(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "Yunan Mezalimi"

■fc LOZANDA BAGl§LANAN 
CtNAYETLER 

* BALKAN FACIALARI 

* ANADOLUDA YUNAN 
ZULUM VE VAHgETl 

if PATRIKHANE VE YERLt 
RUMLARIN IHANETLBR1 



5* 



yirmi lira 




KADIR M1SIR0GLU | 7149 5 7 



® 



YUNAN 
MEZALIMI 

(IflSK'BM SiYiH KiTABi) 



DOKUZUNCU BASKI 



sebilYaymevi 

Vilayet Han Kat:2, Nu: 206 

Cagaloglu - Istanbul 

Telefon: 26 38 96 



YAZABIN YAY1NLANMIS ESEBUEBt 



SEBIL YAYINLABI Nu. 
KAPAK KOMPOZfSYONU 
KAPAK BASKISI 
DiZGt VE BASKI 



SEKSEN DOBT 
GOBBOZ AZAK 
TEKiN OFSET 
SEBIL MATBAACILIK 
VE TlCARET 



OSMANOGULLABI'NIN DRAMI 

LOZAN, ZAFER Mi, HEZiMET Mi C. I. 

LOZAN, ZAFER Ml, HEZiMET Mi C. II. 

YUNAN MEZALiMi (TtJBK'iJN SJYAH KiTABI) 

MACAR iHTiLALi 

AMERiKA'DA ZENCi MUSLUMANLIK HAREKETi 

KURTU1U5 SAVASINDA SARIKLI MOCAHiTLEB 

MOSKOF MEZALiMi C. I 

MOSKOF MEZALIMI C. II 

MUSUL MES'ELESi ve IBAK TttRKLERl 

KANLI DUGt}N (Tarihi Roman) 

UZUNCA SEVlNDiK (Tarihi Roman) 

KIRIK KILig (Tarihi Roman) 



iSTANBUL_197£ 



f 



ITHAF 



HER HAKKI MAHFUZDUK 



Gecmi§ten ders almayi$imiz yUzilnden Ktbns'ta ayni 
palikaryalann zuliim ve vah§etine kurban giden m&sum 
dinda§ ve kanda§larimizm necip hdtzralannaf... 



BiBLiYOGRAFYA 



Anadolu'da Yunan Zuliim ve Vahsoti (I II ve III ncu Kisimlar) 

Ankara Matbuat ve istihbarat Matbaasi, :1338 

Anadolu Hediyesi -CSouvenir d'Anatolie) Istanbul 1338 

Bulgar Mezalimi - Istanbul, 1325 

Bulgar Vahsetleri - Istanbul 1328 

Bursa Vilayeti'nde Yunan Fecayii - Bursa Vilayet Matbaasi 13-11 

Can Ceki§en Turkiye - Pierre Loti Istanbul, 1329 

Dimeteko'da Kanlx Bir Levha - Istanbul, 1325 

Izmir ve Mulhakati ile Civarinda Yunan i§galinden Miitehaddis 

Fecayi Hakkmda Viirud eden Raporlar ile Bazi Muharrerat - 

Hiiai Matbaasi - Istanbul, 1335 

tzmir Fecayii. (Basildigi yer ve tarih kayifch degildir.) 

jslaraa (Jokilen Kihc, yahut Alemdaran-i islami Miidafaa - 5eyh 

Miisir Hiieyin Kaydavi - Istanbul 1919 

Kirmizi Siyah Kitap - Ahmed Cevad - Istanbul 1329. 

Lozan Zabitlan (takim halinde 4 ciLt ve ekleriyle Ahmet ihsan. 

ve §urekasi Matbaacihk Osmanli girketi, Istanbul 1341 

Makedonya'da Yunan Mezalimi - Istanbul 1914 

Miislumanlara Mahsus - Istanbul 1329 

Orta Anadolu'da Yunan Mezalimi (I, II, III ve IV. cuzler) Or- 
haniye Matbaasi - Istanbul 1337. 

Pontus Mes'elesi, Ankara Matbuat ve istihbarat Matbaasi 1338 

Tiirkiye'do Yunan Fecayii - Cilt I-II, Istanbul Matbuaa-i Ahmet 

Ihsan ve gurekasi, Istanbul 1338 

Tiirk Ortodokslan - Teoman Ergene - Istanbul 1951 

Turk Kaatilleri ve Yunanhlar - Matbaa-i Amedi, Istanbul 1332 

Turkiye islam impavatorlugunun istikbali - §eyh Miisir Husfi- 

yin Kaydavi - Istanbul 1919. 

Turkiye Nasil PaylasUdi? - Pol Hevri - Istanbul 1329 

Yunan Propagandasi - Dimitri Kitsikis - Istanbul 1965 

Yurekler Acisi - Matbuat ve istihbarat Math. - Ankara 1337 

Zafer Kitabevleri - Istanbul 1341 

Zavalh Pomaklar - Istanbul 1330 



RICA 



Sevgili Okuyucu!... 

Bu kitapta okuyacagin zulumlerin milyonlarca mag- 
dur ve mazlumuyla §ehid ve gazilerimizin ebediyete inti- 
kdl eden asiz ruUan, senden Ur FATlHA beklemektedir. 
Orilari s&detmek vicdan borcundur!... 







» ^' - • - - 



MUSLVMAN TURK EVLADJ! SANA «K1SAS» I EMRE- 

DEN BV ILAHJ KELAM1N MEAL-i KERIMlNI KAR- 

SI SAHIFEDE OKU VE HAFIZANA NAKSETL. 



«EY IMAN EDENLER!... 

OLDURULENLER HAKKINDA 
SIZE KISAS FARZ EDlLDI. HUR 
HURE, KOLE KOLEYE, KADIN 
KADINA KARSILIK OLARAK KI- 
SAS EDiLIR. FAKAT OLENIN 
KARDEgi (VELISi) TARAFINDAN 
KATtL, BAGISLANMISSA O ZA- 
MAN ORFE UYMAK VE GTJZEL- 
LIKLE DIYET ODEMEK GEREK- 
TIR. BO, RABBINlZ TARAFINDAN 
BiR HAFIFLETME VE EAHMBT- 
TIR. ARTIK BUNDAN SONRA DA 
TECAVUZE YELTENENLERE ACIK 
LI BIR AZAP VARDIR. EY AKIL 
SAHIPLERi, KISASTA StZtN iQtS 
HAY AT VARDIH!. SIZDEN DE 
TAKVA SAHIBi OLMANIZ BEK- 
LENiR.x 

KVR'AN-I KERtM 

(Bakara SAresi, 178 — 179) 



igiNDEKILER 



BIEINCI BASIMIN AKISLESI 15 

ikinci. Basimin Takdimi 35 

Birinci Basmun Onsozu 38 

BlRINCt BOLUM 

Siark meselesi 45 

Yunanistan'm kurulusu 47 

intikam kaplsi . 49 

Ugursuz bir soz: Hasta adam 50 

Karl Marks ve §ark mes'elesi 51 

Netiee 53 

IKiNCi BOLUM 

BALKAN FACiALARI 



Olmeyen hacli zihniyeti ... 55 - 

Facialar 59 

Yagma ve hirsizhk 65 

Zorla din degistirmek 69 



Irzateeaviiz 73 

iskence ve katliamlar 77 

Birkag §ahadet 85 

tigONCU BOLUM 

ANADOLU'DA YUNAiM MEZALllVil 109 

A) Marmara Bolgesinde Yunan Mezalimi 118 

1 Orhangazj . ve Gemllk 118 

2 - Yalova'da zulirmier 127 

3 — Beykoz kazasi facialan : 136 

4 — fjile'deki vahset 139 

5 - Marmara Bolgesinin diger kisrmlari 149 

6 — izmit facialan ' 159 

7 — Ezine 164 

B) Ege Boigesi facialan 

1 - • Izmir 169 

2 — Aydm 188 

3 — Nazilli 191 

4 — Menemen 192 

5 — Bergama 196 

6 — Manisa 200 

7 — Eski§ehir ve civannda yapilan mezalim ... 211 

8 - Bursa ve kazalannda Yunan mezalimi 222 

9 — Kiitahya'da Yunan mezalimi 228 

10 — Afyon ve Karahisar ve kazalannda Yu- 

nan mezalimi 229 

11 — Usak'ta Yunan mezalimi 285 

DORDUNCU BOLUM 

BIRKAg MEKTUP — BIRKAg ITIRAF ... 240 

Kanli Hatiralar 247 

Yunanlilarda bir vicdan sahibi (!) ' 255 

Zavalli kiz kardeslerimiz 262 

Esrarengiz bir cani 265 



BE§lNCl BOLUM 

PATRIKHANE VE YERLl RUMLARIN 1HA- 
NETLEKI — PONTUS QAfLESI 

Fener Rum Patrikhanesi , 273 

Pontus mes'elesi 283 

Ekalliyetlerin hususiyetleri 286 

Pontus'un sonu 323 

ALTINCI SOLUM 

BlRKAQ KARAGUN DOSTU 

§eyh Ahmet E§-§erif Es-Sunusi Hazretleri 334 

Mevlana Mehmet Ali Han 345 

Muhammed ikbal 360 

Piyer Loti 364 



YEDlNCi BOLUM 

ZULUM VE HIYANETLERiN LOZAN'DA 
APFEDiLMESI 

Lozan Konferansi 373 

Ekalliyetler ve Patrikhane 378 

Tamirat mes'elesi 385 

izmir'in mutecaviz Yunanlilar tarafmdan isgali 
hakkmda milletlerarasi tahkik komisyonunun 

raporu 386 

SEKiZINCi BOLUM 



1930 TURK - YUNAN ANDLAJSMASI 

Bans ihtiyaci 398 

Tiirkiye ile Yunanistan arasmdakl ikamet tiearet 

ve seyrisefain mukavelenamesi 401 



BIRlNCI BASIMIN 
AKISLERi 




URK'UN Siyah Kitabi (Yunan Mezfllimi) odiyie \k 
defa 1966 yilinda umumT efkqra sunulmus bulunan 
bu eserin muhtevasindaki aci gercekler, derhai ve 
mijthis bir heyecan ve aldka uyandirmisti. Cunkij, yillar- 
dan beri unutulmus ve iizerine eok defa resml ellerce stin- 
ger cekilmis bulunan bu Yunan sekflvet ve mezalimini ha- 
tirlayip ders ve ibret almanin tarn zamani idl. Gercekten 
vaktiyle Anadolu'da icra edilen hdilevt cinayetler ve tatbik 
mevkiine konulan korkunc imhd programi kirk yil sonra 
aym dusman tarafindan bu defa da Kibns Turklugii'ne 
kan?i sahneye yeniden gikarilmis bulunuyordu. 

Bu zuliim ve senaatlerin 1924 yilinda imzalanan « L o- 
zanMuahedenamesi» ile bagi$lanmasi yetmiyor_ 
mus gibi bir de ondan sadece alti yil sonra gercekleseri 
yeni bir Turk -Yunan Andlasmasi geregince « Y u n a n 
M e z a I i m i » nin butun resmi kaynaklan, aramizdaki, 
olmayan bir dastlugu bozdugu esbab-i mucibesiyle umuimi 
kiituphanelerden bile kaldirilmisti. Bunun tab-it bir neticesi 



olarak gene nesiller Kibris'taki Rum hunharligi baslavin- 
cctya kador bu, korkak fakat firsat buldugunda amansiz 
bir miiteoflviz kesilen Turk du^mamnm hakiki mahiyetin- 
den habersiz kalmislardi. Bu yuzdendir ki: eserimiz vutan 
hudutlanni cisarak di? Turkler ve hattfi Yunan efkan umu- 
m?yeslni dahi $umulune alan bir alaka gdrmu^tur. 

Bu alakanin delili milliyetpi Turk okullarmin mtisbet, 
Yunanhlonn ise menfi bir surette kaleme almi? olduklan 
ve husQsi ar$ivimizde mahfuz bulunan yflzlerce mektup- 
tur. Yerimizln darligi sebsbiyle bu mektuplardan sadece 
iki musbet ve' bir menfi drnegin derciyle iktifa ediyoruz: 



Aziz Vatandas... 

Lutfen hediye ettiginiz (Tiirk'un Siyah Kitabi) isimli gok 
kiymetli eserinizi dikkat ve heyeeanla okudum. Te?ekkiir- 
lerimi takdim etmekte geg kaldim. Beni mazur gormenizi 
rica eder ve derin tesekkurlerimi takdfm ederim. 

Bu eser bona mazideki oyle aci, feci seyleri halirlotti 
ki; buntan baska zarnana birakalim. Zaten meklupla da 
yazmckla bitmez! Yalniz padisah Vahideddin merhurmm 
kilic kusanma merasiminde ben de hazir bulundugum icin, 
hiikumder ve §eyh SQnGsi'nin. derin teessur ve heyecanla- 
nni sdyleyeyim. Padisah o derecede miiteessir idi ki; ken- 
disini futarrsadan inilti haiinde yavasca «Bu gunler icin mi 
kihe kusanryoruz?» diyordu. Bereket versin merhum Omer 
Yaver Pasanin gizlice hiikiimdann kulagina sdyledigi soz 
imdadct yetisti de mernsime devam edildi. 

Bu zevatin yalniz teessiirle gozyaslan degil, arm elbet 
kan aglomaga haklari vardi. Koskoca islarr.iyet sarsiliyor, 
onun hadim ve harrtisi Biiyiik Tiirk imparatorlugu (vine) 
yere serilrrvek uzere idi. Acaba yere serilmenviz ve sayet... 



■y 






(< 



■CSc 



5?. \ ■ =%• 

fog \ Ax-*^- 1 ' 



-*£> oLaJ 



'.Ks&jr r~S>j* 



4-, 



r (<■' 



C'J • J'jU r v -^ j^-? ****> > •J<fXyJ>io -Vv 

- tKj^Cr.Ufi » -V r-,1 _« — J ~* f — •> , Vat» 
("■ • «" " " 



*^>*f* <J>_ji ^J>Jir -^-J-V u-ytoJl i-r)Ae "\ 



W (./" - W— I 



>"X2 



J) o I 



•^-W?,u^ 



ro 



Gurbetzede Osmanli Hanedamnm en ftiymetli lair mensu'bu 

ve Abd.Ula.ziz Han'm torunu olan Mahmut §evk&t Efendi Haz- 
retleri'nin fau eser igin lutfettikleri bahsi gsgen mektuptan bir 
sahife. (Bu muhterem §ehzade maa!esef vatanma kavugamadan 
31 Ocak 1973 tarihinde vefat ederek , Bagnols'da topraga verfl- 
mi§tir.) 






Ytinan mezaliminin yen! misallerine maruz bulunan Kibnsli kar- 

cleglcrimizin lideri nuihterem Rauf Denktag'm takdir vo te§ek- 

kurlerini bildiron mektuplarmdan bh-i. 

27/12 None Hatun Caddcsi, 

Ankara 

29 Eylul, 1966 
Saym Bay Kadir Misiroglu, 
Sersncebey Mazhar Pa§a Sokak No, .14/11. 
Dngu Apt. Begiktas, Istanbul, 

Saym Kadir Btey, 

TQrk'fln Siyah KifcabYm buyiik bir ilgi vo ibretle okudum, 
Yazrianniz Tercuman gazetesindo tefrika edilirken bunlan har 
gun ingilizcey© tercume ederek muhafaza etmisfcim. Temas et- 
tigim ccnebi diplomat vg gazetecilere bunlardan pasajlar ckuya- 
rak butun bu vahseti unutan bir millete aym du^manm aym vah- 
seti 42 sene sonra Kibns'ta yeniden reva gordugunii amattim. Yu- 
nanlilar lie, bu bakimdan, kat'i sekilde hesaplagmak icap ettigini 
Hade efctim. Tiirk'u barbar biien bu insanlar, bu ifsaat kar$ism- 
da hayrete du§uyorlardi. Cunku Anadolu'da Turklerin Yunanh- 
iara karsi cok barbarca hareket ettiklerine inanmis kiraselerdi. 
«Biz bunlan bilmiyorduk. diyenler cok oldu. Yazilanmza esas 
teskil eden raporlarin tngilizce voya Fransizca olarak yayinla- 
nip yaymlanmadigmi soranlar oldu. Kat'i bir cevap veremedim.' 
Bu raporlarin tngilizce veya Fransizca metinleri mevcutsa veya 
bunlar kitap halinde nesredilmi§se, bunlarm yeniden nesri yol- 
larmi aramak isabetli olacaktir. Bu hususta beni aydmlatirsamz 
memnun olacagim. 

Eger bu raporlarm tngilizce veya Fransizca metinleri mev- 
cut degilse sizin kitabmizdaki kisimlan ingilizceye ne§retmekte 
do faide vardir kanaatmdayim. Eger siz. do ayni kanaatta iseniz, 
kitabmizda bu raporlarla ilgili kisimlari, Kibnstaki vahsetle. mu- 
kayeseli bir sekilde, ingilizce olarak kaleme almak ve bunla- 
rm kitap halinde nesrini saglamak iatiyorum. Buna bir itirazimz 
var mi? Lutfen bana bildiriniz. Nesredilecek boyle air kitap daha 
ziyade propaganda olarak dagitilacagi icin kitabin sati§mdan bir 



kar temin etmek bahis konusu dogildir, Kitabm ne§rini linanse 
edecelt resmi veya gayri rssmi tesekkulleri bulmak gerekecek- 
tir, Hariciyemizin boyle bir kitabm ne§rini destekleyip destek- 
lemiyecegini bilmiyorum. Sizin de fikrinizi almadan temas et- 
mek istcmedim. 

Bu konu lie ilgili dusuncelerinizi bildirirscniz memnun ve mu- 
tu&ekkir olacagim. Dostu ve du^mam yeni nesle tanitmak yolun- 
da attigimz bu degerli adimdan dolayi sizi candan tebrik eder, 
en derm saygilarimi sunanm. 

(tmzal 
Ranf R, Denkta§ 

Atina'da yaymlanan' «Hristianild Democratism adh giimiik ga- 
zotenin Hey'et-i Tahririyc Reisi Nicolaos Yarudakis'm mektubu 
Athinade 14 September 1966 
Bay Kadir Misiroglu 

istanbul'a 

Hristianiki Demokratia naminde gcmtermi§ oltugunuz cu un- 
vanile kitabinizi -Turkiin Siyah Kitabi*. «Yunan Mezalimi* altik. 

Temamile biitiin boliim boltim, sahife ve sahife gozde kecir- 
tik. Her ne kadar tiirkgemiz az ise da, bir cevab virmiye megbu- 
riet tahtinda bttluniyoriz. 

Tiirk Komgilarimiz! Suleyman Naaifin sozlerine gure «Ir- 
kina, vatana, tarihina ihanet etmis olan efrat ve akvamin hits 
birini unutma, Turk oglu! ve afitme^ Bu gibi siizler tizerinde 
kirk bee seneden songra mnharebe isnasinda ihtimal ki, vugu 
olmus. her iki tarafdan bir takim fecialari bu surett uzere zikr 
itubda -Siyah Kitab» §eklinte meitana ketirubda ehali arasinda 
yayintirmak eyi bir maksata cuhbesiz g&zetmez. Bilakis ■Ihali- 
nizi tusmanlik yplunda sefk itiyorsiniz. Mateesuf. 

Turk gomcularimiz. Biz tahi bu kibi yolu teakib itecek olur- 
sak, yani biz tahi Yunan Siyah Kitabi necr itubda ehalimiz ara- 
sinda yaytiracak olursak, ne kibi neticeler hasil olagakdir? Her 
iki milletin arasin tiagmanlik ve husumet devam itecektir, her 
iki milletin zararina. Eger biz tahi sekiz sene zarfinda (1914-1922) 
kadar tort milyondan mutceviz Hristian ehalisi maff itmeniz ve 



„§m«L. 44 isjfadt (fa. 

tf&usfutiiijcf dtmektafo 'Wutmht: (tonfe-vm/i X$ttjju. 
''"5. ua. UMtwtUie faUi*MrZte};mftttA%!$&' 

CS..V&1 vvtruitft ■fivi-oiu-iitf -miiwiit. &Uuuiutta 

1<m|W« CuU^i mjeiwi bU; P, . . ,7 



I* *»?>« / tt 



Mezkur mektubun ilk sahifesi 



Jik 






1958 istanbul'da ve Izmirde milletimizm aloyhinde yabmis oltu- 
gunuz fecialari bu Burette Slyah Kitablar seklinde yayintiracak 
olursak her ikimize de maczet hasil olacakdir. 

Turk koncularimiz! bu kibi harekefleri terk idup sulhane ve 
islahano yacivalim. Bu surett uzere her iki milletiiniz metcniyet 
ve tcrekiyet yolunda selk idecegiz. Her iki milletimizm mtiyacatt 
butir. Ne suret He meteniyetga, ferica ve lMasatea illeri gite bi- 
lacegiz. 

Hristaniki Pemocratia Rets! 
Nikolaos Yerudakis 

•ffcWWUT /tra« ifscd/ir ,-UtJi' wlih[iti £mxmi<>- 

A.m<1*a -HaufdtitV ffaifuai tlv&hi 1W& ijwMa w- iliTt 
ji^-JL-iJja n JWwfe ^u&k'surm Jtledn-aJu Vacuus 

m^^ favtuti lu stnefa Steal hUk uk,*k 
^jMb«^ jAw* U ihfyt, r„ T IU( 4cM<h 

ft^ Ms <kh«fu. 'JLtjif, -U&ce^ 

Mektubun ikinci sahifesi. 

Hiisnuniyetti olsa bize yaptigi tavsiyeleri u-kdaslan olan Kibns 

Rum eskiyasma yapardi. 



Degerli milliyetpi Yazar Fahri Ersara?, «Yunan Mezo- 
limiii icin cMlllt l?ik» Dergisinin Temmuz 1969 tarihli 27. 
sayisinda ?unlan yazdi: 



Sobil Yaymevi sahibi Kadir MISIROGLU arkadasnmz YU- 
NAN MEZALiMi [Turk'un Siyah Kitabi) nin ikinci basimim da 
yaymlamis bulunuyor. Birinci basimi cok Hlsa zamanda tiike- 
nen eserin 50k onemli bir konuyu islemis olmasi bakimmdan yi- 
ne cabucak tukenecegini ve uyamk Turk milliyetcileri tarafin- 
dan ibretlo ve dofalarca okunacagina eminiz. Bugiin yurdu- 
muzda cirit aton diisman likirlerin en eskisi ve en zalimi olan 
megalo-idea bu eserde butiin ayrmtilari ve biitun vahseti ile go- 
rulmektedir. Ote yandan Kibns katliami dolayisiyle Yunanistan- 
da yoniden alevlendirilen Turk diismanhgimn ortaya koydugu 
gercolder, Turk'un kizil ideoloji kadar megalo-idea'ya karsi da ■ 
uyamk vo suurlu olmasi gerektigini ispallamaktadir. Eugiin be- 
sHtteki Yunan picine: istanbui'umuza giden. yol izmir'imizden 
gecor diye ninnilor soylenmektedir. Kitap okundugunda Tiirk 
soyunun bu palikarya ve pontus cetelerinin kahpelilderinden 
lieler" cektiklerini kinlenerek vo icimiz yanarak anliyacagiz. 
Eserde 30 dan fazla iskence sahnelerini tesbit eden fotograf yer 
almistir. gok kiymetli vesikalarla degerlendirilmis olan esere ay- 
rica, Turk'un kara gflnlerinde Turk'un yaninda yor almis ve 
dflnya capmda iikir mucadelesi yapmis. olan Pakistanli sair ve 
likir adamlarmdan Mevlana Mehmet Ali Han, Muhammet Ikbal 
Ue buyalc Turk dostu Piyer LOTi'nln miicadelelerino dair pa- 
sajlar eklenmis, yazilarmdan ornekler alinmistir. Turk'Un si- 
yah kitabi del'alarca okunacok ve uzerinde ciddiyetle durulacak 
bir eserdir. Su uyur, diisman uyumaz sfizii sanki bu palikarya- 
lar i9in soylenmistir. 15 gun kadar once gazetelerde okudugu- 
muza gore, Yunanhlar iisttin vasifta savas ucaklar imal edecek 
bir ucak fabrikasi yapimi icin Fransizlarla anlasma yapmislar- 
dir. Maksat, hava giioii ustiinliigunii Turkierden ahnak ve yer.i 
melanetlere girismektir. Bu ciddi ve degerli eseri okuyuculan- 
miza tavsiye ederiz. 



TURK'ON SiYAH KiTABI (YUNAN MEZALiMi), 17 Tem- 
muz 1967 tarih ve 1481 sayili Tebligler Dergisi ile Mill! Egi- 
tim camiasina soyle tcvsiye edilmfftin 

YAYIMLAR VE BASIL! EfiMM MALZEMELERi 
GENEL MUDURLUGt) 
Sayi: 660-9369 6-6-1967 



Hi! 



Komi: «Turk'un Siyah Kitabi- adh eser h. 
Kadir Misiroglu (Beyazsaray Kitapgilar Cargisi No : 40 Eayo- 
zid - istanbul) taral'mdan yayimlanan a§agida adi ve fiyati ka- 
yith kitab'm ilgililere tavsiyesi uygun. goriilmiigtur. 

KEMAL OR 

MilH Egitim Bakani a. 

Yayimlar vs Basih Egitim 

Malzemeleri Gensl Miidurii 

Kitabm Ad;; Fiyati: 



Tiirk'un Siyah Kitabi 



10 Lira 



Aziz ve muhterem hocamiz, mukayeseli Tiirk Edebiya- 
ti Profesoru Mehmed Kaya Bilgegil, bu eserin verdigi il- 
hamla Yeni istanbul Gazetesi'nde 1 Kosim 1966 tarihinden 
itibaren yirmi bes - otuz makale yazmak lutfunda bulun- 
muslardir. Tomamen iktibasma imkan goremedigimiz bu 
degerli. yazilardan bir iki pasaj iktibas ediyoruz!, 

He-men surada, in sogutierin goklere atilcken takati 
tiikenip dimlenmek icin, tembel daNarmi; kimiidamag; bile 
ylikumseyen ince, uzun giimu§ renklt yapraklarmi — ssnir 
icnimas bir sure icin — rehavcrfle sulanna bifakiuerdi^i 
siizgun Meric'in otesinde alabildigine uzctnan toprsklctn 
diisiinuyor musunuz? Buralara Rumeli denirdi. Meseld 
Edirne'den, agoclarla kapli dar bogazlar, bunEan kesen 
kucuk, kurok orazi pargclanrsi, Rodop me^eliklerini gec- 
mek sDretiyle ^imal-botiya dogru yol alirsaniz dort giin 



sonra Filibe denilen bir yere vanrdimz. Burasi, arkasi kaya- 
lik ve yukanlarda iki sivrj tepeye aynlan bir dag iizerine ku- 
rairnus $irin bir Turk sehri idi. Asagi yukan birbiriyle esit 
yiikseklikte olan bu tepelerin ikisini de kakma miicevherier 
gibi evler, agaplar suslerdr! Meyli hafiften yilankawi bazen 
kuciik basarnokli da>r yollar, kenarlannda Iri agaplarin sira- 
iancfigi su basina kadar inerdi. Olede genis, fundahk bir am- 
zi Makedonya daglanna kadar uzanir; bu arazi icinde de sa- 
ga sola serpilmis kuciik kdyler yer alirdi. Cogu tek, nadiren 
iki katli, pencereleri kafeslerle kapali evler; ak sacli, beyaz 
narnaz bezli, mjr yiizlii uzun entarili nineler, penbe fistanli 
al renkli, cicekli yemenili, uzun orgulii sacli kizlara namaz 
sureleri ogretir; abflni sankli, uzunca hirkali beyaz veya 
kirmizi kusakli, kalin yiin salvarli alti tahta kundurali er- 
kekler abdest ahr, namaz kilarak, surada burada ahbaplarla 
sohbet ederdi. Mavi kubbeleri, uzun uzun ince mindrete- 
riyle goklerde ikinci bir ncrelrlenne sehir» meydana getiren 
kiipiik zarif camileri; buyuk qinariar altindaki evliyd kabir- 
leri; ortalan disanya dogru biikiilmus yosunlu bahge du- 
varlarmdan dar yollara acilan bazan bir mimari eseri, bason 
da tahta veya demir borulu vasfiyle karsiya cikan hayrat 
cesmeleri sehrin isjaroi karakterini arttinrdi. §ekillerde, 
bahcelerde pencere kenanna konmus saksilarda; tahta, 
teneke kutularda; gene kizlarm ihtimamla yetistirdikleri rey- 
hanlar, feslegenler, kirk katmer, kara gozler, arslan-agiz- 
lan, hiisn-i yusuflar, beydz, siyah, kahverengi menekseler, 
nesrinler, sebboylar, yaban nergisleri, mevsimine gore 
neyruz cicekleri, yaban zambaklari, siisenler, gece menek- 
ssleri, sormasiklann envoi sehri, bitkiden rengdrenk, gayr-i 
murotazam hahlarlo siislerdi. 

Beyaz, ttirlu niianslariyle kavun ipi, kuru penbe, ba- 
hur-i meryem (yeni adiyle siklamen) islak penbe, safak kir- 
mizi, sarap kirmizisi, kiremit renkli, asi boyasi kirmizisi, 
mor dut renkli, moriu hattd siyaha yakin koyuluktai renk 
rank cok katli «sadberg» gonce yari apilmis, tarn apilmis 
giiller; ince narin dallan uzecinde, glinesi adeta sahvetle' 



iper, havaya, nesimin kokusundan baska bir sey katarlar- 
di. Muhakkak ki, bu gul kokularimn cok farkli pesitleri, er- 
babinca bilinen adlari vardir. Eski Fiiibelilerin, Musluman 
Filibelilerin cigerlerine nesim ile birlikte bu rdyiha sindigi 
icin simdi onlann evldtlannda ayni rayihamn varligi veh- 
mine duserim. 

Orgulii, sari sapli, mavi - yesil gozlii, gill parmakli Ru- 
meli kizlari, bu giilleri gorip bir husu ile dererler, her bah- 
cede «giilden tepe» ler meydana getirirlerdi. 

GUI, biitiin Musluman e«lerinde mukaddes bir mana 
tasir; giilyagi, Peygamber'imizin teri sayilirdi. 

Fakat artik ne Filibe'de, ne Kizanlik'ta, ne eski «Mev- 
lid»ler okutuluyor, ne de o «Mevlid»lerde gul suyu dagiti- 
liyor. Ne oldu bu sehir?... 

Orasi Filibe imis mi diyeceksiniz? Ama iki giinluk yol- 
da baska bir dere ile pevrjlmis; biiyuk kdyler, harikuldde or- 
rrsanlar, zengin tarlailarla kapli ve buyuk Balkanlan karsi- 
layan Tatarpazarcik'taki ince endamli mindreler ne oldu? 
Hani oradaki camilerde Cunia giinlert minbere pikikr. is- 
tanbul'daki hiikumdar adina hutbe okunurdu? Ya Balkarv'- 
kmn etegindeki Yenikdy'e ne diyeceksiniz? Filibe'den Tu- 
na'ya, Akdeniz'e, Belgrad'a kadar uzanan genis verimli 
topraklar, bumlann iizerine serpilen sehMer, kasabalar, 
kdyler bizim Rumeli'mizdi. 

Serhat sehirlerinin birinden birine menkibeler gider, 
mehter takimlannda hamaset, yankilan bulunurdu. Rume- 
li, eviiya yatagidir. Bunlardan bazilanna ait menkibeler, 
Omer Seyfettin tarafindan pok giizel anlatilir, Aii Nihad 
Tartan'in «Bey $air» dedigi sahislann pogu buralarda ye- 
tismistir. Ahmed Cevded Pasa Lofca'liditf. Ahmed Mithad 
Efendi, Rusdiye tahsilini Nis'te gormus; gazetecilige, Tuna 
Vilayeti'nde baslamistir. 

Turkielerinde huziinlii bir gurur; bir ovayi doldururca- 
sina uzar gider. 

Ahmed Mithad Efendi, 1312 Yunan Harii vesiiesiyle 
kaleme aldigi «G6nullii» adli romaninda, Rumeli'ndeki «bi- 



colt silme» filemini, tadim pikararak anlatmistir: ipkiler, 
hindili, kazli, kuzulu ziyafetler ince ve kali n sazlar, pengi- 
lerden baslayarak efendilere kadar sirayet eden rakslar, 
alkis makaminda silah sikmalar: O hayatin, bir daha done- 
mlyecek Pittoresque'i olarak kitabi susler. 

Zihnimi Rumeli'de icYunan Mezalimb adli kitap cekti. 
Erzurumda hastaligin yokomdan tutup odama hapsettigi 
son birkap gun ipinde okudugum bu kitaptan pok seyler 
ogrendim. Kitap tanitmasim, bilmem de, sevmeirt de. Fa- 
kat Kadir Misiroglu'nun bu eserinden dgrendigim seyleri; 
eski, yeni, biitun talebemle paylasmak istiyorum. Hararet- 
le tavsiye edecegim sey de — yasiyan bozi siyasi rical 
hakkindaki goriislerde miiellifle uyussunlar, uyusmasin- 
lar — anlann bu kitabi, mutlaka sonuna kadar okumalan- 
dir. iki, up yit once eski dostum Himmet Akin, «Yunan Pro- 
pagcindasui adli bir eseri okumami tavsiye etmislerdi. Eger 
bu yazim gozlerine parpcrsa, kendileri de bu kitabi oku- 
sunlar. 

Bugfin, tarih ogretiminde, pocuklarimiza kaybolan 
Tiirk toprakiari ipin aglamagi evet yalniz aglarnagi ogrel- 
sek, boylece «UNESCO» nun tesbit ettigi prensiplerden 
— bir noktada — biraz uzaklassak; «Birlesmis M'illetien deki 
ahitlerimize, Kibns Tiirklerine aklin havsalanin almiyacagi 
iskenceleri reufi goren Rumlar'dan — hakikatte Yunan'li- 
lardan — daha fazla mi sadakatsizlik gostermis oluruz? Ta- 
bii daha iyisinl Talim ve Terbiye Dairesi'nin bazi «huma- 
nist» uyeleri biiirler. 

Ama ben edebiyat derslerinde, Emin Bulent'in: 

«Tiirk'um ve diismanim sana kclsam da bir kisi» 
misrali manzumesini ezberletelim demiyorum. Ne haddime. 

Ey Vietnam ipin manzumeier yazan Tfirkiye pocugu, 
biraz da sis Rumeli'nin arkasindan aglamaz misin? 






Degerli yazar arkadasimiz Ergun Goze. 16 Mayis 196S 
tarihinde sabah Gazetesindeki «K6sebasi» siitununda bu 
kitap ipin suntan yazdi: 

dniimde bir kitap var <iTurk'un Siyah Kitabi» bir Se- 
bil yayini. Yazan Kadir Misiroglu! Frenklerin kombilasyon 
cfedikleri cinsten bir eser. Yani derleme. Fakat bu cins 
eserlerin bir baska hususiyeti var: Bir vesika kulliyati mo- 
hiyetinde olusu. Bu eser de oyle. Bastartbasa vesika. Bu- 
rada bir sey itiraf edeyim. Hakkmda yazi yazdigjm bu eseri 
tarn okumus degilim. Daha dogrusu okuyamadim. Neden 
derseniz, yiirek dayanmiyor'. Vicdan dayanmiyor. Havsola 
tahammul edemiyor. Yunan barbarligrnin bu kadar sohreti 
olmasina ragmen bu kadar akil ve vicdan hudutlanni zor- 
layici oidugunu ve bunun biitiin medeni dlemce tesbit edil- 
mis bulundugunu, bbylesine ben de bilmiyordum. 

Kitaba dercedilen raporlarda oyle pasajlar var ki; in- 
sani degil, seytani bile patlatir. Hani bazi kimseler Cenab-i 
Hakkin seytan aleyhillfineyi de affedecegini sdylerle ve 
orasira bilmem amma eger affederse Yunanlilar'in barbar- 
ligi yamnda aleyhilldnenln «elestii meclisinden» beri isle- 
digi giiriahlar solda sifir kalacagi ipindir. Allahualem. 

Yalniz eserin ismi yanlis konmus. Turk'iin Siyah Kita- 
bi degil, ainsanligm Yiiz Karasi» olmaliydi bu isim. 

Ne var ki, Turk He ugrasmak pek lyi gelmlyor. Hip kim- 
seye... Moskofa bakiniz... Hdla bir demir perde ile pevrili 
hapishdne... Ne irz kaldi, ne nomus, ne de iskence gorme- 
dik insan, Milli damat bile ortanin solundayken, Rusya'da 
biraz bakimli bir kadin ve gulen bir yiiz pek gdrniedim di- 
yor... Yalniz cephede yirmi milyon gitti, Bunlar ayn he- 
sap... Ehrammdan pikanlan ve bir kdseye atitan firavun 
cesetleri de caba. 

Ya Yunnnlstan. . . ikinci harpte ugradigi isgal hip,.. 
Sonraki ic harp... Bu ip harpte birbirlerine yaptiklari is- 
kenceler. Kamiinist mezalimi... 

Amma ya ingiltere'ye ne demeli? 

Yunanlilan iizerimize saldirtan ingiltere'ye. 



Tiirkiye soz konusu oldu mu hemence Yunanlilarj, gay- 
ri mesru veledini kayiran, pis zanparalar gibi koruyan In- 
giltere'ye, 

Turkiye'ye iki destroyer mi verilecek, Yunanistan'a iip 
tanesi verilmeden olmaz. Amma unutulmasm ki; Mill! Mii- 
cadele destroyerlerle kazamlmadi ye sadece Yunanistan'a 
karsi kazamlmadi. Eger Lozandaki diplomat, Sakarya'da- 
ki «Mehmetpige» layik olabilseydi... 

Bu da Turk'un karabahti. 

Yfiz cilt yazilsa anlatmaya yetmez. 



Memleketimizin gereekten eok sevilen degerli yazon 
Ahmet Kabakli, 12 Mayis 1966 tarihli Terciiman Gazetesin- 
de «Yunan Mezalimis ni okuyucularina soyle tokdlm etti: 

bYUNAN mezAlImU 



Irkina, vatamna, tarihine ihanet etrrtis olan efrad ue 
akvamin hipbirini unutma Turk oglu! Unutma ve affetme!» 

Biiyiik sair we mttcadele adamimiz Suleyman Nazif'in 
yukandaki sozleri, LQZAN, 2AFER Mi, HEZiMET Mi? ki- 
tabimn yazari: Kadir Misiroglu'nun YUNAN MiEZALiMi, 
TURK'UN SiYAH KiTABI adit eserinin basina alinmi^tir. 

Biz, ta go;ebe ecdadimizdan gelmis olan huyumuzla 
cabuk heyecanlanan, pabuk inanan fakat o olpude pabuk 
affeden bir, millet olmakta dewam. ediyoruz! Oysa mill! suu- 
run uyanik ve tesirli olabilmesi ipin «dostu dii?mam» ta- 
rihler boyurtca tammamiz, unutmamamiz gerekir. 

Bir milletin sahsiyeti demek olan bu noktayi gozonfin- 
d® tutan Misiroglu, Yunanlstan'in devlet oldugu giinden- 
beri bize yaptigi fenaliklan belgelere dayonarak ortaya 
koymaktadir Bu kusuk ve adi kavim war oldugu giinden- 
beri gidasini Tiirk diismanligmdan almi?, bizi koftretmek 
ipin once Ruslara, sonra infliliz ve Fronsizlara dayanmis- 



tir. Sayisiz papazlan, patrikhdnesi, Mtora ve Anadolu'daki 
soydaslan ile ber firsat bulundukpa Makedonya'da, Istan- 
bul ve Anadolu'da Turkluge en biiyiik fenaligi yaprnis olan 
Yunanlilann aleyhte propaganda, sirretlik, iskence, katli- 
dm, irza tesaddi ve islam diismanligi olarak insanligin, yii- 
ziinii kizartan rezilllklerini TURK'UN SiYAH KiTABI'nda 
okuyunuz. 



Degerli fikir adorni ve milliyetpl yazar Sabri Akdeniz, 
28 Haziran 1969 tarihli Bizim Anadolu Gazetesi'nde bu eser 
ipin su dikkat cekici yaziyi yozdi: 

BiR KiTABIN DUSUWDURDUKLER! 



Tiirkiye disinda yosayan Ermenilerin, su bildigimiz her 
yil pesitli yerlerde anilan, aleyhimizde propaganda, konusu 
yapilan kqtliamlarimn patirti - giiriiltu ile ele alindigi sira- 
lerdaydi. Bir Nevyork televizyon rehberine goz atarken 
Amerikc'da tamnmis Ermeni artistlerinden birinin bir ya- 
zisi gbziime carpti. Kisaca, soyle diyordu: Yeryuziinde bel- 
ki Yahudiler'cten sonra, en cok zulme ugramis olan millet 
Ermeniler'dir. Sonra da billnen hikayelerden, hatta yanlis 
hatirlamiyorsam, bin yillik baski altinda yasarnalctan soz 
sdiliyordu. 

icime garip bir aci poktii. En cok zulme ugrayan mil- 
let! Gozlerimin oniinden tarih seridimizi gepirdim, Bir de 
Yahudiler'in basindan gepenleri, Ermeni oloylanni, Erme- 
niler'le bin yillik m^unasebetlerimizi diisundum:... Gerek Ya- 
hudilere yapilan boskilctr ve birkap katliom, gerek Ermeni 
hddiseleri, bizim kendi idaremizdeki topraklar disinda kal- 
mak talihsizligine ugramis olan. Tiirklerin pektikleri yamn- 
da devede kulak bile degildir. Eski topraklarimizda, eski 
yurddcslarimiz olan baska milietlerin, ya da Ruslann yone- 
lisini cltina diisen bu karde^lerimizin degismez aim yazisi 



ardi arasi kesilmez iskence, siirekli baski ve soyunu ttiket- 
mek, kokiinii kazimak ipin hazirlanmi$ tiirlii tertip ve diizen 
ipinde kivrana kivrana, bir yandan da kendi kardeslerinin 
idare ettigi bur topraklara gop ederek bu i^kencelerden 
kurtulmak ozlerniyle omriinu suriiklemek olmustur. Gelge- 
lelim bunlan yeryiizunde bilen hemen hemen hip yok gibi- 
dir. Doha da acisi ,biz kendimiz de bilmez, cocuklaniniza 
da anlatmak, ogretmek kaygisini duymayiz. Oysa diisman- 
lanmizi iyi bilmek, iyi tanimak, kavgamn olesiye, oldiiresi- 
ye kizistigi bu diinyada, bizim icin bir olum-kalim mese- 
lesi derecesinde dnem tasunaktadir. Ne yazik ki; bu konu- 
da bizim tutumumuz sadece unutkanjigi da asmakta bir 
yandan bir pesit supluluk; ote yandan ahmakpa bir comert- 
iik gikmazina girmektedir. Dpimizde aydin geginen birpok 
kisiler Balkaniarda, Girit'te, Kinm'da, Tiirkler'in tutunama- 
malarmi, onlann geriliklerine, taassup ve tembelliklerine 
yormaktadirlar. Taninmi? yazarlanmiz ipinde, su gaturmez 
bir gerpekmis gibi bunu ortaya atanlan bilirim. Garip huy- 
Tanmizdan biridir bu. Bize yapiian kotulukleri aydmlarimiz, 
yazarlanmiz ba$kalanna duyurmak, anlatmak istemedik- 
leri gibi, kendi kendimize de hatirlatilmasini, anlatilmasim 
istemezler. Ustelik bize yapiian kotuluklerln supunu da bi- 
ze bulurlar. Mesela Kinm'dan biitim Turkler surulmustur, 
ama bunun supu Ruslar'da degil, blzde ve Kirim Tiirkle- 
ri'ndedir. 

Bir fiimpi anlatmisti: Kurtulus savasiyle iigili bir film 
peviriyorlarrras. Filmde pek tabii olarak sik sik «YUNAN» 
kelimesi gepiyormus. Yunanlilar'la siki fiki pok degerl! (!) 
dostlugumuz var ya... Sansiir diretmis: «Yunanlilarla dos- 
tuz, danliriar. Yunan kelimesini kullanamazsimz, onu pika- 
nniz, yerine «diisman» deyinizi> diye. Ve oyle olmus, film- 
den Yunan pikmis, diisman girmis, 

Doha gepen gun 13 Haziran 1969 da ANADOLU Gaze- 
tesi'nde okudum. insallati bir yanlishk olmustur. Dogu Tur- 
kisian Hiikumeti Sabik Genel Sekreteri, Milletlerarasi Ga- 
zete Sahipleri Kongresinde bir muhtira vermek isternis de 



■N. Hakki UIu, muhtiranm dagjtilmasmi onletnege palismi?!.. 
Dusuiiuniiz: Dogu Tiirkistan'in derdinin duyuruSmasina gi- 
kcs-cika biz karsi pikiyoruz! Ama bu muhtira herhangi bas- 
ks bir miltetle mesela Yahudiler'le, Qekaslovakya veya VI- 
etrcarn'la iigili oloaydi; aym zat ve dana pek pogimiuz his 
tereddiit etrnez, bi? mahzur olup olmadigini .oKsfinmstJen, 
destek ve yarditnci oiur, hatta belki bir de nutnk atardl. 

Tiirkler'in zallmlikleri nakkinda uydurulaniarla kitap- 
■ liklar dolusu icitapiar yazilffilstir. Biitun bunlar bas ulkiisii, 
birincl kaygrsi girtigi yere Hak ve adatei gotiirmek olan Os- 
iranli Tiirk'u hakkinda... Bizim bize yapiianlar hakkinda 
yasdskjarjmsz iip be^ kitabin kabi arasinda ve nerede oldii- 
gu bilinmlyen bir iakim vesikcilarda unutulmus gitmistir. 
Soyle bir an olsun hatirlamamiz ipin bir yerimizden bir tek- 
me yemegi bekleriz. TekmeyB yeyince uyan:r gibi olur, son- 
ra gene ciimert bir unufkanligin kamnligma iiavlz uyradigi- 
miz haksizliklari, kotuitikleri, i^keneeleri... 

Bunlan bana diisiinduren ve yazmama yol opars ki^ap, 
oniimde, duruyor: hTORK'UN SiYAH KITABI (YUNAM ME- 
ZALJiVli) Kadir Misirog!u,.» Kitabin anundekl blbliyografyo, 
yukanda soylediklerimin kesin delili: Bu bibliyografyadaki 
.21 kitapfan hemen hepsi 19Z2 den once yazilrra?, Yalniz 
bir tcsne 199* (Turk Ortodokslas'i) neden bahsettigini blkni- 
yorum. Dsmek kr, Cumhuriyetin baslanndan, Kibns tekme- 
sini yememize kadar bu mevzuda bir bosluk var. Yazmatm- 
fiz, belki idarecilerimiz de yazdirnismis. Oysa bunlan bil- 
memiz, pocuklanrraza ogretrrtemfz gerekir. Na yaziit ki: 
oydm ve idarecHerirrazden pek pogu Tiirkiye disinda (colon 
TUrkierln dummunu da anlamamokto, anlomoktan kap- 
maktodirlar. Sayin Misirogiu'nun kltabirtda vesikalanni 
toplcdigi, Birinci Diinya Sava^i sonu Anadolu Tiirk'ii m6- 
cerassni, Gma yapjlan ve kazanilan sava^m hlkdyesjnl de- 
gil. Tiirkler'e, Tiirk oimayanlarin yaptikian ifkenceleri, 
Anadolu kuvvetlerinin yetisemedigi her yerde tatbike konu- 
ian insafsizca katlism ve hareketlerin hikayesini ogrenip 

F. : 3 



bilenier, Turkiye di§indaki Turklerin diM-umunu da oz pok 
biEeceklerdir, Kuloklanmla duydugum bczi sozler bunun 
mandsim belki biraz kuru fakat kesin bir bipirnde anl-at- 
maktadir. E?imin rahmetli buyukannesi qnlatmi^ti. 20 yjliik 
h\r italyan komsulan varmis.: iptikierj su biie ayn giimez- 
mi$. istcinbul'un i§gali haberi alimr ahrtmaz ilk Stiytedlkleri 
s6z $u olmu?: Istanbul artik bizim a3du: Slz gldecekslnlz, 
biz kclacagiz!» Bir de Yuri an 8mm, Buigarm, Rus'uri duygu- 
iarrm du$unun!„. Yabanci idaresine du$en her Tiirk'un 
olm yazisi budur: Turk gidecek, o topmklarda feencfilerl 
kaiaoak., Krbns'lan Turk gidecek, Rwn kalacak; Bulgcris- 
tan'dan Tiirk gidecek, Bulgar kalacak; Azerbaycan'dan, 
Ozbekistan'dan, Turkisian'dan v.b. Tiirk gidecek Hus gelip 
oraya yerEe?erek kalacak*. Gitmek istemezscj zorla kacin- 
lacak, tiirlii tertiplerle kokii kurutulacak 1 . TUrkler agizlariy- 
le kus tufsaiar kendilerini j'tiare eden yabancn miiletiere 
yarcinamaziar. Ben Tiirklye dismda dogmu?, orta tansilimi 
dn^arda yapmis biriyim; Tiirklere karsi girisilen bazan apifc, 
rJazan sinsice, ama daima agir, surekli, yok edSci baski ve 
ayunian azpok bi!irim.» 







iKfNCI BASiMiN TAKDIMf 



Memleketimizde milli suur ve tarjhi mefkuremize do- 
niisiin miihim bir merhalesinde yayinianan bu nociz essr, 
gerpektsn muazzam bir ragbete mazhar claraic kisa za- 
monda tukenmi$ti. Israrh talepfere ragmen yenlden ne^ri 
ancak simdi ycpilabilmektedir. jki bastm arosinda cereyan 
eden hadiseEerde de Yunan siyasetinin sahtskarhk we zik- 
zaklanm bir kere daha musahede etmis buiunmcktayizl 

Bu kitabin gordiigu ragbeft, «M e g a I o i d e a » 
nm hummciisma tuiufmus «Y u n a n » in gucii yettigsn- 
de eHpiisiiz kustah ve saldirgan, acze du$tii§unde ise hu- 
dutsuz riyakar ve aleak bir yaratik cidugunu, Kibfisli drn~ 
das ye irkda§lanrmzla birlikte milleSce azpok anlomaya 
ydneldfglmizi gosterroi^tir. 

1S20 senesiside Yunan kumandarmun cgzindcn 
« Y u n a n T e b I i § i » adiyfe bir hicsviye yazan Fa- 
:a\ Ahmed Aykap ?oyle dsyordu: 



Sanilmasin yolumuzdan 
Bir giin gelip sapacagiz 
Hele gimdi bir kagahm 
Sonra neler yapacagiz.» 

Evet, Yunan; dikis tutturamadi mi kapar veya aittan 
alir, fakat ilk firgatta yine hucum ve hiySnete girisir., 
Harbte de sulhte de!... 



36 KADIR MISIROGLTJ 

Bugiin «iki adin; i I e r i bir a d i m g e- 
r i » taktigi ile Kibris'i yutmaga coiisan i V u n o n i in 
fizmirMe Turk'u arkadan hangeriettigi ipin line edilen Pa- 
paz Hirisosiomos'un apartman hacimli bir heykeiini tzmlr'e 
muteveccih bir syrette dlktikten soma doiii dostluktan ve 
sulhtan bahsetrnesi, yuzsiiz ve samtmlyetslz Yunan siya- 
setinin en yersi delilldir. 

Yunan siyasi davraniGlarmin degismez vechesj bu- 
dur. 

Bizimki ise, aptallijja varan bir soflyetle her defcsm- 
da aldanmak... Affetmek ve unutmcktir!. Fakat dusiirtmek 
gerelrtir ki; miistakbel vatan cocuklarimn hayat ve memal- 
lanni tehlikeye koyan boylesine agir initial ve fedakarlik- 
lara kirnsenin hakki yoktur. Bu kitapta muthls « Y u- 
n a n m e z a I i m i » nin Lozan'da bagifkmdig'ini, on- 
dan alti 9ene sonra da 1930 Turk-Yunan Andtasmasi gere- 
gince dere kitaplarindan Yunon aleyhtm sozlerin cikartildi- 
gmi, Yunan mezdlsminin resmi raporlarimn kiitiiphaneler- 
dsn toplatlldlgini ve Yunan'a yeni tavizler verilerek bugii- 
ne kadar gelindigini okuyartlar, gelecek Turk nesilleri he- 
scrjma muhakkak ki, teessiif edeceklerdir. 

1026'da kurulan Yunanistan bugiin iskenderun Kor- 
fezi'ndeki Kibns'a sahip gikmaktadir, Bu gercekten onem- 
li otan diisman tavn uzerinde durup dusiiniirsek tarih ?u- 
uru ve etrafimizda cereyan eden hadiselerin bize yiikledi- 
gi rfiukellsfiyetieri kavrayabiliriz' 

Mezarlcmnin taslan bile hasmetli impesratorlugumuzu 
rcatirlatan « v a s a y a n 6 I u I e r » imiz ve gelecek 
nesilleriri l&netinden kurtulmak icin mana ve maddede 
« B u y u k Tiirkiye»yi kurmck yoluna girmek ve 
bunun gerektirdigi tovn aimakta gee kalmrctnin agir miiii 
ve tarihi mes'uliyetini kim nasil deruhte edebilir?! Her- 
hangi bir fikre ancok onun bir zidd-i kamili ile karsi ciki- 
labilir. Yunan iMegalo ideoi sino ve biStiin hn- 



YUNAN MEZALlMi 



Sim teldkkilere karsi da bir « z i d d - 1 k 6 m f I » i.i 
nasil miistesna bir mevsiminde girdiglmizi amlarnak i;;: : 
ortadeki hddlselere bir goz atmak yefer. Diinkii MSyiK; 
devletimizin terkettlgimiz kisimtan uzerinde heniiz devict 
otabilmis ve- Istikrara kavusmus tek bir siyasi vartik vficitt 
biilmarmstir. iste Balkonlonn hergiin uirbirine Iwlayan ts 
cogu esir kiicUk devletleri!. . . Ve Iste Ceziretularabin asi- 
ret tresfmi asamamis devletgiklerll... 

Siyasi, tarihi, cografi, iktisadi ve hcrtta manevi tek bir 

unite te^kil eden bu geni? topraklar — frenkce tdbiriyle- 

montorunii bekleyen demonte parealarair. Bu percci!c;s 
birlessirerek « M ii s I u m a r. T ii r k » fin idarosinda 
buyiik ve azametli devieti kurulacok idealist Miisliimod 
Turk GencSi^ine seiam oisun! 

KADIR MISIROGLU 
25 Eylul 1368 
Serencebey-istanbul 



BiRiNCi BA.S1MIN OMSOZO 



OGUZ BEfiLEHi 
MILLET, DlNLEYlN!... 
OSTTE MAVi GOK (JOKMEDiKCE 
ALTTA YACIZ YEB DELiNMEDlKCE 
EY TOBK MlLLETl SENlN il-INi 
TORENf KlM BOZABlLtRI... 



26 Afiustos 1071 de sank gazilerimizin zafer nssldele- 
ri; Allahuekbsr sadalan, yeni ve ebedi mrtanimizin hudut- 
lanna wormak iizere Malazgirt Ovasi'ndan Anadolu ipte- 
rine dogru datga dalga yayiliyordu. Fetihlerin oncii kuv- 
veti, kafirlsrin yiireklerini korkuyla iirperten bu, Dunya'nm 
en muhtesem we guzel bestesi tekbir sesleriydi. Rabbin, 
aslriarca « C I n S e d 1 e r i » nir< zaptedemedlgi 
oesur Turk Kavrni'ne hidayet buyurrrwsi, Cihcn'in bin yii 
siirecek pek sanli feiihiere sahne oimcsim mukadder kil- 
misti. Islam mefkuresinin imcin ve ahlak esaslari iie on- 
tarin nki basistlwi, islom'in biitun insanliga samil daveti 
iie onlarin cKiangirlik meyilleri, birbirine pek uygun ve 
ahenkli diismus, birbirini percinleyerek mustesna bir hii- 
viyet ortava cikarmisti: MUSLUIWAN TURK!.. 



YUNAN MEZALiMt 



Bu mustesna huviyet, Msrazgirt'te eskiden kurrnus ol- 
dugu imparatorHiklarin siyas? ye medent seviyesisvi cok 
asacafc yen! bir devletin temeiint atsycrdu. Artik, asirlarin 
basi firtinal) suvarileri, « M e v I a n a » olup rsey'in 
avulu ferycfdiyte agloyacak, a Y u n u s » oiup askin 
petln yoilannda ayakian serha serha kanayarak iierleye- 
cekfir. Kendi ruftlariflj fethetmeden iilkeier fejhtne QEknw- 
yacafc, kenrfi nefislerini zaptetmeden sehirler zaptetmiye- 
cektir. Kuru kavga tie clhangirEik davasirti birakip, Ailah'm 
siasTitm yuceltmek ipin yapia, kurtafict, uyGndmci bos- 
buglann ardindan gidecektir. 

Hc&lkatini kobui ettrrrnek iein siddet kulianmcryi me- 
neden ielatn'in, bu mQbarek gazilerf, iradelerine ram ettik- 
leri iilkelere heniiz hivbir miltetin uiasmwnis oldugu de- 
recede genis bir hurriyet bahsediyoricrdi, ISSe yazjk ki, bu- 
tun Orta Cag bovunca Engizjsyon sehpatan kurup kaldsr- 
makia mesgul oiasi Avrupa, Wu asi! doyraniss degeriendi- 
rememls, kcipisina kadar gelmis olnti bu ebedi kurtulus 
inikdmni tepmistir. iiahi takdir ye beseri nasip meselesl... 

Bununia beraber, Tiirkijn Deyleti, Bab CemiyeJi'nirs 
taassup ve cehalet buhrantan [pinds bunalttigi birqok soy- 
lu dOsiinur ipin, bir iimit kcynags olmustur. Onyedinci As- 
V.n basmda unlii italyan filozuSu CAMPANELLA sfiyle di- 
yordu: 

«...Giines Uike-yi Yeryuziinde bulmak mumkun mfi?. 
Fikir hurriyetine, yicdasi hurriyetine, liscin hurriyetiue iiis- 
meyen Tiirkier'in varipgi - hip olmazsa yarm - boyie bi? 
tUkenin var olacagm! bana zannettiriyor Madem ki; du- 
sijnceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini. zincire vur- 
mayon bir millet, o cesur ve adil Tisrkier uar, uzerlnde 
yalniz Eiakikatin, adoletin ve hiirriyetin hukum surdiigu 
bir GUNES I'JLKE (Civitas Sotis) neden viioud bulmasm>» 

Fakm miislitn, gayri muslim ayinmi yapmadan ger- 
peklestirdigimiz bu tr.uozzom hiirriyet, dncak birkac vcsif- 



KADIR MISIBOGLU 



U adorn tarafmdxtn takdlr edilmfy buna mukabil ruhlan 
gercegln sadassna ezeli sagir, icleri kin ve nefretle dolu 
birpok bedbche tarafindan da sussiimai edlltnisiir. 
Sunkir, her ftrsatfan istifade ederek celik gefoi ssagSam miffi 
bunyemizi icerden we dtfardan kemirmeye koyuJmu^lardir. 
Hiyanetlerl birer wires'' orfaya c;skip bsili olmaya basladigi 
zamanda da aspri an'anewi muscmahakflrhgiffiizi, daha 
degrusu affedid ve unutuoulug'ittmizu rndalssgf terketme" 
rrtEsizdir!.. Isle magiutrfuet we yikim bizim lain o zaroan 
basknm$tir. Varligin tacs Efehdimiz « H « I i s ' c r 
b u y u k b i r tehiiks U z e r ! n d o d i r t e il...» 
buyurarak bu mewzudaki tehlikeye Secret etmislerdp. 
KDevlet-i abed m u d d © t » gibi nomteria 
cimiars devletkrtizln kudretine guvenerek dissrnarii aaimci 
^piimsedik Halbukl dlismamn kiteugu yoksur. Insomn en 
kiicuk du^mani olan mikroplar, nice cs.nar gibs yigi'deri za- 
mania yere sermektedtrler. Muhakkak ki; mikrogju rnCihim- 
semiyen bir bunye, ns kadar satjlam olursa cUss-in eninde 
sonunda hastaijktan korunamaz. 

Ge^en asirda bu icten kemiran dusmaniaran gayretle- 
. line yerti re miiibis bir baska miiessir sklendk Bi>nyatia 
stir*atle gerc@k!8$en « s a n 6 y i' i n k s i n b s » na 
cryak uydurmak icin zomaninda we geiegi SPb' hareket 
edememeirti). Burada bdyle bcssit bir sskilds rtfide edilen bu 
rtatamn mlEletimfz icin o kadar aci neticeteri zuhur etti ki; 
iteerlnde citfcier yazslrnaga deger. Gltglde, Ba^ys teknlkte 
slaha listen kslan bu sanayi Inkildbi msmleketlrftizde kor~ 
kunc bir asagiNk duygusu dogurarak bizl kendi kendimi- 
:^l inkara sevkettl. Bu teknlk ilerieyise seH* « T- w r k » 
i?e « IV! u s i ii m a n » Gldog'umuz icin rayak uyduramo> 
digirnsz zartni hastl oiacak kadar hadis-sye ydnls§ te^hi?- 
ier konuldu. Bu asnn basmdci lovrupiliiw hot- 
ta « h i r i s t i y a n » biie oknayan Japonya'inn gef- 
cekiestirdigi rrcucizev? senayi bQm!esi, bu scskat teshisi 



YUNAN MEZALiMi 



guliinc dururr.a duEflrdiiga htilde ha!a bSylesine yanit;; 
v.i sotlii muiahozalarla karsila^maktayiz ki, bu rial ne ka- 
dar hazindlr!. Qunkfi, dcshili we hnrid dasmcinlarinssz assr- 
larca golgesinden korktuklari. Miisiumon Turk huviyetir.i 
biisbiirfun ortcdon kaldirmak isin bu g8ru?a bize en ?e<>- 
teni yollarla telkin etmislerdir. Nihavet bir giln geldi ki, bu 
ycSnis gtirijfteii bareketie, an'cnewi ahlak we ssciyerniz- 
deri oyntarok cemiyet hayatina sun'i bir taksm imsurlor 
katmaya koyulduk. 

Bugiiri bu ha'ta ve dsisjmonliktar en aoi meyvaiarsrii 
vermistlr. Aziz okuyucu!.. Eger yasii) el',! civcinnda ise 
Ecntisgiridan, dctofo'sndon niifus koSidmi 5ii;ar da bir otx;, 
bir de onu sana oeren devletin sen dogciugun zoinanki hu- 
dutlarma bak; we bir de bugunkil hudutionmizi goz onii- 
sis getir!. Sen sy okuyucu! Biyiklori henuz terleyen bir 
dellkanll weya gene kiz isen, anne weya babanin nufus k-B- 
gitimi istrs t'e ctyni kontrolfi yep!,.. Gdreceksin ki; pok kisa 
bir zamanda snana ve maddede bu kader kiicuimii? b:r 
ikinci rievteti cihan tarlhinde bulmak rriiimkiir; degildiv, 
Ugradlgimiz kayiplor arasindan bir misai vermek gerekir- 
se diyebiiiriz ki, biz, Basra'dan Toros'lara kadar tegunkS 
yatarumizdan biiyfik olan topraklan sadecs sekiz gun icin- 
de ingilizlers terkederek kacbk!. Dusiinun ne hizia krac- 
r.tisizil 500 yillik haiie, Tiirk topragi Rumelimlzi de ayni be- 
ta terkettlk, goe kafileleri yoilarda biibirini ezerek kaci- 
ydriordtl... Butiin bunlar neden o!t!u? Artik ucuz serici-- 
«;[!ik suclamolarim birckalim da gercek sebepler Ozerine 
egilelim. Aziz okuyucu, elindek! kitap bu husustaki sebep- 
lerden bir tasroini kurcalamoran iik malzemesin'! ihti¥3 
eSmektecUr. 

Dunyada kBcflk millet olmayi bizlm kadar kolay hgz- 
[netmi? bir ba?ka millet gosterilemez. Kendisinden her na- 
siisa (Hatayii alabildigimiz « S u r i y e » bile her yii 
burcisi icin Halep'te mitingler tenib eder we hala isken- 



KADIR MISIROCLU 



derun'a kadar butiin o bolgeyi kendi haritasinda gosterir. 
Bugiin « Y u r 1 1 a sulhcihanda sulhi prensibi 
ancak yiikiinii tutmus emperyalistlerin parolasi otabilir. 
Mesela sulh taarruzlanni an'anevi bir soguk harp siyaseti 
haline getiren Rusya'ya pok iyi yakisir. Ciinkij 50 milyon 
Miisliiman Tiirk'ti zincire vurmustur. Slz daha Edirne'ye 
giden treni bile kendi topraklanmizdan gepiremiyoruz. Her 
zaman sulhii korumaya sirf biz mecburmusuz gibi pesinen 
tavizkar davranmamiz yuziinden bir kasaba papazi diye 
miihimsemedigimiz Makg/ios'a bile maglup olduk. 

Yunanlilar, Atino sokaklarmda gene krallarma hita- 
ben «Kostontin!.. istanb'ul'a!..» diye niknayis yaparken biz 
1878 anlasmasimn hukukf ve siyasi icaplcrini unutarak 
Kibns'in sadece yansim istemekle ise basladik. Neticenin 
boyle olacagi o baslcng.iptan belli idi: Kibris'i en yeni misal 
oldugu ipin zikrettik. Yoksa yakm tarihimizde bunun mi- 
salleri pek poktur. Biz daima « a z a m i fedakarliks 
la soze baslarken baskalarict asgari f e d a k a r ] i k!..» 
o bile yaklasrnryor. «Aman Diinya sulhii bozulmasm» diye 
diye o hole geldik ki; belki istesek bile Diinya sulhunii bo- 
zamiyacak kadar itibar ve tesirden mahrum kaldik. Nasir, 
Siiveys gibi ehemmiyetli, bir mes'eleyi emrivaki ile halietii 
de ne oldu? Harp mi oldu? Ne kazandik bu asiri mede- 
ni tavirlardan? Bati bizi kencs'inden mi saydi, ynhut ba- 
triilar cok rmi medeni? Bugiin Diinyada olup bitersler mii- 
vacehesinde bu suallere her "flirk'iin ayni cevabi vere- 
cegini zanraederim. 

Bizi, en buyiik zaafimiz affetmek ve unutmak bu hale 
getirmistir. Sahislanmiz ipin bu bir meziyet oiabilir. Ger- 
pekten de oyledir. Fakat millet olarak gordiigiiittuz fena- 
liklari affedip unutmok, yenilerine imkan hazirlcmaktadir. 
Millete karsi islenmis hiyanetleri affetmeye, milletten 
baska kimsenin hakki okmtaz!.. Amo yakm tarihimiz boy- 
le havari roliindeki, devlet ve siyaset adamlanrmzla ao- 



YUNAN MEZALIMi 



ludur Bu kitapta bunlann bir kapi He hesaplasmamizi 
okuyacaksimz. ?unu Iyi bellemek gerekir ki; diisman asla 
unutmamekta ve affetmemsktedir. « M e g a I o I d e a » 
ran sifa bulmaz hastasi oian yunan paiikaryotari hala Is- 
tanbul (urtamun dlbinde can veren Bizans askerlerini an- 
maktadirlar. S.rasi gelmisken sunu da belirtellm ki Yuncn 
Megalo ideo'si, Yunanlilar'dan ziyade bizim ipin bir riayat 
memat davasidir. Qiinkii bu menfflr we iitopik Choyalt) ide- 
olojinin hedefi, TunViln maddi ve manevl varligidir. Bu iti- 
barla telam mefkOreshiin suur. ve heyeccram kayb»W§!- 
rr.iz iki asirdan besi devam edegelen bocalamalarirniza bir 
nihayet vermek istiyorsak bu ideolojinin karsisma mukabil 
bir miili mefkflre ile cikmoyo meoburuz. Daha dun on mil- 
yon civannda hasta ve per.isan bir millet halinde harpten 
cikmistik. Bugiin kirk milyon zinde bir varligo sohib.iz. Bu 
cogalma milthis bir hayatiyet iffide etmekledlr. Bunu de- 
gcrlendirmek ve butiin mill! meselelerimiz icin ayni made; 
ve manevi hayatiyet kudretini gosterebilmek mecburiyetm- 
d«yii> Kirk milyon - tabid mfizur goriiii - ayni yere tukiirse 
muazzam bir gol olur. Demek_ ki; ayni iotikftmete yonsi- 
mekle hesaba sigmaz bir kuwet vucut bulacaktir. 

Bu kitap, boyle bir milli mefkflre ihtiyacini hissetti-'- 
mek rein yakm gepmisimizde bosimiza gelen hazin felaket- 
lerl ve bunlardan cikocak dersi genp nesillere ifade etmek 
ipin yazilmistir. Mlllefler hedeflerini sahislar gibi kisa ma- 
safeler icinde tayin ettikleri takdirde husrana ugromaya 
mehkflrrwhirlpr. Uzun hedefler ioir.se Wrih ?ouru sartt,r. 
Eger bir mukayese yopilsa Balkan veya Kurtulus Savas- 
lanndaki irz diismoni, hirsiz, cocuk ve kadin demedien ke- 
sen cancver yunan palikwyasi ile Kibris Rus efklyofflmn 
hie bir farKi olmadigi goriiliir. Demek ki; dfisman hep ayni 
dusmondir". Ama biz unutmak ve affetmek yiizunden ona 
sayisiz firsatiar vermekteyiz. Bu felafceHerden korunmak 
iein ilk hareket olarak tarn mill! suur, uyanikliligi ve fikn 



"■"■ KADlB MISmoCLU 

( azirlik sarttir. Bunun da her seyden evvel diismam tani- 
! /.oya bagli oldugunu sdyiemeye hacet yoktur. Bu eserls 
Vunan ve biraz da Bulgar gibi iki con hasmimizi taniya- 
cnksimz. insallah ileride en ozih diismammiz Moskoftorin 
t!a bu azjz millets yptiklarj zyiijm we fenaliklan yozacagn. 
Allahtan bu zuliim ve fdclalann masum kurbanlan ve 
gzSz seWtlerimiz icin rahmet ve bizles- icin de komil bir 
iiiicm suumyla ebedi bir uyanis niyaz edsrim. 



KADIR WSIROGLU 

1'0 Mart 1966 
Serencebey - Istanbul 



Bi RiN Ci BOLUM 



GiRIS 



SARK MES'ELESl 



Dunya siyasi edebiyatmda en gok kullanilmis tabirler- 
den biri de hie supihesiz bu «?or* Mes'siesin 
tabiridir. Musliiman Turk'un, Hiristiyan Bati Dunyasi kar- 
sisinda talihi dondiikten sonra isitilmeye baslanan bu so- 
zun 6z manasi kisaco «Tiirkiye'nin Paylasil- 
■m a s i » dir. Bu niBS'eleyi icad eden ve onu ikibucuk asir- 
hk bir mill! siyaset halinde takip ve tatbik etmis olan ezeif 
dusmanimiz Rusya'dir. 

Ta Petro zamanmdan beri sicuk deniz hayaiini an'onevi 
bir siyaset haline getiren Rusya'nin bu is icin pek mues- 
sir bahaneleri vardi: 1771 de elde ettifli terns]! hakkina is- 
tinaden Turkiye dahilindeki Rum Ortcdokslanni « h i m a- 
y e !..» etmekl. Rusya bu bahaneyi psk aok defa Bogazlar 
uzerinde kopuren ihtiraslanni tatmin gayesiyle bol bol kul- 
lanmak imkanim bulmustur. Tiirkiye'ye karsi diismanlikta 
ondan geri kalmayan Fransa ve ingiltere ise Rusya'nin bu 
<olpusuz emelleriyle devletler muvazenesinin aleyhlerine 



KADIB MISIBO&LU 



cevrilmesinden endive ederek, zaman zaman Tlirkiye'ye, 
Rusya'ya karsi yardimda bulunmaga kadar ileri gitmisler- 
dir. iKinm Horbii bunun en iyi bir misalidir. 

Avusturya'nin menfaati ise sarka dogru gitmesini .icab 
ettirmekteydi. Bu durum da Turkiye iizerinde gatisan emel- 
leri sebebiyle ya Rusya'ya karsi cikmasini veyahut da onun- 
la anlasmasini icab ettiriyordu. Bu keyfiyet Rusya ils hemen 
hemen biitiin dusmanlanrmz arasinda Sark Mes'elesinin 
nihayet ik! sekle dokiilmesini neticelendiriyordu: 

1 — Rusya'ya diismcm olmak. Bu, sen gekil ben ge- 
leyim iddiasmdan doguyordu. 

2 — Rusya ile anlasmak. Bu da Turkiye iizerinde ga- 
tisan emelleri yiiziinden ihtilafa diismektense anlasarak 
bir taksim yalu aramak mabiyetinde idi. 

Bu iki sekilden bazan birine ve bazan da digerine ilti- 
fat edilerek Turk'lerin Hiristiyan unsurlar uzemdeki ha- 
kimiyetlerini kaldirmok ve hatta Turk Devleti'ni biisbutun 
yak etmek, Avrupa siyasetinde iki ehemmiyetli mes'ele or- 
taya gikarmistir. 

1 — Balkan Hiristiyanlarmm mill? davalanni ve asirlik 
kinlerini tatmin mes'elesi: 

2 — Bogazlar iizerindeki Rus emellerinin devletler 
muvazenesi Ile uzlastinlmasi mes'elesi. 

Ondokuzuncu YOzyilin basindan beri Balkan kavimleri 
Qzerindeki cesitli tahrikler bircok isyan ve ihtilallere sebep 
olmustur. Bunlar, Devletimizi yipratip, gbkerten bellibasli 
amiilerin basmda geiir. Ciinkii o 'kadar cesitli menfaatlerin 
gatismasma sebep oluyorlardi ki, hemen her seferinde 
basta Rusya olmak iizere bircok batili devletin mtiddhale- 
siyle karsilasihyordu. 

Biiyiik Fransiz ihtilali'nin yaydigi milliyetcilik fikirleri 
de bu ihtilallerin diger bir miiessir fikri sebebini teskil edi- 
yordu. Mill! isyanlann iiki Sirbistan'da baslamistir. {1804), 



YUNAN MEZALiMt « 

Fakat, Sirplar Rusya tarafindan biitun papazlan ve eleba- 
silari silahlandinlmis olan Yunanlilar'dan daha sonra is- 
tiklal eldeedebildiler. Filhakika, bu isyan ve ihtilaller icinde 
en biiyiik gaileler Yunanlilar'dan cikmistir. Ciinkii kadirn 
Yunan tefekkiirii sebebiyle biitiin Hiristiyan devletlen nez- 
dinde asiri bir alakaya mazhar oluyor ve hepsinin dzami 
yardimin'i sagliyorlardi. Balkanlardaki bu isyan ve ihtilaller 
dort yeni hiikiimetin tesekkiiliinii neticelendirmistir. Yunan, 
Sirp, Bulger ve Romen. Biz mevzuumuzla alakasi bakimin- 
dan Yunanistan'in kurulusu iizerinde biraz duralim. 



YUNANiSTAN'IN KURULUSU 

Yunanistani istiklale gotiiren ilk ehemmiyetli hareket 
1821 « M o r a isyani» dir. Yunan camiasi irki bir 
birlikten tomamiyle mahrumdur; sadece dil ve mezhep bir- 
ligi mevcuttur, Oyle kk ayni kiliseye bagli olmalari sebebiy- 
le onceleri Sirplar ve Bulgarlar da Rum cemaatinden sa- 
yilmislardir. Yunan istiklcl hareketleri Yunanlilik idealinden 
ziyad'e, Bizans - Rum ideali seklinde ortaya cikmistir. 

Gergekten 1878'de Rus Carigesi II. Katerina ile Avus- 
turya imparatoru II. Joseph « G r e k P r o i e s i» 
denilen bir proje uzerinde ittifak ederek Bizansi diriltmeyi 
kararlastirmislardi. Boylece, Bizansoilik olarak baslayan 
bu hareket daima da, bbyle devam etrnistir. Kisa zamanda 
bu goriisii Yunanlilar arasinda yayan ve teskilfltlandiran 
bircok iritilal cemiy'eti kurulmustu. Bunlann en meshuru 
«Etniki Heteria» dir. Rus Can'nin himayesi altmda facliyet 
gosteren bu ihtilal cemiyetinin baskanligina Alexandre Yp- 
silanti adindaki Carm ydveri getirilmisti. Alexandre Ypsi- 
lanti aslen Rum olup, Turkler'e ihdnet ederek Rusya'ya 
kaemis bulunan Konstantin Ypsilonti'nin oglu idi. Bu sirada 
Rus Horiciye Nazirligi'ni da bir Rum deruhte etmekteydi. 
Bu cemiyetin merkezi istanbul'du. Hemen biitun fitne ve 



48 KADiH misiroGlu ■ 

fesat hareketlerinde oldugu gibi bunda da, en ehemmlyet-- 
II rolii, Fener'deki Rum Patrikhanesi oynuyordu. 

Osmanli ordusunun Yanya'da Tepedelenii flli p H sa ils 
ugrasmasim firsat bilen Alexandre Ypsilanti 3000 kisilik 
bir kuvvet ile Bugdan'a girdi. Yas sehrini alarak BCki'es'i 
zapteimisse de ordumuz zamanmda yetiserek gerekll mu- 
kabelede bulundugundan tutunamayarak Avusturya'ya lllt- 
ca etmsge meobur kaldi. Fakat az bir miiddet sonra Mora'- 
nin daglik kisimlcmnda yasayan papazlar ve tuccarlarla 
bazi korsanlann katildigi « p a t r a s V a k ' a s : » 
ctenllen bir hareket baftadi. Bu Isycrt ve ihtilal hareketi al- 
ti sene siirmustur. Zaman zoman muvaffakiyet elde eden 
isyancilar zaptettiklerl kaielerdeki musluman hafki kilio- 
tan geciriyor, ustelik de zulum yopan Osmanlilarmis gib 1 
Ban Devletlerl nezdinde dehsetli bir propagondo meka- 
nlzmasi isletiyorlardi. Ekserisi denizei oldugu icin Diiriya'- 
nm hemen her tarafma yayilan bu ihtilalciler, sahte zuliim 
tasvirleri ihtiva eden kartpostal ve brosurler dagitarak 
butiin. Diinya umumi efkarmi aleyhlmize cevirmeye calisi- 
yorlardi. .Yunanlilann hala devam ettirdikieri bu taktik ve 
propagandadan cok istifode etmis oldukkiri muhakkaktir. 
Osmanli Ordusu, Yunan ihtilaline talihsiz mevkii ile 
yordim etmis bulunan Tepedelenli Ali Pasa'yi yendikten 
sonra Mora'ya indi. Misir'dan Kavalall Mehmet Ali Pasa'- 
mn oglu Ibrahim Pasa kumandasinda gel-mis olan kuv've- 
tin de yardimiyle « M o r a . i s y a n i » bastinldi. Bun- 
dan sonra Osmanli ve Misir donanmasimn Navarin'de- 
Ruslar tarafindon yakilmasi ile (1827) hadiseler yeniden 
kizisti. Bu esnada, bir Fransiz ordusu da Mora'yi isgal et- 
ti. « N a v a r i n V a k ' a s i » dolayisiyle Rusya lis 
aramizda harb gikti ve neticede maalesef maglup olduk. 
Bu harbin sonunda imzalanan « E d i r n e M u a h e - 
d e s i » ile (1829) Yunanistan'a istikldl vermeqe mecbur 
kaldik. 






iNTlKAM KAPISl 



Yunan Devleti'nin bu siiretle kurulmasini netieelendi- 
ren ihtilal ve isyanlan daima papazlar sevk ve iddre et- 
mislerdir. Mora isyaninm bas idarecisi Patras Baspiskopo- 
su Gormanos onbin kisilik bir gerilla kuvvetini sevk ve 
idare ediyordu. Butiin fitne ve fesatlar ise, Fener Rum 
Pairlginin idaresinde yiirutiiliiyordu niiekim acilan tahki 
kat sonunda bu kara oubbeli papazlar gijrQhunun, dinle 
alakasiz bir alay komiteci olduklan anlasilmisti. Bu isyan 
ve ihtilalin bas idarecisi Patrik Grigorios Patrikhanenin. 
« o r t a k a p i » s i onunde asiidi. Ug gun sue yafta- 
si boynunda takili olarak bekletildi. Bundan baska, Kay- 
seri, Edirne, Edremit ve Tarabya piskoposlannin da din- 
le mesgul olmak yerine tamamen kendilerini ihtilal hare- 
ketine vakfetmis olduklan anlasiidigindan bunlar da idam 
edildiler. 

Pdtrlk Grlgoiios'un, onunde, sehpaya cekildigi « o r- 
t a k a p i » Fener «Rum Patrikhanesi »n~ 
de hala kapali durmaktadir.' Rumlar, Patrik seviyesinde 
bir muslurnan din adamini aym yerde ipe gekmedikce bu 
kapiyi acmamaya yemin etmislerdir. Butiin papazlar bu- 
gtin bile, Heybeli Ada'daki Papaz Mektebi'ni bitirdikters 
sonra bu kapimn onunde ayni yemini tekrarlamaktadir- 
iar. §u na ' e 9 0re Patrikhanenin urnum! havasi ve papaz- 
lann zihniyeti Yunan istiklal hareketinden beri asla de- 
gismemistir. Bunu, Yunan ordusuyla vatan mudafaasinda 
kar^i karsrya gelen Turk ordusunu arkadan hancerleme- 
ge matuf « P o n t u s» yeralti faaliyetini hazirlamak- 
la biitiin apikligiyle ortaya koymuslardir. Bu mes'elenin 
teferruatini ileride bulacaksiniz. . 

F. : 4 



UGURSUZ BIR SOZ: HASTA ADAM 



Yunan istikldlinden, bir sene sonra (1830) siyasi bir 
manevra ile Sirbistan'm muhtariyetini temin eden Rusya, 
Balkanlarda kurulan yeni devletlerin bihakkin hamisi du- 
rumuna gepti. Osmanli-Tiirk devletinden boylece parpa 
parqa kopardigi topraklan, birer yeni hiikumet hatine ge- 
tirmek suretiyle hemen hepsi nazannda biiyiik bir kurta- 
rici roliinde goziiken Rusya, adim adim sicak deniz erne- 
line yakla^maga calisiyordu. Bunun icin do, devletimfein 
Avrupa'daki hudutlarrni hergun birdz daha gCineye dogru 
zorluyordu. En kisa zamanda istanbul'u ele gecirmeye 
muvaffak olmak ipin sabirsizlanan Rusya, nihdyet Tiirkiye 
bakkindaki taksim pirojesini ifsa etti. Bu proje TOrk'fin dev- 
letini « H a a t a a d a m » olarak Man ediyordu. iste 
bu ugursuz soz, boylece bir Rus Icodi olarak siyasT ede- 
biyotta girmistir. 

1853 senesi Ocak aymin 9 uncu gecesi Petersburg 
Kis Saraymda bir musamere veriliyordu. Salon en sepkin 
davetlilerle tiklim tiklim doluydu. Bir aro Rus Can I. Niko- 
la ingiliz elpisi Sir Hamilton Seymur'u bir kenara pekerek 
kendisiyle Turkiye hakkinda konusmak istedigini sdyledi. 
Suradon buradan basloyon sohbet ipinde Car. f. Nikola 
bir ara: 

« — ... K a I I a r i m I z a r a s i n d a a g i r c a 
hastabir adam v a r, mirasini s i m - 
diden paylasmaliyi z!...» dedi. 

Elpi, «Hasta bir adami korumak, kerim ve kuvvetli 
olanlar icin bir sereftir!...» diye mukabele etmekle bera- 
ber Car'in fikirierini ogrenmekten de geri kalmadi. Bu pro- 
jeye gore Girit ve Misir ingiltere'ye verilecek; Rusya ise, 
Efldk, Bugdan, Sirbistan ve Bulgaristan'da kurulacak 
prenslikleri himdyesi altina aldiktan baska istanbul'u da 
muvokkat (!) kaydiyle isgal edecekti. 



KARL MARKS VE SARK MES'ELESI 



Biitun Dunya'daki Marksistler'in Balkan Harbi devre- 
sinde Turkiye'ye bakislan soyle hiilasa edilebilirdi: Miitte- 
fikler medeniyeti, Turkler ise vahseti temsil ediyorlarl... Bu 
gdrus romantik bir tarzda baglandiklan Karl Marks'm 
« S a r k M e s' ' e I es i » unvanli eserinin rfjhunu tes- 
kil etmektedir. Bu eser, 1853 ssnesinde kaleme chnmisti. 
O tarihte Turkiye tip kit'ada topragi olan muazzam bir im- 
paratorluktu. Marks bu imparatorlugun, Anadolu, Rume- 
li ve Afrika miistemlekeleri olarak Lice ayrilmak mecbu- 
riyeti ile karsi karsiya oldugunu soyledikten sona her 
parpa Join fikrini ayri ayn belirtmekteydi. Mevzuumuzu 
teskil eden Rumeli hakkinda: 

«... Bu giizel memleket, hangisinin terakki ve mede- 
niyete daha az kabiliyetli oldugunu soylemek pek miiskul 
olan, milliyet ve irklari muhtelif bir insan kutlesi ile mes- 
kundur. islav, Ulah, Arnavut olmak iizere 12 milyon nufuG, 
bir milyon Turk'un tabiiyet ve boy'undurugu altinda bulunu- 
nuyor. Pek yakin bir zamana kadar boyle karma karisik 
bir ahali ipinde bu muhtelif milletlerden yalniz birine ait 
olmasi icab eden hukfjmrafilik hakkina malik bulunmak 
icin liizumlu vasif ve meziyetleri Tiirkler'in haiz olup ol- 
madigi pek hakli olarak akla gelen bir sualdi.J demekte- 
dir. 

Bunu takip eden satirlarda da Turkler'in Rumeli'de- 
ki hukiimranlik hakkina itiroz eden Marks buna sebep 
olarak da (tisiamlik Taassubuyla serkes (!) bir tavir alan 
musluman ahally'i medeniyete sokmaya muktedir oluna- 
miyacagmis ilerl siirmekte ve Hukuimetin Hiristiyan isyan- 
lanni bastirmaya muvaffak olomadigma isaret etmekte- 
dir. 

Daha sonra Turkiye dahilindeki ekalliyetlerin tahliii- 
ne girisen Marks, Rumlar'in Islav asilli olduklanni anlat- 



KADia misieoGlu 



tlkton sonra «Buyiik islav Rumlan kiitlesi, mukaddes 
Moskova'da veya Petersburg'da hlikumdarlik matbaasm- 
■da basilmis eserlerde blr mezhep hakikati, bir mukaddes 
koku rnevcud olduguna inanmislardir. Her ne olursa ol- 
sun kendilerini her turlii fenaliktan koruyacak bir kurtan- 
cmin zuhurunu bekledikleri Petersburg'dan gozlerini ayir- 
miyorlardi» diye yaziyordu. Marks, Balkanlardaki din ve 
mezhep tahrikleri iizerinde de Rusya'nm rolunu soy'le be- 
lirtmekte idi: «... Rus memurlan Turkiye'yi dolasarak, Hi- 
ristiyan Rumlar'a, Ortodoks imparatorun (Cann) Turk 
:pengesinde inleyen Dogu Hiristiyanlannin koruyucusu, rii- 
mayecisi, reisi oldugunu telkin ettiier. Bilhassa Giiney 
islfivlanna bu imparatoru ergeg butCin islav irkini bir idare 
altma alarak Avrupa'mn en hakim bir miileti yapaoak mut- 
lak kudretin sahibi olarak gosterdiler. Rum Patrikhane- 
si'ne bagli olan papazlari bu fikirleri yayacak bir gizli oe- 
rniyetin en faal iiyeleri idiler... Hiikumete karsi nerede 
fair isyan bayragi kalksa Ruslar fiilen »e nakden bu isya- 
na yardim ettiier.. .» 

Aziz vatan evladi!... 

Hdkimiyet ve itibanmiza karsi Marks'in ezeli diisma- 
nimiz c M o s k o f » un oynadigi mes'um roiu ifade eden 
bu oumlesini hafizana nakset!... Ve unutma ki; Rusya hep 
aym Rusya'dir. Ve sen de gefip gecen gesitli inkilcplara 
ragmen hep aym Turk ve Mflslumansml... O gunden beri, 
onun sana ve senin ona bakisim degistirecek hip bir harii- 
se cereyan etrnemistir. Senin imparatorlugunu bir mace- 
ra olarak gosterenler bir « m i I I e t I e r h a p i s - 
iianesi) olan bugunkii Sovyet Rusya imparatorlugu- 
na toz kondurmamaktadirlar. 

Bu salon sosyalistleri He her karsilasmandan o hapis- 
hanenin magdur ve mazlumu olan elli milyon Musluman 
Truk'un aci maceralannin arzettigi korkung gergeg"i onla- 
nn alkol bozugu suratlarma garpmak vatan borcudurl... 



N E T 1 C E 

Rus tahrikleriyle gesitli Bati devletlerinin mudahele 
ve yardimlan sonucunda, Balkanlar, bf,r isyan ve ihtllfll 
kumkumasi haline geldi. Oyle ki, bijyuk Osmanli Devletini 
yipratan bu isyan ve ihtilaller sonunda hemen hepisi istik- 
lallerini eide etmislerse de, hizlarmi alamarnis olacaklar 
J<i, 1912 senesinde Osmaniilar aleyhine birlestiler. Gercek- 
ten henuz 1911 « T r a b I u s g a r b H a rb i » sona 
ermeden Buigar, Yunan ve Karadaghlar Osmanli Devleti'- 
ne ilan-i harb ettiier. Ordumuzdaki siyasl hiziplesmelerden 
alabildigine istifade ederek, kisa zamanda Sirplar Manas- 
tir'a, Yunanlilar Selanik'e, Bulgarlar Edirne'ye girdiler. Fa- 
kat ele gegrrdikleri topraklann taksiminde anlasamaiadrlar 
Gergekten aralannda cikan ihtilaflar yuzunden kisa za- 
manda blrblrlerine dustiiler. Bununla beraber asirlarca 
hudutsuz adalet ve musamahasma nail olduklan Turk 
Milleti'ne karsi gankli komitecilerin yaptigi zulum ve is- 
kenaeler birbirinden baskm gikti. Bu zulum ve iskence- 
ler Birinci Cihan Harbinden sonra Anadolu'yu isgale kai- 
kisan Yunan palikaryalannin Anadoiu'da giiristikleri zu- 
lum ve vahsetin bir mukaddemesi mahiyetindeydi. Bu se- 
bsple Balkan l-iarbi mezalimini kisaca belirtmegi taydan 
gorduk. 

Aziz vatan eviadil... 

Bu zulum ve facialan ibret ve dehsetie oku ki, bizde 
birlik ve beraberlik olmayinca diisman.ne btiyuk bir firsat 
elde edebilifmis hckkiyle anlayasin!... Bunlar kuru birer 
hikaye degil, buguniimuze isik tutacak birer ibret levha- 
lafidir. Oku, dusirn ve ibret all... Qunku bijyuk ve muaz- 
zam Turkiye'yi sen kuraeaksm: 



«Sohlpslz olan memlsketin batmasi haktir 
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktfr.s 
(Mehmet flkif) 






KSN 

Goster, sema-yi magribe yuksel de almrii 
Dok kalb-i saf-i millete feyz-i beyanim 
Al bayragimla cik, yuru, sagken, zaferniima 
Bir gtin §ehid olunca da olsun. kefen sana!.. 

Ky makber-i muazzam-i ecdadi titreten 
Du$maii sadasi! sus, yine yi'ikselme golgeden! 
Kafir! Hilal-i rayet-i Islama -hurmet et; 
Toplar bogar hitabim dagiarda akibet; 

Daglar lisana gelse de anlatsa hepsini 
Binlerce can dirilse de nakletse gegmigi; 
Garbin cebin-i zalimi afvotmedim seiii 
Turktim ve dusmarnm sana, kalsam da bir kifcil,. 

Ben §urezar-i kalbimi kinimlo suslerim, 
Pencemde bir silah ale ferdayi dmlerim 
Kabrinde musterih uyu ey namdar atam 
Evladmra bugiinkti adi sade intikam!.. 

CEM1N BULENDJ 






KiNCl BOLOM 



BALKAN FACIAL ARI 

«Azte-i kavm idik a'da zelil kikh bizi, 
Esir-i bend-i bela-vii sefil klldi bizi.- 

Zagra Miiftusii 
Hiiseyin Raci Efendi 

OLMEYEN HACLI ZlHNiVETi 

Bu bohimdeki resimler kismen Turk ressami Hay- 
rettin Qivjtl kismen de muMelif Avrupa ressamlari 
tarafrodan cizilmifjtir. Harp muhabirlerinin verdikleri 
bilgilere gore temsili bir surette de olsa bu facialarm 
Hiristiyan Avrupa ressamlannca tasvir ve tesbit oluri- 
masi gercekten gok manaluhr. 

§ark Mes'elesinin tahlilinde, Balkanlardaki muhtelif 
kavimleri aleyhimize tahrik icin kullanilon en mQessir si- 
lahin din oldugunu soylemistik. Bu tahriklef sonucunda 
birer birer Istlklfillerinl elde eden bu milleiler, elde ettik- 
leri iie yetinmek istemediler, Cunkii, bize karsi o derece 
kinlendirilmi?lerdi ki; sadeoe istikiailerini elde etmeyi de- 



KADillMISIRO&UJ- 



YUNAN MEZALiMi 



gil, bununla birlikte Turklugii ortadan kaldirmayi da emeE 
edinmislerdi. En azmdan Turkleri Avrupa Kit'asindan ta- 
momiyle puskiirterek, Anodolu'ya itmeye kararliydilar. 
Qunkii, basta Rusya olmak uzere Hiristiyanlik taassubu ve- 
menfaat hissiyle hareket etmekten kurtularnayan Bati 
devletlerinden, boyle ders almislardi. Bir kisrni ise (-mese- 
18 Yunanlilar) daha da asiri hayfiller pesindeydiler. 

Dort Hiristiyan Balkan Devleti, bu maksatla birlese- 
rek Turkiye'ye harb ilan ettiter. Bulgar Krali Ferdinand, 18- 
Kasim 1912 de Bulgar Ordu ve Milletine hitabsn: (Hi- 
r i a t i y a n I a r l e s a r e t t e n k u r t a r m a k » 
(!) icin Turklere harb acmak mecburlyetinde kaldigim, 
« H i I a I e k a r s i » aqtigi bu muharebede Allahm 
yardimindan flmitli oldugunu soyliiyordu. Diger muttsfik- 
ieri de aynen O'nun glbi bu harbi, « D i n icin g i - 
risilmis bir harb o I a r a k » gostermekte 
idiler, Avrupa, Hiristiyanlik gayreti He bunlar arasinda bir 
birlik meydana getirmeye matuf iki asiriik emeginin mey- 
va vermek iizere oldugunu gormekten dolayi memnundu. 
Ferdinand'm bu savasi « H i I a I e k a r s i » goster- 
mis oimasi, ho-fizalan eski Hacli Savaslannm hdtiralan ile 
do!u olan Avrupa hoik efkari Cizerinde de cok iyi bir tesir 
uyandirmisti. 

Cepheden gonderilen haberler gayet siki bir sansii- 
riin kontrolunden gegmekteydi. Yunan ve Bulgar sansu- 
riine ilfiveten hemen her yerde miiessir olabilen Rus san- 
surii de sadece Hiristiyan hissiyatmi oksayan haber ve 
yazilara imkdn veriyordu. Butiin Gihani Turkiye aleyhine 
cevlrmek icin yalan haber yayan bir teskll&t meydana ge- 
tirilmlsti, Turkler zulum ve vahsete kalkisfnis gibi goste- 
rilerek Dunya efkari umumiyesi aldatilmakta idi. Bu yiiz- 
den gercekleri butun pirkinligi ve aciligi ile ortaya koyma- 
ya palisan biiyuk dostumuz Piyer Loti ve KSod Farer 6nce- 
leri hokaretlere ugramislar ve kenditerine Inamlmok is- 



tenilmemisti. Fakat her tarafia azami sansiir mevcut olma-. 
sina ragmen Balkan Devletleri'nin glristlkleri tuyler ilrper- 
tici zulumler gizlenemiyecek hale gelmis, bu cahil ve 
dagli milletleri asirlarca Turkiye aleyhine tahrik etmis 
olan Batililar'in yOzlerinde ebedi bir leke olarak kalacak 
olan cinayet ve vahsetlerin gayet emin ve bir cogu resmi 
olan vesikakjri her taraita goruimeye baslanmisti. Bu su- 
retle vahsi domuz suruleri halinde saldiran Qarikli komite- 
cilerin din gayretirvden ziyade yagma, talan, irza tecavflz 
ve asiriik kinlerini tatmin etmek sevdasmda olduklan mey- 
dana cikmisti. Yagma ve talanlardo musiuman evlerindon 
tatmin olmadiklan takdirde hiristiyan evlerine bile sal- 
dirdiklari oluyordu. Gergi kisaca izah edecegimiz iizere 
musliimanlan zorla hiristiyan yapmak icin oliirn ve irza 
gegme tehditleri ile kiliselere gotiiruyorlardi. Fakat bun- 
Ian, dinlerine yeni salikler kazandirmak icin degil, siif 
Turklere karsi duyduklari kin ve nefretle zuliim arzulanni 
tatmin icin yapiyorlardi. 

Kudus'ii Turklerden almak icin tertiplenmis olan da- 
ha onceki iHotl Seferlcrii nde.de Hiris- ' 
tlyan ordulannin yollarda pek cok defa yagma ve talanaa 
bulundukian ve cesitli zulumler yaptiklan tarihen sabittir. 
Bu yeni Haplilar da, onlann yoiundan yuriimekle berober 
seletierini fersah fersah asmislardir. 

$u « H i r i s t i y a n I a r i k u r t a r m a k » 
baiianesi de ne aluyordu? Turkler hangi Hiristiyana es;r 
muamelesi yapmislardir? Biiakis oniar kendi araianndaki 
mezhep farklarina bile tahammiil edemezken, Turkler idfi- 
releri altindaki hiristiyanlara mutlak bir hurriyet bahset- 
mislerdir. Biitiin Oemanli - Turk tarihi boyunca Hiristi- 
yanlara esir muamelesi degil de, en kiicuk bir baski ya- 
pildigini bile gosteren hicbir vak;aya rastlanmaz. Fakat 
Balkan milletleri bunu asla takdir edemediier. Tilrk ve is- 






P?Sfffffi;isJ 




Okuyucum, bu sarmiha gerifrni§ kadm da senin annen gibi if- 

fetli bir Miisliiman Tih'k annosi idi. Zuliirolerin envaim gordiik- 

ten sonra macerasi iste boyla son buldu. Allah gelecek nesil- 

leri korusun!. 



YUNAN MEZAUMI 59 

Idm dusmanlarinm tahriklerl de gercegi gormelerine bus- 
butiin mani oldu. 

Bugiln birgogu komunizmin pencesi altinda kivran- 
maktadir. Esasen son derece husniiniyetli ve Allohm riza- 
sina uygun olarak milletleri idare ederek asla zulme mey- 
letmemis olan Osmanli Turk Devleti'ne kirn ihenet etmis 
de bu ihfinet yamna kar kalmistir!?. Allah bir zaiimden 
■mazlumun intikamini boska bir zalimle ergeg almaktadir. 

Terkettigimiz topraklorda kurulan yeni deyletlerin ya- 
kin tarihleri, bunun delilleri He doludur. 

FACiALAR 



Herkesin bildigi iKomiUtii tdbirinin tek- 
mil tedaileri, Balkanlar'da cereyan etmis kanli, facialardan 
ibarettir. Komitecilik, Balkan Harbinden cok daha once 
baslamisti. Bir kere ba?laymca da Turkler'de huzur ve sii- 
kQn. kalmamisti. Bu yiizden evvela Edirne ve oradan da is- 
tanbul'a dogru gogler hizlanmisti. Balkan Harbl'nin baslo- 
masi ve maglubiyetimizle sonuclanmasi uzerine, gayet 
hazin bir macera te§kil eden bu gocler, Balkan facialan- 
nin en acikii safhcsim teskil eder. Ne hazindir ki; bu goc- 
ierin perisan insanlan Rumeli'ye muzafferen yerlesen fS- 
tih cedlerimizin torunlariydilar. 

Her an vahsi yaban domuzlan halirrde saldiran, ko- 
mitecilerin bu gog kafilelsrine baskm yapinak tehlikesi 
vardi. Muntazam teskilatli Yunan ve Bulgar ordulanndan 
baska her kose ve bucak, komitecilerle an kovani gibi 
kayniyorqu. Binbir tehlike icinde canini kurtarmaya cah- 
san ac. hasta ve perisan kafilelerin gektigi istvraplar gene 
liesillerimizin tamamiyle meghuludur. Kirk seneden beri 
sirf Latin asilli harflerle okuyup yazabilen nesillere bu 
mevzuda ne ogretilmistir? Bu facialann- magdur ve maz- 
lumlanni cok gabuk unuttuk ve kaatil Yunan, Sirp, Ulah 



61) KADiK MISIROGLU 

ve Bulgortan Qffettik! Hattd bunlardan birgogu ile masum- 
lann kanlari heniiz kurumadan dost olup kendilerine yenp 
ireni imtiyazlar bile verdik, Sirdsi gelinee tohlili yapilacak 
olan i1930 T u r k - Y u n a n A n la s m a s i » 
bu gafletln en bariz bir misalidir. 

Evvela, Edime ve sonra istcmbui ve yol boyu sehir 
ve kaeabalarinin oaml ve medreseleriyle evlerin ahir ve 
bodrumlannda bu muhaoirlerin birbirlerine karisan ohuva- 
hi bilmem kao dramatik sanaryo olabilir. Boti ulkelerin- 
de olscydi, -olmaz ya- bu figanli hodiseler iizerine kiitup- 
haneler dolusu eser ortaya konurdu. Ah, su dziz Turk Mil- 
lets, ne oilekes ve unutkan bir millettirl. 

Balkan Harbi'nin dort miltteflkl olan Yunan, Bulgar 
Sirp ve Karadaglilar dort cepheden Osmanli, Rumeli hu- 
dutlanna saldirmislardi. Harb basladiktan hemen on, on- 
bes gun sonra ordumuzdaki siyasf ikilikten alabildigine is- 
tifade ederek hudutlanmizi gegmis ve ma'mur Turk bel- 
clelerini yagma ve talana koyulmuslardi. Gegtikleri yerier- 
deki ekinleri, evleri yakip yikiyor, coluk cocuk, gene, ih- 
tiyar ele gegirdikleri butun koyliileri gesitli zulumlerle ki- 
lictan geciriyor veya kursuno diziyorlardi. Bilhassa genp 
kiz ve kadmlan oldurmeden evvel zorla dbverek veya ya- 
rala/arok irzlanna gegtikten sona olduriiyor veya aym 
siddet vasitalariyle kiliseye goturerek Hiristiyanligi kabu- 
le zoriuyorlardi, Hiristiyan olmayi reddedenleri, digerleri- 
nin gozleri oniinde yavas yavas en ad I usullerle oldur- 
mek suretiyle geri kalanlann Hiristiyanlik itikadini ikrar 
etmesini temin ediyortardi. insanlanni flldflrdilklerl evleri 
yagmaliyor, yukte hafif pahada kiymetli ne varsa aldiktan 
sonra bir el bombasi ile havaya uguruyorlardi. Girdikleri 
her yer bir mezbahaya doniiyordu, Memeleri, tenasiil 
'uzuvlai kasatura ile kesilen veya saclanndon asilan ka- 
dinlar, diri diri gozleri oyulan, kulaklan, burunlan, dilleri 
kesilen veya kulaklanndan duvarlara gakilan erkekler. 






