiniin, "biitiin Arap kavmini kasdettigi" §eklinde yorumla- 
mi§lardir. Bu, kelimenin zahirinden uzak ve delilsiz bir yorumdur. 

Ama cumhur-u ulemaya (bilginlerin coguna) gore Kahtani Araplar, 
Yemen Araplanndandir. Digerleri, Hz. Ismail soyundan degildirler. Yi- 
ne cumhur-u ulemaya gore Araplar, Kahtani ve Adnani olmak iizere iki 
kisma aynhrlar. Kahtaniler, Sebe' ve Hadramut kollan olmak. iizere iki 
kola aynhrlar. Adnaniler de Rebia ve Mudar olmak iizere iki kola ayn- 
hrlar. Rebia ile Mudar, Nizar b. Maadd b. Adnan'm ogullandir. 

Araplarin be§inci koluna gelince bunlar, Kudaahlardir. Neseb 
alimleri, bunlar hakkmda farkh gorii§ler ileri surmii§lerdir. Ibn Abdi'l- 
Berr tarafindan ileri siiriilen ve cogu alimlerce teyid edilen gorii§e gore 
bunlar, Adnanilerdir.Ibn Abbas, Ibn Omer ve Ciibeyr b. Mut'im'den bu 
dogrultuda rivayetler varid olmu§tur. Ziibeyr b. Bekkar ile amcasi Mu- 
sab ez-Zebiri ve Ibn Hi§am da bu gbru§iUoenimsemi§lerdir. Her ne kadar 
bir hadiste "Kudaa b.Maad..." §eklinde bir ifade gecmekteyse de o hadi- 
sin sahih olmadigi, Ibn Abdi'1-Berr ile ba§kalan tarafindan ortaya kon- 
mu§tur. 

Kudaahlann hem cahiliye doneminde, hem de islamiyet'in ilk done- 
minde kendilerinm Adnan soyundan geldiklerini iddia ettikleri soyle- 
nir. Yezid b. MuaYj^ggiin oglu Halid zamahmda ise -ki Kudaahlar onun 
dayilari olurlar- Kahtan'm soyundan geldiklerini iddia-e,tmi§lerdir. 
A'§a b.Sa'lebe, bir kasidesinde bu konudan sjoyie bahseder: 

«Kudaahlara, Allah ehlinin halefleri olmasalardi, kucaklanmaya- 
caklanm yazili olarak bildir. Kudaa, "Biz Yemen sahiplerindeniz." dedi. 
Allah bilir ki onlar, dogruyu ve gercegi soylemediler. Analan^fe ilgili ol-~ 
mayan bir adama intisab ettiler. Oyle olmadigini biliyorlar, ama bu kor- 
kunc bir §eydir.» ^fc .3 

Ebu Amr es-Siiheyli de, Kudaahlann Yeme"n'e intisab etmelerini 
ayiplayan bedii Arap §iirlerini nakletmi§tir. I§in ashni en iyi bilen, Al- 
lah'tig^ m^ £^ 

Ibn Ishak, Kelbi ve bir grup soybilimcilerine gore Ki|daalilar, 
Kahtan'm soyundandirlar. ibn Ishak dedi ki: Kudaa'nm ba wki Malik, 





BUYUK ISLAM TARlHl 



» 



11 m 

I 

261 



M^lik'iw babasi Himyer, Himyer 'in babafi Sebei, Sebe'nin babasi Yes. 
• ciib, Ye§ciib lin babasi Ya'riib, Ya'riib'iin babasi ise Kahtan'dir. Kudaali 
bir §air ve iki hadis rivayet etmis. bir sahabe olan Amr b. Miirre, bir §ii- 
rinde §6yle demi§t?r: 




"■' 









"Ey davetci! Bizi davet edip miijdele, 

udaali ol, sakm Nizarh olma. 
Biz parlak yiizlii ve soylu ihtiyarin, 
Kudaa b. Malik b. Himyer 'in ogullarryiz. 
Soyumuz taninmayan bir soy defildir, bellidir, 
Minber altmdaki tas/a iyazilip naki§lanmi§tir." 



>abasi Malik, Mai 

ibasi Zeyd, Zeyd'in babasi 



Bazi soybilimciler dediler ki: Kudaa'ml 
basi Amr, Amr'in babasi Miirre, Miirre 'nin- 
ise Himyer' dir. . ^v,,^ 

Ibn LuhaVa, Ukbe b. Amir'in §oyle dedigini rivayet eder: "Yz 
Rasulallah, bizJVlaadd'in neslinden degil miyiz?" diye sordum. "Hayir" 
diye cevap ver&ce.-^a kimin neslindeniz?" diye sordum. "Siz, Kudaa b. 
Malik b. Himyer neslindensiniz." dedi. 

Ebu Omer b. Abdiilberr dedi ki: Ciiheyne'nin Zeyd'in oglu, Zeyd'in 
Esved'in oglu, Esved'in Eslemin oglu, Eslem'in Imran'in oglu, Tmran'm 
Haf in ogluj Haf in Kudaa'nm oglu oldugu hususunda soybilimciler go- 
riis. ayriligiha dii§mediler. Kudaa, aym zamanda Ukbe b. Amir el-Cii- 
bj&ni'nin kabilesinin adMir. §u halde Kudaa, Yemen'de bir kabile olup 
Himyer b. Sebe' neslinden gelmektedir.^^^^^^^grtg 

Bazilan bu iki gorii§ arasljida ^©yle^fefi^uyum saglami§lardir: Zii- 
beyr b. Bekkar ile digerlerinin anlattiklarina gore Kudaa, Ciirhiimlii bir 
kadimn adidir. Malik b. Himyer'le evlenmi§tir. Malik 'e bir erkek cocuk 
dogurmu§, o cocuga da Kudaa admi vermi§lerdir. Malik'in vefatmdan 
sonra bu kadin, oglu Kudaa kiiciik ya§tayken kalkip Maadd b. Adnan ile 
evlenmi§tir. Bazilanna gore anasi Kudaa'ya hamile iken, Maadd b. Ad- 
nan ile evlerjmi§tir. Bilaharg .coquk dogu^a^nujn soyunu, anasmin ko- 
casma nisbet etmi§lerdir. Adete gdre oyle yapilmasi gerekiyordu. 1 Dog- 
rusunu Allah bilir. 

Me§hur soybilimci Muhammed b. Sellam el-Basri, Araplarm 
Adnani, Kahtani f#Kudaa olmak J iizere iic kola ayrildiklarmi soyler. 
Kendisine, "Adnaniler mi yoksa Kahtamler mi daha coktur?" diy^orul- 



L 



rn, "Usulul-Ahsab" adh eserinde soyle der: Malik b. Mtirre'nin yatagina giren 
Kudaa, bir focuk dogurdu. Ona da Kudaa adi verildi. Araplar, bu 9ocugun soyunu 
Malik'e bagladilar. Adet de boyledir. Bazilan ise dogan focugun adinin Omer oldugu- 
nu, ancak kavminden uzaklasa^jp^SliJgaklasan kimse anlamma gelen Kudaa ad^- 
la adlandinlmis oldugunu soylerler. 




mm 



-— 





saki 



> 




ede- 



262 

dugunda §oyle cevap vermi§tir: "Bu, Kudaalilann istegine Kaimis. Dir 
seydir. Kahtanilere intisab ederlerse Kahtaniler, Adnanilere intisab 
ederlerse Adnaniler dahi 50k olur." 

Bu sbz, Kudaalilann kendi soylari hususunda agiz degi§tirdiklerini 
gostermektedir. §ayet Ibn Luhay'amn daha once belirtilen rivayeti dog- 
ru ise bu, Kudaalilann Kahtanilerin soyundan geldigine delalet etmel 
tedir. Dogrusunu Allah bilir. Zira yiice Allah buyuruyor ki: 

"Ey Insanlar! Dogrusu biz sizi bir erkekle bir di§iden yarattil 
milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tamyafeni2 
§xiphesiz, Allah katinda en degerliniz, O'na kar§i gelmekteri en cbk 
nanizdir." (el-Hucurat, 13.) 

Soybilimciler, insan soyunun baghlik ve te§ekkiilii bakimindan 
a§agidaki sirayi takip ettigini soylerler: Millet, boy , kabile, batin, kol, 
kiime, a§iret. A§iret, insanm kendisine bagh oldugu en ku?iik gruptur. 

Once Kahtanileri, sonra da Adnani dedigimiz Hicaz Araplanni ve 
cahiliyet devrinde meydana gelen hadiseleri, Rasiilullah -{s.a.v.)'in 
donemiyle (sir^t) baglanti kuracak §ekilde in§aallih aciklamaya 5ah§a- 
cagiz. Giivencimiz Allah'adir. 

Buhari, sahihinin (Babii zikri Kahtan) adh bolumiinde §oyle" 
vayette bulunur: Abdiilaziz b. Abdullah, Ebu Hiireyre'den rivayet 
k Hz. Peygamber'in §oyle buyurdugunu soyler: 

"Kahtan'dan bir adam cikip ta elindeki degnegiyle insanlan oniine 
katmadik^a kiyamet kopmaz." 1 Ayni §ekilde Muslim de benzer bir riva- 
yeti nakletmektedir. 

Suheyli dedi ki: "Kahtan, ilk olarak kendisine, "lanet yuvasi mi?" de- 
nen ve yine ilk olarak kendisine^ "Hayirli sabahlar" denen kimsedir. 

Imam Ahmed b. Hanbel, ZTfecer'den rivayet ederek Rasulullah 
(s.a.v.)'m §oyle buyurdugunu soylemi^ir: 

"Bu emirlik i§i, onceleri Himyerl^rin elindeydi. Allah onlardan 
alip Kurey§lilere verdi. Ama:yine onlafe donecektir." 

Ahmed b. Hanbel'in oglu Abdullah der ki: Bu hadis, babamin kita- 
bindaydi. Bunu babama okudugumda o, hadisin son ciimlesini heceleye- 
rek, "Ve yi-ne on-la-ra do-ne-cek-tir." seklindfi okudu. 

SEBE' KISSASI (OLAYI) 

Yiice Allah buyurdu ki: 

"Sebelilerin yurdlannda Allah in kudretine bir ayet vardir: Sagh 
sollu iki bahce vardi. Onlara: "Rabbinizin nzkmdan yeyin ve O'na §iik- 
redin. t§te ho§ bir §ehir ve bagi§layan bir Rab" denmi§ti. Ama onlar yiiz 
?evirdiler, boylece Biz de uzerlerine Arim selini gbnderdik. Ve onlann 
(1) Buhari, Fiten, 23. 





BUYUK ISLAM TARlHl 



263 



iki bahcesini buruk yemisli, llginhkn 



idcinde bifeaz da sedir agaci bulu- 



remi 
nan iki bahceye cevirdpk. 

Iste boylece, kufr&tmis olmalanrauin oiuru onlari cezalandirdik". 
BizJsiifredenlerden bs Kk.asuy cezalaiq|irir miyiz? 
)nlarla, mubarekifik 



5iz kii 
t)r 



liar var ettik. Ve oratta gez 
deri emniy^t ige 
^akat onlar dedillr ki 



iiz kasabalar arasmda. gorunebilen kasa 





la§tir." Ve kendi oz ns 
verdik, dafmadaginl 
siikr e^en herkes icin%e] 

Aralarmda Muham: 
diler ki: Sebe'nin adi, A 
Yesciib, Ya'riib'iin og 
Kendisi sarap satin ala 
rilmistiriinsanlara ken 
lamina gelen Rais^ deni: 
de odur. Ohun miislum 



3er yaptik. Oralarda gecele- 

ezin.,^ jhb^ 

RabBilH, yol^iluklanmizin arasini uzak- 

ttiler^Bizde onlari efsaneler kili- 

pek sabreden ve 90k 

jer vardir." (Seb^siD.) 

b. Ishak'in da bulppfcugu neseb alimleri de- 

iissems'dir. AbHus^elis, Yesciib'iin ogkidur. 

r. Ya'rub de Kahtln'in ogludur. Dediler ki: 

Ik Arap okjilgu icin Abdussems'e, Sefag^di ve- 

malmdan bazi seyler verdigi icin ona, mal an- 

SuhejjJ&ni* ifadesine gore ilk defa tac giyen 




(Hanif dinine mensup) bir kinase oldugunu 
soylfyenler de olmustur. Rasulullah (s.a.v.)m bir peygamber olarak ge- 
lecegini bir siirinde soyle mujdelemistir: 



"Bizden son^a jpiiyuk bir miilkelbi^Lm olacaktir. J 

Harama izm vdgmeyen bir peyifcmber. 

Ondan sori4*a -^iidilerindenibfci hiikiimdarlar, o miillte hakii 
olacaklardir. Kimseyi yermeksizin kullara hiikmedeceklerdir. 

Onla*daA sonra bizdenfbazi hiikiimdarlar, o miilke hakim olacak- 
lardir. 

Hiikiimdarlik, bizde paylasma ile olacaktir. 

Kahtan'dan sonra bir peygamber hakim olacaktir. 

Takvah ve miitevazi... Insanlann da en hayirhsi. 

Adi Ahmed olacak. Ke§ki ben, onun peygamber olusundan sonferoir 
yil daha yasayaydim. 

Biitiin silahim ve miihimmatimla ona destek olur, yardimimla onu 
giiclendirirdim. 

Ne zaman ortaya cikarsa onun yardimcilan olun. 

Onunla kar§ilasan, selamimi ona iletsin." 1 

Imam Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Abbas in sbyle dedigini rivayet 
itmi§tir: Adamm biri Hz. Peygamber'e Sebe'nin bir erkek mi, yoksa bir 
tadin mi, yahut bir^yer mi oldugunu sordu. Peygamber Efendimi'z ona 

"bwi soyle buyurdu: 

1 Dihye, et-Tenvir fi Mevli3i1-Be§iri'n-Nezlr. 



irabi 






« 






264 



■ i mm 




1BN KESl- 








"Hayir, Sebe' bir erkek adidir. On 90cugu vardi. Altisi Yemen'de 
dordii de §am'da ya§ami§ti. Yemen'de ya§ayanlar; Mezhic, Kinde, Ez 
Es/ariler, Enmar ve Himyer (idi ki bunlann hepsi de Arab)dir. §am'da^ 
kilerse Lahm, Ciizam, Amile ve Gassan'dir." 1 

Yukandaki soruyu Peygamber Efendimiz'e soran adamin Ferve b 
Mesik el-Gatifi oldugunu tefsirimizde (Ibn Kesir) a^ikladik. Mezkur ha- 
disin rivayet yollan^e lafizlan hakkmda detayli a^klamalan, adi ge?en 
tefsirde naklettik. Allah'a hamdolsun. 

Asil soylemek istedigimiz §udur ki, Sebe' adi,""yukanda nakledilen 
hadistf^di ge?en kabilelerin tamamini kapsamina almaktadir. Bu ka- 
bileler arasinda, Yemen'de hiikiim surmii§ olan Tiibbahlar da vardir. 
Bunlann hiikiimdarlannin taflan vardi. Saltanat tahtinda oturduklan 
sirada ta£ giyerlerdi. Farslann hiikiimdarlan olan Kisralar da boyle ya- 
pardi. Araplar, §ahr ve Hadjramut'la birlikte Yemen'e hiikmeden hii- 
kiimdarlara Tiibban; §am ve el-Cezire'ye.-Ia^kmedenlere Knp ser; Fars- 
lara hiikmeden hiikiimdarlara Kisra; Misir'a hiikmeden hiikiimdarlara 
Firavun; Habesistan'a hiikmeden hiikiimdarlara Neca§i; Hindistan'a 
hiikmeden hiikiimdarlara Batleymus adini verirlerdi. ^^^ ■ 

Yemen'deki Himyer hiikiimdarlanndan birf*de Belkis'tir. Bunlann 
imrenilecek bir halde bol nziklan, 90k meyveleri ve bereketli ekinleri 
vardi. Bununla beraber dogru yolda ve hidayet iizere bulunuyorlardi. 
Allah 'in nimetlerine kar§i nankprhik edip kiifre saptiklan zaman Allah, 
nlarin kavimlerini helak yurduriStjkondurdu. * 

Muhammed % Is^ak'in, Vehb b. Miinebbihten na||ettigine gore 
Cenab-i Allah, onrara' On ii? peygamber gondermi§tir. Siirali'nin gorii§i 
ne gore onlara 12.000 peygamber gonderilmi§tir! Dogruyu, Allah dah? 
iyi bilir. |^^^ 

Demek istedigimiz §udur ki, onlar, dogru yoldan 9ikip sapikliga gir- 
diler. Allah'i birakip giinese secde ettiler. Bu sapikliklan, Belkis'tan on- 
ce ba§ladigi gibi onun zamamnda da devam etmi§ti. Arim seli'ne maruz 
kalmcaya dek bu sapikhklarim siirdiirmii§lerdi. Nitekim bu hususta 
yiice Allah §oyle buyurmu§tur: 

"Ama onlar yiiz 9evirdiler, boylece Biz de iizerlerine Arim selini gon- 
derdik. Ve onlann iki bahcesini, buruk yemi§li, llgffthk ve icinde birazda 
sedir agaci bulunan iki bahceye gevirdik. I§te boylece kufretmelerinden 
otiirii onlan cezalandirdik. Biz, nankorden ba§kasina ceza mi veririz?" 

(Sebe', 16-17.) 

Sej^ef ve halef ulemasindan bir 50k tefsirci ile digerlerinin anlattikla- 
jana^a|e iki dag arasindan akip gelen sulan toplayan Me'rib barajj. .var- 
di. Qs*i*«ski zamanlarda oralann insanlan, iki dag arasinda 90k saglai 

(1) Ahmed b. Hanbel. Miisned. Hadis No: 2900. 



f 




BUYUK ISLAM TARIHI 



sed (>baraj) yapmi§lardi. Boylece sular toplanarak o iki dagin tepele- 
varacak kadar yukselmi§ti. Baraj cevresine bahceler, bostanlar, 
ho§a giden meyve agaclan dikmi§, bir 90k ekin ekmi§lerdi. Bu barajm in- 
§aatirii-v|ebe' b. Ya'riib ba§latmis. ve yetmis. vadinin suyunu oraya bagla- 
mi§ti. Barajin otuz cikis. agzi vardi. Bu agizlarmdan sular akardi. Baraj 
insaati tamamlanmsidan Sebe' b. Ya'riib olmu§tu. Kendisinden sonra 
in§aati Krai Himyer tamamladi. Barajm her kenari bir fersah uzunlu- 
gundaydi. 1 ,;.... ■ > P 

Sebe' halki imrenilecek bir haldeydi. Bolluk ve refah icinde, giizel 
giinler geciriyorlardi. Oyleki Katade ve digerlerinin anlattiklanna gore 
basma zenbil koyup yiiriiyen bir kadin, agaclardan diisen olgun meyve- 
lerin coklugundan dolayi kisa siirede zenbilinin doldugunu goriirmii§. 
Havasi hos. ve cevresi giizel oldugundan, oralarda pire ve Jnsana eziyet 
veren ha§ereler bulunmazmi§. Nitekim yiice Allah buyurmu§tur ki: 
- "Sebe'lilerin yurdlarmda Allah 'in kudretine bir ayet vardir: Sagh 
solluiki bahce vardi. Onlara: "Rabbmizin rizkindan yeyin ve O'na §iik- 
redin.i§te hos. bir §ehir ve bagi§layan bir Rab, denmi§ti" (Sebe', 15.) 

"Ve Rabbimz size §dyle bildirmisti: "Andolsun, §iikrederseniz elbe 
te size nimetini arttinrim ve eger nankorliik edergeniz azabim pek c 
tindir." (Ibrfihfm, 7.) '^t^^B 

Sebe' halki, Allah'tan ba§kasina tapti. O'nun verdigi nimetinden do- 
layi da §imardilar. Kasabalari bifbirine yakindi, aralannda giizel bah- 
celer vardi, yollari giivenliydi. Biitiiri bunlardan sonra, yolculuklannin 
arasinm uzakla§tirilmasim, zorluk ve yorgunlukla yolculuk etmeyi is- 
tediler. Sahib olduklan hayrin, §erle degi§tirilmesini taleb ettiler. Aym 
sekilde Israil ogullan da ellerindeki bildircinlann ve kudret helvasinm 
sebze, salatalik, sanmsak, mercimek ve soganla degistirilmesini iste- 
mi§lerdi. Sebe' halki, bu biiyiik nimetten ve yaygin giizellikten yoksun 
birakildi. Yurdlan harab edildi, darmadagin hale geldi. Kullarm yiizii- 
ne savruldu. Bu konuda Allah §6yle buyurmu§tur: "Ama onlar yiiz cevir- 
diler. Boylece Biz de iizerlerine Arim selini gonderdik." 

Bazilan derler ki: Allah, baraj govdesinin altma fareleri musallat 
etti. Halk bunu farkedince oraya kedileri gozcii olarak dikti. Ama bu, on- 
lara yarar saglamadi. Qiinkii kader ismmi§, tedbir fayda vermemisti. 
Hayir, artik siginacak yer kalmami§ti. Fareler, baraj govdesinin altina 
oyunca duvar yikildi. Su, aleak yerlere akip gitti. Irmaklar ve dere ya 
taklari kapandi. Agaclar meyve vermez oldu. Ekinler ve agaclar mah- 
voldu. O giizelim agaclarla meyvelerin yerini, kalitesiz iiriinler ve de- 
gersiz agaclar aldi. Nitekim Allah: "Ve onlarin iki bahcesini, buruk 
yemi§li, llgmhk ve icinde biraz da sedir agaci bulunan iki bahceye cevir- 
dik." buyurmu§tur. 

(1) Fersah; iizunlugu 5762 m olan bir uzunluk 0I91I birimidir. (£eviren) 








Abbas, 
jegen " i^y^. " (Hamt) kelimesi, misvak agaci ve meyvesinin adidir. 
» j» " (Eslj kelimesi de llgin agacimn adidir. Ilgin agaci degil de ona 
benaerr meyve^jz bir agacm adi oldugunu soyleyenler de vardir. 

T«icinde birlaz da sedir agaci bulanan iki bahceye cevirdik.» Bu agac- 
tari e|de edilenj-meyve, Arabistan kiraziydi. Meyvesi az olmakla birlikte 
dikeiii coktu. Buna uyan bir Arab atasoziinde $byle denmi§tir: "Cihz 
devenin eti, sarp kayahkh bir dagm tepesinde.. Yol verniez ki tepeye ci- 
kilabilsin.. Semiz degilki etin iyisi kotiisiinde'n ayiklanabilsin." Bunun 
icin Allah Teala §oyle buyurmu§tur: . 

"i§te boylece inkarlarindan oturu onlan cezalandirdik. Biz 
nankdrden ba§kasma ceza mi veririz?" (Sebe', 17.) 

Yani bizi inkar edip peygamberlerimizi yalanlayan, emirlerimize 
muhalefet edeh, -yasaklarimizi cigneyen kimseleri bu §ekilde §idd 
azaba carptirmz! 

"Biz de onlan efsaneler kihverdik, darmadagin ettik." (Sebc', 19.) 

Sebe' halkmin mallan mahvolup iilkeleri harab olunca, oradan go- 
ciip baska yerlere tasmmak mecburiyetinde kaldilar. Sebe' halki, aleak 
ve yiiksek beldelere (gerek ova gerekse daghk bolgeler) dagildilar. Bazi 
gruplan Hicaz'a yerle§ti. Huzaahlar fmnlardandir. Bunlar, Mekke'nin 
list tarafma yerle§tiler. Bunlann durumunu, ileriki sayfalarda anlata- 
cagiz. Hicaz. diy anna yerlesen Sebelilerin bir kismi da Medine-i Miinev- 
vere'ye yerlesmis,ti. Oraya ilk yerlesenler onlardir. Sonra onlann yam- 
na iic Yahudi kabilesi gelip konaklami§ti. Bu tig kabile; Kaynuka' oguifj- 
Ian, Kurayza ogullan ve Nadir ogullanydi. Bu Yahudi kabjteleri, Evs ve 
Hazrlc kjfcileleriyle anlagarakjanlannda ikamet ettiler. Bunlann du- 
rumu tafsjlath bir §ekilde iler§5e antetilacaktir. 

Sebelilerden bir grup da Sam'a yerle§misti. Bunlar daha sonra Hris- 
tiyanla§mi§lardi. Bunlar; Gassan, Amile, Behra, Lajim, Ciizam, Tenuh, 
Taglijfjj^ digerleri&di. 

'■^pmme'd b..4fehak, Meymun b. Kays'm Sebe' fialkiyla ilgili olarak 
§oyle bir §iir soyledigini nakleder: 

fff m <jm> m 

"Ornek alana bunda bir ib ret vardir. 
Me'rib, sel*sulan altmda kalmi§tir. 
Himyer, onlar icin mermer bina yapmi§tir. 
JRDalgalanan azgm sular gelince yok^njusjtur. 
Daha onceleri sula^. bol ve olciilii iken, 
Ekin ve uziimleri suya kanmis, idi. 
"Sulan kesilince bir cocuga dahi onlar, 

*• ~ — ' *— " 






Su iciremeyen dagmik ziimr 



: 




267 




uvar dibini 

anlami§, 

i§. En ku- 

Hiat- 



Muhammed b. Ishak'in siyer kitabmda anlattigina gore Arim selin- 
den once Yemen'den ilk cikan ki§i, Amr b."Amir el-Lahmi'dit : i : Lahm'in 
babasi Adiyy, Adiyy'in babasi Haris, Haris'in babasi Miirre, jj^ifflre'nin 
babasi tided, Uded'in babasi Zeyd, Zeyd'in babasi Hemeysa', Hemey- 
sa'nm babasi Amr, Amr'in babasi Arfb, Arib'in babasi Yesciib, Ye§c.ub'un 
babasi Zeyd, Zeyd'in babasi Kehlan, Kehlan'in babasi ise Sebe'dir. 

Lahm'in babasinin Adiyy, Adiyy'in babasmin Amr, Amr'in babasi- 
mn ise Sebe' oldugunu soyleyenler de olmu§tur. Ibn Hi§am bu goru§u 
nakletmi§tir. 

Ibn Ishak dedi ki: Ebu Zeyd el-Ensarf'nin bana anlattigina gore Amr 
h. Amir el-Labmi'nin Yemen'den cikip gitmesinin sebebi suymu§: Amr, 
Me'rib baraj duvannm dibinde farelerin yeri eselemekte olduklarim 
gormii§. Halbuki Me'ribliler o baraj sayesinde suyu tutuyor ve 
topraklarim bu su ile sulayabiliyorlarmi§. Amr, fare 
e§elediklerini gortince barajm artik saglam kalamaya'i 
Yemen'den gocmeye karar vermi§. Aile efradmin yanma v\ 
ciik ogluna, "Ofkelenmis. gorunup seni tokatladiginida sen 
layacaksml" diye emir vermi§. Ofkelenip oglunu tokatlayinSa oglu da 
emre uyarak babasmi tokatlami§; bunun uzerine Amr: "EnkiAguk cocu 
gumun beni tokatladigi bir memlekette kalamam!" demi§. Or* 
mak icin mallarim sati§a sunmu§. Yemen esrafi, "Amr'in ofkesi 
rarlamn. Onun mallarim ucuza satin aim." deyip mallarim 
yatla almi§lar.. Amr da cocuk ve torunlariyla Yemen'deiij: 
Ezdiler de: "Amr'dan sonra biz burada kalamayiz." diyerek mj 
tip Anir'la beraber yola kogulmu§lar. Belde ve §ehirleri a§arak Akk di- 
yanna ulasmis. ve orada ko|*akl-ami§lar. Akkhlar da onlarla §iddetli bir 
sava§a tutu§mu§lardi. Ab^^b. Mirdas, bu hadiseden soyle sozeder: 

"Adnan oglu Akkhlar Gassanlilarla oynamak istediler. 

Nihayet ce§itli iilkelere kovuldular." 

Amr b. Amir el-Lahmi ile aile efradi ve beraberindeki Ezdliler, Akk 
diyanndan ce§itli yerlere dagildilar. Cefne b. Amr b. Amir ailesi, §am'a 
yerlesti.,^ks ve Hazrec kabileleri, Yesrib'e (Medine) yerle§tj. Huzaah- 
lar, Mekke ye bir konakhk mesafedeki Merru'z-Zahran'a yerlestiler. Se- 
rat Ezdileri Serat'a,Uman Ezdileri Uman'a y$srlestiler. Sonra Cenab-i 
Allah, Me'rib barajmin uzerine sel salarakryikti. 

Siiddi de buna benzer ifadeleESfbu olayi anlatir. Bir rivayetinde 
Muhammed b. Ishak, Amr b. Amir el-Lahmi'nin kahin oldugunu soyle- 
mi§tir. Ba§kalan ise, onun hanimi Tarife bint el-Hayr el-Hmfyeriy- 
ye'nin kahin oldugunu soylemi§lerdir. Tarife, ulkelerinin yikihp harab 
olacagmi oneeden habeiLyermisti. Onlar, lilkenin yikihp harab olacagi- 
m, baraj dm^nin dibindeki fareleri gorduklgrinde anlami§lardi. Fare- 
■ gordiikten -sonra gog hazirhklanna ba§lami§ ve yola koyulmusjardi. 





: 





I 



268 



Dogr 



prusunu Allabfcilir. . j 

FASIL ^ yf 

AM 

ce^itli 






Ariii^seline maruz kalan Sebe'lilerin tamami Yemej^Bi cikmadi. 
Aksfiie cogu orada kaldi. Biarajlari olan Me'rib'liler ise, cegitli iilkelere 
dagildilar. Bu gorii§, Ibn'Mjbas'in §u rivayetine 'de uygundur|Sebe'li bii- 
tiin kabileler, Yemen 'den cikip gitmediler. Sadece dort kabife^Arim seli- 
ni ugursuz sayarak Yemen'den gociip gittiler. Mezhic, Kinde,*Enmar ve 
Es/ari kabileleri orada ikamete devam ettiler. Enmar kabilesi; Ebu 
Has'em, Becile ve Himyer olmak iizere iic kola ayrilir. Bunlann tiimii 
go? etmeyip yurtlannda kaldilar. Bunlari, hakimiyet ellerinde oldugu 
siirece yetmis, yil miiddetle Yemen melikleri ile Tiibba'lan idareye de- 
vam ettiler. Nihayet Ebrehe ve Eryat adli iki emirinin komutasmda 
gonderdigi ordu vasitasiyla Habe§ hiikiimdan, hakimiyeti, Yemen me- 
lik ve Tiibba'larimn elinden aldi. Sonra Seyf b. Zi Yezen el-Himyeri adin- 
daki hiikiimdar, Yemenidaresini ele gecirdi. Allah izin verirse bu konu- 
yu ileride aciklamaya 5ah§acagiz. Giivencimiz Allah'adir. Bu olaylar, 
Hz. Peygamber'in dogumuna yakin bir zamanda cereyan etmi§tir. 

Sonra Rasulullah (s.a.v.), Yemen halkina davetci olarak Hz. Ali, Ha- 
lid b. Yelid, Ebu Musa el-Es/ari ve Muaz b. Cebel'i gonderdi. Bunlar hal- 
ki Islifc'a davet ediyor, onlara delil ve hiiccetleri acikhyorlardi. Daha 
sonra Jpved el-Ansi ayaklanarak idareyi ele gecirdi; Rastilullah'in vali- 
lerini Yemen'jten siirdii. Hz. Ebu Bekir'in zamamnda Esved olduriiliin- 
ce Yemen'e Islami idare ve sistem tekrar yerle§ti. 

REBIA B. NASR B. EBI HARISE B. AMIRlN OLAYI 

Daha once de belirtildigi gibi Amr b. Amir, Lahm kabilesindendir. 
Ibn Ishak da oriun, adi gecen kabileye mensub oldugunu soyler. 

Siiheyli ile Yemenli^oybilimciler, Nasr b. Rebia'dan bahsedgrler- 
ken onun babasimn adimn, Nasr b. Haris b. Nemmare b>Lahm olwlgu- 
nu soylemi^lerdir. Ziibeyr b. Bekkar ise, Rebia'nin babasimn, Nasr b. 
Malik b. §avez b. Melik b. Acem b. Amr b. Nemmare b. Lahm oldugunu 
soylemi§tir. Lahm, Ciizam 'in karde§idir. Lahm kelimesi, tokatlamak 
anlamina gelir. Karde§inin yanagma tokat attigindan dolayi bu adi al- 
mistir. Karde§i Ciizam da kendisini tokatlayan karde§inin elini isire 
icin, lsinp koparan anlamma gelen Ciizam adun almi§tir. Rebia, Hir 
ri'nin Tiibbalanndah yani hiikiimdarlarindan biridir. 

REBIA ILE KAHIN SIKK VE SATIHlN KISSASI 



Bu iki kahin, Hz. Muhammed'in peygamber olarak gonde 
onceden haber vermi§lerdir. Satih'in adi, Rebi b. Rebia b 









1 




i 



BUYUft ISLAM TARlHt 



! 269 



Mazin b. Zi'b b. A*liyy b. Mazin Gassan'dir. 

§ikk ise, Sa'b'm ogludur. Sa'b'm babasi, Ye§ker b. Riihm'dir. Riihm, 
Efrek b. Kays'm ogludur. Kays 'in babasi Abkar ise, Enmar b. Nizar'in 
ogludur. Bazilanysa Enmar 'in §eceresinin §6yle bir sira tak^b ettigini 
soylerler: Enmar b. Iras, b. Lihyan b. Amr b. Gavs b. Nabit b. Malik b. 
Zeyd b. Kehlan b. Sebe'. 

Anlatildigma gore Kahin Satih'in normal insan gibi viicut organlan 
yokjft&s/.. Adeta bir et torbasi gibiymi§, Yiizii gogsiindeymi§.. Ofkelendi- 
gindel§i§er ve otururmu§, §ikk ise yanm insanmi§. Halid b. Abdullah el- 
Kasri'nin, onun soyundan geldigi soylenir. Siiheyli'nin anlattigma gore 
bu ikisi ayni giinde, yani Tarife bint'iin-Hayr'el-Himyeri'nin oldiigii 
giinde dogmu§lardir. Tarife, ikisinin de agzma tiikiirerek kahinligi on- 
lara miras birakmi§. Once d&soyledigimiz gibi Tarife^Amr b. Amir el- 
Lahmi'nin kansidir. Dogrusunu Allah bilir. 

Muhammed b. Ishak dedi ki: Tiibba' iinvamyla Yei^en'de Jgtikiim sii- 
ren bir kac hiikiimdardan bi|i de Rebia b. Nasr'dir. Rifcia,id|rkunc bir 
riiya gorerek iirkmH^tii. Memleketifiin turn kahinlerihi, buyf^ciilerini, 
aiflermi 1 ve miineccimlerini yanma cagirtip toplami§, onlara'|<jpe de- 
mi§ti: "Korkunc bir riiya gbrdum ve 90k iirktiim. Nasil bir : riiya 
gordiigumii, siz bana soyleyin ve yorumunu yapin." Yorumcular, "Gor- 
diigiin riiyayi bize anlat ki, onu yorumlayabilelim." dediler. Rebia: "Size 
anlatirsam onu yon*mlayamayacagmizdan korkarim." deyince, yorum- 
culardan biri §u teklifte bulundu: "Hukum4anmiz kendisi anlatmadan 
ruyasinm yorumlanmasim istiyorsa, S/ikk iTe Saxih'e haber gonderip ca- 
girsm. Onlardan daha bilgilisi yoktur. Onlar, riiyam sana anlatip yo- 
rumlayabilirler." _^_ I 

Bu teklifi b'egenen Rebia, o kahinlerin ikisini de makamma cagirtti. 
Once Satih geldi. Hiikiimdar, ona: "Beni iirkiiten korkunc bir riiya 
gordiim. Gordiigiim riiyayi ben sana anlatmadan bilir ve soylersen, yo- 
rumunu da yapabilirsin." dedi. Satih, "Olur, yapanm." dedi ve riiyayi 
anlatmaya ba§ladi: "Ey hiikiimdarim! Sen riiyanda, karanliklar icinden 
bir ate§ parcasimn cikip alcaktaki bir yere (Tihame) du§tugunii ve ba§i 
olan (canh) her^eyi yedigini gbrdiin." dedi. 

Hiikiimdar Rebia: "Ey Satih, riiyayi hie hata yapmadan oldugu gibi 
anlattm. Peki nasil yorumlayacaksm?" diye sordu. Satih §oyle yorumla- 
di: "Karata§li vadinin iki yakasi arasmdaki yilana andolsun ki, 
Habe§liler, sizin topraklara konacak*ve Ebyen ve Ciire§ 2 arasmdaki 
mmtikalara hakim olacaklardir." 

Hiikiimdar: "Bu, bizi aci ve kedere bogacak bir musibettir.. Benim 

1) Aif: Ku|lann U9u§una bakarak, olacak §eyleri onceden haber verebilen bir ge§it ka- 
hin. .,_. _ 
(2) Ebyen ile Ciire§, Yemen'in iki vilayetidir. 







*w 



> 



270 




IBN KESfc^ 



9 




zamamrada mi, yoksa benden sonra mi bu olay meydana gelecek?" diye 
sordu. Satih: "Hayir, babana a|molsun ki, senin hukaimdarligmin ardm- 
dan altmis, veya yetmi§ yil geftikten sonra meydanl gelecektir." dedi. 
Hukumdar: "Onlann hilMmaranhgi devam mi eiecek, yoksa bir sii- 
re sonra yikilacak mi?" diye sorurfca Satih, "Hayir..4>ir kismrolduriile- 
cek, bir kismi da ka?ip kurtulacak ve Yemen'den £ik£caktir."diye cevap 
verdi. HiikumdjLr, "Habe§lilerin olduriilup surlilmelerinden sonra Ye- 
men'e kim hakim olacaktir?" diye sordu. Satih: "Habe§lilerden sonra Ye- 
men'e Irem zi Yezen hakim olacaktir. Aden'den ?ikacak olan Irem, H; 
be§lilerden hifbirini, Yemen'de birakmayacaktir." dedi. Hukumdar: 
"Irem 'in hakimiyeti devam mi edecek, yoksa yikilacak midir?" diye so 
runca, Satih: "Yikilacak." dedi. "Kim yikaejik?" diye sordu. Satih: 4, Zeki 
bir peygamber yikacaktir. Yucele^c|en kericlisine vahiy gelecektir." diye 
cevap verdi. Hukumdar: "0 peygamjpr kimdendir? diye sorunca Sati. 
§oyle cevapladi: "Galib b. Fihr b. Malik b. Nadr soyundan gelecek olan 
bir adamdir. Sonuna kadar onun kavmi hiikiimran olacaktir." Hiikum- 
dar: "Bu diinyadan baska bir diinya var mi?" diye sordu. Satih: "Evet, 
vardir. Orada insanlarin eweli ile sonu biraraya gelip toplanacaktir. 
lyilik yapmis, olanlar mutlu, kotiiltik yapmis, olanlar mutsuz olacaktir." 
dedi. Hukumdar: "Bu soylediklerin ger^ek mi?" diye sorunca, Satih §u 
erdi: "Aydinhgina ve karanhgina, gecenin sBkulu§iine ve giinun 
ma and olsun ki, sana verdigim haberler ger?ektir!.." 
aha sonra hukumdarin yanina §ikk geldi. Satih'e soylediklerini 
ona da_soyledi. Ancak ikisinin ayni §eyleri mi yoksa farkli §eyleri mi so^l 
lediklerini ogrenmek i?in, Satih 'in soylediklerini §ikk'a anlatmadi. 
§ikk, hukumdarin riiyada §unlan gordugunu soyledi: "Evet, karanlik- 
tan bir ate§ ?iktigini, ate§in yiiksekle al?ak arasi bir yere dii§tugunu ve 
herkesi yedigini gordun." Hukumdar ona dedi ki: 

- Dogru sOyledin? Ey §ikk, hi? hata yapmadin. Peki bu riiyayi nasil 
yorumlarsin? 

- Karata§li v^inin |ki yakasi arasmdaki insanlara andcHun ki, Su- 
danlilar sizin topraga girecek, her ?ocugun eline vurup galib olacak, Eb- 
yen sehrinden Neeran^sehrine kadar olan kisma hakim olacaklardir. 

-Babana an^blsuri ki ey §ikk, bu hadise, bize ook zor ve aci verecek 
bir felakettir. Benim 1 zamammda mi, yoksa benden sonra mi meydana 
gelecektir? 

- Sonra §anh ve ulu bir kimse, sizi onlardan kurtaracak ve onlari 
ezip gelecektir. ^ 

- O §anh ve ulu ki§i kimdir? 

- Algak olmayan ve idarede kusuru bulunmayan bir gengtir. Zi Ye- 
zen ailesinden ?ikacaktir. 

- Iktidan devam mi edecek, yoksa kesintiye mi ugrayacaktir? 





i 






it 



BUYOK islAm tarihi 

h katindan g olft i telikai bir ekn, onun ikttdarirm son verecektir 
sui; liak v(| adalet getirecektir. Din ve fazilet ehlindendir. Onun kav 
mi, kiyamete kadar hukiimran olacaktir. 

- Kiyamet nedir? '^^^ 

- gun ydneticiler cezalandinlacak.. Qllienjaijyjagri yapilacak.. O 
?agnyi canhlar da oliiler de i§itecek.. O giMde iniknlar hesap yerinde 
toplanacak.. Allah'a kar§i gelmekten sakinmis, olanlar, hayir vfikurtu- 
lu§a ereceklerdir. 

- Soyledjki^f^ ger^ek mi? __ 

- Goklerfe yerin ve ikisi arasmdaki al£ak, y^ikselflier feyin Rabbine 
andolsun ki, sana soyledik lerim ger gektir ve iginde asla §iiphe yoktur. 

tbn Ishak dedi ki: §ikk ve Satin m sbyledikleri sozler, hiikiimdar Re- 
bia'yi etkiledi^Qolui gocugunu -gerekli ihtiyaglarim temin ederek- 
Irak'a garrardi. Fars hijfciimdarlanndan Sabur b. Harzad'a mektup 
yazdi. Hiikwo^lar Sabur, onlari Hire'ye yerle§tirdi. 

Numan b. Miinzir, Hiikiimdar Rebia b. Nasr'in soyundan gelen ve 
Hire'de Kisra adina hiikiim siiren bir vali idi. Araplar, heyetler halinde 
ziyaretine gelerek onu overferd|: Hire'nin fethinden sonra Numan b. 
Miinzir 'in kihcf kendisine armagan olarak getirilen Emiru'l-Mii'minin 
Omer b. Hattab, "Bu Eifig kimflRf-''; diye sorunca Ciibeyr b. Mut'im: "Ka- 
nes b. Maad b. Adnan'in soyundaA'arta %fen bir adamin.." diye cevap 
ermi§ti. DogrUsunuAllah bilir. 


















ll 



YEMEN HUKUMDARI (TUBBA) EBU KERIB 

TUBBAN ESAD'IN MEDINELILERLE ARASINDA 

GEQENLER VE ONUN KA'BE'YE ORTU GECiRI§i 



Ibn Ishak'in anlattigma gore Rebia b. Nasr'in oliimiinden sonra Ye- 
men idaresi tamamen Hassan b. Tiibban Esad Ebi Kerib'in eline gecti. 
Yemen tiibbalarimn (hukiimdarlarmin) sonuncusu olan Tiibban Es'ad, 
Kiilkey Kerib b. Zeyd'iri ogludur. Zeyd ise, Yemen tiibbalannin ilki olup 
Kahtanilerdendir. Amr Zi'1-Ez'ar'in ogludur. 

Ebu Kerib Tiibban Es'ad, Medine'ye gelerek iki Yahudi alimini Ye- 
men'e sevk eden ve Ka'be'yi onanp uzerine ortii geciren hiikiimdardir. 
Rebia b. Nasr'dan once hiikiim siirmii§tii. Dogu iilkelerine yaptigi sefer- 
den donerken Medine'ye ugrami§ti. Sefere giderkeh de Medine icinden 
gecmi§ti ama halk tedirgin olmami§ti. Oglunu oraya birakmi§ti. Fakat* 
bir suikasd neticesinde oglunu oldurmii§lerdi. Sefer donui§u Medine'ye 
ugradigmda oraya tahrib etmeye, ahalisinin kokiinii kazimaya, hurma- 
liklanni kesmeye kararliydi. Amr b. Talla, Neccar ogullanmn karde§l 
ve Beni Amr b. Mebzul'un evladmdan idi. Mebzul'un adi da Amir b. Ma- 
lik b. Neccar idi. Neccar'm adi ise, Teymullah b. Salebe b. Amr b. Hazrec 
b. Harise b. Sa'lebe b. Amr b. Amir idi 

Ibn Hi§am dedi ki: Amr b. Talla, Amr b. Muaviye b. Amr b. Amir b. 
Malik b. Neccar' dir. Talla, anasinm adidir. Anasi, Amir b. Zurayk el- 
Hazreciye'nin kizidir. __ ^_ 

Ibn ishak'in anlattigma gore Beni Adiyy b. Neccar kabilesinden Ah- 
mer admda bir adam, Tiibban 'in adamlanndan birini, kendine ait bsfh- 
cedeki hurma agaclanndan birini keserken gormii§, elindeki oraffia 
adami oldiirup "Hurma, ancak onu a§ilayana aitt*7' demi§ ve bu olay, 
Tubban'in Medinelilere kar§i ofkesini daha da artirmi§ti. Ensariler, 
giindiizlerin Tiibban ile sava§mayi, geceleyin onu misafir gibi agirlama- 
yi soyleyip kararla§tirmi§lar ve bu kararlari ho§lanna gittigi icin de 
"Vallahi bizim milletimiz alicenaptir." demi§lerdi. 

Ibn ishak'in Ensar'dan naklettigine gore Tubbdn'm ofkesi, Yahudi 4 
lere kar§i imi§. Fakat Ensar, onun Yahudilere zarar vermesine engel ol- 
mu§. 

Siiheyli der ki: Tiibban, Yahudilere kar§i kendi amcazadeleri ile 



i 







* : 



'* 






I 



Ensar'a yardim icin Medine'ye gelmi§ti. Qiinkii Yahudiler, bazi §artlara 
uymayi taahhiid ederek Medine'ye gelip Ensar'in yaninda ikamet etme- 
ye ba§lami§lar, ama daha sonra o §artlan unutarak Ensar'a tecaviize 
kalkmi§lardi. Tiibban, Yahudilerin o §artlara uymalanni saglamak icin 
Medine'ye gelmi§ti. Dogrusunufkllah bilir. 

Ibn ishak der ki: Tiibban, o|ilarla sava§maktayken bir ara Yahudi 
Kurayza egullan kabilesinden nci bilgin, -Medine'yi ve halkmi mahve- 
decegi haberini duyduklari icinfyanma geldiler ve ona §6yle dediler: 

"Ey hukiimdar! Sakm boyle yapma. 'Mutlaka Medine'yi ve halkini 
kirip gecirecegim.' diyorsan, bu amacma ula§amazsm. Kisa zamanda 
bir azaba carptinlmandan korkjjriz!" 

Hukiimdar, "Neden?.." diy||sorunca §u cevabi verdiler^Jedine, 
ahir zamanda §u haremden (Mepke'den) cikacak olan Ki^ey§nbir pey-§ 
gamberin hicret edecegi yerdir. Buraya yexle§ecek ve burada ya§aya- 
caktir." Onlann bu cevabi iizerine Tiibban^ Medine'ye saldinsmi dur- 
durdu. Onlardainrduydugu sozlerden ho§landi ve Medine'den ^jrilip git- 
ti. O iki alimin dinine, Yahudilige girdi. 

Ibn Ishak dedi ki: Tiibban ve kavmi putperestidiler. Yemen'e doner- 
ken Mekke'ye yoneldi. Usfan ile Emec arasma vardiginda Hiizeyliler- 
den birkac ki§i gelip kendisine soyle aediler: "Ey hukiimdar! Sehden on- 
ceki hukumdar||rm farkjpa varmadiklan zenginlik kaynagi, icinde ze- 
berced, inci, yakut, altm ve gumii§un dolup±a§tigi bir evi sana gostere- 
lim mi2£ HukuqaJar "Evet," deyince, ona o evi §oyle tanittilar: "Mek- 
ke'deMPlir bey i^f) dir ki ora halki o evin yaninda namaz kilip ibadet 
ederler." ^^^L. 

Hiizeyliler, Ttfbban'i Ka'be'ye yoneltmekle onu helak etmek iste- 
mi§lerdi. Qiinkii Beyt'i ele gecirmek isteyen ve orada ta§kmhk yapan 
kimselerin helak olduklanni daha once ogrenmi§lerdi. 

Tiibban,' Mekke'ye yonelince, adamlari kendisine: "O iki Medineli 
Yahudi alime haber gonder; bu seferin durumunu ve akibetini onlara 
sor." dediler. Haber saldi, o iki alim, Tiibban'a §u ogiitleri verdiler: "Hii- 
zeylilerden olup seninle goru^mus, ve Ka'be'ye saldirmam teklif etmis. 
olan o heyet, senin ve askerleriri^mahvalmasim istiyorlar. Qiinkii 
Ka'be'den ba§ka Allah in yeryuzunae kendfei icin sectigi ba§ka bir ev 
bilmiyoruz. Eger onlanrf^ekliflerine uyarsan hem'sen^hem beraberin- 
dekiler toptan helak olursunuz!.." ^^^fe. 

Tuljjan: "Ka'be'ye varinca ne yapmami tavsiyeiedersiniz?" diye sor- 
du. Dediler ki: "Mekkeliler orada nasil davraniyorlarsa sen de oyle hare- 
ket et. Ka'be'yi tavaf et,tazim et, ona kar§i saygili davran, onun yanmda 
sacmi tiras. et, oradan cikmcaya kadar boynun biikuk kalsm." Bu tavsi- 
yeleri dinleyen I'iibban, onlara: "Peki, bu soylediklerinizi yapmaniza 
mani olan n%dir?" diye sorunca §u -cevabi verdiler: "Allah'a andolsun ki 




B. ISLAM TARlHl, C.2, F.18 



274 



orasi, atamiz ibrahim'in evidir. Tipki sana anlattigimiz gibi yiice ve kut- 
sal bir mekandir. Ancak Mekkeliler, onunla bizim aramiza girdiler. Et- 
rafma dizdikleri putlan ve orada akittiklari kanlar ile, oraya yakla§ma- 
miza engel oldular. Onlar murdardirlar ve Allah'a ortak ko§an kimseler- 
dir." Hiikiimdar Tiibban, Yahudi alimlerinin ogiitlerini kabul etti, sozle- 
rinin dogrulugunu anladi.. Mekke'ye saldirmasmi teklif eden Hiizeyli- 
leri cagirtarak ellerini ve ayaklanni kestirdi. Sonra yoluna devam edip 
Mekke'ye vardi; Ka'be'yi tavaf -etti, orada kurbamm kesip tira§ oldu. 
Mekke'de alti gun kaldi. Anlatildigma gore o slire zarfmd'a kurbanlar 
kestirip Mekkelilere yedirmi§, bal iciri-ni^ ve riiyasmda Ka'be'ye hurma 
agacmin yaprak ve lifmden orulmu§ bir ortiiyii ge^irmekte oldugunu 
gorrnii§.. Uykudan uyanmca, Ka'be'ye Yemen dokumasi cizgili kuma§- 
tan yapilma bir ortii gecirmi§ti. 

Anlatildigma gpre Ka'be'ye ilk ortii ge?iren adam, Hiikiimdar 
Tiibban'dir. Kendisine bagh Ciirhiimlii valilerine Ka'be'ye iyi bakmala- 
nni, orayi temiz tutmalanni; oraya kan,. le§ ve adet gormekte olan ka- 
linlari yakla§tirmamalanni emretmi§ ve Ka'be'ye anahtarli bir kapi 
,raptirmi§ti. Bu ciimleden olarskk-Siibey'a bintiil Ehabb, oglu Halid b. 
Abdumenaf a §6yle demi§tir: 



"Ey ogul! Mekke'de biiyiik kiiciik 
Sakm kimseye haksmik etme. 
Oranm yasaklanna riayet et. 
Higbir nilekar sen^aldatmasm. 
Ey ogul! Mekke'de zulmeden ki§i 
Biiyiik §erlere maruz kalir. 
Ey ogul, onun yiiziine vurulur, 
Yanaklarim cilgm alevler y%lar. 
Ey Ogul! Ben, bunu tecriibe ettiin 
Orada zulmedenin mahvoldugunu gordiim 
Orayi korumakta olan Allah'tir. 
Onun arsasmda saraylar yapilmaz. 
Oradaki ku§lan bile Allah korur. 
Kalanlar, helakten emin olurlar. 
Tiibban orayi yikmaya geldi. 
Ama Ka'be'ye kuma§ ortii ge9»rdi. 
Rabbim, onun hiikiimranhgini yumu§atti 
O da adaklarim yerine getirdi. 
Yaninda bin devesi ile Tiibban, 
Ka'be avlusunda yalmayak dola§irdi. 
Mekkelilere yedirmeye ba§ladi. 



■ 






BUYUK ISLAM TAItlHl 

Jeve yavrularinin ve mehari 1 develeri 
Onlara siizulmiis. bal ile, 
Arpa suyunu iciriyor idi. 
Fil ordusunu helak etti. 
Uzerlerine kaya parcalan atildi. 
Oysa iilkenin yakimna da uzagina da. 
Acemlere de Hazirlere de 2 hakim idi. 
Sana soylendiginde sozii dinle, 
Ve i§lerin sonu nasil olurmu§, anla!" 

Ibn Ishak dedi ki: Daha sonra Tubban, beraberii 
iki Yahudi bilginiyle birlikte Yemen'e gitmek iizere yola cikti. Yemen'e 
vardiginda, girmis. oldugu dine kendi kavmini de davet etti. Ama onlar, 
Yemen'deki ate§in hakemligine ba§vurmadan ve sonucu gormeden di- 
------ girmeyeceklerini soylediler. 

Ebu Malik b. Sa'lebe, bir defasmda bana §oyle demi§ti: Ibrahim b. 
Muhammed b. Ubeydullah'in §oyle dedigini i§ittim: Tubban, Yemen'e 
yakla§tiginda Himyerliler kar§i gikip Yemen'e girmesine engel oldular. 
"Sen bizim dinimizden ayrildin. Ai$|ik biz orada bulundugumuz siirece 
Yemen'e giremezsin!" dediler. Hiikiimdar Tubban onlan kendi dinine 
davet etti ve: "Benim dinim, sizinkinden daha iyidir." dediyse de onlar: 
'Ate§in hakemligine ba§vururuz. Qikacak sonufea gore karar veririz." 
dediler. Tiibban da "Oyle olsun." dedi. #*~ 

Yemenlilerin anlattiklanna gore iilkelerinde insanlann ihtilaflan- 
ni gozen ve hakemligine ba§vurulan bir ates. varmi§. O ate§, haksizi ya- 
kalar, hakhya zarar vermezmi§. 

Nihayet Yemenliler, putlanyla ve dinlerinde ibadet vesilesi saydik- 
lari §eylerle birlikte; Tubban'jjj^eraberindeki iki Yahudi bilgini de ki- 
taplanni boyunlanna asmi§ v#iyette ate§e dogru gittiler. Ate§in giktigi 
yere vanp orada oturdularigSef yerden ^fckip kendilerine dogru ilerle- 

Orada duran se- 

lanni te§vik etti- 

meye 

leri ve 

mai- 

ariyla bir- 



yince geriye ve saga sola dogru ka£i§maylFb 

yirciler, kafmamalanni soylediler ve ate§e 

ler. Sabre tmelerini tavsiye ettiler. Sabredip atl 

ba§ladilar. Ate§ yerden cikip putlari, ibadet a: 

onlara baglanan Himyerli adamlan yakip kill 

yetindeki iki Yahudi bilgini ise, boyunlanna a 

likte ate§in icinden sapasaglam ciktilar. Sadece almlarfpbiraz terlemi§- 

ti. Bunun lizerine Himyerliler, o iki din bilgininin dinleri olan Yahudi 

lige girmeye karar verdiler. Boylece Yahudilik, o giinden itibaren Ye 

men'e yerle§mi§ oldu. 





(1) Mehari: Hizh ko§an bir ge^it deve. 

(2) HazTr: Arap olmayan bir milletin adi. Hazar da denir. 









276 



IBN KESl; 



Ibn Ishak ded^i; Adamin birinin bana anlattigina gore o iki Yahudi 
bilgini ile beraberierinde §ehir di^Aa cikmis. olan Himyerliler, geri piis- 
kiirtmek icin ate§e dogru yuriimu§ler ve: "Bu ate§i, kim geri puskurtiir- 
se o hakka daha yakmdir." demi§lerdi. Buiiun uzerine Himyerliler, put- 
lariyla birlikte geri piiskiirtmek icin ate§e dogru ilerlemeye ba§lami§- 
lardi. Ate§de onlan yakip kiile dordiirmek icin kendilerine yakla§mca 
gerilemeye ve saga sola kacmaya ba§ladilar. Geri puskiirtemediler. 
Bundan sonra o iki Yahudi bilgini, Tevrat okuya okuya ate§e dogru iler- 
lediler. Ate§ gerilemeye ba§ladi. Nihayet onu, ciktigi yere koymayi ba- 
§ardilar. anda Himyerliler, o iki bilginin dini olan Yahudilige girmeye 
karar venhler. 

Naklettigimiz bu iki rivayetten hangisinin dogru oldugunu Allah bi- 
lir. Ibn Ishak dedi ki: Putperestlik doneminde Yemenlilerin mabed ola- 
rak kullandiklari, son derece saygi gosterdikleri, yamba§mda kurban- 
lanni kestikleri ve icinde goriinmeyen birinin kendileriyle konu§tugu 
bir evleri vardi ki o eve, Riam adim vermi§lerdi. O iki Yahudi bilgin, bu 
evden Tiiban'a bahsederken, §eytamn oraya gizlendigini, insanlan sap- 
tirip fitneye du§urmek icin kendilerine ses verdigini anlattilar. Bu ism 
ic yuzunu aciga cikarmak icin kendisinden izin istediler, Tiibban da, 
"Dilediginizi yapabilirsiniz." diyerek izin verdi. Onlar da o mabedin gizli 
bolmelerinin birinden bir kopek cikardilar ve kestiler. Sonra da mabedi 
yiktilar. Anlatildigma^gore o mabedin, uzerinde kah lekeleri bulunan 
kalmtilan bugiin hala meycuttur 1 . 

Tefsirimiz (Ibn Kesir^isiri) de naklettigimiz gibi bir hadis-i §erif te 
Peygamber (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

"Tiibban'a sovmeyin. Ciinkii o, Musluman olmu§tur." Ebujiiirey- 
re'nin rivayetine gore Rasulullah (s.a.v.) §6yle buyurmu§tur. 

"Es'ad el-Himyeri'ye sovmeyin. Ciinkii Ka'be'ye ilk brtu giydiren 

odur." ^tfJf* 

Siiheyli der ki: Iki Yahudi bilgini, ijjfobban'a, Rasiilullah (s.a. 

kinda bilgi verince o, §u §iiri terennum etmi§ti: * 

"Ahmed'in, canlilan yaratan Allah tarafindan gonderilen bir elci ol- 

duguna §ahadet ederim. ^^ 




Onun zamanina kadar ya§ayacak olsam, 
Onun yardimcisi (veziri) ve amcazadesi olurum. 
Du§manlarma kanfi kilicla cihad ederim. 
Gonliintfieki biitiin sikmtilari gideririm." 






Bu §iir, babadan ogula,Tmsar'a intikal etmis. olup muhafaza edil- 
mi§tir. Ebu Eyyiib el-Ensari (r.a.) 1 nin yanmda da bu §iir vardi. 

(1) Bu stizler, Ibn Ishak'in ya§adigi donem ifin dogrudur. 




1 




BUYUK ISLAM TARlHl 




277 



Siiheyli der ki: Ibn Ebi'd-Diinya'nin "Kitab'iil-Kubur" adh eserde 
anlattigina gore San'a'da a9ilan bir mezarda iki kadin cesedi goriiimiis;, 
cesedlerin yamba§mda gumiis, bir levha bulunmu§. Bu levha iizerinde 
altinla yazilmis, §oyle bir yaziya rastlanmi§: y 

"Bu, Tiibbanmn kizlan Lemis ile Hiibba'nin mezandir. Allah'tan 
baska ilah olmadigma, O'nun bir ve tek olduguna, ortagi bulanmadigina 
§ahadet ederek oldiiler. Kendilerinden once de salih kimseler, bu hal 
iizere oldiiler." * 

Daha sonra hiikumdarhk, Hasan b. Tiibban Es'ad'm eline gecti. Ha- 
san, Cu §ehrinin giris, kapisinda asilari Yemametii'z-Zerka'nm karde§i- 
dir. Yemame'nin asildigi giinden sonra Cu §ehrine, Yemame adi veril- 
mi§tir. i 

Ibn Ishak'in anlattigina gore Yemame'nin oglu Hasan b. Ebi Kerib 
Tiibban Es'ad hiikiimdar olunca, Yemenlileri pe§ine takarak Arap ve 
Acem diyarini istila etmek icin sefere cikti. Irak topraklarina girince 
Himyerlilerle Yemen kabileleri onunla birlikte yol yiiriimekten ho§lan- 
maz oldular. Kendi memleketlerine ve ailelerine donmek istediler. 
Hiikamdarm, Amr adi verilen karde§iyle konu§tular. da orduyla bir- 
likte bu sefere cikmi§ti. Ona: "Kajf de§in hiikiimdar Hasan '1 oldiir, seni 
ba§imiza hiikiimdar yapahm. Bereberce memleketimize donelim.» de- 
diler. Amr, bu teklifi begendi. Bu igi yapmayi kararla§tirdilar. Ancak^Za 
Ruayn el-Himyeri, bunu uygun gormedi. Amr'i, bOyle bir giri§ijp.e 
lunmaktan menetti ve bir kagstfon iizerine §u kitayi yazdi. 



T-ise-A 



i 



"Ey uykuyu verip, uykusuzlugu satin alan. 
Gozii tok ve rahat yatan ki§i mutludur. 
Himyerliler, vefasizhk ve hainlik edince, 
Allah katmda Za-Ruayn kendini savunur." 



Yazdigi bu kitayi, Amr'a verdi. Amr, karde§i Hasan'i oldiiriip 
Yemen'e doniince uykusuzluga m'tiptela oldu. Uyuyamaz hale geldi. 
Derdinin caresini miineccimlere, hekimlere, kahin ve arraflara sordu. 
Ona denildi ki: "Kardesmi veya bir yakimni haksiz.yere bldiiren kimse, 
uyku uyuyamaz, uykusuzluga miiptela olur." Bunun iizerine Amr, kar- 
de§i Hasan'i oldiirme&ini kendisineteklif edenleri birer birer oldjirmeye 
ba§ladi. Sira ZaRuayn'a geldiginde o, "Senin yaninda benim berat bel- 
geiwvardir.^^i. Amr, "Ne belgesi?" diye sorunca Za Ruayn: "Sana ver- 
mis oldugum yazi var ya..." diye cevap vermi§ti. Amr, yaziyi cikarip ba- 
kinca, i^ndeki kitayi gormii§, Za Ruayn'in kendisine nasihat verdigini 
anlamis. ve onu serbest birakmi§ti. Yakalandigi illetten kurtulamayip 
6lmu§, bunun iizerine Himyerlilerin devleti yikllip darmadagm olmu§- 
tu -m. 










278 



1BN KE 



LAHNIA ZI SBNATIRlN YEMEN'E HAKIM OLMASI 

Lahnia', l yirmiyedi yil miiddetle Yemen'de hiikiim surirfu§tiir. Bu ko- 
nuda Ibn jshak^oyle der: Hiikiimdar hanedamndan olmayan Himyerli 
bir adam, ayaklanarak hiikiimdarlik makammi ele gecirdi. Lahnia Ye- 
nuf zi §enatir admdaki bu adam, Yemenlilerin onde gelen §ahsiyetleri{d 
oldiirdii. Hiikiimdar ailesinden olan kimselerin hane halkiyla oynardi. 
Allah'm buyruklanm hice sayan cinsi sapik bir kimseydi. Hukiimdar ai- 
lesinden olan oglanlan yakalatip getirtir. Bu is, icin ozel olarak yaptirdi- 
gi cardagmda onlann lrzma gecerdi ki daha sonra bu gentler bir firsatmi 
bulunca hiikiimdar olamasmlar. Oglanlarla cinsel ili§kide bulunduk- 
tan sonra odanm perceresi oniine gelir ve orada kendisini beklemekte 
olan muhafiz askerlerine, i§i bitirdigini bildirmek icin agzmi 
misvaklardi. Boylece askerler, onun i§i bitirdigini anlarlardi. 

Nihayet Lahnia, lrzma gecmek icin eski hiikiimdarlardan Hasan 'in 
karde§i Ziir'a Zi Niivas b. Tiibban Es'ad'a haber salip makamma cagirt- 
ti. Karde§i oldiiriildiigiinde Ziir'a, kucucuk bir cocuktu. Ama sonra geli- 
§ip giizelle§mi§, yaki§ikh ve akilli bir gen? olmu§tu. Lahnia'nin adami 
kendisini cagirmaya geldiginde, cagnh§ nedenini anladi. Qok ince bir bl- 
eak ahp ayakkabismm icine gizledi ve onun yanma geldi. Ikisi ba§ba§a 
kahnca Lahnia, onun iizerine. atildi. O da onun iizerine sicrayarak Dica- 
giyla boynunu kesip oldiirduvSonra ba§ina«kopararak, daha onceleri as- 
kerlere baktigi pencereye yerle§tirdi. Misvakmi da agzma takti. Daha 
sonra cardaktan cikip halkm arasma katildi. Alay ederek O'na: "Ey 
Ziir'a! Ya§ miydi, kuru muydu?" diye sordular. O da: "Penceredeki yanik 
kelleye sorun!" kar§iligmi verdi. Pencereye baktilar. Lahnia'nin kesik 
basmi goriihce, Ziir'a'mn pesme du§iip yaimladilar ve: "Senden ba§kasi 
bize hukiimdar olam^z artik. Qiinkii sen, bizi o pis heriften kurtardm." 
dediler. ^^* 

Onu, foasjarma hiikiimdar ettiler. Himyerlilerle Yemen "Kabileleri 
onun etrafmda birle§ip kenetlendiler. 0, Himyerlilerin son hiikiimdan 
oldu. Yusuf admi aldi. Yusuf ajjini alan Ziir'a Zi Niivas, bir siire kendi 
iilkesinde httkiim siirdii. O siralarda Necran'da Hz. Isa'nin dinine ve In- 
cil'e bagh, dSriist ve faziletli bazi kimseler vardi. Ba§larmda Abdullah b. 
Samir admda bir lider bulunuyordu. 

Ibn ishak'm anlattigina gore Necranhlar, Feymiyon adh bir adam 
vesilesiyle Hristiyanhga girmi§lerdir. Feymiyon, §am yoresinden gelen 
ibadet ehli, sozii dinlenir, davetine icabet edilir bir Hristiyandi.vSalih 
adh biri, ona arkada§ "olmu§tu. Pazar giinleri ibadet ederlerdi. Feymi- 
yon, cuma giiniiniin kalan kismmda bina i§inde cali§irdi. Hasta, k§tii- 
riim ve illetli kimseler icin dua eder, §ifaya kavu§malanna vesile olur- 
du. Bilahare bedeviler, onu \je arkada§im esir ahp Necranhlara sattilar. 




279 



Feymiyon'u satin alan adam, onun geceleyin kalkip icinde namaz kildigi 
evin nurla dolup ta§tigini goriir ve bu i§e hayret ederdi. 

