(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Biodiversity Heritage Library | Children's Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "ihya ulumiddin - Imam Gazali"

HOccetu'l-isl&m, Zeynti'd-Din, Muceddid-i Kebir, 
Allm-1 Rabb&ni, Mtir§id-i Kamil, Hadim-i 
5eriat-i Mutahhara, Ehl-i Siinnetin Gbzbebeg;! 

imam Ebu HSmid Muhammed 

el-GAZALi 

(Rahnietullahi aleyh) 




IHYAU 'ULOMi'D-DiN 

TERCUMESi 

(BlRlNCi CltD) 

(MiielUfin mukaddimesi ve on «Kitab»dan mutegelkkildir) 

www.ihya.org 



ASLINA SADIK kabnarak ~ gikartma ve Uave yapilraaksizm ~ 

Uzulanan bu Ihy&u 'UIAnu'd-Dih TercOmed, escrin ARAPQA 

ASLI GlBl dort cUt hallnde negr edilmektedir. 



Tercume eden : 

Ahmed SERDAROSLU 

Diy&net Jgleri Reisligi Miifettiglerinden 
isteme adresi: 

yayin-daGitim 
FaruksaClam BEDlR YAYINEVl 

Calalcegme Sok. Yacer Han. p.K. 1060 - isUnbtil 

No;46 / Kaf 2 Cagaloglu-tST. 
Tel: 513 50 57 

" — — — . .■ .■■_-■■-■■ - ■ <^ — ■ ■— ■ — — J ■■..■■.. ■ I ■■■ . I — 

w\A/\/v. ihya.org 
Web Sitesi Sunar 

www.yakup.info & www.hanci.org 



ihyau 'UlOmrd- Din (Cilt:1) 

Rub'u'l-ibadSt 

BE^iNCl KlTAB: 

KiTiBU ESRSRI'Z-ZEKAT 

(ZEKATIN SIBLABI) 
(DOBT BABDAN Ml}TE§EKKlLI>tR) 

1 inci BAB : ZEICATIN NEVILERt VE FARZ OLMASININ SE- 
BEBLERiNE DAIRDIR. 

2 nci BAB : ZEKATIN ZAHIRI VE BATINI AdAB VE §ARTLA- 
RINA DAiRDiR. 

3 uncii BAp : ZEKATI ALMANIN ADABI VE BUNU KABZ ET- 
MENlN ■§ARTLARINA DAJRDtR. 

4 tincu BAB: NAFILE SADAKALAR VE BUNLARIN FAZILET- 
LERiNE DAiRDiR 




KITABU ESRARTZ-ZEKST 

ZEKAT'IN ESBARI KiTABI 

Hamd, boUuk ve darligi veren (676), olduren ve dirilten, guldii- 
ren ve aglatan, var ve yok eden, latir ve zengin eden, men'edip itar 
eden, AUahu Teala'ya mahsustur. 

O ki, her canliyi (rahme atilan) nutfeden yaratti. Kendisi biitiin 
yaratiklardan mustagni olmak vasfiyle tekle§ti. Bir imtihan olmak 
iizere kuUannin bazilarina kendi fazlmdan oyle bolluk ve geni§lik ver- 
di. Kaaanamiyan kimseleri de onlara muhta^ etti. Sonra da zek&t ver- 
meyi dSnIn esaslarindan kabul etti. Zek&ti verenler, O'nun fazUyle ve 
O'nun bahgettigi zenginlikten verdiklerini (9Unku nialm haklki sk- 
hibi odur) de beyan etti. 

Sal&t, hidayetin gune§i, yaratiklarm efendisi olan Muhammed 
Mustafa'ya, ilm ii takva ile mevsuf olan kl ve eshabi iizerine olsun. 

Bundan sonra bilmig ol ki; Allahu Tei-la zekati da tsiamm esas- 
larindan kabul ederek muteaddit S.yetlerde islamin en biiyiik alamet- 
lerinden olan namaz ile beraber zikretmi§tir ve : 

«Namaz! ikame edin ve zekati verin.w (2-Bakara: 110) buyurmu.^- 
tur. 

Peygamber Efendimlz de : 

ti Sis' jJl £l::j]_3 5*!>CaJl f'i|^ ^Jjj^jjoJUp 



(676) Is'ad ve iska kelimcleri burada b-u mdnSdadir. 



576 IIIYAU 'ULOMfD - DlN — Cilt ; 1 - RUBU'L - IbADAT 

utslam [dini] be^ [esas] iizerine kurulmustur. §ahadet belimesl, 
namazi ikame etmek ve zekat vennek...» (677) buyurmu§tur. 

AUahu TeSl& zek9.tini tamamen vermiyenler hakkinda glddetH 
vei4 olarak : 

iil^l--^^ l^^4iij^_ V J iiXillj ,^aJl J>S^_ JH.-^^V' 



uOnlar ki altin ve guinu§u kenz edip [istif edip saklarlar] Allah 
ugrunda infSk etmez [zek&tlarini vermez]Ier, i§te oiilari elem rerici 
azab ile mii3dele.» (9 - Tevbe: 34) buyurmugtur. 

Ahnef bin Kays diyor ki, ben Kurey§den bir ka; §ahis ile bir ara- 
da bulunuyordum. Ebu Zer gelerek: "Paralarini hazine edip zek&tlarini 
vermiyenlerin arkalanndan vurulup yanlarindan gikacak, enselerin- 
den itilip ahnlanndan'' gikacak olan kizgin demir ile onlan mujdele" 
demigtir. Bir riv&yette bu kizgm demir ba§jndan sokiilup iki omuzu 
arasmdan ve iki omuzu arasindan sokulup memesi Ucundan titreye- 
rek ^ikacaktir. Ebd Zer devam ederek diyor ki: Oradan Resulullali'm ya- 
mna gittim. O da Ka.be'nin golgesinde oturuyordu. Beni gordUgii 
vaklt : 

ts^S -^ Vr-S *^-^ c^:cf^ >^S '^^ J^' °u^ '^IX-* 

Uly^l OOjiJ UJb ^Jt>UiLj oJiaJj Lfj^j_4j A>Ja_:j "C-*--! j 



(ff77) Buh&ri ve Muslim, tbn Omer'den. 



5 inci KlTAB '- MUKADDlME 577 

uKabe'nin Rabbine yerain olsun. Oniar en biiyuk husrandadinn 
Ebfl Zer soruyor : 

— Kimdir onlar y& Resfllallah? Peygainber Efendimiz : 

— Zenginler, bol mal ve servete sahip olanlatdir. Ancak onlerin- 
den ardlanndan, saglarindan, sollacindan verenler miistesna. Halbuki 
onlar da azdir. Zekati veiilmiyen koyun, inek vc deve gibi hayvanlar; 
^lyamet gliniinde daba semiz ve besli oldugu halde sahibitli boynu- 
zuylc siirecek ve tirnaklan ilc ^igneyeceklcrdir. Bin gidince dig:eri ge- 
lecek ve hesap fash bitlnceye kadar bu boyle devam edecektir.» (678) 
buyxirmustur. 

Zekati vermiyenler hakkmdaki bu ^iddetli veidi Buhari ile Muslim 
gibi en sahih hadis kitablan miittefikan kabfil ve riv&yet ettiklerine 
gore, zekfltin gizli ve &§ik&re gartlan lie esr^rini a^iklamak, luisftm^ 
BUZ uzatmalardan kacinmak suretiyle zahir ve batin mS.naiarini an- 
latmak, dinin en miihim mes'eleleri meylinina girmi§tir. 

Bu da dort babda agiklanabilir : 

Birinci Bab : Zek&tm nevileri ve farz olmasinin sebeblerine dftir- 
•dir. 

Ikinci Bab : Zekatin zahirl ve batini adilb ve §artlarina d^rdir. 

tJcuncii Bab; Zekati almanin adabi ve bunu kabz etmenin §artla- 
Tina d^irdir. 

Dorduncu Bab : Nafile sadaka ve bunun fazUetine d5,irdir. 



<67B) BuhSri vc Muslim 

E'. 37 



Basia : Sogot Ofeel - Jstonbul 



BtRlNCl BAB 

ZEKATIN NEViLERt VE FAKZ OLMASININ SEBEBLERlNE 

DAtRDtR. 

Zekat, alti §eyden verilir : 

I. Hayvanlarin zekati, deve, sigir, manda, koyun ve ke?i gibi. 
II. A'gfinn zekati, 

III. Altun ve gtimti§un zekati, 

IV. Ticaret malinin zek&ti, 

V. Hazine ve madenlerin zekati, 
VI. Fitir zekati. 

BlKiNCi NEV'l 

Hayvanlarin zckSti (Zekatin ^rti) : 

Zeka.t vermek, hur olan Miisltimana farzdir. Bulug gart degil, sa- 
binin ve hatta mecnunun maUndan da zekat ia.zimdir. t§te bunlar 
(§&fi'i'ye gore) zek&tin farz olmasi igin aranan §artlardir (679) . 

Hayvanin zekatina gelince, bunun b^ §arti vardir : 

1 — Zekati verilecek deve, sigir, manda, koyun ve kegi gibi hay- 
vaniardan olmaktir. Bunlardan zek^t verlllr. 

2 — Saime olmak (bu kelime iza,h edilecektir) , 

3 — Bir sene kalmak, 

4 — K&mil blr nisab olmak, 

5 — Tamamen onlara sShip olmak. 



(6T9> Hanefilere gore zekat. hur. miisiim. akil ve balig olan zengine farzdir. UQr- 
rjyet, maliktyet i^in. islamiyet dc, ibSdet oldu^u isindir. Bulug ile akla gelince. teklit 
bunlai'a tevecctih eder. Sabi ile mecnuna gelince, Pcygamberin hadisi geregince bunlar- 
dan kalem kaldirilini§tir. Kalkinca da zekatla miikellef degillerdir. Ayni zamanda sekU 
bir ibadettir sabi ve mecnuna bor^ degildir. Mecnun akiltandiktan sonra, sabi de b&li| 
olduktan sonra zek&t vermeye bajlarlar. 



580 IHYAU ULUMi'D - DIN — Cilt : 1 — RUBU'L - IBADAT 

§imdi bu §artlari a?ikliyalim. 

1 — Birinci §art, deve, s!g:tr ve koyun cinsinden olacak. Bunlara 
niam denmesi bunlanrtjnsanlara faydalan pek 50k oldugu igindir. At, 
katir ve merkep gibi hayvanlann zek&ti yoktur. 

2 — Saime olmak, yani hariete yayilmak sdretiyle bannmak, eger 
b&zen yedirilir ve bazen yayilmakla geginirse bunda zek&t yoktur (680). 

3 — Bir seneyi devretmek. Y&ni bir sene elde bulunmasi lazimdir.. 
Qiinkti Peygamber Efendimiz : 

«Seneyi dola§uiayan; yaiii bir sent; elinde bulunniayan malm 7.(t- 
Mti yoktur.» (681) buyurmu§tur. 

Sene igerisinde artan kisim, bu hukiimden miistesnadir. O ara 
yerde artan miktar ba§ paraya tabidir, sene sonundaki mevcudun ta- 
mamindan zekat verilir. Sene igerisinde malmi satar vey&, hibe ederse. 
seneyi dola§mami§ oldugundan zekat du§er. 

4 ■ — Servete, mala tam m&nasiyle malik oimak. Rehine koydugii 
m£:Im da zekS-tini verir. Kaybobnusj veya gasb edilnii§ mallarda zekat 
yoktur. Ancak biitiin nemasiyle eline gcgiyorsa o zaman hesap ede- 
rek gegmi? senelerin de zekatim verir. Egef serveti ancak borcunu- 
kariiliyorsa, ona zekat yoktur. Qunkli zenginlik, ihtiyagtan fazla olan 
servet ile olur, 

5 — Tam nisaba malik olmak. 

Deve nisabi : 

Be§ deveye kadar zekat yoktur. 
5 deveden 10 deveye kadar iki ya§ma girml§ bir koyun veya u<^ 
ya§ma girnii§ bir kegi, 

10 deveden 15 deveye kadar iki koyun, 
15 deveden 20 deveye kadar iig koyun, 

20 deveden 25 deveye kadar iki ya§iria girmi§ di§i deve, kenaisinde 
yoksa, tie yagmda erkek deve, 

25 deveden 36 deveye kadar 3 ya§inda bir erkek deve, 
36 deveden 46 deveye kadar 4 ya§mda bir deve, 



(680) Hanefilere giiro alU aydan fazla iiier'ada barman niallarin zekSti var, alls 
aydan fazla iceride bariniyorsa ona zekal yckliir. 

(681) Ebfl DavOd, Ali'den. 



5 iuci KtTAB — 1 inci BAB — HAYVANLAKIN ZEKATI 581 

46 deveden 61 deveye kadar be§ ya§inda bir di§i deve, 
61 deveden 76 deveye kadar be§ ya§mda bir deve, 
76 deveden 91 deveye kadar tiger ya§inda iki di§i deve, 
91 deveden 121 deveye kadar dort ya§inda iki disi deve, 
121 deveden 130 deveye kadar uger ya§inda iig disi deve. 

Develer 130'u bulduktan sonra hesap kat'ile§iyor. Bundan sonra 
her kirk devede iig ya§inda bir di§i deve, her elli devede dort ya§inda 
bir di^i deve hesabiyle verillr. 

Siginn zckSti : 

29 sigirda zek&t yoktur. 30 olunca zekat vardir. 

30 (dahil) sigirdan 40 (harig) sigira liadar iki ya§ina girmig dana, 
40'dan 60'a kadar iig yagmda bir dana, 

60'da iki§er ya§li iki dana verilir. Burada hesap kat'ile§ir ve bun- 
dan sonra her 40 da bir, iXg ya§ina girmi| inek, 
30 da bir, iki ya^nia girmi§ bir dana verilir. 

Koyun (ve keginin) zekati : 

Karka gikJncaya kadar koyun ve kegide zekat yoktur. 

40 (dahil) 'dan 121 (haris)'e kadar bir iki ya§inda koyun veya iiq 
ya§inda bir fcegi verilir, 

121 (dahil) 'den 201 (hari5)'e kadar asgari ayni ya§ta iki koyun, 

201 (dahll)'den 400 (hari9)'e kadar ug koyun, 

400 koyunda dort koyun verilir ve burada zekat kararla§ir, bundan 
sonra her yiizde bir koyun, yani beg yiizde be§, alti yiizde alti, kcyun 
verilir. (Hanefilere gore, yag bakimindan koyun ve keginin farki yok- 
tur. Tamamen kegisi varsa kegiden, tamamen koyunu varsa koyundan 
zekatmi verir, mali kan§ik ise isterse kegiden istersc koyundan verir, 
fark etmez) . 

Ortakiarin zekati, tek ki§inin zekati gibidir. 

Ortaklardan biri "zimml" (gayri miislim), veya «Mukatebn (para 
tie azHt oiacak kole) olmazsa, koyunlar bir arada sagilir bir arada ya- 
yilir, bir arada yatip kalkar ve herkesin hissesi belli olmiyacak §ekilde 
ortak olur, iki* ki§inin bu §ekilde 40 koyunu bulunursa , yine ortak- 
la§a bir koyun zekat verirler. Hatta tig ki§inin ayni §ekilde yiiz yirml 
koyunu olsa ug koyun zek&t verirler. Amma ortaklar zimmi olursa o 
zaman birinin musluman olanin hissesi 40 koyuna balig olursa bir ko- 
yun zekat verir, olmuyorsa vermez. (Hanefilere gcire ortaklik, her ne 
§ekllde olursa olsun, her birinin hissesi kirka balig olmadan hig birine 
zek&t dtigmez. Amma iig mtisltiman ortak olur ve her birinin kirkar ko- 
yundan yiiz yjrmi koyunlan oluraa, her biri ayn ayri hirer koyun ze- 
kat verirler. Halbuki bir ki§inin olsalar bir koyun verecekti) . 



582 IHYAU 'ULOMfD - DiN — Cilt : 1 — RUB'U'L - IbADAT 

Kendisinde yok ise, verecegi dort yagh deve yerine ti?, ii; yagli 
yerine de iki ya§h veya dort ya§Ii yerine dogrudan iki ya§li verebUir, 
tnaks^-'i iki ya^hdan a§agi inmez. Fakat ya§ farkini oder. Mesel& bir 
yasi kiiQugunU verirse bununla iki koyun veya yirmi dirhem para, iki 
sene ktisiigriinu verirse dOrt koyun veyft kirk dirhem para verir. Aym 
bunuii gibi beg ya§im gegmemek §artiyle bir iist dereceye de gika- 
bilir. Mesela iki ya§li deve verecek yerde, kendisinde yoksa uq vey& dort 
yash de-.p verir ve ya§ farkini yukarida belirtilen gekilde zek4t tab- 
sildarindan peri alabilir. 

Davarlarin hepsi hasta olmadikga, bir tane saglami var iken, ze- 
k&t olarak hasta koyun alinmaz. iyi koyunlardan lyl, dugiik koyunlar- 
dan da du§uk koyun olarak 2ekat alinir. Dogurmasi yakm olan veya 
yenl doguranlar, koQluk vazifesi gorenler ve segkin koyunlar zek^t ola- 
rak almniaz (YSni hiikumet memurlan segip de adamin en iyl maUm 
zek&t diyt tiitup almazlar demektir). 

tKtNCt NEV'i 

Ikinci ncv'i A'sar zekSti bey^nindadir : 

Ek'Imek suretiyle yeti§tirilen, arpa, bugday, pirin§, mercimek, no- 
hut, dan, burgak, 'fig ve bakliyat gibl maddeler lie bir de kuru hurma 
ve kuru iiztlmden a'sar zeliati var, diger meyvalarda yoktur. 

800 menden a|ag:i olan bu maddelerde de a'§ar yok, ancak sekiz 
yiiz menn'i bulduktan sonra 4'§arlari y^ni onda birl verilir (682). 

Mtt^terek bostanlar toplu olarak hesap edilir, eger sekiz yiiz menn'i 
buluyorsa ortaklara onda bir itibariyle (80 meii zek^t vermek I&zim 
gelir), herkes hissesine gore verir (Bu da §afi'i mezhebine gSredir.) 
A'§&r'i vermek i?iri bugday ile arpa beraber hesaplanmaz y9,ni bu^ay 
veya yainiz arpadan sekiz yiiz men olmak l&zimdir. Fakat giplak arpa 
kilQikh arpa ile hesap edilix'. 

Eger akar su veya yagraur ile sulamyorsa verilecek zek&ti (&'§S,r'i) 
onda blridir.'' ^yet kova, dolap veya bir sucu tarafmdan sulamyorsa, 
o zaman yirmide bir zekS.t verir. Eger bir bahge kismen oyle ve kis- 
men de oyle sulamyorsa itibar, galibe goredir. 



(6B2) (b^en) kelimesinin muhtelif izahlan vardir. Ancak MUslimin "be; (vesk) ol 
BUyui hububa^ ve hurmada zekiA yoktur" rivayet ettigi hadtsdeki "Bes vesk" in kargi- 
Iigi olarak gosteriliyof. Bu bdle gore (390) okkfi = (499,3 kilo) eder. Bu mikdardan a§aSi- 
sina zek&t y<M.ur. iia^ka gekil hcsaplan da yardir. Meseljl 300 sag her sag 1040 dtrhem- 
dir. TBD okka ki 1000 kJlo demektir. Bundan fazlasinin a'^an abmr. Bu husust^ fazla ma- 
Idni&t isteyenler Kamil Miras'in terciime etti£i Tecrid-i Sarih TercQmealnln besinci dl- 
dine mflracaat etmelictirler. Sahife 3-356 arasi. 



5 inci KtTAB — 1 inci BAB ~ ALTIN VE GOmOsCN ZEKATI 583 

Zekatin sifati : 

Hurma, uztim, bugday ve diger hububat, buruyup temizlendikten 
soma zekati alimr, ya§ hurma ve uziimden zekat ahnmaz. Ancak bir 
m&ni' sebebiyle kemale ermeden bozulacaksa, o zaman 9 olgek sahi- 
bine bir olgek a'§&.rina olmak ijzere ya§ da alinabilir. Zaruret baki- 
mindan buna cevaz verilir. 

A'5&nn bore olmasi, meyvalann kemale ermesi, tanelerin sertleg- 
mesiyle ba§lar, odemnesi ise kuruyup temizlendikten sonradir. 

UgONCt) NEV'l 

t)$1incu nev'i, altin ve gumii^un zekdtina dairdir : 

Mekke dirhemi ile iki yuz dirhem (683) safi gumu§ bir sene Bir 
adamda kalirsa, kirkta bir itibariyle beg dirhemini zekS,t olarak verir. 
tsterse bir dirhem olsun artan kismim da bu §ekilde hesap eder. Yani 
bir dirhemin de kirkta birlni verir. (imam Ebu Yusuf ve Muhammed 
de ayril fikirdedir. Yalniz imam-i Azam, be§ dirhem fazla olmazsa ze- 
kdti yok demi§tir) . 

Altinin nisabi da yirmi miskaldir (684) . (Buna 20 dinar da denir, 
gunkii bir dinar bir miskaldir) . Bu miktar bir habbe eksilc olsa zeka,ti 
yoktur. Fazlasx hesaba katilir (gumii§teki nota bak) (ayni zamanda 
Hanefllere gore haiis altin halis giimu§ olmasi §art degildir, faziasi 
altin veya gumu§ olursa zekata borglanmigtir) . Diger madde ile ka- 
n§mi§ altin paralar da safi altm yirmi miskali bulursa, zek&ta altin 
ve giimiiiun kulgesinde ve istimali haram olan kaplarda ve erkek eyer 
takimlarmda zekat vScibtir. Fakat kadinlann takmdiklan istimali 
mtibah olan altin ve giimug ziynetlerinde zekat yoktur. (Hanefllere 
gore altin ve giimiig nerede olursa olsun, kimde buiunursa bulunsun, 
ziynet olsun, sus olsun ne olursa olsun, mu&.yyen miktari buldu mu 
zek&ti farzdir. Ancak ticaret igin olmayip sus i^in olan inci, elmas gi- 
bi ta§larda zek^t yoktur) . 

