(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "Gavsulazam ihramcizade ismail Hakki Toprak Sivasi"

A£ T > 



t>\ 






Yc 








ISBN: 378-9944-355-02-5 



Bu kitabm biltiln haklan ve icerigi ile ilgili 
biitun sorumluluklaryazara aittir. 



Dizgi Ismail Hakki Altuntas 

Kapak Haluk Karslioglu 

Baski-cilt: Gozde Matbaacilik 



irtibat adresi 

Gozde Matbaacilik & Miicellit 

Sanayi Ticaret Ltd. §ti. 

Tel: 212 481 81 69 

Fax: 212 481 05 06 



GAVS-UL AZAM 

IHRAMCIZADE 

HACI ISMAIL HAKKI 

TOPRAK 

kuddise sirruhu'1-aziz 
(1880-1969) 



NAK§I-HAKI TARIKATI 

ve 
ILM-i LEDUN SIRLARI 

(Duzeltilmi§ ve Geni§letilmis Baski) 



ikramcizade 



a.e. : 


aym eser 


a.g.e. 


adi gecen eser 


BOA : 


Ba§bakanlik Osmanh Ar§ivi 


BCA 


Ba§bakanhk Cumhuriyet Ar§ivi 


b. 


beyit 


bkz. 


bakiniz 


bnz.bk. 


: benzeri icin bakiniz 


c. 


cilt 


d: 


dogumu 


hzl. 


hazirlayan 


h. 


hicri 


h.y.t. 


: Hakk'a yurudiigii tarih 


mad. 


: madde, maddesi 


m. 


: miladi 


r. 


: rumi 


trc. 


: terciime eden 


s. 


: sahife 


vb. 


: ve benzeri 



"Gttlttm kurutmam Seni, 
Suda gurutmem Seni 
Cok uzak gitsemde 

Yine unutmam Seni" 

Ya Rabbi! 

Bizlere kendini tanittin. Hatalarimizi ve gunahlarimizi gbrdugun halde 
bizleri uzmeyip tevbe kapisini agik tuttun. Azaba mustehak olsakta hep afv 
eden oldun. Acizligimiz ve gunahlarimizla bizi affina layik kil. 

Rasulullah sallalldhu aleyhi ve selleme ttmmet olmak serefini nasip 
kildigin igin sukrumuzu ziyadelestir. 

Huzurunda iki cihan emniyeti buldugumuz, yolumuzdaki engelleri 
kaldiran Sultanimiz Hz. Halid Ibn-i Zeyd Ebu Eyyub-el Ensdri 
radiyalldhu anhin kapisinda hizmetimizi daim eyle. 

Hakikat yolunda bizlere rehber olan Gavs'ul-dzam Ihramcizdde Haci 
Ismail Hakki Toprak Sivasi kaddese'lldhu sirrahu'l-azize minnetimizi 
ifdde etmemiz igin yardimci ol. 

Maddi ve manevi seyrimde bana destek olan babam Haci Hafiz 
Mehmed, Hocam Vaiz Ahmed Yilmaz, Haci Hasan Darendevi, Seyyid Os- 
man Hulusi Darendevi, Sen Mehmed Veli, Orhan Zarifoglu ve adini yaz- 
madigim yuzlerce ihvan-i kiram (kaddese'lldhu sirrahumu'l-azizan) Efen- 
dilerimize sonsuz rahmet kil 

Kitabin yazihsinda gegen uzun gahsma muddeti igerisinde, esimin des- 
tegi ve dualarindan dolayi O'na olan lutfve ihsanini artir. 

Ayrica, dli, mttmin ve vatansever buyuklerim, aydin arkadaslarim ve 
bana dualarinda yer veren butun sevenlerimin maddi ve manevi yardimla- 
rindan dolayi onlardan razi olmani temenni ve dualar ederim. 

Tevfik ve hiddyet ancak Sendendir. 

Has Bendegdni Hdki 



1 — Hafiz Mehmet Nuri Sayi (Kuzum Dede)'den alman bir kelam (Efendi Hazret- 
lerine nisbet ediliyor) 



Rasiilullah sallalldhil aleyhi ve sellem 

Buyurdu ki; 

"Ben ilmin §ehriyim, Ali'de kapisidir." 




"Ya Rabbi! Lekel hamdil kemd yenbagi-li-celali vechike ve li a'zami 
sultdnik" 

"Allah Tedld 'ya hamd olsun ki, bize, evliyayi ve dlimleri sevmeyi nasib etti, 
gonlumuzu onlara bagladi. 

Nebilerin en ustiinune seldmlar olsun ki, O, Resullerin imdmi ve hem de so- 
nuncusudur. O, Muhammed Mustafa' dir ki, dimydda iimidimiz O'nadir, dhirette 
O 'ndan sefdat umariz. O 'nun yuksek mertebede olan Ehl-i beytine ve Ashdbina 
seldm olsun! 

Onlara uyanlar hiddyet iizeredirler. Biitiin evliydya ve dlimlere uyanlar, Is- 

lamiyet 'in hem zdhiri hem de bdtini iizere dunirlar. Miiminler ve salihler ki, ge- 

3 
ce-giindiiz Hakk yardimiyla Hakk yolunda ve tdatta dunirlar. "~ 

Ey Allah Teala'm! Sen 50k yucesin, her kusurdan pak ve munezzehsin. 
Sen, celal ve ikram sahibisin. Verdigin nimetler icin, Sana yara§an hamd ile 
§ukur, tesbih ve takdis ederiz. 

Ey Allah Teala'm! §ehadet ederiz ki, Sen'den ba§ka bir ilah ve ortagin 
yoktur; birsin; Sen alemlerin Rabbisin. 

Senin kullann olarak guciimuz yettigi miiddetce ahdin ve vaadin iizere- 
yiz. Yaptiklanmizin kotuliigiinden Sana sigindik. Bize verdigin nimetini 
anarken gunahimizi da arz ederiz ki, bizi affet. Nefsimize haksizlik ettik, 
gunahlanmizi itiraf ediyoruz. Biitun gunahlanmizi affet, cunku gunahlan 
ancak Sen bagi§lar ve affedersin. 

Ey Allah Teala'm! Senden hakkiyla korkmayi ve ancak Musliiman ola- 
rak olmeyi bize nasip kil. Senden gerfek manada korkmayi ba§arabilmek 
ifin ilmimizi artir. 



" — Muhammed Hikmet Efendi, Marifet-i Ilahiyye Tarikat-i Aliyye, 1st, s. 91 
— Evliyalar Ansiklopedisi, Kutbilddin Izniki kuddise sirruhu'1-aziz maddesi, 
2002 Ihlas yaymlan. 



Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Ey yakaranlara cevap veren, ey imdat isteyenlerin imdadina ko§an, Ey 
giiven isteyenlere emniyet saglayan, iistiin yardiminla bizi kuvvetlendir. 
Kur'an-i Kerim'de belirttigin yardimla bize yardimda bulun. 

§ehadet ederiz ki, Fahri Alem Muhammed Mustafa sallallahii aleyhi ve 
sellem Efendimiz, Sen'in kulun ve rasuliindur. Yaratmadan once O'nu sec- 
tin. Be§er olarak gondermeden oncede 50k begenmi§tin. Alemleri yaratma- 
dan, mahluklar gayb aleminde korkunc perdeler altinda sakliyken ve yokluk 
sininnin e§iginde bulunurken O nu Ahmet (begenilmi§) olarak isimlendirdin. 

Ey Allah Teala'm! Hak ve batih birbirinden O'nunla ayirdin. O'nun 
imam ve amelini biitiin insanhga kafi kildin. 

Ey Allah Teala'm! O'na ne giizel isimler verdin. Nuru'l-Muhammedi, 
Ruhu'l-ervdh (Ruhlarin ruhu), Sirru'l- Muhammedi, Ar§ulldhi'l-ekber 
(Allah Tedld'mn btiytik ar§i), Ademul-evvel (Ilk insan), Ebu'l-ekber (Btiytik 
baba), Insdnu'l-kdmil, Sirru'l-esrar (Sirlarin sirri), Insdn u ayni'l vticud, 
§eceretu'l-asil, Beytullah, Beytii'1-izze, Beyt-i evvel, Mescid-i Aksa, 
Adem, Melik-i mukarreb, Ar§-i a'zam, Kalem-i a'la, DiirretiiT-beyza (Beyaz 
inci), Bahr-i a'zam (Btiyuk deniz), SirrullahiT-a'zam (Allah 'in btiytik sirri), 
BabullahiT-a'zam (Allah Tedld'mn btiytik kapisi), 

Ey Allah Teala'm! Ne zaman ki, Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem 
Efendimizi aramizdan ahnca bizdeki nifak dugumlerimiz aciga cikti; din 
gomlegimiz yiprandi. Bu halimizi firsat bilen §eytan ba§im kendi yuvasindan 
fikanp, bizleri kendisine dogru cagirdi. Bizlerin de onun davetini kabullen- 
meye ve meyilli oldugumuzu gordiigiinde; bizi tahrik edip; ki§kirtti, yoldan 
fikartmaya fali§ti. 

Ey Allah Teala'm! Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem Efendimiz bi- 
zim siginak yerimizdir. O'nun vasitasiyla bizi kurtar. Sevdiginle Sen'den 
istiyoruz. Ciinkii O, kullann Efendisi, tevhit ehlinin imami, sirlar levhasi, 
nurlann nuru, sikintida olanlann siginagi, en miikemmel bilgileri kendinde 
toplayan Kutbu Rabbani, en iistiin iman elbisesinin belirgin ni§anesi, comert- 
lik ve iyiligin kaynagi, semavi himmetler sahibi, ilahi ilimlere eri§mi§ olan, 
ezeli minberdeki hatip, insanhk alemindeki ilahi nur, celal taci, cemal cazi- 
besi, kavu§ma gunesj, ilahi yurdun izzet ve §erefi, viicut letafeti, her mevcu- 
dun hayati, ilahi saltanatin en yiicesi, ilahi kudret ve yiice sanatimn afik mi- 
sali, begenilenin afik ni§anesi, ilahi yakinhga kavu§mu§ olan has ki§ilerin 
oziidiir. 

Ey Allah Teala'm! Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem Efendimize 
olan nispet ve yakinhk ne giizel bir nispettir. O'nu sevdigimiz gibi, focukla- 
nm ve Ehl-i beytini de severiz. Onlar Efendilerimizdir. Biz Onlan kendi- 
mizden, evlatlanmizdan ve her §eyimizden 50k severiz. Cammizi isterlerse 
Onlara feda ederiz. Ciinkii "kisasta hayat vardir." Canini davasi ugruna 
pazara cikarana, elbet Sen'den ve Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem 
Efendimizden btiyuk ihsanlar olacaktir. 

Ey merhamet edenlerin, en 50k merhamet edeni olan Allah Teala'm, aziz 



Dua 9 

kitabin Kur'an-i Kerim'inle, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin kerem 
dolu nubuvveti ve §erefiyle, babasi Ibrahim aleyhisselam ve Ismail 
aleyhisselam ile arkada§lan Hz. Ebubekir, Hz. Omer ve Hz. Osman 
radiyallahii anhiim ile kizi Hz. Fatima radiyallahii anha Hz. Ali kerremallahu 
veche ve ogullan Hz. Hasan ve Hz. Hiiseyin radiyallahii anhiima ile amcasi 
Hz. Hamza ve Hz. Abbas radiyallahii anhiima ile zevcesi Hz. Hatice ve Hz. 
Ai§e radiyallahii anhiima ve diger temiz zevceleri ile Sana tevessiil edip yo- 
neliyoruz. Senden Onlann hiirmetine yardimini istiyoruz. 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onlan rahmetle andi. Onlar, O'nun 
halifeleridir. Dinini ayakta tuttuklan gibi, ilmine varis oldular, O'nun yolun- 
da gittiler. 

Ey Allah Teala'm! Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin aline, zurri- 
yetine, Ehl-i Beytine ve onlann dostlanna; icinde giizel bir mukafat ve edaya 
layik gorulmiis. ho§nutluguna yol acmis. salat ve selamin olsun. 

Ey Allah Teala'm! Bizleri onlann sirlannin hakikatine eri§tir, marifet 
basamaklannda yiikselerek hakikatleri anlama imkanim liitfeyle. O'nun 
dostlanndan, kendisine uyanlardan ve takip edenlerden razi ol. Hakikat yo- 
lunda ona uyan Ashab-i Kiram ve alimlerden, iman ehli ve irfan sahiplerin- 
den ho§nut ol. Bizi de o bahtiyarlardan eyle. 

Ey Allah Teala'm! salat ve selamini; ruhlar arasinda bulunan Efendimiz 
sallallahu aleyhi ve sellemin ruhuna, bedenler arasinda bulunan bedenine; 
kabirler arasinda bulunan kabri iizerine indir. 

Ey merhamet edenlerin en 50k merhamet edeni Rabb'imiz, §uphesiz ki, 
Sen, her §eyi layikiyla duyar ve bilirsin. Bizlere yararh bir marifet ihsan et. 
§uphesiz ki, Senin her §eye giiciin yeter. Tovbemizi de, kabul buyur. Mu- 
hakkak ki, Sen, tovbeleri fokfa kabul eden Tevvab'sin. 

Ey Allah Teala'm! Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin evladi 
Ihramcizade Haci Ismail Hakki Toprak kuddise sirruhu'1-aziz Efendimizde 
insanhgin varhgindan ebede kadar O'nun kapisinda hizmet etmi§, O'nu hak- 
kiyla bilip ve bildirmi§tir. O'nun temiz yolunda bizlere onder olan Efendi 
Hazretlerine minnetimizi artir. Kullanna hizmet eylemi§ diinyevi omriiniin 
son demine kadar bir an gaflet etmemi§tir. O'nun kapisindan bizi azade ey- 
leme. 

Amin 



10 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Meded kil tovbe ettim her gttndha yd Resulallah 
Indyet eyle abd-i ril-siydha yd Resulallah 

Bu gun urydn-i ask u bende-i Al-i aba oldum 

Ki bakmam hirka vu tdc u kuldhayd Resulallah 
Geddydn-i der-i sevket-meddr-i ddr-i irfdnin 
Ay agin optururler pddisdha yd Resulallah 

Teselli-i cental u nur-i askin var iken dilde 

Nazar kilmam felekte mihr u ntdhayd Resulallah 
Nigdh-i iltifdtinla nazar kil mazhar-i liltfet 
Gonul dyinesin sirr-i Ildh 'a yd Resulallah 

Eristir menzil-i maksuda Ayni ruz-i seb dusmus 

Tarik-i Mevlevi'de ah u vdhayd Resulallah 

Ayni kuddise sirruhu 1-aziz 



Yuzun mir'dt-i ' ay n-i Kibriyd'dir yd Resulallah 
Vucudun mazhar-i nur-i Hudd'dir yd Resulallah 

Kabul eyle onu askindan dzdd eyleme bir an 

Kapinda Adile kemter gedddiryd Resulallah 
Var iken dest-girim sen gibi bir sdh-i zisdnim 
Kime arz eyleyem eyle meded hdl-i perisdnim 

Sozun makbul-i dergdh-i Hudd'dir ulu sultdnim 

Kapinda Adile kemter gedddiryd Resulallah 
Esir u bi-kesim bu dlem-i mihnetde ey sdhim 
Buyolda ne meded-kdrim ne kaldi bir umid-gdhim 

Fedd olsun reh-i askinda mdl u devlet u cdhim 

Kapinda Adile kemter gedddiryd Resulallah 
Sana ummetligim iki cihdnda emr-i cdzimdir 
Bilirsin hdlimi arz u beydn etmek ne Idzimdir 

Nazar kil liltfile senden diger kim gdre-sdzimdir 

Kapinda Adile kemter gedddiryd Resulallah 

Adile Sultan kuddise sirruhu 1-aziz 



Rasuliillah sallalldhii aleyhi ve sellem 

buyurdu ki; 

"Allah Teala, 

4 

cahil birini dost edinirse ona ogretir. " 



ONSOZ 

Insani kemalat yolunda ikmal eyleyecek ancak yine kamil insandir. Bi- 
care olan bedenini ulvi mekana yakin kilacak yine kamil insanin bereketin- 
den ba§ka bir §ey olmadigi hakikat olmu§tur. Eger ki, vuslat niyeti insanda 
dogmu§sa, o visalin perdesini aralayacak ancak efendisinden ba§ka biri ol- 
mayacaktir. Yaradili§in sebebi hikmeti Rasuliillah sallallahii aleyhi ve 
sellemi dahi mur§idsiz birakmayan Allah Teala biz insanlara da nasibi oldu- 
gu yerden bir miir§id ile tecelli etmektedir. 

"Allah Teala insana, Insan 'dan tecelli eder. " 
Allah Teala kuluyla, yine kul ile konu§ur. " 

Nasil aglamayim etmeyim feryat 
Giriftdr-i a§kin bi-nevdsiyam 
Leylinindir Mecnun, §irinin Ferhat 
Bende qehnigdrin mubteldsiyam. 

Ihramcizade Haci Ismail Hakki kuddise sirruhuT-aziz Hazretleri tari- 
kinde vahdet ne§esini bulmu§, terbiyesinde Nak§ibendiyye'den usul, 
Melamiyye'den yoklugu, Mevleviyye'den a§ki, Rabbaniyye'den §eriatin 
titizligini, Bedeviyye'den sirrini ihfa vb, diger me§ayihin vasiflarini cami 
bir hal ve me§rebiyle Allah Teala'ya vasil olan bir mur§id-i kamildir. 

Bizatihi kendi ifadesiyle ihvanma yokluk yolunda ademiyyeti ikmal icin 
gelmis, bir efendi olarak ihfa olmu§ken, O'nun yiice vasiflarini ilan ve teb§ir 
etmek ve haddimizi a§arak tamtmak ifin bir eser viicuda getirmek niyeti 
hasil oldu. Bu niyetle yiiksek nefis terbiyesinin yollannda yiiriimek ifin ki- 
tap hazirlanmi§tir. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Toprak Hazretleri hakkinda yeteri kadar 



-Ke?fu'l Hafa, II, 2185 

-Sultan Veled kuddise sirruhu'1-aziz 



6 — Orhan Baba (Vural) 



12 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

yazili kaynak ve dokuman bulunmadigi gibi, terbiye usulii iizerinde kapsam- 
h bir eser de yok gibidir. Acizane bu yiice §ahsiyet ve erkani uzerine fali§- 
mada biiyiik bir gayret gosterilmi§tir. in§aallah bu tertip affa seza olarak 
eksiklerimizin kabulunii dileriz. 

Binaenaleyh, hakkinda yazili evrakin az olmasini, zatinin ve ihvaninin 
§6hret afetinden sakinmalanna yormak lazimdir. £unku Ihramcizade Haci 
Ismail Hakki Toprak Hazretleri alemlerin Sultani Muhammed Mustafa 

■7 

sallallahii aleyhi ve sellem Efendimiz yaninda isminin anilmasina gonlu 



7 — Kitap icerisinde Rasulilllah sallallahii aleyhi ve sellemin ismi veya O'nun 
hakkinda milstear bir ifade gectiginde kisaltma yapilmadan acik olarak yazilmasma 
dikkat edilmistir. 

"Rasulilllah sallallahii aleyhi ve selleme, namazlarm tesehhtldtlnde ve baska yer- 
lerde salat getirmek mesrudur. Bu durum, Rasulilllah sallallahii aleyhi ve sellemin 
adi, bir kitaba, mektuba, makale vb. seye yazihrken de gerceklesir. Mesru olan, 
Allah Teala'nm bize emrettigini gergeklestirmek igin salat'm tarn yazilmasidrr. 
Okuyucu, gortlnce onu hatirlamalidir. Salatm (s.) — (s.a.s.) — (a.s.) gibi kisaltilarak 
yazilmasi uygun degildir. Bunda ytlce Allah Teala'nm "Ona saldt getirin ve samimi 
bir §ekilde seldm edin " emrine aykm davranma vardir. 

Mesela, Osmanhcada besmele igin ^ yazilmistir. Bu Arap?ada "O'nun ismiyle" 

diye bir mana ifade eder. 

"Ibnu's-Salah "Mukadimetu ibni's-Salah" diye bilinen "UlumuT-hadis"te soyle 
der: 

"Amldigmda, "Allah Tealu'nin Rasulu'ne salat ve selam olsun" diye yazmaya 
dikkat etmesi ve tekrar tekrar yazmaktan usanmamasi. Ctinkti bu, hadis ogrencileri- 
nin pesinen elde ettikleri kazanclarm en btlytlklerindendir. Bunu ihmal eden, bilyilk 
bir kismetten mahrum olur. 

Bununla ilgili bazi salih rilyalar da vardir. 

Ibnu's-Salah soyle der: Yazarken su husustan sakmmahdir. "Ve sellem= selam 
etsin"i yazmamak suretiyle, onu eksik olarak yazmasi, Hamza el-Kmani sunu anlat- 
ti: Hadisi yaziyordum. Rasulilllah sallallahii aleyhi ve sellemin adi gectiginde ki- 
saltmak ifin "ve sellem"i yazmiyordum. Rtlyamda Rasulilllah sallallahii aleyhi ve 
sellemi gordtlm. Bana: 

"Nigin bana salati tamamlamiyorsun?" dedi. Ondan sonra "Ve sellem" siz hadis 
yazmadim. 

Ibnu's-Salah sunu ilave etti: "Aleyhi 's- Selam" yazilmasi mekruhtur. Allame es- 
Sehavi, FethuT-mughis Serhu ElfiyyetiT-hadis li'1-Iraki adli kitabmda soyle der: Ey 
yazici! "Allah Teala'nm Rasulu'ne salat ve selam olsun"u yazarken kisaltma yoluna 
gitmekten sakm." 

Es-Suyuti de Tedribur-ravi fi serhi Takribi'n-Nevavi adh kitabmda soyle der: 
"Salat ve selami yazarken kisaltma yapntak mekruhtur. Tarn yazilmahdir. " Her 
erkek ve kadm mtiminin gorevi, her zaman Rasulilllah sallallahii aleyhi ve selleme 
salat ve selam getirmeye devam etmek, en iyiyi, ecir ve sevabi artiram istemek, Hz. 
Muhammed Mustafa sallallahii aleyhi ve sellemin timmeti tlzerindeki en onemli 
haklanndan olan bu gibi seylerde, seytam ve onun aldatma ve ktictimsemesini bi- 



Onsoz 13 

razi olmami§tir. Ancak O'nu goremeyenlere sevdiklerinden haberdar etmek 
icin bir kitap hazirlamak gerekli olmu§tur. £unkii yakin bir gecmi§in §ahsi- 
yeti olmasina ragmen (h.y.t. 2 Agustos 1969) hakkinda bir eserin olmayi§i, 
kendisinin de matbu eser birakmamasi gonul sultanini tarih icinde gizlenen 
§ahsiyetler gibi kilmi§tir. Bazi ki§iler ve tarafimizdan hazirlanan eserler ise 
yetersiz kalmi§, yeni ve sjimullu bir cah§ma daha yapilmasi geregi hasil 
olmu§tur. 

Kitap icin daha once hazirladigimiz tezimiz temel kabul edilmi§tir. 
Aynca ihramcizade M.Kazim TOPRAK Efendi tarafindan derlenen Kitab-i 
Gul'li icin hazirladigimiz miisveddedeki bilgiler ile takviye edilmi§tir. 

Tezimizdeki eksiklikler yeni bilgilerle diizeltilmis. ve tecriibesizligimize 
dayanan yorumlanmiza diizeltmeler yapihnis. ve objektif davramlmaya cah- 
§ilmi§tir. £iinku tarafimizi me§gul eden §eylerin diger karde§lerimizi de 
me§gul etmekte oldugunu gordugumuzden duydugumuz ve bildigimiz §ey- 
ler ile bazi konulann afiklanmasina yer verilmi§tir. Bazi yapilan ilaveler 
kitabin asil hedefi olan ihramcizade Haci Ismail Hakki Toprak Hazretlerini 
tamtmaktan 50k bir usul kitabrymis. gibi bir durum hissettirebilir. Ashnda 
kitapta Efendi Hazretlerinin koymus, oldugu usullerin afaki olmadigi 
hakikatle ayni oldugu gercegini ve yaninda ilm-i lediin sirlanni da ogret- 
mektir. Umulur ki, bu ilaveler okuyucu tarafindan dikkatli okunacak olursa 
ilm-i lediin hakkinda hususi bir bilgiye ula§ilacagi asjkardir. Ancak bu bilgi- 
lerin verilmesinde Ihramcizade Haci Ismail Hakki Toprak Hazretlerinin ter- 
biye usulii esas kabul edilmi§tir. 

Aynca yukandaki iki kitabin yaninda cah§mamizi yeti§tirdigi 
miiridlerin goniillerinde, hafizalannda kalan zamana kar§i hala silinmemi§ 
hatiralar ile desteklemi§tir. Bu sebeple bilgilerimizi; roportajlar, mektuplar, 
bantlar, kiifiik notlar ve Ihramcizade Haci ismail Hakki Toprak Hazretleri- 
nin kendi yazdigi §iirler ile temine fali§tik. 

Kitaptaki bilgiler bir deryamn kiyisina attigi for cope tekabiil eder. 
Roportaj yaptigimiz ki§ilerden aldigimiz bilgiler bu zanni bizde meydana 
getirdi. 36 sene icinde bircok ihvanimn Hakk'a yuriimesi, birfok yazilma- 
mi§ hadiseleri topraga gomdii. Bu sebeple ihramcizade Haci ismail Hakki 
Toprak Hazretleri hakkindaki bilgileri yeteri kadar aktaramamamn ozriinu 
de beyan etmek durumundayiz. 

§u husus unutulmamahdir ki, kitapta gecen biiyiiklerin soz ve hallerin- 
den bahseden kelamlar ve benzeri §eyler, bizlerin ula§amadigi birer hakikat 
olmasi nedeniyle, kendimizin de bir hissesi olmadigi §eyleri yazmaktan ne 

rakmaktir." (Yahya B. Musa Ez-Zehrani, Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve 
sellemin Ummeti Uzerindeki Hakki, s. 22) 

8 — ALTUNTA§, Ismail Hakki, Naksibendi §eyhi Ismail Hakki Toprak' in Hayat 
ve Menakibi (Yaymlanmamis Lisans Tez) A.U. Ilahiyat Fak. 1992, Ankara 

9 — TOPRAK, Mehmet Kazim, 2002, Sivas 



14 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

hasil olacak gibi bir du§unce akla getirirse de sozumuz yagmurun yagarken 
iyi ve kottiyu ayirmadan her §eye yagmasi gibi kabul ederek, Allah Tea- 
la'nin buyiiklerimiz vasitasiyla bir liitfu ihsanidir deriz. 

"Kendisini adam sansinlar diye dervislerin bir hayli sdzuntt galmis 

^ » 10 
girpmistir. 

Onlann haline kavu§mak nefsimiz icin imkansiz bir durumdur. Acizane 
nefsimizi onlann ayaklan altina siirmek bizim icin §an ve §ereftir. Itikadimiz 
ve imanimiz bu §ekildedir. Ancak birini tanimanin §arti bilmektir. Ehlullahi 
bilmekte yine birbirleri ile ayni zamanda ya§amami§ dahi olsalar yine 
ehlullah tarafindan olur. Onlan onlarla afiklamaktan ba§ka faremizde yok- 
tur. 

"Veliyi me§hur eden yine velidir. Veli, kime dilerse nasip verir. " 

"Sen yoksa velilerin yuzunu de bizim gordugumuz gibi midir sanir- 

•>» 12 
sinr 

"Bir veli sana gayb'a ait yttz binlerce §eyi, ytiz binlerce sirri apagik 
soylese bile, 

Sen de o anlayi§, o bilgi olmadikga yine fvjkiyi odagacindan ayirt ede- 
mezsin. 

Veli, kendisine deliligi perde etti mi, ey kor, sen onu nasrf taniyabilir- 

• ill) 1j 

sin? 

Insan-i Kamil ifin verilecek diinyevi riitbe ve makam noksanhktan ba§ka 
bir emare te§kil etmez. Onlar Allah Teala'ya ve insanhga kar§i gorevlerini 
en yiiksek mertebede ikmal eylediklerinden, noksanhgimizla onlann hakkin- 
da kelam etmemiz bir turlu hatayi fagri§tirdigindan buyiiklerimizden affimi- 
zin talebini niyaz ederiz. Tevfik Hakk'dandir. 
Ves'selamu ala men ittebea'l Huda 

16.12.2007 

Ihramcizade 

Haci Ismail Hakki 

AITUNTAS 



10 — Mesnevi, c.I, b. 2274 
n — Mesnevi, c.II, b. 2349 
12 — Mesnevi, c.IV, b. 3473 
13 — Mesnevi, c.II, b. 2344-2346 



BIRINCI KISIM 



KUTBU-L IR$AD KUTBU-L AKTAB 
GAVS-UL AZAM MUR$ID-i KAMIL 



IHRAMCIZADE 
HACI ISMAIL HAKKI TOPRAK 

kuddise sirruhu'l-aziz 



(HAYATI, ESERLERI VE TESIRLERI) 



16 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Kabettt 'l-u^ak ba$ed in mekant 
Her ki, na-kes anted inca fjod tentant 

14 



GiRis 




*-S 



^?r\j>jLMji^>^aj^\^Js'j x>J- [Aj^y. ^Js- j$^\jt$^\j^[A\^ l/ .<& j*£\ 



Mtir§id-i kdmil olunca nd-ydb (olmayinca) 
Sana mtir§id yeti§ir §imdi kitdb. 

Insandan maksat ancak insan-i kamildir. Insan-i kamil, Hakk ve 
hakikate vesiledir. O alemin nurudur. O Allah Teala'nin tecelli sureti ve 
alemin hakikatlerini kendinde toplayandir. 

Insan mazhar-i tam'dir. Yani, Hakk'm butiin kudretlerinin zuhuruna mahal 
olabilecek mahiyettedir. 

Insan-i Kamil Beytullah'dir. Butun ilahi isim ve sifatlann ahkami, fiille- 
ri ondan zahir olur. Allah Teala aleme onun nazanyla bakar ve onun mevcu- 
diyeti ile merhamet eder. 

Insan-i Kamil' in kemali yalniz ilmen degildir. O Allah Teala'nin zatinin 
birligini ke§fiyle idrak eden kimsedir. 

"Insan-i kdmil'den daha milkemmel bir mevcud yoktur. Bu diinyada, insan- 
lar arasmda olgunluga, mukemmellige ulasamayanlar, bir hayvdn-i ndtik (konu- 
san hayvan)'dir; herhangi bir suret'in cuz'iidur; insanlik derecesine ulasamaz. 
Aksine onun insanliga nisbeti, bir olil'nun insanliga olan nisbetidir. §u halde o, 
hakiki manada degil, seklen insandir...." 

"Masivallah'da Allah Teala'nin golgesi, insan-i kamil'dir... " 



14 — (Bu makam asiklarm Kabesi oldu. Buraya noksan gelen tamamlamr) 

15 — Sozliikte, olgun, ergin ve ilstun insan demektir. Istilahta ise, Allah Teala'nin 



zat, sifat, isim ve fiilleriyle en mukemmel bicimde kendisinde tecelli ettigi insandir. 

16 -Sel 
1998, s.74 



16 — Selim Divane, Sadiklarm Milskillerinin Anahtan, Ahmed Sadik Yivlik, 1st, 



Menakib 17 

"insan-i kdmil, O'nun suretinde yaratilmistir..." 

"Yaratiklar konusunda meleklerden daha sereflisi yoktur. Bununla beraber 
Allah Teala, kendi isimlerini ona ogretmekle, insdn-i kdmil 'i, meleklere iistiin 
kilmistir.." 

"Allah Teala, insdn-i kdmil 'i yaratmca, ona ilk akil mertebesini vermistir..." 

"Allah Teala'yi ancak insan-i kdmil bilir. Qunkii o, Allah Teala'nm tecelli 
ettigi yerdir." 

"Insan-i kamil'in ehadiyetini, Hakk'in ehadiyeti ile carptigm zaman, sende 
ancak bir ehadiyet kahr..." (1 x 1=1) 

"Insdn-i kdmil, ferdiyet'de ilkdir..." 

"insdn-i kdmil ki, kendi zatryla Rabb'ine delalet eder... Iste bu insan-i ka- 
mil, hedef itibariyle evvel (ilk), fill (eylem) bakimmdan dhir (son); harf (soz) 
itibariyle zahir (acik) ve mdnd itibariyle de bdhn (gizli)'dir. Ve o insan-i kamil, 
tabiat ve akil arasim bir araya getiren, toplayandir. Cisimlere hakim olan mad- 
delerden tecerrild dahi onda bulunur. Oysa bu, ondan baska yaratiklarda yoktur. 
Allah Teala'nm alem'deki hilkmil, insdn-i kdmil ile zahir olmustur.." 

"insan-i kdmil, kainata Allah Teala'nm gozil ile bakar. Bir kudsi hadisde 
Allah Teala der ki; Ben onun gordugil gozuyum..." 

"Insan-i kamil, kendi basma bu alemdeki gayedir. Bu mukemmellik, Hz. 
Adem 'de zahir olmustur..." 

"insdn-i kdmil, ancak Hakkin sureti'yle kemale ermistir. Tipki, yaratihsi 
tarn olmasa dahi, ancak oraya bakan bir kimsenin suretinin tecellisi ile kemale 
eren bir ayna gibi.." 

Boylece "Allah Teala, Insan-i kamil'i kendi suretinde yaratti. Ve onun mer- 
tebesini melekler'e tarif etti. Ve onlara haber verdi ki, insan bu alemde Allah 
Teala'nm halife 'sidir Goklerde ve dilnyada bulunanlarm hepsini, onun emrine 
musahhar kildi. Hakk bundan sonra da kendisini gizledi. Qilnku kendisine halef 
olacak kimsenin zuhuruyla, naib'in artik bir hilkmil yoktur... Allah boylece, 

17 

gozler den gizlendigi gibi basiret'lerden dahi gizlendi. 

insan-i kamil nefsin tehlikelerinden kurtuldugu ifin ihlasi biiyiik iksir 
gibidir. Bir ameli yuz bin amel yerine gefer. 

Insan-i Kamil bin diinyaya deger. Misk kokusu gibi, diger kokulardan 
kuvvetlidir. 

Insan-i kamilin izinde olanlar ve siiluk gorenler bu geli§meye ve kemale 
mazhar olurlar. Bu nedenle; 

Qok az kisi ise, insanhgm en serefli, en ytlce mertebelerine ermis kamil ve 
mtikemmil, all zevata kavusmak, onlarm milbarek ellerini opilp himmetlerini 
kazanmak, onlarm gilnes lsigi gibi olgunlastinci nazarlan ve sohbetleri ile kimi 
az, kimi daha 90k olctide nefislerini tamyip terbiye edebilmek mazhariyetine 
kavusurlar. Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri tarikat ehli i9in bu- 
yurdu ki; 

"Yedi gobek yukardan, yedi gobek atjagidan kabul edilmif bahtiyar kul- 



-KEKLlK, Nihat, El-Fiituhat El- Mekkiyye Knterlen, 1st, 1990, s. 438 



Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



lardir. Derece derece, bu kisilerden kimi bilir, kimi bulur, kimi olur. En az 
nasibdar olani bile, bu yiice zevatm nazarlanna mazhar olduklan icin akibetleri 
Insaallah hayra cevrilir. 

insanin kemali de Allah Teala'yi, nefsini ve Insan-i kamili tanimasinda- 
ki kemale baghdir. 

I§te bu eserin esasen mevzunu olu§turan bu yolun esas gayesi de nefsi 
terbiye etmek ve kalbi safla§tirmaktir. 

Ehl'u-llah bir nuru hakikattir. Bu nura pervane olanlar sonunda vuslat 
§arabini icerler. Bu sebeptendir ki, Cuneyd-i Bagdad! kuddise sirruhu'l- 
aziz Hazretlerine sormu§lar; 

"'Evliyanin sozleri ve hikdyelerinden bir menfaat temin edilir mi? 

"Evet. Bu yolda sabirh olmak, mii§ahede ve kuweti kalb husule getirir. 
Kur 'an-i Kerim 'de "Biz sana Peygamberlerin kissalanni anlatarak kalbini 
tatmin ve tespit edecegimiz her ce$it kissayi sana anlatiyoruz" buyrulmadi mi? 



— GUNEREN, MEatih, Halvetiyye-i §abdniye Azizdnin Hikmetii Sozleri ve 
Hahralarim, 1st, 2003, s. 2 

19 — Kaddese'llahii sirrahu'l aziz- Kuddise Sirruhu'l Aziz: 

Daha 90k Allah Teala'nm sevdigi kullar olan evliyadan birinin ismi anilmca ve- 
ya yazilmca, onun sirri (ici) temiz ve milbarek olsun manasma soylenen veya yazi- 
lan dua, hilrmet ve saygi ifadesi. 

Iki kisi ifin "Kuddise Sirruhuma" ikiden 90k ifin "Kuddise sirruhum" denir. 

Tezkiretil-1 Evliya'da "Sim olmayan muzirdir" ibaresi gecmektedir. 
(Fenduddm Attar, Tezkiretu-1 Evliya, hzl. Silleyman ULUDAG, Bursa, 1984, s.59) 

Gavs-i Hizani kaddese'llahii sirrahu'l aziz buyurdu: "Bir gun seyhim Seyyid Ta- 
ha kaddese'llahii sirrahu'l azizden sordum. Nefahat'te oldugu gibi bazi mesayih igin 
"takdis" bazilan ifin "rahmet" ile dua okunmasmm sebebi nedir? 

Buyurdular ki; "nefsinden tain kurtulan iqin "Kaddese'llahii sirrahu" nefsin- 
den bir sey kalan iqin "Rahmet' ul-lahi Aleyh" diye dua edilir." 

Gavs kaddese'llahii sirrahu'l aziz Hz. seyhinin bu cevabim anlattiktan sonra bu- 
yurdular: 

"Nefsinden tamamen kurtulmak irsadm sarti degildir. Kendisine rahmet okunan 
90k kisiler, irsad makamma gegmis, dogru yol tlzerine ytlrtlmtlsler ve insanlara fay- 
dah olmuslardir." (Gavs-i Hizani Seyyid Sibgatullah-el Arvasi, Minah (Vergiler), 
Istanbul, Arahk 1996, s.55 Minah: 33) 

Evliyaullahm hepsinde bazi hususiyetler oldugu rivayetler arasmdadir. Mesela: 

Ali Usta, Seyh Serafeddin kuddise sirruhu'l aziz Efendiye 

"Senin de boyle bir hassan yok mu Seyhim ? " dedim. 

"Far," dedi. "Nakqibendi meclislerine, bizi anarak diz cokmiiq herkese §efaat 
etmek; ikincisi cocuklara Levh-i Mahfuz 'da kayith olan isimlerini vermek; ucuncusii 
bana ait olan muridanin dmrunii eksik veya ziyade etmek yetkileri, bana verilmi§- 
tir. " (Ali Usta'nm Hatiralan) 



Menakib 19 

Cevabmi vermistir. 

21 

Yazili eserler insan-i kamile bir yoldur. Ancak tasavvuf ilmi ve hakiki 
irfan soz ile tahsil edilmez, konu§an Kur'an-i Kerim olan insandan talim 
olunur. 

Bu a9iklamalardan anlasihr ki; Kamil bir miirside ulasmak, onunla ko- 
nusmak ve sozlerinden istifade etmek gerekli olmakla beraber; boyle birine rast- 
lanmadigi takdirde, gecmis miirsitlerin sozlerinden istifade edebilmek icin ta- 
savvuf kitaplan okumak da faydadan hali degildir, hatta zaruridir. Iste bu turlil 
gortis ve dusunilslerden dolayidir ki, bircok mutasavviflar yazili bir tek satir bi- 

22 

rakmamislar; bir kismi da pek az eser yazmislardir. 

"insanda yenilik meyli bir taraftan ruhun temayullerindeki sonsuzluktan, 
diger taraftan da her gun olu§an hayatin, hadiselerin yenilikleri icinde devam 
edip gitmesinden dolayidir. Devamlihk icinde yenilenme, yenilenme icinde 

23 

devamlihk. I§te nefsin aradigi budur." Hakikate seyr-i siiluk etmek bu 
yolda mur§id veya kitabla olsun gereklidir. Nicin diye bir soru sorulursa, 

24 

bunun cevabi: zamanla insan ashndan yabancila§ir, ashni unutur. Medeni 



^° — Tezkiretil'l-Evliya s.47-Lamii Qelebi, Nefahatu'1-Uns Tercilmesi 
Abdurrahman Cami, hzl. Silleyman ULUDAG, Mustafa KARA, 1st. 1998, s. 148 

21 — Mufti'y-ils-sakaleyn denilen meshur Osmanh seyhillislami ve buytik Turk 
alimi Ibn-i Kemal de kitap okumayi kastederek: 

Cem-i kiitiiple ref-i hucup kabil olmadi; 

Bildim ki, maksut bilmek imifj; okumak degil! 

Ttirkcesi 

(Buttin kitaplarla gizlilikleri kaldirmak mumkiln olmadi. 

Bildim ki, son hedef bilmek imis, okuma da degil.) 

22 — ERGlN, Osman Nun; Bahkesirli Abdillaziz Mecdi TOLUN Hayati ve §ah- 
siyeti, Istanbul, 1942, s: 78-79 (Konu genis sekilde agiklanmaktadir.) 

23 — YAZIR, E. Hamdi, Metalib ve Mezahib, XL VII. 

24 — Ibn-i Haldun demistir ki; "Bu hayatin bir sonucu olarak daima talep ve ihti- 
yaclar arkasmdan kosmak, birbiri ardmca ahaliyi yorar, ilstelik bu tekelluflerin 90k 
olan 9esitlerinden birini elde ettikten sonra, nefis diger fesitlerini de arzu eder. Bu- 
nun tesiri ile risk ve fucur artar, mesru ve gayrimesru yollarla geginme vasitalanm 
elde etmek ilzere turlil garelere basvurur." (CETtN, Mahmut, X Iliskiler, 1st. 2000, 
s.15, Yabancilasma-Insana Karsi Toplumsal Stirec; Dr. Sadik K1I19 Rahmet Y. Is- 
tanbul 1984 sf. 35) 

§ehirliler bu dtlnyamn nimetlerine asm meylettiklerinden, zevk ve eglencelerle 
90k mesgul olduklarmdan ve sehvetlerini tatmin etmeye yoneldiklerinden zamanla 
nefisleri kirlenmis ve bu kirlilik oramnda da iyi ve hayirh seylerden uzaklasmislar- 
dir. Hatta utanma duygulan bile gitmistir. Birgogunun meclislerde, buyilklerinin 
arasmda ve mahremlerinin yamnda son derece cirkin kilfurler ettigini ve utanma 
duygusunun onlan artik bu gibi 9irkin davramslardan ahkoyamadigim gorilrsiln. 
Qilnktl sozlil ve fiili olarak yapa geldikleri firkin ve kottl seyler onlan buna iyice 



20 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

denilen insanlarda dahi yozla§manin olmasi, insanin kendi ba§ina kalmasi ile 
bozulmanin yani nefsani duygulann on plana cikmasi neticesi ile terbiyeye 
muhtac oldugu a§ikardir. Insanin kurtulus. icin kendi ba§ina buldugu careler 
ise, efsanelere ve safsatalara yol acan nedenler olur. 

Neticede insan nefsinin esiri olur. Bir insanin kaybedilmesi nesilleri, ne- 
siller milleti ve devleti yok eder. insam-i Kamiller ise, bu yolda en 50k muh- 
tac olunan zaruri ki§ilerdir. 

Yolcuysan, yoldaysan, sana yol agarlar. 
Yok olursan sana varhkla yonelirler. 

Ztlleyha, her taraftan kapilan kapadi ama Yusuf ta hicbir hareket gorilnme- 
di. Kilit ve kapi tekrar acildi, yol goriindu. Cunkii Yusuf, Rabbine dayanmisti, 
her yana donilp dolasmaktaydi. Alemde bir yank gorilnmemekte ama Yusuf gi- 
bi hayran bir halde her yana kosup gelmek gerek ki, kilit acilsm, kapi gorilnsun, 
mekansizhk size yer olsun. 

Ey imtihan olan kisi, aleme geldin ama geldigin yolu hi? gormilyor musun? 

Sen bir yerden, bir yurttan geldin. Geldigin yolu bilmiyor musun, hayir, de- 
gil mi? 

Mademki bilmiyorsun, yol yok deme. Bu yolsuz yoldan bize gitmek goril- 
ntlr. Rtlyada neseli bir halde saga, sola gitmektesin. O meydamn yolu nerede bi- 
liyor musun? Sen gozunti kapa, kendini teslim et de kendini o eski sehirde gore- 
sin. Fakat gozunti nasil kapatabilirsin ki, ytlzlerce mahmur goz, senin goztlntl 
kapatmadan seni senden almakta. 



ahstirmistrr. (Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Halil KENDlR, 1st, 2004, s. 163 ) 

"Kotii aliskanliklanmiz, erdemlerimizden daha gabuk kuresellesiyor." (Alvin 
TOFFLER-HeidiTOFFLER, Zengmlik Devnmi, trc. Selim YENiQERi, 1st, 2006, 
s. 112) 

25 — "insam, insanhktan uzaklastirmak; insanin, insan dtlnyasma 'efsane' demek, 
insan ile hayvan arasmdaki farki idrak edememek demektir. 'Insan efsanesini' yika- 
rak, 'hayvan insam' mutlu etmek" gabasma girerler ki, bu, olus geregi imkansiz 
bir durumdur." (CETIN, Mahmut, X Hiskiler, 1st. 2000, s. 15, Kendini Arayan In- 
san; S. Ahmed Arvasi Burak Y. Istanbul b. tarih 5. bs. sf. 150) 

26 — Mesnevi, c.5, b. 1 104-1 1 14 



Menakib 21 

Tasavvufi Hayatin siyasi ve ictimai durumu ve umumi bir bakig 

Allah Teala'ya yakla§mak, onunla manevi baglanti kurmak emeli gercek 
sufiligin ba§langici sayilir. 

Insan iki hal iizeredir. Maddi ve manevi. 

Insanlarin manevi hayati bir butiin olarak incelendiginde ihtiyaclan ile 
olu§mu§ kurumlardan en belirgin olani tarikatlar oldugu goriiliir. Tarikatlar 
dini, ahlaki, mistik ve kiiltiir gibi birbirinden aynlmayan unsurlar icerisinde 
yillarca hayatin icinde bazen sonerek veya ba§ka bir suret alarak siirekli de- 
vam ede gelmi§tir. Yine bazi zamanlarda siyasetin §ekillenmesi, bir devletin 
yikilmasi ve kurulmasina etki edecek kuvveti de bulmu§tur. 

Islam toplumlarma baktigimizda, devlet ile insan iliskilerini dilzenleyen bu 
ara tabakanm genel anlamda ilmmet temeli ilzerinde sekillenmis olan ve birer 
sosyal yapi ve milessese olarak ortaya cikan tarikatlar tarafmdan dolduruldugu 

27 

gorultlr. 

Tasavvufi hayatta XX. yiizyilda tarikatlann durumuna bakildiginda pek 
if acici bir durum goriilmemektedir. Kurulu§u ve kaynagi dinden olan tasav- 
vufun her kurumda oldugu gibi XX. yiizyilda icerigi zayiflami§tir. Oyle ki, 
tasavvufi du§uncede yenilikler kaybolmu§, daha onceki tezler i§lenmeye, 
tekrar edilmeye ba§lami§, sekiiler 28 fikirlerin fikmaya ba§lamasryla da, ta- 
savvufi fikriyatta gerileme olmu§tur. 

Mezhep ayrihklan gibi tarikat feki§meleri de, islam devletleri ve Os- 
manh Imparatorlugu'nun ozellikle gerileme doneminde, devletin f6ku§unu 
hizlandiran ve giderek dinin yozla§masina neden olan sebeplerdendir. Bu 
nedenle on dokuzuncu yiizyildan itibaren tarikatlardaki bozulma hem artar- 
ken hem de fark edilmeye de ba§lami§tir. Oyle ki, ferdi bir kurum olan 
tarikatin, giderek bir devlet dairesi haline gelmesi, §eyhlerin tahsisatla geci- 
nen birer memur durumuna du§mesi, §eyhlikte liyakatin bir kenara birakila- 
rak babadan ogula miras kalmasi, tasavvufi kurumlan ve fikriyati da yiprat- 

. 29 

mi§tir. 



27 — Aziz Mahmud Htldayi Uluslararasi Sempozyum Bildiriler, Ist-Uskildar Beld. 
2006, c. II, s. 15 

28 — Dilnyevi, cismani, laik 

29 — Abdulhakim Arvasi Efendi Hazretleri bu konuda soyle buyurdular. 

"Son zamanlarda, tekkeler cahillerin eline dtifjtu. Dinden, intandan haberi ol- 
mayanlara fjeyh denildi. Din dufjmanlan da, bu fjeyhlerin sozlerini, oyunlanni ele 
alarak "dine hurafeler karifjmifjtir, Islam dini bozulmustur" dedi. Halbuki bozuk 
tarikatgilarin sozlerini, islerini din sanmak, bunlari tasavvuf buyukleri ile karis- 
tirmak gok yanhstir. Dini bilmemek, anlamamaktir. Dinde soz sahibi olmak igin, 
ehl-i Siinnet alimlerini tanimak, o biiyiiklerin kitaplarini okuyup, iyi anlayabilmek 
ve bildigini yapmak lazimdir. Boyle bir alim bulunmazsa, din diismanlari meydani 



22 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



bos bulup, din adami sekline girer. Vaazlari He kitaplan He genqlerin imanini 

qalmaga salduarak millet ve memleketi felakete goturur. " 

*** 

Bir veli, 1 925 yilmda tekkelerin kapatilmasi kararma "Tekkeler kendi kendileri- 
ni kapattilar" seklinde karsihk vermistir. Bundan sonra tasavvuf ve tasavvufcular 
sahnedeki istismarcilardan kurtulmus, fakat asirlarca yanan bu irfan lsigi da sozde 
mutasavviflar ytiztinden resmen sonduriilmustur. Bundan sonra bu is kenarda kosede 
kalan ve sirf Allah Teala nzasi i9in gizli kapakli hizmete devam eden kimselere 
kalmistrr. 

Halveti Seyhi Mehmet Dumlu bu konuda sunlan anlatmaktadir. 

"Kiltahya'da tekkelerin kapatildigi gtlnlerde Halvetiyye Sabaniye mesayihinden 
Seyh Salih Efendinin torunu Seyh Bekir Efendi halkm irsadiyla mesguldti. 

Seyh Bekir Efendi, sohbeti hos, hitabeti akici, bilgisi 90k, ufku genis, kulttirlti, 
natuk Osmanli Tilrkgesi'ne vakif mir-i kelam bir insandi. Halk tarafmdan sevilip 
sayilan bu kamil zat, aym zamanda devlet ricalinin de sevgisini ve saygismi kazan- 
misti. Ozellikle tek partili donemin Ktltahya milletvekili Recep Peker Bey, §eyh 
Bekir Efendiyi seviyor; Kiltahya'ya her gelisinde onu ziyaret ediyordu. Ziyaretlerin- 
de Ankara'dan getirdigi tombeki, ttltiln, vb. hediyeleri sunuyordu. 

1925'te tekkelerin kapandigi o gtlnlerde Recep Peker Bey, Ankara'dan Kiltah- 
ya'ya gelir. Her zaman ki, gibi §eyh Bekir Efendiyi ziyaret etmek ister. Ancak bu 
sefer icinde bir ukde vardir: 

"§eyh Efendiyi ziyaret etmesine edecegim, amma tekkelerin kapatilmasina acaba 
§eyh Efendi ne der? Sizin ba§ka i$iniz yok da bizim tekkeleri kapatiyorsunuz bir 
daha ziyaretime gelmeyin mi der; yoksa beni huzuruna kabul edip eskisi gibi sohbet 
mi eder? " 

Recep Bey, bu rahatsiz edici dtlstlnceler icinde §eyh Efendiye ziyarete gider. 
§eyh Efendinin dervisleri, Recep Bey 'in geldigini haber verirler. §eyh Bekir Efendi, 
Recep Bey'i gtller ytlzle ve daha onceki gelislerinden daha neseli karsilar. Hatta 
tekkelerin kapatilmasi mevzuuna bile deginmez. Sonunda Recep Bey, kendisine 
tekkelerin kapatilmasina yonelik bir soru sorulmamasma dayanamaz ve §eyh Bekir 
Efendiye: 

"§eyhim ne dersiniz biz tekkeleri kapattik? " der. Bu sual karsismda §eyh Bekir 
Efendinin tebesstim ederek kendine ozgtl yoresel agziyla verdigi cevap 90k ilgin9tir 

"Ooo imanim! O emri, biz gece 12.00 'de verdik. Siz gunduz 12.00' de kapatti- 
niz. O emri, size biz verdik. fHinkii dervisler, corbaya pilava asik oldu. Gerqek Hak 
asiklari azinhkta kaldi. Bizler, corba pilav asiklarina zahiri kapiyi kapattik. Ger- 
qek Hak asiklarini da goniil tekkemize aldik" der sonra elini kalbinin usttine koya- 
rak: 

"Recep Bey, Recep Bey! Buraya kilit kiirek yanasmaz. Vakit saat geldiginde 
biz, onlari goniil tekkemizden yine zahire qikaririz ve tasavvufu sayilamayacak 
kadar qok biltun ozellik ve giizellikleriyle tekrar ortaya koyariz. §imdi bekleyiste- 
yiz, deyip bunun suilnat-i ilahiyye oldugunu, Allah Teala'nin emir vermeden ve 
murat etmeden bir yapragin bile kimildamayacagini biliriz. " (SIR, Ayse Nur; Bat- 
mayan Giine§ Devam Eden Golgeler, §eyh-i Halveti Mehmet Dumlu kuddise 
sirruhu, Istanbul, 2005, s. 269) 

Tabii ki, bu ifade edilenler yalmz Ttlrkiye i9indir. Diger tllkelerdeki problemler 



Menakib 23 

Hakiki tasavvuf ehli de kurunun yaninda ya§in yanmasi gibi en buyuk 
darbeyi, nakis ehl-i tarik, tekke, zaviye ve muntesiplerini siyasi emellerine 
alet eden bir takim siyaset cambazlanndan yemi§tir. 

Gercek islam tasavvufuna kar§ihk son asirlarda meydana gelen cokuntii- 
yii aci bir dille yeren bir zat §6yle demi§tir: 

Tasavvuf bir hal idi, bir kdr oldu. 

Tasavvuf bir fedakdrhkti, bir kazangyolu oldu. 

Gizlenmekti, sohret vesilesi oldu. 

Eskilere uymakti, gegim yolu oldu. 

Gonulleri dbdd etmekti, gururu oksamak oldu. 

Zdhidlikti, sefahat oldu. 

Ahlakti, ahlaksizlik oldu. 

Kanaatkdrhkti, israfgihk oldu. 

Tecerruddu, ekmek pesinde kosmak oldu. 

Cumhuriyetin 1923'te kurulmasi 30. 1 1. 1341/1925'de kabul edilen 677 
sayih "tekke ve zaviyelerle tilrbelerin kapatilmasi ve turbedarhklarla birta- 
kim unvanlarin men ve ilgasina dair kanun "la ve yeni devletin laik oldugu- 
nun anayasaya konmasi, bu anlatilan sikintilan bicak gibi keserek sikintilan 
tarihe gommu§tur. Ancak devletin yeni ilkesinin yorumu da ayn bir karga§a 
ve bo§luklar meydana getirmi§tir. A§agidaki ahntilara bakihnca da sonuclan 
cok garib tezahur etmi§tir. 

Sonra 3 Mart 1924 tarihli "Tevhid-i Tedrisat" kanunuyla, "Maarif Vekaleti 
Yilksek diniyat miltehassislan yetijtirmek tlzere Darillfununda bir Ilahiyat fa- 
killtesi tesis ve imamet ve hitabet gibi bidemati diniyenin ifasi vazifesiyle mtl- 
kellef memurlar yetijtirilmesi i9in aynca mektepler acacaktir. Milli Egitim Ba- 
kanligmi, adeta "Hz. Ali kerremallahil veche-Muaviye radiyallahil anh ihtilafm- 
da oldugu gibi" hakem kabul etmi^ti de, o da din adi altmda ne kadar mektep 
varsa hepsini toptan kapativermij, hem de bir hafta ifinde kapilanna kara kilidi 
asmi§ da gidivermijti. Kanun yururlilkten kaldmlmadigi halde; din okullan ac- 
maga tam 27 yil yana§mami§ti.. Fakat oyle gilnler oldu ki, bir koydeki cenazeyi 
dini merasimle mezara gomebilmek igin, obilr koyden imam getirme zorunlulu- 
gu dogmujtu.. Maddeten bitkin hale geldigi gibi, manen de bitmi§ idi tllke 
akimlar ortaya gikmijtir. 

Milletin manevi doktora olan ihtiyacim onlemeye kimsenin gucil yetmedi. 
Din ogretiminin yasaklanmasryla illkenin dort bir bucagmda iyi, ya da kotil ni- 
yetli bir nevi tarikatler ve jahislar harekete gecmi§, Nurculuk, Silleymancilik vs. 
gibi turlti akimlar ortaya cikmistrr. 

Kimsenin agikfa, dini diyaneti savunmasi soyle dursun; Allah Teala'dan ve 



de bu son tic asirda baska baska sekillerde kendini gostermistir. Sanki bu fozillme, 
safiyet bozulmasi, Islam aleminin her tarafmda birbirine benzer olarak kendisini 
gostermistir. 



24 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Rasuliillah sallallahil aleyhi ve sellemden bahsedenler bile suclamr olmustu.. 
Ama din aleyhinde yakasi acilmadrk sozler, kilfilr ve hakaretler serbest!.. 

Mukaddesatimiz artik Ali Fuat hocanm deyimiyle; sahte tabiblerle, kilfilr 

30 

ehli arasmda top gibi bir oyuncak olmustu. . 

"Bircok camiler camilikten cikanlmis, hangar haline getirilmis, ahir olmus, 
Yahudilere, Ermenilere satilarak sarap deposu yapilmisti." "Boylece memleke- 
tin her tarafmda ytlzlerce, binlerce cami yiktmldi, satildi, depo ve ahir yapil- 

d!." 31 

"1946 secim kampanyasmdan cogunlukla secilip gelen CHP milletvekilleri 
bozuktular. Parti, ilk defa milletten bir zilgit yemis, sarsilmisti... Uzun bir Tek 
Parti devrinin biriktirdigi hosnutsuzluk yaygmdi. Denilebilir ki, halkm bir nu- 
marah yakmmasi din hizmetleri ve din ogretimi bahsindeydi. Vatandas: "Oltl 
yikayacak adam bulamryorum" diyordu. 

imam Hatip mektepleri kapatilmis, uzun yillar din adami yetismez olmustu. 
Bes ayet ezberleyen din adami geciniyor, onlara da "hademe-i hayrat" adi veri- 

32 

liyordu....Nihayet, uzun yillardan beri okullanmizda din ogretimi yoktu." 

Dergahlar ortilleli alti sene oldugu halde, hala dervijlerin tekke gatisi altma 
girip girmedigini kontrol eden ve yasaklarm tatbik olunup olunmadigim takibe 
memur edilen kimseler, bu kontrole bir teror ve baski manzarasi vererek alakah- 
lan rahatsiz etmeye devam ediyorlardi. 

Semahanemiz ve mujtemilati, vakif olmayip Hocamizm kendi maddi im- 
kanlanyla kurulmuj olmasi sebebiyle sahibine iade edilir edilmez icinde tadilat 
yapilarak mesken haline sokulmu§ bulunuyordu. Buna ragmen yine de tadsiz ve 
yersiz bir takibat devam ediyor, adeta tic ytiz ktisur Istanbul dergahi, bir dusman 

33 

kalesi gibi disandan gozlenmekte bulunuyordu. 

Hususi surette gocuklarma din dersi, Kur'an-i Kerim dersi vermek isteyen 
Musltimanlarm evleri basihyor, mabetleri basiliyor, Kur'an-i Kerim okutan, din 
dersi veren hocalan polisler yakahyor, ctlrm-i meshud mahkemelerine sevk edi- 
yorlardi. Hatta, hatta.. O derece ki, — halkm anlattigma gore — Bursa'da polis- 
ler kapilan dinliyor, icerden Kur'an-i Kerim sesi gelen ev sahipleri dini tedri- 

34 

satta bulunmak sucu ile sorguya cekiliyorlardi. 

Neticede insanlar o hale gelmislerdir ki, evlerinde ytlksek sesle Kur'an 
okumaktan gekinmektedirler. 

Mus'ta 90k muhterem, alim bir zat vardi. Velkanli Hoca Mehmed Efendi. 
Komsusu ile arazi ihtilafi bulunmaktaymis. Bu ihtilafi lehine halletmek isteyen 



30 — §enocak, Kemaleddin, Musltimanlar Arasmda Bir Garib Yolcu, 1st, 2004, 
s,94 

31 — Esref EDIB, KaraKitap, 1st, 1972, s. 32 

32 — KABAKLI, Ahmet, Temellerm Durusmasi, 1st, 2000, s.209 

33 — Ken'an Rifai, Sohbetler, hzl: Samiha AYVERDL 1st, 2000, s.270 



34 



-Esref EDIB, KaraKitap, 1st, 1972, s. 25 



Menakib 25 

komsusu gidip sikayet eder. Bu hoca cocuguna Kur'an ogretiyor der. Mus carsi- 
si o zaman ktictik bir carsidir. Hoca camiden eve, evden camiye giderken btittin 
carsi kalkar htirmet ederdi. Vali, cocuguna Kur'an ogretiyor diye Velkanli Hoca 
Mehmed Efendi'yi iki ay hapse mahkum eder. Bununla da yetinmeyip sirtma 
bir jandarma bindirir. Bir jandarma da o uzun beyaz sakalmdan cekerek carsmm 
icinde gezdirir. 

Kibns'ta dahi bu turlii olaylar ya§anmi§tir. 

Sonucta bahsedilen kanuna tepki olarak 1924 yilinda kurulan Terakki- 
perver Cumhuriyet Firkasimn sozii edilmeyen bir tepki biciminde tiizugune, 
"Firka, eflcdrve itikadat-i diniyeye hurmetkdrdir" firkasi koymasi; 

13-14 §ubat 1925 Palulu §eyh Sait'in isyan etmesi ve devlet eli ile bas- 

37 

tinlmasi; 

22 Arahk 1930'da Menemen'de Dervi§ Mehmet 'in isyamnda yorede 
2200 ki§inin tutuklanmasi, §eyh Esat Efendi 'nin zehirlenmesi, §eyh Halit 
ve Hoca Saffet Efendi gibi zatlann asilmasi ile noktalanmi§tir. 



35 — APUHAN, Recep Stikrti, Oteki Menderes, 1st, 1997, s.19 

36 — §eyh Nazim Kibnsi kuddise sirruhu'1-aziz, (Kibns'm Larnaka jehrinde 21 
Nisan 1922 (26 §aban 1340) Cuma gunti dogdu. Soyu, baba tarafmdan, ehl-i beyte 
ve Gavs-i azam Abdtllkadir Geylani kuddise sirruhu'l-azize ulasir, anne tarafmdan 
ise, Mevlevi tarikati kurucusu Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerine dayamr.) 
Kibns'ta Islami egitimi ve manevi terbiyeyi yaymaya basladi. Bir9ok insan gelip 
Naksibendi taiikatmi kabul etti. Maalesef bu zaman, dinin Turkiye'de kisitlandigi 
bir zamandi ve §eyh Nazim Kibns Tilrk toplumunda yasadigi i9in orada da dini 
ibadetler kisitlanmisti. Ezam Arapga okumak yasakti. 

Dogdugu yere gittiginde yaptigi ilk sey camiye gidip Arapga ezan okumak oldu. 
Hemen tutuklamp bir hafta hapis yatmak zorunda kaldi. Serbest kalir kalmaz Lefko- 
sa btlytlk camisine gidip minaresinde ezan okudu. Bu olay, resmi makamlan 90k 
kizdirdi ve aleyhine dava actilar. Mahkemeyi beklerken buttin Lefkosa ve yakm 
koyleri dolasip minarelerden ezan okudu. Neticede, aleyhine toplam 114 dava acildi. 
Avukatlar, ezan okumaktan vazgecmesini tavsiye etti fakat o, "Yapamam, insanlarm 
ezam duymasi lazim." Diyordu. 

Davalarm okunma gtlntl gelmisti. Eger yargilamr ve suclu bulunursa 100 yil tlze- 
rinde hapisle cezalandmlacakti. Aym gtln, Turkiye'den segim sonuglan geldi: Ad- 
nan Menderes yeni basbakan segilmisti. Basbakan olarak ilk isi btlttln camileri acrp 
Arapga ezan okunmasma izin vermek oldu. Bu, Btlytlk §eyh (§eyh §erafeddin 
kuddise sirruhu'1-aziz) Efendinin bir kerameti olmus ve §eyh Nazim bu sayede 
serbest birakilmisti. http://www.naksibendi.net 

37 — Fethi Okyar, 1925 §eyh Said hadiselerinde basvekildir. Isyan bahanesi ile 
halk tenkil edilmek istendiginde Fethi Okyar itiraz ediyor. Bu bir zabita vakasidir. 
Bu sekilde halkm tlzerine gidilmemelidir. Mesele stlkunet ve suhuletle halledilmeli- 
dir diyor. Bunun tlzerine Ismet Pasa gagnhyor. Kendisi ile gortlstlltlyor. Fethi Bey 'in 
yapmak istemedigini kabul ediyor. Halki Ismet Pasa tenkil ediyor. (APUHAN, Re- 
cep Stlkrtl, Oteki Menderes, 1st, 1997, s. 18) 



26 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Fakat bu isyanlann Kurt isyanlan §ekline girmesi, Ingilizlerin kan§tigi 
§iiphesi olaylan daha da buyutmiis. bir ba§ka boyuttan sikintiyi ikiye katla- 
mi§tir. 

Aynca §apka kanunu ilan edilmi§, degisjm unsuru olmus. ce§itli §ekiller- 
de agirhgini toplum iizerinde hissettirmis. ve neticesi ise, sikintilar dogur- 
mu§tur. Ancak gayr-i muslimler iizerinde bu kanun ise, uygulanmamak- 
taydi. Bu da ba§ka bir gariplikti. 

Genclerimizin bere giyen bir Prof.u ayipladiklanm herhalde gazetelerden 
okumussunuzdur. Eger, haber dogruysa cidden uziilmemek elde degil. Baska 
milletlerin aya roket firlattiklan bir cagda, bizim gencligin elalemin bajmdaki 
bereyle ugrajmasi ne kadar hazin.. 

Evet, bere denen §u Avrupali serpu^un bir zamanlar tllkemizde yasaklandi- 
gi, giysilerin polis takibine ugradigi da cilmlenin malumudur.. 

Bu vesileyle, vaktiyle Istanbul'da gegen bir olayi okuyuculanmizm ibret 
nazarlarma sunuyoruz. Vak'a orkestraya mensvib bir viyolonistin bajmdan ge- 
9er. §imdi yajamayan bu zat, o yillarda bir dostumuza §unlan anlatmijti. 

"Bilirsin, ben hep bere giyerim. Siz bere giymekten korkarsmiz, ama ben 
asla cekinmem. Sizi Ticani diye yakalarlar, fakat benim kilima dokunamazlar. 
Nedenine gelince, sabret de anlatayim: 

Diln ak§am eve donerken, yolumu kesen iki polis bana: 

— Bu ne bicim kiyafet? Dediler. Sirtimda palto, elimde keman, kilik kiyafe- 
timde bir tuhaflik goremiyordum. §askmlikla: 

— Ne var ki? Dedim. 

— Daha ne olsun? Bere giymissin, bere!. Berenin yasak oldugunu bilmiyor 
musun? Sen de mi Ticanisin yoksa? 

— Ben ne Ticaniyim, ne de berenin yasak oldugundan haberim var.. Fakat 
polisler bir turlti yakami birakmadilar. Israrla dayattilar: 

— Bere giydigine gore, sen Ticanisin, gericisin! Niye sapka giymiyorsun? 

Dogrusu hayli korkmustum. Allah Teala'dan karakoldan evvel iglerinden 
biri: 

— Adm ne senin bakahm? 

— Yetvart Margosyan, dedim. Saskmhk sirasi onlara gecti de ytlzytlze bak- 
tilar. . 

— Vayy ! Sen Ermeni misin? Diyerek derhal yammdan uzaklastilar. . . 

Binaenaleyh 1945'te 50k partili doneme gefi§le dinin ya§atilmasi ifin 
faaliyetler yeniden canlanma gostermi§, 14 Mayis 1950'de Demokrat Par- 
ti'nin iktidara gelmesi ile dini hayatta siikunetin olu§masini saglami§tir. Bu 
arada bircok tiirbeler yeniden faaliyete acilmi§, Tiirkfe ezanin yaninda 



38 — Senocak, Kemaleddin, Milslumanlar Arasmda Bir Garib Yolcu, 1st, 2004, 



s,157 



Menakib 27 

Arapca okunmasina izin cikmi§ti. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Toprak Hazretleri o gunlerin durumu 
hakkinda buyurur ki; 

"Demokrat Parti ehveni (daha hafifi) §erdir. Iki muslumanin birbiri 
ile konwjmasina musaade etti, onceden iki ki§inin yan yana gelip konu§- 
masi mttmkun degildl " 

Kisaca anlatmaya cahsTigimiz sikintih, kan§ik, neyin ne olacagi belli 
olmayan devirde ya§ayan Ihramcizade Haci Ismail Hakki kuddise sirruhuT- 
aziz ihvani ile fazla yara almadan geci§tirmi§tir. 

42 

Ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi o giinleri mulakatimizda §6yle 
aktardi. 

"Sivas 'tan ba$ka bir vilayete babam ziyarete giderken emniyetten en 
fazla tig veya dort gtin izin (mtisaade) ile gidebilirdi. Yazmi§ oldugu Mevlid- 
i §erif emniyetge haber ahninca mevlidi istinsah igin verdigi Abdurrahman 
Hoca adi ile bilinen zatin yazdigini soyleyerek, 

"Ogul hile-i §er'iyeye ba§vurarak kendimm kurtardik" demi^tir. Bu 
nedenle iki ay sabahtan ak$ama kadar Efendi Babamin ktittiphanesindeki 
kitaplar incelemeye tabi tutulmu^tur " 

ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri bu sikintilardan dolayi 
1938 yihnda goc icin hazirhk yapmis, ve hicret etmeye varacak kadar niyet- 



39 

— Tiirk9e Ezan Uygulamasi 



1931 yihnin Aralik aymda, Mustafa Kemal Atattlrk'tln emriyle dokuz hafiz, 
Dolmabahfe Sarayi'nda ezanm ve hutbenin Ttirkcelestirilmesi galismalarma basladi. 
Kur'an-i Kerim'in Ttirkce terctlmesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde Istanbul'da 
Yerebatan Camii'nde Hafiz Yasar (Okur) tarafmdan okundu. Bundan 8 giln sonra, 
30 Ocak 1932 tarihinde ise, ilk Ttirkce ezan, Hafiz Rifat Bey tarafmdan Fatih Ca- 
mii'nde okundu. 3 §ubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi'nde de, Ayasofya 
Camii'nde Ttirkce Kuran, tekbir ve kamet okundu. 18 Temmuz 1932 tarihinde Di- 
yanet Isleri Riyaseti, ezanm Ttirkce okunmasina karar verdi. Takip eden gtinlerde, 
yurdun her yerindeki Evkaf Mudurltiklerine Ttirkce ezan metni gonderildi. 4 §ubat 
1933 tarihinde, mufttiltiklere ezam Ttirkce okumalanm, buna uymayanlarm kati ve 
sedid (kesin ve siddetli) bir sekilde cezalandinlacaklarim bildiren bir tamim gonde- 
rildi. 

18 sene boyunca ezan Ttirkce okunmus, daha sonra Demokrat Parti'nin iktidara 
gelmesi ile 16 Haziran 1950'de ezanm Arapca da okunabilmesine izin verilmistir. 
Ilgili kararla, Ttirkce ezan yasaklanmasa da, Ttirkce ezan okunmasi ttimtiyle 
terkedilmistir. Gunumtizde, serbest olmasma karsm, camilerde yalmzca Arap9a ezan 
okunmaktadir. 

40 — Marasi Ahmed Tahir kuddise sirruhuT-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Sagin §erri solun haynndan iyidir. " (KUQUK, Hafiz Hasan, Risale Tarikdt-i 
tpabdniye 'de Silsile Evrddve Dua, 1st, 2003, s. 59) 

41 — Ali Eris isimli ihvandan dinledim. 

42 — ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi 'nin oglu 



28 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

lenmi§lerdir. 

Ancak Re§adiye Otelfn&c gordiigii manevi i§aret, O'nu niyetinden 
vazgecirmi§tir. Manasinda kendisine kundak icinde bir cocuk verilmi§, 

"Bu kimdir? " Sorusuna; 

"Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellemdir. Rum 'da O 'nu buyuteceksin. " 

Denilince 15 gun sonra fikrinden vazgecip Istanbul'dan Sivas'a geri 
d6nmii§ler ve manevi vazifesine devam etmi§lerdir. (Bazi rivayetlerde Iz- 
mir'e ugramis. sonra Sivas'a donmu§lerdir.) 

Buna ragmen 1938 yihnda 38 ki§i ile 38 giin ihvanlanndan birkac ki§i 
ile hapis yatmi§lardir. Yukanda da anlatilanlara bakilacak olursa O'nun 50k 
sikintih donemler icerisinde vazifesini yapmaya cali§tigim goriiliir. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin 
Hakk'a yuriimesinden sonra yazilan gazete makaleleri o donemi gozler 
online sermektedir. 

"Qtinkti CHP devrinde her din adamina oldugu gibi Haci Ismail Hakki 
Toprak Efendi Hazretlerine de birqok bash yapihp durdu. Hatta bu son sene- 
lerde bile o qokyasli haliyle Haci Ismail Efendi 'yi Adliye koridorlarinda suriin- 
diiriip durdular. Hem de bir komiinist iftira taktigiyle. " 

"Haci Ismail Efendi Hakkin rahmetine kavustu. Sivas O 'nun sahsinda qok 
seyler kaybetti. 

O tesbihin Imamesi gibiydi. Toplayici, yapici guzellestirici ve huzur verici 
bir sahsiyeti vardi. 

Islam 'a yakin ve bagh olanlar hariq tutulursa, denilebilir ki; O 'nun bu se- 
hirde hiq bir yakini yoktu. Ayni sekilde Islam dusmanlari hariq tutulursa, Onun 
bu sehirde hiq bir diismani da yoktu. Kanunlar qikardmisti. Hiq kimse "BEY, 

EFENDI, AGA, PA§A" gibi milletin ruhunda dilinde ve edebiyatinda yer eden 

,, 45 
kelimeleri kullanamayacakti. " 

Bu garip, bu acayip kanuna ragmen, o, bu sehirde ve butiin qevre vilayet- 

lerde yarim asm asan bir siire iqinde hep "EFENDI" olarak bilindi, hep 

,, 46 
"EFENDI" diye kendisine hitap edildi. " 

Zaman her §eyin ilacidir. 

Zor donemin biiyiik insani devleti ve milletini uzun siire sirtinda ta§i- 
mi§, birbirine ezdirmemi§tir. Yenileyici (Miiceddid) vasfini bidatler cerce- 
vesinden azade tutarak Ehl-i Siinneti ihya etmi§tir. 



i3 -Istanbul -Fatih llgesinde. 



44 — Ergun GOZE, "Sivas'a Bassaghgi Makalesi" 16 Agustos 1 969-Tercilman 



Gazetesi 

45 



46 



-(21 Haziran 1934) Soyadi kanunun kabulil 

-Yavuz Bulent BAKlLER "Ismail Efendi" 4 Agustos 1969-Hizmet Gazetesi 



(Sivas'ta yaymlanmistir) 



Menakib 29 

O'nun icin "Anadolu'ya Isldmiyet'i getiren adam" denildigi gibi O'na 
"Kasketli §eyh " de demi§lerdir. 

Ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri "Benim kasketimi ge- 
tirin, benim bayragim gibi bayrak benim devletim gibi devletyoktur" buyu- 
rarak onlara cevap vermi§tir. Hayati boyunca siyasetten uzak durmus. ve 
"Gardcujlarim! Herkesin bir siyaseti vardir. Bizim siyasetimiz siyasete ka- 
rismamaktir Bu da ayri bir siyasettir" dusturu ile hareket etmis. ve "egri 
ayaga egri ayakkabi yaparlar" buyurarak ince bir siyasetin ornegi olarak 
havas ile avamin birbirine yabancihgini gidererek cemiyet hayatindaki 
ahengi saglami§tir. 

Yukanda anlatilanlardan cikan sonuc §u olabilir. 

Allah Teala ve Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin sevgisini kazanip 
ya§amak ve ba§kalanna da ya§atmak gayesinden ba§ka niyeti olmayan ger- 
cek tasavvuf ehlinin eskiden oldugu gibi yeni nesilde de hizmetten geri kal- 
mayacagidir. 

Mtikrimin Halil Yinanf'in bu konudaki tesbiti 90k gilzeldir. 

"Eskiden kuvvetimiz tarikatlerden gehnis. Inhilal eden cemiyeti toplamis. 

49 

Mogol istilasinin yiktigim tarikatler toplamistir. " 

Yazan ki§i once yazi yazacagi tahtayi yikar, temizler; sonra ona harfleri ya- 
zar. Allah Teala da once gonlil kan eder, hor hakir gozyajiyla yikar, sonra o 
gonille sirlan kaydeder. Yikamakla, o levhi bir defter yapmak istediklerini bil- 
mek, anlamak gerek. 

Bir evin temelini atacaklan vakit oradaki eski ve evvelki yapiyi yikarlar. 
Sonunda an dura su cikarmak icin once yerden toprak crkanrlar. Qocuklar, ha- 
camattan aglarlar. Qilnku isin hikmetini bilmezler ki, Halbuki adam, hacamatci- 
ya para verir, kan icen hangere iltifatlarda bulunur. Hamal agir yukiln altma ko- 
sar, yilku, baskalarmdan kapar. 

Yilk ifin hamallarm savaslarma bak. Din isinde calisma da boyledir. Raha- 
tin ash zahmet oldugu gibi acihklar da nimetin onudilr. Cennet, hosumuza git- 
meyen seylerle kaplanmis, cehennem de zevkimize giden seylerle dolmustur. 
Atesin ash yas agag oldugu gibi atese yanan da Kevser'e ulasmistir. 



47 — §apka ve kiyafet devrimi (25 Kasim 1925) 03.12.1934 Dinsel kisve giyilme- 
sindeki dtizenleme kanunu. Hangi dine mensup olursa olsun din gorevlilerinin mabet 
ve ayinler dismda dini kisve tasimalan yasaklandi. 

48 — Gunumilzde crkan bazi kitaplarda 9agdasi olan tasavvuf ehli kisilerin hayat 
hikayeleri yazihrken, seyhlerin kasketli fotograflan yeni nesilden saklanmaya cah- 
silmaktadir. Bu yanhs bir tutumdur. Bu hareket saklamrsa ileride aym durumlar 
meydana gelince kisilerde yorum kargasasi meydana gelecektir. Bugtln milntesiple- 
rinin asm sekilde tenkit ettigi sapkamn onlarm basmda olmasi muhakkak oldugu 
bilinen bir gercektir. 

49 — Gilrlek, Dursun, Ayakh Kutilphaneler, Istanbul, 2005 s. 310 

50 — Mesnevi, c.II, b. 1827-1838 



30 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Tarikatlerin Kapatilma Sebeplerine Bir Bakig 

Genellikle velayetin istikamet iizere oldugunu bilmekteyiz. Ancak bu 
giizel yolun miintesipleri son yuzyilda sikinti icinde ve iilkemiz acisindan bir 
istibdat gibi goriinen sikintiya du§mii§ olmasi, yorumu zor gibi gelen bir 
husustur. Goruldiigii iizere tarikatlarda degi§im vardir. Fakat bu degisjm 
bozulma ile sapik firkalar haline dogru giden bir hal almi§tir. Ahlaki ve mis- 
tik bir unsur olan tarikatlar sonunda maas. tahsisati olan devlet kurumlanna, 
insan terbiyesi hedefi iken siyasi ve diger diinyevi emellerin hizmetkanna 
donu§mu§tur. 

Bu nedenledir ki, durum incelendiginde Allah Teala bozulmaya yiiz tu- 
tan dinleri Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemden once yeni bir nebi ile 
giinceller iken, bu ummette yok edip yenisi ile tekrar ba§tan kurmak yoluna 
gitmektedir. Bu §ekilde ancak islam kiyamete kadar baki kalacaktir. 

Insan iizerine inceleme yapildigmda, ah§kanliklanndan vazgecme hali 
hem zor ve zaman almaktadir. Ancak zorlandiginda bir nevi strese girdiginde 
ya tam coku§e ugrar, ya da yeni ba§tan in§a olur. Islam dini konusunda Allah 
Teala'nin teminati var oldugundan bu stres genellikle bir yenilenme olarak 
tecelli etmektedir. Ciinkii insan fitrati Islam'a muvafiktir. Binaenaleyh, mil- 
letimiz hakkinda tecelli eden bu stres, rahmetin celal cihetinden tecellisidir. 
Uzulmemek lazimdir. 

Bu konu iizerinde Ibn-i Haldun mukaddimesinin on dokuzuncu fa- 
sil'inda afikladigi "Bir kabilenin du§kunle§ip zelillegmesinin ve bagkalarina 
boyun egmesinin, onlarin devlet olmasinin onundeki engellerden biri olma- 
si " konusu bu sozlere 50k iyi bir aciklama olacaktir. §6yle ki; 

"Bunun sebebi diljkunlejip zelil olmanm ve bajkalarma boyun egmenin 
asabiyeti ve asabiyetin jiddetini kirmasidir. Zaten bajkalarma boyun egip zelil 
olmak, bunlarm kaybedildiginin bir delilidir. Zilleti kabullenen kendisini sa- 
vunmaktan da aciz kalir. Kendisini savunmaktan aciz olan ise, bir seyi elde et- 
me milcadelesini hig yapamaz. 

Bu husus, israilogullan'nm durumuna bakilarak daha iyi anlasilabilir. Hz. 
Musa aleyhisselam onlara, Allah Teala'nin §am'm hukumranligmi kendilerine 
takdir ettigini haber verip bunun icin milcadele etmelerini isteyince, onlar aciz- 
lik gosterip soyle dediler: 

"Ey Musa! Orada zorba (azgin) bir topluluk var; onlar oradan gikmadik- 
ga biz oraya asla girmeyecegiz" (Maide Suresi, 22). Yani, Hz. Musa 
aleyhisselama ortulil olarak dedikleri suydu: 

"Ey Musa! Allah Teala kendi kudretiyle onlari garpip oradan gikarsin ve 
bu da senin ntucizen olsun." Hz. Musa aleyhisselam, oraya girmeleri icin israr 
edince onlar da inatlarmda devam edip asi oldular ve soyle dediler: 

"Ey Musa! Orada onlar bulunduklari muddetge biz oraya asla girmeyiz. 
Artik sen ve Rabbin gidip savasin; biz burada oturacagiz" (Maide Suresi, 24). 

Onlarin boyle ilrkek bir tavir sergilemelerinin sebebi, ayetlerin aciklamasi- 
nm da gosterdigi gibi, kusaklar boyunca (Misir'da) Kiptilere boyun egmeleri ve 



Menakib 3 1 

onlar karsismda zillet icinde bulunmalan nedeniyle, haklarmi elde etmek icin 
milcadele etmekten aciz oluslandir, oyle ki, kusaklar boyu silren bu zillet nede- 
niyle asabiyetleri tamamen yok olup gitmistir. Bununla birlikte §am'a girip 
hakkiyla milcadele etmemelerinin bir diger sebebi de, Hz. Musa aleyhisselamm 
haber vermis oldugu, Allah Teala'nm takdiriyle §am'm kendilerinin oldugu ve 
orada bulunan Amalikalerm kendileri icin bir av oldugu gercegine tam olarak 
iman etmemeleridir, iste butiln bu sebeplerden dolayi zillet onlarm tabiatlarmm 
bir parcasi haline gelmis, haklarmi elde etmek icin milcadele etmekten aciz 
kalmislar ve nebilerinin kendilerine haber verdigi ve yapmalanm emrettigi seye 
karsi gelmislerdir. Boyle yapmalarmdan dolayi Allah Teala da onlan cezalan- 
dirmis ve Kur'an-i Kerim'in anlattigi gibi kirk yil Misir ile §am arasmdaki Tih 
coltinde hicbir toplumun arasma kansamadan basibos dolasmislardrr. Misir'da 
Kiptiler, §am'da da Amalikalar bulundugu ve iddialarmca onlara karsi kendile- 
rini savunmaktan da aciz olduklan icin, ne Misir'a ve ne de §am'a girebil- 
mislerdir. 

Bir butiln olarak bu ayetlerden anlasilan, Israilogullari'mn kolelikten kur- 
tulduktan sonra kirk yil colde dolasmalarmm bir hikmeti oldugudur. O da su- 
dur: 

Kusaklar boyunca zillet icinde kalmis ve asabiyetleri yok olmus neslin col- 
de kalmacak stlre icinde ortadan kalkmalan ve orada koleligi ve zilleti tamma- 
yan yeni bir neslin yetismesidir. Bu nesil sahip olacaklan asabiyetleri sayesin- 
de, haklarmi elde etmeye ve galip gelmeye gtic yetirebilecektir. Anlasilacagi 
ilzere kirk yil, bir kusagm yok olup, yeni bir kusagm yetismesi icin ihtiyac du- 
yulacak en az silredir. Her seyi hikmetle takdir eden ve her seyi bilen Allah bu- 
tiln eksikliklerden uzaktir. 

Israilogullari'mn bu durumdaki asabiyetin onemi; kendilerini savunmak ve 
haklarmi elde etmek icin milcadele etmenin ancak asabiyetle mtlmktln olacagi 
ve asabiyetini kaybedenlerin btlttln bunlan yapmaktan aciz kalacaklan husu- 
sundaki en acik delili teskil etmektedir. 

Bir kabilenin zillet icinde oldugunu gosteren seylerden biri de onlarm vergi 
ve harac odemesidir. Bir kabilenin birilerine vergi vermesi, o konuda zillete razi 
olmasi demektir. Qtinkti baskalarma vergi ve harac vermekte nefislerin kabulle- 
nemeyecegi bir zillet vardir ve buna ancak oltlmden ve yok olmaktan kurtulmak 
icin katlamlabilir. Bu durum ise, asabiyetin zayif oldugunu ve kendilerini savu- 
nabilmekten aciz oldugunu gostermektedir. Kendilerine yapilan haksizhgi en- 
gellemeye giic yetiremeyip baskalarma boyun egen ve zillete diisenlerin, (ken- 
dilerini savunmamn da otesinde) bir seyler elde etmek icin milcadele edemeye- 
cekleri acrktir. Iste bu ytlzden acziyet ve zillet, daha once de soylendigi gibi, 
devlet olmamn ontlndeki engellerden biridir." 

Bu bahsin bize gosterdigi ana fikir degi§imin gerekliligi zuhur ettiginde, 
tecellisinin celal ve cemal yonunden olmasinin pek onemli olmadigidir. Ol- 
masi gereken ve insanlann layik olacagi §eyin vaktini en iyi tayin eden Allah 
Teala'dir. Din konusunda bir bozulma oldugunda bu durum insanlann eline 



-Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Halil KENDlR, 1st, 2004, s. 192 



32 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

tam birakilmadigindan daha oncede belirttigimiz gibi Allah Teala'nin 
bizatihi izni ve tasarrufu altindadir. 

Tiirkiye'de inkilaplar hayata gecirilince Efendi Hazretlerine surekli sor- 
maya basTami§lar. Efendi Hazretleri ise, "Mustafa Kemal'in kanunlari Al- 

52 

lah Teala'nin kanunlaridir. Ulu'l emre itaat edin, ulu'l emre itaat far z- 
dir" buyurarak i§in hakiki cephesini beyan etmi§tir. 

Hiilasa, kiyametin kopmasinin ileri bir vakite ertelenmesi bu tiir yeni- 
lenmelerin surekli olmasindandir. 

"Her zorluk arkasindan rahmeti kendine geker. " 

Aynca medeniyetin kendisi olan din surekli olarak Rasuliillah sallallahii 
aleyhi ve sellemin varisleri tarafindan ihyasi ve tecdidi kaderin iktizasidir. 

"Din" kelimesinin mana ve mefhumunu ne kadar yazik ki, tam olarak mil- 
letce anlayamamisizdir. 27 sene Medine'de ve Mekke'de Haremi §erif Miiduru 
olarak cahsmis olan dedem soyle derdi: 

"Evladim "din" in en hakiki ntanasi mefhumu tarifiyine bir kelinte uze- 
rinde (fade edilir "Medeniyet" dir. " 

Bizim dinimizin banisi olan Biiyiik Nebi butiin hadislerinde ve kendisine O 
biiyiik kadiri mutlak tarafindan gonderilen ejsiz kitap Kur'an-i Kerim'de bu en 
gtlzel tarif ve tavsifi ifade ve emretmijtir. Allah Teala Kur'an-i Kerim'in ayetle- 
rinde de bilhassa bir ilim ogrenmeye gali^miz. "Cahil misin, ko§ gabuk okuma 
yazma ogren yoksa benim yanima yaklajma" demijtir. Gorilluyor ki, Medeniye- 



" — "Ahmet Ami§ kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin, yalmz mute^errilerin (§eriat 
ilim sahipleri) degil, bir takim mutasavviflarm bile kolay kolay anlayip hazmedeme- 
yecekleri bircok sozleri agizlarda dolajmaktadir. Ehli ve erbabi bu sozlerin her biri 
icin birer vecih bulmakta iseler de, havsalasi dar bulunanlar turlu tilrlil tefsirlere 
kalkijirlar, aleyhinde atip tutarlar. Bu ttlrltl sozlerden de bir tanesini juraya kaydedi- 
yorum: 

Bir giln yanmda damadi Darulfilnun milderrislerinden Ahmet Nairn (Baban) Bey 
bulundugu sirada huzuruna bir gene gelir, elini oper, karjismda durur. Ahmet Efendi, 
bu gence hitaben: 

"Haydi, git, yine eskisi gibi karhanelerde, meyhanelerde gez, dur. " Der. 

Gene, tekrar elini oper, kalkip gider. Milderris Ahmet Nairn Bey, bu vaziyetler ve 
bu sozler karjismda hayretler ifinde kahr. Bunu anlayan Amij Efendi, onun hayretini 
gidermek i9in der ki; 

"Bunun ayan-i sabite'sinde (Levh-i Mahfuz'da) karhanelerde, meyhanelerde 
gezntek vardir. Nasd olsa bunu yapacak. Ben boyle soylemekle, hie olntazsa 
gunahtan kurtulmu§ olur. £iinkii bu takdirce yaptiklarini entirle yapar. " Bunu 
boylece nakleden tlstat Abdtllaziz Mecdi Efendi, bu §ahsm hala bu yolda gezmekte 
oldugunu soylerdi." (Ergin, O. Nuri; Balikesirli Abdulaziz Mecdi Tolun Hayati ve 
§ahsiyeti, 1st. 1942, si 58) 

Her sey Allah Teala'nin emriyledir. Hakiki manada anlamak icin ilm-i ledtinnun 
bir kisim bilgisine sahip olmak gerekir. 



Menakib 33 

tin en bilyilk mesnedi ve mensei "Din" dir. 

"Medeniyef'i en gilzel ifade eden Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemdir. 
Kur'an-i Kerim'in bir ayetin tefsirinde; 

"Ya Muhammedi! Senden sonra medeniyet mesalesi yakan baska rami 
gondermeyecegim, sen sonuncusun, yalniz bu yaktigin mesaleyi asirlar boyunca 
butun diinyaya nesredecek nebi varisleri gondermeye devam edecegim. fperiat 
koyan yani "medeniyet" prensip, metot ve sistemleri koyacak olan bir rasiil da- 
ha gondermeyecegim. " 

"Fakat buyttk Muhammed sallallahil aleyhi ve sellem He gondermis ol- 
dugu prensip ve metotlari yani vazetmis oldugu ntedeni doktrini nesredecek 

53 

nebi varisleri gonderecegim" denilmijtir. 

Bu sozlerden anla§ilmaktadir ki, dunya ve kainat uzerinde hicbir §ey ba- 
§ibo§ olarak birakilmadigi gibi, sureklide bir yenilenme icerisindedir. 

Allah Teala kullanni gozetir ve yardim edenlerin en hayirhsidir. 



-Berksan, Nazim, Tarafsiz Konu^uyor, 1st, 1960, s.249 



Menakib 35 



BIRINCI BOLUM 



IHRAMCIZADE 
HACI ISMAIL HAKKI TOPRAK 

kuddise sirruhu'1-aziz 



HAYATI 



Menakib 37 

"Haberiniz olsun Allah Teala'nm dostlari vary a! 

54 
Onlara ne korku var ne de onlar uzulecekler'' (Yunus 62) 



A) HAYATI 
I-Be§eri Hayati 

1 — Sivas Vilayeti'nin siyasi ve igtimai durumu ve umumi bir baki§ 

Sivas, Orta Anadolu'da Kizilirmak havzasmm denizden uzak bir yaylasi 
olan, Meraktlm yaylasi tlzerinde, yaklasrk 1275 metre ytiksekliktedir. Merakilm 
yaylasi eteginden itibaren, hafif bir meyil ile algalan zemin tlzerinde ve nehre 3 
km uzaklikta kurulmustur. Meraktlm yaylasi ve dagmdan gelen Murdar ve Kale 
Irmak ile sehrin bir bakima dogu sinirim olusturan Mismilirmak arasmda kalan 
bolge, sehrin asil kurulus sahasim teskil eder. 

Iklimi, bitki orttlstl ve buna bagli olarak mahsulleri, bulundugu sahamn 
sartlanna uymaktadir. Denizin tesirinden uzak ve daglarla aynlmis olmasi sebe- 
biyle, sert bir kara iklimine sahiptir. Sivas sehri yazlan 90k sicak ve az yagisli, 
kislar 90k soguk ve karlidir. Stlphesiz iklim, cografya ve tarih karsilikli olarak 
birbirleriyle etkilesim i9erisindedirler. Tarihi meydana getiren ve cografya tlze- 
rinde yasayan insan, bu sartlara bagimli olarak hayatim idame ettirir. Sivas seh- 
rinin iklim ve cografyasi da aym ol9tlde tarih boyunca bura halkmm hayat ve 
eserlerini etkilemistir. 

Osmanlilar doneminde onemli bir eyalet merkezidir. Tarih boyunca can- 
lihgini kaybetmemi§ ve merkeziyet ozelligini devam ettirmi§tir. §ehir, cami- 
leri, zaviyeleri, medreseleri, §ifahaneleri, bedestenleri, hanlan, hamamlan ile 
biiyiik bir zenginlik arz etmektedir. Sosyal bir sikinti gorulmemekle beraber 
en buyiik sikintiyi Timur'un (m. 1401) zapti ve yagmalanmasinda gormu§tur. 

Tasavvufi hayatinda canh oldugu ve en fazla Ahilik, Mevlevilik, 



^ — Hz. Omer radiyalldhu anh anlatiyor: Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellem 
buyurdular ki; "Allah Teala'nin kullan arasinda bir grup var ki, onlar ne nebiler- 
dir ne fjehidlerdir. Ustelik Kiyamet guntt Allah Teala indindeki makamlarinin 
yuceligi sebebiyle nebiler de, fjehidler de onlara gibta ederler. "Orada bulunanlar 
sordu: "Ey Allah Tedld 'ran Resulul Onlar kim, bize haber verl " "Onlar aralarinda 
ne kan bagi ne de birbirlerine bagifjladiklari bir ntal olmadigi halde/illah Tea- 
la'nin ruhu adina birbirlerini sevenlerdirAllah Teala'ya yentin ederint, onlarin 
yuzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur uzeredirler. Halk korkarken, onlar kork- 
ntazlar. Insanlar uzulurken, onlar uzulntezler. Ve yukarida gecen ayeti okudu: 
Ebu Davud, Btlyu 78, (3527) 

55 — Demirel, Omer, Osmanli Donemi Sivas Sehri, Sivas 2006, s.37 



38 



Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Kadirilik, Nak§ilik goriilmektedir. 



SIVAS ZAVIYELERi 


Zaviyenin Adi 


Kurucusu 


Vakriye TariM 


Ilk Gectigi 
Tar ih 


Mu^temilat 


1- Darii'i-Raha 


Rukneddin Hattab b. 
Kemaleddm Ahmed 


721(1321) 


720(1320) 


Imaret, Zaviye, (^e§me, 
Mescid 


2- Seyh goban 


Seyh Hiiseyin Rai 




723(1323) 


Zaviye, Mescid, Turbe, 
Qe§me 


3- Abdulvahab Gazi 


Serefeddin Ahmed b. 
Cakrrhan 


726(1326) 




Zaviye, Mescid, Titibe, 
Qesme 


4- Yagbasan Bukaasi 






615(1218) 


Zaviye, Mescid 


5- Haci Abdurrahman Rahti 


Abdulvahab ? 




72S(1327) 


Zaviye, Mezai 


6- Seyh Hasan 


Seyh Hasan (Eietna) 




748(1347) 


Zaviye, Tiirbe 


7- Seyh Erzuranii 


Seyh Erzununi ? 




14 asn 


Zaviye, Tiirbe 


8- Akbas 






1454-1455 


Zaviye, Tiirbe, Qesme 


9- AM Emir Ahmed 


AM Emu' AMned 


733 (1332) 


733(1332) 


Zaviye, Tiirbe, Mescid 


10-AM Aimed Celebi 






1454-1455 


Zaviye, Tiirbe, Mescid 


ll-AMAliCelebi(AM 
Caiullah) 


Aln Caiullah ve Oglu 
AM Ali gelebi 


873(1468) 


1454-1455 


Zaviye, Qesme 


12- Ahr Mehmed Kiilah Duz 






1454-1455 


Zaviye, Qesme 


13-HaciArif(EmiiArif) 






1454-1455 


Zaviye, Mescid 


14-Hacr SaMn 






1454-1455 


Mezai 


15-Baba §ahin(Seyh Sahin) 






1454-1455 


Zaviye, Mezai' 


16- Melik A'cem 






1454-1455 


Zaviye. Tiiibe 


17-Kel Abdal 






1576? 


Zaviye ? 


18-San SeyM (Hoca Arasta) 


Hoca San Seyh 


823(1420) 


823(1420) 


Zaviye, Cami 


19- Ali Baba 


Ali Baba 


953(1546) 




Zaviye, Mescid, Mektep, 
Qesme, Mezar 


20- Seyh Semseddin 


Seyh Semseddin 


1004(1596) 


1004(1596) 


Zaviye, Mescid, Mektep, 
Kiitiiphane, Zaviye 


21- Mevlevihane 






1730 


Zavjye(Mevlevihane) 


22- Naksibendi 


Seyh MeMned b 
MeMned 


1193(1779) 


- 


Zaviye 



Aynca II. Abdulhamid Han'in Sivas ili ve civar illerde olan Alevi ve 
Siinni ayncaligini gidermek i?in Abdullah Ha§imi kuddise sirruhu'l-azize 
Sivas-Yildizeli civanndaki Mumcu Koyii bir kismi ve Ismail Bey £iftligini 
kendi ihtiyaflanni kar§ilamasi icin miilk olarak verilmi§tir. 

Seyyid Abdullah Hasjmi kuddise sirruhu'1-aziz Sivas'ta Pa§a Bey ma- 

57 

hallesindeki Rifaiye Dergahim afmasi huzur ortaminin geli§mesine yar- 
dimci olmu§tur. 

Etnik yapisinda Ermenilerin bulundugu ve Miisliimanlarla olan ilisjdler- 
de ise, olumlu bir durum oldugu goriilmektedir. 



Osmanli tebaasi igerisinde "Millet-i Sadika" ismiyle belgelerde yer alacak 
kadar Ttlrklerle ig ife girmi§ bulunan Ermenilerin, egitim, killtilrel faaliyetler, 



^ — O donemlerde yine "II. Abdulhamid Han, 4 Ocak 1890'da Maarif Nezare- 
ti'nden Sivas vilayetine Alevilere hoca ve ilm-i hal gonderilmesi talimatim vermis- 
tir." (Ozdemir, Yavuz, II. Abdulhamid'in Modernlesme Anlayisi (Tez), Erzurum - 
2006) 

57 — Demirel, Omer, Osmanli Donemi Sivas Sehri, Sivas 2006, s.55 



Menakib 39 

dini inane ve ibadet ozgtirltigti konusunda 90k rahat bir ortam bulduklan soyle- 

nebilir. Tanzimat ve sonrasmda ise, yonetim ve idari haklar elde ettikleri de bi- 

linmektedir. 

Yonetim acismdan Muhassillik Meclislerine gayrimilslimleri temsilen kati- 

lan Kocabas ve Metropolit, 1 842 tarihinde bu meclislerin kaldinlmasmdan son- 

ra ise, Vilayet Idare ve Vilayet Umumi Meclislerine gayn Muslim temsilcileri 

tabii ilye olarak katilmaktadir. Aynca Halk tarafmdan secilen Gayri Muslim 

ilyelerde bulunmaktadir. 1911-1912 tarihli Sivas Vilayet-i Umumi Meclisi 14 

tlye 1 baskan olmak ilzere toplam 1 5 kisidir. Uyelerin 7 tanesi Sivas merkez ve 

sancaklarmdan gelen Milslilman olmayan ve cogunlukla Ermeni millelindendir. 
58 

2 — Dogum yeri ve memleketi 

ihramcizade Haci Ismail Hakki TOPRAK Hazretleri hayatimn biiyiik bir 
kismini Sivas vilayetinde gecirmi§tir. 1260-1261 (1844-1845) yili Sivas 
temettuat defterlerinden anla§ilana gore ailesinin ve dedesi ihramcizade 
Mehmet Efendinin San§eyh Mahallesinde (Nalbantlarba§i) 12 numarah 
hanede oturduklan talebe-i ilmiyeden olduklan anla§ilmaktadir. §ahsina 
ait niifus kaydinda ise, Ortiiliipinar mahallesi yazihdir. 

Ailesinin 1831 yihnda 'metruk timar' sahibleri oldugu h. 06 Receb 
1276 (m: 29 Ocak 1860) tarihinde vilayete Ihramcizade Mehmet Efendinin 
yazdigi dilekceden anla§ilmaktadir. Aynca Kars muharebesinde kolagasi 
olarak yararhhklar gosterdigi icin vilayette veya kazada muduriyet istegi 
olmu§tur. 15 Agustos 1296 (27 agustos 1880) irade-i seniyenin telgrafina 
verilen cevap Sivas esrafi hakkindaki belgede ihramcizade Mehmet Efendi- 
nin Meclisi Bidayet Liva azasindan oldugu anla§ilmaktadir. 

3 — A di ve Ecdadi 

ihramciogullan bir rivayette Misir'dan geldikleri, Kabe'nin elbise i§leri 
ile i§tigal ettikleri, Sivas' a hicret ettikleri soylenilmektedir. Bir ba§ka riva- 



58 — Demirel, Omer, Osmanli Donemi Sivas Sehri, Sivas 2006, s.188 

59 — Asil adi: "Nalbandan Suk" Demirel, Omer, Osmanli Donemi Sivas Sehri, 
Sivas 2006, s.73; Ihramcizadelerin cogu bu mahallede oturmaktadirlar. 

60 — BOA, Fon Kodu: ML-VRD-TMT Defterlen 14420, 

6! — Nilfus kayit orneginde. 

62 — 1831 yilmda II. Mahmut timarlan kaldirarak sipahileri emekli etmistir. 

63 — BOA, Fon Kodu: MKT. UM, Dosya:375, Gomlek No: 64 

64 — Araplar arasmda Kabe'ye hizmet biiyiik bir seref sayildigmdan, Kabe hiz- 
metleri Kureys'in ileri gelenleri arasmda paylasilmistir. Soyle siralayabiliriz: 

1. Sidanet: Kabe'nin perdedarligi, anahtar koruyuculugu ile haciblik gorevi idi. 
Bu gorevi ytirutmek en biiyiik seref sayilirdi. 

2. Sikayet: Mekke'ye gelen hacilara tatli su saglama ve Zemzem kuyusu ile ilgi- 
lenme gorevi idi. 

3. Ridane: Mekke'ye gelen hacilarm fakirlerine yemek ikram etmek, onlan ba- 



40 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



rmdirip agirlamak gorevi idi. 

Kabe kapicihgi, perdeciligi ve anahtarlarmm korunmasi ve elde bulundurulmasi 
ile ilgili olan gorev. Buna Sidanet veya Hicabet de denilmesine ragmen "hicabe" 
genel kabul goren bir adlandirmadir. Bunun yardimcisma da sedanet denilmektedir. 

Kabe, ilk olarak Hz. Ibrahim aleyhisselam ve oglu Hz. Ismail aleyhisselam tara- 
fmdan insa edilmistir (Bakara, 27). Yine, Kur'an-i Kerim, insanlar igin ilk olarak 
yapilan mabedin Kabe oldugunu beyan etmektedir. (Al-i Imran, 96) Mekke ve Ka- 
be 'nin mtisltimanlarm merkezi toplanma yeri oldugunu Kur'an-i Kerim soyle belir- 
tir. "Insanlan hacca cagir... Uzak yollardan sana gelsinler" (Hacc, 27). 

Allah Teala Kabe'nin ilk muhafizligim ve hacilarm koruyuculugu gorevini Hz. 
Ismail aleyhisselama vermesi neticesi daha sonralan ortaya 9ikacak alan "Rifade" 
(hacilara yemek vermek gorevi), liva (bayraktarlik), sikaye (hacilara su dagitmak), 
gibi faaliyetlerin temellerinin atilmasi saglanmistir. O zaman Kabe'de siyasi isler 
Ctirhtim kabilesinin elinde bulunuyordu. Hz- Ismail aleyhisselam ise, Kabe'nin 
degisik hizmetlerine bakiyordu; perde ve ortii isleri de ondan soruluyordu. 

"Kabe'nin dort duvan ustune icten ve distan ortii asilmasi eski bir gelenek olup 
bu uygulamamn ilk defa ne zaman yapildigi hususunda farkh rivayetler vardir; Bu 
konuda Hz. Ismail, Yemen ttibba'lanndan Ebu Kerb veya Hz. Rasultillah sallallahii 
aleyhi ve sellemin biiyiik dedesi Adnan'm adlan zikredilmektedir. Distan dam kor- 
kulugunun kenarlarmda bulunan demir halkalarla catrya, sazervan iizerindeki bakir 
halkalarla tabana tutturulan kisvenin Altmoluk, Haceriilesved, Ruknulyemani'nin 
asagi kismi ve kapi hizalarma gelen yerleri kesiktir. Kapiya ise, 90k giizel bir sekilde 
islenmis digerinden bagimsiz bir kisve ortuliir. Cahiliye doneminde kumasm yam 
sira bazen deriden yapilmis olan ortuyii kabileler veya sahislar yaptirabiliyor, ancak 
bu gorev genellikle Mekkelilerin ortak girisimiyle yerine getiriliyordu. Kabe 'ye 
ortulen kisveler eskiyinceye kadar indirilmeyip yerinde birakilir, yeni gelen ortii 
onun ustune asihrdi. Bu arada hac ifin Mekke'ye gelenler de beraberlerinde getir- 
dikleri orttileri Kabe 'ye asabilirlerdi. Boylece Kabe tizerinde tist tiste asilmis pek 
90k ortii bulunur, bazen bunlar bina i9in tehlike arz edecek hale gelirdi. Kabe'nin 
bakimi, kapismm ve anahtarlarmm muhafazasi gorevi demek olan hicabe hizmeti 
Beni §eybe'ye ge9ince eski orttiler genellikle par9alara aynlarak Mekke halkma ve 
hacilara dagitilmaya veya satilmaya baslandi. 

Islami donemde Kabe'nin orttisti halife, onemli bir htiktimdar veya devlet adami 
ya da Mekke valisi tarafmdan yaptmlirdi; bu uygulama Hz. Rasultillah sallallahii 
aleyhi ve sellem ve dort halife tarafmdan da ger9eklestirilmistir. Bu donem 
cahiliyede oldugu gibi her yil kisvenin degistirilmesi adeti yoktu; ancak degistirme 
isi asiira gtintinde ger9eklestirilirdi- Kabe hizmetleri ve orttisti i9in hazineden tahsi- 
sat ayirma Hz. Omer'le birlikte basladi. Emeviler doneminde hicabe gorevini stirdti- 
ren §eybe b. Osman, Muaviye b. Ebii Stifyan'a bir mektup yazarak Kabe'nin iize- 
rindeki orttilerin miktarmm arttigim, onlem almmazsa mabedin zarar gorebilecegini 
bildirdi. Bunun tizerine Muaviye Hz. Omer radiyallahti anh zamamndan itibaren 
Misir'da yaptmlan beyaz keten (kabati) orttintin yamnda kirmizi ipek (hibre) ortuyii 
Mekke'ye gonderdi. Onceleri Dimisk'ta, daha sonralan ise, Horasan'da yapilan ve 
her yil degistirilen kisvenin 10 Muharrem asiira gtinti kirmizi, 27 Ramazan'da beyaz 
olanmm asilmasi adet oldu. Abdtilmelik b. Mervan zamamndan itibaren ipek orttiler 



Menakib 41 

yette ise, islamiyet'in ilk yayih§inda Buhara tarafina gofen Arab kavimle- 
rinden olmalandir. Bu sulale daha sonra Anadolu'nun islamla§masi ile go<? 



once Medine'ye gelir, Mescid-i Nebevi'de bir gun sergilendikten sonra Mekke'ye 
gonderilirdi. 

Abbasiler doneminde 206 (821) yilmda asfira gtlntl asilan kirmizi orttlntln rama- 
zan ayma varmadan eskiyip yipranmasi tizerine beyaz renkli ipekten tictincti bir 
ortilnun hazirlanmasi adet oldu. Bu yildan itibaren Kabe'nin orttlstl yilda tic defa 
degistirilmeye baslandi. Bunlardan kirmizi ipek ortti arefe gtinti, kabati ortti Receb 
ayi basmda, beyaz ipek orttl de Ramazamn 27. gtlntl asiliyordu. Abbasi Halifesi 
Nasir-Lidinillah tarafmdan 579'da (1183-84) gonderilen orttl yesil renkli olup tlze- 
rindeki yazilar kirmizidir (Ibn Fehd, II, 551; III, 14); hilafetinin sonuna dogru ise, 
orttlntln rengi siyaha, yazisi sanya cevrilmistir. Boylece orttlntln rengi artik siyaha 
dontlsmtls ve bu uygulama zamammrza kadar devam etmistir. 

Abbasilerden sonra Yemen'de htlktlm stlren Restlliler birkac yil Kabe orttlstlntl 
gondermisler, daha sonra bu gorev Memltlk sultanlan tarafmdan tistlenilmistir. Ilk 
donemlerde Hz. Omer'den itibaren oldugu gibi orttlntln masraflan beyttllmalden 
karsilamyordu. Daha sonra Ebtl'1-Fida el-Meliktl's-Salih Ismail, Kalytlbiye kasaba- 
sma bagli U9 koytl satm alarak Kabe orttlstl yapimma vakfetti. Her yil hazirlanan 
Kabe orttlstl devlet erkam ve halkm katihmiyla dtlzenlenen gorkemli torenlerden 
sonra, Haremeyn sehirlerinde yasayan yoksullara dagitilmak igin yollanan para 
keselerinin ve cesitli hediyelerin de konuldugu "mahmil" adi verilen bir mahfe veya 
sandik icerisinde emir-i haccm sorumlulugunda Mekke'ye gonderilirdi. 

1517 yilmda Hicaz Osmanh hakimiyetine girdi ve Yavuz Sultan Selim eskiden 
oldugu gibi Kabe orttllerinin Misir'dan gonderilmesini istedi. Kanuni Sultan Stlley- 
man zamamndan itibaren Kabe'nin dis orttlstl Misir'da, if orttlstlntln kumasi da 
Misir'da dokunarak Istanbul'da hazirlanmaya basladi. III. Ahmed doneminden itiba- 
ren kumaslann tamammm Istanbul'da dokunmasi adet oldu. 1c orttl son olarak 

1861 'de tahta cikisi mtinasebetiyle Sultan Abdtllaziz tarafmdan gonderildi ve 
1943e kadar kullamldi. 1. Dtlnya Savasi sirasmda Mekke Emiri Serif Htlseyin, Os- 
manh Devleti'ne karsi ayaklamnca her iki orttl de Misir'dan gonderilmeye baslandi. 
Suudi Arabistan htiktimeti 1962'de Misir'dan gonderilen orttlytl Cidde'den geri 
gevirdi ve bu tarihten itibaren Kabe'nin orttllerini Mekke'de kurdugu ozel Kabe or- 
ttlstl fabrikasmda hazirlatmaya basladi. 

Gtlntlmtlzdeki Kabe orttlleri 14 m. uzunlugunda ve 0,95 m. genisliginde kirk se- 
kiz parcadan meydana gelir; tamami 638,4 nr'dir. Yukan kisimdaki Kabe'nin dort 
tarafim 9evreleyen ve birbirine eklenmis on alti parfadan olusan yazi kusagma hi- 
zam denilir; uzunlugu 45 m. genisligi 0, 95 metredir. Bu kusagm altmda, yine on alti 
parcadan meydana gelmis, ancak birbirine eklenmeden aralarma, iclerinde ayet ve 
esma-i htlsna yazih daireler konmus ikinci bir kusak vardir. Orttlntln kendisi de 
kitabeli olarak dokunmustur. Birbiri igine giren ticgenler arasmda lafza-i celal, keli- 
me-i tevhid ve "subhanallahi ve bihamdihi subhanallahi'l-azim" ibaresi yazilidir. 
Orttlntln tlzerindeki yazilarda altm ve gtimtis teller kullamlmistir. Abbasiler done- 
minden itibaren devam eden bu yazi geleneginde, orttlntln hangi halite veya sultan 
tarafmdan nerede ve ne zaman yaptinldigma dair kayitlar da bulunmaktadir." (Hicaz 
Albtimti, Diyanet Vakfi Yaymlan, 2006, s.35-38) 



42 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

etmi§ olmalandir. Fakat bu rivayet zayif olabilir. Kesin olmasini du§undii- 
gumuz Validenin Nilli Hatun diye anilmasi ilk rivayeti daha kuvvetli gos- 
termektedir. 

Ciinkii Devlet-i Aliyye tarafmdan yenilenmesi gelenek halinde bulunan Kabe-i 
Muazzama'nm perdesi her sene Misir-i Kahire'de dokunup hazirlanarak ve Misir 
hiiccacryla gonderilmekte ise, de, 1213 (1798) senesinde Kahire Fransizlarm elinde 
bulundugundan, bu sene icinde yenilenmesi lazim gelen Kabe ortusii Dersaadet'te 
ve Sultanahmed Camiinin sadirvan avlusunda imal ettirilmis ve 1213 senesi Recebi- 
nin on birinci gilnil hususi merasimle saray-i hiimayuna nakledilip ertesi gun surre-i 
hiimayun ile gecirilmis oldugundan, kisve-i serifeye mahsus olan merasim 
Dersaadet'te icra olundu. Simdi onceden oldugu gibi Kahire'de icra olunmaktadir. 

1798 yihnda goc eden ailelerden olabilecegi ihtimali du§unulmektedir. 
Genellikle ailedeki erkeklerin asker ve adli mercilerde gorev yaptigi goriil- 
mektedir. Osmanhda memur ve askeri sinif ailelerde yeni gelen nesilin de 
ayni yonde gorev alma istidati bulunmaktaydi. 

"Osmanh Devleti kendi tebaasi olan Turklerden yalniz vergi ve asker ister- 
di. Okuryazar Ttlrklerin cocuklan memur veya subay olacakti." 

Kabe gorevleri Kurey§ kabilesi arasinda taksim edilmesi uzerine Efendi 
Hazretlerinin sulalesinin Ihramcizade olarak isimlendirilmesi bu ailenin 
kokeni hakkinda kuvvetli kanaatler olu§turmaktadir. Annesi Ai§e Hanim 
seyyidedir. Genellikle seyyidler ve §erifler evlenmede akraba ile olani tercih 
ederler. 

Aynca Efendi Hazretlerinin annesinin dogumu ile Rasulullah sallallahii 
aleyhi ve sellemden aldigi miijde ve 1938 de hicret niyeti ile "Dede vatani- 
miza gidecegiz" buyurmasi da bu durumu afiga fikarmaktadir. Ciinkii kemal 
neseb, zahiri ve batini kamilden zuhur eder. 



65 — Eytlp Sabri Pasa, Kabe ve Mekke Tarihi, Sadelestiren, Osman Erdem, 1st. 
Fatih Yaymevi, s. 549 

66 — BOA, Fon Kodu: ML-VRD-TMT Defterlen 14420; 

(15 Agustos 1296 (27 Agustos 1880) Irade-i seniyenin telgrafma verilen cevap 
(Osmanh Basbakanhk Arsivi) Bazi arastirmacilar bu lakabm Efendi Hazretleri ile 
basladigim zannediyorlar. Bu beige durumu 90k gilzel aciklamaktadir. 

67 — AYDEMIR, §evket Silreyya, ikinci Adam, 1st, V. Baski, c.I, s.24 

68 — Seyyid Muhammed Kadri kuddise sirruhu'1-aziz anlatiyor: 

Bir sabah namazim §ahimiz Hz. Ali Husameddin'in arkasmda kiliyorduk. Hz. 
§ah'm baba ve anneden Seyyid oldugu hakikatini manen gordilm. Namazdan sonra 
sohbete mtisaade eden Sah'a arz ettim: 

— Simdiye kadar Hz. Sahm yalniz anne cihetinden seyyid oldugu soylenmekte 
idi. Ltltuflarimzla Hz. Sah'm peder cihetinden de seyyid oldugunu gordilm. 

— Evet, elhamdulillah oyledir. Seyyidlik, ecdadimiz Seyyid Battal Gazi'den ge- 



Menakib 43 

Sivas'ta San§eyh mahallesinde oturan Ai§e Hanim Hiiseyin Hiisnii 
Efendi ile evlenmeden once Kolagasi Abdulkadir Bey ile evlenmi§tir. Bu 
evlilikten cocuklan olmami§ti. Abdulkadir Bey ile hacca gitmeye hazirlan- 
diklan sirada o zamanin bir pa§asinin hanimi, 

'Aise Hanim hacca gittiginde bir gocuk elbisesi yaptir. Rasulullah 
sallallahu aleyhi ve sellemin kabri seriflerinin yanina koy ve Allah Tedld 'ya; 
Yarabbi! Habibinin yttztt suyu hurmetine bana bir erkek evlat ver, diye 
dua et. Insallah, Rabb-ul Alemin sana bir erkek evladi verir " demi§tir. 

Ai§e Hanim hacca gittiginde bir cocuk elbisesi yaptinp Rasulullah 
sallallahu aleyhi ve sellemin kabri saadetlerinin hizmetkanni bulup elbiseyi 
sanduka-i §erifin ayak ucuna biraktinr ve tarif edilen duayi yapar ve 

"Ya Rabbi bana bir evlat ver ki, onu cami kolesi yapayim" diye niyaz- 
da bulunmu§tur. 

Hac donu§u bu cocuk elbisesini ahp getirirler. 

Bir zaman sonra Ai§e Hanim, Kolagasi Abdulkadir Bey 'in vefati uzerine 
San§eyh mahallesinde oturan yakin akrabasi memur Hiiseyin Hiisnii Efendi 
ile evlenir. 

71 

Kutlu izdivactan (r.1296 — m. 1880) tarihinde diinyaya gelen erkek 

72 

cocuklanna manevi i§aretle Ismail Hakki ismi verilir. Hz. Muhammed 
sallallahu aleyhi ve sellemin Ravza-i Pakine teberriiken bir sure birakilan 
focuk elbisesi daha sonra kendisine giydirilir. 

Bir zaman sonra diinyaya gelen erkek karde§ine de Sitki ismi verilmi§tir. 

Ecdadimn genellikle kabirleri Yukan Tekke Kabristanhgi-Ulu Camii 
Adasi'ndadir. Fakat kabirlerin fogu tahrif oldugundan birfogunun yeri kay- 
bolmu§tur. 

4 — Qocuklugu 

Hiisnii Efendi'nin memur ve ailenin e§raftan olmasi Efendi Hazretlerinin 
siki terbiye iferisinde yeti§mesine sebeptir. Aynca manevi motiflerle beze- 



liyor. A9iklar ve iddia edersem, 90k yanlij kijiler de seyyidlik davasmda bulunacak- 
tir. En dogrusu, "Allah Teala yanindaki seyyidlik makbuldur" buyurdu. (§eyh-i 
Meczub Muhammed Said Seyfuddin, Ihsan Yolu (Gonill Sultanlan ve Hak Sohbet- 
leri adli kitap iginde), Qeviri: Qelebi Silleyman Kaya, Ankara,1996, s.26.) 

69 — Bir rivayete gore, Efendi Hazretlerine dikilen gocuk elbisesi Hicaz'a gonde- 
rildi. Yedi sene Kabr-i Saadet'te mahfuz kaldi. 

70 — Soyu Hz. Ebubekir radiyallahil anh'a dayamr, rivayeti de vardir. 

71 — Dogumu nufus cilzdamnda 1296 dir. Askerlik teskeresinde dogum tarihinin 
(Rumi: 1289, Miladi: 1873) gorillmektedir. Ihramcizade Haci Ismail Efendi Ismet 
inonil (1884) ile simf arkadasi oldugundan bu tarihte bir hata olma ihtimali 90k 
fazladir. Qilnktl arada yedi yas gibi fark olmaktadir. Aynca babasmm memur olmasi 
ve Ismet inonil hakkmdaki rivayetlerde kesinlik vardir. 

72 — Bu adm konulmasmdaki hikmetlerden biri de, o donem itiban ile aile dostlan 
olan Ulu Camiinde imam hatiplik gorevi yapan zatmda adidir. 



44 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

nen hayat gelecekte insanlara hizmet edecek kamil insanin temelleri atilmi§- 
tir. 

Efendi Hazretlerinin terbiyesinde surekli olarak Ai§e Hanim'in etkisi 
hissedilmektedir. £unkii cocukluk donemi hatiralannda Efendi Hazretleri 
annesi ile olan kisimlan tekrar tekrar anlatmi§tir. Mesela; 

Efendi Hazretleri "Anam Osmanh bir kadindi" diyerek validesinin yuk- 
sek ahlak iizere oldugunu, tarikata intisabina sebep olanin, annesi oldugunu 
soylerdi. 

Ai§e Hanim, Efendi Hazretlerine hamil iken hac gorevlerinden olan Safa 

73 

ve Merve'yi say ederken ilham olan a§agidaki beyitleri 50k tekrar etmi§. 

Ismail'im Azam sensin 
Gulyuzlu tazem sensin 
Dort kitabin hakki igin 
Gonlilmde gezen sensin. 

Validesi Ai§e Hanima riiyasinda Rasuliillah sallallahu aleyhi ve sellemin 

"Biz IsmaU'i kendi topragimizdan yogurduk, eksitmedik ve sana da hediye 

75 
ettik" mujdesine mazhar oldugunu hatirlatirdi. 

Maddi ve manevi sikintilar aninda, 

"Oglunt Ismail, mazhariyetin gok bttyttk, ben sana abdestsiz silt ver- 
medim gonlunu hos tut, dttnya igin babanla kottt olma bir ihtiyacin olursa 
benden iste; denizde kum bende para, sari sari liralar minderin altinda" 

nasihatleri hayatinin onemli dusturlandir. 

Bu turlu bir manevi koruma altinda tutulan Ihramcizade Haci Ismail 
Hakki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri, 50k kiifiik ya§ta ibadete ba§latil- 
mi§tir. Oyle ki, viicudunda Allah Teala'nin zikrini duymaya ba§ladigi riva- 



73 — Samsunlu Mecnun Mahmut Efendiden ijittim. 

74 — Efendi Hazretleri bu beyitlerini sohbetlerinde 90k zaman kendileri tekrar 
ederdi. 

75 — Gardatjlarim! Anamin ziirriyeti olmami§ anam Hacca gitmi§ Rasuliillah 
sallallahu aleyhi ve sellemin Ravzasinda dua etmis demis ki, Ya Rabbi kapina 
geldim, bu Habibin hurmetine bir evlat ver demis. Zaman gelmis karnimda, ha- 
ndle oldugunu can buldugunu fark etmis, iki rekat namaz kilmis, yatmis denilmis 
ki, "IsmaU'i kendi mayamizdan yogurduk, eksitmedik ve sana da hediye ettik" 
sesini Anam duymus. Iki rekat Hacet namazi kilmis. Bir gun evimizin oniinde 
yilan yuzume uzandi, yalamaya basladi. Anam gordii IsmaU'i yilan yiyor dedi 
yilani kovdu. Gardaslarim! §imdi anladik ki, yilan sevgisinden yuzumu yalarmis. 
Gardaslarim (ta ezelden intisabim alemin seyyidine, dustum askina bu anasir 
bendine, gok aradim agladim yuz tutup Hakk'in kendine, alemi ervah iginde 
hubbu Mevla olmusuz.) 



Menakib 45 

yeti vardir. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin annesine kar§i olan 
a§in saygi ve sevgisinden ayaklanni operdi. Validesi Ai§e Hanim mazhari- 
yeti yiice olan oglunun kar§isinda; 

"Oglum mazhariyetin gok buy ilk, dag ta§ evladin olsun" diye dua 
edermi§. 

Cocuklugu San§eyh mahallesinde geciren ihramcizade Ismail Hakki 
Efendi Hazretleri daha sonra babasimn adliye ba§katibi oldugu icin Zara'da 

77 

yedi ya§ina kadar bulunmus. ve sibyan mektebini burada okumu§tur. 

On ya§indayken Sivas'a gelip Ortulupinar mahallesine goc ettiler ve As- 

78 

keri Ru§tiye'ye girmi§, 1894-1895 yihnda okulu bitirmi§tir. Ikinci Cum- 



76 — Sakine Latife Hanim ile yapilan millakat. 
11 — Sibyan - Iptidai (ilkokul) Okullar 



Osmanli imparatorlugunda ilk egitimin ve ogretimin yapildigi yerlere "Sibyan 
Mektebi" denilmektedir. Kuruluslan bakimmdan ya bir "kiilliye" icinde yer aliyorlar 
yahut da ayn olarak mahalle ve koylerde bulunuyorlardi. Sibyan okullarmm belli bir 
yonetmeligi veya programi hazirlanmijti. Bu okullarm amaci bir focuga okuma- 
yazma ogretmek, Islam dininin kurallarmi ve Kur'an-i Kerim'i belletmekti. Ogretim 
ezbere dayamyordu. Ferdi bir egitimin hakim oldugu okullarda genellikle su dersler 
okutuluyordu. 

1 - Elifba, 2 - Kur'an-i Kerim, 3 - Ilm-i hal, 4 -Tecvit, 5 - Ttirkce ahlak risalele- 
ri, 6- Tilrkge, 7 - Hat 

Hocalar genellikle medrese crkisli olmakla beraber, cami imami veya muezzin 
de oluyordu. 4-5 yaslarmda ogretime baslayan gocuklarm yoksul olanlarmm gida ve 
giyim-kusam gibi ihtiyaclari karsilamyordu. U9 yil yillik programi vardir. Sibyan 
mekteplerinin ozellikle Osmanli klasik doneminin dismda yozlasmis olmus ve fay da 
dilzeyi azalmistir. Tanzimat doneminde, lslahi igin galisilmis ise, de olumlu bir ge- 
lisme kaydedilememistir. 1869 Nizamnamesi ile yeni usulde "iptidai" adi verilen 
okullar dusunulmus ve ilk defa 1872 tarihinde uygulamaya konulmustur. Ilk olarak 
1880 yilmda Sivas'ta da biri kiz, biri erkek olmak ilzere iki iptidai okulunun yapil- 
masma baslanmistir. 

78 — Ismet inonu'niln arkadasi olmasmdan dolayi askeri rustiyeyi okumasi gere- 
kir. Sukru Sefa Efendi 'nin anlattigi menkabede bu okulu dogrulamaktadrr. 

Rii^tiye Okullari 

Ilk zamanlarda ilkokul ustti hazirlik okulu, daha sonralan ise ortaokul karakteri- 
ne sahip bir ogrenim derecesi olarak gormek mumkilndur. Rilstiyeler onceleri Darill- 
filnuna, sonradan idadilere basamak teskil etmistir. Aynca ilk yillarda huktimetin 
memur yetistirmek gayesiyle de okul actigmi gorilyoruz. 

Sivas'ta 1882 - 1885 yillan arasmda valilik yapmis olan Halil Rifat Pasa bu do- 
nemde, egitim alamnda buyilk bir faaliyet baslatmistir. Bes yasma girerken kiz ve 
erkek okula gonderilsin diyen Pasa, Sivas'ta Mekteb-i Miilkiye-i Riiftiye, Askeri 
Riiftiye ve Darii'l-Muallimin okullarim agmistir. Yine Sivas'a Sanayi okulu ve 
inas Mekteb-i Rtlstiyesi tesis edilmistir. 

Mekteb-i Rtlstiye-i Mtllkiye 1886 tarihli Sivas Salnamesi'nde gecmekte, 4 mual- 



46 Gavs-ul Azam ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

79 * 

hurba§kam Ismet Inonii okul arkada§idir. Ismet Inonti'ntin babasi Re§it 
Bey Sorgu yargici ve evleri Nalbantlarba§i mahallesine (San§eyh Mahallesi) 
yakin Ali Baba Mahallesi 'nde oturmalan, ihramcizadelerin adli makamlarda 
cah§masi ve Efendi Hazretlerinin babasi Zabit Katibi olmasi ile yakinhklan- 
nin olmasi ailece gorti§ttikleri muhtemeldir. 

Ismet Inonii bir yil Sivas Miilkiye idadisinde okuduktan sonra 1897 Is- 
tanbul' a gitmi§tir. 

ihramcizade ismail Hakki Toprak Hazretleri subay olmak icin istanbul'a 
gitmek istemi§lerse de annesi Ai§e Hanim razi olmami§tir. 

qi on 

Iki veya tic sene medrese egitimini §ifaiye medresesinde almi§tir. 
Manevi hayatin temelleri atilmi§tir. Daha sonra adliyede mtilazimeten (staj- 
yer) memur olarak gorev almi§tir. 1914 de I. Dtinya sava§i cikinca asker 
olarak hizmet etmi§lerdir. 



lim ve 154 talebesi bulunmaktadir. Okulun genelde memur ve idareci yetistirmek 
gayesiyle kuruldugu tahmin edilmektedir. Dort yillik programi vardir. (Demirel, 
Omer, Osmanli Donemi Sivas Sehri, Sivas 2006, s. 163 

79 — Sukru Sefa DALAK Efendi anlatti. 

Yil 1968. Ticaret Lisesi 2. smifa giderken ogleden sonra vekaleye gittim. Efendi 
(k.s) Hazretleri sordu ki; 

"Oglum Sefa! Nerede okuyorsun?" 

Ticaret Lisesinde okuyorum diyecekken birden; 

"Dede, Kazancilardaki Deli Fikri Pa§a Konaginda okuyorum. "dedim. "O pa§ayi 
taniyorum, Savatja katildi. Beni de severdi. " 

"Ben Ismet Pasa (Inonii) ile beraberde okudunt. Sinifin girisinde beraber otu- 
rurduk. Zayifve cihzdi. Onun numarasi 32 ve benint ki, 34 mil neydi. O zamandan 
Ismet Pasa siyasetqiydi, ogrencileri basina toplar, masaya cikar konusma yapar- 
di. " "O bizden ayrildu O diinyayi tercih etti, biz de ukbayi. " 

80 — Ismet inonii 1884 yilmda izmir'de dogdu. ilk ve orta ogrenimini 32 numarali 
ogrenci olarak (Askeri rustiye) dort yillik okulu bes yilda 1895 Sivas 'ta tamamladik- 
tan sonra bir yil Sivas Miilkiye idadisi'nde okuduktan sonra 1897de istanbul'da 
Mtihendishane idadisini, 1900 de Topcu Harbiyesi, Harbiye 1903 ve 1906 yilmda 
Harp Akademisi'nden mezun olarak, ordunun cesitli kademelerinde gorev yapti. 
(Ana Biritanica Ansk; Inonii Mad.-^agdas Liderler Ansk; AYDEMIR, Sevket 
Siireyya, Ikinci Adam) 

81 — Abdurrahman Efendi, Halil Efendi ve Abdullah Efendi gibi muderrislerden 
ders almistrr. (Fatsa, Mehmet, Tasavvufta Mekki Kolu, 1st, 2000, s. 127) 

82 — Bazi rivayetlerde Qifte Minareli medresede medrese egitimi gordugilnden 
bahsedilir. Yanhs olma ihtimali vardir. Qunktl "Qifte Minarenin Osmanli kaynakla- 
rmda, 16. asirdan itibaren harap oldugu ve egitimin yapilmadigi yazihdir. Aynca 
Defter-i Evkaf-i Rum'da "Evkdf-i Medrese-i Pervane Bey" ismiyle kayitli olan 
Cifte Minare Medresesi, 19. asirdan itibaren cephane saklanan bir depo haline 
getirilmistir. 1853 tarihinde tamamen harabe haline gelmesi sebebiyle, binanin 
arta kalan taslari Haci Izzet Pasa (Osman Pasa) Camii insaatinda kullandmis- 
tir. (Demirel, Omer, Osmanli Donemi Sivas Sehri, Sivas 2006, s.56) 



Menakib 47 

5 — Evlilikleri 
Uc evlilik yapmi§tir; 

1-Hastaogullan'ndan Hatun Hanim diye anilan Immihan TOPRAK 
(Vefati 1949) 

2-B6rkcii Omer Ogullan'ndan Haci Hanim diye anilan Zeynep TOP- 
RAK (Vefati 1972) 83 

3-Yilankirkanlar'dan Hafiz Hanim adiyla anilan Zeliha TOPRAK (Ve- 
fati 1972) 84 

6 — (^ocuklari 

Immihan TOPRAK Hanim'dan olan cocuklar; 
1-Hayriye GUNDUZOGLU (vefati 1957) 85 
— Reyhane SU 
-Ubeydullah ( 
-Zeytune GUP 
— Sakine Latife ALTUNTA§ aa 
— Ai§e-i Sidika ZARIFOGLU 89 
—Ahmet Fatih GUNDUZOGLU 
2-Halis Turgut TOPRAK (vefati 1967) 
— Hiisnii TOPRAK 
— Husamettin TOPRAK 



-Ubeydullah GUNDUZOGLU ' 
-Zeytune GUNDUZOGLU 87 



83 — 1949'dabo?andilar. 

84 — 1950'de evlendigi iiciincu e^leri Zeliha Toprak (Haci Valide) de 1972 de ve- 
fat etmijtir. 

85 — Siikrii Sefa Efendi, Hayriye Hanim icin buyurur ki; 

"Hayriye Hanim o kadar edepli ve ahlakh idi ki; Efendi Hazretleri ol dese 
olurdu. Dedeme hizntet ederdi. Ihvanlar ile hatjir ne$ir olurdu. O'na Zamanin 
Rabiasi derlerdi. Hantile kaldigi zaman qar§aflara sarinirdi ki, ancak dogumla 
hantileligi anlafjdirdi. " 

Hakk'a yurudugunde bir omiir boyu toplamifj oldugu saglanni ve kestigi tir- 
naklanni kabrine gomdurdu. " 

86 — 1,5 yajmda havale gecirerek Hakk'a yurumujtur. 

87 — 1 yajmda Hakk'a yurumujtur. 

88 — Hayriye Hammefendinin Reyhane Hammdan sonraki cocuklar hayatta kala- 
maymca Darende'ye Somuncubaba Hazretlerine ziyarete gidilmij, orada dualar 
edilmijtir. Dogacak cocuklar evliyaya satilma usulii ile hediye edilecegine dair soz- 
ler verilmijtir. Bu hadiseden sonra Sakine Latife Hanim dilnyaya gelmijtir. 

Ai§e Zarifoglu Hammefendiden ijittigimize gore Hayriye Hanim buyururmuj ki; 
"Annem bize derdi ki; bu kizimin sirtinda kurek kemiginin altinda Rasulullah 
sallallahu aleyhi ve sellentin muhru vardu. 'Ben' falan degil" 

89 — Efendi Hazretleri Ai§e Zarifoglu Hammefendiyi validesine 90k benzettigi 
icin e$i Hafizanne'ye; "Hafizannesi bak, anant geldi" buyururlarmij. 



48 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

— Ferit TOPRAK 
— Cemalettin TOPRAK 
— Celalettin TOPRAK 
— Kemalettin TOPRAK 
3— Sabit Kemal TOPRAK (vefati 1941 tren kazasi) 90 
— Necati TOPRAK 
— §inasi TOPRAK 
— Nilufer TOPRAK 

4-Mevlude Vefa Dalak (Hakk'ayiirumesi: 29 Ekim 1959) 
— §iikru Sefa DALAK 
— Abdiilkadir DALAK 
— Ahmet §emsi DALAK 

Haci Zeynep TOPRAK Hanim'dan olan cocuklar; 

1-Ahmet Salih TOPRAK (vefati 1931 sel felaketinde Hakk'ayii- 
rumii§tur.) 

2-Mehmet Kazim TOPRAK (Dogumu: 1927, ya§iyor) 

—Mustafa Haki TOPRAK 

— E Sitki TOPRAK 

—A. Nurhan TOPRAK 

— M. Hulusi TOPRAK 



90 — Halid K1I19 Efendi konu hakkmdaki hatirasmi bize §oyle anlatti; 

"Efendi kuddise sirruhu 'l-aziz Hazretieri bir gun Immihan Hanimina '§u §eker 
guvahni sakla bize lazim olacak' demistir. 

Daha sonra 'Hanim fjeker guvah lazim oldu getir' dedigi giln oglu Kemal Efen- 
di tren kazasinda paramparga olmu§. 

Efendi Hazretieri kaza yerine giden ihvanlara seker guvahni vermis. Kimse bu 
guvala bir mana verememi§. Fakat olay yerine geldiklerinde parga parga olmu§ 
cesedi toplami§lar. 

Efendi Hazretierinde bir damla gozya$i yok Ve 'Gardafjim §ehit babasi da ol- 
duk. ' Demi$. 

Ben bu olayi duyunca Sivas 'a taziye ziyaretine gitmek murad ettim. Hem de bay- 
rama rast geldi. Sivas 'a Ulu Camii 'ye tek basina gittim. Efendi Hazretieri ziyaretgi- 
leri gok geldiginden evden disari gikmiyor, dediler. Bende devlethaneye gittim. Ziya- 
retgiler gok oldugundan hizmetgiler herkesle ilgilenmiyorlardi. Orada Efendi Haz- 
retlerinin hizmetkdri Gurcabath Fadime Hanim benifark etti ve beni yukari gikartti. 
Efendi Hazretieri namaz kilvyor, sonra igeri girersin dedi. Ziyaretgiler dagilinca 
Efendi Hazretieri yanima geldi. 'Gardaf nerden gelip, nereye gidersin. Buradan 
nereye gideceksin' Bende otele giderim Efendim, dedim. Bana para vermek istedi. 
Efendim himmet isterim ' dedim. 'Olsun, paranda olsun, himmette olsun' dedi, 10 
lira verdi ve birine beni otele goturmesi igin emir verdi. Ertesi giln niyetimi bozup 
soz dinlemeyerek tekrar gormek igin gittimse de Efendi Hazretlerini goremedim, 
memlekete dondum. 



Menakib 49 

II-Resmi vazifeleri 

Sivas adliyesinde miilazimeten (stajyer) memur olarak cah§mi§tir. As- 
kerlik gorevinden sonra Tokat'ta Duyun-u Umumiye de Miiskirat Memurlu- 

92 

gunda cah§mi§tir. Bu donem Tokatli Pir Mustafa Haki kuddise sirruhu'l 
aziz Efendi'ye baglandigi zamana rastlar. 1908 de Tokat mebusu olarak is- 
tanbul'a giden Mustafa Haki kuddise sirruhu'l aziz Efendiden sonra, Sivas 
Duyun-u Umumiye 'ye gorev degi§ikligi yapmi§tir. 

Birinci Diinya Sava§i yillannda askerligini kol komutam olarak emrin- 
dekilerle birlikte Su§ehri'ne cephane ta§imak ve Ordu, Koyulhisar, Su§ehri 
arasinda postacihk ve erzak nakli yapmalan suretiyle yerine getirmi§tir. Bu 
sebepten bulundugu yorede Emanetgi Baba diye amlmi§tir. 

ihramcizade Ismail Hakki Efendi Hazretleri 1928 de Duyun-u Umumiye 
muesseselerinin kapanmasi ile Sivas Inhisarlar Dairesine gecmi§tir. Bura- 



91 — ihramcizade kuddise sirruhu'1-aziz, validesinin memurluk yapmasmi isteme- 
digini; 

"Ogull Mazhariyetin buyuk adam olamadin, ben sana cami hademesi ol de- 
dim, sen memurluk yapiyorsun " sozunil gozyaslan ile 90k soylemistir. 

Aynca "Validemiz cami hademesi ol dedi biz olamadik, fakat bugun hiq ol- 
mazsa da tamiratlan ile mesgul oluyoruz" buyururlardi. 

92 — Duyun-u Umumiye 'nin Kurulmasi (1881) (Genel Borclar Idaresi) 

Osmanh Devleti, Kirim savasi stlrerken, 1853 yilmda ilk dis borglanmayi yap- 
misti. (Ingiltere ve Fransa'dan) bundan sonrada borclanmaya devam etti. Bu sekilde 
devlet, altmdan kalkamayacagi agir bir yuktln altma girdi. Osmanh Devleti, 1875 
yilmda borclanm bes yil sure ile yanya indirdigini aciklamasi, maliyesinin iflas 
ettigini gostermis oldu. Berlin antlasmasi ile Rusya'ya agir bir savas tazminatmm 
odenmesi, maliyeyi daha da kotil bir duruma soktu. II. Abdulhamid, borglarm 
odenmesini belli bir dilzene sokmak icin 1881 yilmda Duyun-u Umumiye 'yi kurdu. 
Duyun-u Umumiye idare meclisi; Osmanh devletinin dis borglanm dogrudan dog- 
ruya kendisi toplamak ve bore karsihgi gosterilen gelirleri yonetmek, vergi gelirleri- 
ne direkt el koymak ilzere kurulmustu. Bu meclis, alacakhlarm olusturdugu temsilci- 
ler kanahyla faaliyet gosterir ve meclis, ihtiyaf duydugu yerde bilro agabilirdi. Za- 
manla meclis, iyice gticlenerek, baska alanlarda da yatinmlara girismeye, devlete 
bore vermeye, ikinci bir devlet (maliye) gibi faaliyet gostermeye basladi. 

1928 de Duyun-u Umumiye 'nin hukuki varhgma son verildi. 

93 — Milrsidi Mustafa Haki kuddise sirruhu Efendinin kendisine: 

"Ismail Efendi, memur oldugun yerdeki miiskiratin tadina da bakiyor musun? " 
Diye latife etmeleri ilzerine parasim borg para ile degis tokus yapardi. 

"Gardasim! Ickinin katresi haramdir. Fakat qoluk qocugun nafakasi iqin qah- 
siyorduk. Fakat biz yine baskasindan borq ahyoruz- Ayhgimi ahp ona verip parayi 
degistiriyorduk." (Ali Eris isimli ihvandan dinledim.) 

94 — Osmanh Hilkumeti, Fransa ve Ingiltere arasinda imzalanan Ticaret Anlasma- 
siyla tutun ithali yasaklanarak tuttin icin ilk defa 1862 yilmda Inhisar (Tekel) kurul- 
du. 

1879'da cikanlan "Rusumu Sitte" Kararnamesiyle tuz, tuttin ve alkollil igkilerin 



50 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

dan Zara-^arhi Tuzlasina bagh Cedit Tuzlasinda gorev yapmi§. Bu gorevini 
aniden birakip Sivas'a gelmis. ve 193 1 Temmuz ayinda kendi istegi ile emek- 
li olmu§tur. 

£ikan soyadi kanunu geregi Arapca olan lakaplar kaldinhp herkese 
yeniden bir soyadi verilmeye ba§lanmi§tir. Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin 
lakabi Ihramcwglu-Ihramcizdde oldugu icin, TOPRAK soyadini almi§tir. 

Bundan sonra butiin vakitlerini ihvanin yeti§mesine ve umuma yararh 
cemiyet i§lerine ve hayir i§lerine ve eserlerine vakfetmekle gecirmi§tir. 

97 

Devlet buyukleri ile goru§meler yapmi§tir. Bu goriisjneler ile §ehrin 
sorunlan halledilmis. veya onlara gerekli uyanlan yapmi§tir. 

Ill -Emeklilik Hayati 
Hapis Yatmasi 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri ce§itli zamanlarda kisa 



inhisan gelirleri yabanci bankerlere ve daha sonra 1883'de ise, "Duyun-u Umumi- 
ye"ye birakilmistir. Sonradan Tuttin Inhisan Isletilmesi imtiyazi "Memaliki Osma- 
niye Duhanlan Mtisterek Menfaa Reji §irketi"ne devrolunmustur. 

Tiltiln, alkollil ickiler, tuz barut ve patlayici maddelerle ilgili "Inhisar" hizmetle- 
rini yuriltme gorevi 1932 yilmda kurulan Inhisarlar Umum Mildurlugu'ne verilmis- 
tir. 

Tuttin, alkolltl ifkiler ve tuz 1932, barut ve patlayici maddeler 1934, bira 1939, 
cay ve kahve 1942, kibrit 1946 yilmda Devlet tekel'i altma almmistrr. Kahve 1946, 
kibrit 1952, barut, patlayici maddeler ve bira 1955 ve tuttin 1986 yilmda "Tekel" 
kapsami disma crkarilmistir. 

95 — (21 Haziran 1934) Soyadi kanunun kabultl. Qikanlan kanunla, her Turk ken- 
dine uygun bir soyadi almakla yukumlti kilindi. Aym yil 9ikanlan bir baska kanunla 
da ayncahklan belirten eski unvanlarm hepsi yasaklanmistir. 

96 — Ntifus memurunun "Ismail Efendi senin bu lakabin Arapca oldugundan 
bunun ayni sekilde soyadina qevrilmesi mumkiin degiL Sen kendin ve ailen icin 
bir soyadi begen ki, biz onu nufusuna soyad olarak gegelim" demeleri tlzerine, 
"Gardasim biz topraktan olduk yine toprak olacagiz bizint soyadimizda TOPRAK 
olsun" demistir. 

Efendi Hazretlerinin soyadini TOPRAK olarak almasmm mtirsidi Mustafa Haki 
Efendinin kuddise sirruhu ismiyle de ilgisi de vardir. Hak, Farscada toprak manasi- 
na gelir. 

Yine bu manzumeden olarak halen hayatta olan ogluna, "Oglum Kazint TOP- 
RAK, Toprak olabiliyor ntusun?"diye soyadmm hikmetinden sual ederlerdi. 

97 — Sivas'ta Adnan Menderes'in bile gidip elini optiigii 90'lik bir zat, Haci 
Ismail Efendi'yi tammistim o sene, "hastasin, ihtiyarsin, gidemezsin" diyerek 
kendisine pasaport vermek istememisler. Bir caresini bulmus olmali ki, Harem- 
i §erifte gordiim; bir delikanh cevikligi ile namaz kiliyordu. 

9 Mayis 1962, yine gtlnes dogmadan Beytullah'a kosuyoruz. Kalabahk da gitgi- 
de gogalmakta. Ekseri saatlerimiz orada geciyor..(SENOCAK, Kemaleddin, Musltl- 
manlar Arasmda Bir Garib Yolcu, 1st, 2004, 231) 



Menakib 5 1 

no 

siireli olmak kaydi ile alti sefer hapis yattigi rivayeti vardir. En mesjiuru 
ise, 1938 yihndaki hapis olayidir. 

Efendi Hazretleri 1938 yih ocak aylannda hacca gitmeye niyetlenmis. bu 
sebeple iskenderun'a kadar gitmi§lerdir. Hac yolu kapali oldugundan gide- 
meyecegini anlamis. ve bu sirada, "Efendi sen buraya niye geldin " denildi- 
ginde, "Cesme yaptiracagim da buraya su borusu almaya geldim" deyip 
hac parasini su borusuna yatinp geriye donmiisjerdir. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri icme suyu iki bucuk 
saatlik yerde olan Cencin Koyu'nde ce§me icin kullanmak iizere borulan 
gondermi§tir. Daha sonra Mayis ayi sonlanna dogru bir on cah§ma ve ke§if 
maksadi ile makinist Osman Efendi ve Hiiseyin Cavus/u alarak bir kamyon 
ile sefer duzenlemi§ler. Fakat kamyonun §ofor mahallinde giderken yolda 
makinist Osman Efendi Cencin'e suyun bulundugu yer arasindaki tepeyi kast 
ederek; 

"Efendi Hazretleri! Tepenin kuzey dogusundan gegersek zayiatimiz fazla 
olur" diyerek diger taraftan gecirilmesinin daha yerinde olacagini belirten 
sozlerini yanks, anlayan kamyon §oforii Hakki yolculanni Cencin'e biraktik- 
tan sonra Zara kazasi Jandarmasina gidip; 

"Bir seyh ihvanlari ile beraber Cencin 'e geldi. Konusmalarindan htiku- 
meti yikmak igin bir plan yaptiklarini ve tesebbuse gegmek iizere olduklarini 
anladim " 

Demesi iizerine aym kamyonla bir Jandarma miifrezesi Cencin'e gelerek 
civardan gelen koyliilerle fay ifmekte olan ihramcizade Haci Ismail Hakki 
Efendi Hazretlerini ve yaninda bulunan otuz sekiz ki§iyi tevkif etmi§lerdir. 
Gece orada kahndiktan sonra aym kamyonla Sivas'a getirilip teslim edilirler. 

Ilgili savci da hiikiimeti yikmaya te§ebbiisten idam talebiyle mahkemeye 
sevk eder. Otuz sekiz giinliik bir sorgulama sonucunda beraat karan verilir. 

ihramcizade Haci ismail Hakki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri daha 
sonra kamyon §oforiine bir kat elbise yaptinp gonderir. E§i Hatun Hamm'in, 

"Efendi bu adam seni ihbar edip hapis yatmana sebep oldu. Sen ona 
ikramda bulunuyorsun" demesi iizerine; 

ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri; 

"Canim hapishanede irsad ve islah olacak kimseler varmis. Biz orada 
bu vazifeyi ifa ettik. Soforde bu ise sebep oldugundan dolayi kendisine 
ikramda bulunduk" der ve daha sonralan bu mevzu oldugunda da, 

"Gardaslarim! 38 'de 38 kisi ile 38 gun hapishanede yattik. Orada ya- 
pilacak vazifemiz varmis. Yattik, f?AM"buyururlardi. 

ihramcizade Haci ismail Hakki Hazretleri bu hapis yatmadan sonrada 
baski altinda tutulmasindan dolayi biraz goniil kirginhgi ya§ami§tir. Bu ne- 



-Tilrkelili Mevlana Kilgilk Hiiseyin Efendiden isittim. 



52 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

denle 1938 Ramazan ayinin ba§lannda Arabistan'a, bir rivayete gore 



99 — 1938 yili Ramazan ayi Kasim ayma rastlamaktadir. 

100 — Halid K1I19 Efendi bize bir hatirasmi soyle anlatti; 

"25 yasinda Zara ' ya gittigimde orada Bafrah Haci Hasan Efendinin ihvanlan 
vardi. Bana bizim kola kayit ol diye teklifte bulundular. Bende bizim vilayetimizin 
bir buyugii var. Ben ona gidecegim. Sonra karar verecegim dedim. Oradan ayrildim 

Bulundugumuz yerde Efendi Hazretlerinin 50 'ye yakin ihvani var iken 6 veya 7 
ihvan kalmisti. Qiinku ben 7 yasinda iken ilk Efendi Hazretleri ile koy odasinda 1938 
senesinde tanismis idim. Hala hatirasi hayalimde mevcut idi. Kalan ihvan kardesle- 
rime yalvardim beni ziyarete goturun dedim. Sonunda razi oldular ve beni Sivas 'a 
goturmeye karar verdiler. Yd 1956. Cencin 'e geldik. Araba yoktu. Ustii acik bir 
kamyon bulduk 2,5 lira ile Sivas 'a indik. Kamyonda gelirken Efendi Hazretlerinin 
1938 yihnda 38 kisi ile 38 gun mahkumiyeti konusu anlatildi. Rasuliillah sallalldhu 
aleyhi ve sellemin kundagi kendisine verilen ancak Allah Tedld dostudur, dedim. 
Olaylar anlatddikca Efendi Hazretlerinin bos bir adam olmadigina karar verdim. 

Sivas 'a gelince ilk olarak Pasa Camii 'nde ogle namazini kildik. Oradan 
vekaleye gittik Efendi Hazretleri beni yanina cagirtip oturttu. Benim harcadigim 2,5 
lirayi da bana tekrar hediye etti. "Sivas 'tan bir sey ahrsin " dedi Sohbete hicbir laf 
olmadan 1938 ydindaki mahkumiyeti ile soze basladi. Dedi ki; 

'Gardafjlarim! Bir tarihte 1938 de' diyerek soze basladi. 'Oyle bir tarihe rast- 
ladi ki; 1938 yihnda 38 kifji ile 38 gun hapis yattik. Oradan gikinca dede vatanima 
gitmeye niyetlendik. Fakat ntanada bize kundak iqinde bir qocuk verildi. 

"Bu kintdir?" Diye sorduk; 

"Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemdir. Runt'da O'nu buyuteceksin. dedi- 
ler. Bizde fikrimizi degistirdik. " dedi. 

Benim kalbimde Efendi Hazretleri hakkinda hicbir sekilde siiphe kalmamisti. 
Qiinkii Rasuliillah sallalldhu aleyhi ve sellem emanet edilen kisi bilyuk insandir. 
Orada bulunanlar ve ben ders isteyince istihare etsinler dedi. Benim icin ise, Hakki 
Hafiz Efendiye "bu gardasimizin dersini henten ver" dedi. Ben dersimi aldim. Uc 
giin vekalede kaldik. 

(Halid Kilic Efendi: Zara Ilcesi Yapak Koyii 1931 dogumlu, uc yasinda ama 
ve hayatta bulunan bir ihvan Efendi. 

Bu hicret icin 1935 senesini verenlerde vardir. Ancak 1938 senesini verenle- 
rin cok olmasi ve amalarin hafizalari kuwetli olmasindan ve bizzat Efendi 
Hazretlerinin yaninda ilk onemli goriisme hatirasi olarak birinci agizdan din- 
ledigi icin Halid Kilic Efendinin rivayeti kuvvetlidir. Yazan) 

Bu ttirlu hicretin bir benzeri de §eyh §erafeddin Dagistani kuddise sirruhu'l- 
azizin bajmdan gecmi^tir. 

Ulkede 1930'larda yajanan degijim konusundan manevi olarak bunalan §eyh 
§erafeddin kuddise sirruhu'1-aziz, bir ara Tilrkiye'yi terk edip Medine-i Milnewe- 
re'ye hicret etmek istemistir. Bu konudaki bir sohbetinde o gilnlerdeki duygulanm 
soyle dile getirmistir: 

"Asrimizda herkes benligine, ntakant ve sair ahval-i dunya zaviyesinden baka- 
rak, sanki olnteyecekmis ve kiyamet yokmus gibi esefverici bir hale ntaglup ola- 



Menakib 53 

§am'a hicret niyetiyle Istanbul' a gitmeye karar verdiginde e§i Haci Zey- 
nep Hanim'a, "Fazla esyalarinizi satin, dagitin biz Istanbul' a nakil ediyo- 
ruz" diyerek yol hazirligi yapilmi§tir. 

O zamanki vasitalarla on bes. giinde Samsun'a vanldiktan sonra vapurla 
Istanbul'a giderek immihan Hatun Hanimdan dolayi bacanagi olan Eczaci 
Bekir Efendi'de misafir kahnmi§tir. 

102 

Misafir kalinan evde gece gordugu manevi i§aret iizerine gitmekten 

103 

vazgecmi§tir. "Hanim, bizim gitme isimiz kaldi" buyurmu§lar. Bunun 
iizerine Sivas'a d6niilmii§tiir. 

Ir§at faaliyetlerini yiiriitmek icin 1940 yilinda Qitilin Hani'nda bir ko- 
misyoncu diikkani acmis. ve ziyaretine gelenlerle orada g6rii§meye ba§lami§- 

105 

tir. 



rak, bu nes'e He vakit geqirmeye baslamistir. Alemin ahvaline ve alenti ihata etntis 
olan hadsiz-hesapsiz zulmet ve fesada bakarak, uhdeme diisen irsad ve islah 
vasifesini icraya, Hint ve kudretimin kafi gelmeyeceginden, yeis derecesinde kala- 
rak be§ defa halk arasindan qekilmek ve Medine-i Munevvere'de ihtiyar-i 
mucaveretle Ummet-i Muhammed'e dua He imrar-i hayat etmek iqin Cenab-i 
Mefhar-i Alent Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellent Efendimizden mezuniyet 
istedim. Cenab-i Rasulullah, katiyyen halk arasindan qekihneme razi olmaddar. 
Mefhar-i Alent Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellent Efendintizin benint halk 
arasindan qekihneme razi olmamalari, ciiz'i kiilli (az qok) benden Ummet-i Mer- 
humeleri'ne menfaatlerin olacagina delalet etmektedir." Bu sozlerinde §eyh 
§erafeddin kuddise sirruhu'l-azizin tevazu ile kendisinde ir§ad ifin gerekli donanim 
eksikliginden soz etmesi dikkat gekicidir. Qtttp: //www. naksibendi. net) 
(http://www.geocities.com/tasavvufvesufiler) 

101 — §am'a Hicret ahir zamanda silnnet oldugu icin §am rivayeti de goz ardi 
edilmemelidir. Qunkil Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki; 

"Bir hicretten sonra bir hicret daha olacak. Bu hicret yeri ise, yeryuzu ehlinin 
hayirhlari iqin Hz. Ibrahim aleyhisselamin hicret ettigi yer (§am) olmahdir. Yer- 
yuzu ahalisinin kotiileri kahr. Yerleri onlari obiir dunyaya atar. Allah Teala da 
onlardan hoslanmaz. Onlari ates, maymunlar ve domuzlarla birlikte hasr eder." 
(Ebu Davud, Cihad 3, (2482) 

Bugiln §am deyince sadece Suriye'nin bassehri olan §am'i anlanz. Eski kitap- 
larda bu sehrin adi Dimesk'tir. Ashnda §am, Filistin, Urdiln, Lilbnan topraklanm da 
icine alan bilyilk bir bolgedir. 

102 — Bir rivayette; Istanbul-Fatih Ilcesindeki Resadiye Oteli. 

103 — Efendi Hazretleri §am-Arabistan'a hicret davasi cikmca kizi Hayriye Hamm 
90k uzulmtlsler. Yuzilne bakmaya kiyamadigi bir gilzellikte olan oglu Ubeydullah 
ifin, "Eger Efendi Babam geri gelsin, bu oglum yoluna kurban olsun" buyurmus- 
lardir. Efendi Hazretleri hicret niyetinden vaz gecip Sivas'a dontlnce 15 gun sonra 
Ubeydullah Efendi Hayriye Hammefendinin kucagmda havale gegirerek Hakk'a 
yurumustur. Efendi Hazretleri igin bir bedel yine kendi cigerinden verilmistir. 

104 — (Bazi rivayetlerde Izmir'e ugramis sonra Sivas'a donmilslerdir.) 

105 — Polis baskmlan artip ihvan hakkmda sorusturma yapilmca Efendi Hazretleri 



54 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ashnda ismet Inonu, Efendi Hazretlerini 50k yakindan tanimasindan do- 
layi fazla bir baski uygulamasa da sikintiyi da uzerinden eksik etmemi§tir. 
Bu nedenle Efendi Hazretleri de devamh tedbir mahiyetinde ihvani aleni 
hareketlerden sakindirmi§tir. Ataturk doneminde goriilmeyen baski, Ismet 
inonu zamaninda ihvana surekli hissettirilmi§tir. 

Ikinci Dunya Sava§i yillannda (1939-1945) ihvanina ailesinden miras 
kalan mulklerin hepsini satarak destek olmu§tur. Bu sira buyuk bir maddi 
sikinti icine de girmistir. 

1950 yihnda Sivas Merkezinde bulunan Yeni Camii yaninda Corapci 

1 AT 1 AO 

Hani'nin list katinda kiraladigi, iki odayi "vekdle" olarak kullanmi§, 
sohbetlerine uzun miiddet burada devam etmi§tir. 

27 Mayis 1960 ihtilalinde iicyiiz kadar §eyh tutuklanip Erzurum'da tev- 
kif edilirken Efendi Hazretlerine dokunulmami§tir. 

Aynca yaz giinlerinde gelen misafirler mesire yerlerinde Kepenegin Go- 
zu, Kurtderesi, Tekkeonii ve Yilankirkan ciftliginde sohbet ortamlan olusju- 
rularak ir§ad faaliyetlerine devam etmi§tir. 



"Ticaret igin geliyorlar" buyurunca, "peki dukkdnin nerede?" diye sorulmuj. Bu- 
nun tlzerine komisyon dtlkkani acilmij. Efendi Hazretlerinin tlzerine kayitli komis- 
yon dtikkanma gelip ali§veri§ yapan ihvandan bajkasi da olmadigi gibi manevi tica- 
retin zahiii dtlkkani acilmij. 

106 — Atatiirk'un, Efendi Hazretlerini cagirip bir gortijme yaptigi ir§ad faaliyetle- 
rinde rahat olmasi beyanmda bir izin aldigi rivayetleri vardir. Rivayetin dogrulugunu 
tarn tespit edememe ragmen, §u husus dikkate jayandir ki, Efendi Hazretlerinin 
Atattlrk'tln zamaninda jeyhlik yaptigi devlet tarafmdan bilinmektedir. Tekkelerin 
kapatildigi bir zamanda bu hizmette bir kesilme de olmamijtir. 

107 — Qorapci Hani: Ah$ap ve iki kattan olujan alt katinda kuru gida ve hayvan- 
sal tlrtlnler satilan, tist kati ise, otel olarak kullamlan bir mekandrr. 

108 — ihramcizade kuddise sirruhu'1-aziz Hacca gittiklerinde gordtikleri bir meka- 
mn ne oldugunu sorduklarmda, vekale oldugunu soylemijler. Dontijlerinde cumhu- 
riyetin kuruldugu zamanlarda Tekkelerin kapatilmasi, dini toplantilarmm kanunlarla 
yasaklanan faaliyetler icinde yer almasmdan dolayi Qorapci Han'da yazihane sifati 
ile "vekale" y\ acmijtir. 



Menakib 55 

IV -Hakk'a Yuriiyiisii 

ihramcizade Haci Ismail Hakki TOPRAK kuddise sirruhu'1-aziz Hazret- 
leri miladi 90, hicri 92 ya§inda dan bekaya yuriimii§lerdir. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri 1 Agustos 1969 cuma 
giinii Sivas'in di§indan gelen biitiin ziyaretcilerine, 

"Gardaijlarim! Biz iyiyiz, hepinize izin veriyorum. Herkes memleketine 
donsttn " diyerek hepsini gondermi§tir. 

Viicudu Allah Teala a§ki ile oyle yogrulmu§tu ki, kalbi munevverleri uc 
saat kadar daha cah§mi§tir. Doktorlar Hakk'a yuriidiigiinii ancak o zaman 
anlayabilmi§lerdir. 

Diinyevi seferi ve 48 senelik mur§itlik hayati Temmuz ayinin ikinci haf- 
tasinda basTayan bir hastahk sebebi ile 2 Agustos 1969 Cumartesi giinii saat 
9. 30 da noktalandi. 

Yddinda mi dogdugun zamanlar 
Sen aglar idin, gulerdi diem? 
Bir oyle omttr gegir ki; olsun 
Mevtin sana hande, halka matem 

Diinya kelami ile sonsozii "NAMAZINIZI KILIN" olmustar. 111 
Bu arada ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri tarafindan 
yaptinlan Hayirseverler Camii avlusunda yer hazirlanmis. ise, de, Kayinbira- 



109 — Bilyuklerin vefatlan ifin kullamlan bir ifadedir. Kamil insanlar Allah Tea- 
la'ya donerler. "Allah Teala yolunda oldilrulenlere 'Oliller' demeyin, zira onlar 
diridirler, fakat siz farkmda degilsiniz." (Bakara,154) "Biz Allah Teala'ya aidiz ve 
sonunda O'na donecegiz." (Bakara, 156) ayetleri ve 

^b^M^bj^ j^-j/^a]jj^.Vi»l<-Lljl "Evliyalar olmezler, belki bir evden bafjka 

bir eve gegifj yaparlar" buyrulmujtur. Bundan maksat kamil muminlerdir. Bu hayati 
bakiye sebebiyle kamil muminlerin bedeni bozulmaz. Bu bir hakikattir. (Ismail 
Hakki Bursevi, Salat-i Mesis Aciklamasi) 

Tilrkelili Mevlana Kugilk Htlseyin Efendi Haci Hasan kaddese'llahil sirrahuT- 
aziz Efendiden sunlari rivayet etmistir. 

Haci Hasan Efendimizin evine gittik. Sabah kahvaltisini yaptik. Buyurdu ki; 
"§eyhimizi ziyaret ettiniz mi? Oyle ise, bizde seyhimizden haber ederiz." dedi. <^ay 
iqerken ildveten buyurdu ki; 

"§eyhim iki cihanin kutbu idi. §eyhimle 43 yd beraber oldum iki tende bir can 
idik. Halen de beraberiz. §iiphe edenler bende, bir yara agsinlar §eyhimin kabrini 
de agip baksinlar. §eyhim kabrinde hay (diri) duruyor. Ayni yarayi §eyhimde 
goriirler. . . . 

110 — Muhammed isminin sayisal degeri 92 dir. 

111 — Rasulilllah sallallahtl aleyhi ve sellemin son kelamlarmdada namazm kilm- 
ma mevzusu gecmektedir. 



56 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

derinin oglu Hilmi Hastaoglu, CHP'li Belediye Ba§kam Rahmi Giinay'a 
giderek, 

"Rahmi Bey Enistemin Ulu Cami 'ye gok emegi gegti. Belediyece mtisaa- 
de buyurursaniz Ulu Cami Kabristanina defnedelim" demesi uzerine, Rahmi 
Beyde, 

"Hilmi Bey, cenazeyi yarina birakmayin. tsterseniz size hukumetin 
ontinde yer vereyim" demi§tir. Ulu Camii'nin oniindeki mezarhkta bir kabir 
yeri kazilmak istendiginde o yerden biiyiikce bir kapak ta§i cikar. Kapak ta§i 
kaldinldiginda ne zaman yapildigi bilinmeyen, Horasan'dan yapih bir bos. 
mezar bulunur. 

Kabr-i §erifleri icin vasiyette bulunmamasina ragmen "Acaba Ulu Ca- 
mii'nin (eli He isaret ederek) su haziresinden bize yer verirler mi?" kelami 
tecelli edecek ve insanlar o kelami duymu§ gibi o miibarek yeri O'na hazir- 

112 * 

ladilar. Ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin na'§i burada 
sirlanir. Hakk'a yuriidugu gun Sivas mah§er yerini andirmi§tir. Cenaze na- 
mazi Sivas Pa§a Camii'nde damadi Hafiz Mehmet ALTUNTAS, tarafindan 
kildinlmi§tir. Cenazesine i§tirak edenler cadde ve sokaklara sigmami§tir. 

Efendi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin Hakk'a yurumesini miiteaki- 
ben, bir defa daha gormek ifin Endenozya'dan biri bin ki§iyi temsilen on 
ki§ilik bir grup ihvan gelmi§tir. Bu ziyaret ihvanda Ihramcizade Haci Ismail 
Hakki Efendi Hazretlerinin ne kadar biiyiik biri oldugunu anlamasina yetmi§. 
Fakat firsat elden gitmi§tir. O'nun devamh olarak soyledigi "Firsat elde 
iken sarmahydri" ne icin soylendigi a§ikar olmu§tur. 

Seyyid Osman Hulusi Efendi, mur§idinin sirlandigi kabir ve hazirenin 
sonradan yapilan giri§ kapisina da bir kitabe yazmi§tir. 

Kabrinin ba§ ta§inda; 

Tariki Naksibend-i Piri Ebcel Mursid-i Kdmil 

Garibu 'llah-i Hakki Gavsu 'l-dzam Seyh Ismail Hakki Ihrdmi 

Engin gonlunde ytice murad-i hdsil oldu 

TOPRAK, topraga verildi Hakk-a vasil oldu. 

02.08.1969 



112 — Efendi Hazretleri bir gun Ali Barakla beraber Ulu Camiden cikarken, mer- 
divenlerin orta yerinde dump Ali Barak'a, 

"Haci gardaij, bu Ulu CamiV ye epeyce hizmetimiz oldu, acaba bize (eli He gos- 
tererek) fjuradan bir yer vermezler mi acaba?" diyerek cami oniindeki kabristandan 
bir yeri gosterir. Efendi Hazretlerinin irtihalinin ertesi gun Sivas'a gelen Ali Barak 
Efendi hazretlerinin kabrinin uzerine kapanarak, 

"Efendim burayi daha ewel bana gostermi§ti " diyerek alabildigince aglamijtir. 

113 —§ukril Sefa DAL AK Efendi anlatti. 

"Dedem Hakk'a yuriidiigunde yerel gazeteler giinlerce bahsetti. "Sivas 'in Bii- 
yiik Kaybi" "Davasi olan" "Mizaci elem" gibi ba§hklar ile duyuruldu. " 

114 — Cilssesi biiyiik olan iri yapih adam. Buradaki mana Biiyiik Pir. 



Menakib 57 

Hazire Kitabesi de §6yledir. 
Allah 'a hamd Rasul'une saldtu seldm 
Ve aid dlihi ve ashdbihi'l-kirdm 
Bu hazirede medfun Mesdyih-i izam 
Mefdhir-i ulemd hep muftiyyu'l-endm 
Hususan Ihramcizdde el-Merhum 
El-Hdc Ismail Hakki mursidi Islam 
Bu buk'a-ipdk dense, sezddir 
Min- riydztt 7- Cennet ve ddru 's-seldm 
Hizmet-u ihya eden zevdti 
Hakk eyleye Cennet-u Cemdl'in ikram 
Zdir bir Fatiha ihdd et ruhlarina 
Ihlds He oku kd ihtiram 
Ta'mir-i kitabesin yazan Hulusi Kemter, 
Bi-gufrdn-i hay hicride miskiyyu'l-hitdm 

Seyyid Osman Hulusi Ate§ (Hicri:1401) 

Geride biraktigi ah§ap bir ev ve cebinden cikan 49 lira paradir. O'nun 

yaninda dunyanin kiymeti bu kadar olmu§tur. Fakat dagittigi paralar ve hiz- 

metlerinde harcanan meblagin sirri ilahi hazinenin tasarrufunda pay sahibi 

oldugunu gostermi§tir. ~ Oyle ki, yeleginin cebinden ve cami kapisinda 



115 — Basra seyhlerinden bir zatm diinyahkca fevkalade zaruret ve ihtiyaci olup 
ekmege muhtag bir dervisi ile beraber medresenin bir harap odasmda kuru bir hasir 
ilzerinde Cenab-i Hakk'a ibadet il taat ve zikrullah ile vakit gecirirler iken bu zatm 
haline asina olan bir zat tarafmdan kendisine denilmis ki; 

"Bagdat'ta ehlulldhtan fildn zdta bir mektup yazip Dervi§ Muhammed'le gon- 
derseniz ve bir miktar dunyahk ihsan olunmak iizere Cendb-i Hak'tan dua ve niyaz 
olunmasini istirham edip onun dim ve tevecciihu sebebiyle biraz dunyahk tevecciih 
etse, pek giizel olur. Daha ziyade Cendb-i Hakk'a yakinlik olup diinya ve ahiret 
kurtulu$u bulursunuz" demesi ilzerine §eyh Efendi: 

"Bunun bu sozti Hakk'indir" diyerek o yolda bir mektup yazip Dervis Muham- 
med'e teslim ederek Bagdat'a gondermis. 