Necranhlar, uzun bir hurma agacma tapar, kadmlannm zmetlerini 
ve suslerini ona asar ve yamnda ibadet ederlerdi. Feymiyon, efendisine 
§oyle bir teklifte bulundu: "Tuttugunuz bu yolun batil ve yanlis. oldugu- 
nujjjljyor musunuz? Ne dersin? Allah'a*dua etsem de §u agaci yok etse 
iyi olmaz mi?" Efendisi, bu teklifi uygun gordu.JDua zamani gelince Nec- 
ranhlar, Feymiyon'u seyretmek icin toplandilar. O da namazgahmda 
ayaga kalkip dua etmeye ba§laymca Allah, bir kasirga gondererek agaci 
Mjtiinden sokfep yere yikti. Bunun iizerine Necranhlar, Feymiyon'a 
uyarak Hristiyanhga girdiler. O da onlan, Incil §eriatma uymaya sev- 
ketti. Nihayet bazi hadiseler meydana geldi. Biitiin Necranhlar, bu ha- 
diselerden zarar gordiiler. 

I§te o giinden itibaren Hristiyanlik, bir Arap iilkesi olan Necran'a 
girdi. ^ 

Bundan sonra Ibn Ishak, Feymiyon vasitasiyla Abdullali=b. Sa- 
mir'in, Hristiyanhga giri^ hikayesini, Zi|r'a Zi Niivas'in onu ve arkada§- 
larmi derin hendeklerde nasil oldiirdugunu anlatir. 

Ibn Hi§am'in anlatt^ma gore Ziir'a Zi Nlivas, uzun ve derin hendek- 
ler kazdirarak icinde biiyiik ate§le%yaktirmi§ ve Abdullah b. Samir ile 
inanmi§ arkada§lanni hendeklere atarak ate§te yakmi§, digerlerini de 
6ldurmu§tur. Oldiirdiigu kimselerin sayisi 20.000 kadardi. Ibn Kesir 
Tefsirinin Buruc suresi kismmda bu olay, tafsilath bir §ekilde anlatil- 
mi§tir. -2*k. JH 



HUKUMDARLIGIN YEMEN'DE HIMYERLILERDEN 
HABE§LiLERIN ELINE GEgMESI 




Hiikiimdarligm, Yemen'den ve Himyerlilerin elinden cikacagini 
me§hur kahinlerden §ikk ile Satih daha onceden bildirmi§lerdi. Ziir'a Zi 
Niivas'in saldinsi neticesinde sadece bir ki§i kurtulmu§tu. O da Devs Zu 
Saleban adh biri olup ati iizerinde kum collerine saparak hayatimj^ur- 
tarmi§ ve Bizans imparatoruna giderek Ziir'a Zi Niivas'a ve ordusuna 
kar§i kendisine yardim etmesini istemi§ti. Hristiyan Necranhlann ba§- 
larma gelen felaketi ona anlatmi§ti. Ciinkii imparator da Hristiyandi. 
Imparator, Devs Zu Saleban admdaki bu adama: "Memleketiniz bize 
90k uzaktir. Size yardim edemem. Ancak sana yardim etmesi icin Habe§ 
krahna yazacagim. da Hristiyandir. Hem ulk^Se i^yaktri^^' dedi. 
Devs'e yardim etmesini ve Ziir'a Zi Niivas'tan intikamim almasini ifade 
eden bir emirname^zdi. ■- 

Jmparatorun emirnamesini (mektubunu) alan Devs, Habe§ krah- 
mn yanma gitti. Krai Neca§i, onun yanmaJZO.000 ki§ilik bir ordu katti. 







p 




. 




Ordunun komutanhgma Eryat adn birini tayin etti, Eryat'in beraberin- 
de Ebrehe de vardi. Eryat, askerleri gemilere bindirerek Yemen 'e dogn|' 
hareket etti. Beraberinde Devs de oldugii halde'Yemen kryilarma ya- 
na§ti. Eryat karaya £ikinca, Ziir'a Zi Niivas, Himyerliler ye kendi itaati- 
ne aldigi Yemen kabilelffeiyle sava§ti. Adamlari' hezimete ugraymca 
Ziir'a Zi Niivas, atim denize : dogru ?evirdi, kirbacladi. Sonra da sulara 
gomiildii. Eryat ta Yemene^rerik oraya hakim oldu. 

H EBREHE'NIN ERYAT'IJ^ANLASAMAMASI, ONUI 
SAVA§MASI VE OLDURUP YERIN-E GE£MESI 



sent 



Ibn Ishak'in anlattigina gore Eryat, Yemen'de birka? s^ie hiikiim 
surdiikten sonra Ebrehe ile anla§mazhga dii§tii. Habe§lilerin bir kismi 
oirtiiw^ana, bir kismi da Ebrehe'den yana oldular. Iki taraf sava§mak 
iizere kar§i kar§iya geldiler. Birbirlerine yakla§tiklar|n|fe Ebrehe, Er- 
yat'a haber gondererek, "Habe§lileri birbirine kirdirmaf Istersen ikimiz 
birbirimizle teke tek vuru§ahm. Hangimiz hayatta kakrsak, o yalniz ba- 
sma orduya komutan olur." dedi. Eryat ta, verdigi cevapta: "Dogru ka- 
rar verdin." dedi. 

Hristiyan dinine bagh dindar ve tiknaz bir insan olan Ebrehe mey- 
dana gikti. Boylu boslu, yaki§ikh bir adam olan Eryat ta elde mizrak ona 
kar§i £ikti. Ebrehe'nin arkasii^^^erisini kollayan, Atvede adli bir gen? 
varck. Eryat, mizragini Ebrehe'nin tarn tepesine ybnelterek atti, ama 
mizmk, Ebrehe'nin alnma isabet ederek ka§ini, goziinii, burnunu duda- 
gini yardi. Bu yiizden Ebrehe'ye yank dudakh manasina gelen 
Ebrehetii'l-E§rem denmi§tir. Ebrehe'nin gerisinde duran Atvede de Er- 
yat'in iistiine atilarak onu oldiirdii. Askerleri, Ebrehe'nin ordusuna ka- 
tildilar. Yemen'de Habe§liler, ona kar§i cephe olu§turdular. Bunun iize- 
rine o da Eryat'in diyetini (kan bedelini) odedi. 

Eryat ile Ebrehe'yi Yemen'e gorevli olarak gondermis, olan Habes, 
Kral|, Neca§i, olanlan duyunca Ebrehe'ye cok ofkelendi ve: "Buyrugum 
olmSkizin emirime saldinp onu oldiirdii." dedi; sonra da Ebrehe'nin xil- 
kesini ayaklan altmda gigneyecegine ve onun pergemini kesecegii 
yemin etti. 

Kralin ofkelendigini ve yemin ettigini duyan Ebrehe, sagini tiras, 
ederek bir miktar Yemen topragini da bir kesenin igine koyarak Krai 
Neca§i'ye gonderdi, sonra da ona §u mealde bir mektup yazdi: "E^ 
hiikiimdar! Eryat, senin bir kulundu. Ben de senin bir kulunum. Senin 
emrinde ihtilaf ettik. Ama hepimiz sana itaatten aynlmadik. §u kadar 
var ki, Habe§lileri idare etmekte ben daha gugiuyum, siyaseti ondan da- 
ha iyi bilirim. Hiikumdanmin yemin ettigini duyunca sagimm tiimiinii 
tras. ettim. Hakimiyetimdeki yerlerin topragmdan bir avu? ahp bir kese- 



■ 

! 



I 




BUYUK ISLAM TARl 



281 



ye doldurup gonderdim ki hiikiimdarim, yeminini yerine getirmek ifin o 
tapraklari ayaginin altma alip fignesifi..." 

Bu mektup kendisine ula§tiginda Krai Neca§i, Ebrehe'den memnun 
oldu; ikinci bir emre kadar Yemen'i idareye devam etmesini soyledi. Eb- 
rehe de Yemen'de kalip orayi idare etmeye devam etti, 





EBREHE'NIN KA'BE'YI YIKMAK IQIN FILLERLE 
MEKKE'YE SAf£)IRMASI 

Bu hadiseden bahsedeii sure-i celilede yiice Allah §oyle buyurmak 

tadir: __ 4 ^^^ i J/fa «^fe VJ^^^|mH|m 

"Rabbinin fil sahiplerine ne yaptigim gornaedin mi? O, bunlann dii- 
zenlerini bo§a cikarmadi mi? O, bunlann iizerine siiriilerle ]s*i§lar gon- 
derdi ki, onlann uzerine pi§kin tugladan ta§lar atiyorlardi. Nihayet on- 
lan, yenik ekin yapragi gibi yapiverdi." (ci-Fti, 1-5.) 

Ilk defa filleri ehlile§tiren §ahsm, hiikumdar Dahhak'i oldliren Feri- 
dun b. Esfiyan oldugu soylenir. TaberPfle boyle demi§tir. At lizerirte eger 
koyan ilk §ahis ta odur. Ama ati evcille§tirip sirtina binen ilk §ahis, Diin- 
ya hiikiimdarlannin ucuncusii Fitahmoris'dir. Ata ilk binen §ahsin Hz. 
Ismail oldugunu soyleyepleitde vardir. Muhtemelen Hz. Ismail, Arapla- 
rinjlk ata binenidir. Dogruf unu Allah§)ilir. 

Iri ciisseli olmakla hsfti^te filin, kedidea korktugu soylenir. Hatta 
Hindlilerle sava§an bir ordiMun komutfcM, Hind askerlerinin ilk^*fla- 
nnda bulunan filleri korkutftiak icin Hff^aetu'l^fegy denen yer^^edi- 
ler goturmu§, kedileri goren filler, iirkiip gerisin geriye kacmaya ba§la 
mi§lar. W 

Ibn Ishak'in anlattigina gore Ebrehe, San'a'da Kulleys adh emsalsiz 
bir kilise yaptirmi§ ve Neca§i'ye bu konuda yazdigi bir mektupta §oyle 
demi§tir: "Senin icin bir kilise yaptirdim. Senden once hicbir hiikiimdar 
icin boylesine ihtis.amh.bir mabed in§a edilmi§ degildir. Araplarm 
Ka'be'sine giden hacilan buraya yoneltinceye kaiar bu i§in pe§ini birak- 
mayacagim..." 

Siiheyli'nin anlattigina gore Ebrehe, daha sonra daha sonra pislik 
yuvasi haline getirilen bu kiliseyi in§a ettirirken Yemenlileri, canlan ci- 
kasiya cah§tirmi§tir. Gun doguncaya kadar cah§mayi geciktirenlerin 
mutlaka ellerini keserdi. Belkis'in saraymdan oraya ta§ ve mermerlerle 
biiyiik ve degerli e§yalan ta§itirdi. Kiliseye altin ve gumii§ haclar, fildi- 
§inden ve abanozdan kiirsiiler yaptirdi. Kilise, yiikseklik ve geni§ligiyle 
ger^ekten goz aliciydi. 

Ebrehe'nin oliimlinden sonra Habe§liler dagildilar. karga§a do- 
neminde bir§eyler yagmalamak4fin kiliseye saldiranlan mutlaka cin 



H 

* 







BUYUl 







BUYUK ISLAM TARtHl 

9arp1yord.11. Qiinkii kilise, iki put olan Kuayb ile kansi adma yapilmi§ti. 
O putlardan her bjrj, altmis. zira boyundaydi. Yemenliler, kiliseyi kendi 
haline biraktilar. Abbasi halifelerinin ilki olan Seffah zamanma kadar 
oldugu gibi kaldi. Seffah, akilh ve bilgili bir gurup insani oraya gonderdi. 
Ta§lanni birer birer sokerek kiliseyi yiktilar. Boylece onu harab olma^ 
terkettiler. Izleri guniimiizde dahi goriilebilmektedir 

Ibn Ishak der ki: Araplar, Ebrehe'nin Neca§i'ye gbnderdigi mektu- 
bun i9eriginden haberdar olunca, Kinane kabilesinden bir adam gelip 
Kulleys kilisesinin i?ine girdi. Kimse gbrmeden oraya pisledi. Sonra 91- 
kip memleketine gitti. Ebrehe bu i§i duyunca, "Bunu kim yapti?" diye 
sordu. "Araplann Mekke'de ziyaret ettikleri Ka'be halkmdan biri yapti! 
Senin Arap hacilan bu kiliseye yoneltecegine ili§kin soyledigin sozleri 
duyup ofkelenmis. ve bu kilisenin, Ka'be gibi yiiksek bir mabed olamiya- 
cagmi bildirmek i^in, gelip igine pislemi§." dediler. 

Bu cevabi alan Ebrehe, son derece ofkelenmis, ve yikmak iizere 
Ka'be uzerine gidecegine yemin etmi§ti. Habe§lilerin sefere hazirlan- 
malan emrini verdi. Bunun uzerine onlar da hazirlandilar. Sonra asker- 
lerinin online fil katarak yola gikti. Araplar, Ebrehe'nin yola siktigmi ve 
Mekke uzerine gelmekte oldugunu duyunca i§in ciddiyetini kavradilar. 
Allah'm kutsal evi Ka'be'yi yikmak niyetiyle Mekke'ye gelmekte oldu- 
gunu duyduklarmda, ona kar§i harb etmeleri gerektigini ve bunun ken- 
dijhaSan oldugunu anladilar. 

Yemen e§raf ve meliklerinden biri olan Zu Nefer adindaki ki§i, 
di kavmini ve ^agrisma uyan diger Araplan, Ebrehe 'ye kar§i sava§n^^a 
ve Ka'be'ye yapacagi saldiriyi geri piiskiirtmeye davet etti. Zu Nefer, 
cagrisma icabet eden kimselerle birlikte Ebrehe'nin kar§isina fikti; 
onunla sava§ti, ama yenildi. Yakalanip esir edildi. Ebrehe, onu oldiire- 
cegi zaman: "Ey hiikiimdar! Beni oldiirme, yaninda kalmam belki de se- 
nin icin daha hayirh olur." dedi. Bunun uzerine Ebrehe, onu oldiirmek- 
ten vazgecti. Hapsederek kendi yaninda tuttu. Ebrehe, yumu§ak huylu 
»ir adamdi. K 

Bundan sonra Ebrehe, hedefine ula§mak i9in yola devam etti. 
Has'am diyarma vardigmda, kar§isina oranm iki kabilesi olan §ehran 
ve Nahis kabileleri ile diger Arap kabilelerini arkasma alan Niifeyl b. 
Hafeip 9ikti. Yapilan sava§ sonucunda Ebrehe, onu da yendi. Niife^esir 
dsipu. Huzura getirilip de Ebrehe onu oldiirmek istediginde, Niifeyl §by- 
le dedi: "Ey hiikiimdar, beni oldiirme. Arap topraklannda sana kilpivuz- 
luk ederim. §ehran ve Nahis kabileleriyle birlikte senin emrindeyim." 
Bunun uzerine Ebrehe, onu serbest birakti. O da Ebrehe'yle birlikte yola 
kilavuzluk etmeye ba§ladi. 

brehe, Taif e vardigmda Mesud b. Muattep adindaki §ahis, Sakif 
kabilesine mensup bazi adamlarla bi,rlikte onu kar§iladi. Kendisi ve 





.284 






heyetteki arkada§lan ona soyle^dedileV: * J 'Ey 
nin kullanniz. Emrini dirileyip sana itaat ederiz. Bizde sana muhalif 
kinase yoktur. Yikmak isledigin ev, bizdeki degildir 1 . Senin yikmak iste- 
digin ey, Mekke'dedir. Seni oraya g$ftjirecek kilavuzlan yanma kataca- 
giz." Boyle demeleri iizerine Ebrehe, onlardan vazge^ip yoluna devam 
etti. _ ; , % 

Ibn Ishak 'in. anlattigma gore Taiflile|in, Ra^be gibi saygi gosterip ta- 
zifflde bulunduklan Lafradh bir evleji vefrdi. Ebrehe 'ye Mekke yolu hak- 
kmda kilavuzluk etfnesi igin Taiml|r, Ebu Rigal admda birim onun ya- 
nma kattilar. O da| bu adamm kiKvuzlugunda Mekke yolunu tutt 
Mugagpimis dgaileiiyere mrdiklannda Ebu Rigal oldii. Araplar, on 
mezajl'm ta|!apilar. Semtlfl kissasi anlatihrken Ebu Rigal'in, Sem 
kabjflpine mensub olu§unpan, iizerlerine gokten azab ta§lan yagarken 
onun Harem'e sjgini§mdan, Harem'den giktigindan ta§lardan birinin 
kendisine isabeto neticesinde oldvigiinden bahsedilir. Onun hakkmda 
Hz. Peygamber (s.a.v.)in soyle buyur^^S^rivayet edilir: "Ebu Rigal'in, 
Semud kabilesine mensub olu§unun alameti, onunla birlikte mezanna 
iki altm dahn gomulmu§ olmasidir." Ebu Rigal'in mezarim aganlaf, igin 
delki altm dal bulmu§lardi. O, Sakiflilerin atasidir. 

Birbirine zit gibi goriinen bu iki §eyi, yani Ibn ishak'in anlatimiyla 
Hz. Peygambgrjin^iadisini uzla§tirmak, bence mumkundiir. §oyleki: 
Ebrehe ye kilavuzluk ettigi ve mezari ta§landigi bildirilen Ebu Rigal, 
h&diste adi gegen Ebu Rigal'e isim bakimmdan benzemektedir. Hadiste 
sozii edilen Ebu Rigal, Ebrehe'nin kilavuzu Ebu Rigal'in ilk dedesidir. 
Insanlar, birincinirf mezarmi ta§ladiklan gibi onunkini de ta§lami§lar- 
dir. Dogrusunu Allah bilir. 

Cerir, bir §iirinde soyle der: 

"Ebu Rigal'in mezarim ta§ladigimz gibi, oldiigiinde Ferezda 
mezarmi ta§laym." 

Kuvvetli rivayete gore mezari ta§lanan, ikinci Ebu Rigal'dir. 

Ibn ishak-^ anlattigma gore Mugammis'te konakladkktan sonra 
Ebrehe, Esved b. Maksud admdaki habe§li birini, kendi atlarmdan biri- 
ne bindirerek Mekke 'ye gondermi§. 

Esved, Mekke'ye varinca Kureys/in ve diger kabilelerin oradaki 
mallarim toplayip oniine katmis, ve Ha§im oglu Abdiilmuttalib'e ait 200 
deveyi de ele gegirmis.ti. Abdiilmuttalib, o zaman Kurey§ kabilesinin bii- 
yiigii ve lideriydi. Kurey§, Kinane ve Hiizeyl kabileleri ile Harem'de bu- 
lunan diger kimseler, bu yiizden^ Ebrehe 'yle sava§maya kasdettiler. 
Ama daha sojara bu i§in iistesinden gelemeyeceklerini anlaymca, sava§- 
maktan vazgegtiler. 

Ote yandan Ebrehe, beldenin liderinin ve en yiiksek :fahsiyetinin 
(1) "Bizdeki eV stiziiyle Lat putunun durdugu evi kasdetmi§lerdi. 









I 



BUYUK ISLAM TARlHl 

kim olq^ugunu sorup ogrenmesi i?in Hunate el-Hiimyen'yi Mekke'ye 
gonderilfc Gonderirken de ona §u direktifi verdi: Onlara git ve §unlan 
soyle: 'li&kiimdar Ebrehe diyor ki: Ben sizinle sava§mak i?in degil, sa- 
dece Ka'be'yi yikmak i?in geldim. Bu arzumuzu ger^eklestirmemize, bi- 
zimle sava§arak engel olmazsanlz,. kanmizi akitmaya ihtiyacimiz yok- 
tur. Beldenin reisi eger benimlejlaya§mak istemiyorsa yanima gelsin." 

Hunate, Mekke'ye vanr varm^ll, Kurey§lilerin liderini ve en §erefli 
§ahsiyetini sordu. Aradigi §ahsin Ha§im oglu Abdiilmuttalib oldugunu 
soylediler. O da Abdiilmuttalib 'in yanma giderek Ebrehe 'nin emirlerini 
kendisine iletti. Abdiilmuttalib de §u cevabi verdi: "Vallahi, biz onun^a 
sava§mak istemiyoruz. Zaten buna giiciimiiz de yetmez. Burasi, Al- 
lah'in saygi duyulan evidir. Dostu Ibrahim (a.s.)'m evidir. Eger Ebre- 
he 'ye kar§i koruyacak olursa, burasi kendisinin Harem'idir. Yok eger 
Ebrehe'nin diledigini yapmasma miisaade ederse, bizim onu geri £evii>e- 
cek ve Ka'be'yi ona kar§i savunacak giiciimiiz yoktur." 

Hunate dedi ki: "Hiikiimdar, seni ahp yanina gotiirmemi bana em- 
re tti. Gel de seni ona gotiireyim." Abdiilmuttalib, ogullanndan bir kis 
mim da yanina katarak Hunate ile birlikte yola cikti. Ordugaha geldij" 
lerinde, Zu Nefer'in nerede oldugunu sordji^ji Nefer, Abdiilmuttalib] 
dostuydu. Onu buldu. Tutuklu oldugu yere^lfetp onunla gorii§tii. "Ey 
Nefer! Ba§imiza gelen §u beladan bizi kurtaramaz mism?" diye sordu 
Zu Nefer de §u kar§ihgi verdi: "Hiikiimdarin^lin^te esir olarak bulunan, 
sabah veya ak§am oldiiriilmeyi bekleyen bir kimse, sizi nasil bu beladan 
kurtarabilir? Sizin icin birsey yapabilecek durumda degilim. Ancak fili 
giiden Uneys adli bir arkada§im var. Seni, ona gonderecegim. Senin i9in 
ona ravsiyede bulunacagim. Senin hakkimn biiyiik oldugunu ona anla- 
tacagim. Seni, hiikiimdarla g6rii§tiirmek icin gerekli izni almasini on- 
dan isteyecegim. Sen de soylemek istediklerini hiikiimdara soylersin. 
Yapabilirse, hiikiimdann katinda senin iyiligin icin aracilik edecektir." 

Abdiilmuttalib te; "Bu kadari benim icin yeterli." dedi. Zu Nefer, onu 
Uneys'e gonderdi ve §u mektubu da yazdi: "Abdiilmuttalib, Kurey§lile- 
rin lideri ve Mekke pinannm (Zemzem suyunun) sahibidir. Ovada in- 
sanlara yemek, dagbasjarmda da hayValilara yem verir. Hiikiimdar, 
onun 200 devesine el koymu§. Onu hiikiimdarla gorii§tiirmek icin gerek- 
li izni ai.'Elden geldigince ona hiikiimdar katinda yararh olmaya Bfeik..." 

Uneys de: "Ben bunlari yapanm." dedi ve Ebrehe ile bu husufca go- 
rii§tii ve soyle dedi: "Kugey§lilerin lideri kapida duruyor. Yanina gfelmek 
icin izin istiyor. O, Mekke pinarmin sahibidir. Ovalaa^a insanlara ye- 
mek, dagba§lannda hayvanlara yem verir. Izin verin de gelip sizinle ko- 
nu§sun ve derdini anlatsin." Uneysin bu sozleri uzerine Ebrehe, yanina 
gelmesi icin Abdiilmuttalib'e izin verdi. ^^ M 

Abdiilmuttalib, insanlann en yaki§ikhsi, engtizeli ve en ulusu idi. 



:is- 

I 





286 



JRN KES 



I 



jrehe, huzuruna geldigin-de ona ikramda bulundu, safgl gosterdi. 
Kendisi koltukta iken Abdiilmuttalibin yerde oturmasma gonlii razi ol- 
madi. Ama kendi koltugunun bir ucuna oturtacak olursa, Habe§¥flerin 
onujvollftkta, yam ba§mda oturmus. vaziyette gormelerini de^istemedi. 
Kendisftcoltuktan inip yerdeki yaygi lizerine oturdu. Abdulmuttalib 'i de 
yam ba§ina oturttu. Sonra terciimamna: "Sor bakalim.. Bizden istedigi 
nedir?" dedi. Terciiman, ne istedigihi sorunca Abdulmuttalib §oyle dedi: 
"Sizden istedigim, el^koydugunuz 200 devemi bana geri vermenizdir." 
Bu cevap kar§ismda Ebjjehe, Abdulmuttalib 'e §ojde demesini terciima- 
nma emretti: "Ona de krrSeni ilk ggrdugumde £ok begenmi§tim. Apia 
boyle konu§tugunu goriince goziimdeki degerin azaldi. Senin ve atalgri- 
nmclim sembolii olan Kafae'vi yikmaya geldigim halde, bu is, icin beram- 
le konu§muyorsun da, el koydugum 200 devenin iadesi icin konu§uyor- 
sun!.." Abdulmuttalib: "Develerin sahibi benim. Ka'be'nin de bir sahibi 
vardir ve sahibi onu koruyacaktir." dedi. Ebrehe, "Sahibi onu bana kars; 
koruyamaz." deyince, Abdulmuttalib, "Yik da gorelim." diye meyd; 
okudu. Ama Ebrehe, yine de develerini ona geri verdi. 

Ibn Ishak der ki: "Ebrehe 'nin yanina Abdulmuttalib'le birlikte Bekr 
ogullan kabilesinin reisi Ya'miir b. Niifase b. Kinane ve Hiizeyl kabilesi- 
nin reisi Huveylid b. Vaile'ninde girdikleri s.oylenir. Ka'be'yi yikm^ip 
geri donmesi icin kendisine Mekke'nin mallannm iicte birini vermlyi 
teklif etmii-jle'rdi; ama o, bu teklifi kabul etmemi§ti. 

Boyle bir§eyin olup olmadigmi Allah bilir. 

Ebrehe'nin yanmdan ayrilan Abdulmuttalib, Kurey§lilerin yanina 
dondii. Aralannda gecen konu§mayi onlara anlatti. Mekke'den cikip 
dagba§lanna sigmmalarim emretti. Sonra gidip Ka'be kapisinin halka- 
sini tuttu. Bir kac Kurey§li de onunla birlikte kalkip Ebrehe'ye beddua 
etmeye ve Allah'tan yardim dilemeye ba§ladilar. Ka'be kapisinin halka- 
sina tutunmus. olan AbdiilmuttaMb §oyle diyordu: 

"Allahimf Kul, kendi ev halkini korur. 
Sen de Ka'be halkini koru. 
Yarin onlarin hag ve kuvvetleri, V,, . 

Senin kuvwetlerini yenmteJB&aler. ■- .. , 
Kiblemize saldirmalarma mahi olmazsan, 
Bu, daha once senin yapmadigm bir i§tir." 

Ibn Ishak'm anlattigma gore Abdulmuttalib, daha sonra Ka'be 
kapisinin halkasim birakip Kurey§li arkada§lariyla birHkte gidip 
dagba§lanna sigmmi§ ve Ebrehe'nin neler yapacagim bekleSfeye ba§l£ 
mi§ti. 

Sabah olunca Ebrehe, Mekke'ye girmeye hazirlandi. Filini harel 



| 

Tbi ^ 
r§i 





Filinin adi Mah- 



UK ISLA^ TARlHt 28'! 

j^g. .at,* , a €e ri elde ^ dttz e f e J . 

mud idi. Fill, Mekke'ye.yon^ttiklerinde, Nii|eyl b. Habib, filin yamba§i- 
na^gelerek kulagim tuttu ve^oyle dedi: "Ey Mahmud, 50k ve geldigin ye- 

n saygih kildigi y£ hiismete §ayan belde- 
edikien sonfctpfilin kulagim birakti ve 






ri don. Cunkii|sen, Alh 

tnde bulunmakfc&gin." B03 
jyvancagiz da yere goktii? 
Suheyli der ki: Fil, 
zi fillerin, deve . 
grusunu Allah 
Soyleyecegi sozleri, f^m kiil^'gina soyledikten sonra JjTufeyl b. Ha- 
bib, ko§arak gidip bir dagin tepesin§ 9ik^C;;o.fe^ii§ olan fili jjarinden 
k^ikma&i. i^in^ne k^wdar ugra§tjlarsa,icabalari bo§agitti. 



dflftffc Cimkii fillef",*^; iistf: ?okemezler. 
dt* iistii 9oktukjtt|.ni soyfeyeiiler d^blmu§- 



"pB-inden 
kalksml" diye bs§ma nacakjteuvurdular, k«HgBia^^Tenini k«natmcaya 
kawte*'' vurdular, yine kalkmfedi. ¥©men'e dogru fevirdik*l«rinde ko§ma- 



yabajladi. 

klerinS 
e 5gkiip kah^oi 
Cenab-i 'Allah, or 
ku§lar gondl 



ri 



i 
giro. 




rafina 
evirdikle- 



n uzerle 
KuSla: 



gevirdlklerinde *ko§ 
ay a ba^ladf. Am 

' ~angic ve si- 

du. Biri ga- 
gasmin-Gcunda, hiri sag axagjjjla, digeif^e.soPayaginday^V'Nohut veya 
mercimelt iriligindeki bu tas^pr, isabetm^feikleri herkesi oldiiriiyordu. 
Ama bu ta§lar, Ebrehe'nin asklrlerinin tumiine isabet etaiedi. feabet al- 
matefctilar da geldikleri yoklan geri dcaamek igin kagjgre^'^aMadilar. Ye- 
men yolunda kendilerine kilavuzluk etmesi i?in I^uneyn^Rabib'i ara- 
maya ba§ladilar. O esnada Niifeyl de §u §iiri terenniim ediyordu: 




"Ey Eudeyna! Bizden sikilmadin ya! 
Sabahlarken seninle goziimiiz aydinlandi. 
Riideyna'yi goriirsen gormezden gel. 
Muhassap'ta onu goriirsen gormezden gel. 
Beni utandirip ta yaptiklarimi oversen. 
Derim ki: Aramizda ka?an firsatlara iiziilme. 
Bir ku§ goriince Allah'a hamd ettim. 
Uzerime tas. atmasmdan korktum. 
Biitiin millet Niifeyl'i soruyor, 
Sanki Habe§lilerin iizerinde haklari var." 



Ibn Ishak der ki: Olen Ebrehe'nin askerleri, yollari ve her tarafi dol- 
durdu. Ebrehe'nin kendisi de yaralanmi§ti. Onu da beraberlerinde ahp 
goturduler. Viicudu lime lime olup par?alar halinde dokuliiyor, parmak 
U9lan yere du§iiyordu. Par?a dii§en yerlerinden kan ve irin akiyordu. 
Onu, San'a ya'ula§tirdiklarmda ku§ yavrusu gibi olmu§, kalbi gogsiin- 










• 




1BN KES! 



den ayrihr gibi olmu§tu. ^^^ ^^ dMtoti^Mte- jMljE 

Ibn Ishak, Yakub b. Utbe'nin kendisine §oyle dedigini anl 




i 



olarak fil senesinde gbriildu. 
en gibi bazi aci bitkiler de ilk 

ammed (s.a.v.)'i peygamber 
nimetlerden biri de kendisi 
leri ve komutanlari Ebrehe'yi 
idevam ettirmi§ti. Bu nimeti 
Etadir: m± 

"Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptipipgormedin mi? O, bunlann dii- 
zenini bosa fikarmadi mi? O, bunlann uzerine siiriilerle kus. gonderdi 
ki, onlarin uzerine pi§kin tugladan ta§lar atiyorlardi. NihaJHl onlan, 
yenik ekin yapragi gibi yapiVerdi." (el-Ffl, 1-5.) 

Ibn Ishak ile ibn Hi§am, bu sure hakkinda epey bilgi verirler ki biz 
bunu tefsirimizde uzun uzadiya anlattik. ibn Hi§am, Ebabil kelimesi- 
nin fogul oldugunu, Araplann bunun tekilini kullanmadiklarini anla- 
tir. „„ 2** 



ve kizamik hastahklan, Arabistan'da-^ 
Uzerlik otu, Ebu Cehil karpuzu ve siitl 
olarak o sene Arabistan'da goruldii 

ibn ishak dedi ki: Cenab-i Allah; 
olarak gonderince; Kurey§lilere bah§e 
oldu. Onun yiizii suyu hiirmetine Hah 
Mekke'den geri piiskurtmiis. ve devletle 
Cenab-i Allah, su sure-i celilede anlat: 



II 



J 



ibn Abbas demis, ki: Ebabil ku§lanmn hortumlan ve kbpekleri 
gibi pen9eleri vardi. ikrime'nin dedigi gibi Ebabil ku§lanmn, yirtia 
hayvanlari andiran ba§lan varmi§. Ye§il renkli olup denizden £ikip gel- 
miller. Ubeyd b. Umeyr ise, siyah renkli olduklanni, denizden fikip gel- 
diklerini, gagalannda ve pen£elerinde ta§lar bulundugunu sdylemi§tir. 

Ibn Abbas 'in dedigine gore Ebabil kusjan, magrib ankasi §eklindey- 
mi§. (Anka kusu, adi olup ta kendisi bulunmayan ve masallarda kendi- 
sindejjjjahsedilen, uzak diyarlarda ya§adigi sanilan bir kus^tur.) 

Yunus b. Biikeyr'e gore attiklan ta§lann bir kismi insan ba§i biiyuk- 
liigiinde, bir kismi da deve ba§i biiyuklugundeymi§. Attiklan ta§lann 
kiiciik oldugunu soyleyenler de vardir. Dogrusunu Allah bilir. 

ibn Ebi Hatim, Ubeyd b> Umeyr 'in ^oylfr dedigini rivayet eder: 
Cenab-i Allah, fil sahipleriiii (Ebrehe ordusu) helak etmek isteyince, de- 
nizden cikardigi kirlangi? misali ku§lari iizerlerine musallat kildi. Bu 
ku§lardan her biri, ii$er tas. ta§iyordu. Ta§lardan biri gagalannda, ikisi 
de penfelerindeydi. Gelip Ebrehe ordusunun uzerinde havada saf tuttu- 
lar. Gagalannda ve pen^elerinde bulunan ta§lan askerlerin uzerine bi- 
raktilar. Bu ta§lar, isabet ettikleri adamlarin ba§larindan girip 
altlanndan ?ikiyordu. Bedenlerinin bir yerine degiace mutlaka obiir 
yamndan gikiyordu. Allah, §iddetli bir kasirga gonderdi, ta§lar daha da 
hizlandilar ve hepsini helak ettiler. 

Onceki sayfalarda da anlattigimiz gibi bu konu hakkinda ibn ishak 
§6^ie demistir: Ebrehe ordusundaki askerlerin tumii, bu tasjardan isa- 
bet almis. degildi. Hatta bir kismi Yemen'e donmii§, ba§lanna gelen 



nki 



■ 



BUYUK ISLAM TARlHl 



289 



azabi, milletlerine haber vermi§lerdi. Ebrehe'ftin de dondiigunii, ama 
viicudundan lime lime parcalar dokiildugiinii de halka duyurmu§lardi. 
Ebrehe, Yemen'e vardiginda kalbi gogsiindeli ayrilmis. ve 6lmii§tu. Al 
lah ona lanet etsin. 

Ibn Ishak, Hz. Ai§u]nin soyletedediigini rivayet eder: "Fill sevkeden 
(yeden, yiiriiten) ile seyisinin, kotiiriim olduklarini ve Mekke'de dilen- 
diklerini gordum." Seyisin adi Uneys'ti. Ama sevkedenin adi billnme- 
mektedir. Dogrusunu Allah bilir. Nakka§, tefsirinde der ki: Ebrehe or- 
dusuntlaki askerlerin cesedlerihi sel siiriikleyip denize atti. 

Siiheyli der ki: Fil vakasi, Ziilkarneyn tarihine gore 886 senesinin 
muharrem ayi ba§lannda meydana gelmistir. 

Meshur gorii§e gore Peygamber (s.a.v.), fil senesinde dunyaya gel- 
mi§tir. Bir rivaye^e gore bu hadise, Hz. Peygamber 'in dogumundan bir- 
kac sene once vuku bulmu§tur. Allah fein verirse, bu k«>nuyu ileride ele 
alacagiz. Giivencimiz ve dayanagimizjP'dur. 

Ibn Ishak, Cenab-i Allah 'in, Ka'bJ|i -Muazzama'yi korudugu bu bii- 
yiik olayla ilgili olarak Araplann soyff Hikleri §iirleri de nakleder. Bu 
olayda Cenab-i Allah, Ka'be'yi §ereflendirip §anini yiiceltmek, temizle- 
mek ve Hz. Muhammed'e peygamberlik vererek oraya ikramda bulun- 
mak istemi§ti: Dosdogrii dini, Hz. Peygamber vasitasiyla gonder&iekle 
de Ka'be-i Mu§errefe'nin kadrini yiiceltmek d|lemi§ti ki o dinin riiknii, 
hatta ayakta tutan diregi namazdir. Yiice Alljfh, Ka'be-i Muazzama'yi, o 
dinin kiblesi olarak belirleyecekti. Cenab-i Allah, sadece Kureyshlere 
yardim olsun diye Ebrehe ordusunu bozguna ugratmis. degildi. Qiinkii 
Yemenlilerden olusan Ebrehe ordusu Hristiyan, Kureyshler ise putpe- 
rest idller. Boyle olunca da Yemenliler, Kureyshlere gore Allah'a daha 
yakin sayihrlardi. §u halde O, Ka'be-i Muazzama'yi korumak ve Mu- 
hammed (s.a.v. )'in peygamberligine zemin hazirlamak icin Ebrehe or- 
dusunu bozguna ugratmish. Nitekim bir §iirinde Abdullah b. ez-Zeba'ri 
es-Sehmi ipyle demi§tir: 



"Yenilip Mekke'den geri dondiiler. 
Oteden beri Harem 'e tecaviiz edilemez. 
Oraya saygisizhk edilen bir geceyi, 
§i'ra yildizi hi? yaratmis, degil 1 
§erefli bir kul oraya saldirmaz^il. 
Yemen ordusunun komutanina sor. 
Orada acaba neler gbrmii§? 
Bilgicleri, sonra cahillere bildirir bunu. 
60.000 ki§i Y&men'e.donemedi. 
Yarahlan da dondiikten sonra ya§amadi. 

(1) §i'ra yildizi: Huzaa kabilesinin taptigi bir yildizdir. 




B. ISLAM TARlHl.C.2,F.: 




"^ 



v — 








290 IBN KESlh 



Orada Ad kavmi vardi, daha onceleri. 
Ciirhiim kabilesi orada ya§ardi. | 
Kullari iistiindeki Allah, onu korur." 

Ebu Kays b. Eslet el-Ensari el-Medeni 



"Fil vakasida Allah 'in bir mucizesiydi, 

Fili her ileri siirdiiklerinde o kimildamiyor idi. 

Egri u?lu sopalarla karnina vuruyorlardi. 

Burnunu yardilar, burnu yarildi. 

Biiyiik bifaklarla onu ileri siirdiiler. 

Ka'be'ye yonelttiklerinde durdu, kafasi yarildi. 

Geri dondii, Yemeni d(^ru ko§tu. JL 

Orada bulunanlar, zuliimle geri dondii. 

Allah, onlara iistten tas. yagdirdi. 

Zayif ve bitkin dii§iip birbirlerine sanldilar. 

Alimleri, onlara hep sabir telkin ediyordu. 

Koyunlar gibi bagn§ip melemeye ba§ladilar." 



Ebu Salt Rebia b. Ebi Rebia, Vehb b. Alac es-Sakafi de bir §iirinde fil 
hadisfsinden §6yle bahseder (Ibn Hi§am, bu snrin Umeyye b. Ebi Salt'a 
ait olduguna dair bir rivayetin buMndugunu soyler): 



"Rabbimizin mucizeleri parlaktir. 
Onlardan, ancak kafirler §iiphe eder. 
Geceyi ve giindiizii o yaratmishr. 
Hepsinin hesabi a?ik ve bellidir. 
Sonra rahmet sahibi Rab, giindiizii parlatir. 
Yayilan i§iklanyla onu aydmlatir. *••■» 
FiftrMugammis mevkiinde aliybrdu. 
Siiriindii, ayaklan tutulur gibi oldu. 
Sanki dagdan bir kaya parf asi koptu da, 
Gelip filin kulagmdaki halkaya takilcG. 
Etrafinda Kinde emirleri, bir de, .,,. 
§ahin gibi sava§an bahadirlar vardi. 
Onu yerinde birakarak dagilip kaftilar. 
Filin ayaklan kinlmis. gibi idi. 
Hanif dimi dismdaki but-tin dinler. 
Kiyamette, Allah nezdinde yok gibidir." 




t* 



Yine Ebu Kays b. Eslet, bir §iirinde fil vakasindan §oyle bahseder: 

■ 



< 








"Kalkin, Rabbinize dua ediri* yiiz siiriin Ka'be'nin, 

Kahn siitunlar arasindaki ta§lanna, 

Ka'be'nin sizcede dogrulanan imtihani vardir. 

Kitalar sevkeden Ebrehe'nin, sonraki giinde, 

Kitalan ovada gidiyordu. Piyadeleri ise, 

Dag yollannda ta§lanmaktaydi. ^£ 

Ars^ln sahibinin yardimi size gelince, 

Ebrehe askerlerine tas. ve toprak yagdi. 

Panik i9inde aceleyle doniip ka?tilar. 

Az sayidaki askerden baska silaya donen olmadi 

Ubeydullah b. Kays er-Rukayym, Ka'be'nin yiiceliginden ve saldir- 
mak isteyenlere kar§i korunacagmdan bahseden bir snrinde §oyle de- 
mistir: . -m 

"Fil ile gelen ve orayr yikmak iizere olan, 
Yank dudakli Ebrehe, bozguna ugradi. 
Askerleriyle birlikte geri dondii. 
Cendel mevkiinde kus. su'riilerinin, 
Saldinsma ugrayip ta§landiL 
Ka'be'ye saldiranlar, iste boyle olur. 
Yenik du§lip ordusuyla geri doner." 



Ibn tshak vtW^pfrleiffiiin anlattiklanna gore Ebre^Wiin olumiin 
den sonra oglu Yeksum, Yemen'deki Habe§lilerin ba§ma gecti. Ondan 
sonra da karde§i Mesruk b. Ebrehe gecti ki bu, onlann sonuncu hiikiim- 
darlaridir. Ileriki sayfalarda da aciklayacagimiz gibi Mesruk'un 
hukiimdarhgina, £>eyf b. Zi Yezen el-Himyeri son vermi§tir. Seyf, Kisra 
Enu§irvan'in (M^irevan) ordusunun ba§mda Yemen'e ifgirmis. ye 
hiikiimdarligi, Mesruk'un elinden almi§tir. 

Fil vakasi, Ziilkarneyn tarihine gore 886 senesinin muharrem ayin- 
da meydana gelmr§tir. Ziilkarneyn, Makedonyah Felebis oglu tsien- 
der'dir ki, Rumlann kendisi icin tarih koyduklan §ahsiyetlerin ikincisi- 
dir. 

Ebrehe ve kendisinden sonrji tahta gecen iki oglu oliipte Habeshle- 
rin Yemen'deki hakimiyetleri sona erince, Kulleys adh kilise terk edilir 
oldu. Bu kiliseyi Ebrehe, cahil ve az akilh olu§undan dolayi in§a etmi§; 
insanlann hac i9in Ka'be'yi degil de burayi ziyaret etmelerjni istemi§ti. 
Ebrehe ailesinin, Yemen'deki hakimiyeti son bulunca Kulleys kilisesi 
terk edildi, harabeye dondii. Ebrehe, bu kiliseyi iki put iizerinde in§a 
etmisti. Bu putlardan biri Kuayb, digeri de kansiydi; Tahtadan yapil- 
mis. olup altmisar zira boytindaydilar. Cinlerle baglantilan vardi. Bu se 










lBN : KESti 

jepledir ki Kulleys kilisesindeki e§yalardan birini galan veya kilisenin 
yapisina zarar veren kimseleri cinler ^arpiyordu. Bu durum, Abbasile- 
rin ilk halifesi Seffah zamanina kadaiadevam etti. Kulleys kilisesinin 
durumu, Ebrehe'nin, Belkis saraymdan oraya getirtmis. oldugu mer- 
merler ve ifindeki diger e§yalar, Seffah'a anlatildiq© da, bu kiliseyi yi- 
kip yerle bir etmeleri i^in oraya bazi adamlar gonderdi. I^indeki e§ya ile 
birlikte hazinelerin tamamini aldi. Siiheyli, bunu boyle anlatmi§tir. 
Dogrusunu Allah bilir. j^^j 

YEMEN'DEKI HAKIMIYETIN HABE§LILERDEN ALINIP 
SE,YF B. ZI YEZEN'IN ELINE GEgM^SI 

Yemen'de hakimiyetin Habe§lilerin elinden almip Seyf b. Zi Ye- 
zen'in eline ge^ecegini 90k onceleri §ikk ve Satih adinda iki kahin, Rebia 
b. Nasr el-Lahmi'ye haber vermi§lerdi. Rahmetli Muhammed b. Ishg 
dedi ki: Imfees. Hiikiimdari Ebrehe oliince yerine oglu Yeksum gegti. 
rehe, onun adi ile kiinyelenmis. oldugundan Ebu Yeksum (Yeksum'un 
jabasi) diye gagnhrdi. Yeksum oldiik^n sonra yerine karde§i Mesruk 
ge9ti. Yemenlilerin eziyet ve sikmtilar|||zayinca, Himyerli Seyf b. ZiYe- 
zen ortaya ?ikti. Ebu Mitrre kiinyesiyle fagnlan Seyf in §eceresi §6yle- 
dir: Seyf b. Zi Yezen b. Zi Asbah b. Malik b. Zeyd b. Sehl b. Anlwb. Kays b. 
Muaviye b. Cii§em b. Abdu§§ems b. Vail b. Gfpi*b. Kutn b. Arib b. Ziiheyr 
b. Eymen b. Mehaysa b. Arencec (ki da HKmyer b. Sebe'dir). 

Nih^yet Seyf b. Zi Yezen, Bizansjmparatoruna giderek i^nde bu- 
lunduKlari mihnetli halleri §ikayet e£ti. Kendilerini bu sikintidan kur- 
tarmasim, kendi himayesi altina almasim, diledigi Bizansliyi vali ola- 
rak kendilerine gondermesini istedi. Ama impar'ator, onun bu 
§ikayetine aldiris. etmedi ve y±eklerini yerine getirmedi^ 

Bunun iizerine Seyf b. Zi Yezen oradan ayrilip, kisranm Hire'deki 
valisi Numan b. Miinzir'in yanina geldi. Numan b. Miinzir o zamanlar, 
Hire ve oraya bagli Irak topraklarinm valisi idi. Kisra'ya tabi; idi. Seyf, 
Habe§lilerin sikmtili hallerini anlatinca Numan: "Ben, her sene kisrayi 
ziyarete giderim. Yammda dur. Ziyaret zamani gelince beraberimde se- 
ni de ona gotureyim." dedi 

Seyf, Numan'm tavsiyesine uyup yaninda kaldi. Zamani gelinge de 
"onunla birlikte kisramn ziyaretine gitti. Numan, onu huzura aldirdi. 
Kisra, tacinm bulundugu meclis eyvaninda oturmaktaydi. Anlatildigi- 
na gore taci, buyuk bir ol?ek iriliginde olup altin, gumii§, inci, yakut ve 
zebercedle suslenmi§. Hiikumdarlik tahtinm, ortalannda durdugu iki 
siitunu birbirine baglayan yiiksek9e kemerin ortasinda asili duran altm 
bir sepetin i^inde dururmu§. Bu ta 1 ^) kadar agirmis. ki, hiiklimdar onu 
ba§mda ta§iyamazmi§. Iki siitun ortasinda asili duran bu ta9, hiikiim- 




BUYUK ISLAM TARlHl 



293 



dann ba§i uzerine indirilmedigi zaman bir ortii ile kapatilirmi§. Gelip 
tahta oturdugunda, perdesi acilan tac, yava§ca indirilerek hiikumdam 
ba§ma gecirilirmis. O taci ilk gorenler, heybeti oniinde cokiip kahrmi§... 
Seyf b. Zi Yezen, kisramn makamma^yol v,eren yiiksekce kapidan gi- 
rerken ba§inf one dogru egmi§, kisra da:"§u epmaga ne oluyor? Yiiksek- 
ce kapidan girdigi halde yine de ba§inregiyor." demi§ti. Kisra'nm bu so- 
zii Seyf e aktanhnca §oyle dedi: "Kederli ve sikintih oldugum icin boyle 
yaptim. Qiinkii kederlive sikintih adama, geni§ olan yerler dahi dar go- 
rim iir! Ey hiikiimdar! Yabancilar iilkemizi istila etti." Hiikiimdar sordu: 

— Hangi yabancilar? Habe§liler mi yoksa Sindliler mi? 

— Hayir, Habe§liler istila etti. Senden yardim istemeye geldim. Yar- 
dim edersen, iilkemizm hakimi sen olursun. 

— Iyi ama senin iilken bize uzak, hem de verimi azdir. Fars ordusu- 
u, Arap diyannda tehlikeye siiriikleyecek degilim. Senin topraklanna 

ihtiyacim yok. Var isine git. 

Boyle dedikten sonra da Seyf b. Zi Yezen'e saglam 10.000 dirhem ba- 
gi§ta bulundu, ona giizel elbiseler giydirdi. 

Bagi§i alan Seyf,' saMydan di§an cikinca paralan eliyle havaya sa- 
vurdu, halk ta savrulan paralan toplaniaya ba§ladi. Bunu duyan kisra, 
"Bu adamda is. var." dedi, sonra haber gonderip saraya cagirdi. Saraya 
gelen Seyf e, "Bana kastin mi var? Bagi§imi niye havaya savurup halka 
dagittiii?" diye sorunca Seyf §oyle cevap verdi: "Senin bagi§im ne yapa- 
yim? Birakip geldigim ulkemin daglan, hep altin ve gumu§tyr^ ; ,Onun 
icingMfetin bagi§ina ragbet etmedimT'Bu cevap uzerine kisra, vezillerini 
topmyarak: "Bu adam ve getirdigi haber ile teklifi hakkmda ne dersi- 
niz?" diye sordu. Vezirlerden biri, §oyle bir tekli^bulundu: "Ey hiikiim- 
dar! Senin zindanlannda oliim cezasina carptmlmi§ mahkumlann var. 
Onlan, Seyf ile birlikte Yemen'e gondersen iyi olmaz mi? Eger oliirlerse 
bu, zaten senin istedigin bir§eydir. Yok, eger zafer kazanirlarsa, bir 
memlekete daha sab^b oImu§ olursun!" 

Bu teklifi uygun goren kisra, zindandaki 800 mahkumu Seyf b. Zi 
Yezen'le birlikte Yemen uzerine gonderdi. Ba§lanna da Vehriz adh bir 
mahkumu gecirdi. Vehriz ya§h, faziletli ve erdemli bir adamdi. 

MahkQttrtSf; sekiz gemi ile yola ciktilar. Yolda iki gemi batti. Alti gi 
mi Aden kiyisina vardi. Seyf, Yemen'de soziinu gecirebildigi adamlarim 
toplayip Vehriz'in emririe verdi. Ona: "Ikimiz birlikte oluneeye veya iki- 
miz birlikte zafere kavu§uncaya kadar seninle beraberim." dedi. Vehriz 
de: "Dogrusoyledin." kar§ihgini verdi. ^^^^^ 

BunTarxn, kar§isina, Yemen hiikumdan Mesruk b. Ebrehe cikti. As- 
kerlerini etrafma topladi. Vehriz, ona kar§i kendi oglunu sava§mak iize- 
re gonderdi. Onlarm nasil sava§tiklarin-i-denemek istiyordjfee Oglu 
oldiiruliince; Vehriz'in, onlara kar§i ofkesi artti. Iki ordunun saflan kar- 












"E§§egin 
ltti. Ben 
kimil^a- 

mayin ve 



si.,kar§iya gelince Vehriz, "Bunlann hiikumdarlarmi bana gosterjn." de- 
di. "Fil lizerinde oturmakta olan ta^h ve iki ka§i arasmda kirmizi' bir ya- 
kut bulunan adami goriiyor musun?" dediler. O^da, "Gorliyorum." dedi. 
"I§te hiikiimdar odur." dediler. "Onu bana birakin." dedi. Uzun bir slire 
beklediler. Sonra: "Hiikiimdar niye boyle yapti?" diye sordu. "Filden inip 
ata bindi." dediler. "Onu kendi haline birakin." dedi. Uzun sure onu ken- 
di haline biraktilar. Sonra: "Hiikumdar niye boyle yagti^jjye sordu 
"Attan inip katira bindi." dediler. Vehriz §oyle kar§ihk ve: 
yavrusu" Hem kendisi al?aldi, hem de hukumdarhginM 
artik onu vuracagim. Onun arkada§lannin yerlerinde dlii 
madiklanni goriirgeniZj ben size bildirmeden yerinizden a; 
sakm harekete gefmeyin. Demek ki o zaman ben, adama okumu isabet 
ettirememi§im.|Ama adamlarimn onuti gevresinde dolanmakta olduk- 
lafini gdriirseniz, bilin ki ben okumu ona isabet ettirmi§im. Artik siz de 
onlara kar§i hiicuma gefersiniz". 

Boyle dedikten sonra Vehriz yayiriTgerdi -90k sert oldugundan o ya- 
yi kendisinden ba§kasinm geremedigi anlatihr- ve yanindaki iki adam 
yayJ|ikica baglamalarini emretti. Sonra oku yaya yerle§tirip firlat 
Ok, hiikiimdar Mesruk'un iki ka§i arasindaki yakutu delip kafasinin 
dmdan fikti ve bindigi hayvana saplandi. Bunun iizerine Habe§liler, hii- 
kiimdarlari Mesruk'un etrafmda dolanmaya ba§ladilar. Vehriz'in 
komutasindakiler, onlara saldirdilar. Yenilgiye ugrayip oldiiriildiiler ve 
saga sola ka?i§maya ba|ladilar. 

Vehriz, San'a'ya girmek iizere yola 9ikti. §ehrin kapisma Vardigin- 
da, "Bayragimi egipte i9eriye girecek degilim, yikm §u kapiyi!" dedi. Ka- 
piyi yiktilar. O da bayragim dik tutmus. vaziyette §ehre girdi. Seyf b. Zi 
Yezen el-Himyeii bir §iirinde §oyle der: 



"tnsanlar, iki hiikiimdann uzla§tigini sanir 
Onlarin uzla§tiklanm kim duymu§tur? 
Aksine is/'daha da §iddetlenmi§tir. 
Deve gibi biri olan Mesruk'u oldiirdiik. 
Tepelere kan i9irip kandirdik. 
Dogrusu deve, halkm devesiydi. 
Gel gor ki Vehriz, 9oluk 9ocugu ve mallari. 
Ele ge9irinceye dek i9ki i9memeye and i9m 



Hicaz'dan ve diger yerlerden Araplar, Seyf i tebrik etmeye gelmi§, 
hakimiyeti tekrar ele ge9irdiginden dolayi onu ovmeye ba§lami§Iardi. 
Tebrike gelen heyetlerden biri de, Kureys, heyeti idi. Bu heyette Hz. Pey- 
gamberin dedesi Abdiilmuttalib de bulunmaktaydi. Seyf b. Zi Yezen, 
ona, Hz. Peygamber'i miijdelemis, ve bu konuda bildiklerinfl5ctarmi§ti. 





m 




buyuK Islam tarihi 




295 



Bununla ilgili detayli aciklama, Hz. Peygamber'le tlgili miijdeler bah- 
sinde verilecektnl ^ , ,,., ' 

Ibn ishak'm anlattigina gore Ebu's-Salt b. Rebia es-Sekafi, bir §ii- 
rinde §oyle der (Yalmz Ibn Hi§am, bu §irin Umeyye™ t^-'- o„u>„ „a „i 
dugunu ifade etmi§tir.): -^ 




Sbi's-Salt'a ait ol- 



7 A Yezen q ^u gibileri intikam alsinlar. 
Deniz yolu^Hrdusman uzerine yonelip, 
Intikam i9in 9e§itli tuzaklar kurdji. 
Once Kayser'e basvurdu. Yanina jarmca, 
Ne yazik ki, aradigim onda bulaiyadi. 
On sene sonra kisraya yoneldi, 
Kisranuvhediyelerini havaya sayjirdu. 
Kendi cannn umursamaz oldu. 
Nihayet asilzadelere ugrayip yardim istedi. 
Ey Zi Yezen oglufleyf, hayatima ben, 
Yemin ederim ki cok hizh birisisin sen. 
Allah, sonlarim hayr eylesin, o asiller, 
Seyf e yardim edecek bir grup sectiler. 
O gruptakilerin, insanlar arasmda, 
Hie mi hie emsalleri yok idi. JL 
Reisler, bahadirlar, migferli suyarilerdi. 
Vahalarda yavru yeti§tiren as||nlardi. 
Deve iistiindeki mahmilleri awBhr gibi, 
Egri yaylardan, seri oklar firlatiyorlardi. 
O kara kopekler uzerine aslanlar sahndi. 
Aslanlarin oniinden kacanlar, yenik du§tii 
Sana ikametgah olan Gumdan sarayinda, 
Tacijnii giy, §arabim da afiyetle if. 
§arabim afiyetle ic, onlar darmadagin oldular. 
Bu giin kaftaninin ucunu sahp rahatla, 
Suyla kanshnp idrara doniisen siitiin kabi gibi, 
Degildir bu sozler, ashnda faziletlesdir, bunlar." 




tg 




r" 'T 



Anlatildigina gore Gumdan, Yemen'deki bir saray olup Kahtan oglu 
Yarub tarafindan in§a edilmi§tir. Yarub'dan sonra Vaile b. Himyer b. 
Sebe' oralara hakim olmu§tu. O saray, yirmi kath imi§. Dogsistlfiu Ak 
lah bilir. 

Ibn Ishak'in riv^iyetine gore Temim ogullan kabilesinden Adij 
Zeyd el-Hiri, bir §iirinde soyle demistir: 




f 



i. 





"San'a'dan sonra oraya bagi§i bol olan, 
Hiikiimdarlar, imar etmez oldular. 
Oysaki daha once orayi bulu tiara, 
Varacak yiikseklikte in§a etmi§lerdi. 
Mabedinden misk kokusu sacihrdi. 
Etrafi daglarla cevrili idi. 
Yiiksek kisimlan, semaya ula§maktaydi. 
Geceleyin orada caiman neylere^gelip, 
E§lik ederdi, erkek baykus, sesiSri. . ? 

tazi sebeplerden dplayi oraya sevkedijdi. 
silzadelerin ordusu, hepsi de siivari idi. 
fatirlara binip cohere gittiler, onlan, 
liim online katti, e§ek yavrulari yanlarmda M 
Nihayet hiikumdarlar, kale tarafindan 
Demir gibi kitalann geldigini gordii. 
O gun onlara §dyle sesleniliyordu: 
Ey Berberiler, ey Ebrehe (Yeksum) ailesi, 
Kacsmm kurtulabilecegini sanmayin. 
O gun, adi unutulamayacak bir giin oldu. 
Kiymeti sabit bir nimet, yok olup gitti, 
£emaatlerin yerini yalniz ba§ina yiiriiyen aldi. 
punier haindir, cok acaiplikleri icerir. 
Tiibban ogullarindan sonra gelen hukiimdar, 
efli ve memnuniyet verici idi." 










Ibn Hi§am der ki: Bir zamanlar Kahin Satih'in, "Kendisinden 
Irem Zi Yezen gelecektir. Zi Yezen, Aden'den cikacak ve Yemen'de Ha 
be§lilerden hicbirini sag birakmayacaktir." soziiyle kasdettigi hiikum- 
dar, i§te budur. 

Ibn Ishak der ki: Vehriz ve beraberindeki Farslar, Yemen'de ikamet 
ettiler. Orada kalan Farslarm nesli, bugiin Yemen'de halen mevcuttur. 

Eryat'in Yemen 'e girmesiyle, Farshlarin Mesruk b. Ebrehe'yi oldiir- 
melerine ve Yemen'deki Habe§lileri, siirgiin etmelerine kadar gecen su- 
re, yetmis, iki senedir. Eryat'dan sonra hukiimdarhga Ebrehe gecmi§; 
Ebrehe'den sonra oglu Yeksum, Yeksum'dan sonra da diger oglu Mes 
ruk hiikumdar olmu§tu. 

YEMEN'DEKI FARSLARIN AKIBETI 

Ibn Hi§am dedi ki: Bir siire sonra Vehriz oliince, kisra yerine oglu 
Merziiban'i Yemen'e vali olarak atadi. Merziiban'in olumiinden sonra 
kisra, onun yerine oglu Teyniican'i atadi. O da oliince, yerine onun oglu- 




i 





wmmmrr *mm - 



BUYUK ISLAM TARlHl 






297 



nu atandi. Daha sonra kisra, onu gorevden alip yerine Bazan'i getirdi. 
I§te bu Bazan dbneminde Hz. Peygamber risaletle gorevlendirildi. 

Ziihri'nin rivayetine gore kisra, Yemen valisi Bazan'a gbnderdigi 
mektubunda §6yle demi§ti: "Bana gelen haberlere gore Mekke'den bir 
adam cikmi§, peygamber oldugunu iddia ediyormu§. Ona git de tevbe et- 
mesini iste. Eger tevbe ederse ne ala. Yok eger etmezse, kellesini bana 
gonder!" Bazan da, kisramn bu mektubunu Hz. Peygamber e gonder- 
mi§, o da Bafan'a §u cevabi mektubu gonde^$i§ti: "Kisra'nm falan aym 
falan giiniinde olduriilecegini Allah bana vadetti." 

Bu mektubu alip okuyan Bazan, sonucu beklemeye ba§lami§ ve; "Bu 
adam, eger peygamberse, soyl e dikleri gercekle§ecektir." demi§ti. Hz. 
Peygamber 'in belirttigLgunde£||ra 6ldurulmu§tii. Ibn Hi§am'm ifade- 
sine gore onu, oglu §ireveyh dfourmu§tur. 

Bazilanndan duydugum habere gore ogullan, birle§erek onu oldiir- 
mii§lerdir. Soziinii ettigim^fbu Acem kisrasimn adi, Perviz b. Hurmii- 
zan b. Enu§iryan£b. KubazSfir. Raglan yenen de budur. Rumlari yendi- 
gi savas^an Ife^afP-i Kerim'de §6y1#bahsedilir: 

"Elif, lam, num. Rumfar yenildilet^Yakm bir yerde. Ama onlar, bu 
yenilgilertoden spnragalib gelece^ferdir." (er-Ram, 1-3.) . 

Kisra^mn bu%ali$iyetiyle ilgftijjciklama ileride venlecektir. 
siiheyli'nin ifadesine gore kisrS- hicri dokuzuncu senenin on-cema- 
ziyelevvelinde car§amba gecesi 6ldurulmu§tur. Dogrusunu^Jlah bilir. 

Kis^a^Rasulullah (s.a.v.)'inJsI||da'a daveAicin kendisine "gonderdigi 
mektubw'feelenip yirtmis, ve-Wwi»deki vafasine, onceki sayfada sozii 
edilen emirnameyi gbndermi§ti. Bazi rivayetlerde apalatildigma gore 
Rasulullah (s.a.v.), Bazan'm elcisine: "Rabbim, bu gece senin efendini 61- 
diirdu!" demis. ve dedigi gibi de o gece bldurulmii§tu. Daha onceleii adil 
iken zalimlige ba§ladigmdan dolayi ogullan, onu hal ettikten sonra bl- 
diirmu§, yerine de oglu §ireveyh 'i gecirmi§lerdi. Tahta oturan §ireveyh, 
babasim bldiirdiikten sonra alti ay veya daha az bir siire ya§ayabilmis- 
tir. Bu olaydan bahseden Halid b. Hikk e§-§eybani §oyle der: 

"Ogullan, ellerindeki kihclarla kisra^B- 
Etleri diler gibi dilip kiydilar. 
Kisramm oliim adh yavrusu, o gun dogdu. 
Her yavrunun, bir dogum vakti vardir."* 









*• 



Ziihri dedi ki: "Kisranm blum haberini alan Bafen, hem kendisinin 
hem beraberindeki Farslann Miisliiman olduklani*. Bir elci vasitasiyla 
Hz. Peygamber'e bildirdi. Gelen elciler, Hz. Peygambere: "Biz kime 
mensubuz, Ya Rasulallah?" diye sordular. O da "Bizden ve bizim aile- 
mizden sayihrsmiz." diye cevap verdi. Bu sebepledir ki ba§ka bir miina- 



^ 



«•* 








mm 



1 

r 



» 





IBN KESl 



sebetle Hz. Peygamber, Selman-i Farisi icin: "Selman bizdendir, bizim 
ailemizdendir." demi§tir. 

Buranlatilanlardan-acikca anlajjildigma gore bu hadise, Hz. Pey- 
gamber-in Medine'ye hicretinden sonra vuku bulmu§tur. Btfllebeple de 
insanlara dini ogretsinler ve onlari yiice Allah'a inanmaya davet etsih- 
ler, diye Yemen 'e emir ve davetciler gbndermi§ti. Once Halid b. Velid ile 
Ebu Talib oglu Ali'yi, bunlardan sonra da Ebu Musa el-Es/ari ile Muaz b. 
Cebel 'i gondermi§ti. Bunlann daveti netecisinderemen halki, Islam' 
girmis. ve Islam 'a. tabi olmu§lardi. %^ 

Bazan'm oliimunden sonra oglu §ehr, Yemen 'e vali oldui Peyiam- 
berlik iddiasinda bulunan Esved el-Ansi, onu oldiirmus. sdhra-da kansi- 
ni almi§ti. Ileride de aciklayacagimiz gibi Esved, Hz. Peygamberirb 
Yemen'deki naiblerini surmu§tii. Esved 'in oldu^iilmesihuen sonra Ye* 
men'de hakimiyet, yeniden Miisliimanlarin eline gecmi§ti. 

Ibn Hi§am der ki: "Zeki bir peygamberdir. Yiice Zat katindan kendi- 
sine vahiy gelir." sozii ile Satih'in kasdettigi de budur. 

Habe§lilerin,"Yemen'deki hakimiyeti, Allah katmdan gonderile- 
cek, hak ve adaleti getirecek, dindar ve faziletli kimseler ar^asmda hak 
ve adaleti uygulayacak olan bir peygamber tarafindan sona erdirilecek- 
tir. Onu (Ummeti) milleti, kiyaoidifce kadar hiikiimran olacaktir." soziiy- 
le Kahin §ikk'm kasdettigi de bfldur. ■"" 

Ibn Ishak dedi ki: Anlatildigjtna gore Yemen&e bir ta§ uzSrinde Ze- 
bur'dan §u ibareler yaziliymi|! 'Bemar (Harem)in miilkii kime aittir? 
Seckin Himyerlilere aittir. Zemalrin miilkiyeti kime aittir? §erli Habe§- 
lilere aittir. Zemar'm miilkii kime aittir? Hiir Farshlara aittir. Z^marin 
miilkii kime aittir? Tiiccar Kurey§lilere aittir." ^^m 

Mesudi'nin anlattigma gore bazi §airler, bu anlamda §iirler soyle- 
mi§lerdir. §6yle ki: 



"Harem yapihp sivaninca kendisine soruldu: ^1^^ 

Sen kime aitsin? Seckin Himyere aidim, dedi. 
Sonra kendisine^yine soruldu: _ J 

Kime aitsin? Murdarlilann en kotusu Habe§lilere aidim, dedi. 
Sonra kendisine yine soruldu: 
. Kime aitsin? Hiir Farslilar a aidim, dedi. 
Stonra kendisine yine soruldu: 
^Kne aitsin? Tiiccar Kurey§lilere aidim, dedi." 

Muhammed b. tshak'm soziinu ettigi bu kitabe, Yemen'de riizgann 
topragi savurmasi neticesinde meydana 9ikan Hud (a.s.) mezari yanin- 
da bulunmu§tur. Bu kitabenin bulunmasi, Amr zi'1-Ez'ar'in karde§i 
Malik b. zi'1-Menar zamanmda, yani Belkis'm dbneminden az bir zaman' 
once olmu§tur. Kitabedeki yazilann Hud peygamberin mezari uzerinde 



I 




BUYi>K ISLAM TARlHl 



de yazih oludugu sbylenir ki, bu kitabedeki yazi, Hz. Hud'un sozlerin- 
dendir. 