Alacagin zekati : 

Borclulann vaktl miis&it ise, alacagmdan da zekat l&zim gelir. 
Ancak aldigi zek&tim vermek borg olur. Eger alacak vadeli ise vadesl 
dolduktan sonra zeki,ti bon; olur. (Hanefllere gore alacaklar bir kag 
kisma ayrilir, her ne sflretle olursa olsun, alacaklanni aldigi zam&n, 
ge5mi§ zekatlanm tam&men oder). 



(683) tki yuz dirhem 641.46 gram eder. Tecrid-i Sarih C. 5, s. Va. 
(6B4) Bir miskal 4.8105 grama miisavidir. Tecrid-i Sarih C. 5. s. 132. 



^84 IHYAU -UlOmI'D - DtN - Cilt : 1 - RUB'U'L - IbADAT 

DOBDtJNCU NEV'i 

Dordiincii nev'i, ticaret malinin zekati : 

Altin ve giimu§ gibi ticaret malinin da zek&ti farzdir. Eger tica- 
ret malmi para ile. aldi ve eiinde olan para nisab miktan idiyse, pa- 
ranin nisaba ula§tigi andan itibaren sene sonunda, ticaret niaUna 
verdigi para degil de ba§ka bir e§ya idiyse, ticaret malini aldiktan 
itibaren bir sene sonra bulundugu belde rayicine gore maJini' degerlen- 
dirir ve ona gore hesap ederek kirkta bir zekatim verir. Kendi mah- 
sultinti tlcarete koymayi niyet eden kimse, zekatini niyet ettigi tarih- 
ten degil, mahyia ticarete bagladigi tarihten hesab eder. Hatta yedi 
sekiz ay y&ni sene dolmadan ticaretten vaz ge^se, zekS,t sSkit - olur 
(Qunkii bu mal para degil, nemasi olmiyan ba§ka e§yadir. EsSsmda 
bu ne kadar gok ve degerli olsa da onun zekati yoktur. Mutercim) . Pa- 
kat yalniz o senenin zekMini vermes! daha makblildur. Sene bagmda 
zanlri ihtiyacjndan fazla ve kendisiyle nisaba m^Ilk oldu|:u yirmi mis- 
kal altin ile ticarete ba§lasa, ticaretteki muvaffakiyeti bu mah bir Itat; 
misUne gikarsa zekati sene sonundaki mevcudundan odeyecektir. Artik 
ara yerde artan mal igin ayn bir sene ba§i yoktur. (Sene sonunda za- 
rar edip nisabdan du§se zefc&t yoktur. Sene ortasindaki azalma ve 
cogalmalar zekStta kiymet ifS.de etmez. Sene ba§inda nisaba maiik 
olan, sene sonunda nisabdan dii§memi§se biitiin mevcudun zekatini 
Oder). Sarraflann mallan, miibadele ile sene dola§imim (Havl&n-i 
havli) kaybetmezler. 

Ticaret ortakUgi igin verilen paradan hasil olan kSrin zek&ti, tak- 
siminden evvel olursa &miline, parayi sali§tiranadir. 

BE§tNCl NEV'i 

Be§inci nev'i, rikaz, yer altinda bulunan hazine ve madenlerin ze- 
kgti beyanindadir : 

Rik&z, Merkflz manjlsinda islamiyetten once defnedilip iizerinde 
Maslum&nlann, tasarruf etmedigi bir yerde bulunan mallardir. Bu 
gibi altin, gumu§ definiesi bulan kimseye ganimet maJi gibi seneyi bek- 
lemeden, zengin ve fakiriigine bakmadan begte birini vermek ISziradir. 

Madenlere gelincc . Bunlarin da altin - giimiig olmiyanlarinda ze- 
kat yoktur. Altin ve giimug madenleri eritilip halisi kali'ndan aynl- 
diktan sonra bunlar hakkinda iki hiikum var. En dogrusu kirkta bi- 
rini vermektir ki buna gore nisaba maiik olmasi §arti da aranir. Fa- 
kat bir sene eiinde kalmasinin §art olmasi yine ihtilSilidir. Diger huk- 



5 inci KiTAB — I inci BAb — FlTRE SADAKASI 585^ 

me gore de be§te birini vermek gerekir. Buna gore havl (Uzerinden bir 
sene gesmesi) §art degil, nisab miktan olmasinda da iki kavil vardir. 
Her §eyi oldugu gibi bilen Allahu Tek\h olmakla beraber akla en uy- 
gun geleh bunlann nisab miktan olmalari ve fakat havlin aranma- 
masidu". Maamafih biitun bu §uphelerden korunmak ■ igin her ge§it 
madenlerin azindan ve cog:undan ihtiyaten be§te birini vermek en 
dogrusudur. Qiinku §upheler mu&raza etmektedir. (Ebfi Hanife, Malik, 
Ahmed, isliak ve Ebfi Ubeyde be§te birini vermek igin nisab aramaz- 
lar. Ahmed, ishak, Ebu Ubeyde ve Evzai bulunan madenin altin, gii- 
mti§ veya bagka cinsten olmasi arasinda fark gozetmezler. Hatta Ha- 
nefilere gore, araz-i a'§&fiye veya haraciyede veyaliut haraciye ve 
&'5&rlye olmiyan sahralarda, kirlarda bulunan altm, giimii^, demjr, 
bakir, kalay v.s. her ge§it madenlerin be§te birini hukumet alir. Kendi 
evinde buldufundan bir sey vermek v&cib dcgildir. Arazisinde buldu- 
guna gelince: Bu hususta iki kavl var. Birisi ylne bir §ey vacib degildir. 
Diger kavle gore de be§te biri hazineye ahnir, diger kismi da bu ara- 
ziyi padi§ah ilk once kime tescil ettiyse ona verilir. Eger silhipsiz ara- 
zide bulursa o bulamndir...) 

ALTINCI NEV'l 

Aitmci nev'i, fitre sadakasidir : 

Bayram giinti biitiin ailesine kafi gelecek 24 saatlik nafakasmdan 
fazla serveti olan her muslumanm sadaka-i fitn vermes! Peygamber 
Efendimizin emrlyle vacibtlr. Miktdn bir Sa' iki Menn'dir. Ya,ni 1666 
gram eder. Yedigi maddenin ayni cinsinden veya daha lyisinden bu 
miktan gikartip verir. Eger bugday yiyorsa arpadan veremez. Kari- 
§ik yiyorsa hangisinden olsa verir. Fakat iyisinden vermes! daha mak- 
bfildiir. Verilecegi §ahislar, zekatm verilmesi gosterilen siniflardir. 
Hepsine verilmelidir. Zekat olarak, un, bulgur ve kavut (giivermii 
ekin) verilmez. Bu sClretle musluma.n alle reisinin; ailesinin, gocukla- 
nnm, ana ve babasipin ve nafakasi uzerine borg olan herkesin fitre- 
sini vermesi v&cibdir. Nitekim Peygamber Elendimiz : 

1 * >■' * i ^ ■ * ,*f "j'^ ^ ^t 

dFaydaUndi^nui her ^absui sadaka-i fitnm verin.i> (685) buyur- 
mugtur. 



(685) Darekutni ve BeyhakS, lbs Omer'den. 



586 IUYAu ■ULUMl'D - DiN — Cilt : 1 — RUB'UX - IBADAT 

Yani ortak kolenin fitre sadakasi mu§tereken odenir. KSfir kole- 
nin fitresi verilmez. §ayet kocasi zengin oldugu MIde kadin kendi fit- 
resini verirse mes'eie kalmaz. Ailesinin musaadesi olmadan da, koca, 
fitresini verebilir. Eger koca hepsinin fitresini veremiyecek, ancak bir 
kisminm fitresini verebilecek vaziyette ise buna gore, nafaka sirasina 
gSre tercih yaparak evvela gocuklarinin, sonra ailesinin fitresini ve- 
rir. Zira Peygamber Efendimiz boyle yapmi§tir. Ewel4 gocuklannin, 
sonra ailelerinin ve daha sonra hizmetgilerinin sadakasini vermi§tir. 
l§te §u anlattiklanmiz ahiret yolcusunun bilmesi gereken fikhi hii- 
kUmlerdir. Bunlar meyaninda bazi nadir mes'eleler de vardir. Onlan 
da vukuunda sorar ve ogrenirsin (686). 



(686) Hanefilere gtire Fitir sadakasi vacibdir. Fakat boyle, bir gunden fazla na- 
fakasi olanlara degildir. Scne iccrisinde muhta? oldugu nafakasindan ve jine sene i$eri- 
siade odenmesi gereken borglarindan fazla olan 200 dirhem gumtis veya 20 tniskal altjna 
veya bimlarin kai'siligma malik ulana borctur.. 2tekat ile fitre arasindaki fark, zek4ti ve 
rilecek malm arlici olmasi §arltir. FakaL Klre ve kurbanda bu gatt aranmaz. Evde bu- 
lunan fazla egya. oda, inck. bag ve bahgeden, muhtac olmadigi hah, kiUm. kap, kacak ve 
digcr ev esyalanndan. iig kattan fazla elbisesinden, luzumundan fazla kitablanndan hesab 
eder, yukandaki kiymete yiikseldi mi kendisinin ve kagflk gocuklanmn sadakai tittmi 
verir. Hattd seneyi Ijeklctniesi de lazim. degildir. Bayram giinii zengin olan ve ayni 
giin sabahleyin dogan cocugun fttresi de veritir. Bugday ve hurmadao 1666 gram, arpa- 
dan 3333 gram verebilecegi gibi bunlarin bedelini de verir. Safi'ilerde aynen verecek, yine 
SAfi'Uer fitreyi herkese borg tanir, Hanefiler. zenginlere bore tanir ve fakirler alir, Bu- 
niinla beraber herhangi bir sebebte orug tutanuyan zenginler de yine fitreyi verirler. Ha- 
nefiJerde un, bulgur ve hatta kavut da verilir. Yinc kansinin ve biiyuk socuklaiinin tit- 
reslni vcrmek borcu degildir. Fakirler verniez, alirlar. 



iKlNCi BAB 

BU BAB, ZEKAT VERMEKiN ZAHIRi VE BATINI 
ADAB VE §ARTLARINA DAIRDIR. 

Zekat verinenin zahiri §artlan bcyanindadir : 

Bllmi§ ol ki, zekat verecek olan zatin §u be§ §arta riayeti farzdir:' 

I. §art; Niyet: tjzerime farz olan zek&ti veriyorum diye iginden 
niyet etmesi garttir. §urada, burada, §u cins veya bu einsten. olan ma- 
limin zekatini veriyorum diye t&yine luzum yoktur. Kaybolmu§ mail 
varsa. bu hayatta ise kaybolan malimin zek3.tidir, degilse sadakadir di- 
ye niyet ederse c&izdir. Mecnun ve sabinin malindan zekdt verilirken, 
velinin niyeti kifayet eder, Zekatim vermekten imtina eden kimsenin 
zek&tini cebren alan sultanin niyeti, dtinya ahkami igin kafidir. Fakat 
zetati cebren alinan §ahis zekatini yeniden vermedikge Allah indin- 
deki mes'uUyetten kendini kurtaramaz, 

Zek&tin verilmesi hususunda vekil edilirse niyet eder. Veya ve- 
kili, ikincl blr vekil tuttugu zajnan niyet ederse kafidir. C^nkii ni- 
yetle vekil edlnmek, ,niyet demektir. 

II. §art : Sene devri tamaminda vakit kaybetmeden hemen zek&ti 
vermek. Fitir sadakasini da bayram sabahuidan sonraya birakma- 
maktir. Qtinkti Ramazanin son ak§amindan itibaren vucOb teveccizh 
edlyor. Ramazan igerisinde de sadakasini vercbilir. Zekatmi vaktinde 
verme3?ip geciktirenler gUn&likar olurlar. Aynca verebilecegi kimseler 
ve firsati varken, zdi&tini tehir edip mail tamftmen telef olan kimse- 
lerden zek&t borcu s^kit olmaz. (Im^m-i Azama gore malimn tamami 
kaybolursa zekat borcu da dii§er). Eg:er zekftti verecek adam bulama- 
mi§ ve bu sftretle tehir ettlkten sonra mail telef olmu^sa, o zaman ze- 
kdt da s&kit olur. Nisaba m&llk olnp servetl bir sene elinde kaldiktan 
yftni zek&t vermeye mezun olduktan sonra acele edip iki senelik zekftti 
pegin verebilir. Fakat zekati alan, sene dolmadan oliir, zengin olur 
veya irtidat ederse, veyahut zekSti verenin mail telef olur veya oliir- 
se evvel& verilen zek&ta sayilmaz. Ayni ziamanda geri de almamaz. An- 
cak veiirken bunlan gart ko§arsa alir. Bunun i;in pe^in zek&t verecek 



588 tHVAU -ULOmI'D - DiN — CiLt : 1 — RUB'U'L - IbADAT 

olan biitiin bu §artlari goz oniinde tutmalidir (Hanefilere gore pe§in 
verilen zekat geri almmaz. Ancak amiller tarafmdan alinnu§ ise, o 
zaman mail helkk oldugu vakit istirdat edebiUr). 

III. §art : Zekati bedelen degil, aynen odemektir. Mesela degeri 
fazla olsa da altmin zekati giimugten, gumu^tin zek^ti, altindan ve- 
rilemez. Belki imam ^afi'i'nin maksadmi aniayamadan gayenin ihti- 
ykq kapilarini kapamak oldugunu one surereki zekMini bedelen ver- 
mesini miisamaha ile kar§ihyanlar olabilir. Fakat bu, mes'elenin ru- 
hunu anlamaktan uzaktir. giinkii zekattan gSye yalniz ihtiyaci gider- 
mek degildir. 

§6yle ki : §eii'atni vacib kildigi ^eyler ug kisimdir : 

Bii-incisi : Yalniz taabbiidi olan kisimlar ki, bunlarda hi? blr gaye 
aranmaz ve akil bunlar tizerinde du§unemez. Hacilann Minada attik- 
lari cemre ta§ian gibi. Ta§larin oraya atilmasmda akil bir fayda (go- 
remez) du§unemez. Seri'atm buradaki gayesi, kuUan yalmz imtihan- 
dir. Bu sftretle akil, kullugunu izhai' igin manasini anlamadigi amel 
ile tecrube edilmi§tir. Qunkii gayesini aniadigi ameli, zaten arziisuyla 
yapar. Bumda kullugun ihlasi anla§ilmaz. ihlas, yalmz ubudiyet hak- 
kini yeriue getirniek 15111 yapilan ibadette tecelli eder. Menasik-i hac- 
cin bir 50k amelleri taabbiididir. Bu sebebden Peygamber Efendiffiiz 
ihrama girerken 

; - . J- ^ = . = . - .-, 

dJ In 



buyurmu§tur. Bununla mahiyetinl aklm kavrayip te§vik edemedlgi 
emirlerine yalniz kuUuk igin uydugunu izhar etmek Istemigtir. i§te 
birinci kisim boyledir. 

Ikincisi : Taabbiidi olmayip tam&men mtlkul olan emirlerdir. Me^ 
selt insanlara olan borcunu odemeyi ve gasbettigi mail iadeyi emir 
gibi. §uphe yok ki bu kisimdald §er*i liiikumlerde niyet ve fiil mute- 
ber degildir, tster aynini ister bedelini odemekle olsun, hak yerini bu- 
lur, kar§i taraf memnun edilirse, borg 6denmi§ ve tiitab-i geri'at siikdl 
etmi§ olur. Bu iki kisira, yani birinci ve ikinci kisimlar biitiin insan- 
larin idr^k etmekte mu§terek oldugu kisimlardir. 

fj^unciisii : Evvelki iki kisimdan terekkiib eden §er'i hiikumlerdii. 
Y&ni hem makul tarafi var, hem de taabbiidi kisnu vardir. Bu sA- 
retle miikellef onunla imtihan edilir. Bu gibi §er'i hukiimlerde iki mk- 
nftyi toplamak sarih ve meydanda olam alip ve en miihimmi olan ta- 
abbiidi kismrni ihmal etmemek laaimdir. 



5 inci KiTAB — 2 nci BAE — ZEK^TIN ZAHIRI gARTLARI 589 

igte zekSt bu kabildendir. Bu muhim noktaya. Imam §&fi'i (R.- 
A.) 'den ba§ka kimse temas edemenii§tir. ihtiyaci kapamak iqin, zekat- 
taki fakirin hakki herkesin anlayacagi §ekilde a§ik£ir ve meydanda- 
■dir. Ayrica bir de buniin gizli olup, §eri'atin esas raaksadi ve herkesin 
anliyamiyacagi taabbucU kisim vardir. Bu sebebtendir ki, zekM, na- 
maz ile beraber zikredilmi§tir ve Kur'an-i Kerim'in hangi ayetinde na- 
maz emredilmigse akabinde zek^t da emredilmi§tir. Bunun igln de 
zekata, naraazin karde§i denmi§tir. Yine bu sebebten zekat, islamin 
be§ binasinin birisi olmasi bakimindan da hac ve namaza mukarin 
olmugtur. 

§uphesiz miikellef igin, malini cins cins ayinp, her ge^it maiindan 
jkendi nev'inden ve vasfmdan zekatini ayirmak sonra bunu Kur'an'in 
g5sterdigi seklz sinif fukaraya tevzi etmek zor bir seydir, Burada mii- 
samaha (yini aynen yerine, bedelen odeme) fakirin haiikma da 
m&ni degildir. ^unku bedeli odenini§tir. Fakat asil miihim olan ta- 
abbudl kismina manidir. Bunun igin altinin zekati altindan, gumii- 
§un zekati gumU§ten, devenin zekati deveye en yakm olan koyun ile 
<ieveden odenmelidlr. (Muaz hadisindeki) nevileri tSyinde taabbiidtin 
mafcsiid olduguna del&let eden deliUeri "Basil"' ve "Vasit" isimli Iikih 
kit3>blanmizda aniattik. Bunlann en sarih olanlarindan birisi, §en'at, 
be§ devenin zek&tini t^yin ederken kiymete ba^ vurmayip koyunu tah- 
sis etmesidir. Qunku, (eti, yiinii, stitu ve yavrusu ile istifade edilmesi 
bakimindan) deveye en yakm olan koyundur. §ayet be§ devede, koyun 
zek&t verilir denmesi, Araplar arasmda para vermek zor oldugu ve ko- 
yunu bulmak herkes iein miimkiin ve koyunun degeri az oldugu baki- 
mindan dersen, bu d&van dogru degildir. ^Unku deve zekatinda tayin 
edilen ya§ta deve bulunmazsaonun bir ya§ kuQiigii ve yaninda iki ko- 
yun veya yirmi dirhem para verillf diye zikredilmesi, koyunun Arap- 
lar arasinda degersiz olmadig;ini isbat ettnektedir. 

Bu ve benzeri deliller; zekatin da hac gibi, yalniz m^kfil olmajap, 
hem taabbudi hem de makijil olan hukiimlerden miirekkeb oldugunu 
gostermektedir. Fakat idraksiz kimseler bu gibi miirekkeb hukumleri 
anliyamadiklari igin §a§mi§lardir. (Zekat bahsinde bazi boliimlerinde, 
mesei& her neviden ayri ayri ayinp sekiz sinifa bolmekte im^m §a- 
fi'i arfmet gosterdi. imam-i Azarh bu hususta ruhsati iltizam etti. Ze- 
katin diger blizi hususlannda da imam ^afi'i ruhsati. tmam-i Azam 
ise azimeti iltizam etmi§tir. imam-i Azam bedelen zekati tecviz eder) - 

rv. §a"rt : Zek&tini bulundugu belde di§ina Qikarmamaktir. Her - 
ne kadar bir riv^yette h^rlce gikarmak s^retiyle oderse, kifayet eder 
deniyorsa da, gerek zekati verip vermediginde halk arasinda gubhe 
uyandirmasi ve gerek etrslfindakilerin o servete gozlerinl dikmeleri ve 



SgO IHYAU 'ULOmID - DIN — Cilt : 1 — RUBUX - IBADAT 

caiz olur mu olmaz mi gibi §upheden kurtarmasi bakimmdan, zekati 
servetinin bulundugu muhitte vermek, en dogrusudur. O beldedeki 
kendi adamlarina verecegi gibi dig:er yabancilara da verebilir. (imiim-i 
Azam'a, gore h&riffte akrabasi var i£e ona gondermekte kerahet yok, 
ba§ka siiretle zekatim hSrice gikarinasi kerahetle caizdir. Ancak ihti- 
y&5 hasil olursa; hukflmet, zekati ba^ka beldelere nakleder) . 

V. §art ; Kur'an-i Kerim'de gosterilen sekiz kisimdan memleke- 
tinde mevcut olan kisimlara zekatini taksim etmelidir. Zekatim bu 
gekilde taksim etmek vacibtir. Qiinkii Kur'an-i Kerim Tevbe stiresin- 
deki 60. &yette sarahaten bunu emreder. 

Kur'an-i Kerim'in bu emri, hasta bir adamin, nmalimm ugte birl 
fakirler ve miskinler icindirs sozune benzer ki Arapga ifS,desiyle tem- 
lik ve temlikte te§riki ifade eder. ibSdete dair emirterin, . zfi,hlri m&n&- 
lanna liucilmdan korumnalari gerekir. Esasen bugun birgok memle- 
ketlerde bu sekiz smiftan ikisi olan miiellife-i kuliib ile amiiler (zekat 
toplayan memurlar) bulunmamaktadir. Diger alti siniftan da her 
memlekette- ancak dort smif bulunur, onlar da fakirler, miskinler, ga- 
rimler, borglular, mis&firler - yolculardir. Geride kalan "flsebilillah" olaii 
gaziler ile azat olacak koleler, bdzi memleketlerde bulunursa da ylne. 
pek 9oklarinda bulunmaz. Mesel^ memleketinde zek3,ta mtistehak be§ 
siniftan da insan bulunursa, zekatini miisavi be§ pargaya boler, sonra 
her kismi dilerse mUsavi, dilerse farkh olarak ii^e veyd, daha ziyade 
par^alara bolerek verir. Her sinif a miisavi olarak boler. Fakat her f erde 
musavi olarak vermes! §art degildir. §u kadar kl mevcut smiflar ara- 
sinda listen a§agi bolmesi uygun degildir. (imlLm-i Azam ve imam 
Mftlik'e g6re bir sinifa zek&ti vermek cl.izdir. HattS. Hanelilerce bir 
ferde de zek^tini verirse yine caizdir. §u kadar ki verdigi zekati alan 
fakir, nisaba malik olmamahdir) . 