YUNAN MEZALtMi 61 

korkup aglamalanna, feryatlannd sinirlenerek sungiile- 
nip pargalanan kundakta yavrular bu mezalimiri her yer-- 
de tekrarlanan alelade hadiseleri idi. 

Bu dort kanli Hacli ordusuna yerli hiristiyanlar da II- 
tihak ederek oncuiuk ottikleririden zavaili Musliiman Tiirk- 
ler neroye kagsa kurtulamiyor en hunhar canavarliklarlG: 
en hayal edilmez iskenceler'e oldiiriiluyor... bldiiruliiyor... 
olduruluyorlardil... 

Bu tiiyler urperten, vahsi domuz suriilerinin zulumle- 
rinden her nasilsa canim kurtarorak kagabilenler; dp ve 
giplak perisan kafileler halinde gundiizleri ormdnlarm igin- 
de saklaniyor, geoeleri soguk ruzgarlar ve kar tipileri igin- 
de yalinayak, basi agik, geng, ihtiyar, goouk ve kadin yo! 
almaya galtsiyorlardi. Cogu yoliarda apliktan ve hastalik- 
tan telef olup gidiyor, dusup olenlere bokaedk ve alaka 
gostereoek kimse bulunmuyordu. Bazen bu sefalet kafi- 
leleri, silahsiz, ap ve zavalh katabalik, bastan basa mu- 
eehhez irnan ve merhametten mahrunri' komiteoiterin, es- 
kiya siirulerinin baskinlanna ugruyor, en kuguk bir muda- 
faa ve mukavemet gosteremeden dogranarak hendekle- 
re, meydanlora ust iiste yigiliyorlardi, 

Ekseri camilere giren komiteciler, duvarlarda -asili du- 
ran ayetleri ve nefis levhalan indiriyor, Kur'ani Kerimlert 
disan gikararak gamurlara atiyor ve murdar ayaklan,. 
dagli ganklan ile iizerlerinde dolasiyor, oamilere hag ta- 
kiyor, minarelere gan asiyor ve fatihlerin eseri miibarek 
mabetlerimizin igini putlarla doldurarak kilise haline ko- 
yuyorlardi. Tekke ve zfiviyeler ahir haline getiriliyor, tiir- 
beler igindeki merkadler, evliya mezarlan kaldinlarak hay- 
vanlarmin arpa ve soman depolan haline konuluyordu. 
Sehitlikierimlzin mezar taslari sokiilerek yuz numaralar 
insa ettiriliyor ve Tflrkun mukaddesatim tahkir igin hatir 
ve haydle gelmedik algakliklar irtikap ediliyor. Fatihlerin 
goouklan olan beylerin giftlikleri ellerinden alinarak yog- 




.Oilman, bugiin de hep aym dii$mandn\ Biz aym gafil kitle ol- 
miyalim ki, yannlarm Tiirkiye'si emniyotte olsun! 



YUNAN MEZAIJMI 



ma ediliyor, yakalanan sahipleri ciftllklerinin kapismda ipe 
cekilip altindan atesler yakiliyordu. 

Biitun bu olanlara ragmen korkung bir propaganda 
sistemi kurularak Avrupa devletleri nezdinde hakikati 
ters yiiz ederek bizim zulOm yaptigimiz iddia ve ilan edi- 
yordu. Bunun icin uydurma, hayali, kartpostallar, brosur- 
ler, kitapiar yoyinlanarak Avrupa UmCimi efkfiri iizerinde 
rniiesir olup ileride sulh icin masa basma oturuldugu 
takdirde daha buyuk payiar koparmak iizere Bati miiletle- 
rinin hissiyatini aleyhimize cevirmege calisiyorlardi. Bil- 
hassa Yunan Basvekili Venizelos biitun Avrupa ve Ame- 
rika'yi igine a.lan bir propaganda sebekesi kurmustu. Bu 
hususta bir Rumun yazdigi «Yunan Propagandas!! isimli 
eser 1 bu hadisenin teferruatini ibretli bir sekilde nakle;- 
mektedir. 

Fakat harb hadiselerini tahkik icin bu bolgede bulu- 
nan yabanei gazeteciler icinde bircok insafli ve zulmun 
bu derece siddetlenrnesi karsisinda isyan eden insanlar 
da grkiyordu. Bunlar, Balkan daglarmdan inmis cankii, 
medeniyetsiz, hain, mutassipi ve Turk kanina susamis 
kamiteciierin son derece asm ve tahammul edilmez zu- 
lumleri karsismda zaman zaman infial duyarak Avrupa- 
ve Amerika efkdr-i umumiyesine gergegi aksettirmege pa- 
Iisiyorlardi: «Trakya ve Makedonya'da nazarlara carpa.n 
facialar iik eagin ve orta gagin zuliim ve vahsetlerini fer- 
sah fersah gegmistir. Her nereye ugruyor, her nereden 
geciyorsak parga parga olmus cesedler, yanginlar icinde 
yakilip yikilmis koyler, tahrib edilmis plftllkler, yagma edil- 
mis ev ve dukkanlar, kliiseye cevrilmis camiter, agliktarv 
can cekisen binlerce aile, irz ve namusuna teeaviiz edil- 
mis yiizlerce gene kiz... Hasili ttiyleri (irpertecek facialar 
tasvir ve yazmakla bitmeyecek zulumler gSriiyoruz. Ey 



1 - Dimitri KITSIKiS - Yunan Propagandas! - Istanbul (1963). 



KADllt MISIROGHJ 



medeni Avrupo! Bu zultimlere daha ne kadar muddet se- 
yirci kalaooksin?» diye feryat ediyorlardi. Fakat oldiirii- 
lenler Turk ve MfislU'iman oldugu icin sczde medeni Av- 
rupa'yi tasalandirmiyordu. Biitiin bu mezalim Avrupa igin 
hif.ibir suretle reddi miimkun olmayan soglam resmi ra- 
porlarla, gazete muhabirlerinin haber, hatirat ve resimle- 
riyle ve nlhayet mazlumlann pesitli yollarlo gazete idare- 
hanelerine gondermoge muvaffak olduklan vesikalarla 
gun isigi gibi meydana gikmisti. Bu vesikalardan bir ka- 
gini zikredelim: 

1 — Turk jandarmasmi tenkise memur edilen Fran- 
siz subaylanndan M'osyo Folon'un Deba Gazetesi'.nde ya- 
ymlanan raporu. 

2 — Jandarmct mufettisi Fransiz Generallerlnden 
Buman'in gonderdigi resmi ropor. 

3 — | Paris'te Fransizco olarak cikan Gene Turk Ga- 
zetesinin yayinladigr (MOtteflkler'ln Dos- 
y a s i » isimli muteselsil makaleler. Bu makalelerde 
miinderic vesikalar Jan Rupi tarafindan yazilan « D o 
g u Savasi ve Balkan Hiikumetleri- 
n in 2 u I u m I e r i » unvonli eserde de aynen yer 
aimistir. 

4 — Balkan zulirmlerinin Vesikalar™ Yaymlama Ce- 
miyetinin yaymladigi vesikalar. 

5 — Muhtelif gazetelerde yaymlanan resmi mernur- 
lara ait diger gesitli raporlar: Seldnik Valisinin 9 Arahk 
1912, istromoa MuddeiumQmisinin 24 Ocak 1913 tarihin- 
de yaymlanan raporu ile gesitli eenebi gazetenin savas 
muhabirlerinin kendi gazetelerinde yaymlanan raporlan... 

Bu gergeklerin genis haik kitlesine intikali maksodiy- 
le kaleme alinan bu eserde, sik sik kaynak gostererek 
yer kaybina sebep olmamak icin koynaklan bir kere ve 
.umumi olarak zikretrnek yolunu tuttuk! 

Topjuca .ve kisa bir sekilde gozden gegirdigimiz Bal- 



YUNAN MEZALiMi 65 

kan facialarim yerimizin darlifli yiiziinden teferruata gir- 
meden birkap grup halinde nakletmeye galisalim. Yalniz 
unutmamak gerekir ki bir kitabrn ancak bir bolumiinu 
ayirabildigimiz Balkan facialari ciltler dolduracak kadar 
uzun ve kanli vak'alardir. 

YAGMA VE HIRSIZLIK 

Balkan Savasinda Bulgarian Sirplar ve Yunanlilar el- 
ierine gegirdikieri her sehir ve koyfi, sandiklarda sakli ih- 
tiyat kefenlere kadar soydular. Fakat bunlardcn higbiri 
yagma ve gapulculukta Yunanlilar kadar ileri gidemedi- 
ler. Gergekten Dunya'mn biitun muteber lugatlerinde 
« G r e k » kelimesinin ikinci mandsi HIRSIZ'dir. 

Yagma ve gapulcuiuk maksadiyle bir yere girebilmek 
igin her seyden once bir bahane lazimdi. Boyle bir bahane 
bulmak da zor degildi: « S i I a h a r a m a k ! .» Ele 
gecirilen bir sehirde askerlere. komitecilere siingu takti- 
rarak evlere giriliyor, guya sag kalan gocuk, kadin ve in- 
tiyarlarda sildh bulunmadigmdan emin almak igin her td- 
raf araniyordu. Hemen umumiyetle sehre veya koye ilk 
girenler para, ziynet, v.s. gibi kiymetli seyleri aliyorlardi. 
Fakat dalga dalga gelen asker ve komiteciler arka arka- 
ya aym evleri yagmaiamaya kalkmca artik ustlerinde 'bas- 
larmdaki elbiselerden oltlarmdaki yirtik kilimlere kadar ne 
varsa goturuluyordu. Umumiyetle, bu son mevcutlann 
alinmasi gok hazin sahneler meydana getiriyordu. Sagla- 
rmdan gekilen, itilip kakilan kadmlar, kundagmdan silke- 
lenen bebekler... Musluman evlerini dhu-figana boguyor- 



Yunanlilar bu rollerde tarn bir muvaffakiyet elde ede- 
biimek igin gok miiessir bir gare bulmuslardi: Hapishane- 
deki kotiiieri otkararak her foirine resmi sifatBar verdiler. 
Bu katlller oldurdiikleri insanlann bankada gikan parala- 

F: 5 



.»,;," 1 



ill 



YUNAN MEZALiMi 



rindan do resmen hisse veriyorlardi. Osma-nli tabiiyetini 
tercih eden bir Rum doktoruna bile bunu yaptilar. Doktor 
Andonaki'yi blduren kaatile O'nun bankadaki parasmin 
biiyiik bir kismini bahsis sQretinde resmen verdiler. Kan- 
sinin feryatlanna bokmayarak malini miisadere ettiler, 
Doktorun Yunan zuliimlerini tasvip etmemekten baska 
bir sucu yoktu. 

Siroz, Drama, Kavala, Nusretii ve Demirhisar haiki da 
tepeden tirnaga soyuldu.' Fakat bu sehirierde yagma ve 
hirsizlikta Bulgarlar tiepsinden daha baskin pijctl. Bilhas- 
sa Dedeagac ve istromca'da evlerin pencereierinde sol- 
mus bir perde bile birakmadilar. Buralarda muntazam (!) 
•ordu, komiteciler ve yerli ahali capulculugu birlikte idare 
■ettiler. Herkesin mal! durumu az cok bilindiginden bir ye- 
re herhangl bir seyini gizledigi zanni uyananiara cok agir 
zuliim ve iskenceler tatbik ettiler. Dedeagac'ta bir yanlis- 
lik olmamasi icin hiristiyan evlerinin kapilanna tebesirte 
hac isaretleri konulmustu. Fakat capulculugun o derece- 
de olcusunu kagirdilar ki; Rum evlerine de daldilar. Bunu 
onlemek icin Rum metropoliti mudfihale etmeye mecbur 
kaldi. Buradaki italyan rahiplerini de silah tehdidi Me soy- 
duiar. General Kenof kumandasmdaki Buigar crdusu ge- 
lince italyan rahipjer sikayette bulundular. General tahki- 
kata giriserek caiman paralarin bir kismmi buldu ise de 
olen Buigar askerleri ipin dikiiecek bir abideye sarfetmek 
fizere bu parayi muhafaza edecegini sbyleyerek cebine at- 
ti. Sikayet, hirsizm degismesinden baska hicbir netice 
vermedi, Fransrz rahiplerinin ellerindeki para da ayni ba- 
hane iie gasbedildi. 

Bu vak'alar sehirierde oldugu ve Avrupalilara karsi 
bile islendigi icin tevsik edilebildi. Fakat koylerde yasayan 
masum, mudafaa imkanlarmdan mahrum koylulere karsi 
dyle oinayetler islendi ki; buniarin milyonda biri bile etra- 
fa aksetrnedi. Bu koylerin pogu yakilip yikikfiktan sonra ta- 




' 



tfi; S: ' ; "'w 



6.;"^" ' -..■".■ -■■■■ ? Jv::M" : 3K«K':C-;- ; ' " 

ZavaHl silahsifc Miisluman Turk koyKileri ve komitecileri!... tb- 

retle bakaljm Id; gah§mayan vc birlik olmayanlan dti§man nastl 

gafil yakalarmig, unutulmasm!... 



YUNAN MEZALlMt 



mamen yagma edilmekte knhnmamis, ahirdaki ineklere 
kodar TQrkler'in hayatlanni iddme ettirmeye en asgari 51- 
cOde faydali olabilecek ne versa ya palinmis veyahut da 
bir bomba ile havaya upurulmustu. 

ZOSO.A DilM DEGiSTIRMEK ■ 

Bilhassa Bulgar papazlan, zapdedilen her sehir ve kc- 
ye ordunun onunde girlyorlardi. Bu horeket Hacli ordusu 
olmarun aldmet-i farikasi gibi kabul ediliyordu. Zulmiin 
her cesidini miibah kabul eden bu kara ciippeli komiteci- 
ler. Muslumanlann mal, can ve irzlanni heldl ilan ediyor- 
lardi. Butiin burttara ilaveten de kocalan, nisanlilari cana- 
varhklarla oldiirulen gene dul ve kadintar, kizlar, irzlari- 
na gecilmek veya olduriilrnek tehdidi altmdo yaka paca 
kiliseye getirilerek son bir hareket olmak uzere din degis- 
tirmege zorlaniyorlarHi. Bu zulumde en fazla Bulgarlar ile- 
ri gittiler. istromca'da gruplar haiinde genp Turk kizlan 
kiliseye goturulerek hiristiyanlastinidilar. Kabul etmeyen- 
ler digerlerinin gozleri onunde aci feryatlanno aldiris edil- 
miyerek yavas yavas kasatura ile gozleri oyularak, meme- 
leri hanperlenerek oldiirulduler. Digerleri de can' kaygu- 
suyla papazin soyledigini tekrar ettiler. Bunlann, ilk de- 
fa duyduklan kelimeleri dogru telafuz edemeyisleri hay- 
vanca guliismelere sebep oluyordu. 5 Kasimda sehrin as- 
keri vfilisi tarahndan sehrin Rum Metropolidine b'iitun aha- 
liyi hirisliyan yapmasi icin bir emir gonderildi. 8 Kasimda 
up yiiz bosnok ailesi Slum tehdidi ile kiliseye goturulerek 
hiristiyanlastinidilar. Rdhmanli'da katliamdan sonra geri 
kalan ahalinin tamamen hiristiyan olmasi luzumunu ilan 
ettiler. Kabul edilmezse her koyun, halkini, camiine doldu- 
rarak dinamitleyeceklerini biidirdiler. iki gun miisaade ver- 
diler. Neticede kabul etmeyenleri, Hon ettikleri sekilde 
initio ettiler. Selanikteki Ayasofya Camii'nin ipine sungu 
ile hap resmi pizdiler. 



*'" 




Hem asilan., 
yadlara 



DABAGACLARI EUI.VAM 

hem yalnlan masumlar!... ve yilrek paralayici tee- 
sjntarak mukabele ecSen komiteci haydutlar... 



YUNAN MEZALiMI 7] 

Gorsofi imzasi ile Bulgaristan'dan gonderilen mek- 
tuptan alinan su satirlan beraber okuyairm: 

«... Filibsye tab! Coryano Nohiyesi imami Mustafa 
Efericii, islarnlan tanossur ettirmek vazifesine memur edil- 
mis Bulgar papazi tarafindan 27 Kanunusgni 1813 tarihin- 
de tevkif edilerek Hiristiyanligi cebren butiin isiamlara ko- 
bul mahalli olan Tclastir Nahiyesi'ne getirildi. Hiristiyanli- 
gi cebren kabul ettirilen MGsliimanlann tanassur dyinini 
muteokip, papaz, yiiksek sesle, umOma hitaben ve imama 
miiracaatla: 

«— Eger Tolastir Nahiyesi'nin isiamlan gibi kayuniin 
Islamlarma da Hiristiyanligi kabul ettiremezsem seni asa- 
cagimi hukiimet namina soyluyorurn-.K dedi. 

Bu fiili mevki-i icraya koymak icin kendisine iki gfln 
mtisaade verildi. imam, jandarmalann muhafazasi" altinda 
oldugu halde koytine dondii ve o gece ewela kizlanni ve 
karismi bogazladi ve sonra kendisini asti. Bu vak'a iizeri- 
ne Filibe Miiftiisu, Bulgaristan Dahiliye Nazin'na miiracaat 
etti.. Nazir ise, hali hazir harb hasebiyle memleketin ida- 
resi hukumet-i askeriyenin elinde bulundugundan hicbir 
sey yopamiyacagi cevabim verdi. Bunun uzerine miiftii, 
Mezhepler Nazin'na miiracaat etti. Mumaileyh bundan 
boyle bu kabil ahvalin tekerriir etmemesi icin Dahiliye Na- 
zin'na yazdigi cevabim vermis ise. de Dahiliye Naziri ev- 
velki fikrinde sabit ve musirdir. 

Metropolit bizzat bona bitaben: «Nosraniyetin muzaf- 
feriyetinden dolayi gayet mahzuz oldugunu ve on bes Is- 
lam koyii ahaiisinin, Hiristiyanligi hiisn-ii nzasiyle kabul 
ettigini ve bu koylerin iklslnde oturan yeni Hiristiyanlarm 
elleriyle eski camilerini yiktiklarmi» muftehirane bir sQ- 
rette soyledi. Filibe kumondandiginda bulunmus olan Ge- 
neral Myof, Tiirkler'in sikayetlerini tahkik etmek icin Fili- 
be'ye islam koylerine gitti, Fakat heyhat! Sikayetleri kaale 
almacagi yerde General, Tespino'ya mulhak Dorkobo ve 



■ : 




■■'.;;? ':.-'...: \ 



MMt^MM 



S f 






•>• 



1 



YUNAN MEZALtMi 



73 



Kostondovo .koylerine vasil olur olmaz, bu iki kfiyde bulu- 
nan camileri yiktirdi. 

Hapiste yatan. iki islarnm Hiris-tiyanligi kabul ettikle- 
rinden dolayi tahliyeleri icin kumandan tarafindan israr 
olunmustur. Bu emirnameyi gozfimle gordum. Hiisn-Q n- 
zalariyle Hiristiyanligi kabul ettlklerlne dalr bunlardan tah- 
rirt bir beyannamenin alinmasi lazim gelecegi mezkur 
emirnamede yazili idi. 

Bulgarlar, islamlar ile meskun koylerde her turlu fe- 
zahatli ve vahseti irtikfjp ediyorlar. Kizlarim zorlc Hiristi- 
yanlar ile evlendiriyorlar, esyalarmi, mollanni cahyorlar. 
islSmlori, baska yere gidip de sikayet etmelerine meydan 
birakmamak uzere, koylerinden haric bir yere koyuvermi- 
yorlar. Bu takyidata ragmen bazi islam koyluieri Filibe- 
ye gelmeye muvaffak oldu. Fakat, burada imdat yerine 
mahpes buldular. Yiizlerce fukarct ve zuafa ac biilac so- 
ke* sokak dolasiyorlar, zerre kadar ruy-i merhamet gor- 
muyorlar. Koylerine avdet efmekten korkuyorlar, Civardan 
gelen Hiristiyan koyluieri, islam kadinlarmin tanassur et 
tiklerini ve kizlannin Hiristiyanlarla evlendirildigini soylu- 
yorlar...)) 1 

IRZA TECAVUZ 

Buigar ordusu ile Bulgar ve Yunan cetecilerine irza 
teoavuz aleiade bir hadise idi. Bunu tabii bir fetih hakki 
gibi goriiyorlardi. Bagdan eoziifrnus ac kurtlar gibi saldi- 
ran bu vahsi ve dagli e?kiya, takattan kesilinceye kadar 
tecavuzlerine devam ediyor, artik mecalleri kalmayinca 
da kadinlann tenasul uzuvlarini kasatura ile kesmek su- 
retiyle canavarlik namma mumkun olan hig bir sey bi- 
rakmamaya calisiyorlardi. Balkan canavarlannin eline 



■ Avram Galanti, (Terc.) - Tarih Diinyasi, C. 3, 3. 
Istanbul 1951. 




Ufa 






Dusmaii siingiileri iSminde ac ve perisan Tinkler... So f&clala- 

rm tekerriirime maili olmak, biiyiik ve kudretli bir Tiirkiye'ye 

viicut vermek igin hep birlikte galismaga baghdir. (Sal alt k6- 

gede bir ecnebi olan ressamm inizasina dikkat edinizl 



YUNAN MEZALIMi 



boyle bir firsat gecince, hayvani ihtiraslari o olgucfe gale- 
yana geWi ki, kadinlara kocalannin gozleri onunde bile 
tecavuz ettiler. Kursuna dizmek veya yavas yavas iskence 
ile oldurmek iizere ellerini bagladiklan erkeklerin gozleri 
ominde olum tehditleri altinda kadinlan, gene kizlan kir- 
lettiler. Bircogunu da bu emellerine nail olmak icin itisip 
kakisma esnasmda oldiirduler. 

Bir P.T.T. Muduiunun miisdhedesine bakiniz: 
«Siroz'da, babalannm, kardeslerinin, kocalannin, co- 
cuklanmn cldiiruldukleri evlerinden zorla cikariian yiizler- 
ce bedbaht miisliirnan kadini, hiikurnet konaginm kars.- 
sindaki liseye kapatildilar. Sonra elli kadar Bulgar nske- 
ri bu zavallilann uzerlerine atildilar. Degme, saclanndan 
cekip tartaklama ve pek cogunu mukavemet edemiye- 
eek olciide yaralamadan sonra kirlettiisr. Bulundugurn 
yerden (yani postahane binasmdan) bu zavalililann feryaN 
larim Isittigim gibi yapilan fena muamemeleri de goriiyor- 
dum. Gece olunca Bulgar askerleri Turk evlsrine girerek 
kadmlann ve kizlarm namuslanna taarruz ettiler. Aynca 
hoslanna giden guzel kadinlan da alip goturduler.s 1 

Seianik havalisinde dahi ayni tecaviizlere devam etti- 
ler. Yabanci harb murtabirleri hem muntazatn askert bir- 
likler ve komitelerin ve hem de yerli Hirlstiyanlann hep 
birlikte musluman kodmlanni kirletmeye koyularak birbir- 
leriyie yans ettiklerini kaydediyorlar. «Seianik'te bir evds 
bircok kadmlar ve geng kizlar cinl piplak bir halde bulun- 
dular. Her tiirlil taarruza ugrayan bu kadinlarm uzerierine 
kapilar cakilmis ve giinlerce soyulmus evde, ag birakil- 
misiardi. Durumu agrenen birkao ecnebi gazeteci, binbir 
tasavvut ile btgareleri agliktan dlmek uzere iken bitob va- 
ziyette kurtardi. Yunan askerleri de bu zuliirn ve iskence- 



- Avrupa Siyaseti 
Sh. 143. 



re Tiirklerin Felaketi - Istanbul 1329 



KADiR MISIROGLU 



lerde Bulgarkir'la yans ediyorlardu 1 

Toyran'da bir Bulgar subayi Hiristiyanligi kabul e>- 
mek sartiyle bir Turk esir subayina hayatmi bagi?lamisti. 
Sonra o vaftiz edildikten sonra kendisinin gozleri onunde 
Turk kadinlanna tecaviiz etti. Turk subayinin sarsildigmi 
goriinae hemen iizerine tabaneasini bosaltti. istromca'da 
bir Turk kadinma goz koyan bir Bulgar kumandani hemen 
kadmin kocasmi buldurarak once tevkif ettirdi ve sonra 
da oldurttti. Bilahare zavalli kansini zorla daireslne getir- 
terek kumandanhk odasinda irzina gegti. Yine istromcada 
11 Kasimda alti Sirp askeri, Seyh Liitti Efendi'nin tekke- 
sine girerek kadinlara tecavuz ettiler. 

Diger bir rapordati: 

«19 Kasim 1912 de Siroz'da ne gene ve ne de guzel 
olan muftiinun ailesi ile mektep muduruniin ailesine ko- 
calannm gozleri onunde tecavuz ettikten sonra alip go- 
turduler. 13 gene kiz kirletildikten sonra diri diri gfimOI- 
duler. Disoka'da irza tecavuziin yeni bir seklini buldulai. 
Yalniz 12-13 yasma kadar olan ve gocuk denecek kadar 
kugiik olan kizlara tatbik edilen bu zulum bunlann anala- 
nnm ve babalannin onunde ismetleri kirletildikten sonra 
yavas yavas iskence ile oldurulmeleri idi. Cocuklann fer- 
yadma ana ve babalannin feryadi karisiyor, arada bir ka 
saturalar isleyerek bu ig daglayan figanlan bir an igin 
dindiriyordu!.. 2 Bu hadiselere dair pek ook haber ve hat 
tfl fotograf ve raporlar ecnebi gazetelerde yaymlanmisti 

Gurgiin'de icra edilen katliamda yirmi kadar gene ve 
guzel kizi ayirdilar. Buniar oliim tehdidi altinda vaftiz ayi 
nine tahammiil ettiler!.. Sonra bu zavalliiann irzlanna ge 
gildi. ielerinden biri mukavemet etmek istedi. Zavalli bu- 
tiin eetenin sehevf hislerin.e mevzu olduktarf sonra isken- 



- a.g.e. sh. 144 

- a.g.e. sh. 146 



YUNAN MEZALtMt 77 

ce ile olduruldii. halde ki, zavalli coktan bayilmis oldu- 
gu halde hayven azmanlar, sent, fiile yine devam etmek- 
te idiler. Petrova'da bir gene kiz annesinin gozii oniinds 
kirletildi. Bu hale tahammiil edemeyen annesi eline ani- 
den bir tiifek geeirerek Bulgarlar'a ates etti. Bu hareket 
umumi ve gaddarane bir katliama sebep oldu. Biitun ka- 
dinlar ve geng kizlar bir kahvehaneye kapatilacak yakildi.s 
YGzbinlerce misalden anoak bir kagini zikretmekle ik- 
tifa ediyoruz. Asirlarca namusu iein yasayan ve ona toz 
kondurmayan Tiirk kadinlannin basina gelen bu felaket- 
leri tekrar hatirlatrnak bizi uyandirmalidir. Vatanlarim ko- 
ruyamayanlar, vatanlcrlyle biriikte bu sekllde en mukad- 
des varliklarmi da tecavuzden koruyamazlar. Sahsi emel- 
lerine hirsla scnlarak her turlii mill! endiseye sirt cevirip 
birbiri iie bogusmanin sonu budur. Buyuk ve kudretli bir 
Tfirklye igin ne yapiyoruz, kendimizi sigaya cekmekte gee 
kalmayaliml,., 

ISKENCE VE KATLiAMLAR 

Bu zulum ve iskenceler anlatilmakla bitecek, tasvir 
edilmekle ifade ediiebileoek gibi degildir. Kisa kisa bazi 
raporlardan iktibaslar yaparak usulleri ve zulum sekille- 
rini belirtmeye calisalim: 

«Yanlanndan bizce malum geng Rumlar bulunan iki 
Yunan piyade boliigii otuz tosl kadar olan bizleri sehre 
goturmek ve bir ilom okutmak bahanesiyie Yanik Koy ci- 
vannda bir harap kopruye sevk ettiler. Orada kollanmizi 
bagladilar, sonra bigak ve siingiilerinln uglanile bizi za- 
iimane bir suret.te yaralamaga 'basladilar. Igimizden. en 
geng olanlar - ben de bu meyanda idim - bagli bulundu- 
gum halde kagmaga muvaffak oidum. Arkamdan ates et- 
tiler, fakat higbir kursun isabet etmedi, Tam dort gun bir 
tasin arkasmda gizli kaldim. Nihayet bir goban gocugu 
imdadima yetiserek ellerimi eozdiis Vak'ayi anlatan mag- 



KADiR MISIROGLU 



dur diger sahislann da isimlerini zikrediyor. 

Miislumanlan oldiirmeden evvel kufur ve hakaretler, 
dogmeler ve sonro da kasatura ile oynaya oynaya vticu- 
dunun surasim burasini yavas yavas kopararak aci fer- 
yatlari kahkbhalarla bastirmaktaydilar. Dedeagap'ta Fran- 
siz sirnendifer sirketinin komiseri Riza Bey'i aynen bu se- 
kilde zulmederek oldurdOler. Fransiz generali Buman bu 
vak'ayi soyle anlatiyor: 

«Fransizca tedrisot yapan mektebe otuz kadar Turk 
milltecisini kabul etmislerdi. Tiirkler'in miJsomahalari sa- 
yesinde her yerde pek ziyade inkisaf eden katolik mek- 
tepilerini pekemeyen Rumlar tarafindan bu multeoiler, 
Bulgariar'd ihbar edildiler. Komiteoiler geldiler ve rnulte- 
cilerin teslimini istediler. Rahipler bu teklifi kabu etmedi- 
ler. Fokat Fransiz sirnendifer sirketinin Osmanli komiseri 
olan Riza Bey naminda bir multeci Turk, bu hareketlerin 
rahiplerin felaketlerine sebep olacagindan endise ederek 
onlara bir zarar gelmemesl lpin kendini kojnitecilere tes- 
lim etti. Bunlar Riza Bey'i bu italyan mektebinden elli 
adim kadar oteye goturdiiler. C6nilerin, durduklarmi ve. 
zavalii gene beyi, parasmi ve evini gostermesi ipin kasa- 
tura ile tehdit ettiklerini gozlerimte gordum. Pek iyi tam- 
digim ve buyuk bir aileye rnensup olan Riza Bey'in bir po- 
cugu ile bir hammi vardi. Coluk pocugunun basma gele- 
cek felaketi onlamis olmaliydi ki; vucudu kasaturd ile de- 
lik desik edildi. Bedbaht gene, yere diistil Kaatillerder, 
birisi bu vaziyette ayagmdan ayakkabilanni pikanp kendi 
ayagina giydi. Cesedi torn bes gun aym yerde kaldi ve 
hergiin ilzerinden bir sey palindi. Son zamanda uzerinde 
donu ile gomleginden baska bir sey kalmamisti. Zaterr 
bunlar, yirtik pirtik elbiselerini, sehit ettikleri musluman- 
lann elbiseleri ile degisiyorlardi.s 1 



- a.F.e. sh. 152 



YUNAN MEZALIMt 



Kdvala'dan gecen bir Alman: 

«Komiteciler, Kavala'ya ulastiklarmdan doiayi duy- 
duklan sevinp ipinde Turk esrafindan otuz dokuz kisiyi 
■herkesin gozii oniinde oidurmek uzere tevkif ettiler, Bu 
da bir zafer egleneesiydi. Bakmiz bunlann oldurme usul- 
leri nasildir: 

■Her zaman oldugu gibi bu defa da esirleri gomlekle- 
rine vanncaya kadar soydular, tiger Goer bagladilar. icle- 
rinden birinin vueudunu kasatura ile deldiler. Sonra da 
kafasmi kesfiier. ikinciye de aym muameieyi yaptilar. Bu 
.iki mazlumun cesetlerinin agirligi ile yere dusen up'uncii- 
suniin once iki kalin damanm kestiler, Sonra da koyun 
■gibi bogazladilar. Tevkif edilenler arasindd bir polis ko- 
miseri, arkadasianni! « Y a s a s i n Qsmanli- 
I a r !.. » diye bagirarak olmeye davet etti. Buna sinir- 
lenip, gazaba geien bir haydut, arkadan vurdugu bir ki- 
lipla bipareyi oldiirdu. Kilip iki kurek kemiginin arasmdan 
geperek zavallmm govdesini ikiye ayirmisti. Bu darbe 
haydutlann pek hosuna gitmis olmali ki, bundan sonra 
oesetler arasmda bu sekilde oldurfilmiis, y&ni vucutlan 
ikiye aynlmis pek pok oeset goruldu. Bunlar onbes gun 
apikta kaldilar.)) diye yaziyor. 

Urgonoilar Koyii'nde doksan miisluman iplerle birbir- 
lerine baglandiktan sonra kasaturalarla hunharca sehid 
edildi. istrcmoa'da bu mezalim tam yirmi giin devam et- 
ti. Oyle ki, artik oidiirecek insan kalmaymcaya kadar ka- 
saturalar isledi. Oldiirmeye getirdikleri insanlann ■ sirtla- 
.nna binerek sehirde dolasiyorlardi. Erkekler Dombalakof 
petesi tarafindan sehrin mezbahasina goturulerek koyun- 
lar gibi ayaklanndan asildiktan sonra pengellerle kasatu- 
ralarla paroalandilar. Esir Turk subaylarinin burunlanni, ku" 
laklanni kestikten sonra bazen olduruyor bazen de inti- 
kam- hislerini tatmin ipin serbest birakiyorlardi. UmOmi- 
yetle boyle serbest biraktiklan subaylarin, tahkir ipin bu- 



80 KADIR MISmOGLU 

run ve kulaklanni kestikten maada blr veya iki kollanm 
da kasatura Me kopanyorlardi. Istromca'da Ismail admda 
bir koyiuyii, birer birer uzuvlanni kestikten sonra kursu- 
na dizdiler. Arkadasini da bir agaca baglayarak gaz ao- 
kup diri diri yaktilar. 

Bu diri diri yakmak usulunii hemen her yerde tatbik et- 
tiler. Bu canavarlikta « E n g i z i s y o n m e z a I- I - 
mix ni golgede birakaoak kadar ileri gittiler. Evleri ve 
koyleri yakrnaian bunun yaninda pek haf'if kaliyordu. Os- 
kiip ile Kumanova arasmdaki koyler Sirplar tarafindan 
tamamen yakildi. Evlerden disan firlayarak kccmak iste- 
yen zavalh koyliiler hemen kursunlaniyorlardi. iki ates 
arasmdan bir tek fert kurtulamadi. Manastir'da keza in- 
sanlan birbirine baglayarak yaktilar. SQriinerek atesten 
kaqmaga caiman bicareleri sanki irisan degil de agac ku- 
tukleriymis.gibi sungii ile atese itiyorlardi. Cok defa co- 
luk cocuk bir carnie doldurularak gaz dokuliip yakiliyor- 
lardi. 

Diger bir iskence usulfl de Mflsliiman Tiirkler'in diri 
diri gdmiilmesi idi. Omurgalan clipcikle kinldiktan sonra 
cesitli zuliimlerle oldurulen zavallilarla yollar, hendekler 
tiklim tiklim doluydu. Selanik civannda kadin, erkek ve 
cocuklarin karinlarim deserek ipine tas, toprak ve pisiik 
dolduruyorlardi. Doha harb baslar baslamaz bu Balkan 
haclilan zuliim ve sendatin en yeni sekillerini kesfetmek- 
te birbirleri ile' rekabete girismislerdi. «Bak sizinkiler bdy- 
le yapmayi aki! edebildiler mi? Soyle yapmayi akil ede- 
bildiler mi?» diye birbirlerine karsi ogunOyorlardi. 

Harb sahasinda yarali fakal sag kalan Turk askerle- 
rine de ayni zulumleri tatbik ediyorlardi. Esirleri en adi 
usuilerle oldiirmeyi en tabit hakiari olarak mulahaza edi- 
yorlardi. Bir Bulgar subayi bunu bakiniz nasil itiraf edi- 
yor:- 

«...0s gun sonra muhtelif muharebelerde esir edilen 



YUNAN MEZALIMI 



ve miktari onbin kadar tahmin edilen kulliyetli Turk aske- 
ri Siroza getirildi. Bunlarm arkalannda elbise namma sd- 
dece beyaz bir gdmlekie bir don vardi. Zavallilan bir gece 
hukumet konaginda yatirdilar. Ertesi gun tdyin ediien ye- 
re gonderilmek bahdnesiyie sehirden gikardilar. Bu bica- 
re esirler, Siroz civannda kamiien oldurulduler. Karatuna 
civannda General tstafanovJe yuzlerce esiri iki sira uze- 
rine durdurarak kursuna dizdirdi.» Bu zuliimleri hakkiyla 
tasvir etmeye imkdn yoktur. 

«... Meydan-i muharebeden avdet etmis bir Bulgar as- 
keri, kadin memeleri getirerek bunlarm kendisi ve arka- 
daslari tarafindan namuslan kirletilmis olan islam kadm- 
larmdan kesildigini ogunerek soyliiyordu. Bu asker, bu 
sozleri adetd seytana karsi galip gelmis gibi bir tavir ve 
gurur ile tekrar ediyordu. 

Artik sirndi sehre kiipuk esir kafileleri getirmiyorlar, 
Bicareleri yolda olduruyorlar. Biiyuk esir kafileleri sehre 
gelmege bazan nail olabitiyorlar. Zira, yolda onlari oidur- 
niek zor oluyor. 

Filibe'ye oldukca rniihim bir «esirler kafllesb getiril- 
di. Filibe askerl kumandaniik dairesinde vdzifeli bir zabit 
esirlerin isimlerini yazmaga memur edildi. Bu vazife an- 
cak bir saat zarfinda ikmal edildiginde, yorgun ve pur hid- 
det, yuksek sesle, esirleri getiren zabite hitaben: «Bu al- 
caklan nigin buraya getirdiniz!... Nigin yolda birer birer 
6ldurmediniz?» dedi. 

Butun angarya islerinde de miislumanlan kullaniyor- 
lar. Bu, ctdst hiikmune girmistir. islam odunculan ve ara- 
bacilan Bulgarlar'in her tilrlu islerini «bila ucret» gorme- 
ge mecburdurlar. Bu btcfireler bir lokma ekmege muhtag 
olup onu bile bulamamaktadiriar, Hiristiyan oduncu ve 
arabacilan kendi is ve giicleriyle mesgul olarak aileleri- 
nin iaselerini te'min ediyorlar. 

F: 6 






YUNAN MEZALtMi S3" 

Mokedonya'yi, Turkiye'nin boyundurugundan kurtar- 
may a giden ikinci firkada mustahdem Filibe. Bui gar tabip- 
lerinden biri (ismini biliyorum, fakat icrasi mutasavver bu~ 
lunan muhakemesine kadar susmaga mecburum) Make- 
don ya koylerinden birine vdsi] oldugunda resm? elbisesi- 
ni giyerek zengin bir muslumanin hanesine muracaat v» 
kendisinden ikl bin lira talep ettjgi ve bunu yirmi d6rt scat 
zarfmda vermedigi takdirde kendisini asacagim bildirdi. 
Zavalli adam, mevcud parasini ondan evvel gelenlerin al- 
diktanm ve kendisinde bir sey bulunmadigmi soylemis ise- 
de tabib, tafebinde israr etti. Bun tin uzerine bicare, muslu- 
man evdeki esyasini verrnege basladi. Bu e?ya, tabibi ta- 
mamen teskin etmedi ve istedigi akcenin beheinehal er- 
tesi gune kadar hazirktnmasim israrlt tehditierle talep et- 
tikten sonra savustu. islam, macerayi arkadaslarma hikd- 
ye etti. Arkadaslan, Bulgar kumandamna muracaatla sika- 
yet etmesini tavsiye ettiler. Bu btcare, kumandana s-i-ka- 
yet etti. Kumandan da tabibi yakalamok icin isldmm evi- 
ne iki zabit gonderdi. Ertesi gun tabib parayi almaga ge!- 
diginde, bir kosede saklanmis alan i?bu iki zabit meyda- 
na cikti. Fakat tabibi gordiiklerinde tevkif zahmetine bile 
katlanmadilar ve isidma hitaben: 

« — 'Muharebeden sonra mahkemeye muracaat eder- 
sin, simdi bu tabibin orduda hizmeti vordir!.» dediler. Arif 
olan anlasm! 

Filibe'deki islamlann btiyuk camisi erzak ve muhim- 
mat deposuna tahvil edila'i. Filibe islam cemaati cam-in in. 
kudsiyeti ihlal edildiginden dalayi Mezahip Nazin'na mii- 
rocaat etti ise de Nazirdan cevap almaga bile muvaffak 
olamadi...)) 1 

Bu canavarliklar ciltlere sigmaz. Turk ve MiJsluman 
kanina susamis cankli vahsi surulerin elinden kurtulmaga 



1 — Avram Galanti'nin yukanda bahsi ge<;erL tercumesinderu 



84 KADIR MISIROCLU 

imkan yoktu. Anctsimn memesinden sflt emmekte olan 
yavrular bile oldiirulLJyordu. Bilhassa Yunan subaylan Bal- 
kan mezalim mektebinde yeti?ti!er. Ogrendikleri i^kence 
usullerini Anadolu harekatinda hudutsuz bir sGrette tat- 
bik imkanini bir kere daha elde ettilerse de sonunu geti- 
remiyerek sanh Turk askerleri tarafmdan vatanmm, ha- 
rim-i ismetinden tard olundular. Bu son safhanm hikaye- 
sine gegmedcn Balkan mezdlirnine dair birkac insafli ec- 
nebinin sahadetini nakledelim. Gerci horbten once pek 









Her yerde tekrarlanan bir tahrip ve imha §ekli. Yangin i 
bombaiama. 



YUNAN MEZALiMf 



65 



COk gazeteci ve siyoset adami, ya satin alinmis ya da Yu- 
nan propagandasinin agina diisuriilerek salim dtisflnce 
imkanmdan mahrum edilmisti. Ama yine de bircok insaf- 
ehli yabanci pikmis ve kendi dindaslan olan Yunan pali- 
karyalannin maskelerini indirmislerdir. CunkQ zuliim 
ve vahset o raddeye varmisti ki; birpoklan gayri ihtiyari 
isyana ve gercegi haykirmaga mecbur ka!mi?ti. $imdl on- 
lardan birkac ornek sunuyoruz: 



BIRKAC SAHADET 
BALKAN MEKTUBU 



Zayeti admdaki Rus gazetesinden: > 



«Ben iyi bir tesadufle bermutad gozete muhabirleri- 
nrn gozlerinden kacan pek cok seyleri gormege muvaffak 
oldum. Hatti 'hareketimi tahdid ederek bana hicbir zaman 
kilavuz makaminda -siiphesiz pek lutufkar fakat gazete- 
cilik nokto-i nazanndan gayet sikrci olarak - subaylar ta- 
yin etmemis ve istediklerimi asla reddetmemislerdi. Ben 
Makedony-a'ya gayrimuharip ahaliye yardim ulastirmak 
maksadiyle gitmistim. Bunun icin harbi, asker! manzara- 
siyle degil, tabir caizse miilk? manzarasiyle gordiim. 

Toplann tarrakasini isitmedim. Muharebelerde hazir 



.1 — Ekseriyeti .Slav aillli- olan Balkan zalim- 
Ierinin no olgude tahammul edilmez canavarhklar icra 
eylediklerine bakimz ki, kendilerinin bas te§vikcis> 
ve Tlirk'un ezeli dusmam olan bir .Moakoi. 
bile bu hale isyah ediyor. 



KADIFl MTSIROGLU 



bulunmodim. Lakin dzasi kesilmi? naaslar, yanmis koyler, 
yagma edilmi? evler, ac kalmi^ aileier... Butun bunlardan 
istedigimden pek cok fazlasmi gordilm. GaliRlerin zafer 
arabasi memleketi bastan basa katederek onu kana bulo- 
di ve daha uzaklara Edirne ve Catalca'ya dogru uzaklas- 
ti. Tekerleklerinin takirtilan artik Makedonya DaQlarV- 
nin m-atem dolu semti iginde isitilmiyor. Artik hipbir sey,. 
feragat ve tekamul icindekilerin elemlerini gosteren ve 
ovalari, vadileri dolduran enmleri bogamiyordu. 

Turklerin mezalimi hakkinda gazetelsr pekcok ?eyier 
yazmi^lardir. Her Rus okuyuousu Turklerin old forme k (!) 
veya irza tecdvuz etmek (!) icin nasil hareket ettikierini 
bilir. Pomak koylerinde atilan kursunlar... Oldurmeye ha- 
zir tufekleri hdinane saklayan beyaz bayraklar hakkinda 
kafi seyler okumustur, Lakin ayni okuyucu Hiristiyanlann 
mezalimine dair pek az sey bilir. Bir taraftan Bulgarlar'i oz 
cok lekeleyen her nevi kisimlari Qikartan siddetli sonsiir, 
diger taraftan sfyast muldhazolar sebebiyle Rus muhabir- 
leri gordukierini meskut birakmagi tercih ediycrlar ve har- 
bin her cihetini tavsir etmiyorlardi. 

$imdi artik soyienmemis olan cihetleri de soylemek 
ve yolmz islav ordulanni ha.rekete getiren sayan-i takdir 
vatanperverdne hissiyati degil... Sancaklanm kirleten oa- 
mur ve kani da gostermek zamam gelmistir. 

Okuyucu bundan sonra okuyacagi satirlarda Bulgar- 
lar ve umumiyetle isldviar aleyhinde bir husumet temayu- 
1Q aramasml... Rus muhabirlerinin buyuk cogunlugu gibi 
ben de Balkan memleketlerine, Bulg-arlar'a karsi biiyuk bir 
teveccuh besleyerek gelmistim. Butun hey-ecanlanna ist-- 
rak ediyor, muzafferiyetterini alkisliyordum. Ne icin oldu- 
gunu beyan edemiyordum. Lakin betide butun bir millet in- 
emellerine uygun olarak yapilan bu muharebenin sonuna 



YUNAN MEZALIMI 37 

■Kadar saffetini muhafaza edecegi eski husumetlerin us- 
tuns yukselebilecegi, Balkanlar'da o kadar kuvvetle kok- 
lesmis bulunan biVtun Asyai' an'aneleri arkasinda biroka- 
cagi zanni hcsil olrnustu. 

Lakin maalesef bu asla oyle cereyan etmedi. Mazi go- 
Jebe caldi. Pek yeni clan bir terbiyenin gene flllzleri mu- 
kavemet edemiyecek kadar zayif idi. Astrlardan beri yiQil- 
rnis ve besienmis olan « T Q r k d u s m a n i i g i » 
hcrbin ilk gunlerlndeki giizei tezahurata galip geldi. 



HMM-'./. 




: 



*. 



KURSUNA DIZILMEDEN EWEL 

Hadi kurtarmak icin yeti§en olmadi, bir gun intikamim alacak 

olan da cikmasin mi?!... 



KADIR MISIROrjLU 



Momoafih Hiristiyanlar'm mezaliminden bahsederken 
Bulgar muntazam askerleriy'le Makedonyali Bulgar komi- 
tecileri arasindaki farki kaydetmek liizumu vardir. Vakia 
muntazam askerler, ahaliden intikdm aliyor, tek bir kur- 
sunun atiian koyleri yakiyor, erkekieri olduruyorlardt. Ya- 
nimdakilerden bir Bulgar subayi tarn bir iftihar lie: 

«Kircali'de arkamizda hicbir Turk koyii birakmadiks 
diyordu. 

Muntazam askert kit'alann bu hareketi hunharca bir 
sarhosluk dakikalannda zihinleri istilfi eden bir ofkeden 
ileri geliyordu. Bir takimin. bazi Bulgar naa^ionna tesadiif 
etmesi subaylann bile sahadetine nazaran askerlerin hic- 
bir kuvvet tarafmdan zapti kabil olmayan vahsi hayvanlar 
haline gelmesine yetiybrdu. Turk koylerine atiliyorlar, er- 
kekleri de bazan kadinlan bogazliyorlardi. 

Makedonyali Buigar komltecileri ise pek baska tiirlii 
hareket ederdi. Askerler icin acikli bir hadiseden ibaret 
olan sey korniteciler icin hakikt bir program idi. Askerler 
bir nevi cinnete tutularak olduriiyorlardi. Halbuki kornite- 
ciler bu faciaian bir tertip dahilinde, hergiin, tarn bir itidal 
ilo isliyorlar.di. Muharebenin basindan itibaren henijz dort 
hofta gecmisti ki, Sofya'nm biitun kahve-hanelerinde uzun 
sacli, komiteciligin an'anevf kulahim giymis, cehrelori 
Lcrnbrozo'nun galerisine Ictyik bir takim garip insanlara 
tesadiif clunuyordu. Ceplerinden Osmanli liralan dolu ke- 
selerini cikanyorlar, tafra satarak altmlarini cinlatiyoriar 
ve gozlerini kirparak arkadaslarina: 

«— B u Turk e m e g i d i r I. » diyorlardi. 
Bunia,r harb meydanmdan dbnen ilk Makedonya kah- 
ramanlan (!) kafileslydi. Sonra « T ii r k ernegi- 
n i n » meyvalanni bir banka'ya tevdi ettikten sonra yi- 
ne c<muriarebe'ye» donerlerdi. Lakin gittik- 
leri yer sarapnellerin patladigi, kursunlann vizildadifli yer- 



YUNAN MEZALlMt 



ler degil, Turk altinlarinin bakiyesini bulmak ihtimaii olan 
taraflar idi. 

Subaylann idaresine verilen komiteci ceteleri ordu- 
ya bagli kalacaklar, Turk askerlerine karsi aman verme- 
yen bir kuvvet vazifesi gorecekierdi. Halbuki bu kornite- 
ciler gercekte maglup olmaz askerler yerine isldhian miim- 
kiin olmayan yagmacilardan baska birsey olmadila.r. Su- 
baylari bana soyle demislerdi: 

« — Korniteciler, Scmciaski'nin cetesi istisna edildik- 
ten sonra orduya hicbir hizmet ifa etmemislerdir. Hatta 
ekseriya bizim harb planlanmizi bile bozuyorlar. Gerile- 
mek lazim geldigi zaman ilerliyorlar. Beklemek lazim gel- 
digi zaman taarruz ediyorlardi. Hele bunun en fenBsi ko- 
rniteciler icin ganimetten baska bir miilahazanin mevcut 
olmamasiydi. Bir kesif yapacaklan yera'e, bir Tiirk kcyii- 
nii basmaga giderlerdi. Hatta bazan kendi vatandaslarin- 
dan az cok zengin olonlara dahi taarruzdan gekinmemis- 
lerdir. Bunun igin muharebenin basiadigmdan iki bucuk 
hafta sonra silahlanni almaga mecbur kaldik.s 

Lakin silahian alinanlar bunlann yalmz kiicuk bir kis- 
mi oldu. Digerleri memisketin her tarafina dagildilar. Or- 
du ile olan irtibatian glttikoe daha zayifladi, Cefelerden 
bazilan, meseia Nevrekop Kazasi dahilinde «calisan!..,» 
cete bir nevi sohret bile kazandi. Bu kaza en evvel isgal 
edilen yerlerden biri olup, orada itaate mecbur edllecek 
kimse de yoktu. Tiirk askerleri giineye dogru cekildigi 
icin korniteciler bu mevkie hakim, oldular. iste burada is- 
lenen cinay'etlerden bazi misaller; 

«...Kirkbes islam ailesinden meydana gelen Devren- 
cik Koyii, muharebenin basindan alti hafta sonra kornite- 
ciler ve civar Bulgar ahaii tarafmdan yakilmis, biitiin er- 
kekler olduriilmiistu. Otuz dokuz erkek ve kadm bir oo- 
miin icinde diri diri yakilmistir. Karasove Koyu'nde muha- 
rebenin basindan dort hafta sonra korniteciler ve yerli 



CO 



KADiR MISIROGLU 



Bulgarlar biitiin Tiirkler'i erkek, kadin ve cocuklari bogaz- 
lamislardir. Bugan Koyu'nde komiteciier musliimanlarf 
hapfsederek Debrencik Koyu'nde oldugu gibi yakmaga 
hazirlanmislardi. Fakat o buhranli dakikada Tiirkler'den 
biri bagirarck askerlerin bir ingiliz zabitinin kumandasi al- 
tinda gelmekte oldugunu soyiedi. Bu, komitecileri kagir- 
maga kafi geld). Mamafih onbes gun sonra tekror geri 
donerek planlanni tatbik ettiler, Camii ve herseyi yagma 
ettiler ve biitun miisluman aholiyi kestiler. 

Kink mflsiiiman ailesinden ibaret olan Losna Ko- 
yu'nde biitun miisluman ahali gocuklar ve kadinlar dahi 
Istisna edilmeksizin, komiteciier ve yerli hiristiyanlar tara- 
findan katledilmislerdir. 

Bon burada ancak Nevrekop ve Drama arasmda hu- 
duda yakin bir kiigiik mmtikada islenen cinayetden bah- 
sediyorum. Daha kuzeydeki yerleri asla dolasmadim. Fu- 
kat Turk miiltecilerinin hikayelerine bakilirsa oralarda ko- 
mitecilerin tahribati daha da muthis olmustur. 

Su ciheti de nazan dikkate almali ki; biitfln bu meza- 
lim goktanberi ilhak olunup artik hicbir mukavemetin kal- 
mamis. oldugu yerlerde irtikdb olunuyordu. Bu mezalirn icin 
intikam almak mazeretinin mevcudiyeti dahi pek sijpheli- 
dir. Cunku Turk ve Hiristiyan ahali muharebeye kadar son 
derece anlayis ve batisiklik iginde yasamaktaydiiar. 

Binaenaleyh son olarak vukua gelen mezalirn. ve hun- 
harca sorhosluk, intikam arzusunun icabi degildir. Bu, tef- 
tip ve tasarlama dahilinde yapilan bir yagmaciliktan ve bii- 
tun kayitlardan dzade bir takim sefil hevesleri tatmin, asa- 
gilik hislerinden baska birsey degildi, 

Ctok yerlerde cebren Hiristiyanlik dahi kabul ettiril- 
mistir. Makedenya medeniyet nasirleri (!) bazi koylerin 
gogu, erkeklerini kestikten sonra 'kadinlan toplayip irzlan- 
na tasallut ederler ve sonra tabancayi aimlanna dayayarak 
onlan derhal oliim ile Hiristiyanhk arasmda muhayyer bi- 



YUNAN MEZAlJMt 



rakirlardi. Bigareler de pek tabii oldugu iizere Hiristiyanli- 
gi teroih ederlerdi. Hemen oraoikta Makedonya koyliiieri 
tarafindan icad edilen birtakim temsili isaretler iizerine on- 
lar vaftiz edilmis addolunurlardi. Artik bu irticali ayinin ki- 
lise indinde muteber olup olmiyaeagini bilmiyorum. 

Karasof Koyu'nde Bulgarlar'la, Rumlar ondortten onse- 
kiz yasmc kadar onalti musliiman geng kizi esir etmislerdi. 
Elsir etmek demek, hepsi birlikte bunlann irzlanna tasal- 
iut etmek demektir. Bilahere onlan hakikf birer odriye g,- 
bi kullonmak crzusundaydilar. 



Okuyucu benim bazi istisna! halleri hikaye ettigimi zan- 
netmesin, Nevrekop kazasi dahilinde vaki olan cinayetler 
bir istisna degil, urnumf kaide idi. Her tarafta irza tecavuz 
ye her sey yagma ediliyor ve her yerde katliamlar icra olu- 
nuyordu. Oyle ki; bu cinayetlerle miikemmel bir kitap dol- 
durulabilir. 

Drama sancagi dahilinde komiteciier bir veya miite- 
addit koylere gelerek birkag Tiirk'ii yakaliyorlar. Onlardan 
gayet biiyiik bir kurtulus fidyesi istiyoriardi. Bazan parayi 
aldiktan sonra esirleri koyveriyorlar. Bazan ise vermis ol- 
duklan soze bakmiyarak 'kursuna diziyoriardi. 

Komitecilerin gidisinden sonra Bulgar, Rum ahali de 
gelerek, kalan ne varsa onu yagmaya koyuluyordu. Bunla- 
nn birtakim serserilerden oldugunu zannetmeyiniz, Hayir, 
bu yagmalara memleketin ileri geienleri, zenginleri, hatta 
tahsil gormiis olanlan dahi istirak ederdi. Mesela Drama'- 
da yagmanm birinci tesvikgisi, Rum Metropolit'i olmustur. 
Turk askerlerinin gidisinden sonra sokaklara gikarak etra- 
findokilere: 

«— Ne duruyorsunuz? Turklerin gittigini gormuyor mu- 
sunuz? Haydi herseyi aim goturunb) dedi ve Cenab-i Hak- 
km « H a k i r d a v e t c I » si bir iyi misol gostermis 
■olmak igin Turk asksrlyle beraber gitmis olan bir Turk 



YUNAN MKZAI.IMf 









n s « a 



beyinin evine girerek biitiin esyasim ve tioari mallannin 
yansmi kendi evine naklettfrdi. Bu misali. esasen uzun 
boylu tesviklere muhtap olmayan Rumlann birpogu ornek 
afdi, Turk evlerinden hersey, tamdmiyle hersey, halilar, za- 
hireler, hatta adi panaklar yagma edildi. Bit'tabi muthis bfr 
krtlik anz oldu ve muhtaplara yardim. ipin « ! n g i i i z 
H e y e t i » . geldigi zdman ao kadmlar ve pocuklar tara- 
findan adeta hiicuma ugradi. Bu heyetin geiisi miinasebe- 
tiyle ise Cenab-i Hakkm; <; H a k i r d a v e t p i » si ya- 
ni Rum Metropolis, parlak bir hitabe okudu ve hemcin- 
sine rnuhabbet ve maglDblann haklarma insonca riayet va? 
ve nasihatinde bulundu. 

, Dramo'nin etrafinda ticaretle zengin ve Turk He Rum 
ahali tarafindan iskdn edilmis bijyuk koyler vardir. Bu koy- 
lerin hepsinde maglublara karsi insanca muamele hcrklka- 
ten parlc* bir surette ortoya konrnustur. Osmanli askerle- 
rmin pekirmesindsn sonra Rum ahaliden meydana gelen 
komisyonlar bir nevi muvakkat hiikumet halinde tesekkul 
etmistir. Biitiin katliamlar iste bu komisyonlunn muvafakl- 
yetiyle ve onlar tarafindan silahlandinlan ve umumi asa- 
yisi temin (!) icin tayin edilen insanlar vasitasiyle iora edil- 
mistir. Bunior umOmiyetle, bir musluman evine girerek 
kendislnin komisyon tarafindan pagnldigini soylerler, be- 
raber alip; goturiirier ve koyijnun haricinde o bipareyi 61- 
diiriirlerdi. Sonra, sehidin parmagmdan yuzugunu pikararak 
evine dontip hanimina: «Kocan sihhattedir. iste, merak et- 
memen ipin sana bu yuzflgu gonderdi. Onu biz kurtardik 
Onun ipin bize bir sey ver!...» derlerdi. Bipare kadin da son 
parolanni dahi onlara verirdi. Kaatiller budala ve saf Tiirk- 
lere oynadiklan oyunddn memnun olarak giiliip oynayarak 
pekilip giderlerdi. Rumlar'in habasetierini iora ettikleri yer- 
lerin hepsinde bu alpakpd namertlikten ibaret usOl hOkum 
siirmfistur. Buyiik bir liman olan Kavala'da bu gibi cinayst- 
ler bir ay muddetle devam etmistir. Kavala civannda San- 



134 KADIH MISIEOGLU 

-saban Koyiinde Bulgar komitecileriyle Rumlar, beraber ola- 
rak algakga cinayetlerini islemislerdir. Butiin kadinlann ir- 
.zina tasallut edilmis ve hemen hemen butun erkekler kat- 
lolunmustu. 

Drama civannda Doksat Koyu'nde ylrmidart musluman, 
evleri yagma edilmek veya baska sebepler loin katledilmis- 
tir. Mesela! birini, b!r iki sene evvel blr Rum tarafindan 
katledilen bir Bulgar hakkinda sikayette bulunmus oldugu 
ipin kestiler. Digeri de bir Rum'a on Napolyon borg vermis 
olmak bedbahtliginda bulunmus oldugu icin katledildi, 
Ilh... ilh... 

Bu cinayetler bir aya yakin zaman devam etti. Koyun 
camii kiliseye gevrildi. Edirnecik Koyu'nde (yuzotuz bane- 
li bir miisliiman koyijdur) ylrmibe? erkek katledilrrtis, otuz 
.kadinm irzina tasallut edilmistir. Yorukler Koyu'nde hersey 
yagma edilmis, otuz kisi oldiiriilmiistur. Irzina tasallut edil- 
rneyen kadin kalmamistir. Kirliova Koyu'nde miisluman 
ahali ikiyiiz kadar dileden murekkeb olup hemen hepsi 
Drama veya Siroz'a kagmisti. Bunlardan yuz kadar erkek 
yakalanarak katledilmistir. 

Daglar arasinda gizlenmis kalmis olan kiigtik Turk Koy- 
.ler! nisbeten az muzdarip olmustur. Ortalama olarak her b>- 
rinde bir veya iki kisiden ziyade oldiirulen yoktur... 

Yine okuyucuya ihtar etmek mecburiyetindeyim ki, bu 
rakamlar hakiki bir istatistik degildir. Bunlar ancak bizzot 
kendim yerinde tesbit edebildigim tek tek vak'alardir. Kat'i 
.rakamlar mevcud degildir. Tasarlanmis, tertiplenmis meza- 
limin viicuda getirdigi kurbanlann hakiki adedi hakkmda 
pek miihim surette bir fikir peyda etmek mumkiindiir... 

Hilekar Olis'in torunlan (yani Rumlar) Bul- 
garlardan daha faalane cinayetler icra etmislerdir. Zdlima- 
ne hareketlerine ise Bulgar komitecilerinin mazeret mako- 
minda serdetmek istedikleri « M i I I i intika mi in 
hafitletici sebebi de yoktur. Ciinkii Tiirkler daima Rumlar'i 



YUNAN MEZALiMi g E , 

emin bir unsur diye teldkki etmislerdi. Rum ile Turk a+ia- 
II arasinda hiobir anlasmazlik mevcut degildi. Bu sOretledlr 
ki: ancak elde edecekleri ganimet igindi. Miidafaasiz insan- 
lann mallarmi yagma, silahsiz kimseleri katliam etmek on- 
kjr igin hakiki bir eglence, bir bayram gibiydi. Bahusus bu 
cinayetlerin cezasiz kalacagini biliyorlardi. Tasavvur edile- 
bilen fenaliklann en fenalan hile, namertlik, arkadan taar- 
ruz, igrenc sefahat, butiin bu algakliklar kanli bir sel gibi. 
galiplerin eline diisen sehir ve kasabalan kapiadi. 

Hiristiyanlik medeniyeti (I) Hilale karsi Hap (!) 
Medeni Milletlerin mukaddes vazifesi (!) ... Oh, bu parlak 
yalanlarla up aydan beri siitunlanni kaplayan Avrupa gaze- 
teleri biraz da bu guzel sozlerin nasil miithis bir hakikate 
gevrildigini yakmdan tetkik etmek zahmetini'ihtiyar etsey- 
diler!...» 



BiR iTALYAN'IN SAHADETI 

Milan'da yayinlanan Sekolo Gazetesi'nin Rumelindekt, 
hususi muhabiri Mosyo LCisiyen Manirini'nin Bulgarlar ta- 
rafindan icra edilen alpakliklar hakkinda yayinlanan bir 
mektubu: 

«Selanik: Nisan 1913 

Artik siikut edemiyoruz. Bogazlanon Makedonya ma- 
sumlannin, Selanik'te Bulgarlar tarafindan Tiirkler'e karsi 
yapilan katliam: ve hirsizliklan butiin fecaatiyle, Bulgar ai- 
gakliklarim biitOn vahsetiyle his ve idrak ©diyoruz. Bir me- 
deniyet muharebesi namini alan Balkan Muharebesi bugiin- 
kii medeniyetin saf insanlar tarafindan kendisine atfolunan 
guzel ve goniil alici mefhum ve manaya muhalif blr mana- 
yi haiz bulundugu artik sabit olmustu. Makedonya ve Trak- 
ya kit'alannda asayissever giftgilerden meydana gelen bir 
Turk unsuru mevcuttu. Muharebe ildn edildi. Balkanlann 
vahsileri Bulgarlar, bir kan ve ates seldlesi gibi hiicum et- 



gs KADIR MISIB06LU 

tiler. Binlerce Turk koyliileri evlerinin yakildigini. yagma 
edildigini, kari ve kizlarniin iffet ve namuslarimn kirletil- 
digini ve sevdikleri kimselerin arasinda olijm titremeleri- 
nin yayildigini gormiislerdir. 

Bu yerlerden Hiristiyanlik Medeniyeti (!) geciyordu. 
Veyl maglublara!.. Bulgaristan'in ordulan Turk ordusuna 
karsi degil. fakat Turk irk ve nesline karsi muharebe edi- 
yoriardi. Konsoloslar bu medenilerin oanavorlik ve hunhar- 
iiklanni ifade eden binlerce vesikaya malik bulunuyorlor. 
Kurbanlann listesi pek tafsliath ve fecidir. Bu listelerden 
Dili bin Turk'iin bogazlandigi anlaijiiiyor. Yunan ordusunu 
gayri memnun bir nazarla karsilayan Selanik ohalisi, Bul- 
gar isgalinden kurtulmalanni buyiik bir nlmet telakki edi- 
yorlar. 

Komiteoilerin rnuteaddit ceteleri ve muntazam Bulgar 
askerleri, musliirnanlarm feci imhasina istirak etmislerdir. 
Selanik'te Itolyanlar, Almanlar ve Fronsizlar'la goriiserek 
Bulgar'in neler yaptiklanni sordugum zaman «senaat- 
I e r, s e n a a t I e r ! > oevabmi vermislerdir. Butiin 
koyler yagma ve tahrib.edilmlstir. 

Siroz'da seklzyuz musluman bogazlanmis ve Siroz ku- 
mandanhgina da bu kitclleri icra eden komiteoilerin reisi 
getirilmistir. Diger bir koyde oete reislerinden Donco, ca- 
mileri islam kadm ve cocukldnyla doldurduktan sonra bom- 
balar He berhava etmistir. 

Cete reislerinden Cemopeyef ikiyiiz komiteciyle Ku- 
vala'ya girerek.ahaliye bir milyon vergi tariietmisiir. Yedi 
Yahudi zengini 6IQm tehditi Gltmda yirmi iki bin lira kur- 
tulus fidyesi vermeye mecbur kalmislardir. Kavala ve De- 
deagac'ta binlerce musluman bogazlanmistir. Selanik dahi- 
linde seyahat eden bir Katolik bona gonderdigi bir mektup- 
la Bulgariar tarafindan icra edilen fecaat ve senaatlerden 
dolayi nefretini izah ettikten sonra insaniyet namma sika- 
•yet sesimi yukseltmemi istiyerek diyor ki: «Dahilde seya- 



YUNAN MEZALiMl S7 

hat eden her fert, olilrn ve vahsetin tesiri altinda bulunu- 
yor. Bu vohsele sel ve tufanin gegtigi yerlerde temelden yi- 
kilmis Turk koyleri, tahrip edilmis musluman evleri ve bu 
felaket enkazi arasinda cocuk ve kadm cesetleri gorDIQ- 
yar. Irz ve namuslan kirletilen kadinlann, vucutlan parca- 
lanan Tiirklerin, eebri vaftizlerin ve gayet genis bir mikyas- 
ta yapilan yagma ve rursizliklann miktan haddj asmistir.j 
Mektup su ciimle He sona eriy'or: «Medeniyet husn- 
sunda Hiristiyan silahlan pek vans! ve barbar gorunmiis- 
tur.» bundan birkag gun evvel Osmaniye kazasi rnuslii- 
manlanndan murekkeb hususi bir heyet biiyuk devletlerin 
konsoloslanni ziyaret ederek asagidaki muhtirayi takdim 
etmislerdir: 

«Biz Osmaniye kazasina tabi Bahpeova koyu sakinle- 
rindeniz. Kazamizin musluman ahalisi isgal baslangiandan 
itibaren Bulgar ordusunun kitalinden, facialanndan isken- 
celerinden korktugu cihetle Siroz, Demirhisar, Doyran, 
Usturumca kazalarma- iltica etmislerdir. Bilahare muslii- 
manla Bulgar vahsetlerinin kesilecegr ve kalan mulkleri- 
nin namus ve hayatlanmn, din hurriyetlerinin, himaye ve 
siyanet edilecegini zannettikleri cihetle yuvalanna don- 
muslerdir. 

Fakat ahali Buruva, Burhaniye, Catik, Temnek, ihsa- 
niye, Tirtobiska, Virice, irave, Istamer, isvekra, Grova Ki- 
limanta, Kobyar ve Careve koylerine vasil oldugu zaman 
Bulgariar tarafindan tecavuze ugramis olarak gayri kabili 
tasvir iskencelere ducar edilmislerdir. Bu on dort koyun 
butiin genp kizlarinm namuslan heder edilmis ve bunlann 
en guzelleri hiristiyanlastmlmaga mecbur edilmistir Bul- 
gariar, miislumanlan Hiristiyanligi kabule zorlamak icin 
her nevi vahsete bas vurmuslardir. Hiristiyanliktan istinkaf 
eylenen bir koylii merhametsizce dovulmus ve okturfflmOe- 
tur. • ■ r - 

F. : 7 







• :;'. ■'-:>■■ ■ ■■.:"'■■-.■... : 



7 :::■ ' 



Ian 



ecnebi resmine bak, aziz vatan ovladl.,. Sozde din adam- 
ile zalim komiteciler etete: Zorla Hiristiyanlastirmal.. Ah no 
unutkan milletiz YarabbiL 



YUNAN MEZALtMi 9 g 

Bcrzi miislumanlar, bu vahsettsn korkarak hiristiyan 
olmaga mecbur kalmislar ve hiristiyan la^ti kla nna dair ken- 
dilerine ibraz olunan vesikalara imza koymaga mecbur edil- 
mislerdir. En nihayet kaza merkezi olan Becisve'ye sira gel- 
mi^tir. 

Birgiin Bulgarian canlar calindigi zaman biitiin ahali- 
nin kiliselere gitmelerini emretmislerdir. Kiliseye gitmiye- 
cek olanlarm derhal kursuna dizilecegi de ildve edilmistir. 
Biz ise dindaslanmizin maruz kaldiklan aci hali size haber 
vermek icin hayatimizi tehlikeye koyarak firar ettik. 

Aldigimiz malfjmata gore komsu Cumayibala, Petric' 
ve Menik kazalannin muslumanlari aym sefalet halinde 
bulunmaktadirlar. 

Medeni milletlerde bir merhamet zerresi ve insaniyet 
kalmadi mi? Artik yer yiizunde insonhk tamamiyle bulun- 
maz mi oldu? Bir insanin Ortapog vahsetlerinl asan bu 
vahsellere karsi seyirci kalmasi kabil mi? Biz zat-i alilleri- 
ne feiaketlerirnizi ifobar vs takrir eder ve bedbaht karderj- 
lerimizin bu felaket hallerine nihayet verecek tedbirleri 
almalarini rica ederiz. 

Suks-ii o§!u Salih, Ahmet oglu Mehmst». 
BlR BELCiKAU'NIN LAMETI 

Beloika'mn en muhirn gazetelerinden oiup BrQksel'ds 
yoymlanan «Le Soir» gazetesinin Seldnlk'ten aldigi liususi 
bir rn&ktupta deniyor ki: 

«17 Tesrinisani tarihli mektubunuzu simdi oldim. Briik- 
sel'den Seianik'e kadar mektup ancok oniki gflnde gelebi!- 
mistir. Maamafih bu do sayan-i memnuniyettir; bazan on- 
beG-yirrni giin Avrupa postasi almaya muvaffak olamiyo- 
ruz. Medeniyet alemiyie miinasebetlerimiz kesilmistir. Se- 
lanik artik Avrupo'da degildir. Adeta Afrika'ya naklolun- 
mus gibidir. Makedonya bugiin italya'nin eski yazarlann-' 



100 



KA'DiR MISIBOfiLU 



don Dante'nin bile tasavvur edemedigi derecede hayalleri 
asan bir taktm mezaiim ve felaketlere sahne oluyor. 

Harb vak'olan malumunuzdur, Bulgarlar ile Sirp ve 
Yunanlilar'in Osmanli kuvvetlerini nasil uzaklastirdiklofini 
ve nasil Trakya, eski Sirbistan, Epir ve Makedonya'ya dog- 
ru yQrudilklertnl biliyorsunuz. Askerleri halim ve sellm, 
kanaatkar, bedenleri kuvvetli ve bahadir olan Osmanh o.'- 
dusunun her tiirlu teskilattan mahrum bulundugunu da 6g- 
rendiniz. Fakat gazetelerin yazmadiklan seyler, ancak mu- 
zaffer ordulann zuliirn ve vahsetidir. Yunanlilar, Bulgarlar 
ve Sirplar gegtikleri havalide cocuk, kadin, ihtiyar biitun 
Tiirkler'i oidiiriiyorlar. Yunanlilar, Bulgar ve Sirplar kasaba- 
lari yaktiktan, cami ve minareleri yiktiktan sonra biitiin 
muslumanlan yok ediyorlar. 

Bazi kazalarda hicblr mtislurnan. hipbir cami ve hicbir 
mesken kalmamistir. Bulgar hududunda bulunan Cumayi- 
bala'dan Selanik'e kadar kendisini himaye eden bazi koml- 
teciler yaninda gelmis olan arkadaslarirndan biri gecmis 
oldugu Cumayibaia, Menik ve Petric kczolannda butun 
musliimanlann katliam edilmis oldugunu naklediyor. Yol- 
lar cesetler ile doludur. Bugiin bile muthis bir Hagh Mulia- 
rebesi karsisinda bulunuyoruz. Bu muharebe miisliimanla- 
n imha ve ortadan kaldirmok maksadiyla vuku bulmakta- 
dir. Butun memleketin hiristiyanlardan ibaret kalmasi iein 
ittifakta miisliimanlann tamamiyle ortadan kalkmasmi ar- 
zu eylemektedirler. B.u sflretle hakim, millet tamamen mah- 
vedilerek Osmanli hakimiyetine son verilmektedir. 

Selanikte ecnebi harb gemisi, konsoloslar, bir hayli ec- 
nebi tabaasi, sayisiz yabanci gazete muhabirleri bulundu- 
gu halde bundan birkao giin evvel bir gece icinde yiiz elli 
miisltimani oldurmiislerdir. Bu musliimanlar siainacak yer 
bularradiklan cihetle Vardar mahallesindekl kahvehaneler- 
de yatmaktaydilar. 

Bulgarlar Baruthaneye ates vererek bin kadar Osman- 



YUNAN MEZALIMi 10 i 

li askerinin mahvolmasma sebebiyet vermislerdir Avrupa- 
da bu ahvale karsi sukat ediliyor. Siroz'da, Oskiip,'te ve 
Manastir'da ne kadar katliamlar vuku buluyor? Yakm bir 
zamana kadar Osmanli Avrupasinda hicbir miisliiman kal- 
miyacagina emin o!abilirsiniz...» 

SIR MADAMIN ^AKADETi 

Kavala'daki bir madamin, Bulgar askerleriyle komiteci- 
lenmn Kavala ve civannda Ik6 ettikleri mezalime dair Vi- 
yana'daki babasina gonderdigi bir mektubun bazi kisimlan 
Viyana'da yayinlanan «Weinersunon (Vaynersunon) Mon- 
tag Zeitung Gazetesi'nde yaymlanmistir. 

«... Bundan tam bir ay evvel sabah saat sekize dogru 
atlanna binmis bes Bulgar komitecisi sehre girerek Kay- 
makami esir ettikten sonra Kavala'yi bir Bulgar limani 
lian etmislerdir. Ogleden sonra oiton daha yirmi bes otUZ 
kadar komiteci, bir alay Bulgar askerinin kendlterlnl Bkip 
ederek sehre gelrnekte oldugunu haber vermislerdi Kanu'- 
nuevverin onuncu giinii butun. sehir halki 6nlerinde Rum 
metropolidi bulundugu halde diisman ordusunun istikbc- 
llne pikmistir. Kadmlar, asker ve komitecilere alp&kler da- 
grttiklan gibi kiliselerde de canlar ealmaga baslomistir Ge- 
ce sehirde fener aiayi tertib edilmistir. 

isgalin ertesi giinii Tiirkler aleyhine katliamlara ba^- 
lanmist.r. Miisliiman olmaktan baska hiobir giinahi olma- 
yan blreok kimseler Miislumanlar'in fieri gelenlerinin ekse- 
nyetiyle birlikte hapsedilerek muhakemesiz Warn olunmus- 
lardir. Geoe yansma dogru biitun mahbuslar uykudan kai- 
dinlarak gir,! C i P |ak bir halde ikiser, iicer bir araya baglan- 
diktan sonra keskin siingiiler zavallilann konnlanna sap- 
latilmis ve dipoiklerle muthis surette dSvulmuslerdir Bi- 
nnci geoede otuzdokuz, ikinci geoede onbes, iigunou gece- 
de sekiz ve daha sonra otuz kisi oldiirulmiis ve boyleoo 






■ ■- ';■; ."■ 












if 



1 a 






|:4-' , 



A to 

° ! 



■■; Jb ■« 



j| 



■•' ii:.'4 



YUNAN MEZALiMi I03 

kdtliomtara devam olunmustur. Kavala'da yok edilenlerin 
sayisi yuzonbes kisiye baiig olmaktadir. 

Siroz'dd nefsini mfldafoaya kalkisan Turkler, diisman 
askerlerinden ikl kisiyi oldiirdiiklerinden Bulgdr zabit'i he- 
men saatine bakmis ve maiyetindeki askerlerine hitaben: 

«— Simdi saat dort'tur, yonn aym saate kadar Turk- 
lere istediginizi yapabilirsiniz!...» demistir. 

Bulgarlar bu miisaade uzerine canavarlar gibi katliom 
yapmislardir. 

Yirmi dort saat zarfmda oldiiriilen mOslilmonlann mik- 
tan bir rivayete nazaran bin iki yfiz, diger bir rivayete gore 
de bin dokuz yuz kisiye yiikselrnistir. 

iskec'de vahset korkusuyla oteye beriye kacismakta 
olan ahaliyi aleak Bulgar arterial ta camiiere kadar taktb 
ederek ellerine gegirdikleri saltan parca parca etmisler- 
■d.r. Drama-da Turk zenginlerinin blrlnln -kafasi kesiidik- 
ten sonra vucudundan aynla.n keliesi bir sandik uzerine ko- 
nulmus ve maktuliin agzina aynoa bir de pipo sikist.nlmis- 
tir. Drama'da Turkler aleyhine icra edilen katliomlari mu- 
tea-kip musevilere karsi tecavuzlere baslanmistir Burada 
musevl zenginlerinden birkagi SarifobanVi sevkedilerek al- 
ti gun muddetle en agir ve oci iskencelere ugratildiktan 
sonra onbirbin Osmanh iirasi fldye-i necat mukabiiinde sa- 
liverilmislerdir, 

Zavailildnn mevkuf bulunduklan hiicre gece yansina 
dogru acilarak mahbuslara «i|eri!...>, emri verilrhis- 
Mr. Artik olumlerinin pek yokin bulunduguna kani olan 
bicare museviler korkudan titrlyorlardi. Kendilerinin tahll- 
ye edildiklerini haber aldiklar, zaman geoeyi huorelerinde 
geoirmek Ipln merhamet talep etmislerse de ricalan fay- 
dasiz kaldigindan Oc ■ dort arkadas gece yanlannda mec- 
buren yola gikanlarak sagnakli bir yagmur altmda yedi saat 
yol boyunca yurumuslerdi. Musevilerden birisi yetmis ya- 



YUNAN MEZALiMi 



104 KADjR MISIROCLU 

'sinda bir ihtiyardi. Sansabah'daki erkeklerin citmlesi kat- 
ledMmt§tlr. Yalniz up erkek hayatta birakilmistir. 

Etraf koylerden Kavala'ya gelen muhaolrleri Bulgar 
memurlan tekrar koylerine gondererek hayatlannin meth- 
fuz kalooagrna dair kendilerine temlnat vermislerdir. Buna 
ragmen muhacirlerden buyuk bir kisirrt katledilmislerdir. 
21 Tesrinisanide istanbul'un sukfltuna dflir yanlis bir riva- 
yet yayilmis ve bunun akabinde Tiirklerden daha onsekiz 
kisi telef edilmistir. Kiliseye pevrilen camilerdeki minare- 
ler alelBcele yikilmistir. 

Bunco mezalim ve vahsetlerden sonra erkeksjz, yapa- 
yalniz kalan miislumon ailelerinin hanelerine cebren girile- 
rek kadmlarin irzina gepilmistir. Musliiman honimlardan 
birinin burnu ile memelerl kesildigi gibi cocugu da gozle- 
ri oniinde katlolunmustur.» 

BlR iNGlLlZ'TN iNSANl SESi 

Doily Telegraf gazetesinin Peste muhabiri asagidaki 
bilgiyi veriyor: 

« Bulgaristan Krah Ferdinand harb ilani beyanna- 
mesinde, « S a I i p » ile « H i 1 a I » arasindaki cidal- 
den bahsetmistir. Salip, insaniyet ve merhamet tlmsali oldu- 
gu halde son Balkan Muharebesi'nde is bu merkezde cers- 
. yan etmemistir. 

Salip namina harb edenler, ekseri vakitlerde insanlik 
icapilarim ve merhameti ayaklan altina almislardir. Sirp as- 
ker ve zabitlerinin Arnavutluk'ta icra ettikleri vahsetler ve 
gaddcrliklar Avusturya, ingiliz. italyan ve Norvep harb mu- 
habirlerinin raporlariyle subut mertebesine utastinlmistir. 

Sirplar tarafindan Arnavutluk'ta icra kilinan insan avci- 
ligi Avrupa'da bir harbi umumi zuhwu imkdn ve ihtimai;- 
nin tesir ve tazyikiyle son blrtac hafta zarfinda unutulmus 
oldugu holde su giinlerde tekrar meydana cikmistir. Sirp 






askerleri tarafindan icra krlinan mezalim ve haksizliklcr 
hakkinda raporlar hep Avusturya- Macaristan memurlan 
taafindan toplanmistir. 

Ben bu raporlan bizzat gormek firsatini buldugumdan 
tarih aleminde tasvir ve hikaye edilmis olan mez6!im ve 
vahsi hunharliklorin General Yarckovip'in kumandasi altinda 
bulunan askerleri tarafindan apasikar bir sGrette tekrar ye- 
mlendigini anladim. Sirplar Arnavutluk'tan denize dogru ha- 
reketlerinde silahli Arnavutlar'i bir ihtiras hissi saikasiyla 
katil ve idarnla iktifa etmeyip kan ipiciliklerin silahsiz ve 
mudafaasiz olan ihtiyar erkek ve kadmlara, pocuklara ve 
hentiz besikteki bebeklere karsi bile ortaya koymuslardir. 
Zafer sarhosu olan Sirp subaylan Arnavutluk'ta asayis ipin 
en miiessir oflrenin musluman Arnavutlar'in ortadan kaldi- 
rilmasindan ibaret oldugunu beyan etmislerdir. Bu soz bu- 
tfln Sirp isgdl ordusu tarafindan siir'atle prensip ittihoz 
olunmus ve oylece faaliyete girisilmistir. 

Kumanova ile Oskiip arasinda takriben up bin kisi 61- 
diirulup yak edilmistir: Piristine civarinda munhasiran Ar- 
navut olmak uzere bes bin kisi Sirp canavarlannin kahre- 
dici zulum penceleri altinda mahvedilmislerdir Bu ise na- 
mus dairesinde yapilan bir harbin deflil,' ancak vahsiyano 
cinayetlerin neticesi olmustur. Kudurmus olan Sirp asker- 
leri kan icici hissiyatlanni teskin iein bu cinayelleri yeni 
yeni tarz ve usullerde yopmislardir. Bircok koylerde bu- 
tun evler atese verilmis ve o evlerin bicdre halki aviular- 
dan kacarken fareler gibi dldiirulmiislerdir. Erkekler ken 
di SiJe ve pocuklannin gozii onunde kursunla oldurulmus- 
lerdir. Sonra zavalli kadmlara cigerparelerinin sungiilerle 
porpalanmalari cebren seyrettirilmlsti. 

Sirp askerleri ipin insan oldiirmek hergCn tekrar edi- 
len bir eglence hukmiine girmistir. Siiah bulunan evlerin 
butun halki asilarak yahut kursunla yok edilmislerdir Yal- 
niz bir gunde bu suretle otuz alti kadcr vahsi cMyet vukQ 




YUNAN MEZALtMi 107 

bulrnustur. Sdyan-i dikkattir ki; Sirplar'in Macarlstan'dq otu. 
ran dindaslan simdiye kadar onlarm insanca hareket et- 
rnekte olduklarini iddia ettikleri halde Arnavutluk'ta Sirp- 
lar tarafindan bu kerre yopilan tatliornlardan onlar bile 
dehsete diismuslerdir. 

Belgrat'ta cikan gazeteler dahi Sirp askerleri tarafin- 
dan merhametsizce islenen mezalimin nakil ve hikayesiyle 
siitunlanni dolduruyorlar. Miraldy Osbisfp'in alayi Prezin'e 
dahil oldugu zaman Miralay, « I d u r il n D z !.» diiye 
bagirmistir. Belgrat gazetelerinin beyanina gore bu emir 
veriiir verilmez askerler evlere hiicum edip ellerine ge- 
cenlerin hepsini oldiirmuslerdir. Arnavutluktaki vahsetlere 
ait hikayslerin sonu gelmez. Pirlepce, Kosovo, Vulcetiren'- 
de yopilan facialar OsmanN idaresi altinda Arnavutlarm 
ugradiklan butun katii muamelelerin kat kat Ostiine cik- 
mistir. Prezine'de Avusturya'nin Giraz sehrine firar eden 
ve Avusturya'do tahsilde bulunmus olan Arnovut llerl ge- 
lenlerinden biri asagidaki sekilde durumu anlatmaktadir: 
«Haber verilen Arnavutlar her yerde Sirplar tarafindan 
kursunla yok edilmislerdir. Musluman Arnavutlar'a borelu 
olan Sirplar o Arnavutlan h6in diye ele vermisler ve onla- 
n astirmislardir. Sonra borelu olan adorn, gayet diisuk fi- 
atla, asilmis olan arnavudun ev ve ciftligini satin almistir. 
Oskiip'te silahsrz Arnavutlar sokakta Sirp subaylan tara- 
findan yok edilmislerdir. Bir evde bir bicak bulundugunda 
o evin sahibi hie merhamet gosterilmiyerek oldiirulmus- 
tiir.s 

Fruzvlk'te Sirp kumondani tirarTleri, geri donerek si- 
lahlarmi teslim etrneye ddvet etmistir. Bunlar silahlanni 
teslim ettikten sonra dort yiiz kisi birden oldurulmusler- 
dir. Butun Fruzvlk'te anoak bes alti musluman ailesi sag 
birakilmistir. Pana'da Sirplar esirlerl oldiirmuslerdir. Ba- 
ros'da ve Pristine'de ahali tamamen olduriHmQstu. Sirp 
subaylan Arnavutlan av hayvanlan imisler gibi oldurduk- 



KADlR MISIROCLU 



lerlni kendileri ifade etmislerdir. Hattd subaylardan biri bir 
giinde dokuz Arnavut oldiirdugiinu ogiinerek soylemistir. 
Sirp askerleri Arnavutluk hududu haricinde bile her nevi 
vahsetlerde bulunmuslardir. Kizilhac doktorlanndan biri 
soyle anlatiyor: 

«— Her nerede Arnavut goriilrnus ise merhametsizce 
oldiirulmustur. Kadmlar, cocuklar ve ihtiyarlar da istisna 
edllmemislerdir. Eski Sirbistanda alevler icinde kalmis 
koyler gordijm. Kiratova civannda General istefanovic, 
yuzierce esiri iki siraya dizmis ve makineli tufekle oldur- 
mustur. General Ziyokovic, Senice civannda dakuzyiizelli 
Arnavut ve Turk ileri gelenini, guya ilerlemesine rmihale- 
fet ettikleri icin, oldurmiistijr.s 

Ah!.. Tahamrnul miimkiin olsa, yalniz bu ecnebi ijaha- 
cietleriyle ciltler doldurutebilir. Fakat tie miimkiin!... Ama 
hepsi birbirinden aci olan bu vak'alcm, canilerin dindas ve 
hdmiilerinden dinlemekle uyonabileceksen -bizde uyanmak 
istidati varsa- bu kadan da kdfidir!... 




OCOlMCO BOLOM 



ANADOLU'DA VUNAN MEZAUMi 



•V\ir, eskl kolesi, utandir onul... 
Birakma uyusun, uyandir onu!...» 

(Ziya Gijkalp! 



VENlZELOS VE MEGALO IDEA 

1917 senesinde Yunan Milleti'nin kaderini azili bir Turk 
ve Islam diismam ikinoi defa olarak eline gecirdi: Basve- 
kil Elefteryos Venizelos, Tiirk amme vicdanini derln ' bir 
nefretle sarsan bu ugursuz isim, ilk defa « G ir i t I s - 
y a n i » ile yaygtn bir sahret kazanmisti. Mill! tarihimiz- 
de « G i r i t « H 6 ! I e s i » diye adlandinlan bu isyamn 
eskiya elebasilarmdan birlydi. Girit'te akittig, MuslUman 
■ Turk kani onun kin ve emellerini asla tatmin etmemisti- 
ciinkuGirit « Me.eoio Idea .. nin etwettiSi adim- 
lardan sadece biriydi. ?unu ddima hatirda tutmak gerek- 
tlr kl; tarih ve irs itibariyle asld varisi olmadigi eski 
«Bizans»i yeniden kurmak, bfjtun bir Yunan Mille- 
tl'flln oilg.nca tutkunu oldugu bir hayaldir. Hem de sinirla- 



YUNAN MEZALiMi 




^fc» -t 



Bu boliimdekl vesika ve fotogratlarm kisimm ttldtfmiz kitabm 
II. ciWinin kapagi. Dikkat edilirse, Bzerinde .D ahili y e N e- 
zSr ,ti, itgijleri Bakariligi) nca yayinlaudigi yazdidir. Bu eser 
ilri cilttir. Bu. bibltyografyamizda gosterdighniz digerleri ile Wr- 
likte 1930 Turk -Yunan anlasmasmm icabmdan olarak yasaklan- 
misti Yam Yunan zuliimlerl resmen umrtturuldu.. Bu gaflet. Kil>- 
ns'ta yeni mazium ye sehitlere mal oldu (1) Yunanlilann nesilder, 
nestle devrolan muteseM, pltai taktik ve diismanhktar. tans, 
smda ne gun goziimuiu tam manaslyle ac lp aklimia basmmn 
toplayacagiz! 



rim ta Iskender'in dolastigi iilkelere vardiran bir hayal!... 
O Iskender ki, Yunan asilli olmak soyle dursun, Yunanis- 
tan'i bastan basa pigneyip gecmis bir Makedonya'lidir Yu- 
nanlilar ise, tarihte bir gun bile Makedonya'ya sahip olma- 
mislardir. Bunun gibi Yunanlilar'ia hie bir aiakasi olmayan 
ve $arki Roma demek olan Bizans'a gayri mesru eviat gi- 
bi baglanmayi ifdde eden <Megalo i d e an Yunan 
sarlatanliginin essridir. Elen irki; sagasi, solousu oku- 
musu, cahili, hasili her ferdiyle bu hayalin hummasmda ya- 
sar. Yunanistan'in iki asirlrk tarihi duse kalka hep bu he- 
defe yonelmis, cogu mdcera olan atilislardan ibarettir Ka- 
bul etmek gerekir ki, Yunanistan bizim tehlikeyi hala hak- 
kiyle gorememis olmamiza ragmen bu haydl arkasinda ko- 
sarken bircok basanli adimlar da atmistir. Bunun iic ehem- 
miyetli sebebi vardir: 

1 — Bircok dahilf cekisme ve aynliklou ragmen Yu- 
nan Milleti'nin « M e a a I o idea,, etrafinda devem 
ve azimie birlik olmalan, 

2 — Basta Rusya olmak iizere Yunan diisUncesmi Ba. 
1i medeniyetinin ug temel unsurundan biri ka'bul eden ba- 
tili devletlerin devamli yardim, tesvik ve himayeleri. 

3 — Tiirk devlei adamlarinm birbirine eklenen ihmal 
iiata ve beceriksizliklerf. 

Yunanistan bu uc avantaim mumkun olan butun se- 
merelerini devsire devsire bugiine kadar gelmistir ihti- 
mal ki; butun Yunan tarihi icinde bu up avantaji Elefterios 
Venizelos kadar verimli kilan bir ikinci devlet adami gos- 
tenlemez. Nitekim, 10 Agustos 1920 de Venizelos'un ha- 
yallenni buyttk olciide gerceklestiren «S e v r A n d- 
I a s m a s i» imzalanmca Yunan Meciisi 7 Eylul 1920 
giinii su karan aldi: 

_ «Yunan alemi Elefterios Venizelis'u Yunanistan'in 
hadimi, vatamn kurtancisi ve koruyuousu olara'k selam- 
tor.» Bugun .Yunanistan'in bize karsi her basanli adimi 



112 



KADlR MISIHOGLU 



onun iLozon K o n f e r a n s i nda attigi saglam 
temellere dayanmaktadir. Gerpekten bu maeeraci Basve- 
kil, Yunan Ordusunu Anadolu'da hazin bir maglubiyete ug- 
ratmissa da. bu maglubtyetinl Lozan Konferansmda harb- . 
de « z a f e r » kazanmi? gibi verimli ktlabilmistir. Gerpek- 
ten onun bitip tiikenmez gayretleri sonueundadir kl, Tiir- 
kiye, Adalarla bir Yunan stratejik cembeiine almmistir. 
Bugun Saros Korfezi'nden baslayip Adalar iizerinden de- 
vam eden bu stratejik pernberi, iskenderun Korfezi'ndeki 
« K lb r c s » Adasiyle maalesef tamamlanmak iizeredir. 
Halkm ekseriyeti Turk olan iBati T r a k y a» Yu- 
nan h&kimiyetindedir. istanbul'da Iktisad? hayatimizin ki- 
lit noktalanm tutmus bulunan nankSr Rum'larla bizi ar- 
kadan vuran fesat ocagi hain « P at r i k h a n e» yi 
yerinde biraktiran y'ine odur. Bu kitapta deryadan bir 
katre nev'inden ve ancak tesbit edilebilenlerden pek azini 
gorebileceginiz canavarliklann bedelini cdemekten de Yu- 
tanistan'i o kurtarmistir. Yakilan, yikiian sehirler, efs3- 
nevt alpakliklarla imha edilen kadin, gocuk ve ihtiyar mil- 
yonla masum Tiirk'iin hayatina kiymanin gunahini affetti- 
rip unutturmak da onun sun'i dostluk gosterileriyle sagla- 
digi basanlardandir. Biitiin bu neticeler sonmek uzere 
olan « M e g a I o idea» ya hayat bahsetmistir. Unlii 
Yunan General! Nikola A. Andokea'nm (1) dedigi gibi 
Vsnixelos Lozan'da gerpekten bir zafer kazanmis, Yu- 
nan Ordusunun Anadolu'daki maglubiyeti sebebiyle orta- 
dan kalkmak uzere oian Megalo idea'nin yasamasmi te- 
min etmistir. Demek oluyor ki, Lozan Konferansinm bir 
kabramani yarsa, o da Venizelos'tur, Bizimkinin kabraman- 
ligi ise, kendinden menkQI .bir keramet mahiyetindedir. 
Fakat bu sahte kahramanlik artik giiniimuzun geroeWerl 



-Nikola A, Andonekea-Poliki istoria 
-Atina 1953.- 



Eledos, 1821-1950 



YUNAN MEZAUMl us 

oniinde miidafaasi gup bir seflik devri edebiyati haline 
gelmistir. 

Millet olarak su gerpegl pok iyi kavramahyiz ki; Yu- 
nan Megalo idea'simn tahakkuku Turk Milleti'nin yok ol- 
masma baglidir. Bu ideolojinin her safhasi bizim maddi ve 
manevi varligimiza karsidir. Bu gerpegi, Yunan Milleti 




Dip 5 Ifc darbelcrl altmda Bldurulen 12 ya 5 mdaki Yanmcah Nuri. 

Yunanlilar pocukta- ve kadinlara kar S i yigitlikleri (1) 11b ebediy- 

yen Ogunebllirler. 

F. : 8 



KADlR MISIROCLU 



jQin bir iman umdesi haline koyan Venizelos'tur. Yuna- 
nistcm'in emelleri daiima ve mecburen iTiirk iy e'ye 
korsn olmustur. Venizelos israrla hep bu fikri mfldfl- 
faa etmi^tir. $u sozler kendisinindir: 

«Gencligimizden ben ben Sikiros adasim (W Ege De- 
nizinin tam ortasindadir]. Elenizmin cograff merkezi say- 
misimdir!...» 

ilk Basvekiligi sirasmda (1910-1915) Krai Konstantin'e 
Alman siyasetinden vazgecerek itilaf Devletleri safma da- 
hil olmasini teklif etmis; bu siydset icin de esbato-i muci- 
be olarak Yunanistan'in Anadolu iizerindekl toprak talep- 
lerini ileri siirmiistur. 31 Ocak 1915 tarihinde Krala yaz- 
digi bir mektupta, Yunanistan'in Anadolu'dan istedigi top- 
raklann 125.000 kilometrekareyi gectigini, yani Balkan Har- 
bl sonunda bir misli biiyiimiis olon Yunanistan'in o giinkii 
arozisine esit oldugunu gormekteyiz. Fikrini kabul ettire- 
rneyince, istifa ederek Selanik'e gitmis ve burada tesek- 
kiil etmis bulunan «ihtilalciler gurubu»nun basina gecmis- 
tir. 

1917'de Krai Kontantin'in tahti terketmesi iizerine ye- 
rine gepen Alerandr anu tekrar Basvekil yapti. Derbal faa- 
liyete giriserek Anadolu ijzerindeki Yunan emellerini ger- 
ceklestirmege koyuldu. itilaf Devletleri yaninda yer alarak 
harbe girdi. Venizelos iktidarda bulundugu miiddetce hayal- 
lerini gerceklestirmek igin Biiyiik Britanyaya dayanmisti. 
Zira, kendisini uzun zaman Tiirklere karsi tahrik ve tesvik 
etmis olan Rusya'nm da Yunanistan gibi Istanbul'da gozii 
vardi. Bu yuzden Venizelos daima Turkiye'ye karsi olan 
siyasetini ingiltere'nin azami yardimini saglamak suretiyle 
yiirutmege koyuldu, ingiliz Basveklll Lloyd Georgs'u ken- 
disinden « Y u n a n i s t a n ' i n Peri kl es d e v r i n - 



— Dimitri KiTSIKiS - Yunan Propagandasi - Istanbul 1965, 
S. 22. 



YUNAN MEZALtMt 



denberi en biiyiikdevlet adami» diye bah- 
sedecek kadar tesirl altma almisti. Temin ettigi genis 
yardimlar ve aldigi miistakbel vaadlerle sarhos olan Veni- 
zelos biiyiik Bizans haydlini gerceklestirmek icin hare- 
kete gecti. Daha once Tiirkiye dahilindeki yerli Rumlan, 
fesat ocagi Patrkkhane vasitasiyle teskilatlandirarak 
iPontus Hiydnetisni hazirlamis bulunuyordu. 
Bunun hikayesinl kitabimizin ayn bir boliimiinde bulacak- 
simz. 

Venizelos 1919 yili baliannda Turkiye'ye taarruz icin 
biitun hazirliklanni tamamlamisti. 15 Mayis'ta kudurmus 
siiriiler halinde ordusunu izmir'e oikardi. Bu tarihten itiba- 
ren asiriardir huzur ve sukun icinde ve bu topraklann sa- 
hlbi olarak yasamis bulunan Turk Milleti'ne karsi bu gozii 
donmiis ve Turk kanina susamis siiruler oyle vahsiyane zu- 
liim ve iskencelere giristiler ki; onlan Anadolu'ya saldirt- 
mis olan devletler bile bu canavarliklara goz yummadilar. 
Daha once Girit'te, Mora'da ve Balkan Harbi'nde yaptiklan 
mumareselerle (antrenmanlarlp) tecrubeli olarak zulmtin 
hayal varmaz sekillerini tatbik hususunda Anadolu halki- 
no karsi hlkayesi ciltler dolduracak oinayetler islediler. 
Yangm, irza gecme, kadin ve cocuklan kitle halinde imha 
ve hatir ve hayale gelmeyecek iskenoelerle Karadeniz sa- 
hilleri ve Bati Anadolu'da ileride yapilacak bir plebisit Me 
Rum halkini ekseriyet gosterebilmek ve bu bolgelerin kendi 
haklmiyetlerine gecmesini temin etmek gayesini giiduyor- 
lardi. Bu yuzden kundaktaki oocuktan. yetmislik ihtiyara 
kadar kimi ellerine geoirdilerse, hunharca dogradilar. 

Bilhassa, istanbul'a yakip pevrelerde, Marmara bolge- 
si havfllisinde Yunan Ordusunun yerli Rumlar'la elele vere- 
rek isledlgi cinayetler istanbul'da bulunan miittefiklerin 
gbzlerinden gizlenemedi. Giinlerce agikta kalan rndsum in- 
san cesetlerinin ortaliga yayilan kokulan ve deniz kenar- 
lannda, surada burada birgok sahipsiz filulerin goziikmosi 






113 KADIB MISIHOftLU 

« K I z I I a y'» in mtirdcaati uzerlne iki ecnebi tahklk he- 
yetinin harekete gecmesine sebep oldu. 12 Mayis 1922 ta- 
rihinde bu iki hey'et vapurlarla istanbul'dan hareket etti- 
ler. iGemliki «Orhangazi» « Y a I o v a » ve 
mulhakatina memur olan birinci heyet su kimselerden te- 
sekkiil etmisti. Ingiliz General! Franks (Reis), Italyan Al- 
bayi Roletto ve Fransiz Albayi Vick bu hey'etin osli iiyele- 
riydi. Bunlardan baska « K i z 1 1 H a c » tan bflzan b'r, 
bazan iki mumessil de bu tetkl'klere katiliyorlardi. Komie- 
yonda M. Gheri adli bir Fransiz da goriilen feci manzarala- 
rin fotograflarini aiiyordu, Sokaklarda yan yanmis, yan yan- 
mamis insan cesetleri vardi. Gemlik meydamnda Miislii- 
manlardan yedi, sekiz 6!u list uste yigtlmis ve gaz kafi gel- 
medigi icin ancak bir iklsi yanmis, digerlerlne bir sey ol- 
mamisti. Heyet bu kiicuk musdhedede yapilan zulmun sid- 
detine sahid olmus ve notlar almisti. 

Heyet buradan aynlip Celtlkgiler Kbyiine gltmisti. Bu 
key, alevler icinde yaniyordu. Ortalikta, birkag Yunan aske- 
rinden baska kimseler yoktu. Onlar da evlerden talan edii- 
mis esyalan katirlara yukliiyor ve kacmak uzere bulunu- 
yortartil. Evlerin civannda kesilmis baslar vardi. Oc tdne 
gene kiz cesedi cinlciplak olarak yanyana uzatilmisti. 