Dervis Muhammed, Bagdat'a gelip seyhin kaldigi tekkeyi sormus. Filan mahal- 
lede olan meydana karsi konaktir demisler. Dervis Muhammed oraya geldikte gor- 
mus ki, tarif ettikleri konak degil, bir saraydir. Kendi kendine demis ki, "Bu §eyhin 
tekkesi degildir, belki Bagdat padi^ahinin sarayidir" diyerek yine baslamis suna 
buna sormaya. Demisler ki; 

"A bicare dervi$, i§te sana gosterdik, bu saraydir onun yeri. Sen galiba tasradan 
gelmissin, bilmiyorsun o zdtin durumunu " demisler. Mecbur, Dervis Muhammed, 
saray kapismdan iceriye girip kapiciya mektubu gostermis. Kapici yanma bir adam 
katip kethilda Efendi hazretlerinin odasma gondermis. Dervis, kethilda Efendinin 
odasma dahil olup gormils ki, kethilda Efendi bir padisahzade gibi alicenap bir ko- 
sede oturmus ve odasi ise, padisaha mahsus bir odadir. Dervis Muhammed muhak- 
kak bilmis ki, nafile, biz yine yanhs geldik, bizim istedigimiz seyh Efendinin tekkesi 
degildir, bu bir padisah sarayidir. "Bakahm neticesi ne olacaktir! " demis. Mektubu 



58 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



kethilda Efendi hazretlerine takdim etmis. Kethiida Efendi, Dervis Muhammed'i alip 
beraberce Hazret-i seyhin huzurlarma goturmiis. Dervis Muhammed soyle kapi 
onilnde huzur ile selam dump soyle Hazret-i seyhe nazar etmis. Onu gormtis ki, 
gayet nefls ve enfes elbiseler icinde; sirtmda kollanm giymemis soyle omzuna almis 
on bin kurus kiymetinde ala bir kiirk; onilnde yasemin cubuk, milcevherli takim, 
gilya bir padisahtir. Artik odanm ziynetini sorma. Dervis Muhammed gonlilnden 
demis ki; 

"Boyle bir ehl-i diinyadan dua ve niyaz talep ediyoruz, fe-subhdnalldh Tedldl " 
deyip durur iken Hazret-i seyh ferman buyurmuslar ki; 

"Dervis Muhammed, gel bakahm suraya otur. " Dervis Muhammed gelip erkan 
minderi ilzerine oturmus. Hazret-i seyh, Dervis Muhammed'in seyhinden sual etmis. 
Oda; 

"Pek ziyade fakirlik iginde oldugundan biraz diinyahk igin dua ve niyaz ve te- 
vecciih buyrulmasini Efendimiz hazretlerinden istirham ederek fakirlerini Efendimi- 
ze gondermistir" demis. Hazret-i seyh buyurmuslar ki; 

"Cendb-i Hakk'in ildhi lutfve ihsdnina nihayet yoktur, dua ettim, Insdalldhu Te- 
dld, §eyh Efendi de bizim gibi ildhi nimete mazhar olurlar" , demis. O esnada alts 
veris memuru Hazret-i seyhin huzuruna girip demis ki, "Efendim, tekkenin iginde ve 
disinda bulunanlarin mevcudu iig yiiz nefere ulasmis olup bugiin kilerde bir dirhem 
yag ve bir tane piring yoktur, ferman Efendimizindir" demis. Hazret-i seyh buyur- 
muslar ki; 

"Gel su minderde olan kurku al da bedestene gotiir sat, akgesiyle yag, piring ve 
gerekli malzemeleri al" demis. Memur kurku ahp gitmis. Dervis Muhammed izin 
talep etmis ki, huzur-i seyhten disan crksm. Hazret-i seyh buyurmuslar ki; 

"Biraz daha muhabbet edelim. " Aradan az bir mtiddet gecip oda kapismdan bir 
aga iceriye girip koltugunda bir bohca getirip Hazret-i seyhin onune koymus, demis 
ki, 

"Efendim, defterdar Efendi kulunuz ellerinizi operler. Bugiin bedestende bir ktirk 
satrfir gormiisler; Efendimize layik bir kurktur diye aldilar, Efendimize takdim bu- 
yurdular ve kabulunil niyaz u istirham ettiler. " Hazret-i seyh buyurmus ki; 

"Memnun oldum, mahsus selam, dualar ederim. Getir oglum omzuma koy" de- 
mis. Aga da bohcayi acrp kilrktl cikanp Hazret-i seyhin omzuna koymus. Dervis 
Muhammed gormtis ki, memurun az once omzundan aldigi kurktur. Hazret-i seyh, 
Dervis Muhammed 'e hitaben buyurmus ki; 

"Dervis Muhammed, ben istemiyorum, Cendb-i Hak kemdl-i lutf u ihsdn-i 
ildhiyyesinden olmak iizere layik gormtis sebebler vasitasryla ihsan etmis. Haydi, 
sen de git de seyhine boylece soyle, selam dualar eyle; Cendb-i Hak ona da diinyahk 
ihsan etmistir" demis. Dervis Muhammed dontip Basra'ya gelmis, dogruca seyhin 
kaldigi medreseye gitmis. Sormus ki; 

"Bizim §eyh Efendi ne oldu, odasinda yoktur! " medresedekiler demisler ki; 

"Dervis Muhammed, senin seyhin sen gittikten sonra ehl-i diinyd oldu, simdi fi- 
lan mahallede bir biiyiik konak aldi, sdhib-i devlet sdhib-i dtinya oldu; hizmetkdr 
artik sual etme! " demisler. Dervis Muhammed i§i anlamis, derhal seyhinin konagma 
gidip Bagdat'taki Hazret-i seyhin selam, duasim arz ve ahvalini beyan etmis ve 
seyhi de memnuniyetle 

"Eksik olma Dervis Muhammed, senin sebebinle biz de Hazret-i seyhin duasina 



Menakib 59 

uzun kuyruklar halinde bekleyen fakirlerin eli hi? bos. donmemi§ ve 
Ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin parasinin da tukendigi 
g6rulmemi§tir. Onun dagittigi paralann darphaneden yeni fikmi§ paralar 
olduguna butun ihvan §ahit olmu§tur. 



mazhar olup bize de dunyahk ytiz gosterdi" buyurmuslar. (A591 Ibrahim Dede, As£i 
Dede'nm Hatiralan, hzl. Mustafa KOQ-Eyiib TANRIVERDI, Istanbul, 2006, c. IV, 
s. 1659-1660) 



60 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

B)TASAVVUFI HAYATI 

I- Intisabi ve muridligi 

Daha cocuklugunda bazi manevi haller zuhur etmi§tir. Ihramcizade Haci 
Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin, Mur Ali Baba kuddise sirruhu'1-aziz (d. 
1805-h.y.t.l882) ile goriisjneleri kiiciik ya§larda aile buyiiklerinin gorii§- 
meleri ile olmasi muhakkaktir. 

ihramcizade kuddise sirruhu'1-aziz, Sivas'ta bulunan Rifai Tariki buyiik- 
lerinden Arab §eyh ismi ile bilinen Seyyid Abdullah Ha§im kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendi'ye teslim ohnusjur. Bir rivayete gore 5 yil hizmet et- 
mi§tir. 

ihramcizade Haci ismail Hakki Hazretlerinin ilk mur§idi olan Abdullah 
Ha§im El-Mekki kuddise sirruhu'1-aziz (Arab §eyh) in "Evlddim, senin 
nasibin bizden degil!" diyerek bir nevi izin vermesi ve validelerinin §eyhi 
Mustafa Haki kuddise sirruhu'l-azize oglunun durumunu anlatmasi ile 
manevi bagin temelleri atilmi§tir. 

Adliyede stajyer memur iken katildigi bir arkadas. grubuyla birlikte; 
"Tokatta bir §eyh var onun yanina gidiyoruz" dediklerinde O'da onlar- 
la gitmeye karar vermi§tir. 

Ziyaretten once goru§tukleri Pe§kircioglu Nuri Efendi, ihramcizade Ha- 
ci ismail Hakki Efendi Hazretlerine Seyyid Mustafa Haki kuddise sirruhu'l 
aziz Hazretlerini 50k 6vmu§tur. Ali Pa§a Camii'nde cemaate namaz kildiran 
Mustafa Haki Hazretlerinde her nasilsa sehvi secde hali zuhur etmi§tir. Na- 
mazdan fikip di§anda bekledikleri sirada kendisinden daha evvel bu yola 
intisap etmis. bulunan Pe§kircioglu Nuri Efendi; 

"§eyhim hig boyle bir §ey yapmazdi" diye soylenerek ovdiigii Efendi- 
sini du§unurken, caminin if kapisindan fikmakta olan Mustafa Haki Efendi 
Hazretlerinin gogsiiniin her iki tarafinda ALLAH yazih oldugunu goren 
ihramcizade Haci ismail Hakki Hazretleri, 

"Nuri Efendi! Sen benim gorduguntu gorsen hig bir §ey soylemezsin" 
demis, ve tam bir teslimiyet ile tekkeye yollanmi§lardir. 

Seyyid Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Efendi, ihvani ile sohbet 
ederken huzura gelen ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretlerine; 
"Sen, Haci Ai§e Hanim'in oglu musun?" Diye sorduklannda; 
"Evet, Efendim! " Diye cevap vermi§ler. 
Olan, olmu§, kainata can ve nur olacak hayatin kutsal dogumu gerfek- 

117 ^ 

le§mi§tir. Orada Seyyid Mustafa Haki Efendi ile tam§mi§ ve terbiyesine 



116 — Bazi kaynaklarda ve tezimizde yapmi§ oldugumuz bir hata; "Mur Ali Baba 
kuddise sirruhu'1-aziz ile Efendi Hazretleri gorusmustilr." 

117 — Efendi Hazretleri, o anda zuhur eden manevi hali sonradan cesitli sohbetle- 
rinde anlatmistir. 

"Gardafjlariml O an bana bir hal oldu. O hal, bu hal" 



Menakib 61 

girmi§tir. 

Haci Ismail Hakki Efendi huzurdan ciktiktan sonra Mustafa Haki 
kuddise sirruhu'l aziz Hazretleri ihvana doniip, 

"Iste su kapiya yakin yere oturup giden genci gordunuz mil? O, bizde 
ne varsa hepsini aldi gotilrdu" der. Daha sonra Efendi Hazretlerini taniyan 
ihvanlar bu mujdeyi O'na iletirler. 

1908 yihnda Ikinci Me§rutiyetin ilaninda Mustafa Haki kuddise 
sirruhu'1-aziz Hazretleri, Tokat mebusu olarak istanbul'a gitmis. ise, de Itti- 
hatcilar ve gayrimuslimlerin oylan ile meclis azahgi dusjirulmus. ve Istan- 
bul'da mecburi ikamete tabi tutularak kendisine Car§amba semtindeki 
Cebeciba§i mahallesindeki Mevlana Mustafa ismet Garibu'llah Efendi ko- 
nagi dergah olarak verilmi§tir. 

Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri 15 Ocak 1920 de Hakk'a 
yiiriiyene kadar dergahta postni§inlik gorevini ifa buyurdular. Kabr-i saadet- 
leri Fatih Camii haziresindedir. 

Mustafa Haki Hazretlerinin Istanbul'da bulundugu sirada ziyaretine gi- 
den Haci Mustafa Taki kuddise sirruhu'l-azize; 

"Sivas'ta ne var neyok, Ihramcwglu Ismail Efendi ne yapiyor" dedik- 
ten sonra, "Canim Ismail Efendi iyidir" demesi iizerine Haci Mustafa Taki 
kuddise sirruhuT-aziz Efendi, Sivas'a dondiiklerinde ihramcizade Ismail 
Hakki Efendi Hazretlerine gelip §6yle buyurmu§tur. 

"Ismail Efendi gozun aydin, Efendi Hazretleri senin igin Ismail iyi- 
dir" diye buyurdular. Haci Mustafa Taki kuddise sirruhuT-aziz Efendi ilave- 
ten 

"Onlarin iyi dediklerine Allah 'u Azimussan da iyi der." Buyurdu. 



"Bana bir nazar etti ki, ne oldugumu bilemedim. " 

"O heyecani tarif edemem. Efendim, bana o soruyu sorarken ellerimin yetjil 
bir renk aldigini gordiim. " 

"Iijte o anda ntanevi bir haz hissettim. Goziint, elint miir$idim oldu; O ben ol- 
du, ben ise, O oldunt. " 

Baska bir rivayette soyle gelmistir. 

"Gen? delikanli idim. Anam ile Tokat'a jeyhimi ziyarete gittim. Anam haci idi. 
Anam daha once sebebi veladetimizi (dtlnyaya geli^imizi) Ravza-i Pakiden Harem-i 
§erif hediyesi oldugumuzu soylemijti. §eyhim; 

"Oglunt! Nerelisin?" Bende; 

" Sivashyim, Haci Aise Hanimin ogluyum," dedim. Uzerimde till (cocuk) iken 
sarmdigim hac ihrami vardi. §eyhim ilzerimdeki elbiseye muhabbet etmijler. O 
muhabbetle ahir omtlr sermaye-i saadetimiz oldu. Fakir her ne kadar ilzerindeki 
ihram-i §erif begenilmijse de, hakikatte bejeri ihrami ve onda mahfuz (sakh) olan 
ilahi nimet-i ve maneviye olup §eyh Efendimiz ke^fi manevi ile ondaki kutsiyeti 
sevmijtir." (Gillbaba Cavit Kayhan) 



62 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

II- Seyhligi 

Efendi Hazretleri kirk ya§indadir. 

Tokath Pir Efendimiz Seyyid Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Haz- 

IIS 

retleri Istanbul'da (m. 1856 / h.y.t: m. 15 Ocak Per§embe 1920) diinyadan 
gocmeden once oglu Bahaeddin Efendi ile teberriiken tesbihini, takkesini, 
ma§lahim ve benzeri hediyeler ile Sivas'ta bulunan ihramcizade Haci Ismail 
Hakki Efendi 'ye gonderdiler. 

Hakk'a yuriidiigii haberi Sivas'ta bulunan biitiin ihvani ziyadesiyle iiz- 
miis. biitiin ihvan giinlerce toplamp Kur'an okumu§lar, hatim indirmi§ler ve 
Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri ile ilgili ilahiler soylemi§tir- 
ler. 

Bir gece ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri evdekilere; 

"Toplanin ve hazirhkh olun bir misafirimiz gelmek uzeredir" dedigi ve 
gece yansini miiteakip kapinin cahndigi ve gelenin ise, Mustafa Haki 
kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin mahdumu Bahaeddin Efendi oldugu 
g6rulmu§tur. 

Etrafa verilen haber iizerine biitiin ihvan ihramcizade Haci ismail Hakki 
Efendi Hazretlerinin evinde toplanmi§tir. Goru§me aglayip sizla§ma ve ko- 
nu§malar olurken Bahaeddin kuddise sirruhu'1-aziz Efendi; 

"Biz bur ay a bir vazifenin ifasi igin geldik. Durun evvela §u vazifemizi 
if a edelim" dedikten sonra, 

"Efendi Babam irtihalinden tig gun once oglum Bahaeddin bize yol- 
culuk gorundu. Bizden sonra ihvani kirami idare etme yetkisi Sivas 'taki 
Ihramcwglu Ismail Efendi'ye verildi. §u cubbemi, sarigimi ve tesbihimi 
kendisine teberriiken gotur ve vazifenin kendisine verildigini teblig et, 
buyurdular. Iste bende bugun bu vazifeyi teblig igin geldint" demi§tir. 

Efendi Hazretleri ise, heniiz Tokath Pir Mustafa Haki kuddise sirruhu'l- 
aziz Efendi'nin Hakk'a yuriimesi Sivas'ta duyulmadan dersiyle me§gulken 
gordiigii i§arete tabi olmayi uygun gormu§tur. 

ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri, Mustafa Taki kuddise 
sirruhu'1-aziz Hazretlerini i§aret ederek, 

"Canim Haci Mustafa Efendi yasga bizden buyuk ve tarikatta da biz- 
den eski ve ayrica da suluk gormemis olmam hasebi ile bu vazifeyi onun 
yapmasi gerekir" demesi iizerine, oradaki ihvanlann da, "Ismail Efendi bu 
vazife sana verilmis. Vazifeyi ifadan kagamazsin" demi§lerdir. ihramcizade 



118 — (d. r. 1272/ h.y.t: r.15 Te?nsani 1336) 
119 — Efendi Hazretleri §oyle anlatmijtir. 



"Tokath Pir Efendimiz bir tarafta, Sivash §eyh Efendimiz de bir tarafta oturu- 
yorlardi. Pir Efendimiz yerinden kalkarak, Mustafa Taki Efendinin yanina geldi, 
bir sure sonra da kayboldu. Gordiim ki, Taki Efendinin simasi, Pirimizin mubarek 
yuzttne donmiis. Bizim bu gordugumuz isaret ile Taki Efendiye Hat etmek ve eksik 
dersimizi ikmal eylemenin gerekli oldugunu anladik. " 



Menakib 63 

Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri fikrinde israri ve yapilan uzun miizake- 
relerden sonra kabul ettigi takdirde bu vazifeyi vekaleten yiiriitmesi icin 
Mustafa Taki Hazretlerine teklif yapilmasini ister. Sabah namazi vakti yak- 
la§tigi icin topluca Mustafa Taki Hazretlerinin evine gidilerek, ahnan karar 
kendisine bildirilir. Onun da kabulii sonucu biitiin ihvanlar gibi ihramcizade 
Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri de Mustafa Taki kuddise sirruhuT-aziz 
Hazretlerine biat ederek hizmetlerine devam ederler. 

Efendi Hazretleri biitiin ictenligi ile Mustafa Taki Hazretlerine ihvan 
olup sonsuz edeb ile hizmet etmi§tir. Oyle ki, bir kis. giinii §eyhimin bir emri 
veya hizmeti olur diye kapisinda oturup beklerken, taniyan birisi yoldan 
gecerken onun iizerine bir kans. kar yagmi§ oldugunu gormu§tur. Ertesi giin 
e§i Haci Zeynep Hamm'in babasina gidip, 

"Yahu Haci Hasan Efendi! Bu senin damadin deli midir, mecnun 
mudur, nedir? Gece yarisi Haci Mustafa Efendi'nin kapisina oturmus, 

120 

iizerine de bir kans karyagmisti" 

Bu minval iizere 1925 tarihine kadar Mustafa Taki kuddise sirruhuT- 
aziz Hazretlerine hizmet eder. Bu arada Sivas Urdunlunun Konagi diye 
adlandinlan mekanda 23 ki§i ile beraber 21 gunluk seyri suluk dersini ik- 
mal etmi§lerdir. 

Mustafa Taki Dogruyol kuddise sirruhuT-azizin (m. 18 Agustos 1925) 

121 

Hakk'a yuriimesi ile Ihramcizade Haci Ismail Efendi Hazretlerine zahiri 
ir§ad vazifesi tekraren intikal eder. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri, Mustafa Taki kuddise 
sirruhuT-aziz Hazretlerinden bahsedildigi zaman; 

"Canint, Haci Mustafa Taki Hazretleri, bizim suluk seyhimiz" diye de- 
falarca ifade ettigi g6rulmu§tur. 

Mustafa Taki kuddise sirruhuT-azizin Hakk'a yuriimesinden sonra yu- 
kanda bahsedilen olay unutulmus, ve sikintih donemler ba§lami§tir. 
ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri ilk zamanlar ihvanin da- 



120 — Aliyytll Havvas kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; "Din dlimlerine dil 
uzatmaktan sakinin. Qiinkii onlar, Allah Tedld 'ran isim ve sifatlannin kapicilandir. 

Velileri inkdrdan sakinin. Qiinkii onlar, Allah Tedld'nin zatinin kapicilandir. 

Bir §ey yapmak istiyorsaniz, size yakisani yapin. Insanlar, bir sey vermediginiz 
iqin sizi cimrilikle itham etmesinler, bu yiizden size karsi cikmalarina meydan ver- 
meyin. Qiinkii veli olmanin sartlarindan biri de sudur: 

Bu gibileri, yanlarinda bin dinar olsa da bunu bir fakire verseler, verdikleri pa- 
ranin onlarin nazarindaki kiymeti, toprak uzerinde bulunan bir cakil tasindan daha 
kiymetsizdir. " 

"Yemin ederim ki, talebeler, Allah Tedld'nin diinyayi yarattigi gunden yok ede- 
cegi giine kadar, hocalarinin huzurunda kor bir ates uzerinde otursalar, dogru yola 
girmeleri iqin yol gosterip engelleri ortadan kaldiran hocalarinin haklarini odeye- 
mezler. " 

nl — (r.18 Agustos Sah 1341) 



64 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

gilmasindan miiteessir olmu§tur. Bu dagmikligin yiiziinden Garibu'llah (Al- 
lah Teala'nin garib kulu) lakabini kullanmi§tir. Memuriyeti ile beraber 
manevi vazifesini yuriitmeye ba§lami§tir. Cevre kasabalara (Koyulhisar, 
Zara, Guriin, Darende) ziyaretler yaparak ihvan yeti§tirmeye cah§mi§tir. 
Ilk zamanlar az olan ihvan daha sonra fig gibi buyumeye ba§lami§tir. 

Bu arada Bahaeddin kuddise sirruhu'1-aziz Efendi ihvanin kendisini 
§eyh tanimalan korkusu ile yaptigi hac donu§unde §am'a yerle§mi§tir. 

ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri her hac seferinde §ey- 
hinin oglu oldugu icin Haci Bahaeddin kuddise sirruhu'1-aziz Efendi'yi ziya- 
ret etmis. ve hediyeler sunmayi kendilerine bir vazife saymi§tir. 

lll- Gavshgin ve Kadiriligin Verilmesi 

ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretleri bu konu hakkinda bu- 
yurdu ki; 

"Gardaslarim! 1955 senesinde Seyyid Abdulkddir Geyldni kuddise 

123 124 

sirruhu 'l-aziz Hazretleri vazifesini bi-zdtihi temessul ederek beseri 



122 — GAVS: Yardim eden. Evliya arasmda kullara yardimla vazifelendirilen veli 
zat. Muhyiddin-i Arabi kuddise sirruhu '1-azize gore gavs, medar kutbudur. Imam-i 
Rabbani kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine gore ise, medar kutbundan ayn ve daha 
yilksek olup, ona yardim edicidir. Bu sebeble, medar kutbu bircok islerinde ondan 
yardim bekler. Ebdal makamlarma getirilecek evliyayi secmekte bunun rolil vardir. 

Gavs-i A'zam: Bilyilk gavs (yardimci). En meshuru Abdillkadir Geylani kuddise 
sirruhu'1-aziz hazretleri dir. 

Gavs-ii Sakaleyn: Insanlara ve cinlere yardim eden bilyilk veli. 

123 — §ah Hasim Risalesinde yaziyor ki; Allah Teala kullanndan birini veli yap- 
mak dilerse, onun Rasultlllah sallallahil aleyhi ve sellemin huzuruna gotilrillmesini 
emreder. Efendimiz sallallahil aleyhi ve sellem emreder ve 

"Oglumuzu, Seyyid Abdulkddir Geyldni kuddise sirruhu 'l-aziz Hazretlerine go- 
turun, veldyete layik olup olmadigini arastirsin " buyurur. 

Seyyid Abdillkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine gottlrtlltlr. Eger o 
zat-i velayete layik gortlrse, ismini Muhammedi Defterine yazar. Milbarek milhtlrle 
mtlhtlrler ve Rasultlllah sallallahil aleyhi ve sellem'in emri ve tasdiki konur. O zat-a 
velayet, berat ve hilafet tertip edilip zamamn gavs-i vasitasiyla sahibine ulastmhr. O 
veli makbul ve korunmuslardan olur. Bu vazife kiyamete kadar Abdillkadir Geylani 
kuddise sirruhu 'l-aziz Hazretlerine verilmistir. Baska gorevlisi de yoktur. Bu ise 
yalmz bakmaktadir. Her asirda kutuplar, gavs ve btlttln veliler O'ndan feyz almakta- 
dirlar." (L Hakki ALTUNTAS, Kutsi Dua, 2006, s.207) 

124 — Temessul hadisesi ehlullah igin normal hadiselerdendir. Mesela; 

RebiytilevveFin 29. gtlntl dervislerle sohbet ederken Hz. Rasultlllah sallallahil 
aleyhi ve sellem Aziz Mahmud Htldayi kuddise sirruhu'l-azize gortlntlp oturdugu 
seccadenin tlzerine gelmistir. Muharrem'in 24. gtlntl Cuma namazmm son stlnnetini 
kilarken Bayezid Bestami kuddise sirruhuT-azizin gen9 bir insan suretinde gelip 
mecliste oturdugunu gormtlsttlr. Cemaziyeltlla aymda Aziz Mahmud Htldayi mih- 
rapta otururken ve dervisler zikrederken kalp goztlnden perdeler kalkmis, Hz. 



Menakib 65 

dlemde bize teslim etti. " 

1955 senesi Ulu Camii'nin de ibadete acihna senesidir. Yine, 
ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri ihvanlan ile Ulu Camii 
civanndaki yolda giderken buyurdu ki; 

"Gardcujlarim! Yeryuzunde, bu minareden daha yttksek minare yok- 
tur. " 

Aynca sohbetlerinde ise; 

"Garda§lanm! Gavshk Kadiri'lerden Nak§i'lere verildi" diyerek ka- 
vu§tugu makami remzen izhar ederlerdi. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri ile Hz. Abdiilkadir 
Geylani kuddise sirruhu'l-azizan arasindaki durumdan dolayi, bu koldaki 
yiiksek makam-i hilafet, intikal etmeyip ruhaniyet ile ibkasina sebep oldu. 
Bu nedenle Efendi Hazretlerinden sonra kendi kolundan gelen halifeler li- 
sanlanyla 'ben §eyh oldum' diyememi§tir. Ancak zamanla Ihramcizade Haci 
Ismail Hakki Efendi Hazretleri bazi kimselere umumi olmayan hususi vazi- 
feler tevdi etmi§tir. 

Tasavvufi kaynaklarda maneviyatta riitbe tayin etmek Hz. Abdiilkadir 
Geylani kuddise sirruhu'l-azize ait oldugu bildirildiginden 1955 yihndan 
sonra bu vazife ihramcizade Haci ismail Hakki Efendi Hazretlerine gectigi, 
ke§f sahibi maneviyat ehlince sabit oldugu ve halen devam ettigi sabittir. 
Herhangi bir nedenle Efendi Hazretlerine muhabbetiyle yeni nesilden bag- 
lanmak isteyenler veya baska bir kolun §eyhine tabi olanlar, manevi miiraca- 
atlanna icabet edildigi muhakkaktir. 

Mevlana Emanullah Lahori kuddise sirruhu'1-aziz anlatiyor. 

"Pencab koylerinin birinde oturuyordum. Gavsii's-sakaleyn Seyh'iil ins ve 

cin Abdiilkadir-i Geylani kuddise sirruhu'l-azize tarn bir muhabbet ve ihlasim 

vardi. Bes vakit namazdan sonra ruhlarma dua ve Fatiha okurdum. Halvette 



Rasulullah sallallahtl aleyhi ve sellemin mazhar-i zat-i rabbani ve cami-i cemi-i 
esma ve sifat oldugu (yani butiln ilahi isim ve sifatlara sahip oldugu) kesf olunmus- 
tur. (Aziz Mahmud Htldayi Uluslararasi Sempozyum Bildiriler, Ist-Uskildar Beld. 
2006, c. I, s. 226) 

125 — Anlatilan hadisenin gegtigi yer bugiln Ihramcizade Mehmet Kazim Toprak 
Efendi Hazretlerinin ailesiyle kaldiklan evdir. Bu olay hakkmda gorils almak icin 
mtlracaat edilebilir. 

126 — Gavstan Yardim Isteme Usultt: 

Sikmtida olan bir kimse gavs-i vesile edip Allah Teala'ya yalvanrsa derhal sikm- 
tisi gider. §iddet anmda her kim O'nun ismini anarsa derhal rahata kavusur. Gavs 
Hazretlerinin yuzil suyu hurmetine diyerek, her kim Allah Teala'dan dilekte bulu- 
nursa, derhal isi gorillur. 

Iki rekat namaz kilimr. Her rekatmda Fatiha'dan sonra on bir Ihlas okuyarak, iki 
rekat namaz kihmr. Selamdan sonra da on bir defa Rasulullah sallallahtl aleyhi ve 
selleme salat ve selam getirip gavsm ismini anarak yalvanrsa, Allah Teala'nm izni 
ve yardimiyla derhal isi gorillur. 



66 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

iken, o biitun insanlarm miirsidme tam bir miinacat ve arz-i hacet ederdim. 
Teheccild kilar, Kur'an-i Kerim okur, zikr ve diger nafilelerle de mesgul olur- 
dum. Bir gece, uyku ile uyamklik arasmda Abdiilkadir-i Geylani kuddise 
sirruhu'l-azizi gordilm. Basimi ayaklarma surdiim. Buyurdular ki, 

"Zahiren de bir murfjidin bulunmasi zaruridir." 

"Zamanimizdaki me^dyihdan hangisine gitmemi emrederseniz, ona gide- 
yim, " diye arz ettim. Buyurdular ki, 

"Serhend'de zahir ve bdtin ilimler sahibi §eyh Ahmed Faruki isminde bir 
aziz vardir. " O sabah yilzlerce dert ve yanma ile Hazret-i Imam'm ytlksek hu- 
zurlarma kavujmak ifin yola fiktim. Yanlarma gidince, gordugilm ruyayi arz et- 
tim ve inayet etmeleri ifin yalvardim. Zikir talim eyleyip, cezbe ve hallere ka- 

127 

vujturdular. Gordilklerimi orada da gordilm." 

Efendi Hazretlerinin gavsiyetini, kabir kitabesini yazan Seyyid Osman 
Hulusi Efendi kabul ve ikrar etmi§tir. §6yle ki; 

Tariki Nak§ibend-i Pir-i Ebcel Mur§id-i Kamil 

Garibu 'llah-i Hakki Gavsu'l-dzam Seyh Ismail Hakki Ihrdmi 

Engin gonlilnde yttce murad-i hdsil oldu 

Toprak topraga verildi Hakk-a vasil oldu. 

02.08.1969 

Efendi Hazretlerinin gavsiyeti hakkinda Turkelili Mevlana Kiifiik Hiise- 
yin Efendinin bize anlattigi menakibi bu kisimda aktarmayi uygun gordiik. 

1966 yihnda Haremi §erifte Adanah Ramazanoglu Mahmud Sami 
kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin yanina oturdum. Bize dondu. 

"Haci Garda§! Sivas'a mi intisaphsin? " dedi, sukut ettim. Haci Sami 
Efendi; 

"Gttzel yerden yapismissin, gttzel yerden vurmussun" dedi. Biraz siikut 
durdu ve dedi ki; 

"Fuyuzdt Sivas'a iniyor. Taksim ediliyor. Bize ayrilan kepge kadarpa- 
yimizi siz kardeslerime taksime vesileyiz. Vesilesiz vasil olunmaz" 



1966 yihnda Sivas'ta vekalede Efendi Hazretleri gelmeden Damadi 
Hayyat Mehmed Efendi anlatti. 

"Bir seher vakti uyandigimda ablaniz (Efendi Hazretlerinin kizi Hayriye 
Hanim) yataginda oturmus aghyordu. Bende "Ne oldu" dedim. Ablaniz dedi 
ki; 

"Biz diger ihvane hanimlarla beraber Yukaritekke 'de medfun sahdbi 



127 — Muhammed Hajim Kijmi, Berekat Imam-i Rabbani Ve Yolundakiler, trc. 
A. Faruk Meyan, 1st. 1980, s. 455 



Menakib 67 

Abdtilvahhab Gazi Hazretlerini ziyarete gittik. Ttirbeyi ziyaret edip bir 
fatiha tig Mas ve tig salavdt-i serife okuyup, "Ya Rabbi bu ziyaretimizi 
salihlerin ziyareti gibi kabul ve makbul et," dedim. "O anda akhma 
dustu ki, Ya Rabbi Habibinin yuzunu gormeyen, sozunu duymayan bizlere 
ashdbini ziyaret etmeyi liltfettin. §ukrunu edd edenlerden bizi ayirma" diye 
dua ettim. Gece Abdtilvahhab Gazi Hazretlerini rtiyamda gordtim. Bana; 

"Evladim bizi ziyaret ettin, guzel ettin. Fakat senin dyle bir baban var 
ki, Allah Tedld onun gozunden bu dleme nazar ediyor. Fuyuzdti ildhi 
onun izni He dleme dagihyor. Baskasindan medet ummak tastan medet 
ummaya benzer. " dedi, onun igin aghyorum. " Hayyat Mehmet Efendi sozle- 
rine §u §ekilde devam etti. 

"Gardasim! Ablaniz geng yasta Hakk'a ytirtidti. Oyle icap etti. Bende 

evlenmedim. f$eyhimin sevgisi tisttine sevgi tutmadim. " 
*** 

Hulusi Efendi Mekke'de bize bir sohbetinde buyurdu ki: 

"Efendimle dort defa Kudtis yoluyla Hacca geldik. Ilk tig haccimizda 
Kudtis 'tela Mescid-i Aksa 'daki dlimlerden higbir kimse seyhimin ontine ge- 
gip namaz kildirmadi. §eyhimizin ilim sahibi oldugunu gormtisler. 1967 "de 
dbrdtincti haccimizda yine Mescidi Aksa'ya ugradik. §eyhimize bu sefer 
itibar etmediler. Bunun tizerine geyhim, 

"Oglum Hulusi! Baslarina bir musibet gelecek. " dedi. O sene tsrail 
Kudtis 'e girdi. 

f$eyhimle Mekke 'ye geldik. Arafat 'tan dondtikten sonra Mina 'da Mescid- 
i Hayf da kimse ontine gegmedi, seyhim imamhk yapti. Oradaki dlimlerden 
birisinin bu hal acayibine gitmis ve dikkatini gekmis. Bu kadar gok dlim var- 
ken bu kisiye nigin imamhk yaptiriyorlar, diye. Bu dtistinceler igindeyken 
Efendi Hazretleri cemaate ytiztinti donmtis ve manevi bir el cemaatin tizerin- 
den gegerek seyhime opttirdtigtinti gormtis. O zat hatasini anlamis ve ayaga 
kalkti: 

"Gardaslarim ben bir hataya dustum. Benim uzerime basmadan kim 
bu kapidan gegerse Allah Tedld haccini kabul etmesin. " Cemaat tizerinden 
zarar vermeyerek gegtiler. Doha sonra Efendi Hazretleri yerinden kalkarak 
geldi ve 

"Kalk Gardasim! Kalk, kabul (bagislattik) ettirdik seni. " geyhimin elini 
optti ve oradan ayrildi. Bu olaydan sonra Islam dlimleri daha gok Sivas 'a 
geldiler. " 



j*->JWa!l oU-P /** CA^_ii uS ,_£jU<ll i_j\— *jjI jjjt- Ojlij ^Jj^j "■* J-c-^ ^J 1 1 '" 



Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



IV — Efendi Hazretlerinin hayatindaki Dokuz sayisinin sirri 

Eski Turklerde dokuz, kutsal ve onemli bir sayidir. 

Turk kaganlannin dokuz tugu bulunurdu. Osmanh Tiirklerinde de gorii- 
len, verilen armagamn dokuz sayisi ile olciilmesi gelenegi 50k eskilere daya- 
nir. 

"Dokuz" kelimesinin Eski Tiirkcedeki soyleni§i tokuz'dur. Eski Tiirk 
boylannin kimilerinin adlannda dokuz sozciigii gecer. 

Mesela; Tokuz Oguz (Dokuz Oguz), Tokuz Ogur (Dokuz Ogur), Tokuz 
Tatar (Dokuz Tatar). 

Dokuz sayisi, Tiirkler'in destanlannda da cokca gecer: dokuz agac, do- 
kuz boy, dokuz dalh agac, dokuz dev, dokuz felek, Dokuz Oguz gibi. 

"Rivayetlere gore Ahmed Yesevi kuddise sirruhu'1-aziz dergahmda yetisti- 
rildikten sonra Hind kitasmdan Idil boylarma, Qin seddinden Tuna kenarlarma 
kadar uzanan genis bir cografyaya teblig ve irsad goreviyle gonderdigi dervisle- 
rinin sayisi doksan dokuz bindir. Bu doksan dokuz bin rakami, sayi olarak tarn 

129 

tamma olmasa bile coklugu ifade etmesi yonilnden gercege isaret eder." 

Sonuc olarak dokuz ve dokuzun katlan olan doksan, dokuz yiiz, dokuz 
bin sayilan Tiirk kulturiinde onemli bir yere sahiptir. Bu sayilar, kutsal olan 
varhklar ifin kullanildigi gibi kahramanlar ifin de kullanilmi§tir. Aynca 
Tiirkler'in onemli kutlama gunlerinin tarihlerinde de dokuz sayisina rastlanz. 
Devlet yonetimine de i§leyen dokuz sayisi cografi adlarda da gorulmu§tur. 

Kimi tarihfiler Tiirkler'in atasi olan Yafes'in ogullanni da dokuz sayar- 
lar. Bundan dolayi Tiirkler ugur dileyerek dokuz iizerine hesaplanni yapar- 
lar. 

Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin §eriatina uygun olarak da "do- 
kuz" sayisinin oteki sayilara iistiinliigii afiktir. Ciinkii Allah Teala'nin giizel 
adlan doksan dokuzdur ki, dokuz ondan ve dokuz birden meydana gelmi§- 
tir. Alemlerin sayisi on sekiz bindir. 

130 

Ashabin arasinda yapilan derecelendirmede dokuz tabakadan olu§ur. 



129 — Hz. Sultan Hoca Ahmed Yesevi kuddise sirruhu'1-aziz Divan-i Hikmet, 
TDV Yaymlari, 2003, s.3 

130 — Islam Tn yayicisi ve miljdecisi muhterem Rasuliillah sallallahii aleyhi ve 
sellem oldugu igin onun sohbet serefine erenler, mtisltimanlar arasinda btlytlk bir 
kiymet ve itibara sahiptir. Iste ashab dedigimiz kimseler, ilmmetin bu bahtiyarlandir. 
Ancak ashabmda derecesi bir degildir. Bu derece, onlarm kendi kisiliklerine ait fa- 
ziletlere, Islam'a ettikleri hizmete ve IslamT kabul hususundaki siralarma goredir. 

Buna gore Ashab mertebelerine gore dokuz tabakaya aynlmistir. 

Birinci tabaka: cennetle miljdelenen on kisi, btlttln ashabtan ilstundur. Ilk dort 
halite, yani Hz. Ebtibekir, Hz. Omer, Hz. Osman ve Hz. Ali, Hz. Talha, Hz. Zilbeyr, 
Hz. Sa'd, Hz. Said, Hz. Abdurrahman ve Hz. Ebu Ubeyde radiyallahtl anhilm. 

ikinci Tabaka: Hz. Omer radivallahu anh'in Islam olmasmdan sonra 



Menakib 69 

Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin nubiivveti tamamlandigi zaman 
eslerinin sayisi dokuz idi. 

Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin sava§larda kullanmak iizere 9 
kihci . 7 zirhi, 6 yayi, 2 kalkani, 5 mizragi, 2 migferi vb. silah ve techizati 

j 131 

vardi. 

Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem 12 yil 5 ay 13 gun Mekke'de, 9 yil 
9 ay ve 9 gun Medine'de olmak iizere toplam 23 yil peygamberlik yapmi§- 

, 132 

tir. 

Dokuz sayisinin Ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin 
hayatinda onemli bir yer tuttugunu, hatim hocasi olan Mesudiyeli Cavit 
Kayhan'in banttan kendi sesinden bizzat dinledigimiz menkabeden duyduk. 

Menkabe §6yledir. 

"Bir tarihte Istanbul 'a §eyhime harghk olarak dokuz altin gonderdim. 
§eyh Efendimde birinin dokuz altin borcuna kefil olmus. Kefalet parasi igin 
dokuz altin istendigi an bizim gbnderdigimiz dokuz altinin havalesi eline 
gelmis. §eyhim bu halden gayet memnun ve mesrur olmuslar. Alem-i vakiada 
(manevi halde) iki elini kaldirmis ve bir parmaginin kapah oldugunu gor- 

mtisltimanhgi kabul edenler olujturur. 

Uciincu Tabaka: A kabe'de ilkonce biat eden Ensar, 

Dordiincu Tabaka: Akabe'de ikinci kez biat eden Ensar. 

Besinci Tabaka : Rasulullah sallallahii aleyhi ve selleme hicretinde Kilba'da yeti- 
sen Muhacirler. 

Altmci Tabaka: B edir savasmda bulunan Muhacirler ve Ensar. 

Yedinci Tabaka: Bedir Savasiyla Hudeybiye Seferi arasmda hicret edenler. 

Sekizinci tabaka: §ecere-i Ridvan (Hosnutluk agaci) altmda biat eden Ashab. 

Dokuzuncu Tabaka: Hudeybiye Antlasmasi'ndan sonra gelen muhacirler. 

Bu tabakalarm icinde ulu ashabdan bazilan, Suffe Ashabi arasmda seckin kisiler 
vardi. Bu kisiler Ashab arasmda yiyecek, giyecek gibi seylerden veya yatacak yer- 
den mahrum bazi fakirlerdi. Bunlar icin her aksam Efendimiz sallallahii aleyhi ve 
sellemin kutlu evinin avlusunda bir sofra kurulur ve onlerine kavrulmus arpadan 
meydana gelen bir kap yemek konurdu. Bunlar, geceleri Efendimiz sallallahii aleyhi 
ve sellemin mescidinin kuzey yanmdaki sofasmda yatarlardi. Suffe (sofa) ehlinin 
sayisi hakkmda rivayetler cesitlidir. 10, 30, 70, 92, 93, 400 kisiydi diyenler vardir. 
Bunlar icinde Medine'de hemserisi olmayanlar vardi: Bazilan; 

Hz. Ebu Zer Gifari, Hz. Ebu Said Yemeni, Hz. Huzeyfetii'1-Absi, Hz. 
Vesiletii'l-Leysi radiyallahii anhiim, 

Bazilan da kole iken mtlsltlman olanlar Hz. Ebu Mevhibe, Hz. Ammar, Hz. 
Bilal Habesi, Hz. Habbab, Hz. Selman Farisi, Hz. Suheyb Rumi radiyallahii 
anhiim. 

Hz. Sa'd bin Ebi Vakkas radiyallahii anh'm da bir arahk Suffe ehli arasmda 
bulunmus oldugunu rivayet ederler. (AYNI, Mehmet Ali, Tasavvuf Tarihi, sadelesti- 
ren H.Rahmi YANANLI, Istanbul, 2000, s. 1 82) 

131 — Ibn Kayyim, Zadu'1-Mead, 1/120-121. 

132 — OZDES, Talip, Vahiy ve Islam Tebliginin Krono Cetveli, Sivas, 1994, s.7 



70 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

dilrn. Emanet yerini buldu. Dokuz parmak dokuz altin oldugu isareti He ema- 
netyerini bulmus oldugunu kabul ettim. 

Bu arada ziyaret arzusu gbnltimti yaktt ve ziyarete tesebbtis ettim. Vez- 
nedarim, yanimdaki arkadasin elide egri (hirsizhk halleri olan) acil durum- 
da parayi sayip teslim etme mtimktin olmadi. O zaman seferi zamani 
(l.Dunya Sava§i) oldugundan bir lira igin bir adam asihyordu. Arkadasa; 

"Ben §eyhimi ziyarete gidiyorum. Senin vicdanina birakiyorum" de- 
dim. 

Maasim tig altin idi. Birinden tig altin daha aldim. Ziyarete niyetlendim. 
Bende gidiyorum diyenlerle dokuz arkadas olduk. Karda kista vasita yok. 
Samsun 'a yaya geldik. Vapura bindik. Vapur lebaleb (gok kalabahk) dolu 
oturacak bir yeri ancak kademhaneler (tuvalet) yaninda bulduk. Ve orada 
istanbul'a geldik. §eyhimi ziyarete gidiyorum diye oranin husumeti (kotti 
kokusu) bana misk-ti amber gibi geldi. Istanbul 'a geldik. Dokuz gun kaldik 
ve yolcu olduk. Bu gidis gelisimiz mecburi ve mebrur idi. 

" ' Gardaslarim! Sizi buraya getirip goturen o gidisimizdir. Ne oldu ise, 
o gidisimizde oldu. Iste seyh sevgisi ve nisani olan dokuz altin, dokuz ar- 
kadas, dokuz sun ziyaret ve dokuz sun volculuk; dort dokuz bir araya gel- 
di. Bunun manasi Ciharydr Guzin (Dort Halife radiyalldhu annum) gel- 
meleri He kirka bulug (ulasti) etti 

Bunun sirri kitaplara sigmaz. " 

V — Mevlevilisin verilisi 

Kitabimizin birfok yerinde Hz. Mevlana kuddise sirruhu'l-azizden ba- 
hisler ge<?er. Bunun nedeni Efendi Hazretlerinin Hz. Mevlana'dan icazetli 
olmasindandir. Bu izin hakkinda §u menkabesi me§hurdur. 

Efendi Hazretleri buyurdu ki; 

"Konya 'ya bir is gitmistik orada ihvanimiz yoktu. Konya 'da hig tanidi- 
gimiz olmadigi igin otelde kaldik. Buraya gelmis iken once §ems-i Tebrizi'yi 
sonra Mevlana 'yi ziyaret edelim dedik. Ziyaretimizde Mevlana 'nin ruhaniye- 
ti He gortisemedik. Canimiz sikildi. Kendi kendimize; 

"Ismail bu hata sendedir. Mevlana milrsid-i kdmildir. O'nu dunya 
diem bilir" dedik. Bu hal He otele vardik. Qok gegmeden Mevlana tesrif 
buyurdular. Rtiya falan degil, sizinle nasil gortistiyorsak, aynen oyle. Uze- 
rinde deve ytintinden abasi ve elinde asasi vardi. Selam verdi. 

"Ismail Efendi! Bizim ayagimiza kadar geldigin igin karsiniza gikma- 
ya hayd ettik. Bizim sizi Konya sinirinda karsilamamiz icap ettiginden bu 
hal zuhur etti. " dedi. 

Iki saat onunla sohbet ettik. Bana "su an, bizim kolumuza bakacak 
kimse kalmadi. Onu size emanet ediyorum Dedi. Sohbetimizden sonra 
ayrildi. Ben Konya 'da iki, tig gtin kalacak idim. Fakat bu hadiseden dolayi 
Mevlana, Cendb-i Hakk'a niyaz eder, bizi Konya 'da biraktirir diye hemen 



Menakib 71 

ayrildik. Qtinkti Allah Tedld bu kullarinin isteklerini ret etmez. " 
Iki dlemde tasarruf ehlidir ruhu veli 
Deme kim bu murdedir, bunda nice derman ola 
Ruh §im§iri Huda 'dir ten gdafolmu§ ana 
Dahi aid kdr eder bir tig kim uryan ola 

Efendi Hazretlerinin hayati incelendiginde du§uncesi Hz. Mevlana 
Celaleddin Rumi kuddise sirruhu'l-azizden etkilendigi ve sohbetlerinde onun 
uzerinde durdugu konular ve "varhk-yokluk" konusu O'nun ne denli bir 
Mevlevi dedesi olduguna da i§arettir. 

VI — 12 tarikatten icazetli ve icazet veren olmasi 

Efendi Hazretleri bircok kere buyurdular ki, 

"Gardcujlarim, btttttn dunya bu kapidan suyunu igiyor. " "Zaten ezelde 
tani§mami§ olsa idik burada bulu§mamiz mumkun olmazdi. §eyhimin 
hakka yurumesinden sonra bu mukaddes vazife bize verildi. 12 tarikati 



133 — Bir gun Uftade Efendi Hazretlerine Molla Htinkar Hazretleri (Mevlana) 
ruhani gelmisler, bulusmuslar. "Gahice bizi de amn. Mesnevimizi nakledin." Diye 
buyurmujlar. Ravi rivayet eder ki, bir kimse Hazret-i azizle bulujmaya gelmi§ idi. 
Gorse ki, iceride bir gurultil var, Hazret-i azizin huzurunda adam var diye iceriye de 
girmemij. Bir zaman sonra iferi girdikte Uftade Efendi Hazretleri buyurmuslar ki, 
"Kuzu, Konya'dan Molla Htinkar (Mevlana) geldi. Bize bir ktllah getirdi ve "Bizi 
de amn." Diye buyurdular ve "Mesnevimizi nakledin." Diye tembih buyurdular." 
§imdi Molla Htinkar hazretleri bu zamandan nice yil once dar-i fenadan dar-i beka- 
ya nhlet buyurmuslar. Hasa ki, onlar olmezler ve dahi onlan oldtl diye itikad etme- 
mek gerektir. Ravi rivayet eder ki, Uftade Efendi hazretleri nice zaman Molla Htln- 
kar'm nefes-i serifeleriyle Mesnevi-i §erifi nakl buyurmuslar. (Htisameddin 
Bursevi, Menakib-i Hazret-i Uftade, 1st, 1996, s.93) 

134 — Tarikatlann tasnifi ashnda 12 den fazladir. 12 sayisi ashnda semboliktir. 

Ahmed Mtlnib kuddise sirruhu'1-aziz Efendi'nin 1306 yilmda basilan Mir'at-i 
Turuk adh eserinde faydalamlarak tesbit edilen tarikatlann adlan ve kuruculan su 
sekildedir. 

1-Kadiriyye: Abdtllkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu.. 

2-Rifaiyye: Ahmed Rifai kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

3-Bedeviyye: Seyyid Ahmed Bedevi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 
Daha 90k Misir'da yaygmlasti. 

4-Dussukiyye: Burhaneddin Ibrahim Dussuki kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan 
kuruldu. Daha 90k Misir ve Sudan'da yaygmlik kazandi. 

5-Kiibreviyye: 1221'de Harizm'de vefat eden Necmeddin Ktlbra kuddise 
sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

6-Halvetiye: Omer Halveti kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. Islam dtln- 
yasmm en yaygm tarikatlarmdan oldu. Bugtln kirktan fazla kolu var. 

7-Siihreverdiyye: §ihabtlddin Omer Stlhreverdi kuddise sirruhu'1-aziz tarafm- 
dan kuruldu. 



72 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

bize teslim ettiler. Biz bakiyoruz. " 



8-£e§tiyye: Muinilddin Hasan Cisti kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan Hindis- 
tan'da kuruldu. Hindistan'm ilk ve en bilyilk tarikati oldu. 

9-Yeseviye: Ahmedi Yesevi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan. 11. yiizyilm 2. ya- 
nsmda kuruldu. 

10-Sa'diyye: Seyyid Sadeddin Cibavi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

11-Mevleviyye: Mevlana Celaleddin-i Rumi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan 
kuruldu. 

12-Sazeliye: Ebu'l-Hasan Sazeli kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

13-Halidiyye: Zillcenaheyn Halid Ziyaeddin kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan 
kuruldu. 

14-Ekberiyye: Muhyiddin ibnil'l-Arabi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kurul- 
du. 

15-Nakfibendiyye: Bahaiiddin bin Muhammed el-Buhari kuddise sirruhu'1-aziz 
tarafmdan kuruldu. 

16-Bayramiyye: Haci Bayram Veli Ankaravi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan 
kuruldu. 

17-E§refiyye: Esrefoglu Rumi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

18-Miiceddidiyye: Imam Rabbani kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

19-Celvetiyye: Aziz Mahmud Htldayi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

20-Medyeniyye: Ebu Medyen el-Magribi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan ku- 
ruldu. 

21-Bektasiyye: Haci Bektas Veli kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

22-Zeyniyye: Muhammed Zeynuddin-i Hafi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri ta- 
rafmdan Envar-i Silhreverdiyye ve Esrar-i Rifaiyye birlestirilerek kurulmustur. 

23-Ruseniyye: Dede Omer Ruseni kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

24-Ahmediyye: Ahmed §emsettin Marmaravi Yigitbasi kuddise sirruhu'l-azizin 
Halvetilerin bir gurubu olarak kurulmustur. 

25-Siimbuliyye: Yusuf Sumbill Sinan kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

26-Giilfeniyye: Ibrahim Gillseni kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 
Sezaiyye ve Haletiyeyi-Gillseniyye subeleri vardir. 

27-Sinaniyye: Ibrahim Ummil Sinan kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

28-Sabaniyye: Saban-i Veli kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri tarafmdan kuruldu. 
Karabasiyye, Nasnhiyye, Qerkesiyye, Bekriyye subeleri vardir. 

29-U§sakiyye: Hasan Hilsamettin Ussaki kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan ku- 
ruldu. Nasuhiyye, Cahidiyye, Cemaliyye, Selahiyye subeleri vardir. 

30-Ha§imiyye: Imam Musa Kazim'm 32'nci evladi Seyyid Mustafa Hasim 
kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

31-Misriyye: Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 

32-Cerrahiyye: Hazret-i Pir Nureddin Cerrahi kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan 
kuruldu. 

33-Bekriyye: Seyyid Mustafa Bekir kuddise sirruhu'1-aziz tarafmdan kuruldu. 
Hifniyye, Semaniyye, Durduriyye, Ezheriyye, Ticaniyye, Sadiyye, Kemaliye subele- 
ri vardir. (Aziz Mahmud Htldayi Uluslararasi Sempozyum Bildiriler, ist-Usktldar 
Beld. 2006, c. II, s.374-376) 



Menakib 73 

Tariklerden miicaz (icazetli) olmak demekten kasit, Efendi Hazretlerinin 
manevi feyz membai olmasi denilmesi ile aym manaya gelmesidir. Gavsiyet 
makaminda olan mur§idin 12 tarikattan izinli olmasi gerekir. Ciinkii bu du- 
rum itiban ile diger me§ayih feyzyab olabilsinler. 

Halvetiligi 

Efendi Hazretleri adi suluk ile anilan yiiksek dersleri Sivas merkezinde 
bulunan Meydan Camii'nde biiyiik Halveti Me§ayihi §emsi Sivasi kuddise 
sirruhu'l-azizin manevi huzurunda ihvana ikmal ettirirdi. Bu ise, O'nun o 
sultan ile manevi bagina remzen i§aret olup Haci Hasan Akyol Efendi 'nin 
evini bu sultana kom§u yapmasi da aynca bu durumun aciklamasina ayn bir 
i§arettir. 

Rifailigi 

Efendi Hazretleri ayda bir veya iki kere muhakkak Sivas'taki Rifailerin 
son biiyiik halkasi olan Seyyid Abdullah Ha§im kuddise sirruhu'l-azizi (Arab 
§eyh) kabr-i mubarekesini ziyaret eder, manevi bagini devam ettirirdi. 

Melamiligi 

Melamilik Efendi Hazretlerinin goriisjerinin biiyiik bir bolumiinii te§kil 
ettigi gibi tatbikini de hie birakmami§tir. Ankara'ya geldiginde Melamiligi- 
nin geregi Haci Bayram kuddise sirruhu'l-azizi ziyaret eder ve genellikle 
goru§melerini tiirbenin arka tarafinda filehaneye yakin bir mahalde yapar- 
lardi. 

Efendi Hazretleri, kendine muracaat eden ba§ka kolun dervi§ine de 
icazet vermi§tir. Mesela; 

Tiirkelili Mevlana Kiifiik Hiiseyin Ozdemir Efendiden dinledim. 

Ali Haydar kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin damadi Osman Nuri Efendi 
bana anlatti, dedi. "Babam dilnyadan gogunce Mahmut Efendi bu gorevi 
ustlenmek istedi. Qok §eyh aradi, sonunda Sivas 'a Ihramcizdde Haci Isma- 
il Efendi Hayetlerine gitmisti. " Olayin devamini Tiirkelili Mevlana Kucuk 
Hiiseyin Efendi §6yle devam etti. 

Misafirligin usulii bir gun gidi§, bir gun kalis, ve bir gun donu§tur. Mah- 
mut Efendinin Sivas'taki misafirligi uc giinii gefince durumunu Efendi Haz- 
retleri sormu§, O da; 

"Efendi Hazretleri benim seyhim Hakk'a ytirudu. Qok ihvani var, sizden 
icazet almaya geldim. " Efendi Hazretleri ise; 

"Gardasim! Senin seyhin dogdu mu, dogurdu mu?" demi§. 

"Bilemem Efendim " manasinda hareket edince, Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Neyi biliyorsun?" demi§. 

"Efendi Hazretleri sizi biliyorum" diye cevap verince Efendi Hazretleri 
uzun bir miiddet rabitada kaldi. Oyle bir uzun miiddet siirdii ki, iki defa onli- 
ne ifmesi ifin konulan fay sogudu. Ufiincii defa konulan caydan sonra 
Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Size seridt verildl Seyr-i Suluk tarikattadir. " Buyurarak 
Mahmut Efendi Hazretlerinin yolunu afmi§tir. 



74 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

C) MENKABE 135 VE KERAMETLERI 
I-intisabindan onceki zamana ait menakibi 

1- Seyyid Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Efendi, ihvani ile sohbet 
ederken huzura giren Ihramcizade Haci Ismail Hakki Hazretlerine: 

"Haci Aise Hanim 'in oglu musun? " Diye sorduklannda; 

"Evet Efendim! " Cevabi ile manevi kutlu dogum gercekle§mi§tir. 

2- Efendi Hazretlerinin annesi bir gun ona dedi ki; 

"Oglum Ismail mulkumuzu pay-mal ediyorlar sende hig orah olmuyor- 
sun. " Bende; 

"Ana kalani bize yeter" dedim. Annem, 

"Hay oglum Allah Tedld senden razi olsun Bende senden bunu bekler- 
dim" dedi. 

"Anam bir anadir, bu oturdugunuz yer anamdan kalmadir. Baba 
mulkune hig tenezzul etmedim, etse idim halim ne olurdu. " 

3- Efendi Hazretleri anlatmi§tir. 

Bendeki tarikat ahvali etrafimdakiler tarafindan ayan olunca, o zaman- 
lar ya§h akrabalanmiz beni sever ve me§gul olurlarmi§. Bu focugun ba§ina 
bir is. gelecek diye bana dayanamayip; 

"Ismail sen daha gengsin, zantan nazik birak su tarikat islerini" dedi- 
ler. Bende onlara; 

"Sizyiyip igmeyi biraksaniza" dedim. 

"Yiyip igntek bizim gidamiz" dediler. Ben de; 

"Bu da bizim gidamiz, bu isi boyle bilip, bbyle inanmayan yola gide- 
mez, kustan korkan dan ekmezmis" dedim. 

"§imdi bakiyorum da bu gibi sozlerin yanimizda bir sinek kadar 
degeriyok, Gardaslarim" 



135 — MENKABE (Menkibe): Bir zatm gilzel i§, soz ve hallerini, hayatmi konu 
edinen hikaye ve hatiralar. Qogulu menakib dir. 

MENAKIB: Menkabeler. Velilerin, Allah Teala'nm sevgili kullarmm gilzel i§, 
hareket, soz ve kerametlerini konu edinen hikaye ve hatiralar, bu hususta yazilmis 
kitaplar. 

"Menakib, Allah Tedld 'nin ordularindan bir ordudur. Allah Tedld onunla tasav- 
vufyolcularinin kalblerini kuwetlendirir. " Bu soziln delili; 

"Biz sana peygamberlerin kissalarini anlatiyoruz, bununla kalbini pekistirip tak- 
viye ediyoruz" medlindeki Hud suresi 120. dyet-i kerimesidir. " 

Cilneyd-i Bagdadi kuddise sirruhu'1-aziz 

"Evliyanin menakibini dinlemek, onlara olan muhabbeti, sevgiyi artirir; Ashdb-i 
kirdmin menakibi imam kuwetlendirir. " 

Seyyid Sibgatullah kuddise sirruhu'1-aziz 



Menakib 75 



4- Efendi Hazretleri talebelik donemleri ile ilgili olarak §unlan soyle- 
mi§tir. 

"Mektepte okurken hocam benim dersleri dinlemez, hep gegirirdi. Ar- 
kadaslarim, dersi dinletmeden gegmeme hep sasirirlardi. Hocam bir gun 
dayanamayip, 'Ismail Efendi dersleri uykusunda bile bize talim etmekte- 
dir' buy urdu. " 

II-Muridlik devresine ait menakibi 



1- Efendi Hazretleri anlatti ki; 

"Gardaslarim! Seyhimi ziyaret etmistim. Seyhim bana; 
"Oglum Ismail kadin ve erkek ihvanlarimiza selam gotur" dedi. O 
zamanlar birkag erkek ihvan vardi. Kadin ihvan hig yoktu. Biz bunu sonra 
anladik ki; 

"Gardaslarim! Meger onlar gekirdege baktiklari zaman, gekirdekten 
yetisecek agacin meyvesini gbrurlermis, meger selam sizlere imis. 

Gardaslarim! Zaten ezelde tanismamis olsaydik burada bulusmamiz 
mumkun olmazdi. §eyhimin irtihalinden sonra bu mukaddes vazifemiz, 
bize buyurduklari cumleler igindeymis. " 

2- Efendi Hazretleri anlatti ki; 

"Cocukluktan beri uzerimde harika haller vardi. Vilcudum zikreder ben 
bunu fark ederdim. Oyle bir hal aldi ki, artik rahat edemiyordum. Tuvalete 
dahi giderken ar ederdim. Annem bu hale vakif idi. §eyh Mustafa Hdki 
kuddise sirruhu 1-aztze beni anlatmis. 

'Arkadaslar ile sohbet ederken bir giln §eyhimizin yanina gidelim dedi- 
ler ve gittik Arkadaslar ile seyhimin elini optuk. f$eyhimin gogsunde La 
Ildhe Ilia lldh yazih idi ben onu goruyordum. Zannediyordum ki, herkes bu 
yaziyi goruyor. Sonra arkadaslara sordum ki, gormemisler. 

"Vucudumun zikri oyle bir hal aldi ki, artik tuvalete dahi giderken ar 
ediyorum" dedim. Seyhim; 

"Bu hali Allah Tedld'nin izni ile senden ahriz" dediler. 

Oradan Sivas 'a dondtik Seyhime halimi arz ettikten sonra tuvalete gi- 
rince zikrim durdu. O an oyle bir korku geldi ki, acaba bir hata mi ettim 
diye, uziildum. Cikinca zikrim devam edince dunyalar benim oldu. " 



136 — Bir kimse §oyle dedi: 



Kademgahda -hela- Allah adm demek olmaz. 

Ne yapayim, kendimden ayiramam. 

§ah attan ajagi inemez big are at neylesiln. 

Hz. Pir Mevlana Celaleddin-i Rumi kuddise sirruhu'1-aziz 

(Safer Baba, Tasavvuf Terimleri, 1st., 1998, s.313) 



76 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

2- Mustafa Haki kuddise sirruhu'l aziz Efendi'nin istanbul'a yerle§me- 
sinin ardindan Efendi Hazretleri de Sivas'a donerek Duyunu Umumiye'de 
memuriyete ba§lami§tir. 

Efendi Hazretleri son ziyaretini §6yle anlatmi§tir. 

"Seyhim hastalanmisti O 'nu ziyarete gidecek mali durumumuz da yoktu. 
Seyhimin muhabbetine ayrihk ve hasret de eklenince Istanbul 'a gidebilmek 
igin gahstigim yerden izin isteginde bulunduk. 

"Biz kalb hastasiyiz. Izin verilmesini rica ediyoruz, diye bir dilekge 
yazdik. Bu ilk dilekgemiz cevapsiz kaldi. Kalb hastahgimiz siddetlendi, 
acilen dilekgemin siraya konulmasi diye ikinci bir dilekge daha yazdik ve 
ardindan izin hakki gikti. " 

Izin aldiktan sonra yol parasi 12 lira gerekiyordu. Validemizin koynun- 
daki altinlari 5 liraya bozdurduk. 6 lira da borg ahp yol hazirhgi yaptik. O 
zaman Istanbul 'a gitmek igin Samsun 'dan gemiye binmek gerekiyordu. Si- 
vas 'tan Samsun 'a kadar yayan yuruduk. Samsuna geldik. Gemide yer bula- 
madik. Sonra kaptanin gonlunu yaptik hayvanlar bolumunde yolculuk yap- 
tik "Ne yoruldum ve nede bulundugum yerin kokusu beni rahatsiz etti. O 

137 

kadar hos geldi ki, o zevk He seyhimi son kez ziyaret etmis olduk. " 

Sivas'ta Efendi Hazretlerinin ve Pe§kircioglu Nuri Efendi'nin de bulun- 
dugu bir sohbette, bir arkadas, Kerem'in §u turkusunu soyliiyor. 

Karadir kaslari egmeli degil 
El ele kol kola degmeli degil 
Firsat elde iken sarmadim yari 
Beni oldurmeli dovmeli degil 

Nuri Efendi hem agliyor ve hem de itiraf ediyor, 

"Ismail Efendi senin bana istanbul'a ziyarete gidelim dedigin zaman 
vaktim de vardi, param da vardi. Zamanin kiymetini bilemedim. Gitmedim 
gok pismanim. Siz o firsati ve zamani kullandiniz ve kazandiniz" diyor. 
Efendi Hazretleri zaman zaman bu konu iizerinde 50k durur ve buyururlardi 



137 — Bir bajka rivayette. "§eyhim Istanbul'a tesrif ettiler. §eyhimi ziyaret igin 
kalbimden rahatsizim diye on gunlilk izin aldint. ^iinkii kalbim seyhimi arz edi- 
yor du. O olntadigi iginde kalben rahatsizdim. Sonra karayolu He Samsun' a, Sam- 
sun' dan da vapurla Istanbul'a muteveccihen yola qiktim. Vapurda bulundugum 
yer hayvanlarin bulundugu yerin yaninda idi. Kokusu bana mis kokusu geliyordu. 
Qunkii seyhime gidiyordum. Istanbul'a varinca Fatih Camii merdivenlerinde 
karsilastik. Goz goze geldik. O goz goze gelmeyi iki cihana degismem. Mustafa 
Haki Hazretlerinin Peskircizade Nuri Efendi isminde bir muridi vardi. Istanbul'a 
ziyarete giderken Nuri Efendiye beraber gidelim diye teklif ettik. Nuri Efendi de 
mazeret beyan ederek gebnedi. Bu ziyaretten kisa bir sure sonra Mustafa Haki 
Hazretleri ebediyete intikal etti. " 



Menakib 77 

ki; 

"Giden zaman geri gelmez. Iginde bulundugunuz zamanin kiymetini 
bilin ve bu gttnttn isini deyarina birakmayin" 

4- Efendi Hazretleri anlatmi§tir. 

"Gardaslarim! Olmek varhgi birakip yokluga ermektir. Yok, olacaksin 
ki, var olasin. Nefsini bilen Allah Tedld 'yi bilir. Nefsini bilmeyen Allah Ted- 
la 'yi da bilemez. tnsan fani olursa Cenabi Allah o insanin konusan dili, go- 
ren gozti, isiten kulagi olur. " 

"Gardaslarim! geyhim Mustafa Hdki Hazretleri He ilk karsilastigimda 
baktim ellerim onu eli (o zaman sakahm yoktu) sakahm onun sakah oldugu- 
nu hissettim. Her halim seyhim oldu. geyhinde fani olan Rasulullah 
sallalldhu aleyhi ve sellemde fani olur, Rasulullah sallalldhu aleyhi ve 
sellemde fani olan Allah Tedld da fani olur. 



78 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ill-Seyhlik Devrine ait menakibi 

1-Bir giin Efendi Hazretleri ihvanlan ile caddede Bicakci ilyas adi ile bi- 
linen esnafin dukkanimn oniinden gecerken, Bicakci Ilyas onlara laf atmi§tir. 
Bicakci Ilyas gece riiyasinda bir siinnet merasiminde kendisinin siinnet oldu- 
gunu gormu§tur. Ertesi giin yine onun diikkani oniinden gecerken, Efendi 
Hazretleri; 

"Gardasim! Gegmis olsun" buyurmu§. Bu olay iizerine hatasini diizelt- 
mi§tir. 

2-Kemal Oztiirk'e anlatilan olay; 

Sene 1948 de Sivas'a ziyarete gittik. iki arkadas. da Adana'dan gelmi§ti. 
Birinin adi Mustafa idi. Bu arkadas, 5 sene ba§ka bir kolda cah§mi§ ve acayip 
haller onu kaplami§ ve cimenlerin ve agaclann zikrini duyar hale gelmi§ler. 

§eyhine "atelier iginde yaniyorum ve ben artik bu hale dayanamiyo- 
rum " demi§. O da "oglum ikindiyi geg kil" dermi§. Meger kamil olmayan 
miir§it bu hali alamazmi§. Fakat bu arkada§in §eyhi dervi§lerine; 

"Bu akqam toplanahm " demi§. Ak§am toplanmi§lar. §eyhleri; 
"Bize zuhurat oldu derslerimizi degi§ecegiz. Ihramcizade Haci Isma- 
il Hakki TOPRAK Hazretlerine baglanacagiz. Butiln dilnya suyu oradan 
igiyor, butiln tarikatlar O'ndan feyz ahyor. O zat istedigi zaman istedigi 
tarikatin kapisini kapatir. " Demi§. 

Bu sirada Osmaniye'de Darendeli Hafiz Ibrahim vardi. Bu Ihramcizade 
Hazretlerinin ihvani idi. Adana'ya gelip onlara yeni derslerini tarif ediyor. 
Mustafa' da birden acayip haller kayboluyor. Mustafa buna ilaveten, 

"Efendi Hazretleri neyollardan gegirdi, farkinda olmadik" demi§tir. 

3-Ihvanin biri emekli olmu§. Efendi kuddise sirruhu'l azize hizmet ede- 
yim diye Sivas'a gitmi§tir. Uzun bir miiddet hizmette bulunmu§tur. Bir giin 
acaba yanimda ne kadar para kaldi diye kesesine bakmi§ parasimn azaldigini 
goriince gonlii me§gul olmu§. Her zamanki gibi Ulu Cami'nin oniinde Efendi 
Hazretleri icin fayton tutmu§. Vekaleye Efendi Hazretlerini gotureyim diye 
namazdan sonra beklemi§. Fakat namazda Efendi Hazretlerini gordiigii halde 
camii fiki§inda bulamami§ §a§irmi§. Dayanamayip vekaleye donmii§ Bak- 
mi§ ki, Efendi Hazretleri orada oturuyor. Ihvanlann yanina gelip oturmu§. 

Biraz sonra Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Deveciden komsusu olan kapisini buyuk agmahdir. " De- 
yince hizmet icin ragbet eden ihvan durumun farkina varmi§tir. Izin ahp 
memleketine d6nmu§tur. 

4- Mehmet Veli §en'in kendisinden dinledim. 

"Bir zaman havas limine ragbetim artti. O islerle ugrasmaya basladim. 
Isi o kadar ilerlettim ki, odalar dolusu bu isle ilgili kitap topladim. Efendi 



Menakib 79 

Hazretleri rtiyama girdi. 

"Gardasim! Sen Mehmet, gel buraya" dedi. Eline Allah lafzini yazdi. 
Sonra elifi sildi, 

"Buna ne derler" 

"Li'lldh" dedim. Lami sildi. 

"Bu ne" dedi; 

"Lehu " dedim. Yine lami sildi. 

"Bu ne" dedi. 

"Hu Allah 'in Isnt-i Hass-i Efendim" dedim. 

"Gardasim! Biz size Allah Tedld'yi ogretmeye gahsirken, siz gamur 
katmaya galisiyorsunuz. Bu isleri birak" dedi. Bu ruyamn tesiri He btittin 
kitaplari elimden gikarip o isleri biraktim. 

5- Kemal Ozturk'e anlatilan olay; 

1953 yihnda, Corapfi Huseyin Efendi, Tokath Hulusi isminde bir adam- 
la tani§ir ve o adami bizim yattigimiz yere getirir. Tokath Hulusi Sivas'ta 
askerlik yapmi§, kendisi Kadiri Tarikine mensub imi§, Bu hadiseyi agzindan 
a§agidaki §ekilde dinledik. 

"Bir gun gok agladim. "Ya Rabbi mulkiinde bu btgareye sahip olacak 
bir kimsen yok mu?" Diye yalvardim. Bu sir alar da Efendi Hazretleri, Si- 
vas 'ta Tekkeonu denilen yerde birkag ihvan He sohbet ederken, ihvanin biri- 
ne isaret buyurmus. 

"Filan asker birlikte alay komutanin posta eri, adi Tokath Hulusi sol 
gozunde boz var git, onu al, buraya getir. " 

Ihvan bizim birlige geliyor. Herkesin ytizune bakiyor, benim yanima 
gelince bana 

"Tokath misin? Adin Hulusi mi? " dedi. 

"Evet" dedim. 

"Seni Efendi Hazretleri gagiriyor. " Igimden; 

"O zaman yaptigim dua kabul edildi " diye sevindim. tzin ahp Efendi 
Hazretlerinin yanina gittik Elini optuk ve oturmamizi emir buyurdular. 
Sonra gay ikram edildi. Igimden; 

"Bana nasil himmet edecek" diye dusunuyordum. Orada bulunan Ber- 
ber Bekir kulagima egilip; 



138 — Lafza-i Celal: Allah - tsm-i celal, yani jerelli "Allah" kelimesi, doksan do- 
kuz ismin en bilyugudur. Bir kimse "Ya Allah!" derse Hak Teala Hazretlerini buttin 
sifatlanyla yad ve buttin fiilleriyle zikretmij olur. Fakat "Ya Rahman!" dese yalniz 
rahmet sifatiyla anmi§ olur. Diger isimlerde boyledir. Bu lafza-i celal Allah Tea- 
la'nm has ismidir, hicbir seyden ttlremis degildir. Bu dogru gortls imam Halil'in, 
Sibeveyh'in, usulctllerin cogunlugunun ve fukahamn gortlstldtlr. 

(AYNI, Mehmet Ali, Tasavvuf Tarihi, sadelestiren H.Rahmi YANANLI, Istan- 
bul, 2000 s. 231-232) 



80 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Kadiri bunu bitirebilirsen aferin sana " dedi. Fakat ben ikinci barda- 
gin yarisini igerken kendimden gegtim. Yigihp kalmisim. Sonra kendime 
geldigimde Efendi Hazretleri ytizume bakti ve tebessilm etti. Bende o gtine 
kadar olan darhk gitti. Boyle bir olay He Ihramcizade Haci Ismail Hakki 
Hazretlerine intisap ettim. " 

6- Kemal Oztiirk anlatti. 

1949 senesi yonetimin tarikat §eyhlerine tavirla baktigi zaman, 
ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri hac icin Istanbul' a gelip 
bir otele yerle§mi§ler. Bir polis arkada§imiza §u itirafta bulunmu§. 

"Tilrkiye 'nin dbrt bir tarafindan adamlar geliyor dilimiz baglandi ihbar 
edemiyoruz. Nasil bir adam diye hayret ediyorum. " Itiraf ettigi adamin da 
O'nun ihvani oldugunu fark edememi§tir. 

7- Koyun Hiiseyin adh bir ihvan, devamli Efendim bana Hizir'i gosterse 
ne olur diye du§unurmii§. Bir gun Ulu Camide namazdan sonra Hizir Diregi 
(Bu direk caminin sol tarafinda ba§tan son siranin ikinci diregi) yaninda 
Efendi Hazretleri bir adamla kucakla§mi§lar. O onlan gordiigii halde yanina 
gitmeyip edeben geri kalmi§. Sonra o adam kaybolmu§. Efendi Hazretleri 
Koyun Hiiseyin yanina gelip demis. ki; 

"Koyun Hiiseyin! Hizir, Hizir diyordun ya, iste o adam Hizir'di, niye 
yanimiza gelip gorusmedin. " Koyun Hiiseyin firsati kafirdigi icin ?ok 
uzulmu§tur. 

8-Efendi Hazretleri ihvanlan ile Sivas'ta Kepenek Gozesinde sahra soh- 
betine cikmi§lar. Orada koyun otlatan bir cocugu goriip 9agirmi§. 

"Gardasim! Gel gay ig. " Qay iferken; 

"Koyunlarin doyuyor mu?" 

"Yok, amca yagmur yagmadi, ot yok; koyunlar ag geliyor. " ^ocukta 
aglama hali zuhur etmi§tir. Bunun iizerine Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Aglama dua edelim, Allah Tedld yagmur verir. " Efendi 
Hazretleri dua ediyor ve oradaki ihvan amin diyorlar. Dua daha bitmeden 
hava karanp yagmur yagmaya ba§lryor etrafi sel ahyor. 

9- Ba§ka bir kola mensub bir kisjnin oglu akil hastasi olmu§, 50k farele- 
re ba§vurmu§, fare bulamami§. Ona; 

"Sivas 'ta bir zat var, garene o derman olur, bir de ona git" demi§ler. 
Bu adam caresizligin verdigi aci ile Sivas 'a gidiyor. Sivas 'a gelince "Efendi 
Hazretleri nerede?" diye soruyor. Ulu Camii'nin adresini ahp, camiye gidi- 
yor, Abdesthanede abdest ahrken Efendi Hazretleri onun yabanci oldugunu 
fark edip yanina varmi§. 

"Sen misafire benziyorsun, hos geldin " dedikten sonra 

"Bu arkadasi ahp vekaleye goturiln " diye ihvanlanna emir buyuruyor. 



Menakib 81 

Vekalede adam Efendi Hazretlerine derdini anlatiyor. Efendi Hazretleri bir 
sure murakabeye dahyor. Ba§ini kaldinp; 

"Gardasim! Iki rahmetten biri" diyor adam ise, cevap vermiyor. Bu 
durum uc kez tekrarlaniyor. Sonunda adam dayanamayip; 

"Peki, Efendim iki rahmetten bir tanesi " dediginde Efendi Hazretlerinin 
gozii ya§h bir halde; 

"Gardasim! Haydi, memleketine don." Adam memleketine doniince 
oglunun oldugu haberi ile kar§ila§mi§tir. 

10-Efendi Hazretlerinin bir evladi, ba§indan gecen bir hadiseyi §6yle an- 
latmi§tir. 

"Babam ile bir giln yolda giderken, kalbimden gegti ki; 

"Babacigim herkese himmet ediyorsun benim bazi kotti hallerim var bi- 
rakamiyorum. " Efendi Hazretleri aniden durdu, birden bana dbndti. 

"Oglum harghgin var mi?" Ben cevap veremedim. Ceketinden para 
gikardi ve dedi ki; 

"Al bunu oglum, her seyin bir zamani var" dedi. 

Bir zaman sonra ben kotti hallerimi birakiverdim. Herkes hayret etti. 
§imdi dtistintiyorum ki, eger bu haller basimdan gegmeseydi, Efendi Hazret- 
lerinden sonra gok sahte seyhler ttiredi, Beni de nefsim kandirip daha agir 
gtinaha sokarlardi, §imdi Allah Tedld 'ya gok stikrediyorum. " 

12- Efendi Hazretlerinin hanimi ihvanlara anlatmi§. 

"Kore ile harbe girdigimiz zaman Efendi Hazretleri bana; 

"Beni rahatsiz etmeyin" dedi. Odaya girdi. Uzun mtiddet gegti. tgim- 
den; "Bakayim, bir sey mi oldu" diye igeriye girdim kimse yok, hayret et- 
tim. Bir mtiddet sonra Efendi Hazretleri odadan tistti basi daginik giktt ve 

"Valide ben sana beni rahatsiz etmeyin demedim mi? Sakin baskasina 
bu hali agma" dedi. 

13-Hafiz Hakki Urgiip kuddise sirruhu'1-aziz bir gun sabah namazi 



1 39 — Urgilpzadelerdendir. 



Hafiz Hakki Efendinin, 1901 yilmda dilnyaya geldigi bilinmektedir. Uzun ve ve- 
rimli bir omtlr surmujtilr. Ana ve baba tarafmdan evlad-i Rasill oldugu, ceddinden 
bircok hak dostu velinin yetijtigi ifade edilir. Babasi Feyzullah Efendidir. Atalan, 
§am'dan Urgilp'e oradan Zara'ya sonra da Sivas'a gelmistir. "Urgiip" soyadmi 
almasmi da, atalannm bir sure burada kalmis olmasma baglamaktadirlar. 

Hafiz Hakki Efendinin, ana tarafmdan ceddi olan §eyh Mahmut Merzubani, 
Anadolu'nun islamlasmasi sirasmda Tacil'l Arifin Ebil'l Vefa Hazretlerinin isareti 
ile 12. Asrm sonlarma dogru, Buhara'dan Anadolu'ya gelmistir. Sivas'm Zara ilce- 
sindeki Tekke koyilne yerleserek irsad faaliyetlerinde bulunmustur. Devrin selcuklu 



82 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

vakti girmeden hamama gitmek ihtiyaci duymu§. Hamama gitmi§. Bakmi§ 
hamam kalabahk hayret etmi§ ve "Bu saatte, bu kadar adam " demi§. 

Yikanirken yanindaki yikananlar; 

"Bu adama iliqelim mi? " Digeri; 

"Ne yapiyorsun onun §eyhi uyanik, canimiza okur" demi§. Bu sozleri 
duyan Hakki Hafiz Efendi hamamdan alelacele cikmi§. Sabah vekaleye 
gelince Efendi Hazretleri buyurdular ki; 

"Garda§im, biz de uyanik olmasa idik, halin ne olurdu. Erken saatler- 
de hamama gitmeyin " 



hiikumdari Alaaddin Keykubat, Merzubani Hazretlerini ziyaret etmis ve ondan ma- 
nevi himmet istemistir. 

Hafiz Hakki Efendi, kilfilk yaslarda iken iki kardesini babasmi ve daha sonra da 
annesini kaybetmis, hentiz erken yasta kimsesiz kalmistir. Bu yilzden medrese egi- 
timini tamamlayamamistir. Ancak hafizligim Arapga ve Farsca bilgisini sonradan 
gelijtirmijtir. 

1 977 yilmda, uzun yillar yuruttugil imamlik gorevinden emekli olunca, kendisini 
daha fazla irjad gorevine yogunla§tirmi§, §eyhi Gavs'ill-azam Ihramcizade Ismail 
Hakki kaddese'llahtl sirrahu'l aziz Efendi Hazretlerinin manevi mirasim genislet- 
meye 9ahsmistir. Onun ilk irsadim Haci Mustafa Taki Hazretlerinden gordugil ifade 
edilir. Sivash Mustafa Taki Hazretlerinin postnisinligi daha sagligmda Ihramcizade 
Hazretlerine birakmasiyla da Ihramcizade Ismail Hakki Efendi'ye baglanmis oldu- 
gu, ihramcizade mektebinde tasavvufi tedrisine devam ettigi anlasilmaktadir. 

ihramcizade mektebinde yetismis sayihr sahsiyetlerden olan Hafiz Hakki Efen- 
dinin, Sivas merkez olmak ilzere Tokat, Ordu, Samsun, Ankara ve istanbul'da etkili 
oldugu, ihvanlannm daha 90k bu merkezlerde toplandigi gorillmektedir. Ordu ve 
9evresinde hizmetlerini halen devam ettiren, yetismis kamil insanlar vardir. 

ihramcizade mektebinde yetismis olmamn sonucu olsa gerek, onun da irsad an- 
layismda "sukutilik" dikkatlerden ka9maz. ileri gelen ihvanlannm ifadelerinden 
anlasildigma gore, "hallere vukufiyeti" ile irsad edisi, az ve fakat oz konusmalan 
ile 9evresinde etkili oldugu gorultir. Stlnnete son derece bagli, gtinluk hayatmda 
tertip ve dilzene titizlikle riayet ettigi anlasilmaktadir. 

Uzun yillar maruz kaldigi hastahklara ragmen halinden M9 sikayet9i olmamasi 
menkibevi bir bi9imde anlatilir. (Fatsa, Mehmet, Tasavvufta Mekki Kolu, 1st, 2000, 
s. 171) 

Bu sillaleden meshur olanlar vardir. 

Suat Hayri Urguplu (1903 §am-1981 istanbul) 13 Agustos 1903 tanhmde 
§am'da dogdu. l.Dtlnya Savasi'na katilma fetvasim veren Seyhiilislam Urgiiplii 
Hayri Efendi'nin ogludur. Lale Devri'nin sadrazami Nev^ehirli Damat Ibrahim 
Pa^a'nm soyundandir. Galatasaray Lisesi'nden sonra istanbul Universitesi Hukuk 
Fakilltesi'ni 1926 yilmda bitirdi. Cesitli devlet hizmetlerinde bulundu. Cumhuriyet 
Senatosu'nun ilk baskam oldu. Bu gorevi tamamladiktan sonra 1965 yilmda (ismet 
inonu'niln basbakanliktan istifa ettigi 5 §ubat tarihinden 10 Ekim 1965 genel se9im- 
leri sonrasma kadar) partiler ilstil hilkumetin baskanligim yapti. 1966'da kontenjan 
senatoril se9ildi.l972'ye kadar bu gorevde kaldi. 1981 yilmda vefat etti. 



Menakib 83 

14-Bir gun Efendi Hazretleri abdest ahrken Haci Hasan Akyol Efendi, 
sabuna ihtiyac oldugunu fark etmi§, acele bir tane sabun yerine bir koli sa- 
bun getirmi§. Efendi Hazretleri bu davrani§a memnun kalarak; 

"Gardasim! Sabunun bereketli olsun" Haci Hasan Akyol §eyhinin so- 
ziine intisap ederek sabunlan eve goturmu§. Hanimi da eve biri hediye getir- 
se, devamh olarak ona kar§ilik bu sabunlardan verirmi§. Kom§ulanndan biri 
durumu fark etmi§. 

"Hanim senelerdir, bu marka sabunu nereden buluyorsun?" demi§. 
Haci Hasan Akyol'un hanimi; 

"Bizimki bir sabun getirdi, ondan veriyorum " Kom§uya halin aksetti- 
rilmesi bereketi ortadan kaldirmi§tir. Ak§amleyin Haci Hasan Akyol Efendi 
duruma vakif olunca, 

"Niye soyledin hanim, bu boyle daha gok giderdi" demi§ler. 

15- Abdurrauf Acikahn dan dinledim. 

"Bir giin o kadar gegim sikintisi beni daraltmisti ki, isyan ediyordum. 
Efendim benim diikkana gelirken yolda Tenekeci Rahmi Usta 'yi gormiis; 

"Gel beraber su taraftan gidelim" demis. O giin Tenekeci Rahmi Us- 
ta 'mn iistii basi perisan bir vaziyette ve isleri durgun imis. Benim marangoz 
diikkdnin oniine gelince; 

"Gel Abdurrauf a ugrayahm" diye yanima ugradilar. Ben normal bir 
ziyaret sandim. Daha sonra Efendi Hazretleri ayrildi ve gitti. Rahmi Usta; 

"Abdurrauf. Efendi Hazretleri beni niye buraya getirdi?" Diye sorunca, 
ben sorunun cevabini gok iyi biliyordum. Halime siikrettim. " 

16- 1941 yihnda Kemal Toprak tren kazasi gecirerek vefat etmi§tir. Bu 
kaza haberi Efendi Hazretlerine getirilince, oliiniin halinin nasil oldugunu 
kimse bilmez iken, bir cuval goturiin oraya demi§tir. Kimse bu sozii anlama- 
yarak, cuval alip goturmu§ler. Megerki Kemal Toprak kaza sonucu param 
parfa olmu§tu. Kemal Toprak vefatindan sonra Efendi Hazretleri §unlan 
buyurmu§tur. 

"1939 'da Erzincan 'da deprem olmustur. Erzincanh birisi bize misaflr 



140 — Ulu Camide uzun silre gorev yapan Mtlezzinzadeler'den Sivas-1926 do- 
gumlu ihvan-i kiramdan. 

141 — Anadolu topraklarmda yajanan depremler arasmda, 1939'daki Erzincan fe- 
laketinin ozel bir yeri vardir. O yil, 26 Aralik'i 27 Aralik'a baglayan gece yerle bir 
olan Erzincan'da, oltl sayisi 33 bine ula§mi§ti. Richter olcegine gore 8 §iddetindeki 
deprem, gecenin saat 2.00'sinde, Erzincan'i 52 saniye boyunca sallamijti. " 20. 
yilzyilm depremleri" siralamasmda 15. olan 1939 depremi, halk arasmda "Biiyiik 
Erzincan Depremi" diye amlmaya baslanmisti. 

Erzincan'i tilmuyle haritadan silen deprem, Amasya, Tokat, Sivas, Kirsehir, An- 
kara, Qankiri, Kayseri, Samsun, Ordu illerinde ve gevresinde de etkili olmus, toplam 



84 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

oldu. Fakat arada bir aghyordu. Biz; 

"Gardasim! Neyin var" dedik. 

"Depremde gocuklarimi kaybettim " Bizde ona; 

"Gardasim! Sabret" dedik. O an gonlume geldi ki; 

"Ey Ismail, bu is senin basina geldi mi ki, sen ona sabrettin. " Yillarca 
bu sozumuz bana ytik oldu. 

"Oglumun vefatinda Allah Tedld, bana bu sabri verdigi igin sukredi- 
yorum " 

17- Bir gun ihvanlar hal bozuklugu icinde; 

"Efendi biz olmasak hatmini kime okutacak, biz olmasak o ne yapacak" 
diye soylenmi§ler. Bu hale vakif olan Ihramcizade Efendi Hazretleri sohbet 
esnasinda ihvanlara demi§tir ki; 

"Biz, Ermeni Kirkor'a (sohbete o gun gelmis olan) bile okuturuz. 
Oda olmazsa kuplere bile batinini okuturuz, bir ihvan seyhsiz, seyh de 
ihvansiz olmaz. " 

18- Sivas'ta Soguk £ermik adh bir kaphca vardir. Yazlan Efendi Haz- 
retlerinin kaphcaya gitmek adetleri idi. Bir seferinde §en Veli hizmet icin 
yanlanna gitmi§. Efendi Hazretlerine hizmet icin cadinni yanina kurmu§tur. 
§en Veli diyor ki; 

'Efendi Hazretlerinin istirahat igin geldigi kaphcada bir gece yataga 
uzandigini gbrmedim. Aksamdan sabaha kadar hep huzurda oturuyordu. 
Ben hayretler iginde kahrdim. " 

Efendi Hazretleri bir sohbetimizde buyurdular ki; 

"Gardasim yer bize sikdyet ediyor. Na-ehiller uzerimizde ser amel isli- 
yorlar. " 

§en Veli diyor ki; "Anladim ki, Efendi Hazretleri kendilerini istirahat 
yerine, yeryuzunun sikintisi He mesgul oluyormus. " 

19- Bir ce§menin yapimi icin kadinin biri Efendi Hazretlerine para ver- 
mi§tir. Yapimin sonunda kadin kitabeye adini yazdirmak istemi§tir. Bu du- 
ruma kar§i; 



1 16 bin 720 bina yikilmijti. Deprem gecesi, hava sicakligi sifirm altmda 30 dereceyi 
gosteriyordu. Ikinci Dilnya Savaji'nin ba§lannda Ttlrkiye'nin ilzerine 9oken bu 
dogal afette, ki§ ve soguk, olil sayismm daha da artmasma yol a?ti. Erzincan depre- 
mi basina, "Erzincan Zelzelesi Butun Tahmin Hudutlarmi Asan Bir Felaket Oldu," 
"Feci Bilango" gibi basliklarla yansidi. 

Deprem sirasmda, kentin demiryolu koprusil de yikilmis, telgraf hatlan kopmus, 
Erzincan'm fevreyle butiln iliskisi tamamen kesilmisti. Bu yilzden deprem haberi 
saatler sonra ogrenilebildi. Yardim ekipleri, yikilan koprillerin onanlmasmdan son- 
ra, ancak 28 Aralik gilnil kente girebildiler. 



Menakib 85 

"Bizyaptigimiz islere adimizi yazmayiz" diye razi olmami§tir. 

20- Efendi Hazretlerinin bir avukat kiracisi varmi§. Bu ki§i Efendi Haz- 
retlerine 50k eziyet etmi§tir. Fakat Efendi Hazretleri onu sohbetinde kotu 
yerine "su yonti gok iyidir" diye anlatmi§tir. Sohbetten cikan ihvanlar 
Efendi Hazretlerinin torununun, birini kotiiledigini duyuyorlar. Birbirlerine 
soruyorlar. "Bu kimi kotilluyor" Bilenler biraz once; 

"Efendi Hazretlerinin ovdugti kisiyi " demi§ler. 

21- Mehmet Ali adli ihvandan dinledim. 

"Bir gun camiye Efendi Hazretleri ile gittik. Abdest tazeleme ihtiyaci 
oldu. Efendi Hazretleri kademhaneye gidince ceketini duvara asti. Bende 
di§anda bekliyordum. Aklima geldiki, belki Efendi Hazretlerinin cebinde 
para vardir, kimse almasin diye kontrol ettim. Bir §ey olmayinca rahatladim. 
Efendi Hazretleri abdestini aldi ve di§an cikinca biri acele olarak yanina 
geldi. "Efendi Hazretleri su kadar paraya ihtiyacim var. " Diye israria para 
istedi. Efendi Hazretleri ise; 

"Gardasim, sonra versek olmaz mi?" diye defalarca tekrar etti ise, de 
adam israr edince, Efendi Hazretleri elini ceketin cebine sokarak adamin 
istedigi parayi verdi. Paralar yeni darphaneden cikmis. banknotlardi. Bende 
hayret ettim." 

22- Nurettin Dogan, Efendi Hazretlerinin Hakk'a yiirumesinden sonra o 
kadar iizuliip aglami§ ki, artik bitkin bir hale du§mii§. 

Bir giin Efendi Hazretleri manen zuhur ederek buyurdular ki; 
"Garda§im! Biz oldttk mil ki, aghyorsun, tizulme" 

23- Haci Hasan Akyol Efendi, hanimi ile 45 sene evliliginde bir huzur 
bulamamis. artik §ikayet icin Efendi Hazretlerine gelip §ikayet etmi§. 

"Efendim 45 senedir ben saga gitti isem, o sola gitti bir huzurum yok" 
demi§. Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Bizde senelerdir ayni haldeyiz. " Dediginde Haci Hasan 
Akyol §ikayetinden vazgefmi^tir. 

24- Efendi Hazretleri, kizdan torunu Sakine Hanim'in duguniinde dama- 
din fakirligini ve diigiindeki garipligi goriince buyurdu ki; 

"Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellemin dugiinu gibi" 



142 — Aliyytl'l-Havvas kuddise sirruhu'l aziz joyle buyurdu: 
"Kansinin dilinden, tahakkumunden, kotu davranifjlanndan eza ve cefa duy- 
mayan Allah Teala dostlan pek azdir. Bunlann bu gibi kadinlarla evlenmeleri ya 
nefislerini terbiye ya da bafjkalarini o kadindan korumak igindir." (Uhudu'l Rub- 
ra, a.g.e. s.399) 



Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



25- Efendi Hazretleri bir sohbetlerinde anlatmi§tir. 

"Cibril-i Emin hazretleri Cendb 'i Hakk 'a iltica ediyor, 

"Yarabbi musaade et de, Senin su dlemlerini ben bir dolasayim " diyor. 
Cendb 'i Hakk; 

"Ettim, Ya Cibril-i Emin " diye buyurmasi uzerine Cibril-i Emin epeyce 
bir zaman dolastiktan sonra; 

"Aman Yarabbi ben hata etmisim. Senin dlemlerin dolasilmakla bitmez- 
mis " diyor. Allah 'u Zill-celal Hazretleri; 

"Ya Cibril-i Emin, filan yerde pirifani bir kulum var. Ona git, su anda 
Cibril-i Emin nerede diye sor" diyor. Cibril-i Emin denilen yere variyor. O 
zati muhteremi buluyor, 

"Senden bir sey soracagim " diyor. O zatta; 

"Sor bakahm. Ne soracaksin " dediginde; 

"Cibril-i Emin nerededir?" diyor. Milbarek Zat'i muhterem soyle bir 
rabita ediyor, bir an kadar durduktan sonra basini kaldirryor; 

"Btttttn dlemleri dolastim, higbir yerde yoktu. Cibril-i Emin sen olsan 
gerektir" diyor. Bu sefer Cibril-i Emin Cendb 'i Hakka donuyor, 

"Aman Yarabbi bundaki hikmet ne? Nasil oldu bu is " Allah Tedld; 

"Ya Cibril-i Emin onu da ondan sor" diyor. Bu sefer dontip; 

"Evet, Cibril-i Emin benim, her sey sana malum. O zaman nasil oldu bu 
is " demesi uzerine, o zatta buyurdu ki; 

"Ya Cibril-i Emin! Sen Allah'u Azim'ussana Alemlerini dolasayim 
dedin. Kendi arm ve isteginle dolastin. Muvaffak olamadin" 

"Biz ise, hin-i sebdvetimden beri kendi arzumla hig hareket etmedim. 
Biz isi or ay a havale ettik. Bilen de O'dur, bildiren de O'dur. Hepsi O'dur. 
Ya Cibril-i Emin " 

"Bunu bilen bir kul imis. O'da biz imisiz. Gardaslarim" 

26- Efendi Hazretleri son e§i olan Hafiz Hanim'in gozleri gormedigin- 
den ve Sivas'ta tedavisi mumkun olmadigindan tedavi ettirmek iizere Anka- 
ra'ya goturmu§tur. Goz doktorlannin yaptigi ara§tirma sonucu Hafiz Ha- 
nim'in gozlerinin acilmasimn mumkun olmadigi anla§ilmi§. Fakat goz dok- 
toru; 

"Efendi sizin gozlerinizin de tedaviye ihtiyaci var" diyerek yaptigi mua- 
yenede her iki goziiniin de katarakt hastaligmdan tamamen kapanmis. oldu- 
gunu gorerek, hayretle; 

"Efendi siz bu gbzlerle nasil yola gidiyorsunuz? " diyerek hayretini be- 
lirtmi§ ve derhal gerekli i§lemler yapilarak ameliyat edilmi§tir. 

O zaman yapilan ameliyattan sonra yirmi dort saat sirtustii ve yastiksiz 
hicbir tarafa donmeden yatmasi neticesinde Sivas'a donu§lerinde buyurdu ki; 

"Gardaslarim! Biz dervisligi yirmi dort saat sirtustii hareketsiz yatti- 
gimizda ogrendik. Qunku o da dervislik gibi sabri gerektiren bir istir" 



Menakib 87 

27- Tren yoluyla Sivas'a gelip Sivas'tan da aktarmah olarak doguya gi- 
decek olan bir §ahis yolda parasim caldinr. Para yardimi icin Sivas'a gelir. 
Fakat her yerlerden olumsuz cevap ahr. Birisinin ona; 

"Burada Ihramcioglu Haci Ismail Efendi diye birisi var. Onu bulursan 
sana yardim eder" demesi uzerine Pa§a Cami onunde Efendi Hazretlerinin 
adresini sordugu kimselerde gerekli ilgiyi gostermezler. Bu arada Efendi 
Hazretleri vekalede birisine buyurur ki; 

"Al Gardasim, su parayi. Bm arayan ve halen Pasa Cami onunde bu- 
lunan parasim galdirmis bir kisiye ver" 

Parayi alan ihvan gelip, Pa§a Cami onunde caresizlik icinde olan ki§iyi 
goriip, ona ne yaptigini sorar. O adam da ba§indan geceni anlatir ve burada 
ihramcioglu Haci Ismail Efendi diye bir zati aradigini ve ondan yol parasi 
isteyecegini soylemesi uzerine; 

"Al Gardasim, su parayi. Bu parayi sana Ihramcioglu Haci Ismail Efen- 
di gonderdi " deyip teslim eder. 

28- Efendi Hazretlerinin hizmetine bakan Ismail Kihfarslan ba§indan 
gefen bir olayi §6yle anlatmi§tir. 

"Bir sabah kalktim. Vekaleden devlethaneye fayton gotilrmek igin gidi- 
yordum, bogazimda ceviz gibi de bir sey cikmisti. Hukumet meydamndan bir 
fayton buldum. Devlethanenin kapisina getirdim, bekledim. Milbarek Efendi 
Hazretleri qiktilar. Mahalle camisine gittik Sabah namazindan sonra isrdk 
namazina kadar kaldik. Isrdk namazindan sonra faytonla devlethaneye gel- 
dik Fakat bogazimdaki sey duruyor. Efendi Hazretlerine bakiyorum. Fakat 
Efendi Hazretleri de hiq bir sey soylemiyordu. Kusluk zamani vekdleye gel- 
dik Gonlumden gegti ki; 

"Efendim benim bu hastahgima higbir sey demedi. Simdi Ismail bir sey 
soyle derse ben ne yaparim. " 

O arada Efendi Hazretleri bana bakarak sag elini yukardan asagi salla- 
di. O bogazimdaki lokma gibi sey yutkununca gitti. O zaman buyurdular 
ki, "De, Gardasim! Simdi bir sey oku da dinleyelim" 

29- Sivas Meyve fidanhgi ba§ bahcivani iken fidanhgin kaldinlmasi ile 
Belediye bas. bahfivanligina gecen Hasan Sanal oradaki bahcivanlann geregi 
kadar cah§malanni istemesi uzerine, fali§maktan pek ho§lanmayan birisi 
Askerlik §ubesinde vazifeli olan arkada§ina durumu anlatinca, O da Hasan 
Sanal' a bir kotuluk yapmak ister. Bu maksatla askerlik kaydini saklar ve 
onun bir asker kacagi oldugu ihbannda bulunur. §ubeye fagnlan Hasan Sa- 
nal askerligini yaptigini belirtecek bir vesika ibraz edemedigi icin Hasan 
Sanal'i askere sevk etmek istemeleri uzerine durumu telefonla Belediye 
Ba§kam Rahmi Giinay'a bildirir. Rahmi Giinay'da askerligini yaptigini isbat 
edebilmesi ifin sure verilmesini ister, Hasan Sanal askerlik yaptigi kitanin 
lagvedildigini ve evraklannin da Selimiye Ki§lasindaki arrive gonderildigini 



Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



ogrendiginden evinden cikip istasyona giderken hukumet meydaninda Efen- 
di Hazretleri ile kar§ila§ir. Gosterdigi saygi sonucu Efendi Hazretlerinin; 

"Nereye gidiyorsun " sorusuna kar§ihk Hasan Efendi durumunu anlatir. 
Efendi Hazretleri de; 

"Haydi, Gardasim! Seni de isini de Allah 'u Azim'ussana havale ettik. 
Git insdllah iyi olur" der. Hasan Sanal Selimiye ki§lasina gidip oranin yetki- 
lisi olan Albay'in kar§isina cikar. Albay durumunu sorar. Sorusuna kar§ihk, 

"Albayim ben askerligimi falan yildafalan yerde yaptim. Askerlik komu- 
tanim da ustegmen fllandir" deyince Albay zile basar ve gelen askere; 

"Oglum arrive gidip bu Efendi 'nin askerlik kaydini arayin " der. Arrive 
indiklerinde evraklann bircogunun cuvallara doldurulmus. ve yigihnis. oldu- 
gunu ve bir kisminin da raflarda oldugunu goriir. Onun §a§irdigini goriince 
asker; 

"Kardesim daha en az bunun kadar da SEKA 'ya gonderildi. Sen yashsin 
su yerdeki guvallara bak Ben de gikip su raflara bakayim " der. Bes. on tane 
dosyaya baktiktan sonra bir dosyaya bakip; 

"Hasan Sanal sen misin?" Dosyayi alip yukan cikarlar. Albay; 

"Oglum ben senin boluk komutanin filanim. Sen beni tanimadin, ama 
ben seni tanidim. Zaten senin evraklarinin bulunmasi pek mtimkun degildi. 
Fakat seni bir untitle arsive gonderdim. O arsivden senin dosyanin boyle 
temiz olarak ve qok kisa zamanda bulunmasi bir mucize" deyip gereken 
evraki Hasan Sanal'a verir. Hasan Sanal'da Sivas'a gelip svibedeki i§lerini 
bitirdikten sonra dogruca Efendi Hazretlerinin yanina gelip; 

"Efendi Hazretleri, beni de evlathga kabul et" diyerek tarikata intisap 
eder. 

29- ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

Sivas Devlet Hastanesine yeni tayin edilmis, olan bir Dahiliye Doktoru 
Ahmet Kemal Koksal Efendi Hazretlerini evine davet ediyor. Efendi Haz- 
retleri, Sim Su, Avni Bey ve Ogretmen Ahmet Bey'i de yanina alarak ziya- 
rete gidiyorlar. Dr. Ahmet Bey 'in hanimi gayet acik giyinmis, olarak hif 
cekinmeden Efendi Hazretlerinin kar§isina cikip; 

"Efendim ben hayatimda orug tutmadim, Namaz kilmadim ne yapmam 
lazim?" dedi. Efendi Hazretleri buyuruyor ki; 

"Keffdret belki zor gelir. Orug tutmadiginiz gunleri hesaplar, bugunku 
rayig bedelden fitir sadakasi verirsiniz. Hig ara vermeden 60 gttnde orug 
tutarsiniz ve namaza da baslarsiniz, tovbe istigfar edersiniz. Allah 'i 
Azim'ussanin rahmeti goktur. Tovbe edeni Allah Tedld sever ve af eder" 

Saime Hanim soylenileni yapar ve kapanir. Efendi Hazretlerine en tesli- 
miyetli ve en iyi talebesi olur. Oyle ki, Ahmet Bey'in Cidde'de vazife gor- 
diigii zaman iferisinde hacca gitmis. bulunan Efendi Hazretleri icin ogle ve 



Menakib 89 

ak§am yemeklerini Cidde'de pi§irip sicagi ile Mekke'de Efendi Hazretle- 
rine yeti§tirir. Bu hal o hac sirasinda her gun vuku bulur. Bir gun Sivas'ta bir 
sebeple Saime hanimdan bahsedince Efendi Hazretleri buyurdular; 
"Canim Saime Hanim da, Saime Hanim" 

30-Bir giin adamin biri Efendi Hazretlerini ziy arete gelir. Adam bircok 
mevzular hakkinda uzun uzadiya konu§ur. Efendi Hazretleri hicbiri hakkinda 
fikir beyan etmez. Adam konu§tuklanni bitirir; 

"Efendi oztir dilerim, gok konustuk. Galiba basinizi agrittik" demesi 
iizerine, Efendi Hazretleri buyururlar ki; 

"Gardasim dinlemedik ki, basimiz agrisin" 

31- Efendi Hazretlerinin huzuruna bir delikanh gelip ders almak istedi- 
gini beyan ve arz eder. Efendi Hazretleri sorar ki; 

"Hig dsik oldun mu?" Gene susar. Yine sorar; 

"Gardasim! Hig bir kiza veya herhangi birine dsik olmadin mi?" deli- 
kanlimn siikutu iizerine Efendi Hazretleri; 

"Zahir ask insani ilahi aska gbturur" buyurduktan sonra, 
"Gardasim! Git, dsik ol, ondan sonra gel" demi§tir. 

32- ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

"Sene 1945 yilmdan ewel idi. Bir Cuma gtinti, cuma namazindan sonra 
eve gittik Evdekiler de hamama gitmislerdi. Efendim Hazretleri, 

"Gardasim! Semaveri yak ta, bir gay igelim" buyurmalari iizerine, bir 
kova (20 litre) su alan semaveri doldurup yaktim. Qayi demledim. Komurun 
mor alevi gegtikten sonra semaveri btiytik odada Efendimin minderine yakin 
bir yere koydum. Efendim dolaptan bir kitap isaret etti, kitabi da getirip 
rahlesine koydum. Sonradan anladim ki, bu kitap Hafiz Divani imis. Efendim 
kitaptan okuyup anlatirken bende bosalan bardagimizi dolduruyordum. Se- 
maverden gaydanhga su almak igin muslugunu gevirdigimde bir iki damla su 
aktiktan sonra kesildi. Muslugun ontine kireg geldigini zannettim. Semaverin 
list kapagini agtigimda su kalmadigini gordtim. Bu hali gbren Efendim ce- 



Ih3 -Yaklajik 119 saatlik mesafe. 



144 — Ihvan bazen, yalniz bejeri a§k ile Allah Teala'ya ulajir, Ajk-i mecazi 
kendisine milptela olan ki§i tutuldugu a$km etkisiyle, yanarak, dtlnya muhabbeti- 
ni terk eder. Artik, dtlnya muhabbeti, bir daha ona donmez. 

Gavs Hizani kaddese'llahti sirrahu'l aziz bir gun bazi bilyilklerden naklederek 
"gerqekte mecaz, hakikatin koprusudur" buyurdu. Bir fakir "kopruniln iktiza 
ettigi gibi onda durmayip, tlzerinden gecmekle emrettiler" dedi. 

Gavs Hizani kaddese'llahti sirrahu'l aziz "evet, lakin onlar, kendilerinden is- 
tifade edibnesinde musavi degildirler" diye soyledi. (Gavs-i Hizani Seyyid 
Sibgatullah-el Arvasi, Minah (Vergiler), 1st, Aralik 1996, s.127 Minah: 195-196) 



90 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

binden saati gikarip bakarak, 

"Gardasim! Kerahet vakti gelmis. Biz ikindi namazini da kdamadik" 
dedikten sonra buyurdular Id, 

"Gardasim! Namazin kazasi olur, lakin sohbetin kazasi olmaz. " 

33- ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

"Kepenegin Gozti 'ne sahraya gittigimizde ikindi namazindan sonra Ke- 
mal Agabeyim gelip kamyonu He ihvani gotururdu. Biz ise, Efendimle bera- 
ber seyran tepesinden yaya olarak sehre donerdik. Efendim, ytiksek sesle 
Evrad-Bahaiyye 'yi okurdu. Bazi yerlerinde durur, sagina ve soluna, 

"Ha mint, Ha mint" dedikge sanki etraftaki daglar ona cevap veriyordu. 
Efendi Hazretleri buyururlardi ki; 

"Gegmis zaman olur ki, hayali, cihan deger" 

Iste bizde gegmis o zamani dusunup gegmis zamanin hayalinin cihana 
degdigini anhyoruz. " 

34- 1950Ti yillarda, Osmaniye'den Fatey Baci naminda ihtiyar bir ihvan 
Efendi Hazretlerini ziyarete gelir. Ziyaret donu§unde trenle giderken su ihti- 
yaci duyar. Fakat kimse kendisine su vermez. Her hangi bir istasyonda da 
inip su icecek gucu olmadigindan zor durumda kalan Fatey Baci, 

"Yetis ya seyhim yaniyorum" feryadi iizerine, trende Pozanti istasyonu- 
na gelmi§tir. Tren durdugunda Efendi Hazretleri pencereden bir top kar uza- 
tarak derki; 

"Al Fatey Baci, al " 

35- Efendi Hazretlerinin ilim sahibi bir ihvani dermis, ki; 
"Canim, seyhin kapisinda kopek bulunur mu? " 

Bu sozii muteakip hatim giiniinde hatim okumak icin ihvan toplamrken, 
devlethane avlusunda hizmette bulunan Perisan isimli kopek gelenlere bir 
§ey demez. Fakat "seyhin kapisinda kopek bulunur mu? " diyen ihvan kapiya 
geldiginde Perisan hiicum eder ve o ihvani avludan di§an cikanr. Hatim 
bitene kadar o ihvanin iferi girmesine mani olmu§tur. 

36- ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

'Bir giln Efendim He ikindi namazindan sonra faytona binip eve geldik. 



" — "Kur'an-i Kerim'deki "Ha mint" terkibi de boyledir. Pek yilcedir o, obtlr 
terkiplerse pek ajagida. Qilnktl bu terkipten hayat meydana gelir, aciz halinde sur 
ufurulmuj gibi her §ey dirilir. 

"Ha mint" Allah lutfu ile Musa'nm asasi gibi ejderha olur, denizler yarar. Goril- 
nil§u ba§ka sozlerin, terkiplerin gorunujilne benzer ama degirmi ekmek, ay degirmi- 
sinden 90k uzaktir. Onun aglayiji da kendinden degildir, gulujil de, sozil de." (Mes- 
nevi c.V, b. 1326-1330) (degirmi: daire §ekli) 



Menakib 91 

Efendi Hazretleri faytoncuya ucret odemek igin ceplerini arayip para olma- 
digini gortince; 

"Gardasim! §u faytoncunun parasini ver" diye emretmeleri tizerine, 
Efendim faytoncuya her zaman bes lira verdiginden ben de cebimde bulunan 
bes lirayi faytoncuya ver dim. Zaten bes lira par am vardi. 

Yukari btiytik odaya ciktik. Aksam vakti yaklasincaya kadar beraber 
oturduk. Aksam yaklasinca gitmek igin izin istedim, sirtimi gevirmeden kapi- 
ya dogru giderken Efendi Hazretleri buyurdu Id, 

"Gardasim! Senin harghginda yok. Dur sana bir harghk vereyim" 

Elini koyun cebine atip gikardigi ytiz lirayi harghk olarak verdiler. Fay- 
toncuya verecek parasi yokken gikardigi bu ytiz lira elbette ki, kerametin ta 
kendisidir. " 

37- Efendi Hazretlerinin £erkez olan bir ihvanina, yine £erkez olan bir 
hoca; 

"Canim, siz bu Ismail Efendi de ne buldunuz? Ashnda O, cahilin birisi " 
demi§, o ihvanda; 

"Yok, canim, benim seyhim gok buyuk Hint sahibidir" §eklinde muda- 
faa da bulununca, Hoca da; 

"Gel beraber gidelim. O senin seyhini bir imtihan edeyim de ihvanlar 
arasinda nasil rezil oldugunu gozlerinle gbr " diyerek vekaleye giderler. 

Hoca, Kur'an-i Kerim'in tefsiri zor olan bir ayetini sormayi kararla§tinr. 
Vekaleye girip oturduklannda, Efendi Hazretleri orada bulunan bir hafiza; 

"Kur'an-i Kerim'in falan suresinin, falan ayetini" oku der. Hafiz da 
hocanin sormayi du§undugu ayet olan bu ayeti okur. Efendi Hazretleri bu 
ayetin tefsirini yapar ve buyurur ki, 

"Bu ayetin daha genis bir tefsiri daha yapilabilir" 

Daha genis, bir tefsir yaptiktan sonra, 

"Canim, bu ayetin tefsiri igin bundan daha genisi yapilabilir" diyerek 
50k geni§ ve anlamli bir tefsire ba§lar. 

Efendi Hazretlerini imtihan icin oraya gelen hoca beraberce geldigi ih- 
vana Cerkezce, 

"Bana bir hal oldu. Herhalde hastalaniyorum " demesi uzerine Efendi 
Hazretleri, £erkezce buyurdu ki; 

"Hoca, iyi olursun insdllah " 

Hoca, beraber geldigi ihvanla vekaleden ciktiklannda demi§ ki, 

"Canim, sizin bu seyhiniz gok bilgili bir zatmis. Baksaniza bizim lisani- 
mizi dahi biliyor. " Boylece ihvanin hakh oldugunu kabul eder. 

38- Efendi Hazretleri telgrafci Sim Efendi'nin Kaleboynu mahallesin- 
deki evinde hatim ve sohbet sonucu gece gee vakit aynldiginda yolda sarho§ 
birisine rastlar. Sarho§un edeple bir kenara fekilip Efendi Hazretlerine hur- 
met gostermesi uzerine, Efendi Hazretleri; 



92 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Haydi, Gardasim! Allah Tedld ikrahini versin " demesi iizerine evine 
gelen Rifat Bey, annesine ve kansina hitaben, 

"Cabuk bana bir su isitin. Gustil abdesti yapacagim. Filan filani da ga- 
girin ki, onlar da sahit olsun. Ben bu igkiyi birakacagim " dediginde, valide- 
si; 

"Rifat oglum! Bu senin kaginci tevben " dediginde, 

"Anne bu sefer ki, tevbem baska" diyerek, gusul abdestini alir. §ahit ol- 
malanni istedikleri §ahislar da geldiklerinde onlann huzurunda bir daha icki 
icmeyecegine tevbe eder. Onceden meyhanelerde gecirdigi zamanlanni artik 
camilerde gecirmeye ba§lar. Daha sonra hacca gider. Ondan sonra da annesi 
§erife Hanim'i ve daha sonra e§ini hacca goturiir. Bu suretle Efendi Hazret- 
lerinin himmetleri sayesinde dini butun bir musliiman olarak ya§amini de- 
vam ettirmi§tir. 

39-Efendi Hazretlerinin Okkes. adh ihvani, rafizinin biri imtihana tabi 
tutmu§tur. Sorulan sorarken sordugu bir soru kar§isinda Okkes, duraklami§- 
tir. 

Soru: "Gegirince abdest bozulmuyor da, gaz yapinca niye abdest bozu- 
luyor. Bu inanciniz bence sakat bir inang " 

Okke§ adh ihvani, bu soru daraltinca hemen Efendi Hazretlerine rabita 
etmi§tir. 

"Efendi Hazretleri, ne cevap vereyim " demi§tir. Efendi Hazretleri bu- 
yurmu§tur ki; 

"Okke§ Garda§im! O ilmi cevaptan anlamaz, arkani don ona bir gaz 
gikar, o ancak anlar farkini" 

40- Efendi Hazretleri, bir kac ihvaniyla beraber bir koye gidiyorlar. Ak- 
§am o koyde kalmalan mecburiyeti hasil olur. Kalacaklan koy odasi tek oda 
halinde oldugundan, Efendi Hazretleri ve ihvanin bir odada yatmalan mec- 
buriyeti ortaya cikryor. Ihvanlar arasinda ve tarikata yeni intisap etmi§ Os- 
maniyeli Hiiseyin adinda biri; 

"Canim §eyhimde bizim gibi yiyor, igiyor, oturuyor, kalkiyor. I§te §imdi 
bizim gibi yatiyor" 

"Dur bakahm ne yapacak, §oyle yorganin altindan gozetleyeyim " diye 
du§unurken uyuyup kahyor. Bu arada suratina gelen bir §amarla uyaniyor, 
bakiyor ki, Efendi Hazretleri namaz kihyor. Namazin bitimine kadar bekli- 
yor. Namaz bitiminden sonra gidip ayaklanna kapamyor. Efendi Hazretleri 
buyuruyor ki; 

"Garda§im! Hiiseyin, insan disarida halk He igerde Hakk He olmah- 
dir" 

41- Efendi Hazretleri Tekkeonu'nde ogle namazim kildiktan, sonra iki 
ki§i gelerek; 



Menakib 93 

"Efendi Hazretleri, biz Hizir aleyhisseldmi gormek istiyoruz. Onu bize 
gosterir misiniz?" diye sordular. Efendi Hazretleri siikut etti. Yerine otur- 
duktan sonra, 

"Efendim Hizir aleyhisseldmi gosterecektiniz" diye israr ettiler. Efendi 
Hazretleri; 

"Peki, Gardasim" diye buyurdular ve gozlerini yumdular. 3-5 dakika 
sonra yoldan bir ki§i geldi. Efendi Hazretlerinin kar§isina dikildi. Selamla§ti- 
lar, hal ve hatir sorduktan sonra Efendi Hazretleri; 

"Gardasim, ogle namazini nerede kildiniz?" O da, 

"Efendim Mekke-i Mukerreme'de kildim" diye cevap verince Efendi 
Hazretleri; 

"Allah kabul etsin " dediler. O, 

"Amin" dedikten sonra, zat miisaade istedi. Efendi Hazretleri de; 

"Gttle gttle git gardasim " buyurdular. Aradan bir zaman gectikten sonra 
tekrar; 

"Efendim Hizir aleyhisseldmi gosterecektiniz" deyince, Efendi Hazret- 
leri iki elini dizlerinin uzerine koyarak, bir ah cekti ve buyurdu ki; 

"Gardaslarim! Biz ogle namazini kilah yarim saat oldu. Bir adam og- 
len namazini Mekke-i Mukerreme'de kilar da, yarim saat sonra burada 
olursa, bu Hizir aleyhisselam olmaz da kim olur" 



146 — Kiltahyali Seyh Salih kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin bir kerameti Hizir 
hakkmda ihvamn nasil dusiinmesi gerektigini acikca gostermektedir. Sadeddin Cami 
miiezzini, manevi potansiyeli yiiksek bir insanmis. Her gun: 

"Yd Rabbi! Bana Hizir 'i goster, " diye dua ve y alvanjlarda bulunur. 

Boyle, gtlnler gelip gecer. Bir gun sabah ezamm okumak ilzere minareye cikti- 
gmda minarenin §erefesinde §eyh Salih kuddise sirruhu'1-aziz Efendi karsisma 91- 
kar. Muezzin, o mtlbarek insani gorilnce: 

"§eyh Salih Efendi ne i$in var, ne yapiyorsun burada? " der. Seyh Salih kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendi: 

"Sen dua ettin. Ya Rabbi! Bana Hizir'i goster, demedin mi?" 

"Dedim. " 

"Buyur! Ben Hizir'im. " 

Bu menkabeden de anlasilacagi ilzere Hizir'm dilnyada bir tane milsahhas bir sa- 
his oldugunu dusilnmemek lazim. Qilnktl Hizmyet vardir. 

"Hizir, lediin sahibi bir insandir. Onun icin ehlullahin bu makama ugradik- 
lari ve oradan gectikleri tasawuf ilminin kapsami icindedir." (SIR, age. s. 407) 

"Her gordugunil Hizir, Her halini Huzur, Ibadetini Kusur, Her geceni Kadir bile- 
ceksin" sozil bu hakikate isaret etmektedir. Zamamn tasarruf ehlinin Hizir 
aleyhisselam oldugu hakikati asikardir. 

"Butiln gilzellikler ve iyi seyler insanm kendi nefsindedir. Mesela: 
Hazret-i Rifai kuddise sirruhu'1-aziz Efendimiz'e evlatlan Kadir gecesi ne vakit- 
tir? Diye sormus. Oglum, buyurmus. 

"Eger sen basiret gozunil cilalandinrsan her anm Kadir'dir, senede bir gece de- 



94 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

42- Karabiik'te fakir fakat gonlu 50k zengin Hatice Hanim isminde 50k 
degerli bir ihvan varmi§. Efendi Hazretlerinin, Karabuk'e gelecegini duy- 
mu§. Bir yandan 50k sevinmi§, bir yandan da ici burkulmu§tur. Bu kadin 50k 
guzel bir tarhana corbasi yaparmi§. Ancak maddi durumu miisait olmadigin- 
dan dolayi, yaptigi tarhana corbasimn yagi ve tuzu az olurmu§. icinden goz- 
ya§i dokerek; 

"Canim Efendim, bizim gibifakirin gorbasini ne yap sin" soylenmi§tir. 
Efendi Hazretleri, Karabuk'e vanp, bir eve misafir olunca buyurmus. ki, 
"Gardasim! canimizda yagsiz, tuzsuz bir tarhana gorbasi gekti" 
Hatice Hanim'i taniyanlar hemen ko§a ko§a yanina giderler ve yagsiz, 
tuzsuz bir tarhana corbasi yapmasini isterler. O da 50k sevinir. Hemen yapti- 
gi tarhana corbasim biiyiik bir sevincle Efendi Hazretlerine goturiir. 

43- Tenekeci Rahmi Usta, Meydan Camii kar§isinda bulunan diikkaninin 
oniinde §emsi Sivasi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine kar§i ayak aya- 
kiistiine oturup, elinde sigara tutturiirken Efendi Hazretleri diikkana gelmi§. 
Rahmi Usta o anda bulundugu halin utanciyla aftigi radyoyu kapamis. ve 
elindeki sigarayi atmi§. Efendi Hazretleri; 

"Gardasim Rahmi, nasrfsin?" Diyerek iskemleye oturmus, ve buyurmus. 
ki; 

"Sana bir hikaye anlatayim da dinle. Bir giln sahipleri tarafmdan deve 
He merkep zayifladiklarindan dolayi sahraya terk edildiler. Bu iki hayvan 
azathgin verdigi firsatla semirdiler. Fakat merkep devamh surette zevkten 
anirmak istiyordu. Deve de mani olmaya gahsiyordu. Deve; 

"Yapma ne olur, eski hayatimiza doneriz" demisse de merkep anirmistir. 

Oradan gegenler bunlari tutup yeniden ytike vurmuslar. Sonunda mer- 
kep vurulan yukun agirhgi ve hamhgi He bir uguruma yuvarlamistir. " 

Hikayeden sonra Efendi Hazretleri iskemleden kalkip, gitmi§tir. 



gil." (Ken'anRifai, a.g.e. s. 377) 

147 — Semseddin Ahmed Sivasi (Kara Sems) kuddise sirruhu'1-aziz 

Anadolu'da yetijen biiyiik velilerden. Halvetiyye yolunun kolu olan §emsiyye 
(Sivasiyye)'nin kurucusudur. Babasmm ismi Ebti'l-Berakat Muhammed'dir. Asil 
ismi, Ahmed, ktinyesi Ebii's-Sena, lakabi §emseddin'dir. Kara §ems diye johret 
bulmujtur. 1519 (h. 926) senesinde Tokat'm Zile ilgesinde dogdu. Sivas'ta 1597 (h. 
1006) senesinde Hakk'a yuriidu. Sivas'ta Meydan Camii avlusunda medfun olup, 
Kabri ziyaret edilmektedir. 

Turk-Islam tarihindeki meshur tic Sems'den birisidir. Bunlardan birincisi Mevla- 
na Celaleddin-i Rumi kuddise sirruhu'l-azizin hocasi olan Sems-i Tebrizi kuddise 
sirruhu'l-aziz, ikincisi Istanbul'un fethinde Fatih Sultan Mehmed Hanm yamnda 
bulunan Aksemseddin kuddise sirruhu'l-aziz, tifuncusti de III. Mehmed Han ile 
birlikte Egri Seferine katilan Kara Sems kuddise sirruhu'l-azizdir. Ufti de ytiksek 
dereceler sahibidir. 



Menakib 95 

44- Ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

Zamanin Sivas Muftiisii, Muftii Ibrahim Efendi saghgi sirasinda devamli 
Efendi Hazretlerinin aleyhinde bulunmus. ve bir gun hastalanip yataga dii§- 
mu§tur. Yanindan devamli bulunanlardan hie kimse, ziyaretine gelmemi§tir. 

Bir cuma giinii cuma namazindan sonra Efendi Hazretleri, "Oglum 
Kdzim, Mttfttt Ibrahim Efendi hasta imis, onun ziyaretine gidelim. Sura- 
dan bana bir zarf bul" buyurdular. Zarfi bulup getirdigimde icine bes. yiiz 
lira koyup kapadi. (Tabi bu o zamanin bes. yiiz lirasi.) Aynca meyve aldik, 
evine gittik. Edeben hastamn ziyaretinde bulunacak kadar kaldiktan sonra 
cikarken, o para konulan zarfi, Ibrahim Efendi 'nin yastigimn altina koydular. 
Bu ziyaretleri bir kac defa vuku buldu. Bir giin ziyaretine giden emekli miif- 
tii Mevliit Sanoglu'na, 

"Canim, biz Efendi Hazretlerini yanhs tammisiz. Efendi Hazretleri gok 
buytik insan imis de biz bilememisiz " demi§tir. Bizzat bu durum ihvana Miif- 
tii Mevliit Efendi tarafindan aciklanmi§tir. 

45- Efendi Hazretleri, Giirun'e tesriflerinde Hiisnii dayinin evinde misa- 
fir olurlar. Orada beraber kalan misafirler ve ev sahibi sabah namazina kal- 
kamiyorlar. I§rak vakti uyanan Efendi Hazretleri ve cemaat purne§e abdest 
ahyorlar ve buyuruyorlar ki; 

"Garda§larim! Elhamdulillah, Cendb-i Hakk bize bugtin bir sunned 
daha nasip etti. Qunku Rasulullah bir sefer donusunde Bildl-i Habesi'ye 
emir buyuruyorlar ki, butun sahabe yorgun, biz de yorgunuz. Sen uyuma 
bizi namaza kaldir. Gayri ihtiyari Bildl-i Habesi de uyuyor ve o giin 
Rasulullah ve ashabi sabah namazini israk vaktinde kiliyorlar" 



148 — (Hayber seferi donil^unde Islam ordusu gecenin ge£ saatlerine kadar yol 
alir. Bir ara askerlere de uyku bastinr.) Ebu Katade radiyallahtl arm anlatiyor: 
"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemle beraber bir gece boyu yurudilk. Cemaatten 
bazilan: 

"Ey Allah Tedld 'ran Rasulul Bize mola verseniz! " diye talepte bulundular. 

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: 

"Namaz vaktine uyuya kahnanizdan korkuyorum" buyurdu. Bunun ilzerine Hz. 
Bilal radiyallahtl anh: 

"Ben sizi uyandiririml " dedi. Boylece Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem mo- 
la verdi ve herkes yatti. Nobette kalan Bilal radiyallahtl anh da sirtim devesine da- 
yamisti ki, gozleri kapamverdi, o da uyuyakaldi. Gtlnesin dogmasiyla Rasulullah 
sallallahu aleyhi ve sellem uyandi ve: 

"Ey Bilal! Soziine ne oldu?" diye seslendi. Hz. Bilal radiyallahtl anh: 

"IJzerime boyle bir uyku hie cokmedi " diyerek cevap verdi. Efendimiz sallallahu 
aleyhi ve sellem 

"Allah Teala Hazretleri, ruhlannizi diledigi zaman kabzeder, diledigi zaman 
geri gonderir. Ey Bilal! Halka namaz igin ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldi ve 
gtlnes ytlkselip beyazlasmca kalkti, kafileye cemaatle namaz kildirdi." (K.Sitte) 



96 Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

46- Efendi Hazretlerinin kom§usu olan Makbule Hanim emekli ayhgini 
alip eve gelirken yolda du§uriir. Bu duruma 50k uzulen Makbule Hanim 
evlerinin bahcesinde aglayarak durumu cocuklanna anlatir. Namaza camiye 
giderken oradan gecen Efendi Hazretleri, duruma muttali olur. Makbule 
Hanim'i cagmp, 

"Kizim al su parayi harca. Uzulme paran da bulunacak insd'allah" 
der. Bir muddet sonra hakikaten Makbule Hanim'in parasi bulunur. 

47- Bicakci Hulusi Argut anlatmi§tir. 

" 1955 senesi idi. Vakiflar idaresi bizim kira He oturdugumuz dukkdnlari 
satiyordu. 14 metrekarelik bu dukkdni agik artirmaya girerek alabilecek 
durumda degildim. Ihvan olan annemle beraber Efendi Hazretlerinin 
Tashsokak'taki evine gittik Ben durumu arz ettim. Efendi Hazretleri buyur- 
du ki; 

"Gardasim! Hulusi o dukkdni sana aldik. Agik artirmaya gir. 
Insdallah ahrsin" Agik artirmaya giren 300 kisi arasinda dukkdn ihalesi 
bizde kaldi. 

48-Bicakfi Hulusi Argut anlatmi§tir. 

" 1948 senesinde rasitizm ve romatizmadan rahatsizdim. Gegen sekizyil 
igerisinde igne ve ilaglar bir fay da vermedi. Hastahgin verdigi sikintilarla 
terleye terleye gok kirlenmistim. Yikanmak ihtiyacinda oldugum halde ba- 
bam isleri sebebi He benimle ilgilenemiyordu, annemin ise, bir legen igeri- 
sinde beni yikamaya gucti yetmiyordu. Bu arada Efendi Hazretleri hatirima 
geldi; 

"Benim bu halimle kimse ilgilenmiyor. Efendi Hazretlerinin de mi habe- 
ri yok" diye dusiinurken kapi gahndi. Annem kapiyi agti. Efendi Hazretleri 
tesrifettiler. Anneme; 

"§erife hatun, Hulusi'yi hazirla onu hamama goturecegiz" diyerek bi- 
tisigimizde bulunan ve ihvani olan Aise Nine 'yi ziyarete gitti. Bu arada iki 
ihvan gelip beni yataktan alarak Porit Hamami'na goturduler. thvanlar 
bana hizmet etmekte iken Efendi Hazretleri yanima geldi. Soguk su muslu- 
gunu kapatti. Sicak su muslugundan bir tas doldurup basimdan doktu. O 
anda dyle bir hal oldu ki, tarif edemem. Sonra birkag tas daha doktu, 

"Hulusi! Insd'allah sifa bulursun" diyip gitti. O gtinden sonra yavas 
yavas iyilestim. On yil silren hastahgimdan sonra vilcudumda bazi hatiralar 
kaldi amma Elhamdulillah iyiyim. 73 yasindayim ve hdld gahsabiliyorum " 

49- Varhkli bir ihvan, Efendi Hazretlerini yemege davet eder. Bir kisim 
ihvanla beraber bu davete giderken her nasilsa yolda duraklayan Efendi Haz- 
retleri, 

"Gardaslarim bu yakinlarda bir ihvan bacimiz olacakti. Onun evi 
hangisi acaba" diye sorduklannda, ihvanlar o ya§h kadinin evini gosterirler. 



Menakib 97 

Efendi Hazretleri kadinin evine vardiginda bir abdest tazelemek gerektigini 
bildirerek su ister. Ev sahibi kadinda hemen legen ve ibrik getirir ve 

"Efendi abdest suyunu ben dbkmek istiyorum " der. Efendi ya§h kadinin 
istegini uygun bulur ve abdest suyunu dokmeden once §u misralan soyler. 

Evine git evine 

Seni gore sevine 

Seni gortip sevinmeyenin 

Ne isin var evinde 

Efendi Hazretlerinin davet edilen yere neden gitmedigi anla§ihr. Bu ara- 
da Efendi Hazretlerinin oraya misafir oldugunu duyan herkes evinde ne yi- 
yecek varsa oraya ta§irlar. 

50- Mahkeme car§isinda Ulu Cami'den gelen yolun kar§isinda 
Mutfakgaz Bayiligi alan Celal ince, Efendi Hazretlerine olan hiirmetinden 
dolayi vekaleye bir tup ve ocak hediye etmeyi du§iinur. Bir ocak ile bir tupii 
vekalenin bulundugu Corapci Hani'na goturiir. Namaz vakti olmasi nedeni 
ile vekalede kimse bulunmadigindan ocagi ve tupii hanin temizlik i§ine ba- 
kan^zm/adindaki kadina teslim ederek; 

"Benim getirdigimi kimseye soyleme " diye tembih eder. Ogle namazini 
Ulu Cami'de kilan Efendi Hazretleri, camiden fikip kar§i kaldinma gefti- 
ginde diikkandaki Celal Bey'e buyurur ki, 

"Celal Bey gardasim, vekaleye gonderdigin tup ve ocak gok makbule 
gegti" Celal Bey tembih ettigi halde, Efendi Hazretlerine soyledigini zannet- 
tigi kadina ciki§mak ifin Corapfi Hani'na gelerek, 

"Aznif sana siki siki tembih ettigim halde nigin soyledin" demesi iizeri- 
ne, Aznif Hanim, Celal Bey'e derki; 

"Celal bey! Celal Bey! Sen Efendi Hazretlerini tanimamissin, ben ona 
dsik oldunt oyuzden dinimi de degistirdim" 

51- Celal Bey Mutfakgaz bayiliginden sonra cimento bayiligini de ahr. 
O arada Efendi Hazretleri Sivas imam-Hatip Okulu'nun in§aatina ba§lami§- 
tir. Bir ilim yuvasi olmasi sifati ile oraya yapilacak yardimin 50k biiyiik se- 
vaba sebep olacagini du§unen Celal Bey, kamyon §oforiine der ki; 

"Git oglum! Cimento fabrikasindan bes ton gimento yukleyip Imam- 
Hatip Okulu insaatina gottir, lakin benim gonderdigimi kimseye soyleme " 

Aradan bir kac saat gefer. Ta§fi Vahap Usta, Celal Bey'in diikkanma 
gelerek; 

"Efendi Hazretleri buyurdular ki, Celal bey bes ton gimento gondere- 
cek. Git bak nerede kalmis?" diye sordular demesi iizerine Celal Bey hay- 
retler icerisinde kahr. Seneler sonra bunlan bizzat anlatan Celal Bey, 

"Canim biz Efendi Hazretlerinin kiymetini bilemedik" diye itirafta bu- 
lunmu§tur. 



Gavs-til Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



52-Sivas'ta bayram geldiginde gencler bayram ziyaretlerini topluca ya- 
parlardi. iclerinde Faytoncu §iikru Efendi'nin de bulundugu bir topluluk 
bayram ziyareti yaparlarken Efendi Hazretlerinin evinin online geldiklerinde; 

"Yahu Ihramcizade 'yi de ziyaret edip elini opersek btiytik sevap kazan- 
mis oluruz" deyip iceri girerken Faytoncu §ukrii Efendi gonliinden §6yle 
gecirir, 

"Ismail Efendi, dedikleri gibi btiytik keramet sahibi ise, benim su yeni 
yaptirdigim yelegin dokuz dtigmeli oldugunu bilsin " diye dii§iiniir. iceri girip 
Efendi Hazretlerinin elini optukten sonra biiyiik odanin bir ko§esine oturur- 
lar. Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Gardaslarim hos geldiniz, bayraminiz mtibarek olsun" sonra, 

"§tikrti Efendi yeleginde pek gttzel ve dokuz dtigmeli imis, amma bir 
dtigmesi dtismtis" O zamandan sonra §iikru Efendi, Efendi Hazretlerinin 
aleyhinde bir tek kelime dahi soylenmesine izin vermez olmu§. 

53- Efendi Hazretleri 1953 yilinda ogle ve ikindi namazim Hoca imam 
caminde kilarlardi. Camii'nin minaresini de o yil yaptirmi§lardi. Efendi Haz- 
retleri Hoca Imam Camii civannda bir ihvanin evinde sohbette, bir ko§ede 
otururken, Kumyurtlu Hoca denilen bir zat da makatta oturuyordu. Efendi 
Hazretleri daha evvel caminin fevganesini yapmak icin Hayn Hafiz Efen- 
di 'ye emir buyurmu§lardi. Bu sebeple, 

"Hayri Hafiz nerede?" diye seslendiler. 
"Efendim buradayim " cevabim alinca, 
"Fevganeyi yaptiniz mi?" diye sordular. Hayn Hafiz da; 
"Yaptim Efendim " diye cevap verdiler. Kumyurtlu Hoca; 
"Yapildi Efendim, gok sevap kazandi " diye ovgiide bulunmalan iizerine 
Efendi Hazretlerinin; 

"Hafiz Efendi sevap almak igin miyaptin?" sualine Hayri Hafiz'da, 

"Hayir, Efendim " diye cevap verdiler. Efendi Hazretleri buyurdular ki; 

"Allah Tedld'ya gok stiktir. 

Allah Tedld bizi dsik etmis. 

Biz hizmeti Allah Tedld aski ileyapariz ve karsdik beklemeyiz. " 

54- Suriye'den kacak e§ya getirip bu suretle ticaret yapmakta olan birisi 
tarikata intisabindan sonra bu i§i birakmis. ise, de foluk cocugunun nzkinin 
temininde zorluk cektigi ifin yine bu i§e ba§lamaya karar verip, Efendi Haz- 
retlerine gelerek yaptigi ticaretten bahsederek izin istemis, ve izin almi§tir. 

Suriye'ye vanp gerekli mallan alarak atlara yiikleyip Tiirkiye'ye miite- 
veccihen yola cikmi§. Sinira geldiginde kar§idan devriyelerin geldigini gor- 
mii§ ama kacacak zamanda bulamami§. Bu sirada 50k siislii bir tilki ortaya 
fikmi§. Bunu goren devriyeler, tilkiyi tutmak ifin onun pe§ine dii§mu§ler. 
Oradan bir hayli aynlmi§lar. Bunu firsat bilen adam atlanni ahp hududu 
rahatfa gefmi§. Mallanni sattiktan bir zaman sonra yine gitmeyi du§unerek 



Menakib 99 

izin almak icin, Efendi Hazretlerine geldiginde, buyurmu§lar ki; 
"Yok, gardasim! Bir daha tilki olmaya niyetimizyok" 

55- Tarikata intisap etmis. birisi bir zaman sonra Efendi Hazretlerine ge- 

Hp; 

"Efendi Hazretleri bu dersini geri al. Ben yapamiyorum " demesi iizeri- 
ne Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Gardasim! Bugun misafirimiz ol yarin dusunuruz" Bunun iizerine 
adam o Corapci Hani'nda kalmis. ve o gece bir riiya gormu§tur. Riiyasinda 
kiyamet kopmu§. Sirat kopriisii kurulmu§tur. Efendi Hazretleri kolunda bir 
sepet ile Sirat Kopriisiinii gecip obiir tarafa vardiklannda sepeti ters cevirip 
icindekileri dokmu§. Adam bakmis. ki, sepetten dokiilenler hep ihvan arka- 
da§landir. Ertesi giin oziir dilemek ifin Efendi Hazretlerinin yanina geldi- 
ginde, buyurur ki; 

"Ne o Garda§, sen de mi, sepete girmeye geldin " Adam Efendi Hazret- 
lerinin elini operek oziir dilemi§tir. 

56- Efendi Hazretleri, hasta olan oglu Halis Turgut Efendi'nin agnlan- 
nin arttigi giinlerde onu gormeye gittigi bir sirada, 

"Efendi Babam, izdirabim gok artti. Emanetinizi teslim aim" niyazinda 
bulununca siikutla kar§ilami§ fakat en son niyazinda, 

"Efendi Babam, isyan etmekten korkuyorum, emanetinizi aim" ricasi- 
na, 

Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Peki, Gardasim! Allah Tedld'dan ricaci oluruz" Efendi Hazretleri eve 
geldikten biraz sonra vefat haberini getirenlere, 

"Biliyoruz gardasim, biliyoruz" dediler. 

57- Guriin'e karakol komutam olarak Kemal Bey isminde bir astsubay 
Ba§cavu§ tayin oluyor. Husnti Dayi adh ihvanla ile dost oluyorlar. Boylece 
Kemal Bey de Efendi Hazretleri ile tam§ir. Bir giin Sivas'a gelip Efendi 
Hazretlerini ziyaret eder. Ziyaretlerinden aynhrken, Efendi Hazretleri buyu- 
rur ki; 

"Kemal bey yolun filan yerinde arabadan in " (Giiriin Belediyesinin Si- 
vas- Giiriin arasinda cah§an kamyonu ile doniiyor) O mevkiye gelince kam- 
yonu durdurup Kemal Bey iniyor. Kamyon biraz ilerde takla atiyor. §ofore 
bir §ey olmuyor. Fakat kamyonda yiiklii gazyagi tenekeleri nispeten hasar 
goriiyor. Kemal Bey, bu olaydan sonra Efendi Hazretlerine daha 50k bag- 
lanmi§tir. 

58- Efendi Hazretleri, bir ki§ mevsiminde at ile ve niifus ba§katibi Sim 
Efendi ile Guriin'e te§rif ederler. Guriinlu ihvanlar Efendi Hazretlerini 
Tihmin koyiinde kar§ilarlar. Kar§ilayanlar arasinda Guriinlii Avni Bey'de 



100 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

bulunmaktadir. ihvanlar Efendi Hazretlerinin elini operken Avni Efendi de 
el oper. Kendisini, Efendi Hazretlerine getirdiginden dolayi Sirn Efendinin 
de elini de 6pmu§tiir. 

Efendi Hazretleri ile beraber Sivas'a donen Sirri Efendi dogru Hatun va- 
lidenin yanina giderek elini optiikten sonra, Giiriin'de Efendi Hazretlerinin 
yaninda Avni Efendi'ye elini optiirmesinden dolayi igledigi hatayi anlatip 
caresini sorar. Valide hanimda buyurur ki; 

"Sim, bunun garesi su esige basini koyup aglamaktir" Sim Efendi de 
e§ige ba§ini koyup aglarken uykuya dahyor. Uyku arasinda yakininda olan 
sobaya ayaklan degip yaniyor. Valide, Efendi Hazretlerine, 

"Efendim Sirri Efendinin ayaklan yanmis " diyince, Efendi Hazretleri, 

"Sim onunla kurtulmus daha ne istiyor" buyururlar. 

59-Osmaniyeli Hiiseyin, hareketlerinde biraz olciisiiz oldugundan etraf- 
tan ona "Deli Hiiseyin" de denilmekteydi. Efendi Hazretleri bir gun Cencin 
koyiine gitmi§tir. Koyiin biraz ilerisinde bir tepenin arkasinda bulunan goliin 
kenannda sahra sohbeti yapmakta iken, Efendi Hazretlerini ziyaret icin Si- 
vas'a gelen Deli Hiiseyin, Efendi Hazretlerini bulamayip sordugunda, 
Cencin'e gittigini ogrenince o zamanda vasita bulunmadigindan yaya olarak 
yola du§er. Hiiseyin koye vardiginda Efendi Hazretlerinin sahrada bulundu- 
gu yerin tepenin arkasinda oldugunu soylemeleri iizerine tepeye tirmanmaya 
ba§lami§tir. Hiiseyin tepeye ciktiginda karartisini goren Efendi Hazretleri, 

"Canim, bizi Sivas'ta bulamayan Deli Hiiseyin buraya geliyor'" diye 
tepeyi gosteriyor. Cemaatin yanina geldiginde onun hakikaten Deli Hiiseyin 
oldugu goriiliir. 

60- Gayet acik safik giyinen bir miihendis hanim, Efendi Hazretlerini 
ziyarete gelir. Her ne kadar ba§im ortse dahi o zaman gozleri goren e§i Hafiz 
Hanim'inda bulundugu odaya gelip, Efendi Hazretlerinden tarikata intisap 
etmek istedigini belirtir. Efendi Hazretlerinin suskunlugu kar§isinda; 

"Efendim, bana ders tarif etmedigin surece bu odadan disan bir adim 
atmam " diye israr eder. Bunu iizerine Efendi Hazretleri, 

"Peki, kizim seni de dervis yapahm" deyip ders tarif eder. Ders tarifini 
alan bayanin gitmesinden sonra, Hafiz Hanimefendiye hitaben, 

"Canim sende her ontine gelene ders veriyorsun. Boylelerine ders tarif 
edilir mi? " demesi iizerine, Efendi Hazretleri de buyurur ki; 

"Canim, bir de boyle ihvanimiz olsun " 

61- Ali Eris. isimli ihvandan dinledim. 
Efendi Hazretleri soyle bir kissa anlatti. 

"Tokat'tan bir kadin hastalanip, kocasiyla bizi ziyarete geldi, bana dua 
okur musunuz? dedl Bizde 'Ben de okumaya bir agizyok, Seyhimin agzi 
ile okuyayint ' dedim. On bes giinde bir bu kadin okumaya kocasiyla gelip 



Menakib 101 

gittiler. Kadinin derecesi seyhlik derecesine yukseldi, kocasinin bir seyden 
haberi olmadi. " 

62- Bir sohbet esnasinda vekalede oturan bir misafir, Efendi Hazretleri- 
nin yaninda 50k comert oldugunu anlatir. Tam bu esnada di§andan gelen bir 
ki§i ihtiyaci oldugunu soyleyerek bir cuval un parasi ister. Efendi Hazretleri 
kendi cebinden 10 lira verdikten sonra, yanindaki §ahsa donerek buyurur ki; 

"Mademki, hayri seviyorsunuz, bu ihtiyaci olan kardesimize 5 lira da 
siz verin. " Misafir parasi olmadigini soyleyerek yardimdan imtina eder. Bu- 
nun iizerine buyurur ki; 

"Gardasim, niyeyalan sbyluyorsun" 

63- Bir gun vekalede, Efendi Hazretlerinin yanina yardima muhtac bir 
ki§i geldi. Efendi Hazretleri yaninda bulunan zengin ihvanin yardim etmesi- 
ni bekledi. Fakat yardim elini uzatmayinca Efendi Hazretleri sukutla duru- 
mu geci§tirdi. Sonra Evrad-i Bahaiyye'yi okumaya ba§layinca manevi bir 
halin sirrina o ki§i kavu§unca; 

"Efendi Hazretleri yardim edeyim " dedi. Efendi Hazretleri buyurur ki; 
"Gardasim, o onceden gerekirdi " 

Oturdugu minderin altina elini sokarak oradan para cikanp muhtaf olan 
insana gonderdi. 

64- Ankara Muftusii (Avni Dogan) Efendi Hazretlerinin ziyaretine gele- 
rek; "Efendim, tartkatiniz hakkmda beni tenvir eder misiniz?" demi§tir. 
Efendi Hazretleri de buyurur ki; 

"Garda§im, §u topluluk size bir mana ifade etmiyor mu?" Muftii Efen- 
di; 

"Efendim ben daha sarih (acik) cevap istiyorum " der. Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Bizim yolumuz ne kadar buyurse buyusun, ne kadar ince- 
lirse incelsin, seriattan kil kadar ayrdmasina imkdn yoktur" 

65- Efendi Hazretleri Giirun'den bugday satmak icin Sivas'a gelen biri 
bugdayi sattiktan sonra ziyaretine gelen ki§iye §u soruyu sormu§. 

"Gardasim, buraya ne igin geldiniz?" 
"Ziyaretinize geldim Efendim. " Tekrar Efendi Hazretleri sorar: 

"Allah 'ini seversen dogru soyle kardesim, Sivas'a ne igin geldiniz?" O 
ki§i bugday satmak icin geldigini bu arada kendisini de ziyaret ettigini soy- 
leyince Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Gardasim, herkes yolculugunun niyetince sevap alir. " 

67-Efendi Hazretlerinden biri ders ahyor ve koyiine doniiyor. Giinlerden 
bir gun arkada§lan onu israria ifki sofrasina davet ederler. O zat ziyafette 
ifki kadehini agzina yakla§tirdigi an, kolu uyu§up kalir. Hemen bir vasita ile 



102 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Sivas'a getirirler. Efendi Hazretlerinin huzuruna vanr varmaz kol eski hali- 
ne doner. Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Bizim ihvanimizin uzakhgi yakinhgi yoktur, her an onlarla berabe- 
riz." 

68- Bir gun Konya e§rafindan biri, beyninde meydana gelen bir anza se- 
bebiyle konu§ma melekesini kaybetmis. olan oglunu, caresiz kahp Efendi 
Hazretlerinin huzuruna getirmi§. Berber Haci Bekir Efendi, durumu arz eder. 
Efendi Hazretleri mubarek elleriyle tuttugu bardaktaki caya okuyup cocuga 
icirdikten sonra: 

"Garda§im! Senin adin ne?" diyor. £ocuk: 

"Ahmet, Efendim. " Deyip konu§maya ba§hyor. 

69-Sivas'in ileri gelenlerinden bir emekli albay felc olmu§. Ailesi Istan- 
bul'a cocuklannin yanina gitmi§, hastaya bakan hizmetci de evi terk etmi§. 
Durumdan Efendi Hazretlerini haberdar etmi§ler. Bir bardak suya okuyup, 
Hakki Hafiz'a verip hastaya gondermi§. Suyu icen emekli albay ikindi vakti 
Hakk'in rahmetine kavu§mu§tur. Efendi Hazretlerini durumdan haberdar 
ettiklerinde, 

"Haberimiz var" buyurmu§lar. 

70- Efendi Hazretleri £aykurt'da koprii yapihrken iflas etmi§tir. Biitiin 
mallanna haciz gelmi§tir. Alacaklilann taaruzuna maruz kalmi§tir. Kendisi 
o giinkii durumu §6yle anlatmi§tir. 

"O hale geldik ki, hile-i §er 'iyyeye ba^vurarak kendimiz igin evde yok 
dedirtecek hale geldik. O kadar bunaldik ki, ne yapacagimi §a§irdim. Hayir 
i^lerimiz yarida kaldi. Borglari odeyemez hale geldik. Bir gun yine devlet- 
haneye alacakhlar geldi. Evin ust katinda saklandim. O katta anamdan 
kalmi§ bir sandik vardi. Anamin, "Oglum daraldigin zaman bu sandikta 
Allah Tedld'nin izniyle para olur. Paraya daraldiginda da oradan al" 
dedigi hatirima gelince, "bir bakayim" dedim. Baktim ki, agzina kadar 
para dolu gorduk. Meger kudret hazinesi bize agilmi§. Biitiin borglari Allah 
Tedld 'dan gelen yardim He bdedik. " 

71- Bir gun Efendi Hazretleri ihvanlar ile sahrada sohbet ederlerken o 
mevziden cingeneler geciyormu§. Efendi Hazretleri onlara ikram edilmesini 
emir buyurmu§tur. Orada bulunan birisi; 

"Efendi Hazretleri onlardan cenabetlik gikmaz, niye veriyorsun " dedi- 
ginde Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Senin burada kag kuru§un var, mal kimin, mttlk kimin, verin §unla- 
ri, Garda§larim" diye ikaz etmi§tir. 

72-Efendi Hazretleri, kizi Hayriye Giindiizoglu, tehecciid namazim ka- 
firmis, ve onun icin aglarken, yanina gelmi§; 



Menakib 103 

"Kizim neyin var, niye aghyorsun?" 

"Baba teheccild namazini kagirdim. " Efendi Hazretleri buyurur ki; 
"Kizim Allah Tedld'ya yalvaririz, bunun igin af dileriz tizulme." 

73- Efendi Hazretleri. kendi odasina ait pencerenin onundeki selvi ka- 
vaklannin kestirilmesi icin emir buyurur. Fakat ertesi sabah agaclan kesmek 
icin gelenlere, 

"Gardaslarim! Kesmeyin " der ve sebebini §6yle aciklar, 
"Agaglar sabaha kadar Efendi bizi zikirden ayirma diye bize niyaz etti- 
ler" 

74- Bir gun Efendi Hazretleri ogle namazindan sonra Hoca imam Ca- 
mii'nden cikarken ya§h fakir bir insanla kar§ila§ir. O insana hatinni sordu- 
gunda onun, 

"Ben senden buyugum, buyuklerin eli optilur" demesi iizerine Efendi 
Hazretleri; 

"Aman Efendim bzur dilerim" diyerek o ya§h fakirin elini oper. 

75- Bir gun Efendi Hazretleri, Tenekeci Rahmi Usta ile beraber hamama 
giderler. Tenekeci Rahmi Usta hamamda yikanir ve erkenden elbisesini gi- 
yinir ve Efendi Hazretlerini beklemeye ba§lar. Fakat Efendi Hazretlerinin 
ciki§i gecikince di§an fikip dola§maya fikar. Bir muddet sonra doner ve 
Efendi Hazretlerinin ciktigini ve dinlendigini goriir. Yanina gelince Efendi 
Hazretleri buyurur ki; 

"Garda§im Rahmi, bize karpuz almaya mi gittin?" diye sorunca Tene- 
keci Rahmi Usta halden hale girer. Bu olay iizerine yirmi sene gibi bir za- 
man gecer. Bu bir dert gibi sinesinde yerle§ir kahr. 

Yine giinlerden bir giin Efendi Hazretleri hamama, Tenekeci Rahmi Usta 
ile giderler. Bu bir firsattir. Tenekeci Rahmi Usta, Efendi Hazretleri yikanir- 
ken di§an cikar. Karpuz arar. Fakat mevsim kis. ve karpuz yoktur. £aresizlik 
ifinde 50k du§unen Tenekeci Rahmi Usta birkaf kilo nar ahr ve hamama 
doner. Efendi Hazretleri cikmis. dinlenmektedir. 

"Gardafjim Rahmi, nereye gittin?" Tenekeci Rahmi Usta; 

"Efendim seneler once, yine boyle hamamdan gikip di§ari gikmi§tim. 
Bana karpuz mu almaya gittin diye sormu^tunuz. Ben ise, boyle bir niyetle 
gitmemigtim. Fakat o gun bugun bu dert beni me§gul etti. Ne olur bu narlari 
o karpuzun yerine kabul edin. " Efendi Hazretleri bu durumdan 50k duygula- 
nir. O hafta sohbetlerinde bu konu iizerinde cokca durur ve 

"Gardafjlarim! Biz Tenekeci Rahmi Usta'ya seneler once bir sey soy- 
lemisiz. O ise, bunu bunca sene unutmamis. Iste ihvan boyle olmah, bir 
derdi olmah ve unutmamahdir. " 

76- Hasan Hiiseyin Karatas. anlatti. 

Tekke oniinde Efendi Hazretleri sahra sohbetinde iken faytonu sormu§, 



104 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ihvan da biraz once hareket etti, diye cevap vermi§lerdir. Fakat Hasan Hiise- 
yin Karatas. adh ihvan oturdugu yerden firlamis. ve fay bardaklanndan bir 
kacini kirmak bahasina faytonun pe§ine ko§mu§ ve cevirip getirmi§tir. 
Efendi Hazretleri, 

"Gardasim, ihvan boyle olmah" buyurmu§tur. 

77-§iikru Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Efendi Hazretlerinin her sozti bir nasihat Qgretisiydi. Bir gun Sirri Su 
Efendi 'nin evinde ihvanlar He ogle yemegi yiyoruz. Ben sofradan erken 
kalktim. O zaman ilk mektepte 5. sinifa gidiyordum. 

Efendi Hazretleri buyurdu ki; 

"Oglum! Sefa! Niye erken kalktin ? Oglum! Sen ev sahibisin. Sen yi- 
yeceksin ki onlar da yiyeler". 

78-§iikru Sefa DALAK Efendi anlatti. 

(1331- 29 Ekim 1959) Efendi Hazretlerinin en ktigtik kizi olan annemin 
adi Mevlilde Vefa 'dir. Dedemin esi tmmihan Hanim (Hatun Hanim) ben bir 
veya iki yaslarinda iken vefat etmistir. Annem peyniri gok severmis. Annesi 
ise, gok yiyor diyerek kizarmig. 

"Ya babam! Dervig annem olse de her giln peynir yesek" dermi§. Dedem 
bunlari soyler gillerdi. 

79- §ukrii Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Izmit 'te gar§i egrafmdan bir terziye ugradim. Terzi bana dedi ki; 

" Kimlerdensin? " Ben de; 

"ihramcizade Haci Ismail Hakki TOPRAK Hazretlerinin torunuyum, " 
deyince terzi bana dedi ki; 

"O mubarek insan nur iginde yatsin. Bugunku halimi ona borgluyum. 
Buyukge bir parayi kayinbiraderime kaptirdim. Karimi gocuklarimi da kov- 
mus, kendimi igkiye vermistim. Bir giln asm miktarda igmisim ve sabaha 
karsi Efendi Hazretlerinin bahgesine girip bir agag dibinde sizmisim. " 
Efendi Hazretlerinin ihvanlari; 

"Burada oturma haydi git, " dediler. Efendi Hazretleri buyurdu ki; 

"Gardasim! Kim O, " 

"Efendi Hazretleri, sarhos, sizmis; " dediler. O ise; 

"O sarhos degil, hasta;" deyip sirtimi sivazladi ve 

"Gardasim, kalk evine git," dedi. Sabah olmus gtines doguyordu, ha- 
mama gittim. Boy abdesti aldim. Karimi ve gocuklarimi gagirdim, tovbe 
istigfar ettim. Namaza basladim. Allah Tedld, bana eski servetimi iade etti. 
Bugilnlere gelmem hep Efendi Hazretleri sayesinde olmustur. Onun igin hep 
dua ederim. " 

80- §ukrii Sefa DALAK Efendi anlatti. 



Menakib 105 

Bir zaman Efendi Hazretlerine ihvanlar Ankara'dan paltoluk kumas. 
gondermi§lerdi. O da diktirmis. yenice uzerine giymi§ti. O gun yolda gider- 
ken bir dilenci yolda peri§an vaziyette dileniyordu. Onun bu halinden uziintu 
duymus. ve paltosunu hediye etmi§tir. Adam ise, dedeme; 

"Efendi! Paltoda kehle (bit) var mi? " Demi§; Efendi Hazretleri ise; 

"Yok, Gardasim! Yok, rahatga giyebilirsin" demi§tir. 

81- Bir Ihvan Efendi anlatti. 

"Malatya 'da Efendi Hazretlerinin bir arkadasi varmis. O da mubarek 
insanmis. Bir giln Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemi ruyasinda gormtis. 
Huzuruna giktiklarinda Efendi Hazretleri Rasulullah sallallahu aleyhi ve 
sellemin elini oprnus ve kucaklasmislar. Arkadasi ise, el opmeden sonra 
sarilmak istemisse de terslenmis. Bir muddet sonra bu Malatyah kisi Efendi 
Hazretlerini ziyarete gelince O 'na; 

"Bir sigara ver de igelim, " diye soyleyince, o; 

"Aman Efendi Hazretleri, ben alacagim cevabi agir aldim, sigarayi qok- 
tan biraktim " demistir. " 

82-Nureddin Dogan'dan dinledim. 

1968 yihnda Hatm-i haceye dahil olmak ifin Ulu Cami'ye gittim. Hal- 
kaya dahil oldum. Fakat halkada manen aglama sesleri duyuluyordu. Denili- 
yordu ki; 

"Efendi Hazretlerinin Hakk' a yurunte vakti geldi" 

O anda ne oldu ise, "Ihramcizdde Haci Ismail Hakki Efendi'nin omrtt 
bir sene uzatildi" nidasini duydum. Hatmeden sonra Efendi Hazretleri bu- 
yurdu ki; 

"Gardaslarim! Cumartesi mubarek gundttr. " 

I§in ashndan haberi olmayanlar, ce§itli tevillerde bulundular. Ben ise, o 
tarihi tespit ettim. O tarihten bir sene sonra Efendi Hazretleri Hakk'a yuriidu. 
Meger bu giiniin miibarekligi dosta kavu§ma giinii imi§. 



149 — Hz. Ali kerremallahil veche buyuruyor ki; "Gilnlerden cumartesi giinii 
qok gilzel bir giindiir. £iinkii bu giinde avlanmak iqin seriatta bir yasak konul- 
mamistir. Diger gilnlere nisbetle cumartesi giinii daha rahat ve huzurludur. " (Hz. 
Ali kerremallahil veche Divam, trc, Milstekimzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 30) 

150 — Omiir Uzar Ecel Uzamaz! 

"Hem Allah Teala sizi bir topraktan, sonra bir nutfeden yaratti, sonra da sizi 
qiftler yapti. O'nun bilgisi disinda ne bir disi gebe olabilir, ne de dogurabilir. Bir 
yasatilanin omriiniin uzatdmasi da kisaltdmasi da kesinlikle bir kitapta yazdidir, 
siiphe yok ki, o Allah Teala' ya gore gok kolaydir." (Fatir,ll)[Elmali sadelestirme] 

"Hem Allah Teala sizi bir topraktan, sonra bir nutfeden yaratti, sonra sizi qift- 
ler kildi, onun limine iktiran etmeksizin ne bir disi hamil olur ne de vazeder, bir 
yasatilana qok omiir verilmek de, omriinden eksiltmek de behemehal bir kitapta 



106 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



yazihdir, fjupheyokki, o Allah Teala'ya gore kolaydir." [Elmali orijinal] 

Simdi bu dtistinceler dogrultusunda, yukandaki; "Kendisine omiir verilenin de, 
omriiniin u/atilinasi da, omriinden kisaltilmasi da mutlaka bir kitapta yazih- 
dir" satin ve Evliyaullahtan bazilannm; "Omriim, beni sevenlerin dualariyla 

uzadi!" (Ydni, Beni sevenlerin goniilden ettigi dualarla, bedensel hayatiyet enerjimi 
daha uzun siirede ziyan etmeden, bereketlice kullanmak nasip oldn) seklindeki be- 
yanlanni daha iyi anlayabiliriz. 

Rasultillah sallallahil aleyhi ve sellemin "Sadaka omrii uzatir" "Sila-i rahim 
omrii uzatir" buyuruklan icin yapilan 90k yorumlarda rahat hayatm uzun olacagi 
varsayilmistir. Fakat yukanda bahsedilenler ilzere su yorum da yapilabilir. Insan 
omrtinti genellikle zaman kavramalan ile degil de nzk, nefes alma verme miktarlan 
ile aciklamak daha uygun olur. 

Mesela; nzki bitene kadar, nefesi miktan vb. 

Bu acidan bakilmca katil icin verilen kisas cezasi uygun dtismektedir. Yani, ya- 
sayabilecek bir vtlcudu tahrip ederek, ruhun elbisesini soyarak madde aleminde 
kalmasma mani olunmasidir. 

Hamdi Yazir'a gore, ecel birdir, "oliim her ne sebeble olursa olsun ecel yetmis. 
Omiir bitmis olur. " Yani, maktul eceliyle olmilstur. Bazi insanlann eceli musemma 
ve eceli kaza diye iki ecel tasavvur etmeleri yanhstir. Insamn dilnyada iki omrii 
yoktur ve "iki eceli de yoktur." Riziklar da takdir edilip, levhi mahfuza yazilmistir. 
Kimse nzkim ttiketmeden olmez. Tilketilemeyen de nzik sayilmaz' 'Kulun fiilini 
Allah yaratmaktadir'. Insan akh gilzel ve cirkine tamamen hakim olamaz "lyilik, 
Allah Teala'nm istegine baghdir. Allah neyi dilerse hikmet ve gilzel o olur." (Elma- 
lili H. Yazir Sempozyumu TDV. Yaymlan Ank, 1993, s.279) 

Ecel, tesbit edilmis omiir ise de kader yasalarma gore insamn tasarrufuna bira- 
kilmistir. Eger bu sekilde olmasa idi, kullarm Allah Teala'ya hay at mtiddeti hakkm- 
da "nicin ve nasil" sorulan olurdu. Allah Teala kuluna emanet ettigi hayati nasil 
kullanacagim bilir. Fakat O'nun bu bilmesi ile kulun hayati ipotek altmda degildir. 
Ancak sevdigi kullara karsi bir yardimi oldugu da ayn bir konudur. 

Ken'an Rifai kuddise sirruhu'1-aziz bu konuda soyle buyurmaktadir. 

"Bir hadis-i serifte: Sadaka, omrii arttinr ve belay 1 defeder, deniyor. Sayih nefes- 
ler ne artar ne eksilir. Mtinafiktin siiresinde (11. ayet) de Cenab-i Hak: 

"Allah higbir kimseyi eceli gelince asla geri birakmaz" buyuruyor. Bunlar ara- 
smda tezat oldugundan bahsedenlere dedim ki; Hayir, bu hadis-i serif ile bu ayet-i 
kerime arasmda tezat yoktur. Farz edelim ki, herkesin elinde bir tesbih var. Bunlarm 
kimi binlik, kimi bes ytizltik, kimi doksan dokuzluk. Herkes tesbihini ya tabii ahenk- 
le veyahut cabuk cabuk fekiyor. Adetler aym adet. Fakat cekis tarzi, yani zaman ya 
stiratliya da agir... 

Bir de su karsiki yalmm kapah terasmda oturanlara bakm... Su sert ve yagmurlu 
havaya ragmen, deniz ortasmda nasil da rahat oturuyorlar. Qtinkti Allah Teala onla- 
ra, istirahat edebilecekleri kolayhklar vermis. 

Keza, sadaka veren kimsenin de bela ve hastahklar def olmak suretiyle omrii fe- 
rah ve asiide gecer, binaenaleyh uzamis olur." (Ken'an Rifai, a.g.e. s. 402) 

Konu ile ilgili olmasi acisindan Rifailerin tekke tiplarindaki esaslari hatir- 
lamak uygun olacaktir. 

"Rifailerde tekke tibbmm tic esasi var. Ilk esas, dogru ve salih nazardir. Dogru 



Menakib 107 

83-Orhan Zarifoglu adli ihvandan dinledim. 

"Ankarah iki ihvan kardesimiz, kendi baslarina derslerde fazlalastirma 
yapip usultin disina gikmislar. Bu kardeslerimize cinler musallat olmus. Bi- 
zim kesin bilgimiz olan bir sey vardi. O da Efendi Hazretlerinin ihvaninda 
cinlerin musallat olmasi diye bir sey olmayacagini biliyorduk. Onun igin 
neden bu sekilde oldu diye, Efendi Hazretlerine soruldu. Sultanimizin ceva- 
bi ise; 



kisinin nazan insanlara ferahlik verir, manevi nese uyandmr, moral ytikseltir. Kisiler 
var samlan ama olmayan hastaliklarmdan kurtulur. 

Ikinci esas, dogru nefes insan yasamim uzatir. Zikirlerin ritmik olmasi nedeniyle 
dervislerin dogru nefes alip vermesi gerekir. Dogru nefes alip verme vticut organiz- 
masim dengeler ve dtizgtin calistrnr. Dervislere gore, insamn sayili ve simrli olam 
omrti degil, nefesidir. 

Ufuncu esas, dogru temas, diger adiyla meshtir. Dualar okunarak ve insan vtlcu- 
du sivazlanarak, hastaliklarm vilcuttan gikanlmasi saglamr." (http: // www. sabah. 
com.tr) 

Hz. Ali kerremallahu veche buyurdu ki; 

"Senin hayatin sayili nefesler uzerinde kurulmufjtur. Her nefes ahsta ondan 
bir par qa eksilmektedir. " 

Insamn nefes alip vermesi, sayi olarak bellidir. Bir gilnde ne kadar teneffus 
ederse hepsi omrilnden sayilmaktadir. §eyh Sadi, Gulistan isimli eserinde, aldigi- 
miz her nefes hayati uzatmakta, disanya verdigimiz zaman da onunla mufarrah 
olmaktayiz, diyor. Sofilerden bazilan nefesi hapsetmekle hayatin uzatilabilecegi 
gorusunil savunmuslardir. (Hz. Ali kerremallahu veche Divam, trc, Mtistekimzade 
S. SaadettmEf, 1st. 1981, s. 364) 

Gavs Hizani kaddese'llahil sirrahu'l aziz buyurdu ki: "Sohbette, seyhim 
Muhyiddin-ils Sahrani kaddese'llahil sirrahu'l azizden isittim ki: "Nefesleri tutmak 
Omrii uzatir. Omiir, nefeslerle zabt ve tayin edilir. " 

Ben bu sozil, sohbet seyhimden isittikten sonra, nefesimi tutardim. Muhyiddin- 
ils Sahrani kaddese'llahil sirrahu'l aziz dedi ki: "Omiirden gaye ancak sohbettir. 
Nefesi tutmak ise sohbetin kemalini meneder. " 

Gavs Hizani kaddese'llahil sirrahu'l aziz bir fakire sordu; muteber olan onceki- 
lerin Muhyuddin-us Sahrani kaddese'llahil sirrahu'l azizin sozii gibi bir soz 
soyledigine vakif oldun mu? Fakir cevaben dedi: 

"Evet ben Ruhu'l Beyan tefsirinde bazi muhakkiklerde bu soz gibisini gor- 
dilnt, yalniz ben buna itintat etnteyerek, belki omiirlerin nefeslerle kayitli oldugu 
gibi, aynen saatle, giinlerle ve zamanin diger cilzleriyle de kayith olduguna itikat 
ederdim. Gerci yalniz nefesleriyle kayith olmasi, omriin artip eksilmesi hakkin- 
daki meshur muskiilii halletmek igin bu yoldan gidilmistir. " 

Samrim Gavs kaddese'llahil sirrahu'l aziz adi gecen seyhi gibi, birinci soze 
meylederek dedi ki: "Oliim halindeki kisinin hizh nefes ahp vermesi bunu takvi- 
ye ediyor. " (Gavs-i Hizani Seyyid Sibgatullah-el Arvasi, Minah (Vergiler), Istan- 
bul, Aralrk 1996, s. 130 Minah: 206) 



108 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Gardcujim, bizim ihvanimizda bu haller olmaz, fakat bu gardcujlarimiz 
kendi bcujlarina ders gekmelerinden zuhur eden fazla fuyuzat cazibesinden 
cinlerden onlara kar§i bir muhabbet peydah olmu§. Bizde onlarin ihvani- 
mizi rahatsiz etmemelerini istedik. Onlar da; 

"Efendi Hazretleri bizler onlari sevdik, biraz arkada§hgimiza musaade 
edin diye rica ettiler. Bir zaman sonra bu hal kaybolur. Fakat siz bir daha 
yolu kendi ba^iniza tayin etmeyin. Her §eyin bir usulu vardir. " 



151 — Cinlere karismak. 



Komi ile ilgili olarak Ebu Yusuf isimli bir cinin havas ile ugrasan kisiye anlattik- 
lan nasihati burada hatirlatmak uygundur. 

"Simdi soylediklerimi iyi dinle ve durum ne olursa olsun asla aklmdan crkarma. 
Cin dedigin varhklar, yarn bizler, nefislerine son derece duskiln varliklanz. Turn 
yasamimiz ona kolelikle geciyor. Icimizde gercekten bazi seyleri kesfetmis olanlar 
hari9, hayatimiz kufur icinde geciyor. Bizlerden size dost olmaz. Bizden fayda yeri- 
ne ancak zarar gorursiln. Bizlere inamp ona gore hareket etmek buytik bir gaflettir. 
Sana dogru bilgi asla aktarmazlar. Her ne kadar iyi niyetlerle baslasan da, bir silre 
sonra nefisleri agir basmaya baslayacak ve seni kiskamp, seni zor duruma sokmaya 
calisacaklardir ki, onu da yapiyorlar zaten. Musliiman olup Allah Teala'yi kabul 
edenlerle iletisimin bu minval ilzere olur. Onlardan aldigm yardimlar kasigm ucuyla 
alip sapiyla gozunil cikarmak misali gibidir. 