Evet, Suheyli'nin bu konuda soyledikleri bunlardir. Dogrusunu Al- 
lah bilir. 



I 



HADR VALISI SATIRON 1 




Bazi soybilimcilerinin dediklerine gorelSeyf b. Zi Yezen'in, Yemeni 
geri almak icin yardim istemek iizere yanina gittigi Hire valisi Numan 
b. Miinzir, Hadr yalisi Satiron'un siilalesindendir. Numan b. Munzir'le 
ilgisi bulundugu icin burada Satiron'dan bahsediyoruz. Daha once Ibn 
Ishak'dan yaptigimiz nakillere gore Numan b. Miinzir, Rebia b. Nasr'm 
soyundandir. Ciibeyr b. Mut'im'den rivayet olunduguna gore Kanas b. 
Maad b. Adnan'in soyundandir. 

Numan in soyu hakkinda ileri siiriilen bu iic goru§u, Hadr valisin- 
den bahsederkeii Ibn Hi§am nakletmi§tir. 

Hadr, Firat kiyisinda biiyiik bir kale olup vali Satiron tarafindan 
in§a edilmi§tir. Yiiksek ve genis, bir kale olup, icinde biiyiik bir §ehirdeki 
kadar evler vardir. Son derece saglam,heybetli ve giizel bir yapisi var- 
dir. Qevredeki §ehir ^e kasabalardan iiriinler, hep oraya gelir. 

Satiron'un asil adi, Oayzen b. Muaviye b. Ubeyd b. Ecrem b. Selih b. 
Hiilvan b. Hafb. K^idaa'dir. Kelbi de, onun soy kuuigunu Doyle yazar. 
Digerleri ise, onun, Caramika kabilesine mensub oldugunu ve §ehir dev- 
letlerinden (site) hirinin reisi oldugunu soylerler. Ba§kalanyla*wva§il- 
diginda, §ehir devletleri reislerinden olan diger beylerin oniine ge'cerdi. 
Kalesi, Firat ile Dicle arasifttSlydi. Ibn Hi§am'm ifadesine gorji, Kisra Sa- 
bur Zii'l-Ektaf, Hadr Valis^fiatiron ile sava§mi§tir.lbn Hi§am'dan ba§- 
kalannin ifadesine^gore ise, oatiron'la sava§an hukumdar, S^asanilerin 
ilk hukumdan SabiJjJ?. Erdesjr b. Babek'tir. Bu zat, §ehir devletleri bey- 
lerini itaat altina almis, ve hakimiyeti kisralara iade etmi§tir. Sabur 
Zjii'l-Ektaf b. Hiirmiiz ise, Sabur fer Erde§ir'den cok sonralari ya§ami§tir. 
Dogrusunu Allah bilir. Suheyli'nin anlattiklan budur. 

Ibn Hi§am'm ifadesine gore Sabur b. Erde§ir, Hadr valisi Satiron'u 
iki yil sureyle; digerlerinin ifadjjfcine gore ise, dort yil siireyle ku§atma 
altinda tutmu§tur. Bu da §6yle olmu§tur: Irak seferinde iken Sabur, vali 
Satiron'un hiikiim surdugurfadr §enrmin kapilanna gelip dayanmis. 
Satiron'un Nadire admdaki kizi onu gQ|mii§. Uzerinde ipek Qifcseler, 
ba§inda da; Zeberced, incyve yakutla suslenmis, 90k giizel altmnbir tac 
varm|g. Sabur, cok yaki§iRliymi§. Nadire, Sabur'a §oyle bir plan te.klif 

(1) Hadr veya Hetre: Musul'un gilneybatisinda, Sersar vadisi uzerinde kurulu esKi bir 
Irak §ehri. M.O. III. yuzyilda mamur olup defalarca Bizans istilasina ugramiftir. Sa- 
sani krallanndan I. Sabur tarafindan M.O. 226 yilinda zaptedilmi§tir. (Qeviren) 1 











300 



etmi§: "Hadr §elirinin kapisini sana acarsam^b/y^mle^vlen^misin?" 
da "evet" diyerek bu plam kabul etmi§. Plan,y6ylgj: uygulaiM^s,: Ak§am 
olunca Satiron, sarhos, oluncaya kadar igki ignSSMpin.kH*o,-l^|gece mut- 
lakayc^flfcsarhos. olduktan sonra, uyumak lizere yataga g^H:mi§. Kizi 
NadHt?, ftadr §ehrinin giri§-kapilarimn anahtarmi, uykuyjjjplan baba- 
smin yastigi altmdan cikaripbir kolesiyle kale ciki§ina gondermis, ve kb- 
le de kapiyi acmi§. \ * ''};« 

Ba§ka bir rivayete gore Nadire, §ehre giren bir nehruf fj&leye giris, 
yeri olan bir bo§lugu gostermi§; Sabur ve askerleri de o acik yerden §eh- 
re girmi§ler. 

Diger bir rivayete gore is* Nadire, Hadr §ehrindeki bir tilsimi, onla- 
ra anlatgfis, ve onu uyguladiklari takdirde §ehre girebileceklerini soyle- 
mi§. Buiff^gOre ygsilimsi bir giif ercin yakalanip ayaklanna mavi gozlii, 
bakire bir kizlxfwlet kamndan siiriilmeli, sonra da sllliverilmelilimi 
F m bu giivercin, §ayet Hadr kal es inM. surlari tizerine konarsa, 
am dii§er ve kalenin kapilan da acihrmi§7Boyle yapmisjaxye kalenin 
kapnan da acilnu§, % 

Sabur, §ehre girip Vali Satiron 'u oldurmii§, §ehri yagmalayip tahrib 
etmis. ve Satiron'un kiziyla evlenip beraberinde gotiirtnu§. 

Nadire, gegeleyin bir ara yatakta uyuyamayip debelenmeye ba§la- 
mi§. Kocasi Sabur, %izmetcilere, mum getirmeleri icin seslenmi§.iGeti- 
rilen mumulllijiginda yatagin icini ara§tirmavfe'ba§lami§, nihayet bir 
feslegen yapragi bulmus/ve: "Uykiihu kaciran bu mu^jfiu?" diye sorunca 
o da "eve^§Jjm§. Sabur sormu§:|f 

- Baban s^a ne yapardi, nasil davramrdi? 

- Bana atlas yatak serer, ipek elbise giydirir, beyin yedirir ve icki ici 
rirdi. ^^H 

- Sana yaptigi bu kadar iyiligin kar§iligi olarak mi babana boyle 
yaptin? Ona bu tuzagi kurdaguna gore benim icin de kisa zamanda boyle 
bir tuzak kurarsmL 

Kocasi boyle dedikten sonra onu saclarindan bir atin kuyruguna 
bagladi. Daha s6nra ati ko§turmaya ba§ladi ve b5ylec£ onu oldiirdii. A'§a 
b. Kays b. Sa'lebe bununla ilgili bir §iirinde §oyle demi§tir: 

"Gormedin mi ki, Hadr halki refah icindeydi? 
Ama bilmeli ki, refah hali devamh olmaz. 
Iki yil siireyle orada kosler caldirdi da, 
Nihayet yerlesti oraya ordularm serdari, 
§ol vakit ki, Rabbine yalvanp yakardi. 
Allah'a ybneldi, intikam almadi. 
Rabbi, onun giiciinii artirmadi mi? 
Ona, kom§uluk yapabilen biri olmadi. 









ti. 



Milletine §6yle bir cagrida bulundu: 
Ismizin ba§ma gecin, artik is. kesinl 
Kihg saljayarak §erefle oliin! 
Seckinlerin, olumii yeglediklerini gordiim 

Satiron'un kizi Nadire'nin babasina ihanetini anlatan Adiyy b. 2eyd 
de bir §iirinde soyle der: 

"Hadr §ehrinin uzerine geldi ya! 

Yukanlardan korkunc bir bela, 

Valinin kizi, olum hjaberini soylemedi. 

Babasina, ciinkti murakibi yoktu. 

Ak§amleyin-fcabasina bir kase saf ickiyi, 

Icirdi. Igki vehimdir, icen susamaya ba§lar. 

O kiz, halkim geceleyin teslim etti. 

Dii§man komutanimn kendisini isteyecegini sandi. 

Giin dogarken gelinin payina dusmu§tu. 

Kakiillerinden sizip akan kanlar, 

Hadr §ehri yikilip yakildiydi. 

Duvarlardaki askilar bile yagmalandi." 



Yine Adiyy b. Zeyd, bir ba§ka §iirinde §oyle der: 

1 I 

"Ey zamana soviip ayiplayah ki§i! 

Sanki sen, sucsuz ve iyi halli misin? 

Hayir, tarn tersi, sen cahilsin ve aldanmi§sin! 

Oliimden kurtulup ebedi kalani gordiin mii hi?? 

Injsanin kendi kon^ucusunu kahrettigi olur muymu§ 

Nerede, §ahlar §ahi Kis^^nii§irvan? 

Nerede, ondan once kralnlf yapan Sabur?;, 

izans imparatorlugu yl^inlar nereye gi 

Esfer ogullanndan adi anilan var mi hi?? 

Hadr §ehrinFkuranfhukumdar nerede? 

Orada, Dicle ile Habur i'rmaklari akardi. 

Mermerle in§a etti, kirecle sivadiydi. 

11 siginabilecegj nencereleji vardi. 

lj§kusu, onu urkutmemi§ti. 
dan ayrildi, kjapisi acik birakildi. 
'Havernek'in Sahibi'ni an, §erefli biriydi o. 
Bir gun tefekkiire dahp hida^eti btildu. 
Mai ve^mMkunun coklugu, onff'sevirdirmi§ti. 
Denizler geriffligince, irmaklar uzunlugunca mail vardi. 






Kalbi, kotuiukten dondii ve dedi ki: 
Hi? bir canh olume imrenmiyor. 
Sonra kurumu§ yapraga dbniiyor. 
Saba ve Sam riizgan, ahp gotiiriiyor." 




§iirde adi gecen 'Havernek'in Sahibi', eski zaman hiikiimdarl 
dan biridir. A§in gidip ta§kinhk yapinca, gunah i§leyip keyfine gore ha- 
reket edince, Rabbi tarafmdan gbzetildigini unutup bnceki hiikumdar- 
larm ve milletlerin durumlarim, nasil mahvolduklarim, onlardan hi9bi- 
rinin kurtulamadigmi, ibret almasi icin kendisine anlattilar. Eline ge- 
?en hiikumdarhk tahtmin mutlaka kendisinden sonrakilere intikal 
edecegini soyleyip ogtit verdiler. 

O, verilen bu ogutlerden etkilendi, ibret aldi, kendine ?eki diizen 
verdi, du§unmeye ba§ladi, gece giindiiz tefekkiir etti, mezannm darala- 
cagmdan korktu, tevbe edip Allah'a yoneldi, her §eyden el £ekti, hiikum- 
darliktan feragat etti, yoksul elbisesi giydi, ?ollere dii§tii, tenhalarda 
haz duydu, diger insanlardan farkh olarak §ehvete uymaktan ve Rabbi- 
ne asi olmaktan uzak durdu. 

'Havernek'in Sahibi' ile ilgili kissa, "Tewabin" adh kitapta §eyh 
imam Muvaffak b. Kudame el-Makdisi (r.a.) tarafmdan uzun uzadiya 
anlatilmi§tir. Hafiz Ebu'l-Kasim es-Siiheyli de bu kissayi, "Ravzii'l- 
Unf ' adh eserde saglam bir senetle nakletmi§tir. 





Hadr §ehrinin valisi, Satiron idi. Daha once de belirtildiei gibi o, 
Tav|sf-i Miiluk beylerinin basmda gelmekteydi. Yunanli Iskenoer b. Fi- 
lip el-Makedoni (Makedonyali) zjinjaninda ya§ami§tir. Satiron, kendi 



b. Hfea, Fars hukiimdanni mag- 
i§, halkimn mallarim yagmala- 
sa, Farslan darmadagm etmi§ti. 
'diizene Jpymalanna firsat verme- 



memleketini idare etmtfcteyken 
lub etmi§, iilkesini harabeye dondiirj 
mii=s, ekin ve iiriinlerine el koymu§, hi| 
Bir daha toparlanmalarinS ve i§lei 
meye karar vermis, tit- 

Gerek Arap, gerekse Arap olmayan her beldedeki halkin basma bir 
emir tayin etti. Her emir kendi hakuniyeti altindaki yerleriTforuma- 
ya.-topraklanni isjetmeyej^am ettE Olen emirleq|n yej^rpe ogullan 
veya kavimleri icindeki adamlardan biri ge9iy0rdu.Su durum, be§ yiiz 
yila yakin bir zam^^ylece devam etti. 

N*h«a*et Farsmpkymdarhgi tahtma..Erde§ir lyBabetafe. Sasan b. 
Behm^W^IsfendiyarnS'. Ye§tasib b. Lehrasib gecti.^Sde§^^fevlati eski 
haline getirdi. Hakimiyeti, tamamen eline gecirdi. Tavaif-i MiiliM bey- 
lerinin hakimiyetine son verdi. Eski ve yeni hicbigbeyi ortada b^akma- 
di. Yalniz Tavaif-i Miiluk beylerinden Satiron'un Hadr gehiiBirendi, 
orayi ele geciremedi. Satiron, o bevjggin en buyugti, eii giicliisii,^ ulusu 
olup reisleri veronde gelenleri idi/Erde|ir oldukten p?H^, oglu«Safeur, Sa- 
tiron'a kar§i taarruza gecti, Hadr kalesini ku§atti, niKayet ele'gecirdi. 
Nitekim bunu daha once de anlatmi§tik. Dogrusunu yiice Allah bilir. 




♦ 



HICAZ ARAPLARI OLAN ISMAIL OGULLARI VE **■ 

BISETE KADAjy|ECEN ZAMANDA CEREYAN EDEN 
CAHILIYE Dtfekl OLAYLARI I 





Ismail (a.s.) 'in peygamberlerden biri oldugunu, babasmin Ibrahim 
(a.s.) oldugunu ve aiinesi Hacer'i gotiiriip Mekke vadisine biraktigmi 
daha once anlatmi^l^:. F$«2an daglan arasmda bulunan Mekke vadisi, 
issiz ve bombo§tu.^(tokail, heniiz slit emme doneminde bulunan bir 
bebekti. Ibrahim (a.s.), onlan biraktiktetn sonra MeMte'den aynldi. Al- 
lah in buyrugu boyleydr. Hacer'in yaninda, icinde birazcik hurma bulu- 



I 




304 



IBN KESt: 






nan bir 91km ile icinde su bulunan bir kirba vardi. Hurma ve su tukenin- 
ce Cenab-i Allah, aakana yiyecek, hastalanana da §ifa olan Zemzem su- 
yunu onlar icin yerden fi§kirtti. Merhum Buhari'nin naklettigi ve Ibn 
Abbas 'in rivayet ettigi uzun bir hadiste bu mesele detayli olarak anlati- 

lir - — 

Dana sonra eski Arap kavimlerinden biri olan Arab-i Aribe'den bir 

grup olan Ciirhiimluler, gelip Mekke vadisine, Hacer 'in yanina konak- 

ladilar. Yanina konaklayabilmeleri icin Hacer, Zemzem suyu uzerinde 

bir hak iddia etmemeleri §arti ile onlara miisaade etti. Bu §arti kabulle- 

nerek yanina konakladilar. O da, Zemzemaguyunu ifmelerine ve ondan 

yararlanmalarma izin verdi. Daha sonra onlara ah§ip dost oldu. 

Ibrahim (a.s.), sik sik onlari kontrol ederdi/Anlatildigina gore Ku- 
diis'ten Mekke 'ye gidis, donu§iinde Burak denen bir hayvana binermi§. 
Oglu geli§ip gen9le§ince ve babasiyla birlikte yiiriimeye ba§layinca, 
kurban olayi cereyan etti. Kurbanhk olan da -sahih rivayetlere gore- Is- 
mail (a.s.)'di. 

Kurban edilme imtihamndan kurtulan Ismail; biiyuyunce, 
Curhumlii bir kadinla evlendi. Daha sonra bu kadindan ayrihp Mudad 
b. Amr el-Curhumfnin kiziyla evlendi. Bu evlilikten Nabit, Kayzer, Ez- 
biil, Mi§a, Misma', "Ma§i, Dimma, Ezr (Azer?), Yatur, Neb§, Teyma ve 
Kayziima adlannda oniki oglu ve Nesme adh bir kizi dogdu. Evlatlan- 
mn adlarim, Ehl-i Kitap kaynaklantta dayanarak Muhammed b. Ishak 
boyle bildirmi^tlr. Ismail (a.s.), kizi Nesme'yi karde§i Ishak oglu Is (Ay- 
su?) ile evlendirmi§tir. Bu evlilikten de Rum ve Faris adli?9ocuklar dog- 
mu§tur. Iki kavilden birisine gore E§ban da bu evlilikten dogmu§tur. 
Farkh kabilelerden olsalar da biitiin Hicaz Araplan, Ismail peygambe- 
rin Nabit ve Kayzer adh ogullannin soyundan gelmektedirler. Hz. Isma- 
il'den sonra Mekke'de reislik yapa%4§leri idare eden, Ka'be ve Zemzem 
idaresini yuriiten zat, oglu Nabit olmu§tur ki o da Curhiimlulerin yege- 
nidir. Curhiimliiler bunu bahane ederek Mekke ve cevresine hakim ol- 
maya ba§ladilar. Uzun siiren Ismail ogullan iktidanna son vererek ken- 
dBeri idareyi ele aldilar. Ismail oglu Nabit'ten sonra Ka'be'nin idaresini 
ele ge^iren ilk ki§i, Mudad b. Amr b. Curhum'dur. Ciirhiim, Kahtan'in 
ogludur. Yaktin b. Ayber'in oglu oldugunu soyWenler de vardir. Ciir- 
hiimluler, Mekke'nin yukari kismmda Kuaykianmevkiine yerle§mi§ti. 
Katurahlarin beyi Sameyda ise, kendi a§ire|iyle birlikte Mekke'nin a§a- 
gi kismma yerle§mi§ti. Bunlardan her biri,'Mekke'den gefenlerden on- 
da birlik bir ge?i§ vergisi ahrlardi. Sonralari ikisi anla§amayip 
sava§tilar, Sameyda bldiiruldii ve yonetimi Curhiimlulerin lideri Mu- 
dad ele ge?irdi. Mekke'nin ve Ka'be'nin tek hakimi oldu. Kalabahk, 
§erefli Mekke ve cevresinde yayilmis. olmalanna ragmen Ismail ogullan 
yonetim hususunda onunla ceki§mediler. Ciinkii Mudad, onlarin dayi- 






-^ 



13UYUK ISLAM TARlHl 



305 



u 



rdi. Ayrica Ka'be'nin sayginhgmi da dii§unduklerinden dolayi ihti 
laf cikarmak istememisl'erdi. % 

Mudad'dan sonra idare, oglu Haris'e, ondan sonra da Haris'in __ 
Amr'a gegti. Daha sonra Curhiimliiler, azip ta§kinhk ettiler, Mekke'de 
bir 90k kotiiliigun yayilmasina sebep olup fesad 9ikardilar. Mescid-i Ha- 
ram'da sapiklikta bulundular. Hatta denilir ki; Curhiimliilerden Isaf b. 

#Bagiyy adindaki bir adam ile Naile bint Vail adindaki bir kadin, 
Ka'be'de bir araya gelerek fuhus. yapmi§lar da Cenab-i Allah onlari don- 
durup ta§a ?evirmi§; ibret olsunlar diye insanlar, o iki ta§i Ka'be'nin ya- 
kinina dikmi§ler. Ama aradan 90k uzun bir zaman ge9tikten sonra Hu- 
zaalilar doneminde o ta§lar putla§tinlmi§, Allah'a ibadet terkedilerek 
onlara tapilmi§tir. Yeri geldiginde Isaf ve Naile adindaki bu iki puttan 
yeterince soz edecegiz. 

Curhiimliiler, Mekke-i Miikerreme'de i§i azitmca, Harem 'in yakmi- 
ha yerle§mi§ olan Huzaalilar, onlara kar§i 9ikip hizaya getirdiler. Hu- 
zaahlar -once de anlattigimiz gibi- Arim seli yiiziinden Yemen 'den ayri- 
hp Mekke'ye g09men olarak gelmi§ti. Huzaahlarin, Ismail ogullanndan 
olduklanni soyleyenler de vardir. Dogrusunu Allah bilir. Ozetlersek, 
dferfz ki: Huzaalilar, Cnrhiimliilere kar§i sava§mak i9in bir araya gelip 
toplandilar. Onlarla sava§acaklanni ilan ettiler ve sava§tilar. Ismail 
ogullan bu iki gruptan da ayri durdular. Bekr b. AbdU Menat ve Gub§an 
ogullanndan olan Huzaalilar, bu sava§ta Ciirhumluleri yenip Ka'be'nin 
yanindan uzakla§tirdilar. Curhtimlulerin lideri Amr b. Haris b. Mudad, 
KaTae'deki iki altm geyigi, Hacer-i Esved'i, miicevherlerle siislii kili9lan 
ve diger e§yalan ahp Zemzem kuyusuna atti ve iizerini ortiip goriinmez 
hale getirdi. Sonra da a§iretiyle birlikte Yemen'e dondii. Bu hadiseyle il- 
gili olarak Amr b. Haris b. Mudad, bir sjiirinde §oyle der: 



"Kaile'nin gozlerinden ya§lar bo§aniyordu. 
Gbzlerinin yagiyla ta§lar parhyordu. 
Hacun dagiyfa Safa tepesi arasinda goriinmiiyordu. 
Kimseler, Mekke'de sesler hi9 duyulmuyordu^ 
Ona dedim ki benim kalbim, ku§ gibi, 



Iki kanadimn arasinda 9irpimyor. 
Evet, 



t, bizler, Ka'be'nin sahipleriydik. 
Tokezleten tepeler, bastiran geceler, yok etti bizi 
Nabit'teh sonra Ka'be'nin ybneticileri bizdik. 
Bu Ka'be'yi tavaf ediy^rduk, hgyri da zahirdi. 
Nabit'ten sonra biz onurlu bir §ekilde, 
Beyt'e*sahip olduk, 9oklukla oviinn|edik. 
Sahjb olduk, onurlandiky miilkiimiiz muazzamc 

len ba§ka hi9 kimse artik oviinemezdi. 

^^ _ B.lSLAl^TARlHl.C^.F.ZO 




Bildigim en iyi insana kizimizi vermedik mi/ 
Onun ogulLari bizdendir, onun hisimlanyiz. 
Diinya, buSalden sonra aleyhimize ddnerse, 
jr, o zaman diinya ne hale gelecektir! 
[ral, zor kullanarak bizi ordan cikardi. 
Insanlar icin kader boyle cereyan eder. 
Bekar kadin uyusa bile, ben uyuyamiyorum. 
Tahtin eziyetinden dolayi Siiheyl ile Amir uzakla§masn 
Ka'be'den basjka sevmedigim yerlere yoneltildim. 
Himyer ve Yuhaber gibi kabilelere gittim. 
Imrenecek durumdayken, efsane olduk. 
Gecen seneler bizi, boy^ynpratti i§te. 
icind^igwyeja^sye^dini siarlar bulunan bir belde icin, 
Agiamakta oln gozdea ya§lar akiyordu. 

jrcinlerine dahi draunulmayan bir Ka'be icin, 
irdu gozler, serce|fer de vardi orada. 
fda, diger hayvarilara da dokunulmazdi. 
Ama oradan cikinca, asla rahat birakilmazdi." 



2 




Ibn islja^ der 
Gub^anlilardanJjal 



pr b. Haris, Mekke'de^ 
len §iirinde de §oyle dei 



"Ey#fisanlar! Yurijyunfbakalim. 

Nasil olsa bir gunWiir^emez hale geleceksiniz. 

Binegi tekmeleyin, yufarmi sail verin. * 

Olmeden once yijkin yikabileceginizi. 

Biz de sizin gibiydik, zafifan degi§tirdi bizi. 

Sonunda siz cje bizim gibi olacaksmiz." 



-Sp-' 

Bekr ogullanyla 



I 



1m 




Ibn Hi§am dedi ki: Bu konuda sahih rivayetlerle bize gelen §iir bu- 
dur. §iir bilgisi olan bazi kimselerin bana anlattiklarma gore bu beyit- 
ler, Araplar hakkmda soylenen ilk surdir. Yemen'de bir tas. iizerine yazi- 
h olarak bulunmu§tur, ama §airin adi, o tas. iizerinde yazili degildir. 

Siiheyli, bu beyitlerin benzeri beyitler nakletmi§, naklederken de 

unlarla birlikte tuhaf bir hikaye anlatmi§ ve garip misralar okumu§, 

sonra da §oyle demi§tir: «Fedailii Mekke» adh kitabmda Ebii'l-Velid el- 

Ezraki, Amr b. Haris b. Mudad'a ait oldugu soylenen bu beyitlere ilavede 

bulunmu§tur: 

(1) "En iyi insan" soziiyle, Hz. Ismail kastedilmistir. 

(2) Stiheyl ile Amir, birer yildizdir. Bunlann uzaklasmamasi, gecenin uzamasi demek- 
tif. §air, uyku tutmadigindan dolayi, uyuyab^mek icin gecenin uzamasini 
(Qeviren) 




! 



I 





BUYUK ISLAM TARlHl 



"Devran aleyhimize dondii, sonra mahvetti bizi. 
Ta§kinhk yaptik drye, ba§kalan yendi adamlanmizi. 
Sizden dncekilerin yaptiklanni ara§tmn. 
Ara§tirdiktan sonra yol aciga cikar rahatca. 
Sizden once bir zamanlar, insanlarm hiikiimdarlanydik. 
Allah'm saygm beldesinde ikamet etmekteydik." 

HUZAALILARIN KISSASI, AMR B. LUHAYY'IN HABERI VE* 
ARAP DIYARINDAKi PUTPERESTLER 

Ibn Ishak'in anlattigina gore daha sonralan Huzaalilann bir kolu 
olan Gub§anhlar, Ka'be'nin yonetimini Bekr b. Abdu Menat'm elinden 
aldilar. Onlar adina Amr b. Haris el-Gub§ani, Ka'be yonetimini iistlen- 
di. 

O siralarda Kurey§liler, kendi kavimleri olan Kinaneliler arasmda 
daginik halde olup kin^taerle§ik, kimi gocebe idi. 

Huzaalilar, Amr bjj&mir ogullarinin Yemen'den cikip §am'a dogru 
yonelmeleri ve gelip MeKke yakimndaki Merrii'z-Zahran mevkiine yer- 
le§meleri esnasmda onlardan ayrildilar. Bu yiizden Arapcada "ayhlip 
kopanlar" manasina gelen "Huzaalilar" admi aldilar. 

Hazreclilerden Avn b. Eyyiib el-Ensari bu ktmuda §6yle der: 
"Merrii'z-Zahran'a kondugumuzda Huzaalilar, 
Gocebe gruplari halinde bizden Jynldilar. 
Tihame'deki her vadiyi korudular onlar. 
Sivri mizraklar ve keskin kihclarla." 



Evsli Ebu Mutahhar Ismail b. Rafi el-Ensari de §oyle der 



r: _ . 












"Mekke vadisine indigimizde Huzaalilar, 
§olen ve kahramanlik yurdunu ovdiiler. 
Oba halinde konakladilar, col ve kiyida, , 
Bulunan her kabileyi dag|ttilar. 
Mekke vadisindeki Curhiimliileri kovdular. 
Giiclii Huzaalilann onuruna layik oldular." 



Huzaalilar, Beyt'in (Ka'be) yonetimini ele gecirdiler. Bu yonetim, 
atadan ogula miras olarak gecti. Daima ailenin en biiyiik oglu bu gorevi 
devrahrdi. Huzaalilann emiri, Huleyl b. Hub§iyye b. Selul b. Ka'b b. 
Amr b. Rebia el-Huzai'ye^gelinceye kadar boyle devam etti. Kusayy b. 
Kilab, onun kizi Hubba ile evlenmi§, bu evlilikten Abdii'd-Dar, Abdu 
Mengjf, Abdii'1-Uzza ve Abda adinda dort oglu dogmu§tu. Ka'be'nin 
onetimi, boylece Kusayv'a gecmis, oluyordu. Nitekim yeri gelince, bu 



m 







I 



ftacagiz. Giivencimiz ve daya- 







konuyu All ah in izniyle detayh olarak 
nagimiz Allah'tir. 

Huzaahlar, 300 yil -bir rivayete gore 500 yil- muddetle Kabe'nin yo 
netimini ellerinde tuttular. Ama 'ugurs:uz bir donemde oranm idaresin: 
siirdiirduler. Cunkii ilk olarak»^s^arjn zamamnda, Arabistan'da puta 
tapilmaya ba§landi. Ilk defa onlari p$ta tapmaya cagiran adam, lanetli 
reisleri Amr b. Luhayy olmu§tu. Gerfekten Amr, gok zeh'gindi. Anlatil- 
djLgma gore o, yirmi devenin goziinu 'oyup gikarmi§tir. Bu da, onun 
20„000 deve sahibi oldugunu gosterir. 3 T 

AralanndaEzraki'nin de bulundygu bazi tafjhgilerin anlattiklan- 
na gore bir kiAisenin bin devesi varsa^nazardan korunmak icin Arap 
etine gore bir^evenin goziinii oyup cikarmasi gec$kirmi§. 

Siiheyhrfiin anlattigma gore her sene hac mevsiminde Amr b 
, 10.000 deve kestirir, 10.000 yoksula da elbise giydirirmi§. ArSMP 
ek verir; yagj bal ve undan yapilan Hays tathsi yedirirmi§. Bunu 
adeta uyulmasi zorunlu bir kanurfnaline getirmi§. Ciinkii Araplar ara- 
smda son derece §erefli, itibarh ve agirlikh bir insanmis/ 

Ibn Hi§am dedi ki: Ilim ehlinden bazilannm bana anlattiklanna go- 
re Amr b. Luhayy, bazi i§lerini gormek iizere Mekke'den §am'a gitmi§, 
donii§iinde Belka diyanna ugrap,i§, o zamanlar orada Imlak'm ya da 
Esdik-b. La^az b. Sam b. Nuk'un ogullan olan Amalika kafejiesi oturur- 
mu§. On4«i|^ puta tapmakta ol^uklarmi gorxin^e: "Tapmakta 
old»gunuzu gordiigum §u ta§lar ve putlar da #eyin nesi?" diye sormus. 
on^r da: "Bu putlara tapiyofuz. Yagmur istediglmizde yagdinyor, zaf« 
isteaigimizde de veriyorr§eKlinde cevap Vermi§lerdi. "Bana da bir pal 
verseniz, alip Arap diyanna gotiirsem, oradaki insanlar da ona tapsalar 
olmaz mi?" deyince, ona Hiibel denilen bir put verdiler. O da Mekke'ye 
getirerek bir kaidenin iizerine yerle§tirdi. Insanlara, ona tapmalarim 
ve saygi gostermelerini emretti. Ibn ishak der ki: Anlatildigma gore ta§a 
tapma olayi, ilk olarak Ismail oguilarmdajj6rulmu§tur. Mekke'nin ken- 
dilerine dar gelmesinden sonra oradan aynlip gogenle!*:., Harem-i §erif e 
olan saygilan^ldan dolayi oradan bir ta§ alip beraberlerinde gotiirurler- 
di. Konakladiklan yerde o ta§i ortaya koyup Ka'be gibi tavaf ederlerdi. 
Aradan bir sure daha gectikten sonra, ho§lanna giden ve giizel bulduk- 
lari her ta§a tapmaya ba§ladilar. Araya zam'an girdi ve eski durumlanm 
unuttular. 

Buhari'nin sahihinde Ebu Reca el-Utarjdi'nin §oyle dedigi rivaye 
edUir: "Cahiliye devrinc|e tapacak ta§ bulamadigimizda bir avuc topra.* 
topsayip ortaya koyar, sonra bir koyun getirip uzerine safciinu sagar, 
sonra da o siitlii topragi tavaf<ederdik." 

"Ibn Ishak dedi ki: ibrahim ve ismail peygamberlerin dinini birakip, 
onceki iimmetler gibi sapikftga dii§erek putlara tapmaya ba§ladilar. 







r," 












M TARlHl 



309 



a yine de aralannda Hz. ibrahim'in dininden kalma bazi hiikiimlere 
sanlanlar vardi. Nitekim KaTaeye saygi gosterip orayi tavaf ediyor, hac 
ve umre vecibelerini yerine getiriyor, Arafat'ta ve Miizdelife'de vakfe ya- 
piyor, kurban kesiyor, hac ve umre icin tekbir ve tehliller getiriyorlardi. 
Bununla beraber bu ibadetlere asilsiz bazi §eyleri de ekliyorlardi. Kina- 
nelilerle Kurey§liler, telbiye getirirlerken §6yle derlerdi: 

"Buyur Allahim, buyur! Buyur, senin ortagm yoktur. Sadece bir or- 
tagm vardir ki sen, ona sahipsin ama o sana sahip degildir." 

Telbiye getirerek Allah'i birliyorlar, sonra O'na putlanni ortak edi- 
yorlardi, miilkiyetini de ona ait kiliyorlardi. Cenab-i Allah, onlann mii§- 
rik olduklanni elciSaVIuhammed (s.a.v.)'e §oyle bildiriyordu: 

"Onlann cogu, Aljah'a ortak kosmadan inanmazlar." (Yflsyf, ioe.) Yani 
hakkimi bilmek icin fieni birlemezler, yarattiklarimdan birini bana or- 
tak ko§arlar. 

Siiheyli ile digerlerinin anlattiklanna gore ilk olarak bu sekilde»tel- 
biye getiren Amr b." Luhayy olmu§tur. iblis, ihtiyar bir adam suretinde 
ona goriinmu§, ona bu §ekilde telbiye getirmesini telkin etmi§, o da Ib- 
lis'in agzmdan duydugu sozleri tekrarlamaya ba§lami§, sonra Araplar 
da Amr'a uyup bu §ekilde telbiye getirir olmu§lar.*Sahih hadiste anlatil- 
digina gore Hz. Peygamber, onlann bu §ekilde telbiye getirdiklerini i§it- 
tiginde «Yeter, yeter!..» dermi§. Buhari'nin, Ebu Hiireyre'den rivayet 
ettigi bir hadis-i §erifte Peygamber (s.a.v^ §oyle buyurmu§tur: 

"Saibe'yi 1 ilk salan ve puta ilk igjjpan, Ebu Huzaa Amr b. Amir'dir. 
Cehennem'de onu bagirsaklanm^^^) suriirkefl gordum.»* ' 

Bu hadisten acikca anla§ildigma gore Amr b. Luhayy, biitiin bir Hu- 
zaa kabilesinin dedesidir. Nitekim Ibn Ishak ile digerlerinin anlattikla- 
nna gore bazi soybilimcileri de boyle demi§lerdir. Diger nakilleri bir ta- 
rafa biraksak dahi sadece §u hadis., bu konuda zahir bir delil, hatta nass 
gibi olur. Ama diger yonlerden H^t muhalif bazi hadisler de nakledil- 

tir. Jm 

Buhari, Said b^Miiseyyeb 'in^oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Bahi- 
re^bii§riklerin siitiinii putlara adadiklan hayvanlardir ki, hie kimse 
onShin supanu s*agamsfedi. Saibe de, tannlan icin adadiklan hayvan- 
lardi ki, mf|kimse onlann sirtma ytik vuramazdi. 

Buhari, 'Ebu HuWyfefSiin §oyle dedigihi rivayet etmi§tir: Peygai 
ber (s.a7v.) bu&irdu ki: «Amr b. Amir el-Huzai'nin CeHSfrinem'de bagir- 
saklanm gekip suruaugunu^gorauiM;' Saibe hf n ~ "~ * 11_ ~~ 1 J " " 




/vanlan ilk salan odur.' 



(1) Saibe: Bir kimsenin ba§ina herhangi bir dert gelirse, o dertten kurtulmak ipn putlar 
namina bir hayvani adar. Maksadina kavu§unca da onu sahverir, ondan, yararlan- 
mayi kendine haram kilardi. t§te bu gibi adak hayvanlanna cahiliye devrinde Saibe 
denirdi. (Qeviren). ____ 

(*) Geni§ bilgi i9in bit. Buhari, Tefsirf^, 13. (Z-Kanci) 



r: 



Buhari ile birlikte Muslim de Salih b. Keysan tariki ile benzer rivayeti 
yapar. 

Bu hadiste gegen "el-Huzai" kelimesinden anla§ildigina gore Amr b. 
Luhayy, Huzaa kabilesinin dedesi degil, sadece bir mensubuBfe - . Ancak 
daha onceki. hadiste ge?en Ebu Huzaa (Huzaahlarin babasi) sozii, ravi- 
nin bir tahrifi olmahdir. Aslmda ravi, (Huzaahlarin kardesi) anlamma 
gelen "Ahu Huzaa" kelimesini, (Huzaahlarin babasi) anlamma gelen 
"Ebu HuzaaJ.' kelimesiyle degi§tirmi§tir. Veya "Ebu Huzaa" sozu, Amr'm 
kiinyesidir. Yoksa onun, Hazaahlann babasi anlamini ifade etmemek- 
tedir. Dogrusunu Allah bilir. 

Muhammed b. Ishak, Ebu Hiireyre'nin §oyle dedigini rivayet eder: 
Rasulullah (s.a.v.)'m Eksem b. Cevn el-Huzai'ye §6yle dedigini duydum: 

"Ey Eksem! Amr b. Luhayy b. Kam'a b. Hmduf u, Cehennem'de ba- 
girsaklarim cekip siiriiyorken gordiim. Senin kadar ona benzeyen birini 
gormedigim gibi onun kadar sana benzeyen birini de gormedim.» 

Eksem : "Ya Rasiilallah, onunla aramizdaki benzerligin bana zarar 
vermesinden korkarim.» deyince Hz. Peygamber §u cevabi verdi: 
"Hayir! Sen mii'minsin, o ise kafirdir. Ismail (a.s.)'in dinini ilk defa de- 
gi§tiren odur. Tapinilmak i?in putlar dikmi§, putlara hayvanlar ada- 
mi§, bu adaklarm sutunu sagmanin, sirtlarma yiik vurmanin haram ol- 
dugunu soylemi§, Vasile'yi 1 kutsal saymi§tir." 

Buhari, Hz. Ai§e'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: Rasulullah 
(s.a.v.) buyurdu ki: 

"Cehennem'in birbirini parcaladigini gordiim. Amr'i da kend i bag ir-'?: 
saklarim 9ekip siiriirken gordiim. Saibe (hayvanmi) ilk defa s|tlan 
odur." 

Hiilasa, demek istedigimiz §u ki: Lanetli Amr b. Luhaji^^ide 
bid'atlar ?ikarmi§, bu bid'atlar sebebiyle Hz. Ibrahim'in dinini ge^ti- 
rip tahrif etmi§, Araplar da onun bid'atlarma uymu§lar; boylece apafik, 
9irkin ve kotii olan bir sapikhga dii§mu§lerdir. Cenab-i Allah, oftlann bu 
hallerini Kur'an'm bir 90k yerinde reddedip yermi§tir: i| 

"Diliniz yalan yere vasiflandira geldigi i?in her §eye, "§u helal, bu 
haramdir." demeyin. Sonra Allah'a kar§i yalan uydurmus. olursunuz." 

(en-Nahl, 116.) ; ._ 

"Allah; ne Bahire'den, ne Saibe'den, ne Vasfle'den ne dfe Hs^jfcian 
hig birini me§ru kilmami§tir. Fakat kiifredenler, Allah'a kar§i yalan uy- 
dururlar. Onlarin gogunun ise akillari ermez." (el-Maide, 103.) 

"Kendilerine verdigimiz nziktan, bilmediklerine hisse ayirirlar. Al 
lah'a andolsun ki, uydurup durdugunuz §eylerden muhakkkk sorguya 



(1) Cahiliyye devrinde koyun di§i dogurursa kendilerinin, erkek dogurursaj 

olurdu. Eger ikisini birden dogurursa "Disi, erkege kavu§tu." derler, bu diflden dola 
yi erkegini kurban etmezlerdi. Vasile dedikleri hayvanlar iste budur. (<Peviren) 



; 




4 




cekileceksiniz." (en-Nahl, 66.) 

' "Onlar, Allah icin, O'nun yarattigi eMn ve davarlardan bir pay a 

dilar ve kendi zanlanna gore; bu Allah 'mdir, bu da §irk ko§tugumuz or- 

taklarimizmdir, dediler. Ortaklarina ait olanlar Allah'a ula§mazdi da, 

Allah'a ait olanlar ortaklarina giderdi. Ne kotudiir, htjkum edegeldikle- 

. ri §eyler. Vesboylece onlann ortaklan; ortak ko§ahlardan bir cogunu he- 

tlake siiriiklemek, dinlerini karma kan§ik etmek icin; cocuklanni oldiir- 
melerini ho§ gostermi§tir. §ayet Allah dilemis. olsaydi; bunu yapama 
lardi. Artik sen, onlari uydurduklan o yalanlan ile ba§ ba§a birak 
Onlar kendi zahlannca; bu davarlar, bu ekinler haramdir. Onlari 

f<liledigimizden ba§kasi yiyemez. Bir takim hayvanlann sirtlari 
haramdir, dediler. Bir kisim hayvanlann uzerine de O'na kar§i iftira 
edergk, Allah'in admi anmazlar. Allah, xapmakta olduklan iftiralan 
yiiAiinden onlari cezalandiricaktir. 

Bir de dediler ki: §u davarlann kannlannda bulunanlar, yalniz er- 
keklerimiz icindir. kadinlanmiza haram kilinmi§tir. Olii dogacak olur- 
larsafhepsi ona ortaktiriar. Allah, onlann bu vasiflandirmalarinin 
cezasmi verecektir. Muhakkak ki O; Hakim'dir, Alim'dir. 

BilgisiznTSeri yliziinden, cocuklanni beyinsizce oldlirenler ve Al- 
lah'in kendilerine verdigi rizki, A l l ah 'a iftira eder^ek haram sayanlar; 
gercekten hiisrana ugrami§lardir. Onlar, §iiphesiz sapitmisl a . r^ ir. Za- 
ten hidayete ejj§plerden,olmami§lardi." (el-En'fim,j36-i4o.) 

ARAPLARIN-GAHILIYETI 1 - 

Buhari, Ibn Abbas 'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir: ^Afcaplann ce 
haleti hakkmda bilgi sahibi olmak istiyorsan, el-En'am suresinin 130. 
ayetinden sonraki ayetlerini oku: "Bilgisizlikleri yuziinden, beyinsizce 
cocuklanni oldiirenler ve Allah'in kendilerine verdigi rizki, Allah'a ifti- 
ra ederek haram sayanlar, gercekten hiisrana ugrami§lardir. Onlar, 
§uphesiz sapitmi§lardir. Zaten hidayete erenlerden olmami§lardi." (ei- 

En'ftm, 140.) 

Bu ayetin tefsirini, onlann uydurduklan batil ve fasid hukiimleri 
anlatmi§tik. Bliyiikleri mel'un Amr b. Luhayy, bu hiikumlerin hayvan- 
lann yaranna ve rahmetin geregf oldugunu sanmi§ti. Ashnda o, bu iddi- 
asmda yalanci ve iftiraci idi. Bu sapikkk ve cehalete ragmen o bilgisiz ve 
cahil kimseler, bu uyduruk hiikiimlere uymu§lardi. Onur ve iistiinliik 

♦sahibi yiice Allah'in yanisira, putlara tapmak gibi bundart daha dehsetli 
ve daha cirkin ba§ka bir bid'ate de uymu§lardi. 

Allah'in, Hz. Ibrahim vasitasiyla gonderdigi dosdogru, gercek ve 
saglam olan dinini degi§tirmis,lerdi. Bu din, sadece Allah'a ibadet etme- 








(1) Sahih-i Buhari'de boyle bir bab vardir. (Babii Kissati Zemzem ve Cehlil-Arab) 






1 






yi ongoriiyor, .O'na ortak ko§mayi haram kihyordu. 

Ilim ve biirhana, sahih ya da zayif herhangi bir delile dayanmaksi- 
zin gerek din gergkse haccm prensiplerini degi§tirmi§ler, bu konuda 
kendilerinden onceki mu§rik iimmetlere uymu§lardi. Adeta Nuh kav- 
mine benzemi§lerdi. Allair'a, ilk defa ortak ko§an ve ilk olarak puta ta- 
pan kavim Nuh kavmidir'. Nuh'un kissasinda ! da anlatildigi gibi Allah, 
onlaii putperestlikten vaz gecirmekii|in kendileririie Hz. Nuh'u gonder- 
mi§ti. Boylece Hz. Nuh, ilk defa puta tapmayi yasaklamak icin gbnderil- 
mi§ti. , .^_ 

"Ve dediler ki: "Sakin, tannlannizi birakmayin, Vedd, Suva', Yegus, 
Yeuk ve Nesr'den asla vazgecmeyin." Boylece bir cogunu ^aptirdilar. Za- 
limlere sapikhktan ba§ka bir§eyi arttirmaf (Nuh, 23-24.) 

Ibn Abbas dedi kjt Ayet-i kerimede ismi gecenler, Nuh kaatfii arasi 
daki salih kimselerrrn^. Vefatlanndan sonra halk, mfezarlannin yam 
gelip ibadet etmeye ba§lami§ti. Aradan uzun zaman gecinqaide onla! 
ibadet edilir olmu§tu. Onlara nasil ibadet edildigini oncekrSiyfalardE 
aciklamis. oldugumuz icin burada yeniden ele almaya gerek gormiiyo- 
ruz. * 

Ibn Ishak ve digerleri dediler ki: ArapN^rin, Ismail peygamberin di- 
nini degi§tirmelerinden sonra ce§itli kabileler, bu putlari kendilerii 
tanri edindiler: ^ft^^,^-, 

Vedd, Beni Kelb b. Vebre b. Taglib b. Hulvan b. Imran b. Elhaf; b. Ku- 
daa'nm tannsi oldu. * ft ^ 

Suva', Hijggyl b. Ilyas b. Miidrike b. Mudar'Ji tanns^oldu. Ju put, 
Ruhat denen yere dikilmi§ti. 

Yegus, Tayy kabilesinin En'am ogullan kolunun ve Mezhac kabile- 
sinden olan Cure§lilerin tannsi olup Cures, §ehrine dikilmi§ti. 

i Yeuk, Yemen'in Hemdan beldesine dikilmis, olup Hemdanlilann bir 
kabilesi o)an Heyvan ogullan tarafmdan tanri olarak kabul edilmi§t 

Nesrtppfel Kiila' kabilesi tarafmdan tanri edinilmi§ olup Himyer di- 
yarma dikilmi§ti. ■ _ 

Ibn Ishak in anlattigina gore Holanlilann (Havlan?) diyannda Am- 
Enes (Amyanis?) adh bir put varmi§. Kendi inanclannm geregi ola- 
rak ekinlerinden ve davarlarmdan, hem o puta hem de Allah'a hisse ayi- 
nrlarmi§. Allah in payi Ammi Enes'inkine kan§irsa, onu oylece birat 
larmi§. Ammi Enes'in payi Allahinkine kan§irsa, onu cikanp tekrar 
Ammi Enes'in payma katarlarmi§. Bunlar hakkmda Cenab-i Allah, §u 
ayet-i kerimeyi inzal buyurmu§: _Jm£ 

"Onlar; Allah icin, O'nun yarattigi ekin ve davarlardan bir pay ayir- 

dllar. " (el-En'Sm, 1 36.) g. 

ibn ishak dedi ki: Beni Milkan b. Kinane b. Huzeyme b. Miidrike'nin 
Sa'd adh bir putu vardi. Bu put, coldeki bir kaya parcasi olup uzunca ve 



mi 





BUYUK ISLAM TARlHt 



yiiksekce idi. Kabilenin adamlanndan biri, bereket bulmak amaciyla 
devesini o puta vakfetmeye gelmi§ti. Deve, yayilmaktaydi. Putun iize- 
rinde kanlann akmakta oldugunu goren deve, basmi ahp kacmaya ba§- 
lami§, deve sahibi de ofkelenerek putu ta§lamis. ve: "Allah, seni miiba- 
rek etmesin, devemin kacmasma sebeb oldun!" demi§, sonra da devesini 
aramaya ba§lami§, bulunca da soyle demi§: 




"i§imizi yoluna koysun, diye Sa'd'e geldik, 
Daha da bozdu i§imizi, biz ondan degiliz. 
Sa'd de ne ki, coldeki bir kaya parcasidir o, 
Asia, iyiye ve dogruya cagirmaz insani o." 



Ibn Ishak'in anlattigma gore Devs kabilesinde de Amr b. Humama 
ed-Devsi'nin bir pja^i varmi§. Kurey§lilerin de Ka'be yanmdaki kuyu- 
nun yaniba§mdai?l^ljadinda bir putlan varmi§. Daha once de belirtil- 
digi gibi, bunu Ianetli Amr b. Luhayy oraya dikmi§ti. 

ibn ishak'm ifadesine gore Mekkeliler, Zemzem kuyusunun yanma 
Isaf ve Naile adinda iki'pftt dikmis. olup kurbanlarmi onlarin oniinde ke- 
serlermi§. Rivayetlere gore Isaf ile Naile, Ka'be'de zina yapmi§lar. 
Cenab-i Allah da onlan orada tas, haline getirmi§. 

Abdullah b. Ebi Bekr, Hz. Aise'nin soyle dedigini rivayet etmi§: "Isaf 
ile Naile'nin Curhumlu bir kadm ile erkek olduklanni, Ka* qide zina et- 
t.iklp.nni j.jQana b-i Allan'm da bu yiizden onlan ta§a cevii 
hep duyiSl^azdur." EkJgrusunu Allah bilir. 1 

Onlarin orada zina yapmalanna, Cenab-i Allah 'in firsat vermedigi- 
ni, o kbtii fiili i§lemelerinden Once ta§a cevrilmis. olduklanni ve ta§li|n- 
mn da hemen o zaman Safa ile Merve tepeleri yanina dikildigi soyleffir. 

Huzaahlann basma, Amr b. Luhayy gecince, bu iki putu oradairal- 
dirip Zemzem kuyusunun yanina getirtmis. ve insanlar da onlan tavaf 
etmeye ba§lami§. Bununla ilgili olarak Ebu Talib §oyle demistir:"Esari- 
lerin develerini lhdirdiklan yerde, Isaf ile Naile'den sellerin ta§tigi yer- 
de..." Vakidi der ki: Rasulullah (s.a.v.), Mekke'nin fethi giinii Naile pu- 
tunun kmlmasmi emrettigi zaman, onun icinden saci ba§i kan§ik, sag- 
Ian yan yanya agarmis. ve yuzunu tirmalamakta olan bir kadm ahlayip 
oflayarak cikti. 

Siiheyli der ki: Eca ile Siilma, Hicaz diyanndaki iki dagm adidir. 
Eca, aslinda Eca b. Abdiilhayy admdaki bir adamin adi olup Siilma binti 
Hamm admdaki bir kadmla zina yapmi§, kendisiyle o kadm, bu iki da- 
gm yanmda asilmi§lar ve isimleri de bu iki daga verilmistir. Eca il< 
Siilma daglan arasmda, Tayy kabilesinin tannsi olan Kals adh bir 
varmi§. 

Ibn ishak dedi ki: Her aile, tapmak icin kendi evine bir put yerlei-stir- 



unu 








put 






mi§ti. Aileden biri, yolculuga cikmak uzere hayvanma binecegi zaman 
yuzunu puta siirerdi. Yola cikarken yaptigi son i§, bu olurdu. Yolculuk 
donu§unde de coluk cocuguyla goriismeden putun yamna gelir ve ona 
yiiz siirerdi. Cenab-i Allah, Muhammed (s.a.v.)'i peygamberlikle gorev- 
lendirince Kurey§liler dediler ki: 

"Tannlan bir tek tanri mi kildi? Dogrusu bu, §a§irtici birsey." (Sad, 5.) 

Ibn Ishak der ki: Ka^eyle birlikte tazim ettikleri ve saygi duydukla- 
n bazi tagutlar edinmislerdi. Bunlann, tipki KaVe gibi kapici ve hiz- 
metcileri vardi. Ka'be'ye kurban takdim edildigi gibi bunlara da takdim 
edilirdi. Ka'be'yi tavaf ettikleri gibi bunlari da tavaf ederlerdi. Bununla 
beraber Ka'be'ye gosterdikleri saygi daha fazlaydi. Qiinkii orasi^ Hz.Ib- 
rahim'in in§a ettigi ve mescid edindigi bir yerdi. 

Kurey§lilerle Kiianelilerin, Nahle mevkiinde Uzza admda bir put- 
lari vardi. Bunun bakiciligmi ve kapicihgini, Siileym kabilesinden olan 
§eyban ogullan yapmaktaydi. Bunlar, Ha§im ogullarmin miittefikle- 
riydiler. Ileri'de de aciklanacagi gibi Mekke'nin fethi guniinde Halid b. 
Velid, bu putu yikip tahrib etmi§ti. 

Taifteki Sakif kabilesinin putu, Lat idi. Bakiciligmi ve kapicihgini, 
Sakif kabilesinden Muattib ogullan yapmaktaydi. Taiflilerin Medine'ye 
gelip Miisliiman olmalanndan sonra Ebu Siifyan ile Mugire b. §ube, 
Lat'i yikip tahrib etmi§lerdi. 

Menat putuna, Evs ve Hazre9liler ile ayni dinden olan diger Medine- 
liler taparlardi. Bu put, deniz kiyismda Mlunan Kudeyd sehrinin Mii- 
ellel nahiyesinde bulunmaktaydi. Bunu da Ebu Siifyan -bir rivayete go- 
re de Hz. Ali- yikmi§tir. jl ^)tt[^^ 

Ziilhalse putuna Devs, Has'am, Becile kabileleriyle Tebale §ehrin- 
deki Araplar taparlardi. Ziilhalse putunun bulundugu binaya, KaTjetu'l 
Yemaniye, Mekke'deki Beyt-i Muazzama'ya da Ka'betii'§-§amiye denir- 
di. Ziilhalse putunu, Cerir b. Abdullah el-Beceli yikmi§tir 

Kals r putuna, Tayy kabilesiyle Eca ve Siilma daglannin eteklerinde 
ya§ayanlar taparlardi. Daha tince de belirtildigi gibi Eca ile Siilma, bili- 
nen iki me§hur dagdir. 



Riam, Yemenlilerle Himyerlilerin kutsal bildikleri bir evdi. Himyer 
hiikiimdarlanndan biri olan Tiibba'dan bahsederken bu evden soz et- 
mi§tik. O hiikiimdann maiyetindeki iki Yahudi bilgini Riam denen kut- 
sal (!) evi yikmi§, yikmtilan arasmdan cikan siyah bir kopegi de dldiir- 
mu§lerdi. Jfm 

Ruda', Beni Rebia b. Ka'b b. Sa'd b. Zeydi Menat b. Temim'in kutsal 
bildikleri bir evdi. Asil adi Ka'b b. Rebia b. Ka'b olan miistevgir, bu kut- 
sal evle ilgili bir §iirinde §oyle der: 

I m 



m 






"Ruda denen eve oyle bir saldirdim ki, 
Onu, simsiyah ve kupkuru kildim. 
Bu zorlukta Abdullah yardim etti, 
Abdullah gibi mahreme ba§vurulur." 




uguna 
Sei 



Anlatildigina gore bu sarin sahibi Miistevgir, Mudarhlann en uz 
omtirlusu olup 330 sene ya§ami§tir. Bir ba§ka §iirinde §oyle demi§tir: 



"Hayatin uzunlugundan ve ya§amaktan biktim, 
Yiizlerce sene ile sayilacak bir omiir siirdlim. 
Yiiz yil ya§adim, bunu iki yiiz yil daha izledi, 
Buna aylarm son sayisi olan on iki yilda eklendi. 
Geride ya§amaktan ne kaldi ki, 
Ge?en bir giin ve onu izleyen bir gee 



Ibn Hi§am, bu beyitlerin Ziiheyr b. Cenab b. Hubel'e ait o 
lair rivayetler bulundugunu soyler. Siiheyli dedi ki: 200-300 senelen 
fazla ya§ayanlardan biri, i§te bu Ziiheyr'dir. Digerleri de; Ubeyd b. §er- 
ye, Zegfel b. Hanzale en-Nesgabe, Rebi b. Dab' el-Fezari, Zii'l-jtsba' el- 
Advani ile Nasr b. Dehman b. E§ca' b. Reys b. Gatafan'dir. Nasr b. Deh- 
man, o kadar uzun bir omiir surmiis. ki, sa^lari agardiktan sonra tekrar 
kararmi§, beli egilip biikiildiikten sonra tekrar dogrulup duzelmi§. 

Ibn Ishak dedi ki: Zii'l-Kaabat denen kutsal ev, Vail ogullanndan 
Bekriler, Taglibliler ve Sendat'taki Iyadilerin mabedi idi.*A'§a b. Kays b. 
Sa'lebe, bu kutsal ev hakkinda §oyle der: 

"Omriim ne kadar uzasa da bilirim ki, 

ji'1-A'vad'm gittigi yola ben de gidecegim. 
Muharrak ailesinden sonra kalmadi timidim 
Onlar ve Iyadiler, birakip gittiler evlerini. 
Enkare'ye indiler, akip geliyordu onlara, 
Yiice daflann altmdan Firat sulan. 
Havernak diyari, Sedir, Barik kasirlan, 
Sendat'taki Zii'l-Kaabat mabedi. 
§imdi onlarin yerferinde yeller esiyor. 
Sanki kiyamet yerine^gitmi§ler. 
Nimetlerin ve avutucu nesnelerin, 

Jirgiin 9UKiiyiip yok olacagini goriiyorum." 

Siiheyli dedi ki: Havernak, kendi oglu-Sabur'u yaninda bulu,ndur- 
mak i?in bliyiik Nubian tarafntdan yaptinlmi§ bir saraydir. Sinimmar 



i 







316 



JBN KESt 



admda bir mimar, bu sarayi yirmi senede i»§a etmi§ti. O zampa kadar 
ondan gozahci, daha muazzam bir saray gorulmemis,ti. Biiyxik Numan, 
ba§kalanna da boylesine §ahane bir saray yapacagi endi§esiyle mimar 
Sinimmar'i, sarayin en yiiksek yerinden a§agiya firlatarak oldiirmu§tu. 
Bununla ilgili olarak §air §oyle demi§tir: 

,"Bana kar§ilik verdi, su?suz Sinimmar'a, 
Verdijgkcezadan daha kotusunu, AUah ona versin. 
Sinimmar'm yirmi yil in§aatta ?ali§masi su? muydu? 
Kiremit ve kurs,unla ona bina kuruyordu. 
Bina in§aatimn tamamlandigi giinde, 
Sarayin yiice bir dag gibi parladigi demde,' 
Sinimmar'i tepe iistii atti a§agilara, 
Allah 'm hayatma andolsun lei bu, 90k firkin bir i§tir." 

Sxiheyli dedi ki: Cahiz, bu §iiri "Kitabii'l Hayvan" adli eserde naklet- 
mi§tir„Sinimmar, aym zamanda ayin jLsimlerinden biridir. Demek iste- 
digim §u ki; Islamiyet geldikten sonra bu kutsal evlerle saraylar yikildi. 
Bunlari yikniak iizere Hz. Peygamber (s.a.v.), 9e§itli seriyyeler gorev- 
lendirdi. O yorelerde bilinen putlari da kirmak iizere muhtelif ekiplere 
gorev verdi. Hepsi yikildi, hepsi kirildi.. Ka'be'ye kar§i emsal olarak ileri 
siiriilen higbir kutsal ev ve mabed kalmadi. Ortagi olmayan bir, tek Al- 
lah'a ibadet edilir oldu. Yeri gelince bu konulan in§aallah detayli olarak 
afiklayacagi'z. Dayanagimiz Allah'tir. 





*■ 



HICAZ ARAPLARININ VE PEYGAMBER EFENDlMIZ'lN 

DEDESI ADNAN 

Adnan'm, Ibrahim peygamberin oglu Ismail (a.s.)'in soyundan gel- 
diginde bir ihtilaf ve goriis, farklihgi yoktur. Bununla bers^er onunla 
Hz. Ismail arasmda kag baba ge^mis. oldugu hususunda ihtjla^dilmis. 
ve bununla ilgili bir 50k goriis, iferi siirulmu§tur. Eji falla revjtfftlan ve 
agirlik kazanan gorii§e gore, aralannda kirk baba gesmigtir^ Bu gorii§, 
Ehl-i Kitap nezdinde de mevcuttur. Ileride de anlataca|imiz gibi bu go- 
rii§u, Ermiya b. Halkiya'nm katihi Rahya'nm bir yazisindan almi§lar- 
dir. ..^m gfc a 

Adnan ilejiz. Ismail arasmda g^en babalann slyismm otuz oldu- 
gunu soyleyecier oldugu gibi, yirmi, <J:!be§, on, dokuz, yedi veya dort ol- 
dugunu soyleyenler de vardir. Musa b. Yakub, Peygamber (s.a.v.)'in §oy- 
le bir sitsileden bahsettigini rivayet etmi§tir: ^^^f ^^^^ 

"Maadd b. Adnan b. tided b. Zend b. el-Yera b. ^rak es-SS'a (yani 
Ismail.)" &■• 1 ] ] 

Ummii Seleme dedi ki: "Bu silsilede ge9en Zend'in diger adi Hemey- 
sa'jsl-Yera'nm differ adi Nabit, A'rak es-Sera'nm diger adi Ismail'dir. 
Ciinku o, ibrahM^pi.s.)in ogludur. Ate§, topragi yakamadigi gibi Ibra- 
him i de yakamami§ti. Topragm, Arap9a'daki adlarmdan birinin Sera 
oldugu gbz oniinde bulundurulursa, A'rak es-Sera kelimesi ile Ismail ve 
Ibrahim peygamber arasmdaki baglanti anla§ilabilir. 

Dare Kutni dedi ki: Adnan ile Ismail arasindaki silsilede Zend adina 
rastlamami§tik. Ancak bu hadiste, bu isme rastladik. Zend b. el-Cun, 
§air olan Ebu Diilame'dir. ^^^« 

Hafiz Ebu'l-Kasim es-Siiheyli ve diger imamlar dediler ki: Adnan ile 
Ismail (a.s.) arasmda ge^en zaman; dort, on veya yirmi babamn ya§aya- 
bilecegi omiir siiresinden 50k daha fazladir. Ciinkii Maadd b. Adnan, 
Buhtii'n-Nassr (Nabokodo Nasser) zamamnda on iki ya§lanndaymi§. 

Ebu Cafer et-Tabeii ile digerlerinin anlattiklanna gore o zamanda 
Cenab-i Allah, Ermiya b. Halkiya'ya §6yle vahyetmi§: "Buhtii'n-Nassr'a 
git, de ki: "Ben, onu Araplara musallat kildim!" Ayrica Cenab-i AHah, 
Ermiya'ya; bela ve musibetlere maruz kalmasm, diye Maadd b. Adnan '1 
da Burak denen binite bindirip kendi beraberinde gotiirmesini emrede- 









* 






! 




rek §oyle dedi: "Qiinkii ben onun soyundan, son peygamberi gikararak 
alemlere gonderecegim!" Ermiya, bu emri yerine getirdi. Ma^dd'i Bu- 
rak'a bindirerek beraberinde §am'a gotiirdii. Maadd, orada Kudiisun 
yikilmasmdan sonra orada kalan Israil ogullanyla birlikte ya§adi. Ken- 
di iilkesine donmeden, orada Curhiimilefin Debb ofullan kolundan 
Cev§en kizi Maane ile evlendi. Huzursuzlugun soha ermesinden, fitne- 
nin yati§masmdan ve Arap yajlmadasinin istikrar bulmasmdan sonra 
memleketine dBhdii. Ermiya'n»katibi Rahya, onun*soy kutugunu ken- 
di defterine yazmi§ti ki bu defter/ Ermiya'nin hazinesinde kalsin ve boy- 
lece d$„Maadd'in soy kutugu muhafaza edilmis, olsun. Dogrusunu Allah 
bilir. Bu sebepledir ki Imam Malik (r.&), Hz. Peygamber'in §eceresinin 
(soy kutugunun) Adnan'dan sonrad| pkanlmasmi mek|ruh saymi§tir. 

Siiheyli dedi ki: Bu neseblerinAaha yukanlara dogru fikanlabile- 
cegi goru§unde olanlann mezhebinPliyarak, bu neseblerin zincirini da- 
ha yukanya dogru ?ikardik. Nitekim Ibn Ishak, Buhari, Ziibeyr b. Bek- 
kar, Taberi ve digerleri bu gorii§tedirler. Merhum Imam Malik'e gelince 
o, nesSbini Adem (a.s.)'e kadar fikaran kimselerin boyle yapihalanni 
mekruh saynitfVe boyle yapanlara: "Nesebinin falan zata kadar ula§ti- 
gmi nereden biliyorsun?" demisti. Kendisine: "Adnan'm soy silsilesi, Is- 
mail peygamber e kadar da ula§maz mi?" diye soruldugunda, bunu da 
mekruh saymi§; "Adnan'm soy silsil<agini Hz. Ismail-'e kadar ula§tiran 
adama, bunun boyle oldugunu kim haber vermis/?" demi§ti. Mesela, "Ib- 
rahim M fiftan b. fiilan..." diyerek peygamberlerin nesebleftnin yukan- 
lara dogru cikanlmasini da mekruh saymi§tir. Muayti, kitabmda bunu 
boyle anlatir. i^ ___ 

Imam Malik'in bu g<3ru§u, Urve b. Ziibeyr' den rivayet edilen §u soze 
benzemektedir: "Adnan ile Ismail arasmda kimlerin ge^tigini bilen bir 
kimseye rastlamadik." 

Ibn Abbas da: "Adnan jle ismail arasinda otuz baba ge?mi§tir, ama 
bunlann adlan bilinmemektedir." demd§tir. Hz. Peygamber'in dedeleri- 
nin adlanni siralayan kimseler, Adnan'a kadar uzatip daha ileriye gide- 
cek olduklannda ibn Abbas'm, "Soy bilimeileri yalttn soylemi§lerdir!" 
dedigi, bu soziinu de iki veya ii? kez tekrarladigi rivayet edilir. Dogru ri- 
vayetlere gore ibn Mesud da boyle demi§tir. Hz. Omer'de: "Peygamber 
Eiendimiz'in §eceresini ancak Adnan'a kadar ula§tirabiliriz." demi§tir. 
Ebu Omer b. Abd'il-Berr, "El-Enbah fi Marifeti Kabaili'r-Riivat" adh ki- 
tabmda Urve b. Ziibeyr 'in §oyle dedigini rivayet eder: "Ne Adnan'dan, ne 
Ide Kahtan'dan otesinin adlanni bilen bir kimseye rastlamadik. Bunlar 
sadece tahminlerini ileri siiriiyorlar." 
Ebu Esved dedi ki: §iir ve neseb konusunda Kurey§lilerin en bilgin- 
lerinden biri olan Ebu Bekr Siileyman b. Hayseme'nin §oyle dedigini 
i§ittim: "Ne bir §airin §iirinde, ne de bir alimin ilminde, Maatfd b. Ad- 
\ 




A 





r 



BUYUK ISLAM TARlHl 

"nan'dan sonrakilerin adlarim bilen bir kimse gormedik?' 

Ebu Omer ftbn Abdi'1-Berr) dedi ki: Aralannda Abdullah b. Mesud, 
Amr b. Meymun el-Ezdi ve Muhammed b. Ka*b el-Kurza'nin de bulundu- 
gu bir grup selef ulemasi, "Onlardan sonra gelenleri Allah'tan ba§kasi 
bilmez." (IbraMm, 9.) ayet-i kerim§si okundugunda, "Soy bilimcileri yalan 
soylemislerdir." demislerdi. 