Bu heyet, yanina Mustafa Siireyya adinda bir jandar- 
ma tegmenini de almisti. Yanan koyieri yikilan mabetleri 
■olduriilen muslumanlarin bulundugu hendekieri, kuyulan ve 
yollan gostermek, ormanlarda agac kovuklarinda saklanan 
ve sag kalabilen koyliileri bulup toplamak icin de miilteci- 
lerden Orhangazili Refik, Cinarcikh Hcfiz Ahmet, Gemlikli 
Tevfik, Sultaniyeli imam Eroin adli kimseleri de baraberine 
almisti. «Beykoz» «Pasabahce» « S 1 1 e » 
oK a n d i r a » « i z m i t » ve miilhakatinda tetkike me- 
mur olan ikinci heyet ise Ingiliz Miralaylanndan Permer'in 
baskanligi altinda Fransiz Miralayi Mitcfiskl ve italyan 
Miralayi itelli'den ibaretti. 



YUNAN MEZALtMt i 17 

Birinci heyet sahillere pek yakin koylere gittl. bircok 
facialar gordii. Siiikasde kani olarak tessiirlerini beyan et- 
ti. Faciamn sahil tgraflanndaki alevli manzaralanni bomba- 
larla yikilan camilerin. enkazini fotograflarla tesbit ve mey- 
dana gelis seklini orastirmaya koyuldu. Sahipleri kesilmis 
bo? musluman evlerinde hirsizlikla mesgul Yunan askerle- 
rinin hendeklere gommekle; denizlere, kuyulara atmakla 
bitiremedikleri musluman cenazeleri arasinda dolasan gfig- 
sii kobank Yunan suboylarinm bir kismintn fotograflarini 
cekmek suretiyle hiyaneti yerinde tesbit ettiler. Anasi, Yu- 
nan subaylan tarafindan goturuldfigil icin bahcede kalmis 
alt! aylik bir cocuk heniiz sag oldugu halde bulundu. Sesi 
tamarnen kesilmisti. italyan Miralayi Roletto tarafindan 
gemiye getirildi. Bir gece heyet tarafindan bakilan bu co- 
cuk daha sonra cocugu oldurfilmiis bir baska anaya veril- 
di. 

■Heyet, sag kalabilen ahalinin siir'atle istanbul'a nokli 
luzumu Mssetti. Cunku geri kalanlann da tamamen ke- 
silecegine kanaat getirmisti. Sahillere kadar gelebilenler 
. «K i z i I a y» idarecilerinin geceli gunduzlu calismalon 
ile istanbul'a nakledilmeye baslandi. Heyetin istanbul'a dc- 
ntisiinden sonra da Yunan Ordusu bu bolgede zuliimlerihe 
yine devam etti. Zira bu kat!i6mdan kapip daglarda kir< 
bes giin ot, agac kabugu yiyerek yasayabilen Yalova'mn 
Kocadere koyfl halkindan Mehmet oglu Omer ve jbrahim 
o§lu Hasan'm macerasi katliamin devamma sebep oldu, 
Yunanlilar bu iki koyluniin macercsim ogrenince dagfara 
kacmis biitiin ahaliyi aramaya koyulduiar, Zuliim ve cind- 
yetlerini siddetlendirdiler. Bu iki koylij tahtalar iizerinde 
iki giin denizde olumle pengeselerek baygin bir halde Ya- 
lova'ya yirmi bir mil mesafedeki Buyiikada'ya gelebilmls- 
lerdi. 

ikinol heyet evveld 12 Mayis 1921 tarthinde Beykoz'a 
gitti. Buradaki vak'alan dinledi, Musluman oen8zeleri ile 



YUNAN MEZALlMi 



118 KADIR MISIBOOLU 

do!u kuyulan gordii. Facialan tesbite basladi, Sonra Sile'- 
yi, Agva'yi gezdi. 

Bu iklnci heyetin gittigl yerlerin bir kisminda Yunan 
askerleri daha once geri cekilmlsti. Bu yiizden buralardo 
katliam devam etmiyordu. Son zamanlarda Yalova, Orhan- 
gazi fdoialan, Erdek, izmit koylerine sigradi. Buralardaki fe- 
laketler tahrik edildi. Halki mekteplere, camilere dolduru- 
larak yakilan; toplarm, mokinell tufeklerin yagdirdigi mer- 
milerle yikilan koyleri, tesbit etti. Kitabimizm bu boliimun- 
de, bulacoginiz zuliimler bu iki heyetin tesbitlerine istina- 
den « D a h i I i y e V e k 8 I e t i» tarafindan yoyinlanan 
«Turkiye'de Yunan F e c fl y i i » isimli kitaptan 
alinrnis resmi raporlordir. Bu raporlann osli Dahiliye Ve- 
kaleti tarafindan Tiirkce, ingilizce ve Fransizca olarak is- 
tanbul'da Ahmet ihsan Matbaasinda 1338 tarihinde basil- 
mistir. 

Simdi, bu kitaptan secilmis bazi reparian bolge, bol- 
ge tasnif ederek dikkatlerinize sunuyoruz. 

A — MARMARA BOLGESINDE YUNAN 

MEZALlMi 

1 — ORHANGAZ] VE GEMLiK 

Yunan askerleriyle silahlandinlmis. yerli Rum esfciya 
tarafindan islenen caniyane zulijmlerden daglara kacmak 
suretiyle anoak canlanni kurtarabilen Orhangazi Belediye 
Reisi Metimet, Eski Belediye Reisi Hasan Tohsin Bey'lerle 
Cakirli koyiinden Serif, Siiieyman... v.s.'nin ash hukGmet- 
pe mazbut ve mahfuz olup, tahkik heyetine verdikleri ifade- 
yi tesbit eden 11 Mayis 1921 tarihli mazbatadan: 

GASBEDiLEN VE CAL1NAN MALLARINI YUNAN AS- 
KERLERIYLE ESKiYALAR ARASINDA TAKSiMl, OR- 



HANGAZI (PAZARKOY) MERKEZiYLE KOYLERINDEN 
BiRCOGUNUN YAKILDIGI VE AHALINiN OLDUROLE- 

REK SAG KALANLARIN HiCRET ETTiRiLMESI 

Hfi,- ■■■■■ 

Orhangazi'de: Bin evlik Orhangazi'de yangmdan ancak 
bes ev kurtulmustu. Bunlardan birisi Turk cesetleriyle do- 
lu idi. Ostiiste yigilmis cesetlerin arasindan inieme sesle- 
ri geliyordu. Heyet azalari kan icinde olan bu oesetleri 
birbirleri uzerinden indirerek hayatta kalanlan ayirmak is- 
tedi. Ancak koma halinde ve nflbizlan durmak. iizere olan 
bir ihtiyorla, 16 yasinda bir genci ayirabildi. 

Diger bir sokakta agzma el bombasi konulmus bir de- 
likanli bulundu. Gozleri acik kalmisti. Sanki yosiyordu, fa- 
kat omuzundan sarsildi, k uyandinlamadi ve yan ustu top- 
raga yikiliverdi. Biraz ileride karnindan bagirsaklan dokiil- 
mus bir gene kadin cesedi vardi. iki adim otesinde iki yas- 
lannda bassiz bir cocuk bulunuyordu. ilerideki gubre yigin- 
lan Ozerinde 12 yasinda irzina gecilmiS; ve Kezban isimli 
bir kiz giiclOkle konusabiliyordu. Ic sokaklardan birinde 
60 yasinda olan Huriye Hanim'in irzina gepilmis ve oldiirOI- 
miistu. {isimler, civar koylerden sag kalan Turklere ceset- 
ier gosterilerek tesbit edilmistir.) 

NARLI, KAPAKLI VE KARACAALj'DE ELiM 
CiNAYETLER 
15 Mavis 1921 
Saat 6,30 

Bu Up koy atesler icinde idi. Bilhassa Karaoaali'den 
yukselen alevler aksam karanliginda insanin ipine korku 
veriy'ordu. 

KOCALARININ GOZLERi ONOMDE IRZINA 
GEQiLEN KADINLAR 

Bu iic koye evvela odeyemiyecekleri ka'dar fazla bir 
para cezasi verilmis, Odeyemeyince erkekler Karaali'nin 



KADIR MISIRQGLU 



mezarligina toplattinlmis, saat, para, yiizifk glbi neleri 
varsa almmis, kadinlar da ayni soyguna tabi tutulduktan 
sonra etraflan ikiyiiz Yunan askeri tarafmdan cevrilnnis ve 
kocalannin gbzleri onunde irzlanna gecildikten sonra kur- 
suna dizilmisler, sonra da erkeklere ayni canavarlik tatbik 
Jdilmistir. 

KESiLEN BASLAHIN MEYDANA GETiRDiGI TEPECiK 

Bu koylerde yapilan tetkikler sona erince bltaraf he- 
yet te'krar zirhliya donrniis ve 16 Mayis 1821 de sahil bc- 




Yalova k8y]erindeki katliam programini idare eden Yunan subayi: 

Yiizbagi Dimitri Gregorya 

Canavarhklar her yerde boyle iiniformah gangsterler oHyle vo 

planh bir §ekilde icra edilmi§tir. 



YUNAN MEZALiMi 121 

yunca yavas yavas seyrederek yer degistirmisti. Gemids 
bulunan italyan mumessili diirbunte sahili tanyor; vadiler- 
de, yamaclarda, dere aralannda yanan koyleri gozetliyor- 
du. En yakm koyde tetkikler yapmak ipin komisyon (iysle- 
ri sahile piktilar. O sirada alevler dolu sokaklar ioinden bir 
insan firladi. Bu bir cobandi. Heyet bu adami cagirarak 
kendisinden malumat istedi. Dehsetinden gozleri disanya 
firlamis, yijzii sapsan olmus gene adam ilk is olarak sag 
tarafta bir seyi isaret etti. Doniince insan baslanndan vii- 
cude gelmis bir kuciik tepecik goruldii. Biraz ilerleyince 
oldurulmemis alti aylik bir cocuk bulundu. Bu, korku ve 
heyecanla titreyen pobamn anlattlgmd gore, Yunanhlar ev- 
vela evlere silah aramak bahdnesiyle girmisler, yukte ha- 
fif, pahada agir ve varsa toplamislardi. Sonra erkekleri di- 
sanya cagirrms, hemen kapllarmin onunde birer tarsunla 
oldiirmuslerdi. Sonra gene kizlan kendilerine ayirmisiar, 
yasli kadin ve cocuklan da makineli tutek atesinden ge- 
cirmislerdi. Bilahare bu gene kizlann basma geienler her- 
kesin anlayacagi gibidir. Onlan da koyun yanina surukle- 
yip teker teker koyun keser gibi kesmislerdi. Sonra ceset- 
lerden kopanlan baslar koy yqlunun hemen yanina yigil- 
misti. 

Hamidiye Koyu 
14 Mayis 1921 

11 Mayis giinu.bu koye giren iki yiiz Yunan askeri ev- 
vela evlere sbldirmis, biitiin halkini anadan dogma soymus, 
erkekleri kasatura ve baltalarla oldiirmus, kizlan kirletmis 
ve cocuklan sungii ile delik desik etmislerdir. 

CAMiE DOLDURULARAK YAK1LD1LAR 

Muratoba Koyii 
14 Mayis 1921 

Ogleden sonra 2,30 da bu koye iicyuz Yunan askeri 



YUNAN MEZALlMi 



122 KADIK MISIROGLU 

girmistir. Evvela erkeklerin hepslni bir kohveye, kadinlan 
do koy camiine doldurmuslar, camie gaz dokerek atese 
vermisler, erksklerin bulundugu kahveyi de makineli tu- 
fekle yanm saat tarami^lardir. Camiden kagmok isteyen 
kadinlar da makineli tiifek atesine tutulmuslardi. Irza te- 
cavtizler burada da en korkung hadde varmisti. 



Sultaniye Koyii 
Rapor: 209 

Armutlu'ya bagli Sultaniye Koyu'ne aksam iistu glren 
115 Yunan askeri ikiser ikiser evlere girerek erkekleri di- 
san gikarmislar ve hepsini bir yere topladiktan sonra et- 
rnflanni cevirip sabaha kadar beklemislerdir. Nobetpiler- 
den ayn diger Yunanlilar tekrar evlere giripi sarappi Foti'- 
nin deposundan aldiklan tenekelerle saraplan getirmisler 
ve Turk kadinlanni ipmege zorlayarak olflm tehdidi altinda 
alem yapmaga mecbur etmislerdir. Bunlardan hicbir Turk 
kadini bu zevke diet olmamis. Emine odli genp bir kadin 
kocasinin ov tiifegini yatak altindan prkararak iki Yunanh- 
yi aldurmiis ve kendisi de ekmek bipagi ile intihar etmistir. 

Yunanlilara itiraz eden ve teslim olmayan diger ka- 
dinlar da bu sefer erkeklerin bulundugu yere getirilerek 
gece yansi birbirlerinin yaninda kursuna dizilmislerdir. 

Yari gece koyii terkeden Vundnlilar sobahleyln saat 
8 de tekrar koye girmisler ve sag kalan halki tiifekle oldur- 
muslerdir. 

Koy kadinlanndan Hasene, can cekisen kocasma su 
verirken yakalanmis, tekmelenmis, fakat kadin kendisinl 
tekmeleyen Yunan askerinin bogazmo sanlarak dipcik dar- 
besi altinda oldugu halde onu bogmustur. Hessene'nin par- 
ga parpa edilmis eesedi kocasinin yaninda bulunmu?tur. 






Te?vikiye Koyii 

10 Mayis 1921 

Roporr 210 

Yunan tegmeni Tocloraki kumandasinda bulunan miif- 
reze yerli Rumlardan elebasi Anastas Niko, Lambo, inti- 
mo, Tana? ve kardesi Yorgi de iltihak ederek Cinarli, Katir- 
ll, Engere, Elmali koylerine gelmislerdir. Elmali koyiinde 
biitiln erkekler evvela kendilerine birseyler sorulacagi ba- 
hanesiyle camiye toplattinlmislar ve burada sira dayagin- 
dan gepirilmislerdir. Dayaktan sonra okul mudiirij Hafiz 
ibrahlm gagnlmis ve bilhassa dort yerli Rum tarafindan 
miithis surette doguldiikten sonra vOouduna her bir Rum 
sira ile bleak saplamaga baslamis. Hafiz Ibrahim oliincg 
viicudundan kesilen pargalar Tiirklsrin iizerine atilmistir. 
Sonra iki yatak gazo bulanarak camiin ortasina kon- 
mus ve ateslenmistlr. Disari oikan Yunan askerleri kapi vs 
peneereleri dairni ates altinda bulundurmuslar. Bir aralik 
atesin az oldugunu goriince camiye girmek' istemisler, fa- 
kat dumaniardan giiernemislerdir. Bu sefor «Herkes pik- 
sinls emri verilince Turkler disan firlamis, fakat kapiya 
gevrilen dort makineli tiifek atesi ile kapi cesetlerle dol- 
mus ve bir kismi iperide kalarak yanmislardir. Herkesin 
yandigini zanneden Yunanhlor oradan bir'baska koye git- 
mlslerdlr. Huseyin oglu Mehmss Ali'nln e?i Kdife, camie 
yaklosarak «Cikm gittiler!» diye bagirmis, iperiden Mehmet 
Ǥlu Siyas ile Mtastofa oglu ivjehmet pikabilmistir. Ogleye 
dogru tekrar gelen Yunanlilar kadinlan ve sag' kalan bir- 
kac kisiyi de oldiirmuslerdir. Bu sekildeki canavarlik F^or- 
nak, Gacik, Gokgea'ere, Delipazar, Kirazli, Ortaburun, Ko- 
cadere-i Zir, Kocadere-i Bala, Pasakoy ve Ozpinar koyle- 
finde aynen tekrar edilmistir.- 



KADlR M1SIHOCLU 



15 Ekim 1921 tarihli rapor: 



Orhangazi'de bin ev mevcutmus. Bir tanesi dahi sag- 
lam bulunamadi. Biitiin kiymetli esyalar almmis, yerli Yu- 
nanlilarla isbirligi ycpan canavar askerler Orhangazi'de 
zengin olan miislumaniarm- evlerine glrmisler, mukavemet 
etmek isteyenler derhal oldurulmijs, ses pikaramiytm silah- 
siz muslumanlar bir yere toplattinlmis, pinlpiplak edilerek 
kirbapla doguldukten sonra Turk erkeklerine sopjalar veri- 
lerek kendi hanimlanni dogmege zorlanmislardrr. Bu ara 
da Sebils Hanim isminde 70 yasmdaki bir ihtiyar kadin bir 
pok Yunan askeri tarafindan tecavuze ugramis we sonra ol- 
duruimustur. 

Yunaniilar kasaba halkini piplak vaziyetle Gemlik'e 
dogru yoia pikarmislar vo sira iie evvela genp kizlardan 
baslaycrak canavarlikiarma alet etmisler. Erkekleri de te- 
ker teker oldurmuslerdir. Gemlik'e gelinceye kador kafile- 
den anoak bir kisi kalmistir. Orhangazi tamamen atese ve- 
rilmistir. 



16 Ekim 1921 tarihli rapor : 



Yiiz eili Yunan askeri Cakilli koyiine girmis, kilitlen- 
mis kapilan sungii ile kirarak evlere hiipum etmisler, Ye- 
nikoy, Cengiler ve Ortakoylu yerli rumlann tesvik ve yol 
gostermesi ile yagma ve talan edilmis koy halkini tek si- ' 
ra dizerek oamie sevketmisler ve cami kapisindan her ipe- 
ri girene rastgete sflngu saplamislar, gaz bulamadiklan loin 
pamii yakamiyan haydutlor sonra halki pikanp koy meyda- 
nmda iizerlerine yaylim ates dpmislardir. Bu mermi yag- 
murundan birkag kisi kurtulmus ve bir Yunan askeri Dtir- 
mus adli bir poeugu yakalayip kasatura ile kolunu kesmis- 
tir. Bu pocugun heyet tarafindan resmi alinmistir. 



YUNAN MEZALlM! i 25 

19 Ekim 1921 tarihli rapor. 

Clhankoy'e ansizin baskin yapan Yunan askerleri (mik- 
tarlan ogrenilemedi) butiin koyden 4000 altm harap Iste- 

Z?JtTVrf"T m ' emini iCin * bir smt ™ hle ' veril- 
mis ir. Koyluden bu kadar para ckmamis. VunonWar k,z- 
m.slar. Hepsm, p,r,lp,plak soyup ttjyun sad.rvan deniien 








..:■":"' 



ftrtodan sfingita masum bir TM ana S1 - Kapakh Myil „do„ 

Kara Ahmed in Oraer'in aflesi Fabma - (Tahkik Keyetinta cBkrtgi 

resimlerden) 



126 KADia misiroClu 

semtine gaturmusler. Orada blr kismim tufek, bir kismim 
sungi) ile oldtirmiislerdir. Geriye kalanlan esraftan Haci 
Osman'in evine tikmislar ve atese vermislerdir. Pencere- 
lerden kurtulmak igin atlayanlar piyade tiifegi ile oldilrul- 
miiiplerdir. Bir diger miifreze evlerden be? yasina kadar 
clan pocuklan toplamislar, iki silteye dokulen gazi ate?- 
lemisler ve annelerinin gozleri oniinde 
bu pocuklori sunguye t a k i p atese 
atmislardir. Bu koyden kurtulan dort gene, gun- 
lerce civardoki agaplik icinde beklemis ye koye gireme- 

mistir. 

Ayni gun Yenikoy, Cihankoy, Dontluca, Resadiye koy- 
leri dolasildi. Yenikoy'de gordugiimiiz manzara hakikaten 
dehset verici idi. Bu kadar insan basinin bu koye nasil ait 
olacagina inanmadik. Baslar yollara, sokaklara acleta ser- 
pilmis rjibi, gignememek igin aralanndan dikkatle gegme- 
ge oalisiyorduk. Birgok baslann gozleri ayulmustu. K 1 - ■ 
suz.'bacaksiz v u c u t I a r i n edep y e r - 
lerl k8Sllmi?'vaya oyulmustu. Bir- 
k a g tahesine de barut doldurulmus 
ve parga la nm i sti. 70 y asi nda. bir ka- 
di n cesedinin uzerine erkek uzuv- 
' I a r i k o n u I m u s t u : 13 y a s I a r i n d a ka- 
dar olan bir gene kizin memeleri 
d e I i n m i s, d e I i k I e r e t a h ta pargcila- 
r i sokulmustu. 

Cihankoy, Dontluca ve ResBdlye'dekl Turkler topluca 
ve kafilsier halinde toplatllmis. Gemlik'e dogru yola cika- 
nlmislar. Degirmenci bogazma gelince yerli rumlar ve yu- 
nan askerleri tarafindan uzerlerine yaylim ates agilmis, 
kadmlara tecaviiz edilmis ve Sldurulmflfler. 

Dontluca erkeklerini oldiiren Yunanlilar oiumden ev- 

■ vel gozlerini oymuslar ve kadmlara siingii vererek kocala- 

nni vurdurmuslardir. Yapilan cinsi sapikliklar hudutsuzdur. 



YUNAN MEZALlMi 127 

2 — YALOVA'DA ZULOMLER 

Cinorcik Nahiyesi 

24 Nisan 1921 tarihli rapor. 

80 Yunan askerinden miirekkep bir miifrezeye Kuru, 
Engere, Katirli, Kadikoy, Haci Mecid ve Elrnoli koylerinin 
yerli Rumlan da kotilarak Cinarcjk koyii muhasara edilmis- 
tir. Cinarcigin yerli rumiarmdan Kemiksizoglu Dimitri, yag 
fabrikatorii Koco, Panuri, Muhtar Hristo ve doktor Lazar 
koy halkma bir beyanname hazirlayarak, Yunanlilann hal- 
ki korumak igin geldigi, kimsenin higbir yere kimildama- 
masini ve bCitiin varliklanm meydana getirip koymalanni 
soylemi$lerdir. Ayrica kagmak isteyenler igin bir mes'uli- 
yet kabui edilemeyecegi de Have edilmistir. Turk halki bu 
emre itaat etmis ve butun mdllar meydanda biriktikten 
sonra Yunan oskeri sokiin ederek hepsini at arabalanna 
yiiklemege ba ? lamislardir. Turklerin yerli Rumlara itirazma 
da su cevap verilmi?tir: 

«— Ne yapalim, bunlar sildhli, biz kansmayiz. Siz ar- 
tik basinizm garesine bakin!...» 

Bu cevap, Tiirkler arasinda bir panige sebep olmaya 
kalmadan uzerlerine makineli tufek ate?i agilmistir. Saga 
sola kagmaga galisanlar da civarda pusu kurmus yerli Rum- 
lar tarafindan 6Idurulmu?lerdir. ikiser ikiser siralattiklan 
Turkler'den birinln eline bigak vererek karsisindakini 61- 
durmege zorlanmistir. Bu, heyetimizin §imdiye kadar kar- 
silastigi degijik bir iskence ?eklidir. Burada Yunanli- 
lar erkek evlatlara annelerini pes- 
kes gekmek isteuifier fakat oliim 
bahasina bu i ? i yapmayan delikan- 
I I I a r sungulerle oldiiriilmuslerdir. 

Bir tarafta. n atese verilen evler 
tutusurken Yunan askerleri siingii 




a 3 

0> 

< 1 






YUNAN MEZALIMi m 

uouna taktiklan kOpttk bebekleri ku- 
2U kizcrtir gibi ateslere tutmuslar. 
Seng kizlarm memelerinl keserek 
kebapetmislerdir. 

Vol flzerinde b i r ailenin dort fer- 

, ' H° Z 'n a , vurU ' mu? ?ekilde bulunmus- 
I a d , r. Birpok cesetler suriiklenerek iskele Meydaninda 
ac.lan b,r cukura doldurulmus, bir kism, da koyiin giris yol- 
■ larmin kenanndaki hendeklere at.lmistm R um evleri y a k „. 
mamis ,r. Cinorcikto olduriilen TOrklefden isimleri bize 
venlenler sunlardir: 

Muhtar Vasuf Cavus (siingii ile) Nalbam Mehmet (sfln- 
gu He) Imam Hafiz (yakiimak suretiyle) i mam Hafizin kizi 
Emine (bas, kesilmek suretiyle) Emtae kizi Notice (sungii 
to) Emme kizi Nerime (sLingii ile delik de ? ik) Veysel A#a 
(sungu He) Ceiai Efendi [bq ? , kesllerek) Mehme, (eden 
yen kesilpkarm siingii lie delinerek) Ceiai Efendi'nin toru- 
nu dort yasmda Nigar (kaziga vurularak) ablasi Foiko (kaz,- 
ga vurularak) Nigar'm diger ablas, (koziga vurularak) Meh- 
met Efend, (sungii He) Ibrahim Cavus (kol ve bacaklar, ke- 
silerek) annes, Fadime (yakilarak) Amovut Mehmet Cavus- 
un butun ailesi «9 kisi» (balta ile). 

Kocadere-i Zir ve Kocadere-i Bala Koylerh 
Rapor: 20 - 208. 12 . 15 May, s W2V 

Bu iki koyde islenen vahset de tuyler iirperticidir 
Dogmek suretiyle, siingiilenmek suretiyle. yakmak suretiy- 
le olumlere sebep olunmustur. Kocadere-i Zir koyiinde 70 
yasmda bir kadmm dogranmis parealar, bir kiiciik yigm ha- 
Nne g«HM, i ve kesik bas bu yiginm uzerine konmustur. 
Cocuklar hicbiri birakilmaksizm sira ile siingulenmistir 

Kocadere-i B a I a • d a heyet taraf'm- 

F: 9 



130 



KADlR MISIROGLU 



dan yakalanan bir Yunan askerinin 
gantasinda bir a vug kmali kadin par- 
mag i, bilezikler ve alt in la r pikmis- 
t i r. Bu koylerin mallan talan edilmis, evler atese ve- 
rilmistir. 

Kocadere-i Bala kbyiinden isimleri heyetimizce tesbit 
edilen Turkter sunlardir: 

Sandaloi Ismail Rsis (balta ile) Yoriik Hiiseyin (balta 
He) HUseyin'in kansi Ayse (balta ile) 80 yasindaki Hiisniye 
(dogulerek) Hoca Hasim Efendi (el bombasi ile) Arnavut 
Hasan (basi tasla ezilmek suretiyle) Gokmen Abdullah 
(karni siingu ile desilerek edep.yeri kesilerek) Gocrnen 
Abdullah'm genu kizi Hasibe (memeleri kesiidikten sonra 
. basi kopanlarak) Abdulloh'in diger kizi sekiz yasindaki Ner- 
min (tecavuze ugradiktan sonra sQngiilenerek). 

Koyiin diger sakinler] kendl evlerine hapsedilmis ve 
evler atese verilerek iceride yakilmalan seklinde telet 
edilmislerdir. 

Buradan iki buyuk sal iginde istanbul'a kagmak isti- 
yen 230 kisi oldugu halde denizde yakalanarok sahile gi- 
kanlmis. K6y camiine doldurularak kapi ve pencerelerden 
igeriye yilzlerae el bombasi atilmistir. Bir ara ates kesilin- 
ce, «Disan gikin!...» diye emir verilmis. Tiirkler affedildik 
zamiederek sag kalanlar pikmislar. Fakat hepsi camiin 
onflnde de toplanildiktan sonra iglerindeki geng kizlar bir 
tarafa geng kadinlar bir tarafa, ihtiyarlar bir tarafa ayrii- 
mis, erkeklerin gozij oniinde bu kadinlar en ddi teoavuz- 
lerle kirletilip en feoi zuliimlere maruz birakildiktan sonra 
bldiiriilmuslerdir. gocuklar kucaklannda 
bulunduklari annelerinin bigakla 
karinlari yarilarak igine g 6 m u I m ii s 
veya surgiilenmis vaziyette bulun- 
m u s I a r d i r. 



YUNAN MEZALiMI 



Ortaburun Kbyii. 

13 Nisan 191 tarihli ropor: 

Yalova'daki Yunan Komutaninin yerli Rumlardan kur- 
dugu geteler Kelek, ZindankSy, Uzunpmar, Muslim, Caid- 
koy, Delipazar, Saluoak, Dagistant. Resadiye, Kirazli v<> 
Yurtan koylerine baskin yaprmslar para've kiymetll esya 
olarak ne varsa hepsini alip gitmislerdir. Ertesi gun ayni 
geteler tekrar bu koylere yayHarak turlif zulum ve iskence- 
ler yapmislardir. 

ikinoi saldinsta biitun koylerin geng talari Caloi koye 
topanmis. evlerden getirilen yataklar,agaglar,n altma ser- 
d.nlmis ve erkekler de toplu halde oraya getirilerek ku- 
sun tehdidi altinda ya pi lan aiemleri seyre meobur tutul- 
muslardir. 

Tahammillii tiikenen ve kadintann feryatlar.na dayana- 
mayan Turkler, her ne pahasina olursa olsun Yunan asker- 
lenne bir an iginde saidmp silahlann, alarak hepsini 61- 
durmuslerdir. Fakat bu hall duyarak iki saat sonra gelen 
Yunanl.lcr, koyde hig kimseyi bulamayinoa diger koylere 
gidip yediden yetmisine kadar biitun Tiirkleri balta kasa- 
tura, bigak, tufek ve atese atmak suretiyle tek canli kai- 
mayinoaya kadar oldlirmuslerdir. 

MUKAOiU TEDBiRLER: 

Birgok koylerin kadin, kiz ve gocuklan civar orman- 
lara yerlestirilmisier, magaralara saklanmislar. erkekler 
de koylennden temin edebildikleri iptidai sila'hlarla miida- 
faaya baslamislardir. 

Mesela Pasakoy'de 40 Turk erkegi 87 Yunan askerini 
pusuya dusiirmek suretiyle oldurmus, koyii kendileri ate- 
se vererek civar daglara gekilmislerdir. Sonradan gelen 
Yunanlilar, kendl askerlerinin omlrjipJok cesetlerj ile kar- 
silasmislardir. 





3 1 



YUNAN MKZALfMl 133 

nan aTJ^ feddi ' er ClVar k5ylere -Wan* 75 tat Yu- 
non askerl elb.sesmi dellkanhlara dag.tm.slar, kcdm ve tar 

Z^Trr^ ve 9e,8 - k v™^Tan e b e : 

rami?lerdtr. Bu elblseter bilahare, cok Ise yaram.s fcto 
Yunanl.tar vazlyeti anlay.nca data M yOk Cet'rle b' 
kayter, sor-p tek con,, insan b.akmomLard Bu ytda 
Oolwo Soman),, Sucuk, KQrtkeyffnde YunanWam, tS 

ss^sr i?kence tarihin -^-"-w *"- 

Calica'nm yerlisi o| Qn Mihal Hrfsto Elmacikl, Tomn 

T™kTer dP br,nk V k H n "* W bi,dikle ™*>" saklanan 
tatbik ettikten sonra oldiirmuslerdir 

Bu yerli Rumlardan Mihal ile Toma'nin cesedi Son™ 

koyu sokaklannda to ra(lml2dan bu Jnu£Tr KQ n 2 

yunde pencerelerl terpigle ortulmus blr bina beyetl dlk 



DONYA GENCLiGiNE BEYANNAlWE 



Marmara bolgesinde yap„ ari korkunc vahsetln haber- 

smlik d U ygutonn,za hitap ediyoru*. BelirtmeT LedifiT 

**»» y Ul „a n a-taiinden ne|er eel(tikleridjl . Tu f ha 

m a k ly „„ mcfa Yur<an ,„ w b . r » v Mar 







TONAN MEZALIMt m 

Turk Milleti'ntn icine diismiis olchgu iztirap m tela- 
ketten f,rs« Men Yunan Milteti, Tiirkiye'yi iyi ta „,m,- 
yan digar miileilerin bilglsbllglnden fetfade edersk akla 
hay* gelmeyen zuliimler yapmaktadirlar. Ontar cKkwa- 

Turk ere yuklemek icin keslf bir propaganda yapmak- 

w Turk halkm toptan tanas, projesi »ard,r. Sunguterle 
otaunfen, bas, kesilen, « ? .erd e yck.lan ve par*, pan* 
dogranan Turkterin .rtrab.ni size antatim* pe P R ^5* 

ShMrln vicdan ve insanl.k duygutahmza hitap ediyo- 
ru*i Gercek otaylann pek a 2 bir tasmm. aksattirecek olan 
fotograf » dokumantan size gonderiyoruz. Bu « si kalar 
oektir 6 fldzetmekstein insan olan herkesi titrete- 

Bu rahset miittefikleraras, bir tahkikat komfeyomi 
Genera! Franks, Frcnste delegesi Albay Vick. italyar, de- 

S 1 V I ' 8 " "" ™ h?eto ? flhtt «*»u,kn«hr. Rapor- 
larnda bu TO „seti kinci Yunan ordusu kumandan, Leo- 
nardonulo.'n, uzerine atnwktad.rlar. Her tiirlu , z „ r a p 
ve mahrum,yet ioinde l.lm „ „ m 0?kr ile Pa l,s m akta 
olan Turk University kardes.eriniz bu Lu* ££ 
dto MM " ^ """ °' 0n * daninKa slm ™V. bir va- 

6 Hazlran 1921 
Istanbul Universiiesi Edefojyot 
Fakttltesl Talebeleri 



Qakirh kflyuntfen Halil oglu Zeynel, 

Yunan kasaturalari onu bu hale getirdi. 

(Tahkik heyetinin gektigi resimlerdenl 



136 KADJR MISIROrjLU 

3 — BEYKOZ KAZASI FACiALARI: 

15Temmuz 1920 tarihinde bir Yunan taburu Bogazicin- 
de Beykoz kazasina bagli Huseyinli Koyiinu kusatarak mit- 
ralyoz ve yayhm atesiy'le ahaliyi katlettikten sonra herse- 
yi yagmalamislar ve bilahare de atuzbes hdneli olan bu ko- 
yii ev, ahir, samanlik, cami, mektep ve hatta harmanlarda- 
ki ekinleriyle tamamiyle yakmislardir. Koye ait 47 adet inek 
vesair hayvani beraberlerinde alip gotiirduler. Koyden yag- 
maladiklan esyalan koye ait arabalarla Cubukluy'a naklet- 
tiler. Bu vak'ayi muteakip Beykoz ingiliz Kumandanligi 
ve Yunan Karargani'na rmiracaatla Cubukluda gordukleri 
hayvanlardan doksanucunii istlrdat ve geri kalanim da ingi- 
liz kumandanhginin miiteaddit israr ve ricalarina ragmen 
ahalinin gozii onunde bogazladilar. Bu suretle, 150 nufus- 
tan ibaret olan bu koy halkindan sag kalan 5 - 10 klsiyi hio- 
rete mecbur etlller. Koy ihtiyar heyetinin ash mahfuz 
1 Mayis 1921 tarihli mazbatasiyle mahallen tetkikatta bu- 
lunan miittefikler heyetinin 8 Mayis 1921 tarih ve 365 nu- 
marah raporlariyle bu keyfiyet tesbit edildi. 

Yunan mufrezesi tarafmdan Beykoz'a bagli Cavuslu 
clftligl kahyasi Cevat Efendi iskence ile oldiiriildu. 1920 
senesi Ekim ayinda Bogazici'nde Beykoz'a bagli Cavuslu 
clftllglnl muhasara eden bir Yunan mufrezesi kdhya Ce- 
vat Efendi'den baska alti arkadasini do dove dove koy ha- 
ricine cikararak oldurduler. (Koy ihtiyar heyetinin 8 Mayis 
1921 tarih ve 79 numarali mazbatasiyle yerinde tetkikler- 
de bulunmus olan tahkikat heyetinin 14 Mayis 1921 tarih 
ve 375 numarali raporlanndan alinmistir.) 

Yunan askert kit'alan bu koye geldiklerinde harman- 
daki ekinler dahil olmak iizere biitun evleri yaktilar. Fa- 
tat, datia once evlerdeki biitiin esyayi yagmclayarak ara- 
balarla Cubuklu'ya naklettiler. Ahaliden en kiieuk mukave- 
mette bulunanlan kasaturalarla dogradilar. Sarpinar, Hu- 



YUNAN MEZALIMi 137 

seyinli koylerinde Omerli Nahiyesinde ayni soygun ve cM- 
yetleri irtlk8p ettikten sonra buralari bastan basa yaktilar. 
Tahkik heyetinin mahallen yaptigi tohklkotla biitun bu zu- 
liimler de tesbit edildi. 

1 Mayis 1920 tarihli asli mahfuz iwczbatadan: 

26 Ekim 1920 tarihinde bir muldzim kumandasinda ola- 
rak kirk neferden miirekkep bir Yunan mufrezesi (kind de- 
fa Omerli'ye bagli Buzhane Koyii sakinlerini koyiin kahve- 
sine toplayarak Ao'if oglu Reuep, Salim oglu Ibrahim, Emin 
oglu Rifflt, Hasan Caviis oglu Yusuf, Mustofa oglu Ibrahim 
ve kahvecl Riza'yi beraberlerine alarak koye yarim saat 
mesafede olan bir mahclle kadar tlifek dipcigi, kasatura 
ve sungiilerle doverek ve yaraliyarak gotiirduler. Buzhane 
ve Oriimce Koylerinde yirmi giinahsiz Tiirk'iin boyunlarina 
ip geolrerek surkledller ve viicutlanni muhtelif yerlerin- 
den kasatura ile yaraladilar. 

Muratli koyiinde ahaliyi doverek ve yaralayarak soy- 
dular. Omerli ve havalisinde Yunan mufrezesi hemen her 
girdigi koyde yagma, talan, yangin, dovme ve yaralamadan 
maada gene kizlara hemen her koyde erkeklerin gozleri 
onunde tecaviizlerde bulundular. Bu hususta heyet muhte- 
lif raporlarla bu hadiseleri tesbit etti. 

1920 Arahk ayinda bir subay kumandasinda tekrar Bey- 
kcz'dan Omerli'ye gelen bir Yunan miifrezesi evlerde si- 
lah aramak vesilesiyle halkin scnradan tedarik edebildigi 
esyayi tekrardan gasbettiler. Bu arastirma esnasmda ka- 
dinlan da doverek tecavuzlerde bulunduklan ve bu mufreze 
subayi ise o gece misafir kaldigi Haci Osmati oglu Mustafa 
AgaViin evinde yorganlari bile cebren alarak gotiirmek is- 
tedigi sirada kendisine mdni olunmaga ealisilmasina kiza- 
rak ev sahibini agir suretle doverek tahkir eyledigi ihtiyar 
heyeti tarafmdan tanzim edilmis ve ash mahfuz bulunan 2 
Mayis 1921 tarihli mazbatadan anlasilmistir. 



TOMAN MEZALtMl 




MBMM :^.: : : : : .■ . : : : 



4 — ?iLE'DEKi VAHSET : 

Oicfflfulen babasimn cesedi uzerine kapanmak isteyEn 
ve bis yiizden sungij ile yaralanan on iki yasinda yethn 
Mustafa, §i!e ingiltz Kumandanimn huztirunda cinayetSe- 
rfni itiraf edea Ycrgi, legmen Kctcaros'un cindyetlerl ye 
kjtle haiindefci erfcek ve kadmlafin oldufuJmesi. 

« Y u n a n m e z a 1 I m i » gittikpe genis bir pevre- 
ya yayiliyor. Karadeniz kiyllanna kadar sokulan Yunan as- 
kerleri veya yerli Rumlar biiyuk vahsetler isliyorlardi. 

Adi gepen kitaptaki raporlardan anlasiidigma gore Yu- 
nanlilar umumiyetle aym pesit iskenpeler yapmakta idiler. 
Basvurduklari usuiler sunlardir: 

Timak sokme, un cuvalinda dcgme, puvala kqyup suya 
atmd, cgaca ayaktan dsrna. agapa asilanlan kasap gibi 
parca parpa etme, diri diri kazdinlan oukura gomme, goz 
oymo, kulak kesme, kol, bapak kesme, camie doldurup yak- 
ma, evlerde soygun, kadin memelerindsn kebop yapraa, 
g6z ve kulak kesip oyrnalar, kadinlara zorla oignettirilen 
erkek uzuvlari, anne ve babasma zorla tecavijz ettirmeier, 
kursuna diziimeler, edep yerine bomba koymalar, agza 
bomba koymalar, Kur'am Kerime bakaretle muamele, kiz- 
gm demirle daglamalar... 

12 Mayis 1921 
Roper: 365 

9 Yunan askeri (ikisi makineli tiifekli oldugu halde) 
Kara Mandraya girrni^ler, ewela iki bin altm istemislerdir. 
Koyun esrafi Haci Mustafa Efendi'nin bu parayi getirmesi- 
ni isteyen Rumlar, Haci Mustafa'nin «paramiz yoktur!...» 
demesine sinirlenerek ewela onun sakallanni tutusiurmue- 
lardir. Haci Mustafa bu hakaret karsisinda pildirmi? ve 
Yunanlilarla mueadeieye baslamistir. Yunanlilar Haci Mus- 



140 KADIR MEHBOGLU 

tafa'yi kursunla oldiirdiikten sonra hanimina ve kizina ol- 
miyoook hareketlerde bulunmuslar, kizcagizin n a - 
rnusunu telef ettikten sonra boy nun- 
dan bir iple ahirdaki atin kuyrugu- 
na baglamis ve ati sflngu ile k o v a - 
I a m a g a baslamisardir. Kiz p a r g a p a r - 
ga olmust ur. 

Yunanlilar koy erkeklerini ayaklanndan birbirlerine 
bagliyarak kirbag ve odunla dogmek suretiyle kdy'u dolas- 
tirmislar ve bir gogunu kursuna dizerek oldiirmuslerdir. 
Koy halkindan Mustafn bir Yunan askerinin silahini kapmis, 
fakat vuramadan diger bir Yunanli Mustafa'yi oldiirmustiir 

?ile'de oiftgi Emrullah biiyiik iskence ile oldiirulmiis- 
tiir. Evvela sokakta kirbacla dovtilmiis, sonra, kaba etleri- 
ne kasatura sokulmus, biitiin parmaklan kesilmis, gozliniin 
biri oyulduktan sonra basi kesilerek bir agacm gatalma ko- 
nulmustur. Emrulloh'in parga parga edilmis viicuduna aga- 
cm altinda rastlanmistir. 

Kurucakoy — Yukondoki Rapora Have: 

Bir Yunan askeri doktoru otuz Yunan oskeriyle birlik- 
te Kurucakoyii'ne girmis Culoglu Mehmet, Egriboyun Ah- 
mei, Yakup oglu Recep, Pehlivan Ahmet ve Abdullah og- 
lu Mustofa'yi rehine tutarak koyden 3000 altm. istemisler- 
dir. Bu Turkleri civardaki tepeye gbturen Yunanlilar iki sa- 
at sonra geleceklerini ve paranin mutlaka hazir olmasini 
tenbih etmislerdir. 

Heyetimiz saat iki bucukta (14.30) bu koye dogru y'ak- 
tasrnis vs devamli siidh sesleri ile karsilasmistir. 

Koye girilince iki Yunan askerinin bir gene kizin eibi- 
selerini yirtmaga calistigi goriilmiis, isrrrl Ay$e olan 13 ya- 
sindaki bu kiz bize dogru kacarken arkadan vurulmustur. 
ileride kumelenmis erkeklere yaylim atesi agilmakta idi. 



YUNAN MEZALIMI 141 

Yunanlilar heyetimize silah gevirerek bizim koye gimnemi- 
ze mani olmuslardir. Kumandanlan Apostalides askerleri- 
ne bize itaat etmeleri igin bir harekette bulunmamistir. 

Heyet angak Yunanlilar koyii atese verip kagtiktan 
sonra koye girmis ve alevler arasinda kalan evlerden yiik- 
selen bagnsi^alari duymustur. Sokaklardaki giplak veya 
elbiseli geng kadm oliilerlnden sekiz tanesi sayilmis, sag 
kalan lie Turk, bizi Yunanli zannederek kagmislardir. 

14 IWayis 1921 

Rapor: 367 



Teke Divani koyiine giren iig yuz silahli. Yunan askeri 
mutation iizere alti bin altm istemisler, fakat koylii bunu 
yanm saatte temin edemeyince evvela ihtiyar kadinian 
toplayip ayaklanndan asarak altlannda saman. tutusturmak 
suretiyle yakmaga baslamislar, goleyana gelen erkeklerin 
iizerine, makineli tufek atesi agilmis, sonra gene kizlar top- 

lanmistir ( ) Bunlardan Asiye isimli bir gene ki- 

zin iki gogsii bigakla kesilerek soman ateslerine atilmis ve 
kiz olduriilmiistur. Digerlerini 20 kadar Yunan askeri koy- 
den gikarken beroberlerinde suruklemislerdir. Gezilen yer- 
lerde bu geng kizlarm cesetlerine rastlanmamistir. Agaca 
asilip yakilan yasli kodinlardan birinin ismi Giilsiime'dir. 

Suayipli koyiine tegmen Kacaros'un kumandasmda gi- 
ren yiiz elli Yunan askeri, evvela balki camie toplamaga 
galismislar, koyliilerden Kaptanoglu Cental, Askeroglu Ib- 
rahim, Kocoglu Bekir, Kokozoglu Mehmet, Demircioglu Aziz 
Cavus ve Calioglu Esref kendiletine kirbag vuran Tegmen 
Kacaras'in iizerine atilarak hirpaldrken diger Yunan asker- 
leri Qoliogiu Esref'i hemen oidiirmusler, digerlerini kafile- 
den ayirarak kenara eekmislerdir. Tegmen Kagaros getirt- 
tigi biiyiik soman euvallanna koyliileri koyarak askerlerine 
dogdiirmiis, sonra guvaldan gikarip ayaklanndan agaglara 



142 KADIR MISIROClLU 

asarak hepsini iki saot icinde parca pprco etmistir. Bu arp- 
da nereden atildigi belli olmayan bir kursunla Kacaros vu- 
rulmus ve Oroya yigilmistir. Bu hadise uzerine Yunanlilar 
derhal comii atese vermisler ve korkudan kacmislardir. Ca- 
miden cikan koyliiler Yunanlilann pelerine du?mu?ler, fa- ' 
kot bircoklan kurulon pusulara diisurulmiis ve oldflriilmus- 
tur. 

Ertesi giin tekrar up yuz kisilik bir kuvvetle bu koye 
giren .Yunanlilar bir tek oanli insan birakmadan kodmlaro 
turlij azap ve iskence ( ) yapmak suretiyle hepsi- 
ni oldurmuslerdir. 



■KUR'AN-I KERiME YAPILAN HAKARET 

6 Mayis 1921 

Rrapor: 368 

Hicis (diger adi Safvetiye) koyijne giren 19 Yurtan as- 
keri silah aramak bahanesiyle evlere girmisler ve herkesi 
disari cikararak para ve mallari yagmaladiktan sonra bul- 
ditklan Kur'an-i Kerim'in yapraklarim (hasa!. hasa!» ken- 
di necasetlerine bulayarak Tiirklere yalafmislardir., 
(Ne sabirlisin yd Rabbi, ne sabirlisin ya Rabbi!.) 

Bu crada nereden piktigi belli olmayan aiti Turk genci 
koyiin yamndaki dereden yaylim atesine baslanus ve sasi- 
ran Yunanlilar kapariarken hepsi vurularak 6ldurulmusle>'- 
dir, Olen Yunanlilann ciplak cesetierl tarafimizdan goriil- 
miistur, 

Bilfihore koy halki uzak yerlerdeki kayalik bir mintika- 
ya siginmistir. 

Ey Musluman Turk evladi! Bunlan unutacok rnistn?... 
Bunlan unutacak misin?!... 






YUNAN MEZALtMi 1J3 

BiR iNGiLiZ 3UBAYI SAHlDLiK EDiYOR 

Serbest Rapordur 
29 Mayis 1921 

Heyetimize muracoat eden ingiliz subayi Mister Cock- 
hill, Tegmen Kaparos'un Tiirklere yaptigi zulrrKi ontotmak 
igin heyetimizi Gemlik'te bulmus ve sunlan soylemistir: 

Sile'ye bagli Kabakoz koyiinde vazifeli olarak bulunu- 
yordum. Birder] piyade tiifegi atesiyle korsilastlm. Yunan- 
lilar koye giren yol uzerine dik cokmiisler, kursun yagdin- 
ycrlardi. Bir duvan kendime siper aiarak bekledim. Tiirk- 
ler evlerine girip kapilan kapayinca Yunanlilar koye girdi- 
ler ve hemen butiin evlere taksim oldular. Baslranntfa bir 
tegmen vordi. Bona selam vermek luzumunu duymadi ama 
orao'a ne icin bulundugurau merak ettigini hayretinden on- 
ladim. 

Evlerden cikantan kadin, kiz, cocuk ve erkekler sun- 
giirerle durtiilerek meydanljga toplanrJi. Hepsi durmadan 
dogiSliiyordu. Gene kizlara feci sarkinSiiiklar yopiltyor ve 
elbiseleri siingii ile yirtiiiyor ve gogusier; kesiliyordu. Yu- 
nan tegmeninin yanina gittim. Bu vahsete neden liizum g6r- 
ditgunu sordum. 

Rumca birseyler soyledi ve beni azarladi, Tuylerlm di- 
ken diken olarak datia feci manzaralara sahid oldum. 

Bir rum askeri 80 yaslannda ihtiyar bir koyluniin sir- 
tina binmis kendisini tasitiyordu ve mutemddiyen hayvan 
Sifti ihtiyan kirbapliyordu. Tegmen yakasma yapisip ken- 
disine dogru cektigi Tiirklere agizlanm actinyor ve kur- 
sun sikip olduriiyordu. Agizlarmi apmayanlarm alninin or- 
tasma nisan aliyorduf 

Kizlar, kadrnlar, biiyiik feryatlarla baginp, caginyorlar- 
di. Yunan askerlerine yalvoranlare ve ayaklanna kapanan- 
lara merhamet edilmiyordu. Evlerin pencerelerinden alev- 



Ml KAD1R MISIROGLU / 

ler cikmago baslamisti. Biiyiik ogacm altmdo bir gebe ka- 
din koyun gibi bogozlandi, Ve sonra karni desilerek pocu- 
gu siinguye takilip bir Turk erkegine uzatildi. 

Bu feci manzara bir saat oitrdii. Verde inleyen Tiirkler, 

can cekisiyoriardi. Bersim tobancom alinmisii. Hatto orkbm- 
da siingii takmis bir Yninon neferi bekliyorciu. 

Kava Itaronncoyo kodar vahset deyom etti, Sonra" Vu- 
nonlilar isminin Kacarcs cidugynu sbyledilderi tegmenleri- 
nin eirafinda toplamp cenube giden yoldon pekilip gittiler. 

ifddemi tasdik ederim. 

Imza 

Majer COCKHILL 

KARINDAN SUNGU |LE COCUK CIKARTTILAR VE 
BUNii KiMBiLiR KAC VERDE TEKRARLAD1LAR. 

7 Mayis 1921' — Rapor. 

Komisyonun elde ettigl ikinci bir facicya ait bilgiler; 
1 Mayis 1921 gunii Gemlik ve civarmda Yunan zulmiinden 
kurtulmak ve istanbul'a gitmek icin blnlerce halk Kapak- 
li'ya birikmis. Bunlar gelecek motdrleri beklerken Yunan- 
lilar tarafmdan haber olmarak derhal buraya bin asker 
gonderilmis. Yunanlilar Kapakh'ya girer girmez muthis bir 
atesle koyde bulunan binlerce TiJrkii oldurmege ba?lamis- 
lar. Can korkusu ile denize atloyanlar veya daha evvelden 
motorlere binmis olanlar bile bu oliim riizgarmdan kurtu- 
lamamis, 6 saat icinde bijtiin Tiirkler oldiirijlmus, bir ara 
koyun imami Ahmet ve Mimtar Hasan Yunan kumandanina 
ricaya gitmisler. Fakat bunlan dinlemek istemeyince muh- 
tar Hasan sen konusmus, kumandan ise birer kursunla iki- 
sini birden oldflrmiis. Sonra muhtann h a m i I e k a r i - 
sini cagircarak, go z Q dnilnde bir Yu- 
nan askerine siingii ile karnindan c o - 



YUNAN MEZALtMi 1« 

<?u§u gikartmistir. Annesinin feci izdirabina da- 
yanamiyarak uzerine atilan muhtann kizi Zehra'nin su- 
tihdan saplanan bir sflngfl, kizin oiiimiine sebep olmustur. 
I 11 yasinda Pembe isimli bir kizin vucudu ikiye bo'lun- 
miis halde idi. 

! Kiiplik Kumla - 15 Mavis 1921 - Rapor: 208 

I Bulgurcu Vass,e, Mimi Apostel, Gemlikli Haralambo, 
Gemlikii Yorgo gibi yerli rumlar. Kiiciik Kumfa Koyii Yunan 
miiiereze kumandam ile anlasarak koyliileri her ay bes yiiz 
altin vermeye mecbur etmlslerdir. Aynca her giin landa'r- 
mafkarokoluna bir koyun verilecektir. Gemlik'e gidis gelis 
yaspkh. Fakat komutan izin kagr-di voriyarmus. izin isteyen 
her' Turk yolda ewela soyuluypr. sonra oldliruliiyordu. Bu 
halsikayet edilince takviye kuvveti isteyen Yunan basca- 
vusu biitiin koyluyu bir saat icinde mak'ineli tiifeklerle 61- 
diirmus ve koyij atese vermistir. 

.Kumandana canbaz Foti'nin kardesi Simon, kasap 
Aleksi'nin cglu Yorgi'nin de yardim ettici ogrenilmi'stir. 

Karacaali Koyunde 

Rapor: 234 

Kapakli'da tek canli varlik kalmayinca Yunanlilar Ka- 
raoaali koyiine girmlsler. on ile onbes yas arasmdaki kizla- 
n secip bir manga nezaretinde civardaki agaehga gctiir- 
miislerdir. 

Bu kizlardan Aliye, Ziihre, Esma, Hcrticc, Hursit kizi 
Serife, Tank kizi onbir yasindaki Emine, Murat kizi o'nsekiz 
yasindaki Aliye, Hiiseyin kizi on yasindaki Sahende'nin 
isimleri heyetimizce tesbit edilmistir. Yunanlilar evlere gi- 
rip ewela para ve ziynet esyalanm almislar, .sonra koyun 
erkeklerini meydana toplamislardir. Elli metre mesafede 
diz poken bir manga yunanh, butiin erkekleri oldurmustiir, 

F: 10 



148 KADtR MISIROSLU / 

Meydanda komisyonumuzun Turk rehberi Ismail 130 cesqt 
saymistir. Daga kaidinlan gene kizlar, irzlanna gegildikteh 
sonra tamamen oldurulmuslerdir. I 

SACLARINDAN ASILANLAR | 

I 
Kizilcakoy 

7 Mayis 1921 - Rapor: I 

?ile'ye do saat uzaklikta bulunan bu koye Yunanlilar 
her sobah harac almaga gelirlermis. Beser onar ktulik 
kafilelerle gelen yunan askerleri her giin or altin, bir ! ko- 
yun ve tavuk, yumurta gibi seyleri aldiktan sonra Tiirkle- 
re dayak atip ve hakaretler ettikten sonra gider ve erjtesi 
giin yine gelirlermis. 

Bir giin Konyalioglu Etliem Reis. Muhtar Halil Aga, 
Asofogiu Rifat Reis, Selimoglu Ahmet, Qakiroglu Ahmet 
Reis, kardesi Mustafa ve ibrahim, Cakir Eyuboglu Emih ve 
bekci Mustafa nereden bulduklanni ogrenemedigimiz Yu- 
nan askeri elbiselerini giyerek harac almaga gelen yedi Yu- 
nanhyi koy civanndaki yol uzerinde olduriip elbiselerini ola- 
rak oesetlerini bir cukura yuvarlamislar. 

Aksama dogru arkadaslanm aramaga gelen diger bir 
Yunan rnufrezesi vaziyeti anloyinca kizarak koyfl basmislai, 
kaeanlardan arta kalan erkekleri meydana toplayrp evvela 
cinloiplak soymuslar, sonra imhaya giriserek tek kisi kal- 
mamak sartiyle oldurmuslerdir. 

Koye girdigimiz zaman saclanndan agaclara asildik- 
tan sonra altlannda saman yakilarak bldurulmiis kadin ce- 
setleri goruldu. Bircoklannin gogiisleri kesilmisti. Kabo- 
koz koyiinde de ay'ni vahset tekrar edilmisti. Bu koyde bii- 
hassa gevrenin hflrmet ve sevgisini kazanmis Aziz Efendl, 
kansi Ayse Hamm seccade uzerinde iken bir siingu ile 



YUNAN MEZALIMi 147 

sehid edilmistir. Aziz Eferidi'nin evinde, parcalanmis Kuram 
Kerim sahifelerine rastlanmistir. 

14 iWayis 1921' 
Rapor: 363 

Agra kazasinin Qanaklj koyiine yirmi Yunan askeri 
girmis, koyun bircok erkeklerini oidiirmiis ve kadinlan bir 
araya toplayarak ginlciplak birakmislardir. Bu vaziyete da- 
yanamiyan Yahyaoglu Mustafa evinin penceresinden koy- 
liileri oldiiren Yunanlilar uzerine ates acmis ve bir an icin 
Yunanlilar katliamdan vazgecip Turkler tara'findan basildik- 
larmi zannederek kacmaga baslamislar.' Fakat tehlike rnev- 
cut olmadigini gorunce Mustafa'mn evini sarip onu disa- 
riya cikarmislar ve meydanda biltfln koyliilerin huzurunda 
yere yatirarck evvela tenasul uzvunu kesmisler, sonra ko- 
yun gibi basini govdesinden cyrrmislardir. 

COCUKLARA ISKEIMCE 
14 Mayis 1921 
Rapor: 3S5 

Bu koy de Yunan tegmeni Kacaros'un zulmiinden kur- 
tulamamis. Koyde kalan erkekler evvela meydana toplatti- 
rilmjs, yagma yapilmis, kiz ve kadinlara akla gelmiyecek 
tecavuzlerde bulunulmus, kulakkm kiipeleri ile birlikte ke- 
silmis, bilezikli bilek ve yiizuklu parmaklar kopanmistir. 

Erkekler islak cuvailara konulup odunlarla dogulmus, 
ayak tabanlan kasatura ile cizildikten sonra tuz basilara'k 
yiiriimege meobur edilmistir, Karfaili'da puval ipinde do- 
gulerek olduriilenlerden isimleri ogrenilenler sunlardir: 

Sivri Suleymanoglu Omer, Sivri Hasanoglu Mehmet, 
Haci Mustafaoglu Mehmet Emin, Kocu ibrahimoglu Eyiip, 






rfllti! 



■ 



s 



wmm 



YUNAN MEZALtMl 



Halil Agaoglu Ahmet, Muhtar Hasanoglu Hiiseyin, Haci Ha- 
sanoglu Halil Aga, Hoci Osmanoglu Abdullah. 

Saplonndan sfiriiklenen ve kafa derileri yirtilan kadm- 
lar sunlardir: Eyilp kizi 17 yasinda Giilperi, Emin kizi 14 ya- 
sinda Soliha, Halil Aga'nin zevcesi 50 yasinda Emirae ve k,- 
zi §akire. 

Vayla Koyii 
12 Mayrs 1921 

25 Yunan askeri bu koye aksam flstii giriyorlar. Ho- 
rac almak icin evvela etrafa bir korku ve dehset salip son- 
ra da evlere saldinyorlar. Arama 24 saat suriiyor. Halkin, 
para ve kiymetli esyasi almdiktan sonra gene kizlar, civar- 
daki ormana gotiiriilerek alpak tecavLizlerden sonra oldiM- 
lOyoriar. Kadmlar koy ortasmda kursuna diziliyor. 

Timurcikli, Hasanli, Cengelli, Degirmencayin, Kumca 
koylerinde ayni vahset yapilmistir. Kurnoa koyiinden Topal 
Nesibe adli dindar bir kadimn parcalanmis cesedi civarda- 
ki bir tepede bulunmustur. 

5 — MARMARA BOLGESiNiN DIGER KISIMLARI 
ONSEKiZ KOYDE i§LENEN CiNAYETLER 

irtibat subayi Cemaiettin ve seyyar kitalar kumandam 
Yiizbasi Yusuf Efendi'nin istanbul Umum Jandarma Kuman- 
danina gonderdikleri rapor: 

26 Mayis 1921 giini) besyiiz askerden mutesekkil bir 
Yunan birligi Kantarcilar koyiinden Cakirh Huseyin'in ka- 
risini, kizlanm ve baldizini daga kaldmp sent emellerine 
alet ettikten sonra cinlciplak ve kanlar icinde gece yansi 
koye gondermislerdir. Koyun diger kizlan yirmiser Yunant: 
tarafindan kirletildikten sonra baslari kesilmek suretiyle 
oldurulmuslerdir. Alti evde, ayaklanndan tavana asilmis 
kadinlann yalmz dizlerinden asagisi kaimis, diger kisimla- 





Anadoludaki katliam programmi tatbike 

memur Papaz Yorgiyes Minekespulos 

Makarios ilk ve son eli kanh papaz degUdir! 



ri lime lime edilmistir. Kisla kfiyunden Dogancioglu Ibra- 
him kansinin gozu bniinde kasatura ile agir sekilde yara- 
lanmis ve pirpmislari karsisinda bogazi kesiferek oldurijl- 
mustur. 

Cubuklu'da Yunanhlar kadinlan camilere doldurrnus... 

lardir. Adapazarli Alive Hanim'la kizi. bir 

semt-i mechQle kacinlmistir. 






YUNAN MEZALiMi 151 

Karakiraz, Karasakal, Kemerler koyunde bu vahsetler 
oynen tekrar edilmistir. 

Kandira'da postahane ve hukflmet binasi yagma edii- 
mi? ve atese verilmistir. 

Ocyiiz kisilik bir Yunan birligi Adapazarma giderek 
butun yerii rumlari silahlandirip Bersika, Cebecioglu. Eren- 
ier ve §eyhler koylerine saldirtarak dkil ve hayale gelmiye- 
cek vahsetlerde bulunmusiardir. Bu koyierin erkekle-i 
rastlandigi anda olduriilmuslerdir. Karakiraz koyiinde aym 
vahset islenmis, butun hayvanldn alip gbturmiislerdir. Bay- 
ram Ali ismindeki koylu parca parqa edilmistir. 

Ahalisi kacmis olan Otukler koyii atese verilmistir. 

Peskes, Haciismail koyfl yerii rumlar tarafindan yakil- 
mistir. Karadere koyiinden alts Turk sokak ortasinda bir 
ipe baglanarak yanyana yatmlmis ve koyun gibi bogazlan- 
mislardir. Butun bu koy'ierde irza gecmeler olmustur. 

imranlar koyiinun butun kadinlan irza teeavuz maksa- 
diyle bir eve toplatdinlmistir. Mukavemet edenier dogran- 
mistir. 

Tekkeler koyiinden 15 genp kiz ayaklanndan agaclara 
asilarak tiirlii iskencelerden sonra olduriilmustur. 

Biiyiik Hatipli koyunde erkekier baltalarla imha edil- 
mistir. 

Biitiin bu vahset, muntazam Yunan birlikleri ve onla- 
nn silahlandirdiklari yerii rumlar tarafindan islenmistir. 

Hayarian Nasipsiz Yunan Askerleri, Cmlciplak 

Doiastirdrklan Zavalli Esma Hanima Giilmelesi 
iein Kom^utarini Siingii ile Tehdis Ettiler 

15 Kosim 1921 tarihli ropordan: 

Yunan askerleri Sahinburgaz koyune girerek evlerde 
bulunan erkeklerin bir kismmi dogrniis, bir kismini oldiir- 
diikten sonra Omer Aga'nin hanimi Esma'yi cinlciplak soy- 
mus ve sokaklarda dolastirmislar, tiirlii iskenceler ve sa- 



152 KADIR MISIROCLU 

pikliklonno asik suratla bakanlon siingii ve kasatura ile ya- 
ralayarak kahkaha otmalanni istemislerdir. 




i ! ,■■ ■ . ■■ . ■■. ■. ■. ■■■■ :.■■...' I 

■,:'.■■ -.■:. 



Eursa'mn Gengiler koyiinden, Yunan paiiHaryalan tarai'mdan 
sungiilenon §ERlF AHMED 



YUNAN MEZALJMi 



Rodosto Koyu 
21 Nison 1921 



Rapor: 155 

Rodosto koyunde, Yunanlilann baskmmdan iki soat ev- 
vel Haci Bdyezit mahallesinden Haci ibrahim'in olen toru- 
nunu koy mezarligma defneden kalabalik iizerine yaylim 
ates acilmis, cenazonin heniiz Qzeri kapanmadon yetisen 
Yurranlllar topragi eseleyerek on ya^indaki cocuk cesedi- 
ni cikarip siingiiye takmislar ve mezarlar arasina sinmis 
oian Turkleri topladiktan sonra imamm bosini bir ta§la ez- 
mislerdir. 

iznik Baspiskoposu Vasilyos: KKatliam Az Oldu. 
Ben Biitiin Tiirklerin Kesiimesini isterim» Dedi, 

Beynelmilel Kizilhac Temsilcisi Mr. Maurice Gehri'nin 
on gunliik miisflhedeleri sonunda hazirlamis oldugu rapor- 
dan elim sayfalar... 

12 Mayis aksami Gemlik'e gelen komisyon, hemen er- 
tesi sabah bazi yonik koyleri ziyaretle tahkikata basladi. 
Bunion Pazarkoy (Turk: Iznik gold yakinmda). Cengiler 
(Ermeni), bunun simalinde; Celtikci ve Geidelek (Turk) 
koyleridir. 

Celtikci'de bir ay once yangmdan kurtulabilen birkac 
ev de tutusturuimus bulunuyordu ve muhtemelen bunlara 
kundak sokan dort Yunan asker talanla mesgiilken suc- 
ustu yakalanmistir. Askeri misyon otomobtlle doiasirken 
ben Gemlikte, Albay Vick'in emrime tabsis etmis oldugu 
Fransrz tercuman vasitasiyis sorusturmaya basladim. {in- 
giliz Yiiksek Komiseriigi Kizilay'in tahsis ettigi tercumanin 
bona rehberlik etmesine musaade etmemisti.) 



KADIE. MISIBOGLU 



Gemlik, normal ahvalde yedi bin nufuslu iken, o sira- 
da onalti bin kisiyi barindinyordu. Yedi bin niifusun upbin 
besyiizii rum iki bini ermeni ve iki bini de Turk miilteci- 
leriydi. Rum multeeilerin ekseriyeti Karamiirsel'in cenu- 
bundaki Kizderbent koyunden geliyordu. Bu koy yakilmis- 
ti. Ermenilerin pogunlugu Cengiler, Yerrtkoy, Ortakoy, Ya- 
lakdereden geliyordu. Bu miilteoiler askert idflreden giin- 
de yiiz dirhem (320 gram' un aliyorlardi. 

Turk miilteeilerinin hemen hemen hepsi Pazarkoy'den 
geliyoriardi. Bu koy emirle tahliye edilipf, arkasmdan da 
yalcilmisti. Cogunlugu, yollarda sivil Ermeniler ve Yunan 
askerleri tarafindan agir hakaretlere maruz kalip, soyulduk. 
lanndan sikayet ediyorlardi. iste benim de gormiis oldu- 
gum bazi vak'alar: Gedelek'ten iltiea etmis olan Hatlce Ha. 
mm; Ermeni sakiler tarafindan omuzundan bir kursun ve 
up sungii darbesiyle yaralanmis, Gedelek'ten bir erk'ek po- 
cugun, kadm ve kiziarr bir araya zorla tiktikian eve atilan 
bir el bombasi ile cenesi ve dili upmus, Pazarkoy'den Nu- 
riye Hanim (yasi 60) uzeri soyulmus, para ve muoevherleri 
gasbedilmis, yaralanmis ve 5 - 6 Yunan askeri tarafindan 

( ) Bu esnada kocasimn da kadmin gozleri oniinde 

kitir kitir kafasi kesilmis. 

Turk miilteoiler oteki eemaatlerin miiltecilerinden pok 
daha fena ve sikisik sartlarda iase ve iskan ediliyorlardi. 
Yuzlercesi ufacrk oamiin avlusuna veya mezarlik iperisin- 
de kucak kucaga yeriestirilmislerdi. 

Konak aivannda, baska bir mahalde otuz metrekarelik 
bir yerde 60 dan fazla kadm ve poeuk saydim. Bu anda er- 
kekler mevout degildi. Onlarm hepsi de angaryalara gonde- 
riimisler veya yok edilmislerdi. Bir aydanberi Turk miilte- 
Pilerine ve Yunan askeri levazimmdan, ne de Yunan sivil 
idaresinden bir lokma ekmek veriimemisti. Civcir koyler- 
deki dindastarinin getirdikleriyle yasiyorlardi. Gemlik Be- 
lediye Reisi Mosyo Prinakis bana, Bursa'daki 3. Yunan 



YUNAN MEZALIMI 



Kolordu Kumandanina iki gun onee bu multeoilerin iasele- 
■ri ipin emir verdigini soyledi. Fakat ben orada bulundugum 
muddet zarfinda hipbir tevziata sahid olmadim. 

Benim toplayabildigim bilgilerden bir muddet onee 
300 Rum ve Ermeni gonullusiine bijtiin blogedeki Turk aha- 
liye afislerle - oliim cezasi tehdidiyle - ellerinde hip bir tiir- 
lu'silah bulundurmamalari ihtar edilmisti. Ote yandan da 
ogrenmistim ki; Kumla (Biiy'uk ve Kiipiik) iskeiesi Hayda- 
riye, Karaeaali krjyleri kusatilmis ve silahli peteler iperi- 
lerde dolasiyoriardi. Kimse Gemlik'e gidemiyordu. Bana 
bilgi veren kisi Yunan otoritelerinin buralarda hip kimse- 
yi disanya birakmamasi netipesi olarak, mezkur mahaller- 
de pok yakin zamanda biitiJn ahalinin topyekun imha edile- 
aegini soyledi. 

Ogleden sonra Gemlik Ortodoks kilisesini ziyaret et- 
tim. Guya Turklerin iznik'te Rumlara saldirdiklanni iddia 
eden baspapaz su Itlrafta bulundu: 

«Yunan ordusu, tedip har&ketinde pok mutedii dav- 
randi. Ben ki, asker degil, bir, din adamiyim, isterdim ki, bir 
seki kaSmamacasma foutiin Turkler imha edilsin!...» 

Bunlar, herhalde gerpek bir din adamimn agzma almak 
soyle dursun; akhndan, haySlinden bile gepmemesi gere- 
ken yakisiksiz sozlerdi. Bu papazin ismi «VasUyos» du ve 
iznik Baspiskoposuydu. 

15 Mayis pazar giinii, bizler ipin ijzuntuyle dolu bir gun 
oldu. Sahiide up Turkiin yanisini gordiik. 

Geceyi Tuzla'da gepirdikten sonra heyet Yaiova'ya git- 
ti ve Konck'ta Turk ve Rum sikdyetpilerin ifadeierini aid'. 
15 Nisana kadar brjlge 3. Yunan Tiimeninin meveudiyetiyle 
sukOn ipindeydi. Fakat bu tarihten sonra durum birdenbire 
degismisli. 

Zdlim bir Yunan Yuzbasisi Papa Grigoriu geidikten 
sonra bu havalinin manzarasi birdenbire degismis, zulum 
ve vahset alabildigine artmisti. Her gun Turkler yalmayak. 



156 KADTB MISIROGlX) 

elbisesiz ve yarali olarak heyete sikdyete geliyordu. Gitti- 
gimiz yerlerde insan oliilerl sayilamiyaoak kadardi. Bu ara- 
da, yani Grigoriu geldikten sonra onalti koy insan ve hay- 
van kalmamaoasina tahrip edilmisti. Diger koylerden ka- 
cabilenler geceleri yuriiyerek, gflnduzleri saklanarak Yalo- 
va'ya geliyorlardi. Cunkii Yalova'dan istanbul'a muhacir ta- 
smdigmi duymuslardi. Papa Grigoriu'nun oldiirdugu insan 
adedi bir hesaba gore 6000 veya 6500 arasinda idi. 

Ogleden sonra Cmarcik'a gittik. Vaktiyie tamamen 
Turk olan bu kdyde birtek Turk bulunamadi... Yerli rum- 
lar hemen duvarlan kalan evleri tamir etmisler ve orala- 
ra yerlesmislerdi. Bu hususta Yunan askerleri de rumiara 
yardim etmisler. 

Aksam, Asagi Kocadsre ve Yukon Kocadere koyleri- 
ne gidildr. Bu iki koy tamamen tahrip edilmis, insan ve 
hayvan kemiklerinden baska bir sey yok. Bircok evlerin en- 
kazmdan dumanlar tutiiyordu. Basmdan yarali bir kopek 
mahzun bakislarla bizi siizdiikten sonra uzaklasti. 

CUKURLARA ATiLMIS ALTM«S CESET SAVDIK. 

Turk miiltecilerte beraber istanbul'a 22 Mayis'ta gei- 
dik iki gun sonra bir ikinci tahkik heyeti secilerek tekrar 
Yalova bblgesine gidildi. Bu heyette ben de vardim. 
« Manchester Guardian* gazetesinin muhabiri 
olan Mr. Tcynbee de karisi ile beraber bulunyordu. Onlar 
bes aydanberi Turkiye'de idiler. Vapurda goretiikleri faoia- 
lardan dehsetle bahsettiler. Bizi Yalova'ya gotiiren « G u I- 
n i h a I » gemisinde su heyet vdrdi: 

Yuzbasi Lucas «Fransiz», Tegmen Holland© <cingiliz», 
Tsgmen Bortoccorei (ltaiyan». Aynca tercumonlar ve bir 
Turk Polisi. 

Bu seyfihat birincisinden cok ddha heyecanli oldu. 

Ufak cinayetler ve vahsetlere kaniksadigim igtn onla- 



YUNAN'IN KABADAYILKil DAIMA KADIN VE 

COCUKLAilA KAR5IDIB, 

Yunan Askerleri tarafmdan bir kolu kesilen ve omuzundan 

kursunlanan Cakirh koyiinden 8 yasmdaki Durmus. 



158 KADiR MISIROGLU 

n raporuma ithal etmiyorum. Fakat buyfik hadiselerden bir 
kacini anlatacagim. 

Heyet, ayakta kalabilen iki kbyden biri olan Akkoy'iin 
bir mahallesinin tamamen harap: oldugunu gbrdu. Digei 
evlerin kapilan dahi yerlerinde yoktu. Cdm ve gergeve di- 
ye bir sey kalmamisti. Evlerin igi bombostu. Bir evde dar- 
madagmik edilmis ydtak re yorganldnn dltinddn bir gocuk 
aglamasi duyuncd esyalan kaldirdik. Bu alti dylik kadar bir 
Turk gocugu idi, Gemiye gonderdik. Kbyiin gukurlannda 
altmis ceset saydik. Bunlardan kirkdokuzunun isimleri he- 
yetge tesbit edildi. 

Tohkik heyetine Akkoylu olan iki cocuk yol gosteriyor- 
du. Akkbyden giktiktan sonra tepeden tirnaga silahlt yerli 
Rumlara rastladik. Bu cocuklardan birini lata tuttular. Biz 
onbes, yirmi adim ayrildikta sonra gocugun gelmedigini 
gordiik. Bsn geri dbndum. Fakot ne Rumlar, ne de gocuk 
vardi. Sonradan bu gocugun cesedine higbir yerde rostli- 
yamadik ve kendisinden haber de alamadik. 

gece heyet Yiizbasi Papa Grigorhfdan izahat almak 
istedi. Bu yiizbasi, buyiik bir Turk diismani idi ve higbir 
seyden haberi olmadigi, bu bolgede asayisin devam et- 
tigini, Tiirklerin rahat olduklarrni gozumuziin igine baka 
baka iddia etti. Fakat kendisine deliller gosterdikge, evet 
demege mecbur oldu. Onun iddiasina gore yokilon kby 
odedi sadece iki idi. Fakat biz 24 kbyiin yakilmis oldugunu 
sbyleyince ses gikaramadi. istanbul'a nakledilscek TQrk- 
ler igin olan konusmamiza da Grigoriu higbir Turkiin blme- 
digini sbyledi. Heyet kat'iye yokin bir rakam elde edebi!- 
mek igin General Leonandopulos'a muracaat etti. Grigoriu 
bu civardaki koy erkeklerinin mill? kuvvetlere katilmak igin 
Yunan hatlanm yanp Karamitrsel'e gittiklerini iddia etti. 
Ama bizim saydigimiz cesetierin gogu erkekfi. Sonra Yor- 
tun, Kirazli ve Cacik kbylerine mensup kadin ve gocuklara 
Istanbul'a gitmeleri igin izin verebilecegini soyledi. Bu za- 



YUNAN MEZALIMi 159 

vcllilari Yalova'ya celbetmek de bir mesele idi. Kbylerin- 
den toplu halde yola giktiktan hemen sonra biitiin yol bo- 
yunca devam eden baskin ve iskencelere ugruyorlar, yiiz 
kisiden ancak bes, on tanesi Yalovayi bulabiliyordu, Bun- 
lar da pdrasi olon Tiirklerdi. Her Rum getesine biraz para 
verip kurtuluyor ve biraz sonra diger bir cete karsilanna gi- 
kiyordu. Yalova'yi bulduktan sonra da durum ayni oluyordu. 
Heyetin elinde muhafiz yoktu. Rumlar bir an iginde bir 
yaylim atesi agarak toplu halde bulunan Turklerden kasla 
gbz arasinda bir kagmi oldiiruyorlardi. Turkleri adeta birer 
birer bunlann ellerinden kurtararak gemiye sokabildik. Fa- 
kat yollarda olup da Yalova'ya yetisemiyenleri igimiz sizla- 
yarak Yunanlilara birakmak mecburiyetinde kaldik. 

8 — iZMiT FACiALARI 



M. Gehri'nin 5 No. lu Raporu. 

10 Temmuz 1921 — izmit. 

, Gulnihal, Kizilay'dan Turk Silahh Kuvvetlerine aktanl- 
di. Dort gun evvel Yunanlilann Izmit'te muazzam bir kat!i8- 
ma haziriandiklan haberi istanfoul'daki miittefik kuvvetler 
kumandanligina bildirilinoe yine beraber bulundugumuz he- 
yet vazifelendirilerek diin Gulnihal ile izmit'e geldik. 

Giil'nihal sicaklik ve alev dalgalanndan rrhtima yanas- 
makta tereddflt ediyordu. Korkung bir ates diinyasi iginde 
kaimistik. Sdnki, Yunanlilar, Izmit'i tamamiyle atese ver- 
mislerdi. Biitun mahalleler, butiin sokaklar alevler iginde 
idi. Kadirvlann gigliklan sahile yiiz metre mesafede demir- 
lemis olan gemiye kadar geliyordu. Kizilliklar iginde ko?u- 
sanlan, diisenleri. feryat edenleri gbruyorduk. Bu halde 
topraga ayak basmampza imkan bile yoktu. Sehir iginden 
hig kesilmemecesine silah sesleri geliyor, zaman zaman 
bir binanin biiyuk guriiltu ile havaya sagildigini gbryor- 



180 KADlR MISIROGLU 

duk. Tam manasiyla bir ana baba giiniiydii, (Bu, tiirklerin 
tabiri idi.) Limanda bulunan ingiliz ve Amerikan torpitolan 
sahilden geri pekildiler. 

Rihtima yakin bir sokoktan kosarak gelen ug, dort ki- 
si kendilerini denize attilar. Fakat arkadan tig yunanli as- 
ker peslerinden kosup adamcagizlan su icinde tiifek ate- 
sine tutarak oldiirdiiler. 

28 Hdziranda bizden baska bir muttefik heyeti ve iz- 
mit'te imis. Yunan kumandanina katliam y'apilmamasi igin 
ikazda bulundugu halde biz gelmeden bir gun evvel mut- 
his bir insan oldurme faaliyeti baslamis. Yerli rumlar bii- 
tiin evleri taian etmisler ve kimsenin evden pikmamasini, 
gikarlarsa oldiiriileceklerini soylemisler. Tiirklerin bir kis- 
mi kadere boyun egmis, otuwnus. Bir kismi firar etmis ve 
3000 Turk de « F r a n s i z Mektsbii ne sigm- 
mis. Bunu haber alan yerli rumlar ve yunanlilar okulu ha- 
vaya ugurmak istemisler. Fakat burada bulunan Fransiz 
Yuzbasisi Nicol Jayers, Amerikan kumandani ile birleserek 
mektebin etrafini muttefik askerlerle dort kordon halinde 
gevirmis. Yunanlilar yaklasmaga cesaret edememisler. Bu 
heyet bir gun icinde oldiiriilen 7400 izmitli'den ancak 360 
mm isimlerini tesbit edebilmis. Aksama dogru gemiden ka- 
raya inince bu eesetlerj biz de gordiik. Hie b i r i n d e 
kulak, goz, burunve parmak k a I m a - 
mamistt. Bir gocugun gamurla oyna- 
masi gibi Yuananlilar bu cesetleruze- 
rinde oynamislardi. Baeaklan kesilmis geng ka- 
dinlar, kollan kopanlmis kizlar, besik bebekleri, karma ka- 
nsik bir halde idi. Kan ve et yigini insanin ruhuna iirpprti- 
ler veriyordu. Bir insanin veya bir milletin bu kadar vahsi 
olabilecegine inanmak bile gugtii. izmit sokaklanni gordiik- 
ge buraya insandan baska bir feiaketin geldlgini zannedi- 
yordum. 

Saat 19 da bir fransiz askeri yerli rumlardan bir gete- 



YUNAN MEZALIMi 161 

ciyi yakalamis. Dogruca bize getirdi. Kosebasinda bir geng 
kizi kirletmege galisirken arkadan kafasma bir yumruk vu- 
rarak bayiltmis. Tiifegini ve kasaturasmi almis. Rumun 
sirtmda bulunan Yunan askerine ait sirt gantasi iginde 120 
tane kadin bilezigi, 700 altin ve kiilliyetli miktarda banknot 
bulduk. Almak selahiyetimiz olmadigi halde gantayi Izmit 
mintikasi muttefik kuvvetleri kumandani olan Yuzbasi M. 
Joseph Gerald'a teslim ettik. 

Daracik bir sokaktakl kadmlar h a - 
maminm onfinden gegtigimizsiradaka- 
lin givili bir kapi birden agildi ve 
iginden yiizlerce geng kiz degirmen 
olugundan a k a n bir su gibi bir anda 
disari firladi. Saglari baslan darma- 
daginik, elbiseleri yirtik ve kan ign- 
de idi. Birgogu ©Ibisesini yirtip k ii - 
lot yerine ortmustii. Deliler gibi sa- 
ga sola kagismaga basladilar. Kadin 
gozlerinin -bu kadar y u volar in dan fir- 
ladigini, agizlann bukadar girkin 
oldugunu ve y Q z d e k i, cizglerin boy- 
lesine derinlestigini o dakikaya ka- 
dar gormemistim: Korkungbir aglama 
se si, adetd gokleri sarsiyordu. Ayak- 
lanmiza kapananlann. yalvaranlann hesabi yoktu. Kooala- 
nnm, erkeklerinin nereierde olduklanni soruyorlardi. Gu- 
zelligi karsisinda bir anda hayran oldugum geng bir es- 
mer kiz, in yesil gozlerini gozlerime dikmis, akil hastalan- 
nm bakislanna benzeyen delici nazarlarla beni siiziiyordu. 
Kendisine dogru bir adim atinca hafif saga, dondii, basini 
online egdl. Sonra yiiziinii gevirerek manasiz, soguk bir 
tebessumle bakti, bakti. Kendisine bozuk bir Turkce ile 
«Nasilsimz?» dedim. Birden agiz dolusu bir iukiiruk sa- 
vurdu. Sonra su sotirlan yazdigim anda kulaklanmda cm- 

f: 11' 






162 KADiR MISIBOGLU 

layan berrak, teiniz bir kahkaha atti; giidirmisti zavalli!... 
Sonra bgrendigimize gore yunanlilar ve yerli rumlar, 
bir maballenin ne kadar geng kizi varsa geceden toplama- 
ga baslamis ve tiger beser bu hamama tikmislar. iglerin- 
den bir gogunun namusu payimdl ediimis. Sabaha karsi ka- 
dinlardan en giizel ve tdzelerini ayirarak girkin ve ciliz olan- 
lari serbest birakmislar. Maksatlan bu kizlari beraberlerin- 
de gotiirup Yunan askerleine kadin temin etmekmis. Bu 
hususu izmit'te yimi senedenberi bulunan Fransiz papazi 
Pierre Bonait anlatti. Gece geng kizlann evierinden nasil 
zorla alrndiklanna sabit olmus. Yasli din adomi titreye tit- 
reye soyle diyordu: 

«— Kilisenin karsisinda bulunan aiti Turk evinin kapila- 
rinin kinlmasina uyondim. Yunan askerieri dippikleri ka- 
pilara vuruyor ve deviriyorlar, sonra bikag el silah attik- 
tan sonra igeriye giriyorlardi. Bi an iginde evde kiyamet 
kopuyodu. Bagmsmalar, aglamalar ve silah sesleri birbi- 
rine kansiyordu. Sonra evin gene kizi rnerdivenlerden tek- 
meierie ve suruklenerek disan atiliyordu. Bir Yunan nefe- 
ri kizm bilegini bukiip yanmda gbturuyordu. Muhtarzade 
Emin'i kizinin gdturiiimesine mani olmak, istedigi igin evi- 
nin oniinde agaca ashlar. 

M. Pierre gece kiliseden gikarak ilerideki bir mahal- 
leye gidip Turk evlerinin kapilanni birer birer galarak Yu- 
nanlilarm kendilerini oldureoeklerini, hemen kiliseye gelip 
siginmalarim soyiemis. Bu haberi her Turk evi iki saat igin- 
de birbirlerine duyurmuslar. Boylelikle kiliseye 3000 ka- 
dar Turk toplanmis. Bunu haber alan Yunanlilar kiliseyi ba- 
sip Turkleri almak istemisierse de Fransiz Yiizbasisi Allen 
Gau-marcS'in miidahalesi ve sert tutumu iizerine girememis- 
lerdir. 

Ates iginde kalmis Izmit sokaklannda bir arada gezen 
silahli Fransiz bahriyelileri gordiik. Bunlar sehirde islenen 



YUNAN MEZALIMi 



cinayetleri sahildeki gemileri Bombara'dan seyretmisler. 
Dayanamamislar. Delors adli bir teamen, kumandandan izin 
alarak 35 bahriyeli ile beraber sahile gikip gordCigii biitun 
Turkleri bir araya toRlamis ve Fransiz bahriyelilerinin mu- 
hafazasinda zirhliya goturrniis Tegmen Delors biiyiik bir 
asabiyet iginde idi. Canli. kanli, sporcu bir gencti. ElindeRi 
tabanoayi miitamadiyen soga sola salliyor ve: 

«— Sauvagerie... Sauvagerie!...» (Vahset" vahset... 
demektir) diye haykinyordu. 

Ben Fransiz bahriyelileri ile Yunanlilar arasinda her- 
hangi bir hddisenin pikmamasina dikkat etmesini soyledi- 
gim zaman heyecanla tegmen bona: 

«— Bunlar korkakl. Aneak korkaklar bu zulmii ya- 
par!...» diye oevap verdi. 

ACLIK VE SEFALET 

izmit'le Karamursel arasindaki Eregli'deyiz. Yunan 
zirhiisi Kilkis'in toplan daha evvel buradaki haiki daglara 
ve ormanlara kapirtmis. Burada Yunanlilar oldUreoek in- 
san pek bulamamislar, ama kasabayi mahvetmi^ler. Duk- 
kanlardaki esyalar sokaklara sagilmis oniig cesetten bas- 
ka ceset goremedik. Bunlar da ihtiyar idiler. Mai olarak ta- 
siyabileoeklerini alip gotiirmusler. Izmit'ten aldigimiz bir- 
kag Tiirk'Q clvar daglara yolladik. Sohilde GUInihari go- 
riince asagi inmege razi oldular. Gelenlerin hali gok peri- 
sandi. Giinlerce gozlerine uyku, midelerine yemek girme- 
misti. Yerli rum getelerinden korunrnak igin tas aralanna, 
bogiirtlen kiimelerinin iclerine girmisler. Agliktan yiirijye- 
mfyenleri Gulnihal'den getirttiglmiz sedyelerle tasidik. 

NETiCE 

Yunanlilar artik kagmaga basladilar. Heyet olarak biz 
rapommuzu vermege galisiyoruz. Ben bu raportanmin so- 
nuna su neticeyi eklernek istiyarum v§ Fransiz tegmeninin 
sozlerini hatirliyorum. 



mi KADIR MISIROftLU 

Yunanlilar son derece korkak. Korkak olanlar, kendi- 
lerine bir baskasimn galip gelecegini zannederek ellerine 
gegen firsatlarda 90k zBlim olurlar. 

Yunanlilar bize kitaplarda okutulan « E I e n M e - 
d e n Ly'e t b nip vdrisi degillerdir. istiia ordulan girdik- 
leri merrileketlerde yerlesmek isterlerse zuliimden ve I?- 
kenceden vazgeperler. Yunanlilar buralarda bir gun maglup 
olacaklanni ve kendilerinden intikam alinacagmi sezmis- 
ler ki; bu vahseti isledier. 

Turklerin bu zulQm ve iskencelerin aoisini olacaklan- 
ni tahmin ediyorum. Nitekim Eskisehir'de baslayan pozu!- 
menin pek feet bir ricat oldugu haberleri geliyor. 

Yapilan bu vahsetin hesabi cok uzun siirecektir. Ttirk- 
lerin can, mal, para olarak biiyiik kayiplan vardir. Eger 
Turkler hafizalan zay'if bir millet degilseler. komsularina 
pek giiler yiizlij olmayacaklardir. 

M. GEHRi 
Tohrilc Heyeti Kizilhap Miimessili 

7 — EZlNE 

MEZALiME HER YERDE OLDUGU GiBi BURADA DA 
YERLi RUMLAR KILAVUZLUK ETM'EKTEYDi 

15 Ekim 1920 tarihinde Ezine'de Yunan isg6l kuman- 
danimn emri ile yerli rumlar sllahlandirilrms, mflsKSman- 
lara saldirtilmistir. Bunlardan Ezlneli Konstantin ile bes Yu- 
nan askeri Pinarbasi koyiine gelip silah aramak bahanesiy- 
le evleri basarak gunahsrz ahaliyi dovmiisler ve koyden 
Osman oglu Rosit Cavus, Arap Omer ve Tatar Ali'nin el- 
lerini bagladiktan sonra kirbae ve sopa altinda oldiirmus- 
lerdir. 20 Ekim 1920 tarihinde bir Yunan subayi kumanda- 
sindaki iki kisilik Yunan miifrezesi ile bunlara kilavuzluk et- 
mekte alan Ezineli Saatcioglu Yani, Pinarbasi koyiine ge- 



YUNAN MEZAIJMl 165 

lerek key muhtan Ali oglu Sad.k'm kollarm, bagoy.p, dlpolk 
ve kirbac altinda subayin kars.sina cikard.lar. Yani tarafL 
dan uc defa ve miiteakiben aym suretle dovtile doviile 
Cerkes Homrt adindc diger bir koylti de yunan sutaymin 
karsisma cikanld,. Bu civardaki biitiin koylerde yapilan zT 
Iter, ve ,?kenceler igin Yunan subay ve erlerine bu iki rum 
hemen daima kilavuzluk etmislerdir. 20 Ekim T920 tarihin- 
t J" m -f V v ISma " ee?itli ! ? te "oeler altinda gotiirliirken 
Sootciogli, Yani'ye yegane mevcudu olen bes lirasini ver- 
mek suretiyle oanim kurtarabilmisti. 12 Aralik1920 tarihin- 
de b,r subay kumandasinda yirmi bes kisilik bir Yunan 
TkZT' , Ezi " el '^ r A P° st< " ^indaki yerli rumla birlik- 
t koye gelerek ahalmin elinde her nasilsa kalabilmis clan 
zahire hayvan ve sSireyi cebren gasbetmislerdir. o'dere- 
oede W; kumeslerdeki tavuklan dahi alm.slard.r. Key hai- 
kindan Cerkes Ali Osman', dipcik darbeler altinda neresine 
rasgehrse vurrnak suretiyle cok agir bir sekilde yaralan 
m.slardir. Yunan subayina yetmis. Kor ApLto.'a atuz Mra 
venlmek suretiyle bu iskence onlenmis ise de aldig, yara- 
ardan zavalli yasayamayarak olmiistiir. 15 Aralik 1920 ds 

I!, K y , r l,f ye 9e ' en ° nbe 5 ki ? i,ik Vma " Kuvveti evleri 
basip bu,ab,ld,kle,ri hali. makine, konsol. sandalye, yatak 
vesa.re herseyi arabalara yukleyip goturmiislerdir. 
HAPiSHANEDE YAPILAN ZULUMLER 
Ezine hapishflnesihde bir hafta hapis yatmak ve d6- 
vu mek suretiyle iskenceye maruz kalan ve nihayet mev- 
cut parasini Yunan askerlerine vererek kurtulabilen Dom- 
rek koyunden Selim oglu Mohmut'un tahkikat heyetine ver- 
digi ifadeden: 

«15 kas.m 1920 tarihinde gece sabaha karsi onbes Yu- 
nan asker, evimi bastilar ve her tarofl aradilar. Beni ya- 
kalayip mufrezelerinin merkezi olan Sar.cal, koyiine sevk 
ve oradan emniyet altinda Ezine hapishanesine goturduler 



166 KADtR MISIROGLU 

Ezine hapishanesi dunyada gorulmedik zuliimlerin yopii- 
digi bir yerdir. Hapishaneye getirilen her gahsi once yere 
yatirarak ayaklan baglgndiktan. sonra bay'iltincaya kadar 
doviiyorlar, nttap bir hale gelince, ayaklanndan siiriiklen- 
mek suretiyle diger mazlum musiumaniarin yanma atiyor- 
lardi. Bana da boyle yaptilar. Hapishanede zuliim ve isken- 
ce en ziyade gece yapilrnaktadir. Mahpuslar dippik darbe- 
leriyle birer birer iskenae yerine getirilir. Kimisi ayaklann- 
dan osilmak ve kimisi de baglanarak ayaklan elteri arasm- 
dan gepirilmek ve bir kismi da boyunian sandalyelere sikis- 
tinlarak sandalyelerin iizerine yunan erleri oturtulup. blpflre- 
leri boguimak dereoesine getirmek suretiyle ezd, cefa edi- 
yolar. Bu vaziyette kirbao, sopa ve demirle bayiltilincaya 
kadar dovuhnek suretiyle siradan gepiriliyor. iskenoenin 
siddetinden bagnsan ve imdat isteyen sesler yUkseldikpe 
kirbac sakirtilan bu sesleri bastinyor, bayilanlar ayaklann- 
dan siiriiklenip bir tarafa atiliyor. Boyle sira ile hapishanede 
ne kadar mevkuf varsa zulOm, iskence ve dayak pembs- 
rinden gegiriyorlar. Orada mevkuf bigare musliimanlann 
ekmeksizlik, susuzluk ve iskenceden yuzleri olu renginde- 
dir, Bu bicareler karsilannda dovulmekten olenleri gore go- 
re hayatlanndan umit keserek her dakika blumii beklemek- 
tedirler. Burada zulum ve iskencenin goulmemis sekille- 
rini Yunan askerleri miisliimanlar iizerinde pek hatnane bir 
surette iera etmektedirler. Ben bir hafta bu iskenceler ipin- 
de koldim. Nihayet akrabamin tedarik ettigi kirk lirayi ver- 
mek suretiyle kurtuldum. Anladim ki; muslumanlan buraya 
hapsetmekten maksat dove dove eldflrmek ve paralanni 
almaktir.s x - 

MEZARLAR1NI KENDILERSNE KAZDIRDILAR 

3 Mart 1921 tarihinde Bayramip merkezine 1 saat me- 
safede bulunan Teperkemerler koyiine gelen yunan asker- 
leri koy halkindan ismail'i dovdiikten ve bu zavallinin ih- 



YUNAN MEZALJMi 



tiyar anasmi siinguledikten sonra mevcut paralanni alarak 
firar ettiier. Hadiseyi isgal Kumandonligina. aksettirmeleri 
iizerine o sirada kararga'h hapishanesinde mevkuf bulunan 
Bayramic'te oturan komisyoncu ve Manastir gopmenlerin- 
den Mehmel oglu Veysel ile kardesi Ramazan ve Reji kol- 
cusu Mehterem oglu Ismail doviile doviile Yunan kumanda 
. nin huzurunda miistekiye gosterildi. Mustek! her ne kadar 
evine girenlerin bunlar olmayip Yunan askerleri oldugunu 
tekrar tekrar sayledi ise de kumandan hadiseyi kasden 
ters gevirerek zoria bu bigiinah insanlara yunan askerleri- 
nm hirsizliklanm yiikledi. Bundan sonra karargdh civann- 
da bunlara, guya yapmis olduklan hirsizliktan dolayi ce- 
zalandirmak ipin kirbap ve dipcik altinda kendilerine bir cu- 
kur kazdinldi. Her ucii de itile kakila bu pukura gomiildLi- 
ler, Bu feci hadise Bayramip kaymakamligimn tasdikini ha- 
iz 7 Mart 1921 tarihli fevkalade numarah yazilanndan anla- 
silmistir. 

8 — DlGER YERLER 

Marmara Bolgesindeki diger yerlerde de aym mezali- 
mi icra ettiier. Ezcumle Biga, Bandnmo> Erdek, Catalca ve 
Gelibolu. havalllerinde de her yerde yaptiklan bu zuliimle- 
ri tekrar ettiier. Heyetin raporlanni ihtiva eden kitapta bu- 
ralarda dovijlen, irzina gepilen, evleri yagmalanan ve 61- 
duriilen musliimanlara ait uzun uzun listeler yer almakta- 
dir. Marmara bolgesinde bu zuliimleri yerlnde tetkik eden 
« Manchester Guardians Gazetesinin sark mu- 
habiri Mister Toynbee fevkalade muteessir olarak bu me- 
zalime bir son verilmesi ipin Yunan Baskumandani Gene- 
ral Anastos Prapulas'a 23 Mayis 1921 tarihinde su telgrafi 
pekti: 

Izmir UmumT Karargah, General Papulas 
Paleva, Samanli, Akkoy musliiman ahalisi ile multeci- 
lerden gop etmek isteyenlerin Turk Kizilayi vasitasiyle gop- 



168 KADiR MISIROfiLU 

lerine miisaade buyurmanizi zat-i asilanenizden kemflli- 
isrorla rica ederlm. Ativan yerinde tetkik ettim. Eger ahd- 
li derhai oralcm tahliye etmezlerse hayotlan emniyet altlti- 
da degildir. Son on bes gun zarfihda Akkoy ahalisinin yiiz- 
de on besi yok olmustur, Suyuuna meydan verilmemek icin 
bu telgrafl resen Papagoriya'ya cekmis ve asayisin temi- 
nini rioa etmis idim. Mumaileyh Yiizbasi reddetti. «:istan- 
bul, Arnavutkoyii Koleib adresiyle cevop verrnenizi rica 
ederim. Bu vesile ile tesekkurat-i mahsusami takdim ede- 
rim. 

roynbee» 

Yunanlilar iinlu bir ingiliz tarihoiai olan Toynbee'nin 
Anadolu'daki seyohatinden bambaska bir netice bekliyor- 
lardi. Bati Anadolu'nun kendilerine verilmesini destekle- 
yecek ve bu bolgenin Rumlugunu ispat edecek bir eser 
nesredecegini Omit ediyorlordi. Hatbuki bu mestiur ingiliz 
alimi torn tersine Yunanlilann yaptiklan vahsilikleri hi- 
kaye eden bir eser yayinliyarak onlan sukutu hayaie ug- 
ratmisti. Cunkii onlann Tiirkleri nasil insafsiz bir surette 
imhaya giristiklerini gozleriyle gormiis ve sag kalanlan is- 
tanbul'a goc ettlrmek suretiyle hayatlanni kurtarmak ca- 
relerini aramisti. Bu maksatla yaptigi miiracaati redde- 
den Yiizbasi Popagorya'nm bu imha siyasetini bizzat ida- 
re ettigini de derhai kavnyarak Baskumandan Papulas'a 
zamaninda basvurdu: Papulas'm kendisinden beklenilen 
hizmetin hatin icin verdigi musaade sayesinde bircok miis- 
lumanm istanbul'a nakii mumkiin olmustur. Fakat ne tra- 
zindir ki; isgBI kuvvetleri bu bicare insanlann istanbul'a 
sokulmalarina mani oldugundan o zamanki adiyla Makri 
Koy (Bokirkoy) sahillerine bosaltmislardi. Hie olmazsa 
bu tedbir sayesinde hayotlan kurtulabilen binierce zavalli 
namina Toynbee'ye miitesekkiriz. 

Marmara Bolgesi mezaiimi anlatmakla bitmez. Biraz 



YUNAN MEZALiMl 169 

da diger yerlerden misdller verebiimek icin bu bahsi bu- 
rada kesiyoruz. 

B — EGE BOUSES! FACtALARI 

1 — IZMIR 



Yunan Megalo ideasinin yakin hedeflerinden biri ie 
Anadolu'nun en verimli yeri olan Ege Bolgesine sahip ol- 
makti. Yunan topraklan daha once cereyon etmis olan Bal- 
kan Harbi sonunda bir misli buyumiistii. Yunanlstanin ba- 
sinda, hakim: mutlak ofarak maceraci bir basvekil vardi. 
Krali bir golge haline getirip biitun seiahiyetlerini kendi 
elinde toplayarak hudutsuz ihtiras ve simankligina Yunan 
Milletini alet eden bu Basvekil, Elefteryos Vertizslos'tu. De- 
niz ticdreti sayesinde zenginlesen vatandasianndan miite- 
sekkil bir propaganda sebekesi kurarak bircok bati a'evle- 
tini kendi emelleri istikametinde iknaya az cok muvaffak 
olmustur. Bilhassa « S e v r M u a h e d e s i» nin Paris'te 
imzalanmasina takaddum eden giinlerde bu propagandanin 
pok miiessir bir sekilde isledigini daha evvel bir miinase- 
betle belirtmistik. 1 Daha ziyade ingilizlerden kopanlan 
taviz ve yardimlar Venizeios'un cesaret ve ihtirasim azami 
olgiide kamciladi. iste bu yardirn ve tavizier sebebiyetle, 
« B u y it k Y u n a n i st a n i> ve « Bii y ii k B i z a n s » 
hayaliyle basi donen bu maceraci siyaset adami, Anadolu'- 
yu istiia etmek hayfll ve cilginhgi ile ordusunu 15 Mayis 
1919 da izmir'e Cikartti. Bu tarihten itibaren Turk Milleti 
biitun cihan tarihinde hicbir zaman gorusmemis olan vahsi, 

1 — Bu propagandanin tesir ve deh§etini anlamak icin Turk- 
ceye de cevrilmi§ bulunan hir Rumun §u kitatam oku- 
yunuz: Dimitri KhSiKIS - Yunan Propagandasi (Istan- 
bul 1965) 






- : : 



a i 







YUNAN MEZALiM! 171 

kanii ve hainane cinayetlere maruz kaJdi. Yunan Ordusu- 
nun nankor yerli rumlarla elele vermek suretiyle tatbik 
ettikleri bu, Turkleri imha siyasetinin program! icabmdan 
olmak iizere islenen cinayetlerin, yagma, irza tecavuz ve 
hirsizliklann hikayesi cok uzundur. Bu sebeple biz ancak 
milyonda bir kabilinden ve hemen hepsi resmi rapprlara 
istincd eden- birkap misfil ile iktifa etmek mecburiyetinde- 
yiz. Yoksa barbarligm en olciisiiz, hatir ve haydle gelmez 
sekillerini tatbik hususunda birbirleriyle yanson Yunan su- 
bay ve erlerinin yaptiklan mezalim, ciltler tutar. Bu yiiz- 
den daha ziyade bu zuliimlerin metod ve maksadim belir- 
ten birkac misal iie yetinecegiz. 

izmir'de «Yunan Mezalimi» isgdl aninda baslamistir. 
Bunu asagidaki resmt rapordan beraberce okuyalim: 

Maliye Miijetti?ierjnden Muvafick Bey'in raporundan: 

«2ito Venizslos-ii (Yasasin Venizelos!) diye bagirmayi 
reddeden Turk MSralayi Fethi Sey, siingii ve dipsik darbe- 
leriyle sebit edild/. 