Dogru bilgi alabileceklerin de var tabi aramizda. Ancak onlarin da temel amaci 
aramza nifak sokup insanlan birbirine dustirmeye calismaktir. Buradan, sizlerden, 
onlarla iletisim kurmus olan kisilere, sizin dilnyamza gore mucize sayilabilecek 
birtakim ozellikler ve yetiler tamrlar. Ancak bunun bir karsiligi vardir. Seni kendile- 
rine kole ederler ve kendilerini Allah olarak gormelerini isterler. Hatta kendilerine 
tapmam isteyeceklerdir. 

Bunun karsihgmda da sana, herkesin acrk agizla seni izleyecegi, toplumunuzca 
olagandisi gorillen birtakim ozellikler verilir. Seytana usaklik eden bu varhklarla 
beraber oldugunda tilm hayatm kilfur ilzerinde gecer ve karsihgmda dilnya hayatim 
yilceltirler. Senin ukbadaki hayatim rezil ettikleri gibi, sana gelip yardim isteyen 
insanlarm da hem bu dilnyasim hem de ahiretini mahvederler. 

Sana verdikleri olagandisi bilgilerle cevrendeki insanlan sana mahkum ederler. 
Herkes sana inamr ve inanmak zorunda kahr. Sonufta tilm toplum senin kulun ol- 
mus olur. Insanlar senin karsmda ezilip btlztlltlrler. Bir evliya gormtiscesine kafala- 
nm nereye sokacaklanm sasmrlar. Bu davramslan gizli bir sirktir aslmda. Meydana 
gelen olaylarm senin elinle geldigini samrlar ve boylece de Allah Teala'ya olan 
imanlanm kaybederler. Buna ek olarak soyledikleri dogrulara ekleyecekleri yalan- 
larla sana inanan insanlan bir cikmazm i9ine sokarak, bunahma iterler. Bunun or- 
nekleri sayilamayacak kadar coktur. Bu konular hakkmda hocandan (nasihat ettigi 
kisinin hocasi) kismen de olsa bilgi almistm. 

Sonug olarak su soylenebilir ki; bizim dtinyamizdaki varhklardan sana dost ol- 
maz. Bunu higbir zaman unutma. Onlari kullanabilecegin ya da yonetebilecegin gibi 
bir fikre sakm kapilma. Sana bu hissi verseler de, hatta bunu dogrulayacak davrams- 
larda bulunsalar da itibar etme. Onlar hicbir zaman senin kontroliln altma girmezler. 
Higbir kimsenin boyle bir yetkisi ve etkisi yoktur. Hocamz bile buna yeltenmemistir. 



Menakib 109 

84-Darendeli Ya §eyh adli ihvanin ba§indan gefen bir hadise §6yle ol- 
mu§tur. 



Ctinkti olmayacagmi bilirdi. Ona 90k yakm olmamiza ve hayati boyunca ona yalan 
soylememis olmamiza karsm bizim sozlerimize salt dogru gozilyle bakmazdi. Sozle- 
rimizi akliyla kiyaslardi ve oyle karar verirdi. En son damsacagi yer kalbi olurdu. 
Senin bu dilzeyde manevi bir ruh halin yok. Insallah Allah Teala kismet ederse olur, 
olmasim temenni ederim fakat olmayacagmi var sayarak soyluyorum, bizlere itibar 
etme. 

Seytana kulluk eden, nefsinin kolesi olmuslarla birlikte olup onlarm sundugu 
sahte cennetlere aldanma. Onlarm sunduklan sana 90k hos gelir. Insanlarm, sendeki 
olaganustu ozellikleri gorilnce, ortaya koyduklan tapmma davramslan, gururunu 
oksayacaktir. Fakat unutma ki, bu seni ger9ekte mahvetmeye hazirlanmis bir melek 
goruntusudiir. Elbisenin dismdan bir melek oldugunu samrsm; soyundugunda ise, 
bir seytanla karsi karsiya oldugunun farkma vanrsm ancak is isten ge9mis olur. 

Bu nedenle de dilnyaya tapma. Musltiman olmus olanlardan alabilecegin yardim 
da olduk9a simrlidir. Hangi konuda olursa olsun, sana verdikleri bilgileri aklmla test 
edip ikna olmadik9a, itibar etme ve bunlara inanma. Onlardan, sana sunduklan bilgi- 
leri ispat edecek kamtlar iste. Eger mumktinse bu ispati bizzat kendin, aklmla yap- 
maya 9alis. Onlan hi9bir zaman ovme, bu onlarm nefislerinin azmasma yol a9acak- 
tir. Allah Teala'ya dua et ve onlarla zaman zaman yalmz kaldigmda, sohbet ederek, 
dini bilgilerini gil9lendirmeye 9alis. 

Senin bilgilerin onlara kiyas edilemeyecek ol9ilde fazladir. Fakat sen bunun far- 
kmda degilsin. Onlara gorebildigin hakikati ve dogrulan anlatmaya 9alis. Ancak bu 
sekilde hem kendini, hem de onlarm kendilerini mahvetmesini engellemis olursun. 

Ilimden asla uzaklasma. Ilimsiz bu yola 9ikanlarm son duragi seytan olur; bu ge- 
nel kaidedir. Bunun disma 9ikmak mumkiln degildir Cenab-i Hakk bir mucizeyle 
olaylara mtldahale etmedigi silrece. Ilmi akil, olaylarm dogrusunu algilayabilmene 
yardimci olacak en btlytlk faktordilr. Ilmin ytlksek olursa, onlarm da sana saygi 
duymasim saglamis olursun. Bu sayede hem kendini hem de onlan kurtarmis olur- 
sun. 

Bu isi yapmaya basladigm gilnlerden itibaren 9evrende bir9ok insan tamyacak- 
sm. Gordilklerinden dolayi belki isini birakmak isteyebilecegin zamanlar olacaktir. 
Yolunda, emin adimlarla ve akhn rehber alarak hareket eder ve sapmamak i9in Allah 
Teala'dan yardim istersen, butun pisliklerin i9inde, temiz kalabilirsin. Aksi takdirde 
yok olursun. 

Sana son olarak soyleyecegim seyler de sunlardir: Diline hakim ol ve 90k ko- 
nusma. Saltanat heveslisi olma. Dilnya i9in 9ahs ama ona kole olma. Haram yeme ve 
bu dtlnyamn gilzelliklerine sakm kapilma. Dilnya saltanatim seversen ileride gorece- 
gin bazi insanlar gibi seytamn usagi olursun. Akhnm kabul etmedigi bir seyi hi9 
kimseye bildirme. Hatta dogru oldugunu akhn kabul etse bile kendi i9inde sakla. 

Bu yol 90k tehlikelidir. Sonu9 itibariyle bu sadece bir meslek degildir. Ugrastigm 
konu, imamn simrlarim da kapsamaktadir. Bu dilnya i9in de ahiret i9in de son derece 
9etin bir smavdan ge9eceksin. Ya basmdayken birak, ya da kendine mukayyet ol. 
Baska soracagm bir konu var mi?" (TOPKARA, Cevat, Bir Gergegin Itirafi, Istan- 
bul,2005,s. 119-122) 



110 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bu ihvan bir ihvanin evine misafir olmu§. O gece o evde yatih misafir 
kalmi§. Fakat misafir olan ihvanda yikanmasi gereken bir hal zuhur etmi§. 
Sabah kalkinca evin erkegi bir an di§anya bir ihtiyac icin cikmi§. Bu arada 
misafirde evin hammindan yikanmak icin su istemi§. Yikandiktan sonra evin 
erkegi gelip durumdan huylanmis. misafirin iizerine yuriiyiip tiifegini kaptigi 
gibi oldurmek istemi§tir. I§in sonu kotiiye varacagini anlayan Ya-§eyh; §ey- 
him yeti§, diye bagira bagira kacmi§. 

Sonra bu ihvan "niye boyle oldu ki, Efendi Hazretleri benim bu halime 
yetismeli degil miydi, ben yanhs bir is yapmadim ki, " demi§tir. Durum Efen- 
di Hazretlerine anlatihnca; 

"Gardaslarim! Bizim yolumuzda seriat once gelir. Eger biri §er-i §erifi 
a§maya galvjirsa onun tarikati yoktur. Once §eriat, sonra tarikat, sonra 

152 

seriat. §eriatin olmadigi yerde bizim tasarrufumuz yoktur. " 

85-Sofradan bir §ey yemek isteyen kediye vurup oldiiren ihvana Efendi 
Hazretleri buyurmus. ki; 

153 

"Gardasim! Bir sey verseydin de olumune sebep olmasaydin?" 

86- Efendi Hazretleri bir hac ziyaretinde fay ifmek icin bardagini ahp 
yudumlamak isterken 

"Iginizde namazi kirn tehir etti?" diye sual buyurmu§. Kimse cevap 
vermemi§. Bir muddet sonra tekrar 

"Gardasim! Sizlere soruyorum, duymadiniz mi?" "Namazi tehir eden 
var mi?" diye tekrarlayinca §en Mehmed Efendi, 

"Efendi Hazretleri ben semaver He ve mesgul oldum da biraz vaktini fevt 
ettim " demi§tir. 

87- Bir sohbet esnasinda vekalede oturan bir misafir, Efendi Hazretleri 
yaninda 50k comert oldugunu, camii yaptirdigini, koprii, fe§me gibi hayir 
i§leri ile ugra§tigim anlatir. Tam bu esnada di§ardan gelen bir zat ihtiyaci 



152 — Misafir oldugu evde cilnilp olan kimse, gusill abdesti alirsa iftiraya veya 
stipheye ugrayacagmdan korkarsa, gusill etmez. Su varken teyemmum etmesi de 
caiz olmaz. Pis olarak niyet etmeden, ayakta bir sey okumadan, ruku ve secde gibi 
hareket yaparak namaz kilar gorilnmesi caizdir. (Hilseyin Hilmi ISIK, Tam Ilmihal, 
Istanbul, 2004, s. 140-141) 

153 — Mehmet Isik Efendi (Zara-Kizik Koytl) 

154 — Mehmet Isik Efendi (Zara-Kizik Koytl) 

"Rtlkneddin Alailddevle'den soyle rivayet edilmistir: 

"Derviqler bir §ey yediklerinde kalb huzuru ile yemeye gayret etmelidirler. Qtin- 
ku insan viicudunun temelindeki amellerin tohumu yemektir. Eger tohumu gafletle 
ekerlerse, lokma held! bile olsa onunla kalb huzurunun saglanmasi milmkun degil- 
dir. " ( NelahatuT tins, a.g.e. s. 615) 



Menakib 111 

oldugunu soyleyerek bir cuval un parasi ister. Efendi Hazretleri kendi cebin- 
den 10 lira verdikten sonra, yanindaki §ahsa donerek, 

"Mddemki hayri seviyorsunuz, bu ihtiyaci olan karde§imize 5 lira da 
siz verin." Teklifinde bulunur. O zat parasi olmadigini beyan ederek yar- 
dimdan kacinir. Bu durum kar§isinda Efendi Hazretleri, 

"Garda§im! Niye yapamadigin §eyleri soyluyorsun, " buyururlar. 

88-§arki§lah Ismail, mide kanseri olmus. ve doktorlar ameliyat 6nermi§- 
ler. O da sikintisindan Efendi Hazretlerini ziyaretine gitmi§. Sivas'ta misafir 
kaldigi muddet icerisinde, Gaziantepli ihvanlar gelmi§ler sahra sohbetine 
gidilmi§. Efendi Hazretleri ve ihvanlar fig kofte yerler iken §arki§lah Ismail 
yiyemeyerek dola§ir iken Efendi Hazretleri; 

"Gel Garda§im! Gel" diye eli ile i§aret ederek "Bizim koftemiz §ifddir" 
iki tane fig kofte vermi§. O da yemi§. Bir ay sonra doktora giden §arki§lah 
ismail'e tekrar yapilan tetkikler kar§isinda doktorlar §a§irarak "ne zaman 
ameliyat oldun hifbir hastahk kalmami§" diye soylemi§ler. Fakat daha sonra 
bu ihvan Efendi Hazretlerinden sonra §eyhligini ilan ediyor. Hikmet-i Hiida 
ihvan felf olmaz iken, §arki§lali Ismail felf oluyor. 

89-Efendi Hazretlerinin annesi Ai§e Hamm'in 50k mail varmi§. Annesi 
"Oglum bu mallarin hepsi senin ne yaparsan yap " deyince Efendi Hazretleri 
bu mail satip ihvanlann ihtiyaclanni gidermek ifin satmi§. Oyle bir zaman 
gelmis. ki, hifbir §ey kalmami§. Bazi zamanlar ekmege katik bulamayinca 
tuzu biberi katik yapip yemi§. Fakat bu fedakarhgin neticesinde, Allah Teala 
kudret hazinelerini Efendi Hazretlerinin emrine vermi§. Cebinde parasi ol- 
madigi halde biri gelip bir §ey talep ederse o miktar cebinde hazir olurmu§. 
Birgiin finnci Nuri Kesici (Ilhan Kesici'nin babasi) "Efendi bana on lira 
lazim " deyince cebinden on lirayi fikanp vermi§. Bir ba§kasi gelmi§, "bana 
be§ lira lazim Efendim" deyince be§ lirayi verirmi§. Bu istenen miktarla ce- 
binden cikan para aym olur ve Efendi Hazretleri bu miktan saymadan verir- 
mi§. 

90- Bir gun Efendi Hazretleri, ihvani ile Tekkeonune sahraya gidildi- 
ginde yemekler pi§irilmi§, sofra hazirlanmi§, herkes yemege oturmak iizere 
iken, yiiz metre kadar ilerde icki ifip eglenen bir kac ki§iyi gostererek, niifus 
ba§katibi Sim Efendi'ye, 

"Sirri Efendi! §u ilerdeki genclere deyemek goturun " 

Demesi iizerine goniilsiiz olarak onlara yemek gotiiriir. Bu hadisenin 
iizerinden iki yil kadar sonra, Efendi Hazretleri yaninda dort ki§i ile oturur- 
ken Sim Efendi gelir. Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Sim Efendi! Bu Efendileri taniyabildin mi?" bunun iizerine Sirri 
Efendi tanryamadigini beyan eder. Efendi Hazretleri; 

"Canim bundan iki yil evvel Tekkeonu 'nde gbnuhuz de olsa yemek go- 
turdugun kimseler" demi§tir. 



112 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

91- Tiirkelili Mevlana Kiiciik Hiiseyin Efendiden dinledim. 

Bir gun iki arkada§la Sivas'a gittik. Trenden inip sabah namazini kildik- 
tan sonra £orapci Hani'nda yattik. Riiyamda derin bir cukura du§mu§tum. 
Yukan cikmaya ugra§iyordum. £ikmak mumkun degildi. Bir el uzandi beni 
yukan cikartti ve uyandim. Abdest ahp vekaleye gittik. Efendi hazretleri 
oturuyordu cayini icti ve bize §6yle buyurdu: 

"Ihvanimizi mahserde dustugu gukurdan ahriz. " Dedi. 

Elindeki cayi bize taksim etti ve dedi ki: 

"Gardasim! Buraya gelmeden once nasildiniz? Geldiniz nasil oldu- 
nuz? Simdi nasilsiniz? Hossunuz degil mi? Allah Tedld her insani nasi- 
bince hos goreni sever. Hosluktan daha gttzel ne olur. " buyurdu. 

92- Sivas'ta 1960'h yillarda Devlet Demir Yollannda fah^an Erzurumlu 
Zakir isimli bir ki§i anlatiyor. 

Efendi Hazretlerini Ta§hsokaktaki bahceli evinde amcam (Haci Abdul- 
lah ispir-Erzurumun son devirde yeti§tirdigi biiyiik bir Hakk dostu) ile ziya- 
ret etmi§tik. Yanimizda hasta halamda vardi. Efendi Hazretleri bizi misafir 
etti, bir miiddet sonra buyurdu ki, 

"Sen ibadete gok dusmussun hanim! Ancak bir onderin yok". 

Meger ki halam kendi kendine zikir feker, ibadet edermi§, duvarlarda 
acaip garaip §eyler golgeler goruyormu§. Aynca Zakir isimli ki§iye bir sefe- 
rinde Efendi buyurmu§ ki, 

"Sen hacinin (Haci Abdullah Ispir) yegenisin. Senin kokunu niye al- 
miyoruz" demi§. Niye bize ugramiyorsun anlaminda sitem etmi§tir. Daha 
sonra; 

"Sen namaz kilmiyor musun?" diye de sormus. ve nasihat etmi§. 

Bir zaman sonra ben namazlan aksatinca riiyamda Efendi Hazretleri be- 
ni korkutacak §ekilde biiyiik bir ihti§amla ustume gelip; 

"Sen niye namaz krfmiyorsun?" 

"Efendim! tste is, gilg, goluk, gocuk, dunya mesakkati" diye cevap ve- 
rince Efendi Hazretleri; 

"Namaz kilmazsan seni isinden attiririm" diye buyurmu§tur. 

Allah Teala rahmet eylesin Efendi bizim namaz ehli olmamiza vesile ol- 
du. 

93- Haci Abdullah Ispir'in hanimi bir kazanda tereyagini ate§e koymus. 
ve "buna bak da tasmasin. " demi§, Haci Abdullah Ispir'de uyuya kalmi§, 
Riiyasinda Efendi Hazretlerini gormu§, 

"Haci! Tren kalkiyor" demi§, O da uyanmi§ bakmi§ ki, kazan ta§mak 
iizere.. 

94- 1960 yillannda Sivas'ta askerlik gorevini yapan bir er Ulu Camii'ye 
namaz kilmak icin gitmi§tir. Namaz bitiminde kendi komutam ve Efendi 



Menakib 113 

Hazretlerini beraber bir durumda goriiyor. Onlar ile goru§meden camiyi terk 
edip cikamayacagini anlayinca da yanlanna dogru yiiriirken kalbinden han- 
gisinin elini once opsem diye du§unuyor. Sonunda karan Efendi Hazretleri- 
nin elini operek selamlama yoluna gidince, komutani; 

"Asker! Komutanin bulundugu yerde sivile itaat olur mu? "diye soyleyin- 
ce asker bu durumdan dolayi sikintiya du§ur. Durumu fark eden Efendi Haz- 
retleri iizerinde giydigi paltosunun yakasini acarak komutana dogru tevecciih 
eder. Komutan Efendi Hazretlerinin uzerindeki mare§al rutbesini goriir ve 
durumun inceligini anlayarak Efendi Hazretlerinin eline kapanir. 



114 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

IV- Hakk'a yurumesinden sonraki menakibi 

1- ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

" 1974 yilinda aniden ayaga kalkamayacak kadar hasta oldum. Dislerim 
kilitlenmeye basladi. Ona mdni olmak igin arasina bir sey koymam gereki- 
yordu. Bu vaziyette on bes giln bir saniye dahi uyumadan gegirdim. Bu ara- 
da ayaklarimi dahi toplayamayacak hale geldim. On behind gtinti olan o 
giln cuma idi. Sabah ortahk isidi. Bu sirada kapinin ve yanimdaki camekdnh 
kapinin agildigini duydum. Haci Hasan Akyol ve Hulusi Efendilerin geldik- 
lerini gordtim. Haci Hasan Efendi 'nin Uzerinde lacivert bir pardosti, Hulusi 
Efendi 'nin uzerinde de kahverengi kumlu bir elbise ve koltugunda uzunca bir 
paket vardi. Haci Hasan Efendi; 

"Kazim Bey! tyisin masd 'allah " dedikten sonra Hulusi Efendi 'nin koltu- 
gundaki paketi alarak, 

"Bunu Efendi Hazretleri gonderdi, su yanina koyacagiz" deyip yorgani 
agarak camekdnla yatagimin birlestigi yere koyup tizerini ortttiler ve tekrar 
kapilari gekip gittiler. Onlarin gidisinden sonra, on-onbes dakika kadar 
uyudum. Qocuklarin sesi He uyandim. Efendi Hazretlerinin gonderdigi paket 
aklima geldi. Konulan yere elimi soktum, bir sey bulamayinca aramaya bas- 
ladim. Bu arada ayagimi toplamisim. Benim telash arayisimi gbren esim 
Pakize Hamm; 

"Efendi! Ne ariyorsun? " deyince ben de, 

"Efendi Hazretleri bir paket gondermisti. guraya koydular onu ariyo- 
rum " dedim. Pakize Hamm 'in; 

"Canim Efendi Hazretleri Ulu Camiden paket mi gondermis" demesi 
uzerine, Efendi Hazretlerinin dunyasim degismis oldugu aklima geldi. Bu- 
nun manevi bir hal oldugunu anladim. Bunun uzerine kendimi tecrube etmek 
igin ayaga kalktim. Bu suretle olayin Efendi Hazretlerinin himmeti oldugunu 
anladim. Bu hastahgimi duyan dostlarimdan Necati Keser ve Gazi 
Turkyilmaz doktor getirmek tesebbusunde bulunurlar. tkisi de ayri ayri dok- 
tor getirmek igin Dr. tlkin tgelli 'ye giderler. tkisi de once kendi hastasina 
goturmek isterler. tlkin Bey de, 

"Canim, once bir hastaya, sonra Qburune gideriz" diyerek arabaya bi- 
ner. tkisi de bizim evi tarif ederler. tlkin Bey muayene sonucu hastanede 
tedavi edilmemin gerektigini soyledi. O giln Cuma oldugundan pazartesi 
gunti hig ytirtiyemedigim halde evden taksiye ytirtiyerek gittim ve hastanede 
on giln kaldim. Lakin hastanenin her tarafini dolasarak ytirtiyemedigim on 
bes gtintin acisini gikardim. Hastaneye yattigimin onuncu gtinti gikmak iste- 
digimi hemsireye soyledim. Hemsire doktora soylemis, doktorda, 

"Cikabilir ancak gikmadan evvel beni gorstin " demis. Ben hastane mas- 
raflarini odedikten sonra doktorun odasina gittim. Doktor, 

"Otur Kazim Bey, sana regete yazacagim. Cikinca bu ilaglari al kullan. 
Lakin senin hastahgin gok Qnemli bir hastahkti. Bu hastahgin sonuglari 



Menakib 115 

btittin vticudun felg olup kalmasi veya akil hastanesine gitmek, tigtincti ihti- 
malde Yukari Tekke 'ye gitmek yani dltim. En zayifihtimal iyi olmandi. Senin 
iyi olman bir mucize " dediler. " 

2- Ihramcizade M. Kazim Toprak Efendi anlatmi§tir. 

"Kadirt Seyhi Seyh Ali Efendi 'nin mensuplarindan bir kisi, 1995 yi- 
hnda gbrdtigti bir rtiya tizerine, Sivas 'a gelip bizi ariyor ve nihayet gahsti- 
gimizyeri buluyor. 

"Ihramcioglu Haci Ismail Hakki Toprak Hazretlerinin oglunu ariyoruz" 
demeleri uzerine, "Buyurun " diyoruz. Gelen bu tig kisiden bir tanesi karsi- 
ma oturuyor ve diyor ki, 

"Efendi bir rtiya gordtim. Rtiyamda, seyhim Seyh Ali Efendi solumda 
oturuyordu. Sag tarafimda da beyaz sakalh biri oturuyordu. Sakah beyaz 
olmasa size gok benziyordu " diyor ve ekliyor, seyhim Seyh Ali Efendi buyur- 
du ki; 

"Gardasim! Iste bu zat Sivash Ihramcioglu Haci Ismail Hakki Toprak 
Hazretleridir. Bugun sark'tan garba her sey onun tasarrufunda, biz de 
onun emrindeyiz. Efendi Hazretlerine hizmet edin" demesi Uzerine ben de 
Ihramcioglu Haci Ismail Hakki Toprak Hazretlerine diyorum ki; 

"Efendi Hazretleri, buyurun ne emriniz varsa yerine getirelim " Efendi 
Hazretleri de, 

"Gardasim, Sivas 'ta benim oglum var. Gidip ona hizmet edin " dedik- 
ten sonra, (Elini sallayarak) buyurdu ki; 

"Velakin; btittin Sivashlari Allah Tedld 'ya sikdyet ettim " 

3-Yahya Akba§ isimli ihvan anlatmi§tir. 

"Bundan yillarca once bir insaatin besinci katindan asagiya dtisttim. 



155 — §EYH ALl KARA kuddise sirruhu'1-aziz 

1900 yilmda Malatya ili Akgadag kazasmm A§agi Oriljku koyilnde dtlnyaya gel- 
di. Babasi Ali Seyyidi Efendi, Annesi Fatma Hammdir. §eyh Osman Nuri Efendiyle 
tamjtiktan sonra bu bilyilk zatla murid-milrsit iliskisi 1 8 yil siirdii. §eyh Osman Nuri 
Efendi Hazretlerini sagligmda iken insanlan irsatla gorevlendirmistir. Efendisinin 
1943 yilmda Yozgat'a gidip 1944 yilmda orada Hakk'a ytirumesinden sonra onun 
gorevini tamamen devralarak manevi irsat hizmetine devam etmistir. Bu gorevi 
?esitli baski ve iskencelere ragmen yilrutmus olup, 29.04.1971 yilmda dilnyasim 
degistirmistir. 

Tilrbesi yine Malatya ili Akgadag kazasi Asagi Oruskil koyilnde olup, manevi ir- 
§adi devam etmektedir. 

156 — "Fakat seyh, birisinin kotulugunil soylerse bu, Allah emriyledir kizgmhga, 
heva ve hevese uymadan degil! 

Onun sikayeti, sikayet degildir, onu lslahtir... O sikayet, nebilerin sikayetine 
benzer. Nebilerin sabirsizligi, bil ki, Allah Teala emriyledir... Yoksa onlann hilmi, 
kotil seylere tahammill eder."(Mesnevi c.IV, b. 775-776) 



116 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Hastaneye kaldirdilar. Durumum kritik oldugu iqin bir ttirlu ameliyata ala- 
madilar. Doktorlardan birisi hacdan yeni gelmisti. doktora dedim ki; 

"Gittigin haccin hakki iqin, benim su ameliyatimi yap, beni buradan kur- 
tar " O gece rtiyamda Efendi 'yi gordtim buyurdu ki; 

"Yahya Efendi! Bunlar senin ameliyatini yapacaklar, ondan sonra asil 
ameliyatini ben yapacagim" 

servisin doktoru diger doktorlarla gortisttikten sonra ameliyatimi yap- 
tilar. Kafami, boynumu, omuzlarimi birqok alet ve mengenelerle bagladilar. 

"Bu aletler alti ay kalacak, hiq egrilip dogrulmayacaksin ki, iyi olabile- 
sin " deyip beni taburcu ettiler. 

Evime geldigim gtintin gecesi uyanik oldugum halde Efendi Hazretleri- 
nin geldigini gordtim. Buyurdu ki, 

"Yahya Efendi! Su aletlerin hepsini qikar" Aletleri qikardiktan sonra, 
Efendi Hazretleri buyurdu ki; 

"Yahya Efendi! Boynunu eg" Sonra elinde bulunan ay biqiminde bir 
kemigi ensemin tizerine koyup ve eli He bastirdi. Hirq diye qikan bir ses qikti. 
Sonra Efendi Hazretleri; 

"Yahya Efendi! Haydi, iyi oldun, geqmis olsun" dedi, sonra gitti. 

Rahatqa konusamaz iken, hanima seslendim ve karnimin aq oldugunu 
soyledim. Duruma sasiran hanim bizim oglana telefon etmis. Oglum geldi- 
ginde dedi ki; 

'Baba ne yaptin. Bir stirti para verdik. Hepsini heba ettin " Sabah yak- 
lasmis oldugundan haniminin getirdigi qorbayi iqtim, sabah namazina cami- 
ye gittim. Bu suretle rahatsizhgim geqti. " 

4-0flu Idris Deveci anlatmi§tir. 

"Efendi Hazretlerinin Hakk 'a ytirtiytistinden sonra ders almistim. Fakat 
ders aldiktan bir stire sonra iqime bir kurt dtistti. 

"Sen niye dtinyadaki bir seyhten veya kendi memleketlin tinlti bir seyh 
varken gidip baska bir yerden ders aldin " diyerek kendimi bir zaman yiyip 
bitirdim. tnancim kopma noktasina geldigi bir gtin geceleyin bir rtiya gor- 
dtim. Rtiyamda Fatih Camii 'nden iqeri girince baktim ki, kendi memleketlim 
olan seyhin seyhi kapi girisinde oturuyor. Hemen gidip ontine diz qokttim. 
Fakat Seyh Efendi hiq konusmadi ve eliyle mihraba dogru gitmem iqin isaret 
etti. Mihraba dogru gittim. Orada tizerinde beyaz giysiler bulunan kisiler 
tarafindan bir zikir halkasi olusturuldugunu gordtim. Yaklasinca halkada 
bana da bir yer aqildi. Oturdum. Bir zaman sonra bir ses duyuldu. 

"Haci Ismail Efendi geliyor" 

Efendi Hazretleri gelip ktirstiye qikti ve vaaz verdi. O sirada gordtim ki, 
ben Efendi 'nin bulundugu yere yakinim. Fakat ders almadim diye hayiflan- 
digi memleketlim olan Seyh Efendi ta kapinin yanindaydi. 

5-§ukran adh ihvan §unu anlatti. 



Menakib 117 

"Efendi Hazretlerinin Hakk'a yurumesinden otuz bes sene sonra canim 
gok sikildigi bir anda kalbime gelen; 

"Acaba Efendi Hazretleri bizi ihvanhga kabul etti mi? Bunca zamandir, 
kapisindayiz. " Dedim. Uyku ile uyanikhk arasinda Efendi Hazretleri soyle 
buyururdu; 

"Kizim sen bizim Ehl-i Beytimizdensin " 

6-Ahmet Tuten isimli ihvan anlatmi§tir. 

Efendi Hazretlerinin devlet hanesinin bahcesinde bulunan kucuk evde 
oturan cocuklan, namaz vakitlerinde namaza goturmesi adetinden idi. Efen- 
di Hazretleri Hakk'a yiirudugu guniin ak§ami yine ayni cocuk, Efendi Haz- 
retlerini bahcede ihvanlara baktigini gormus. ve yanina gelip; 

"Dedel Sen olmedin mi "? Demi§tir. 

Efendi Hazretleri eli ile sus i§areti yaparak hali saklamasini i§aret bu- 
yurmu§tur. 

7-Sivas-Su§ehrili Hami Turan isimli ihvandan dinledim. 

"Senelerdir seyh aradim fakat bir turlti karar veremedim. Bir giln tesbih 
gekiyordum. thramcizade Haci Ismail Efendi Hazretleri manada bana bu- 
yurdu Id; 

"Gardasim! Ne dusunup duruyorsun? Gel bize teslim ol. " 

8-Ru§tu Sayi babasi Mehmet Nuri Efendi ile 6-7 ya§lannda Sivas'ta 
Efendi Hazretlerini ziyarete gitmi§ler. Efendi Hazretlerinin elini 6pmu§. 
Efendi Hazretleri onu dizine almis, oturtmus. ve 

"Gardasim! Sen bize hizmet edeceksin. " demi§, Seneler sonra yaptirdigi 
Sivas imam Hatip Okulun mudurii olmu§tur. 

9-Torunu §iikru Sefa anlatiyor ki, 

"Ne zaman yanhs hatah bir sey yapacak olsam, Efendi dedem rtiyama 
girer, beni ikaz ederdi. " 

10-Risale-i Nur Talebelerinden olan bir karde§imizin 2007 yihnda ba- 
§indan gefen bir hatira §u §ekilde anlatmi§tir. 

"Kursumuz Ulu Camiiye yakin bir mahallede idi. Talabeler ile sohbetten 
sonra yatma zamani gelince herkes uyumak ifin yataklanna gittiler. Bende 
kendim ifin hazirlanan yataga uzamnca, uyku ile uyanik hal arasinda iken 
Hz. Mevlana kaddese'llahii sirrahu'l aziz Hazretleri manen tesrif buyurarak 
bana dedi ki; 

"Ihramcizdde Haci Ismail Hakki Efendi gibi bir zatin ruhuna hediye 
okumadan nasil uyursun?" diye buyurunca alelacele yataktan kalktim ve 
Ulu Camiye dogru gitmek ifin yonelince arkada§lar "nereye gidiyorsun?" 
diye sorunca bende durumu anlattim. Ulu Camii haziresindeki Efendi Haz- 



118 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

retlerinin kabrinin ba§ina gidip ziyaret ettim. Misafir gunlerimin hepsinde bu 
ziyaretlerimi terk etmedim. 

11- Nuran isimli ihvan karde§imizin bir hatirasi; 

"Akhmin erdigi ya§larda iken annem bag ve bahce i§lerine giderken beni 
caresizlikten evde birakirlardi. Bende bu durumdan hie rahatsizhk duymaz- 
dim. Qunkii onlar evden gidice dedem zannettigim beyaz sakalh bir ki§i eve 
gelirdi. Dedem de vefat etmis. idi. Ben bu durumu da fark edemeyecek bir 
ya§ta idim. 

Zaman gecti, otuz 119 ya§ina gelmi§tim. Bahri Efendi Hazretlerini taniyip 
ihvani olmu§tum. Bu olaydan sonra gordugum bir resim benim focukluk 
hatirami canlandirdi. Meger benim dedem olarak zannettigim ki§i 
ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi kaddese'llahii sirrahu'1-aziz Hazretle- 
rinin kendisi imi§. Efendi Hazretlerinin de Hakk'a yuriimus, oldugunu ogre- 
nince seneler ge^se zaman ve mekan degi§se de buyiiklerimizin himmeti 
iizerimizde devam ettigini anladim." 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi iin 



IKINCI BOLUM 



IHRAMCIZADE 
HACI ISMAIL HAKKI TOPRAK 

kuddise sirruhu'1-aztz 



^AHSIYETi VE ESERLERI 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi i^i 

I T eli ki$i, toprak gibidir. 

Topraga her turlil kotil §eyler atihr. 

Fakat topraktan hep gilzel §eyler biter. 

Akfjemseddin kuddise sirruhu'l-aziz 



A) ILMI, EDEBI VE TASAVVUFI §AHSIYETI 
I-ILMI §AHSIYETi 

Gencligi Osmanh imparatorlugu son doneminde gecmesine ragmen gii- 
nun §artlannin gerektirdigi tahsil terbiyesini eksiksiz ikmal etmi§tir. Zengin 
bir kultur sahibi olan ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri 
Arapca ve Farscayi anadili kadar rahat konu§urdu. Kiirtce, Cerkezce, Fran- 
sizca ve Almanca'yi bilirdi. Validesinin izni olmadigi icin subay okuluna 
gidememi§tir. Ikinci Cumhurba§kani Ismet Inonii kendisinin okul arkada§i- 
dir. Eger gitmis. olsa idi, Kurtulus. Sava§i'nda yurdumuzun kurtulu§unda 
onemli rol alacaklardan biri olabilirdi. Ancak Efendi Hazretleri manevi ya- 
pinin biiyiik mimarlanndan olmu§tur. 

157 

Efendi Hazretlerinin 50k zengin bir kutuphanesi vardi. ~ Bos. zamanla- 
nnda kitap okurlardi. Edebi yonii kuvvetli idi. Hafiz Divan-i, ~ Sadi 



157 — ihramcizade M. Kazim Toprak'in anlattigina gore bu kitaplarin biiyiik 
bir kisini inceleme amach olarak Darendeli Hulusi kuddise sirruhu'l-aziz Efen- 
di tarafindan alinmistir. Fakat bu kitaplarin doniisii olmamistir. Simdi bu ki- 
taplarin Darende'de Efendi Hazretlerinin diger §ahsi e^yalan ile muhafaza 
edilmesini de Hulusi kuddise sirruhu'l-azizin bir hizmeti olarak gormek gere- 
kir. 

158 — Hafiz §irazi 

Iranli §air §iraz d.?-h.y.t. m.1390 Gercek adi §emsettin Muhammed'dir. 

Kur'an-i Kerim'i ezberlemesi ona hafiz unvanmi kazandirmistrr. §iirini besleyen 
Arapca, Cahiliye donemi Arab §iiri hadis, fikih, kelam ve tasavvuf kaynaklan da 
hem bilgisini hem egilimlerini aydmlatir. Sanatma ilgi duyan yoneticilerce korun- 
masma karsilrk ozgilr diisiince yapisi nedeniyle bu gibi yardimlara pek ilgi goster- 
memistir. Eski Arab §iir bilimindeki Kaside icinde bulunan duygusal siir bolumunii 
(tegazzill) gelistirerek Divan edebiyatmda gazel diye ilnlenecek birimi olgunlastir- 
mistrr. Kendinden onceki ustalann Firdevsi'nin (930-1020) en iyi ornegini verdigi 
destan (§ehname), Muallakatil'l Sab'a sairlerinin olgunlastirdigi kaside, en seckin 
deyisler ile Omer Hayyam'm (1044-1136) yogunlastirdigi rubai, ornegin Mevlana 
lie (1207-1273) Sadi-i §irazi(1213-193) ve Genceh Nizami'nin(l 150-1214) onde 
geldikleri diisiinsel ve bilgice oykucillerce dolu mesnevi gibi nazim bicimleri yerine 
gazelde derinlesen Hafiz, bu tilriln en eksiksiz orneklerinin sahibi oldu. Dilnya gii- 
zelliklerini, yasam tatlanm, tiikenmez bir ask duyarhgim, askm getirdigi dogal bir 
ozlem, aynlik, aci, yalmzhk, kiskanclrk gibi yan duygulan insanca isledi. Beyitli 
ana birim ve bagimsrz sayacak ilerdeki sakat anlayisa karsm Hafiz gazelde tam bir 



122 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

§irazi'nin Bostan ve Gulistan, Mesnevi ve Niyazi Divani'm 50k okur- 



konu buttinltigti yam sira ses ve uyum etkisi sagladi. Bu etkide ahiret inancma uzak 
kaldi. Dilnya ve doga gilzelliklerini coskuyla diler getirirken yer yer gercek zaman 
zaman simgesel bir gilcil sarabi yticeltti. 

Hafiz ytizyillar boyu silregelen ununti, tek yapiti olan Divan-i ile sagladi, Yapit, 
bircok eski sairlerinki gibi ask, sarap, sarhosluk, ikiytizltiluk, sikayet gibi konulan 
icerir. Digerlerinden farkli, bu konulardaki duygularmi 90k gilzel bir bicimde dile 
getirmesidir. Siirlerinde duygusalligm yam sira felsefi ve mistik bir hava da ege- 
mendir. Btittin bu tisttin nitelikler karsismda Divan'm hentlz ytizde ytiz onun gazel- 
lerini i9eren bir ntishasi ele gecmemistir. Soylentiye gore Hafiz'm siirlerini ilk kez 
Gtilendam adli bir ogrencisi bir divan'da topladi, Gillendam'm bir de onsozilnu 
iceren bu nilshalardaki gazel sayisi 650-1000 arasmda degisir. 

159 — Iran Edebiyatmm onemli sair ve yazarlanndan biri olarak kabul edilir. 

Asil adi, Ebu Abdullah Muserrifuddin bin Muslih es- Sirazi'dir. (1213-1292) 

Rivayetlere gore; hayatmm ilk ticte birinde tahsille mesgul olmus, ikinci ticte bi- 
rini seyahatle gecirmis, kalamm da ibadete hasretmistir. 

Bilginler yetistiren bir soya mensup oldugu bilinir. Tahsiline §iraz'da baslamis, 
Bagdat'ta Nizamiye medresesinde devam etmis, cagmm bilytlk simalanyla tamsmis- 
tir. Dini terbiye almis, bu konuda tamnmis kisilerle konusmustur. Hayati daima 
ogretici, dusundurucil ve gekici bulmustur. Insanlarla konusmak ve seyahat etmek 
onun sevdigi seylerdir. Qok kez Hac'ca gittigi de rivayet edilir. 

Ebu Bekir ve oglu Sad icin "BOSTAN ve GULISTAN" isimli yapitlanm yazdi. 
Gilneydogu Anadolu ve AzerbaycanT gezdi. Kansik ve hareketli hayatmm nihaye- 
tinde tekrar Siraz'a gelerek, burada yerlesir ve olumilne dek, tenha bir yerde yaptir- 
digi tekkede, vaktini okuyup yazarak, ibadet ederek ve ziyaretleri kabul etmekle 
gecirir. Bircok bilyilkler ona saygi gostermisler. Bilytlk bir tevazu ile her zaman 
icinde yasadigi halk, hayatmm sonlarma dogru, onu ermislerden biri olarak tammis- 
tir. Sadi, 1292 yilmda Siraz'da Hakk'a ytlrtldtl. Mezarmm bulundugu semt O'nun 
adi ile amhr. Kusursuz bir anlatis bifimi olan Sadi'nin tlslubu basit gibi gortlntlr, 
ancak kolay taklit edilemez. Eserlerinden bashcalar: "Takriz-i Dibace," "Mecalis-i 
Penggane," "Gazeliyet" 

En meshur eseri " Bostan ve Gulistan" Islam dtlnyasi medreselerinde okunmus, 
aciklamalan yapilmis ve fesitli dillere cevrilmistir. 

160 — Mehmet Niyazi Misri kuddise sirruhu'l-aziz 

II. Osman devrinde, hicri 1027, miladi 1617 yilmda Malatya'da dogmustur. Ba- 
basmm (Ali Celebi) bir Naksibendi taiikati mensubu olmasma ragmen, hentlz 21 
yasmda gene bir vaiz iken Halveti Tarikati seyhi Malatyah Htlseyin kuddise 
sirruhu'l-aziz Efendiye intisap etmis, Kadiri bir mutasavviftan istifade etmis olan bu 
sair sufinin kabiliyetlerini gelistirebilecek kisileri bulabildigi soylenebilir. 

Diyarbakir ve Mardin'de mantik ve kelam okudu, o zamanlar hocasi yalmz Mi- 
sir'da bulunan "Miftah-i Ulum il Gayb" (Gayb ilimleri anahtan) ilmini ogrenmek 
tlzere Misir'a gidip Ezher Camii civarmda Kadiri bir seyhe bey'at etti. Bir gun seyhi 
ona "Zahir Hint talebinden tamamen vazgegmedikge tarikat ilmi sana agdmaz" 
dediginde niyaz ile Allah Teala'ya istihare ettigini, rtlyasmda Abdtllkadir-i Geylani 
kuddise sirruhu'l-aziz Hazretlerinin Niyazi'ye nasibinin bu sehirde olmadigim ve 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 1 23 



"Senin fjeyhin bu fjehirde degildir" diye Anadolu tarafmi isaret ettigini MevaiduT- 
irfan (Irfan Sofralan) adli eserinde anlatmaktadir. 

Bunun ilzerine seyhinden israria izin ister, rtiyasim duyan seyhi, kendisine hilafet 
venneyi teklif eder ise, de o gitmede israr eder ve izin alip Misir'dan aynlir Anadolu 
yoluyla istanbul'a gelir. Sokullu Mehmet Pasa Medresesi'nde bir hucrede irsada 
baslar(1646). 

Istanbul'dan Bursa'ya gidip orada Veled-i Enbiya Camii kayyimi Ali Dede'nin 
evinde ve Ulu Cami yakmmdaki medresede oturan Niyazi-i Misri kuddise sirruhu, 
yine bir ruya ilzerine Usak'a giderek Halvetiyye'nin Elmalili Yigitbasi Ahmet Efen- 
di kolundan ve Ummi Sinan Halifelerinden Seyh Mehmed'e intisab eder. "Akibet 
$eyhim, gozbebegim, kalbimin devasi" olarak ifade ettigi Seyh Ummi Sinan Elmali 
kuddise sirruhu '1-aziz ile Elmali'ya giderek seyhinin dergahmda imamlrk, hatiplik 
ve seyhinin ogluna hocahkta bulunur. Kirk yasma ulastigmda Misri, Ummi Si- 
nan'dan hilafetini alarak irsada baslar. Iste onun milcadele hayati bundan sonra bas- 
lar. Usak, Cal ve Kiltahya'da bulunmus; Bursa, Edirne'den sonra bir milddet Istan- 
bul'a yerlesmistir. Uskildar'da Aziz Mahmud Htidayi kuddise sirruhu'1-aziz Hazret- 
leri ile komsu olmustur. 

1669 tarihinde Bursa'ya gelmis, Bursa'da Ulu Camii civannda bir hucrede irsad, 
camide vaazlara devam etmis; bir yandan da gecimini temin ve yoksullara yardim 
maksadiyla mum yapip satmistrr. Abdal Qelebi adli bir tuccar Niyazi'ye bir dergah 
yaptinr. Bursa'da Ulu Cami'nin kible tarafmda su anda postanenin bulundugu kose- 
de, dergah 1080 (1669-1670) tarihinde merasimle acilmistir. Bursa'da tekkesini 
kurdugu yillar tekke- medrese tartismalarmm en yogun oldugu yillara rastlar; sesli 
zikir meclisleri yasaklanmistir. Misri bu karara uymamis ve afikfa milcadele etmis- 
tir. Haci Mustafa adli birinin kizi ile evlenir. Bir kiz cocugu olur. 

Sadrazam Koprtlltlzade Fazil Ahmet Pasa'nm daveti ilzerine Edirne'ye giden 
Niyazi, cifre dayanarak bazi sozler soylediginden 1087 (1673)' te Rodos'a stlrtlltlr. 
Dokuz ay sonra affedilerek Bursa'ya doner. Donilste Bursa'da cahsmaya devam 
etmis, 1677'de Rusya seferi i9in halki cihada davet etmek amacryla 300 kisilik bir 
dervis grubuyla Edirne'ye gegmis, Selimiye Camii'ndeki bir hutbesinden dolayi bu 
kez Limni Adasi'na stlrgtln edilmistir. Iki sene sonra affedilmesine ragmen donmez 
ve Limni' de Misri dergahim kurar. On bes yil sonra tekrar Bursa'ya gelir. 

Padisah II. Ahmed' in, seyhe mahsus bir kosu araba, dervisler icin de para gon- 
derdigi bilinmekte olup, Niyazi'yi 90k saydigi anlasilmaktadir. Niyazi Misri kuddise 
sirruhu'l azizin padisaha, isbasmda bulunan hainleri keramet ile birer birer haber 
verecegi sayiasi, devlet adamlan arasmda telas uyandmr. Sadrazam Bozok'lu Mus- 
tafa Pasa, Misri Efendinin duasim almak isteyen ve sonra sefere cikilmasim milnasip 
goren II. Ahmed'i, bu zat geldigi takdirde bilyilk bir fitne zuhur edecegi yolundaki 
telkinleriyle fikrinden vazgegirdi. Niyazi, 26 Sevval, 1104 (30 Haziran 1693) Sail 
gilnil Edirne'ye gelip vaaz etmek ilzere Selimiye Camii 'ne indigi zaman, halk cami- 
nin etrafim almis, kalabahktan igeriye girilemez olmustur. Bu durum karsismda 
Sadrazam, Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin eger derhal stlrgtln edil- 
mezse btlytlk bir kansikhk gikacagim padisaha telkin ederek, Niyazi Misri kuddise 
sirruhu '1-aziz Efendinin Limni'ye gonderilmesi hususunda bir ferman ahr. Tekrar 
Limni'ye stlrtlltlr (1693). Orada, bir mtiddet sonra 20 Recep 1 105 (16 Mart 1694)'te, 
78 yasmda Hakk'a yurumtisttir. 



124 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

lar ve okuturlardi. Niyazi Divan-i icin bu yolun sirlanndan bahsettigi dolayi 
Efendi Hazretleri; 

"Dort ilahi kitaptan sonra bir kitap gelse Niydzi'nin Divani olurdu" 
"Niydzi-i Misri bttyttk adamdir, dogrusu da budur. " buyurmu§tur. 

Sohbetlerde ilahi okunmasi adet oldugundan ihvanlann bazi Hakki mah- 
lash ilahileri tercih etmesi Efendi Hazretlerinin yazmis. oldugu zannini do- 
gurmu§tur. Bu ilahiler genellikle Erzurumlu Ibrahim Hakki, Ismail Hakki 
Bursevi kuddise sirruhu'l-azizanindir. Kesin olarak Efendi Hazretlerinin 
yazdigi Katre Ildhisi dir. Bundan ba§ka ilahiler yazmis. olmasi da muhtemel- 
dir. Fakat kesinlik yoktur. 

Efendi Hazretleri daha fazla eser veremez mi idi, diye du§unulurse; §ey- 
hinin kendi yazdigi kitabi goriip de, 

"Yazdigin okunurmus, lakin sen kitap yazma" Emrine istinaden 
ba§ka bir te§ebbuste bulunmami§tir. Efendi Hazretleri; 

"Ne zaman bir kitap yazmak istesek, onumuze Elifgeldi" buyurarak bu 
i§i yapmaktan vazgectiklerini anlatmi§tir. Yazdigi Mevlid-i §erif'in ise, bir 
ask ile husule geldigi malumdur. 



161 — "Mesela yine Ahmet Amis kuddise sirruhu Efendi buyururlarmis ki; 
" Tasavvuf kitabi okumayin. Onlar sizi idlal (yanhsa goturur) eder. Yalniz Ni- 
yazi Divanini okuyun. Zira O, suluku bitirdikten sonra soylemis ve yazmistir. " 

(ERGIN, a.g.e. s. 75) 

162 — Bu konuda Necmeddin Kilbra kuddise sirruhu'l-azizin hali ayn bir gorils 
afisi vermektedir. 

"Bir giln halvette yalniz olarak zikirle mesgul olurken seytan geldi. Halvet ve 
zikir hayatimi kanstirip bozmak icin hile ve ruzaklarmi artirdi. O anda elimde bir 
himmet kilici hasil oldu. Ucundan kabzasma kadar ilzerinde: "Allah, " "Allah" ke- 
limeleri yazili idi. O kilicla, insani mesgul eden ve Allah Teala'yi zikirden alikoyan 
hatiralan kovuyordum. 

O anda kalbime "Hiyelu'l-merid ale'l-murid" (Azgin seytamn milrid ifin kur- 
dugu tuzaklar) ismi ile halvette bir kitap yazmak hatinma geldi. §eyhim izin verme- 
den boyle bir eser yazmam sahih olmaz, dedim. Benimle seyhim arasmdaki rabita- 
nin sihhatli olmasi sebebiyle sesini isittim. §oyle diyordu: "Bu hatiri (dusilnceyi) 
birak.." §eyhime gaibte (rabita yolu ile) damstim. Allah Teala bundan uzaktir bu 
hatir seytandandir. §eytan, kendisine merid (azgm ve inatgi gibi cirkin ve kotil) bir 
isim verdi. Boylece seytan kendine sovmez (kotil isim vermez) zannettin onun boyle 
yapacagim uzak bir ihtimal saydm. Gayesi seni (kitap yazmakla) mesgul edip 
Hakk'i zikirden ahkoymak ve isini sarpa sarmaktir." (Necmeddin Kilbra kuddise 
sirruhu, TasavvufT Hay at, trc. Mustafa KARA, Istanbul, 1996,s.l03) 

163 — Haci Bayram Veli kuddise sirruhu'l-azizin muridlerinden Yazicizade Meh- 
met kuddise sirruhu '1-aziz Efendi, Muhammediye admdaki buyilk manzum eserini 
yazip mursidine takdim ettigi zaman: 

"Boyle kocaman bir eser yazacagma bir sine hak etseydin, Mehmet. " Demis ve 
bununla, bir adam yetistirseydin, bu suretle canh, natik bir kitap yazmis ve daha iyi 
etmis olurdun, demek istemistir. 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 195 

Efendi Hazretleri sohbet ve ibadetlerinden bo§ kalan zamanlannda 
Kur'an-i Kerim'i ve her gun ku§luk ve ikindi namazindan sonra Evrad-i 
Bahaiyye'yi okumu§tur. Evrad-i Bahaiyye'yi Rasuliillah sallallahii aleyhi ve 
sellem Efendimiz'in bizzat §ah Muhammed Bahaeddin kuddise sirruhu'l- 
azize talim ettirdigini belirterek buyurur ki; 

"Evlerinize ntifus basina bir Evrdd-i Serif bir Kur'an-i Kerim ve bir 
bttyttk ilmihal ahp uzerlerine isim yazilmak suretiyle talim edip okutun" 

"Bu Evrad-i serifi okuyandan Allah Tedld, Efendimiz sallallahii aley- 
hi ve sellem vepirdn razi olur. 

Her muskulu ve zor isleri hallolur, hasta iyi olur. Darhktan vefakirlik- 
ten kurtulustur. 

Evrad-i serifi okurken, yetmis bin meldike-i kiram hazir olur ve seva- 
bini yazarlar. 

O memleketten belay i, afdti, darhgi, zarari, hastahgi geri gevirir, yeri- 
ne rahmet, bereket, sifa, saadet, bolluk, sefkat, kolayhk, emniyet ve her 
turlu iyilik getirir. 

Evrad-i serifi, riza-i ilahi igin okumanin makbul bir ibadet ve azim bir 
dua oldugunu bilmek ve inanmak gerekir. Inanmakla kabul olan bu dua 
ismi dzamdir" 

Rivayet olunur ki; 

"Bir gun Evrdd-i serifi bir ihvan gardasimiz cahil olan agabeyinin ya- 
ninda okurken gardasi dinlemis ve bir muddet sonra da blmus, gardasi 
agabeyinin ahiret hali nice olur diye merak etmekte iken bir rttya gorur. 
Bakar ki, agabeyi Cennet'i dldda yuksek bir makamda, 

"Gardasi Sen bu makama nereden nail oldun" demi§, agabeyi de 

"Gardasim sen bir gun Evrdd-i Bahaiyye'yi okuyordun onu dinledigim 
igin Allah Tedld bu makami verdi" demis, bu sebeple Evrad-i Bahaiyye'yi 
behemehdl okuyun, okumayanlara da dinletin" 

Nitekim bu fikri tajiyan Haci Bayram Veli kuddise sirruhu'l-azizin iki, nihayet 
tic ktictik manzumesinden baska kagit ustilne konulmus eseri yoktur. Fakat yetis- 
tirdigi insanlarm, yani canli kitaplann sayisi coktur ve bu canli kitaplar asirlarca 
okunmustur; simdi de okunmaktadir ve ila nihaye insaallah da okunacaktir. 

Tilrbedar Ahmed Amis kuddise sirruhu Efendi, tenevvuru ve yuksek hakikatlere 
erismeyi kastederek: 

"Bu ij kitapla obnaz; fakat kitapsiz da obnaz" buyururlarmis. Yine bu zat, da- 
ha ileri giderek Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'l-azize atfen: 

"Allah Teala benden ne istersin dese: Ya Rabbi, beni tekrar dunyaya gonder, 
y azdigim kitaplan toplayip yakayim" demistir." (ERGIN, age. s. 74) 

164 Evrad-i Bahaiyye 

Manen Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin §ah Muhammed Bahatiddin 
Naksibend kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine ta'lim ettirdigi rivayet olunan, secil- 
mis dua ve virdlerden olusan bir tesbihat evraddir. 



126 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Cdnini sen terk etmeden cdndni arzularsin, 
Zunndrini kesmeden imam arzularsin. 

§ol usaciklar gibi binersin agag ata, 
Qevkdni He topun yok meyddni arzularsin. 

Karincalar gibi sen ufak ufak yurursun, 
Meleklerden ileri seyrdni arzularsin. 

Var sen Niydzi yurtt atnta okun ileri, 
Derdiyle kul olmadan sultdni arzularsin. 

Niydzi Misri kuddise sirruhu 'l-aziz 



Evrad-i Serif, bir miirsid-i kamilden izin almarak okunmalidir. Fakat Efendi 
kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin kendine bagh yeni ihvana, yani siiluk derslerini 
ikmal etmemis bile olsa izin vermis oldugu rivayeti meshurdur. (Mustafa Taki 
kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin arkadasi olan Hasan Basri Qantay Evrad-i Bahaiyye 
igin okuma izni istemistir. Fakat uzun bir mtiddet bu izni alamamistir.) 

Evrad-i §erifi okumak igin kibleye karsi diz coktip su sekilde okunur: 

3 adet Salavat-i §erife 

5 adet Estagfirullah 

1 adet Fatiha Suresi 

3 adet Kehf Suresinin 10. ayeti 

3 adet Ihlas Suresi 

7 adet Salavat-i Serife 

Okunduktan sonra, okunan sure ve dualardan hasil olan sevap silsile yoluyla 
Rasulilllah sallallahtl aleyhi ve sellemden itibaren biltiln pirana ve akraba-i taallukata 
bagislanir, daha sonra da Evrad-i Serif okunmaya baslamr. 

Bu evradm ifinde Ism-i Azam oldugu icin okuyamn istekleri Allah Teala'nm 
iradesinin takdiriyle icabeti muhakkaktir. 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 1 27 



II-EDEBI §AHSIYETi 

1-YAR-E YADIGAR -MEVLID-i NEBI ALEYHISSELAM- 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin yazmis. oldugu Yar- 
e Yadigar isimli manzume eseri, Sivasli Haci Mustafa Taki kuddise 
sirruhu'l-azizin yazdigi Tarih-i Nur Muhammedi eserin §iirsel ifadesidir. 

Bu eserde sanatsal bir zorlamaya gidilmeden saf bir dille Efendimiz 
sallallahu aleyhi ve sellemin maddi aleme dogu§u ve O'na olan a§ktan bah- 
sedilmi§ ve mesnevi turiinde yazilmi§tir. 

191 beyittir. 175 beyti Turkce 8 beyti Muhammed redifli gazel, 8 beyit- 
lik Arapfa Naat ilavesi vardir. 



165 — Kitabm kapagi §u §ekildedir. 



Yare Yadigar 

Ibrahim Yilmaz - Ali Altin (Ugur Terzi, Mehmet Bayrak eliyle Ta^kopril) 
(Bekir San ve Basmaci Mehmet Efendi eli ile) 

Osmanlica ve Turkce yazilmijtir. Icinde silsile, hediye etme §ekli, Efendi 
kuddise sirruhu'l-azizin birkac sohbetten almmis kelamlan yazilmistir. 

Sayfalar ayn ayn numaralanmis Ttlrkge 24 sahife. Osmanlica 29 sahifedir. 



128 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

YAR E 166 YADIGAR 

MEVLID-i NEB1 ALEYHISSELAM 
BiSMiLLAHiRRAHMANiRRAHiM 

Elhamdulillah, Elhamdulillah 
Sen ekrem ettin bizleri Ey Sdh 

Hem o Nebi-i Ahir zamdne 
Ummetlik He verdin nisane 

Ana hem AH ve sahbina her an 
Olsun saldtii seldm firdvan 167 

Anlar ki, etti bu dtni ihya 
Izlerince gitti esldfim 168 amma 

Bu aciz Hakki bilmem ne etsem 
Rdh-i selefte 169 bir adim atsam 

Derdim dem-d dem 170 aczim bildirdim 
Lakin Hddi daimdi virdim 

Tarih-i Hicret olmustu ta ki, 
Bin tig ytiz elli hem de iki 171 

Rebi 'ul-ewel on dokuzuncu 
Qehar-^enbe 172 gtinti silk 173 ettim inci 

Rdh-i selefte bir kadem 174 attim 
Hamden ve Hamden i75 bu lutfay ettim 

166 — Hz. Muhammed Mustafa sallallahil aleyhi ve sellem 

167 — Qokca, fazlaca 

168 — Oncekiler ve gecmisler. 

169 — Oncekilerin yolu 

170 -Siksik 

171 — §iirin yazildigi tarih Hicri 19 Rebi'ul -ewel 1352 (^ar§amba- 11 Temmuz 
1933 Salt (Ikindiden sonra Qarsamba sayilir) Efendi Hazretleri buttin hayirli islerine 
Qarsamba gilntl baslamistir. 

172 — Qarsamba 

173 — Dizdim 

174 -Ayak 

175 — §ukilr, binlerce stlktlr 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 1 29 

Yatmisdim der-ruz 176 kayluleye 177 ben 
Gordilm menamda 178 bir Zdt-i Ahsen 179 

Der ismim Tevfik 18 ° sana verildim 
Bu son seferinde ben sana erdim 

Her emrine Hakk etti muheyyd 181 
Ldkin sen oku hosga bir ma 'na 

Elimde buldum bir dilrr-i mevzun 182 
Andan okudum ve oldum mahzun 

Mevliid-u Pak-i Rasillullahi 
Gorsem n 'olurdu Oyttzu mdh-i 183 

Derken uyandim kendimi buldum 
Diirr-i mensurla 184 gok mesgul oldum 

Ustadim Taki aleyh-ir rahme 
Yazmisti mensur 185 etmisti tuhfe 1S6 

Geldi dile ben eyledim cur 'et 
Aldi beni qokhuzn He haclet 187 

§ikeste- beste 188 diirr-i mensurdan 
Okudum nazm ettim nur-i mevfurdan 189 

Adem atamiz cennetten indi 
Nur-i Ahmed-i alninda gordti 



76 — Gundtizleyin 

77 — Ogle uykusu 

78 — Uykumda 

79 — Gilzel bir insan 

80 — Allah Teala'nm yardimiyim 

81 — Emrine hazir. 

82 — Inci dizisi gibi misralar 

83 — Ay yilzlil Sevgili 

84 — Nesir ile yazilmij inci gibi satirlar 

85 — Dilzyazi, nesir, 

86 — Hediye 

87 — Utanma 



-Mahcupluk ve eziklik ile 

— (Vefir-den) Tarn olan sey. Cogaltilmis. Cok. Kesir. 



130 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Babadan ogula o nur-i celil 
Gelmesine olmus bir gilzel delil 

Seyyid-ill Enbiya ol Mustafa 'nin 
Kdn-i Kerem 190 ol bd-vefdnin 191 

Kim hdmili olsa O nur-i evham 
Herkes tanirdi kalmaz bir fer 'i 194 

Ana bizden her nefes yuz bin selam 
Al u ashabina td yevmi 7 kiyam 195 

KASIDE-i MEVLIDI §ERIF 

Bize lutf-u mecid 196 oldu bu Mevlud-i 197 Muhammed'dir 
Yine Ussdka 198 id oldu bu Mevlild-i Muhammed'dir 

Feristehler 199 bi-izni Rab nuzul eyleryere bu 

Sunarlar cam-i vahdet 20 ° hep bu Mevlud-i Muhammed'dir 

Kusad 201 olur durr-i rahmet nisar 202 olur durr-i vahdet 203 
Iyan 204 olur nice hikmet bu Mevlud-i Muhammed'dir 

Yine §ehr-i Rebi' 205 geldiyine kadr-i refi' 20<s geldi 
Bize Hakk'tan sefi' 207 geldi bu Mevlud-i Muhammed'dir 



190 — Kerem sahibi 
191 — Vefah Efendim 

192 T 

193 — Hay ale sigabilecek (Gergekte olmasi diljunulemeyecek kadar btlytlk) 

194 — Parlaklik ve aydmlik 

195 — Kiyamet gilnil. 

196 — Buyuk lutuf 

197 — Dtlnya'ya Tejrifi 

198 — A ? iklara 

199 — Melekler 

200 — Birlik kadehi 

201 — Afihr, feth olur 

202 -Sacihr 

203 — Birlik incileri 

204 -Acrk 

205 — Hicri ucuncti ay, Rebi'ul-evvel ayi, 

206 — Kiymeti Yilksek ve yilce 

207 



-§efaatci 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi .ji 

C u dogdu nur-i ersalnan 208 nur He nur oldu dunya 

Giim 209 oldu Lat He Uzza 21 ° bu Mevlild-i Muhammed'dir 

Yikildi Ko§k-u Kisra'nin 2U ocagi sondu Kebrdnin 212 
Beli bukuldu §eytanin bu Mevlud-i Muhammed'dir 

Sinipputlari Tersd'nin cekildi suyu tran'in 2U 
Nizdmi geldi dilnyanin bu Mevlud-i Muhammed'dir 

Seldmi Kabr-i Hdkine 214 riyaz-i itir nakine 215 
Salat et ruh-i Pak'ine bu Mevlud-i Muhammed'dir 

Saldtullah seldm 'ullah 
Aleyke Ya Rasulullah 

Gerek erkek olsun gerek kadin 
A§ik olurdu sorarlardi adin 

Yagmur duasi gibi bir afet igin 
Andan istif§a 216 ederlerdi btttun 

Elhamdiilillahi mun§iyyu'l halki min ddemi 21? 
Silmme's-salatu ale'Nebiyyifi'l- kidemi 218 

Mevldya salli ve sellim ddimen ebeda 219 
Ala Habibike Hayri'l Halk'i kulluhimi 220 



08 — "Seni ba$ka degil, btttun alemlere bir rahmet olmak igin gonderdik." 
(Enbiya, 107) 

209 — Parfalandi 

210 — Put isimleri 

211 — Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellem Efendimizin dogdugu gece, Iran krali 
(Kisra'nin) sarayi sallandi ve on dort burcu yikildi. 

212 — Buytik Mecusi Atesi 

213 — Save golil kurudu. 

214 — Kabir topragma 

215 — Gilzel kokan bahcesini 

216 — Sulamrlar, icerler 

217 — Allah Teala'ya silkilrler olsun Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellemi beser 
olarak gonderdi. 

218 — Sonra en once secilmis nebi olana salat ve selam olsun. 

219 — Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellem Efendimize ebediyete kadar selam 
olsun. 

220 — Btlttln yaratilmislarm en hayirlisi Allah Teala'nm sevgilisine olsun. 



132 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

tste bu sohret tuttu dlemi 
Geldi diinyaya Eb 'i Nebevi 221 

Ismi Abdullah kavmi Mudari 
Zevcesi Amine Hdmil-i Nebi 

Alti ay bilmedi hamilligini 
Melekler ederdi dmilligini 222 

223 



Nurlar iginde kalmisti ol mdh 
Ulema tebsir 224 ederdi gdh ti gdh 225 



Dogacak Muhammed ol san-i dli 
Medh ederler amAlem madli 22 



01 vakte kadar Ismi Muhammed 
Arab 'ta tesmiye 227 edilmemisti ebed 

Birgoklari dustti ulu sevddya 
Bu aziz gelseydi bizden diinyaya 

Dogan gocuklara Muhammed ismi 
Koyup tecessiise 228 dustti bir kismi 

Lakin dtirr-ti Meknun 229 ser-d ser 230 
Nasiye-i ~ Amine 'de olmustu ber-ser 

Vakti gelince On iki Rebi ' 233 
Pazartesi gecesi ve sehr 'i- sefi ' 



221 — Babasi Hz. Abdullah radiyallahil anh 

— Hizmetgiligini 
223 — Ay parfasi 
224 — Bilenler miljde ederdi 

— Zaman zaman 
226 — Ulvi alemler 
227 — isimlendirilmemijti onceden 
228 — Olabilir mi diye arajtirmaya diljtuler. 
229 — Inci dizileri 
230 — Bajtanbaja 
231 — Alnmda 
232 — Yuzunil kaplayan 
233 — Rebi'ul-evvel aymm 12 si 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 1 33 

Hem Nisan ayinin yirminci gtinti 
Belirdi Nice aldim-i Kevni 234 

01 alametler Amine mdh-i 
Havf 235 ettirdi kdh-i kdh-i 236 

Kuslardan ana tebsir 237 inerdi 
Kanatlariyla sirtini sigardi 

Kalmazdi havf, hasyetten eser 
Mtibarek terleri misk idi amber 

Uzun boylu gtines ytizlti gok kizlar 
Asiye ve Meryem anlar pek ozler 

O nur-u kdmili overler idi 
Yanlarinda hublar 238 gorurler idi 

Amine 'nin gozlerinden perde aqildi 
Me§rik ve Magrib 239 arasin gordil 

Yerden goge kadar bir beyaz atlas 
Asilmis gordil dunya ve herkes 

Gtiya bu veli-nime 'ye pay endaz 240 olmus 
O ' Meclis-i Magbud-u Ars 241 rahmetle dolmus 

Yine O Amine analar hasi 
Gordil §am kosklerindeki raks-i 

Dahi tig diem biri mesrikte 242 

Biri Ka 'be tizerinde biri magribte 243 



234 — Dtlnyevi harikalar 

"" — Korkuttu 

236 — Zaman zaman 

237 — Mtljde 

238 — Gilzeller 

239 — Dogu bati 

240 -n 

— Pay veren 
241 — Allah Teala'nm ar§i 
242 — Doguda 
243 — Batida 



134 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Gorenler dediler bu dini pilr-tdz 24A 
Cihanda imtiyaz pek mtimtaz 

Cenab-i Amine bir ziilal 245 iginde 
Aninla btitun varhktan gegti 

Muhammed Seyyid'ul Kevneyn-i ve's-sekaleyn 246 
Ve'l ferikayni min Arab 'in ve min Acemin 247 

Mevlaya salli ve sellim daimen ebeda 
Ala Habibike Hayr-il Halki kulluhimi 

Zilldli 248 vermi§ti Asiye ve Meryem 
Sigarlardi Batn-i gerife 'sini 249 hem 

Bismillah uhruq 250 ve bi-izni 'llah 251 
Dediler o anda ol iki Mdh 

§efi 'ul- Umem Ser-taci Adem ~ 
Zubde-i Mahlukat 254 ol Ruhi-efham 255 

Alem-i §uhuda 256 te§rif ettiler 
Arz ve sema kainat gbr ki, ne ettiler 

Tekbirdt 257 ve Tehltlat 258 Salevdt-ill llah 
Kamu diem doldu tahiyyat He 



214 n i 

— Vok yem 
245 — Cam fanustaki serbet 

246 — Dilnya ve ahiret, insanlarm ve cinlerin Efendisi 
247 — Arap ve Acem firkasmm Efendisi 
248 — Q am f anus ^ :a ] i j jerbet 

249 — Milbarek karmlan 

250 — Tesrif et Ya Muhammed sallallahii aleyhi ve sellem 

251 — Allah Teala'nm izniyle 

252 — Ummetlerin sefaatcisi 

253 — Beserin bas taci 

254 — Mahlukatm oztl 

255 — Yaratihsi bilyilk ruh 

256 — Dilnya alemine 

257 — Tekbirler 

258 — Tehhller 

259 -Biltiln 

260 — Selamlar 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i ->j 



ALLAH- U EKBER ALLAH- U EKBER 

LALLAHE LLLA-LLAHU VALLAHU EKBER 

ALLAHU EKBER VE LLLLAH-LL HAMD 

ES- SELATU VE- SSELAMU ALEYKE YA RASULLULAH 

ES- SELATU VE -SSELAMU ALEYKE YA HABLBALLAH 

ES- SELATU VE-SSELAMU ALEYKE YA SEYYLDEL EVVELLNE 

VEL AHLRLN VE ALA CEML-LL ENBLYAL VE-L MURSELLN 

VE-L HAMDU-LLLLAHL RABBLL ALEMLN 



(Bu kisimda Kaside-i Ha-iyye okunur.) 

Essubhu bedd mi tal'atihi 
Velleylu deca min vefratihi 
Fdka'r-rusula fazlan ve ula 
Ehda's-subuld li deldletihi 

Kenziil keremi ve Mevlen-niami 
HadVl-umemi li §eriatihi 
Ezke'n-nesebi egla'l-hasebi 
Kttlltt '1-Arab-iJi hidmetihi 

Seat-i'§-§eceru nataka'l-haceru 
Sakka'l-kameru bi i§dretihi 
Cibrilil etd Leylete -esrd 
Ve'r-rabbu ded li-hazratihi 

Ndle'§-§erefa vallahil afd 

Ammd selefd min ummetihi 

Fe Muhammed'una hilve seyyid'd-una 

Fel-izzu lena li icdbetihi 261 



26i — (Ttirkce Aciklamasi) 



Gun, O'nun varligi ile parladi. Gece O'nun heybetinden karardi. 

Diger rasilllerden fazilet ve ululukta usttin oldu. Hidayet yollan O'nunla bulundu 



136 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Tiflti mesud aleyhisselam 
Geldi dunyaya nesr-etti Islam 

Ve hem anda andi ummetlerini 
Hilda ya arz etti ummetlerini 

Koyup has yere secde eyledi 
Cihan pilr-nur oldufelek uyandi 

Necip 262 ummet buldu o an rahmeti 
Duasinin kabulunun idi nur aldmeti 

Umum parmaklarini ortuk tutardi 
gehddet parmagi He tevhit ederdi 

Is bu isaretler olmustu kabul 
Ki ortaya geldi bir dini makbul 

Din-i Muhammed'dir bu tdki eyvan 263 
Hakkin celdli He gosterdi burhan 

anda dedi hem Allah 'u ekber 
Ve silbhdnallah 'i ederdi ezber 

Iki Cihan Seyyid'i-ins-u-cin Muhammedi 
Hak ana bend eyledi her Arab veAcem-i 

Mevlaya salli ve sellim dainten ebeda 
Ala Habibike Hayr-il Halki kulluhimi 



Kerem hazineleri ve Allah Teala'nm nimetlerin sahibi, jeriati ile ilmmetleri hi- 
dayete erdirdi. 

En temiz nesebli, en yilce soyluya; buttin Araplar hizmetkar oldu. 

O'nun ijaretiyle agac yurudil, ta§ konujtu, ay yanldi. 

Cebrail aleyhisselam Isra gecesi gelip, 

Allah Teala'nm huzuruna cagirdigim miljdeledi. 

§erefe nail oldu; Allah Teala O'nun ummetinin gecmis ve gelecek gunahlanm 
affetti. 

Muhammed sallallahtl aleyhi ve sellem bizim Efendimizdir. 

§erefimiz bizi ilmmetlige kabul etmesidir. 

262 — Temiz 



263 



-Kemerli bilyilk bina 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i n-, 

Yine bir nur andan fever an 264 etti 
Maddi ve mdnevi cihdn-i tuttu 

Gorundu o anda §am Carqilari 
E 'naku ibilin 265 td kar§ulari 

Hdzin-i 266 Cennet-Ridvan geldi ve etti teb§ir 
Dilnya gormuqtu, Sen-tek 267 nezir-u Be§ir 268 

Ulum-i enbiya sana verildi 
Cermet bahgeleri senden dirildi 

Aktb-ii tulu 'da o §ems-i Enver 269 

Bir avug toprak aldi arz-i kildi munewer 270 



271 

£72/-/ arza galip oldu bi-kuman 



Mekke ukalasi dediler heman 

272 



Cilnkil ol Amine ol sedefpaye 21 " 
Cttmle yildizlarla cew-i sema 274 

A§indhk He nigdh 275 ederdi 
A§k He §evk He ah ederdi 

Gokyuzunde gezen kuqlar melekler 
Minkarlari 276 zumrut ve yakuta benzer 

Anlardan biri gelip ol nura 
I§aret eyledi durdu huzura 



264 — Fi ? krrdi 

265 — §am'da bir mevki adi 

266 — Bekcisi 

267 — Bir tanesin 

268 — Miljdelemede ve korkutmada 

269 — Erkek evlatlarm erkek ve kiz cocuklan arasmdan dogmu§ nurlu giine§ 

270 — Nurlandirdi 

271 — Aydmlan 

272 — Insan, erkek demektir. Yardim edeni olmadan 

273 — Rutbe 

274 — Atmosfer 

275 — Baki ? 

276 — Gagalan 



138 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

§eceat ve nusret 277 anahtarlari 
Verilmi§ti sanafelek mazhari 

Azametini goklere vaz 28 ° eylediler 
Her kim dm gdrtir yiiregi titrer 

Bir giivercin ku§u goriindu nd-kdh 281 
Minkarlariyla 2S2 fem-i saddet 283 edildi agdh 284 

Tattirdi Ana §arab-i lahut 285 
Gormemi^ti mislini dlem-i nasut 286 

Guya ol §eyden daha isterdi 
Milbdrek parmagi He agzini gosterdi 

Muhammed'un Seyyid'ul Kevneyn-i ve's- Sakaleyn 2S 
Ve'l-ferikayni min Urub'in ve min Acem'in 288 

Mevlaya salli ve sellim daimen ebeda 
Ala Habibike Hayr-il Halki kulluhimi 



289 

Goriindu goziine nurani rical ' 



Hazreti Amine ol nur-u cewdl 

r 290 



Ellerinde Ziimrutten legen 
Digerinde ibrikve §al-i me 'men 



277 — Yardim 

278 — Dilnya 
2™_ §erefl 

280 — Koydular 

281 — Yiyecekle 

282 — Gagasiyla 

283 — Saadet agzi 

284 — Bilerek 

285 — Ilahi §arabi 

286 — Insanlik alemi 

287 — Dilnya ve ahiret, insanlarm ve cinlerin Efendisi 

288 — Arapka r ve Acem firkasmm Efendisi 

289 — Hareketli 

290 — Adamlar 



-Yikamlacak emin bir cadir 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i jq 

O vilcudu Es 'at 292 anda yikandi 
Kendisinden hemdn bir nur parladi 

Sardilar vilcudun harirler 293 ig re 
Gotilrdiller ervdh-i enbiyd 294 ig re 

Cem-i enbiyd, ervah-i Gilztn 295 
Optiller sevdiler o nazikyuzun 

Hususan Ibrahim Halil-i Hilda 
Ve Hazreti Adem o btiytik ata 

Sinesine basti ettiler dua 

Ki zira olmu§tu Urvetii 7 Vttska 296 

Dilnya ahiretin izz-u qerefi 
Aninlafahr eder umum selefi 

Kitfi 299 saddette bir diirr-i meknun 
Gorenler oldular bi-takat meftun 300 

... 301 



Httve'l Habibu'llezi ttirci §efdatuhu 
Li-kulli hevlin mine'l ehvali muktahimi 



Mevlaya salli ve sellim daimen ebeda 

Ala Habibike Hayr-il Halkilldhi kulluhimi 

Ricali ruhani 303 zevat-i §erifi 304 
Vilcud-u Seadetle ettiler te§rif 



292 — Mutlu, temiz 

293 -lpek 

294 — Nebilerin ruhlan 

295 — Buttin Nebiler ve secme ruhlar 

296 — Saglam ip, dayanak 

297 r\ - ■■ ■■ 

— Ogunur 
298 — Oncekiler 
299 — Omuz, kilrek kemigi 
v ° -Mecalsiz a§ik oldular 



301 — O Allah Teala'nm sevgilisidir ki, jefaat ancak O'ndan umulur. 
302 — Korkulacak buttin hallerde sigmilacak yer O'dur. 
303 — Ruhani adamlar 
304 — §erefli zatlar 



140 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Gozlerine stirme gekti gittiler 
Dahi koku silrdil ta zim ettiler 

Havadan bir bulutyere oturdu 
Vilcud-u Es 'at-i alup gotilrdu 

Gozden nihan oldu sehdb-i Enver 305 
"Umum sarki garbi gezdirdin bir, bir" 

Diye bir nidd-i Hdtif-i 306 geldi 
Atlas libaslarla geriye dondil 

Ikinci bir sehdb-i lattf-i enver 
Vilcud-u Es 'at-i gotilrdu tekrar 

Isitildi derhal insanlar sesi 
Tutmustu dlemi at kisnemesi 

Adem 'in sajvet-i Nuh 'un rif'ati 
Ismail lisan-i 309 Ibrahim hilleti 310 

Yusuf cemali 311 Yakup besdreti 312 
Eyyilp sabri 313 Davut savt-i 314 

Yahya zilhdil 315 Isa keremi 316 
Verildi sana Ey Avdlim Muhteremi 317 

Denildi ve bulut munkesif 31 * oldu 
Cihan o vilcudun nuruyla doldu 

305 — Nurlu bulutlar 

306 — Hahibirses 

307 — Adem aleyhisselamm sifati: Berrak, temiz 

308 — Nuh aleyhisselamm sifati: Yilcelik 

309 — Ismail aleyhisselamm sifati: Fasih, gilzel konusmak 

310 — Ibrahim aleyhisselamm sifati: Allah Teala'nm dostu 

311 — Yusuf aleyhisselamm sifati: Cemal gilzelligi 

312 — Yakup aleyhisselamm sifati: Miljdesi 

313 — Eyyilb aleyhisselamm sifati: Sabri 

314 — Davut aleyhisselamm sifati: Sesi 

315 — Yahya aleyhisselamm sifati: Takva ve zilhd 

316 — Isa aleyhisselamm sifati: Seref, ululuk ve gilzel isler sahibi 

317 — Yaratilmislann en kiymetlisi 

318 -A 9 ildi 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 141 

Milahhiran 319 bir beyaz nur-i latif 
O hazreti kucakladi etti taltif 

Enbiya makami ana agildi 
Ctimle deryalara rahmet sagildi 

igitildi bir sada-i ruhani 
Am Habib etti Zat-i Subhdni 

Dorduncu defa yine bir kit 'a-i nur 
Aldi goturdu oldu gozden dur 320 

Bu defa ziydde 321 kaldi semada 
Diyar-i ruhani ve mesiha 322 da 

Biiyilk bir harire 323 sarih geldi 
O harirden ab-ti zilldl 324 damladi 

Diinya kabzasina 325 tav-i 326 ragbetle 
Ddhil ~ oldu dindi bir mehdbetle 

Elhamdiilillah mun§i-il halki min ddemi 329 
Stimme 's-salatii ala 7 Muhtari Ji 7- kademi 330 

Mevlaya salli ve sellim daimen ebeda 33i 
Ala Habibike Hayr-il Halki kulluhimi 332 



319 — Sonra tekrar 

320 — Uzaklasrp kayboldu 

321 — Fazlaca 

,_2 -Hz. Isa aleyhisselamm makammda 



323 — Ipekler 

324 _Tath su 

325 — Ortamma 

326 — Elverisli alisarak 

327 — Dondti 

328 — Sevgi lie 

329 — Allah Teala'ya stiktirler olsun Rasultillah sallallahtl aleyhi ve sellemi beser 
olarak gonderdi. 

330 — Sonra en once secilmis nebi olana salat ve selam olsun. 

331 — Rasultillah sallallahtl aleyhi ve sellem Efendimize ebediyete kadar selam ol- 
sun. 

332 — Btlttln yaratilmislarm en hayirlisi Allah Teala'nm sevgilisine olsun. 



142 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Nevzdd-i 333 risalet Hateme 'n -Nebiyi 334 
Silt akti ve emdi parmaklarini 

Mevlid-i seddet ol ali mekdn 
Dort diem dikildi ve dendi heman 

Dort kose olmustu cihan bu zata 
Nere donse ever gok futuhdta 335 

Siydddt-i 336 ana tebsir 337 edildi 
Mahserde ummetin senindir dendi 

Velddet 338 gecesi yildizlar tamam 
Arz-a meyl ettigin gordtt sakfi-nam 339 

Ve hini vaz 'inda 340 hdnenin iqi 
Nurlandi demi§tir o hatun ki§i 

Dogunca aksirdi dedi Elhamdulillah 
Mevlid-i Mufahham 341 ol Rasulullah 

Abdurrahman tbn-i Avf'in anasi 
Ismi Sifd Hatun ol nur pare si 342 

Aksmnca Nevzad-i 343 Kureysi 
Isittim hdtiften 344 o saddyi arsi 

Dedi ve hem Sam 'in saraylarmi 
nur He gordtim alaylarini 



333 — Yeni dogmu§ 

334 — Son nebi 

335 — Fetihler 

336 — Efendilik, sultanlik 

337 — Miljdesi 

338 — Dilnyaya tejrif 

339 — Bulundugu yerin tavani 

340 — Te^rif ettigi vakit 

341 — Bilyilk kutlu dogum 

342 — Parfasi 

343 — Yeni dogmuj sultan 

344 — Hahi ses 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 143 

Bulug-i bi 'setini 345 etti intizdr 346 
Nuzillil vahyi de iman eyledi izhdr 347 

Safiyye Bint-i Abdulmuttalib 
Kabtlelik etti tayyib 348 mutayyib 349 

Kaldirmca basini secdeden Rastil 
Allah birdir dedi ben oldum Rastil 

Gobegi kesilmis stinnet tekmil 350 
Cismi mtinewerdi 351 ve yunmustu bil 

Muhammed'un Seyyid'ill Kevneyn-i ve's- Sakaleyn 3 
Ve'l-ferikayni min Urub'in ve min Acem'in 353 

Mevlaya salli ve sellim daimen ebeda 354 
Ala Habibike Hayr-il Halki kulluhimi 355 

Cendb-i Amine 356 olperi-i haslet 357 
Ana denmistir eylesin dikkat 

Ug gtin tamam meldike ziyaret 
Etmedikge yoktur besere ruhsat 

Bu mealde gaibten bir sadd geldi 
Ctimle hdne halki yanindan gitti 

Abdulmuttalib gordti ne etti 
Safd 'dan gegerek Merve 'ye gitti 



345 — Nebilik zamani 

34S — Bekledi 

347 — A 5 ikladi 

348 — Kavmini gilzelce ovdtl 

349 — Gonltl razi 

350 — Tarn olarak 

351 — Nurlu 



352 — Dilnya ve ahiret, insanlarm ve cinlerin Efendisi 

353 — Araplar ve Acem firkasmm Efendisi 

354 — Rasultillah sallallahti aleyhi ve sellem Efendimize ebediyete kadar selam ol- 



sun. 

355 



-Buttin yaratilmislarm en hayirlisi Allah Teala'nm sevgilisine olsun. 
-Ulu Amine radiyallahu anh 
-Gilzel yaratilisli kadm 



144 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Hane tizerinde gordti bir beyaz ku§ 
Kanatlari Mekke daglarini tutmu§ 

Takarrub 358 ettikqe bir beyaz bulut 
Yakinen gordti ve etti suktin 

Acep rtiya midir hayal midir bu 
Dedi ve aldi bir gtizel koku 

Kendisini dlemden tecerrtid 359 etmi§ 
Zan etti cermet bagina gitmi§ 

Kapiyi vurdu igeri girdi 
Cenab-i Amine 'yi pek zayif gordti 

Alnindaki nuru gormeyince 
Bilmedi hikmetini dti^tindti ince, ince 

Bir zat-i gortince Muhib 360 
Gayetle havf 361 etti Abdulmuttalib 

Dedi Ya Amine korktum qdk 362 ettim 
Ka 'be 'yi titrer gordtim ben heldk oldum 

Putlar yere dti^tti Ka 'be dogruldu 
Makam-i Ibrahim nur He doldu 

Muhammed dogdu diye bir sadd geldi 
Bu sesle Huda 'dan bir atd 363 geldi 

Acele ben O Nevzad-i goreyim 
Rahmet kokusunu andan alayim 

Cendb-i Amine §imdi gortilmez 
Qtinkti tig gtin be§er yanina girmez 



358 — Yakla§tik9a 

359 — Sanki gikmij 

360 — Sevgili dost 

361 — Korktu 

362 — Korkudan odilm yanldi 

363 — Hediye 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i« 

Beni helak mi edeceksin nerde dedi 

Igeri girdi yahnkihg bir §ahsi-ha§in 364 gordil 

Amine 'nin soztinu o zat soyledi 
Abdulmuttalib Hazretleri sabreyledi 

Nas 'a 365 soylemek isterse ol ced 366 
Olurdu ebkem 367 dudagi hem sed 

Bu macera kendisine kdr etti 
Uc gun tamamina intizdr 368 etti 

Ulema-i nucum 369 ve Yahudiler 
Peygamberdn-i Ahir zaman geldi dediler 

Kizil yildiz dogdugunu gorenler 
Dediler tevellilt etti Peygamber 

Cem 'i dleme velvele 370 du§tu 
I^itenler bu habere u$u$tu 

Mecusi 'den Nasara 'dan Yehud 'dan 371 
Birgoklari gegti hag He puttan 

Yine velddet-i seniyye 372 gunti 
Medine 'de soylendi o gilzel tinti 

Huve'l Habibu'llezi tttrca §efdatuhu 373 
Li-kulli hevlin minel ehvali'l muktehimi 374 



364 — Sert baki§h 

365 — Insanlara 

366 — Ata, dede 

367 — Dilsiz 

368 — Bekledi 

369 — Falcilar 

37 °— Gurultu 

371 — Mecusiler, Hiristiyanlar ve Yahudiler 

372 — Ulu dogum gilnil 

" 73 — O Allah Teala'nm sevgilisidir ki, §efaat ancak O'ndan umulur. 

374 — Korkulacak butiln hallerde sigmilacak yer O'dur. 



146 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Mevlaya salli ve sellim daimen ebeda 375 
Ala Habibike Hayr-il Halki kulluhimi 376 

Hasan 'til Ensdrt ederdi rivayet 
Zabd-ti ketb edilmis Leyle-i velddet 

Hemdn on gtinltik yoldan bu habere 
Bir gecede nesr-i harika iber 379 

Daha nice bu gibi haldt 380 

Ruy-i arza 381 verdi btiytik besdrdt 3S2 

Mtiltiki 383 arzin dili tutuldu 
Ntisirevan 'in 384 koskti yikildi 

Saraylari tezelzele 385 ugradi 
Htiktimdarlar bundan qokhavf^ 6 eyledi 

Sava Golti o gecede kurudu 
Semdve Deresi 'ni 387 sular btirtidti 

Dahi yildizlarin sik, sik suktitu 388 
Habt etti 389 dlemi verdi suktitu 



375 — Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem Efendimize ebediyete kadar selam ol- 



sun. 

376 — Buttin yaratilmijlarm en hayirlisi Allah Teala'nm sevgilisine olsun. 

377 — Yazilmi? 

378 — Dogu§ gecesi 

379 — Ibretler 

38 °— Olaylar ve haller 

381 — Yeryilzune 

382 — Miljdeler 

383 — E^yasi mulkil 

384 — Adaletiyle me^hur Iran hilkumdarlarmdan 

385 — Sarsildi 

386 — Korktu 

387 — O gece Sava Golti batti. Onun yerine bir deniz crkti. Soyle ki; Kufe yaki- 
nmda bulunan Firat suyu tajti. Dimijk ile Irak arasmda bulunan colii doldurdu deniz 
gibi eyledi. (Yazicioglu Muhammed, Muhammediye, Istanbul, 1984, s,145) 

388 !->.. 

— Dusmesi 
389 — Alemi susturdu 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



147 



Cesim 390 putlar yere dustii bi 't-temam 391 
Rahip Ays Abdulmuttalibe etti ihtiram 

"3GO ^Q"^ 

Bildd-i Fdrisi deki atesgedeler 
O gecede hemen sondti dediler 

Daha birqok zuhur etti havdrik 394 
Yazdilar cilmlesini esldfsevabik 395 

Lakin bu ast ettim ihtisar 39 ' 

Ve ismine dedim "Ydr-e Yadigdr" 



Ne mumktin vasfetmek o kerem kdni 
Ana nazil oldu Seb 'ulMesani 39 " 



3 'J 7 



Okuyan-i dinleyeni yazani 

Nail etsin gufrdnma 3 " ol Gdni 4< 

Eslaf-i ahldfim 401 hisseddr etsin 
Hem nam-i ahiret guntine gitsin 

Isitenler okusunlar fatiha 
Quraakta verdim am hitdma 402 



Ve seldmun alel Milrselin 403 
Ve 7 hamdulilahi rabbil alemin 



Ihramcizdde 

Haci Ismail Hakki TOPRAK 

Kuddise sirruhu 'l-aziz 



-Buytik putlar 

-Hepsi birden 

-Iran §ehirleri 

-Ate$e tapan Mecusiler 

-Harika olaylar 

- Oncekiler gegmij olaylan 

-Kisalttim 

-Yilce §eref Sahibi'ni 

-Fatiha Suresi 

-Af ve magfiretine 

-Zengin olan Allah Teala 

-Oncekiler ve sonrakiler 

-Sona erdirdim 

-Buttin Nebilere selam olsun 



148 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



2-KATRE §IIRI 

Katremizden hisse al bi-gdr-i derya olmusuz. 
Cttmle halka bir bakisla gesm-i bind olmusuz. 
Gergi zahirde lisdn-i nds He guftdrimiz. 
Mdnd yuzunden soyunup hep muarrd olmusuz. 

Validem merhume agmisti bize bir kutlufdl, 
Ravzd-i Pdk-i ziyarette demisti: 'Ey Kerimu-l MutedV 
Bu Habibin hurmetine ver banaferzend bi-meldl 
Andan aldigi libdsi bunda iksd olmusuz. 

Td ezelden intisabim dlemin Seyyidine, 
Dustum askina anin geleliden bu dnasir bendine 
Cok aradim agladim yttz tutup Hakk'in ken dine, 
Alemi devrdn iginde Hubb-u Mevld olmu$uz. 

Kunhuntu bilmek dilersen sirr-i Hdkidir ozttni. 
Anin edvdrincadir ddint ozttni ve sozttm 
Her neye baksa basar Hdkidir bakan goztint, 
Zird evvelden aninla tek-tt tenhd olmu§uz. 

Bir acep sirri Tdki 'den aldigim ders-i iber, 
Am bilmek dilersen sana vereyim haber, 
Her ulilmi almisti pirimden O seyh-i muteber, 
Biz anda mahvolup bezm-iferda olmusuz. 

Cttnktt kitmir olahdan bu kapida bu hakir, 
Her isin sirrin ezelden bildim Takdir-u Kadir, 
Ol sebepten isimiz cumleye tazim ve tekrimdir. 
Boylelikle halk iginde Hakk-i rand olmusuz. 

Bu tarikat dleminde olmak istersen su-dimend, 
Sen de bu halde olup halktan lisdni eyle bend, 
Iste budur dcizdnem Hubb-u fi'lldh sanapend, 
Hayr-u hakani cihan Simurg-u Anka olmusuz. 

Bunca ilm-ufazl He bilmez imis nur-i basar, 
Her isi eden ettiren Allah degil mi ver haber? 
Leyk hulilli ittihazdan eyle gayetle hazer, 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i^g 

Biz hakdyik dsiydn igre mimdr olmusuz. 

Emr-i md'ruf munkeri bilmez miyiz? 
Anlar He biz amel kilmaz miyiz? 
Isr-i Pdk-i Ahmed-i bilmez miyiz? 
Simdi izmdr eyleytt biz rdh-i mdnd olmusuz 

Herkesin miktari ihldsinca fiili eder zuhur. 
Sen gahs ol muhlisdndan gikmasin senden kusur, 
Gayride gorsen hatdyi setredup andan al huzur, 
Bunu ddet edinip bir dttrr-i yekta olmusuz. 

Ibtild dlemde var ikmdldir etme cedel, 

Her kula nasip etmez dm Huda izz-u ve eel, 

Ba§a gelse bil dm devlet ve nimet bi-bedel, 

Biz am gormu§ ve gegirmi§ pdk-i musaffa olmu§uz 

Hakk'i her §eyde ay an gormu§ ve bilmi§lerdeniz 
Ol sebepten halk katinda Hubb-u Mevld gozleriz 
Kahr-u liltfun cumlesin bir bildim ve tuttum ey-aziz, 
Hamdulilldh biz bu lutfa mazhdr-i mucelld olmu§uz. 

Bilmediler zevkimi ctimle ins-tt cin melek, 
Derdine du§tum bana neler gektirdi felek, 
Hdl-i Hakki bulmaya beyim zikrin ddim gerek, 
Zikr-i Hakk, seyr-tt sebakla ders-i yekta olmwjuz. 

Ihramcizade 

Haci Ismail Hakki TOPRAK 

kuddise sirruhu 'l-aziz 



150 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

§URIN YAZILMA HIKAYESi 
Hamit Tarakci Hoca kaddese'llahu sirrahu'l aziz 

Hamit Hoca, Ordu iline bagh Korgan ilcesinin Fizme koyundendir. Tarak 
imal ettigi icin "Tarakci Hoca" adiyla taninmi§tir. £ocuk denecek ya§ta Haci 
Mustafa Rumi ile tani§mi§ ve ona intisab etmi§tir. Bir ara Tokat'ta egitim 
gormu§, asil egitimini, £orum da Haci Mustafa Rumi'nin medresesinde ta- 
mamlami§tir. Manevi egitimini de tamamlamis. olmasina ragmen, ir§ad go- 
revi verilmemi§tir. Bu durumu, onu tamyanlar, sert mizacli olmasina bagli- 
yorlar. 

Corumlu Haci Mustafa Rumi Hakk'a yiiruyiince Haci Mustafa Haki'ye, o 
Hakk'a yiiriiyiince Mustafa Taki'ye intisap etmi§tir. Birkac defa hacca git- 
mi§tir. 

Hakk'a yiiruyiince Fatsa'ya defnedilen Hamid Hocanin, Mekki yolunun 
ihvanlan arasinda anlatilan bircok menkibesi vardir. Velayeti konusunda 
tamyanlan miittefikdir. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki kaddese'llahu sirrahu'l aziz Efendi- 
ye Intisabi 

Fatsah (Fizmeli) Hamit Tarakci Hoca §eyhi Mustafa Haki kuddise 
sirruhuT-azizin Hakk'a yuriiyecegini fark edince; 

"Efendim sizden sonra vazife kime verilecek" diye sorunca Mustafa Haki 
kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 

"Daha buluga ermedi" 



404 — Fatsa, Mehmet, Tasavvufta Mekki Kolu, 1st, 2000, s. 165 

1949 yilmda rahmeti rahmana kavujan btlyilk islam alimi Fatsah Tarakfi Hamid 
Hoca kaddese'llahu sirrahu'l azizin yine Haci Hamit Efendi nammda bir arkadasi 
vardir. Sivas'a Efendi Hazretlerini ziy arete gider gelirdi. Haci Hamit Efendi bir gun 
Ordu'nun Fatsa kazasmda metfun bulunan Tarakci Hamid Hoca'nm kabrini ziyaret 
ederek 

"Hocam, hep seninle Efendi Hazretlerini ziyarete giderdik, dunya fani, yalniz 
kaldint. Fakat fjimdi Sivas'a Efendi Hazretlerini ziyarete gidecegim ve selamini 
ona iletecegim" diyerek Sivas'a gitmis ve dergahm ortalannda bir yere oturmustur. 
O sirada sohbet eden Ihramcizade Haci Ismail Hakki kaddese'llahu sirrahu'l aziz 
Efendi; 

"Bugiin peygantberlerin, sehitlerin, siddiklarin, salihlerin ruhaniyyetleri bu- 
rada, bugiin Hamid Hoca'nin ruhaniyeti de burada" demis ve hemen ardmdan: 

"Gardasint! Haci Hamit nerdesin?" deyince, Haci Hamit Efendi ayaga kalkmis 
ve: 

"Efendim cennetin ortasindayim ", demis ve Efendi Hazretleri de: 

"Ve aleykum selam, Gardasint! Otur" diye karsihk vermisler. 

405 — Tasavvufta buluga erme yasi intisap ve kemalat ile ilgilidir. 

"Bayezid Bestami kuddise sirruhu'l-azize sordular. 

— Kac yaqindasin? 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 151 

Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Hakk'a yirruyiince, Fatsah Hamit 
Hoca bu sozun oglu Behauddin Efendi Hazretleri icin soylenildigi zanni 
galip olmus. ve §ama gitmi§tir. §am'da Bahaiiddin Efendi sahrada iken ziya- 
retine varmi§tir. Behauddin Efendi elinde yanm kalan cayi ikram etmis. ve 

"Haci Ismail Efendi'yi begenmezsen iste nasibin yanm bar dak gay 
olur. Vazife bizde degildir" buyurmu§tur. 

Gonliindeki firtinasi bitmeyen Hamit Hoca orada kalmayip Mekke'ye 
hicret etmi§tir. Iki sene tarak yaparak gecinmi§tir. Fakat sonra kimse onun 
taragini almami§tir. Ailesi magdur olan Hamit Hoca, Rasuliillah sallallahii 
aleyhi ve selleme miiracaat etmi§tir. Orada bulunan bir doktor gormus. oldu- 
gu bir riiyamn tesiriyle ona yol parasim vermi§tir. Adana Osmaniye'ye ge- 
len Hamit Hoca, riiyasinda ba§inmbir zincire bagh, zincirin de Sivas'a dog- 
ru oldugunu g6rmu§tiir, Bu minval iizere, Efendi Hazretleri de, 

"Katremizden hisse al. " diye ba§layan §iirini yazmis. gondermi§tir. Ar- 
tik Fatsah Hamit Hoca Hazretleri Sivas'a gitmeye karar vermi§tir. Trenle 
gelirken, 

Fatsah Hamit Hoca'nin Efendi Hazretleri hakkinda, "Bu adamda ne bul- 
duk ki, " ve "Eger beni istasyonda gelip karsilamaz isen teslim olmam " 
diye niyetlenmi§tir. 

Efendi Hazretleri Sivas'a gelince onu kar§ilami§tir. Efendi Hazretleri; 
"Hamit Hoca! Ikrar ettin mi?" diye sormu§tur. O, 
"Hayir, Efendim, Ikrar etseydim olmem gerekirdi. " Demi§tir. Efendi 
Hazretleri ihvanlanna bu hadiseyi anlatirken 

"Oyle bir inkdr ki, ikrarin fevkinde, eger gerekse idi Hamit Hocaya 
irsdd vazifesi verirdik" buyurmu§lardir. 

Efendi Hazretleri "Hacdar ve hocalar yegin, yegin teslim olmazlar, tes- 
lim olunca tarn olurlar" soziinii Fatsah Hamit Hoca icin soylemi§tir. Efendi 
Hazretleri hocalann zahiri ilimlerine hurmeten yanlannda edeben konu§- 

,407 

mazdi. 



—Dort. 

— Nasi! olur? 

— §oyle. Yetmif yd dtinya perdelerinde (maddi hicaplar arsinda) bulundum. 
Ama dort senedir ki, O'nu goruyorum, nasrt gordugumu de sorma gitsin. (Anla- 
tamam) perdeti gegen zaman omiirden saydmaz Ai/"(Tezkiretil'l-Evliya s.235) 

406 — §j vas z iyaretinde Fatsah Hamit Hoca Hazretlerine bir arkadasi Sivas sehrin 
smirlan icinde bir sual sormuslar. Fakat Fatsah Hamit Hoca Hazretleri soruya cevap 
vermemis. Ta ki, Tokat simrlarma girince 

"Ne sordun ki? §imdi cevap vereyim. " Diye arkadasma sorunca arkadasi "Niye 
once cevap vermediniz Efendim? " diye sorunca, 

"Efendi Hazretlerinin makaminda nasd cevap verebilirim." Buyurmustur. 
(Mehmet Isik Efendi (Zara-Kizik Koyil) 

407 — Mehmet Isik Efendi (Zara-Kizik Koytl) 



152 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Hamit Hocanin, Sivas topragina ayak basip "Ziyaretimiz makbul oldu, 
dbnelim gardcujlar" sozune kar§ilik, ayni anda Sivas'ta bulunan Efendi Haz- 
retleri 

"Hamid Hoca bizi ziy arete geldi, gitti" dedigi rivayet edilir. 



Httner ibraz gibi halka kottt bir ar olamaz 
Anin igttn httner ehli ebedi var olamaz 

Paredir dini He imam bu gttn ekserinin 

Ehl-i kttfre dahi bundan zttnnar olamaz 
Gegemez kimse paresinden dahi gegmez olsa 
Bu gozttmttn gordttgtt §eydir bu da inkar olamaz 

Cttmle sermest ehl-i §arab-i emel olmu§ dostlar 

Bin nasihatla biri cttz'ttnce ho§-yar olamaz 
Buhl u gururu cihani ne acep tutmu§tur 
Bunu bilmez kiyarin bundan e§ed ndr olamaz 

Ne kadar kilsa namaz, varsa riya zulttm ehliyine 

Kdfirdir hakikatten o dindar olamaz 
Ne kadar teali bize hasutlarimiz 
Korkma Allah'a dayan ttstttne httnkdr olamaz 

Gergifadl ehli bu gttn kendini ihfd tutmu§ 

Gttn yttzttn balgikla tutmag He cihan tar olamaz 
Kangi dervi§ He molla agar el ndddnd 
Bu gibi iki cihanda kottt bir kdr olamaz 

Ne'ne lazim halkin sana §uguli ey Fizmeli 

Bir bakdirsa bu senin gibi sersdr olamaz 

Hamit Tarakfi Hoca kaddese'llahu sirrahu'l aziz 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 1 53 

KATRE SiJRJNiN ACIKLAMASI 

KATREMIZDEN HISSE AL BI-GARI DERYA OLMU§UZ 
CUMLEHALKA BIRBAKI§LA QE§MI BINA OLMU§UZ. 
GERCI ZAHIRDE LISANI NAS ILE GUFTARIMIZ 
MANA YUZUNDEN SOYUNUP HEP MUARRA OLMU§UZ. 



408 



Katremizden hisse al bi-gari derya olmusuz 

Katre Efendi Hazretleri, vahdet yolunda yaratih§i basit bir terkip, kiy- 
meti yiice olan insanin Rabbi kar§isinda katre (damla) ile acizligini anlama- 
sini hatirlatarak Allah Teala'nin varhgina yol bulmak icin cah§masini beyan 
ederek kelama tevhidin mertebeleriyle ba§lami§tir. 

Derya Allah Teala'nin tecelli ettigi alemdir. 

"Bir Hint denizi bir rutubette; bir diem ki, tig ar§in boyunda bir beden- 
de gizlenmi§tir. " 

"Derya damladir, damla da denizdir. Yani deniz damlalardan husule gel- 
mijtir. Damla denizde gizli oldugu gibi, deniz de damlada gizlidir. 

Muhyiddin-i Arabi kuddise sirruhu'l aziz Hazretlerinin dedigi gibi: 

"Biz yiice harfler idik. Yani biz bizdik. Birbirimizden kopup ayrddik. 
Sonra tekrar birletjtik. §imdi de kemakan, biz biziz- " 

Dti§en kar, yagmur, dolu veya fay, dere, nehir hep deryaya kanjir. Amma 
bazen de kanjamaz. Deryaya varmadan buhar olur, sonra tekrar damlalasarak 
yagmur olup dilser. Yani nilzul (inis) kavsinden sonra uruc (cikis) kavsini ta- 
mamlamaya muvaffak olamaz. Eger deryaya kavusursa o zaman ne cayligi ka- 
hr, ne dereligi, ne de buzlugu... ve 

Bir zamanlar ah u efgan eyleyip inlerdi dil 

Bilmezem n 'oldu kesildi ah u efgan kalmadi 

sirri hasil olur. Yani bu kesreti andiran sekiller, isimler kalmaz, vahdet de- 
nizi nami altmda gizlenip gider. 

Bir noktadan Kur'an-i Kerim duzuldugil gibi bir damladan da deniz duztil- 
mustur. O damla, deryamn heryerinde varhgmi gosterir." 

Hakkin kullarini bazi kul eyler 

Am kul eylemezyine ol eyler. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



408 — Damlamizdan hisse al sonsuz bir okyanus olmusuz. 

Btitun yaratilmislara, bir nazarla maddi manevi irsad merkezi olmusuz. 

Her ne kadar insanlar arasmda, onlar gibi gorusilp konusuyorsak da; 

Batmi taraftan bakilirsa, bedenden ve dilnyadan tamamen soyunmusuz. 

409 — Mesnevi, c.V, b. 3579 

410 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 31 



154 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bu deryaya girmek icin varlik (benlik) ozelligini bozmak ile Hakikat 
Denizine dalmak yani Allah Teala'ya kavu§mak mumkiin olur. 

Ey teni bulasmis, pislenmis kisi, havuz kenarmda don dolas. Insan, havu- 
zun dismdayken nasil temizlenir? Havuzdan uzak diisen ki§i nasil temiz olur? 

411 

Ey Niydzi katremiz deryaya saldik biz bugtin 
Katre nice anlasin umman olan anlar bizi. 

Bu yolda ilerlemek isteyenlerin halleri degi§ik oldugu gibi hepsi de 
hakikatin sirrina kavu§amaz. Onun icin biiyiikler bu yolu gizli tutmu§lar, bu 
esrann gizli kalmasi icin rumuzlar kullanilmi§lardir ki, ehlinin di§ina yol 
gizli kalsin. 

Soziin evvelini bu sirla ba§latmasi, tasavvuf yoluna girenlerin anlayi§ 
sahibi olmasi ve bu itibar ile Rabbi tarafindan kendine verilmi§ ve verilecek 
ihsanin haberini veriyor. Bir i§in evveli sonucunu gosterir. Katreden um- 
mana varan bir yolculuk. §ah Nak§ibend kuddise sirruhu'1-aziz Efendimiz 
buyurdu ki; "Biz yolumuzun sonunu evveline derc ettik" 

Katre-i acz igre arif dive eyler zahida 

Katresin destinde pinhan mevc uran ummani gor. 

Pir Ilyas kuddise sirruhu'1-aziz 

Hak ilminde bu diem bir nttsha imi§ ancak 
Ol nushada bu ddem bir nokta imi§ ancak 
Ol nokta iginde nice bin gizli derya 
Bu diem o deryadan bir katre imi§ ancak 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 
Efendi Hazretleri ihvanin yokluk makaminin neticesi olan vahdet uzere 
olmalan halindeki durumu aciklayarak bu deryanin hikmetlerine kavu§ma 
§artini aciklryor. Tasavvufta bu mana "La mevcude Illa'lldh" (Allah Tea- 
la' dan ba§ka varhk yoktur) soziiyle 6zetlenmi§tir. 

Hamr-i ruy-i yar ile sekrdn olan anlar bizi, 
Katresin bahr eyleyip umman olan anlar bizi. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Hisse almak 

Insan yaratihs, itibanyla mukemmeldir. Fakat fani diinyaya gelmesi ile 
bazi karanhklardan hisse sahibi olmu§tur. Bu nedenle mur§idin tasarrufu 
gereklidir. Katre Allah Teala kar§isinda miir§id, miir§id kar§isinda ihvan 



4U — Mesnevic.II,b.l362 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 1 5j 

demektir. Katreden hisse almak, ihvanda nefisteki eksikligi gidermek ile 
olunca deryaya dalmakla isteklerinden azade olmus. olur. 

Zahida suret gozetme igertt gel cana bak 
Vechi ttzere gor neyazmis defteri rahmana bak 
Mushaf'i husnune yazmis "Kul huve'llah" ayeti 
Gel inanmazsan geru var mektebi irfana bak 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Hisse almak demek, bir manada intisap etmek demektir. Insanin sirri bir 
damla suda nasil sakli ise, Efendi Hazretleri de bize intisab eden bir ihvani- 
miz halimiz ile de ir§at olur demek istemi§tir. 

Hisse almak, zahiri nisbet almak bu yolda yeni ba§lami§ olan bir ihvana 
da tekabiil eder. Hisse alma, cahsjnayi da cagn§tirdigindan ihvaninda gayret- 
li olmasi talep edilmi§tir. Ancak bu yolun sahipleri car§i pazar gibi mallanni 
ortaya dokmeyip perdeler arkasinda esran sakli tutmu§lardir. Oyle bir sak- 
lama ki, gunes. gibi acik, gece gibi karanhktir. Bazen bu halde o kadar ileri 
giderler ki, onlann i§lerini normal insanlannkinden ayirmak mumkiin olmaz. 

Hakikat ehli, bu hareket tarzi ile yol e§kiyalannin bu yola ve miintesiple- 
rine zarar vermelerine mani olmak icin gizliden gizliye hareket etmi§tir. Bu 
nedenle 50k ki§ide bu esrara vukuf edemeyerek bigane kalmi§tir ve inkara da 
yonelmi§tir. 

Hisse almakta ba§ka bir mana ise; yoldan nasibli olmak gereklidir. £un- 
kii her nefsin ayni terbiyeden gecirilmesi de mumkiin olmadigi gibi Allah 
Teala'nin ihsani da herkese ayni tecelli etmez. 

Bu konuyu agiklayici olarak denilmijtir ki; 

"Allah Tedld 'ran yeryiiziinde ehli ehle sevk eden melekleri vardir. Tabia- 
tinda nebilerin ve velilerin tabiatlannda bulunan kemallerden bir parqa bulu- 
nan kimse onlari gorup iqittigi zaman onlara hemen meyleder. Mayasinda bu 
kemalden bir parqa olmayan onlardan uzakla^ir. 

Oliim bu nefreti ortadan kaldirir, bu sebepten dolayidir ki, buyuklerin 
Hakk'a yuriimelerinden sonra takdir edilmeleri bundan dolayidir. Arif-i Billdh 
insanlarin arasinda belirli bir yakinhk olmasi laubaliligi husule getirdiginden 
kendileri gibi olduklarini dusunmeleri onlara karsi bir saygisizhk olusmasinda 
bir etkendir. Bu ise, bir hayat gercegidir. "O'da bizim gibi yiyor, igiyor" ayeti 
ummetlerin rasullere karsi gelmesinde nasil bir rol oynuyorsa, velilerde bu si- 
kintiyi tatmislardirT 

Bu zevki eyler herkes bulmaz veil her ndkes 
Iren ana ddemde birfirka imi§ ancak 
Kim ol dente buldu yol vast oldu Niyazi ol 
Ndci denilenfirka bu zumre imi§ ancak 
Nicefehm etsin bizi pest katre-i nagizler 



156 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Karasiyok sahili gorunmez, gttnktt derya olmusuz. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Olmusuz la anlatilmak istenen, tevhid yolun son mertebesidir. Bunlar 
"Bilmek, bulmak ve olmak" tir. 

412 

" Bulmak demek, bilmek, gormek ve olmak demektir." 

Olmusuz 'un sirri ashnda insanin kendini bulmasi ile her §eyin "O" oldu- 
gunu gormesidir. Cirnkii her §ey O, diger manada Ben'dir. 

Safiye Erol bir gun hocasim ziyarete gittiginde, uzun zaman gorilnmedigi 
i9in sitem isitir. "Af buyurun efendim " sozleriyle oztlr dilemek ister. Hocasi 
Ken'an Rifai kuddise sirruhu'l-azizin cevabi uzun zaman kendisini dusiindure- 
cektir: "Ben affetmifjim ne gikar? Sen kendi kendini affet. " 

Ctimle halka bir bakisla cesm-i bina olmusuz. 

Cesm: Goz. Divan edebiyatinda §airlerin 50k sik kullandiklan, sevilene 
ait giizellik unsurlannin ba§ta gelenlerindendir. Sevgilinin rum vasiflanni 
iizerinde ta§ir. Rengi siyah veya eladir. Goziin sihir etkisi yapan biiyiileyici 
ozelligi vardir ve a§igi buyiilemekte iistiine yoktur. Bir suzgun baki§, a§igi 
sihirleyerek, kendinden gefirir. Ayni zamanda goz, goniil iilkelerini fetheden 
ve oldurucii ozelliklere sahip olan bir uzuvdur. 

Goz, gorme vasfi bulunmasina ragmen, seveni gormezden gelir. Aynca 
goziin baki§ tarzi da 50k farkh anlamlara gelmektedir. 

Terakkisi yiiksek olanlar kendilerini ifade ederken kelimelerin yetersiz 
kalmasi te§bih ve tenzih yolu ile tarikat yolunun buyuklugunu afiklamaya 
fali§mi§lardir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin "sizler benim bildik- 
lerimi bir bilseydiniz. " Buyurmasi soylenecek 50k soz oldugunu gosteriyor. 

Arife bu soz ay an ilia avama gizlidir. 

T r. n „ , -, 414 

La (La edn) 

Efendi Hazretleri, 'bu hale biz bir nazarla kavustuk ve o bakis bizi ctimle 
dlemin gozbebegi ihtiyag kapisi yapti ' diyerek buyurmasindaki hikmetteki 
asil niyeti, sebebi hayati olan §eyhi Tokath Mustafa Haki kuddise sirruhu'l- 
aziz Hazretleridir. Olmasi icin gerekli olanda bir anda olur. Bu bakis. Allah 
Teala'nin alemi yaratmak isteyince giinlerce du§unmeyip irade etmesi ve 
yaratmasi gibidir. 



412 -Ken'an Rifai, a.g.e. s. \\ 



41 ■ -YARDIM, M. Nun, Safiye Erol Kitabi, 1st, 2003, 



414 



'La edri', soyleyenin bilinmedigi, anonim 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi i =-, 

"Bir §eyi diledigi zaman, O'nun buyrugu sadece, o §eye 'Ol' demektir, 
hemen olur. " (Yasin, 82) 

Efendi Hazretleri de kendini bu 'Ol' emrindeki nazarda bulmu§tur. Bu 
'Ol' bir dogu§tur ki, ender olanlardandir. Bu O, 'Ol'maktir. £unku yaratil- 
mak demekle 'Ol'mak ba§ka §eylerdir. 'Ol'mak dogmaktir. Onun icin bu 
yola girmeyenler dogmus. degildir. Nitekim Hz. Isa aleyhisselamin "iki kere 
dogmayan melekut dlemine eri§emez" buyurmasi da be§erin unuttugu aslini 
tekrar bulup 'Ol'ma sidir. Tasavvuf lisaninda manevi viicut ikinci defa do- 
gus. demektir. Buyiiklerimize hayati omiirlerini sorduklannda Tarikata inti- 
sap ya§lanni soylerler onceki hayatlanni ya§anmi§ kabul etmezlerdi. Oyle ki, 
kabirlerini focuk mezan gibi yaptiranlar tarikat ya§lannin kufiiklugunu esas 
almi§tir. 

Bir bakig demekteki mana; 

Her §eye 'bir 'lik makamindan yani vahdet-i §uhud makamindan bakarak 
varhgin hakikati olan Allah Teala'nin maddi ve manevi tasarrufuna kavu§tuk 
demektir. 

'Bir bakif ta ki, diger bir alt mana; 

Mur§idi kamilin sozii, baki§i her hali bir kimyadir. "Haki (topragi) kim- 
ya (kiymetli maden) eder" sozii insan-i kamiller icin geferlidir. ' 'Kdmil- 
den noksanhk zuhur etmez ' kavraminca mur§idi kamil kendine teslim olani 
eksik birakmaz. Fakat terbiye edicide bir noksanhk varsa terakkinin olama- 



415 — Hz. Ai§e, Rasultlllah sallallahil aleyhi ve selem Efendimize, 

"Ey Allah Teala'nin Resulil, nereyi bulursan orada nantaz kdiyorsun, seccade 
yayntiyorsun" dedi. Rasultlllah sallallahil aleyhi ve sellem Efendimiz 

"§unu bil" buyurdu, Allah Teala, "Buyuklere pis seyleri tentiz kihnistir. Veli 
zehir yese bal olur, Baskasi balyese, o esnada zehir olur." 

Iki kisi §eyhleri hakkmda konusuyorlardi. "Bin ben onu sarap icerken gor- 
dum" dedi. Obtlril "sen onu gece ibadet ederken gor" dedi. Yani gilndtlz silahh 
gece killahh desene... 

Gilndtlz evine gittiler, §eyhin elinde kadeh vardi. "Sen bize kadehe seytan pis- 
ler, elinize alntayin, dentez ntiydin" deyince, 

"Zaruret halinde pis tentiz olur, hastayim sarap igntent lazint. Bana sarap bu- 
lun getirin" diye, mtlritleri meyhaneye gonderdi. 

Hangi meyhaneye gittilerse, meyhaneciyi aglar buldular. "Ulu Seyh nteyhane- 
ntize ugradigindan beri saraplar balserbeti oldu" diye dovilnilyorlardi... 

"Cihan bastan asagi kan olsa, Veliyine helalyer..." 

Haci Bayram Veli kuddise sirruhu'l-azizi, Ikinci Murad'm vezirlerinden biri, ol- 
dilrmek istedi. Yemege cagirdi. Yemegine zehir koydu. Haci Bayram Hazretleri 
kuddise sirruhu'1-aziz; 

"Yemegi biz yiyelint, zarari size dokunsun." Diye yedi. Yemek bitince, vezir ol- 
du. (AYTANQ, Gontll, Sozce, 1st. 2005, s.63) 



158 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

yacagi da bilinen gercektir. 

Efendi Hazretleri §eyhi hakkinda ihvanlanna bilgi verirken ilk kar§ila§- 
malannda olan "Sen Ai§e Hanim'in oglu musun?" kelam-i ile gozler ara- 
sinda olan baki§in bir a§kin temeli oldugunu defalarca teyit ederek 
"Gardcujlarim! Bu hal o hal" buyurarak; maneviyat ah§veri§inin bir anda da 
zuhur edecegini bildirmi§tir. 

417 

Shakspeare'in dedigi gibi, kim sevdigini ilk goriiste sevmemistir ki. 

Baki§in terkibinde ise, tebessiim vardir. Bu tebessum cemal mertebesin- 
den zuhur eder. Rahman sifati a§ikar olur. Rahim sifatiyla da dogum gercek- 
le§ir. Yeni bir hayat basjamis. demektir. 

Insani hayvanlardan ayiran ilk alametlerden biri: Tebessilmdur! Bir 90cuk 
yeni dogdugu vakit bejikte tebessum eder. Qocugun, kundaktaki tebessilmleri 
ailenin saadetine saadet katar. 

O kadar kanli sank olan ask da evvela tebessilmle baslar." 

Askm baslangici tebessum fakat nihayeti gozyasi ve yilrek yamgidir. 

Tebessilmun insanlik alemindeki mevkii 90k ehemmiyetlidir. Hep muvaf- 
fakiyetler tebessilmle hasil olur. Gultimsemez bir kimseyi gorilrsen hasta zan- 
nedersin. Bu adam hif gulmilyor, hasta veya asabi... dersin. 

Tebessumti bilmeyen bir koca, karisim mesut edemez ve nihayetinde de an- 

lasma hasil olmaz. Boylece tebessumti bilmeyen bir kadm da kocasim mesut 

j 418 

edemez. 

Rasultlllah sallallahtl aleyhi ve sellem Efendimiz ekseriyetle mtltebessim- 

dirler. Havva ile Adem'in birbirleriyle bulustuklan vakit tebessum ettikleri soy- 

lenir. 

419 

Askm da baslangici oyledir, evet oyledir!" 

'Bir baki§' ta ki, diger bir alt mana; Biitiin insanlara ve tarikatlar 
bendelerine bir bakiyoruz demektir. 



416 — Abdullah Ibn'i Miibarek Hazretleri buyurur ki; 

"Miir§idi Kdmil gelen ihvanin kabiliyetine gore tarikati tarif etmeli, eger bu 
yolda nasibi yoksa onun iqin sanat ve diger mesleklere yonlendirmeli ve onun geli§- 
tirebilecegi yone yonelmesini sagladiktan sonra dini bilgilerden yeteri miktarda 
bilgiye haiz kilmah, sonra onu oyalamamahdir. Eger bu sekilde olmazsa vebale 
duqar olur. " 

Bu kaderi ilahinin tecellisi demektir. Ancak Mtlrsidi Kamiller sofralanm acik 
tutmakla emr olunduklanndan dolayi bu kapida 'Yok' kelimesi telaffuz edilmez. 
Kamillik bu ince yolu kirka yararak goturmektir. 

417 — Ken'anRifai, a.g.e. s.184 

418 — a.g.e. s.151 

419 — a.g.e. s.152 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 1 50 

Mademki, tarike girmissin, huzur ve edebi muhafaza etmen lazim gelir. 
Sakm zihninizi bulandirmaym. Tarikatleri, Kadiri, Rifai, Melami, su ve bu 
diye ayirmaym. Tarikatimiz tarik-i Muhammedi'dir. Baska tarik aramryo 
ruz. Biz insan anyoruz. Tarikattan maksat, insan bulmaktir. Bunu hangi 
yolda bulursan etegine yapis. Kadiri'de, Mevlevi'de, Bektasi'de, nerede bu- 
lursan yakala. Yoksa sade bu seyh gtlzel zikrettiriyor, demekle olmaz. Bir 
seyhte aramlan, gtlzel zikrettirmesi degil, irfan-i Muhammedi'sidir, 
kemalidir. 

Olgunluga eri§menin §arti yolun ehlini bulmak ve mur§idin himayesinde 
terbiye olmak ile olur. Bunlar ise, baki§in birer meyveleridir. 

§eyhini Hakk bil Niydzi kim 
Pir yttzttndendir Hak hidayati 

Ibn-i Ata Hazretleri joyle buyuruyor: 

"§eyh demek, seni bir kapiya davet eden kimse demek degildir. §eyh, bila- 
kis seninle Allah Teala ile arasmdaki perdeyi kaldirandir, seni heva ve hevesin 
hapsinden kurtarandir, seni Mevla'ya vardirandir. §eyh dedigin; senin kalbinin 

422 

aynasmi cilalayarak onda Hakk'm nurunun tecellisini saglayandir." 

§eyh, Allah gibi aletsiz i§ler gorttr. 
Milritlere sozsttz dersler verir. 

Kisinin dadisi, Allah Teala'nm golgesi olursa onu golgeden ve hayalden 
kurtanr. Allah'a kul olan, Allah Teala'nm golgesidir. O bu alemde olmtls, Allah 
Teala ile dirilmistir. Firsati kafirmadan ve stlphe etmeksizin onun etegine 

424 

sanlki, ahir zamanm sonundaki fitnelerden kurtulasm. 
Mef'ulu mefdilun, mef'ulu mefailun 
Ademde olan esrar bu demde imi§ ancak. 

Niyazi Misri kuddise sirruhuT-aziz 
Gerci zahirde lisani nas ile guftanmiz 



4 ^°— a.g.e. s.535 

421 — Miir^id olan ki§i savilacak makamlari ikmal etmis ve miirid terbiye et- 
mek kin de sahih icazet sahibi olmahdir. Bu sekildeki miirid in hali, bakisi ve 
kelami miirid icin terbiye icin maya teskil eder. 

Terakki (Ytlkselis) makamlari: Tevhidi EPal, tevhidi sifat, tevhidi zat'tir. 

Tedalla (Inis) makamlari: Cem, Hazret-il cem, Cem-iil Cem'dir. 

Son makam; Ahadiyet Makami Id, Hz. Muhammed sallallahii aleyhi ve 
selleme aittir. Tevhidi Zat'ta insan kamil olur, bu makama erisinceye kadar 
insan noksandir. 

422 — Ismail Ankaravi, MinhacuT-Fukara, 1st, 2005, s. 55 

423 — Mesnevi, c.II, b. 1323 

424 — Mesnevi c.I, b.423-424 



160 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Miir§id-i kamillerin konu§ma ihtiyaclan ashnda insanlann ihtiyaci oldu- 
gu icindir. Yoksa onlar devamh huzurda olduklanndan cemalin kar§isinda 
hayran olup kalmi§lardir. Bazen oyle hallere de varmi§lardir ki, kendilerinde 
bile degildir. Ancak onlann fark alemine intikal ettiklerinde kelamlan ilahi 
alemin ne§esiyle ibrazi hakikat eylerler. 

"Insan Allah Teala'yi bildi mi kelle lisanuhu, yani lisani susar. Bir hadis-i 
serifte de tale lisanuhu, yani lisani uzar buyrulur. Yani icabmda ve sirasmda, 
sirf halki irsat maksadiyla soyler. 

O yaygaraci motor, denizde bir pa re a yol alabilmek icin kiyameti ko- 
pariyor, alemi bizar ediyor. Halbuki koskoca bir dretnot dag gibi dalgalara 
gogiis verdigi ve otekinden cok siiratli gittigi halde sesini kimse duymaz. Su 
da var ki, o dretnottaki agirhgin kiiciik bir kismi bu motora yiiklenecek ol- 

425 

sa derhal batar." 

Efendi Hazretleri, zahirin baglayici olmadigini, bizim zahirimize de 
hukum edip, yoldan kalmayin. Bizden istifade etmenin yoluna gidin demek 
istemi§tir. Akil gozii, sezgi giiciine yogun bir baski yaptigindan bu zor bir i§ 
olmu§tur. Kalblerin geni^ligi birdirfakat marifetleri bir degildir. 

Sirri insandan haberdar ol, selamet bundadir. 

La edri 
Insan kendisini lisanin if manalanna vermelidir; sozlerin di§yiiziinden 
dinlemekle bir §ey hasil olmaz. Kelam'in bir cemali vardir ki, Allah Teala 
onu sevdiklerine vermi§tir. Bunu §u menkabe 50k giizel teyid eder. 

Bir gun Hazret-i Abdillkadir kuddise sirruhu'1-aziz vaaza get} kalmis. Ce- 
maatin beklememesi igin, devrinin alimlerinden olan oglu, kursilye gelerek iki 
saat vaaz etmis. Fakat etrafmda ne bir heyecan ne bir alaka uyandirabilmis. Ni- 
hayet Hazret-i Abdillkadir kuddise sirruhu'1-aziz telasla gelerek: 

"Oziir dilerim ey cemaat, geciktim. Valideniz yumurta pisirmisti, sahan 
dustu yumurtalar kinldi.. " Deyince, cemaat aglasip feryat etmeye baslamis. O 
zaman Abdillkadir Hazretleri 'nin oglu: Aman baba, iki saattir bunca soz soyle- 
dim de kimseye tesir etmedi. Sen, yumurtalar dustu kinldi, deyince cemaat bir- 
birine girdi diye hayret etmis. 

Eve gidince hayretini babasma acmis ve hikmetini sormus. O da, "Ey Og- 
lum! Eger sen de Bagdad qollerinde 25 sene nefsinle mucahede etseydin, se- 

427 

meresini gorurdiln" buyurmuslardir. 

Efendi Hazretleri bu misrada zahir ve batin farkini acikhyor. Zahirde 
biz sizinle soyle§ir goruniiruz, fakat mana tarafinda sozumuz fiilimiz Al- 



425 — Ken'anRitai, a.g.e. s. 322 

426 — a.g.e. s.101 

427 — Mehmet Zahid KOTKU, TasawufiAhlak, 1st, 1998, s.l 19 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi ./-i 

lah Teala iledir. Bu nedenle Allah Teala'nin mahlukat iizerindeki tasar- 
rufunu bizden de gosterir. Allah Teala'nin kelamina butiin yaratilmi§lar 
a§iktir. 

428 

Konu§anm, Allah Teala oldugu bir haldir. §ayet sen olmazsan, senin 
yoklugun kadar Hakk'in varhgi zuhur eder. Efendi Hazretleri bu durumu 
ihvana haber vererek tedbirli olmalanni da istemektedir. £unku insan bilme- 
digi kar§isinda belki mazur olabilir. Fakat bu cahillik terakkiye mani sebep 
oldugundan miirebbinin talebesini yetersiz birakmasi da uygun olmaz. Bu 
nedenle meselenin if yuzunu remzen bile aciklamak rahmet olmu§tur. 

Mana yuzunden soyunup hep muarra olmusuz. 

Aradigin §eyi Adem-de ara, sakin Adem-i terk edip ta§rada bo§una vakit 
zayi etme. Di§tan bakildigi zaman adem katre goriiniir ama ashnda O'nda 
derya gizlidir, demektir. 

Her §eyin oziinde Hakk'in hakikati var oldugundan bu alem ve adem 
Hakk'in tecellileridir. Hakikat gozii ile bakan Yaraticiyi yaratilanda tema§a 
eder. 

Allah Teala "Musa aleyhisselama Firavun'un nimetlerinden elini ve agzim 
yikadigmdan Kerem deryasi ona bembeyaz el (yed-i beyza) vermijtir. 

Aym bunun gibi gonill Musa'si, bir Firavun gibi olan nefs nimetinden, yani 
nefsin hazlarmdan hirs elini, ac gozlilluk dudagmi yunarsa padijahm kereminin 
deryasi ona da bembeyaz el, dogruluk ve saflik bagislar. Manamn hedefi Allah 
Teala'ya varmaktir. Varanda manamn dahi varhgi kalmayip soyulur gider. 
Efendi Hazretleri bu misrada yokluk ve vahdet iizerinde aldigi hal ile 
kendinde zuhur eden sozlerin bile asil sahibinin kendi olmadigini, ihvanin 
Hakk kapisindan feyz almasi gerektigini haber veriyor. 

Ayinedir bu diem her §ey hak ile kaim, 
Mir'ati Muhammed'den Allah gorunur daim. 

429 

Ismail Hakki Bursevi kuddise sirruhuT-aziz 
Muarra soyulmak, ciplak olmak, bir list mana ise, 'Yokluk ' demektir. 
Efendi Hazretleri ihvana §eyhi Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz ile 

Allah Teala'da kavu§tugu yokluk makaminin manevi terbiyede asil hedef 

oldugunu gostermi§tir. 

Yokluk bu yolun esasidir. Efendi Hazretleri buyurur ki; 



428 — Allah Teala kudsi bir hadiste soyle buyurur: 

"Kul, stlrekli olarak nafilelerle bana yaklasir, nihayet ben onu severim, onu se- 
vince, onun goren gozil, isiten kulagi, tutan eli, yurilyen ayagi, konusan dili olurum. 
Artik o benimle gorur, benimle isitir, benimle tutar, benimle yurtir, benimle konu- 
sur." 

429 — Bu beyitin Aziz Mahmud Hildayi kuddise sirruhuT azizin oldugu soylen- 
mektedir. (ERAYDIN, Selfuk, Tasavvuf ve Tarikatler, Istanbul, 1 994, s, 1 5) 



162 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Garda§larim! Bir zaman sonra gordttk ki, elimiz fjeyhimizin eli, her 
§eyim §eyhimiz olmu§. Biz yok olmu§uz, O var olmu§. Yok olun. 
Gardcujlarim! Yok olun, sonunda Allah Tedla var olur. " 

Yok olma, ihvan varhgini fena yolunda Fena fi'l ihvan, Fena fi'§ §eyh, 
Fena fi'r rasul ve Fena fi'l Allah'ta seyr ettirip, beka menziline ugratip, zat-i 
tecellide istigrak ve muhabbet manasi ve bu hallerin inki§afi ile terakki et- 
mesini saglamak demektir. Neticede zat tecellisine mazhar olanlar viicud 
aleminde, viicud-ii ilahiden ba§ka bir §ey gormezler. 

Var idi Allah, yok idi e§ya 
Oylece el' an oldu kemdkdn 

La 
Muhammed Bahaeddin Nak§ibend kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine; 
"Sizi kabre koyarken hangi ayetleri okuyahm " diye sorulunca: 
"Degmez " 

Bir alay muflisleriz geldik der ihsanina 
§ey'-i li'llah eyleriz httsn-i ruy-i tabanina 

Ilahisini okuyun. Buyurdular. 

A§k ate§i ister ki, Hakk'tan ba§ka hig var olmasin 

La 



430 — (Aciklama) 

Allah Teala var iken, e§ya yoktu. 

Onceden oldugu gibi jimdi de boyledir. 

431 — (Aciklama) 

Bir alay miiflis olarak geldik ihsan kapina 

Allah Leala nzasi igin parlak yuzuntin gilzelligini bekleriz 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi i g-> 

VALIDEM MERHUME ACMI§TI BIZE BIR KUTL U FAL 
RAVZA-I PAKI ZIYARETTE DEMi§Ti, "EY KERIM-UL MUTEAL 
BU HABIBIN HURMETINE VER BANA FERZEND BI- MELAL 
ANDAN ALDIGI LiBASI BUNDA IKSA OLMU§UZ. 432 

Efendi Hazretleri birinci kitadan sonra dogumu ile olan harika olaylara 
gecmesi, bu yolda maneviyatin onceligini ve be§eri hayatin manevi baglanti- 
sini aciklamak istemi§tir. 

Batin ve zahir birbirini tamamladigi icin tevhid yolu bu ikiliyi birle§tir- 
mekten gecmektedir. 

Efendi Hazretleri burada, annenin rahim sifatiyla kendinde olan bereke- 
tin yolunu aciklamaya cah§mi§tir. £iinku kadinda olan yaraticihk babada 
bulunmadigi gibi kadinda olan vasiflann evlatta tezahiiru babadan daha faz- 
ladir. Efendi Hazretlerinin siilalesinin memuriyet ile i§tigal ettikleri muhak- 
kaktir. Fakat annesi Ai§e Hanimefendi ise, bu hayat tarzini manevi cepheye 
kaydirmi§tir. Bunda ise, etkin olan Ai§e Hanim olmu§tur. Onun ifindir ki; 
babasi hakkinda fazla konu§mayan Efendi Hazretlerinin hayat felsefesinde 
annesinin etkisinin 50k oldugunu ve "Anam, Osmanh bir kadindi" soziinii 
50k soylemi§tir. 

Aynca Efendi Hazretleri buyurdular ki; 

"Garda§lanm! Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellem bizlere §u mttj- 
deyi verdi. Oglum Ismail, seni biz kendi topragimizdan yogurduk ve eksit- 
medik. " 

Annesi bu sirra vakif oldugundan, Efendi Hazretlerinin yeti§mesi husu- 
sunda titiz davranmis, ve maddi yonden 50k manevi yone yonelmesi husu- 
sunda gayret gostermi§tir. Annesinin; 

"Oglum mazhariyetin gok buy ilk, sana abdestsiz silt vermedim" dedi- 
gini Efendi Hazretleri 50k defalar soylemi§tir. Ve 

Ismail'im dzam sensin 
Gillyilzlil tdzem sensin 
Dort kitabin hakki igin 
Gonlilmde gezen sensin. 

Beyitlerini 50k zaman kendileri tekrar ederdi. Efendi Hazretleri validesi- 
nin memurluk yapmasim istemedigini 



432 — Rahmetli annem benim ifin kutlu bir dilek tutmu^tu. 

Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellemin kabrini ziyarette, Allah Teala'ya yal- 
varmis ve demis ki; 

Burada yatan sevgilin hurmetine, bana dtlnya ve ahirette uzuntusil olmayan bir 
ogul ver. 

O'ndan getirdigi elbiseleri, maddi alemde giymisiz 



164 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Mazhariyetin buyttk, ben sana cami hademesi ol dedim, sen memur- 
luk yapiyorsun; adant olmadin oglum" sozunu gozya§lan ile soylerdi. 
Efendi Hazretleri; 

"Validemiz, cami hademesi ol dedi biz olamadik, fakat bugtin nig ol- 
mazsa da tamiratlari ile mesgul oluyoruz" buyurdular. . 

Validem merhume acmigti bize bir kutlu fal 

Fal: Gelecekte olacak §eyler hakkinda bilgi sahibi olmak icin ba§vurulan 
ce§itli yollar. 

Valide'nin uzun bir zaman dua kapisinda beklemesi ve evlat i§tiyaki 
O'nun miijdesindeki bekleyi§ fal bakanlardaki hayalin yiiksek derecesinde 
limit ve korku arasinda birakmi§tir. Efendi Hazretleri hayati boyunca nefsani 
bir du§uncesi olmamasina ragmen, kendi dogumunu ihvana anlatmasi 50k 
manidardir. Dogu§ olayini fal ile baglamasindaki hikmet be§eri aleme te§rif 
eden Efendi Hazretlerinin yaratih§i ancak diinyevi alemde hayalin sinirlanni 
zorlayacak kadar harika olmasindandir. £unkii validesi uzun bir zaman evlat 
hasreti ile kaldigindan Allah Teala'nin bu bagi§im, Rasulullah sallallahii 
aleyhi ve sellemin babasi Abdullah'in hayatimn fal oklannin takdirine bira- 

433 

kilmasi ile e§le§tirmi§tir. 



433 — Abdillmuttalib sicak bir yaz gunil Kabe'nin yanmdaki Hicr mevkiinde serin 
bir golgede uyuyordu. Bir rilya gordil. Rtlyasmda bir zat kendisine soyle seslendi: 

"Kalk, Tayyibe 'yi kazl " Sordu: 

"Tayyibe nedir?" Fakat o zat sorusuna hicbir cevap vermeden uzaklasip gitti. 
Uyanan Abdillmuttalib heyecanli idi. "Tayyibe" ne demekti? Tayyibe'yi kazmak 
nasil olurdu? Rilyaya bir mana veremeden merak ifinde o gun geceyi gecirdi. Ertesi 
gtln, aym yerde yine uykuya dalmisti. Aym adam tekrar gortindu ve seslendi: 

"Kalk, Berre 'yi kaz. " Rtlyasmda saskma donen Abdillmuttalib yine sordu: 

"Berre nedir?" Adam yine hicbir cevap vermeden oradan uzaklasip gitti. 
Abdillmuttalib derin uykudan daha btlytlk bir merak ve heyecan icinde uyandi. Ne 
var ki, gordtlklerine bir tilrlil mana veremiyordu. O gun ve geceyi de yine gordilgil 
rilyamn tesirinde gecirdi. Ertesi gilnil yine aym yerde yatiyordu. Aym adam gelerek 
kendisine, 

"Kalk, Mednune 'yi kaz. " Derin uykuda, Abdillmuttalib, adama 

"Mednune nedir? " diye sordu. Ama adam yine cevap vermeden uzaklasip gitti. 

Abdillmuttalib 'in merak ve heyecam son haddine ulasmisti. tic gtln tlst tlste gor- 
dilgil rilyamn bos olmadigim elbette biliyordu. Ama manasmi anlayacak en ufak bir 
ipucuna da sahip degildi. Dordtlnctl gtln yine aym yerde uykuya yatan 
Abdillmuttalib, aym adamm geldigini gordil. Adam bu sefer soyle seslendi: 

"Zemzem 'i kaz! " Abdillmuttalib, 

"Zemzem nedir, nerededir? " diye sorunca, adamm cevabi su oldu: 

"Zemzem bir sudur ki, hie kesilmez, dibine erilmez. Hacilarin su ihtiyacini 
onunla karsdarsin. O, Kdbe 'de kesilen kurbanlarin kanlarinin dokuldugu yer ile 
terslerinin gdmiildiigii yer arasindadir. Alaca kanatli bir karga gelip, orayi gagalar. 
Orada karinca yuvasi da vardir. " 

Uyanan Abdillmuttalib 'in heyecanma bu sefer sevinc de katilmisti. Qtlnktl rtlyayi 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi igj 



manalandirmak icin ipucunu elde etmisti. Zemzem kuyusundan defalarca bahsedil- 
digini duymustu. Fakat onun yerini kimse bilmiyordu. Qtinkti Ctirhtimltiler, Mek- 
ke'den dtisman istilasi ontinden kacarken, Kabe'nin biltiln kiymetli mallarmi Zem- 
zem kuyusuna atmis, kuyunun usttinti de toprakla bir edip, belirsiz bir hale getirmis- 
lerdi. O zamandan beri Zemzem'in ismi var, kendisi yoktu. 

Abdillmuttalib, artik Zemzem'in yerini bulup kazmakla vazifelendirildigini an- 
lamisti. Derhal arastirmaya koyuldu. Rilyasmda kendisine ogretilen yere gitti. Bu 
sirada alaca kanatli bir kargamn stizuldugunti ve yere konarak gagasi ile bir yeri 
kanstirdiktan sonra havalanarak goge dogru ytikseldigini gordil. 

Senelerden beri gizli kalmis hay at bahseden bir kuyuyu bulma ve ortaya crkarma 
serefine erecekti. Zemzem'in yerini tesbit etmisti ve sira kazmaya gelmisti. Bu serefi 
baskasma kaptirmak ve bu sirri baskalarma acmak istemiyordu. Bunun icin ertesi 
giln bir tek oglu olan Haris'i alarak tespit edilen yere gitti ve kazmaya basladilar. Bir 
mtiddet devam eden kazi sonucu Zemzem Kuyusunun ortilmtis duvar taslan ile bir 
daire seklindeki agzi meydana gikti. Abdillmuttalib sevincliydi, heyecanhydi. Adeta 
gozlerine inanamiyordu. Ama gozlerine inansa da, inanmasa da gorilnen bir kuyu 
agzi idi. Tekbir getirmeye bajladi: "Allah-u ekber! Allah-u Ekber! " 

Abdillmuttalib 'in bu faaliyetini bajmdan beri gozleyen Kureyjliler, i§in artik or- 
taya cikmak ilzere oldugunu fark edince, btlytlklerine haber verdiler. Bir mtiddet 
sonra, Kureys btiytikleri, kazilan yere geldiler ve Abdillmuttalib 'e, "Ey 
Abdillmuttalib] Bu babamiz Ismail 'in kuyusudur. Onda bizim de hakkimiz var. Bizi 
de bu ise ortaket" dediler. Abdillmuttalib, 

"Hayir, yapamam " dedi. "Bu is sadece bana tahsis edilmis ve aranizdan ancak 
bana verilmistir. " 

Abdillmuttalib 'in bu kesin cevabi Kureys ileri gelenlerinin hosuna gitmedi. Icle- 
rinden Adiyy bin Nevfel soyle konustu: "Sen yalniz bir adamsin. Tek oglundan 
baska dayanacagin bir kimsen de yok Nasd olur da bize karsi gelir, bize boyun 
egmezsin? " 

Bu soz, Abdillmuttalib 'in adeta icini yakti. Qtlnktl Kureysliler onu kimsesizlikle 
ktictimstiyorlardi. Bu anlayistan fazlasiyla rahatsiz oldugunu haliyle de belli etti. Bir 
mtiddet tlztlnttl iginde sustu. Sonra icini soyle dokttl: 

"Ya, demek sen beni yalnizlik ve kimsesizlikle ayiphyorsun, dyle mi?" 

Muhatabmdan hicbir cevap gelmeyince, bir mtiddet dtlstlndtlkten sonra, ellerini 
afarak ytlztlntl semaya dogru cevirdi ve 

"Yemin ederim ki, " dedi. "Allah bana on erkek qocukverirse, bunlardan birisini 
Kdbe 'nin yaninda kurban edecegim. " Abdillmuttalib 'in bu sozleri hem bir dua, hem 
bir yemin, hem de bir adakti. 

Boyle hadiseler ytlztlnden aralannda 90k defa carpismalar patlak vermisti. Bunu 
bilen Abdillmuttalib, kazi isinden o anhk vazgecti ve isin bir hakem tarafmdan hal- 
ledilmesini teklif etti. Teklifi kabul gordil. Hakemi tesbit ettiler: Sam'da oturan Sa'd 
bin Htizeym. Amcalarmdan birkagim yanma alan Abdillmuttalib, Kureys kabileleri- 
nin ileri gelenlerinden bir grupla Sam'a dogru yola cikti. Ne var ki, hentlz Sam'a 
varmadan Ilahi kader onlan durdurdu. Abdillmuttalib ve yamndakilerin sulan, alev 
sa9an foltln ortasmda bitti. Bu kendileri icin en btlytlk, en siddetli dtlsmandan daha 
da tehlikeli idi. 

Abdillmuttalib 'in mtlracaatma, Kureys ileri gelenleri, 



166 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



"Suyumuz ancak bize yeter" diyerek red cevabi verdiler. Abdtilmuttalib ile ya- 
kmlarmm hayati btiytik bir tehlike ile karsi karsrya bulunuyordu. Ellerinde yapacak- 
lan hicbir sey de yoktu. Qol ortasmda su aramak, serabm pesinde kosmaktan fark- 
sizdi. 

Fakat her seye ragmen Abdillmuttalib su aramaya kararliydi. Icinden bir ses su 
bulacagmi soyltiyordu. Devesinin yanma geldi, onu ayaga kaldirdi. O anda, birden 
gozlerine inanamadi. Qtinkti devenin bir ayagimn dibinde piril piril parlay an, bir 
avuc su gordti. Bu durum, arkadaslanm da sevindirmisti. Yeniden hayata donmtis 
gibi oldular. Abdillmuttalib, kiliciyla suyun crktigi yeri genisletince, su daha gilr 
akmaya basladi. Bu arada su vermeyen Kureysliler, hayretle onlan seyrediyordu. 

Abdillmuttalib ve arkadaslan, sudan, kana kana hem kendileri ictiler, hem de 
hayvanlarma icirdiler. Bir ara, Abdillmuttalib, kendisine su vermeyen Kureyslilere 
dondtl ve seslendi: 

"Suya gelin, suya! Allah bize su verdi. Hem kendiniz icin, hem de hayvanlarinizi 
sulayin! Haydi, durmayin, gelin. " 

Kureysliler mahcup mahcup kaynaga yaklastilar. Kana kana sudan ictiler. Hay- 
vanlanm suladilar. Kirbalarmdaki bay at suyu dokerek temiz su ile doldurdular. 

Kureysliler, Zemzem kuyusunu kazan ellerin kendilerine sundugu bu serin ve 
temiz suyu icer igmez, alemleri birden degisti. Mahcup ve suclu bir eda iginde 
Abdillmuttalib 'e donerek, 

"Ey Abdillmuttalib, " dediler. "Artik sana diyecek bir soziimuz yok Anladik ki, 
Zemzem 'i kazmak senin hakkin. Bu ise ancak sen layiksin. Vallahi, Zemzem husu- 
sunda seninle bir daha miinakasa etmeyecegiz. Artik hakeme gitmeye de gerek gor- 
miiyoruz. " 

Ve hakeme gitmeden yan yoldan tekrar Mekke'ye hep beraber dondtller. 

Mekke'ye donen Abdillmuttalib, oglu Haris'le birlikte kazi isine devam etti ve 
kisa zamanda Zemzem'i ortaya crkardi. Zemzem kuyusundan bazi krymetli mallar 
da crkti. Bunlar arasmda altmdan iki geyik heykeli ile kiliclar ve zirhlar da vardi. 
Zemzem'i ortaya cikarma hakkim daha once Abdillmuttalib 'e birakan Kureys ileri 
gelenleri, bu krymetli mallan gortlnce, hirs damarlan tekrar kabardi. Yine 
Abdillmuttalib 'in basma dikildiler. 

"Ey Abdillmuttalib, " dediler. 

"Bu mallara seninle beraber ortagiz. Bunlarda bizim de hakkimiz var. " Comert 
ve sabirli Abdillmuttalib once, 

Hayir. Sizin bu mallar uzerinde hicbir hakkmiz yok" diyerek isteklerini reddetti. 
Sonra yine comertlik ve mertligini ortaya koydu. 

"Ben yine de size yumusak davranayim. Aramizda kur'a cekelim." Bundan 
memnun olan Kureys ileri gelenleri, 

"Peki, bu kur'ayi nasil ve ne sekilde yapacaksin?" diye sordular. 
Abdillmuttalib, kur'ada takip edilecek usulii anlatti: "Iki kur'a Kdbe icin, iki kur'a 
benim icin, iki kur'a da sizin icin cekeriz. Kur'ada kime ne cikarsa onu alir, cikma- 
yan da mahrum kahr. " 

Bu usul tarafsiz bir hal caresi idi. Bu sebeple Kureysliler sevindiler ve 
Abdillmuttalib 'in bu davramsim takdir ettiler: 

"Dogrusu, " dediler. "Pek insafli davrandin. " Kabe'nin icinde Htlbel putunun 
yanma vardilar ve kur'a cektiler. Kur'a sonucu, Kureys ileri gelenlerinin bu mallarda 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi igy 



haklan olmadigim bir kere daha ortaya koydu. Altm geyik heykeller Kabe'ye, kili9 
ve zirhlar Abdillmuttalib'e dtistti. Onlarm payi ise, mahrumiyet oldu. Ama artik 
itiraz edecek durumlan kalmadi ve mesele boylece kapandi. 

Abdillmuttalib, kilif ve zirhlan dovdtirtip sag haline getirdikten sonra, bununla 
Kabe'nin kapismi kapatti. Boylece Kabe'yi altmla silsleyenlerden oldu. 

Zemzem kuyusunu ortaya cikardigi zaman Abdillmuttalib 'in yasi kemal yas olan 
kirkma basmisti. Otuz yil sonra, Cenab-i Hakkm ihsam ile erkek cocuklarmm sayisi 
onu buldu. Bu sirada seneler once yaptigi vaadini hatirladi: Erkek cocuklarmdan 
birini Kabe'de kurban etmek. Ama hangisini? Hepsi de birbirinden gilzel ve sevimli 
idi. Fakat Abdullah 90k daha baskaydi. Abdullah, Abdillmuttalib 'in on erkek cocu- 
gundan sekizincisi idi. Siret ve surette diger kardeslerinden 90k farkhydi. Dtlnyaya 
gelir gelmez babasmm almnda parlayan Nur-u Muhammedi onun almna ge9misti. 
Bu nur, ytlzilne harika bir gilzellik ve milstesna bir tatlilik bahsetmisti. Ama hi9 
kimse bu gilzellik ve tathligm nereden ve ni9in geldiginin farkmda degildi. 

Ogullarmm on'u da btiytimtistti. Vaadini unutmayan Abdillmuttalib, onlan bir 
giln bir araya topladi ve isin hikayesini anlatarak, i9lerinden birini kurban etmesi 
gerektigini bildirdi. Hepsi de tereddiltsilz razi oldular. Sonra da babalanna sordular: 

"Peki, nasd yapahm bunu? Kimin kurban edilecegini nasil tesbit edelim?" 
Abdillmuttalib boyle bir durumda nasil yapilmasi gerektigini biliyordu. Soyle dedi: 
"Her biriniz hirer ok aim, uzerine kendi isminizi yazin ve oklari bana verin! " Itaat- 
kar 90cuklar, babalarmm emrini derhal yerine getirdiler. Her biri okdanligmdan bir 
ok 9ekti. Uzerine kendi ismini yazdiktan sonra, babasma uzatti. Oklari toplayan 
Abdillmuttalib dogruca Kabe'ye vardi. Meselenin nasil halledilecegi anlasilmisti 
artik: Htlbel putunun yamnda ok 9ekilecek, kimin oku 9ikarsa o kurban edilecekti . . . 
Boyle durumlarda Kureys bu usule basvururdu. 

Kabe'nin yanma varan Abdillmuttalib 'in etrafim sehir halki sarmisti. Elindeki on 
oku, Allah' a verdigi soztlnden caymis sayilmamasi i9in, tereddiltsilz ok 9ekme me- 
muruna uzatti. On okun tlzerinde on cigerparesinin ismi vardi. Hangi ok 9ikarsa 
9iksm, cigerinden bir par9a kopacakti. Memur oklardan birini 9ekti. Uzerindeki ismi 
titrek bir sesle okudu: 

"Abdullah!" Sefkatli baba, duyduguna inanmak istemedi. Oku memurun elin- 
den 9ekip aldi, dikkatlice bakti ve okudu: 

"Abdullah. " Goz pmarlan bir anda yaslarla doldu. Bogazmda hi9kmklar dtl- 
gtlmlendi. Sefkati ve hisleri oylesine kabardi ve costu ki, bir an "Olamaz" diyerek 
haykiracak gibi oldu. Son anda Allah Teala'ya verdigi soztlntl hatirlayarak 9elik gibi 
iradesiyle sefkat ve hislerine gem vurdu. Yrkilmis bir halde ytlztlntl Abdullah'a 
9evirdi ve soyle dedi: "Oglum Abdullah! Allah, kendisine kurban edilmek uzere 
sent secti. Bu §erefi kardeqlerin arasinda sana ihsan etti. " 

Bu haber, bir anda oradakileri hilzne bogdu. Herkes birbirine soruyordu: 

"Abdullah mi? O giizel, o tatli cocuk mu kurban edilecek?" Abdillmuttalib ya- 
nan yilregine, kasirgalasan hislerine, okyanus dalgalanm andiran sefkat ve merha- 
met duygularma aldirmadan, biricik oglu Abdullah'm bilegini kavradi ve onu dog- 
ruca Isaf ve Naile putlannm yanma gottlrdtl. Nur ytlzlil Abdullah'ta sanki Hz. Ismail 
aleyhisselamm teslimiyeti vardi. Ytlztlnde en ufak bir memnuniyetsizlik belirtisi 
gorunmilyordu. 

Abdillmuttalib 'in bir elinde bi9ak, diger elinde oglu Abdullah'm eli vardi. Kur- 



168 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



ban edilmesi icin her sey tamamdi. Bu sirada bir takim gtirtilttiler duyuldu. Kureys 
esrafi geliyordu. Iclerinden biri seslendi: 

"Ey Abdiilmuttalib, ne yapmak istiyorsun? " Abdillmuttalib nur ytizlti ogluna ba- 
karak cevap verdi: "Onu kurban edecegim!" 

Bu cevap, kalabalik arasmda hayret ve heyecan meydana getirerek dalgalandi. 
Mildahale ettiler. 

"Ey Abdiilmuttalib, " dediler. "Bu nasil olur? Sen ki, Mekke 'nin biiyugiisiin; boy- 
le yaparsan, sonra herkes senin yaptigini yapmaz mi? Herkes oglunu kurban ederse, 
bizim de soyumuz kesilmez mi? 

Btittin kalabalik Abdiilmuttalib 'in aleyhindeydi. Hatta hisleri, duygulan da... 
Lehinde olan tek sey, celikten iradesi idi. Allah'ma soz vermisti ve bu soztinti mut- 
laka yerine getirmeliydi. Ciinkii Allah Teala O'nun istedigini vermisti. On erkek 
cocuk ihsan etmisti. Kurban etmemek O'na karsi nankorliik olurdu. Bu sirada Ab- 
dullah'm dayisi Abdullah bin Mugire ortaya atildi ve "Ey Abdiilmuttalib, " dedi. 
"Vallahi mesru bir mazeret olmadikqa, sen onu kurban edemezsin. Onu kurtarmak 
iqin gerekirse biitiin malimizi vermeye hazirizl " 

Abdiilmuttalib 'in duygulan, sefkati, merhameti de sanki dillenmis ve kendisine 
aym seyleri haykmyorlardi. Fakat celikten iradesi bir ttlrltl gevsemiyordu. 
Kureysliler ve ogullan yalvarmalarmm netice vermedigini gorilnce bu sefer soyle bir 
teklifte bulundular: 

"Ey Abdiilmuttalib! Abdullah 'i al, Sam 'a git. Orada bir kadin var; kdhin ve bil- 
gin bir kadin. Dogudan batidan zorlukta kalan herkes, iilkeler asip ona gider. Her- 
kesin derdine bir care bulur. Elbette senin icin bir care bulur. Abdullah bogazlana- 
cak derse, gel onu bogazla. Yok, eger seni de, Abdullah 'i da, bizi de iiziintiiden kur- 
taracak bir qare bulursa, ona gore hareket edersin. " 

Bu fikir, Abdiilmuttalib 'in aklma yatti. Derhal Abdullah'i yanma alarak §am'a 
dogru yola crkti. Medine'ye geldiklerinde kahin kadmm Hayber'de oldugunu ogren- 
diler. Oradan Hayber'e geldiler. Arrafe admdaki kahin kadim buldular. 
Abdiilmuttalib durumu oldugu gibi anlatti. Kadm sordu: 

"Sizde bir insanin diyeti nedir? " Abdiilmuttalib, "On deve " dedi. 

Bunun ilzerine kahin kadm, 

"Gidin on deve hazirlayin. Cocukla on deveyi ahp ok cektiginiz yere goturiin. 
Bir tarafta cocugunuz, diger tarafta ise, on deve olmak iizere ikisi arasinda ok cekin. 
Eger ok develere cikarsa, develeri kurban edip cocugu kurtarin. Yok, eger ok qocu- 
ga qikarsa, her defasinda develerin sayisina bir diyet miktari daha ekleyerek Rabbi- 
niz sizden razi oluncaya kadar ok qekmeye devam edinl Ne zaman ok develere qikar- 
sa, onlari bogazlayip kurban edin. Bu sekilde hem Rabbinizi razi etmis, hem de 
qocugunuzu kurban olmaktan kurtarmis olursunuz" dedi. Ortaya konan careyi uy- 
gun bulan Abdiilmuttalib, sevincten ucacak gibi oldu. Vakit kaybetmeden Mekke 'ye 
dondtl. Abdiilmuttalib, ailesi ve Mekke halki da bu habere son derece sevindi. Mek- 
ke 'ye dontlstlntln ertesi gtlntl idi. Abdiilmuttalib, biricik oglu Abdullah ve on deveyi 
alarak Kabe'ye gitti. Kahin kadmm tavsiyesi ilzerine Abdullah ile on deve arasinda 
kur'a cekilecekti. Abdiilmuttalib sevinc icinde, memura, 

"Cek" dedi. Cekilen ok Abdullah'a cikti. Develerin sayisim yirmiye crkardilar. 
Memur tekrar ok cekti. Ok yine Abdullah'i gosterdi. Develer otuza cikanldi. Ok 
tekrar Abdullah'a isabet etti. Devler kirk oldu. Ok yine Abdullah'a cikti. Elli oldu; 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



169 



Ravza-i Paki ziyarette demisti, "Ey Kerim-ul Miltedl 
Ravza-yi Mutahhara Temiz bahfe, cennet ko§esi, Rasuliillah sallallahii 
aleyhi ve sellemin kabr-i seadetleri manalanna gelmektedir. 
Bu Habibin hurmetine ver bana ferzend bi- melal 

Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin Cennette bulundugu makamm ismi 

434 

"Vesile"dir. Burasi Cennetin en ytlksek derecesidir. Cennette bulunan herke- 



ok sanki Abdullah'a cikmakta israr ediyordu. Altmis, yetmis, seksen, doksan oldu. 
Ok israria Abdullah'i gosteriyordu. Sanki baska bir alemden emir ahr gibiydi. 

Abdillmuttalib hayret ve heyecan icindeydi. Her cekim esnasmda ellerini semaya 
dogru kaldirarak dua etmekten de geri durmuyordu. Nihayet develerin sayisi ytlztl 
buldu. Tekrar ok cekilince, merakla bakanlar derin bir nefes aldilar. Ctinkti ok deve- 
lere crkmisti. Herkes gibi Abdillmuttalib 'in de gozleri sevincle parladi. Fakat onun 
bu sevinci fazla stirmedi. Derhal ciddilesti. Kendisini fazla tebrike imkan tammadi 
ve soyle konustu: 

"Vallahi, list iiste tig defa daha ok gekecegim. Tdki, kalbim mutmain olsun. " Ce- 
kilis tig defa daha tekrarlandi. Her defasmda sevinc cighklan atiliyordu. Ctinkti tic 
seferinde de ok develere cikmisti. Bu sevincini Abdillmuttalib, 

"Allah-ti ekber, Allah-u ekber! " diyerek izhar etti ve diz cokerek duada bulundu. 
Boylece Abdullah kurban edilmekten kurtuldu. Sevgili oglunun kurban edilmekten 
kurtulmasma son derece sevinen Abdillmuttalib, ytlz devenin Safa ile Merve arasma 
gottlrtlltlp, yan yana kurban edilmesini emretti. Emri derhal yerine getirildi. Kurban 
edilen develerin etlerinden Mekke halki bol bol istifade etti. Alamadiklanm da kurt- 
lar, kuslar, kopekler, vahsi ve ehil bilttln hayvanlar paylastilar. 

O gtlnden itibaren bir insan diyeti, Kureysliler ve Araplar arasmda, 100 deve ola- 
rak kabul edilme adeti benimsendi. Resul-i Ekrem Efendimiz de bu adeti oldugu 
gibi birakmistir. 

Bir de Ismail aleyhisselamm kurban edilme hadisesi vardir: Rasuliillah sallallahii 
aleyhi ve sellem nesebi Ismail aleyhisselama dayandigi igin; 

"Ben, iki kurbanhgin ogluyum" buyurmustur. 

434 — VESlLE: Ltlgat olarak bir btlytlge yaklasmayi saglayan vasita, araci mana- 
sma gelir. Hadislerde bununla cennetteki ytlce bir makam kastedilmis olmaktadir. 
Hz. Muhammed sallallahii aleyhi ve sellem "O (el-vesile), cennette bir makamdir... " 
buyurmakta, bu makami Allah Teala'nm bir kisiye verecegini belirtmekte ve tevazu 
olarak bu kimsenin kendisi olmasi hususundaki temennisini ifade etmektedir. Buna 
gore daha net ifade ile el-Vesile, cennetteki en yiice makamdir, bu makam tek 
bir insana verilecektir, O da Allah Teala katinda insanlarin en yiice oldugunu 
Mi'rac ve Kur'an-i Kerim gibi mucizelere mazhariyetini ispat eden E§ref-i 
Mahlukat ve Fahri Alem Muhammed Mustafa sallallahii aleyhi ve sellem Efen- 
dimizdir. Bu yiice makama vasil olan, Allah Teala'ya yakindir. Boylece Efen- 
dimiz sallallahii aleyhi ve sellem, giinahlarin affi dahil her cesit ebedi sart olan 
liituflara kavusmus ilahi yakinhgi elde etmeye vesile olmus olur. 

Gozleri kapanan bir adam Rasuliillah sallallahii aleyhi ve selleme gelerek: 

"Ya Rastilallah gozlerim kapandi. Benim igin dua buyur. " Demisti. Efendimiz 
sallallahii aleyhi ve sellem: 

"Abdest al, iki rek'at namaz kit, sonra da §oyle de: 



170 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

se birer dali yetisecek olan "Sidre'tiil-munteha" agacmm kokti oradadir. Cen- 
nettekilere her nimet, bu dallardan gelecektir. 

Rasulilllah sallallahu aleyhi ve sellem dtinyada iken oldugu gibi, Hakk'a 
ytirtidtikten sonra da, dtinyamn her yerinde, her zaman O'na tevessill edenlerin, 
yani O'nun hatiri ve hilrmeti icin isteyenlerin duasmi Allah Teala kabul eder. 

Bir bedevi, Ravza-i Mutahhara'ya gelip, 

"Ya Rabbi! Kole azat etmegi emrettin. 

Bu senin Rasulilndilr. Ben de, kolelerinden biriyim. Nebi'nin hatiri icin, 
beni Cehennent atesinden azat et!"dedi. 

"Ey kulunt! Niqin yalniz kendinin azat olmasini istedin? 

Biitiin kullanmin azat olntalarini niqin istemedin? 

435 

Haydi git! Seni Cehennemden azat ettim" sesi isitildi. 

Btiytiklerimiz buyurdular ki; 

"Rasulilllah sallalldhu aleyhi ve sellemi vesile ederek bir kul ihtiyaci iqin 
Allah Teala 'ya dua ederse, bu dua melekler vasitasi ile Efendimiz sallalldhu 
aleyhi ve selleme ulastirihp, 

"Filan kisi, haceti iqin Sizi vasita kilarak Allah Teala katinda araci olma- 
nizi istiyor. Efendimiz sallalldhu aleyhi ve sellem de onun iqin araci olur. Allah 
Teala 'da bu istegi geri qevirmez. " 

"Ummeti Muhammed sallallahtl aleyhi ve sellemin en bilyilk ozelligi ise, 
Efendimiz sallallahtl aleyhi ve sellemi her islerine vesile kihp oylece Allah Tea- 
la'ya niyazda bulunmasidir. 

Onun icin "Rasulilllah sallallahu aleyhi ve sellem bir adanta dua buyur- 
dugu zaman, o duadan qocugu ve torunu bile fay dalanudi. " 

Bugtln dikkatle incelendiginde btlytlk sahsiyetlerin soy ktlttlgtlnde bu du- 

437 

rum lark edilir." 

Hazret-i Maruf-i Kerhi kuddise sirruhu'l aziz dostlarma soyle derdi: 

"§ayet Allah Teala' dan bir dileginiz olursa, o hacetin gorulmesi iqin, be- 
ni vasita kilarak isteyin. Hacetinizin tahakkuku iqin vasitasiz olarak dilekte 
bulunmayin. " Ona bunun nedeni soruldugunda, hazret soyle der: 

'%unku bu gibiler, Allah Teala 'yi bilmediklerinden Hak Taald onlara 
icabet etmez; bilmis olsalardi, Hak Taala, onlara icabet ederdi. " 

Yine btlytlk velilerden biri olan Allah Teala' nm rahmeti tlzerine olsun, 
§eyh Muhammed el-Hanefi es-§azeli kuddise sirruhu'l aziz Hazretleri, Kahi- 



Allah Teala'm Nebi'n Muhammed ile sana tevessill ediyorum. Ey Muhammed 
sallallahu aleyhi ve sellem, goziimiin aqihnasi iqin senin sefaatqi olmani istiyo- 
rum. Allah Teala'm, O'nun hakkimdaki sefaatini kabul buyur." Demis ve ardm- 
dan Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem soyle ilave etmisti: "Bir ihtiyacin 
oldugu zaman hep aynisini yap! " Bu olaydan sonra adamm gozleri acilmisti. (bkz. 
Tirmizi, Deavat, 49; Ibn Mace, Ikame, 5; Ibn Hanbel, IV, 138) 

435 — ALTUNTA§, Ismail Hakki, Muhammedi Dua, Istanbul, 2004, s.l 18 

436 o 

— a.g.e. s.2 
437 — a.g.e. s.131 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi .ti 

re'de bir yerden bir yere cemaati ile birlikte su ilzerinde yuriiyerek giderdi. 
Kendi cemaatine soyle derdi: 

"Ey Haneji! Diyerek pesimden gelin. Sakin Ey Allah' im diye bir soz et- 
meyin. Sonra suda batarsiniz. " Cemaatten biri seyhinin nasihatine kulak asma- 
yarak, pesinde su ilzerinde giderken, "Ey Allah 'im " diye seslenince, sakalma 
kadar suya batar. §eyhi ona soyle der: 

"Ey oglunt, heniiz sen Allah Teala'yi tanimiyorsun ki, su ustunde O'nun 
adiyla yuruyebilesin. Ben sana, Allah Teala'nin buyuklilgunu ogretinceye 

438 

kadar benimle birlikte 61, sabret ki, aradaki vasitalan dusureyim" buyurur. 

Haci Valide cocuk elbisesini Ravza-i Pak'e birakinca alemin yaratihs. 
sebebi olan Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme tevessul ederek 

"Ya Rastil Seninle Rabbime muracaat ediyor ve istiyorum ki; kapina ge- 
lenler Seninle muracaat ederlerse dileklerine kavu^urlar. 

Ey ikrami bol comert, her makamda itibar sahibi olan Ey Rastil Sen 'inle 
Kerim ve Mtiteal Rabbimden maddi ve manevi kemalata sahip bir evlat isti- 

„ 439 

yorum. 

I§te bu evlat Efendi Hazretlerinin kendisi olacaktir. 

Bu konuya bir benzer hadisede §u §ekilde olmu§tur. 

Abdulkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine miiridi Muham- 
med, evlat ifin muracaat etmi§ti. O'da levh-i Mahfuzdaki yaziya istinaden 
evlattan nasibinin olmadigini soylemi§tir. Gavsii'1-azam Abdulkadir Geylani 
Hazretleri mahzun olan miiridine §efkatinden; 

"Sulbtimtizden gelecek bir evladi Rabbim sana bahsetsin " buyurdular. 
Bu dogacak evlad Muhyiddin Ibn'i Arabi kuddise sirruhu'l-azizdir. Bu bir 
sirri ilahidir. 

Rasuliillah sallallahu aleyhi ve selleme saygida bulunamn Allah Teala 
tarafindan gorecegi miikafat sonsuzdur. 



1-8 -Uhudu'l Kilbra, a.g.e. s.676-677 



439 — "Islerinizde saskinhga dusunce ehl-i kuburdan yardim (istiane) isteyi- 

Hiz."(Kesfu'l-Hafa, 1,85, hadis: 213) 

440 — sjgyh Bayezid-i Bestami rahmetullahi aleyh, bir giln Bagdat sehrinde murit- 
leri ile bir yere gidiyordu. §at lrmagmm koprilsil ilzerinde birkac oglan gocugunun 
oynadiklarmi gordtl. Qocuklar, mini mini bebekler yapmislar, birine Muhammed ve 
birisine de Aise adi vermisler, dilgiln ediyorlardi. Qocuklar, seyhi gorilnce hemen 
online ciktilar ve: 

— Ya §eyh! dediler. Bizim dugiinumuze buyur. Hazreti Muhammed' i evlendiriyo- 
ruz. I§te, bu Muhammed'dir bu daAi§e.. 

Hazret-i seyh, cocuklarm bu oyunlanm begenmedi. Rasuliillah sallallahu aleyhi 
ve sellem ile Aise radiyallahtl anha validemizin mtlbarek isimlerinin boyle be- bek- 
lere verilmesi ona kerih geldi ve asasmm ucuyla her iki bebegi de koprilniln kena- 
rmdan asagi suya atti ve mtiritleriyle yoluna devam etti. 

Evine vardi, halvethanesine girdi, oturdu ve murakabeye daldi. Murakabesinde, 



172 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Allah Tedla ve melekleri, Rasulune gok saldvat getirirler. " (Ahzab, 56) 
Ayette, Allah Teala ve meleklerin O'nun tarafindan gelen isteklere 

olumlu cevap verecegini haber vermektedir. Onun icin Ummet-i Muhammed 

O'na kar§i olan sevgiyi sonsuzluk derecesine vardirmi§tir. 
imam-i Rabbani kuddise sirruhu'l-azizin 
"Ey Allah Tedla'm Seni Muhammed sallallahii aleyhi ve sellemin 

Rabbi oldugun igin seviyorum" bu gercegi aciklamaktadir. 

Ayinedir bu diem her sey Hak He kaim, 
Mir'ati Muhammed' den Allah gorunur daim. 