Merhum Ebu Omer demis, ki: "Bize gore bu ayetin manasi, yukanda 
isimleri gecen kimselerin anladiklan §ekilde degildir. Aslinda ayetten 
kastedilen mana sudur: "Hz. Adem'in soyundan gelen insanlann tama- 
minin adlarim sayip siralamak, ancak onlari yaratan Allah'm bilebile- 
cegi birseydir. Araplann nesebine gelince, tarihcilerle soy bilimcileri 
bunu akillannda tutup muhafaza etmi§ler, Arap toplumlanni ve ana 
kabilelerini kafalanna yerle§tirmisierdir. Yalmz bu konudaki bazi de- 
taylar da ihtilaf etmisjerdir. Bu konuda bilgi sahibi olan kimseler, Ad- 
nan'm nesebi uzerinde ittifak ederek §oyle demi§lerdir: "Adnan b. Uded 
b. Mukawim b. Nahor b. Teyreh b. Ya'riib b. Yesciib b. Nabit b. Ismail b. 
Ibrahim Halil (a.s.)" Muhammed b. Ishak b. Yesar. Siret adh kitabmda 
bu zinciri bbyle kaydetmi§tir. 

Ibn Hisam dedi ki: "Adnan b. Udd b. tided" §eklinde soyleyenler de 
olmustur." Sonra Ebu Omer, Adnan'in nesebini Ismail'e, ondan da 
Ldem'e kadar uzatir. ^^ 

Diger Arap kabilelerinin neseblerinin Adnan'a ulastigina dair 
jecere ve kayitlar, gerfekten coklan tarafmdan bilinmekte olup bugiine 
lek muhafaza edilmi§tirf Bu hususta geriis. aynhgina dii§en iki ki§i bile 
yoktur. 

Hz. Peygamber 'in nesebinin Adnan'a dayandigi, saBah aydinhgm- 
dan daha acik ve daha net olarak bilinmektedir. Bu hususta kat'i nass 
te§kil eden merfu bir hadis vardir. Arap kabilelerinden, bu kabilelenin 
neseblerinden ve bunlann Hz. Peygamber e ait serefli seceredeki yerle- 
rinden bahsederken bu hadis-i serifi in§aallah nakledecegiz. Giivenci- 
miz ve dayanagimiz Allah'tir. Giic ve kuvvetimizi, iistiinliik ve hikmet 
sahibi Allah'tan alinz. ♦•^ r «.- 

Kendisine nisbet edilen me§huEfcasidesinde Imam Ebu'l-Abbas Ab- 
dullah b. Muhammed en-Na§i, Hz. Peygamber 'in seceresini bakin ne gii- 
zel siralayip tanzim etmi§: 

"Rasulullah'i ovdiim, onu ovmekle ben, 
Yiice Allah'tan nasibimi artirmasin^diledim 
Ovenden, 90k yiiksek olan birini ovdum, 
Kendisine yakin-uzak hie kimseye benzem 
Dogularda nuru yiikselen bir peygamber, 
Batilarda yasayanlara sesi ula§an rehbe». 

Mi 






Kendisi gelmeden, haberleri geldi bize. 

Onunla ilgili haberler yayildi her tarafa. 

Kahinler ismini soylediler, o gelmeden once. 

Yalanci ve zancilar?*reddedilip kovuldular. 

Onun fl£in putlar bile dile geldiler. 

Yalancilann sozlerinden uzak olduklanni Soylediler. 

Ehl-i kiifre acikca soylediler §unu: j 

Liieyy b. Galib'den bir peygamber geldi size. 

Cinler, gokten haber calmaya. kasdettiler, ama, 

Yildiz korlan onlan uzakla§tirdi oralardan. 

Apacik hakikat yolunu goremedigimiz icin, 

Daha once gitmedigimiz hakikata iletti bizi. 

Zorlu giiciin ^ahibi, odiillendirici, cezalandinci* 

O zattan mucizeler getirdi ki, kendisi peygamberdir. 

Biitiin agaclatin tepesini parlatirken, 

Aym ikiye boliinmesi, onun mucizesidir. 




m 



anlarm kirbalannda su tiikenmi§kei 
piaklarmin arasindan sular akmadl 

balik orduyu, o sularla kandirdi, 
uz kalan bogazlardan, sular indi a§agi, 

a once bir icimlik su vermeyen kuyu, 



u degdirince, sulan ta§maya l»§ladi 

ml 



yen, 




D&ha Once saganin avucuna bir danTia verme 
M|meye elini siiriince, siit akmaya ba§ladi. 
Kendisine du§manhk yapamn tuzagini, 
Hayvamn pacasi acikca sbyleyip bildirdi. 
Olacak bir i§i, onceden haber verirdi, 
Daha ism ba§mdayken sonucu soylerdi, 
Yakin zamanda §askinlik verici vahyin, 
Ona gelmesi, gosterdigi mucizelerdendir 
Fikirler, onu idrakten aciz kaldi, hicbir behj;e, 
Uymadi, hitab edenlerin kalbinden gecmdp 
Her ilim ve hikmeti ihtiva ettiydi o. 
Ihtiyaci devamli olahin hedefini a§ti 
Onunla ilgili haber bize rivayetcinin rivayetinden, 
Yazanm sayfasmdan, kaiibin tasvirinden gelmedi 
Bazan sorana verilen cejpptan, konu§amn, 
Ogiidiinden, gosterilen burhandan geldi. 
Konulan hiikiimlerden, soylenen hadislerden, 
tstenen nasslardan, verilen misallerden, 
Saptanan kamtlardan, inkarcilara yapilan, 
Tariflerden, yalancilara verilen cevaptan geldi. 



ehg 
sdti. 









k 



BUYUK ISIAM TARIHI 



r 



Te§kil edilen toplantilarda ve kalabahk yerlerde, 

Tuhaf ve garip problemlerin ciktigi anda, 

Diledigin saglam ve ce§itli manalar, 

Istedigin anda gelir sana ondan. 

O manalar birbirlerini teyid ederler. 

Manalanni bir murakip gibi du§iiniirler 

Mahlukat, onun gibisini getirmekten aciz ] 

Bu, tecriibelerle bilinen bir §eydir. 

Babalarin en §ereflisi Abdullah'a ogul oldu. 

Yiiksek bir soydan gelerek ondan zuhur etti. 

Onun dedelerinden biri de, §eybetii Zil-Hamd'dir. 

§ereflilere kar§i Kurey§liler, onunla ovuniirdu. 

Onun yiizii suyu hurmetine yagmur duasina cikihrdi. 

Zorlu anlarda gorii§unden istifade edilirdi. 

Ha§im ki, parlak cah§masi ve ilahrnimet, 

Sayesinde oviinc sarayim in§a etti. 

Abdu Menaf ki, ogretti kendi kavmine, 

Arzulara boyun egmemeyi, kuruntudan uzakla§mayi, 

Kusayy ki, Hz. Peygamber'in §erefli atalarmdandir. 

Suyun ba§mdaydi, ekenlerin eli yana§madi ona 

Olumsuz ell^rle dagildiktan sonra kabileleri, 

Allah, onun yasitasiyla bir araya getirdi. 

Kilab, 50k yiiksok bir §eref kulesine cikti. 

Yakin-uzak Hie kimse T , o zirveye ■Kamadi. 

Hie bir beyinsizin beyinsizligi vefgiinahkarin giinahi, 

Miirre'nin azminin keskinligini lijrpulemedi. 

Ka'b'm topuguna bile eremedi §eref talipleri, 

Cok az bir gayretle yiiksek mertebelere erdi. 

Lueyy, dii§manlari egdi, onlar da egildi. j 

Zorba ve kalkik burunlular ona itaat etti. ? 

-Giiclulerle sava§ti, zayiflara tenezziil etm'edi. 

Kendine denk zorbalara kar§i savundu gucslizleri. 

Fihr'in, Kurey§liler arasinda agigligi vardi. 

I§ler kan§ip zorla§inca, ona sigikihrdi. 

Malik de onlann en hayirli sahibi oldu. 

En iyi dost ve arkadas. ctmakta devam etti. 

Nadr, 50k gucluydii, ona bakan goz kama§irdi k 

Parlak yildizlarin i§igiyla, onunkisi birle§mi§ti. 

Omriime and olsun ki, ondan once Kinaneliler, 

Iyi §eyler yapmi§, hie bir zorbaya teslim olmami§lardi 

Ondan once de Huzeyme ovgiisiinu miras birakmi§ti.' 

Bu miras, ovgiiye layik akrabalanna kalmi§ti. 







t 






tBN KESl 

Miidrike o kadarj^licenab ve iffetli idi ki, 
Kotuliiklerden uzak durmu§tu#€|erecesine ula§an 
Ilyas'a gelince, savas. kitalanni nazirlamadan, 

nianlari, onun &an=>isinda umutsuzluga dii§erdi. 




"Ekfis 
Rati 







m 

I 



tun oviincler, Mudar'da bfraraya gelmi§t: 
Bir giinde ki, ath bir ordu ile sava§mi§ti o. 
Nizar, a§iretinin reisliginde yiiksek makama erdi. 
Oyleki, rakiplerin gozii, onun makammi goremedi. 
Maadd'a gelince o, giivenilir b% silah idi. 
Sava§ci diismanm tuzagindan korkan dostu icin, 
Adnan'in fazileti sayilacak olursa eger, ^M 

O, dost ve arkada§lanni da fazlfette kendisiyle birle§tirirdi 
Udd'e gelince ondan cok faziletler fi§kirdi. 
O faziletleri, ya§h efendilerden devr almi§tir. 
Uded de yumu§ak huyluluk 'haya' ilesuslenmi§ti. 
Ka§lanmn acisi, hilmine^^|^^ik katmi§ti. 
Hemeysa', hej) yiikseklere tirmahiyordu. 
Uzak enielleMe Qf zulari takip ediyordu. 
Nabit, §eref agacinm bir meyvesi oldu. 
Yiice daglarm zirvesi, ona sigmak oldu. 
Kayzer ise, Hatem gibi comert biri oldu. 
Lokmari gibi hikmetli, Hacib gibi himmetli oldu. 
Bunlar, gercek sozlii ismail'in soyudur. 
Bunlardan sonra, kimsenin oviinmeye hakki yoktur. 
Yeryiiziinde piyade-siivari herkesin kendilerine boyun eg 
Kimselerin en §ereflisi, Allah dostu Ibrahim'dir. 
Tareh'in alicenabhgi, hala devam etmektedir. 
Ovgiiye layik ce§itli huylarim aciklamaktadir. 
Nahor ki, garipler icin kurban kesip yedirirdi. 1 
Onun iyiliklerini, degme hesapcilar sayamaz. 
Ormaii aslanlan gibi sava§a giri§ir idi. 
Keskin kihcla, adamlan bicer idi. 
Argonab, sava§larda giiclii bir bahadirdi. 
Cimri ve zorba kimselere kar§i acimasizdi. 
Falig de fazilette kavminden geri degildi. 
Mertejpece, Abir de onlardan a§agi degildi. 
KendSerini ayiplayanlara kar§i koruyacak huylarla, 
Yiiceldiler §alih, Erfah§iz ve Sam. 
Ars/ih sahibinin yaninda Ntfh, hep faziletli oldu 
Allah, onu iyi ve hos kimselerden sayiyordu. 
Babasi Lemk, takvasi pek parlak biriydi. 
Darbe vuran sinsi nefsine kar§i ciiretliydi. 



L. 

t 




323 






I 



* 



BUYUK ISLAM TARl 

Lemk'den once Miiteve§lih, hep korur idi. 
Garip kimseleri sert tedbirlerle himaye ederdi. 
Mertebesi vardi, Peygamber Idris 'in Allah katmda, 
Hicbir ragbet edicinin, ula§amazdi himmeffiona. 
Yared', efendi ve alicenablara gore bir denizdi. 
Riisvayhktan kacardi, nedefleri yiiceydi. 
Mehlayil, faziletleri anlayan biriydi. 
Edepliydi^ayip ve fuhu§tan uzak idi. 

iha once Kaynan, milletinin §erefine sahip olmu§tu. 
izilet yan§mda, seri deveden daha cok koi$mu§tu. 
Enu§, kendi nefi&ni §erefe ula§tirdi. 
Aleak arzulardan kendini uzakla§tirdi. 
§it, hep fafciletle&e kendini siislemi§ti. 
Yerici, ayiplayici pisliklerden uzak ve §erefliydi. 
. Bunlarin hepsi, Adem 'in ilurundan kivilcim almi§lardi. 
Onun dallarmdan menkibfc meyvelerini koparmi§lardi. 
Rasulullah'in soyu, soylann en yiicesiydi. 
Asil ve temiz kimselerin sulbiinden gelmekteydi 
Babalari, asalette analarma denkti. 
Analan, utamlaclak §eylerden uzakti. 
Her dogan giind&Allah'in selami ona olsun. 
Her batan giinde'o, bizlere i§ik sacti." 



"Tehzib" adh eserde §eyhimiz Hafiz Ebii'l-Haccac el-Mezzi ve §eyh 
Ebu Omer b. Abdi'1-Berr, bu kasideyi, Ibn §er§ir lakabiyla bilinen Ebu'l- 
Abbas Abdullah b. Muhammed en-Na§i'nin §iirinden bu §ekilde 
nakletmi§lerdir. Ebii'l-Abbas, Enbar asilh olup Bagdad'a gelmi§, ora- 
dan da Misir'a gocmii§, orada vefat tarihi olan H? 29#yihna kadar ika- 
met etmi§tir. Mu'tezile mezhebine mensup bir kelamcldir. "Makalat" 
adh kitabmda Ebii'l-Hasen el-Es/ari, Mu'tezile mezhebini anlatirken 
ondan da bahsetmi§tir. §iirde bir deha idi. §iirde o kadar muktedirdi ki, 
§airlerin §iirlerine ayni ciimleleri iceren zit manah §iirlerle kar§ihk ve- 
rirdi. Onlann ifade edemedikleri emsalsiz nitelikte estetik manalan ve 
edebi lafizlan, belig ciimleleri dile getirirdi. Oyleki bazilan, onu^heves 
dii§kunlugu ile nitelemi§lerdi. Hatib-i Bagdadi'nin anlattigina gore 
4000'e yakin beyitten olu§an tek kafiyeli bir kasidesi varmis. Nacim de 
bu kasideden bahsetmis, ve vefati icin tarih du§urmu§tur. 

Bu kasidesi, onun faziletli, fesahatli, belagatli, bilgili, anlayi§h bir* 
kimse oldugunu; hafizasmin saglam, lafizlannin guzel, bilgisinin 
sjumullii oldugu'nu; Allah elcisinin §erefli nesebini bir §iir kahbi icinde 
dizmeye muktedir oldugunu; kelimfller denizindeki nefis cevherler nite- 
liginde olan bu manalara dalabilen hiinerli bir dalgic oldugunu ispatla- 






mi§tir. Allah, ona rahmet etsin, onu mukafatlandirsm, gidi§ini ve donii- 
§unii giizel kilsin. 

HICAZ'DAllSt ARAP KABILELERI NESEBLERININ 



AQNAN'A ULA§MASI 



i 




I 




Adnan'm, Maadd ile Akk adinda iki oglu vardi. Siiheyli'ye gore Ad- 
nan'm, Haris ve Miizhep adh iki oglu*^aha varmi§. Soylendigine gore 
ogullan arasmda Dahhak adinda biri daha varmi§. Dahhak'm, Ad- 
nan'm oglu degil de Maadd'm oglu oldugunu soyleyenler de vardir. Ta- 
berf'nin anlattigina gore Aden §ehrine adi verilen Aden ile Ebye'nin de 
Adnan'm ogullan olduklan soylenir. 

Akk, E§arilerin beldesi Yemen'e yerle§ip onlardan bir kadmla ev- 
lendi. OnLarla ayni dili konu§tu. Bazi Yemenlileriri iddiasma gore Akk, 
onlardan biridir. §eceresinden bahsederken de Akk b. Adnan b. Abc$l- 
lah b. Azd b. Yegus derler. Akk b. Adnan b. ez-Zeyb b. Abdullah b. Esed 
oldugunu soyleyenler de olmu§t»r. Bu §ecerede-yer alan Zeyb'in yerine, 
Reys'i koyanlar da vardir. Dogru olan, bizim de anlattigimiz gibi 
E§arilerin, Adnani'olduklandir. Abb*as b. Mirdas demi§ ki: 

"Adnan oglu Akkhlar, Gassanhlarla oynamak istedil'er. 

Nihayet ge^itli iilkelere kovuldular.'"^ 

Maadd'm; Nizar, Kudaa, Kanas ve Ijfad adlarmda dort oglu vardi. 
Ilk oglu Kudaa idi. Onun adiyla kunyelenmis. oldugundan dplayi kllpi- 
sine Ebu Kuiaa denirdi. Kudaa ile ilgili goriis. aynliklannaarrdaha once 
bahsetmi§tik. Bununla beraber ibn ishak ve digerlerine gore dogri 
budur. Tabii ki dogru olani Allah daha iyi bilir. 

Kanas'in soyundan gelenlerin hepsi tiikenmi§, nesli inkiraz 
bulmu§, geride sadece kisranin Hire'deki valisi Numan b. Miinzir 
kalmi§tir. Seleften.bir grub ulemamn soziine gore; Numan, Kanas'in so- 
yundandi. Once de^^ade ettigimiz gibi Numan'm Himyerilerden oldugu- 
nu soyleyenler de oImu§tur. Dogrusunu Allah bilir 

Nizar'm; Rebia, Mudar ve Enmar adh tig cocugu olmu§tu. Ibn 
Hi§am'm dedigine gore Nizar'in iyad admda bir oglu da varmi§. Nitekim 
§air demis. ki: 4 

"Giizel yiizlii gencler gordiim, a 
Iyad b. Nigjar b. Maadd soyundan." 



Iyad ile Mudar, 6z kardes. idiler. Anneleri de Sevde binti Akk b. Ad- 
nan idi. Rebia ile Enmar'm anneleri ise §ukayka binti Akk b. Adnan idi. 
Cum'a binti Akk b. Adnan oldugunu soyleyenler de vardir. 

Ibn ishak dedi ki: Enmar, Has'amhlaria Becilelilerki atasidir. Beci- 







BUYUK 




ISLAM TARlHl 






le, Qerir b. Abdullah el-Beceli'nin kabilesidir. Bu, Yemen kabilelerin- 
dendir. Ibn Hi§am'a gore Yemenliler, Enmar'in §eceresini §byle nakle- 
derler: Enmar b. Iras, b. Lihyan b. Amr b. Gavs ? b. Nebt b. Malik b. Zeyd b. 
Kehlan b. Sebe'. 

Sebe'den bahsederken nakletmi§ oldugumuz hadis de bunu teyid et- 
mektedir. Dogrusunu Allah bilir. Anlatildigma gore soyledigi §iirlerle, 
develeri ahenge sokup olciilu bir §ekilde yiiriiten ilk adam Mudar'fir. 
Sesi cok guzelmi§. Bir gun devesinin iizerinde gitmekteyken ye»§rdu§- 
mii§, eli incinmi§, «Ah elim, ah elim...» diye inlemeye ba§lami§, devesi de 
onun bu §iirimsi inleyi§ine ayak uydurup olciilii bir §ekilde yiiriimeye 
ba§lami§. ±^^d 

Ibn Ishak'm ifadesine gore Mudar b. Nizar'm, ilyas ve Aylan adi 
nnda iki oglu olmu§; Ilyas 'in da Miidrike, Tabihe ve Kam'a adlanndspbc 
oglu dogmu§tur. Bunlann analari da Hindaf binti Imran b. el-Haf b. Ku 
daa'dir. Miidrike'nin asil adi Amir, Tabihe'nin de asil adi Amr imi§. Bir 
giin avladiklan bir hayvani pi§irirlerken develeri kacmi§; Amir, deve- 
nin pe§ine J dii§mu§, nihayet kavu§up yakalami§. Digeri de oturup av 
hayvanim pi§irmeye devam etmi§. Babalarimn yamna vardiklannda 
durumu ona anlatmi§lar. Bunun uzerine babalan, Amir'e: "Sen Miidri- 
ke (kavu§up yakalayan)sm.", Amr'e de: "Sen Tabihe (pi§iren)sin." de- 
mi§. Kam'a'ya gelince, Mudarhlarm soyundan bafeseden bilginlerin id- 
diasma gore Huzaa, Amr b. Luhayy b. Kam'a b. ilyas'm ogullanndandir. 
Kanaatimce Huzaa, onlarin atasi degil, sadece onlar^an bir ferddir. On- 
ce de soyledigim gibi onlar, Himyerilerdendirler. Ddfi'usunu^Allah bilir. 

Ibn Ishak dedi ki: Miidrike ile Kudaah zevcesinin (e§inin), Huzeyme 
ile Hiizeyl adh iki cocuklan dogmu§tur. Huzeyme'nin de Kinane, Esed, 
Esede ve Hun adh cocuklan olmu§tur. Kinane 'nin de Nadr, Malik, Abdu 
Menat ve Milkan adh cocuklan dogmu§tur. Ebu Cafer et-Taberi, Kina- 
ne'nin mezkur cocuklarmm adlarma §u isimleri de eklemi§tir: Amir, 
Haris, Nadir, Ganem, Sa'd, Avf, Cerula, Ceral ve Gazvan. 

KUREY§LiLERIN SOYU VE USTUNLUKLERI 

Kurey§liler, Nadr b. Kinane soyundandirlar. ibn ishak'm ifadesine 
gore Nadr'in annesi, Berre binti Miirr b. Udd b. Tabihe (b. ilyas b. Mu- 
dar)dir. Kinane'nin diger cocuklan, oteki kansindan dogmu§lardir. An- 
cak ibn ishak'm bu gorii§iine ibn Hi§am muhalefet ederek Berre binti 
Murr'un, Nadr, Malik ve Milkan'm annesi oldugunu; Abdu Menat'm an- 
nesinin de Hale binti Siiveyd b. Gitrif oldugunu sdylemi§tir. Gitrif de 
Ezd-i §enue kabilesindendir. _^*^^. **gfc-- 

tbn Hi§am'a gore Kurey§, Nadr'in kendisidir. Onun soyundan olan- 
lar Kurey§lidir, soyundan olmayanlar Kurey§li degildir. 




» 







n 




IBN KESt- 



3? iV. 

yleyenler de vardir. Brfnlaral 









Kurey§'in, Fihr b. Malik oldugunu soyleyenler 
gore Fihr'm soyundan olanlar Kurey§lidir. 

Bu iki kavli, §eyh Ebu Omer b. Abdi'1-Berr, Ziibeyr b. B^kkar„ 
Mus'ab ve bir 90k soy bilgini nakletmi§tir. 

Ebu Ubeyd ile Ibn Abdi'1-Berr dediler ki: Neseb alimlerinin coguna 
gore Kurey§, Nadr b. Kinane'dir. Onun soyundan olanlar Kuretelidir; 
soyundan olmayanlar Kurey§li degildir. E§'as b. Kays in bu komida ri- 
vayet ettigi bir hadis de vardir. Bence, Hi§am b. Muhammed b. Saib el- 
Kelbi ile Ebu Ubeyde Mamer b. Miisenna, bu hadisi bir nass olarak ka- 
bul etmi§lerdir. Aym zamanda bu, §afii (r.a.)'nin kuwetli saydigi bir de- 
lildir. Sonra Ebu Omer, Kurey§'in, Fihr b. Malik oldugu goru§unu be- 
nimsemi§tir. Ciinkii onun ileri siirdiigii delile gore bu gun "Kureysliyim'\ 
diyen herkesin sonu, mutlaka Fihr b. Malik'e dayanmaktadir. Bfi deUli 
ileri siirdiikten sonra Ebu Omer, bu kavli Ziibeyr b. Bekkar ile Musn* 
ez-Ziibeyri ve Ali b. Keysan'in da benimsemis, olduklanni ve bu konuda 
onlarin kaynak sayildiklanni soylemi§tir. 

Ziibeyr b. Bekkar demis, ki: Kureys, kabilesi ile diger kabilelerin ne-* 
sebleri hakkinda bilgi sahibi olan Slimier, Kurey§lilerin Fihr b. Malik m 
soyundan gelmis. olduklan hususunda gdriis. birligine varmi§lardir. 
Kendileriyle gorii§ebildigim Kurey§li neseb alimlerinin tamami, Fihr b. 
Malik'in soyundan gelenlerin, Kurey§li olduklan hususunda miittefik- 
tirler. Fihr'in soyundan gelmeyenler, Kurey§li degildirler. Ziibeyr b. 
Bekkar bu gorii§ii teyid edip savunmu§, kendisi ve benzeri neseb alimle- 
rinin, Kureys. §eceresini ve geleneklerini iyi bilip koruduklanm ifade et- 
mi§tir. 

Buhari, Kiileyb b. Vail 'in §pyle dedigini rivayet etmi§tir: Rasttullal 
(s.a.v.), himayesinde bulunan iivey kizi Zeynep binti Ebu Seleme'ye nak- 
letmi§ oldugu bir hadisten bahsederken sordum: "Rasulullah |s.a.v.) 
Mudar soyundan midir? Bunu bana aciklar misiri?" Zeynep §u cevabi 
verdi: 'Ta kimin soyundan olacak? Tabii ki Nadr b. Kinane'nin ogulla- 

;■ 1 

nndan Mudar'm soyundardir." 1 . 

Taberani, Ce§is. el-Kindi'nin §oyle dedigini rivayet etmi§tir. ^JKin- 
de'den bir topluiuk, Rasulullah (s.a.v.)'in yanma gelerek ona: "Sen biz- 
densin" demi§ler ve onun kendi soylanndan oldugunu iddia etmi§lerdi 
de Rasulullah(s.a.v.) §u cevabi vermisti: 

"Hayir, biz, Nadr b. Kinane ogullanyiz. Anamiza iftira etmez, Ijaba- 
mizi da inkar etmeyiz." 2 . Ibn Abbas 'in §oyle dedigi rivayet edilir: "Kin- 
de'den, Ce§i§ admda biri, Peygamber (s.a.v. )'in yanijia gelerek, "Ya 
Rasulallah, Abdu Menafm bizden olduguna inaniyoruz." dj§pi§, Pey- 
gamber (s.a.v.) ondan yiiz cevirmi§, Ce§i§ ayni §eyi tekrar soyleyince, 



(1)61*311,11,132. 
(2) en-Nihaye, II, 303. 




r 



Peygamber (s.a.v.) yine ondan yiiz cevirmi§, yine aym §eyleri soyleyince, 
Peygamber (s.a.v.) ona §u cevabi vermis^ "Biz, Nadr b. Kinane ogullan- 
yiz. Anamiza iftira etmez, babamizi da inkar etmeyiz." 

Orada bulunan Es/as adh bir sahabe, Ce§is/e: "Rasulullah'm ilk yiiz 
geviri§i esnasmda sussaydm ya!.." diye ikazda bulunmu§tu. Cenab-i Al- 
lah, da onlann bu iddiasim, Hz. Peygamber 'in ifadesiyle ge9ersiz kilmi§- 
ti. Bu hadisenin cereyanma dair olan goru§un zayif oldugu da belirtil- 
mektedir. 

Ahmed b. Hanbel, Es/as b. Kays in §oyle dedigini rivayet eder: Kinde 
heyeti olarak Rasulullah (s.a.v.)'a geldik. «Ya Rasulallah, senin bizim 
soydan olduguna inaniyoruz." dedim. Bu soziimii, Rasulullah (s.a.v.) 
§oyle £evaplandirdi: 

"Biz, Nadr b. Kinane ogullanyiz. Anamiza iflira etmez, babamizi 
inkar'etmeyiz." Es/as b. Kays demis, ki: "Kurey§li olup da Nadr b. Kinane 
soyundan geldigini inkar ettigini duydugum kimseyi, mutlaka kirbacla- 
rim!" Nadr b. Kinane'nin annesinin, Kurey§lilerin de annesi oldugunu 
soyleyen §air Cerir b. Atiyye et-Temimi, Hi§am b. Abdii'l-Melik b. Mer- 

so 



,a.v.; 
zi da 



van'i oven bir §iirinde §oyle der: 

f 



;;" 






"Kureys/i doguran ana, hie leke siirmedi, 
Ne Neccarhlarm ne de Akimlilerin soyuna. 
Karm, sizin babamzdan daha asil degildir, 
Temimlilerden de daha §erefli dayi yoktur.' 



Ibn Hi§am dedi ki: §iirde sozii edilen Kureys. anasi, aym zamanda 
Nadr b. Kinane'nin anasi, Temim'in bacisi Berre binti Miirf diir. 



KUREY§ KELiMESi 



:«*& 



,. 



turemi§tir. Takarru§, da 



Kur||ys. kfilimPi^ ^akarrns" mastarmd; 
gildiktan sonra toplariEfak manasina gelir. |§agilmis, olan Kureys, kabi 
lesi, Kusayy b. Kilab zamanmda toplanmi§tir*. Heride de agpdanacagi gi 
bi dagilmis, olan Kurey§lileri Kusayy b. Kilab, Harem'de toplami§tir. §a 
ir Hiizafe b. Ganim el-Adevi, bir snrinde buna §oyle deginir: 

"Babaniz Kusayy 'a, toparlayici denirdi. Fihr'in soyundan gelen ka 
bileleri, Allah onun vasitasiyla toparlayip bir araya getirdi." 

Bazilarmm naklettiklerine gore Kusayy'a, "Kureys/' deni 
kelime, §air Ebu Halde el-Ye§kuri'nin §u §iirinde de, goruldiigii gibi top 
laiap yigilma anlammagelmektedir: 

"Omrumiizun ba§mda da sonunda^a yigdilar, 

Giinahlan uzerimize karde§ler." \ 

Ibn Hi§am'in naklettigine gore bazilan Kurey§ kabilesine, ticaret 





m % 










w\ 



yapip kazan£ saglama anlamma gelen "takarru§" kokiinden tiireyen 
Kureys. admi vermi§lerdir. 

Cevheri, 'kars/, kelimesinin, kazanip yigmak anlamma geldigini 
soylemi§tir. el-Ferra'ya gore de Kureys. kabilesine, i§te bu anlami ifade 
eden Kurey§ adi verilmi§tir, Mu kabilenin atasi, Nadr b. Kinane'dir. 
Nadr'in soyundan gelen herkes, Kurey§lidir. Nadr'm babasi Kina- 
ne'nin, diger ogullannin soyufldan gelenlere Kurey§li denmez, 
demigtir. _._, 

Kar§ ve takri§ kelimelerinin, tefti§ anlamma geldigini soyleyenler 
de vardir. Hi§am b. Kelbi dedi ki: Nadr b. Kinane'ye 'Kureys/ denirdi. 
Qiinki^^i|san^nn eksiklerini ve ihtiyaglarmi tefti§ edip ara§tinr ve 
bunlanl&endi maliyla giderip kapatirdi. Ogullan da, Mekke'ye gelen ha- 
cilann ihtiya^larmi ara§tinp memleketlerine ulajstiracak mali yardim- 
larla desteklerlerdi. Muhtaglann eksikliklerini ara§tinr ve onlara teftis 
ttikleri, giderdikte^e dagilan Kurey§ kabilesini toparladiklan i?in 
onlari 'Kureys/ adi verildi. 

Takarf u§. j|felimesinin tefti§ anlamma geldigini a^iklayan Haris b. 
Hilizze, bir §nrinde §6yle der: 




- 



"Ey kohugup bizi Amr'm yanmda teftis eden ki§i! 
Acaba Amr, hayatta ebedi mi kalacaktir?" 

Bu §iir, Ziibeyr b. Bekkar tarafmdan nakledilmi§tir. ....J 
Kurey§ kelimesinin, denizde yajayan 'Kurs/ admdaki bir hayvanm 
ism-i tasgiri oldugu da gelen rivayewer arasmdadir. §airin biri demi§ ki: 



"Kureys. denen hayvan ki, denizde ya§ar 
Insanlar, onu Kurey§ kabilesine isim yapar." 






Beyhaki'nin rivayetine gore Muaviye, "Kureys kabilesine ni?in bu 
adm verildigini Ibn Abbas'a sormu§, o da §u cevabi vermi§: "Denizde ya- 
§ayan hayvaiilarin en biiyuklerindendir. Zayif, semiz demeden kars, 
la§tigi her canhyi yiyen Kurey§ adli bir hayvan vardir." Muaviye de: "Se*^ 
nin bu sbzunii teyid edecek bir §iiri, bana okuyabilir misin?" deyince; Ibr 
Abbas, Cemhi'nin §u §iirini okumu§: 




"Kurey§ denen hayvan, denizde ya§ar, 

Insanlar onu, Kurey§ kabilesine isim yapar. 

Zayif-semiz demeden her canhyi yutar. 

Kuslara yemeleri icin tiiy bile birakmaz. 

§ehirlerde yagayan Kureys kabilesi de ayni yolu tutar 

Ahir zamanda, onlara bir peygamber ugrar. 

Onlardan coklanni oldiiriip yaralar" 






Zayif bir rivayete gore Kureys. kabilesi, bu ismi, Kureys. b. Haris b. 
Yahlud b. Nadr b. Kinane'nin adindan almi§tir. Kureys. b. Haris, Nadr 
ogullarmm delili, rehberi ve erzak sorumlusuydu. Halkm yiyecegini te- 
min ederdi. Azik ve yiyecekleri, kervanlarla ba§ka yerlerden getirirdi. 
Kervanlan me§hur oldugu icin Araplann dilinde dola§irdi. Halk, onun 
kervanini goriince, "Kureys/in kervani geldi!.." derdi. Oglu Bedir b. Ku- 
reys, §anh "Bedir Sava§i"nm, yamnda yapildigiJBedir kuyusunu kazan 
§ahistir. Dogrusunu Allah bilir. Kurey§li bir kimseden bahsederken Kw- 
rey§i denebilecegi gibi, Kure§i de denebilir. Cevheri, bunun krjrasa uy- 
gun oldugunu soylemi§tir. §air demis. ki: 



"Her Kurey§linin uzerinde bir heybet vardir, 
Fazl-ii kerem isteyenin cagnsina hemen ko§uverir." 



Yine Cevheri demis. ki: "Kureys. kelimesini, kabile anlammda kulla- 
nirsan munsarif; ama boy anlammda kullamrsan gayr-i munsarif okur- 
sun." Gayr-i munsarif olarak okunduguna brnek olarak §u misrayi 
gosterebiliriz: 

"Sikinti ve problemler, Kurey§'e yetti ve onu yiiceltti." Goriildugu gi- 
bi bu §iirde Kureys. kelimesi, boy anlammda kullamldigi icin munsarif 
olarak okunmu§tur. 

Sahih-i Muslim'de rivayet edilen bir hadiste Vasile b. Eska, Hz. Pey- ^ 
gamber'in §byle buyurdugunu soylemi§tir: 

"Allah, Ismail ogullan arasmdan Kinane'yi secti. Kinaneliler ara- ■ ■ 
smdan Kureys/i secti. Kurey§lilerden Ha§im'i secti. Ha§im ogullan ara- 
smdan da beni secti." I 

Ebu Omer Ibn Abdi'1-Berr demis. ki: "Anlatildigma gore Muttalib 
ogullan, Rasulullah (s.a.v.)'m as^imti; Ha§imogullan, oymagi; Abdu- 
Menaf ogullan, batni; Kurey§liler, ^abilesi; Mudarhlar da milleti idiler 
llah'm salat-ii selami, kiyamete dek Rasulullah'in uzerine olsun." 

Ibn Ishak dedi ki: "Nadr b. Kinan^nin, Malik ve Yahlud admda iki 
oglu vardi. Ibn Hi§am'in dedigine gbre Salt adh bir oglu da varmi§. Bu 
ogullannm anasi da, Sa'd b. Ez%Zarib el-Advani'nin kizidir. Huzaahlar- 
dan Kiiseyyir b. Abdurrahman, bir §iirinde §oyle demi§: 



im 




)am Salt ile Nadir ogullanndan olan kardesjer: 
Seckin ve parlak simalar degil miydiler? 
Zorluk elbisesindeki dokuma telleri, 
Bizi ve ince belli Hadramutlulan sikmi§tir. 
Eger Nadir ogullanndan degilseniz birakm 
Erak agaci, yemyes.il kalsm diizliiklerde." 






lisam: 





Ibn His.am'in ifadesine gore Melih b. Anir ogullan, Salt b. Nadr'in so- 
yundan gelirler.ibn ishailtler ki: Nadr oglu Malik'in, Fihr adh bir oglu 
dojKiu§tu. Fihr'in annesi, Cendele binti Haris b. Mudad el-Asgar idi. 
Fihr'in ve e§i Leyla binti Sa'd b. Hiizeyl b. Miidrike'nin de Galib, Muha- 
rib, Haris ve Esed adli gocuklan dogmu§. Ibn Hi§am der Iffc Cendele binti 
Fihr, biiStewn baba bir kiz karde§leri idi. 

Ibn Ishak der ki: CMib b. Fihr ile e§i Selma binti Amr el-Huzai'nin 
Liieyy ve Teyme adh ogullan dogmu§tu. ^^t 

Ibn Hi§am'a gore Galib ile e§i Selma binti Ka'b b. Amr ePHuzai'nin 
Kays admda bir ogullan do|mu§tur,. Selma, ayffl|famanda Galib'in Lii- 
eyy ve Teyme adh ogullannm da anasidir. ibn Ishak 'a gore Liieyy b. Ga- 
lib'in; Ka'b, Amir, Same ve Avf adh dort oglu varmi§. ibn Hi§am'a gore 
Haris admdjjfebir oglunun daha olduguna dair rivayetler vardir. 

ibn ishaklb anlattigina gore Liieyy'in oglu ^ame, kard|g| Amir'le 
anla§amami§, Amir onu tehdid etmi§, o da memleketinden a^ihp Urn- 
man'a go?mu§, gurbet hayatmi siirdiirdiigii Umman'da olmu§tur.01u- 
mude §byle olmu§: jDevesini otlatmaktayken bir yilan, devenin dudagi- 
na asihp isirmi§, de>e yere dii§iince bu defa yilan, Same'yi lsinp oldiir- 
mii§. Oliirken de; parmagiyla toprak uzerine, §u §iiri yazdigi rivayet edi- 
Hr- 

"Ey gaz, Liieyy oglu Same igin aglal 

Yilan, bir aski gibi asildi camma. 

Liieyy oglu^tetme gibisini gormedim 

Deve ugrunaolen bir kimse olarak ti 

Karde§lerim Amr ile Ka'b'a haber sahn, 

Onlan ozlemis. oldugumu soyleyin. 

Her ne ka<fer Umman'da evim varsa da 

Galib'in ogiuyum, muhtag degildim, ora 

Ey Liieyy'in oglu, oliimden kagmak ugruna, 

Doktiigiin b^^aklar, dokiilmiis. degil. 

Oliimii geri savmSk i?in attm el Liieyy'in oglu. 

Atabildigince at, ama geri geviremezsin oliimii! 

Sessiz ve sabirh kadini, gayret ve miicadelecjen sonra, 

Allah'a sigmmis. olarak mraktm, yalmz ba§ma." 



ibn Hi§am'a ula§an bir rivayetg gore Same'nin soyuhdan oldugunu 
soyleyen bir adam, Rasulullah (s.a.v.)'m yamna gelmi§, "Ben, Same b. 
Liieyy'in soyundamm." demi§; Rasulullah (s.a.v.) da: "§aiaW|ii?" diye 
sorunea sahabelerden*biri §oyle sormu§: "Ya Resulallah, belki de onun 
§u beytini kasdetmi§sinizdirr 





BUYUK ISLAM TARlHt 



"Oliimii geri savman icin attin ey Liieyy'in oglu, 
Atabildigince at, ama geri ceviremezsin oliimii! " 





Jt;'' ■ 

O sahabenin bu sorusuna Rasulullah (s.a.v.), "Evet" diye cevap ver- 
di. j 

Siiheyli'nin anlattigina gore Same'nin nesli devam etmemi§tir, 
oliirken £ocuk ve torunu yokmu§. Ziibeyr ise; Galib, Nebit ve Haris adh 
ogullan oldugunu soylemi§tir. 

Same'nin, Irak'ta Hz. Ali*yi sevmeyen bir ziiniyeti bulundugu, Ali b. 
Ca'd'm da onlardan biri oldugu rivayet edilir. Ali b. Ca'd, kendisine Ali 
adini veroigi icin babasma kiifredermi§. 

Buhara §eyhi MuhammecftiAr'ara da, Same b. Liieyy soyundandir. 

Ibn Ishak'm anlattigina gore Avf b. Liieyy, Kurey§li bir kBvanla 
birlikte yola cikmi§, Gatafan diyanna vanldigmda, arkada^lft^Minek- 
lerinj hizlandmp onu geride birakim^, gidip Sa'lebe b. Sa'd'e habq| ula§- 
tirmi§lar; Avf m, Beni Ziibyan kal^jpfeindeki neseb karde§i olan Sa'lebe, 
hemen gelip onu yoldan ahkoymu§, yaninda ikamet ettirmi§, onu orada 
evletidirip kendisiyle olan bagmi kuwetlendirmis. ve karde§ligini de pe- 
ki^tirmi^: 1 Soyu, Libyan ogullan arasmda yayilmi§. Kervandaki 
arkada§lan, iftffi geride 'birakip gitliklerinde yamna gelen Salebe, ona 
§oyle demi§ti: " ' v '" '*' 

"Ey Liieyy'in oglu! DeveniarUk benim yammda lhdir. Milletin seni 
birakip gitti. Gidecek yerin ic^ljfe|mi$tir." i 

Ibn Ishak, Hz. Omer'in §oyle dedigini rivayet eder: "Eger bir Arap 
kabilesine yeniden mensub olma imkanim olsaydi, Beni Miirre b. Avf 
kabilesine mensub oldugumu ilan ederdim. Ciinkii onlar arasmda, iyi 
kimseler bulundugunu ve Avf b. Liieyy* admdaki §ahsm ulu bir ki§i oldu- 
gunu biliriz." 

Ibn ishak der ki: Yalancilikla itham ed&miyecegim bir kimsenin ba- 
na anlattigina gore Hz. Omer, Miirre ogullan kabilesinden bir kac ki§^ 
ye: 'Tilger nesebinize donmek isterseniz, donfrn." demi§tir. 

Liieyy ogullan, Gatafan kabilesinin e§raf> bey ve kumandan takimi- 
m teskil eden kimselerdi. Gatafanlilarla Kalfalilar arasmda §ohr§t sahi- 
biydiler. Nesebleri uzerinde durmu§, soylanni yitirmemi§lerdi. Nesep- 
leri kendilerine hatirlatildigmda, "Biz, soyumuzu red ve inkar etmeyiz. 
En 50k sevdigimiz soy, bizim soyumuzdur."def; sonra da Liieyy'in so- 
yundan geldiklerini anlatan §iirler okurlarmi§. 

Aralannda 'BesF denen ve uyulagelen bir gelenek varmi§. Bu gele- 
nek uyannca senenin sekiz aymi haram sayar, bu aylarda kimseye ili§- 
medikleri gibi ba§kalan da kendilerine ili§mezdi. Bu gelenekleri biitiin 
Araplarca bilinirdi. + 












I 




Ben 1 de derim ki: Rebia ogullan kabilesiyle Mudarhlar, senenin 
ddrt ayim haram sayarlardi. Bunlar da zi'1-kade, zi'1-hicce ve muharrem 
aylandir. Ancak dordiincii ayin hangisi oldugu hususunda Rebia ogulla 
n kabilesiyle Mudarhlar ihtilaf etmi§lerdir ki o da, receb ayidir. Mud 
hlar, recebin cemaziyelahir ile §aban ajdan arasmda oldugunu; Rebi; 
ogullanysa §aban ile §ewal aylari arasmda oldugu soylemi§lerdir 

Buhari ye Muslim 'in sahihlerinde Ebu Bekre'nin rivayetine gore 
Peygamber (s.a.\#), Veda Hacci Hutbesi'nde §oyle buyurmu§tur: 

"Zaman, Allah'm goklerle yeri yarattigi giindeki haliyle donmekte- 
dir. Sene, oniki aydir. Bu aylann dordii haramdir. Haram aylann iicii, 
ard ardadir. Bunlar; zi'1-kade, zi'1-hicce ve muharrem aylandir. Mudar- 
hlarm recebi ise, cemaziyelahir ile §aban aylari arasmdadir." 

Bu hadis, Rebiahlann degil de Mudarhlann soylediklerinin dogru- 
luguna, yani receb ayinm cemaziyelahir ile §aban aylari arasmda bu- 
lunduguna dair kesin bir nassdir. Onur ve iistiinliik sahibi yiice Allah, 
bu konuda §oyle buyurmu§tur: 

"Dogrusu aylann sayisi; gokleri ve yeri yarattigi giinden beri Al- 
lah'm kitabmda on iki aydir. Bunlardan dordii, haram olanlardir." (et- 

Tevbe, 36.) ^^ ^ ^ Mi ^ 

Bu ayet-i kerime, haram aylann sayismm sekiz oldugunu soyleyen 
Beni Avf b. Mtieyy kabilesinin goriisjerini reddetmektedir. Bu kabile, 
Allah'm htikmune ilave yapmi§, ilahi hukiimden olmayan §eyleri, ilahi 
hiikmiin kapsamma sokmu§tur. Hadiste gecen; 'Haram aylann iicii, ard 
ardadir.' sbzii, muharremin haramhgmi safer ayina erteleyen, nesie (er- 
teleme)ehli kimselerin uygulamalanm reddetmektedir. Yine hadiste 
gecen 'Mudarhlann recebi...' sozii de Rebiahlann goru§lerini reddet- 
mektedir. B^^^fc^-^,,^^ 

Ibn ishak'm- ifadesine gore Ka'b b. Liieyy'in; Murrey Adiyy ve 
Hiiseysajadmda iic oglu olmu§tur. Miirrejnin de Kilab, Teyme ve Yakaza 
adh iic oglu dogmu§tur. Bu cocuklannoah her birinin anasi ayndir. 

Kilab ile T zevcesi Fatima binti Sa'd b. Seyel'in Kusayy ve Ziiheyr adh I 
iki ogullan dfegmu§tur. FatiHtanm babasi Sa'd b. Seyel, Yemen'de ya§a- 
yan ve Benif&yl b. Bekr b. Abdu Menat b. Kinane'nin miittefiki olan 
Cu'sumetii'1-Esd kabilesindeki dtfvarcilardandir. §airin biri, onun hak- 



i 



kmda §oyle demi§tir: 

"Bunca insan icinde biz, 
Sa'd b^^yel gibisini gormedik. 
Iyi cah§ah bir suvaridir o, 
Mizragmi degdirdigini dii§iirur. 
Oyle bir suvaridir ffb, 
§ahin ve keklik gibidir, at iistiij; 
(1) Ibn Kesir. 



-f 



Hi 




I 



I 

* 




BUYUK 



333 



Siiheyli der ki: Seyel'in asil adi, Hayr b. Cemale'dir. Kendisi icin, ki- 
liclann altm ve giimii§le kaplandigi<ilk §ahis odur. 

Ibn Ishak der ki: Sa'd b. Seyel'e duvarci denmesinin sebebi |udur: 
Amir b. Amr b. Hiizeyme b. Cu'sume, Haris b. Mudad el-Curhumi'nin ki- 
ziyla evlendi. O zamanlar Ciirhumiler, Ka'be'nin idaresini uhdelerinde 
bulundurmaktaydilar. Amir de Ka'be'ye bir duvar yaptigi icin duvarci 
admi aldi. Ogullanna da 'duvarcilar' adi verildi. 



KUSAYY B. KILAB'IN KA'BE'NIN IDARESINi 
HUZAALILARDAN ALIP KUREYSLiLERE GERI VERMESI 



K 

Kus 



Kusayy'm babasi Kilab oliince, Uzre kabilesinden Rebia b. Haram, 
onun anasiyla evlendi. Uvey babasi, onu ve anasini kendi memleketine 
gotvirdii. Daha sonra Kusayy, gene ya§ta Mekke'ye geldi. Huzaa kabile- 
sinin reisi Huleyl b. Hub§iye'nin kizi Hiibba ile evlendi .Huzaalilann de- 
diklerine gore, kendi kiziyla evlenen Kusayy'm cocuklanmn coklugunu 
goren reis Huleyl, Ka'be'nin idaresini Kusayy'a vermis, ve: "Bu i§e, sen 
benden daha layiksm." demi§. ibn Ishak der ki: Bunu, sadece Huzaah- 
lardan duyduk. Ba§kalarmm anlattiklarma gore Kusayy, Kaflbe'nin 
idaresini ele gecirmek icin ana tarafmdan olan karde§lerinden -ki reis- 
leri de Rizah b. Rebia idi- Kinane ve Kudaa opfllan ile, Mekke cevresin- 
deki Kurey§lilerden ve digerlerinden yardim istemi§; yardimma gelen- 
lerin destegiyle giiglenip Huzaahlan Kal)e'dejuzakla§tirmi§ ve yoneji- 
mi ele almi§tir. 

Hacilara izin verme yetkisi, Sufelilerin elinde idi. Bunlar, Beni Gavs 
b. Miirr b. Udd b. Tabihe b. Ilyas b. Mudar kabiiesinden idiler. Onlar, 
§eytan ta§lamadikca ba§kalan ta§lamaz, Mina'dan donmedikce ba§ka- 
lari donmezdi. Hakimiyetleri yikihncaya kadar bu yetki, onlarda kaldi. 
Onlardan sonra bu yetki, aradaki*nesep yakmhgi sebebiyle BelfriSa'd b. 
Zeyd b. Menat b. Temim'e gecti. Bunlardan ilk olarak bu yetkiyi kulla- 
nan Safvan b. Haris b. §icne b. Utarid b. Avf b. Ka'b b. Sa'd b. Zeyd-i Me- 
nat b. Temim olmu§tur. Bu yetki, onun ailesinin elinde kaldi. En sonun- 
da Kerib b. Safvan'm elindeyken islamiyet gelip oraya hakim oldu. 

Miizdelife'de hacilara hareket iznini verme yetkisi, Advanhlarm 
elindeydi. islamiyet gelince bu yetki, onlarin bu i§le gorevli son j^hsiye- 
-ti olan Ebu Seyyare Amile b. A'zel'in elindeydi. Bu zatm adinin As; 
A'zel'in admin da Halid oldugunu soyleyenler olmu§tur. Tek gozhi bir 
katirm iizerinde durur, insanlara Miizdelife'den hareket izni verirdi. 
Bu gorevi kirk yil miiddetle surdurdii. Diyeti, 100 deve olarak belirleyen 
ilk ki§i odur. §u sozii ilk olarak sdyleyen de odur: "Gayrete gelelim, diye 
musibet gbrundii!" Bu sozii, Siiheyli nakletmi§tir. Araplar arasida bir 
hadise vuku bulunca, Amir b. Zarib el-Advani'nin hakemligine ba§vuru- 
lur, onun verdigi hiikme razi olunur ve uyulurdu. Bir defasmda hiinsa 








KESl' 




J 



* 



V 



* 




on 






(erkek ve di§i organi olan ki§i) adamin miras hakk^ konusunda fikrini 
sormusf ardi. Bu konuda nasil hukiim vereceginid|ii§unerek uykusunu 
kagirmi§, geceleyin uyuyamaz olmu§tu. Davarlanm glitmekte olan ca- 
riyesi Siiheyle, onun bu halini goriincej "Babasi olesice, neyin var, niye 
uyuyamiyorsun bu gece?" diye sormu§* o da kafasmi yoran meseleyi ca- 
riyeye anlatmi§, cariye de bu kojyida sana bir ?are bulabilirim, demis, ve 
teklifini §oyle afiklami§: "Hiikmiinu, hiinsanm idrarmm gikis, yerine go- 
re ver." Cariyenin bu sozii kar§ismda Amir: "Vallahi, beni sikintidan 
kurtardin." demis. ve hukmiimi?-«nun teklifi dogrultusunda vermi§. 

Siiheyli dedi ki: Bu, emare ve alametlerle istidlalde bulunma turii: 
den verilen bir hukiimdiir. Bunun §eriatta da ye^i vardir. Zira yiice 
lah buyurmus ki: iBfifii ■ —-»■.- 

"Onlar, sahte bir kan ile Yusuf un gomlegini getirdiler." (Ytisuf, 18.) 

Yusuf un gomleginde kurt di§lerinin izi olmadigi halde karde§leri, 
[omlegine sahte bir kan siirmu§ler ve kurt tarafmdan parcalamp 
ftdugiinii so#lemi§lerdi 

Bir ba§ka ayefqp de, Cenab-i -Allah s^yle buyur 

"Eger gomlegi onden yirtiltni§sa, o (kadm) dogru soylemi§tir. Bu 
(Yusuf) ise yalancilardand'ir. Eger gomlegi arkadan yirtilmi§sa, o (ka- 
dm) yalan s6ylemi§tir. Bu (Yusuf) ise'f dogru sSyleyendir. u (Yusuf, 26-27.) 

Bir hadiste de §oyle buy'rulmu§tur: - - ijJB^^^fc 

"(Dogum yapmcaya kadar) onu (kendisine zina isnadjnd.a buTundu- 
gunuz hamile kadm^bekletin (hemen recmetoeyin:)H§7ger kivircik sa?- 
li, benzi kiil renkli, giwll brapaetik dogurursa o cocuk"?*adinla zina etti- 
gini iddia ettigkag erkege aittir." 

Ibn Ishak dediki: Haram aylardaki haramhgi ba§ka ayiara ertele- 
me i§i, Fukaym b. Adiyy b. Amir b. Sa'lebe b. Haris b. Malik^ Kinane b. 
Hiizeyme b. Miidrike b. Ilyas b. Mudar'daydi. ^^^3 

Ibn Ishak dedi VS: Araplara ilk erteleme (nesi) yapah, Kalemmes'tir. 
Kalemmes'in asil adi Huzeyfe olup Abd b. Fukaym b. Adiyy'lh ogludur. 
Ondan sonra oglu Abbad; AMjad'dan sonra Kala' b. Abbad; Kala'dan 
sonra Umeyye b. Kala', Umeyye'den sonra Avf b. Umeyye, en sonunda da 
Ebu Surname Cunadftjfe. Av£b. Kala' b. .^il^ad.b. Huzeyfe bu i§i yapmi§tir 
ki, Kalemmes artvyra bilinen kip-imdur. Ebu Surname, bu i§i yapmak- 
tayken Islamiyet h^kumran oldu. 

Araplar, hac ibadetlerini eda ettikten sonra onun etrafmda topla- 
nirlar, o da onlara hitab eder, haram aylafm haramhgmi duyurur, bu 
aylarda kimsenin kimseye sata§mamasi gerektigini bildirlrfii. 

Bu aylardan birini helal kilmak istediginde muharrem ayim helal 
kilar, onun yerine safer ajfini haram olarak ilan edjajdi ki, Allah 'in belir- 
ledigi haram^ylann sayisim tuttt§*siftilar. Boyle yap^gken de soyle der- 
chVAllah'im! Ben, iki saferden birincisinyielal kildim, digerinin haram 




* 



BUYUK ISLAM 
I I 

lik hiikmiinu oniimiizdeki yila erteledim.» Onun bu ertelemesine, Arap- 
lar da uyarlardi. Cezl et-Tian diye bilinen Umeyr b. Kays, bir §iiriade §u 
konuya §oyle deginmi§tir. 

"Maadd bilir ki, benim kavmimin giizel hasletleri vardir. 

Onlar, insanlann en §ereflileridirler. 

Ok?ulukta var midir bizi ge?ebilen? Kimlere, 

Gem 9igiwtmedik ki biz, Maadd'a kar§i, 

Helal aylan haram kilip da hiikmiinu ertelemedik mi?" 






Kusayy, kavminin lideri ve emrine uyulan buyuguydii. Arap yari- 
madasimn ge§itli yerlerine dagilmis. olan Kurey§lileri toplayip bir araya 
getirdi. Kendisine itaat eden Arap kabilelerinin de yardimiyla 
Huzaahlara kar§i savas. a?ti, onlari Ka'be'den uzakla§tirdi, Ka'be'nin 
idaresini ele aldi. Bu ugurda kendisi ve taraftarlanyla Huzaalilar ara- 
smda 90k 9etin 9arpi§malar oldu. Neticede Ya'mur b. Avf... b. Kinane'nin 
hakemligine ba§vurdular. O da, Huzaahlardan 90k, Kusayy 'in bu gore- 
ve layik olduguna; Kusayy 'm, Huzaalilarla Bekr ogullanndan oldiirdu- 
gii adamlarm kanlarmin kar§ihksiz kalmasma, Huzaalilarla Bekr 
ogullannin oldiirdiikleri Kurey§li, Kinaneli ve Kudaali adamlarm di- 
yetlerinin odenmesine, Mekke'nin ve Ka'be'nin yonetiminin Kmsayy'a 
verilmesine karar verdi. _^ W 

Yamiir b. Avf... b. Kinane, "Olen Huzaalilarla Bekr ogullannm kan 
bedellerini ayaklarimm altma alip eziyorum." dedigi i9in, ezen ve kiran 
anlamma gelen §eddah adini almi§tir. 

Ibn Ishak dedi ki: Kusayy, Ka'be'nin ve Mekke'nin idaresini ele aldi. 
Dagmik yerlerdeki kavmini toplayip Mekke'ye getirdi. Mekkelilerle 
kendi kavminin ba§ma ge9ti. Halk, onu hukiimdar olarak tamdi. Ancak, 
Arap kabilelerinin oteden beri ellerinde bulunan bazi yetkilere kan§- 
madi. O yetkileri, yine sahiplerinde birakti. Bu diizeni degi§tirmemeyi 
prensip edindi. Safvan, Advan, Nese', Miirre b. Avf kabilelerini, kendi 
iijierinin ba§mda birakti. Nihayet Islamiyet geldi. Bunlann tamammi 
degifjtirdi. ^j$ B^^».. 

Ka'b ogullanndan hiikiimdarhga ilk gefen fei, Kusayy'dir. Kavmi, 
onuiS hukiimdarhgmi tamdi, kendisine itaat ettiler. Hicabet, Sikayet, 
Rifade, Nedve ve Liva gorevlerini kendi iizerine aldi. Mekke'deki §erefli 
gorevlerin tamamini eline ge9irdi. Mekke'yi, kendi kavmi arasmda dbrt 
mm&aya ayirdi. Kurey§li olan herkesi, Mekke'deki evleriiie yerle§tir- 
di. Hak yerini buldu. Onun donu§unden sonra adaletten ka9an protesto 
edildi. Kurey§liler, eski mekanS.rina yerle§tiler. Huzaahlardandan 6c 
ahndi. Kurey§liler, eski §erefli evleri Ka'be'yi Huzaahlardan teslim al- 
dilar. Bununla beraber, Huzaalilann oraya diktikleri putlar da onlara 






m 
■ 








1BN KESI 



devredilmi§ti. Onlarin, putlar oniinde kurban kesme, putlarm oniinde 
yalvanp yakarma, onlardan yardim ve nzik dileme gibi uyduruk adetle- 
ri de Kurey§lilere intikal etmi§ti. 

Kusayy, Kureys. kabilelerinin bir kis"mim, Mekke vadisinin ic ke- 
simlerine, bir kismmi da di§ bolgelerine yerle§tirmi§ti. Ic kesimlerde 
oturanlara Kurey§u'l-Bitah, dis, kesimlerde oturanlara ise Kurey§u'z- 
Zevahir denirdi. 

Kusayy; Hicabet, Sedene ve Liva gibi reislikleri uhdesinde topla- 
mi§ti. Haksizliklan ortadan kaldirmak ve davalan halletmek icin bir di- 
van kurmu§, bu divana Darii'n-Nedve adim vermi§ti. Bir problemle 
kar§ila§ildigmda, kabile reisleri gelip Darii'n-Nedve'de toplanir, birbir- 
leriyle mii§averede bulunur ve probleme coziim bulurlardi. Savas. ilani, 
evlenme akidleri, biiluga eren kizlSnn kendilerine mahsus gomlegi giy- 
meleri, hep Darii'n-Nedve'de karara baglamrdi. Bu divanm kapisi, Mes- 
cid-i Haram'a acihyordu. Burasi, Abduddar ogullanndan sonra Hakim 



Hak 
lrhei 



b. Hiizzam'm eline gecmi§, o da Muaviye zamanmda 1|)0.000 difpbme 
ba§kalanna satmi§ti. Bu yiizden Muaviye, onu kmamis, ve; "Milletinin 
serefini 100.000 dirheme sattin." demi§ti. O da: "§eref, bu gun takva ile- 
dir. Allah'a andolsun ki cahiliye devrinde ben orayi bir tulum §araba sa- 
tin akm§tim. §imdi ise 100.000 dirheme sattim. §ahid olun ki bu param 
da Allah yolunda sadakadir. §imdi deyin bakahm, aldanan hangimiz?" 

demisti. 

ft ^ in. 
Dare Kutni bunu, «Esmaii Ricali'l-Muvatta'» isimli eserde anlat- 

mishr. 

Hacilara su verme i§ini, Hakim b. Hiizzam yiiriituyordu. Hacilar 
hep onun havuzlarmdan su icerlerdi. Daha onceJ.eri Curhiimliiler tara- 
findan kapatilan Zemzern kuyusu, zamanlar daha bulunup da acilmis. 
degildi. Aradan 90k uzun zaman gectigi icin Zemzem kuyusu unutul- 
mu§tu. Yeri bilinmiyordu. .^^2 

el-Vakidi dedi ki: Arafat'tan inen hacilarin Miizdelife'ye gidip yolu- 
nu rahathkla bulmalari icin, Miizdelife'de ilk olarak ates, yakan Ptusayy 
olmu§tur. 

Rifade, hac mevsiminin ba§mdan sonuna kadar hacilara yemek ver- 
me isjdir. ^_ H 

Ibn ishak dedi ki: Hacilara yemek verme gorevini Kurey§lilere yiik- 
leyen, Kmsayy'dir. Bu zat onlara ^Sjyle demise "Ey Kureys, toplulugu! Siz- 
ler Allah'm kom§ulari, Mekkeli ve Harem halkismiz. Haalar da Allah'm 
misafirleri, Beyt'inin ziyaretcileridir. Onlar, ziyafete ve ikrama 
layiktirlar. Hac mevsiminde buradan aynhncaya kadar, onlara yiyecek 

jecek hazirlaym." 

Kurey§liler de onun bu tavsiyesine uyarak her sene mallarmin bir 
ismini bu i§ icin ona vergi olarak verirler, da Mina giinlerinde insan- 



' 






f 



lara yemek hazirlatirdi. Cahiliye devrinde bu gorev, Islam 'in geli§ine 
kadar surdurulmiis. ve nihayet bu gune kadar devam edegelmis.tir. Mina 
giinlerinden itibaren hac mevsiminin bitimine kadar sultamn insanla- 
ra dagittigi yemek, Rifade gbrevinin bir geregidir. 

Ancak bu gorev, Ibn Ishak'tan sonra yapilmaz olmu§tur. Daha son- 
ralari masraflan ve iicretleri beytii'l-malden Rar§ilanmak §artiyla ta§i- 
malan ipin bir grup insanm gbrevlendirilmesi emredilmi§tir ki bunun 
burada sayilamayacak miktarda faydalan vardir ve bu, gercekten 50k 
giizel bir uygulamadir. Ancak §unu da soylememiz gerekir ki bu masraf- 
lar, mutlaka beytii'l-malden ve en helal fonundan kar§ilanmalidir. Ayn- 

Jca bu hizmeti zimmi azinliklara yaptirmak daha uygun olur. Qiinkii on- 
lar, hac gorevini ifa eden kimseler degildirler. Bu hizmet Miislumanlara 
yaptinlacak olursa, hac gorevlerini ifa edememe durumlan soz konusu 
olur. Oysa bir hadis-i §erifte soyle buyurulmy,§tur: 

"Bir kimse, hac yapma giiciine sahip oldugu halde yapmazsa, ister 
Yahudi olarak, ister Hristiyan olarak blsiin, onemli degildir. Qiinkii na- 
sil ojfea o, Miisluman olarak olmeyecektir." *V 

Kurey§lilerin sozciisii, Kusayy'i oviip kavmi arasmdaki §erefini 
anlatirken §6yle demi§tir: 

"Omriime and olsun ki Kusayy, toplayici adini aldi. Fihr'in 

soyundan gelen kabileleri, Allah onuh vasitasiyla topladi. Onlar, Mekke 

isini seref ve efendilikle doldurdular ve Bekr ogullannr^azgmlarmi 

en uzakla§tirdilan| 

Ibn Ishak dedi ki: KusayjLin Huzaahlarla yaptigi savai= .. 
baba tarafmdan iic karde§i; Hiinn, Mahmud ve Ciilhume, beraberle- 
rindeki adamlariyla birlikte memleketlerine dondiiler. Kusayy'a 
verdigi cevapta Rizah §6yle demi§ti: 



i 



v 






"Kusayy'dan bir elpi geldiginde, 
Elci 'dosta icabet edih.' demi§ti bize. 
Atlar suriip onun 9agrt^na ko§tuk. 
Hayattan bikmis, tembelieri bir yana attik. 
^ibaha dek geceleyin yollarda yuruauk 
Yok edilmemek i9in, gundiizleyin gizlendik. 
Ku§ siiriileri gibi hizhdir o atlar, 
Kusayy in elcisine bizi gbtiiriirler, 
Gizlice E^mezeyn'den 1 adam topladik. 
Her kabiled'en bir grup insan aldik. 
Bir gece ko§usu icin toplanan atlar, 
Binlerce sayiyi geride biraktilar. 
Ascer mintikasma ugradiklannda onlar, 

L) E§mezeyn: Medine ile Hayber arasmda bulunan iki dag veya iki kabile ac 

B. ISLAM TARII II, C.2.F.22 



I 





Develerin coktiigii yerin yamndan ybl buldular. 

Verikan'dan Riikn §ehrine ugrad^ar. 

Arc §ehrinde bir kabilenin yani|fa vardilar. 

alamadilar. 1 jtk 




fltinz ki, 
dolmasm. 
bizler, 



lriz. 



Haly §ehrine gittiler ama tadu 
Merr'de uzun bir gece kaldilar. 
Yeni yetmeleri v-e bebeklerij 
Atlarm ki§nemeleriyle kulal 
Mekke'ye vannca riitibah kilc 
Grup grup adam oldiirmeyi. 
Onlari kesjirysiliclarm agzma veririz, 
Her taraftan bil insanlarm akhni al 
Giicliilerin zayiflari sevkedi§i gibi b|z,, 
Onlari atlarimizm online katar, gotlrumz. 
Huzaahlarla Bekr ogullanm yurtlarindjf. 
Oldiirdiik, bu, nesilde%nesile gecti bodice. 
Onlari, hiikumdann yiirdundan siirgiin ettik. 
Ki artik ovalik yerlere konaklamasmlar. 
Esirlerini baglayip zincirlere vurduk. 
Onlardan eza goren kabileleri rahatlattik." 

Ibn Ishak dedi'-.ki: Rizah, kendi memleketine dondiikten sonra Al- 
lah, onun ve Hiinn'iin ziirriyetini cogaltti. Bu giinkii Uzre kafeilesi, onla- 
nn soyundan gelmektedir. 

ib^fehak'm anlattigma gone Kusayy b. K41ab, bu konuda §oyle de- 



ma g< 
mi§ti 



"Ben, su9suz ve giinahsiz Liieyy ogullan kabilesin 
Mekkejde evim vardi, orada yeti§tirildim. 
Maaddhlar bilirlerki ben, Mekke'nin BaJJj^smi, 
Hem de Merve'sini i§tiyakla sevmekteyim. 
Kayzer ile Nabit ogullan yanmda yer almazlarsa, 
Ben de Galib'in yanmda yer ali*ayacagim. 
Rizah, yardimcimdir, onunla yiicelirim. 
Ya§adikca ben, zuliimden korkmaya*cagim." 

el-Umevi'nin, Muhammed b. Hafs'dan rivayet ettigine gore Rizah, 
Kusayy 'm Huzaahlan kovmasmdan sonra Mekke'ye gelmi§tir. Dogru- 
sunu Allah bilir. 