Mayisin 15 inci gunLi zeval vaktinden evvel saat sekiz 
bucuktan itibaren nhtima cikan yunan askerieri, fevkala- 
de cockun bir tezahiiratta bulunan yerli rumlarla birlikte 
Hukumet Konagi onunden kislaya dogru hareket ettiler. 
Amiral Celthorpe isgalin hakikaten muvaffak olocagina da- 
ir sifaf teminat verdiginden hukumet ve ahdii mukave- 
met etmemegi kararla^tirmislardi, Gercekten Yunan kit'ala- 
n hukumet konagi iie kislamn onunden geeerken gerek si- 
lahini catip beklemekte olan Turk askerieri ve gerekse ci- 
varda toplanmis olan musliiman halk, yerli rumlann agir 
tahrik ve tahkirine ragmen siikunetini muhafaza ettiler. Yu- 
nan kit'alan kisladan iki yflz metre ilerledikten sonra iki 
el silah atildi. Bugiin hastahanede tedavi gormekte bulu- 
nan bir polis neferinin Ifadeslne nazaran uyaniklik ve fa- 
aliyeti hesoblyle rumlann otedenberi husumetini celbetmi? 




•g ft 



:.'■'.* M 



YUNAN MEZALiMI . 173 

olan komiser Hiiseyin Efendi, yerliler tarafindan atilan. bu 
kuifunkirki sehid edildi. Silahlann patlamasi ilzerine ses- 
siz ve mudafaasiz duran kisla ile hukumet konagini siddet- 
li bir atese tuttuklan, orada bulunan bircok kimsenin saha- 
detleri ile sablttir. Yarim saat devam eden bombardimanin 
blr aralik hafifiedigini goren Kolordu Kumondam flli Nadir 
Pasa, tegrnen Celal Bey'i eline beyaz bayrnk alarak atesin 
kesilmesini talep etmege memur etti. Gene Turk subayi- 
nin elindeki beyaz bayragi gordukleri halde atesi kesmiye- 
rek onu yaraladilar. Ancak bir miiddt sonra silah atmak- 
lon sarfinazar ettiler. Bunun iizerine Yunan kumandani ha- 
yatlanni muhafaza kaydi ile kisladaki subay ve erlerin tes- 
limini istediginden basta Ali Nadir Pasa oldugu halde bil- 
eumle maiyeti kisladcn cikmaga basladilar. Fakat Kuman- 
dan Pasa kapidan cikar eikmaz bir Yunan subayi tartindn 
yakasma sanlarak yere dusurijlmus ve ayaklan altmda pig- 
nenmistSr. Maiyetindeki subayiar da ayni hareket ve koto 
rmuameleye ducar olduklan gibi birgok defa « Z i t o V e - 
n izel os!...» diye bagirrnaga zorlandilar. Bu esndda 
yapilan feci muamelelerde sen! bir cinayet de isiediler. 
Erkaniharb Miralaylarindan Fethi Bey (Zito - Yasasin) so- 
zunii kat'i sur&tte soylemekten imtina ettigi icin siingij ve 
dipcik darbeleriyls vahsiyane bir surette imha edildi. Kis- 
la oniinde cereyan eden bu mezalimden senra Turk subay 
ve er kafilesini hapishane hdline getirdikleri Patris vapu- 
runa sevk ettiler. Giderken ellerini yukarda tutmaga zorla- 
nan, serpuslan alinms, elbiseleri yirtilmis Turk askerleri- 
nin uzerlerinde kiymetli ne varsa soyuldugu gibi yapilma- 
dik iskence ve hakaret de birakilmamistir. Bgzzat Yunan 
subaylan fiil ve sozleriyle bu ise onderlik etmislerdir. 

Rihtima gelindigine Turk askeri kafilesi gerek de- 
mirli duran gemilerden ve gerekse giizergShta dizilmis olan 
Yunanlilar veyahut evlerin pencere ve balkonlanna cikmis 
olan yerli rumlar tarafindan acilan muthis bir atese maruz 



174 



KAD1B MtSIROGLU 



kaldi. Bilhdssa Leon nammdaki Yunan torpidosuyla Anado- 
lu yakosindan pek pok mermi atildi. Bu suretle Turk subay- 
lanndan otuzu sehid oldu ve altmis kadan da yarolandi. 
Bu katlidm bircok ecnebinin ve limanda demirlemis bulu- 
nan itilaf Kuvvetlerinin gemilerindeki personelin gozleri 
onunde cereyan etti. §ehid olanlar arasmda evvelce zikre- 
dilen Miralay Fethi Bey'den baska Erkamharb Miralay AM 
Bey ile doktor Binbasi Siikrii Bey de vardi Siikij bey'in 
boynuna tas baglanarck denize atilmis ve nasi anoak on- 
iki gun sonra sahile gikanlmtstir. 

Bu hazin katliamdan kurtulan subaylar Patris vapuru- 
na sevkedilmis ve orada kirksekiz scat ag ve susuz birak!- 
larak insanliklo asld telifi kabil olmayacak hakaret ve zu- 
liimlere maruz birakilmislardir. 

Turk subay ve askerleri hakkinda bu mezalim icra edi- 
lirken Hukiimet Konaginda da baska bir facia cereyan et- 
mekteydi. Memurlarin ekserisi Valinin yanina siginmislar- 
di. Vali de atesi kestirmek igin bey'az bayrak pikairtmisti. 
Bunun iizerine Yunan askerleri igeri girerek silahsiz me- 
murlann iizerine atilmislardi. Bipare memurlar sevtikabiT 
ile ellerini yukanya kaldirmisiardi. SQngii, dipcik darbelerl, 
hakaret ve tehdit sayhalan altmda hepsi zahire borsasina 
sevkolundu. Yolda giderken, her adim basinda bir Yunan 
subayi kafileyi durduruyor ve «Zito Venizelosi...» diye ba- 
girmaya mecbur ediyordu. Zovoili memurlarda bu vahsiyci- 
ne emre itaat etmedikleri tckdirde derhal oldiirulecekleri- 
ni muhakkak surette bildikleri igin ister istemez itaat edi- 
yorlardi. isgalden iki saat evvel hiikumet memurlanna 
Mayis ayi maaslan verilmisti. Yol esnasinda bu paralann 
hepsi palindigi gibi, ustlerinde, baska daha ne bulunmus 
ise tamamen asinlmisti. 

Kafile Gumruk binasi online geldigi esnada, tabanca 
ve bipaklarla miipehhez ve riunharane tehditler firiatan yer- 
li rumlardan mutesekkil bir kafile zavallilann iizerine atil- 



YUNAN MEZALIMi ira 

dilar. Bu sirada bir Amerikan subayinm zuhuru bir kanli bo- 
gusmayi durdurdu. Bu Amerikali sahitten utanan (!) Yunan 
subaylan yerlileri o an igin dagittilar. Memurlar pesitli is- 
kenceler altmda otuz alti saat zahire borsasmda alikonu'i- 
du. Bir taraftan Tiirk subaylan ile memurlan oldurUlur, ya- 
ralamr ve hapsedilir, para ve esyalai gasp olunuken seh- 
re yayilan Yunan palikaryalan ve bunlara iltihak eden yerli 
hain ve nankor rumlar tesadiif ettikleri her basi fesliye hii- 
cum ediyorlar ve merhametsizce oldiirerek iizerlerinde mev- 
gut herseyi galiyorlardi. Ertesi gun sokak baslannda 
« m a v i - b e y a z » renkte rozetler satan goouklar ga- 
yet manidar bir surette scan kurtaran satiyoruzb diye ba- 
gmyorlardi. Rozeti alan ya elbisesinin yakasma veya evi- 
nin kapisina takiyor ve bu suretle her tiiriii tecaviizden ko- 
runmaya calisiyordu. 

Bu facialar gunduz sehrin en islek caddelerinde, hare- 
ketsiz cfuran itilof gemllerlyfe herseye bigone kalan itilaf 
askerlerinin gozQ onunde cereyan etti. Gece olunca Tiirk 
evlerine hiicum edildi, Ne var, ne yoksa zorla gasp ve gall- 
narak muslumanlar her tiiriij zulme maruz birakildi, kadin- 

lann ve geng kizlann irzlarma tecdviiz edildi m 

(ismi mahfuz) evine giren Yunan. askerleri Mgarenin elle- 
rini bagladiktan sonra gozii onunde kansi ile on dort ya- 
smdaki krzrnin namusunu kirlettiler. Yarali ve sehidlerin 
adedini hakkiyle tdyin etmek kabil edgildir. Her sokakta 
C ? S ? t,ere tesadCif ediliyor. izmir ve miilhakatinda da ol- 
duriilen ve yaralanan miislumanlann adedi pek goktur. 1 

HAiN VE NANKOR BiR PAPA2 

izmir'in Yunan palikaryalannca isgali esnasinda isle- 



1 — «Yunan i^galincien Mutehaddis Fecayi Hakkmd Vtirud 
Kden Raporlar. adli kitaptan tistanbul 1335) alman i?bu 
rapor kismen sadele§tirilmi§tir. 






176 KADIB MISJROCLU 

nen cinayetlerin birinci mesulfl yillarca Tiirk'tin ekmegini 
yemis, adalet ve musamahasma siginmis bir yerli papaz- 
cfi: Hirisostomos. Aslen domuz kasabi bir yerli rumun og- 
luydu: Atina'da hususf surette yetistirilerek izmir'e «Bas 
Metropolis olarak gonderilmisti. iswnbul Patrikhanesinde 
plunlanan ihtiiai ve kotliam proggrammin Ege Bolgesi bas 
idarecisiy'di. Yunan ordusunun izmir'e cikismdan once 
gerekli butiin hiyfinet hazirllklarmi ikmal etmisti. 

15 Mayis 1919 sdbahi izrnir'de vatan topragina murdar 
ayaklanni boson Yundn palikaryalannin istikbaline cikan ve 
onlan nhtimda tokdis eden yine bu hfiin papaz Hirisosto- 
mos idi. Mill! MiJcadele'nin zaferle nihayetlenmesine kadar 
isienen tiiyleri urpertici cinayetlerin bas miisevviki oldugu 
igin zaferi muteakipi izrnir'de halk tarafindan ling edilmistir. 

Simdi o'nun Atina'dan izmir'e miiteveccih bir surette 
devasa bir heykelini diken bugimku Yunanlilara dikkatini- 
zi cekmek isterim. Bu hareketin bir monasi varsa o da 
aradan gepen kirk yila ragmen lYuncni in zihni- 
yetinde hicbir degisiklik olmadigidir. Kibns'tan sonra bu 
da Yunanistan'rn. gerpek oehresini aksettiren ikinci bir vfl- 
kia olmustur: Surasi gariptir ki; Yunanistan, Kibris icin b!r 
« k e m r i m e ve h a z m e t m e» devresine muhtap 
oldugu icin, kanli papaz ffirisastomos'un heykeline harp 
koyan kirli ellerini yikamadan ve heykelin harci kurumadan 
bize yeniden bir sulh taarruzu tesebbusuride bulunmus- 
tur. 

Osmanli Sadrazami Tevfrk Pasa'ya gonderilen su ra 
por da izmir'deki Yunan zulumlerini aksettirmektedir. Te»- 
fik Pasa bu sirada Paris (Sevr) Sulh Konferansina gitmek 
uzereydi. . . 

Izmir Miidafao-y] Osmaniye Cemiyetinden Sulh 
Murahhasi Tevfik Posa'yo Geien Rapordan: 

1 — izrnir'de isgal esnasinda hiikumet dairelerinde 
para batabilmek hirsi He kinlmadik dolap ve cekmece bi- 



\ 



Eugiin Tiirk- Yunan dostlugundn babsedenlere itbaf olunur! 
Hain Papaz Hirisostomos'un Atina'da izmir'e miiteveccihen diki- 
len devasa heykeli. Henuz belki de gimentosu bile kurumamigtir. 



178 KADtR MISIROGLU 

rakilmamis, evrak we ream? defterler yerlere atilmis, me- 
murlarm ceplerinde miihtir ve anahtara vanncaya kadar 
ne varsa soyulmus ve bazilannin pardesu ve ceketleri bile 
alinmistir. Valisinden hademesine kadar biitun devlet me- 
mur ve mijstahdemleri elleri yukanda oldugu halde "Zito 
Venizelos!...» diye bagirmaga rnecbur edilmis ve siingii, 
dipgik darbeleri altinda emsdli gorulmemis hakaretlere dQ- 
gar edilerek muhim bir memur kafilesi Patris vapuruna 
sevk edilmistir. Kislada teslim olmak icin toplanan subay- 
lardan 14 kisi sehid edildi. Bunlar arasinda izmir Askerlik 
Subesi Reisi Miralay Fethi Bey, Asker Toplama Komisyonu 
Miimeyyizi Nadir Bey, 4. Kolordu Levazim Heyeti 2. $ube 
Miidiir Muavini, Aiay Katibi Fahreitin Efendi ve Leva- 
zim Dairesinden Ahmet Bey vardir. San'at Mektebi talebe- 
lerinden ihsctn Efendi, Ziraat Bankasi onunde Yunan asker- 
leri tarafindan bogazlanmistir. izmir'in Ceoid mahallesin- 
den Manisali muhallebici Ahmet Aga pargalamnistir. Polis 
santral mernurlanndan Fahri, Rifki, Hiiseyin, Avni Efendi'- 
ler vazifeleri basinda Yunan askerleri tarafindan vahsi bir 
surette sehid edilmislerdir. Urla Polis Komiseri Giritli Hii- 
seyin Efendi, Ziraat Bankasi bniinde parga parga edilmis- 
tir. Hukuk-u Beser Gazetesi sahibi ve Basmuharriri Tahsin 
Recep Bey ikametgahinda sehid edilmistir. Koylii gazetesi 
murettiplerinden iki masum yavrucak pargalanmrstir. izmir 
Askeri inzibat mernurlanndan Cumaovasmda esraftan Ah- 
met Aga'nin oglu Refik Efendi tiiyleri iirpertecek bir vah- 
setle bogazlanmistir. Hiikumet karsismdc askeri otelinde 
misafir erkek - kadin ve gocuk olmak ijzere sekiz kisi por- 
galanmistir. 

Siivari polislerinden Talip Efendi feci bir surette sehid 
edilmistir. Manisali sagir Hasan ve Ispartali Ahmet, umum, 
haneci iskona Mariyani'nin oglu tarafindan sehid edilmis- 
lerdir. izmir pasaport kayitoilarindan 45 kadar Miisliiman 
bogazlanna zincir baglanmak suretiyle bogularak denizde 



YUNAN MEZALiMi 



sehid edilmislerdir. Rihtim iizerinden topianip denize ati- 
lon bircok miisliimanin cesetleri hergiin sahile gikmakta- 
dir. Maliye Tahsil_§ubesi memuru Nuri Bey, Koylii Matba- 
asi onunde elliye yakm sungii darbesiyle sehid edilmistir. 
Eski polis mernurlanndan ve izmir'in Dolapli Kuyu mahal- 
lesinden Giritli Ahmet Efendi Yunan askerleri. tarafindan 
parga parga edilmistir. Esrefpasa mahallesinden sandalci 
Tatar Hiiseyin oldurulraus. isrmlerini belirtmekten heya et- 
tigimiz pek cok musluman kadinm irzlarma tecaviiz edilmis- 
tir. HQkumet caddesinde mevcut biitiin musliiman tioaret- 
hane ve diikkanlan, ezoijmle Parme Kirathanesi, askeri 
otel ve kiraathane, Ulydzade Hani, Bolulu Mehmet lokanto- 
si, Ahmet ve Ragip kardeslerin kfltilphanesi, muhallebici ve 
tatlici ibrahim Hakki Usta diikkani, Sifa eczanesi, Ekmekci- 
basi Hanindan Hukuk Yurdu esya, evrak ve kitaplan, kun- 
duraci Saadettin Efendi magazasi, Beylerbasi sokaginda 
Selanikliler kutiiphanesi, Manifaturaci Haci Hafiz Mustafa 
Efendi ve kardesinin tuhafiye magazasi, lokantaci ismail 
Efendi'nin Karatas uzerindeki evi ve kiymetii esyalan, Bas- 
oturakta tasgi Osman Efendizade Hafiz Fikrj Efendi ile 
kunduraci SeianiWi Hafiz Hiisnii Efendi'nin dukkanlan, Ala- 
sehir Pazan, Selanikli Hakki Usta'nin kunduraci diikkdni, 
Hisar ve Boliikbasi Camilerinin seccade ve halilan, Pasa- 
port Dairesi karsisinda Yedek Subaylar Yardimlajma Ce- 
miyeti gazinosu, Odun Pazanndan saatgi Mehmet Tevfik 
Efendi Ticarethanesi, Arastada ve Eski Mahkeme onunde 
120 den fazla musliiman diikkani Keresteciler iginde Ci- 
nan Bey'in magazasi, Kilci Mescid mahallesinde Komiser 
Mehmet Efendi'nin evi, Tuhafiyeci Ali Haydar Bey'in maga- 
zasi, Alabeyinde izmir Niifus Miiduru Hasan Efendi'nin evi, 
Karatas iizerinde Nuri Bey'in koskti (Taslari dahi sokiilmek 
suretiyle), Gdztepe'de Saatli magaza sahibi Hafiz Mehmet 
Efendi'nin evi, Karantina'da eski mektupgu Ahmet Bey'in 
evi, Akarcalizade Haci Bekir Efendi'nin evi ve diikkani, Ko- 



180 KADlR MISIROGLU 

rantina'da Bakkal Kosti sokaginda hapishane mudiirii Nur 
Bey'in evi, tuccardan ve muharririerden Hacizfide Huseyin 
Rifat Bey'in Bozyakadaki evi ve esyasi ve hanimma ait mu- 
cevherat tamamen silah aramak bahanesiyle, Esrefpasa 
ve civarmdaki evier kamilen soyulmustur. Ermeni Pasajm- 
da Disci Mehmet flli ve Operator Esat, Doktor Ptazifi $e- 
rif ve Doktor Fuat Ceuat Bey'lerin klinikleri de tamamen 
yagma edilmistir. 

2 — Bornova'da da birpok evier soyulmustur. Simdi- 
lik elde edilebilen isimler asagiya pikanlmistir. 

Doktor Galip Bey, Binbasilktan emekli Tahsin Bey, Zi- 
raat Bankasi memurarmdan Ahmet Efendi Tabur katipli- 
ginden emekli Huseyin Husnii Efendi, Aydinli Koranfil Nuri, 
Galip Bey'in karisi ve kizi silah ve sungii ile doviiltip ya- 
ralanarak iizerlerindeki mueevherat alinmistir. Hayvanlar 
gasp olunmus, zirai aletler mahvedilmistir. 35 yasinda Ar- 
navut Sadik, 55 yasindaki Haci Omer, oglu Huseyin sungu- 
lenerek oldurulmiis vekuyuya atilmistir. 60 yasindaki Deb- 
bag Aii ve Palamut koyunden isim ve hiiviyetleri mechul 
bes kisi ve Pinarbasi koyunden Isci Ali ve Haci Mehmet Aga 
kursunlar dldurulmiislerdir. 50 yasindaki Emin ve oglu 20 
yasindaki Muharrem iple bogularak oldurulmus ve kuyuya 
atllmis-tir. Palamut koyunden Mercam ile poban Hiiseyin 
agir bir surette sungiilenmistir. Aynca burada henuz hiivi- 
yetleri tesbit edilememis olan 14 kisi daha kursunla 61- 
dOrulmustur. Pazar giinleri hiristiyanlar kiliseden pikmca- 
ya kadar hipbir muslumanin diikkanini apmamasi Yunan 
miifreze kumandani tarafrndan i!9n ve tenbih olunmustur. 

3 — Cumaovasi ve Gorece koyleri yagmalandiktan 
sanra yakilmis ve ahalisinden sag kalabiienler gog etmege 
meobur olmustur. 

4 — Nifeyaka koyii ahalisinden oiup, kaatil ve seka- 
vet supundan onbes sene hapse mahkum edilmis olan Ka- 
saros isminde bir rum bu defa Yunan askeri elbisesini giy- 



YUNAN MEZALIMi 131 

mis oldugu halde beraberindeki bes alti serir ile meydana 
pikarak asayis ve intizama memur edilmis ve mtisiuman 
ahaliye akil ve hayale gelmedik zulumter ika etmistir. Bu- 
nun tarafrndan Yunan zabitasma teslim olunan yedi, mus- 
iuman iip gun iip geee ap ve susuz hapsedllmislerdir. Mev- 
sim hesabiyle yaylaya cikan Karapam koyu havalisinin ev- 
lerinin kapi ve penaereieri kinlarak odun kesmeye giden 
Yunan askerleri tarafrndan yagma edilmistir. Nifte Kor- 
kumzdde Osmart Efendi'nin kiraz bahceleri de yagmckm- 
mistir. 

5 — Urla'da isgali miiteakip Kahyaoglu v© Katirciog- 
iu Mehmet Aii isminde biri Yunan askeri tarafrndan agir 
sekilde dovulmiis ve dart saat sonra teessurunden oimus- 
tiir. Kaza dihilinde evlerin pek gegu yagmaya ugramis ye 
civar kara ve adalardan kayiklarla avdet eden firari rumlar 
tarafrndan yakiimistir. 

6 — Sivrihisar'da isgalin birinci giinii Turk iandarma- 
lannm sildhlan alinarak Rum mektebinde ve subaylar da 
kaymakamhkta tevkif edilerek up gun sonra Urla yoluyla 
gizli ve yaya olarak izmir'e sevkedilmislerdir. isgalin ikinci 
gun silah aramak bahanesiyle evlere girilmis ve memle- 
ketin iieri gelenleri hapishane haiine getiriien Rum mekte- 
bine gonderiierek tevkif ve hapsedilmis, pesitli zuliim ve 
hakaretlere maruz birakilmislardir. Esraftan M«rrmet Bey 
ile Doganbey Nahiyesi muduru Behcet Efendi Urla'dan iz- 
mir'e getirilirken daha yolda agir surette dovulrnflslerdir. 
Bilhassa Behcet Bey tecavuzden. korkarak bir eve saklanir- 
ken tutulmus ve yolda goturiilurken muhafizlar tarafrndan 
kopek gib! basina tasma gepirilmis ve mahpus bulundugu 
sirada da sokak supurtturiilmek suretiyle hakarete maruz 
birakilmistir. 

7 — ' Memleketin her tarafinda viodan hiirriyetine kar- 
si el!m tecaviizler mubdh goriilerek birpok insan zorla hi- . 
ristiyanlastinlmaktadirlar. Bu sekilde cebren hiristiyanlas- 






IBS KADlR MISinOCLU 

tinlan Polis Selonikli Sevket Efendi'ye Letter ve Ramazan 
Efendi'ye ise Dimitri odini takmislardir." 

Biitiin bunlar Yunanlilarm kacarken yaptikian yanin- 
da bir hictir. Bilhassa bufiin izmir'in yakilmasi bu havdli- 
nin en feci zuliim ve hiyfineti olmustur. Bir ecnebinin agzin- 
dan bu korkunc yanginm tcfsilatmi dinliyelim: 

iZMlR YANGINI 

izmir Sigortalan Itffiiye Kumandcmi Mosyo Greskovic'in, 
izmir Buyuk Yangini Hakkmda Rapnru: 

Son taarruz basladigi zaman Yunan subay ve erleri- 
nin agiziannda «Biz izmir'i Turklere birakmak mecburiye- 
tinde kalirsak yakacagiz, yikacagiz!.» sozleri dolasiyordu. 
Bunu her yerde soyliiyorlardi. 8 Eyliil 1922 cuma giinu sa- 
crt altinda sonra iki Yunan askerinin Haci Ustan Mahallesi 
Cavus sokaginda iki numarali evin hizesina gelirken bir 
kutu kibrit atesiiyerek Mosyo Fulburc'un evinin pencere- 
sinden iceri attiklarim gordiim. TataiT kendi seldmetim icin 
askerlere bir sey soylemedim. Fakaf kibrit soniinceye ka- 
ddr oradan aynlmadim, ev sahibini telosa dusiirmemek 
icin haber sie vermedim. 9 Eyiul T922 cumartesi giinii saat 
ikiden sonra hicbir hadise meydand gelmedigini gordiim. 
10 Eyliil 1922 pdzar giinii ingiiiz vapurundan bir Cdvus ile 
sekiz ingiiiz eri yangin kulesine kadar geldiler. Kuleye cikti- 
Idr. vapur ile kuleden muhabere ettiler. Muharebsleri er- 
tesi giine kadar devam etti. 

11 Eylulde ingiiiz Cavusu elinde bir kagit ile bana 
geldi ve dedi ki: Gemi Kumandam ile olan muhaberemiz 



- Yukanda bahsi gecen eserden ahnan bu rapor da kismen 
sadele§tirilmi§tir. 






YUNAN MEZAliMi 183 

sundan ibarettir: «Bu a k s a m Karantinadaki 
Turk hastahanesini yakacaklardir.» 
Ertesi giinu 12 Eyiul sabahi Buca Mahallesinde bulunan 
itfaiye Komisyonu Katibi Mtosyo Zakmesir, gece yarisi 
Buca'ya iki tren geldigini ve biitun Ingiiiz dilelerinin iz- 
mir'e nakil ve gemiye sevkedildiklerini soyledi. Anlddim 
ki; izmr'in basina tarlf ediiemez bir felaket gelecektir ve 
Yunan askerlerinin sdyiedikleri ctkacaktir. 

11 - 12 Eylulde itfaiye erleri yangin kuleslnde nobet 
beklerlerken, Ermeni kilisesinde ve diger yiiksek yerlerde 
kiremitierden ermenilerin foaliyetlerini dCirbtin ile gordiik- 
lerini bana soylodiler. Ayni zamandd itfdiyeden birkac er, 
Ermeni kilisesinin pan kulesinde eskiden karariastinlmis 
olan parolali bir haberlesme oldugunu gordiiler. 

12 Eyliile kadar gegen iig gun zarfinda Ermeni mahal- 
lesinden Tepecik matiallesine kadar gikan yanginlann ade- 
di ve bu yangmlarda miisahede ettigim halier itfaiyenin 
otuz senelik istatistik cetvelinde goriilmemis bir mahiyet 
arzediyordu. 11/12 Eyliil gece yansmddn bir saat sonra Er- 
meni mahallesinde yangin ciktigini haber verdiler. itfaiye 
erleriyle yangin yerine hareket edip, Rum Hastahanesini 
gegerken 130 - 150 kadar coluk, cocuk ve kadin aci aoi ba- 
ginyorlardi, «Ne baginyorsunuz?» diye sordum: «Ermeni- 
ler bizi yaktilar. Sayes Ham icerisinde oturuyoruz.n dedi- 
ler. Bunlar Rum idiler. Eve bitisik Ermeni evindeki duvar- 
ddn Ermenilerin bir delik actiklanni ve delikten iceri gaz 
dokerek evi atesledikierini soylediler. Bunldn sabaha kadar 
gikmaz sokak icinde muhafaza ederek sabahleyin devriye- 
ye teslim ettim. 

13 Eyiul saat 10.30 da Ermeni Mahallesinde ates go- 
rtindiigunu haber verdiler. itfaiye ile birlikte giderken Er- 
meni kilisesinden elli metre mesafede bir Ermeni evinin 
yandigini gordiim. Evin alt katindan siddetli bir ates ciki- 
yordu. Mecbur! olarak biraz geriledim. Etrafa yayilmamn 



1B4 



KADlR MISIROSLU 



si igin sondiirmeye ugrasirken Ermeni kilisesinde yangin 
oldugunu haber verdiler. Kiliseye gittim. Kilisenin bahce 
kapisindan girmek Imkansizdl. Demir pdrmakliklardan at- 
ladik ve hortumu getirdlk. Kilisenin binalannda ate? yoktu. 
Yalniz kijcuk bir bina civannda bahcede iki yiiz kddar yag- 
ii esya balyasi ile pacavralar bir yere toplanmis iizerine 
de iki yiiz tufek ve cokga cephane konmus idi. Ate? de 
bunlar arasindan cikiyordu. Ayni zamonda ates icerisinde 
devamli patiamalar oluyordu. Sondiirmege palistik. 

Biz kilisede iken Ermeni Mahdllesinde Basmahane kar- 
sisinda yangin oldugunu haber verdiler. itfaiye erleriyle 
beraber kostum. Bir ermeni evinden ates ciktigim gordum. 
Atesin sondiirulmesine calisirken Sogukcesmede yangin 
oldugunu haber verdiler. iki itfaiye neferi ile beraber git 
tim. Atesi sdndurdiim, Tekrar Basmahanede yanan bir eve 
gittim. Ates icinde bir takim sijrekli patiamalar vardi. Ve 
ates gittikce siddetleniyordu. Bu esnada yine Ermeni Ki- 
lisesinin yandigini haber verdiler. Birkac itfaiye eri ile be- 
raber gidip su ile sondiirmege galisirken, uo yuz metre 
uzakta ve arka sokakta dirsekte bir eyin yandigini haber 
verdiler. Atesieri sondiirmege ugrasirken etrdfima baktim 
ve bir evden degil, Ermeni mahaliesinin her yerinden ates 
ciktigim ve her halde en az yirmibes yerde yangin oldugu- 
nu gordiim. Biz ates icerisinde kaldik. Ayni zamanda her 
taraftan bona kursun siktilar. Ates ile abluka oldugumuzu 
gorijnce mecburi olarok daha geriye cekilerek arkamizi 
ates aimayan yerlere verdik ve atesin daha gerilere yayil- 
mamasi iain ugrasiyorduk. Bu esnada yangmin daha geri- 
lerden ciktigim ve biitiin Ermeni Mahaliesinin yandigini 
haber verdiler. Ayni zamanda atesler icerisinde devamli 
patiamalar oluyordu. O zamah bu atesieri su ile sondur- 
menin imkansiz oldugunu anladim. Derhal Mevki Kuman- 
dani Kazim Pa^a'ya gittim, vaziyeti anlattim. Herhalde 
patlayici maddelerle, saglam ve yakm binalann korunma- 



YUNAN MEZALIMt 



sini ve Ermeni mahallelerinin abluka aitina alinmasmi is- 
tirham ettim. Mevki kumandani bir cavus kumandasinda 
30 kadar istihkam eri verdi. Bir kamyon ile yangin yerine 
gittik. Daha geriden komsu ve yanmayan Ayadimitri Ma- 
hallesi evlerinin korunmasi ipin calistik. Mamafih duvar- 
lann zayif olmasi yuztinden dinamitler yalniz delik aciyor- 
du. Duvarlar yrkilmiyordu. Ateslerin devam ve coklugun- 
dan hortumlar bozuldu ve yandi. Tulumbalar kullanilmaz bir 
hale geldigi halde yine atesin sondiirulmesine calismakta 
iken Pestemalcillarbasi'nda ates ciktigim haber verdiler. 
Ates sehrin her tarafmi sardi. RQzgann devam etmesinden 
dolayi yangin siddetleniyordu. Sense mecburi olarak ,itf6- 
iyenin malzeme ve erlerini ates icinden cikardim ve birkac 
takim teskil edip ates olmiyan yerlerden ve daha geriler- 
den bir seyler yapmaga ugrastim. 

Halbuki ben bu isin kasden yapildigina kani olmam 
dolayisiyle 11 Eylulde itfaiye Komisyonu Meclisi Reisi 
MiSsyo Bon'a gittim. Vaktiyle Yunan subay ve erlerinin 
gevezelik ettigi hatinma geldikce bunun gerpekten bir ter- 
tlp ve kasd olduguna ve biitiin izmir sehrini kiil haline ge- 
tirmeye karar verdiklerine ve bu ugurda ellerinden gelen 
gayreti sarfedeceklerini tarn bir kanaat hasil etmistim. Bu 
kanaatimi kendisine anlattim. Beni serbest birakmalanni 
ve izmir'i bu biiyiik felaketten kurtarmak icin idzim gelen 
malzeme, insan ve he laziirvsa tedarike rniisaade edilme- 
sini istirham ettim. Mosyo Bon itfaiye Meclisini topladi. 
Ben Meclis huzurunda bu vaziyeti tamamiyle anlattim. Mec- 
lis teklifimi aynen kabul ve bana motbrlu tulumbanin gum- 
riik karsismda dalma hazir bulundurulmasini emretti. Ben 
ise makineyi denize atarlar ve makineyi elimizden kaybe- 
deriz ihtimaliyle bu teklifi kabul etmedim. iki gun zarfinda 
ne mumkiinse izmirden teddrik ve icabeden teskildti kur- 
dum. Biitiin mevcudiyetimle izmir'in yangindan kurtulma- 
sina gayret ettim. Mamafih yangmin ikinci giinii atesieri 



186 KADlR misiroGlu 

sondiirmege ugrasirken bona dahi kursun siktilar. Atilan 
merminin bana degil yangin tulumbalarma isabet edip bun- 
Ian delik desik ettiklerinden isbu rapor tanzim ve takdim 
kilmir. 

Izmir Sigortalari Hfaiye 
Kumandani 
GRESKOViC 

2 — AYDIN 

izmir jsgal Kuvvetleri Kumandaninm Turk Hukumet:- 
ne verdigi notdda isgalin Tzmir ve oivannd munhasir ka- 
lacagi bildirilmis oldugu halde, daha ilk gunden itibaren 
Yunon askerleri ileri hareketlerine devam ettiler. izmir ci- 
i/annda bulunan Seydikoy. Gokciikler, Cumaovasi, Gorecs, 
Akpakoy, Catallar, Derekoy. Camurdere koylerini isgal et- 
tikten sonra evleri yagmaloyip ahalisini bldurduler ve bl- 
nalari tamamen yaktilar. Bu hareketler tamamlanir tamam- 
lanmaz Aydin halkma hitdben bir beyanname nesrederek 
burasmin Yunanlilikla iicbln yillik bir ilgisi bulundugu be- 
lirtiiiyor ve isgalin daha icerilere dogru genisletilecegi ih- 
sds olunuyordu. izmir Yunan isgdl kuvvetleri kumandani 
Miralay Zafiriyo imzasiyle nesr ve edilen beyanname 
suydu: 

dsgaklen maksat mevcut kanuniarm himayesi surs- 
tryle urn urn ahalinin reftmim teminciir. Muahaza iic bin 
senecSenberi Yunanistan'a gunag'un esbab i!e bpgli bulu- 
nan su arazi foakkmda devletler arasmdaki muzakere ne- 
ticessnde verilecek olan karardan ©we! iltihak etmek fi- 
kir ve mcksadi kamilen mevcut degiidir. Eski vazifele- 
rini itaya devam edecek olan mill! ve dint dairelerin me- 
muriari vazifelerinin icra ve kolaylastinlmast ve asayistn 
her hususta temini icin her an askeri kuwetlerin yar- 
dimim isteyebilirler. Askerler kendisi iie ternasta buluna- 



YUNAN MEZALIMi 



caklann dint ve kavm! itikatlanna adet ve an'anelerine 
tamnmiyle hiirmetkar bulunulacagindan emin oiunuz. Ku- 
mandcsnligm kapisi arz edilecek muracaat ve sikayetleri 
kemal-i sefkatle dinlemege daima aciktir. Herkesin siiku- 
netle is? ve giicuyle mesgul olarak guzel vatanlan hakkin- 
da verilecek olan karari beklemelerini cins ve mezhep tef- 
rik etmeksizin biitiin memleket halkma tavsiye ederim...* 
Bu beyanname iizerine Aydm'in musliiman Turk aha- 
lisi itilaf Devletleri mumessillerine siddetli protestolar 
yagdirdilar. izmir clvannda islenen cinayetlerin mesulleri 
cezalandinlmadikpa Yunan ordusunun ileri harekatmdan 
pek varum neticeler dogacagim bildirdiler. itilaf Devletleri 
ve bunlardan bilhassa ingilizler, isgdlin muvakkat oldugu- 
nu, izmir ve civdnna munhasir kaiacagmi, bunun sirf as 
keri matiiyette bir tedbirden ibaret buiundugunu sdyliye- 
rek Turk halkma teminat verdiler. iste bu teminat uzerine 
miislumanlar arasmdaki heyecan bir parca yatisti. 

Halbuki biitiin bu teminata ragmen Yunanliiar ileri ha- 
rekata devam edeceklerdi. Esasen itilaf Devletleri icinde 
kendilei-ine en fazla yuk veren Tngiltere oldugundan bu te- 
minatin hicbir hiikmu yoktur. Mayis'in 27 inci pazartesi 
gunu Yunan kuvvetleri Aydin'i isgdl ettiler. isgalden dort 
gun sonra Yunanlilann Aydin'a gelmelerini kalben arzu et- 
medikleri tohmetiyle suclanarak muallim Ahmet Emin Efen- 
di, esraftan Kamil Efendi, Davavekili Resit ve kardesi Asim, 
esraftan i^efik, Safi ve Odemis davavekillerinden Refik Sev- 
ke! Beyler ve Nazilli davavekillerinden Omer Lutfi Bey Ay- 
din'a gelirken trends tevkif edildiler. Yunanliiar: 

« — Siz icinizden bu isgali tasvip etmiyorsunuz» de- 
mek suretiyle aciga vurulmamis hislerden dahi mesuliyet 
cikanyorlardi. 

isgalin CiGLincu giinii geeesi kahveden evlerine gitmek- 
te olan sehrin ileri gelenlerinden alti sahis sebepsiz olarak 
sokak ortasinda bir Yunan subayi tarafindan oiilm dere- 



IBS 



KADIR MISIROCLU 



YUNAN MEZALiM! 



sinde doviilduler. Ayni gece birpok muslumamn cebren evi- 
ne girilerek namuslan kirletildi, kiymetll esyalan yagma- 
landi, karsi koyonlar kirbap ve dippikle dovuldii. Bu su- 
retle «Aydin f a c i a I a r i » baslamis oluyordu. Ger- 
mencik Nahiye Mudiiru ahalidsn silah toplamiyor baha- 
nesiyle dovulerek hapsedildi. Aynca nahiye halkindan 
elli kisi sirf bu silah toplama meselesinden dolayi pesifli 
iskenee ve hakaretlerle oldurulduler. Germencik'ten bilet 
olara.k Aydm'a gitmek uzere trene binen 27 ve kendilerine 
sua] sorulacagi bahdnesiyie cebren trene bindirilen 34 kisi 
ile birlikte bu 61 musliimani trenin hareketi esnasinda ko- 
yun bogazlar gibi kasaturalarla kesip dogramislar ve zaval- 
liiarm don gomlegine varineaya kadar uzerlerinde ne varsa 
palarak piplak cesetleri tren penceresinden disanya sa- 
vurmuslardi. 

Nes'etiye koyii Yunan kuvvetleri tarafmdan yakilmis 
ve ahalisi oldiirulerek evler yagmalanmi^tir. Kurtulabilen 
pek oz insan da giinleree daglarda, ormanlarda ac, susuz 
dolasmislardir, Karapinar ve Erikli koyleri de ayni sekilde 
yagmalandiktan sonra halkina karsi en adi tecdviiz ve ha- 
karetler icra edilerek hemen hepsi oldurulduler. Sag kalan- 
lar kargasalik esnasinda daglara, orman iplerine kaottlar. 
Gotiirebilecekleri hipbir sey kalmayinca da bu koyleri ate- 
se verdiler. 

Koylerde bu mezalim devam ederken Aydin'in icinde 
de sokak ortasmda dovme, oldurme, soyma glbi pesitli zu- 
lijmler her an cereyan etmekteydi. Panltih sunguieriyle do- 
lasan Yunan askerleri hipbir sebep beyan etmek mecburi- 
yetinde olmaksizm gozlerine kestirdikleri insanlan olijm- 
lerden oliim begenmeye mecbur ediyor ve canlan istedigi 
yere girerek ydgma ve irza tecavuz gibi her yerde tekrar 
ettikleri cinayetleri irtikab ediyorlardi. Sokaklarda dolasan 
silahii rumlar her gun biraz daha cogaliyor ve yerli rum- 
lann kilavuzlugu ile evlere giriliyor ve zulum sehrin en ile- 



ri gelenlerinden en fakir ve acizfere kadar gitgide genisll- 
yordu. 

Musliiman hulk, diikkanlarmi aomiyor, evine kapanmis, 
elem ve istirap ipinde her an taarruza ugramak korkusuyla 
titresiyorlardi. Yerli rumlardan Papusci Mihalaki, tiiccardan 
Cambazzade Ali .Eferidi'ye su tehdidi savurmustu: 

« — Yunan ordusu Aydin'i tahliye ederse Aydm'a ge- 
lecek hukiimet burasini insansiz ve evsiz bulacaktirl.s! 

Aynca miisluman halki topyekQn imha eylemegi ko- 
laylastirmak ipin Yunan kuvvetleri Cine ve Nazilli hatianni 
keserek telefonlan zaptetmis ve rurnlardan baska erme- 
ni, musevi gibi diger gayrimuslimlerin dahi miisliimanlar- 
dan ayird edilebilmeieri icin feslerini atarak mutlaka sap- 
ka giymelerini emretmislerdi. isbu emre riayet etmiyen- 
lerin hayatlanndan hipbir mesuiiyet kabul edilmiyecegi 
ilan edilmlstl. Bfltijn bu emarelere iiaveten sehre her gun 
yeni yeni yobonei ve siiahli rumtarm gelmekte olmasi da 
katlifim ihtimalini kuvvetlendiriyordu. Haziranin 26 noi gu- 
nu Yunan kumandani haiki hukiimet oniinde topladi. «Hal- 
kin elinde 6000 silah oldugunu, 18 saat zarfinda bu mlk- 
tardan velev bir tek noksan olarak teslimi edilirse biitun 
halkin kursuna dizilecegini ve Yunan isgalinin muvakkat 
degil, miiebbed oldugunu ve bu isgalin Aydin'in Yunanis- 
tan'a ilhaki manasini tasidigmi» soyledi. 

Bunun lizerine rnutasarrif Abdurrahman Bey ahalide 
silah varsa toplornaga calisacagim, fakat sehirde yapilan 
'katliamlar devam ettlkce, yerli ve yabanci rumlar alenen 
ve siiahli olarak dolastikca bu i^de muvaffak olunamiya- 
cagmi bildirdiyse de kumandan karonnin kat'f oldugunu 
soyledi. 27 nci Cuma giinu esraftan ve memurlardan bir 
pok kimseleri pesitli sebeplerle tevkif ettiler. Bilahare 
bunlann surada, burada, yol kenariannda, popluklerde par- 



?l 



KADlR MISIROCLU 



go parga olmus cesetlerine raslamldi. Yunan askerleri 
Menderes Nehrine yakm Kadikoyti ve Ova koylerini ta- 
momen yakarak ahdlisini oldtirduler. Evlerde, aturlarda 
bulduklan esyalan zapt ile Aydin'a naklettiler. 

itilflf Devletlerinin muvafokatlan ile asayisi temine 
geldikleri ilan edilen Yunan kuvvetlerinin tecaviizlerini 
gittikce artirmalan ve miislumanlara karsi umumi bir kat- 
liama girisilecegi hissedilmesi sebebiyle mukabil bir mQ- 
dafaa hareketi igin birlesmek mecburiyetinde kaldilar. Ba 
sebeple Yunanlilarla, artik canini disine takmis olan zaval- 
h muslflman ahali arasmda slddetli bir gatisma basladi. 
Kirksekiz saat devam eden bu kanh bogusma sonunda Ha- 
ziran'm 30 uncu giinii sehir diismandan nisbeten tahllye 
edilmis bir durumdaydi. Haziran'm 28 ve 29 uncu gijnle- 
rinde bu kanh gatisma esnasinda evvelce hazirlanmi? olan 
katliam programi tatbike baslandi, Bu isde yerli rumlar, 
Yunan askerlerinden daha miifrit davraniyorlardi. Muslu- 
man holkin elinde kaTi derecede silah yoktu. Birgok ev- 
ler de tas ve sopalarla karsi koymaya gahsiyorlardi. Rum- 
larsa her tiirlii silBha mSliktiler. Planlan geregince oldiir- 
megi tasarladiklan Tiirklerden her nasilsa kagabilenleri ar- 
kalarmdan mitralyoz atesiyle tanyorlardi. Yiiksek yerlere 
yerlestirdikleri makineli tiifeklerle miisluman evlerini ate? 
altina almislar ve gazhaneden getirdikleri gazyaglan ile 
yagli pagavralar atarak umumt ve miithis bir yangin c>- 
karmislardi. Yangindan kagmak isteyen goluk gocuk ve 
ihtiyar kirn olursa olsun makineli tiifeklerle tanyorlardi. 
§ehirde bulunan bircok ecnebinin gozleri oniinde cereyan 
eden isbu katliam, yangin ve cinayetier sayisiz miisluma- 
nin hayatina malolmustu. Bundan baska o gitalin pora- 
siyle yanan, tahrib edilen, caiman emlak ve envaiin kiy- 
meti de milyonlan asmaktaydi. Yalmz_ Aydin'da onbin'iri 
iistiinde miisliimanin oanina kiyilmijti. Sokaklar sahipsiz 
cesetlerle doluydu. 



YUNAN MEZALIMI 



NAZILLi 



Aydin'da durmayarak ileri hareketlerine devam eden 
Yunan kuvvetleri Haziranin 3 QrtoO sail giinu Nazilli'ye 
girdiler. Burada da Aydin ve izmir'de oldugu gibi sokak- 
iarda «Zito Venizeiosto diye bagirmaya zorlanan muslu- 
manlar mukavemet ettikleri takdirde doviilmeye ve oldii- 
riilmeye baslandi. Her ne kadar ilk isgal gOnfl Nazilli'de 
ehemmiyetli bir hadise olmorni? ise de Yunan kuvvetleri 
yerlesir yerlesmez her yerde oldugu gibi Yunan askerle- 
riyle yerli rumlar birlikte harekete gegtiler, Izmir ve Ay- 
din'da yaptiklan mezalimi ayni usul ve program dahilinde 
burada da tekrar ettiler, Gene kadm ve kizlara tecavuz, 
musliiman diikkdn ve evlerini yagma ve her rastladiklan- 
ni keyfi bir surette sovup dovmege basladilar. Mukavemet 
edenleri, uKarsi geldin, cEmir dinlemedi» gibi Sudan ba- 
hanelerle olduriiliiyorlardi. Ezan okumaya pikan miiezzinleri 
dayakla minareden indiriyor, camilere ibadet maksadiyle 
topilanan musliimanlan hakaretlerle dagitiy'orlardi. Gitgide 
bu zuliim o kadar siddetlendi ki; her ne bahasma olursa 
olsun mflsliimanlar mukavemete mecbur kaldilar. 

Yunan ordusunun sehre girisinde higbir mukavemet 
gostermiyen, halk, nihayet sehri miidafaaya, hayat ve na- 
musunu kurtarmaya mecbur olmustu. Kanh bir mucadele 
basladi. Sokak gatismasi seklinde uzun zaman devam eden 
bu miicadelea'e yerli halk Yunanlilan biitun ustiin silahla- 
nna ragmen sehirden gikarmaga muvaffak oldu! Yunanli- 
lar daha onceden tevkif ettikleri birgok insani da berabe- 
rinde gotiirdiiler. Cekillrken giizergahtaki birgok koyleri 
yakip yikarak ahalisini oldurdiiler ve evlerini esyalanni 
yagmaladilar. Haziranin 21 nci giinu ingiliz subaylanndan 
Mister Hoder, Aydin Mutasarnfi Abdurrahman ve Aydin 
Ceza Reisi Hakki Bey'le esraftan izzet Bey'ler birlikte Na- 
zilli'ye geidiler. O sirada Nazilli'de bulunan italyan Jandar- 



182 



KADIR MIS1ROGLU 



ma Kumandam Mosyo Kcfosinl'yi de beraberlerlne almis- 
lardi. Nazilli'de cereyan eden mezalimi hep birlikte tesbit 
ettiler. Nazllli rumlanndan bazilannin Itllaf Devletleri mu- 
messillerine verdikleri muhtira, Yunannliiarm ricat esnasm- 
da muslijmanlara karsi yaptiklan zuliimleri ispat eden bir 
vesikadir. Kendi dindas ve irkdaslanndan bir grubun on- 
lorm zuliim ve vahsetlerine sahitlik etmeleri ne kadar ma- 
ntdardir. 

«Memleketimizde isl8m ve Hiristiyanlann gerek insan- 
ca ve gerek moddeden ugradiklan ozim ziyanlar ile sahidi 
oldugumuz hdileden, geri pekilen Yunan ordulannin mes'ul 
buluyoruz. Bu haileye bir an ewel nihayet vermek ve geri 
pekilmekte bulunan Yunan ordulannin bu miinasebetsizlik- 
lerine mani olmok iein gerek mfltteflkleriniz ve gerekse 
hiikiimetiniz nezdinde luzumlu tesebbiislerde bulunulma- 
sini hem oemaatimiz namina. hem de medeniyet ve insa- 
niyet namina rica ve istirham ederiz. 

Nazilli Rum Hawosi Yaziiianesi 
Miiteaddid' Rum imzalan.n 



4 —MENEMEN 



izmir'i isgfil eden Yunan kuvvetlerinden bir kol da Ber- 
gamo istikfimetinde hareket etmisti. Bu istikamette bulu- 
nan sehlr ve kazalann da istiiaya ugrayacagi anlasiliyordu. 
Halk heyecan ve teessfire kapilmisti. Menemen kaymaka- 
mi Kemal Bey kazanin ileri gelenlerini toplayarak i?.galin 
Itiiaf Devletlerlnin karariyle, asayisi temin etmek maksa- 
diyle ve muvakkat olarak cereyan edecegini bildirdi. Teias 
edilmiyerek sakin davranilmasini istedi. Bu suretle teskin 
olan ahaii Yunan kuvvetlerinin sehre girisini sukunetle 
kcrsiladi. Hatta ellerinde silah olanlar, silahlanni isgal kuv- 
veti' kumandamna teslim bile ettiler. Bergoma'ya giden is- 



YUNAN MEZALtMi 



gal kuweti bu ileri harekati esnasmda hipbir sey yapmadi. 
Fakat Bergama'dan geri pekilmeye mecbur edilince evvel- 
den planlanmis olan zuliirn ve katliamlara baslamldi. 15-16 
Hazirandan itibaren hainane ve zalimane bir surette hare- 
kete geptiler. Geceleyin Hiristiyan magazalanna, yerli rum 
izcileri vasitasiyle « H a p » i^areti pizdiriidi. Hiristiyan 
afraliye askeri elbise ve silah dagitilli. $ehrin hakim 
noktalanna mitralyozler yerlestirildi. Cinayete Kaymakami 
oldiirmekle basladilar. Kaymakam Kemal Bey'i geoeiik en- 
tarisi ile yakaiadilar ve iskenceyle oldiirduler. Zenginlerin 
evlerini bastilar, mallanni yagmaladilar ve pocukian sun- 
gii uglannda havaiara kaldirdilar. Ertesi gunii parsi ve so- 
kak ielerinde umumi bir katliama giristiler. $oselerin ke- 
narlari kisa zamanda katledilen musluman oesetleri ile dol- 
du. Salhane civannda Kovaci Bagi adli yerde muslu- 
man cesetlerini ustiiste yigarak 
gaz dokiip yaktilar. istasyon civannda 
Arnavut Salih'in karisi ve kizimn cesetleri bulundu. Yikik- 
degirmen tepesinde de birpok Musluman cesetleri yan go- 
mulmus bir sekilde tesbit edildi. Menemendeki bu katliami 
ipinde yasiyarak goren Menemen fabrikator tiiccarlanna- 
dan Sefer Efendi musdhedelerini sbyle anlatmistir: 

« — 15 Haziran Pazar gunii ogleden sonra magazam- 
da oturuyordum. Birden. Rum Carsismdan bir kalabaligin 
gelmekte oldugu goriindu. Onde yerli Rum ileri gelenleri ve 
yerli rumlardan mutesekkil bir mizika vardi. Onlari elle- 
rinde pipeklerle Yunan taburu takib edlyordu. Yerli rumlar 
«Zito Venizelos!» diye baginyor ve miislumanlara hakaret 
ede ede gepiyorlardi. Bu tabur Bergama'ya gidiyordu. Dart 
gun sonra ayni tabur perisan bir halde geri dondii. Hemen 
o gece sehrin etrafindaki yuksek yerlere mitralyoz yer- 
lestirildi ve bazi yerlere de askerler kondu. Etrafta tertibat 
alindi. Ertesi gun parsida birkap esrafla beraber kohvede 

F. : 13 






194 



KADin misiroGlu 



oturuyordum. Ogleye dogru Rum Mahallesinden silah ses- 
leri gelmege basladi. Herkes dukkdnlanm kapamaga ve ev- 
lerine dogru kosmaga basladi. Ben de derhal kendimi evi- 
me attim. Fakot eve gelinceye kadar Degirmen Dagmdan 
ve istihkdmlar ipinden sehre mitralyozlerle ates yagdirm- 
yordu. Evim, Yunan askerlerinin harekdtmi gozetliyebile- 
cek bir mevkideydi. Menemenin iizerine mitralyoz yagmu- 
ru yagiyprdu. Saat yanmdan basliyan bu ates dbrde ka- 
dar devam etti. 

Bir, iki saat sonra sokakta Yunan mufrezeleri gezme- 
ye basladi, sehirde sukun teessus eder gibi oldu. Merak- 
tan kendimi alamiyordum. Ne olup bittigini anlarnak iize- 
re kendimi disan attim. Sokaga adimimi ator atmaz oniim- 
de up kadinin cansiz yattigini gdrdijm. Bir iki adim daha 
ilerledim, bir yanda on yasinda bir erkek pocuk yatiyor- 
du. Biraz daha ilerledim, dizinden vurulmus bir kiz pocu- 
gu kapi online yuvarlanmis, korkudan benzi ugmus, imdat 
bekliyordu. Artik daha ileri gitmege cesdret edemedinr; 
Komsum ishak Efendi de avlusunda vurulmustu. Tekrur 
eve dondum. Bir rrtuddet sonra kasaba oivanndaki Qiftlik 
bahpemde palisan hizmetpim geldi, Agliyarak Ahmed'in 
olduriildQgunu, ineklerin de Yunanlilar tarafindan alindi- 
gini aniatti. 

18 Haziran parsamba giiniine kadar sokaga pikmadim, 
o gun asayis teessus etti. «lzmir'den, ingiliz, Fransiz mii- 
messilleri geldb dediler. Biraz cesaret alarak piktim Hti- 
kumete gittim. Yunan neferleri nd'bet bekliyordu. iceri 
sokmadilar. Orada Kaymakam Kemal Bey'in ve jandarma- 
larin sehid edildigini ogrendim. 

Tekrar evime dbndugiim zaman mahallemizin muslii- 
man mezarligi cihetinden arabalarla musluman oliilerinin 
getiriierek defnedildigini gordum. Mahailemizdeki cendze- 
ler oldugu gibi duruyor, kimse defnine cesaret edemiyor- 



YUNAN MEZALIMi 185 

du. Gidip miimessillere vakay'i anlattim ve defn icin mu- 
saade aldim. gun onlan da defnettik. Bunlar Giritli Ka- 
sap Ibrahim, oglu on yasindaki Osman, dort Giritli kadm 
ve komsum fshok Efendi idiler. 

19 Haziran persembe giinfi hicrete karar verdik. Ala- 
bildigimiz esyayi aldik, komsularla helallastik, istasyoncf, 
indik, orada gop etmek Czere bulunan daha birpok miislii- 
man aileler vardi. Tren geldi. Kadinlan bindirdik. Bizi tre- 
ne bindirmediler, aramizdan birkap kisiyi, ezcurnle tiiccar- 
dan Rasit Efendi ile beraber Ahmet Eferidi'yi tevkif ettiler. 
Nihayet birkop saat sonra diger bir trenle hareket etmemi- 
ze miisaade ettiler. Hulasa olarak sunu soyliyelim ki; up 
dort gun zarfinda Yunan neferleri Menemen'in ipinde lip 
yuz oivannda da yedi ytiz kadar musluman sehid ettiler. 
Bu meyanda benim bildiklerim sunlardir. 

Resit Efentf'nln 3 yasindaki kizina siingu dayiy'arak 
oldiirmek tehdidiyle Rasit Etendi'nin 300 lira kagit parasi 
ile 500 altinini aldilar. 

Tuocardan Kayserilizade Ibrahim Efendi ve kardesini 
siinguleyerek 3000 altinini gasp ve tekmil esyasim yag'ma 
ettiler. 

Kiipiik Hacizade Mehmet Efendi'nin evini tamamen 
soydular. 

Carsidaki biitun musluman magazalanni yagmaladi- 
lar. 

Sube Reisi Cemil, kardesi §evki, Ceza Reisi Hata 
Mazhar ve akrabasindan Haci Zeki Bey'ler sungij ve kur- 
sunla yaralanarak 100 liralan almmistir. Renpber Btiyiik 
Emin'i, Mustafa oglu Mehmet ve hizmetpisini sehid ettiler, 
hayvanlanni alip gotiirduler. Musa Bey, Helvaci, Kesek, 
Torekli. GDzelhisar koyleri de tamamen yogma ve tahrip 
edilerek ahalisi katlfflm edildi. 



KADiB MISinOCLU 



YUNAN MEZALiMi 



5 — BERGAMA 

Yunan askerleri Bergama'ya gelir gelmez kasabamn 
ileri gelenlerini topliyarak kimsenin mal, can ve irzma do- 
kunulmiyacagim, herkesin siikunetle isine devam etmesi- 
ni soylediler. Meger bu vaadlerinde sddece kasabaya yer- 
lesinceye kadar duracaklarmis. Sirf inzibati temin etmok 
igin geldiklerini ve bundan baska higbir gfiyeleri olmadigi- 
ni soyledikleri halde isgalin ertesi giinii ayak bastiklart 
her yerde isleyegeldikleri cinayetlere burada da basladi- 
lar. Bergamaya yanm saat mesafede Tekeli Kbyii Muhtari 
Mehmet Ali Aga'yi sebepsiz olarak sehid ettiler. Mallar:- 
ni yagmalayip goturdiiler. Yine kasabaya yanm kilometre 
mesafedeki tarlasmda gift siirmekte olan Haci Niyazi 
Efendi'nin ortakcisi Ybriik Mustafa'nin okuzlerini boyun- 
duruktan gikararak gasbettiler. Ne kadar bicilmis mahsulii 
varsa askeri arobalarlo alip gotiirdiiler. Sehre yakin Kes- 
tii kopriisii civarmda Hamamcizade ismail ve enistesi Ke- 
nan'in seksen donumden fazla arpa ve bugday tarlasmi 
yaktilar. Kasabaya yanm saat mesafede Tuzcu MUBtafa- 
nin giftligini basarak mevcut biitiin mallanni yagmaladilar, 
Hayvanlanm alip goturduler ve bahgelerini tarumar etti- 
ler. Sehre yakin baglar arasinda dort miisluman oesedi 
siingii ile o derece delik desik edildi ki, higbirinin hiiyiyeti 
tesbit edilemedi. Abdurrahman Aga adinda bir Bergamali'- 
nin online gikan Yunan askerleri 180 adet yiiz'liik lirasim 
ve diger bir sabsm da 30 Osmanh lirasim zorla aldilar. 
Bunlarm, ellerindeki altin yiizliiklerle ceplerindeki saatle- 
rini dahi galmislardi. 

Bu hddiseler iizerine Bergama halki 15 Haziranda Is- 
tanbul ve tzmir'de bulunan itllaf Kuvvetleri miimessilleri- 
ne telgraflarla miiracaat ettilerse de hiobir netice elde 
edilemedikten baska buna kizan Yunanlilar zuliim ve te- 
cavuzlerini arttirdilar. Beraoerlerinde getirdikleri dort yer- 



li rum serserisi ile Ayazment, Dikili sahillerine oikip etra- 
fa yayilan altmis yetmis kadar Yunan askeri bulabildikle- 
ri biitiin hayvanlan siiriiler halinde bnlerine katarak sahi- 
le, oradan da kayiklarla Midilli Adasma tasimaya basla- 
dilar. 

Bu soygun, yagma ve iskencelerden bizar 'olan halk 
can kaygusuyla bir araya gelerek isgalin besinci giinii iki 
top ve.iic mitralyoz ile miicehhez bin kisiden fazla olan 
Yunan isgal kuvveti iizerine hucum ettiler. Yunan kuman- 
danimn kasabayi kamilen yakacagi tehdidine ehemmiyet 
verilmiyerek sekiz saat kanli bir garpisma neticesinde Yu- 
nanlilar agir kayiplar vererek geoe sehri terkedip, Mene- 
men istikametinde gekilmege mecbur oldular. Bu ricdt es- 
nasmda Menemene kadar yalda rastgeldikleri biitiin miis- 
liimanlan ve guzergah koylerini yakip yikarak ahalisine 
ellerinden geldigi kadar zuliim ve iskence tatbik ettiler. 
Yunan kuvvetlerinin Bergama'dan cekildiklerinin ertesi gii- 
nii Midilli'den Dikili'ye dort bin kisilik yeni bir kuvvet ci- 
kanlarak fig koldan sehre hiicuma gegildi. Dikili'ye giktik- 
lari zaman tucoardan Failt, Telgraf Miidiirii Mehmet Asim 
Diiyunu Umumiye Memuru Ali ve oglu Halil Efendi'lerle 
Arnavut Sadik Aga ve daha birgok kimseyi feci bir suret- 
te oldiirdiiler. Bergama'ya kadar uzanan yol boyunca Kirik- 
lar, Sabanci, Sazkoy, Kalarga, Camkoy, Alacalar, Tekeli, 
Sandal koyleri ile Haci Ibrahim, Bektas Hiiseyin Aga ve 
Haci Riza'mn giftliklerini kamilen yrkmislar ve ahdlisinin 
yetmislik ihtiyanndan kundaktaki gocuguna kadar kiligtan 
gegirmislerdir. Sehre girerken kuzey kismini atese vere- 
rek evleri yaktilar. Goriilmedik bir katliamdan son'ra Kmik 
ve Turanh nahiyeleri istikametinde ilerliyerek giizergflhta 
bulunan Kaoikgi ve Diindarli koylerini hemen kamilen yag- 
malayip yaktiktan sonra ahalisini kursuna dizdiler. Yagma- 
ladiklan diikkan ve evlerde ele gegirdiklsri mai, esya ve 
zahireyi Midilli'ye nakiettiler. Bu defa Bergama'da'ilk is- 






KADiR MISIROGLU 



gal kuvvetlerinin maruz kaldigi mukavemete icerliyen yeni 
vs zinde Yunan askerleri bu havdlide gozu donmus birer 
canavar kesilmisierdi. Cinayet. irza, tecavflz, yagma ve hir- 
sizligi bu bolgede her yarden daha tiirsli ve daha zalimane 
bir surette tatbike koyuldular. 

MEZALIME .ECNEBiLER BILE TAHAMMOL 
EDEMIYORDU: 

Bir ingiiiz subaymin anlattikian: 

Bergoma'da vazifeli bulunan ingiHz Yuzbasisi Baxter 
William tarafindan bizzat goriilen bir diger hfidise de su- 
dur: 

«Babakebir mahallesinde bir eve, ismini sonradan not 
ettigim afyoneu iki Yunan askerinin daidigini gordflm. Yu- 
nanlilarm Turklere yaptigi zulmu gok iyi bildigim icin bu 
giriste de kotfl bir maksad oidugunu diisiinerek kapinin 
kenanna gegip bekledim. Bir dakiko sonra igeriden giirul- 
tii ve bagirismaiar gelmege basladi, Hemen orkosindan 
evin erkegini siiriikliyerek merdivenden asagi indirdiler ve 
kapinin yanina biraktilar. Kendisiyie isaretle konusmak is- 
tedimse de muvatfak olamadim. Yiiziime bile bakmadan 
yasjli adorn tekrar igeri daldi. Arkasindan ben de girdim. 
Osman admdaki bu adam eline bir odun pargasi gegir- 
misti. Merdiven basinda Osman'in kizi Fatma'yi iki yunan 
askeri, elbiselerini yirtarak soymaga ve baglamaya gaiisi- 
yordu. Osman merdivenleri gikar gikmaz Yunanlmin birlsi- 
ne elindeki soppyi var kuvvetiyle yapistirdi. Yunanli yere 
yikildi. Digeri silahim yerden alinoaya kadar bir darbe de 
o yedi. Ilk yikilan Yunanli, silahina uzamrken bir tekme ile 
silahi uzakiastirdim. Bu sefer belinden uzun bigagim gekii 
ve bona vurmak ipin dogrulurken tabancami basma dogru 
atesledim. 

Kendisini vurmak istemedim. Fakat kulagimn yanin- 



YUNAN MEZALiMt 



dan gepen kursun, onu oldugu haide birakmaga kafi gelme- 
misti. Bona Rumca herhdlde kufijr ediyordu. Bu sirada Os- 
man elindeki sopayi iyi kullanarak bir ona, bir ona yapisti- 
nyordu. Yunanli askerlerden biri kendisini merdivenlerdsn 
atarak uzaklasti. Digeri ise yedigi sopalann tesiriyle yer- 
de baygm yatiyordu. Osman'in kansi ve kizi saskin gozler- 
le bir fee? oliim kalim kavgasim seyrediyorlardi, Ben Os- 
nian'a isaretie «kaginiz, kapinizl... demege kalmadi mer- 
divenlerden alti Yunan askerinin hizla giktigim gordum. 
Sungulerini goguslerimize dogru uzattilar.' Dayak yiyen 
asker yerden tflfegini almadan Osman'a hiicum etti ve dov- 
mege basladi. Sonra bana ingilizge «Siz gidiniz!» dediler. 
Cikmak istemedim. Fakat aramizda bir askerT anlasmazli- 
ga meydan vermek de istemedim. Benimle ingilizee konu- 
san askere bu adamlara bir sey yaparlarsa fngiliz kuman- 
danligini haberdar edecegimi ve neticenin kotii olacagini 
bildirdim. Yunanlilar fena halde kizdilar. Biri benimle ko- 
nusan adama Rumca birseyler soyledi. Benimki onu gog- 
sunden iterek bagirdi. Tekrar onlara donduier. Osman'i 
simsiki baglamaya galisiyorlardi. Iki asker kizm yanina 
dikilmis, diger uc tanesi de anneyi doviiyorlardi. 

Yunanliiardan biri altima bir kink iskemle vererek 
«otur seyreti.i) gibilerden isaretler yopti. Ben istemedim, 
«Sen bilirsinlB der gibi omuz silkerek geri dondii ve gene 
kiza saldirdi. Bu sirada duydugum sesin nasil viodanlan 
pargalayici oidugunu anlatamam. Kizoagiz bir anda ken- 
disini yerde buldu. Tesbih bocegi gibi kapanip iffetini ko- 
rumak istiyordu. Fakat haydut Yunanliiardan biri bir baca- 
gini, digeri obijr bacagini ayirmaya basladiiar. Baskalan 
da ac kopekler gibi kizcagizin gogiisierini adeta pargaii- 
yorlardi. Haykins, bagnsma gokleri tirmaliyordu. Fazla da- 
yanamadim. Yerimden firiayip: 

«— Algaklar...» diye bagirmisim. 

Hepsi uzerime yilruyerek beni zorla merdivenden in- 



200 KADIR MISIROGLU 

dirip sokaga attilar ve kapiyi kapadilar. Kendi karargfitii- 
raizla aramizda dogru diirust bir muhabere yoktu. Op as- 
kerimle berctber kaldigimrz eve kostum. Askerin ikisini he- 
men yazdigim bir mektupla umumi karargaha gonderdim. 
Fakat bir turiii feci tecaviizii unutamiyordum. Kan tutmus 
gibi tekrar Osman'in evine dandum. Kapi ardina kadar 
agikti. Yukandan git bile gikmiyordu. Merdivenlerden gi- 
kinca gordiigum feci manzora karsisinda dilim tutuldu. 
Osman'in kctrisi ve. kizi ginlgiplaktilar. BCitiin vuoutlan kan 
iginde idi. Geng kizin mdvi gozleri agik kalmisti. Agzi kan 
doiu idi. Osman'in ise basi adeta yamyassi olmustu. Goz- 
lerim doiu doiu oradan aynldim.B 

6 — MANlSA 

izmir'i isgal eden Yunan kuvvetleri, asagi yukan ay- 
ni bahanelerle hemen birkag gun sonra Manisa'yi da aske- 
ri isgal altina aldilar. Guya muvakkaten ve sirf yerli Rum- 
iarla Turkler arasinda pikabilecek gatismalan tarafsiz okJ- 
rak onlemek gibi inzibatt bir maksad takib ediyorlardi. Her 
yere bu bahane ile giriyorlardi. Halbuki daha sehre- ayak 
basar basmaz bu iddiamn girkin bir yalandan ibaret oldu- 
gunu isbat edecek sekilde hareket eden bu, Turk kanina 
susamrs canavarlar zulum ve iskencenin higbir devirde 
gorulmemis bir hayal otesi sekillerini tatbik ediyorlardi. 

23 Mayis 1919 da Yarbay Caraklos kumandasinda bir 
Yunan taburu yerli rumlann coskun tezahiirati arasinda 
Manisa'ya girdi. Bu taburun Manisa'yi isgal etmek tizere 
izmir'den hareket ettigi duyulur duyulmaz yerli rumlar 
asirlardir birlikte yasadiklan muslumanlarm mal ve canla- 
nna tecavuze basladilar. isgdl kuvvetlerinin sehre girisi- 
ni bekleyecek kadar sabredemiyor veyahut da gelen irk. 
daslarmdan daha evvel davranarak kiymetli esya ye mii- 
cevherati ellerine gegirmek istiyorlardi. Yunan askerlerinin 



YUNAN MEZALiMi 



sehre girmesinden evvel yerli rumlann, yuz bin kiloya ya- 
km zahire v.s. yagmalayarak aralannda paylastiklan biia- 
hare tesbit ediimistir. 

Yunan kuvvetlerinin Manisa'ya gelmesinden sonra bu 
taarruz ve tecaviizlere Yunan askerleriyle birlikte devam 
ettiler. Halk sayan hayret bir derecede isgali sukunet ve 
metBnetle karsilayarak higbir hadiseye meydan vermeme- 
ge palisiyordu. Buna ragmen isgal kuvvetleri buiun Ma- 
nisa'ya samil olmak uzere once bir Orfi idare Han ettiler. 
Birgok muslurnamn fesleri baslanndan aiinarak yirtiliyor- 
du. §urada burada kadinlara satasarak halki mukavemete 
ve bu suretle hadise pikarmaya zorluyorlardi. Bir Mania bu- 
tiin miisluman koyierinde mevcut silahlarm zapt ve musfl- 
dere edilecegini bildirdiler. Yerli rumlardan hig kimsenin 
silahlanna dokunulmadigi halde biitun koyler dolasilarak 
Tiirklerin silahlan toplaniyordu. Toplamlan silahlar Muhilli 
koyiinde depo edilerek ekserisi yerli rumlara dagitildi. ?eh- 
r(n ana caddelerine nobetgiler koyarak giftligine, bagma, 
koytine gidip gelen muslumanlann Lizeri aranarak tirnak 
gakisina kadar ne buldularsa tamamen topladilar. Turlii ba- 
haneler ve bazi yerli rumlann nankorce tahrip ve tesvikle- 
riyle bir kisim muslijmanlan tevkif ettiler ve divani harbe 
verdiier, Arama esnasinda miislumah kadmlarinin fistu ba- 
si yoklanmak bananesiyle veya miisluman evlerine girile- 
rek teoaviizlerde bulundular. 

Devlet anbarlanndaki mal ve zahire kismen ordu Mi- 
tiyacina ayrilarak mutebakisi de yerli rumlara peskes ge- 
kildi. Askeriyeye ait olup iginde pek gok harp ma'lzemesi, 
top, tufek bomba, cephane vesaire bulunan itiidf Devletle- 
rinin maiyetindeki siyasf mumessilin murakabesi altinda 
ve Yunan askerlerinin emir ve muhafazasina verilen sehir 
haricindski buyuk depoyu pencerelerini kirmak suretiyle 
agarak Up araba cephane asirdiiar. istanbul'daki Ttiiaf kuv- 



202 KADiR MISIROGLU 

vetlerinin kuwetll sansiiriinden gegtikten sonra yayinlcnan 
Ttirkce gazeteler bile buradaki Yunanhlarm keyfi tecaviiz- 
lerinden kurtulamamis ve Yunanlilar tarofindan men *e 
miisadere edilmisti. Hergiin oe? itli bahanelerle bircok rnfis- 
lilman tevkif edilerek divan harbe gonderilip kendilerine 
pesitli iskenceier yapildi. Bunlann tevkifi hakkmdaki suai- 
lere de bazan garip bir sekilde haberleri yokmus gibi ce- 
vaplar veriliyordu. Hiiiasa Yunqnlilann yukandan beri an- 
lalo geldigimiz zuliimlerini Manisa'da da tekrar ettiler. 

Manisa tiiccorlanndan Musa Kazim Eiendi sehirde cs- 
reyan eden mezfilimi sfiyie anlatmaktadir: 

«YciKbay Kostantin. Cakalos kurnandasmda bir tabur 
asker Manisa'ya girdf. Bir kismi Akhisar ve kasaba taraiina 
sevkediidi. Ciiz'i bir kismi Maniso karakolldrina yerles- 
tirildi. Alti gun sonra Akhisar tahliye edildi. B.ir tabur 
asker Manisa'ya geldi. Bunlann gelisinin ertesi giinii iic 
saat zarfmda Osmanli teb'asindan olan ahalinin silahlanni 
kislaya getirip teslim etmeleri, ticuncii tabur kumandani 
tarafindan teblig ve Han edildi. Ertesi giinii sabahleyin hie 
kimsenin evlerinden gikmamasi, zira aramo yapilacagi bil- 
dirildi ve aramaya baslamldi. Her mahalle i-oin iki cavus, iki 
nefer, yerii rumlardan iki gene ve bulduklan silahlan tasi- 
mak join de bir arabaci vardi. Evden eve gezdiler. En ev- 
vei Karcosmanoglu'nun evini sonra Halit Paso'lann evini 
aradilar. Muftizade Kamil Efendi'yi ssizde silah oldugu Iral- 
de nicin vermiyorsunuz?» diyerek agir sekilde dovdiiler. 
Bu esnada sandigindan 350 lirasini asirdilar. 

Baska evlerden altin saat, bilezik ve yiiziik gibi bircok 
kiymetli esya kayboldu. Meshur olmiyanlann evlerinde de, 
ev sahiplerine tehdit ve hakaretle dayak atildi. Bu durum 
o gun sabahtan aksama kadar devam etti. Bu esnada yerii 
Rumlardan bazilan dayaktan sonra sizi kislaya gotiirece- 
giz diyerek ahaliden bir kismim evlerinden alip gdtiirdiiler. 



YUNAN MEZALtMi 



Gerci o gun Miiftii Efendi'nin ve Mutosarnf Beyin miira- 
caati uzerine aksam iizeri tahliye ettirilmislerse de bunlar- 
dan oniki kisi meydana cikrnadi. Bu onik'iden besinin ce- 
nazesi sehir civarmda bir dere Icinde tesadufen bulunup 
getirildi. Bunlann kalobalik bir oemaatle namazlan kilindi. 
Fransiz, ingiliz ve ftalyan mumessilleri hazir bulundugu 
halde defnedildiler ve fotograflan almdi. Cendzelerden bi- 
risi Yenisehirli UncuMqfimut Beyolup 
kendisi tahminen elli bes yasla- 
rindaydi. Cenazeninmuayenesinde 
burnunun ve kulaklarinin kesildigi 
ve gozuniin siingu ile oyuldugu, 
karninin derisinin koyun gibi y ii -' 
z ii I d ii g ii ve bu iskencelerin kendi- 
sine oo nil oldugu sirada yapndi- 
gi anlasilmistir. 

Arama giinii Hakim Efendi komsulannin birinin mudfl- 
faasina tesebbiis ettiginden kendisi doviilerek kolian siin- 
gulenmis ve yarali kolian arkasma bagli oldugu halde kis- 
laya goturiilmustiir. Bu vak'a Miiftii Efendi ve Mutosarnf 
tarafindan Fransiz ve ingiliz komiserlerine bildirilmistir. 
Fransiz Komiseri .bizzat kendisi kislaya giderek Yunan Ku- 
mandani ile goriismiis ve bir an evvel bu yakisiksrz ha- 
reketlerin durdurulmasmi istemis ve aynca da keyfiyeti iz- 
mir'deki amirlerine bildirmistir. Bunun uzerine ertesi gun 
Yunan taburlan yerinden kaldinlmistir. Yalnrz bu vak'a biie 
Yunanlilarin suclarini itiraf ettiklerine bir delildir. Kaldm- 
lan alaym yerine diger bir alay geldi. Bunlann bir kisim 
kasaba tarafina sevkediidi, bir kismi da Manisa -Gediz 
Nehri boylanna yerlestirildi. Bunlar yol gecitlerine asker 
miifrezeleri biraktilar. Maksad oralardan gelip gegen yol- 
culan yoklamakti. 



Manisa'da yapilan mezalim hakkinda 



Izmir 



KADlR MISIRO&LU 



Miidafaayi Hukuk-u Osmanlye C e - 
miyetii ne de asagidaki bilgi uerilmi?tir: 

Manisa'da Oduncu Ibrahim evinden alinarak gotiirul- 
miis, Debbag Hafiz Ismail oglu Ibrahim lie iki Rumeli gog- 
meni eski Mevlevihane civdnnda kesilmis olarak bulun- 
mustur. 

§akir Pasazade Mustafa Bey doviildukten sonra tees- 
siiriinden vefat etmistir. Carsi Camii imami Muhiddirt 
Efendi camide Yunonltlar aleyhine dua etmek ithomiyle 
dovulmOstiir. Nevres Aga ddviilmus ve dayaktan iki kolu 
kmlmistir. Manisa Hakimi Veysizade Mehmet Bey doviil- 
miis ve dipgikle karakola goturiilmustur. 

Tahir Pasazade Mehmet Bey'tn oglu Tahir Bey dayak- 
la oldurulmustur. 

Tesalya muhacirlerinden 80 yaslanndaki Mahmud Bey 
Yunanlilar torafindan evinden kaldmlmis ve Monisa'nm 
bir peyrek uzagmda Kirtik Dere civannda sunaujenmis ol- 
dugu halde bulunmustur. 

Manisa'da Topgubasi ismail dahi ayni yerde kesilmis 
olarak bulunmustur. Burada hiiyiyeti tesbit edilemeyen iki 
ceset daha bulunmustur. 

Manlsa'nin Cakal Azmagi civannda iig musliiman ce- 
sedi goriilmus ise de ahali yanlarma yaklasip alamarrns ve 
hiiviyetleri de anlasilamamistir. 

Bu meyanda mallari yagma edilen ve evierine taarruz 
olunan kimseler de pek goktur. Bilhassa koylerde civar- 
daki glftliklerde daha ziydde zulum, yagma, hirsizlik, dov- 
me gibi mezSlim icra edilmistir. 

Manisa'daki mezalim biiyuk Manisa yangmi ile to- 
mamlanmistir. Birpok ecnebinin beyanat ve raporlan bu 
h8zin vak'ayi musahedelere istinaden nakletmektedir. 



YUNAN MEZAUMi 

Turk ve Ecnebiierden Mutesekkil Bir Heyetin 
Verdigi Rapor: 



Yunan ordusunun kagisi sirasinda, sehir ve koylerdo 
yapilan zulmu tahkik igin yerli ve yabanalardan miitesek- 
kil bir tahkik heyeti kurulmustur. Heyet italyan matbuati 
namina Zasinonia, Paris gazeteleri namina Alfred Vermen, 
LeTan, Matme ve Journale gazeteleri namina kadin gaze- 
teci Madam Snayder, Amerikan matbuati namina Mister 
Prays ve Mister Prencis, istanbul'dan Nasid, fzmir'den 
Sirn Bey, Amerikan Viskonsolosu Mr. Pack ve diger bir- 
kag kisiden kurulu bir tahkiki heyeti Alasehir'e kadar gi- 
dip gorduklerini bir rapor halinde belirtmistir. Bu heyetin 
raporlanndan miihim olan bazi kisimlan buraya aliyorum: 

1 — Menemen'de yangin oimamistir. Bosnakkoy ka- 
rnilen yikilmis, butiin kadinlarm irzianna gepilmis, Qukur- 
koylii Ahmet Aga'nin giftliginde bulunan on sekiz kisilik 
Gile efradi kuyuya atilmistir. Musa Bey'in kerimesi 13 ya- 
sindaki Ayse'nin irzina yiizden fazla 
Yunan askeri tecavuz e t m i s ve b ; - 
gare olmustur. Hisarlik ve Diriik giftlikleri tamamen yakii- 
mis, Kozluca koyii yakrldiktan sonra biitun kadinlara ta- 
sallut edilmistir. Bu koytin gerek kadinlar, ve gerekse kiz 
ve erkekleri tamamiyie oldurulmustur. Menemen ovasinda 
150 ceset sayilmistir. 

2 — Manisa'da 10700 ev, 13 cami, 272 diikkdn, 19 
han, 26 bag evi, 3 fabrika, 5 giftlik, 1740 koy evi yakilmis, 
3500'ii yakilmak suretiyle, 8550 kisi de kursunla oldurul- 
mustur. Yangin parsamba ve persembe gunleri devam et- 
mis, fakat cuma gunfj Manisa'ya giren Turk ordusu tara- 
findan sondurQImustur. Yangmi oikaran Yarbay Philipp 
esirler arasmdadir. 

Manisa iginde uc yiizden fazla miisluman kizin irzina 



KADili MISIROGLU 



gecilmistir. Bunlardan bir cogunu Yunanlilar beraberlerin- 
de gotiirmiislerdlr. 

GOGUSLERI OYULUP BARUT KONAN KADIN 

3 — 6000 evli Turgutlu'dan yalniz kenar semtlerdeki 
kuliibeler kalmistir. Halktan 1200 kisi oldiirulrnustiir. Yan- 
gma ve katliama istirak eden eczaci Kosti idam edilmis- 
tir. 

Burada gozleri oyulmus, cocuklar, gogusleri parcalan- 
mis kadmlar, irzind gecllmls ve 6ldurii[miis yiizleroe ce- 
set gorulmUstur. Sokoklarda yaralilar inlemektedir. 

4 — Alasehir yakilip yikilmistir. Buradoki yangmi 
yerli Rumlardan tiiccar Micsmondapolis cikarmis ve idare 
etmistir. Burada bircok gene kiz tecaviize ugramis ve be- 
karet kanlari yiizlerine siiruimiistur. 

Tasci Mehmet Usta'nm kansinin gogusleri oyulmus 
ve igine barut konarak ateslenmistir. Bir ev ioinde oldii- 
rulmiis otuz muslumamn cesedine rastlanmistir. Buradan 
Yunanlilarin beraber alip gotiirdukleri kadinlann sayrsi yiiz 
ellidir. Irzlanna tecavuz edilen kizlardan ondort tanesi cil- 
dirmistir. Bunlardan iipuniin yangin kiilleri iizerinde sarki 
soyleyip oynadiklarim gordiik. 

0c yiiz kisilik bir kadin kafilesi Yunanhlarla beraber 
gotiiriilmek istenirken kadinlann itiraz etmeleri ve kaoma- 
lan iizerine bir makineli tufek bolugii hepsini kursunla 61- 
diirmustiir. Yirmi, otuz kadin ancak kurtulmustur. Vet- 
mi s i k kisi diri diri a teste yakil- 
mistir. 

5 — Salihli'nin ev, diikkan, mektep, cami, han ve hd- 
mamlan kamilen yakilmistir. Yunanlilar buradan da yiiz 
on kiz alip gotiirmiislerdir. Bunlardan altmis kadan bi- 
kirleri izale edilmis oldugu balde kacmislar ve bilahare 
daglardan toplanmislardir. Aynca yiiz on miisluman yakil- 







KADlR MISIBOCLU 



KADiR MISIRO6LU 



mistir. Yaralilann b!r coklanntn kulak ve burunlan kesil- 
mistir. Bunlarm bir kismi kadindir. l 

Baska Bir Ecnebinin Raporundan: 

Beynelmllel « K i z i I H a c » ve Beynelmilel 
« C o c u k Esirgemc B i r I i g i » mensubu 
olan ve yardim maksadiyie Ege Bolgesine gelen iki eone- 
bi mumessilin miJstereken tanzim ettikleri rapordan alin- 
mis bazi pasajlar tokdim edlyoruz: 

«... Manisa dokson bin niifuslu giizel bir sehirdi, Ma- 
halli memurlar ve Kizilay imurarihasi evvelce Vali tarafm- 
dan kendilerine haber verilmis oldugundan bizi istasyon- 
da bekliyorlardi. Yiiksek bir minareden sehrin panorama- 
smi gormege ve bircok fotograflar almaga muvaffak olduk. 
Sehir Turk Ordusunun buraya gelmesinden evvel bastan 
asagi tamamen tohrlp edilmistir. Bugiin bu sirin sehri tes- 
kil eden ondort bin evden ancak bin dortyuz ev kalmistir. 
Birkac camii ve minare bu vahsete metaneti dolayisiyle mu- 
kavemet edebiimis, fokat dahilen tamamiyle tohrip edil- 
mi?tir. Zovaili halk bu feci yangmdan hipbir sey kurtarma- 
ga muvaffak olarriamis, hatta sokaklan elleriyle yangin 
enkazmdan temizlemeye mecbur olmuslardi. Tdlihin aoi 
istihzasi olarak giines biitun sefaletin uzerinde giiluyar ve 
bu felaketzadeler Cenab-i Hak'dan imdat bekliyorlardi. 

AC VE CIPLAK MUSLUMANLARLA BA$£A$A 

«Cocuklari Koruma Birligi» tarafindan en ziyade yardi- 
ma muthac olan 1 yasmdan kiiciik cocuklara dagrtilmak- 
iizere tahsis edilen otuz bin kisilik tayini mahalit memur- 
lara teslim ettik. Bundan sonra kasabaya hareket ettik. 
Kasaba izmir'in yetmisiic kilometre dogusundadir. Halkmm 



■ Anadolu'da Yunan Zulum ve Vahsetl - ikinct kiaim - An- 
kara 1338 S. 63 






bir kisim icerleri goc etmistir. Vardigimizda onbes bin ki- 
si ag ve giplak bir halde bulunuyordu. Ekmeklerini enkaz 
altindan cikardiklan yanmis bugdaylardan yapiyorlardi. 
6328 evden yalniz 201 ev kalmisti. Mahalit Hiikiimetin res- 
mi kayitlarma nazaran bu'kasabadan otuz bin niifus mevcut 
olup bunun yirmi yedi bini Miisluman imis. BugQn sekiz bin 
kisi bu harabelerde yasamakta olup geri kalcnin hayatirt- 
dan malumat yoktur. Bu rakamlar mimarf tarzi itibariyle is- 
lam evlerinden ayri olan Hiristiyan evlerine nisbetle do§- 
ru goriilmektedir. Zavallilar bizim gelisimizie gozle gorule- 
bilecek derecede aiakadar oiuyor ve enkaz altindaki gida 
aramalanni bir an durdurarak pek bijyuk umitle degilse do 
herhalde dertlerine az cok deva olacak kurtancila-nn gel- 
digine kanaat getiriyorlardi. Belediye Reisi Hasan Sevkt 
Bey'in dilesi 2ekiye Hamm hareketimiz esnasmda garda 
pecesini kaldirarak Fransizca bir nutuk irad ederek Turk 
rremsireleri namina cCocuktari Koruma Birligi» ne tesek- 
kur ve cemiyetimizin Turk vatani ile aiakadar olmasini ri- 
ca etti. 

Bundan sonra istasyonu gucle farkedilen Saiihli'ye 
geldik. Bu havalinin en onemli ihracatt olan kuru uzum 
depolanndan el'an dumanlar cikiyordu. Buradaki dolasma- 
mizdc da evvelkiler gibi bastanbasa fecaat vp yangin ha- 
rabeleri gordiim. 2200 kisi olan ahalisinden ancak iki yiiz 
kisi kalmisti. Onbes aile bir camiye sigmmisti. 

TAMAMEN YAKILAN $EH1R 

TO Ekim aksam saat 10.00 da Aiasehir'e vardik. iz- 
mir'de tanistigimiz Alasehir Mevki Kumandani Binba?i 
Fuat Bey tarafindan gonderilen birkag subay ile jandarma 
kumandani tarafindan kansilandik. Yangmdan kurtulabilen 
senrin yegfine evine yerlestik. Bizden baska kumanda ve 
maiyeti ile dokuz aile ve bir un deposu bu yegdne evin on 

F. : 14 



KADiR MISIROfiLU 



odasini isgal ediyordu. Ertesi gunumiizii sehrin ziyaretine 
hasrettik. Pek bol sulari ve pek pok agaplari olan bu sehir, 
bu havalinin en guzel bir yeri olmasi Ifizim geliyordu. Bu- 
giin 4500 evden 4350 si tamamen yanmistir. 11500 kisi olan 
ahaiisinden 400'ii 15 yasindan kuguk olmak iizere 7500 ki- 
si kalmisti. Alasehir'de, bu havalinin yegane yangindan 
kurtulan hastahanesini teskil eden miiessesesini ziyaret 
ettik. Hastahane yirmi yatakli olup ziyaretimizden birkap 
gun once Cenevro'den gelen Doktor Nabi Bey tarafmdan 
idare edilmektedir. Hayatmi tehlikeye koyarak Mosyo 
Form'un koskiine kapatilan ve Yunan askerleri tarafmdan 
olduriilmek isteniien up yiiz muslumanin hayatmi kurtar- 
mis oldugnu bize anlcttilar. Yanmis bir camiin harap da- 
mi altinda barman Osman Hoca'yi bize gosterdiler. Bir 
bagda yiiz gene defnedilmistl. 

YiRMiNCi ASIRDA HIRIST1YAN TAASSUBU 



Her ikimiz 1918 senesindenberi birpok feldketlere sa- 
hit olduk. 9'mdiye kadar harabelere yaptigimiz ziydretler 
kadar elem verici bir vazife ile karsilasmadik. Hipbir ver- 
de ahalinin oevresinde okunan korku ve dehset alametle- 
rine benzer acikii bir manzaraya rastglmedik. Bu manza- 
ra karsismda, istemeyerek « P o m p e is ve « M e - 
sines harabelerini hatirladik. Fakat iki bu sehrin ha- 
rap olusu tabu sebeplerden oidugu hdlde, cepheden pek 
uzak' mesafede bulunan Anadolu ve kasabalannm tahri- 
bati vak'alan gozleriyle garenlerin sahddet ve beyanlarma 
gore Yirminci Asir ortasinda Hiristiyanlar tarafmdan plan- 
li bir surette yapilmistir. Avrupa'da buna «h a r p i c A - 
bi» diyecekler bulunabiiir. Fakat .biz butun vicdani ka- 
naatimizle soyluyoruz ki; boyle bir faraziyeyi kabul ede- 
meyiz. Anadolu'da butun ikfimetimiz miiddetince askeri ve 
miilkt hiikumet memurlariyle iyi miinasebet kurmakta hic- 



KADIR MISIROGLU 



bir muskiilata ugramadik. Asikardir ki, bu htikiimet memur- 
lan ecnebi diyardan gelecek yardimlann yerlerine gonde- 
rilmesiyle muhtac olanlara dagilmasi icin oahsanlara el- 
lerinden gelen butim kolayligi gostermektedirler.» 

Bundan sonra rapor, yapilan yardimlann tafsilatmi 
vermektedir. 

DAYAK ALTINDA DOGURTULAN KADIN 

Karccabey Muddeiumumisi AH Kernel Bey de su ha- 
diselere sahit almustur: 

«Yunan!ilar bizim kapiyi kirmaga basladiklan zaman 
bahoemden yandaki komsu bahpesine, oradan da diger 
bahpeye kaptim. Bu ev kadmlarla dolu idi. Yunan askerleri 
siingii, sopa ve bipak tehdidi altinda vazallilann irzlarma 
gepiyorlardi. Bir Yunan askeri karsima dikildi. «Para, pa- 
ra!. ..» dedi. Uzerimde seksen altin vardi. Hemen keseyi 
pikanp verdim ve tekrar bizim eve dondiim. iperide birsey 
ler kinliyordu. Bu bizim parncsir sandigi idi. iki yunanli yi- 
ne <Para... Para!» diye bipaklanm pektiler. 

« — . Diger arkadaslanniz aldi!.» dedim. 

Bu sirada o evden kapan kadmlardan biri yanimda 
peyda oldu. Askerler beni birakip kadma pullandilar. Her- 
halde saskmlasmisim ki; tekrar o kadmlarla dolu eve gei- 
dim. Gordugiim manzara son derece korkunptu. Duvar 
diplerinde, avluda, merdiven uzerinde kadiniarm irzianna 
gepiliyor, dayak atiliyor ve bipaklar saplaniyordu. Bu si- 
rada ayaklannin altinda bir kijpuk bebek bulunan bir ka- 
dm hdld dayak yemekte idi, 

7 — ESKi$EHiR VE ClVARINDA YAPILAN 
MEZALiM. 

Yunan zuliim ve vahsetine kurban giden guzel ve zen- 
gin mintikalardan biri de, Eskisehir olmustur. Butun. isgal 
muddetince bu kasabada zulmiin envdini yapmaktan gerl 
kalmayan Yunanlilar bilhassa kasabayi tahliye etmek meo- 



212 KADlR MISIROGLU 

buriyetinde kalinca mezdlimi siddetlendirmisier ve en r\'~ 
hayet burasmi yagma ettikleri gibi kismen de yakmislar- 
dir. Bu yagma ve talan hareketi Yunanlilann cekilmelerin- 
den dort gun evvelinden baslamistir. Bu miiddet zarfinda 
Yunanlilar evvela ahaliyi ve sehri kordon altma almislar, 
sonra biitiin dukkfin ve magazalqn kapilarim kirarak soy- 
mcya ba$Iamislardir. Gasp ettikleri kiymetli mal ve esya- 
yi karnyonlara yukleyerek alip goturmusierdir. 

Son gunde dahi evveice tespit edilmis bir plan dahi- 
linde ve bir ingiliz zabitinin kumandasi altinda bulunan 
mahut kundakci mufrezeleri vositasiyie sehre iic yerinden 
bir ates vermislerdir. Yangin esnasmda halkin yangim 
sondurmek tesebbusleri menedildigi gibi esyalarmi kur- 
tarmak isteyenler de siingu ve kursunla sehid edilmisler- 
dir, Yunan askerieri yangini sondurmek bahanesiyle bir ta- 
raftan bombalarla miihim binalan tahrip ederken kundak- 
ci miifrezeler de yagli pacavralarla ve benzin dokmek su- 
retiyle yangmin yayilmasma galismislar ve nihfiyet sehrin 
muhim kisimlarmi yakmaga muvaffak olmuslardir. 

Bu sirada ordumuzun Eskisehir'e yaklasmakta oldu- 
gunu goren Yunan askerieri kacismaya baslami soldukla- 
nndan ahali derhal yangini sondurmeye baslamis ve bu 
suretle sehrin diger kisimlarmi kurtarmak miimkun olmus- 
iur. Sehrin yanan sekiz mahallesi en mamur ve zengin ki- 
simlarmi teskil etmekteydi. Yanmis otan dukkanlarm sayi- 
si bin sekiz yiiz ve evlerin sayisi ise iki bin'dir. Ayrica dort 
un fabrikasi, bir yapagi ve bir hall fabrikasi, sayisiz degir- 
menler ve bes cami-i serif, iki hcmam, bircak mektep, tug- 
la depoian, Belediye Dairesi, otuza yakm han, otel ve Por- 
suk deresi tjzerindeki up koprii ve istasyon da yanmistir. 
Halktan zorla alman esya ve miicevherat miktan bes mil- 
yon liradan, yangin esnasmda sehrin mecmu zayiati ise 
yirmi miiyon liradan- fazla olarak tahmin ve tespit ed.il- 
mistir. 



' 



KADIR MISIROGLU 213 

Eskisehir R/lezaliminin Vesajkle Teyidi: 

Resmi Raporlar ve Bitaraf Sahadetler: Rapor Nu. 3 

Eskisehir'den Dahiliye Vekaletine gonderilen resmi 
raporun hulasasi: 

Eskisebir Mutasarnfligindan alman Eyliil 1338 tarihli 
telgrafta dusmanin Agostusun otuz birinci gunil carsrlar- 
da capulculuga basliyarak, kapali magaza ve diikkan ka- 
pilarmi kirarak, meveut esyayi asirarak topladrgi ve o ge- 
ce muhtelif mahallelere yerlestirmis oidugu bombalari ve 
yogli pacavralarla birkao yerinden sehri tutusturarak os- 
kerimizin dahil oidugu Eylul'un ikinci guniine kadar devam 
eden yangindan Tuz, Tahii Pazari, Arifiye. Kbpriibasi, Ih- 
saniye mahalleleri tamamen ve Sivrihisar caddesi ve Haci 
Ali Bey Mahallesi kismen ve Akarbasi Mahallesinde sekiz 
ev yanmis ve istasyon binasindcn bir kismi ve fabrikanin 
bilhassa makine krsimlan bombalarla tahrip edilmistir. 
Tahminen bir, sekiz yiiz dukkon ile iki bine yakm ev yan- 
mis olup hasarlann yirmi miiyon lira civannda oidugu ve 
burada dart yun, bir yapagi, bir de hall fabrikasi, degir- 
menler, bes camii serif, iki hamam, otuza yakm han ve 
otel yanmis oidugu ve Eskisehir'de Porsuk deresi [izerin- 
deki iig kopruniin de bombalarla berhava edildigi ve bu 
arada yiize yakin sahis sehid veya yaraiandigi ve diisma- 
nm geri cekildigi siralardd giizergahindaki koylerde ahali- 
nin nokliye vasitalan ve hayvaniarimn hepsini beraberie- 
rinde alip gotiirdugu, nakit paralanni ve miicevherlerini 
gasp ettigi ve ordunun yetismesi uzerlne halkm buyiik bir 
kismrnin vesait-i tahlis ve Yunanlilann sehirde meveut bi- 
lumum hiristiyanlann cebir ve tehdit ile beraberlerinde 
alip goturdiigii ve yanmis kopriilerin, degirmenierin tami- 
rine basladigi bildirilmistir. 

21 Eyliil 1338 

Dahiliye Mustescn 

Ahmet Miinir 






KADIR MISIROCLU 



Eskisehir Mezdlimine Ait Bir Me k tup 1 



Yunanlilarm Eskisehir'de ika ettikleri mezalimi goz- 
leriyle gorm-iis olan Musevi vatandaslanmizdan Ziraat 
Mijhendisi Barisak Efendi'nin Eskisehir'in kurtanlmasindan 
birkac gun evvelki vak'alara dair gozetemize gonderdigi 
tafsilati eh-emmiyetine binaen okuyuculanmiza arzediyo- 
ruz: 

«isgal edilmis bir. ?ehrln teiasli hayatim yasiyoruz. 
Son haftaya gelinceye kadar, miistesna bir ehemmiyet ar- 
zeden vak'alann olacagini, Anadolu'nun en mureffeh se- 
hirlerinden birini, ileride, parlak bir gelismeye mazhar ola- 
cak bir merke2i, ates ve alevin 24 soot icinde harab ede- 
cegini tahmin edememistik. 

Agustos nihayetlerine dogru, Yunan memurlan ba?i 
faatiyetler gosterdiler, Evvela ogir toplanni, istihkdm mal- 
zemelerini pektiler. Hastahanelerini, siiah ve miihimmat ve 
erzak depolanni bo^alttilar. Ktt'alar hergiin sehir ve hava- 
lisini terkediyordu. $ehir yavas yavas bosaliyor ve halk 
endise etmeye basliyordu, Hiristiyan halk gitmeye hazir- 
laniyordu. isler durdu. Resrni daireler tat it olmaya basladu 
Biraz sonra Yun-ah ordulannin Afyon Karahisanndaki hezi- 
met haberi bir yildinm gibi aksettl. 

Hiristiyan firariler sehri geciyor. Bursa'ya dogru ka- 
ciyorlardi. Yavas yavas bas gbsteren korku, panige ink:- 
lab etti. Oc gun zarfinda Rum ve Ermeniler gizli bir emre 
tfibi olur gibi mevkilerini terkeitiler. Hepsi gitti ve kalmak 
isteyenler cebren sevkediidi. Seyahat vesikdsi almak gibi 
usuiler kendiliginden kalkmisti. FirQriler istasyonda top- 
landilar. Bunlann arzeftikleri manzara cok elimdi. Her b'- 
ri daha evvel grinrcek igin aceie ediyordu. insan siiruleri 



1 — 18 Eyliil 1338 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde ya- 
yinlanmi§tir. 



KADIR MISIROGLU 



acikli bir surette birbiri iizerine yijjiliyordu. Haykmslar, co- 
ginslar, kufurler ve izdirapfli gozyaslarina, taiihin birden- 
bire bu azabin ipine attigi kadin, cocuk ihtlyar ve malul- 
lerin iniltiieri karisiyordu. Pazar gunu, feci olaegindan 
kimsenin suphe etrnedigi hazin vak'alan beklemekle gec- 
ti. Sokaklar bombostu, carsi kopii, kahveler, umumt top- 
lanti mahalleri tenha idi. Hiebir daire foaliyette degildi. 
Yalniz biliyorduk ki; Mutasarrif ile Belediye Reisi tevkif edil- 
mi§ti. Yalniz zabitler, orkalannda sungulu askerler oldugu 
haide sehrin buy'uk caddelerini korkunc bir tavir iie dolo- 
siyorlardi. 

Kirn tasavvur edebilirdi ki, mevzun adimiarla yiiruyen 
bu adamlar muhareberenin en btiyuk facialanndan bin- 
nin >mahir fa'illeri olacaktir? Rum ve Ermenilerin herseyle- 
rini terkederek aceie kacislan, Erkan-i Harbiye tarafmdan 
alinan korarlann tadil edilecegine hukmettiriyordum. Feci 
va'k'alar mukadderdi! Neler olacakti, bunu kendi arornizda 
bile konu?amiyorduk ve metin goriinmek isttyordukl. 

«Sakarya Hezimeti» nden dondukleri 
giindenberi, hemen daima isgal ettikleri oraziyi cebren tah- 
liyeye zorladiklan takdirde Turklere karsi yapacaklart yan- 
gm, yagma ve kitalden bahsediyorlardi. Bu muthi$ tasav- 
vurlann tatbi'katinda acaba hazir bulunacok . miydi? Biz 
bbyle bir halin vuku. bulacagini zannetmek istemiyen bir 
zumre te?kil ediyorduk. 