Efendi Hazretleri Rasulullah sallallahii aleyhi ve selleme olan kemal de- 
recesindeki muhabbet ve a§kin ifadesine olarak vekalenin duvanndaki nadi- 
de tablodaki HU ism-i §erifinin goz ce§melerinden inci taneleri gibi dokulen 
ya§lar §ahittir. Belki de sevgilisi Efendimiz sallallahii aleyhi ve selleme kal- 
ben akittigi ya§lann maddi alemdeki aksi timsali olmu§tu. O'nun nemli 
gozleri, vekalenin duvarlan, e§yalan ve gelen giden misafirleri 50k defa 
Leyla Hanim'in §u misralan ile dile gelmi§tir. 

"Ah min el- a§ki ve hdlatihi 
Ahraka kalbi bi hararatihi 
Ma-nazara ayni ild gayrikum 
Uskimu billahi ve ayatihi" 



Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin gelip gectigini gordil, davrandi ayagmi 
opmek istedi. Resul-il zisan, seyhe hif bakmadi. Bayezid-i Bestami kuddise 
sirruhu'1-aziz, niyazda bulundu: 

"Ey iki goziim nuru Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellem... Ben kulunuza hie 
nazar buyurmazsiniz. Hdtiri serifiniz bana melul mudur? " 

Fahr-i kainat aleyhi ve alihi efdal-ilt-tahiyyat saadetle soyle buyurdu: 

"Beni oglanciklarin etinden aldin, hiq itibar etmeden asanin ucuyla suya attin. 
§imdi, benden itibar mi istersin? Bilemedin mi ki, adima hurmet, bana hurmettir. 
Siinnetime hurmet, bana hurmettir. " 

§eyh Bayezid-i Bestami kuddise sirruhu'1-aziz, buytik bir hata islemis oldugunu 
anladi ve derhal cocuklarm oynadiklan yere giderek, onlara hediyeler vermek sure- 
tiyle gonilllerini aldi. (Esrefoglu Rumi, Milzekkin Nilfus, 1st, s.51) 

441 — Duvarda asili resmin a9iklamasim soranlara Ord. Prof. Ahmet Silheyl Unver 
Hoca Efendi su sekilde yapmistir. 

Ah mine 7 ask ve hdlatihi 

Ahraka kalbi bi-hardretihi 

"Adam afjikmifj atjik," dedi. 

"A fjik bir ah qekmi§ dagi eritmifj, " 

"Dag eriyince irmak olmufj," (SIR, age. s. 135) 

442 — Ah! Ask ve hallerinden cektiklerime 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 1 73 

Vucudum mubteldyi derdi hicran oldu ser-td-pd 
Bana aglayin ki, yarin asistanindan cuddyim ben 
Acep mi gelse gesmimden siriskim boyle mahzundur 
Cigerde onulmaz bir derde mubteldyim ben. 

444 

Leyla kuddise sirruhu'1-aziz Hanim 

I§te fal kapisindan acilan hayat ile Rasulullah sallallahu aleyhi ve 
sellemden aldigi nisbete i§aret olan elbise ile bu be§er ve dunya alemine 
gelen Efendi Hazretlerini saadet yoluna Mur§id-i Kamil oldu. 

Andan aldigi libasi bunda iksa olmusuz. 

Elbise, nimetinin ayip ve ortulmesi gereken yerini ortmek; korunmak, 
guzel baki§i cezbetmek ve kotii baki§i defetmek; faydah bir g6riinu§, edeb ve 
vakar rahathgi ile guzelle§mek ifin giyilir. Her yoniiyle faydah bir nesnedir. 
Elbise giyenin heybetine manevi bir yon kazandinr. En guzel elbise manevi- 
yat ve takva elbisesidir. 

Qiplaklik tercih edilmedigi ifin elbise giyene rahmet olur. Tarikat yo- 
lunda ahnan nisbetin keyfiyeti yol ifin en biiyiik sermaye olur. Elbisenin 
nisbeti Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden olursa kiymetine paha bi- 
cihnez. 

Efendi Hazretleri elbisedeki nisbet ile Rasulullah sallallahu aleyhi ve 
sellemle hakiki birlikteligine i§aret ederek ve "Ummetimin dlimleri, Ben-i 
Israil'in nebileri gibidir" hadisi §erifine i§arette etmi§tir. 

Tarikatta Elbise Veya Hirka Giymek 

"Zikir telkininden sonra ?eyh, ya o gun ya da bazen hayli uzun bir milddet 

sonra ozel bir merasimle milridin bajma bir tag koyar veya sank sarar yahut ar- 



Kalbim hararetleri ile yandi 

Allah Teala'ya ve O'nun ayetlerine yemin ederim ki, 
Gozilm senden bajkasma bakmadi. 
443 — Vucudum milbtelayi derdi hicran oldu bajtan ayaga 
Bana aglayin ki, yarin kapsmdan ayn diljtum 
Acep mi dokillse goztlmden gozyajim, boyle mahzundur 
Cigerde onulmaz bir derde mubtelayrm ben. 
444 — Leyla Hanim 

Bir kazasker kizi olan Leyla Hanim, Kececizade Izzet Molla'nm yegenidir. Qo- 
cuk denecek yajta evlendiyse de bir hafta tlzerine, daha ilk geceden kabahklarma 
tamk oldugu ejinden aynlmijtir. Saray kadmlanyla yakm ilijkisi oldugu bilinen, iyi 
egitimli ve 90k kulturlil bir jairdir. Hazir cevapligi ve nilktedanhgi ile de tamnmi^tir. 
Leyla Hanim, Mevlevi tarikatma mensup olup Mihri Hatun kadar olmasa da ka- 
dm duygulanm biraz olsun terennilm etmesiyle ve zamanma gore bir kadm iqm 
serbest sayilabilecek soyleyijleriyle dikkat geker. Edebi bir cevrede ya§ami§ ve 
yazmaktan hig uzak kalmamij olan Leyla Hamm'm §iir dili agik ve sadedir. Bir 
Divan'i vardir. 1847 yilmda olmujtur. 



174 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

kasma bir hirka giydirir. Bu merasimden kastedilen sudur: 

§eyh milridin arkasmdan giysisini ve basmdan sapkasim alirsa bundaki ni- 
yeti onun kotti ahlakim kaldinp gidermektir. Milridin arkasma ya bir hirka veya 
baska bir elbise giydirmekten ve basma bir tac koymaktan ve sank sarmaktan 

445 

maksat da ona btlttln gilzel ahlaklan giydirmektir. Buna gore ornek olmak 
tlzere Nefhatu'r-Riyazu'l Aliyye isimli kitapta, Kadiriler arasmda tag giydiril- 
mesi su sekilde anlatilmaktadir. 

"Bir milride seyh, tag ve hirka giydirmek istediginde, seyh ve milrid yuka- 
nda gectigi sekilde abdest alip tag ve hirkayi milridin ontlne koyar. Ondan sonra 
Kitab'm sonunu kiraat edip, Allah Teala'dan ve Rasultillah sallallahil aleyhi ve 
sellemden vekilligi kast ve niyet ederek kendi eliyle hirkayi milride giydirir. 
Bundan sonra hangi seyhe intisabi varsa onu ve onun seyhini ta Rasulilllah 
sallallahil aleyhi ve selleme ulasmcaya kadar her birinin serefli ismini beyan 
edip der ki; 

"Benim §eyhim falan, bana milbarek eliyle giydirdi. Ona dafilan giydirdi. " 

Sonuna kadar seyhlerini sayip: 

"Ben de §eyhimin giydirdigi minval iizere sana giydirdim, 'der veya icazet- 
nameyi okur." 

Ta9 

§eyhler, yol ve irsat ehli olduklarmdan taci yol bakimmdan ve isteyerek 
zahir ve batma uymak tlzere ozellikle tertip etmislerdir. Mesela bazilan taglanm 
bir parga yapip "Innallahe ferdtln yuhibbu' 1 -ferd - Allah Teala tektir, tek olam 
sever," hadis-i serifine uygun muamele etmislerdir. Bazilan dtlnya veya ahiretin 
terkine isaret olmak tlzere iki parga (dilim) yapmislar, bazilan da tevhid-i ef al, 

446 

tevhid-i sifat ve tevhid-i zat'a delalet etmek tlzere tig digerleri dortltllere, ya- 



— Ayrica elbise giymenin sosyal etkileri de vardir. 
"Btlytlk mtictehid Imam Malik Hazretleri, kendisinden dini bir mesele soruldu- 
gu zaman veya bir ayet okuyacagi yahut bir hadis rivayet edeceginde abdestli olma- 
smm yamnda bu maksat icin hazirladigi ozel kiyafetlerini giyinir, tarn bir edeb tavn 
icinde vazifesini yaparmis. (Istilahat-i Fikhiyye Kamtisu cild: I, Imam Malik'in Ha- 
yati) Camide sank - ctlbbe giymeden vazetmek ve hutbe okumaktan da sakmmak 
lazim. Bunun cemaat tlzerinde pek menfi tesiri oluyor. Ayrica cenaze merasimlerin- 
de bazi hoca efendiler sank - ctlbbe giymeyi ihmal ediyorlar ki, bu da yanhstir, 
bindigimiz dah kesmek demektir. Bir imam efendi, kilik-kiyafeti ve btlttln yonleri 
ile bir btlttln arz eder, bunu hie unutmamalidrr. Bu mtinasebetle bazilanmizda gortl- 
len bir yanlis anlayistan da bahsetmek isterim." (QO§KUN, Ahmet, Sohbetler, 
Hatiralar, 1st, 1982, s. 34) 

446 — Bunun ticti, seyri stlltik'un fena mertebeleri olup sirasiyla fiillerin birlenme- 
si, sifatlarm birlenmesi ve zatm birlenmesi demektir. Ifadesi, enftlste ve afakta zuhu- 
ra gelen her ne kadar fiil (is ve hareket varsa hepsinin isleyicisi (faili) birdir, her ne 
kadar sifat varsa bunlarla sifatlanan birdir, her mevcudun zati birdir, o da Hakk'm 
zatidir diye bilmektedir. Yani: "Fail Allah Teala, mevsuf Allah Teala, mevcud 
Allah Teala" demektir. 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i yj 

ni ilimlere nefslere, tabiatlara ve dort unsura delalet etmek ilzere dort, bazilan 
bes duyguya ya da Islam'm sartlarma veya bes vakit namaza delalet etmek ilze- 
re bes dilim yapmislar. Alti cihete ve imanm sartlarma isaret icin alti, yedi isme 
delalet icin yedi, sekiz cennete isaret icin sekiz, dokuz kat goklere isaret icin 
dokuz, tevhid kelimesinin harflerinin sayismi veya on iki imami hatira getirmek 
icin on iki dilim yapmis olduklan gibi bazi taclarm 13, 14, 24, 28 dilimleri var- 
dir ve bunlarm hepsi bir seye isarettir. 

Hirka 

447 

Fakihler ve muhaddisler bu merasime itiraz etmisler, fakat seyhler bu 
kaidenin Hazreti Hizir aleyhisselamdan miras kaldigim iddia ederler. Nebilerin 
ovtincti Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellemin de yilce silnnetleri oldugunu 
haber verirler. Hatta Hz. Muhammed sallallahil aleyhi ve sellem oltlmstlzltlge 
gocmelerinden sonra hirkalanm Uveys el-Karani'ye vasiyet buyurmuslar. Bun- 
dan dolayi Efendimiz sallallahil aleyhi ve sellem ebediyete gecmesini milteakip 
Hazreti Omer radiyallahil anh, bu kutlu vasiyet ilzerine Imam Ali radiyallahil 
anh ile birlikte gidip emaneti Uveys radiyallahil anh'a teslim etmislerdir. Yakub 
aleyhisselamm Yusuf aleyhisselama giydirdigi gomlek de hirka giydirmenin 
makbulltlgtlntl isbat icin delil olarak ileri surillilr. 

Mesayih hirkayi ikiye ayinyor: 

1 -Teberrilken (ugurlu ve milbarek sayarak) giyilen hirkadir. 

2-Irade hirkasi'dir ki, soz konusu olan hirka budur. Zira bu hirkaya gi- 



447 — "Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem Hazretlerinin ashabmdan birine 
sofiyye arasmda bilinen suret ilzere hirka giydirmesi ve ashabmdan birine boyle 
emretmesi vaki degildir soztl asilsizdir. Bunun gibi Hazret-i Ali Kerremallahu 
veche'nin Hasan-i Basri radiyallahil anh'a hirka giydirmesi de asilsizdir. Hadis 
imamlarmm arastirmasma gore Hasan-i Basri radiyallahil anhm Cenab-i 
Murtaza'dan (Hazret-i Ali'den) isitmesi sabit degildir, nerede kaldi ki, hirka giydir- 
mesi sabit olsun." (Ibn Dihye, Ibni's-Salah, Ibn Hacer, Sehavi, Ibn Diyba, Ibni's- 
Seyyid Dervifj) 

Bununla beraber Suyuti, bir cemaatin Hasan-i Basri radiyallahil anhm hirka giy- 
dirme meselesini isbat ettigini bey an ediyor. Kendisi de bu ciheti tercih ediyor, bunu 
diger gortlsten tlsttln tutuyor. Bu hususta bir de risale yazmistir. (Siyer-i CeEle-i 
Nebeviye, Izmirli Ismail Hakki Bey) 

448 — Irade hirkasi, mtiridin ve mtirsidin karsihkli irade antlasmalanm temsil eden 
hirka demektir ki, mubayaa ve muahede bahislerinde gortlldtlgtl ilzere mtiridin mtir- 
side seriatm emirlerine, tarikatm usul ve ilkelerine, seyhin irsat ve tembihlerine 
kulak verip geregini yapacagma dair soz vermesi, mtirsidin de mtlrid bu soztlnde 
durdugu takdirde 

"Allah Tedld'nin izni ve Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem 'infeyzi ile kendi- 
sini yetistirme yollarindan yiiriiterek fdni beseriyet elbisesini soyup baki ruhaniyet 
elbisesini kendisine giydirecegine " soz vermesini temsil eder. 

O halde tac, hirka, kemer gibi seyler asildan olmayrp her biri birer manayi temsil 
eden bir takim temsili sekillerden ibarettir. Bunlarm olmasi veya olmamasi tasavvu- 
fun insan-i hayvam, insan-i kamil mertebesine eristiren ytlce hizmet ve himmeti 



176 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

449 

yecek kimse ifin §eyhe tamamen teslim olmaktan bajka gare yoktur. 

§eyh, hirkanin §artlanni yerine getirecegine ve edebine riayet edecegine 
dair miiridden soz ahr. Miirid, §eyhe bir emanettir, heva ve hevesle onda 
tasarruf edilmez. Muridin, §eyhinden izinsiz aynlmasi uygun degildir. Mirri- 
din himmet zamani ve usulii §eyhin takdir edecegi vakit ve hallerdir. 

Mur§id-i Kamil de bulundugu alemin iksiridir. Kimyacilann kullandigi 
Kibrit-i Ahmer-i gibi, konuldugu §eyi altin eder. Onlarla nice oliiler diri- 
lir, niceleri kemal bulur. Onlann cisminin ve bulundugu mekandan feyz 
hicbir zaman eksik olmadigi gibi kiyamet giiniine kadarda devam eder gider. 
Eger bu §ekilde bir durum olmami§ olsaydi maddi hifbir miraslan olmayan 
bu ki§ilerin kabr-i miibarekeleri hala ayakta kalmaz ve adlan unutulurdu. 

Buyuklerimizden i§ittigimize gore "Buyuklerin bastigi topraklardan 
yttzyillar sonra dahi feyz ahnir." Buyurmu§lardir. Eger onlann teberriiken 
bir e§yasina da sahip olmak onlardan bir nisbete sahip olmak ile e§ degerdir. 

Imam Malik (radiyallahtl anh) buyurdu ki; 
"Rasuliillah sallalldhu aleyhi ve sellemin bulundugu topragi, hayvan ayagi 
ile gigneyip geqmeye Allah Tedld 'dan utanirim " 

Halid Ibn-i Velid radiyallahtl anh bir savajta Efendimiz sallallahil aleyhi ve 
sellem'in iginde kill bulunan sarigim yere diljurdu. Onu ahp ba§ma koymak igin 
90k zaman gecince, bu beklemeden dolayi pek 90k insan oldil. Sahabe bu hali 
ho§ karjilamadilar. Halid Ibn-i Velid radiyallahtl anh; 

"Ben bunu sank icin yapmadim. Bilakis, Rasuliillah sallalldhu aleyhi ve 
sellemin sacinda bulunan bereket iqin yaptim. ki, bu kil miisriklerin eline diisup 
onun bereketinden mahrum olmayayim " dedi. 

Saginin bir teline cihanfeda olsun. 



yamnda M9 mesabesinde kahr. 



(49 



Ian) 



-AYNI, a.g.e., s. 255-257 — Stlhreverdi, Avarif-til Me'arif (Tasavvufun Esas- 



450 — (En-nddiru kel-ma 'dum) "yok gibi nadir bulunan kimya, kiymetli §ey" 
451 —ALTUNTA§, a.g.e. s. 168 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi i -i-, 

TA EZELDEN INTISABIM, ALEMIN SEYYIDINE 
DiJ§TUM A§KINA GELELIDEN BU ANASIR BENDINE 
QOKARADIM YUZ TUTUP HAKK-IN KENDINE 
ALEM-I DEVRAN I0NDE HUBB-U MEVLA OLMU§UZ 452 

Ta ezelden intisabim, alemin Seyyidine 

Insanda bulunan a§k-i muhabbet ezel anla§masinin en kusursuz ornegi- 
dir. Bu ise, ezel-i ervahta (Ruhlar aleminde) mur§idimizin Rasuliillah 
sallallahii aleyhi ve sellem ile bir ahitle§me yaptigi bir haldir. Bu a§k sonra- 
dan olmadi demektir. Her §ey Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem ile oldu 
ve O'nunla devam edecektir. 

"Yaratilism oncesi Ruh-i Muhammedi, sonu ise, insaniyetin yaratihsi- 

453 

dir. Yani btittin kainatm yaratilismm baslangici ve koktl Fahr-i Alem Mu- 
hammed Mustafa aleyhi ve sellem Efendimizdir. 

Hz. Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem Efendimiz yaratihsta da ruha- 
ni yontl ile her seyden oncedir. Ruhani ve cismani cihetlerin geldigi yerdir. Ni- 
tekim hadis-i serifte gelir, 

"Allah TeaM once benim ruhumu yaratti. " 

Nebilerin, evliy alarm ve diger insanlarm ruhlan da, O'ndan aynlan tali 
unsurlardir. Onun icin buyurdu ki, 

"Ben peygamber iken, Adent aleyhisselant gantur ve su iginde idi." 
"Biz sonradan gelnti^, geqmifjleriz" 

Yani yaratilis itiban ile sonra gelmis olsa bile Hz. Rasuliillah sallallahii 
aleyhi ve sellem Efendimiz mahlvikattan once yaratilmistrr. 

Bunun tlzerine Fahr-i Alem sallallahii aleyhi ve sellem Efendimiz kendi- 



452 — Kainatm Efendisine ruhlar aleminde intisab ettigim icin, 

Ruhum bedene kondugu andan beri onu askma dtisttim. 

Sevgiliyi 90k aradim. Hakkm kendine yonelip 90k yalvardim, agladim 

Biz boylece su dontlp duran alemler i9inde Allah Teala'nm sevgilisi olmusuz 

453 — "Allah Teala yerytlztlnde halite yaratacagim derken burada kast edilen ha- 
kikat Efendimiz sallallahii aleyhi ve sellem'dir. Halifeden kasit, aslm makamma 
bakabilen demektir. Allah Teala'nm yerine vekil olacak yoktur. Buradaki mana 
Allah Teala'nm esrarim mtisahede kabiliyetine sahip olmak demektir. 

Hz. Muhammed Mustafa sallallahii aleyhi ve sellem Efendimiz ile Adem 
aleyhisselamla karsilasmca "befjeri yaratihfj yonunden evladim, hakikat yonilnden 
babant olan Fahr-i Alem sallallahii aleyhi ve sellem Efendimize salat ve seldm 
olsun" demistir. Onun i9in Hz. Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem Efendimize 
"Ruhlann Babasi" denilmektedir. 

Mira9 gecesi, Peygamberimiz Efendimiz sallallahii aleyhi ve sellem ve ala 
alihi'ye, Adem aleyhisselam "Ey Salih OguT diger peygamberler ise, "Ey Salih 
Kardef dediler. Beseriyet itiban ile Adem aleyhisselam baba sifatim kullandi. Fa- 
kat diger peygamberler bu konuda nesep yontl ile bir babahk iddiasmda bulunmadi- 
lar." (ALTUNTA§, a.g.e.52) 



178 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ne mahsus unsurlan ile oncelik sahibi oldu. Kainatm yaratiliji bu hakikat ilzere 
tamam oldu. 

Zira milbarek ruhlan ruh-u cami oldugu gibi, cisimleri de cism-i kamil 
idi. Yaratilmijlardan ve diger nebilerden O'nun jemail-i ve hilye-i jeriflerini 
derleyecek, toplayacak, kemaline ulajacak ve tamamlayacak biri gelmedi ve 

454 

gelmeyecektir." 

Yerinme ndkisim diye kemal ehlini gordukge 
Kamu noksani tekmil eden Ademden haber geldi. 

La 

Bir hadisi kutside Allah Teala buyurur ki; 

"Kendi kendimi sevdim, bilinmek istedim, bundan dolayi dlemleri halk 
ettim. " 

Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin hakikatine biraz olsun vukuf 
peyda etmek de ademligin sirnna erip, hayvani sifattan kurtulmaya sebeptir. 

Alem genis. olsa da manevi geni§likten yoksundur. Alemi yaratan Allah 
Teala kendi isim ve sifatlanni alemde tecelli ettirmi§se de, toplu olarak zati- 
na mazhar olacak bir kabiliyet ve yetenek Insan-i Kamil olan Rasulullah 
sallallahii aleyhi ve selleme nasip olmu§tur. 

"Ya Habibim Sen olmasaydin Bu kdinati yaratmazdim. " Sirrinin geregi 
bu alem Efendimiz sallallahii aleyhi ve sellemin nurundan derece, derece 
yaratilmi§tir. Allah Teala Hakikati Muhammedi'ye denen aynada Habibine 
olan a§kindan bu alemleri yaratmi§tir. Bizzat Efendimiz sallallahii aleyhi ve 
sellemin aynasinda Hakk kendini methetmektedir. Bu nedenle Efendimiz 
sallallahii aleyhi ve sellem, her iki ciheti yani zahir ile batini kapsamis. ve 
tevhit esasimn merkezi olmu§tur. 

Ayinedir bu alem her §ey Hak ile kaim, 

Mir'ati Muhammed'den Allah Teala gorunur daim. 

Rasulullah sallallahii aleyhi ve selleme iman etmedikce hicbir kurtulus. 
yolu olmadigi gibi, marifet yolunu da kat etmek Efendimiz sallallahii aleyhi 
ve sellem ile olmaktadir. 

Yolun ugramazsa Muhammed'e 
Gogtu kervan kaldin daglar ba§inda. 

Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 

Dustiim askina geleliden bu anasir bendine 

Insan ilahi sevgi ile var olup ve aynhrken, dort ana unsuru, ceset ile ruhu 
bir tutabilen varhktir. Bunlar da if ifedir. Bu nedenle dort unsur insanin ruhi 



454 — ALTUNTA§, a.g.e.139 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



179 



§ahsini ve vucudi imanini da te§kil eder. Bunlann hakikatine kar§ihk kalb, 
ruh, sir, hafi unsurlan konulmu§tur. 

Ruh ilahi varliktir. Allah Teala'nin emriyle cesetle dunyada bir siire kal- 
diktan sonra, kaynagina, yani Allah Teala'ya donecektir. Bu nedenle insanin 
yeryiizunde ya§adigi siirece ruhunun kutsalhgina yara§ir bicimde davranma- 
si, dogruluk, erdem, giizellik gibi degerlerden aynlmamasi, ozunii hakiki 
bilgiyle siislemesi gerekir. 

"Ruhun mebdei (baslangia), Allah Tedld'nin Ars'inin nurundandir. 
Yerin topragi ise, cismin ash ve vatanidir. Ruh gurbettedir, cisim (beden) 
vatanindadir. O hdlde (Ya Rab!) Garip, mahzun ve vatanindan uzak olan 
ruha merhamet et. " 

Mevlana Celaleddin-i Rumi Kuddise sirruhu'1-aziz 

Ask 

A§k kelimesi, Farscada i§k'tan gelir. I§k'in Turkce anlami, sarma§ik bit- 
kisi demektir. Insan bu kesret (diinya) ve unsurlar (toprak, su, ates. ve 
hava) alemine gelince istemeyerek a§k ate§ini ruhunda bulmu§tur. 



455 — Hikaye: Zamanm padisahi dervislerin arasma istihbarat icin gorevli gon- 
derdigi kisinin icine askm sinmesi gibi. Oysa gorevlinin gayesi istihbarattir. Fakat 
askm bulasiciligi onu da kendine cekmis ve sinesine atesini dusurmustiir. 

O kisi, dergahta yedi sene kalmis, kamil bir dervis olmustur. Fakat padisaha ra- 
por goturmek icin soz vermistir. Yedi sene sonra dergahtan crkrp kendisine gorev 
veren padisahm huzuruna cikmistrr. 

"Sultanim, bu kulunuzu yedi sene ewel bir kese altinla su dergdha gorevli gon- 
derdiniz. Orada ne oluyor, ne geliyor? Bana rapor getirin, demistiniz. Bu kulunuz, 
raporunu getirdi ve gorevini yapti, " demis. Hiinkar: 

"Soyle bakahm " deyince 

"Hiinkdrim, onu sonra alirsiniz. Rapor dilimin altinda yazihdir. Fakat size daha 
once daha baska bir sey soylemek istiyorum " demis. 

"Nedir o?" 

"Boyle suslu puslu, bin bir turlu tecessusiin, hasetierin bulundugu diinya qarki- 
nin iqindeki uq bes gunluk diinya sultanligi size gurur vermesin. Eger gerqekten 
padisah olmak istiyorsaniz siz oraya gidin, dervis olun. Oradakiler sultan. Onlarin 
sultanliklarinin dokunulmazligi var. Oyle uq bes gunluk babadan intikal eden bir 
hukumdarlik bir padisahhk degil. Oradakilerin hepsi sultan. Liitfen oraya gidin ve 
dervis olun, " demis. Padisah; 

"Celldt! " diye celladi caginr. Dervis olan gorevli; 

"Tamam, ben gonullii geldim. Celldda basimi teslim edecegim. Ne olur hilnkd- 
rim, gelin bu uq gunluk yaldizli elbiselerin altindan, binlerce etrafmizda sizden bir 
seyler bekleyen miirai insanlarin iqinde kendinizi sultan zannetmeyin. Oraya gidin. 
Sultanhk orada, " demis. 

Cellat, bu arada mtibarek basim govdesinden ayirir. Agzim acarlar ve dilinin al- 
tindan bir kagit crkar. Kagidm ilzerinde su yazihdir: 

"Seri (Bas) verdi, sirri vermedi Server Baba" (SIR, age. s. 583) 



180 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Ask, gok kuvvetli bir miknatistir. O, bir iksir-i dzamdir. " 

A§k: kalple tam bir muhabbetle sevmek, sevgiliden ba§ka her §eyden 
yiiz cevirmektir. Nefsin kotii arzulanna yani §ehvete a§k ve muhabbet de- 
nilmez. 

Siz sehvetin ismini ask koymussunuz. 

Eger dyle olsaydi, esek, insanlarin sahi sayihrdi. " 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz 

A§k uc turliidur: Mecazi ask, Ruhani ask, Ildhi ask. 

Mecazi a§k; ko§eyi donmekle ve nikah dairesinde biter. 
Ruhani ask; ruhbanlann a§ki gibidir. 
Ildhi ask; nebilerin a§kidir. 

Ildhi ask 

A§k, insanin kalbinde bir ate§ olup, sevgisinden ba§ka bir §ey birakmaz. 
Gercek a§k, Allah Teala'yi ve O'nun sevdiklerini sevmektir. A§k ile nefis 
terbiye olur, ahlak giizelle§ir. 

A§k jeriati, butun dinlerden ayndir. Ajiklann jeriati ve mezhebi de Allah 

„ „,„, , 456 

leala dir. 

Bu ilahi a§kin katresini yerler, gokler kaldiramaz ve kabul etmeye guc 
getiremezler. ilahi a§ki kalem yazamami§tir. ilahi a§k elden ele dilden dile, 
pirden pirle gelmektedir. 

"A$ik, daima asli vatanmi ozler. 

Her §eyde oldugu gibi ajiklar arasmda da derece farki vardir. Bir giln 
Rasulilllah sallallahii aleyhi ve sellem Efendimize sormuslar: 

"Ya Rasulilllah kaq giinde bir ziyaretinize gelelim? Diye. 

"Haftada bir geliniz. Sizin de beni, benim de sizi gorecegimiz gelsin!" 
buyurmuslar. 

Asiklarm biri de aym suali sormus. Ona: 

"Sana zaman yoktur, ne vakit istersen!" buyurmuslar. 

Asik huzura her zaman layiktir. Qiinkii huzura lazim olan edeptir. Gerci 
asikta edep yoktur. Fakat aski edeptir. 

Halbuki herhangi bir salik miirsit huzurunda bir kottl zanda bulunsa, seriat- 
9a kafir olmasa da, tarikat kafiri olur. Asiktan ise, bu gibi ters ve kottl vehimler 
ve zanlar sadir olmaz. Cunkti o vilcudunu silmis, silip la "yok" oldugu icin asik 
mertebesini bulmustur. 

Asik, canandan her turlu cilve ve oyunu gormiis, her cesit muamele ve im- 



456 — Mesnevic.ILb.1770 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 101 

tihana maruz kalmis oldugundan, miirsidin bir beseri tarafi olmasmi tabii bulur. 
Fakat henilz hamlik devresini gecirmemis bir salik icin miirsit, hayalinde 
yarattigi insandan gayri bir varliktir. Onda beser olarak yaratilmis olmanm ge- 
rektirdigi tabii bir hali gorunce yadirgar." 

Zeliha'da corekotundan od agacma kadar her seyin admi Yusuf takmisti. 
Onun admi gizli bir surette yazmis, mahremlerine o sirri bildirmisti. Mum ates- 
ten yumusadi dese bu soz, o sevili bize ahsti, sevdalandi demekti. Ay dogdu, 
bakm dese yahut sogilt agaci yeserdi diye bir soz soylese. 

Askm verdigi gam ile delirmis Hakk asiklarmm ne gilzel alemleri vardir. 
Yara ile merhem onlarm nazarmda birdir. 

Asiklar o dilencilerdir ki, padisahliga meyletmez, kacarlar. Cenabi Hakk'm 
visali ilmidiyle dilencilikte dayamr, dururlar. 

Onlar melameti icerler, yarin sarhoslandir. Sarhos deve ise, yukil cabuk go- 

t .. ..459 
turur. 

Cok aradim yiiz tutup Hakk-in kendine 

Her cah§manin bir kar§ihgi vardir. Kar§ihklarin eksiksiz verildigi kapi 
Hakikat-i Muhammediye'den tecelli eden Allah Teala'nin kapisidir. 

Efendi Hazretleri, ba§langicin ve d6nii§un Allah Teala'ya olacagini bil- 
diginden bizler gibi siz de bu kapida cah§in, diyerek ihvani gayrete getirmek 
istemi§tir. Buyuklerin vuslat gayreti neticede insanlann yiikselmesine yar- 
dimci olmaktadir. Bu ise, beka yolunun sermayesi olmaktadir. Oyle ise, bir 
zaman bu kapida israria yiiz tutmak gerekir. 

Bu hususta Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri: "Uyursan biryol 
uzerinde uyu. Qunku bir yolcu gegerken seni tekmeler kaldirir, amayolun 
disinda veya herhangi yaban tarlalarinda uyursan oradan kimse gegmez 
ki, seni kaldirsin" Yani bir kamile baglan, o kamil noksan dahi olsa, senin 
teslimiyetin var ise, hakiki bir mur§id gelir seni kemale erdirir. 

Dinle neyden kim hikdyet etmede 
Aynhklardan sikdyet etmede 

Mevlana kuddise sirruhu'l-azizin a§ki koca bir mesnevinin yazilmasina 
sebep oldugu gibi derdinin atesjni anlatarak, binlerce insana hidayet olmu§- 
tur. 

Bakm Molla Cami kuddise sirruhu'1-aziz ne diyor: 

"Her kim Mesneviyi akfjam sabah okursa ona cehennemin atetji haram ol- 



457 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 25 
458 — Mesnevi c.VI, b.4020-4024 



(59 



-§eyh Sadi-i §irazi, Bostan, trc, Kilisli Rifat Bilge, 1st, 1968, s.132 



182 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

„460 

sun. 

Alem-i devran icinde Hubb-u Mevla olmusuz 

Nasil ki, diinyayi imara cah§anlar varsa, maneviyatin mimari ile i§tigal 
eden Allah Teala dostlan olacaktir. Hubb-u Mevla sozii ile biiyiikler nefis- 
lerinden tamamiyla fani ve Hakk ile baki oldular. O'nun icin Efendi Hazret- 
leri bu sozii soyledi. Bu lisandan dokiilenler Rasuliillah sallallahii aleyhi ve 
sellemden gelen sozler gibidir. £iinkii Allah Teala'nin sevgilisi sifatina 
Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem kavu§mu§tur. Ki§i sevdigi ile beraber 
oldugundan Muhammedilerin de bu makamdan istifade edecekleri a§ikardir. 

461 



46 °— AYVERDI, Samiha, Abide §ahsiyetler, 1st. 1976, s.42 
461 — Menkabe 

Istanbul'da Koca Mustafa Pasa civarmda bir berber var imis. Bu zat, musliiman 
ve muvahhit, bes vakit namazmdadir. Lakin oyle dervisligi olmayip ancak Piran-i 
Izam kaddesallahu esrarahum Hazretlerinin ism-i serifleri zikr ve soylenince, elinde 
her ne var ise, derhal yere birakip bas kesip 

"Kaddesallahu sirrahu'1-aziz" der imis. Bunun bu hali insanlar arasmda meshur 
olmus. Mesela bir adami tiras eder iken, diger adam tarafmdan 

"Ya Hazret-i Mevlana!" denir imis. O berber derhal elindeki usturayi yere bira- 
kip bas kesip "Kaddesallahu sirrahu' 1 -aziz" der imis. Tekrar usturayi ahp mesgul 
olurmus. Bu sefer de diger adam tarafmdan 

"Ya Hazret-i Abdillkadir Geylani!" denir imis. Yine derhal elinden usturayi bira- 
kip anlatildigi sekilde takdis eder imis. Yine tirasa mesgul olup bu sefer de diger 
adam tarafmdan 

"Ya Hazret-i Ahmed er-Rufai!" denir imis. Yine berber elinden usturayi birakip 

"Kaddesallahu sirrahu' 1 -aziz" der imis. O tiras olan adam da basi acrk oylece 
bekler imis ve ara sira bunlara rica eder imis ki, 

"Camm biraderler, etmeyin, birakm su adamm yakasim tiras olayim" der imis. 
Iste bu berberin hali boyle imis. Bir zaman sonra berberin eceli gelip Hakk'a yuril- 
mtis. Bu zati gotilrilp defnetmisler. O gece ahbablarmdan bir zat bu berberi rily asm- 
da gormils. Sual etmis ki, 

"Birader nasil ettin, mtinker ve nekir meleklerinin sualine cevap verebildin mi?" 
O berber, bu adama demis ki, 

"Vallahi birader, bir acep hal oldu, munker ve nekir melekleri ile beraber on iki 
kimse hazir oldular, lakin bunlar bildiklerim zatlar degildir. Yilzleri sems gibi parlar; 
hicbir adam erenlerin yilzlerine nazar edemez, gozleri kamasir. Bunlar birbirleriyle 
milcadele ederler ki, munker ve nekir meleklerinin sualine cevap ben verecegim 
diye. Digeri der ki, yok ben verecegim, oburilsu der ki, yok ben verecegim. Iste bu 
milcadele ile hepsi sorulara cevap verdiler. Sonra bunlardan sual ettim ki, 

"Siz kimsiniz?" Onlar buyurdular ki, 

"Biz on iki tarikin pirleriyiz. Sen dilnyada iken, bizim ismimiz zikr ve amldrkca, 
bize tazim edip takdis eder idin, iste ona mukabil biz de bu gilnde sana imdat ettik" 
buyurup gittiler" diye berber olan zat o ahbabma soylemis oldugunu ertesi gilnil o 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i oj 

Efendi Hazretleri mahbubiyet makaminin her haliyle bir ilac oldugunu 
ve nefisten korudugunu aciklami§tir. Bu nedenle yolumuza gelen bizi bilen- 
lere hizmetkanz demek istemi§tir. 

Bir §eye mahliik gozuyle baksan o mahluk olur 
Hak goztt He bak ki, bi-sek nur-i Yezdan andadir. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Can vermekse esasen asrkm vergisidir. Hak ugruna ekmek verirsen Sa- 
na ekmek verirler; Hak ugruna can verirsen sana da can bahsederler. §u 91- 
nann yapraklan dokillilrse Allah Teala, ona yapraksizlik azigi bagislar. 



Nice aglayam kilmayam feryad 
Giriftaram a§kin bi-nevdsiyim 
Leyli'nindir Mecnun, §irin 'in Ferhad 
Ben de §ehnigdrin mubteldsryam 

Neylerem dunyayi neylerem mail 
Neylerem Keqmir 'i neylerem §ah 
Ben divan-i a^kam zulftin pdmali 
Server-i hubdnin bir geddsiyam 



zat, berberin ahbaplarma boylece soy ley ip mujde vermistir. rahmetullahi aleyhi.( 
Asci Ibrahim Dede, A$qi Dede 'nin Hatiralari, hzl. Mustafa KOC-Eytib 
TANRIVERDI, Istanbul, 2006, c. II, s.741-742) 

Menkabe 

Hazret-i Mevlana kaddesallahu sirrahu'1-aziz Efendimizin hayatmda Mevlevi 
fukarasmdan bir zat, bir sefer esnasmda gider iken haramiler gelip bu dervisi soy- 
muslar, kamilen elbiselerini ve akcesini almislar. O haramilerden birisi de basmda 
olan sikke-i serifi ahp kendi basma koyup alay yolu ile; 

"Ne tuhaf killah!" demis. Bir milddet sonra fikanp dervise vermis. Bir giln Haz- 
ret-i Mevlana Efendimiz muridanma ders okutur iken murakabeye varmislar. Bir 
milddet murakabede dump, sonra basim kaldinp yine ders ile mesgul olmuslar. 
Dersten sonra, bazi yakm mtlridler bu esrardan sual etmisler. Buyurmuslar ki, 

"Bir tarihte bizim fukaramizdan bir dervifji haramiler soymu§ idiler. Onlardan 
birisi alay olsun diye bizim alamet-i serifimizi ahp basina koyup bir milddet basin- 
da kalmis ve sikkemiz altina girmis idi. §imdi o adam riihunu teslim ediyor idi. 
§eytan gelip onun imanini calmaya qahsip gayret ediyordu. Onun imanini koru- 
yarak seytani uzaklastirip ve kovdum ve imanla ruhunu teslim etti. Zira ki, bizim 
alamet-i serifimizi az bir milddet basina koyup durdu, bize layik olan budur ki, o 
zamanda ona imdat edelim" buyurmuslardir.( A. Ibrahim Dede, a.g.e. c. II, s.742 ) 

462 — Mesnevi c.I, b.2236-2237 



1 84 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Halka-i riddnin galaram nayin 
Giriftdram aqkin gekerem yayin. 
Tanimizam mezhep bilmezem dyin 
Kilisa-yi a§kin Mesihd 'siyam 

Zahiri Meldmi bdtini bi-kin 
Peymdnesi memlu badesi rengin 
Sahn-i meyhanede seccade-niqtn 
Zilmre-i rinddnin mukteddsiyam 

Ey Seyyid Nigdri ey a§ki tugyan 
Ey d§ik-i §eydd ey kdn efgdn 
Kervan-i a§ka benim sdriban 
Ferhad-u Mecnun 'un rehnumdsiyam 



463 — Seyyid Nigari kuddise sirruhu'1-aziz Divani, hzl: Doc. Dr. Azmi Bilgin, 1st. 
2003,s.297 

Bi-neva: Ac susuz 

Pamal: Ayakaltmda kalmis 

Geda: Dilenci 

Halka-i rida: Ortusil altmda 

Melami: Haynm, ibadetini gizleyen 

Bi-kin: Kinsiz 

Memlu: Dolu 

Rengin: Giizel renkli, tabiata hos gelen. 

Sahn-i meyhane: Meyhane icinde 

Seccade-ni§in: Seccadede oturmus 

Ziimre-i rindan: Diinya islerine aldiris etmezler gurubu 

Sariban: Deveci, kervanci 

Rehniima: Kilavuz 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 1 05 

KiJNHiJ-MU BiLMEK DIIERSEN SIRR-I HAKI-DIR OZUM 
ANIN EDVARINCADIR DAIM OZUM VE SOZUM. 
HER NEYE BAKSA BASAR HAKI-DIR OZUM VE SOZUM 
ZIRA EWEIDEN ANINIA TEK-U TENHA OIMUSUZ 464 

Kunhii-mu bilmek dilersen sirr-i haki-dir ozum 
Anin edvarincadir daim ozum ve sozum. 



Alemde e§ya, dort unsurdan te§ekkul etmi§tir. 

Toprak, su, ate§ ve hava dir. Her e§yada bir unsur galebe calar. Bu ozel- 
likleri iizerinde olan etkiyi artinr. Efendi Hazretleri burada unsuru asliyesin- 
de Toprak'in galebe caldigini bildirmi§lerdir. 

Efendi Hazretlerini tanimak isteyen "Toprak "taki sirri incelemeli ve bu- 
radan bir yol tutarak §eyhi Mustafa Haki kuddise sirruhu'l-azize bir yol ug- 
ratmahdir. 

Her neve baksa basar Haki-dir ozum ve sozum 
Zira evvelden aninla tek-u tenha olmusuz 

Efendi Hazretleri, §eyhi Mustafa Haki kuddise sirruhu'l-azize muhabbe- 
tinde ula§tigi dereceyi ve ihvandaki halin ne olmasi gerektigini, kendinde 
goriinenin, esasen §eyhinin ve neticede Allah Teala'ya kavu§ma olacagini 
afiklami^tir. 

Yine Efendi Hazretleri ir§at makaminda bulunmalanna ragmen §eyhine 
baglihginin ifadesi olarak teslimiyetteki vefayi da gostermektedir. 

Bazi mtlridler, murjitlerinin cemalinde zat-i ahadiyet-i cem'i gorurler. Yi- 
ne, milrjit de bunlarm cemalinde kendini gorilr. Onun i9in Hazret-i Ebubekir 
radiyallahtl anh, La Ilahe illa'llah dedigi vakitte mutlak arkasmdan Muhammed 
tin Resulullah da derdi. 

Fena makamlan iiftiir. 

1) §eyhte fena 

2) Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemde fena 

3) Allah Teala'da fena 

Biitiin fenalar, §eyhteki fenanin sonucudur. Nebinin ve Allah Teala sev- 



464 — Aslimi ogrenmek istiyorsan, toprak gibi, ozilm §eyhim Mustafa Haki 
kuddise sirruhu'l-azizdir. 

Benim butun soz ve davramslanm onun aynidir 

Her neye baksam seyhimin gozil ile gorurilm. 

Qilnktl ta evvelden onunla bulusup bas basa kalmisiz. 

465 — Genellikle Sivasli Asik Veysel'in Kara Toprak siirini ilahi formunda okut- 
turup ihvanlara derunundaki sirrm beyanmi yapmistir. 

466 — Ken'anRitai, a.g.e. s.205 



Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



gisinin yolu §eyhten gecer. Allah Teala'nin yardimi Efendimiz sallallahii 
aleyhi ve sellemin izni ve buyuklerin ruhsati ile ihvan manevi yolda ilerler. 
§u menkabe bu konuyu guzel izah etmektedir. 

"Yolculuga crkacak olan bazi kimseler Ebu'l-Hasan Harkani kuddise 
sirruhu'l-azizden yoldaki tehlikelerden kendilerini koruyacak bir dua ogretme- 
sini rica ettiler. Ebu'l Hasan Harkani kuddise sirruhu'1-aziz soyle dedi: 

"Herhangi bir talihsizlige ugrarsaniz adimi zikredin. " 

Bu cevap onlarm hosuna gitmedi. Bununla birlikte, yola ciktilar ve yolcu- 
luk sirasmda sakilerin saldinsma ugradilar. Iclerinden birisi velinin adim zikretti 
ve sakilerin buytik saskmligmi cekecek bir tarzda gozden kayboldu. Sakiler 
onun ne devesini ne de ticari esyasmi bulabildiler, otekiler ise, biitun elbise ve 
mallarmi kaptirdilar, iilkelerine dondiiklerinde Seyh'e, bu sirri acrklamasim rica 
ettiler ve dediler ki; 

"Hepimiz Allah Tedld 'ya yakardik, sesimizi duyuramadik. Seni zikreden ki- 
$i ise, soygunculann gozleri oniinde kayboldu. " Ebu'l-Hasan Harkani kuddise 
sirruhu'l-azizde sunlan soyledi: 

"Siz Allah Teala'ya fjeklen yakanyorsunuz. Oysa ben O'nu gergekten 
aniyorum. Bundan dolayi beni anar ve ben de sizin adiniza Allah Teala'yi 
anarsam, dualanniz kabul olur. Bununla birlikte Allah Teala'ya §eklen ve 
usulen yakarmanizin faydasi yoktur. " 

Ger mecdzi ise, de aski koydursun dilde 
Kays Ley Id diyerek bulmadi mi Leyld'yi yine 
Kalbi Mecnun 'u yararsan Hazreti Leyld gikar 
Zahidd sen sanma Leyld baska Mecnun baskadir. 

La 
Tarikatin temeli sirasiyla tovbe, uzlet, ztiht, takva, kanaat ve teslimiyet- 

ten gecer. Ihvana "kimin oglusun" diye sorarlarsa §eyhinin oglu oldugunu 

soyler. Tarikat bagi nikah bagindan daha kuvvetli bir akrabalik tesis eder. 

Kan akrabaligindan bir zaman sonra bir du§manhk peydah olsa da bu sihri- 

yetten ancak muhabbet ve nza meydana gelmektedir. 

Teslimiyetteki kemal, maneviyatta ahnacak yolun kuvvetini gosterir ki, 

gayret gerekmektedir. 

ihvanin bu yoldaki teslimiyetini izhar etme derecesi, cenazenin yikayici 



— "Uveysi sufller iginde hi? siiphesiz en dikkate deger olanlardan biri, Buytik 
Selcuklular devrinin meshur seyhlerinden Ebu'l-Kasim Ctircani (veya Gtirgani, ol. 
1076)'dir. Silsile itibariyle Ctineyd-i Bagdadi (ol. 909)'ye vasil olan bu seyh, 
Feridtiddin Attar'm belirttigine gore, bizzat Veysel Karani'nin ruhaniyetinden feyiz 
almisti ve zikrederken "Allah Allah Allah" yerine "Uveys Uveys Uveys" diyordu." 
(OCAK, Ahmet Yasar, Veysel Karani ve Uveysilik, Ist.2002, s.l 15) 

468 — Tezkiretu'l-Evliya s. 696 -NICHOLSON, Reynold A, Islam Sufileri, Lrc. 
Yticel BELLI- Murat TEMELLL 1st, 2004, s. 92-93 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi .ny 

oniindeki hali gibi hareket ederek benligini yok etmeye vardinp, §eyhine 
vannca can vermelidir. Zamani ve mekani ortadan kaldiran a§ki ile de her 
demi, vuslat olur. 

"Necmeddin Kilbra kuddise sirruhu'1-aziz yine der ki; Milrid zahirinde 
ve batmmda seyhine tam teslim olmalidir; onun islerine ve sozlerine hie itiraz 
etmemelidir. §ayet yumurta kusun tasarrufundan disan diisse batil olur. Artik 
ondan bir hayir gelmez; ne kus olur ne yumurta. Yumurta kusun tasarrufundan 
gikip fasit olunca cihamn biltiln kuslan toplansalar yine o yumurtayi lslah ede- 
mezler. Bunun gibi sayet milrid, seyhin vilayetinden reddedilirse artik hie bir 
seyh onu bir yere ulastiramaz; biltiln seyhlerce reddedilmis olur. Ancak bir oztlr 
ile onun inayeti "delil-i rah" olanlar icin tlmit var. 

Bayezid kuddise sirruhu'l-azize, "Tdlibe ne gerektir? " diye sordular. 

"Dogustan devlet " dedi. "O olmazsa? " dediler. 

"Guglu bir vucut." dedi. "O da olmazsa? " diye sorduklarmda ise, 

469 

"O zaman olmek olmaktan yegdir. " cevabim verdi. 

Oyle sanirdim ayriyem dost gayridir ben gayriyem, 
Benden gorttp isiteni bildim ki, ol canan imis 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Tevhide tapsur ozunti, seyh izine tutyiizunu 
Kimseye agrna razini, seyhin yeter burhan sana 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Bir ihvan §eyhine baglanip, gosterdigi yolda hareket ederse emniyet ve 
terakki uzere olur. Bu da onun dogru yolda oldugunu gosterir. 

Ehlini bul ol illerin sarpin gegersin bellerin, 
Yirtar yalniz gideni kurd-u peleng aslan kamu 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Ebu Ata Abbas kuddise sirruhu'l aziz demis ki; 

"Eger Allah Teala'nin dostlarinin sevgi etegine yapifjmaya kadir olamaz 
isen, bari Allah Teala dostlarun sevenlerin muhabbet etegine tutun, dostlan- 
na dost ol, gunku onlan sevenleri sevmek, aynen onlan sevmektir. " 

Kande geliryolun senin ya kande varir menzilin 

Nerden gelip gittigini anlamayan hayvan imis. 

Mttrsit gerektir bildire Hakk-i sana Hakk-al Yakin 

Mursidi olmayanlarin bildikleri gttman imis 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



469_ 
470 



-QAVUSOGLU, a.g.e. s. 133-1 34 

-Lamii Qelebi, Netahattl'1-Uns Terctimesi Abdurrahman Cami, hzl. Silley- 



man ULUDAG-Mustafa KARA, 1st. 1998, s.51 



Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



"Necmeddin Kilbra kuddise sirruhu'1-aziz soyle der: Musa aleyhisselam 
ntibtivvet ve risalete sahip oldugu halde on yil §u'ayb aleyhisselama hizmet etti. 
Boylece Allah Teala ile bizzat konusma derecesine, ulasti. 

Saadete ulasan kimseler kamil seyhlerin kontrolilnde silluke girenlerdir. 
§eyh Evhadti'd-din-i Kirmani kuddise sirruhu'1-aziz rahmetuT-lahi aleyh buyu- 
rur ki; 

"Herkes once yoldas arar. O zaman yola dtlser. Er dedigin kisi seriata tarn 
baglamr ve kulluk makammda dogra yolu bularak seyhine saygi icerisinde hiz- 
met eder. 

Ctinkti salikin kalbi zikre devam ederek temizlenir; rah tecellilerine kabili- 
yetli bir hale gelir; "Ene'1-Hak" ve "Stibhani" zevki ona yilz gosterir. §ayet bir 
seyhin yardimi olmazsa akh bunu anlayamaz, hulul ve ittihad belasma dtlser. Bu 
duramda imanmm gitmesinden korkulur. Necmeddin Ktlbra kuddise sirruhu'l- 
aziz soyle der: 

"Eger kerametlerini kendinden bilirsen 

Sen bir firavunluk ve ilahhk iddiasinda bulunmufj olursun" 

Pek 90k insan dogruluktan aynlarak sapitmislardir. Bu anlamda §eyh Attar 
kuddise sirruhu'1-aziz soyle buyurar: 

"O senin iqin bir nursa da o atetjten bafjka bir §ey degildir 

Sen bu cihzgurur ifjiginda yurume" 

Tek-u tenha : Efendi Hazretleri §eyhine olan a§ki ile Ademi Ademde 
bulmu§, yaratih§indaki sirra ermi§tir. Bu yolda canini veren cananina kavu- 

472 ' 

§ur. Can ile ah§veri§ olur. O da olmeden once olmektir. Ihvan §eyhine 



m — QAVU^OGLU, a.g.e. s.127 
472 — OLUM 



Tasavvufta oltlm hifbir zaman, genellikle bizim ona verdigimiz olumsuz manayi 
tasimaz. TasavvufT faba ve gayretin btlytlk bir kismmm, Allah Teala aski ile yakm- 
dan ilgili olan oltlme hasredildigini soyleyebiliriz. Gergekten caba ve gayretlerini 
bikip usanmaksizm oltlm arayisi olarak tarif eden sufilerin sayisi pek goktur. 

Olmek ise, iki kisimdir. 

Birincisi; Zaruri oltlm, Ikincisi; Ihtiyari oltlmdtlr. 

Zaruri olurn; Her seyin oltlmtldtlr. Kur'an-i Kerim'de "Her canh olumu tadici- 
dir" ayet-i kerimesi bu gercegi aciklar. Kamil olmayanlarm oltlmleri ancak zaruri 
oltlmdtlr. 

Ihtiyari oliint ise, kamil insanlara mahsustur. "Olntezden once oliiniiz" soztl ih- 
tiyari oltlme isarettir. Bu oltlmle olenlerin hasir ve nesirleri, dtlnyada olur. Zaruri 
oltlmleri ise, dtlnyadan ahirete gogmeleridir. Buna gore ihtiyari oltlm dort ttlrltldtlr. 

1-Mevt-i ahmer (Kizil oltlm): Bu oltlm, nefsin arzulanna muhalefet ederek, onu 
zayrflatmaktir. 

2-Mevt-i ebyaz (Beyaz oltlm): Az yemek, sik sik orac tutmakla kalbin berrak- 
lasmasim ve saflasmasim temin etmektir. 

3-Mevt-i ahdar (Yesil oltlm): Nefsin hoslanmadigi sade ve mtltevazi hayati ihti- 
yar etmek. 

A-Mevt-i esved (Kara oltlm): Her seyin Allah Teala'dan geldigi inancma kavus- 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



189 



gerektigi gibi hizmet ederse Efendisini kendinde bulur. Bu bulma ise, ezel-i 
ervahta gercekle§enin tecellisidir. Nak§ibend Hazretleri Muhammed Parisa 
kuddise sirruhu'l-azize 

"Bizim vucudumuzdan murat Muhammed'in zuhurudur. " Diyerek bir- 
liktelikteki sirrin if§asini yapmi§tir. 

Mecnun'un "Biz bir bedene girmi§ iki ruhuz" sozii de "tek-u tenha 
olmu§uz" a remizdir. Ashnda iki ruh iki bedende olur. Denilmek istenilen 
ikimiz ikilikten gecip birlik sirrina ermi§izdir, demektir. 

Kur'an-i Kerim'de Allah Teala §6yle buyurdu: "Kullarim, sana benden 

473 

sorarlarsa, ben yakinim. " Bu yakinhgi kul birle§me olarak du§unmeme- 
lidir. £unku Allah Teala, hicbir §eyle ittihat etmedigi gibi; herhangi bir §ey 
dahi onunla ittihat etmis. degildir. Allah Teala'ya hifbir §ey hulul etmedigi 
gibi; Allah Teala dahi hicbir §eye hulul etmi§ degildir. 

Allah Teala'nin yakinhgi, her ne kadar keyfiyeti ve benzeri yok ise, de; 
lakin burada vehmin yeri vardir. Vehim kavrami ve hayal dairesi di§inda 
kalan, Allah Teala'nin yakinhgidir. 

Bir ba§ka mana ise; 

A§ikin mekani tenha yerlerdir. Tenha yerlere ba§kalannin etkisi yoktur. 
Birle§menin yurdudur. Tenhadaki yalmzhk kiskanfhgin bittigi andir. Tek 
olmak ise, bilmenin zirveye fikmasidir. Insan bir §eyi bilmeye ba§layinca 
sevmeye de ba§lar. Ezelden gelen bir bilme de varsa bu sirri daha 50k a§ikar 
kilar. Efendi Hazretleri temel unsurlardan olan topraktaki sirri bilmesinin 
efendisine ula§masinda bir vasita oldugunu ve bu silsile ile ademiyet yolun- 
dan ilahi yurda ula§tigini beyan etmektedir. 

Bir ba§ka mana ise; 

^ocuk anne ve baba vahdetinin meyvesidir. Bir focuk "ben babam ol- 
dum " veya "ben annem oldum " derse yalan soylemi§ olur mu? 

Hayir. Efendi Hazretleri burada "i§te goruyorsunuz.. " Mustafa Haki 
kuddise sirruhuT-azizden bir farkim yok. Daha once beyan ettigimiz iizere 
§iirin yazilma sebebi olan Fatsah Hamit Efendi'ye "gel, bize yol ugratman, 
efendine varman demektir " demek istemektedir. 

I§te bu nedenle vuslat yollan birlikten, birle§meden gefer. Eger bir bir- 
le§me yoksa ne murad ne meyve hasil olur. 

Ey gonttl gel gayriden geg a§ka eyle iktidd 
Zumre-i ehl-i hakikat am krfmi§ muktedd 



mak, olan jeylerde O'nu gormek veya hissetmek; yaratilanda O'nu mtljahede et- 
mektir. Bu dort olilmu tadan kimseler §uhud makammda olurlar. 
m — Bakara, 189 



190 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Cttmle mevcudat-u ma'lumdt-a a§k akdem dttrttr 
Zira a§kin evveline bulmadilar ibtidd 

Hem dahi cttmle fena buldukta a§k baki kahr 
Bu sebepten dediler kim a§ka yoktur intihd 

Dilerim senden Httdd'ya eyle tevfikin refik 
Bir nefes gonlttm senin a§kindan etme-gel cttdd 

Masivayi a§kinin sevdasini gonlttmden al 
A§kini eyle iki alemde ban a a§ind 

A§k He tamu'da olmak cennetidir a§ikin 
Liyk cennette olursa tamu 'dur a§ksiz ana 

Ey Niydzi mttr§id istersen bu yolda a§ka uy 
Enbiya vtt evliya 'ya a§k oluptur rehnttmd 

Niydzi Misri kuddise sirruhu 'l-aziz 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi mi 

BIR ACEP SIRRI-TAKI DEN ALDIGIM DERS-i iBER 
ANI BILMEK DILERSEN VEREYIM SANA HABER 
HER ULUMI ALMISTI PIRIMDEN O SEYH-I MUTEBER 
BiZANDA MAHVOL UP BEZM-t FERDA OLMUSUZ 474 

Bir acep sirn-Taki den aldigim ders-i iber 

Efendi Hazretleri, Mustafa Taki kuddise sirruhu'1-aziz Efendi hakkinda 
"Bizim sohbet §eyhimiz" buyururlardi. 

Gecmis. sayfalarda deginildigi iizere, Tokatli Mustafa Haki kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendiden sonra yolun manevi tarafi Efendi Hazretlerinde 
kalmi§tir. Buna ragmen Sivash Pir'e kar§i sonsuz bir a§k ve edep dairesinde 
hareket etmi§tir. Oyle ki, Sivash Pir'in kapisinda hizmet icin bekledigi giin- 
lerde teslimiyetini gosterecektir. Mesela; bir gun kendinden gecmis. iizerine 
yagan karlar omuzlannda birikmi§tir. Bu hali gorenler O'nu dilden dile an- 
latmi§lardir. Soranlara ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi; 

"Efendimin bir istegi olurda hizmet eden bulunmaz ise, " demi§tir. 

Dur olan O bezmi-i aliden Hilda' dan diir olur 
Bezm-i Ehl'u-llah 'a kim olsa mudavim niir olur. 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz 

Bir Kamilin bendesi kamil olunca, seyri kemal iizere olur. O'nun gozii 

gonliine nazir olur. Yoruluncaya kadar hizmette bulunur ki, goniil fe§mesin- 

den artik kan yerine nur akar. Bu yolda kemal bulmak isteyenler §u soze 

uyarlar. 

Almak istersen eger, himmet-i Ehl'u-lldh 'i 
Bi-edep olma, gozet hurmet-i Ehl'u-lldh 'i 

Am bilmek dilersen vereyim sana haber 
Her ulumi almisti pirimden o seyh-i muteber 

Mustafa Taki kuddise sirruhuT-aziz Efendi bu koldaki zahiri kismin ko- 
runmasinda 50k biiyiik emegi vardir. Usui ve erkan iizere saglam durmu§tur. 
Bu da O'nda tarikat ne§esi bulanlarda acikca goriilmektedir. 

Biz anda mahvolup bezm-i ferda olmusuz 

Efendi Hazretleri bu yoldaki edebi muhafaza ettiginden bezm-i ferda 
olmu§uz sozii ile Yar-e Yadigara i§aret ederek 'biz aym sozlerin ve tecriibe- 
lerin ve a§kin meclisi olduk. Biz aym kaynaktan feyz aliyoruz' demektedir. 



474 — Ben silluk seyhim Mustafa Taki kuddise sirruhu'den 90k kiymetli ibret ders- 
leri aldim. 

Ogrenmek istiyorsan sana da soyleyeyim 

Qok degerli seyh (Taki Hazretleri) butun ilimleri pirimden almisti. 

Biz de onunla hem hal olup manevi yolda birlikteligimiz olmustur. 



192 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ferdiyet sirn Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'l-azizin Fusus-ul Hikem 
isimli kitabinda Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin hikmetinde beyan 
edilmi§tir. 

Ferdiyet makaminda olan vasfedilemez; yani anla§ilamaz olmus. demek- 
tir. Bu sevgilinin mevcut oldugu ve beraberinde ba§ka bir §eyin bulunmadigi 
cem haline donmektir. Bu halde akhn egemenligi kalmaz. 

Bu makamdan nasiplenen ki§i varhk meydaninda yok gibidir. Onlar icin 
cokluk tiimden yok olmu§, sirf ferdiyetle ku§atilmi§tir. Bu ilk zaman ihvanda 
sonra silsile yoluyla §eyhinde, Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemde ve 
nihayette Allah Teala di§inda bir §ey kalmayana kadardir. 

Efendi Hazretleri muhatabina "Beni nigin Mustafa Taki kuddise 
sirruhu'l-azizden ayri gormeye gahsiyorsun" "Ben O'yum" diyerek uyanp, 
beni bilmek, gormek ve sevmekle hakikate ula§irsin diye ifade etmi§tir. 

Aynhgin bittigi yerde, hakikat aciga cikar. Bu nedenle Allah Teala'yi 
anlayabilmek ifin Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemi anlamak gerekir. 
Gul§eni Raz sahibi buyuruyor ki; 

"Ahad (Allah Teala) Ah-m-ed'in mim-i taayyiiniinden (yaratilmasiyla) 
ortaya cikti. Bu devirde evvel ahirin ayni geldi. Ahmed'den Ahad'a kadar 
fark bir mim (harfinden) yaratilmasindan ibarettir. Butun mevcudat bu mim 
ifinde kaybolmusjur." 

Bildin mi nedir, ey gonul insan-i kdmili; 
N'oldu, bu cihan mezrai iginde hasrfi?.. 

Derya-i ilme saldi am Hayet-i Feyyaz; 
Bahr-i muhiti etti guzer feyz-i sdmili... 

Habb-i sinevberide felek habbedar olan; 
§ol onsekiz bin alemin olmaz mi hdmili? 

Kenz-i nihana olmasaydi miftah bul'aceb; 
Olmazdi nakd-i ma'rifetin kimse, vasdi... 

Gerekse kemalde miyer zer ola; 

(Hakki) olur mu, insan-i kdmilin muadili... 

Ismail Hakki Bursevi kuddise sirruhu 'l-aziz 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i qj 

QiJNKlJ KITMIR OLALIDAN BU KAPIDA BU HAKIR 
HER I§i SIRR-I EZELDEN BILDIM TAKDIR-i KADIR 
OL SEBEPTEN i§iMIZ CUMLEYE TAZIM-U TEKRIMDIR 
BOYLELIKLE HALK I0NDE HAKK-I RANA OLMUgUZ 475 

Ciinkii kitmir olahdan bu kapida bu hakir 

Tarikat edebinde miirid, bir kopegin sahibine olan teslimiyetini goster- 
mez ise, bu yolda bir §ey bulamaz. 

"Allah Teala'dan tevfik-i edeb arayahm, zira edebsiz Allah Teala'nm 
lutfundan mahrum kalmistir. Bu felek, edebden nurla dolmustur, melek de 

477 

edebden dolayi masum ve pak yaratilmistrr." 

Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem buyurur ki; 

"Yeryuzttnde tapilan ilahlardan Allah Tedld'nin en gok bugz ettigi, 
hevd ve hevestir. " (Teberani) 

E§refoglu Rumi kuddise sirruhu'l-azizin; 



^ — Qilnkil bu kapida kitmir oldugum gilnden beri. 

Her i§i Allah Teala'nm iradesi ile bildim ki, ta ezelden takdir olunmuj. 

Bunun igin kimseyi ktictik gormeyiz, herkese saygi duyar deger veririz 

Boylelikle bilttln insanlar icinde, Hak vergisi bir gilzellik bulmujuz. 

476 — Kopekte Bulunan On Giizel Haslet 

1 -Sadakat: Kopek sahibini terk etmez, kovsa da birakmaz, ktismez, hizmet eder. 

2-Kanaat: Ne verilirse razi olur. Sofraya sokulmaz, buldugu ile iktifa eder. Yeri- 
ne biri gelse onu oradan kovmaz. 

3-Tevazu: Yattigi ve gezdigi yer, alelade yerlerdir. Kendi icin ytlksek yer ara- 
maz. Ne yedirilirse yer. 

4-Tevekkiil: Yanm dujunmez, yerini yermez, erzak biriktirmez. 

5-Teslimiyet: Sahibini birakmaz. Dovse de, ayagim kirsa da yine cagirmca gelir. 
Kuyrugunu sallayarak teslimiyet gosterir. Iyilik edeni bilir ve unutmaz. 

6-Ziihd: Kendisini umumi zuhurata birakmijtir. Gelecek icin bir dujilncesi ve 
hazirhgi ve esash bir bakimi yoktur. 

1 -Miskinlik: Her yeri dolajir. Bir §ey verilirse ahr, vermezlerse bakar ge9er. 
Kendine dokunmazlarsa bir sey yapmaz, yoluna gider. 

8-Uyanikhk: Qok az uyur. Sehirlerin, koylerin sokaklarmda gece bekgisidir. Hir- 
sizlan tamr, evleri, baglan, bahceleri, surilleri korur. 

9-Istigna: Qekingendir. Baskalannm nasibine tecavilz etmez. Kedi gibi sofralara 
sokulmaz kablan bulastirmaz. 

10-Edeb: Kopek haddini bilir. Insanlar arasmda ve hay van cinsleri ifinde insan- 
lara en 90k hizmet edenlerdir. Emredilen isi tutar. Terbiyeyi kabul eder. (Ribat Der- 
gisi, yil 1, sayi 2, 1982.) 

477 — Kosec Ahmed Dede, Es-Sohbettl's Safiyye, trc. Ahmed Remzi Dede, hzl. 
Seyh Galib- Prof. Dr. Ah ALPARSLAN Kultiir ve Tunzm Bak. Yay. No: 964-1988 



194 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Haci Bayram Veli dergahina tam bir teslimiyetle gidip dergahin helasi- 
nin temizlik i§ini yapmasi; 

A§agi yukan kendisiyle ayni ya§larda bulunan Haci Bayram Veli 
kuddise sirruhu'l-azizin temizleme emrine "Bas. ustiine" deyip eline ibrik, 
kurek ve siipiirge ahp i§e ba§lamasi; 

Tekkenin 1 1 sene imamligini yaptigi halde on bir senede bir defa dunya 
kelami ettiginde Haci Bayram Veli kuddise sirruhu'l-azizin, 

"Meqdyih katinda gok soylemek kustahhktir. Qok soyleme, " buyurdu- 
gunda bir daha konu§mayrp itaat etmesi; 

Haci Bayram-i Veli kuddise sirruhu'l-azizi ziyarete gelen Ak§emseddin 
Hazretleri kendisine ikram olarak kopeklerin yahni kabul etmesi; 

Aziz Mahmud Hiidayi kuddise sirruhu'l-azizin cigerleri halk icinde om- 
zuna atip satmasi ile oniimuzde yol gosterici olarak kaldilar. 

Ar-u namusun birak sohret kabasindan soyun, 
Giy meldmet hirkasin kim ol nihan etsin seni 
Yiiziin yerler gibi ayaklar altina ko kim 
Hak Teala ba$lar uzere asuman etsin seni 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Dunyaya gelmekten ntaksat, kisi Rabbini bilmektir 
Rabbini bilmeye sebep evliyayi bulmaktir 
Bubnak degibnis bilntek, bilntek degihnis bulmak 
Evliyaya goniil verntek rengine boyanmaktir. 

Buldum, gordilm, bildim! Demek maksuda ermek icin kafi degildir. Bu, 
ben kirk senedir dervislik ediyorum diye ogilnup gilvenme isi de degildir. Mak- 
sat, o terbiyesi halkasma girdiginin velinin rengine boyanmaktir. Yani gtlzel si- 
fatlarmi giymek, dogruluguna, adaletine, irfanma ve askma burilnmektir. Evet, 
kirk sene bir kapiya hizmet eder bir sey alamaz da. tic gtln dervislik etmekle, 
onun kirk senede bulamadigmi elde ediverir. Qtinku ezelde hazirlamp da gel- 

. „ 478 

mistir. 

Her i$i sirr-i ezelden bildim takdir-i kadir 

Ya§adigi asnn sikintilanni Allah Teala'nin takdiri oldugunu bildiginden 
siikut etmi§ ve §ikayette bulunmami§tir. Olacak hadiselerde Allah Teala'nin 
emrini bilmeyen biiyiik sikinti ifine dii§ecegi kesindir. Miir§idler ise, bu 
bilgide en yetkin kisjlerdir. Talebelerini terbiye ederken tesadiiflere yer bi- 
rakmazlar. Her i§leri birbirine uygun oldugu gibi, aynca isabetlidir de. 

Hz. Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz bir vaazmda, "ben hamama benzerim" 

diyordu. "Hamama gidince elbise cikmadan, soyunmadan nasil temizlik olmaz- 



-Ken'anRifai, a.g.e. s.152 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi i oj 

479 

sa, ben de dersime gelenlerin icini bosaltinm, iclerini soyar, temizlerim." 

Anatomi bilgini Von Hyrtl soyle demistir; "Ana rahmindeki cenin eger bi- 
linc sahibi olsaydi ve dogum esnasmda basma gelecekleri fark etseydi dogumun 
kendisi icin bir olilm oldugunu dusuniirdu. Ciinkii kendini saran zar yirtilmada, 
hay at unsuru olan su akip gitmede, gida veren gobek kordonu kopmada, giiven- 
le icinde yasadigi alemden atilmaktaydi. Ama eger cenin, dilnyayi bilseydi; do- 
gumun otesinde bir hayatm varhgim da kolaylikla kabul ederdi. Ciinkii kendisi- 
ne baska bir hayat icin gerekli organlarm verildigini gortirdti. Ornegin, hava al- 
mak icin cigerler verilmisti ki, gidecegi yerde havaya ihtiyac duyacagi anlajili- 
yordu, gozler verilmijtir ki, renkler ve jekillerle silsltl bir yere gidecegini ispat- 

1 A " 48 ° 

hyordu... vs. 

Ken'an Rifai kuddise sirruhu'1-aziz bu konuya §6yle deginmektedir. 

"Olan olmus, yazilan yazilmistir. Higbir sey sebepsiz degildir, her sey hik- 
met tahtmdadir. Onun igin bize itiraz yakismaz. En biiyiik tevhid siikuttur. 

Dergahlar orttllmeden birgok sene evvel Sabri Efendi'ye: Bundan sonra 
zikri kalbi yapacagiz! Demistim. 

Bundan da anlasihyor ki, bu alemdeki biltiln hadiseler, ezeli takdirin icapla- 

j " 481 
ndir. 

01 sebepten igimiz cumleye tazim-u tekrimdir 

Marifet ilminin sirrina vakif olmak ifin, olan §eylerde miir§idine tabi 
olup teslimiyet ve nza makami uzere olmaktir. Kaza ve kaderi tayin etmek 
niyetinden 50k, razi olmak uzere ya§amak gereklidir. 

Kaza ve bela yalmzca Allah Teala'dan gelir. Biltiln bunlarm Allah Tea- 
la'dan nes'et etmesi ilim ve hikmete tabidir. Hikmeti olan sey abes olmaz. Ve o 
htlkme itiraz edilemez. Sirrim bilemedigi seyde, kulun yapmasi gereken en el- 
zem sey teslimiyettir. Ve kaza-yi Hakk'a teslim olmaktir. Mesela bir kimse, 
dilnyada olan bir takim ahvalin, akla ve mantiga aykm oldugunu gorse bile bun- 
lara itiraz etmemesi lazimdir. Qilnkil her sey Allah Teala'nm takdiriyledir. Me- 
sela, zalimin adil olan bir kimseyi yenmesi, bir ummetin nebisine karsi olan zit- 
ligi, alim olan kimsenin itibar gormeyip, cahil olan kimselerin itibar gormesi 
gibi hadiseler her ne kadar zahiren mantiga zit gibi gozilkilyorsa da, bunlar Al- 
lah Teala'nm takdiriyle olan seylerdir. Ctinkti bunlarm vuku bulmasi vaciptir. 
Ve Hakk'm muktezasidir. Ve hepsi de hukm-ti Huda'dir. Asia abes degildir. 
IbniiT Fanz bu mevzua mtinasip soyle soyltiyor: 

Allah Teala'nm takdiri as la abes olmaz 



m — AYTANQ, Goniil, Sozce, 1st. 2005, s.222 

480 — ORUC, Ayse, Babam Mehmet Oruc'tan Ogrendiklerim, Insan ve Islam Ol- 
mak, Ist.2003, s. 101 

481 — Ken'an Rifai, a.g.e. s. 41 



196 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

§ayet insanlarin fiili olmasa denge nasil olurdu? 

Testici, bir testiyi kirarsa diledigi zaman yine yapar da. 

Birisi bir meczuba yazi ile: "Cenneti mi istersin, yoksa cehennemi mi ? " 
diye sordu. 

Meczup soyle cevap verdi: 

"Bana oyle sual sorma, O, (Yani Cenabi Hakk) benim iqin ne dilerse 

■ "A A' 484 

onu severim. dedi. 

Ken'an Rifai kuddise sirruhu'l azizin Bebek'teki komsularm gtirtilttilti eg- 
lencelerden hoslandiklarmdan mecliste sikayetle bahsedilmisti. Bunun ilzerine 
buyurdular ki; 

"Nicin alemin eglencesine hilrmet etmiyorsunuz? Onlarm zevki ile benimki 
arasmda ne fark var? Alemin zevki bizim de zevkimizdir. Benim zevkim onlan 
da zevkyab gormektir. 

Allah Teala herkese kendi istidadma gore bir vazife vermis. Ben onlarm 

485 

yoluna gitmiyorum. Hie olmazsa fikirlerine de mi hilrmet etmeyeyim? " 

Aziz Efendi, oriimcek agina yakalanmis bir sinegi kurtarmak istemi§. 
Ken 'an Rifdi kuddise sirruhu 7 aziz mdni olmus ve soyle buyurmustur. 

"Aziz Efendi'nin sinegi kurtarmasma mani oldum ve dedim ki; Onu nicin 
kurtarmak istiyorsun? Eger oriimcek senden dava edip de: 

"Neden Allah'imm bana gonderdigi nzki elimden aldm, ben gidayi nereden 
bulayim? Agimi onun igin kurdum! Derse ne cevap verirsin?" 

"Biz, aga tutulmus bir avi, bir bocegi kurtarmak istemedigimiz gibi, onu 
kendi elimizle tutup agm ifine atmayiz. Yani serre vesile olmak istemeyiz. Fa- 
kat hayrm ve serrin Allah Teala'dan oldugunu da biliriz. Yani her seyi 
Hakk'dan bilerek ona el ve dil uzatmayiz. Yalmz temasa ederiz." 

Riza makaminda Allah Teala'nin zat-i ilahisinin tecellisi ve kulun mu- 
habbeti vardir. 

Riza makami, biitiin makamlannin usttindedir. Bu yiiksek makamin ele 
gecmesi ise, terbiyede kemale kavu§tuktan sonra olur. 

Marasi Ahmed Tahir kuddise sirruhu '1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 
"Oglum sizler Allah Teala'dan razi olunuz. Yoksa Allah Teala sizlerden 

487 

razidir. Oyle olmasaydi bir saniyede herkesi helak ederdi!" 



— Ismail Ankaravi, Minhacu'l-Fukara, 1st, 2005, s. 259 
483 — Mesnevic.III,b.l738 
484 — sjgyjj Sadi-i §irazi, Bostan, a.g.e., s. 146 
485 — Ken'an Rifai, a.g.e. s. 57 

486 ^ A 

— a.g.e. s. 60 
487 — KtigUK, a.g.e., s. 57 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi .ny 

Bu muhabbet hasil olunca, seven, sevilenin elem ve nimetlerini e§it 
gormeye ba§lar. Boylece nzasizhk ortadan kalkar. Onlar vaktin (ibn-ul vakt) 
cocuklan olur. 

Bazi sofiler Hazreti Ebu Bekir radiyallahil anhi alem-i misalde gordilkle- 
rinde ondan tavsiyeler istemis, o da "Sen bulundugun zamanin oglu ol" (ibn- 
ul vakt) demistir. 

Hulasa sofi "lbn-iil vakit" tir, fakat vakitten de kurtulmustur, halden de. 
Haller, onun azmine onun reyine mahkumdur, haller, onun Mesih'in nefesine 
benzeyen nefesleriyle diridir. 

Sense hale asiksm, bana degil. Sen, bir hale sahip olmak ilmidiyle benim et- 
rafimda donilp dolasryorsun. Bir an eksilen, bir an artip kemal bulan hal, Ha- 
lil'in mabudu olamaz, batar gider. Batip giden, gah boyle, gah soyle olan gilzel 
degildir, ben batip gidenleri sevmem. 

Bazen hos, banan nahos olan, bir zaman su, bir zaman ates kesilen, Aym 
burcudur ama ay degil. Put gibi gilzeldir, ama giizelliginden haberi bile yok! Saf 
sofi, ibn-tll vakit" tir ama vaktin babasrymis gibi vakti adam akilh avucunun 
icine almistir. Bu cesit sofi, tamamiyla ululuk sahibi Allah Teala'nm nuruna 
gark olmustur. 

Kimsenin oglu degildir o vakitlerden de kurtulmustur hallerden de! Do- 
gurmayan nura batmistir. Dogmayan, dogurmayan zatsa ancak Allah Teala'dir. 
Diriysen yuril, boyle bir ask ara. Yoksa birbirine aykm vakitlere kulsun. Qirkin 
gilzel nakislara bakma da kendi askma, kendi dilegine bak! 



Harabat ehline duzah azabin anma ey z&hid 
Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-i ferdayi bilmezler 



Hay alt Bey 



488 — Hz. Ali kerremallahu veche Divani, trc, Milstekimzade S. Saadettin Ef, 1st. 
1981, s. 665 

489 — Mesnevi c.III, b.2426-2438 

490 — Agiklama: 

"Ey ham sofu, meyhanede oturup burayi mesken edinenlere cehennem azabin- 
dan, qekecelderi cezalardan soz etme. Bunlar vaktin oglu oldular, gelecegin akinti- 
sini qekmezler. " 

Ebu 'l-Vakt: Vakti babasi 

Ibn-ii l-Vakt: Vaktin cocugu. Kalbi halden hale degisen veli. 

Tasawuf yolunda ilerlerken halleri degisen, her zaman baska tilrlil olan, bazen 
suurlu, bazen suursuz (kendilerinden gecen, kendilerini unutan) kimseler. Bunlara 
erbab-i kulub da denir. 

ibnil'1-vakt, zamanin oglu, yasadigi zamana uyup, gereklerini yerine getiren in- 
san demektir. Tasawuf terimi olarak da, gecmis ve gelecekle ugrasmayan gelecegi 
dilstlnmeden Allah Teala'nm her htikmune, her emrine itiraz etmeden uyan gercek 
sofi anlammdadir. Qikarci, dalkavuk anlammda ise, ibn-tl'z-zaman sozil kullamhr. 



198 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ibn-i vaktim ben Ebu 7 vakt olmazam 
Abd-i Mahzim ben tasarruf bilmezem 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Yazilmi§ alnina her ne ise,fa'ilin, reddi nd-kabil 
Httner §u defteri a'mali, omrtt ho§ga durmektir 
Musaddaktir bu dava ta ezelden mtthr-i hikmeti 
Cihana gelmekten maksat §u tatbikdti gormektir. 

492 
Tip Fak. Hastanesi Haydarpa§a 09. 03. 1337 

493 
Neyzen Tevfik kuddise sirruhu'1-aziz 



491 — Seyyid Muhammed Nur kuddise sirruhu'l-azize gore kevni keramet goste- 
ren, Ebu'l-Vakt'tir. lbnu'1-Vakt ise, keramet gostermekten hoslanmaz. Efendi Haz- 
retleri bu nedenle zamamn getirdigi mecburiyetlerde melamet yolunu tutarak hareket 
etmislerdir. (Mesela, sangi terk ederek irsad vazifesini devam etmeleri gibi. Qiinkil 
hakikat, her zaman Allah Teala tarafmdadir. Bazi seylerin terki ile daha gilzel seyle- 
rin yapilmasi mumkun olacaksa o menfaat yolu aranmahdir.) 

"Ey Huseynim, eger gurbete ve yabanci bir memlekete yolculuga cikarsan, o 
ulkenin Met ve geleneklerine gore hareket et " (Hz. Ali kerremallahu veche Di- 
vam, trc, Milstekimzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 60) 

492 — §evki Koca- Murat Kacis, Neyzen Tevfik Kulliyati, 1st. 2000, s.339, 
BA§TUNQ, Yilksel, Yangm Adam Neyzen Tevfik, 1st. 2000 

493 — Bazilan bu ibareden dolayi sasirip kalacaklar. Fakat bir hakikattir ki, Efendi 
Hazretleri Neyzen'in bu kitasim mtitemadiyen soylerdi. Qilnkil O, Neyzen'i pek 90k 
kimsenin tamgmdan daha iyi tamyordu. Neyzen'in sirh hayati, kendi dilinde su 
sekilde anlatilir. 

"... .Senelerce ayik gezdigimi bilmiyorum. Esasen hayatimda bir kere sarhos ol- 
dum. I9im bir kere (maya) tutmustu. Birgiln Uskudar'daki evimizde bermutad gaki- 
yor, sabah rakisi iciyordum. Babam seslendi, tuz almak icin bakkala yolladi. Tuzu 
aldim, fakat tamam bir bucuk sene sonra eve donebildim!. 

Umumi harbe kadar (1868) okka raki ictim. Btitun gazeteler de yazdi ya.. On- 
dan sonrasim hesap etmedim. Bir mandalinle, bir dilim portakalla bir okka raki icti- 
gim 90k olmustur. Aylarca degil yemek, bir lokma ekmek bile agzima koymadim. 

Ben mideme raki doldurmakla sarhos olmayi sevmem, gozilm doymah, gozilm 
sarhos olmali, gozilm! 

Rakidan baska U9 dort ton esrar i9tim. Bir o kadar da (afyon) yuttum. Bu U9 
azametli htikumdar, kafamm ilstilnde saltanat kurdular, senelerce kimildamadilar. Bu 
U9 bilyilk kuvvetin sayesinde her renge girdim, her boyaya boyandim. Surtttim, sefil 
oldum, serserilerle gezdim. Parasiz gezdim. Sokaklarda, Yeni Cami'nin arkasmdaki 
merdivenlerin ilstilnde kopeklerle koyun koyuna yattim. Tas, soguk, yagmur, bana 
hi9bir sey yapmadi. Sapasaglam gezdim. Fakat bazen timarhaneyi de boyladigim 
oldu, hem ka9 kere. Mazhar Osman Bey'le bunun i9in aramiz 90k iyidir. Velhasil her 
ne ttlrltl sekli hay at varsa hepsinin tlsttlne 9adir kurup oturdum." (§evki Koca- Murat 
Ka9is, Neyzen Tevfik Kultiyati, 1st. 2000, s. 17-18) 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



199 



Hig ne lazim her kesin ayibini tahrir eylemek 
Kdmil insan gormez gorse de gozyumar 

La 

Boylelikle halk icinde Hakk-i Rana olmusuz 

La faile Illa'llah (Allah Teala'dan ba§ka fail yoktur) remzi "Hakk-i rand 
olmu§uz "da kendini gosterir. Bu makamdaki edep, i§lerin ciimlesinde yapa- 
nin Allah Teala oldugunu bilmekle beraber, iyi olani Allah Teala'dan, kotii 
olani nefsimizden bilmektir. Iyilik ve kotiiliik bize nispet iledir. Hakka 
nispet edildigi zaman, hepsi hayirhdir. Onun icin Ehl'u-llah ba§kasindaki 
biitiin fiillerin hepsini Hakk'a nispet eder. Bu ise, ilia ki, giizeldir. "Sizin 
yaptiklarinizi Allah Tedla yaratti." (Saffat, 96) 

"Ayik olun, Allah Tedla dostlarina, uzuntu ve korku yoktur" (Yunus, 
62) ayetinin bir manasi olan §eyin hakikatine kavu§maktir. Veliler bir iptila 
ile kar§ila§inca lezzet ahrlar ve §ukiirde olurlar. Kemal makamlann biri de 
budur. 

Aynca veliler, bir §eye bakarken surette kalmayip hakikatine nazar eder- 
ler. Onlann nazan ve itikatlan batinadir. Onlar bakinca tohumdaki agaci 
goriirler. Bilirler ki, bu alem Allah Teala'nin iradesinden ba§ka bir §ey iizere 
degildir. 

Hak kulundan intikamini yine kul eli ile ahr 
Ilm-i hakki bilmeyen am kulyapti sanir. 

La 



Arkadaji ve sirdaji Bandirmali Ali Oztaylan Efendi Neyzen hakkmda buyurdular 
ki; 

"Neyzen Tevfik Hakk'a yurudukten sonra kaninda alkol taramasi yapibniij. 
Ancak kaninda bir dantla alkol gikmadigi goriiltince, insanlar §a$irip kalmifjlar. " 

"Serseridir defter-i isyanintin serlevhasi 
Ben melamet postunu kaalu held' dan seqtint" 

Neyzen Levfik kuddise sirruhu'1-aziz 



Burada anlatmak istedigimiz mana, zahirin aldaticiligmdan kendimizi korumak- 



tir. 



— "Sana giizellikten her ne fjey nasib olursa, fjuphesiz Allah Tedla 'dandir. 
Sana kotulukten her ne fjey isabet ederse, kendi nefsindendir." (Nisa,79) 

495 — Dokuzuncu ytlzyilda, iki unlti tasawuf bilgini, Ibrahim Ethem ile §akik-i 
Belhi, §oyle konu^uyorlar. §akik Belhi kuddise sirruhu soruyor: 

"Sizin ya$ama ilkeniz nedir? " Ibrahim Ethem diyor ki, 

"Bulunca §iikrederiz, bulmayinca sabrederiz " §akik Belhi 

"Onu bizim Horasan 'in kopekleri de yapar. Bulmayinca §iikretmeli, bulunca da- 
gitmali. " Diye karsihk veriyor. (Nefahattl'l tins) 



200 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Goren goz, hos akil goziidiir. Hayvan duygusu padisahi gorseydi okiizle 
esek de Allah Teala'yi gorurdu. Sen de hayvan duygusundan baska, heva ve he- 
vesten disan bir duygu olmasaydi. (nasil gorilrdiln) 

Ademogullan; nasil olur da mukerrem, nasil olur da hayvanla miisterek 
duygu ile sirra mahrem olurlardi? Sen suretten kurtulmadrkca Allah Teala surete 
sigmaz yahut sigar demen, ash olmayan bir sozden ibarettir." 

Terbiyesi noksan insan olaylara zahirden yana§ir, kemalati ilerledikce 
"Ebrarlarin haseneleri Mukarrebler yaninda gilnahtir" sirn acihr ve bir 
onceki halinin hatasini anlar. Goriir ki, her i§i yapan hakikatte Hakk-in 
kendisidir. Kullukta ve ademlikteki esrar budur. Velayetteki sirlardan birisi 
celal perdesinden zuhur eden cemali gormektir. Bu ise, normal insanlara 
gizlidir. 

"Celal ve Cemal, ani ufuklar gibi gegmektedir. Ancak maksut olan manadir 

ki, daimi bir andir. Esyamn renk renk ortaya fikisi, kalp gozilnil perdelemez. 

Esyanm varhgi serap gibidir. Ona meyletmek ancak susuzlugu artirir. Beyhude 

arastirmak, arifin isi degildir." 

Alan veren O'dur Pazar iginde 
Kimini bay kimini yoksul eyler. 
Kimi bulmaz giye guldan abayi 
Kiminin atina atlas qui eyler 
Eder akilleri gok isde aciz 
Eder dyle bir is san akil eyler 
Bu sozttn Yunus 'u Misri degildir 
Lugaz bunda muammasin bol eyler. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Dtlnyada abes hicbir sey yoktur. Belki goruntis abesmis hissini verir. Mese- 
la dere kenarmda bez yikayan kadm, camasin evvela tokmakhyor, sonra cahlara 
serip kurutuyor. Daha sonra katlayip istif ediyor. Bu vurus, lslatis ve kurutus ha- 
reketleri birbirinden ne kadar ayn birbirine ne kadar zit; fakat maksat bir: O da 

499 

camasin temizlemek. Neticede de dilberin vilcuduna layik kilmak. 



496 — Mesnevi c.II, b.64-68 



— "Imanlan ileride olanlar, Allah Teala'ya yaklatjmakta ileride olanlardu. 
Bunlann hepsi mukarrebler dir." (Vakia: 10) 

498 — YARAR, Cezair, Mektubdt-i Hasan Sezdi, Istanbul, 2001, s.74, 34. mektup 
499 — Ken'anRifai, a.g.e. s.123 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 201 

BU TARIKAT ALEMINDE OLMAK ISTERSEN SU-DI MEND 
SENDEBUHALDE OL UP HALKTAN LISANI EYLE BEND 
ISTE B UD UR ACIZANE HUBB- U FILLAH SANA PEND 
HA YR- U HAKAN-I CIHAN SIMURG- UANKA OLMUSUZ. 50 ° 

Bu tarikat aleminde olmak istersen su-di mend 

Bu yola girip su-di mend (kazanfh) olmak isteyen bu yolun kural ve 
edeplerine uymahdir. 

"Hakk'i talep edenler bu yolda diinyayi ve nefislerini terk ederek mesafe 
almislardrr. Bu yola gosteris, iki ytizluluk ve gururla girilmez. Bu yola ancak bir 
miirside baglamlarak girilir." 

"Zeyneddin-i Hall kuddise sirruhu'1-aziz risalesinde der ki; Allah Tea- 
la'dan feyzinin kesilip milridin terakkiden geri kalmasi 90k gorulen bir sey de- 
gildir; bu, ancak kalb baginin kesilmesiyle olur. Salik daima ona yonelmis du- 
rumda olmalidir; halka yonelen Hakk'dan donmiis olur. Toprak, riizgar, gune^in 
sicakligi hep zavalh bir damlacigm du^mamdir. Oysa bir ge^meye bagli olarak 
akmakta olan su birbirine el, ayak, giic, kuvvettir. Qe^meden kesilen su bunca 
du^man ortasmda; elsiz, ayaksiz, bajsiz, o kadar mesafeyi ajip hangi yardimla 

502 

ve nasil denize ulajabilir!" 

Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Kendi basina biten bir agacin meyvesi olmaz. Allah Tedla'nin ddetin- 
de bir seyi sebebe baglamak lazimdir. Nasrf ki, ana ve baba olmadan gocuk 
dilnyaya gelmiyorsa, bir Mursidi kdmil terbiyesine girmeden olan dogusta 

503 

da sakathklar olur. " 



500 — g u ^ ar jj ca ^ aleminde sende saadete ermek istiyorsan 
Sende bu hali kazan, dedikoduyu, nasil'i, nicin'i birak, dilini tut 
I§te budur benim acizane, Allah Teala'nm sevgisi icin sana nasihatim 
Biz dtlnyanm en hayirh hakani, zumrud-il Anka (Ku$u) olmujuz. 
501 — QAVU§OGLU, a.g.e. s.126 
502 — QAVU^OGLU, a.g.e. s.141 
503 — Isa aleyhisselam bir gun hastalandi. Bir ot ona: 

"Ey Isa aleyhisselam, Ben senin derdine dermanim. " dedi. Isa aleyhisselam: 
"Dermani veren Allah Teald'dir." dedi. Allah Teala Hz. Isa aleyhisselama sifa 
verdi, iyi oldu. Sonra tekrar hastalandi. Gitti o ot ile derman aradi. §ifa buldu. Sonra 
tekrar hastalandi. Gitti o ot ile derman aradi bulamadi. Allah Teala'ya sikayet etti. 
Allah Teala: 

"Doktora git Onun soylediklerini yerine getir."dedi. 

Isa aleyhisselam doktora gitti. Doktor da, o otu tavsiye etti. Otu kullandi ve bu 
kez sifa buldu. Bunun ilzerine: 

"Ildht! Bu ne hikmettir?" diye sordu. Kendisine soyle vahy edildi: 
"Ey Isa! Once hasta oldun sifa verdik ki, bizim her seye kadir oldugumuzu bi- 
lesin. Bu kez hasta oldun, ot ile sifa verdik ki, bizim yarattigintiz seyleri hikmetle 
yarattigimizi, faydasiz bir sey yaratmadigimizi bilesin. Uguncu defa hasta oldun. 



202 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bos gesmeye koydum bakrag, 
Bulamadim derdime ne merhem ne Hag 

La 
Ilahisini ihvanina soyler, mursjd ce§mesinden istifade etmeyenin hedefe 

varamayacagini hatirlatirdi 

Bu nedenle tasavvuf yolunda, Fahr-i Alem Muhammed Mustafa 

sallallahii aleyhi ve sellem Efendimize sonsuz baghhk ve mur§ide kar§i mu- 

habbet ve edep sahibi olmak gerekir. Bu esaslara riayet edilmezse yolda 

kalmaktan korkulur. 

Sende bu halde olup halktan lisani eyle bend 

Halktan lisani bend eylemek bu yolda uc §ekildedir. 

Zahiri, Kalbi ve Ruhi. 

Zahiri olan lisana kilit vurmaktir. Bu terakkiye acilan yoldur. 

Kalbi tarafi ise, insanlardaki ve kendindeki hali goriip me§gul olmamak- 
tir. Me§guliyet insani yoldan ahkoyar. Goriinen alemin, seni sevdiginden 
me§gul etmesi, saman copunun akan suyuna mani olmasini gosterir ki, bu 
noksanhga i§arettir. 

Ruhi tarafi ise, bir zaman sonra nefsine hos. gelen arzulann etkisinden 
kurtulmaktir. Ashnda tasavvuf yolu kisa ve kolay olmasina ragmen, a§ilmasi 
giictiir. Sabir bu yolun bas. ilacidir. Sabnn ba§i da yokluktur. Yokluk demek 
bir manada Allah Teala'ya sabretmektir. 

Genglerden biri §ibli kuddise sirruhu'l-azize sordu: 

"Sabir nedir? Ey efendim..." §ibli hazretleri anlattiktan sonra en siddetli 
(muteber) sabnn Allah Teala icin sabir oldugunu soyledi. Geng buna itiraz et- 
ti. §ibli Hazretleri bunun ilzerine, Allah Teala ile sabir dir dedi. Ikinci kez iti- 
raz edince bu sefer de, Allah Teala'da sabir dir dedi. Ucuncti kez itiraz karsi- 
smda es-sabr-u alellah dedi. Geng yine itiraz etti ve dedi ki; 

Ey §eyh hazretleri sabnn en muteberi es-sabru anillah 'tir. Yani Allah'tan 
sabretmektir. §ibli hazretleri bu sozil duyar duymaz bir sahka vurup yere 
dustil ve bayildi. 

Ey atjagdik dunyaya bile sabredemeyen! 

Bu yeryuzunu guzel bir tarzda do$eyen Allah Teala'ya nasd sabredebili- 



§ifani o ottan kibnadik. Belki hastahgini daha da artirdik ki, kahnmiz ve heybeti- 
mizi bilesin. Sonra doktora gonderdik ki, kendi acizligini bilesin. Sifa veren be- 
nim. Istersem fjifa veririm. Doktor ve ot fjifa icin birer vesiledir. Biitiin i$ler be- 
nintdir. Bunu iyi bit " (Erzurumlu Darir Mustafa, Kirk Hadis Kirk Hikdye, trc. Dr. 
Selahaddin Yildirun- Dr. Necdet Tilmaz, Istanbul, 2004, s. 9 1—92) 

Maddi hastaliklarm tedavisinde nasil doktorlar varsa, Allah Teala ve milrsidi 
kamiller de manevi terbiyenin doktorlandir. 

504 — Ismail Ankaravi, MinhacuT-Fukara, 1st, 2005, s. 271 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



203 



yorsun? 

Ey naz ve nimete bile sabredemeyen! Kerim Allah Teala'ya nasil sabre- 

debiliyorsun? 

Ey temize, pise bile sabusiz! Yaradanina nasil sabredebiliyorsun? 

Arifligin §artlanndan birisi de bazi §eyleri bildigin halde bilmemezlikte 
olmaktir. Bu nefsin selametine ve emniyete sebep olur. 

Bogazdan kalbe inmeyen ilim faydasizdir. 

Insanlarin helakine sebep olan seyler, lilzumsuz konusmakla, hayirsiz 
maldir. 

Anlamaz hayvan olan, insan olan anlar bizi 
Halkin artik eksigine keylimiz yoktur bizim 
Kimseye tan etmeye hig dilimiz yoktur bizim 
La Mekdn 'dan gelmisiz bir ilimiz yoktur bizim 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



Igte budur acizane Hubb-u fi'llah sana pend 
Hayr-u hakan-i cihan Simurg-u Anka olmusuz. 

Goniile ve dile bend vuran ki§i sirr-i Hakk'ta fena dan beka'ya, varhk- 



505 — Mesnevi, c.II, b. 3074-3076 



" — Simurg-u anka: Simurg = Kaf dagmda oldugu soylenen masal kusu Anka; 
"Oz" 

S i mu r g 

Kaynaklarda verilen Simurg'la ilgili bilgiler bilyilk olgilde Anka igin verilen bil- 
gilerle benzerlik gostermektedir. Qtlnkil Simurg Anka'nm Farsga'daki adidir. 
Simurg, Anka adi verilen hayali buytik bir ku§ olarak tammlanmakta olup Simurg 
kelimesi de "otuz ku§ bilyuklugunde" anlammdadir. 

Anka kelimesi Ibranice 'anak ' kelimesinden ttiremistir. Anak, isim olarak ger- 
danlik, uzun boyunlu dev anlamlanna, fiil olarak ise, gerdanlik takmak, bogmak, 
bogazi sikmak anlamlanna gelir. Anka; 'uzun boyunlu ' ismi olup cismi olmayan 
bilyilk bir kustur. Simurg, Ztimrtid-ti anka adlanyla da bilinir. Cennet kusuna benzer 
yesil bir kus oldugu icin bu ad verilmistir. 

Bu adlarm dismda Anka, Semender, Devlet Kusu, Phoenix, Tugrul, Hilma adla- 
nyla da bilinir. Bulundugu yerdeki kuslan avlayarak batiya dogru uctugundan An- 
ka-yi mugrib de denir. Islam, tasavvuf ve Anka ile ilgili olarak divan siirinde kulla- 
mlan tamlamalar arasmda "Kaf-i Kanaat, Kaf-i istigna" tamlamalanyla birlikte 
"Anka-yi ali-san, Anka-yi aE-himmet, Anka-yi himmet" gibi tamlamalar da bu- 
lunmaktadir. "Anka-yi la-mekan" ise, tasavvufta Allah Teala anlammda kullaml- 
maktadir. (Turk Kulturu Incelemeleri Der. I, H.Dilek Batislam, Istanbul 2002, 195- 
202.) 

Dil beytini pdk eden, derviqi anka eden, 

Alem-i ildhiye giden, mevld zikridir zikri. Nureddin Cerrahi 



204 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

tan yokluga ulasjnis. ve celal icre cemali gormus. olur. Yoksa bu kahir dunya- 
sinda her §ey insana dert ve sikintidir. 

Karincalar gibi sen ufak, ufak yurursun 
Meleklerden ileri seyrani arzularsin 
Topuguna gikmayan suyu deniz sanirsin 
Sen katreyi gegmeden ummani arzularsin. 
Var sen Niydzi yurti atma okun ileri 
Derdi He kul olmadan sultani arzularsin 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Insan icin deger verdigi ne ise, meyli ona ister istemez olur. Onda huzur 
bulur ve ona hizmet eder. Allah Teala a§ki ile yanan da bu fani dunyamn 
tela§esi yoktur ki, kendini heder etsin. Onun hedefi Allah Teala'yi sevmek 
ve Allah Teala tarafindan sevilmektir. Allah Teala'yi sevenler ise, Allah 
Teala'nin sevdigi kimselerdir. 

Bayezid kuddise sirruhuT-aziz buyurur ki; 

"O'nu sevdigimi saniyordum, fakat dusununce gordum ki, O'nun aski 
benimkinden oncedir. " 

"Mevlana Celaleddin Rumi kuddise sirruhu'l-azize gore, insamn aski, ger- 
cekte temsil yoluyla Allah Teala'ya olan askm bir sonucudur. 

Birisi her gece Allah der durur, bu zikrinden agzi tatlilasir, zevk ahrdi. §ey- 
tan "Ey qok soz soyleyen, bunca Allah demene kartjihk onun Lebbeyk dentesi 
nerede? Allah tahtindan bir cevap bile gelmiyor. Boyle utanntadan sikilnta- 
dan ne vakte dek Allah deyip duracaksin" dedi. 

Adamm gonlil kirildi, basim yere koydu, yatti. Rilyada yesiller giyinmis 
Hizir'i gordtl. Hizir "Kendine gel, niqin zikri biraktin, qagirdigin addan nasil 
usandin, zikrinden nasil pieman oldun?" dedi. Adam, cevap olarak "Lebbeyk 
sesi gelmiyor, kapidan surulecegimden korkuyorunt" deyince; 

Hizir "Senin o Allah denten, bizint Lebbeyk dememizdir. Senin o niyazin 
derde daymen, yanip yikilman, bizint haberci qavufjumuzdur. Senin hilelere 
dii^nten qareler arantan, seni kendimize qekmemizden, ayagini qozmentizden- 
dir. Atetjin de bizint liitfumuzun kemendidir, askin da. Her Ya Rabbi demende 
bizint, Efendim, buyur dententiz gizli" dedi. 

Bilgisiz adamm cam, bu duadan uzaktir. Qunkil Yarabbi demesine izin yok 
ki! Zarara, ziyana ugraymca Allah'a sizlanmasm diye agzmda da kilit var, gon- 
lunde de. Agzi da bagli, gonlil de. 

Firavuna yilzlerce mal, millk verdi, o da nihayet ululuk, buyukltik davasma 
giristi. O kotil yaradilish, Hakk'a sizlanmasm diye omrunde bas agnsi bile gor- 
medi. Allah, ona butun dilnya mulkunti verdi de dert, elem, keder vermedi. Dert, 
Allah'i gizlice cagirmana sebep oldugundan butun dilnya malmdan yegdir. 

Dertsiz dua soguktur, bir seye yaramaz. Dertli dua ve niyaz, gontllden, ask- 



507 — NICHOLSON, a.g.e. s.78 



Katre §iiri'nin Aifiklamasi 205 

tan gelir. O gizlice niyazm, o onil sonu anman yok mu? Iste saf, halis ve huziin- 
lil dua odur. "Ey Allah Teala' m ey feryadima erisen ey yardimam" demendir. 
Allah Teala yolunda kopegin sesi bile Allah Teala cezbesiyledir. Qiinkii Allah 

508 

Teala'ya her yonelen, bir yol kesicinin esiridir. 

Dunya fitne ve imtihan yurdudur. Onun zehrinden 50k az ki§i kurtulur. 
Fakat bu yolda devamh gayret, onu beladan gecirir. Maneviyat pinanndan 
icen icin diinyanin ve icindekilerin kiymeti yoktur. Ruhu temizleyen artik 
her §eyi giizel gormeye ba§lar. 

Hz. Cilneyd Bagdadi kuddise sirruhu'1-aziz Mesayihten dilnyahk bekleyen- 
ler igin; 

509 

"Son demde imansiz gitme korkusu var" diye buyurmuslardir. Ayrica 

Malik b. Dinar kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 
"Diinyevi arzular pesinde kosan bir kimsenin pesinden kosmaktan fjeytan bile 
vazgeger." (Zira bu belada ona yeter.) 

Veli arifcelal igre cemalin gorttr daim 

Bu haristanin iginde, Ona gttlzar olurpeyda 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 
Yaratilani severim 
Yaratan 'dan dtttrtt 

Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 

"Tarikat-i aliyyede, usulleri tamamlayip, kabiliyet halifeligi ilefeyz aldik- 
tan sonra, dunyadan dolayi degil, aksine bafjka bir cihetten dolayi istigna 
(doygunluk) zuhur edip, hayvani gidadan istigna degil, ruhani gidadan dahi 
isteksizlik gerektir. " 

Ki§iye bu cihanda ula§ilacagi en hayirh §ey, dunya sevgisini arkasina 
atmasi ileriye yani asil vatani olan hakikat alemine nazar etmesidir. O zaman 
le§ler uzerine konmayan Anka Ku§u olunur. Bu ku§, baki alemin semasinda 
yer tutmu§tur. Bu fani diinyada konacagi yeri yoktur. 



508 — Mesnevi c.III, b. 189-207 

509 -YARAR, a.g.e. s.28, 3.mektup 



510 — Tezkiretil'l-Evliya s.92 (Bazi namaz vb. dini ibadetten yoksun kimselerin 
iyi ahlakh gorilnmesine fazla itibar etmemek lazimdir. Qilnkil onlar i9in seytanm 
vesvesesi yoktur. §eytanm tasallutu olmaymca insanda fitrat geregi bazi iyi huylar 
aciga gikar. Fakat 90k muslumanm ahlakmda bir9ok eksiklik hemen yilz gostermek- 
tedir. Bu konuda tahrik seytanm isteklerinin ve azdirmasmm btiyuk etkisi vardir. 
Yazan) 

511 — YARAR, Cezair, Mektubdt-i Hasan Sezdi, Istanbul, 2001, s.36, 9. mektup 



206 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Halife-i zadesin, makbulsun 

Her neye muhabbetin varsa ona kulsun 

La 
Cenab-i Hak, (Dtlnya icin) Kur'an-i azim'tis-samnda buyurdugu "metd"' 
lafz-i serifidir. Ismail Hakki kuddise sirruhu'l-azizin Ruhu'l-Beyan Tefsirinde 
"me fa'" kelammmdan "hatunlarin hayiz bezidir" diye tefsir buyurmustur. Iste 
dtlnya demek bu bez demektir. Artik akli ve fikri olan adam hie boyle hayiz be- 
zine muhabbet edip sever mi? Ve bunun kokusunu bilir misin? Hie kokladm 
mi? Yok, hele hele iyi dtistin, Hazret-i Mevlana Celaleddin-i Rumi kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendimizin buyurduklan gibi "kefjf-u keramattan dent vuruyor- 
sun; amma velakin hala hayiz bezi gibi, hanimin iki bacagi arasindan ayril- 

„ 512 

rmyorsun 

"Bir qomlek seviyorsan qomlek sevdigini biL Ona, oldugundan dahafazla 

513 

deger verme. " Diyen Epiktetos ne dogru soylemis. 

Nddani terk etmeden ydrdni arzularsin, 
Hayvdni sen gegmeden insdni arzularsin. 
"Men aref-e nefse-hufakad aref-e Rabbe-hu " 
Nefsini sen bilmeden Subhdni arzularsin. 
Sen bu evin kapisin henuz bulup agmadan, 
Igindeki kenz-i bi-pdydni arzularsin. 
Tasra ufurmek He yalunlanir mi ocak, 
Yuzun Hakk'a donmeden ihsani arzularsin. 
Daglar gibi kusatmis benlik gunahi seni, 
Gunahin bilmeden gufrdni arzularsin. 
Cevizin yesil kabini yemekle tat bulunmaz, 
Zdhir He eyfakih Kur'dni arzularsin. 
Sardbi sen igmeden sarhos-u mest olmadan, 
Nice Hak-kin emrine fermdni arzularsin. 
Gurbetlige dusmeden mihnete satasmadan, 
Kebab olup pismeden bury dm arzularsin. 
Yabandasin evin yok bir y annus ocagin yok. 
Issiz dagin basinda mihmdni arzularsin. 
Bostani bagi gezdim hiydrim bulmadim, 
Sen sogut agacindan rummdni arzularsin. 
Bassiz kabak gibi bir tekerleme soz He, 
(Yunus) leyin Niydzi irfdni arzularsin. 

Niydzi Misri kuddise sirruhu 'l-aziz 



-Asci Ibrahim Dede, a.g.e. c. IV, s.1495 

-AYVERDl, Samiha, Abide §ahsiyetler, 1st. 1976, s.264 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



207 



B UNCA ILM-I FAZL ILE BILMEZ IMI§, NUR-I BASAR 

HER L§L EDEN ETTLREN ALLAH TEALA DEGLL ML VER HABER 

LEYK HULUL-L LTTLHAZDAN EYLE GAYETLE HAZER 

BiZ HAKAYLK A§LYAN LCRE MLMAR OLMU§UZ 514 

Bunca ilm-i fazl ile bilmez imis, nur-i basar 

Nur-i basar: Goz nuru. 

Ilim, kesbi veya vehbidir. Insan, ilmi bir hakikati ogrenmek icin ogrenir. 
Tasavvufun alanina giren lediin ilmi, vehbi ilimler sinifina girer. Bu yolda 
gayret muhakkak gerekir. Ancak buna ilaveten mur§id himmeti ve nispet ise, 
mecburiyet gibidir. Ciinkii itibar kazanmanin birinci §arti, once kazanmi§la- 
nn yaninda yer bulmak ile olur. 

Hazret-i Mevlana kuddise sirruhu'l azizin dedigi gibi: 
"Hakk'in ve has kullarin inayeti olmayinca, melek de olsan faydasi yok- 
tur, yine yapragin siyahtir!" 

Ciinku haller ilmi olan bu yol ya§amak, duymak, sezmek, hissetmekle 
beraber, hikmet pinannin gozesinden ifmektir. 

Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 

"Kelimelerin lafiz kahplan, hallerin anlamlanni tasimaya yetmez." 

"Ilim kesbiyle paye-i rifat, arzu-yi muhal imis ancak. 
Ask imis her ne var alemde, ihn, bir kiyl u kaal imis ancak" 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, ledunni ilmin ilahi bir nasip oldugunu, 
bunun ancak kalbi istidadi olanlara lutfedildigini §u §ekilde ifade etmektedir. 

"Yakub'un, Yusuf un yilzilnde gordilgil fevkaladelik, kendine mahsus idi. 
O nuru gormek, Yusuf un biraderlerine nasip olmamisti. Kardeslerinin gontll 
alemi, Yusuf u gormekten ve anlamaktan uzak idi." 

"Ruhun gidasi asktir. Canlarinki ise, aqhktir. " 

"Yakub'da, Yusuf un bir cazibesi vardir. Bundan dolayi Yusuf un gomle- 
ginin kokusu, O'na 90k uzak bir yerden dahi ulasti. Gomlegi tasiyan kardesi ise, 
o kokuyu duymaktan mahrum idi." 



— Birgok ilme goz nuru dokmekle de, arif- i billah olunmuyormus 
Allah Teala takdir ederse her murada erilmez mi? Soyle; 
Lakin Allah Teala, kul ile ic ige geger demekten son derece sakmmahsm, aman 
Bak biz hakikatler ikliminin, bulbiil yuvalanm yapan mimar olmusuz. 
515 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 41 

516 — Cemal KURNAZ -Mustafa TATCI, Turk Edebiyatinda §athiyye, Ankara, 
2001, s.26 



208 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Qilnkil Yusuf un gomlegi kardesinin elinde igreti idi. Kardesi, gomlegi go- 
turiip Hz. Yakup'a teslim ile milkellefti. Yani o gomlek, kardesinin elinde, esir- 
ci elinde bulunan bir seckin cariye gibiydi. Esircinin nefsi icin degildi. Saticidan 
baskasma aittir." 

Ilm-i ledundeki tahsilini ikmal eden §eyh §ibli, Allah Teala'ya vasil ol- 
duktan sonra biitiin kitaplanni yakmi§tir. 

Imam §afi Hazretlerini, §eybani Rai kuddise sirruhu'l-azizin oniinde ta- 
lebe gibi diz cokerten bu ilimdir. Kendisine: 

"Ey imam, sen nerde, §eybdni nerde? Bu hurmetin sebebi nedir?" deni- 
lince Imam §afi kuddise sirruhu'1-aziz: 

"Bu zdt, bmm bilmedigimizi bilir. " cevabim vermi§tir. 

Ahmed b. Hanbel radiyallahii anh ve Yahya b. Muaz kuddise sirruhu'l- 
aziz, bazi meseleleri Ma'ruf-i Kerhi kuddise sirruhu'l-azize ba§vurup ondan 
sorarlardi. Bunun sebebi kendilerine sorulunca, Ashabin: 

"Yd Rasulallah, kitap ve sunnette yoksa ne yapahm?" sualine, Hz. 
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin: 

"Onu sdlih kimselerden sorun! Onlarin istisdresine arz edin!" hadis-i 
§erifini misal verirlerdi. 

Hz. Omer radiyallahii anh vefat edince, Abdullah b. Mes'ud radiyallahii 
anh; 

"Ilmin onda dokuzu gitti. " Buyurdu. Bir sahabi radiyallahii anh de ken- 
disine: 

"Daha igimizde dlimler var! " dedi. O da: 

"Ben marifet ilmin den bahsediyorum. " dedi. 

Her isi eden ettiren Allah Teala degil mi, ver haber 

Vasitah olsun, vasitasiz olsun, her yerde tecelli eden Allah Teala'dir. Tek- 
keleri kapadilar, §oyle yaptilar, boyle ettiler, deme... Yaptiran Allah Teala'dir. 
Bunu sen anlamamakla boyle olmamasi icap etmez. Kimsede kabahat yoktur. 
Yapan, tertip ve tanzim eden hep Allah Teala'dir. Bunu sen idrak etmemekle, 
boyle olmamasi icap etmez. Sen cocugunu atese yaklasmaktan menedersin ama 

517 

O, bunu takdir eder mi? Kizar ve aglar. 

Maneviyat ilminin gercekte iistadi Allah Teala'dir. Samimiyetle bu yola 
girene Allah Teala sirasi ile bilmedigini ogretir. Tasavvuf bir emanettir, ca- 
hile de teslim edilmez. 

Leyk hulul-i ittihazdan eyle gayetle hazer 

Maneviyat ilminin ilk basamagi nefse ayak basmak ve onu tammaktir. 



-Ken'anRitai, a.g.e. s.214 



Katre §iiri'nin Aijiklamasi 



209 



Kalb gozii ile gormek icin ilim tahsiline gerek yoktur. £iinkii o bir hicap 
perdesinin aralanmasi ki, kendi ash bir ilimdir. E§yanin hakikatini, if yiiziinii 
goren, anlayan kalb gozune basiret dendigi gibi, kalb gozii ile gorme, feraset 
diye de isimlendirilir. 

Imam-i Kuseyri kuddise sirruhu'1-aziz buyurmustur ki; 

"Allah Tedld, miiminlere bir takim basiretler ve nurlar vermistir. Onlar bu 
sayede ferdsette bulunurlar. Rasuliillah sallalldhu aleyhi ve sellem; "Miimin, 
Allah Tealu'nin nuru ile nazar eder." hadis-i serifi bu mdndda anlasilmahdir" 
Deylemi 'nin zikrettigi bir hadis-i serifte; "Gozii ama(gormeyen) kimse kor de- 
gildir. Asil anta, basireti kor olan kifjidir. " 

Bu ilim binde bir kisiye nasip olur. Bu ilim bazen insam oyle bir sarho^luga 
geker ki, Hallac kuddise sirruhu'1-aziz gibi daragacma da bas koydurur. 

"Gazzali kuddise sirruhu'l-azize gore bu kalb gozune sahip olan yalmz 
ariilerdir, mutasavviflardir. Yakini bilgiye, Allah Teala'nm Ledtln ilmine sahip 
sevgili kullan da yalmz bunlardir. Yalmz bunlar, Allah Teala'yi oldugu gibi go- 
rilrler ve onun zatim da tarn manasryla kavrarlar. Allah Teala, bu yakini bilgiyi, 
bu sevgiyi kullarmm kalbine dogrudan dogruya kendi nuru ile verir. Kalbe bagh 
olan bu bilgiden hasil olan zevk de zevklerin en buyugudilr. Ve bu zevke daya- 

« 1 o 

nan mutluluk da, en kuvvetli ve en silrekli mutluluktur." 

Gazzali, kalbin gercekten gozii oldugunu er-Risaletu'1-Ledilnniye'sinde 
soyle delillendirir. 

"Tasavvuffulardan bir grup der ki; "Kalbin de bir gozii vardir. Tipki cese- 
din de bir gozii oldugu gibi.." Insan zahiri varhklan zahir gozilyle gorilr. 
Hakikatleri de akil gozilyle gorilr. Rasuliillah sallallahtl aleyhi ve sellem soyle 
buyurur: "Hicbir kul yoktur ki, onun kalbinin mutlaka iki gozii bulunmasin. 
Bunlar iki gozdiir. Onlarla gayb idrak olunur. Allah bir kuluna hayr nturad 
ettigi zaman onun kalb goziinii agar. Ta ki, kifji, goziinden gaip olani kalb go- 
zilyle gorebilsin. " 

Degil milmkiln ayn-i vaciptir hakikdtte 
Vilcut ile ddem beyninde zira ittihat olmaz 

La 
Varhk, zahiri itiban ile fokluk icinde olsa da, ashnda bir olan Hakk'in 
tecellileridir. Maneviyat sozle anlatilacak bir durum degildir. Hiisnii zanda 
bulunup tatmak lazimdir. Efendi Hazretlerinin Leyk hululi ittihazdan eyle 
gayetle hazer (bu kan§madan kacin demesi) mahlukun hicbir zaman Allah 
Teala olamayacagi fakat e§yada Allah Teala'yi mu§ahede etmek gerektigidir. 

Seyyid Muhammed Nur-ul Arabi Varidat serhinde buyurur ki; 
"Ehli tarikin tevhidi, zikre devanu neticesinde tahsil edilen bir haldir; 
ntakant degildir. 



518 — SUNAR, Cavit, Islam 'da Felsefe, Ankara, 1972, s.30 

519 — GAZZALI, er-Risaletii 'l-Lediinniye, trc. Yaman Ankan, 1st, 1972, s.87- 



210 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bu, Leyla'ya karsi, Mecnun'un haline benzer. Melik, Leyla'yi ona arz ey- 
ledi ve Leyla; Ya Kays, ben Leyla'yim, bana bak; dedi de Mecnun; benden bas- 
ka Leyla olur mu? Deyip daga kacti. 

Bu mucerret halden ibarettir. Ehli zikir de boylece kendilerine zikir galip 
olunca; zikir, ihvan, mezkur, ittihad eder. Halbuki bu tevhidi makam degil- 
dir." 520 

Bari Teala, bu mahluktan baska bir vticudu olmaktan milnezzehtir ve 

521 

Hakk'a mahluktan baska bir varlik olarak inanan kinase sirktedir. 

Senin varligm fan! olup hakikati Hakk'm olunca ittihat nereden meydana 
gelir! Sen kendi gecici vilcudunu var zannettiginden ittihat anlarsm. Sen var mi- 
sin ki, ittihat olsun! Hulul zannetmen sundan dolayidir: Allah Teala'nm, ey 
Muhammed, topragi atan sen degildin, ben idim dediginde, sen anladm ki, hasa, 
Allah Teala, Muhammed 'in gonltine girip topragi atti. Millkilnde kendisinden 
baskasi olmaymca ittihat nereden olur ve hulul nereden ortaya crkar? Kim var 
ki, kim kime girip ciksm! Ve bir de, erenlerin su nutuklanm yanlis anlayip ya- 
mldilar. 

Gahi nebatgahi hayvan olmusam 
Gahi ntaden gahi insan olmusam 
Gahi havadan yagmur olup yagmisam 
Gahi div u gahi Siileyman olmusam 
Gahi Fir'avn gahi Haman olmusam 
Gahi deyr ii gahi ruhban olmusam 
Gahi cennet gahi Ridvan olmusam 

Bu gibi sozlerinden dolayi Ehl'u-llahi hululi zannettiler. Hultililer, adem ol- 
dilkten sonra ruhu cikar; dilnyada hangi hayvamn huyuyla huylanmissa o huyu 
degistirmedik9e Hakk'a ulasamaz. Oldugil vakit onun ruhu cikrp o hayvana gi- 
rer. Dilnyada hayvanhkla gezer ve bazen olur ki, o rah bitkilere girer. Insanken 
Hakk'i anlayip bilip Hakk'a ulasirsa o zaman girip crkmaktan kurtulur derler. 

Bu dtlsilnceden Allah Teala'ya sigimnz. Bunlar, erenlerin nutuklanm yanlis 

522 

anlayip yamldilar ve hululi oldular. 

(Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'1-aziz) Qok kimseler tarafmdan bilinen 
ve insiyaki olarak: "Allah, Hz. Ademi, Allah suretinde yaratti " seklinde tercilme 
edilen meshur bir hadis '/' ele alarak diyor ki". Hz. Rasultillah sallallahil aleyhi 
ve sellem der ki; 

Allah, Adem 'i kendi suretinde yaratti. " 

Buradaki zamir (kendi sozil) bizce Hz. Adem'e avdet etmektedir. Baska bir 



520 — Golpmarh, Abdulbaki, Melamilik ve Melamiler, 1st. 1931, s. 290 
521 — SelimDivane, Sadiklarm Milskillerinin Anahtan, a.g.e., s.75 
522 — Selim Divane, Ariflerin Delili Milskillerinin Anahtan, Mustafa TATCI- 
Halil QELTiK, Ankara, 2004, s. 80 



Katre SJiri'nin Aifiklamasi 21 1 

deyisle: Arapca sintaks kurallarma gore, metindeki suretihi soziindeki hi zamiri 
hem Allah Teala'ya, hem de Adem'e ait olabildigi icin, Ibn'til-arabi, (teamill 
haline gelen ve sonuc itibariyle: Allah Teala'nin insan seklinde oldugunu zan- 
nettiren "Allah, Adem 'i, Allah suretinde yaratti " seklindeki yanhs anlamayi dii- 
zelterek : 

Allah, Adem 'i, Adem (insan) suretinde yaratti tarzmda dogru bir anlayis (= 
tercilme anlayisi) getirmektedir. Hemen 90k kimse tarafmdan fark edilemeyecek 

523 

olan bu incelik, Ibn'ill-Arabi'nin dikkatli ve nafiz zekasmm eseridir. 

"Beser, ne eski filozoflarm dedigi gibi Allah Teala'dir, ne de yenilerin de- 
digi gibi sur homme (insaniistu) dilr. Beser Allah olamaz. Bak ne diyoruz. 
Ey mazhar-i murfjitte tecelli eden Allah! 

Fakat o kimsenin vilcudunu ilahi tecelliyat yakmis, yani kalibim, cismini, 
benligini kendinde lani etmisse, o vakit beser Hakk'la baki olmus, ondan Hak 

524 

tecelli etmistir. Gilnesin zuhurunda idare kandili hukumstiz kahr." 

E§ya O'nun tecellisi ise, de, e§ya e§yadir. O ise, O'dur. i§te kalb ilmi 
budur. Bu akli bilgilerle bilinmez. Vucudun varhgi mii§ahede, zevk, hal, 
fena-fi'llah, beka bi'llah ve mustegrak'iin fi-zat'illah ile bilinir. Buna ise, 
Mur§idi Kamil terbiyesi ile ula§ihr. Bu i§i fark edemeyenler ilhada du§tuler 
ya hululi (yok olup kan§ma) ya ittihat (her §eyi Allah Teala'nin zati gibi) a 
du§erek zindikhk ve kulluktan kendilerini mustagni gordiiler. Bu ise, hatala- 
nn ba§langici olmu§tur. 

Bu halin herkes tarafmdan anla§ilmasini da du§iinmek muhaldir. Bu hale 
eri§en kulluk makamlannin dorugundadir. 

Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin "Bana Allah Teala'nin kulu ve 
Rasulti deyin " sirrina kavu§ur. 

Alan lezzati birlikten halas olur ikilikten 
Niydzi kande baksa ol hentan didar olur peyda 
Gorunur ol kenzi mahfiden nice zahir olur e§ya 
Bilur her nak§-u suretten nice esrar olur peyda 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



523 — KEKLIK, Nihat, El-Futuhat El- Mekkiyye Kriterleri, 1st, 1990, s. 1 1 
524 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 23 



212 



Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



1 -Ulu Tannm akil ermez sirrma 
Bin bir ismi halktan pinhan edersin 
Icirirsin sabrm peymanesini 
Hikmetini sonra ay an edersin 

2- Gizlenirsin bir nilvenin icinde 
Ademin de, seytamn da, cinin de 
Her milletin ayn ayn dininde 
Sirk'e, kufre reybi Burhan edersin 

3 -Ask olursun gonlumuzii yakarsm 
Leyla olur karsimiza crkarsm 
Rakip olur cammizi sikarsm 
Vuslatmi bize hicran edersin 

4-Bozuktur dilzenin olmazsm akort 
Tavsana kac dersin, taziya aport 
Haham, papaz, hoca ettikce zart zurt 
Alay eder, giiler, isyan edersin 

5-Sen indirdin yere su dort kitabi 
Ayn ayn her birinin hesabi 
Her bir dinin sensin putu, mihrabi 
Yalanma kendin iman edersin 

6-Zerdiist olmus goriinmussun atese 
Brahmen 'in Visno'susun giineste 
Bir parlay is parladm ki, Kureys'te 
Mahbubun sanma san edersin 

7-Hem goncasin, hembiil btllsun, hem diken 
Hem canansm, hem de cileyi ceken 
Hikmetine defineler acikken 
Seyyah, dervis olur salman edersin 

8-Yok olmadan var olmamn yolu yok 
Kendin gibi seni arayan pek 90k 
Hie sasmaz kaderden attigm ok 
Sevdigini aska nisan edersin 

9-Qift9i olur okuzunil havlarsm 
Aga olur hizmetkan paylarsm 
Yersin, goksiln, yillar, gilnler, aylarsm 
Asirlan toplar, bir an edersin 

10-Gorunursiln her velide, delide 
Mustala'da, Avram'da, Pandelfde 



Bir maymuncuk gibi her bir kilide 
Hem uyarsm, hem de bilhtan edersin 

1 1-Nes'e olup gizlenirsin sarapta 
Helal haram yazihrsm kitapta 
Sevdalarla su inleyen rebapta 
Sensin asiklan nalan edersin 

12-Zincir olur, mecnunlan baglarsm 
Gorur, acir, karsismda aglarsm 
Irmak olur dere tepe gaglarsm 
Tufan olur dehri viran edersin 

13 -Bir ot idin kamis oldun, ney oldun 
Feryadma karsilik hey hey oldun 
Su, kok, filiz, asma, uzilm, mey oldun 
Her katreni bana umman edersin 

14-Ciban olur enselerde cikarsm 
Yanar camn yine kendin sikarsm 
Kendin yapar, kendin yamar yikarsm 
Sigortadan ne kar, ne de ziyan edersin 

15-Maymun olur lsinrsm krah 
Hala Yunan can evinden yarah 
Yildizim o yar sardi sarali 
Venizelos musun devran edersin? 

16-Bir iraden adam yapar esegi 
Aziz olurken batar ana dosegi 
Gazabmdir su felaket simsegi 
Her nereye caksan suzan edersin 

17-Qikmayan candan umut kesilmez 
Rahmetinden zene bile eksilmez 
Gozumuzil senden baskasi silemez 
Guldurmeden once giryan edersin 

18-Simartirsm bir sonradan gormeyi 
Ogretirsin halka corap ormeyi 
Qalarken tarn gozilnden silrmeyi 
Yakalarsm hapse ferman edersin 

1 9-Zengin olur kasalan kitlersin 
Fakir dilser garip basm bitlersin 
Deri, kemik, beden bizi ciltlersin 
Hicranlara canli divan edersin 



Hizmetleri 213 

20-Lanetin mi su seyhislam kapisi Kilrek ceker akmtiya her gece 

Yedi cehenneme bedel yapisi Boklu dereye mi kaptan edersin 

Zebanilerde mi bunun tapusu 
Bu ceteyi sen perisanedersin 24-Nerede olsa basmdadir belasi 

Haset, fitne o firavun Musa'si 
21-Dar-iin Nedve midir su dar-iil Hikme Cehil, gurur vesaire kabasi 
Savurdular birbirine 90k tekme Saklar domuzlara coban edersin 

Kuyrugu sakattir pek hizli cekme 
Eseklere bizi handan edersin 25-Sana giren crkan nedir be dilrzil 

Dersin bana hey Allah'm okilzil 
22-Kudurdular arpahkla, tiritle Icirirsin on dort bin okka diizii (raki) 

Girisirler kafa, goz, yiiz, divitle Beni bulutlara mihman edersin 

Gegirirler, amnrlar tecvidle 
Harf-i meddi yular, kolan edersin 26-Serserinim dustum askmla meye 

Nasil girdin elimdeki su neye 
23-Fitne icin yeter Izmirli Cilce Hem seversin beni Neyzen'im diye 

Yelken takar devedeki horgilce Hem de sarhos diye destan edersin 

525 

Tip Fak. Hastanesi 
Haydarpa§a 17. 02. 1337 526 
Biz hakayiki asiyan icre mimar olmusuz 

Ihvan bu makamda yani Vahdet-i §uhuf& ula§ir ve nihayet La Mevcude 
Illa'llah'a vanr ki, hakikat ehlinin ilmidir. Bu makamda ihvan kendinin ve 
alemin yokluguna Vahdet-i Vucud'a yani Allah Teala'nin varhgina gotiiriir. 
Bu bir kan§mada degildir. Kelime-i tevhid zikri cekilirken, tevhid mertebele- 
rinde miilahazalan §u §ekildedir. 

1- <uil Vt^JI V miibtedilerin (ba§langif) mertebesidir. 

2- c^\ Vt^JI V mutavassitlann (orta) mertebesidir. 



~~ — Burada kastedilen Istiklal Harbi'dir. Oyle ki, adi gecen devletler, Ttlrkiye'yi 
aralarmda taksim etmek ilzere, Yunan ordusunu Izmir'den karaya fikartip Orta Ana- 
dolu'ya kadar dayandiklan zaman, Yunan tahtmda, bu devletlerin politikasma arka 
olan Alexandre isminde gene bir kral vardi. Gtinun birinde gene Alexandre, saraym 
bahcesinde gezinirken oksamak istedigi bir maymun tarafmdan eli lsirihr ve az son- 
ra da kam zehirlenerek olilr. 

Bu hadiseden sonra, Fransiz politikasmm asla uyusamadigi eski kral Konstantin, 
olen oglunun yerine tekrar Yunan tahtma gecer oturur. Ona sinirlenen Fransa siyasi 
cevreleri, Yunanistan'a yaptiklan yardimi bu defa bize yapmaya baslarlar ve Ada- 
na'yi tahliye ile de ilk sempati jestini gosterirler. 

Iste bu vak'a, Turk talih ve tarihinin bir yeni dontlm noktasi olarak, Yunan hezi- 
meti ile Turk zaferinin gerceklesmesine ciddi bir yardim ve esash bir adim olmus 
olur. (Ken'anRitai, a.g.e. s. 576) 

526 — §evki KOCA- Murat KAQI§, Neyzen Tevfik Killhyati, 1st. 2000, s.219, 
BA§TUNQ, Yilksel, Yangin Adam Neyzen Tevfik, 1st. 2000, s. 168-172 



214 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

3- tltiil VtiJlY muntehilerin (son) mertebesidir. 

Bu, kulun Hakk olmasim gerektirmez. 
Nablusi'nin inzivasinin ilk yilinda yazmis. oldugu birinci munacati Vahdet-i 
Viicud ile ilgili olarak kulun Allah Teala'ya munacatim anlatiyor. 
Rabbim bana dedi: 

"Sen, sen bana uygunsun " Dedim ki; 

"Fdni olan ben, nasil Sana uygun olurum? " O bana dedi ki; 

"Fdniden baska higbir sey Bana uygun degildir?" Dedim ki; 

"Ahlakim kotudur, ben Sana nasil layik olurum? " O dedi ki; 

"Onu, Benim iyi ahldkimla tamamlayacagim. " Daha sonra bana §6yle 
dedi: 

"Ey kulum, Ben senim, fakat sen Ben degilsin. Ey kulum, Mevcud 
(Var olan) benim, sen degilsin. Ey kulum, butun beser Benim keremimin 
kullaridir; sen, Benim Zdtimin kulusun. " Dedim ki; 

"Ey Rabbim, ben nasil Senin Zdtinin kulu olurum? " O dedi ki; 

"Sen 'Abdul'-Vucud'sun (Varhgin kulusun); Abdu'l-Mevcu d (Var ola- 
nin kulu) degilsin. Viicud Ben 'im, mevcud digeridir, zira o Benim ile varhk 
bulur. Hdlbuki Ben, Kendi kendimle varim. " Bu sebeple ben §6yle dedim: 

"Ben Varhk'im. " Ve yine O bana dedi: 

"Ey kulum, baskalarindan korkma; zira baskalari Ben 'im Ben, senin 
sendeki Varhgimdan dolayi sende tecelli eden Rabbinim. Ben 'den baska 
Hah yoktur ve ancak bana tapilabilir. 



527 — Bu mertebedeki "sen ve ben" i Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'l-azizin 
getirdigi yorum ile ancak anlayabiliriz. Bahsedilen makama geldikten sonra Allah 
Teala ile kulu bir gormektedir. "Attigin zantan sen atmadin Allah Teala atti. " Ayeti 
tecelli eder. 

Ayette: "Kulum, faili olmadigin §eyiyap. Yaptigin i§infaili benim. Ben de ancak 
seninle yaparim. Qunkii onu kendi kendime yapamam, onu yapmak iqin sen lazimsin. 
Senin yapman iqin de ben lazimim. " "Boylece isler bana ve Ona bagh oldu. Ben de 
hayret ettim, hayret de sasti. Hayret iqinde hayret oldu. " Diyen Muhyiddin Arabi 
kuddise sirruhu'1-aziz su sekilde devam eder: 

"Nice zamanlar olmus ki, soyle demisimdir: 

"Rab Haktir, kulHakk'dir, ah bilseydint, ntukellef kintdir? 

Kuldur dersen o yoktur, Rabb'dir dersen o nasil ntukellef olur ?" 

Nice zaman da soyle demisimdir: 

"Kendisinin yaptigi bir seyi bana teklif etmesinde hayret ettim. Benim yaptigim 
bir is yok bende o is hep O'nun yaptigim goruyorum. Ah bilseydim mtikellef kim 
oluyor? Heryerde ancak Allah var, Ondan baskasi yok." 

"Boyle soylemekle beraber bana denildi ki, yap." 

Hillasa, birlik halinin zuhur etmesi insandan kulluk vazifesini dusilrmedigi gibi 
bir manada artirmasi gerektirdigini hatirlatiyor. 

528 — Aziz Mahmud Hildayi Uluslararasi Sempozyum Bildiriler, ist-Uskildar 
Beld. 2006, c. II, s.250 



Hizmetleri 215 

Her halttkdrda seni Ben (Kendim) He zenginlestirirsem, seni zengin 
kilacagim ve eger seni baskalariyla zenginlestirirsem, seni fakir kilacagim. 
Benden baska ildh yoktur. " Ben O'na dedim ki; 

"Ey Rabbim, ben Senin nezdinde nasihm? " O bana dedi ki; 

"Sen Benim indimde, en yakinlar arasinda ve ayni zamanda btttttn 
seni sevenler He birliktesin. Ben, seni ve seni sevenleri severim. " Ben O'na 
dedim ki; 

"Ey Rabbim, bana olan askinin alameti nedir?" O bana dedi ki; 

"Benim sevdigim ve Benim hoslandigim seyleri yapabilmen igin sana 
yardim ve Itttfumu ihsan etmemdir. " Ben O'na dedim ki; 

"Ey Rabbim, insanlar bana haksizhk ediyorlar. " O bana dedi ki; 

"Btttttn bunlar senin hayrinadir. Onlarin sana ettikleri haksizhklarin 
sonucuna bakman yeter: Bu, senin Benim He yakinlasmandir. Muhakkak 

529 

ki, sen onlardan onde geleceksin. " 

Alemler insan-i kamiller ile hayat ve huzur buldugu gibi mimarlan da 
ancak onlar olabilmi§tir. Terbiyesi eksik olanlar ve nefse uyanlar hep yikici 
olup diizeni bozmu§lardir. Alemin yaratih§ sebebi Allah Teala'nin halifesine 
hizmet etmek oldugundan, mimarhk sifati insani kamillere verilmi§tir. 



Bende sigar iki cihan, ben bu cihana sigmazsam; 

Cevheri la-mekdn benem, kevn-tt mekdna sigmazam!.. 
Arsifersi kaf'u nun, bende bulundu cttmle gttn; 
Kes sozttntt uzatma kim serhtt beyana sigmazam!.. 

Kevn-tt mekdndir ayetttm, zdt'a gider biddyetttm; 

Sen bu nisan ile beni bil, ki, nisana sigmazam!.. 
Kimse gttmanu zann ile, olmadi Hakk ile bilis; 
Hakk'i bilen bilttr ki, ben zanni gttmana sigmazam!.. 

Surete bahu maniyi, suret iginde tani kim; 

Cism ile can ben 'em veli, cism-tt cana sigmazam!.. 
Hem sedefem hem inciyem, Hasru sirat esenciyim; 
Bunca kumasu raht ile, ben bu dttkkana sigmazam!.. 

Geng-i nihan benem ben, us, yani iyan benem ben us; 

Cevheri kan benem be us, bahre ve kdne sigmazam! 
Gergi muhiti d'zamem, adem adimdir ddemem; 
Dar ile kttnfe kan benem, ben de mekdna sigmazam! 

Can ile hemcihan benem, dehr ile hemzaman benem; 

Gor bu latifeyi kim, ben dehr-tt zamana sigmazam! 
Encttm ilefelek benem, vahyi bilen melek benem; 



529 — Bekri Alaeddin, Abdulgani Nablusi Hayati ve Fikirleri, cvr. Dr. Veysel 
UYSAL, 1st, 1995, s.112-114 



216 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Cek dilini ve ebsem ol, ben bu lisana sigmazam! 

Zerre benem, gilnes ben em, Qar He pencil ses benem; 

Sureti gor, beyan He bil kirn ben bu sana sigmazam! 
Zat ileyem, sifat He, Kadr Hey em Berat He; 
Gill sekerem nebat He, beste dehana sigmazam! 

Nar benem, secer benem, Ars'e gikan hacer benem; 

Gor bu adin zebanesin, ben bu zebana sigmazam! 
§ems benem, kamer benem, sehd benem seker benem; 
Ruhi revan bagislarim, ruhi revana sigmazam! 

Gergi bugiln Nesimi'yem, Hasimiyem, Kureysiyem; 

Bundan uludur ayetim, ayetil sana sigmazam! 

Nesimi kuddise sirruhu'1-aziz 



Hizmetleri 217 

EMR-lBIL MA'RUF vel munkeri bilmez MIYIZ? 

ANLAR ILE BIZ AMEL KILMAZ MIYIZ? 

ISR-i PAK-I AHMED-I BILMEZ MIYIZ? 

§IMDi IZMAR EYLEYU BIZ RAH-I MANA OLMU§UZ 53 ° 

Emr-i bil ma'ruf ve'1-munkeri bilmez miyiz? 

Insanlarin bir kismi tarikat ehlinin halleri uzerine yeteri kadar bilgisi ol- 
madigi icin, onlar hakkinda yanhs. gorii§ler ileri surmu§lerdir. 

Mesela; Muhyiddin Ibn-i Arabi kuddise sirruhu'1-aziz icin §eyh-iil 

531 

Ekber diyenler oldugu gibi, §eyh-iil Ekfer diyenler cikmi§tir. Siinnet- 
ul'llah her zaman cari oldugu icin, Efendi Hazretleri icinde bu tiirlu ithamlar 
olmu§tur. 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretleri zamaninda diger 
tarikat ehli gibi ulema ve hocalar tarafindan devamh tenkite ugradi. C un kii 
a§k ehli idi. Zahirde itikadi bozmayan meselede devamh sukut gefer, kim- 
seyi kirmak istemezdi. 

Ebu'l Hasan Harkani kuddise sirruhu'1-aziz buyurmu§tur ki; 

"Inkdr He evliyd-i kirdm'in yuzlerine bakmaktan ise, ruhbanlarin ytt- 
zttne bakmak daha hayirhdir. Zird evliyd-i kirdma su-i zdn ve fena yttzle 
bakanlarin sonu iyi olmaz. " 

"Cahil kimsenin yaninda kitap gibi sessiz ol" 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz 

Bu sirdandir ki, bir kdmil zuhur etse dlemde 
Kimi ikrar eder am, kime inkdr olurpeyda 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

§ol cahil-u nadani gor orter Hakk-i inkdr edip 
Kdmil olan, Kdmillerin her bir sozun burhan gorttr. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Anlar ile biz amel kilmaz miyiz? 

Mur§id-i Kamiller alemin aynasi olduklan icin onlara bakan kendi sure- 



530 — Dinde gilzel seyleri ogretme ve yaptirmak, gilnahlardan ve kotulilklerden 
nehyi bilmez miyiz? 

Onlarla biz amel etmez miyiz? 

Hazreti Rasultillah sallallahu aleyhi ve sellemin gilzel ahlakim bilmez miyiz? 

§imdi, gizli bir yol tutarak, mana alemine yol bulmusuz. 

531 — Mesela; Ibnu Teymiye (o. 728/1328) §eyh-ill Ekfer (En bilyilk Kafir) diyen- 
lerdendir. 



218 Gavs-ul Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

532 

tini goriir. Kemal yolunda bunca emek ceken, Allah Teala'yi herkesten 
daha iyi bilmez mi, kulluk yapmaz mi? Fakat Onlar vuslat aleminden bu 
fark alemine gelirken, Allah Teala katinda §efkat kanatlanni mahlukata ge- 
receklerinin soziinii vermi§lerdir. Onlar, nefisleri menfaati icin hicbir amel 
yapmami§lardir. Ancak onlann tuttuklan melamet yolu, bazen di§tan yanh§ 
anla§ilmi§tir. 

Her i§in nihayeti ise, Hakk-in kendisidir. 

Isr-i pak-i Ahmed-i bilmez miyiz? 

Nubiivvetin sirrina ula§mak, yokluk sirrina erip mertebe-i hayvaniyetten 
kurtulmaktir. Nefsini gecmeden ademligini bilmeden bir insan ashnda hay- 

S33 

van olur.' Onlar kulluk yukiinii ta§iyacaklanna ve hizmet icin verdikleri 
sozii unutmadilar. Onlan anlamayanlar her ne kadar zarar vermeye cah§salar 
da sirn saklayip, maneviyat taliplerine yol oldular. Onun icin veliler ifin 
soylenen "kuddise sirruhu 1-aziz " kelami her veli ifin tecelli etmi§ ilahi 
bagi§in farkhhgi ve var olan sirrin takdis edilmesidir. 

Binaenaleyh Hakikat-i Muhammedi'ye sirlanna eri§enler de dinin veci- 
beleri hakkinda eksiklik addetmek soyleyenin noksanhgindan ba§ka bir §eye 
i§aret olmaz. 

Muhammed'dir Cendb-i Hakk-a mirat 

Muhammed'den gorundu kendi bizzat 

Muhammed'den vttcuda geldi ekvdn 

Muhammed ra-i u mer-i u mirat La 

Simdi izmar eyleyu biz rah-i mana olmu$uz 

Kemal ehli, insanlann soziinden etkilenmeyip yoluna devam edendir. 
Mana yolunda etkilenmek yolu uzattigi gibi, ba§kalanna faydah olmaktan 
insani men eder. 

Rah-i mana (maneviyat yolu) olmak demek, Allah Teala'ya ula§mak is- 
teyenlere giizergah olduk demektir. Fakat yukanda anlatilan sikintilardan 
gefmeden bu hale kavu§ulamayacagi da anlatilmi§tir. 



" — Hikaye: "Milrid bir zaman falijip keramet ehlinden oldu. Fakat murjidini 
rabita edince, onu merkep suretinde gormeye bajladi. Durumuna vakif olan milrjidi; 

"Bu sefer ki, rabitanda o merkebin kulaklanni tut, " dedi. Milrid rabitasmda 
merkebin kulaklanni tutunca gozlerini afti. Birde ne gorsiln tuttugu kulaklar kendi 
kulaklan idi. Milrjidi dedi ki; 

"Senin bizde gordugun noksanhk, senin eksikligindir. " 
— "Kendilerine Tevrat ogretildigi halde, onun geregini yapmayanlarin du- 
rumu, sirtina kitap yuklii e§egin durumu gibidir. Allah Tedld 'nin ayetlerini yalanla- 
yanlarin durumu ne kotudur. Allah Tedld zalimler toplulugunu dogru yola Uetmez. " 
(Cuma, 5) 



Hizmetleri 219 

HERKESIN MIKTAR-I IHLASINCA FUL-l EDER ZUHUR 
SEN QALIS OL MUHHSANDAN CIKMASIN SENDEN KUSUR 
GAYR-IDE GORSEN HATAYI SETR-EDUP SEN ANDAN AL HUZUR. 
BUNU ADET EDINIP DURR-U YEKTA OLMUSUZ 534 

Herkesin miktar-i ihlasinca fiil-i eder zuhur 
Sen cah$ ol muhlisandan gikmasin senden kusur 

ihlas; Allah Teala'yi g6ruyormu§ gibi hareket etmektir. Hakikat Ehl-i 
demi§lerdir ki; 

Ihlas, Allah Tedla 'nin nurlarindan bir nurdur ki, onu ancak gergek 
mtimin kullarin kalbine emanet eder. Bunu gergek murnin olmayanlardan 
esirger. 

Ihlas dort kisma aynhr. 

1 -Allah Teala nzasi icin yapilan amelde, tazim uzere ihlash amel 
yapmak. 

2-Allah Teala emrettigi icin, tazim uzere ihlash amel yapmak. 
3-Sevap bulmak icin, tazim iizere ihlash amel yapmak. 
4-Ameli ihlas niyeti ile yapmak. 
Insan bu dort kisimdan biri ile amel i§lerse manevi kurtulu§a erer. 
Ihlas temelde iki kisimda toplanir. 

l-Sadiklarin ihlasi; miikafat ve sevap kazanmak 
2-Siddiklarin ihlasi; Allah Teala'nin cemalini gormektir. 
ihlas ile olan i§lerde kusurlar Allah Teala tarafindan tamamlanir. Eger 
bir noksanhk zuhur edecek olsa bile manevi yardim yeti§ir. 

Gavs-i Abdtllkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz buyurdular ki; 

"Ya Rabbi, hangi namaz beni sana yaklaqtirir. " Allah Teala buyurdu ki; 

"O namazda benden gayrisi obnaya ve namaz kdan bende kaybola. " 

Buna gore ihlas ile ibadet eden birinin namazi tic sekildedir. 
1 -Fiili namaz; avam ve sofularm kildigi namazdir ki, zahiren bilinir. 
2-^uhudi namaz; Ariflerin kildigi namazdir, namazm manevi tecellileri za- 
hir olarak kilar. (Vahdet-i §uhud) 

3-Hakiki namaz; Kamil insanlarm kildigi namazdir. (Vahdet-i Vtlcud) 

Biitiin ibadetler ve fiiller bu siralama ifine girmektedir. 

Her kim bu yola sidk ile girmezse yog olmaz 
Yog olmayacak Yusuf'un umma haberin senin 

Niyazi Misri kuddise sirruhuT-aziz 



~ ~ — Herkesin ihlas ve sadakati ne kadarsa, kazanci o kadar olur. 
Sen iyi fahs sadiklardan ol, senden kusur crkmasm. 
Baskalannm hatalanm gortlrsen onu ort, gizle, bundan zevk al. 
Biz bu gtlzel davramsi adet edindigimiz igin en degerli inci olmusuz. 



220 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Ihlas, kigiyi terakki ettirerek vuslat bahnni actinr. Etrafi ile me§gul ol- 
maktan kendini kurtanr. £iinkii her §eyin sahibine kavu§mak, insani olgun- 
lugun zirvesine cikanr. Olgunluk, nza makaminin penceresidir. 
Hig ne lazim her kesin ayibini tahrir eylemek 
Kdmil insan olan gbrmez gorse de gbzyumar 

La 

Gayr-i de gorsen hatayi setr-ediip sen andan al huzur. 

Insanlarin ayibini yiiziine vurmayip, islam'in emirlerini bilmeyenlere 
ogretmek yaratilani yaratandan otiirii hos. gormek, bu yolun esasidir. 

Rasuliillah sallallahii aleyhi ve selleme "Miimin nasil bir insandir? " di- 
ye sorulunca, buyuruyor ki; 

"Kendisi bcujkalariyla ttlfet eden, geginen; bcujkalari da kendisiyle ttlfet 
edebilen, yanina sokulabilen kimsedir. " 

"Kendisi ba§kalariyla geginemeyen, ba§kalannin da kendisinin yanina 
sokulamadigi kimsede hayir yoktur. " 

Ctimle etjyada gordttm har var gulzaryok 
Hep gulistan oldu diem §imdi hig har kalmadi 
Gitti kesret, geldi vahdet, oldu halvet dost ile 
Hep hak oldu diem sehr-u pazar kalmadi 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Insan kendinde olan bir hataya bakinca nefsinden oldugunu, baska- 
larindaki hataya bakinca da bir hikmeti vardir, Allah Teala'dandir; 

Kendinde olan bir iyilige bakinca Allah Teala'dandir; baskalarinda 
olan iyilige ise, onlarin nefislerinden oldu, demesi gerekmektedir. 

Ashnda her §eyin iradesi, Allah Teala'nin elindedir. Boyle bir hiikmiin 
kar§isinda kul kendini, Allah Teala'ya teslim ederse, Allah Teala emanetine 
sahip cikar. Allah Teala, Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem Efendimize 
bile, 

535 

"Sen istedigine hidayet edemezsin" ' buyurarak isteklerin tarafindan 
kontrolde oldugunu bey an etmi§tir. 

Bunu adet edinip durr-u yekta olmusuz 

Durr-u Yekta Birlik incisi Hakikat-i Muhammediye'dir. ^ Yaraticinin 



" — Kasas, 55 

536 — Allah Teala'da cemal ve celal tecellileri vardir. Kufrii de, imam da yaratan 
O'dur. Bununla beraber kilfre razi degildir. Muhammediyet mertebesi ise, yalmz 
cemal tecellisidir. Muhammed sallallahii aleyhi ve sellem ancak kilfur olmayan 



Hizmetleri 22 1 



jeyleri yapmakla milkelleftir; bu ise, zordur. Zamanmm en buytik velisi ve milrjidi 
olan gavs-iil a'zam, Hakikat-i Muhammediye'ye mazhar olmuj insandir. 

O zati zatina mir'at eyledi can 
Celaliyle Cemali oldu seyran 

Hem onun ayinesinden o Subhan 
Nikap agti kemali oldu ilan 

Nikaplardan gegip Hakk'a gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim 

O'nun nuru cemalinden bu alem 
Duzuldu hem vucuda geldi adem 

Onun fey zi kemalinden bu alem 
Zuhur buldu bilindi sirr-i adem 

Hicaplardan gegip Hakka gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim 
Cun Oldur nokta-i ba-i sirr-i Yezdan 
Goriindii mir'atindan vech-i Subhan 

O'dur hem bahri rahmet kenz-i Rahman 
Bilindi miratindan sirr-i Deyyan 

Gururlardan gegip Hakk'a gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim 

Lediin deryasinin sultani oldur 
Hakikat sirrinin burhani oldur 
Cemi enbiyanin ham oldur 
Cemi evliyanin cam oldur 

Futurlardan gegip Hakk'a gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim 
Muhammed enbiyaya nisbetEy can 
Nebiler katre Ahmed bahr-i untntan 

Veliler enbiyadan farki burhan 
Vezirdir evliyalar enbiya han 

Nubuvvet mayesiyle gel gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim 

Ve lakin bah re dustu katre bar an 
Anin gunfark olunmaz sirr-i irfan 

Cun katre bahre gark olunca Ey can 
O katre mahvolur derya olur Can 
Velayet mayesi bul gel gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyderelim 
Aningun enbiyanin hep kemali 
Muhammed bahrinin feyzi cemali 

Hakikatte O'dur zubde meali 
Muhammed'le bulundu Hakk visali 

Muhammed bahrine gel dal idelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim 



222 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

e§yadaki sirnni fozen vahdetin mertebelerinden gefip Muhammedi Hakikate 
kavu§mu§ ki§i demektir. Beyitlerin manalanndan anla§ilacagi iizere Efendi 
Hazretleri bu sirra erenin alemde olan §eylerden bir huzursuzluga dii§meye- 
cegini kendini halk ifinde aranan bir insan olacagini bildirmektedir. 

Sanma ey Hoca ki, senden sint ti zer isterler; 
Yevme layenfeu 'da kalb-i selim isterler. 
Berzah-i havftt recadan gege gor nakdm olup; 
Dem-i dharda ne timid ti ne bint isterler. 
Unutup bildigin arifisen nadan ol; 
Bezm-i vahdette ne Hint, ne alint isterler. 
Harem-i ntanide bigdneye yol vermezler; 
Asina-i ezeliyar-i kadint isterler. 
Ctirmtine ntuterif, taata ntagrur olma; 
Ki sifahane-i hikmette sakint isterler. 
Kible-i manayifehm eylemeyen gogeriler; 
Sehv ile secde edip ecr-i azint isterler. 
Ezber et, kissa-i esrar-i dili ey Ruhi; 

537 

Hazir ol, beznt-i ildhide nedint isterler. 

Bagdatli Ruhi kuddise sirruhu'1-aziz 



§eriat mahzenidir §ah-i Ahmed 
Tarikat menbaidir Mah-i Ahmed 

Maarif madenidir Rah-i Ahmed 
Hakikat mebdeidir cah-i Ahmed 

Bu deryaya dufjtip Hakk'a gidetim 
Cemal-i ba-kemale seyredetim 

Gorunmez gayri mirattan o mahbub 
Bulunmaz gayri yerde vasl-i matlub 

Muti ol emrine ta ede mahsub 
Seni esrarina hem ede mensub 

Hevalardan gegip Hakk'a gidelim 
Cemal-i ba-kemale seyredelim. 
RISALE-i KUDSlYYE (Rasulilllah sallallahu aleyhivesellem'm Milkemmelligi 
ve Ytlceligi) 

537 — Yevme la-yenfeu: kimsenin kimseye faydasi olmadigi gun, hesap gilnil 
Kalb-i selim: Temiz gonill, Berzah: Iki alemin arasi. Kabir. Dilnya ile ahiret ara- 
si, Havftt reca: Korku ve limit, Nakdm: Sermayen olup, Dem-i aher: Ahiret, Bim: 
Korku, Nadan: Bilmeyen, Bezm-i vahdet: Huzur-u Ilahi, Harem-i mani: 
Maneviyatm krymetli sahasi, Biganeye: Lakayt, Yar-i kadim: Ezeli sevgili, Cttrm: 
Gilnah, Muterif: Itiraf, Sakim: Hasta, keyifsiz, saglam olmayan, Nedim: Arkadaj 



Hizmetleri 223 

IPTILA ALEMDE VAR IKMALDIR O ETME CEDEL 

HER KULA NASIP ETMEZ ANI HUDA IZZ-U VE-CEL 

BASA GELSE BH ANI DEVLET VE NIMET BI-BEDEL 

BIZ ANI GORMUS VE GECIRMIS PAK MUSAFFA OLMUSUZ 538 

"Yemin olsun ki, biraz korku, biraz aghk, biraz da mallardan, canlar- 

539 

dan ve mahsullerden yana eksiltmekle sizi imtihan edecegiz. " 

Iptilaya sabir ile vanlan yol, en kestirme yoldur. £ocugu ana sutunden 
keser gibi nefsin ho§una giden rahathk hissinden uzakla§mahdir. Rehavet 
insani gaflete iter. Maddi ve manevi halimize kanaat etmek ve pir eteginden 
aynlmamak gereklidir. Her bir sikintiyi ganimet bilmek, ustadimn onu terbi- 
yede ikmal yoluna sevk ettigini bilmek gerekir. Yanmadan pi§en yemek 
tatsiz olur, ya da kisa zamanda kokar. 

Algaktan algaga yurttye toprak iginde gurttye 
A§k ate§inde eriye, altin gibi sizmak gerek 
Zikri Hakk-a me§gul olayana, yana ta kill ola 
Her kim diler makbul ola tevhide boyanmak gerek 
Eytin ki§iyol alantaz maksudunu tez bulamaz 
Yog olmayan var olamaz varini dagitmak gerek 
Dervi§lerin en algagi bugday iginde burgagi 
Bu Misri gibi balgigi her ayak basmak gerek. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Bu diinya iizerinde ce§itli mu§kullerin goriilmesi, perde arkasindan 
hakikatin suretlerinin gidip gelmesi hadisesidir. Di§andan bakanlar, suretin 
hareketine irade isnat ederler. Ama duruma vakif olanlar, hemen her mesele- 
yi ilahi iradeye havale etmektedir. Boyle yapanlar, duruma tedbir olma sikin- 
tisindan halas olmu§tur. Vakti gelince zaruri olarak sikintilar gelir gider, bir 
§ekil alir. 

Tedbirini terk eyle, takdir Hudd'nindir. 

Sen yoksun o benlikler hep vehm-tt gumdnindir. 

Birden bire bul a§ki bu ttthfe bulanindir 

Devrdn olah devrdn Erbdb-i safdnindir. 

A§ikta keder neyler gam halk-i cihdnindir 

§eyh Galib kuddise sirruhu'1-aziz 



538 — Dert, bela alemde var, eksikleri tamamlar bosuna ugrasma. 
Her kula nasip etmez onu, sam yilce, celal sahibi Allah Teala. 
Sana bir bela gelirse, onu esi bulunmaz bir nimet ve devlet bil. 
Biz onu gormus, gecirmis, tertemiz, an, duru, saf bir hale gelmisiz. 
539 — Bakara,155 



224 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Aynca haynn acilacagi kapinin yonunii insan tespit edemez. Belki onun 
niyetinde kemal penceresini ancak iptilalar acabilir. Bu hikmete vasil olmak- 
ta ta baska bir haldir. 

Evliya derecesini bulmus bir zat varmis. Kiirsiiye crkip vaaz ederken daima: 
"Yd Rabbi, hirsizlara haramilere rahmet kill " Diye dua edermis. Sebebini sor- 
muslar. Cevaben: 

"Ben Bagdath bir tiiccardim, qok zengindim ve iyiden iyiye diinyaya dalmi^tim. 
Bir gun sahradan geqerken, kervanimin birini haramiler soydu. Bu vak'adan biraz 
akhm ba^ima gelir gibi oldu. Bir ba§ka gegipe, malimin bir kismini daha 
gasbettiler. Ugunciide ise, tig u teber §dh-i levend on parasiz kaldim. Bu suretle ac 
ve bi-ildq kahnca bir tekkeye iltica ettim. I§te orada Allah 'im bana bir kdmil miir§it 
ihsan etti ve bu devlete nail oldum. Bu nimete o haramiler yuziinden eripigim icin 
onlara hayir dud ediyorum, " demi§. 

Hdkimest yef alullah-i mdye$d 
O zi ayn-i derd engized deva 
"Allah Teala hakimdir, istedigini yapar; o, derdin ifinden deva crkarir" 

Izdirabin sonu yok sanma, bu diem de geger, 
Omrufdni gibidir, gun de geger, dent de geger, 
Gam karar eyleyemez hdnde-i hilrrem de geger, 
Devr-i §dd-i de geger, gussa-i matem de geger, 
Gece gunduzyok olur, dn-i dent, ddem de geger. 

542 

Neyzen Tevfik kuddise sirruhu'1-aziz 

"Allah Teala hig gekinmeden btttun Nebilerin kanini doktii. Hak bu kihci 
biltttn Nebilere indirdi, bu kirbaci da btttun dostlara vurdu ve kendini de hig- 
bir kimseye gostermedi. O, ayyardu, (yani yaman ve) kurnazdir, gozttntt ag, 
sen de ayyar ol Ve ondan baskasina el uzatnta!" 

Beyitlerin zahirinden de anla§ilacagi iizere ehli kemale iptila bir serma- 
yedir. 

"Gulun dikene katlanmasi, onu gttzel kokulu yapti. " 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz 

Aliyy'ul Havvas kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 

"Allah Teala nin kullarinin cefasina katlanmayan kimse Allah Ted- 



""° -Ken'an Rifai, a.g.e. s.86 



541 — AYVERDI, Samiha, Abide §ahsiyetler, 1st. 1976, s.10 

542 — §evki Koca- Murat Kacis, Neyzen Tevfik Kttlliyati, 1st. 2000, s.379 

543 — Tezkiretu'l-Evhya s. 738 



Hizmetleri 225 

Id'nin ehliyim demesin. Qunkuyalan soylemis olur. " 

Insanlar uzerine gelebilecek en biiyiik iptilalar nebiler uzerine gelmi§- 
tir. Hadisi §erifte §6yle gelmi§tir. 

"Ya Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellem seni seviyorum, diyene; 
— O zaman belalara hazir ol Yine 

"Ya Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellem, ben Allah Tedla 'yi seviyo- 
rum, " dediginde; 

— O zaman iptilalar elbisesini giyin" 

Abdulkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz 29 seneyi a§kin bir sure inzi- 
vada tevhit terbiyesi ile gecti. Narinda hos, nurunda hos diyen insanlar bu 
potada eriyen kamiller insanlardir. 

Aliyy'ul Havvas kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 
"Buyuklerin agir hastahklara maruz birakdmalari bazen ecirlerin qo- 
galmasi iqin olur. Diinya ile alakah yanlari yoktur. Oyle ki, dunya ile 
irtibatlandirdmasi caiz bile degildir. Bazen de talebeleri yuzunden zor can ve- 
rirler. Bir an once Allah Teala'ya kavu$mak istemelerine ragmen onlari daha 
iyi yeti§tirmek, makamlarini yiikseklere qikarabilmek iqin dunyadan qikntak 
istenteyebilirler. Talebelerine olan i§tiyaklari yuzunden ruhun qikntasi zorla- 
ijir. Eger talebelerine olan fjefkatleri olmasa idi, Allah Teala'ya kavufjma ar- 
zulari yuzunden canlarini en kolay verenlerden olurlardi." 

Efendi Hazretleri 1938 senesinde 38 ki§i ile 38 gun hapis hayatim dostu- 
na misafir gider gibi kar§iladi. O'nun sayesinde kiiller, giile dondu.' 



— "Belalardan qogu, nebilere gelir. Qunku ham adamlari yola getirmek, 
zaten beladir." Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz 

545 — Anlatildigma gore, hapishanede Efendi Hazretlerini gormek isteyen mah- 
kumlarm, Allah Teala'ya dualan neticesinde bu istenilmeyecek durum zuhur etmis- 
tir. Efendi Hazretleri konu hakkmda buyurur ki; 

"Hapse girmemiz, orada ihvan olacak kardefjlerimizin qikmalari mumkun 
olamadigindan biz onlara misafir olduk Har (Diken) giilistan oldu. " 

Bu durumun bir benzeri de §eyh §erafeddin Dagistani kuddise sirruhu'l-azizin 
basmdan gecmistir. 

"Menemen Hadisesi" sonrasmdaki birkac yil icerisinde, tllkemizde hakim olan 
havamn tesiri ile hemen butun tasavvuf bilyuklerine yapilan takibat esnasmda §eyh 
§erafeddin Dagistani ve yakm baglilan da sorusturmaya ugramis ve birka9 milridi 
ile birlikte §eyh §erafeddin de, Eskisehir cezaevinde gozetim altma almmistir. Yapi- 
lan mahkeme stlreci esnasmda yasananlarm bir kismi cezaevinde aym kogusta bir- 
likte kaldiklan Konyah maneviyat adamlarmdan; tasavvuf ehlinden merhum Ali 
Kemal Belviranli'mn (vefati: 2003) babasi merhum Ismail Hakki Belviranh (vefa- 
ti: 1969) kanahyla gilnumuze intikal etmistir. 



226 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Cezaevi gilnlerinde yasanan fikralardan birisi zahiri goriinum ile batm arasmdaki 
iliskiye isaret etmesi acismdan dikkat cekicidir. Birlikte kaldiklan ve zahiri §ekli 
kurallar konusunda hassas olan bir tutuklunun biyiklarmm iist dudagim biraz ortmesi 
konusunda rahatsizlik hissettigini manevi olarak anlayan Seyh Serafeddin Dagistani 
kuddise sirruhu'1-aziz, bu kisiyi sozleriyle uyarmistir: 

"Deniz kenarina gittiginde dalgalann kenara attigi ger-cop goziine ilisse de 
sen denizin enginliklerine yonelt bakislarini... Denizin enginligine goz atarsan 
kenardaki cer-cop gozlerinden kaybolacaktir. . . " 

Seyh Serafeddin kuddise sirruhu'1-aziz ile Eskisehir cezaevi gilnlerinde gorevi 
geregi tamsan ve cazibesine kendisini kaptirarak intisab eden ve 1994'de yaklasrk 
100 yaslarmda vefat eden Yusuf Efendi adli miiridi Eskisehir cezaevi gilnlerine 
iliskin olarak asagidaki vakiayi anlatmis ve onemli tarihi iliskilere isaret eden bu 
anilar kayit altma almmistir: 

"Bir zamanlar §eyh §erafeddin kuddise sirruhu'1-aziz Eskisehir cezaevinde diger 
bazi Naksbendi seyhleri ve Islam alimleri ile birlikte, Menemen hadisesi ile ilgili 
olarak tutuklanmisti. Ben de cezaevinde muhafiz olarak gorevliydim. Tutukluluk 
halindeki bir diger onemli kisi ise, tlnltl Said-i Nursi kuddise sirruhu'1-aziz idi. 
§eyh §erafeddin Dagistani kuddise sirruhu'1-aziz, halifesi Abdullah ve diger bazi 
ileri gelen mtiridleri ile beraber tutuklanmisti. Said-i Nursi de bazi yakm sakirdleri 
ile birlikteydi. Said-i Nursi, Seyh Serafeddin kuddise sirruhu'l-azizin de aym hapis- 
hanede tutuklu oldugundan haberdar olunca sakirdlerini herhangi bir seye ihtiyafla- 
n olup olmadiklanm sormak ve yardimci olabileceklerini teklif etmek ilzere nezake- 
ten Seyh Efendi'ye yolladi. Seyh Serafeddin, bu yardim teklifine 

"Tesekkur ederim, ancak biz "Hic"iz ve "Hie" in de hicbir seye ihtiyaci yok- 
tur" diye oldukca manidar bir cevap yolladi. Daha sonraki gilnlerde Said-i 
Nursi'nin sakirdleri, yine Seyh Serafeddin kuddise sirruhu'l-azize gelmege ve bir 
ihtiyaclan olup olmadigim sormaga devam ettiler. O her defasmda bu talepleri 
olumsuz olarak cevaphyordu. 

Bir giln, Seyh Serafeddin kuddise sirruhu'1-aziz, Said-i Nursi'nin sakirdlerine 
Said-i Nursi 'ye 

"Neden burada tutukluyuz?" diye sormalanm istedi. Said-i Nursi'nin sakirdleri 
gitti ve bu soruyu ilettiler. Said-i Nursi, bu soruyu 

"Biz Hz- Yusuf aleyhisselantin derecesi olan "Suskunluk Orucu" ntakantina 
erntek ilzere bu ntedrese-i Yusufiyye'deyiz" diye cevapladi. Seyh Serafeddin 
kuddise sirruhu'l-azizin bu soruyu sormasi ve Said-i Nursi'nin de bu cevabi vermesi 
aralarmdaki tartismalarm sonu oldu. Ancak bu soru-cevap teatisi benim icin 90k 
kafa kanstinci oldu ve derinlemesine dustinmege basladim. Kendi gayretimle bu 
konunun icinden gikamaymca, bu defa ben Seyh Serafeddin kuddise sirruhu'l-azize 

"Sizin ve bu diger seyhlerin burada bulunusunuzun sirri nedir?" diye sordum. 
Cevaplamasi icin lsranmm sonucunda, diger tutuklular ile bir araya geldikleri bir 
sirada Seyh Efendi sunlan soyledi: 

"Ben buraya sebebsiz yere tutuklanntis olan birqok kisiye manevi sirlar ilet- 
ntek ilzere gonderildim. Manevi destege ihtiyaci olan bu kisileri himntetintle des- 
tekliyorum. Allah Teala beni buraya bu destek icin gonderdi, ciinkii bu kirns eler 
buraya toplatilmisti ve burada olntasa bir araya toplamam da zor bir seydi. Sizinle 
vedalasmak icin buradayint, gilnkil kisa bir sure sonra bu dilnyadan gocecegim. 



Hizmetleri 227 

Hayatini yakindan bilenler, cektigi elem verici olaylann O'nu manevi 
hizmetten hicbir zaman alikoymadigini gordu. Bu sabnn ve cilenin neticesi 
1955 senesinde Efendi Hazretleri "Garda§larim! Gavshk Kadiri'lerden 
Nak§i'lere verildi" diyerek kazandigi mukafati remzen soylemi§lerdir. Bu 
sene Sivas Ulu Camii de hizmete acildi. 

Mushaf-i husnune gun tefe'ul eyledim ben 
Burcu belada gordttm kendimifal iginde 
Taliimi yokladim mihnet evinde buldum 
Anin igin yururum her dent melal iginde 
Bizimde mihnet imi§ kismetimiz ezelde 
Kaldi basim anin igunfitne vebal iginde 
Gamsiz olan adami sanma am ddemi 
Hayvandan ol eddldir kaldi dalal iginde 
§ddhk ehli cujka, a§kin gamidir veli 
§ol ayrihk guzeldir ola visal iginde 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Tarikata girip keramet sahibi olmak riiyasi ile gelenler, ayni bir hayal ile 
bogulup bo§a emek sarf ettiler. Bir toprak kase finna girince, senelerce nasil 
kaliyorsa, i§te a§k ve tevhit ate§inde yanan gonulde ancak, Allah Teala misa- 
fir olur. 

"Ehlullahm bu gibi harikalarmdan bahsetmek abes, hatta ayiptir. Qunku 

546 

onlar: Ve hiive ala kiillii §ey'in kadir sirrma mazhar olmujlardir. 
Binaenaleyh isterlerse, her §eyi yapabilirler. O her §eyden bir zerreyi ayirmak, 
kudretlerine noksan dujurmek demektir. 

Fakat sirf bu ce$it sozlerden hojlamp irfana ait jeylerden hazzetmeyenlerin 
dillerine mucizeler, kerametler dolanmijtir. Qunkil seviyeleri bu basit sozleri 
soyleyip dinlemekten ileri gegememijtir. §ayet irfana ve hikmete dair bir soz 
soylense anlamazlar, hatta uyuklamaya bajlarlar. 

Mucizenin en buyugil, kalpleri teshir etmek, onlara hakim olmaktrr. Bu da 
ancak kamil ki§i harcidir. Yoksa havada ufmak mucize olsa, kargalar da ucuyor. 



Sizin sularinizi size teslim edecegim. Tutuklu olmamiz, gergekte bizim igin tutsak- 
hk degildir, gunktt daima ilahi varhkta miistegrak haldeyiz ve biz buradan asla 
bir tutsak olarak etkilenmeyiz. Bir sure sonra, sizin hepiniz buradan gikardacak- 
siniz ve onentli bir sahsin oliintunden sonra tekrar bir araya geleceksiniz. §eyh 
Efendi'yi dikkatli bir sekilde dinleyen diger tutuklu ve mahkumlar arasinda Said-i 
Nursi'nin sakirdleri de vardi ve butun bunlari isittiler. Yaklasik 3 ayhk tutuklu- 
luktan sonra §eyh §erafeddin kuddise sirruhu'l-aziz ve Said-i Nursi de dahil tu- 
tuklularin gogu serbest birakildilar." (http://www. naksibendi. net) 
(http://www.geocities.com/tasavvufvesufiler) 

546 — Maide,120; Hud, 4. "Allah Teala her seye kadirdir." 