Bir adam yalniz bir fitre vermekle mukelief olsa, bulundugu mu- 
hitte de sadaka alacak be§ sinif insan olsa, bu bir fitreyi her siniftan 
■fleer ki§i olmak uzere on beg ki§iye boler. Eger birine az verirse onu 
tamamlamak v^cibtir. (Hanefilere gore en dogrusu, fitre kabil-i te- 
cezzi degildlr. Onu ehli olan bir ki§iye vermektir) . 

Eger azhgi bakimmdan taksim zor gelecekse, ba§ka birisinin zekft- 
tiyle blrle§tirmek sUretiyle taksim i§ini sa|'laini§ olurlar. 

ZekStin batinl adablannin Incelikleri beyanindadir : 

Bilmi§ ol ki, zekjlt vermekle ahiret yolculu^nu murad eden kim- 
seye sekiz vazife duger : 

Birinci vazife: Zekatin vuciibunu, manasini zek&t ile imtihanin 
yolunu ve bedent ibadetlerden olmayip servcte bir tasarruf oldug;u 



5 inci KItAB — 2 nci BAB - ZEKATIN BATTOl SARTLARI 591 

h&lde islamm es&slanndan sayilmasinin hikmetini bilmebtir. Burada 
U5 man^ vardir : 

1 — Birinci mana, §ahadet kelimelerini telaffuz, tevhidi iltizam 
ve mabudun tek olduguna §ahadet etmektir. Bu davanin tahakkuku 
i5in, muvahhidin kalbinde tek olan O mabuddan ba§ka bir sevgilinin 
kalmamasi, y^ni yalniz ve yalniz O'nu sevmesi l&zimdir. Qiinku sevgi, 
ihtiyari olarak ortakligi kablil etmez. Yalniz lisan ile tevhidin faydasi 
azdir. Muhabbetin derecesi, diger sevgililerden aynlmakla oletiiiir. 
Mai ve servet ise dtinya mai§etlerini saglamasi bakimindan insanla- 
rin tab'an sevdigi bir varliktir. Hatta mali ve serveti sebebiyie dtin- 
y&ya baglanarak, olumden nefret ederler. Kalbuki oliimde hakiki M&.- 
buda kavuimak hakikati vardir. l§te davalarinda sadik olduklanni 
isbat igin, en gok sevdikleri mallarini infak ile imtihan oImu§lardir. 

Nitekim Ailahu Te^ia : 

«§ubhesiz Ailahu Teala, cennet kar§iligi olarak mu'minlerden mal 
-ve canlanni satin alir.» (9 - Tevbe: 111) buyurmu§tur. 

Bu da Allah'a ula§mak a§kiy]e Allah ug:runda miicahede ederek 
canini feda etmekle olur. Mali feda ise bundan ehvendir. Mali infak- 
taki bu mana anla§ilinca insanlar ii? kisma aynlir : 

A) Bir kismi tevhidlnde sadakat ve sozunde durmak suretiyle ze- 
k&tin borg olmasmi beklemeden kendilerinde bir dirhem birakmamak 
tizere biitiin varliklarini Allah ugrunda infak etmi^lerdir. Hatta bazi- 
lanna iki yuz dirhemde ne kadar zekat var diye sorulmu§, onlar da 
cevabinda avamlar igin §er'i hukumlere gore kirkta bir itibariyle ikI 
yflz dirhemden b'e§ dirhem zekat verilir, fakat bize gore ise hepsini 
vermek lazimdir demiglerdir. Bunun i^indir ki Ebu Bekir (R.A.) ser- 
vetinin tamammi, Omer (R.A.) Ise yansini tasadduk etmi| ve Re- 
aOl-i Ekrem, Hazret-i Omer'e geride ne biraktin? diye sorunca, Hazret-i 
Staler, yansini, Hazret-i Ebil Bekir'e ayni suaii sorunca, Allah ve ResCt- 
liinu biraktim diye cevap vermi§lerdir. Bunun iizerine Peygamber 
Efendimiz: wAranizdaki fark, bu ifadenizdeki fark gibldir» buyurdu. 
SidiKk olan Allah ile Peygamberden ba§ka kendisinde bir §ey birakma- 
mak (izere sadakatini g6stermi§tir. 

B) Ikinci kisim derece bakimindan bunlardan a§agi olanlardir ki, 
onlar servet kazanir, tamamini vermez fakat yalniz zekat borcuyla da 
kalmazlar, hayir yerlerini de gSzetir mailannm bir miktanni ge- 



592 IHYAU -ULOmI'D - DiN — Cilt : 1 ~ RUB'U'L - IBADAT 

gitli hayir yollannda sarfederler. Hatta Tabitnden olan Neliai, Ata^ 
5a'l)i ve MUc^hid gibi bir goklan, servetlerde zek^ttan t)a§ka bortjlar 
olduguna kail o]mu§lardir. §a'bi'ye, ins&nm servetinde zek&ttan ba§- 
ka hovq var nu dlye soruldukta; "Evet" AUahu Teaifi'mn: 

nSevgisi iizerine niali, yakinlarina verir.n (2-Bakara: 177) 
meaiindeki ayet-i celileyi duymadin mi? dedi. Yine AUahu Teala'nin:: 

nOulara mcrzuk cttigimizdcn infak cderler.» (2-Bakara; 3) ve 



I 



«Size rizk ettigimiz mallardan infak ediii.» (63 -Munafikun: 10)- 
ayet-1 celileleri bu davalarina delil oldu. Zekat &yeti ile bunlann men- 
suh olmadig:ini ve bunun zekdttan fazla olarak muhtaglara verilmek- 
uzere muslumahlann karsiUkU haklarinda dahil oldugunu zannettiier. 

Bu hususta fakihlerin nokta-i nazari, §iddetli ihtiy&ci izale farzi 
kifayedir. Ciinku bir Miislumani kaybetmek c^iz degildlr. Fakat ze- 
k&t borcunu ddemi§ olan kimseye borg olan bu miktan istikraz yo- 
luyla vennek ihtimali oldugu gibi muhtacina karz teklifi yapmadan 
bezl etmesi ihtimali de vardir. Bu ihtiiafli olmakla bu gibi yardimi 
istikraz yoluyla yapmak, iidnci degil, uguncu dereceye duger ki bu da: 
avam derecesidir. 

C) tJgiincu derece ise ne fazla ve ne de eksik olarak, yalniz zekat 
borglanni odeyenlerdir. Bu, en diigUk derecedir, Ahiret sevgisi az olup- 
dtinyaya meyli fazla olan bahlller bu miktar ile iktifa etmi^lerdir. Bu> 
S^biler hakkinda AUahu TeaiS: 



« 



I ji^^ mS>..A%%^ U_^l5vJLlo O) 



5 inci KiTAB — 2 nci BAB — ZEKATIN BATINl gARTLARI 593 

«E^r sizden malmizi istese ve sizi iyice siki§tirsa siz cimrilik gos- 
teiecektiniz^H (4 - Muhammed: 37) buyurmu§tur. 

Cennet kai^iligi mal ve nefsi, kendislnden satin alinan lie, buhl 
edip infak etmiyenler arasindaii fark elbette buyiiktur. Igte Allahu 
Teaia'nin mah infak ile emir buyurmasinm bir hukmti budur. 

2 — tkinci m^n&, kotii huylardan olan cimrilikten temizlenmek- 
tir. Nitekim Peygamber Efendimiz : 

^% §ey muhlikattandir : Son dercce cimrilik, §ehvetin pe§Inden 
gitmek ve kendisini begenmek.n (687) buyurmu^tur. 

AUahu 1%k\k da : 

«Kim ki netsinin cimriliginden korunursa, i§te felah bulantar an- 
cak bunlardir.H (59 - Ha§r : 9) buyUrmugtur. 

Rub'-i Muhllk&tta (3. ciltte) bunun tehlikrai ve kurtulu§ garesl 
anlatilacaktir. 

Cimrilikten korunmak, malini yerinde infak etmeyi ddet edin- 
mekZe mtimkiindur. Bir §eyden sevg-iyi kesraek, kendini ondan ayir- 
makla mti,mkundur. Bu mgnada zeksLt, temlzlik demektir. S&hibini, 
tehlikeli olan cimrilik pisliginden temlzler. Yaptigi temlzlik de infak 
ve Allah ugTundaki bu infakindan dolaya duydugu sevinci nisbetinde- 
dir. 

3 — t^cuncii m&na, zekUt, verilen nimete bir te§ekkurdur. Allahu 
Te&l^'nm, kullannin, bedenlerinde ve mallannda olmak tizere ikl ni- 
meti vardir. Bedeni ib&detler, beden nlmetinin gukrflnii, mali ibadet- 
ler ise mal nimetinin giikrunu ifa igindlr. Dara dti§rau§ bir din karde- 
ginin perigan vaziyetinl gozti ile goriip kulagi ile duydugu ve kendisi 
zengln oldugu haide Allahu Teaia'nm kendisine verdigi servetin onda 
veya kirkta birini o muhtaca vermek siiretiyle bu rumetin gtikriinti 
ed& etmekten kaginan bir insandan daha algak kirn olabilir? 



(617) Badis yukarida gegmigtir, 

P. 38 



594 liJYAU -ULL-MrD-DIN — Cill: 1 - RUB'U'L - IBaDaT 



tkinci vazife : Zek^ti 6deme vaktindedir. Zekat kendislne borg 
olan kimse, tehirindeki afet ve gUnahi, ta'cilindeki emre uymanin ve 
fakiri sevindirmenin ehemmiyetini du§iinerek bir an evvel bu borcu- 
nu odemelidir. iginde iyiiige te§vik duydugu zaman sevinmeli ve bu- 
nun meleki ilham ile oldugunu bilmelidir. Mu'minin kalbi Allahu Te- 
aia'nin kabza-1 kudretindedir, diledigi tarafa ^evirir. I§eytan daima 
fenahgi emreder. Fakr ile korkutur, melek'in ilhamini muteakib, kal- 
be onun vesvesesi gelir. Bunun igin ilk firsati ganimet bilmeli ve he- 
men zekatini odemelidir. Bu hustista da ecir ve muk^fatmrn gogal- 
masi igm 5erefli vakitleri ve sene ba§i olan Muhan-em vey^ Ramazan-i 
§erif ayi glbi htirmet edilen aylari sesmelidir. Peygamber Efendimiz 
Insanlarin en comerdi olmakla ber^ber h&ssaten Ramazan ayinda ge- 
lip ge^en yel gibi bir §ey birakmaz, eline gegeni hemen infak ederdi. 
Kur'an-i Kerimin Ramazanda nazil olmasi, (oruca tahsls edilmesr) ve 
Kadir gecesinin kendisinde bxilunmasi bakimmdan Ramazanin fazile- 
ti vardir. Hatt& M ii c a h i d , «Ramazan» demeyin giinkii AUahu Te- 
aiS'nin bir ismi de Ramazan'dir. «Ramazan ayiu deyin, demigtlr. Zil- 
hicce ayi da faziletli aylardan birisidlr' Qunku hem e§hur-i har^m- 
dandir. Hem de kendisinde hacc-x ekber ve ilk on gunu olan eyyam-i 
malumat ve te§rik giinleri olan eyyam-i ma'dudlit vardir. Ramazan-i 
§erifin en makbul giinleri, son on giinu, Zilhiccenin en makbul gUnle- 
rl ise, ilk on giintidUr. 

O^iincu vazife : RiyS, ve sUm'adan korunmak igin, zekSt ve sada- 
kalan gizli vermektir. Nitekim Peyg&mber Efendimiz : 

HSadakanm efdali, fakirin gucu nisbetinde gizljce ba§ka bir fakl- 
re verdigi sadakadir.n (688). 

Diger hadisde : 

aU§ §ey iyilik hazinelerindendir. Bunlardau biiisi de verdigi sa- 
dakayi gizlemektir.» (689) buyurmu§tur. 



(688) Imam Ahmed ve Ibn Hibban, Ebu Zer'den. / 

(889) Ebu Nuaym iKilabu'l - Icazxda tbn Abbas'lan' rivayet etmistir. 



S inci KItAB — 2 nci BAB — ZEKATIN BATINl gARTLARI ; 595 

Yine Peygamber Efendimiz'e mOsnet olarak : 

\'^\ jp . 1^ 'J'ii '4^ ^1^ ^u; jijd i;ji oi.. 



sCjl^S v'tjCJO 



uKulun gizli i^Iedigi amele, AUahu Teali gizlilik miikafatint ya* 
zar. [Bunuti a§ik&re olandan 70 derece fazlletll oLdugunu bildiren ha- 
dis vardir.] Eger bu amell acifclaisa, muk&fatuii da aletii ameller me- 
yanina alir. Eger yaptigini soylerse o vakit ameli riya defterine ge- 
Cer.n (690) 

Yine me§hur hadisde : 

«Allah'm rahmet golgesinden ba§ka, golge bulunmiyacak olan bir 
gttnde yedi kimseyi AUahu Teaia rahmetinde golgelendireccktir. Bun- 
lardan birisi de sag elinin vcrdigi sadakadan, sol elinin haberi olmiya- 
cak §ekilde giziUige dikkat cdendir.» (691) buyunnu§tur. 

Yine haberde : 

« '--'^^l w-^vai^ t.r*^ S*^' 4iJLs<9 B 

oGizU sadaka, AUah'in gazabini sonduriir.ii (692) diye vSrid ol- 
mu§tur. Nitekim Allahu Te^a : 

8 *Sj __,^, _^ i\jjui\ U_p2_p j'U_j_i>fcJ oN " 



(G90) HaUb «Tariliwndc. 

(691) BuhSri ile Muslim. Ebfl Hureyre'den, 

(68i) Taberaoi. Ebu Umame'den. 



596 IHYAU ULOMrD-DIN - Cilt: 1 - RUBU'L - iB.vDAT 



(cEger sadakalan gizler ve gizlice fakirlete verirseniz, i§te bu sizin 
i^in daha hayirhdir.n (2 - Bakara: 271) buyurmu§tur. 

Sadakayi gizli vermenin faydasi, riya ve sUm'adan korunmaktir, 
Nitekim Peygamber Efendimiz : 

«AI!ah, miirainin, stitn'a cdenin ve baga kakanin [amellerini] ka- 
bul etinez.w (693) buyurmugtur. 

Verdigi sadakayi sdyleyenler duyulmasini; agik yerenler de goriil- 
mesini arzu eden kimselerdir. Halis olanlar sadakalarini, gizli ve.ses- 
sizce veren kimselerdir. 

Sadakayi gizlemekte o kadar ileri gidilmi§ ki hatt& bazi kimseler, 
alanin da kim tarafmdan verildigini bilmemesi icin, eareler araimgiar- 
dir. Bunun igin korleri tercih etmi§, fakirin yoluna oturdugu yere pa- 
rayi birakmi§, uyurken elbisesine dikmi§ ve kendisini if§a etmeyen 
vasitalar aramislardir. Biitiin bunlardakl gaye, riyS. ve sfim'adan ka- 
^mmak ve iiatii gazabdan korunmaktir. 

Bilinmemek igin parayi bir vekile teslim etmek daha dogrudur. 
^tinkii faldrin kendisini bilmesinde hem riya ve hem de minnet al- 
tmda kalmak vardir. Vasitada ise riya ihtimali varsa da minnet ihti- 
mail yoktur. Gaye te§hir oldugu anda amel mahvolur. Zira zek^t, elm- 
rilifi izjlle ve mal sevgisini azaltmak igindir. §dhret sevdasi mal sev- 
gisinden daha fenadir. Her ikisi de ins&ni ahirette hel^ke sevkeder. Bu- 
na ragmen kabirde, cimrilik, zehirli akrep, riyfi, ise zehirli yilan §ekli- 
ne girer. insan, §erlerinden korunmak veya zararlarini azaltmak igin 
onlan korkutmak veya, oldiirmek ile memurdur. Her ne zaman cimri- 
lik vasfmdan kbrunmak igin malmi infakta riya ve siim'aya kagar- 
sa, kismen akrep ve yilam besler ki, yilanm saldirgan olmasi bakimin- 
dan daha zararli olmug olur. Eskisi gibi kalsa vaziyet daha ehven idi. 
Bu sifatlann kuvvetlenmesi onlara uygun amel iledir. Zayif lamalan 
da, mucahede, onlara uymamak ve arzularinin hil&fina amel etmek 
iledir. Yoksa clmrilikten ka^ip riyiya dii§mekte, nisbeten zayiE olan 
akrcbi zayiflatip kuwetli olan yilani daha da kuwetlendirmekten 
ba§ka bir kan yoktur. Bu manaiann incelikleri, Bub'-i Miihlikat cil- 
dinde agiklanacaktir. 



(693) Bu ifMe ile kaynagi bulunamamistir. 



5 inci KiTAB — 2 nc( BAB — ZEKaTIN BlTDJi §ARTLARI 597 

Dordiincii vazife : Sadakayi S^ikare vermenin' mustehab oldugu 
yerler hakkindacUr. 

Niimflne olabilecegi ve halki sadakaya te§vik edebilecegi yerlerde, 
sadakayi a^ikSr vermesi mtistehabdir. §u kadar ki riy& kitabinda 
riylt hastaliginm tedavisi bahsinde anlatacagimiz §ekilde kendisini 
riy&dan korumaga ?ali§malidir. Nitekim AUahu Te&la Kur'an-i Kerim- 
de §6yle buyurmalftadir. 

aEger sadakalan asikSre verirseniz o ne guzeldir.» (2 - Bakara : 
271) 

§iibhesiz bu, varfyete goredir. Y&ni ya kendisini gorenlere ornek 
olmak igin verecek, veyahut sail a§ik&re istemig olacak. Bu gibi, hS,l- 
lerde agikare vermek riy^ olur diye sadakayi liig vermemek dogru ol- 
maz. Sadakasini verir ve imkanlar nisbetinde kendisini riyadan ko- 
rumaga eali§ir. 

Agifcare sadaka vermekte gosterlg ve ba§a kakmaktan ba§ka 
u^tincti bir mahzur daha vardir. O da fakirin izzet-i nefsini rencidedir. 
Cunkii gok kere o fakir, haiini agi^ vurmaktan flzUntii duyar. Fakat 
agikare isteyen bu mahzuru kendisi kaldirmi§ ve haiini agiga vurmu?- 
tur. Bu, gizU kusurlari ara§tinp aciga gikarmak yasak iken, a^ikare 
fenalik I§leyenler kendileri sebeb olduklan igin, onian te§hirde bir 
mahzur olmadigina benzer. tgte bunun igin Peygamber Efendimiz : 



a 






«Haya perdesini kaldiranm giybcli olinaz. Yani alcyiiinde konii- 
^ulanlar giybet hukmune girmez.n (694) buyurmugtur. 

Allahu Teala : 



-'■^>. i ' 'i ,. 



, «...KendilerIne nzk olarak vcrdiklerimizdeii, gizli ve a^ikare in- 
fak edenler.» (35 - Fatir: 29). 



<Q94) tbn Acliyy nZsafaida. 



598 IHYAU -ULOMt'D-DlN — Cilt: 1 — RUB'U'L - IBADAT 

Bu kyet-i celSIede, ba§kalanni da te§vik oldugu icin sadakayi ale- 
ni verme^ te§vik var. Ancak ins&n bu husustahi fayda ve mahzurla- 
n mukayese edebilmek i^in eok inceden du§unmelidir. Qunku bu mah- 
zur ve faydalar, §ahsiyet ve vaalyet itibariyle degi§ir. Hakikaten b5,zi 
h&llerde b&zi kiraselere sadakayi &sikare vermek daha farfletli olur. 
Fayda ve zararlanhi bilip netsine maglfib olmayanlar, her hilde evia, 
vs mtinasib olani tayin ederler. 

Be§inci vazifc : Sadakayi mahveden haller : 

Ba§a kakmak ve eziyet etmek siiretiyle sad: ";asini ifs&d etmeme- 
Udir. Nitekim AUahu Teaia : 

fl 






ttSadakalannizi, ba§a kakmak ve eziyet vermek surctiyle heder et- 
meyin.» (2-Bakara: 264) buyurmu§tur. 

Mtifessirler "Menn" ve "eza" kelimelerinin manasmda ihtil&f et- 
tiler. BAzilari, "menn" verd^i sadakayi anmak, "eza" onu &§ikare 
vennektir dediler. Sufy&n-i Sevri: "Menn" edenin sadakasi 
fftsid olur. dedi. "Menn" nasil olur? diye kendislne soranlara da, ver- 
digi sadakayi konu§up §unu verdim bunu verdim diye soylemekle olur, 
demlgtir. Dig;er b^zilan da "menn" sadaka verdigi adami i§inde 5a- 
hgtirmak, "ezfi," da onu fakirlikle ayiplamaktir, dediler. Daha ba§ka- 
lan da "menn" sadaka verdi|:i adama kar§i kibirlenme, "eza" saile 
agir soz soyleyip tahkir etmektlr, dediler. Peygamber Efendimiz : 

«Ba§a kakanm sadakasim Allah kabul etmez.» (695) buyurmu§- 
tur. 

Menn'in men^ei : 

Benlm gorugiime nazaran, 'menn" in dayandigi bir asli ve bir de 
kokii vardir. Bunlar kalbin sifat ve halierindendir. Sonra bu kokten 
bir takim dallar meydana gikar. Onlar da dilde ve diger azalarda ken- 
dini giisterir. Bunun asli, kendisinin fakire in'am ve ihsan ettifini 
zannetmesindendir. Halbuki bunun hakki, kendlsini temizleylp ce- 
hennemden kurtaracak olan Allah hakkini kabul etmesi bakimindan 

(.S95) Bu Ift&e ile kaynagi bulunamamtgtir. 