KendMerini o kadar yuksekten medent ilan eden bu 
adamkjnn muntazam bir asken terbiye gormus oian bd 
kit'alann, eski Yunanistan muhariplerinin halefieri olduk- 
lanndan bahseden ve kumandanlann insan? kanuniar ta- 
rafmdan siddetle merdut oian bu tasavvurati fiil mevkiine 
koyacaklanni vicdanlanrmz kabul etmek istemiyordu. Hey- 
hat! Eski Yunanistanin yeni Yunanistana miras birakmis 
oldugu ahlaksizliklari unutmustuk. Hirsizlik, irza taarruz; 
kital, yagma bunlara has olan denaatlerdendi. 



216 KADIR MISmO'GLU 

Bunlann hayvan! bir surette vohsi olan istihalari ge- 
nis bir memlekette miidafaasiz musluman halkin ortasin- 
da asker, basibozuk reislerinin himflye ve tesviki ile ser- 
bestge faallyete geldi. Oyle bir siddetle eostular, kendile- 
rine verilen emirleri oyle kiistahga bir zuiiim ile icra et- 
tiler ki; bugiin bizlerin hayatta kalmis olmasi bir mucize 
eseridir. Yunan dsker ve kumandanlannm yangin gikar- 
mak hususundaki maharetlerini kimden tallm etmis ol- 
duklanm anliyamiyorduk. Gordugumiiz bir cihet Vdr ise o 
da bu ika ettikleri tahribatin buytik bir sanatla icra edil- 
mis olmasiydi. Hirsizlik, irza taarruz ve yagma hususunda 
yunanlilar hakiki scnatkarliklanni ispat ediyorlardi. Sekiz 
saat zarfinda yagma ve ganirnetieri nakletmek, yakmak, 
tahrip etmek ve Eskisehir garsisini basbanbasa kill hallne 
getirmek hususunda sayan-i bayret bir maharet goster- 
mislerdir. Zabitler ve erler arkolannda kcmyonlar, maga- 
zalarin kapilarim, kasa ve cemekanlarim kiriyor ve elde 
eitikieri seyleri kamyonlara atiyorlardj. 

Yunan askerleri torafindan muhasara edilmis olan gar- 
si birkag saat zarfinda yagma edi-ldi. 

Bu hdlden korkmus olan halk evlerine kapandi ve ak- 
sam iistii higbir evde isik gorunmedi. Az sonra yagma gii- 
rultusu kesildi. Sehrin ilzerinde bir olum sessizligi hiikiim 
siiriiyordu. Birdenbire saat sekiz buguga dogru bir infilaki 
miiteakip siyah bir duman siitunu sehrin ortasmdan yiik- 
seldi. Hepimizi bir heyecan isttlfi etti. Agzimrzi aomaga 
oesaret edemiyorduk. Kendimizi mukadderata terketmis- 
tik. Sehri yakiyorlardi! Siyah duman agir bir sdrette goge 
yiikseliyordu. Hig bir esinti yoktu. Az sonra bir kan rengl 
baiine geldi. Ates sOr'atle yayihyordu. Yunan askerleri 
gaz, benzin, bomba ve dinamitle atesin yayilmasi igin faa- 
liyet gosteriyordu. Arkasi kesiimeyen infilaklar ve yari- 
gindan higbir seyin kurtulmayacagini gosteriyordu. 

Nitekim hersey yakildi ve yikildi. Tugla depolan gibi 



KADlB MISIROCLU 



biiyiik magazalar, kagir binalar, mektepler, camiler ve 
hatta katolik rahiplerin guze! manastir ve kiliseleri bile 
hirer kill haline geldi. Ates. sabab saat ilgte Belediye Da- 
iresini sarmisti. Halk, evlerinde korku igindeydi. Herkes 
atesten uzak yerlere siginmayi dusuniiyordu. Biz de pek 
az esya alarak evlerimizden giktik. Atesten kaganlan soy- 
mak igin firsat hekleyen Yunan askerlerinden korktugu- 
muz igin esyanin kalanini oldugu gibi birakmistik. 

Simdi halki soymaya baslamislardi. Kapilara vuru- 
yorlar ve engel olmak isteyenleri bliimle tehdit edereK 
mucevherat, nakit banknot, hatta yiizparalik kagitlara ka- 
dar aliyorlardi. Tilyleri iirperten mezallm yapiyorlardi. KQ- 
guk Yunanistdnin evlfitlan tarafindan ika edilen bu meza- 
lim evvela isydn, saniyen derin bir nefret hissi veriyordu. 
Her yerde biltun sokaklarda kudurmus asker, canlanni 
kurtarmak igin herseylerinl birakarak evlerinden kagan bi- 
gdreleri tevkif ediyorlardi. Anadolu'ya medeniyeti yayma- 
ga gelmis (!) olan bu askerler, saskin halkin iizerine ati 
liyor. Tabanoa ile tehdit ederek bu zavallilann ilzerinde ne 
varsa aliyorlardi. Ve hatta bazilanni hangerle yaraliyor- 
iardi, 

Hrazreti isa'nin emrettigi merhamet, vesair insani his- 
ler ne surette tatbik ediliyordu!...? Bu medeniyet yikicila- 
n tarafindan evleri yikilmis, esyasi galinmis musluman ka- 
dinlannin, ihtiyarlarin, gocuklann secdeye kapanarak Ce- 
nab-i Hak'tan yardim istemeleri ne hazin bir manzara tes- 
kil ediyordu. Allah'tan, yangin ve ydgmaya nihayet ver- 
meleri igin bu hiristiyanlara biraz merhamet vermesini ni- 
yaz ediyorlardi. Gene kizlar, ihtiyar kadinlar, erkekler ve 
goouklar hep] dufl ediyorlardi. ■ 

«Yarab! Cektlklerimiz yetismez mi? Bu felaketleri 
durdur! Bizi azaptan kurtar!.. .Oldiirtme! Bu ates sonsiln! 
Bizi gocuklanmiza bagisla! Dufllarimizi kabfll eyle! Mer- 



210 KADiB MISIROfiLU 

hamet Yarab!. Cektiklerimiz yetisir, bizi kurtar!» diyorlar- 
dt. 

Biraz sonra uzaktan dinamit seleri duyuldu. Bunlan 
medeniyet yayicilan (!..) yanginda yanmayan evlere atiy'or- 
lardi. Cuma giinii safak sokerken kundakcilarm baskuman- 
dani sehre indi ve halka, yangindan zamanmda haberdar 
edilmemis oldugunu ve simdi onu durduracagini biiyuk bir 
riyakarlikla soyiedi. Derhal yagmacilar, tulumbaci oldular. 
Saat yediye dogru yangmi sondiirduler. 

Artik kurtulduk zannediyor ve evlerimize donmege 
hazirlaniyorduk, Ayni asker kiyafetindeki zebamler onumii- 
ze gecerek yolumuzu kestiler ve bir gun evvelkinden da- 
ha geni§ olcude bir mezalime basladilar. Yardlanan, caiv 
siz diisenler bu hiristiyan kurtancilarmin vahsetlerine bi- 
rer delildir. Yangmin ikinci ak^ami daha kotu oldu. En bO- 
yiik, en saglam binalar, en kudretli muesseseler, dinamit 
ve alevlere teslim edildi. Makineieri ve levazimiyle degir- 
menler, simendifer istasyonu, petrol Idmbolan, makine ta- 
mirhanleri, fabrikanin kazan ve makineieri, kopriiler, ima- 
lathaneler, hepsi parca parga edildi. Artik katledilecegimiz 
korkuna saati bekliyorduk. Ve iltica ettigimiz mahallenin 
her kosesinden iskenceye maruz kalan kadm ve aocuklarm 
iniltileri duyuluyordu. 

Hala gitmiyorlcrdi, ne zaman defolacaklardi!...? 

Nihayet sabah saat dorde dogru miithis bir topi sesi 
infilak etti ve diger semtler bunu takibetti. Turk askerleri 
geliyordu. 

Akoluk koyunde silah arama bahanesiyle koy halkp 
agaclara cikarilarak olum tehdidi altinda agagta durmala- 
n tenbih ve agaplan dibinden baltalayarak devirmek su- 
retiyle iskenceyle maruz birakilmislardir. Dofolar koyunde 
bir ihtiyan silahi olaniarin isimferini soyletmek icin iki aya- 
gmi yere ve kollarim da hacvarl duvara civileyip bir haf- 



KADllt MISIROGLU 

ta bu durumda birakmislar ve her gun muhtelif 

da dovmek suretiyle yavas yavas oldiirmuslerd 

Orta Kby'de e § r a f t a n on kisiyi 



219 

zamanlar- 
r. 
a y a k- 



121 






Yunan egkiyasmm yetim biraktigi gocuklar sigmacak 3 
yapmaga gah§irlarken (Turgutluda) 



220 



KADiR MISIB06LU 



KADiB MISIROfiLU 



221 



I a rm da n cisilmak ve tenasiil a I e t- 
leri kirbaclanmak, Almcak'ta gene 
c c u k ve delikanlilari kizgin yaga 
sokarak ve ateste yakmak suretiyle 
tuyleri iirpertecek oesitli zuliimler altmda inletmislerdir. 
Cobanlar Koyunde dokuz yasinda bir kiz camide iskan et- 
tirilmis, bir suru canavann saatlerce ilitlraslanni tatmine 
diet edilmistir.o 

Irza tecavuz, hem de cflmide!... Hem de cocuga!... 
Amon Yarabbi ne sabirlisinl... Bu alcakiiklan kendilerlnin, 
tarihe gecmeleri igin yaptiklanni soyliyerek bu yuz kizar- 
tan denanetlerle iftihar ediyortardi. Bu tecavflzlere ugrayan 
sirf kadinlar degildi... Yunanlilar 1922 senesinde erkek, 
kodin Ttirklerin yediden yetmise kadar nefsant ihtiraslan 
tatmine yaradigini tarihe yazcklanni alenen soyleyerek 
(Cekur) lerde Abazcioglu Ali Aga'ya yetmis be? yasmdu 
oimosma bakmiyarak sirf zulum olsun diye tecavuzden 
pekinmemislerdir. Zovalli ihtiyar bu yo?to on bes sefllin 
tecavuzijne ugramak gibi Diinyada hipbir havsalanm ala- 
miyacgi, bir facidya ugramistir... 

MUHTELiF VAH?ET ORNEKLERi 

Anadolu'da Yunanlilar tarafindan yapilatt miithis tne- 
zalim, zulmun akla gelmez, haydl almaz ornekleriyle dolu- 
dur. Bu vahset.ler kadar emsaisiz, o kadar kanlidir ki. kal- 
binde en ufak bir insanlik duygusu ve merhamet olan bir 
insanin degil bunlari yopmak, hattfi gormege tohummijl 
etmesi bile kabil degildir, Hipbir hart) tarihi bugune ka- 
dar; bir ordunun on yasinda bir kiz eocuguna mangalarla 
tecavuz ettigini heniiz kaydetmemistir. Degil bir masum 
kiz pocuguna, hatta namuslu bir kadma bile zorla tecdviiz 
etmek, ne bir imha siyasetiyle, ne de bir intikam hissiyle 



kadbil-i izah olmayan, fakat yalniz Yunan ordusunda tesa- 
duf edilmis olan bir alpakliktir. «A m e r i k a n M B- 
a v e n e t H e y"e t I » mensuplanndan olup Bati 
Anadolu'da mezalim sahasinda dotasan iki Amerikali ka- 
dm bile «N e a r E s a t» Gazetesinde nesrettikleri 
bir mektupta bu namussuzluklan ilan etmege mecbur kal- 
misiardir. Bunlarm gonderdikleri mektuptan bahseden 
mezkur gazete diyor ki: 

«Amerikan Muavenet Hey'eti azasindan Miss Belings 
ile Miss Ellen'den Anadolu'da Yunanlilar tarafindan yapi- 
lan mezalim hakkinda dikkate sayan bir mektup aldim. 
Mektup her iki Amerikali tarafindan mustakllen yapilan 
tahkikat neticesinde yazilmis ve Turkler tarafindan nufus 
suistimali yapilmamisti. Mektubun miinderecatindan uzun 
uzadiya bahse luzum yoktur. Fakat hakka ridyet ipin Yu- 
nanlilar aleyhindeki isnatlcrdan kisaca bahsetmek lazim- 
dir. Yunanlilarm yagma ettikleri sdyieniyor, Bir harpte bu 
her yerde olur, fakat evleri yakmak kadinlann irzlarma 
gepmek barbarliktir. Yiiz evli Melek Kdyu'niin doksan be- 
si, elli evli Oglacik Kdyu'nun kirk altisi, altmis evli Hamam 
Koyii'niin elll yedisi yakilmistir. Goyrao Koyiinden dort ev 
kurtularak yuz doksan altisi yakilmistir. Kariiarmin ve kiz- 
kardeslerinin namuslanni mildafaa eden erkekler oldiiriil- 
muslerdir, Raporda deniliyor ki; Para vermekten imtina 
eden kadinlar katledildi. Birook kadinlann nomusuna teca- 
vuz olundu. Tarlalarda, anbardaki bugdaylar yakildi. hay- 
vanlar ve koyuniar dlduruldii. Hulasa hayati temin edecek 
her sey tahrip olundu. Mektupta yuksek rutbeli Yunan za- 
bitlerinin yagma ve tahriple alakadar oldugu soylenmek- 
tedir. 

Bu yagma ve yangmdan baska Yunoniilann sehir oha- 
lisine karsi isledikleri mezalim de pek qok olmustur. is- 
gal sirasmda miisluman evlerini ikdmetgdh olmak iizere 



222 KADlR MISIROGLU 

esyasiyle birlikte isgal ettikleri gibi omrunde kocasindan 
baska erkek yiizii gormeyen Turk kadinlan Yunan zabitle- 
riyle beraber raki masainda bulunmaga iobar edilmis ve 
nihdyet birpok kadmlarin bu suretle ye diger suretlerle 
bikirleri izale edilmistir. Bu suretle namuslanna tecaviiz 
edilmis Turk bflkirelerinin adedi yalmz Eskisehir'de binle- 
re balig olmaktadir. Bundan manada Yunanlilar yerli hiristi- 
yanlori zorla gotiiriirken iki yiiz kadar da Tiirk bakiresini 
SOplarindan siiriikleyerek, biparelerin feryatlanna ehem- 
tniyet vermiyerek bilinmiyen semtlere goturmilslerdir. Di- 
ger taraftan lialka paralanni ortaya pikartmak ipin icra 
ettikleri iskenaeler de pok miihim olmustur. 

Yunanlilar bunlara ilaveten muhtelit bahanelerle toil - 
hasa yangin sirasinda musliiman halki sehid etmisler ve 
yaralamislardir. Bijtun bu feci mezalim yuziinden sehrin 
miihim bir kismmin yokilmasmdan dolayi bugiin Eskise- 
hir'de binlerce niifus sokaklarda kalmis ve pek pok mflslu- 
man tiiccar ve esnaf iflas ederek muhtap ve perisan bir 
hale dusmustiir.» 



BURSA ViLAYETl VE KAZALARINDA 
YUNAN M'EZALiMi 



Bursa da en fazla' zuliim. gormiis vilayetlerimizdendir. 
Dahiliye Vekdletinin resmi tahkikat huiasainda bildirildi- 
gine gore Yunanlilar bu havalide cem'an 15.977 ev ve bind 
yakmislardir. Yunanlilar, Ordumuzun seri hareketi yiizun- 
den Bursa lie Mudanya, Kirmastl ve Gemlik'i yakmaga 
vakit bulamamis, fakat Karacabey kasobasmi bastan ba- 
sa yakmis ve aynoa kazalara miilhak elliyi asan koyleri de 
yagma etmis ve pek pogunun halkina pesitli zuliim yap- 
mistir. 



KADIB MISIBO&LU 223 

TAHKiKAT ffEYETJNiN BlRINCI RAPORU 

Bursa K&ylerinde islenen Cok Feci Cineystier: 

Rapor'daki vak'lar italya'nin resmT bir memuru da 
sahadet eylemis ve sehidlerimizin kiillerini bizzat gorerek 
tasdik etmistir. Bu rapor soyledir: 









AZiZ VATAN EVLADI! UNUTMA! ve AFFETME! 
Yunan Ordusumm Bursa'ya giri§inde, ayni zamanda VENIZE- 
LOS'un oghi olan kuanandan SOFOKLIS, devletimizin kurucusu 
connetmekan OSMAN GAZf HAZRETLEIli'nin sandukasini tek- 
meieyerek «Kalk da miUetmi kurtar!» diye hakaret ettikten son- 
ra sandukamn onunde poz verirken. 



KADIR MISIROGLU 



«Yunan ordusu geri cekilmesi sirasinda yollanna rast- 
layan biitfln muslfiman koylerini yakmts kgtliam yoptik- 
lari haber verilince tahklkat icin vilayet emriyle meydana 
getirllen asagida imzalan olan tahkik ■komisyonu Italya 
Devlet-i fahimesi, Bursa mumessili Mosyo Fupar refaka- 
tlyle Maskara Hasan Koyiine azimet etmis ve giderken 
yol iizerinde ilk rastladigi Molla Yunus Koyunden §efik 
Bey'in giftigi ve on miisliimanin ve koyde oturan biitiin 
hiristiyan halkm evlerinin yanmis oldugu gOrOlmus, bir 
zabit kumandasinda sekiz Yunan askerinin bu koyde hic- 
ret eden hiristiyan ahaii He birlikte mezkur binalan yak- ' 
tiklan anlasilmistir. Bundan sonra Maskara Hasan Koyii- 
ne gidilmis ve seken evden ibaret olan bu koyde yalniz 
iki ev kurtulup geri kaianin tammen yanmis oldugu go- 
riilerek kill ve enkaz icinde saskin ve perisan dolasan ve 
hayattanni kurtarabilen halktan koyiin nasil yakildigi so- 
ruldukta 11 Eyiiil'de ogleden sonra gelen piyade kitalari 
tarafmdan mutitelif cihetlerden koy ateslendigi ve koy et- 
rafi asker tarafmdan cevrilip koy haricine kacarak ates- 
ten kurtulmak isteyen halktan bagli listede isimleri yazili 
28 erkek ve 12 kadin siingCi ve kursun ve bomba ile sehid 
edildigi ve bunlar meyaninda erkeklerden 10 yasinda Kad- 
ri, 7 yasinda Ferhat ve 9 yasinda Halil oglu Ahmet, 8 ya- 
sinda Haci Ethem oglu Mustafa, 13 yasinda AH oglu Ah- 
met He kadintordan 8 yasinda ?ukriye ve 8 yasinda Hiise- 
yin kerimesi diger Siikriye isimli cocuktarda bulundugu 
ve kadinlardan Emir zevcesi Zeynep ve Haci Mehmet zev- 
cesi Latife'nin kannlan sflngu ile boydan boya yanlmak 
suretlyle sehid edildigi ve yine koyden camiye iltica eden 
Haci Bagdatlioglu Ali Osman, muiazim Halil Efendi ogiu 
Hiiseyin cami atesienmek suretiyle yakildigi ve koy hal- 
kindan Salim kursun ve sungiiyle yaralandiktan sonra he- 
nuz olmeden petrol ile yaglanip yakildigi ve sekiz kisinin 
muhtelif yerlerden siingii ve kursun ile yaralanip ve haien 



KADiR MISIROGLU 225 

hayatta oldugu ve koy halkindan yirmi nufus da kaybolup 
hayat ve mematlanndan haber alinmadigi anlasilmis, ge- 
rek cdmide yakilan iig sehidin gerekse Hoa Mehmet'in 
evinde sehid edilerek yanan Haci Mehmed ve Haci Ethem 
oglu Mustafa ve Haci Mehmet zevcesi Latife ve Emir zev- 
cesi Zeyneb'in Peng Koyunden burada misafir ismi bilin- 
miyen bir sahis lie Haci Ethem oglu Ahmet'in Tutunlukte 
kezalik sehid edilerek yanan Muhacir Ibrahim Dayi, Kuru 
Ali'nin Mustafa ve oglu Ahmet, Kahya Mustafa'nin Zahid 
ve Mahmut Usta'nin ve kiil halinde olan kdyiin tofograti 
olinmis ve yanan evlerle birlikte halkm bir senelik yiye- 
cekleri olan ve heniiz anbarlanna attiklan hububat ve za- 
hirelerin ve biitiin esyalannm tamamen yanmasi dolayi- 
siyle halkmin kelimenin butiin manasiyle ap ve pertsen 
bir halde enkaz iizerinde kalmalan her vechile kayda sa- 
yan goriilmus ve gecenin hululiine binaen ileriye hareket 
kaabil olmamasiyle ertesi gunii devam edilmek iizere Bur- 
sa'ya avdet edilmistir. 

12 Eyiiil 1338 
Miiddei Umumf: Husnfl 
Belediye Tab'ibi: Mehmet Ali 
Fotografci: Ali Sakip 

TAHKiKAT HEYETiNlN IKINC1 RAPORU 

Bursa Mulhakatinda Yunan Mezalimi 



Bursa havalisine ait facialardan yainiz iki koye ait 
olan su muthis raporu okuyanlar bu bolgedeki mezdlimin 
dehsetini kavrayabilirler. 

«13 Ey'Iul Carsamba giinu Fransiz mumessili M>osyb 
Fuear ile birlikte tahkikata devam etmek iizere Alasar 

F: 15 



KADIR MISIROfiLU 



Koyiine miiteveccihen giderken yolda tesaduf edilen Pa- 
nayir Koyu jle Tepecik Kbyu arasinda yol uzerinde bir 
musliimanin, gobeginden almis oldugu kursunla ^ehid 
edildigi gorulmiis ve Panayir Koyunden yapilan tohkikat 
iizerine bu sehidin baska koyden olmasi hasebiyle huvi- 
yeti mephul oldugu ve maamdfih Panayir Koyunden Fas 
fili isimli kimsenin bu koyden Yunan topcu kitalanna men- 
sup askerf fertler tdrafindon basi iki tas crsinda ezilmek 
suretiyle sehid edildigi ve koy haricine ikagan halktan alti 
kisinin de muteferrik mahalierde sehid edildigi ve bunlar- 
don ucuniin cenazeleri heniiz defnolunmadigi ve bu cena- 
zelerin Alasar koyii yolu uzerinde yatmakta oldugu anla- 
silmisti'r. 

Filhakikc yola devam edildigi siradd isbu cenazelere 
tesaduf edilerek bunlann ikisinin ta sakaklanna dayanan 
mermi ile uciincusunun kullanilan el bombasi ile sehid 
edildikleri muayenesi sonunda goriilmiis ve Alasar koyii- 
ne ulasildikta pek cok kadin ve cocuklardan miirekkep 
yaralilara tesaduf edllmis ve bunlardan bir kismmm Bur- 
sa Hastahanesine gonderilmek iizere arbalara bindirildi- 
gi gorulmus, vak'a hakkinda tahkikata baslanilarak 8 Eyliil 
aksammdan itibaren 11 Eyliil Pazartesi giiniine kadar muh- 
telif zamanlarda ayri ayri Cerkes, Rus ve Errnenilerden 
miirekkep iic cete gelerek evvela birtakim iskence ile 
halkin nakit paralanni cldiktan sonra 11 Eyliil Pazartesi 
giinii iki zabit kumandasinda askeri bir mufrezenin koyle- 
rine gelrnekte oldugu goriilmesiyle ko.rkan erkekler koy 
civanndaki ormanlara kacmislar ve kadmlar cinsiyetleri 
nazar i itibara almarck taarruzdan masun kalaibileoekleri 
mulahazasiyle kacmayip, yalniz toplu bulunmak iizere bir 
evde topiandiklan ve gelen zabitler kumandasmdaki as- 
keri miifreze koyii cevirmis, iceriye giren ferdler kadm- 
iarrn topiandiklan eve girerek evvela 15 yasinda ASi kiz; 



KADiR MISIROCLU 227 

bakire Emine'nin irzina tecavuz etmek isteyerek kizm sid- 
detli mukavemeti iizerine kendisini dumdum kursunu iie 
sag elinden ve kasatura ile sag yuziinden yaraladiklari ve 
sent fiilin ikaina muvaffak olamayan askerlerin miite- 
akiben Emine'nin kardesi 11 yasinda Huriye'yi yakalayip 
birl bikrini izale ettikten sonra diger dort kisi de mutea- 
kiben irzina gecmislerdir. Bu durum heyetimizce kanh ga: 
masirlan ve donunun muayenesiyle anlasilmistir. ?iikru 
kizi yirmi yasinda Diiriye ayagindan dum- 
dum kursuniyle ya.ralanmasi mii- 
teakip korku ve heyecandan coouk 
diisiirmiis, canli dogan coouk, Yu- 
nan askerleri tarafindan hunhar- 
pa oignenmistir. Dikiye'nin babasi Sukrii'- 
nun ise kasatura ile sekiz yerinden yaralanmak suretiyle 
sehid edilmis oldugu tespit edilmistir. 

Aynoa aym koy sflkinlerinden olup korkulanndan bir 
evde toplanan kadinlardan kasatura darbesi ve kursunla- 
mak suretiyle oldiiriilen kadmlar sunlardir: ismoil kansi, 
Hrasibe, Koca Mustafa kansi Asiye, Hamdi kansi Sidika, 

Mehmet kizi Rahime, Mehm«t kansi Hatice i> 

uzun bir Use... Ayrica erkeklerin listesi altmda aym im- 
zalar. Her raporda en cok dikkati ceken husus, zulmun da- 
ha zlyade kadin, coouk ve ihtiyarlara tevcih edilmis olma-' 
sidir. Tarihi Yunan karakterine uyan bir yigitlik dogru- 
sul... Bir de her girdikleri yerde bol bol icra ettikleri, 
hirsizlik, yagmacilik ve yangin cikarmk... Hangi rapora 
goz atarsak bunlan goruyoruz. 



Aziz Turk gencil... 

Unutma ve affetme... Af layik olana, hfltasmdan pis- 
man olup donene gereklidir. Yunan ise hold ayni aleak, 
aym hirsiz ve ayni capulcu eskiyadir. isle Kibns!... 



KADIR MISIROGLU 



9 — KUTAHYA'DA YUNAN MEZALIMI 



Kutohya Vildyeti facialan Bati Anadolu'nun diger vl- 
layetlerine nazaran o kadar buyuk ve onemli degildir. Ku- 
tahya'da en gok felakete maruz kalan mintikolar Yunan 
geri gekilme hatti igine dusen Usak ve Bursa istikametine 
dogru kacan diismamn ugradigi kcyler ve kasabalar oi- 
mustur. Dusman, bu koy ve kasabalann buyuk bir kism 1 - 
m tamamen yakip yikmistir. 

Bu durumu izah eden, Ertugrul Mebusu Osmanzada 
Hamdi Bey'in Kutahya'dan «Yeni Gazete- 
s i » ne gonderdigi mektubun bir kismim nakledelim. 

fiBugun Eskisehir'den Kutahya'ya dogru hareket et- 
tim. Yollarda koprulerin bozulmasi, giizergaktaki koyleriri 
harob olmasi yuzunden seyahatimiz, gok zahmetli gepiyor. 
Diisman kacarken her yerde yaptigi gibi buralarda da kby- 
!eri yakmyi, halka zulmetmeyi unutrnamis. iste karsida, 
ilerde, solda birgok dumanlan ttiten koy harbeleri ki, 
hepsi bu zulmun, vahsetin ?umul derecesini .ve fecaatini 
gelip gepenlere izah ediyor. 

Etrafimizi saran bu feci manzaralar o kadar vahset 
vericidir ki; insan ne bunion gormeye, ve ne de onlan 
Isitmey'e tahammiil edebiliyor. Nina/yet mesakkatli bir yol- 
dan sonra Kiitahya'ya vdsil olduk. Yunanlilarin yakmaya 
vakit bulamadiklan sirin Kutahya'mizi ci-dden zengin ve 
mamur bir sehir olarak buldum. 

Kiitohya'nin isgal zamanina ait maceralan da, yiirek- 
leri huziinie dolduran bir senaat silsilesi ve rezalet tes- 
kil etmektedir. Halkin verdigi malQmata nazaran, Yunan- 
lifar. Kutahya'ya girer girmez ilk isleri sehri bastan asc- 
gi yagma etmek olmustur. Bu soygunculukta- yerli Rumlas' 
ve Ermeniierin yapmadiklan kalmamistir. Bir taraftan 
Yunanli neferler rastgeldikieri evlere dalip en kiymetii 
esyalardan en adi bir tutun tabakasina kadar bulduklan- 



KADJR MISIROGLU 229 

m alirken diger taraftan Rum ve Ermeni kanlan baglara, 
bahgelere daiarak bCitun sebze ve meyvalan bastanasagi 
yagma etmislerdir. Kutahya'da mintika kumandanligi ya- 
pan Yarbay Petros ESartaaris admdaki eskiyanin yerli Rum 
ve Ermeniler vositasiyle haika yaptigi eziyet ve mezdli- 
rnin haddi ve hesabi yoktur. Birgok dnalarm evlatlan kat- 
(edilmis, nice evier sondurulmus ve servetleri yagma 
ediimistir. Kutahyalilar birgok zalimierin arasinda biihas- 
sa birinin gok dehsetli mezaiim yaptigmi scyluyorlar. B u 
herif; «C6kerler istasyonu hat kumandani Nekas» dir. 
Bu kaati! Yunanli, Cokerler civanndaki muslumanlan zor- 
la toplatip sakal ve b.iyiklarini tiras 
ettirdikten. sonra vCicutlarini d e I - 
dirip barut dolduruyor, sonra y a - 
kiyormus.» 

14 Eylul 1022 



10 — AFYONKARAHiSAR VE KAZALARliNDA 
YAPILAN YANGINLAR VE GINAYETLER 



AfyonkarasLhar Valiliginin Yunan mezalimine ait 16 
Ekim T338 tarihli raporu soyledir: 

«Yunanlilar son defa Afyonkarahtsar Vilayet merke- 
zini 12 Temmuz 1338 de isgal etmis ve kuwetlerini San- 
dikh, Vivril, Bolvadin ve Aziziye kazalanna yaymislar, 
Sakarya Muharebesi neticesinde Bolvadin, Aziziye, San- 
dikli kazaianndan gekilmis ve merkez vilayet koylerinden 
115 ve Civril'den 22 koye, vilayet merkezi ve Civri! kazasi 
merkezini 27 Agustos 1338 tarihine kadar isgal altinda bu- 
iundurmuslardir. isgal miiddeti zarfinda Yunanlilarin ha- 
reketleri gok vahsice olmustur, 

1. — isgalin baslangicinda masum musiiiman halkc 
siddet ve cebir kuflanmak suretiyle hareketlerini tanzim 



KADlB MISIROfiLU 



ve isgalin devomi rniiddetince bu muamelelerini devam 
ettirmislerdir. 

2 Akviran koyune girdikleri sirada ogle vaktiyd.. 

Ezdn-i Muhammediyi okumak uzere minareye gikan miiez- 
zine kar?i kuvva-yi milliyeyi davet ediyorsun diye silah 
kullanarok O'nu ve daha sonra 25 kisiyi oldiirerek koyii 
yakmislardir. 

3 — Silah aroma bahanesiyle koy ve kasaiw halkini 
hapsetmis, dovmiis ve baski yapmislar, kuvva-yi milliye- 
ye malumat vermek tohmetiyle birgok kisiyi koyden uzak- 
lastirmislardir. 

4 — istirikflrn kazmak icin musluman ahaliyi zorla 
sevketmisler ve biitun tahkimatlanni angarya yoluyia miis- 
lumanlara yaptirmislardir. 

5 — Ufak bir bahfine ile bir takim koyleri yakmislor 
ve bir kisim halki mitralyoz atesine tutmak, kasatura ve 
sungulerle kadin ve goluk cocuk online geleni imha etmis- 
lerdir. Yunanlilar bu hareketleriyle butiln musluman hal- 
kin maneviyatlarmi kirmak ve halki hayvan suriisii gibi is- 
tedikleri sekilde kullanmak ve mallonni almak gdyesini 
gutmuslerdir. Bu cilmleden olmak uzere Deper, Kislacik, 
Kaleoik-i Kebir, Kalecik-i Sagir, Qatar, Cudarli, Doganlar, 
Polacik, Siikliime, Ruger, Sancaoglu, Lepken, Beykor, Eg- 
rit, ihsaniye koylerini tammen yakmislardir. 

6 — Namuslu kiz ve kadinlarm zorla irzlarma gec- 
misler ve bunlan siperlere nokleyliyerek orada kendileri- 
ne gesitli hakaretler yapmislardir. 

7 — Kasabada zaten. mahdut olan gesmeleri Yunan- 
lilar tutarak suya giden musluman kadinlara su vermemek 
ve Ermeni goouklanna taslatmk suretiyle musluman hal- 
ki su aimaktn bile menetmisierdir, 

8 — Birer bahane ile zenginleri hapsedip kendilerin- 
den nakdt para, ziy'net gibi kiymetli esyayi alarak gasp 
eylemislerdir. 



KADlR MISIBOGI.U 



231. 



9 — Kdylii ve kasabalilann okiiz, inek, koyun gibi 
bayvanlarmi toplamislar ve ellerinde birkap manda ile bir- 
kag okuzden baoka birsey birakmamisiardsr, 

10 — Birgok koylerden ev kerestelerini alarak istih- 
kamlarda ve bir kismini da yakmak icin kullanmislardir. 
Bu ciimleden olmak uzere Akcin, Sisin, Selimiye, Bavirdi. 
Aloali, Kumartas, Bostanli, Eskiemir. Susuz, Aylak, Ey- 
demir koylerinin evlerinin kerestelerini tamamen aiip, tah- 
ribat yapmislar ve koyliileri acikta birakmislardir. 

11 — Koylerin zahiresini almislar ve hayvansizlik 
yuzunden ziraat yapilmamakla beraber, yapmak arzusun- 
da bulunan koylere bu hususta her tiirlil muskuldti gikar- 
mislardir. Koy bahcelerinde vebaglarmda ve civarlarm- 
da bulunan meyvali ve meyvasiz ne kadar agac varsa ta- 
mamen kesmisler ve hatta baglann kutuklerini bile sok- 
muslerdir. 

12 — Bu defa kagarken Egret Koyune vardiklarinda 
koyliileri harman mevkiinde topliyarak kendilerinden 
memnun olup olmadiklcrini sormuslar ve siddetle muka- 
bele eden koyiulerin harmanlarmi otese vermislerdir. 

13 — ■ Kara-hisar'i terkederken hiikumet dairesi civb- 
rinda Izmir ve istanbul istasyonlan caddelerinde bulunan 
makine ve istasyonlan atese vermisler ve Karahisar't 
yakmak uzere tahrip miifrezesi tertip etmislerdir. Fakat 
mufreze taftribat yapmaga vakit bulamamistir. 

14 — Kasabayi terkederken Ermenilere «Sehri terk 
ediniz. Balmalimud'a kadar gidiniz. Orada harb edecegizh) 
diyerek Ermeni halki bir ferd kalmamak uzere beraberle- 
rinde alip goturmiisierdir. 

15 — Karahisan terkederken imaret Cdmii serifinde 
miislumanlardan alti yiiz kisiyi hapsetmisler ve bunlan 
diri diri yakmak istemislerdir. Fakat kahraman ordumuzun 

jini haber alan eesur kadinlanmiz comie hiicum et- 



232 KADIR MISIROGLU 

ml? ve camiin kilitlerini kirarak erkekleri bosaltmis ve 
kurtarmislardir. 

16 — Miislumanlara kat'iyen ticaret yaptirmamis ve 
ne kadar dukkdn varsa hepsine el koyark izmir'den ve 
oteden beriden gelen Rum ve Ermenilere vermisler, miis- 
liimanlan bu suretle all? veristen menetmislerdir. 

17 — Bircok hastalikh ve frenglli rum kddin ve er- 
keW getirmisler ve musluman halktan kadin ve erkekleri 
bunlarla temasta bulundurmuslar ve muslumanlan hasta- 
likln asilamislardir. 

18 — Kasaba mahallelerinden ve koylerden peyder- 
pey gelen vesi-kalar tetkik olunmus ve on iki maballe ile 
elli bes koyun oesltli mezalime maruz kaldigi anlasilmis- 
tir. 

19 — isbu mohalleler ve koylsrde 250 sehid ve 50 
yarah, 132 esir. 500 mabpus vardir. 3600 kisiye ce?itli l?- 
kenceler edildigi ve 2079 evin yakilark tohrip olundugu 
anlasilmistir. 

20 — Oniki mohallenin zardri 932547 liradan ve elli 
be? koyun zarari 421196806 liradon ibaret oldugu arz olu- 
nur. (O gunun parasi). 

Karhisar-i Sohip Mutasamfi 
Ali Rizci 



RESMi TEBLiGLERDEN 

Nu: 3 

28.8.1338 tarihli Resmi Teblig: 

Diisman Afyonkarahisar islam mahallelerinin buyiik 
bir kismim ve Afyon civannda bircok koyleri yakmistir. 

Nu: 4 

24 Temmuz 1338 — Afyon'un kuzey ve dogusunda bu 
lunan cesitli koylerin mezruati ile Civril cevresindek) Sa- 



KADiR MISIROGLU 



233 



riboba Koyiinun du?man tarafindan yakildigi gonjlmiis- 
iur. 

Nu: 5 

Afyonkarahisar'da Bir Gezintii 

«Afyonkarohisar'i gormeden, orayd ait hislerimi tes- 
pit etmeden, Bursa'ya, oniinden bir riizgar gibi gectigimiz 
yerlerde, koyliiler, diisman tahribatmin giderilmesinin bir 
bucuk seneye yakm bir zamandir gecirdikleri kabusun 
dehsetiyle gerilen sinirlerini yatistirmaga calisiyorlar. Yoi- 
tarda harb kalintisi bazan tek bir matara, bos kovanlar. 
kink kasatura ve saireye rastliyorduk. Bunlan ben ve ar- 
kadaslar hirer hatira dlye topluyoruz. 

Izmir istasyonuna dogru yol almaga bsladim. Man- 
zara, evvela kink oamlar, yanm binalardan bashyark. iler- 
ledikpe bir harabe hali almaga basladi. Istasyon binasi tek- 
mil bomba ile dtilmis, oteller, Hamidiye, Mecidiye mahal- 
leleri bastanbasc yakilmistir. Darillmuallimin f Han birkao 
blna kurtulmu?, on- iki vagon ahsap kisimlan yanmis bir 
halde, bir lokomotif bozuk olarok elde edllmistir. Fakat az 
bir tamirle tekrar kullanilabilecektir. 

Sonra hukumetten yukan parsiya piktim. Buradaki 
dukkanlann buyuk bir kismi kul olmus. Fakdt bilahare 6g- 
rendigime gore bunlar Yunan i?gali altindd iken zuhur 
eden bir yanginda kurban gitmistir. 

Evvela isgal esnasmda reva gorulen mezfllimden bah- 
sedeyim: 

Memlekette o sene ne kadar yiin, tiftik, bugday veso- 
Ir mahsul varsa gaspederek kaldirdiklan gibi, gecen sene- 
lerden devrolunark depolarda bulunan esya ve uriinleri 
de gotiirmusler; evleri, diikkanlan basarak yataklardaki 
yiinlere, sandiklardaki eibise ve kumaslara vanncaya ka- 



1 — ikdam gazstesinde yayinlammfjtir. 



KADJR MISIROfiLU 



dar gaspetmisierdir. Bunu kismen bir sekle baglamak iste- 
miller, Yunanlilarla miistereken kurduklan «Sark Hal] 
Kumpianyasis namina yapmislar ve parasini Oder gibi go- 
runmuslerse de hukikatte bes para vermemislerdir. Hatta, 
camilerdeki halllar, kilimler bile bu vesile lie toplatilmis- 
tir. Fakat zavalli halkin feryat ve sikdyeti o kadar ayyu- 
ka gikmistir ki; kendisini tutamamislar ve bunlari izmir'e 
yollamislardir. 

Etrafta ve merkezde hemen hayvan kalmamis gibidir. 
Sigir, keci, koyun, beygir olmak uzere gaspolunan hayvan- 
lann sayisi alti yuz bin civanndadir. Taarruz esnasinda 
Yunanlilann ruh haiine dair yaptigim tahkikata gore daha 
Sakarya Harbinde diismanin maneviyati tamamen kinlmis- 
tir. Sehirde Yunan mumesili olan bir ihtiyar Palikaryc, 
ordumuz tarafmdan takib olsaydilar Yunanlilann daha o 
zaman hezimete ugramis olacaklanm itiraftan cekinme- 
mistir. Cflnku Venizelos ve Kostantin taraftarlari arasin- 
daki ihtilaf son dereceyi bulmus, siydsi gatismaiardan do- 
layi birbirlerini oldiiren zabitler bile gdriilmustur. 

Vakta ki; Yunan ordusu cozulmiis, hezimet baslamis, 
iste asil o zaman Yunanlilann vahset damarlan kabar- 
mis... 

Yagma etmedik islam dukkani, esyasim soymadik 
Turk evi birakmamislardir. Civardaki Deper Koyfl halkini 
tamamen kursuna dizmisler, yuz altmis evli Siirmenii'nin 
yansmdan fazia bir kismini yakmislarl... Tarn kuvvelleri 
cekildikten sonra sehrin iki basina tahrip mufrezeleri koy- 
muslar, fakat ordumuzun siir'atie gelmesi ve halkimizin 
onculugii sayesinde koyii kurtarmislardir. Bu yangin ter- 
tibati icin emir veren, bildhare Aitintas - Dumlupinar mu- 
harebesinde Trikopis ile birlikte esir edilen General Dime- 
ris'dir. 

Huseyin Fikria 



KADtB MISIROGLU 235 

11 — USAKTA YUNAN MEZAUMi 
YANGIN VE KATLiAM 

Yunanlilann Usak civannda yaptikian mezalim daha 
cck kanh ve haysiyet kinci olmustur. Sehrin etrafinda uo. 
yiizden fazia, Yunanlilar tarafmdan sehid edilmis Miislii- 
man oenazeleri bulunmustur. Oldiirdukleri musliimanlari 
evvela soyrnuslar, ustlerinde para, miicevherat vesair ne 
varsa tehdit ile gaspederek almislar ve ondan sonra bicfl- 
releri pek feci bir surette oldiirmuslerdir. 

Musliiman mezarliginda buyiik bir facia olmustur. 
A I t i musluman kadini, alet-i tena- 
sullerine kazik sokulu oldugu hol- 
ds bulunmustur. Bu kadinlann baslanni da 
kesip govdelerinin uzerine koymuslardir. Eger ordumuz 
yetismemis olsaydi. Yunanlilar butun halki kesecek, kasa- 
bayi da bombalarla bastanbasa tahrip edecekmis. Yunan- 
lilar bunu alenen soylemislerdir. Sekiz yiiz hane yerli hi- 
ristiyanlan Yunanlilar zorla gotiirmiislerdir. Askert istih- 
baratca fotograflan alman sehidler sunlardir: 

(Raporda uzun bir isim listesi yer almaktadir). 

Usak kasabasi fecayline ait tafsilat ve bu fecayii te- 
yid eden tahkikat raporu o sirada Frarrsiz teb'asindan WI'Bs- 
yo Sari tarafmdan gorijlerek keyfiyet Mosyo Mojen vasi- 
tasiyle Fransiz hukiimetine bildirilmistsr. 

USAK YANGINLARI HAKKINDA RESMI 
TEBLiGLER'DEN 



Nu: 9 

1 Eyliil 1338 — Her tarafta ordulanmiz oniinde cekil- 
mekte bulunan diismanin musluman balka pesitli mezfllim, 
katil ve imhaya ve koylerle kasabalan yakmaya devam et- 
tlgl ve bu meyanda Eskisehir ve Usak'ta biiyuk yanginlar 



236 KADtH MISIROOl.U 

meydana getirdigi ve Usak ovasmdaki kbyleri y'aktigi go- 
rulmustur. 

2 Eylul 1338 — Usak'ta takriben iki bin evin Yunon 
mevkii kumandanligimn emri ve nezaretiyle hususi Buret- 
te ycktmldigi ve yiizlerce kndm ve cocugun insanligm yu- 
zunu kizartacak her tiirlu vahsetlerle katl ve yok edildik- 
leri tahakkuk etmistir. 



U§AK KAYMAKAMLIGINDAN PEKiLEN 
BiR TELGRAF 

Usak kasabasimn kurtanlmasi esnasinda kasabada 
Yunanlilar tarafindan eikarilan ycnginda bin yed-i yuz sek- 
sen be? ev ile aiti yuz otuz dort dukkan ve on alti cami ve 
mescit yandigi Kaymakamligin is'firma atfen Kiitohya mu- 
tasarnfhgmdan mefrud 16 - 17 Eyliil 1338 tarihli telgrafnc- 
mede bildirilmistir. 

Dahiliye Vekili Namina: 
Miistesar Ahmet Miinir 



BIR IIMGiLlZ GAZETESiNiN USAKTAN 
GAZETESiNE CEKTiGi TELGRAF 



Yunan ordusuyla beraber harb harekatim takib eden 
« Daily Telgrafi Gazetesi Muhobiri 24 Eylul 
1822 tarihinde gazetesine su telgrafi cekmistir: 

«Usak'ta iken benzin tenekeleriyle, yangin bombala- 
nnin sehir dahiiinde dagitildigini gozlerimle gordum. Yu- 
nan zabitleri sehrin yakilacagini bana sahsen hatirlattilar. 
Ric'atin baslangicindan sonuna kadar yunanlilann kun- 
dakciligi devam etmistir.n 



KADtR MISIROGLU 



BiR MEBUS'UN IWUSAHEDELERi 



Besim Atalay Bey'in Yenigiin Gazetesine verdigi iza- 
hat soyledir: 

— Daire-i intihabiyenizi nasil buldunuz? 

— Harap ve perisan buldum. Bilhassa Usak ve ho- 
vdlisi cok hirpalanmistir, Oyle koyler var ki, barmmak icm 
bir ev bile birakilmamis, koyfln akli eren adamlan siiriil- 
niiis, mallari gotiirulmus, harmanlan yakilmistir. Ordunun 
harekatindaki sijrat olmasaydi, bugunkij halkin hetnen 
hepsi oldurulecekti. 

Dusman Usak'i tamamen yakmak ve halkinin hepisini 
bldiirmek iizere tertipler yapmis, fakot kahraman ordumu- 
zun yetismesi uzerine sehrin ancak yansi kurtanlabilmis- 
tir. Usak'ta iki bin ev, bin dukkan, on bes cami yanmis, 
bin kadar Turk oldurulmustii. Cinayetler muhtelif sekiller- 
de yapilmis, bir kismi diri diri yakilmis, bir kismi kesilmis, 
bir kismi da kursunla bldijrulmustur. 

— Valide ve hemsireniz ne suretle sehid edilmisler? 
-- Kursunla sehid edilmislerdir. Valide ve hemsirem 

evin buyCik kapisini tatikim ile mesgulken, disandan atilan 
kursunlarla sehid dusmuslerdir. Hemsirem derhal olmus, 
validem on iki saat kadar yasamistir. Validem etrafinda 
aglasan torunlanna «Evlatlanm aglomayin, biz bugiinu 
anyorduk; iste askerimiz giriyor. Elbette bizim gibi sehid- 
ler ve kurbanlar olacak ki; bu topraklar kiiffcrdan kurtu- 
laeak. Validenizle biz sehidiz. ikimizi bir mezara koysun- 
lar. Biz Tann huzuruna birlikte eikalim1...» demis, Hem- 
sirem daha evvelce karsilarmda yanmakta oian bir kom- 
su evine sbndurmek icin su tasirmis. Kendisine; «S6ndur- 
me, seni 6ldururuz!...» diyen dusman askerlerine; «Sizde 
gavur inadi varsa bende de Turk inadi var, Bildiginiz hal- 
ti yapmiz!..)) demis ve ilk kursunu orada almistir. Usak ve 
havalisinde mezalim yapanlann cogu yerli Ermeni ve Rum- 



238 KADlR MISIEOfiLU 

lardir. Yunan askerleri en cok hirsizliga ve soygunculuga 
ehemmiyet veriyor. Ermenilerle Rumtar yangin yapmago, 
adam dldiirmeye calisiyorlardi. 



USAKTAKi YUNAN MEZALiMi HAKKINDA BIR FRAN- 
SIZ'IN COK 5AVAMI DIKKAT OLAN RAPORUNDAN 
ALINAIM iBRETLi BAZ! PASAJLAR. 

Yunanlilarm Turk zaferine kadar her gectikleri Turk 
topragmda yaptiklan mezalimi gazleriyle gbren ve sirf rnii- 
sahedelerine istinaden hukiimete bir rapor takdim eden 
Fransiz teb'asindan Mosyo $arl Jiro diyor ki: 

«...Aksom saat yedi bucuga dogru cocuklanmla sofra 
basina oturarak heniiz yemege baslamistik ki, bombamn 
tarrakasim miiteakip biiyiik bir alev sijtununun yukseldigi- 
ni gordiik. Evimin ancak birkac metre ilerisinde bulunan 
ve ikinci firkamn kalem dairesi olarak kullanilan binaya 
ates verilmisti. Civar evler tamamiyle ahsdp olduklann- 
dan derhal baska bir yere tasinmak mecburiyetini hisset- 
tim. Be bu esnfida yiiksekte oldugu icin ovaya nazir bulu- 
nan evimin penoeresinden karsiki ovada on kadar koyiin 
yanmakta oldugunu gordiim. Sehirdeki yangin gitgide sid- 
detlendi, Yanginlar, ahsap binalara yangin bombalan at- 
mak, benzinli pacavralar kullanmak suretiyle ortaya pika- 
nlmisti. Bir an icinde sehir alev icinde kalmis, ayni zaman- 
da Tiirklerln aglayis ve feryatlan miitemadi bir inilti halin- 
de etrafa yayilmisti. Amansiz bir katliam baslamisti. is- 
tisnasiz erkek, kadm, gene, Ihtlyar, coluk, cocuk bu facia- 
da kurban ediliyordu. Gene kiz ve kadmlann namuslanna 
tecaviiz bu vahset sohnesinln en adi vak'alanndandi. 

Yangin cikarmakla mesgul bulunan askerlerin ara- 
smda yerli Rum ve Ermenller askerlere rehberllk etmekte 
ve Turk esraf ve zenginlerinin evlerini bunlara gbstermek 
te idiler. Bunlann servetleri yagma edildikten sonra ekse- 



KADiR MISIROGLU 



239 



risi bldiiriiluyordu. Kadmlann kollanndaki bilezikler ve bo- 
yunlanndaki altinlar gaspolunuyor, evleri tecaviize ugra- 
yan Tiirklerden bazilanni hayatlan biiyuk bir meblfig mu- 
kabilinde bagislanmakta ise de bu muemmen degildi. 
Ciinkii: Firariler bir sel halinde birbirini takip etmekte ol- 
duklanndan bunlann elinden kurtulabilmek icin biiyiik bir 
tehlikeyi g6ze alarak sehirden uzaklasmaktan baska ca- 
re yoktu. $ehir dahilinde tahrip ve hirsizlik biiyiik bir fa- 
cia halini almisti. Yangindan kacanlarm iizerine yaylim 
ate? kursun sikiliyordu. Evlere giripj cikmak yasakti. Bir 
eve giden veya cikan Tiirkler iizerine ates aclmasi icin ku- 
mandan tarafmdan emir verilmisti. Polis Miidiir Muavinligi 
vazifesini ifa etmekte olan izmir Fevkalade 
komiseri miimessili Kiryakidis, h a 1 - 
kin feryad ve figani ayyuka c'k- 
t i g i, k u r t u I rn a k i 
siginan kadin ve 
rine ates edildi 
yakilmakta o I d u £ 
larda evinde eg 
re.k gramofon ca 



Cin mezarliklaro 
cocuklann u z e - 

j i veya diri diri 

u bu feci dakiko- 
lenti tertip ede- 

1 i p k a f a y i c e k i - 



y a r d u. Ferdasi 
dev*am etmekte idi. 



cuma giinii yangin el'an tahribatina 



Bu rapordaki ifadelerin tarafgirlige miistenid olma- 
yip tamamen miisahede ettigim gerceklerdlr. 



4 Kanunuevvel 1922 tarihinde 
Usaik'ta yazilmistir. 
S. Jiro 



DORDUNCU BOlOM 

BiRKAC MEKTUP — BiRKAQ iTfRAF 

— Ele gecen mektuplardan — 

TURK KAATiLLERiNiN KANLI HATIRALARI 

KENDiSJNi ZENGiN EDEN MUSLGM'ANLARA YAPT1GI 

ZULUMLERLE OVUNEN BlR YUNANLININ 

MEKTUBUNDAN: 

«...G8nderdigim kulaklarm her birini en aziz sevgili- 
lerinize gayet kiymetli bir zafer hediyesi olarak takdim et- 
tiginizi yaziyor ve Turk kadmlanyle gecirdigim baygin doki- 
kalardan ve mallardan bahsetmekligimi rica ediyorsun. 

... Azizim Mihail, hayatim o kadar safali, o kadar renk- 
li ki, bunu Giladiston'un belagat ve fesahoti bile hokkiyla 
tasvirden acizdir. 

Emin ol, hazlanna maglup Ondorduncii Lui bile muh- 
tesem ve azarnetli tacinm ntifuz ve tesirine ragmen benim 
kadar goniil aha gene kizlann, ndzende kucaginda mes'ut 



Turk kaatilleri ve Yunanli]ar (Rumeli Muhacirin-i ts- 
lamiye Cemiyeti ne^riyatmdan) Istanbul Matbaa-i Amira, 
1332 Sh. 7 ve devami, 






KADJR MISIBOGLU 241 

olmamistir. CunkQ onun kuvvet ve ikbali ne kaddr sasaii 
olursa clsun, hie olmazsa bir kayda bir orfe bagli idi. Fa- 
kat ben: hamisiz, istinatgahsiz oyle Veniislere malik bu- 
lunuyorum ki; adeta onlann yalniz irzi degil, hayati bile 
benim elimde... Bir huklimdaT gibi Mihoil... Her tarafi ef- 
sanevi ilahelerle gevrili bir Heraklis!... Ne eglenceler, ne 
safalar... 

Her geee sekiz on Tiirk-Osmanli kizini aglata agtata 
soyrnak, oynatmak, bir zaman tehditle, iskenceler ile on-- 
Ian meyus ettikten sonra miistehzi guluslerimizle raksla- 
nni alkislamak, Helen ogullanna ne kodar nesel] bir zafer 
gururu bahsediyor«... 

Sabahiara kadar Yunan subaylariyle birllkte bu nefis 
ve dilber Turk kadmlannin ciplak sevimli manzaralan tir- 
sisinda maglup, olmaz kiralimizin serefine billur kadehler 
sakirdatiyoruz. Fakat bilsen bunlari ne maharetle oynatti- 
rablldlm. « Y o n y a » run dustugii gun butun MuslQ- 
manlar sanli (!) Yunan ordusunun korku ve vohsetiyle ag- 
layorak samanliklarda, ahirlarda saklanirken ben evvelce 
tanidigim guzel musterilerimin evlerini birer hirer calarak 
onlan himaye edeoegimi soyledim ve tatmin ettim. Zaten 
bu aptailan (?) aldatmak icin Steden beri ben miifrit h&- 
miyetli bir Osmanli kesilir, Yunanlilara torsi hiddetli go- 
runurdum. Bu tavirlan ve hissiyati miislumanlan celbet- 
mek ipin yapardim. Nitekim bu hareketimin gok faydasmi 
gordum. Hangi nefis ve suh musterimi himaye etmek ipin 
faziletkar ve sadik bir vaziyet alarok davet ettiysem der- 
hal sevinerek icabet etti. Butun miicevherat, butun para- 
lar benim evime geldi. Ilk giinlerde on dqkuz musliiman 
vardi. Bunlardon 7 erkek eglenceme mani oldugu ipin bi- 
rer suretle kuyuya yuvarlandi. Oc ihtiyar kadin da fayda- 
siz ve Cdn sikici olmak hasebiyie kolayca bogazlandi. 

. F: 16 



242 KADJR MISIROGLU 

YEN! DOGMUS CQCUGU CIGNEVEN YUNANLI!... 

iste simdi en miistesna ve latif olarak clokuz metrese 
maiikim. Bunlann arasmda bilhassa parmaklannda findik 
kadar pirlantali yiizukleri ile hiirmet nazanmi celbeden 
sorisin endamli iki kiz vardi, (bir miralay'm kizlari) ddima 
inatkar vaziyetleri ile beni cok ugrastinyorlardi. Yemek 
yemedikleri icin giinden gune zayiflayarak adeta bir iske- 
let halinde kuru ve cirkin oluyorlar. Bu meyanda daha 
gene iki yiizbasi hammi var. Biri hamile, gegen gun cinl- 
ciplak soyunmak ve boylece karsimizda oynamak isteme- 
digi iein kendisini giizelce tokatladim, tekmeledim. Cccuk 
dusurdu. Bu ugursuz Turk yavrusunu ayakSarimla annesi- 
nin gozleri onuntie yurrwrta kirar gibi ezdim. O halinde bi- 
le dediklerimi yapttrmaga zariadim. -Bilirsin Mihail, ben ne 
kadar inatgiy'im, dedigim iki olmaz. Oburleri bir doktor 
binba?imn uc sevimli kiziyla iki mulazim hanimindam iba- 
rettir, Bunlar benim dort bes senelik yagli musterilerim- 
dir. Hele miralayin kizion ile doktorun dilesine Avrupa'- 
dan lavantalar, kalonyalar, pudralar getirir, bire on kaza- 
nirdim. llaclar, maden sulan ba§ka bir yekun!... Eczaha- 
neme sbhret veren doktordur. Sersem, benim eczahane- 
min propagandacisi olmustu. Hastalanna mutlaka benden 
ilac almaiarmi tavsiye eder ve yanlislikla baska yere gi- 
den hastalan tedavi etmezdi. Ama bu muva<ffaki.yetlere de 
benim kurnazligim olmasoydi nail olamazdim. 

Otedenberi budala musliimanlara karsi gayet kurnaz- 
ca hareket ederdim. Onlar da hayvan (!) gibi hakikaten 
Turk ekmegiyle buyumus olmaktan mutevellit bir minnet- 
sinasiikla Osmanhllara kalben ve ruhen bagli ve perestiskar 
olduguma kani olurlardi. Buna muvaffak oimak icin ne dil- 
ier doktum, Ne cenebazhklar yaptim. Ama Tlirkteri de bir 
inek gibi sagdim. Muharebeden evvei eczahanemde iki 
bin liralik mal vardi (o zamanm porasi) Atina'dan sizin kar- 



YUNAN MEZAUMI 243 

simzdaki dukkanian uc senede yaptirmistim. Bundon ba$- 
ka her ay gizlice Yunan Dononmasi'na sekiz lira iane ve- 
rirdim, lEtn i ki'Eteryo Cemiyetia ne 
de alti lira yoliardim. 

Tiirksever olmak kolay degil yavrumi. Fakat simdi 
sormuyorsun servetim ne kadar? Geberttigim tic kocakc- 
nnin eimasian, kuyuya yolladigim muslGmcnlann bonknot- 
lan fena bir yekun degil... Fakat bu ganimet hictir, hip 
Mihail! Yanimdaki dokuz metresin her biriyle irzlanna te- 
cdvuz etmemek sartiyle aramizda bir mukavele var. Nak- 
ledeyim bir parca eglenirsin. Bu muahede miicibince Turk 
kadinlannin ndmusu her turltj taarruzdan masundur. Fa- 
kat karsimizda gin! giplak oynayacaklar, raks edecekler, 
bize icki dagitacaklar!. Buna mukabi! de butiin elmasla- 
rmi ve pirlantalanni, hatta elbiselerini terk ve teberru {!} 
ettiler. Evlerine gittik. Samimi bir itminan ile en gizli yer~ 
lere gomdukleri servetlerini oikanpi bize teslim ettiler. Bu- 
tiin ma Harm i aldigimiza kanaat ettikten sonra muahed.e- 
yi parcalodik. Ahdi bozduk. Cunkti hie boyle mahkum ve 
esir ad am la ra verile-n soziin kiymeti olur mu?,„ Nasil 
Miha-il? Avrupa siyasetpileri hakikaten ook guzel bir k6i- 
de koymuslar! «Kuwet; hakka ustiindur.» Fakat ben sona 
en merakh bir vak'ayi anlatmayi unuttum, Bak dalginli- 
gal... Elmaslar, pirlantaiar ve mucevherat gozlerimi. ka- 
rria$tinyor da andan galibal... $imdi her bahiste mutlaka 
doniip donup muahedemden bahsediyoru'm. 

Bilirsin ki ben Atina'dan diploma alarak Yanya'da- 
ki eni^temin yanma geldigim za-man pek ziigurt idim. Hat- 
ta vapura binerken iki paket sigara almak iein senden bir 
dirahmi bile istemistim. Fakat samimT Turk hissiyatiyle do- 
lu oldugumu mubalaga ile anlata anlata saf Turkleri Hcna 
etmekle o kadar zengin oldum ki; nihflyet bu sayede bir 
gun mahclle arasmda bakkaihk eden enistem, Hasan Bey 
isminde sisman bir Tiirk beyine beni tokdlm ettigi zaman 






244 KADlB MISIROGLU 

bir saat ipinde herifi kandirdim. Kan mahcup, bazen miif- 
rlt bir Osmam vaziyetleriyle onu aldattim. Enistem rolle- 
rimin mukemmeliyetini yan gozle takip ve takdir ediyordu, 
Mihail, sersem ne dedi bilir misin? 

8 Bu evlat hayirli bir Osmanh yavrusudur. Ben bu- 
na para vereyim!.» 

Begeniyor musun muvaffakiyeti? 

Haftasmda eczane apildi. Ben de hergun, gittikoe ka- 
zaniyordum. Hasan Bey, biitun zengin aileleri bana getir- 
di. Benden all? veris etmeyenlere danlir ye bir daha onla- 
ra selam bile vermezdi. Fakat asil anlatmak istedigim rnii- 
him meseleye geldim. Bunun en kiiciik kizi, o kadar dilber, 
o kadar sevimli idi ki, bizim Atina'nm guzellerine (venus) 
olabilirdi. 

Ooh! Osmanlilar. Bizim icin en yagli ve lezzetli bir si- 
kar (av)!. iste ben bu kizi seviyordum. Carsafa gireli henuz 
iki sene olmustu. San saplanyla, mavi ve cazibeli gozleri 
perileri andiran bu tiirk kizi daha evvel eczahdneye gelirdi. 
O zaman gogsiinde henuz beliren seffaf memelerinin tit- 
reyisini gordukpe pildiracak olurdum. Bu pipegi bir an gi- 
bi emmek icin canimi verirdim. Nihayet bir gun talihim im- 
dadima yetisti. Muharebe oldu. Ben her gun toplcr patlar- 
ken, ortalik inlerken, bunlann konaklanna gider ve kendi- 
lerine teselli verirdim. yunonlilara lanet okurdum. Yanya 
diistiigu gun bunlan da oburleri gibi kandirarak evime ge- 
tirmistim. Ah gorsenl... Ne kadar mucevherat! Ne kadar 
bank'not desteleri! Maksadima nail olmak istiyordum. Bir 
aksam ihtiyar Hasan Bey sanoilandi. Hemen eczahaneye 
kostum. Bir bardak sute akselmen eriterek ustune de bir- 
kap damla nane ruhu koydum. ihtiyan tamamiyle bir daha 
duymamak uzere sancidan kurtardim. iki gene hizmetpi 
kizlanni tanidigim bir Yunan cavusuna hediye ottlm. Yal- 
niz Hanimla, Buyiik Hamm kaldi. BCiyugu elindeki pekme- 



YUNAN MEZALlMt 245 

ce koynunda oldugu halde yatardi. Kiiciik ise sevgili Ni- 

hal'imi kueagina alirdi. Bu iki cadi, birer zebdni gibi benim 

muazzez iki emelimin husuliine mani oluyoriardi. Buna da 

pare buldum. Biiyuk hamm, gayet ihtiyar oldugu ipin bana 

zahmet verrnedi. Bogazini mendil ile siktim, Gozleri firla- 

dj, dili sarkti, pekmeceyi de pok siikiir elinden birakti. Ku- 

puk hanimi cennete yollamak pek kolay olmadi. Gece bo- 

gazlamak istedim. Meger uyumuyor, hep kizi ile beraber 

titreyerek sabaha kadar oturuyorlarmis. Muvaffak olama- 

dim. Zehirlemeye tesebbus ettim. Farkina vardi. Sen ol- 

san ne yapardm Mihail? Bak ben ne kurnaz adam misim? 

Bu kadm korkusundan asabi bir hale dustii. Kahve tiryaki- 

si kesildi. Kiipiik bir ispirto takimina usuica eter doldur- 

dum. yine sinirlerini uyustu'rmak ipin kahve pisirmeye 

ugrasirken, benzin tutustu. Ben zaten gozetliyordum. Sev- 

gilim NihaS Hanim'i pilgin halde annesinin Qzerine atilaca- 

gi zaman kavradim, menettiml... Kucagnnda bagira bagira 

annesinin yanarak oldugiinu, bayilincaya kadar seyretti. 

Fakat muskulat bundan sonra daha ziyade artmisti. Bir 

turlii bana teslim olmuyordu. Cevahirlerini, paralarim, ta- 

mamen verdigi halde katiyyen pilginlikianmi teskin etmek, 

beni visaliyle kucaginda mest etmek istemiyordu. Siddet 

kullandim. Olmadi. Dovdum, yine olmadi. Oiiiinle tehdi! 

ettira, korkmadi. Elbisejerini parca pnrpa ettim 1 . Artik kar- 

simda qiploik bir veniis gibi nurdan viicudu ile adeta paril- 

diyardu. Yalniz o yine elleriyle gobeginin alt tarafini 6rt3- 

yordu. Mani olmck istedim, kollarmi biiktum, beni isirrrra- 

ya bastadi. 



O hiddetle hanperi sol bilegine sapladim. Bir kolu tut- 
maz oldu! Fakat obiir avueuyla yine oyret yerini ortiiyor- 
du. Bu defa ikinci kolunu da sakatlamaya mecbur kaldim, 
hay domuz seytan!... Bacaklanni kuuvetle birbirine sardi. 
Bacaklanmn da damarlanni kestim. Fakat kan ter icinde 



KADIR MIStROCLU 



kalmistim. Ben bile kuvvetten dusmiistiim! Nihayet teslim 
oldu. Nasi! anlatayim Mihail?... 

Yunanliiar butiin DOnyayp zcptetseycii bu kadar zevk 
hissetmezaim. Me faydo ki ben visdle nail alutken o ru- 
hunu coktan teslim etmi? bulunuyordu. Dogrusunu ister- 
sen azizim, ben pisman oldum. Ciinkii o butun mallarini 
bana vermisti. Sag kalsaydi, zaranni gormezdim. Eger 
nefsinl teslim etseydi, emin ol, onu metres gibi muhafaza 
ederdim. Her ne ise, vefat edene ugurlar Orsunl... Yalniz 
o beyoz ve billur viicudun visaliyle gasyoldugumu yarin 
size ye obur dostlanma soylerken ayni zamanda sizin 
de sehvet hislerinizi uyandirmak 
1 i n dilber perinin tombul meme- 
lerini keserek eozali bir siseye 
koydum, sakliyorum. Geldigim zaman mu- 
zafferiyetimin celenklerini gorursiin Mihail!. ..» 

Aziz okuyucu!... Bugun senin alis-veris ettigin Rumlar 
6a aym karaktei-deciir. Allah onlara da firsnt verse ayni 
seyi yaparlar. Bu mektubun scthibi bunlann amoalan, da- 
yilan veya agab&yleridir. Uyan ve bunlarla alis-verisi kes!'. 
Hasan Bey ve oilesinin, akibetinden korunmak istiyorsan, 
onlari beslemekten vazgec!. Bugun herhangi bir ruma ka- 
zandirdigin her kurus, Kibns musliimanlarimn sirtina sap- 
lanan bir kursun olmaktadir. Hip oimazsa ortada Kibns gi- 
bi taze bir misal varken gafletten uyan!... 

Aziz okuyucu!... 

Oku!... Diisun!... 

ve Ibret al!... 



YUNAN MEZALiMt 



— KANL1 HATIRALAR — 

— Bir Yunanli subayin hatira defterinden — 

8 Ekim 1912 — Selanik 

Yarabbi bu « G e n c T Q r k I e r » ne kadar 
miithis adamlar? On Temmuz gunii ben bunlan da diger 
Tiirkler gibi zannederek nazan dikkatlerini celbetmek ve 
aldotmak ipin diikkanimin oniine kirmizi mavi bayraklar 
asarken, adeta kalbimden igin igi'n giiluyordum. Yunan Mil- 
letine tarihi mesru bir miras, yagli bir sikdr (ov) olan Turk 
Milletinin asirlardanberi yakaladigi mu'zmin maraz ve ce- 
halet atesi He cubuk ve helva safasmi terkederek uyana- 
cagini ve bir gun olup da iktisadi miicadelelere basliyaca- 
gim kat'iyyen tasawur edemezdim. TQrkiye fakirlerimiz 
icin bir servet, zenginlerimiz icin bir tarla!... Hie bir sanat, 
bir meslek sahibi olmayan Yunanlilar birsey yapmasaiar 
bile bu memlekette hirsizlikla zengin olurlar. Bu feyz men- 
bai, bu ebed! hazine eyvah bizim ipin kuruyor. Dort. bes 
sene evvel en koyu muslfiman maihallerindeki bakkaiara, 
kasaplara vanncaya kadar biitun tlcaret ve san'atlar Yu- 
nanlilann elinde iken bugun onlarin birer birer soniip 
mahvoldugunu, yerine Turk dormizlarinin (!) tesviki ile ku- 
ruian miisluman ve Turk miieaseselerini goruyoruz. Tiirk"- 
iin omriinde hatinna, hayaline gelmiyen millet hissi, ruhun- 
da doguyor. Bu gidisle genisliye genisliye bizi adolann yal- 
cin kayalanna stinger avciligi icin Mora'nm korkung sa- 
hillerine firlotaca-k... Yarabbi ne dehsetl... 

Evvelden padisahlann tohto ciktiklari giinde diikko- 
nimi bayraklarla, kandillerle siisleyerek miisterilere gayet 
sadik bir Osmanli dostu oldugumu gosterirdim. Bu suretle 
son derece muhabbetlerini ve servetlerini palabilirken 
simdi o nakdratima hepsinin biyik oltmdan guldugiinu ve 



248 KADIR MISIBOCLU 

yanimdaki Turk dflkkanina daldigim goriiyorum. HamOlesi 
bizim icin seametten ibaret bu ugursuz i< M e s r u t i - 
y e t » giinijnden simdiye kadar, gelirimde asikar bir 
azalma hissediyorum. 

inkilaptan bir sene evvelki gelirim, biitun masraflar 
horio oldugu halde yedi bin lira iken Mesrutiyetin ilk se- 
nesi dort bin, ikinci senesi tic bin, bu son giinlerde bes 
yflz liroya indi. Ayda kirk sekiz lira diikkan kirasina bile 
k8fi degil!... Vadeler geliyor, odeyemiyorum, iflas ettim, 
mahvoldum!. Avrupa'dan getirdigim son moda kumaslara, 
ipekli mensucata ragbet yok. Kirmizi carsafli hammlar hep 
Turk tiiccarlanna akin ediyorlar. Eger birkap vatandas ol- 
masa idi, biittin gun aksama kadar pinekliyeoektim. Ne yc- 
payim?!... Elimden geleni yaptim. Yunan Konsolosuna si- 
kayet ettim, birsey yaparnadi. 



17 Ekim — Selanik. 

Bugun Yunan Konsolosu, kaptan sanatkar, tticcar, ne 
kadar Yunanli varsa hepsi toplandi. Turklerle muhdrebe- 
nin muhakkak oldugunu beyBn etti. Oh!!!... Domuz Gene 
Turkler!. iste simdi ben yiizumdeki Osmanli maskesini yir- 
tarak suratiniza firlatiyorum. Artik sizden korkum, pervam 
yoktur. Ben Yunanliyim! Hem de Yunan ordusunun bir ye- 
dek subayiyiml... Bugtine kadar yuzunuze giilerken kalbim 
butiin kinlerini gayizlarmi zapta cahsiyordu. Artik ben de 
sizi bogazlamak icin kasatura biliyorum!... 

Turkler! Sizi diri diri ateste yakacagim, aleyhimizde 
sBz soyleyen dillerinizi, bize bugz ve diismanlik besleyen 
yiireklerinizi pargaliyooagim. Ticarethanemi iflas ettirdiniz 
degil mi? iste yarm Yunan ordusuna katilmak icin hare- 
ket ediyorum, gorusiiriiz!... 

30 Ekim 1912 

Bugun Efzun alayimn birinci boliigiine tayin olundum. 
Birkac giin sonra taarruza gececegiz. Turklere karsi ru- 



YUNAN MEZALiMi 



humda, fikrimde oyie bir diismanlik hissediyorum ki; bu 
gayz atesi, kayalardan seiaie gibi Turk kani aksa sondii- 
riilemiyecek. Ah, eziyet ede ede mtisliiman oldiirmek ba- 
na acaba nasip olacak mi? 
19 Kasim. 

Simdi biitun iimitlerimden en muazzez nasibi olmis 
bulunyorum. Bu hafta zarfinda gecen hayatim, yiiz asnii 
sdadet hazlarma deger. .Yedi esir subayi tabancamla hi- 
rer birer alnindan vurdum. Bunlardan birisi « J 6 n 
T i) r k » lerden idi. Onu Seldnikten tamyordum, altismi 
iskencesiz oldurdiim. Fakat bu hayvan herifi ac, susuz bi- 
rakarak bir kolundan bir goziinden mahrum ettim. Niha- 
yet dun ayaklarim testere ile bictirirken geberdi. Otuz do- 
kuz neferi bataklijja attirdim. YBrabbi, bunlann bogulur- 
kenkurtulmak icin ugrasmalan ne kadar eglendirici!... In", 
boguk, boguk, baginyor, zipliyor, fakat tekrar batiyor, kay- 
boluyor, camur nefeslerinden kayniyordu. Bir digeri su 
yutunea yclvarmaga basliyor. Allah, Allah, boguk sed3- 
siyla beraber, agzmdan camur puskiirijyordu. O da birkac 
dakika cabaladiktan sonra uslu uslu sazliklann dibinde 
uyuyordu. Hdin kopeklerl... Allahmizdan ne istiyorsunuz? 
Sizi cennete yolluyorum. Fena mi?... 
28 Kasim. 

Dun bir kurmay yuzbasi ile yiiz yetmis asker esir oldu. 
Askerleri yok etmek giic degil. Fakat ben en ziydde mii- 
nevver dimaglan sdndiirmek istiyorum. Asil muthis ve teh- 
likeli onlardir. iste Tiirkiye'de ne kadar zeki, fatih gencler 
varsa, onlan mahvetmekten baslamak gerekir. Ondan son- 
ra Tiirkiye, cehaiet karanliklan icinde kendi kendine orta- 
dan kalkar. Onun ortadan kalkmasindan « B i z a n s » 
dogar!. Ne cSreki, Alman ve Avusturya muhabirleri ile 
Fransiz Konsolosu bu subayi gordiiler ve zdten de taniyor- 
iarmis. Gayet cesur, kahraman, namuslu bir subaymis... 
Demek mutlaka gebertilecek bir domuz idi. Bunun igin 



250 KADfK MISIEOfiLU 

gece odasma gittim. Bir dost srfatiyle konusurken gafil 
avliyarak bir kursunia kafasini dagittim. Hemen doktorla- 
ra, muhabirlere, konsoloslara, namuslu kurmay suboym 
maalesef intihar ettigini haber verdim. Bu da oldu. 

30 Kasim. 

Altohim! Beni bu saadet giinlerine ulastirdtgin icin ne 
kadar bahtiyarim. Simdi Bizans tarihini, Fatih'in torunia- 
rindan akon bir kan deryasiyla yikcyarak iDonekei 
nin acisini gikardik. Ey Hazretl Mesih, sana btpayan te- 
sekkurler, hadsiz senalari... 

Uyan ey kahraman ecdad! Uya ! n Qnbirinci Kostantin! 
Senin taht tacini siivarilerine cigneten Fatih'in bak 61Q 
askerleri, cekirgeler gibi tarlalora serilmis... 

Subay oluleri yuzieri iistii kapianarak maglubiyetler!- 
ni.itiraf ediyorlar. «Osmanli S a n c a g I » yara- 
lilarin yarolanni manevT bir niivazisie okscmak ipin kizil- 
hac hastahflneierinin kapi esigine serilmis, giden geien 
ayaklarim siliyor. Dun Avrupa'ya miit'his ve atesli, bir ce- 
reynn halinde akin eden Turk irnparatorlugu'nun cesur or- 
dulan bugiln Kraiimizin kudreti karsisinda yerlere kadar 
egllerek zelilane silfihlanni teslim ediyorlar. Atimin altin- 
da tas yerine, kesilmis kafalar toprak yerine yumusak ce- 
nazeler yatiyor. Butiin Bizans, iJstune cbken karanllk bir 
devrin butiin tozlanni silerek mezardan pikiyor. Sanli Elen 
orduian, ayak bastiklan koylerde Turk hurafesinirt butiin 
zincirlerini kinyor, onlan yunanlastinyor. Onlara Hiristi- 
yanhgi kabul ettiriyor. Cocuklar, kadintar sungiilerimizin 
panltisini goriir gormez derhal haci operek Hiristiyan olu- 
yorlar. Muteassip domuz Tiirklerin kafalanni kasaturalarla 
viicutlanndan aymyoruz. Vardigimiz koylerde Sarkin bati! 
itikatlarindan ugursuz birer. niimune olan minareler, ma- 
better, mescitler derhal dinamitlerle ucuruluyor. Her Yu- 
nan subayi vazifesini istikbal igin o kadar metin bir suret- 
te iffl ediyor ki!... Tiirkier bundcn sonra dflrtkO memleket- 



YUNAN MEZALIMi 



lerinde ancak yabanci bir insan gibi dolasabilecekler!... 
Ne azametli inkilap, ne sanli zafer!... Ben Turk narra- 
na elime gecenleri oldiirmeyi bir medeniyet borcu adde- 
diyordum. Cflnkii vahsi, barbar insanlar beseriyet ipin ga- 
yet muzir bir unsurdur. Sefkatl... Bu Tiirkler takkinda du- 
yulmayan bir his. Onlar icin sefkBt atestir. Turklere mer- 
hamet etmek onlan hasretli olduklan cennete gonder- 
mektir. Hususiyle madem ki; kendileri bunu istiyor 
8 Aralik. 

Turk unsurunun kdkiinden mahvj icin turlu buluslar 
icadeden Dr. Istafemo'nun fevkalade zekasini hatirati'ma 
kaydetmeyi bir bore biliyorum. Bu zeki doktor, istanbul 
Tibbiye Mektebinde meccanen tahsil ettikten sonra Turk 
kadinlanna tesir ederek gosterdigi nazik ve terbiyeli ta- 
virlanndan dolayi cok para kazanmis, istanbul'da bijyijk 
bir sohret saglomistir. 

Trabya'da hala kosku vardir. 

Mesut talihim beni istafarro gibi vatansever ve zeki 
bir daktorla birlestirdi. Birlikte calisiyoruz. Burada bir- 
kap Alman muharrirl bas belasi gibi duruyor. Sik sik esir- 
leri ziyaret ediyor. Ahali He temasta bulunuyorlar. Bina- 
enaleyh hayvan Turkleri pek asikfir bogazhyamiyoruz. 
Maamafih ugradigimiz sehirlerde bunlann' toptan imbasi 
icin istafano gayet tedbirli ve mohirane projeler hazirli- 
yor. Muvaffakiyet takdire deger. Siselerle di- 
zanteri, tifo mikrop k u I t u, r I e r i n i 
bakkallara dagitti. Miisliiman miis- 
terilerin satin aldikiari seyle're 
hemen bir iki damla katil'iyor.ev 
gizlice gozetleniyor, hastalik 313- 
meti basgbsterir gostermez resmi 
surette o mahaileyi kord, on altina 
aliyoruz. Artik oraya ne eonebi 
muhabirleri, ve ne de konsojloslar 



25 2 KADIR MISIBOGLU 

girebiliyor. K u v v e 1 1 i zehirleriilac 
diye hastalara t u t u 9 t u r u y o r u z . San- 
c 1 1 a n a s a n c 1 I a n a kivrona kivrana 
telef ol-uyorlar. Tctbii cenazelerin goklugu na- 
zan dikkati celbetrnez. Cunku hastalik var malum yal... 
Hastoliga yakaianmiyanlara yakalanmalon igin verdigimiz 
haplar da biiyijk derecede saglam ye kuvuetli biinyeleri 
olan Tiirkleri oldiiriiyor. Butiin bakkallar Turk cocuklarina 
seker satarken ioine sulumanh pastilleri kanstinyor. Co- 
cuklar da bu suretle derhal sanciloniyor, oliiyor, ne yapa- 
hm kolera!.,. 
15 Aralik. 

Miralay beni cagirdi. Oteden beri esirleri tiirlii tilrlii 
uydurma bah8nelerle ecnebilere sezdirmeksizin mahvetti- 
gimi ve tertip ettigim mflhirane usulleri bildigi igin bana 
iltifat etti. Kat't olarak terfi edecegimi, hizmetimin butfln 
Helen tarihinde sanli ve azametli bir yeri oldugunu ve se- 
refle kaydedilecegini anlatti. Buradaki iio bin esir ve yiiz 
yirmi gene subayin yok edilmesi igin zekama, dirayetime 
miiracaat etti. Yanm saat diisundukten sonra tantanaii 
ve debdebeli bir gdre buldum ve totbikatina gegtim. Bii- 
tiin Turk esirlerini kurmay subaylan ile beraber yanimiz- 
daki kislarmin iist kismina balik istifi denecek bir halde bir- 
biri ustiine yigdim. Zemin katinda zaten patlayici madde 
ile otuz barut figisi ve bir miktar top cephanesi vardi. Mu- 
hafazalanna memur olan Yunan neferleri yerine Teselya 
musliimanlarmdan on kisi segtim. Gece herkes yatsi na- 
mazinda iken, verdigim isaret iizerlne zemin ve sema alev- 
ler iginde kaldi. Muthis bir tarraka koptu, alevler daglari 
sarsti. Kainat tutusmus gibi her taraf yangm iginde kal- 
di. Kislanm demir portrelleri bile igne hafifligi ile goklere 
dogru firiiyor, etrafa bas, kol baoak, govde tufanlan, kan 
serpintileri yagiyordu. Cdmiler karmakansik oldu. imam- 
lar bile namaz ve ibadeti unutarak can havliyle disanya 



YUNAN MEZALIMf 



firladi. Herkes birbirini gigneyerek ite kaka kapiya pence- 
reye hucum etti. Bu izdiham arasmda sungulerlmiz giizel 
is gordu. Hemen bir sayia pikardik. Konsoloshanelerin 
muhafazasina takimlaria asker yolladik. Turklerin katliam 
ettiklerini, Yunan askerlerine ansizm hucum eyledikierini 
yaydik. Muhabirler korkularindan disan gikamaz oldular 
Dort be? saat bu guzel firsattan isiifade ederek toplu bir 
halde bulunan Turklerin iizerine aslan gibi atildik 

Kendilerini kurtarabilenler biiyiicek bir camiye sigi- 
narak kapilanni kapamis, mandallanni surmuslerdi Cami- 
nin dort tarafina gaz yagi dokerek atesleyince ikinci bir 
eglenceye tesaduf ettik. Kapidan gikanlar derhal sflngule- 
myordu. Turkler bagira bagira kah penoerelerini kirmaya 
galisarak kah eilgm bir halde akillanni kaybettiklerinden 
duvarlan yikmaaa tesebbiis ederek bizi iyice guldurdiiler 
Gece, her taraf karanlikl... Camiin icerisi tutustugu zaman 
alevler uzun gatal dillerini pencereden disanya pikararak 
duvarlann harici yanarken bu kirmizi alevler iginde siyah 
bir basin finldak gibi nasil dondugunu, kadinlann sagla- 
nndan tutusunca pervdne gibi nasil dansettigini gormeli' 
Hele Turklerin vucudu turustuktan sonra misir kizartirken 
hasil olan citirtilardan daha muthis sedalar gikartiyor Ay- 
yuka kadar yukselen feryatlar, aglamalar. aglasmalar bih- 
butun zevk verici bir zafer musikisi teskil ediyor Ooooh" 
bu vahsi Turkler kahrolsunl... 
21 Aralik. 

Simdi butun kizgmligim, biitun dusmanligjm Turk ka- 
dmtonna intikal ediyor. Selanik'te bulundugum esndda 
ipekli carsaflonn ilik ve kokulu sisleri iginde kizaran ter- 
leyen bu goniil alio, ruhlar, benden kadar irkil'ir o 
kadar kagarlardi ki; kdrsilannda biitiin aklimm bir dunian 
gibi dagilurak birbirine kanstigi, irademin o siyah kirpik- 
[erin bakisi altindaki eazip ve iri gozlere maglQp oldugunu 
nissedenm. Fakat mutaassip hdinler katiyyen benim as- 



KADlR MISIROGLU 



YUNAN MEZALtMt 



kima ehemmiyet vermezlerdi. Beni daima Inletir, daima 
heyeoanli birakir, pecelerini ortiip prenseslere mahsus 
nazli ve vakur bir ed8 ile sallana sallana pikar giderlerdi. 
Selanik'te gordugiim bu semavt ruhlara burada tesadul 
edilmiyor. Miisluman kiiyliJler, gayet hasin ve vah?idir. 

Doktor Stefano ile beraber simdiye kadar. dolastigi- 
miz buttin muslumen evlerinde kadinlann tibbi muayene 
vesllesi ile zorla parsaflanni, pecelerini yirtarak guzel 
genclerin gogsiinii, memelerini muayene iqin anadan dog- 
ma soyardik. Fakat dogrusunu soylemek lazim gelirse. Se- 
lanik'te tesaduf ettigim edalar, fettan bakislar burada 
katiyyen yokl. Bunlar ydbani gflller gibi guzel. kirmizi, la- 
kin ruhsuz, hissizdirler. Bununla beraber hayvanlar, dai- 
ma mutaassiptirlar. Gengleri, ihtiyarlan hepsi mutklt ve 
mutaassip!. Ontari muayene bahfinesiyle soyuncaya kadar 
bes alti degnek kirmali. Hele bazilcm. 

8 — Oldikun beni!... Allahm, Peygarnberln huzurunc 
bakire ve mazlum olarak pikarak sizi sikayet edecegim!.>; 
diye bizi tehdit ediyorlar. _ 

Kahkahalarla guliiyoruz. isldm unsuruna evlat, TurK 
askeri yetistiren bu makineleri kirip mahvetmeli. Ben bu 
diisturu d8ima takip ediyorum. Valniz bunlarm mutesnasi 
varl Istanbul kizlan, Bizans dilberleri kadar suh ve gu- 
zeldir iste bunlar olmasa kendimi yirminci asir medeniye- 
tinde Avrupa'da degil, ddeta muslijmanlarin her sene git- 
tigi Hioaz collerinde zannedecegim. Qunkii her taraf enkaz 
ile doiu. Dereler iniltiler, cenazelerl... yollar uzerinde ku- 
rumus kan izleril... koyler harap, evler viran... agaplarm, 
ormanlann yerinde yalniz komiir kinntilan, siyah alev 
eserleri varl... 

Of!... kuraklik... kurakliki... eger bu subay kizlan, 
hammlan olmasa y3rabbi? "» 



- a.g.e. S. 17 ve devaim. 



Yunanlilarda Bir Vicdan Sahibi (!) 
— Bir kumandamn mektubti — 

Giinahkar teamen; 

Mektubu yazarken kimbilir benden ne kadar uzun al- 
kislar iimid ediyor ve bu hayai ile uyku bile uyumuyordun. 
Fakat maattessijf kuzum, umidin pek bosa pikti. Bilakis 
zehir gibi bir aci ifade ile seni paylamaya mecburum. Tec- 
rubesiz dostum!. Sen arkanda biitun umit ve emelini size 
verdigi silahlara baglamis. yiikselmek istiyen ve bunun 
ioin asirlardan beri kan doken Yunan Milleti'nl hie hatir ve 
hayaline getirmeyerek pek beceriksizce bir nezaket eseri 
gostermek igin hedefi, gayeyi unuttun, Turklerin- cenaze- 
lerinden, kemiklerinden, kanlanndan dogacak « 8 i - 
z a n s » ihtisam ve idaresini bira'kip da sadece bir Turk 
kadininm, somlmj olmayan yaianci alkislanna aldandin. 
Bu olsa olsa budalaliktiri... 

Senin boyle sersem oldugunu bilseydim, emin oi Kos- 
tontin, harbin ilani iizerine istanbul'dan geldigin zoman se- 
ni yedek subay olmaktan meneder veyahut da Yunanis- 
tan'da birakirdim. Hani mektep mudurii iken sana diplo- 
ma degil bir sey vermezdim. Yalniz Turk milletinin degil, 
Turk soziiniin de tarihten, lugattan, cografyadan silinme- 
si icin her firsattan istifdde edecegine, maske altinda tlt- 
reyerek ettigin buyiik yemine nasil Ihdnet ettih bilmem. 
Dusundukpe eildiracafilm geliyor. Yedi yilz, er, yirmi bes 
subay, altmis kadin, otuz gocuk, bunlar ele gecmez bir 
esir kafilesidiri... 

Sen deli misin be yavrum? Kizarmadan bunlari Seia- 
nik'e gonderdigini nasi I yazobiliyorsun? Baska bir Yunan- 
li olsa, Tiirkliik icin eli silah tutaoak boyle bir toplulugu 
diri diri sekiz gunluk bir yoldan getirdigini yazmaktan uta- 
nirdr. Bundan dolayi sen miiftehir degil, mahcup olmalisin. 



256 KADIH MISIROGLU 

Size mektepte boyle mi terbiye verdik? Emin ol Kostantin; 
tdlihin sana kadar parlak bir firsat verdi ki; bunu hicbir 
yunan subayi ruyasmda bile goremezdi. Tarihin sana ayi- 
racagi muhtesem satirlardan baska eger sen bu kafileyi 
oralarda bogazlayarak kanli, sanh ellerinle memleketine 
avdet etseydin butun guzei gene kizlar nazannda bir He- 
raklis kadar seyam tebcil olacaktm... Otuz sene naklet- 
mekle, evirip cevirip hikaye etmekle bitmez tukenmez bir 
macerai... Her salonda, her baloda, kahvelerde, gazinolar- 
da butun dinleyenlerin sevk ye heyecanla dinleyecegi bir 
hatira... Fakot sen bunu beceriksizce, bir ifrat ile baska 
bir Yunanii zabite bagislcdin. Cunkij senden baska bu de- 
dece ahmaklik gosterecek subay artik Yunanii degildir. 

Doksan esiri, yoida bazi bahanelerle bogazlatmissin! 
Bunu o kadar parlak ciimlelerle yaziyorsun ki, « T r u - 
va Muharebesi» nin kahramani kadar guru- 
run kabarmis. Bunu yapacagina hie olmazsa subaylan ku- 
mandanlari ortadan kaldirarak yok edeydin. Bir subayin 
kac senede meydana gelecegini ve bunun icin ne biiyuk 
masraflara katlanmak icabettigini bilmez degilsin. Erlere 
kabadayilik yapmissin ki, biz, doksan degil dokuz bin de 
degil, doksan binini kasaturadan geciriyoruz da yine adi 
bir vak'a halinde birbirimize naklediyoruz. 

ikinci safhaya gelinoe; kadiniar meyaninda bobalan 
muharebede telef olmus bir Turk generali ile iki binbasi 
kizlanndan bahsediyorsun. Erkek akrabasi olmadigi ic'n 
bazi uydurma bahanelerle bunlan geride birokmaga mu- 
vaffak olmussun. Birer birer zoria bekaretlerini izBle et- 
missin. Hele birisi on bir yasinda imis. Fakot gayet suh, 
gByet oazibedar oldugu igin sehevi hislerini uyandirmis. 
Sen de tahommffl edemiyerek baiig olmadigma bokmiya- 
rak kizligmi bozmussun. Bravo!... Biiyiik muvaffakiyet 
bul... Altmis kadinin ieinden hamisiz tie kizla zevk ve sa- 
fe edebilmeye muvaffak olabiimissini. Obur dilber kadin- 



YUNAN MEZALIMi 257 

larla eglenmege erkekler mdni olmus imis, Hah, hah, 
hah!... Hangi erkekler, onlar, hayvan, dostum, hayvan!... 
Senin elinde esir Turk subaylan!. Bunlar mi mani oluyor? 
Ahmak Kosti!... Tabanca yok mu idi? Milletin sana Turk 
kafasi patlatmak ioin verdigi silahlann hicbiri yaninda de- 
gil mi idi? Mekkarelerin ipleri de mi yoktu? Hay saskin 
hay!. Ben de seni, zeki, uyanik ve hamiyetll bir sey zan- 
nediyordum!... Ne kadar aldanmisim!... Emin ol gene su- 
bay, bu esirler bir diger yunanii subay tarafindan bogaz- 
lanmadikca senin igin bir yiiz karasi olarak kalacaktir. Ati- 
na'ya dbndugunde giizel Yunan masOkatannin yoninda, 
onlarin takdirlerini toplayacak, heyecan verici hipbir mu- 
zafferiyetini nakledemiyecek, dSima siikuta, mahcubiyete 
katlanmaga mecbur oiacaksin!... 

Yunanliligin affedemiyecegi bir hata varsa, o da, eline 
geemis iken ailesi ile beraber esirler arasinda bulunan 
gene Turk binbasismi oldurmemekligindir, Bu aile ile ara- 
nizda otedenberi bir tanisiklik varmis. Harpten evvel he- 
nuz istanbul'da ticfiretfe mesgul iken Beyoglundoki tica- 
rethanene daima geiirler ve bir siirii sik ve zcrif musteri- 
ler getirirlermis. Bu yuzden bircok paralar kazanmissiri. 
Bunlar oyle bir takim safsatalar ki; bu derece sefka' T iirk- 
ierden baska kimsede bulunmaz. Yalniz paralanni gaspet- 
mekle iktifa etmissin. Fakat buna mukabil kendilerine son 
derece nezaket gostermissin. Turk kizlari do ayrilirken 
hararetle avuglan ipinde ellerFni sikmisiar ve: 

«— Mersi, nBzik subay!.» diye tesekkur de etmisler. 

O vakit okiin basinagelmis, bunlan yari yolda becer- 
medigine pisman olmussun!. Sakm bunlan benden bas- 
kasina yazma, seni ihanetle itham ederler!... 

Yunan IQgatinda menfaatten baska nezaket, samim;- 
yet ve istikamet yoktur. Menfaati ipin bir Yunanii, erkek, 
kadin her seyi yapmaga mezundur. Sen zengin olduktan 






258 KADlR MIS1HOCLU 

sonra zevkine safona daldiktan sonra kirn ne derse desin. 
Bak ben senin gibi avanaklik yapmis miyim?... ikl karde- 
sim Beyoglundoki tioarethanemlzi satarak Yunan Ordusu- 
na gonullfl yozildiklan zaman onlan ben kendi taburuma 
yazdirdim. Bizi Midilli'ye yolladilar. Taburumuzun askerle- 
rini Glrltll petelerden takviye etmistim. Midilli'yi zapteder 
etmez oradaki Osmanli Sanoagim indirip yaralilara sargi 
yaptirdim. ilk isim esirleri ortadan kaldirmak oldu. Sira 
ahaliye gelinoe evleri basmaga basladim. Prens Sabahat- 
tin Partisinden iki genp. ahaliyi miidafaaya tesvik eden 
ittlhat Terakki ezalanni birer birer gfisteriyordu, Ekserisi- 
ne asi kulpu takarok kursuna dizdirdim. Hattfl bu ittihatp; 
domuzlardan birisi firar ederken yine o iki gencin yardi- 
miyle tevkif ettlrmege muvaffak oldum. Meger bu eskl ku- 
mandanlardan blr doktor binbasisi imis. 

■Ben izinii olarok Istanbul'o gittigim zaman buna bir- 
kap defa bizim amcazadelerin Beyofllundaki tloarethahele- 
rinde tesadijf etmistim. Hattfl bir gun uzun endamli narin 
bir pipek kodar giizel up kizim da gormils idlm. O zaman 
yuregimin bu§ulandigmi, sanki en kupuguniin sivri kirpik- 
lerinden kuvvetli bir elektrik cereyani yayiliyormus gibi vu- 
cudumun tttredlfiinl hissettim. Kap defa goz kapaklanmin 
hazin ve heyepanlo kisilip kapanmasi lie ona askimi ilan 
etmek istedim. Fakat o kadar magrur, o kadar miitekeb- 
bir bir ihtizaz ile soz soylijyordu ki; belki kralipemizin hey- 
betinden bu derece miJteessir olmazdim, istanbul'dan ayn- 
linea Yunanistan'a dondugfim zaman gonliim buyttk maga- 
zalan gormek istemezdi. Ciinkii hangi magazcya girsem 
keskin bir menekse kokusu bana o gamzeli gozlerin hay3- 
lini hatirlatiyordu.' Heyecanli, melfll ipinde oradan savusu- 
yordum. Fakat korkma, askimm izdirabi pok sflrmedi. Se- 
kiz ay sonra Midilli'de butun ailesine tesadiif ettim. Oy'le 
ki hepsi benim ayaklarimin altinda yulvararak, egilerek, 
bir kole gibi emellerime amade duruyorlardi. FaM oiarak 



YUNAN MEZALiMl 259 

bize aasusluk eden iki miisliiman bu binbasiyi tevkif ettir- 
mekle bana o kadar biiyuk bir iyilik ettiler ki, kendilerine 
bir madalya vermek ipin nrka kumandanina yazdim. Bin- 
basiyi dilesi ile beraber sivil oiarak vapura binerken yaka- 
ladiktan sonra askimm her geoe kanayan yaralanni onun 
kupiik kizinin buseleri ile tedavi. etmek ipin hepsini gitmek- 
ten menettim. Doktoru hapishaneye yolladim. Turk peri- 
lerini de himaye bahanesiyle odama yolladim. Zaten ben 
evleri ararken tesadiif ettigim guzelleri hep bos bir kond- 
ga toplamis idim. Bunion yunan subaylannm hazlan ipin 
telef etmiyordum. Sehrin butun diger kadmlarini ise nefer- 
lerle Giritli petelere bagisladik. Bunlar tabii vazlfelerini bi- 
lirlerdi. 



Aksam eve davet ettigim zaman masukam kupiik ha- 
nim lyioe aglamis idi. Beni goriir gormez gdyet apik ve 
selis bir fransizca ile babasma sordu. Tahmin ettim. Dok- 
tor olmasi hasebiyle harp esiri bile addedilmiyecegini ve 
kendisini arzu ettigim zaman tabliye edeeegimi temin et- 
tim. Yuztl giildii, geae hizmetpi vasitasiyla resmi bir sey 
soraoakrnisim gibi hanimlan birer birer pagirdim, sozde 
sorusturma yapiyordum. En nihdyet sira kiipflk hanima gel- 
di. Zaten maksadim da onunla beraber yalniz kalmakti. Ba- 
basini pok sevdigi ipin onun tahliyesinin elimde oidugunu 
anlattim. Zeki kiz, bu suretle soze baslamakiigimin en es- 
rarengiz netloelerini bile anlamisti. Gittikpe rengi soluyor- 
du. Sekiz ay ewel Beyoglundaki mes'ut tesadiiften bah- 
settim. Hissiyatimi apiktan cpiga soyledim. Kabul ederse 
kendisi ile evleneeegimi bile teklif ettim. Ne beis var? Hi- 
ristiyan olursa bana layik bir safk perisi idi. Kendisinden 
br cevap beklerken gozlerinden yagmur gibi yaslar akma- 
ga basladi. Mendilimi pikararak yuzunii silmek istedim. 
Oyle bir hiddet ve siddetle silkinerek bana hakdret etti ki, 
askim mani olmasa, idi, hemen yere yatinp hayvan bogaz- 



260 KADlR MISIROGUJ 

lor gibi kesecektim. Bir buse!... Bir temasl... dive yalvar- 
dim. 

«— Efendi, beni 6ldiirunuz!.» Mukauelesinde bulun- 
du. Goniil rizasi lie birseye muvaffak olamiyacagimi anla- 
dim. Ertesi gunii, bizim Doktor Yorgi'ye miiracaat ettim. 
Bir mayi verdi. ictikleri suya doktflm. Az bir mflddet sonra 
ucu de les gibi serilmis, akildan, histen mahrum bir haide 
derin bir uykuya dalmislardi. 

Nezihe!.., Ah benim iki gbzum!. ne kadar leziz, ne ka- 
dar nefts bir rut-,!... kucagimda bir bayflin kralice gibi uyur- 
ken rakit dudaklonni istedigim gibi optiim. Hie bir siddet, 
hipbir mani olma yok. Bundan sonra sira ile 5bur kardes- 
lerlne gittim. Elime gecen firsattan istifade ettim, Senin 
gibi hayvonlik yapmadim. Ertesi gun ziyflretlerine gittigim 
zaman beni gorunce iklsi de baslanni parsaflan icine ala- 
rak hiingur hCingur aglamaya koyuldular. Fakat o ah sey- 
tan!. llzerime disl kaplan gibi atlldi. 

,_, Alcaki. Afrika'daki vahsller bile rnukaddesata ta- 
arruz etmez!» Diye bagirdi. 
Ne yapayim seviyordum. 

«— , Peki, dedim. Fakat ben sizinle slmdi evteneb'H- 
rlm, arzu ederseniz bu daklkadon itlbarer. zevcem oiabi- 
lirsin!...i> 

Yiiksek bir sesle haykirdi: 

«— Sefili... Hayvanl... Bizi oldiir, belki clnSyetini ort- 
mCis olursunls 

Ondan sonra pek hirgin olmustu. Beni gorur gormez 
dislerini gicirdatarak igrenen nazarlarla siizerdi. Bir tur- 
lu kucagma almak istemedi. Babasini oldurmekle tehdit 
ettim. Bunu soylerken birdenbire titreyerek hiddetli, asa- 
bi sevgilim, derhal yumusar, yiizundeki gurur alametieri 
istirhamkaY vaziyetlere donerdi. Elini basma koyarak hic- 
kinklarla: 

8 — Ah Mosyoi. Bunu yapmayiniz!.» Diye bagirdi. 



YUNAN MEZALiMi 261 

Fakat ylne o meseleye gelince israr ve inadinda baki 
idi. Bir gun fazlaca sarhos (dim. Taarruz ettim, hakaret 
etti. hiddetle hemen hapishaneye giderek, doktoru ge- 
tirttim ve ipe cektim. Disleri bir kans disari firladi. Asmaz- 
dan evvel yazdigini bizim o Turk oasuslanna terciime et- 
tirdim. Bak tecriibesiz mulazim doktor ne yazmis: 

«Yavrum Nezihe!» 

Baban susamis oldugu hcld'e Hozreti Hiiseyin'e kavu- 
suyor. Meyus olma, yakinda stina da ebediyette miilaki 
oirecik isterim. Krz.m, hayatin degeri yoktur!. En kiymetli 
sey ismet ve rffstw. Ben sen! bakire ve mazlum biraktim. 
Oylece bulmak isterim. Kardeslerini ve seni son bir ah-i 
tahassurle opmek ndsip olmcdi. Oksiizlerimi bona vekale- 
ten kucakla!. 

MAZLUM BABAN» 

Obiir Dunyaya bakire olarak gitmesini istiyormus!... 
Hah, hah, hah!... Murekkebi kurumadan vasiyetndmeyi 
elimde tutarak Nezihe'nin yanma gittim, Tekrar teklif et- 
tim, dedim ki: 

«— Siz modem ki, herseye muktedir olan Allah'a ma- 
but dlyor ve her emrine itadt ediyorsunuz. iste goriiyorsu- 
nuz ki, her sey kuvvettir. O da biz Yunanlilarda var. Bana 
nicin itadt etmiyorsun. Ben seni kucagima gelmege ddvet 
ediyorum. Hoydi itaat et!» 