228 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Denizde yilzmek mucize olsa, baliklar da yiiziiyor. Hint fakirlerini gormtlyor 
musunuz? Neler, ne acayip ne garip fevkaladelikler meydana getiriyorlar. Fakat 
hangisi bir kalbe hakim olabiliyor, onu beseri ve nefsani kirlerinden temizleyip 
antabiliyor? Halbuki dava kalplere hilkmedebilmekte... Ama sen bu sozleri, o 
keramet duskiinlerine istedigin kadar soyle, anlamazlar. Zira fikir ve duygu se- 
viyeleri anlamalarma elverisli degildir. 

Ne yazik ki, 90k kimseler, ruhlarmm ve nefislerinin tasfiyesini bir tarafa bi- 
rakip ehlullahm kerametlerini sayip siralamakla vakit ziyan edip dururlar. Nite- 
kim yine aym insanoglu, sinesinde kurulup oturmus Yezid'i birakir da, Muaviye 

547 

radiyallahtl anhm oglu Yezid'e lanetle vakit gegirir, vah o zavallilara!" 

"Ey Allah Teala Teala'm! Sana, halk iginde ulularin yakardigi gibi dua 
ediyor, fakat yalnizken sevgililere yapildigi §ekilde niyazda bulunuyorum. 
Halk iginde sana, Ey Allah Teala Teala'm! yalnizken de Ey Sevgilint! Diyo- 

„548 

runt. 

Yuzttn Niydzi eyle hdk kalbin sarayin eylepak 
Dert He bagrin eyle gdk §ayet gele sultan sana 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



547 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 15 
548 — NICHOLSON, a.g.e. s.ll 



Hizmetleri 229 

HAKK-I HER §EYDE A YAN GORMU§ VE BlLMl§LERlZ 
OL SEBEPTEN HALK KATINDA HUBB-U MEVLA GOZLERIZ 
KAHR-I L UTFUN CUMLESIN BIR BILDIM VE TUTTUM EY AZIZ 
HAMD-U LILLAH BIZ BU LUTFA MAZHARI MUCELLA OLMU^UZ 549 

Hakk-i her seyde ayan gormiis ve bilmisleriz 
01 sebepten halk katinda Hubb-ii Mevla gozleriz 

Her mertebenin bir riiknii vardir. Bir insan-i kamilin terbiyesi ve nazan 
altinda adabina gore suluk goren tevhidin mertebelerine eri§ir. Vucudu alem- 
i mu§ahede edenler alemin ve e§yanin hakikatinin Hakk oldugunu bilir. 
(Vahdet-i Vucud) Fakat e§yanin kendisine Hakk demezler. Hakk, Hakk dir. 
E§ya, e§ya dir. 

Hubb-u Mevla: Arifler her zaman i§in oziinii gozler. Hakk katinda fir- 
kin §ey olmadigini, halk katindaki cirkinin guzelligini goriirler. Bu makama 
tevhid mertebelerini gecen kavu§ur. 

Veil arif cental igre cemalini gorttr daim 
Bu haristdnin iginde ana gttlzar olur peyda 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

Tevhidin sirlanna kavu§an zevk icinde alemi seyr eder. Sonunda hayret- 
ler icinde kahr. Onceden gonlirnii me§gul eden §eylerin gercegi ona acildikca 
e§yadaki sirra binaen Allah Teala'ya olan a§ki, muhabbeti ve gayreti artar. 
Tarikat yolundaki gayretin sonu da Hayret tir. " Tasavvuf biiyiik hayrette 
mest olmaktir. 

"Hayret iki nevidir: Biri umumi hayrettir, bu hayret ilhad ve dalaletten baska 
bir sey degildir, digeri meydandaki hayrettir, bu hayret bulmak ve ermektir. 



549 — Hakk'm hikmetlerini her seyde acrkca gormiis ve bilmislerdeniz. 

Onun icin Allah Teala katinda manevi aleminin hakikatini gozleriz. 

Uzilntu ve sevinc veren her seyi Allah'tan oldugu icin hos karsiladim. 

Hamd olsun Allah'a ki, onun lutuf lsiklarryla parlay an bir gonille sahip olmusuz 

55 °— Allah Teala Kur'an-i Kenm'de 1% ^'sj C/, jb (Ta-Ha 114) "Sen de ki, Ya 

Rabbi benim ilmimi ziyadelestir." Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem buyurur ki; 
"Allah Tedld 'm hayretimi arttir. " 

insanlarm son varacaklan menzil hayrettir. Ilmi idrak edemedigi yerde hayret 
baslar. Qiinkii ilim, akhn bir mahsuludiir. Akil nasil hudutlu ise, ilimde boyledir. 
Fakat hayret sonsuzdur. Ilim bir yere kadar gelir oradan ileriye gecemez, bundan 
sonra gelen ise, hayrettir. Hayret denilen zevk, yasamaktan ibarettir. Hayret, gor- 
memis birisine anlatmaya kalksan ne o anlayabilir ne de sen anlatabilirsin. Bunu 
ancak yasayanlar bilir. 



230 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Yani marifetin ta kendisidir." 

ihvan hayret makamina cikmak icin butiin e§yadan hakiki vucudu nefy 
eder. Sirrini masivadan kurtanr. Ve bu §ekilde sirnni terbiye edince ancak 
kendi vucudu kahr. O esnada hayret vadisine du§er. Yani hali ile Rabbi'ni 
bilir. Fakat kendinde kalmak sebebiyle Rabbine vasil olmaya giicii yetmez. 
Bu hale hayret vadisinde kalmak denir. Bu mertebede ihvana dost kapisi 
acihr. Manevi ihsanlar gelmeye ba§lar. Her taraftan "merhaba" ve "Ey 
kulum " sesleri gelir. Bu mertebede ihvan bir yonden vasil ohnus. iken bir 
yonden Rabbi'nden ayndir. Onun icin bu mertebede a§k gider, hayret gelir. 
Kimisi omriinun sonuna kadar hayrette kahr. Kimisi bir an ve bir zaman 
onda duraklar. Dosta vasil olmu§tur ancak hicabi ancak kendi viicududur. 
Onun icin varhk elbisesinden soyunup kulli fena elbisesini giyer. Bu §ekil- 
de Kabe-i zati mu§ahede eder. Binlerce ihtiram ve tazim ile ziyaret ve tavaf 
kilar. Bu makama "Makdm-i ev ednd" veya "makdm-i ahfd" derler. Bunun 
ehlinde viicud ve yakinhk olmaz. Hakk'da helak olup Hakk'in kendinde 
kaim ve hareket bulur, ikilik kalmaz. Bu Ahadiyyet makamidir. Burada 
olan hitab Hakk'dan Hakk'adir. O makama vasil olan kimsenin §am; "Ld 
mevcude illallah, " 'Veld ft cilbbeti 'I-vucudu sivdh " dir. "el-fakru 
sevvddu 1-vechi fi 'd-ddreyn " sirndir. Ve "izd etemme 1-fakru 
fehiive 'llah " kelami buna i§arettir. Ancak vucudu kendi vucudu, tasarrufu 
kendi tasarrufu degildir. 

I§te bu makamda siiluk tamam olur. Fakat makamlan tamam olmaz. Bu 
makamdan sonra yine alem-i bekaya ve makam-i kab-e kavseyn'e doner. 
Bu makamda kesret (cokluk) ile vahdet cem olmu§tur. Kesret vahdete ve 
vahdet kesrete mani olmaz, cemii' 1-cem makamidir. 

Bu makamda e§yanm viicudunu batin cihetiyle Hakk aynisi olarak mii- 
§ahede eder. 

Hayret Vadisinde kelime-i tevhide de uc mana verilir. 

Birincisi; "La ma'bude illa'llah"dir. 

Ikincisi de; "La maksude illa'llah" dir. 

Ufiincusu; "La mevcude illa'llah" dir. 

Efkdri be§er her ne kadar etse tadli 
Idrak edemez kendini ey Hazreti Mennan 
Zatin bilir ancak yine zatindaki sirri 
Hayrette kahr zatini bilmekteki irfan. 

Abdillaziz Mecdi Tolun kuddise sirruhu'1-aziz 

Kande bulur isteyen liltfunu ey dost senin 
Qun kirn am gizledin kahr-u celal iginde 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



-Nefahatu'1-Uns, s. 156 



Hizmetleri 23 1 

Kahr-i lutfun ctimlesin bir bildim ve tuttum Ey -aziz 

Bir gun Lokman'm Efendisine hediye olarak bir karpuz getirdiler. Hizmet- 
ciye "git, oglum Lokman'i cagir" dedi Lokman gelince Efendisi, karpuzu kesip 
ona bir dilim verdi. Lokman o dilimi bal gibi, seker gibi yedi. Hem de oyle lez- 
zetle yedi ki, Lokman'm Efendisi, ikinci dilimi de kesip sundu. Boyle, boyle 
karpuzu tekmil yedi; Yalmz bir dilim kaldi. Efendisi " Bunu da ben yiyeyim; bir 
bakayim, nasil sey, herhalde tatli bir karpuz" dedi. 

Qunkil Lokman, oyle lezzetle, oyle zevkle, oyle istahli yiyordu ki, gorenle- 
rin de istahi geliyordu. Efendisi o dilimi yer yemez karpuzun aciligmdan agzim 
bir atestir sardi, dili ucukladi, bogazi yandi. Bir eyyam aciligmdan adeta kendi- 
sini kaybetti. Sonra " A benim camm Efendim, Boyle bir zehri nasil oldu da tatli 
tatli yedin, boyle bir kahn nasil oldu da liltuf saydm? Bu ne sabir? Neden boyle 
sabrettin? Sanki canma kastm var? Niye bir sey soylemedin, niye biraz sabret 
simdi yiyemem demedin?" dedi. 

Lokman dedi ki; " Senin nimetler bagislayan elinden o kadar nziklandim 
ki, utancimdan adeta iki kat olmusumdur. Elinle sundugun bir seye; ey marifet 

552 

sahibi; bu acidir demege utandim. 

§ekerler bagislayan elinin lezzeti bu karpuzdaki aciligi hie birakir mi? Sev- 
giden bakirlar altm kesilir. Sevgiden tortulu, bulamk sular an duru bir hale gelir, 

553 

sevgiden dertler sifa bulur. 

Hamd-ii li'llah biz bu lutfa mazhari mucella olmuguz 

Efendi Hazretleri eri§tigi halin kendinde bir makam olarak aynile§tigini 
anlatiyor. £unku haller geficidir. 

"Mertebe aldanmaktir. Mertebeden mertebeye gegmek aldandigim anla- 
maktir." 

Manevi halinin makam-i kesafetten soyulup, tecelliyat zuhur ettigi, tara- 
findan bilindigini ve Allah Teala Teala'ya §iikrunu beyan ediyor. Oyle ki, bu 
yolun bazi muntesipleri birakin ba§kalann halini, kendi bulundugu makami 
dahi bilmez. Bu gaflet hali ile ba§ina adam toplarda, hem kendi yanar, hem 
de ba§kasini yakar. 



M -— Mesnevi c.II, b. 15 14-1 525 
553 — Mesnevi c.II, b. 1528-1 530 
554 — Orhan Baba Agir ceza Hakimi Fahri Efendi'den nakletmistir. 



232 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

BILMEDILER ZEVKIMI CUMLE INS-U CIN VE MELEK 
DERDINE DU$TUM BANA NELER CEKTIRDI FELEK 
HAL-I HAKKI BULMA YA BEYIM ZIKRIN DAIM GEREK 
ZIKR-U HAK SEYR-I SEBAKLA DERS-I YEKTA OLMU§UZ 555 

Bilmediler zevkimi cumle ins-u cin ve melek 
Derdine diistiim bana neler cektirdi felek 

Allah Teala Adem aleyhisselami yaratirken keder yagmurlanni balcigT 
iizerine kirk gun yagdirdi. Insanin mayasinda uzuntulerin hos. gelecegi bir 
yaratihs. vardir. Onun icin terbiye yolunda olan salik uzuntiiler perdesinden 
bir bir gecerek yol alir. Bu usul agir ve elemlidir. Sevincli olan salikten gaf- 
let kokusu gelir demi§lerdir. Ancak mahzun ve kink kimseden huzur ve ce- 
miyet kokusu gelir. Haceganin nisbeti genellikle hiiziin ve inkisar olarak 
g6runmu§rur. 

Kissada gefer ki, Mecnun, Leyla'nin yemek dagittigi yere gelir. O'na 
sira gelince Leyla yemek vermez ve tabagina vurur. Mecnun sevinince, 

"O 'na; sevdigin bak sana neler yapiyor. " Dediler. Mecnun, 

"Eger size yaptigini bana yapsa idi; iste o zaman ben uzulurdum " dedi. 

Hal-i Hakki bulmaya beyim zikrin daim gerek 
Zikr-ii Hakk seyr-i sebakla ders-i yekta olmusuz 

Bu yolun esaslanndan biri, devamh zikirdir. Efendi Hazretleri, ihvan-i 
kirami uyararak, sermayenin fekilen dert ve zikir oldugunu soylemi§tir. 

Bu riyazetler, bu cefa gekmeler, ocagm posayi gumiljten gikarmasi ifindir. 
Iyinin kotuniln imtiham, altmm kaynayip tortusunun ilste gikmasi ifindir. 

Seyyah Musuli, Davud Nebi aleyhisselamm joyle dedigini ifade etmijtir: 
"Ya Rab! Hizntet iqin elini ve yuzunu yika, buyurdun, fjimdi beni sohbete 

davet ediyorsun, sohbet iqin gonlumu ne yikayabilir." Hakk Teala buyurdu: 

"Derive huziln!." 

557 

§eyhulislam, "Bu yolda bu hususun mevcudiyeti, zaruridir" demijtir. 

Binaenaleyh ihvan vazifesini yaptiktan sonra Efendisini ba§inda bir ko- 
ruyucu olarak bulundugunu bilmelidir. 



555 — Butiln insanlar, cinler ve melekler bilmediler zevkimi. 
Oyle bir derde diljtum ki, bana neler cektirdi felek 
Beyim bendeki bu hali bulmak icin Hakki devamh zikretmen gerek. 
Biz ki, gectigimiz yolculuktaki seyr ile hakkm zikriyle, sonunda e$i bulunmaz bi- 
ricik ders olmusuz. 

556 — Mesnevi c.I, b.232 
557 — Nefahatil'l tins, s. 159 



Hizmetleri 233 

Tarikat yol ah§ sisteminde geri donme gibi bir §ey yoktur. Verilen hal 
ve makamdan §eyhi tarafindan mahrum etme yoktur. Ancak muridin terk 
etmesi ve yoldan du§mesi vardir. 

Allah Teala ihlas makamma ulastinrsa ihlas sahibi kurtulur, emniyet ma- 
kamma vanr. Hicbir ayna yoktur ki, ayna olduktan sonra tekrar demir haline 

5S8 

gelsin. Hicbir ekmek yoktur ki, tekrar harmandaki bugday sekline donsUn. 

Bu yolda §eyh bile muridi ile yol ahr. Efendi Hazretleri de bu konuyu 
boyle aciklami§tir. 

Efendi Hazretleri Seyr-i sebakla sozii ile miiride §eyhinin eskiden gecti- 
gi yolu kolayhkla seyrettirmesidir. Biz kabul gormu§ olan seyrimiz ile 
sabikun menzilinde ders-i yekta e§siz dersi buldugumuz icin sizde bulmah- 
siniz, demektir. 

Mesnevi'de gecen bir kissada da, aym mesele soyle anlatilmistir: Hizir ile 
Iskender, zulmette Ab-i Hayati aramaya cikarlar. Iskender maiyeti ile beraber 
icenlerin ebedi hayata kavujtugu Ab-i Hayat'i bulmak Uzere yollara dUjer; fakat 
pek 90k arajtirmasma ragmen bulamadan ve icemeden geri donerler. Yalmz, 
Hizir'm tavsiyesiyle, yolda ayaklarma ili^en bir takim tajlar toplarlar. Bir kismi 
ise, bu tavsiyeye aldm§ etmeyip tajlardan almazlar. Almij olanlarm bir kismi 
da, bunlar bizim ne ijimize yarayacak, diyerek yan yolda atarlar. 

Fakat karanliktan aydmliga giktiklan vakit, tajlan alip muhafaza edenler, 
bunlarm pirlanta, zUmrut, yakut gibi kiymetli mUcevherler oldugunu gorerek 
sevinirler. Hif almayanlar ile alip da atanlar ise, pisman olup kederlenirler. 

Mecazlar ile dolu olan bu hikayede, zulmetten yani karanliktan maksat, 
dUnyadir. Ab-i Hayat'tan maksat da, ilim ve irfandir. Hizir'm Ab-i Hay at iftigi, 
onun icin de olUmsUzlUge erdigi soylenir. Pek tabii ki, ilim ve irfan ile zinde 
olan kimse ebediyen zeval bulmaz ve olmez. 

Taslardan maksat da, ibadet ve taat mUcahede, hayir, hasenat gibi manevi 
sermayelerdir ki, dUnya karanligmdan nura crkmca, bunlarm kiymet dereceleri 
anlasiliyor. 

O taslardan hif almamis olanlar, bu dUnyada, sade gaflet, zevk ve sefa ile 
vakit gecirenler, ewelce alip da sonra atanlar ise, muhitlerinin tesiriyle ilk za- 
manlarmda Hakk'a itaat ve ibadette bulunup da, sonra seytamn yani nefislerinin 
kandins ve aldatislanyla, bunlara lUzum olmadigma hUkmederek dUnyaya dalan 
kimselerdir. 

§air de bu kissadaki manaya isaret ederek: 

Olmayan maye-i ab-i ezeliden siyrab 

Ab-i Hizr'i gene Hizr olsa da rehber bulamaz 

Der. Yani eger bir kimsenin ezel yapisi, suya tesne olacak kabiliyette degil- 

559 

se, vaktin Hizir'i olan bir kamil insam bulsa da yine Ab-i Hayat'i bulamaz. 



558 — Mesnevi c.II, b. 13 16-1 3 17 
559 — Ken'anRifai, a.g.e. s.141 



234 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Merd-i Hakk'a hizmet eyle al sebak 

Hakk ehline, Hakk dostuna, insan-i kamile, hizmet eyle ve ondan sebak 
al. Buradaki sebak, bir icazet, bir yetki manasina oldugu gibi manevi tevec- 
ciih anlamina da gelir. 

E§siz ve benzersiz ders yolun ba§inda §eyhi, ortasinda Rasuliillah 
sallallahii aleyhi ve sellem sonunda Allah Teala olarak fikar. 

Neticede ash toprak olan kiymetsiz insan seyr-i ile Kabe'den ekrem, fa- 
ziletli ve Allah Teala'nin halifesi olur. Vesselam. 

A§ik oldur kirn, kilar caninfeda candnina 
Meyl-i cdndn etmesin her kim ki, kiymaz canina 
Canini, cdndne vermektir kemdli d§ikin 
Vermeyen can, itiraf etmek gerek noksanina 



Cam canan dilemi§ vermemek olmaz ey dil, 
Ne niza eyleyelim ol ne senindir ne benim! 

Fuzuli 



Hizmetleri 235 

3- MEKTUPLARINDAN ORNEKLER 

1- Efendi Hazretleri'nin Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Efendimi- 
zin mahdumu Bahaeddin Efendi'ye yazdigi mektup 

Seni sevmek benim dinim imdnim 
Ildhi din- u imandan ayirma 

Iste oteden beri derd-i muhabbetinizle ndldn olan kalbim, ndle-i 
efgdnini bastan asirmakla girydn u suzan olarak kdlemi elime aldim. 560 

Sultanim, ne buldum ise, sizden buldum ve bufendda ne gibi bir zevke 
erdimse, mutlaka sizinle erdim. 561 Bende-i peder-i buzurg-vdrimiz sirr-i 
insanu'l ayn, ayntt' 1-insan min-haysul-kuhliyye maksud-u vticud iken 
Seyyidind Hdki kuddise sirrihu'I-dli Efendimiz sultanimizdir. 562 Onun 
derd-i ruhdniyetinin perver derdi bezminden bir an halt olamam. 563 Ne 
gare ki, her an tahti gdh-i saltanatlarina varamam. 564 Nddiren varabilsem 
de, kendilerini bulamam. 565 Eger gorsem nini-tt nazarla mazhar-i iltifat 
olsam bir zevki huzur tuma'ninet bulurum ki, ddeta kendimi bu dlemden 
Qikmis ve cdndna ddhil olmus bilirim. 566 

Iste bu te'sirin icrd-yi ahkdmindan olmahdir ki, sizi nig unutamam. 567 
Aks-i timsdlinizi gozlerimden ve sur-i haydlinizi gonlumden gikaramam. 568 
Her nerede bir gesm-i siydhin fusunkdr bakisini gorsem yuregim garpar ve 
dide-i kalbim size bakar. 569 Bu zevk He gegirdigim giinlerimi felege degis- 

570 

mem. 



560 — g en - ggyjjjgj, benim dinim imamm 



Ilahi din- il imandan ayirma 

I§te oteden beri muhabbetinizle feryad ve figan eden kalbimin inlemesi son had- 
dine ulasti. Gozyasi dokerek, yanar bir vaziyette kalemi elime aldim. 

561 — Sultanim, ne buldum ise, sizden buldum. Bu fani dtlnyada ne gibi bir 
manevi zevke erdimse mutlaka sizinle erdim. 

562 — Varligimrz kudretli babamzm bendesi'dir. O'nun varligi insan-i kamilin ha- 
kikati ve manevi kemale kavusmamizi saglayacak gozilmuze cekilen surme olan 
Efendimiz Haki kuddise sirnhu'1-ali Efendimiz, Sultanimizdir. 

563 — Bir an uzak olamayarak Hazreti Haki kuddise sirruhu Efendimizin ruhani- 
yetinin derdiyle beslenmekteyim. 

564 — Ne gare ki, O ytlce makamlarmm bulundugu mevkiye her an varamam. 

565 — Bazen varabilsem de, kendilerini bulamam. 

566 — gg er bir an kucuctik bakislarma nail olsam, oyle bir gonill ferahligi zevki 
hissederim ki, adeta kendimi bu alemden crkmis ve sevgiliye kavusmus sayanm. 

567 — Iste bu halin tesiriyle olmali ki, sizi hie unutamam. 

568 — Milbarek yuzunuzil gozlerimden, hayalinizin zevkini gonlumden gikara- 
mam. 

569 — j| er nere( j e bi r k ara goziln - btiyuleyici - bakisini gorsem, yuregim garpar ve 
kalbimin gozil size bakar. 

570 — Bu zevk ile gegirdigim giinlerimi dilnyalara degismem. 



236 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Iste bunlarin ulviyeti-pesenddnesinden olmah idi ki, arada nezd-i dli- 
nize gelir, envdr-i cental ve ahvdl-i bi-meldlinizden bi-hdd ve bi-gaye 
feyzler ahrim. 51 §imdi o nazar-i kimya-eserinden dur mu oldum? 572 

Ey name! Git, mazhar-i fuyuzdt-i dlem-yan olan bir pay eye kemdl-i ta- 
zim ve muhabbetle hdl-i pur-meldlimi Hazret-i Bahd'ya hususan arz et. De 
ki; 573 Sizinfeyz-i nazarinizdan sdh-i rdh-ayol gider. 51A Liltfen bu nazarla- 
rini uzerimizden dirig etmesinler. 575 Iste ahkaru-l vttcud su tarzda dergdh- 
i Bdri'ye arz ve ilticd ediyorum ve diyorum ki, 576 

Ey Hilda! 

Nazar-i iltifdt-i ydrdan sdkitim. 577 Fakat hdld ttmit ddr-i lutfunum. 578 
Aczimi muhabbetine bu dr u varimi sana ve seni sevenlerin rahina sarf 
eden bir kulun degil miyim? 519 

Elbette bir gun olur, mazhar-i iltifatin ve ndil-i mukdfdtin olurum. 
Lutfet, kerem et, beni o zumre-i dil-feribden ayirma. " 58 ° 

15 Rebiu'l-evvel 1347 (M. 1928) 
Ismail Hakki TOPRAK 



571 — I§te bu begenilmij yilcelik sizdendir. Arada bir huzurunuza gelip cemalini- 
zin nurundan geni§ ve sonsuz feyzler alirdim. 

572 — Baktigmda insam halden hale koyan o bakijlanmzdan, iltifatlanmzdan §im- 
di uzak mi kaldim? 

573 — Ey mektup! Git, Alemlerin manevi tecelliler aynasi olan bir makama, azami 
derecede hilrmet ve muhabbetle bu perijan halimi Hz. Bahaeddin Efendiye ozellikle 
arz et. De ki; 

574 — Sizin bakijimzm manevi tecellilerinden "sirat-i milstakim"e yol gider. 

575 — Liltfen bu nazarlanm uzerimizden esirgemesinler. 

576 — l§te varhklarm en acizi §u tarzda onun ytlce kapisma yoneliyor ve sigmarak. 
Diyorum ki; 

577 — Ey Allah'im! Yarin iltifath nazarlarmdan uzak diljtum. 

578 — Fakat hala lutfundan ilmitliyim. 

579 — Aczimi muhabbetine, maddi - manevi btitun varimi sana ve seni sevenlerin 



yoluna sarf eden bir kulun degil miyim ben? 



581 



-Elbette bir gun olur, iltifatmla sereflenir ve mtikafatma nail olurum. Liltfen 



kerem et, beni o gontil ahci gilzel cemaatten ayirma. 



Hizmetleri 237 

2-Efendi Hazretlerinin ihvanlanna nasihat babindan yazdigi mektup 
Bismilahirrahmanirrahim 
Gardaslarim! 

Bu dunya fanidir, ahiretin tarlasidir.30 gun Ramazan-i Serif 300 gun 
eder. 6 gttnde sevval-i Serif 60 gun olur. Bir senede 360 eder. Biz bunu 
boyle yaparsak gecesi kaint gunduzu saint olmus olur. Biz Sevval-i Serifin 
9 unda oruca bashyoruz 15 inde bayram ederiz. 
Sen seni sevdiklerinle bil. 
Gardaslarim! 

Ruhlar, ezel-i ervahta boylece bir arada olmuslar. Burada bir olduk, 
biriz beraberiz. Her rasulun ve evliyanin bir turu vardir. Herkes ister ki, 
Mekke'ye ve Medine'ye gidip orada kalmayi bizde, bizde istiyoruz. Ama 
sizleri de birakip gidemiyoruz Biz Mekke ve Medine'yi bur a yaptik. Biz 
cennete gidersek bilesiniz vazifenizi yaptikga sizin higbirinizi almadan 
gidersek cennet bize haram olsun. Biz sizi birakmayiz siz bizi birakmadik- 
ga. Hadisi serifte "Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu" Nefsini bilen 
rabbini bilir. Ezeli ervahta ruhlar iste boylece bir arada gorusmusler, bu- 
rada gorusuyoruz. Ehl'u-lldh derler. Iste Allah 'in ehlisiniz 

Bize Allah igin uzaktan yakindan geliyorsunuz. Tarik-i Halid-i Hdki 
Naksibendisiyiz. Evveli seriat, ortasi tarikat, ahiri yine seriattir. Bizint sey- 
himiz Haci Mustafa Hdki kuddise sirruhu'l-aziz Hazretleridir. Biz de sizin 
gibi Allah igin ziyaretine gider gelir idik Turbe-i serifleri Istanbul Fatih 
Cami-i Serif haziresindedir. Yine gidip geliyoruz. Biriz beraberiz Iste boyle 
Allah ehlisiniz Allah diyene Ehl'u-lldh denir. Ne yazik ki, galismiyoruz. 
Nasil yasiyorsaniz byle olur, yasadiginiz gibi oyle hasr olursunuz. Buyrul- 
mustur. Dunyada hangi makam uzere iseniz o halde vefat edersiniz. 

Vesselam-u ala men' ittebea'l Hilda 

Ismail Hakki TOPRAK 



238 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

3- Dil-gami ha-hed ciida-i zi-tu amma qu-kunem 

Derd-i eyyam birfaide-i dil hahest 

Hayali Yar ile her-dem benim riiyalarim vardir 

Kemend-i buy-i ziilfunden uzun sevdalarim vardir. 

Gardaslarim! 

Ddhil ve harigten bunca hucumlara ragmen mucahede yolunda bu- 
lunmak, meyus olmamak icap eder. Kabz ve bast ikisi hirer kanat oldu- 
gu ve sdlikin onlarla ikmal-i hal ve makam eyledigi birgok zevatin zahir ve 

582 

batin birgok iptilalara gogils gerdikleri meshurdur. Siz de muhabbet ve 
muhalasat yolunda devamla her biriniz buyuk azint ve ihtimam edesiniz. 

584 

Vukuat-i alemden mukedder olmamak lazim. Cunkii bu cihan muvak- 
kat bir zil-dan ibarettir. Alemi-ukba ise, ebediyettir. 

Dunyanin fani oldugunu yakinen bilenler nik-u bednine aldanmaz- 

587 588 

lar. Zenginlik ve fakirlikte boyle olmak lazimdir. Talib-e zat-i ahadiyet 
gerektir ki, degil bu faninin iys-u nus-u izz-u cah-i hatta bir cumle 
milsahedat ve tecelliyattan gegip "La" (yok) tahtinda idhal eyle ki, anin 

589 

kaffesi zdalen mustesnadir. Yani esma ve sifat arifin melhuzu olmaya 
ancak zikr-i kesir ve murakabe-i dil ve hayr ile mesgul ola, her kesin halini 
hos gorup, insan kendi yakinhgini temine gahsmayi adet etmelidir. Ves- 

591 

selam-u ala men-i 'ttebea 7 Hilda 

Ismail Hakki Toprak 



581 — Gardajlanm ! , i9ten ve dijtan bunca hucumlara ragmen mucahede yolunda 
bulunmak, mahzun olmamak icap eder. 

582 — gjjjjjk ve genijlik ikisi, hirer kanat oldugu ve salikin onlarla ikmal-i hal ve 
makam eyledigi birgok zevatin zahir ve batm birgok iptilalara gogils gerdikleri mes- 
hurdur. 

"Bir yandan korkuya, bir yandan timide dustun mil iki kanadm olur. Bir kanath 
kus katiyen ucamaz acizdir." (Mesnevi all, b. 1554) 

583 — g- z ^ e muhabbet ve muhalasat yolunda devamla her biriniz btiytik azim ve 
ihtimam edesiniz. 

584 — Alemin olaylarmdan uzulmemek lazim. 

585 — g^jjy bu cihan gecici bir golge ibarettir. 

586 — Ariiret ise, ebediyettir. 

587 — Dunyanin fani oldugunu yakinen bilenler iyiligine kotulugune aldanmazlar. 

588 — Zenginlik ve takirlik de boyle olmak lazimdir. 

589 — Talib-e Zat-i ahadiyet gerektir ki, degil bu faninin zevk ve sefasma makam 
ve mertebesine hatta bir ctimle gordilklerinden ve olaylardan gegip "La" yok tahtin- 
da idhal eyle ki, amn hepsi golge gibidir- Hakikat degildir 

590 — Yani esma ve sifat arifin dustince ve mesguliyeti olmaya ancak cokca zikir 
ve rabita ve hayr ile mesgul ola, herkesin halini hos gorilp, insan kendi yakmhgim 
temine gahsmayi adet etmelidir. 

59i — s e i am Allah Teala'ya tabi olanlar tlzerinedir. 



Hizmetleri 239 

4- 

Es-seldmu aleykum ve aid men ledeykum 
Mehmed Aganin mektubunu aldim. 
Mehmed, Raife'yi bosamak istermis. 
Bi-gdre kadin nerede kalacak? Ne yapahm? 

592 

Httsn-i niyyet ederek beldya tutulduk. 

Orada Hafiz Ibrahim Efendi ve Mehmed Aga uqunuz muzdkere ve 
hangi cihet mundsib ise, ona gore hareket ediniz. 

Delil Efendi'ye vekil vesaire iki bin lira teddrik edildi. 

Biz de niyyet ettik. Hele Haci Ahmed meselesi kalsin. 

Ileride icdb ederse muhabere ve icdbina gore hareket ederiz. 

§imdilik bu kadarla iktifa ve cumlemiz cumlenize gok seldm ve dud 
ederiz. 

Ve minalldhi't-tevfik. 

27 Haziran, Sene 1951 
Ismail Toprak 



Adres: ihramcioglu Ismail Toprak 
Ortulupmar Mahallesi Ta§h Sokak 
Numara: 21 Sivas 



~ " — Htlsn-i niyyet ederek belaya tutulduk. 

593 — Orada Hafiz Ibrahim Efendi ve Mehmed Aga ucuntiz mtizakere ve hangi ci- 
het mtinasib ise, ona gore hareket ediniz 

594 — Delil Efendiye vekil iki bin lira temin edildi. Biz de niyyet ettik. Hele Haci 
Ahmed meselesi kalsin. Ileride gerekirse haberlesir ve geregine gore hareket ederiz. 

595 — sjimdiiik b u kadarla yetinip ve cumlemiz cumlenize 90k selam ve dua ede- 
riz. 

596 — g a ^ an Allah Teala'dandir. 



240 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

III-TASA WUFI §AHSiYETi 
I-TERBIYE ADABI 

Efendi Hazretlerinin terbiyesindeki usulunu olu§turan temel esaslann 
bazilan §unlardir. 

— Meldmet 

— Vahdet-i Vilcud-Vahdet-i §uhut 

— Yokluk 

— §eriat ve TasawufBirlikteligi 

Melamet'in Tarifi 

Meldmet, Arapca Levm kokunden turetilmi§, kinamak, ayiplamak, azar- 
lamak, serzeni§te bulunmak, korkmak, riisvalik anlamina gelen melamet 

597 

mastar bir kelime olup, melameti ise, kinanmaya konu olan demektir. 

Tasavvuf istilahinda ise, temel vasfi, riyadan kacinmak amaciyla gizlilik 
ve §6hretten sakinmak, iddia sahibi olmama, nefsi itham ederek onun ayipla- 
n ile me§gul olma, guzel amellerini gormeme §eklinde de ifade edilmi§tir. 

Bu hali kazanmis. ki§iye, Melami denir. 

Melamet, ibadeti, adab-i §eriati, tarikat esranni terk etmek degildir. Me- 
lamet tesettur demektir. Ciimle evliyaullah, melamet hirkasina biirunmu§ler- 
dir. 

Gey meldmet hirkasin sultanhk anda gizlidir 

E^refoglu Rumi kuddise sirruhu'1-aziz 

Melamet admda bir tarikat yoktur. Bununla beraber umumiyetle 

598 

tarikatlarda Melamet btlyilk bir makamdir. 



597 — Kmama: Kendine yonelik ozelejtiri demektir. 

Kmanma; bajkalarmm elejtirilerine afik olmak demektir. Ki§i, her i§in en iyisi- 
ni, en gilzelini, en dogrusunu kendisi yapar iddiasmda olmamalidir. Hikmet, yani en 
iyi, en gilzel ve en dogru nereden tecelli ederse kabullenilmeli ve almmalidir. Qilnkil 
hikmet iyi insanlarm veya iyi olma iddiasmda olan insanlarm mahdir. Bir anlamda 
kinanma, mu$avere demektir. Bir is yapilirken ehlinin fikirlerini dinleme, ehline 
damsma da kendi fikirlerinden dolayi kmanmayi goze almak demektir. 

Melamet ehlinin kendilerini kmamalan hususu Kur'an-i Kerim'deki su ayetlere 
dayanmaktadir. 

"Ey inananlar, sizden kim dininden donerse (bilsin ki,), Allah yakinda oyle bir 
toplum getirecektir ki, O onlari sever, onlar da O 'nu severler. Muminlere karsi 
alqak gonullu, kdfirlere karsi onurlu ve siddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, 
kinayanin kinamasindan korkmazlar. Bu, Allah Tedld'nin bir lutfudur.Onu diledigi- 
ne verir. Allah Tedld 'run liitfu genistir. O her seyi bilendir. " (Maide, 54) 

"Kendini kinayan nefse yemin ederim. " (Kryamet, 2) 

598 — ERGIN, a.g.e. s. 149 



Hizmetleri 241 

Melametilik, agir bir zilhd ve riyazat hayatma day ah, koyu ahlakci sufilige 
karsi bir tepki hareketi olarak dogmus ve ilahi cezbe ve vecde agirlik veren este- 

599 

tikci bir doktrin gelistirmistir. 

Seyyid Osman Hulusi kuddise sirruhu'1-aziz Efendi buyurur ki; "Melami 
yapmis oldugu amelleri halktan gizleyen kimselere denir. Ecdadimiz Somuncu 
Baba Hazretleri de Melamilerin basrydi. Melami miirsidiydi." 

Efendi Hazretleri, Naksi tarikati usulu ile ihvanini terbiye ederken isti- 
kameti, melamet iizere tutmu§tur. Melamilik adi hicbir zaman anilmami§tir. 
Bunun benzeri gibi Tokath Mustafa Haki kuddise sirruhu'1-aziz Efendimizin 
arkada§i Halveti Ahmet Amis, kuddise sirruhu'1-aziz Efendi'nin Melami- 



599 — OCAK, A Yasar, Osmanli Medeniyeti Tarihi, Editor: E. Ihsanoglu, Zaman 
Yay. 1st, 1999, c. I, s.147, A. Golpmarh, Melamilik ve Meldmiler,.., s. 22-26 

600 — PALAKOGLU, Ismail, Gonilller Sultam S. Osman Hulusi Efendi, Ankara, 
2005, s.424 

601 — AHMED AMI§ kuddise sirruhu'1-aziz EFENDI 

Fatih Sultan Mehmed Han'm turbedarlarmdan ve Sa'baniyye tarikatmm son de- 
vir seyhlerinden. Ismi, Ahmed Amis (Ami§ kelimesinin Arapgadaki ami§ veya 
a'meq'le ilgisi yoktur. Bu kelime Rumeli'de amca mdndsinda «amm»in tasgir (kii- 
qilltme) sigasi olup «amcacik» demektir. Rumeli 'de qok sevilen qocuklar bu 
tdbirle qagrdirlar) olup, Tilrbedar veya Tilrbedar Ahmed Efendi isimleriyle de tam- 
mr. 1807 (h.1222) de Tuna vilayetine bagli Tirnova'da dogdu. Istanbul'da 1920 
(h. 1 338) de Hakk'a yilrudu. Aramgahi ebedisi Fatih Camii yamndaki kabristandadir. 

Dogum yeri olan Tirnova'da ilk tahsilini goren Ahmed Amis kuddise sirruhuT- 
aziz Efendi, medrese tahsilini de orada tamamladi. On dort yasmda tasavvufa alaka 
duydu. Bir seyhe baglanmak arzusuyla Sadik Efendi adh bir zata basvurdu. Sadik 
Efendi, O'nun bu konudaki yilksek arzusunu anlamasma ragmen, tasavvuf yoluna 
girme zamanmm gelmedigini belirtti. Bu hususta; 

"Yavruml Sen §imdi git. Sonra seni soyu temiz birisi gelip bulacakve ir§ad (reh- 
berlik) edecektir. " dedi. Bu soz ilzerine ilim ogrenmeye devam eden Ahmed Amis 
Efendi, yirmi yasma geldigi zaman Sa'baniyye yolunun Ibrahimiyye veya 
Kusadaviyye kolunun kurucusu Kusadali Ibrahim kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin 
Tirnova'ya naib olarak gonderdigi Omer Halveti kuddise sirruhu'l-azize intisab 
edip, talebe oldu. Senelerce Omer Halveti kuddise sirruhu'l-azizin ilim meclislerin- 
de ve sohbetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. 1846 senesinde irsada yani 
insanlara Islamiyet'in emir ve yasaklanm anlatip, talebe yetistirmeye mezun oldu. 
1853 Osmanli-Rus yani Kirim harbine tabur imami olarak katildi ve harpte ustun 
hizmetler gordil. 

Harpten sonra memleketine dondil. Bir ara gordugil bir rilya ilzerine, hocasi 
Omer Halveti kuddise sirruhu'l-azizin izniyle Istanbul'a geldi. Kusadali Ibrahim 
kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin Hakk'a yurudugil tarihinden sonra, onun yerine 
gecen Istanbul-Fatih Zeyrek civarmdaki Qinili Hamamm sahibi Muhammed Tevfik 
Bosnevi kuddise sirruhu'1-aziz Efendi ile gorilsup sohbetinde bulundu. Sonra tekrar 
Tirnova'ya donerek bir hamam kiraladi ve Muhammed Tevfik Bosnevi kuddise 



242 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



sirruhu'1-aziz gibi o da hamam isletmeye basladi. Bu sirada aynca Sibyan Mektebi 
hocahgi da yapan Ahmed Amis Efendi, Muhammed Tevfik Bosnevi kuddise 
sirruhu'l-azizin 1866 senesinde Hakk'a yurudilgu tarihi tlzerine tekrar Istanbul'a 
geldi. Muhammed Tevfik Bosnevi kuddise sirruhu'l-azizin onde gelen 
mtiridlerinden Usktidarh Hoca Ali Efendi, Rifat Efendi, Usktidar'da Nalcaci Derga- 
hi Seyhi Mustafa Enver Bey, Kaskar htiktimeti temsilcisi Yakub Han ve Fatih 
ttirbedan Nigdeli Bekir Efendi ile sohbetlerde bulundu. Bir mtlddet sonra 
Tirnova'ya dondil, talebe yetistirmek ve insanlara vaz il nasihat etmekle mesgul 
oldu. Uskup'te Seyyid Muhammed Nur-til-Arabi kuddise sirruhuT-aziz ile gorustil. 
Muhammed Nur-til-Arabi kuddise sirruhu'l-azizden icazet aldi. 1877 senesinde 
Tuna vilayetinin Osmanlilarm elinden cikmasi tlzerine tekrar Istanbul'a geldi. Nig- 
deli Bekir Efendi'den Fatih turbedarhgmi devraldi ve "Fatih Tilrbeddri" unvamyla 
amldi. Gtimtishaneli Ahmed Ziyaeddin kuddise sirruhuT-aziz Efendi'den 
Naksibendiyye yolundan icazetli olan Ahmed Amis kuddise suruhu 'l-aziz Efendi 
tasavvufta mucahede yolunu degil de sohbet ve telkin yolunu tercih etti. Kendisine 
tabi olanlardan Islamiyet'in emirlerine uyup yasaklarindan kagindiktan sonra 
sadece sohbet ve muhabbet yolunu segmelerini istedi. Qile ve riyazat yolunu tercih 
etmedi. 

Ahmed Amis kuddise sirruhuT-aziz Efendi bu hususta diyor ki; 

"Mucahedatin, tasavvufi perhizlerin bir kismini Kusadah kaldimtisti. Geri ka- 
lanini da ben kaldirdim. " 

Kendine tabi olanlara sik sik su tavsiyelerde bulunur; 

"Istigfar edin, salavat okuyun, Kur'an-i Kerint okuyun, her seyi Kur'an-i Ke- 
rint'de bulursunuz." Derdi. Bu sozleri dogrultusundaki yasayisi sebebiyle, mensub 
oldugu tarikatm Piri Kusadah Ibrahim kuddise sirruhuT-aziz Efendi gibi tekkeye ve 
merasime itibar etmemistir. Kirk seneyi asan irsad faaliyeti sirasmda taliplere Halve- 
ti ve seyrek olarak da Naksibendi icazetnamesi vermistir. 

Omruntin sonuna kadar mensub oldugu §a'baniyye yolunun seyhligini ve Fatih 
Sultan Mehmed Han'm turbedarhgmi ytlrtlten Ahmed Amis kuddise sirruhuT-aziz 
Efendinin mtiridleri ve yakmlan arasmda, Bursah Mehmed Tahir Efendi, Muderris 
Babanzade Ahmed Nairn Bey, Ahmed Avni Konuk, Huseyin Avni Konukman, 
Ismail Fenni Ertugrul, Abdulaziz Mecdi (Tolun) Efendi gibi kimseler yer aldi. 
Yaklasik 113 yasmda iken damadi Ahmed Nairn Bey'in Istanbul Sehzadebasi'ndaki 
evinde 9 Mayis 1920 (h. 1338) tarihinde Hakka yurudil. Cenaze namazim talebele- 
rinden Abdulaziz Mecdi kuddise sirruhuT-aziz Efendi kildirdi. Senelerce turbedarh- 
gmi yaptigi Fatih Sultan Mehmed Han'm turbesi yamndaki kabristana defnedildi. 
Ahmed Amis kuddise sirruhuT-aziz Efendinin kabir tasmda; 

Hamil-i emanat-i subhaniyye, 
Cami-i makamat-i insaniye 
Murebbi-i salikan-i rahmaniyye, 
el-Hac Ahmed Amis el-Halveti es-§abani 
Hazretlerinin ruh-i serifleri iqiin el-Fatiha. 

20§abanl238 

Hakk'a yurudilgu tarihine talebelerinden Evranoszade Sami Bey; "Gitti gulzar-i 



Hizmetleri 243 



Cemale pir-i efrad-i Cihan" (1388). misra'i ile tarih dusiirmus ve mezar taslarmdan 
birine su manzumeyi yazmistir. 

Ruh-i pak-i mursid-i yekta cenab-i Ahmede. 
Saye-i ars-i ilahidir mualla asiyan 
Matla'-ifeyz-i velayettir o kutbu'l-vasilin 
Sirr-i ferdiyyet olurdu vech-i pakinden iyan 
Rah-i §aban-i Velide ekmel-i devran olup 
Ehl-i hihne kible-i irfan idi birgok zaman 
Ah kim yukseldi lahuta, muhat-i vahdete 
Oldu envar-i tecelli-i bekada bi nisan. 

Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendi eser birakmamistir. Abdulbaki 
Golpmarli, Ahmed Avni Konuk'un Ahmed Amis Efendinin sohbetlerinde tuttugu 
notlarm kendisinde oldugunu kaydetmektedir. Kendisinden sonra yerine bas halifesi 
olan Kayserili Mehmed Tevfik Efendiyi postnijin birakti. §a'baniyye ve Halvetiyye 
yollarmm son devir temsilcilerinden olan Ahmed Amis Efendi, sohbet yoluyla tale- 
be yetistirmeye falisti. Sohbetleri esnasmda kisa ve ozlil sozlerle talebelerini ikaz 
eder, onlarm istikamet tlzere Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem ile ashabmm 
yolunda olmalanm isterdi. Talebelerinden birisi mtlridin yani talebenin seyhe (hoca- 
ya) olan ihtiy acini sorunca; 

"Dagi dag, tap ta^ gordukge fjeyhe muhtagsin. Bu boyle olsun, jm fjdyle olsun- 
dan kurtuluncaya kadar, fjeyhe muhtagsin." Demistir. 

KIYMETLI SOZLERINDEN BIR DEMET 

"Ben, namazdan ziyade namaz kilam severim." 

"Marifet ehli, esya ne iizere ise, hakikatiyle bilmis ve gormiiflerdir." 

"Insan surette muhtar, hakikatte mecburdur." 

"Biitiin mevcudat Hakkin zuhurudur. Ilahi suunat zati iradedir." 

"Allah, haddi zatmda 'ekber'dir." 

"Kalb safasi, beden hafifligi iste." 

"Allah Teala olmak kolaydir, ama Muhammed sallallahil aleyhi ve sellem olmak 
gucttir." 

"Agzimdan cikan sozleri zamanla unuturum. Fakat ne soylersem hadisat-i 
alem oyle zuhur eder." 

"Miltecelli vahid, mecla milteaddittir." (Tecelli eden birdir, Ayna ve gorilnme 
yeri coktur.) 

"Ezelde hilkat yok, zuhur vardir." 

"Zahiren Kaderiyyundan, batmen Cebriyyundan ol." 

"Bizi sevenleri sevenler imanlarim kurtarir." 

"Bizim lafimiz oldugu zaman sikilip kaganlardan korkanz." 

"Birisi senin yaninda benim aleyhimde bulunursa beni miidafaa etme." 

"Ahmed (Efendimiz sallallahil aleyhi ve sellem adlarmdan biri) in Mim'i kalkar- 
sa o vakit Ahad olur. Mim kalkar mi? Kalkarsa o vakit sen kalmazsm." 

"Gocmiise rabita olmaz." (Tasarruftan dilsmils evliya igin) 



244 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



"Tevaciid, vecd, vticud.. Bundan otesi soylenmez ki?" 

"Seriati tut, hakikati yut." 

"Vahdet cesnisi simdi Kadirilerle Halvetilerde kalmistir. Otekilerde bir sey yok- 
tur." 

Huzuruna gelen bir gence: "Hadi git, meyhanelerde, kerhanelerde gezmeye de- 
vant et!" dedi ve cevredekiler sordular: "Ama nasil olur, Efendim?" Cevap verdi: 
"Bunun, ezeU takdirde ifji o. Bari bunu emirle yapmifj olsun. " 

Bir kadm huzuruna gelip, Medine'de Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin 
ravzasma konmak iizere bir dua rica eder. Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendi bir 
pusulaya bir iki satir yazip verir. Kadm: "Ama bu kadarcik olur mu?" diye sorunca 
cevabi su olur: "Hadi git be kadin, ben onu zatimdan Muhammedi 'me yazdim! El- 
bette olur! " 

Huzuruna gelen bir doktor, sohbet sirasmda : "Tuz, iki madenden mtirekkeptir. 
Bu iki maden tek baslarma almdiklarmda oldurucil birer zehir olurlar. Halbuki ikisi 
bir almmca lezzet veren bir madde oluyorlar." Bunu dinleyen Ahmet Amis kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendi der ki; "Allah Tedld ile Muhammed sallalldhii aleyhi ve sellem 
de aynen dyledir. " 

Bir mrknatisi bir demire tutarak: "Bakin nasd cekiyor! Ben de istedigimi i$te 
boyle qekerim. Siz oteden beriden adam getirecegim diye ne ugraqirsiniz? " der. 

Daha iyi hallere ytikselmek isteyen bir mtiridine soztl: " Kari$tirdigi helvaya $e- 
kerin ne zaman konulacagini, helvaci bilir. " 

Rizk ile ilgili olarak soru soran birine de; "En did rizik, manevi nzktir. Dunyada 
efjini bulamaz, i$ini bilemezsen rahat edemezsin. " Demistir. 

Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendi sohbetine gelenlerle tath tatli konus- 
tuktan sonra, onun hakkmda dua eder ve bazi mujdeler verirdi. Evranoszade Sami 
Bey, o zaman Rilsdiye ogretmeni olan §erafettin Yaltkaya'yi, Ahmed Amis kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendinin sohbetine getirdi. Fakat iki saat mtiddetle oturduklan halde 
Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendi sessiz dump hie konusmadi. 
Evranoszade Sami Bey, Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin boyle gelenlere dua 
edip bazi mujdeler verdigini bildigi igin bu durumu merak etti. O gun hie konusma- 
dan Amis Efendinin yamndan aynldilar. Evranoszade Sami Bey ertesi giln tek basi- 
na Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin yanma gitti ve 

"Efendim, tperafettin iqin bir miijde vermediniz sebebi nedir? " diye sordu. 
Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendi, biraz durakladiktan sonra; 

"O (§erafettin Yaltkaya) bulundugu meslegin en yuksegine qikar. " dedi. Haki- 
katen Serafettin Yaltkaya zamanla ytlkselip profesor ve Diyanet Isleri Reisi oldu. 
Fakat Islam dinine hizmet edecegi yerde pek 90k zarar verdi. Bu yilzden, icraatim 
bilenler tarafmdan Telafilddin Haltkaya adi ile amldi. 

Edirnekapi dismda kabri bulunan Bekir Nigdevi'nin kabri yamnda Amis Efendi- 
nin talebelerinden Hilmi Bey 'in kabri vardir. Hilmi Bey Qanakkale Savasmda Fran- 



Hizmetleri 245 

lik hakkindaki halkin yanh§ ve haksiz telakkisini biisbutun kaldirmak mak- 
sadiyladir ki; 

"Biz o adi yasak ettik! " Demi§tir. 



siz zirhlismi Bogaz'm sularma gomen meshur askerdir. Gumiissuyu Askeri Hastane- 
si Bastabibliginden emekli Albay Doktor Hamdi Hizlan Bey, Ahmed Amis kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendiden naklen anlatiyor: 

"Siz harbin fecaatini bilmezsiniz. Ben Rus (Kinm) harbinde yarahlan sirtimda 
tasidim. Harbin fecaatini yakinen bilirim. Sakin harbi temenni etmeyin." 

Ahmed Amis kuddise sirruhu Efendinin halite olarak biraktigi talebeleri sunlar- 
dir: 

1. Kayserili Mehmed Tevfik Efendi. Bu zat Amis Efendiden sonra §a'baniyye 
tarikatmm Kusadaviyye (Ibrahimiyye) kolunun seyhligini yuriitmus, emaneti Maras- 
li Ahmed Tahir kuddise sirruhu'1-aziz Efendiye birakarak Hakk'a yurumustilr. 

2. Abdtll-aziz Mecdi (Tolun) Efendi. 

3. Evranoszade Silleyman Sami Bey. 

4. Trablus Naib-i Sultam §emseddin Pasa. 

602 — "Seyyid Mehmet Nur-ul-Arabi-yill-Melami" ye nisbetini izharda buytik bir 
nes'e duyan Osntanh Miiellifleri'mn milellifi alimimiz Bursah Tahir Beyin, Mela- 
miligi oven bir muhammesi konuyu 90k gilzel aciklamaktadir. 

MUHAMMES 

Sanma, ey zahit bizi kim oyle hor-tl ahkanz. 

Bizler ol ayine-i alem-nilma-yi ekberiz, 

Taliban-i feyz-i Ahmet, bendegan-i Haydanz, 

Nakfjibend suretteyiz; lakin Melanti me$rebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

Ism-i zahir mazhanyla dehre seyran eyledik, 
Himmet-i mtirsit ile ask sahmnda cevlan eyledik, 
Men arefe dersinde hatta kesbi ikan eyledik. 
Nakfjibend suretteyiz; lakin Melanti mesrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

ihtiyarm selbedip; anla, bizim misvanmrz; 
Kim sifat-tl zat-i hakki derk ve ruyet kanmiz; 
Yoksa haricten bilinmez dahi ile etvanmiz. 
Naksibend suretteyiz; lakin Melanti mesrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

Zahida, erbab-i gaflet sandigm, la-silphe sen, 
Dahledip kilrsilde halkin boynuna takma resen, 
§ugl-i ussak manevidir, ne bilir erbab-i fen? 
Naksibend suretteyiz; lakin Melanti mesrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 



246 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Gercek Melamilerin Vasiflari 

— Sevgi kavrami Melamiligin birinci §iandir. 

— Ibadetlerini, nefsi icin degil, Hakk icin ve Hakk ile yapma gayretinde 
olan ki§idir. 

— ibadetlerini, ihsan mertebesinde, Allah Teala'yi goruyormu§ gibi 
yapma gayretinde olan ki§idir. ibadetlerini, kendine bir varhk vermeden, kul 
olma gayreti icerisinde ifa eden ki§idir. 

— inzivaya cekilmi§ halde, halktan kopuk, insanlardan uzak, halvette ya- 
§amamaktir. 

— Halk icinde, gorunii§te aynen onlardan biri olarak ya§amaktir. 

— Giyini§lerinde halktan bir ayricahklan yoktur. Bir tarikati du§undure- 
cek ozel giyini§leri yoktur. Giyini§te gosteri§e onem vermezler. Ancak; teva- 
zu sinirlan icerisinde, imkanlan nisbetinde, en iyi, en giizel tarzda giyinirler. 
Giyini§lerinde, islam'in genel ahlak kurallanna uymayi, prensip edinirler. 
inanclannin geregini yerine getirmeye ozen gosterirler. 

— ifrat ve tefritten uzaktirlar. ilim ehlidirler ve ilme hizmet ederler. 

— Halk icinde onlarla uyumlu ya§ama gayreti ve bilinci iferisindedirler. 
Halka hizmetin, Hakk'a hizmet oldugunun §uurundadirlar. Hatta daha geni§ 
anlamda, yaratilan biitiin varhklarla uyum iferisinde ya§ama ve yaratilam 
yaratandan otiirii ho§ gormeye fali§irlar. 

Kisve-i i§ki millebbes hirka-vil §a\ istemez, 
Mekteb-i irfanda tahsil eyleyen kal istemez, 
Hulk-i hakkm gayrisinden baska bir hal istemez, 
Nakfjibend suretteyiz; lakin Melami metjrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

Kesret-i esyayi sanma vahdete mani olur, 
Boyle bir efkara hasa ehl-i dil kani olur; 
Zat-i hak esyayi her demde biltun cami olur. 
Nakfjibend suretteyiz; lakin Melami mesrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

Bunca enva-i ulumun noktadir hep mastan, 
Boyle ferman eylemistir zat-i vala Haydari, 
Bayi-bismillahtir ancak ehl-i hakkm ezberi. 
Naksibend suretteyiz; lakin Melami mesrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

Soylenen nutku bilir ehl-i kemal gayet lyan, 
Zilmre-i ussaka vazihtir bu sozler her zaman, 
Tahira hatm-i makal et, eyle ikmal-i beyan. 
Naksibend suretteyiz; lakin Melami mesrebiz. 

Ism-i zati her nefes tekrar eden hak mezhebiz. 

(ERGIN, a.g.e. s. 225-226) 



Hizmetleri 247 

— Bilineni, iyiyi, dogruyu ve guzeli once kendilerine emrederler. Boyle- 
ce toplumda ornek insan ve ornek musliiman olmaya cah§irlar. Yine once 
kendilerini kotii olandan, yalandan, dedikodudan ve cirkinliklerden korurlar. 
Bu ozelliklerini muhafaza etmek icin cemaatten aynlmamaya ozen gosterir- 
ler. 

— Hizmet anlayi§i geni§ bir boyutu kapsar. 

— Allah Teala'dan uzak kalmamaya, imkan nisbetinde Allah Teala ile 
olmaya, O'nsuz ya§amamaya cah§irlar. Bunun basit bir ni§anesi olarak her 
nefeste Allah Teala'nin zikrini, Allah Teala ile yerine getirme gayreti iceri- 
sindedirler. Toplumun icerisinde gizli veya kalbi zikirden gafil olmamaya ve 
kalblerini uyanik tutmaya cah§irlar. 

— Miir§idleri insanlan kendilerine baglamazlar. Allah Teala'ya baglar- 
lar. Allah Teala'ya biat ettirirler. 

Efendi Hazretlerinin Melamiligi 

Efendi Hazretleri, diger tarikatlar gibi ve insanlar bana ihvan olsun diye 
sosyal ve dini tesjdlatlar kurmami§ kendilerine has ya§am tarzi, dergahlan ve 
kiyafetleriyle halktan aynlmami§tir. 

Efendi Hazretleri bu ozellikleri ile gerek hal, fiil ve davrani§lanyla ge- 
rekse sozleri ve anlayi§iyla di§ goriinusjerinden if hallerini sakh tutmu§ 
avam ile avam, havas ile havas olmu§tur. Gerfek durumlanni sezdirmemeyi, 
toplum icerisinde kihk kiyafet ve gorunii§te ayirt edinmemeyi anlayi§lannin 
esasi olarak belirlemi§lerdir. 

Efendi Hazretleri Allah Teala'nin yolunda kinayanin kinamasindan 
korkmami§, korkusuzca O'nun yolunda gitmis, ve hukumleri dogrultusunda 
davranmi§tir. Allah Teala'nin kanunlanna gore neyin dogru, neyin yanks, 
oldugunu belirleyerek, kar§itlannin muhalefet, sansiir, ele§tiri, itiraz ve alay- 
lanna hif mi hif aldirmami§tir. 

Konu§tuklan zaman, Allah Teala'yi murat etmi§ ve O'nu arami§tir. 



— insanlarin hayirhsi, insanlara faydah olandir" 

"Milletin efendisi, bu millete hizmet edendir" 

"Eger siz, Allah Tedld 'run dinine yardim ederseniz, Allah Teala da size yardim 
eder" (Hac, 40) 

Oyle muttakiler ki, bollukta da darhkta da infakta bulunurlar. Ve qfkeyi yutan ve 
ndsin kusurlarini affeden kimselerdir. Allah Tedld da ihsan edenleri sever. " (Al-i 
Imran 134) 

604 — Ahmet Ami§ kuddise sirruhu'1-aziz Efendi bu konu hakkmda joyle buyur- 
mujtur. 

"Mecdi! Bana bu adamlari getirip durma. Biz istemeliyiz, biz isterken de, iste- 
diklerimizi getirmege muktediriz" 

"Bu yola isteyen giremez. Bu yola adam seqerler. Bu havas yoludur, avam yolu 
degildir. Biz ancak havas 'sul-havassa aqihriz. " (ERGlN, a.g.e. s. 152) 



248 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Kendileri insanlarla olduklan halde, kalbleri hep Allah Teala ile beraber ve 
niyeti O'nun niyeti olmu§tur. 

Kulluk derecesinden asla aynlmami§lardir. Farz namazlan, insanlarla 
beraber eda eder ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin siinnetlerini terk 
etmemi§lerdir. 

Goniillerini, Allah Teala'nin tecellisi kapladigindan, riyazet ve bas. olma 
sevdasina kapilmami§tir. 

O, batinlannda olani, zahirlerine yansitmami§tir. Allah Teala'nin razi 
olacagi §ekilde evlenip coluk cocuk sahibi olmu§tur. 

Zuhdunu ko aska dus ehl-i candn etsin seni, 
Pir-i aska kulluk et cdndne can etsin seni. 

Bir zaman bulbul gibi efgdnin agdir goklere, 
§ol kadar kd ndleyi kirn gulistdn etsin sent 

Ar-u ndmusun birak sohret kabdsindan soyun, 
Gey Meldmet hirkasin kim ol nihdn etsin seni. 

Yuziinu yerler gibi ayaklar altinda ko kim, 
Hakk Tedld baslar tizre dsuntdn etsin sent 

Vernte rahat nefsine ddim gazd-yi ekber et, 
Kdbe-i dilfeth olup ddrul-emdn etsin seni. 

Gel Niydzi'nin elinden bir kadeh nus eyle kim, 
Mahvedip ndm-i nisdnin bi-nisdn etsin seni. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



605 — Kalb, gilnah ve kotil diljuncelerden armmca yakin (kesin bilgi) nuru ona ak- 
seder ve onu parlak bir ayna haline getirir; dolayisiyla §eytan gizli yollardan ona 
yaklajamaz. Bunun icindir ki, bir arif, "eger kalbime itaat etmezsem, Allah Tea- 
la'ya itaat etmemif olurum" demijtir. Boyle bir tecelliye mazhar olan bir kimseye 
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurmustur: 

"Kalbine danifj; boylece, gergek iman ve uluhiyeti tefjkil eden kalbin batini il- 
min bttdirdigi Allah Teala'nin gizli entrini duyarsin" (NICHOLSON, age. s.41) 



Hizmetleri 249 

VAHDET-i VUCUT-VAHDET-i SUHUT 

Varhk ikiye aynlir: 

1 . Varhgi kendi zatindan olan, 

2. Varhgi ba§kasindan olan. 

Diinyevi varhgin ash, zati yonunden sirf bir yokluktur. Yani Allah Tea- 
la'ya nispetle varhk ise, hakiki bir varhk degildir. 

"Allah Teala'ya benzemek veya ilahi tabiata istirak etmek degil, kendi sah- 
te benlik bagmdan kurtulmak ve boylece bir olan Sonsuz Varlikla yeniden bir 
olmak sufinin hedefidir." 

§u halde gercek mevcut, yalniz ve yalniz §ani yiice olan Allah Teala'dir. 

VAHDET-I VUCUT (varhk birligi) 607 

Varhk birligi anlamina gelen bu kavramin ilk defa §eyhu'l-Ekber 
Muhyiddin ibnii'l-Arabi kuddise sirruhu'1-aziz tarafindan ilmi bir gorunum 
ile degerlendirildigi bilinir. 

Biitiin varhgin tek ve e§siz viicud-i mutlak oldugu, Allah Teala'nin ken- 
disinde bulunan nisbetler ve olu§lan iradesi ile yaratmayi dilemesiyle sonsuz 
bircokluk meydana geldigi, fakat bu foklugun hakiki birer varhk olmayip, 
her an bir hal ve yarati§ta bulunan Allah Teala'nin degisjk tecellileriyle ya- 
ratmasidir, diye du§unulmesidir. Ashnda Allah Teala kendini e§ya ve kainat 
suretinde afiga vurmu§tur. 

"Dogu da, bati da Allah Teala 'nindir. Nereye donerseniz Allah Tea- 
la 'nin zati oradadir" (Bakara, 115) 

Ilk ve son, acik ve gizli O'dur. O'ndan ba§ka varhk yoktur. E§ya ve kai- 
nat, Allah Teala'nin zahiri; Allah Teala e§ya ve kainatin batini ve ruhu du- 
rumundadir. Yaratan-yaratilan hep O'dur. Ciinkii viicud birdir. 

Hakikatte arif olan ancak Allah Teala'dir, ba§kasi degildir. Ciinkii 
Hakk'in viicudundan ba§ka viicud yoktur. Ancak, kan§ma ve birle§me yok- 
tur. Kan§ma ve birle§me iki varhk arasinda olur. Mesela; yagin siitle, suyun 
bitki ile birle§mesi ve sicak suyla soguk suyun kan§masi gibi. Goriildiigii 
iizere, kan§ma ve birle§me iki mevcut arasinda olmaktadir. Vahdet-i viicud 
makaminda ise, alemde bulunanlar hakikatte, Allah Teala'nin varhgidir ve 
O'da birdir. Iki varhk yok ise, birbirine kan§ma ve birle§me olsun. Bir olan 



' " 6 -NICHOLSON, a.g.e. s.59 



607 — Vahdet-i vilcudu kabul eden mutasavviflarca tevhidin en ytlksek yorumu 
sayilan bu fikir sistemi, diger bazi mutasavviflar tarafindan fena makaminda kalma- 
mn ortaya cikardigi bir hata olarak nitelenir. 

Bazi Islam bilginleri ise, tilm varhklann ilahlastmlmasi anlami tasidigi gerekge- 
siyle kilfur olarak kabul etmislerdir. 



250 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

viicud, asla, aynhk kabul etmez. 

Insanin, Allah Teala'yi gormek istemesi veya Allah Teala'yi aciklamasi 
icin soru sormak... Bir bahga, yiizdugu suyu aciklamasini sormak gibidir. 

"Bir dervis, Hazreti Hoca Yesevi kuddise sirruhu'l-azizin huzuruna geldi. 
Ey iistad, bana tevhid'i acrkla dedi. Hazreti Hoca, bir kelle seker getirdi, dervise 
bu nedir diyor sordu. Dervis, sekerdir dedi. Hazreti Hoca, dervise sekeri gotur 
kir, §ekli degissin ve sekillerinden yeni sekiller meydana gelsin, sonra getir, de- 
di. Dervis, sekeri kirip getirdi. Yok olan ilk seklinden degisik sekiller meydana 
gelmisti. Hazreti Hoca, birer birer bunlan sordu, bu ne seklidir, o ne seklidir de- 
di. Dervis cevap olarak bu at seklidir, oteki deve seklidir, digeri de adamdir, de- 
di. Sonra Hoca soyle buyurdu: Simdi bunlarm hepsini kirip dovilp toz halinde 
birlestir. Dervis hepsini kirdi ve bir kapta birlestirdi. O zaman Hazreti Hoca 

Simdi bu nedir? Diye sordu. Dervis, seker dedi. Bu sozlerde tevhid anlatilmis 

u „ 608 
oldu. 

Demek ki, Allah Teala'nm kuluna muhabbeti, kendine muhabbet; cuz'tine 
muhabbettir. Kulun, Allah 'a muhabbeti de aslma muhabbeti demektir. 

Erin, kadma muhabbeti, ashnda cuz'tine muhabbet, kadmm erkege muhab- 
beti de aslma muhabbet demektir. 

Hazret-i Muhyiddin kuddise sirruhu'1-aziz: Abd, Rabb'dir, Rabb, abd'dir. 
O halde teklif kimedir? Iste sasirdigim nokta budur, diyor. 

Sibli kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri bir gun namaza durmak tlzere iken: 
Eger su anda namaz kilarsam mtlnkir ve mtlnafik olurum. Kilmazsam da kafir 
olurum, diyerek birgok zaman bu halde kaldiktan sonra namazim kaza eyledi. 

Bunu soyle izah edelim: Sibli namaza hazir oldugu zaman kesret aleminin 

hukmti galip idi. Namaza baslaymca gorily or ki, ibadet eden ve edilen, yani kul 

ve Hakk hep beraber olmustur. Eger namazim, ibadet eden ve ibadet edilen ay- 

ndir diye kilsa, bu takdirde vahdet nurunu inkar etmis olacak. Ve eger mabut ve 

abid, secde eden ve edileni bir olmus olarak gortlp namazi terk etse kafir olacak- 

,610 

tir. 

"Hakk'a yakm olmamn kemali yokluktur. Mesela uzaktan bir misk kokusu 
duyuyorsun. Yaklasmca buram buram kokuyor. Fakat miskhaneye girip de isba 
(doyum) haline gelince, hifbir sey kalmaz. Artik koku duymaz olursun." 

Vahdet-i vtlcud, Hint felsefesindeki vahdet anlayisi degildir. Qtlnktl Islam 



608 — Cemal KURNAZ-Mustafa TATCI, Yesevilik Bilgisi, Ankara, 2000, s.288- 
Hazreti Htlnkar Haci Bektas-i Veli'nin Vasiyetnamesi (Kitabu'l-Fevaid), Tertiple- 
yen:i. O. Istanbul 1959, s.8 

609 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 161 

610 — a.g.e. s. 471 

6U — a.g.e. s.258 



Hizmetleri 251 

tasavvufunun son noktasi, Beka-biTlah'tir. Hint felsefesinin son noktasi ise, Fe- 
na fi'llah'tir. Allah Teala'da yok olmak. Biz, Allah Teala'da yok olmak icin de- 
gil, Allah Teala ile olmak icin calisiyoruz. Yok olmak degil, Allah Teala ile ol- 
mak, Allah Teala ile olmak icin calisiyoruz. 

Kalem-i sun 'i ezel her ne ki, tahrir etti 
Kayd edttp suhf-i ebedde dm takrir etti 

Evvel-u ahiri bir noktada cent' etmis idi 
Fast igttn bast-i huruf eyledi teksir etti 

Sur'at-i devr ile bir ddire gekmis nokta 
Baksan ol ddirede noktayi tasvir etti 

Koydu ol noktanin aynini gonttl didesine 
Merdum-i dideyi aksi ile tenvir etti 



Nukteyi duydu Sezdi dehen-i ydri sorup 

613 

Hasan Sezai kuddise sirruhu'1-aziz 



Noktanin sirrini ariflere takrir etti 



613 



-INANQER, Omer Tugrul, Sohbetler, 1st, 2006, s.181 

-§eyh §uayb §erafeddin Gtllseni, IzahuT-Meram Fi MeziyyetiT-Kelam, 1st, 



Buhara Yaymevi, 2001, s.12 



252 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

VAHDETI SUHUT (Goriilenlerin birligi) 

Bu vahdet anlayi§i, ozellikle Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'1-aziz 

Hazretlerinin vahdet-i viicuda yonelttigi ele§tirilerle giic ve yayginlik ka- 

614 

zanmi§tir. 



614 — Ozet olarak goriisleri: 



Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'l-azize gore, esyamn Allah Teala'nm "ayn"i ol- 
dugunu idrak makami vahdet-i vticud degildir. Zira bu makamda ittihad (birlesme), 
ayniyyet (tipkisi olma), tenezziil (inme) ve tesbih (benzetilme) yoktur. Hak Teala 
zatiyla da, sifatiyla da degismez ve sonradan olanlara benzemez. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'l-azize gore "vahdet-i vticud" gortistine sahip 
olanlarm "heme ost = hepsi Odur" soztinden muratlan, esya hakikatte ma'duna 
(yok), Allah Teala ise, mevcuddur demektir. 

Mevlana Celaleddin Rumi kuddise sirruhu'1-aziz Mesne visinde: "Nebiler, halki 
Hakka ulafjtirmak icin gonderilmi§lerdir. Halk ile Hak tek vticud olsalardi neyi 
isal (ulastiracak) edeceklerdi?" diyerek aym hususu belirtmistir. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhuT-aziz yukanda da belirttigimiz gibi Allah Teala 
ile mahlukati arasmdaki mtinasebeti izah ederken vahdet-i vticud ehlinin gortislerin- 
den farkh bir ifade kullanmamakla beraber, daha temkinli ve daha acrk bir yol takip 
etmistir. Ona gore, Kur'an-i Kerim'de beyan edilen "ihata ve kurbiyyet" ilmidir. 
Yani Allah Teala kainati ilmiyle ihata ettigi gibi, insanlann ilmiyle sahdamarmdan 
daha yakmdir. Onun bu izahi, mtifessirlerin gortislerine uygun bir tarzdadir. 

imam-i Rabbani kuddise sirruhuT-aziz esma ve sifat ifin durumun baska oldu- 
gunu, Cenab-i Hak ile alem arasmda esmai mtinasebet bulundugunu ileri stirer. Ona 
gore, Allah Teala'nm ilmi oldugu gibi, mtimktinde de o ilmin sureti mevcuddur. 
Kudretin vs.nin de bu makamda sureti vardir. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'l-azize gore, Allah Teala'nm zati bunlardan ay- 
ndir. Mtimkuntin bu zattan nasibi yoktur. Mtimkuntin zatiyla kaim oldugunu ileri 
stirmek dogru degildir. Zira mumktin Allah Teala'nm isim ve sifatlarmm suretleri 
tizere mahluktur. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'l-azize gore isim ve sifatlar, Allah Teala'nm 
mahalli ve mezahiridir. §ayet mumktin olan varhklarda hayat varsa, o hay at da Hak- 
km mir'atidir. Ilim, kudret.. vs. de Allah Teala'nm kudretinin mir'atidrr. Allah Tea- 
la'nm zatmm alemde bir mazhar ve mir'ati yoktur. Qtinkti Allah Teala'nm zatmm 
alemle higbir mtinasebeti yoktur. 

Imam-i Rabbani sufiyyenin esyayi, Hakk'm zuhurati bildigini, isim ve sifatlarm 
Allah Teala'nm tenezztilti zannettiklerini soyledikten sonra bu fikirde olmadigim 
beyan edip, gorustinti soyle acrklryor: 

"Meseld bir insanin golgesine, bu golge insanla ittihat halindedir, onunla 
ayniyyet nisbetleri vardir, o insan tenezziil edip, golge suretinde zahir olmu^tur, 
demek dogru degildir. Insan kendi asaleti uzeredir, ama golge ondan viicuda gel- 
mistir, denebilir. Iste zaman zaman tasawuf erbabi, Allah Tedld'ya karsi duyduklan 
asm sevgiden dolayi, Hakk'm golgesi mesabesinde olan mumkundtin varligini, 
Allah Tedld'dan baska bir sey gormezler (fena fi't-tevhid). Bu hallerinde devam 
ettigi miiddetce "zilli Hakk'm aym" zannederler. Bu durum soyle izah edilebilir. 
Golge ma 'dumdur, mevcud olan o golgenin sahibidir. " 



Hizmetleri 253 

Vahdet-i §uhud anlayi§i, tasavvufta goriilen her nesnede Allah Teala'yi 
gormek. Vahdet-i viicud anlayi§ina kar§i cikan mutasavviflar tarafindan ge- 
li§tirildi. Vahdet-i §uhud anlayi§inin temelinde varhk ile Allah Teala'yi ikilik 
kavrami ile ele ahrlar. 

Vahdet-i §uhud, tasavvuftaki fena (Allah Teala'da yok olu§) makamiyla 
baglantihdir. Bu anlayi§a gore, zahir ve batin olmak iizere iki cesjt fena var- 
dir. 

Zahiri fena da Allah Teala, insana fiilleriyle tecelli eder. Bu tecelli sira- 
sinda insanin iradesi yok olur, ne kendisi, ne de ba§kasi icin bir hareket go- 
rebilir. Her fiil ve harekette Allah Teala'yi goriir. 

Batini fend'da ise, Allah Teala insana sifatlanyla ya da zatiyla tecelli 
eder. Zahiri fenada, Allah Teala di§indaki varhklar yok olurken, batini 



imam-i Rabbani kuddise sirruhu'1-aziz bu misali verdikten sonra, esyamn da 
sufiyye katmda Allah Teala'nm isim ve sifatlarmm tecelli suretleri oldugunu, onun 
aym olmadigmi, "heme ost = her sey O'dur" cilmlesinin "heme ez ost = Her sey 
O'ndandir" olarak degerlendirilmesi gerektigini ileri silruyor. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'1-aziz vahdet-i viicud makammda ittihad, 
ayniyyet, tenezztil ve tesbihin olmadigmi, Hak Teala'nm zatiyla ve sifatlanyla de- 
gismedigini, sonradan olanlarla ilgisi bulunmadigim beyandan sonra; alimlerin hulul 
ve ittihad endisesinden dolayi "e§ya Hakk'in zuhuratidir" ctimlesini kullanmaktan 
gekindiklerini hatirlatiyor. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'l-azize gore, fena, ancak suMdi tevhid ile ger- 
geklesir. Ihvan ayne'l-yakin amnda sadece biri goriir ki, bu tarikin zariiretindendir-. 
Bu makamda, bir olam nriisahede, o anda masivamn goriinmesine imkan vermez. 
Viicudi tevhid ise, boyle degildir. Diger bir ifade ile zaruri degildir. Zira ilme'l- 
yakin, ma'rifetsiz meydana gelir bu masivamn yoklugunu ifade manasi tasimaz. 

Rabbani bu goriisunii, mtisahhas bir misalle soyle anlatiyor: 

"Meseld, bir kimse giine^in varhgina ilmi bir yakinhk peyda else bu yakinhk di- 
ger yildizlarin o anda yok kabul edilmesini gerektirmez. Fakat gilne^i tema^a eden 
bir insan, yildizlari goremez. Qiinkii o anda onda, gune§i gorme isteginin diqinda bir 
arzu yoktur, biitun buna ragmen bu insan mutlaka bilir ki, yildizlar ma'dum degil- 
dir. Giinesin parlak isigindan dolayi gorunmezler. Iste bu sirada bir kimse yildizla- 
rin varhgini inkdr ederse hata etmis olur. 

O halde, boyle bir makamda bulunan ihvan, Allah Teala'nm zdtindan baskasim 
nejyediyorsa, bu hdl, akla ve seriata aykiridir; fakat suhud makammda bir gormekte 
boyle bir tehlike yoktur. Giines dogduktan sonra, yildizlari yok bilmek baska, o anda 
gormemek baskadir. " 

Rabbani 'ye gore Hallac 'in, "ene'l-Hak," Ebu Yezid Bestdmi'nin ' "Silbhani ma 
azama §ani" vs. cumleleri, suhudi tevhidin bir sonucudur. Buna benzer sozler soyle- 
yen kimselerin nazarinda mdsivd gorunmez. 

"Sen cikinca aradan, kahr seni Yaradan" 

"Ene 'l-Hak, " "Hakk'dir, ben degilim" anlamina gelmektedir. Aksi takdirde kii- 
fiir olurdu. "Subhdni vs. " Dahi Hakk'i tenzihtir. 

(ERAYDIN, a.g.e. s, 292-296) 



254 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

fenada gorme durumu da yok olur. 

Yitirdim Yusufu Ken 'an ilinde Bu- 
lundu Yusuf, Ken'dn bulunmaz. 

Fena durumundaki ihvan Allah Teala'dan ba§kasini goremez. Kalbinde 
O'ndan ba§kasi kalmami§tir. Allah Teala di§indaki varhklar bagintisi yok 
olmu§tur. Bu durumun giiclenmesi halinde ihvan, her §eyde yalniz Allah 
Teala'yi goriir, artik meydanda kendi varhgi bile kalmami§tir. Bu durum 
kulun yok olmasi, fenasi, Allah Teala'nin bekasi demektir. Fakat Allah Tea- 
la di§indaki varhklar gercekte yok olmami§tir. iki varhk birle§mi§ de degil- 
dir. Yaratici ba§ka, yaratilan ba§kadir; ihvan, fena durumundan ciktiginda bu 
gerfegi goriir ve kabul eder. Fakat fena durumunda iken ikilik kalkmi§, yal- 
mzca Allah Teala'nin varhgi kalmi§tir. 

Vahdet-i §uhud anlayi§ina gore, fena haliyle baglantih olan bu durum 
gecicidir. Bu nedenle goriilen diinyamn varhgini kabul etmek Allah Teala ile 
kainatin varhgini ve bir saymamak gerekir. 

"Her §ey O" degil, "Her §ey O'ndan " "Hig bir vticut yoktur ki, O'ndan 
olmasin. " 

Bu vahdet anlayi§i §u ciimle ile ozetlenir: "La me§hude Ilia llah " (Allah 
Teala'dan ba§ka goriilen yoktur). "Hig bir §ey, O'na benzemez" 

Binaenaleyh, bu iki makamin iistiinliigiinde ve hakikatlerindeki ihtilaf 
kalkmami§tir. Her iki gorii§iin miimessilleri bulunmaktadir. §u bir gercektir 
ki, vahdeti §uhud anlayi§i vahdeti vticut me§rebi iizerine kurulmu§tur. Bu 
konuya Abdiilaziz Mecdi kuddise sirruhu'1-aziz Efendi'nin §u afiklamasi 
farkin durumuna aydinhk getirmektedir. 

"Bir sdlik, siiluku esnasinda kavs-i uruc'u (yilkselij yollan) geqerken he- 
men ilk mertebelerde, makamlarda vahdeti §uhud'a ugrar, fakat orada dur- 
maz, gecer. Sir-ri zat makamina qikinca vahdeti vticut tahakkuk eder. Ondan 
sonra Hazerat-i Halkiye'ye inmek uzere kavs-i ntizul'ti (ini§) geqerken de, bu 



615 — Tevrat'ta anlatildigma gore, Allah Teala ile Hz. Musa aleyhisselam arasmda 
joyle bir konu^ma gecmektedir: 

"Ve Musa, Allah Tedld'ya dedi: Iste ben, Isrdilogullarina geldigim zaman onla- 
ra 'Atalarinizin Allah 'i beni size gonderdi. ' dersem ve onlar da bana 'O 'nun ismi 
nedir? ' derlerse onlara ne diyeyim? 

Ve Allah Teala, Musa'ya dedi: 'Ben, Ben Olanim ' ve dedi: Israilogullanna joyle 
diyeceksin: 

"Beni size Ben 'im gonderdi. " Qiki§ 3/13-15." 

"Bir ben var bende, benden igeri" 
Yunus Emre kuddise sirruhuT-aziz 

616 — §uara, 11 



Hizmetleri 255 

kavsin sonlarina dogru bir kere daha vahdeti suhud halt kendisinde tahakkuk 
eder. Fakat onda da durmaz. Halden hale gegerek nihayet Hazerdt-i Halkiye 'ye 
iner ve siiluku tamamlami§ ohir. 

Bununla beraber, her sdlik ayni sekilde seyir ve siiluke devam etmez. Bazi- 
si, vahdeti suhud'a, kavs-i urucu, bazisi da kavs-i niizulii gegerken ugrar. Ge- 
rek urugta, gerek niizulde ugranilan vahdeti suhud mertebeleri sir-ri zattan, 
yani vahdeti viicut'tan asagi bir mertebedir. Ciinkii vahdeti suhud, dlem-i me- 
lekuttadir ve sifat mertebesindedir. §uhut, isneyniyeti (ikilik) icap ettirir. Yani 
bir sahit, bir de meshut ister. Bu takdirde Zdt-i Bdri (Allah Tedld), nur seklinde 
bile meshut olsa, yine bir sifati, bir sekli vardir ve bir gorenle bir de goriinen 
olmak lazim gelir. Gormek ve soylemek hep sifat mertebesindendir. Uluhiyet ve 
niibiivvet de bu mertebedendir. Ba§ka bir tabirle Rasuliillah sallalldhu aleyhi ve 
sellem, Kur 'an-i Kerim 'i bu mertebeden teblig etmiqtir. Muhyiddin Arabi 
kuddise sirruhu 'l-aziz ve biitun Ehl'u-lldh eserlerini hep bu mertebeden yazmi§- 
lardir. 

Vahdeti viicud'un tahakkuk ettigi sirr-i zata gelince: Bunda biitun esma ve 
sifat Zdt-i Hakta yok olmustur. Bu mertebede soz yoktur. Bir sey soylenmez ve 
soylenemez. 

Bununla beraber Vahdeti viicut, seyir ve siilukun her mertebesinde vardir. 
Hig bir mertebe ondan hdli degildir. 

Hakim Sendi buyurur ki; 

"Sozde hakikat, hakikatte soz ohnadigini anladigim anda sustum" de- 
mekle, bu mertebelere ve onlar arasindaki farka isaret etmistir. Yani sifat mer- 
tebelerinde soylenen sozlerde hakikat olmadigi, zat mertebelerinde ise, soz soy- 
lemege imkdn bulunmadigi igin sustum, demistir. 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu 'l-aziz seyir ve siiluku tamamlamamistir. 
Yani urug etmis, fakat niizul eylememistir. Irsat ise, ancak seyir ve siiluku ta- 
mamladiktan ve Hazerdt-i Halkiye 'ye indikten sonra tarn olur. Esasen Naksiler, 
(yani Imam-i Rabbani taraftarlari) bu meseleyi (yani vahdeti viicudu) anlama- 
mislardir. " 

Bcujimiz meydana koyduk, k&jf-i esrar eyledik; 
Enbiya-vu evliyanin ketmettigi mdna budur. 

Sunu'llah Gaybi kuddise sirruhu'1-aziz 
Varhk ve Yokluk 

"Varlik" kelimesinin en zengin ve en derin anlamma Arapcada rastlamak- 
tayiz (ve-ce-de) fiilinden gelmektedir, Vucud, vicdan, vecd ve vilcd mastarlarmi 
ilreten (ve-ce-de) 'nin anlami, "bulmak"tir. 

Vucud kavrammm diger manasi da, bes duyu ile idrak edilen, bulunan ve 
belirlenen sey demektir. Bu anlamda bes duyu vasitasiyla algilanan seyler var- 
dir, diyebiliriz. Halbuki bes duyu ile bilemedigimiz, ama akla gore var olan var- 



617 — ERGIN, a.g.e. s. 225-226 



256 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

liklar da vardir. 

Mutlak varhk, Allah Teala'dir. Allah Teala, her §eyi yaratan ve yok 
edendir. 

Var olu§un sebebi ve dayanagi Allah Teala'dir. Yaratma, Allah Tea- 
la'nin kendini gostermesi, kendini gercekle§tirmesidir. Yaratma, onun icin 
giic degildir. Allah Teala, bu varhk dunyasini yaratmadan once ba§ka varhk 
diinyalan yaratmi§tir; bu icinde ya§adigimiz varhk diinyasinin yok olmasin- 
dan sonra da, yeni yaratmalanna devam edecektir. 

Allah Teala, diger varhklan yaratmi§ ve zamanin icine atmi§ ve onun 
icindeki varhklan da "varhk" ve "yokluk" ile kan§tirmi§tir. Buna gore varhk 
meselesinde cevaplandinlmasi gereken ilk sorulardan biri, Allah Teala di- 
§indaki varhgin gercekten var olup olmadigidir. Varhk, var'mi dir; yoksa 
algiladigimiz varhklar yok mudur? 

Uziime bakiyor, sarabi goruyorum yok'a bakiyorum agik9a var'i gorilyo- 
619 



Yokluk'u du§iinmek 50k zor bir konudur. Ashnda yokluk, var olmanin 
yeni bir §eklidir. Ba§ka varhga donu§mek fogu kez yok olma olsa da, yeni 
olu§um da, yokluktan var olma gibi bir §eydir. 

"Ayniyyet nedir? Ayniyyet yokluk ile bilinir. Seni bu Dunya me§gul etme- 
sin. Kesreti (bu diinya ve ondaki her $eyi) perde gorup kendini perdelenmi§ 
sanmayasin. Her i§i Hakk'la hak edesin. Memur ettigimiz i$i, Allah Teala 'ya kul 
olma meselesi bilip, kendini mdnevi yiikselmeden halt saymayasin. " 

Bu yokluk ve varhgin arasinda mutlak varhgin Allah Teala oldugunu bi- 
len insan nefsine pay cikarmayip, Allah Teala'ya varhgi kendine yoklugu 
tercih etmelidir. Bu §ekilde huzuru ve hakikatin yiiksek mertebelerine erer. 

Ey padifjah, ben senin ulu kapinda siginak bulmufjum, 
Senin katina yuzutn kara gelmi$im, 

Dort nesne getirdim ki, bunlar senin ihsan hazinende yoktur: 
Yokluk, isyan, gugsuzliik ve gunah getirmisim. 

Bu mevki hirsinin koktlntl dalim soylemeye kalki^irsam bir ba§ka cilt la- 
zimdir. Arap serke§ ata, §eytan dedi, yazida yayilan ata degil. §eytanlik lilgatta 



618 — Bayraktar Bayrakli, Mukayeseli Egitim Felsefesi Sistemleri, lst.2002, s. 92 
619 — Mesnevic.III,b.4541 

620 — YARAR, Cezair, Mektubdt-i Hasan Sezdi, Istanbul, 2001, s.77, 37. mektup 
621 — Katip Qelebi, Mizantl'l Hakk fl Ihtiyari'l Ahakk, hzl. Orhan §aik 
GOKYAY, 1st, 1980, s. 39 



Hizmetleri 257 

bas cekmedir. Bu sifat, lanete layiktir. Bir sofranm cevresine yilz tane adam otu- 
rur, yer. Fakat bas olmak isteyen iki adam dilnyaya sigamaz. 

Bir adam yokluga erisir, kendisine yoklugu ziynet edinirse, o adamm, Hz. 
Muhammed Mustafa sallallahii aleyhi ve sellem gibi golgesi olmaz. "Yokluk 
benim iftihanmdir" sirrma ziynet yokluktur. Bu cesit adam, mumun alevi gibi 
golgesizdir. Mum, bastan asagi alevden ibarettir. Golge onun cevresine ugraya- 
maz. Mum kendisinden de kacti, golgeden de. Mumu dokenin istegine uydu, 
lsigma sigmdi. 

Mumu doken muma der ki; Seni yok olman icin doktilm. O da, ben yokluga 
kactim diye cevap verir. Bu var olan lsik, lazim bir lsiktir, gecici ve arizi lsik 
gibi degil. 

Mum atese tamami ile yok oldu mu artik ondan ne bir eser gorursiln ne bir 
lsik! Suret atesi karanligi gidermek igin mum suretinde durur. Beden mumu su 
gorilnen mumun aksinedir; yok oldukca can nuru artar. Bu ebedi lsiktir, mumsa 
gecici. Can mumunun alevi, Allah Teala'ya aittir. Atesten meydana gelen su 
ates, nur oldugundan gegici golge, ondan uzaklasmistir. 

Yoklugun zevkini suda goriiruz. Tad ve renkten kendini ari kildigi ifin 
hif bikilmadan devamh ifilmek istenir. 

Yokluk haline kavu§mak ifin, istekleri terk edip ve arzulanndan aynl- 
mak gerekir. Boylece yoklugun ifine dii§en varhgin yokluk oldugunu Allah 
Teala'dan ba§kasi olmadigi ve O'na muhtaf oldugunu goriir. Yokluk ha- 
liyle butun §eylerde Allah Teala'nin varhgi aciga fikar. 

"Muhammedi hilafetin geregi butun kullari kendi nefsine tercih etmektir. " 

Hizir, gemiyi kotil kisilerin ellerinden kurtarabilmek igin deldi, kirdi. 
Mademki kink gemi kurtuluyor, sen de kiril! Emniyet yoksulluktadir, yuril yok- 
sul ol. Madeni olan ve madenden birkac parasi bulunan dag, killunk, kazma ya- 
ralan ile paramparca oldu. 

Batin'in, Hakk'in bir yuzu. 



622 — Mesnevi c.V, b.523-526 
623 — Mesnevi c.V, b.673-683 



624 — Su hakkmda, Hattat Aziz Efendi buyurdu ki; 

"Bak Aziz'int, Allah Teala ifjte bunu renksiz yaratmifj. Eger rengi olsaydi biki- 
labilirdi. Halbuki renk ve tad vermeden yaratmi§, onun icin hiq bikilmiyor, hiq 
kanilmiyor." (Ken'an Rifai, a.g.e. s. 59) 

625 — Abdulhakim-i Arvasi kuddise sirruhu'l-azizin gorilsu; 

"Varhk ile yoklugun surekli birbirini takip ettigi ydni, bir var imi§ bir yok imi§ 
mealindeki bu dlemde, her ^ey Allah Tedld 'ran varhginin bir aldmeti oldugudur. " 
' — "Ben kendi goru^umle yapmadim " (Kehf 82) 

627 — YARAR, Cezair, Mektubdt-i Hasan Sezdi, Istanbul, 2001, s.97, 50.mektub 
628 — Mesnevi c.IV, b.2756-2758 



258 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

629 

Zahir'in ise, Hakk'in aletidir. 

Efendi Hazretleri, terbiye usulunde yokluk mesrebinde hareket kilmi§tir. 
Yokluk usuliinu vahdet ve melametin esaslan ile bezemi§tir. Fakat sohbetle- 
rinde vahdetin mertebelerini acikca anlatmayarak hal adabi ile te§hir etmi§- 
tir. Saatlerce siiren bir sohbette tek kelime etmeden kalkmasi, §eyhligini 
ikrar icin varhgina i§aret bir nesneye bagh kalmamasi, ihvani kendinden aziz 
tutmasi, bu halin i§aretlerindendir. Olani yok bilmek Efendi Hazretlerinde en 
biiyiik erdemdir. 

Efendi Hazretleri bu konuda buyurur ki; 

"Yok olunur, var olunur. " 

"Yok olun. Yok olursaniz, Allah Tedld var olur. " 

"Gardaslarim! Ndci denilen firka sizlersiniz. Bakarsiniz bazi kisiler 
tarikata giriyorlar. Qok gegmeden acayipten garaipten bahsetmeye kalkisi- 
yorlar. Kendilerinin bir adam olduklarini zannediyorlar. Fakat biiyiik kim, 
kiigiik kim, o sonra belli olur. Bizim tarikatimiza gelen kimse uzun yillar 
gahsir. Ancak kendi kiigiikliigiinii (yoklugunu) fark eder. Yetmez mi bu 
fark. Qunku keramet (varhk) kulu Allah Tedld' dan uzaklastirmaya ya- 
rar. Insan, Ahlak-i Muhammedi ile ahlaklanmah kuldan istenen bu- 
dur. Insan ile ebedi dleme gidecek kazang da budur. 



629 — SelimDivane, Sadiklarm Mujkillerinin Anahtan, age., s.94 

630 — Ebu Saidi'l-Kura^i'den rivayet edildigine gore, joyle demi^tir: 

"Nebilerin ugradiklan musibet, vahyin kesilmesi; Evliyalann ugradiklan musi- 
bet, kendilerinden keramet zuhur etmesi; muminlerin musibetleri ise, ibadetlerinde 
kusur etmeleridir." (KARABULUT, Ali Riza, Kayseri'de Meshur Mutasavviflar, 
Kay sen, 1984, s.61) 

631 — Yokluk, Ahmet Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendinin buyurdugu gibi; 

"§eriah tut (mak), hakikati yut (mak) " tir. 

Ustat Abdillaziz Mecdi kuddise sirruhu'1-aziz Efendi derdi ki; Bir gun mursidim 
Ahmet Amis kuddise sirruhu'1-aziz Efendi: 

"Mecdi, sakin sirrifafj (aciga vurma) etme!" dedi. 'Acaba bir §ey mi yaptim? ' 
Diye korktum. Benim korkumu gidermek ve bir hakikati bildirmis olmak icin bu- 
yurdular ki; 

"Edemezsin ki, edilemez ki! Ruhunu ortaya at, fa^ et, anlat bakahm. Ede- 
mezsin. I$te O da dyledir. " 

Bununla ilgili olarak Abdillaziz Mecdi kuddise sirruhu'1-aziz Efendi demistir ki; 

"Cenabi Hak sur-i vahdetin gizlenmesini ister ve bu ifji sayisi sinirh kullanyla 
idare eder. Irfjat (hidayet)ve idlal (dalalet) hep kendisindendir." (ERGlN, age. s. 
238-239) 

Allah Teala yolunun taliplerinden biri, bir veliye yalvanr: 

"Ne olur, bana tasawufu ogret! Ne olur, bana marifetullahi anlat! " 
Rabbin velisi tebesstim eder: 

"Peki, ama once sen bir aksir!" der. Adam saskmhkla cevap verir: 



Hizmetleri 259 

"Bir giln bize iki kimse geldi. 

"Ismail Efendi, sen bu seyhligi buldun mu? Qaldin mi? Aldin mi? Dedi- 
ler. 

"Bende onlara; ne buldum, ne galdim, ne de aldim. Hini sabavetimden 
beri, kendimi biryokluk iginde veyok bilirim; dedim. " Onlar; 

"Haydi, Ismail Efendi, imtihani kazandin dediler. " 

Eskiden tarikata intisap igin gelenlere, seyhler ilkonce sunu telkin eder- 
lerdi. 

"Gardasim, yttz sene once sen var mi idin? Yttz sene sonra var mi ola- 
caksin?" 

Sorulara hayir cevabini veren ihvana; 

"Gardasim, iki yoklugun arasinda olan da ne varhk olursa sen O'sun. 
Buna gore hareket et. " 

Yokluk tevhit mertebesinin baslangici ve sonudur. Tarikat y ok' tan, var' a 
giden bir yolculuktur. 

Nuri Atasoy isimli ihvandan dinledim. 

Efendi Hazretleri (Samsun) Terme ilcesi'nde sahrada ihvanlarla oturur 
iken, e§raftan bir zat, diinya gozii ile sohbete birinin ucarak katildigini ve 
oturdugunu gormu§. Dikkatlice onu takip etmi§. Sohbet bitince o ucarak 
gelen zat ile goru§mek istese de goru§ememi§ onu gozden kaybetmi§. Uzun- 
ca bir zaman gectikten sonra bu durumu goren ki§i, Efendi Hazretlerini Si- 



"Aksirmam gelmedi ki, nasil aksirayim? '.. "Veli silkunetle cevap verir: 

"Iste nasil aksirman gebneden aksiramazsan, Marifetullah da Hakk 
tarafindan kula verilmedikqe anlafjilamaz, sozle Ogrenilemez- Bunun igin 
"§eriati tut hakikati yut" demifjler." (BUR GAY, Hasan, Hazreti Muhammed 
(s.a.v.) 'in Varisleri, Ankara, 1994, s.5) 

632 — Bu olaya benzer bir rivayette su sekildedir. 

Efendi Hazretleri buyurdu ki; 

Eve biri gelerek; 

"Efendi Hazretleri sizi Meydan Camiinden bekliyorlar. " Dedi. Efendi Hazretleri; 

"Ustiimii giyinip geliyorum" dedim ama kapiya tekrar geldigim zaman o zat 
orada yoktu. Bende Meydan Camiine vardim. Qagiran zat kapida nobet tutuyordu o 
gece karanligmda camiinin ici bembeyaz bir nur gibi parliyordu. Bana; 

"Iqerde seni bekliyorlar" denildi, iceri girdim, biltiln mesayih-i izam ve 
Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellem dahil olmak tlzere oradaydi. Bana sunu sordu- 
lar: 

"Senin igin kutup mutup diyorlar, ne diyorsun?" 

"Efendim ben kendimi yoklukta buldum" deyince: 

"Tamam, fjimdi gidebitirsin imtihani kazandin" demisler. Efendi Hazretleri bu 
olayi anlatirken "ya bana dervifjtikten sorsalardi, ne cevap verirdim. " 



260 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

vas'a ziy arete gitmi§. 

Efendi Hazretleri her zaman oldugu gibi £orapci Hani'nda bulunan 
vekaledeki sohbetine katilmi§tir. Sohbet esnasinda hafif bir uyku ile uyanik- 
hk arasinda kendisini ba§ka bir alemde gormu§. £ok giizel bir yer ve nurani 
bir zat yuriiyor. Pe§ine takilmi§. Onun manevi durumundan istifade ederim 
dii§uncesiyle gayret edip yeti§mek arzusunu icinde duymu§. Fakat bir turlii 
yeti§mek mumkiin olmami§. Nihayetinde o nurlu zat, uzakta goriinen eve 
girince, o ki§ide o tarafa yonelip kapidan iceri girmi§. Nurani zati evde yatan 
hastanin ba§inda dururken g6rmii§. O nurani zat ise, bu zati goriince diger 
kapidan tela§la kafip gitmi§. Yatanin agir hasta oldugunu anlayinca ifinden 
gelen bir niyetle birazda dinlenirim diye, Yasin-i §erif-i okumaya ba§lami§. 
Okumayi bitirince, hasta olan ki§i son nefesini vererek Hakka yurumu§. Bu 
arada, bu olayi manada mii§ahede eden ki§i kendine gelmi§ ki, Efendi Haz- 
retleri kar§isinda fay ifiyor. Biraz sakinle§tikten sonra Efendi Hazretleri; 

"Garda§im! O hasta olan kisiyi tanidin mi?" Bu ki§i hatirlayamadigini 
belirtince; 

"Hani, gdrmustun ya. Terme 'de sahrada iken sohbetimize ugarak biri 
gelip oturmustu. O Kddiri seyhlerinden idl Hasta idi. §eytan Hakk'a yti- 
ruyecegini anlayinca nurlu zat kihgina girerek imanini galmak igin onun 
yanina gidiyordu. Allah Tedld bu duruntu bize bildirdi. 

Gardasim! Bizde o zdtin, iman ile ruhunu teslim etmesi igin senin ru- 
hunu seytanin pesine taktik. Onu yalniz birakmadigin igin seytan kendisini 
kurtarmak igin hastayi terk edip gitti. Sende o ugan seyhin imanla gogme- 
sine sebeb oldun. " 

"Gardaslarim! Kiymetinizi bilin. " 



Hizmetleri 261 

Varhk ve yokluk konusunda Mevlana kuddise sirruhu'l-azizin go- 
riisleri de sunlardir. 

Varhgi, Allah Teala'nin varhgi ve yaratilmi§lann varhgi, diye ele alan 
Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, gecici varhgimizi ebedi varhktan ayn tut- 
mamizda, kendimizi ona birakmamizda gormektedir. O, varhgimizi azaltti- 
gimiz olciide hakiki varhga yakla§acagimizi, yok olmaktan kurtulacagimizi 
savunmaktadir. Boylece Mevlana, insanin kendinde hissettigi varhgi azaltma 
ve sonsuz varhga kavu§ma i§lemini egitime hedef olarak tayin etmektedir. 

Mevlana, varhk ve yokluk meselesini §6yle kurmaktadir: 

Yokluk, insanda bir ihtiyac olarak ortaya cikar. Bu ihtiyac 50k yonludiir. 
Bir yonu de, insanin ham kabiliyetlerle diinyaya gelmis. olmasi sebebiyle 
olan ihtiyacidir. Insan, imkanlar yani sonradan olabilecek arizi sifatlan ta§i- 
yabilecek varhkdir. icinde var olan tohum hakkindaki yetenekleri geli§tirebi- 
lecek bir imkana sahiptir. I§te, insan imkanlanni kullamp, varhgini geli§tirir 
ve zenginle§tirir. 

"Bizi yokluktan cigeri yanmi§, susami§ bir halde sen var ettin de go- 
zumuzu su devlet gesmesine diktin" diyen Mevlana kuddise sirruhu'l-azize 
gore, insandaki susami§hk denen ihtiyaci, "turn varhk" dedigi Ilahi a§k ya- 
ratmaktadir. Insani halden hale koyan, degi§tiren ve geli§tiren varhgin en 
biiyiik noktasi olan ilahi a§ktir. 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz mesela; armut agacini, benlik ifin bir 
motif olarak kullamr. Armuttan, yani benlikten inmesini tavsiye eder. Varh- 
gindan, benliginden inmedikfe dogru goremezsin, §a§arsimz. Benliginden 
indin mi, du§uncen de diizelir, goziin de dogru goriir; soziin de dogrudur. I§te 
o zaman terk ettigin o benlik agacimn dallan, yedinci gokte bir baht agaci 
olur. Ondan indin mi, Allah Teala rahmetiyle o agaci degi§tirir. 

Goruldiigii gibi, Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz insan varhgini yok say- 
makla, varhk aleminde yer edinecegine i§aret ediyor, halden hale gefirir ve 
daha da zenginle§irir. Varhk aleminin otesine gefebilmek ifin, "Buna benim 
gozumle bak!" diyen Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore, a§k icinde a§ki 
seyretmek, varhktan kurtulmayi, addan ve sandan vazgefmeyi gerektirir. 

Gefici, ank ve kararsiz varhgin, ebedi Rabbin varhgindan geldigini ha- 
tirlatan Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, gefici varhk kendini ona ismarladigi 
zaman oliimsuzluge eri§ir, goru§iinu beyan etmekle, hedef gostermektedir. 
"Kendine gel, varhgini bu yucelige feda et. Ilahi denizin avucuna gir, yok 
olmaktan kurtul. Varhgini sat, damladan vazgeg de incilerle dolu denizi 
satin all " ogiidiinu vermektedir. 

Diger taraftan Mevlana, yoklukla varhk arasinda 50k ilginc bir ilisjd 



633 — Bu konuda da Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz ile Efendi Hazretlerinin go- 
ruslerinin paralel olmasi acismdan burada zikredilmesi uygundur. 

Bayraktar Bayrakli, Mukayeseli Egitim Felsefesi Sistemleri, 1st. 2002, s. 92-1 14 
(ozet olarak almdi) 



262 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

kurmaktadir. Ona gore, Mi'rac edenlerle beraber olursa, onlann safinda du- 
rursa, yokluk bir Burak gibi onu ahp yucelere agdinr. Mevlana kuddise 
sirruhu'l-azizin anlayi§inda Mi'rac, mekan olarak goklere agmak degildir. 
Kami§i §ekere ula§tiracak §ey Mi'rac'tir. Bu Mi'rac, bugunun goge agmasi 
degildir; ana karnindaki cocugun bilgi ve duygu derecesine agmasidir. Boy- 
lece onun anlayi§inda, insan bilgilendikce yiicelir, o bilgi onun Mi'rac'i olur. 

Mutlak Varhk. yani Allah Teala. yoklukta is goriir. Yogu var edenin is 
yurdu yokluktur. Bu tipki §una benzer. Hie kimse yazilmi§ kagida yazi yaz- 
maz. Fidanhga yeniden fidan dikmez. Bir §ey ekilmemi§ yere tohum ekilir. 
Sen de bir §ey ekilmemi§ yer ol, yazi yazilmami§ bir kagit kesil de, Ilahi 
ogretiyle §ereflen ve o sana tohum eksin, diyerek insanin benlik ve parfa- 
bucuk bilgilerden annmasini istiyor. Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, dervi§- 
fesine varhginin ba§ini kesmesini ve varhgindan gefip yok olmayi isterken, 
"Sen atmadin, attigin vakit" (Enfal, 17) ayetinin sirrini hedef almaktadir. 

Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore, diinya yokluktan korktugundan 
yolunu sapitmi§tir. Ashnda yokluk siginilacak yerdir. Bilgiyi nerede araya- 
hm? Varhgi biraki§ta. Elmayi nerede arayalim? Elden vazgeci§te. 

Boylece Mevlana kuddise sirruhu'l-azizin yokluk anlayi§inda hiflik de- 
gil, yeni bir varhga kavu§ma, bir yucelme ve tazelenme vardir. Yokluktan 
korkma psikolojisi insani yoldan fikanr. Onun icin bu korkuyu, diinya insan- 
hgindan gidermelidir. 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, benligine ancak gefici benliginden siyn- 
linca kavu§acagini, hakiki benlige, du§unce ve akilla vanlamayacagini, an- 
cak yok olmakla vanlacagi ogudiinii vermektedir. Mevlana kuddise 
sirruhu'1-aziz, insanin noksanhklanni, yokluklanni, olgunlugu, biitiin sanat- 
lann ve hiinerlerin aynasi olarak gormektedir. Elbise bifilip dikilmi§se, terzi 
sanatini nasil gosterir? Zayif hasta bulunmazsa, hekim sanatini nasil icra 
eder? Bakirlann horlugu, bayagihgi meydanda olmazsa, kimya nasil gorii- 
niir? Diye sorular sormaktadir. 

Yokluk ve noksanhklar, insani ara§tirmaya itiyor. Tiim sanatlar, noksan- 
hklann giderilmesiyle ortaya cikryor. 

Insanlardaki noksanhk, hamhk ve yokluklardan doguyor. Oyle ise, yok- 
luk, varhga, olgunluga ve yiicelise gebedir. 

Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore, ziddi meydana cikaran §ey onun 
ziddidir. Bal sirke ile belirir. Kendi noksanini, yoklugunu goren ki§i, olgun- 
luga on atla ko§ar. Kendini olgun sanan, bu zanni onu engelleyeceginden 
Allah Teala'ya ko§amaz. insanin caninda olgunluk vehminden daha kotii bir 
§ey olmadigini soyleyen Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, kendini gorme 
gidinceye kadar goniil ve goziinden 50k kanlar akacagini, iblis'in de "Ben 
ondan hayirhyim" ifadesiyle degerini kaybettigini ogiitlemektedir. 

Ona gore Allah Teala'ya yakinhk, ne yucelere agmaktir, ne a§agilara 
inmektir; varhk hapishanesinden kurtulmaktir. Yok olan ifin ne yukan, ne 
a§agi, ne fabukluk, ne uzakhk ve ne de gee kalis, vardir. Allah Teala'nin 



Hizmetleri 263 

sanat tezgdhi yokluktadir. Sen aldanmi§sin, ne bileceksin yokluk nedir? Bir 
devlete, bir §erefe ula§inca ne§elenmenin tam tersi, onlan kaybedince duyu- 
lan yokluktur. Bu tip adamin butun varhgi yokluktur. Yoksulluk, horluk 
onun oviinciidur, yiiceligidir diyen Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, varhkla 
yoklugu tamamen psikolojik bir boyutta aramaktadir. 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz Allah Teala'ya yalvanrken, varhk ile 
yokluk arasindaki farki insanin manevi yapisinda arar. 

"Allah Tedld'm! Sozun, harfin bittigi duragi cana goster. Goster de 
tertemiz can, basini ayak yaparak o gok genis yokluk alanina gitsin. O 
kadar genistir ki, o yokluk alani, butun bu haydl ve varhklar hep oradan 
azik ahrlar. Haydller, yokluga karsi pek dardir, ondan dolayi haydl, gam 
sebeplerindendir. Varhk ise, haydlden de dardir. Duygu ve renk dlenti ise, 
haydl ve varhktan da dardir, dapdaracik bir zindandir," 

Du§uncesini ileri suren Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, varhgin yokluk- 
tan dolayi feryat etmedigini, tam tersine yoklugun varhgi kendinden uzakla§- 
tirdigini, onun icin sen; 

"Yokluktan kagiyorum dente; asil senden kagan odur. Gorunuste gel 
der, seni kendisine gagirir, ama ig yuzden kovu§ sopasiyla seni surer, ken- 
dinden uzaklastirir. Varolus, yoklukta gizlidir. Yokluk en yttce mertebedir. 
Onun igin yok-yoksul kisiler yarisi kazanmislardir; odulu almislardir. 
Onemli olan beden yoklugudur, dilencilik degil. " 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, yokluk alemi ile varhk alemi arasinda 
bir yol ve siki bir ili§kinin olduguna dikkat cekmektedir. Bu ili§ki yeniden 
yaratmayi, surekli olu§umu ve kainattaki yenile§meyi meydana getirmekte- 
dir. Insanin beden ve psikolojik yapisinda da aym yenile§meler, bu ilisjdnin 
neticesinde olmaktadir. Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz bunu §6yle dile geti- 
rir: "O yokluk golunden, su gorunen dleme ozlemler geke-geke, boluk- 
boluk kervanlar gelmede. Bu golden her aksant, her sabah kervan ustune 
kervan geliyor. Geliyor; biz geldik, nbbet bizim, artik sen git diye yerimizi- 
yurdumuzu ahyor. Qocuk, akil gozunu agti mi, baba tezce pihsini-pirtisini 
kagniya yukluyor. Oradan bu yana, bir ana cadde var; oradan buraya 
geliyorlar, buradan oraya gidiyorlar. Iyice bak da gor, oturmusuz da otu- 
rurken gidiyoruz biz; yeni bir yere gidiyoruz biz; ama sen gormuyorsun. 
Sermdyeni bugun igin degil, ileride bir sey yapmak igin biriktirir, hazirlar- 
sin. A yola tapan! Yolcu ona derler ki, yol ahsi, gidisi ileriyedir. Gonul 
perdesi ardindan da bikmadan, usanmadan, soluktan soluga haydl surule- 
ri gelmededir. O dusunceler, hep bir fidanliktan gelmeseydi, nasil olurdu 
da hepsi de boluk boluk, gonul kaynagina kosmada. Testilerini doldurup 
giderler, boyuna belirirler, meydana gikarlar; gizlenirler, izleri belirmez. 
Dusunceleri, gokyuzunun yildizlari bill Bir baska gbgun gevresinde doner 
onlar. " 

Yokluk aleminden gonul aynasina her zaman hayal ve dusjinceler gelip- 
gitmekte oldugunu ileri siiren Mevlana, bu gelis, ve gidi§lerin bir ilisjdnin 



264 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ifadesi oldugunu vurgulamaktadir. Bu beyitlerde alemin her an yokluktan 
var oldugunu, tasavvuf terimiyle "gayb" aleminden "ayn" alemine geldigini 
ve gene o anda "ayn" aleminden "gayb" alemine gittigini, alemin her an 
yeniden yeniye yaratildigmi, if alemde de bunun boyle oldugunu, yeni dii- 
§iincelerin, yeni hayallerin belirdigini, adeta oturdugumuz halde her an yeni 
bir yerde, yeni bir yaratik olarak gittigimizi anlatiyor. Kaf Suresi'nin 15. 
ayetinde "Ilk yaratihsta adz mi kaldik? Hayir, ama onlar, yeni bir yarati- 
hstan suphe igindeler" ifadesini, sufiler hem olumden sonra dirili§e, yani 
ahiret alemine delil olarak kabul ederler; hem de bunu her an yaratih§a i§aret 
sayarlar ve bu tarzda yorumlarlar. 

Yenilik konusunda varhk ve yoklugu, Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz 
kadar derinlemesine inceleyen ve o du§unceyi du§iincesine yerle§tiren birini 
bulmak 50k zordur. O, yeniyi takip etmesini, eskiyi; kokmus. ve curiimus. 
§eyleri atmasim, yok etmesini §6yle tavsiye eder: 

"Yeniyi al, ver eskiyi; gttnktt her yihn gegen yildan tig kere daha tts- 
tundiir, dahafazla. Hurmafidani gibi vergili, bagish olmazsan, var, eskiyi 
eskiye kat, yig ambara. Eski, kokntus, gurumus seyi, gormedik kisiye ar- 
magan gotttr. " 

Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, yoklugun varhktan once geldigini, ba§- 
ka bir ifade ile yoklugun cevher, varhgin da araz oldugunu savunmaktadir. 

"O kavusma, olumsuzluk iginde olumsuzluk, varhk iginde varhk; fakat 
onceden o varhk, yokluk igindedir. " 

Bu goru§iiyle, Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, Miilk Suresi'nin 2. ayeti 
ile Bakara Suresi'nin 28. ayetine i§aret etmektedir. Miilk Suresi'nde Yiice 
Allah Teala once yoklugu, sonra varhgi yarattigini ifade etmektedir. Orada 
gecen "Mevt," varhklann olumiinu degil yoklugu; "Hayat" kavrami da var- 
hgi ifade etmektedir. Bunun boyle oldugunu Bakara Suresi'nin 28. ayetinden 
ogreniyoruz. "Sizyokken sizi var eden Allah '1 nasil inkdr edersiniz? Sonra 
sizi O bldurecek, tekrar sizi O diriltecek. " 

Ayette gecen birinci "Mevt," yoklugu; birinci "Hayy" ise, varhgi; ikinci 
"Mevt, " olumu; ikinci "Hayy " kavrami da ahirette yeniden yaratih§i ifade 
etmektedir. Bundan anhyoruz ki, yokluk da yaratilmi§tir. Mevlana kuddise 
sirruhu'1-aziz, yeniden dogmak ifin yok olmak gerektigini soylerken, her 
yok olu§un ardindan bir yeniligin dogacagini i§aret etmekteydi. "Kendine 
gel, tereddilt etme, once yok ol, yokluga daldiktan sonra, dogudan bas gbs- 
ter ve aydinlat. " Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz, neden yokluga dalmasim 
istedigini aciklar. Birincisi bey tin sonundaki "yeniden dogma" faaliyetidir, 
ikincisi de benligin aciga fikanlmasidir. £unku ona gore benlik, du§iinceyle 
aciga fikmaz, yokluktan sonra afihr ve ortaya cikar. 

"Bu ben, dusunceyle nasil agiga gikar? O ben, (fena) yokluktan sonra 
agihr, meydana gikar. " 



Hizmetleri 265 

SERIAT VE TASAVVUF BiRLJKTELJGJ 

(Maddi ve Manevi ilim Birlikteligi) 

§eriat, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin getirdigi 
kitap ve siinnettir ki, miisliimanlann girdikleri ve girecekleri yoldur. 

§eriat, diinya ve ahiretteki biitiin saadetleri ele geciren bir sermayedir. 
Bu nedenle miimin icin diinyevi nimetlerden §eriatin di§inda aranilacak, 
imrenilecek hicbir iyilikte yoktur. 

§eriat dort kisimdir: ilim ve amel, ihlas ve siyaset. 

Bu dorde kavu§mayan kimse, striata kavu§mu§ olamaz. Allah Teala, st- 
riata kavu§unca kulundan razi olur. Allah Teala'nin razi olmasi, sevmesi de, 
biitiin diinya ve ahiret saadetlerinin en iistiinii ve kiymetlisidir. 

Tarikat ise, §eriatin yardimcisi, hizmetcisi olup, §eriatin iiciincii kismi 
olan ihlasi elde etmege yarar. Tarikata ve hakikate ba§vurmak, §eriati ta- 
mamlamak terbiye icin vasitadir. Yoksa §eriattan ba§ka bir §eyler ele gecir- 
mek icin degildir. Bunlann neticesi, Riza makamina varmaktir. £unku 
tarikat yolculugundaki gaye, ihlas elde etmektir. ihlas da, riza makaminda 
hasil olmaktadir. Ashnda tasavvuf ehlinin gordiikleri, tattiklan haller, ilimler 
ve marifetler, imrenilecek, istenilecek §eyler olmadigi gibi, hayaller, gecici 
§eylerdir. Tasavvuf ehli §eriattaki ilim hakkinda buyurdular ki; 

Hakikatsiz seriat gosteris, seriatsiz hakikat de riyadir. Bunlann birbiriyle 
iliskisi, bedenin ruhla olan iliskisi ile kiyaslanabilir. 

Ruh bedenden aynlmca, canli beden bir ceset haline gelir. Ruh, bir rilzgar 
gibi yok olur. 

Islam'm kelime-i sahadeti her ikisini de icine alir. 'Allah Teala'dan baska 
ilah yoktur' sozleri hakikat, 'Muhammed O'nun resuliidur' sozleri de seriattrr. 
Her kim, hakikati inkar ederse kafir, her kim de, seriati inkar ederse 
mulhiddir." 

Hz. Omer radiyallahii anh soyle diyor: "§eriatin edeplendirmedigini, Allah 
Teala edeplendirmemiftir. " 

Rasuliillah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki; "Tek bir fakih, fjeyta- 
na bin abidden daha yamandir." (Ibn-i Mace-Tirmizi, Ilim) 

En buytik felaket, Allah Teala'nin emir ve yasaklanm bilmemektir. Bu se- 
beple muslumamn birinci derecede vazifesi cehaletini yok etmek ve ozellikle fi- 
kih bilgisinde kuvvetli olmaktir. Seytamn en bilyilk diismam, Allah Teala'dan 
korkan alimlerdir. Bir alimin yasamasi seytana karsi bin abidin yasamasmdan 
daha tehlikelidir. Ciinkii seytan, insanlara kilfur yolunu, Allah Teala'ya taat ciz- 
gisinden disan cikmayi, sapik yollan emreder. Fikih bilgini imam ise, Allah Te- 
ala'ya itaati emr eder, insanlan seytamn yolundan uzaklastinp Allah Teala'nin 
yoluna yonelmelerini emr eder. Cahil olan abidde, bu sayilanlardan hicbiri go- 
rillmez. Cahil olan abid bunlardan hicbirini yapamaz. 



634 — NICHOLSON, a.g.e. s.65 



Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Halil KENDIR, 1st, 2004, s.168 



266 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Velilik derecesine ulassa da, bir fikih bilgini boyle cahil bir abidden daha 
usttindtir. Seytan cahil sofuyu yoldan cikarmakta zorluk cekmez. 

Rivayet edilir ki, biri alim digeri cahil olan iki adam cahil bir seyhe intisab 
ederek ondan ders aldilar, ibadet ettiler ve velilik derecesine ulastilar. Bir gun 
seytan, alim olana havada bir cermet gosterdi ve: "Bu cennet senindir. Yalniz bir 
sartla. Seyhini, nebilerden daha usttin tutacaksm." dedi, O da soyle cevap verdi: 
"stiphesiz hicbir veli peygamber derecesine ulasamaz. Belki bir nebi, buttin veli- 
lerden ustundtir." Bu soz tlzerine seytan, o alimden tlmidini kesti. Sonra ayni 
cenneti cahil olan veliye gosterdi. Ona soylediginin aynismi arkadasma da soy- 
ledi. Cahil olan arkadasi ise, o cenneti elde edebilmek icin seyhini nebilere tis- 
ttln tutarak, mertebesinden dtistti. Sonra seytan seyhinin yanma giderek arala- 
rmda gecenleri anlatti. Seyhi abide: "ilim ogren, zira velilik bir kimsede ilimsiz 
olarak yerlesmez," dedi. 

Ilmin Ustunlugu 

Rivayet edildigine gore, Harici taifesine mensup yirmi kisi tek tek Hz. Ali 
kerremallahtl veche Hazretlerinin huzuruna gelerek ayni meseleyi sormuslar. 
Soru su idi: 

"Ya Ali! Ilim mi usttin, yoksa mal mi?" Hz. Ali kerremallahtl veche "ilim 
daha ustundtir" seklinde cevap vermis, fakat delil istemeleri karsismda ilmin tls- 
tunltlguntl su sekilde ortaya koymustur: 

— Ilim, maldan tlsttlndtlr. Zira ilim seni korur, halbuki sen mail korursun, 
ikinci soruyu sorana. Karsilik verdigi cevap da soyle; 

— ilim harcandikca artar, mal harcandikca azalir, uftlnctlye verdigi cevap: 

— ilim sayesinde dtismanlar dost olur, fakat mal boyle degil. Devamla: 

— ilim, dtlnyadan uzaklastmr, ahirete yaklastmr; mal ise, boyle degildir. 

— Oltlm sebebiyle ilim, sahibinin mtilkiyetinden gikmaz, fakat mal boyle 
degildir. 

— ilim, sahibine sirayet eden bir nurdur. Mal ise, buna muhaliftir. 

— ilim Allah'm kelammdan cikar, mal ise, topraktan cikar. 

— ilim, Rasultlllah sallallahtl aleyhi ve sellemin sevgilisidir. Mal ise, 
Nemrud, Firavun, Haman ve Karunlarm sevgilisidir. 

— ilim kendine hizmet edilendir. Mal ise, hizmet edendir. 

— ilim, ruhun gidasidir, mal ise, cesedin gidasidir. 

— tjrkme zamanlarmda ilim sana arkadas olur, mal ise, sana urktlnttl verir. 

— Yolculukta ilim, senin arkadasmdir. Mal ise, yolculukta senin dtismanm- 
dir. 

— Tek basma ilim, taatsiz da olsa kurtulmana sebep olur, fakat mal boyle 
degildir. 

— ilim, peygamberlerin mirasidir. Mal ise, eskiyamn mirasidir. 

— Kiyamet gtlntlnde ilmin hesabi yoktur. Fakat malm, helal ise, hesabi, ha- 
ram ise, azabi vardir. 

— ilmin sahibi, sefaat edecek, malm sahibi ise, sefaat edilecektir. 



636 — imam Burhantlddin Ez-Zernuci, Ta'lim ve Mtiteallim, trc. Y. Vehbi Yavuz, 



ist, 1993, s. 19 



Hizmetleri 267 

— Ilim sahibi, asla unutulmaz, fakat mal sahibi unutulur. 

— Ilim, kalbi nurlandmr, mal ise, karartip katilastrnr. 

— Ilim sahibi, Allah'a kullugu, mal sahibi ise, Allahhgi iddia eder. (Nite- 
kim Firavun'da oldugu gibi.) Hz. Ali kerremallahu veche bu sekilde o soru so- 
ranlara ayn ayn tatminkar cevaplar verdikten sonra: 

— Bu konuda bana daha soru sorsaydimz yasadigim milddet baska baska 
cevaplar verirdim, buyurdu. 

ilmin ne kadar degrli oldugunu ve neticesinin kutsalhgim anlamak icin §eyh-i 
Ekber Muhyiddin Aradi kaddese'llahil sirrahu'l azizin acrklamasim bu konuda hatir- 
lamak gerekir. §6yle ki; 

Cenab-i §eyh-i Ekber kaddese'llahil sirrahu'1-aziz 

"rith" u Cenab-i Musa aleyhisselama; 
"Iblis" i de Fir'avun'a 

"Urn" i de "derya"ya tesbih buyurmustur. Nitekim Firavun askerleriyle 
Musa aleyhisselami Kizildeniz'i sahiline kadar takip etmis; ve cenab-i Musa 
aleyhisselam asasi ile denize vurup kendisine bir yol acilmakla o yola girerek 
karsi tarafa gecmis ve Fir'avun dahi onu takiben bu yola girmis ise de deniz ka- 
vusup helak olmustur. Ruh dahi iblis'in tecavuzil halinde deryayi ilimden acila- 
cak bir yola sulilk etmesi gerekir. Zira "ilim" riyaset ve kendini begenme vere- 
ceginden ve Ademoglu'nun helaki riyaset ve kendini begenme sebebleriyle 
vaki' oldugundan seytan Ademoglu'nun ilim tarafma meylini pek ziyade arzu 
eder ve onu riyaset ve ucilb sebepleriyle helake dilsurmek ister. 

Binaenaleyh sen ilim sahiline gelip acilan tarika girince dtisman dahi ar- 
kandan gelir. Taki ilim denizinin ortasma gelir, deniz onun tlzerine kavusup se- 
sinin dahi fikmasma meydan vermeden kolayhkla gark ve helak eder. Ve iste 
bu hakikate binaen ulemamn bazilan 

"Ibni, Allah' in gayri iqin talep ettik; ilim kaqindi ve bizi ancak Allah Tea- 
la'ya reddeyledi" dedi. Yani biz ilmi riyasete nail olmak ve insanlara karsi bu 
sayede gelir ve dilnya refahma vasil olmak icin istedik; ilim tahsil ettikce bu 
maksat bizden cekildi. ilim bizi Allah Teala'nm gayri olan bu maksada ulasma- 
ya mani oldu. Nihayet bizim elimizden tutup asil yaratihs maksadi olan 
marifetullaha sevk eyledi. 

iblis Ademoglunu ilme tesvik edip, onu o ilim sahasmda sasirtmak icin ar- 
kasmdan gelir. Fakat ilmin hassasi neticede insani marifetullaha sevk oldugun- 
dan iblis sasirtma niyetini ill edemez. §erri murat ettigi halde neticede hayir 
zuhur eder. Nitekim Firavun, Musa aleyhisselamm pesinden deryaya dahil oldu 
ve derya kavusup kendisi helak oldu. Eger derya kavusmayip Hz. Musa 
aleyhisselama yetise idi, onunla harp edecekti. . . 

Eger dtismamn sana: "lime gahfj, ta ki zamaninin insanlan uzerinde yiikse- 
lesin! Hukumdarlar senin oniinde egilsinler ve halk sana muhtaq bulunsun- 
lar!" derse, sakm bu emr-i seytanidir deyip ilim tahsilinden vazgecme ve 90k 
calls. Zira dtismamn olan iblis "senin hevdnin ferahi ve sevinci, ancak senin 



-imam Burhantlddin Ez-Zernuci, a.g.e. s.38 



268 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

amelsiz amelin iledir. Ilim ise ameli olmayan bir ameldir. Yani sen ilim tahsili 
ile mesgul oldugun vakit, baska turlu amel ile mesgul olmaya vaktin miisait ol- 
maz. Butun vakitlerini ilim isgal eder. Dusmanlarin seni baska amelden ahkoy- 
duklari icin sevinirler. " Demeye devam eder. 

Halbuki o zavallilar bilmezler ki, ilim kendi hakikatinin verdigi seyin gay- 
rinden uzaklastmr. Yani ilim oyle bir seydir ki, yukanda izah olundugu tlzere 
neticede marifetullaha ulastmr. Onun hakikatinin verdigi sey ancak budur. 

Iblis'in hakikati cehalet ile sasirtmak istemesidir. Halbuki ilmin hakikati da- 
lalete degil, hidayete sevk ettigini Iblis dahi bilememektedir. Ctinkti Iblis'in 
batmi goztl kordtir, hakikate nazar edemez. O yalmz zahir goztl vardir. "§eyta- 
nin bir goztt kordilr" denilmesi bu nedenledir. Iblis'in hakikati gormemesinin 
delillerinden biri de Adem aleyhisselama secde ile emr olundukda "Ben 
Adem 'den hayirhyim. Qunkii beni latif olan atesten ve onu koyu ve yogun olan 
topraktan yarattin " deyip ona secdeden kacmmistir. Iblis bu sozunti ilme da- 
yandigim zannetti. Halbuki Allah Teala melaikeye secdeyi emir buyurmus ve 
Iblis dahi melaike arasmda bu hitabi duymus idi. Halife ise yerine halite koyan 
ile aymdir. Buna gore muteber olan sey, halifetullah olan Adem aleyhisselamm 
zahiri degil, batimdir. Melaikenin Adem'e secde ile mtikellef olmasi, onun ha- 
kikatine nazarandir. Batmi goztl kor olan Iblis Adem'in hakikatini goremedigi 
i5in, Allah Teala'nm emrine muhalefetle kulluk yolunda tlzerinde ytlrtlyemedi. 
Kibri buna da mani' oldu. Fakat Adem aleyhisselam tastan ve topraktan bina 
olunan Ka'be'ye secde ile emr olundugu vakit bu, gayrullaha secde olmakla, ca- 
iz degildir, demedi. Kulluk yolu tlzerinde ytlrtlyerek Ka'be'ye secde etti. Ve 
"Beni halife olarak yarattin; ve sifat-i semdniyye-i ildhiyyenin mazhari kildin. 
Cansiz maddeden ibaret olan Ka 'be 'nin ash ile benim ashm arasinda fark var- 
dir. Ben ustunum o basittir. Nicin ona secde edeyim " diyerek serkeslik etmedi. 
Zira Adem bilir ki, Hak Teala hazretleri Hakim'dir. Onun emrine karsi kiyas 
edepsizliktir. Ubudiyyet kulluk ancak emre uymaktir. 

iblis'in yukandan beri izah olunan hali hep sirf cehalettir, ilim degildir. O 
ise onun ilim oldugunu dtlstlntlp hayal etti de, ben Adem'i ilim ile kandrrdim 
zannetti. Bu sebeple ademoglunu ilme tesvik eyledi. Halbuki bilmez ki, eger 
ademoglu ilminde ytlkselirse, bu ilim onun aybim ve cehaletini aciga cikanr. 
Neticede Ademoglu, dalalete dtismek soyle dursun, belki hidayet bulur. 

Soru: Allah Teala hazretleri "Gordiin mil?. O kimseyi ki: Kendi hevasini 
kendisine tanri edinmi§ ve onu Allah bir bilgi ilzerine fjafjirtmifj ve kulagi ve 
kalbi ilzerine milhilr basmiij ve gozii ilzerine bir perde kilmi§, artik ona Al- 
lah'tan sonra kim hidayet edebilir?. Hdld dii§unmez misiniz?" Buyurur. 
Bundan ilim tlzerinde de sasirtma var oldugu anlasilir. Halbuki ilim hidayete 
sevk eder, denildi. 

Cevap: Hidayete sevk eden ilim kamil ilimdir. Noksan ilim sasirtir. Nitekim 
iblis'in zahire bakarak yaptigi kiyasi da bir ilim idi. Fakat nakis bir ilim oldu- 
gundan cehl ile beraberdi. Binaenaleyh bu noksan olan ilim asla ona faydah ol- 
mayip huztlr-i ilahiden kovulmasma sebep oldu. Hevasini ilah ve kendi tlzerin- 



■ (Casiye, 23) 



Hizmetleri 269 

de yonetici kabul eden kimse, noksan ilimle ile iktifa etmis olacagmdan, ona bu 
ilmin tamamlanmasi tavsiye edilse, kendisini kamil alim zannettiginden kabul 

639 

etmez ve bilmez, bilmedigini de bilmez. 

Hz. Ali KerremaMhu veche de soyle buyuruyor: "Alim olan kisi geceyi 
ibadetle gegirip uyumayan, gunduz oruclu ve Allah Teala yolunda cihad 
edenlerden daha ustundur. Bir alim oliince Islam'da oyle bir gedik agihr ki, 
onun yerini onun gibi bir alimden baskasi dolduramaz. " 

Bazi alimler de soyle demislerdir: "Bir alim oldugil zaman onun icin de- 
nizdeki baliklar ve havadaki kuslar bile aglar. Bir alim, her ne kadar kendisi bu 
alemden gayb olsa da yasryormus gibi onun sam daima amlir." 

Imam Gazali Ihydsi 'nda buyurur; Bir adam aslmdan ilim tahsil etmeyip 
silluk eylese sonra kejf-i tarik ile bazi jeyler fetholsa helak olmasi mukarrer- 

,. 641 

dir. 

Frkihsiz bir tasavvuf zmdikliga, tasawufsuz bir fikih fasikliga gotilrur. Fi- 
kih ve tasavvuf, zahir ve batm beraber olunca hakiki ilim meydana gelir." 

Ahmed Rifai kuddise sirruhu'1-aziz der ki; "Tarikat, ayn-i fjeriat, fjeriat 
ayn-i tarikattir. Aralarindakifark lafizlardan ibarettir. " 

"§eriat, ilia lazimdir. §eriat olmadan Tarikat olmaz." 

"Et-tarikatii ve'l-hakikati hadiman-i fjeriah" Tarikat ve hakikat seriatm 
hizmetgisidir. 

Imam Malik Hazretleri soyle buyuruyor: "Tasavvuf bilmeyenler zindik 
olur, seriat bilmeyenler kafir olur. " 

Mtllhit ve zmdik marifetle hakikati fark edemediginden Hakk'i anlayip 
bilmek ile nefsi ve ruhu bir olur zannederek muhasebeyi terk edip dunyamn ko- 
tuluklerini islediler. Marifeti hakikat zannettiler. Yani soztl oz zannettiler. Bil- 
mediler ki, marifetle, nefsi ve ruhu bir ettiler; ama vilcutla hali bir edemediler. 
Marifetle nefsi ve ruhu bir etmek, HakkT anlayip Hak'tan baskasim gormemek- 
tir. Buna marifet makami derler. Yani marifet ve itikat yonilnden birlige ulasip 
marifet ile Hakk'a kavusmak budur. Butun esyamn hakikati Hak'tir. Bunu anla- 
yip bildikten sonra kotil huylan terk edip, gerek insandan ve gerek hayvandan 
tamamen hiyaneti kaldirmahdir. insan, hayvana elinden geldikce rahat verip bil- 



639 — KONUK, Ahmed Avm ,"et-Tedbiratu'l-Hahiyye fi Islahi Memleketi'l- 
insamyye" Tercilme ve §erhi, hzl: Mustafa TAHRALI, 1st. 1992, s. 319-324 



640_ 
641 



-imam Burhanilddin Ez-Zernuci, a.g.e. s.40 



-Aziz Mahmud Htldayi Uluslararasi Sempozyum Bildiriler, ist-Usktldar 
Beld. 2006, c. II, s. 299 

642 — Mustafa ismet Garibullah, Risale-i Kudsiyye Terciimesi, istanbul, 2003, c.l, 
s.291 

643 — Muhammed Hikmet Efendi, Marifet-i ilahiyye Tarikat-i Aliyye, 1st, s. 17 

644 — iNANQER, Omer Tugrul, Sohbetler, 1st, 2006, s. 1 1 6 



270 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

tun esyamn hakikatine, hakikat gozilyle bakabilirse, yani Hakk'a Hak gozilyle 
bakabilirse, buna hakikat ve hakka'l-yakin derler. Nefsini rah edip, ahlak yo- 
nilnden vticuduyla ve hakikat ile Hakk'a ulasmak budur. Onun icin Ehl'u-llah 
muhasebe ehlidir. Onlar kendilerini bilirken hata islemezler. Hata isleyen insan, 
kamil olmaz. Insan-i kamil ise, btittin noksanlardan uzaktir. Seriati noksan da- 
mn hakikati de noksan olur dediklerinin ash da budur. 

Simdi bu sirlan anladmsa sen de anladm ki, seriati noksan olamn 
hakikatinin noksan olmamasi miimkun degildir. Insan-i kamil o serefli kisidir 
ki, nefsin isteklerinden ve unsurlannn tabiatmdan gecip dort kapisi mamur olur. 
Kapmm biri eksik olsa veya unsurlarm tabiatma baglansa, insan-i kamil olmaz. 
Sunu da bil ki, insan-i kamil, keramet sahibinden baskadir. Keramet sahibi ol- 
mak pek giic degildir, insan-i kamil olmak gucttir. Maksat, insan-i kamil olmak - 
tir. Yoksa keramet sahibi olmak degildir. Bundan anla ki, insan-i kamil olup 
hakikate ulasmak son derece zordur. Bayezid-i Bestami kuddise sirruhu'1-aziz 
Hazretlerinin "Doksan dokuz seyhe hizmet ettim Imam Cafer-i Sadik kuddise 
sirruhu'l-azize yetismese idim imansiz giderdim." Dedigi buna isarettir. 

Efendi Hazretlerinin §eriat ve tarikat hakkindaki du§uncelerini ise, §u ke- 

lamlanndan anla§ilmaktadir. 

"§eriati gozetmeyenin tarikati olmaz. " 

"Buyolun evveli §eriat, ortasi tarikat, sonuyine §eriat. " 

"Garda§lanm! Bizim tarikatimiz ne kadar buyurse buyusun, ne kadar 

incelirse incelsin, §eriattan kil kadar ayrdmasina imkdn yoktur" 

"§eriatta kil kadar noksani olamn, havada uqtugunu gorurseniz, vu- 

rup kanadini kirin. Istidragtan ba§ka bir §ey degildir. " 

Bu nedenle Efendi Hazretleri hayat ve dusunce tarzinda §eriat ve tasav- 
vufu birbirinden ayn tutmadigi gibi ruhsat ve azimet tercihinde ise sikintih 
donemlerde dahi azimet yolunu nefsinde aramis, ve tasavvufun §eriat daire- 
sinde ince bir yol oldugunu, hatta §eriatta mekruh olamn tarikatta haram 
oldugunu, §eriatta mubah olamn tarikatta mekruh oldugunu kabul etmi§tir. 
Ihvanin da §eriata riayet etmelerini isterdi. 



~ — Selim Divane, Ariflerin Delhi Milskillerinin Anahtan, Mustafa TATCI- 
Hahl QELTIK, Ankara, 2004, s. 68 

646 — Allah Teala'nm dinsizlerin kufrtinu artirmak i9in verdigi harikulade isler. 

647 — "Bayezid kuddise sirruhu'1-aziz dedi ki; Allah Teala'nm velilerinden biri, 
kasabalardan birinde yasiyordu. Onu ziyaret etmek icin yola fiktim. Camiye girdi- 
gimde o, hilcresinden disan gikarak yere ttlkilrdu. Ona selam vermeden geri dondtlm 
ve kendi kendime, 'Bir veli fjeriati korumah ki, Allah Teala da onun ntanevi halini 
korusun. Eger bu adant bir veli olsaydi, fjeriata olan saygisi, onu, yere tukiirmek- 
ten ahkoyar veya Allah Teala, ona ihsan ettigi liltfu ihlal etmekten onu sakindi- 
rirdi." (NICHOLSON, a.g.e. s. 87) 



Hizmetleri 271 

Tarikata seriatsiz girenlerin, seytdn gelip imanini ahrmis 

Is bu yola pirsiz dava kilanlar, saskin olup arayolda kahrmis. 

Ahmed Yesevi kuddise sirruhu'1-aziz 

ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi'nin konu hakkindaki azimet yo- 
lunu tercih etmesinde kazandigi yiiksek manevi halinin kiymeti bulundugu- 
muz yillar itiban ile onemli bir husus oldugunu gostermektedir. Efendi Haz- 
retleri §eriatin siyasi yoniinde de nazik ve dikkatli davranmi§tir. Konu hak- 
kinda o kadar hassas davrandi ki, doneminde en 50k devlet ile sorun ya§ayan 
Said-i Nursi kuddise sirruhu'1-aziz gibi davranmamis. zit kuvvetleri birbiri ile 
yakin ya§atmi§tir. Ismet inonu'niin talebelikten arkada§i olmasindan dolayi 
me§rebine vukufiyetiyle zor donem ya§ayan halkimizi, dini hayati ya§ama- 
dan dolayi sikintiya du§urmemi§tir. Islami devletin toplumla olan ili§kisinde 
siyasi olan tarafi ustun tutmu§tur. Efendi Hazretlerinin ba§indan gefen a§a- 
gidaki anlatilacak olay bu siyasete i§aret etmektedir. 

Bir ki§ gilntl vekaleye bir kiji bir torba icinde Said-i Nursi'nin kitaplanm 
getirip, okursunuz diyerek birakti. Hemen gikip gitti. Ardmdan Efendi Hazretle- 
ri Sen Mehmed adli ihvana; 

"Gardatjim! Hemen sobaya doldurun yakin bu kitaplan" dedi. Az sonra 

649 

polis vekaleyi basmi§ bulmak istedikleri anyorlardi. 

Gelenin kim oldugunu bilen ile dini bilgiler ihtiva eden kitaplan yaktiran 
ayni ki§i idi. Buradan §u anla§ihyor ki, hakikati bilenin icraati hakkinda su- 
kut en gecerli yoldur. O giin icin halki siki§tiran devlet, daha sonra dini okul- 
lan da kendi eliyle afti. 

§eriatin icraatinda, Efendi Hazretleri kendisine azimet, aleme kar§i ruh- 
sat ile hareket etmi§tir. Bu ince siyaset ifinde Islam'in emirlerinden maslahat 
icabi dini akaide zarar vermeyecek kisimlar (kasket giyme . . . ) tatil edilerek 
hareket edilmi§tir. ^iinkii §eriatin ifinde devlete itaat, emir kapsamindadir. 

Efendi Hazretleri, terbiyesinde, ehl-i siinnet akaidine ve hukukuna zarar 
verecek hicbir akideyi anlatmadigi gibi, tarikati ifinde ya§atmami§tir. 

"Bir giin, §u an hayatta bulunan Oflu idris Efendi, istanbul-Car§amba'da 
tarikat faaliyetlerini siirdiiren Mahmut Efendi ile kar§ila§inca; 

"idris Efendi! §u kisa olan sakahni uzatsana, " demi§. O da; 

"Efendi Hazretleri, ben Ihramcizade Ismail Efendi 'nin ihvaniyim. " De- 
mi§. Mahmut Efendi Hazretleri ise; 

"Ben Ihramcizade Haci Ismail Efendi Hazretlerinin ihvanina bir sey 
diyemem " demi§tir." 

Mahmut Efendi Hazretlerinin kendi ihvanlanna siinnetler ifin gosterdigi 



648 — ERASLAN, Kemal, Divan-i Hikmetten Se9meler,1993 s. 271 
649 — £ en j^jgjjjjjg^ a( jjj ihvandan dinledim. 



272 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

muameleden farkli bir tavirda davranmasi gosteriyor ki, zahir penceresinden 
bakihnca, 50k §eyin farkli oldugu anla§ilmaktadir. 

§eriat kim, saray-i Kibriya 'dir 
Hakikdt mulkiidur, muhkem binadir 
Anin bir ta^ini her kim koparsa 
Yoluna ba§ini koymak revddir. 

Binayi dine mebnddir §eridt 

fperiatsiz Tarikat sabit olmaz 

Onu Hakk ile icradir Tarikat 

Tarikatsiz dahi irfan bulunmaz. 

§eyhulislam ibn-i Kemal kaddese'llahii sirrahu'l aziz 

Ancak §eriatin ikmalinde aranan kemal noktasinda hemen tecelli etme- 
sinde tedricilik, Efendi Hazretleri tarafindan terk edilmemis. zaman icerisinde 
olgunla§ma da aranmi§tir. Eger bu minval iizere hareket takip edilmemis. 
olsaydi, elli sene sonra olacak hidayet i§igi temelleri 50k onceden yikilacak 
giine§in dogu§u, daha ileri tarihlere intikal edecekti. Bu da ince bir cizgi olup 
nebevi cizginin hakikat penceresidir ki, akil ile coziilmesi mumkun olama- 
mi§tir. 

"Hudeybiye antlajmasmdan sonra gergeklestirilen "Kaza Umresi"dir. Kaza Um- 
resi sirasmda, Hz. Muhammed sallallahil aleyhi ve sellemin Kabe'nin iferisinde 
putlar oldugu halde, Kabe'yi ziyaret edip tavaf etmesi, Islam inkilabmm gelisim 
fizgisi hakkmda fikir verir. O esnada ustunlilk, Mekke musriklerinin elindedir. An- 
cak Hz. Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem ve muminlerin tavaflan putlara degil, 
Kabe'nin Rabbi'nedir. Onlarm o sartlar altmda putlarm varligma aldirmadan, Ka- 
be'yi tavaf etmeleri, inanctan bir taviz verme olmadigi gibi, uzlasma ve mudahale de 
sayilmaz. Sadece inkilap hareketinde kuvvetler arasmdaki dengenin ve farkliliklarm 
gozetilmesi, sartlann milsait olup olmamasi ile ilgilidir. Nitekim, Mekke fethedilip 
ilstunlilk muslumanlarm eline gegince, Kabe putlardan temizlenmis ve tevhid bay- 
ragi dikilmis, milsriklerin Kabe'ye yaklasmasi, edepsiz bir sekilde 9iplak olarak 
Kabe'yi ziyaret etmeleri men edilmistir. 

Binaenaleyh, aslinda Rasuliillah sallallahil aleyhi ve sellem, §eriatin teb- 
liginde mecbur tutulmu§tur. §eriattan biitun insanlar sorumludur. Hakikatin 
tebligi, mecburiyet olmadigindan insanlann bu konudaki noksanhgi affa seza 
olacagindan, diinya makaminda §eriati hakikatine galip gelen Ehl'u-llah, 
ilahi makamda nebiler ile beraber bulunmu§tur. Bu nedenle §eriati ya§amak- 
taki kemal, hakikatteki kemalden iistiin tutulmu§tur. 



650 — OZDE§, Talip, Vahiy ve Islam Tebhgmm Kronolojik Cetveh, Sivas, 1994, 



s.ll 



Hizmetleri 273 

II-ADAB-I MUA§ERETI 

Anne Sevgisi 

Efendi Hazretleri, Validesi Ai§e Hanim'in "Annem bizi sever iyi olnta- 
mizi isterdi" ve kendisi icin soyledigi §u dortlugu okurdu; 

"Ismail'im dzam sensin 
Gulyuzlu tazem sensin 
Dort kitabin hakki igin 
Gonlumde gezen sensin " 

Ve ardindan hasretle aglardi. 

"Gardaslarim! Biz anamizin ayagini gok operdik. "Cennet analarin 
ayagi altindadir. " Hadisini soylerdi. 

Efendi Hazretleri sohbetlerden 50k gee saatte eve donermi§. Geldiginde 
de annesini uyur bulunca muhabbet ve hurmet o ya, ayaklannin altini oper- 
mi§ ve o anda annesi uyanirmi§. Hep ona dua edermi§. Dermi§ ki "Dag tas 
evladin olsun ". 

Zaman icinde giin gelip kendileri bu hatirayi anlattiktan sonra §6yle 
demi§: 

"Vadiler dolusu ihvanimiz oldu. " 

Arkada$ligi 

§iikru Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Dedem ihvanlara devamh tavsiyede bulunurdu. Defalarca agzindan 
duydum ki; 

Cevher var iken pul neyeyarar, 
Aczini bilmeyen kul neyeyarar. 
Herkes biryol tutturmus gider 
Mevla 'ya gitmeyen yol neye yarar. 

"Gardaslarim! Bu dttnya ahiretin bir bahgesidir. Bu dunyada ne eker- 
seniz ahirette onu bigeceksiniz. " 
"Qigekler vardir, gill baskadir. 
Arkadas vardir, dost baskadir. " 

Carsamba Giinii 

Efendi Hazretleri, yeni ba§layacagi i§lerde Car§amba gununu tercih et- 
mi§tir. Bu duruma vakif olan ihvan, bu giine dikkat ederdi. Haci Hasan 
Akyol Efendi, sefer hazirhklanni bu giin ba§latirdi. 



651 — Rasultlllah sallallahil aleyhi ve sellem buyurdular ki; "Qar$amba giinii 
batjlanilan ij muhakkak tamamlanir. " 

Abdurrahman e§-§eybani ej-§afii bu hadis igin: Ash oldugunu bilmiyorum, 



274 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Cocuk sevgisi 

§iikru Sefa DALAK Efendi'nin anlattigina gore cocuklann biricik sigi- 
nagi idi. 

"Evimiz, Mehmetpasa Mahallesinde 250-300 m mesafede oldugundan 
gocukken yaramazhk edince dedemlere kagar, sefkatli kucagina siginirdim. 
Babaannem bizi, Efendi Hazretlerine sikdyet ederdi. Dedem ise; 

"Valide, valide! Sen dusunme, onun sonu iyi olacak, der bizi korur ve 
gtiven verirdi. " 

"Ben kuguktum. Efendi Hazretleri, kahvaltiyi saat 10.00-10.30 da ya- 
parlardi. Haziran ayi idi. Bir giln yine sabah kahvaltisini arka odada yaptik 
Kale Camisi yamnda Tan sinemasi vardi. Yamnda da tistti agik yazhk sine- 
ma vardi. Orada tas plaktan sarki galardi. Dedemlere sesleri geliyordu. 
Dedem; 



(Qarsamba gtlntl ugursuz bir gtindtir) hadisi buna karsi cikmaktadir. Taberani bu 
hadisi "Evsat"' mda rivayet etmis olup zayif bir hadistir diyor. (Qarsamba gtlntl ali§- 
veris yoktur) seklinde Ibn-i Abbas'tan rivayet edilen hadis da zayiftir. Abdurrahman 
es-§afii demistir ki, bazi alimlerden duyduguma gore, Qarjamba gtlntl, insanlarm 
kendisini ugursuz kabul etmelerini Allah Teala'ya sikayet etti. Allah Teala da bu 
gtlne yukandaki '%arfjamba gunil batjlanan ij muhakkak tamam olur" hadisini 
ikram etmistir, bkz. Abdurrahman §eybani, Temyiz s. 143, Beyrut. 

Ebtl Hanife hazretleri de, bu sekilde derslerini carsamba gtlntl baslatarak, yukan- 
da gecen hadisi, hocasi §eyh Kivamuddin Ahmed b. Abdtlrresid'den rivayet ederdi. 

§eyh Ebtl Yusuf el-Hemedani kuddise sirruhu'1-aziz de, islerini Qarsamba gtlntl- 
ne rastlatirdi. Bunun sebebi Qarsamba gtlntlntln, Allah Teala'nm, iginde nur yarattigi 
bir gtln olusudur. Nurlu olan bu gun, kafirler icin ugursuz ve mtlbarek sayilmayan 
bir gtlndtlr. Kafirler igin mtlbarek olmayan gtln ise, mtiminler igin bereketli bir gtln- 
dtlr. (Imam Burhantlddin Ez-Zerntlci, Ta'lim ve Mtlteallim, trc. Y. Vehbi Yavuz, 1st, 
1993, s.99) 

Hz. Ali kerremallahti veche Divamnda buyuruyor ki; 

"Hag almak ve kullanmak isteyenler, gartjamba gununti tercih etmelidirler. 
Qiinkii o giiniin tedaviye iyi geldigi bilinmektedir. " 

Rastlltlllah sallallahtl aleyhi ve sellem pazartesi, sail ve farsamba gtlnleri iki 
namaz arasmda kalan vakitlerde dua edip arzusunun yerine gelmesi icin Allah Tea- 
la'ya yalvardilar. Qarsamba gtlntl ogle namazi vaktinin girisinden sonra duasmm 
kabul olunduguna dair belirtiler gortlnmege basladi. 

Cabir radiyallahtl anh "en gtlf islerin olmasi icin o vakti tercih edip duamn kabu- 
le mazhar oldugunu mtlsahede ederim" buyurmuslardir. Bunlardan anlasilan 9ar- 
samba gtlntlntln ugursuz sayilmasi, ancak inanmayan insanlarm ileri stlrdtlkleri bir 
gortlsttlr. Hanefi mezhebinin tlnltl fikih bilginlerinden Hiddye sahibine atfedilen bir 
gortlse gore: eskiden talebeler garsamba gtlntl derse baslarlardi. O gtlnde baslanan 
bir isin mutlaka sonuca ulasacagma dair bir hadis-i serifi delil olarak getirirlerdi. 
Her ne kadar hadis rivayet eden raviler, boyle bir hadisin bulunmadigmi soylemis- 
lerse de tecrtlbeler, Hidaye sahibinin hakhhgmi ortaya koymaktadir. (Hz. Ali 
kerremallahti veche Divam, trc, Mtistekmrzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 32) 



Hizmetleri 275 

"Sesler nereden geliyor?" Ben de; 

"Efendi Hazretleri ileride sinema var ya, oradan geliyor, " dedim. O si- 
rada Hafiz anne; 

"Sefa sinemaya gidiyor musun?, "diye sordu. Bende gitmiyorum mu de- 
sem, gidiyorum mu desem diye dugunurken, Efendi Hazretleri durumumu 
fark edip; 

"Giden, giden oglum" dedi. "Bende evin tavuklarini anamdan haber- 
siz 3 kuru§a 5 kuru§a satar, Hacivat ve Karagoze giderdim, " deyince dtin- 
yalar benim olmu^tu. 

Davete leap ederdi 

Efendi Hazretleri hicbir daveti ret etmezdi. Ciinkii kimseye kar§i yok ke- 
limesini telaffuz etmemi§tir. Ancak bazen devlethaneye gelince yemegi istif- 
ra ederdi. ihvan bu durumu bilirdi. Efendi Hazretlerinin hizmetkan Fadime 
Mahma Hanim'dan ak§am Efendi Hazretlerinin kusup kusmadigmi sorarlar, 
eger istifra etmemi§se kendileri icin sevinirlerdi. 

Fedakarhgi 

Efendi Hazretlerine memleketimiz iizerine gelecek biiyiik bir felaket bir 
rivayette topluca olumlerin olacagi bir hastahklar zuhur edecegi malum 
olunca, bir bedelin odenmesi gerektiginden kizi Hayriye GUNDUZOGLU 
(vefati 1957)na durumu acmi§ o da buna razi olmu§tur. 



652 — Iki tilrltl kader vardir. Birine Levh-i mahfuz, digerine Levh-i muallak deni- 
yor. Levh-i mahfuz, degijmeyen kaderdir. Levh-i muallak ise, jarta bagli olarak de- 
gi^ebilen kaderdir. Yani Cenab-i Hakk'm: §u kulum §u i?i yaparsa ona falan iyiligi 
verecegim yahut §u kotulugil yaparsa ondan falan nimeti alacagim, gibi sartlara 
bagladigi kaderdir. Onun igin levh-i muallak yani sarta baglanmis olan kader, levh-i 
mahfuz gibi kat'i ve degismez kader degildir. 

Galata Mevlevihanesi'nde, Mesnevi sarihi Ismail Rusuhi Ankaravi Hazretleri 
medfundur. Kendileri bir zaman hastalanmis ve birka9 hafta mukabeleye cikama- 
mislar. Oteden beri kendisine Ganem ismi verilmis bir dervisi varmis. Hazret'in U9 
dort hafta semahaneye cikamadiklarmdan pek ilzgun olan Ganem Dede de, Asci 
Dede'ye: Sultammiza ne oldu? Cok hasretiz... Ne vakit mukabeleye cikacaklar? 
Diye sormus. Asgi Dede de: Vallahi Ganem Dede, Efendimiz 90k rahatsiz! Diye 
cevap verince Ganem Dede aglamaya baslamis ve: Ne olur, bir Fatiha geksen de, 
sultammm ugruna ben kurban gitsem! Demis. Bunun iizerine AS91 Dede bir Fatiha 
gekmis ve Ganem Dede de derhal cemale yurumils. Bundan sonra da Hazret gittikce 
iyileserek semahaneye tesrif etmeye baslamislar. Ganem Dede'nin basmm, Haz- 
ret'in turbesi ifine tesadilf ettigi bilinir. 

Iste bunun gibi, sarth kaderde, yani Levh-i muallakta kat'iyet yoktur." (Ken'an 
Ritai, a.g.e. s. 529) 

"Bir gun, Hazret-i Muhyiddin kuddise sirruhu'l azizi, §am'da iken kendisini bir 
yere goturmusler ve: 



276 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Evdeki Hali 

Ev i§lerinde hanimina yardim eder, e§lerine iyi davrananlan severdi. Bu 
hale kihbikhk diyenlere kizardi. 



"Hukumdarin kizi hastadir, bu kizin millete gok iyilikleri vardir, nazar buyursa- 
niz..." demisler. Kiz, oltim halinde imis. Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'1-aziz 
Hazretleri nazar buyurduktan sonra gozlerini acmis ve Hazret-i Muhyiddin kuddise 
sirruhu'l azizi htirmetle selamlamis, boylece de yavas yavas iyilesmis. 

Hadise karsismda, Hazret-i Muhyiddin kuddise sirruhu'l aziz buyurmus ki; 

"Azrail Aleyhisselam bu kizi goturecekti. Fakat kendisinin gok iyilikleri ve et- 
rafina tiirlii faydalari oldugu icin, onun yerine kendi kizimi vereyim," dedim. 
Qiinku gelince bir fjey goturmeden gitmek adeti degildir. 

Sonra kizima dedim ki; 

"Evlatlarimin icinde en sevgili sensin. Fakat bir hukumdar kizi kadar millete 
faydan dokunamaz. Bu sebeble de onun yerine seni veriyorum. " 

Babasmm teklifini memnuniyetle kabul eden kiz, o anda ruhunu teslim etmis." 
(Ken'anRifai, a.g.e. s. 340) 

653 — Kadmlar hakkmda dikkat edilmesi gereken hususlar: 

Hz. Ibnu Abbas radiyallahil anhilma anlatiyor: "Rasultillah sallallahil aleyhi ve 
sellem onlan kadmlarm yanma geceleyin gelmeyi yasakladigi zaman, iki kisi bu 
yasagi dinlemeyip, geceleyin evlerine geldi. Her ikisi de, evinde hammimn yamnda 
biryabanci erkek buldu." (Tirmizi, Isti'zan 19, 2713) 

Mevlana Celaleddin Rumi bu olayi su sekilde anlatiyor. 

"Rivayet etmislerdir; Rasultillah sallallahtl aleyhi ve sellem sahabeyle bir savas- 
tan gelmisti. 

"Bu gece fjehrin difjinda yatacagiz, yarin girecegiz fjehre diye davul qahn bu- 
yurdu. " 

"Ya Rasulallah dediler, sebebi ne?" 

"Olabilir ya dedi, kadinlarinizi yabanci erkeklerle bulusmus gorursunuz; ca- 
niniz sikihr; bir fitnedir, kopar." Sahabeden biri dinlemedi; kalkip gitti; kansmi bir 
yabanciyla buldu. Nebi'nin yolu buydu: Kiskanchgi, ofkeyi gidermek icin zahmet 
cekmek; kadmi doyurmak, giydirip kusatmak icin zahmet cekmek; ytlz binlerce 
hadsiz-hesapsiz zahmetler tatmak; boylece de Muhammedilik alemi ytlz gosterince- 
ye dek dayanmak, Isa aleyhisselamm yolu, mticahede, halvet ve sehvetten kafin- 
makti. Muhammed sallallahtl aleyhi ve sellemin yoluysa kadmm ve insanlarm der- 
dini-cefasim fekmek. Mademki Muhammed sallallahtl aleyhi ve sellemin yoluna 
gidemiyorsun, bari Isa aleyhisselamm yoluna git de bir ugurdan yoksun kalma. Sen- 
de bir anhk varsa ytlz sille yersin, meyvesini, karsiligim ya gortlrstln yahut da gore- 
cegine inamrsm; mademki buyurmuslardir, haber vermislerdir, elbette boyle bir sey 
var, sabredeyim de zamam gelir, birdenbire o haber verdikleri sey bana da ulasir 
dersin; ulastigim da gortlrstln. Degil mi ki, bu zahmetler ytlztlnden su anda hicbir 
sey elde edemedim amma sonunda defineler bulacagim diyorsun. Bunu gonltlne 
koymussun; definelere ulasirsm, beklediginden, umdugundan fazlasim elde edersin. 
Bu soz, simdi tesir etmez, amma bir zaman sonra daha piskin, daha olgun bir hale 
gelirsin, o vakit adam-akilh tesir eder sana. 

Kadm nedir, dtlnya ne? 



Hizmetleri 277 

Hali 

Devamli murakabe, tefekkur ve istigrak halinde idi. Sakin, sabirh bir 
tabiata sahipti. 

Dili tath, az konu§ur, sozii karma§ik soylemez, liizumsuz yere uzatmaz 
ve a§in miibalaga yapmaz, lafebeligini sevmezdi. Du§irnmeden ani, se- 
ci'li, kafiyeli §iir gibi soz soylemezdi. O'nun kalbinde, kendisini oteki diinya 
ile surekli olarak me§gul eden bir nur var oldugundan, dedikodu icin gelenle- 
ri dinlemezdi. 

Ya§ayi§iyla da, ihvanlanna ornek olur, onlan birer guzel ahlak numune- 
leri olarak yeti§tirmeye cah§irdi. Mutevazi bir hayat surer, kanunlara uyar, 
siyasi hayatla ilgilenmezdi. 

Efendi Hazretleri, a§in bir ibadet etmeyi ve §eriatin ahkamina sikica 
bagli kalmayi arzu ederek ya§ami§tir. 



Ister soyle, ister soyleme; o, neyse gene odur, yaptigmi birakmayacaktir o. Hatta 
soyledikge daha da beter olur. Mesela bir ekmek al, koltuguna koy, sakla, bunu 
kimseye vermeyecegim de vermeyecegim; vermek §oyle dursun, gostermeyecegim 
de. Ekmek, bollugundan, ucuzlugundan yerlere dokillilp sagilmijtir, kopekler bile 
yemiyor amma vermemeye, gostermemeye kalkijtm mi, butiln halk ona dtljer; sak- 
ladigm, gostermedigin o ekmegi mutlaka gorecegiz diye yalvarmaya, seni kmamaya, 
sovmeye koyulur. Hele koltuguna-yenine sakladigm, vermemeye, gostermemeye 
savastigm o ekmege oylesine dtlserler ki, bu duskunlilk, haddi-simn asar-gider. 
Qilnkil "Insan men'edildigi fjeye hirshdir." Kadma gizlen diye emrettikce onda, 
kendini gosterme istegi cogalrr-durur; halkta da o kadm ne kadar gizlenirse onu 
gormek istegi o kadar artar. §u halde sen oturmussun, iki tarafmda istegini kizistm- 
yorsun. Sonra da bunu dogru-dilzen bir is samyorsun; oysaki bu is, bozgunculugun 
ta kendisi. Mayasmda kotil bir iste bulunmamak varsa, yapma desen de, demesen de 
iyi huyuna, temiz yaratilisma uyacak, ona gore hareket edecektir o; birak, iskillenme 
sen. Yok, tersine, mayasi pisse gene kendi yolunu tutacaktir o. Gercekten de yapma- 
etme, gorilnme demek, istegi arttinr ancak; baska seye yaramaz. (Mevlana 
Celaleddin Rfimi, Fihi Ma Fih, trc. Ahmed Avni Konuk, hzl. Selguk Eraydm, 1st. 
2001, s. 82) 

654 — Mevlilt Sanoglu Efendi Ihramcizade Haci Ismail Hakki kaddese'llahil 
sirrahu'l aziz Efendinin istigrak halini soyle bir hatirasiyla anlatiyor: 

"Efendi Hazretleri surekli murakabe halindeydl Bazen kendinden geger, bu 
hali saatlerce surerdi. Onunla Zara'nin bir koyiine gitmistik. Ikindi namazini 
kildiktan sonra bu hal vuku buldu. Istigrak hali uzun surunce, ben Hakk'a yurti- 
yecegini dusunerek Yasin okumaya basladim. Bir sure sonra kendisine geldi ve 
bana Sivas'a donecegimizi soyledi. Ihvanin arzusu hilafina, donme karari ahnasi 
onemli bir gelismeye isaretti. Nitekim donusiimiizde. Valide hanimin merdiven- 
den dusmus oldugunu gordiik." (Fatsa, Mehmet, Tasawufta Mekki Kolu, 1st, 
2000, s. 175) 

655 — Marifet ehli olan kisilerin hali, sozden 90k silkuta yakm olur. 

656 — Tasavvuf mtintesiplerinden biri, olilmunden sonra Ctlneyd Bagdadi kuddise 
sirrahu'l aziz rtiyasmda gordugilnde sorar: 



278 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bu sebebden dolayi nafileleri ve Efendimiz sallallahii aleyhi ve sellemin 
siinneti, sosyal hayatlannda biiyiik yer kaplami§tir. 

Hasta Ziyareti 

— §iikrii Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Dedem, biiyiik kiigiik dinlemez, hasta ziyaretini gok severdi. Biitiin Si- 
vas 'ta hastasi olan evleri dolasirdi. Cuma giinii muhakkak bir hastane ziya- 
reti yapardi. Ben 1967' de gok agir bir hasta olmustum. Durumumu bir ha- 
nim, Efendi Hazretlerine bildirince beni ziyarete gelmisti. O hastahgimda 
bana sifa olsun diye kiraz getirmisti. " 

Husn-u Zanni 



— Giilliiceli Durmu§ §eftali (d. 1932) anlatti. 

"Ulu Camii 'nde minberin dibindeki siitunun yaninda namaz kilvyordum. 
Efendi Hazretleri, yaninda Tokath Mustafa Haki kuddise sirruhu 1-azizin 
Hatim Hocasi He beraber oturuyordu. Ben namazimi bitirip kenarda otur- 
mus onlara bakiyordum. Efendi Hazretleri halmin iistiindeki motife giil di- 
yor, hatim hocasi hag isareti diye israr ediyor ve 

"Efendi Hazretleri camiye hag ta koymussun " diyince Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Gozlerini silde bak, o gill" diyordu. O da inat ediyordu. 
Efendi Hazretleri beni gagirdi. 

"Durmus Efendi! Gel canim, bu ne?" diye sordu. Ben de; 



"Allah Tedld sana nasil davrandi? " 

"O ifjaretlerin hepsi sitindi, o ibarelerin hepsi yok oldu. Bize sadece setter va- 
kitleri gerceklestire geldigimiz rekatgiklar fayda verdi." (Tenbihu'l Mugterrin, 
a.g.e.48) 

657 — Efendi Hazretlerinde bulunan dokuz hal §u hadisi jerifte acikca gelmijtir. 

Ebu Hureyre radiyallahti anh anlatiyor: Rasultillah sallallahii aleyhi ve sellem 
buyurdular ki; 

"Rabbim bana dokuz sev emretti: 

1 -Gizli halde de aleni halde de Allah Tedld 'dan korkmami, 

2-OJke ve nza halinde de adaletli soz soylememi, 

3-Fakirlikte de, zenginlikte de iktisad yapmami, 

A-Benden kopana da sila-i rahm yapmami, 

5-Beni mahrum edene de vermemi, 

6-Bana zulmedeni affetmemi, 

1-Susma halimin tefekkiir olmasini, konu§ma halimin zikir olmasini, 

%>-Baki§imm da ibret olmasini, 

9-Ma 'rufu (dogru ve gilzel olani) emretmemi. " (Kuttib-i Sitte) 

658 — Bayezid el Bestami kuddise sirruhu '1-aziz buyurur ki; 

"Her kirn Kur'an-i Kerim okur da muslilmanlarin cenazelerinde hazir bulun- 
maz, hastalan ziyarete gitmez oksiizleri sorusturmaz ve tasavvuftan dent vurursa 
onun bir sahtekar oldugunu biliniz." (Tezkiretil'l-Evliya, s.219) 



Hizmetleri 279 

"Efendi Hazretleri gill" dedim. Hatim gavusu ise; 
"Efendi Hazretlerinin hatirina haga gill deme " diyerek lazdi. 
Efendi Hazretleri beni gorilnce; 

"Benim sahidim, gulum" diye hep soyler ve "Gulluceli Durmus Efen- 
di" diye seslenirdi. 

Insanlarla Higkisi 

— §ukrii Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Dedem, bir sey olunca mahkemeye basvurmaz, sorunu olanlara da tav- 
siye ederek oyle yapin, boyle yapin diye yol gosterirdi. 

Her seyi tevekkillle karsilardi. Haksizhga ugradigini soyleyenlere de, 
"Allah Tedld'ya havale ettim" derdi. " 

Insanlara Saygisi 

Hayati boyunca bir kimse ile tarti§tigi duyulmami§ ve toplumun butun 
kesimleri ile iyi gecindigi gorulmu§tur. Ilim ehli yanina geldigi zaman, onla- 
ra saygisini eksik etmezdi. Bilmiyormu§ gibi dinlerdi. Yabanci memleket- 
ten birileri geldigi zamanda onun kapisindan ba§ka, acik kapi bulamazdi. 
Ecnebiler dahi, tarafindan kar§ilanirdi. 

Iyi Su Icme Hakkinda 

"Garda§lanm! Maa§inizin ttgte ikisinin gidecegini bilseniz dahi, iyi su 
igin. " 

Giyimi 

Giyimi mutedildi. Elbiselerinin utiilii olmasini isterdi. Ba§lanna kasket 
takardi. 



659 — "Biz hakikat dilencisiyiz. Gavurdan gifittan, kimden olursa olsun, hakikate 
dair bir soz duyarsak kejkulilmuzu uzatinz. Fakat hakikat sozunti de, herkes anla- 
maz." (Ken'an Riiai, a.g.e. s. 402) 

660 — j^fend-i Hazretleri hacca giderken, §am'da ikamet eden Tokatli Mustafa Ha- 
ki Hazretlerinin oglu Haci Behailddin Efendiyi ziyaret etmeden, Hicaz'a gitmezlerdi. 
Giderken de, azami miktarda hediye goturtirlerdi. Yine bir ziyaretlerinde, otelden 
crkarken etrafmdakilerden biri, 

"Efendim, burasi §am. Kasketle qikmaniz ba§ka §ekil anla§rtir" diyince, Efendi 
Hazretleri, "Ver gardatjim kasketimi, dinimiz gibi din, devletimiz gibi devlet yok" 
buyurdular. 