5 inci KtTAB — 2 iici BAB — MENN'IN MENgEt 599 

In'am ve ihsani kendisinde de|il, fakirde bilmektir. Eger o fakir, ka- 
bfll etmeseydi bu borg boynunda kalacakti. O haide i§in hakki, fakiri 
mlnnet altina almak degil, belki fakire minnet etmektir. Zira AUahu 
Teai&'mn hakkini kabulde fakirin eli AUah'a vebalet etmektedir. Ni- 
tekim Peygamber Efendimiz : 

(iMuhakkak ki sadaka, sailin eline geQincden Allaliu Teala'nin 
feabza-i kudretine du§er.» (696) buyurmu§tur. 

Binaenaleyh zek&t ve sadaka veren bilmelidlr ki, AUahu Teala'nin 
hakkini kendisine teslim ediyor. Allah'a intikal ettikten sonra fak'ir 
■de rizkini Allah'tan alnu§ oluyor. 

Bir kimse besledigi hizmetgisine, al §u parayi da falancaya olan 
borcuma gottir ver dese, hizmetginin bu parayi odemekle alacaklmin 
kendi minneti altina girecegini zannetmesi dt^rudan ahmaklik olur. 
^unkU hJzmet^i bir v^itadir. Parayi gonderen, efendisidir. Hizmetgi- 
nin kimseyi minnet altina almaga hakki yoktur. Zek&tin vacib olma- 
sinin hlkmetinde asikladigimiz ti^ m^n&yi veyl, onlardan birini bilen, 
zekat vermekle, malini infak etmekle; ll&ht sevgiye mazhar olmasi ve- 
ya cimrllik rezaletinden temizlenmesi veyA ^ogalmasim istemek igin 
nimetin giikrunii Ifa etmesi bakimindan ancak kendi kendine iyllik 
etmi; oldug:unu kolaylikla anlar. Hangi §ekilde olursa olsun, hakikatte 
fakir ile kendi arasinda yap]lmi§ bir muamele yok ki kendisini, fakire 
ihsan edenlerden bilsin. Ne zaman ki bu hakikati anlamaz ve kendi- 
sini fakire ihsan edenlerden goriirse, i§te "Menn" kelimesinin manl- 
sinda anlattigirmz dallar meydana gikar ki o da &§ik&re vermek, ver- 
dig:ini sdylemek ve sadaka verdig:! fakirden, tesekkiir, du&, hizmet, 
saj^i, ta'irim, emrinde bulunmak, kendisini dne ge^irmek gibi b&zi 
§eyler bekler. Igte bunlann hepsi minnetin kotii ve fena meyve ve ne- 
ticeleridir. Minnetin b&tin mftnilsi da yukanda anlattiklarinaizdir. 

Eza ve ez&'nin kaynagi : 

Ez&'nm z&hiil m&n&si, tevbih, ayiplamak, hakaret etme^, surat 
ek^itmek, te§hir etmek ve ce$it!i maskaraliklar yapmaktir. 

Ez3.'nin b&tint tninasi, ki asil kaynagi odur. Bu da iki §eydir: 

1 — Servetten aynUnanin kendisine agir gelmKi ve bundan ho§~ 
lanmamasidir. Elbette bu h&l alU&ki iizerinde baski yapar. 



Darekutni atfratxla tbn Abbas'dar. rivfkyet etti. 



600 IHYAU 'ULOMt'D-DIN — Ciit: 1 - RUBU'L - IBaDaT 

2 — Kendisinl fakirden hayirli ve fakiri kendisinden du§uk g6r- 
mesidir. Bunlann her iklsinin de men§ei cehalettir. Bunlan agikla- 
yalim : 

Birincisi. Mali vermekten ho§lanniamak ahmakliktir. Zlra biri 
verip, mukabilinde bini alraaktan ho§lanmayaiun buyuk bir ahmak. 
oldugu meydandadir. 

Malumdur ki insan malini i^g sebebten dolayi infak eder. Va 
Allahu Teaia'nin nzasim kazanip miik&fata n&il olmak iqin, ki en 
degerli infak budur. Yahut cimrlLik rezaletinden temizlenmek i^in 
faealeder verir. Vey& ziyadele§mesi igin §ukUr olarak infak eder. Her- 
hangi cephesiyle olursa olsun, infaktan ho§lanmamanin yolu yoktur. 
gunkii her cephegi ile k&rlidir. 

tkincisi de birlncisi gibi cehEllettendir. Zira insan,. fakirin zengi- 
ne olan iistunliigiinu ve servetin tehlikesini bilseydi, fakire hakaret 
etmez, beiki onunla teberriik eder ve onun derecesine yukselmeyi 
candan arzu ederdi. ^unkti zenginlerin salihleri fakirlerden be§ ytiz- 
sene sonra cennete girecekierdir. Bu sebebten Peygamber Sfendimiz : 

— wKabe'nin Rabbine yemln olsun ki onlar en biiyiik hiistan ve- 
zaFardadirlara buyurmui; Ebft Zer: 

— «Onlar kimlerdir?» diye sorunca, Peygamber Efendimiz : 

— ttServeti qok olanlardir.n diye cevap vermi§lerdir- 

Binbir gtigluk ile kazanip muhafaza ettigl paradan fakirin ihti- 
y&cmi odemekle mtikellef olan, blr bakitna fakirin nzki i^in gah§an. 
bir hizmets^sidir. Daiia nasil olur da fakiri tahkir edebilir? Ustelik 
servetin biitun mes'nliyetlni boynuna alrni^, yorgunlugunu iltizam et- 
mi§ ve sonunda dii§manlanmn yiyecegi servetini, oliinceye kadar ko- 
rumak mecburiyetinde kalmigtir. Allah'in tevfikiyle odedigi bcffcunu 
fakirin kabul etmesiyle kendisinl borgtan kurtarmasi bakimindan 
sikintilar ferah ve sevince intikai etmi§ olacagindan, fakire eziyet, 
tekdlr, tahkir, surat ek§ltme glbi fena hailer de ortadan kalkarak ye- 
rine fakir lie n^elenmek, fakiri ovmek ve fakire mlnnet etmek*aim' 
olur. t§te menn ve ez^'nin men§el bunlardir. 

§&yet; fakire yardimda bulunan kimsenin, kendisini bu aniatti- 
gim §ekilde ihsan edenlerden gormesi 50k kapalidir. Ekseriyet bu hSlc 
d^igttiklerinin farkinda bile olamazlar. Buhun bir belirtisi var mi ki 
bu varfyete du§memek igin onunla kendilerini smairag olsunlar? Der- 
sen; derlm kl : 

Bllmi§ ol kit Bunun ince ve fakat 50k agik emaresi olan bir al&- 
metl vardir. §6yle ki: Kendisine fenalik eden veya dii§maniyle anla- 
i^m bir fakire sadaka verdikten sonra da ayni durumu dev&m ettlriyoi 



5 inci KlTAB — 2 nci BAB — EZA VE EZA'NIN KAYNACi 601 

diye eskisinden daha fazia kiziyorsa, verdigi sadaka sebebiyle kendi- 
sinden ba§ka bit §ey bekledlgi l(;in sadakasi minnet §&ibesinden kur- 
tuimu§ degildir. §ayet bu 50k kapali bir §eydir bundan korunmanin 
5aresi nedir diye sorarsan? Derim ki : 

Bilmi§ ol ki bu hastaliktan korunmanin biri z&hlri, digeri de ba- 
tmi olmak uzei-e iki garesi vardir : 

Batinl garesi, zekfitin bore olmasimn sebebinde anlattigimiz ha- 
kikatler lie sadakayi kabul etmekle, kendisini temizlemesi bakimin- 
dan asil fakirin, kendisine ihsan ettigini bilmektlr. 

zahiri garesine gelince : Minneti kabul edenin hareketleridir. Zira 
bedeni hareketler ahlak haline intikal eder. Nitekim kitS,bin sonunda 
bunun sirlan anlatilacaktir. Bimun i^in blzi kimseler fakire sadakayi 
verdikleri vakit, adeta kendUerini' sail yerine koyarak s&ilin kargisina 
geger, mtitevazlyane bir §ekilde ondan kabuliinii istirham eder ve red- 
detmesinden uzUntii duyar. Bazilari da sSilin eli tistiine gelsin diye 
fakire avucunu a^mak' siiretiyle parayi verirler. 

Hazret-i Ai§e ve Um m u S e 1 e m e , saile bit §ey gon- 
derdikleri vakit, goturene sailin ne gibi du& ettigini ezberlemesini ten- 
bih ederler ve kendileri de saiie ayni §ekilde du^ ederierdi. Ve du^iz 
onun du&sina kar^ilik olsun, sadakanuz kargiliksiz kaisin derlerdi. Sa- 
dakaya kar§ilik olur diye fakirden du&. beklemezlerdl. Qiinkxi dujl, sa- 
dakaya kar§iUk gibi olur. Bu sebetaten sSilin duftsini misliyle kar§ilar- 
lardi. Hazret-i Omer Bin Hattab ve Abdullali Bin 
^ ra e r (R.A.) da boyle yaparlardi. Erbab-i basiret kaiblerini boylece 
tedavijre ^ali^irlardi. t^te z&lilrdeki gare, tevizu ve ziilete delSlet eden 
hareketlerde bulunmakla minneti kendisinin yapmasidir. BMini 5a- 
releri de yukarida anlattiklanmizdir. Yani z&hiri eSreler amel, bStmi 
Careler ise ilim bakimindandir. Kalb, ancak birbiriyie kan§tinlan ilim 
ve amel macuniyle tedavi edilir. Zek&.t ve sadakalarda aranan bu §art- 
lar, namazda aranan hu^-Ci gibidir. Namazda liugU (Kur'an-i Kerlm'in 
pek 50k ayetleriyle s&bit oldugu E^ibi) Peygamber Efendimiz de: 

«Kisi i^in, namSzindan ancak hatirladig:i vardir.» (697) 

Yani "dugtinerek liu§u iginde kildigt kismindan miikatat aiir. Ak- 
li bagka yerde iken ne yaptigini bilmeyen, namazdan miikSfat ala- 
maa" buyurmu§tur. 



<697) Nam9z bahsinde eecmistir. 



602 iHYAU -ULOMl'DDIN — ClU: 1 ~ RUBUX - SBADaT 

Zekdttaki bu §artlar da Peygamber Efendimizin : 



u 



(1)U* SiX^ Jjl Jli::j\ 



ulilennan [Ba§a kakan] in sadakasini Allah kabul etmez.» (698) 
liadisi ve, Allahu Te£ila'nin : 



-• . ■» 



aSadakalarinizi minne^ ve eziyei ile tieder etineyin.» (2 - Baka^ 
ra: 264) Ayet-i celilesiyle sabittir. Fakihlerin, bu §artlar bulunma'dan 
zekS.tin yerini bulmasi ve beraet-i zimmetin husQlii hakkmdaki fet- 
valan ayn bir d&vadir. Kitabii's - Salat'da onun miln^ina i§aret et- 
mi§tlk. 

Altihci vazife : Verdigini kugiimsemek ve hige saymaktir, Zira 
verdigini beg;enir ve gok gorurse ucb'a du§er. Ucb ve kendini begen- 
me hali ?ok tehlikeli olup beraberinde ameli de mahveder. Nitekim 
Allahu Teaia : 

«Ve goklugunuz hosunuza gitlig'i Hiineyn guniinde size yardim 
etmistir. (j^oklugunuz o zaman size ucub vermigti de bu size (gelecek 
kazadan) bit §eyi gidermeye yaraniatni;§ti.» (9 - Tevbe : 25) buyur- 
mu$tuT. 

Denildi ki, taat ktigumsendtkge, Allah katmda btiyur ve degeri ar- 
tar. Gungh da bliyiik sayildikga Allah katmda kiigiilur. Ylne denildi 
ki: Hayjr nimeti tig gey ile tamamlanir. O ii? gey : 

1 — Kiigflmsemek, 

2 — Acele etmek, 

3 — GMemektir. 

Verdigini (ok gormesi, menn ve ez& demek degildir. Qiinkii min- 
net ve eziyet ihtimali olmayMi, cami, tekke ve kervansaray gibi yer- 
lere vermekte de verdigini «5ok gormeku mumkundur. Hatt& ucub 



(698) Bu ifUde ile kaynagi bulunamamigtir. 



S inci KtTAB — 2 nci BAB — EZA VE EZA'NIN KAYNAfil 603 



kendinl begenmek ve '.yaptigini Ijtiyutmek yalniz sadakalarda degil, 
bfltUn ib&deUerde olur. 

Bunun tedEtvisi 111m ve amel iledlr : 

1 1 i m : Verecegl onda vey& kirkta birin az oldugunu ve yukan- 
da anlattitimiz glbi Infakin en dti§ak derecesi ile kanaat ettlgini bil- 
mig olmasidir. Bunu biiyiitmek §6yle dursun, kula yaki§an, azhgin- 
<3an utanmaktir. Eger en ust dereceye yukselmig ve biitun mahni in- 
fak etmigse yine bunu 50k gormez. Bunun igin de malin kendisine he- 
reden geldigini ve nicln sarfettlgini dti§anmesi kafidir; ciinku hadd-i 
zStmda mal, AUahu Te&ia.'nmdir. Mali o verdigi ve infaka kendini 
inuvaffak kildigi i?in Allahu TedUl'ya minnet etmege mecburdur. Al- 
lahu Teaia'nin hakki olan bir §ey'i kendl hakkinda btiyiitemez. Eger 
^Ihirette mtikafat almak i^in servetini infak etmi§se, onu biiyutme- 
^ hie hakki yok, gtinku onun kat kat fazlasim beklemektedir. 

Amel: Sadakayi verirken, mahnm diger kismini infaktan cim- 
rillk ettigl l^ln borcxmun bir kismini verip digerinl veremeyen gibi, 
verdigini utanarak ve ba§i e|:ik mahcdb bir vaziyette vermektir. 
^a malinm tamami AUahu Teaia'nindir. Hepsini infak eden Allah 
katmda daha sevlmlidlr. Hepsini infak ile emretmemesi kulun cimri- 
ligi sebebiyle kendisine agir gelmemesi bakimindandir. Nitekim Allahu 
Teaia: 

nEger sizden onlarin (tamamini) istcr, bu sflretle sizden (taleb- 
■de) Heri giderse cimrilik gosterecekdinlz.B (47 - Muhammed: 37). 

Yedinci vazife : En kiymetli, en iyl, en guzel, en heiai, en temia 
ve en sevimll malim infak etmektir. ZItra Allahu Teaia temizdir. An- 
cak temizi kab<il eder. ^Ubheli maldan verirse hakikatte kendi mah 
■olmayabillr ve bu bakimdan da yerini bulamaz. Hazret-i Peygamber: 

nHelalden kazandigi nialini infak cdene miijde olsun.M (699) bu- 
,yurmu§tur. 



(689) BezzSr. 



604 IHYAU 'ULOMl'D - DIN — Cilt: 1 — RUBUX - iBADAT 

AUahu Tea.la'ya ba^kasini tercih etmi§ olmasi bjikimindan, ser- 
vetinin lyisini kendine, ailesine veya hizmetgisine birakip, adisini Al- 
lah ugninda vermes!, Allah tizerine ba§kasini tercih sayilacagindan 
edebsizlik olur. Bu va^yeti mis&firine tatb^k etse ve mesela, hazirla- 
di^ yemeklerin iyilerini kendl gocuklarma, kotulerlni de mis&firine 
yedirse, misafirini rencide etmi§, kalbini kirrai§ ve hiddetini celbetmis 
olacagi meydandadir (t§te biinu du§unerek Allah rizasi i^in malinin 
iyisini infak etmelidir). AUahu Teala'ya nisbetle vaayet boyle olmak- 
la, maksadi ahirette sevab almak ise yine iyisini infak etmesl gere- 
kir; gilnkti ba§kasini kendi iizerine tercih etmek, akil kan degildir. 
Halbuki insEinin servetinden, kendisl iqin, ancak tasadduk edip ebe- 
dile§tirdigi veya yiyip yok ettigi kismi vardir (Digeri onun degil, ba§- 
kalanmndir) . Yiyip giydlgi bu andaki ihtiyaci isindir. Buldugunu 
bugun sarfedip, yanni du§iinmemek yine akil k4ri degildir. Halbuki 
AUahu Team : 

«Ey !maii edenler, <Hak yoiunda) infaki (harcamayi) kazandikla- 
rinizin en guzcllerinden ve siziu igin yerden gikardiklanmizdan yapin. 
Kendinizin goz yuminadan alicisi olmadigimz pek adi, bayagi §cyleri 
virmege ycltenmeyin.» (2 - Bakara: 267) 

Y&ni size verilse surat ekgitmeden ve kizarmadan almayacaginiz 
geyleri Allah igin infaka kalki§mayin demektir. HabenJe: 



-^j-3 ^JflJl ajL* *-e>jJ ,j^ 



^1 



«Bir dirhem yiizbin dirhemi ge^migtir.!) (700) buyuruluyor. 

Bu, en temiz, heldl ve ijd malindan bir dirhemi l?ten gelen bir 
sevgi Ue AUah ugrunda infak etmekle olur. Diger taraftan yuzbin dir- 
hem verir, fakat §ubheli ve sevmedigi maldan, sevmeyerek verir. Bu 



(700) Nesei ve tbn Hlbban, Ebu Hureyre'den. 



5 inei KlTAB — 2 nci BAB — ZEKAT VERlLECEK RiMSELER 605 

vaidyeti onun Allah nzasini tercih etmedl^ne del&let eder. Otekl bir 
dirhem, bu yiizbin dirhemden daha makbfll olur. Sevmediklerini in- 
fak edenleri zem etmek uzere AUahu TeltlS. : 

01 wJiOl A^ju-Jl (_AvaJ^_^ (Jys_p\j U Ail 0>i*>tj J M 



',^r^ o\ yj^^ j:^r^ 



ifOnlai' kerih gordiikleri §eyleri Allah'a isnad ederler, dilleii ise ya- 
lan soyler durur. [Giiya], en giizel makam kendilerinindir. Muhak- 
kak ki onlar l9in ate§ var.» (16 - Nahl: 62) 

BS^lari onlan tekzib igin bu "L^" da vakfetti sonra baslayaxaki 



3LJipof'^> 



«',IJI 



» 



«Allah i^in verdiklerini kerih gSrmeleri onlara cehennemi kazan- 
ditdi.H dediler. 

Sekizinci vazife : Sadaka ve zekati nemalandiran, yslni sadaka ve 
zekati iyilikte kullanan kimseleri segmektlr. Umumi olarak yalniz bu 
sekiz sifatta dahildir diye yetinmemeli. gUnku bu umum di§m6a b&zi 
hususi vasifiar vardir. Onlan gozetmeiidir. 

Bunlar da alti tanedir : 

1 — Dunyadan yiiz ^evirip yalniz abiret igin $ali§an mtittaki fa- 
kii'leri segmek. Nitekim Peygamber Efendimiz : 

. t^ vi iiiui. ^rbv S^L^ii ^ui VI :trli V » 

«YaIniz muttakileriu yemcgini ye, senin yemegini de yalniz mut- 
takiler yesin.s <701) buyui-mu§tur. ■ 

Qtinku miittakilere yapilan yardim, onlarin takvaiarini artu-- 
maga hizmet eder. Bu sayede yardimda bulunan da ecir kazanir. 
Yine Peygamber Efendimiz : 



(TOl) Ebil Davud ve Tlrmizi, Ebu Said'den; 



606 IHYAU 'ULOMl*D-DW — Cflt: 1 - RUB'U'L - iBiDAT 



^'^•;i\'p;p iJM s 'i;^'vT '^<L i^f 



p 



nYemeginizt muttabi kimselere yedirin. Sadakalannizi da tnii'mio- 
lere verln.» (702) buyurmugtur. 

Diger bir iffide lie : 

uVemegin ile AUah igin sevdig-in kimseye zlyskfet ver.» (703) bu- 
yurmugtur. 

Alimlerden biri, fakirlerin yalniz sofularina yedirirdi. Kendisine 
boyle yapmasan da biitttn faldrlere infak etsen daha iyi olmaz mi? 
diyenlere : 

— Hajar bunlar, yalniz Allah igin galigiyorlar. ihtiyag kargisihda 
bu himmetleri sarsiiir. Bunlardan bir taneslnin Ihtly&cini temin edip 
onu yine Allah icin ealigmaga sevketmefe, du§unceleri diinyauk olan 
ki§Uere bin dirhem vermekten benim igin daha sevimlidir, dedi. 

Bu vamyeti Ciineyd-i Bagdad!' ye anlattilar. O da 50k 
betendi ve: ((igte bu z&t Allahu Teaia'nin veUlerinden biridlr. Uzun 
zam&ndir boyle guzel bir keldm dujonadim.a dedi. Sonra takkallikla 
i§tlgal eden bu zat, fakirlere parasiz mal vere vere ifl&s ettl ve bir daha 
tic&retle me§giil olmak istemedi. Fakat bunu haber alan C ii n e y d , 
kendisine sermaye gondererek ticaretten aynlmamasini ve o gibi te- 
mlz 5ali§anlara ticaretin zaran olmaditmi soyledi. 

2 — Bilhassa ilim sShibi olau fakirlexi segmek. ^Unku bu gibile- 
re vermek iiimde kendilerine j'ardim etmek demektir. Sahih niyet ile 
iUm tahsili en buyuk ibadettir. ibn Mtibarek sadakalarmi haa- 
saten 41imlerin fakirlerine tahsis ederdi. Kendisine nigin boyle yap- 
tigi soruldukta : 

— «Ben Peygamberlikten sonra ilimden daha xiattin bir riitbe ol- 
dugunu zannetmiyorum. Alimlerden biri bir ihtiyagla kargila§inca 
onun ile me§gul olur da okuyamaz. Onun ihtiyScmi temin edip oku- 
mtajsmi saglamak daha makbi:ildtir.» dlye cevab vermigtir. 



<702) tbnii'l - MQbarek, «EI-Birr ve's - Sileide. 
GOa) Ibaiil-Mub&rek rivlyet etmigtlr. 