Birader, Turk kizlan ne kadar munevver, ne kadar me- 
deni olursa olsun mutadssiptirlar. Bu sozleri soylerken 
uzerime oyle bir hamle ile atildi ki, ne yoldn sbyliyeyim 
korktum. Bagirarak: 

«— Alcak!» Dedi. «Hasa! Hasa! Siz her namussuzlu- 
gu yapmayj muktedir bir seytansmizb 

O zaman babasmin vasiyetini suratina firluttim. Oku- 
du, gbzleri btiyudfl, saclanni yolarak intihar etmek icin 



2(j2 KADlR MISIBOGLU 

kendisini pencereden atmaga lesebbus etti. Fakat hemen 
iki er pagirdim ve kendisini baglattirr.. _ 

Sabahleyin ziyarele geldigim zaman bagli oldugu yer- 
de tas gibi donmus, Lai dudaklari sapsan solmustu. Anli- 
yor musun yavrum? Ben yine acmad.m, cenazesmi attir- 
dim Simdi iki k,z kardesi, deli bir halcte bulunuyorlor. He- 
le birtsi hdmile!... iste Turklere boyle medeniyet gpster- 

meii anladin mi kuzum?!...» 

m ' Midilli Merkez Kumandani 

Aleksandr ' 

Ey Turk ger.ci!... Dnmarlcrindo bii- dcimta Turk kara 
versa bu concwofliklori unutma! Talih sane, firsat vermez- 
se bunion eoouWanno unit*!... Ta ki, intikam ahmncaya 
v,adar bu kanli Iiatiralor devam etsin! 

ZAVALLI KIZ KARDESLERlMiZ 
— Sakiz mektubu — 

Sevgili Haeer; . 

Bu mektubumu layikiyle okuyam.yacagmiza smlrrlm. 
Ciinku gozlerinden bosanan lllk damlalan tutamiyacagim 
hissediyorum. Bu mektup degil daha ziyade adeta murek- 
kep lekeleriyle kirlenmis bir kagrt parcasm, andiraoak ir. 
Ah mazi' Mes'ud mazi! Simdi yuregimde gecmis gunle- 
re ait oyle bir tahassur heyecan. duyuyorum ki; daima goz- 
lerirni yumarok o tatli hat.ralarin ruhumda yoBayan kink 
lezzeti ile bir saniye olsun meet olmak ipin adeta bir infc- 
yag hissediyorum. Emin ol hemsirecegim, biz simdi ya^- 
rmyoruz! Yunan subaylannin her dakika namusumuza ha- 
vaLiza taarruz ipin uydurduklan oyunlardan. hUeterden 
korkarak can pekisiyoruz. Ah HaeM Keske olsem, keske 



a.g.e. S, 31 ve devami 






YUNAN MEZAIJMt 263 

vucudumu oliimiin, o soguk ve ebedf sonllklari kaplasa, 
kalbim dursa, eiim, ayaklarim hissiz ve kudretsiz kalsa!... 
Emin ol, o zaman mes'ud olacagim. Hayat eger zulum 
ise, ben coktpn bu hayattan nefret ettim ve artik olmek 
istiyorum! Ebediyetin sakinligi ipinde herseyi temasa eden 
ve bugunku insanligm facialanna igrener'ek bakan bir se- 
yirci kaimak ve bu vicdani ateslerin azabindan kurtulmak 
istiyorum!... 

Emin ol, benim bOtUn maneviyatim olmiistur. Yasadi- 
gima yegane aidmet hasta ve tutmaz bacaklarimla solmus 
ve iekelenmis gozlerimin donuk donuk hareketleri. Bu da- 
kikada beni gorsen, her zaman seni samimt bir heyecan- 
la boynuma atilmaga sevkeden kalbin, beni gorur gormez 
ani bir tereddiit iginde durur gibi olduktan sonra biitiin 
asabini sizlatacak ve sonra seni benden kacmaga mecbur 
edeoektir. qiinku ben karsilastigim eziyetlere kotlana, 
katlana oyle bir sur'atle eridim ki, kuru ve korkunc bir goi- 
geden baska bir sey degilim. Gozlerim morumsu bir ka- 
ranliga dalmis yalmz soniik ve agir isiklanyla hayatta ,01- 
dugunu ima edebiliyor. Cehrem kursunibir boya iie boyan- 
m^s, lekeli bir iskelet kafasi. Ayaklarimi her giin siddetli 
agnlarlo kaybettim. Namusuma taarruz etmek isteyert 
gent) bir Yunan subayi, bir visal dm icm biitiin alemi mah- 
vetti. Simdi konak bir enkaz. bahoe viran!... her taraftan 
inilti, aglama ve titreme sesleri aksediyor!... 

Ben artik onun elinde yararli bir kus gibi her saat her 
dakika avcinin bioagini bekliyorum. Fakot o eskiden zaval- 
Ii babamin kendisine karsi gostermis oldugu insaniyet ve 
sefkatlere ragmen bize oyle bir delillk ve vahsetle muka- 
bele ediyor kil... Kendimi nasilsa mukadderatm elinden 
kaeobilmis, fakat bugiin alnina yazilan nasibini yunanlilar 
elinden peken endulusiu bir arap kizi zannediyorum. Kar- 
desim, bu yunanlilar katiyyen insan degildir!.. Qunki bun- 



2a4 KADiR MISfflOCLU 

larda duygu yoktur, insanla hayvan arasindaki belirli fark, 
bu adamlarda miisflhede edilemez!... 

Yunanlilar, olsd olsa ortocafiin, pehreleri kipkirmizi, el- 
leri yilzleri kan kokon ve daima fidye-i necat almak ipin 
her gOn genp kiz ve pocuklan bogazlayan bir siirii ko:- 
sanlan olabilirler. Dokuz ay ipinde yalniz dilemin degil. 
biittin Sakiz Adasmin musahede ettigi facialar, miJslumaiv 
lann diipar olduklan zulumler, izah edilemez!... Kalb ta- 
siyan yamyamlar bile olsd, kendi cinsinden olan bir unsu- 
run mahvi ipin bu kadar alpakliklar irtikabina tahammiil 
edemez. Yunanlilar islam unsurunu mahvetmek istiyoriar- 
mis, buna birsey demiyorum. Hepimizi bir eve toplasinlor, 
dori tarafa gaz yagi, benzin doksiinler, karsimiza gecip 
isterlerse dans etsinler. Buna raziyiz, yalniz mukaddesdta 
taarruz etmekten vaz gecslnler!.., 

Fakat bu adamlar bizi sadece maddeten oldurmuyor- 
lar, marten de diduruyorlar. Evveia namusumuzu ayaklar 
altina aliyor!. Eviatlanmizi, kupiik kardeslerimizi vahsi- 
ler gibi gah atese atarak. gdh gozumuzun oniinde boga- 
rak aklt kuvvetlerimizi harab ediyorlar. Sonra da cami, na- 
maz, Peygamber ve Kur'an ile alaya basliyarak spylenii- 
mez'hakaretlerle mukaddesatimizi egience yerine koyuyar- 
lar. Yalniz benim gordugum facialar biitun islam Alemince 
matem tutrnaga kBfidir. 

Yunanlilar Sakiz'i isgBI ettikleri gun ilk hokarete Os- 
manh Sancagi maruz kalmisti. O zarrtan yunanii bir pavus 
sancagi indirerek ayaklan altina oldi. Konaktan seyredi- 
yordum. Sancagimiz direk iizerinde hazin hazin dalgala- 
narak kayarken, ruhumda sabah yildizinin isikianm ondiran 
mukaddes ve semavi bir hissin sondugiinu duydum. Direk 
simsiyuh bir matem sutunu gibi kararmisti. Diirbunii getir- 
dim, pancurlar arasindan karsimizdaki karakol neferleri- 
ni seyrediyordum. Mehmetlerin pehresi hep islakti. Tiifek- 
leri, kasaturalan 6y!e durgun bir inkisar ile yere bakiyor- 



YUNAN MEZAlJMt 265 

du ki; igin ipin aglamaktan kendimi alamiyordum. Dun, 
magrtir, miiftshir kol salliyan karakol neferleri, bugiin ye- 
is ipinde. Fakat bir kadm kadar aciz ve oksiizl... kasatu- 
rayi birakirken her birinin yuzu burusuyor, elinin tersiyie 
gazyaslanni silerek esirler arasma giriyorlardi. Bu rraller 
beni fend haide kirmisti. Teslim olmamok ipin bize siginan 
genp erkdmharb yuzbasisi Kemal Bey'i ve bir mulazimi bu 
hakaretlerden kurtarmak ipin gizlemege liizum gordum. 
Derhal asagiya inerek karakolun nasi! teslim oldugunu 
babama anlattim. ilk firsatta kapmak iizere kendilerine 
babam bir oda ayirdi, fakat hemsire, aksam olmadan bii- 
tiin Sakiz edepsizligi ile meshur 

Sevgili okuyucum; 

(Devaminr yazmaga kalem varmiyorl. Dilersen gos- 
terdigim mehazi bularak devamim kendin oku!.. Fakat be- 
ni mazur gor!.,. ) 

Zavalli mektep arkadasin 
ULVfVE * 

ESRARENGlZ BiR CANf 
— Bir yunanlinin vasiyetnamesi — 



Evlddim; 

Simdi ben gozlerimin oniinde upusan karaltilarm kor- 
kunp pehrelerinden pekinerek gozlerimi aptikpa titriyorum. 
Karsimda pekmecenin ustunde delirmis masum bir Turk 
kizinm nasil uziildugiinu gormemek ipin gozlerimi yumun- 
ca uzaktan up hayai iizerime dogru kosarak geliyor. Diz 
pokijyorlar, ellerini semaya kaidirarak bir seyler soyliiyor- 
lar... Ooof, bunlar genp kocasi ile birlikte kafasini cese- 
dinden balta ile ayirdigim sevgili hanim... Yarabbi!.. Ben o 



- a.g.e. S. 43 ve devami 



266 KADIR MISIBOCLU 

gece bu cinayeti islerken sekiz yasinda gayet nazli ve se- 
vimli bir kiz cocugunu da ellerimle bogmustum!.. 

eilmem nasil bir oinnetin sevkiyle yedi sene ekmek- 
lerini yedigim efendilerime boyle kati bir yurekle kiymis- 
tim. , 

zaman sen daha dort - be? yaslannda idin. Cinayet 
turlLi turifl tahlil ve izoh olunarak aspi ile usak hapishaneye 
atildiktan blrkap hafta sonra cinayet ortogim Baklcal Yorgi 
ile calabildigim yuz elli lirayi paylasarok hissemi oldim ve 
Oskiidar'dan sivisarak Bogazlcln'de bir kasap diikkani ac- 
tim. Orada da yapmadigim kalmamisti. Zavalh saf ve na- 
muslu TQrkiere kopek ve esek eti bile yedirrnistim. 

Halbuki bu haluk insanlar, bona o kadar.iyilik yapmis- 
lardi kii... Yanibasimda Turk - miisluman kasabi birakip 
hep bana gelirler, seninle fransizoa. konusmak iein k&yun 
en zorif ve kibar hanimlan dukkamma kosarak benden 
alis veris ederlerdi. O sene annen, vefat ettigi icin seni 
Cizvit mektebinden pikararak Atina'ya yolladim. 

Ondan sonra artik kendimi busbiitun Yunan propa- 
gandacilanna terketmistim. Ben Karoman'h oyle bir rum 
idim ki; Diinyada muslumanlar kadar kimseyi sevmezdim. 
Memlekette Anadolu'nun saf, halim, ve sevimli genelen 
ieinde kalbimin fideta islamiyete yaklastigim hisseederdim. 
Hatta bir gun hocaya giderek daima istikamet ve namus- 
karlik telkin eden bu giizel akideyi bellemek istedim. 

O esnada koye bir Yunanli geldi. Gizli Rum ahaliye 
omuruzde isitmedigimiz, bilmedigimiz seyler soyluyor- 
du. Bunlar bizim eski ecdadimizm isimleri imis. 

Biz evvelden biiyiik bir iraporatorluk imtsiz. Sonra 
vahsi Turkler, memleketimizi istiia etmis, kadin, pocuk ve 
ihtiyarlan ateslere atmislar. geneleri bastan basa kiliptan 
gepirmisler imis!... Daha bilmem neler. ilk toptantida bi- 
zim asirlardan beri sevgili vatandasimiz olon Turkler aley- 
hinde vahsi, kaba, canavar IfHralanni isitmek bize agir 



YUNAN MEZAI.i.Mi 



geldi. Fakat ecdadimiza ettikleri suikastler intikam hisls- 
rimizi uyandirdikca yavas yavas o sitemlere, ktifurlere ali- 
siyorduk. Bir gun geldi ki; o telkinatin tesiri beni fena h3l- 
de zehirlemisti. Ondan sonra TQrkiere karsi ebed? bir kin 
ve diismanlik hisleri duymaga basladim. istanbul'a geldik- 
ten sonra bu cinayeti de ayni sebeple yapmistim. Bcgaz 
ipinde biz adeta bir kamite teskil etmistik. Her ay munta- 
zaman « A v e r o f » icin iane toplar ve gizlice Atina'- 
na yolardik. Burada birpok yu'nanhlar vardi, Dcktor Niko- 
lanidis, Eczaci Kiryoko, Meyhaneci Koco, Gazinocu ftleksi 
ve ben koyiin komite azalan idik. 

Vazifelerimiz saf Osimaniilan her ne sekilde olursa 
oisun ifsad etmekti. Buna rumlardan basliyorduk. Fakat 
Turkler de bizim propagandamiza dahildiler. 

Bo$o, Kozmidi, lazim gelen emirleri verirlerdl! Biz iki 
maske aitmda, gah atesli birer «Megalo ideas 
ci, gah miifrit musluman dostu ve hamiyetli Osmanli per- 
deleri aitmda zehirler sapardik. Yerli rumlan yunan fikir- 
leri iie hislendirmek ipin ugrasir, musliimanlara karsi iss 
busbutun baska cehrelerle cikardik. 



Turk unsurunun imhfisi ipin Yunanistan'a kostuk, pe- 
teler teskil ettik. KQyleri yaktik, muhacirleri arabalarin 
icinde birer birer bogazladik, kadinlann, kizlann irzina gec- 
tikl... F.sirlerin gozlerini oyduk.'burunianni, kuiaklanni kes- 
tikl... Oyle facialar meydana getirdik ki; qglum, simdi on- 
lann korkusu ile titriyor, boguluyorumi... 

Ah, kor olsun beni bastan cikaran o yunanli domuz- 
larl... Bundan sonra Midilii Adasina geptik. Orada bir kis- 
la vardi. Bunu hastahane yapmislardi. iste orada, esir, Turk 
subay, kadm ve pocuklan ne olursa olsun, olmege mahkurn 
demekti: Bu esrarengiz zindan tip kisma aynlmisti. En ust 
katta muhteiif odadlarda kadmlar bulunuyordu. ihtiyarlar 
tamamiyle ayr.i bir yerdeydi. Geng gtizeller iki smifa ay- 



KADiR MISIBOGLU 



rilmisti. Birinci kisim binbasiya kadar olon amirler ve SU- 
baylann hazlari igin segilmis olon en dilber ve nefis kiz- 
lardan, giizel cazibedar kadinlardan miirekkepti. Bunlara 
giizel yemekler verilir. ikinci kisim ise ortd bir haide 
giizel olan kiz ve kadinlardan ibaretti ki; bu da tegmenlere 
kadar biitiin subaylaro mohsus idi. Neferler, kijpiik subay- 
lar sehirde istedikleri eve girerlerdi. undan baska bir sl- 
yasi'maksat da vardi. O da tevkif olunamiyanlan ortadan 
kaldirmak lain iyi bir usul idi. Ciinku musliiman kadinlan 
mutaassip olduklarmdan geteciler veyahut cahil neferler- 
le az cok dogusiip anlara karsi koyabileoeklerdi. O zaman 
giirilltu esnasinda hio olmazsa Yunanlilar bir Turk oldure- 
bilirlerdi. Alt kisim uydurma bahdnelerie tevkif edilen yerli 
muslumanlara marisus idi ki, bunlara ne yemek. ne de su 
verilirdi. Yalniz paralanni gekmek icin kuflenmis peksi- 
metleri bir liraya, bir kadeh suyu da iki mecidiyeye satar- 

d!k. .. .. .. 

Bunlann olumii gayet facial) ve canhirasti. Cunku hep 
aoliktan, susuzluktan telef olduklari igin avaz avaz bagi- 
nrlardi. Seslerl kislayi sarsardi. Bircok defa boyle gok ba- 
giranlan susturmak igin nobetci neferleri onlan sunguie- 
meae mecbur olmustur. 

~ Ogiincu kisim esrarengiz bir kisim idi ki, yer altinda, 
karanlik rutubetli ve kokulu odaciklardan ibaretti. Bura- 
daki mevkuflar ne aoliktan, ne de susuzluktan blurlerdi. 
Bunlar iskence ile oradan koldinlirdl. Gardlyamn aklina 
ne gelirse onu yapardi. Bazilanni koyun gibi yatirarak si- 
sirirlerve o surele oldiiriirlerdi. Bir kismmi bas asagi gel- 
mek Ozere, asarlar, bir takimini da dudaksiz, bumnsuz, 
kulaksiz bir haide birokirlardi ki: bu gayet korkurrc oluyor- 
du Burada daima pranga giirultuleri isitilir, eninler yukss- 
lirdi Fakat bu esrarengiz zindana hangi gardiyan geldiy- 
se mutlaka haftasinda ya cinnet getirmis y'a bir kazayo 
ugraycrak telef olmustur. 



YUNAN MEZALlMt 



Ben evvelfl ikinci kisrmda gardiyanlik yapmigtim. Ora- 
da esirler rneyaninda bizim kdylii Durmus'a tesadiif et- 
mistim. Bana dyle samimiyetle atildi ki; 6z kardesini gor- 
miis olsa bu kadar sevinmezdi. Fakat ana siddetli bir to- 
kat indirdim. Agzi burnu kanadi, gozleri yapardi ve agli- 
yarak: 

« — Kardesim, sen Karamanli Yorgi degil misin's de- 
al. 

Ah!... en ne cinayetler, ne vahsetler islediml, Gund- 
hini gekiyorum yarabbil... Bu uysal Turk, bu saf miislu- 
rnan koyde kurt parcalayarak bir anda iken elindeki sopa 
ile seni korumus ve beni de iki defa olumden kurtarmis- 
tl. Bu faziletli ve mutekit adorn bir goban idi. Kendisl He 
iki kardes gibi sevisirdik. Senede yegane geliri bes meci- 
diyeden ibaret oldugu haide, istanbul'a gelirken bes sene- 
de biriktirmis oldugu yirmi bes meoldiyesini saf oldugu 
igin bana bo.rg vermlsti. Ben istanbul'a geldikten sonra 
hain ve domuz bir yunanli olmustum. Hayvan yunanhla- 
nn telkinleri bana bu adamin iyiliklerinl unutturmustu. 
Gozlerirn bulandi, ak ile karayi secemez oldum. Hayvanli- 
ga daha yakin, vahsete busbiitun mutem8yi!dim. Yani tarn 
manasi ile bir yunanli olmustum. Kaba, magrur, cahil, hir- 
siz, kanli bir ideeoi gibi ben de nzkimi baskasinin olumiin- 
den arardim. Fdzilet ve namus, nazanmda baskasinin ma- 
Iim galmaktan ibaretti. Bunun icin de zavalli Durmus'u 
unuttum. Ak sakalli, beyaz salvarli, temiz, sen, zarif baba- 
smin insanligmi hatinma bile getirmedim. Onu oyle isken- 
oelerle ortadan kaldirdim ki, ellerimi, yiizumii dost kani 
ile kirlettim. Ah Ydrabbi beni affetl. 

Bundan sonra pervasrzligim beni ugnucu zindana at- 
ti. Oroya bir gardiyan anyorlardi. Herkes korku ve endise 
ieinde titreyerek bunu reddederken. ben magrur, kolanmi 
salliyarak onlarla alay ettim. 

«— Hay sas.kin budalalar, orada ne var be!...» Dedim. 



270 KADiR MISIROfiLU 

Ssvb seve gardiyan oldum. ilk isim Bogazlcinde ben- 
den all? veri? etmiyen birisini oldiirmek oldu. Ondan son- 
ra azittim. Babasim gormek ipin oraya gelen guzel bir kizi 
kolundan tutup babasma gotiiriiyormus gib: ayn bir cda- 
ya kapattim. Sefil yunanlilar teneffiis ettiginiz sehvaniyet 
havasi kirk be? yasindan sonra beni de hayvanliga sev- 
ketti. Babasi kalin bir direge simsiki bagtanmisti. Kizi da. 
ona yakin olan odamda bulunuyordu. Geceleri butun ze- 
hirll nefeslerimle zavalli afif kizi opmege ugrasirken o di- 
sl kaplan beni isinr ve pimdiklerdi. Fakat'ben bir canavar 
i'dim. Zavallinm kollarmi bagladim, elbiselerini pargaladim. 
Ne zaman hayvanligimi teskin etmek istesem, hemen so- 
payi elime alarak kemiklerini zedeleyinceye kadar dover, 
onda band mani olacak takat, kudret birakmazdim. On- 
dan sonra, o baygm bir haldeyken yunanlilardan ogrendi- 
gim namussuzlugu, alpakhgi, islerdim. 

Bir gun kiz uyurken derinden iniltiye benzer: 
« — Ah yavrulanml.s diye aglayan bir, isittim. 
Zavalli, babasini tcnimisti... Birdenbire dogrulmak is- 
teyerek eabalcmaga bcsladi. Avazi ciktigi kadar, 
«— eabacigim, babacigiml.s diye haykirdi. 
Bilmiyordu ki, ikisi de bana esirdiler ve onlari kurta- 
racak bir kuvvet yoktu. Babasi bu yabanci olmayan sesi 
isitmis ve tammisti. Hiddetten gozlerini ziyadesiyle apmis. 
saga sola korkuno korkunc hareket ettirdikten sonra hiin- 
gur hiingur aglamaga baslcmis imis... Ben basretli bu ba- 
bayla kizim birlestirerek eglenmek istedim. Pederini coz- 
dum, vijoudunun her tarafi tutmaz bir halde idi. Tekme- 
laye tekmeleye kizinin bulundugu odaya getirdigim zaman 
ikisi karsilasinca bir ciglik koptu: 
s — Babacigim!..» 
« — Ah kizim!...» 

Bir muddet baygm halde sanlmis olarak aglastilar. 
Aradan yanm saat gectikten' sonra ayilir gibi oldular. Fa- 



YUNAN MEZALIMi 



kat gozleri donmiis, kipkirmizi kesilmisti. Sozlerinde bir in- 
cisam, bir mana yoktu. Yalniz ikide birde kuoaklasarak ag- 
lasiyorlardi. 5imdi bu bdba kizin oinnet getirmesi kalbimi 
her dakika atesli bir azap ieinde birakiyor. Aklim basima 
geliyor. Maziyi biitun faciasiyla hatirliyorum. Oldurdugum 
hayailer, bogdugum pocuklar, goziimun onflnde geliyor, tii- 
riyorum!... ellerime bakiyorum kan!... Kizin pehresine ba- 
kiyorum, kan!... viodamma muracaat ediyorum yine kan!... 
Ben oyle kanli ve cani bir adarn imisim ki; insanlik bana 
ne yapsa Iflyiktir!.. 

Baba ile kizi haripte bir eve kapirdim, tedavi etmege 
ugrasiyorum. Baba azioik iyi olur gibi oluyordu. Yalniz Seni- 
ha Hamm gittikpe pildinyor. Ben siddetli bir heyeoan no- 
betine tutuluyorum. Nefesim tikamr gibi oluyor. Gozlerini 
doniiyor, Vicdan azabi beni boguyor. Etrafimda aei aci s6- 
dafar isitiyorum. Artik cok yasamiyacagirna kanaat ettim. 
Giinahlanmin cezasim peke peke bir gun hayvan gibi ge- 
berip gideeegim Yalniz babanm vahsetlerini dinle yavrurn! 
Sen asla yunanli degilsin!... Seni Atina'ya yollamakla bir 
cinayet islemis oldugumu hissediyorum. K6bil olsa sana 
belki, Turk degil ama, haiis bir Osmanli ol diyecegim ge- 
liyor. Fakat bunun kfibil olrnadigini, bir kere yunanlilarm 
gurur ve ihtiraslanna kapilan bir adamm, olsa olsa son 
dakikalannda pisman olaoagini tecrube ile anladim. Sen 
hip olmazsa babanm gunahmi affettirmek ipin dediklerimi 
dinlemege mecbursun oglurnl... Sana itiraf ettigim ilk ci- 
hflyetin kiipuk kurbani olan Ruhsar Hanim'm yuzuklerinl 
kizkardeslerinin ellerinden eikar, parpala, denize at!... 
kanli vak'anin hipbir hatirasi yascmasin!. Atinadaki duk- 
kanlari, evleri satarak bankadaki paranm iistune ilave et! 
Bunlan kudurmus bir kurdun elinden seni kurtararak ha- 
yatmi bagislayan Durmus'un babasma yolla!... Belki kani 
uzerime siprayan bu masum ruh, beni affeder. Ben olduk- 
ten sonra bu vasiyetnameyi ayniyle gazetelere dercet!... 



272 KADIB MISIROGLU / ' 

Yunanlilarm adi igvalarma kapilanlarm ne kaoar m-this 
bir vicdfin azabi icinde kivranarak ildhi cezayo ducar ol- 
duklarmi herkes benden ibret alarak ogrensini... 

Ben, benim zulum ve vah?etimden divane ve sefil bir 
haide perisan olan bu baba ve lazin oniinde her dakika 
diz cokerek aflanni taiep ediyorum. Baba affediyor, fakat 
genp kiz, bir i3hza biitun o feci dakikayi hatirlar gibi olu- 
yor ve sonra gozlerinden ya? bo^amyor, yuzukoyun yerlere 
yuvarlanarak higkira hickira; 

« — Hayir!... Hayir... Cezani cek!» diyor ve affet- 
miyor!... 

Sen affet Yarabbii... 

Kaatil ve Main Baban h 



i.g.e. S. 56 ve deyami. 



V. BOLUM 



Klrkina vatana, torihine ihanet 
etmi? olan efrdd ve ckvamin 
hie birini imutma Turk oglu!... 
Unutma!.. Ve affetme.a 

Suleyman NAZlF 



PATRIKHANE VE YERL! RUMCARIN 
iHANETLERl — PONTUS GAILES! 



FENER RUM PATRiKHANESi 



Variigi alemlere rahmet oian Peygamberler Peygam- 
berinin ogdflgii, istanbul'un, Ffitih kumandan ve askerle- 
ri, kohne Bizans'm sOrlarim zorlarken, iperde de mezhep 
ihtilaflan en had safhaya varmisti. Dogu ve Bati Kilisele- 
ri arasinda siiriip gelen bu ihtiiaflann agir taassubu o dev- 
rin ppk miihim bir ^ahsiyeti olan. Grandiik Notaras'a tari- 
he mal olmus su sbzleri soyletiyordu: 

«— istanbul sokaklannda Papa'nm hotozunu gor- 
mektense padisahin sangini gormeyi iercl'h ederimis 

Iste Hiristiyan Diinyasinin iki kutbu arasinda bu de- 
reoe bir aynlik ve husumet vardi. Dusmanlori hakktnda, 
«Benlm aklimin gittigi yere onlarm twyalleri bile vara^ 



/ 



274 KADIH MrSIROfiLU 

mazl.n demek suretiyle en dogru te§hisi yapmis olan dar/i 
kumandan Fatih, fethine hazirlandigi Boti Roma impara- 
torluguna karsi bu husumetten istifade etmek istemisti. 
Bu yuzden, istanbul'un fethi ile tamamen sonmek tehlike- 
siyle karsilasan « D o g u K i M s e s i » ni muhafaza- 
za etrnis ve ona kurulusundanberi hicbir zaman sahip ola- 
madigi genis imtiyazlar vermisti. Tabiatiyle islam tefek- 
kuriinun Fatih'in kalb ve dimaginda pariaitigi essiz nur 
da, bu musamahanin en ehemmiyetii sebepierinden biriy- 
di. Fakat, verdigi bu imtiyazlara karsilik kilise ve munte- 
sipierini « h i m a'y e i si aitma almak suretiyle butiin 
Hiristiyan Dunyasi icin son derece muessir ve islam lehi- 
ne kaydedilmek lazim gelen bir propaganda imkani viicut 
bulmustur. O kadar ki, Ban Kilisenin basi Papa bile bu 
propagandaya kapilarak Fatih'e Hiristiyan olmasini teklif 
edecek kadar guliinc ve cfihilane bir cesaret gostermis- 
ti. Ffitih'in buna oevabi Gedik Ahmet Pa?a kumandasin- 
daki Turk Donanamasmin iOtrantO) yu fethetmek 
uzere sefere gikanlmasi oldu. 

Bincenaleyh Patrikhane mevzuunda daima bir istis- 
mar vesilesi olarak ileri suriilen < u h u d - i attkai 
yani «Fatih'in verdigi iimtiyazlars dikkatie teiklk edifirs®, 
bu kilise iizerinde Turk Mkimiyeti, daha emin bir tflbirle 
Turk himayesinin goz oniinde tutuldugu gorulur. Butiin 
bir Hiristiyanhk DiJnyasina karsi yeni ve orijinal bir dun- 
ya gorusunii temsil ve mudafaa etmek mevkiinde olan 
Osmanli Turk'u igin Patrikhanenin - bugiin arzu edilmekte 
oldugu gibi- hudutlarimizm disinda bulunmasi degil, bila- 
kis icinde ve niifuzumuz cltinda bulunmasi menfaatierimi- 
ze daha uygundu. Fatih'in siyasT dehasiyle tesbit ettigi bu 
keytiyet bizim acze dustugiimiiz son devirlerde zararli ol- 
mussa kabahat bizdedir. Her vak'ayi devrinln sartlan v® 
ioabi ioinde diisunmek gerektir!... 

Bir kere Patrik glacak sahsin Osmanli tabiyetinde 







Bu boliime ait resim ve vesikalari aldigimiz resmi kitabin 
kapak k]i§esi 

PONTUS MES'ELESI 

Te§ki!at - Rum §ekavet ve fecayii - Hukiimetin istitlaat 
ve tedabii - Avrupa hiikumetleriyle muhaberat 

bulunmasi sart kasulmustu. Bunun ehemmiyeti asikardir. 
Sirasi gelmisken surasini da belirtmek isteriz ki; Patrik- 
hanenin tdbi oldugu hukuki esaslar, Fatih zamanrndanberi 
degistirilmemis olduguna nazaran, o zamanda konulmus 
kaidelerin hala gecerli oldugunu kabul etmek gerekmek- 
tedir. Bu esasian zaman zaman su veya bu sekilde tefsir 
etmek suretiyle Patrihanenin selahiyetleri daraltihp ge- 
nisletilmis olmakla beraber hicbir zaman y'eniden hukuki 
bir tanzim yapilmamistir. Hatta, «Lozan Konfe- 
r a n s i » nda bile havanda su dovrnek nev'lnden iizerin- 
de pek cok tartisilmis olmasina ragmen Patrikhane hakkin- 
da hiobir mijsbet veya menft karara varilmarmstir. Bu se- 
beple, halen de patrik olacak sahsin Turk vatandasi bulun- 
masi meoburidir. Su anda Patrik makamini isgdl eden v.i 



KADlR MISIROCLU 



M. Kemal Pasa'mn maruf nutkunda dahi hiyaneti vesika- 
landinlmis olan Athenagoras Amerikan vatandasi Iksn bu 
makama geldiginden gayri mesrudur; fakat II. Mabmut 
devrinden beri Patrikhane, Fatih'in verdigi imtiyazlan her 
vesile ile ileri siirdiigii hfilde, miikellefiyetlerinden daima 
kagmmistir. 




ESiltfiil 



Ele gegoii Pontus haritasi 
Istanbul Rum Patrikhanesi tarafmdan tabcttirillp dagitilmi^tir. 

PATRIKHANE HlQBiR ZAMAN S1RF BIR OiN 
MERKEZI OLMAM1STIR. 

patrikhflnenin istanbul'un fethinden evvelki uzun ve 
kansik tarihi incelenirse, bu makomin Bizans krollannin 
elinde bir oyunoak olmaktan higbir zaman kurtulamamis 
oldugu goruliir; fakat Patrikhane de bitipi tiikenmek toil- 
meyen Bizans siyasi ihtilaf ve entrikalannda ddlma bir rol 
oynamak suretiyle siyasetten higbjr zaman kendini ala- 
mamistir. Ilk defa btiyiik Tiirk hukOmdan Fatih, onu, din 



YUNAN MEZALiMt 



islerinden ibdret bir faaliyet sahasina tabl kilarak siyasi 
entrikalar di?ina gikarmist/r. Fakat o, kendisini siyast gir- 
keflerin batagmdan kurtarmak icin elino gegen bu firsatin 
kodrlni bilememis, kisa bir miiddet sonra gargabuk mahi- 
yet degistirerek « Bizans K i I i s e s i » iken, 
« Y u n a n Kil.se sin haline gelmistir. Biitiin or- 
todokslan igin palismak ve sadece din isleriyle mesgul ol- 
mak varken yunanliiarla Bizans arasinda tarihen izabi gup 
bir akrabalik vahmederek Yunanliiann sahsmda «B 0- 
y u k Bizans H a y a I i» ni erne! ittihaz edip ye- 
niden siyasete dalrnistir. Her papaz bir a|an ve Megaio 
idefici kesilerek din islerini tamamen ihmal etmistir. O ka- 
dar ki, Yunanistan, istiklalini elde edisinden bugunkii ha- 
le gelinceye kadar her basansini ordusundan ziyade Pat- 
-ikhaneye borglu bulunmaktadir. Yunan istiklal hareketin- 
'? papazlann iMoro i s y a n i » ndanberi nasil or 
'-t'klarmin yapilan tahkikatla ortaya oikmis oldugunu y>" 
kanda bir nebze belirtmistik. Bu hadisede suglu oldugu 
en aldatmaz delillerle rneydana gikan Patrik Gregorius'un 
orta kapi finiinde asilmis oldugu malumdur, intikami pli- 
nincaya kadar kapali kalaoak olan.bu kapmm, baia agil- 
mamis oldugunu soylemistik. Simdi de, bu Tiirk diismani, 
Patrik'in, yine bir Tiirk diismani Krala yazdigi bir mekte- 
bu ibret nazarlanniza sunmak isteriz. 

Sultan Abdiilaziz'in hiikiimdarligi zamaninda Istanbul'- 
da Rus elgisi bulunan General ignatyef'in hatiratinda yer 
alan bu vesika bizi icerden yikmak igin Patrikhanenin diis- 
manlannniza nasil hassas ye sinsi bir yol gostericilik yap- 
tigini ispat etmektedir. General ignatyef diyor ki: 

(fMahmud Nedim Pasa'mn saridretten istifasi gunii 
icfi ki, PatrikhanSye gitmistim. Patrik Vermanos, sohbe- 
timiz esnasinda, Sultan Mahmud zamaninda, Yunan is- 
tiklaline yardim tohmetiyle asilan selefi Gregorius'un o 
zamanki carimiz Aleksandr'a goncierdigi bir mektubun 



278 KADtB MISIEOGm 

musveddesini bona okudu. Ele gectigi zaman, Vermanos'- 
ura da sebeb-i felaketi olabilecek bu; rnektup, muteyafra 
Patrik'in Turkleri Dimya hayot-i siyasiye ve askeriyesiride 
korkulacak bir mevcutfiyet hSHnden wkaimak, liotta miis- 
takil bir millet olabilmekteri mahrum: edecek pok sayani 
dikkctt tavsiyeleri ihtiva ediyordu. Vazifem miiddetince 
edindigim tecriibeler ve sdhit oldugum hadiselerin dogru- 
lugunu tasdik ettigini maalesef is isten gectikten sonra an- 
ladigun bu tavsiyeler sunlardir: 

Turkleri, maddeten ezmek ve yikmak gayri mumkun- 
diir. Ciinkii, Tiirkler, cok sabirli ve mukavemetli insanlar- 
dir. GayeS mogruirdurlar ve izzeti nefis sahibidirjer. Bu 
hasletleri de dinlerir«e bagliliklarindan ve leaders nza 
gostermelerinden, an'anelerinsn kuvvetinden, Padisah- 
[arina, kumandanlanna biiyiikierine otart iiaat duygulo- 
nndan gelmektedir. Tiirkler, zekidirler ve kendilerini 
miisbct yolda sevku idare edecek reislere sdhip olduklari 
muddetce de qaliskondirlar. Gcsyet kanoatkardirlar^ Or>- 
larin biitiin mezjyetleri, hatta kahranumlik ve secaat 
duygulcn do ananelerine olan merbutiyetten, ahlaklan- 
nm selabetinden gelmektedir. 

Tiirklerde eweia itdat duygusunu kirmak ve iTjanevt 
rabittsiarmi kesretinek, din! metanetlerini zaafa ugrat- 
mak icdp eder. Burtun da en kisa yolu, aff'cnat-l milliye 
ve maneviyelerine uymiyan harici fikirler ve hareketlere 
anlan alistirmaktir. Tiirkler harici muaveneii reddeder- 
ler. Haysiyet hisleri buna manidir. Veiev ki, muvakkat bir 
zaman icin zahiri kuvvet ve kudret verse de, Turkleri ha- 
rici muavenete olistjrmahdir, Maneviyatlari sarsildigi 
giin, Turkleri kendilerinden seklen cok kuvvetli, kalabalik 
ve zahiren hakim kuvvetler oniinde zafere gotiiren asi! 
kudretleri sarsitocak ve maddi vasitalann iistiinliigu ile 
yikmcsk mumkiin olabilecektir 1 . Bu sebeple Osmanli Dev- 
letini tflsfiye icin miicerred olorak harb meydaninddki 



TUNAN MEZALtMl 



27» 



zaferler kaJi degildir, Ve hatta sadece bu yolda yuriimek, 
Tiirklerin haysiyet ve vekarmi tahrik edecegintien, haki- 
katlara niifuz edebrlmelerine sebep olabilir. Yapilacak 
olan, Turklere bir sey hisseitirmeden bunyelerindeki bu 
tahtibi tomamlamaktir. . . 

«Benitn Osmanli Devleti nezdinde vazifede oldugum 
esnada bu teshisier tamamen isabetle Secelli eiti.» 






'W'siBiilljlfll* 






PONTUSCU SiLAHgOKLERDEN 

Kafkasya'da tesekkUI eden Rum Goniillu Firkasi 

Kumandani Miralay Ananyas 



KADIR MISIROGLU 



Bu vesika gozlerimizin onune, yokin tarihimizdeki ic- 
ten pokiisiJn sebeplerini hakkiyle kavrayabiimek Igin uze- 
rinde derin derin diisiinulmesi gereken bir ibret levhasi 
cizmektedir. 

Patrikhane, Yunanistan'i istikl6le kayusturon isy8n- 
larda en tesirli roiti oynamakla yefmmemi?, en zayif za- 
manimizda basimiza bir « P o n t u s G a i I e s i » 
Cikarmak uzere yerli Rumlari teskiiatlandirmak suretiyte 
hiyanetlerinin en buyugunu ifd etmistir. Asirlaroa Miislu- 
man-Tiirkierle bir arada yasamak suretiyle her tilrlu 
adalet ve musamahaya nail ajmus yerli rumlar iizerindeki 
devamli tahrik ve tesvikler, bunlann herbirini amansiz bir 
Turk ve islam diismom haline getirmisti. Patrikhanenin 
oteden beri Yunanistan hesabina oynamakta .oldugu te- 
sirli rolii fevkalade takdir etmekte olan Venizelos: 

g _ Patrikhane Yunanistan'm emrine girmelidir!... Bu 
suretle Yunanistan'la birlesmis bir Patrikhane'nin ilerideki 
milli davalarda rolii pek onemii o!acaktir!...» diyordu. 

Bu arzuyu gerceklestirmek ijzere, 1310 senesinde bas- 
vekalete gelen Venizelos, Patrikhane vasitasiyle Turkiye'- 
de Rum imektep ve cemiyetlerini hirer <i M e g a I o 
i d e as karargahi haline koymaga muvaffak oldu. Bu 
gayeye hayatini vakfeden Venizelos, basvekil olmazdan 
ewel de gizlice istanbul'o geierek bir rumun Fener'deki 
evinde Turk Milletini arkadan vurmak igin giristigi haina- 
ne pdanini izah ve ikmal etmisti. Gergekten burada dikte 
ettigi usul ve teskil6t prensipleri jhtiiaioi papazlar tara- 
findan adim adim Anadolu iglerine yayilmak iizere benim- 
senmis ve Fener Patrikhanesi bir ihtilal ve ihanet merkezi 
haline getirilmisti. Artik, Patrikhane tamamiyle Yunanis- 
tan'm emrine gegmisti. Venizelos'un emriyle aslen Kara- 
manli olup miifrit Yunanlilik tezahurati gostermeyen Pot- 
rik, 1919'da degistirilerek yerine azili Megalo Ideaci Do- 
roteos getirilmisti. 




"S i » 

Hi « 5 



KADiP. MJSIROGLU 



Yeni Patrik, kisa zamonda Istanbul ve Anadolu'dakl 
fesat ocaklanni takviye ederek birlestirdi, S i I o z o 8 
K u I fib (J , Zografyan ve Zopyon Lise- 
leri. Rum K u I p I e r i, Adalardaki ve Ana- 
dolu'daki mektepler, koleiler, yetim- 
haneler ve hastahaneler birer muceh- 
hez merkez ve siiah deposu Iraline konuldular. 

JHTILAL VE iSYAN CEMIYETLERi 

«MondorosMQtarekenamesl» nin 
imzalanmasim muteakip bu mutarekenamenin meshur ye- 
dinci maddesinden istifade ederek Istanbul'u isgal edea 
muttefik kuvvetlerin donanrnalan daha Marmara'ya gelms- 
den Patrikhanenin ka pi smo pift 
kor ta III Bizans bayragi asilmak 
suretiye ihanet dleniyete dokiil- 
m u s t u. Bu sirada dokuz muhtelif cemiyet Megalo 
idea icin foal durumda idl. Bunlar Matbuat Cemiyeti, Rum 
MQSafaa-i Milliye Cemiyeti, Rum Trakya Cemiyeti, Rum 
Muliocir Cemiyeti, Rum Kiiciik Asya Cen-Jyeti, Rum Ebedi 
Cemiyeti, Rum izcilik Te^kilati, Rum Tuccar Cemiyeti v.s. 
idi. Dagrudan dogruya Fener Rum Patrikhanesine bagli 
olan bu cemiyetlere tYunan H u k u m e t i » ve 
«Yunan K I z i Ih a c i » kulliyetli miktarda nakdt 
yardim yapmaktaydi. Bu cemiyetlerin en foal ve kuwetii 
olam hemen her tarafta sube ve ajanian bulunan <Et- 
n i k i E t e ry a » idi. Tamamen cinaf usullerle f o a I i - 
yette bulunan bu cemiyetin istanbul subesi acilir acilmaz, 
yerli Rumlann gesttli sulkastlara tesebbiis ettikleri gorul- 
mege baslamisti. En zayif zcmaninda memleketi fela- 
kete siiruklemek ve miileti arkadan honearlemek icin ku- 
rulan bu hiyanet sebekesinin ortaya cikardigi en ehemmi- 
yetli gaile iPontusi tur, Biitun tarihi boyunca fit- 




Giresun Motropolidi Durandios, Pontus getecileri arasinda poz 
veriyor. Her ihanette elebasi papazlar! 



ne ve fesatcilikLun vazgegmeyen ve asia din isleriyle ug- 
rasmayarak katrant libaslarinm icinde daimo siyosi mo- 
nevralann hesabim yupan hBinler sebekesi Patrlkhane pa- 
pazlarmin bu hiyaneti, milyonla Mtisluman - Turk'iin se- 
hadetine malolmustur. 

PONTUS M'ES'ELESi 



(Pontus Cemiyeti » Yunanistan'in Ana- 
dolu'yu isgal edememesi ihtimallne bin3en kurulmustu. 
Karadeniz sahillerinde vucude getirilece-k olan guya miis- 
takil ikinci bir Rum Hukumeti iierlde Yunanistan ile bir- 
lesmek suretiyle « B fl y Ci k Y u n a n i st a n » ve 
ya «Bii y u k B i z a n s» in gerpeklesmesini sagla- 
maya calisacakti. Bu yuzden Pontus hareketinin boslama- 



aM KADlB MISmoGLU 

si Yunanlstan'in Birinci Cihan Harbl nihayetindeki askeri 
ve siyasi hfidiselerle Anadolu'yu isgaie kalkismasina te- 
kaddum eden yillardan ddha eskidlr. $oyle ki: 

Merzifon'da bir « A m e r i k a n K o I e i i »■ var- 
di. Pontus'un temeli bu kolejde atilmistir. 1904 senesinde 
burada Rumlar tarafmda Rum Kiiltur Seven- 
I e r ve P o n t u s, bir miiddet sonra da mu s i k i 
k a I ii p I e r I kurulmustu. Esasmda bunlann hepsi ay- 
m gaye ipin calisiyorlardi. 1908'de Pontus hareketinin Sam- 
sun'da « Mu d a f a o - i M e sr u a » ve « M u - 
kaddes Ana do I u Rum Cemiyelii ku- 
rulmak suretiyle sahasi genisletilmisti. Bundan baska 
Batum'dan Ineboiu'ya kadar butiin Karddeniz sahilinda 
birgok subeler kurularak bilhassa «Trabzon M e t- 
r o p o' I i t I i 6 i» nin gayretiyle teskilat tamamlanmts- 
ti. Karadeniz'e «Pant Oksen» denilmosinden kinaye olarok- 
milfldin 65. senesine kadar devam etmis olan < P o r> - 
t u s» nammda bir Rum Hukumeti'nin mevcut oldugu 
ileri surulijyordu. Halbuki bu kadfm tPontus Devleti» hak- 
kmda ileri surulen Iddialar da tamamen asilsizdi. Bir ke- 
re bu devlet yunanalilar tarafindan degil Iranlilar tarafindan 
lajrulmustur. Gerpekten [ran Sehinsahi Birinci Dara tara- 
findan bir iSatraplito olarak kurulan Pontus, sonradan 
mustakil bir hale gelmisttr. Bir ara Biiyiik iskender tarafin- 
dan zaptedilmis ve fakat sonra tekrar mustakil olmustu. 
En meshur hukumdan Mihridat qlup) « a d a I et g u - 
n e s is demekolan bu farsoa isim bile bu devletin 
Rumlukla hipbir alakasi olmadigini gosterir. Esasen 
« R u m » olsa bile unutmamak gerektir ki, bu soz de 
« R o m a > dan bozmadir. Yani «R u m » iGreki 
demek degildir. « D o g u Roma» yani « B 1 - 
z a n s » halkini ifade eder. Bizansla Yunanlilar arasm- 
da ise hipbir akrabalik yoktur. 

Buna ragmen, Biiyiik Bizans hayalinin arkasina dus- 



YUNAN MEzAUtMi 265 

mu? maceraci metropolitler, binleroe senedenberi Turk 
vatani olan bu bblgede bir Rum Devleii kurmak iizere se- 
ferber olmuslardi. Halbuki, Karadenlz sahilinde sadece bir 
iki sehrin Yunanlilar tarafindan bir koioni oiarak tesis edil- 
mis olmasi guneyde hududunu Corum'u ipine alaoak ka- 
dar gem's tutan bir Rum Devleti ipin hipbir surette senet 
ittihflz edilemezdi. Hele «Pontus» sirf Sinop ve Samsun'- 
dan ibfiretti. Ostelik, Rumlardan pok daha once bu bolge- 
nin Oguz Tiirklerinin hakimiyetinde oldugu tarihi bir gr.r- 
pektir. 



Pontus teskiiati kurulur kurulmaz merkezi Atina'da 
buiunan «Kiipuk Asya C e m i y e t i » nin 
merkeziyie munasebete girismistir. Trabzon Metropoliti 
Hirisantos'un evrdki arasinda bu cemiyetin hesaplanni tet- 
klk ipin bir miifettis gonderildigine dair Atina'dan gonde- 
rilmis 31 Mayis 1909 tarihll bir mektup ele gecmistir. Bu 
suretle, Pontus'un bu ve diger birpok vesikaiarla Yunanis- 
tan'a bagli oldugu sBbit olmustur. Esasen bunlardan bas- 
ka tflrlu bir hareket de beklenmezdi. Zira, tasarlanan Pon- 
tus Devietinin hudutlan ipindeki Rum ahati Miisliiman - 
Turk halkina nazaran anoak yuzde yirmi nisbetinde oldu- 
gundan kendi basina ayakta durmasina imkan yoktu, Pon- 
tus Cemiyeti'nln bayraginin isdretiyle rengi ve Yunan 
bayraSindan hemen hemen ayirt edilemiyecek dereoede 
bir benzerlik tasiyordu. Ayrica su hatirda tutulmalidir ki, 
« P o n t u s C e m i y e t i » ni kuran ve teskiiatlandi- 
ran dogrudan dogruya Fener Rum Patrikhanesinin Yuna- 
nistan emrindeki papazlan idi. Ne gariptir ki; Turk Mille- 
ti'nin maddi ve manevi varlidma karsi biitiin hiyanetleri d.ai- 
ma papazlar idBre etmislerdir. Bugiin bile haia sirtindan 
papaz cubbesinin oikarmayan Makarios, Kibris Rum eskiya- 
sinin on safmda bulunarak bu an'anevi usQI ve siyaseti 
devam ettirmiyor mu? 



286 KADiR MISIEOGLU 

EKALLIYETLERiN HUSUSSYETLERi 

Pontus suikBsdi Turkiye'deki ekailiyetlerin karokterle- 
rini gostermek bakimmdan cok enteresan bir misaldir. 
Diinyada hicbir millet hakimiyeti altindaki ekalliyetlere bi- 
zim kadcr musamobakar davranmamistir. Buna ragmen 
Turkiye'deki ekailiyetler memleketimizi maddeten ve ma- 
nen icerden kemirmekle kalmamis; memleket disinda da 
pesitli fesat ocaklan teskil ederek bir an hiyanetten geri 
durmamislardir. Turkierin hudutsuz bir musamahaya n&\\ 
kildiklan din ve kiiltQr muesseselerini bu musamahadan 
istifade etmek suretiyle birer ihtilal karargahl haline kay- 
muslardir. Biitun bu hiydnetlerin basinda papazlar bulur.- 
mus, din icin giydikleri katranf libaslarm 'mdsumiyetini 
suikast ve cinayetleri icin zirh olarak kullanmislardir. Mii- 
tareke senelerinde uzun miiddet Turkiye'de kalarak Turk- 
leri ve Dilnya efkar-i umumiyesine oteden beri zuliirn gor- 
duklerini ijon eden ekalliyetlen. yakinen tammak imkani- 
ni elde eden Harrem Anmstrong, bu Ekalllyet hakkinda 
«hdin, n a n k d r » ve«menfaatperest» 
tabirlerini kulldnmistir. Rumlan daima Tiirkiye'ye karsi 
desteklemis olan ingiltere'nin Tiirkiye nezdinde resmi me- 
muru olan Arrristrog'un su sozleri ne kadar mBnidardir: 

«Yunonlilar iptidddan bori fena bir vaziyette idiler. 
Onlarin hedefleri boylanndan buyuktiir!.. Menbdlan mah- 
dut, fakat hirslan sonsuzdu. Bu hirsi da, Turkiye'de Rum- 
lar koriikluyorlardi. Onlan isve ile davet eden bu riyaka- 
rane tezahurat, Turkierin mevcudiyetlerini muhafaza icin 
kiikremeye baslamalariyla, asirlarca devam etmis haki- 
miyetin atavik korku hissi icinde, soniiverdi, Rumlann 
icinde ihdnetler basladi. Yunanlilar Lloyd Georg'un yar- 
dimiyla bir « e h I i s 6 I i p » muhorebesi acmislardi. 
Bunlar, sahilden iperi girdikce, piplak ye sert bir dekorla 
karsilcsmislardir. Miittefikieri de onlan birakmislardi. 



YUNAN MEZALiMi 



Hatta ara sira onlan tahliyeye ddvet ediyorlardi. Fransiz- 
lor, Kilikya'da mahaili halkmi istikbal ve cesaret hislerini 
denediklerl zcwrsan diisunmeye dahmslardi. italyanlar, Son 
Jcm-O-Moryen gizli anlasmalariyle kendilerine vaadedilen 
den giicenerek, Milliyetpi Turklere sildh ve malzeme yar- 
dimma baslamislard!. Yunanlilann Tiirk topraklarim isgal 
icin ileri surdiikleri tek sebep, Rumlann Turkier taralindan 
zuliirn ve iskenceye maruz birakilmis olmak ithami idi. 
Yunanlilar, Anadoiu'daki vatandaslarmi kurtarmak tera- 
nesiyle dlemi oyaliyorlardi. Fakat yerli rumlar, onlarin 
«vatandas» Ian degildi. Bunlar olsa olsa Turkierin 
vWandaslari olmasi ISzimdi; Asirlarca Tiirk topraklannda 
huzur ve rahatla yasamislar, zengin ve miireffeh olmus- 
tardi>. Haklkatte Anadolu Rumlan ile Yunanlilann «vatan- 
elasliks I6n asilsiz ve Idkirdidan ibdretti: Bir gun Yunan 
Fevkalflde Komiserl Katelepoulos, Ingiltere sefarethane- 
sine gelmlsti. ingiltere fevkaiade komlseri ona: 

« — Omid ederim ki, ordularmiz art* Anadolu'da da- 
ha fazla ilerleyemez. Qiinku, ilerleyecelc olursa, Anadoiu'- 
daki rumlar 6ldurulur!..» demisti. 

Katelepoulos, su cevabi vermlsti: 

«— Keske Turkier, Anadoiu'daki rumlari oldurmeye 
baslasaiar da ilerlemek icin bir bahane bulabilsekl.x 

O zaman birkac hafta evvel vukubulan su hadiseyi 
hatirladim: Aydin'daki rumtar; Turk askerlerinden korka- 
rak cekilen Yunan askerleriyle birlikte yola dokuimusler- 
di. Fakat Yunan kumandanlan, bunion geri kovmustu. 
Ciinkii bunlann olduriilerek Yunanlilann ilerlemesine bir 
sebep teskil etmeleri istenlliyordu. 

...istanbul'da iken sabik Rus Carmin Saraymda bii- 
yuk bir mevkii olan Madam Sablin'le tanismistim. Bu, 
Garp kultiiriinu hazmetmis, bilgili ve guzel bir Slav asili 
idi. Bona istanbul hakkindoki hisierini hisli bir org kon- 



28B . KADiR MISIROCLU 

serinin sonundaki sohbet sirasmda anlatti ve beni, Tiirk- 
lerle daha yakindan dost olmaya davet etti: 

k_ Tiirkter, biiyiik ve astl bir millettirler. Cahil koy- 
liilerinde bile bu haslet elle tutulur haidediK Bir de, on- 
lara bugun yukandan bakan su Rum, Yahudl ve Ermeni- 
lere bcskimz. istonbul'doki Rum ve Ermenilerin serbestli- 
ginde bile islah kabul etmez bir kabalik goze carpmiyor 
mu? Bunlarm nezaketi bile yapmaaktir. Bunlar, en zSrif 
ve kibar goriindiikleri zamanda bile, insani tahris ederter. 
Ciinku, her hareketlerinde bile siifll bir menfaat hissi var- 
dir. Haysiyet sahibi ve biiyiik bir medeniyetin varisi Tiirk- 
leri bu nankor ekaliyet icin zulme ducar ederken, devlet 
adamlanniz nasil bir gayeye hizmet ediyorlar, bilmiyorum.» 

Madam Sablin'ln sozlerindeki hakikBti, be n vazifem 
sirasinda daha iyi anladim. Vatanlanni miidafaa icin ha- 
yat memos kavgasma giren Tiirklerin arkasmdan biitiin 
Asya kiikremeye baslarken, yerli rumlar, yunaniilardan 
yerll ermeniler ve bolseviklerin kurduklari Ermenistan'- 
dan uzaklasiyor ve ilk firsatta onlara lanet, okuyordtf. 
Ciinkii, Anctdolu rumlormin gayesi Yunan Megdlb ideo'- 
sindan farkli olarak « M u s t a k i I Pontus.HU- 
k a m e t i » Idi. Bunu ne Venizelos, ne de Lloyd George 
anlayabilmislerdl...» 

Gercekten bu ekalliyet her cihetten hain ve nankor- 
du. Turk Ordusu'dort cephede diismanlarla dogusiirken 
bunlar mllleti arkadan vurmak icin her firsattan istifade 
ediyor ve bu ugurda miimkiin olan herseyi yapiyorlardi: Bu- 
na birkap misal verelim: 

1 — CASUSLUK: Hayati ve faaliyetleri Rum ekailiye- 
tinin nankorliigune en iy'i bir misal teskil eden Trabzon 
Rum Metroopliti Hirisantos'dur. Yunanistan'a kacmak sure- 
tlyle hayatmi zor kurtarmis olan bu hainin sandiklar dolu- 
su gizli evraki e!e geomistir. Pontus sQikasdinin ic yiizfl 
nu butiin ciptakligiyle aydinlatan bu vesikaiar yerli Rumla- 



YUNAN MEZALlMi 289 

nn isledikleri biitiin oinayetlerle, teskiiat ve ihanetlerinin 
ip yuzunu de ortaya koymaktadir. Yerli Rumlonn casuslu- 
ga kadar her tiirlii ihaneti islediklerine dair bu Hirisan- 
'tos'un evrdki arasinda ele gecen su iki vesikayi zikred«- 
llm. 

SURST ■ 

Trabzon Metropolis Hirisantos Efendi'ye, 

IMuhterem efendim, 

Rus isgal ordusunun memleketimizs viirudundan son- 
ra Tiirk k.taatimn kuvvetlerini kesf ve Tiirklerin Gfimiis- 
hfliw ve Ardasa minfikalarmdaki hemcinslerimize ika et- 
tdtleri t&yikat ve tecavuzdti tahktk etmek iizere tesvik-i 
aillerlyle ., c a s u s » sifatiyle imza edilmis olan sMe 
imzrjsi mevdu Polihronyos Partenopulos evvelce vafld bu- 
yurdugunuz muracaat edenlere esirgemediginiz elttf-i bi- 
nihayetinize ictisaren bervechizir istirhomotimi arz ve Sak- 
^itT! ederim... 

imza 
Polihronyos Partenopulos 

Mutercim 
Tufekci Ustasi Dimitrakl 



Miiteroim 
Miilazim-i evvel Ziya 



SURET 
Trabzon, 28 Tesriniewel 1917 

,. Diin Ordudan Pavlos Patmanidis gelmistir Heniiz 
kendisini gdnnedim. Divara Harfeoe isHcvdbi devam et- 
mektedir, Duydugumd gore, Tiirklerin Ardasa'dan Polo'ya 
kodar Ruslaro karsi yapmak tasowurunda oiduklan taor- 
ruzu Ruslara ihbar. etmek icin firar etrnrstir. 

Mutercim Mutercim katip 

Tufekpi ustasi Dimitraki Mulazim-i evvel Ziya Sotlrlyadls 

F. : 19 



280 KAD1R MISmOGLU 

2 — NiFAKCILIK: Birinci Cihan Horbinde dort cephe- 
de birden savasmak mecburiyetinde kalinmasi memleket 
dahilinde birpok sikintilar dogmasina sebep oluyordu. Bun- 
dan istifade ederek halk ile hukurnetin arasini agmak ipin 
faaliyete geperek gesitli beyannameier dagitarak efkdr-i 
umumiyeyi yaniltmoya pahsmislardi. Hirisantos'un memle- 
ketin her tarafinda dagittigi anlasilan bu beyanndme e'.e 
gepen evraki arasinda bulunmustur. Milleti birbirine dil- 
surmek ve Milletle HiikDmet ve Ordunun arasini apmak 
gayreti ile daha birpok beyanname dagitilmistir. Bu, tipik 
bir misdldir. 

BEYANNAME SURETl 

Osmanli Askerleri!, 

Alman kumandaniart ve zabitleri sizi koyunlari ka- 
saphfineye koyar gibi Kafkasya tarafina sevkediyorlar. 
Erzurum Kalesinin Ruslar tarofindan zaptolundugu ve si- 
zin iigiincu ordunuzun biitiin toplari kaybedip her tarafa 
kacmakta ve eslr diismekie oldugunu bilir misiniz? Turk 
askei lerinin cesur olduklarim biliriz. Fakat bu muliarebe- 
de Alman kurnandanlan Tiirk oskerlerini oyie bir. hale ko- 
yuyorlar ki zavalli Tiirk askerleri bedava tetef olmakta- 
dirlar. Van, Mus, Ahlat, Hns, Kaleli sehirlerinin Ruslar ta- 
rafindan zaptolunduklann bilir misiniz? Arhavi Visiye ve 
Gara sehirleri bizim tarafimizdan zaptolunduktan sonra 
Anadolu sevahilinde bulunan baska sehirlerde ne limit ka- 
liyor. Donanmamiz, askerlerimize denizden daima yardim 
etmekte olup ve baska taraftan ap, piplak ve cephanesiz 
kalan Tiirk askerlerinize levazimal-i askeriyenin getirilmesi- 
ne de mani olunmaktadir. Yavuz Selim tesmiye olunan Al- 
man zirhlisi Goben, korkudam Bogazrian disari cikmiyar, 
yahut pikiyorsa da bizim diritnotumuzu goriir gormez gerl 
kapiyor, Eger siz oklmizi basirazn toplayip Alman pence- 






YUNAN MEZALIMi 2 gi 

si altindan kurtulmaz iseniz, vatamniz elden gidecektir. 
Fakat, Almanlann hepsini kovarsaniz o vakit, ne Rusya 
ne Tiirkiye muhdrebeyi iste m eyeeek, bu muharebe kendi- 
liginden duracaktir. 

Trabzon Rum Metropolidi 
HiRiSANTOS 

^ hirisantos, Car ordulannin Trabzon isgalinden sonra 
sll&hlandirmis oldugu mdhalli rumlar vasitasiyle, miislCi- 
manlara dehset salmaya boslamisti. Her tarafta silfihli 
Rum eeteciieri miisliiman halktan ele gepirdiklerini dogru- 
. yor, evlere, koylere, piftliklere baskinlar yaparak irz ve na- 
musa saidiriyorlardi. 

Hele Rus i?gal ordusunun sehre girisinde Turk Bayra- 
gini, kumandanm atinm ayaklan altina' atmak 'suretiyte 
gosterdigi misilsiz hiyanet ve nankorliik tarihin belki de 
anoak ve sadece bir defa kaydetmek bahtiyarligma uara- 
digi bir hadisedir: 

17 Nisan 1916 Trabzon tarihinin en karanlik ve aci 
gunudur. Rumlar bir giin evelden sehri isgal edeaek olan 
Rus kumandanma karsi huluskarlik yapmak ipin hummali 
bir hazirliga girismislerdi. Bu hazirliklan ve Rus kuman- 
danimn sehre girisinde asirlarca' golgesinde hur ve me- 
SUt olarak yasadiklan Tiirk Bayragina karsi reva gordflk- 
leri agir hakaret ve teoavfizii pu hatirat ne kadar gCizel 
tasvir etmektedir: 

3/4 Nisan 1332 (16 Nisan 1916) Pazartesi gecesi 
Trabzon; gctddar diismarana, azisi miistevliye karsi mudfi- 
faasiz terkedilmif, derin bir olii sukuneti ipinde, Eviatia- 
nndan sag kalanlar,' yadellerde bu gecenin istirabiyle goz 
yasi dokiiyor. Vine bagnna gomiilii, topraklarmm derin- 
liklerine kansan oliiieri, oliilerinin aziz ruhlan bu gecenin 
hazin faciasiyle toprok altinda inliyor. Siiah kullanmak 



202 KADiR MISIBOGLU 

kudretinde olup da bu mukaddes toprck ponpas. icin sa- 
vason evldttanndan ordo kalanlar geri sipo.lerde son dam- 
la kanlarim dokrmek tain hazirtomyarlar. Trabzonifn Stern 
aim yaasmda bu karonhk gece, hu mes'um gfirtler do var- 
mis Bu gece ilk olarafc gSklerlnde ezon sesi duvuims- 
W n camilerinin kapisi kapoli kolan bu sehirde pitomoysp 
katan pek az sayidfrW mal'u! ve hosia mfeliiman Yuwter, 
bu issiz ve isiksiz accede yuvnlarin.n Direr kosesme ceta)- 
mis kan oSliyor, korku ve istirap iclnde kendllerinl toh- 
c!it eden akibetin raef'um ihtimallerl karsisinda tftresryor- 
lor Feldket kasirgolannin; yorasalan, boykUSlon bile ho- 
rabelerinin kuytu kasesinde dondurdugu, hareketsiz b>- 
raktiqi bu kara ve karcnlik gecenin 610m esen hovasindan 
kendilerlne nes'e pay, ayiran kara kalbll, kara vicdonli b!i 
surii Irwam yalmz Trabzon rumlarii nes'e sfirur ve zevk 
iclnde hore tepiyortar. Asirlarco beraber yosaaiMon, bsr 
croda dogup biiyudukleri Turk vatantSastarinir, istiropla- 
nnttan, elera ynslormdan, katmerlesen feiatotlerinden mo- 
yaladiklan nes'e sarabim kase kase teiyor, kendllermden, 
i'nsord.klanrKtan geciyor, hayvanlas.yorlar. Mad* ve ma- 
nevi tekrail nimetlerinden Tiirklerden ftttta foydalsndikla- 
n bu mOsterek vatan topraklanm bu toproklordo bemm- 
sedikleri hisseyi yolniz kendileri gibi hopli oldugu win ssv- 
dlkleri miistevliye pefkes cekirok tain Muslin, nankorlu- 
giin en cirkin aerecesinl goatermeye bu gececten hazirlo- 

myorlar. h—i™ 

Rus bozkirlanndon okip gelen muste»l,yi, dmaasHn- 
m parlak surette'torsilamak icin zafer tttklan kuroyor, 
cfimiierden caldiklan en kiymetll hol.lan bunlcr.n sehre 
oireceklert yollara seriyorlar. Her Rum aifesi sonauz off 
Eswin* icinfe en nemiz ve en iyl elbiselertn! hozirliyor. Rum 
kizlan- clpek buketleiinl simdiden tantamlami?, hulyali 
bokislanyle sokecek sabah, sabirsizlikta bekliyorlor. Bir 
kisim Rilrtl gencleri metruk Tiirk mohallelerine dagilmis 



YBNAN MEZALiMt 293 

bo? total evlerin kopUann,, Mrsidakl ma g OMtaritl fo . 

c r'yl T 'TT e " eri!,e 9e,e " «£> «1 ed - 
yo. tar. van gecede Rum mahallelerinde yer yer siddetli 

g.'« Rum pantoryatar, ta()tl « ? . elerin hm 9 ^ « m * 
rak h uauiS uzla ¥t ,r,yor,- i,6n, ?6 dumani ediyStor LnS 
Bun agomMdan kiHse.erdeki panlar I adta, horeke e ^ 
,.yor bu bos ve karanhk seh.rde boguk uMsZlteZ, 
amofyor, mutemadiyen R ulnlar , kilisedeki ayine S« 

S SET* ewe ' Vo!i Cemal Azmi B ^ rys 

rr»r*r sun,i sdzyo?,my,e teyh ^ «-* 

«Bir zaman-i muvukkat icin uzaklascm idare-i Osma 

Bu geoe totasinm etektori ipli bir sevlnple saz 'caJ.vor Nes- 
enh. prlgin bir hfi.e getMgi, soysuz cemawS a a„ 1" 

b.r lutr-a mohsusu otaruk tebsir e-diyor. Istikbfil tdr S ni ten 
teieme ol d,rd,g, program, ikmo. ett.Vmek fern ne Szrro 
heps.ni temine ea |,s,yor. Bu kara ve tar^hk oecenfn T 
t H s,„da buntar, bu sevin P ,er necten? ,"„, ^kflttT 
u OMtol kendiierine tomamen yabcrni, ve haM "1 
yt-finr. bu cferece n eden soysuzlosiyorlaro 



KADlR MISIBOGLU 



ra yuzlii ihdnot, bu rezil nankorliigim sebebi ne? Mustev 
li ile aralar.nda.ki kilise birligi, miistevliye ho? gorumneK, 
menfaat koparmak gibi Rum Milleti'nin tab'mda meknuz 
olan riy6 ve hfle. 

4 Nisan 1332 Sal, gW (17 Nisan 1316). Trabzon ta- 
rihincie unutulmaz aci ve kara bir giin. Safak sokmecten 
VOllara dokulen bir avup rum hummali bir faa byetle ter- 
tip eyledikleri istikbal tore.iinin en hurda haz.riiklarmi da 
bKirmisler. Simdi gozleri yollarda Taksim basindaki cad- 
deyi halilarla tefris ediyorlar, Her ru,m evinin penceresin- 
den bir Rus bandtrasi sabahin alaca karanhg. ic.nde dat- 
galanmaya bcisliyor. Sehrin yuzde dokson besini tes<H 
ed-n Turk ye islam mehalleleri korkunc bir sukunet iciri- 
de Burada gece ile giindiiziin farki yok. Geeeyl sehrin ka- 
p.lannda geciren isgai kuvvetleri, simdiye kadar gome- 
dJHert, blknedikfert, tamamiyle yabanci olduklan bu seb- 
rl isgdl kiln sabahin erken dakiknlannda harekete gecl- 
yortar. Emperyaltemin harts ve hfisis ruhunun kuciuztas- 
tinp buralara kadar suriiklecBgi istila siirflleri uc koWan 
genre giriyorlar. Boztepe,. Soguksu ve Degirmendere'den 
Deglrmendere yoliyle sohre giren Rus fat'dlorimn basindo 
tanai komutam. Rus savas gemileri, vahsetln, haksahgm 
zulrrtln galebe caldig. bugfinisn sabahinda seiire giren 
muzaffer kifalanm fasilBsiz top alislanyla selamliyor. Is- 
tikbal heyetini teskil eden rumlar, yine baslannda H,r toon- 
tds bekiesiyorlar. Bu s.rada ewelce hazirlanan buyuk 
kit'aeo bir' .Turk Soncagi. i?g6l kuvvetlerinm 
qececeai Taksim caddesi uzerine buyuk bir hoyWoHda. 
buyuk bir kustahlikia rum vatandaslarm eiiyle yola ssriU- 
,„r Dune todsr golgesinde yasadiktan, varliklanni Iro- 
rud'uklan azami himayesine mazhar olduklan bu sancagm 
bes asirdanberi bu sohillerde hakimiyeti, sersfi, gururiy- 
le dalgalanan yine to hasre kadar daigalanacak olan hl- 
1611 tasiyan Alsancagi Hlrisantos'un emriyle yine bunun gs>- 



YUNAN MEZALlMt 2iJ5 

^ 1 l n " n<ie „ e '- e !' i ' vicdanl °" tHremtyen hdinlenn nankdr ve 
ahlaks* ellenyle yere seriliyor. Butun bunlar, bu alpakhk- 
or yere serdikleri sancaga h,n 5 tan ziya* mfctevl iye 
has gorunmek riyakarl.g,™ bir .ozahiiru. g. askeri bat 
oosu selamlik toplarmm torrakalarryle kansarok bogucu 
y. P rat,c, usond.r.o, gurultWeriyie bu tenhft ve ,ss,z ? eh i 
Pinlcrtiyo, Bando sesinin ycklasmcs.yle heyecan temposu 
ZTJ u- T? k ' Zk "' ellerlnde W buketlerle bir oi Qelf 

runcfu. B,r olk.s Man, sehrin bu cadtiesini sars.yar. Sap- 
totar hovada .ler.iyen W a, istikbdl h ey etjnin mmlm l 
W yolun hlz6s.no gelmistir. Turk Bayrag, yine yerde ca 

MdfbHnp rum ileri geleni, yine bostar.ndo Hlrlsantos 
yar, buklum, ellerindeki sapkalan yerlere siiriiniir aibi tut- 
mus, vuantar gibi yer.ere surunsrek klVas , ba J** ' "* 
komutamnm, oh.i sa.ip fatihrnin ellerini s.kmak zafeln 
tatlamak, sofa ge.diniz demek, seref pay.n, k0 pa Zk 
icin birkac adim atiyorlar. "opamraK 

m,.»« lnm t S " t "' da ' ktt ' as """ bosmdaki Car Rusvasimn 
muza er komutam General Lahofun bun!ar a alS «T 
g. yok! Magnir gozleriyle elleri eicekli k,zlora, sonra yoia 
b«k,yor. B.na-igi aftn avaklanndan on metre ileride Turk 
Saneag. y.ne oidugu yerde, yoidc, yol u n comurton flX 
do Dusman, fakat ne de olsa yine bir asker, oun gBrmOs 
IWtanMd rum ekdliiye.inin ihane.ine sonft ^ 3 

ve istkrah ile sars,r,yor. Atimn dizgin/ni eekiyor Keskin 
tar bofes, k,sa ve seri bir i? aret ve sonro ZZ kX" 

« — Kit'o dur!..» 

Voninctaki ydverine eiiyle isflret ediyor, bag.r.yor. 

« — Al su sancagi yerden!.» 

Yurdunun topraklan ustunde bu misilsiz ihanetin ye- 



296 KADlR MIS1R0GLU 

re yolun camurlan uzerine serdirdigi sancogi yaver ku- 
ccs'klar gibi yerden aliyor. Kumandan elektriklenmis, h.d- 
detle istikbal hey'etine tiikuriir gibi bagmyor: 

it— Bu sancagi yere seren kim?» 

Karsilayanlarda bir ses, codde uzerindo crt yok. IS- 
tikbdl hey'etinde sinsi bir pdnik, ihanetin, ncnkorlugun bu 
derecesinin ne kadar igrenc oldugunu kendileri de anla- 
mis olacaktar ki, iclerinden zor teri dokenler bile var. Vi- 
ne komutanin bunlan titreten sesi isitiliyor: 




Rum 9MW0«1 taraf.ndan sehid «Utaa koylulsr, Sariyusuf koyii 

muhian Halil, Kolaoadag Myunden Mustafa o£!u Rasim lie «" 

m koydGEL Karadayi oglu Arif 



YUNAN MEZAIJMi 



« — Biz bu sancagi saves meydarslannda yere ser- 
mekle sersf ciuycbiliriz. Fakot boyle ratandaskmnin eliy- 
!e dusmantannin ayoklan altitia serilmf'sini asfa gormek 
istemeyiz. Kendiler!... Bu bir bayagitik ve alcakliktir!. 
Asirtarcc bomber yasadigmiz bir milletin uotandasi sifa- 
fiyle yapiigmiz bu harekeiin ne kador pfrkin oldugunu bll- 
meniz I6znridir!...» diyor ve hiddetini yenemiyerek; 

«— Aleak Grekier!.. Hoydl dHgilm, stel g{5rrr;*k iste- 
xiyarum!..* diye btsgirryor. 

Istikbal hey'eti esen bu soguk havanin cereyanma 
kcpslmus dagrhyor.;) 1 ' 

YA PATRlKHANE 

Hip Trctbzon Rumlan mijstevli Rus askerlerine yaran- 
rnak icin bu derece alcakliklara girisir de fitne ve fesadin 
basi olan Patrikhane bos durur mu? Patrikhanedon Rus 
Carina ve Ukrayna Radasina, Trabzon'un Ruslar tarafin- 
dan isgali uzerine tebrik telgraflan cekilmistir. Iste bun- 
lardan bir ornek: 

«Azametpenah! 

Mineleze] snn ve serefi dillere deslfin oian ve pek bii- 
yiik askeri seref re azametieri tarihte yessayan KominoEla- 
nn sehri Trabzon hugiin, Rus H9neden-i imncratorisi er- 
kanindan we kohrcman Kazak taburlan sardi kumandam 
buyiik Dijk'un ziyaretine mazhar olmakia seref we mes'- 
ud bulunuvar. Bu suretle Rus medertiyetinin ornillsri ve 
Coir ile vatdmn sadik ye fedakar muhafizlari bulunan vs 
kahramanhklan ile satvetii Rusyo'nin n6tr?-i pur azame- 
tini t!a eden Kazoklar, mefahir-i tarihiyelerine parlak ve 



■ Muzaffer Lermioglu-Akgaabat-Akcaabat Tarihj ve B5- 
rinci Gene] Savas - Hicret Hatiralari Istanbul 1949, s. 
237 ye devami. 



KADIR MISIROGLU 



biiyiik bir seref daha ilave ettiler. Cenflbihck Ortodoks 
Rusyasina hasim olanlan tduimar etmek icin kahraman 
Kazak Millet! ile biitiin Rus ordupu uzes-indeki inayet-i sa- 
medaniyesini itiame ve zdt-i sahanelerinin adimlarini, san- 
li Rcmanof Hanedani'nin ilav-i serefi ipin zafer-i nihaiye 
dogru tevcih ve isal eylesin!...» 

Bu tebrik ve tabasbustan pek az sonro, Rusya'da 
« B o I ? e v i k I li t i I a I i » olup «Rormanof 
H a n e d a n I » tahttan indirllinoe, Patrikhane bu defa 
da onlan tebrik etmek sOretiyle bu mektupta Romanoflar 
hakkindaki hislerinin riyakarliktan ibaret oldugunu goster- 
mistir. Patrikhane ve yerli Rumlar, bu misaldeki gibi Tur- 
kiye'riin biitiin dusmanlanna her firsattan istifade ederek 
yaranmaya palismislar, kendilerinin giipleri yetmeyen fe- 
naliklari onlara yaptirmak ipin telkin ve tesviklerde bu- 
lunmuslardir. Tiirk Milletini tarih sahnesinden silmek hu- 
Busundaki emellerini tek ba star I no gerpeklestirebilecekie- 
rine guvenleri olmadigindan hemen daima batili devlet- 
ierin yardimtarmi temin tain biitiin diinyada kesif bir pro- 
pagandaya girismislerdir. istanbul'da Rumca. yaymtanan 
Buroiya Gazetesi 3 Temmuz 1921 tarihli nushasmda bunu 
apikpa itiraf etmektedir: 

«Yunanlstan'm Anadoltfda bafladigi harp, Hiristi- 
yanhgin mudafaasi icin oldugu ve Avrupa'nm emr-u mii- 
saadesiyle vukubuldugu icin, Yunan ordusunun bu husus- 
ta Avrupa'nm vekili bulunmasi tabiidir. Yoksa Yunanis- 
tan'in bu if i kendi basma basaramiyacagi asikdrdir. Bina- 
enaleyh, her ne karar verilirse verilsin, Yunanistan, mu- 
hakkak hakli cikanlacakfir!...i> 

Patrikhanenin, velinimetleri olcn Tiirkler aleyhine gi- 
ristigi fooliyetin tarihi cok eskidir. Gergekten Edremit'in 
« C u n d a » (AM Bey) Adasinda Papaz ikonomos tara- 
findon, aiinan hususi bir miisaadeyle dint tedrisat yopan 
bir akademi kurulmustur. Bu akademinin sonradan ele ge- 



YUNAN MEZALtMi 299 

cen 1884 tarihli «gizli tiers p r o g r a m i » 
Patrikhane'nin Tiirkler ve Tiirkiye hakkindaki hissiyat ve 
diisunoelerini aksettiren korkunp gerpekler ihtiva etmek- 
tedir. Bu vesikayi birlikte okuyalim: 

BIRiNCi KISIM 



Tiirkler hakkindaki temel eSusiince 

Madde 1. Tiirkleri ezeli bir dusman olarak Rumldra 
tanitmak. 

Tiirkler aleyhine beynelmilei propaganda 

Madde 2. Tiirklerin en ufak hatatanni biiyiiterek, Av- 
rupa'yi duyurmak,, medeni alemi Tiirklere dusman etmek. 

Tatbik ediiecek iktisat pclitikcsi 

Madde 3. Tiirkleri iktisaden puriitmek, bunun icin de 
zengin Tiirkleri sakat ticdret yollarma gotiirmek, bol fdiz- 
li krediler acmak, agir sartlarla rehin kabul etmek. 

Turk malumatinin sahtelerini, ciiruklerini yapip, ayni 
Tiirk mall damgasi ile satisa pikanp Tiirk miiesseselerini 
iflasa siiriiklemek, her tiirlu Tiirk mail ile rekabet etmek 
mlllt bir vazifedir. Herhangi bir Rum'un bu hususta yapa- 
cagi fedakarligm karsiligi Rum bankalan, ticaret kiiipleri 
tarafmdan odenecektir. Ayvalik ve havfilisinde « M i - 
d i I I i B a n k a s i » ve « M i r m i k a s ydni ka- 
nnca teskilati. her zaman hizmete hazirdir. 

Turk ahlakina ve islam dinine kar^i politika 

Madde 4. Tiirk Milleti'ni ahldk. milliyet, din ve gele- 
nekleri bckimmdan piiriitmek. Bu hususta: 

a) Kufiirier ogretmek, kiifru Tiirkler arasina yaymak, 
laubalilestirmek. 



KADiH MJSIROGLU 



b) Tiirkleri zinaya, diger ahlaksizhklara tesvik etmek. 
Bilhassa. asil Turk aileleri arasina gene, giizel Rum kiz- 
lanni ve kadinlcmni hizmetci, cflriye olarak verip, bu aile 
ocaklanni yikmak, devrin buyuk ricali yanina yetistir.l- 
mis Rum dilberlerini yerlestirip. Rum emellerinin kolay 
elde edilmesine pali^arak mill! dil ve duygulan bozmak. 

c) Genclerine apas-kiilhahbeyi ruhu asilayarak, Turk 
geleneklerini ciirutmek. Gencler arasinda kabadayihk ru- 
hunu yayarak, sevgi, saygi ve bagliliklan kirmak. Onlari 
birbirine dusurmek Milli terbiyeyi bozmak. 

d) Argoya benzeyen bir kuftlr dilini Turkler arasin- 
do yaymak suretiy'le milli' dil ve duygulanni bozmak. 

Takip edilecek din poiitikasi 
Madde 5. Tiirkleri dini bakimdan sarsmak: 

a) Hocalar, papazlara sokulmaz. O halde onlari Rum 
zenginler, tiiccar ve esnaf vasitasiyle elde etmek. Bol he- 
diye, veresiye vermekle pekala elde etmek. 

b) Hocalan ickiye alistirrnak, onlara ilk kadehleri ka- 
dinlann elinden ipirip, sarhos, rezil halde elalem iqindan 
gegirip herkese gostermek Rumlara din? bir zafer olur. 

o) Hocalan tiirlu turlii uydurma inanislara saptirmak. 
d) Hocalara yonlis vakialar anlatip. Turk ahali ils 
hocalarm arasini acmak. 

JKlNCi KiSIM 
Akcdeminin yeti$tirdigi politlkacilara, teskiiatciiara 
ve sobotorlefe verdigi talimnt ise, asagidaki maddelerden 
murekkeptii 

Rumldnn ve Kiliseierin siyasi hedefi: 

Madde 1. Turk hukiimranligmi baltalamak. Bu isi azaf 
azar gellstirip istanbul'u ele gesirmek, Eski Kostantiniye- 
yi yeniden kurmak. 



YUNAN MEZALiM? 



isyan ve Fitne hareketleri: 

Madde 2. Turk halki arasina daima fitne ve fesat so- 
karak, devletle milletin arasim acmak, isyanlar organize 
edip, zamanmda aradan cekilerek, Turkler arasinda kar- 
des kani akitmak, komiteler tertip edip Turk koylerini bas- 
mak. 

Horbler esnasmda yapilacak hiyanetler ve bciltala- 
malar; 

Madde 3. Bir harb sirasinda Turk halkmi setaiete go- 
turecek her careye bas vurulacak. Turk topraklannda za- 
hire ve en luzumlu gida maddsleri halkm elinden sur'atle 
gizlice toplanip, adalara sevk edilecek, komsu memleket- 
lere sotilacak. Rum tuccannin ugradigi zarar millt ban- 
kalar tarafmdan tuccara para olarak odenecek. 

Biitiin bunlar, devletin bir harb He mesgul oldugu, ya- 
hut i'c isydnlar ciktigi, devlet idaresinin zayif oldugu sira- 
da yapilmak gerekir. 

Hastanelerin vazifesi: 

Madde 4. Doktor ve eczaci Rumtar, Turk hastalan, 
bilhassa kimsesiz hastalan gizlice zehirleyip bldurecek. 
Kor, sagir, sakat ederek saf disi birakmaga calisacaklar. 
Bu tavsiyeler gizli olarak tatbik edilecek. 

Ziroat politikasi: 

Madde 5. Turk piftcisi agir faizlerle topragindan edi- 
lecek. Bu borclann kolayca kabarabiimesi icin, harman 
veresiyeleri, senetli zeytin mahsulu satislan He baslayan 
bu bore para vermeler, baska zaruri masraflara tesvik edi- 
len Turk ciftcilerini ilk boroun odeme zamanmda bunal- 
tir. Ve elindeki topragini kolay, ueuz sartlarla, borclu ol- 
dugu Rum tuccara satmak mecburiyetinde birakilmalidn. 



302 



KAD1R MISIBOCLU 



Turk devlet odamlan liakkinda tatbik editecek piani 
Madde 6. Kadilar, devlet iddre amirleri, rusvet, ziya- 
fet, hatta kddm ikramlan lie Eterya'nin emrine almmoli- 
dir. Ancak bu isler tcmanrten akademiden yetismis aian- 
Idnn tfllimotina ve akademinin tayin edecegi sahlslarla, 
buniann verecegi direktiflere gore tatbik edilecektir. 

Yangm, sabotaj ve suikastler: 

Madde 7. Firsot ciktikca, bilhassa resmi devlet bi- 
nalarmdd yanginlar cikarmak, olfimlii kazalar yaratmak. 
harb gemilerinde yangin cikarmak, yaralar acmak. 

Mttnastirleirin vazlfesj: 

Madde 8. Birer Iferl karokol ve gozetleme yeri olan 
manastiriardoki azizlerin istekleri derhol yerine getirilme- 
li, verecekleri mektuplan, kendi islerinden evvel sahiple- 
rine gotiirup teslirn edilmelidir. Bu tavsiyelere aykin hare- 
ket Bdenler, hemen afaroz edilip, lanetlenir, Kredileri ke- 
silir. Buradaki camiodan kovulur. 

Sanci politikasi: 

Madde 9. Biitiin Rum ustalan, Turk cirak kullanmak- 
tan sOret-i kat'iyede men edilmistir. Politik dusfincelerle 
bir Turk girak almak icdp ederse, Rum usta bu ciragi hiz- 
metci gibi kullanmalidir. 

islerindeki hevesli gencleri de ters mudmele etrnek, 
hirppldy'ip, isyerinden uzaklastirma paresi aranocak, boy- 
lelikle sehirden bir Turk sanatkann daha eksilmesi temin 
edilmis olacaktir.s 1 



1 — Gj Yetkin - M. Nureddin Yiiksel - Turk Dii§mani Kanh 
Papazlar. Ankara 1964 sh. 1115 de yer alan bu vesika Rum iha- 
netlerim akillara durgunluk veren maceralarta takip eden Ali 
Bey Adasinin eski Belediye Reisi izzet Esen tarafmdaii ele ge$i- 
rilmi§tjr. 



YUNAN MEZALlMi 



3 — AVRUPA DEVLETLERi NEZDiNDE 
ALEYHlMiZDE PROPAGANDA: 

Birinci Diinya Harbi sonunda Paris'te sulh icin calls- 
malar baslayinca, Rumlar oteden beri batili devletlerin Hi- 
ristiyanlik taassuplanni tahrik ederek onlan Tiirkiye aley- 
hine cevirmek hususundaki faaliyetlerini daha da arttirdi- 
lar, 

Trabzon Metropoliti Hirisantos 1919 Martm'da Paris'e 
. gitti. Esasen 1918 senesi basmdanberi Kostantinidis Pon- 
tuslular adina Paris ve Londra'da foaliyet gostermekte 
idi. Hirisontos'a istanbul Rum Patrikhanesi tarafindan 
Patrikhane ndibi Bursa Metropoliti Dorote ve Patrikhane 
Miisaviri Aleksandr Pappas ile birlikte Pontus Rumlanni 
temsil ve Paris sulh konferansinda mahallT rumlari temsil 
etrnek selBhiyeti verilmisti. Trabzon Metropoliti Hirisan- 
tos, konferansa Pontus meselesine dair genis bir muhtito 
vermisti. Faaliyetini otedenberi butiin Hirtstiyan devletle- 
re samil bir propaganda halinde yiiruten Hirisantos, Paris 
ve Londra'da Turk Hukijmetinin yerli Rumlara baski yapti- 
gma dair uydurma vesikaiar ibrdz ediyordu. Bunlardan bi- 
rini zikredelim: 

«Devletlu Efendim Hazretleril... 

Pontus yerlilerinin delegesi sifatiyle sulh konferansi- 
na h&ms*hrilerimizin arzulanni ihtiva eden bazr hususati 
arz ile kesbi seref eyleriz. 

Hemsehrilerimizin bugiinkii bicare vaziyetlerine kar- 
si nazari dikkatinizi celbeder ve miitarekedenberi bir se- 
nedir Turk mezaliminin devam ettigini bildiririz. Osmanli 
Hukumetinin asayis ve intizam hususunda Hiristlyonlara 
karsi vermis oldugu teminatin aksine olorak birkac uydan- 
beri almokta oldugumuz habere nazaran Karadeniz sohil- 
lerinde mezalim ve tahribat devam etmektedir. 




YUNAN MEZALtMi 305 

Gerek Kniodertiz. sahillerinde we gerek dahil-i mentle- 
kelts n-ahirane bir sitretle islam ohaliye silah tewzi edjl- 
mif,tir. Hirisiiyanlar ise siiahsiz, miidafaadan aciz bir to- 
kirn yen: ye n i kctil tehditleri altindn ycsamrtrtao'irtar. 

Bir senectenberi mevkii iktidara ge!e n Turk kfibine- 
leri her gun holleri fenalosmakto olan ahalinin isiahi icin 
hicbir fey yapmamistardir. Mutarekeden sonra yalmz sa- 
hil kasobalarda biraz asayis gSrulmuftSr. Tilrkler hafciki 
sekiide mcglOp olduklsrini bildikleri hald® kitcillerinin bu- 
gune kodar cezasiz kaldigim gordiikierinden we hukumet-I 
ftilaflyenln cezadcin cekinmesi we miisomahasi yiizunden 
eskisi gibi sakawet we krtallere bcsladilar. Boylece memle- 
Itet dcshlllnde bir zamart hukiim siiren adem-i emniyet sim- 
di scihii ^ehirlere de sirfiyet etmistir. Birkac aydan bsri 
piirsilah korkunc Turk sakileri, sehirlerde hiir olarak dola- 
stirak silciisiz we misdcsfactdan aciz watcndaslcmmizi her 
on ieir>. katliam tehciidiyle duiml bir surette yiigm waziyei- 
te buiurcdurmoktcdirJar. 

Az cok milliyetperwer maskesi allmda bugiin bile T6r- 
Mye'de ittihai ve Terakki Komitesi erkaru hi'ikim surmek- 
tedlr. Kotletmis oidultlan Hiristiyanlcsrin maitariyle zen- 
ginleserek memleketi yildirmak icin biiyiik mikyosta maii 
scsifiyattd bulunarok ceteler teekil etmektedirler. 

Turk zulmKriden kurtulmak fizere birkac yiizbin va- 
tondasimiz muhorebeden ewwel we muharebe esrrasmda 
RiiSyQ'ya hicrej etmis we mutarekeyi miitedkip memlefcet- 
lerine oydete baslamislardi. 

5ti!8f Hiikumetlerinin muzafferiyeti doloyisiyle iakip 
edilen radii prensipler sayesinde hwriyet bahssdildigmden 
ana toprakiarirsda artik kemali saadetle yasoyabilecekleri- 
m umid eylemisJerdi. Pontus Cumhuriyeti'nin tesekktilii 
iie milletlerlnin tahlis edilecegini heyecanli kalble bekle- 
mekte itfiler. Bu suretle zannediyortardi ki, wasi surette 

F. : 20 



306 KADiB MIS1ROGLU 

gdyelerine vosil olup zaiimden korkmeksizm yasoyacak- 
lor... Heyhat! Bu emniyet hissi husule pikmaksizin dahil- 
deki koylerde yerli muhaeirler yurtlonna avdet etmege, 
asoyifin cdem-i mevcudiyetinden muvaffc* bile olamadi- 
lar. Ciinkii birtakim basibozuk Turk peteleri yollari ve ge- 
pitleri kapamistir. Birpok zamanlar sflhilin miiteaddit ko- 
sabaiannda birbirinden ayri kalarak hemseb/ilerimizin yar- 
dirntariyle yasayanlar bile muharebe esndsindaki tazyiki 
tamamen hissettiler. Umitsizlik sebebiyle ve dlmiis bir hal 
die Rusyo'nin misafirlere kaponmis olan arazisine donmek- 
tedir. iktisat, sobir ve foaliyetle vucuda getirdikleri giizsl 
vciziyet bu son gunlerde tamamiyle degismistir. Bununla 
beraber Rus anarsisini Tiirklerin zulum ve katliairilarina 
tercih ediyorlar. Bu tecviz edilraez vaziyet karsisinda kur- 
banlann hatiralan bize son bir imdat feryndini mesrfa kil- 
di. Ve muzoffer itildf HukQmet-i muazzamosina iltica ile 
ir.saniyetin mukaddes prensiplerinin en iptidal kismimn 
biqare votandaslanmiza tevpihini ve tarih ile asrimiza 
seyn olan bugunku vaziyetlerinden holds edilmelerini te- 
mennl ediyoruzl Bu islirhamimiz muvafik gorulur umitiiyle 
kilfif Hiikiimeti muazzamosinin o kiymetli muavenetierine 
mazhar olacagimiza intizar ile derin hurmetlerimizle te- 
sekkiiratimizi zdt-i devletlerine takdim ile kesb-i seref ey- 

Ieriz.» „.„ 

Paris 15 Tesriniscmi 1919 

Paris'te Pontus ittihadi Mill! Pontus Yerlileri Kongresi 
Reisi Rel3i 

Sokrat Ekonomos Kostantin Jan 

J. Konstantinidis 

TDrkiye'yi sulh konferansinda bu suretle yanlis beyan- 
larla zorarli pikarmaga calisan Kostuntin Kostantinidis, 
Pontus hareketinin us rijknunde biriydi. Hirisantos'un ele 
gepen evrakindan onlasildigina gore, Kostantinidis, Pon- 
tus'un dis meselelerini, haripteki faaliyetlerini idare ediyor, 



YUNAN MEZAlJMI 307 

Hirisantos ise daha zlyade, mahalli teskilat. yuriltuyordu 

Aslen Giresunlu olon Kostantinidis, Morsilya'da ysrle ? mis 
bir is adomi idi. Paris konfsransina Pontus meselesi hgk- 
kinda verdigi uzun ve teferruotli muhtira da yopilan bir bas- 
kinda ele gepmistir. Morsilya'da bir « P n t u s 
K n fl r e s I » toplayarak reisligini deruhte etmisti. 
Bu kongrede irad eyledigi nutukla meshur Tropki'ye pek- 
tigi telgraf diger bir poklan gibi Hirisantos'un evroki ara- 




Pontus 69MyH«nm yola getirmeye cal^a* heyet, Agir top™ 
ytebajB, Sanyerl! Kami! Bey, Canik Milletvekili Sfileyman Bey 
Umum Jandarma Kumandam Yaveri Yil 2 ba 5 . Ferid Bey Uimun 
Jandanaa Kumandam Miralay Galip Boy, Topcu Ytmw* Co- 
mil Bey, IcJalori Husust kalem mfidilril Ba,id Bey, Samsunla 
Hahz Efendi... 



me kadir misiroGlu 

sinda ele gegmis bulunmaktadir. flu sirado Tiirkierin zuliim 
yaptiklan diinya efkari umumiyesine iddia ve ilan edildigi 
hfllde, asil zulum ve sakavette bulundn yerli Rum cetele- 
riydi. Filhakika lleride gorijlecegr uzere, Turkler de mu- 
kabil ciarak harekete gecmis olmakla beraber buna Rum- 
lardan cok daha sonra baslamislardir. 12 Aral* 1919'da 
Rum sakavet ve canavarliklarim teyit eden su zabit bunu 
isbat etmektedir. (Merzifon Pontus kulubesinde ele gec- 
mistir.) 

«... isimlerinin okunmasini mutea'kip gecen celsenin 
zabitlan tasdik edilmistir. Papadopulos, tarafindan harbi 
umumldeki serguzestlerinden bahsedlldikten sonra bilhas- 
sa silah altma alinmasi ve Samsun civannda bir Rum es- 
kiya cetesine litihaki, mensubu oldugu cetenin Turk jan- 
darma kitaati tarafindan muhasarasi ve bir hflrika kabi- 
linden olarak muhasaradan kurtulmasi sureti mabsusada 
beyan edilmistir. Bazi ufak meselelerin tetkik ve miiza- 
keresinden sonra celseye son verilmistir.n 

Katibi Umumt Re-is 

Etrrcesdis Teoharidis 

Simdi biraz da Hirisantos'un Paris ve Londra'daki te- 
maslarim anlatalim: 

«... 7 Temmuz 1919'da Politis, Londra elcisine Metro- 
politin gelecegini haber veriyor ve Ritz otelinde yer ayir- 
tilmasini istiyordu. Seyatiatin resmt sebebl. Istanbul Rum 
Patrigi adina Canterbury Baspiskoposunu 'seiamtamakti. 
Hirisantos Londra'ya 23 Temmuz'da vardi. (ingilizce bil- 
medigi icin M. Kurasasi tercumanlrkla maiyetine verilmis- 
ti.) 

Metropolit gelir gelmez, kendisiyle mulakatlar yapma- 
lan ve yayimlan icin Kaklamanos, Morning Post'u. Reu- 
ter'in MQdurii H. P. Sargint'i ve diger gazetecileri durum- 
dan hcberdar etti. Mr. S. B. Chester mesela, Sunday Ti- 
mes'te Hirisantos'Ia bir miilakat yaymlatti. Kaklamanos, 



YUNAN MEZALtMI 



ingiliz Disisleri Bakan Yardimcisi Sir Ronald Graham'a 
basvurarak, Metropolis hiikiimetle temasa getirmekten 
de geri durmadi. 

Hirisantos'Ia Pontuslulann 1919'da lngiltere'den istek- 
lenni Politis, Kaklamanos/a, gonderdigi 17 Araiik 1919 ta- 
rihli mektupta soyle belirtiyordu: 

«Mahrem... 

Tiirkiye'den bagimsiz bir Pontus devleti ioin elden 
geldigi kadar biiyiik toprak koparmak, Yunanistan'daiki 
goniilliileri de oraya tasiyarak bir Pontuslular ordusu kur- 
mak... Bu ordu ingiliz makamlarmca tasvip gfirmeyen bir 
harekette bulunmayacaktir...» 

ingiltere, Pontuslu Albay Katenyotis'in tekliflerlni, 
bu arada Trabzon veya Batum'a bir ingiliz veya Yunan ci- 
karmasini, himayesi altmda bir Pontus devletinin kurul- 
masini kabul etmemis ve Pontuslular ordusu da kurutama- 
misti. Halbuki, Kaklamonos, 1919 yazinda Sir Ronald Gra- 
ham'la yaptiklan gorusmeden sonra, Paris'teki Yunan de- 
legasyonuna soyle yaziyordu: 

«Londro, 1 Agustos 1919 
Trabzon Metropolian! bizzat tamstirdigim Disisleri 
Bakan Yardimcisi, Trabzon'a bir ingiliz alayi gonderilms- 
sine ve Ingiliz subaylannin yonetiminde yerli jandarma ku- 
rulmasma dair, piskoposun tekliflerine sahsen biiyiik ilgi 
gosterdi. Bu vesileyle metropolian her gittigi yerde mii- 
kemmel intibalar biraktigmi da belirtmeliyim. Canterbury 
Baspiskoposu kendisine, Ayasofya'nin kaderi konusunda 
sevirtilecek olciide teminat vermis bulunuyor.i 

Kaklamanos» 

1 — Dimitri KiTSiK'iS - Yunan Propagandas), Istanbul (1963) 
sh. 366-37. 



310 kadis misiroGlu 

Botrii devletlerin birook muessir siyaset adamlan el- 
de edilmis ve mustakil bir Pontus Hiikumeti icin muzaheret 
voadleri alinmisti. Bunu gosteren bir telgrafi Hirisantos 
Paris'ten Pontus Cemiyetintn butun subelerine 20 Agus- 
tos 1919 tarlhinde cekmistir. Mutareke senelerinde Ana- 
dolu'yu dolasan Amerikan Tohkikat Heyeti Reisi General 
Halburl ile Paris'teki gorQsrnelerin mijsbet neticelerini 
teskildta duyuran bu telgraf do onun evrdki arasinda ele 
gecmistir. 

«Paris 20 Agustas. 1919 

Burada kendisi ile gorustugiim zaman General Har- 
burl'a dedim ki; Karadeniz kiyilarmda bircok Rum koyle- 
rinin muhafazasi ipin biiytJk kuvvetlere ihtiyar; oldtgu kor- 
kusunu birakimz. Zira bu koyterl muhofaza icin Pomuscu- 
lann gayet iyi talim ve terbiye edilmis muntozam taburlan 
ile Amerikan kit'alari beraber harekat yapabilirler. Ben bu 
hususta sizi temin etierim. Batum, Samsun, Trabzon Pon- 
tuscularimn b'u harekafa sevkie hazir oiduklan hususunda 
tekrar teminat verebilirim. Pctrikhane de ayrica bu mese- 
lemizi izah ipin, [azim gelen heyeti gonderecektir. Keyfi- 
yet Pontus Cemiyeti Reisj Vasiliso Yuvanidis ile Trabzon 
ve Batum'a stir'atle bildirilsinl... Doniiste daha fazla taf- 
silat verecegim!...» 

H — ERMENiLERLE FCNTUSCULAR BERABER: On- 
celeri Ermeniler ve Pontuscular Avrupo devletleri nezdin- 
de birbirinden ayri olarak tesebbuslerde bulunarak tasfiye- 
si kararlastmlmis buiunan Osmanli toprakkmndon birer 
mustakil deylet cikarmoya oalisiyorlardi. Fakat her iki gru- 
bun da cizdikleri vatan haritasi birbirine tedahul ettigin- 
den palismalari bazan, birbirini baltalamaktaydi. Bu yuz- 
den bu iki grup arasinda bir anlasma husule getirerek re- 
kabeti ortodan kaldirmak ve g3yeyi daha cobuk tahakkuk 
ettirmek ioin ook calismistir. O kadar ki; Megalo ided'- 






YUNAN MEZALlMt 311 

nm bir numarali muddfi sayilaoak kadar bu hususta emek 
sarfetmis buiunan Venizelos, Pontusoulan sasirtan ve bi- 
raz da sukut-u hayale ugratan bir hareketle Paris Konfe- 
ransinda Ermenilere bir taviz vererek, Icobmda Trabzon ve 
havalismin Ermenilere birakilmasma razi olabilecegini or- 
taya koyuyordu. Fakat bu hususdaki calismalar sonunda 
mustakil Ermenistan'a Pontusu feda etmekten ziyade mu- 
tavassit bir yol bulunarak hudutlar uzerinde anlasmaya 
vanlmis ve hatta Ermeni hareketinin bos, Patrik Zaven 
Efendi satin almarak reolist bir yola gidilmis ve Pontus 
hareketl takviye edilmistir. Bu durumu «Nutuk» su suret- 
le hikaye etmektedir: 

«Bundan baska memleketin her tarafindan andsir-i 
Hnstiyonlye, hafl, coli, hususi emel ve maksattannm te- 
mto-l istihsaline, devletin bir an evvel cokroeslne sarf-i 
mesai ediyorlar. 