(1) Haly: Yemen'de deniz kiyisinda butunan bir §ehir. Suheyli, onun bir bitki ol 
soyler. ' 













Rifade, Sikaye, Hicabe, Liva ve Nedve gibi §erefli gorevleri^ buy iikj 
Abdu'd-Dar'a devretti. Diger ogullarma degil de sadece Abdu'd-D&r a 
vermi§ti. Ciinkii onlar, yani Abdu Menaf, Abdu'§-§ems ile Abd, babala- 
rinin saghginda bile biiyuk glic ve §eref sahibi olmu§lardi. Babalan Ku- 
sayy, karde§leri Abdu'd-Dar'i da §eref ve hiikiimranlikta onlarin seviye- 
sine £ikarmak istemi§, bu belirtilen gorevleri ona vermi§ti. Karde§leri 
de bu hususta onunla anla§mazhga dii§memi§lerdi. Ancak bunlar, ha- 
yata gozlerini yumduktan sonra ogullan anla§mazhga du§tiiler ve: "Ku- 
sayy, Abdu'd-Dar'i diger karde§lerinin seviyesine ula§tirmak igin bu go- 
revleri ona vermi§tir. Babalanmizm hakkettikleri gorevlerde biz^de hak 
sahibiyiz." dediler. Abdu'd-Dar'm ogullan ise: «Kusayy, bu gorevi bize 
vermi§tir. §u halde bu gorevleri yuriitmeye biz, sizden daha layigiz.» de- 
diler. Aralarmdaki anla§mazhk biiyiidii. Kureys. oymaklari iki firkaya 
aynldi. Btr grup Abdu'd-Dar ogullarryla biatle§ip anla§ti. Diger firka ise 
Abdu Menaf ogullarryla biatle§ip anla§ti. Andla§ma yaparken de, i?inde 
esans (giizel koku) bulunan biiyiikce bir kaba ellerini batirdilar, sonra 
da kalkip esansh ellerini Ka'be'nin ko§elerine siirdiiler. Yaptiklan and- 
la§maya da 'Esanshlarm andla§masi' denai: 

Kureys, kabilesinden Esed ogullan, Zuhre ogullar^jFeym ogullan, 
Haris b. ffihr ogullan, Abdu Menaf ogullannm yaninda yer aldilar. 

Mahsum ogullan, Sehm ogullan, Ciimah ogullarvAdiyy-ogullan ise 
Abdu'd-Dar ogullannm yaninda yer aldilar. 

Amir b. Liieyy ogullan, Muharib b. Fihr ogullan tarafsiz kaldilar. 
Hi? bir grubun yaninda yer almadilar. 

Birbirleriyle anla§mazhga dii§en bu iki grup daha sonra §u §artlar 
iizerinde anlastilar: it - -s*e---j-atfa*- 

A 'T. 

Rifade ve Sikaye gorevleri, Abdu Menaf ogullanna verilecekti. Hica- 
bet, Liva ve Nedve gorevleri, eskiden oldugu gibi yine Abdu'd-Dar ogul- 
lannda kalacakti. Bu §artlar ferine getirildi ve kurulan yeni diizen de- 
vabn etti. 

el-Umevi, Ebu Ubeyde'nin §6yle dedigini rivayet etmi§tir: Huzaah- 
lardan bazilannm anlattiManna gore Kusayy, Huleyl'in kizi Hiibba ile 
evlenmi§ti. Huleyl ya§lamp gbrev yapdmayacak hale gelince, Ka'be'nin 
idkresini kizi Hubba'ya verdi. Hubba'ya niyabeten bu gorevi, Ebu 
Gub§an^Suleym... b. Amir yiiriitmeye ba§ladi. Bir siire sonra Kusayy, 
bir tulum §arab ve bir deve l^ar^ihginda^bu gorevi gndan devraldi. Bu 
ah§verisji duyanlar, "Edu Gub§an aldandi." dediler. Bunu goren 
Huzaahlar, Kusayy '1 siki§tirmaya bs|t§ladilar%0 da karde§inden yardim 
;tedi. K«rde§i de beraberindeki adamlanyla ox&a yardimma geldi ve 

r 




* 











Bir miiddet sonra Kusaj|y, uhdesinde bulunan Sidanet, Hicabet, Li- 
va, Nedve, Rifade, ve SikjjjHl gorevlerini oglu Abdu'd-Dar'a verdi. Icaze 
(haniara Miizdelife'den haleket iznini verme) yetkisini Advan ogullan- 
fim, Nesi' (haram aym b«$r&mligini erteleme) yetkisini Fukaym ogulla- 
rimn, Nefr (hacilara Minaiian Mekke'ye donme iznini ver nJfi yetkisini 
Sufelilerin elinde birakti. Onlann bu yetkilerini ellerinden almadi. 

ibn^shak'm anlattigina gore Kusayy'm, dort oglu iki dp kizi varmi§. 
Ogullafi;Abdu Menaf, Abdu'd-Dar, Abdu'l-Uzza^e Abd idi. Kizlan da 
Tahmiir ile Berre idi. Kusayy'm bu cocuklarmii$anneleri, Hiibba binti 
Huleyl b. Hub§iye b. Selul b. Ka'b b. Amr el-Huzai idi. Hiibbajjm babasi 
Huleyl, Ka'be'nin idaresini yiiriiten Huzaahlann#sonunc\^pdur. Ku- 
sayy b. Kilab,*onun elinden idareyi almi§ti. 

Ibn Hi§am'm ifadesine gore Kusayy oglu Abdu Menaf ile e§i Atike 
binti Miirre b. Hilal kizmn Ha§im, AM|i'§-§ems ve Muttalib adh iic ogul- 
lan olmu§tur.Abdu Menaf m Nevfel fall oj|jyi ise, diger e§i Vakide binti 
Amr el-Mazeniye'den dogmu§tur. 

Abdu Menaf m Ebu Amr, Tiimadir^ Kilabe, Hayye, Rayte, Ummiil 
Absem ve Umimii Siifyan adh cocuklan da dogmug.tur. 

Abdu Menaf oglu Ha§im'in kizh, erkekli dokuz |foeugu vardi ve adla- 
n §oyleydi: Abdiilmuttalib, Esed, Ebu Sayfi, NadlelN^ifa, Halide, Daife, 
Rukiye, Hayye. Abdiilmuttalib ile Rukiye'nin annesi, Medine'deki Nec- 
car ogullan ailesinden Amr b. Zeyd b. Lebid'in kizi Selma idi. 

Ibn His, am, Abdu Menaf oglu Ha§im'in diger cocuklan^m da annele- 
rinin admi soyleyerek aciklamasma §6yle devam etmi§tir. 

Abdulmuttalib'in on erkek, alti da kiz gocugu yardi. Erkekler s,un- 
lardi: Abbas, Hamza, Abdullah, Ebu Talib (Ebu Talib'in asil adi Imran 
degil, Abdu Menaf tir.) Ziibeyr, Haris (Bu, babasmin biiyiik ogludur. Ba- 
basi Abdiilmuttalip, Ebu Haris kiinyesiyle kunyelenmi§ti.), Cahl (Buna 
Hacl diyenler de vardir. Qok hayir i§ledigi icin kendisine Gaydak lakabi 
takilmi§ti.), Mukawim, Dirar, Ebu Leheb (Asil adi Abdu'l-Uzza'dir.) Sa- 
fiyye, Ummii Hakim el-Beyda, Atike,, Umeyye, Erva ve Berre. 

Ibn Hi§am, Abdulmuttalib'in of tftlanndan Abdullah, Ebu Talib ve 
Ziibeyr ile Safiyye dismdaki kizlannm annelerinin Fatima binti Amr b. 
Aiz b. imran... b. Adnan oldugunu soylemi§tir. 

Abdullah 'm da bir oglu oldu. Bu, insanoglunun efendisi ve Allah 
Rasulu Muhammed (s.a.v.) idi. Muhammed (s.a.v.)'in annesi, Amine idi. 
Amine 'nin §eceresi §6yledir; Amine binti Vehb b. Abdu Menaf b. Ziihre b. 
Kilab b. Miirre b. Ka'b b. Liieyy'dir. Hz. Muhammed (s.a.v.) hem ana ta- 
rafmdan, hem de baba taranndan insanlann en soylusu, en asili ve en 
§ereflisidir. §erefi, kiyamet guniine kadar devam edecektir. 

Evzai, Vasile b. Eska'nm §oyle dedigini rivayet eder: Rasiilullah 



RUYUK ISI 



UHI 



341 



(s.a.v.) bujijurdu ki: 

"Allah, Ismail ogullanndan Kinanelileri secip iistiin kildi. Kinaneli 
lerden Kureysjileri secip iistiin kildi. Kureysjilerden de Ha§imogullan 
m, Ha§imogullanndan da beni secip iistiin kildi". Bu hadisi, Muslim ri 
vayet etmi§tir. - 

Ileride Hz. Peygamber'in dogumundan, konuyla ilgili haber ve eser 
lerden bahsedecegiz. Onun §erefli nesebini anlatirken diger faydah §ey 
lerden soz edecegiz in§aallah. Her hususta guvencimiz ve dayan 
yiice Allah'tir. 



1Z 



CAHILIYE DONEMINDE VUKU BULAN BAZI OLAYLARf 

Daha once belirtildigi gibi Ciirhiimliilerin, Ka'be'nin yonetimini ye- 
genleri olan Ismail ogullanndan ali§lanndan, Huzaalilann Ciirhiimlii- 
lere saldirarak Ka'be'nin yonetimini ellerinden almalarmdan, sonra bu 
gorevin Kusayy ile ogullarimn ellerine gecmesinden, Hz. Peygamber'in 
bisetine (gonderili§ine) kadar bu gorevin onlarda kalmasmdan ve onufl 
da bu gorevleri onlann ellerinde birakmasmdan bahsetmi§tik. \ 





1 



CAHiLIYE DONEMINDE §OHRET 
BAZI KIMSELER 



ALID B. SINAN EL-ABSI 



un peygamber ol- 



Bu zat, fetret don tW H id e ya§ami§tir. Bazila: 
dugunu soylemi§lerdir. Dogrusunu Allah bili: 

Taberani, Ibn Abbas 'in §oyle dedigini rivayeTSetrnfcir: "Halid b 
nan in km, Hz. Peygamber'in yamna geldi. Hz. Peygamber, ona (ot 
masi i?in) elbisesini yaydi ve §oyle^edi: 

"Bu, bir peygamber kizidir. Ne var ki kavmi, onun kiymetini bileme- 
di." 

Ebu Bekr el-Bezzar da Ibn Abbas 'in soyle dedigini rivayet etmistir: 

"Rasulullah (s.a.v.)'m yaninda Halid b. Sinan'dan bahsedildiginde 
o, soyle buyurdu: 

"0 bir peygamberdi. Ne var ki kavmi, onun kiymetini bilemedi." 

Hafiz Ebu Ya'la el-Musuli, Ibn Abbas in §oyle dedigini rivayet etmi§- 
tir: Halid b. Sinan admda Abesli bir adam vardi. Birgiin milletine: "Sizin 
i^in ben, kara ta§likli vadinin atesmi sondururiim." demisti. Milletin- 
den biri de ona:"Ey Halid! Vallahi bu giine dek hep dogruyu soyledin. Se- 
nin, ate§ini sondiirecegini soyledigin kara tashkli vadi ile i§dn nedir?" di- 
ye sordu. Halid, aralannda Umare b. Ziyad'm da bulundugu kavminden 
birkag ki§i ile birlikte §ehirden fikti. Kara ta§likli vadiye gelindigMde, 
bir dag yarigmdan ates, ?ikmakta oldugu gbriildii. Arkada§lanni oturta- 
rak onlerine bir ?izgi gizdi ve onu asmamalarmi tenbihleyerek: "Ben gi- 
liyorum. Eger gecikirsem sakm ola ki, beni kendi adimla cagirmayasi- 
niz!" dedi. Atesm alevleri pe§pe§e, arch arkasi kesilmeksizin yalabukla- 
myor, doru atm §ahlani§i gibi goge dogru Qikiyordu. Halid, atesm iizeri- 
ne dogru gitti, degnegiyle ate§e vurmaya ba§ladi ve soyle dedi: "Goriin- 
dii, goriindii, goriindii her hidayet. Cobamn oglu maksadi anladi. Elbi- 
sem elimdeyken ben buradan fikmfjm." Boyte diyerek o ate§le birlikte 
dagin yariginm ifine girdi. I^eride uzun siire kaldigim, geci]|lijjni goren 
arkada§lari tela§lanmaya ba§ladilar. Umare b. Zeyd, onlara^'Vallahi 
eger arkadasmiz sag kalsaydi, §imdiye dek oradan fikmi§ti. Onu adiyla 
fagirin bakalim." dedi. Onlar, her ne Hadar, "Kendi adiyla onu cagirma- 





, 





menetmi§ti." dedilerse de onu adiyla cagirdilar; o da kesik ba§im 
elinde tutarak dagm yangmdanjdi!=>ari cikti ve §oyle dedi: "Beni, adimla 
cagirmamaniz gerektigini size saBem-emis. miydim? Vallahi beni, siz ol- 
diirdunuz. Beni gomiin artik. Araiaifcnda kuyrugu k^silmis. bir merke- 
bin bulundugu bir kac merkep onunuzden gecerse, mezarimi agin. O za- 
man benim diri oldugumu goriirsuniiz." 

Onu mezara gomdiiler. Bir siire sonra, aralannda kes$; kuyruklu 
bir nierkebin bulundugu bir kac merkep onlerinden gectif Adamlar, 
"Mezarmi acmamizi istemi§ti, gelin mezarim acahm." dedilerse de 
Umare, onlara engel olarak: "Mezarim acmaym. Hayir, Allah'a yemin 
ederim ki Mudarlilara, kendi oliileaiiij^in mezarlanni actigimiz dedi- 
kodusunu yaptirmam." dedi. 

Halid, daha once onlara, kendi karismin boynunda iki levha bulun- 
dugunu, bir problemle kar§ila§acak olurlarsa coziimunii o levhalarda 
^ulabileceklerini, a'hcak adet halini gormekte olan bir kadmm o levhala- 
dokunmamasi gerektigini soylemi§ti. Bir meselenin cozumunii bul- 
mak amaciyla levhalan cikanp kendilerine jpstermesi icin Halid'in ka- 
isma gittiler. O da adet halindeydi. Levhalara dokununca, onlardaki 
jilgiler silimp gitti 1 . 

E|b-u Yaiiys, Semm&k b. Hafb'in §oyle dedigini riva^gt etti. 
Rasulullah (sft.v.)'a Halid b. Sinajgjhakkmda soruldugunda §oyle dedi: 
"O bir peygamberdi. Ama kavmi, liitm degerini takdir edemedi." Yine 
Eba Yunus, Semmakjb. Harb 'in §oyle dedigini rivjayet etmi§: Halid b. Si- 
nan in oglu Peygamber (s.a.v.)'in yanma geldi. Peygamber (s.a.v.), ona: 
"Merhaba ey karde§imin oglu" dedi. 

Ibn Abbas'a dayanan bu "tnevkuf rivayette, Halid b. Sinan'm pey- 
gamberliginden soz edilmemektedir. Peygamber oldugundan bahseden 
"mursel" rivayetler ise burada delil olarak kabul edilemezler. Gercege 
en yakin olan §u ki o, kendine has halleri ve kerametleri olan salih bir in- 
sanmi§. Fetret doneminde ya§ami§far. Sahih-i Buhari'de yer alan bir ha- 
diste Hz. Peygamber §oyle buyurmu§tur: 

"Insanlar icinde Meryem oglu Isa'ya en yakm olan benim. Ciinkii 
onunla benim aramda peygamber yoktur." ^L^ 

Eger Hz. Peygamber'den once Isa'dan sonra fetret adi verilen 
donemde ya§ami§ ise, Halid b. Sinan'm peygamber olmasi miimkiin ola- 
maz. Zira yiice Allah buyurmus. ki: 

"Ya Muhammed! O (Kur'an), senden once peygamber gonderilme- 
mis. olan bir milleti uyarman icin sana Rabbinden gelen bir gercektir." 

(es-Secde, 3.) 

Bir cok alim de demis. ki: Cenab-i Allah, Ismail peygamberden sonra 
Araplardan sadece H^fenii'l-enbiya Muhammed (s.a.v.)i peygamber 

(1) Bu, dogrulanamayacak biiyiik bir masaldan ibarettir. 







1BN KESl'- 







©larak gondermf§tir. Cenabfi Allah 'in yerjfiizu ha^lki icin ser'an kible kil- 
digi Ka'be-i Muazzama'nm banisi Ibrahin} Halilullah, ona dua etmis. ve 
he#f peygamber, onun son peygamber olarak gelecegini kendi iimmetiee 
mujdelemi§tir. Onun gelecegini en son miijdeleyen de Meryem oglu Isa 

Yukanda anlatiLan deliller gozonune ahmrsa, Siihejftve digerle 
nin anlatmis. olduklapi §u konu kabul edilemez. Araplardan §uayb b. 
Mehzem b. §uayb b.pafvan adli biri, peygamberlikle gbrevlendirilmis, 
onun biiyiik dedesi Safvan da Medyen sehrinin valisiymj^ 

Araplara aynca Hanzale b. Safvan da peygamber ol 
mi§, Araplar bu iki peygamberi yalanlami§lar, bu yiizden 
onlara Buhtii'n-Nasr adli hiikiimdan musalfet kilmi§. B 
nn bir kismmi oldiii*iu§, bir kifsmini esir almi§; Israf 
ttigini Araplara da yapmi§. Anlatngimiz bu hadiseler, Maadd b. Ad- 
zamamnda vuku bulmu§tur. * 

Hakikat §u ki, yukanda adi gecen ve peygamber $|Buklari bildirilen 
sahislar, insanlan hayra davet eden^yi kimselermi§. Dogrusunu Allah 
bilir. Zaten Amr k Luhayy b. Kama b. Hindaftan, Ciirhumlulerden 
soium. Huzaalilan anlatirken bahsetmi§tik. 

CAHILiYE_DONEMININ MESHUR COMERTLERINDEN 
HATEM T^ 




gondefi 
b-i Allah 
kiimdar, 

gmlarma 





! 

m b. 



Hatem'in §eceresi §oyledir: Hatem t b. Abdullah b. Sa'd b. H|§rec b. 
tmru'1-Kays b. Adiyy b. Ahzem b. Ebi Ahzem (Ebu Ahzem'in asil adi He- 
rume'dir) b. Rebia b. Ceruel b. Sal b. Amr b. Gav b, Tay' Ebu Seffane et- 
Ta'tai. Ashabtan Adiyy b. Hatem'in babasi olup cahiliye devrinde kendi- 
sinden ovgii ile bahsedilen comert bir kimsefdi. Oglu Adiyy de Islam do- 
neminde comertligiyle §6hret bulsfei ve oviilen bir ki§iydi. 

Hatem'in comertligiyle ilgili hayret verici menkibeleri^ §a§irtici i§- 
leri ve akli bastan alia haberleri vardir ki onlari burada anlafltaya yeri- 
miz miisait degildir. Ama o, biitiin bunlan ahirette mukafat kazanmak 
ve Allah 'in ho§nutluguna ermek icin degil, sadece isim yapmak ve §oh- 
ret sahibi olmak icin yapmisfa. 

HafiZfEbu Bekr el-Bezzar, "Miisned'inde Ibn Omerin §dyle dedigini 
rivayet etmi§tir: Hz. Pe^gamber'in yaninda Hatem'den sbz edilince o 
§oyle buy urdu: * *4P^ 

*""0, bir amaca ermek istedi ve erdi de." 

Imam Ahmed b. Hanbel, Adiyy b. Hatem'in §oyle dedigini rivayet 
eder: "Rasulullah (s.a.v.)'a dedim ki: "B$bam, dost ve aftrabalanni ziya- 
ret eder, onlarla ilgilenir, §unu ve §unu yapardi. Bu yaptiklanndan ken- 
disine bir sevap var midir?" Rasulullah (s.a.v.) cevaben buyurdu ki: 





TARtHt 



rusu senin baban bir§ey istemi§ti ve onu da elde etti." Yjpi §oh- 
ret sahibi olmak istemi§ti, o da oldu. « 

Sahih bir hadiste anlatildigma gore tig ki§i, .Cehennem'in cilgin 
alevli ate§inde yakilacaktir. Bunlardan biri, kegadisine "comertMjenil- 
sin" diye mahni sarfedendir. O, bunun kar§ihgirfiK$iinyada bulacSktir. 
Bunlardan ikincisi g6steri§ icin cihad eden miicahfd, iiciincusii de isim 
yapmak i?in ilimle ugra§an bilgindir. 

Bir ba§ka sahih hadiste anlatildigma gore bazilari, Rasulullah 
(s.a.v.)'dan Abdullah b. Ciid'an.. b. Miirre'yle ilgili olarak; "O misafi 
agirlar, kole azad eder, sadaka verir. Bu yaptigi iyiliklerin kendisine 
faydasi var midir?" diyasormu§lardi. Rasulullah (s.a.v.), onlara §u ceva- 
bi vermi§ti: 

"O zaman icinde bir giin olsun, 'Ey Rabbim! Kiyamet giiniinde be- 
nim giinahlarimi bagi§la.' dememi§tir." 

Evet, Abdullah b. Ciid'an da kurak senelerde ve kithk zamanlannfla 
muhtaclara yiyecek veren me§hur comertlerden biridir. 

Beyhaki, Hz. Ali'nin §oyle dedigini rivayet eder: "Hayret ediyorum. 
tnsanlann ?ogu ger£ekten 90k az hayir i§liyor. §a§anm o adama ki, Miis- 
liiman karde§i bir ihtiyac nedeniyle ona gelir, ama o kendini hayir yap- 
maya ehil gormez. Eger sevap ummasa ve azaptan korkmasa bile, giizel 
ahlaka ko§sun. Ciinkii giizel ahlak, insani kurtulus. ve ba§an yoluna go- 
tiiriir." Yanmda otarmakta olanlardan biri kalkip Hz. Ali'ye §oyle dedi: 
"Anam babam ssS|£jfkda3plsun ey mii'minlerin emiri! Sen bunu 
Rasulullah tS".a.v.yaanmi duydun?" Hz. Ali, adamin bu sorusunii"§oyle 
cevapladi: "Evet, hem de daha iyisini duydum. Tayy kabilesinden esir 
alinan kimseler Medine'ye getirildiklerinde, teninin rengi kirmizi ile si- 
yah arasi bir tonda, cildi piiriizsiiz, boynu uzun, bacaklan tombul, bur- 
nunun ucu kalkik, ahmh, ba§i dik, endami diizgiin, baldirlan toparlak, 
topuk kemiklerinin cevresi etle dolu, beli ince, etsiz ve kihc gibi diiz bir 
cariye gbrdiim. Gdriir gormez ona vuruldum. 'Bunu, ganimet payi ola- 
rak bana vermesini Rasulullah'tan isteyecegim.' dedim. Cariye konu- 
§unca, edebi bir usliipla konu§tugu i^in kendisine daha gok hayran ol- 
maya ba§ladim. O, Rasulullah'a §oyle dedi: "YaJMuhammed! Beni ser- 
best birakmaya ve Arap kabilelerinin ba§ima geTene sevinmelerine fir- 
sat vermemeye ne dersin? Ciinkii ben, kavmftnin beyinin kiziyim. Ba- 
bam, lrz ve namusu korur, esiri sahverir, agi doyurur, giplagi giydirir, 
misafiri agirlar, yemek verir, herkese selam verirdi. Kendisindervdilek- 
te bulunanlan bos. gevirmezdi. Ben, Hatem Tai'nin kiziyim." Rasulullah 
(te.a.v.), ona §oyle cevap verdi: "Ey Cariye! Bu anlattiklann, gercek 
mii'min kimselerin nitelikleridir. Eger baban mii'min olmus. olsaydi, 
ona mutlaka rahmet okurduk." Boyle dedikten sonra da gorevlilere, ca- 
riyeyi serbest birakmalan igin emir verdi: "Onu saliverin. Ciinkii babasi, 









1BN KESlR 



' 



giizel ahlaki severdi. Allah da giizel ahlaki sever." 

Orada hazir bulunan Ebu Berde b. Niyar, kalkip §oyle dediV'Ya 
Rasulallah! Allah, giizel ahlaki sever." Rasulullah (s.a.v.) da onun bit so- 
ziine §u kar^ihgi verdi: I m 

"Nefsim kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki ki§i, ancak 
giizel ahlak sayesinde Cennet'e girer." 

Ebu Bekr b. Ebi'd-Diinya, Hatem'in zevcesi Newar'in, Hatem hak- 
kmda §oyle dedigini riyayet etmi§tir: «Hatem'in yaptigi h er^ s, hqyret 
verici idi. Bir yil kurakhga ve kitliga maruz kalmi§tik. Her §eyimiz yok 
olmu§tu. Gok, yagmur yagdirmiyor; topraklar, susuzluktan catlayip ya- 
riliyor; anneler, cocuklanni emziremiyor, develer karni ice gociip sirt 
kemikleri aciga cikryor, bir damla siit veremiyor, mallarm i^i bo§ahyor- 
du. Cok soguk bir geceydi. Vakit, gece yansiydi. Cocuklannnz Abdullah 
ile Adiyy ve Seffane, achktan agla§iyorlardi. Onlari susturmak icin ye- 
direcek bir§ey bulamadik. Kocam Hatem, kalkip oglanlardan birini ku- 
cagma aldi. Avutmaya ba§ladi. Ben de kizimiz Seffane'yi kucagima anp 
vutmaya ba§ladim. Onlan susturup uyutuncaya kadar gecenin iicte 
veya dortte biri gecmi§ti. Sonra diger oglumuzu kucagimiza ahp avut- 
maya ba§ladik. Nihayet o da susup uyumaya ba§ladi. §am dokumasi, 
piiskiillii bir kadifemizi ye re serdik. Uyumus, olan cocuklan, kadifenin 
uzerine yatirdik. Ben ve Hatem, aym odada uyumaya ba§ladik. Cocuk- 
lar da aramizdalardi. Sonra o, beni avutmaya basjadi. Uyumami istedi. 
Ne istediglni anladim. Uyuyormu§um gibi yaptim. "Uyudun mu?" diye 
bana seslendi. Ben cevap vermeyip sus$;m. "Demek ki uyumu§." dedi. 
Halbuki ben uyumus. degildim. 

Gece kararip yildizlar cogaldigmda, sesler ke§ilip ayak tikirtilan 
duyulmaz olunca bir de baktim ki odamin kapismdaki perde aralandi. 
Kocam, "Kim o?" diyerek di§an cikti. "Belki de seher vakti geldi veya cok 
yakla§ti." dedim. Perdenin ucu yin# kaldinhnca, kocam yine: ,; Kim 
o?"diye sordu. Kapida duran, cevap verdi: "Kom§u falanca kadm.. Ey 
Adiyy 'in babasi! Senden ba§ka, bana yardimi dokunacak birini bulama- 
dim. A9hktan kurtlar gibi ulumakta olan cocuklarimm yamndan geliyo- 
rum." Kocam, "Cocuklanni hemen bana getir." dedi. Yatagimdan 
firlayip ona §oyle ciki§tim: "Ne yapryorsun sen? Cocuklarin achktan 
bagri§iyorlardi. Onlan avutacak bir yiyecek bulama^dm. Bu kadmi ve 
cocuklanni, hangi yiyecekle avutacaksm?" Bana: "Sus. Allah'in4zniyle 
seni de doyuracagrma yemin ediyorumj" dedi. 

Sonra kom§u kadin, cocuMannm ikisini kucagina, dordiinii de iki 
§er yanma alarak, yavrulanyla dola§an bir geyik gibi evimize geldi. K6 : 
cam Hatem, mizragiyla kendi atmm yelesine vurdu, onu kesti. Sonra 
cakmagi cakip ate§ yakti. Bicagi getirip atm derisini yiizdii. Sonra bic 
gi kadma verip: "Al, ne kadar lazimsa kesip gotiir, cocuklanm da e 

I 




s 





ira 
f e 



gonder." dedi. O da ?ocuklarmi eve gbnderdi. Sonra §6yle dedi: "Sizi gic 
yaramazlar sizij Deveden ba§ka bir hayvanm etini yemez misiniz siz?" 
Daha sonra oba halkini dola§tp ziyafeti haber verdi. Onlar da ko§up evi- 
ne geldiler. Yemege ba§ladilar. Ote yandan Hatem, evin bir ko§esinde 
elbisesine biiriinerek yan gelmi§, bizim sofrada yeyi§imizi seyrediyor- 
du. Yemege bizden daha 90k ihtiyaci Oldugu halde o etten bir parca dahi 
yemedi. Sabah oldugunda, atm sadece kemikleri ve toynuklari kalmi§- 
ti!..» 

Dare Kutni, Hatem 'in kansinin Hatem'e s^yle dedigini rivayet eder: 
"Ey Seffane'nin babasi? Ben ve sen, bizden ba§ka kimsenin bulunmadigi 
bir sofrada ba§ba§a yemek yemek istiyorum." Hatem bunu kabul etti ve 
geregini yapmasmi kansma emretti. Bunun lizerine kadm 9adirlarim 
sokiip, obadan bir fersah uzakliktaki bir yere kurdu. Hatem, yemek ya- 
pilmasini soyledi. Karisi hazirladi. Perdelerini indirip, sofrada oturan 
Hatem tarn yemege hazirlanmak iizereyken perdeyi aralayip ba§im 
irdan di§an ?ikardi. Sonra da §6yle dedi: 




"Tenceremi perde arkasinda kaynatma. 
Yoksa, i?inde pi§irdigin haram olur bana- 
Tencereyi §u yuksek yerde kaynatsana, 
Yemegi bol olsun, kimseyi a? birakma." 






Boyle dedikten sonra perdeyi kaldirdi. Yemegi sofraya getirdi.ljHal- 
ki sofraya davet e|ft. Beraberce yeyip ictiler. Karisi, "B^na verdiginba§- 
ba§a yemek yeme soziinu yerine getirmedin." dedi. Hatem, ona §u cevabi 
verdi: "Ne yapayim? Gonliim, bana itaat etmiyor. Gonliim oviilmeyi 90k 
istiyor. Comertlik, benim kjderime yajjlmi§." Boyle dedikten^ sonra so- 
ziinii §oyle siirdurmu§tu: 



"Cimriligi yendim, ona iistiin geldim. 
Benimsedikce comertligi, kendi haline biraktim. 

fdm§u kadih, benden §ikayet?i olmasm. 
ncak kocasi yok iken onu ziyaret etmiyorum. 



Pe 

Bi 



Iyiligim ona ula§acak, kocasi ona donecek 
'"erdeleri de lizerine sarlutilmayacak." 



ir diger §iirind^ I^atem §oyle der 



"Gece uyuyacagim zaman §arabi ben, 
Doyasiya i9erim ama yine de kanmam. 
Geceleyin kom§u e^lini,karanlik bastinnca, 
Avlamak istedim ama gizlenemedim. 



\ 





348 



IBN KESl 






Kom§u gelini rusvay edip kocasina„hryanet mi, edecegim, 
Allah'a andolsun ki hayatta oldugum siirece, 
Ben, bu i§i asla yapmayacagim." 

^ HP* 

Bir ba§ka snrinde Ha tern §Oyle demektedir: 

"Kapisinda varsm perde bulunmasin, 
Benim kom§ulanma kimse zarar veremez. 
Kom§u kadin tuvalete ?ikacak oldugunda, 
Perdeleri indirinceye dek, gozlerimi yumarim. 

Hatem, bir ba§ka §iirinde de §oyle der: 

"Amcam ogluna sovmek, huyum degildif benim. 
Bana umut baglayam, geride birakan degilim. 
Sucum olmadigi halde beni kiskanamn soziinti i§ittim. 
Ona, beni ge? de kurtar bu ezadan beni, dedim. 
Onu ayipladilar, beni ayipladiklarmi gormedim. 
Riyakar kimse, beni giileryuzle kar§ilar. 
Aradan perde kalktiginda benim izimden gelir. 
Onun kusurunu yakaladim, korumak igin. 
Din ve asaletimi, ondan el gektim." 

Hatem'e ait ba§ka bir §iir §6yledir: 

"U§uyen peri§an ki§iye sot, ey Malik'in anasi 

Mezbaha ile ocak arasmda bana geldiginde; 

Ona giileryiiz gbstereyim mi, o benim ilk konugumdur 

Cimrilik etnpyip comert davranayim mi ona?" 

Bir i>a§ka snrinde §oyle*der Hatem: 

"Midene ve tenasiil uzvuna istediklerini verirsen eger, 

Her ikisi kotulugiin zirvesine ula§irlar 

V H j£ f 

Kadi Ebu'l-Ferec el-Muafa, Ebu Ubeyde'nin §byle dedigini rivayet 
eder: j^d 

"Iyi kullandigin az mal, devamh kaln 

Kotii kullanilan 90k mal, devamh kalmaz. 

Mali^muhafaza etmek, onu yok etmekten, 

Ve iilkede aziksiz kalip olmekten daha iyidir." 

m 

Mutelemmis'e ait bu i#r, Hatem'e okundugunda o §6y1e tepKi gos- 
termi§ti: "Miitelemmis'e ne olmus, ki boyle sbylemi§. Dili kopasica, in- 
sanlari cimrilige tesvik etmi§. Oyle diyecegine boyle deseydi ya:" 







BUYUK ISLAM TARlHl 

"Comertlik, mail vadesinden once tiiketmez. 
Kismak ta, cimrinin malim artirmaz. 
Kisarak mal sahibi olacagini iimid etme. 
Cunku her yarinin rizki yeniiden gelecektir. 
Gormez misin ki, mal, gelip gidicidir. 
Onu sana veren, senden uzak degildir." 



Kadi Ebu'l-Ferec dedi ki: Hatem, "Onu sana veren, senden uzak de- 
lir." derken, ne giizel bir soz soylemistir.Eger Miisliiman olsaydi, ahi- 
rette iyi bir makama sahib olacagi umulurdu. Nitekim Cenab-i Allah, 
Kur'an-i Kerim'de §oyle buyurmu§: .^ ^M 

"Allah in liitfundan isteyin." (en-Nisa, 32.) 

"Kullarim, sana Beni sorar (lar) sa; §iiphesiz ki Ben, 90k yakmim. 
Bana dua edince Ben, O dua edenin duasma icabet ederim." (ei-Bakara,i86.) 

Vaddah b. Mabed et-Tai'den yapilan rivayete gore Hatem Tai, (Hire 
valisi) Numan b. Miinzir'in ziyaretine gitti. Numan, ona iltifat edip ya- 
kmhk gosterdi, ce§itli ikramlarda bulundu. Memleketine donerkffn de, 
vilayetinin taze ve giizel yiyeceklerine ek olarak iki deve yiikii altin ve 
gijmus. verdi. Hatem, yola cikip memleketine geldi. Obasina yakla§ti- 
gmda, Tayy kabilesinin gocebeleri onu kar§ihyarak: "Ey Hatem! Sen, 
hiikumdarin yanmdan geliyorsun. Biz ise yoksul a§iretimizin yamndan 
yoksullukla geliyoruz!" dediler. Hatem, onlara: "Gelin bakahm, yanim- 
da ne varsa ahp payla§m!" dedi. Onlar da Numan'in ona verdigi hediye- 
leri payla§tilar. O esnada cariyesi Tarife ortaya atihp: "Allah'tan kork, 
birazim da kendine ahkoy; bunlar ne bir dirhem, ne de bir dinar, ne bir 
koyun ne de bir deve birakmayacak, hepsini ahp gotiirecekler!" dedi. Ca- 
riyesiniri bu endi§esini yersiz bulan Hatem §oyle dedi: 



"Tarife, 'dirhemlerimiz kalmaz' diyor. 
Bizde ne ahmakhk ne de gafillik var. 
Elde ve avuctaki bitse de Allah bize verir. 
Ba§kasina da, rizki veren biz degiliz. 
Bizim hirkamiz, dirheme ah§ik degildir. 
Dirhem bizim cebe girer, sonra hemen cikar. 
Bir gun dirhemlerimiz §ayet yigilacak olursa. 
Hayir yollanna hemen sarfedilirler." 



^ 



■*» 




Ebu Bekr b. Iya§ dedi ki: Bir gun Hatem'e: "Araplar arasmda senden 
daha comert biri var mi?^' diye soruldugunda, "Araplann hepsi, benden 
daha comerttir." diye cevap verdi, sonra da sozunu §oyle siirdiirdu: "Bir 
gece, oksiiz bir Arap deli^anhsma misafir oldum. Yiiz tane koyunu 
vardi. Hemen koyunlardan birini kesip pi§irdi, sofraya koydu ve bana, 





n 



W 1BN KeHF 

4 ^h ill 

buyur dedi. Koyunun beynini bana takdim edince ben, "Beyin ne ho§- 
musj" dedim. Bu soziim uzerine gidip diger koyunlsprdan kesmeye ve be- 
yinlerini cikanp bana getirmeye ba§ladi. "Artik yeter." dedim. Sabah ol- 
dugunda, biitiin koyunlannm kesilmis. oldugunu,|geriye onlardan hie 
bir§ey kalmadigini gordiim." fgjl 

Hatem'e: "Peki sen, o adama ne yaptm!" diye &>rulunca §flyle dedi: 
"Ona kar§i her ne yaparsam yapayim §iikriinun altmdan kal&amazdim. 
Ama yine de ona develerimin seckinlerinden yiiz tanesini verdim." 

"Mekarimii'l-Ahlak" adh kitapta Muhammed b. Cafer el-Hararti 
§oyle der: Abbas b. Fazl el-Rebii, Tayy kabilesinin ya§hlarmm sj!§de de- 
diklerini rivayet etmi§tir: Hatem Tai'nin annesi Antere'nin, 50k comert- 
liginden dolayi elinde hi? bir§ey kalmadi. Eline gecen her §eyi ba§kalan- 
na verirdi. Karde§leri, boyle yapmamasmi soylerlerse de 0, onlara aldi- 
ris, etmezdi. Varhkli bir kadindi. Bu huyundan^azgececegi umuduyla 
onu bir yil siireyle bir^eve kapattilar. Bu sure zarfinda yemeklerini 
hazirlayip kendisine gotiirdiiler. Bir yil sonra cikardiklarmda ffrtik o 
huyundan vazgecmis/toldugunu sandilar ve mahndan kendisine bir siirii 
deve vererek: «Bunlarla gecimini temin et.'^dediler. Bir gun Hevazinli 
bir kadm, yamna geldi. Daha once ona hizmet etmis, olan bu kadm, on- 
dan biraz yardim istedi. Antere de o deve surusunu kadma vererek soyle 
dedi: "§u deve surusunu al da gotiir. Allah'a andolsun ki acliktan 90k 
cektim. Bu yiizden de hicbir dilenciyi bos. cevirmeyecegime Allah'a ye- 
lin etmisim," Beyle dedikten sonrf§oyle bir §iir terenniim etmeye-ba§- 



ladi: 






"Omriime yemin olsun ki eski zamanda beni, 

Achk lsirdi, kimseyi a? biraKmamaya yemin ettim. ^^ 

Beni kmayanlara 'Biraz dlglilii olun' deyin. 

Eger siz comertlik yapamiyorsamz, parmaginizi lsirin. 

Kiz karde§inizi comertlikten mefetmektense, 

Kendinizi ve onu comertlikten alikoyani kinasaydiniz ya! 

Comertligi bugiin siz bir tabiat olarak goruyoi«»«nuz. 

Ey annemin cocuklan! Ki§i, tabiatmi birakabilir mi?" 

Heysem b". Adiyy dedi ki: Hatem'in^comertlik ugruna k 
feda ettigini gordiim. O, bana: "Ey ogul! Kendimi uc huya ah 
yerek onlari §6yle siraladi. 

- Allah!a andolsun ki, kpia§u kadmlan ba§tan cikarmad: 

- Bana#erilen emaneti^ sahibine mutlaka teslim ettim. 

- Hie kimse de benden kotiiliik gbrmiis. degildir. 
Ebu Bekr el-Haraiti, Ebu Hiireyre'nin azatlisi Muharrer'in §oyle de 

#igini rivayet eder: Abdii'1-Kays kabilesinden bir grup yolcif^Hatem 
Tai'nin mezarimn yamna gelip mola verdiler. Aralannda Ebu'1-Hayb 



z g 





Bill 






BUYUK 1STAM TARlHl 



diye biri vardi. Kalkip, Hatem'in mezanna ayagiyla vurmaya ba§laya- 
rak: "Ey Eba Ca'd! Kalk ta bizi agirla!" dedi. Arkada§lanndan biri: "Cii- 
riiyiip toprak olmus, bir cesede mi sesleniyorsun?" deyip §a§kinligim ifa- 
de etti. Karanhk bastinnca uyumaya ba§ladilar. Mezari tekmeleyerek 
Hatem'e, kendilerini agirlamalan i^in seslenen adam, bir ara uykudan 
bagirip ?agirarak, korkie*i§ vaziyette uyanip §oyle dedi: Arkada§lar, bi- 
neklerinize sahip olun. Ciinkii riiyada Hatem'in bana gelip §u §iirini 
okudugunu gordiim. Akhmda kaldigina gore §iir §oyleydi: 



- 



"Ey Eba Hayberii Sen oyle birisin ki, 
Akrabalarm zalim ve sovii§kendir. 
Arkada§larmla birlikte'igelip istedin ki, , 
Seni sahibi olii bir gukur yanmd$t agirlayahm. 






1 



Cevrende, Tayy kabilesi ve davarlan varken, 
Geceleyin beni gunaha mi sokmak istedin? 
Biz misafirlerimizi doyururuz. 
k Binekler gelir, onlan dahi secip keseriz." 

Bir de ne goitgunler. Giindiiz Hatem'in mezanni tekmeleyenin deve- 
si, iig ayak uzerhle geliyor. Kalkip onu kestiler; etini pi§irip yediler. "Al- 
lah'a andolsun ki Hatem, diri iken de olii iken de bize ziyafet verdi." oedi- 
ler. Sabahleyin-yola koyulduklannda, devesini kesip yedikleri arkada§- . 
larini yedeklerine aldilar ve hareket ettiler. Az sonra gordiiler ki bir 
. adam bir deveye binmi§, ikinci bir deveyi de yedegine alarak kendikrine 
dogru geliyor. Yanlanna geldiginde: "Ebu'l Hayberiifeanginiz?" diyeH3or- 
du. Ebu'l-Hayberi de: "B%nim!" diye cevap verince o adam §oyle dedi: "Bu 
gece riiyada Hatem bana gelerek, sana ve arkada§lanna senifrdeveni 
kestirerek ziyafet vermek ve seni de yaya birakmayip bir deveye bindirt- 
mek istedigini soyledi. I§te, yedegimdeki §u deveyi al." Ebu'l-Hayberi 
o adamm getirdigi yedekteki deveyi aldi. 

ABDULLAH B. CUJDAN 



§eceresi §oyledir: Abdullah b. Ciid'an b. Amr b. Ka'b b. Sa'd b. Teym 
b. Miirrfe. Abdullah b. Ciid'an, Teym kabilesMiA reisi ve Hz. Ebu Bekr'in 
babasimn amcazadesidir. Cahiliye donemindefsim yapmi§, herkese ik- 
ramda bulunmus, me§hur comertlerden biridir. Kithk zamanlannda in- 
sanlara yiyecek dagitirmi§. Onceleri 50k yoksul ve miskin, bir o kadar da 
kotii ve §irretmi§. Cok ta sug i§lermi§. O kadar ki kavmi, a§ireti, ailesi ve 
babasi bile onun bu haline kizarlarmi§. 

Giinlerden bijj gti» i§siz, giigsuz ve §a§kin vaziyette Mekke sokakla- 
nnda dola§irken, dagm bir tarafmda bir magara gorinu§. Oradan kendi- 
sine bir zarar gelebilecegini du§unmii§. Oraya girip olmek ve iginde bu- 










.: 




lundugu serserice hayattan kurtulmak i?in magaraya yonelmi§. Maga- 
ranm yamna vannca, oradan bir ejderha gikip Abdullah in uzerine atil- 
mi§; Abdullah saga sola geriye ka9mak istemi§se de bunu becerememi§. 
Ejderha, yakimna gelince onun govdesinin altindan, gozlerinin de ya- 
kuttan oldugunu gormii§. Onu kmp almi§. Sonra da magaraya girmi§, 
orada Curhumlu emirlerin mezarlarmi, bu ciimleden olarak uzun za- 
mandan beri kayip olan ve nereye gittigi bilinmeyen Curhiim Emiri Ha- 
ris b. Mudad'm mezarun bulmu§. Mezarlann bas. kisminda vefat tarih- 
lerinin ve ne kadar siireyle emirlik yaptiklannin yazih oldugu altindan 
levhalar varmi§. Ayrica oralarda 90k miktarda altm, gumu§, inci ve di- 
ger miicevherler de varmi§. Kendini yetecek kadanni ahp magaradan 
9ikmis. ve onun yerini ve kapismi iyice belleyip hafizasma naksetmi§tir. 
Dana sonra kavmine giderek, kendisini sevip memnun olacaklan mik- 
tarda onlara miicevher, altin, g&mus. ve inci vermi§. Halka yemek ziya- 
feti 9ekmi§. Elindeki altinlarttz'Sdikfa magaraya gider, yeterince al- 
tin ahp donermi§... .^-.^^^Jj 

Bu kissayi anlatanlardan biri de Abdiilmelik b. Hi§am'dir. "et-Tican 
li Marifeti Miiluki'z-Zaman" adh kitapta bu kissayi anlatmaktadir. 

Ahmed b. Ammar da "Reyyii'l- Atis. ve Unsu'l-Vahis/' adh kitapta bu 
kissayi anlatmaktadir. 

Anlatildigma gore Abdullah b. Ciid'an'in o kadar yiiksek ve biiyiik 
bir yemek kabi varmis. ki, siivari olan bir ki§i, atindan inmeden elini 
uzatip o kaptan yemek yiyebiliyormu§. Buna kar§ihk kiiciik bir cocuk 
icine dii§iince bogulurmusj.. Ibn Kutebye ile digerlerinin anlattiklanna 
gire Rasulullah (s.a.v^) §oyle buyurmu§tur: 

"Abdullah b. Ciid'an'in kabi kadar biiyiik ve yuksekti ki, ogle vakti 
un duldasmda (golgesinde) golgelenirdim!" 

u Cehil'in oldiiriilmesi esnasmda Rasulullah (s.a.v.) ashabina §u 
buyrugu vermi§ti: "Oliiler arasinda onun cesedini araym. Dizindela bir 
yara ile onu taniyakijirsiniz. (Bir zamanlar) Abdullah b. Cud' an ill ye- 
mek kabi uzerihde (§*unla kavga gtmi§, onu itmi§tim. O da dii§mii§, dizi 
par9alanmi§ti. y<franm izi, haia dizi iizerindedir." Ashab, oliiler ara- 
sinda Ebu Cehil'in cesedini bulduklannda bakmi§lar ve o jfira izini di 
zinde gormii§lerdi. ^^ 2 

Anlatildigma gore 0, halka hurma ve kavrulmusun (s«k) yedi 
siit icirirmi§. Bu yemek 9e§idini vermeye, UmeyyeJi^-El#s-Mlt'in §u 
uyuncaya kadar devam etmi§: 4t^. ^ # 




"Comej'tleri ve comertliklerini gordiim, 
Deyyan ogullan, comertlerin en ustuniidwr. 
Onlar, Ciid'an ogullari gibi bizi avutmazlar. 
Onu balla kan§tirarak bize yedirirler." 

* 









- 







BUY0K ISLAM- TARlHl 



353 



- 




Umeyye'nin bu sozunii i§itince, §am'dan yag, bal ve bugday getir- 
meleri icin 2000 deve yola cikardi. Bu malzemeler getirildikten sonra 
her gece Ka'be'nin damma tellal cikartip; "Ibn Ciid'an'in buyuksofrasi- 
na gelin!.." diye ilan ettirmeye ba§ladi. 

Bu ilanlardan haberdar olan Umeyye bu defa soyle dedi! 

"Onun, Mekke'de hijh bir tellah \rar. 

Diger tellali da Ka'be daminda unler. Jf± « 

Unla kan§tinlmi§ bulamaca cagnar. ^ 

Biiyiik sofraya ve tahta ka§iga caginr." m 



m 






Biitiinbu comertligini ve mertligini bir tarafa birakalim da Sahih-i 
Miislim'deki su hadise btkahm: Hz. Aise demis. ki: Ya RasulaUah! Ibn 
Ciid'an yemek yedirirdi, misafir agirlardi. Bu iyiligi, kiyamet giintinde 
kendisine fayda verir mi?" Rasulullah bu^urdu ki: "Hayir.. O hie bir giin 
'Rabbim, kiyamet guniinde benim giinahimi bagi§la.' dememi^tir." 



k 



ME§HUR§AiR tMRU'L-KAYS 






Hiicr el-Kindi'nin oghidur. KafiMgye asiitoi yedi meshur shrden biri- 
nin sahibidir. Onun §iiri, KaT)e'ye alilan diger snrlerden'daha sohretli 
ve ovgiiye dahalayiktir. §iiri §u misra ile ba§lar: 

"Dur da yan ve yurdu amp aglayahm." _^^ 

imam Ahmed b. HanbeftEbu Htireyre'deh^^J^iyet etti ki, 
Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: -^Mfc---- 

«tmru'l-Kays, Cehennem'e giden §airlerin bayraktandir." 1 
Hafiz Ibn Asakir, tmru'l-Kays'm seceresini §oyle verir' Umriiu'l- 
Kays b. Hiicr b. Haris b. Amr b. HucrAkilii'l-Murar b. Amr b. Muaviye b. 
Haris b. Ya'riib b. Sevr b. Merta'b, Muaviye^b. Kinde. Kinde'nin, Ebu Ye- 
zid veya Ebu Vehb yahut Ebu Haris el-Kind^ feinyesiyle cagnldigi soyle- 
nir. §am'a bagh kazalardan (veya banliydferden) birinde ya§anmi§tir. 
Imru'1-Kays, yasadigi yerlerin bazisim §iirinde anlatir: 






k 



"Dur da sevgiliyi ve yurdu amp aglayahm. 
Siktu'l-Liva'da^Dahul ile Havmel arasinda dur. 
Tudiha ile Makra'yi... oranin izi silinmemi§. 2 
Kuzgyden ve giineyden gelen riizgarlar oray?yikamami§." 






Yukaridaki siirde gecen Siktii'1-liva, Dahul, Havmel ve Makra keli- 
meleri, Huran bolgesinde bilinen bazi yerlerin adidir. Muhammed b. 

(1) MusneJl-i Ahmed b. Hanbel, Hadis no: 7127 

(2) Tudiha ve Makra, birer yer iamidir. 

C.2.F.23 



- 






354 



4 



IBN KESlV 











Saib el-Kelbi'nin rivayetine gore Ferve b. Said b. AfTfb. Madi Kerib, de- 
desinin §oyle dedigini nakleder: Bir ara bize, Rasulullah (s.a.v.)'in ya- 
nmda oturmaktayken Yemen'den bir heyet geldi. "Ya Rasulallah! Allah 
bizi, imru'l-Kays'in siirindeki iki beyitle ihya etti." dediler. Resulullah, 
"Bu, nasil oldu?" diye sofrunca §u cevabi verdiler: 

"Sana gelmek iizere yola ciktik. Bir siire yol aldiktan sonra yolu sa- 
§irdik. Bulundugumuz yerde iic gun susuz bekledik. Suyumuz yoktu. 
Muz ve sakiz agaclarimn golgeleri altma varip, hie degilse bir agac gol- 
gesiraltmda olelim, diye beklemeye ba§ladik. Dermammiz kesilmis. idi. 
Derken orada deveye binmis. bir adam belirdi. Sanki yerden bitmi§ti. 
Bazi ark»da§lanmiz onu gordiiklerinde §u §iiri ofcruyordu: 



"Hedefinin su kayhagrbldifj|unu goriince, 
Avalann okundan korktu, eklemleri titredi. .. 
Golgelikli ve uzerinde yosunlar olan, 
Daric pinanna yonelip gittiydi." 
(Cunkii DariQrpmannda ok^ar yoktu.) 



i 





1 




Deve uzerin4§ki ad-am, yorgunlugumuzu ve bitkinligimizi goriince, 
:"Bu §iir kimindir$ diye r sordu. Biz de: "Imru'l-KayiSHidir." dedik. "Valla- 
m o, yalan soylemis, degildir. Iste Daric pinari! Yakmimzda duruyor. 
Gosterdigi tarafa baktigimizda, su ile aramizda elli zira kadar bir mesa- 
fe bulundufunu gordiik. Diz ustu o suya dogru siiriinmeye ba§ladik. Su- 
yun yanrna vardigimizda tipki Imru'l-Kays'in dedigi gibi pmar suyunun 
uzerinde yosunlarm, agaclarm golgesinde golgelenmekte olduklarim 
gordiik." Adamlann bu cevabi. uzerine Rasulullah (s.a.v.) §oy]f buyurdu: 

"O (tmru'1-Kays) diinyada anilan, ama ahirette unutulan bir adam- 
dir. Diinyada §erefli, ahirette aleak biridir. Elinde S/Sirlerin bayragi var- 
dir.Onlan ate§e goturur." 1 ' _*J^^— 

Kel& der ki: Babasi, Esed ogullan kabifeiindeki bazi kimseler tara- 
fmdan olduruiunce Imru'l-Kays, bayragi eline alip iizeflerine yuruau. 
Tiibale denilen yere vardi. Orada Zu'l-Halase ; adli bir put vardi. tmru'l- 
ays da onun oniinde fal oklari cekti. §ansma, Esed ogullanyla sava§- 
masini yasaklayan ok cikti. Cekimi, ikinci ve iiciincii kez tekrarladi. 
Hep aym ok cikti. Oku kin^Zu^Halase'nin suratma carpti ve: "Eger ol- 
diirulen senin baban olsaydi, beni sava§maktan menetmezdin!" dedi. 
Sonra da Esed ogullarma hiicum etti, kiyasiya sava§ti, coklarim oldiir- 
du. * c 

Ibn Kelbi dedi ki: islamiyf!T gelinceye kadar artik Zul-Halase putu- 
nun oniinde faiibku ceKlmedi. 

Bazilannm anlattiklarma gore tmxjul-Kays, Bizans hiikiimd; 

(1) Uyunii'l Ahbar, 1, 143, el-Egam, VII, 123. 






m 






« 




BUYUK ISLAM TARlHl 



355 




Kayser'e ovgiiler dizerek bazi sava§larda ondan yardim dilemi§, ama 
imparatordan umdugunu bulamayinca yiiziine kar§i ona hicivde bulun- 
mu§, bfkelenen imparator da ona zehir icirtip oliimiine yol acmisto. Can 
c$ki§mekteyken Asib dagimn yaninda bulunan bir kadimn mezannin 
yanina varmi§, orada §u §iiri yazmi§ti: 

"Ey kom§u, mezar yakindir, 
Asib durdukca ben de buradayim. 
Ey kom§u, ikimiz burada garibiz. 
Garipler, birbirlerine akrabadir." 

Anlatildigina gore yedi aski (Muallakat-i seb'a) §iirleri, Ka'be'nin 
duvarlanna asiliymi§. Araplardan biri bir §iir yazmca, onu KureysKlere 
sunarmi§. Kurey§liler, onu begenirse sahibini taltif etmek ve miikafat- 
landirmak icin Ka'be'nin duvanna asarlarmi§. Boylece yedi aski §iiri 
meydana gelmi§. 

Once de soyledigimiz gibi bu §iirlerin ilki, Imru'1-Kays b. Hiicr el- 
Kindi'ye aitmi§. Ilk misralan sunlardn* 





"Dur da sevgiliyi ve yurdu amp aglayalim, 
Siktii'l-Liva'da, Dahul ile Havmel arasinda dur." 



§iirlerin ikincisi Nabiga ez-Ziibyani'ye aittir. Onun asil adi Ziyad b. 
Muaviye'dir. §^jp$psi soyledir: *"' 

Ziyad b. Amr b. Muaviye b. Dabab b. Cabir b. Yerbu b. Gayz b. Miirre 
b. Avf b. Sa'd b. Ziibyan b. Bagid. §iirinin ilk misralan §oyledir: 



"Ey Meyye'nin yiiksek tepedeki evi! 

Ustiinden uzun zamanlar gecti, yine de saglamsin." 



§iirlerin uciincusu Zuheyr b. Ebi Siilma Rebia b. Riyah el-Muzeni'; 
aittir. Bas. kismi §oyledir: 



"Evfa'nm annesinden kizginhk mi? Hayir, 
Havmanetii'd-Derrac ile Miitesellim hakkinda konu§ma. 

§iirlerin d6*rdiincusu, Tarafe b. Abd b. Siifyan b. Sa'd b. Malik b. Du- 
bey'a b. Kays b. Sa'lebe b. UKaTte b. SaT? b. £li b. Bekr b. Vail'e aittir. Bas 
kismi §byledir: 

"Havle'nin Sehmed'de yiiksek ve tashkh yerleri var. 
Elin ustiimleki dovme kalmtisi gibi panldar." 




i 



§iirlerin bes,incisi, Antere b. §eddajj)LJb- Muaviye b. Kurad b. Mah- 
zum b. Rebia b. Malik b. Galib b. Kutay^iib. Abs el-Abesi ye aittir. Ba§ 
kismi §oyledir: 



"§airler, eski diisfcianliklari biraktilar mi? 
Kuruntulardan sonra yurdu tanidilar mi?* 



A 



i 






§iirlerin altincisi, Alkame b. Abde b. Numan b. Kays'a a 
mimlidir. §iirinin ba§ kismi §oyledir: 



"Co§kulu bir goniil, seni parlak ve giizel eyledi, 
Saclann agardigi zamandan genclik uzakla§ti." 



§iirlerin yedincisine gelince, Esmai ile digerlerinin dediklerine go- 
re, bu Ka'be'ye asilan yedi aski §iirlerinden degildir. Busnr'Tebid b. Re- 
bia b. Malik b. Cafer b. Kilab b. Rebia b. Amir b. Sa'saa b. Muaviye b. 
Bekr b. Hevazin b. Mansur b. Ikrime b. Hasfe b. Kays b. Aylan b. Mu 
dar'a aittir. Ba§ kismi §oyledir: 
f 

"Konup kalmasi yurdu harab etti, kuyu ciktiginin, 
Baglandigi direge kadar yikildi hersey, Mina'da, 

Ikamet etmesi ebedi helake neden oldu." 

if*. < t 

Ebu Ubeyde, Esmai, Miiberred ve digerlerinin anlattiklarma gdr 
sahibi bilinmeyen ve Ka'be'ye asilmis. olan bir ba§ka §iir de vardi ve.ba§ 
kismi §oyleydi: 







"Nimeti isteyeni geri cevirmek olur mu? 
Soyledigi §eyde onun sorumlulugu olur mu?" 





Fazlaca uzun olan bu §iirde cok giizel manah sbzler vardir 

CAHlLlYE DONEMt §AlRLERtNDEN 
UMEYYE B. EBt'S-SALT ES-SAKAFI 

Bu §air, cahiliye doneminde ya§ami§ olup*lslami doneme de ula§- 
mi§tir. Hafiz Ibn Asakir, onun §eceresinin a§agida belirtilen §ekilde ol- 
dugunu soyler: Umeyye b. Ebi's-Salt Abdullah b. Ebi Rebia b. Avf Ibn 
Ukde b. Azze b. Avf b. Sakif b. Miinebbih b. B#kr b. Hevazin Ebu Osman. 
Hevazin 'in kiinyesinin Ebu Osman degil de Ebii'l-Hakem es-Sakafi ol- 
dugunu soyleyenler de vardir. 

Umeyye, cahiliye devri §airlerindendir.Islam'dan once §am'a gelip 




BUYUK ISLAM TARlH 



357 



% 



yerle§mi§tir. Miistakim (dogru) bir insan oldugunu, onceleri iman iizere 
olup sonra saptigini soylerler. Cenab-i Allah'in §u ayette kasdetmis. oj- 
dugu insan da odur: ^ 

"Kendisine ayetlerimizi verdigimiz halde, onlardan siynlan ve sey- 
tamn arkasina taktigi, sonunda da azgmlardan olan o kimsenin haberi- 
ni anlat."(ei-AVaf, 175.) ^ ± _ M 

Ziibeyr b. Bekkar dedi ki: §air Umeyye'nin anasi, Rukiye binti Ab- 
du'§-§ems b. Abdu Menaftir. Umeyye'nin babasi, Rebia b. Vehb b. Alac 
b. Ebi Seleme b. Sakif tir. Rebia'nm kiinyesi, Ebu's-Salt'dir. Derler ki, 
Umeyye'nin babasi, Taif teki me§hur §airlerdendir. Umeyye ise onlar- 
dan daha iistiin bir §airdi. 

Abdiirrezzak'm, Sevri'den rivayetine gore Abdullah b. Amr soyle de- 
mi§tir: "Kendisine ayetlerimizi verdigimiz halde, onlardan siynlan ve 
§eytanin arkasina takti^l, sonunda da azgmlardan olan o kimsenin ha- 
berini anlat." mealindeki ayette kendisinden sozedilen adam, Umeyye 
b. Ebi's-Salt'dir. # _ 

Ebu Bekr b. Mirdeveyh, Nafi b. Asim b. Mesud'un §oyle dedigini ri- 
vayet etmi§tir: "Abdullah b. Amr'in oturdugu bir mecliste bulunuyor- 
dum.Orada bulunanlardan biri, el-A'raf suresindeki §u ayeti okudu: 
endisine ayetlerimizi verdigimiz halde, onlardan siynlan.. .Kimsenin 

erini anlat." Abdullah b. Amr, "Bu ayette kimden soz edildigini bili- 
r musunuz?" diye sordu. Biri, bunun Sayfi b. Rahib oldugunu; bir ba§- 
kasi, israilogullanndan Bel'am adindaki adam oldugunu sdyledi.Abdul- 
lah b. Amr, "Hayir, bu dedikleriniz degildir." deyince, "O halde kim?" di- 
ye soruldu. Dedi ki: "Ayette kendisinden soz edilen adam, Umeyye b. 
Ebi's-Salt'dir." 

Taberani, Ebu Sufyan'm §oyle dedigini rivayet etmi§tir: 

Ben ve Umeyye b. Ebi's-Salt Es-SakafT, ticaret ifin §am'a gitmek 
iizere yola fikmi§tik. Her mola verdigimiz yerde Umeyye,yaninda bulu- 
nan yazih niishalan eline alip bize okurdu. Yolculugumuz sirasmda 
Hristiyan bir koye vardik. Koyliiler gelip Umeyye'ye ikramda bulundii- 
lar, ona hediyeler verdiler. O da onlarla birlikte evlerine gitti. 

Ogle vakti geri doniip geldi, eski elbiselerini gikarip siyah elbiseler 
giydi ve bana: "Var misin ey Ebu Siifyan! Kitap bilgisi alamnda otorite 
olan bir Hristiyan alimine gidelim de ona bazi sorular sor."dedi. Ben de- 
dim ki: "Benim ona ihtiyacim yok. All ah' a andolsun ki, ho§iima giden 
bir§ey soylese de ona giivenip inanmam. Ho§uma gitmeyen bir§ey soyle- 
se onun benden ^ekecegi var." Umeyye, yanlanna gittiginde Hristiyan- 
lardan bilgin bir ki§i, onun gorii§lerine muhalefet etti. Sonra o, yanima 
gelip: "Neden bu bilgin ki§inin yamna gitmiyorsun?" dedi. Ben de, onun 
dininden degilim, dedim. "Ondan acaip ve tuhaf §eyler duyacaksm, soy- 
lediklerini begeneceksin. Sen Sakif kabilesinden misin?" diye sorunca, 




358 






IBN -KESl 



"Hayir, ben Kureys, kabilesindenim." dedim. "0 halde niye bu bilgin ada 
nun yanina gitmiyorsun? Vailahi, o sizi hem seviyor, hem^de size iyi dav- 
ranilmasini tavsiye ediyor." dedi. Sonra yanimizdan ayrilip gitti. 
Umeyy'e, onlarm yanmda bir siire kaldi. Insanlann bir siire uyumala- 
nndan sonra geceleyin yanimiza geldi. Elbiselerini cikararak kendini 
yataga atti, ama vailahi ne uyuyabildi; ne de kalkabildi. Kederli ve iiz- 
guli olarak sabahladi. Ak§am §arabi, sabah §arabihin uzerine 
d6kulmu§tu sanki! Ne o bizimle, ne de biz onunla konusuyorduk. Sonra, 
'Tola cikahm mi?" diye sordu. Ben de "Binegin var mi?" diye sordum. 
"Evet, var." dedi. 

Beraberce yola ciktik, iki gece yol gittik. Uciinqi gece bana: "Niye ko- 
nusmuyorsun ya Eba Siifyan?" dedi. Ben de §oyle dedim: ' 

— Soyleyecek neyim var? Allah 'a yemin ederimii, hicbir zaman seni, 
arkadasmm yanindan dondiigiin giindeki gibi bir halden gormemi§tim! 

— O iizgiinliik, icinde bulundugulti bir halden dolayi degil de ileride 
kar§ila§acagim~durumlardan endi§e edi§imden dolayi idi 

-Ileride neyle kar§ila§acaksm? 

— Vailahi olecek, sonda da dirilecegim! 

— Sen kuruntulara inanir misin? 
-Nedenmi§o? .^l i 

— Ciinkii sen, oldiikten sonra dirilmeyecek ve heSaba cekilmeyecek- 





siffr 

- (Giildii) hayir, senin dedigin gib} degil ya Eba Siifyan. Elbette bliim 
sonrasi dirilecek ve hesaba cekilecejfiz. Kimimiz Cennet'e, kimimiz de 
Cehennem'e girecek. 

- Senin Cennet'e ya da Cghennem'e gidecegini arfeada§in sana bil- 
dirmedi mi? 

- Arkada§imin bu konuda bilgisi yok. Bunu, ne kendisi ne de ben bi- 
lirim. Ebu Siifyan, konu§masma devam ederek §6yle demisti: Boylece 
iki gece yol gittik. Ho§una gidecek §eyleri sbyliiyordum. Beii de onun 
sbylediklerine giiliiyordum. Nihayet §am sehrinin agaclik ve sulak yer 
lerine vardik. Mallarimizi sattik. Orada iki ay ikamet ettik. 

tDonifs. yolculugumuz sirasmda bir Hristiyan koyiine vardik. Koylii- 
er onu goriince yanina geldiler. Ona hediyeler sundular. O da onlarla 
birlikte kiliselerine gitti. Ancak ogleden sonra yanima dondii. Elbisele- 
rini degi§tirip^yine oraya gitti. Geceleyin insanlar uykuya da 
sonra yanima dondii. Elbiselerini cikarip kendini yakaga atti.AlI 
andolsun ki ne uyuyabildi, ne de kalkabildi. Kederli ve iizgiin olarak sa 
bahladi. O bizimle, biz de onunla konu§muyorduk. Sonra, *Yola cikahm 
mi?' dedi. Olur, dedim ve yola koyulduk. Kederli ve iizgiin bTafak geceler 
boyu yol aldik. Sonra bana dedi ki: "Ey Ebu Siifyan! Var misin^biraz i&r 
leyip te arkadaslanmizi geride birakahm?" Ben Bs: "Sen di bMa var mi 







rUK ISLAM TARIHI 



359 



sin?" diye sorunca evet, dedi. Yuruauk, derken arkada§lanmizi bir saat- 
lik mesafe kadar geride biraktik. Sonra bana, "Haydi bakalim ey Ebu 
Siifyan!" diye seslendi. Ben de, "Istedigin nedir?" diye sordum. Bana de- 
di ki: 

- Bana Utbe b. Rebia'yi anlat. Ba§kalanna haksizlik etmekten ve 
haramlari i§lemekten sakinir mi o? 