5 inci KtTAB — 2 nci BAB ~ ZEKAT VERIlECEK KIMSELER 607 



3 — TakvSsinda ve tevhidinde sStdik olanlan se(;mek. Tevhidde 
sadakat demek, hediye alindigi vakit, vasitaya bakmadan nimetin 
Allah'tan oldugunu bilerek ona §ukretmek demektir. Kullann en gok 
§tikredenleri, nimeti Allah'tan btlenlerdir. Lokman'm ogluna va- 
siyetinde : 

— «(Oglum) Allah He kendi aranda, nimet veren bir kimsenin 
mevciidiyetini hatinna getirme. Bagkalannin in'amina deger verme.)> 
demi§tir. 

Allah'tan ba§kasina giikreden kimse, in'am edeni bilmemi§ ve v^- 
sitanin emr-i ilahiye mazhar oldugunu anlamami§ olur. Zira kul ver- 
dig;i §eyleri, Allahu Teala'nih yarattig;i sebebler s&yesinde verlr. Kul, 
Allah'in emrlndedir. Din ve dunyasinm sel&metinin infakta oldugunu^ 
Allahu Te&l& onun kalbine ilka ettikten sonra, o hig bir suretle in- 
faktaji geri kalmaz. Muharrik kuwetle§lnce onu infaka sevkeder. At- 
tik kul buna muhalefet edemez it&le gelir. iradeleri halkedip, niyet- 
leri hazirlayan, zafiyet He tereddiidti Iz&le eden ve bu iradeleri tahak- 
kuk ettirmek igin kudreti hazirlayan bizzat Allahu Teala'dir. Ancak 
biitiin bunlan kavrayan kimse, mtisebbibti'l - esbaba baglanir. Bu gibi- 
ler, kendlsine te§ekkur edlp kendisini ovenlerden Allah katmda daha 
iyl oldu&unu anlar. Qiinkii «te§ekkur)), faydasi az olan dilin hareke- 
tinden ibarettir. Nimeti Allah'tan bilip O'na §ukredene yapilan yar- 
dim ise, §ubhesiz kaybolmaz. Fakat yaptigin in'am kar§iligmda seni 
ovenler, yardimm kesilmesiyle hig sikilmadan seni yererler. Senden 
bir eziyet gorseler hemen beddu^ ederler. Bu gibilerin h^li miirailik- 
ten ibarettir. Riv^yet olundu ki : 



4Ul 



608 tHYAU ULOMl-D-DIN — CUt: 1 — RUB'UX - tBADAT 



dPeygamber Efendimiz, fakirin blrisine bir sadaka gonderdi ve 
giden adama, "soylediklerini ezberle" buyuidu. Sadakayi alan: "H^md 
ol Allafa'a ki bendini zikredcnt unutmadi ve kcndisine ^ukredeni ter- 
ketmedi" soiira devamla: "Allah'itn beni unutmadi|:iii gibi beni de se- 
ni untitmayaa kullanndan eyle" diye dua etti. Boyle soyledigi ResiU-l 
Ekrem'e habcr verilince, Peygamber Efendimiz de "Ben onun oyle soy- 
leyecegini biliyordum" diyerek giiluinsenii§tir.» Bak nasil yalniz AI- 
lah'a baglanmi§tir. Sadakayi vereni hig anmami|tir. (704) 

Vine Peygamber Efendimiz bir ki§iye: «T6vbe et» buyurunca, 
adam : wMuhammede dei:il, yalniz Allah'a tovbe ederim» demi§tir. Bu- 
nim iizerine Peygamber Efendimiz : 

«Hakki ehline taDidi.» (705) buyurdu. 

ifk vak'asinda Hazret-i Ai§e'nin beraetini ifade eden Ayet-i Celile 
n^zil oldugu zam^n Hz. Ebflbekir (R.A.), Hz. Ai§e (R.A.)'ye kalk Re- 
sfil-i Ekrem'ln bagini op deyince, Hazret-i Ai§e : 

rill VI 'lll-t V'} 't^i 'V illy' 

«Vallalii bunu yapulain ancak Allah'a hamd ederim.» demi§tir. 
Bunun uzerine Peygamber Efendimiz : 



-^ LI C l^j ». 



fcBii-ak onu yS Ebabekir.n (706) buyurmustur. 

Diger ifade ile de Hazret-i Ai§e, Hazret-i Ebubekir'e hitaben 



i''04) Kaynagi bulunatnamigtir. 

(705) Ahmed ve Taberani. el - Esved b. Serl'den. 

(7W) Eba Davud, Hz. Aise'den. 



5 inci KtTAB — 2 net BAB — ZEKAT VKRtLECEK KtMSELER QOfl 



(fYalni^ Allah'a liamdederim, ne sana ve ne de arkada^ina ham- 
>detmem.B demigtir. 

Hz. Ai§e, Vahy Peygamber Efendimiz va.sitasiyle kendisiiie ulag- 
tigi h&lde boyle yapti. Peygamber Efendimiz de bu hSle bir §ey rteme- 
di. E§yayi AUahu Teai&'nin gayrisinden bilmek, kafirlerin vasfidir. 
Nitekim Allahu TeSJa ; 



« 






iiAllah, tek olarak anildigt zatnan, ahirete inamnayanlann tulb- 
leri nefiet ile ^ekilir. Allah'tan ba^ka mSbutlan anilsa hemen kalbleri 
scving ile dolar, yiizleri giiter.n (39 • Zumer : 45) 

B^timni v^italardan temizlemeyip onlan yalmz vdsita olarak 
tanimayan, sirnni gizU §irkten kurtaramami§ gibidir. §irkin leke ve 
kokularindan tevhtd akidesini temizlemekte Allah'tan korkmalidir. 

4 — Halinden §ik4yet<;l olmayani scgmektir. Va^yetinden gikft- 
yet etmeyip haiine razi ve ihtiyilcini gizleyen veya muriiwet s&hlbl, 
herhangi bir S.fet neticesi serveti elinden gitmi§ ama servet h&lindekl 
itiyatlarmi unutmami§, zahiren zengin gorulen ve varlik perdesi al- 
tinda ya§ayan fakir olmaiidir. Bu gibi fakirler halckinda Allahu TeiU& 
§6yle buyurmugtur : 

«uik!ij:uj! 



vOnlar istemekten ^ekindikleri igiu h^erlni bilmeyen onlan zen- 
gin zatmeder, sen onlan sitna ve hallerinden tamrsin, halktan israr ile 
bir ^ey istemezler.» (707) 



(707) (2 - Bakara: 273). 

F. 39 



tjiy IHYAU -ULOMt'D-DIN — Cill: 1 — RUB'IJ'L - IBADAT 



Yani israr ile istemezler, istemekte israr etmezler. Cunl^u Allah'a 
kavi imanlari oldugu igin zengin, sabirU ve izzet-i nefs sahibidirler. 
i§te her muhitte bu gibi dindar ve iffet perdesiyle suslenmi§ fakirleri 
aramak ia,zimdir. Bu gibilere infak etmek, &§ikare isteyicilik edenle- 
re vermekten kat kat sevabtir. 

5 — Ailesi kalabahk olan ve aynca hastalik veya herhangi bir se- 
faeble harlce <;ikip kazanamiyan fakirleri secmektir. Qunku burada, 
Allahu Te&ia'nin : 

« (Sadabalannizi) Allah yolunda kendiiii vakfctmig yeryuziinde 
dola§maga gucii olmayan fakirlere verin.i) {2 - Bakara: 273) buyur- 
dugu man& bulunmu§ olur. Yani fakiriik, gecim darUgi veyl. kendini 
olgunla§tirmak gibi sebeblerle ahiret yolunda mahbus kaldilar yeryu- 
ziinde do]a§amiyorIar. Zira bu sebeblerle onlarin kanatlan kesik ve 
etraflari 5evrilmi§tir. Bu sebeblerden Hazret-i'Omer (R.A.) 
Ehl-i Beytln ihtiyacmi temin i^in on tane ve daha ziyade koyunu bir- 
den verirdi. gUnkli Peygamber Efendimiz de atiyeyi ihtiyag nisbetinde 
verirdi. 

Hazret-i Omer'e (R.A.) «Cehdiil - bela» nedir? diye sorul- 
dukta: (lAilenin kalaljaUk ve servetin azligi demektir» diye cevab ver- 
mistir. 

6 — Afcraba ve inahrcmlerdcn scgmek. Bu gibilere vermek hem 
sadaka ve hem de sila-i rahimdir. Sila-i rahimde hesaba gelmeyecek 
kadar biiyuk sevablar vardir. Hazret-i Ali (R.A.); «Benim itjin, 
dostianmdan karde§lerimden bJrine bir dirhem vermek, ba§kasma 
yirmi dirhem vermekten, yirmi dirhem vermek, ba§kalanna yuz dir- 
hem vermekten, onlara yiiz dirhem vermek, bir kole azad etmekten 
sevimlidir.8 buyurdu. 

Akrabalar yabancilar iizerine tercih edildigi gibi, dost ve ahbab- 
lar da diger tam§lar iizerine tercih edilir. Bu inceliklere ri^yet edil- 
melidir. 

i§te aranan alti hususi vasif bunlardir. Her vasifta ayri ayn de- 
receler vardir. L^yik olan bwnlann en iyisini aramaktir. Biitxin bu va- 
sillan kendinde toplayan bir fakir bulunursa bu buyiik bir ganimet- 
tir. Bu hususta igtihad eder ve isabet ederse yani arar ve bu vasifta 
bulursa iki, igtihadinda hata ederse y&ni aradigi haide yanilarak ba§- 
kasma verirse de yine bir ecir almi§ olur. Aldi|i iki ecrin birincisi; 
diiny&da cimitilikten temizlenmesi, kalbinde Allah sevgisinin kuwet- 



5 inci KtTAB — 2 nei BAB — ZEKAT VERILECEK KtMSELER glj, 

leI^nesi ve Allahu Tefil&'ya itaat etmege cehdetmesidir. Kalb&ide ye*- 
legen bu tig sifat, AlJahu Teaift'ya olan igtiyakim artinr. 

Ikinci ecir; sadakayi alanin dUElsini almaktir. Zlra Ebrarln 
— lyilerin— kalblerinin, hal-i hazirda ve istikbaide giizel tesiri var- 
dir. Eger sadakasina tarn bu gibi ehil olanlan bulursa, bSylece Dei ec- 
ri birden, bulamazsa birinci ecri ihraz etmig olur. Her geyi oldugu gl- 
l3i Allah bilir. 



CgCNCD BAB 

BU BAB, SADAKAYA MiJSTAHAK OLANLARIN KiMLER 
OLDUGU VE SADAKA ALANLARIN VAZtFELERINE DAlRDiR 

Zekatin verilccegi yerler : 

Bilmi§ ol ki zekat, Ha§Im ve Muttalib ogullarindan olmamak, hiif 
ve intislum&n olmak §artiyle Kur'&n-i Kerim'de Tevbe sliresi 60 mci 
ayette gosterilen sekiz smif insanlara verilir. K^fire, koleye (Imam-i 
Azam'a g6re azad olacak koleye verilir) , Hagimi ve Muttalib'lere veril- 
mez. Velilerinin kabzetmesi gartiyle, fakir, sabi ve mecnunlara verilir. 
^imdl bu sekiz smifi aniatalim : 

BtRlXCl SINIF : Fakir ve yoksuUardlr : 

Fakir, bir §eyi olmaditi gibi kazanma lmkS.nlan da olmayan in- 
sandir. Eger bit gunliik nafakasi ve kendine gore giyecegi elbisesi var- 
sa, fakir degil, miskindir. §ayet elinde clan, bir gunltik nafakasina 
yetmiyorsa o yine fakirdir. Eger, mendili, ayakkabisi ve paiitalonu ol- 
mayip yalniz bir gomlegi olur ve bu gomlek, o fakirin vaziyetine uy- 
gun §ekilde, mendil, don ve ayakkabi aiabilecek kiymette degilse yine 
fakirdir. Ciinkii o, bu §.nda muhtS^ oldugu madtJeleri bulamama§ va- 
riyettedir. Her ne kadar bdzilari; fakir igin yalmz setr-i avret edecek 
elbise k§,fidir dedilerse de bu, dogru degildir. Qunkii boyle bir fikir if- 
ratisr. Esasen bu derecede bir fakir bulunmaz. Ki^inin dilenciligi iti- 
jrat etmesi kendisini fakirUkten ^ikarmaz. gunku dilenciiik kazang 
yolu degildir. Fakat kazanmaga iktidan olan kimse fakir sayilmaz. 
Ancak kazanci 3Jet ile olur ve &leti de bulunmazsa, yine fakirlikterl 
9ikmi§ olmaz. Onun iqin &let satin almak caizdir. Kar ve kesbe gilcu 
yetene faldrUk yaki^maz. Eg;er §er'i ilimler ile ugra^mak suretiyle k&r 
ve kesbinde bulunamiyorsa fakirdir. Kendislne zekSt verilebilir. Artik 
onun ^igma kudretl nazar-i itibara alinmaz. Eger ib&detle me§gul 
olmak sllretiyle k&r ve kesbten geri kaliyorsa, fazl'a ib&deti terkedip 
kazan; lie igtigal etmelldir. Qunkil kesb lie ugra^mak ngfile ibMetten 
maktJftldtlr. Zira Feygaraber Bfendimiz ; 



6l4 IHYAU -ULOMl-D - DIN — Cilt: I — RUB'U'L - IBADAT 



«HeIdl [nafafca] talebi, farz tizerine farzdir.» (708) buyurmu§tlir. 

BesAluUah, buradakl tifarz iizerine farzu t^birinden kesb yolunda 
gSsterilen say u gayreti kasdetmektedir. 

Hazret-1 6mer <R.A.) «iSiibbeli (de olsa) kazans, dllencilik- 
ten daha hayirlidir.u buyurmu§tur. . 

Sger ki^i babasmm verdigi, veyk nafakasi tizerlne v&cib olan kim- 
senin verdigi ile yetiniyorsa, bu h&l kazanmaktan ehven ve fakat gay- 
ri makbtil olmakla beraber yine fakir sayilmaz. (Hanefllere gdre ken- 
dlsinin bir §eyi olmadigina gore yine fakirdir. Y&ni taabasi zengin olup 
kendislnitt bir §&yi olmasran, zehgin gocuguna zek&t verilir). 

iKlNCt SINIF : Miskinlerdir : 

MlskEn, geliri giderini kar^ilamayan kitnse demektir. B&zan ge- 
liri giderini kar§iiamadigi igin bin dlrliem maa§ alan misktn, buna 
mukabil bir ip lie baltadan ba§ka bir §eyi olmadigi h&Ide bunlar ile 
gegimini saglayabilen, zengiri sajnlir. Oturdngu evleri, durumuna uy- 
gun elbisesi kendlsini misldnlikten kurtaramaz. Yine kendi vadyetine 
g5re mtinasib ev e§yasi, melni§ati ve fikili kit&blarinin biilunmasi, 
kendlsini miskinUkten kurtaramaz (709). Yalniz kit^blan olup klt&b- 
lardan ba^ka bir i^eyi olmayan lidmse fitir sadakasini vermez (Sadaka-i 
fitu: bahsine bak.). Kitab, ev egyasi, elbise, ayni liiikUmde ve insftnm 
muiitftg oldu|:u maddelerdendir. Fakat kit^b ihtiyacmda biraz ihti- 
yatli davranmalidir. 

KItaba ihtiya? iiq sebebten olabilir : a) Okutmak, b) istifflde et- 
mek, c) Mutaifia ile goniil eglendlrmek. Ancak oyle zevk ve eglen- 
mek muteber degildir. Ahirete faydasi olmayan, dtiny&da ancak 
zevk i;in okunan, §iir ve t&rili kit&blan ^bi. Bu lElt&blar yemin kefa- 
retini Sdemek ve fitre borcunu vermek igin satilirlar. Ve bunlara s&hib 
olan miskin sayilmaz. 

Okutmak i^n olan kit&blanna gelince. Eger kit&b s&hibi ucret 
kar§iligi terbiyeci. mUderrls ve 6|Tetici ise; terzinin makinesl ve di- 



(708) Taberani ve Beyhakl, tbn Mesdd'dan. 

(lOEl) Hanefllere gSre iki kattan fada yatak. Oitljraciiidan fazla mefnisat, Ihtiya- 
cmdan fazla kap kacak her dnstm birer takimdan fazla crfan kUAblar. hatU fazla 
Kw'An-i Kertra Idle ve evinde kullanmadtSt fszla odasi, fcurban ve sadaka-i fttir nlsa- 
binda Iwa^Hi katilir. 



5 inci KlTAB - 3 iincU BAB — ZEKaTIN VERILECEGI YERLER 615 



ger sanatkarlann &Jetleri gibi, onun kit4blan da aletleri sayilacagin- 
dan fitre vermek igin satilmazlar. Yok eger ucretle degil, farz-i kifa- 
yeyi yerine getirmek igin okutuyorsa, yine kita.blanni fitre vermek 
l^ln satmaz ve bu kit^Sla s^hibinl miskinlikten kurtaramaz. Qfinkii 
bu kita.blar, muhim ihtiyl? maddelerindendir. 

Kitablardan 6grennie ve istiiade ihtiy&cma gelince. MeselS, ken- 
dini tedavi iqin tib kitabi vey& miitaJAa edip ders almasi igin vaaz ki- 
t&bi saklamasi gibi, eger bulundugu memJekette doktor ve vaiz varsa 
bunlarin higbirine ihtiyag yoktur. Eger yoksa o zam^ bunlara ihti- 
ydg vardir. B^zan olur ki, bir kitftbi uzun muddet sonra miitaiaa ede- 
cektir. Buna gare layik olan ihtiyag muddetini t&yin etmektir. Ihtiyag 
muddetini t&yinde en dogru olani, bir sene olarak takdir etmektir. 
Sene i?erisinde mutaiaa etmeyecegi kitablara ihtiyaci yoktur. Bir 
gunden fazla nafakasi olana, fitre vermenin vl,cib oidugunu yukanda 
s6ylemi§tik. Nafakayi bir giinluk olarak takdir ettigimize gore ev e§- 
yasini ve elbiseyi de bir senelik olarak takdir etmek miinasip olur. 
K15 mevsiminde yaz, yaz mevsiminde de ki§ elbisesi satilmaa. Kitab- 
lar da daha ziyade ev e§yasi ve elbise meyamna girer. B^zan bir kitab- 
dan elinde iki niisha bulunur ki, bunlanii birine ihtiyaci ycktur. §a 
yet, biri daha dc^ru, digeri daha guzeldir. Bu bakimdan ikisine de ih- 
tiyacmi var derse, biz de: Dogru olamni sakla, giizelini sat deriz. 

Bir fenden, birl muhtasar, digeri mufassal iki kitabi olanin mak- 
sadi istifade etmek ise mufa^salmi saklar, muhtasarmi satar. Yok 
eger gayesi ders okutmak ise ikisi de feendislne lazimdir. Hig blrini sat> 
maz (710). Bu huslista fikih kitablarinin dokunmadigx sayilamiya- 
cak kadar pek 50k misaller vardir. Eunlan burada anlatmamiz, amme 
Ihtiy&ci olmalan ve bu husflsta en giizel yolun, bu aniattigimiz, dtis- 
tur olmasi bakimindandir. Zira bu sOretleri hakkiyle Qikarmak miim- 
kun degUdir. Qunkii bu, goru§ miktannda, sayismda ve nev'inde ev e^- 
yasina, elbiseye, hatta darlik ve geni§likte eve de sir^yet eder. Halbu- 
ki bxmlar hakkinda da kat'i bir hudut yoktur. Ancak, fakih, kendi 
kanaatine gare ictihadmi yapar, g6ru§iine gore bir hudut t&yin eder. 
Ve bu silretle tehlikeli ^tibhelere atilir. Ama vera' sahibi olanlar dai- 
ma ihtiyati tercih edip, giibheli §eylerden kagmarak §ubhesiz olanla- 
ra sanlirlar. A§ikar ve belli olan kar^ihkli iki taraf arasmda pek ?ok 
giibheli dereccler vardir. Insam bunlardan koruyan, ancak Ihtiyattir. 
(En dt^usunu Allah bilir.) (711). 



(710) Hanefllere gore tidiret isin olmiyan kitablarda zekSt yoktur, yalniz jhtiyac- 
lati fazla olanlar fitrede hesab edilir. 

(711) Fakir lie miskin hakkindaki sozler : 

1 — tbimi ^kit; Miskin Hc bir Seyi olmayan, fakir bir miktar varhgi olandir. 



616 iHYAir -ULOMt'D-DlN - Cilt: 1 — RUB'UX - IbADAT 

CCUNCi) SINIF : Amillerdir : 

Aniiller, Halife ve kadilar h&rlg, zekSt toplayan memurlar, zekdt 
tahsildarlaridir. Kabile reisi veyh kethudasi, muhafiz, kktib, muha- 
sib, bek^i ve nakliyeci de bunlar mey&nindadir. Hig biri ems&line ve- 
rilenden fazla maag alamaz. Bunlar igln ayrilmi§ olan zekat sermaye- 
einden bir fazlalik artarsa, bu fazlahk diger siniflara miisavi olarak 
taksim edilir. £ger topladiklan zek&t ticretlerine yettnezse ekslk ka- 
Ian iicretleri devlet hazineslnden tamamlanir (Hanefilere g6re dmil, 
bu paradan alir, fakat aldigi zek4t degil, iicrettir; onun igin Ha§imi 
olmayan zengin S,mil de bu parayi alabilir) . 

DOBDtiNCt) SINIF: MiieUefetu'l - kulObtur : 

Miiellefetii'l - kulub : (Yen!) muslumSn olmu§ (ve fakat Islami- 
yete heniiz ismmami§) kabileleri arasinda hatui sayilan e§raflardir. 
Bunlara sadaka vermekte hem kendilerini isiamiyete ismdirmak ve 
hem de diger esrafi te§vJk vardir (712). 