"Asci Ibrahim Dede anlatiyor. Cenab-i Mtlrsid-i A'zam Efendimize soylediler ki, 
"Baba Ruznamgeci, Frenk gomlegi giymis." Iste o saat pmar gibi yuzilmden ter 
cereyan etmeye basladi. §imdi buna cevap olarak, Hazret-i Ulema-billah Efendimiz 
buyurdular ki; 

"Hayir, sizin yanlismiz var. Bu gomlegi Mtisluman giyer ise, Musltiman gomlegi 



280 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Devletin kanunlan cercevesinde hareket eden Efendi Hazretleri, zama- 
nin geregine gore hareket etmesi yaninda, itikadi yonden Rasuliillah 
sallallahu aleyhi ve sellemin cizgisinden bir adim aynlmaz iken, merhameti 
icabi terk ettigi durumlar 50k olurdu. Giyimde ihvanina i§aret olacak simge- 
lerden uzak olunmasini isterdi. Taylasan ve sank sarararak cemaatin 
icinde sivrilmeyi istemez, zamanin durumuna gore hareket edilmesini ister- 

,•662 

di. 

ihvanini sade giyime davet ederdi. Kendileri yazin takim elbise, ki§in 
uzerine pardosu giyerlerdi. Genellikle kur§uni renkleri tercih ederdi. 

SARIK SARMAK SUNNETTIR 

Rasuliillah sallallahu aleyhi ve sellemin sank sardigi sahih hadislerle bi- 
linmektedir. 

"Amir Bin Hureys radiyallahii anhtan; "Rasuliillah sallallahu aleyhi ve 
sellemi basinda bir ucunu omuzlari arasina sarkitmis bir siyah sank oldu- 
gu halde gordiim. " 

"Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Fetih giinii, Mekke'ye basinda 
siyah sank oldugu halde girdi. " 

"Rasuliillah sallallahu aleyhi ve sellem son hastahginda basinda bir 
siyah sank He hutbe irad eylemislerdir. " 

"Rasuliillah sallallahu aleyhi ve sellem basina sank sardigi zaman, 
ucunu iki omuzu arasina sarkitirdi" 

Sahabeler ve melekler sank sarmi§lardir. 

derler; Frenk giyer ise, Frenk gomlegi derler. Ne zaran vardir ve gomlegin ne kaba- 
hati vardir! Lakin bazi Muslilmanlar "familya" tabir ediyorlar. l§te bu lafiz Frenk 
gomlegi gibi degildir. Qunkti "familya" tabiri, Frenk coluk cocugu demektir, onlara 
mahsus bir isimdir, bunun ifin "familya" tabiri mahza hatadir. Lakin gomlek boyle 
degildir. Milsltlman sirtmda, Milslilman gomlegi denir." "Frenk sirtmda, Frenk gom- 
legi tabir olunur" buyurmasi uzerine fakire bir rilzgar-i meserret esmesiyle sahil-i 
selamete giktim ve zaten mejrebimin hilafi oldugu cihetle ferdasi gilnil, diger gom- 
lek giyip Frenk gomlegi giyemeyecegimi soyledim. Ve onlar da bir daha teklif et- 
mediler. (A591 Ibrahim Dede, a.g.e. c. I, s.476) 

661 — Sarigm ucunu serbest birakarak sarma §ekli. 

662 — Akcakocali Haci Hasan Efendiden 1 997 yilmda gorilsmemizde duydum. 

"Manada Efendi Hazretlerinin bize "Gardafjim Hasan basindaki kasketi artik 
gikar" buyurdu. 

663 — Sahihtir. Muslim(Hacc 453) Ebu Davud(4077) Nesai(8/211) Tac(4/295) 
Tirmizi(1782) Tirmizi §email(17/2) Ibm Mace(l 104) Ahmed(4/307) 

664 — Sahihtir Mushm(1357) Tirmizi(1735) Tirmizi Semail(17/1) Riyazus 
Sahhm(784) 

665 — Sahihtir Muslim (1359) Buhan Tanh (7/418) Nesai (fedail 241) Beyhaki 
(6/371 ) Buhan(4/226) Ebu Davud(4/78) Ibm Mace (2/1 1 86) 
666 — Tirmizi(1736) Semail(17/4) 



Hizmetleri 281 

"Ibni Abbas Radiyallahii anhtan; "Melekler kendilerini sari sariklar sa- 
rarak alametlendirmislerdi. (Bedir'de) Ebu Dttcane kirmizi, Zttbeyr de 
radiyallahii anhuma sari sank sarmislardi. " 

"Allah Bedir'de ve Huneyn'de baslanna sank sarntis meleklerle yar- 
dim etti. " 

Cebrail Aleyhisselam ve meleklerin sankh olduklanna dair rivayetlerde 
sangin bir §iar oldugunu gosterir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin 
kendisini temsilen gonderdigi kimselere bizzat sank sarmasi §ekli temsilin 
de geregine bir delildir. 

ibn'iil Arabi, Miinavi ve sair ulema; "Sank, basin sunned, Nebilerin 
sunned ve sadddn ddetidir. " Demi§lerdir. 

Kur'an-i Kerim'e Hizmeti 

Kur'an-i Kerim okumayi sevdigi gibi, okunmasini da 50k isterdi. Bu 
sebebden, hafizlara 50k hurmet eder, onlar gelince ayaga kalkip kar§ilar ve 
ba§ko§eye ahrdi. istanbul'a giden talebeleri, Gonenli Mehmet kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendi'ye gonderir ve yardim ederdi. 

Kurban Kesilirken 

Efendi Hazretleri, kurban kesilirken sirtini doner, kesilen mahlukatin 
canini veri§ine nazar kilmazdi. Bu hal, onun merhametinin co§kunlugundan 
ba§ka bir §ey degildi. 

Mezhep Goriisii 

Efendi Hazretlerini alevi olan birisi ziyaret etmek isteyince buyurur ki; 
"Gel canint, bu isin Alevisi Sunnisi diye bir sey olmaz. Hepimiz Allah 
Tedld'nin kuluyuz" 

Ziyaretine gelen alevi karde§lerimize de, Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Alevi misin?" dediklerinde, 

"Evet, Efendim " demeleri iizerine, 

"Gardasim! Alevi olabiliyor musun?" diye sorardi. 

Misafir Sevgisi 

Di§ardan gelen misafirleriyle bizzat ilgilenmeye fali§ir, onlann bannma, 
yeme ifme ve banyo gibi ihtiyaclannin iizerinde ihtimamla dururdu. Misafir- 
lerini hamama gondermek adetindendi. 

Misafirlerini tren ganndan kar§ilanacaklar varsa aldinr, ugurlanacaklan 
yine ya bizzat veya bir ihvan ile gonderirdi. Efendi Hazretleri; 



667 — Razi Tefsir(7/52) Hakim(3/230) Ibn-i Kesir(l/411) Taben (4/83) El Ha- 
vi(l/358) Ibni Kuteybe Ganbul Kur'an (109) Hayatus Sahabe(2/24) Mecma(6/109) 
Mevahibu Ledilniye(l/1 10) 

668 — Suyuti El Itkan (2/489) 



282 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



"Giden yolcu day an dur 
Halim sana beyandur 
Geli§ine can kurban 
Gidi§in n e yaman dur " 

Dortlugunu okur, bazen de; 

"Gelen gelsin saadetle, giden gitsin selametle. " Buyururlardi. 

Misafirin uc hakki var, o da; "istirahat ettiririz, karnini doyururuz bir 
de hamama gondeririz. " Buyururlardi. Nefsi icin yemek ce§idini aramaz 
iken misafirlerine ce§itli yemeklerin hazirlanmasini isterdi. Yemek yedir- 
me konusunda ihtimam gosterirdi. Cunkii Efendi Hazretleri, bir yere misafir 
olmu§. Orada ona fay ikram etmi§ler. 

"Garda§lanm! Bize gayi igirdiler. Mubarek, Canim! Karnimiz ag di- 
yemedik. Onun igin gelen misafirlerimize karniniz ag mi diye soruyoruz " 

Seyhine Vefasi 

§eyhinin akrabasi ve cocuklanna hurmet eder, ayni §eyhi imis. gibi on- 
lara muamelede bulunurdu. 

§eyhine olan muhabbetinden dolayi, Tokat'tan gelen misafirlerine ayn 
bir muamelede bulunurdu. Onlara gelince; 



669 — §ilkru Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Dedemgil veya vekdlede olsun hiq misafir eksik olmazdi. Dedemin sofrasi Halil 
Ibrahim aleyhisseldm sofrasiydi. Dertiiler derman, hastalar sifa, borglular eda bu- 
lurdu. 

Dedem yazin Sicak Qermik'e terefli (iistii hava bacah) qadir kurdururdu. Bunlar 
iki kapih olup ancak gadircilar tarafindan kurulurdu. Yemek zamani kurulan sofra- 
lardaki yemekler her zaman yeter, gelen misafirlerin hepsi tok kalkardi. Ben de 
hayran ve saskin olarak dedemin kerametlerine sahit olurdum. " 

"Dini bayramlardan birinin iiquncu gunuydu. Dedemgilin bahqede oynuyordum. 
Kalabahk bir grup geldi. Bana; 

"Efendi Hazretleri iqeride mi? " Diye sordular. Ben de; 

"Evet, " dedim. Kojtum dedeme haber verdim. O da bana; 

"Gardatjim! Misafiri kapida niye bekletiyorsun," dedi. 

Dedemin misafirleri her kesimden olur, kapismdan geri cevrildigi gorulmemi^tir. 

670 — Hz. Ai§e radiyallahti anhamn bir soztl: 

"Misafir 'e gesitti yemekler ikram etmek, israf saydmaz." (Tenbihu'l Mugterrin, 
a.g.e.361) 

671 — "Kujadali Hazretleri, Hz. Pir Nasuhi Hazretleri ziyaret kasdiyla bir gun 
Uskildar'a dogru yola du§mu§ler. Beraberlerinde Zeyrek'teki, Kilise Camii kayyimi 
Haci Efendi bulunur imi§. Kayikla Kiz Kulesi civarma geldiklerinde, 

"Hacil Edebini takin. Zira Hz. Pir 'in koyiine yaklastik " Buyurmujlar. Tekkeye 
vardiklarmda ctlmle kapismm onilnde ayakkabilarmi cikanp, mest ile igeri girerler 



Hizmetleri 283 

Tokat bir dag iginde, gttltt bardagi iginde 
Tokat'tan yar sevenin, yuregiyag iginde 

Ttirktistinti okurdu. 

Efendi Hazretleri, Mehmet Kazim Efendi'nin ogluna, Mustafa Haki 
adini verdigi icin, ta§idigi isme htirmeti, torun sevgisinin otesinde sevmi§, 
ondan hayati boyunca alaka ve sevgisini hicbir zaman esirgememi§tir. Ade- 
ta adi dolayisiyla ona bir nevi §eyhi imis. gibi htirmet etmi§tir. Kan kanserin- 
den vefat edince, Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Bu ad bizden bize kaldi. " 

Temizligi 

Gerek if, gerekse di§ temizlige 50k onem verirdi. Ozellikle cuma giinleri 
ihvanlan ile hamama gider, onlann ve hamamda hizmet edenlerin parasini 
kendi oder ve cuma'ya hazirhk yaparlardi. Sakal uzatanlann toplatmala- 
nni, kesenlerin her gtin tiras. olmalanni isterdi. 

ihvanlannin erken veya gee saatlerde hamama yalniz gitmelerine razi 
olmaz, hamamda avret yeri acilmadan oturulmasimn edep oldugunu soyler, 
uyulmasim isterdi. 

Bazi zamanlar hamama tic kere gittikleri vardir. 



imis. Ne zaman Hz. Pir Nasuhi Hazretleri ve Hz. Mevlana Hazretlerinin mubarek 
isimleri yad olunsa, almlarmda bir damar zuhur edip vecd zuhura gelir imi§ ve 

"Bunlarin isimlerini duyunca kendimi gdib ederim. " Buyururlar imi§. 

Hilseyin Vassaf Hazretleri buyurur ki; 

"Hz. Fatih turbedan Ami§ Efendi Hazretlerinde yukandaki hali gordtlm. Ziy are- 
tine gittim. Benim evlad-i Pir'den olduguma muttali' oldukta, vecd zuhura geldi ve 
bana hitaben, "Sen mirasyedisin, senden korkarim. " dediler. Dahasi var, fakat bu 
kadar elverir." (Osmanzade Hilseyin Vassaf, Sefine-i Evliya, hzl. Prof. Dr. Mehmet 
AKKU§- Prof. Dr. Ah YILMAZ, Istanbul, 2006, c.IV, s.83) 

672 — "Efendimiz hazretleri de iste boyle sikga hamamda yikamrlar ve hamamci- 
lara pek 90k para ihsan ederlerdi ve ihvandan kimse var ise, onun dahi hamam para- 
sini ihsan buyururlar idi. Ekseriya fakir de birlikte olur idim. "Hamamcilarm hakki 
buyilktur, onlara 90k para vermeli" buyururlar idi. Hazret-i Hayyat kuddise 
sirruhu'1-aziz Efendimiz Hazretleri de sik9a hamamda yikamrlar imis." (AS91 Ibra- 
him Dede, a.g.e. c. I, s.392) 

673 — Abdurrauf A9ikalm isimli ihvandan isittim. 

§eyh Lutfullah Tennuri'den; babasma Tennuri denilmesinin ve Tennur uygula- 
masmm sebebini sordum. Dedi ki; 

"Babam §eyh Ibrahim, Ak §emseddin kuddise sirruhu'1-aziz daha hayatta iken, 
izinleriyle Kayseri'de irsadla mesgul olduklan esnada bilyilk bir kabz hastahgma 
yakalanmislar, her ne kadar 9ahsmislarsa da, kabzin qozuhnesi mumkun olmamifj, 
en son 9are olarak, Ak §emseddin kuddise sirruhu'l-azizi ziyaret etmeyi ve yakalan- 
digi kabz hastahgim da, tedavi ettirmeyi kararlastirarak (h.848 /m.l444)yih civarm- 



284 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Tirnak Kesmesi 

Efendi Hazretleri, cuma namazindan sonra once sag elinin kucuk par- 
magindan ba§layarak, birer parmak atlayarak; orta parmak, ba§parmak, yii- 
ziikparmagi ve §ehadet parmagryla sag elini keser. Sonra sol elinin ba§par- 
magryla ba§layarak, orta parmak, kiiciik parmak, §ehadet parmagi ve yiiziik- 
parmagryla bitirirdi. 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve Ehl-i Beyt Sevgisi 

Ehl-i Beyt'i 50k sever, "bizim ser-tdcimiz" diye muamelede bulu- 
nurdu. Abdestsiz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin isimlerini an- 



da yola crkmislardir. Bu esnada Ak §eyh kuddise sirruhu'1-aziz Iskilip yakmlarmda- 
ki Evlek isimli koyde oturmakta imis. Fakat Karaman ogullarmm kargasalik zamani 
oldugundan, babam §eyh Ibrahim, Kayseri'den Iskilip'e dogrudan gitmeyerek To- 
kat'tan dolasmislardir. Yolculuk esnasmda konakladigi bir yerde rilya gormiisler; 
ruyasmda §eyh Ak §emseddin kuddise sirruhu'l-azizin suretinde bir kimseyi arkasi- 
na, onil dikilmis bir cilbbe giymis, basmdaki taci altma bir tillbent ortulmils olarak 
gormils; §eyh Hazretleri bir sicak Tennur (Tandir) ilzerine oturup: 

"Siz dahi kabizi gidermek igin boyle yapiniz!" demislerdir. Babam §eyh Ibra- 
him dahi, hemen yamndaki hizmetcileri Hoca Ahmed Dede'ye bir Tennur icine ates 
yaktirmislar, bu islem tamamlandiktan sonra da, seyhin gosterdigi sekilde tandirm 
ilzerine oturup iyice terlemisler, hemen kabiz gozulilvermistir. Daha sonra da seyhin 
huzuruna vanp, gordugil rilyayi ve yaptiklanm arz etmisler, §eyh Hazretleri de: 

"Bundan sonra bu adeti terk etmeyiniz! Iglerinin temizlenmesi igin, dervislere 
de, bu usulil uygulayiniz!" 

Diye tasvip eylemislerdir. Bu tavsiyeden sonra, kendisine intisap edenleri de, si- 
cak tandira oturtmak, ilzerlerini bir seyle ortup, onlara testi testi su icirerek terletmek 
suretiyle iclerini temizleyerek silluke baslamis ve bu sebeble kendisine 
"TENNURI" demlmistir. (KARABULUT, All Riza, Kaysen'de Meshur Mutasav- 
viflar, Kay sen, 1984, s. 187) 

674 — Hz. Ali kerremallahu veche buyurdu ki; "Tirnaklarim sunnete uygun 
olarak kes. Sag elin kiigiik parntagindan baslayarak; sonra orta parmak, sonra 
basparmak, sonra kiigiik parntagin yamndaki parmak, sonra da sehadet parmagi- 
nin tirnagini kes. Sol elde de ayni sirayi takip et." (Hz. Ali kerremallahu veche 
Divam, trc, Mtlstekimzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 102) 

675 — Basimrzm taci. 

676 — Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurur: 

"Kim, Muhammed'in akrabalarini (Mini) severek oliirse sehit olur. 

Kim, Muhammed'in akrabalarini severek oliirse bagislanmis olarak olur. 

Kim, Muhammed'in akrabalarini severek oliirse tovbe etmis olarak oliir. 

Kim, Muhammed'in akrabalarini severek oliirse kamil miimin olarak oliir. 

Kim, Muhammed'in akrabalarini severek oliirse oliim melegi daha sonra da 
miinker-nekir kendisini cennetle miijdeler. 

Kim, Muhammed'in akrabalarini severek oliirse gelinin damadin evine gotii- 
riildiigii gibi cennete gotiiriiliir. 



Hizmetleri 285 

j 677 

mazdi. 

Yardimseverligi 

Efendi Hazretleri, ictimai yardimla§manin daima onculerindendir. Ihti- 
yac icinde bulunanlara ayrim yapmaksizin, imkanlar cercevesinde yardim 
yapmayi bir vazife bilirdi. Yardimseverligi ile de cevresine ornek olur, ozel- 
likle kendisine yardim edenleri unutmaz, onlara fazlasiyla yardim etmeye 
cah§irdi. 

Kim, Muhammed'in akrabalarmi severek olilrse mezarindan cennete iki kapi 
acilir. 

Kim, Muhammed'in akrabalarmi severek olilrse rahmet meleklerinin yoriin- 
gesi kadar Allah kabrini genisletilir. 

Kim, Muhammed'in akrabalarmi severek olilrse ehl-i silnnet ve'1-cemaat ilze- 
rine olur. 

Kim, Muhammed'in akrabalarina bugz ederek olilrse kiyamet gilnil alninda 
'Allah'in rahmetinden ilmit kesmis'yazisi ile gelir. 

Kim, Muhammed'in akrabalarina bugz ederek olilrse kafir olarak oliir. 

Kim, Muhammed'in akrabalarina bugz ederek olilrse cennetin kokusunu ala- 
maz. " (sallallahti aleyhi ve sellem) 

(Aziz Mahmud Hiidayi Uluslararasi Sempozyum Bildiriler, Ist-Uskiidar Beld. 
2006, c. I, s. 300) 

677 — Mevlana Halid-i Bagdadi Hazretlerinin, Rasultillah sallallahti aleyhi ve 
sellemin ask ve muhabbetiyle yanan bir siirinin tercilmesi; 

"Ey dsilerin siginagil Sayisiz hatalarimla beni himayene alman igin kapina gel- 
dim. 

Ah o miibdrek ayagini bastigin e,pgi, her zaman doya doya opebilsem! " 

"Bu goniil sevddm, sadece beni mi bu hale koydu? 

Arifler bilirler ki, miibdrek ayagini opmek, a$k ve ipiydki, felekleri bile 
mecnunun etmi§tir! 

§imdi onlar, kendilerinden geqmi§ bir vaziyette hie durmadan senin a^kinla do- 
niip duruyorlar. " 

"Ey Letdfet Gune^il Senin guzelligin, te§bih sanatini dahi yok eder. 

Zira vasiflann yaziya da, §iire de sigmiyor! " 

"Akil seni medh u sendda sikintiya dii^tu. 

Qiinkii onun istidddi, seni layikiyla idrdke kdji degil... " 

"Ey Allah 'in Sevgilisi! Alemleri bir zerreye sigdirmak miimkun olur, fakat seni 
lisana sigdirmak miimkun olmuyor. " 

"Her yd hacilar, Kdbe 'yi tavafa kosmakta, ancak Kdbe ise, senin Ravza-i 
Mutahhara 'ni tavdficin can atiyor. " 

"Senin hiirmetine sudan inci, tastan cevher, dikenden de giil geliyor. " 

"Yd Rasulalldh! Sonsuz merhametine siginip kapina geldiml 

Bana rahmet deryandan bir damla lutfetl " 

"Gunahim sayilamayacak kadar qok, yiiziim katran gibi karadir. 

Ey canimdan aziz cdndn! Su ile temizlenmesi mumkiin olmayan bu kirleri, senin 
serefverdigin topraga yiiz siirerek temizlemege geldiml " 



286 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Binmesi icin kapisi ve camii onunde duran faytonlan reddetmez, 
"Onlarin da goluk gocugu var, onlar da nasiplensin. " Diye binerdi. 

Yemekteki Hali 

Yemek yerken, misafir olmasim ister, yalniz yemeyi sevmezdi. Ye- 
mek yerken misafir olmasim ister yalniz yemeyi sevmezdi. Sofrada 5 ki§i, 
7 ki§i veya 1 1 ki§i olmasi icin himmet gosterirdi. El ile yemegi severdi. 

§iikru Sefa DALAK Efendi anlatti. 

"Yemege baslamadan once birinin elinde ibrik, digerinde ibrik alti bu- 
lunan 2 kisi, her misafirin eline ihk su dokerlerdi. Sofrada bir tabagin iginde 
tuz, digerinde gorekotu konur, yemege baslamadan once tuza sonra goreko- 
tuna el banihrdi. Agzi agik yemek, kapi ve su kabi biraktirmazdi. Yemegin 
artik kalmasini istemez "Birer lokma ahp sttnnet edelim" diye tesvik ederdi. 
Ekmek pargaciklarini bizzat parmaklari ile toplardi. Sonradan bgrendim ki, 
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin silnnetleri imis. " 

Yiiruviisteki Hali 

Yolda insanlann elini opmesini istemezdi. Yolda hizli gider ve tenha 
yerleri seferdi. Yolda elinin opulmesini istemezdi. 

Zahire Hukmetmemek Hakkinda 

Efendi Hazretleri, Islami emirleri uygularken zahirden 50k batini yonii 
on planda tutardi. Konu ile ilgili olarak §u hadise 50k onemlidir. 

Sivas'ta, Osmanh medrese ulemasimn son temsilcilerinden Erzurumlu 
Vaiz Ahmet Yilmaz Efendi siirekli olarak Efendi Hazretlerinin ellerini gog- 
siiniin iizerinde ve kalbi iizerinde baglayarak namaz kildigi ifin, "Efendi 
Hazretlerinin kddigi namaz, namaz degildir" diyerek haber gonderir. Bu 
birkaf sefer tekrar edince, durumu sukut ile gefi§tiren Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Biz namazi Allah Tedld igin kihyoruz, sekil igin kilmiyo- 
ruz, elinizi nasil baglarsaniz baglayin " buyurmu§tur. 

Zuhdu 

Efendi Hazretleri, her zaman faytona bindigi ifin Gaziantepli ihvanlar 



678 — Salih kimselerin fogu halka §u nasihati vermijtir 

"Dilinizle iyi sozler soyleyin. Sizden bir §eyler isteyen fakirleri bo§ gevirmeyin. 
Oruq ve namaza devam edin. Miiminlere hayir dua edin. Eger bunlari yaparsaniz 
istediginizi bulursunuz. lhtiyaqlarinizin giderilmesi igin dua ettiginizde kabul olu- 
nur" 

679 — Omer b. el-Hattab radiyallahtl anhm rivayet ettigi bir hadiste Rasulullah 
sallallahu aleyhi ve sellem soyle buyurmustur: "Hep birtikte yemek yeyiniz ve da- 
gibnayiniz. Qiinkii fjuphesiz ki, bereket, cemaat ile birliktedir." (Ibn Mace, Et'ime 
17,- Camm's-Sagir, IV, 168) 



Hizmetleri 287 

yeni cikmi§ taksilerden birini §oforii ile beraber Sivas'a getirmi§lerdi. Ihvan- 
lann niyetleri, ya§i ilerlemi§ olan Efendi Hazretlerini rahat ettirmek idi. An- 
cak, Efendi Hazretleri; 

"Gardcujlarim! Bunu goturun ihtiyacimizyoktur" buyurmu§lardir. 

Yine ayni §ekilde, Corapci Hani'ndaki vekalenin eski bir yer oldugu da- 
ha giizel bir yer yapilmasi icin teklif yapilmi§tir. Efendi Hazretleri yer degi- 
§ikligine razi olmami§tir. 



288 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

3-SOZLERINDEN 

* "Akil nefsin yulan, ba§ina takihrsa her turlu fenahktan emin olur." 

* "Ak§am namazinin farzinda Felak ve Nas suresi okunmaz." 

* "Allah Teala'ya kul olmak zor, tarikat-i aliye icinde insan olmak da 
ne zor. Garda§lan icinde, di§i insan ici hayvan olmak da ne zor." 

* "Allah Teala, isteyene her §eyi verir. Allah Teala' dan kendini de is- 
teyin. Garda§lanm! Allah Teala, kendini de verir." 

* "Alamayacagin yere bore para vermek, gunahtir." 

* "Arif-i billahlar, diinyada hie gam cekmezler." 

* "Aslanin di§isine de aslan derler. Bizim oyle kadin ihvanlanmiz var- 
dir." 684 



680 — Hal sahibi olmak a$k ve muhabbet, terk ve uzlet ister, yoksa soz ve gaflet 
insana hal olmaz! Hakk'in cezbesi zuhur etmedikge, bu yakinhk ve uyanikhk 
kimseden zuhur etmez- (Selim Divane, S. Muskillerinin Anahtan, a.g.e., s.95) 

681 — Kul Allah Teala'yi tesbih, temcid, tahmid ve taatla zikrederse; Allah Teala 
da kulu rahmetiyle zikreder. Kul dua ile zikrederse; Allah Teala da, duasma icabetle 
zikreder. Kul sena ve itaat ile zikrederse; Rabb Teala da, af ve magfiretle zikreder. 
Kul diinyada zikrederse; Allah Teala da, onu ahirette zikreder. Kul tenhalarda zik- 
rederse; Allah Teala'da, onu sahralarda zikreder. Kul Allah Teala'yi toplulukta 
zikrederse; Mevlasi da onu Mele-i alada zikreder. Kul ibadetle zikrederse; Allah 
Teala da, yardimla zikreder. Kul milcadele ile zikrederse; Allah Teala da, hidayeti 
ziyade ile zikreder. Kul sidk ve ihlas ile Allah Teala'yi zikrederse, Allah Teala da, 
onu kurtulus ve muvaffakiyetle zikreder. Kul rububiyetle Allah Teala'yi zikrederse; 
Allah Teala da, nihayette o kulu rahmet ve ubudiyetle zikreder. (Muhammed Hik- 
met Efendi, Marifet-i Ilahiyye Tarikat-i Aliyye, 1st, s. 98) 

"Nefsinizdedir, bakmiyor musunuz?" (Zariyat, 21) "Nefsini bilen O'nu bilmi§- 
tir." 

Hikaye: 

Bir asik, lsikh gonlil ile Allah Teala'yi rilyada gormus. Dertli asik, onun etegine 
sikica sanlarak: "Ben senden baskasmm elinden tutmadim," demis. Dervis uykudan 
uyanmca kendi etegini, yine kendisinin saglamca tuttugunu gormus! 

Imam Tirmizi, Ebu Hureyre'den radiyallahil anh Nebi'nin sallallahtl aleyhi ve 
sellem "§ayet siz bir ipi arzm asagisma dogru sarkitsamz, mutlaka Allah'm ilzerine 
iner." Buyurmus ve donilp su ayeti okumus: "O evveldir, ahirdir, zahirdir, batmdir, 
her seyi bilendir." (Hadid, 57/3) (NefahatuT tins, a.g.e. s. 123) 

682 — Ali Eris isimli ihvandan dinledim. 

683 — Rabia Adviye kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 

"Allah Tedld'm! Bu diinyadan bana ayirdigin payim ne ise, onu, Senin dil^man- 
larina ihsan et; oteki diinyadan bana ayirdigin payimi da, dostlanna ihsan et. Sen 
bana yetersin. " 

684 — "Kirklar kac erdir? Diye zatm birine sormuslar. Kirk nufustur, demis. Ni- 
gin er demediniz de nufus dediniz? Diye tekrar sorunca: 

Iglerinde kadm da vardir da onun icin... Buyurmus. (Ken'an Riiai, a.g.e. s. 340) 



Hizmetleri 289 



Tezkire-i Evliya adli kitapta, Feridilddin Attar kuddise sirruhu'l aziz buyurur ki; 

"Hususi bir mahremiyet perdesi altmda sakli ve ihlas orttisti ile gizli olan, ask ve 
istiyakla tutusan, yakin ve yamk olmaya vurulan, Meryem-i Safiye aleyhisselama 
naib bulunan, erenler nezdinde kabul goren Rabiatu'l-Adeviye radiyallahtl anha'dir. 
(h.y.t. 185) 

Biri gikip onu; "Nicin erkekler safinda zikr ettin, " diye sorarsa bana, derim ki; 
Hace'-i Enbiya Rasultlllah sallallahu aleyhi ve sellem "Allah Teala sizin suretinize 
bakmaz..." buyurmuslardir. 

§imdi amel, surete gore olmayip iyi niyete goredir. §ayet dinimizin ticte birini 
Aise-i Siddika radiyallahtl anhadan almak caiz ise, aym sekilde onun cariyelerinden, 
(yani halefleri olan veliye hammlardan) dinimizi ogrenmek (ve feyz) almak da caiz- 
dir. 

Bir kadm , Allah Teala'nm yolunda er olursa, artik ona kadm denilmez. Nitekim 
Abbase-i Tusi: "Yarin Arasat meydaninda, "Ey erler!" diye nida edildigi vakit, 
rical (erkekler) safina ilk once ayagini basacak olan Hz. Meryem 'dir, " demistir. 

Bir sahis (Rabiatu'l-Adeviye radiyallahtl anha) ki, o mecliste hazir olmaymca 
Hasan Basri radiyallahtl anh konusmazdi. Oyle bir sahsm mutlaka erkekler safinda 
yad edilmesi lazim gelir. Belki hakikat a9ismdan bakilmca, gortlltlr ki, bu ztlmrenin 
bulundugu makamda herkes tevhidde yok, (Ilahi Vahdette tani) olmustur. §u halde 
tevhidde: "Ben" ve "sen" namma bir sey kalmamis, oldugundan : "Erkek" ve 
"kadin" aynmmdan soz edilemez. 

Nitekim Ebu Ali Farmedi (h.y.t. 477) ntlbtlvvet, izzet ve serefin ta kendisidir, 
"orada buyuklukten-kuguklukten soz edilemez," demistir. Imdi velayet de aynen 
oyledir, bahis konusu olan Rabiatu'l-Adeviye radiyallahtl anha olursa. Zira muamele 
ve marifet itiban ile cagmda onun bir esi daha yoktu. O zamandaki btlytlkler ne ise; 
muteber olup cagdaslarma karsi soztl kat'i bir htlccet idi." (Tezkirettl'l-Evliya, s. 
111-112) 

Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Kadinlara dikkat ediyor ntusun? Onlann iginde erkekleri vardir. Onlara iyi 
dikkat et. " (GUNEREN, a. g. e. , s. 69) 

Prof. Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven, Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore in- 
san kategorisinde rectll (erkeklik) sifati tlzerinde incelemesi ozet olarak su sekilde- 
dir. 

"Yine Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore, cemiyet aleminde de, Kur'an-i 
Kerim'in emrettigi gibi kendimizden, olduklanm gorerek seftigimiz idareciler, er 
kisilerdir. Idare edilenler ztimresi, cemiyetin (bu iyi idarecileri secmede aktif, fakat 
daha sonra pasif kalmasi gereken) kadm varhgidir. Bu anlayis kadm-erkek fiftinin 
tl9 anlam boyutundan uctinctisti olan ledtlnni boyutu meydana getirmektedir. 

Buna gore Kadm-erkek cifti tig boyuttur. 

Birmci anlam boyutu BlYOLOJlK BOYUT tur. 

Kadmm gebelik stlresini, iddet mtlddetini, ay hali durumunu, erkegin kadim ken- 
dinden meydana getirmesini (yani XY spermatazonlanna sahiplik durumunu) soz 
konusu eden btlttln ayetler, kadm-erkek ciftinin biyolojik boyutuna deginen 
ayetlerdir. (Kadmm yani her cocugun cinsiyeti sadece annedeki XX cinsiyet htlcrele- 



290 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



ri tarafmdan tayin edilememektedir. Erkekten gelen spermatazona gore XX bilesimi 
kiz cocugunun, XY bilesimi ise, erkek cocugunun cinsiyetini tayin eder. Ctinkti 
erkekte hem X, hem de Y spermatazonlan vardir.) 

ikmci anlam boyutu HUKUKl BOYUT tur. 

Kadm veya erkek oldugu zaman, esine ve her ikisinin oltimleri halinde kiz ve er- 
kek cocuklara kalacak olan miras payim, evlenme, aynlma ve diger hukuki konulan 
dilzenleyen buttin ayetler, kadm-erkek ciftinin hukuki boyut'unu ele alan ayetlerdir. 

Ucuncii boyut, LEDUNNI BOYUT tur. 

Bu da, kadm-erkek ciftini ilm-i lediln acismdan ele alan boyuttur. Bu boyuta gi- 
ren ayetlerde erkek (veya er kisi) daima racul olarak amlir. Racul kavrami, ister 
kadm ister erkek olsun, tipki bir uzviyetin akli gibi insanlan idarede onlan dogru 
yola sevk eden olgunlasmis fert anlamim tasir. Diger insanlar, racule nazaran, bey- 
nin idaresi altmdaki organlar gibidirler. Ancak, bu organlardan farkh olarak, onlann 
da ctlz'i iradeleri ve akillan oldugu icindir ki, baslanna gecirecekleri insanlann 
iyisini secme hususundaki sorumluluk, kendilerine aittir. 

Ledilnni anlamda, Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore, cesitli istekleri ile nefsi 
temsil eden millet kadm, akh temsil eden idareciler ise, erkek'tir. Mesnevi de, kotti 
tedbirlerle bir milletin birligini parcalayan ve onu yokluga silrukleyen idarecileri 
sembolik olarak merkebe benzetmistir. (Mesela, Lokman suresinin 19. Ayetinde, 
yilksek sesle bagirip cagiranlar merkeplere benzetilmis ve seslerin en cirkininin 
merkeplerin sesi oldugu ifade edilmistir.) 

Insan olana, insan olan er kisi yakisir. Gergek anlamda insan olan milletler de in- 
san niteligini tasiyan idarecileri segerler. Ledilnni anlamda millet, (kadm-racul) 
fiftinin kadm bolilmunu olusturur. Racul ise, sadece maddi acidan degil, fakat ma- 
nen de olgunlasmis olan ferttir. Kadm durumundaki vatandaslan (ki, bunlar biyo- 
lojik anlamda kadmlan da erkekleri de kapsayan bir nufus kategorisidir) ledilnni 
anlamda dolleyen, yani onlann zihin ve gontlllerden ibaret mana rahimlerine en iyi 
tedbir ve izahlarla en gilzel manevi tohumlan atabilecek olanlar, bu tilrlil mana erle- 
ridir. Eger, bir millet, kendi cinsinden, yani kendisi gibi birlik (tevhid) saglayici, 
akilh, bilgili ve iyi ahlakli raculleri secip is basma getirebilmisse hayatta kahr ve 
gelisir. Aksi takdirde parcalanarak tarih sahnesinden silinip gider. 

Fakat secim, her zaman tekrarlanmasi mumktin olan bir islem degildir. Bundan 
oturil, her nasilsa, iyi zannettigi kottl idarecileri is basma getirmis bir milleti kottl 
tedbirlerden koruyacak olan vasita, beseri hukuktur. 

Mevlana kuddise sirruhu'l-aziz, fert olarak ve millet olarak, nefsani isteklerini 
akillan uzerine hakim kilanlarin hepsini kadin olarak kabul eder. Onlar, mana 
rahimlerine, racul karakterine sahip (tevhit ehli) kisilerin manevi tohumlan duru- 
mundaki fikirlerini kabul edip, hayirh evlatlar gibi olan iyi amelleri dogurmaya 
muhtac bulunan nufus kategorisini olusturmaktadirlar. Yoksa Mevlana'ya gore, 
(biyolojik anlamda) kadmhk ve kadm, mukaddestir. Mesnevi'de: "kadin Hakk 
nurudur" derken, bunu ifade etmistir. 

Kadm ve erkek ciftinin bu tic boyut acismdan farkh anlamlarda ele alimsim ten- 
kit edebilmeye imkan yoktur. Qtlnkti Kur'an-i Kerim'de bu U9 boyutlu izah tarzi ele 
almmistir. Az once de belirtmis oldugumuz gibi, tictincti boyut Ledilnni bir nitelik 
tasimaktadrr. Ledilnni anlamda erkek (veya er kisi) kadim da erkegi de kapsayan 
racul'dtlr. O halde, Tebaa (vatandaslar kitlesi) anlammda kadm iyi olursa, basma 



Hizmetleri 291 

* "Ben vaiz olsam, dinleyenlere gore hitap ederim, imam olsam, ce- 
maate gore namaz kildirinm." 



getirecegi idarecilerin de iyi olmalan ihtimali yiiksektir. Bundan oturii Kur'an-i 
Kerim'de "Iyi kadinlar iyi erkeklere" ifadesi yer almistrr. Gergi bu ifadeye bazi 
tercilmelerde "yakisir" kelimesi eklenerek ayette ifade edilen kadm ve erkegin, Le- 
diinni anlamm dismda tutuldugu gorulmektedir. Halbuki nasilsaniz oyle idare edilir- 
siniz ifadesi ve iilkeler batmlacagi zaman kotulesmenin idarecilerden baslayacagma 
dair Kur'an-i Kerim hiikmii dikkate almrrsa, Kur'an-i Kerim'de iyi vatandaslann 
gogunlukta oldugu illkelerde idarecilerin de iyi ve kaliteli olmalan ihtimalinin yiik- 
sek olacagmm belirtildigi anlasihr. Iyi kadmlardan (dilrilst ve dirayetli idarecilerin) 
meydana geldiginin Kur'an-i Kerim'de belirtilmis oldugu 90k acik bir gergektir. 

Bu anlamda erlik, cinsiyet gucunu ifade etmez, nefse hakimiyet anlamina gelir. 
(Din Egitimi Arastirmalan Dergisi Yil: 2002 Sayi: 10, Mevlana, Prof. Dr. Amiran 
Kurtkan Bilgiseven, s. 15-17) 

"Ibn-i billah erkektir. Yani kabili kabul eder. Ve onda ki, ilm-i billah yoktur 
kadin gibidir." (Ismail Hakki Bursevi, Tuhfe-i Vesimiyye, hzl: §eyda OZTURK, 
1st., 2000, s. 124) 

Bu soz gosteriyor ki, kadmlik ve erkeklik cinsel bir farklilasma degildir. "Ta- 
nmmis rah hekimlerinden Prof. Dr. Ayhan Songar, fakultelerinin bir mezuniyet 
guntinde ogrencilerine yaptigi bir sohbette sunlan soyltlyor: "Birbirine gergek dost 
iki kadm gordunilz mil? Ben gormedim. Her kadm butun diger kadmlan kendine 
rakip gorur ve (bilerek veya bilmeyerek) hepsinden nefret eder. Bu, kadmligm ta- 
biatmda vardir. Erkeklerde ise, bu rekabet hissi, daha 90k meslektaslar fevresine 
inhisar etmektedir. Daima kendi yapamadigimizi yapana hasetle bakar, ondan nefret 
eder, onu kuctiltmek isteriz." (QO§KUN, Ahmet, Sohbetler, Hatiralar, 1st, 1982, s. 
61) 

Bu seyhlik, dedikleri dava ile sohret ile olmaz. Hele, 90k muhip edinip, kalabahk 
ve hengame ile hig olmaz. Nuh Peygamber aleyhisselam, §EYH-i-ENBIYA iken 
dokuz ytlz yil halki davet etti, ancak doksan kisi toplayabildi. Yoksa muritlerin 90k- 
luguna ve kalabahga itibar olmaz. Zira seyhlerin bir terbiyeleri vardir ve o terbiyeye 
varamayan kisiler, seyhlik edemezler. §eyhlikte MERTEBE-I-RACULIYYET, yani 
tamam erlik mertebesi sarttir. Yanm erlik mertebesinde kalanlar, tamam erlik mer- 
tebesine erisemeyenler seyhlik edemezler. Cunkti talibin akidesini bozarlar. 

Erlik mertebesi nedir? Tarn er kime denir? 

Bir kimse, iki ciham ayagi altma alsa, kendisinin ge9en haline ve gelecek sirlan- 
na vakif olsa, kendi batm sirlanna da vakif bulunsa, Allah Teala'nm acayiplerini ve 
bir9ok sirlanm da bilse, biltiln mahlukatm zahirine, batmma, sirrma ve alaniyyetine 
de vakif olsa, o henilz kamil bir veli degildir. Tarn erlik mertebesine de yetiseme- 
mistir. Irsadi durilst degildir. 

Milrsidi kamil odur ki, bunlann da ilstilnde olmali, Allah Teala'nm zatma ve si- 
fatma ait ilme vakif bulunmahdrr. O ilim, gizli bir ilimdir ve hi9 sonu yoktur. Zahiri 
ilimler, onun yamnda okyanusa nisbetle bir damla gibidir. 

(Esrefoglu Rumi, Milzekkin Nilfus, 1st, s. 425) 



292 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Be§erdir hata i§ler, lifer be§er." 



685 — (Ucer, dorder, beser. . . ) 



"Hatasiz insan olil insandir. Insan hatalar ve yanhslar karmasasidir. Bir is 
yapanin hata yapmasi muhakkak umulur. " 

Kulun ilzerinde zuhur eden her halde kesin bir noksanlik vardir. Bunu Allah Tea- 
la'miz af buyurmasa, sevap defterine bir nokta dahi yazilmaz. Onun icin Hz. Mu- 
hammed Mustafa sallallahil aleyhi ve sellem Efendimiz devamh bulundugu halin 
istigfarma devam ederdi. 

Ashnda kendisinin hata islemeyecegi bir istikamet ilzere olacagi, Allah Tea- 
la'miz tarafmdan buyrulmustur. 

"Boylece Allah, senin geqmis ve gelecek giinahini bagislar. Sana olan nimetini 
tamamlar ve seni dogru yola iletir. " (Fetih,2) 

Insan icin onemli olan, hatayi islememek degil, hatanm Allah Teala tarafmdan af 
edilmesidir. Qunkti yaratilis geregi beserin ozilne noksanlik ozellik olarak ilave 
edilmistir. 

"Allah sizin tovbenizi kabul etmek ister; ... " (Nisa,27) 

'Allah Teala sizden hafifletmek ister. Insan zayif olarak yaratdmistir. " (Ni- 
sa,28) 

Duamiz, Efendimiz sallallahil aleyhi ve sellem 'in su duasi olmalidrr. 

"Ya Rabb 'i once isledigim ve sonra islerim sandigim, gizli yaptigim ve asikdre 
isledigim biitiin giinahlarimi bagisla. " 

"Sen'den baska ibadete layik llah yoktur." (ALTUNTA§, Kutsi Dua, 2006, 
s.102) 

Meleklerin, insan sesine hasret kalmalarmm sebebi, onlarm yaradilisi, ismete 
(gilnah islememege) dayandigi igindir. Allah Teala'ya yalvarma ve herhangi bir 
istekte bulunmalarma ltlzum yoktur. Oysaki boyle bir durum, ancak insanoglunun 
iyilik ve kotuluge meylinin ve yaradilismda mevcut duygularm bir geregidir. 
Rasultillah sallallahil aleyhi ve sellem Efendimiz soyle buyurmuslardir: 

"Melekler, Vedud ismi serif inin manasmi bilmezler. Bunun icindir ki, herkes 
bilmedigi seye karsi bir istiyak ve arzu duyar. Hazreti Adem aleyhisselamm yaratil- 
masi soz konusu edilince melekler, O'na itiraz ederek Cenab-i Hakk'a soyle dediler: 

"Hani Rabbin meleklere 'Muhakkak ben yeryuzunde benint emirlerimi teblig 
ve infaza ntentur bir halife, bir insan, adem yaratacagint' demisti. Melekler de, 
'Biz seni hamdinle tesbih ve seni takdis (ayiplardan, es kosntaktan, eksikliklerden 
tenzih) edip dururken, yerde orada bozgunculuk edecek, kanlar dokecek, kintse mi 
yaratacaksin?' demislerdi. Allah Teala da "sizin bilemeyeceginiz seyi her halde 
ben bilirim demistin, (Bakara Suresi, 30). Boylece kendilerinin insana tercih edil- 
mesi gerektigini ve nefislerini temize cikararak "Biz seni aniyoruz " diyerek degisik 
bir teklifte bulundular. Insanlarm crkardiklan kansiklik, dokttlkleri kan, yaradilisa 
sebep olmustur. Qilnkil bazi eserlerde soyle bir soz nakledilmektedir: "Eger siz 
gilnah islemez bir topluluk olsaydiniz. Cenab-i Hakk sizi yok edip gunahkar bir 
kavim yaratirdi ki, gunahlarini itiraz ederek affetmesini talep etsinler ve Cenab-i 
Hakk da onlarin kusurlarini affedip, giinahlari affeden ve kusurlarini orten gibi 
sifatlarin geregini icraya vesile ve sebep olurdu." (Hz. Ali kerremallahu veche 



Hizmetleri 293 

* "Birbirinizde mahvolun" "Yok olun, yok olursaniz, Allah Teala var 
olur." 

* "Bir gonlum var, onu dostuma verdim." 

* "Biz, Allah Teala'ya sanlmi§iz ki, bize sanlryorsunuz" 

* "Benim ihvanim, abdestsiz ve gafletle yemek hazirlamaz." 

* "Bizi sevenler, Yemen'de de olsa dizimizin dibindedir. Sevmeyen 
ise, dizimizin dibinde de olsa Yemen'dedir." 

* Bize sordular. "Cunup iken yemek yenir mi? Bizde demi§iz ki, 
"Garda§lanm! Benim ihvanim, abdestsiz yemek yemez." 

* "Bizim yolumuza atan bizdendir. Attiran bizden degildir." 

* "Bizim ihvammizin uzakhgi yakinhgi yoktur, her an onlarla berabe- 



nz. 



nz. 



"Biz §araptan donme sirkeyiz." 

"Bizim bir gozumuz daha vardir, onu da Cenab-i Hakk nasip etmi§." 

"Biz gidenlerle gider, gelenlerle geliriz." 

"Biz, diinya ve ahirette maddi ve manevi i§lerinizde beraberiz, bi- 

"Biz, degil ihvammiza, ihvammizin kapisindaki kedisine, kopegine 



de sahip cikanz." 



Divani, trc, Mustekmrzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 40) 

686 — Selahaddin Zerkubi Konevi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri; Hazret-i 
Pir'in dunurii, gelininin babasi anlatiyor: 

"Hz. Mevldnd kuddise sirruhu 'l-aziz bir gece odasinda yoktu. Disari ciktun, 
medresenin disina. Eyvan var, onu aqik eyvan... Hz. Hiidavendigdr secdeye kapan- 
mis. Hava dyle soguktu ki, gdziinden akan yaslar donmustu. Gozuyle yer arasinda 
donmus bir buz siitunu duruyordu. Buz yanagini siyirir diye kaldirmaya kryamadim, 
hohlaya hohlaya buzu cozdiim de dyle kaldirdim. " (INANQER, Omer Tugrul, Soh- 
betler, 1st, 2006, s. 177) 

Ahmed Amis kuddise sirruhu' l-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Insanda en son kaybolan, manevi saltanat hirsidu." (GUNEREN, age., s. 
74) 

687 — §ah Naksibend Bahailddin Hazretleri 'nin huzuruna corba getirirler. O esna- 
da, kendileri murakabeye varirlar. Murakabeden sonra: 

"Ben bu qorbayi icmem, ciinkii bunu pisiren kimse, pisirdigi esnada Allah Ted- 
la 'dan gafil bulunuyordu. " buyururlar. (Ken'an Rifai, a.g.e. s. 543) 

688 — g e ij m Di vane; Sadiklarm Muskillerinin Anahtan, a.g.e., s. 1 5 

689 — Efendi Hazretleri biz kimseyi kirmayiz demek istemistir. 

Ken'an Rifai kuddise sirruhu' l-aziz bu konuyu 90k gilzel anlatiyor. 

"Gitmek nedir? Gitmek gelmek var midir? Bunlar anzi seylerdir. Is, seninle 
olanla senin de beraber olmandadir. Fakat bu da lafla mumkun degil." (Ken'an 
Rifai, a.g.e. s. 79) 

690 — Ahmed Amis kuddise sirruhu 'l-aziz Hazretleri buyurdu ki; 



294 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Biz, ihvanin ismini gee ogrenir, gee unuturuz." 

* "Biz, Mekke ile Medine'yi burasi yaptik." 

* "Biz, dort mezhep iizerine hiikmediyoruz." 

* "Biz, husn-ii zanna memuruz." 

* "Biz, halimizi §ikayet edemeyiz, ama hikayet edelim." 

* "Biz, her gun bal yiyoruz. Istiyoruz ki, siz de bundan nasiplenin. Bi- 
ze yirmi senedir bah ogrettiler. §imdi onu tadiyoruz." 

* "Bizim sulbumuzden gelen degil, bizim yolumuzdan giden evladi- 



"Biz kabul ettigimizi yedi gobek yukaridan, yedi gobek asagidan kabul ederiz. " 

(GUNEREN, a.g.e., s. 67) 

691 — Hakikate varmis evliyaullahm buyiiklerinden Sehl bin Abdullah Tilsturi: 
"Eger Musa aleyhisselamin ve Isa aleyhisselamin ummetlerinde, Imam-i A'zam 
Ebu Hanife radiyallahu anh gibi bir zat bulunsaydi; bunlar, Yahudilige ve Hiris- 
tiyanhga donmezlerdi "demijtir. 

Olumil pahasma da olsa, kanaatinden caymayan bu bilyilk insamn son soztl su 
olmustur: "Beni gasbedilmemi§, temiz bir topraga gomunuz." Hakk'a yurildilkten 
sonra ruyada gorilldil. Goren tarafmdan soruldu: 

"Rabbin sana ne yapti? " 

"Beni bagifjladi. " 

"Ilmin sayesinde mi? " 

"Hayir. Hangi ilimden soz edersin? Nerede Mm? Onun bir siirii edeb-i erkani 
var. Kim yerine getirebilir? Yapan pek azdir." 

"O halde bagiqlama sebebi nedir? " 

"Halkin ivi zanni. Onlar benim icin ivi dmunurdu. Bende olmavan iviligi on- 
lar, var zannederlerdi. " (BURGAY, Hasan, Hazreti Muhammed (s.a.v.) 'in Varisle- 
ri, Ankara, 1994, s. 105) 

"Heryerde ve herkese karsi edebi muhafaza etmelidir. Cunkti Hakk'm tecellisine 
mazhar olmayan higbir sey yoktur. 

Hz. Ali kerremallahu veche: "Her smitiii bir kutbu vardir," buyurur. Onun igin 
kimsenin isine kansmamahdir. Kimde ne oldugu belli olmaz ki,... Herkesi hos gor- 
meli ve kimsenin isine kansmamahdir. Tulumbacilarm, sutfillerin, sakalarm ve ilh... 
Her simfm bir manevi basi vardir. Olur ki, bunlardan birine tesaduf edersin, elbet bu 
merkeze satasmak senin igin hayirh olmaz... Bu soziln afik manasi kimsenin gonlil- 
nil kirmamaya fahsmahdir." (Ken'an Rifai, a.g.e. s.231) 

692 — "Bisr el-Hall kuddise sirruhu'1-aziz ve Ma' ruf el-Kerhi kuddise sirruhu'l- 
aziz hastalandi, doktor gidip kendilerini ayn ayn sorardi. Bisr hastahgmi soyler, 
Ma'ruf soylemezdi. Doktor Ma'ruf a: 

"Neden Bi$r gibi hastahgmi soylemiyorsun? " dedi. Ma'ruf cevap verdi: 

"Ister misin ki, Allah Tedld 'yi sana sikdyet edeyim? " 

Doktor Bisr'e gitti, Ma'ruf un sozunil ona haber verdi. Bisr dedi ki; 

"Ey doktor, biz sana Allah Teala'yi sikayet etmedik, O'nun bizdeki gucunu 
(bize neler yapabilecegini) anlattik." (Ebu Abdurrahman Sulemi, Risaleler, trc. 
Silleyman ATE§, Ankara, 1981, s. 52) 



Hizmetleri 295 

mizdir." 

* "Bizim ihvanimiz, devlet mail gibi degerlidir. Her yerde taninir." 

* "Biz iyi ki, hoca olmami§iz. imam varsa muezzin olun, muezzin de 
varsa cemaat olun; hicbiri yok, cemaat varsa kacmayin. " 

* "Bu alem ademden dogar. Adem olmasa cihan olmaz. Eger bu alem 
olmasa, bu aleme adem olarak gelemez. Ancak bu aleme gelen, kufru ile 
gelir." 

* "Bu alemde bedenimizle bile olan ruhumuz, nefes adedimiz tiiken- 
diginde bedenimizden aynlacak ve berzahta dirilecegimiz giine kadar bekle- 
riz." 

* "Bw vucudum mttlktt elden gikmadan 

Qarh-i devran bu binayi yikmadan 

Suretle mana bir arada iken 

Iki alemde firsat elde iken 

Gel Hubb-u dunyayi gonlunden gider 

Alasin can dleminden bir haber. " 

* "Bundan onceki iptila gectiydi, bu da gecer diye sabrediniz." 



693 



-Tasawuf Buyiiklerinden ibnuT-Farrz kuddise sirruhu'1-aziz: 

"Bizim aramizdaki manevi neseb, kan bagi demek olan maddi nesebden daha 
yakin ve daha kuvvetlidir" diyor.( YILMAZ, Hilly a, a.g.e., s.9) 

"Dilnyada en bilyilk, en yakm akrabalik bir ihvanm diger bir ihvana olan muhab- 
betidir. l§te hasep ve nesep budur. Bu muhabbet, amca, dayi, karde§ muhabbetine 
benzemez. Hepsinin usttindedir. Qunkil Allah Teala ifindir, Allah nammadir. Diger- 
leri ise, tesadtlf icabidir." (Ken'an Riiai, a.g.e. s. 348) 

Islam 'da karabet (akrabalik) tic sekilde tahakkuk eder. 

1 - Din karabeti 

2- Kan karabeti 

3- Sihriyyet karabeti 

Kan karabeti, baba tarafma taalluk eder. Sihriyyet karabeti ise, aile tarafma taal- 
luk eder. Eger iki tarafta dinen baglilik yoksa, bunlarm her ikisi de izaildir, kabire 
kadardir, kabirden oteye gidemez. Amma din karabetine gelince; iman kardesligi- 
dir; ulvidir, kutsidir, melekidir, imani ve islamidir. Hayatta, mematta, hasirde ve 
nesirde daimidir. Din karabeti yani dinen akrabalik diger iki akrabaligm fevkinde- 
dir. Kan karabeti ve sihriyyet karabetiyle yakm olan kisiler birbirlerine din karabe- 
tiyle de baghysa nurun ala nurdur. (Muhammed Hikmet Efendi, Marifet-i ilahiyye 
Tarikat-i Aliyye, 1st, s. 23) 

694 — Hz. Ali kerremallahu veche buyuruyor ki; 

"Senin basina bir beld ve musibet geldiginde sabret. Qiinkii Kur'an-i Kerim'de 
Intjirah suresinde Usiirlerin ikisi bir, yusurler iki olmakla; bir darhga iki kolayhk 
takdir ettigini dusunerek teselli bid. " 

Allah Teala, Kur'an-i Kerim'de soyle buyurmustur: "Demek hakikaten gugliikle 
beraber kolayhk var. Muhakkak gugliikle beraber kolayhk var, " (insirah Sviresi, 5) 

Ayetlerde iki defa zikredilen "eliisr = guqluk" Arap dil ve edebiyatma gore 
ma'rifedir. ikisi de aymdir. Aym gucltik demektir. "Yusren = kolayliklar ise, nekre- 



296 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Biitun diinya bizi tanidi da Sivas tanimadi." 

* "Cahilin §ekerli helvasini yeme, kamilin zehrini if, zaran olmaz." 

* "Cttmle diem zat imi§ 

Deryayi hikmet imi§ 
Hak ile vuslat imi§ 
Allah Tedld'dan gayriyok imif 
Garda§lanm! Bunu altin harfler ile yazmak lazim." 

* "Ders fekmeyen, dert <?eker." 



dir. Baska baska kolaylik demektir. O halde Cenab-i Hak, bir gucliige mukabil iki 
kolaylik ihsan etmistir. §u mealdeki hadiste buna isaret ediyor: "Bir giicliik, iki 
kolayliga asla galebe etmez. Hazret-i Ali kerremallahu veche bela ve musibetle 
karsilasirsan, sikilma, ilzillme, diyor. Ciinkii bir sikmtiya karsilrk iki ferahlik vardir. 
Bazilan da birinci ayette gecen kolayliktan maksat diinyadaki fetihler ve sairedir. 
Ikincisindeki ise, ahiret sevabi ve makamidir, demisler. (Hz. Ali kerremallahu veche 
Divam, trc, Mustekimzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 201) 

Afttabi doga devlet gunesi bir gun ola 
Hak Teala kulunu kahr ile daint kdmaz 

(Gun gelir sevgiliye, mutluluga ulasmamizi engelleyen dertler biter. Basimrzdaki 
kara bulutlar yok olur. 

Biz ilmitliyiz, ciinkii Allah Teala kullarmi daimi sikmti icinde birakmaz.) 

(Seydi Ali Reis, Mir'at-ill Memalik (Memleketlerin Aynasi), hzl. Eytlp 
CULUM, Besikdtizti, 2005, s. 27) 

695 — "Bir seferinde Kabe'ye gitmek icin bindigimiz bir takside, elli yasma yak- 
lasmis bir sofor, bir yandan kadm muganniyenin sarkilarmi dinlerken bir yandan da 
sekiz kadmla evlendigini, dordilnil bosadigmi, yirmi civarmda 90cuklan oldugunu, 
gogunun ismini bile bilmedigini soylilyordu. Ikaz edici bir iki sozumilzden sonra 
teybi kapatti ve ashnda iki hanimmm oldugunu soyledi. Herhalde bu gesit sohbetler 
bazi yolcularm dikkatini gekiyor, o da boylece soyledigi yalan ve mtibalagalarla kafa 
buluyordu. Kendisine kac defa hac yaptigmi sorduk "Bin sene ya$ayayim da ondan 
sonra" diye cevap verdi. Nasil biryerde bulundugunun farkmda degildi. Bir arkada- 
simiz ise, bir soforiln kendisine "Ben daha Kabe 'ye bile girmedim " dedigini naklet- 
ti. Senelerdir Mekke'de yasayan orta yasli bir insan nasil bir defa olsun Kabe'ye 
girmemis olabilirdi? Cami kapismda karsilasip gel dedigim solcu bir ogrencimi 
hatirladim "Allah beni kabul etmez ki!" demisti." (Abdullah AYMAZ, Isigm Dils- 
tugil Yerler. 1st, 2005 s. 43) 

696 — Ali Haydar kuddise sirruhu Efendi buyurdu ki; 

"Metjdyih her gece gelir bakar, sen seccade uzerinde ntisin, degil ntisin? Eger 
sen dersine durntussan sana teveccuh ederler, yoksa birakir giderler" (Mustafa 
Ismet Garibullah, a.g.e. c.2, s.124) 

§eyh Nazim Kibnsi anlatiyor ki; Abdullah Dagistani kuddise sirruhuT-aziz 
elinde tesbihi tutardi ve tesbihin puskullti imamesini gostererek; 

"Naksibendi tarikatinda bu kadar evradlar vardir, bunlarin telleri kadar. Hep- 
sini tutsan bu kadar kuvvet mesayihleri onunla beraber gider, bundan bir tanesini 



Hizmetleri 297 

* "Deveciye kom§u olan, kapisini biiyiik yaptinr." 

* "Diinya mahna tenezziil etmedim. Tenezziil etse idik, halimiz nice 
olurdu." 

* "Dunya'da Tiirkiye, Turkiye'de Sivas'in kiymetini bilin." ' 



saglam tutarsa gene qeker gotiiriir" 

Yilz tane de olsa tesbih cekmeyi birakmayacaksm, o zaman onlann himmeti se- 
ninle beraber yiikselir. Simdi dilnyada baslangictaki kimseye, bir hizmet verildigi 
vakitte seyh isterse ona; 

"Geceleyin yatmadan evvel on defa Allahu Allahu Allahu Hak, Allahu Allahu 
Allahu Hak, Allahu Allahu Allahu Hakk Diyeceksin, senin dersin budur" derse, 
kancayi ona takti demektir. Onun kancasmdan kurtulacak adam yoktur. Geceleyin 
on defa bu zikri yapsa, ona da Naksibendi'nin asi kuvveti verilir, onlara da o kuvvet 
yetisir, birakmaz toplar. 

Men zadelillah zadehullah: "Her kirn Allah Teala iqin artinyorsa Allah Teala 
onuda artinr." (Sohbetler, Ebediyet, 176) 

697 — "Rizki veren Allah Teala'dir; O herkesin nzkim takdir ve taksim etmistir. 
Hakk'm takdirini degistirmek mumkiln olmadigma gore, insamn kendisini Kur'an-i 
Kerim'e gore degi^tirmesi isabetli bir davram^tir. 

Mesela; Hz. Mevlana kuddise sirruhu'l-azize gore insanlarm nzkm pejinde 
ko^malan lilzumsuz bir gayrettir; zira nzkm insana talib olmasi ve onu talep etmesi 
lazimdir. 

Bu ifadeler kaderci bir anlayijm ileri surdugil fikirler gibi goruntiyorsa da, ger- 
gekte Ehl-i Stinnet itikadmm degijik bir yorumudur. 

Yani milmin Allah Teala'nm pejinde kojarsa, nzkmi pejinden ko^turmuj olur. 
Rizkm degil, rizki veren Rezzak'm ardmca yurumek, igtimai mtlnasebetlerimizi de 
mtispet bir tarzda gelijtirir ve kalabaliklarm cemaat juuruna sahip olmalarmi temin 
eder. 

Mesela nzkm pesinde kosmayip, Rezzak'm pesinde kosmak, insamn hareketleri- 
nin Kur'an'a gore tanzimini saglar. Mtllktln sahibi olan Allah kulu icin ezelde ne 
takdir etmisse, ziyade ve noksansiz olarak ona ulasir. Rizkm pesine dilsen insan, 
Rezzak'dan uzaklasacagi igin, mesru ve gayr-i mesra sinirim kaybeder, olcuyti kafi- 
nr; ihtiras, kiskanfhk vs. gibi kottl huylarm hilkmil altma girer. Bu kimse de Allah 
Teala ezelde onun icin ne taksim etmisse, ziyade ve noksansiz yine ona sahip olur. 

Rizkm pesinde kosan, ava gidip avlanan avci gibi, sahip oldugunu zannettigi ma- 
lmm esiri olur. Rizki verenin arkasmdan giden ise, verenin nzasma gore kazancim 
tasarruf eder. 

Dtlnya mall bazen gelir, bazen gider. Diinya mail insana teveccilh ettigi zaman 
onu sevindirir, gitmesi de ilzer. Gelip-gidene degil de, bu med ve cezrin (ytikselme 
ve inme) Rabb'ine teveccilh eden kimse, kar-zarar pesinde kosmaktan kurtulur. 
Nitekim bir ayet-i kerimede: "Boylece elinizden gikana tiztilmeyiniz ve Allah Tea- 
la'nm size verdigi nimetlerle sevinip simarmayimz. Ctlnktl Allah Teala kendini 
begenip bobilrlenenleri sevmez" (Hadid, 23) buyrulur. (Mevlana Celaleddin Rumi, 
Fihi Ma Fih, trc. Ahmed Avni Konuk, hzl. Selcuk Eraydm, 1st. 2001, s. XXI) 

698 — Ali Ihsan Yurd Hocaefendi bu konuda soyle demistir. 

"Tiirkiye cihan terazisinin daima orta ayagidir, hicbir zaman terazinin kefesi 



298 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Eden eyleyen Allah, vela havle vela kuvvete ilia billah." 

* "Egri ayaga egri ayakkabi yaparlar" 



* "Ehru-llahin nazar ve himmeti daglan ta§lan eritir ve ihya eder." 

* "Ehl'u-llah incinmezler. Fakat Allah Teala razi olmaz." 

* "El karda, goniil yarda olmahdir." 

* "En faziletli ilim, ilm-i hal; en faziletli amel huzuru hal'dir." 

olmamistir." (Gtirlek, Dursun, Ayakli Ktittiphaneler, Istanbul, 2005 s.378) 
699 — "Rum'un merkezi, Sivas vilayetidir." 

(Seydi Ali Reis, Mir'at-ill Memalik (Memleketlerin Aynasi), hzl. Eyilp 
CULUM, Besikdtizti, 2005, s. 52) 

Sivas -Adinin mensei 

Sivas sehri, Selcuklulardan onceki devirde ilkcagda kurulmus oldugundan Sivas 
sehrinin adi da tarih boyunca degisikliklere ugrayarak Selcuklular devrindeki kay- 
naklarda Sivas seklinde son bicimini almistir 

Ilkcagda Sivas ismine kaynaklik eden tarihi gelismeler hakkmda cesitli gorusler 
mevcuttur: Tarih oncesi caglarda Sivas'a farkli donemlerde hakim olan devletler, 
sehre kendilerine ozgil degisik isimler vermislerdir. Bunlar; 

Talaura, Talavra, Tavra, Talaurs, Talkaramauru, Talaura-Karana, Diapolis, 
Suppas /§uppia$, Sebasip, Sipas /Sipafj, Kabeira /Kabira /Kebires, Megalopolis, 
Diopolis /Diospolis/ Diyospolis /Diyapolis, Se-as, Sebas /Sebast, Sebaste 
/Sebesteia, Sebestia, Sevast /Sevaste, Danismend Hi, Darii'l Ala, Eyaleti Rum, , 
Eyalet-i Rumiye-i Sttgra, Eyaleti Sivas. 

Bazi isimlerinin manasi: 

Sivas sehrinin ismi, bircok arastirmaciya gore; "Sipas" kelimesinden gelmekte- 
dir. Sipas: Stlktlr, Sipardar: Stlkretmek, Sipasdarhk: Stlkretmek anlamlarma gelir. 

Sivas sehrinin ilk kuruldugu donemlerde, bugtinku sehir merkezinin bulundugu 
yerde, btlyilk cmar agaglarmm altmda, "U9 adet su gozesi" (kaynagi) bulunmaktaydi. 

Bu gozelerden bir tanesi "Allah Teala'ya hamd ve stlktlr etmeyi, ikincisi "Ana- 
baba'ya saygi"yi, tlftlnctlstl de "ktictiklere sevgi"yi temsil ediyordu. Bolgede yasa- 
yan insanlar, zamanla bu ozelliklerini, erdem ve faziletleri koruyamayip yitirince, bu 
tig su gozesi de kurur, sehrin isminin de "tic goz" anlamma gelen "Sipas" tan kay- 
naklandigi ve zamanla bugtlnktl kullandigi bigim olan "Sivas"a dontlsttlgtl ileri stl- 
rtllmektedir. Sipas ismi, "stlkran, minnet ve sefkat anlamlarma gelmektedir 

Sivas sehri isminin, Romahlar doneminde "Dio-polis" yani "Tanri sehri" anla- 
mmdadir. 

Selguklular devrinde Sivas ' in unv am "Daru'l-ala"&vc. 

Sultan Alaeddin Ertana zamamnda Sivas sehrinin ismi, "Ytlcelik Beldesi" anla- 
mma gelen "Dartll ala idi. 

(OZ, Mehmet Ali, Biitiin Yonleriyle Giiriin Ilqesi Tarihi Ve Cograjyasi, Sivas, 
2002) 

700 — "Qarpik ayakkabi, garpik ayaga uyar. " Mesnevi c.II, b.843 

701 — Mehmet Isik Efendi (Zara-Kizik Koytl) 

702 — "Herkes cemali gortlr, fakat irfan sahibi daim cemal icindedir." (Ken'an 
Rifai, a.g.e. s. 400) 



Hizmetleri 299 

* "Erken yatmak ve erken kalkmak dunya ve ahiret icin faydalidir.*" 

* "Ervah-i ezelde ruhlar beraber olmu§lar, onun icin burada beraberiz. 
Her evliya, veli ve rasiiliin bir tur yeri vardir." 

* "Erzincan depreminden sonra gelen ihvanlara, "Gardaslanm siz 
hatim okumuyor musunuz" 

* "Garda§im bize §eyh diyorlar. Biz §eyh degiliz. Fakat korde degiliz." 

* "Garda§lanm! Babam anam §eyh degillerdi. Fakat ezel vergisi Hakk 
ve halk sevgisi bize §eyh dedirdi." 

* "Garda§lanm! Kimsenin kusurunu aramayin ve gormeyin, gordugii- 
niiz zamanda uzerini ortiip gecin" 

* "Garda§lanm! Gayride goriilen hatadan ki§i mah§erde mahcup olur. 
Gayrinin hatasi dag kadar, kendi hatan mercimek tanesi kadar olsa, gozunu- 
ziin bebegine kendi hatanizi tutun, gayrinin hatasini gormeyin." 

* "Garda§lanm! Bizim tarikatimiz sohbet tarikatidir. Sohbetten ari ol- 
mayin, sohbetlerinizde konu§acak bir §ey bulamazsaniz, bizim giybetimizi 

„ 705 

yapin. 

* "Garda§lanm! Biz, bize teslim olan ihvani, Allah Teala'ya teslim 
ederiz. Kiyamet gunude ondan teslim alacagiz." 

* "Garda§lanm! Uzak yollardan geliyorsunuz. Veremezsek bize yazik, 



703 — Depremin oldugu gece bekgilik yapan kijiden "Sivas'a dogru gelen bir ki- 
zilligm Gardajlar Tepesi'nde kutsal iki el tarafmdan durduruldugunu" gordugilnu 
dinledik. (Yazan) 

704 — Hazret-i Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz buyuruyor ki; 

"Onlara beddua edecegine, kendi etrafini tavaf et. Sebeblerin yaraticisi Allah 
Teala'du." (Ken'an Ritai, a.g.e. s. 385) 

Hz. Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz kusurlan, fibanlara benzetir. Kendinde olan- 
dan tiksinip rencide olmadigi halde, baskasmda gorunce rahatsiz olan insanlar, ay- 
nalardan uzaklasmis, baskalarmm kusurlanyla avunup, kendini unutmus kimseler 
gibidir. 

Insan, baskasmda 90k afik ve net olarak gordtigu fenaligi, kendisinde de aym 
netlikte goremiyor. Iste bu gorilse sahip olanlar, once kendi nefislerinin dilsmam 
olurlar. (Mevlana Celaleddin Rumi, Fihi Ma Fih, trc. Ahmed Avni Konuk, hzl. 
Selcuk Eraydm, 1st. 2001, s. XXII) 

705 — Bilyilk mtlrsitler, talipleri terbiye i9in 119 yol kabul etmislerdir: 

Seyahat, Sohbet, Halvet. 

Sohbetlerde illaki giybet durumu bir sekilde zuhur eder. Onun i9in buyilkleri ha- 
tirlamak ve anlatmak gilnah olan giybet halinden kurtulmaya sebep olur. Giybetlerde 
bir alisveris vardir. Bu alisveris i9inde zaran az olam tercih etmelidir. Buyilklerin 
hallerini anlatmak da, feyiz zuhur edecegi rivayeti meshurdur. 

Abdullah b. el-Milbarek kuddise sirruhu'1-aziz soyle der: 

"Birisinin giybetini yapacak olsaydim, annem ile babamin giybetlerini ya- 
pardim gunkil onlar sevaplanma bafjkalarindan gok daha layiktir. " 



300 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

alamazsaniz size yazik." 

* "Garda§im! Tarikatin en ince yolundasiniz. Daimi abdestli olmak, 
dersinize ve namaziniza devam etmek ve bizi de unutmamak §arttir." 

* "Garda§im! Atanin §6hreti evladin alninda yazih billurdur, evlat siler 
parlatir. Evlat ata ile oviinemez. Ata evlat ile ogunur. G6cmii§un duasi da 
bedduasi da diriden 50k gecer." 

* "Garda§lanm! Biz, §eyhimiz adimizi bilse yeter derdik." 

* "Garda§lanm bu alem hayaldir. Bu fotograf da, hayalin hayali." 

* "Garda§lanm! Gayini Kaf yaptik (Garibullah'i Karibullah yaptik)." 

* "Garda§lanm! Ben a§k acisini 50k iyi bilirim" "Istedim vermediler. 
Kiz kederinden verem olup Hakk'ayurudii" "Ben a§k acisini 50k iyi bilirim" 

* "Garda§lanm! Yeni ders alanlann tirnagi olabilsek." 

* "Garda§lanm! icinde oldugumuz durumu sultanlar bilseydi, o hali 

710 

elde etmek icin muhakkak bize kiliclanyla savas. acarlardi." 

* "Garda§im! Duymak var, i§itmek var." 

* "Gokten du§enin parcasi bulunur, goniilden dii§enin parcasi bulun- 

„ 711 

maz. 



706 



-Muammer Su adli ihvandan isittim. 



707 — Ibni Mace, Ahmed ve Beyhaki'nin Sevban radiyallahii anhdan rivayet ettigi 
hadis-i §erif, Rasultlllah sallallahil aleyhi ve sellem buyurur ki; 

"Dogru olun men edihneyeceksiniz. Bilin ki, en hayirh ameliniz namazdir. 
Gerqek mil 'min devanth abdestli olntaya qalisu. " 

708 — ^y- g r -^ j s j m jj ihvandan dinledim. Efendi Hazretleri Fatsa'ya geldi. Sohbet 
esnasmda ihvana hitaben soylenmijtir. 

709 — Nuri Atasoy isimli ihvandan dinledim. 

"Yeni ders almistim. Efendi Hazretlerini 90k seviyordum. Sivas'a gidince hizmet 
icin can atardim. Bir sahra sohbetinde genclikte basimizda oldugu igin 'acaba Efen- 
di Hazretleri yaptigimiz hizmeti fark eder mi? ' diye gonlumtiz arzuladi. Efendi Haz- 
retleri, ask ve sevkimizi artrrmak igin oturdugu yerden silrekli basiyla bizim bulun- 
dugumuz tarafa meyleder, bizim tarafa nazar kilardi. Hayatimm bilttln nesesi olan 
sefkatli nazarlanm hi? unutamamisimdir." 

710 — Ctlneyd-i Bagdadi in bu soztlnil 90k tekrar ederdi. 

Ibrahim Ibni Edhem kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri, ibadet ve teheccild namaz- 
larmm arkasmdan dermis ki; "Eger melikler ve huktimdarlar ve hatta servet 
sahibleri, beyler, pasalar bizim nail oldugumuz lezzetleri bilmis olsalar, bizim eli- 
mizden almak icin, bizimle muharebeye kalkisirlardi." (Muzekkerdt fi Fikhi 's-siret s. 
18) (Mehmet Zahid KOTKU, TasawufiAhlak, 1st, 1998, s.149) 

711 — Bu kelam tasavvufta atasozil gibidir. 

"Necmeddin-i Kilbra kuddise sirruhu'1-aziz der ki; "Kim tarikata girer, sonra 
aynhrsa "murted-i tarikat" olur. Tarikattan kovuhnak, seriattan kovulmaktan 
beterdir. Qiinkii seriattan qikan kelime-i tevhidi soylemekle kurtulur. Ancak 
tarikattan kovulan "'amel-i sakaleyn" ile bile ise yaramaz. Geqmis hali talep e<- 
mek muhaldir." (QAVU^OGLU, a.g.e. s. 134) 



Hizmetleri 301 

712 

* "Gonlunuze sahip cikin." 

* "Hacca giden ve yeni tarikata intisap edenlerin gecmis. gunahlan af 
olunur. Ancak ondan sonraki gunahlan iki kat yazihr." 

* "Hacilar, hocalar tekin tekin (kolay kolay) teslim olmazlar, teslim 
olunca da birakmazlar." 

* "Hatm-i Hace'ye alti saatlik yerde dahi olsa gidiniz." 

* "Her canh oliir. Bir Allah Teala ve muhabbet baki kahr." 

* "Herkes Allah Teala'dan korkar, biz nefsimizden korkanz." 

* "Her istegimiz yerine geliyor, onun icin Allah Teala'dan bir §ey is- 

713 

temeye hicap ediyoruz." 

* "Hatim'de ve sohbette diinya ve ahiret i§lerinizi de, Cenab-i Hakk 
halleder." 714 

* "Her sohbette bir vuslat vardir, vuslatsiz sohbet olmaz. Sohbetleri- 
nizde edep ve muhabbetinize sahip olun" 

"Hakkin kullanni bazi kul eyler, 

715 

Am kul eylemez yine ol eyler." 

* "Her i§te beraberlikten Allah razi olur ve yardim eder." 

* "Her §eyin cilasi ve gidasi vardir. Kalbin ki, ise, zikirdir. Bunun 
kiymeti ise, sonra anla§ihr." 

* "Her yerde aradigin sende, sende sendesin." 

* "Himmetin bir zamani vardir." 



712 — Mesnevide Hz. Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz buyurdu ki; 

"Bu defter, hayalidir, gizlidir. Biiyiik hasirde o defter meydana 9ikar. Bu hayal 
(hatira gelen) her sey, burada gizlidir, eseri goruniir. Fakat bu hayal, orada suretlere 
buruniir. (c: V, b. 1789,1790) 

Goniilde yurt tutan her hayal, mahser guminde bir surete buriinecektir." (c: 5, b. 
1793) 

713 — Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Allah Teala'nin takdir etmedigi vukua gelmez- Takdir ettiginden korkmak da 
kufurdur. " (GUNEREN, a.g.e., s. 67) 

714 — "Allah Teala ile oturup kalkmak isteyen kisi, veliler huzurunda otursun. 
Velilerin huzurundan kesilirsen helak oldun gitti. Cunkti sen kullil olmayan bir 
cilz'tlsun. §eytan birisini kerem sahiplerinden ayinrsa, onu kimsiz kimsesiz bir hale 
kor, o halde de bulununca basim yer, mahvedip gider. Topluluktan bir an bile aynl- 
mak, bil ki, seytamn hilesinden ibarettir." (Mesnevi c.II, b. 2163-2166) 

715 — Mevlana Celaleddin-i Rumi kuddise sirruhu "Ehlullah ile bir oturup, bin 
sene riyasiz ibadetten daha efdaldir" buyuruyor" (Mustafa ismet Garibullah, a.g.e. 
s.507) 

716 — "n eT olacak sey i9in tayin edilmis bir vakit vardir. Onun icin, vakitsiz olan 
bir sey kotu netice verir. Yeni silluke giren bir kimseye ki, ihvamn derdi arzusu 
Allah Teala oldugu halde sizin 90k zamanlardan beri duyup ogrendiginiz hakikatleri 
soylesek, yolunu sapitir, sasirir kahr. Boylece de ona, talebinin vakitsiz verilmesi 
kendi hakkmda hayirh olmaz. Cenab-i Hak her seyi bilir ve talep sahibine, arzusunu, 



302 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



onu hazmedecek hale geldigi zaman verir." (Ken'an Rifai, a.g.e. s.229) 

Evliyaullahm sertaci, mahbub-u Stibhani, Gavs-i Samedani, Pir-i A'zam Cenab- 
1 Abdtllkadir-i Geylani Hazretlerine hizmet edenlerden biri, Hazreti Gavs'm cemalli 
bir zamanmda huzuruna cikarak: 

"Efendim, Cendb-i Hak, Zat'iniza kudretinin tasarrufunu bahsetmistir. Onun 
iqin istediginiz kimselere ufak bir nazar-i dlinizle birqok rutbeler verebiliyorsunuz. 
Bu kulunuz da size epey hizmet etti, ama bana hdla bir sey ihsan etmediniz, niydz 
ediyorum, " der. 

Abdillkadir-i Geylani Hazretleri; 

"Pekala, bugiin bana bir helvapisir de, bakahm Kudret neler ihsan eder, senin 
de gonliin olsun, " buyururlar. 

Adamcagiz, "Bas ustune " diye sevinerek, helvayi pisirmeye baslryor. O esnada 
da Hindistan'dan bir heyet gelerek, Hazreti Abdillkadir-i Geylani e arz-i ubudiyyet 
ettikten sonra: 

"Efendimiz, hukumdarimiz oldii, bize bir hukumdar gostermenizi niydza geldik, " 
derler. Bunun tlzerine Hazreti Pir, helva pijiren adamim cagrrarak: 

"Nasil, Hind padisahhgini kabul eder ntisin?" diye ferman buyururlar. Adam- 
cagiz pilr-ne§e: 

"Aman Efendim, ihsan buyurdunuz, " diye can atarak sevinirken, Hazreti Gavs 
Abdillkadir-i Geylani Hazretleri: 

"Yalniz, seni su sartla oraya padisah yapiyorum: Ne kazanirsan yari yariya 
paylasacagiz, " buyururlar. 

Pek tabii olarak talip, bu emri minnetle kabul ediyor. Nihayet adamcagiz hakika- 
ten soylendigi gibi, Hindistan'da btlytlk bir saltanata, muazzam saraylara, gilzel 
e^lere sahip oldugu gibi, bir de erkek evlada sahip olur. Aradan on bir sene geciyor 
ve bir gun Hazreti Abdtllkadir-i Geylani in tejrifleri haberi cikryor. Hukumdar, 
Gavs-i Samedani'yi karjilayarak saraymda bir kag giln hizmetinde bulunduktan 
sonra Cenab-i Pir artik doneceklerini haber veriyorlar. Padisah: 

"Efendim, biraz daha kahp bizleri sevindirin, " diye ricada bulunuyorsa da Haz- 
ret-i Gavs'm muhakkak gideceklerini anlaymca: 

"Efendim, bari kusurlarimizi af buyurun, " diyor. O vakit Sultan Abdtllkadir-i 
Geylani Hazretleri, hukilmdara: 

"Yalniz sizinle bir sozumiiz vardi. Sizi biz buraya padisah olarak gonderirken 
ne kazanirsaniz yari yariya olacak, diye bir soz vermistiniz. Iste sintdi, buraya 
geldikten sonra ne kazanmis iseniz hesaplasmak istiyorum," buyuruyorlar. 

Padisah bunun tlzerine btlttln servetini tesbit ederek yari yariya ayinyor ve Haz- 
reti Gavs'm huzuruna arz ediyor. Sultantl'l Evliya: 

"Iyi amnta siz bir erkek evlat da kazandiniz; onu da taksint etmeniz lazintdir," 
buyurunca, padisah: 

"O nasil olacak?" diye soruyor. Cenab-i Gavs cevaben: 

'%ocugu ikiye bolecegiz, size istediginiz tarafi verecegint," diye emrediyorlar. 

Cocuk ortaya getiriliyor. Gavs-i A'zam Hazretleri keskin kiliclarryla: "Destur" 
deyip cocugu tam ikiye ayiracaklan esnada, padisah belindeki mticevher islemeli 
hancerini cekerek: 

"Eeey sehhar herif. Senelerce bana hizmet ettirdigin yetmiyormus gibi simdi de 
tesadiifun bana verdigi nimeti elimden almak istiyorsun, " diye tam Hazreti Gavs'm 



Hizmetleri 303 

„ 717 



* 



* 



"Hizmeti minnet bil, minneti hizmet bilme. 

"Idare ilmini ogrenin, insan kizinca §eytanin mall olur." 

* "Idare, Miidara, Dubara" 

* "ihvan kocadikca koc olur. Avam ise, kocadikca hie olur." 
"I§te her ne varsa O, bu kadar." 

* "ilmin ba§i sabirdir. Sabnn ba§i yokluktur. Yok olana tas. degmez." 

718 

* "ihvanlik bir dagi delmek kadar zor, bir sigara kagidini igne ile 
delmek kadar kolaydir." 

719 

* "Ihvan, bizsiz olmaz, biz de ihvansiz." 

* "ihvanimiz bizi sevdigi kadar beraber oluruz." 

* "ilmin ba§i sabirdir. Nefis giizel siislenmis. kadina bezer. Fakat huyu 
kotu ve aldaticidir." 

720 

* "Insanlann kelami, Hakk'in kalemidir." 



gogsilne saplarken bir de bakiyor ki, elindeki kasik helva tenceresine saplamyor. Ne 
saraydan eser var, ne saltanattan ve ne de cocuktan bir iz kaliyor. Bu hal karsismda 
hayretler icinde kalan talibe, Cenab-i Pir tebessilm ederek: 

"Oglum karifjtir helvayi... Biz cimri degiliz, veririz, amma zamani gelmeden de 
olmaz... " buyuruyorlar. 

Seyyid Osman Hulusi Efendi Hazretleri bu konuda buyurdu ki; 

"Ogul, geliyorlar himmet istiyorlar. Bazen himmet gecikiyor, ya nzkinin zamani 
tahakkuk etmemi§ oluyor, ya da daha hayirh bir i§ oluyor. Onun iqin himmet geciki- 
yor. " 

717 — Tasavvuf hayatimizdan intikal etmis bir soz vardir. Milrid, "Himmet sey- 
him!" demis. O da "Hizmet dervisim!" demis. Ctinkti himmet bir ahsveris, bir hiz- 
metin karsihgi degildir. Hizmet zaten dervisin vazifesidir. Talebenin hocasma, 91- 
ragm ustasma, mtlridin miirsidine hizmet etmesi, zaten normal bir seydir. Hizmet 
ediyor diye himmet edilmez. Ayrptir, bunlar yanhs sozlerdir. Ha, belki hizmete 
tesvik icin soylenmistir diye te'vil edilebilir. Ama hakikatte yanlistir. (1NANCER, 
O. Tugrul, Vakte Karsi Sozler, hzl. Ayse §ASA-Berat DEMIRCi, Ist.2006, s.26) 

718 — "Allah Teala, yilz binlerce kimya Hag yaratti; amma insanoglu sabir gibi 
kimya gormii§ degil " Mevlana 

719 — Abdillkadir Geylani Hazretlerinin muridlerinden biri, rilyasmda kendini 
cennette kosk ve saraylarm icinde hurilerin gilmanlarm arasmda gordti. 

Bir kac kez bu boyle devam edince kendinin ulasilacak en bilyuk makama ulasti- 
gim miirsidine ihtiyaci kalmadigim zan ederek mtirsidinin sohbetlerini terk etti. Bir 
zaman sonra, Abdillkadir Geylani Hazretleri tevafuken, onu gordti. Ve sohbetlere 
neden gelmedigini sordu. O da ruyasim anlatarak kendisinin miirsidine ihtiyaci kal- 
madigim, cennetlik bir insan oldugunu ifade etti. 

Bunun ilzerine Abdillkadir Geylani Hazretleri ona bir daha o rilyayi gordtigtinde: 
"Bismillah, Ya Abdillkadir Geylani! " demesini tembih etti. 

O da o rilyayi gordtigtinde, seyhinin tembih ettigi gibi soyledi. Oyle soyler soy- 
lemez cennet olarak gordtigti yer bir zibillik, copltik haline geldi. Milrid de gormtis 
oldugu rilyamn seytani oldugunu anladi ve tovbe etti. 



304 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Insan ne ararsa zanninda bulur." 

721 

* "Insan kendisini mudafaa etmelidir." 

* "Insan ruhundan ve kalbinden bir an gafil olmamalidir." 

* "Kapimizdan gidiyorsunuz, ama defter silinmiyorsunuz." 

* Kendisine ba§kasini §ikayete geleni, "Gardasim! O zat Allah Ted- 
la'nin kullugundan da mi gikti?" diye cevap verirdi. 

* "Kendini bilmek, kendine gelmek, kendini bulmak, kendine ermek, 

722 

nerden gelip gittigini anlamaktir" 

723 

* "Keramet, insani yoldan geri koyar." 



720 — Ali Eris isimli ihvandan dinledim. 

1 952 yilmda Efendi Hazretlerini ziy arete gittigimde adimi sordu. Bende Ali de- 
dim. Babamm adi da Ali oldugundan Efendi Hazretleri; 

"Gardasim! Ali'yi gencelttik." Buyurdu. Hacda Efendi Hazretleri ile aynca bir 
goriismemiz oldu o zaman 

"Gardasim! HaciAti! HaciAti! Diye seni Haciyaptik" buyurdu. 

***Yavuz Sultan Selim bir sefere giderken Gerede yakmlarmda mola vermis 
"Umm-ii Kemal" isimli velinin namim duymus ve kendisini davet etmis, sohbet 
etmis, hilrmet etmistir. Ancak bu zatm buyuklugunii smama hevesine kapilmis. 
Soylentiye gore, lalasiyla gizlice anlasip hie kimseye sezdirmeden gece lalasmm 
olmils oldugu haberini yayrp, o zati cenaze namazma cagirtmis. Namaz kildirmak 
tlzere tabutun basma gecen Urnm-ii Kemal Hazretleri birden bire arkasmdaki padi- 
saha donilp: 

"Padiqahim, Olu ki$i niyetine mi, diri kip niyetine mi ? " deyince, padisah sas- 
kmlikla: 

"Tabii olu ki$i niyetine " demis. Namaz kilimp bittiginde ve tabut agildigmda, 
lalamn olmils oldugu gorulmilstur. 

721 — Hazret-i Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz buyuruyor ki; 

"Allah Teala, bir kimsenin namus perdesini yirtmak isterse, o kimseye 
ehlullaha karsi kotii soz soylettirir." Yine buyuruyor ki; 

"Allah Teala, bir kimsenin ayibini yuzttne vurmak isterse, o kimseye baskala- 
rinin ayibini soyletir." (Ken'an Ritai, a.g.e. s.90) 

722 — Ebu Abbas Kassab kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 
"Allah Teala'yi Allah Teala arar, Allah Teala'yi Allah Teala bulur, Allah 
Teala'yi Allah Teala bilir." (Tezkiretil'l-Evliya, 676) 
723 — Keramet iki nevidir: 
1 - Keramet-i kevniyye, 
2- Keramet-i irfaniyye. 

Keramet-i kevniyye insamn yolunu kesen eskiyadir.. Asil maksud keramet, 
keramet-i irfaniyyedir. 

Hazret-i Pir (Hasan Sezai kuddise sirruhu'1-aziz) Efendimizin; 
Gel keramet dantina dusme, keramet bundadir 

Buyurduklan, keramet-i kevniyyeye nazirdir. Keramet-i irfaniyye-i 
Muhammediyye, yegane maksuddur. Mtlrsidini, keramet-i kevniyye ile imtihana 
cekmek bir mtirid igin silpheden kurtulmamis manasmadir. Sakm boyle bir emelin 



Hizmetleri 305 

724 

* "Kitap yazmadik, amayazdinyoruz." 

* "Garda§im! Sen kitap ol." 

* "Kiyamet muhakkak gelicidir. Mah§erde mahcup olacak her §eyden 
sakinmayi maneviyatta ve vefada da sevmeyi sevilmeyi burada mizan etme- 
lidir." 

* "Kiymetli omrii, kiymetsiz i§lerde sarf etmek dogru mu? Nevm-i 
gaflet, nevm-i mevtanin daha fevkindedir. (Gafilin uykusu oliinun uykusun- 
dan ustundur. Zamani degerlendirin demektir.) 

* "La Ilahe Illa'llah, nihayet 'La mevcude Ilia llah '. Allah Teala'dan 

pesine dtismeyiniz. Irfan-i Muhammedi en btiytik keramettir. Onu gormeye, ona 
malik olmaya calismrz. (§eyh §uayb §erafeddin Gtilseni, §eyh §uayb §erafeddin-i 
Gtilseni'nin Hayati 1st, Buhara Yayinevi, 2001, s 121) 

Tasavvufta keramet sart kilmmadi ve keramet seyhin faziletli olmasma alamet 
olmaz. Bazen de seyh Efendiye keramete izin verilmemistir. §eyh Efendi de keramet 
aramak, ona inanmamak ve teslim olmamak demektir veya seyh keramet gostermeyi 
ltizum gormemistir de, onun icin keramet gostermez. Istikamet, bin kerametten efdal 
oldugunu da hie unutmamahdrr. 

Arifler ise, keramete itibar etmeyip, hayz-i ricalden addederler. Cilneyd-i Bagda- 
di Hazretleri buyurur ki; 

"Su uzerinde yuruyen kimseler vardir, amma onlardan gok yuksek ve efdal 
olan bahtiyarlar, susuzluktan ahirete gogmufjlerdir. " 

Yusuf Hemedani kerametler hakkmda buyurdu ki; 

"Bunlarla, tarikat gocuklanni yeti§tirirler. " 

Ahmet Avni Konuk kaddese'llahil sirrahu'1-aziz "ledtlnni ilim"ile ilgili bir bah- 
sin sonunda sunu nakletmektedir: Ariflerden birine "Keramet mi efdal, marifet mi 
efdaldir?" diye sormuslar. 

"Elbette marifet efdaldir. Zira keramet abdestin bozulmasi ile yok olur. Mari- 
fet ise gusle ihtiyaq halinde bile ariften ayrilmaz" demistir. Halk nazarmda maddi 
alemle ilgili "keramete (kevni keramet) bilytlk bir alaka gosterilir ve bu nevi kimse- 
lerin bilytlk bir veli oldugu zannedilirse de, bu cesit olagantlsttl seyler, manevi yol- 
culuga gikan salike daha yolculugunun baslannda iken zahir olduguna gore, 
milbtedilerin kemal sahibi ve bilytlk veli olacaklan elbette dtistintilemez. Tasavvuf 
ehlinin btlytlkleri "ilmi keramet "i "kevni" keramet" ten yani fizik alemin kanun ve 
kaideleri disma gikan olagantlsttl haller gostermekten tlsttln oldugunu soylemislerdir. 
Ibn Arabi kaddese'llahil sirrahu'l-azizin 

"Arifin marifeti yiikseldikce onun himmet ile tasarrufu eksilir" (A. Avni Ko- 
nuk, Fususul-Hikem Terciime ve §erhi, c. Ill, s. 58.) seklindeki soztl de bu kanaatin 
veciz bir ifadesidir. Onun icin diyebiliriz ki, Ibn Arabi, Mevlana kaddese'llahil 
sirrahu'l-azizan ve diger tasavvuf btlytlklerinin gtlntlmtlze kadar gelen ilim ve irfan 
ytlkltl eserleri onlarm "ilmi keramet" sahibi veliler oldugunun sahitleridir. (KO- 
NUK, Ahmed Avni ,"et-Tedbiratti'l-ilahiyye fi Islahi Memleketi'l-Insaniyye" Ter- 
ctlme ve §erhi, hzl: Mustafa TAHRALI, 1st. 1992, s. XIII) 

724 — Seyyid Osman Hulusi kuddise sirruhu Efendi hakkmda soylenmistir. 



306 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ba§kayok." 

* "Maa§inizin iicte ikisinin gidecegini bilseniz dahi, iyi su icin." 

* "Mademki adem, her biri bir alem." 

* "Muhabbeti olan hata gormez, gorse de goz yumar." 

* "Muhabbet goziiyle bakan, noksan gormez." 

* "Miir§id-i Hakiki, Allah Teala'dir." 

727 

* "Namazin kazasi olur, sohbetin kazasi olmaz." 

* "Nerede hatim okunuyor, nerede zikir varsa oturun. Biz dort koldan 
oradayiz." 

728 

* "Neyi seversen, onunla kahrsin, ne ile me§gul isen, O'sun." 



725 — Islam'da emredilen iman 'La ilahe illa'llah' tevhidi yani tevhidi 
ulilhiyyettir. 'La mevcude illa'llah' diye ifade edilen tevhid-i vilcud degildir. 
Vilcud tevhidi marifet yolunda ilerlemis havas icin gecerlidir. Bu tevhidi inkar et- 
mek mumkiin degildir ciinkii sabit olmustur. Lakin 'Allah Teala'dan baska mevcut 
yoktur' demekle 'Her mevcut Allah'tir demek arasmda pek bilyilk fark vardir. Birin- 
ci sozde tevhid, ikincisi sirki hissetme ihtimali dusunuliir. Ancak 'Allah'tan baska 
mevcut yoktur' denildigi zaman yaratilmislara isnad edilen vilcudun hakiki olmayip 
hayali, vehmi veya golgesi oldugudur. Hakiki vilcud ancak Allah Teala'ya mahsus- 
tur. Yoksa bir olan Allah Teala'ya nisbetle 'Her sey Allah Teala'dir' denilmemek- 
tedir. 

726 — Hazret-i Gavs Abdulkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz buyururlar ki; 
"Alemde, girkin gorme. Zira 9irkin gordugiln, girkinligi degil; o benzersiz 

cemalin, o e$siz gtlzelligin kemalini bildirmek igin bir gilzelliktir." "Suret yilztlnden, 
bir §ey sebebiyle ondan ihticab etme. Yani hie bir §ey sana kar§i Hakka perde olma- 
sm. Zira her gordugiln perdenin arkasmda nur aciga 9ikar." (YE§IL, §emseddin, 
Gavs-i Azam Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Nutuklarmdan, 1st, 1978, s.16) 

727 — "Bir gun ashab Mevlana kuddise sirruhu'l-azizi mtlstegrak buldular. Na- 
maz vakti idi. Mtlridandan bazilan, namaz vakti gelmistir, diye Mevlana'ya seslen- 
diler. Mevlana bir sey soylemedi ve onlara iltifat eylemedi. O mtiridan kalkip nama- 
za mesgul oldular. Iki mtlrid, seyhe uyarak namaza durmadilar. Namazda olan 
mtiridlerden Hacegi nammdaki birisine sir goziiyle ayan gosterdiler ki, namazda 
olan ctimle ashabm arkalan, imamla beraber kibleye gelmis idi; ve seyhe uymus 
olan iki mtiridin ytizleri kibleye mtiteveccih idi. Zira seyh; " Olmeden once oluniiz!" 
htikmunce "ma" ve "men" den, yani bizlikten ve benlikten gecip ve kendi kendinden 
fena bulup, nur-i Hakk'ta fena oldu; ve artik o, nvir-i Hakk olmustur. Ve her kim ki, 
arkasim nur-i Hakk'a dontip, yiizunii duvara cevire, muhakkak surette arkasim kib- 
leye dondiirmus olur. Qtinkti o, kiblenin cam olmustur. Evet, kiblenin cam odur. Bu 
halkm yiizlerini cevirdigi kibleyi, Ibrahim Nebi bina etmistir. O evi o bina ettigi ifin, 
kiblegah-i alem olmustur. §imdi onun zat-i serifinin kible olmasi, bi-tarik-i evladir. 
Qiinkii onun ytiziinden kible olmustur. (Mevlana Celaleddin Rumi, Fihi Ma Fih, trc. 
Ahmed Avni Konuk, hzl. Selcuk Eraydm, 1st. 2001, s.14) 

728 — "Allah Teala ile beraber olunuz. Buna gtig yetiremezseniz, Allah Teala 
ile beraber olan salihlerle olunuz- " 

Ibrahim Ibni Ethem bir gun agaca yaslanmis bir vaziyette duruyordu. Gokten 



Hizmetleri 307 

* "Nefsimiz dii§manimiz, ruhumuz dostumuzdur ki, asla bizden aynl- 
maz. Oliim ahir olmayinca." 

729 

* "Ne yaparsak §eyhimizin eli ile yapanz." 

* "Garda§im! Allah Teala'nin nzasini al gonliinu yap, i§ini O'na gor- 
dur." 

* "Okcular cirit oynarken; "Ha gayret ay a§madan, bir ok daha ata- 
hm" derler. "Biz beka aleminin yolcusuyuz. Giines. a§ryor, bizi bir daha 
bulup ta noksanlannizi ikmal eyleyemezsiniz." 

* "01 soz verme, eger soz verdin ise, o sozden donme." 

* "Oliimii, kabri, kalki§i, mah§eri tefekkiir edin. Tefekkiirii diinya sev- 
gisine kalkan yapin. Diinya ziilden ibaret. Ahiret ise, ebediyettir." 

730 

* "Omriimiiz memuriyette gecti, nafilelerimizi bile terk etmedik." 



yeryuziine bir melek indi, Elinde defter kalem vardi, yazmaya basladi. Ibrahim Ibni 
Ethem e bu hal gosterildi, sordu: 

"Ne yaziyorsun? " Melek: 

"Allah Teala 'nin dostlarini yaziyorum. " dedi. 

Ibrahim Ibni Ethem; 

"Ey Allah 'in elgisi! Rabbinin bu aciz kulunu dayaziver. " Deyince, Melek: 

"Senin igin emri ildhi yoktur ya Ibrahim!" diye cevap verdi. O zaman Ibrahim 
Ibni Ethem; 

"Ben Allah Teala'nin dostlanndan, degilsem de onlari cok seviyorum." Deyin- 
ce ba$ka bir melek gelerek 

"O'nun isntini listenin en batjina yaz" dedi. 

729 — Hatta bir kissa, ya da menkibe anlatilir: Fahreddin-i Razi ahirete intikal et- 
tiginde, malum sualler... Hepsine cevap verdikten sonra "Senin imanin nasd bir 
iman?" sualine cevap veremiyor. Aklma gelmiyor, manevi olarak Necmtiddin el- 
Kilbra kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerine soruluyor. Necmtiddin el-Ktlbra diyor ki; 

"Taklittir, de, taklit." Taklittir, diyor. "Kimin taklidi?" diye soruyorlar. 
"Rasuliillah sallalldhii aleyhi ve sellemin taklidi, " diyor. Ha gectin, diyorlar. 

Bunun igin kelime-i §ehadette olsun, kelime-i tevhidde olsun, bazi irfan sahibi 
btiyuklerimiz "La ildhe illa'llah aid muradillah" La ilahe illa'llah'tan Allah Tea- 
la'nin kastettigi murat ne ise, "aid murad-i Rasulillah " "Rasuliillah sallalldhii aleyhi 
ve sellem Efendimiz teblig ederken ne kastediyorsa ben de o kasitia diyorum " veya 
"sen de oyle de" derler. Ve bu taklittir. 

Hatinma gelen bir kissa daha var: Hz. Mvisa aleyhisselam zamamnda Firavun'un 
palyacolarmdan biri, Hz. Musa aleyhisselami taklit ediyor. Malum, Hz. Musa 
aleyhisselam killi vtlcutlu, gobekli, basi dazlak bir zat-i serif. Iste adam, basma is- 
kembe geciriyor, o zaman naylon yok tabii, karnma biryastik koyuyor, elinde asayla 
Hz. Musa aleyhisselami taklit ediyor. Niye, Firavun'u guldilrecek cunkti. Hz. Musa 
aleyhisselam bunu haber ahyor. Bir mtikaleme, Allah Teala ile konusma sirasmda, 
"Bunu kahret Ya Rabbi" diyor. "Kahretmem" diye hitap ediyor Cenab-i Allah 
Teala 

"Firavun'u degil, seni taklit ediyor." inceligi anlatabildim mi? (fNANQER, O. 
Tugrul, Gonill Sohbetlen, 1st, 2005, s. 13) 



308 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Garda§im! Haline kanaat et, bir yere dukkan ac, pazar pazar do- 

, „ 731 

la§ma 

* "Pirimizin elinden bir bardak fay ictik, biz ondan alacagimizi aldik. 
Almasini bilen, vermesini de bilir." 

* "Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem, kabrini ziyaret edenleri go- 
riir. Her insan ziyaretcisini goriir. Idare i§igi gibi, liiks i§igi gibi. Rasulullah 
sallallahii aleyhi ve sellem ise, giines. gibi goriir." 

* "Saat-i vahidedir 6mr-i cihan, 

Saati taata sarf eyle heman" 

* "Rasulullah sallallahii aleyhi ve selleme gelen vahiyler kendinden 
kendine geliyordu." 

* "Sema aysiz, ihvan semaversiz olmaz." 

733 

* "Sen seni sevdiginle bil, O seninledir." 



730 — Seyh Yakub Efendi Hazretleri anlatir. 

Sulukiinun ilk yillarmda idi. Bir kere ikindi namazmm siinnetini ihmal etmistim. 
O gece suhul haline girdigimde, karsima ciplak bir zat geldi. Ben: 

"Edep yerini ort, nigin boyle giplak dolasiyorsun? " diye sordum. O zat bana: 

"Beni sen giplak biraktin. Uzerimdeki elbiseleri aldin, birde bana gatiyorsun " 
dedi. Ben: 

"Allah Tedld saklasin ben bir sey yapmadim " dedim. O zat: 

"Ben ikindi namazinin sifatiyim. Siinnet benim elbisemdir, siinneti kilmadin ve 
bende boyle giplak kaldim. Bu halimin sebebi sensin" dedi. 

"Ben bu halden sonra bes vaktin silnnetlerinden hig birini terk etmedim " diye 
buyurmu^tur. (M. Cemaleddin el-Hulvi, Lemezdt-I Hulviyye, Serbian Tay§i, 1st, 
1992) 

Ravzatti'l-Ahyar isimli kitapta zikredildigine gore, Davud Ibni Hasen in adamla- 
rmdan Davud Ibni Resid buyurmustur ki; 

"Bir gece tehecciid'e kalktim, gok siddetii bir soguk vardi. Usumekten agladim. 
Ve oturdugum yerde kendimden gegtim. 

O haldeyken bana: 

"Diger insanlan uyuttuk, seni kaldirdik, onun iqin mi aghyorsun?" denildi. O 
geceden sonra Davud ibni Resid uyumamistir. (Mustafa ismet Garibullah, a.g.e. c.2, 
s.68) 

Hasan-i Basri kuddise sirruhu'l azizin bir tespiti: 

"Kisinin gece ibadetine kalkmamasinin tek sebebi isledigi bir gunahtir. Oyle 
ise, her gun aksantleyin nefislerinizi sorgulayip kendinizi denetleyiniz, gece ibade- 
tine kalkmaniz iqin Rabbinize tevbe ediniz. " (Tenbihu'l Mugterrin, age. s. 1 35) 

731 — Pazarcilik yapan Sen Veliye soylenmis. 

Marasi Ahmed Tahir kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Bir isyeri aqmak, Allah Teala'ya keskiil sunmaktir. Allah Teala kendine uza- 
tilan ikranti geri qevirmez- Ona bir seyler ihsan eder. Dukkan kapisi, Hakk kapisi- 
dir. Hak qesntesi akntasa da dantlar." ( KUQUK, age., s. 59) 

732 — (Cihamn omru bir saat kalsa bile, o bir saati Allah Teala'ya kulluga sarf ey- 
le) 



Hizmetleri 309 

* "Siz birbirinizi Allah icin severseniz, Gayret'ullah zuhur eder, Allah 
Teala'da sizleri sever." 

735 

* "Siz bizi sevemezsiniz. Biz sizi seviyoruz ki, bizi seviyorsunuz." 



733 — "Allah Teala'ya ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme itaat edenler, 
Allah Teala'nin nimetine mazhar kildigi Nebiler, siddiklar, sehidlerle beraberdir. 
Onlar ne giizel arkadastirlar" (Nisa, 69) ayetine su tefsiri yapilmistrr. 

"Bu ayet Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin mevlasi Sevban radiyallahtl 
anh hakkmda nazil olmustur. Sevban radiyallahtl anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve 
sellemi 90k severdi, ondan aynlmaya dayanamazdi. 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gun Sevban'm rengini degismis gor- 
dil.(Sebebini sorunca) Sevban radiyallahtl anh dedi ki; 

"Ya Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem (ahirette senin derecen yilksek oldugu 
icin) seni goremeyecegimden korkuyorum" Bunun tizerine Allah Teala O'nun kera- 
metini anarak dedi ki, 

"Kim (farzlarda) Allah Teala 'ya (siinnetlerde) Rasulullah sallallahu aleyhi ve 
selleme itaat ederse, iste onlar cennete Allah Teala 'run nimetini mazhar kildigi 
Nebilerle, siddiklarla, sehidlerle ve salihlerle beraberdir. Onlarla arkadas olmak ne 
giizel seydirl " 

734 — "Hakk'a yakmligm artmasi soyle anlasilir; "Halki gittikce daha fazla se- 
ver." 

Zira halki fazla sevmek, Hakk'a yakmligm fazla olmasmdan ileri gelir." (Selim 
Divane, Sadiklarm Muskillerinin Anahtan, a.g.e., s.19) 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin "Sa'd, qok kiskanqtir, ben Sa'd'dan 
daha kiskanam, Allah Teala ise, benden de kiskanqtir. Kiskanghgindan dolayi 
gorunilr, goriinmez biitiin kotiiliikleri haram etmistir" hadisi Hakk kiskanclrkta 
buttin alemlerden ileri gittigi icindir ki, butun alem kiskang oldu. (Mesnevi, c.I, b. 
1762-1764) 

Bu nedenle sevenlerin sevgisini kendisinden fazla olmasim istemeyerek onlan 
daha 90k sever. Gayret'u-llah zuhur eder. 

735 — Nuri Atasoy isimli ihvandan dinledim. 

(Samsun) Terme Ilgesi'nde bir Kuran Kursu ogretmeni basmdan gecen hadiseyi 
ona su sekilde anlatmistir. 

"Dini emirleri en itinali bir sekilde yasamaya falisiyordum. Fakat etrafimdaki 
bazi ehl-i tarik benim bu halimden dolayi beni iclerinde gormek istiyorlar ve silrekli 
tekliflerle geliyorlardi. Bu tekliflerini reddetmedigim gibi de yanasmryordum. Naksi 
ve Kadiri gruplarmdan birka9 cemaat geldi. Tavsiyelerini dinledim, fakat tam bir 
cevap vermedim. Daha sonra Ihramcizade Haci Ismail Efendi Hazretlerinin ihvanlan 
gelip tarikat yolunun gtlzelliklerini anlattilar. Ben de artik bu konu tlzerinde duyarsiz 
kalamazdim. Bu hal tlzerimde devam ederken bir gece rtiyamda, kendimi ucarken 
gordtlm. Bir zaman uctuktan sonra yerden goge dogru uzanmis nurani bir direk 
birden ontlme gikti ve garpip yere dogru dtismeye basladim. Bu dtlsme sonucunda, 
bir gtlzel zatm ontlne dusmtisttim. Onun cemalini seyrederken uykudan uyandim. 
Anladim ki, bu rtlya, tarikata girmem gerektigi isaretiydi. O gordtlgtlm zati bulmam 
gerektigi dtlstlncesiyle bana tavsiye eden kisilere, beni efendilerine gottlrmelerini 
istedim. Fakat gordtlgtlm zati bulamiyordum. En sonunda Ihramcizade Haci Ismail 



310 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "Siyaseti olmayan bir cemiyet, fokmeye mahkumdur. Herkesin bir 
siyaseti vardir. Bizim siyasetimiz, siyasete kan§mamaktir Bu da ayn bir 

,, • 55 736 

siyasettir 



Efendi Hazretlerinin ihvanlanna, beni Efendinize gottirtin dedim. Beni gottirdtikle- 
rinde Efendi Hazretlerini gortince rtiyamda gordtigtim zatm o oldugunu anladim ve 
ihvanhga kabul buyurmasi i9in arz-u niyaz eyledim. Efendi Hazretlerini bulmak 
benim icin uzun bir yol olmustu." 

"Bir giln Seyh Sadreddin'in taskm dervislerinden biri sema' ediyormus. Seyh 
Sadreddin'e bakarak: 

"Magrur olma... Senin bu giizelligin, benim a^kimdandirl" demis. Hazret de 
ona: 

"Ne tuhaf! Bir baba, evladini kollariyla yukari kaldirdigi vakit, o ogul kendini 
babasindan biiyiik farz eder. Fakat baba birakiverirse dusup parga parga olur," 
karsiligim vermis. 

Seyh Hazretleri'nin bu cevabmi alan dervis bir ishale tutularak tic, gun icinde 
oltlp gitmi§."(Ken'anRifai, a.g.e. s. 335) 

Ahmed Ami§ kuddise sirruhu'1-aziz buyurdu ki; 

"Sizin gelmeniz size bagh degildir. Biz istemeyince sizler gelemezsiniz." 

(GUNEREN, a.g.e., s. 37) 

736 — Mtlkerrem Tajcoglu Bey efendi ile gortljmemizde konu hakkmda bir hatira- 
smi anlatti. 

"1957 senesinde abim Muharrem falijma bakanligmda calijirken Sivas'i teftije 
geliyor. Ismail Efendi Hazretleri ile gortlstlyor. Efendi Hazretleri onun Muharrem 
Efendinin torunu oldugunu anlaymca sevgi nisanesi olarak hamama beraber gottiru- 
yor. Abim 1957 yilmda Gtlven Partisine giriyor. Turhan Feyzioglu abimin Ismail 
Efendi Hazretleri ile olan iliskisindeki yakmhgi hissedince Gtlven Partisine destek 
saglamak icin araci olmasmi istiyor. Durumu Efendi Hazretlerine iletince; 

"Benim siyasetle iliskim yok. O kisi Sivas'tan girmek istiyor. Muharrem ne be- 
ni sok, ne kendin gir. " 

Turhan Feyzioglu on secimleri Sivas'tan kazanamadi ve Kayseri'den milletvekili 
olarak secildi. 

1969 yilmda Adalet Partisinden milletvekili secilmek igin Sivas'a gittim. Sadet- 
tin Gu?lu; 

"Mtlkerrem ne cesaret, Sivas'ta iki tane btlytlk grup var, ne yapacaksm? 1281 
koy var, 140 dolasamamisim. Ben onlar carpisirken aradan fikabilirsin belki, Mtlfttl 
Enver Akova ile isbirligi yaparsan iyi olur" dedi. Fakat on secimi kaybettim. Fakat 
akhma Turhan Feyzioglu Efendi Hazretlerine gidip yardim istemisti, belki bana izin 
verir dtlstlncesiyle yanma gittim. 

Qorapgi Ham'ndaki vekaleye gidip Efendi Hazretleri ile tamsmca abime yaptigi 
iltifati ve daha fazlasim bana yapti. Yanmdaki sedirde bana yer verdi. Doksam gee- 
mis yasma ragmen hala zekasmm 90k canli ve berrak oldugunu gordtlm. Cuma 
gtlntl oldugu ifin Cuma namazi ifin camiye gittik. Enver Akova vaaz ediyordu. 
Namazdan sonra herkes Efendi Hazretlerinin elini operken, bende yamnda oldugum 



Hizmetleri 311 

* "Siikutumuzu anlamayan, sohbetimizi hie anlayamaz. Soz ile olsay- 
di, bu i§i herkese soylerdik." 

"Soz bilmiyorsaniz, biiyiiklerin dedikodusunu yapin. 



737 

* "Soz bilmiyorsaniz, biiyiiklerin dedikodusunu yapin." 

* "Sol el ile as. yemek mekruhtur. Onu da gormek haramdir." 



icin elimi open oluyordu. Daha sonra vekaleye geldik. Dilsiz bir hizmetci vardi, ona 
durumu anlattim. O da soylenenleri Efendi Hazretlerine bir sekilde aktarmca; 

"Gardasint! Arkasindayiz, izin verdik, devam etsin" dedi. Fakat 90k yakm olan 
secimden once Efendi Hazretleri Hakk'a yurudii. Bende secimi kaybettim. 

Fakat bu duanm bereketi ile seneler sonral983 yilmda Sivas'tan milletvekili se- 
cildim ve bakan dahi olduk. Her Sivas'i ziyaret edisimde Ulu Camii ve Efendi Haz- 
retlerini ziyaret ederim." 

737 — Dedikodu; et yemek gibidir. Buyiiklerin eti temiz oldugundan, insana zarar 
yerine sifa olur. 

Tezkire-i Evliya'da "Salihlerin anildigi yere rahmet iner,fazl ve rahmet yagar" 
buyrulmaktadir. (Tezkiretil'l-Evliya s. 47, NefahatuT-Uns Tercilmesi, s.49) 

Yusuf-u Hemedani Hazretlerine sordular: 

— Buyiice taife, yiizlerine perde qektikleri zaman seldmette kalmamiz iqin biz ne 
yapahm? Buyurdular ki; 

"Her gun bir miktar onlarin marifetli soz ve eserlerinden okuyunuz. " (Mu- 
hammed Parisa, Risale-i Kudsiye, A. Oguz- M.S. Ay dm, 1969, s. 33) 

Mejayih, yeryuzilnde Allah Teala'nm askerleridir. Allah Teala'yi isteyen taliple- 
re yardim ve imdat etmek ve onlan nefis, §eytan ve hevalan elinden kurtarmak ifin 
memur edilmi^lerdir. Taliplerin gonilllerine §eytan tarafmdan bir vesvese veya nefis- 
leri cihetinden bir telaj ve rahatsizhk gelse, mejayihin menkabelerini dinlemekle 
onu defederler. Talip, riyazet ve perhize boyun vermekten korkunca, mejayih sozil- 
ntl dinlemek bu ilrkmelerini ve korkulanm da giderir. Bunun icin: "Mesayihin keli- 
meleri, yeryuzunde Allah Teala'nin askerleridir" denilmijtir. 

Hem de mejayih sozlerini dinlemek, kijiye muhabbet getirir ve gonlilnden Allah 
Teala muhabbetinden gayn muhabbeti gotilrur. Zira muhabbet denilen §ey, gontllle- 
re ya gozden veya kulaktan girer. Ki§i, gormek veya ijitmekle ajik olur. Ozellikle, 
Hakk Tealaya a§ik olmak boyle olur. Nitekim, Allah Teala Kur'an-i Kerim'de buna 
mtinasip olarak joyle buyurur: 

"Ey Rabbimiz! Biz, Rabbiniz Allah Tedld'ya intan edin diye insanlari imana 
davet eden bir munddi isittik, ona icabetle imana geldik." (Al-i-Imran, 192) 
(Ejrefoglu Rumi, Milzekkin Nufus, 1st, s. 56) 

Seyhtilislam Hz. Abdullah EnsariyytlT-Hirevi kuddise sirruhuT-aziz buyurdular: 

"Her pirden bir soz ezberleyiniz. Eger buna gucunuz yetntezse onlarin adlarini 
ezberleyiniz ki, nasibdar olasiniz." (Safer Baba, Tasavvuf Terintleri, 1st., 1998, s.) 

"Nice toprak gibi ntezarda yatanlar var ki, faydalari, feyizleri bakimindan yuz- 
lerce diriden iyidir, ustundur. Golgesini gizlentis (olmiis) anta topragi golge ver- 
ntekte. Yiiz binlerce diri, onun golgesinde golgelenmekte." (Hz. Mevlana kuddise 
sirruhu, Mesnevi, VI, 3012, 3013) 

738 — Bu sozden su mana anlasilmahdir ki; 

"Yine Hakk'm hikmetlerinden bir hikmet olarak, dtlnyamn payidar olmasi icin 



312 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

* "§eriat bir dervi§in ba§inda taci, sirtinda abasi ve elinde asasi gibi- 
dir." 

* "§eriati gozetin. §eriati gozetmeyenin tarikati olmaz." 

* "§eriatta kil kadar noksani olanin, havada uftugunu goriirseniz, vu- 
rup kanadini kinn. Istidraftan ba§ka bir §ey degildir." 

739 

* "Tasavvuf, yok olup, sonra var olmaktir." 

* "Tarikat, libas gibi olmahdir." 

* "Tarikatin edebi ikidir. Oldugun gibi goriinmek, gorundugiin gibi 
olmak." 

kullara gaflet verilmistir. Ahmaklar olmasa diinya helak olur, buyruluyor. 

Bir giln Hazret-i Musa aleyhisselam dua etti: Ya Rabbi, kullarmm tisttinden bu 
gafleti al! Diye yalvardi. Duasi kabul olup, insanlarm ustilnden gaflet perdesi kal- 
kmca, herkes taat ve ibadata daldi. Ve boylece de beseriyete lazim olan ihtiyaclar 
temin edilemez hale geldi. Ne firmci ekmek yogurdu, ne terzi elbise dikti, ne ciftci 
ekin ekti ve nizam-i alem de yerinden oynamis oldu. 

Demek oluyor ki, alemin nizami, ancak cesitli isimlerin ve zit sifatlarm harekete 
gecmeleriyle mumkundilr. 

Fakat su da var ki, bu gaflet olctilti olursa faydalidir. Gerek ferde gerek cemiyete. 
Yoksa ruhunu killliyen ihmal edip sirf maddesine hizmet ettiren gaflet, iste o, insa- 
noglunun en yaman dilsmamdir." (Ken'an Rifai, a.g.e. s.89) 

"Tabii burada isaret edilen mertebe tevhid-i ef al mertebesidir. Hayir ve fayda iyi 
ve kottl ne varsa kullarm yaptigi her sey ilahi irade ve kaza ve kader icabidir. Kara- 
goz perdesi, sinema, tiyatro bunun bariz bir numunesi degil mi? 

Karagoz'iln, Karagozcil tarafmdan oynatildigi bilindigi halde milteessir olmamak 
heyecanlanmamak kabil olmuyor. Gillmekten, aglamaktan, milstagni olunmuyor. 
Nitekim seyircilerden bir Arnavut, heyecanmdan cadiya kizarak rovelveri 9ekip 
cadiyi vuruyor. Halbuki yapan cadi mi, yoksa Karagozcil mil? 

Peki, bunu ne icin diinya sinemasma, tiyatrosuna, yani dtlnya sahnesine tesmil 
etmiyorsun? Rolleri yapanlar canli gortlndtlkleri icin mi? Veyahut perde, sahne 
mahdut olmayip genis oldugu igin mi? 

Fakat bunu da herkesin bilmesi lazim gelmez, herkes bilirse, dtlnya payidar ola- 
maz. Levle'l-humaka le-huribeti'd- diinya: Ahmaklar olmasa, diinya harap 
olur. Zira ihtiyac-i beserin temini icin her anlayista insana ltizum vardir." (Ken'an 
Rifai, a.g.e. s.103) 

739 — "Bi r i de der ki; Kime yetistimse ona tasavvufun ne oldugunu sordum; biri 
bir sekilde tammladi, baska biri baska bir sekilde. Bu tammlamalar beni tatmin et- 
medi. Sonunda Hz. Muhammed sallallahtl aleyhi ve sellemi rtlyamda gordtlm ve 
mtlbarek ayaklarma ytlz stlrerek sordum. 

— Halk He bilifjmeyi terk et dedi. Daha dedim; 

— Halk He bilifjligi inkar et dedi. Daha dedim; 

— Elinden gelirse oyle bir halde ol ki, ne kimse seni bilsin ne de sen kintseyi bil 
dedi." Hadayiku'l-Hakayik'ta soyle denir: 

Gercek sofinin alameti, bilinirken bilinmez olmak; zenginken fakir olmak; izzet 
icindeyken mezelleti secmektir; yalanci sofinin alameti ise, bunun tam tersidir. 
(QAVU§OGLU, a.g.e. s.130) 



Hizmetleri 313 

* "Tas. atan bizden, ta§ attiran bizden degildir." 

* "Ustanin elinde keser olmazsa yigidim, yerinde yeller eser." 



* 



"Ya bizi terk eder, ya da sigarayi" 



* "Ya Rabbi! Bu kadar nebinin evliyamn yiizii suyu hurmetine ima- 
nimiz sana emanettir. Pirim bu emaneti alir, Allah Teala'ya havale eder." 

* "Yemek icmek icin, 50k emek sarf oluyor. Ahiret icin lakayt olunu- 
yor." 

* "Ya Rabbi! Bizim omrumiizde ya§adigimiz miiddet icinde, ne kadar 
cunamiz varsa da, bize kabir geni§ligi ver." 

* "Yeter ki, bu alemden bu adem aynlmasin, diinyaya dalip ta 
ahireti unutmasin." 

* "Yok olunur, var olunur." 

742 

* "Yok olmayan var olmaz. Tas. atsan, vursan, bana degmez." 

* "Yok olun. Yok olursaniz Allah Teala var olur." 

* "Vakitler nakitleri satin ahr, nakitler nakitleri satin alamaz." 

* "Vakitle yakut kazanihr. Yakutia vakit kazanilmaz." 

* "Vakit nakittir mana dakiktir. Omiir kisa mugayyebattandir. Mechul 
yol uzaktir. Gayret ister." 

* "Zaten ezelde tani§mami§ olsa idik, burada bulusmamiz mumkun 
olmazdi. §eyhimin hakka yuriimesinden sonra bu mukaddes vazife, bize 
verildi. 12 tarikati bize teslim ettiler. Biz bakiyoruz." 



740 — j^fendi Hazretleri gencliginde sigarayi bir miiddet kullandiklanm Torunu 
Siikrii Sefa Efendiden lsittik. Sukrii Sefa DALAK Efendi (d. 1947) anlatti. 
"Ben kucuktum. Efendi Hazretleri buyurdu ki; 
"Gengligimde sigara iqtim birakah kirk yd oldu" 

Ismail Hakki Bursevi kuddise sirruhu'1-aziz anlatiyor. 

§am'da iken §eyh-i Ekber kuddise sirruhu'l-athar birkag kere temessill edip 

"§ol ki, halk ona yaprak der, o bizim yanimizda habis ve haramdir. " Buyurdu. 
Tuttine Isarettir. Sefine-i Evliya, c.III, s.68 

741 — Bir seyi basip meylettiren siklet demek olup, harec, sikmti ve alel-itlak ism- 
i vebal manasma da gelir ki, "gunah" kelimesinin ash budur. 

742 — Ali Eris isimli ibvandan dinledim. 

743 — "§eyh Sadi-i Sahavi kuddise sirruhu'l aziz Hazretleri, bindigi ati bir giln 
dereden gecirmek istedi. At bir tilrlil gefmedi. Suyu bulandirm, dedi. Bulandirdilar 
ve at dereyi gefti. 

Demek oluyor ki, insan da kendini gordtikce, Hakk yolunu gegemez ve vilcut 
kaydmdan azat olmadikga maksuda eremezmis." (Ken'an Ritai, a.g.e. s. 347) 

744 — Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuru ki; 

"Sizden her birinizin cennet veya cehennemdeki yeri ezelde yazdmi§tir." 
(Buhari) Bu Hadis-i Serif e gore ihvanlik ezeliyete tekabill eder. 



314 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

4-SOHBETLERINDEN 

Allah Teala'yi isteme Hakkinda 

"Gardcujlarim! Kuldan Allah olmaz. Allah Tedla'dan kendini de iste- 
yin. Allah Tedld dilerse kendini de verir. 

Mecnun ve Leyld vardi, Mecnun d§ik idl 

Ley la bir gun yanina gelip, ben Leyld'yim demi§, meger Leyld olmu§. 
Mecnun ellerini agarakya bendeki Leyld kim demi§. 



745 — Leyla ve Mecnun, aslmda Arab halk edebiyatma ait bir hikayedir. Leyla ve 
Mecnun hikayesi kisaca soyledir. 

Necd'de bulunan Beni Amir kabilesine mensup olan Kays (Mecnun) ile Leyla, 
kabilelerinin hayvanlarim otlatirken, birbirini severler; yaslannm buyiimesi ve ask- 
larmm meydana cikmasi ilzerine Leyla cadirda alikonur ve Kays 'a gosterilmez; 
bunun ilzerine Kays 'da askm ilk lzdirabi baslar. 

Kays'in babasi Leyla'yi ister ise, de, ask sebebi ile dillere dustugtinden veya kiz- 
larmi rilsva ettiginden yahut baska bir bahane ile teklif reddedilir ve Leyla bir baska- 
sma nisanlamr. Bu hale mtiteessir olan Mecnun, lztiraplarmm te'siri ile busbiitiin 
aklmi kaybeder. O sirada kendisini gorilp, muradma erdirmek isteyen Mervan b. El- 
Hekem (LL45-65; Miladi: 675-683)'in vergi (sadakat) me'muru Omer b Abd el- 
Rahman ile yerine tayin edilen Nevfel b. Musahik'm tesebbiisleri bosa gider. 
Mecnun'un babasi, dua ile iyi olacagim limit ederek, onu Mekke ile Medine 'ye 
gottlrilr ise, de, Mecnun askmm artmasi icin dua eder ve cohere kacarak, vahsi hay- 
vanlar ile yasamaya baslar. Mecnun'un Leyla'ya benzettigi ceylam avcilardan kur- 
tarmasi v.b. vakalar, bu sirada vaki olmustur. Sonunda Leyla, Mecnun 'u sevdigin- 
den, ask lzdiraplan iginde olilr; Mecnun'da ona agitlar soyleyerek ve askmm acilan- 
ni terennilm ederek, collerde dolasir, nihayet bir giln olilsil bulunur. 

Efendi Hazretlerinin bahsettigi hikaye Milzekkin Nilfus adh kitapta Esrefoglu 
Rumi kuddise sirruhu'1-aziz bu hikayeyi su sekilde nakil etti. 
Mecnun ibn-i Kays'a sordular: 
"Adin nedir? " dediler. 

"Adim Leyld 'dir, " dedi. Zira her nereye baksa kendisine Leyla'dan baska kimse 
gorunmezdi. Gonltl Leyla ile doluydu, dilinde gece — gilndilz soyledigi Leyla adi idi. 
Leyla'dan baska kimseyi bilmez ve tammazdi. Btltiln isimleri unutmustu. Bu acayip 
bir sirdir. Sadik asik ona derler ki, dost admdan baska btltiln adlan kalbinden fikanr. 
Bir giln, Mecnun yine sarhos gibi, deli divane bir halde sehrin icinde LEYLA 
LEYLA diye feryat edip gezerdi. Leyla onun feryadim duydu, kalbi mahzun oldu ve 
"Gideyim §u miskine kendimi bir daha gostereyim. O, benim icin gece giinduz 
niyaz eder, ben de ona bir goziikeyim, hatirini sorayim, "dedi ve hemen Mecnun'un 
bulundugu yere giderek, tam karsismda durdu. Mecnun, hala: 

"Leyld.. Leyld., " diye feryat ediyor, agliyordu. Kimseyi gorecek, goztl yoktu. 
Inleyerek, sizlayarak sehirden gikti, sahralara dtlsttl. Gtlnese karsi bir yerde oturdu 
ve Leyla'sim anmaga devam etti. 

Leyla, merak ve hayret icinde pesinden gitti, onun oturdugu yere vardi, dort ta- 
rafim dolanarak ona kendisini gosterdi. Mecnun, orah olmadi ve Leylaya iltifat bile 



Hizmetleri 315 

Mecnun 'a sordular Leyld nice oldu 
Leyld gitti adi dillerde kaldi 
Benim gonlum simdi bir Leyld buldu 
Yttrtt Leyld ki, ben Mevld'yi buldunt 
Leyld Leyld derken Allah 'i buldum 

Bu hal He olun, Gardaslarim! Bu diem bir hayaldir. Allah Tedla 
igin birbirinizi sevin. Biz sizi Allah Tedla igin seviyoruz. Karincayi da 
Allah Tedla igin seviyoruz. Disari gikiyorum, bakiyorum, ne goruyorsak 
Allah Tedla'yi gorily oruz. Sizi de gordilk Allah Tedla'yi gordilk. Biz Allah 
Tedla 'ya sarilmisiz ki, Siz bize sarihyorsunuz. " 



etmedi. Leyla, Leyla diyerek kendinden gecti, dujtii ve bayildi. Fakat, yattigi yerde 
bile, butiin azalarmdan Leyla adi ijitiliyordu. 

Leyla, bundan bir §ey anlayamadi. Bekledi, Mecnun kendisine gelip yattigi yer- 
den dogruldu. Bu defa, Leyla gunejin bulundugu tarafa gitti ve Mecnun'un onilnde 
durdu, golgesi Mecnun'un ilzerine vurdu. Mecnun, ba§im kaldirarak uzun uzun 
Leyla'nm yilzilne baktiktan sonra sordu: 

"Kimsin, ne istiyorsun? " 

Leyla da ona bir soru ile cevap verdi: 
"A§k elinden halin nedir? " 

"Ne sorarsin halimi? Git, yanima gelme. Yoksa sen de benim gibi deli olursun. 
Hem sen kimsin? Ben seni tanimiyorum. " 

"Beni tanimadin mi? Leyld Leyld diye istedigin ve inledigin iste benim, nasil 
tanimazsin? '" 

"Var git isine, diem bana hep Leyld oldu.. Gonlume hep Leyld doldu.. Eger, sen 
gergekten Leyla isen, ya bu bendeki Leyla kimdir?" dedi 

746 — Ahmed Ami§ kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Olmus olmustur, olacak da ohnustur. Olacak bir sey yoktur. " (GUNEREN, 
age., s. 73) 

747 — "Bir gun baliklar toplanarak demijler ki; 

"Su, su... " dedikleri bir §ey varmi§. Yalniz ismini ijitiyoruz, kendini goremiyo- 
ruz. Iclerinden biri demij ki; 

"Falan denizde her sey i bilen bir bahk vardir. Gidelim de ona sorahm... Olsa ol- 
sa miiskulumuzu o halleder. " 

Gidip dertlerini anlatmijlar ve: 

"Su nerededir, bize goster! " demijler. Hazret de: 

"Suyun olmadigi yeri, siz bana gosterin! " Cevabmda bulunmuj. 

Bunun gibi, her bir zerreyi nurun nuru olan Cenab-i Hakk'm nuru ihata etmi§, 
her jey onun vilcudundan zuhur etmi§ ve ona yakm olmujtur. Nasil ki, Cenab-i Hak, 
Kur'an-i Kerim'de: 

"Sana benden soranlara de ki; Ben onlann yakinindayim." (Bakara, 186) 

Adamcagizm biri rilyasmda Cenab-i Hakk'i gormilj, ko§mu§ ellerine yapi§mi§: 
Senin elinden ba§ka bir el bilmiyorum! demij. Uyanmca kendi elini tuttugunu gor- 
mil§. 



316 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Zati Hakk-i anla zatindir senin 
Hem sifati hep sifatindir senin 
Sen seni bilmek necatindir senin 
Gayre bakma sende bul 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 

"Gardaslarim! Allah Tedla'dan baska bir sey yoktur. Zaten bizde 
yokuz. Bizi yok bileceksiniz. Bizde sizinle dusup kalkiyoruz. Konup gogtt- 
yoruz. Anta biz, bizde yokuz" 

Beni bende demen bende degilem 
Tenim bos gezer dondan igeri 

Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 

Sizde boyle yok olun. Gezen duran siz olmayin. Allah Tedla'nin bir 
ismi Gayyur (50k kiskanc)Wwr, Insanlar birbirini sevince, Allah Tedla'da 
onlari sever" 

"Zat-in biri Allah Tedld'ya, 

— 'Ya Rabbi! Kapini ag' demis. Allah Tedld; 

— 'Kulunt sen gel, kapi agik ' demistir. 

Allah Teala'nin Ehli Hakkinda 

"Iste hulasa sizler Allah Tedla'nin ehlisiniz. Allah diyene "Ehl'u-llah" 
derler, ne yazik ki, gahsmiyorsunuz. "Temutune kemd te'isune ve 
tub'asune kemd te'isune " buyrulmustur. 

Dilnyada hangi sifatta ve ne amel uzerine iseniz o halde vefat edersiniz 

Hangi sifat uzere vefat ederseniz, o sifat uzere hasr olursunuz. Murni- 
nin kalbinin daima Allah Tedld He olmasi lazimdir. Vefatimiz zamaninda 
dahi Allah Tedld He olahm. " 

Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme sormu§lar. 'Allah Tedld katinda 
amellerin hangisi efdaldir. " 

"Bu dilnyadan giktiginiz zaman diliniz, Allah He teslim-i ruh etmeli. 

Adamcagizm biri de, karsismda kendisine hucum eden bir esegi gormils kulakla- 
rim yakalamis. Uyandigi vakit kendi kulaklanm tuttugunu gormils. 

Bir sufi ile kelamcmm biri konusuyorlarmis. Kelamci demis ki; Yakminm o Al- 
lah'tan ki, kopek ve kediden zuhur eder. Sufi de demis ki; Ben de yakminm o Al- 
lah'tan ki, kopek ve kediden de zuhur etmez. 

Bunlar birbirlerini bu suretle tekzip ederlerken arifin biri onlarm hallerinden ha- 
berdar olur ve der ki; Sen de haklism, o da haklidir. Qunkti kopek ve kedi en deger- 
siz hayvanlardan olmak hasebiyle, biriniz boyle kiymetsiz hayvanlardan Cenab-i 
Hakk'm zuhurunu Hakk'a bir noksan addettigi icin haklidir. Digeriniz ise, her seyde 
Hakk'i gordugil icin bunlardan da zuhur etmeyen Hakk'm zuhurunda noksan ola- 
cagmdan, o noksanhgi Hakk a isnat etmedigi icin haklidir." (Ken'an Rifai, a.g.e. 
s.347) 



Hizmetleri 317 

Hatta hakkinizda riyakdr deninceye kadar, Allah Tedld'yi zikretmeli. 
Gardcujlarim! "Amellerin efddli zikirdir." Fakat galujamiyoruz. Yeter ki, 
Allah Tedld'ya kul olmali. " 

Alemler Hakkinda 

"Garda§lanm! §u gormti§ oldugunuz yildizlar, sizin akhnizin alama- 
yacagi §ekilde dtinyadan gok buy ilk, Allah Tedld'nin yarattigi varhklardir. 
Bunlarin tizerinde d,e Allah Tedld'ya itaat eden mahlukatlar vardir. Onlar 
da Allah Tedld'yi zikrederler, kulluk ederler. Yalniz onlarin §ekilleri bize 
benzemez. Bu ayri bir meseledir" 

Aile Hukuku 

Efendi Hazretleri torunu Ai§e Sidika Hanim'i severken validesine olan 
nisbet ve benzerlikten dolayi "benim gtizel Anam" diye sever, sofrada ye- 
mek yenilirken agzina lokmalar ikram eder ve 

"Kizim sizinle ugra§an benimle ugra§ir, benimle ugra§an Rasultillah 
sallalldhu aleyhi ve sellem Efendimizle ugra§ir. " Demi§tir. 

Av Eti Hakkinda 

Efendi Hazretlerine av eti ikram etmi§ler. "Garda§im! Ava kiyamayiz. 

74R 

Ama av etini de severiz, " Buyurmu§tur. 

Dilenciler Hakkinda 

Efendi Hazretleri Ulu Camii kapisinda her zamanki gibi dizilmis. dilenci- 
ler icin buyurdu ki; 
"Bunlara higpara verecegim gelmiyor, vermeden de gegemiyorum. " 

Dedikodu Yapan Hakkinda 

Efendi Hazretleri, §ikayete gelen bir ki§iye "Allah Tedla'ya bu kuluya- 
ratmasini bilmemi§sin mi diyelim" bir ba§kasina "kuldur hata i§ler, tiger, 

750 

be^er" diyerek hakikate sevk etmi§tir. 



748 — Milrjid-i kamiller avcidirlar. Onlar avlamak istediklerinin camm incitmeden 
alirlar. Av eti lezzetlidir. Cunkti kendisinde acilik yoktur. Kapida yetijen hayvamn 
hirsi ve elemi onu tatli olmaktan cikarmijtir. 

749 — Ali Eri§ isimli ihvandan dinledim. 

Muaz b. Cebel radiyallahu anh §oyle diyordu: 

"Allah Teala'nin yeryuzunde kizdiklan mescit dilencileridir." (Tenbihu'l 
Mugterrin, a.g.e. s 371) 

750 — Abdullah b. Selam radiyallahu anh anlatiyor: 

Nebi aleyhisselamdan biri ba§ma gelen sikmtilardan oturil, ytlce Rabbine §ika- 
yette bulununca kendisine §u vahyi indirilir: 

"Bana daha ne kadar gikdyette bulunacaksin? Ben yerilme ve yakinma mercii 



318 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Denizler Hakkinda 

"Gardaslarim! Insanoglu ay a gitmek igin bosuna gaba sarf ediyor. Bir 
sey bulamayacaklar. Denizleri arastirsalardi daha gok menfaat bulurlar- 
di." 751 

Ders Vermede Liyakatin Ikinci Plana Atilmasi 

Efendi Hazretlerinin damadi Hayyat Mehmet Efendiden nakledilen bir 
rivayete gore, bir gun huzurlannda sohbet esnasinda, orada hazir bulunanlar- 
dan bir kaci: 

"Efendim, Size gelen herkese, tefrik etmeden ders veriyorsunuz, bunun 
hikmeti nedir? " diye soruyorlar. Efendi buyurur ki; 

"Gardaslarim! Eskiden medrese, tekke gibi Him irfan yerleri vardi. 
Candler asli mekdnlardir, tali mekdnlar kalmadi. Tarikata girme hevesiyle 
gelenleri biz bos geviremeyiz, fakat bizim bir gbnul dairemiz vardir ki, biz- 
ce malumdur. " Ba§ka bir zamanda §6yle buyururdular; 

"Bir kimse bostanina karpuz eker. Karpuzlari buyudukten sonra, en 
iyilerini satip para kazanir. Ondan ehvenini esine dostuna ve aile efradina 
yetirir. Geriye kalanini da hayvanlarina yedirir. O bostan ekenin bunda bir 
zarari var mi? 

Gardaslarim! O ders verdigimiz kimse hig bir sey yapmayip ta kottt 
ahlaklarindan vazgegse, bu da bir kdr degil midir?"Gardasim en azindan 
bes vakit namazini birakmaz. 

Devlete itaat Hakkinda 

Efendi Hazretleri kiyafet kanunun ciktiginda, e§leri Hatun Hanim ve 
Haci Hanim icin iki manto iki atki alip getirdiginde Hatun Hanim'in, "Efen- 
di bunlar ne ki? " sorusuna kar§ihk, Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Hanim! Bundan sonra disari giktiginizda bunlari giyeceksiniz" de- 

mesi iizerine Hatun Hanim, 

"Efendi bizim garsaflarimiz var. Biz onlari giyeriz" demesine cevaben, 



degilim, gaip dleminde senin durumun boyle ba§lami§hr, benim senin hakkindaki 
giizel takdirime kizma, senin icin diinyaya yeni bir diizen vermemi mi, Levh-i Mah- 
fuz'u degistirmemi mi istiyorsun? Kendi muradimi degil de senin muradini miyerine 
getirmemi, benim degil de senin arzuladigini gerceklestirme mi arzuluyorsun? Izze- 
time yemin ederek soyliiyorum, eger bu dusiincen bir daha gogsiinde depresirse 
iizerinden peygamberlik giysisini ceker ahrim, cehenneme atarim aldiris etmem 
bile!" (Tenbihu'l Mugterrin, a.g.e.293-294) 

751 — "EHi y X \ i^inde insanoglu tumilyle denizin usttine ve icine yonelecek. Ge- 
zegenin bir parcasi olarak, maden, yiyecek bulmak, askeri ve ulasim amaclanm 
gerceklestirmek ve artan ntlfusa oturacak yer saglamak icin onu ele gecirip kul- 
lanacaktir." (ALVIN TOFFLER, Gelecek Korkusu §ok, trc. Prof. Selami TUR- 
GUT, 1st. 2006, s. 200) 



Hizmetleri 319 

"Hanim onlar kanunen yasak olmustur. Onun igin bir zaman bunlari giye- 
ceksiniz" demi§ ve aynca ulu'l emre itaati anlatmi§lardir. 

Aynca §apka kanunu geregince kendisi di§anda §apka ile bulunmu§tur. 

"Buna herkes sapka diyor, biz ise, serpus (Basa giyilen bashk) diyo- 
ruz" Bu §apka ifinde itirazda bulunanlara da, 

"Gardaslarim ulu'l emre (kanunlara) itaat gereklidir" der di§ardan 
geldiginde §apkasini kapinin yanindaki fiviye asar, if mekana sokmaz fikar- 
ken de, abdest almaya fikiyor dahi olsa, §apkasini ortmeden fikmazdi. 

Diinya Hayati Hakkinda 

"Amelleriniz tartilmadan once, kendinizi hesaba gekiniz. Hdkikat ve 
hidayet yolundan ayrilmayiniz. Cendb-i Hakk'a ihlds ile ibadet etmenizi 
tavsiye ederim. Allah Tedld, dunyada hayri da serri de insanlarin tercihine 

752 

birakmujitir. Sakin ha kendinizi gafletten koruyunuz. Size ho§ gorunse 
de fenahktan, gunahlardan sakininiz. Allah Tedld'nin emirlerini yerine 
getiriniz, gunku emirlerin yapilmamasi bir feldkettir. Olilni yolunu kolay- 
la§tiracak yegdne §ey, sizin amellerinizdir. 

Size teblig edilen emirlere ittibd ediniz. Taharet uzere ya§ayiniz. Takva 
uzere olunuz. Her te§ebbusunuzde Cenab-i Hakk'in size yar dim etmesini 
ve gegmis gunahlarinizi affetmesini niyaz ediniz. Tevazu ve sabir, takva ve 
sidk siariniz olsun. Hesaba gekilmeden kendilerini hesaba gekenler buyuk 
mukdfatlara nail, bunu ihmal edenler ise, buyuk zararlara dugdr olurlar. 

Her turlu musibet ve beldlar, kisinin tekdmul sebeblerindendir. Bunlar 
da nefs-i emmdreden raziye ve marziyeye kadar gider. Qogu zaman nefs-i 
levvdmeye ugrarlar. O zaman kul kendi gunah ve hatalariyla ugrasir. In- 
sanin kendi hatasini gormesi kadar guzel irfan olmaz. Bunlarin hepsini 
unutup kulluk vazifesinde bulunmak, yani cismindeki cam gibi, dostu ca- 
ninda bulmak 

Bu dunya fdnidir, ddemdir, misafirhanedir, dhiretin tarlasidir. Ahirete 
hayirh ameller goturmek lazimdir. Sen, seni sevdiginle bit Bir hadis-i se- 
rif te; " Kisi, sevdigi ile beraber hasr olacaktir. " 

"Gardaslarim insan dunyada bir yolcu gibi veya bir misafir gibi, ydda 
bir kiraci gibi olmali. Yolcu veya misafirin nesi olur ki, Konar, geger o 
kadar. " 



' — Allah Teala'nm evliyalarmdan bazi ajiklar; 
"Hakki talep eden kimseye lazimdir ki, asla Hakk'dan gaflet etmeyip gonlilne 
Hakk'dan ba§ka ne gelirse mani ola.. Eger a$igm gonlilnde Hakk'dan gayn bir fikir 
119 nefes alip verinceye kadar durursa, o ajigm feyz yolu kapamr, Allah Teala ilmin- 
de terakki edemez. Zira gonillden ruhaniyet gider, felc olmu§ organ gibi yola git- 
mekten ve hareket etmekten kahr..." Buyurmujlardir. (Selim Divane, Sadiklarm 
Mujkillerinin Anahtan, a.g.e., s.25) 



320 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

§u Beyitleri 50k tekrar ederdi. 
Fdildtun, fdildtun, fdildtun, 
Yuzun suyu deger cihani btttttn 
Verirlerse dunyayi sen alma satin 
Yttz akhgi iki cihana deger 

Hak kul elinden intikamini kul eli He ahr 
Ilm-i Hakk-i bilmeyenler am kulyapti sanir. 

Cttmle esya haktandir kul eli He islenir 
Emr-i Bdri olmayinca sannta bir gop deprenir. 

Kazara bir sapan tasi bir altin kdseye degse 

Ne tas kiymet kazanir, nede kdse kiymetten duser 

Tekkeonu'ndeki sahra sohbeti donu§unde "Gardasim, Zindana donek 
bakahm " Derdi. 

Dostlar Hakkinda 

"Pis-i nteni, der-Yemeni. Der -Yemeni, pis-i meni. " 

"Bizi sevenler Yemen 'de olsa dizimizin dibindedir. Sevmeyen ise, di- 
zimizin dibinde olsa bile Yemen 'dedir. Biz kimseye vurmayiz, kendi kendi- 
ne vurursa, kendi bilir. Biz dttnya ve dhirette, maddi ve manevi islerinizde 
beraberiz. " 

Efendi Hazretlerinin Kendi Makami Hakkinda 

Sormu§lar. 

"Efendi Hazretleri sizi nerede buluruz? 

"Eger bu dilberi ararsaniz Sivas Ulu Camii'nde. Orada bulamazsaniz 
§am-i §erif'te IJmeyye Camii'nde. Orada bulamazsaniz, Mekke'de Kd- 
be'de. Orada bulamazsaniz, Medine'de Ravza'da. Orada bulamazsaniz, 
Sivas 'a bir sefer eyleyin Ulu Camii 'nde bulursunuz. " 

Efendi Hazretlerinin Bir Munacati 



"Ey Hdhk-i kdinatl Ilticdgdhim ancak sensin. Uzuntii ve silrur zama- 
nimda da sana yalvaririm. Gunahlarim buyuktur, fakat senin affin ondan 
daha buyuk degil midir? Milndcatimi isitiyorsun. Gonlumde muhabbetini 
eksik etme. Beni bin yil atesinde yaksan yine senden umidimi kesmem. 



753 — Muammer Su isimli ihvandan dinledim. 



754 — Ebu Said Ebulhayr'in Divan'mda rubainin ilk beyti aslmda: 
"Ger der Yemeni cu ba-meni pifj-i meni" jeklindedir. (A591, age. c. Ill, 
1130) 



Hizmetleri 321 

Rehberim sen olursan, higbir vakitte gilmrah (yolunu kaybetmi§, sapitmi§, 
azmi§) olmam. Sen bana yol gostermezsen ilelebet daldletten kurtula- 
mam." 

"Yd Ildhi! En bttyttk korkum, beni kapindan tard edecek olursan ne 
yapacagim. Senin yukselttigini kimse algaltamaz. Senin algalttigini kimse 
yukseltemez. Hdlik sensin, hakim ve dlim olan sensin, ilmin her seyi kap- 
lamistir, rahmetin her seye samildir. Feldketzedelere yardim eden, 
musibetzedelerin imdadina yetisen, kalbleri kirilanlara teselli veren Sen- 
sin. Kullarina yardim igin daima hazirsin. Butun esrar ve efkdri bilen Sen- 
sin. Btttttn nimetleri bahsedensin. Fakirlerin dostu sensin. Sadiklarin, 
tahirlerin yardimcisi sensin. Yardimini isteyenlerin hepsine yardim eder- 
sin " 

"Ya Rab! Biz adz, fakir, nakis, zayif ve fdni kullariniz. Ebedi ve ezeli 
olan, zengin ve kudretli olan, rahim ve alim olan sensin. Senin marifet ve 
muhabbet nurunu ariyoruz Muhabbet ve marifetini ihsan eyle. Gunahla- 
rimizi affeyle. " 

Ehl-i Beyt Hakkinda 

Efendi Hazretleri hayati boyunca Ehli Beyt'e olan sevgisi "Sizler bizim 



755 — Istanbul'da evliyayi kiramdan kadri yiice bir zat, Cenab-i Hakk'a niyaz ve 
rica etmis ki, 

"Ilahiya rabbi, bu diinyada cennetlikve cehennemlik kullanndan hirer tanesini 
fakire goster, diinya goziiyle goreyim. " Kendisine hitab-i izzet gelmis ki; 

"Yarin sabah erkenden Yedikule Kapisi 'na git, kapi acrfdigi zaman ilk ewel ka- 
pidan ta§ra cikan adam cehennemliktir; onu gor; miigahede et ve orada bekle. Ak- 
§am iizeri en sonra ydni kapi kapanacak zaman kapidan iqeri giren adam cennetlik- 
tir; gorve miigahede et. " 

O zat sabaha yakm o kapiya gider, orada kapmm acilmasma muntazir olur. Kapi 
acilir acilmaz sekiz on yajmda bir cocugun elinden tutmu§ bir ihtiyar Muslilman 
adam kapidan dijanya gider. Bu zat tamamryla mujahede eder ve korkarak der ki; 

"Yazikl §u Muslilman, Isldmiyet 'te sac ve sakahni agartmis, bicare cehennemlik- 
tir! " demi§. Ve yine akjama kadar kapi dibinde beklemij. Akjam iizeri kapi kapana- 
cak iken sabahtan ilk ewel cikan adam, yine o adam! Qocuguyla beraber en sonra 
iceriye girer, kapi kapamr. O zat, dikkatle taaccilp ederek nazar eder ki, sabahtan ilk 
cikan adamdir, 

"Fe-subhdnallah Tedld, sabahleyin ehl-i ndr idi, aksam ehl-i cennet oldul " diye 
pek 90k hayret ve dustince ile hanesine gelip huzur-i ilahiyyeye dump bunun hikme- 
tinden sual etmis. Surma soyle hitab-i izzet gelmis ki; O adam, cocuguyla beraber 
deniz kenarmda oturup aksam ettiler. Qocuk babasma sual etti ki; 

"Baba bundan daha buyiik baska deniz var midir? " Babasi dedi ki, 

"Evet, oglum, vardir; onun ismine ilahi rahmet deryasi derler ki, onun ucu kenan 
yoktur." Iste bu soz o adami ehl-i cennet eyledi" diye ferman-i ilahi gelmis. (Asci 
Ibrahim Dede, a.g.e. c. Ill, s.1016) 



322 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ser tacimizsiniz" ifadesi ile hayat bulmu§tur. 

"Gardaslarim! Ahmet ve Mehntet, bizler sizin adinizi abdestsiz bugtine 

757 

kadar agzimiza dahi almadik. " 

Fena fi'g- Seyh Hakkinda 

"Gardaslarim! Bir zaman sonra gordttk ki, elimiz seyhimizin eli her 
seyimiz seyhimiz olmus. Biz yok olmusuz o var olmus. Yok olun 
Gardaslarim! Yok olun, sonunda Allah Tedla var olur. " 

Gavshgi Hakkinda 

1955 senesinde Efendi Hazretleri "Gardaslarim! Gavshk Kadiri'lerden 
Naksi'lere verildi" Gavsiyet mujdesini verdi. 

Gercek Hafizlar Hakkinda 

"Gardaslarim! 

Bir kimse, ben bldukten sonra benim malimi dunyanin en cahil ada- 
mina verin derse; o adanip mahni Kur'an-i Kerim hafizi olup ta manasini 



756 — "Fuzuli'nin adi Mehmed imi§ (900) tarihinde Hille'de dogmu§ (963) de 
Kerbela'da vefat etmi§... 

Kitabmda bir duasi vardi. 

"Ya Rabbi, beni dunyada da Ehl-i Beytin golgesinden ayirmal" diye... §imdi 
Kerbela'da, Ehl-i Beytin Kubbe-i Saadetinin dijansma gommiljler. Gtine§, Tilrbe-i 
Saadet'e vurdukfa sabah ve akjam golgesi mezarma dil^er." (Ken'an Rifai, a.g.e. s. 
165) 

Mustafa Ozeren kuddise sirruhu'1-aziz bir nasihatlerinde buyurdu ki; 

"Kalbini temiz tut, berrak tut, Ehl-i Beyt'e muhabbetten aynlma, Mustafa ile 
Murteza ayn degildir. Velayet sun onda devam eder. Esnta, miisemma ehline 
gerekmez- Her sey O'ndandir. Karagoz perdesindekilerin hepsini tek el oynatir. 
Onun icin hiq bir seyi kotii gorme, ama tabi de ohna. Daha genqsin, inersin, qi- 
karsin veya qikarsin inersin,. Yavas yavas insa-allah hepsi olur. Yeter ki, motor 
saglant kalsin. Ben sana isin esasini oziinii soyledim. Eger iqinden gelirse uq defa 
" La ilahe illallah, Muhammed Sallallah " dersin. " (GUNEREN, a.g.e, s. 35) 

Ahmed Amis kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 
"Her seyin basi Ehl-i Beyt' e muhabbetdir . " 

Dualarin en hayirhsi nedir? Diye soruldugunda §oyle buyurdular: 
"Yarabbi bizi Ehl-i Beyt kapisindan ayirnta. " 

(Dilekleriniz olursa) "Hazreti Fatinta radiyallahii anha Anamiz'dan dileyin. O 
qok merhamethdir. Kendisinden niyaz edileni geri qevirmez. " 
"Mustafa'yi, Murteza'yi bir bilnteyen azabtan kurtulantaz." 
"Aynada baktim oziime, Aligorundu goziime" (GUNEREN, age., s. 50) 

757 — "Alimler Rasulilllah sallallahtl aleyhi ve sellemin sozlerini abdestsiz riva- 
yet etmegi mekruh gorilrlerdi. Hz Aise radiyallahii anha hadis rivayet edecegi zaman 
abdestsiz olursa teyemmum ederdi." (ALTUNTA§, Muhammedi Dua,2004, s. 145) 



Hizmetleri 323 

bilmeyene vermeli imi§ yine bir kimse benim mahmi dlim kimseye verin 
derse, o kimsenin mahni velev ki, Kur'an-i Kerim'i yuzunden okumasini 
bilmesin, Kur'an 'in hukmunce amel edene vermeli imi§. " 



— "Ben (Imam Sa'rani) derim ki; "Kur'an-i Kerim'i daha 90k bilen ve oku- 
yandan maksad, onunla digerinden daha 90k amel eden, geceleri ibadete kalkan, 
yasaklardan sakman demektir." (Uhudii'l Kiibra, a.g.e. s.60) 

Yahya B. Muaz kuddise sirruhu'1-aziz soyle demistir: 

"Zaman olur ki, kisi kendini ibadete verir ama o ibadet onun i9in dalalet sebebi 
olur. Yani kanmasma ve kendisini begenmesine yol a9ar. Aksine zaman olur, bir 
mesguliyet ve gilnaha dusiirur. O gilnah onun i9in hidayet sebebi olur. Yani kendi 
haline bakar. Gaflet uykusundan uyamr. Istigfar ve tovbe eder. Siiphesiz hukum Al- 
lah'mdir ve nasil dilerse oyle yapar. Hikmetini kendisi bilir. Bu iki halden emin 
olmak aldanmak ve oyuna gelmektir. Zira bu hususta O'nun htikmu nedir bilemez 
ve akibetin ne olur anlayamazsm. Her hal il karda bu hususta cesur olmaman gere- 
kir. Hakk Teala cilr'etle gilnah isleyip: "Allah bizi magfiret eder." Diyen kisilerden 
sikayet9idir. Hi9 bir sey gilnahi ku9iik gostermekten daha kottl olamaz. Gilnahm 
ku9ilklugune bakma. Sen, kimin emrini yerine getirdigine bak!" (Nefahatu'l tins, 
a.g.e. s. 181) 

Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellem buyurur ki; 

"Bir zaman gelecek; insanlar Kur'an '1 gokga okuyacak fakat bir lezzet ve hald- 
vet bulamayacaklar. Kur 'an-i Kerim 'in emirlerinde kusur ettiklerinde; 'Allah Teala 
Gafur ve Rahimdir' diyecekler, yasaklari iglediklerinde 'Biz fjirk kofjmadikga Allah 
Teala affeder' diyeceklerdir. Onlarin butiln i§leri yalandir. Kurtlar koyun postu 
giyerek insanlan aldatacaklar, en dindari yagci olacak" (Kutub-i Sitte) 

Hz. Mevlana kuddise sirruhu'1-aziz buyurdu ki; 

Sahabenin ruhlarmda, Kur'an-i Kerim'e karsi fevkalade bir istiyak vardi ama 
aralarmda hafiz pek azdi. Cunkti bir meyve oldu mu kabugu adamakilli incelir, 9at- 
lar, dokulilr. 

Ceviz, fistik ve badem bile olunca kabuklan incelir. Ilmin hakikati de kemale ge- 
lince kisn (kabugu-kabahgi) azalir. Zira sevgilisi, asiki yakar, yandinr. 

Istenen, sevilen kisinin vasfi, isteyen, seven kisinin vasiflarmm ziddidir. Vahiy 
ve nur simsegi, Nebi sallallahil aleyhi ve sellemi yakar. Kadim olan Allah Teala'nm 
sifatlan tecelli edince hadisin sifatlanm yakar, mahveder. Sahabe arasmda birisi 
Kur'an-i Kerim'in dortte birini ezberledi de duyuldu mu, sahabe radiyallahti annum, 
bu bizim ulumuzdur derdi. Boyle bir btiyuk mana ile sureti bir arada cem etmek, 
hayretlere dusmtis, mest olmus padisahtan baska kimseye mumkiin degildir. 

Boyle bir sarhosluk aleminde, edep kaidelerine riayet etmenin zaten imkam yok- 
tur, bu imkan bulunsa bile sasilacak seydir dogrusu! 

Istigna aleminde niyaza riayet etmek, yuvarlak bir seyle uzun bir seyi, zidd ol- 
duklan halde bir arada cem etmeye benzer. Sopa, esasen korlerin sevgilisidir. Kor, 
Kur'an-i Kerim sandigma benzer ancak. Korlerin sozleri, Mushaf harfleriyle, eski 
hikayelerle, korkutuslarla dolu sandiklardir. Fakat Kur'an-i Kerim'le dolu sandik, 



324 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Gercek Temizlik Hakkinda 

Efendi Hazretlerinin ziyaretine giden ihvan, 

"Once hamama gideyim de bir boy abdesti alayim Efendi 'nin yanina 
tertemiz varayim" du§unerek hamama ve oradan dogruca Qorapgi Ha- 
m'ndaki vekaleye gider. Kapiyi acip iceri girdiginde Efendi Hazretleri buyu- 
rur ki; 

"Haci, haci temizlik yokluktur. Yok olarak geleceksin. Kalbteki btttttn 
varhgini atacaksin ki, temiz olasin. " 

Hacca Gidemeyenler Hakkinda 

"Gardaslarim! Hacca gitmek isteyipte gidemeyenler uzulmesinler. Gi- 
denler yanimizda, gidemeyenler canimizda. Gidemeyenler Ulu Camii'yi 
ziyaret etsin. Burayi O^ra, O^rayi bur a yaptik. 

"Haccin sarti 3'tttr. Heidi paran olacak, sihhatin yerinde olacak, iyi 
bir arkadasin olacak, beraber gideceksiniz. 

Herkes Mekke ve Medineye gitmek ister. Bizde diliyoruz. Ama sizleri 
birakip gidemiyoruz. Biz Mekke ve Medine 'yi burasi yaptik. " 

Halife-i zadesin, makbulsun. Her neye muhabbetin varsa ona kulsun. 
Cennete gitsek bile siz vazifenizi yaptiktan sonra biz sizi almadan gidersek 
cennet bize haram olsun. Biz sizi birakmayiz, yeter ki, siz vazifenizi ya- 
pin. " Bu dunyadan giktiginiz zaman diliniz Allah Tedla He teslim-i ruh 
etmeli, hatta hakkinizda mttrai deninceye kadar zikretmeli. " 

Hacilar Hakkinda 

"Gardaslarim! JJg tttrltt haci vardir, birini Allah Tedla gagirir o orada 
kahr ve geri donmez. Birini Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellem gagirir 
oradan doner geldiginde kdmil bir hayat yasar ve haci olarak dunyasim 

bo§ sandiktan iyidir elbet. Yilkstlz sandik fareler ve yilanlar dolu sandiktan daha 
lyidir. (Mesnevi, c.IL b.1386-1399) 

Yine buyurdu ki; 

'%ok alint vardir ki, irfandan nasibi yoktur. Ilim hafizi olmufjtur da, Allah 
Teala'nin habibi olamamifjtir!" 

759 — §eyhillislam der ki; Ma'ruf bir gun yegenine: 

"Allah Teald'dan bir ihtiyacini isteyecegin zaman, ona benintle yemin et,"yw\ 
Ya Ilahi, onun hakki icin muradim ve dilegimi ver, de. Zira Muhammed Mustafa 
sallallahil aleyhi ve sellem soyle dua ederdi: 

"Allah 'im dilek sahiplerinin senin uzerindeki hakki iqin, sana ragbet edenlerin 
hakki iqin ve sana dogru attigim adimlar hiirntetine istekte bulunuyorunt." 
(Nefahatil'l tins, a.g.e. s. 161-162) 

"Tuzaga diisen kits qupindikqa baghhgi artar. Teslim olursa kayittan ve bag- 
dan qoziiltir." (YARAR, a.g.e. s. 155, 162.mektup) 



Hizmetleri 325 

degistirir. Bir hacida vardir ki; seytan gagirir dondugunde eskisinden daha 
serli ve eset (§iddetli) olur. Gardaslarim! Allah Tedld bizi bu uguncusun- 
den eylemesin. " 

Hakikat Hakkinda 

"Ol mahiller ki, derya igredir deryayi bilmezler. " 
"Gardaslarim! Bahklar sahlarina gidip sorarlar ki; 

"insanlar bir sudan bahsediyorlar. Bize suyu gosterir misin?" dedikle- 
rinde 

"Siz bana su olmayan yeri gosterin " demis. Iste sizlerde o suyun iginde 
oldugunuzu bilin ve bunu unutmayin. " 

Hastaliktan §ifa Bulma Hakkinda 

"Gardaslarim! Bir kimsenin vucudunda bir hastahk zuhur etse 
fatiha-i §erifeyi okur, nefesini igine geker, §ifa bulur. " 
"On bir adet saldvat-i serif e de iyi gelir. " 

Helal Rizik Hakkinda 

"Garda§larim! Bedenimiz helal rizikla gidalanip, temiz kihf olursa ru- 
humuz memnun olursa bu dlemde bedenimizi toprakta korur. Hem de 
ebedi dlemde tez bulur. Berzdh dleminde bedenimiz ruhumuzla beraber 
bekleyecek. Ebedi dlemde tekrar dirilecegimiz zaman ruhumuz bizi bula- 
caktir. " 

Himmet Hakkinda 

Efendi Hazretlerinin kendilerine intisap ifin bir zati sinadiktan sonra bu- 
yurur ki; 

"Gardasim! Bu muhtar rnuhril degil ki, hemen verelim. Biz de bir sey 
yok, Allah Tedld bize, biz de size verecegiz. " 

Bir gun e§i immihan Hanim "Efendi Hazretleri herkese himmet ediyor- 
sun. Bizim Halis'e de bir himmet etsen" demi§. Efendi Hazretleri "Peki, 
sabah abdest suyumuzu doksun " demi§. 

Sabah namazi vakti bir turlu Halis Efendi'yi immihan Hanim kaldira- 
mami§. Devlethanenin abdest yeri avluda oldugundan o saat bir kopek 



760 — AijyyjU Havvas kuddise sirruhu'l aziz buyurur ki; 

"Kulun haccinin kabid oldugunun aldmeti, hacda Rasulullah sallalldhu aleyhi ve 
sellemin ahldki ile ahldklanarak, donmesi, gunaha hig yakla^mamasi, kendini hig 
kimseden iistun gormemesi, oliinceye kadar dimyaya meyletmemesidir. Haccinin 
kabul olmadiginin aldmeti de, hacdan dondugunde evvelki hdli iizere bulunmasi- 
dir. " 

761 — Halid K1I19 Efendiden dmledik. 

Perijan isimli kopek hakkmdaki rivayet olabilir. Bu olaydan sonra kopek bekci 



326 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Efendi Hazretlerine oyle baka baka kalmi§. Kopegin hali degi§mi§. Meger 
himmet nasipten ba§ka bir §ey degilmi§. 

Htisn-u Zan Hakkinda 

"Gardaslarim, Allah Tedld'nin kulunu sevmek o kulda kusur gorme- 
mekle olur. Baskasinda kusur goren kendinde varhk gorttr. Allah Tedld'ya 
sonsuz hamd olsun ki, buldugum bu Allah Tedld sevgisiyle Allah Ted- 
ld'nin kullarina hizmet etmek ve onlara faydah olmak en buyuk dilegim- 
dir." 

I h van I ik Hakkinda 

"Gardaslarim! Ders alan birinin orug ve namazdan once gozu kor, 
kulagi sagir, dili peltek ve eli ayagi koturum olmahdir. Gardaslarim! Ih- 
van olmak kolay, insan olmak zor. Gidersin bir murside ders ahrsin eve 
ihvan donersin. Ama insan olmak oyle degil §eyhimden ders aldiktan 
sonra, §eyhimin boyasina boyanmisim. Iste bu sizin gelmeniz, §eyhimin 
himmetidir. Himmet verilmez ahnir. Himmeti vermeli, almah. Biz verebi- 
liyor muyuz siz de alabiliyor musunuz? 

Biz Allah Tedld'nin higbir isine karismadik. Naz makaminda dahi 
olmadik. " "Ihvan vaktin oglu olmahdir" "Ihvan ihvanhgi He avama karsi 
gururlanmamah ve riyaya gitmemelidir. Yolumuzun dort esasi vardir. De- 
vami sohbet, devami sunnet, devami zikir ve seyr-i suluk. Ihvanda husu ve 
huzur birlesmezse zevk alamaz. 

Ihvan iki kisimdir. Birinin her gun yedigi baldir, bah bilmez. Digeri 
de sekli ve semailini bilmez. Bal baldir, tadindan ayrilmaz 

Ihvan ozursuz ug hatmi terk ederse ihvanliktan terk edilir. Ihvan Allah 
Tedld igin bakarsa Allah Tedld ona olmez bir goz verir. Dinlerse, olmez bir 
kulak verir. Hdsil insan butun azasini Allah Tedld'ya verirse, Allah Tedld 
ona olmez bir vucut verir ve ruh olur. Edeb, ihlds ve muhabbet bir ihvanda 
bulunmaz ise, ilerleyemez. " 13.07.1963 

ihvandan istenilen §ey Hakkinda 



olarak kapida kalmijtir. 

762 — "§eyh Ahmed ez-Zahid -rahimehullah- oglunu her halvette kirk gun sure 
ile benim yammda halvete sokardi ama yine de ogluna manevi sirlar acilmazdi. 
Bunun uzerine soyle derdi: "Yavrum ij benim elimde olsa, yolu bilmede kimseyi 
senin online gecirmezdim! " (Imam §arani, Tenbihu'l Mugterrin, trc. Selefin ihlds 
ve Takvasi, Sitki Gillie, Istanbul, 1997) 

763 — "Bir kisim evliya taninm ki, onlar duadan dahi teeddilp ederek 
ancak zikir ile mesguldiirler. O yilce sahsiyetler rizaya boyun kestikle- 
rinden, kazayi def etmek igin tesebbuse gegmeyi, kendilerine haram bibnis- 
lerdir" (Iz, Mahir, Tasawuf , 1st, 1 990, s. 55) 



Hizmetleri 327 

Efendi Hazretlerine 'Ba§ka qeyhlerin ihvanlari uguyor kagiyorlar, niye 
bizde boyle bir hal yok ' dediler. 

"Gardcujlarim! Sinekte uguyor. Siz ugmayi kagmayi birakin. Allah Te- 
dld'ya kul olmaya bakin. Ugmak bir §ey degil Sizin Allah Tedld yaninda 
sinek kadarda mi, kiymetinizyok. Yoksa daha ne gah§iyorsunuz. Sizleri bir 
damla sudan bu hale getiren Allah Tedld degil mi? Onun igin ugmaya 
kagmaya bakmayin. Allah azimu '§ §dn bize kulum desin yeterde artar. " 



764 — Halid K1I19 Efendiden dmledik. 

Seyyid Muhammed Nur-ul Arabi Varidat serhinde buyurur ki; 

"Keramati ilmiye, Keramati kevniyyeye mumasil bulunmayan keramati haki- 
kiyedir. Keramati kevniyye, ancak zahitlerden zahir ve ztthd, terk editince meslup 
olur. Halbuki keramati ilmiyenin zevali yoktur" 

(Ilmi kerametler, dilnyevi olus kerametlerinden yani (ugmak, harikalar goster- 
mek vb.) benzeri bulunmayan hakiki kerametlerdir. Dilnyevi oluslardan olan kera- 
metler ancak zahitlerden zahir olur. Ztihd, dilnyevi seyler terk edilince aciga cikar. 
Halbuki ilmi kerametler yok olmaz) (Golpinarh, Abdulbaki, Melamilik ve Melami- 
ler,ist. 1931, s. 286) 

Muhammedi mesrebli evliyaullah da keramet az zuhur etmistir. Ctinkti nisbetleri 
Rasulilllah sallallahtl aleyhi ve sellemdir. Efendi Hazretleri ve ihvam, keramet konu- 
sunda ketum ve gizli yol takip etmijlerdir. Ajagidaki soruda bu mevzuyu gtlzel 
jekilde izah etmektedir. 