- Sakinir vallahi. 

- Dost ve akrabalanni ziyaret eder, bunu ba§kalarina da tavsiye 
eder mi? 

- Eder vallahi. 

t- Ana ve baba tarafi asil mi, soyu yiiksek mi? 
- Evet. 



♦■ 



-* 




- Kurey§liler arasinda ondan daha §erefli biri var mi? 

- Hayir vallahi. Ondan daha §erefli bir Kurey§linin mevcud oldugu- 
nu bilmiyorum. 

- Muh^a? midir o? 

- Hayir, aksine 50k mail vardir. 

- Kag yasmdadir? 

- Yiizii a§kindir. 

- §eref, mal ve ya§hhk, onu hafifletti mi? 

- Ni^in hafifletsin? Hayir, vallahi onu daha da yiiceltti. 

- O, boyledir i§te. Yatip uyuyahm mi artik? 

- Benim de uyumaya ihtiyacim vardi zaten. 
Geride kalan arkada§lanmiz gelinceye kadar uzandik. Onlar gelin- 

ce tekrar yola ?iktik. Nihayet konak yerine vardik. Orada geceledik. Sa- 
bah olunca yeniden yuruyus, ba§ladi. Ak§am olup karanhklar bastinnca 
Umeyye yine bana seslendi. 
-YaEba Siifyan! 

- Ne istiyorsun?^ M 

- Var misin, yine* diinkii gibi yapalim? 

- Sen de buna var misin? 

- Evet, varim. 
Ben boyle dedikten sonra iki bahti devesine binip kafileden ayrildik. 

Arkada§lanmizdan epeyi uzakla§inc& bana seslendi: 

- Haydi, ey Ebu Siifyan! Utbe b. Rebia hakkmda daha neler blliyor- 
san anlat. 

-Olur. ^^. 

- 0, r haksizliktan ve haram yemekten sakinir mi? 

- Evet, sakinir vallahi. 

- Dost ve akrabalanni ziyaret eder, bunu ba§kalarma da tavsiye 
eder mi? 

- Evet, yapar vallahi. 
Servet sahibi midir? 






' 



sail 




II 







AW 




JN KE£ 

-Evet. J 

- Kurey§liler arasmda ondan daha iistiin biri var mi? 

- Hayir.. Ondan daha iistiin bir Kurey§li bulundugunu bilmiyonim 

- Kac ya§mdadir? 

- Ya§, i§eeref ve servet, onu hafifletti mi? J^^^ 

- Hayir vallahi, hie de hafifletmedi. Bu, senin kendi dii§iincendir. 

- Hayir. §imdi sen, benim onun hakkmda soyleyeceklerime kulak 
ver ve iyi dii§iin. Ben bunlan neden soyliiyorum, biliyor musun? Ben, o 
Hristiyan bilgininin yanma vanp kendisinden bazi §eyler sordum. Son- 

,ra ona: "§u geli§i beklenen peygamber hakkmda bana bir §eyler spyle." 
dedim. Dedi ki: # b 

- O Araplardandir. 

- Araplardan olacagmi biliyorum da, acaba hangi Araplardan? 

- Araplarm ziyaret ettikleri KaTae halkmdandir. 

- Bizde, Araplarm ziyaret ettikleri bir Ka'be vardir. 

- O, sizin karde§lerinizdendir, Kurey§lilerdendir. 
Boyle deyince ba§ima, daha once hie kar§ila§madigim bir hal geldi 

Diinya ve ahiretin kazanc ve bahtiyarhgi elimden ucup gitti.Cunkii da 
ha once o peygamberin, ben olacagimi umuyqrdum. Boyle demesi iizeri 
ne ona dedim ki: 

- Bana, o^peygamberin sifatlanni anlat. ^ 

- Ihtiyarhk donemine girdiginde bile o, gene ve zindedir. H^seyde; 
once o, haksizliktan ve haramlardan sakmir. Fakirdir. Ana vflraba ta 
rafi soyludur. Dost ve akrabalarmi ziyaret eder, bunu ba§kalarma da 
tavsiye eder. A§ireti icinde yiiksek soyludur. Askerlerinin cogu melek- 





:: 



- Bunun alameti nedir? Meryem oglu Isa yok oldugunda §am'da 
seksen sarsmti meydana geldi. O sarsmtilarm hepsinde musibet vardi 
Geriye umumi bir sarsmti kaldi ki, onda da musibetler vardir 

Ebu Siifyan dedi ki: "Vallahi bunun ash yoktur. Allah, ancak serefli 
ve yash kimseleri peygamber kilar." 

Umeyye dedi ki: 'Yemin ettigin Allah'a andolsun ki bu 
Ebu Siifyan. O Hristiyan bilgininin bana soyledikleri ger?ej 
sin uyumaya?" 

Evet, benim de uyumaya ihtiyacim var, dedim. Yatip uyuduk. 
geridekiler geldiler. Yola revan olduk. Mekke'ye iki konaklik ya da iki 
gecelik mesafe kalmi§ken arkadan bir siivari bjze yeti§ti. Geride neler 
olup bittigini kendisine sordugumuzda dedi ki: "Sizden sonra §am'da 
deprem oldu. Halk, biiyiik felaketlere ugradi ve helak oldu!"& 

Aifemin boyle demesi uzerine Umeyye, bana doniip: "Ey Ebu Siif- 
yan, Hristiyan bilgininin soylemis. oldugu sozler icin §imdi ne diyorsun?" 



ardir. 

, anc A^erefli 

x boyledir, Ey 
ek&r. Var mi- 

yuduk. Sonra 




A. 



m 




*■ t i 






BUYUK ISLAM TARIHI 




diye sordu. Ben de: "Allah'a andolsun ki onun soylediklerinin gercek ol- 
dugunu saniyorum." dedim. 

Nihayet Mekke'ye vardik. Mallanmi satip i§imi tamamladim. Son- 
ra ticaret icin Yemen'e gittim. Orada bes, ay kpdim. Sonra Mekke'ye 
dondiim. Evimde oturmaktayken insanlar yanima geliyor, selam veri- 
yor ve ticaret icjn bana vermis, olduklan mallanni soruyorlardi. Abdul- 
lah oglu Muhammed (s.a.v.) de yanima geldi. Kanm Hind de yanimda, 
cocuklanyla oyhuyordu. Selam verip ;'Ho§ gelmi§sin.' dedi. Nerelere ve 
nasil gittigimi, nerelerdrfve ne kadar kaldigimi sordu. Ama ticaret icin 
bana verdigi mallanni sormadi. Sonra da kalkip gitti. Hind'e .dedim ki: 

— Vallahi Muhammed'e §a§iyorum. Yammiza ticaret icin mal birak- 
mis, olan Kurey§lilerden evimize gelen herkes, mallarinm durumunu 
sordu. Ama Muhammed, mahni hie sormadi. 

— Sen, onun ne yaptigini bi^miyor musun? 

— (Korkarak) Ne yapmis, ki? 

- O, Allah elcisi (peygamber) oldugunu iddia ediyor!.. 
Hind'in bu sozleri, beni §oke etti. Hristiyan bilgininin soylediklerini 

hatirladim. Titremeye ba§ladim. O kadar ki kanm Hind, bana; 'Neyin 
var senin?' dedi. Kendime gelip toparlandim ve: 'Bunun ash yoktur. 01- 
maz boyle §ey. Muhammed, boyle bir iddia da bulunmayacak kadar akil- 
lidir.' dedim. Hind ise §oyle cevapladi bu soziimu: "Hayir, vallahi boyle 
diyor. Insanlar onun dinine giriyor. Sahabeleri de var!.." "I§te bu ola- 
maz." dedim ve evden ?ikip Ka'be'ye gittim. Ka'be'yi tavaf etmekteyken 
mallann §u kadar kazandi ve-§u meblaga ula§ti. Onlari almak iizere bi- 
ini evimize gonder. Kendi akrabalarimdan aldigim i§letme bedelini de 
senden almayacagim." dedim. Bu teklifimi kabul?«tmedi ve; "Oyleyse 
ben de sizdeki mallanmi almam."dedi. ^aresiz kaldim ve; "Peki, akra- 
balanmdan aldigim kadar senden de i§letme bedeli alacagim. Birini 
gonder de evimizdeki mahni teslim alsm" dedim. Bunun uzerine birini 
evimize gonderip mallanni aldirtti. Ben de ba§kalarmdan aldigim ka- 
dar ondan da isl e^m^e bedeli aldim. Fazla beklemeden Yemen'e gittim. 
ira Taif e vanp Umeyye b. Ebi's-Salt'a konuk oldum. 
5ana dedi ki: 

- Ey Eba Siifya«! 

- Ne istiyorsun? 

- Hristiyan bilgininin sozlerihihatirhyor musun? 

— Hatirhyorum. Dedigi de oldu. 

- Kim peygamber oldu? 

— Abdullah oglu Muhammed! ^^ f 

— Abdiilmuttalib'in oglu mu? 

- Evet, onun oglu. 
Aynca Hind'in bana soylediklerini de ona anlattim. 





I 




ba§ladi ve "Allah biliyor." dedi. Sonra sozunu §oyle siirdiirdu: "Vallahi 
ya Eba Siifyan! Belki de odur. Gelmesi beklenen peygamberdeki sifatlar 
onda var. Eger beiyjayattayken o bir peygamber olarak ortaya fikarsa, 
ona yardim etmemek icin Allah'tan oziir dileyecegim!" 

Ebu Siifyan, soziine devamla diyor ki: Oradan Yemen'e gectim. Cok 
gefmeden Muhammed'in peygamberligini ilan ettigini duydum. Yine 
Taif e doniip Umeyye b. Ebi's-Salt'cPbgradim. Ona kiinyesiyle hitab ede- 
r rek §oyle dedim: ~ .'• 

*"- Ey EBu Osman! Hristiyan bilgininin sana anlattigi §eyler ortaya- 
?ikip ger^ekleijti. ^^^H 

- Omriime yemin olsun ki oyle^ 

- Senin bu peygambere kar§i tavnn nasil olacak ya Eba Osman? 

- Vallahi Sakifli olmayan bir peygambere asla iman etmem ben! 
Ebu Siifyan, sozunu surdiirerek §byle diyor: Mekke'ye yoneldim. Za- 

ten 90k uzakta da degil dim. Mekke'ye varinca, Muhammed'in ashabimn 
oviiliip hakarete ugradigini gordiim. Insanlafcin kalbine giren rekabet 
duygusu, benim de kalbime girdigi i?in, "Hani nerede Muhammed'in 
melek ordusu?!" demeye ba§ladim. 

Taberani, Ebu Siifyan'in §oyle dedigini rivayet eder: Umeyye b. 
Ebi's-Salt, Gazze ya da Kudiis'teydi. Oriunla birlikte Mekke'ye bir kafi- 
leyle donerken, yolda bana dedi ki: "Ey Ebu Siifyan! Var misin arkadas.- 
lari biraz ge^pip ileriye gidelim de seninle biraz sohbet edelim?" Ben de 
olur, dedim. Ve kafileyi geride birakarak soyle§meye basjadik. Dedi ki: 

- Ey Ebu Siifyanl Bana Utbe b. Rebia'yi anlat. 

- Hem ana, hem baba tarafi soyludur. 

- Haram'dan ve haksizhktan sakiriir mi? 
-Evet... _^ * 

- Ya§h ve §erefli biri midir? 

- Evet, oyledir. 

- Ya§hhk ve §eref, onu hafifletmi§tir. 

- Yalan soyliiyorsun. O, ya§la»dik5a §ereflenmi§tir. 

- Ey Ebu Siifyan! Bu byle,bir soz ki, bana soylenenleri anladigim 
linden bu yana, boyle bir soz isrtmis. degilim. Acele etme de sana haber 

verelim. 

- Haydi, anlat bakalim. 

- §u kara ta§h Mekke vadisi halki i^inden birinin peygamberlikle 
gorevlendirilecegini, kitaplarimda okumu§tum. O peygainberin ben 
olacagimi saniyordum. Sanmaktan ote inamyordumJlim ehli kimseler- 

e bu konuyu tartistigimizda, o peygamberin AbduM^naf ogullanndan 
biri olacagi anla§iMi. Abdu Menaf ogullarma baktigimda, bu i§e Utbe b. 
Rebia'dan daha uygun biri bulunmayacagim gordiim. Onun ya§h oldu- 
gunu ve 40 yasmi geftigi halde kendisine heniiz vahiy gelmedigini bana 









- 



» 



J 






BUYUK ISLAM TARIHI 



edigin ifin, onun beklenen peygamber olmadigmi anladim. 

Ebu Siifyan der ki: Zaman akip gitti. Nihayet Rasulullah (s.a.v.)'a 
vahiy geldi. Giiniin birinde bir ticaret kervaniyla Yemen'e dogru yola ko- 
yuldum. Umeyye'ye ugrayarak alayci bir tavirla ona §oyle dedim: 

- Ey Umeyye! Evsafmi anlattigin peygamber ortaya gikti! 






orui 




— O ger9ek peygamberdir, ona uyun. 

— Iyi ama sen niye ona uymuyorsun? 

— Sakif kabilesinin kadmlarmdan utandigim i?in ona uymuyorum. 
Qtinkii onlara, beklenen peygamberin ben olacagimi soylemistim. §im- 
di de benim, Abdu Menaf ogullanndan bir gence uydugumu goriirlerse 
utanirim! Ey Ebu Siifyan! Anladigim kadanyla ona muhalefet etmis. gi- 
bi goriiniiyorsun. Ama zaman gelecek, bir oglak baglanir gibi baglana- 
cak ve onun huzuruna gotiiriileceksin. O da senin hakkinda diledigi'gibi 
hiikiim verecek! ^^^^^^^_ 

Abdiirrezzak, Kelbi'nin soyle dedigini rivayet etti: "Umeyye (b. 
Ebi's-Salt) bir ara uzanmis. yatiyordu.Yanmda bulunan iki kizmdan bi- 
risi iirkerek babasma yiiksek sesle bagirdi. Babasi, "Neyin var?" diye so- 
runca kizi soyle dedi: Riiyada iki kartal gordiim. Evimizin tavamni sok- 
tiiler. Biri inip senin karnini yardi. Digeri de damm iistiinde durup arka- 
da§ma sesleniyordu: 

— Anladi mi? 
-Evet... 

— Islah oldu mu? 




Ii: "Bu, babaniza ul 



— Hayir. 
Bunun uzerine Umeyye, kizlanna soyle dediT "Bu, babaniza ula§ti- 

rilmasi istenen bir hayir ve iyilikti, ama olmadi." Bu hadisenin degi§ik 
bir anlatimi daha vardir. 

Ishak b. Bi§r, Said b. Miiseyyeb'in §oyle dedigini rivayet eder:: 
Umeyye b. Ebi's-Salt'in kizkarde§i Faria, Mekke fethinden sonra 
Rasulullah (s.a.v.)'m yamna geldi. Akilli, basiretli ve giizel bir kadmdi. 
Rasulullah (s.a.v.), onu begenirdi. Bir giin ona sbyle sordu: 

— Ey Faria! Karde§in Umeyye'nin §iirlerinden ezberinde olan ^ 
midir? j^ysafe ' ^ 

— Evet... Bundan daha onemlisi, gordiigiim soyle bir olay var. Om 
sana anlatayim: Kardesim Umeyye bir sefere gitmisti. Doniince ilk ola- 
rak bana ugradi. Kanepemin uzerine uzandi. Ben de elimdeki bir deriyi 
tras. etmekle me§guldiim. Bir ara iki beyaz kus. veya beyaz ku§ gibi iki 
yaratik evimin ku^ucuk aydmlatma penceresine ddgru geldi. Biri, pen- 
cerenin ifine diiser gibi oldu. Dige^xle onu takib edip pencereye girdi. 
Ilki, gelip Umeyye'nin uzerine kondu! Ajogsii ile kasigi arasim yardi. 
Penfesini gogsiiniin ifine daldirip kalbini fikardi, koklamaya ba§ladi. 
Diger ku§, ona seslendi: 

HA 






Yardigi yer, bir an- 






— Anladi mi? 
-Evet... 

- Islah oldu mu? 
-Hayir... 
Boyle dedikten sonra kalbi tekrar yerine koyc 

da kapaniverdi. Sonra da o ku§lar, ucup gittiler. 

Bu hadiseyi gordiikten sonra Umeyye'ye yakla§tim. Uyandirmak 
icin onu elimle sarstim. Uyaninca kendisine, "Bir §ey hissediyor mu- 
sun?" diye sordum. O da: "Hayir.. Sadece viicudumda bir halsizlm hisse- 
diyorifm." dedi. Ben, gbrdiigiim manzara kar§ismda irkilmi§tim. Bana: 
"Neyin var? Seni irkilmis. goriiyorum." dedi. Ben de olup bitenterTfina 
anlattim. Bana §u cevabi verdi: "Bana, bir hayir ve iyilik ula§tinlmak is- 
tendi ama sonra o, ba§ka tarafajgonderildi." Boyle dedikten sonra su §ii- 
ri okumaya ba§ladi: 



"Gamlarim, geceleyin yola koyuldular, 

Gozlerimi yumdum ama bo§aldi ya§lar. 

Sahib oldugum yakini bilgi gibi, « 

Konu§kan bir okuyucusu olan beraftm yok. 

Cepe?evre kor ate§le sarilip yanan biri miyim? 

Yoksa kadife koltuklu ve iyi kimselere, 

Vaad edilen Cennet'e mi girecej|im ben? 

Cennetle Cehennem, iyi ve kotfjt.amel bir olmaz. 

Bunlara giden yollar da ayni deigildir. 

Bunlar iki gruptur, bir grup Cennet'e gider. 

Oradaki ye§illik ve bah?elerle sarma§ dola§ olur. 

Diger grup, Cehennem'e gider, orasi ne kotii yerdir! 

Bu kalpler sozle§di, bir hayra yonelince, 

Engeller cikti kar§isma, diinya onlari, 

Cennet istemekten menedip bahtsiz kildi 

Allah kahretsin, o diinya hirsini 

Kul, nefsini gagirip kinadi, zira o, 

Allah tarafindan gozetlendigini biliyordu. 

Nefs, ne diye bu hayata ragbet ediyor? 

Ne kadar ya§asa da oliim, onu yakahyacaktir. 

Gen? ya§ta olmese bile, ihtiyarhkta mutlaka olecektir 

Ecel §arabimn kasesini insan, elbet yud, 






mlayacaktir!" 

Bu §iiri okuduktan sonra Umeyye, ailesirain yanina dondii. Cok geg- 
meden baktim ki insanlar, baygm haldeki Urrieyye'nin yanina gidiyor- 
lar. Bana haber ula§inca gittim, baktim ki o, yere yatinlmi§, iizeri de 
orttilii. Yanina vardigimda bir ?ighk atip gbzlerini a?ti,evinin tavamna 




• 





BUYUK ISLAM TARlHl 



365 



* 



bakti, sesini yiikselterek §oyle dedi: "Emrinize amadeyim. Buyurun. 
te huzurunuzdayim. Ne malim var ki beni kurtarsin. Ne a§iretim var ki 
beni korusun." Sonra tekrar bayildi. Yine bir ?ighk atinca, ben; "Adams 
oldii artik." dedim. Gozlerini agip evinin tavamna diktij^esini yiikselte- 
rek §6yle dedi: , ^Jj 

'Emrinize amadeyim. Buyurun, i§te huzurunuzdayim. Elimde bir 

m yok ki kendimi savunayim. A§iretim yok &i onlara fiayamp gii?- 

leneyim." ^ 

Sonra tekrarbayildi. Bir ?iglik atip gozlerini a?ti, evinin tavamna 

bakip §oyle dedi: "Emrinize amadeyim. Buyurun, i§te huzurunuzdayim. 

Nimetlerle beslendim ama hep gunah i§ledim. Allahim! Eger bagi§laya- 

caksan biitiin giinahlarimi bagi§la. Hangi kul ki sana tapar, elemi yok- 

ur onun." 

Boyle dedikten sonra tekrarbayildi. Yine bir ?ighk ataf ak §oyle de- 






,' 



"jftyat ne kadar uzasa da mutlaka, 
Bir zaman gelir ki yok olup gider. 
Ke§ke hakikatler bana goriindigu an, 
Bir dag ba§inda davar otlatsaydim ben. 



■ 



1 



Bu §iiri de okuduktan sonra karde§im Umeyye ve^jat etti. Rasulullah 
(s.a.v.) bana deMi ki: 

"Ey Faria! Senin karde§inin durumu, Anah'in kendisine ayetlerini 
verdigi, sonra da kendisinden geri aldigi kimsenin durumu gibidir." 

Hafiz Ibn Asakir, Ziihri nin §6yle dedigini rivayet atti: Umeyye b 
Ebi's-Salt, §oyle bir beyit okumu§tu: ^f 



lA 



"Bilesiniz ki bizden bir peygamber var, 
Ewelimizi ve ahirimizi bizfe haber veriyor." 



■ 





Daha sonra da Bahreyn'e gitmi§, o orada iken Rasulullah (s.a.v.)'a 
peygamberl^s gelmi§ti. Umeyye, Bahreyn'de sekiz yil kaldiktan sonra 
Taif e geldlpRradaki halka: "jtlmillah. oglu Muhammed ne diyor?" diye 
sordu. Onlar-da dediler ki: "Peygamber oldugunu iddia ediyor." Bunun 
iizerine Umeyye: "O beni tamamlayacaktir." deyip Mekke'ye gitti, 
Rasulullah (s.a.v. )'m,Jiuzuruna £ikti ve aralanndaj^oyle bir konui-sma 
ge?ti: 

- Ey Abdulmutdab'in oglu (torunu), sen ne diyorsun? 

- Allah'in el?fti oldugumu ve O'ndan ba§ka Ilah bulunmadigim soy 
yorum. ' * 

- Seninle biraz konu§mak istiyorum. Yariri i?in bana bir vakit ayir 




■ 



* M 







'■,,;, 



4H 



(bir randevu ver). 

- Olur, yarm gbriiselim. 

- Yalniz olarak mi yoksa birkac arkada§imla birlikte mi gelmemi is- 
tersin? Sen de yalniz olarak mi, yoksa birkac arkadasmla birlikte mi gel- 
mek istersin? 

- Nasil istersen, oyle olsun. 

- O halde ben birkac arkada§imla birlikte sana gelirim. Senin ya- 
mnda da arkada§lann bulunsun. . 

Ertesi gun Umeyye, KureysK Birkac ki§iyle birlikte, Rasulullah 
(s.a.v.) da birkac sahabeyle birlikte gelip Ka'be'nin golgesine oturdular. 
Once Umeyye soze ba§ladi, secili bir hitaptan sonra siir okudu. §iiri ta- 
mamlaymca da: "Bana cevap ver, Ey Abdulmuttalib'in torunu!" dedi. 
Rasulullah (s*.a.v.): j^^^-a m*. - m - * 

"Bismillahirrahmanirrahim. Yasin ve'1-Kur'ani'l-Hakim" deyip so- 
ze ba§ladi. Sozlerini tamanilaymca da Umeyye yerinden firladi.Ayakla- 

siiriiyerek gitmeye ba§ladi. KureysKler pe§ine katilip, "§u ise fie di- 
n ey Umeyye?" diye sordular. O da: "Mjuhammed 'in hak yolda oldu- 
guna^ taniklik ederim." dedi. Kurey§lilerin, "Sen ona uyuyor musun?" di- 
ye sormalan uzerine, "O'nun durumuna bakip diisundiikten sonra ka- 
rarimi verecegim." diye cevap verdi. 

Bir sure sonra §am'a gitti. Rasulullah (s.a.v.) da Medine'ye geldi. 
Bedir s£Va§ma katilan miisriklerin bir kismi oldiiriiliince Umeyye 
§am'dan geldi, Bedir savasmm yapildigi yere indi. Sonra Rasulullah 
(s.a.v. )'in_yanina gitmek iizere harekete gecti. Adamiri biriBha sordu: 

- Ey Umeyye! Nereye gidiyorsun? 

- Muhammed'e gidiyorum. ^mjk 

- Onunla i§in ne? 

- Ona iman edecek ve bu ism anahtarlarmi ona verecegim. 

- Bu kuyuya kimJter gomiildu, biliyor musun? 
-Hayir... 

- Orada dayimn ogullan Utbe ile §eybe b. Rebia ve anneleri Rebia 
binti Abdii'§-§ems gomiildu! ^^^ 

Bu sozii duyan Umeyye, devesinin kuyrugunu ve kulaklanni kese- 
rek gelip Bedir kuyusunun yam basmda durdu, sonra da su misralarla 
ba§layan kasideyi okudu: 

"Bedir 'de neler vardi.Olmiis. beylerle> : . *mi4 - «• 

Reislerden olusan tepeler vardi!» 

Sonra Mekke'ye, oradan da Taife dondii ve Islamiyet'i terketti." 

Ziihri, Umeyye 'nin iki kusla karsilasmasi ve olmesi hadisesini anla- 
arken, onun oliim anmda soyledigi su snrini okumu§: 



~f 






i 



* 



^n 




BUYUK 1SI 



TARtt 







"Hayat ne kadar uzasa da mutlaka, 

Bir zaman gelir ki yok olup gider. - 

Ke§ke hakikatler bana goriindiigu an, 

Bir dag ba§mda davar otlatsaydim ben. 

Oliftnii her zaman goz oniinde bulundur, 

Zamanin musibetinden d© kacin. 

Iyi bil ki zamanin da musibeti vardir. 

Arslanlar yabani sigirlara, coldeki kizil gozlu yavrulara, 

Daglardaki kartallara, geyiklere, deve ku§u yavrularma, 

Oliim, mutlaka tirnagini gecirip yakalar." 



"Et-Ta'rif ve'l-I'lam" adh kitabmda Siiheyli, ilk defa "Ay Allahim, se- 
nin admla" soziinii kullananin Umeyye b. Ebi's-Salt oldugunu soylemis. 
ve bununla ilgili olarak ta garip bi^ kissa anlatmi§tir. 

§oyle ki: Umeyye, Kureys, kabilesinden bir toplulukla birlikte sefere 
cikmi§ti. Aralarmda Umeyye'nin oglu ve Ebu Siifyan'in^a^a.si Harb'da 
varmi§. Bunlar yolda kar§ilanna cikan bir yilani oldurmusfer^k§am 
olunoa cinlerden bir kadin, yanlanna gelerek onla<i, yilani oldiirdiikle- 
rinden dolayi azarlami§, elindeki kirbacla yere vurarak oradaki biitiin 
develeri urkutmii§, develerin her biri bir tarafa kacmi§. Kalkip develeri 
aramaya ba§lami§lar ve neden sonra onlari to$arlayabilmT§ler. Bir ara- 
ya gelip tdplandiklannda tekrar cinlerden olan o kadm, yanlanna gele- 
rek elindeki kirbacla yef^purmui?, develeri ^jkutmii§, develerin her biri 
bir tarafa kacmi§. KalkijgjdeveSeri aramay^^C^mi§lar ve bu i§ten ra- 
hatsiz olmu§lar. Umeyye'ye: "Bundan kurtulu§un bir caresi var mi?" di- 
ye sormu§lar, o da "Bakahm hele, belki buluruz." demi§. Sonra ba§lan- 
na gelen belaya kar§i kurtulus. caresini soracaklan birini bulma umu- 
duyla, bulunduklan bolgede dola§maya ba§lami§lar. Nihayet uzaklar- 
da bir ate§in parlamakta oldugunu gormiis. ve oraya yonelmi§ler. Oraya 
vardiklannda bir ctidirm kapisi oniinde, son derece cirkin goriiniimlii, 
ciliz bir ihtiyann ates. yakmakta oldugunu gormu§ler. Ihtiyar, cinler- 
denmis;;. Selam vermi§ler. Durumlanni sormu§, onlar da anlatmis,lar. O 
da Umeyye'ye §oyle bir tavsiyede bulunmu§: "Cinlerden olan o kadin 
tekrar geldiginde "Allahim, senin admla..." deyin, o kacip gider." 

Bunlar toplamp bir araya geldiklerinde kadin uciincii kez tekrar ge- 
lir. Umeyye, onun yliziine kar§i: "Allahim, senin adinla..." deyince, ka- 
din kacip gider. Ama daha sonra cinler, yilanin^JGunii almak icin Umey- 
ye'nin oglu Harb'e saldinp oldurduler.Arkada§lan da onu o evgi?, kom- 
§usuz ve issiz yere gomdiiler. Cinler bunun icin §oyle dedilerf 
%$ A I 

"Harb'in mezari, issiz_bir yerdedir, 

Mezannm yakininda mezar yoktur." 



Ifl 




■ 

- 







Anlatildigina gore Umeyye, bazi zamanlarda hayvanlarm soyledik- 
lerini anlarmi§. Bir yolculuk esnasmda D*ir kusun yanina varir, otii§leri- 
ni dinledikten sonra arkada§lanna: "Bu ku§, §unu soyliiyor." dermi§. 
Arkada§lan da: "Bunun dogru soyledig|ni nereden bilecegiz?" derler- 
mi§. Yolculuk esnasinda bir koyun siiriisiine rastlami§lar. Bir koyunun, 
kuzusuyla birlikte suriiniin gerisinde kaldigini gormii§ler. Koyun, ku- 
zusunu siiriiye katilmaya forlarcasina meliyormu§. Umeyye, yanmdaki 
arkada§lanna: "Bunun yavrusuna ne dedigini biliyor musunuz?" diye 
sormu§. Onlar da: "Hayir, bilmiyoruz." deyince, soyle demise "Kuzusuna 
diyor ki: "Cabuk siiriiye katil da, gecen sene karde§ini yedigi gibi bu se- 
nede seni kurt yemesin!" Umeyye'nin boyle demesi uzerine arkada§lan, 
kosarak cobanin yanina varip sormu§lar: "Gecen sene burada kurt, bu 
koyunun kuzusunu yedi mi?" Onlarin bu sorusuna Coban da, "Evet..." 
diye cevap vermis, ve onun sozlerini dogrulamish. ^ 

Yine bir defasinda Umeye yolda giderken, bir kadimn bindigi deve- 
n^n, basini yukanya "kadina" dogru kaldirarak bogiirmekte oldugunu 
g§rmu§, arkadaslanna: "Bu deve, kadina diyor ki: "Sen benim sirtima 
bindin, ama^uzerimdeki mahfenin altmda igne var, sirtima batiyor!"1 
demi§, kadini indirip mahfeyi cikardiklannda bir ignenin saph oldugu- 
nu gdrmu§lerL 

tbnu's-Sekit 'in anlattigina gore bir gun Umeyye b. Ebi's-Salt, elinde 
bardakla icki icerken bir karga 6tmu§. Umeyye de ona iki kez: "Toprak 
senin agzina!.." demi§. Arkada§lan ona: "Karga sana ne dedi?'^d^e so- 
runca o da: "Karga diyor ki: Elindeki §u bardakta bulunan ickiyi ictikten 
hemen sonra oleceksin!" demi§. Karga sonra yeniden otniu§. Umeyye de- 
mi§ ki: "Karga soyle diyor: Bu sozlerimin dogrulugunun i§areti su ola- 
cak: Ben, §u copliigiin uzerine konup bir seyler yiyecegim. Bir kemik 
parcasi bogazima takilacak ve o yiizden olecegim." Boyle dedikten sonra 
karga o copliige kondu. Bir seyler yerken bogazinalnr kemik takildi ve 
oldii. 

Umeyye: "Karganin, kejndi hakkinda soyledikleri dogru cikti. 
Bakahm, benim hakkimda soyledikleri dogru jgg&acak mi, cikmayacak 
mi?" dedikten sonra ickisini bitirdi ve diisaip old's.,, 

Ibn Mehdi'nin sahih senedle, Ebu Hiireyre'deh rivayet ettigine gore 
Rasulullah#ft.v.)§oyle buyurmu§tur: "§airlerin soyledikleri sozlerin 
en dogrusu,Xebid'in su sozuaur: 

"Bileskiiz ki Allah'tan baska her sey bo§ ve asilsizcnr. 

Umeyfe b. Ebi's-Salt, Musliiman olmaya yaklasmisto." 

Imam Ahmed b. Hanbel, Amr b. §erid'den rivayet ederek onun soyle 
dedigini soyler: Rasulullah (s.a.v.)'in yanii^da bulunuyordum. Bana: 
"Umeyye JfeEbi's-Salt'm §iirlerinden bildigin var mi?" diye sordu. Ben 
de: "Evet" deyince, "Oyleyse bana biraz oku." dedi. Ona bir beyit oku- 



5 



| 

i 




)kudugum her beyitten sonra "Ee" diyordu. Boylece ona Umey- 
ye'nin snrlerinden yiiz beyit okumus oldum. Sonra o susunca, ben de 
kestim. jm 

Yahya b. Muhammed b. Said, Sakiflilerin yegeni §erid el-He: 
dani'nin §byle dedigini rivayet eder: Veda haccina, Rasulullah (s.a.v.) ile 
beraber gittik. Yolia giderken bir giin baktim ki bir deve gelip arkamda 
durdu. Doniip baktigimda, devenin uzerinde Rasulullah (s.a.v.)'i gor- 
diim. Bana: 




V 



- Ey Serid! dedi. 

- Efendim. 









Seni deveme bindireyim mi? . .^ |^^^ I ^ M _ 

- Olur, dedim. 

Gerci yorgun degildim ama teberriiken Rasulullah'm yanina bin- 
mek istedim. Devesini coktiirdii, beni devesine bindirdi. Bana: "Umeyye 
b. Ebi's-Salt'm siirlerinden ezberinde olanlar var midir?" diye sordu. 
Ben: 'Evet..' deyince "O halde oku bakalim." dedi. Ben de okudum. 

Ravi diyor ki: Zannedersem §ericty yiiz beyit okudugunu soyledi. 
Sonra Rasulullah (s.a.v.) §oyle dedi: "Umeyye b. Ebi's-Salt'm ilmi Allah 
katmdadir.' ? i 

Ibn Said, bu hadisin garib oldugunu soylemis. ve soziine devamla 
§oyle demis: Rasulullah (s.a.v. )'in Umeyye hakkmda soylemi§ oldugu: 
Ǥiiri iman etti. Ama kalbi inkar etti." hadisine gelince, ben bunu bilmi- 
yorum. Dogruyu Allah bilir. 

Imam Ahmed b. Hanbeljbn Abbas in §oyle dedigini rivayet eder: 
Rasulullah (s.a.v.), Umeyye 'nin §u siirini dogrulami§ti: 



♦ 



* 



*tr' * 



f"Sag ayaginin altmda^ erkek ve sigirlar, 
Sol ayaginm altmda kartallar var. 
Asian da kapana tutulmus, haldedir. 
Her gece sonu giines, kizil goruniir. 
Rengi, giil gibi olur. 
Kirbaclanmadan, i§kence rgormeden, 
Rahatca iizerimMe dogmak istemez.' 

Umeyye'nin bu s&rini dinleyen Rasulullah (s.a.v.) "Dogru soylemis/' 
dedi. 1 ^V^^ | 

Ebif Bekr el-Hiizelijbn Abbas'm §oyle dedigini rivayet eder: "Allah '1 
birakipta bana tapan bir milletin uzerine dogmam." diyen gune§i, 
70.000 melek uyarip kendisine "Dog hadi dog" demedikge dogmaz. Dog- 
maya yiiz. tutunca da, onu dogdurmamak icin bir §eytan gelir, ama gii- 
ne§, iki boynuzu arasmdan dogarak onu yakar. Gurup vakti batmaya 

(1) Ahmed b. Hanbel, Musned, H3dis no. 2314. 

B. ISLAM TARlHl, C.2, F.24 





* 






1BN KES 



yiiz tutunca da Allah'a yonelip secde ederken bir §eytan gelip, secdesme 
engel olmak ister. Giine§, onun iki boynuzu arasmda batar ve onu ^ar_ 
kar." i 

Umeyye b. Ebi's-Salt'in Ar§'i ta§iyan melekler hakkmda soyledigi 
§iirinin bir boliimu §6yledir: 




I 



*- 



"Rabb'in Ar§'min ayaklanni tutup ta§iyanlar var 
Yaratilmi§larin Rabb 1 olmasaydi, aciz kalip bonle§ifl- 
Ar§, ayaklan iistiinde duruyor, altmda eziliyorlar. 
A§in korkudan dolayi maf6allan titriyor." 



I 

Taklet: 



Rivayete gore Esmai, Umeyye'nin §oyle bir §iirini nakletmi§tir: 

"All^h'i yiiceltip tazim edin, O, tazime layiktir 
Semadadir Rabbimiz, yiice Ar§ iizerindedir. 
isanlar alttadir, gbkte taht kurmu§tur. 
Ar§'inin boyu uzundur, gozlerin acisi di§indadi! 
Onun altmda melekleri uzun boylu goriiliir." 

Umeyye b. Ebi's-Salt'm, Abdullah b. Ciid'aij et-Teymi'yi oven bir §ii- 
ri de §oyledir: M 

"ihtfyacimi soyliyeyim mi, yoksa yeter mi bana? 

Senin hayan, dogrusu, haya senin ahlakmdir. 

Se&hakki, hukuku bilirsin, soylu ve edebl| 

Yiice ve comertsin, cok giizel huylusun. 

Ne sabah, ne ak§am^uzel huyunu de%i§tireme'z. 

Ki§m kopekler soguktan ta§la§tigmda bile, 

Kerem ve comertlikte riizgarla yari^irsm. 

Senin topragtn comertlik topragidir. 

Orayi Teym ogullan kurdu, semasi da vardir. 

O kajtfija^itangacsinaki biri s«gpovse bile, 

Sana saldirmi§ gibr%fthatsiz^Hursun." 

Abdullah bf Ciid'an, taliinmi§ comertlerden v e kere m sahiplerinder 
biri olup bir 90k kimse taranndan*6vulmu§tii. CoKyuKsek ve biiyiik bir 
yemek tabagi vardi. Icini yemekle doldurdu. Oyleki, deve uzerinde bulu- 
nan bir s.iivari bile elini uzatip o tabaktaki yemekten yiyebiliyordu. Unu, 
bal ve^yagla yogurup pi§irir ve o tabaklarda halka ikram ederdi. Kole 
azat eder, felaket ve musibete ugrayanjara yardim ederdi. JUi comertli- 
ginin kendisine fayda verip vermeyecegihi soranl^ra Hz. Ai§e §u cevabi 
vermi§: "O, hicbir gun 'Ey Raibbim! Kiyamet giiniinde benim giinahimi 
bagi§la.' demedi." 



I 





BUYUK ISLAM TARtHt 371 

Umeyye hJ|bi's-Salt'in giizel snrlerinden biri de sudur: 

"Kumalarin buhur agaci isteyi§i gibi, 

Isterken ayaklarmi yere vurmazlar. 

Aksine yiizleri aydmlamverir. 

Isterken yiizleri, en giizel renklere biiriiniir. 

Yoksullar, yiiklerinin ortasinda durur. 

At seyislef i ve kole efendileri gibi onlan kovarlar. 

Bir felaket kar§ismda yardima g aginrsan, 

O kadar 90k atla gelirler ki giine§ i§igini perdelerlerf" 

Boylece Umeyye b. Ebi's-Salt'in terciime-i hali (biyografisi) burada 
sona erdi. Jm «M 



I 



RAHiPBAHtRA m 









Bahira, on iki yasmda iken amcasi Ebu Talib ile birlikte Mekke'den 
§am'a ticaret kafilesiyle giden Hz. Muhammed (s.a.v.) de peygamberlik 
alametlerini kesfetmi§ olan bir rahiptir. Bir bulutun siirekli olarak onu ( 
Muhammed 'i) golgeledigini gormii§, bir ziyafet tertipleyerek onlan da- 
vet etmi§ti. fefifl llttukUl - 

I Ibn Asakir 'in anlattigina gore Bahira, Busra'ya alti millik mesafede 
bulunan Kefr kasabasmda yasarmi§. Deyr-i Bahira denen yer de orasi- 
dir. -^ ■ ^^^> 

Ba§ka bir Fttfsgrete gore Bahira, Belka'da, Zira denen yerin arkasin- 
da""Menfaa" denen bir koyde yasarmi§. Dogrusunu Allah bilir. 

USS B. SAlDE EL-tYADI 

'Hevatifii'1-Cann' adli eserinde Hafiz Ebu Bekr Muhammed b. Cafer 
b. Sehl el-Haraiti, Ubade b. Samit 'in §oyle dedigini rivayet etmistir: Iyad 
heyeti^tasulullah (s.a.v.)'a geldiginde kendilerine sordu: 

- EJi ryad toplulugu! Kuss b. Saide ne yapiyor? 

- O oldii ya Rasulallah. 

- Bir giin onu, Ukaz panayinnda- kizil renkli bir deye uzerinde gor- 
diim. Parlak ve giizel sdzler soyliiyordu. Ama.o sozlerfhatirlayamiyo- 
rum shndi. 

- (Toplulugun arka saflannda bulunan bir bedevi kalkarak konu§- 
tu:) Onun o giin soyledigi sbzleri ben hatirhyorum ya Rasulallah. 

Adamin boyle demesi uzerine Rasulullah (s.a.v.) sevindi. O adam 
dedi ki: Ya Rasulallah, Kuss o giin soyle Bir konu§ma yapmi§ti: "Ey in- 
saftlar! Gelin, dinleyin. Biliniz ki gidenler gitmistir. Gelecek olanlar da 





IBN KESt 



mutlaka gelecektir. Gece, karanhktir. Gokte burglar vardir. Deniz, firti- 
lali ve guruuuiuaur. Yildizlar, i§iK'Ba?ar. Daglar, yere kuwet verir. Ne- 
lirler akip gider. Gokte haber, yerde de ibret vardir. Bakiyorum ki in- 
sanlar gidiyorlar, ama geri donmiiyorlar. Orada ikamete razi oldular da 
mi ikamet ettiler, yoksa kendi hallerine birakildilar da uykuya mi daldi- 
lar? Kuss, ifinde §iiphe bulunmayan bir yeminle Allah'a yemin ediyor 
ki, Allah'm bir dini vardir. Ve onu, sizin bu dininizden daha 90k bege- 



nir. 







"Ilk giden nesillerde bizim i?in ib 
Oliime giden yollan gbrdiim, ama^ 
Oliimden domis. yolunu gbrmedim asla. I 
Halkimm irili ufakh hep blume gittigini gordum, 
Oliime giden, ge?ip gid^r, sana gelmez. ^^A 
Ote tarafta kalan da sana asla donmez^^ 
Ben, §unu kesin olarak anladim ki, 
lin gittigi yere, ben 



^afeerani, bu olayi, "el-Mucemii'ljK-ebir" adli eserinde ba§ka Dir 
ikilde rivayet ederek Ibn Abbas 'm §llyle dedigini anlatir: "Abdiilkays 
heyeti, Hz. Peygamber'in yanina geldi. Hz. Peygamber, onlara: "Hangi- 
niz Kuss b. Saide el-Iyadi'yi tamr?" diye sordu. Onlar da, "Hepimiz onu 
taniriz ya Rasulallah?' dediler. "O ne yapiypr?" diye sorunca, 
renkli bir deve uzerinde Ukaz panayirmda gordum onu. insanlara hi- 
tapta bulunarak §byle diyordu: "Ey insanlar! Toplanm, kulak verin ve 
dinleyin._Ya§ayan oliir. Olen gider. Her gelecek olan da gelir. Gokte ha- 
ber, yerde de ibretler var. Yeryiizu bir db§ek gibi serilmi§, gokyiizii de bir 
tavan gibi yukseltilmistir. Yildizlar, titre§ip parlar. Denizlerin suyu tii- 
kenmez. Kuss, dogru olarak yemin eder ki, eger i§te nza varsa, sonu kiz- 
ginlik olacaktir. §iiphesiz Allah'm bir dini vardir ki din, sizin bu dinini- 
ze nisbetle O'nun daha 90k hos.una gider. Gorj5yorum ki, insanlar*gidi- 
yorlar, ama geri donmiiyorlar. Orada ikamete razi oldular da yerle§tiler 
mi, yoksa kendi hallerine birakildilarjla uykuya mi daldilar?" 

Kuss'un bu hitabesini naklettikteorgsonra Hz> Peygamber: "Araniz- 
da Kuss'un §iirlerini bize aktaracak khrise var mi?" diye sordugunda, 
orada bulunanlardan biri, onun §u §iirini okumaya ba§ladi. 

"Ilk giden nesillerde bizim i?in ibretler var, 
Oliime giden yollan gordum, ama asla, 
Oliimden dbniis, yolunu gormedim. 
Halkimm irili ufakh hep oliime gittigini gbrdiim. 
Oliime giden ge^ip gid^r, sana gelmez. 







BUYUK ISLAM TARlHl 

Ote tarafta kalanda sana asla donmez 
§unu ben kesin elarak anladim ki, 
Halkimm gittigi yiEB/§ ben de gidecegim 

Muhammed b. Ishak, Hasan-i Basri ninoglu Hasan'in §oyle dedigi- 
ni rivayet eder: Carud b. Mualla b. Hanes. b. Mualla el-Abdi, Hristiyandi. 
Kitaplan giizel tefsir edip yorumlamayi biliyordu. iranhlarin ya§anti ve 
sbzleri hakkmda bilgi sahibi idi. Tip ve felsefe alanmda derin bilgisi 
olan, edep ve dehasi acikca gorulen, giizelligi eksiksiz, mal ve servet sa- 
hibi bir kimse idi. Ya§h, gorgiilii, iyi konu§an, beyan, hiiccet ve burhan 
sahibi Abdiilkays heyetiyle birlikte Hz. Peygamber 'in yanina gelmi§ti. 
Huzuru saadete vardiginda dniinde durup eliyle ona i§arette bulunmus. 
ve §u §iiri okumaya ba§lami§ti: 

"Ey hidayet peygamberi, sana gelen a,$amlar, 

Sahralarla seraplan katedip geldiler. 

Sana gelmek icin duzlukleri a§k ile katettiler. 

Senin yolunda sayilamiyacak giicliikler ^ektiler, 

Bakmaya kiyamadigin yagiz atlari, 

D^41erimiz suratlendirdik^e^iiratlendirdi. 

Agfei gemli, serkes. ve yildiz%ihi panldayan, 

Parlak atlar, kat ettiler bushesafeyi. 

Kalplere korku salan bu biiyiik ve korkunc 

Giiniin §iddetini defetmek isterler. 

Bunlar insan topluluklanni artinrlar. 

Sapikhkta devam edenlerden koparlar. 

Allah'tan gelen ve elde edilmesi istenen 

Bir nur, burhan ve nim^e yonelirler. 

Ey Amine'nin oglu! A1^4» hayri sana tahsis etti. 

Hayir yagmurlan saganak halinde iizerine yagar 

Ey Allah'm hiicceti, geride kalan §a§kmlar gibi olm^y 

O hayirdaki paymi fazlasiyla al." 

§ 
Bu §iiri okuduktan sonra Hz. Peygamber, onu yanina ahp oturttu. 
Ona: "Ey Carud! Sen ve kavmin, belirlenen zamani ka^irdimz." dedi. 
Carud ise §6yle kar§ihk verdi: "Anambabam sana feda olsun. Senden ge- 
ri kalan, payini kafirmis, olur ki|&y|a 90k biiyiik bir zarar ve §iddetli bir 
cezadir. Ben, sen^goriip i§itip W senden ba§kasina uyan kimselerden 
degilim. §u anda bildigin gibi, ben bir dine mensubum. O dini birakip set 
nin dinine girmek icin sana geldim. Benim bu davram§im, zararimi, su? 
ve giinahimi silip, Rabbimi benden razi kilmaz mi?" Hz. Peygamber, 
ona: "I§te ben, sana bunu garanti ederim. SJmdi sen samimi olarak 




gara 




IBN RES*' 

Allah'in birligine iman et. Hristiyanliktan da vazgec." dedi. Carud: 
"Anam babam sana feda olsun, elini uzat. Ben, Allah'tan basjka ilah bu- 
lunmadigma, bir ve ortaksiz olduguna §ahadet ediyorum. Senin de 
)'nun kulu ve elcisi Muhammed olduguna §ahadet ediyorum." dedi. 
Kendisi ile birlikte beraberindeki kavmi de Miisliiman oldu. Miisliiman 
olmalarmdan dolayi Hz. Peygamber sevindi.Onlan memnun edip se- 
vindirecek kadar ikramlarda bulundu! Sonra da onlara yonelerek §byle 
sordu: "Aramzda Kuss b. Saide el-tyadi'yi tamyan var mi?" diye sordu. 
Carud §oyle cevap verdi: "Anam babam sana feda olsun. Onu, hepimiz 
taniriz. Bunlar arasinda onun durumunu ve haberini en iyi bilen benim. 
Ya Resulallah, Kuss, Arap boylanndan biridir. Varhgini 600 sene siir- 
diirmu§tur. Sonra bir kismi cbllerde, bir kismi daglarda olmak iizere on- 
dan be§ batm tiiremi§tir. Mesih gibi gokleri tesbihle cmlatifdi. Hicbir 
yerde durmaz, hicbir evde karar kilmaz, hicbir kom§u da -belli bir sure 
ikamet etmedigi icin- ondan yararlanamazdi. Kildan dokunmus. elbise 
giyer ve kilim iizerine otururdu. Ibadetten, zahidlikten kopmazdi. Seya- 
hatlerinde deve ku§u yumurtasi icer, yirtici hayvanlarla arkada§hk 
eder, karanliklara gizlenir, gbriip ibret alir, du§unup tecriibe ederdi. Bu 
bzelliklerinden dolayi ata sbzlerine konu oldu. Musibetlerden kurtul- 
mak icin insanlar, onun yiizii hiirmetine Allah'tan dilekte bulunurlardi. 
Havarilerin ba§i Simon'un mertebesine ula§ti. Kendini dindarhk ve tev- 
hide veren ilk Arap odur. Allah'in varhgini goniilden ikrar edip ibadetini 
ifa etmis, , oliim sonrasi dirilis. ve hesaba yakinen inanmi§, insanlan, aki- 
betlerini ve ahiretlerini berbad etmekten sakmdirmi§, vakit kaybetme- 
den salih amel i§lemelerini tavsiye etmi§, oliimun mutlaka gelecegini 
hatirlatmi§, ilahi yazgiya (kadere) tasada ve kivancta teslim olmu§, me- 
zarlari ziyaret edip ahiret hayatim hatirlami§, §iirler in§at etmi§, kader 
iizerinde dii§unmu§, semadan ve mahlukatm iiremesinden haber ver- 
mis, yildizlan anlatip suyu ke§fetmi§, denizlerin evsafmi anlatip eserle- 
ri bilmi§, siivari olarak hitapta bulunmu§, siirekli v8rz etmi§, ofke ve ga- 
zaptan sakindirmi§, mektuplar gonderip korkulu her §eyi anlatmilffni-'' 
tabelerinde sert ifadeler kullanmi§, yazilanni aciklayici bir iislupla yaz- 
mi§„zamamn musibetlerinden korkutmu§, yiikten* ve agirhktan sakin- 
dirmi§, i§in onemini bildirmi§, kiifiirden uzakla§tirmi§, hanif dinine 
meyledip ba§kalarmi da o dine giia^ye te§vik etmi§, insanlan lahuti 
aleme ve dindarliga davet etmi§ti. fjiinun birinde Ukaz panayirmda 
§byle bir konu§ma yapmi§ti: 

"Dogu, bati.. oksiizliik, topluluk.. Sava§, ban§.. ya§, kuru.. Tath, 
tuzlu.. Giine§ler, ajplar, riizgariar, yagmurlar.. Gece, gundiiz.. Di§iler, 
erkekler.. I£aralar,j3.enizler.. Taneler, bitkiler.. Babalar, analar.. Toplu- 
luklar, daginiklikBpr;. Pe§pe§e gelen alametler.. Nur (I§ik), karanhk.. 
Varhk, yokluk.. Rab ye putlar.. Halk sapti.. Ureyip dogan.. Diri gomiilup 






■PI? 





yok olan.. Terbiye, bi?ilip gitfni§.. Zengin ve yoksul.. Iyi ve kotii.. Gafiller 
helak olsun.. I§gi, i§ini iyi yapsin.. Emel sahibi, em el pe§ine diismesin.. 
Hayir, Allah birdir. Dogmamis. ve dogurulniami§tir. Ilk yaratan da, son 
yaratan da, oldiiren de, sonra dirilten de odur. Erkegi ve di§iyi yaratan 
O'dur. Diinya ve ajjajetin Rabbi O'dur. 

§imdi ey Iyad k'alki! Nerede Ad ve Semud kavmi? Nerede babalar 
dedeler? Nerede4ias%lar ve ya§hlar? Hepsinin varacaklari bir son var- 
di. Kuss, kullarin Rabb^ne, yeri bir dosek gibi doseyen'e yemin eder ki, 
sura iiflendigi, halkin"cagri§tigi, yerin aydinlandigi, ogut?uniin ogiiti 
verdigi, rahmetten iimit kesenin kenara itildigi, hakki dii§unenin ger?e- 
gi gordugii giinde hepinizin birer birer ha§r olunacagina yemin eder. 
Me§hur gercekten, parlak nurdan, en biiyiik hedeften sapan kimseye; 
kudret sahibi Allah in hiikiim verdigi, uyarici Miihammed (s.a.v.)'in ha 
zir bulundugu, yardimcimn bulunmadigi, adalet terazisinin kuruldugu, 
kusurlann ortaya dokiildugu, bir grup insanm Cennete, bir grubun da 
?ilgin alevli ate§e gittigi giinde yaziklar olsun!.E^ 

Kuss b. Saide, bir §iirinde de §oyle demistir: 



"A§in tutkusuyla goniil andi onu. 
Arasmda giindiiz olan geceleri yad etti. 
Bulutlardan bo§alan saganak yagmur, 
Damlalan arasinda ates. vardi. 
Ate§ i§igi gozleri kama§tiriyorj!u. 
§im§ek panltisi, gozler oniinde u?uyordu 
Saglam kosklerde hayirlar vardi. 
Digerleri ise, issiz ve bombo§tu. 
Yeri durduran, yiice daglardir. 
Deaizlerin ag|| a ise engindir. 
Yildizlar, gece klranligmda parlar, 
Buglann dondugunu her gap goriiriiz 
Soffra giine§i, gecenin ayi B^kirtir. 
Hepsi birbiririi hizla takib eder. 
Buyuk, kiiciik kan§ik olan her §ey, 
Giin gelir topraga girer, mezaf olur. 
§asjnayan kalblerin tahminleri bile, 
Bir 90k §eyi kavrayamaz, aciz kahr. 
DogMewyu goriip ibret alan kimseler i?in, 
Benim bu soylediklerim, Allah'a giden yolu 





Lki: "Her ne kadar baska §eyleri unutsam 
iziI bir deve iizerinde insanlara hitapta 



Rasulullah (s.a.v.) buyurd^ 
da Kuss'ufi, Ukaz panayinndj 
bulunurken soyledigi su sbzlerTunutmam: "Toplamn, dinleyin. Dinle- 
yince de anlayin. Anlayinca da faydalanin. Sbyleyin. Soyleyince de dog- 






ru soyleyin. Ya§ayan oliir. Olen gider.Her gelecek olan gelir. Yagmur, 
bitki, diriler ve oliiler. Gece karanlikti^?' gbklerde burclar-vardir. Yildiz- 
lar i§ik sacar, Denizler dolup ta§ar. I§ik ve karanhklar, gece ve giinduz- 
ler, iyilik ve kbtiillikler. Gbkteitaber, yerde de ibret var. Kalbigozii acik 
ofanlar, bundan hayret ederler. Yer, do§ek gjbi serilmi§. Gok de* tavan gi- 
bi yukselmi§tir. Yildizlar batar ama denizler batmaz. Oliimler yakmdir. 
Zaman hiyanet eder; ne§ter ucu gibi keskin, adalet terazisi gibi hassas- 
tir. Kuss, icine asla yemin ve giinah. katmaksizm yemin eder ki, eger bu 
i§te bir ho§niitluk varsa, ileride Iftzgmhk olacaktir!.. 

Ey insanfar! Allah 'in oyle bir dini var ki, onun nazannda o din, §u 
anda icinde bulundugijnuz dinden 90k dah* makbul ve sevimlidir. Ve o 
dinin zamani da gelmiftir. Neler oluyor? Goriiyorum ki bazi insanlar gi- 
diyor, ama geri donmuyorlar. Orada kalmaktan razi oldular da onun 
icin mi oraya yHlfe§tiler? Yoksa orada kendi hallerine bi JMildilar da 
uyudular mi^ 

Boyle decftkten sonra Hz. Peygamber, ashabindan bazisma donii 
"Ku^s'un §iirlerini bize okuyacak var mi?" diye sordu. Orada bulunan 
Hz.Ebu Bekir, §oyle dedi: "Anam babam sana feda olsun ya RasiilallaJhu 
Ukaz panaym kuruldugu giin, onun §oyle dedigini duydum: 








"Ilk giden nesillerde, bizim icin ibretler var 
Oliime giden yollari gordiim,am^- 
Oliimden doniis, yOlunu gbrmedim+asla. 
Halkimm irili ufakli hep oliime gittigini gordiim 
Oliime giden gecijp gider, sana gelmez. 
Ote tarafta kalan da sj|na asla donm 
§unu ben kesin olarak anladim ki, 
Halkimm gittigi yere, ben de gidecegim 



nde bulunan iri ba§h, uzun boylu, omuzlarmin 
arasi genis, bir .adam kalkip §oyle dedif*5ffiam baT59m sana feda oT^u'n ya 
"Rasulallah. Ben de Kuss'ta tuhaf ve h ayret verici birhal gordiim." 
Rasulullah (s.a.v.): "Ne gordiin ey Abdmkaysli kard%§?" o?ye sordu. 
Adam §oyle cevap verdiipencUgmdeJ^r yolculuga c^mi§tim. Kafilem- 
deki develerden dordii kacip git'ti. Ta§iikh, dikenli, otlu, gelincikli erak 
agaci bulunan, deve ku§larimn dola§tigi bir cole dahp gittiler. Pe§lerine 
4u§tiim. Nihayet bir tepeye vardim. Tsgenin yamacinda taze erak mey- 
veleriyle dopdolu, dallari^r^uzanmSpbir agac gordiim. Agacm altmda 
bir de baktim ki Htiss b. Saide duruyor. Etinde^bir kirbac var. Yanina 
yakla§tim, "Hayirh sabahltr" dedim. O da»"Sabahm hayir olsun" diye 
ar§ilik verdi. Kuss'un yamndaki pmara bir 50k yirtici hayvHh su icme- 
ye geliyordu.Hayvanlar sirava uymayip biri, digerinden once icmeye 







I 



377 



kalki§acak oldu mu, Kuss, elindeki kirba?la hemen ona vuruyor ve sira- 
ya uymasim sagliyordu. Vururken de: "Azicik sabret bakahm, arkada- 
■sm suyunu icinceye dek bekle." diyordu. Ben, bu manzaradan 50k iirk- 
tiim. Bana, "Korkma" dedi. Bir de ne goreyim: Orada iki mezar ve arala- 
nnda da bir mescid. "Bu iki mezar da ne?" diye sordum. Bu mgjgtrda y a_ 
tanlar karde§tiler. Her ikisi de burada yiice Allah'a ibadet edeaH Ben de 
oliip aralanna katilmcaya dek, mezartjari arasinda, burada AjHgh' a iba- 
det edecegim, diye cevap verdi. Kendisine: "Kendi kavminih yanina va- 
rip hayirh isjerinde onlarla beraber olsan, kotii i§lerinde de onlara mu- 
halefet elsen, boylece onlan sakindirsan iyi olmaz mi?" diye teklifte bu- 
lundum. Bana §u cevabi verdi: "Anasi olesice.. Bilmez misin ki Hz.isma- 
il'in soyu, babalannin dinini birakip ba§ka ve ters olan geylejjjuymug, 
Allah'a ko§tuklan ortaklan yiiceltip ululanii§lardir?" Boyle*8edikten 
sonra o iki mezar a doniip §u §iiri okumaya ba§ladi: 



'Dostlarim uyanin, iayuduguriuz 50k oldu artik. 
Emek ve gayretiniz kiranizi kar§ilamiyor mu yoksa? 
Coktandir uyudugunuz i?in midir ki sizi gagirana, 
Cevap vermiyorsunuz, sizi gagiran ve seslenen, 
Sizin tarlanizi sulayan kimse gibidir. 
Bilmez misiniz ki Necran'dan yalniz ben geldim. 
Benim, sizden ba§ka da dostum yoktur. 

tLezanmz ba§mda duruyorum ve be|i, 
uradan asla ayrilacak da degilim, 
Geceler d6ndiik?e, ya da sesinizi ahncaya dek... 
Hayat boyu yiiregini dagladiginiz i?in m4 
Size tutkunjolan ki§i, hep iizerinize agfar. 
§ayet bir kimse bir ba§kasina feda olsaydi, 
Kendimi harcayip size feda ederdim canimi! 
Oliim ve siz, ikiniz, sanki benim ruhum igin. 
En yakin hedefsiniz, mezanniza gelmek istiyor. 

Bu §iiri dinledikten sonra Hz. Peygamber §oyle buyurdu: "Allah, 
Kuss'a rahrrfet eylesin. Ama kiyamet giiniinde o, tek bir iimmet olarak 
riltilfip ha§reoT^gektir . " 

Beyhaki ile Ibn Asakir de bu hadisi ba§ka bir senedle Abdullah b. 
Abbas'tan rivayet ederler. Buna gore Carud b. Abdullah, Medine ve Hz. 
Peyga»ber'in yamna gelerek yukandaki rivaygtte ge^en sozlerin ayin- 
smi veya nazmina, nesrine bir 90k ilaveler yaparak uzun uzadiya anla- 
tir. Anlattigi §eyler arasinda, devesini kaybedip pe§ine tlu§en ve aray&n 
adamin §u sozleri de vardi: Bir vadide geceledim. Orada olebilirdim, gii- 
vensizlik i^indeydim. Kilicimdan ba§ka dayanip giivenecegim bir §ey 










378 



yoktu. Yildizlan gozetKyor ve karanliga goz ucuyla bakiyordum. Gece 
sona erip tan yeri agarmaya ba§layinca, goriinmez yerden bir ses geldi. 
Sesin sahibi §oyle diyordu: 

"Ey sicak geceye sigimp yatan, 
Allah, Harem'de bir peygamber gonderdi. 
Has.imi'dir, vefahdir, comerttir. 
Karanhklan ve miiphemlikleri agicidir." 

Saga sola baktim, fakat hig kimseyi goremedim ve hi?bir yerdeti ses 
gelmiyordu. Bu defa da ben, o sesin sahibine cevaben §6yle dediifl 



"Ey gece karanhginda seslenen, 
Ho§geldin, safa geldin. 
Qlinkii bana ilham verdin, 
Ho§ ve giizel soyledin, a?ikla, j*. 
Allah seni hidayete erdirsin. 
Davet ettigin §ey, ganimet gibidir 
Kiymetlidir, elde edilmesi istenir. 



Ben, bu §iirimi tamamladiktan sonra yine o sesi duymaya ba§ladim, 
§oyle diyordu: "Nur gikti. Yalan batil oldu. Allah, ta?li, migferli, keman 
ka§h, ela gozlii Muhammed'i, asil ve sert bir millete peygamber olarak 
gonderdi. Qnun kizil renkli devesi vardir. Allah'tan ba§ka ilah bulun- 
madigina §ahadet eder. Ovalik ve daglik yerlerde ya§ayan, siyah, beyaz 
herkese, peygamberdir o." Boyle dedikten sonra §u §iiri okumaya ba§la- 





li : 




I 



"Mahlukati bo§ yere yaratmayan Allah'ahamdolsun. 
Isa'dan sonra bizi bir gun dahi ba§ibo§ birakmadi. 
Rasullerin en hayirhsi Ahmed'i bize gonderdi. 
Kafileler hacca gittigi siirece Allah ona rahmet etsin." 

Bu rivayette, ^uss b. Saide'nin §u §iiri de yer almaktadir: 



"Ey oliimu ve mezardaki blumii haber veren! 
Uzerle"^ndeki elbise kahntilannda delikler valr. 
Onlari kendi hallerine birak, bir giin onlara seslenilir. 
Uykudan uyandiklann^a akillan ba§larina gelir. 
Oliim sonrasinda, eskisi gibi yeniden yaratihrlar. 
Kimi ?iplak, kimi giyiniktir onlarin, 
Kiminin elbisesi yeni, kimininki de eskidir." 





BUYUK ISLAM TARtHl 



Bu hadisin ba§ka bir varyantma gore Ibn Abbas, bu olayi anlatip 
mezkur §iiri okumus. ve: "Onun mezanmn yamnda, §u §iirin yazili oldu- 
gunu gormii§ler: 






► 



"Ey oliimii ve mezardaki oliileri haber veren! 

Uzerlerindeki elbise kahntilannda delikler var. 

Onlari kendi hallerine birak, bir gun onlara seslenilir. 

Baygin kimse gibi uykudan uyandinlirlar. 

O bliilerin kimi ?iplak, kimi giyiniktir. 

Kiminin elbisesi yeni, kimininki eski ve soluktur." 



Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Beni hak ile gbnderen (Allah)'a ye- 
min ederim ki Kuss, oliim sonrasi dirili§e iman etmi§tir." 

Beyhaki, Enes b. Malik'in §byle dedigini rivayet eder: Iyad heyeti, 
Hz. Peygamber'in yamna geldi. Rasulullah, onlara: «Kuss b. Saide ne 
yapiyor?" diye sordu. Onlar da 'Vefat etti!' dediler. Hz. Peygamber: 
"Onun bir konu§masini dinlemi§tim, ama §imdi o sbzleri hatirlayamiyo- 
rum." dedi. Orada bulunanlarm bazisi: "Biz hatirhyoruz ey Allah'm 
elcisi!" deyince, Hz. Peygamber: "Hadi oyleyse sbyleyin bakalim." dedi. 
Heyetin sbzciisii konu§maya ba§ladi: Kuss, bir giin Ukaz panayinnda 
§byle bir hitabede bulunmu§tu: 

"Ey insanlar! Kulak verin,dinleyin ve du§unun. Her ya§ayan Oliir. 
Her olen gider. Her gelecek olan da gelir. Gece, karanliktir. Gokte burg- 
lar vardir. Yildizlar, parlar. Denizler, dolup ta§ar. Daglar, yerleri fivi- 
ler. Nehirler, akar. §iiphesiz gokte haber, yerde de ibretler vardir. Gdrii- 
yorum ki insanlar oliip gidiyor, bir daha geri gelmiyorlar. Orada ikame- 
te razi olup temelli yerle§tiler mi, yoksa kendi hallerine birakildilar da 
uydular mi? Kuss, i?inde hi? giinah bulunmayan bir yeminle Allah'a ye- 
min eder ki, Allah'm bir dini vardir. Ve o dini, sizin bu dininize gore ken- 
disine daha 90k sevimli ve makbuldur." Boyle dedikten sonra Kuss, §u 
§iiri okumaya ba§ladi: 



"Ilk giden nesillerde, bizim ifin ibretler var. 
Oliime giden yollari gordiim, ama, 
Oliimden doniis, yolunu gormedim asla, 
Halkimm irili ufakh hep oliime gittigini gordii 
Oliime giden ge?ip gider, sana gelmez. 
Ote tarafta kalan da sana asla donmez. 
§unu ben, kesin olarak anladim ki 
Halkimm gittigi yere, ben de gidecegim." 




i- 








ZEYD B. AMR B. NUFEYL (R.A.). 