2 — Esmai: Biinun aksiiie olarak. fakir hi; bir §«yi olmayan; tniskin, hka gey- 
leri olan kimsedir. Nitekim Kur'anda "Imdi gctni, denlzde galisan mlskinlerln idl...." 
buyurulmaktadir ki gemileri oldugu liSlde kendilerine miskin denmi^tir. Fakirler hak- 
kinda da: "Harice cikma£a iklidarlari olmayan ve iffetlcrinden, durumlariiu bilmeyen- 
ler kendilerini zengin zanneder," buyumlmugtur. 

Ldgat Siiraleri de ayni ^ckilde ihtiiat etmigtir. BSzitari, miskin, hisbir §eyi olma- 
yandii'. Nitekim, «Ev misUinen zSmetrebetins ySni niinkinin oturdugu topraktan bagka 
bir seyi yoktur demektir. Buaim aksini sQyleyenler de vardir. 

Hanef! mezhebinde fakir, nisaba m^ik olmayan kimsedir. 

Miskin de hie bir geyi olmayandir. 

(712) Mtlellcfctii'l - Kuldb Iki simftir. Biri ynni miisliiman olup tslannlyet heniiz 
kendisinde yerle^meycn cirul'Lir. Digeri kafirdii'. Bunlar da iki kisimdtr. Bir kismmm 
tslAmiyete gelmek ihtiraali var, diger kisnunin aslS tslimiyete gelmek Uitimalleri yrfc. 
fakat gerlerinden korunmasi gereken kimselcrdir. Peygamber Bfendimiz Kur'fin'in 
hiikmiince bu sunflarin hcpsine yer vermistlr; fakat zek&t veyS guilmet mallanmn 
hangi kismindan vcrdigi ihtiJdflidir. Peygamberimizin irtihalinden aonra bu gibilere 
sadakanin verillp verilmeyecegi yine iliUlfkflultr. BSzilanna gSre bu hiikUm bakidir. , Za- 
ruret kargisinda bulunan memleket halki veya ordu bu gibilere sadaka verebilir. Diger 
bSztlarma g5re sebebin kalkmasi ile bu hiikiim de kalkmigtir. CiinkQ bunlara sadaka 
vermeb Islflmiyeti yiikscltmek igindl, Islfimiyet izzetini buldu daha onlara ihtiyas kal- 
madi. Diger bSzilan bu fiyet-i celllenin mensuh oldugunu kabut etti ve Hazret-1 Omer'in: 
vINIeyen imfin elstn, dileycn k&fir olsuna diye okudi^u Ayet-i cellle lie mensuh oldu- 
gunu kabOl etti. Diger bSzilan da: Haberi meshur ile ziySde bakimmdan nesh cftiz oKir- 
sa Icma' Jle de nesh cdizdir, dediler. 

HUlftsa : Hanefilefe gore bu sinif Feygambcrimiziu irtihallyle kalknusbr. EbQ- 
b^cir'in hilgfetinde Uycync ve Ekra' nSmindaki zStlar eskisi gibi zekfit istedller. EbQ- 
bekjr onlan Omer'e gonderdi. Omer, Ebilbekir'in yazisim yirtti ve yukandaki dyeti 
okudu. tsterseniz bizim gibi parasiz olarak IslSmiyeti kabdl ediii istemezseniz l^te kilic 
dedt. Onlar k^it parcalarini £bilbckir'e getirip halife sen miain, timer midir? dlye 



5 inci KiTAB — 3 uncu BAB — ZEKATIN VERILECEGI YERLER 617 

BEgtNCl SINIF ; Mukateblcrdir : 

Miikgteb : Para ile azad olacEik koleler demektir. Efendisi, bana 
§u kadar para getlr ben seni azad edejrim der. «Para ile kendisini sa- 
tin alacak olan bu gibl bigarelere» zek&t verilir. Bu zek&t, onlan 
borslarma mahsOben efendilerine de verilebilii-, Sahibi, azad edecegi 
kolesine zek&tini veremez. Qunkti fiilen kolesidir. Verdigi zek&t yine 

kendisine doner. 

/ ■ 

ALTINCI SINIF : Ganmuudur : 

Ganm demek, me§ru yolda harcaihak iizere istikraz edip borgla- 
nan, bor^Iu demektir. Borcunu odeyemeyen bu gibilere zekat verilir. 
Ancak boyleleri, parasini fenahga harcami^sa, tdvbe ettikten sonra 
kendisine verilir. Bor^lu olan zengine ise zekat verilmez. Ancak bu 
borcu iki kabile arasini bulmak vey& umumi bir fitneyi bastirmak 
i5in yapmi§sa o zam&n yine borcu fidenir (713). 

YEDlNCl SINIF : Gazilcrdir : 

Nafakasi ordu tarafindan terain edilmeyen gazilere, zengjn dfe ol- 
salar, muharebe etmelerine yardun olmak iizere zekat verilir (714). 

SEKtZiNCi SINIF : Yolculardir : 

Yoleu veya misai ir, giin&h ve masiyet bulunmayan maksadlarla 
memleketlnden tagraya ?ikm]§ kimselerdir. Boyle kimseler eger fakir 
iseler, onlara zekat verilir. Eger kendl memleketinde mali miilkii var- 
sa, o zam&n ancak memleketine ula§tiracak miktar verilir. 
, §ayet bu vasiflar nasil bilinir? dersen, derim ki; 

— PakirUk ve miskinlik, yaianciligi kat'iyyetle bilinmedikce, is- 
bat ve yemin §arti aramadan zek&t ve sadakayi alanm soziine itimad 
etmekle ySui kendi ifadesiyle bilinir. 

Gazilik ve yolculuk birbtrlerinin benzeridirler. Zlra bunlar istik- 
b&le ait hSdiselerdir. Binaenaleyh, bir kimse «ben gaziyim (veya yol- 
cuyum) » dedigi zam3,n kendisine zek&t verilir. Halbuki kar§isinda du- 

sorduklannda EbAbelcir insaallah o da olacaktir. dedl. Ve Omer'in bu hareketini tasvib 
ettL Bunlara da kimse itiraz etmcdi. Biiylece sekiz siiuf arasmdan bu simf cifcniig oldu. 
Pakat bu sinifin {^ikmasi, nassi bozan anlann icmai ile degit, onlann icmauia esas tes- 
kil eden yukanki dyet-i celile iiedir. (Allahii A'lem) (Miitercim). 

(713) HaneHlere gore borcundan fazla nisaba mSlik olmayan veyh alacagi olup 
alacagim kolaybkla alanuyan borgluya zek&t verilir. 

(714) Bu, KuT'andaki "Fi sebilillab" (AUdh yolnnda olanlar) ayet-i celflesinden 
alinmadir. Buna birgok m§naiar verilmekle berHber tm&m-i A'zam'a eSre, gaziterin fa- 
kirlerine, yolda kaltnis her sinif insSnlara ve bilhassa Hac yolunda parasiz kalnuslara 
vsrilir. tabil sefer h^linde bulunan gaziler de bu hiikiimdedlr. (Muterdm). 



618 iHYAlJ 'ULOMi'D-DIN — Cilt: 1 — RUB'UX - IBADAT 

ran adam ne muharebe meydanmdadir, ne de yolda gitmektedir. 
Bunun igin bunlann sSziine Itimad edersin. 

Fakat diger alti sinifa geiince; onlann bahis mevzuu siniflardan 
olduklanna dair delil l&zimdir. tgte zek&ta miistahak olraanin §art- 
lan bunlardir. Bu siniilardan kime ne kadar zekat verilir mes'eiesine 
geiince, onu ilerideki bahislerde beyan edecegiz. 

ZEKATI ALANIN VAZlFELERl 
Zekat alanm vazifeleri be§tir. 

1 — ZekS-tin, kendisine verllmesini Allahu Te&Ia'nin farz etmesi, 
bu suretie ihtiyacini kar§ilayip butun duguncelerini bir noktaya top- 
lamak iqin oldugunu bilmektir. Zaten Allahu Teaia'nm bUtUn inaan- 
lardan istedigi, tek bir §eyi gaye edinmektir. O da Allah (sevgisi) ve 
aiiiret (korkusudur) . Allahu Teai^'nin : 

ttCinleri vc insanlan, ancak [Beni bilmeleri ve] bana kulluk et- 
meleil i^in yaraltim.» (51 - Z^riyat: 56) hltabindan, muradi da bu- 
dur. Fakat vakta ki Hikmet-i iiahiye kuUarina gehvet ve ihtiy&slan 
musallat etmeyi Iktiza etti ve bu ihtiyfi-glar du§unceslni dagitirsa, yi- 
ne kerem-i ilahi olarak jhtiy&glarina cevab verecek nimetleri de y£^- 
dirdi. thtiyaglarini giderlp huziir iglnde kulluk ve ibadet etmeleri igin 
kuUanna bol servetler IhsSn etti. Sir kisminin servetlni gogaltti, fa- 
kat serveti ba§ina beia oldu ve kendisini tehlikelere siirQkledl. Bir 
kismmi da, §efkatli bakicinm hastasim kayirdigi gibi korudu; dunyft 
servetlerinden uzakiagtirdi. KazanQlarimn kolay olmasi igin ihtiy&a- 
ni zenginler vasitasiyle kendilerine gonderdi. Kazanmak ve kazandi- 
gmi muhafazadaki zahmetleri zenginlere gektirdi. Faydasmi fakirlere 
nasib etti ki, onlar bu sayede yalniz Allahu Teala'ya kulluk eder ve 
oliim sonrasi iein hazirlanirlar. Ne diinya serveti onlan me§gul eder, 
ne de yoksuUuk bu hazirhklanna man! olur, t§te nimetin son haddi 
budur. 

Fakirin vazifesi yoksuUugun kadrini bilmek ve Allahu Te&ia'nin 
kendisine verdigi faziletlerin, kendisinden uzakla§tirdigi nimetlerden 
daha ustiin oldugunu anlamaktir. in§aallah bu hususlar, (Kit&bul- 
Fakr) da fakirlik bahsinde afiklanacaktir. 

Zengin vasitasiyle, Allahu Teaia'dan aldigini, kendisine rizk ve 
ibadetine yardimci olarak alsin ve aUrken niyeti, aldigini taatte kul- 
lanmak olsun. Kger tamamlyle buna muktedir olamiyorsa, hi? olmazsa 



S inci KlTAB - 3 uncu BAB - ZEKiTI ALANIN VAZlFELERl 619 

miib&h olan yerlerde harcasin. Eger aldigim isyanda harcarsa kUf- 
ran-i nlmet ederek AUahu TeSl^'nin gazabina ugramagi ve rahme- 
tinden uzak olmagi hak eder. 

2 — ikinci vadfesi, sadakayi verene te^ekkiir etmek, du& etmek 
ve emu avmektir. Fakat te§ekkiir ve duasi, zengini v&sita olmaktan 
ileri gottirmemelidir. Ancak Allahu Teaia'nin nimetlerinin kendisine 
ula§masmda zenglnl bir yol ve v&sita olarak kabOl etmelidir. Nime- 
tin ula§masini saglayan yol da, y4sitanin da oviilmege hakki vardir. 
Bu gekllde ovgii, nimetin AUah'tan geldigini bilmege aykm degildir. 
Nitekim Peygamber Efendlmiz : 



'i 



J" • . . ^ . « *^» 



fllns&Dlara tesekkiir etmeyen, Allah'a §ukretmenii$ sayilir.» (715) 
buyurmugtur. 

insAnlan halkeden, onlara kuwet ve kudreti veren, bizzat kendi- 
si oldu&u hSdde Allahu Te&lS. dahi Kur'^n-i Kerim'in blr gok yerlerin- 
de amellertnden dolayi kullanni ovmustiir. Mis&Ii; blr &yet-i celilede : 






fi[Eyyab] O ne gUzel kuldur! Hakiykat o, d&ima Allah'a siginir.* 
(38-S&d: 44) buyunnu§tur. 

Buna benzer daha pek 50k &yetler vardir. Binaenaleyh sadakayi 
alan du&sinda: oAllahu Te§il& ebrar gibi, senin de kalbini temlzlesln, 
hayirlilarm ameli lie senln de amelini artirsin ve §ehitlerin ruhiyle 
beraber senin de ruhuna rahmet etsins demelidlr. PeygEunber Efen- 
dlmiz: 



•size bit hediye verildiginde ona misUyle mukabelede buliman. 



(7U) 111:10121, EM Sald'den. 



620 IHYAU 'ULCMt'D-DlN — Cilt: 1 — RUBUX - IBADAT 

E|:er liuna guctiiiiiz yetmiyorsa, oirn kar^ilayacak dcrecedc kendisine 
dua ediniz.n (716) buyurmu§tur. 

Verilen hediyenin kusuru varsa; onu gizlemek, hakir gormemek, 
yermemek, vermedigi vakitte de vermedl diye aleyhinde bulunmamak, 
verdigini hem yalniz iken ve hem de ba§kalannin yanmda iken bflyuk 
gbrmek te§ekkurun tamammdandir. Verenin- vazifesi, verdigini azim- 
eamak, alanin vazifesi ise; verileni btiytik goriip njinnet etmektir. 
Qiinkii verenin, zaten verdigini azimsamasi ba§ka cepheden, alanin onu 
biiyiik gormesi ise ba§ka cephedendir. Veren igin karli olan kUeiimse- 
.yici, alan igin kSrli olan bunun aksine buyiitiicu sebebleri dti§upmek- 
tir. Boylece her iki taraf da kendine du§en vazifeyi yapmi§ ve tena- 
kuza du^raemi§ olurlar. ButUn bunlar, nimetin Allah'tan oldugunu 
bilmege de aykiri degildir. Qiinkii v^sitayi uvasita» olarak kabiil et- 
memek ceh&lettir. Mtinkir ise v^sitayi «asil» olarak kabid edendir. 

3 _ ygtincU vazifesi, aldigina dikkat etmektir. Eger aldigi he- 
lai de|;ilse ondan sakmnialidir. Zira Allahu Teall. : 

«Hcr kiin Allab'taii korkar ve takva iizcrindc bulunursa, Allah 
onun i^in bir ^ikacak ve sikintidan kurtaracak gikig yolu ihsan eder. 
Ummadtgi yerden onu nziklandinr.» (65 - Tal&k: 2, 3) . 

Har&mdan ka?man kimseye, Allahu tttXk heiaiden kapi agar. ZS.- 
lim mllletten, zalimlerin askerlerinden, Sultanlarin jlmillerinden (ha- 
ra? toplayan memurlanndan) ve kazancmin cogu haram olanlardan, 
sadaka almamalidir. Ancak 50k daralditi ve verilen malin muayyen 
bir s&hibi bilinmedigi zaman, ihtiyaci kadar almaga miisaade vardir. 
Qiinkii §er'i hiikumlcre gore bu gibi mallann tasadduku la^imdir. Ni- 
tekim 2. ciltteki "Hcliil ve Haram" kitablannda bu hususlan Izah ede- 
cegiz. §Qbhesiz bu gibi parayi kabul etmek, heiaiini bulmaktan aciz 
kalmdigi vakittedir. Binaenaleyh bu parayi almakla da zekat almis 
olmaz. Q'ankii haram para, verenin zekzltina sayilmaz. 

4 — Dordiincii vazifesi, aldigi miktarda §ubhell kisimdan kaein- 
mah. Ancak kendisine mubah olan miktan almali. §ayet sadaka al- 
maga ehliyetli degilse, y&ni saydigimiz sekiz simftan birisine dahil de- 



(716) Eba Davud ve Nesei, Ibn Omer'den. 



5 inci KlTAB — 3 iincii BAB — NE MlKTAR ZEKAT ALINIB 621 

gilse, hig almamaUdjr. Eger azat olmak veya borcundan kurtulmak 
igin aliyorsa, odeyecegi miktardan fazlasini almauialidir. Eger zekat 
i§lerinde ^ali^iyorsa {Amil ise) ems^linden fazlasini almamah, hatt& 
verilenin fazlasini iade etmelidir. Qunkii verilen, verenin mail degil ki 
fazlayi teberrU etmi§ olabilsin. Eger yoleu ise, yerine varincaya kadar 
kendlsine l&ztm olan yiyecek, giyecek ve vSsita parasindan fazlasini 
yine almamalidir. Muharib ise, ancak gaza icin muhtilc oldugu binek, 
siiah ve yiyecegini, kendi kanaatiyle hesab eder alir, fazlasini almaz. 
Yolcunun azigi da kanaatine goredir, bunlar igin muayyen bir mikt&r 
yoktur. Biitiin bunlarda vera', yS,ni §iibhe vereni birakip §ubhe verme- 
yene bakmaktir. Eger, miskin olarak zeklit aliyorsa, evvela ev e§ya~ 
sina, elbise ve kitablanna baksm. §ayet bunlardan muhtSg olmadigi 
varsa vey& kalitesi daha du§iik olan lie geginebilirse hemen fazlasini 
satsin iyisini adisiyle degi§tirip, bu suretle geeimini temin etsin. Bii-, 
tun bunlar kendi igtih&.di ile bilinir. Burada bir z^hiri taraf var ki 
bununla sadakaya miistahak oldugu, bir de batini tarafi vardir ki bu- 
nunla da sadakanm kendisine haram oldugu anlagilir. Bunlann iki- 
si ortasi var ki sadakanin kendisine hel&l veya haram olmasi bakimin* 
dan fiibhelidir. Koru etrafinda gorulen malm, koruya dugme ihtimali 
kuwetli oldugu gibi §tibheli §eylere yakla§anm harama girmesi de 
ayni gekilde kuwetlidir. Biitiin bu husiislarda itlmat, alan kimsenin 
sozunedir. 

MuhtJtglarin ihtiyaglanni takdir ve tesbitte, geni§lik ve darlik 
■bakimindan pek gok takdirler vardir. Vera' sahibleri imkan nisbetinde 
ihtiyag s^hasini daraltmaga gayret ederler. Dininde miisamaha gos- 
terenler ise bu kapiyi geni§letir ve hatta geri'atin kabfil etmedigi bir 
siirii ihtiyfl; kapilan agar. 

Muhtag oldugu tahakkuk edince, a'zami fair senelik iiitiy&cindan 
fazlasini. almamalidir. Bu, ruhsatm son haddidir. Qiinku Wr sene son- 
ra tekrar zekSt verilecektir. Peygamber Efendimiz de (b&zi zevceleri 
igin) bir senelik nafaka temin etmi|tir (Buhari, Miislim, Hazret-I 
Omer'den rivSyet etmiglerdir) . Bir aylik ve hatta bir giinliik nafaka 
ile yetinmekse, takva,ya daha yakindir. 

ZEKAT VE SADAKADAN AIJNACAK MtKTAR 
HUStSUNDA ALlMLERiN GORU^U 

Zekat ve sadakadan ahnacak miktarda ulemanm fetvalan muh- 
teli!tir. Bir kismi, zekat ve sadakadan ancak yirmidort saatlik nafaka 
alinabilir demig ve S e h 1 b. H a n z a U y y e ' nin rivayet ettigi : 



622 IHYAU -ULOMt'D-DIN — Cilt: 1 — HUB'UX - tBADAT 






dPeygamber Efendimiz, zenginlere dilencil^ yasafc etmi§tir. Zen- 
ginligln derecesi kendisinden soiulunca, sabah ve ak§am yiyecegi, bii- 
gun bir gecelik nafaka.» (717) diye cevab verdigi bu hadis ile davala- 
nna delil getirmi§lerdir. Bir kismi da, zengin oluncaya kadar aUr de- 
inl§Ierdir. DelU olarak da zenginligin derecesi zekeLt nisabina malik 
olmaktir. Qtinkii Allahu Te&l& zek&t vermeyi zenglnlere borg etmi§tir. 
Aym zamanda zekat alan, hem kendisi hem de aile efradinin her' bi- 
Ktleri igin nisaba m^lik oluncaya kadar zek&t alabilir, dediler. Diger 
bir kismi da, zenginligin derecesi elli dirhem gilmti§ veyS. bunun dege- 
Tlnde altindir, dediler. Mtekim tbn Mes'Od'un Peygamber 
Efendimizden rivilyetinde : 

KZengin oldugu halde dilencilik eden kiyamet giintinde yiizii tere 
batnus oldu^ balde mah§er yerine gelir.» (718) buyurmu§tur. 

Zenginligin derecesi nedlr? diye sorduldannda, «eUi dirhem gu- 
mu§ vey& bu degerde altindirs buyurdular.. Bazilari hadlsin leLvisl 
kuwetli degil dediler. Bagkalan da zenginligin derecesi, kirk dirhem- 
dlr dediler. Bunlann delUIeri de AtaBin Yesar'm miinkati 
olarak Peygamber Efendimizden : 

iiKii^ dirtiemi oldugu h&Ide dilencilik eden, dilencUikta israr et- 
xUg olnr.B (719) riv^yet ettlgi had£stir. 

Diger b&zilan da ?ok mus&maha ederek, omru boyunca kendisini 
ihtly&$tan kurtaracak aiet ve edevat almaga yetecek kadar vey& 



(717) EbA Davud. 

(718) Slinen sahibleri. TirmUti'de 145 numarali hadis. 

(719) Ebft Davud ve Nesel. 



5 inci KlTAB — 3 uncO BAB — NE MlKTAR ZEKAT'ALINIR 623 

ticaretle iftigal etmek icin liizumu kadar para alabiiir. Zira zengin, 
bu gibilerdir, dediler. Nitekim Hazret-i Omer (R.A.) oVer- 
■di^niz adami zengin edina buyurmugtur. Hatta baziiarina gore, fa- 
kirle^en kimse, esfci haline gelebilmesi igin onbin dirhem de olsa zekdt 
alabiiir. Ancak itidal haddini a§mamalidir. Ebli Talha (El- En- 
sari) bostaninda namaz kilarken dala konan bir ku§ kendisini me^ 
gul etti ve kag rek^t kildigmi §a§irdi. Bu esnalarda idi ki wSevdiginizi 
infak etmeden, iyilerden olamazsiniz» me&lindeki &yet-i celile nSzil 
oldu. Qdk kiymetli olan bu bahgesini sadaka olarak verdigini ve (Pey- 
gamber Efendimizin bu sadakayi istedigi §ekilde kullanabilecegini) 
soyleyince Peygamber Efendimiz : 

(( IQ '4^ l^ ibu ^'i ^ '^1 » . 

nBunu akrabalanna vcr. O senin igin dalia hayiFlidir.» (720) 

buyurdu. O da geni§ ve kiymetli olan bu hurnia bahgesini akrabalan 
olan Hessan ile Ebfl Katade'ye verdi. Hazret-i Omer {R.A.) de yav- 
rusu ile beraber deveyi bir bedevlye sadaka olarak vermi§tir. Bu anlat- 
tiklaniniz bU liusOsta omek olan riv&yetlerdir. 