Bilahare elde edilen mevsuk mdlOmat ve vesaik ile 
teeyyut etti ki, Istanbul Rum PaMkhdnesinde tesekkul 
ede„ , tM avri - Mira Heyeti» (Vesika 1) vilayetler dahilinde 
peteler teskil ve idare etmek, mitingler ve propagandalar 
yaptirmokla mesgul Yunan Salib-i Ahmerl Resmi Muhaoir'- 
in Komisyonu Mavri-Mira Heyeti'nin tahsil-i mesaisine 
hadim Mavri - Mira Hey'eti tarafindan idare olunan Rum 
mekteplerinin izci tesekkiillerinin yirmi yasini mutecaviz 
gender de dahil olmak iizere her yerde ikmal olunuyor 

Ermeni Patrigi Zaven Efendi de Mavri - Mira Heye- 
tiyle hemfiklr olarck pal.s.yor. Ermeni hazirlig, da tama- 
men Rum hazirligi gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve bu- 
tun Karadeniz sdhillerir.de tesekkiil etmis ve istanbulda- 
ki merkeze merbut Pontus Cemiyeti suhfllet ve muvaffa- 
kiyetle oalisiyordu, (Vesikd 2) 1 



1 — Mustafa Komal - Nutuk - Ankara 1927 sh. 3. 



KADIR MISIROGLU 



Nutkun vesikalar kismtnda yer alan bir numarali ve- 
sika da sudur: 

T A m i M 

(Gayet mahr«m tutulacoktir) 

«Pek mevsuk elde edilen malumata gore Istanbul 
Rum Patrikhanesinde Mavri - Mira isminde bis- heyet te- 
$ekl«M etmistir. Bunun Reisi Patrik Vekili Dreteos, azala- 
n Athenagoras, inoz MetropOlRI Yunan kayrrsakami Girit- 
li Katehakis, Kathelepoulos, Diyasilmcis, Aynia, Pifttlmis 
Siyari isjmli kimselerden ibarettir. 

Hey'et dogrudan dogruya Veniaelos'tan taiimat ali- 
yor. Rumlarin ve Yunan hfik'Ometinin muavenet-i nakdiye- 
Eiyle pek azim sermayesi vardir, 

Vazifesi, Osraanli viiayetleri ddrtilimSe peteler tesMl 
ue Idflre eylerrsek, mitingler ve prapagandclar yapmaktir. 
Yunan Salib-i Ahmeri de bu Mavri - Mira hey'etine mer- 
buttur. Vazitesi. surata mufracirtere bakmok gibi insani 
bir perdo altinda cete teskilati yapmak, tertibct-i ihtilali- 
yeyi ihzar etrnektir. Bu suretle ecajd-yi Jibbiye ve lerazim-i 
sihhlye nami altinda silah, cephane ve tephizati, mema- 
ttk-l Osmoniyeye ithaldir. Hatta resmt muhacirln komisyonu 
da Mavri - Mira hey'etine tabidir. 

Istanbul Patrikhanesi ve Yunan Konsoloshfinesi esii- 
ha ve cephane deposu halim almistir. We hatta kiiiseler 
ibaret yerlerinden ziyade asfceri anbarlar gibi kullamlmak- 
tadsr. 

Errneni Patriki Zaven Efendi ds Mavr.i - Mira hey'eti 
tarafindon satin ahnmistir. 

Hum mekteplerinin evvelce bizim yapip da torn simdi 
sirasi iken maalesef terkettigimiz izci teskilatlan tamamen 
Mavri - Mira hey'eti tarafindan idare olunrnaktadir. istan- 



YUNAN MEZALiMf 313 

bul, Bursa, Bandirma, Kirkkilise, Tekfurdagi ve mulhaka- 
tinda izci teskilati itrr.am olunmustum! izciler yalniz cocuk- 
lar degildir. Yirmi yasmi miitecaviz genpler de dahildir. 
Anadolu'da Samsun ve Trabzon cephane tevzi mahalli- 
dir. Musait bir halde bir yelkenli Yunan sefinesi istasyon 
halinde cephane ve esiihayi hamilen bu mahallerde bulun 
durulacaktir. Ermeni hazirligi da tamamen Rum hazirhgi 
gibidir. 

MUSTAFA KEMALi) 



Bu tamim yurdun her tarafina gonderilmistir. 
Rumlarla Ermenilerin mutasavver devletieri ipin men- 
faatlerinin patismasi bilhassa ingiliz ve Amerikalilarm 
palismasiyle ortadan kaldmlmistir. ingiltere ve Amertko'- 
da hem Rumlarin ve hem de Ermenilerin iyi yetismis zen- 
gin ve nflfuzlu irkdaslan vardi. Bunlar ilk tarafin emelle- 
rlnln de tahakkuk etmesi ipin ewel emirde TQrkiye'nin 
mahvu perison edilmesi icabettigini, bu neticenin elde edi- 
lebilmesi icin de anlasmatan gerektigini telkin ettiler. is- 
te bu calismalar somincta iki taraf da Turkleri arkadan vur- 
mak ipin yekvuout bir hale geldiler. Gerek Avrupa diploma- 
sisi nezdindeki ajanlan ve gerekse Anadolu'daki eskiya 
ve komitecileri goktan hak ettikleri Turk sillesl ininceye 
kadar birlikte hareket ettiler. 

5 — CiNAYETLER: Pontus Rumlari sadece siyas! fa- 
aliyetlerle emellerini tahakkuk ettirmekten Ibaret bir ca- 
lism.a gostermemislerdir. Bir taraftan Batum, Tiflls, Trab- 
zon, Samsun, Istanbul, Atina, Paris ve Lpndra gibi merkez- 
ler orasinda kesif bir siyasT faaliyete girismekle beraber 
Karadeniz sahillerinde silahli peteler teskil eylemek ve yer- 
li halka torsi cesitli katliam, tedhis, yagma ve irza teca- 
vijz planlan kurarak harekete gepmislerdir. Anoak -bu pe- 
teierin harekete gepip masum musliimanlan hunharoa ol- 



KAD1R MISIROCLU 



durmeierinden sonra, hiyanetin ip ytizune vukuf peyda edi- 
iebilmi? ve bir hayli gee kalindiktan sonro mukabil hare- 
"kete gepilmi?tir. Karadeniz bolgesinde ileride bir plebisit 



Yeiii Rumlarm' ihanetlerine kar§i, mahalli bir mukavemet tesj- 
kilati kurarak yararliklar giisteren Giresunlu Binba§i Osman Aga 
(Topal Osman diyo meshurdur.) T.B.M.M. nin en degerli meb'- 
usJarmdan biri olan Trabzon Mebusu Ali $iikru merhumun es- 
rarengiz dlumti vak'asma adi kan§masaydi, ba§anh §ahsiyetlne 
golge dii$iirmemi§ olacakti. 



j|| 



||1 



318 



KADtR MISIROGLU 



yaptirarok Rum halki ekseriyet gikartip bu bolgenin kuru- 
taoak Pontus Devletine verilmesini temin etmek ve ancak 
onda bir kadar bir ekaliyet halinde bulunduklan bu bolge- 
de kendilerinl ekserlyet kilmak igin musluman ahaliye kar- 
si korkunc bir imha hareketine girismislerdi. Daha ones 
de, bir baska tedbir olmak uzere «Rum Muhaci- 
r?n C e m i y e t i » vasitasiyle Rusyo'dan ve diger 
birpok yerierden muhacir Rumlar getirterek buradaki Rum 
nufusunu arttirmaya galisiyorlardi. Hergiin Trabzon'a ge- 
len vopurlaria bu muhacirlerle birlikte gizli olarak silah, 
cephane sevkederek bu havalinin butun kiliseleri depo ha- 
line getiriimisti. Bir defasinda Samsun'da ticari emtio diye 
bosaltilan sandiklann vincten dusiip agilmasiyle iclerinin 
ttifek ve mermj dolu oldugu ha y ret I e gorCilmustu. Ttirkiye 
Birinci Cihan Harbinde umumT seferberlik Mart edince, 
Rumlar bu ernre itciat etmeyerek her tarafta peteler teskil 
ettiler, Asirl-arca nimetlerin-den istiffide ettikieri vatani djQ§- 
mana karsive bizimle birlikte miidafaa etmeleri icab eder- 
ken asil du?manin kendileri olduklanni gb'sterecek sekil- 
de bizi arkadan vurmaya tesebbus ettiler. Bu getelerin da- 
ha o zamandan- itibaren metropolitler vasitasiyle ve Pon- 
tus Cemiyeti'nin sagladigi silah ve cephane yardimiyle 
takviy'e edildigi tariht bir hakikottir. Hiriscntos'un ve Mer- 
zifon Amerikan Kolejindeki « Pontus iK u I u b u » 
nun ele gegen evraki bunu isbat etmektedir. Muslumanlari 
hicrete mecbur etmek ve bu suretle musluman nufusunu 
azaltmak suretiyle Pontus igin zemi-n hazirlamaya koyul- 
dular. Kbylere, se-hirlere baskmlar yapiyor; ele gecirdikle- 
rini olduriiyor; kadinlann, kizlann irzianna gepiyor ve bi- 
nakm yakiyorlardi. Elierinde kulliyetli miktarda sil6h-ve 
cephane oldugu igin mudafaasiz halkin bunlara mukave- 
meti gc-k zor oluyordu. UmumT harbte Anadolu'dakj. ordu- 
muzun rum getelerine karsi aldigi tedbirier bunlarin hare- 
ketlerini kismen durdurmustu. Fakat, «M o n d r o s 




KADIB MISIRCXlLU 



YUNAN MEZALiMI 



M ii t 6 r e k e s i » nden soma, silah ve asker bakimm- 
dan ordumuz bir tahdide tabi tututunca, artik Turk HukQ- 
metinin rum petelerine karsi muslijman haiki koruyama- 
yacagi kanaatiyle peteler tekrar ve azginoa faaliyete gi- 
ristiler. Bizim siiahlanmizin elimizden alinmis olmasina 
ragmen onlara haia silah yardimi devam ediyordu. Ingi- 
lizler Samsun'a piktiklan vakit bu petelerin faal adamlan- 
na herkesin gozii oniinde on bin silah dagitmaktan cekjn- 
memislerdi. Bu petelerin en rneshurlan Bofra mintrkasin- 
da faaliyet gdsteren «N e b y a n Ceteler in yd'. 
«K u v a y. i M i I I i y e » heniiz tam manasiyle tesek- 
kiil etmedigindsn bu petelere karsi muessir bir mukabele- 
de bulunulamiyordu. Hiikumet tenkilden aciz kalinca, halk, 
kendisi mukabil bir hareket ihtiyacim hissetti. Turk koy- 
lerini yakip yikan, tariimar eden, kadm ve kizlann irzla- 
nna geoen, mollan yagmalayan ve umumiyetle Nebyan Ce- 
teleri admi alan ceteler sunlardi: 

1 — Batra'dan Kelek koyu getesi. Qete Retsi. istavri. (Bu hun 

hann istedigi cinayetler sayilamryacak kadar goktur.) 

2 — Samsun'un Tafian koyii getesi. gete Reisi: Lefter. 

3 _ Havza kazasimn Kopriidagi koyunden -Pig Vasil getesi.. 

4 __ g k defa Bafrah 'Istavri ilo hareket eden -Aleko. nun ge- 

tesi. 

5 — Osmantaeyli koyunden -Pico.-. 

6 — Samsun'un Kuruokce koyunden -Andon* getesi. 

7 — Bahk koyunden -Endik- getesi. 

8 — Karapmar koyiinden -Pig Ilya- veya nam-i diger -Kara 

ilya» getesi. 
— Kirazli koyunden Tasgiogiu -Kara Sava. getesi. 

10 — Bafra'nm Yayla koyunden -Kel Sava» getesi. 

11 — Samsun'un Egribel koyunden -Anaatas. ve dayisi diger 

-Anastas* in geteleri. 

12 — Aymdere koyunden Balciogiu -Deli Yard- getesi. 






13 — Havzanm eimalica koyunden -Eloni Cavu 8 . getesi. 

14 — Baralti koyunden -Fali. getesi. 

1= — Samsun'un Beylik koyunden .Sari istil. getesi. 

16 — Kapikaya koyunden .Kavakhoglu Yuvan. ve yegoni -To- 

torogiu Agapiyus- getesi. 

17 — Alagam koyiinden -Gordukoglu Simon, getesi. 

18 — Aymdere koyunden .Timuroglu Yani. getesi. 

19 -- ■ Bakirpinar koyunden -istavri. getesi. 
2!) — Ziinbiil koyiinden -Totoroglu. getesi. 

Nebyan petelerinin. faaliyet gosterdikleri mintikada et- 
rafi Rum koyleriyle sarili alti Turk koyii vardi. Ceteler 
bunlordan Oagsura Koyiine flnf bir baskin yaptilar. Bu bas- 
kmdan koyiin miisliiman balkmdan bir tek fert kurtulama- 
di. Kundaktaki oocuklardan yataktaki ihtiyarlara kadar bii- 
tun koy halki siingiilendikten sonra evleri, ahirlari soman- 
Mklan tamamen yaktilar. Koyun hayvcinlara kadar butiin 
mallanni yagmaladilar. Ayni rnintikada Kusca ve Boyali 
koyleri de bu suretle haritadan silindi. Bu iki koyde once 
olduriiliip sonra yokilanlann sayis. 367 idi. Bu muvoffa- 
kryetlerinden gitgide cesdret alan Nebyan ceteleri cin3- 
yetlerini strata dogru yoymayo basladilar. Nebyanm ha- 
ncinde birpok koyleri de ayni sekilde yagma ve tahrip ede- 
rek ahalisini oldurduler; hayvanlanni siirijler halinde on- 
lenne katip goturduler. Bunlordan Orup koyunde diri diri 
yaktiklan insanlarla irzlarma. tecavuz ©ttikleri kadmlar 
buyuk bir yekOn tutuyord.u. Kisa zdmanda yirmi yedi ko- 
yu yakip yikarak yirmi Iki piftligi tflrumar ettller inke Ga- 
np ve Kuyumcu koyleriyle Alapam koyilnu basarok 'hay- 
vanlarmi goturduler. Bundan baska, Nebyan harioinde Al- 
mazso koyiinden kirk, Cal koyunden kirk bes, Carin'den 
yetmis bes, Terzili'den dort, Engiz'den uo. ingazi'den yir- 
mi bes evi yagmaladiktan sonra yaktiklan tesbit edilmis- 



KADIR MISIROGLTJ 



Nebyan'in balisinda Kapikayo mevkiinde VezirkoprQ- 
den Krzilirmak vasitosiyle kayiklar iginde mal ve esya nak- 
li yapilirdi. Bu ceteler Kapikayo bdlgesini tutarak kayikla- 
ra baskinlar yaptilar ve mallan yagrnaladilar. Nebyan ge- 
telerinin efradi iki bin civannda idi. Bunlar bu bolgede ilk 
harekete gegtikler] ipin mukabil hareket baslayincaya ka- 
dor Bafra havalisini kdsip kavurmuslar ve blnlerce miislu- 
man cana kiymislardi. Samsun havdiisinde de Nebyan ce- 
telerinden gen kalmiyan ceteler foaliyette idiler. GCiney 
ve Ballaroa koylerinde yirmi dort kadm, erkek ve cocugu 
gasp ve tecavuzlerine mBni olmak istedikleri ioin siingii- 
den gegirdiier. Bundan baska, bes yiiz kadar da evi ksle- 
rindeki esyayi tamamen yagmaladiktan sonra yaktilar. 

Dua Yeri, Kabibasalan koylerinde de yirmi kisi oldii- 
rulmiis, yirmi kisi de agir surette yaralanmisti. Ayrica Sam- 
sun'un merkezinde de elli kisi oldurulmijs ve yaralanmis- 
ti. Umumiyetle Samsun bolgesindeki Rum eskiyalan, Er- 
meni eskiyalariyle miJstereken hareket etmekteydiler. 
Esasen silahsiz olan musluman halka karsi bunlann tama- 
men hazirhkli olarak giristikleri bu imtia siyaseti munta- 
zam askerlerin ve mukabil petelerin faaliyete gectigi ana 
kadar, bize cok pahaliya mal olmustur. Carsamba ve Ter- 
me'de iieyiiz otuz bes ev, iki cami, iki mektep ve yirmi iki 
de samanlik yakarak iki kisiyi de iskence lie oldiirdukleri 
tesbit edilmistlr. 

Amasya'da Sigircobani kayiinden gecmekte olan alti 
Turk askeri Rum eskiya tarafindan feet sekilde sehid edil- 
mislerdir. Amasya da-hilinde yirmi bes cinayet islemisler ve 
yuzden fazla 'da ev yckmislardir. 

Rum cetelerinin en kuvvetli olduklan yer Merzifon- ha- 
vfilisiydi. Bu bolgede hemen butOn koyleri gece baskinla- 
riyle soyup yagmaladiktan baska, birgok insanlan oldilr- 
musler, evleri, camileri, semanliWan yakmislar; koylerini, 
hayvanlarini ve koylulerin altm, ziynet ve ev esyasi nev'- 



YUNAN MEZALiM'i 



inden biitun mallanm yagmahyarak kagirmislardir. Ceteler 
yagmaladiklan mallann bir kismim nefislerlne tahsis edi- 
yor, bir kismmi da kendilerini teskiiatlandirmis olan kili- 
selere, metropolitlere gonderiyorlardi. Gergekten Merzi- 
fon, Samsun ve Trabzon'daki cemiyet merkezlerinde ele 
gegen vesaikle bu durum aydmlanmistir. Cetelere bolge 
bolge ne kadar nakdi yardim yapildigma d3ir bireok iiste 
ele gegmistir. 

Samsun havalisinde « M ii d a f a a - i M e s - 
rua» ve «Rum M u h a c i r c n Cemiyet- 
I e r i » nin foaliyette oldugunu biliyoruz. Bu oemiyet- 
lerin istanbul'daki Patrikhaneden aldrgi direktiflerle teski- 
Iritlandirdigi Rum geteleri Samsun bolgesine dehset salmis 
ve musluman halki evden oikamiyacak hale getirmisti. Her 
an yeni bir suikast, her an yeni bir baskm haberi ortahgi 
velveleye veriyor ve rum eskiyalanmn oldiirdukleri insan- 
lara her yerde rastlaniyordu. Bu cetelerin isledikleri oina- 
yetlerin en fecilerinden biri Ladik'te vukua gelmisti, Kadm- 
lann dahi silahli olarak ddhil bukinduklon Rum geteleri 
Ladik'in Kiipecik koyunu basarak yetmis kisiyi cesitli is- 
kencelerle oldurdijler. Gene ve giizel kadmlara taar'ruz et- 
tiler. Mallan yagrnaladilar ve evleri yaktilar. Bu da yetmi- 
yormus gibi koyiin kadmlanni beroberlerinde daga gotur- 
diiler. Bir miiddet goniil eglendirdikten sonra birbirlerine 
baglayarak uzerlerine gaz doktijler ve Kiipecik koyuniin 
kadinlan ciglik ve feryatlar iginde yanarken, kahkahalar 
atarak seyrettiler, 

Yunan ordusunun Bati Anadolu'da isledigi oinayetler- 
le bu Rum getegilerinin Karadeniz havaiisindeki hiyanet- 
leri tipatipi birbirine benzemekteydi. Bu da hepsinin ayni 
merkezden emir aldiklanni ve ayni akil hocalannin tali- 
matlanni dinlediklerini gosteren bir baska delildir. Esa- 
sen bunlann muvaffakiyetsizligi uzerine cemiyet merkez- 

P. : 21 



322 KADlR MISIROGLU 

lerlnde ele geeen vesikaiarla hiyBnetin Fener Rum Pat- 
rikhanesinde nizamlandigi s8bit olmustur. 

Rum ceteleri Turk koylerine karsi giristikleri bu tah- 
rib ve imha hareketlerinde o kadar ileri gitmislerdir ki, bir- 
cck yerlerde tarlalardoki ekinleri dahl yakmislardir. Kiipe- 
cik koylinde de ayni seyi yaptilar. o.ldurdiikleri yetmis ki- 
sinin takriben o guniin parasiyle kirk yedi bin liralik mfl- 
cevheratim oaldiklan, bilahare tesbit edilmlstir. Yolmz Sl- 
vil halka degil, evveliyetle askerlere de pusu kuran cete- 
ciler Destek mintikasinda kirk yedinci Piyade Alayinin ba- 
zi birliklerini 20 Temmuz 1920'de pusuya dusiJrerek bircok 
asker oldurduler. Ladik, Gumiishacikoy, Gumiismadeni- 
koy, Havza, Tokat. Erbaa, Zara mintikasinda birpok koyu 
yak'ip yiktilar; insanlanni oldurduler ve mallanni yagma- 
ladilar. Uc ay gibi kisa bir muddet zarfmda bu bolgede 



mM& : :Msi 



Pontus Cemiyetjniu, Merzifon Subeslne ait mfiitte 



VUNAN MEZALiMX 323 

3160 Tiirk'u pesitli iskencelerle oldiirdukleri, pek gogunu 
yoktiktari ve birpok koyleri de uzerlerinde en kiipiik bir 
kuiube kalmayacak sekilde tamamen yokarak ortadan kal- 
dirdiklari tesbit edilmistir. 

Pontus petelerinin en azgin faaliyette bulunduklan 
yerlerden birisi de, Kopru kazasi havdlisiydi. Bu civar- 
do do yuzleroe insan oldurerek birpok koyti yaktilar ve 
yagmaladilar. Kdpru'nun Ortaklar koyu yiiz elli hanelik 
zengince bir koydu. Bu koyun butfln halki da topyekun 
eeteciler tarafindan olduriilerek koyun butiin mallar, yag- 
malanmistir. Koprii'nun katliama maruz kalan diger bir 
koyu de Esen'di. Bu koyden de maalesef bir t&k fert kur- 
tulamodi. Esen yirmi haneli bir koydu. Baskin giinu koyde 
tesadufen onbes kisi bulunmustu. Buntardon bes erkekle 
dort kad.n derhdl olduriilmus. bes erkekle, bir 'kcdin da 
kurtolomoyaoak sekilde aflcr yaralanmisti. Butiin bu ha- 
valide yapilcn zulumler bilahare bir hey'etle tesbit edile- 
rek mal ve can kayiplan listeler halinde ortaya konmus 
ve mehaz ittihdz ettigimiz «PONTUS MES'ELESb isiml'i 
eserle nesredilmistir. Rum eetelerinin Batum'a kadar 
Trabzon ve Giresun havalisinde isledikleri cinayetler ve 
musluman halka revd gordukleri zuliim de bir hoyll yekun 
tutmaktodir. Yerimizin darlig, sebebiyle bu uzun tafsilata 
moalesef giremiyoruz. 

'PONTUS'UN SONU : 

Pontus hareketinin agiriik merkezi Trabzon Metropo- 
iti Hirrscmtos Efendi'nln sahsiyeti dolayisiyle Trobzonda 
tesekkul etmisti. Esasen Trabzon Metropolitligi de digs- 
olvflr vllayetlerdeki metropolitliklerden daha kidemli idi 
Bu yuzden hareketin en fazla merkezilesmis oldugu Trab- 
zon do mukabil tedbir de her yerden daha Snoe vflcut bui- 
du.. ..Trabzon M u h a f o z a - I Hukuk-u 



324 KADiR MISIROGLU 

MMIiye C e m i y e t I » odiyle bir cemiyet kurula- 
rak faallyete girisilmisti. Bunun basinda Trabzon'un tanin- 
rms kimselerinden Hafiz Mehmet Bevle Barutpuzade Ah- 
met Bey bulunuyordu. Bu cemiyet sddece Trabzon ioln 
degil Pontus'un kurulmasi tasavvur edilen biitun Karade- 
nlz bolgesi i<pin mukabil bir miidafaa hareketr gayesi ta- 
kip ediyordu. Fakat onceleri esasli ve rniiessir bir faali- 
yet gosteremiyordu. Daha ziy6.de bu bolgenin muttefik- 
ierce Rumlara pieskes cekilmek ihtimali karsismda mltlng- 
ler tertip etmek, protestalarda bulunmak ve bu bolgenin 
ezeldenberi Turk oldugunu iddia. ve isbat etmege oalis- 
mak gibi pasif tedbirler tasarlamaktaydilor. Bu durumu 
Kfizim Karabekir Pasa su sekilde anlotmoktadir: 

«— 19 Nisan 1334 (1918) de Trabzon'a ciktim, Gu- 
zeWsofdoki dairemde Muhafaza-i Hukuk Hey'etiyle go- 
riistiim. Reisleri Barutpuzade Ahmet Efendi idi. Cemiyet- 
lerinin maksatlarim sordum. Su cevabi aldim; Bu havali- 
nin Samsun'lo birlikte Pontus hukumeti teskil veya Er- 
meniiere verilmesi tehlikesine karsi meden! aleme insa- 
ni, tarihi, siyasi vesaik gostererek merhamet ve adalet is- 
ternek ve bundan sonra Hiristiyan unsuru He tarn bir mii- 
savat ipinde yasanaccgim anlatmak gibi seyler... 

Heyeti, esraftan yirmi bir zat tefkil ediyor. On bin 
heyet-i merkeziyi, onu heyet-i idareyi teskil ediyordu. 
Dedim ki: 

<c— Arkadaslar... Bu tesebbiisier con pekisen voto- 
na mersiye hazirlamaktir. Vatanimizi ancak siiah kuvve- 
tiyle kurtarafoilecegiz. Bunun icin de evvela silahlanmizi 
vermeyecegiz.i) 

Bana su cevabi verdiler: 

«— Boyle bir tesebbuse karsi ingiliz donanmasi seh- 
ri bir saatte yikamaz mi?» 

Dedim ki: «Evveia suna emin olunuz ki: bu ise Ingi- 
lizler kcnsacak degildirl'er. Silfih toplamak da bunu gos- 



YUNAN MEZALiM'i 325 

termiyor mu? Eger ise ingiliz Donanmosi ve Miittefik 
kuvvelterl Icansaeak olurea, silah toplamck kulfetine ne 
liizum vardi? Mesele silahlan topiadiktan sonra hazirla- 
mis oltiuklon plana gore, Pontus ve Ermeni hukumetleri- 
ni kurmoktir. Bizi, icimizden parpalamak istiyorlar... Her 
seyi kararlastirrraslardir. Bakiniz size bur.u bariz delili- 
ni anlateiyim: Ben Erzurum'o Onbesinci Koiorduya kum'an- 
dan geimek ipin izin kagidimi almak iizere, Pcngalti'da 
Hai-biye Mektebindeki ingiliz kcrargahma yaverim Yiizbo- 
si FerSt Bey'i gondermistim. Me hazindir ki bir Tfink ku- 
mondara kenrfl vatanimfakl ordusunun basina, isgal kuv- 
vstlori kumandanindan izin kagidi alarak geliyor. Yave- 
rim, ingiliz karargah kumandamna vesikatan imzalatirken 
duvardaki buyiik Anadolu haritasinda ne gormiistiir, biiir 
misiniz? Eraurum - Erzincan'm hemen simallndeki doglor- 
dan gecerek, vatanin bu havdlisini ikiye ayiran bir ciz- 
Si... Me bu hat, burada kurulocok Trabzon re Samsun 
hciVQllsini tamamen icine alacak Pontus Rum Hiikumetiy- 
le bureya hudut olcrak genisleyecek buyiik bir Ermenis- 
tan'i birbirinden ayiran huduttur. Gdzumuzu acolim' loi- 
mizdeki yilonlar, bizi disardakilerin sokmasma mahal ve 
vakit birokrnadan zehirleyeceklerdir... 

Hergiin buraya vapur dolusu Rum. muhacirleri neden 
geliycrlor? Klmler gonderiyorlar? Ne yapmoya geliyor- 
lar? Burada kendilerini barmdiracak, miistahsil hale geti- 
recek teskilat mi var? Bu gelenlerin icinde ne kadar Yu- 
non zobit ve neferi var biliyor muyuz? Yiman Sciib-i Ah- 
meri'nir, muhdclrler ipin gonderildlginl kaydettigi battn- 
niye denkleri ioinde kac mitralyoz saldidir? 

Efendiler!... ilk yapaoagimiz siiahianrrazi terketme- 
mektir. SfinlHerimizden kapak olarak giren eslihanin mik- 
tariro, ben su karargahimda tesbit edebildjm. Sizler ha- 
diselerin ipindesiniz... Milletlerin hurriyet ve istiklalleri- 
nin beyonnameisrle, mitinglerle, protestolarla temin edi- 



326 KADIB MISIROfiLU 

lemiyeCBfilnl kofamza sokunui Eger Rum ve Emienile- 
rin hazitligi bu sekilde devam edecek olursa ve bizler de 
bunlara laflo mukabele etmege devam edecek olursak, 
hipbir iMIflf devleiinin i?galine liizurn Itaknadon memleket 
elderc gidsr ve burada Tiirk'iin nami kalmaz!.. 

HaWkaten, istanbui'dan ayrilirken de, Koradeniz sa- 
hillerlnde kurulacak Pontus HttkOmeti iizermcie inglltere 
ve Amerika arasinda mutabakat oldugunu ogrenmis ve 
Bctbiaiinin dikkatini cekmi?tmi, Horbiye NezareJinde bu- 
yiik bir tereddut vardi. Sway foiisbMun tevahhus ipindey- 
di. Me yapilobilecekse, millstin karariyle ve milletin az- 
miyle yapilacakti! Trabzon Muhafaza-i Hutak Cemiyeti er- 
kfini beni dikkMIe dinlediler ve sozlerimi tasdik etlller!.* 

HiVAMET MEYDANA Q1KIYOR 

Merzifon Kolejinde, otedenberi .Tiirkce rnuallimi bu- 
lunar Zeki Bey, kolej hakkmda ihbarda bulunur korkusuy- 
le kolejin Pontusgu mensuplan tarafmdan oldiiruldu. Vak- 
tiyle bu kolejin hastahanesinde hizmet etmis olan ve Sef- 
kflt-l islamiye Yurdunda bulunan bir miisluman kadirn ko- 
lej hakkinda ifsaotta bulunarak idarecilerin dikkatini pek- 
ti Hastahdnenln alt katmda cephane ve silah deposu bu- 
lunduSunu bildiren bu ihbar Ozerlrte I. Ordu Kumandam 
Nuretthi Pa?a kolejin anaizin basilarok aranmasi icin te- 
sebbuse gecti. Amerikalilann kolejdeki memuriyetleri do- 
iayislyle aldiklan seMhiyetl sOlstimai etmeleri calibi drk- 
kottl. Amerikalilann istanbul'daki mumessilleri Amiral 
Wstol's de malOmat verilerek Merzifon Amerlkon koleji 
basildi. Kulliyetli miktarda silah ve cephane ile, ih8neti 
tevslk eden tomarla vesiko ele geotl. Bundan sonra tahki- 
kct genilestilerek Samsun vo Trabzon merkezlerinde de 
crcmalar yapildi. Ele gecen vesfkalar Pontus mes'elesimn 
dahllde ve haricteki biitun faaliyetini ortaya koyuyordu. 




Morzifon Amerikan Kolejindeki Pontus Kuliioii 
Pontus kuliftu sporculari, Pontus Bayragi n 



albitmunden. 
nisanlariyla 



328 KADIR MISIBOGLU 

Giresun havaiisinde Topal Osman Aga mukabil ceteler ku- 

kalade yararhktan sonra biiahare Areata da *"*" 
merasim yaffllarak istiklfil lyiadclyasiyle de toltif edHmi? 
U Be gecen vesikalar Pontue'un biitun icyuzunu aydm- 
latiyordu. Bunlardan birkoc misdl zikredelim... 



YUNAN MEZALiMI 329 

tomyorum. Mukaddes kemikierinder, dogar, holds yas a . 
Bir zamcsrilar magmum ve rnahcup infedigin yerde «yi'ne 
_oel!..» dsyecek agzi miistaknne bekllyorum. Fakat o vokit 
hersey sdkin ve sfikit idi. Her seyi ZU | Um „ e „ ahsMin ba _ 

f"w , ^' f sturu »° rdu ' Ere « Zincir-i esaretin bunaltic, 
Mkieti ciltmdo herseyi susuyordu. Sen yalmz bu bedbahtl.. 
ga cglar ve derin bir iimitsizlikle elierini cirpnrdin' » 



YEMSN 

Fikri mlllimtele alcikadar olon herhangi bir vazifenin 
verilmesir.de sottakat, ttflat, mahrumiyet ve ketumiyetten 
zinhar aynlmayacag.ir.a ve harfcte duyduklarirm tamamen 
amlrlerime teblig ve haber verecegime, aksi tokdirde ve- 
rileoek cezayi kabul edeceglme mukaddes ekaniim seto- 
se ve kavmim ve serefim uzerine yemin edenm. 

Mutercim ^T™ 

Tufetol Dimitraki MttteWM evvel Z,ya 

(Trobzon Metropolis Hmsontosun) 
evraki arasmda bulunmustur.) 

Ekinci Ntahmut tarafindan asilrras olon PMrik Grego- 
rys hakkmda su siir ele gecmistir: 

uPontus kahramaninal. 

,,Ey buyflk millet reisi! Mukaddes sehadetirt hfeblr 
zcman unutulmayaeakW. Aziz Patrik! Mnunn *» »" 
orta kapida ashlar. Dilin titreyerek ac,U dudaklarla Yarab 
beni unutma diyordun. Bin ise kiydm-i mill! ile muthis *- 
dirabini defeden petenklerini tokdis ediyordu.n 

Ete gocen vesikaiardan birkacm data dercedel.m- 

sPontus kohramanma!.. 

Seni korkunc kilicinm keskinliginden tamyarum. 
Evet! Seni, toprafll siddeW kohnno ram eden yOzunden 



HALAS MARSI 

•Tepslerde, vadilerde, koylerde, sehirlerde ve her 
yerde yasasin halas diye bagmyorum. Standi semaiar se- 
vintyor toprak gCIOyor, hersey mesrur ve handan. Vc 
tan.raz Yunamstan', tahaifur ediniz. Ey .pocuklcr! Su ku- 
■up icmde hepimiz bir sesle mukaddes bir hak olon hdlas 

Tr$Z T' 0, Ya?a ' ht " fls! Yo?a ' binlerce vo ^ ! d * e b «- 



HARP MEYDANI 

«Vcian, icin, elinde kil.p otdugu halde kendini en on 
ales saflarma am n tahramana serefler ve hurme.ler. Gii- 
*«j n sevlmli vMonin. b.rakip da muvakkat alan saadrt-i 
fOhshjM ugrunda c al,san haine WnsM. Bu hdir, emin ol- 
sun k,; vctanm tehlikell bir zamanmda gtizel kansindar, 
iMiyor voldesinden, kupuk eocuktannddn ayr.imak W e 

ZT ■ ^ ke ' 1C,ini Ve h6m tfe —'"I mah«d ylr, 
Hcyoft, mevcudiyeti mOzir ve fehlikeiidir. Nereye J se 
taM kimse aflana «lmaz. Her taraffan hakarete maruz' 
tor. Oyte tee, h ep,miz muharebeye y.lmcz bir kalbie oi- 
•Miml Her birimiz vatan i 5 in olmek serefine nai, o7ahml.?J» 



KADiR MISIROGLU 



HARP KIT'ASI 



uSabirsiz cocuklar! Silahlarmizi kusanmiz! Hepinizin 
gozlerinde meserret parladigmi goriiyorum. Cesaret ve 
^ehametle siz ilerledikpe, semada bir reng-i kesife biiriin- 
miis bulutlar bir seyr-i seri ile etrnfa dogiliyor. Durmadan 
silti'hlamniz! Muhterem ecdadimizm bir yadigar-i kiymet- 
tcn olarak biroktigi bu topragin v3si ve hiir bir sema al- 
Imda bulundugunu gormek ne vakit nasib olacak? Hemen 
Eilaha siir'at ve sevkle sarilmiz; sanliniz ki, olmus riiyala- 
nmiz hayat ve hakikat kesbetsin!.» 

TRABZON METROPOUTiNE 



«Sevgili ve hurmetii efendim. 

Selanik'ten gonderilert mektubunuzu aldim. Mufas- 
sai cevabim bir yolcu vasitasiyle gonderdim. Bugiin (oku- 
namamistir) efendinin hareketinden bilistifade size gayet 
hayirh bir haber bildiriyorum. Bu havadisi ayrica do Zttl- 
niinize arzetmek flzere menbadan istihsal editen bu ho- 
ber Pontus'urc hiir ve miistakil bir Cumhuriyet olmosi me- 
selesinin Amerikahlar ve ingilizler tarafmdan kabul edil- 
diginden bnhistir. Bu menba pek ciddi ve bu liabe.r pel* 
laiwetll olrfuguna gore limit etmemiz lazimdir. Angelas 
Eferemidis Efendi'nin viicudiyle yeni havadisinize nail ola- 
cagimi timid ediyorum. Burada bdska sayani kayit hctva- 
dis yoktur. Size Patrikhane mes'elesini ihiiva eden (Vol- 
kon - Rineti) mecmuosim Kara Dimitri ile gonderiyorum. 
Mesail-i havadislerinizi sabirsizlikla bekliyorum. Ellerinizi 
bus ve ihtiramati samlmanemi takdim ederim. 

tiAMiS — Arzuoglu ile Zarekijli'yi goremiyorum. (in- 
giltere'de bulunuyorlar) K.,. meselesine ait hicbir malfl- 



YUNAN MEZALiM'I 331 

mat al.namam.st.r, Yunan murahhaslar, bu aksam hare- 
ket ed.yortar. Obiir gim de reisin hareketi me'muldiir. 

imza: (Okunamamistir.) 
Ele gepen tomarla vesiM aeilera tedbir alinmasmi icBb 
ettinyordu. Hukumet derfral faaliyete gecti. Biitun kolordu- 
lora durum bildiriterek her yeroe tedbirler alirmasi em- 
redildi. Ilk icraat olarak emsaileri silah aftindo bulunan 
Rumlar silah altma cagrildi. Memleket en buhranli zama- 
nin, yasiyordu. Bunlardarv hip biri davete icabet etmedi. 
Aksme bir kat daha sliaha sanlarak daha ziyade teea- 
vuzlerde bulundular .Birinoi Ordu Kumandan, Nureddin 
Pasa garekll tertibati alarak ele gepirdiklerinin silahlan- 
ni toptamaya ba ? Iadi. K.sa zamanda binterce silah ve mil- 
yonlarca fisek toplandi. Fakat tamamen evlerini terk ede- 
rek topyekun daglara oekildiler. Bir mflddet konularak 
evlenne donenlere dokunulmayacag, ilan edildigi halcie 
hie kimse daglardan inmedl. Cete halinde yagma ve bas- 
kintaniu devam ettiler. Art* kendilerire karsi kuvvst 
kullanilmasi mecburi hale gelmisti. Turk Milletini ortadan 
rtaroarfemek igin en miinasip zaman, sepmislerdi. Buna 
tahammul etmeye imkan yoktu. 

Yunan Donanmasinin Karadeniz sahillerini bombardi- 
nwn etmesi Qzerine hiikumet bu mintikayi hart) bolgesi 
i^an etti. Bu karara istinaden de bu bolgede ete gepen 
Rumlar icerilere nakledilmeye basland, Fakat PaWkhSne 
Itilaf devletlerini bu karan protesto etmeye tesvik etmesi 
uzenne Itilaf devletleri bir nota gonderdiler. Bununla Turk 
HOkOmeS'nln bu hareketini pnlemek istiyorlardi ingiliz 
mumessili Rantoold, Frans.z mumessili Forked ve italyan 
mumessili Parronl'nin imzasm, tasiyan- 22.9.1921 tarihli 
bu natoya Hariciye Vekili Vusuf KemaJ Bey' in mukabil 
notas, lie Pontus mes'elesj dolay.siyle yerli rumlann fis.r- 
lardir beraber yasad.klan ve volanin her tiirlii nimetini 



332 . ' KADIB MISIROGLU 

Mvlastiklan MQslilman Turk holkmo karsi giristiklerl o8- 
Z„e sulkasttor.. red ve cerhl kat.ll olmayacok derece- 
de kesin ve mudellel olarak izab ediyordu: 

« Holer. IrtanbHl PnWkMneHnh. ■*■ «•»*»" 
beri Karodeniz sahillerinde merkezi Samsun olrm* uze- 
S. bir Rum hOWtonotl tests ettnek tain pal.san Yunar, hu- 
-L "iivlo birtikte hcreket eim sflbit olliMktodir. Bir cok 
Me oomletter - kh bunlordan en nrilhlmml 1904 senes.n- 
ST tS ooen Pontus Mmiyetldir - senelerdsnberlbu 
ITS. hasr-. mesui etmislerdir. Bu t^dkftn asken 
Hon teUlkat ve tanzlmal. oil nizomnameler, heykelle- 
'i snahlan, bayraklar,, madalyalar. ile cemryetm mutuu 
e^S «,en ihar zarhndo kubptorl dahilir.de ele gee- 
SrtL art* bu hususta siipheye mahal kalnK.rn.SW. 
Tsason bu taharriyatm Icra-ru muteakip net.ce Ame- 
nta M<U Komiseri Amlral Bristol Cenab'anna I*. 

Millet Meclisi HOkumeti cereycm eden vekay, iMdanda 
SL-, kct'iyyeye mallk bulunmoktad.r. Hukumtt bu- 
^ da zmir dorbeslnlr. tekror olunntt* istend.g.ne va- 
™ f idi Karodeniz Rumlor, ner tiiriu kavcid-i insan.ye ve 
nukukhancmae teslih ve teskilat anna aknarc* Izmir de 
oS. gib **> •* ■"«* ™eliyesine tevessu. MM* 
oS muavenetine ma Z ha r olmak ve bu sflret e eteen- 
vei M I «*>« maellhnantan Hum ekatiyetler,n .dares, 
oKna va eLek, bodehu htabir mOtolooyo tesadut ' *njj- 
Z Jmlekete tesahup tain bu mOriftnan ekser.yet, mun- 

w ^onr"d";^ i, d e Wf ^o^ Tr 

eskivalan kl zamanda slndlrllorek Ih&net durduruidu. 
Bu suretle Bat,da YunonlUarlo kars, k rs,y bulunan crdu- 
mimin arkadan hcmcerlenmesl onlendi. 

TlhflVBt Lozan Andlaamasmda vanlan kororo nanran 
KaralnTsahillerindeki Rumlar miibadeleye tab, tutuhin- 









Mercffon Amorikan Kolejmdeld Pontus kidiibii albumiinden, Bir 
Yiman mill, piyesini temsi] eden talebeler. 

ca Pontus hoyflli, ebedi olarak tarihe kansm.s oldu. Fakat 
Yunan Megalo ided'smm nasil vazgepilmez bir dava ola- 
rak Yunan halki taraf.ndan yuriitiilmeye calisildig.m bugiin 
« K i b r i s » badiseleri dolayisiyle bir kere daha mfl- 
sfiheds etmek imkanmi bulmaktayiz. Bize binlsrce mazlum 
ve sehide mal olan bu ihanetin benzerlerinden emin olmak 
istiyorsak bugiinun yerli Rumlan'na ve Patrikhaneye karsi 
opk uyanik ve tedWrti olmaliyiz. Ne guzel bir atasozumGz 
vardir: 

Su uyur, diismon uyumaz. 



ALTINCI BOLUM 

BiRKAQ KARAGUN DOSTU 

1 — SEYH AHMET ES-SERIF ES-SONOSi 
HAZRETLERi 

Italyon ve Fransrz istila hareketlerine karsi Kuzey Af- 
rika'nm mudafaasmdaki petin mucadelelerle sohret yap- 
rme olan « S D n u s ! I i k » toreketirtr. buyuk muea- 
hitlerinden biridir. Bininci Dunya Savasi icinde. kencK asli 
vatnm olan Trablusgarp (Libya) da dusman hucumuna 
ugradigi halde Turk M'illeti'nin yordimino kosmak sure- 
tiyle islam birlik ve kardesliginin en mukemmel ornegum 
vermistir. , 

Siinusilik islam Diinyasi'nm yeni bir uyamsla kendme 
gelmesini vs her yerde m8ruz bulundugU isgal ve istila- 
lardan kurtulmasini olhon capinda bir birlik ve berabertik 
hareketi lie geroeklestirmegi. gaye edinen bir tonkattir. 
Kurucusu Ahmet Es-Siiriusi'nin ceddi Sidi Muhammed Ibn-i 
Ali Es-Sunusi'dir. 1787 yiiinda Cezayir'de cevrenin en asil 
ailesinin gocugu olarak dogmustur. Tahsilini Fas Universi- 
tesinde yapmis ve daha sonra da gene yasta Mekkeye 
gltmlsttr. Bu tarihte Hicaz Bolgesi bir baska inkildp ve 
—bir'bakima— yenilik hareketi olan « V e h h a b i » 
lerin hakimiyeti altinda idi. Sidi Muhammed, Vehhabi bare- 



YUNAN MEZALtMI 335 

ketinin inkiiapcHar, lie oldugu kadar hac dolay.siyle islam 
Dunyasirun her tarafmdan gelmis Can musluLnlaria da 
gorustukten sonra teiamiyeti menseindeki safiyete pevir- 

ZJL7 ?T m t mleiketlerini **» dQ ?^i es aretin 
batagindot, kurtarmak ipin caHsacak bir tarikat kurma- 
ya karar verdi. Bu kararla 1848 y.lmda Cezayir'e dandii. 

Li f ' S " flh ZOm lte Ce2a V ir ' e yerlesmek icin 

aohyete g.nsmisti. Sidi Muhammed, Derne civannda dag- 

MM ett. Ate?., telkinlerle.k.sa zamanda muhitinde ge- 
ms Wrilg toplad,. Her taraf SQnQsT Tekkeleri ile doldu 
Harekete ,n„ s a P edsn)er , ews , a ?ahsj ^ ^ ^-_ 

nm en mukemmel seviyeye getiriyor, sonra da ayni us- 
unlugu etraflarma yaymaga calisiyorlard,. Fakat Sunusi- 
Mk hareketimn tectefl yalmz Kuzey Afrika degil, bCitCin is- 
lam Dunyasiydi. Musluman Milletlerin ictimai, iktisadl ve 
W seviyelerihde muazzam bir inkilap vucuda getirerek 
!s1™rdu UnyaSm ' UVandmP kalklndirma,< ve birlestiirmek 
1859 yilmda kurucusu olunce yerine onun, oglu Mu- 
ha mm£d M^hdi-es-Sunusf gegti. Hareket alabildigine ge- 
n.shyardu. Butun Sahra kontrol altma ahndi. K,sa : zaman- 

Mr £Z V ^ , Bat ' A "" ika ' Cto milyonla zem " li " ^temli 
tar sekilde Musluman olmasm, sagladilar. Arabistan'a Ma- 
tezyaya ve hatta Hindistan tarfkatlannin mumessil'lerini 

ST < f m Da r s ' papmda * uyani ? saa, ™ a s a ™ 

dpi, Jv QS ! TaMka t,» adete hakiki bir 

devlet haline gelmisti. 

Her tarafa yayilan « I h v a n » (kardes) ler ornek 
iktfeadi tesebbflslere giriserek musterek zirffl, sinai ve B- 
oar, muesseseler kuruyorlardi. Her yerde okullor aa,yor ve 
metln b,r ahiakin yenilmez fmanH fertlerini yetistiriyor- 

1902 de Muhammed el Mehdi'nin yerine gecen Ah- 



336 KAD1R MISmOfiLU 

med-es-SiinQsi Hozretleri daha buy* bir azimle d3vayi 
eline aldi. 

1911 yilmda italyan'larin Troblusgarb'i ele gepirmek 
ipln giristikleri biiyuk askeri harekato kador Sunusiler ta- 
mamen gayri askert bir kultiir hareketi icinde sulhcu me- 
todlarla caiismaktaydi. Fokat bu sirada Troblusgarb'i mu- 
dafaa etmek mevkiinde bulunan Turk kuvvetlerinin kifa- 
yetsiziigi sebebiyle SiinOsSler vatanlarim miidafaa mecbu- 
riyeti dolayisiyle askeri ve siyasi bir mahiyet iktisab Btti- 
ler. Turk askerlerinin gerilemege mecbur olmasmdan son- 
ra da memleketlerini, daglik mintikaya pekilerek azimle 
miidafaa ettiler. Bu miicadelelerde kuvvetler diisircin kuv- 
vetine asia kiyaslanmiyaoak bir durumda oldugu h6lae Ci- 
han tarihinin en buy* kahramanlik omeklerini verdiler. 
Birinci Dunya Savasmda. italya, mfltteflklorlyle harbe gi- 
rince Sunusiler mecburi olarak onun karsismda yer oldi- 
lar. Harb bitip de MiJttefikler galip gelince, Sunusilik ha- 
reketinin biiyiik bir lideri islam Diinyasinin kaderi bakimin- 
dan daha onemli saydigi Tiirkiye'ye faydali olmasi icin 
istanbul'da bulunuyordu. Son derec bagli bulundugu 
Osmanogullan ve Turk Milletine, islam Dunyasi uzerindeki 
niifuz we itibanndan istifade ederek faydali olmak istiyor- 
du. Esasen bunun icin Halife Sultan Resadi tarafindan is- 
tanbul'a davet ediiip getirtilmisti. Fokat bir mttddet sonra 
Mondros Mutarekenamesinin imzalanmasiyla son. miis- 
takit islam devleti olan Turkiye'nin de Bati emperyalistle- 
rinin taksimine maruz kaldigmi elem ve dehsetle gordu. 
Ondokuzuncu Asir, muslumanlarin en iimitsiz ve bit- 
kin olduklan bir devredir. Bir cok musluman memleket- 
leri dusman istilasina ugramislardi. Hayat ve kultiir sevi- 
■ yeleri hemen her yerde cok geri ve basit bir seviyede idi. 
Asirlarca Hirlstiyan Bati Dilnyasina karsi islam. Dunya- 
sini Turk Milleti temsil etmistir. Bu sebeple Batiya galip 
gelindigi zaman bu gdlebe Turkluk adma degil MQsluman- 



YUNAN MEZALiMl 



Ilk adma oldugu gibi Batinin galebesi de Turk'un sahsin- 
da islam'in son ve en biiyuk mustakil devleti olan Os- 
manli Turk Devleti, Batinin taarruzuna ugrayinea yiire- 
ginden yaralanmisti. 

Birinci Dunya Harbinde ingilizler, isldm Dunyasini par- 
calayip y'utmak icin cok kesif bir casusluk ve propaganda 
faaliyetine girismislerdi. Bu calisrnalar sonucunda. Hint 
MuslOmanlarimn asm dostiuk ve bagliliklanna m'ukabil 
Arap Dunyasmda bazi coziilmeler baslamisti. Bir cok Arap 
liderlerine Osmanli Devletinin yikilmasiyle' kurulacak dev- 
letlerden taqlar va'dedilerek aynlik telkin edilmekteydi. 
Bu yiizden sarsilan isldm Biriiginl «Hilafeti haiz olan Tiirk- 
ierj. etrafinda yeniden tesis ve takviye tpln Seyh Siinusi 
Hazretleri 1918 senesi basinda Istanbul'a davet edildi. 
Miisliiman Alemini dolasarak HilBfet etrafinda bozulan bir- 
ligi yeniden kurmasi Isteniyordu. Gerpekten o devirde Miis- 
lurnanlarin en.fazla sozunij dinleyecekleri saftsiyet gdyet 
hakli bir sohrete maiik olan Seyh Siinusi idi O sirada ken- 
di asli vatani olan Kuzey Afrikada italyan ve Fransiziarla 
bogusmakta olan bu mubdrek miicahid, islam alim ve ku- 
mandani Turkiye'nin yardimma kosmayi daha ehemmi- 
yetli bularak emrine tahsis edilen Alman denizaltisi lie is- 
tanbul'a geldi. Mesele kendisine anlatilinca derhal muva- 
fakat ederek Turk Milleti'nin hizmetlne arndde bulundu- 
gunu bildirdi. Tom islam Dunyasjni dolasmaga cikacagi 
sirada kendisini davet eden Sultan Resad vefat etti. Sul- 
tan Vahidettin'in cuius merasiminde bulunmak uzere se- 
yahat ertelendi. imparatorluk devrinde, padisahlarm taht'a 
Ckislonnda « c I u s m e r a s i m i » denilen bir 
merasim yapilir ve bu merasimde dewin mflnen en kiy- 
metli sahsi tarafindan Eba Eyyiib-al-Ensari Hazretleri'nin 
turbesinde yeni padisaha umumiyetle Hazret-i Omer'in k'- 
lic. kusatilirdi. Sultan Vahideddin'in cuius merasimindo 



338 KADiB MISIBOGlU 

ona bu kihq Seyh Ahmed-,Es-Sttmisi tarafmdcn kusatil- 
mistir. Seyh Hozretleri kiiici Padisaha takarken de: Ce- 
nab-i Haktan ZcsJ-i Sahanelerine omr-ii tavil (uzun. omur) 
ecr-i cemil (sevap) niyaz ederim, efendimiz!» diye dua et- 
misti. 

Daha sonra, yeni Padisah Sultan Vahideddin ile Bas- 
kumandan vekili Enver Pasa arasmdo Seyh Sunusi HazreS- 
lerine tevdi edilecek vazife anlasmazlik mevzuu olmus, 
Padisah kat't olarak bundan sarfinazar etmisti. 

Ugursuz Mondros Miitarekesi imzalaninca Padisah 
Seyh Efendi'nin maiyetiyle birlikte Bursa'da ikametini Irfi- 
de etmisti, 

Daha sonra, Ankara'da kurulan Mill! HukQ ; met ile Is- 
tanbul Hiikumetinin ve bilhassa Halife'nin arasmi bulmak 
icin Ankara'ya gitmistir. Mill! Miicadeleyi son derece ter- 
vic eden ve yaverligi zamantnda tanidigi M. Kemal Pasa'yi 
siln'i bir memuriyetle Mfltteflklerin gozii oniinde Anado- 
lu'ya gonderen Sultan Vahideddin, bu hareketin inkisafin- 
da Saltanat ve Hilafet aleyhtarligi sezince durumu dijzelt- 
mek icin bircok tesebbiislerde bulunmustur. Bu tesebbus- 
le-den birisi de M. Kemal Pasa'yi Saltanat ve Hilafet aley'h- 
tari fikirlerden. vazgecirmsk icin Seyh Ahmed-Es-SiJnusi 
Hazrstleri'nl Ankara'ya gbndermesidir. Seyh Efendi bu is 
iCin pek cok gayret sarfetmis ise- de muyaffak okwniyorok 
Tiirkiye'yi terk etmistir. 

Maainafih Tiirkiye.'de bulundugu zaman zarfinda Turk 
ordusuna gonulkiler toplamafc. icin muhtelif heyecanli 
vaazlar vermis ve Turk Halkmi mill! kurtulus hareketi et- 
rafindo birlige dflvet etmistir. Onun bu faaliyetini tevsik 
eden bir kiipuru biraz ileride bulaoaksmiz. 

Ankara'dan aynlacaklari zaman sereflerine verilen zi- 
yafette, M. Kemal Pasa su nutku irad etmisti: 

«Muhterem efendilerl. 

1327'de italyanlar aksam-i vatammizdari pek kiymet- 






YUNAN MEZALtM'I 339 

tar oian bir parcaya, Afrika-yi Osmaniye'ye ciimlenizce 
malum olciugu iizere taarruz etmislerdi. Ben tesadufen o 
sirada jstanbul'da idim. Birkac giinluk tetkikatim, Afrika- 
daki kuwetlerlmfzin bu taarruzu def'e muktedir olamiya- 
caklari merkezinde idi. Devletin icinde cirpindigi gaileler 
bu taarruzu derhal tardetmege irnkdn birokrniyordu. Bu 
Cava herseyden evvel kuvvetli bir donanmaya liizum gos- 
teriyordu. Mahalli mukavemeti takviye etmek icin bircok 
zabitaniri tedbili kiyafetle ve muhtelif yollardan bu uzak 
Osmanli memleketine kosmasi lazimdi. Ben de ayni seyi 
yapmis ve Misir yolu ile Trablusgarb'a vasil olmustum. 
Yoldci IWisir'da ingilizlerin muslumanlora tatbik ettigi zii- 
ium ve tahakkiime sahid olmus ve hatta orada g6rdii B um 
manzara kalbimdeki gayreti sarsmrsti. Fakat mihnet ve 
mesokkatle dolu bir yol katedip Bingazi'ye vardigimiz za- 
man orada necib insanlarin, kahraman mucahidlerin top- 
lar.dig! bir kit'a bulundugunu anlamistik. Size Myiifc bir 
samimiyet ve vefakarlik gosteren Sunusileri, tdrifiin em- 
salsiz kahramanlan olarak seldnilamistik, 
Muhterem efendiler. 

Sunusiligin ve Siinusilerin ne oldugunu bittobi bili- 
yorsunuz, Tarihi bir mebde verilmesi lazim gelirse 1'830 
da Fransizlarm memalik-i islamiye'den Cezayir'i zapt ve 
isgdl ettikleri sirada iste Afrika'nm bu parpasmin do bir 
gun gelip isgal edilecegini tahmin ederek oreaya cikmis ve 
teskilat yapmis olan meshur ve buytik bir ailenin muhte- 
rem mumessili bulunan Esseyyid Muhammed bin Ali Es- 
Sunusi Hazretleri Sar.kton Garbd ve butiin Afrika sima- 
linde Insanligin ve isiamiyetta saades-i hakkiyesini tarsin 
ve takviye maksadiyle mevcudiyetlerine ve istiklaRerfne 
Dunyayi hurmet ettirmek maksadiyle, kurdugu. bu tesek- 
kiile uSiinQstllki adini vermisti. Bu teskilat' is- 
lam memleketfei'irtin her tarafinda rastlanan diger tari- 
katlar gibi sadece dini bir mahiyet arzetmez. Bu teskilat 



YUNAN MEZAIJMi 



■ „\»j£a_iy (,^C A-_ijf 
•-J.J-U c?i^i a„U^~ oj^y *»U 



*»-|ju Jl ^/"l i-i %r* 

Ji ;j * Al*io 4*.i-t» j 3*S® ^-* 
jlj!,1 K=.l . ^AiJI J»'-« 



§EYH SUNOSi HAZRETlEBlNiN FAALiYETiNi 
BELiBTEN BiB KUPUBUN KLigESi 

Simusilerin Seyh-i ekberi Es-Seyyid Ahmed Es-Siinusi Hazretleri 
Harbi Umumi'nin her liirlii mu§kulati arasinda Bahr-I Sefidi gec- 
mi§ ve Merkez-i Hilafete gelmi§tir. Maksad-i ulvlsi Alem-i Is- 
lam i nifak ve §ikaktan beri kilmak ve bilciimle du§manlarina 
kar5l itttihad idi. istanbui'a tegrifleri 2 Eyliil 1918 tarihinde Pa- 
clifjahimizm kihg ku§anma merasimi arifesine tesadiif etmi§ti, le- 
va oiunan taklid-i seyf mer&siminde Hazreti 6mer-til Faruk'un 
kdicim Halifc ve Padi^aha bu geyh-i miikerrem kusatmigtir. O 
zamandan beri Makam-i Hilafeile bu]unan §eyh-i miikerrem, 
ttiiitarekeyi miitakip Bursa'ya ve sonra Konya'ya ve oradan 
Mudafi-i hak, Kuva-yi Milliye miiesseselerine istirak ile sa'y 
mesai-yi dindaranede bidundular ve 18 §ubat 1338 Cum'a gimii 
Sivasta Camii Kebirdo hutbe kiraat edip bizzat vazife'i imameti 
ifa buyurmn§Iardir. 






aym zamanda siyasl gayretler de tatbik ederek bu min- 
tikoda yascyan muslumanlarin istiklal ve hiirriyetini c!e te- 
min rr.aksadiyle meydana getirilmistir. Doksan seneye yak"n 
bir miiddet zarfmda bu teskilatin gosterdigi himirtet ve 
gayret, miicadelede sebat ve cesaret, biz Turkler ve Miis- 
lumonlar rein iftihara deger bir ornek teskil etmektedir. 
Elterlrrde kuwetll silahlar ve miktar-i kali cephane oirnc- 
dan medeni Dunyaniti multemmel tephiz sdilmis bir ordu- 
suna ve iyi tensik olunmus bir doncmmosina korsi bu bir 
ovtic mucahidin elde ettigi bason her zoman rrazarlanmi- 
zi tokdir ve iitiharla kendi iizerlerine gekecekSir. Kuwet- 
ii bir donranmonin, tehditkar bombardimanlanna ve sahile 
doktiigii binlerce ki^ilik muntazam krtalorjna karsi giriE- 
tikleri bu mucadeieRin inson iizerinde biroktigi hayret ve 
ibret, bize simdi girisiigirniz milli muharebelerde biiyiik bir 
cesaret telkin etmektedir. Simdi aramizda misafir buluntin 
bliyttk dostuinuz Seyh SitousS Hazretleri, buyiik bir talihsiz- 
lik eseri ifa buyuracaklan mukaddes vazifeyi harbin ani 
hitamr munasebetiyle icra edememisler. Zat-i Sahane'nin 
temenr.ilerine hizmet eylememislerdi, Fakat dusmankBi- 
mizin son ve biiyiik darbssi olan 16 Mart istanbul'un res- 
rnerr isgali ile tahaddiis eden tecfiyie bizzarure sahid ol- 
mitslar ve bu sebeple giristigimiz buyiik cihada bittabi can 
ve goniilden kani bulunmu?Iardir. Bugiin vatanimiz fevko- 
lade tariW bir giin yo^Kmaktadir. Bugiin Seyh Ahmet Es- 
Serif-Es- Stinusi Hazretleri, karsilastigimiz bu felakete kar- 
si miicdleierriizi mesru addetmisler ve bizi bu yolda de- 
varro tesvik buyurmusiordir. 

Kendiieri simdi Afrika'da buEuntnus olsalardi, her hal- 
de dusmanlanmiza vurulacak darbe daha miiessir ola- 
oakti. Fckat aramizda bulunmak suretiyle bize kattiklan 
monevi deger, orada bulunmaktan daha pek fazladir. Stinu- 
si Tarikahnm biiyiik miiessislerinden sonra aramizda 
mevcwiiyetleriyle bize seref ve kiymet kazandirmis bulu- 



342 KADlR M1SIB06LU 

nan buyiik din adami Seyh Ahmet Es-Serif-Es Siinusl Haz- 
retleri pederferi ve kendileri islam Dunyasmda buyuk bir 
deger tasiyan teskilotin en muhim sirrialari olarak tarihe 
gecmislerdir. Biitun Alem-i islamin hiirmet ve muhabbeti- 
ni hakkiyle kazanmis olan bu tarikati ve onun miimtaz 
mijmessilini, riydsetinde bulundugumuz Turkiye Buyuk 
Millet Ivleclisi ndmina hurmetle selamlar ve kendilerine 
davamiza gosterdikleri necib olaka ve bizi bu yolda mii- 
cadeieye tievam husunda vaki tesviklerinden dolayi 
minnetle ananz. Afrikamn en tabii reisini en salahiyettcr 
hukumdarmi ve bize mdzideki emsalsiz mucadeleleriyle 
rehber olmus Siinusileri de burada kalbimizden gelen en 
buyi'sk takdir ve takdis hisleriyle alkislanz. 

Seyh Hazretlerinin Alem-i islamda ifa buyuracaklan 
hidemati simdiye kadar sebkat etmis hizmetlerinden tis- 
tun olacak ve bu sdyede islamin yegane umidi oian Turk- 
kiye Biiyuk Millet IVSeclisi Riikume'cj, butiin Diinya naza- 
nrcda biiyuk bir mevki ihraz edecektir. Kendilerini ve ne- 
cib millstlerini gerek sahsim ve gerek Tiirktye Buyiik Mil- 
let IWedisi namma siikranla selamlar ve tesekkiirlenmi 
cirzederim.» 



bu nutka su suretle cevap ver- 



Seyh Hazretleri 
mislerdi: 

(ilsldmiyetin izmihlali muhakkak gorulecek bir halin 
hudusu sirasinda muslUmanlarin Mustafa Kemal Pasa 
Hazretlerinin rehberligi altinda kiyam ederek bir cihad-i 
milliye girismis bulunmcrian, Alem-i islamin bekasmo ve 
c]in-i mubin-i islamin ebediyetine ait en giizel isarettir'. 
Ben bunu kemcl-i samimiyetle takdir eder ve bu mukad- 
des hizmetin saadets hakikiye ile neticelenmesini umit ve 
dua eylerim. Belki bazi kimseler «Cihad» iazim degsldir, 
demislerdir. Halbuki Hadis-i Nebevi, islamiyetin mukad- 
desatma el uzotanlara karsi cihddi, mesru kilmistir. Siz 



YUNAN MEZALiMt 



de bunu yaptiniz, var olunuzl... Allah yardimciniz olsun 
ve sizi mazhar-i saadet eylesin!.. Reis Pasa Hazretleri, ge- 
rek sahsimiz, gerek Intisablyle miibahi' bulundugumuz 
milletimiz hokkinda pek bJiyufc iltifat ve leveccuhie bulun- 
dutar... Kendilerine bu takdirkdr beyanlarmdan dolayi arz-i 
siiktdn ederim. Sahsen bugiine kudar fikrimi ve zikrimi 
islamin Rilfisma hasretmis bulunuyorum. Bundan biiyle de 
tutooagim yol budur. Zira akil igin tarik birdir, sdzii dava- 
mizin ancak bu yolda neticeye vasil olunacagmda kimse- 
nin siiphe ve tereddiidiinii birakmamistir. Sizinle beraber 
miicadele eden ve muvaffakiyetinize dud eden bir insanim, 
Gayemiz islamin itilasidir. Bu sebeble her suretle ben ve 
mentteketim hizmetinize amadedii"! Allah muininiz ve Haz- 
reti Peygcmber sefoatplnte bulunsun, amin!..» 

Turk Milleti'ni islama yaptigi hizmetler dolaylsiyie yii- 
rekten seven Seyh Siinusi Hazretleri gibi diger bir Sunusi 
de; herseye ragmen islam Dunyasinm kurtulusunu yine 
Tiirklerden beklernekte olduklanni su satirlarla ifade et- 
mistir: 

Artik anlasilmis oluyor ki: musiumanlar bugiin; her 
ne kadar parga, parca bolgeler ve ayn ayri dileler halinde 
daginik bir vaziyette iseler de bunlann firsat tamamen 
eiden kacmadan bir vahdet halinde toplanmalan zaruri- 
dir. Ciinkii iman cephesinin kuvvetlenmesi ve sevket-i is- 
lamiyenin yeniden kemal bulmasi, ancak bu muhtesem 
vahdeti beklemektedir. 

Yeri gelmisken, sunu tarn bir gergek olarak arz ve 
Itlraf etmemiz Idzimdir ki, bugiin islam Milletleri arasmda 
en kuvveUl ve hasmetiisi ve din! vahdet ve idare yoniin- 
den en umit verici TURK MiLLETI'dir. Binfienaieyh bii- 
ttin fslflmi harekat ve dayanismanin kuvvet merkezi, Tur- 
kiye almalidir. Kahraman Tiirk Milletini, bu yakm aiaka 
ve muzaherete ve bu gok muhim vazifeye ehil kilan bir 
gok tarihi ve stratejik imtiyazlar vardir. Hiiafeti temsil 



344 KAUlR MISIBOGLU 

etmis olmosi, biitiln islam! Alerminin kalbgahi olan Hare- 
irceyn ve civarmin hadim ve hamisi olmak serefine sahib 
bulunmcsi ve biitiin emanat-i mukaddeseyi hala uhdesln- 
c'e mahfuz bulundurmasi, asirlar boyunca islatron alem- 
darligin] yapmasi; ve onu rabbani bir lutufla her turiO teh- 
like re saltimstan korumasi ye nihrayet holi haziraaki tu- 
tumunun hold iimid verici olmasi gibi sebepler, bu buyiik 
millet! bugiin de islami hareket ve dayanismamn ve islam 
Alemi icin diisuniip cirpindigimiz topyekun bir kurtulusurt 
yegane kuvveti, rehberi ve lideri olmoya sevk stmsktedir. 
Tiirkiye'nin ve islam Aleminin kurtulusu Altah'in izniy- 
le cncak Miisliiman Turk Milleti sayesinde miimkiin Ota- 
bilir ve boyle olacaktir.M 1 




■ §eyh Ibrahim Bin idris Es-Sunusi — Panldayan Nur, 
(Terc. All Ulvi Kurucu) Orhim Basimevi 1963 s. HO. 



MEVLANA MEHMER ALi HAN 



Mondros MQtarekesinin yedinci maddesl Muttefik Dev- 
letlere stratejik bokimdan kendileni icin tehlike orz edsn 
herhangi bir bolgeyi isgal edebilmek hakkmi veriyordu. 
Fakat daha mutarekenamenin murekkebi bile kurumadan 
bu maddeyi kotii niyetli olarak anlasmaya koydurduklan 
meydana cikti. Steden beri payla^mayi tasarladiklan Turk 
topraklarimn her biri goz koydugu parcasini eie gepirmek 
ipln sun'f bahanelerle hep bu 7. nci maddeye istinod et- 
tiler. Hele 16 Mart 1920'de Istanbul'u isgale kalkismalan 
bunco felaketlerin ustune tuz birer oldu. Istanbul Hil6- 
fet Merkezi oldugundan bu hareket Turkler kodar biitun 
islam Dunyasini da derinden sarsmisti. Bilhassd Him Miis- 
lumnnlan galeyana geldiler. Her toratto ingiliz idaresine 
karsi isyan ve boykotlar basladi. 

Sirasi gelmisken sunu belirtelim ki; Hilafetin Hint 
Musliirnanlan iizerindeki tesiri cok fazla idi. Bu yuzden 
Trablusgarb ve Balkan savasindan itibaren ingilizler haki- 
miyetleri altmdaki Hint Muslumanlanmn samimlyetle bag- 
li olduklan Hilafet ve Osmanli Tii'rtc Devleti He doha ya- 
kindan mesgul olmak mecburiyetinde kalmislardi. 1910 yi- 
linda Hlndistan'da ingilizce olarak cikmaya basliyan ikl 
gazete, Hint Miislumanlari iizerinde Hilafetin tesi'rini ort- 
tirmaktoyth. Boylece Hint Muslumanlari ingiliz idaresine 
karsi butun davranislannda Turk Devletinden orka bul- 
maya ve islam Birligi fikrinden kuvvet almaga galisiyor- 
lardi. Bu gazetelerden Mri Delhi'de Mevlana Melimet Ali 
Han (1878-1&30) tarafindan cikanlan Comrade, digeri ise 










BOyiik Turk dostu Hilafct Cemiyeti Heist 
MEVlANA MEHMED ALi HAN 



YUNAN MEZALiMt 317 

Kalkuta'da Mewlana Abdul Keiam Azad tarafmdan pika- 
nlan'EI Hilal gazetelerlydi. Hilafetin atsfli miidafii olan 
bu gazeteler zaten kuvvetli olan Turkiye ve Hilafet taraf- 
tarligim bir kat daha arttmyorlordi. Mevlana Mehmed Ali 
Hon, Birtaoi Cihan Sovasi esnasinda Turkiye lehinde ye 
ingiljere aleyhindeki faaliyetinden dolayi suirgiine gonde- 
rilmis, Mevlana Abdul Kelam Azad ise bircok kereler mali- 
keme huzuruna cikanlmi? ve hatta hapsedilmistir. Hint 
Miislumanlarinda Tiirkiye'ye ve Hilafet'e karsi meveut 
olan bu alaka Hindistan'daki ingiliz idaresi ipin biiyijk bir 
gaile teskil etmekte idi. Birgok defalar ingilizler, Tiirkis- 
re karsi savasmiyacaktan hususunda Hint Muslumanlan- 
na resmen teminat vermislerse de bu sozlerinde higbir za- 
man durmamisiardi. Hatta 1918 de Lloyd George, istan- 
bul ile Anadolu ve Rumeli'deki Turk topraklarinm Osmari- 
li impjaratorlugunun eiinden alinmiyacagina dair teminat 
vermesine ragmen harbten sonra bu sozde durmiyarak 
Yunanliiara her tiirlu yardimi yaparak ontan Anadolu'ya 
soldtrtti. Ostellk de, Miittefikler hep biriikte istanbul'u is- 
ga! stiller. Bu durum karsismda Hlndutarin lideri Gandi 
bile Hilafet lehindeki cereyani desteklemeye mecbur ol- 
du. Miislumanlar Hindularia biriikte butun Hindistan'da b;r 
protestoya giristiler. « i s t i r a k e t m e m e » veya 
« P a s i f mukavemeti adi verilen bu miica- 
deleye gore, Ingilizlerin verdigi biitfln unvan ve vazifeler 
reddedUiyar, hukumet borplanna istirdk edilmiyor, mab- 
kemelere, okullara ve butiin devlet hizmstlerine boykot 
ilan ediliyordu. Hindu ve Musiiiman beraberligi ile yiirii- 
tiilen bu mucadele Ingilizler icin oniine gegilmez bir sid- 
det kazaninco Gandi yaygin olan BBuyOkKMa vasfina rag- 
men verdigi sozden cayarak istirak etmeme protestosun- 
don vazgecmistir. Esdsen Gandi, Birinci DOnya Sovafi 
loin ingilizlerin, Turkiye'ye karsi silah kullandirmak mak- 
sadi ile Hindistan'dan crsker toplamalan kararina da: 



«:tf, : . 







*lJ.j.i o~V o*a> ^Ju.i^ Jul-— JJV ,^U— J^« x u Yj^ji-V> *»JM» 'jjJ^j* &>*K* 



Tiirklerin hizmotine kosan dindaslar Oksford Universitesinde 

olvuyan Hindistanh tbugiiidrii Pakistan) Tip talebeleri kiziiay 

emrinde yararli subay ve erierimize hizmet cderken 



YUNAN MEZALIMi 349 

«Butun mes'uliyet hissini rnudrik olorak, gbniillii toplainci 
kararrni cfesteklemek istiyorum»i demi?ti. Demek ki, ne 
kadar insaniyetsever olursa olsun, insanlan iman birHgin- 
den baska hicbir miiessir esasli bir surette birbirlerine 
baglamamaktadir. 

MiLYONLARCA URALIK YARDIM 

Gandi'nin verdigi sozden donerek Hindulari boykot^ 

tan vazgecirmesi sonunda Hint Muslumanlan Turkiye'ye 

kar?i girisilen tecaviizu butun Dunya Devletleri nezdin- 

de pratesto etmek maksadryla bir komite kurdular. Bu 

komitenin bajina otenberi Tiirk dostlugu ve Musluman 

kardejlifli hususundaki calismalariyla sbhret yapmiE olan 

biiyuk din ve ilim ad.ami Wteviana Mehmet Ali Han'i 'gecir- 

diler. Komite once biitiin Hindistan'i dolasarak mazlum 

Turk halki icin yairdim kampanyasi apti. Toplanan paratar 

Kiziiay vasitasi iie Yunaa ve Bulgar suru+erinin yakip yik- 

tigi ^ehirlerin hasta, yorali, yetim, dul halkma intikOI et- 

tiriliyordu. Bu kampanya ile toplanarak Tiirkiyeye gonde- 

rilen paramn o giiniin parasiyle be? milyondan fazla ol- 

dugu bilinen. bir gercektir. ingilizler tarahndan. butun mev- 

cudiyeti somuriilmus olan fakir Hint muslumanlainnin bu 

olcude bir yardim yapmalan gercekten buyiik bir feda- 

karlikti. Kadmlarm, genp kizlann Turkiye'ye yardim kam- 

panyasma ziynetlerini bagisladiklairi goruliiyordu. Gonde- 

rilen bu ppralaria. Ankara'da bashyan Mill? Hareket, tarn 

teohizotii iki tflmen. kaza,nmis, hatta eski Biiyuk Millet 

Meclisi bu para ile yaptinlmis oldugu gib! varan sofrasi 

I? Bankasi dohi bunun artan kismi ile tesis edilmistir. 

Hint Miisliimankinnin kaibi o buhranli gunlerde Tiirk 

1 — J. EATON - Kihssiz Mucahit Gandhi - Istanbul, wet 



YUNAN MEZALIMr 



351 




Hind Hilafet Komitesinin 2 faal riikniis MEHMED ALt ve $EV- 
KET ALI karde§Ier, ornek bir mUsliiman kadini olan amieleri 
ilo bir arada. tngiliz idaresi, Hilafet ve Tiirkler i(;in cah§an bu 
iki bahadin tevkif ettigi zaman, zalim bir idareye kargi «Ben 
onlari Allah yolunda savarjmak ipin yetistirdim. evlatlarimla 
iftihar ediyorum!» diyen gercek bir Islam hanuni. 

Milleti ile birlikte carpiyordu. Doha Balkan Sava?i sirasin- 
da Mevlana Mehmed AN Han'm gayreliyle yarali Turk os- 
kerlerini tedavi edecek bir tib heyetinil Tflffclye'ye gonder- 
mislerdi Dr. Ansari'nir> ba:skanligindaki bu heyet, cok y*a- 
rarli h-izm-etler ifa eyledikten sonra, Hindistan'o ddnmiisler- 
di. Enver Pa$a, o tarihte bu heyetin calismalanni oven 
bir konusma yapmistir. 

Birinci Dtinya Savasi basinda, London Times Gazete- 
si Turkiye hokkmda bir makaie yayinlami^ti. Mevlana M&h- 






med Ali buna cevaben uzun bir makaie nesretti Netice- 
de Turkiye'yi miidafaa eden bu makalesinden, dalayi In- 
giliz idaresi. onu sucluyarak.muddetsiz olarak hapsetti ise 
de 1919 yili sonunda 5 senelik bir zaiman sonra serbest 
birakiidi. 

LOIMDRA MiiTiNGi 

Mevlana Mehmet AH Han serbest kaiir kalrnaz yeni- 
den facliyete giriserek yukarida bahsi gecen Turkiye'ye 
yardim komitesimi kurmustu. Sirf nakdi yardimla iktifa 
etmeyi kafi bulamayarak Hint Hilafet Heyeti adiyle bir he- 
yet testol etti. 

Bu srrada Paris'te sulh ipin toplanilmisii. Sevr Muc- 
hedesi goriisQIuyordu. Muttefiklerin Turkiye'ye doha 06- 
mert davranmalarmi ve heie ingilizlerin isyanlar, yatistir- 
mak maksadiyle yaptig. vaatlere uymosini tern In etmeye 
oalistl. Mehmet Ali Han'm baskaniigindaki bu heyet Lond- 
ra ya gitti. Ingiliz hukOmsti nezdinde Hilafet makam, olan 
Istanbul'un isgali ve Yunon istila hareketi protesto edild: 
Bu hareketlere mani olunmadigi takdlrde yiiz milyon Hint 
Muslumanin Ingiltere'nin kars.sinda yeralacag, belirtii- 
di. Londra'da bir miting tertip edilerek bu protesto biitiin 
dunya basinma duyuruldu. 

Bu Mitingde soz alon Hint MuslQmanlari, Turkiye'nin 
parpalanmasina seyirei kalmiyacaklarini belirterek inailiz 
hukumetine ihtar ve tavizler yagdirdiiar. Bu miting Yunan 
Ordusunun Anadolu'ya saldirtilisindan hemen'on gun son- 
ra (24 Mayis 1919) da yapHiyordu. Bu mitingde alinan ka- 
rarlar Paris Konferansina da bildlrlldl. Bu sirada Paris 
yakimndaki Sevres'de Turkiye'nin kadert toyin edilmek- 
te idi. Hint Musluimanlanni Londra'da Turkiye lehine pa- 
lismalanni dikkatle izlemekte olan Kaklomanos Paris'te- 
ki Yunar. murahhaslarina pektigi 19 Moyis tdrlhH telg- 



m2 KADlR MISmOfiLU 

rafta, «Hint Muslumanlarinin Padisahm istartbul'dort ko- 
vulmasina ve bu sehrin cevresiyle birlikte milletlerarasi 
bir devlet durumuna sokulmasina karsi duruskjn, Ingiliz 
umumi efkannca ilgiyle takip ediliyors 1 demekteydi. 

Hint Miislumanlarimn Tiirkiye lehindeki. faaliyet ve 
hissiyotlanni gostermek bakimindan gok ehemmiyetli bir 
eser vardir. «islamo Qekilen Kilipi yahut «Alemdaran-i 
islami Miidafaa» ismini tasiyan bu eser 1919 yilmda Lond- 
ra'da Mij^ir Huseyin Kaydavi tarofindan yazihp «Hud- 
dam-ul Ka'be Cemiyetiimce yaymlanm)?tir, Bu, o sirada 
Sevr Sulh Projesi icin toplanrms bulunan «0 n I a r 
M e c I I s i » ne karsi Tfirkiye'nin miidafasina tahsis 
edilmis bir eserdir. 

Gecmiste Hilafetin bizim icin bir faydasi olmadigini 
iddia edeniere verip de bu eseri okutrnalidir. Turk olma- 
digi haide bir Musluman kardesimizin miicerret muslii- 
manlik ve hilafet saikasiyle bizi nasi! mOdaftw ettigini gor- 

siinlerl. 

Soyfalanmizin miisait olmamasi sebebiyle gem? ikti- 
baslar yapamadigimiz bu eserin mukaddemesinden su bir- 
kac satin almakla iktifa ediyoruz: 

«... Tilrkler, din-i isl6mm alemdarlandir. Asirlardan 
beri bu serefli mevkii ihraz eSmls bulunuyorlar. Avrupa ve 
bcrtta Amerika'mn, biiturt Hiristiyanlik aieminin kilici, on- 
lann, y3ni miisliimonligm iizer'me cekilmistir. «Onlor Miec- 
lisi» nin cevabi Turk yani islam idaresini saibedar etme- 
Sii kasd ediyor. vakia ben bir Turk degilim. Fakat ben 
Turkleri ve idarelerini bilirim! Baskalanmn idarelerini de 
gordum. Binaenaleyh oOnlar Meclisis nin cevabmi hem 
sahsi tecriibelerim, hem de tarihin deiaietiyle tetkik ede- 
cegim. Bizzat miistuman olmakligim hasebiyle Tikklerin 
muessesotmi, medeniyetini, irfanmi daha iyi anlamak ve 



■ Dimitri Kitsikis a.g.e. Istanbul (1965) sh. 845, 






YUNAN MEZALiMi 353 

baskalartyle mukayese edebilmek mevkiinde bulunuyor- 
rum. «Onlar Mecllshnln bu tenkidotina atf-i ehemmiyet 
edecegi iimidiyle kendimi aldatmaktan varesteyiin. Bilirim 
ki; maddeperest Avrupa, oncok kihco hiirmet eder. An- 
ccik kuvvet onun maraz-i gururunu sifflyab edebilir( Fa- 
kaf Tiirkler'in seceya-yi milliyelerine isnad edilen haksiz 
tecaviizler, tarih ile insaniyetin huzisrunda mutlakct rriij- 
dafaa edilmeli ve onlarm hakkmda hakikat soylenilmeli- 
dir.-.a 1 

Eser su ciimlelerie sona ermektedir: 

iiParis'teki «Onlar Meciisi» Turkleri oliime mahkum 
etti. Fakat her dem ieali eden iipyiiz elli milyortluk bir 
kutle-yl irtsaniyenin layefna uhuvvet-i muazzamasi onlari 
mahkum etmedi! islam onian mahkum etmedi. Alloh on- 
Sarr maftkOm etmedi ve onlcr olmeyeceklerdirl 

iMNELLAHE ALA KOLLi ?EY'iN KADiRs" 

Hakikaten Hint Miislumanlan, milletimizin tarih sah- 
nssinden- tard edilemiyeoegine ve islamin aiemdarligi 
mevkiinden uzaklastinlmiyacaklanna ait inonclarmi en 
umitsiz gunlerde dahi muhafaza etmislerdir. O buhranii 
gunlerde Hindistan'a kadar gidebilmis olan bir Turk gaze- 
tecisinin naklettigi su satiriar bu durumu en giizel sekil- 
de ifade etmektedir: 

«... Bir ogle iistii idi. Agustosun sonlanna dogru hila- 
fet meclisine gittim. Azadan bazilan aghyordu. Cemiyetin 
kfltibi umumisi Ahmet Siddik Kiihteri ile gorustiim. Yunan 
ordusunsin Ankara'ya girdigini soyledi. Muhterem muho- 

1 — Mu§lr Hiiseyin K AYDAVi — islama CeMlen K1I15, yahut 

Alemdaran-i Islami Mudafaa-— Istanbul 1919 sh.. 7. 

2 — a.g.e. sh. 98. 





Hi 



Hindistanda Hiiafet igin getln bir miicadeleye giri^en «Comra- 
jsinin tahrir heyetinden bir grup. Ortada ayaktaki zat 



Mevlana Mehmed AH Han'dir. 






YUNAN MEZALtMt 35s 

tabimm kederi pek buyuktii. Bu haberi ingiliz ojansinm 
rerdigini ildve etti! Ne yapacaksmiz dlye sordum: «Yapa- 
cagimiz malum» dedi. (iSonuna kador ugra?mak.» O giin 
$evket Ali Efendi ile mulakotimda diyordu ki; Ben irtgil- 
tere'yi yakinda amano getirecegim. Biz ingiltere'yj silah- 
la degil, belki aleme medeni oldugumuzu ire hakkimizi 
miisalemet ve iktisat ile istihsale muktedir bulundugumu- 
zu ispat edecegim...» 

EyIOIden birkac gun gepmisti. Ankara'nm istiiasi ha- 
berinin bir sayid oldugu anlasilmisti. Haci Ahmet Siddik'- 
in Hindistan'da kalmamdaki isranna ragmen Mr. $evket 
Ali ile veda ipin goriistum. Bu muhterem zat ortik son sa- 
atlerin yaklastigim soyluyordu. Eyliiliin sonlanno dogru 
15 gunliik bir yolculuktan sonra Suveys'e pikmis ve Misir 
mgtbuatindan Hindlston ihtilallnin bas'ladigim ogrenmis- 
tim. . ' 

Ekim'de istanbul'da idim. Sevket Ali ile kardesi Meh- 
met Ali'nin tevkif edildiklerini Avrupa gazeteleri yaziyor- 
du* 1 

Hint Miislumanlannin Turkiye lehindeki faaliyetleri- 
ne bilhassa ingiliz gazeteleri genis yer verlyorlardi. Hiii- 
distan idaresi bakim.inda.n kendileri ipin pok ehemmiyet 
tasiyan bu faaliyetleri dikkatle takip ediyorlardi. Meseia 
27 Ekim 1919 tarihli Times gazetesinde su haber yer ali- 
yordu: 

(Hususi muhbirimizden) — 17 Ekim Bombay (ge- 
cikmi?tir) — Bugiin butiin Hindistan'da, Miisliimanlar, Hi- 
lafetin devam ye bekasi ipin namaz kildilar ve dua etti- 
ler. Bombay-da en biiyiik camide namaz kilindiktan son- 
ra miisliimanlardan miirekkep umumi bir ictimo akdoiun- 
du, Ve Tiirkiye'nin taksimi ye mukaddes memleketlerin 
Hilafetten aynlmas. hakkindaki rivayetlere dair endisele, 

1 — Naci Kasim — Zafer Kitabevleri — istanbul 1341, s. let 



KADIB MISIROGLU 



rihi belirterek Basvekilin, Devlet-i Aliye'nin istiklaline dair 
olan terninatinin tutulmasiyle miisluman ieb'anin itimadt- 
nr tevsik eylemesi temennileri tekrar olundu. 

Bu haberler ve Hint Miislumanlannin palismalan hak- 
kindaki endiseler Tiirkiye'de Hilafetin ilgasma kadar de- 
vom etmis ve Yunan menfaatlerinin aleti haline gelen in- 
giliz hukumetini gercekten zaman zaman muskiil vaziyet- 
lere sokmustur. 17 Mayis 1919 da Hindistan Umumi Va- 
lisi E.S. Montagu, ' Dortler Konsey'i onunde, Ayasofyamn 
camilikten cikanlarak tekrar kilise haline getirilmesi ba- 
his mevzuu olunca, Hint Muslumanlairinin buna karsi ci- 
kacaklanni soylemis ve bu karsi ci'kmanrn- ingiltere rein 
ifade ettigi tehlikeleri butiin acikligi lie ortaya koymustu. 
Hatta Lloyd George 23 Haziran 1921 de bir Hint Miislu- 
man heyetini Lorvdrc'ya cagirarak bu hususta goriismek 
ihtiyacini duydu. 

Daha sonra 6 Haziran tarihli Times gazetesinde, Ago 
Han'in bir mektubu yayinlandi..Aga Han yine Hint Muslu- 
manlarmdan olan Emir AH ile Paris Bans Konferansinda 
Hint Muslumanlarmi temsil etmekteydiler. Cok sonra 
Turkiye'de Hilflfet kaldinlinca bu iki sahsm musterek bir 
mektuplan daha Turk gazetelerinde yayinlanaoak ve Hi- 
lafete baglilrklarini son defa ortaya koyacaklardi. Aga 
Han bu mektubunda, Bans Konferansindan, Osmanli Im- 
paratorlugunun topjrak butunlugirne dokunulmamasim is- 
tiyordu. Lloyd George'un vaktlyle Hint Muslumanlannm 
Turkiye'ye yapilan baski ve tecdvuzler karsrsinda yiikse- 
len tansiyonlanni teskin icin « T r a k y a, Istan- 
bul ve Anadolu'nun Turk irkinin 
besigi oldugu ve buralara as la do- 
kunulmayacagi » na dair beyanati hatirlatilmak- 
ta ve « b ii t u n islam D u n y asinm, P a - 
disahin h & k i m i y e t i n e bir m d a h a - 




Hind Muslumanlanndan bir grup Turkiye'ye yardlm 
gaieyana getirmege Qali^irksa. 



igin halkt 



KADlB MISIROfjLU 



leye karsi oldugunun belirtilerek mektup 
son bulmaktaydi. 

Hint Miislurnanlari, bazi ingillz dostlan vasrtasiyle in- 
giliz matbuatinda da Turkiye'ye karsi Yunanistan'i hara- 
retle tutan Lloyd George'a ate? puskfirtmekteydiler. Fa- 
kat sistemli ve yerlesmis bir propagandaya istinad eden 
ve Hiristiyan olmak gibi ehemmiyetli bir avantaja malik 
bulunan Yunan propagandas! karsisinda bu foaliyetler 
gayet oiliz kalmis ve ortaya sSevres Suih Pro- 
les i » gibi Tilrk'iin rjlumunu ilan eden bir anlasma 
metrrt pikmisti. 

Hint Miislitmanlari Tiirkiye'nin maruz bulundugu zu- 
lum ve tecaviizlerden ingilizleri mesul tutmaktaydilar. ©er- 
gskten felaketlerimizin en bijy'iik mes'ulii Ingilizlerdi. O 
tarihte ilgiliz basvekili hemen hemen bes kitanin kaderi- 
ni muessir bir nufuzc mali'kti. Savas bitip de Dunyanin 
karsilastigi yeni problemieri halietmek durumu ortaya ci- 
kmca Amerika konferanstan pekilerek infiratpi bir siyase- 
ti tercih etti. Bu suretle Dortler Konferansinin aza adedi 
fiilen iipe inmis oldu. italyan Basvekili Sinyor Orlando ise 
■her tiirlii enerjiden mahrum i'htiyar bir devlet adami idi. 
Esasen italyanin zaferde rolii de piek az olmustu. Fransiz- 
larin ihtiyar Kaplan dedikleri Clemenceau (Fransiz Bas- 
vekili) ile ingiliz Basvekili Lolyd George kendi baslanna 
DOnyonin mukoddsratina hukmetmek ve harb sonrasi 
mes'elelerini halietmek iizere yalniz kalmislardi. Maale- 
sef bunlarm her ikisi de hissen ve flkren Turk dusmani idi- 
ler. Fakat Turkiye'ye karsi tufumlari, ikisinin de siyasi 
hayatina son verdiren agir darbelere sebep olmustur. 

Paris'te toplanan bu konferansi Turkiye'nin lehine pe- 
virmek icin Mevlana Mehmet Ali Hon baskanhgmdaki he- 
yet, Ingillz Basvekilinden sonra Clemenceau ile de gorii- 
serek Turkiye lehindeki hissiyatlarim ifade etmistir. Fakat 
her iki Basvekil de Hint Muslumanlarmin taleplerini red- 



YUNAN MEZALIMI 



detmemekle beraber, ipten pazarlik olarak savsaklama- 
ya aplismislardir. 

Hint Miislumanlan bundan sonra gayet enteresan bir 
tesebbuse giriserek Turkiye'nin ugradigi zuliim ve teca- 
viizleri Hiristiyan Dunyasinin basi olan Papa'ya bile tak- 
bih ettirmislerdir. 10 Nisan 1920 de Roma'ya giderek o ta- 
rihte mill! hukumetl Roma'da gayri resmi olarak temsil 
etmekte olan Galip Kemali Soylemezoglu'nun araeiligi ile 
Papa 15. inci Benoit ile gorusmuslerdir. Papa'nin Turki- 
ye'ye karsi girisilinis olan tecdvuzlerle mudahalesini taiep 
eden Mevlana Mehmes Ali Han bu tariht gorusmede ona 
soyle hitab etmistir: 

« — Mukaddes peder, sizi kardes dinin en biiyiik ada- 
tni olarak sevgiyle selamiiyoruz ve tek Allaha incnan iki 
dinin kardes cocuklan olarak sizden, galip devietler tara- 
findan Tiirk ve Miusliimanlara, Peygamberimiz Efendimi- 
zm haleft olan Holifeye v® Osmcmogullan Hanedanina ve 
Turk Milleti iie onun sethsinda biitiin islam, Diinyasrna re- 
va goriilen zuliim ve hakaret Ipin mudahralenizi rica edi- 
yoruz. Bundan mes'ul plan ingiliz Basvekili Lloyd 
George, htikikatte Hiristiyan Diinyasi ile Miisliiman Alemi 
arcsmda bir ehlisalip zihniyeti yaratmis bulunmaktadjr. 
Asyada ve Miislumanlaria meskijn olan btitiin krtalarda 
Engilizlerin ve Fransizlann reva gordtigii zuliim ve tazyi- 
ka karsi, bir takim reaksiyonlar uyanmistir. ve uyanmak- 
tadir. Hiristiyan Aleminin en biiyiik makami olcn zat-i 
alilerinin boyle bir hareketi nasil telakki ettigini miisaa- 
denizle sorabilir miyim? 

Papa Onbesinci Benoit'ya bu nutuk tercume edilince: 

ii — Boyle bir hareketi mudafaa-i mesrua telakki ede- 

rim!» Cevabini vermek diicenapliginda bulunmus ve bu- 

nun uzerine fevkalade sevinen Mevlana Mehmet Ali Han 

da Papa'ya: 

« — Bu cevabinizi Bombay'da Hint Hilafet Heyetine 



KADiR MISIROGLU 



telgrafl'a tebsir edebilir. miyim?» dermis ve Onbesinci Be- 
noit da: 

« — Hay hay', edebilirsiniz!» 

Cevabini verince, Mevldna Mehmet ASi Han ayaga 
kalkarak bu tarihi sozlerin butun MOsliiman Dunyasini 
teshir ettigini ve bu genis diisuncenin hiristiyan devistle- 
rinin basmdaki diplomatlara yol gbsterecegini timid etti- 
gini beyan ederek, muslumanlann minnetlerini arzetmis- 
tir. 

Svlevlana Mehmet Ali Han, bliinceye kadar cok atesli 
bir Hiiafet ve Turk taraftari olarak miicadelesine devam 
etmistir. Fakat Tflrkiye'de Hiiafet kaldinlinca Hindistan- 
daki Hiiafet calismaian tabu olarak akamete ugramissa 
da, bu calismalar Hint Muslumanlarmi birlestirmi? ve 
imanlarmi kuvvetiendirmistir. Bir birlik ve mucadeieler- 
den de en buyuk islam Devleti olan Pakistan dogmustur; 

Milletirnizin en kara giinlerinde elinden gelen her tfir- 
iij yardimi ifaya azimle kcsan bu mubdrek ve mOcahit in- 
sane, Cenab-i Haktan rahmet dilerken, hizmetinin gercek- 
ten iman kardesligi icin bugiine isik tutabilecek mukem- 
mel bir 6rn«k oldugunu soylemek isteriz. 

MUHAMMED IKBAL 

Hint Muslumanlarimn derlenip toparlanarak Pakista- 
ni vueuda getirmelerinde en buytik rolii ifa edenlerden- 
dir. fvfeulana Celaleddin-i Rumi'nin hayrani olan filozof sa- 
ir ikbal 1873 de Pencap'a bagli Siyalkut sehrinde dunya- 
ya gelmistir. Dedeleri Kesmir Brehmenlerindendir. 

Lahor'da felsefs tahsilini tarnamladiktan sonra, tet- 
kikatini arttirmak icin Avrupra'ya gitti. Gc sene, Bati fel- 
sefesini inceledikten sonra 6a, islam felsefesine baghligi- 
ni muhafaza etmis ve. bu istikdmette blumsuz eserler mey- 
dena getirmistir. Eserlerinin birkaci Tiirkcemize de tercii- 



YUNAN MEZAUM'i 



me edildigi icin, miinevverlerimiz onu bir hayli tanimak- 
tadirlar. Bu yuzden biz burada islam mistisizmlnin bu em- 
salsiz kahramaninin hayat ve san'ati iizerinde durmaya- 
cagiz. Doha ziyade belirtmek istedigimiz- onun Tiirk Mil- 
letine olan sevgi ve bagliligidir. 

Gerqekten Muhammed ikbal, bizim en samim? bir 
« K a r a gun dostumuz» dur. Milletirnizin 
felaket yillannda bir sfiir hassasiyetr lie sarsilmis ve son 
derece ustalikla kullandigi kalemini gbzyaslarma batira- 
rak istirabini ebedilesiirmistir. italyanlann 'Trablusgarb'a 
hucum ettikleri sirada, yukanda da bir nebze beiirtilmis 
oldugu gibi. Hint Muslumanlari galeyana gelerek bize yar- 
dim ipin harekete gecmislerdi. Tertip edilen protesto mi- 
tmgde Muhammed (kbal orduca yozilmis su siirini oku- 

du: 

sDunyonin insani cok mustarlp eden hailerinden cok 
sikilsros, baska bis- filcrae gocmustiim. Melekler beni Haz- 
reEi Muhcmned'ln h u2 uruna getirdiler. Peygamberimiz 
sorciu: Bcna o alerndsn bir risdiye getirdin mi? 

Ya Resulaiiah; dedim, Dunyada huzur ve rahat kal- 
madi. Ami ettigimiz hayat ele gepmiyor. Varlik bahpele- 
rinde binteree Idle we 8 ii! var. Fakat hip birinde ucfa ko- 
kusu yak. Buna ragmen huzururwza herfiye olarak bir si- 
se setiriyorurrsc Bu sisenin icinde o derece k.ymetli bir 
¥ey yordir ki, bunu cennstte dfihi bulmak imkansizd.r. Bu 
specie iimmetinizin serefi wardir. Ba si?ede Trablus se- 
hldlerinin kam vardir.» 

Anadolu Turklugii en umitsiz anlanni yaswken o soy- 
le diyordu:«Bizansi yikmis olan Turk arslam yine uyana- 
cck, yine kiikreyecsk ve dii^manlan titreyecektlri >, Tur 
kun biitiin badirelerden salimen cikaaagma inanci asla 
sarsilmamisti. «Osmc(nlilarin iizerine kederden bir dag yi- 
gilm.ssa, sen uziilme, ciinkii bin yildizin kam dokiilmeden 



KADlR MISIROfJUl 



$afak s6kmez!...» demek suretiyle bu inancini gayet sai- 
rane bir surette^ ifdde ediyordu. 

MilIT Miicadele'nin ba?langicindo aMustafa Kemal Pa- 
sa'ya Hitap» isimli uzun bir siir yazmtstr. Bu siir, «Allah 
ona yardim etsin!..» temennisiyle basliyor ve «Atin nere- 
ye kadar giderse oraya, kadar atil, diisijnme, biz bu mey- 
danda nice kereler tedbir yuziinden mat olduk!...» ogiiduy- 
le bitiyordu. 

«TulO-i isldrro adh §iirinde bizim- Milli Mucadelsde 
kazandigmniz zaferi Islam zaferi olarak gostermistir. Hat- 
ta bizim basanmizdan uyandirmaya poli§tigi Him Muslii- 
manlarmi ikaz icin mukemmel bir ibret cikanyordu. 

Hint Muslumanlannin butun ileri gelenieri daima 
Turk Milletinln saadeti ile mesut olmus, felaketinden de 
yurekten teessur duyarak elden gelen hicbir yardimi esir- 
gememislerdir. Boyle bir kitapta bu bflyiik kairdesligin taf- 
siiatina girmeye imkan yoktur. 

Muhammed ikbal icin tertiplenen bir ihtifale kotilan 
degerli Profesor Ali Nihad Tarlan, su alaka cekici hatira- 
yi anlotmaktadir: 

«Bu buyiik miSIt sdirin 19. oium yildoniknu miinase- 
betiyle Skbal Akademisi tctrafmdan Kara?i'de tertip edi- 
len buyiik anma torenine riyaset etmek uzere Pak-istan'a 
gittlgim zaman oranin degerli ilim ve edebiyat mensupla- 
n ile goriismek firsatina nail oldum. O giinlerde bir soh- 
bet esnasmda ook degerli sair Hafiz bona aynen ?6yle 
demisti: 

Yazdigim Sehname-i isldm'da on ikibin beyit Tiirk 
Milletinin Imanli kahramanhgina aittir, Ben Tiirklerin fe- 
laketli giinlerinde ?ehir sehir, koy kdy dolosarak bu seh- 
nameyi okumu^umdur!..)) 1 



1 — ikbal - Esrar ve Rumuz (Terc. 
tanbul 1958 sh, 6 



Ali Nihad Tarlan) Is- 



YUNAN MEZALlM'i 363 

Boyie daha niceleri lehimizde faaliyet gdstererek, ln- 
giltere'ntn acikca Yunanistan'o yardimini guclestirmijler- 
dir. Btitun bu calismalar cok miisbet sonuclar vermistir. 
Su kadanni soyliyelim k* Turkiye lehinde propaganda 
yapmaktan, dolayi, ingiliz idaresinin- tevfik ve hapsettigi 
muslum-amn adedi « o t u z bins dir. Ayriea 1914 te 
Hindistan'da toplanan Miisluman Askerierin Turklere kar- 
si savasmak ioin Irok'a gitmeyi reddettikleri ve Bombay'- 
dan hareket edilecegi sirada ingiliz subaylann-i oldurduk- 
leri igin bircogunun kursuna dizildigi dusiinulurse, Pakis- 
tanlilann ne derece yurekten dostlanmiz olduklari mey- 
dana cikar. TOrkler bu vefakarligi unutmayctrok nesilden 
nesile nakledeceklerdiri... 

Cenab-i Hak bu iki biiyuk millete bir daha, birbirinin 
feWketini gostermeyerek hakimiyetlerini ebedT kilsin!.. 