§eceresi §6yledir: Zeyd b. Amr b. Nufeyl b. Abdii'1-Uzza b. Rebah (Ri- 
yah?) b. Abdullah b. Kurz b. Rezah Ibn Adiyy b. Ka'b b. Liieyy eI-Kurey§i 
el-Adevi. * <»^^H at jg/ : . 

Hz. Omerin babasi Hattab, Zeyd b. Amr b. Niifeyl'in amcasi aym za- 
manda ana bir karde§iydi. Bu §oyle olmu§tu. Zeyd'in babasi Amr b. 
Nufeyl, babasi Niifeyl'in oliimiinden sonra iivey annesiyle evTenmi§ti. 
zamana gore bdyle bir evliliknormaldi. Bu kad^in^Zeyd'in dedesi Nufeyl 
ile evliyken Hattab '1 doguE^|u§tu. Bu rivayOwZiibeyr IbifcBekkar ile 
Muhammed b. Ishak'a aittir. 

Zeyttb. Amr, putlara ibadet etmeyi birakmis. ve putperestlikten ay- 
nlmi§ti. Besmelesiz kesilen hayvanlann etini yemezdi. 

Yunus b. Biikeyr, Hz. Ebu Bekirin kizi Esma'nm §oyle dedigtni riva- 
yet eder: Zeyd b. Amr b. Niifeylin -sirtini Ra'be'nin duvanna yaslanmi§ 
vazijfette- soyle dedigini i§ittim: "Ey Kurey^pplulugu! Nefsimi elinde 
tut^||Allah'a yemin ederim ki, aranizda benden ba§ka Ibrahim'injiinin- 
de bulunan hie kimse yoktur. 

Allahim, en cok kimi sevdigini bvlseydim, onu vesiie ederek sana 
ibadet ederdim. Ama boyle birini tanimiyorum." dedikten sonra binegi 
uzerinde secde ediyordu. 

Ebu Usame de Hi§am'dan boyle bir rivayette bulunmu§ ve rivayeti- 
ne sunlan eklemi§tir: Ka'be M ye dogru rial|gtf: kilar ve §6yle derdi, "Benim 
Rabb'im, Ibrahim'in ^Labbi'dir. Benfm (fijra, ibrahimin dinidir." 

Zeyd b. Amr b. Nufeyl, diri diri topraga gomiilecek olan kizlann go- 
miilmelerine engel olup hayatta kalmalanna ?abalardi. BSmse, ken- 
di kizini topraga diri diri gomiip oldiirmek istediginde ona §oyle derdi: 
"Bunu oldiirme. Bana ver, ben kendisine bakarim, buyuaugunde ister- 
sen geri aitrsin, istersen birakirsm." 

Yunus b. Biikeyr, Muhammed b. Ishak'tan §oyle bir rivayette bulu- 
r: §u bir ka? ki§i Kurey§lilerden kacip gitmi§lerdi: Zeyd b. Amr b. 
Nufeyl, Varaka b. Nevfel b. Esed b. Abdi'l-Uzza,Osman b. Huveyris b. 
Esed b. Abdi'1-Uzza, Abdullah b. Cahs, b. Riab b. Ya'miir b. Sabre b. 
Murre b. Kebir b. Gunm b. Dudan b. Esed b. Huzeyme, annesi Umeyye 
bmti Abdulmuttalib, kizkarde§i Zennep binti Cahs. -ki Rasulullah, azat- 
lisi Zeyd'in bo§amasindan sonra kendisiyle evlenmi§ti.- ...i§te bunlar, 
bayramlarda oniinde kurban kesilen ve Kureys/e ait olan bir putun ya- 
ninda toplanan Kurey§li bir toplulugun yanina vardilar. Bunlar, cema- 
atten ayrihp bir kenara cekilerek birbirlerine §oyle dediler: "Birbirinize 
muvafakat edirf. Ke§ke birbirinize uysamz." Sozciileri ortaya fikip onla- 
ra §oyle dedi: "Vallahi, kavminizin dogru yolda olmadigim biliyorsunuz. 
ibrahim'in dininden sapmi§, ona muhalefet etmi§lerdir. Fayda ve zarar 









BUYUK ISLAM TARlHl^ 

veremeyen bir puta tapilmaz. Kendiniz igin hakki araym." 

Bunun iizerine yola koyulup yeryiiziinde dola§maya ve Hz. Ibra- 
him'in dini olan Hanif dinini aramaya ba§ladilar. Bunlardan Varaka b. 
Nevfel, Hristiyanhgi secti, o dinin saglam bir mensubu oldu. Hristiyan- 
lardan, o dinle ilgili kitaplan istedi. Ehl-i Kitaptan 90k ilimler elde etti. 
Junlardan Zeyd b. Amr b. Niifeyl'den daha miistakim ve daha sebatli bi- 
ri yoktu. Putlarla ilgisini kesti. Hristiyanhktan, Yahudilikten ve diger 
dinlerden uzakla§ti. Sadece Hz. ibrahim'in dini olan Hanif dinine bag- 
landi. Allah in birligine inandi. Diger tannlardan kopup siynldi. Kendi 
kavminden insanlarm kestigi hayvanlan yemiyordu. Onlarin ifinde bu- 
lundugu ya§antidan uzakla§arak kendilerini protesto edryordu. Hat- 
tab, ona 90k eziyet etmi§ti. Mekke'nin yukari taraflarma gotiirup Ku- 
reys/in ayak takimi ve beyinsizlerine teslim ederek: «Sakm, bufvi Mek- 
ke'ye girmesine miisaade etmeyin!» demi§ti. Zeyd, ancak onlardan gizli 
olarak Mekke'ye giriyor, farkedilince de di§an cikarihyordu. Dinlerini 
bozmasmdan veya kendilerinden birinin ona uymasmdan korkuldugu 
ifin, ona cok eziyet ediyorlardi. 

Musa b. Ukbe. dedi ki: Takdir ettigim bir adam, Zeyd b. Amr b. 
Niifeyl'den bahsederken onun, Kurey§lilerin kurban kesi§lerini begeh- 
medigini ve onlara §oyle dedigini anlatiyordu: 

"Koyunu, Allah yaratti.. Gokten onun igin su indirdi.. Yerden onun 
i$in ot bitirdi... Boyleyken onu keserken, ne diye iizerine Allah'tai#ba§- 
kasmm adim amyorsunuz?" I§in onemine dikkat ^ekmek ve bu yaplikla- 
rindan otiirii onlari protesto etmek ifin boyle konu§mu§tu. 

Yunus b. Biikeyr, Ibn Ishak'm §oyle dedigini rivayet eder: Zeyd b. 
Amr b. Nufeyl, Hz. ibrahim'in dini olan Hanif dinini aramak maksadiy- 
la yeryiiziinde dola§maya niyetlenmi§ti.Karisi Safiye binti Hadremi, 
onun yola cikmaya hazirlandigim her gordiik?e, ko§up durumu Hattab 
b. Nufeyl'e haber veriyordu. Nihayet bir gun^eyd, ilk kitap ehli birisin- 
den olan Ibrahim'in dinini arayip sorarak Musul ve Cezire'ye geldi. So: 
ra §am'a vardi. Orada dola§irken Be^ka mmtikasmdaki bir kilise 
Hristiyanhkla ilgili bilgilerin kaynagi durum unda olan bir rahibin yam 
na gitti. Ona, Hz. ibrahim'in dini olan Hanif dinini sordu. Rahip ona dedi 
ki: "Gyle bir dini soruyorsun ki, bu gun seni ona ula§tiracak bir kimseyi 
bulamazsm. Onu bilenler £iiriimu§, onu taniyanlar yok olup gitmi§tir 
Yalniz sana §unu derim ki, bir peygamber ortaya £ikmak iizeredir 
Zeyd, Yahudilige ve Hristiyanhga bakmi§, ama onlari begenmemifti. 
Rahibih sozlerini tamamlamasmdan hemen sonra Mekke'ye dogru ale- 
lacele yola koyuldu. Lahm mmtikasma vardiginda iizerine saldirip onu 
bldurdiiler.Varaka, onun oliimii uzerine §u mersiyeyi soylemi§ti: 






IBN KESl)< 




'Ey Ibn Amr, dogruyu buldun, giizel yaptin 
Benzersiz Rabb'e in&ndigirTbdan ve dahi, 
Tagutlarm putlarmi terketjtiginden dolayi, 
Kizgm ate§li tandirtian 1 uz&k durdun. 
Insan, yerin altmda yetmis. derede de olsa, 
Rabb'inin rahmeti kendisine ula§abilir." 

Muhammed b. osman b. Ebi §eybe'nin, Ibn 
ne gore, Ze^d b. Amr b. Niifeyl, cahiliye doneminde de dindar bir kimsey- 
mi§. Allah'a baglanmamn yollarim ararmi§. Hatta bir defasinda sefere 
ciktigmda bir Yahudiye ugrayip ona: "Beni de kendinle birlikte dinine 
sokmam arzu ediyorum." demi§. Yahudi, ona §6yle demi§: "Allah'm ga- 
zabmdan hissepi alincaya kadar seni dinime sokmam!" Zeyd ise: "Ben 
zaten Allah'm gazabindan kaciyorum." demis. ve tekrar yola koyi^arak 
bir Hristiyana ugrami§, ona da: "Beni de kendinle birlikte dinine sokma- 
,|m arzu ediyorum." demi§. Hristiyan i|e, ona §oyle demi§: "Sapikliktan 
payim alincaya kadar seni dinime sokmam." Zeyd ise: "Ben zaten sapik- 
liktan kaciyorum." demi§. Hristiyan: "Sana oyle bir din gosterecegim ki, 
ona tabi olursan dogru yolu bulursun." deyince^Zeyd: "O hangi dindir?" 
diye sormu§. O da: "Ibrahim 'in dini..." diye cevap vermi§.J3ii defa Zeyd 
§oyle §ahadet getirmi§: "Allahim, §ahid ol. Ben, Ibrahim 'iilljnindeyim. 
din uzerine ya§ayacak ve o din uzerine olecegim." 

Zeyd b. Amr'in bu durumu Hz. Peygamber'e anlatildiginda §oyle bu- 
yurmu§: "Kiyamet giiniinde o, tek bir iimmet olacaktir." 

Muhammed b. Sa'd, Zeyd b. Amr b. Nufeyl'in §6yle dedigini rivayet 
etmi§tir: Yahudilik ve Hristiyanhgi inceledimlikisinden de aradig?imi 
bulamadim. Bir zamanlar §am ve yoresinde bulunuyordum. Orada bu- 
lunan bir manastira ugrayip rahiple goru§tum. Ona gurbette oldugu- 
mu, kavmimden uzakla§tigimi, putperestiikten, Yahudilik 
Hristiyanhktan ho§lanmadigimi anlattim. Bana §u cevabi verdi 
Mekkelilerin karde§i! Oyle saniyorum ki, sen Ibrahim 'in dinini ariyor- 
sun. Aslmda sen, bu gune kadar hi? kimsenin baglanmadigi bir dini isti- 
yorsun. O da baban ibrahim'in dinidir. O Hanif idi. Yahudi ya da Hristi- 
yan degildi. Memleketindeki Ka'be'ye yonelerek namaz kilip secde eder- 
di. Memleketine don. Allah, memleketinde, kavminden birin(pe$gam- 
ber olarak gonderecektir. O, ibrahim'in dinini getirecektir. O 
tmda yaratiklann en hayirhsidir." 

Yunus, Ibn ishak'm §6"yle dedigini rivayet eder: Zeyd 
Niifeyl ailesinden bazilan bana §unu anlattilar: Zeyd, KaT^ey 
de ayakta durarak §6yle demi§ti: "Seninbuyruguna amadeyi 

I 



ve 
"Ey 






Sana ibadet eder, sana kul olurum. Sen, gercek Rabsin. 

(1) Cehennem. 




lah ka- 



Amr b. 

rdigin- 

lah'im. 

rahim'in 





I 



. 



sigmdigma sigmdim. Hani o §oyle demi§ti: Burnumu senin huzurunda 

«sre siiriiyorum. Beni ne kadar zora siirsen de katlaninm. Kibir degil, 
ilik isterim. Qok sicak zamanda yiiriiyen ki§i, rahat rahat konu§an 
kimse gibi degil dir." 

Ebu Davud et-Tayalisi'nin anlattigma gore Zeyd b. Amr ile Varaka 
b. Nevfel, din aramak maksadiyla yola koyularak Musul'daki bir rahibe 
ugrami§lar. Rahip, Zeyd b. Amr'a sormu§: 

— Ey deve sahibi, nereden geliyorsun? 
■*W- Ibrahim ogullannin (Mekkelilerin) yanindan... 

— Aradigij|~ nedir? 

— Din an-yorum. ^ 

— Geri don. Qiinkii aradigin din, yakinda senin topraginda ortaya 91- 
kacaktir!.. Varaka, Hristiyanhga girdi. Ama ben jgercek bir Hristiyan 
olmaya azmeitini. Ne var ki o bana uymadi. Gerfrlondu. DOnerken de 
§oyle diyordu: "Senin buyruguna amadeyim Allah'im. Sana ibadet eder, 
sana kul olurum. Sen, gercek Rab'sm. Kibir degil, iyilik isterim. Qokju- 
cak zamanda yiiriiyen, rahat rahat konu§an gibi degildir. Ibrahiinin 
inandigma inandim. Hani o §0yle diyordu: Burnumu senin huzurunda 
yere siiriiyorum. Beni, ne kadar zora siirsen de katlamnm." Sonra yere 
kapanip secde ediyordu. 

Zeyd 'in on oglundan biri olan Said, Hz^Peygamber'in yanina gele- 
rek: 'Ta Rasulallah! Babam, sana anlatildigi ve senin de bildigin gibidir. 
O'nun icin magfiret dile." demi§, Hz. Peygamber de §u cevabi vermi§ti: 

"Evet, kiyamet giiniinde o, bir tek iimmet olarak ha§rolunacaktir." 

Zeyd b. Amr, Hz. Peygamber 'in -peygamberliginden once- yanina 
gelmi§ti. O esnada Zeyd b. Harise de Allah elcisinin yaninda bulunmak- 
taydi. Ikisi, onlerindeki sofradan yemekteydiler. Ona da buyur ettilerse 
de Zeyd b. Amr §oyle cevap verdi: 

"Ey karde§im oglu! Ben, putlar adina kesilen hayvanlarm etinden 
yemem 




-I 



(1) Burada soyle bir itiraz ileri stirulebilir: Cahiliye doneminde Hz. Peygamber'in bu fa- 
ziletli davrarusi g6|termesi oncelikle gerekirken nasil olu.yor da, putlar adma kesilen 
hayvanlann etlejlmi yememeye Cenab-i Allah Zeyd'i mf>vaffak kihyor? Stiheyli, bu 
itiraza iki jekilcnlllevap vermis. §Oyleki: 

a- Yukariofiki rivayette Hz. Peygamber'in yemekten yedigine dair bir kayit yoktur. 
Ancak, yemegin sw^aya getirilmesi esnasinda Zeyd'in, "Uzerine Allah a<j| amlma- 
yan yemekten yemem." dedigi ifade edilmektedir. 

b- Zeyd bunu, daha onceki serf bir hiikmei dayanarak degil de kendi goriisiine daya- 
narak yapmistir. Daha ttnce mevcud olarMbrahim duiine g5re ^acak, le§ yemek ha- 
ram kih.nmis.ti. Yoksa Allah'tan baskasi adina kesilfn hayvanlann atlerini yemek, 
haram degildi. Bu, Islam tarafmdan haram kihnmistir. 1 

Bazi usul alimleri derler ki: Hakkinda yasaklayici §er'i bir pikiim gelmedikfe esyada 
aslolan, mubahhktir. (Bkz. er-Ravzil'1-Enf, 1, 147.) 




* 




IHN KESl' 



Muhammed b. Sa'd, Hacr b. Ihab'm §oyle>dedigini rivayet eder: 
§am'dan donu§unden sonra Zeyd b. Amr'i, Biivane putunun yaninda 
iken gordiim. Giine§i ara§tinyordu. Zeval vakti olunca, Ka'be'ye yonelip 
iki secdeli bir rekat namaz kildi. Sonra §6yle dedi: "Bu, Ibrahim ile Isma- 
il'in kiblesidir. Ta§a ibadet edip namaz kilmam. Putlar adina kesilen 
hayvanlann etlerini yemem. Fal oklanyla kismet aramam. Oliinceye 
kadnr ancak bu Beyt'e yonelerek namaz kilarim." Zeyd b. Amr b. Niifeyl, 
hac eder, arefede vakfe yapar, telbiye getirir ve §oyle deMir 

"Buyur Allahim buyur. Senin ortagm ve dcngin ydktur." Boyle de- 
dikten sonra yaya olarak Arafat dagmdan inip Miizdelife'ye gider. Gi- 
derken §oyle derdi: |fl , 

Buyur Allah'im b^uyur. Sana kul, sana kole olur ve sana ibadet ede- 
rim. 

Vakidi, Amir b. Rebia'nin §oyle dedi-gini rivayet eder: Zeyd b. Amr b. 
Niifeyl'in §oyle dedigini i§ittim: "Ismail neslinden, Abdiilmuttalib 
evladmdan bir peygamberin gelmesini bekliyorum. Ama onun zamam- 
na ula§abilecegimi sanmiyorum. Ona inamyor, onu tasdik ediyor ve 
onun peygamber olduguna tamklik ediyorum. Eger omriin vefa eder de 
onu goriirsen, benden ona selam g$Fyle. Onun ozelliklerini sana 
anlatacagim ki, onu goriince tanimakta giicliik cekmeyesin." Ben de, 
"Oyleyse anlat" dedim. Anlatmaya ba§ladi ve dedi ki: "O oyle bir adam- 
dir ki, boyu ne uzun, ne de kisadir. Sagi ne ^oktur, ne de azdir. Goziinde 
hep kizariklik vardir. Iki omuzu arasmda peygamberlik miihrii bulu- 
nur. Adi Ahmed'dir. §ehirde dogacak ve yine bu §ehirde peygamber ola- 
caktir. Sonra kavmi, getirdigi dinden ho§lanmayip onu buradan £ikara- 
caktir. Nihayet o da Medine'ye hicret edecek ve dini orada zuhur edecek- 
tir. Sakm ona kar§i aldatilmayasm. Ciinkii ben, ibrahim'in dinini ara- 
mak amaciyla bircok beldeleri dola§tim.Kendilerine bu konuda soru 
sordugum Yahudi, Hristiyan, Mecusi herkes, baija: "Aradigin bu din, 
ileride gelecektir." dediler. Bu dinin peygamberiyle ilgili olarak sana an- 
lattigim vasiflan, ayniyle bana anlatarak: "Ondan ba§ka gelecek bir 
peygamber yoktur." dediler. 

Amir b. Rebia dedi ki: "Ben Miisluman olunca, Zeyd b. jAgMr'm sozle- 
rini ve selamim Rasulullah'a naklettim. Rasulullah, onun selamim aldi, 
ona §efkat etti ve: "Onu Cennet'te eteklerini siiriiyerek dola§irken gor- 
diim." dedi. Sahih-i Buhari'de Abdullah b. Omer'den rivayet edildigine 
gore kendisine risalet gelmeden Once Hz. Peygamber, Mekke'nin bati 
yakasmdaki Beldah vadisinin a§agi taraflannda Zeyd b. Amr b. Niifeyl 
ile kar§ila§mi§. O esnada Hz. Peygamber'e yemek getirilmi§, Zeyd'e de 
buyur denilmi§, ama o, bu yemegi yemeyip §oyle d^mi§: "Putlanmz adi- 
na kestiginiz hayvanlann etlerini yemem. Uzerine Allah adi-amlmadan 
kesilen hayvdlhlarm etlerini yemem!" 





Zeyd b. Amr, Kurey§lilerin putlar adina hayvan kesmelerini kina- 
yarak §6yle derdi: "Koyunu yaratan Allah'tir. Onun icin gbkten su indi- 
rip, yerden ot bitiren de Allah'tir. Sonra kalkip bu nimetleri inkar edi- 
yor, hayvanlan Allah'tan baskasi adina kesip giinaha giriyorsuhuz!» 

Musa b. Ukbe, Ibn Omer 'in §oyle dedigini rivayet etmi§: Zeyd b. Amr 
b. Niifeyl, dini sorup ara§tirmak icin §am'a gitmi§. Bir Yahudi bilginine 
ugrayip ona Yahudilik dinini sorarak soyle demi§: 'Ben sizin dininize 
girmeye karar verdim ve girmeye de hazirim." Bilgin: "Allah'in gazabin- 
dan payini almadikca dinimize giremezsin!" deyince Zeyd §u kar§ihgi 
vermis^ "Zaten ben de Allah'in gazabindan kaciyorum. O'nun gazabini 
yiiklenmem, buna giiciim de yetmez. Bana, ba§ka bir yol gosteremez mi- 
sin?" deyince bi^gdn: "Bilemiyorum. Sen, ancak Hanif dinine girebilir- 
sin." der. Bunun iizerine Zeyd: "Haniflik nedir?" diye sormu§, o da su ce- 
vabi vermis.: "Haniflik, Ibrahim peygamberin dinidir. Ibrahim, ne Ya- 
hudi, ne de Hristiyandi. Sadece Allah'a ibadet ederdi." 
^^Zeyd, Yahudi bilginin yamndan ayrilip yola devam etti. Hristiyan- 
lardan bir alimle kar§ila§ti. Ona da aym §eyleri anlatti. Bilgin: "Allah'm 
lanetinden payini almadikca dinimize giremezsin!" deyince Zeyd soyle 
dedi: "Zaten ben, Allah'in lanetinden kaciyorum. O'nun lanet ve gaza- 
bindan asla birsey yiiklenemem. Buna guciim de yetmez. Sen, banaba§- 
ka bir alternatif gosterebilir misin?" Alim> ."Bilemiyorum. Sen, aijcal 
Hanif olabilirsin." deyince, Zeyd: "Haniflik nedir?" diye sordu. Alim, §u 
cevabi verdi: "Haniflik, ibrahim'in dinidir. O, ne Yahudi, ne de 
Hristiyandi. Sadece Allah'a ibadet ederdi." Zeyd, bilginlerin Ibrahim 
peygamber hakkmdaki goru§ ve du§iincelerini ahnca di^ari cikip elleri- 

ni goge kaldirdi ve: "Allahim, sen §ahid ol ki ben, ibrahim'in dininde- 

ii 
yim. 

"Hi§am b. Urve, Hz. Ebu Bekir'in kizi Esma'nin §oyle dedigini riva- 
yet etmi§: "Zeyd b. Amr b. Niifeyl 'in sirtmi Ka'be duvarma dayayarak 
§oyle dedigia^gbrdiim: "Ey Kurey§ toplulugu! Allah'a andolsun ki, ara- 
mzda benden ba§ka ibrahim'in dininde kimse yoktur." 

Zeyd b. Amr b. Niifeyl, kizlarin diri diri topraga gomiilmelerine en- 
L gel olurdu. Bir kimsenin, kendi kizini diri diri topraga gommek iizere ol- 
dugunu gordiigiinde ona: "Kizini bldiirme. Onun gecimini ben temin 
ederim." der ve kiz cocugunu onun elinden alirdi. Cocuk geli§ip biiyii- 
yiince babasma: "istersen kjj^i alabilirsin. Yoksa ben, onun gecimini 
saglanm." derdi 1 . 

Abdurrahman b. Ebi'z-Zinad, Hj^Ebu Bekir'in kizi Esma'nin §6yle 
dedigini rivayet etmi§tir: Zeyd b. Amm, sirtim Ka'be 'ye yaslayare " 
derken gordiim: "Ey Kurey§ toplulugu! Zinadan sakinin. Cunkii < 
sulluguh meydana gelmesine sebtb oltrt*."^ ibn Asiakw, Rasii! 

(1) Buhari, Menakibul-Ensar, 24. 

B. ISLAM TARlHl, C.2, F.25 













(s.a.v.)'in, Zeyd b. Ai 
"Kiyamet giiniinc 

ha§redilecek) tir." 
Muhammed b. Osi 




1BN KES! r - 



hakkmda §oyle buyur;dugunu rivayet etmi§tir: 
o, tek ba§ma bir timmet olarak diriltilecek (ve 





an b. Ebi §eybe, Cabir (r.a.)'in §oyle dedigini ri- 
vayet eder: "Cahiliye doneminde sirtmi Ka'be'ye dayayarak "ilahim, ib- 
rahim'in ilahidir. Dinim, Ibrahim 'in dinidir." diyen ve secde eden Zeyd 
b. Amr b. Niifeyl'in durumu kendisine ^soruldugunda Rasulullah (s.a.v.) 
§oyle buy urdu: 

"Benimle Meryem oglu Isa arasmda o, tek ba§ina bir iimmet olarak 
ha§rolunacaktir. " 

Vakidi, Said b. Miiseyyeb 'in^Zeyd b. Amr b. Niifeyl hakkmda §oyle 
dedigini rivayet eder: "Vahyin Rasulullah (s.a.v.)'a gelmeye ba§lama- 
smdan be§ sene once Kurey§liler Ka'be'yi yfeniden in§a ederlerken Zeyd 
vefat etti. O, kendisinin Hz. Ibrahim 'in dinine bagh oldugunu spyliiyor- 
du. Oglu Said, Miisliiman olup Rasulullah (s.a.v. )'a tabi olmustu. Said 
ve Hz. Omer, birlikte Rasulullah (s.a.v.)'m yanina gelerek Zeyd'in duru- 
munu ondan sormu§lardi.O da §oyle buyurmu§tu: "Allah, onu bagi§la- 
sin ve ona rahmet etsin. O, Ibrahim'in dini iizere olmii§tur." 

Vakidi der ki: O gun den sonra Miisliimanlar, onu hep rahmetle an- 
i mis, ve kendisi icin istigfarda bulunmu§lardir. Sonra Said b. Miiseyyeb 
de §6yle demi§tir: Allah onu bagi§lasm ve ona rahmet etsin. 

Muhammed b. Sa'd'm, Vakidi'den naklen anlattigma gore Zeyd b. 
Amr b. Niifeyl, Mekke'de vefat etmi§ ve Hira dagimn eteklerinde bir ye- 
re defnedilmi§tir. Daha once anlatildigma gore, Zeyd b. Amr, §am'a bag- 
h Belka mintikasinda, Meyfaa denen yerde Lahm ogullarimn saldirisi 
netice'sinde olmu§tur. Dogrusunu Allah bilir. 

Bagendi, Hz. Ai§e'den Rasulullah (s.a.v. )'in §oyle buyurdugunu 
nakleder: 

"Cennet'e girdim. Orada Zeyd b. Amr b. Niifeyl'e ait uzun dalh, iki 
biiyiik agac gordiin^." 

Zeyd b. Amr b. Hiifeyl, kendi §iirlerinin birinde^oyle demi§:- 



"Diinya durdukca bvgii ve sitayi§lerimi, 
Begenilen sozlerimi, kendisinden daha list, 
Bir Ilah ve daha yiiksek bir hiikiimdar, 
Ve kendisiste denk bir Rab bulunmay^n, 
Allah'a hediye ve ithaf ediyorum." 




* 



Bu §hrin, Um£yye b. Ebi's-Salt'a ait oldugunu sa^leyenler de olmu§- 
tur. Dogrufunu ASah bilir. Muhammed b. Ishak, Ziibfyr b. Bekkar ve di- 
gerlerinin Trivayef Ierine gore Zeyd b. Amr, tevhide aair bir §ii#nde de 
§oyle demi§tir: %«^J Y, .^ 



*" 



I 




3UYUK ISLAM TARlHt 



"Agir kayalar yilklenen yerin teslim oldugu Allah' a, 
Yoneldim, o yer ki, dumdiiz oldu, diizelince de onu, 
Tespit etmek icin uzerifie daglar yerle§tirdi. 
Tath ve berrak sulari ta§iyan bulutlann yoneldigi, 
Allah'a yoneldim, o bulutlar ki, her nereye sevk, 
Edilirlerse, emre itaat ederler, gonderildikleri, 
Beldelere saganak saganak yagmur yagdinrlar. 
Riizgarlarin kendisine yoneldigi Allah'a yoneldim. 
O riizgarlar ki, halden hale ddniip giderler." 



387 



I 







Muhammed b. Ishak, Hi§am b. Urve'nin §oyle dedigini rivayet eder: 
Babam rivayet etti ki, Zeyd b. Amr, bir §iirinde §oyle demi§tir: 

"I§ler taksim edilirken bin Rabbe mi yoksa bir Rabbe mi tapacagim? 
Lat ile Uzza'yi tamamen biraktim. Dayamkh ve sabirh kimse,i§te boyle 
yapar. Ne Uzza'ya, ne de iki kizma tapmam. Amr ogullarmin putlarim 
da ziyaret etmem. Daha once uzun zaman tannmiz olan Ganem'e de tap- 
mam. Ciinkii o zaman akhm az idi. Hayret ettim. Gecelerde ve giinduz- 
lerde hayret edilecek haller vardir. Basiret sahibi kimseler bunu gorur 
ve bilirler ki, Cenab-i Allah, giinahkar bir cok kimseyi yok etmistir. Kav- 
min iyiligi sebebiyle digerlerine ili§memi§tir. Onlardan kiiciik cocuklar 
cogahr. Bir ara adam tokezleyip kayar ve bir gun doner. Parlak ve ye§il 
dahn geli§ip biiyiimesi gibi. Ama ben, bagisjayici Rabbimin gunahmn 
bagi§lamasi icin, Rabbim olan Rahman'a ibadet ediyorum. Rabbinize 
kar§i takvah olun. Takvayi muhafaza edin, Muhafaza ettiginiz siirece 
helak olmazsimz. Iyi kimselerin diyarlannn Cennet oldugunu gorlir- 
iin. Kafirler icin cilgm alevli kizgin bir ate§ vardir. Diinyada riisvay ola- 
cak, oliince de kalpleri siki§tiran zorluklarla kar§ila§acaktir." 




Hi§am b. Urve, Hz.Ebu Bekir'in kizi Esma'nm §oyle dUdigini rivayet 
etmi§tir: Zeyd b. Amr b. Nlifeyl, bir §iirinde §oyle demi§ti: 

"Cinni ve cinleri biraktim. Dayamkh ve sabirh kimse, i§te boy^^a- 
par. Ne Uzza'ya taparim. Ne de iki kizina. Tasem ogullarmin da putu- 
nun etrafinda dola§mam. Ganem'e de tapmam. Daha once uzun zaman o 
bizim tannmizdi. Ama o zaman akhmiz az idi. I§ler taksim edildigiiia- 
man bin Rabbe mi, yoksa bir Rabbe mi tapacagim? Bilmez misin ki Al- 
lah, giinahkar adamlan yok etmis, ve digerlerine de kavmin iyiligi sebe- 
biyle ili§memi§tir. Onlardan kiiciik cocuklar cogahr. Bir ara adam to^ 
kezleyip dii§er, birgiin de doniip gelir. Parlak ve ye§il dahn geli§ip biiyii- 
esi gibi." 

Hz. Ebu Bekir'in kizi Eiima, Varaka b. Nevfel'in §oyle,dedigini riva- 
yet eder: 





388 



IBN KE^f 



i. 



"Ey Ibn Amr, dogruyu bulduij, iyrettin, \ 

Kizgin atesK tandirdan uzakia§tin. 

Ciinkii sen, benzersiz Rabbe taptm, 

Daglann cinlerini de oldugu gibi biraktm. 

Korkulu bir yere indigimde derinvki: 

Bana aci, aci, ciinkii, cinlerin umudu sensin. 

Tannm ve umudum sensin! ey^Rabbimiz. 

Ki§i, yetmis, dere yerin altmda ols*a bile, 

Rabbinin rahmeti yine ula§ir. 

Dualara icabet edene taparim, hi? i^itmeyene tapmam. 

Her mabette namaz kilarken ben derim ki: 

Miibareksin, senin adini anip dua edenleri cogalttim." 



Daha once de belirtildigi gil&'Zeyd b. Amr b. Niifeyl^liaraka b. Nev- 
fel, Osman b. Huyjeyris ve Ubeydullah b. Cahs, birlikte §am'a gitmisjer- 
di. Zeyd haric, diferleri Hristiyanhga girmi§ler. Zeyd, hig bir dine gir- 
meyip fitrat iizere kalmakta devam etmi§. Bir ve ortaksiz olan Allah'a 
ibadet etmi§, once de anlattigimiz gibi Hz. Ibrahim dinine eldeh geldi- 
ince uymaya cah§mi§ti. 

Varaka-b. Nevfel'e gelince, onunla ilgili bilgileri, bi'^t konusunun 
bas, kismilda nSkledecegiz. Osman b. Huveyris, kayserin.j!aninda 
oltinceye dek^am'da ikamet etmi§ti. Umevi'nin onunla ilgili olarak an- 
lattigi tuhaf hirh^ber vardir. Ozet olarak §oyledir: Osman b. Huveyris, 
kayserin yarima.gelcUglnde kendi kavmiriden gordiigii eziyetleri anlatip 
§ikayette buluhdu. "" 

Bunun uzerine kayser, §am Araplannin meliki Ibn Cefne'ye mek- 
tup yazarak, Kurey§lilerle sava§mak iizere Osman 1 takviye icin bir or- 
du gondermesini emretti. 

Araplar, Mekke'nin onemli^eazametli bir yer oldugunu, Cenab-i 
Allah 'in fil sahiplerine neler yaptiguu bildiklerinden dolayi, bu i§ten 
vazgecmesi icin Ibn Cefne'ye mektup yazdilar. Bunun uzerine Ibn Cef- 
ne, boyah ve zehirli bir gomlegi Osman'a giydirip oldiirdii. Zeyd b. Amr 
b. Niifeyl de Osman icin bir mersiye sbyledi. Vefati, bi'setten otuz yil ka- 
dar oncedir. Dogruyu, noksanhklardan miinezzeh olan ytice Allah d&ha 
iyi bilir. 




. KA'BET&N YAPILI^I 



Ka'be'yi ijk^defa yapanin, edenin Hz. Adem oldugu soylenir. Bu ko- 
nuda AbdulISh b. Omer'deri gelen merfu bir hadis vardir. Ancak bu hadi- 
sin senedinde Ibn Luhay'a'nin adi gecmektedir ki o da zayif ravilerden- 
dir. Kuwetli goriise gore Ka'be'yi ilk yapan, Ibrahim peygamberdir. Ni- 
tekim bu gorii§, onceki sayfalarda da nakledilmi§ti. Hz. Ibrahim 'den 
sonra yikilmi§, Amalika kabilesi yeniden yapmi§, sonra yine yikilmi§, 
ju sefer Curhumliiler in§a etmi§, sonra yine yikilmi§, Ku^^hler yeni- 
den yapmi§lar. Nitekim Simak b. Harb, Halid b. Arara'danfx) da Hz. 
Ali'den bbyle rivayet etmistir. 

KureysKlerin Ka'be'yi yeniden ^yapmalanyla ilgili bilgileri, daha 
sonraki sayfalarda verecegiz. Onlar bi'setten bes. -veya zayif bir kavre 
gore onbe§- sene once Ka'be'yi yeniden yapmi§lardir. Yeri geldiginde bii- 
tun bunlar anlatilacaktir. Guvencimiz ve dayanagimiz Allah'tir. 



te 
so 
bi 








KA'B B. LUEYY 



rm 




Ebu Nuaym'in, Ebu Seleme'den rivayet ettigine gore KaTa b. Liieyy, 
Kurey§lilerin, Arube diye adlandirdiklari cuma guntinde halkini 
oplayip soyle hitapta bulunurmu§: 

"Dinleyin ve ogrenin. Anlaym ve bilin. Gece karanhktir, giindiiz ay- 
dinhktir. Yer dbsek, gok tavandir. Daglar kaziklar, yildizlar i§aretler- 
dir. Oncekiler, sonrakiler gibidir. Erkek, di§i, es. ve hareketli her§ey, 
eninde sonunda ciiriiyecektir. Yakinlannizla ziyaretle§in, hisimlanniz- 
la atan^i^iki baglari muhafaza edin, mallarinizi nemalandinn. Olen 
bir pmsen^geri dondugunu,goraunuz mii hi?? Asil yasanacak yurt, bu 
diinyadan sonrakidir. Gercek, sizin sbylediginiz ve zannettiginiz gibi 
degildir. Harem'inizi siisleyip gereken saygiyi gosterin. Ona tutunun. 
Onunla ilgili olarak size biiyiik bir haber gelecektir. Oradan cok^krymet- 
li ve ustiin bir peygamber 9ikacaktir."Sozlerine devamla §oyle dlmistir: 






giindiiz, her gun bir olay meydana gelir. ^Jr ' 

Bunlann gecesi de gundfezulle birdir. I 

Her geli§lerinde yeni bir olay meydana getirirler, 
Biz farkmda olmadan bol nimet perdelerini, 
Uzerimize salar^Peygamber Muhammed g§Mr. 
Haberler getirirj jd haberleri veren dogru sozludiir. 

I 
ah'a andolsun ki goriip i§itseydin^elim aysgfet yetsey^j deve gi- 
bi frizla ko§up ona giderdim. Aygir gibiisiiratle firlayip ona ula§irdim. 
A§ireti, Kakki biraktigi zaman ke§ke ben onun davetinin oziine §a- 
hit olsaydim. _ 

a^b b. Liieyy'in vefatindan 560 seiie'sonra Hz. Muhammed (s.a.v.)'e 
peygamberlik gelmistirl ^ 



•J 



EMZEM KUYUSUNUN YENIDEN A£IL: 





► 



Curhumliiler, ^emzem kuyusunu kapattiklarindftn yeri bilinemez 
hale gelmi§ti. Bu durum, Hasim ogh£Abdiilmuttalib zamanma kadar 
deiteiii etmi§ti. O zat, Zemzem kuyusuxfun yerini bulmus. ^ yeniden a?- 

mi§ti. ^^^ ^^^^B* ** 

Muhammed b. Ishak d ecli ki^ hdulmuttafi& bir aral^preHin biti§i- 
gindeki Hatim denen kisiadaaw&SiiSfetayken, riiyasind^P^r Ham ken- 
disine gorun^^.§ ve.Zemzfcfii^ra^u^'^u yeniden a^masim efflftetmisti. 
Yezid b. EbiwRbib e^Misam^Af i^Rah b. Ziafeyr el-Gafiki'den rivayet 
ederek bana anlattigina gore Abdulmuttalib'in Zemzem kuyusunu ye- 
niden a^maya baslamasi §oyle olmu§tur: Ali b. Ebi Talib (Hz. Ali), Ab- 
dulmuttalib'in Zemzem kuyusunu yeniden agmakla emrolundugu du- 
rumdan bahs ederken sbyle demi§tir^^^ 

Abdiilmuttalib dedi ki: Ben, Hatim'de uyumaktaydim. Biri, bana 
gelip, "Tibe'yi kaz." dedi. Kendisine, "Tibe nedir?" diye sormam uzerine 
benden uzakla§ip gitti. ErJ^i giin yine aym yere gidip uyudugum za- 
man, aym adam yine bana gelip, "Berre'yi kaz." dedi. Kendisine, "Berre 
nedir?" diye sormam uzerine bende^uzak|ija§ip gitti. Ertesi giin yine ay- 
m yere gidip uyudum, yine o adam bana gelerek, "Mazmun@j<«Bkaz." de- 
di. Kendisine "Mazmune nedir?" diye sormam uzerine benden uzakla§ip 
gitti. Ertesi giin yine aym yere gidip uyudugumda yine bana gelip, "Zem- 
zem'i kaz." dedi. Kendisine, "Zemzem nedir?" diye sormam uzerine bana 
dedi ki: "O kuyunun suyu asla azalmaz ve kurumaz. jjftitun haalann ig- 
mesine^eter. Kanla di§ki arasmda, kara karga qSkurunun yanmda ve 
Karinca koyiindedir." 

Zemzem kuyusunun yeri ve ozelligi, Abdiilmuttalib 'e a^iklamp ta o, 
bii a^iklamamn dogrulugunu anlayinca, ertesi giin oglu Haris'le birlikte 







I ■ 










BUYUK 1SL 



-o zaman Haris'ten ba§ka oglu yokmu^- kazmayi eline T S1tp tarif edilen 
yeri kazmaya basladi. Kuyunun ic duvlrlarin^gonince teMbir getirmeye 
ba§l^tdi. Kurey§liler, onun amacma ulsastogini anlaymc^yanina varip 
§oyle dediler: "Ey Abdulmuttolib! Bu, bizim atamiz ismail'in kuyusu- 
dur. Bunda4)izim hakkimifwardlr. Kendine bizi de ortak yap.' : 
Abdiilmuttalib, bu isteklerini kabul etmeyip sbyle dedi: "BWfti yapa- 
mam. Bu, size degil de ozel olarak bana verildi." Kurey§liler, "Yansmi 
bize ver. Seni birakacak degiliz. Yoksa se^iinle miicadele ederiz," deyin- 
ce^ Abdulmuttalib: "SizinltTbenim arami bulmasi icin, dilediginiz bir 
kimseyi hakem tayin edin." dedi. Onlar, Sa'd b. Hiizeym kabilesinin ka- 
hini olan bir |tadinin hakemlik yapmasim istediler. Abdiilmuttalib, on- 
lann bu teklifini kabbl etti. §am yakinlanndaki yiiksek yerlerden birin- 
de bulunan kahin kadmin yanma gitmek uzere Abdiilmuttalib ve 
Umeyye ogullanndan bir kac ki§i yola koyuldular. Kureys/e bagh kabile- 
lerden de birer kisi kafileye katildi. Yollari, colden geciyordu. Yoldayken 
Abidulmuttalib ve beraberindekilerin suyu tiikendi. Susadilar. O kadar 
ki^bieceklerine kesin gozle bakiyorlardi. Kureysli kafileden su istediler. 
Amjbnlar, su vermeye yanasmayarak: "Coldeyiz. Suyumuzu size verir- 
sekJjEiz de sizin gibi susuz kalmaktajfi. korkuyoruz." dediler. Bunun iize- 
rineTAbdulmuttalib, onlara §oyle bilfteklifte bujxindu: "Herkes su anda 
kalan son giiciinii kullanarak kendine bir cukur kazsm. Her bir kisi 
oliince diger biri, onu cukura gomiip^serini toprakla ortsiin. Boyle olun- 
ca sonunda, cenazesi acikta kalan birftek ki§i kahr. Ve onun cenazesi go- 
miilmeyip zayi olur. Bir toplurffun tamamimn cenazesinin zayi 
olmasmdansa, bir ki§inin. cenazesinin zayi olmasi daha kolaydir." 

Kafiledekiler, "giizel bir teklif ' diyerek ise koyuldular, her biri, kal- 
kip kendine bir cukur kazdi. Sonra da oturup susuzluktan oliimiin ken- 
dilerine gelmesini beklemeye ba§ladilar. Daha sonra Abdiilmuttalib, 
arkada§lanna §oyle dedi: "Allah'a andolsun ki, kendimizi elimizle olii- 
me birakmamiz, dolasip care aramaksizm beklememiz acizliktir. Umu- 
lur ki Allah, bazi beldelerde bize su nasib edecektir. Haydin bakalim, yo- 
la koyulun!.." Yola koyuldular. Abdulmuttalib, binegini harekete gecir- 
di. Adimmi atar atmaz, ayagimn altmdan tath bir su pman fi§kirmaya 
ba§ladi. Bunu goren Abdulmuttalib ve arkada§lan tekbir getirdiler. 
Sonra inip o Sudan icti. Arkadaslan da icti. Su kaplarim doldurdular. 
Biitiin bunlar olup biterken kendilerini seyretmekte olan Kurey§lileri 
de: "Suya gelin! Allah bize su verdi!" diyerek davet etti. Onlar da gelip 
kana kana ictiler, kaplarim doldurdular. Sonra da soyle dediler: "Al- 
lah'a andolsun ki, sen hakh ciktm. Zemzem kuyusu uzerine seninle ar- 
tik dava gbrmeyecek ve hak taleb etmeyecegiz. Bu colde sana bu suyu ve- 
ren Allah, Zemzem suyunu da vermistir. Artik dogruca yoluna giderek 
Zemzem suyuyla sen ilgilen." 








392 



1BN 



KESltf 

ve beraberindeki kafile, kahin kadi- 



Bunun uzerine Abdiilmuttalib 
na-ula§madan geri dondii. Kurey§liler, Zemzem kuyusuna karj§madilar 
ve Abdulmuttalib'trahat biraktilar. 

Ibn Ishak der ki: Abdulmuttalib'ten bahseden bir adamm §oyle dedi- 
gini i§ittim: Zemzem kuyusunu yeniden kazmakla emrolundugu zaman 
Abdulmuttalib'e §oyle denmi§: 



"Sonra bulanik olmayan kandinci suyu iste, 
Allah'in beytinin ziyaretcilerine icirirsin. 
Ya§adigm siirece ondan korkun olmasin," 



I. 



Bu buyrugu aldiktan sonra Abdiilmuttalib, Kure§lilere gitttk Oi 
ra: "Bilesfeiz ki ben, Zemzem kuyusunu yeniden kazmakla emrol 
dum." dedi. Onlar da: "Zemzem 'in nerede oldugu sana aciklandi mi?" 
ye sordular. O da "Hayir" deyince, kendisine dediler ki: "Bu riiyayi 
riirken nerede uyuy or idiysen yine oraya gidip uyu. Eger gordiigiih §ey- 
ler gercekten Allah'tansa 0, sana hakikati aciklayacaktir. Eger §eytan- 
dansa bir daha sana goriinmeyecektir." ^ 

KureysKlerin bu sozu^izerine Abdiilmuttalib, oraya geri doniip uyu- 
du. Riiyada biri, gelip ona§6yle dedi: "Zemzem kuyusunu kaz. Kazarsan 
pi§man olmayacaksm. Qiinkii o, senin biiyiik babanin mirai^ir. Suyu, 
asla eksilmez ve kuramaz. Dagilmamis, biiyiik deve'ku^u siiiMerini an- 
diran hacriar topluluguna yeter. ©rada bir adakci, adakta bulunursa'o, 
bir miras ve saglam bir akid olur. Bazi bildiklerin gi|)i degildir, O, kan ve 
di§ki arasindan cikar." 

tbn Ishak dedi ki: Rivayete gore riiya halinde Abdiilmuttalib'e boyle 
dendiginde o, "Zemzem nerededir?" diye sormus, ve kendisine §oyle ce- 
vap verilmi§: "O kuyu, Karinca koyiinde, kargamn gagaladigi yerdedir." 
Bu anlatilanlardan hangisinin dogru oldugunu Allah bilir. 

Ertesi giin, oglu Haris ile birlikte -O zaman Haris'ten ba§ka oglu 
yoktu- Abdiilmuttalib i§e koyuldu. (Umevi'nin anlattigina gore kolesi 
Esrem de beraberlerindeymis,.) Karinca koyunu, yani kanncalann top- 
landiklan yuvayi buldu. Bir kargamn orada, Isaf ve Naile putlari ara- 
sinda bir yeri gagalamakta oldugunu gbrdii. Kurey§liler, o putlarin 
oniinde kurbanlarim keserlerdi. Abdiilmuttalib, kazmayi getirdi ve>em- 
rolundugu iizere kuyuyu kazmak icin ayaga kalkti. Ama Kurey^lilfer^ ge- 
lip kar§isina dikilerek: "Allah'a andolsun ki, onlerinde kurbanlarimizi 
kesmekte oldugumuz putlanmizin arasindaki yeri kazmana mufiiade 
etmeyiz." dediler. Abdiilmuttalib, oglu Haris'e soyle dedi: "Kuyuyu ka- 
zmcaya kadar beni koru. Allah'a andolsun ki, emrolundugum i§i yapma- 
ya devam edecegim!" Kurey§liler, onun bu i§ten vazgecmeyecegini anla- 
yinca, yakasindan el cektiler ve- kuyuyu kazmasina engel olmadilar. 





m 



IUJYtK ISLAM TARtHl 






Biraz kazinca, kuyunun ic duvarlan goriindii. Tekbir getirmeye ba§ladi 
ve gordtigii riiyanm gercek oldugunu anladi. Kazma i§ini siirdiiriince, 
Curhiimlulerin daha once oraya gommiis. olduklan iki altm geyik heyke- 
liyle hir miktar zirh ve kilic buldu. Kurey§liler ona: "Ey Abdtilmuttalib! 
Bu bulduklannda bizim de hak ve ortakhgimiz yardir." dedilerse de o, 
bunu kabul etmedi: "Hayir. Ama gelin aramizda insafli bir coziim yolu 
olarak fal ve §ans oklari cekelim". "Bunu nasil yapacagiz?" diye sordiak- 
lannda o §oyle bir aciklamada bulundu. "Ka'be icin iki ok, kendim icin 
iki ok, sizin icin de iki ok ortaya koyacagim. Kimin okuna ne eikarsa, o 
sey onun olur. Okuna birsey cikmayana da verilecek birsey yoktur." Bu 
aciklamasi uzerine Kurey§liler "Insafli sbyledin." dediler. Abdtilmut- 
talib, Ka'be icin |an, kendisi icin siyah, Kurey§liler icin de beyaz iki ok 
belirledi. Sonra bu oklari, Hiibel putunun yamnda fal oklari cekmekle 
gorevli olan adama verdiler. Hiibel, onlann en biiyiik putu idi. Bu sebep- 
ledir ki Uhud sava§mda Ebu Sufyan §6yle demi§ti: "Yucel ey Hiibel!" Ok- 
lar falciya verildi. Abdulmuttalib, kalkip soyle dua etti: 

"Allahim! Sen oviilen hiikiimdarsin. 

tlk yaratan, oldiirdiikten sonra diriltensin. 

Saglam direkleri ayakta tutansin, 

Eski, yeni, hepsi senden gelmistir. 

Istersen, hilye ve demirin yerini, 
^Jlham edipfea»a bildirirsin. 
--■Bu guiy di l^igyT gibi acikla. t ' 

Cunku ben sbzumii yerine getirmeyi adadim, 

Rabbim! Onu bana nasib et. Geri donmem ben. 

Fal oklarim ceken adam cekmeye ba§ladi. Ka'be'ye ait iki sari oka, 
altin geyikler cikti. Abdulmuttalib 'e ait iki siyah oka kiliclarla zirhlar 
cikti. Kurey§lilerin beyafeQklanna ise, birsey cikmadi. 

Abdulmuttalib, kiliclsfeeritip Ka'be'ye kapi yapti. Altm geyikleri de 
eritip o altmla Ka'be kapisim kapladi. Anlatildigma gore Ka'be, ilk ola- 
rak o altinlarla siislenmi§tir.~ 4 

Daha sonra Abdulmuttalib, Zemzem suyunu hacilara dagitma gbre- 
vini iistlendi. Ibn Ishak ve digerlerinin anlattiklaBna gore, Zemzem ku- 
yusunun ortaya cikmasindan once Mekke'de Abdulmuttalib zamamnda 
bir cok kuyu varmi§. Bu kuyulann sayismi, adlatim, Mekke'de nerede 
bulunduklanni ve kimler tarafindan kazildiklarmi platan Ibn Ishak, 
sozlerini §oyle tamamlar: Zemzem'in suyu diger kiiyularinkine iistiin 
geldi. Cunku o, Mescid-i Haram'da bulunuyordu. ABica diger sulardan 
daha faziletli idi. O, Ibrahim ogfti Ismail 'in kuyusimur. C&kuyu vesile- 
siyle Abdu Menaf ogullan, f£urey§lilere ve'' tiger Afaplara kar§i oviin- 

sterdir. 





394 



IBN KESl 



Sahih-i Miislim'de, Ebu Zerr'in Miisliiman olu§undan soz edilirken, 
Rasulullah (s.a.v.)'in Zemzem hakkmda §oyle buyurdugu nakledilir: 

"Zemzem, beslenme yemegi ve hastahk §ifasidir." 

Ahmed b?Hanbel, Cabir'den, Rasulullah (s.a.v.)'m §oyle dedigini ri- 
vayet eder: 

"Zemzem suyu, hangi niyetle icilirse onun icin olur." 

Ibn Mape ile Hajtrim de boyle bir rivayette buhinarak Ibn Abbas 'in 
bir adama §oyle dedigini nakletmi§lerdir: 

"Zemzem suyunu icecegin zaman Ka'be'ye yonel, b.ajpiele c6k, 
icerkeh iic defa nefes al ve kana kanfcic. Ictikten sonra da Allah 'a hamd 
et. Ciinkii Rasulullah (s.a.v.) §Oyle buyurdu: 

"Bizimle miinafiklan birbirinden ayiran alamet §udur: Onlar, Zem- 
zem i?erken kaburgalannm aralanm doldurmaz (yani kana kana ic- 
mezler)." 

Abdulmuttalib 'in Zemzem hakkmda §oyle dedigi nakledilir: Anla- 
tildigma gore Abdulmuttalib §oyle demj§tir: "AJ|i||}im, Zemzem suyunu 
yikananlar icin helaj kilmiyorum^ma'icenler ipn hej.al ve miibah ol- 
sun." Eazi fikihcilar, bmiu Abdulimrttalip oglu Abbas'm jpyledigini ifa- 
de etiati§lers|^e gerc|ikte bu soz, Abdulmuttalib 'in kendisine gdttir. 
-Cunkii once l|e s soy lediiimiz gibi Zemzem kuyusunu, kapatildiktan son- 
ra y%niden kazan odu*. Dogrusunu Allah bilir. 

"Megazi" adh eserinde el-Umevi, Said b. Miiseyyeb'den rivayet etti 
ki, Zemzem kuyusunu yeniden kazarken* Abdulmuttalib §6yl§ demi§tir: 
"Ben, Zemzem'i jjfcananlara degil de icenlere helal ve miibah kihyo- 
rum." Ciinkii o, Zemzem suyunu iki havuza aktarmi§, birini icenlere, di- 
gerini de abdest alanlara tahsis etmi§tir. l§te o esnada: "Ben, Zemzem'i, 
yikananlara helal kilmiyorum." demi§tir ki Mescid-i Haram'i gusul yeri 
halite gelmekten kurtarmis. olsun. Dogrusunu Allah bilir. 

Sikayet, (hacilara su temin ve dagi|ma) i§ini hayati boyunca 
Abdulmuttalib yurutmiisttir.Vefatindan sonra bu i§, bir siire oglu Ebu 
Talib tarafmdan yerine getirilmi§ti. Ancak o, bu i§i yapmayi bazi yillar 
zaruret gefegi birakmi§tir. Bir ara karde§i Abbas'tan, ertesi Hac mevsi- 
mine kadar odemek iizere 10.000 dirhem bore almi§, bu paralan o sene 
sikayet i§ine sarfetmi§. Gueme zama-m gelince odeyememi§, karde§i Ab- 
bas'a §oyle demi§: "Gelecek seneye kadar bana 14.000 dirhem daha bore 
ver. Seneye, sana olan biitiin borcumu odeyecegim." Abbas dl, "Olur 
ama, odemezsen sikayet ismi bana birakman^gftiyla..." demi§, Ebu Ta- 
lib bu §arti kabul etmi§. Ertesi sene Abbas'a borcunu odeyemeyince si- 
kayet gorevini ona birakmi§. Ondan sonra bu gbrev, Abbas'a gecmi§. Ab- 
bas'tan sonra, Abdullah b. Abbas'a, ondan sonra Abdullah in oglu Ali'ye, 
ondan sonra Ali'nin oglu Davud'a, ondan sonra Ali'nin oglu Siileymanja 
gecmi§. Daha sonra bu gorevi Mansur devralmis., ama kendisi adm^ 





BUYUK ISLAM TAH«Hl 




395 



i§i yiiriitmekle kolesi Ebu Rezin' 
latir. * 



~t 



ABDULMUTTALIB 
ETMEYI ADAMASI 



I 

JB'IN, 



«1<° 



revlendirmi§. #mevubunu boyle an- 




OGULLARINDAN BIRiNi KURBj 



i ki: Anlatildigma gore Ab^dulmuttal3i r 




uyu- 



Ibn 
sunu a^arlferi Kurey§lilerden gordiigii eziyetten dolayl soyl'e bir adakta 
bulunfiiu§£tiPEger on oglum olur da bunlar, biiluga erip beni koruyabi- 
lecek giice eri§irlerse, onlardan birini Ka'be bniinde Allah icin kesip kur- 
•fcan edece|im." 

Haris, Ziibeyr, Hacel, Dirar, Mukawim, Ebu Leheb, Abbas, Hamza, 
Ebu Talib ve Abdullah adlannda on oglu oldu. Bunlann kendisini koi 
yabilecek giice eri§tiklerini anlaymca yanina topladi. Sonra bu adagini, 
onlara anlatti. Onlan, Allah'a verilen sozii yerine getirmeye davet etti. 
Onlar da babalannm bu istegine uyarak. "Bunu nasil yapahm dersin?" 
diye sordular. Abdiilmuttalib: "Her biriniz bir ok ahp uzerine adini yaz- 
sin. Yazdiktan sonra da bana getirsin." dedi.Oyle yaptilar. Oklari baba- 
larma verdiler. Abdiilmuttalib, onlan Ka'be'nin icindeki Hiibel putu- 
nun yanina gotiirdii. Ka'be'ye hediye edilen e§ya, o kuyuda toplanirdi. 
Hiibel'in yaninda yedi ok vardi. Araplarin diyet, neseb veya benzeri ko- 
nularda bir problemleri oldugu zaman gelip o oklari ceker, okun iizerin- 
de daha onceden yazili olan yasaklayia veya emredici ifad eye gore hare- 
ket ederlerdi. - 7 ~# 

Nihayet Abdiilmuttalib, Hiibel putunun yanina gelip ok^e) 
90k sevdigi kiiciik oglu Abdullah'm adinm yazili oldu^u u ' 



jpe, en 

Jcikti. 

Abdiilmuttalib, oglu Abdullah'm elini tutup bicagi eline aldsf. Sonra onli 

3mek iizere isaf ve Naile putlannm bulundugu tarafa gotiirdii. Ote 

Ian kendi meclislerinde oturmakta olan Kurgy§liler oraya gelerek, 

Abdiilmuttalib, ne yapmak istiyorsun?" diye sordular. O da, "Kese- 

cegim!" deyince Kurey§liler ve Abdullah'm karde§leri: "Vallahi onli, as- 

la kesmeyeceksin! Yoksa bu i§te kusurun sabit olur. Eger oglunu keser- 

bundan sonra herkes kendi oglunu kesmeyi adet haline getirir. Bu 

insanlar nasil kalabilirler?" 

:unus b. Biikeyr'in, Ibn ishak'tan rrv^yet ettjjjine gore kesilmek 

^iizere yere yatinlmis. olan Abdullah '1, babas^mn ayagminifaltindan cekip 

kurtjaran Abbas olmu§tur. Denilir ki, o esnada Abdiilmuttalib, Abbas 'm 

yiiziirie vurarak yaralamis, ve o yaramn izi, bliimiine kadar Abbas'm yii- 

ziinden silinmemi§ti. 

Sonra Kurey§liler, Abdiilmuttalib'e, Hicaz'da bulunan ve cincilik 
yapan falci bir kadina gitmesini ve bu problemin coziimiiiiu ona 
birakmasmi ^byleyip demi§ler ki: "Ona sorduktan sonra eger oglunu 





■I 



Kn 



¥ . 



396 








kesmen gerektigini soylerse kesersin. Baska bir fare gosterirse o yola gi- 
rersin. "Bunun uzerine Abdulmuttalib ve beraberindekiler yola koyu- 
lup Medine'ye gelirler. Secah adindaki falci kadini bulurlar. Yunus b. 
Bukeyr'in anlattigma gore kadm Hayber'deymi§. Bineklerine binip ora- 
ya varmi§lar. Abdulmuttalib, kendisiyle oglunun hikayesini ona anlat- 
mi§. Falci kadm: "Bugiin gidin, Cinim geldiginde kendisine sorar ve ge- 
rekeni sonra size soylerim." demi§. Onlar da yanindan aynlip cikmjslar. 
Qikarken de Abdulmuttalib, Allah'a yalvanp niyazda bulunmus. EHesi 
giin yanma gittiklerinde falci kadm, onlara: "Bana haber geldi. Sizde hi 
adamin diyeti (kan bedeli) ne kadardir?" diye sormus, onlar da, o zama 
na gore on deve oldugunu soylemi§ler. Bunun uzerine falci knin, onlara 
demis ki: "Memleketinize doniin. Sonra kurban edilecek adamimzla on 
deveyi bir araya getirin. Develerle onun uzerine ok cekin. Ok, eger kur- 
banlik adama cikarsa, Rabbinizi razi edinceye kadar develerin sayisim 
arttirm. Eger develere cikarsa, kurbanlik adamin yerine develeri kesin. 
Boylece Rabbiniz razi olur ve adammiz da kurtulur." 

Cikip Mekke'ye geldiler. Falci kadmin soylediklerini uygulamak 
icin bir araya geldiklerinde Abdulmuttalib kalkip Allah'a (laa etmeye 
ba§ladi. Sonra Abdullah ile on deveyi biraraya getirip ok cekn^ye ba§la- 
dilar. Cekilen ok, Abdullah'in aleyhine idi. On deve daha ekleyerek yine 
ok cektiler. Yine Abdullah'in aleyhine cikti. Onar onar ekleyip ok cekme- 
ye devam ettiler. Oklar, hep Abdullah'in aleyhine cikiyordu. Nihayet de- 
ve sayisi yiiz plunca ok, develere cikti. O anda Hiibel putunun yaninda 
dua etmekte olan Abdulmuttalib'e Kureysliler: "Tamam, bu i§ bitti ar- 
tik. Rabbin razi oldu ey Abdulmuttalib!" dediler. Rivayete gore o: "Ha- 
yir, iif defa daha ok cekecegiz." demi§. U9 defa daha fekmi^ler^ lier tie de- 
fasmda da oklar develere cikmis. Bunun uzerine develerin hepsi kurban 
edilmis. Onlardan yemek isteyenlerih hifbiri engellenmemi§. Ibn Hi- 
sam'm dedigine gore yirtici hayvanlann yemelerine dahi engel olunma- 
mi§. ?v f ^^, 

Ba§ka bir rivayete gore develerin sayisf *5 *OQ,'u bulunca ok, yine Ab- 
dullah'in aleyhine 9ikmi§. 100 tane daha ekleyip 200 etmi§ler, tekrar 
fektiklerinde ok, yine Abdullah'in aleyhine cikmi§. 100 tane daha ekle- 
yip 300 etmi§ler. Bu defa cektiklerinde ok, develere cikmis. ve bunu 
uzerine Abdulmuttalib te develeri kesmi§. 

Anlatilan bu iki rivayetten ilkidogrudur. Dogrusunu Allah daha iyi 
bilir. I 

Ibn Cerir 'in rivayetine gore, oglunu KaTae'de kesip kurfean etmeyi 
adayan bir kadm, Ibn Abbas'a gelerek duruma bir fare bulmasini 
istemi§, tbn Abbas 'ta ona, ogluna kar§ihk TOO deve kesip kurban etmesi- 
ni teklif etmi§ ve Abdujmuttalib'in kissasim anlatmis. Bu defa o kadm, 
Abdullah b. Omer'e gidip durumu anlatip bir fare bulmasini istemi§, 








d 



Abdullah b. Omer bir fetva verememi§, cekimser kalmi§. Nihayet bu me- 
sele o zaman Medine valisi olan Mervan b. Hakem'e anlatilmi§, O: "Ibn 
Abbas da, Abdullah b. Omer de isabetli fetva vermemi§ler." diyerek 
kadina, elinden geldigince hayir yapmasim, oglunu kesmemesini, deve 
de kesmemesini emretmi§. Halk, Mervan in bu karanni benimsemi§. 
Dogrusunu Allah bilir. 




i 



ABDULMUTTALIBlN, OGLU ABDULLAH!, VEHB 
EZ-ZUHRI'NiN KIZI AMINE ILE EVLENDIRMESI 






. 



Ibn Ishak dedi ki: Anlatildigma gore daha sonra Abdulmuttalib, og- 
lu Abdullah'm elinden tutarak oradan aynldi. Once Esed b. Abdiluzza b. 
Kusayy ogullan olan^eni Esed kabilesinden, Ummu Kattal kiinyesiyle 
bilinen bir kadmin yanina ugradi. Ka'be'nin yaninda duran bu kadm, 
Varaka b. Nevfel 'in kiz karde§iydi. Abdullah'm yuziine bakarak: "Ab- 
dullah, nereye gidiyorsun?" diye sordu. O da: "Babamla gidiyorum." de- 
yince kadin: "Senin kurtulman icin yiiz deve kurban edildi. Eger §u anda 
benimle yatip birle§irsen, ben de sana yiiz deve veririm!" dediyse de Ab- 
dullah: "Ben, babamla beraberim. Ona kar§i gelemem ve ondan aynla- ■ 
mam!" deyip kadinin istegini reddetti. Jjj ^^ 

Abdulmuttalib, daha sonra Abdullah '1 Vehb b. Abdu Menaf b. Ziibte 
b. Fihr'in yamna gbtiirdii. Vehb, o zaman Beni Ziihre kabilesiniri ya§£a 
ve §erefce biiyiigu idi. Abdulmuttalib, oglunu, onun kizi Amine ile evleji- 
dirdi. Amine, o zaman kavmindeki kadmlarm en iistiinii idi. 

Anlatildigma gore Abdullah, kendi mekamm ona miilk olarak ver- 
diginde Amine ile gerdege girdi. O gece Amine, Rasulullah (s.a.v.)'a ha- 
mile kaldi. Bundan sonra Abdullah, Amine 'nin yamndan cikip dim ken- 
dini ona sunan kadimn yanina gitti. Ona: "Sana ne oldu boyle? Dim be- 
nimle olmak isterken o istegi bu giin sende gbremiyorum?" diye sordu. 
Kadin: "Dun gordiigvim nuru bu gi^: sende goremiyorum. Artik sana ih- 
tiyacim yok!" 1 dedi. 