Bir gUn bir geceiik nafakaya ve kirk dirliem miktari kadar azalt- 
ma mes'elesine gelince; bu miktann t&yini dilencillgln ve kapilarda 
dola^manin ker&hetlni anlatmak i^indir. Bu kadar varligi olanin (ve- 
y& kazanabilen klmsenin) dilenmesi yasaktir. Bunun igin ba§ka bir 
hukum var (y&nl dilenciligln nisabi ayn, zekkt almanm nisabi ayn- 
dir). Bu en agagi derecedir. Irak a,limlerinin dedlgi gibi, omru boyun- 
ca kendisini besleyecek derecede birden zek^t almak da zayif ititimal 
ve ayni zamanda israfa yakindir. . 

itidale en yakin olan bir senelik nafakayi almaktir. Bunun faz- 
lasini almak tehlikelidir. Azinda da darlik vardir. Goriildu^ gibi bu 
hustlslarda ^ri'atm kesin bir htikmu yok, riviyetler muhteliftir, 

Bunun igin muctehld, bunlardan diledigi ile hukum verebilir. 
Ama haramdan kaginanlar da Peygamber Efendimizin : 

, iiHer ne kadar sana [rutisat igin] fetva verseier d* [Bu kismi iki 
defa tekrar ettiler.] sen kalbine dani§.» (721) buyurdugunu hatirla- 

(720) Nam&z bahsinde gecmi^tir. 

(721) ilim bahsinde gecmistir. 



624 lEIYAU -ULOMl'D-DlN — CUt: 1 - RUB'UX - tBSDAT 

mahdir. Nitekim yine Peygamber Efendimiz aGunafa, kalbin ^arpma- 
si, snk&n bulmamasidiro buyurmugtur. Bir §ey alacagi zam&n AUah'- 
tan korkmali §ubheli §eylere yaklagmamab, zahir ulemasirun fetva- 
lanna dayanarak gareler aramamahdir. QJunkii onlann fetvalarinda 
b&zi zartlri kaj^tlar, tahminler ve giibheye dfi§mek gibi tehllkeler var- 
dir. l^iibbelerden sakinmak dlndarlann tabiati ve ^iret yolculannm 
ftdetlerldir. 

5 — Be§inci vaslle, zekati alan, verene ne kadar zek&t verecegini 
sormali. Azami seklzde birinden fazlasini almamalidir. giinkti zek&t 
mti§tereken ye miitesavlyen sekiz sinifin hakkidir (Hanefilere gore bti- 
tiin zek&tini bir sinifa vereblUr). Sekizde biri de kendi sinifindan tig 
ki§iye gore almali, y&ni onu da mOsavi olarak tig pargaya bolmelidir. 
Qoklarinin bunu sorup ogrenmesi v&cibtir. Qtinku pek gogu ya bilme- 
yerek vey& aiding etmeden bu ustile riftyet etmezler. Boyle bir ihttmal 
olmadigi zaman, sormaga da Itizum kalmaz. tngaallah «Heiai ve Ha- 
raniM kit&binda, sombnasi l&ziin gelen ve haram ihtimali olan §eyler 
tafsil&tiyle izah edUecektir. 



DORDtNCt) BAB 

BU bAb nAfile sadakalar ve bunlarin 

FAZiLETLERiNE DAIRDIR 

Sadakaninfazilcti: 

Peygamber Efendimizin hadisleri : 

f ■ " 

, U5' 5,sJa^l ^-iJ!zJ_j *JL>Jl ^ -U*J L^lJ «^*^ >! ^ l_jiJ-AJ 9 

{(Bir liuriiia da olsa sadaka verin. C^unkii o bir hunna a^hgi gide- 
rir, su atc§i sondiirdiigu gibi hatalari da sonduriir, yok eder.n (722) 

> 

«Bir hurmanin yansiyle bile olsa cehennem ate§inden korunun, 
onu da tiulaniazsaniz tatli vc giizel soz ile.» (723) 



«Kitn hel^ kazancindan — Allah helal ve temizi kabul eder — bir 
sadaka verirse, AUah onu kabza-i kudretiyle alir. Sizdeu birinizin de- 



(722) tbna'l - Miibarek iZuhdNuade. 

(723) Buh^i Ue SlUslim, Adiyy b. Hatem'den. 

F. 40 



626 iHYAU •ULOMi'D-DIN — Cilt: I — RUB'U'L - IBADAT 

ve yavrusunu huyiittiigu jrilti, Ijir hunnayi Uhud Dagi kadar biiyiitiir. 
[Vc kiyaiuet giinii saiiibine leslim eder.]H (724) 

Ebii'd-Derda'ya hitaben : 

«Coi'ba pi^irdigin vakit suyunu (ok koy ve komsulaniia bak, on- 
lara [inuhta? olanlara] ondan ver.n (725) 

iiKim ki sadakayi giizellc^tiiir, yani beliiUndcn, gonlu co^arak 
guler yuz vc tatli siizle verir ve vcrniekte acclc cdersc, Allaliu Tc- 
ala da onun vereseierini giizellc§tirir. Yani cvludmi afelten mubafaza 
eder.» (726) 

«[Kiyainet giinii] hesah goriiliinceyc kadai' hcrkcs sadakasinin 
jgolgesinde olacaktir.u (727) 

, **. ti " f ,' '' *■' ^ >'■ -Ic « if 

(tSadaka, yctmi^ §crrin kapisim kapatir.n (728) 
a,'--*'"*,;. - , " * * * 



« 






«GizIi sadaka, aziz vc cclil olan Allahu Teala'nin gadabini teskin 
cder.» 



(724) Buhaii. Tirnii/i*de 056 numarali liadis. 

(725) Miislim. 

(726) IbnQ'l - Mitbarek tZiibdiilnde. 

(727) tbn Hibban. 

(728) Ibhu'l-Miiharek, Enes'den. 



5 inci KlTAB — 4 iincu BAB — SADAKANIN FAZlLETl 627 

.^ ;^ , ^ -» - ,* ^ f , t ^ ^ 't - . f • f * - 

iiVatlikta vercn, datlikta alandan ccren daha faziletli degil- 
dir.» (729) 

^unlcu o da nefsini ol^mden koruyacak, hele bu vaziyete du§enui 
almasi ve hatta dilenmesi boynuna bor^tur. Belki de Resiil-i Ekrem 
Efendlmiz burada yalniz dini i§leriyle me§gul olmafc niyetiyle sada- 
kayi alan mtiht&<;lan kasdetmigtir. tqte ancak bu gibi fakir, dinI ihti- 
y&citii (jlilLTiiick l^;ln kundi.slnv vcrcn zcngine cclrde miisJivi olmugtur. 
Bir def 'a Peygamber Efendimize §6yle soruldu : 

- ^j -'•»■ '' i ^ -^ * f ^ '' •.•'' '' ^ ^ ^ t 

H (j%iJ olT A* J \^ <Jt>UJ 5 lis o^JJ cUi 

nlluiiKl Muhiku flaliH fuzilrllidlr? Ilv.siil-i I'^krviit : SililiuUi, inatint. 
h«vrsli, yiii^iiiiiiiyi iiiiuir, fiikirlikti-ii korktir nhliigiin lifikle |vrrdljtln 
BadukiiilirJ. Siikiii ran bo^iizu f^clnie kudar iMrkltMiK,- di.' o zainun bu 
lalanrH.Tfi, ^u fllAncuya cliyc vasiyelc l»u^T«rHin, halbuki hepsi vcrese- 
yc jntikal (■linii^llr.n (730) 

■^ . ■' m -■ ^^ ** ' .*'* ■' . ' '■'' -r- •"* ''i"'^ '' •''-^>» •t 

^ • ■» , ^ -■ '_, '^ » • • j , -- ^, _ * * ' t "* 






«ttlr ||;Un IVyKumliur Kreiitlinilx ANhAhina : 



<721l) llm HiNmn <7.iiiirnHln. 

(7:K)) llididrl llr Mllnlhil. Ml^ lllli lyrr'.l.-i 



628 illVAU -ULCMrD-DIN ~ Cilt: 1 — EUB'UX - IBaDaT 

— "Sadaka verin". Bir ki§i : 

— Bende bir Dinar var. Peygamber Efendimiz : 

— "Oiju kendioe harca". Adam ; 

— Bende bir daha var. Peygamber Efendimiz : 

— "Onu hanimina ver". Adam : 

— Bende bir daha var. Peygamber Efendimiz : 

— "Onu (ocuguna ver". Adam ; 

— Bende bir daha var. Peygamber Efendimiz : 

— "Onu hizmctgine ver". Adam : 

— Bende bir daha var. Peygamber Efendimiz : 

— "Onu verecegin ycri sen daha iyi bJIirsin".M (731) buyurdu. 

((Sadaka (ve zekal) Hazrct-i Muhammed'in Ehl-i Beytine helai de- 
gildir. ^unku o ancak insanlarm (mailarmm) kiridir.» (732) buyurdu. 

uKus ba§i kadar bir yiyccck ile de olsa, isteyicinin sizi yermesini 
bertaraf cdin [onu susturun].» (733) 

fl o^j ^ ^\ U JJUJI (i-L^ ^ » 

wSail (dilcnci) sadik olup cidden muhtac halde isc, onu kovan fe- 
lah buhnaz.i) (734) buyurmu§tur. 

Hz. isa : <(isteyiciyi eli bo§ geri geviien eve, bir hafta melekler 
ugramazu buyurmu§tur. Peygamber-i Zi^an Efendimiz, iki husllsta, 
kimseden yardim taleb etmezdi. Biri, geceleyin kullanacagt abdest su- 



(731) Ebii DAvud ve Nese!. 

(732) Muslim. Muttalib b. Rebia'dan. 

(733) Ukayli sZuafasda, 

(734) Ukayli nZuafasda. 



5 inci KlTAB — 4 uncu BAB — SADAKANIN EHEMMlYETl 629 

yunu kendi eliyle hazirlar, digeri miskine sadakayi bizzat kendi eliyle 
verirdi. Peygamber Efendlmiz bir hadisinde ; 



nMiskin dedigin, bir hunua iki hurma, bir lokma iki lokma verip 
ba§indan savdigin kimseler degildir. Asil miskin, iffet sahibi olup ka- 
pilarda dola§mayaii yoksullardir. tstcrscniz "insaniardaa israr ile iste- 
mezler" meSlmdeki ayet-i celileyi okuyun.» (735) buyurmu§tur. 

Vine Peygamber Efendimiz ; 

s," ^ tf"- i , ,. ". . '. '^^ J,, "t I' ^ ^ >■■' I" ^ • ," , 



«Kini bir miislumana bir clbiae giydirirse, o elbisedeii o fakir uze- 
riude bir yama kaldigi muddetgc elbiseyi giydircn, aziz ve celil olan 
Allabu Teaia'nin himayesindedir.w (736) buyurmu§tur. 

SADAKANIN EHEMMiYETlNl BlLDIREN ISLAM 
BtJYtJKLEBiNiN SOZLEBt 

Urve bin Zubeyr anlaiiyor : uHazret-i Ai§e, ba^ortusu ya- 
mah oldugu halde elti bin (dirhem) sadaka vermi§tlr.» Miicahid, 

AUahu Teaia.'nin : 

f f '' t ^ '' f ^" *■" T-' '' I'f ii "• ■* r -' -' 

«[Ycmeg:e olan] sevgi [leiitic ve islahlanua] ragmen miskini, yc- 
timi, esiti doyumrlar.» (76 - tnsaH: 8) ayet-i celUesinin «Aia hubbihi» 
tefsirinde «yemege istekleri oldugu halde yedir:rler» demi|tir. 



(735) BuhSr! ile Muslim. Hz. Aige'den. Buradaki ayet Bakara sflresi 273 (incii 

Syetten bir hisundir. 

' (736) Tirmizl. 



630 IHYAU -ULOMi'D-DlN — CUt: 1 — RUBUX - 1B.\D.4T 

Hazret-i Omer (R.A.) duasinda : 



« 11. 4>-UJi(^ji 



HAllahim! Fazia serveti, hayirli olanlaiimiza ver. Uniulur ki onlar 
da bizden olan ihtiyag sahiblerine yardiin cderfcr.n derdi. 

Omer Bin Abdixlaziz: "Namaz, seni yolun yansina; oruc, 
tain Melikin kapismia iletir. Sadaka ise, melikin huzuruna gikarir." 
demi^Ur. 

tbn Ebi Ca'd: "Sadaka, yetmi§ kdtiJlUk kapisini kapatir. 
Gizli verilen sadak'alar figikare verilen sadakalardan yetmig derece.iis- 
tUndtir, ayni zamanda yetmi^ ^eytaniii genesini susturur." 1 b n 
Mes'ild (R.A.) "Gegmi^ zamanlarda bir ki§i yetmi§ sene ibadet et- 
tikten sonra l^ledigi bir zina ile butun ameli mahvoldu, sonra tesadiif 
ettigi bir miskine bir ^arek verdi bu s&yede AUahu Teala kendisini 
magfiret etti ve ibSdetlerini iade etti." buyurmugtur. 

L ok man ogluna tavslyelerinde : "Oglutnl Bir hata i§1edlginde 
heroen akabinde sadaka yer" deml^tlr. Yahya Bin Muaz: «Sa- 
dakadan ma'ada agirlik^a diinyfi daglarma denk gelecek hi; bir "dane" 
dii§iinememo demi^tir. Abdiilftziz Bin Ebi Revad diyor 
kifUi; seyin Cennet harinelerinden oldugu sdylenlr : 

til. Hastaligi gizlemek, 2. Sadakayi gizlemek, 3. Elem ve keder- 
leri gizlemek.it Bu soz, Peygamber Efendimize istinaden, musnet ola- 
rak da riv&yet edilmigtir. Hz. 5mer Bin Hattab (R.A.) 
"Ameller birbirine kar;i, ben daha makbOliim diye oviindii; fakat sa- 
daka, sizin en fa^letliniz benim" demlstir. 

Abdullah Bin Omer {R.A.) §eker tasadduk eder ve Allahu 
Te&lft'mn : 

tiSevdi£:iniz [mal] den intak etmedik^e iyilerden olamazsituz.» (3 - 
Al-i Imr&n: 92) ftyetini okur, AUahu Teftia bilir ki benim en gok sev- 
digim sekerdir derdi. Nehai de "Ailah nzasi igin infak edecegim 
Seyin kusurlu olmasmi istemem" derdi. tJbeyd Bin tJmeyr: 
"l^is&nlar kiy&met gunii en <;ok a(;hk, en §iddetli susuzluk ve en bttyiik 
Qiplakhk iginde ha§rolacaklar, ancak Allah igin yedireni, Allah do- 



/ 



inci IviTAB ~ 4 iincii BAB ~ ZEKaTI GlZLt VERMEK 631 

yuracak, Allah igin igireni Allah igirecek ve Allah igin giydireni yins 
Allahu Teala giydirecektir." demi§tir. Hasan-i Basri "AUahu 
Te&la dileseydi hepinizi zengln eder, aramzda fakir bulunmazdi. Fakat 
(bazinizi zengin baziniz: fakir etmekie) sizleri birbirinlzle imtihan edi- 
yor." buyurmu§tur. §a'bi: dFakirin sadakaya ihtiyacmdan fazla 
kendisinin sadaka sevabma muhtag oldugunu bilemeyen zengln, sa- 
dakasmi iptal etmi? ve eciini kaybetmigtlr." buyurdu. (Imam M^- 
I i k : "Sebil olarak dagitilan ve camllerde sadaka olarak verilen su- 
lardan, zenglnlerin dahi Igmesinde blr mahzur gdrmem. Qiinku bu gl- 
■ bi sular, yalniz yoksullar igin degil, susami? olan herkes igin sebil da- 
gitihr." demi§tir. 

Hasan- Basri, cariye satan bir tellala : 

~ Bu cariyeyi bir vey& iki dirheme satar misin? diye sordu. 
Teliai; 

— Hayir veremem. Hasan-i Basri : 

— Veremezsen ugurlar olsun. Bilmelisin ki Allahu Teala bir pula, 
bir lokmaya, (ufak bir sadakaya) bir huri vermeye razidir, demi^tir. 

ZEKAT ve SADAKAYI GtZLt VE A§iKARE 
VERMENtN BEYANI 

thias arayanlann gbril^leri bu hususta ihtilaf etmi^tir. Bazilari 
gizli vermenin, diger baalan da &§ikare vermenin daha efdal olacagi- 
na meyl etmi^lerdir. Biz her birindeki m&na ve afetlere i§aret edelim 
sonra da bu husQsta hak olanm yuziinden perdeyi kaldiralim ve dog- 
rusunu agiga gikarahm : 

Zekat ve sadakayi gizli vermenin manalari : 

Zek&l ve sadakayi gizli vermekte be§ mana vardir : 

1 — Sadaka alanin gizli kalmasina sebeb olur. A§lk&re vcrirse, 
alan da &§ik£lre alacagina gore, §eref ve haysiyeti rencide edilecek ve 
Ihtiy&Q iginde bulundugu agiga gikacak, bilmeyenlerin zengin zannet- 
tlgi ve makbfll olan iffet ve kapalihk kaybolacaktir. 

2 — Sadakayi gizli vermek, (vereni de) alani da insanlann dlUne 
dii^mekten ve suizanlanna kapilmaktan kurtanr. C^iinkU ins&nlar bir- 
birlerini ^ekemez. Zengin oldugu hilde aldi veyi hakkindan fazla aldi 
deyip aleyhinde dedikodu yaparlar. Haset, suizan ve giybet gibi bUyuk 
gUn&hlara yol agar. Binaenaleyh sadakayi gizli verip insanlari bu gibi 
gtin&hlardan korumak evl^dir. 

EbO Eyy£lb-i Sahtiyani "Ben komgularimin hasede ka- 
pilmalanndan >orkarak yeni elblse giymem" demi^tir. z^hldin blri 
■"KomguIarimiJi, aunu nereden buldu ve kim verdi dlye sulzanna kapi' 



632 lllYAU -ULCMl'D-DiN — Cilt: 1 — RUB'U'L - iBADAT 



mamalan isin, blr eok geyleri kullanmaktan vazgestim" demigtir. 
tbrahim et-Teymi'ye, giydigin gomlegi nereden aldin? diye 
sorduklannda; bu gomlegi bana karde§lig1m Hayseme vermigtir. Eger 
bana verdigini ailesinin bilmedigini bilseydim, bu gomlegi giymezdim, 
demi§tir. 

3 — Amelini gizlemek bakimindan zekat ve sadakayi verene bir 
yardimdir. Zlva. gizli infak, 3,§ik^re infaktan daha faziletlidir. Sadaka 
ve iyiligin tamamlanmasina yardim etmek de sadaka ve iyiliktir. 
Sadakayi gizlemek, ancak yalniz iki ki§i ySni veren ve alan arasmda 
kalmasiyle mumkttndur. Hiq biri agiklamayacaktir. Qunkii, birisi soy- 
lerse meydana gikar. 

Adamin biri &limin birine, agikda bir §ey verdi. Alim kabul .et- 
medi^ Ba§l{a birlsl ajmi z&ta, gizli bir hediye verdi, bunu kabul etti. 
Sebebi kendisine soruldukta, bu zkt sadakamn usiilune riayet ederek 
gizli verdigi igin kab^l ettim, otekisi nezaket kaldelerine rif^et etme- 
diglndeh onun sadakasmi reddettim, diye cevflb verdi. Yine adamm 
biri, sofinin birisine a§ik&re bir sadaka verdi. Sofi sadakayi reddetti. 
Adam: 

— AUahu Te&lS,'nin sana gonderdigini neden reddediyorsun? 
dedi. Sofi : . 

— Sen Allah igin olan geyde yalniz Allah lie yetinmedin, onu a§i- 
kkre verlp giisteri§ etmekle ba§kasini da bu l§e ortak ettin. Ben de 
yaptigin bu §irkl sana iade ettim, ^edi. 

Yine adamin biri arifin birine, aleni bir hediye verdi, arif almadi. 
Ayni adam ayni hediyeyi gizli verince arif kabul ctti. Adam bunun 
sebebini sorunca, arif, sen onu a§ikare vermekle riy& etmi§ olman ba- 
kimindan AUah'a isy&n ediyordun, ben de sana yardimci olamazdim. 
Gizli vermekle (yalniz Allah nzasini k£isdetmi§ olman bakimmdan) 
Allah'a itaat etmig oluyordun, sadakani kabdl etmekle bu iyiliginde 
ben de sana yat^imci oldum, d6mi§tir. 

Siify&n-i Sevri: «Verenlerin soylemeyecegini ve kimseye 
a^mayacaklanni bilseydim, ben de sadakalanni kabul ederdimn de- 
mi§tir. 

4 — A§ikare sadaka almakla zelil ve hakir olmak vardir. Halbu- 
ki Muslum&na zillet yaki§maz. Bazi §,limler gizli verilen sadakayi alir, 
&§ik&re verileni almazlardi. A§ik£lre verileni almak, ilme hakaret ve 
s&hiblne zillet oldugu igin ilmi ve alimi algaltip, dUnylihgi yukselte- 
meyjz derlerdi. 

5 — Sadakayi gizli almakta ortakhk §ubhesinden ka^inmak var- 
dir. QtinkU Peygamber Efendimiz : 



5 inci KtTAB — 4 uncu BIB — SADAKAYI ASlKARE VERMEK 633 






» 



«Kendisine hediye verildigi vakit yamnda bulunanlar o hediyede 
ortaktir.n (737) buyurmu§tur. 