"Soru: Salih kijilerden ve mejayihten zuhur eden harikulade haller ziyadesiyle 
§ohret bulmujtur. Diger taraftan sahabe Rasulilllah sallallahtl aleyhi ve sellem ile 
sohbette bulunmalan sebebiyle daha 90k kuvvetli, maddi seyler tlzerinde tasarrufta 
bulunmaya daha fazla kadir idi. Buna ragmen onlardan (90k miktarda) harikulade 
haller zuhur etmemisti. Imam §afi kuddise sirruhu'l aziz Kifayettl'1-Mw 'takid ve 
Nihdyetu'l-Muntekid isimli eserinde bu soruya verdigi cevabi nakledelim: Imam 
Ahmed b. Hanbel'e bu soruyu sordular. Buyurdular ki; 

Cevab: Ashabm radiyallahtl anhtlm imanlan kuvvetli idi, harici bir seyle imanla- 
nm kuvvetlendirmelerine ihtiya9lan yoktu, digerlerinin imanlan ise, zayifti, onlarm 
imanlan derecesine ulasmamisti. Onun i9in keramet-i iyaniye ile imanlanm takviye 
etmeleri zarureti. Mueyyidut-Tarikat ve Lisdnu 1-hakikat §ihabtlddin Stlhreverdi 
kuddise sirruhu'l aziz soyle demistir: 

"Harikulade seylerin kesf olunmasi ve zuhur etmesi, mtikasefe ehlinin yakmlan- 
mn zaafmdan dolayidir. Hakk Stlbhanehu ve Teala, ibadet eden kullanm esirgeyerek 
onlara rahmet nazariyle bakmistir. Bu taifeden tlsttln bir taife daha vardir ki, gontll- 
lerindeki perdeler kaldmlmistir, yakinin ruhu ile batmlan temasa ge9mistir. Bunla- 
rm, harikulade hallerden medet ummaya ve Hakk'm kudretlerini mtlsahede etmeye 
ihtiya9lan yoktur. Bundan dolayi, Ashabtan radiyallahtl anhtlm harikulade haller az 
naklolunmustur. Sonraki seyhlerden 90k harikulade haller naklettiler. Zira ashabm 
radiyallahtl anhtlm Rasulilllah sallallahtl aleyhi ve sellem ile sohbet etmenin bereke- 
ti, vahyin gelisini mtlsahede etmeleri, meleklerin gelisi ve gidisi sirasmda yasamis 
olmalan sebebiyle batmlan nurlanmisti. Ahireti mtlsahede ederek dtlnyaya karsi 
perhizkar davranmislar ve nefslerini tezkiye etmislerdi. Adetleri soktlp atmislar ve 



328 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ihvan Felc Olmaz ve Bunamaz 

Efendi Hazretlerine bir ihvan bacinin felc oldugu haberi gelince; 
"Gardasim! Bizim ihvanimiz felg olmaz ve bunamaz, onun seriattan 
(eliyle isaret ederek) soyle biryenigi varmis. Yoksa bu hal zuhur etmezdi. " 

Ihvanin Coklugu Hakkinda 

Turkelili Mevlana Kiifuk Hiiseyin Efendiden dinledim. 

Efendi Hazretleri, Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin "Mahserde 
ummetimi goklugu He ogunecegim. " buyurdugunu ifade etmis. ve 

"Gardaslarim! Her asrin halifesi gibi, bizde ihvanimizin goklugu He 
ogilnuruz" dedi. Daha sonra evinin oniinde havuz yapan ihvanlan eve cagir- 
di ve onlarla fay icer iken, uzun bir miiddet rabitadan sonra buyurdu ki; 

"Gardaslarim! Siz gorevinizi bugun burada gah§arak ve yorularak edd 
ettiniz. Allah Tedld her kula bir gorev verdi. Bize de bugun bir gorev veril- 
di. Allah Tedld meleklere bu yil kithk olacak buyurdu. Melekler razi oldu- 
lar. Bize de bu ahval Hham olunca razi olmayip, Ya Rabbi kullarina kithk 
iptilasini verme, dedik. Duamiz kabul olundu. " 

Ilk Vazife 

"Garda§im! Erkek ihvanin ilk vazifesi incinmemek ve incitmemek, ka- 
din ihvanlarin ilk vazifesi kocasinin nefsine hizmet etmektir. " 

Ilkbahar Mevsimi Hakkinda 

3 Mayis 1960 yihnda yaptiklan bir sohbette Efendi Hazretleri buyurur 
ki; 

"Gardaslarim! Bu mevsimde hava ne kadar soguk olursa olsun insana 
dokunmaz Cunku her seye hayat veren, sifah havadir. Guz mevsiminde 
ise, hava az soguk olsa da dokunur. Qunku otlari ve her seyi yakan hava- 
dir." 765 



kalplerini tasfiye etmijlerdi. Bu ytlzden, kerameti gormelerine ihtiya9lan yoktu. 
(Nelahatil'l tins, a.g.e. s. 142) 

765 — Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem, mezarhktan dontlnce Aise 
Siddika'nm yanma giderek konusup gorusmeye basladi. Siddika'nm gozil, 
Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin ytlztlne ilisince ontlne gelip elini onun tlsttl- 
ne, sangma, ytlztlne, sacma, yakasma, gogstlne, kollarma stlrdtl. 

Rastlltlllah sallallahtl aleyhi ve sellem "Boyle acele acele ne anyorsun?" dedi. 
Ayse radiyallahtl anha 

"Bugun hava bulutluydu, yagmur yagdi. Elbisen de yagmurun eserini ariyorum. 
Gariptir ki, ustunii, ba^ini yagmurdan islanmami§ gormekteyim " dedi. Rastlltlllah 
sallallahtl aleyhi ve sellem 

"O sirada bafjina ne ortmufjsun, batjdrtun neydi? Diye sordu. Ayse radiyallahtl 
anha 

"Senin ridani ba$ima 6rtmu§tum " dedi. Rastlltlllah sallallahtl aleyhi ve selem 



Hizmetleri 329 

Insana Deger Veren Sevier Hakkinda 

"Gardcujlarim! Amellerin efddli zikirdir. Fakat galvjmiyoruz. Kul dai- 
ma Allah Tedla He olmahdir. Vefatinda bile. Gardaglarim! Piyasada ton- 
larca kdgit var. Bunlarin belirli bir kiymeti var. Ama kdgida imza atihp 
mtthttr vuruldugu zaman para oluyor. Kdgidi para yapan Mtthttr He imza- 



dedi ki; 

"Ey yeni yakasi tertemiz Hatun! Allah Teald onun icin temiz goziine gayb 
yagmurunu gosterdi. " 

O yagmur, sizin bu bulutunuzdan degildir. Baska bir buluttan, baska bir gokten- 
dir. Hakimi Senai'nin 

"Can elinde cihan goklerine i§ buyuran gokler var. Can yolunda nice ini§ler, ni- 
ce yokuqlar, nice yiiksek daglar ve denizler var" beyitlerinin tefsiri. Gayb aleminin 
baska bir bulutu, baska bir yagmuru, baska bir gogti, baska bir gtinesi vardir. Fakat 
o, ancak havassa goruntir, digerleri 

"Oldukten sonra tekrar yaratdip diriltileceklerinden §iiphe ederler." 

Yagmur vardir, alemi beslemek igin yagar. Yagmur vardir alemi perijan etmek 
i5in yagar. 

Bahar yagmurlarmm faydasi, §a§ilacak bir derecededir. Gilz yagmuruysa, baga 
sitma gibidir. Bahar yagmuru, bagi naztl naim ile besler, yetijtirir. Gilz yagmuruysa 
bozar, sarartir. 

Kis, yel ve gilnes de boyledir; bunlarin tesirleri de zamanma gore ve ayn ayndir. 
Bunu boyle bil, ipin ucunu yakala! Tipki bunun gibi gayb aleminde de bu cesitlilik 
vardir. Bazisi zararlidir, bazisi faydali. Bazi yagmurlar berekettir, bazilan ziyan. 
Abdalin bu nefesi de iste o bahardandir. Canda ve gonillde bu nefes yilzilnden ytlz- 
lerce gilzel seyler biter. Onlarm nefesleri, talihli kisilere bahar yagmurlarmm agaca 
yaptigi tesiri yapar. Fakat bir yerde kuru bir agag bulunsa cana can katan ruzgan 
ayrplama! 

Rilzgar, isini yapti, esti. Cam olan da, rilzgarm tesirini candan kabul etti. "Bahar 
serinligini ganimet bilip istifade edin. Ciinkii o, agaqlariniza ne yaparsa bedenle- 
rinize de onu yapar v.s hadisinin manasi "Dostlar, bahar serinliginden sakin 
vucudunuzu ortmeyin. Ciinkii bahar riizgan, agaqlara nasil tesir ederse sizin 
hayatiniza da oyle tesir eder. Fakat gilz serinliginden kaqtnin. Ciinkii o, baga ve 
qubuklara ne yaparsa sizin viicudunuza da onu yapar. " dedi. Bu hadisi rivayet 
edenler, zahiri manasim vermisler ve yalmz zahiri manasryla kanaat etmislerdir. 

Onlarm halden haberleri yoktur. Dagi gormusler de dagdaki madeni gormemis- 
lerdir. Allah Teala'ya gore gilz, nefis ve hevadir. Akilla cansa baharm ve ebediligin 
ta kendisidir. Eger senin gizli ve cilzi bir akhn varsa cihanda bir kamil akil sahibini 
ara! Senin cilzi akhn, onun killli akh yilzilnden ktllli olur. Ciinkii akl-i kill, nefse 
zincir gibidir. Binaenaleyh hadisin manasi teville soyle olur: Pak nefesler bahar 
gibidir, yapraklarm ve filizlerin hayatidir. Velilerin sozlerinden, yumusak olsun, sert 
olsun, vtlcudunu ortme gtlnktl o sozler, dininin zahiridir. 
Sicak da soylese, soguk da soylese, hos gor ki, sicaktan, soguktan (hayatm hadise- 
lerinden) ve cehennem azabmdan kurtulasm. Onun sicagi, hayatm ilkbahandir. Dog- 
rulugun, yakinin ve kullugun sermayesidir. 

(Mesnevi, c.l, b.2027-2057) 



330 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

dir. Insani insan eder zikirdir. Allah Tedla'yi zikir edin. Insan, namazini 
ve dersini hig birakmamahdir. Her seyin cilasi ve gidasi vardir. Kalbin ki, 
ise, zikirdir. Bunun kiymeti sonra anlasihr. " 

Istemevi Bilmek Hakkinda 

"Mecnun ve Leyld vardi. Mecnun dsik idi. Leyld bir giln yanina gelip, 
"ben Leyld'yim" diyince Mecnun, "ya bendeki Leyld kim" demis. Meger 
Leyld olmus. 

Gardaslarim! Allah Tedla'yi isteyin. Allah kendini verir. Bu hal He 
olun Gardaslarim! Bu diem bir hayaldir. 

"Gardasim, Allah 'dan hayd ediyoruz. Bakiyoruz, gonlumuze ne geli- 
yorsa o oluyor. Allah 'dan utaniyoruz " 

Allah igin birbirinizi sevin, biz sizi Allah igin seviyoruz. Karincayi da 
Allah igin seviyoruz ne gorily orsak Allah'i goruyoruz. Sizi de gorduk Al- 
lah 'i gorduk. Biz Allah 'a sarilmisiz ki, siz bize sarihyorsunuz. " 

"Vaktinizin kiymetini bilin. Dunya beni aldatti. JJstu bal tadi, alti beni 
aldadi. " 

Isim Koymasi Hakkinda 

Efendi Hazretleri ihvanin focuklan dogunca isim talebi ile geldiklerinde 
focuk getirilmi§se kulagina ezan okur adini koyardi. Tiikurugu veya tath bir 
§eyle tahnik yapardi. 



766 — "Hifbir sevinip gillen yoktur ki, dunya ardmdan onu kedere du^urmesin, 
aglatmasm. Dilnyanm hifbir ikbali yoktur ki, ardmda idbar bulunmasm. Dtlnyada 
higbir serpintiyle ferahlayan yoktur ki, ardmdan onu bela saganagiyla lslatmasm. 
Dilnyanm jamndandir bu; sabahleyin birine yardim eder, akjamlaym ona dtljman 
kesilir. Bir yam tath olur, sindirirse obilryam aci gelir, yerindirir. Ki§i, onun zevkine 
erer, gilzelligini elde ederse, mutlaka tezce belalan fatar ona, dertleri erer. Dtlnyada 
esenlige kavujup akjami eden, mutlaka korkulara dtljer de sabahlar. 

Aldaticidir dtlnya, onda ne varsa hepsi de insani aldatir. Fanidir, onda olanlann 
hepsi de yok olur. Dtlnya aziklarmda, suflardan gekinmekten baska hifbir seyde 
hayir yoktur. Dtlnyadan az bir sey elde eden, ondan emin olabilecek 90k seye sahip 
olmus demektir; 90k sey elde edense, kendisini helak edecek 90k sey elde etmis 
demektir. Dtlnya, az bir firsat verir insana, sonra ge9er-gider; o firsata erense ancak 
hasret elde eder. Nice ona gtlvenenleri dertlere ugratmistir; nice ona inananlan helak 
vadisine atmistir; nice btlytlkleri hor-hakir etmistir; nice benlige dtlsenleri al9altmis- 
gitmistir." (Hz. Ali kerremallahtl veche, Nehc'tll-Belaga, hzl: Abdulbaki Golpmarh, 
1st. h. 1390, s. 87) 

767 — Hz. Aise radiyallahtl anhamn nakline gore yeni dogan 90cuklar Rasultillah 
sallallahtl aleyhi ve selleme getirilir, O da bunlara mubarek/hayirli olmalan i9in dua 
eder, tahnikte bulunurdu. Yani yeni dtlnyaya gelen 90cuk daha anne stlttl emmeden 
Rasultillah sallallahtl aleyhi ve selleme gottlrtlltlr, 90cugu kucagma oturtup agzmda 
yumusatmis oldugu hurma ile 90cugun damagim ogar, daha sonra dua edip adim 



Hizmetleri 331 

Adlarda genellikle Ehl-i Beytin, sahabenin veya piran-i izamin adlanni 
tercih ederdi. 

Bir gun Haci Murat isimli ihvan Efendi Hazretlerine gelerek; 

"Efendi Hazretleri bir mahdumunuz oldu. Ne buyurursunuz. " Efendi 
Hazretleri; 

"Hatice-i Rubra, olsun. " Haci Murat; 

"Efendi Hazretleri Bir oncekine vermistiniz, " dediginde elini sallayarak 

"Fa, dyle mil Peki Fatima'tuz- Zehra olsun" buyurdular. 

Islerin Degistirilmesi Hakkinda 

Hasan Hiiseyin Karatas. Efendi'ye hitaben ihvana "Gardasim! Buyukler 
buyurur ki, "Sebep sizi terk etmeden, siz sebebi terk etmeyin, " soylemi§- 

,■ 769 

tir. 



koyardi. Islam inancmda bu isleme tahnik adi verilir. (Miislim, Adab 27; Ebu Ddvud, 
Edeb 106. Buhdri, Menakibu'l-Ensar 45, Akika 1; Muslim, Adab 26; Ebu Ddvud, 
Edeb 69.) 

768 — "Si z kiyamet gununde hem kendi adinizla, hem de babalarinizin adiyla 
qagirilacaksiniz; bu sebeble kendinize guzel adlar koyunuz" (Ebu Davud, Edeb 69) 

§eyhim Aliyytl'l Hawas soyle derdi: 

"Gercegi yansitmayan (§emsuddin, Kutbilddin, Bedreddin) gibi benzer adlan 
cocuklanmiza koymaktan kacmmaliyiz. Bu adlarm gtlzel ve dogru anlamlan, te'vil 
gottlrilr yonleri bulunmasma ragmen — mesela, §emsuddin'i; kendi inancmm gilne- 
si, Bedreddin'i kendi dininin ayi gibi — yine de dogru degildir. Fakat bu oyle bir 
hale gelmistir ki, herkes, hatta salih kisiler, bilginler dahi boyle lakaplan cocuklarma 
vermekte, kendileri bu tilr lakaplan almaktadrrlar. Bazi kisiler daha ileri giderek tek 
isimle amlmalarim yadirgamaktalar. Halbuki en dogru yol stlnnete uymaktir. Binae- 
naleyh, bir bilgine veya salih bir kimseye hitab edecek bir kimse, Omer Efendi, 
Mehmed Efendi diyerek hitab etmesi, aldatici ad olan §emsuddin, Kutbilddin diye 
seslenmesinden daha faziletlidir." Hak Taala istedigini dogru yolda yurutur. 
(Uhudil'l Kilbra, a.g.e. s.409) 

"Ibn Melek (5.801/1398), konunun onemini; 'Silnnet, kisinin gocugu ve sorum- 
lulugu altmdakiler ifin gtlzel isimleri tercih etmesini gerektirmektedir. Zira kotii 
isimler bazen kadere tevafuk eder. Sozgelimi, Allah Teala'nm kazasi, gocugunu 
hiisran/zarar diye isimlendiren kimseye gelecek olsa bu sahsa veya focuguna gelen 
herhangi bir zararm, bazi kimseler, o isim sebebiyle geldigine inanarak ugursuzluk 
9ikarmaya yeltenebilir, onunla oturup kalkmaktan ve beraberlikten kagmabilirler" 
(Canan, Ibrahim, Kutub-i Sitte Ter. ve §er. XI, 461.) 

769 — Bu terk etme hali maddi ve manevi islerde nefsin ve seytanm vesveseleri ile 
olur. Bu vesvese maddi islerde 'daha iyisi' gibi umut ile manevi islerde 'sen adam 
olmadm, sen bosuna ibadet etme riya icindesin, ne kadar 90k ibadet ettin bir sey 
olmadi, bosuna zamamm ne geciriyorsun baska kapiya git vb." Sozler hep aldatma- 
dan ibarettir. §u incelige dikkat edilmelidir. 

Bazilan §ihabeddin Silhreverdi kuddise sirruhu'l-azize soyle yazdilar: 

"Ey Efendim! Eger ameli terk edersem tembellesiyorum. Yok, eger amel edersem 



332 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Iglerin Hakikati Hakkinda 

Efendi Hazretleri bir gun annesine "Bahama soyle de, bana sank al- 
sin. " Der. Annesi buyurur ki; 

"Oglum sen sank ol, diem seni basinda tasisin. " Ba§ka bir zaman ise, 
"Bahama soyle, bana koku alsin" demesi uzerine, "Oglum sen koku ol, 
buttin dleme tut. " 

Efendi Hazretleri biz bu kasketi takmayahm ve di§an cikmayahm diye 
niyet etmi§ler. Fakat manasinda Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemi gor- 
mii§. "Ismail Efendi bezde bir keramet yok. Ummet-i Muhammed'i irsada 

770 

gik vazifeni yap. " Emrine tabi olup kasketi takinmi§ ve "Ogul, egri aya- 
ga egri ayakkabi yaparlar. Bizde oyleyapiyoruz" buyurmu§lardir. 

Islerin Zahiren Soylenmesi Hakkinda 

"Gardaslarim! Bir sey sormak icap ederse veya sikintiniz olunca bize 
zahiren soylemeniz icap eder. Allah Tedld bize bildirirse biz biliriz. " 

Iglerin Tecellisi Hakkinda Takdirin Onemi 

Efendi Hazretleri 1949 yihnda ziyaretine gelen Darendeli Haci Hasan 
Efendiye, 

"Gardasim! Hacca gidecegiz. " buyurunca O da; 

"Efendi Hazretleri param yok" demi§. Efendi Hazretleri de; 

"Gardasim! Bizimde paramiz yok, Insd-allah gidecegiz " diyerek davet 
edildiklerini a§ikar kilmi§. 

Kaza Namazi Hakkinda 

Bir gun vekalede sohbet sirasinda birisi, 

"Kaza namazi olanin nafile ve sttnnet namazlari kabul olmaz diyorlar. 
Siz ne buyuruyorsunuz?" dediklerinde; 

"Gardaslarim! Yarin ruz-i mahserde ilk sual namazdan olacaktir. 
Namazin hesabinda hesaba ilk defafarz namazlari ahnacak, ondan sonra 
noksan kalan kisimlari kaza namazlari He tamamlanacak. Ondan noksan 
kalan kisimlari da derecelerine gore sunnetlerle, ondan noksan kalan ki- 
simlari da nafile namazlarla tamamlanacaktir. 



gdnliime ^imariyorum. " Cevap verdi: 

"Amel et §imankhktan dolayi da Allah Tedld 'ya istigfar eyle. " (Nefahatu'l tins, 
a.g.e. s. 648) 

770 — Enes b. Malik radiyallahtl anh §u tespitte bulunmu^tu: 

"Bugun mescitlerde bafjlan taylasanh cemaati ancak Hayber Yahudilerine 
benzetebiliyorum!" (Tenbihu'l Mugterrin, a.g.e. 217) 

— "Cubbe ve sank ile insan dlim olmaz. Alimlik insanin zdtinda olan bir hii- 
nerdir. Bu huner ister ipekli bir kaba, ister yunden bir aba iqinde olsun. "(Hz. 
Mevlana, Fihi mafih, Qev. Meliha U. Tankahya, Istanbul, 1985, s. 134) 



Hizmetleri 333 

Gardaslarim! namazlarinizi ihmal etmeyin. Vaktiniz oldukga borcunuz 
varsa kaza namazi ve Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellemden intikal 
ydni gelmis olup, sizlere bildirdigimiz sttnnet namazlarini kihniz. " 

Gardaslarim! Aksam namazindan sonra ikiser rekdttan alti rekdt 

evvdbin namazi kilanin gegmis on yilhk gunahi af olunur. Ondan sonraki 

evvdbin namazlari igin de her birine bir umre sevabi verilir. Teheccud 

111 
namazini kdin, iki rekdt isrdk ve dort rekdtta duhd namazi kihn" 

Kendine Soylenmig Ilahilerin Hakikati Hakkinda 

"Bu sozler Allah Tedld ve Rasulullah sallalldhu aleyhi ve selleme soy- 
lenmis sozlerdir. Ancak yol bizden gegtigi igin bize soylenmistir. Fendfi 7- 
ihvdn olduysaniz, bu sozler ihvana, Fendfi's-seyh olduysaniz bu sozler 
seyhe, fenafi'r-resul olduysaniz bu sozler Rasulullah sallalldhu aleyhi ve 
selleme, bekdbi'lldh olduysaniz bu sozler Allah Tedld'ya soylenmistir" 

"Gardasim sevmeli sevilmeli. Her insanin sevgisi Allah Tedld ve 
Rasulullah sallalldhu aleyhi ve selleme ulasmaz, Siz bizi sevin, bizde sey- 
himizi seviyoruz. Bu sevgi, silsileyi mesdyih yolu He Rasulullah sallalldhu 
aleyhi ve selleme, oradan Allah Tedld'ya ulasir. " 



772 — Farz ve vacipten fazla olan ibadetlere Nevafil (Nafileler) derler. Bu cogul- 
dur, tekili Nafile kelimesidir. Nafile'nin birkac anlami vardir: Bunlardan birisi de 
hediye, bagijtir. Ibn Arabi Fiituhat'inda diyor ki; 

"Nafilelere devam etmekte Allah Teala sevgisi hiikme baglanmistir. Nefel, 
ziyade, fazlahk demektir. Sen varhkta ziyadesin. Hakk vardi, sen yokken; sonra- 
dan obna varhkla ziyade oldun. Ve sen Allah Teala'nin varhginda nafile oldu- 
gundan o varhgi yok etntek igin sana nafile ntesru (seriat geregi) kihndi. Nafile- 
nin farzlarla bir benzeri ohnasi sarttir, obnazsa ona bidat derler. " 

Nafile ibadetlere devam sayesinde Allah Teala'ya yaklajmanm mumkiln oldu- 
gunu isbat igin §u kudsi hadisi en btlyilk senettir. 

"Kulunt ancak nafilelerle bana yaklasir ve onu severim. Ben kuluntu sevdigim 
vakit onun kulagi, gozii, eli, ayagi ve dili olurum. O, benintle isitir, benintle goriir, 
benintle tutar, benintle yiiriir ve benintle konusur." (Buhari) (AYNI, age. s. 180) 

773 — §eyh Zeyneddin-i Hall der ki; Milridligin jartlarmdan biri §eyh ile kalp ba- 
ginin devamidir; ondan yardim isteyecek, teslim olacak, sevgi gosterecek. Kisiye 
seyhinden baska vasitalarla feyz hasil olmaz. Dilnya seyhle dolu olsa da sayet muri- 
din icinde seyhinden baskasma bir alaka uyamrsa batim vahdaniyyete acilmaz. (Jtln- 
ktl insanin iki yonil var: Biri ulvi, biri silfli. Hak Teala yonden mtinezzehtir. Nasil 
kibleye yonelmeden namaz makbul olmazsa Resul'e baglamp teslim olmadan Re- 
sul'un nubilvvetine kalp baglamadan Allah Teala'ya yonelme hasil olmaz. Resul bir 
vasitadir. Kalp ile Rasulullah sallallahil aleyhi ve selleme baglanmaksizm kula Allah 
Teala'dan feyz gelmez. Sonra beden ve ruh ile bir yone yonelince insana 
vahdaniyyetten feyzler ve kabiliyetler hasil olur. Bilinmelidir ki, muridin seyhinden 
yardim istemesi Hz. Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellemden yardim istemesidir; 
cunkti seyhi de seyhinden, o da Hz. Muhammed sallallahil aleyhi ve selleme kadar 
gider. (CAVUSOGLU, a.g.e. s. 141-142) 



334 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Kendini Begenenler Hakkinda 

"Herkes yanimiza nefsimizi yendik diye gelirler. Hele bir dokun baka- 
yim, isin ash nasildir bir goresin. " 

Bir gun Efendi Hazretlerinin huzurlanna bir adam gelir, 

"Efendim otuz bes senedir teheccild namazimi aksatmadim " demesi uze- 
rine Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Ne o namazi kdsaydin, ne de bu soztt soyleseydin. Bunda varhk ko- 
kuyor, Gardasim. 

Varhktan Allah Tedld'ya siginiriz. Biz hig kimseyi hor gormeyiz En 



774 — Niyazi Misri Hazretleri buyurur ki; 



"Sufilerin gerek yeni intisab edeni, gerek bu yolun sonuna gelmisi, mezheb 
olarak ehl-i siinnet ve'l-cemaattendir, gayri degildir. Bir kimse ehlullah olsa bile 
dort mezheb imaminin mertebesini bulamaz. Nerede kaldi ki, ashab-i guzin nterte- 
besini ve nebilik derecesini bula. Evliyaullah, daima bu imamlarin mezhebine 
salik ohnaga muhtagtir; bundan azade kalamaz. " (Sefine-i Evliya, c.I, s. 14) 

Ahmed Tahir kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

" Nefsi oldurmek o kadar zordur ki, ben nefsimi oldurdum diyen evliyanin da- 
ha ko$eyi donmeden nefsi karsisina gikar. Yendint sanirsin, yere atarsin, bir de 
bakarsin ki, yine karsina dikilir." (GUNEREN, age., s. 74) 

775 — Fenalik ve kotultik insanlardadir ve zaten "§erefu'l-mekani bi'l- mekini" 
(Mekanm saygmligi orada oturana baglidir.) buyrulmu^tur. Kujun, dijisine soyledigi 
gibi: Bicare hayvan, dijisi ile beraber hangi yuvada on be§ gun oturur ise, orada bir 
fena koku hasil olup dijisine dermi§ ki; 

"Arkada§, yine burasi da koktu, ba§ka bir yere gidelim. " Bir gun yine boyle de- 
mi§, sonra di§isi ona cevap olarak demi§ ki; 

"A koca, ben kendimi bildim bileli, boyle senin ile beraber gezdim gezeli her ne- 
rede olsak on be§ gunden ziyade oturamayiz, orasi kokar. Hdlbuki bu i§ muhakkak- 
tir. Yerlerin, bence bir etkisi yoktur; ancak koku bizdedir; nereye gitsek on be§ giin 
deyince orasini kokuturuz. Gel ba§ ba§a verelim de bizde olan bu kokuyu giderme- 
nin bir caresine bakalim " demijtir. 

Pek dogru ve sahihtir. Yerlerin asla bir fena koku ve bozulmasi yoktur. Gerek iyi 
ve gerek fena, koku insanlardadir. Bunun gibi bu yuzsilz asi Asci Dede'nin de o kirli 
pacavrasi beraberinde oldukca her nerede olsa orasi kokar. (Asci, a.g.e. c. IV, 
s.1495) 

776 — Dervis olan kisiler deli olagan olur 

Ask nedir bilmeyenler ana gillegan olur 

Gulme sakm sen ana eyi degildir sana 

Adem neye gillerse basa gelegan olur 

Ah bu askm eseri her kime ugrar ise, 

Gun uykusu uyumaz benzi solagan olur 

Er kisi asik olsa ask deryasma dalsa 

01 deryanm dibinde gevher bulagan olur 

Asikla mekan olur dilnya terkini urur 

Dilnya terkin uranlar didar goregan olur 



Hizmetleri 335 

gunahkdr insan tovbe eder. Allah Tedld'nin sevdigi kulu olur. Ibadetine 
guvenen insana varhk gelir ve mahvolur. " 

111 
Keramet Hakkinda 

ihvanlardan biri, Efendi Hazretlerinin huzurunda sohbette iken gonliin- 
den gecirir ki, 

"Efendi 'nin de hig kerameti yok" o anda Efendi Hazretleri ona doner ve 
buyurur ki, 

"Garda§im siz ders almadan once Teheccud namazina kalkar miydi- 
niz?" o da, "Kalkmazdim Efendim " diye cevap verir. 

"Peki, §imdi kalkar misiniz?" diye sorunca; 

"Evet Efendim. Hem de hig kagirmam " diye soyleyince, Efendi Hazret- 
leri buyurdular ki, 



Dervi§ Yunus sen dahi incitme dervisleri 
Dervislerin duasi kabul olagan olur 

Hz. Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 

777 — "Bu milcahede, halvet ve zikirleri, maddi algilar perdesinin kesfi (ortadan 
kalkmasi, acilmasi) ve -maddi algilar ile kendisinden hicbir seyin idrak edilemeye- 
cegi-Allah Teala'nm emrinden olan alemlere vakif olma durumu takip eder. Iste ruh, 
mahiyet olarak bu alemler mensuptur. Soz konusu kesfin sebebi sudur: Ruh maddi 
algilardan uzaklasip, batmi idrake yoneldiginde, maddi halleri (algilamalan) zayiflar 
ve ruhi halleri kuvvetlenip hakim duruma geger ve siirekli olarak yenilenip gelisme- 
ye devam eder. Zikir, bu hususta ona yardimci olur. Evet, zikir ruhun ytikselisi icin 
gida gibidir. Bu ytikselis ruhun, ilim halinden, suhud (gozle goriilen) haline gecisine 
kadar devam eder. Ruh suhud haline gecince maddi algilar perdesi ortadan kalkar ve 
onun zatmdan olan nefsin vticut bulmasi tamamlamr. Iste bu idrakin kendisidir. O 
zaman ruh, Rabbani bagislara, leduni (gaybi) ilimlere ve ilahi sirlara nail olur ve 
zati, en list ufuk olan melekler ufkundaki (alemindeki) hakiki yapisma yaklasir. 

Bu kesif durumu, milcahede ehlinde 90k goriilur ve bu yiizden onlar, baskalan- 
nm idrak edemedigi, varligm hakikatine iliskin bilgileri idrak ederler. Aym sekilde 
gogu zaman olaylan, meydana gelislerinden once idrak ederler, himmetleri ve nefis- 
lerinin guciiyle sufli varliklar iizerinde tasarrufta bulunurlar (keramet gosterirler). 
Bu varliklar (tabiat kanunlarma aykm bir sekilde) onlarm iradelerine boyun eger. 

Biiyiik sufiler, kesfe itibar etmezler, tasarruflarda bulunmazlar ve konusmakla 
emr olunmadiklan her hangi bir seyin hakikatinden haber vermezler. Aksine kendi- 
lerinde meydana gelen bu gibi seyleri bir musibet ve imtihan vesilesi sayarlar ve bu 
gibi seyleri baskalarmda gordiiklerinde, kendilerine de gelmesinden Allah Teala'ya 
sigmirlar. 

Sahabeler de boyle bir milcahede igindeydiler ve bu ttlr kerametlerden 90k biiyiik 
nasipleri vardi. Ancak onlar bu gibi seylere M9 onem vermemistir. Hz. Ebvi Bekir'in, 
Hz. Omer'in, Hz. Osman'm ve Hz. Ali radiyallahtl anhtlmtln faziletinden bahseden 
haberlerde bunun pek 90k ornegi vardir. (Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Halil 
KENDIR, 1st, 2004, s.671) 



336 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Gardasim bundan bttyttk keramet olur mu?" 

Kokusu 

Efendi Hazretlerinin vucut kokusunun bir rivayette karanfil gibi koktugu 

778 

rivayet edilir. §iikru Sefa Efendi ise: 'O gill gibi kokardi. Kaldigi ve geg- 
tigi yerlerden kokusu uzun sure gitmezdi' diye ifade etmi§tir. 



Leyla ve Mecnun 

"Mecnun, kirk yd Leyld'yi, Ley Id diye sevdi. Kirk yil sonra Leyld'da, 
sevdiginin Mevld oldugunu anladi. Yine Leyld'yi sevdi. Fakat Mevla diye 
sevdi 

Mecnun 'a sordular. 

"Ley Id igin deli oldun. Ya bu ayrihga nasil day amy or sun?" dedi ki; 

"Ayrihk ne kelime. Ben Leyld'yi dusune dusune kendimi unuttum. 
§imdi kendimi de unuttum, fark edemiyorum Ben, ben miyim? Yoksa 
Leyla miyim?" Sonunda mecnun Leyla; Leyla, Mecnun oldu. 

Asik ve masuk bir suda bogulurken, birisi erkegi kurtarmak istemis. O 
ise; beni birak, masukami kurtar, o bogulmasin. Diyerek elini vermiyor ve 
boguluyor. 

Bir dsik; 

Sevdigimin kendini degil, fesinin puskulunu gorsem bana yeter. De- 
mistir. " 

"Mecnun Leyld'nin askindan daglarda gollerde gezer iken bir bakmis 
ki, bir sayyad (avci) bir ceylan yakalamis. Bunu birak demis. Avci; nasil 
birakayim Mecnun; 

"Ceylanin gozu Leyld'nin gozune benziyor. Sana elbisemi vereyim. 
Demis " 

"Mecnun'un coldeki haline babasinin yuregi dayanamami§. Ogluna de- 
mi§ ki; 

"Oglum seni Kdbe'ye gotureyim Hacer-i Esved'eyuz stir de bu ask be- 
lasindan kurtar. " Mecnun; 

Ya Rdb belayi ask He kil asina beni 

Bir dem beld-yi asktan etme ctida beni 



778 — Damadi Orhan Zarifoglu'ndan ijittim. 



Hz. Rasultlllah sallallahil aleyhi ve sellem Gul 
Hz. Ebubekir radiyallahil anh, Ayva 
Hz. Omer radiyallahil anh, Kavun 
Hz. Osman radiyallahil anh Menekse 
Hz. Ali kerremallahtl vecheh, Sebboy 

Hz. Fatma radiyallahil anha, Yasemin, gibi kokarlardi. (AYTANQ, Gonill, 
Sozce, 1st. 2005, s.14) 



Hizmetleri 337 

Az eyleme inayetini ehli derdden 
Yani ki, gok beldlara kil mubteld beni 

"Allah Tedld'm benim a§kinn o kadar artir ki, kimse Mecnun vefasiz 
demesinler. " 

Meczuplar Hakkinda 

"Gardcujlarim! Meczuplara fazla dokunmayin, gerekirse uzak durun. 

779 

Onlarin duasi,bazen beddua yerine geger." 

Misafirlik Hakkinda 

"Garda§larim! Hepimiz misafiriz. Misaftr ag olmayacak, ev sahibine 
gttg olmayacak misafirligimizi bilmeliyiz. Insan bar (yuk) olmamah, yar 
olmah, yani hizmet ehli olmahdir. " 

Misafirler Hakkinda 

"Garda§larim! Gttnde yanimiza otuz ki§i gelir. Bunlardan onu bizi tet- 
kik igin. Onu, yemek-igmek igin. Diger onundan sekizinin dttnya i§i var, 
ikisi ise, Allah rizasi igin ziy arete gelir. " 

Munakaga Hakkinda 

"Garda§larim! Sakin munaka§a yapmayin. Allah Tedld bilir deyin, 
i§in iginden gikin. " 

Naci Firkasi Hakkinda 

■70 1 

"Garda§larwt! Naci denilen firka sizlersiniz. Bakarsiniz bazi ki§iler 



— Girit'te bir meczup vardi. Bir gun kendisine, birisi sata§mi§. O da qfke ile 
elindeki qahlari yere firlatinca daglar tutu§mu§ ve Girit 'in yarisi bu suretle yanmi§- 
ti. Esasen o oldukten sonra, Girit Tiirklerden gitti. 

"Meczuplar, bulunduklan memleketin manevi valileri ve memurlandir. Cenab-i 
Hak o memleketin kalmasim murat ederse, o gidenin yerine bir digerini koyar. Yok, 
eger Hakkin muradi bunun ziddi ise, o meczubu ya baska bir tarafa veya ahirete 
nakleder." ( Ken'an Rifai, a.g.e. s. 47) 

780 — "Dervi$lik yar olmak, bar olmamaktir." Hz. §eyh Ibrahim Fahreddin Cer- 
rahikuddise sirruhu'1-aziz (Tasavvuf Terimleri, 1st., 1998, s.41) 

781 — Hz. Ali kerremallahu veche rivayet etti ki; 

Cenab-i Rasultillah sallallahti aleyhi ve sellem "Benden sonra ummetim yetmis 
tic firkaya aynlacak, yetmis ikisi atestedir, bir firka, firka-i naciyedir" hadis-i serifle- 
rini beyan ederken soyle buyurmuslardir: "Ve mimmen halakna iimmeten 
yehdune bilhakki ve bihi ya'dilun" (Araf: 181) (Meali: Yarattigimiz kimselerden 
bir timmet vardir ki, nasi sirat-i mtistakim tlzere gottlrtlrler ve halka Hakk ile adalet 
icra eylerler.) 

"Bu ayet-i kerimede, firka-i naciye beyan edilmistir ki, bu Ben, Ehl-i Beytim ve 



338 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

tarikata giriyorlar. Qok gegmeden acaibten gardibten bahsetmeye kalkisi- 
yorlar. Kendilerini bttyttk adam olduklarini zannediyorlar. Fakat bttyttk 
kim, kuguk kirn, o sonra belli olur. Bizint tarikatimiza gelen kimse uzun 
yillar gahsir. Ancak kendi kuguklugunu fark eder. Yetmez mi bu fark. 
Qunku keramet kulu Allah Tedld'dan uzaklastirmaya yarar. Insan Ahlak- 
i Muhammedi He ahlaklanmah, kuldan istenen budur. Insan He ebedi 
dlente gidecek kazangta budur. 

Rabrta Hakkinda 

"Rabita, mursidin eliyle muridin kalbinden gegirilip, dergdh-i izzete 
baglanan haberlesme ipidir. " 

"Rabitasiz insan kor ve sagir. " 

Ramazan Ayi Hakkinda 

"Gardaslarim! 

Birbirinizle bir araya geldiginiz zantan, gonullerinizi dilnya taalluka- 
tindan dri kdarak hep bir ruh gibi olmaya gayret He celb-i himmet ve 

■7QO 

ruhaniyyet eylemeniz iktiza eder. 

Bunun hilafindaki hareketler, maddi ve mdnevi islerinizin bozulmasi- 
na ve gonullerinizin perisanhgina sebep olacagindan, su Ramazan-i mag- 
firet nisanindan birbirinizle hubben lilldh heldlleserek, gayet samimi ve 
ciddi olarak muhabbet eylemenizi eltdf-i ildhiyyeden niyaz ederim. " 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Efendi Hazretlerine isim 



bize tabi olanlardir."( Stileyman Ibrahim, Meveddet Pmarlan, trc. Adnan M.Selman, 
1st. 2000, s. 23) 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem "Yahudiler yetmifj bir firkaya yahut yet- 
mi§ iki firkaya ayrilacak (aynldi), hiristiyanlar da ayni fjekilde. Benim iimmetim 
de yetmif tig firkaya ayrilacaktir." (Tirmizi) "Hepsi atetjtedir. Birisi mtistesna, o 
ise, cemaattir. " (Ahmed, Mtlsned) 

Imam-i Rabbani kuddise sirruhu'1-aziz bir mektuplarmda soyle yazdilar: 

"Yilksek babamdan kuddise sirruhu'1-aziz isittim. Buyurdular: Yetmif ikifirka- 
nin gogunun dalalete dti§mesi ve yoldan gikmalarinin sebebi, sofiler yoluna gir- 
mesi ve nihayete kavu$mayip, yanilmalaridir. " (Muhammed Hasim Kismi, Berekat 
Imam-i Rabbani Ve Yolundakiler, trc. A. Faruk Meyan, 1st. 1980, s.l 13) 

782 — Bir sahis, Cilneydi Bagdadi'yi Hakka yurudilkten sonra rilyasmda gordil, 
ona ne durumda oldugunu sordu. Bunun ilzerine Cilneyd soyle buyurdu: 

"Ibareler eridi, ifjaretler kayboldu. Bize menfaati olan ancak o rekatgiklardir 
ki, onlarigece iginde kilardik." (Mustafa ismet Garibullah, a.g.e. c.l, s.342) 

783 — Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; 

"Cemaate siki sikiya sarihniz. Tefrikadan uzak durunuz, gtinkti bir batjina ka- 
lanin arkadafji fjeytandir. Iki kifjiden uzaktir. Kim cennetin bolluk ve rahathgini, 
genifjtigini arzu ediyorsa, o cemaate siki sikiya bagh kalsin. " (Tirmizi, Fiten, 2165) 



Hizmetleri 339 

vermesi Hakkinda 

Bir Ravza-i Mutahhara ziyaretinde, Efendi Hazretleri buyurmus. ki; 

"Biz bu kapinin kitmiriyiz. " Biraz bekledikten sonra; 

"Yok, canim btttttn diem, bu kapinin kitmiridir." Biraz bekledikten 
sonra; 

"Gardaslarim! Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem tig defa adimizi 
degistirdi. Garib'u-llah, Refi'u-llah ve sonunda adimizi Yakin'u-llah 
koydu. " 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme Plan Sevgisi Hakkinda 
"Gardaslarim, Ahmet ve Mehmet! Bizler sizin adinizi abdestsiz bugtine 
kadar agzimiza dahi almadik. " 

"Ismim Muhammed Efendim " diyen ki§iye Efendi Hazretleri; 

"Allah Tedld'yi seversen sus, abdestimizi tazeleyelim ondan sonra adi- 
nizi soylersiniz" buyurarak, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ismine 
dahi olan hurmetini gostererek, O'nun sevdahsi oldugunu izhar ederdi. 

Rusya Hakkinda 

"Gardaslarim! Evliyalar da silahi ele ahp harbe istirak ederler ve ka- 
zanirlar. Biz elimize silah almadan, Rus'u yirmi senedir yerinde durdur- 
duk ve ona byle bir is ettik ki, kiyamete kadar belini dogrultamazlar" 

Sabri Hakkinda 

Ankara'dan gelen bir mufettis. gizli olarak bir sure takibat yapmi§, gide- 
cegi zaman Efendi Hazretlerine gelerek kendini tanitmi§; 

"Efendi Hazretleri siz mustesna bir insansiniz, bu kadar insan, nefsini 
dusilnup dtinya menfaati igin etrafmizda yuvalanmislar ve 
nemalaniyorlar. "dediginde, Efendi Hazretleri; 

"Gardasim, biz bunlarin hepsini ve durumlarini biliyoruz " Buyurmu§- 

784 

tur. 

Sahte Seyhler Hakkinda 

"Gardaslarim! Bakiyoruz, bazi kimseler kendiliginden seyhlik ediyor- 
lar. Tevbekdr olmadan olen, fahise kadinlar ellerinde bigaklar He kendile- 
rini dograyacaklar. Kendiliginden seyhlik edenlerin hali, mahser yerinde 
onlardan beter olacak. " 

Her murside dil verme kim yolunu sarpa ugradir 

Mursidi kdmil olanin gayetyolu asan imis 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 
Sakal Hakkinda 



-Muammer Su isimli ihvandan dinledim. 



340 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Efendi Hazretlerine, "Sizin ihvaniniz, sakahni niye kisa uzatiyor" diye 
sorulunca, "Gardasim bizde igeriye dogru uzatiyoruz" buyurmu§lardir. 

Bir arkada§ gurubu ile ziyaret yapan §ahab Unal'a, Efendi Hazretleri 
"Gardasim! Sakahnizi birakiniz" diye israrli teklifi oldugu, kendilerinin ise, 
bu israrli teklif kar§isinda soz verdiklerini soylemi§tir. 

Sevmek Hakkinda 

"Siz birbirinizi Allah Tedla igin severseniz, gayret'u-llah zuhur eder. 
Allah Tedla hepinizi sever. Muhabbeti olan hata gbrmez, gbrse de gozyu- 
mar. Her iste beraberlikten Allah Tedla razi olur. Idare ilmini ogrenin, 
insan kizinca seytanin mail olur. 

Idare mtiddra ve dubdra. 

Nefis gok mubarektir. Ruha dsik olmustur. Askin kiymeti gok buyuk- 



785 — ihramcizade Haci Ismail Hakki Hazretleri, sakal konusunda uzatmryorlar 
demek yerine niyetlerinde uzatmak oldugu fakat maslahat icabi hareket edildigini 
bey an etmektedir. Ehl-i tarikte bir stinnetin terki dahi haramdir. 

Ebu Hilreyre radiyallahil anhm rivayet ettigi hadisi serif; "Cuma giinii guslet- 
mek, misvak, biyiklan kisaltmak, sakah uzatmak, Islam fdratindandir. Zira Mecu- 
siler biyiklarini uzatir, sakah keserler. §u It aide onlara muhalefet edin."( ibni 
Sad(l/147) Mtishm(taharet,55) Beyhaki(l/150) Safn el Umm(l/21) Beyhaki 
Ma'nfe(l/246) Nesai (Zinet,2) Ahmed(2/52) Buhan Tanhul Kebir(l/140) Taberam 
Sagir(553) Hatib Tanh (6/247) Deylemi(2570) Fethul Ban (10/346) Ramuz (449/15) 
Suyuti Esbabi Vurud (212-214) Kenz(17223) Kandehlevi Sakal Risalesi (s.17) 
Zadul Mead (1/166) Zilbeydi Ithaf (2/427) 

Islamiyette butiln mezheplerde sakah kesmek haramdir. Bir mecburiyet olursa, 
kerahetle kesebilir. Fakat mecburiyet yoksa sakah kazimak dogru degildir, haramdir. 

"Pes, sakah tiras etmek haramdir. Zen (kadin) makulesi sacini tiras gibi. Ve sa- 
kalda mesnun (siinnet) olan zevdidini (fazlahgi) kisa etmektir. Zira sakal insanin 
ziynetidir ve herkesin ziyneti kendi hasebiyle olur. Pes, qene altindan bir kabza tutup 
maadasini kisa else caizdir. " (BURSEVt, Ismail Hakki, Tuhfe-I Atdiyye, s. 66b; 
AKKAYA, Veysel, Kdbe ve Insan, Istanbul, s. 191) 

Ebu Said el Hudri radiyallahil anhden rivayet edilen hadiste buyrulur ki; "Dogu 
tarafindan bir takim insanlar zuhur edecek, onlar Kur'an-i Kerim'i okuyacaklar, 
fakat Kur'an-i Kerim onlarin girtlaklanndan asagi gegmeyecek. Onlar, okun av 
hayvanini delip giktigi gibi dinden qikacaklar, ok bir daha kirisine donmedigi gibi, 
onlar da artik bir daha dine donemeyeceklerdir. Onlarin alameti; tirastir." 
(Buhari(tevhid,57) Kastalani Irsad us Sari(4/480) Fethul Bari(l 3/546) Ayni Umde 
tulKan(25/201) 

Ibni Abidin; "Ulemadan sakal tirasini mubah goren olmadi " demistir.(tbni Abi- 
dm(5/261) Fethul Kadir(2/86) el Fikhu Mezahibil Erbaa(2/45) 

Sakah siinnet tlzere birakmak da stlnnettir. Ka'bul Ahbar radiyallahil anh dedi ki; 
"Ahir zamanda bir takim insanlar gelecek, sakallarini gilvercin kuyrugu gibi 
cenesinde kesip dilzenleyecek... "(Gazali ihya(l/388) Kutu'l Kulub(3/462) 

786 — si vas -Zara ilfesine bagh Yapak Koytl'nden Sahab Unal'dan dinledim. 



Hizmetleri 341 

tur. Asik olmayan insan, insan degildir. Asil mesele nefsi, ruha tdbi kil- 
maktir. Nefsin dedigine gitmemektir. Ne ararsan insanda mevcuttur. Bir 
seyh (§eyh Sena ) Rum papazinin kizina dsik olmus. Ruh seyhtir, Nefiste 
Rum papazinin kizidir. Hepinizi Allah Tedla'ya emanet ettik. Biz de zaten 
Allah Tedla'ya emanetiz. Cendb-i Allah Teala, hepinize mazhar-i tevfik 
buyursun. Tarikatta bir sey varsa, o da insanin gozu ayaginin ucuna bak- 
masidir. " 

Efendi Hazretleri bir sohbetinde sevmek hakkinda Musa aleyhisselamin 
kissasini anlatirlar. 

"Allah Teala, Tur-i Sina'da, Musa aleyhisselama buyurmu§lar ki, 
"Ya Musa benim igin sen neyaptin" Hz. Musa aleyhisselam, 
"Ya Rabbi namaz kildim, orug tuttum, zekdt verdim " Buyurunca, Allah 
Teala buyurur ki; 

"Onlar senin igin Ya Musa, karsihgini elbette verecegim, benim igin 
sen neyaptin" sualine Hz. Musa aleyhisselam, 

"Yarabbi sen bilirsin " demesi iizerine Allah Teala, 
"Ya Musa, benim igin bir kul sevdin mi? buyurmu§lardir. 
"Onun igin kul, Allah Tedld'yi sevmeli, her seyi de Allah igin sevmeli- 
dir. Gardaslarim biz hepinizi Allah igin seviyoruz," yerde giden kanncayi 
gostererek, 

"Su kanncayi da, Allah igin seviyoruz" 

Siyaseti Hakkinda 

Efendi Hazretleri, butun partilere kar§i ayni uzakhkta kalmis, herhangi 
bir siyasi parti hakkinda yakinhk belirten bir soz s6ylememi§tir. Hatta 1954 



787 — Rasultlllah sallallahti aleyhi ve sellem Efendimiz, Allah Teala'dan naklen 
anlatiyor: 

"Allah Teala joyle buyurdu: 

'Ey Ademoglu hasta oldum, ziyaretime gelmedin. Ademoglu sordu; 

'Ya Rabbi sen dlemlerin Rabbisin... Seni nasd ziyaret edeyim? ' Allah Teala bu- 
yurdu ki; 

'Bilmiyor musun? Falan kulum hasta oldu... Ama sen onu ziyaret etmedin. Eger 
onu ziyaret etseydin Beni yaninda bulacaktin '... Allah Teala devamla buyurdu ki; 

Ey Ademoglu, senden yemekle doyurulmami istedim, ama sen Beni doyurma- 
din '. Ademoglu sordu; 

Yarabbi, seni yemekle nasd doyurayim? Sen dlemlerin Rabbisin'. Allah Teala 
anlatti; 

Ealan kulum senden yemek istedi. Ama ona yedirmedin. Bilemedin mi? Onaye- 
dirseydin, Beni yaninda bulacaktin '. Allah Teala devamla buyurdu ki; 

Ey Ademoglu, senden su istedim, ama vermedin'. Ademoglu sordu; 

Ya Rabbi sana nasd su vereyim? Sen Alemlerin Rabbisin '. Allah Teala anlatti; 

Ealan kulum senden su istedi, vermedin. Ona su verseydin Beni yaninda bula- 
caktin... Bunu da mi anlayamadm? "(Muslim) 



342 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

sefimlerinde gelen misafirlerden birisinin, 

"Efendiyakinda segim var. Biz reyimizi hangi partiye verecegiz" demesi 
Efendi Hazretlerinin caninin sikilmasina sebep olmu§ ve buyurmu§lardir ki, 

"Gardaslarim! Allah Tedld herkese goz vermis gormek igin; kulak 
vermis duymak igin " i§aret parmagiyla ba§ini gostererek, 

"Allah Tedld bir de akil vermis, gozunuzle gorttp kulaginizla isitip ak- 
hniza danisacaksiniz, akhniz ne diyorsa onu yapacaksiniz" 

"Biz, siyasetle asla ugrasmayacagimizi soyledik, siyasetle ugrasmaya- 
cagimiza dair, Duyunu Umumiye Memurlugumuzda imza verdik. Bizim o 
taahhutnamemiz halen cdridir. 

Gardaslarim! Zahirde senet verdik, ervdh-i ezelde de soz verdik. Bizim 
siyasetle aldkamiz yoktur. Benim bir reyim var. Kime verirsem vereyim, 
baskasini ilgilendirmez. Her kim ki, 'Efendi oyunu filan partiye veriyor' 



788 — Balikesirli Abdill-aziz Mecdi Efendi "... sohbetlerinde, htikumetin siyaseti- 
ne pek az temas ederlerdi. Bu mevzu tizerine soz acmak; bilhassa htiktimeti ve ya- 
pilan inkilaplan milnakasa etmek isteyenleri kisa, fakat hakimane sozlerle aydmlatir 
ve tatmin ederlerdi. 

Milntesip bulunduklan sofiyane meslek geregince, hayir ile serri, iyi ile kotilyil 
hep Allah Teala'dan bildikleri ifin; baskalarmm dilsuncelerine ve muhakemelerine 
istirak etmezlerdi. Binaenaleyh 90k kimselerin fena gordilkleri hadiseleri ve inkilap- 
lan 0, 

"Gergi o size ho§ gelmez, fakat olur ki, siz bir §eyden ho^lanmazsiniz; oysa o, 
hakkinizda hayirhdir. Olur ki, siz bir seyi seversiniz; ama o, sizin hakkinizda bir 
fenahktir. Allah bilir, siz bilmezsiniz. "(Bakara 216) ayetini okuyarak, izah ederler 
ve: 

"Allah Teala'nin iradesi olmadan, kudreti taalluk etmeden bir sinek bile kana- 
dini oynatamaz. " 

Diyerek; bunlarin hepsinin Allah Teala'dan oldugunu soylerler ve sonunun 
hayirli olacagim, milletimiz icin refah ve vaad edilen saadetin gelecegini ve 
beklediklerini miijdelerlerdi. Bununla beraber boyle hakimane nasihatlere de 
kanmayanlara ve fazla taskmhk gosterenlere karsi: 

"Meslegimiz susmaktir, susuyoruz, gonulden gegene de karifjamazlar ya. " 

Diyerek; dinin, manevi inanism bir vicdan isi oldugunu ve htikumetin de bu ise 
esasen kansmamakta bulundugunu o ttlrltl adamlara anlatirlardi." (ERGIN, a.g.e. s. 
258) 

"Ayash §akir Efendi dermis ki; 

"Siyaset velayetten yiiksektir. " 

Bunun manasi: Velayet; Allah Teala'nin cemal tecellisi oldugu igin; hep iyi sey- 
ler dtlstlntlr, iyi seyler yapar. Siyaset ise, Allah Teala'nin hem cemal, hem celal 
tecellisi oldugundan, Allah Teala'nin zuhur ve taayytln itiban ile birbirine zit sifatla- 
rma ne kadar yaklasirsa o kadar muvaffak olur. 

Hz Omer radiyallahtl anh buyurur ki; "Allah Teala'ya yemin ederim ki, Allah 
Teala'nin hukumet kuvvetiyle men ettigi $ey, Kur'an-i Kerim'in ayetiyle men 
ettiginden ziyadedir." (ERGIN, a.g.e. s. 154) 



Hizmetleri 343 

diye konusursa bizim semtimize ugramasin, onunla bizim aldkamiz kesil- 
mistir. " 

"Gardaslarim! insan beser, hata eder tiger beser. Hata islemeyen kul 
olmaz, htiktimete gelince olmayan htiktimetten, olanin en kbttisti yine iyi- 
dir. Memleketimize sahip olun. Dtinya'da Ttirkiye, Ttirkiye'de Sivas, kiy- 
metini bilin " 

"Gardaslarim! Sizler ne niyetle oy verirseniz verin. Oylar sandikta Al- 
lah Tedld'nin melekleri tarafindan layik oldugunuz yonetimin gelmesi igin 
degistirilir. " 

Cihana padisah olmak kuru bir kavga imis 
Bir mtirside bend olmak ctimleden evla imis.. 

Yavuz Sultan Selim 
Sohbet Hakkinda 

Efendi Hazretleri iki konu uzerinde israria dururdu. Bunlar: 
"Hatm-i Hdcegdn 'i ve sohbetleri terk etmemektir. " 
"Gardaslarim! Sohbetlerinizde edebinizi, muhabbetinize sahip olun. 
Her sohbette vuslat vardir. Hig vuslatsiz sohbet olmaz. Hig bir sohret afat- 

791 

siz olmaz, byleyse sohretten kaginin. " 

792 

"Sohbetin dort seyine dikkat etmelidir. Terk et dtinyayi, bul ukbayi. 



789 — Az milletvekili cikardigi halde, iktidar olan partiler yakm donemlerde goril- 
lilnce bu soziin hakikati ortaya cikmistir. 

790 — "Allah Teala haslanyla edepsizce konusmak gonlil oldilrur, amel defterini 
kapkara bir hale koyar." (Mesnevi all, b. 1740) 

791 — §6hret basamaklarma tirmananlar, kendilerine insanlarm ilgisinin yogunlas- 
tigim fark eder. Ilgiyle beslenen ihtiras azgmlasir. Nefsinde iman gemisi bulunma- 
yanlar, bir basamak daha iiste cikmak ugrana her seyi zorlar. Biltiln yollar onlar icin 
mubahtir... Ilgi ve tabasbus arttikca, vehimleri kuvvetlenir. Nefsi benligi, kendileri- 
ni kainatm mihraki zannetmeye baslarlar. Bu bazen Firavunlarda goruldugii gibi, 
kendini ilah zannetme hastaligma kadar ulasir. Yorgam baslarma cektiklerinde aciz 
bir mahluk olduklarmm suurana vanrlar. Bu ikilem onlardaki rah buhramm hezeya- 
na doniisturiir. Hircmlasirlar. Onlan teskin etmek igin dalkavuklar ziimresi harekete 
gecer. Bu zilmre onlan iyice sirazeden cikanr ve ortaligi bir curcuna kaplar. 

§6hretle ve giicle tamsan kisiler oyle bir noktaya gelir ki, ihtirasi akhn, basiretin 
yerine gecer; artik dur durak bilmez. Biiyiik akliyecimiz merhum Mazhar Os- 
man'in bu konuda gilzel bir fikrasi vardir. Asistam Fahrettin Kerim Gokay Istan- 
bul valisi olunca gazeteciler ona, "Ogrenciniz ziyaretinize geldi mi?" diye sorarlar. 
O da su muhtesem cevabi verir; 

"Gelmedi. Kabiliyetlidir, yarm bakan olmak ister, olur; gelmez. Basbakan olmak 
ister, olabilir; gene gelmez. Sonra da, Tann olmak isteyince onu bana getirirler." 
(QETiN, Mahmut, X Hiskiler, 1st. 2000, s.20) 

792 — Dtinyayi terk etmek demek, ac ve sefil olmak degildir. Terkin buradaki 
manasi, gonillden muhabbetini gidermektir. Islam dini ac ve sefil olmayi emretme- 



344 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

793 

Terk et ukbayi, bul Mevla 'yi. Terki terk eyle. Sen seni terk ettikten sonra 
kendin gahsarak ara. Tarn bes ytiz senelik yoldur. Bir perde vardir. Bu 
perde ise, kalbde gozle gorulmeyecek kadar ufaktir. Bir nokta kadar- 
dir." 794 

"Sohbet ihvanin tesiri altinda degil, ihvan sohbetin tesiri altindadir. " 

795 

Son olarak sovledigi Gazel 

Sanmam ki, bizi sire-i engttr ile mestiz 

Biz ehli harabattaniz kim mest-tt elestiz. 

Ol demde kim ikrar eyledi bizleri ey dost 

Simdi dirilub gevremiz gbrdu ki, mestiz. 

Bu zevke erer ehl-i hirat kim bula biryol 

Akil ana tuzak olmus iken, mumkun mil gideyol 

As kin elemi her kimi zar etti o makbul 

Safi demesin kim bu yolda biz dahi mestiz. 



Bezm-i ezele vakifolan ehl-i harabat. 
Terk eylemez bizleri olsak tapur-afat 
Iste o zaman bilir ki, biz ezeli mestiz. 
Bu dedikodular olacak hep cilmle guzel 
Qun basa getirmis o takdiri ezel 



mijtir. 

"Bazi dinler, arzuyu damgalar. Asetik inanglar, yoksulluk karjismda pasifligi 
vurgular ve bize ihtiyaflanmizi karjilamak yerine azaltmakla mutlulugu aramayi 
onerir. Daha az isteyin. Onsuz yajaym. Qok uzun bir silre boyunca Hindistan bunu 
yapti; inamlmaz bir yoksullugun ve sefaletin ortasmda kaldi." (Alvin TOFFLER - 
Heidi TOFFLER, Zengmlik Devnmi, trc. Selim YENlQERl, 1st, 2006, s.37) 

793 — Buradaki terk sevab kazanma endijesinden azade olmaktir. 

794 — «g- r i,j mse zahij-gn abdest almakla bedenini temizlemij olur. Halbuki gil- 
nahlardan korunmak ve temizlenmek icin lazim olan su, ibadet ve hayir ijlemektir. 

Kalbin ve nefsin pisliklerini ve fena ahlaklanm gidermek igin lazim olan su ise, 
Allah Teala'nm ahlakiyle ahlaklanmaktir. 

Bir de sirrm abdesti vardir ki, bunun suyu da masivayi yani sana dtlnya olan bag- 
lan terk etmektir. Iste, insamn abdesti boyle olmaymca yani ask ve muhabbet ces- 
mesinde yikanip dort tekbiri bir etmeyince, hakiki olarak namaz kilmmis olmaz. 

Dort tekbiri bir etmek nedir, denilirse, dilnyayi terk, ahireti terk, varligi terk ve 
terki de terktir. Bu abdesti alip fena mertebesini bulduktan sonra, nasil istersen oyle 
hareket et. Ctinku o vakit amelinde cehil ve fiilinde de gilnah yoktur. 

Iste bu mertebe, Allah Teala ile seyir mertebesidir ki, her seyde ikiliksiz Allah 
Teala ile olmaktir. Yani: Kurb-i kabe kavseyni ev edna mertebesi budur." (Ken'an 
Rifai, a.g.e. s. 381) 

795 — §EN, Mehmet Veil, Evrdd-i Bahaiye, Sivas, 1976, s.37. 



Hizmetleri 345 

Bildim ki, bu diem hareketi sun-i lem-yezel 

Toprak olup ayaklar altinayuz koydum elbette ki, mestiz 

Seyhligin Kazanilmasi Hakkinda 

Bir gun bize iki kimse geldi. "Ismail Efendi sen bu seyhligi buldun mu? 
Qaldin mi? Aldin mi? Dediler. "Bende onlara; ne buldum, ne galdim, ne 
de aldim Hini sabavetimden beri kendimi bir yokluk iginde veyok bilirim; 
dedim. " Onlar; "Haydi Ismail Efendi imtihani kazandin dediler. " 

Seyhin Ustunlugu Hakkinda 

"Gardaslarim! Her seyin bir tilccari vardir. Bizde dert tilccariyiz. Hem 
de dyle bir dert tilccari ki, biltiln dermanin fevkindedir. " 

"Gardaslarim! Ananiz, babaniz mi ilstiln yoksa biz mi? Elbette biz 
ilstilnilz Onlar sizi ulvi alemden sttfli aleme getirdiler. Biz ise, o ulvi ale- 

... .. „ 796 

me goturmeye memuruz, 

" Gardaslarim! Acaba ve supheyi kaldir. Hatani bileceksin. Hava giren 
yerini yama. Gemi cevher yttkltt, su almis batmis. Insanoglu cevheryuklu, 
sakin batirma. Sahibine teslim et. Arabanin gicirtisi bile muhabbeti bozar. 
Qorumlu Pirimiz buyurdular ki; 

797 

" Biz cevher olani biliriz. Birakmayiz Biz insan hirsiziyiZ- " 
Zatin biri, Allah Tealaya kapini ag demis. Gaipten ses gelmis: Ya ku- 
lum, sen gel zaten kapi agik demis. 

Enfaziletli Him ilm-i hal 
Enfaziletli hal huzur-u hal 
Kul rah-i hakta buluna 



796 — Rivayet edilir ki; Iskender-i ztll-Karneyn'e: "Neden hocana, babandan daha 
90k saygi gosteriyorsun?" diye sorulunca, ne gtlzel cevap vermis : 

"£unku babam, beni gokten yere indirmifjtir. Hocamsa beni yerden goge dogru 
yiikseltmektedir. "demi§. . 

insanm ruhu melekut aleminde, yilkseklerdedir. Ana-baba sebebiyle rah bu me- 
lekut denilen yilksek bir alemden ana rahmine iner. Dolayisiyla ajagiya du§mu§ 
olur. Fakat ihsamn hocasi yilkseklerden gelen bu ruhu yine ebedi alemde yilksek 
mevki ve mertebelere cikarmaya vesile teskil eder. Ona rabbini ve dinini, dunyasim, 
ilmin sirlarmi ogretir. (imam Burhanilddin Ez-Zernuci, Ta'lim ve Mtiteallim, trc. Y. 
Vehbi Yavuz, 1st, 1993, s.75) 

797 — Allah Teala, Davud aleyhisselama buyurdu ki; 

"Ya Davud! Kullanmi bana sevdir, beni de kuUanma sevdir." Davud 
aleyhisselam 

"Ya Rabbi! O benim yapabilecegim bir ^ey degil, ben bunu nasil yapabilirim? '" 
deyince, Allah Teala; 

"Kullarima benim iyiliklerimi anlat, onlar beni severler, onlar beni sevince 
ben de onlari severim." (Mustafa ismet Garibullah, a. g.e. c.l,s.531) 



346 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Rahimdir Allah Tedla kuluna 
Bu dleme gelen kttfrtt He gelir. Neyi seversen onunla kahrsin, ne He 
mesgul isen sen O'sun. §eriati gozetin, seriati gozetmeyenin tarikati olmaz. 
Ama sol el ileyemek mekruhtur, fakat onu gbrmek haramdir;" 

Seyhin Makami Hakkinda 

Cennete gitsek bile, siz vazifenizi yaptiktan sonra biz sizi almadan gi- 
dersek, cennet bize haram olsun. Biz sizi birakmayiz, yeter ki, siz vazifeni- 
zi yapin. 

Ehl'u-lldh derler, iste Allah Tedld'nin ehlisiniz, bize Allah Tedldigin 
ziyarete uzaktan yakindan geliyorsunuz. Tarikatimiz Halidi Hdki Naksi- 
bendi'dir. Evveli §eriat ortasi tarikat ahiri yine seriattir. Bizim §eyhimiz 
Haci Mustafa Haki Hazretleridir. Bizde sizin gibi, Allah Tedla igin ziya- 
retlerine giderdik Tilrbe-i saadetleri Istanbul' da Fatih Camii'ndedir. Yine 
gidip geliyoruz, Biz beraberiz. Hadis-i Kudsi "Men arefe nefsehu fekat 
arefe rabbehu." Nefsini bilen Rabbi'ni de bilir ezeli ervahta. Iste boylece 

■7QO 

ruhlar bir arada gorusmiisler burada da gorilsilyoruz, " 

Seyhin Gerekliligi Hakkinda 

"Kendi basina biten bir agacin meyvesi olmaz. Allah Tedla'nin ddetin- 
de bir seyi sebebe baglamak lazimdir. Nasd ki, ana ve baba olmadan gocuk 
dunyaya gelmiyorsa, bir Milrsidi kdntil terbiyesine girmeden olan dogusta 
sakathklar olur. " 

Bos gesmeye koydum bakrag, 

Bulamadim derdime ne merhem ne Hag La 

Seyhliginin Hakikati Hakkinda 

"Gardaslarim! Sddi derki, Bir giln hamamda bir sevimli insan bana bir 
parga gilzel kokulu kil verdi. kile: 

"Misk misin, yoksa amber misin, senin gilzel kokundan mest oldum. " 
dedim. Kil cevap olarak bana §6yle dedi: 

"Ben adi bir kil idim, fakat bir zaman gill He arkadas oldum, onun 



798 — Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Ruhlar siralanmi$ as- 
ker topluluklari gibidirler. Ruhlar aleminde anlatjanlar, dilnyada anlatjirlar. Buna 
karfjihk ruhlar aleminde anlatjamayanlar, dilnyada da birbirleri He anla$amaz- 
lar." 

799 — "Bir yemek, sadece altina ate§ vermekle pi$mez- Yemek dibine sararsa 
icine su koyarsin. Usta, elinde bir kepce He kazanin batjinda bekler ve yentegi 
kivaminda pifjirir. Eger atefjleri yakip kazani birakir giderse, kazan yanar ve ye- 
mek dibine sarar." (SIR, age. s. 398) 



Hizmetleri 347 

gtizel kokusu bana sindi, yoksa ben bildigin toprak pargasiyim. " 

Seyhligin Hakkini Vermek Hakkinda 

"Gardaslarim! Eger biz kendimize dusen vazifemizi yapamiyorsak, bu 
vazife bizden ahnsin; sizler bir sey alamiyorsaniz bizler ne yapahm. " 

Sevval Orucu Hakkinda 

"Gardaslarim Ramazan 30 gundur. 6 gunde §evval-i serifte orug tu- 
tarsaniz 30 gun ramazan 300 gun, 6 gunluk §evval orucuda 60 gun eder 
bir senede orug tutulabilecek gun 360 gundur, bu suretle bir senenin gece- 
si kaim, gunduzu saint olmus oluruz. Biz §evvali §erif'in dokuzunda oruca 
baslar on besinde bayram ederiz. Bu suretle eyyam'i biyd orucunun seva- 
bini da kazanmis oluruz. " 

Takdir Hakkinda 

"Gardaslarim! Allah Tedld ruhlari ezelde topladi, herkese istedigi sa- 
nat gosterildi. Biz de dervisligi aldik, sizinle de ezelde tanistik. Her insana 
omru, rizki ve nasibi ruhu He beraber verildi. Bu dlemde tedbir ahp takdir e 
saygih oldugumuz kadar ameli edebimizle daha kim yakin olur diye dleme 
imtihan igin gonderildik. Burada bilistik mahserde bulusacagiz." Ikinci 
duragimiz berzah dleminde toplanacagiz. JJguncu duragimiz mahserde 
toplanacagiz, bulusacagiz. Allah Tedld buyurdu ki; 

'O gun mahserde hig kimseye soyu sohreti sorulmaz Ameli, edebi ve 
yakinhgi He mukdfatlandiririz'- 

Gardaslarim! Kdinat bize bagh, bizdeki cana bagh, canda canana bag- 
h. Bu can bizden gitti, baska can geldi. Allah Tedld kula nimet verir bas- 
kasi bin gahssa o lutfa erisemez. Gardaslarim! Eden eyleyen Allah, La 
Havle veld kuvvete ilia billdh " 

"Gardaslarim! Her insan igin ezeli bir hukum var. Her nebinin mekd- 



80CI — §eyh Sadi-i §irazi, Giitistan, trc.,Kilisli Rifat Bilge, 1st, 1968, s. 316 

801 — Aliyyil'l-Havvas kuddise sirruhu'l aziz §oyle der: 

"Bu alti gunluk orucu da, ramazan orucunda oldugu gibi hatta daha fazla dikkatle 
korumamrz icap eder. Qunkil bunlar tamir mesabesindedir. Eger bunlar tarn yapil- 
mazsa yine bir gedik kalmij olur. Boylece eksiklikler birbirini kovalayarak gider, 
sonuc almmaz olur. Mesela, bunun bir benzeri §u ornektir: Sallallahu aleyhi ve 
sellem Efendimiz, namaz esnasmda yapilan hatalarm telafisini sehiv secdesine tahsis 
etmijtir, kiyam veya rilkua degil. Qunkil kulun Rabbine en yakm bulundugu an sec- 
de anidir. §eytanm nufuzu secdede pek milessir olamaz. (Uhudtl'l Ktlbra, a.g.e. 
s.224) 

Aynca kadmlarm adet gilnlerinde tutamadigi oruclarm eksikligini bu oruclar ile 
tamamlamak gerekir. Bu orucun, aile icerisinde erkek ile beraber kadmm tutmasi da 
kolayla§mi§ olmaktadrr. (Yazan) 



348 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ni zamani ve ashdbi ezelde bilindi. Rasulullah sallalldhu aleyhi ve sellemin 
ve halifelerinin de mekdni, zamani ve ashdbi ezelde bilindi Bizimde zama- 
nintiz bu, Sivas mekdnimiz imis. Allah Tedld bizi sevdi, biz de Allah Ted- 
Id'yi seviyoruz. Her seyi, yerdeki karincayi Allah Tedld igin seviyoruz. Siz 
de emri ildhiye iman ve ameli edebi He bizi sevmis olursunuz. Bizi sevmek- 
le Rasulullah sallalldhu aleyhi ve selleme, oradan Allah Tedld'ya yakin 
olursunuz. Ameli edebinizle, Murakabe-i Hayr He gok zikirle yakinhginiza 
sa yu gayret edecegiz. " 

"Gardaslarim! Kim bizi severse, bizle yasarsa, bizim sevgimizle olurse, 
mahserde beraber oluruz. " 

Tarikati Hakkinda 

"Halidi Hdki Naksibendi olan tarikatimizin evveli seriat, ortasi tarikat, 
ahiri (sonu) ise, seriattir. " 

Ulu Camii Hakkinda 

"Dunya uzerinde alti mescit vardir. 

1- Beytullah, 2- Ravza-i Mutahhara 3- Kudus-it §erif 4- §am'da Ca- 
mii Emeviyye'de Mescidi Yahya, 5- Halep'te Mescidi Zekeriyya, 6- Sivas 
Ulu Camii. Bu bir Hdkikdttir, biz boyle kabul ettik. " 

tic Aylar Hakkinda 

"Gardaslarim! Ug aylarda gunahlarin keffareti olarak bir gun orug 
tutun, butun gunahlarinizi silip goturur. " 

Tekkesi Hakkinda 

"Gardaslarim! Bizim siyasetle aldkamiz yoktur. Cumhuriyetin ilanin- 
dan sonra tekke ve zaviyeler kapatihyordu, bize dediler ki; 

"Efendi siz seyhsiniz. Tekke ve zaviyeler kapatihyor, siz irsat faaliyet- 
lerinize devam edecek misiniz?" Biz de, 

"Evet, gok kubbenin alti bizim tekkemiz. Ay, gunes ve yildizlar tekke- 
mizin kandilleridir. " dedik. 

Vefali olmak Hakkinda 

Efendi Hazretleri bir gun devlethanede uzun muddet hasbihal ettigi ya§h 
bir misafire abdest tazelettirmek icin oglu Kemal Bey'e i§aret etmi§. Kemal 
Bey hizmetini yaparken bir ara demi§ ki: 

"Efendi Hazretleri sizin gosterdiginiz ilgiye layik biri degilmis. " 
"Bizi Seyhimize ilk goturen Tokat Mai Muduru'ne saygimiza gblge 
dusurmek egri olur. Mahserde egrinin golgesi de egridir. Egrilik mahserde 



s02 — Mehmet Veli §EN'in Ulu Camii'ye yardim ifin o zamanlarda bastirdigi bir 
bro^ilrden. 



Hizmetleri 349 

ise mahcupluktur. " 

Vefat Eden Kigi icin Kelime-i Tevhid Hatmi 

"Gardaslarim! Vefat eden gardasimiz igin, Kelime-i Tevhid Hatmi 
okuyahm Cehennemde olani gikarir. " 

Vesvese Hakkinda 

"Gardaslarim! Her iste, meldike de seytan da muessirdir. Adamina go- 
re bazi kimse, meldikeden ilham ve bazi sahis seytandan vesvese ahr. Biz 
ise, muvazene ileyola gideriz. Her kim meldikeye mukdrin olursa, islerin- 
de ilham, seytana yaklasirsa vesveseden istilzam ahr. " 

Zahiri Ilim 

"Her canh olur. Bir Allah Tedld ve muhabbet bdkikahr. " 
"Muhabbet manevi ilimle bulunur. Almanya'da bir arabayi yedi, 
Amerika'da otuz yedi gunde yapiyorlar. Zahiri ilim artacak. Fen daha 
ilerleyecek. Uzak yeri yakin edecek. Kisi ustune giydigi elbisenin dugmesi- 
ne basacak istedigi yere gidecek. (Ba§ka bir sohbette devaminda) Fen o 
kadar ilerleyecek ki, nefesi biten kisiyi saghgindaki gibi hareket ettirecek- 
ler. Fakat bu zahiri ilmin sonu olacak. Ancak maneviyatin ustunlugu de- 
vam edecek. Mttmin, gegen nebilerin ve velilerin sesini kendi agzindan 
duyacaktir. " 

Zikir Hakkinda 

"Gardaslarim! Insana tarikati dliye-de kalbden bir ders verirler. Qeke, 
geke kalb islah olur. Kalb islah olunca da butiln vilcuda dagihr. Vucut 
islah olunca, butiln kdinat ve mukevvenat islah olur" 

"Gardaslarim! Kuslar, bahklar zikirden dusunce av olurlar. Basinizda 



803 — Sadriiddin Muhammed Konevi kuddise sirruhu'1-aziz vasiyetnamesi 

"Rasultillah sallallahil aleyhi ve sellemden bizi intikal eden, O'nun ahiret, cennet 
ve cehennem ile ilgili haller, Allah Teala'nm fiil ve sifatlarma dair verdigi buttin 
tafsilat haktir. Ben, bu diljunce ve inancla yajadim ve bu inancla oluyorum. 

Dostlanm ve bana mensub olan muridlerim, talebelerim, beni muslumanlann 
umumi kabristanma defnetsinler. Olumumun ilk gecesinde Allah Teala'nm beni, her 
turlil azabmdan ve cezalandirmasmdan uzak tutarak beni bagijlamasi ve Allah Tea- 
la'nm kabul etmesi niyetiyle yetmifj bin kelime-i tevhid (La ilahe Illallah) diyerek 
tevhid hatmi yapsmlar. Yine oltimumde hazir bulunanlardan her biri kendi kendine 
aym niyetle agir bajhhk ve kalb huzuru icinde yetmi§ bin "La ilahe Illallah" diyerek 
zikirde bulunsunlar." (Sadriiddin Muhammed el- Konevi kuddise sirruhu'1-aziz 
vasiyetnamesi, 1st Sehit Ali Pasa Ktp. nr. 2810) 

804 — « Vesveseli du$uncelerden sakin. Insanin kalbi, sazlik ve orman gibidir. 
Orada aslan gibi de, yaban eqegi gibi de fikirler bulunur. " Mevlana kuddise 
sirruhu'1-aziz 



350 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

semsiyeyim, eger her halinizi bilmez isek, Allah Tedla seyhligi elimizden 
alsin. Her nefes ve ahsverisinizden haberdarim Biz simdi bir kestirme yol 
bulduk, gonulden gidiyoruz Bu vucut, bir gemidir. Bu gemiyi deryada 
yuzdurmek lazim. Kul beserdir. Insan namazina ve dersine devam etmeli, 
yatarken, kalkarken ve yerken daima abdestli olmahdir. Yemede ve igmede 
bir sey yoktur, nefsi korletmek igindir. Asil mesele ruha gida vermektir. 
Nefs, daima ruhun pesinden getirmelidir. Insan, zikre basladigi zantan 
zikre girmeli, kendisi yok olmah, top atilsa duymamahdir. Zikirden kendi- 
sini almamahdir. " 

"Cenab-i Allah Tedla'ya karsi kulluk vazifemizi yapamiyoruz. Allah 
Tedla, Kur'an gondermis, rasttl gondermis. Kitap, sttnnet icma-i ttmmet; 
utaniyoruz, Allah Tedla derse, ben Allah Tedla'ya ne cevap vereyim. 
Soylesek olmaz, soylemesek olmaz. Ben daima seyhimle beraberdim. Siz 
de, daima seyhinizle beraber olun. Gardaslarim! Hepinizi Allah Tedla ya 
emanet ettik. Insan yok olmah, bu da lafile degil, halle olacak. Insan dort 
seyden milrekkeptir. Hava, su, toprak ve ates. Insanda bir et pargasi var o 
da kalptir. En mukaddes sey. 

Gardaslarim! Soyadimizi Toprak koymuslar ama topraga bakiyorum 
da utanvyorum. Dirimizi, blumuzu ve gidamizi hep o muhafaza ediyor. Biz 
toprak gibi tevazulu olamvyoruz " 

Kisa Siirleri 

Ocak yanmayinca ate^ olmaz, 

Ates olmayinca duman tiiter mi? 

Kiyamet gunune gebneyince bu dert biter mi? 

'k'k'k'k 

Cihanin devleti batjindayken 
Sana gam yakifjmaz Ismail 
Eger konmasaydi askin kusu basin a 
Olmazdi cihan asik sana 

'k'k'k'k 

Muhammed bir gunestir 
Onun kokii Ebubekir 
Meyvesiyiz bizler Anin 



805 — Utanmak duygusu, insamn sevdigine karji duydugu en ytlksek degerlerden- 
dir. 

Imam §ibli kuddise sirruhu'l aziz buyurdu ki; 

"Ey AUah'im! Beni hangi sey icin azaba atarsan at. Yeter ki, beni utanq azabi 
ile azaba dilsurme." (Uhudti'l Kilbra, a.g.e. s.775) 

Abdillkadir Geylani kuddise sirruhu'1-aziz, Kabe avlusunda yuzunil cakil taslan- 
na koymus, yalvanyordu. 

"Allah Teala'm beni affet, eger mutlaka cezalanacaksam beni kiyamette kor di- 
rilt ki, iyilerin karsismda utanmayayim." (AYTANQ, Gonill, Sozce, 1st. 2005, s.l 15) 

806 — ccg- r v,j mse M lslr ' a gitmis, Imam § afii Hazretleri'nin tilrbesini ziyaret et- 



Hizmetleri 351 



Cignemeyin, qignetmeyin 
Yeserin meyve verin 
Solmayin, sararmayin 
Olgunlasin ham kabnayin 
Fakat kokten aynlmayin 



Buna say ettikge siz 
Basinizda golgeyiz. 



Bu vucudun mulku elden gikmadan 

Carh-i devran bu binayi yikmadan 

Suretle ntana bir arada iken 

Iki alentde firsatin elde iken 

Gel hubb-u dunyayi gonlunden gider 

Alasin can aleminden bir haber 

'k'k'k'k 

Hastanin halinden ne bilsin saglar 

Kiymetintizi bilenler bizint iqin aglar 

Bunun gibi agalar, kaba kaba sozlerle baglar 



mis ve pek btiytik maneviyata mazhar olmus. Sonra Medine'ye gitmis, Imam §afii 
Hazretleri'nin hocasi olan Ibn-i Malik Hazretleri'ni ziyaret etmis. Fakat onun kab- 
rinde o kadar tecelliyat ve ruhaniyet bulmamis. Kendilerinin §afii Hazretleri'nin 
ilstadi olduklan halde, onun kadar ytlksek bir mertebede gorulmemelerine hayret 
etmi§. O ak§am ruyasmda, Ibn-i Malik Hazretleri'ni gormilj. Kendisine buyurmuj 
ki; 

"Nicin sastin? Misir'da §afu, yildizlar iqinde gunestir. Ben ise, burada giines 
iqinde yikiizint! " 

Hatta gariptir, Medine'de elmaslar, pirlantalar bile, pek sonilk ve donuk goril- 
ntlr." (Ken'anRilai, a.g.e. s.217) 

807 — Ken'an Rifai kuddise sirruhu'1-aziz buyurdu ki; 

"Bir kitapta: Nefsini bilen ve aym zamanda yilz gtlnahi olan kimseden kacma; 
fakat ytlz iyiligi olup da, nefsini bilmeyen kimseden kac! Deniyor. Gtlzide Vali- 
de'niz bu soze itiraz ederek: Nefsini bilen kimsede kotil ahlak olur mu? dedi. Ben de 
dedim ki; nefsini bilmek mertebesi pek buytik bir mertebedir. Buradaki mana ise, 
Hazret-i Mevlana kuddise sirruhu'l-azizin buyurdugu gibi, egri ve kusurlu da olsa, 
yas ve koke bagli bir dalm, dosdogru fakat agactan kesilmis bir daldan tlsttln oldugu 
fikridir. Evet, yas dal, o carpik manzarasma ragmen, zamam gelince yeserir, 9i9ek 
afar, meyve verir. Fakat kuru dal ifin artik boyle bir ihtimal kalmamistir. 

Yine, sevgilinin kapismdaki halka, egri bugril de olsa, erbabi ifin, krymetli ve 
ziynetli bir halkadan makbuldtir. 

Cemiyet ifinde de nice imansiz mevki ve bilgi sahibi kimseler vardir ki, tarikata 
yeni girmis olanlar onlardan ustttir. Zira asla merbut olmalan bakimmdan zamanla 
kendilerinden 90k sey umit edilir ve beklenir." (Ken'an Rilai, a.g.e. s. 102) 



352 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

5-SEVDIGi SHRLERDEN BIR DEMET 

Terkib-i Bend-i Meghur / 1 . bend 

Sanman bizi kim sire-i engur He mesttiz 
Biz ehl-i hardbdtdanuz mest-i Elest 'uz 
Ter-ddmen olanlar bizi dlude sanur lik 
Biz mdil-i bus-i leb-i cam u kef-i desttiz 
Sadrin gozedub neyleyelim bezm-i cihanin 
Pd-yi hum-i meydir yirimuz bdde-perestuz 
Mail degililz kimsenin dzdrina ammd 
Hdtir-siken-i zdhid-i peymdne-sikestuz 
Erbdb-i garez bizden irag oldugu yegdir 
Dilsmez yere zira okumuz sdhib-i §estuz 
Bu dlem-i fdnide ne mir u ne geddyuz 
A lalara a lalanuruz pest He pesttiz 
Hem-kdse-i erbdb-i dililz arbedemiz yok 
Mey-hdnedeyuz gerqi veil isk He mesttiz 
Biz mest-i mey-i mey-kede-i dlem-i cdnuz 
Ser-halka-i cem 'iyyet-i peymdne-kesdnuz 

Terkib-i Bend-i Meghur / 17. bend 

Virdik dil u can He rizd htikmi kazdya 
Gam gekmeziz ugrarsak eger derd u beldya 
Koyduk vatani gurbete bufikr He gikdik 
Kim renc-i sefer bdis olur izz u aldya 
Devreylemedik yir komadik bir nice yildir 
Uyduk dil-i divdneye dil uydu hevdya 

Olduk nereye vardik ise, iska giriftdr 

Alindi gontil bir sanem-i mdh-likaaya 
Bagdad 'a yolun dtisse ger ey bdd-i seher-htz 
Addb He var hizmet-i ydrdn-i safdya 

Ruht'yi eger bir sorar ister bulunursa 

Dirlerse bulustun mu o bi-berg u nevdya 
Bu matla '-i garrdyi oku ebsem ol anda 
Ma lum olur ahvdlimiz erbdb-i vefdya 

Hdld ki, biz uftdde-i hubdn-i Dimesk 'iz 

Ser-halka-i rinddn-i meldmet-kes-i iskiz 

Ruhi-i Bagdadi kuddise sirruhu'1-aziz 



-Vezni: mef ulil mefa'ilil mefa'iltl fa'uliln 



Hizmetleri 353 

Yanarsam ndr-i askinla yanayim ya Rasulallah 
Ezelden bagri yanmis bir geddyizyd Rasulallah 

Hevd-yi nefsime tabi olup pek gok gilnah ettim. 

Huzura hangi ytiz He varayim, yd Rasulallah 
Harim-i ravzand stirmus iken ruy-i siyahim ah 
Yine ctirm u gilnaha mubteldyim, yd Rasulallah 

Kapinda boynu bagh bir esirim dest gir ol sen 

Garibim bikesim bt dest u payim, yd Rasulallah 
Kulun Leyld 'ya sahim, var iken dergdh-i ihsanin 
Varip ben hangi sdhd yalvardyim, yd Rasulallah 

Leyla kuddise sirruhu'l-azize Hanim 



Ciktim erik dahna, anda yedim tizumu 
Bostan issi kakidi, der ne yersin kozumu 

Kerpig koydum kazana poyraz He kaynattim 

Nedir deyip sorana bandim verdim dztinti 
Iplik verdim gulhaya sarip yumak etmemis 
Becit becit ismarlar gelsin alsin bezini 

Bir sergenin kanadin kirk kagniya yuklettim 

Cifti dahi gekmedi soyle kaldi kazini 
Bir sinek bir kartah salladi vurdu yere 
Yalan degil gergektir ben de gordtim tozunu 

Bir kilt He gilrestim elsiz ayagim aldi 

§unu da basamadim goyundurdu oztimu 
Kafdagindan bir tasi soyle attilar bana 
Oglelik yola dustti bozayazdi ytizumu 

Bahk kavaga gikmis zift tursusun yemege 

Leylek koduk dogurmus bak a sunun soztinu 

Ugruluk yaptim ana, buhtan eyledi bana 
Bir gergi geldi eydur kdni aldigin kurku. 

Anlardan kurtulmadin ne ettigimi bilmedin 

Oktiz issi geldi, eyudur bogazladin Kdzimi. 
Bir bdgiye ugradim gozsilz yilan yoldasi 
Haber sordum vermedi Kaysere durur azmi 

Yunus bir soz soylemis higbir soze benzemez 

Erenler meclisinde burtir mdna yuztinu 

Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 



354 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Canim kurban olsun senin yoluna 
Adi gilzel kendi gtizel Muhammed 
Sefaat eylesin kemter kuluna 
Adi gilzel kendi gilzel Muhammed 

Mil 'min olanlarin qoktur cefdsi 
Ahirette olur zevk u safdsi 
On sekiz bin dlemin Mustafa 'si 
Adi gilzel kendi gilzel Muhammed 

Yedi kat gokleri seyran eyleyen 
Kilrsi 'nin ilstilnde cevldn eyleyen 
Mi 'rac 'inda ilmmetini dileyen 
Adi gilzel kendi gilzel Muhammed 

Dort Qdr-ydr onun gokgek yaridir 
Onu seven gilnahlardan bendir 
On sekiz bin dlemin sultanidir 
Adi gilzel kendi gilzel Muhammed 

Sen hak Peygamber 'sin seksiz gilmansiz 
Sana uymayanlar gider imansiz 
Asik Yunus n eyler dilnydyi sensiz 
Adi gilzel kendi gilzel Muhammed 



Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 



Cihdni hige satmaktir adi ask 
Dokilp varhgi gitmektir adi ask 

Elinde silkkeri ayruga sunup 
Aguyu kendi yutmaktir adi ask 

Beld gokten yagmur gibi yagarsa 
Basini ana tutmaktir adi ask 

Bu diem sanki oddan bir denizdir 
Ona kendini atmaktir adi ask 

Var Esrefoglu Rumi bil hakikdt 
Vilcudufani etmektir adi ask 



Esrefoglu Rumi kuddise sirruhu'1-aziz 



Hizmetleri 355 

Emdnet etmissin geldi seldmin 
Sevketli sultdnim aleykum seldm 
Aldi ta 'zim He bu ben guldmin 
Ey sdh-i hubdnim aleykum seldm 

Milyesser olur mu ruyunu gormek 
Acep olur mu ki, vaslina ermek 
Gdhi gdhi boyle seldm gondermek 
Keremdir Efendim aleykum seldm 

Lutfedip hatirim ele almissin 
Hasretinle yandigimi bilmissin 
Duydum ki, muruvvet kdni imissin 
Dertlerimin dermdni aleykum seldm 

Umarim Efendim muruwet senden 
Ugruna gegmisim can He tenden 
Demissin geddma seldm et benden 
Berhuddr ol canim aleykum seldm 

Gegirdin boynuma askin kemendin 
Iyi ki, anmissin bu derd-i mendi 
Kuluna seldm etmissin Efendim kendin 
Derdime dermanim aleykum seldm 

Bilmezim bu dil-i bigdre netsiln 
Hicr-i firakinla ya kande gitsiln 
Seldm eylemissin Hak seldm etsun 
Sana ey cananim aleykum seldm 

Hasta idim beni getirdin cana 
Ihtiyag kalmadi gayri Lokman 'a 
Selamin sifa verdi bu hasta cana 
Gonlumun sultani aleykum seldm 

Aziz iltifatin rdyegdn ettin 
Ates-i sinemi gillistan ettin 
Mahzun Gevheri 'yi sdduman ettin 
Ey gonca dehdnim aleykum seldm 

Gevheri kuddise sirruhu'1-aziz 



809 — GARlB GEVHERI: Kayseri-Sivas topraginin insam, Hakk'm velisi Hz. 
Muhammed Mustafa sallallahtl aleyhi ve sellemin sevdalisidir. Sohbet ehli ask ve 



356 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Cdndn ilinin gilllerinin bagi gorundu 
Dost ikliminin lalesinin dagi gorundu 
Envdr-i Muhammed doguben tuttu cihani 
§akku 7 kamerin mu 'cize-i parmagi gorundu 
Kaygu gecesi gitti kamu kalmadi korku 
Eyyub 'a dahi sihhatinin gagi gorundu 
Dil hastasinin derdine dermani eristi 
§emst 'ye bu gun dostunun otagi gorundu 

Semsi Sivasi kuddise sirruhu'1-aziz 

Vdsil olmaz kimse Hakk 'a cilmleden dur olmadan 
Kenz aqilmaz sol gonulde td ki, pilrnur olmadan 
Stir gikar agydri dilden td tecelli ede Hakk 
Pddisdh konmaz saraya, hdne mamur olmadan 
Hakk cemalin Kdbe 'sini kildi asiklar tavaf 
Yerde Kdbe, gokyuzunde Beyt-i mamur olmadan 
Mest olanlarin keldmi kendiden gelmez veil 
Ya nigin soyler Ene'l-Hak, kisi Mansur olmadan ? 
Mest olup meydane geldim ta ezelden ta ebed 
Igmisem askin sarabin ab-i engur olmadan 
"Mutu kable en temutu"* sirrina mazhar olan 
Hasr-tt nesri bunda gordtt nefha-i sur olmadan 
Asikin gok derdi amma sirrin izhdr eylemez 
Soylemesi terk-i edeb gtinki destur olmadan 
Bir acaib derde dttsmus tutusur §emsi mttddm 
Hakk'a makbul olmak ister, halka menfur olmadan 

Semsi Sivasi kuddise sirruhu'1-aziz 



muhabbetiyle yamp tutustugu Rasultillah sallallahtl aleyhi ve sellemin kabri serifini 
ziyaret edip 

"Kabrimi ziyaret eden, saghgimda beni gorup ziyaret etmi§ gibidir" mujdesine 
nail olmak ister, lakin yoksulluk ve fakirlik firsat vermez. 

Hacca giden bir komsusu ile Gill Muhammed'e selam gonderir. Haci Efendi, 
Asik Gevheri'nin selammi Hz. Muhammed Mustafa sallallahtl aleyhi ve selleme arz 
ederken Ravza-i Mutahhara'dan bir ses gelir ki; 

"Aleykiim selam, Gevheri 'nin seldmini aldim kabul ettim. Benim de selamimi 
Gevherim 'e ulastir." Haci evine doner, Gevheri'yi agir hasta olarak bulur. Atesler 
icinde yamyor, oldtl olecek, olayi anlatip Rasultillah sallallahtl aleyhi ve sellemin 
selammi soyleyince Asik Gevheri hastaligmdan sifa bulur sicrayrp kalkar. Bu siiri 
soyler. 



Hizmetleri 357 

1 Tedbtrini terk eyle, takdir Hudd 'nindir. 

Sen yoksun o benlikler hep vehm-ti gumanindir. 
Birden hire bul aski bu tilhfe bulanindir 
Devrdn olah devrdn Erbdb-i safdnindir. 
Asikta keder neyler gam halk-i cihdnindir 
Koyma kadehi elden soz Pir-i Mugdn 'indir. 

2 Meyhdneyi seyrettim ussdka mutdfolmus 
Teklifil tekelluften sukkdn-i mudfolmus 
Bir nes-e gelip meclis bi-havf-i hildfolmus 
Gam sohbeti ydd olmaz, mesrepleri sdfolmus 
Asikta keder neyler gam halk-i cihdnindir 
Koyma kadehi elden soz Pir-i Mugdn 'indir. 

3 Ey dil sen o dilddre layik mi degilsin ya 
Ddvdyi muhabbette sadik mi degilsin ya 
Ozr-ti Azrd 'nin Vamik mi degilsin ya 

Bu gam ne gezer sende dsik mi degilsin ya 
Asikta keder neyler gam halk-i cihdnindir 
Koyma kadehi elden soz Pir-i Mugdn 'indir. 

4 Mahzun idi bir giln dil meyhane-i mdnd 'da 
Inkara dosenmistim ejkar dtisup ydda 

Bir pir gelip ndgdh pend etti alel-ade 
Al destine bir bade derdi garni veryade 
Asikta keder neyler gam halk-i cihdnindir 
Koyma kadehi elden soz Pir-i Mugdn 'indir. 

5 Bir bade gek, efzun kahp mecliste zeber-dest ol 
Atma ayagin tasra meyhanede pa-best ol 
Algaga akarsular, pay-i hiima dus mest ol 
Pur qus olayim dersen GALIB gibi ser-mest ol 
Asikta keder neyler gam halk-i cihdnindir 

Koyma kadehi elden soz Pir-i Mugdn 'indir. §eyh Galip ks 



810 — Afiklamasi 

PIR-I MUGAN: Milrjid-i kamil 

1-Tedbirini terk et; takdir Allah Teala'nmdir. Sen yoksun; o benlikler, hep veh- 
mindir; zannmdir. Birden bire aski bul, bu armagan, bulanindir. Devran, devran 
olah, temiz kisilerin, ilahi zevk sahiplerinindir. 

Asikta keder neyler? Gam, dtlnya halkmmdir; feyiz ve nese kadehini elinden bi- 
rakma, soz pir-i muganmdir. 

2-Meyhaneyi seyrettim; asiklarm, cevresinde donilp durduklan yer olmus; orada 
oturanlar tekliften de affedilmisler, tekelluften de. Bir nese gelmis; mecliste ne kor- 
ku kalmis, ne aykinhk; gama dair sohbet yapilmryor, gamm bulamkhgi amlmiyor; 
hepsinin de mesrebi tertemiz bir hale gelmis. 

Asikta keder neyler? Gam, dtlnya halkmmdir; kadehi elden birakma; soz pir-i 
muganmdir. 



358 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Efendimsin cihdnda i 'tibdrim varsa sendendir 
Miydn-i dsikanda istiharim varsa sendendir 

Benim f eyz-i haydtun hdsih ruh-i revdnimsin 

Eger sermdye-i omrumde kdrim varsa sendendir 
Veren bu suret-i mevhuma revnak reng-i husnundur 
Gill-istdn-i haydlim nev-bahdrim varsa sendendir 

Felekten zerre miktar olmadim devrinde rencide 

Ger ey mihr-i munewer ah u zdrim varsa sendendir 
Senin pervdne-i hicrdninim sen sem '-i vuslatsin 
Beher seb hdhis-i bus u kindrim varsa sendendir 

§ehtd-i askin oldum lale-zdr-i dagdir sinem 

Cerdg-i tilrbetim sem '-/ mezarim varsa sendendir 
Goren ser-gestelikde gird-bdd-i dest zanneyler 
Fena-ender-fenayim her ne varim varsa sendendir 

Niqin dvdre kildin gevher-i gillistanin olmusken 

Gontil ayinesinde bir gubarim varsa sendendir 
§afak-tab eyledin peymanemi hun-ab He sdkt 
Sabdh-i sohbet-i meyde humarim varsa sendendir 

Sanadir ilticasi Galib 'in yd Hazret-i Mevla 

Basimda bir kuldh-i iftiharim varsa sendendir 

§eyh Galip kuddise sirruhu'1-aziz 



3-Ey gontil, sen o gontil alana layik mi degilsin; yoksa sevgi davasmda gercek 
mi degilsin? Azra'nm ozrtl nedir; sen Vamik mi degilsin. Sende bu gam ne gezer; 
yoksa asik mi degilsin. 

Asikta keder neyler? Gam, dtlnya halkimndir; kadehi elden birakma; soz pir-i 
mugamndir. 

4-Bir gun gontil, mana meyhanesinde mahzundu; hatira fikirler dtismtistti de in- 
kara dosenmistim. Bir pir, ansizm geldi de alelade Ogtit verdi; eline bir sarap kadehi 
al, derdi de yele ver gitsin, gami da dedi. 

Asikta keder neyler? Gam, dtinya halkimndir; kadehi elden birakma; soz pir-i 
mugamndir. 

5-Bir kadeh sarap cek, ictikce ic; mecliste yticel; soztin tisttin olsun, ytirtistin. 
Ayagim disanya atma; meyhanede ayak dire. Sular alcaga akar; sen de ktiptin aya- 
kucuna dtis; alcal. Cosup koptireyim dersen Galib gibi sarhos ol. 

Asikta keder neyler? Gam, dtinya halkimndir; kadehi elden birakma; soz pir-i 
mugaamndir. 



Hizmetleri 359 

tste geldim huzuruna 
Himmet et Mustafa Haki 
Yilz bin suktir su halime 
Himmet et Mustafa Haki 

Merhameti gok dediler 
Nihayeti yok dediler 
Kemter kul himmetin diler 
Himmet et Mustafa Haki 

Adin Muhammedin adi 
Tadin Muhammedin tadi 
Kemter kul eyler feryadi 
Himmet et Mustafa Haki 

Tokathsin Sivashyim 
Tarikine hevesliyim 
Gilnahim goktur yashyim 
Himmet et Mustafa Haki 

Efendimin Efendisi 
Siddiki dzam bendesi 
Piri Naksinin kendisi 
Himmet et Mustafa Haki 

Nasibim var imis geldim 
Arayi arayi buldum 
Ben Leyld 'ma Mecnun oldum 
Himmet et Mustafa Haki 

Ismail ziyaretine 
Gelmistir ytice katina 
Iltica eyler zatina 
Himmet et Mustafa Haki 



360 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Semdverin rengi aldan 
Getir sagdan, gottir soldan 
Dervis gikmaz boyle yoldan 

Yan semdver, don semdver 
Limon, seker, gay semdver 

Semdveri ahstirin 
Masa He tutusturun 
Kusenleri kavusturun 

Yan semdver, don semdver 
Lezzet senin hay semdver 

Semdverim iniliyor 
Anlamiyor mu ne diyor? 
Daim Hakk 'i zikrediyor 

Yan semdver, don semdver 
Limon, seker, gay semdver " 

La 

Veli olmaz kisi taslanmayinca; 
Siva endisesi boslanmayinca.. 
Sogiltte biter mi hig tath elma; 
Yarilup sarilup asilanmayinca. 

Yiyemez korpe kuzu ttirlu otu; 
Bilyuyup giln be giln dislenmeyince. 
Ne denli akh olsa da kisinin; 
Okumaz hdce 'ye baslanmayinca. 

Dahi baslanmakla dlim olmaz; 
Cahsip dersine duslenmeyince. 
Sabt-i balig hemtn akil olur mu? 
Nice yil gegip yaslanmayinca. 

Amel gokluguna yok itibar hig; 
Kulundan Halik 'i hoslanmayinca. 
Gel ey Kuddust, sen de olma tembel; 
Vilcud bulmaz bir is islenmeyince. 

Kuddusi kuddise sirruhu'1-aziz 



Hizmetleri 361 

Dost illerin menzili ki, dli gortindti 
Derd-i dile derman olan Elmah gorundu. 

Tutilere stikker baginin zevki eristi 
Btilbtillere cdndn gtiltintin dah gorundu. 

Mecnun gibi sahralara aglayi gezerken 
Leyld daginin lalesinin ah gorundu. 

Ten Yakub 'unun gozleri agilsa aceb mi? 
Can Yusuf'unun gill ytiztintin hah gorundu. 

Kal ehlinin akvalini terk eyle Niyazi 
gimdiden geru hal ehlinin ahvali gdriindii. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



Ben sanirdim diem igre bana hig ydr kalmadi 
Ben beni terk eyledim bildim ki, agyar kalmadi 

Ctimle esyada gorurdum hdr var gtilzdr yok 
Hep gillistan oldu diem simdi hig hdr kalmadi 

Gece gtinduz zdr u efgan eyleyip inlerdi dil 
Bilmezem n 'oldu kesildi ah He zdr kalmadi 

Gitti kesret geldi vahdet oldu halvet dost He 
Hep hak oldu ctimle diem sehr ti bazar kalmadi 

Din diyanet ddet ti sohret kamu verdi yele 
Ey Niyazi n 'oldu sende kayd-i dindar kalmadi. 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



362 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Hakkin kullarmi bazi kul eyler 
Am kul eylemezyine ol eyler 
Alan veren odur bazar icinde 
Kimin bay-u kimini yoksul eyler 
Kiminin bakirmi eder altin 
Kiminin altununu karapul eyler 
Kimini gilldurur daim cihanda 
Kiminin ah-u efganin bol eyler 
Kiminin sevdigin alir elinden 
Kiminin erini alir dul eyler 
Kimine istemezken verir evldt 
Kimi ister ana ydd ogul eyler 
Kimi bulmaz giye culdan abayi 
Kiminin atina atlas qui eyler 
Kiminin tath balm eder aci 
Kiminin acisin tath bal eyler 
Kimin billbill ider gtile kilur zar 
Kimin pervaneves yakip kill eyler 
Eder ak gilnesi geh kara balcik 
Kara balcigi acar gdh gill eyler 
Kimi Isa nefestir eder ihya 
Kimi deccal olup saga ol eyler 
Qilrugu sag edip sagi cilrilk hem 
Solu sag sagi gdhi sol eyler 
Ayagi bas eder gdh ayak 
Dili kulak kulagi hem dil eyler 
Fili gdhi karinca kursagina 
Koyup karincayi gdhifil eyler 
Cikarir gdhi yoldan nice yolcu 
Gehi yolcuyu gostermez yol eyler 
Gehi issiz harabi senlik edip 
Gehi senligi dagitip col eyler 
Anasir ipligin tab ignesinden 
Gecirip onu bu bunu ol eyler 
Yeli gdhi letafetle eder od 
Odu gdhi kesafetle yel eyler 
Suyu dondurup eder tas ve toprak 
Tasi topragi akitip sel eyler 
Huruf-i carre gibi cilmle esya 
Birbirine uzanip el eyler 
Eder dkilleri cok iste dciz 
Eder dyle bir is san dkil eyler 
Bu soziln Yunusu Misri degildir 
Lugaz bunda muammasin ol eyler 



Hizmetleri 363 

Derman arardim derdime derdim bana derman imis 
Burhan arardim aslima ashm bana burhan imis 

Sag-u solum gozler idim dost ytizunu gorsem deyu 
Ben tasrada arar idim ol can iqinde canan imis 

Oyle sanurdum aynyim dost gayridir ben gayriyim 
Benden gdrtip isiteni bildim ki, ol canan imis 

Savm-u saldt u hac He sanma biter zdhid isin 
Insan-i kamil olmaga lazim olan irfan imis 

Kanden gelir yolun senin ya kande varir menzilin 
Nerden gelip gittigini anlamayan hayvan imis 

Milrsid gerektir bildire Hakk 'i sana hakke 1-yaktn 
Milrsidi olmayanlarin bildikleri gilman imis 

Her murside dil verme kim, yolunu sarpa ugradir 
Milrsidi kamil olanin gayetyolu dsdn imis 

Anla hemen bir soz durilr yokus degildir duzdurur 
Alem kamu bir yiizdurur gbren am hayran imis 

IsitNiyazi 'nin sozun bir nesne ortmez Hak ytiztin 
Hakk 'tan ayan bir nesne yok gozsilzlere pilnhan imis 

Niyazi Misri kuddise sirruhu'1-aziz 



364 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

TEFVIZNAME 

Hak, serleri hayr eyler, Zannetme Id, gayr eyler, Arifdni seyr eyler, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Sen Hakk 'a tevekkul kil Tejviz et ve rdhat bul, Sabr eyle ve rdzi ol, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Kalbin ana bend eyle, Tedbtrini terk eyle, Takdirini derk eyle, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Halldk- u Rahim oldur, Rezzdk u Kerim oldur, Fa 'dl u Hakim oldur, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Bil kddi-yi 7 hdcdti, Kil ana mundcdti, Terk eyle murdddti, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Bir is tistune dusrne, Olduysa inat etme, Haktandir o, ret etme, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Haktandir buttin isler, Bostur gam u tesvisler, 01, hikmetini isler, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Hep isleri fdyiktir, Birbirine layiktir, N'eylerse, muvdfiktir, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Dilden garni dur eyle, Rabbinle huzur eyle, Tejviz-i umur eyle, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Sen adli zulilm sanma, Teslim ol ndra yanma, Sabr et, sakin usanma, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Deme su nigin soyle, Bir nicedir ol dyle, Bak sonuna, sabr eyle, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Hig kimseye hor bakma, tncitme, gonul yikma,Sen nefsine yan gikma, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Mix 'min isi, reng olmaz, Akil huyu ceng olmaz, Arifdili teng olmaz, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Hos sabr-i cemilimdir, Takdiri kefilimdir, Allah ki, vekilimdir, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Her dilde 'nun adi, Her canda 'nun yddi, Her kuladir imdddi, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Ndgdr kalacak yerde, Nagdh agar, olperde, Derman eder ol derde, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Her kuluna her dnda, Geh kahr u geh ihsdnda, Her anda, o bir sdnda, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Geh mu 'tt u geh mdni ', Geh darr u gehi ndfi ', Geh hdfid u geh raft ' 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Geh abdin eder drif, Geh emin u geh hdif, Her kalbi odur sdrif, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Geh kalbini bos eyler, Geh hulkunu hos eyler, Geh askina tus eyler, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Az ye, az uyu, az ig, Ten mezbelesinden geg, Dil gillsenine gel gog, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 



Hizmetleri 365 

Bu nets He yorulma, Nefsinle dahi kalma, Kalbinden irak olma, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Gegmisle geri kalma, Milstakbele hem dalma, Hal He dahi olma, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Her dem onu zikreyle, Zeyrekligi koy soyle, Hayran-i Hak ol, soyle, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Gel hayrete dal biryol, Kendin unut O 'nu bul, Koy gafleti hazir ol, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Her sozde nasihat var, Her nesnede ziynet var, Her iste gantmet var, 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Bil elsine-i halki, Aklam-i Hak ey Hakki Ogren edeb u Hulki 
Mevld gorelim n 'eyler, N'eylerse, gttzel eyler... 

Vallahi gilzel etmis, Billahi gilzel etmis, Tallahi gilzel etmis, 
Allah gorelim n 'etmis, N'etmisse gttzel etmis... 

Ibrahim Hakki kuddise sirruhu'1-aziz 



366 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



Ey Allah 'im beni senden ayirma 
Beni senin didarindan ayirma 

Seni sevmek benim dinim imanim 
ilahi dini imandan ayirma 

Sararuben solup dondtim hazana 
Ilahi hazani daldan ayirma 

geyhim gtildur ben onun yapragiyam 
Ilahi yapragi gulden ayirma 

Men ol dostun bahgesinin bulbuluyem 
ilahi bulbulu gulden ayirma 

Bahgin cam suda dediler 
ilahi bahgi sudan ayirma 

E^refoglu senin kemter kulundur 
ilahi kulu sultandan ayirma 



Ejrefoglu Rumi kuddise sirruhu'1-aziz 



Hizmetleri 367 

Her muradin sende iste hoslugun bul ey goniil 
Iqeri gel dleminde padisah ol ey gonul 
Derd-i ask-i Hakk'ayanub ol ana kul ey gonul 
Ask-i Hakk 'tan gayri bir sey itme me 'mul ey gonul 
Hayrete var kim yakindir Hakk 'a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 
Azye az ic az uyu zikr-i kalbi eyle kut 
Vehm ufehm ufikri nefy it kim goniil kilsun sukut 
Olmeden ol ki, seni hayy ide Hayy-i layemut 
Hus der- dem yani her dem Hakk'i bul halki unut 
Hayrete var kim yakindir Hakk' a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 
Su-i halki dilde koyma td dola hulk-i hasan 
Emr-i Hakk'i tut cemi-i halka sejkat eyle sen 
Nefsi koy Hakk' a gonulden gel sefer kil der vatan 
Hak He ol halk icinde halvet olsun encilmen 
Hayrete var kim yakindir Hakk' a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 
Qekme gam ger halk-i diem olsalar dtismen sana 
Cilmleden erham hem eqfak dost imis Rahman sana 
Her ne gelse hos gelur Hakk 'tan gelur mihmdn sana 
Gelse askin derdi mesrur ol odur derman sana 
Hayrete var kim yakindir Hakk' a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 
Bahr-i aska dal suya dtismus meder misli hemin 
01 nefs bahrinda mahv ol kalmasun hie ol emin 
Alem u ddem kamu ciln nefs-i vdhiddir yakin 
Cilmleyi kendin gorursun soyleme asla sakin 
Hayrete var kim yakindir Hakk 'a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 
Her neye baksan am bil kendi cuz'un fil-misdl 
Kesret-i suretde kalma vahdet-i ma 'ndya dal 
Mest olub vahdet meyinden zevk idub ol ehl-i hdl 
Arifolfakr ufenadan hos beka bul anda kal 
Hayrete var kim yakindir Hakk' a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 
Hakki Hakk 'i canda bul ciln mevc He yemdir nihdn 
Hak sana sirr-i mdiyyetle muindir her zaman 
01 sana senden yakindir sen irdg olma hemdn 
Ayn-i beytullah iken dil dolmasun gayri gumdn 
Hayrete var kim yakindir Hakk' a olyol ey goniil 
Bahr-i aska dal deminden dembedem dol ey goniil 

Erzurumlu Ibrahim Hakki kuddise sirruhu'1-aziz 



368 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Dost dost diye nicesine sarildim 
Benim sddik ydrim kara topraktir 
Beyhude dolandim bosa yoruldum 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Nice gtizellere baglandim kaldim 
Ne bir vefa gordtim nefayda buldum 
Her ttirlti istegim topraktan aldim 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Koyun verdi kuzu verdi silt verdi 
Yemek verdi ekmek verdi et verdi 
Kazma He dogmeyince kit verdi 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Ademden bu deme neslim getirdi 
Bana ttirlu ttirlti meyve yedirdi 
Her gtin beni tepesinde gottirdti 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Karnin yardim kazmayman belinen 
Ytiztin yirttim tirnaginan elinen 
Yine beni karsiladi gtiltinen 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Iskence yaptikga bana gtilerdi 
Bunda yalan yoktur herkes de gordti 
Bir gekirdek verdim dort bostan verdi 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Btittin kusurumu toprak gizliyor 
Merhem gahp yaralarim dtizltiyor 
Kolun agmis yollarimi gozltiyor 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

Her kim ki, olursa bu sirra mazhar 
Dtinyaya birakir olmez bir eser 
Gtin gelir Veysel 'i bagrina basar 
Benim sddik ydrim kara topraktir 

A§ik Veysel 



Hizmetleri 



369 



Her kagan anarsam seni 
Kardrim kalmaz Allah 'im 
Senden ayrik gozum yasim 
Kimseler silmez Allah 'im 

Sensin ismi Baki olan 
Sensin dillerde okunan 
Senin askina tutulan 
Kendini bilmez Allah 'im 

Sen yarattin cism-ti cam 
Sen yarattin bu cihani 
Mtilk senindir keremkdni 
Kimsenin olmaz Allah 'im 

Okunur dilde destanin 
Agildi bag-u bostanin 
Senin baktigin gulistanin 
Gillleri solmaz Allah 'im 

Askin bahrine dalmayan 
Canini kurban kilmayan 
Senin Cemalin gormeyen 
Meydana gelmez Allah 'im 

Zar olur a^ikin i§i 
Durmaz akar gozti ya§i 
Senden ayri du$en kip 
Diddrin gormez Allah 'im 

A§ik Yunus seni ister 
Lutfeyle Cemalin goster 
Cemalin goren asiklar 
Ebedt olmez Allah 'im 



Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 



— Keremkani: Liltuf, comertlik sahibi 
Bahr: Deniz 

Zar: Bagirarak aglama 

Didar: Allah Teala'nm ytlztl, Cemali 



370 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Canani incitme carta 
Tendeki canin incinir 
Kimseye renc etme carta 
Inci mercan incinir 

Zulm eyleme birferde sen 
Gelmeyesin bin derde sen 
Olur isen zulme resen 
Ruh-i revanin incinir 

Eger yola gider isen 
Oyun laib eder isen 
Kebdiri yeder isen 
Senden cananin incinir 

Edeb hayd gide elden 
Nur-u tmdn gikar dilden 
Mahvolur trfan gonulden 
Rahm-i Rahman 'in incinir 

Rah-i Hakk 'tan dur olma sen 
Gozlil iken kor olma sen 
Merkep gibi hor olma sen 
Pir-ti civamn incinir 

Terk edersen seriati 
Reddedersen tartkati 
Bulamazsin hakikdti 

j -.r- ■ ... 812 

Lutji tmanin incinir 

Haci Muhammed Liltfi kuddise sirruhu'1-aziz 



812 — Renc: Sikmti, agri 

Resen: Ip, urgan 

Laib: Oyun oynayan 

Kebair: Bilytlk gilnahlar 

Dur olma: Dijan gikma, geri kalma 



Hizmetleri 371 

Seyrimde bir sehre vardim 
Gordtim sarayi gilldtir gill 
Sultammin taci tahti 
Bagi divan gtildur gill 

Gill ahrlar gill satarlar 
Gulden terazi tutarlar 
Gillti gill He tartarlar, 
Carsi pazari gilldtir gill 

Topragi gilldtir tasi gill 
Kurusu gilldtir yasi gill 
Has bahgesinin iglinde 
Serv-ti ginari gilldtir gill 

Gulden degirmeni doner 
Anin He gill bgtintir 
Akarsuyu doner garki, 
Bendi pinari gilldtir gill 

Ak gill He kirmizi gill 
Cift yetismis bir bahgede 
Bakisirlar hara karsi 
Har-i ezhari gilldtir gill 

Gulden kurulmus bir gadir 
Iginde nimeti hazir 
Kapicisi Ilyas Hizir 
Nan-i sarabi gilldtir gill 

Ummi Sinan gel vasfeyle 
Gill He billbtil derdini 
Yine bu garip billbtiltin 
Ah-uflgani gilldtir gill 

Ummi Sinan kuddise sirruhu'1-aziz 



372 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Sevdim seni ma 'budum ah canan diye sevdim 
Bir ben degil diem sana kurbdn diye sevdim 

Ecram-u felek levh-u kalem mest-i nigdhin 

Dtdarina asik ulu Yezdan diye sevdim 
Mahserde nebiler bile senden medet ister 
Gulyiizlu melekler sana hayran diye sevdim 

Askinla buhurdan gibi tiltmede bu kalbim 

Sensiz bana cennet bile hicran diye sevdim 
Td arsa gikar her gece asiklarin ahi 
Asilere lutfun ytice ferman diye sevdim 

Dog kalbime bir lahzacik ey nur-u Dildra 

Sevdani gontil derdine derman diye sevdim 
Btilbul de senin bagri yanik asik-i zarin 
Feryadi buttin dtes-i suzan diye sevdim 

Huriler ezelden beri seyda-yi cemalin 

Yanmisti sana Yusuf-u Ken 'an diye sevdim 
Evldd-i tyalden gegerek Ravza 'na geldim 
Evsafmi methetmede Kur 'an diye sevdim 

Kitmir 'inim ey §dh-i Resul kovma kapindan 

Alemlere rahmet dedi Rahman diye sevdim 
§eyda kuluna eyle nazar merhametinle 

Oil 

Bir lahza nazar en biiyiik ihsan diye sevdim 

Hasan Basri Qantay Kuddise Sirruhu'1-Aziz 



813 — Ecram-i felek: Gok cisimleri, yildizlar 

Levh-u Kalem: Levhi mahfuz ve buraya yazan kalem 

Mest-i nigah: Hayran bakis 

Buhurdan: Icinde hos kokulu bir bitki yakilan kap 

Dilara: Sevgili 

A§ik-i zar: Aglayan asik 

Ate§-i suzan: Yakici ates 

§eydayi cemal: Gilzelligin tesiriyle aklim kaybeden 

Kitmir: Kopek 



Hizmetleri 373 

Her kimin gesmi dtir ti peymdne Leyldya dtiser 
Ktihi ser-geste gezer yddima peymdne dtiser 

Mey-i peymdne-i Leylddan igen bdde-perest 

Akhni bdda virtir cddde-i rtisvdye dtiser 
Meyl-i ddr eylemez ol mail-i peymdne-i 'ask 
Bdde-i Ttirkt gektip bddiye peymdne dtiser 

Kdmil-i mihr olur elbette bulurfeyz-i cemdl 

Alem-i askda kim hdle-i bir dya dtiser 
Teni peykdn evidir ben gibi kimin sinesin 
Dti kemen-ddr u dti sad tir iki yaya dtiser 

Bakma hdy-htiyma miskinlere zahmet virenin 

Uma gbz nazar it gbr ki, ne huy haya dtiser 
Afertn mu 'cize-i la 1-i dil-drdsma kim 
Soyleye bir kez eger ntikteli bin dye dtiser 

Bahmaz tiftdde-i ndzma yine ndz eyler 

Acaba vechi ne kim beyle istignaya dtiser 
Arturur zevkimi ey Mir Nigdri her gtin 
Beni gordtikde ki, ol stih sitihzdye dtiser 

Seyyid Nigdri kuddise sirruhu 'l-aziz 



Ah bi-hdli ve haydldtihi 
Ah bi-ayni ve isdrdtihi 

Ah bi-vechi ve aldmdtiht 
Ah bi-la li ve makdldtihi 

Ah bi-ztilfi ve mtildkdtihi 
Ah bi-hdli ve makdmdtihi 



Ah mine 'l-aski ve hdldtihi 
Ahraka kalbt bi-hardrdtiht 



Seyyid Nigari kuddise sirruhu 'l-aziz 



81 I 



Seyyid Nigari kuddise sirruhu'1-aziz Divam, hzl: Doc. Dr. Azmi Bilgin, 1st. 



2003, s.276 



374 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

6- EFENDI HAZRETLERIMN SEVDIGI HIKA YELERDEN 

BIRDEMET* 15 

1-Bir tacirin bir papagam vardi. Bir gun tuccar Hindistan'a gitmek icin 
yol hazirhgma ba§ladi. Kolelerinin, cariyelerinin her birine ayn ayn: 

"Hindistan 'dan ne getireyim ne istersin?" diye sordu. 

Her biri ayn bir §ey istedi. Tuccar papaganina da sordu: 
"Ey gilzel kusum, sana ne getireyim Sen Hindistan 'dan ne istersin?" 
dedi. 

Papagan: 

"Oradaki papaganlari gorunce hdlimi anlat ve de ki, falan papagan be- 
nim mahpusumdur, ben onu kafeste besliyorum. Size selam soyledi. Ben 
gurbet ellerde kafeslerde sizin hasretinizle can vereyim, siz serbestge agag- 
hklarda kayahklarda dolasin bu reva midir? Hig degilse bir seher vakti ben 
garibi de hatirlayin ki, ben de birazcik mutlu olayim, dedi, " de. Baska da bir 
sey istemem " dedi. 

Giinler geceler boyu yol gitti, nihayet Hindistan'a vardi. Giderken birkac 
papagan gordii kayaliklara konmu§, bekliyorlardi, atini durdurup seslendi: 

'Ben falan memlekette fllan kisiyim, ticaret yapmak igin buralara gel- 
dim. Benim bir papaganim var size selam soyledi ve boyle boyle dememi 
istedi " dedi. 

Tuccar sozlerini bitirir bitirmez, o papaganlardan birisi titredi, nefesi ke- 
sildi du§up oldii. 

Tuccar bu haberi verdiginden dolayi bin pi§man oldu. 

"Ne yaptim, bu zavalh kusun olumune sebep oldum. Galiba bu benim 
kusumun biryakini, candan seveni olsa gerek" diye du§undu. 

Aradan bir hayli zaman gecti, tuccar ahsverisjni bitirip memleketine 
dondii. Herkesin istedigini bir bir verdi. 

Kus. kafesinde tuccara sordu: 

'Benim istedigim nerede. Hem cinslerimi, papaganlari gordun mil, ne 
soyledin, ne gordunse bana anlat, beni de mutlu et" dedi. 

Tuccar: 

"Sevgili kusum kusura bakma,fakat soylemesem daha iyi olacak saniyo- 
rum, gunku hdld o sagma sapan haberi gotilrerek yaptigim akilsizhga ve 
cahillige yanmaktayim, onun igin anlatmasam daha iyi" dedi. 

Papagan israr etti; bunun uzerine tuccar istemeye istemeye olanlan an- 
latti: 

"Tarif ettigin yere varip dostlarin olan papaganlari gorunce senin soy- 
lediklerini ve seldmini "soyledim iglerinden biri buna dayanamadi tizuldu 



815 — Efendi Hazretlerinin anlattigi hikayelerin orijinalleri ile aktanlmaya falijil- 
di. Mesnevide gegen hikayeler yazilirken (Mehmet Zeren, "Mesnevide Gegen Bii- 
tun Hikayeler" 1st. 2004) isimli kitaptan faydalamlmistir. 



Hizmetleri 375 

titredi ve hareketsiz kaldi, odii patladi dayanamadi oldii gitti " dedi. Bunu 
goriince gok pieman oldum, fakat nafile bir kere soylemis bulundum " dedi. 
Tuccann sozlerini duyan papagan kafesin icinde titredi, hareketsiz kaldi ve 
biraz sonra du§up oldii. 

Tuccar bunu gorunce akh ba§indan gitti, aglayip sizlamaya ba§ladi, kii- 
lahini yere vurdu. 

"Ey gilzel sesli kusum, sana ne oldu neden bu hale geldin, ben ne yaptim 
basima ne isler agtim " diye doviindii. Sonunda olii papagani, kafesten cika- 
np pencerenin kenanna getirdi, getirir getirmez papagan hemen canlamp 
uctu, bir agacin en yiiksek dahna kondu. Tuccar buna §a§ip kaldi. 

"Ey gilzel kus, bu ne istir, bu ne haldir, bana anlat, bu hileyi nasil Qg- 
rendin de beni kandirdin " dedi. Papagan kondugu yerden seslendi: 

"Sevgili Efendim, o Hindistan 'da gordugun papagan benim seldmimi 
ahnca du§up olmu§ gibi yaparak bana bu haberi gonderdl "Eger kurtul- 
mak istiyorsan oil" dedi. Ben de gordugun gibi onun dedigini yaparak 
hapisten kurtuldum. Kisaca oldum kurtuldum kafeslerde tutulmaktan" 
dedi. 816 

2- Comertligiyle tamnmis, bir §eyh vardi. Bu yiizden bir turlu borctan 
kurtulmazdi. §eyh yillarca buldugunu dagitti, bundan dolayi da borcu arttik- 
ca artti, nihayet dort yiiz dinara yiikseldi. 

Bir giin §eyh hastalandi olecegini anlayan alacaklilan ba§ina toplandilar. 
§eyhe kotii kotii bakiyor, onun hakkinda fena fena §eyler du§iinuyorlardi. 
O sirada helva satan bir cocuk, sokaktan gefiyordu. §eyh hizmetfisine: 
"Git §u qocuktan helvanin tamamini satin al da, bu alacakhlar yesin, 
hig olmazsa bir sure goniilleri hos olsun " dedi. 

Hizmetci fikip helvaci focugu fagirdi, helvayi yarim dinara satin aldi, 
getirip §eyhin borflulanna ikram etti. Borclular helvayi yiyip bitirdiler. 
Helvaci focuk bo§ tepsiyi eline aldi ve ucretini istedi. Olmek iizere olan 
§eyh: 

"Ben zavalh ve olmek iizere olan bir adamim, bende para ne arar" de- 
di. 

Bunu duyan helvaci cocuk, aglayip inlemeye, feryada ba§ladi. Alacakh- 
lann buna iyice canlan sikildi, ileri geri soylenmeye ba§ladilar. ^ocuk da, 
ikindi vaktine kadar aglayip durdu. §eyh, bu sirada gozlerini yummu§ 90- 
cuga hif bakmiyordu. 

Ikindi vaktinde bir hizmetci elinde bir tabakla iceriye girdi, tabagi §ey- 
hin online birakti. §eyh, hizmetfiye tabagi alacakhlanna vermesini soyledi. 
Hizmetfi, tabagi alacakhlann online koydu. Tabagin ortustinu aftiklannda 
herkes hayretler ifinde kaldi. Ciinkii tabakta 'geyhin borcu olan dort yiiz 



'Olmeden once olunuz" e misal getirilen bir hikayedir. 



376 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

dinar ' vardi. Tabagm bir kenannda da, kagida sank yarim dinar vardi. 
yarim dinar da helvaci cocugun parasiydi. 

Bu duruma §a§iran alacaklilar, utandilar §eyh hakkindaki kotii sozlerine 
ve yanks, zanlanndan dolayi pi§man oldular. §eyhin ellerine sanldilar: 
"Ey ulu ki§i bu i§in sirri, hikmeti nedir anlat bize " dediler. 
Bunun iizerine §eyh: 

"Ey insanlar bunun sirri §udur. Ben bunu Allah Tedld'dan diledim. 
Allah Tedld bana dogru yolu gosterdi. O paranin gelmesi gocugun agla- 
masina baghydi. Helvaci gocuk aglamasaydi, rahmet denizi co§mazdi," 
dedi. 

3 -Giil kokusundan iriyan bir adam bir gun, giizel koku satanlann pazan- 
na gelince akh ba§indan gitti, yere yikilip bayildi, yol ortasina bir olii gibi 
yigildi kaldi. Bunu goren halk ba§ina u§u§tu. 

Ba§ina toplananlardan kimi, kalbini yokluyor, kimi yiiziine giilsuyu do- 
kiip duruyordu. 

Bilmiyorlardi ki, adamcagiz giil kokusundan bayilmi§. 

Kimi bileklerini, ba§im ovuyor, kimi odagacina §eker kan§tirarak tiitsii 
yapiyor, bir ba§kasi elbiselerini fikanp ustiinii hafifletiyordu. 

Birisi nabzini yokluyor, obiirii agzini kokluyor, '§arap mi ifti, esrar mi 
fekti, afyon mu yuttu' diye anlamaya fali§iyordu. 

Bir tiirlii adamin neden bayildigini anlamayan halk §a§ip kaldi. 

Son fare olarak, akrabalanna haber vermeye karar verdiler. O bayilan 
ki§inin akilh ve anlayi§h bir karde§i vardi. Bu haberi alir almaz, yanina biraz 
kopek pisligi alarak ko§up geldi. Ciinkii karde§i, kopek bakicisiydi kopek 
pisligi kokusuna ah§mi§ti. Giil kokusu alinca, bu yiizden bayilmi§ti. Karde- 
§inin yanina vannca, o akilh ki§i, kimse anlamasin diye, once halki dagitti, 
sonra agzini kulagina gotiirerek okuyormus. gibi yapti, bu arada gizlice ko- 
pek pisligini burnuna gotiirerek koklatti, koklatir koklatmaz, adam ayilarak 
kendine gelmeye ba§ladi. 

Halk §a§irdi: 

"Bu ne buytik bir efsun bir sihir, " dediler. 

4- Bir giin Mecnun, Leyla'nin koyiine varmak ifin bir deveye bindi, yol 
almaya ba§ladi, biitiin derdi bir an once, Leyla'nin koyiine ula§makti. Mec- 
nun'un derdi buydu, fakat devenin de derdi ba§kaydi. O da geride, aynldigi 
yerde kalan yavrusunu du§iiniiyor ve ona kavu§mak istiyordu. 

Mecnun kendindeyken, deveyi Leyla'nin koyiine dogru siiriiyordu. Fakat 
birazcik dahnca deve geri doniiyor, yavrulanna dogru ko§uyordu. Mecnun 



817 — Qocuk, senin cisim gocugundur. Iyi bil ki, muradma erebilmen de aglamana 
baglidir. 

818 — Dostun aynligi hasta eder. Nefis alijkanligmi ozler. 



Hizmetleri 377 

kendisine gelince biraz once geldikleri yerden fersahlarca geriye gittigini 
goriiyordu. Mecnunla, devesi boyle tam tie gtin boyunca yol aldilar. En ni- 
hayetinde Mecnun, bu i§in boyle stirtip gidemeyecegini anladi deveden indi: 
"A devecik, ikimiz de asigiz, fakat gidecegimiz yerler birbirine zit onun 
igin seninle arkadashk edemeyiz, eger bu beraberligi surdurecek olursak, 

819 

higbir zaman hedefe ulasamayiz, " deyip deveyi serbest birakti.(Kesti) 

5- Bir dervi§ EbtiT-Hasen-i Harakani kuddise sirruhu'l-azizin §6hretini 
duyarak, onu gormek icin Talkan §ehrinden yola cikti. Gtinler geceler boyu 
ytirtiyerek, daglan a§ti, ovalan gecti, nihayet §eyhin bulundugu §ehre vara- 
rak evini sordu. Evi bulunca, saygiyla kapiyi faldi. §eyhin kansi kapidan 
ba§im fikardi: 

"Ne istiyorsun?" dedi. Dervi§: 

"O Allah Teala dostu olan insani ziyaret ifin, Talkan §ehrinden geliyo- 
rum," diye cevap verdi. 

Bunu duyan kadin, kahkahalarla guldu: 

"§u koca sakahna bak, hig du^unmeden yaptigin i§e, katlandigin bunca 
zahmete bak. Be adam, senin ba§ka i§in guctin yok muydu da, yollara du§up 
bunca zamanini beyhude yere harcadin. Bir ahmagi gormek igin, bu kadar 
zahmete deger mi?" diye ba§layarak §eyh hakkinda daha nice kotu sozler 
soyledi, hakaretler etti. Dervi§ biitiin bunlan sabirla dinledi sonunda: 

"Btittin bu soylediklerine ragmen o ytice insan nerede bana soyle " diye- 
rek gozya§lan doktii. Bunun iizerine: 

Kadin daha bircok sozler soyleyerek, birfok hakaretlerde bulundu. 

Dervis, bu yolla, §eyhin yerini ogrenemeyecegini anlayinca, oradan ay- 
nldi. Yeniden sorup soru§turmaya ba§ladi. Sonunda §eyhin ormana gittigini 
ogrenerek, onun pe§inden ormanin yolunu tuttu. Dervis, hem yuriiyor hem 
de: 

"Boyle ytice bir insan nasil oluyor da, boylesine kotti huylu yilan dilli, 
ktiftirbaz bir kadini evinde tutuyor" diye du§unuyordu. 

Dervi§ bu dusjincelerle yol ahrken, §eyhin kukremekte olan bir aslana 
binmi§ olarak geldigini gordii: 

Aslanin sirtinda bir yiik odun vardi, §eyh de odunlann iistune binmi§ti. 
Elindeki kamfisi da koca bir yilandi. 

§eyh, dervi§in yanina gelince gonlundeki du§iinceleri bir bir okudu, son- 
ra ona §6yle dedi: 

"Ben o huysuz kadina tahammul ederek yukunu gektigim igin, bu as- 
Ian da hig itiraz etnteden benint yukiimu gekiyor" dedi. 

6-Bir memleket varmi§ iclerinden munasip birini, yedi sene siireyle hu- 



819 — Nefsin dilnya ile olan baglarmi kesmek gerekmektedir. 
820 — Nimet killfete tabidir. 



378 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

kiimdar yaparlarmi§. Yedi sene sonra o adami vah§i issiz bir adaya gotiiriip 
biraktiktan sonra, bir yenisini hiikiimdar yaparlarmi§. Bu suretle yeni hii- 
kiimdar tayini icin miinasip gordiikleri birine; 

"Sen bize hiikiimdar olur musun?" teklifte bulunmalan iizerine; 

"Peki, ben hiikiimdar olursam, her dedigimi yapacak misiniz" sorusuna, 

"Elbette yapariz Efendim " demi§ler. 

Adam hiikiimdar olduktan sonra, vazifesi siiresinin bitiminde gotiiriiliip 
birakilacagi vah§i ve issiz adaya ustalar gonderip saraylar, baglar, bahceler, 
yaptirdiktan sonra hizmetciler ve cariyeler gonderip orayi mamur hale ge- 
tirmi§tir. Yedi yihn sonunda kayiga bindirip gotiirdiikleri hiikiimdan orada- 
kiler kar§ilami§ ve oranin hiikiimdan olmu§tur. 

Insanin omrunun bitiminde gidecegi yer bellidir. Marifet bu dunyada 
iken, gidecegi o yeri imar etmektir. 

7- i§ittim ki, bir pir, sabaha kadar ibadetle me§gul olduktan sonra, seher 
vakti elini kaldinp Cenabi Hakk'tan hacet dilemi§. 

Pirin kulagina: 

"Diledigin olamaz. Bu kapida senin duan makbul degildir. Var, ba§i- 
nin garesine bak. Fakat ruhunda izzeti nefis yok ise, yalvar, dur. " diye 
hatiften bir ses gelmi§. 

Pir, hatifin soziiyle ibadetinden kalmami§; ikinci geceyi de yine zikr ve 
ibadet ile gecirmi§. 

Miifritlerinden (a§inhk gosteren) birisi pirin haline vakif olunca ona: 

"Gordiin ki, diledigin §ey olmayacaktir. Beyhude yere dua edip dur- 
ma! " demi§. 

Pir, hasretle gozlerinden yakut renkli ya§lar akitarak: 

"A-gocugum, eger bu kapidan daha iyi bir kapi gorseydim, buradan 
umudumu keserek o kapiya giderdim. O benden dizginini gevirmekle zan- 
netme ki, ben onun terkisinden gekerim. Dilenci, bir kapidan mahrum done- 
bilir; fakat baqka bir kapi daha varsa meraklanmaz, oteki kapiya gider. Ha- 
tiften iqittim ki, bu mahalleye yol yokmu§. Yani bu maksadim hasil olmaya- 
cakmi§. Fakat ne yapayim ki, ba§ka bir miilke yol yoktur. " diye cevap ver- 
mis^ 

Pir bu sozii soyledikten sonra, biitiin hulus ve teslimiyetiyle secdeye 
varmi§. O sirada caninin kulagina hatiften §u nida gelmi§: 

"Bize layik huneri yoksa da, kabul ettik. Qunku bizden ba§ka sigina- 
cak bir §ey tanimiyor. " 

Efendi Hazretleri bunu misal vererek buyururdu ki; 

"Garda§lanm, biz kullugumuzu bilelim. " 



821 — §eyh Sadi-i §irazi, Bostan, a.g.e., s. 143 



~ — Kijinin iyi veya kotil olmasi onemli degildir. Onemli olan Allah Teala'nm 
buyuklugunil bilmektir. 



Hizmetleri 379 

8- §eyh Senan-i isimli bir §eyhi Rum diyanna davet etmi§ler. 

"Davete icabet sunnettir gidelim " demi§. Sekiz-on ihvani ile yola cik- 
mi§lar, Kayseri'ye gelmi§ler. §eyh Senan, pencerede bir Rum kizi goriip a§ik 
olmu§. §eyhin gozii, Rum kizindan ba§ka bir §ey gormez olmu§. Durumu 
anlayan kiz da §art ko§mu§tur. 

"Benim dinime gireceksin, beline zunndr kusanacaksin, basina kesis 
kalpagi koyacaksin, domuzlarimi da gildeceksin ki, beni gorebilesin. " §eyh- 
te §artlan kabul etmi§. Bunun iizerine arkada§lan §eyh gavur oldu diyip bi- 
rakip gitmi§ler. 

Uzaktan bir ihvan,i §eyhini ziyarete gelir ve §eyhini sorar. Derler ki; 

"Seyh dinini degistirdi, §imdi domuz guduyor. " Uzaktan gelen o ihvan 
der ki; 

"Siz de hig vefayok mu? Nasil birakirsiniz. Ben de §eyhimin yanina 
gidiyorum. Benimle gelen varsa gelsin. " Bunun iizerine Kayseri'ye gelirler. 
Giindiiz oruc tutup geceleri namaz kilarak dua ederler. 

Uzaktan gelen ihvan riiyasinda Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemi 
goriir. Efendimiz sallallahii aleyhi ve sellem; 

"f$eyhinizle araniza perde girmi^ti" buyurur ve perdeyi kaldinrlar. O 
anda da §eyh kendisine gelip hatasim anlar. ihvanlar §eyhlerini hamama 
gotiiriip yikayarak guslettirip memleketlerine donerler. Yolda arkalanna 
bakarlar ki, bir ath geliyor. Yanlanna gelince Rum kizi oldugunu anlarlar. 

Hikayeden sonra Efendi Hazretleri buyurdular ki, 

"§eyh Senan-i ruh, Rum km ise, nefistir. Ruh nefse d§ik olmu§. Insan 
nefsin sozunu tutarsa, nefis dininden dondurur, domuz da gutturur. Nef- 
sin sozune gitmezsen, Rum km gibi nefis, ruhun yani senin pesinden gelir. 

Gardaslarim! Onun igin nefsini bilen Allah Tedld'yi bilir. Nefsini bil- 
meyen, Allah Tedld'yi bilmez. O sebeble biz, nefsimizden korkariz. " 

9- "Gardaslarim! Her seyin basi sabirdir, sonu da sabirdir. Allah Ted- 
la 'nin bir ismi de sabirdir. " 

Adamin biri evlendikten sonra, ilminin olmayi§indan rahatsiz olmaya 
ba§lami§. Ilim tahsili ifin evinden cikmis, muhtelif yerlerde 15-20 sene kadar 
ilim tahsili yapmi§. Evine donerken yolu iizerindeki bir veliye ugrami§. Veli; 

"Oglum nereden gelip nereye gidersin " diye sormu§. Mollada; 

"Ilim tahsil ettim memleketime donuyorum " demi§. Veli de; 

"Ya dyle mi, peki ilmin basi nedir?" diye sorunca molla bir cevap ve- 
rememi§. Velide buyurmus. ki, 

" 3 sene bana hizmet edersen sana ilmin basini ogretirim" demi§. 
Adamin bunu kabulii sonucu bu veliye 3 sene hizmet etmi§. Lakin veli ona 
hep sabir gerektiren hizmetler yaptirmi§. 3 senenin bitiminde izin isteyerek 
evine donecegini ve kendisine ilmin ba§inm ne oldugunu soylemesi istemesi 
iizerine; 

"Oglum ben sana 3 senedir sabri ogretecek hizmetler yaptir dim. Daha 



380 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ogrenemedin mi? Her seyin oldugu gibi ilmin basi da sabirdir. " Buyurmu§. 

Adam oradan aynhrken kendi kendine; 

"Canim sabri biz de biliyorduk" der ve yoluna devamla ak§am gee va- 
kitlerde evine gelir. Pencereden i§ik goriince, 

"Bir bakayim" deyip, pencereden baktiginda, hamminin oturdugunu, 
gene bir delikanhnin da onun boynuna sanlmis, oldugunu goriince ofkelenip 
ikisini de vurmaya karar vermi§. Ancak velinin kendisine soyledigi sabir 
aklina gelince seslenmeye karar verir. Hammina seslenince, kadinin; 

"Oglum, bu babamn sesi, kos kapiyi ag " demesi iizerine, adam gurbete 
giderken hamile biraktigi haniminin bir erkek cocuk dogurdugunu ve bu 
ya§a geldigini anlamis, 

" 3 sene hizmet ettikse de, hanimi ve oglumuzu yeniden kazanmis ol- 
duk ve kadi olmaktan kurtulduk" "demek ki, her seyin ba§i sabirdir. " 

10- Ibrahim Edhem kuddise sirruhu'1-aziz dedesinden sonra, Belh §ehri- 
ne hukumdar olur. Bir gun yatarken, sarayin damindan bir ses gelince Ibra- 
him Edhem kuddise sirruhu'1-aziz seslenir; 

"Kimdir o? Damda ne ariyorsun " Damdaki adam der ki; 

"Devemi yitirdim, devemi ariyorum" Ibrahim Edhem kuddise sirruhu'l- 
aziz buyurur ki; 

"Damda deve aranir mi?" Damdaki adam da der ki; 

"Ya kus tttytt yatakta, Allah Tedld aranir mi?" 

Ibrahim Edhem kuddise sirruhu'1-aziz ertesi gun ava cikar. Bir geyigin 
pe§ine du§er. Bir muddet kovalamadan sonra geyik dile gelir ve hukumdara 
doniip, 

"Sen beni avlamak igin mi yaratildin" diyor. Bunun iizerine Ibrahim 
Edhem kuddise sirruhu'1-aziz kendinden gecer. Kendine geldiginde bu i§in 
ilahi bir is, oldugunu anlayip, elbiselerini degi§tiriyor, tacini, tahtin ve sarayi- 
m terk edip Mekke'ye geliyor. Orada bir §eyhe intisap ediyor. 

Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Gardaslarim! Eger Ibrahim Edhem bizim zamanimizda olsaydi, biz 
ona tacini ve tahtini verirdik" 

11-Bayezid-i Bestami kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri zamamnda iimmi 
bir demirci varmi§. Her namazin sonunda dua ederken dermis, ki; 

"Ya Rabbi! Yarin ruz-i mahserde benim bedenimi o kadar buyukyap ki, 
btitun cehennemi doldursun, herkesin yerine ben yanayim " 

Rabb-ul Alemin ho§una giden bu dua sebebi ile demirciye Gavs-i 
azamhk makami verilmi§tir. Bayezid-i Bestami kuddise sirruhu'1-aziz Haz- 
retleri, Gavs-i azamin kim oldugunu merak edip ve demirci olan bu ki§inin 
makami nasil kazandigini anlamak icin demirciyi gormeye gelir. 

Bir miktar sohbetten sonra aynhrken demirciye, "bize himmet buyur" 
demesi iizerine, demirci de; 



Hizmetleri 381 

"Aman Efendim, estagfurullah biz kimiz ki, size himmet edelim" de- 

yince, Bestami kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurur ki; 

"Sonra yine gorusuruz " der ve aynhr. Kisa zaman icerisinde Allah Tea- 
la'nin lutfu ile o iimmi demirci, Allame-i cihan olur. 

"Gardaslarim! Allah Tedld'nin ne zaman kime ne verecegi belli olmaz, 
yeterki, sizler Allah Tedld'nin hosnut olacagi isler yapasiniz" 

12-Mecnun bir kopegi ok§amakta, opmekte, oniinde yanip erimekteydi. 
Etrafinda egilip biikiilerek, onu ululayip agirlayarak doniip dola§ryor, ona 
§eker §erbeti veriyordu. Biri dedi ki; 

"Mecnun, bu yapip durdugun sey ne delilik, ne sersemlik, 
Kopegin agzi, daima pis seyleri yer. Ardini bile diliyle temizler. " 

Kopegin ayiplanni bir hayli saydi doktii. Mecnun dedi ki; 

"Sen, bastanbasa suretten, cisimden ibaretsin. Gel de benim gozumle 
bir bak. Bu kopek, Leyld'nin mahallesinin bekgisi. " 

"Gardaslarim! Gorunuse aldanmamak gerekir. " 

13- Lokman Hekim ogluna derki; 

"Oglum var git merkebi al getir, sana vasiyet edecegim. " 

Lokman hekimin oglu da gider, merkebi getirir. Ogul, baba, e§ek bera- 
berlerinde yola revan olurlar. Biraz sonra bir koye yakla§irlar, Lokman He- 
kim ogluna; 

"Oglum gel, bin merkebe " der ve oglunu merkebe bindirir. Lokman He- 
kim, merkebin yulanndan fekerek koyii geferler. Bu durumu goren koyliiler 
derler ki, "su adama bakin, gocugu merkebe bindirmis, kendisi de, merkebin 
onunden gekiyor. " Ikinci bir koye giderler, bu seferde Lokman Hekim, biner 
merkebe. Ikinci koyden gecerken koyliiler bu sefer de derler ki; "Suna ba- 
kin, koskoca adam merkebe kendisi binmis, gocugu merkebin onunden yurti- 
tiiyor. " Ucuncu bir koye yana§irlar, bu seferde Lokman Hekim oglu ile bir- 
likte merkebe binerler, ucuncu koyden gecerlerken koyliiler derler ki; "Su 
utanmazlara bakin, ikisi birden merkebe binmisler. " Lokman Hekim ogluna 
demi§tir ki; 

"Oglum! Gor bu dlemin halini, sana vasiyetim; gok serf olma ki, seni 
agizdan atarlar, gok da yumusak olma ki, seni yutarlar. Hadi bu kadar 
vasiyet sanayeter. " 

(Bu hikaye Nasreddin Hoca kuddise sirruhu'1-aziz icinde anlatihr.) 

14- Hz. Musa aleyhisselama bir kerre izzet-i hitab geldi: 

"Fa Musa! Bir acaib sey gormek ister misin? Ildhi sirlarimi musahede 
edesin? Haydi, git,filan dbrtyol agzinda, buy ilk bir gesme vardir, oralarda 



823 — Bu hikayeden anlajilan bir hikmet §u olabilir. Herkesin kendi dogrusuna 
uyarsan kendi dogrunu bulmakta zorlamrsm. Neticede kisa yolu uzatmij olursun. 



382 Gavs-ul Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

biryerde dur. Sana bir ibret gosterecegim. " 

Hz. Musa aleyhisselam gitti. yeri buldu. Ce§me etrafinda bulunan bir 
agac arkasinda durdu. Bir hayli zaman bekledi. Neden sonra bakti ki, kar§i- 
dan bir ath, bir siivari geliyor. Bu zat dogru ce§me ba§ina geldi atindan indi. 
Pek fazla hararet basmis. ve haddinden fazla susami§ti. Ce§meden su i^ti. 
Ku§agini ve belindeki kemerini bir tarafa koyarak ce§menin arkasina dogru 
gitti. ihtiyacini gordii, ne yapti ise, yapti. Sonra geldi, ku§agini aldi. Her 
nasilsa kemerini unuttu. Atina binip giderken, Hz. Musa aleyhisselami gor- 
medi. O bir agacin altina oturmu§, kemali dikkatle bu ahvali takip ediyordu. 
Ciinku merak etmi§ti. Bakalim, acaba ne olacak? Aradan biraz zaman gecti. 
Onbes. ya§lannda bir cocuk geldi, bakti ki, orada bir kemer durmaktadir. 
Aldi, beline sardi, gitti. Hz. Musa aleyhisselam onu da gordii. 

Aradan bir muddet daha gecti. Bir a'ma geldi. iki gozii de kor, hifbir §ey 
gormeyen bir ki§i. Bifare bir zavalh. Tutuna tutuna fe§meye gitti, bir abdest 
aldi. £e§menin bir kenanna fekildi. Kibleyi tahmin etti. Namaz kildi. Ama 
tam selam, verip de kalkacagi bir sirada, Hz. Musa aleyhisselam bakti ki, 
kar§idan o ath geliyor. Atim mahmuzlayip biitiin hizi ile siiriiyordu. Nihayet 
geldi. Biiyiik bir tela§la bakti ki, fe§me iizerinde kemeri yok. Yolda hatinna 
gelmi§. Mahni almak iizere d6nmu§tu. A'mayayapi§ti ve ona: 

"Burada benim kemerim vardi, " dedi. 

Ama da: 

"Ne diyorsun?" 

"Evet, onu sen aldin, " ver. 

"Aman oglum! Ben a'mdyim, ne gorecek goztim vardir, ne de alacak 
kudretim. Ben simdi geldim, abdest aldim, namaz kildim. Benim dyle seyden 
haberim yoktur, " dedi. Yine o: 

"Yok yok... Onu mutlaka sen aldin. Simdi y a kemeri verirsin, ya da kime 
verdinse soylersin yahut seni burada helak ederim. " 

"Aman, etme, eyleme. Ne yapiyorsun, ne diyorsun?" 

Biitiin sozler hif kar etmedi. Herif amaya tokadi yerle§tirdi. O da kendi- 
sini korumak ifin, sopasim siper ittihaz edecek oldu. Adam daha fazla ko- 
piirdii. Pat... put... Zaten amanin kudret ve mecali yoktu. Du§up orada olmedi 
mi? Bunun iizerine ath da oradan cekilip gitti. 

Hz. Musa aleyhisselam olup bitenleri, ba§tan sona kadar seyrediyordu. 
Sonra; 

"Ya Rabbi! Ben ibret gormeye geldim, ama hayrette kaldim. Bu nasil 
seydir? Addlet-i ildhiyene muvafik gelmiyor... " 

Cenab-i Hakk da; 

"Simdi anlarsin, Ya Musa! " diye buyurdu. 

Kullar bilmezler. Insanlar esrar-i ilahiyeye vakif degiller. Gayba kar§i 



824 — Bazilan "evliya diyorlar §u adama" "l§leri dilzeltse ya" sozlerine bu hikaye 
en gilzel cevaptir. 



Hizmetleri 383 

uyanik olamazlar ki, esrar-i ilahiyeden haberdar olsunlar. Fakat §imdi vakia- 
nin hakikati beyan olunca, bunun da adalet oldugunu anlarsin. Hani o ath 
geldi, kemeri orada birakti, sonra da bir cocuk geldi, kemeri aldi... i§te o 
cocugun babasinin o athda alacagi vardi, hizmetinde bulunmu§tu. Hakki 
kalmi§ti. Sonra oldii ve alacagi unutuldu. Fakat Allah Teala unutmadi. i§te 
bugiin o cocuk babasinin hakkini aldi. O para babasindan kalma bir haktir. 

"Peki, ya a 'mdnin sugu neydi? " 

"Onu §imdi boyle salih goriirsun degil mi? Elinde tesbih, dilinde zikir, 
ba§inda sank... insan olsa olsa bu kadar zahid olur. Zahiren boyle olan su 
halin hakikati muthi§tir. Bu senin salih zannettigin O a'ma vaktiyle o athnin 
babasini 6ldurmu§tu. Sonra kacti, saklandi. Aradilar, bulamadilar. Daha son- 
ra ise, bir kazaya ugradi. Hayli zaman boyle suriindu. Zelil ve miskin cezasi- 
ni cekti. Nihayet maktuliin evladi olan o ath kimse, bu a'mayi oldiirdii. Ba- 
basinin kisasini aldi. Adalet yerini buldu. Vakia o babasinin katili, bu oldu- 
gunu bilmiyordu. 

Hukum boyledir, zaman gecer, fakat hak gecmez. Sonufta Allah Teala 
adaletini gosterdi. 

Adalet olmasa, insanlar birbirlerini yerler. Adalet, mutlaka yerini bulur. 
Amaer amagec... 

Mutlaka Hak kulundan intikami yine kul He ahr 
Bilmeyen ilm-i ledunnu, kulyapti sanir. 

15- Sanat ehli iki ki§i, zamanin padi§ahinm huzuruna geldiler ve dediler 

"Bizler, usta nakkaglariz. Gilzel saraylar, latifevler nakgederiz. Alemde 
bizim benzerimiz yoktur. " 

Padi§ah, onlara bir saray gosterdi: 

"5m sarayin duvarlarinda sanatinizi gosteriniz ki, gerqek olup olmadigi- 
niz anlaqilsin, " dedi. 

Onlar da razi oldular. Sarayin bir duvanni biri ve obiir duvanni digeri ele 
aldi. Iki duvann arasina perde astilar ki, biri digerinin sanatim gormesin ve 
herkesin kendi eseri meydana fiksin. 

Bu iki sanatkardan biri, Rumi (Anadolu halkindan) ve digeri ^in vilaye- 
tinden idiler. Rumi olan usta, ele aldigi duvann uzerine oyle naki§lar yapti 
ki, gorenlerin akillan ba§lanndan gider, hayran olur kahrlar. £in ahalisinden 
olan diger usta da, kendi payina du§en duvara yalniz cila vurdu ve ba§ka bir 
§ey yapmadi. Her ikisi de, belirli zamanda i§lerini bitirdiler. Padi§aha haber 
verildi, geldi ve gordii ki, duvann birisi misli ve benzeri gorulmemis, §ekilde 
naki§lanmi§. Digerine bakti, onda ise, hif nakis. i§lenmemi§ti amma, gayet 
parlak cilalanmi§ti, ayna gibi pinl pinl olmu§tu. Bu ikinci ustaya, padi§ah 
sordu: 

"Hani senin sanatin bu mudur ki, bu duvara yalniz cila vurmus ve pinl 



384 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

pinl parlatmissin? " 

Cinli usta cevap verdi: 

"Padisahim! Bizim sanatimiz ara yerden perde kaldinlmca anlasihr. " 

Padi§ah emretti, aradan perdeyi kaldirdilar. Kaldinr kaldirmaz da, Ana- 
dolu halkindan olan ustanin yaptigi o §ahane naki§lar, kar§iya aksetti ve Cin- 
li ustanin cilaladigi duvarda ayni naki§lar, ayni panlti ve ihti§am ile belirdi. 

Padi§ah, bu sanati gorerek o ustalan iyilikle ve taltif etti ve kendilerine 
elbiseler giydirdi. 

Zahir alimleri nakkas. gibidir. Batin alimleri de, kar§i duvara pinl pinl ci- 
la vuran usta gibi olan §eyhler, sofiler, zahitler, abitler ve a§iklardir. Onlar 
da, goniillerine cila vurur, parlatir ve ayna haline getirirler. Alimlere naki§lar 
vasitasiyla miinkesjf olan ilim; zahitlere, abitlere, a§iklara ve sofilere, obiir 
vechile ve gayet parlak olarak, hakikatleriyle miinke§if olur. Bu ilme, talim 
etmekle kimse eri§emez. 

§imdi, bundan da anla§ihyor ki, alimlerin faligmalannin, gayretlerinin 
sonu ve faydasi budur. Imam-i Gazali rahmetullahi aleyh Hazretleri buyurur- 
lar ki; 

"Zahir dlimlerinin ilimleri, gah^arak kazanihr. Sofilerin ilimleri ise, ke§- 
fidir. " 

16- Mevlana'nm ya§adigi donemlerde §ehir di§ina gidecek olanlar med- 
reselere ugrayarak alimlerden miisaade isterler ve oyle giderlerdi. 

Konya'da eski hal, ya da bugday pazan civannda Yaghta§ Medresesi 
vardir. Bu Medresenin Hocasina bir kervanci gelerek Istanbul' a gitmek iste- 
digini soyleyerek izin ister. Hoca du§unceye dalar ve bir siire sonra konu§- 
maya ba§lar. "Istanbul donusunde kervanin Sogut yakinlarinda soyulacak, 
gitme, " der. Adam birkaf gun sonra tekrar gelir ve gitmek zorunda oldugunu 
bir kere daha izin istegi ifin geldigini soyler. Hoca bir siire dii§iindukten 
sonra 

"Gitmen senin igin hayirh degil, kervanin soyulacak" der. Adam caresiz 
cikar gider. Akhna da Mevlana'ya ugramak gelir. Mevlana'nm huzuruna 
cikarak Istanbul'a gitmesi gerektigini ve izin istedigini soyler. Mevlana Haz- 
retleri "gidebilirsin" deyince sevinfle kervani hazirlar ve yola fikar. Istan- 
bul'a gider, i§lerini yolunakoyar. Istanbul'dan donerken Sogiit yakinlarinda, 
Yaghta§ Medresesi 'ndeki, Efendinin soyulacaksin dedigi yerde konaklar. 
Gece olunca Kervanci Ba§i riiyasinda e§kiyalar tarafindan soyuldugunu go- 
riir. Riiya o kadar gercek gibi goriiniir ki, kan ter icinde uyanir. Sabahin ilk 
i§igiyla birlikte korku ile tekrar yola koyulur. Soranlara da riiyasinda kerva- 
ninin soyuldugunu, o yiizden erkenden yola fiktiklanni anlatir. Konya'ya 
doner donmez ilk ugradigi yer Yaghta§ Medresesi olur. Hoca Efendi'ye ker- 
vaninin soyulmadigini anlatir. Ama Mevlana Hazretlerinden izin aldigini, 
riiyasinda soyuldugunu anlatarak Hoca Efendi'den bu i§in ashni ogrenmek 
ister. Hoca bir miiddet sonra Kervanci Ba§ina §unlan soyler: 



Hizmetleri 385 

"Senin takdir-i ildhinde kervaninin soyulmasi vardi, ama dyle bir zattan 
izin istemigsin ki, O bu hadiseyi ruyanda gegi§tirmi§, " der ve ilave eder: 
"Biz Mevldna degiliz ki ruyanda gegi§tirebilelim. " 



825 — Bilyilkler dediler ki; 



"Bir sultanla veya bir biiyiikle bir araya geldigimiz zaman, kendileri salih bir kiji 
olmasalar bile onlardan kendimiz ifin dua etmelerini istemek ilzerimize bir borctur. 
Qtlnkil Allah Teala, halklan arasmda btlytlk olan bu insanlarm dualanm ret edip 
onlan utandirmaktan utanc duyar. Insanlardan bu sirrm farkma varanlar pek azdir. 
Bunu bil ve onunla amel et." 

Rasulullah sallallahil aleyhi ve sellem buyurdu ki; 

"Dualanniza dyle bir delil koyarak edin ki gunah i$lememi$ olsun. O delil Al- 
lah dostlaridir. Onlara tevazu ve sevgi gosterin ki sizin iqin dua etsinler. " (Salat-i 
Me$i§ ve Acrklamasi) 

"Onlarin kelamldri, Hakk'in kalemidir." 



386 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

7-BAL TEFSM 

Efendi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri, Bal tefsirini ihvana okutur ve 
tavsiye ederdi. Ciinkii ihvan bal gibi olmahdir. Tarifi de bu tefsirde yapilmi§- 
tir. 

^F*J^ Cr^J ^j^r— > 
9 9 "" 

Hazreti Ali Kerremallahii Veche bir gun gazadan hanesine geldiginde, 
Hz. Ebubekir Siddik radiyallahii anh, Hz. Omer Faruk radiyallahii anh ve 
Hz. Osman Zinnureyn radiyallahii anh gelerek Hz. Ali'ye 

"Gazan mubarek olsun, Ey Allah Tedld'nin Aslant" dediler. Hz. 
Fatima'tuz-Zehra radiyallahii anha onlara ikramen kalayh bir tas icinde bal 
getirdi. Balm iizerinde ince bir kil vardi. Hz. Ebubekir radiyallahii anh kill 
almak iizere davrandi. Hz. Omer radiyallahii anh da kill aldirmadi ve dedi ki; 

— Bizler Hazreti Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin vezirleriyiz. 
Belki Fatima'tiiz-Zehra radiyallahii anha bizleri tecriibe icin bu kill koymu§- 
tur. Aramizda bu kil hakkinda iicer tevil edelim."Mw«as/p degil mi?" dedi 
ve sonra 

Hz. Ebubekir radiyallahii anh §6yle buyurdular: 
Namaz kilanin kalbi nurludur, bu tastan. 

Dttnya endisesini gonlune getirmeden namaz kilmak tathdir bu baldan 
Namazi tadili erkdn iizere (sunnetlere dikkat ederek) kilmak incedir, 
bu kildan. 

Sonra Hz. Omer El Faruk radiyallahii anh §6yle buyurdular: 
Misafiri seven hane sahibinin kalbi nurludur, bu tastan. 
Misaftrlere ikram etmek ve gonlunu almak tathdir, bu baldan. 
Misaftrin kalbi incedir, bu kildan. 
Hz. Osman radiyallahii anh'da §6yle buyurdular. 
Alimlerin kalbi nurludur, bu tastan. 

Alimlerle sohbet etmek ve onlari dinlemek tathdir, bu baldan. 
Kur'an-i Kerim'e mana vermek incedir, bu kildan. 
Hz Ali Kerremallahii Vecheh Efendimiz de §6yle bir aciklama da bulun- 



du: 



Gazaya giden gazilerin kalbi nurludur, bu tastan. 

Cihat edip al kanlara boyanip kdfirlerle cenk etmek tathdir, bu baldan. 



Hizmetleri 387 

Uzerine kill hakki gegirmeden, haram yemeden hanesine donmek in- 
cedir, bu kildan. 

Sonra Hz. Fatima radiyallahu anha validemiz de §6yle buyurdular: 
Erkegini hosnut eden kadinlarin kalbi, nurludur bu tastan. 
Erine cefa etmeyip guzelce geginip, kendinden razi etmek tathdir, bu 
baldan. 

Kocasinin hakkini yerine getirmek incedir, bu kildan. 

Sonra Hz. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemde bu sohbete i§tirak 
ederek §6yle tevil buyurdular: 

Benim ummetimin kalbi, nurludur bu tastan. 

Kevser sarabi tathdir, bu baldan. 

Seriatimiz (benim yolumdan gitntek) incedir, bu kildan. 

Bu sohbete, ne§e veren Allah Teala, Cebrail aleyhisselami gondererek 
buyurdu ki; 

Senin nubuvvet nurun, nurludur bu tastan. 

Yarin kiyamet guntt mahser yerinde ummetine sefaat etmen, tathdir bu 
baldan. 

Sirat koprusu incedir, bu kildan. 

Bunun uzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem mubarek ellerini 
kaldinp: 

"Ya Rabbi, bu bal tefsirini okuyana, dinleyene iki yuz nebinin sevabi 
isterim ve senden dilerim," diye dua ettiler. Cihar Yar-i Guzin radiyallahu 
annum Efendilerimiz de "Amin " dediler. 

Cenab-i Allah Teala'dan §6yle nida geldi: 

"Ya Habibim! Senin untmetinden her kim bu Bal Tefsirini uzerinde 
tasir, okur, okutur, yazar, yazdirir ve din kardeslerine hediye ederse Izzet 
ve Celalim hakki igin ben de, o kuluma iki yuz nebinin sevabi veririm," 
diye buyurdular. 

Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de dedi ki; 

"Benim ummetimden her kim, bu bal tefsirini kendisine evrad edinip 
uzerinde tasir, her gun okur veya dinlerse ve burada bahsedilen ahlaklarla 
ahlaklanmaya gahsirsa katiyyen dunya darhgi gormez; fakirlik ve ihtiyaca 
dusmez; olurken husnu sehadetle olttr; ahirete iman He gider ve gelecek 
kaza ve musibetlerden kendisini Cenab-i Hakk muhafaza eder. " 

Butun enbiya-i murselin, evliyayi sadikin, ehli iman, ehli irfan ve ehli 
a§kin ruhlan icin, Habibi Kiram Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi 
ve sellemin yuzu suyu hurmetine ve Allah Teala nza-i §erifi icin Lillah il- 
Fatiha. 

Arifler ortasinda sofuluk satmayalar 



388 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Qun sufiye ihlds oldu aska riya katmayalar 

Ya gel bildiginden ayityahut bilenlerden isit 

Teslimin ucunu tutup hig soztt uzatmayalar 
Mumsuz baldir seriat tortusuz yagdir hakikdt 
Dost igin bah yaga ne igin katmayalar 

Kiymetin duyar isen neye deger is bu dent 

Erenlerin manisin bilmeze satmayalar 
Miskin Adem yanildi ugmakta bugday yedi 
Isi Hakk 'dan bilenler §eytan 'dan tutmayalar 

§irin hulklar eylegil tath sozler soyle gil 

Sohbetlerde Yunus'u hergiz unutmayalar. 

Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz 



826 — Anlajilabilir bir jekildeki dilzenleme. 



Arifler ortasinda sofuluk satmayalar 
Qiinkii sufiye ihlds oldu aska riya katmayalar 
Ya gel bildiginden ayrilyahut bilenlerden isit 
Teslimin ucunu tutup hie sozii uzatmayalar 
Mumsuz baldir seriat tortusuz yagdir hakikat 
Dost igin bah yaga niqin katmayalar 
Kiymetini duyarsan neye deger is bu zaman 
Erenlerin sirrini bilmeze satmayalar 
Miskin Adem yanildi cennette bugday yedi 
Isi Hakk 'tan bilenler §eytan 'dan tutmayalar 
§irin huylar edin tath sozler soyleyen ol 
Sohbetlerde Yunus 'u her zaman unutmayalar. 



Hizmetleri 389 

8-SEVDIGi YEMEKLER 

Efendi Hazretlerinin sevdigi yemekler genellikle Sivas cevresinde her- 
kes tarafindan cokca tuketilen ve liiks olmayan yemeklerdir. Bu yemekler 
aynca ihvanin kolayca hazirlayabilecegi tiirden yemekler olmasi O'nun ziihd 
hayatinin ni§anesi olmaktadir. 

A§ure 

Ayranh gorba 

Ciger kavurma 

Dolmalar: Kabak, hiyar, pathcan, yaprak 

Ekmek a§i 

Hasuda: §ekerli un bulamasi. 

Ispanak mihlamasi 

Igli kofte 

Kellepaga 

Kiymah yumurta 

Patetes yemekleri: Ha§lama, piyaz, oturtturma vb. 

Pathcanh gilveg 

Pideler: Etli, peynirli, ispanakli, cokelikli vb. 

Subure: Kucuk parcalar halinde kesilmis. hamurun suda ha§lanarak yo- 
gurt ve uzerine tereyagi dokiilerek hazirlanmasi. 

Sulu kofte 

Yogurtlu kabak kizartmasi 

Yumurta piyazi 

Yumurtah gorba: §ehriyeli corbanin yumurtahsi. 



B) HiZMETLEPJ 

Sivas ve civannda onun himmetiyle bitirilmi§ 54 eser tespit edilmi§tir. 
Efendi Hazretleri bir rivayete gore 105,ba§kabir rivayete gore 154 eser 
yapim, vs tamiratina vesile olmu§tur. 

Sonmez Ne§riyat'in ilk kuruculan arasinda bulunmu§tur 
Istanbul'da egitim yapan talebelere birfok burs gondermi§tir. 

/- ULUCAMH TAMIRATI 
Ulu Camii 



Sivas'taki en eski Turk eseri olan Ulu Cami'dir. 

Sivas, Tokat, Kayseri ve Malatya'ya yerle§en Dani§mendliler'in (1085- 
1178), Selfuklu gelenegini siirdiiren anitlanndan biridir. Yapih§ tarihi yakin 



827 — Ulu Camii hakkmda geni§ bir bilgi i9in "Somuncu Baba Dergisi, Temmuz- 
Agustos, 2000" sayili dergideki Arj. Yazar Mtljgan UCER'in makalesini okuyunuz. 



390 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

zamana kadar bilinmiyorken, 1965 yihnda, tamir dolayisiyla camide kalan 
ta§lar arasinda kitabesi bulunarak Sivas Miizesi'ne konulmu§tur. Ulu Ca- 
mi'nin Sivas miizesinde bulunan kitabesinde Ulu Camii Hicri: 533 Mila- 
di: 1 138 Tarihinde yapilmis. oldugu goriilmektedir. 

Kitabe: 



Bi imareti hazel mescid'il-milbarekefi eyyam... 

El melik'ul adl'kutb'ud-dunya veddin MELIK§AH BIN IZZE'D-DIN 

828 

El abd'tt ahihi lid rahmetullahl.. Sene selase ve seldsine ve hamse 
mi'e (H: 533) 829 

Ulu Camii 'nin ozellikleri; 

54x3 lm. Boyutlanndaki dikdortgen planh camii ta§ duvarhdir. Ic alani 
1650m 2 olarak, 50 tane kemerli dikdortgen planh yigma ayaga oturmu§tur. 

Daha once iizeri toprak ortiilii olan camii 1955 yilindaki biiyiik tamirden 
sonra sac ile kaplanmi§tir. Hali hazirda bakir kaplamahdir. 

Ilk durumu korunarak bugiine gelen minaresi, bir yildinm du§mesi so- 
nucu egik olup, minare iizerinde yildinmin izi bariz bir §ekilde goriilebil- 
mektedir. Minare ifinde 114 kadar basamak vardir. 

Caminin etrafi dolmu§ oldugundan fukurda kalmi§ ve yol seviyesinden 
on iki basamakla camiye inilmektedir. Caminin avluya iif kapisi olup avlu- 
daki §adirvam Zarahzade Mehmet Pa§a yaptirmi§tir. (§u an bu mu§temilat 
yoktur.) 