Bu kadm, IB^iyanligi secip dini kitaplarfc-ara§tiran karde§i Vara- 
ka'dan, bu ummetM bir peygamber cikacagmi duymus. ve o peygambe- 
rin de kendisinderaSagifia'smi arzu4ami§ti. Yiice Allah, o peygamberi en 



(1) Bu rivayetten acikfa anlatildigma goiijp kadin, Abdullah'la fuhus yapmak istemis, 
ama Abdullah oKji yanasmamis. Ertesigiin giiya Abdullah istedigi halde kadin ya- 
na§mamis. Gerekfe olarak da dim Abdullah'ta gordugii nur^bu giin goremeyisini 
ileri siirmus. Bunda, Abdullah'a bir su^ama vardir. Fuhsun da giiya yiizde goriilen 
niira ragbetten otiirii yapilmak istendigine dair bir felsefe yapilmaktadir! Oysa pey- 
gamberlik nuru, erkeklik orgamnin bir ifrazatl olmadigi gibi, yiizde goriilen bir par- 
lakhk da olamaz. Bu rivayetin, uydurma oldugu apk9a gorulmektedir. Bu, ovgii sek- 
linde yapilan bir yermedir. §unu da belirtelim ki o kadin, daha sonra gelerek Abdul- 
lah'la evlenme talebinde bulunmu§tur. (M. Abdiilvahid) 




§erefli unsurdan, en yiiksek kokten ye en giizel kaynak^an fikardi. Nite- 
kim bir ayet-i ket-imede §6yle buy$iiiilm$iktadir: &&■--■* 

"Allah peygamberligini nereye koyacagmi daha iyi Mlir." (d-Erifim,i24.) 
Hz. Peygamber'in dogumunu, ileride detayli olarak anlatacagiz. 
Beyhaki'nin, Muhammed b. Ishak'tan rivayetine gore Ummii Kat- 
tal, elden kacirdigi firsata yanarak §oyle bir §iir tereriniim etmi§|ir: 

"Her nerede olurlarsa, Ziihre ailesine dikkat et, 
Cocuga hamile olan Amine'den de gbzunii ayirma. 
Gerdege girince hidayet rehberi ve nur, 
Dogup onun oniine gecti... Biitiin halk, 
O hidayet rehberinin geli§ini beklemektedir, kilavuz, 
Olarak O, biitiin insanhga hakim olacaktir, Allah, 
Onu saf bir nurdan yaratti, onun nuru, uzerimizdeki, 
Karanhklari giderdi, bu, Rabbimizin sanatidir. 
Onu se?ip iistiin kildi, bir giin yiiriise de, dursa da, 
Kiifurlerinden sonra Mekkelilere dogru yolu gosterir. 
Bundan sonra da size orucu farz kilar" 1 





Ebu Bekr Muhammed b. Cafer b. Sehl el-Haraiti, Ibn Abbas'm soyle 
digini rivayet eder: Abdiilmuttalib, evlendirmek gayesiyle oglu Ab- 
ullah'i ahp yola koyuldu. Tebale halkmdan kahin bir kadma ugradi. 
u kadin, Yahudilige gecmis. olup kitaplarmi okumu§tu. Adi, Fatima 
binti Miirr el-Has'emiye idi. Abdullah'm yiiziindeki niibiivvet nurunu 
goriince ona: "Ey delikanli! Sana 100 deve verirsem beniBje hemen §u 
anda yatip beraber olur musun?" dedi. Abdullah, bu istegini kabul etme- 
yip §oyle dgdi: ^Harama girmektense oluriim daha iyi. Helala gelince 
onu gormiiyorum ki inceliyeyim. Istedigin i§i nasil yapabilirim?" 

- Bundan sonra Abdullah, babasiyla birlikte yola devam etti. Babasi 
onu, Ziihre ogullarmdan Abdu Menaf oglu Vehb'in kizi Amine ile evlen- 
dirdi. 

Amine'nin yamnda iic giin kaldi. Sonra, o kahin "kadmla birlikte ol- 
mak istedi. Yanina gitti. Kadin: "Benden sonra neler yaptm? djye sordu. 
Abdullah da evlendigini soyledi. I&hin kadm "Vallahi, ben fani§e degi- 
lim. Ancak senin yuziiride bir nur gbrmiis, ve o nurun bana gecmesini ar- 
zulami§tim. Fakat Allah, buna razi olmadi. Onu dileafgi j^re birakti." 
dedikten sonra §o^le bir §iir okudu: 



(1) Bu §iirin de asilsiz oldugu a9ik9a goriilmektedir. Ifade bozukliffiu ve konu basitligi 
vardir. tslam'm^jger prensipleri.dururken, ozel olarak ori^tan bahsedili§ sebebir 
anlayamiyoruir^tM- Abdiilvahid) 





"^^■I^^HP^HIWIB 





399 




U 



BUYUK ISLAM TARlHt' 



arlayan bir §im§ek gof diim, kara bulutlari aydinlatti. 
Dolunay gibi 9evresini i§iklandirdi, oviincun bana gelmesi, 
I?in onu arzuladim, fakmagi fakan herkes, ate§ ?ikaram^g. 
Allah iyin Ztihre ogullanmn kizi, senin elbiselerini, 
Soydu, ama senin bundan haberin olmadi." 



Kahin Fatima, bundan sonra da §oyle bir §iir okud 



"Ey Ha§im ogullari! Amine, karde§iniz Abdullah'in giiciinii aldi 

Gerdekte onunla miicadele etti, tipki sonmekte olan kandil gibi 

Yaga bulanmi§ bir fitili geride birakti. 

Her gen?, her dogurdugunu akilhhkla meydana getirmez, Her, 

Kaybettigini de agir davranma nedeniyle kaybetmez. 

Bir §eyi elde etmek istediginde glizellikle iste, bununla, 

Ugra§an iki giic, bu is, i?in sana yeter, ya sikilmi§ bir el, 

Ya da parmaklan a?ik bir el, bu is. i?in sana yeter. 

Amine, Abdullah'tan hamile kaldi, rahmine dii§en, 

Diinyada benzeri goriilmeyen bir oviin£ vesilesi idi." 

w 

Ebu Nuaym el-Hafiz, "Delailu'n-Niibuwe" adh kitabmda, Ibn Ab- 
bas 'in §oyle dedigini rivayet eder: Abdulmuttalib, kism bir kervanla Ye- 
men'e gelerek bir Yahudi bilginine ugradi ve ona §unlan anlatti: 

"Ehl-i Kitap'tan bir adam bana dedi ki: "Ey Abdulmuttalib! Senin 
vticudunun bir kismma bakmama izin verir misin?" Be|i de: "Bakacagin 
kisim, eger mahrem yerlerden degilse, bakabilirsin." dedim. Bunun iize- 
lam, burun deliklerimden birini a?arak i?ine bakti. SonJPfia dige- 
)'akti ve §6yTe-dedi; "Tamkhk ederim ki, senin bitffelinde hukiimdar-' 
hk, diger elinde peygamberlik vardir. Oysa biz, bu ikisinin Ziihre ogulla- 
rinda oldugunu biliyorduk. Bu nasil olur?" 

Ben dedim ki: — 

-Bilmem. H ' 

— Evli misin? -», 

— Hayir. §imdilik bekarim. * 

— Bu sefertDonu^unde, Ziihre ogullanndan bir kadmla evlen. 
Abdulmuttalib, Yemen seferinden doniince, Ziihre ogullanndan Ab- 

du Menaf oglu Vehb'in kizi Hale ile evlendi. Bu evlilikte% Hani^ ve Sa- 

re dogdu. 
Daha sonra Abdulmuttalib oglu Abdullah, Vehb'in kizi Amine ile ev- 
lendi. Bu evlilikten de Rasulullah (s. a. v:) dogdu. Abdullah, Amine ile ev- 
lendiginde Kurey§liler:-"Abdullah, babasi Abdulmuttalib 'i yendi ve ona 
iistiin geldi."-demi§lerdi. 





n: 










1 



ER'IN SIRE 



Cenab-i Allah buyurdu ki: "Allah, peygamberligini nereye birakaca- 
ini dahaiyi bilir." (ei-En'am.124.) ^^ 

Bizans Imparatoru Heraklius,llz. Peygamber'in bzelliklerini sorar- 
ken, "Onun soyu, aramzda nasil bir soy olarak bilinir?" diye sormu§, Ebu 
Siifyan da, "O, aramizda 50k yiiksek ve soylu biridir.'iii^e cevap vermi§- 
ti. Bunun iizerine Heraklius §oyle demi§ti: "Peygamberler, i§te boyledir- 
ler. Kavimleri ifinde yiiksek soydan gelirler. Asil koktfen ve kB&balik ai- 
leden gelirler." Allah'm salat ve selami onlann iizerine qjsun. 

Hz. Peygamber, diinya ve ahirette Adem ogullanmn efendisi ve 
oviinciidiir. Kasim'in ve ibrahim'in babasidir. Adi, Muhammed'dir, Ah- 
med'dir. Kiifrii silip goturmu§tur. Kendisinden sonra hicbir peygamber 
g%memi§tir, gelmeyecektir. Ahir zaman peygamberidir. Kiyamet, on- 
dan sonra kopacak ve insanlar, onun pe§i sira ha§r olunacak4*r. O, izin- 
de gidileq.bir liderdir. Tevbe, rahmet ve kahramifiihk peygamberidir. O, 
son peyg^mberdir. Fatih, Taha, Yasin ve Abdullah gibi adBn vardir. 
Beyhaki/Bazi alimlerin bunebevi isimlere ilaveler yaptiklanhi soyleye- 
rek §oyle der: Cenab-i Allah, Kur'an-i Kerim'de Hz.^Peygamber'i rasul, 
nebi, iimmi, §ahid, miijdeci, uyanci, Allah'a davet ediei, aydinhk sa?an 
kandil, §efkatli, merhametli ve hatirlatici gibi adlaf la adlandirmi§tir. 
Onu, rahmet, nimet ve hidayet rehberi kilmwjtir. 

Siret kismini tamamladiktan sonra apacagimiz bir boliimde Hz. 
eygamber'in isimleriyle ilgili hadisleri nakledecegiz. Bu konuda bir 
90k hadis rivayet edilmi§|ir. Bunlan derleme konusunda iki biiyiik ha- 
dis hafizi Ebu Bekir el-Bleyhaki ile Ebu'l-Kasim b. Asakir bnemli cah§- 
malar yapmi§lardir. Insanlar bu konuda miistakil eserler yazmi§lardir. 
Hatta bazilan, Hz. Peygamber i$in 1000 isim derlemeyi hedef edinmi§- 
tir. Tirmizi'nin siineni uzerine Arizatii'l-Ahvezi adh serhi rt^ zan, biir 
yiik fikihci Ebu Bekir b. Arabi el-Maliki, Hz. Peygamber 'iis^tmi§ dort 
ismini saymi§tir. 

Dogrusunu Allah bilijgftk^f| 

Hz. Peygamber, Abdirilah 'in ogludur. Abdullah, babasi Abdiilmut- 
talibln en kiigiik ogHudur. Ismail peygamberden sonra bogazlanmasi 
adanan ikindl kurbandir.Ama onu kurta?mak i?in yefnieflOO deve 



i 

— 











lrban edilmistir. Daha once bu konudan bahsetmi§tik. 

Ziihri dedi ki: Abdullah, Kurey§lilerin en yaki§ikhsiydi. Haris, Zii- 
beyr, Hamza, Dirar, Ebu Talib (asil adi Abdumenaf), Ebu Leheb (asil adi 
Abdii'1-Uzza) ve Mukarvim 'in karde§idir. Mukawim 'in asil adi ise, 
Abdu'l-Ka'be'dir. 

Bazilan Abdullah 'in karde§leri arasina, asil adi Mugire olan Hacl 
ile 90k cbmert bir insan olan Gaytmk'i da katmi§lardir. Gaydak'in asil 
adi ise, Nevfel'dir. Hacl oldugunu soyleyenler de olmu§tur. Biitiin bun- 
lar, Hz. Peygamber'in amcalandir. 

Halalan ise altidir: Erva, Berre, Umeyme, Safiye, Atike ve Ummii 
Hakim. Bu sonuncusunun asil adi Beyza'dir. In§aallah ileride bunlar- 
dan ayri ayri bahsedecegiz. Bunlann tamami, Abdiilmuttalib'in cocuk- 
laridir. Abdiilmuttalib'in asil adi §eybe'dir. 

Basmda beyazhk oldugundan dolayi kendisine bu ad verilmi§tir. 
Comerttiginden dolayi kendisine §eybetii'l-hamd da denilmistir. 

Kendisine Abdiilmuttalib admin verilmesinin sebebi ise sudur: 

Abdiilmuttalib'in babasi Ha§im, ticaret icin §am'a giderken Medi- 
ne'ye ugradiginda, orada kavminin reisi olan Amr b. Zeyd b. Lebid b. Hi- 
ram b. Hi das. b. Hjridaf b. Adiy h. JJ^ggcar el-Hazreci eiSfeccari'ye konuk 
oldu. Kizini begendi. Onunla evlenmeye talib oldu. Babasindaftistedi. 
Babasi da kizini, ken^^^jinda ikamet etmesi §artiyla onunla evlendir- 
di. Bazilanna gore ise, Medine'de dogum yajpaasi §artiyla kizim onunla 
evlendirdi. 

Ha§im, §am'dan donunce Medine'de gerdege girdi ve esmi ahp Mek 
ke'ye gotiirdii. E§i Selma hamile iken, tekrar ticari bir seyahate ciktigm- 
da pnu Medine'ye birakti. Kendisi §am'a gitti. Gazze'de oldu. Selma cfo- 
gurdugu ogluna, §eybe adini verdi. §eybe, Beni Neccar kabilesinden 
olan dayilarmin yaninda yedi yil siireyle ikamet etti. 

Sonra amcasi Muttalib b. Abdumenaf Medine'ye geldi. Annesinin 
haberi olmadan gizlice §eybe'yi ahp Mekke'ye gotiirdii. Mekkeliler, onu 
binek iistiinde gbnince: "§u beraberindeki de kim?" diye sordular. O, 
"Kolemdir." dedi. Onlar da gelip, "Hayirh olsun" dediler. Bunun uzerine 
§eybe'ye, Muttalib 'in kolesi anlammda, "Abdiilmuttalib" demeye ba§la- 
dilar. Boylece bu, onun me§hur ismi haline geldi. ^^^ WL^^K^ 

Kurey§liler arasmda yiikseldi, §eref ve itibar sahibi oldu. Reislik 
makamma yiikseldi. Kurey§lilerin diizenini sagladi. Muttalib'ten sonra 
hacilara yemek ve su temini gorevini iistlendi. Curhiimliiler tarafindan 
kapatihp o zamandan beri kapah duran Zemzem kuyusunu yeniden ac- 
ti. Kuyuda bulun^n iki altm geyigi ve iki altin kihci eritip, onlarla 
Ka'be'nin kapisim kapladi. Ka'be kapisim altinla kaplan ilk insan odur. 

Ibn Hi§am'a gore Hasim b. Abdumenaf in dort oglu, be§ de kizi vardi. 
Bunlarin Abdiilmuttalib, Ahu Esed, Nadle, Ebu Sayfi, Hayye, Halide, ' 

B. ISLAM TARlHl, C.2, F.26 




1 

f 













Rukiye, §ifa ve Zaife 
cuklariydi. Ha§im'in 
dograyrp tirid y^ptrj 



unu soyler. Bunlann tamami, Ha§im'in fo- 
il adi Amr'dir, Kitlik senelerinde ete ekmek 
aikina yedirdigi icin dograyici anlamma gelen 
Ha§im adiyla adlandinlmi§tir. Nitekim bir kasidesinde Matrud b. Ka'b 
el-Huzai §oyle demektedir (Bu kasidelerin, Abdullah'm babasi Za- 
ba'ri'ye ait oldugunu soyleyenler de'vardir.): 

"Ami^^ kendi halki icin tiride ekmek dogEaxdi. 
Mekreliler, o zaman ac ve zaif idi. 
Kis. ve yaz magpmlerinde ona kervanlar gelirdi*. 
Biwki mevsim kervanmi, adet haline koyan o idi." 

i" im ■ v<^mp t . - -*j • - 

Evet Kureys^iler icin^tf^'ve k^Tfcervanlari diizenlemeyi adet haline 
getiren ilic sahsiyet, Hasmrdir. BabasiMn en'bti'yuk dgluyduT'Taberinin 
anlattigma gore Ha§irru karde§i Abdu'§-§ems'le ikizdk. Dogum esna- 
smda once Ha§im diinyaya gelmi§, dogfajfken ayaklan Abdu'§-§ems'in 
ba§ina bitislfemi^. Dogum. .tamamlandigmda ayajdari, Abdii'§-§ems'in 
ba§aidan kopmu§. Kopunca da ikisi arasmda kan $kmi§. Bunun iizerine 
orada bulunanlar: "Bu seb§ple de bunlann evlatlan arasmda sava§lar 
olacaktir!" demi§lerdi. Nilekim hicri 133 senesinde Abbas ogullanyla 
Ume^ye ogullan arasmda savas. vuku f bulmu§tu. Ha§im ile Abdii'§- 
§ems'in/ucufflii'Oz'karde§leri Muttalib'fir. Muttalib', babasmm en kii- 
cuk~bgluydu. Anneleri, Miirre b. Hilal kizi''i¥£ike idi. I 

Dordiincii kard^leri, ^dece baba tarafmdan olaip. Nevfel idi. Bu- 
nun anasi, Amr el-Maziniye'nin kizi Vakide idi. Bunlar, babalanmn olii- 
miinden sonra kavimlerine liderlik yaptilar. Reislik makamim ele gecir- 
diler. Kendilerine 'Eman Olanlar' denilirdi. Ciinkii kavimleri olan Ku- 
rey§lilerin ticaret amaciyla ba§ka memleketlere gidebilmeleri icin, o 
memleketlerin hiikiimdarlarindan eman ve miisaade almi§lardi. Bu 
ciimleden olarak Ha§im, §a'm, Rum ve Gassan hiikiimdarlarindan; 
Abdu'§-§ems, Habes. hiikiimdan biiyiik neca§i'en; Nevfel kisralardan; 
Muttalib ise Himyer hiikiimdarlarindan eman ve miisaade almi§ti. 
§airin biri, haklannda §6yle demi§tir: ^M 




"Ey devesinin semerini ceviren adam, 
Abdumenaf ailesine konuk olsan olmaz 



M 



Babasmm vefatmdan sonra "hacilara yemek ve su temin etme 
gdrevi, Ha§im'in uhdesine gecti. Akrabalarmm* nesebi, ona ve karde§i 
Muttalib'e baglanir. Onlar, hem cahiliye dbneminde hem de Islamiyet 
doneminde birliktiler. Asia ayrilmadilar. Mekke'nin §i'b mahallesine 
beraberce girdiler. Ancak Abdii'§-§ems ile Nevfel onlardan ayrildilar 




1 



ie * I 







BUYUK ISLAM TARlHl 



Bu sebepledir ki, bir kasidesinde Ebu Talib s,oyle demi§tir: 



"Allah, bizden uzak olarak Abdu'§-§ems ile Nevfel'i, 
Fena bir §ekilde ve hemen cezalandirsin!" 






* 



•; 

Al 




kardester kadar, her biri ayn yerde vefat edenhir ba§ka karde§- 
ler^rhbu goriilmiis, degildir. Ciinkii Ha§im §am diyarifidaki Gazze 
§ehrimm, Abdii§-§ems Mekke'de; Nevfel Irak topragindaki Selman 
§ehrinde, Muttalib ise Yemen yolundaki Redman §ehrinde vefat etmi§- 
tir. Giizelliginden dolayi Muttalib 'e «Ay» denirdi. 

Has.im, Abdii'§-§ems, Nevfel ve Muttalib dort me§hur kardestir. 
Meshur olmayan be§inci bir karde§leri daha vardir ki kiiny^si Ebu Amr, 
adi da Abd idi. Adimn ash, Abdii'l-Kusayy idi. Insanlar dediler ki: Abd b. 
Kusayy gecip gitti. Halefi de yoktur. Ziibeyr b. Bekkar ile dfgerleri boyle 
dediler. _. . __ ^9 

Bu dort kardesm alti kiz karde§i vardir ki, adlari §oyledir: Tiimadir, 
ayye, Rayte, Kalabe, Ummii'l-Ahsem, Ummii Siifyan. 

Bunlar, hep Abdumenafin cocuklandirlar. Menaf, bir put adidir. 
Abdumenaf in asil adi, Mugire'dir. Bu zat, babasi hayattayken reislik 
makamma yiikseldi. §erefi, onu biiyiik makamlara ulas,tirdi. Bu babasi- 
mn en biiyiikoglu olan Abdiiddar'm karde§iydi. Daha once de belirtildi- 
gi gibi makamlan ona vasiyet etmi§ti. 

Abdu'1-Uzza, Abd, Berre ve Tahmiir. Bu karde§lerin anneleri, 
Hiibba bint Huleyl b. Hub§iyye b. Selul b. Ka^ b. Amr el-Huzai'dir. Hub- 
ba'nin babasi, Huzaa Meliklerinin sonuncusudur. Ka'be'nin idaresiyle 
ilgilenenler, onlardandir. ^^^^^ ^H^ffe* ^^ 

Bunlarin hepsi, Kusayy 'in evladidir. Kusayyin asil adi ZeycHir. 
Kendisine Kusayy denmesinin sebebi §udur: Babasinin oliimiinden 
sonra annesi, Rabia b. Hiram b. Uzre ile evlenmi§ti. Rabia, yeni evlendi- 
gi bu karisim kiiciik ogluyla birlikte ahp kendi memleketine gotuMniis,- 
tii. I§te bu sebeple Zeyd'e, Kusayy adi verildi. Buyuaugunde Mekke'ye 
dondii. Daginik Kureyshleri, ce§itli beldelerden toplayip biraraya getir- 
di, i§lerini diizene koydu, Huzaahlara Ka'be'den el cektirdi, onlan Mek- 
ke'den uzakla§tirdi, boylece hak yerini buldu. Kurey§lilerin tarti§ilmaz 
ba§kam oldu. Hacilara yemek ve su temin etme i§ini yiiriittii. Bu adeti 
cikaran ilk ki§i oldu. Ka'be'nin perdedarhgim, hizmet ve sancaktarhgini 
yiiriittii. Darii'n-Nedve'nin ba§inda bulundu. Bununla ilgili olarak §aii; a 
§6yle demi§: 

"Hayatima andolsun ki Kusayy, Toparlayici' olarak cagrihrdi. 
Onun vasitasiyla Allah, Fihr kabilelerini toplayip bir araya getirdi." 

Kusayy, Ziihre'nin karde§idir. Babalarmin adi, Kilab'dir. Kilab, 
Teym ve Yakza Ebu Mahzum'un karde§idir. Bu iicii de, Miirre'nin ogul- 







1 






i 



IBN KESlH 




laridir. Miirre ise, Adi#y, ve Husays'in karde§idir. 

Bunlann tamami, Ka'b'in ogullandir. KalD, her cuma giiriu 
hitapta bulunarak H*r Muhammed (s.a.v.)'in peygamber olarak 
gonderilecegini miijdeleyendir. Daha once de belirttigimiz gibi bu ffonu- 
da §iirler okiirdu. Ka'b'in, Amir, Same, Huzeyme, Sa'd, Haris ve Avf 
adinda alti karde§i vardi. Bu yedisi, Lueyy'in ogullanydilar. Liieyy, 
Teymu'l-OEdrem'in karde§iydi. Bu ikisi, Galib'in ogullanydilar. Galib, 
Haris ileMuharib'in karde§idir. Bu iicii de, Fihr 'in ogullandir. Fihr, Ha- 
ris 'in karde§idir. Bu ikisi de Malik 'in ogullandir. Malik, Salt ile Yah- 
lud'un karde§idir. Daha once de aciklandigi gibi bunlar, dogru.goriise 
gore Kurey§lilerin diizenlerini elinde tutan Nadr'in ogullaridirlar. 
Nadr'in, Malik, MMkan, Abdumenat adinda karde§leri vardi. Hepsi de 
Kftiane'nin ogullandir. Kinane ise, Esed, Esde ve Hevn'in karde§idir. 
Bunlann tamami, Hiizeyme'nin ogullandir ki o da Hiizeyl'in karde§idir. 
Kinane ile HiizeyL Miidrike'nin ogullandir. Miidrike'nin asn adi, Amr 
olup Tabiha ile Ksfeiajg M gkardesidir. Tabiha'nin asil adi, Amir'dir. Bun- 
lann iicii de, Ilyas'in Ggu8»i|jljr. Ilyas, Aylan'in karde§idir. Kays kabile- 
si, Aylan'in cocuklandir. Ilyas ile Aylan, Rabia'nin karde§i Mudar'in 
ogullandir. Buniara, ^Asmail ogullanndan iki salih" denir. Bunlann 
karde§leri,<Enmar ile lyad, Yemen^yerle§BSi§lerdir. Bu dort karde§, Ni- 
zar'in ogullandir. Nizar ise, KirolS'nin Hicazi ve Adnani oldugunu soy- 
leyenlere gore Kudaa'nin karde§idir. Bununla ilgili aciklama, daha once 
verilmi§tir. Bunlann ikisi de Mlmd . j|| Adnan'in ogullandir. ^ l - 

Anjattigimiz bujf^ kuuigu ujgtij^e alimler ihtilaf etmemis.]|jrdir. 
Hicaz'daki biitiin Arap kabileleri, bu soya dayamr. Bu sebepledir ki, Ibn 
Abbas ile digerleri, "Ey Muhammed! De ki: 'Ben sizden risaletiinii 
tebligi icin akrabahkta sevgiden ba§ka bir iicret istemem." (e9-§<irfi, 23.: 
ayet-i kerimesi hakkinda §oyle demi§lerdir: 

"Kureys/kabilesinin hie bir batni yok ki Rasulullah (s.a.v.)'in onlarla 
soy baglantisi olmasin." " 

Ibn Abbas (r.a.), dogru sbylemi§tir. Onun soylediklerine ben de §unu 
ekliyorum: Abnani Arap kabilelerinin tumii, Rasulullah'a baba tarafin- 
dan baglanir. Aynca cogu, ana tarafmdan da ona baglanir. Nitekim 
Rasulullah'in ana ve neneleriyle baba ve dedelerinin ana ve babalan 
hakkinda Muhammed b. Ishak ile 'digerleri genis, aciklamalarda bulun- 
mu§lardir. Yer miisait olmadigi icin burada o aciklamalan aktarmaya 
gerek gormiiyoruz. Merhum Ibn Ishak ile Hafiz Ibn Asakir boyle demi§- 
lerdir. 

Adnan'in hal terciimesinden ve hakkinda Soy lenerilerden bahset- 
mi§tik. Hz. Ismail ile kendisi arasinda kac baba gecmis. oldugu hususun- 
da ihtilaf edilmis, olsa bile, Hz. Ismail 'in soyundan geldigihin kesin oldu- 
gunu bildirmi§tik. Daha onceki sayfalarda, bu konuda ileri siiriilen ka- 

■ H * 




BUYUK ISLAM TARlHt 405 

♦ 
villeri aktarmi§tik. Dogruyu en iyi bilen Allah'tir. Buraya kadar anlati- 

lan soy kuiugunun Adnari4le Adem (a.s.) arasinda kalan kismn^^a an- 

latmi§tik. Ebu'l- Abbas en-Na§i'nin bu konuyu i?eren kasidesini !■ nak- 

letnti§tik. 

Biitun bu anlattiklarimiz Hicaz Araplariyla ilgili haberlerdi. 
Hamd, Allah'a mahsustur. 

Merhum Ebu Cafer b. Cerir (et-Taben), tarihinin bas, kisminda bu 
konuda geni§, yararh ve giizel a^iklamalarda bulunur. 

Hz. Peygamber'in minber lizerinde hutbe irad ederken kendisinin, 
Adnan'in soyundan geldigini soyledigine dair bir hadis nakledilmi§tir. 
Ama bu hadisin, sahih olup olmadigini Allah bilir. Nitekim Hafiz Ebu 
Bekr el-Beyhaki, Ebu Bekir b. Abdurrahman b. Haris b. Hi§am'm §oyle 
dedigini rivayet eder: Kindfeli bazi adamlarin, Hz. Peygamber'le kendi- 
leri arasinda neseb (soy) bagi bulundugunu soylediklerine ili§kin bir ha- 
ber Rasulullah' a ula§ti. Buhun uzerine kendileri §oyle buyurdular: "Bu- 
nu, ancak Abbas ile Ebu Siifyan b. Harb soylemi§ler ve buna inanmi§lar- 
dir. Biz babalanmizi inkar etmiyoruz. Biz Nadr b. Kinane ogullanyiz." 

Bir defasinda hutbe irad ederken Hz. Peygamber §6yle buyurmu§- 
tu: "Ben, Muhammed b. Abdullah b. Abdullmuttalib b. Ha§im b. 
Abdumenaf b. Kusayy b. Kilab b. Miirre b. Ka'b b. Liieyy b. Galib b. Fihr 
b. Malik b. Nadr b. Kinane b. Huzeyme b. Miidrike b. Ilyas b. Mudar b. 
Nizar'im! Insanlar iki gruba aynlmi§sa, -Allah beni o iki grubun en iyisi- 
ne mensup kilmi§tir. Annem ve babam, beni diinyaya getirdiler. Cahili- 
"yet fucurundan hi^bir §ey bana bula§madi. Ben, nikah (li Bir evlilik)ten 
dogdum. Flortten (nikahsiz Birle§me, zina) dogmadim. Taa Adem'den 
anne ve babama vanncaya kadar, hem ki§iligim hem de babam itibariy- 
le ben sizin en hayirlnnzim." 

Bu, garib bir hadistir. Sadece Kaddami tarafindan rivayet edilmi§ 
olup zayiftir. 

"Ben nikah (h bir evlilik)ten dogdum. Florten dogmadim." hadisi d 
bu babtandir. 

"Andolsun ki, size i^inizden bir peygamber gelmi§tir." (et-Tevbe, l 

Bu ayet-i kerimeyle ilgili olarak Ebu Cafer el-Bakir §6yle demi§ti* 
"Rasulullah (s.a.v.)'a cahiliyet dogumlarmdan hi^bir §ey bula§mami§- 
tir." Beyhaki'nin rivayetine gore Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyurmu§tur: 

"Aljah,- beni nTkah tan gikarai. Flortten (nikahsiz birle§me, zina) <p.- 
karmadi." 

Ibn Adiyy de bu hadisi mevsul olarak rivayet ederek §oyle demi§tir: 
Muhammed b. Ebu Amr el-Adem el Mekki, Hz. Peygamber'in §oyle bu- 
yurdugunu s%lemi§tir: ; 

«Ben nikah (h bir evlilik) ten dogdunt: Flort neticesinde Wgmuj 
degilim. Bu, Adem'den beri anne ve babamin beni dogurdugu zamarit 



i de 

28.) 




anne 







kadar boyle olmu§tur. Cahiliye devri flortiinden hi?bir §ey bana bula§- 
mami§tir.» 

Husjym, Ibn Abbas 'tan rivayet etti ki, Resulullah (s.a.v.) §oyle bu- 
yurdu: «|fen, cahiliyet ehli nikahindan degil, ancak Islam nikahi gibi bir 
nikaha dayali bir evlilikten dogdum.» Bu da garib hadislerdendir. 

Benzer bir Kadis, Hz. Ai§e'den de rivajet edilmi§tir: "Ve secdekarlar 
i?inde dola§mam..." (e5-§uar&, 219.) ayet-i kerimesiyle ilgili olarak Ibn Ab- 
bas (r.a.) §oyle demi§tir: "Hz. Muhammed'in nuru, aralannda peygam- 
berlerinde bulundugu ku§aktan ku§aga ge?ti. NihaJetTkendisi, bir pey- 
gamber olarak dogdu." 

Muhammed b. Sa'd'm rivayetine gbrg Hi§am b. Muhammed el- 
Kelbi, babasimn §oyle dedigini nakletmi§tir: "Hz. Peygamber'in anasin- 
dan ba§layarak 500. nenesine kadar ana tarafinin isimlerini yazdim. O 
kadmlar arasinda facire ve*'eahiliye. devri pisliklerine bula§mis. birinin 
adina rastlamadim." 

Ebu Hiireyre tagafmdan rivayet edilen ve Sahih-i Buhari'de de yer 
alan bir hadiste, Hz. Peygamber §oyle buyurmu§tur: 

'Adem offlillarinin en hayirli ku§aklan arasmdan ge?ip geldim. Ni- 
hayet ifinde bulundugum ku§akta j^ize r gbnderildim)." 

Vasile b. Eska tarafmdan rivayi| edilen vgsSal&h-i Mfslim'de de yer 
alan bir hadiste, Hz. Peygamber §6lfle buyurmu§tur: 

"Cenab-i Allah, ibrahim'in ogullan arasmdan ismaili se?ti. Ismail 
ogullan arasmdan da Bjlni Kinane (kabilesi)ni se?ti. Beni Kinane ara- 
smdan da Kurey§lileii|^5ti. Kurey§liler arasmdan Ha§im ogullarmi, 
Ha§im ogullan arasmdan da beni se$ti." .^^B 

Ahmed b. Hanbel, Abbas (r.a.)'m §oyle dedigini rivayet eder: "Halkin 
bazi sozleri, Hz. Peygamber e ula§ti. Bunun uzerine minbere cikip "Ben 
kimim?" diye sordu. Onlar da, "Sen Allah in rasuliisun." dediler. Buyur- 
du ki: "Ben; ilbdumiuttalib oglu Abdullah in oglu Muhammed 'im. Allah 
halki yaratti. Beni, yaratiklannin en iyileri arasma katti. Onlari iki kis- 
ma ayirdi.. Beni, en hayirli kisma koydu. Kabileleri yaratti.. Beni en ha- 
yirli kabileye mensup kildi. Onlari evler (aileler) olarak boldii.. Beni en 
hayirli evden (aileden) kildi. Ki§ilik ve ailece ben, sizin en hayirlmizim." 

Yakub b. Siifyan, Abbas b. Abdiilmuttalib 'in §oyle dedigini rivayet 
eder: "Dedim ki, Ya Rasulallah, Kureysjiler birbirlerini gtileryiizle kar- 
§ihyorlar. Ama bizimle kar§ila§tiklannda, birbirlerine baktiklan yviz- 
den ba§ka bir yiizle bize bakiyorlar." 

Benim boyle demem uzerine Rasululhah (s.a.v.) cok ofkelendi, sonra 
da §6yle dedi: 

"Muhammed'in nefsi elinde bulunan (Allah)'a yemin ederim ki, bir 
actam, sizi Allah ve Resulii i?in sevmedikfe onun kalbine iman girmez.!" 

Dedim ki: 'Ya Rasulallah! Kureys^ler oturup kendi asaletlerjnden 



bahsettiler de seni, copliikteki bir hurma agacina benzettiler.' 
Bunun iizerine Rasulullah §oyle buyurdu: 

"Cenab-i Allah, insanlari yarattigi zaman beni, onlarm en hayirfilan 
arasina katti. Sonra onlan, kabilelere boldii. Beni, onlarin en hayirli ka- 
bilesine katti. Sonra aileleri meydana getirdiginde beni onlarin en ha- 
yirli ailesinden kildi. Ben, ki§ilik ve aile bakimmdan sizin en hayirhni- 
zim. ' * 

Yakub b. Siifyan, Ibn Abbas'in §oyle dedigini rivayet etti: Rasulullah 
(s.a.v.) buyurdu ki:"Cenab-i Allah, halki iki kisma ayirdi. Beni, onlarin 
en hayirhsmdan kildi. Ashab-i yemin ile ashab-i §imal ayetinden kaste- 
dilen mana da budur. Ben, ashab-i yemindenim. Ve ben, ashab-i yemi- 
nin de en hayirhsiyim. Sonra o iki kismi, iicer gruba ayirdi.. Ben, o hayir-, 
h kismm iic grubu icerisinde en hayirhsmdamm. Ashab-i meymene, sa- 
bikun es-sabikun ayetinden kast edilen mana da budur. Ben, iyilikte 
one gecenlerdenim ve onlarin da en hayirhsiyim. Sonra Cenab-i Allah, o 
iicer grubu kabilelere ayirdi. Beni, en hayirli kabileden kildi. "Sizi mil- 
letler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tamyasmiz. §iip- 
hesiz, Allah katmda en degerljniz, O'na kar§i gelmekten en 90k sakma- 
mzdir. Allah Alimdir, Habir'dir. (el-HucuVat, 13.) ayet-i kerimesinden kaste- 
dileiynana da budur. Oviinmek olmasin ama ben, Allah katmda Adem 
ogullannin en degerlisi ve en takvahsiyim! Sonra yiice Allah, kabileleri 
ailelere ayirdi.. Beni en hayirli aile den kildi. "Ey Peygamber ailesi! §iip- 
hesiz All^i sizden kusuru giderip sizi^tertemiz yapmak ijster." (ei-Ahzab, 
33.) ayet-i*erimesinden kastedilen mana da budur. Ben ve aile halkim, 
giinahlardan armdinlmi§izdir." 

Bu hadiste gariblik ve miinkerlik vardir. 

Beyhaki, Ibn Omerin §oyle dedigini rivayet etmi§tir: "Hz. Peygam- 
ber 'in fevresinde oturmaktaydik. Ona bir kadm geldi. Oradakiler; 'Bu, 
Rasulullah 'in kizidir.' dediler. Ebu Siifyan 'in: "Ha§im ogullan arasinda 
Muhammed, cirkef ortasmdaki reyhan gifeajiir." soziinii duyan bir ka- 
dm, ko§arak sozii Rasulullah'a ula§tirdi. r O da -ofkeli oldugu yiiziinden 
anfa§ihyordu- §oyle buyurdu: "Cenab-i Allah, gokleri yedi kat olarak ya- 
raWi. Bu yedi katin en yiiksegini se?ti. Yaratiklanndan diledigini oraya 
yerle§tirdi. Sonra mahlukati yaratti. Mahlukattan da Adem ogullanni 
secti. Adem ogullanndan Araplan, Araplardan Mudarhlan, Mudarh- 
lardan Kurey§lileri, Kurey§lilerden Ha§im ogullarim, Ha§im ogullann- 
dan da beni se?ti. Ben, seckinlerin se?kiniyim. Her kim Araplan sever- 
se, beni sevmi§tir. Her kim onlara kizarsa, bana kizmi§tir!" 

Bu hadis de gariptir. 

Sahih bir hadiste belirtildigine gore Rasulullah (s.a.v.) §oyle buyur- 
mu§tur: _ 

"Ovuhmek olmasin ama, kiyamet giiniinde' ben, Adem ogullannin 






408 




E 



| 




.efendisiyim." 

Hakim ve Beyhaki, Hz. Ai§e'den 
(s.a.v.)'in soyle buyurdugunu soylediler: 

"Cebrail bana dedi ki: Yeryuziinu batisindan dogusuna kadar 
dolastim. Muhammed'den daha iistnn bir adam bulamadim. Yine yer* 
yiiziinii batisindan dogusuna kadar dolastom.. Hasim ogullanndan da- 
ha iistiin bir aile bulamadim." ^.^i^^B 

Hanz Beyhaki dedi ki: Bu hadislerin ravileri arasinda her ne kadar 
kendisine guvenilmeyecek kimseler varsa da, manalan birbirini dogru- 
lamakta ve hepsinin manasi da Vasile b. Eska'mn hadisine dayanmak- 

Ebu Talib'in, Hz. Peygamber'i overek soyle dedigini soyierim: 

"Kureyshler, bir giin oviinmek icin toplanirlarsa, onlarin sirdasi ve 
samimi adami Abdumenaftir. Abdumgfeaf ailesinde esraf varsa, Hasim 
ogullannda da bteden beri esraf vardir. Giiniin birinde Hasimiler ovii- 
niirlerse, Muhammed Mustafa onlarin sirdasi ve degerli sahsiyetidir. 
Kuwetlisiyle zayinyla Kureyshler bize saldirdi, ama bize galib olamadi- 
lar. Diisleri de bosa cikti. Egik boyunlanjKiusmanlari vurdugynda biz, 
haksizhga dayanamayiz. O boyunlan dogrulturuz, Oteden beri biz boy- 
leyizdir. Her zorlu giinde oylelerini koruruz. Onlara tas atanlara kar§i- 
•hk veririz. Kuru dallar bizimle yeserdi, bizim verdigimiz destekle dalla- 
ra su yuruau, kokler gelisti." ^L___J 

Ebii's-Seken Zekeriyya b. Yahya et-Tai kendisine nisbet edilen 
meshur ciiziinde soyle demistir: Omer b. Ebi Zuhr b. Husayn, Hureym b. 
vs'in soyle dedigini bana anlatti: 

Hicret edip Medine'ye gitt&kv Tebiik donusun^, RasuluUflh 
(s.a.v.)'in yanma vardim, Miisliiman oldum. O esnada AbbaSb. 
Abdiilmuttalib 'in, 'Ya Rasulallah seni ovmek istiyorum." dedigini ilfit- 
tim. O da soyle buyurdu: "Soyle, Aijah senin agzini miihiirlemesin." Bu- 
nun uzerine Abbas, su siiri okumlya basladi: 

"Daha once golgelerde ve iistii yapraklarla ortiilii istirahat mahal- 
linde (Cennet'te) idin. Sonra Diinya ya indin. Sen heniiz bir beser, kan 
pihtisi veya bir et parcasi degilken atan Nuh'un sulbiinden geaiye bin- 
din. Gemidekileri bogulma tutmustu. Sen^dededen babaya intiKal edip 
geldin. Kusaktan kusaga gecip geldin, N&iyet Hffidef-i Alya'daki 1 yiik- 
sek evinde diinyaya geldin. O evin altin^ seni bvenler vardir. Sen do- 
gunca yeryiizii aydinlandi, ufuklar senin nurunla i§iklandi. Bu aydinhk 
ve nur ile hidayet?yolunda bizler yanmaktayiz." 

Bu siirin, Hassan b. Sabit'e ait olduguna iliskin bir rivayet de var- 
dir. 









P 












BUYUK ISLAM TARlHl 





Hafiz Ibn Asakir, Ibn Abbas 'in §6yle dedigini rivayet etmi§tir: 
Rasuhillah (s.a.v.)'a sorarak dedim ki: "Anam babam sana feda olsun Ya 
Rasulallah, Cennet'te sen ve Adem nerelerde bulunacaksiniz?" Bu so- 
rum uzerine osce -azi di§leri goriinecek kadar- giiliimsedi, sonra da §oy- 
le buyurdu: "Ben, Adem'in sulbiindeydim. Atam Nuh'un sulbiindeyken 
gemiye bindirilmis, oldum. Atam ibrahim'in sulbiindeyken onunla bir- 
likte ate§e atilmis. oldum. Anne ve babam asla gayr-i me§ru iliski kur- 
mami§lardir. Cenab-i Allah, beni hep asil sulblerden temiz ve iffetli ra- 
himlere intikal eftirmi§tir. Insanlar, iki grup olarak ele almacak olursa 
ben, mutlaka o gruplarm en hayirhsindamm.Cenab-i Allah, benden 
peygamberlik sozii ve Islamiyet taahhiidii aldi. Tevrat ve Incil'de ben- 
den soz etti. Benim sifatlanmi, her peygambere anlatti. Yeryiizii benim 
nurumla, bulutlar da benim yiiziimle aydmlamr.€l*bbim, bana kitabini 
ogretti. Semalarinda §erefimi arttirdi. Kendi isimlerinlien birini bana 
verdi. Ar§'m sahibi Mahmud (8viilmu§) dur. Ben de Munammed ve Ah- 
led'im. Bana, Kevserjgtvuzunu verecegini ve ilk §efaat eden ile §efaati 
ilk once kabul edile'cSplt olanm ben olacagimi va'detti. Sonra iimmetim 
icin beni, en hayirh cagda peygamber olarakjjonderdi. Allah'a cok^hamd 
eden, iyiligi emredip kotjiliikten sakindiranlar var ya, is^ benim 
tim onlardir." 

Ibn Atfbas, Hassan b. Sabit 'in Hz. Peygamber hakkinda §( 
ir soyledigini ifade eder: 

"Daha qjaceleri golgelerde ve iistii yapraklarla ortiilii istirahat ma- 
hallinde (Cennet'te) idin. Sen, heniiz beser, kan pihtisi veya bir et parca- 
si degilken (diinyaya gelmemi§ken) dahi atalarinin sulbiindeyken 
Nuh'la beraber gemiye bindin. Ba§kalan ve Nuh ailesi, bogulma ile kar- 
§ilai?ti. Ku§aktan ku§aga ve atalann sulbiinden analann rahm^ne inti- 
kal ederek geldin diinyaya." 

Onun snri uzerine Rasulullah (s.a.v.); "Allah, Hassan'a rahmet et- 
sin." buyurdu. Bunun uzerine Hz. Ali de; "Ka'be'nin Rabbine andolsun 
ki Hassan in Cennet'e girmesi kesinlik kazandi." dedi. Hafiz Ibn Asakir, 
bu hadisin cidden garib oldugunu soylemi§tir. Ben de cidden miinker bir 
hadis oldugunu soyluyorum. ^ 

"e§-§ifa" adli kitabinda Kadi Iyaz §oyle der: "Kur'an-i Kerrm'den on- 
ceki kitaplarda gecen^Kpeygambere miijdelenen 'Ahmed' adina gelince 
Cenab-i Allah, kendi hiSigetinin bir geregi olarak Rasjglullah'tan ba§ka- 
simn o ismi almasmiv^je»an once bir kimsenin 'Ahiied' achy la caginl- 
masini menetmi§t5*icr ? kalbi zayif kimselerin icine §iiphe dii§mesin ve 
Allah Rasuliinii ba§kalanyla kan§tirm#sinlar. 

Muhammed kelimesixle boyledir. "Muhammed adinda bir peygam- 

gelecek..." haberi yayilincaya ve Rasulullah'in dogumyrvBi kisa 
ire oncesine kadar ne Araplaman ne da basKalanndan IKgbir ffflhse bu 













r£ 



ismi almami§ti. Ancak mezkur haberin yayilmasmdan sonra ve 
Rasulullah'm dggumuna yakin ^ir zamanda, gelmesi beklenen peygam- 
berin kendi ogullan olmasi umuduyla Araplardan bazi kimseler, ogulla- 
rina Muhammed adim vermi§lerdi. Ve Allah, peygamberligini nereye 
(kime) birakacagini daha iyi bilir. 

Rasulullah (s.a.v.)'dan once Muhammed adim alanlar §unlardir: 

1- Muhammed b. Uheyha b. Ciilah el-Evsi. 

2- Muhammed b. Mesleme el-Ensari 

3- Muhammed b. Berra el-Berki 1 1 . 

4- Muhammed b. Siifyan b. Miica§i 

5- Muhammed b. Humran el-Cu'fl 

6- Muhammed b. Huzai es-Siilemi. 

Bu alti ki§iden ba§ka Muhammed adim alan ba§kasi yoktur 
Ilk olarak Muhammed adini alan §ahsin, Muhammed b. Siifyan b. 

Miica§i oldugii soylenmektedir. Yemenlilerse, Esd kabllesinderf Mu- 
hammed b. Yuhmud oldugunu soylemi§lerdir. 

Sonra Cenab-i Allah, bu adi alanlann, peygamberlik iddiasinda bu- 
lunmalarini veya bunlardan birinin peygamber oldugunun ba§kalan 
tarafindan ileri siiriilmesini menetmi§tir. Hz. Peygamber 'in nubiiweti- 
ni tarti§ilmaz derecede isbatlayan iki vasfi goruliinceye kadar da, Mu- 
hammed adh diger §ahislarda peygamberlik intibai verfccek bir duru- 
mun zuhur etmesini engellemi^tir." 1 





i Kadi lyaz, e§-§ifa, s. 190. (Osmanh baskisi J 







\ 





RASULULLAH (S.A.V.)'IN DOGU 



Allah'in salat-ii selami uzerine olsun H?. Peygamber, pazartesi gii- 
nii dogmu§tur. Sahih-i Miislim'de yer alan Ebu Katade'nin rijfeyetine 
gore bir Arab: "Ya Rasulallah, pazartesi giinii tutulan oruc hakkmda ne 
buyurursunuz?" diye sormu§, o da "O gun, benim dogdugum ve vahyin 
bana indirildigi giindiir." diye dlvab vermi§. 

Ahmed b. Hanbel, Ibn Abbas 'in §oyle dedigini rivayet etmi§tir: " 
Rasulullah (s.a.v.), pazartesi giinii dogmu§, pazartesi giinii peygamber 
olmu§, pazartesi giinii Mekke'den hicrete ba§lami§, pazartesi giinii Me- 
dine'ye vararak hicretini tamamlami§, pazartesi giinii vejiat etmi§, Ha- 
cer-i Esved'i de pazartesi giinii kaldirip yerine koymu§tur." 

Ibn Lehia'nm rivayetine gore yukandaki hadlse §u ifade de ilave 
edilmi§tir: "el-Maide suresindeki 'Bugiin dininizi size tamamladim.' 
ayet-i kerimesi, paz^pfesi giinii nazil olmu§tur." 

Musa b. Daffed'dan gelen bir rivayett4fcj||pridaki hadise §u ifade de 
eklenmi§tir: "Bedir hadisesi, pazartesi giinii vuku bulmu§tur." Yezid b. 
Habip de boyle diyenlerdendir ki, bu gercekten miinker bir rivayettir. 
Zira Ibn Asakir demis, ki: "Bedir sava§i ve 'Bugiin diniriizij 
tamamladim." ayetinin nuzulii^ euma giiniinde olmu§tur." Ibn Asakir 'in 
bu sozii dogrudur. Rasulullah'm pazartesi giinii dogmus. oMugu husu- 
sunda ihtilaf; yoktur* Rebiyiilevvel ayinin onyedisinde, cuma giinii dog- 
dugunu soyleyenler hata etmi§lerdir. Onlann bu sozii, dogru olmaktan 
k uzaktir. Cumhur-u ulemaya gore Rasulullah (s.a.v.)'in dogumu, 
rebiyiilevvel ayinda olmu§tur. Kimine gore ikinci gece dogmustur. "el- 
tiab" adh eserinde Ibn Abdi'1-Berr, boyle demi§tir. Vakidifle Ebu Ma- 
imer Niiceyh d. Abdurrahman el-Medeni'den boyle bir rivayette bulun- 
mu§tur. Kimine gore rebiyiilevvel aymin sekizinde dogmu§tur. Hu- 
meydx,, Ibn Hazm'dan boyle bir nakilde bulunmustur. Ciibeyr b. 
Mut'im'den de bu d#grultuda bir rivayet varid olmupur. ibn Abdi'l- 
Berr; tarihcilerin bu goru§u dogruladiklanni, biiyiik Hanz Muhammed 
b. Musa el-Havarizmi'nin de buna kesin gozle baktigmi nakletmi§tir. 
"et-Tenvir fi Mevlidi'l-Be§iri'n-Nezir" sfdh kitabinda Hafiz Ebii'l-Hitap 
b. Dihye de bu goru§u benimsemi§tir. ibn Dihye'nih kitabinda fSklettigi 
ir gdrii§e gore Rasulullah (s.a.v.), rebiyiilevvel ayimn onunda dogmu§- 






f 



m 




tur. Ibn Ishak'in esas alip temel kabul ettigi gOrii§e gore, Rebiiilewel 
kyinin onikisinde dogmu§tur. Ibn Ebi §eybe'de "Musannef ' adh^serin- 
le naklettigi bir rivayette Cabir ile Ibn Abbas'm §oyle dediklerini soyle- 
mi§tir: 

"Rasulullah (s.a.V.) fil senesinde, Rebiyiilevvel ayimn onikisinde, 
pazartesi giinii dogmus^ur. Pazartesi giinii peyganiber olmu§, pazartesi 
giinii miraca 9ikmi§, pazartesi giinii hicret etmis. ve pazartesi giinii vefat 
etmi§tir." Cumhur-u ulema nazarmda me§hur olan goriis. budur. 
Dogruyu, ; en iyi bilen Allah'tiy. 

Ibn Dihye'nin bazi §iilerden naklettigine gore kimileri,iBasulullah 
(s.a.v. )'in, rebiyiilevvel aymm onyedisinde dogdugum»soylemi§lerdir. 
Kimine gOre de rebiyiilevvel ayinm bitimine sekiz gun kala dogmu§tur. 
Bu goru§u Ibn Dihye, ibn Hazm'dltn nakletmisjtir. Humeydi'nin de ken- 
disindeji naklettigi- gibi, Ibn Hazm'den gelen birinci gorii§e gore 
RasulgllaK|(s.a.v.), rebiyiilevvel ayinii sekizinde dogmu§tur. Dogru 
olan gdf ii§ fe budur Sbn Hazm'den gelfin ikinci gorii§e gore Rasulullah 
(s.a.v.), ramazan ayg^a dogmugtur. Bunu, Ziibeyr b. Bekkar'dan ibn 
Abdi'1-Berr nakletmi§tir. Bu garip bir gorii§tiir. Bunun dayanagi da §u- 
dur: " Rasulullah (s.a.v.)'a ilk vahyin raaaazan aymda galdigi hususunda 
ihtilaf yoktur. Bu da kirk yasma adim attigi zamanda olmu§tu. §u halde 
dogumu da ramazan aymcte olmu§tur." Bu, tarti§ilacak bir gorii§tiir. 
Dogruyu en iyi bilen Allah'tir. Ji^_ - 

Hayseme b. Siileyman el-Hafiz, ibn Ab^s'in joyle^ledigmi rivayet 
etmi§tir: " Rasulullah (s.a.v.), rebiyiilevvel ayitnda pazartesi giinii 
dogdu, rebiyiilevvel aymm ilk pazartesi giinii kendisine peygamberlik 
geldi. Rebiyiilevvel aymda pazartesi giinii kendisine Bakara suresi na- 
zil oldie" Bu da ger^ekten garip bir rivayettir. Bunu ibn Asakir rivayet 
etmi§tir. 

Ziibeyr b. Bekkar dedi ki: Annesi, §i'b-i Ebi Talib'te Cemretii'1-Vus- 
ta yanmda ve te§rik giinlerinde Rasulullah'a hamile kaldi. Haccac b. 
Yusuf un karde§i Muhammed b. Yusuf un bilinen evinde, ramazanin 
onikinci gecesinde de onu dogurdu. I _^^mk 

ibn Asakir dedi ki: Rasulullah [s .a.v.)'in annesi, muharrem aymda 
ve a§ure giiniinde hamile kaldi. Fil vakasimn yirmiufiincu senesinin ra- 
mazan ayimn onikisi olan pazartesi giinii dogurdu. Anlatildigina gore 
Harun Re§id'in annesi Hayzeran, hacca gittiginde Rasulullah (s.a.v.)'in 
dogdugu evin mescide donu§turulmesini emretmi§. BugiinjB'asi boyle 
bilinmektedir. 

Siiheyli, Rasulullafr (s.a.v. )'in yirmi nisanda dogdugunu sbylemistir 
ki bu, 90k mutedil bir zaman ve mevsimdir. Zic sahiplerinin anlattiklan 
na gore Rasulullah (s.a.v.), Zulkarneyn takvimine gore 882 yihnda dog 
u§tur. Anlatilchmna gore o esnada Tali yildiziyla oglak burcu arasind; 





1 








yirmi derecelik bir aci varmi§. Jupiter ile Merkiir, akrep burcuna iic de- 
recelik bir acida bir arada bulunuyorlarmi§ M bu, semanin ortasinda bu- 
lunan bir derecedir. Oglak burcuna da muvafiktir. Bu, ayin ilk gecede 
dogdugu esnada vuku bulmu§ bir durumdur. 

Butun bunlan, Ibn Dihye nakletmi§tirrDogrusunu Allah bilir. 

Ibn Ishak, Hz. Peygamber 'in fil senesinde dogdugunu soyler. Cum- 
hur-u ulemadan nakledilen me§hur gorii§ budur. 

Ibrahim b. Miinzir el-Hizami dedi ki: "Alimlerimizden herhangi bi- 
rinm lizerinde §iiphelenmedigi gorii§e gore Hz. Peygamber, fil senesin- 
de dogmu§tur. Fil vakasindan sonra gecen siirenin kirkinci yihmn ba- 
§inda da peygamberlikle gorevlendirilmi§tir. 

Beyhaki, tbn Abba$'in; "Rasiilullah, fil sene* inde dogdu." dedigini 
rivayet etmi§tir. 

Muhammed b. Ishak, Kays b. Mahreme'nin §oyle dedigini rivayet 
eder: "fpn ve Rasulullah (s.a.v.), fil senesinde dogduk. Onunla ya§itiz." 

Hz.^Osman, Ya'miir b. Leys 'in karde§i Kubas b. E§yem'e: "Sen mi bii- 
yiiksiin, yoksa Rasulullah mi?" diye sormu§. O da §oyle cevap vermi§: " 
Rasulullah (s.a.v.), benden buyiiktiir. Ancak dogumda ben ondan once- 
yim. (Oyleki dogumumuzdan alti ay once Mekke'ye gelen filin biraktigi) 
pisligi, je§il renkli ve degi§ik bir halde gordum." 1 . 

Ibn Ishak dedi ki: Rasulullab|(s.a.v.), ukaz yilinda yirmi ya§indaydi. 
Ficar sava§i da fil vakasindan yirmi yil sonra oldu. Ka'be binasmm ona- 
rilmasi da ukaz yihndan onbe§ yil sonra oldu. Bundan be§ yil sonra da 
Muhammed (s.a.v.)'e peygamberlik verildi. 

Muhammed b. Ciibeyr b. Mut'im dedi ki: Ukaz hadisesi, fil vakj 
dan onbes. yil sonra oldu. Ondan on yil sonra Ka'be binasi yeniden in§a 
edildi. Aradan onbes. yil gectikten sonra da Muhammed (s.a.v.)'e pey- 
gamberlik verildi. i^^ irrr nT i ti' 4M 

Beyhaki, Ebii'l-Hiiveyris'in §oyle dedigini rivayet eder: Abdiilmelik 
b. Mervan'm, Kubas b. E§yem el-Kinani el-Leys 'e §oyle sordugunu i§it- 
tim: "Ey Kubas, sen mi buyuksiin, yoksa Rasulullah mi?" Kubas dedi ki: 
"Rasulullah (s.a.v.), benden daha biiyuktur, ama ben ondan daha ya§h- 
yim. O, fil pisligi yaninda dururdu. Pislik, degi§ik bir duruma girmi§ti. 
Ben bunu hatirhyorum. Rasulullah (s.a.v.), kirk ya§ina girer girmez 
peygamber oldu." 

Yakub b. Siifyan, Siiveyd b. Gafle'nin §oyle dedigini rivayet eder: 
"Ben, Rasulullah'm ya§itiyim. O, fil senesinde dogdu." 

Beyhaki dedi ki: Siiveyd b. Gafle'nin §oyle dedigi de rivayet olun- 
mu§tur: "Ben, Rasulullah (s.a.v.)'dan iki ya§ kucugum." 

Yakub b. Siifyan, Muhammed b. Ciibeyr b. Mut'im'in §oyle dedigini 
rivayet eder: Resulullah (s.a.v.), fil senesinde dogdu. Onbe§ yil sonja 
(1) TirmizI, Menakib 2. 





114 



1BN KESf^j 




Ukaz sava§i oldu. Fil hadisesinin yirmibe§inci yilinin basmda Ka'be ye- 
niden in§a edildi. Kirkmci yilinin basmda da Resulullah'a peygamberlik 
geldi. ^^F ^ 

Demek istedigimiz §u ki; Cumhur-u ulemanm kavline gore 
Rasulullah (s.a.v.), fil olaymin vuku buldugu senede dogmu§tur. Kimi- 
ne gore o olaydan bir ay sonra, kimine gore kirk gun sonra, kimine gore 
de elli giin sonra dogmu§tur.£ 

fibu Cafer el-Bakir; "Fil, muharrem ayinin ortasmda Mekke'ye gel- 
di. Rasulullah (s.a.v. )'da ondan ellibes. gece sonra dogdu." demi§tir. 

Ba§kalan dediler ki: "Fil hadisesi, Rasulullah (s.a.v. )'m dogumun- 
dan on yil once vuku bulmu§tur." Bu gorii§ii bize nakleden, Ibn Ebza'dir. 
Bu hajfcsenin, Rasulullah'm dogumundan yirmiiic yil once cereyan etti- 
gini soyleyenler de vardir. Bu rivayeti -once de soyledigimiz gibi- §uayb 
b. §uayb babasmdan, o da dedesinden nakletmi§tir. 

Hz. Peygamber'in, fil vakasmdan otuz yil sonra dogdugunu soyle- 
yenler de olmu§tur. Musa b. Ukbe, Ziihri'den boyle bir nakilde 
bulunmus, ve bu gorii§u de benimsemi§tir. Allah'm rahmeti, onun iizeri- 
ne olsun. $ J 

Ibn Asakir'in rivayetine gore Ebu Zekeriya el-Aclahi: "Hz. Peygam- 
ber, fil vakasmdan kirk sene sonra dogmu§tur." demi§tir ki bu rivayet 
ridden gariptir. Bundan daha da garip olan, Halife b. Hayyat'in rivayeti- 
ne gorg Ibn Abbas in soyledigt §u sozdiir: "Rasulullah (s.a.v.).), fil vaka- 
smdan onbes. sene once dogmu§tur." 

Bu da garip, miinker ve zayjf bir rivayettir. Halife b. Hayyat demis, 
ki: Uzerinde icma edilen gorii§e gore Rasulullah (s.a.v.), fil vakasinm ce- 
reyan ettigi senede dogmu§tur. 

HZ. PEYGAMBER NASIL DOGDU? 

Daha once de anlatildigi gibi Abdulmuttalib, oglu Abdullah in 
tulus. fidyesi olarak yiiz deveyi keserek adagmi yerine getirmi§ti. Boyle- 
ce yiice Allah, Abdullah '1 selamete erdirmi§ti. Zira yiice Rabbimiz, onun 
sulbiinden Adem ogullannm efendisi, iimmi, son peygamberin gelmesi- 
ni ezelde takdir buyurmu§tu. Nihayet Abdullah, kurban gibi bogazlan- 
maktan kurtulmu§, babasi da onu Kurey§'in en §erefli a§iretinden olan 
Vehb b. Abdumenaf b. Ziihre ez-Ziihriye'nin kizi Amine ile evlendirmi§, 
o da Rasulullah (s.a.v.)'a hamile kalmi§ti. 

Varaka b. Nevfel'in kizkarde§i olup Ummii Kattal kiinyesiyle tani- 
nan Rakika binti Nevfel, Amine ile gerdege girmesinden once Abdul- 
lah 'in alninda bir nur gormii§, bu nurun kendisine gecmesini arzulami§- 
ti. Ciinkii karde§i Varaka'dan Muhammed (s.a.v.)'in, peygamber olarak 
gelecegine ve zamaninm yakla§tigma dair miijdeler duyinu§tu. Bu yiiz- 







«. % * 




"** 



BUYUK ISLAM TAKlHl 




415 







en kendini, Abdullah'a vermek istedi. B^ilan, onunla evlenmek iste- 
di, demi§lerdir ki, kuwetli ve dogru olan goriis. te budur. 

Ama yine de dogruyu en iyi bilen, Allah'tir. 

Ummii Kattal, her ne kadar kendini ona vermek istediyse de Abdul- 
lah, onun bu istedigini kabule yana§madi. Gerdek neticesinde o parlak 
nur, Amine'ye gecti. Abdullah, tekrar Ummii Kattal 'in yamna dondu. 
Ama bu defa da Ummii Kattal: "Benim sana ihtiylcim yok." diyerek 
onun istedigini reddetti. Elden kacan firsata yanip pi§man oldu.ye daha 
once nakletmis. oldugumuz o fasih ve belig §iirini okudu. 

Abdullah'm o gajjr-i me§ru iM§kiden korunmasi, kendi §erefi icin de- 
gil, Rasulullah'in §erefi icindi. Zsfra yiice Rabbimizin de buyurdugu gibi: 
eygamberligi verecegi kimseyi daha iyi bilir." (ei-En'ftm, 124.) 

Saglam senetlerle rivayet edilen bir hadiste Rasulullah (s.a.v.) §oyle 
buyurmu§tur: ^^^_ ,^^H 

"Ben flortten (gayr-i me§ru birle§me) degil, nikah (h bir evlilik) ten 
dogdum." -i " r _ 

Demek istedigim §u ki: Anasxkendisine hairfile iken Rasulullah 
(s.a.v.)'m babasi Abdullah vefat etmj§tir.^e§hur goriis. budur. 

Muhammed b. Sa'd, Eyyiib b. Abdurrahman b. Ebi Sa'saa'nm §oyle 
dedigini rivayet eder: Abdiilmuttalib oglu Abdullah, Kurey§lilerin tica- 

kervanlarmdan biriyle §am ve Gazze'ye gitti. Ticareti§i tamamlan- 
diktan sonra dondiiler. Donii§te Medine'ye ugradiLar.O esnada Abdulah 
hastaydi. "Medine'de, itfiyy bj Neccar ogullari olan dayilarimm yamn- 
da kalacagim." dedi. Orada bir ay siireyle hasta yatti. Arkada§lan, yola 
devam edip Mekke'ye dondiiler. Abdiilmuttalib, oglu Abdullah'i onlara 
sordu. Onlar da: "pu dayilan Adiyy b. Neccar ogullannm yaninda has- 
ta olarak biraktik." dediler. Bunun uzerine Abdiilmuttalib, biiyiik oglu 
HarisT Medine'ye gonderdi. Medine'ye varan Haris, Abdullah'm vefat 
ettigini ve Nabiga'mn evine defnedildigini gordii. Mekke'ye doniip duru- 
mu babasina haber verdi. Oliim haberini duyduklannda babasi Abdiil- 
muttalib ile baci ve karde§leri, Abdullah icin 90k aci cekip uziilduler. O 
esnada Rasulullah (s.a.v.), ana rahmindeydi. Abdullah, yirmibes. ya§m- 
da vefat etmi§ti. Vakidi; "Abdullah'm vefati ve ya§i hususunda bize gore 
en saglam kavil budur." demi§tir. Yine Vakidi, Ziihri'nin §6yle dedigini 
rivayet etmi§tir: "Abdiilmuttalib, yiyecek icin kendile rine hurma getir- 
me goreviyle Abdullah'i Medine'ye gondermi^ti, o da orada vefat etmi§- 

Muhammed b. Sa'd'm bir rivayetine gore Rasulullah (s.a.v.), yirmi- 
sekiz ayhk iken babasi- Abdullah vefat etmi§tir. Yedi ayhk ika*l>abasi- 
mn vefat ettigini soyleyenler de olmu§tur. Ana rahmindeykeHbabasi- 
nm vefat etmi§ oldugu goru§ii, Muhammed b. Sa'd'm ifadesine gore da- 
ha saglam dir. 





* 










I, 



J 






f f 



Ziibeyr b. Bekkar, Ibn Harbuz'un §oyle dedigini rivayet eder: 
"Rasulullah, iki ayhk iken babasi Abdullah Medine'de vefat etti. Dort 
yasmdayken annesi vefat etti. Sekiz ya§indayken de dedesi vefat etti. 
Vefat ederken de onu amcasi Ebu*Talib'in vesayetine'feirakti|" 

Vakidi ile katibi Muhammed b. Sa'd, Peygamber Efendimiz'in ana 
karmnda bir cenin iken, babasminvefat ettigi gorii§unu tercih etmis.Ier' 
dir ki bu da yetimligin en son derecesi v| en yiiksek mertebesidir. 

Bir hadiste §oyle bir ifade ge^ro£§ti: 

"Annemin, bana hamife-ike|i ; gordiigu riiyaya gore sanki ondan bir 
nur £ikarak (?evreyi) aydiSratmis. ve §am saraylarini kendisine gosfcer- 
mi§ti.» *" 

Muhammed b. Ishak dedi ki: Rasulullah (s.a.v.)'in agnesi Vehb kizi 
Amine demis, ki: Ben, Rasulullah'a hamile oldugumda^ma §oyle dendi: 
"Sen, bu iimmetin efendisine hamile kaldin. Onu dogurdugunda §oyle 
soyle: "Onu her hased?inin, her iyi ge?inen kusurlunun ve liderlik iddia- 
sinda bulunan her kolenin j^rrinden, bir ve tek olan (Allah'a) emanet 
ediyorum. O'na sigimyoruaiJD beni korur. Cocugum, §erefli ve ovgiiye 
layik olan Allah 'in himayesindedir. Geli§ip buyuyunceye ve ortaya g* 
kincaya kadar Allah in korumasi altindadir." Rahmindeki gocugun^bu 
iimmetin efeiadisi oldxifu §undan anla§ihyor: O'nun dogumuyla birlikte 
bir nur ^fKacaWO nur, §am diyarmdaki Busra saraylarini buturiuyle 
aydinlatacaktir. Dogdugunda ona, Muhammed adini koy. Ctinkii omm 
adi, Tevrat'ta Ajhmed olarak b*elirlenmi§tir. Gok ve yer ehli onu overler. 

,'de de ooStiadi, Ahmed olarak belirlenmi§tir. Gbk ve yer ehli, onu 
overler. Kur'an'da onun adi, Muhammed olarak belirlenmi§tir. Bundan 
da anla§ihyor ki Amine hatun, Rasulullah (s.a.v.)'a hamile kaldiginda 
kendisinden bir nur ?iktigim ve o nurun, Cevreyi aydinlatarak §am s