Verilenin altin, gumu§ olmasi, onu hediyelik vasfmdan gikarmaz. 
Niteklm Peygamber Efendimiz : 

«Kisiuin karde^ine verccegi hediyeniii en makbulii, giimug ver,- 
mek vcya ckmek yedirmcktiiMi (738) buyurmu^tur. 

Eu hadis-i §erxf ile gumii^u ba§li bagma bir hediye saymigtir. A§i- 
kSjre veriien, mekruhtur. Ancak iki tarafm rizasiyle olursa zarar ver- 
mez. Buna ragmen yine 5ubheden h^li degildir. Fakat gizli verilirse 
biitun bu §ttbheler ortadan kalkar. 

Sadakayi a^ikarc vermenin inanSlan : 

Sadakayi a§ikare vermekte dort mln^ vardir : 

1 — Sadakayi apiklamak daha makbQldur. Qiinkii ki-^inin, dog- 
ruluk ve ihlasma delil ve hem de riyadan sahmdir. 

2 — Sadakayi a§ikare almakda, rtitbe ve mevkii diigurmek zil- 
let ve meskeneti agiga ^ikarmak kibirden uzakla§mak, bunlardan 
miistagni olundugunu iddia etmek ve insanlarm goztinden du§mek 
gibi haUer vardtr. 

Ariflerden biri talebesine, sadaka ahyorsan her haide agikftre al; 
Siinku sen iki siniftan kendini kurtaramazsin: Birisi, sadaka ahyor- 
sun diye gGzanden dugecegin kimsedir, zliten dininin selameti ve Sfet- 
lerden muhafaza olman bakimindan senin istedigln de budur. Digeri 
de, a§Ik&re almak ile sana kar§i sadakatini artirdigin ki§idlr, z&ten 
kardeginin senden istedtgi de budur. Qiinkii onun seni fazla sevmesi 
ve sana fazla saygi gostermesiyle sevibi ^ogalir. Onun seva.biiun art- 
masina sebeb olman bakimmdan sen de me'cur olursxm, demigtir. 

3 — Arifler ancak ve ancak aziz ve celil olan AUahu Te^lft'ya 
baktiklan ve ba§kalarma aldiri§ etmedikleri igin, pnlara gore gizli- 
3ik de &§ikS,relik de birdir. Vazlyetinln degi§mesi bunlar igin tevMdde 



(737) UkayU ve tbn Hibban iiZaafa»da. 

(738) Ibn Adiyy. 



634 iHY.vU LLi'Ml'J DfN - Cill; I - RUBUX- JBADAT 



§irkUr. Bunun igin bazi aiiilev. "AsikSre verileni reddedip, gizH veri- 
leni alan kimsenin duasma kiymet vermeyizi> demi§lerdir. Hazir ol- 
sun, gaib olsiin, haiku illiluL. Iialde noksanliga dciaietUr. Luyik ohm; 
nazarlari, yalm:', vihid ve lerd olan ADahu Teala'ya baglamaktir. 

Hikaye olundu ki: §eyhin biri muridlerinden birini daha 5ck sevi- 
yor ve bundan di^erleri agirlaniyordu. §eyh sevdigi bu rniiridin iisiiin- 
lUgiinii digerlerine anlatmak igin, her birerlerine birer tavuk verdi ve 
bu tavuklan kimsenin gormeyecegi yerlerde kesin gelin diye emretti. 
Herkes tavugu kimsenin gormeyecegi bir derede kesti geldi. Yalniz o 
murid tavugu canh olarak getirdi. §eyh otekilerine sordu, onlar da 
kimsenin gormedigi yerlerde Itesip geldiklerini soylediler. O miiride de. 
sen ni?in kesemedin diye sorunca: Siz, kimsenin goremiyecegi ycrde 
kes dediniz, hen nereye gittirase Allah'im beni goriiyordu, onun-iQin 
kesemedim, diye cevSb verdi. Bunun uzerine ^eyh, i^^te benim buna 
meylimin sebebi budur. tpunku o Allah'tan bagkasina iltifat ctmez, 
yalniz AUaha bagiidir, dedi. 

4 — Sadakayi arjikarc vermek, «nimcte ^ukiim stinnetini yertne 
getiimektir. Nitekim AHahu Teaia : 

nRabbinin nimetini soyle, aniat [if§a et].» (93 - Duha: 11) bu- 
yurmu5tur. Gizlemek ise, kufi-an-i nimet ve nankorliiktiir. AUahu Te- 
aia verilen nimeti gizleyenleri .yermi§ ve cimriler arasma katmi§tir. 
3\itekim Kur'an-i Kerim'de : 

-■ ■ ^ ^ 






iiOnlar cimrilik ederlcr, insanlara cimrilik tavsiyesinde bulunur' 
lar, Allah'in bol nimctindeu kcndilerine verdigini gizlecler.!) (4 - Ni- 
s&: 37) buyurmugtur. 

Peygamber EfendJmiz : 



5 inci KjTAB — 4 unco BAB - SADAKAYl A5IKARE VERMEK 635 

K^llahu Teala nimetini in'atn ettigi kulunda, nimetinin eserinin 
goriilnicsini sevcr.n (739) buyurmu§tur. 

Adamin biri, SEllihierden bir z&ta gizlice sadakasini verdl. Sada- 
kayi alan z&t, elinl kaldirarak: «Bu dUnyaliktir bunun ft^ikftre olmasi 
daha makbuIdUr, &hiret i^Ierinde ise gizlilik daha makt]Clld<ir» dedi. 
Bunun igin bSzilan, "size agikfire bir §ey verilince onu aim sonra gizll 
olarak iade edin" demr^lerdir. Nimete gUkretmek, tegvik edilmigtir. 
Nitekim Peygamber Etendimiz : 

«tnsanlara te^ekkiir etmeyen, Allahu Teula'ya ^tikretincniis- 
tir.» (740) buyurmu5tur. 

9UkUr, verilen nimete bir kar^ihktir. Hatia Peygamber Efendimiz: 



D 



wSize bir hcdiyc vercnc si2 de niukabcledc bulunun cger buna gii- 
cunUz yetmezsc niukabclcde bulunduguuuza kanaat gelirinceyc kadar 
onu medh U scna edin ve hakkinda hayir duada bulunun.» (Bu hadls 
yukarida gegti) buyurdular. 

Muhacirler (Mekkeliler) §6yle dediler: Ey Allah'm ResAliil Bu 
Ensftr, y&ni Medineliler ^ervetlerini orta ortaya bizimle boIu§tii, blze 
pck (ok ikramda bulundular; korkariz ki bizim ccrimizl hep onlar ala- 
caklar! Pttypimbor Efcndlmiz ; 

nSizin onlara tc^ekkui'uaiiz vc onlan medh ii scna cLtiK'nIz onla- 
nn ikramlanna karsiliktir.» (741)- buyurdu. 



(TJ9) Ahmed, ImrSn b. Husayn'den. 
(740) Yukarida gecnistir. 
(141) TiTtniz!. 



■ [ 
636 IHYAU 'ULCMt'D - DIN — CUt: 1 — EUB'UX - iBADAT 

hOkCm 

i§te gizli ve a§ikare sadakalann manalari bunlardir. Bunlan 6g- 
rendikten soma, ihtilafm mes'elede olmayip insanlann h§,l ve vaziyet- 
lerinde oldugunu kolaylikla anlarsin. 

Bu dav&nm ytizunden perdeyi kaldirmaga gelince. Biz kat'i ola- 
rak, her hal ii k&rda gizli vermek veya agikare vermek daha makbul- 
dtir diyemeyecegiz. QiiiAu efdaliyet niyetlerin ihtil^fiyle ihtilaf eder. 
Niyetler de hai ve §ahislar itibariyle degi§ir. Layik olan §eytanin hi- 
lesine, nefsin igfaline kapilip aldanmamak ve yanh§ yola sapmamak 
itjin, jhlas sahiblerinin kendilerini murakabe etmeleridir. Gizli ve 
a^ik^re sadaka almanin her iki §eklinde de hile ve aldanma var. Fa- 
kat bu aldanma, gizli alinan sadakalarda, &§ikare alinan sadakalar- 
dan daha goktur. 

Sadakayi gizli almagi tercihteki aldanma §6yledir. A§ik&re almak- 
ta mevki ve derecesinin algalmasi, ins^lann gozunden dii§mesi ve 
kendisine hakaretle bakilmasi, iistelik verene de, buna in'am ve ihs&n 
ediyor, soylenmesini istememesi gibi sebeblerden, sadakanm gizli ve- 
rilmesine ins&n tabiatinin meyletmesi bakimindandir. i§te bu hai. 
insamn nefsinde mahfuz ve gizli bir hastahk (mikrop) tir. §eytan bu 
hastalik vasitasiyle, yukanda anlatttgimtz gibi gizli almanin fayda- 
larini ortayakor ve gizliligi tercih ettirmege Qali§ir ki (bu gibi bozuk 
niyetlerle olan gizlilik hig bir deger ta§iniaz). 

Biitiin bunlann miyar ve mihengi tek bir leydir. O da, sadakayi 
a§ikar6 almakta duydugu iiziintu, emsallerinden birisinin Jlgikdre sa- 
daka almasindan yine kendisinin duydugu uzuntunun ayni olmaktir. 
Qiinkii eger gayesi, insS.nlan giybet, haset ve suiz^ndan korumak ve- 
ya varfyetleriniin a^iga gikmasindan onlan muhafaza etmek veyl. ve- 
rene gizlilik ile yardimci olmagi kasdetmek. Veya ilmi ayaga du§mek- 
ten korumak ise, biitiin bunlar, erasaUnin §,5ik&re aldigi sadakalarda 
da aynidir. Eger ba§kasmm a§ik&re sadaka almasind9,n, kendisinin 
a§ikare sadaka almasi daha ^ok agtrina gidiyorsa, vazifesi, §eytanin 
hile ve aldatmasi olan bu gibi b^til §eylerden ve mugal&talardan ka- 
gmmaktir. Quhkii ilmi ayaga diigurmenin mahzuru, iillimn olmasi 
bakimindandir. Yoksa, Ahmed'in veyk Mehmed'in ilmi olmasi baki- 
mindan degildir. Giybetin mahzurlu olmasi, sade Ahmed'in kusurunu 
aciklamasi bafcimindan degil, herhangi bir §ahsm mahremiyetini if§a 
etmesi bakimindandir. Bunlan giizel du§iinebileni, gej^tan kolayca al- 
datamaz. Du§\inemeyen, 50k amel etse de faydasi az olur. (l§te bu an- 
lattiklanmiz gizliligln fifet ve zararlandu:) . 

Sadakanin izhanna gelince, insa.h tabiatinin buna meyletmesi sa- 



5 inci KlTAB — 4 uncii BAB — GlZLt VE AgiK VERMEDE HOkOM 637 

dakayi verenin gonliinu hog etmesi, ba§kalanni da ayni yardima te5- 
vik etmesi ve son derece medh li send ettigini etrafa duyurmakla sa- 
daka verenlerin daima onu arayip bulmalaniu saglamasi bakimm- 
dandir. i^te bu da bir ig (b§,tm) hastaligidir. §eytan dindar ins&nlara 
ancak bu gibi kotii §eyleri sunnet diye tervig etmekle ifsada yol bu- 
lur. Nimete te§ekktir sunnettir. Gizlilik ise riy&yi dogurur, der ve izha- 
nnda saydigimiz faydalari one siirtip te§vik eder. Bunun mlyar ve 
mihengi §6yledir: Kendi vaziyetini tetkik eder. Sadakayi verenin veyS, 
sadaka vermesini umdugu kimsenin duymayacagi ve bulunmadi|:i 
yerde veya medh u senadan ho§Ianmayip, sadakalanni gizlice, te§ek- 
kiir ve medh u sena etmeyen kimselere vermegi itiyad edenler arasm- 
da da ayni vaziyetini muhafaza ediyor, sadakayi verene te§ekkiir edip 
onu medh u sen^ ediyor ve hig bir fark gozetmiyorsa, te^ekkiir ve tah- 
dis-i nimetin sebebi, sunneti yerine getirmektir. Yok eger fark gozeti- 
yor, zaman ve zemine gore hareket ediyorsa aldanmi§tir. Kendisini te- 
gekkure sevkeden kuvvetin sunneti yerine getirmek oldugunu bildik- 
ten sonra da dava bitmiyor. Bu defa verenin hakkim yerine getirmek- 
ten gaflet etmemesi lazimdir. Eger sadakayi veren oviilmeyi sever, 
yaptigi yardimih ins^nlar arasinda yayilmasini arzu ederse, buna ne 
te§ekkiir etmeli ve ne de bu adami ovmelidir. Qiinkii adamin bu ar- 
zusu, kendisine zuliimdur. Bunun hakki ise, bu zuliimde ona yardimci 
olmamaktir. 

Fakat kendisinde ovtilmek gibi bir iptiia olmadigini anlayinca, 
zam^n ona liem tegekkiir ve hem de sadakasmi izhar eder. Yoksa 
ba§ka suretle medhetmez. Bunun igin Peygamber Efendimiz, huzu- 
runda medhedilen bir ki^i igin : 






B 



ffBoynunu vurdunuz. Eger medliinizi duysaydi felah bulmaz- 
di.» (742) buyurdular. Halbuki Peygamber Efendimiz, kendilerini za- 
rar vermeyip daha ziyade hayra te§vik edecegini bildigi ve tam bir ya- 
kJne maiik olduklarina kanaat getirdigi kimseleri de jaizlerine karsi 
medhetmi§tir. HattJl birisi icin : 



\^ Jl Ja\ XL^ <jI 



(742) Buhart ile Muslim, Ebi^ Bekre'den. 



e38 tHYAU ULOMl-D-DIN — Cill: 1 ~ nUBUL - InADAT 

«Muhakkak ki o, Veber eblinin efendisidir.n (743) bujoirdu. 

Yliio Fcygiuiibur liircnUiiuIz, Iiuzrtruna goiun Ccrir bin Ab- 
dullah el-Becelt' nin altina ridastni serdi ve : 

«Bii- kavinin biiyii^ size geldigl vakit ona ikram edin.u (744) bu- 
yurdu. 

Yine Peygamber Efendimiz konu^masi ho§una giden bir kigi hak- 
kinda : 






(tBdzi ifadclerde ^ekicilik var [insam mestcdcr].n (745) buyur< 
mustur. 

Vine Peygamber Efendimiz : 



» 









«Sizden biriniz', dostunun bir iyiligini bilirse onu, duyui'sun. Zira 
bu hal onu tc^vik eder ve iyillge olan Uevesini artirir.» (746) '. buyur- 
mu^tuT. Yine bir hadisinde : 

•.'' * >- -V •"'J' •>?--' > <,. 

B *-i>, J jU.^1 bj .yLjI.:- Jl. bin 

«Mu'miu medhcdildigi zaman, kalbindcki imam artar.n (747) bu- 
yurmu§tur. 

(Siifyan) Sevr!: uKendini bilene, insS,nlann onu ovmesi zarar 
vermez.n Yine (Sufyan) Sevri, Yflsuf Bin Esbat'a, "Sana bir Ik- 



a43) Taberfini. 

(744) Ibn M&ce. tbn Omer'den. 

(745) Buhari. tbn Oiner*deo. 

(746) Darekutnt. 

(747) Taberanl, Us&me b. Zeyd'tlen. 



5 inci KlTAB — 4 uncii BAB - SADAKA MI. Zt;KAT MI ALINMALI 639 

ramda bulundugum zaman, senden fazla sevinir ve biinu Allah'tan 
blr nimet bilirsem, sen de bana te§ekkur et, boyle olmazsa sen de ba- 
na tegekkiir etme» demi^tir. 

Kalbini islaha gali^anlann, bu anlalUklanmizin inceliklerini dil- 
§Unmeleri lazimdir. Bu incelikiere riiiyet etmeden yalniz beden ile 
Ib&det edenler, ^ektikleri fuzuli zahmetten dolayi ^eytanin eglencesl 
olmaktan ilcri gc^cmezler. i§te bu gibi iUmler hakkinda uOndan bir 
mes'elc ogrennick, bir scnelik ibadctten efdaldir.n denml§tir. Qunku 
Ibadetin omrii, bu ilim Jie hayat bulur ve bu ilim bilmemekle de ib&- 
detin buLiin omrii oliir vc muaLtal olur. Yani amcU iilur Kidcr. 

Iliiii'iKii : Bu liu.u"i:;Uv cii Ki'vlim vc cii giizul yol, yadakayi x'iikar 
almak, vc gizli vermektir. Sadakayi allayip, susleyip a^ikare vermek 
mOnasib degildir. < 

Ancak gizlilik ve agikarelik kendisi igin musavi olacak §ekilde 
ma'rifet bakimindan kemal bulmu§ kimseler miistesnadir. Fakat bun- 
lar kibrit-i abmer denecek kadar az kimselerdir. Bu makamin lafini 
yapan (;ok, ama bu makama yiikselen yoktur. AUahu Teala'dan yar- 
dim ve tevfik dileriz. 

SADAKA VE ZEKATTAN, HANGtSlNt ALMANIN 
EFDAL OLDUCiV 

Ibrahim Havas ve Ctineyd-i Bagdadi gibi zitlar, 
sadaka almak, zekat almaktan efdaldir dediler. Cunkii zekati almak- 
ta, miskinleri darla§Urmak vardir. Aym zam&nda belkl, zekati almak 
igin Kur'an-i Kerim'de anlatilan vasiflan da haiz degildir. Fakat sa- 
dakalarda geni§Iik vardir, dediler. 

Diger bir kismi da zekati tercih ettilcr. Qiinkii zekati alan, zekati 
verene bu farizayi yerine getirmek i§in yardimci olur. Hatt& e^er bii- 
tiin miskin ve fakirler zekkt almamakta ittifak etse, hepsl gunahka.r- 
dir. Qiinku zekat farizasim ifa igln, bir rukun de fakirlerdir. Aym za- 
mftnda zekat, muhtat; kuliarina rizik olarak Allahu Teala'nin farz 
ettigl bir hak oldugu igin zekatta minnet altina girmek yoktur. B'u- 
nun gibi zekat ihtiya? kar§ismda alinir, kendisinin muhtftc olup ol- 
madigini bilir (ve ona gore zekati alir). Ama sadaka almak bbyle de- 
gil b&zan dindarhk namiyle sadaka alimr. Qunkii sadakayi veren, fa- 
kirlerden ziyade salih ve abidleri seger (zekati almakla miskinlere ka- 
tdmiij olur). miiikinlcr arasina kuiilmak, tcvazua yakmlik vc kibir- 
den uzakla§maktir. gunkli insan, bazan sadakayi hediye olarak da 
alir ve bu suretle miskinlerden sayilmayabilir. Ama zekat, alan kim- 
senin mulilaclyyetine, ziUel ve meskeneline deUldir. 



640 tHYAU 'ULOMl'D-DtN — Cilt; 1 - RTJBUX - iBADAT 

Bu hustista soziin dogrusu, sahislarin varfyetine ve niyetine gOre 
efdaliyetin degi§mesidir. Eger zek&ta mustahak oMugunda §ubhe edi- 
yorsa, zekat almasi uygun degildir. Eger zekat almaga miistahak ol- 
duguna kat'i kanaati varsa, me§r(i bir yolda borglanip borcunu bag- 
ka suretle Gdeme imk&ni olmiyan gibi, bu adam sadaka veya zek&ti 
almakla da miimeyyiz ise o zam&n sadakayi verecek olan zatin vari- 
yetine bakar, §ayet bu sadakayi bagkasina veremiyecekse, tercihan 
sadakayi aUr. QiinkU zek&ta borglanan, borcunu ba§ka muhtag olana 
verecektir. Boyle yapmakla, zenginin hayrmi §ogaltmi§ ve yoksullara 
geni§lik temin etmig olur. Eger kendisine teklif edilen bu mal, sadaka 
olarak aynlmi§ ve zekdt almakla yoksullara darlik olmayacaksa o za- 
m&n muhayyerdir. tster sadakayi tercih eder, isterse zekati. HSJ, za- 
m&n ve §ahis itibariyle bunlann da hiikmii farkbdir. Insanin benli- 
gini en'aniyetinl daha 50k kiran hal, zekat almaktir. 

AUah'a hamdolsun ki, wEsraru'z - Zekat» kit&bi O'nun yardimi ve 
husnu tevfikiyle sona ermistir. in§aallah bunu «Esrar-i Savmu kitfi,bi 
taklp edecektir. 

Hamd, ^lemlerin Rabbi olan AUah'a mahsustur. (O'na hamdede- 
rim). Efendimiz Muhammed Aleyhisselama ve butun nebi ResiiUere, 
yerlerde ve goklerde bulunan mukarreb melefclere ve Muhammed Aley- 
hissel&min au ve ash&bi uzerine kiySmete kadar bol, sallit ve selftm 
ederim. Yalniz AUah'a hamdederim. O bana yeter ve ne giizel muha- 
ftzdir. 

(ihya - cut; 1 - Kitab: 5'in sonu) 



w\A/\/v. ihya.org Web Sitesi 
Iftihar ile Sunar 

Web Sitemizde 

Online Kurani Kerim Arama Motoru 

KutiJbu Sitte, Sahih Buhari 

Ruya Tabirieri Sistemi 

Binlerce Siir ve Sairler 

Kamus Projesi 

Turkce-Almanca-lngilizce-Hollandaca 

Soziukier 

Fazilet Takvimi Arka Yaprak Konuiari 

Mehmed Emre'nin Eserleri 

Muhtasar llmilhal 

Muhtasar Islam Tarihi 

ve nice ekitaplar, islami bilgiler 
yer almaktadir.. 

HIZMET MUVAFFAK OLSUN DA, 

VARSIN BIZIM YERIMIZ 

CAMININ PABUCLU^U OLSUN 

(S. H. Tunahan ks.) 

Eser Hakkinda 

ya da 

\A/eb sitemiz hakkindaki gdrtis ve fikirlerinizi 

bizimie paylasmak icin mutlaka 

ziyaret ediniz.. 

WWW. i h y a . o rg 

www.yakup.info & www.hanci.org