Ulu Caminin Gordugu Tamiratlar: 

l.izzetin Keykavus zamamnda minaresi (m. 1219) tamir g6rmu§tur. 
h.609 / .1213 ve h.932 / m.1525 tarihinde tamir gordugu, yine h. 1006 / 
m.1597 tarihinde ise, Sivas Emir-til Umerasi Mahmud Pa§a tarafindan ona- 
nm yaptinldigi caminin 1955 yilindaki biiyiik tamirinden sonra bulunan bir 
tamir kitabesinden ve diger kitabelerden anla§ilmaktadir. 

Son biiyiik tamir 1955 yihnda tamamlanmis. olup, caminin coken ah§ap 
ortiisii ve iizerindeki toprak ortii ahnarak finko safla kaplanmi§tir. Bu ona- 



828 — izze'd-din I. Mesud (Miladi: 1 1 16-1 155) Anadolu Selguklu Devleti 

829 — Ulu Cami'mn Hicri: 593- Miladi: 11 97 tarihinde II. Kihc Arslan'm oglu Si- 
vas Meliki Kutbettin Melik Sah tarafindan yaptinldigi rivayetleri de vardir. (Bu 
rivayet zayiftir. Qunkil II. Kihc Arslan (Miladi: 1 155-1 192) hukilmdarlik yapmistir. 
Belki ilave veya tamir yapmis olabilir. Yazan) 

Sivas Ulu Caminin dis kapismm iizerindeki kitabede ise, 1955 yilindaki biiyiik 
tamir ibaresi ile camii Miladi: 1 192/93 tarihinde yapilmis oldugu kayithdir. 

830 — 115 ve 116 sayisim verenlerde var. Dogru olan 114 ttlr. Kur'an-i Kerim'in 
sure adedidir. (Yazan) 



Hizmetleri 391 

rim, ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin te§vikleri ve ca- 
h§malan ile ba§anhni§, camii yeniden ibadete acilmi§tir. 

Ulu Cami'nin 1955 teki Son Buyuk Tamiri: 

Ba§bakanhk Cumhuriyet Ar§iv kayitlanndan anla§ildigina gore; 

Devlet 1940 yilinda vakfa ait Ulu Camii'nin tamir edilebilmesi icin kafi 

O'l 1 

miktarda tahsisat bulunmadigi icin haline terk edilmesine, daha sonra 
1948 yilinda ise, Devlet Miizesi yapilmasi kaydiyla, Milli Egitim Bakanli- 
gi'na tahsisi icin karar vermi§tir. Bu nedenle Ulu Cami 1950 yilina kadar 
harabe halindedir, ibadete kapatilmi§tir. 

1954'te ba§layan tamirat, 1958'de tamamlanmi§tir. 1955 ten beri ibadete 
aciktir. 1958 yilindan sonra da cami civannin ve mu§temilatinm onanmi ve 
bakimi 1966 yilina kadar devam etmi§tir. 

Ulu Camii Ihramcizade Haci Ismail Hakki kuddise sirruhu'l-aziz 
Hazretleri Tarafindan Tamiri: 

Sivas Ulu Camii oyle bakimsiz hala gelmi§ti ki, butiin tavan topragi 
caminin ifine fokmii? ibadet yapilacak bir halde degildi. Kayseri'den gelmi§ 
olan vaiz vermis, oldugu vaaz'da, 
"Ey Sivas Halki! 

Ulu camii gibi mabet ceddinizden kalmis, bu hale gelmis, hig dusunmu- 
yor musunuz bir musluman olarak nasil sabahlara kadar uyku uyuyabiliyor- 
sunuz. " 

Bu agir ithamlar Sivas Halkimn uyanmasina sebep olmu§. Ulu Ca- 
mii'nin onanmina niyetlenmi§lerdir. Dernek kurulmu§tur. Halkin fogunlu- 
gu ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerini ba§kanhga getirelim 
diye fikir iizerindeyken Filik Rifat, "O seyhligini yapsin ne geregi var" diye 
halki caydirmi§tir. 

Dernek kurulmu§tur, fakat bir tiirlii faaliyet ba§layamami§tir. Sonunda 
dernek iiyeleri "bu isin ustunden ancak Haci Ismail Efendi gelir, onun yar- 
dimina basvurahm, " diyerek Efendi Hazretlerinin huzuruna gelmi§ler. 

"Efendim bu isin basinda siz bulunun, bizler bu isi ancak sizinle yapa- 
biliriz" demi§lerdir. Efendi Hazretleri; 

"Gardaslarim! Bizde bu isin ustesinden gelemeyiz, lakin layik gor- 
mussunuz, bir tesebbusse gegelim, Rifat Bey'de heyete ddhil olsun, bu 
hayirh olur" demi§lerdir. 

Tamirat zamani hakkinda, Ankarah Ihvan Kemal Oztiirk §unu anlatmi§- 
tir. 



831 — BCA, Tanh: 24.06.1940 Fon Kodu: 30..10.0.0Yer No: 192.318.. 2. Dosya: 



22982 

832 



BCA, Tanh: 09.03.1948 Fon Kodu: 30.. 18. 1.2 Yer No: 11 5. 99.. 2. Sayi: 
3/7149 Dosya: 69-11 



392 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"0 zaman sartlar o kadar zor idi ki, bir kisinin yevmiyesi 50 kurustu. 
Bizler dernege ayhk 1 lira olarak uye kaydi olduk. Senede 12 lirayi dogru 
durtist veremiyorduk. Hal boyle iken zor sartlarda, Efendi Hazretleri bunu 
ba^ardi " 

Caminin ifine dolmu§ olan toprak bo§altiliyor ve uzun bir bekleme ol- 
mu§ tamirat ba§lamami§tir. Uzun bir beklemeden sonra Efendi Hazretleri, 
Bursa Ulu Camii'ni tamir eden bir heyet ile gorii§erek, devletin bile bulun- 
dugu yeri ye§il alan yapmak istedigi Camii kisa bir siirede yapilmasini sag- 
lami§tir. 

Efendi Hazretleri tamirat ile ilgili olarak buyurur ki; 

"Garda§lanm! Bttyttk bir i§e girdik, paramiz da yoktu. Rasulullah 
sallalldhu aleyhi ve sellem'den emir geldi. 

"Ismail Efendi Oglum! Ulu Camiyi tamir edelim" 

"Bizde nasil yapacagiz" diye dusunduk. 

"Fakat Allah Tedld'ya tevekkul ederek bu ise basladik. Ulu Ca- 
mii'nin ortasina gomlegin kavlinden (kendi dogum hadisesi) bir gadir 
kurduk. Igine kazma ile kurek koyduk. Isin sonunu bekledik. Paramiz 
yoktu, paraya gark olduk o sene kithk olmus halk magdurdu. Bir emir 
verdik, kanilarla dag gibi tas yigildi, Allah Tedld'nin yardimiyla Ulu Ca- 
miyi tamir ettirdik. " 



Hizmetleri 393 

Ulu Camii He Ilgili Meshur Rivayetler 

Efendi Hazretleri buyurur ki; 

"Dilnya uzerinde altt mescit vardir. 

1- Beytullah, 2- Ravza-i Mutahhara 3- Kudus-u §erif4- §am 'da Camii 
Emeviyye 'de Mescidi Yahya, 5- Halep 'te Mescidi Zekeriyya, 6- Sivas Ulu 

QT.A 

Camii. Bu bir hakikattir, biz boyle kabul ettik " 

Ulu Camii 'ndeki elli direkten, minareden cikilan hizada ba§tan ikinci di- 
rek olan Hizir Diregi hakkinda; 

Bu direk dibinde Hizir aleyhisselam pek 50k kimseyle goru§mu§, 
ihramcizade Haci Ismail Hakki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri de burada 
Hizir' la konu§tugu icin, camiye gelenler bu diregin dibinde oturmak isterler. 

Hizir'i gormek isteyen kimse, kirk gun ikindi veya sabah namazini Hizir 
diregi dibinde namaz kilarsa g6ru§urmii§. 

Ulu Camii'nin temeli Nuh aleyhisselam tarafindan atilmi§tir. Mihrap 
ve minber arasinda temelin altinda Nuh'un evlatlan tarafindan yapildigma 
dair Siiryanice ibareler var oldugu ve ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi 
Hazretleri tarafindan buranin kapatilmasi istenmi§tir. Tamirat sirasinda go- 
rulmus. olan bu ta§lar §imdi altta kalmi§tir. Ciinkii caminin miize olmasindan 
korkulmu§tur. 

Birinci Diinya Sava§inm ba§lannda Sivas'ta bir zelzele oldu. Bu zelze- 
lede, Cifte minare ve Ulu Camii 50k hasar gordii, minarelerin kiilahlan a§a- 
giya dii§tii. Halk bu olayi hayra yormadi. Memlekette biiyiik bir felaketin 
olacagini soyleyenler olmu§. Zaman Sivas halkini hakh fikarmi§tir. 

Aynca Ulu Camii Milli Miicadele yillannda 12 Eyliil 1919 giinii Kongre 
salonunda halka acik bir toplanti yapildiktan sonra Sivashlar tam kadro ile 



833 — 1- Beytullah, 2- Ravza-i Mutahhara 3- Kudus-u §erif dismdaki camiiler 
i9in yapilan degerlendirilmelerde maneviyat durumunda zamanm tasarruf ehlinin 
bulundugu bolge esas almmistir. M. Kazim Toprak Efendinin bizzat kendisinden 
duydugumuz ise, daha sonralan Efendi Hazretleri Ulu Camii icin dorduncil Mescid 
oldugunu soyledigini soylediler. Mesela 

"islam'da en yilksek mertebeli ibadethane Mekke'deki Mescid-i Haram'dir. Di- 
ger Siralama ise, soyle. 

1. Mescid-i Haram (Mekke 

2. Mescid-i Nebevi (Medine) 

3. Mescid-i Aksa (Kudus) 

4. Emeviye Camii (§am) 

5. Bursa Ulu Camii / Diyarbakir Ulu Camii 

Bu arada ozellikle belirtmeliyim ki, 5. lik konusundan Diyarbakir Ulu Camii icin 
de aym durumdan bahsedenler var. Diyarbakir Ulu Cami ise, Anadolu'da yapilan ilk 
camii ozelligindedir ve §am'daki Emeviye Cami'nin benzer planlisidir. (Yazan) 

834 — Mehmet Veli §EN'in Ulu Cami'ye yardim icin o zamanlarda bastirdigi bir 
brosilrden. 

835 — Mihrabm tamirinde cahsan ustadan dinledim. (Yazan) 



394 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ayni giin Ulu Camii'nde toplanti yapmi§lardir. Sivashlar Mustafa Kemal 
Pa§a'nin heyecanli konu§malanni can kulagi ile dinlemi§lerdir. 

Mustafa Kemal Pa§a, arkada§lan ve Temsil Kurulu iiyeleri 108 giin kal- 
diklan Sivas'ta huzur icinde cah§malarini yiiriitmii§lerdir. 

2- SIVAS IMAM HA TIP IISESFNIN YAPIMI 

Imam-Hatip Lisesi Yaptirma ve Ya§atma Dernegi Agustos 1953 ta- 
rihinde kuruldu. Daha sonra, 1957 yihnda Ihramcizade Haci Ismail Hakki 
kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri de katildilar. 

Okulun yeri, Ceneviz-Ermeni azinhginin okulu idi. Yaninda da bir kilise 
mevcuttu. Bu okulun yeri, daha once Sivas Ortaokulu olarak kullamlmis. 
fakat sonra terk edilerek hazineye birakilmi§ti. Efendi Hazretlerinin istegiyle 
Milli Egitim Bakanhgma, bir dilekce yazildi. Kisa bir sure sonra Devlet ha- 
zinesine 2.000 TL nakit para odenerek burasi satin alinmi§tir. Devlet yardi- 
mi olarak 60.000 TL'si yardim ahnmi§tir. 

Sivas Imam Hatip Lisesi, 1953'te kurulan dernek ile 1957'de de in§aati- 
na ba§lanilrp 1958'de bitirilmistir. 



836 — Imam-Hatip Lisesi ve Ortaokulu, 



Tiirkiye'de dinsel nitelikte egitim kurumu, imamhk, hatiplik, Kuran kursu ogre- 
ticiligi gibi din gorevlilerini yetijtirmek amaciyla Milli egitim bakanligi din egitimi 
mildurlugu'ne bagli olarak acildi (1951). 

3 Mart 1924'te yurilrluge giren Tevhid-i tedrisat kanunu'nun (ogretim birligi ya- 
sasi) din ogretimi ile ilgili htlkmilne dayamlarak tlniversiteye bagli bir ilahiyat faktll- 
tesi kuruldu ve o tarihte sayilan 29 olan imam-hatip okullan ortaokula bagli similar 
halinde faaliyetini surdurdil. Ancak, bu okullarm sayisi zamanla azaldi; 1925'te 
26'ya, 1926'da 20'ye 1928-1929 ogremm yilmda 2'ye dilstil; 1931-1932 ders yihn- 
da kapandi. Demokrat parti'nin iktidara gelmesinden hemen sonra, 1951-1952 ders 
yilmda yeniden acildi. Bu donem okul sayisi 7 dir, 1970'li yillardan baslayarak 
imam-hatip okullarmm ve ogrencilerinin sayismda bilyilk artislar oldu. 1972'de 72, 
1975'del30, 1980'de372, 1982'de398, 1991 'de 385, 1 993 de 467 Okul acildi. 

1990-1991 ogretim yilmda Imam-Hatip okullarmm ogrenci sayisi 310 215 idi. 
Her yil mezunlarmdan 4000 Kisi DIB (Diyanet Isleri Bakanligi) kadrolarma 
almmistir 1994 de son simf'ta 50.000 ogrenci okuyordu. 1992 de SBF (Siyasal 
Bilimler Faktlltesi) oranlan % 60'di. Qesitli fakultelerdeki oram ise, %40'ti. Sekiz 
yilhk mecburi egitimden sonra bu oran 90k dusmustur. 

Imam-Hatip ortaokulu, ilkokuldan sonra, dort yilhk bir ogrenim verir, Imam- 
Hatip lisesinin ogrenim silresi ise, U9 yildir ve okulda hem meslege hem yilksekog- 
renime hazirlayici programlar uygulamrken illke genelinde 18 Agustos 1997 tarih ve 
23084 sayih Resmi Gazetede yayimlanarak yurilrluge giren 4306 sayih Kanun gere- 
gince, sekiz yilhk kesintisiz zorunlu egitim uygulamasma gefilmistir. Bu mecburi 
egitim ile ortaokul kaldmlmis yalmz dort yilhk lise egitimi devam etmektedir. 



Hizmetleri 395 

3- TAMiR ETTIGI VE YAPTIRDIGI CAMILER 

Hoca Imam Camii Minaresi 

Hoca Imam Camii Sivas-Bankalar caddesindedir. 
Rivayete gore ilk yaptirdigi eserdir. Ali Eris. isimli ihvandan dinledim. 
"1951'de babam Hakk'a yuriidukten sonra, hac icin Efendi Hazretlerine 
para g6ndermi§tim. Fakat Efendi Hazretleri bize bir kart gonderdi. 

"Biz bu parayi, Hoca Imam Camii minaresine harcadik" notu ile geldi. 
Meger Efendi Hazretleri hac parasim, camii minaresine harcami§." 

1953 yihnda caminin minaresini, o yil kendine gonderilen hac parasiyla 
yaptinr. Bu ilk eserin kar§isinda ihramcizade Haci Ismail Hakki Efendi 
Hazretleri §6yle buyurur; 

"Annemiz, bize camii hademesi ol demi^ti, fakat biz memur olduk. 
Fakat hademe olamadik ama camilerin tamiratini Allah Tedld nasip etti. " 

Hayirseverler Camii 

Bu camii de 1962 yihnda hizmete acilmi§tir. 

Sivas'ta kendi adina bir camii yaptinlmasi §artiyla Ihramcizade Haci 
Ismail Hakki Efendi Hazretlerinin ba§kam bulundugu Hayirseverler Derne- 
gine Zehra Hanim 20 donumluk bir arsa bagi§lar. Zehra Hamm'in istegi ile 
dernek Dikimevi civannda bir camii yaptinp, ismi de Zehra Hanim Camii 
olmasim ister. Efendi Hazretleri buna razi olmaz. Daha sonra bir avukat ile 
evlenen Zehra Hanim, eski bagi§lami§ oldugu arsanin 50k para edecegini 
du§unerek, yapmis, oldugu bagi§tan vazgefip, hatta Efendi Hazretleri hak- 
kinda da bazi gereksiz sozler sarf ederek, arsanin tekrar kendine verilmesini 
saglar. Efendi Hazretleri, Belediye Meclisinin kiymet takdir komisyonu 
vasitasiyla 27.000 liraya Belediye adina istimlak ettirir. Camiyi Sivas Halki- 
na hediye eder. 

Sofu Yusuf Camii 

SOFU YUSUF kuddise sirruhu'l-aziz 

Kabri, Ta§h Sokak'ta Sivas Lisesi kar§isinda bulunan Sofu Yusuf Cami 
avlusundadir. Cami ana giri§ merdivenlerinin sag tarafinda etrafi demir ile 
fevrili ve iizerinde bir agac dikili olan kabirdir. Sofu Yusuf un hayati ve 
kimligi hakkinda fazla bir bilgi yoktur. Camiyi yaptiran veya yapimina yar- 
dim eden ki§ilerden biri oldugu, fevresinde sayihp sevilen, ibadetine du§kun 
bir §ahis oldugu samlmaktadir. Bugiin caminin oniindeki caddenin altindan 
gefen Piinziiruk Deresi ile camii arasi mezarhk oldugundan, bu kabrin me- 
zarhktan kalan kabirlerden biri olmasi da mumkundur. Halk arasinda Ye§il 
Cami, ihramcizade Haci ismail Hakki Toprak Efendi Hazretlerinin Camisi 
olarak da bilinen Sofu Yusuf Camii, 1960'h yillarda yeniden O'nun onculu- 



396 Gavs-ul Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

giinde yapilarak 1970 yilinda yapimi tamamlanmi§tir. 
Dikimevi Camii: 
Sergeli Camii 

Yeni Camii (1964) 

Hafik ilcesi merkezinde bulunan bu caminin yapimi icin gerekli malze- 
me, Efendi Hazretleri tarafindan tedarik edilmi§tir. O zaman Hafik Muftusii 
Mevliid Sanoglu Efendi'nin ba§kanliginda yapim i§i yurutulmu§tur. Cami- 
nin yapimina Karadeniz bolgesinden bir vatandas. kum dahi gondererek bu 
hayrattan nasiplenmek istemi§tir. Onun icin kapi giri§inde §u dortliik yazih- 
dir. 

Hakk'in hazinesi boldur. 
Umidini sen O'ndan um 
Bu camii yapihrken 
Karadeniz' den geldi kum 

4- YAPTIRDIGI KOPRULER 

Zara — Canova (Cencin) Koytt Koprusu 

Cencin Koyu'ne Kizihrmak'tan gefmek ifin yapilan kopriidur. 

Tozanh Koprusu, 

1943'te yeniden yaptinhr, halkin hizmetine afihr. 

5-YAPTIRDIGI CE§MELER 

Sivas — Zara 

Canova (Cencin Koytt) Igme Suyu 

Ilk defa Zara'nin Cencin Koyu'ne gider, burada icme suyunun olmadi- 
gini goriince, hemen harekete gefer, halktan para toplanir, koy halkiyla bir- 
likte 6 km uzaktaki Kizilcan Tepesi'ndeki icme suyu getirilir. Getirilmesin- 
de bizzat kendisi cah§malara katihr. 

Ce§me Efendi Hazretleri adinadir. 

Sivas ve Cevresinde Muhtelif Sebil Cesmeler 

Sivas icinde 27 adet ce§menin yapilmasina yardimci olmu§tur. 



837 — YASAK, Ibrahim, Sivas Yatirlan, Sivashlar Vakfi Yaymlan, Istanbul 2004, 



s. 100 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 397 



UCUNCU BOLUM 



IHRAMCIZADE 
HACI ISMAIL HAKKI TOPRAK 

kuddise sirruhu'1-aztz 



$OHRETI 
NUFUZVETE'SIRI 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 399 



"Nefsini bilen Allah Teala'yi bilir. 
Allah Teala'yi bilende nefsini bilir. " 



A) §OHRETi VE NUFUZU 

Mustafa Taki Efendi 18 Agustos 1925 Hakk'a yuriiyunce fiilen ir§ad 
makaminda, ihramcizade Haci Ismail Hakki kuddise sirruhu'1-aziz vazifeye 
ba§lami§tir. 

Ilk intisab eden ihvani Haci Hasan Akyol Efendi 'dir. Efendi Hazretleri 
O'na Siddik makamindan dolayi "Haci Hasan'dan daha y ash ihvanimiz 
yoktur, siddigimizdir. Biz ondan raziyiz O da bizden razidir. " 
buyuyurmustar. 

Daha sonra ilk olarak intisab eden ihvanlarda §u ki§iler olabilir. 

Cencinli Ibrahim Basar Efendi, Omer Basar Efendi, Haci Berber Be- 
kir Efendi, Hayyat Mehmet Gunduzoglu Efendi, Hafiz Hakki JJrgup 
Efendi (kuddise sirruhum) 

Efendi Hazretlerinin gariplikle ba§layan ir§ad faaliyeti, 1969 yilinda 
Hakk'a yuriimesiyle Endenozya'dan biri, bin ki§iyi temsil eden on ki§ilik 
heyetin gelmesiyle iilke sinirlanni a§an biiyiik bir cemaatin onderligini yap- 
tigi anla§ilmi§tir. 

Efendi Hazretleri maneviyat fevresinde oldugu gibi umum ve devlet er- 
kani tarafindan saygi ile kar§ilanmi§ ve sevilmi§tir. Adnan Menderes'in ya- 
kin ilgi duydugu, Ismet inonu'niin ise mecburi bir saygida bulundugu bir 
gerfektir. islami hayatin sikintilar ifinde ya§andigi devirde devlet biiyiikleri, 
O'nun yapici ve diizen saglayici vasfindan dolayi, O'nu takip altinda tutsa 
da varligindan rahatsiz olmami§tir. 

ihvanini asr-i saadet donemini tekrar ihya eden bir tarzda yeti§tirmeye 
cali§mi§tir. Bugiin, O'nun atmi§ oldugu tohumlar meyveleri vermektedir. 
Sivas ismi anildigi zaman, maneviyat fevresinde Efendi Hazretleri ile mu- 
hakkak bir ili§ki kuruldugu goriilmektedir. Oyle ki ihvanlan kendilerini sihri 
bir akrabahgi olmasa dahi, kendilerini evladi olarak tamtanlar foktur. 

Bir sohbetinde murakabeye dalip yakla§ik yanm saat sonra ba§im kaldi- 
rarak, etrafindaki ihvanlan tek tek gozden gefirdikten sonra, vermis, oldugu 
mujde O'nun ve ihvanlannin ula§tigi seviyeyi gostermektedir. 

"Gardaslarim! O gun bu gun, el eleyiz. Sizler de Rasulullah sallalldhil 
aleyhi ve sellemin ashabinin sohbet faziletine nail olmus kimselersiniz. 
Bize de ihsan olarak Rasulullah sallalldhil aleyhi ve selleme ve Allah Ted- 
la'ya kurbiyyet makami verildi". 

"Irsat vazifemizin evvelinde gok garip kaldik. Kendimize Allah Ted- 
la'nin garibV diye Garib'u-lldh diyorduk. Anta simdi 'gayini kdf ettik". 
(Gartb 'u-lldh: Allah Tedld 'nin Yakini) 



400 Gavs-ul Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 401 

B) TE'SIRI 

Haci Ismail Hakki kuddise sirruhu'1-aziz Efendi, mensup oldugu 
tarikati; "Naksi, Hdlidi, Hdki" §eklinde acikladigi icin bu adla tesmiye 
olunmu§tur. 

Bu yolun etkisi ve buyuklugu nedeniyle hicbir gruptan tenkitvari bir soz 
gelmedigi gibi itirazsiz kabul edilen bir tarikat mumessilligi vardir. 

Ancak Efendi Hazretlerinin yolu zahirde melametin, batinda §eriatin 
agirhgi altinda bir ezginligi vardir. ihvan kendi nefsi icin agir §artlarda talim 
goriirken, umuma kar§i hafif ve §efkat ortaminda yeti§tirilmi§tir. 

Sohbetlerinde, tarikatin §eriat cercevesinde ince bir yol oldugunu, hatta 
§eriatta mekruh olanin tarikatta haram oldugunu, §eriatta mubah olanin 
tarikatta mekruh oldugu hatirlatilmis. yol fetin ve zahmetli tutulmu§tur. Bu 
yiikii kaldiran ihvan bir mur§id mesabesinde olsa da, Efendi Hazretlerinin 
golgesinde hareket etmeyi kendilerine §iar edinmi§ler ve kapidan aynlmayi 
vefasizhk ornegi g6rmii§lerdir. 

Genellikle Haki kolu, iiveysi olarak devam etmektedir. Bircok ki§i bu 
vazifeyi deruhte etmek istemi§se de, Efendi Hazretlerinin manevi destegini 
tam olarak alamami§lardir. Bazilannin postni§inlik talepleri mevcuttur. Bu 
ki§ilerdeki hakikatin durumunu Allah Teala'ya havale etmek daha uygun 
olacaktir. 

Ebil'l Huseynil Barusi buyurur ki: "Her nerede ki nuraniyet olmadigi hdlde 
bir gayret ve igtihat gorursun; bilki o, gizli bid'attir". 

Bid'atin oldugu yer, dalalete goturen yoldur. Oyle ki, kendi ufuruma 
yuvarlamrken yaninda birkac ki§iyi de du§iiren ki§iler gibidir. Allah Tea- 
la'ya bu turlu §eylerden sigininz. 

Ey tarikat erleri, ey tarikat pirleri 
Bir ni§an verin bana, ol bi-ni§an kandedir? 
Kandedir dostun yolu, kande agihr gttltt 
Dost bahgesi bulbulu, gttl-i handan kandedir? 
Aradim bahr u berr'i bulmadim ben bu sirri 
Cism-u candan igeru gizli sultan kandedir? 
Bildim ki, can tendedir, ten can He zindedir 
Amma nidem bilmedim, cane canan kandedir? 
Niydzi'ye can olan, sirrinda sultan olan 
Din-u hem iman olan ol bi-mekdn kandedir? 

Niyazi Misri kuddise sirruhu 'l-aziz 



Golpmarli, Abdulbaki, Melamilik ve Melamiler, 1st. 1931, s.24 



402 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

/- HALIFELERi 

Silsile 

Arapca zincir demektir. Istilah olarak, tarikat geleneginde §eyhten §eyhe 
ula§arak tarikat pirine, ondan da yine §eyhten §eyhe, boylece Hz. Muham- 
med sallallahu aleyhi ve selleme kadar ula§tigi kabul edilen manevi zincire 
Silsile denir. 

Herhangi bir tarikatin silsilesi ele ahndigi zaman, iki bolumden olu§tugu 
goriilmektedir. 

Birinci kisim, tarikatin esas kurucusu sayilan ve tarikatin genellikle adini 
aldigi zattan, Hz. Peygambere kadar olan isnadi te§kil eder. ikinci kisim ise 
tarikatin kurulmasindan sonra §eyhin halifelerini iceren kisimdir. Bilindigi 
gibi Islam kulturunde silsile, ba§ka bir deyi§le isnat Hadis ilmiyle birlikte 
ortaya cikmis. ve tamamiyla Islami olan bir gelenektir. Tarikat silsilelerinin 
ortaya ?iki§i, muhtemelen tarikatlann olu§maya ba§ladigi XIII. yuzyildan 
sonradir". 

Silsilede yer alan §eyhlere "Silsile Ricdli" (Silsile adamlan) denir. Silsi- 
ledeki ehemmiyet, o tarikat kolunun kuvvet derecesini ve dayanagini belirt- 
mesi yonunden 50k onemlidir. Silsile gorunii§te basit gibi gorunse de, ken- 
dinde bulundurdugu gii? 90k fazladir. 

Silsilelerden bahseden eserlere Silsilename denir. 

Silsilede yazilan bu mur§idler ifin saygi ifadeleri ile kullanihr. Bu silsi- 
lenin okundugu hal ve makamda feyzin gelecegine itikat sonsuzdur. Bu bir 
hakikattir 

Tarikatin silsilesini bilmeyen murid, bir nevi nesebini bilmeyen kisj gi- 
bidir, denilmi§tir. 

Abdulvahhab §arani kuddise sirruhuT-aziz Hazretleri buyurur ki; 

"Ey Hakk 'in ve hakikdtin arayicisi bil ki, herhangi bir tartkatta babala- 
rini, dedelerini bilmeyen murid kor sayihr. Bir kimse babasindan baskasini 
kabul ederse; "Allah Tedld, babasindan baskasina soyca baglanana lanet 
eder" hadisin anlamina muhatap olur. Manevi soyumuz, kan yolu ile olan 
soyumuzdan daha kuwetlidir. Ruh Babasi kisiyi veli eder. Oyle ise ruh ba- 
basina uymak uygun ve faydahdir". 

Hakikat ulemasinin di§indaki silsileler supheli ve kan§iktir. Gerfek 
alimlerin ki ise mustesnadir. 

Silsilede gefen her §eyhin bir onceki §eyhten filen terbiye gormesi ve ir- 

841 

§at etmesi §art degildir. Boyle olunca silsilede bir kopukluk var gibi goru- 



839 — A§KAR, Mustafa, Tasawnf Tarihi Literaturii, Ankara, 2001, s. 237; 
CEBECIOGLU, a.g.e. s. 645. 

840 



-YILMAZ, Hilly a, a.g.e., s.9 
-Cafer-i Sadik radiyallahu £ 
Beyazit-i Bestami Hazretleri de Ebu'l Hasan Harakan-i ile zahiri bir baglantilan 



841 — Cafer-i Sadik radiyallahu anh. Hazretleri Beyazit-i Bestami Hazretleri ile 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 403 

niir. Bu kopukluk Uveysilik ile ortadan kalkar. Bu ki§iler birbirlerinden ma- 
nen terbiye almi§lardir. 

Tasavvuf kaynaklannda zaman zaman Uveysi, Uveysilik veya Uveysi-l 
mesreb gibi bir takim tabirlere rastlanir. Goriildiigii gibi bunlar, Veysel 
Karani kuddise sirruhu'l-azizin adindan yapilma terimlerdir. Bunlann ilk 
defa ne zaman ortaya ciktigi kesin olarak bilinmemekle beraber, yazih olarak 
ilk kullamldigi yerlerden birisi de, Ferid'ud-din Attar'in Tezkiretii'l- 
Evliya'sidir. 

Uveysi demek, Allah Teala'nin delaletiyle dogrudan dogruya Hz. 
Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem veya bir velinin ruhaniyetinden feyiz 
alan veli demektir. Yoksa tasavvufculann Uveysi demeleri, iistadi yoktur 
demek degildir. Ciinkii uveysi demek, onun yeti§mesinde ruhaniyatin da 
hizmeti olmu§tur demektir. Bu riiyada bir §ekilde onu goriip talimatini almak 
suretiyle olur. Bazen bu iki ki§i arasindaki zaman farki bazen yiizyillarla 
ifade edilebilir. Anla§ihyor ki bir miir§id-i kamil Hakk'a yurudugii tarihten 
sonra da istedigi bir kimseyi ir§ad edebilir. Kendi ruhaniyetinden yardim 
isteyen birine yardimlarda bulunur ve onu manen terbiye eder. Buyuklerin 
cogu bu yolla terbiye g6rmii§lerdir. Uveysiyyet yoluyla terbiye olunanlann, 
kendisini terbiye eden mur§idi gormesine gerek yoktur. Bu yolla kemale 
ula§anlar 50k yiiksek kabiliyet sahibi olanlardir. Biitiin biiyiikler bu yolla 
terbiye olmayi onemli bir husus olarak saymi§lardir. 

Yapilan incelemeler neticesinde tasavvuf tarihinde Uveysi denildigi za- 
man sufiyi §u bes. gruba aynldigi g6rulmu§tiir. 

1 — Hz. Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellemin veya biiyiik nebilerden 
birinin ruhaniyetinden nasip alanlar; Veysel Karani Hz. Rasuliillah sallallahii 
aleyhi ve sellem Efendimizin ruhaniyetinden terbiye gormu§lerdir. 

2 — Abdullah el-Yemeni, Yasir el-istanbuli, Abdurrahman el-Halebi 
kuddise sirrumulhu'1-aziz gibi Veysel Karani kuddise sirruhu'l-azizin ruha- 
niyeti ile ir§at olunanlar. 

3 — Ilk dort halifeden birinin ruhaniyetinden feyz alanlar; 

Ebu'n-Nasr-i Samani ve Abdurrahman el-Halebi, Hz. Ebubekir 
radiyallahii anhdan; Muhammed Sadik ve Habib-i Ka§gari, Hz. Ali 
kerremallahu veche'den; Taceddin Muhammed ed-Dihlevi, Hz. Osman 
radiyallahii anhdan; Hiiseyin Fazl el-Ka§gari, Hz. Omer radiyallahii anhdan 
ir§ad olunmu§lardir. 

4 — Herhangi bir biiyiik §eyhin veya kutbun ruhaniyetinden ir§at edilen- 
ler, §ah-i Nak§ibend kuddise sirruhu'1-aziz (Hakk'a yuriidugu tarih Miladi: 
1389) kendisinden iki yiiz yil once Hakk'a yuriimus. olan Abdulhalik 
Gucdiivnani kuddise sirruhu ile g6ru§tiigii ve O'ndan feyz alarak terbiye 

yoktur. Bu zevat dtlnyada birbirleri ile goru^mediler. 

842 _ OCAK, Ahmet Ya?ar, Veysel Karani ve Uveysilik, lst.2002, s.99— 106; H. 
Hilmi Isik, Tarn Jlmihal Se 'adet-i Ebediyye, Istanbul, 2004, s.957 



404 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

olmu§tur. 

5 — Muhyiddin b. Arabi kuddise sirruhu'1-aziz gibi bizzat Hizir 
Aleyhisselamin aracihgiyla velayet mertebesine eri§enler. 

Goruldiigii gibi bu bes. grupta da ortak olan nokta, "daha once ya§ami§ bi- 
rinin ruhaniyetinden feyiz almak" tir. Sufilere gore cismani sohbet oldugu 
gibi ruhani sohbet de vardir. Fakat bu, 50k zor olup nadir ki§ilere nasip olan 
bir durumdur. 

Mutasavviflar arasinda Uveysiligi hie kabul etmeyenlerin bulundugu da 
goriilmektedir. Ancak §eyhsiz yola ciktiklanni soyleyenler eninde sonunda 
bu tehlikelere maruz kalacaklardir. Ciinkii "§eyhi olmayanin §eyhi §ey- 
tan'dir" prensibi butun egitim yollannda gecerli olmaktadir. Bu tezi savu- 
nanlann, kendi iclerindeki boliinmelere engel olmak endi§esiyle hareket 
ettiklerini du§iinebilir. Bir kisinin tarikat ehli ile baglantisi koparirsa, o 
(hi silk olarak bilinir. 

Kamil Mur§idin manevi mirascisi Veled-i Kalb dir. 

Bir seyh-i arif ve mtirjid-i kamile intisab edip, hem soz ve hem de icraat 
bakimmdan onun emrine itaat edip, kendini ona teslim edip, ona gerekli hizmeti 
yaparsa, o da onu, anamn cocugunu besledigi gibi ruh-i sultaninin gidasi olan, 
evrad, ezkar, ilim ve ma'rifet ile beslerse, kah muhabbet, kah celal ile, manevi 
yolculukta onu kotil fiillerden vazgegirip jeytamn hortumundan ve iblis ytlzltl 
kimselerden muhafaza edip, ir§ad ederek o kimseyi Allah Teala'nm sirlanm 
bilme mertebesine ulastmr. 

Fahri Kainat Efendimizden alman Maye-i Muhammedi ve nefesi 
Ahmedi'yi, mtirsidler, devri teslim ederek el'an devam ettirmektedirler. Kiya- 
mette Israfil aleyhisselamin svir'a uftlrmesiyle butiln oltllerin tekrar dirilecegi 
gibi, mtlrsid-i kamillerin nefesi de oltl hilkmilnde olan ruh-i sultaniyi uyandinr 
ve ona zindelik verir. Veliyyullah'm (Allah dostlarinin) nefesleri, israfil'in 
sur'u gibidir. Ruh-i sultaniyi uyarmamn bundan baska yolu yoktur. 

Ey salik! 

Milrsidanda olan ruh-i sultani, erkek menzilesindedir. Salikte, oltl hilk- 
milnde olan ruh-i sultani, kadm menzilesinde olup, mtlrsidde olan nefs-i all, 
cevher (6z) menzilinde olup, o mtirsid-i kamil, nefs-i all olan cevheri, salikin ya 
agzmdan ya da kulagmdan ilka eylediginde, milridde oltl hukmilnde olan ruh-i 
sultani hamile olur. Milridin isdi'dadma gore, U9 seneden on iki seneye kadar 



843 — Ogreticiye muhtac olan btltiln kurumlarda bu soz gegerlidir. Burada kast 
edilen bir mana; yalmz olarak hareket edenlerin basansiz olup, seytanm elinde 
oyuncak olur, demektir. 

844 — Veled-i Kalb: (Hakiki kalbin dogmasi) Marifetullah ve muhabbetullah ile 
egitilmis; tezyin olmus; safiyete ermisteki hakiki kalbten fikan ilahi feyzler. Bu 
kemale ermis kemal ve hakikat ehl-i agizlanndan gikan sozler, tamamiyla dogus 
cinsinden olur. Veled-i kalbte olanlar Allah Teala'dan gonilllerine gelen halis ve safi 
bilgiyi ahp soylerler. Bu makamda evliya soztl Allah Teala'dan ahr veya onda Allah 
Teala soyler. 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 405 

ondan, (mdnevi) bir cocuk dogar ki miirsidler buna "kalp cocugu" (Veledi 

Kalp) derler. O kalp cocugu da, ya erkek, ya da disi olabilir. 

Eger, dogan cocuk erkek olursa, o miirid ilerde "§eyh-i arif ve miir§id-i 

kamil" olup irsad sahibi olur. Yani, baskalanm da irsad eder. Zira ehl-i tarik 
arasmda "ilm-i lediin" ve "ilm-i batin" dedikleri sey, kalp cocugunun ilmi ve 
kelamidir (konu$masidir) . Ve mesayihin kalbinden dogan tuluat-i mezkuratm 
eserleridir. O (mdnevi) kalp cocugunun erkek olarak dogmasi, milridin isti'dadi 
ve miirsidin himmetiyle olur. 

Eger kalp cocugu, kiz olursa, o kimsenin ancak kendisi irsada kadir olup, 
baskasmm irsadma kadir olamaz. Ve baska kimseler de ondan feyiz alamaz. 

Mesayihin de olur olmaz kimseye bey 'at vermesi caiz degildir. Zira intisab 
edecek kimsede kabiliyet ve isti'dat (yeterli ve becerikli olma) sarttrr. Isti'dadi 
ve kabiliyeti olmayan kimseye, mesayihin bey 'at vermesi ayn-i hatanin ta ken- 
disidir. 

Ki§i manevi istidat sahibi olmasa, zahir babasi veli olsa bile velayeti co- 
cuguna intikal etmez. Ilia ki kabiliyet gereklidir. Taklit ile mur§id babadan 
kalan ir§at seccadesine oturmak haramdir. Kan bagi diinyada gecerlidir. Ger- 
fek halifelik, istidattan istidada olandir. Bu §ekilde birbirine eklenerek ma- 
nevi silsile altin halkah zincir gibi kiyamete kadar devam eder. 

Buraya kadar anlatilanlardan manevi silsile ve ona olan ihtiyacin ne ol- 
dugu anla§ilmaktadir. Goriiluyor ki manevi silsilenin ba§i olumsuz olandan 
yani Allah Teala'dan ahnmaktadir. Maddi silsile ise boyle degildir. Onlar 
oliiden oliiyedir. 

Burada unutulmayacak bir husus vardir ki, Maruf el Kerhi buyurur ki; 

"Kamil insanlar, insanlarin ir§adina haristirler. Bilhassa kendisine in- 
tisap eden herkesi hilafet seviyesine yukseltmek ve gorevlendirmek ister" 

Silsileye girebilmek icin ise mursjdin kiilli nefes-i ve tevecciihii olmasi 
gereklidir. Her ne kadar mur§itler istek sahibi olsalar da, hilafet konusunda 
son soz Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme aittir. 

Ciinkii ir§at makaminda olanlar, kavmin Efendisidir. Kavmin Efendileri 
tertemiz olmahdirlar. Her hal sahibi ir§ada kadir degildir. Belki de kendi bir 
mur§ide ihtiyaci olan murittir. Bu nedenle fogu kimseler, hem kendilerini 
hem de ba§kalanm dalalete siiriiklediler. Bazilan kendilerine isnat bulamasa 
bile bu iiveysiligi kullanarak kendini silsileye dahil etmi§lerdir. 

Silsilelerde isnat ifin yeterli bir keyfiyeti var midir, gibi bir soru akla ge- 
lirse, her §eyden once ki§inin yoldaki kabullenilmi§ligi, manevi i§aretler, 
istikamet ve dogruluk aranmahdir. Eger bir tiirlii §uphe varsa veya ki§isel 
i§aretler herkes tarafindan kabul edilmesi geregi yoktur. Ciinkii bu yol bazi- 
lanna afik iken digerlerine kapah kahr. Neticede §eriatin ince fizgisi hepsi- 
ni kapsar ve sorunlan bertaraf eder. 



§eyh Mustafa Kabuli er-Rifai, Kenzti'l-Esrar, 1st., 2001, s.31-32 



406 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ruhanilerin Tasarrufu 

"Iki dlemde tasarruf ehlidir ruhu veli 
Deme kim bu murdedir, bunda nice derman ola 
Ruh §im§iri Hudd'dir ten gilafolmu§ ana 
Ddhi did kdr eder bir tig kim ttryan ola" 

(Mufti-i's-sakaleyn Kemal Pa§a) 

Ebu'l Hasan e^-Sazeli kuddise sirruhu'1-aziz bu konuda soyle buyuru- 
yor: 

"Evliyadan bazilan vardir ki, sadik mtiride, vefatmdan sonra, hayattayken 
oldugundan daha fazla menfaat eristirir. Yine evliyadan bazilannm, 
ruhaniyetleri vasitasiyla ilahi emirleri takip ve tatbik ettirdigi kimseler vardir. 
Isterse o veli, kabrinde meyyit olsun. O, kabrindeyken mtiridini yetistirir. Mtiri- 
di kabrinden onun sesini isitir. Nitekim Ebu'l Hasan el-Harkani, §eyh Ebu 
Yezid Bestami kuddise sirruhu'l-azizden bu sekilde feyz almistir". 

Ibrahim ed-Dusuki kuddise sirruhu'1-aziz derdi ki: 

"Milrid, milrsidine sadik oldugunda, mtlrsidini bin yillik mesafeden gagirsa, 
milrsid hayatta olsun ahirette olsun kendisine icabet eder. Oyleyse, milrid dar-i 
dilnyada basma gelen her isinde kalbiyle milrsidine yonelip istimdad istesin, 
milrsidi kendisine yardim eder, mtiskilini gozer, muridin bas gozilnil kapatip 
kalb gozilnil agar. O da mtlrsidini acrkca gortlr. O zaman istedigini sorup ogren- 

. „ 847 

sin . 

Bir gun Aziz Efendi, Hasib Efendiye bir sohbet meclisinde sorar: 
"Hocam, bir seyh vefat etse, milrid tlzerindeki tasarrufu azalir mi veya kal- 

kar mi?" Hasib Efendi soyle cevap verir: 

"Yok, yok kalkmaz! Bilakis derler ki seyhin vefati, dervis tlzerindeki tasar- 

ruf kmmdan gikmis kilig gibi daha da keskinlesir". 

Bunu bildikten sonra, Rastlltlllah sallallahtl aleyhi ve sellem Efendimizin 
isaret buyurduklan su noktaya temas edelim: "Iflerde ne yapacaginizi bilmeye- 

849 

cek tjekilde tjatjinr ve hayrete du§erseniz kabir ehlinden yardim isteyiniz". 



846 — Dilaver SELVI-Enbiya YILDIRIM-Kemal YILDIZ-Omer YILDIZ, Rabita 
ve Tevesstll, 1st, 1994, s.288) 

847 — Rabita ve Tevesstll, 1st, 1994, s.185 

848 — YILMAZ, Htllya, a.g.e., s.122 

849 — Acluni, Kesfu'1-Hafa, I, 85 

Usultl su sekildedir. 

"Allah Teala'nm sevgili kullarmm mezarim ziyaret ederken soyle hareket etme- 
lidir. Mtlmktln ise "Ydsin Surest " okunmali, arkasmdan onbir kere "Ihlds " ve tiger 
kere de "Muavvezeteyn " ile "Fatiha " ve "Bakara " stlrelerinin bas taraflan ile son 
taraflan okunmahdir. Daha sonra, hadis-i serifte zikredildigi tlzre "Esmd-yi Hus- 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 407 

Demis olmalarma nazaran bu hadis-i serifin zahir manasmdan baska bir de batm 
manasi oldugunu dtistinmek lazimdir. 

Evet, kabir ehlinin batm manasi, Ehlullah demektir. Bunlarm kabirleri vti- 
cutlandir. Oyle ki dilnyamn ihtiraslarmdan ve asinhklarmdan bas cevirdikleri ve 
nefislerinin icabi olan kottiltiklerden gectikleri icin olmtis sayilirlar. 

Kabirlerin basmda, filan veya falan kimseden bir niyazda bulunmak, adak 
adamak bahsine gelince, gerek olti gerek diri, herhangi bir kimseden bir liltuf ve 
atifet beklemek bir istekte bulunmak sirktir. Veren, Allah Teala'dir. Ancak, 
Cenab-i Hak, o istek sahiplerini de bos cevirmez. Zira bir sevgilisini vasita ede- 
rek istemekte kottiltik yoktur. Senin, huktimdardan bir talebin olsa, asla onun 
huzuruna cikamayacagm icin, ne yaparsm, gider bir yakinim bulur, onun vasita- 
si ile ricam bildirirsin. Talep huktimdardan ise de, bu arzuyu ona iletecek, htl- 
ktimdar ile yakmhgi olan bir baskasidir". 

Ruhaniyetin yardimi denilince akla hemen ahirete gitmi§ olanlar akla 
gelmemelidir. Diinyevi hayatta ruhani tasarrufun oldugu Kur'an-i Kerim'de 
§u §ekilde gefmektedir. 

"O (kadin) Yemin olsun ona niyeti kurmufjtu. Eger Rabb'inin burhanini 
gormemif olsaydi (belki Yusufda.) onu kasdetmifj gitmifjtl Ifjte biz ondanfe- 
nahgi ve fuhfju ber-taraf edelim diye boyle (burhan) gonderdik. ^iinkii o, 
(taatda) ihlasa erdirilmifj kullanmizdandi". (Yusuf, 24) ayet-i kerimesindeki 
burham, mtifessirlerin cogu Hz. Ya'kub aleyhisselamm oglu tlsttlndeki tasarrufu 
ve O'nun imdadma yetismesi seklinde acrklamislardir ve soyle demislerdir: 

Mtifessirlerin cogunluguyla aym gortlste olanlardan biri de, Ke§§af tefsiri- 
nin sahibi Zemahseri'dir. Bu zat, Mu'tezili olmakla birlikte der ki: 

"Ayetteki 'burhan' kelimesi §oyle tefsir edilmipir. Yusuf aleyhisseldm ka- 
dina yaklaqmak isterken "sakin, sakin!" diye bir ses i§itti. Hz. Yusuf 
aleyhisseldm bu sese aldiris etmedi. Sesi ikinci sefer isitti yine onem vermedi. 
Uguncii sefer 'ondan yilz cevir' diye isitti. Bu soz de kendisine tesir etmeyince, 
Yakub aleyhisselamm sureti parmaginin ucunu isirir bir halde Yusuf a gdriin- 
dii. Bazilan da, Hz. Yakub aleyhisselamm Hz. Yusuf aleyhisselamm gogsiine 
eliyle vurdugunu nakleder. Bu hususta baska rivayetler de mevcuttur". 

Boylece Ytlsuf un sehveti dindi ve kadma yaklasmadi. Eger Cenab-i 
Hakk'm bu delilini gormeseydi, Ytlsuf un mtinasebette bulunma ihtimali vardi. 

na "yi teker teker okuyup, gozlerini kapayarak zihninde gecenleri bir kenara iterek; 
btlttln kalbiyle ve ic dtlnyasim mezarda bulunana boyle durduktan sonra murakabeye 
dalarak tig kere: "La ildhe ilia 'llah " ve tig kere de "Ldfz-i Celdl 'i (Allah) " okumali- 
dir. Btlytlk bir saygiyla ve dtlnyadan ilgisini keserek: 

"Allah Teala'nm selam, rahmet ve bereketi tlzerinize olsun" demelidir. Kime hi- 
tap ediyorsa ona, Ey seyhim, tistadim, babam vb. demelidir. Allah Teala'nm rahmet 
ve kereminin inmesi icin yardimci olmasim rica etmelidir". (Hz. Ali kerremallahtl 
veche Divam, trc, Mtistekimzade S. Saadettin Ef., 1st. 1981, s. 121) 

^° -Ken'anRifai, a.g.e. s. 606 



851 



-Rabita ve Tevesstll, 1st, 1994, s.224 



408 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bir velinin velayeti ve kendini her an Allah Teala'ya yakm hissetme hali 
silrekli olarak gerceklestigi takdirde, onun muhtelif sekillerde tasavvur edilmesi 
milmkundur. Muhal degildir. Ctinkti burada cesitli sekilde hissedilen ve gozii- 
ken onun ruhaniyetidir. Bu durumlar ma'rifet ehli tarafmdan cokca miisahede 
edilmistir. (Suyuti'mnKitabuT-Miinceli'sinden almmistir.) 

Allah'm veli kullan, bedenlerinde, ilahi nefha olarak bulunan ruhlarmi ha- 
kim kildiklarmdan muhtelif §ekil ve suretlerde gozilkebilirler. Onlarm, hayatla- 
rmda ve olumlerinden sonra keramet gostermesi ve tasarrufta bulunmasi milm- 
kundur. (Hamevi, Nefeha-tu'1-kurb) 

Diinyada rah yetmis bin §ekil ve surette, Berzah'ta ise daha 90k §ekil ve ce- 
sitlerde gozilkebilir. (Mevlana Halid, Rabita Risalesi) 

§eytan, Hz. Rasuliillah sallallahil aleyhi ve sellemin kihgmda gozilkemedi- 
gi gibi kamil bir veli'nin suretinde gozilkmeye de giic yetiremez. (Fethu'1-bari 
serh-i Sahihi'i-Buhari) 

Evliya'uTlahm milridlerine goziikmesi ve baglilarmm kendisinden feyz al- 
masi, olilmlerinden sonra bile milmkundur. (§erhuT-Mevakif) 

Mesela: Her kim ayete'l-ktlrsi'yi okur ve §eyh Abdtllkadir Geylani kuddise 
sirruhu'l azizin bulundugu tarafa doner, yedi defa ona selam verirse verdigi her 
bir selam ile birlikte onun kabrine dogra bir adim yaklasir ise ihtiyaci karsilamr. 

Allah Teala Rablik sifatinin tecelliyati geregi kullanni terbiye etmek icin 
gerekli vasita ve durumlan yaratmis. ve yaratmaya devam etmektedir. 

Efendi Hazretlerinin son senesindeki durum 

Efendi Hazretleri son sene yapilan hatimlerinde ve sohbetlerinde genel- 
likle a§agidaki kelamlan 50k soylemi§tir. 

k k k 

"Iki dlemde tasarruf ehlidir ruhu veli 
Deme kim bu murdedir, bunda nice derman ola 
Ruh §im§iri Hudd'dir ten gilafolmu§ ana 
Ddhi did kdr eder bir tig kim ttryan ola" 

kkk 

"Biz bize teslim olan, ihvan-i Allah Teala'ya teslim ederiz. Yarin ki- 
yamet gttntt Ondan isteyecegiz". 

k k k 

"Her bir ihvani, pir hukmunde gorily orum". 

k k k 

"Iyiyiz Garda§im! Geldik gidiyoruz, bizim ihvanimiz bizim ruhaniyeti- 
mizden ayrilmadikga ve birbirlerine kar§i ayni minval ttzere olurlarsa on- 



%sn — O.Ziyauddin Dagistani, Tasawuf Ve Tarikatlarla tigili Fetvalar, trc: Irfan 
GUNDUZ-Yakup ClCEK, 1st. 1992 s. 172-173 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 409 

lari almadan cennete girmeyecegime size soz veriyorum" 

kkk 

"Gardaslarim "anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az" 

■k-k-k 

"Gardaslarim! Bakiyoruz bazi kimseler kendiliginden seyhlik ediyor- 
lar. Tevbekdr olmadan olen fahise kadinlar gibi ellerinde bigaklar ile ken- 
dilerini dograyacaklar. Kendiliginden seyhlik edenlerin hali, mahser ye- 
rinde onlardan beter olacak. " 

Her murside dil verme kim yolunu sarpa ugradir 

Mursidi kdmil olanin gayetyolu asan imis 

Bu rivayetler 50k kisjnin §ahit oldugu bir durumdur. Bu nedenle Efendi 
Hazretleri Hakk'ayuriimesinden sonra, ihvanin hemen §eyh arama sevdasina 
dii§up hata etmemeleri icin 50k uyarmi§tir. Fakat ihvan-i kiramdan bircok 
ki§i, hemen bir ki§inin etegine yapi§mamiz gerekir diye bir karga§a ortami 
olu§masinda etkili oldular. Bunun neticesi de, ihvanin dagilmasina ve 
tarikatin zayiflamasina sebebdir. 

Eger gerekli bir durum olsa idi, Efendi Hazretlerinden daha vefah bir ki- 
§i bulunmazdi. O birisi ifin "sizin seyhiniz bu oldu " deseydi, o ki§inin online 
fikan da olmazdi. O'nun yanm asir hizmet ettigi insanlann peri§an olmalan- 
m istemeyecegi muhakkaktir. 

Efendi Hazretlerinin zahiren ir§ad hilafeti birakmamasimn muhakkak bir 
emirle oldugu kesindir. Ciinkii Hz. Ebubekir ve Hz. Omer radiyallahii 
anhumamn halifelik sefimindeki iki yoldan Hz. Omer radiyallahii anhin 
dolayisiyla Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin yolunu tercih etmi§tir. 
Bu yol zamanin ve insanlann istikametleri ile olan tercih oldugundan ileride 
zuhur edecek hadiselerde, Allah Teala zatini gostermis, olmaktadir. Ciinkii 
Hz. Osman radiyallahii anh donemindeki fitnelerde, insanlar hep kendilerin- 
de suf aradilar. Hz. Omer radiyallahii anha ise emanet olarak verildiginden 
olacak hadiselere kefalet Hz. Ebubekir radiyallahii anh olmu§tur. Kotii bir 
durum da hasil olmami§tir. Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin halifelik 
vazifesini ummetine tevcih ve terk etmesi ise, halifelikte siinnet olacak bir 
hususun ogretilmesidir. 

Ancak bazi yerlerdeki vazife kelimesinin, mutlak manada ir§ad ile anla- 
§ilmasi du§unduriicii bir durumdur. Bazi vazifelerde bir nuirsjdin vazifeleri 
ile o kadar 6rtu§tu ki ir§ad ile benze§ti. Vazifeli ki§iler, vazifelerindeki ah- 
kami hakikati iizere anlatmamalan da ayn sorunlar fikartti. 

Efendi Hazretleri hatim hocalan ifin §u kelami 50k manidardir. 

"Gardasim! Biz hatim okut diye bir vazife veriyoruz. Meger dyle demi- 
yormusuz Sen git or ay a seyh dur. Yok, gardasim, yok". 



853 — Efendi Hazretlerinin hastaligi sirasmda Ulusoylar'm babasi ziyarete geldi. 
Efendi Hazretlerinin ayak ucuna oturdu, hasbihalden sonra gelen misafirin, "Ef en- 
dim nasilsin?" sorusuna verdigi cevaptir. 



410 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Miirsitten maksadirmz, kamil miirsit olandir. Yani bizzat ve manen 
Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem Efendimiz tarafmdan memur olanlardir. 
Hazret-i Pir oyle buyuruyorlar: Miirsit, salike dort yerde yetifir: Biri, can ce- 
kisirken, biri kabirde, biri sirati gecerken, biri de mizanda amelleri tarti- 

854 

lirken. Salike bu dort yerde yetismeyen miirsit, kamil degildir". 

Qtinkti "Olgunlasmarms bir seyhe milrid olan ehadiyet cemalini goremez. 

"Merkebin arkasini open o dudak 

Mesihin opuqunun tadini nasrf bulabilir" 

Hoca Abdu'1-Melik-i Seravi kuddise sirruhu'1-aziz der ki: Seyh Kur'an-i 
Kerim'i dilnyevi kazanclara vesile edenlerin durumunu aciklarken ulasamadigi 
bir yere, Kur'an-i Kerim'i ayagmm altma koyarak ulasmaya cahsanlann duru- 
muna benzetir. 

Seyh Sadreddin kuddise sirruhu'1-aziz der ki: Rasulilllah sallallahil aleyhi 
ve sellem miractan donerken kadmlardan bir toplulugun cehennemde, atesten 
yapilmis kesici aletlerle kendi etlerini kesmekte olduklanm gordtl ve bunlann 
kimler olduklanm sordu. Onlarm zina ile cocuk dilnyaya getirip kocalarma 
"senden" diyen kisiler olduklan soylendi. 

Seyh buyurdu ki: 

"Nefsin arzu ve istekleriyle dopdolu olduklan hdlde, gonul ve ir§at dava- 
sinda bulunuyorlarsa, onlarm azaplan bu kadinlarin gordugii azaptan §iddetii- 
dir ". 

Seyh Zahid'in oglu Cemaleddin Ali kuddise sirruhu'1-aziz seyhin huzuruna 
geldi dedi ki: 

"Ir§at seccadesine qok uzaklardaki insanlann durumlarindan mdnevi giig- 
leriyle haberdar olabilen ve qok uzaklardaki, olmek ilzere olan miiridlerinin 
imanlanni kurtarabilen ki§iler oturabilir ". 

AM Ferec-i Zengani kuddise sirruhu'1-aziz den kamil velinin kim oldugu 
soruldu. O da dedi ki: 

"Onunden gegen bir kifjiden nasil nesiller dilnyaya gelecegini, hangisinin 
itaatkar, hangisinin asi olacagini bibneli, bu da yetntez; 

Muridlerinden biri olmek ilzere oka onun imdadina yetisir ve seytanin 
aldatntasindan korur; bu da yetntez, 

Muridlerinden biri olse, Miinker ve Nekir'in sualleri sirasinda yaninda 
olur ve sorulari cevaplamasina yardint eder; ancak yine de "§eyhligin 's'si 
gonlunden gegerse erlikten nasibi yoktur". 

Binaenaleyh, var olani saklamak, olmayani var gostermek ihanettir. Bu 
yolda enaniyyet mertebesinde alinan manevi cezanin telafisi mumkun ol- 
mamaktadir. Bunun olmasi demek ihvanin nesebini kirar. Bu ise istenilen 
durum degildir. 

Efendi Hazretleri son olarak soyledigi gazelde de, bu konu iizerinde du- 



854 — Ken'anRifai, a.g.e. s. 546 
855 — QAVUSOGLU, a.g.e. s.131 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 411 

rulmu§tur. 

Sanmayin ki bizi sire-i engttr ile mestiz 

Biz ehli harabattaniz kim mest-il elestiz, 

Ol demde kim ikrar eyledi bizleri ey dost 

§imdi dirilub gevremiz gbrdu ki mestiz 

Bu zevke erer ehl-i hirat kim bula biryol 

Akd ana tuzak olmus iken, mumkun mil gideyol 

Askin elemi her kimi zar etti o makbul 

Safi demesin kim buyolda biz dahi mestiz 



Bezm-i ezele vakifolan ehl-i harabat. 

Terk eylemez bizleri olsak tapur-afat 

Iste o zaman bilir ki biz ezeli mestiz. 

Bu dedikodular olacak hep cttmle gttzel 

Cun basa getirmis o takdiri ezel 

Bildim ki bu diem hareketi sun-i lem-yezel 

Toprak olup ayaklar altina yuz koydum elbetdeki mestiz. 

Efendi Hazretlerinden §6yle bir rivayet daha gelmi§tir. Bugiin insani ifin 
tehlikeli ve agir manalar ta§imaktadir. §6yle ki: 

"Gardaslarim! Bu vazife bizimle tamam. Bizden sonra seyh yoktur" 
deyip bir miktar rabita halinde kaldiktan sonra, 

"Ahir zaman aldmeti, bizden sonra her kosede bir seyh gikacak" yine 
bir miktar rabita halinden sonra, 

"Canim onlarin gittigiyola seytan dahi gitmeyecek" 

Bu kelamlann afiklamasini yapmak gerekmektedir. 

"Gardaslarim! Bu vazife bizimle tamam. Bizden sonra seyh yoktur" 

Afiklamasi sorular bolumunde gelecektir. 

"Ahir zaman aldmeti, bizden sonra her kosede bir seyh gikacak" 

Buradaki mana jeyhlik makammm fogalacagi ve bir faydadan 90k kesafete se- 
bep olacagi haberidir. Bir ba§ka manada kendi kolundan 90k §eyh (16 ki§i) 9ikaca- 
gidir ki, oyle de olmujtur. Bu 90galmada bereketin azalacagma ijaret etmijtir. Qtln- 
kil fitne attik9a feyzde noksanlik zuhur ettirir. 

"Canim onlarin gittigiyola seytan dahi gitmeyecek" 



856 — §EN, a.g.e. s.37. 

857 — Bizi uzilm suyu ile sarho§ sanmayin. Biz ask ile sarhos olunan meyhanenin 
mudavimleriyiz ve Elest Meclisinin sarabi ile sarhosuz. 

858 — Cemal Kurnaz-Mustafa Tatci, Yesevilik Bilgisi, Ankara, 2000, s.447- Sufi 



412 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Kutbti'l-aktab Hace Ahmed Yesevi ve Tabakat mesayihi (Tabakatu's-sufiyye 
adli eserdeki ilk donem sufileri) soyle demislerdir. 

"Ahir zamanda bizden sonra oyle seyhler zuhur edecek ki; seytan aleyhi'1-lane 
onlardan ders alacak ve onlar seytamn isini yapacaklar. Halka dost olup halk ne 
isterse onu yapacaklar. Milridlerine yol gosterip onlan maksada ulastiramayacaklar. 
Dis gortintislerini silsleyip milridden 90k hirs sahibi olacaklar ve icleri (batmlan) 
harab olacak. Ktifiir ile imam farkli gormeyecekler, alimleri sevmeyecek ve onlara 
iltifat etmeyecekler. Ehl-i Silnnet ve-1 cemaati dtisman goriip ehl-i bid'at ve dalaleti 
sevecekler. Kotuliiklerini one cikanp Hakk Teala'dan iyilik umacak ve seyhlik iddi- 
asmda bulunacaklar. Ama seyhlik isini de kotii yapip miiridlerin kapismda (veya 
istekleri dogrultusunda) yiiriiyecekler. Bu haldeki kisi, milride seyhlik yapmamah ve 
ondan bir sey almamahdir. (Ama) milrid bir sey vermezse, o zorla alacak. Eger o 
aldigi nesneyi layik olan kisiye ve yoksula vermeyip kendine ve ailesine sarf ederse, 
it olilsil yemis gibi olur. Eger o taraftan ahp yese ve kiyafet giyse, o giysi ilzerinde 
(omuzunda) oldugu silrece, kildigi namaz ve tuttugu 01T19 Allah Teala dergahmda 
makbul olmaz ve yedigi her lokma icin cehennem'de U9 bin yil azap gorilr. 

Sultanil'l-arifTn soyle derler: Bizden sonra boyle bir bid'atgiya kim pir deyip 
hizmet etse kafir ve mel'un olur. Boyle bir kimsenin yaptiklanm ilim yerine tutmak 
ve bid'atim silnnet yerine tutup helal gormek, turn bunlar seriatta kilfur, tarikatta 
reddedilmis ve hakikatta usamlmis islerdir. Aynca Hace Ahmed Yesevi kuddise 
sirruhu'l aziz der ki: Vay o kisilere ki boyle seyhlere el uzatip milrid olurlar. 

Kendilerini azaba atarlar. 

" §iiphesiz azabim fjiddetlidir". (Ibrahim, 7). 

Ey dervis! §eyhlik davasmda bulunan kimsenin, kirk yil bir mtirsid-i kamilin 
hizmetinde bulunmus, gile gekip ondan icazet almis olmasi gerekir. (Aksi takdirde) 
onun milrid edinmesi ve hediye almasi haram ve batildir. §eriata aykm is yapan kisi 
dinden cikar, tarikata aykm is yapan da merdud olur, reddedilir. Ve her kim tevbe 
etmeden dtlnyadan gocerse cehennemde azap gorilr. Bundan Allah'a sigimnz. 

Darendeli Haci Hasan Efendi buyurdu ki: 

"Bir asrin kutbu Hakk'a yurudugunde ihvanlari sallanir hamlari do- 
kttlttr. Ihvanin ozu sarma§ik gibi olur. Sevdigini sarma§ik gibi tutmah. " 

Halife Secimi 

§eyh; sozlukte simasinda ya§lihk alametleri beliren, sa<?i sakah agaran en 
az elli ya§lan civannda ki§i, ba§kan, kabile reisi gibi anlamlara gelir. 

Tarikatta ise, ir§ada izinli tekke ve dergahta terbiye ile me§gul olan kim- 
selere denir. 

§eyhin yerine ir§ad makamina gefmede iki yol izlenir. Bunlardan biri 
yoldan gelme, digeri ise, belden gelme usuludur. 

Yoldan gelme usulune gore §eyh, genellikle kendi miiridleri arasindan 
arkada§lan arasina yiikselmi§ ve manevi geli§meye yatkin kimseleri, daha 



Muhammed Danismen "Yeseviligin Ilk Donemine Ait Bir Risale:, Mir'atu'l- 
Kulub", Ilam, C 2, s. 2, Temmuz-Arahk 1997, 1st. 1998, s. 41-85 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 413 

saghklarinda yazili, bazen sozlii i§aret ve icazet vererek muhtelif yerlerde 
ir§ad hizmetiyle gorevlendirirler. Bu durumda ihvan da o zata tereddiitsiiz 
tabi olmaktadir. 

Belden gelme usuliinde ise, emanet §eyhin evlatlanna intikal eder. §eyh 
Efendi, evlatlan arasindan bazen birine i§arette bulunur ve ona tabi olunma- 
sini ister. 

§eyh acikca i§arette bulundugu zaman, §eyhlik makamina kimin gecece- 
ginde problem ve sikinti olmaz. i§aretin acik olmadigi zamanlarda ya ihvan 
aralanndan en liyakatli gordiikleri birine bey 'at ederler. Ya da tekke §eyhligi 
bo§ahr ve dagilmalar ba§lar. Eger §eyhin birden fazla halifesi olursa ve ki- 
min §eyh olacagi acikca anla§ilamadigi zamanlarda halifelerden yani tekkede 
veya dergahta itibar edilen yiiksek makam ve halde oldugu bilinenler tara- 
findan her biri ir§adlanm kendi niyetleri ile surduriir. Ancak entrikalar ile de 
halifelik makamina gelmede ayn bir husustur. Bu usul Allah Teala ve 
Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellemin siinnetine uygun olmayip tehlikeli 
bir usuldiir. 

Yukanda bahsi gefen halifenin secilme usuliinde eger belirsizlik olu§ur- 
sa nasil hareket edilmesi gerektigi hususunda Rasulullah sallallahii aleyhi ve 
sellemin ashabimn gittigi yolu tercih etmek gerekir. 

Rasulullah sallallahii aleyhi ve sellem, sagligmda kendisinden sonra Mils- 
lumanlarm basma gegecek kisiyi belirtmemis ve bu isi ashabma birakmistir. O, 
hasta yatagmda yatarken, hie silphesiz, devletin basma kimin gececegi konusu, 
ileri gelen bazi arkadaslarmm kafasim mesgul etmistir. Belki bu konuda ashap- 

859 

tan bazilan arasmda ikili-uglil gorilsmeleryapilmistir. 

— isti§ari sefim (Hz. Ebu Bekir radiyallahu anhin sefiminde) 

— Bir onceki halifenin teklifi, (Hz. Omer radiyallahu anhin sefiminde) 

— §uranin teklifi, (Hz. Osman radiyallahu anhin seciminde) 



859 — BOYACIOGLU, Ramazan, C.U.LF.Dergisi / 2002 / Cilt 6 / sayi 1 deki ma- 



kale. 



414 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Ihramcizade Haci Ismail Hakki TOPRAK kuddise sirruhu'l-azizin 
Halifeleri 

Efendi Hazretleri sayilamayacak miktarda hatim hocasi ve belli bolge- 
lerde hizmet vermek icin halife gorevlendirmi§tir. Fakat kendisinden son- 
ra §u kip benden sonra ir§ada oturacaktir diye bir icazet-name ve a§ikare 
cemiyet icinde soylenmis. bir soz yoktur. Bazi kimseler icinde soylenen hiz- 
met kelimesi ise, ir§at ile yorumlanmi§tir. 

Allah Teala'nin kudret hazinesinde mur§itler eksik olmaz. Fakat eger bu 
vazife kendinde olmayip var gibi gosterip hareket edenlerin biiyiik bir hata 
iizere olduklan diisjinulmelidir. Eger varsa bu hususa da saygi gostermek 
gerekir. 

Padisaha esvapci basi olan kisinin, padisah hesabma ticarete girismesi zi- 
yankarlrktan ibarettir. Padisahla birlikte oturan kimsenin padisah kapismda 
oturmasi yaziktir, aldanmaktir. Bir kimseye padisaha elini opmek firsati diiser 
de o, ayagim operse bu, suctur. Her ne kadar ayaga bas koymak da bir yakmlik- 
tir, fakat el opme yakmligma nispetle hatadir, duskunliiktur. Padisah yuziinii bi- 
rine gosterdikten sonra, o baskasma meylederse kiskamr. 

Efendi Hazretleri, kendinde Mur§idi Kamillik, Gavs-iil Azam ve Kutbu'l 
Aktab olmak iizere uc vazifeyi ta§imakta idi. Belki bu uc agir vazife-i 



860 — 98 tane halife yetistirdigi rivayet edilir. Halifelik sifati ile miirsidligi kans- 
tirmamak gerekir. 

861 — Efendi Hazretleri irsad vazifesi ile ilgili bir yazi birakmamistir. 

"Icazet-name Arapca-Farsca bir terkib. Izin mektubu, bir nevi diploma manasma 
gelir. §eyhlerin, olgunluk makamlarmi asan ve irsad mertebesine yilkselip gelenlere, 
gordiikleri terbiye ve irsad smirlan icinde, taliblerin terbiye ve irsad edilmesi konu- 
sunda verdikleri izin. Bunu belgeleyen, mezuniyet kagidma da icazet-name denir. 
Icazet-name alanlara, seyh tarafmdan merasimle tag giydirilirdi. Bazi tasavvuf okul- 
larmda, tag yerine "hirka giydirmek" tabiri kullamlir." CEBEClOGLU Ethem, Ta- 
savvuf Terimleri ve Deyimleri Sozliigu, Ankara, 1997, s.384 

862 — Asagida Mehmet Kazim TOPRAK kuddise sirruhu Efendinin hizmeti acik- 
layan ifadeleri bu konuda 90k onemlidir. 

863 — Mesnevi c.I, b. 1766-1770 

864 — gf en( jj Hazretlerinin uzun omurlil olmasi yam doksan yasim gecmesi 
kutbiyyetine delildir. 

Ismail Hakki Bursevi kuddise sirruhuT-azize gore Aziz Mahmud Hildayi ittifakla 
zamanmm kutbudur. Ozellikle Tecelliyat isimli eserinde onun kutbiyyetine isaret 
eden deliller vardir. Arifler de onun kutbiyyeti ilzerinde ittifak etmislerdir. Ismail 
Hakki, kutb-i vticudun uzun omurlil oldugunun soylendigini belirterek Aziz 
Mahmud Hildayi kuddise sirruhu'l-azizin uzun omtlrltl olup doksan yasim gecmesini 
de kutbiyyetinin bir delili saymistir. (Aziz Mahmud Hildayi Uluslararasi Sempoz- 
yum Bildiriler, Ist-Usktidar Beld. 2006, c. II, s. 331, Ismail Hakki Bursevi, Kitabti's- 
Silsile, s.66) 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 415 

hemen teslim edecek birisi olmadigmdan gorevi kendinde birakmak zorunda 
kalmis. olabilir. 

Bazi asirda Kutbu'l-lrsad, Gavsu' 1 -Azam ve Kutbu'l-Aktablik her biri zati 
seriflere aynca ihsan olunur. Ve bazi asirda bu Menasib-i ilahiye bir zati serife 
ihsan olunur. Yani Kutbu'l-Aktab, Gavsu' 1 -Azam ve Sirri Hilafet bu 119 hiz- 
met'u-llah bir zati serife ihsan olunur. 

Hakk'a yurudiigu tarihlerinden sonra, bazi evliya tasarruftan men edilir. 
Bu onlarin mertebelerine baglidir. Eger bir veli Muhammedi Me§rep degilse 
onun tasarrufu devam etmez. Cunkii islam di§inda biitun dinlerin §eriati kal- 
dinlmi§tir. Yani isevi, Musevi, Ibrahimi vb. me§repli veliler Hakk'a yurudii- 
gu tarihlerinden sonra tasarruflan kesilince, ister istemez onlarin baghlan da 
zamanla azalir. Bu tiir vazifeliler Hakk'a yuriidukten sonra da tasarruf yetki- 
sine sahiptir. 

Miiridin Hakk'a yiiriiyen §eyhinden bizzat bir i§aret almadan, §eyhini 
terk etmesi yanh§tir. Bu durumda en giizel olani iiveysi olarak Efendisine 
baglanmasidir. Eger i§aret almis. ise, i§aretine baglanmasi vaciptir. Baskasi- 
nin da uyma mecburiyeti de yoktur. 

Ancak birfok miir§idin Hakk'a yuriimesinden sonra talebelerin ferret 
devresi gecirmis. olmasi tabii bir durumdur. Bu sebeptendir ki, birfok tarikat 
kolunun sonmesi vazife elinde olmayan §eyhler tarafindan olmu§tur. 

1969 senesinden bu yana §eyhliklerini ilan eden ki§iler fikmi§tir. Bu ki- 
§ilerin dogru veya hatah olup olmamalan konusunda soz soylemek yanh§ bir 
durum olu§turmaktadir. ^iinkii bu ki§iler Efendi Hazretlerinin rahle-i tedri- 
sinden gecmis. olduklanndan, nefsin aldatici mertebelerinden kurtulmus. ol- 
malan umulur. O giinden bu yana gefen seneler ihvanlar iizerinde bir siiku- 
net ve birbirine e§it seviyedeki ihvanin ahirete gocmeleri ile bu konu iizerin- 
de sozler ekseriyetle bitmis. durumdadir. 

Haci Hasan kaddese'llahii sirrahu'1-aziz Efendi, Seyyid Osman Hulusi 
ve Bedreddin Efendilere buyurdu ki; 

"Efendim dedi ki; Benden sonra harifiler gok olacak. " Dave olarak 
Haci Hasan Efendi de, Seyyid Osman Hulusi Efendiye tekrar buyurdu ki; 

"Bizden sonrada, hurdjilar gok olacak, bu listeye kayit olnta. " 



865 — Miftahu'l-Kultib, s. 75. Istanbul-1301 



866 — Sahte seyhler. 

867 — Uyduruk tarikat ehilleri; tahrif edilmis tarikat zihniyetine sahib kisiler. 



416 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Halifelik konusu hakkinda sorulabilecek sorular ve cevaplan; 

Yukanda anlatilan hususlar cercevesinde Efendi Hazretlerinden sonra 
hilafet konusunda sorulabilecek sorular §unlar olabilir. 

1 — "Gardaslarim! Bu vazife bizimle tamam. Bizden sonra seyh yoktur" 
ve devamindaki sozler bugiln igin gegerli midir? 

Muhyiddin Arabi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri kendisi icin Hatm-ul- 

O/TO 

Evliya (Veliligin son halkasi) demi§tir. 

Imam-til Evliya arif-i billah Ebfi Abdullah Muhammed b. Ali b. Mu- 
hammed b. Arab-i, et-Tai, el-Hatimi, el-Endtilfisi, §eyh-ul Ekber Muhyiddin 
Kaddese'llahu sirrahu'1-aziz bu konuda buyurdu Id ; 

Ya Rabb '/' Sana arz ve siikrdn ettim. Makam-i celdletin pek buyuktur. Ya 
Rabb 'i agikladigim bu siikrdn ve sevinci kalbimde kabul etti. 

Kalbi sikintilarla beraber yakinlasmana, zdt-i azimu 's-sdnin kalbe sigma- 
sindan olu§an ferah ve sevince hayret ederim. 

Fakat hakikdtler, gece giinduz dmd 'da gizli oldugu halde kalbimde ildhi 
viicud denizinde ke^fine hayran kaldim. 

Asil ve saji nur olan Hakk uzaktan gorulen hayal gibi cisimlerin yerine geqen 
ve yerinde durmayan bir nur verdin. 

Cesedimin nuruna §a$irmiyorum da, yalniz kalbdeki nurlann nasi! temsil ve 
durduguna §a$iriyorum. 

Eger bu meyletmi§ nur, ke§fen zdhir ve goru§ yerine kaynayarak akiyorsa, o 
halde tecelli eden nur-u ildhi o kalbde durmaktadir. 

Dedigimi anladinsa ey delikanli, i$in esdsini tetkik ve tecriibe eyle. Acaba 
halkin gorily vefikri, alim olan zdt-i bilebilir mi? 

Zatinin birligi bizim O 'ndan ayri bulundugumuz zaman ilmimizin kendisine 
birle,pnesinden miinezzeh oldugu gibi bu yoklugun varliga gikmasindan eski ve 
ezelidir. 

Allah Tedld 'nin Rasul-u Kerimi sallalldhu aleyhi ve sellem, Hdtem-ul 
Evliya 'yi tdyin ile yani dhir zamanda Isa b. Meryem aleyhisseldmin yeryuziine 
ini§i ve Deccdl-in katlini ve bunlarda nubiiwet hukmii ile degil de veldyet hukmii 
ile olacagini bana haber vermi§tir. 

"Ben risdletin ruhdniyeti ve Beyt-ul Hardm (Kdbe) Esrdr-i hakki igin bana o 
Hdtem 'in makamini niteliklerini ve beydn eyle " dedigimde; 

"O bir hukumdur. Hakim olan Allah Teala onu birgok kimse iginden en 
iyisini en guzelini segmiftir," cevabini verdi. 

"Mukaddes Zdt-i (Isa b. Meryem Aleyhisseldm) Hdtem gorebilir, " dedigim- 
de, siddetie yiiz gevirerek cevap verdi ki; 



— "Hatm" Arapfada "bir i§i tamamlayip sona erdirmek, bir §eyin sonuna 
damga vurmak, bir yazi veya belgeyi muhurlemek" anlamlarma gelir. Hatem'ill 
evliya gorujunil ilk defa ortaya atari Hakim Tirmizi'dir (h.y.t. 320/932). 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 417 

"Hatenti Hakiki'den baskasinin gordugu devam etmez"dedi. 

"Hatm-i veldyet Onu gordugu zaman, zamanin zuhuruna vakit var midir? 

demistim. Cevdben 

"(500+5+400) vakit vardir. Hatem-i Hakiki hakkinda ki ise qok buyuktur" 

dedi. 

Hatmin miihim bir sirr-i vardir ki, arif-i billdh olan her kdmil veli ona vakif 
ve niifuz ederse, onun sahsiyeti etrdfinda devir eder. 

Meshur muhaddis Hakim Tirmizi kaddese 'lldhu sirrahu 'l-aziz ona dunya 
omrii ve silsile-i vildyetin hatmi olduguna isdret etmis, fakat izhdr etmemis oldu- 
gundan kalbler o hatmi bilmekten salim yani bos kalmistir. 

Cendb-i Siddik Azdm radiyalldhii anh bile siddikiyet makaminda bulundugu 
halde hatm-i bilmeye nail olmadigindan semd-i magribin parlayan giinesi onun 
tarafindan goriilmemistir. Qiinkii hatm, Cendb-i Siddik'dan iistiin makamdadir. 
Sebebi de kendisinde hem nilbilvvet ve hem de veldyet vardir. Yani Isa b. Meryem 
aleyhisseldmdir. 

Cendb-i Siddik Azdm radiyalldhii anh zevken idrdk etmemi§, fakat hatm-in 
kendisi gizli oldugu halde gosterdigi eserler ve iqaretleri kalben mii§dhede etmi§- 
tir. Berrak sirlarina toz bula§mi§ olmaktan kiskanir. Sayet kendisine bir i$ik ak- 
seden yildizlarin i§iklari gibi olabilir. 

Bu esrdr, ar§in ustiinde bir yerde, dolunay veya parlak giine§ gibi zuhur 
ederse, makdm-i hatim 'de onda luzumlu gerekli olmustur. 

Bazen ashdb-i esrdra o esrdr-i musdhede zuhur eder ki, o esrdrin bir kismi 
yuksek hiddyet rehberi diger bir kismi da fikir ve bozuk akideye seytana atilan 
taslar gibi bir engeldir. 

Birlik zatini cisimlerin nazarindan saklayan mukaddes zati tenzih ve takdis 
ederim. Bununla berdber o asil zdt olanin tecelliydt nurlari, her kalb ve hayat 
sahibi icin umumidir. 

Fakat yarasa gozlu olan kimseye ziyd yaklasamaz. Seddet ve huzurlu hayati 
hasta olan nerede gorecektir. 

Kendilerine manevi makam verdigimiz sahsiyetler on bes kisma taksim edil- 
mistir. Olaylar ve kdindtin bunlarla kiyamini goruyoruz. 

(Bunlar: Rasul, Nebt, Alint, Veli, mii'min-i iimmi — Aktab, Evtad, Vuzera, 
Havas-u Abdal, Nukaba, Miisliiman, Kafir, Tabi, Tabi ohnayan, Asi) 

Kirklarin adetleri sonsuzdur. Bu kisiler bu hukme riza sahibi olmus olan 
miittefiklerdir. 

Arzu edersen sekiz tanesini say ve fazla soyleme. Bunlann yollari da birdir. 
(Rasul, Nebi, Alint, Aktab, Evtad, Havas, Abdal, Nukaba) 



— Isa b. Meryem aleyhisselam: Cenab-i Muhyiddin Arab-i kaddese'llahil 
sirrahu'l-azizin Hatm-i velayet yani sahibini gorebilmek hususunda ki teminatma 
[hentiz ona 90k vakit vardir. Sen goremeyeceksin. Ke?f ve §uhut alemindeki goriljun 
haricte devam etmez] cevabi verilmijtir. Cenab-i Muhyiddin Arab-i kaddese'llahil 
sirrahu'l-azizin kesfi silphesiz kesfi hakikidir, kesfi hayali degildir. Yalmz Hatm-in 
zamam gelecege baglanmistir. Buradan anlasilan Hazreti Seyh bu temenniyi 
Futuhat-i Mekkiye'sinde once beyan etmis ve ondan sonra yazdigi rilyasma niyaz- 
etmisse de omrii vefa etmemistir. 



418 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Yukaridaki sekiz adetten yedisi herkesge bilinir. Fakat sekizincisi Rabbdni 
tecelliydtta gerekli ve devamhhgi olandir. Makdm-i Hatm sahibidir. 

Diinyanin omrii fena buldugunda ve ahir zaman geldigine zaman deldlet et- 
tiginde biiyuk olaylar olacak ve hatm gelecektir. 

Bu sekizin iginden yedi miisahit kip, halk gaflete diismus iken zuhur edecek- 
tir. Onlar islerini hilm ve sukunetle isleri iddre edeceklerdir. 

§am sehrinde Ravza-i Hadrd (yesil bahqe) da Hatm 'in diismanlari buluna- 
caktir. Fakat Ravza-i Hadrd 'ya mdlik olacak muminlere sejkatli merhametli 
Hatm 'dir. 

Hatm bir isi yapmak isterse veya bir emr-i mdnevi aldiginda, yukaridaki ki- 
§ilerden hig birine kayith olmayarak isleri diledigince yapar. Cahil ona bir i§ 
hususunda miiracaat ettigi zaman sen O Hatm 'i qok da 'vd eden veya hasim gibi 
gorursun. 

Zdhiren Hatm 'i cahilden yiiz qevirendir. Fakat temiz kalbi olciilmeyecek 
kiymetli, islere hakim ve kefildir. 

Hatm 'in omriinde yarim saat kalsa, ondan diger saata kadar mutlaka o 
akide-i halledecek ve isleri bitirecektir. 

Hatm 'in gelmesi ile addlet agacinin dallari titremeye baslar. Yeryuziindeki 
agaqlar ve bitkiler kurumus iken hayat bulurlar. 

Imam-ill Mil 'min 'in temiz cesedi topraga verilse de yine getirdigi Allah Tea- 
Id 'nin addleti dogudan batiya zahir ve intisar edecektir. 

Iste burada yani bu isin sonunda Allah Tedld'nin beyani saldti kendisine ha- 
yat ve olumde asik oldugum zdt-i risdlete olsun. Amin 

Hakk Tedld'ya arz edilen hamd ve sendyi mukaddem ve Sultdn-i Enbiyd 
sallalldhii aleyhi ve selleme takdim edilen sonunda bir olan saldttan sonra; 

Ey akil sahibil Rey sahibi olan anlayis sahibinin miihim emirler hakkinda 
soyledigimizi tedbir ve tefekkiir ile acdiblik tasryan lutfedilen lafizlarin ve sana 
beyan edilen faydah manalari arastir. 

Sir/ mdnaya ait olan o seye dunyevi bakisla bakma ki, yolu yanihrsan ve bu 
konuda yalniz kalan cismin yorulmus olur. 

O manevi emirler ve acayip manalar bir hayat sahibi bir niisha olursan yani 

Letdif-i Rabbdniye halinde taltif edersen uzaklara gitmeye gerek gormem. Qunku 

. ,.,. 872 
mana gizlidir. 



— Yani Isa aleyhisseldm gelecektir ki, Hatm O 'dur. C^unku geldigi zaman diin- 
yanin sonu ve veldyetin bitisi olacaktir. Bunun iqin Hatm (muhiir-son) dir. 

— Kitabin basindan baslayip burada tamamlanan manzumede Cendb-i 
Muhyiddin Ardb-i Hazretleri Efendimiz Hz. Isa aleyhisseldm kelimesini, gelis zama- 
nini ve Hatm 'in ismi ile gelecegini ve yanindaki yardimcilarini kismen isaret ve 
kismen sardhatle (aqikqa) beyan ve ifdde buyurmustur. Bundan sonra yine ve kiiquk 
bir manzume ve bir tavsiyesi ile bu kitabi yazmaktan maksadi ne ise ona intikal 
edeceklerini izah etmislerdir. Allah Tedld sirrini takdis, yardimini ve feyzini uzeri- 
mizde kilsin. Amin 

872 — Muhyiddin Arab-i, Ankd-i Mugrib-Sirr-i Mektum-u Mahtum (Uzeri Mu- 
hurlenmij Gizli Sirlar), Yazma, Atatilrk Kuttiphanesi, Osman Nuri Ergin, 1700) 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 419 



"Hatem'ill enbiya gibi mtisltimanlar arasmda bir de "hatem-i velayet" (vela- 
yetin muhrii, veliligin bitis mertebesi, kisisi, sonu) tabiri, vardir ve Muhyiddin 
Arabi, Hatem'ill evliya sayilir. Bu tabirde velilik denilen mertebe veya memuri- 
yet kac derece ise, Muhyiddin Arabi onun en sonuna kadar gitmis ve hatmetmis- 
tir, manasmadir. Yoksa velilik Muhyiddin Arabi ile son bulmustur, ondan sonra 
bilyilk mikyasta veli yani ilahi miltefekkir gelmeyecektir, demek degildir." 

Velilik, nebilik gibi cah§ma kar§ihgi olmayip ilahi bir liituftur. Efendi 
Hazretlerinin Hatem'ul-Evliyahgi, O'na Allah Teala'nin ihsan ettigi hususi 
mertebesine goredir. Yoksa O'nunla velayet bitecek manasina gelmemekte- 
dir. Ismail Hakki Bursevi kuddise sirruhu'1-aziz Hatm (Son Halka) hakkin- 

874 

daki g6ru§ii ile durumun hususilik iizerine olacagidir. Yoksa bir mevzuda 



s " 3 -ERGIN, a.g.e. s. 281 



874 — "Ibadet sifatmda son mertebe hatmi siicudladir ki, mahserde feth-i bab-i se- 
faat olunduk da ol halde miitekeffil-i-saadet-i dareyn sefi'u's-sakaleynden sallallahil 
aleyhi ve sellem ve sair sefaate me'zun olanlardan vaki' olsa gerektir. Pes ol secde- 
den sonra ibadet-i zatiyye kahr ki ona emir ve teklif mukarin olmaz. Nitekim ruh-i 
izafi mutarakatinde dahi, hayat-i zatiyye kahp meyyitten emr il nehy sakit olur. Ve 
Kur'an-i Aziz 'in hatmi, sure-i beraat iledir. Zira bu sure makbul ve merdud 
meyamm temyiz eder. Ahir nazil olan hilkum ise, ehl-i cennet ve nan birbirinden 
temyizdir. Ve ahkam-i serayi bizim seri'atimizle hatm olunmustur, Enbiya 
aleyhisselam bizim Rasulilllah sallallahil aleyhi ve sellem mahtiim olduklan gibi; 
Hz. Isa aleyhisselamm ntizul-i tabi'iyyet ve bazi ahkami tagyir-i taayytln-i Sari' 
iledir. Fe'fhem. Ve bizim seriatimizin htlkmil semsin magripten tuluuyla hatm olu- 
nur. Zira semsin suret-i amme-i kevniyyeye nisbeti, ruh-i hayvaninin bizim beden- 
lerimize nisbeti gibidir. Ve kalem-i alamn min-haystl' 1 -insan-i kamile nisbeti bizim 
nes'etlerimizi mildebbir olan ruh-i ilahinin; nisbeti gibidir. Onun icin sems magrip- 
ten tulu' ettikten sonra kimsenin iman il ameline i'tibar olunmaz. Riih-i insaninin 
tedbir-i bedenden i'razi ve ruh-i hayvaninin mutarakati halinde i'tibar olunmadigi 
gibi. Ve hilafet-i ilahiyye-i mutlaka mertebesinin hatmi Hz. Isa aleyhisselam iledir. 
Hilafet-i Nebeviyye mertebesinin hatmi, Hz. Mehdi ile oldugu gibi. Ve velayet-i 
Muhammediyye'nin min-haystl hususi'l-mertebe hatmi arabdan bir hasib ve nesib 
ractll-i kerimle vaki' olmustur. Nitekim husus mertebe-i adi ve seyf al-i Osman'dan 
Fatih Sultan Muhammed (Rahimehu'l-Ehadu's-Samed) ile hatm olunmustur. Ve 
veladet-i mutlaka Sin'de bir mevlud-i pakize ile hatm olunur ki, ba'de ez-in dtlnyaya 
ukm sari olur. 

Nitekim, "Ilim Qin'de de oka onu arayiniz. " (Kesfil'1-Haf a, I, h. no: 397) ona 
isarettir. Ve saltanat-i mutlaka, saltanat-i Osmaniyye ile hatm olunur. Pes Al-i Os- 
man'm devleti zaman-i Mehdi'ye muttasil olur. Velakin husus iizerine kiminle hatm 
olacagi kimseye ma'liim degildir. Egerci ki, ahiru'l-aktab bi-husiis maliimdur. 
Nitekim takrir-i sabiktan fehmolunur. Ve hatm-i vtlzera Ashab-i Kehf tir ki, 
vezaret-i Mehdi ile takalltld etseler gerekdir. Ve bunlar gerci acemdir. Velakin arabi 
tekelltim etseler gerekdir. Pes yediyilz bin ltlgatin evveli stlryani ve ahiri arabidir. 
Onun ifin ehl-i cennetin dahi, lisani arabidir. Ehl-i narm a'cemi oldugu gibi ve farisi 



420 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 



a'cemiden mtistesna olmakla lisan-i ehl-i cennete ilhak olunmustur. Ve ba (4 1 ) ve 
cim ( £) ve zel( J) ve kaf ( & )-i farisiyye huraf-i arabiyye ilhak olundugu gibi. Onun 
icin huruf otuz ikidir derler. Ve fesahat-i arabiyye Sehban ile ve fesahat-i tefsiriyye 
Carullah ile ve Tlirki-i mutlak , §eyh Yunus Emre kuddise sirruhu'1-aziz ile ve husus 
mertebe seyh-i tarikatimiz Mahmud Htidayi el-Usktidari kuddise sirruhu'1-aziz ile 
hatm olunmustur. Onun icin cevami'-i kelime mazhar ve kelimatmda cemi'-i 
meratibe isaret-i ve hafiyye mtiyesserdir. Egerci ki, ba'zi ehl-i ruunet ve haset 
mezaya-i kelama milhtedi olmadigmdan duayi milcerrede hamleder. Ve lisan-i ta- 
savvuf §eyh-i Ekber ve §eyh-i Kebir'de kuddise sirruhuma'1-aziz hatmolunmustur 
ki, cemi'-i erbab-i taiik onlardan Hakk'a mustellddir. Onun icin onlar tarikat-i 
mahsusa mensub degildir. Ve bu lisanda sey-heyn-i mezkurinin birbirlerine 
nisbetleri lisan-i Tilrki'de §eyh Yunus ve Hildayi nisbetleri gibidir, fa'rif (bil). Ve 
suyuh-i kibar hakkmda erbab-i kiyl il kalin halleri malumdur. (Ismail Hakki Bursevi, 
Tuhfe-i Aliyye, Hzl: §eyda OZTURK, 1st., 2000, s.252) 

Velayetin kesbi mi yoksa vehbi mi oldugu konusunun ilk donemden itibaren tar- 
tisildigi bilinmektedir. Hakim Tirmizi kaddese'llahil sirrahu'l aziz velilerin sahip 
olduklan zahiri ve batmi ozelliklerden de bahsetmekte ve zahirde onlarm tamnmasi- 
ni kolaylastiran alametleri hakkmda soyle demektedir: "Birincisi, Rasuliillah 
sallalldhii aleyhi ve selleme sorulan bir soru uzerine verdigi rivayet edilen cevaptaki 
ozelliktir. Kendilerine: Allah Tedld 'nin velileri kimlerdir? Diye soruldugunda, §6yle 
demiqlerdir: Gdriildiiklerinde Allah Tedld'yi hatirlatan kimselerdir." Musa 
aleyhisseldmin §oyle dedigi nakledilmektedir: 

"Yd Rabbi! Senin velilerin kimlerdir? Ona §u §ekilde cevap verilmi^tir: Onlar 
oyle kimselerdir ki, Ben amldigimda onlar hatirlanir, onlar anildiginda Ben hatirla- 
nirim. " Ikincisi, onlarda hakkin giicii vardir. Bu giiq sebebiyle hie kimse onlara 
mukavemet edemez. Uguncu olarak, onlar firdset sahibidirler. Dordiincu ozellikleri, 
ilhama mahzar olmalaridir. Besincisi, onlara ezd edenin cildirip kotil bir sonla 
karsilasmasidir. Altincisi, onlara haset etmeyi aliskanhk haline getirenler hariq, 
diller onlari ovme hususunda birlesirler. Yedinci alametleri, dualarinin makbul 
olmasi ve qokkisa siirede biryerden baska biryere gitme (tayy-i mekdn), su ustunde 
yuriime, Hizir aleyhisseldmla sohbet etme gibi degisik sekillerde keramet gostere- 
bilmeleridir. Hizir, kendisiyle gorusmeyi arzulayan birilerini bulmak iqin daglari, 
ovalari, denizleriyle butun yeryiizunu dolasir. " (Hakim Tirmizi, HatmuT-evliya, s. 
361) 

"Velilerin ve bulunduklari makamlann birbirine ustiinlukleri hususunda 
onun esas aldigi olcii nebilerdir. Ona gore, nasil ki enbivanin bir kismi belli 
ozelliklerinden dolavi digerlerinden iistiin iseler velilerden bazilari da sair 
evlivanin onfinde bulunmaktadirlar." Hatmu '1-evliyd, s. 337. 

Hakim Tirmizi kaddese'llahil sirrahu'l aziz bu gortlstlne dayanak olarak sundu- 
gu delillerden biri Rasuliillah sallallahtl aleyhi ve sellemle ilgilidir. Allah Teala'nm 
Hz. Muhammed sallallahtl aleyhi ve selleme alemde hie kimseye vermedigi hususi- 
yetler bahsettigini soyleyen Hakim Tirmizi bunlardan bazilanm herkesin bilebilece- 
gini ama geri kalanmm yalmzca Allah Teala'nm seckin kildigi kisilere acildigim 
iddia etmektedir. Allah Teala baska pek 90k seyin yam sira Hz. Muhammed 
sallallahtl aleyhi ve selleme hatemu'nubiivveti de vermistir. Bu enbiya igerisinde 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 421 



yalmzca ona ihsan edilmistir. Burada Hakim Tirmizi'nin hatem ve hatm kelimelerini 
milhilr anlammda kullandigim ozellikle vurgulamak gerekir. Ona gore Allah Teala 
nubiivvetin butiin cilzlerini bir araya toplamis, tamamlamis ve kendi muhuriiyle de 
muhurlemistir. Bu nokta onemlidir, zira bu muhiir sayesinde seytan ve nefs nubiiv- 
vet alanma sizmak icin yol bulamazlar. Hz. Rasultillah sallallahil aleyhi ve sellem 
dismdaki enbiyanm boyle bir ozelligi bulunmadigmdan, onlar nefslerinin kalplerine 
etki etmesinden emin olamazlar. Hatmu 1-evliyd, s. 340. 

Hz. Muhammed sallallahil aleyhi ve sellemin bu ozelliginden hareket eden Ha- 
kim Tirmizi hatemu'l-evliya ile ilgili gortistinti su sekilde ortaya koyar: 

"Aziz ve Celil olan Allah Tedld nebisinin (sallalldhii aleyhi ve sellem) ruhunu 
kabzettiginde, onun timmetinden kirk sidik ortaya cikar. Yeryiizii onlarla ayakta 
durur ve onlar onun ev halkidir (dl-i beyt). Onlardan biri oldtigtinde yerini bir bas- 
kasi alir. Onlarin sayilari ttikenip dtinyanin sonu geldiginde Allah Tedld bir veil 
gonderir. Allah Tedld onu seqmis, ayirmis, kendisine yaklastirmis, yakinlastirmis, 
evliydya verdigini ona da vermis ve ona ozel olarak "Hatimu'l-veldye"yi ihsan 
etmistir. Boylece o, diger velilere Allah Tedld 'nin ktyamet giiniindeki delili olur. 
Rasultillah sallalldhii aleyhi ve sellem de sidku 'n-niibiivvet bulundugu gibi onda da 
bu milhur sebebiyle sidku 'l-veldyet bulunur. Ne §eytan ona yaklasabilir ve ne de 
nefs bu veldyetten kendi payina dtiseni alabilir. " Hatmu '1-evliyd, s. 344. 

Tirmizi'nin buradaki ifadelerinden hatmu'l-velaye sahibi olan veliye atfettigi 
ozelliklerin Hz. Rasultillah sallallahil aleyhi ve sellemin ozellikleri ile benzerlik arz 
ettigi ortaya crkmaktadrr. Bilhassa son ctimledeki yaklasimi onun degisik cevreler- 
den gelen elestirilere maruz kalmasma sebep olmustur. Ancak o bu yorumunu yol 
acabilecegi tehlikeleri onceden tahmin ederek velayetle niibuvvet arasmdaki farka 
dikkat cekmis ve bu dogrultuda aciklamalar yapmistir: 

"Niibuvvet ve veldyet arasmdaki fark sudur: Niibuvvet, bir ruh esliginde vahiy 
olarak Allah Tedld 'dan gelen kelamdir. Vahiy tamamlanmca o ruhla mtihtirlenir. 
Vahyin kabulti onunla olur. Bu sekilde tasdik edilmesi gerekir. Kim onu inkdr ederse 
kdfir olur. Qiinkti o Allah Tedld Tedld 'nin Keldm 'ini reddetmistir. Veldyet ise, Allah 
Tedld 'nin baska bir yolla kendisine hadis ulastirmayi tistlendigi kisi icin soz konusu 
olur. Boylece o hadise nail olur. Bu hadis Aziz ve Celil olan Allah Tedld 'dan, sekine 
esliginde hak lisani tizere ayrilir. Muhaddesin kalbinde bulunan sekine o hadisi 
karsilar, muhaddes de bunu kabul eder ve onunla stiktin bulur. " Hatmu 'l-evliyd, s. 
346. 

Bu mesele baglammda Ibn Abbas radiyallahii anhdan gelen bir rivayete dayana- 
rak muhaddes dedigi velilerin de tipki nebiler gibi gorevlendirilmis olduklanm soy- 
ley en Tirmizi soyle devam etmektedir: 

"Bununla onlarin insanlara gonderilmis elciler olduklanm kastetmiyorum. De- 
mek istedigim onlarin Aziz ve Celil olan Allah Tedld tarafindan yalmzca elci olarak 
gonderildikleridir. Allah Tedld 'nin, isini tistlenip, secip, Kendisi 'ne ayirdigi her kisi 
dtinyada elcidir ve gonderilmistir. Israilogullari arasmdaki kullarina bir ceza olmak 
tizere hazirladigi dtismanlarindan bazilarini, Allah Tedld 'nin nasil zikrettigini gor- 
miiyor musun? §oyle buyuruyor: "Uzerinize pek giiglii olan kullarimizi salacagiz". 
(isra,5) 

Burada O, ceza ve kotultik icin gondermistir. §u ayette zikredilenler ise hayir ve 
yardim icin gonderilmislerdir: "Senden once hicbir rasul ve nebi gdndermemifjizdir 



422 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

umumi hatemiyet yoktur. Ciinkii Efendi Hazretlerinden sonrada sayisiz evli- 
ya gelmi§ ve gelmektedir. 

"Her vakitde hatmu'l-evliya birdir, bu vakitde Allah subhanehu ve 
te'dld hatmu'l-evliya olmagi Misriye virdi." 

Belki, buradaki mana Efendi Hazretleri icin takdir edilen tasarruf zamani 
icerisinde ne kadar evliya gelecekse hepsinin O'nun kontrolunde olacagi, 
zahiri ve batini durumunda O'nun gibi Rasulullah sallallahu aleyhi ve 
sellemin makam-i maneviyesi iizere olacak birinin nadiriyetine, kelamin 
soylendigi niyet ve vakit ile makami iizere biri bulunmayacagi manasina 
gelmektedir. 

ki..." Bu su demektir: Biz hicbir nebi gondermedik. Bir kavme nebi gonderilmis 
midir? §ayet boyle ise o rasuldtir. O halde nebi ile rasul arasmda ne fark vardir? 
Rasul, (Allah Teala'dan) haber veren, belli bir kavme gonderilip onlan uyaran ve 
elcilik gorevini yerine getiren kisidir. Nebi ise haber verir ama belli bir kavme gon- 
derilmemistir. Ancak kendisine soruldugunda cevap verir. Insanlan Allah Teala'ya 
cagmr, onlara nasihat eder ve rasuliln seriati dogrultusunda yurilmeleri gereken yolu 
aciklar. 

Rasvile gelince, o Allah Teala'dan getirmis oldugu bir seriate sahiptir ve insanlan 
buna uymaya davet eder. Nebi ise elci olarak gonderilmis degildir. O kendisinden 
onceki rasuliln seriatine tabi olur, halki o rasuliln getirmis oldugu seriate uymaya 
davet eder ve onlara rehberlikte bulunur. Aym sekilde muhaddes de soz konusu 
seriat kanaliyla Aziz ve Celil olan Allah Teala'ya caginr ve rehberlik eder. Hak 
lisamyla Allah Teala'dan ona gelen mtijde, destek ve nasihattir. Kendisine gelenler, 
seriattan hicbir seyi neshetmez, bilakis ona tamamen uygunluk arz eder. Iste buna 
karsi 9ikan vesvesecinin ta kendisidir. Ibn Abbas radiyallahtl anh tilavetinde bu 
rasul, nebi ve muhaddesi bir arada okumustur. Qtlnktl onlar Allah Teala katmdan 
gonderilmislerdir. Allah Teala onlarm her birinden ayn ayn soz almistir (misak). 
Rasuliln misaki risaletiyle, nebinin misaki ntlbtlvvetiyle, muhaddesin misaki velayeti 
ile ilgilidir. Onlarm hepsi Allah Teala'ya davet ederler. Bununla birlikte rasuliln 
risaleti seriatle yerine getirmesi gerekir. Nebinin Allah Teala'dan haber vermesi 
gerekir ki bunu inkar eden kafir olur. Muhaddese gelince, onun hadisi rasuliln seriati 
dahilinde onun icin bir destek ve ilave bir delildir. §ayet bunu Allah Teala'nm kulla- 
n ifin kullamrsa bu onun Allah Teala'ya yakmlasmasi ifin bir rahmet ve vesile olur. 
Onu inkar eden onun bereket ve mirundan mahrum kalmis olur. Zira o Allah Tea- 
la'ya cagirip rehberlik eden olgun bir kisidir." Hatmu 1-evliyd, s. 352. 

(Salih Cift, HatmuT-Evliya, Ebu Abdullah Muhammed b. Ali el-Hakim et- 
Tirmizi, Tasavvuf: Ilmi ve Akademik Arastirma Dergisi, yil: 6 [2005], sayi: 15) 

875 — QEQEN, Hahl, Niyazi-iMisri'nm Hatiralan, 1st, 2006, s. 39 

S16 —DURSUN GUNE§ (d.1948) Bayburt-Demirozu'lu Ali Haydar Efendi la- 
kabi ile taninan kifjinin kendi hakkinda verdigi bilgide gegen konu buna ifjaret 
olmaktadu. 

"Efendim, seyahat doneminin oncesinde Dergahi Izzette soyle bir mana sey- 
retmistim; Hizir aleyhisselam, Ibrahim Garibullah manami acip ruhumu alarak biz 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 423 

"Gegen gun hocanin biri: Eski giinler gecti... Biz iki kisi kaldik. Biz de 
gidersek dilnyada alim kahnayacak! " 

Diyormus. Bu cesit sozler, Hakk'm tecellisini inkar olur. Su veya bu za- 
manda Allah Teala'nm mevcudiyetini inkar edebilir misin? O mevcut oldukca 
da isimlerinin icaplan nasil soner, mevcut olmaz? Bir ismin noksam hie dtistinti- 
lebilir mi? Boyle bir sey olsa dilnya yerinde kalmaz. Ctinkti dilnyadan maksat, 
Hakk'm btittin esmasmm zuhurudur. Hak, istedigi vilcuttan tecelli eder. Onun 
icin is sankta, kavukta degildir. Binaenaleyh Hakk'm zuhuru kilik kiyafete bagli 

A —\A- » 877 

degildir. 

Bir ba§ka mana da, Efendi Hazretlerinin makam yoniinden yiiksek bir 



fakiri Rasultlllah sallallahtl aleyhi ve sellemin huzuruna gottirdtiler. Rasultlllah 
sallallahtl aleyhi ve sellem bir ktirsti tlzerinde oturuyordu. Bana gore arka sag tara- 
fmda Enbiya kilrsiller tlzerinde, sol tarafta da Evliyaullah ayakta dump bizi seyredi- 
yorlardi. Rasultlllah sallallahtl aleyhi ve sellem "Hog geldin evladim " diyerek elini 
uzatti. Elini Opttlm sonra ayagi kalkarak ellerini semaya a?ip benim igin dua eyledi. 
Enbiya, Evliya'da amin soyledi. Dua bitince ktlrstlntln sol tarafma bizi alarak, Hizir 
aleyhisselam gorevlilere, "Dursun Efendinin zamaninda her ne kadar ir$at olacak 
var ise, toplayin getirin " buyurdu. Biraz sonra sol taraf nebilerin on tarafi mahseri 
bir kalabahk oldu. Sirayla gelerek elimizi opmeye basladilar. Anlayamadigim bazi 
haller oldu. 

Bazen Rasultlllah sallallahtl aleyhi ve sellemle bir vtlcut olarak ktlrstlde oturuyor 
bazen sagmda bulunuyor bazen soluna geciyordum. Bu elimizi opmeye gelenlere 
gore oluyordu. Sonra bu gecis toreni bittikten sonra Hizir aleyhisselam ve 
Garibullah'a donerek "Goturiin bunu temizleyip aim bana getirin" buyurdu. Onlar- 
da ahp gottlrdtller. Bir merdiven basma getirdiler. Merdiven genis asagi iniyordu. 
Her basamak basmda kapi vardi. Bu merdivenleri inerek bu odalan acip gormemi 
soylediler. Bunun tlzerine merdivenleri birer birer inerek odalan gezmeye basladim. 
Bu odalarda Silsile'yi Naksibendi'ye de bulunan zatlar vardi. Hz. Sah Naksibendi 
kuddise sirruhu'l-azizin odasma vardigimda odada bir tabut vardi. Sahi Naksibend 
bana; "Lpe evladim bu senin emanetindir", "Zamani gelince bunu ta^iyacaksin" 
"§imdi git odalan gez" dedi. En son basamaga odaya kadar gezdim. En son ki, 
odanin onunde Sivash Ismail Ihramazade Garibullah duruyordu. 

"Hos geldin evladim. Gel iqeri" dedi. Ben saga sola baktim. Ibrahim Garibullah 
kuddise sirruhu'l-azizin odasim aradim. Pirzade (Ihramcizade Haci Ismail Hakki 
TOPRAK Hazretleri; 

"Ibrahim burada oda yapamadi. Artik buradan bizim odamizdan seyredecek- 
sin. Senin mana ismin Ali'dir evladim "Ali evladim" dedi. Ve bir zaman o odada 
kaldim. Dort ay sonra Ibrahim'in cennettteki mekanma iade edildim. Iki sene onunla 
kaldim. Bir gun bana; "Sinemde ne var ise, sana emzirdim " dedi. "Bende artik bir 
sey kalmadi " dedi. Arkasmda oturuyordum. Birden elini arkaya uzatarak omzumdan 
tuttu, tlsttlnden asirarak ileri firlatti. Boylece yolumu agmis oldu pirlere ve 
Rasultlllah sallallahtl aleyhi ve sellem Efendimize ytirtidtim..." (Tevhid Gemisi 
Dergisi, 1st. 2006, sayi 10, s.23-25) 

877 — Ken'anRilai, a.g.e. s.218 



424 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

mertebede olmasina ve tasarrufunun Hakk'a yuruyiisjinden sonrada devam 
edecegine i§aret etmesidir. 

Binaenaleyh, Efendi Hazretleri a§ikare §u ki§i "benim yerime otursun " 
dememi§tir. Ancak bazi yerlerde "hizmet" kelimesi kullanmi§tir. Bu yoruma 
acik bir kelimedir. icerigi soylenen ki§inin durumu ile ilgilidir. Toplumla 
direkt olarak ilgili olup olmadigi §ahsin yorumuna aittir. 

Efendi Hazretleri "Canim onlarin gittigi yola, seytan dahi gitmeyecek" 
sozuyle bir kimsenin olmayan bir gorevi var olarak gosterdiginde durumu- 
nun kotii bir §ekilde olacagini da aynca aciklami§tir. 

Hatirlatilmasi gereken bir durumda alemde butiin olan §eyler, Allah Tea- 

la'nin emrinde ve hukmundedir. Evliyaya verilen tasarruf etme yetkisi de 

yine Allah Teala'nin elindedir. 

"Cilmle irade Hakk'mdir, lakin Bari Teala iradesini kimseye vermez." 

0*70 

"Irade-i ktllliye insan-i kamil'de bile yoktur." 

2 — Efendi Hazretleri Hakk'a yurudukten sonra bir ki§iyi yeti^tirebilir 
mi? 

Evet. Nak§ilik iiveysilik ile kuvvetlenmi§ bir tarikattir. Silsiledeki ko- 
pukluklar bu terbiye usulu ile giderilmi§tir. Kiyamet saatinin gaybi bilgiler- 
den olmasi ve kullann halleri ile ili§kili oldugundan, Allah Teala zamanini 
ileri ve geriye almasi gibidir. Zaman, mekan ve insanlann durumu sonucla- 
nn degi§mesine sebep olur. Mustafa Haki kuddise sirruhuT-aziz Hazretleri 
ihramcizade Haci Ismail Hakki Hazretleri icin buyurur ki; 

"Ogul, bu i§ bizimle bitecekti sen bunu bizden aldin" 

Bu sozden anla§ilan "Ibn-ul Vakit" (Zamanin cocugu) olanin halinin de- 
gi§ebilecegidir. 

Mesela: Efendi Hazretlerinin oglu Ihramcizade Mehmet Kazim Efendi- 

879 

nin 14 Kasim 1994 senesinde ihvana hizmet ile gorevlendirilmesi gibi. 

Ancak hizmet kelimesinde bulunan mahiyet, enaniyetini giderememis. 
kimselerde yanks, anlayi§ olu§turdugunu gormekteyiz. Bazilan ifinde §eyh- 
liklerini iddia etmedikleri halde kendilerinin §eyh gibi kabul edilme isteginin 
olmasida ayn bir durumdur. Bu ise hatadir. 

3 — Efendi Hazretleri hig kimseyi yetistirmedi mi? 

Efendi Hazretleri sayisiz kigiyi velayette kemale erdirmi§ ve yeti§tirmi§- 
tir. Fakat kemalin mertebelerinde onlarin sirlan, zatinca malumdur. Yeti§tir- 
digi ki§ilerin §u veya bu diyerek sinirlandinlmasi da O'nu takdir edememek- 
ten ba§ka bir §ey degildir. 



878 — Selim Divane, Sadiklarm Mil^killerinin Anahtan, a.g.e., s.41 

879 — Tokatli Kokucu Kemal Hisli Efendinin yanmda bulunan Mehmet §en Veli 

Efendinin bizzat kendi yazisiyla tuttugu notlarda vazifenin bu tarihte verildigini 

okudum. (Yazan) 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 425 



Allah Teala tarlasma temiz tohumlar ekilsin de sonra temiz mahsul verme- 

sin... imkam yok! Allah Teala bahceleri de mahsul vermezse artik Allah Tea- 

la'nm yeri genistir denebilir mi? 

Haci Hasan Akyol Efendi, Efendi hakkinda buyurur ki; 

"Ben birgok §eyh gordugum gibi, tig §eyhe hizmet ettim. Sirrini ve ha- 
lini en sakh tutan O idi. Biz O'nu anlayamadik, ba§kalari da anlayamadi- 
lar." 

Hz. Osman radiyallahtl anh, halite olur olmaz hemen kosup minbere cikti. 
Ulular ulusu Nebi'nin minberi tic basamakti. Ebubekir radiyallahtl anh, minbere 
cikmca ikinci basamaga, Omer radiyallahtl anhde zamamnda Islam'a ve dine 
saygisi dolayisiyla tictincti basamaga oturmustu. 

Hz. Osman Tn devri gelince o tlst basamaga cikti, o bahti kutlu, oraya otur- 
du. Herzevekilin biri ona sordu: "Ilk iki halite, Rasultillah sallallahtl aleyhi ve 
sellemin yerine oturmadilar. Sen nasil oldu da onlardan tlsttln olmaya kalkisi- 
yorsun? Halbuki mertebe bakimmdan onlardan asagism sen." 

Hz. Osman radiyallahtl anh dedi ki; "Uctincti basamaga otursaydim beni 
Omer'e benziyorum samrlardi. Ikinci basamaga otursaydim diyebilirlerdi ki, bu 
Ebubekir'e benziyor, onun misli! 

Bu tlst basamak, Mustafa'nm makami... O padisaha benzememe zaten im- 

kamm yok. Ondan sonra o merhametli halite, hutbe okuyacak yerde ta ikindiye 

yakm bir zamana kadar sustu kaldi. Kimse de, hadi okusana diyecek bir kudret 

de yoktu, mescitten crkip gidecek kudret de! 

Halkm ileri olanlarma da bir heybet cokmtistti, bayagilarma da. Mescidin 

001 

ici, dami nurla dolmustu! Can goztl agik olanlar o nuru gorily orlardi... 

Eger birisi hakikaten Efendi Hazretlerinden sonra bu ir§ad makamina la- 
yik olsa idi, oturdugu zaman kimsede bir ihtilaf zuhur etmez, herkes onu 
kabul ederdi. Ancak zamanin ihtiyaci olan hilafet a§ikar olmu§tur. Hifbir 
ihvan Efendi Hazretlerinden sonra uzun bir muddet filan §eyh oldu diye bir 
iddiada bulunmami§tir. 

4 — §eyhligini ilan edenler hepsi yanh§ yolda mi? 

Bu du§unce tarzi en biiyiik hatalardandir. ^iinkii bu yol nefis terbiyesi 
yoludur. Yalan onlar hakkinda du§unulmez. Yalan nifak alametidir. Olma- 
yan bir §eyi de var gostermek ihanettir. Eger bu yola biri ihanet etmi§se mut- 
lak bedelini 6demi§tir. 

Afagihk nefis, eger senden yttce bir kazang dilese bile bu dilekte hile ve 



8S0 — Mesnevi c.IV, b. 1759-1760 
881 — Mesnevi c.IV, b.487-499 



426 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

... , 882 

citizen varair. 

"Nitekim kendilerine uyulanlar, azabi gorunce yanlarindan uzakla§a- 
caklar ve aralarindaki baglar kopacaktir. Uyanlar: "Ke§ke bizim igin diln- 
yaya bir donu§ olsa da, bizden uzaklcujtiklari gibi biz de onlardan uzakla§- 
sak. " Boylelikle Allah onlarin amellerini kendilerine bir pi^manhk olarak 
gosterdi. Cehennemden de cikacak degillerdir" derler. " 

"Eger mesayih kendisini halka mutasavviflann sifatmda ve terbiye ehlinin 
goruntistiyle gosterir, ici de bunun ziddi olursa, koyun suretinde kurt gibidir. 

Halk onu koyun gibi bildigi icin, ondan emin olur, o da bile ve aldatmayla isini 

.. ..... „ 884 

yurutur. 

Ahmed Tahir kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

"Irtjada mezun olmadigi halde batjina adam toplayanin, Museylemet'ul- 
Kezzab He hafjrindan korkulur. " (Museylemet 'ul-Kezzdb = Yalanci Miiseyleme. 
Asr-i Saadette nebilik iddia etmis, Hicri onbirinci yilda dlduriilmiistur.) 

"Insanlarin bazdari, kendilerini kurtarmadan ba§kalarini kurtarmaya 
kalkifjiyor. " " Yuznteyi ogrenmeden denize girerseniz bogulursunuz- " 

Ken'an Rifai kuddise sirruhu'1-aziz basmdan gecen su hadise bu konuyu 
90k gilzel anlatiyor. 

"Dim gozltikctiye gitmistim. Cok muazzam olan bu dtikkamn sahibi de aym 
zamanda goz doktoru idi. Kendisine, gozltlk su noktaya temas ettikce iltihap 
yapryor, bunun caresini bulun, dedim. 

Sira sira gozltikler cikardi. Onu takti, bunu takti, olmadi. Nihayet care ola- 
rak: Her vakit gozltlk takmaym! Diyerek isin icinden crkmak istedi. Nasil olur? 
Hekim devamli gozltlk kullanmami tavsiye ediyor, diyerek dtlkkandan ciktim. 

Bu defa, doktorun tavsiye etmis oldugu gozltikctiye gittim. Ktictictik bir 
dtlkkani vardi ve icinde gozltlkten baska bircok sihhi levazim bulunuyordu. §i- 
kayetimi ona da soyledim. Gozltlgtl aldi, bir makine ile ayirarak istedigim sekle 
getirip elime verdi. 

Iste ktictictik bir dtlkkan. Oteki gibi btlytlk ve zengin degil. Fakat gozltikcti- 

887 

ltlgtln inceligini, yani asil maksadi elde etmis." 

Dersaadet'te meshur Mesnevihan Haci Htisameddin Efendi merhum 
kuddise sirruhu'1-aziz derste soyle soyledi ki; 

"Erenler, sen dersin ki, ben evliya oldum. Masallah, ne kolay evliyahkl Bak 



882 — Mesnevi, c.II, b. 2603 

883 — Bakara, 166-167 

884 — QAVU§OGLU, a.g.e. s.133 

885 — GUNEREN, a.g.e., s. 78 

886 — a.g.e., s. 87 

887 — Ken'an Rifai, a.g.e. s. 156 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 427 

eger sidigin gill suyu gibi kokuyor ise, evliyasin; yoksa dyle pis pis kokar ise, 
bir sey degilsin, bombok bir herifsin! " derler idi. Sabihtir, ciinkii evliyamn her 
§eyi tahirdir. Lakin bu asi fakir de, bir kere Cenab-i Gavs-i A'zam Efendimiz- 
den ijittim ki, 

"Evet, bir makam vardir, o makam sahipleri dyledir. Ama kadim olmaz, 

sonra yine insanlann bevli gibi olur, yani insanlarin bevli gibi kokar" dedi- 

, ,,888 
ler. 

Efendi Hazretlerinin gorevlendirdigi vazifeliler hakka yuriiyene kadar 
gorevlerini ikmal etmi§lerdir. Onlann bulundugu yerin ihvanlanna kendile- 
rine bir §eyh gibi rabita ettirenlerin oldugu gorulmu§tur. Fakat bazi bolgeler- 
de sirf kendi du§uncelerine ihvanin tabi olmasi icin hatim hocalannin tecrit 
edilmesi gibi durumlann olmasi da ayni siyasi hayat gibi mesjhat makamini 
elde etmeye benzemi§tir. Bu yerlerde bile nihayetinde ihvanlar belli bir su- 
kunete ererek tarikat devam etmektedir. Bu ise, mecburi kabuliyet gerektir- 
mi§tir. 

Mesela; §ahit oldugumuz bir §eyhin Hakk'a yurumesinde, Efendinin ce- 
naze namazindan once alelacele hatim hocalan bir mekana toplatilmi§, kisa 
bir goru§meden sonra o an zarfi ile itiraz edilemeyecek bir kigiyi kendi go- 
ru§leriyle §eyh ilan etmi§ ve birbirine e§it seviyede bulunan insanlarin egitlik 
zafiyetlerinden faydalanarak biat konusunda etki altinda ve bey'atlann ahn- 
masini saglanmi§tir. 

Bu anlatilan mesele gorunii§te hatali olmasina ragmen cemaat iizerinde 
gelecekte olacak fitnenin bertaraf edilmesi afisindan Allah Teala'nin bir 
lutfu olarak gormek gerekir. £unku fitnenin aftigi yara ve nifak senelerce 
tedavi edilmesi mumkun degildir. Ancak bu fe§it hareket tehlikeli yolda 
yiiriimek gibidir. 

Binaenaleyh, giinumiizde mensuplan 50k olan tarikatlarda muridlerin 
§eyhlerinin yuziinii gormeden intisab ettikleri goriilmektedir. Mesela; Aziz 
Mahmud Hiidayi kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin Osmanh iilkesinin 
muhtelif bolgesinde altmi§i a§kin, Mevlana Halid Bagdad! kuddise sirruhu'l- 
azizin ise, yiizlerce halifesi vardi. Bu halifeler aracihgi ile miiridlerini yeti§- 
tirip egitmi§tirler. Bugiinde durum aynidir. §eyhe yapilan intisab ile halifesi- 
ne yapilan intisab arasinda manevi yiikseli§ afisindan fark yok gibidir. 
Onemli olan miiridin teslimiyetidir. £iinku halifeye yapilan intisabi §eyhe, 
§eyhe yapilam da Rasuliillah sallallahii aleyhi ve selleme yapilan intisab gibi 
kabul gormektedir. 

Efendi Hazretleri hayatlanyla kayith olmak iizere bir kisim kimselere bir 
bolgede hatim hocahgi hilafeti verdikleri bilinen bir husustur. Bu hilafet bir 
tur ders vekaleti oldugundan, O'nun hayati ile sinirhdir. Fakat O'nun Hakk'a 
yuriimesinden once yerine kimin gefecegine dair yazih ve sozlii bir bifimde 



888 — A551, a.g.e. c. I, s.507 



428 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

kesin aciklama yapmadigindan, halifelerin hilafeti devam etmektedir. Bu 
ki§ilerin de bir §eyh gibi vazife gormelerini de Efendi Hazretlerinden aldik- 
lan vazifenin devami olarak kabul etmeliyiz. Ancak bir incelik vardir. 

Mustafa Ozeren kuddise sirruhu'1-aziz buyurdu ki; 

"Evladtm, bana, gayrimiislimden veli olur ntu diye sorarlar. Allah Tea- 
la'nin her lisandan velisi vardir, ancak onlar yalniz kendilerini kurtarirlar, 
batjkasina yardim edemezler" 

Bu sozden de anla§ilacagi uzere verilen ahnmaz, fakat kisir kalmak ve 
nesepsiz kalmak da buyuk bir iptiladir. 

Hiilasa, Ahmed Tahir kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 
" Mes'uliyet-i maneviye cezasiz kahnaz, ancak zantan ahr. " 

5 — Kiyamete kadar bu din baki ise, §ubesi olan tartkatlarda devam ede- 
cek midir? 

Evet. 

Islamiyet kiyamete kadar baki olacagina gore, tarikatlar bu dinin ve in- 
sanlann ihtiyaflanndan dogmu§tur. Asr-i Saadet doneminde tasavvufun 
muessesele§mesini bir fikih, akaid, vb gibi Efendimiz sallallahu aleyhi ve 
sellem biinyesinde gerfeklegtirmi^tir. Bunlan fark ve ayirt etmek gelecek 
nesillere kalmi§tir. 

insanin manevi ihtiyaflanndan olan tarikatlarda hakiki ve batil olarak 
kiyamete kadar guncelligini yitirmeyecek kurumlardir. 

6 — Bir mur§ide tdbi olmak mecburiyet midir? 

Hayir. 

Allah Teala ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin farz kildigi §eyin 
di§inda bir farz yoktur. Ancak egitilmeye muhtaf insanin birinci gorevi ken- 
disine yol gostermeye muktedir kamil birisini bulmasidir. "Bilmiyorsaniz 
Hint ehline sorunuz. " 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; 

"Yirnti veya daha az veya daha cok kifjiden ohifjan bir topluluk iqinde bu- 

lundugunda bunlarin yiiziine dikkatle bak, Eger iclerinde Allah Teala icin 

kendisinden cekinilen bir ki$i goremezsen, bil ki, artik durum nazik bir hal 

almiftir. " 

"Ummetim icin iiq §eyden korkarint: "Hint sahibini gordiiklerinde kendisini 



889 


-GUNEREN, 


a.g.e.. 


, s. 


33 


890 


-GUNEREN, 


a.g.e.. 


, s. 


92 


891 


-Nahl, 43 









-(Taberani) (Uhudil'l Kilbra, a.g.e. s.60) 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 429 

onemsemeyip soru sormamalaridir" (bu tic sakmcali seyden yalniz maddesini zik- 

.. ... 893 

retmistrr.) 

Cunkii insanoglunu kendi noksanlanni nadiren gordiigii gibi kendi ken- 
dini diizeltmesi haline de az rastlanmaktadir. 

Mur§id-i kamil, dogru yola cagiran ki§i oldugundan, §eriat, tarikat ve 
hakikat ilimlerinden haberdar olmasi gerekir. £iinku nefs insana cogu zaman 
boyle tuzaklar kurar, yanli§lanni ho§, eksiklerini tam gosterir. insan icinde 
bulundugu olaylan ve durumlan objektif olarak degerlendiremez. Bir 
mur§id-i kamilin yaninda bulunan kimse, onun tecriibelerinden yararlanmak 
durumundadir. Miir§id ona, nefsinin kendisine kuracagi tuzaklan gosterir ve 
daha fabuk mesafe almasini saglar. 

Ebu Yezid el-Bestami kuddise sirruhu'1-aziz buyuruyor ki; 

"§eyhi olmayanin §eyhi §eytandir." Cuneyd-i Bagdadi kuddise 
sirruhu'1-aziz ise; 

"Kimin ttstadi yoksa ttstadi §eytandir" Cuneyd'in bu ibaresi 
Bestami'den kapsamhdir. Zira iistad lafzi zahir ve batin ilimlerinin ogretil- 
mesini de kapsar. 

Diger bir rivayette de: "Iki tane fjeyhi olanin, fjeyhi fjeytan olur." buyrul- 
mu^tur. 

Allah Teala'nm aslam Hazret-i Ali kerremallahu vecheh buyurur ki; 

"Eger beni terbiye edici olmasaydi, ben Rabbimi bilemezdim. " Oyle ise, 
sen nasil bileceksin? 

Zira delilsiz yol bulunmaz, kilavuzsuz sefere gidilmez, aletsiz cihad-i 
ekber yapilmaz ve terbiyesiz nefis atma binilmez. 

Hakk yolunun yolcusu, tam bir inancla ve muhabbetle bir milrsid-i kamile 

baglamp teslim olursa, varligmm, insani mertebesinin yilkselmesi milyesser 

olup esfelden a'laya (a$agidan yukariya) dogru menziller kat etmeye baslar. 
895 



Biitiin uygulamali ilimlerde ogrenmede ilgili eserleri okumanin yeterli 
olmadigi ve bir iistada ihtiyaf oldugu bilinmektedir. 
Mesela; 



893 — (Taberani) (Uhudil'l Kilbra, a.g.e. s.60) 



Zamammizda oyle kisilerle karsilasiyoruz ki, baska yolun kitaplanm dahi okut- 
turmuyorlar. Bu durumu sahsen yasayanlardan biride benim. Bu turlti haraketlerin 
manasmi dahi anlamak mumkun olmuyor. Ancak bu sorunun cevabmi mani' olan 
kisilere sordugumuzda cevap dahi vermiyorlar. (Yazan) 

894 — Ismail Hakki Bursevi, Tuhfe-i Vesimiyye, Hzl: §eyda OZTURK, 1st., 2000, 
s.136 

895 — §eyh Mustafa Kabuli er-Rifai, Kenzil'l-Esrar, 1st., 2001, s.24 



430 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Dini ilimlerden "kiraat ilmi" de uygulamali bir ilimdir. Tecvid ve kiraat 
bilgileri her ne kadar kitaplarda yazili ise, de onlann anlasilrp uygulanmasi bir 
"fem-i muhsin" tabir edilen ehliyetli agzm icra ve ifa suretiyle talimine bagli- 
dir. Bu ytlzden kiraat ilmi ilstaddan ogrenilir. "Hal" ilmi olan tasavvuf da kitap 
mtitealasryla elde edilmez. Ancak bir miirsid-i kamilden ogrenilir. Onlann reh- 
berliginde ve yamnda bulunularak elde edilir. Tasavvufta iste bu manadaki 
iistadlar icin miirsid veya daha ozel anlamda seyh kavrami kullamlir. 

Bununla beraber nadiren de olsa seyhin yardimma ve isaretine hacet kal- 
maz. Uveysiler, Berhiler gibi. 

Bunlar bir seyhin terbiye ve irsadma hacet kalmaksizm dogrudan dogruya 
Allah Teala'dan feyz alabilenlerdir. Rasuliillah sallallahil aleyhi ve sellemin yti- 
ce asnndan once gelip boyle vasitasiz olarak feyz kazamp hakikate erisenlere 
Hz. Musa aleyhisselam zamamndaki "Berh-i Esved" adiyla tanman kole de bu 
mazhariyet ve mesrepte oldugundan "Berhiler, " Efendimiz sallallahil aleyhi ve 
sellemden sonra gelen bu mazhariyet sahiplerine Uveyse'l-Karani radiyallahil 

897 

anha nisbetle Uveysiler denilmistir. 

Bu konuda Uveysilik me§rebi nadirattan oldugu ifin ilk tedbir olarak, 
noksanlan ve bunlann nasil giderilebilecegini gostermek ifin bir miir§id 
lazimdir. Insanda var olan devamli ilerleme sirasinda miir§id onu birfok 
luzumsuz §eylerden alikoyacaktir. Yalnizca okumak ve dinlemekle ogrenil- 
meyecek nice hususlann tecriibeli bir miir§idin gozetiminde pratik olarak 
tatbik edilerek kolayca yol alinacaktir. £unku bilmek yeterli degildir. Onun 
hazmedilmesi ve ah§kanlik haline gelmesi lazimdir. Bu sebeple biitiin muta- 
savviflar, tasavvuf yolunda yukanda belirtildigi iizere ilerleyebilmek ifin bir 
mur§ide baglanmak gerektigi konusunda uzla§mi§lardir. Ustadi olmayan bir 
miiridin yol almasi soz konusu bile edilmez. 

Beden doktorlan, doktorlugu yeni ogrenmislerdir zaten... Onlar, hastaligi 
teshis icin idrara vesaireye muhtagtir. Fakat kamil, Allah Teala doktorlan, uzak- 
tan adim duydular mi varligmm ta derinlerine kadar girerler! Hatta sen dogma- 
dan yillarca evvelki hallerini bile gorilrler! 

Insanlarin mizaf ve tabiatlan birbirinden farkh oldugu ifin egitim yollan 
da farkh olacaktir. 

Mtlrsidler milridlerine; bazen Ekberiyye tarikatmda oldugu gibi, sadece te- 
veccilh ederek, bazen Bedeviyye tarikatmda oldugu gibi, muhabbet nazanyla 
bakarak, bazen de Rifaiyye ve Halidiyye tarikatmda oldugu gibi, onlan etrafma 
saf saf toplayip, gaiplerindeki havatirm defi ifin teveccilh ederdi. Her miiridin 



896 — Muhammed Hikmet Efendi, Marifet-i Ilahiyye Tarikat-i Aliyye, 1st, s. 66 

897 — AYNI. a.g.e. s. 249 

898 — Mesnevi c.IV, b. 1799-1802 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 431 

kabiliyetine gore kendi batmmdan feyz almasmi saglar, ledilnni ilmin gonillle- 
rinde zuhuruna gayret gosterirdi. 

Seyh-i Ekber Muhyiddin Ibn Arabi'ye ait " Men Arefe Nefsehu Fekad 
Arefe Rabbeh isimli eserin serhinde Ervadi, Naksbendi tarikatmda bulunan, nef- 
sin yedi mertebesini kat'etme keyfiyetini anlattiktan sonra soyle diyor: 

"Nefsin yedi tabakasim kat'etmek bazi tarikatlarda esma-yi seb'ayi 
(yedi isim) gecmekle, bazilarinda seyhin miiride tevecciih etmesiyle, bazda- 
rinda seyhin miiride muhabbet nazariyla bakmasiyla, bazdarinda ise, §eyh- 
le bir araya gelerek ilim ve feyiz almak suretiyle olur. Bu durumda miirid, 
feyhin dediklerini duvmasa bile §eyhle bir araya gelmek suretiyle Mimic do- 

. 899 

lup tasar. 

Yokluktan varhga geldin ya kendine gel, geldin ama nasil geldin? Sarhosca 
hie kendinden haberin yok. Geldigin yollar aklmda bile kalmadi. Fakat biz yine 
sana bir remiz soyleyecek, bir sey hatirlatacagrz. Bu akli terk et de hakiki akla 
ulas. 

Bu kulagi tika da hakiki kulak kesil! Hayir, hayir soyleyecegim ctinku he- 
niiz hamsm sen. Daha ilkbahardasm, Temmuzu gormedin bile! Ey ulular, bu ci- 
han bir agaca benzer; biz de bu alemdeki yan ham, yan olmus meyveler gibiyiz. 
Ham meyveler, daha iyice yapismistir, ardan kolay, kolay kopmazlar. 

Qunkil ham meyve koske, saraya layik degildir ki, Fakat oldu da tathlasti, 
dudagi lsmr bir hale geldi mi artik dallara iyi yapismaz hemen dusilverir. O baht 
ve ikbal yilzilnden adamm agzi tathlasti mi insana biltiln cihan mulkti soguk ge- 
lir. Bir seye simsiki yapismak, bir seyde taassup gostermek hamliktir. 

Sen ana karmnda gocuk halindeyken isin guciln ancak kan igmeden ibaret- 

, 900 

tir. 

Bu bakimdan bir rehber ve ustada olan ihtiyac ne kadar gerekli ise, 
usulunde tercihi de o kadar onemlidir. Ancak yeti§tirme usulleri bir mecbu- 
riyet degildir. Fakat tecriibeler birikimi oldugundan gereklidir. 

Aynca; "§eyhlerin silsilesine kendisini ulcujtiracak ve kalbinden per- 
deyi kaldiracak ttstadi olmayan kimse, sahipsiz bir sokak gocugu ve nesebi 
belirsiz bir ki§idir" denilmektedir. 

7 — §eyhlik makamina oturacak kiqiler, kendilerini ba^kalarinin etkisin- 
den nigin kurtaramiyor? 

§eyhlik kurumu, insanin ruh dunyasina ve gonul alemine hitap ettigi icin 
etkili ve yararh oldugu kadar, son derece istismara acik bir kurumdur. Bu 
konuda sahih niyeti olan kazanmaktadir. 

Bu hususta, su sozdeki hikmeti ve sirri dusiln: "Halk, hukumdann dini ilze- 
redir." Bu soz de bizim soylediklerimizle aym kapiya cikmaktadir. Qunkil hil- 



899 — YILMAZ, Hilly a, a.g.e., s.41 
900 — Mesnevi c.III, b. 1289-1297 



432 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

kiimdar, idaresi altmdakiler iizerinde galip ve onlara hakimdir. Halk, tipki 90- 
cuklann babalannda, ogrencilerin de ogretmenlerinde var olduguna inandiklan 
milkemmellik gibi, hilkilmdarlannda var olduguna inandiklan mukemmellik 

901 

nedeniyle onu kendilerine ornek alirlar. 

Cemaat sistemi icerisinde olan bir kurumda etkile§menin olmasi muhak- 
kaktir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemden sonraki yakin donemlerde 
olan if sava§lar (Siffin, Cemel, Kebela. . . ) bu etkilenmenin olmasina en gu- 
zel delillerdendir. Oyle ki, buyugun yaninda karde§ gibi olanlar, biiyiik gi- 
dince kendi aralannda anla§mazhga du§meleri yaratih§in geregidir. 

Ashnda hepsinin derdi ve niyeti iyilik yapmak ve ideale ula§maktir. Fa- 
kat neticenin kendi tarafindan tayinini istemesi, kirginhklara sebep olur. 
Sonucta bir kovanda iki an beyi olmayacagindan, biri digerini isteyerek veya 
istemeyerek terk eder. Bu aynliktan ya hakikat veya batil cikar. Hakikat 
yoluna devam ederek guclenirken batil ise, sonufta yikihp gitmektedir. 

"§eyh Zilnnun el-Misri kuddise sirruhu'l azize tarikatta dogrulugun ne ol- 
dugu sorulur, o da bir §iirle §u anlamda cevap verir: 
"Hepimiz fjafjkin gunahkarlanz, 
Dogrulugu istiyoruz, fakat yolunu bulamiyoruz." 

Zamammrzda bu sozil soyleyecek ve boyle konujacak kimseler var 
midir? Zamammizda biiyiik gecinen kimseler alenen 'Ben kutb'um, 
ben gavs'im' demektedirler. 

Anlatildigma gore, tabiinin Efendisi olan, Hasan Basri kuddise sirruhu'l 

aziz Hazretlerine biri, 

"Ey Efendim, dun seni cennette gordum, " der. Hazret, soyle cevap verir: 

902 

"Iblis, senden ve benden batjka aldatacak birini bulamadi mi?" 

Mustafa Ozeren Efendi Hazretleri bu konudaki buyruklan hatrrlanmalidir: 

903 

"Daima aldatan degil, aldanan kazanir. " Buyururdu. 

8 — Yukandaki soruya benzer bir soru; Manevi yolun temsilcileri kemal 
mertebeye kavu§mami§ ki^ilerin yonlendirmesinden etkilenir mi? 

Evet. 

Ciinku bu yolun biiyiiklerindeki saflik ve iyi niyet ileri boyuttadir. Bu in- 
sanlan safligindan dolayi aptal zanneden istismarcilar, niyetlerine ula§mak 
ifin onlan kullanmaya cah§irlar. Bu yiice ki§iler etrafindaki insanlann hilele- 
rine kar§i 50k tedbirlidir. Istismarcilann kontroliinii bu §ekilde elinde tutarak 
diizendeki dengeyi saglamaya fali§ir. Eger bu §ekilde yapmazsa bozulmalar 
ba§layip kontrolden fikmalar olur. Hakiki mur§id, dalginhk hallerinden ari- 



901 — Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Halil KENDIR, 1st, 2004, s. 201 
902 — Uhudu'l Kilbra, a.g.e. s.986 
903 — KUQUK, a.g.e., s. 58 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 433 

dir. Ancak etrafinda bulunan sahtekarlan bertaraf etmeyince etkileniyor mu 
diye bir intibada goriinmeye ba§lar ki, bu ayn bir sirdir. 

Bil ki, sefkatli olmak, uyanik ve keskin zekali idarecilerde az goruliir. §ef- 
katli olmak daha 90k gafil veya gafil gibi davranan kimselerde olur. Uyanik ida- 
recilerde en az gorillen sey ise, tebaasma altmdan kalkamayacaklan sorumluluk- 
lan yilklemektir. Ciinkii boyle bir idareci, onlarm idrak edemeyecekleri seylere 
nufuz eder, islerin sonunu fark eder ve bu yilzden onlarm altmdan kalkamaya- 
caklan ve helak olmalarma sebep olacak sorumluluklan onlara yilkler. Bu ytlz- 
den Hz. Rasuliillah sallallahii aleyhi ve sellem soyle diyor: "En zayifinizin yii- 
ruyusune gore yuruyun. " 

Yine yoneticinin asm zeki olmamasmm sart kosulmasi da bununla ilgilidir. 
Bunun temeli ise, Hz. Omer radiyallahii anhm, Ziyad bin Ebu Sufyan'i, Irak 
idareciliginden azletmesine dayamr. Hz. Omer, Ziyad'i azledince Ziyad ona 
soyle demistir: 

"Bent niqin azlettin ey mil 'minlerin emiri? Acizlik ve yetersizlik sebebiyle 
mi? Yoksa ihanet yuzunden mi? " Hz. Omer radiyallahtl anh dedi ki; 

"Ben seni ikisinden biri sebebiyle azletmedim. Sadece akhnin ilstunlugu 
He insanlara (kaldiramayacaklan) sorumluluklar yuklemeyi hos gormedim." 
Iste bu olaydan, Ziyad bin Ebu Stlfyan ve Amr bin As gibi, asm derecede zeki 
kimselerin idareci olmamalan sarti crkartilmistir. Ctinkti boyle bir zekaya, in- 
sanlann tabiatlarma uygun olmayan (tlstesinden gelemeyecekleri) sorumlulukla- 
rm ytlklenmesi eslik edecektir. 

Maddi riyasette olan zekilik kavrami, manevi riyasette kamillerin temiz- 
ligi ile e§degerdir. 

Bu konuya ayn bir baki§ afisindan bakarsak, kemal mertebeyi tayin 
tesbit etmek ancak kemal ehli tarafindan olur. Kamil olan, bu turlu yonlen- 
dirmelerden emin olmasi gerekir, diye du§unmekte gerekmektedir. Ancak 
velayet makami, niibiivvet makami gibi, emniyetli bir durum arz etmez. 

Islami fizgilerde hareket eden bir ki§i kendi durumu tartar ve ona gore 
yol ?izer. Eger nefsinin istekleri ile i§ tutarsa kendini ve intisap eden 
muridlerinin helakine sebep olur. 

"Dostlannsa hakikatte dtlsmanlarmdir; onlar seni Allah Teala tapismdan 

905 

uzaklastmr, seni mesgul ederler! 

Eger biri bu ttir etki alttnda kaltrsa, bu noksanltk i§areti olabilir. Ancak 
bazt kollarda taklit ile ba§laytp hakikati bulma egilimi de 50k olmaktadtr. 
Zamantmtzda bu durum daha da artmi§tir. Belki zaman iferisinde mukallit 
i§in hakikatine erebilir. Bu durumlan fark ve temyiz etmekte zordur. Taklit 
simfinda olan iman kabul edilen imandandir. Bu yolun ash da taklit ile ba§- 



904 — Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Hahl KENDlR, 1st, 2004, s.268 
905 — Mesnevic.IV,b.96 



434 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

ladigindan iyi niyetli olanlar sonufta "niyet hayir, akibet hayir" ile hakikate 
kavu§urlar. 

"Ben veliyim." Diye, "Ben evliyayim." Diye bir tane davul calmis, ilan et- 
mis zat gosteremezsiniz. "Sen velisin." "Sen Allah dostusun." Diye muhatablar 
soylerler. Nasil ki, Rasultillah sallallahti aleyhi ve sellem Efendimizin risaletini 
tasdik, kisinin kendi yukumlultigti ise, velinin de velayetini tasdik, kisinin kendi 
htirriyetidir. Ama bu htirriyet hududu dahilinde de terbiyeli olmama hurriyeti- 
miz yoktur. Terbiyeli olmak mecburiyetimiz vardir. Bir btiytik insan grubunun, 
Musltiman grubunun "veli" tamdigi zat hakkmda stipheli lakirdilar etmesi, en 
hafif tabiriyle terbiyesizliktir. 

9 — Her yeti§mi§ kisinin §eyh olmasi gerekli mi? 

— Hayir. Ancak insanin derunundaki hirs bu §eylere yonlendirebilir. 

Ahmed Ami§ kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri buyurdu ki; 

907 

" Vilcuduna soztt gegmeyenin batjkasina soztt gegmez- " 

Bu konuda Haci Hasan Akyol Efendi'nin, Efendi Hazretlerinin 



906 — INANQER, O. Tugrul, Vakte Kar?i Sozler, hzl. Ay?e SASA-Berat DE- 
MiRCijst.2006,s.l67 

907 — GUNEREN, age., s. 77 

908 — HACI HASAN AKYOL kuddise sirruhu'1-aziz Efendi: 

1895 yilmda Haci Dervis Mahallesi'nde dogdu. Muftil Hilseyin Efendinin torun- 
larmdan Mehmet Sabit Efendi'nin ogludur. Amcakizi Milnevver Hanimla evlendi. 
Dort oglu, bir kizi olmak ilzere 5 cocugu olmustur. Ilk ve Rtlsdiye tahsilini Daren- 
de' deyapmistir. 

Askerligini Istanbul'da Selimiye kislasmda yaptigi sirada (Tokat mebusu) 
hulefayi Naksibendiye'den Seyyid Mustafa Haki kaddese'llahtl sirrahu'1-aziz Efen- 
di 'ye intisap etmistir. Burada hem vatani gorevini hem de ilmi ve dini cahsmalarim 
beraber yurtitmustur. Milrsidinin vefatmdan sonra Sivas Mebusu Haci Mustafa Taki 
kaddese'llahtl sirrahu'1-aziz Efendi'den stllukunu ikmal etmistir. 1925 yilmda Taki 
Efendi' nin vefatiyla Ihramcizade Haci Ismail Hakki Toprak kaddese'llahtl 
sirrahu'1-aziz Efendiye intisap etmistir. 

Haci Hasan Akyol Efendi cevresinde sevilen sayilan bir kisi idi. Maddi ve ma- 
nevi himmetleriyle birgok insanin ticarete atilmasmda, Darende'nin ilim ve irfan 
diyan olmasmda btlytlk katkisi olmustur. Haci Hasan kaddese'llahtl sirrahu'1-aziz 
Efendi, Darende'nin Kurtbagi Mahallesi'ne kendi ismiyle 1957 yilmda yapilan 
camiide dokuz yil fahri imamhk yapmistir. Daha sonra evini 20 Eyltll 1966 yilmda 
Sivas' a Kemal Tosuner'in evine tasimistir. 1971 yilmda da Hakk'a ytlrtlyene kadar 
oturdugu evine yerlesmistir. 

Kendi el yazisi ile tuttugu notlar, sohbetleri ve nasihatlarm bir kismi daha sonra 
islam ve Ahldk adiyla yaymlanmistir. 31.07.1984 yilmda kan kanseri hastahgmdan 
Sivas'ta kendi evinde Hakk'a yurtimusttir. Kabri mtlbarekeleri Sivas Yukan Tekke 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 435 

Hakk'a yuriimesinden sonraki hareketi en giizel ornektir. 

Efendi Hazretlerinin Hakk'a yiiriimesinden sonra son e§i Hafizanne evin 
hizmetine bakmakta olan §en Mehmet Veli ile Haci Hasan Akyol Efendi 'ye, 

"Gelsin ihvana sahip olsun, hatm-i hdceyi de okutsun " diye haber gon- 
dermesi iizerine; Haci Hasan Akyol Efendi'nin, 

"Efendi canim! Bizim degil Efendi'nin oturdugu yere oturmak, onun 
ayagini bastigiyere ayagimizi basmaya hicap ederiz" 

Buyurmalan bir vefa ve §eyhlik makaminin yetisjnis. bir ihvan icin 
mecburiyet olmadigini gostermi§tir. 

Turkelili Mevlana Kiiciik Hiiseyin Efendi anlatti ki; 

"1980 yihnda Haci Hasan kaddese'llahii sirrahu'1-aziz Efendiyi, Hulusi 
Efendi onsekiz arkada§iyla ziyarete gitti. Haci Hasan Efendi, Hulusi Efendi- 
ye hitaben; 

"Seyyid mahserde toplandigimizi gordunt, ben biryuce ki§iye sarildim, 
sende bizim etegimizden tutundun" dedi. Hulusi Efendi; 

"Tarikatta tevhit oncumuzsun, ba§ka kime sarilayim" dedi ve aglama- 
ya ba§ladi, arkada§lan da agladilar. 

Eger Haci Hasan Akyol Efendi Hatm-i Hacegana okutmaya gitseydi ve 
§eyhligi dileseydi, ir§ad vazifesi muhakkak iizerinde kahrdi. Efendi Hazret- 
leri, Haci Hasan Akyol Efendi icin §6yle buyurmu§tur; 



kabristanmda Haci Mustafa Taki kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin kabri civann- 
dadir. 

O aziz insan dopdolu intan 
Oldu hofj rev an bagi ridvan 
Isnti Hasan 'di hulki hasendi 
Fiili hasendi halk i cihana. 

Vec-hi nurunda, Hakk huzurunda. 

Her unturunda uydu Kur'an'a, 

Gunduzu saint, gecesi kaint, 

Uydu her daint, Hukm-u Yezdan'a. 
Ustadi kantil, etntis tekamul, 
Olntustu dahil, babi irfana, 
Gelse bir bi-ntar, halin istifsar, 
Eylerdi tintar, hos tabibane. 

Fikri saibdi, Hakk'a talipdi, 

§evki galipti, feyzi Rahman 'a, 

Asik u sadik, derdine layik, 

Kazdilar kabrin kuyi canane. 

Seyyid Haci Hulusi Ates kaddese'llahii sirrahu'l aziz 



436 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

"Canim! Haci Hasan bizim siddikimizdir" 

Darendeli Haci Emin kaddese'llahu sirrahu'1-aziz Efendi buyurdu ki; 



909 — Siddiklik makammm sahibi Hz. Ebubekir radiyallahii anhmdir. 

Hz. Ebu Bekir radiyallahil anh askullah, hasyerullah ve muhabbet-i Rasuliillah 
sallallahii aleyhi ve sellemden oturii, daima mahzun idi. Ahkam-i ser'iye ve Kur'am 
Kerim'in meziyetlerine layikiyla vakrf, giizel ahlak sahibi idi. Fevkalade miittaki, 
iffet, adalet, insaf sahibi ve cesur idi. Hilznil ve Allah Teala'ya karsi korkusu, fazla 
idi. Bu halden dolayi, ici daima yamkti. Her gece yatsi namazmi bitirince, ev halki 
ile bir iki saat sohbet ettikten sonra onlan yatirir; kendisi abdestini tazeler, iki rekat 
nafile namaz kilar ve seccadesi tlzerine oturarak, Msu icinde murakabeye dalardi. 
Sabaha bir saat kala, milbarek basim kaldinr ve bir "ah!" cekerdi ki; o anda agzm- 
dan crkan nurun lsigi, Kabe duvarlanm aydmlatirdi. Sonra kalkip on rekat teheccild 
namazi kilar, ev halkim uyandmr ve sabah namazmm silnnetini kildiktan sonra mes- 
cide giderdi. (BUR GAY, Hasan, Hazreti Muhammed (s.a.v.)'in Varisleri, Ankara, 
1994, s.29) 

Sidkryyet: Tevhid makamlanm tahsil edip bitiren kimselerin yeridir. Buna tevhid 
makamlarmda Cem'til Cem derler. Ihvan icin ondan ileri bir makam yoktur. Tevhid 
makammdan sonra o salikler icin dort riltbe vardir. Bu riltbe o makam sahiplerine 
batm tarafmdan verilir. Bu riltbeler sirasiyla sunlardir. 

1 - Velayet 

2-Sidkiyyet 

3-Karabet 

4-Nubuvvet 

Velayet: Iki hali vardir. Bir hali HakkTa, bir hali de halkla olmaktir. Hal sahibi 
Hakk ile oldugu zamanda kesfi artar, gorilsil artar. Halkla oldugu zamanda mahcu- 
biyeti artar. 

Sidkiyyet: Tek hali vardir. Onlar hie halkla olmazlar, Hep HakkTa olurlar. Onla- 
rm mazharmda Hak'tan gayn olmaz. Onlar hie halk gormez. Bu makam da bazi 
veliler soz soylemisler. Beyazid'i Bestami kuddise sirruhu'1-aziz Hazretleri: 

"Ben otuz senedir Hakk'la konufjuyorum, halk zannediyor ben kendileriyle 
konu$uyorum." Bu, sidkiyyetin halidir. Bir kiside sidkiyyet hali tecelli ederse, o 
halk goremez, esya goremez hep gordugil Hakk'tir. Iste sidkiyyetin hali budur. 

Karabet: Kurbiyyet demektir. Kurbiyyet ise, Allah Teala'ya yakmhktir. Velayet 
sahipleri gibi bunda da iki hal vardir. Bunlar ya HakkTa olur, ya halk'la olur. Ister 
HakkTa olsunlar, ister halk'la olsunlar hicbir zaman mahcubiyetleri olmaz. HakkTa 
oldugu zaman kesfi nasil ise, halk'la oldugu zaman da aym kesfi muhafaza eder. Bu 
mertebede gerek velayetten gerekse sidkiyyetten daha ustun bir mertebededir. 

Nubiivvet: Bu makamda vahy gelir. Bundan once saydigimiz mertebe sahiplerine 
ilham gelir. Nubilvvetin bu mertebelerde farki, vahy gelmesidir. Bu nubilvvetten, 
daha ustun, daha bilyilk bir makam yoktur. Bu riltbelerde de makamlarm tecellileri 
vardir. 

910 — H. Mehmet Emin Boyraz kaddese'llahu sirrahu'l aziz 

Malatya ilinin Darende ileesinin Ayvah kasabasmda 1912 yilmda dogdu. Ecdadi 
olan Boyrazoglu ailesi, Gaziantep civannda yasayan Barak Tilrklerindendir. Takri- 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 437 

"§eyhimin ve halifelerinin sozlerini benim zekdm kavrayamadi. Fakat 
Haci Hasan ve Haci Hulusi kuddise sirruhu 'l-azizdn Efendiler, yalniz ve 
beraber oldular. §eyhimizin ve kendi sirlarini topraga gomduler. §eyhimi- 
zin muhabbetiyle dilnyada suyunt, buyum demeden ahirete temiz gogtiller. 
§imdi berzdh dleminde seyhimiz He beraberler. " 

Gulbaba Cavit KAYHAN ise, halifeleri hakkinda §6yle demi§tir. 
"Efendi, aziz-i vakittir. Halifelerinin gok olmasi lazimdir. §arttir. Hali- 
feleri Pirlerine kemali sadakatlerinden gizlenmis ve sdylememislerdirler. " 

911 



ben besyiiz yil once (1445) Ayvali'ya gelerek, Ermeni'den bosalan bu arazileri isgal 
edip, suriilerini otlatarak, oraya yerlesmislerdir. §u anda, halen onbinlerce donilm 
ciftlikleri elinde bulunduran bu kabilenin, sattigi arazilerde Ayvali ve Kuluncak 
koyleri yasamaktadir. 

Iki ytlzyil kadar once Ermenilerin isgaline ugrayan Gtlriln kazasmi, savajarak 
kurtaran Boyrazogullarma, Padijah Sivas-Harput arasmda agalik yetkisi vermi^tir. 
Bu kabilenin prensibi, halki iyi yonetmek ve devlete yardimci olup, gerektiginde 
halktan asker ve vergi toplayip, devlete verme olmu^tur. 

Onun igindir ki, halka ve devlete sevilmekten kaynaklanan bir gilce sahip olmu§, 
kazancmi hep halka ve devlete harcami^lardir. 

Emin Efendi 'nin babaannesi, Sofular koyilndeki Siddiklar kabilesine mensuptur 
ki, onlarm soyunda (§eriflik) ve takvahk me^hurdur. Anneannesi ise Hekimhan 
Agasi §atirogullan'ndandir. Babasi Osman Aga, medrese mezunu ve takva bir zat 
ldi. 

Emin Efendi, hayatmi din kultilrune, ibadete, muhabbete ve halka hizmete vak- 
fetmis olup, gevresinde Naksibendi tarikatmm temsilcisi olmustur. Halka bilgi ve 
muhabbet asilamakla omrunu-gefirmistir. Gavs'tll-azam Ihramcizade Haci Ismail 
Hakki kaddese'llahtl sirrahu'l aziz Efendinin ilglerden olan haliferinden biridir. 

Emin Efendi hakkinda, Darendeli Es Seyyid Osman Hulusi kaddese'llahtl 
sirrahu'l aziz Efendi'nin yillar once yazdigi bir siiri; 

"Emin 'in sinesi tabaveri vash nigar olmu§ 

Anin gun hubbu canda ol a§igim ismi ezberdir 

Dili mirati kabildir, mukabbildir cemaline 

Miicella sinesinde nuri haklamii azhardir. 

Meldhdt miilkinin §ahi anun tut zarini mazur 
O suzii §emmi vasl olmustur amma zari averdir 
Bu suretle goziikmek cilvesidirydri mananin 
O yoksa zahiri batinda birle§mi§ beraberdir. " 

911 — Bu zatlar; bir degil, tig ttlrltldurler. 

"Bunlardan bir kismi yalniz sirri zata erer ve o ytlksek hakikati idrak eder; fakat 
susar, artik kendi zevk ve nese aleminde yasar, kimse ile gorilsmez, kimse ile niza 
etmez, kendisiyle mtinakasa edenlere de karsilikta bulunmaz. 

Diger bir kismi da bu hakikati ancak birkac kisiye agizdan duyurur, fakat eser 
yazmaz. Yani bir eser yazsm da, kendisinden sonra o eseri okuyanlar istifade etsin, 
hakikati anlasm. Iste buna imkan yoktur. 



438 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Abdiilaziz Mecdi TOLUN kuddise sirruhu'1-aziz buyurur ki; 

"Ben. Miir§idim diye iddia etmedim; fakat etrafimdakiler beni got tevkir (saygi 

912 

gosterip, layik gordiiler) ettiler. " 

Allah Teala dedi ki; Bu veliler benim cocuklanmdir. Gariplik alemindedir- 
ler, esleri yoktur. Ne isleri vardir, ne gticleri. 

Halki imtihan icin, hor ve yetim gortintirler. Fakat hakikatte dostlan da be- 
nim, nedimleri de. Hepsi de benim korumama arka vermistir. Sanki onlar, be- 
nim cilzlerimdir. Sakm, sakm! Bunlar benim hirka giyenlerimdir. Binlerce kisi 

913 

arasmda ytlz binlerce kisidirler. Fakat yine de hepsi bir vtlcuttur." 

Bu yolda herkes bir nimete mazhar olabilir. Fakat bir makama sahip ol- 
mak Allah Teala'nin vergisidir. £unku bu yolda ilmi olmayana ve maddi ve 
manevi silsilesi saglam olmayana vazife verilmez. 

Bunun sebebi, halkm karsisma cikartihp kabul ettirilmek istenen her seyin mut- 
laka asabiyete (sosyolojik tisttinltik) ihtiyac duymasidrr. Bir hadiste soyle deniyor: 
"Allah Teala ancak kavmi iginde (soyu ve kabilesi yontinden) guc ve kuvvet sahibi 
birini nebi olarak gonderir." Insanlarm en tlsttlnleri olan ve mucizeler gosteren 
nebiler hakkmda durum bu olduguna gore, acaba mucizeler gosteremeyen diger 

914 

insanlarm asabiyet olmadan basanh olacaklan dusunillebilir mi? 

Herkes, herkese bir lokma bir sey verebilir, ama bogaz bagislamak ancak Allah 
Teala'nin isidir. 

§eyh Necmeddin Kilbra kuddise sirruhuT aziz der ki; 

Gonill alemi agilmadikga seyhlik yapmak ve mtirid edinmek dogru olmaz. §eyh 
Ahmed Yesevi kuddise sirruhuT aziz der ki; (Bir kisi) yetmis makamdan gecmeden 
seyhlik iddiasmda bulunsa o hemen kafir olur. Sadr Ata Risalesi'nde nakledilir ki; 
Bir kisi gonill alemi acilmadan gavs ve gavslar, Hizir ve Ilyas basta olmak tlzere 
gayb erenleri ile sohbet etmeden ve onlardan icazet almadan seyhlik iddiasmda 
bulunsa yalanci, bid'atci ve seytan'dir demisler. Eger bir kimse bu adi gecen gayb 
erenleri ve ruhlarmdan icazet alip seyhlik makammda mtirid ve dostlanyla halvete 
otursa, boyle seyhi gayb erenler terbiye edip tarikati ogretirler ve ona yardimci olur- 
lar. Aynca mtirid ve dostlan da bu halvetten vecd ve feyz elde ederler. Bu hale sekr 
makami derler. O makamda salike bazi seyler zuhur eder. Gayb makammdan ne 
gelse buna tecelli eder veya seyh denen kisi mtiridin U9 ytlz altmis damarmdan han- 
gisinin razi, hangisinin razi olmadigma vakif olur. Iste, seyh denen kimse mtlridi 
terbiye edip muradma ulastirabiliyorsa, onun mtirid edinmesi caiz ve uygun olur. 



Bir tictincti kisim da hem belirli kimselere bu hakikati agizdan duyururlar, hem 
de biraz kapah yollardan gitmek tlzere eser de yazarlar ve birakirlar." (ERGIN, a.g.e. 
s. 286) 

912 — Boyle olmasma ragmen seyhlik vasfi ile hareketten kacmmislardrr. ERGIN, 
a.g.e. s.227 

913 — Mesnevi c.III, b.79-84 

914 — Ibn-i Haldun, Mukaddime, trc. Hahl KENDIR, 1st, 2004, s. 224 

915 — Mesnevi c.III, b. 17 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 439 

916 

Eger milridi maksada ulastiramryorsa, milrid edinmesi caiz olmaz. 
Ali Eri§ isimli ihvandan dinledim. 
"Fatsa'da, Efendi Hazretleri Hakk'a yurudukten sonra ihvan arasinda 

917 

vazife kimin uzerine kaldi davasi oldu. Kiraz Hoca vazife bende dedi. Ali 
Osman Efendi de Hafiz Hakki Efendi Hazretlerine baglanmayi uygun gordti. 
Ben ise, bu konuda thramcizade Haci Ismail Hakki Efendi Hazretlerine mti- 
racaatta bulundum. Manada Efendi Hazretleri bana "Benim vekilim sen- 
sin" buyurdu. O zamandan beri ilk defa sana (Yazana) anlatiyorum. Ben ise, 
kimsenin haline karismadim Efendi Hazretlerinden de bir an ayrilmadim. 
Gardasim! Tarn teslimiyet gerekir. 

Seneler sonra Termeli Mehmet Efendi, Karasakal ve oglum Mustafa He 
hasta yataginda yatan Hafiz Hakki Efendinin ziyaretine gittik Yataginda 
yatiyordu. Surekli Hafiz Hakki Efendi "Bu sizin babaniz mi?" Diye bana 
isaret ediyordu. Termeli Mehmet Efendi bunun manasini bir ttirlu anlaya- 
madi. " 

918 

Zamanla Efendi 'nin ihvanlan icinde kendinden sonra zahiri irsad ma- 
kammda oturup biiyiik isler ve hizmetler yapacak zatlar oldugu gorillmektedir. 
Bu zatlar bildigimiz sekilde tekke seyhi veya bir tarikat piri hareket etmemisler- 
dir. Oyle ki, kendilerine bir seyhlik isnat ve teklif veya israr edilse de, kabul et- 
memislerdir. Onlar diinya menfaati ve gecinmek icin baslarma adam toplama- 
mislar, vekale acmamislar. Oteden beri isleri neden ibaretse, onunla mesgul ol- 
muslar. Bu esnada onlarm hali "El i$te, gontil oyna$ta " makammdadir. Bu ih- 
vanlarm yoldaki sevgileri seyhlerine olan bagliliklandir. Mevlana Halit Bag- 
dadi kuddise sirruhu'1-aziz buyur ki; 

"Muhabbet, muridin kalbinden murfjidin manevi vilcuduna akan bir ne- 

919 

hirdir. " (Muhabbetin mekana ve makama ihtiy aci yoktur.) 

10 — Bulundugu kolda icazetli seyh kalmazsa baska kol'a ihvan gegebilir 
mi? 

Evet. 

"Kim tebaasinda daha alim biri bulundugu halde bir alimi taklit ederse, Allah 
Teala'ya, Rasulilllah sallallahu aleyhi ve selleme ve Cemaat-i muslimin'e ihanet 
etmifj olur. " 

Eger ihvan gonlunu teskin ve nefsini terbiye edende kendisi ifin bir te- 
rakki bulamiyorsa arayi§ ifinde olup hedefe kavu§turacak birini aramasi 
gereklidir. 



9l6 —Yesevilik Bilgisi, a.g.e.s.439, Mir'atu'l-Kulub," s. 41-85 

917 — Mehmet Akkiraz (1895-1997) Binlerce muslumamn yetismesinde emegi 
gecti. Imam Hatip lisesi, kur'an kursu ve camilerin yapimma oncilluk etti. 16 
Haziran 1997 Pazartesi gunti Samsun'da Hakk'a yurudtl. 

91 8 — Ahmet Amis Efendi. 

9!9 — ERGIN, a.e. s: 285 

920 — Feyzu'l-Kadrr, I, h. 2701 



440 Gavs-iil Azam Ihramcizade Ismail Hakki Toprak Sivasi 

Bazi terbiye usullerinde "Seyhi Hakk'a yuruyen dervi§in, islak mendil 
kuruyuncaya kadar kendine bir §eyh bulmasi gerekir" denilmi§tir. 

§ah-i Nak§ibend kuddise sirruhu'1-aziz Hazretlerinin bir sozii vardir: 
"Sag kedi, olmu§ aslandan daha iyidir. " 

921 

Buradaki mana, ruhaniyetin durumuna gore olmasidir. Ciinkii O bes. 
miir§id oncesi olan Abdulhalik Gucdiivnani kuddise sirruhu'l-azizden de 
feyz almi§tir. Emir Giilal kuddise sirruhu'l-azizide miir§id kabul etmi§tir. 

Manevi kapiyi aralayamayana, zahirdeki murside tabi olmak farz- 
dir. 

Beyhaki iman bahsinde ve Hervey-i Derecatii't-Taibin adli kitapta asagi- 
daki su hadisi tahric (rivayet) eyledi: 

"Ibn Abbas'tan rivayet edildigine gore o soyle dedi; Rasultillah sallallahti 
aleyhi ve sellem Efendimiz bizim aramizda iken onun yanmda Cibril 



921 — Bu mektub, Bedi-uz-zamana gonderilmisdir. Hizir "aleyhisselam" ve 
Ilyas "aleyhisselam" ile bulusmagi bildirmekdedir: 

Allah Teala'ya hamd olsun! Onun secdigi kullarma selam olsun! 

Cok zamandan beri, sevdiklerimiz Hizir "ala nebiyyina ve aleyhissalattl vesse- 
lam" ifin soruyorlar. Onun icin bu fakire lazim olan bilgi verilmediginden cevab 
yazmiyordum. Bugiln sabah vakti toplanmijtik. Ilyas "aleyhisselam" ile Hizir "ala 
nebiyyina ve aleyhimessalevatti vetteslimat" riihani sekillerde geldiler. Hizir 
"aleyhisselam" riihani olarak dedi ki, 

"Biz ruhlar alemindeniz. Allah Teald, bizim ruhlanmiza oyle kuvvet vermifjtir 
ki, insan fjeklini ahriz. Insanlarin yaptigi igleri, bizim ruhlanmiz da yapar. Insan- 
lann yaptigi gibi yururuz, dururuz, ibadet ederiz" 

"Namazlari §dfi 'i mezhebine gore mi kilarsiniz? " dedim. 

"Biz Islamiyyete uymakla emr olunmadik. Kutb-i medarin ifjlerine yardtm ede- 
riz. Kutb-i medar §afi'i mezhebinde oldugu igin, biz de onun arkasinda $afi'i 
mezhebine gore kdiyoruz" dedi. Bu sozilnden anlasildi ki, bunlarm ibadetine sevab 
yoktur. Yanmda bulunduklan kimseler gibi ibadet ederler. Ibadetin yalmz seklini 
yaparlar. Bu konusmadan da anladim ki, velayetin kemalati safi'i mezhebine uygun- 
dur. Nilbuvvet kemalatmm ise hanefT mezhebine baghligi vardir. Kiyamete kadar 
hi9 nebi gelmeyecektir. Bu timmete bir nebi gonderilse idi, HanefT mezhebine gore 
ibadet ederdi. Hace Muhammed Parisa kaddese'llahil sirrahu'l aziz hazretlerinin, 
(Filsul-i sitte) kitabmdaki, (Hazret-i Isa "ala nebiyyina ve aleyhissalattl vesselam" 
gokden indikden sonra, Imam-i a'zam Ebvi Hanife "radiyallahtl teala anh" mezhebi- 
ne gore is yapar) sozuntin ne demek oldugu simdi anlasildi. Bu iki btlytlkten yardim 
ve dua istemegi dusundtlm. 

"Allah Teala'nm ltltfuna, ihsanma, nimetlerine kavusan bir kimseye biz ne yapa- 
biliriz?" dedi. Sanki kendilerini aradan cektiler. Hazret-i Ilyas "ala nebiyyina ve 
aleyhissalattl vesselam" bu konusmaya hie katilmadi. Bir sey soylemedi. Vesselam. 

Zikr et zikr, bedende iken camn! 

Kalbin temizligi zikr iledir Rahmamn! 

[Imam Rabbani Mektubat, c: 1-282] 



O'nun Hakkinda Soylenmi§ Kelamlar 441 

aleyhisselamda vardi. Allah Teala, katmdan Hz. Resule bir melek indirdi. Ve o 
melek soyle dedi: 

"Ya Muhammed! Rabb'in sana selam ederek, seni nebi ve kul olmakla, 
nebi ve melek olma arasinda muhayyer birakti." (Secme hakkim sana verdi.) 
Hz. Cibril aleyhisselam Rasultillah sallallahu aleyhi ve selleme isaret ederek, 
tevazuyu, yani nebi ve kullugu secmesini istedi. Bunun tizerine Rasultillah 
sallallahu aleyhi ve sellem; 

"Nebilik ve kullugu isterim" buyurdu. Melek (cevabi almca) goge yiikseldi. 
Rasultillah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dontip Cebrail'e sordu. 

"Bu gelen kimdi?" Cibril aleyhisselam cevap verdi: 

"Israfil'dL.." Bu hadisten anlasildigma gore Cebrail aleyhisselam, 
Rasultillah sallallahu aleyhi ve sellemin bir nevi hocasidir. Zira Rasultillah 
sallallahu aleyhi ve sellem onun irade eyledigini irade buyurdu. Hz. Cibril 
aleyhisselam seyh ve muallim menzilesindedir. Hz. Muhammed sallallahu aley- 
hi ve sellem ise, mtiteallim (ogrenen) ve mtirid menzilesindedir.