«Turk asillerin asilidir. Yapma olmryan, 
gosterigi bulunmayan bu pek yiiksek asalet ona, 
tabiatm hediyesidir. Sadelik icinde ihti^ami, 
siikunet icindo belagati, zarif bir durgunluk 
icinde duygulu bir hayatiyetle ve pariltib bir 
hayat icinde kibar bir hakikati hisscttiren ye- 
gane mevcut Tiirklerdir. §ark, hiitya ve efsa- 
neler alemidir. Turk, o rengarenk alemin go- 
ziidiir, dilidir, ).§r£idir ve yasiyan hakjkatidiv. 

Tiirk'u anlamamak icin tarihe goz. yummak 
gerekir. Haksiz hiicumlar ve pespaye iftiralar 
ominde Tiirkun vakur kali^i, §iiphe yok ki, 
korlerin hakikat-i e?yayi idrak etmedikierini 
dusundiiklerindon vc kijrlere acidiklarmdan- 
dir. Bu asil davrams, o zelil iftiralara ne beiig 
bir cevap ohiyor?..» 

PiYEB LOTl 



Gergekten- biiyiik bir karagiin dostumuz olan bu fln- 
lu Fransiz edibi 1850 de Rochefort'ta dogmusfur. Soylu 
bir protestor! ailesinin. gocugudur. Asil adi Louis-Maire 
Julien-Viaud'cfur. Aslen bir deniz subayi idi. Uzak Dogu- 
yu dclasmis ve birkag kere de istanbul'a gelmisti. Bu se- 
yohatleri sirasinda yakindan gorup tanidigi Dogu Mede- 
niyetine hayran oimustu. BilhossG Turk'un ahlakT ustunluk- 
lerinin ve Turk san'at eserlerinin ihtisami karsisinda ade- 
ta sihirlenmisti. Omriimun sonuna kadar bu Turk ve MiiJ- 
liiman hayranligini muhafaza etmistir. O tarihlerde Turk'- 
un ahlaki da en asil hatlara ulasmis, zarif san'at eserle- 
ri gibi efsdnev! ulviyetlerin zengin bir armanisi halinde 
gorenleri biiyulijyordu. Bu ahlak ve san'at tezahiirleri 
Piyer Loti'nin menfaatperest ve maddesi Bati nizammdan 
bunalmis sair ruhuna peri masallan iklirnine agilan zen- 



YUNAN MEZALlM'I 



gin bir ufuk kazandirmisti. Bu yiizden onun biitiin eserle- 
ri, Turk islam Diinyasma derin bir askla bagli san'at kar 
bir ruhun heyecan ve hayranlik hisleri ile doludur. «Azi- 
yade», «Bir Sipahinin Romam», «Dezansantes», «La Tur- 
gule Agonisentes v.s. hep Dogu hayatrni anlatan eser- 
terdir. 

1891 yilmda Fronsiz Akademisine segilerek sohreti- 
nin zlrvesine ulasrmstir. 1928 yilmda Handey'de vefat 
edlnceye kadar dflima Tiirkiye'nin lehinde faaliyet gos- 
termekten asla geri kalmamistir, Gergekten Tiirklerin sa- 
adet zamanlarmda oldugu kadar felflket zcmanlannda da 
sadrk bir dostu oldugunu her vesile He ispdt etmistir, Fa- 
kat onun asil biiyiik hizmeti, Balkan Harbi sirasinda son 
derece mert ve gur bir sesle Avrupa umumT efkari oniin- 
de tecavuz ve zulme ugriyan Turkieri miidafaa etmesi 
olmustur. Bu yiizden pek cok hakarete ugramis, fakat 
asla yilmamistir. Eweice de bir nezbe belirttigimiz gibi 
Balkan Devletlerinin Hacli zihniyeti ile hareket etmeleri, 
biitiin Avrupa umumi efkannda biiyuk bir sempati yarat- 
misti. Bu yiizden Turkler aley'hine yalan haberlere istinad 
eden birgok tahkir ve tezyif edioi yazilar yazilmakta idi. 
Piyer Loti tek basina biitun bu menfi havayi Turkiye'nin 
lehine cevirmek igin gok gayret gosterrnis ve her yere 
herkese cevap yetistirmistir. Turk tvlilletinin kalbinde de- 
rin bir minnettarlik hasil eden bu fedakarane dostluk hic- 
bir zaman unutulmiyacaktir. Qunku; vefa Turk'un an'ane- 
vi hdsletidir. 

Piyer Loti, 1914 yilmda Balkan Harbinde, Bulgarlann 
Edlrne'den kovuimalarindan hemen sonra Tiirkiye'ye gel- 
61. Turk Milleti coskun bir tezahuratla onu bagrina basti. 
Turk basimnda hizmetini ve sahsiyetini belirten gok tak- 
dirkar yaziiar ve beyanatlar gikti. .Yerimizin darligi yuztin- 
den devrin hemen biitiin meshurlan tarafindan onun hak- 
knida ifade edilen Bit-ayiskfir beyanlardan gesitli misal- 



366 KADiR MISIROGLU 

ler veremiyo'ruz. O bu beyanqtlar kar^isinda fevkalade mu- 
tehossis olmustu. Bilahare Tiirkiye'ye gonderdigi mektup- 
la $6yle diyordu: 

«We yazik ki; Tiirkce okumak bilmiyorum. Turk MKS- 
nevverleci tarctfindan hafckinda yazilan o lutufkar ve dil- 
firip fikirteirin tercumesini dun alabildim. Lutfen soyleyi- 
niz ki, aziz Ttirkiyemize ruhumla, bedenimle sadigim ve 
hakaretlere, tehlikelere ragmen Turklerin ruhundaki asa- 
leti, ulviyeti daha ziyade tomtmaya pah$acagim:» 

Piyer Loti, TCirkiye'de bulundugu sirada Edime'ye 
kadar bir seyahat yaparofk zulumleri yerl-mde ve gozle- 
riyle gbrdii. Gorup i?ittik!erini yazarak Dunya umuml ef- 
karma bir kere daha gergegi duyurmaga cali^ti. Edime'- 
ye vardiginin hemen ertesi gunu su beyanati verdi: 

Edirne 19 Agustos 1913 

Dun aksam Edirne'ye gelirken hayatimm en heyeoanh, en 
guzel anlarim yatjadim. Beni selamlayanlara cevap verirken 
gozlerim islak lslakti. Eana uzanan ellerden kag tanesim" sikti- 
bildim hatirlayamiyorum. Hatirladigim bir §ey varsa, bunla- 
nn arasmdan annelerinin kucagmda bana. dogru uzaUlan kii- 
guk yavrulann ellerinin de olu^uydu-.O eller ki, birgok benzer- 
leri sirf eglence igin canavar EuJgarlar tarafindan kesilmigtiL 

Buyiik bir tesadiif gehre, Ramazan bayraminda girmigtim. 
Musiumanlar, Hiristiyanlar ve Yahudiler gergek bir bay ram se- 
vinci igindeydiler. Hepsinde ya§adiklan en buyiik kabusun bit- 
mesiyle kavu§ulan huzur vardi. Koiay degildi bu!.. Aylarca in- 
san kasaptarmin tehdidi altmda ya§ami§lardi. 

Hepsine de ayri ayn tegekkur ettim. Yasaain Tiirk Edirnel... 
Acaba Avrupa artik yaptigi hatamn buyuklugunii anlayacak, 
pigman olacak mi?... Diplomasinin merhameti olmaz ama, suu- 
ru da olmamali mi?... 

Doha sanra arka arkaya birpok maikale yaymladi. 
Turkleri bir Turk ve Musluman kadar ytirekten mfldafoa 






YUNAN MEZALiMI 367 

eden bu uzun yazilardan birkac pasaj iktibas ediyoruz: 

•Dogrusunu isterseniz bu Hiristiyan kurtancilar (I) bir- 
kag gun iginde bdyle bir tahribat yapabilmek igin tiiyler iir- 
• pertici bir tarsia galismislar. Evet, bir gol diyordum. Gelip geg- 
tigtai yerler bir 56II... Cimkii daha birkag gun once buralan 
taze oliilerin cesetleriyle doluydu. Yolda bir tek insan gore- 
medim. Arada bir yolumuzun iistiine bir tas yigim, duvar ka- 
Jintilan ciluyor. Ktiy kalintilan... Uzaktan uzaga kargalara yem 
olan hayvan cesetleri gdriiyoruz. 

Yol boyunca bir defa Havza'da durdnk. Eiitfln yapilar ha- 
rabe halindeydi. Birpok evler iamamen yikibmsti. Sadece ayak- 
ta kalan birkac duvar goze farpiyordu. Yikilmayanlar da ha- 
rabeye donmiigtu. Kasabamn camiine gittik. Burasi ilk baki§- 
ta pek harap olmamisa benziyordu. Bulgarlar camil yikacak va- 
kif: bulamamis olmahlardi. Ama kapidan iperi girer girraez deh- 
getten tuylsriraiz (irpordi. Iceride Turk yaralilan vardi. Camiin 
mermer mihrabi pargalanmis, camlari kinlmi§ti. Oatelik bu tah- 
ribati dogrudan dogruya yarahlara yaptitrnislardi. Ellerinde 
sungii mecaisiz yaralilari durtflkleysrek onlan bu feci i$e zor- 
lamigiardi. Bulgar vahsetinin ne dereceye varacagmi insan as- 
ia tasavvur edemiyor. Bon de camiin minaresine gikmadaa, 
boyie bir seyi tasavvur edemezdim. Minare pisiik igindeydi; Me- 
ter Bulgarlar burasmi tuvalet olarak kullanmislar. Ihtiyaci olan- 
lar minareye gikmig, oradan kubbenin iistiine buyiik abdestle- 
rini yapmislar... Kubbe feci bir haldeydi. 

OLUM KUYUSU 

Camiin etrafmdaki mezarhk biisbiitiin inamlmaz durumda 
idi. Bulgarlar mezarlardan gogunu kazip oliileri gikarmis ve 
mezarlari abdestane olarak kullanmislar. 

iste kdyiin kuyusu. Dayamlmaz bir koku gikiyorl... Bulgar- 
lar tecaviiz ettikleri kadmlann ve gocuklann oesetlerini kuyu- 
ya doldurmus, suyun dibine batmalanm saglamak igin de iist- 
lerine mezar taglanm atmislar. Binden fazla niifusu olan bura- 
da, simdi ancak kirk kigi var. Hepsi bitkin liaide. Ama gene de 



368 KADIR VEISIROGLU 

yamraiza gelip nezaketle elimizi sikjyor. iglerinden biri yas- 
li gdzlerle: 

« — Neden hala yasryorum bilmem?...- diyor. «Karimi, go- 
cuklanmi cldiirduler. Evimi y]ktilar!...» 

Kinlmis. mermerlerin altmda guriisun diye, kuyuya, diger 
kurbanlarm yamna atilmi§ti. 

Gegtigimiz yol boyunca ugsuz bucaksiz askeri birliklere 
rastladik. Turkiyenm her yanmdan gelen asker mecburi bir yu- 
ruyiisle bitkin Mlde yollarina devam ediyor. Edirne'ye gidiyor- 
lar. Dunlar takviye kuvvetleridir. 

EDtRNE'DEKI BULGAR VAH§ETJ 

Edirne'de goriip isittiklerimiz her tiirlu tahminlerin iistiin- 
deydi. Turk Ordusunun sehre girecegini kestiren Bulgarlar bir- 
kag gun iginde akla, hayale gelmedik mezalime giri§miglerdi. 
Bir yandan Bulgarlar, Musliimanlari katlederken, kendi silah- 
landirdiklari Ermeniier de Rumlan atdiiruyordu. 

Turk toplarmm gumburtiileri arasmda gegen son gece biis- 
butiin korkung olmu§tu. Bulgarlar o gece dldurdiiler, galdilar, 
yiktilar. iste binlerce misalden biri; Sahsen tamdigim bir evde 
Bir Turk subaymm dul kansiyle iki kizi oturuyordu. Bir Bul- 
gar giiruhu zorla kapiyi kinp eve giriyor, komgular sabaha ka- 
dar evden canhiras. gighklar duyuyorlar. Vahsilerle bogusan 
gang kadmlarm sesleri! Ote yandan biitun iggal kuvvetleri ga- 
hp girptiklari egyayi arabalara yukleyerek sabah sai'akla bera- 
ber yol gikmaya hazirlamyorlar. 

Edirne'deki Bulgar mezalimi hakkmda Turk'lerden dinle- 
diklerimi yazmak istemiyorum, Musliiman olduklari igin muba- 
lagali konugtuklan akla gelebilir. Omin igin dogrudan dogruya 
Hiristiyanlarm ve Yahudilerin anlattiklanm nakletmekle yeti- 
necegim. Bunlardan Pandalli admdaki bir Rum'un anlattiklan 
gergekten insam, insanligindan utandiracak dei'ecedeydi. Pan- 
delli basmdan gegenleri §6yle anlattii 

a — B'ir aksam svime dondugum zaman igeride . Bulgar as- 
kerlerini gordum. Bir onba^i, kanma evdeki her seyi bir arada 



YUNAN MEZAUMl 



bir kosede aglasan beg yavrumu kendilerine teslim etmesini 
sdyluyordu. Komsularin evi de aym sekilde Bulgarlar tarafm- 
dan isgal edilmisti. Yapacak higbir sey yoktu... Evlerde ellerine 
gegen her seyi aldiktan sonra bizleri, yalniz Wkekleri alarak 
sorguya gekmek bahanesiyle gotiirduler. Bir subaym kargisma 
giktik. Sorgu olarak bize : 

-Pemek Rum'sun ha. o halde hirsizsm, defol!...- sozunden 
baska bir §ey soylemediler. 

Sorgudan (!) sonra hepimizi karanhk bir mahzene tiktilar. 
Sabahm sa-at birinde igeriye elinde fener tutan biri girdi. Adam 
feneri bize dogru tutarak: «Epeyce de varmi§» dedi. Sesini duyar 
duymaz geleni tammistik. B'u hepimizin gok iyi tanidigi Arap- 
yan adinda Edirneli bir Ermeniydi. Adamj Bulgar askeri kib> 
gmda gfirmek bizi bir defa daha §asirtti. Arapyan bizi siizduk- 
ten sonra : .Size kotiiltik yapacak degiliz!» dedi. «Sadece bagka 
yere nakledecegiz!- Yeniden yola diizuJduk. iki sira Bulgar' as- 
kerinin arasmda yuruyorduk. Uzun siiren yol boyunca Arapyan 
sira ile yammiza gelerek paralanmizi istedi: «Yanmizdaki para- 
lari bana emanet edin Bulgarlann eline gegmesin, ben yann 
size geri veririm!., diyordu. Herkes yanmdaki birkag lirasmi 
gikanp verdi, Ben cebimde sadece, iig, beg kuru§ oldugunu soy- 
ledim: <>01sun» dedi, «ver bana Bulgarlann eline gegmesin!... ■* 
Iki yammizda yuruyen Bulgarlar bize olmadik hakaretlsr 
yagdmyor, miitemadiyen dipgikliyorlardi. Yedigimiz dayaktan 
bitkin haldeydik. Bir yolun donemecinde karsimiza bagka Bul- 
garlar gikti, arkadaslarma; ^Nerteye gdturuyorsunuz bunlari?« 
diye sordu. Cellatlanmizdan biri kisacai -Suya» diye cevap ver- 
di. Nihayet nehrin ■ kiyisma gelmi§tik. Orada hepimizi yiiziimuz 
suya donuk olarak siraladiktan sonra ellerimizden dorder dor- 
der birbirimize bagladilar. Ondan sonra arkamiza gegip suya 
yuvarlamaya ba§ladilar. Arapyan da bizleri suya itenJerin ara- 
smdaydi. 

Nihayet suya itihne sirasi bizim gruba geldi. Ben dortlu 



370 



KADlR MISIROGLU 



grubumuzun kanarmdaydim. Tarn suya dugerken bagimi ko- 
parmaya muval'fak oldum ve kar.91 sahile dogru yiizmeye ba$- 
ladim. Bulgariar ay lfjigmda beni gbrmugtii. Arkamdan ates, et- 
meye bagladilar. Ancak arada bir soluk almak igin basnm gika- 
nyor, sonra gene daliyordum. -Artik kendimi kaybetmek uzfi- 
reyken ayagim karaya degdi, kar§iya gegmi^tim, 

Sabaha kadar oldugum ysrde kipirdamadan bekledim. Gun 
ifjirken suriine siirune o civardaki bir Rum arkada§imm evine 
gittim. Fakat da Bulgarlarm korkusundan beni igeri almadi. 
B'iitim giin galihklarm arasmda gizlendim. Ak§ama dogru ku- 
laklanma birtakim sesier calmdi. Dikkat ettim bunlar sevin;- 
baykinsjanydi, dinledim; ahali cilgm bir seving icind'e: 

« — Turkler!... Turkler geliyor!,.. diye bagin§iyordu. 

Artik kurtulmu§tuk. Halbuki Turkler bir gun daha sonrs 
bekleniyordu. Bulgarlarm bu haykin^lan duyunca nasil kagi§- 
Uklarini bir gbrmeliydmiz. 

Ben dosdogru evime dondilm. Allah'tan goluk cocugumuzu 
olriiirmemisjerdi. Beraber blume mahkum edildigimdz kirk be? 
kom$um\m dul kanlari beni goriince etrafimi gevirip kocala- 
nndan haber sordular. Ne diyecegimi, ne edecegimi gasjrmisj- 
trni: 

n — Sorguya gekiyorlar,» diye kekeledigimi hatirliyorum, Bi- 
liyorsunuz, birkag gun sonra hepsinin cesedi nehirden gikanl- 
di. 

Duyduklarim saymakla bitmez, Bulgarlarm Turk harb esir- 
]erine ne korkung i§kenceler yaptigmi bana Fransizlar anlatti. 
Ag susuz b:raki.lan Turk esirleri dipgik darbeleri altinda meg- 
hiil istikametlere gotiiruliiyor; aralarmda yere du^en olursa 
anda siingulenip oldiiruluyordu. 

Doktcrlar. gogiisleri sunguyle pargalanmig rum kizlan gor- 
duklerini, Bulgarlarm siiriiler halinde sekiz, on ya§indaki kii- 
gukierin irzina gegtikten sonra bldurup biraktiklanm anlattilar. 
Roraanya'da tanmmi§ bir hammdan bir mektup aldim, Bftkres/e 




372 



KADlR MISIROGLU 



gotirilon Bulgar esirlerinin ceplerinden kesik kulaklar, kugiik 
gocuk elleri gikmi§, Bunlann mahiyeti sorulunca kendilerini hak- 
h gikarraak ister gibi: aBiliyorsunuz, bu ugurdur, ugur olsun (ii- 
ye tasjyoruz» demisfcir. 

Ve nihayet bana sehid bir Turk askerinin fotografini gds- 
terdiler. Bulgariar oglenco olsun diye diri diri kafasim dolmi^, 
basmm derisini yuzmu§Ierdi. Yiizunden, sadece burnu ve bir 
gcizu kalmisti..,» 

Piyer Loti'nin Balkan Harbi basladigi tarihten itibaren 
TOrkler lehinde yazdigi yazilar ciltler teskil edecek kadar 
coktur. Bu yaziiann hemen hepsi Dunyanirt en asil ve san'- 
atkar ruhlu milleti olan Turkleri Dijnya haritasindan silmek 
rein Balkan mill&tlerini bir oncu ve masa olarak kullanan 
buyuk Bati devletlerine ka,rsi asil ve gercege bagh bir ru- 
■hun zaptedilmez feveranrm ifade etmektedir. Bu yazilan 
okuyanlar icin soyle bir duslinmek mill! vicdan borcu olsa 
gerektir. 

An'onevf ahlak ve Imonimizi tahrip ede ede bugune 
kadar geldik. Acaba, bugun -Allah gostermesin- bir felake- 
te ugrarsak bizi bu derece inanarak mudafaa edecek bir 
Bati Dusuniirunun- pikabilmesi ioin Batiya tesir edecek ve 
hayranhk telkin edecek neyimiz kalmistirl... 




YEDINCI BOLOM 

ZULUM VE HiVANETLERIN LOZAN'DA 
AFFEDiLMESi 

LOZAN KONFERANSI 



Birinci Diinya. Savasi sonunda yurdumuza dSrt taraf- 
tan saldiran diismanlan piiskurtmek icin girisilen Mill] Mii- 
ccdele, basanyla sonuclamnca bunu bir sulh anla^masiy- 
la baglamak icabediyordu. Evvelce karorlastinlarak sade- 
ce bir (i p r o j e » safhasinda kalmis olan « S e v r 
A n d I a .5 m a s i » na nazaran gok daha serefli ve ba- 
sanli bir gnlasma umid edilmekte idi. Bizi, Sevr Andlas- 
masi'na goturen sartlar tamamiyle aley'himizdeydi. Mutte- 
fiklerimizin birer birer silahlarmi biraikmalan sebebiyle her 
tarafta gerilemege ve savas alanindan cekilmege mecbur 
olmustuk. Bu durumdan istifade eden diismanlanrnizin 
dort bir taraftan vatanimizi istilaya kalkismalanna nza 
gostermeyen milletimiz oKuva-yi Mllliyes adi altinda birle- 
serek vatani kurtanncaya kadar uc sene suren cetin bir 
mucadelenin imtihamni basanyla vermisti. Millet, en dciz 
ferdinden en yuksek riitbeli kumandamna kadar yekvu- 
cut bir hdle gelmis ve insaniistu bir gayret sarfederek 
buyiik imkansizlikiara ragmen muazzam bir basan elde 
etmisti. Adina Turk istikiai Savasi dedigimiz bu Slum ka- 
lim savasinda en azili ve simarik hasmimiz olan Yunan- 



374 KADlR M1SIROGLU 

lilar mehmetpikten ebediyyen unutamiyacaklan bir ders 
almislardir. 

itilaf Devletlerinden bilhassa ingillzlerirt genis olpii- 
de yordim ve destegi ile horeket eden Yunan Ord'usunun 
ugradigi korkunp bozgun, bize en kara ve buhranli gun- 
ierimizde dusmanla elbirligi eden hain ve nankor yerli rum- 
larlo Patrikhanenin bir daha bbyle bir hiyanete tesebbus 
edememesi ipin siddetli bir cezaya parptinlmasini mum- 
kiin kilacak bir firsat kazandirmisti. Bundan baska gesit- 
ii ecnebi sahadet ve raporlariyle sdbit olon Yunan zulum 
ve hiyanetlerinin hesabmin goriilebilmesi de imkdn dahi- 
line girmis oluyordu. Zira bu kitapta milyonla emsali ipin- 
den septigimiz birkapini gorduguniiz bu zulum ve hiya- 
netler en bflsit savas kaideleri dahi nazan itlbara altmna- 
dan tamamen hukuk disi ve caniyane bir surette oereyan 
etmisti. Yakilip yikilan sehirlerin gaspiedilen mallarin, gii- 
nahsiz olorak blduriilen sivil milyonla mazlumun zarar 
ziyamni pok cuz'T bir surette karsilayacak otan bir tazmi- 
nat en tabif hakkimizdi. Konferansin diliyle buna «Tami- 
rat ir:es'elesi» deniyordu, Fatat bu boliimde kisaoa izah 
edecegimiz iizere bu tamirat bedeli Yunanlilara bagislan- 
mistir. Lozan Andlasmasi metninde asagida izah edile- 
cegi uzere «Yunanistan'm ipinde bulundugu mail buhran 
dusiiniilerek (Md. 59) bundan sarfinazar edildigi» kabu 
edilmistir. Bu neticenin nasil olup da meydana geldigini 
izah etmeden evvel Lozan Konferansi hakkinda kisa bir 
bilgi vermegi litzumlu goriiyoruz. 

Lozan Konferansi, isvipre'nin Lozan sehrinde bir ta- 
rafta Tiirkiye ve diger tarafta Ingiltere, italyan, Fransc, 
Japonya, Yunanistan, Romanya ve Sirp -Hirvat - Sloven 
(Yugoslavya) olmok uzere sekiz ay gibi uzun bir muddet 
devam etmis ve bir ara kesiierek iki safhada tamamlan- 
mistir. 20 Kasim: 1922 de baslayan konferansin mifcake- 
releri 4 Subat 1923 de kesiierek 23 Nisan 1923 de tekrar 






YUNAN MEZALiMt 375 

basladi ve 24 Temmuz 1923 de sona erdi. Rusya Turkiye'- 
nin israriyle Bogazlarla alakali muzakerelere istirak etmek 
iizere davet edilmisti. Amerika. ise sddece mfisahitler bu- 
lunduruyordu. Bulgaristan da kendisinin, Karadenizde bir 
mahrece sdhip olmasi bahis mevzuu oldugu zaman kon- 
feransa istirak ediyordu. Tiirkiye'yi indnu, Doktor Raa Nur 
ve Hasan Saka temsil etmekte idiler. Turk heyeti, musa- 
vir ve gazeteoilerle birlikte oldukpa kalabalikti. TOrkiy'e'- 
nin inonu tarafindan temsil edilmesini bizzat M. Kemal Pa- 
sa saglomisti. Konferans Harioiye Vekilleri seviyesinde 
eereyan etmekte oldugundon, bu sirada Hariciye Vekili 
bulunan Yusuf Kemal Bey'in gitmesi icabetmekte idi. Her- 
kes gibi M. Kemal Pasa da pak basarili bir andlasma im- 
za edilecegini umid etmekte oldugundan bu koferansla 
TQrkiye'yi temsil edeeek sahsin buyiik bir itibar kazana- 
cagini diisunmekteydi. Gerpekten de bo^arili bir anlasma 
yapmamak ipin sebep yoktu. Turk Heyeti arkasinda mu- 
zaffer bir ordu ve iip senelik desitani bir basarinin akillan 
bayrette birakan hatiralan oldugu halde vazife gorecek^ 
ti. Bu yiizden M. Kemal Pasa ileride girisecegi inkilcp ha- 
reketleri ipin daha musait gordiigii inonii'nun yildizim par- 
latmak istediginden onu murahhas yapmayi arzu etti. Yu- 
suf Kemal Bey'in Hariciye Vekilliginden Istifa etmesini is- 
teyerek yerine inonii'yij tayin ettirdi. Halbuki inonii mil- 
letlerarcsi bir konferansta bir pok kurt Avrupa diplomati 
kaisisinda vazife goreoek vasiflardan o gun ipin tama- 
miyle mahrumdu. Bunun sebeplerini kisaca soyle sirala- 
yabiliriz: 

a) inonu, boyle bir konferansta basari elde edebil- 
mek ipin ilk sart olan lisan bilgisinden, mahrumdu. Bu yiiz- 
den General AH Fuat Cebesoy'un siyasi hatiralannda 1 be- 

1 — General Ali Fuad Cebesoy'un siyaei hatiralan - Istan- 
bul 1957 s. 221 



376 KADlR MISIRO&LU 

lirttigi gibi blrpok hazir nutuklan cebine koymak suretiyte 
Lozan'a gitmisti, Halbuki Osmanli devletinin birkap asirhk 
tarihi ipinden devom edip gelen bircok muallak meselenin 
besabi goriilecek olan boyle bir konferansta hazir nutuk- 
iarla basari elde edilmesine imkan olmadigi asikdrdir. 

b) inonii, m,eslek itibariyle diplomat olmadigi ve c 
giine kador kisla ve cephelerde gepen hayoti yiizunden si- 
yfisi tecriibesi gayet kit bulundugu ipin milletlerarasi bir 
konferansm' usul ve incelikleri bakimmdan ieab eden tec- 
rubeden de mahrum bulunuyordu. Yani, boyle bir is ipin 
genp ve tecrubesizdi. 

c) Hayatinm hemen her hadisesinde bariz bir sekil- 
de belli oldugu uzere diktatoryel davranislardan kurtulo- 
madigi ipin beroberinde goturdugii kalatoalik iktisat ve 
hukuk musavirleriyle kofi oloude musavere etmek olguri- 
lugunu gdsterebilecek bir rub ve korakter yapisina malik 
degildi. , . : : 

Burada asil mevzuumuz Lozan olmadigi loin, kisaca 
belirttigimiz ve pesitli misallerini vermedigimiz bu sebep- 
lere daha birpoklan eklenebilir. Bu kifayetsiziigi kendi- 
si tarafindan bile bilinmekte oldugundan M. Kemal Paso'- 
nin teklifi karsisinda gok sasirarak fjziir diledigi Nutukta 
dahi hikaye edilmektedir 1 Fakat M. Kernel Pa^a'nin ka- 
rannin kot'f oldugu anlasilinca kabule meobur olmustur. 
Sirasi gelmisken sunu da sdyliyelim ki M. Kemal Pasa ta- 
rafindan sulh akidinin kolay olaoagi tahminine ve ileride 
yapilacak' inkilaplarc bagli olarak onun murahhas sepilme- 
si Lazan Artdlasmasmin nutukda da uzun uzun ovfilme- 
sini tabii, ve mecburi kilmisti. Yoksa o devirde up yillik 
muazzam bir mucadeleden sonra, iizerine askeroe ramus 
ve seref yemini yapilmis olan« M ill! M i s a k» 



. Bkz. Mustafa Kemal - Nutult Istanbul 1927 sh. 418 



YUNAN MEZAliMi 377 

in gerpeklestirilemiyecegini ve bundan genis olpiide taviz- 
ler verileeegini kimsenin havsalasi almazdi. Fakat inonii 1 - 
nun duraklrya durokliya, sendeliye sendeliye sekiz ay sur- 
ciiirdiigu konferansm bu umuknayan netioesine herkesi, 
kismen ve yavas yavas alistirdigi soylenebilir. Gerpi hem 
onun gonderilmesine ve hem de getirdigi pok eksik vs 



'•-.- .. ■. v;-T \ : 



i. ; *f; 



',' 1 ; 



: - ■■!'■'- 



~3-> , 



Haritamn sag itsl kogesinde matbu satirlsr, Venizeloa'un 1.8 
Ocak 1915 tarihinde Yunan krahna takdhn ettigi muhtiradan 
almnu§ ehmmiyetH bir kisimdir. 

-Milli. emeUerimizin tahakkuku. igin Allah tarafmdan bize 
ihaan olunan bu firsat ve musaademn ahvali itibariyle geli§i- 
gfizc) get;mesine razi olmamiz miimkun miidiir? Yunanlihgm 
tarihto idarosi altmda bulundurdugu meraleketlerin hemen hep- 
sirnn istirdadi ve Adalar Denizinde bize hakimiyeti iade ve ge- 
ni§ bir Yunanistan luiracak olan bu vaziyete ltar$i atil kalmak 
caiz midir?" 



378 KADlB MISIROGLU 

kusurlu neticeye siddetle muhalefet eden ikinci Grup'un 
nasil bertaraf edllersk bu anlasmanin tasdikinin temin 
edildigini bir baska eserimizde tafsiiatli olarak anlatilmis 
bulunuyoruz. 1 

Daha ziyade ve mecburi olarak M, Kemal Pa?a'nin Lo- 
zan'i miidafaa etmis olmasi bu mevzuda zamanla bir do- 
kunulmazligin viicut bulmosina sebep olmustu. Hatta bir 
gun geldi ki, bu anlasma biiyiik bir basanymis gibi ortii- 
10 odenek (tuhslsat-i mesture) kuwetiyle yazilmis hacimli 
methiyelerle yaldrzlanarak aleyhlnde yazilmasi ve konu- 
sulmasi imkansiz hale getirildi. Fakat nihayet hakikat or- 
taya pikmis ve bugiin iztirabini pekmekte oldugumuz bir- 
cok'derdln Lozanda atilan yanlis ctdimlara bagli oldugu 
anlasilmistir. Bu gergek gun geptikee daha da anlosilc- 
oaktir. Heniiz ilk iki cildini yayinladigimrz «Lozan Zofer 
mi Hezimet mi?» isimli incelememizin Tiirk basininda ve 
miinevver pevrelerde gordugil biiyiik alaka bunun delili- 
dir. irvsallah yakinda cikacak olan. ucuncu cildle de bu 
bobdak'i yalan, riya ve hulQskarliklar son bulapaktir. Sim- 
di Lozan Konferansinda yerli rumlarld Patrikhdnenin ve 
Yunan mezaliminin nosil cffedilip bagislandigmi kisaca 
belirtelim. 

EKALLiYETLER VE PATRIKHANE 

Turk ordusu Yunan palikaryalan ile bogusurken Ka- 
radeniz sahillerinde bir Pontus Devleti kurmak haydli icin- 
de Patrikhane ve yerli rumtann, tafsilatini okudugumuz 
alpakpa bir <ca r k a d a n h a n c e r I e m e» te- 
sebbiisiine giristigini biliyoruz. Yunon ordusunun her git- 
tigi yerde icra eyledigi korkunp mezalimi de yerli rumla- 



1 Kadir Misiroglu - Lozan safer mi, hezimet mi? -Cilt I - 

Istanbul 1965 -ikinci Baski: 1970. 






YUNAN MEZALiMi 379 

nn yardim ve kilavuzlugu ile yaptiklarim bir nebze belirt- 
mistik. Patrikhane ise Pontus hareketinin en biiyiik me- 
sulii bulunmaktcm baska biitun tBrihi boyunca Tiirkliik ve 
Musliimanlik aleyhine palismis ve en buhranli gunlerimiz- 
de bizi daima arkadan vurma'k yolunu tutmustur. Bu iha- 
netlerden birkacini kisaca stralayalim: 

1 — Patrikhane Mondros Miitarekesini miiteakiben 
Itilaf kuvvetlerine hitap eden bir beyanndme nesrederek 
Turk Vataninin isgal edilmesini istemistir. 

2 — 1 Eyliil 1918 de yayinladigi bir baska beyanna- 
me ile Yunan ordusunun Turklere karsi muzafferiyetlerini 
dverek yerli Rumlann fiilen Yunan Ordusuna katilmalarmi 
emretmistir. 

3 — Miitareke yillanndo Patrikhdne karanyla Turk 
topraklarmdaki Rum okullannda Tiirkpe okutulmasi yasak 
edilmistir. 

4— isgal sirasmda heniiz isgol kuwetlerinin donan- 
maton Canakkaleye girmeden Patrikhdnentn ka pi sina pift 
kartalli Bizans Armasini tasiyan bir bayrak asilmistir. 

5 — Patrik Meletyos ingiliz Kralma Patrik'hanenin 
armasini hdvi bir diploma vererek, kendisinden bizim ipin 
olum demek olan Sevr Andlasmasi'nin degistirilmemesi 
ipin oalismasim rica eimistir. 

6 — Heybeiiada'daki Rum Papaz Mektebinde yeti?- 
tirdigi ihtilalci papazian Anadolu'nun her tarafina gon- 
dererek isyan, sabotaj, ve katliamlan sevk ve idare et- 
mistir. Bu isyan, ihtilaller ipin o olpiide yeralti faaliyeti 
hizlandinlmisti ki; azili Tiirk diismani Venizelos bile bunu 
ogrenince hayretten donakdldigmi su satirlarla ifflde et- 
mektedir: 

«Bana verilen ve daba sonra da bazi teoelliyati iie 
hakikate tamamen intibak ettigi de tesbit edilmis olan te- 
minata gore, Memalik-i Osmaniye'de mevcut ve Rumlann 
meskun bulundugu biloumle kiipiik, buyuk sehirler ve ka- 



KADtB MISIBOGLU 



sabalardaki kiliseler ve rum mektepleri, tamamen biter 
silflh deposu haline ifrag edilmislerdir. B.U netice ipin o 
mahaide yasayan rumlar biiyuk bir basiret ve cesaret g6s- 
termi?ler ve Tiirklerin mabetlere olan hijrmet ve mohalli 
mekteplere bahsettikleri do'kunulmazliktan istifade etrnis- 
lerdir. Izmir isgaline tekaddiirn eden sOnlerde istanbul'- 
daki Fener Patrikhonesinden bir heyet gelip beni gordu. 
Karadeniz sahillerinde mfistakil bir Rum devleti kurmak 
ipin derhai faaliyete gepmek karannda bulunduklanm, m:- 
iis alaylarim harekete gepirmek icin. sadece Yunan zabit- 
lerini beklemekte olduklanni banc iblag etti. H e y e - 
tin sahip olduklari serve ti ogre- 
nince miktari beni hayrette birak- 
ti. Kendilerinin sahip oldugu a I - 
tinin mevcudu o an d a Yunan Ho- 
kumotinin sahip oldugu alljin y e - 
kflnundcn f a z I a i d i. Bir taraftan da bilhas- 
sa Amerika'dan ve Diinyamn her tarafmdaki Rumlardan 
mijhim miktarlarda yardim gbruyorlardi.s 

7 __ Patrikhane bir baskmla Ayasofya'yi ele gecir- 
meyi ve kubbesine pan takarak Bizans bayragmi asma/i 
tasarlamissa da bunda muvaffak olomamis, fakat bayrak 
ele gecmistir. 

g Butiin bu hiyflnetlere ilaveten ve umumi olarak 

sunu soyliyelim ki Patrikhanenin kara ciibbeli papazlan 
istanbul'un fethindenberi daima siyasetle mesgul olarak 
Turk Mllletine hiy6net ndmina ne versa yopmislar ve hip 
bir gun gergek vazifeleri olan din isleriyle mesgul buhrn- 
mamislardir. 

Patrikhanenin bu hiydnetlerini Lozan Konferansmda 
en aldatmaz delilleriyle ortaya koyan ikinci Turk Murah- 
hasi Riza MOr Bey'e karsi Venizelos su tavizi vermek mec- 
buriyetinde kalmisti: «Hukilmetin sikayet ettigi hukuk ve 
imtiyazati tefviz etmegi flnazide bizzat kendisi munas'p 



YUNAN MEZALlMi 



gormiis. Rum milletine onun vasitasiyle icra-i nufuz ede- 
bilmek ipin, Patriki- millet-i mezkurenin reisi addetmek 
istemistir!.. Patriki artik Rum Milletinin reisi addetmek! 
ancak Tiirkiye Hiikumetinin yedd-i iktidarindadir!...» 

inonii ise Lozan Andlasmasmin imzalanmasmdan an- 
cak 18 gun evvel katl bir lisanla konferansta soyle di- 
yordu: 

•Biz Rumlann. vesair unsurlann umur-u mezhebiye- 
lenne tamamen hiirmetkanz ve onlann kiliselerine kemo- 
fissabik (eskiden oldugu gibi) rifiyet edecegiz. istedikle- 
n ruhani reisi intihap haklanni kabul ve teslim ederiz. An- 
cak Patrikhane miiessese-i hazirasmin ibkasina (yerinde 
birakilmasi) kat'lyyen muvafakat edemeyiz. Potrikhane 
muessesesi zaten hukukan tebeddiil edecektir. Patrikha- 
nenin dahili meclisleri ki ruhani ve cismanf ve muhtelif 
meclislerden ibarettir, artik bugiinku seklinde kaloma*- 
Cunku artik ortada Anadolu ve Rumeli metropolian yok- 
tur. Patrikhane Devletin hudud-u hazirasma ve Rumlann 
ancak Istanbul'da bulun-masmo gore sekil ve mahiyet 
degislirmek mecburiyetindedir. Patrik Efendi- 
n i n artik istanbul'da i s i. y o k t u, n 
Bu bir salts! meseie degildir. Bu miiessese mes'elesidir » 
Peki bu konusmayi takip eden 18 gun iginde neler 
olmustur ki Patrikhane bu kadar kat't bir ifadeye rafjmen 
yerinde kaimistir. Lozanda Patrikhane'nin hiyaneti ortaya 
konulup mutlaka Turkiye'den cikanlmasi istenirken Mec- 
liste de takrir ustiine takrir verilmek suretiyle bu mesels- 
ye dair Basvekil Roruf Bey'den bilgi isteniyordu. Birinci 
Buyuk Millet Meolisi'nin gitgide beliren kanaati suydu- 
Murahhas heyetimiz asin bir miisamaha yoluna giderek 
Misak-i Milli'den feragate baslamistir. Lozan'doki Turk 
musavir ve gazetecilerinin gonderdikleri haberler de bu 
gorusii kuwetlendirmekdeydi. Basvekil Rauf Bey'in sik 
sik kursuye gelerek izahat vermes! milletvekillerin; yatis- 



KADlR MISIROCLU 



tirmiyor, umumiyetle Patrikhane mevzuunda gayet sert 
tenkidler' yapiliyordu. BUtiin Meclis papazlar ve Patrikha- 
nenin tekmil kadrosu icin «Aynaroz'a. Atina'ya gitsinlerln 
sesleriyle cinliyordu. 

iste bu sirado Lozanda Lozdn Palasin sigara duman- 
larma bogulmus odalanndan birinde inonii dessas ingiliz 
diplomoti Lord GUrzon'un israr ve ricaiarina boyun ege- 
Fek Patrikhaneyi biltun giinahlormdan beraat ettirerek ye- 
rinde birakiyordu. O giin Lord GUrzon'un dogum gunuy- 
du. inonti'den bir dogum giinu hediyesi olarak Patrikha- 
nenin bagislanmasim istemis ve temin etmisti. Fakat 
Tiirkgu bilinen Dr, Riza IMur, izahi imkansiz bir saflikla, bu 
mevzuda teslim bayragini inonu'den evvel ce'kmis bulu- 
nuyordu. 

Iste bu gun Turk Milleti'nin kanim emen istanbul'un 
kapitaiist Rumlanndan topladigi paralon Kibris Tijrkle- 
rine kursun sikan Grivas petelerine gonderen ezelt fesot 
ooagi Patrikhane, kimbilir daha ne kadar Turkluk ve Miis- 
liimanlik aleyhinde faaliyet gostermenin miihletini boy- 
lece almis oldu. Lozan anlasmasi metnine Patrikhane hak- 
kmda hipbir madde konulmadi. Kulistffki bu anlasmo ile 
iktifa edilerek Patrikhane mevzuu muzakereden kaldinldi. 
Bunco mucadele Lord Gurzort'a teslim bayragmin gekil- 
mesiyle neticesiz kalmis oldu. 

YA EKALLiYETLER? 

Lozan Andlosmasimn iipiincu fasli « E k a I I I y e t - 
ierin « i m a y e s i » adini tasimaktadir. Bu fas- 
lin ilk maddesi olan 37. madde ekalliyetlerin himdyesine 
muteallik olan hiikumlerin Tiirkiye tarafindan asli kanun- 
lar seklinde taninmasinin. hie bir kanun, nizam veya res- 
mt muameienin bu hitkOmlere aykiri olmcmasinin ve bu 
hukumlere iistun olmamasinm taahhut edildigini bildirmek- 
tedir. Simdi hip bir kamtn ve nizam veya resm! muamele- 



YUNAN MEZALiMI 3ts 

nin aykiri olamiyacagi veya bir ustunluk ifdde edemiye- 
cegi ekdliyetlere mOteallik hukiimleri kisaca gorelim. 

a( Gayri Muslim Turk teb'osinin gerek hususi veyu 
ticar? miinasebetlerinde gerek din, nesriyat veya umumi 
toplantilarmda herhangi bir \\sani kullanmalarma mani 
olunamoz. Ttirkpeden gayrilisanla ko- 
nusan Turk teb'asina m a h k, e m e le r 
huzurunda kendi I i s a n I a r i n i sifahi 
surette kullonabilmeleri Icin m u - 
nasip k 6 I a y 1 1 k I a r gosterilecektir. 
(Madde 39). Bu maddeye istindden Patrik Athenagoros 
Yassiada sahidliginde Rumca konusmus, kendisine mec- 
buren terciiman verilmistir. 

b) Tiirk HukOmeti gayri muslim teb'osinin muhim bir 
nisbet dahilinde oturduklan sehirler ve kazalordo bu Tiirk 
teb'osinin pocuklarirtm ilk mekteplerde kendi lisanlariyfe 

■ okumalarim temin icin miinasip kolayliklar gosterecektir. 
Bu sehir ve kazalordo devlet biiteesi belediye veya sair 
butpeler tarafindan terbiye, din ve hayir islerine tahsis 
edilen mebiaglardan bu ekalliyetlere de mutloka bir his- 
se verilecektir, (Madde 41). 

c) Turk HukOmeti bu ekalliyetlerin medeni hukuk 
meselelerinde mezkur ekalliyetlerin orf ve adetlerince go- 
riilmesine uygun kanunlar koymaga muvafakat ©der Turk 
HukOmeti bu ekalliyetlere ait kiliselere, havralara mezar- 
liklara vesair dini muesseseiere her turlu himoyeyi bah- 
seylemeyi taahhiit eder. Ayni ekalliyetlerin halihazirda 
mevcut olan vakiflarmo, dini ve hayri muesseselerine her 
turlu kolaylik ve. musaadeyi verecek yeni dint ve hayri 
muesseselerin kurulmasinda do bu kabil muesseseiere 
temin edilmis olan luzumlu kolayli'klardan hicbirini esirge- 
miyecektir. (Madde 42). 



384 KADIR MISIROCLU 

p) Gayri muslim ekalliyetlere mensup Turk teb'asi 
din! hukumlerlne uymayan veya dint ayinlerini ihlal eden 
herhangi muamelenin ifflsma mecbur tutulamiyacaklari 
gibi, Hiristiyanf istirahat giinierinde mahkemelerde isbali 
viicut etmemekten veya herhangi bir kanuni muameleyi 
yapmamaktan dolayi hie bir haklan sakit olmayacaktir. 
(Madde 43). (Bu maddeyi o tdrihte resm! tatilin pazar de- 
gil, cuma oldugunu hesaba katarak degerlendiriniz]. 

d) Tiirkiye isbu faslin yukandaki maddelerinin gay- 
ri muslim ekalliyetiere taalluk ettigi derecede b a h s i 
g e p e n hiikiimlerinin mi Metier arasi 
menfaati h a i z taahhutler t e ? k i I 
etmelerini ve Ce,miyet-i A k v a m ' i n 
kefaleti altina konulmalannika- 
b u I e y I e r. Bunlar Cemiyet-i Akvam Meclisinin ek- 
seriyetlnln muvafakati plmaksizin tadil edilemiyecektir. 
(Madde 44). 

Uesmi terciim&sinden sadelestirilerek aldigimiz bu 
hukiimlerden maddasi normal din ve vicdan hurriyetine 
miitealliktir. Bu hukumlerden anlasilacagi uzere Turkiye- 
deki ekalliyetiere mutealiik hukiimler her turlu kanun ve 
nizamlann ustundedir ve degistirilemez. Ekdlliyetler mah- 
kemeler huzurunda Turkpe konusmaya mecbur degildirler. 
Ustelik hiikumet terciiman vesaire bulundurarak kolaylik 
gostermegi taahhut etmistir. Aile hukuku bakimindan bi- 
zim kanunlarimiza tabi oimak mecburiyetinde degildirler. 
Bunun pok asin bir hiikum oldugunu kendileri de kabul 
etti-klerinden bizim isvipre Medenf Kanununu almamizdan 
eonra bu haklarmdan feragat ederek hOkumete bir rhuh- 
tira vermislerdir. 

Mill? Mucadele devresinde hemen her yerde ihanetla- 
ri sabit olan yerli hainlere cezd verilmesini beklerken iste 
kisaea hiilasa eyledigimiz bu haklar bir miikfifat olarak ve- 
rilmistir. Bu, ekaliiyetler mes'elesinde, bu eserde tafsildtii 



YUNAN MEZALtMl 



385 









olarak, munakasasina imkan bulamiyorsak da, bu kadar- 
cfk bir izflhat bile Lozan Konferansinda nasil tersine bir 
netice elde edildigini gostermektedir. 

TAMiRAT MES'ELESi 

Yunan Ordusunun Anadolu'daki tecavuz ve mezflliml 
ipin istenmekte olan meblagin konferansin ilk safhalann- 
da pok gcjzel mudafaa edilmis oldugunu ka'bul etmek ge- 
rektir. inbnu'nun cebinde mutehossislarca hazirlanmis bi- 
■kap nutuk goturdugiinu yukanda belirtmistik. ihtimdl ki .bu 
konusmalar hazir ntituklardandi. Zira inonu bu mese- 
leye baslcdigi gibi bir sonup vermege muvaffak olamamis- 
tir. Daha konferansa gitmeden hdtta murahhas olmasi bi- 
le bahis mevzuu degilken, Turk ordusunun izmir'e dogru 
Yunan palikaryalarim kovaiamakta oldugu sirada gazete- 
oilere verdigi bir beyfinatta Yunanlilann Anadoluda yap- 
tigi tahribatin bir milyar bes yuz bin altincr vardigim, ya- 
nan iki yiiz se'ksen bin evin ise up yiiz milyon lira kiymet 
kaybina sebep oldugunu, goturiJIen hayvan ve esyamn 
da yed.i yuz milyon lira kiymetinde oldugunu s&yiiyerek 
«Yapilacak tetkikler, zararin bu rakamin pok ustiinde ol- 
dugunu meydana pikaracaktir. Hele nufuspa, irk ve nd- 
muspa olan zararlanmizin takdiri bile, kabil degildir. F a - 
k a t bittiin z a r a r I a r i m i z i Yu n a n 1 i I a - 
rin yaninda birakmiyacagiz. Bun- 
I a r i n. s a n t i m 1 n e kadar tazmi n 1 n i is- 
teyeoeg iz !...» diye kat'i bir lisanla konusuyordu. 
Fakat Konferansin en ehemmiyetli meselelerinden bi- 
ri olan bu tamirat meselelesinde ds inonii bir miktar di- 
rendikten sonra, yelkenleri suya indirmis ve maalesef tes- 
Urn olmustu. Lozanin muvaffak olup olmadigmi onun Kon- 
feransin baslangioinda arzu ettikleriyle sonunda elde et- 

F.: 25 



KADIR MISIRO&LU 






YUNAN MEZALlMi 



tikleri ar-asincta yapilacak bir mukayaseden dahi pikar- 
mak mumkundur. Hemen her meselede musbet ve «M i- 
■sak-i M i 1 1? » ruhuna muvafik bir baslangig yap- 
tigi hafde sonunu tdviz uS'tune tdvizle bagla'mistir. Bunun 
en hdzin misallerinden biri de bu tamirat meselesidir. Tur- 
kiye'nin en mamur krsimlarinda kitabm diger bdlumlerin- 
de at cok gosterildigi iizere hiobir hayatiyet emaresi bi- 
rakilmamisti. 

Lozan Konferansi muzakereleri esnasinda bircok oel- 
selerde bu meselenin mundkasasi yapildi. Bu-tCin bu mii- 
ndkasalan nakle imkdn yoktur. Zabitlar incelenince Yu- 
nanistan'in tamamen haksiz olan mukdbil tdlepleri karsi- 
sinda inonu'nun her celse biraz daha gerilemis oldugu go- 
riilur. Halbuki Yunanistan'm, savas kaideleri disinda icra 
eyledigi mezaiimden mesul olmasim gerektirecek elde 
bircok resrrri rappr ve vesika vardi. HottQ bunlarm birco- 
gu Lozan'da karsimizda olan muttefiklerin mesul mumes- 
sil «e memurlannin Imzalanni tasiyordu. Fakat ne yazik 
ki, bu vesikalar orada degerlendirilerek kendi beydnlan 
ile baglanmalan temin edilemedi. Biz bu vesikalardan 
sodece birini dikkatinize sunuyoruz. 

IZMiR'iN MUTECAVIZ YUNANLILAR TARAFINDAN 

ISGALi HAKKINDA MILLETLERARASI TAHKiK 

KOMiSYONUNUN RAPORU 

Izmir ve civannda cereyan eden mezalimin mes'ulu- 
yetine dair itilaf Devletleri miimessillerince tanzim edilen 
raporda Yunan Huikumet ve subaytannin mes'uliyetim 
asikar bir surette gosteren kisimlar: 

1 — Hddiseierin dogus sebebini din diismaniiginda 
aramak lazimdir. Yunanlilar bunun meyddna gelmesine 
mani olacak hie bir sey yapmamislardir. Bir medeniyetse- 
verlik vozifesi gormekten pek uzak olan mevcudiyetleri, 



derhal bir futuhat ve bir Hagli manzarasim iktisap eyle- 
mistir. 

2 — Karaya a&ker Qikarilmasini takip eden ilk gun- 
ler zarfinda izmir ve civannda meydana gelen ahvfllin 
mes'uliyeti, vazifelerini ifd etmemis olan ust riitbe kuman- 
danlarla bazi subaylann uhdesindedir. Yunan Hiikumeti 
bu mes'uliyeti bazilarim cezalandirmakla kabul ve tasdik 
eylemistir. Maahaza mes'uliyetin bir kisi'm Vuncnlilardan 
evvel umumt haManndan mahrum edlterek mahpus olan- 
larm firanna ve silahianmasina mani olacak 'hiobir tedbir 
almamis olan Osmanli memurlanna aittir. 

3 — i Yunan Hiikiimeti izmir'de kendisini ' terns il eden 
en buyuk miilkiye memurunun hatti hareketi sebebiyle 
Yunan a s k e r I e r i n i n i I e ir i h a r e k e t i 
esnasinda memleketin dahili min- 
tikasini kanla boyayanvahim. ka- 
risiklijklardan dolayimes'uldur. 

a) 7-20 Mayis tarihli Mosyo Venizelos tarafindan 
cekilen telgraftaki yiiksek meclis talimatma uymamislar- 
dir. Kendisi itilaf mumessilliginden herhangi bir suretie 
izin istemeden 20 - 23 Mayis'ta asken. kumandanligina 
Izmir haricinde Aydin, Manisa- ve Kasabaya asker sevkine 
emir vermeye musadde eylemistir. 

b) Kezalik yine bu memur biiintizam halki isgdlin ge- 
nislemesinden haberdar etmemistir. Bu suretie Miislijman 
halkin heyecaninin ve binnetice kargasalikiarin gogalma- 
sina sebep olmustur. 

4 — Yunan yiiksek memurlannin mes'uliyeti, mern- 
ieket dahllinde basibozuk silahli kknselerirt dola's.mgsma 
musdade etmekten : dogmustur. icra ettikieri bazi askeri 
hareketler bu gibi basibozuk sildhli kimselerin muntozam 
askerlerle birlikte hareket etmesine bile musamaha eyle- 
mistir. ' 



K AD III MIS1ROG-LU 



YUNAN MEZALIMi 



5 — Menderes vddisinde meydana gelen karg.a?alik- 
lann ilk sebebi haksiz olan isgdlden meydana gelmistir. 
Yunan askerlerinin yiiruyus ve yerlesmesi esnasmdaki 
muessif hareketleri bu askerlerin ileri hareketi akabinde 
memle'ketin maruz kaldigi harb hdli neticesidir. Tiirklerile 
Yunanlilar arasmda mevcut olan dtismanlik siddetle vah- 
setini itlrazi kdbil olmiyaoa.k bir surette cogaltmistir. Hak- 
kul jnsaf bunun yegane mes'ulu Yunanlilar olamaz. Aym 
muldhazat Bergama havdlisinde ve Manisa ile Odemis 
civdnnda cereyan eyleyen vak'alari da kabili tasdiktir. 

6 — Bildkls Yunanlilar Menemen katlidminin tek ba- 
sina mes'uludurler. Bu katliam murettep degildi. Fakat 
Bergama keyfiyetinden dolayi askerinin heyecanina vakif 
olan Yunan Kumandanligi, asdbiyet ve korku sebebiyle 
bila tahrtk-rrrudafaadan mahrum sivil Tiirkleri katlidm 
eden askerlerini inzibat altmda bulunduracak tedbirleri al- 
maga mecbur edebilirdi ve etmeliydi. Menemen'de hazir 
bulunan Yunan subaylan vazifelerini tamamen ihmal ey- 
lemislerdir. 

Komisyon Azalan: 

italya Mumessili ingiltere Mumessili Fransiz mumessili 

General Dalalya General Her General Boneset 

Amerika Fevkalade Komiseri 

Artiiral Bristol! 

inonii, Lozan'da diger bircok meselelerde oldugu gi- 
bi bu tdmirat meselesinde de tdiebinden vazgecti, 28 Ma- 
yis'ta milyonla sehidin kemiklerini ve ac ciplak milletin 
yuregini sizlatan bu tdviz de verilince Lozan Mudhedena- 
mesinin 59. maddesi ort-aya cikti: 

Madde 59 — Yunanistan harb kavaninine mugdyir 



1 — Yunan Fecayii, birinci kitap, sayfa 131'den alman res- 
mi terciimesi kismen sadele§tirilmi§tir. 



clarak Anadolu'da Yunan ordu veya iddresinin ef'alinden 
miitevellit hasaratin tdmiri mecburiyetini tanir. 

Diger taraftan TiJrkiye, harbin temadisinden ve onun 
netdyicinden miiteveliit Yunanistan vaziyet-i maliyesini 
nazar-i dikkcte alarak i&mirat hususunda Yunamstana 
karss her tiiriii meialibattnn suret-i kat'jyyede feragat eder. 
« Yunanistan vaziyet-i . m 6 I i y e s. i - 
ni nazari dikkdte alarak» tdbirine 
dikkatinizi gekmek isterim. Yunanistan iktisadT krizini biz 
dusiinuyoruz. indnu, T.B.M.M. de Lozan'i mOdafaa eder- 
ken de Yunanhlann tediye gucune mdlik olrnadiklanni, 
binaenaleyh tenrirat bedelinin anlasmada kabul edilse bi- 
le fiilen alinamiyacagmi ileri surmustiir. Boyle bir sey ol- 
sa bile, bunu dusunmek herhdlde bize degil, Yunan ordu- 
sunu tesvik ve yardimlari ile Anadolu'ya saldirtmis olan 
ingiiizlere duserdi. 

Fakat inonii, neden bu ddvada iddia ve isteginden 
vazgecti diyeceksiniz. Bunu. T.B.M.M. deki konusmasm- 
dan kendi agzmdan dinleyeli'm: 

"Yunanlilar tarafmdan harap edilen meraleketimiKi gozf> 
nurie getiriniz. Bunlara bix bakimz. Bugiin Anadolu'nun iginde 
bulundugu ijerigan durum hakkmda bir fikir edinmi§ olursu- 
nuz. Yunan i§galtnden kurtanlan yerlerde solgun, zayif, eiplak 
ve agliktan aglayan vs yollarda avare dola^an bir milyon za- 
valli halk mevcuttur. Yunanlilar burada her §eyi yakip yikmi?, 
altiist etmi§, §Qhirleri topralda bir etmi§tir. Yalroz Manisa'da 
onbir bin evden on bini yikiimigtir. Bu yangmi gozferiyle goren 
Fransiziarla konu§tum, Hepsinin soyledikleri hakikatti ve be- 
nlm gorduklerimin ayni idi. Fransizlar kendi gozleriyle Yunan 
zabitlerinin Ǥuraya da gaz dok, gurayi da yakmagi ihmal .et- 
mei...» dediklerini ve bu emirlerin mutlak surette tatbik edildi- 
gini gozleriyle gormu§lerdi. Yalniz burada degil, butun Ana- 
doluda boyle yapildi ve yiiz yirmi binden ziyade ev yakildi. 

B6y]e bir manzarayi gorunce insanm kalbi sizliyor. Mede- 



390 



KADlR MIS1ROGLU 



YUNAN MEZALIMi 



niyei; boylo bir vahsetlo rftihar edemez. MedBniyete kargi yapi- 
lan bu hakaret ve algakliktan suphe edenler benim gordukleri- 
mi gidip yerinde gormelidirler.* 

«... Yunan tamirati bir miisademeye miincer olursa bu mu- 
aademoyi kazanacagumza hig bir zaman (juphemiz olmadigim 
soyledik. §.imdi bu miisademeyi kazandigimizdan aonraki saia- 
hati takip edeyim. §arki Trakya'da kazandigimiz bir meyclan 
muharebesi muharebe meydanmda arzu ettigimiz miiyarlan bi- 
ze temin edemezdi. Hip kimse boyle bir sey dusiinemezdi. O va- 
zijfeti ta diisman payitahtma kadar id&me etmek lazim golirdi. 
Vaziyeti cografiyeyi goziiniizun oniine getirmelisiniz. Bu yalmz 
Yunan meselesini degil, bir gok millet meselesini de karsjmi- 
za cikanrdi. Bu safhayi da gegiyorum. Arzu edilen neticeye ka- 
dar vardik. Ondan sonra da para yerine alacagrmiz bir raua- 
hede iizorindeki bir imzadan ibaret olabilirdi. Tamirat parasi 
big bir kasadan golen galibe verilmek icin. hazirlanmis, degil- 
dir. CCok dogrul... sesleri) (Handeler). 

Arkada§lar ; imzayi aldiktan sonra son santimine kadar is- 
fcahsal etmek icin de hal-i harbi id&me otmok laziradir. Bunu 
hayal olarak soylemiyorum. Gbziimizun oniinde tecriibe vardir. 
Dunyanm dort ko§esinde galipler magluplarma namiitenahi ta- 
mirat imza ettirmislerdir. Bunu istihsal icin hasimlanm son 
galuya kadar silahtan tecrit etmislerdir. Galip milletler mi, suT* 
hun nimetinden mustefit oluyor, magliip milletler mi istifado 
ediyor? CBravo... sedalarl. Eu sistem sulh imza edildikten sonra 
dahi nihayete kadar hal-i harbi idame demektir. Arkadaglar, 
boyle bir hatti hareketi takip eden bir biikumet, bir heyet-i 
murahhasaya millet o vakit ne diy'ecekti? -Tamirat nami al- 
tinda daha su kadar adam ve su kadar masraf ettiniz, getirdi- 
giniz bir satir yazidan ibarettir. Bunu da alamiyorsunuz, yalmz 
alamiyorsunuz degil, almak cehdii gayreti altmda yeniden bir 
gok teklifat ve yeniden. bir gok kan talep ediyorsunuz...- Bunu 
diyeceklerdi. «Bu kadar vazih bir xiokta kar§ismda nigin yan- 
lis. karar v»rdiniz?» Milletin bihakkin bize itap edecegi nokta 



bu idi. Nazarlanmzda kemali samimiyetle tavzih ettigim nok- 
ta sudur ki; Yunan tamirati ipin kabili istihsal bir sey yoktu. 
Yalmz siihuletle kabili istihsal degil dusunuldiikten sonra kan 
zaranndan fazla olan ve binnetice milletirnizm memnuniyetini 
daha ziyade tevlit edebilecek olan her hangi bir sureti hal ol- 
saydi vazifomiz bunu yapmak idi. Milletimizin diicar oldugn 
iztirabati arttirmamak ve zarar: oldugu yorde tespit etmek icin 
mantigin gosterdigi dogru yolu takip etmek lazim idi. Biz de o 
tedbiri ittihaz ettik...* 

Bu satrrlar gosteriyor ki: inonii, bu tamirat meselesin- 
den harb cikaoagini sanmi?ti. Onu taviz ustune tavize 
sevk eden amil hep bu harb endi^esi idi. Halbuki bu asld 
bahis mevzuu degiidi. ButiJn Dunya sulh istemekte idi, 
Yunanistan, Turkiye'den daha bitapti. ingiliz ve Fransiz 
efkan umumiyeleri bu harb aieyhtan hislerini secirnlerde 
ortaya koymusiardi. Fakat kar§i taraf, bilhassa ingiliz mu- 
rahhasi Lord Gurzon, tehdit ustune tehdit savurarak inb- 
nii'yu bunaltti. ikinci mwahhasamiz Rizo. Nur Bey bu du- 
rumu soyle aniatma'ktadir: 

«Ben bu taktigi zateh tahmin ediyordum. ismet Pa$a 
gok mtiieessirdi, hatt6 bedbindi. Kendisinin, beynelmiiel 
bir mCizakere masasmda bu profesyonel siyasetcilerle ilk 
karsiiasmasi idi. ?unu te'min etmek istedim: Onlar, bizi 
ye'se sevketmek icin eilerinden geleni yapacaklardir. Da- 
yanacagizl... Ciirtku, Engiitere'deki son ihtihabat, Lolyd 
George'un siyasetinin iflasini gosteriyor. Dunya umumi 
efkan, yeni bir harbi istemiyor. Taiebierimiz me^rudur ve 
istiyeceklerimizin asgansidir. Garbi Trakya ve Haleb'e ka- 
dar olan cenup hudutlari, Oniki Ada uzerinde israr etme- 
liyiz. Suret-i kat'iyyede tamirat ve tazminat bedeii alma- 
hyiz. DCiyun-u Umumiyeyi asla tekabbiil etmemeliyiz: Eger 
bunlardan fedakdrltk yaparsak, tarih huzurunda mesul 
oluruz. Zaman gegtikce mukabil tarafta olanlarm taktikle- 
ri, bilhassa fsmet Pa§a uzerinde miiessir olmtya basladi. 



KADlR MrSIBOGLU 



YUNAN MEZALiM'I 



Fakat asil sebebin, Birinci BQyuk Millet Meclisinde ve da- 
hili siyasetin tecelllyatinda oldugunu, Saltanatm ilgasinin 
tevlid ettigi reaksiyona mukabil, sulhiin -bir an evvel imza- 
sina katl luzum gorulmesinden dogdugunu, bu sebeple 
blrpok fedakarliklara mecbur birakildigimizi, muttefiklerin 
de bizdeki bu ruh halini sezerek ondan dzami 1st If Ode et- 
tiklerini soylemek isterim. TfiH komisyonlarda bile, 1923 
senesi basinda, yani Konferansm on besinci celsesinden 
sonra bu psikolojik tezdhiir mevcuttu. Biz miitemadiyen 
fedakorlik yaptik. Buna ragmen, kapitiilasyoniar isinde 
onlann gok fazla direnmeleri seksen alti gun suren birinci 
safhadan sonra, 4 §ubat 1923 de rnuzakerelerin kesitme- 
sine sebep oidu. ikinci safha baslayinca, iki taraf da 
da ha co>k yumusakti. Fakat biz, gerek hudutlann t&sbilin 
de, gerek 'mall mevzularda ve bilhassa tazm-irvat ve tami- 
rat isinde artik, ilk gunierin talepilerinden. riica etmis va- 
ziyatte idik. Nitekim ikinci safha kisa siirdu.» 

ismet Posa, tdmirat bedeli istemekten vazgecince Lo* 
zan'daki butiin murahhaslar hudutsuz bir sevinge kapildi- 
tar. Asia ummadikian bir netice elde etmislerdi. Hatta 
Venizelos kendisini ziydret eden ve fikrini soran Turk 
gazetecilerine karsi biie sevincini susozierle ortaya koydn. 

«Artik size beyanatta bulunabilirim. Tabii haber almissimzdir 
tamirat meselesi halledildi. Yani Turkiye ile Yunanistan ara- 
smda sulhun akdine raani hig bir mesele kalmadi. tsmet Pa$a 
Hazietleri gergekten buyiik bir sulh arzusu, buyiik husimniyet 
gijsterdi, Esasen gdrustugiim gunden beri ismt Pa§a iizerimde 
sutliii gergekten arzu eden, hiirmete sayan biiytik bir asker, ka- 
tiksiz, asil bir diplomat tesiri yaratmi§ti. Size de soyliiyorum, 
daima tekrarlryacagim: Yunanistan Anadolu felaketinden sonra 
siz de biliyorsunuz ki, gok elim mali vaziyette idi. Bu §artlar igin- 
de bizim bir tazminat vermekligirnizin maddeten imkam yoktu. 
Maddi bir imkansizligi yenmek igin miitteffiklerin Karaagag tek- 
lifini mecburen husnumyetimizi gostermek igin kabul ettik. Ar- 



tik Tiirkiye, Yunanistan sulhii olmustur. Eundan sonra kalple- 
rimizi muhabbetle doldurarak iki memteket arasmda sulh mii- 
nasebefclerinin yeniden tesisine galismaliyrz. Turkiye ile Yunanis- 
tan iyi bir dosfcluk siyaseti ile Balkanlarda muhim bir kuwst 
oJmaga namzettirler. Eugiinku itilaf tamirat mes'elesmin bu hal 
fiekli, her iki taraf igin raemnuniyeti muciptir. Bu ncticeden do- 
layi inkisar duyulmamahdir. Artik tekrar edeyim ki, Yuna- 
nistan ile Turkiye arasmda sulhun oldugunu haber vere-bilirsi- 
niz. Bir daha Have edeyim; «Benim igin fena bir hudut ile sulhii 
yapmak iyi bir hudut igin harbe girmeye mureccahtir. Onun 
igindir ki, bugunku hal tarzmdan memnuniun.» 

Bu son sozden. anlasifiyor 'ki, degil bu tazminat me- 
selesi, hie bir mesefede Yunanistan da harbi goze aiama- 
maktaydi. Fakat bunu onceden anlamak lazimdt. 

Tazminattan vazgecmek oyle bir hata idi ki, Lozan 
methiyeleri bile belki bir ■ Yisdn Siurcmesi olarak bunu 
«f e d a. k a r I i k» olarak gostermek mecburiyetini 
hissetmislerdir!. 

«...(?ok kimsenin hig olmazsa Yunanistanla Tiirkiye ara- 
smda bir inkita ile neticelenecegini tahmin ettigi bir toplann 
sonunda boyle birdenbire uzlagilmasi, herkes iizerinde meranu- 
niyel; uyandirdi. Ecnebiler Ismet Paga'mn §ahsma kar§i saygi vo 
sevgi duyduklarmi miihim bir fedakarlik da- 
ha yaparak konl'erans ve sulhu tehlikeli bir vaziyet- 
ten gikardigmi soylemekte. birle§tiler. 

Lozan Palas'a doiriildugii zaman vakit gegti. Bununla bera- 
ber herkesin yiizu guluyordu. Havada konferansm en getin, en 
kan^ik, en tehlikeli ana meselelerinden birinin hall&dilmis, olma- 
smm dogurdugu \imit ve nikbinlik hakimdi. Herkes Ismet Pa§a'- 
nm sulhperverligini anlataraic onu diger murahhaslarla multa- 
yese ediyordu.»i 



■ Lozan Koni'eransi ve ism'et Pasa -- Ali Naci Karacan — 
Istanbul Maarif Matbaasi, 1943 sh. 339. 



KADIB MISinOGLU 



YUNAN MEZALiMI 



Tomirattan vazgeperek, onun yerine elde ettigi neti- 
ce hie bir deger W?imiyor<tu. Bir kere Karaagao istasyo- 
nu alinmisti ki, bu Edirne'nin bir mahallesidir. Hatta Edir- 
ne tren istasyonu burododir. Bu.yiizden Karaagao'i hie bir 
mukabil fedakarlik mevzuubahis olmadan zaten bize vere- 
ceklerdi. Binaenaleyh bu mevzuuda yapilmis olan feda- 
karlik gergskten cok buyiiktu. inonu de toplantidan g*ar 
pikmaz oradoki Tiirklerle yaptigi konu?mada bunu « b ii - 
yuk bir ledakarliki olarak ifade ediyordu. 

eOturun bakayim, size anlatayim, diye soz basladi. 
bugflnkO toplanti esnasinda Yunanlilarla tamirat rneselesi 
iizerinde mutabik kaldik. Mutafo* kaldigimiz noktalar sun- 
lardir. Yunanhlar, prensip itibariyle tamiratta bulumnak 
liizum ve esflsini katoul ettiler. Fakat molt vaziyetlerinin 
imkansizligindan bahsederek para veremiyeceklerini, eger 
kobul edersek-muttefikler tarafindan vuku bulan teklif 
mucibince ■ Karaagac'i terke ve hart) esnasinda zapt ve 
miisadere edilen gemilerimizi iadeye hazir olduklanm bii- 
dirdiler. Sulhun bir an evvel gerpeklesmesi igin, torafimiz- 
dan buyuk bir fedakarlik olmak uze- 
re, muttefikler tarafindan yapilan bu teklifi kabul ettim 
ve buyuk devletlerin de tanzim edilmekte olan. muahedede 
Tur'kiye'nin mall vaziyetini nazan itibare alip almiyacakla- 
nni sordum. Bu sualime, miispet mahiyette «evet hailede- 
cegiz» cevabini verdiler. B.u vaadi senet ittiMz ettik. Bu 
buyiik fedakarligimizin muttefikler ta- 
rafindan nazan itibare almip alinmiyacagim tabii yakmda 
gbrecegiz. Sulh muahedesi, umumT heyeti itibariyle bir 
topluluk mahiyetinde oldugu igin gerlye kalan muallak 
meselelerlrt hdlli esnasinda fedakariigimizin nazan dikko- 
te almmasi icabeder. Geriye kaian meselelere gelince on- 
lar da umumi heyetleri itibariyle taayyiin etmis haldedir, 
Onumuzdeki' hafta zarfmda bunlann da hailed ilecegini 
zannediyorum.s 



Lozcn'da hangi meselede boyle cdmertge fedakarlik 
yapilmamisti ki, bunda da yapilmiyacokti. Fakat inonu her 
nedense Rumlan her gunahtan affetmey'i nefsine seref 
saymistir. Pasa Eftim'in hatiratmdan buna bir misdl te§- 
kil eden su vak'ayi nakletmekle bu bahse son verelim. 

«„. Bu siralarda Garbi Trakya'daki Tiirklere, Yunanhlar ta- 
rafindan iskenceler yapildigi haberi yayilmis ve pek hakh ola- 
rak da milletimizi Yunanhlar aleyhine galeyana getirmisti. 

O gun, Ankara'da biiyitk bir toplanti yapilmisti. Bu toplan- 
tida Trakya Turkl'erine yok yere yapilan zulum ve iskenceler 
gorusuldii. 

Halk, Trakya'daki dindaslarmuza yapilan zulmiin aynismm 
Istanbul Rumlanna yapihnasim, bu suretle Trakya'daki Turiele- 
rin intikamlanmn almmasini hukumetten istiyordu. Butim Turk 
gazeteleri de milletlmizin bu hakli dilegine terciiman oluyor ve 
bu umuml dilegin biran evvel yerine getirilmesini yaziyorlardi. 
Yapilan mitingler, gazetelerde yayinlanan heyecanli haberler, 
Papa Eftim'i Fener Patrikhanesinin Hukumet nezdinde mumea- 
sili bulunmasi bakimmdan mu^kul mevldye sokuyor, pek cok 
iizuyor ve dugunduruyordu. Papa Eftim, dusune dugune niha- 
yet bazi kararlar verdi. Fakat bunlari tatbik sahasma koymadan 
once Hukumet adamlarlyle temaslarda bulunarak kendi diisun- 
ce ve kararlarim onlara da bildirmeyi muvafik gordii. 

Ilk olarak, o siralarda Basbakan ve ayni zamanda Disisleri 
Bakanvekili bulunan Ismet Paja'yi (Ismet inqnii) ziyaret etti. 

Pa§a o gune kadar sahsen tanigip goriismedigi, fakat yap- 
tigi l§leri ijittigl Papa Eftim'i, cok iyi kar§iladi. Hele yaptigi iyi- 
likler karsi Tiirkler araainda huzur ve refah iplnde yasamak 
hakkmi kazandifindan bahisle kendisini tebrik etmesi Papa 
Eftim'in giinlerden beri zihnini ijgal eden katii dugiinceleri bir 
anda atti. Papa Eftim, artik serbBst konusuyor. Yunanhlar tara- 
findan Trakya'daki Tiirklere yapildigi isitilen vahjiyane hare- 
ketlerden bahsederek yapanlara ve yaptiranlara lanetler oku- 






3fl6 



KADJR MISIHOGLU 



YUNAN MEZALIMI 



397 



yordu. Bu arada 'Istanbul Rumlanna yapilmasi tstenilen kargi- 
hklan bahisle Rum halkmm sugsuz oldugunu fieri stirerek mti- 
dafaa ediyordu. istanbul Rumlannm Trakya'da yapilan vahijiya- 
ne hareketlere kanji sassiz durmalarrnda, Fenor Patrtkh&nesio- 
de bulunan Yuuan taraftari metropolidin sebep oldugunu ileri 
suriiyordu. Bu i§in bOHedilmesini Icendisine birakilmasi ve ben- 
zerleri gibi bunu da bagaracagim soyltiyordu. 

Papa El'tim'in heyecan icinde soyledigi bu sozleri biiyuk dik- 
kafc ve eheramiyetle dinleyen Baijbakan ismet Paga giiven ve- 
recek bir clddlyetle: 

«— Yunanhlar tarafindan Garbi Trakya'daki Turklere kai- 
$1 reva gOriilen zalimane ve vahfjiyane baroketlorden her Turk 
gibi, ben de son derecede miiteessirim. Ttirk Milleti ve o.nu tem- 
sil eden Bfiyuk Millet Meclisi'nin bu hadisblerden. buyuk acilar 
duyraakta ve yer yer yukseltilen. gikayat ve gcsterilen galeyan- 
larda hatch bulunduklanm taadik oderim. BVmunla beraber, ga- 
dirli ve sugsuz olduldarcm soyledigimiz istanbul Rumlanna ay- 
ni vahjjiyane sekiilerde haroketj msanhgnrtiz ve medoniiigimi/.- 
le munasip bulmuyorum..* 

Diyor ve ciddi bakijjlanm Papa Eftim'in yiizunde gezdirerek 
blraz dusjundukten sonra da ilave ediyor: 

« — Bu zulum ve i§kencenin istanbul Riimlanna aynen tat- 
biki suretiyle kargilanmasi bususunda, Buyuk Millet Meclisi 
Bagkanligma verilecegi rivayet edilen takririn Mecliste yarata- 
cafi skldetli galteyam yatistirmayi ve icabeden mudafaalan ya- 
par&k istanbul Rumlanm, yapilmasi istenilecek mukabele-i bit- 
misilin sebep olacagi aci ve kanli akibetlerden kurtarmayi vaad 
ediyurum size, Ancak...» 

Bird^nbire konu§masma Ea-sila veren ve sorugturucu bakig- 
lanhi, Papa Eftim'in gozlerine dikerek birkag saniye diisiinen 
ismet Pasa, tekrar soze bashyor. Almm gizgilendirerek: 

• — Evefc, Papa Eftim Efendi. Ancalt ve ancak..,» diyor, «Yu- 
nanblarm bu gayri insani ve zalimane hareketlerinin, istanbul 
Patrikhanesi tarafmdan da, blraz ge? kalmakla beraber, insaii- 






Ilk icaplarma uymalanm ve nemen bu vahsetleri medeniyot ale- 
mine yapacaklari siddetli bir protesto ile duyurmalarim, duy- 
duklan acilari ve nefretleri aciga vurmalarmi kafi olarak siiy- 
lliyorum. lfizumlu gorurum. Bu hareket, benim Millet Meclisi 
Kursiisiinde, istanbul Rumlarmi mtidafaa icin sfiyliyecegim siiz- 
leri destekleyecek ve bir kat daha kuvvetlendirecektir.. 

ismet Pa§a'nm iiuzurundan buyuk bir sevinole cikan Papa 
El'tim, dogru postahan'eye giderek patrikhaneye su telgrafi ce. 
kiyor: 

• Yunanhlar tarafmdan Garbi Trakya'daki Turklere yapildi- 
gi sizlerce de malum olan mezalimin insaniyet namina patrikha- 
nece protesto edilmesi istanbul'daki dindaslanmizm bugunku 
ve yarmki selamet ve menlaatleri ioap ve iktizasindandir, kana- 
atindeyim, icabmin derhal icraasmi rica ederim.» 

Bu telgraf patrikhanede gatlet uykusuna dalmis olan koda- 
manlarla Sen Sinod Meclisi azalanm uyandiracagi yerde aksi 
tesir ■ gSstexmis, . Patrikhanedekiler gene hayallere kapilarak 
nemrutlasmaga baalacbilanni Papa Eftim'in telgrafma cevap tes- 
kil eden ve Patrikhane tarafmdan gonderiien mektuptan ogre- 
niyoruz. 

Mektup aynen sdyle idi: 
. .Patrikhane, m'ektubunuzu siyas! mahiyette gordugimden 
bu hususta, bildirildigi gibi, herhangi bir tesebbiiste bulunami- 
yacagmi ve sizin de miimessilimiz sifatiyle bu gibi islerde mes- ■ 
gul olmamamzi Sen Sinod Meclisi emriyle size teblig ve bu teb- 
lige riayet etmenizi tavsiye eylerim.* 

Sen Sinod Meclisi Easkatibinin imzasim tasiyan bu mekto 
bu- Papa Eftim almca beyninden yurulmuga dondii. 

Ne yazik ki, ismet Pasa da soziinde durarak Buyuk Millet 
Meclisine verilmis olan takriri reddettirmis ve istanbul Rum- 
lanm bokleyen aci akibetten korumaya muvaffak olmustu.i 



1 — Teoman Ergene ■ 
sh. 27 



■ istiklal Harbinde Turk Ortodokslan, 



SEKIZINCI BOLUM 



1930 TURK - YUNAN ANLA?MASI 



BAR!? IHTiYACI 



Birbirini takip eden savaslardan yorgun ve bitap dus- 
mils olan Turkiye, muhakkak ki; bansa 50k muhtacti. Fa- 
kat Turkiye ile birlikte hemen hemen biitiin devletler ay- 
ni durumdaydi. Yunaniston'in Anadolu harekatinda ugra- 
digi hezimet altindan kolay kolay kalkilamiyaoak agir bir 
iktisadi kriz meydana getirrnisti. Yunanistani inonu'ye 
acmdiran ve millet kesesinden yapilmis ve olcusuz bir 
bonkorlukle tfimlrot ve tozmlnat bedeli almajcton vozge- 
Ciren bu dni karar, Lozan Ban? Andlasmasinm 59. mad- 
desiyle tescil ve kabul edilmisM Galip devletler de iyi bir 
durumda degildiler. I rig i it ere, uzun sflren savasm agir yu- 
kii altinda ezilmis ve ilk secimlerde, bun-dan mesul kabul 
edilen flnlii ingiliz Basvekili Lolyd George iktidardan in- 
dirilmisti. Fransiz efkari umumiyesi de ayni suretle hare- 
kef ederek savas istemedigini goslermisti. Fokat biz Diin- 
yada olup bitenleri hakkiyla takdir edip degeriendirebi- 
len yardimcilcnni dinleyeoek gergekten diplomat bir insan 
tarafindan temsil edilemed*. Bunun icin taviz ustiine tfl- 
viz vererek Lozan Konferansini her safhada biraz daha 
geriliye geriliye bitirdik. ingiliz Murahhasi Lolyd Gurzon'un 



YUNAN MEZALlM'I 



gercekte bir blof alan tehditleri inonii'de o kanaati hasil 
etmisti ki, muttefikler, herhangi bir istedigimizi asm bulup 
bans yapmazlarsa yeniden savasa baslayabilirler zannc- 
lundu. Bunun gercekle hicbir alakasi yoktu. Lord Giirzon 
tehditlerle sirf goz boyamaktay'di. Ancafc inonu'nun tec- 
rubesizligi ve hadiseleri kavriyamamasi yijzunden bu teh- 
ditlerden o dereoe istifade etti ki, bunu meshur hatiratm- 
da bizleri hayretlere sokacak tafsllat ile nakletmektedir. 
Bon? yapmak mecburiyeti sirf bizim icin bahis mev- 
zuu imis gibi, bansa engel teiakki edilen her meselede 
taviz bizim tarafimizdan verildi. Bu surette ortaya gikan 
Lozon Ban? Andlasmasmdan sonra da hep ayni zaaf de- 
voir) etti. Yaptigimiz anlasmalann hemen hepsinde «aman, 
ban? olsun, dostluk olsun!» ve «Yurtta sulh, Cihanda 
sulh» gibi dusiincelerle tavizkar politikaya devam olundu. 
Hele Yunaniston'la Lozan'dan sonra anlasma iistune anlas- 
ma imzalqndi. Yunanistan, Lozan'da elde ettikleri ile ye- 
tinmek istemiyordu. Sahte bir dostluk gosterisi ile bizden 
yeni yeni haklar, tavizler kopardi. Lozan'in getirdigi bu disi 
politik tavn siimullu bir sekilde hariciyeye yerlestiren Ha- 
riciye Vekili Tevfik Rustii Aras, Yunan dostlugunun sah- 
te nuvdzisleri oniinde kadin gibi iradeslzleserek ahmak- 
ca anlasmalan, dunyanin en onemli diplomasi eserlerln- 
den iistun Han eden konusmalarla 1 otoriter seflik idaresi 
nin tayinle gelmis mebuslarina kabul ettirdi. 

Bunlardan bilhassa 1930 tarihli «T u r k-'Y u - 
nan ikamet, Tic a ret ve Seyrisef.fi- 
in Andlasmasi)) Tiirk teb'asi bile olmayan 
Rumlara Turkiye'de Tiirk vatandaslan gibi haklar vererek 
memleketin bu ac kurtlar tarafindan yillarca soyulmasina 
sebep oldu. Yunanlilar bizi aldatmak icin giizel bir kelime 



- Tevfik Ru§tii Aras - Lozan'm izlerinde On Yil 
but, 1935 



KADJR MISIROGLU 



sectiler: iMIi te fcabi I iyeti y3ni iki taraf bu hak- 
Ian karsilikli olarak blrbirine veriyordu. Diisunulmuyordu 
ki, Tiirkler heniiz kendi iktisadi menbalarim iijletecek du- 
rumda degillerdi. Nerde kaldi tioaret icin Yunanistana gi- 
deler! Bu diipedflz ve sirf Yunonlilara yanyacakti. Nitekim 
aradan otuz bes sene geqince esefle goruldii ki. Tiirkiye'- 
de bu anlasmadan istifade ederek tioaret bayatmin koprii- 
baslanna oturmus otuz be?, kirk bin Rum vardir da Yuna- 
nistanda miitebabil olarak bir Turk bile yoktur. 

Biraz da Kibris hadiselerinin ikaziyle anlasilan bu du- 
rum karsisinda bu anlasrna feshedilerek bundan istifade 
eden Rumlar, Yunanistan'a iade edildiler. (1965 ytlinda) 
Halbuki bu zamana kador memleketimizde'kiler yetmiyor- 
mu? gibi bir de bu Yunan teb'aii Rumlara soyulrnamak icin 
fazia bir ferdsete liizum yoktu. Yunan mezaiiminin biitiin 
tahripleri henuz ortada idi. Fakat bu taviz politikasi o ka- 
dar benligimlze islemisti ki, degisen hukilmetlere ragmen 
Yunanistan bizi daima kemirebilmek beoerikliligini goster- 
mi?tir. Sahillerimizde bahk avlamaya kadar bizi avlamadigi 
is birakmadi. istanbul'un bes yuzuncii yildonumiinu bile bu 
s'ahte dostlan gucendirmemek icin hakkiyle tes'id etme- 
mek ahmaklrgindan kurtulamadik. Kibris gdzumiizu acarsa 
olanlara iizulmesek de olurl... Fakat hayir!.. Bizim uy'kumuz 
cok dertn!... Yunanlilar aradan az bir zaman geoince al- 
diklanm hazmeder, hicbir sey olmamis gibi doniip 
komsu memleketier arasinda dostlugun luzumundan bah- 
sederler. Biz de yeni tavizlerle ona kucak acanz. Ne giin 
Yunan emel ve taktiklerini hakkiyla kavnyacagiz bilmem 
ki... 

«Her zulmii, kahn bogmnya bir parca kan yeter, 
Ey Turk uyan, yeter! yeter, ey Tiirk uyan, yeterfo 
iste size bShis mevzuu anlasmamn ehemmiyetli maa- 
deleri; 



YUNAN MEZALiMI 

TURKIYE iLE YUNAN1STAN ARASINDA IKAMET, 
TiCARET VE SEYRiSEFAiN MUKAVELENAMESi ' 



MADDE: I 

Yiiksek akit taraflardan her birinin teb'alan, diger tarafm (11- 
kesinde, memleketin kanun ve nizamlarma riayet ederek mahalli 
teb'alann veya ecnebiler icin hususl afakam varsa en ziyade mfi- 
saadeye mazhar millet teb'alarmm tabi olduklan veya olacaklan, 
harhangi bir mahiyette olursa olsun, takyltlerden baskalarma tabi 
tutulmaksizin, maazalik ecnebiler hakkindaki zabita ahkamma 
halel gelmeksizin, serbestce girebilecekler, orada seyahat ikamet 
edebilecekler ve yerlesebilecekler veyahut orayi her vakit tor- 
k'edebileceklerdir. 

Bununla beraber surasi mukarrerdir ki; yukandaki ahkam, 
muhacereti bir kanun ile tanzim etmek hususunda yiiksek akid 
taraflardan her birino tamnmis olan hakki asla ihlal etmez... 

MADDE: 3 

Yiiksek akit taraflardan her birinin teb'alan, digerinin Olke- 
sinde ihraz veya tasarrufu bu yiiksek akid kanunlan lie en ziyade 
mfisiiadeye mazhar memleket teb'alarma miisaade olunnms. veya 
olunaoak olan her nevi menkul veya gayrimenkul mallart ibraz ve 
tasarruf etmek hususunda tam serbestiye malik olacaklardir. On- 
lar diger yuksek akit taraf teb'alan hakkmda tayin edilmis veya 
edilecek olan seraitin' aynina tabi olarak bu mallan satma, de- 
gislirme, bagi§lama, evlenme, vasiyet suretiyie Veya herhangl 
diger bir suretle eiden crkarabilecekler veya veraset tankiyle 
ihraz edebileceklerdir. 

Onlar yukandaki fikrada derpis edilen ahvalin hi 5 birinde, 
mahalli teb'alara tatbik edilen veya edilecek olan herhangi ne- 
vidBn olursa olsun, vergi resim ve mukellefiyetlerden baskala- 
rma veya daha agn-larma tabi tutulmayacaklardir. 

Kezalik onlann, memleketin kanun ve nizamlarma uyarak 



402 



KADlR MISIR06LU 



mallanm ve alolumun omtialarmi serbestge ihrag etmelerine da 
miisaade olunacaklnr. Bu hususta onlar diger yiiksek akid teba- 
alarmm mumasil ahvalde tabi bulunacaklan. takyitten baska 
his bir takyide ve rosimlerden baska veya daha agir hig bir 
resme tabi tutulmayacaklardir. 

MADDIS: 4 

Yiiksek akit Larai'lardan birinin tebaalan, diger tarafin ulko- 
sinde mer'i kanimlara uymak §artiyle o ulkede ticaretlerini ya 
bizzat veya isfcihdamlanm mixnasip gdrecekleri adamlar vas]- 
tasiyle yapabileceklerdir. 

Ticarot, seyrisefain ve san'ata, meslek ve hiri'etler icrasina ve- 
ya herbangi neviden bir i^tigale muteallik bilcumle hususlarda 
yiiksek akit taraflardan birinin baijka bir ecnebi memleketin ge- 
railerine ve vatandas veya teb'alarma bah$etmis. oldugu vej'a 
ileridc bah^odecegi, imtiyaz, miisaade veya muai'iyetlerin ayni 
zamanda ve talebe hauet kalmaksizm, gartsiz ve tavizsiz olarak 
diger tarafin gemiierine ve teb'aLarma tesmil edilecegini Yiik- 
sek akit taraflar kararlastirmislardir; iki taraiin bu husustaki 
fikri yekdigerine mutekabilen en, ziyade nrusaadeye mazfaar ec- 
nebi memleketle musavaat temin etmektir. 

Bununla beraber, Yiiksek akit taraflar, kanunlar ve nizam- 
naraelerle, seyyar sanayi, ayak saticihgmi ve miinasip gcirecek- 
leri diger hlrfet ve meslekleri kendi teb'alanna Msledebilecek- 
ierdir. 

MADDE: S 

Merkezi Yiiksek akit taraflardan biri ulkesinde olan ve orada 
isbu memleketin kanunlarma tevfikan usulii dairesinde mevcudi- 
yeti haiz bulunan hisse . senetli sirketlerle — Sinai ve mali sir- 
ketier ve sigorta ve nakliyat kumpanyalari dahil olmak iizere — 
sair ticari girketler diger tarafca usulii dairesinde mevcudiyefi 
haiz tanmacaklardir. 

Mezkur §irketler diger memleketin mer'i bulunan veya rae- 




Sahte bir dostlugun iki sahte kahr&mam elele, 
VENIZELOS — INONU 



riyete konulacak olan kanun ve nizamlarma tabi olarak ve egf?r 
bu memleketin kanuni mevzuati ruhsat istihsali mecburiyetivii 
derpis. ediyorsa bu ruhsatm istihsalinden sonra o ulkede yerle- 



104 



KADIR MISIRQfiLU 



sebilecekler ve lilyaller, subeler veya acentalar ihdas ve miiddei 
ye mtiddeialeyh sifatiyla mahkemelere muracaat edebilecekler-- 
d'ir. 

Yuksek akit tarailardan her biri kendi memleketinde diger 
biitiin memleketlorin sirketlerine umumiyetle miisaade edilen bir 
faaliyeti icra eden sirketlerin yerlesmesine salifuzzikr ruhsat do- 
layisiyle mania ihdas etmemeye muvafakat eder. 

Yuksek akit tarailardan birinin kanum mevzuati dairesinde 
Lesekkui etmis olan mezkur sirketlerin digerinin ulkesinde icra. 
odilecek olan faaliyeti isbu diger taraiindan kanun ve nizamla- 
rma tabi olacaktir. 

Bu girketler, ikinci memlekette, mal, hak ve menfaatlerinio. 
kanuni ve adli himayesine miiteallik biitiin hu$uslarda, yerli sir- 
ketlere yapilan muamelenin aymndan mustefit olacaklardir. Bur- 
dan baska bunlar, miitakabiliyet sartiyle, mahkeme masariiini 
muemmin kofalet akcesinden muaf tutulacaklardir. 

Diger cihefcten Yuksek akid tarailardan her birinin, sirketleri 
diger tarafm ulkesinde, memleketin kanunlarma uyarak ve bun- 
larda derpis ediimis olan takyidler kaydi ihtirazisi altinda, sir- 
ketin islemesi icin liizumlu olan her nevi menkul ve gayri men- 
kul mallari ihraz edebileceklerdir; su kadar ki; gayri menkul ih- 
razi sirketin gayesini teskil etmemesi mesruttur. 

MADDE: 6 



Yukandaki maddede istihdaf edilen sirketlerle filyalleri, su- 
beleri ve acentalan Yuksek akit taraflann miitekabil iilkelerinde 
resim, hare ve vergiler hususlarmda — ecnebi sirketlerin ruhsat 
ve tescil vesikalan istihsaline ait hare ve miik'ellefiyetler miistes- 
na olmak itzere ayni mahiyetteki yerli sirketlere tahmii edilen 
mail mukellefiyetten daha agirma tabi tutulmayacaklardir. 

Mamafih bu hukiim gerek devlet tarafindan kurulmus olan 
miieseeselere gerek umumi bir hizmetin imtiyazina sahip olan- 
lara bahsedilen vergi nruafiyetlerini mutalebe etmek igin Yiik- 
sek akit taraflardan biri canibinden dermeyan edilemiyecektif. 



YUNAN MEZALiMI 



Yuksek akit taraflardan biri sermaye, irat veya kazang (ize- 
rmden hesap edilen vergilere muteallik hususlarda, diger tara- 
fm sirketleriyle, sube, ftlyal veya acentalarmm vergilerinin mi- 
hiyetlerine gore ancalf bunlarm sermayelerinin kendi fllkesinde 
mevzu kismm uzsrinden bu iilkede tasarruf ettikleri mallar - 
tedavul eden esham ve tahvilat elde ettikleri kazanclar ve yap- 
tiklar, muameleler itibariyle resme tabi tutulacaklardir. 

Yflksek akit taraflardan biri mezkur sirketleri, esasi nizam- 
namelerimn istihdaf ettigi baslica muamolelerini. diger Yuk- 
sek akit tarafm ulkesinde, bu tarafm tabiiyeUni talep.ve ikti- 
sap etmeksizin, temerkiiz ettiremiyeceklerdir. Merkezleri men- 
sup olduklan memlekette bulunan ecnebi bankalarm m 7 U ve 
siibeleri bundan evvelki f,krada miietahdef degildir. 
MADDE : 7 

Yuksek akit taraflardan herbirinin teb'alan digerinin ulke- 
sinde, sahislan ve mallar, icin, kezalik her nevi tioaret, Sana, 
hu-fet ve meslegin icrasi dolayisiyle mahalli teb'alardan cibayet 
edilenlerden baska veya daha agir herhangi mahiyette olursa 
olsun, hi? bir vergi resim veya teklif tediyesiyle mflkellef cj. 
mayacaklardir, 

Bununla beraber, ikamet resimleriyle zabita muamelelerinin 
ifasma muteallik resimler hususunda Yuksek Skit taraflardan 
her birmin teb'alan en ziyade miisadeye mazhar millet tebV 
lanna bahsedilen muameleden mustefit olacaklardir. 
MADDE, a 

Yuksek akit taraflardan birinin teb'alan, digerinin lilkesinde 
mahalli teb'alara tahmii ediimis olan sartlar; takyitler ve hars- 
lardan fcaskalanna tabi olmaksizm, haklanm takip ve mudafaa 
etmek tizere serbestce mahkemelere muracaat etmek hakkma 
malik olacaklar ve bu mahalli tobaa gibi biitiin davalarda avu- 
katlanni, veya ajanlarim mevzuu bahis ulkelerin kanunlan mfl- 
cibinoe bu mesieklere kabul odUmis kimseler arasmdan intihap 
eylemek serbestisinden istifade edecellerdir. 



m KADIR MISIROOLU 

Yfflksek akit tarallardan hoi- birinin leb'alannm digerinin 
utkesmde, mtttekabfflyet sartiyle, adit muzfflmretlon ve mahko- 
me masaritmi muemmin kel'alet akcesi muafiyelinden mOstotlt 
olacaklardir. 

MADDE: 9 

Yuksek akit taraflardan her birinin teb'alan diger taraf «- 
kesinden sulh aamamnda oldugu gibi harb zamanmda da hem 
orduda, bahriyedo ve hava kuvvetlerinde, hem de milli muhata 
ve mlhs kitasmda herhangi mecburi bir askeri hizmet ve mate- 
kabil kanunlarda tahsisen dorpis edilen istisnalar mahluz kal- 
mak sartiyle herhangi adli idari ve beledi bir memuriyet Man. 
dan muaf olacaklard.r, bunlar boyle bir hizmete veya memuri- 
yetm Uasma muMU amak tow yaMdjtooek nerhangi] na](U vr , 
ya ayni, teklltten de miistesna olacaklardir. 

Yuksek akit tarallardan birinin teb'aian ve sirketlcri diger 
yuksek akit tarafmdatt teb'alarma ve sjrketlerme tahmil edile- 
Ulemk olan askeri ve mfllki istimvalterden baskaana diger ta- 
raf iilkesinde hie bir veghile tabi kilmmayacaklardir. Bunlar 
mezkur istimvallerin tatbiki usulune ve tazminmo ait hususlar- 
da ayniyle mahalli teb'alar gibi mahalli kanunlann hiikmune 
tabi bulunacaklardir. 

MADDE: 10 

Mensei Turkiye Cumhuriyeti ulkesi olan tabii veya mamu] 
mustahsallar Yunanistan Cumhuriyeti ulkesine ithal olunduklan 
zaman gumruk resimleri, munzam resimler ve twit emsali veya 
oktruva dahil olmak (izere, diger herhangi resim veya mukello- 
fiyet hususlarmda en ziyade miisaadeye mazhar memleketin 
muntikavi tesmiyeleri ne olursa olsun - miimasil milstahsallan- 
na bahsedilen veya ileride edilebileoek olan miiameleden dafca 
az musaid bir muameleye tabi tutulmayacaklardir. 

Ayniyle mensei Yunanistan Cumhuriyeti ulkesi olan tabii ve- 
ya mamul mtistahsallar Turkiye Cumhuriyeti ulkesine ithal olun- 



YUNAN MEZALiM'i 



duklan zaman, gumruk resimleri, munzam resimler ve tezyit em- 
sali veya -oktruva dahil olmak uzere- diger herhangi resim 
veya mukellefiyet hususiarmda en ziyade miisaadeye mazhar 
memleketin -minbkavi tesmiyeleri ne olursa olsun- miimasil 
miislahsallarina bahsedilen veya ilerido edilebilecek olan mua- 
meleden daha az miisait bir muameleye tabi tutulmayacaklardir. 
Bu maddenin birinci fikrasi hiikumlerine halel gelmeksizin 
mensei Turkiye Cumhuriyeti gumruk arazisi olup (A) listesin- 
de tadat edilmis. olan tabii veya mamul mustahsallar Yunanis- 
tan Cumhuriyeti gumruk arazisine ithal olunduklan zaman mez- 
kiir listede munderic tarifelerden miistefit olaoaklardir. 

Tiirkiye'de mustahsal veya mamul herhangi bir madde iize- 
rinden bunun Yunanistan'a ithalinde (22 Kanunfevvel 1923 ta- 
rihli Climrfik tarifesi kanununun 5 inci maddesinde derpis edilen 
oktruva, 1922 mecburi istikrazin tediyatl i 9 in alman resim ve 
istatistik, yetimler ve multeoilerin menfaatma olan resimler gi- 
bi) Milli varidat, vilayet veya belediyeler varidati menfaatine 
devlet tarafmdan isttta edilen munzam resimlerin mecmuu o 
maddeye muteallik ithal resminin yiizde yetmis besini ve 1922 
mecburi istikrazmm tediyatl igin alman resim ise yiizde otuz do- 
kuzunu ve oktruva resmi de yiizde otuzunu tecavuz etmemesi 
kararla^tirilmistir. 

Tiirkiye'de miiBtahsal veya mimul maddeler, Yunanistan'da 
mustahsal mumasilleri olan maddeler uzerinden bunlarm bir 5 e- 
hirden digerine nakledildigi vakit cibayet olunan dahili belediye 
resminden muaf olacaklardir. 

Ayniyle, bu maddenin ikinci likrasmin hukiimlerine halel gel- 
meksizln, mensei Yunan gumruk arazisi olup (E) listesinde tadat 
edilen tabii veya mamul mustahsallar Turk gumriigu arazisine 
ithal olunduklan zaman mezkflr listede munderic tenzilat yOzde- 
lerinden miistefit olacakiardir. 



KADlR MrSIROGLU 



B'u mukavelemime tascHk olunacak ve tasdiknameleri mum- 
kihi olan siir'atle Atina'da teati edilecektir. 

Mukavetenarne, teati tarihlndon bir ay som-a mer'iyete gire- 
cck ve miiddeti iki sene olacaktir. Eu tarihten itibaren Yiiksek 
akit taraflanndan biri canibinden alti ayhk bir miihletlo Teshe- 
dilmedikge mer'iyette kalacaktir. 

Ytikandaki ahkami tasdik etmok uzere murahhaslar bu mu- 
kaveltmameyi imza etmi^ler ve muhiirlemi^lerdir. 

Ankara 30 Tegrinievve). 1930 taribinde iki rmsha olarak tan- 
zim edilmistir. 



A. Michalak opoul os Zekai 

S. Potychroniadis M. §eref 

Dr. T. Ru$tii M. Numan 

Acaba Turk Milletinin Yunan palikaryalan tarofmdan 
otuz bes- sene muddetie bir kere doha soyulmasina se- 
bep olan bu muahedenin- akdine sebep olan baska miieG- 
sirler yok muydu? Kanaatimizce vardi. Soyle kl: 

Tiirkiye'de Lazan sulbunu muteakip kurulan yeni reji- 
me muh-alif bazi simaiar komsu memleketlere yerleserek 
oralarda nesriyat vesair suretlerle Turkiye'deki yeni rejim 
ve onun liderleri aleyhine foaliyet gosteriyorlardi. Bu mu- 
halifleri o memleketlerden tard ettirmek icin tnuhtetif an- 
lasmaiar yapil-misti. 

Yunanistanda da yeni rejime rhuhalif bir grup vardi. 
Bunlann basmtia son Seyhulislam Mustafa Sabri Efendi 
butunuyordu. Mustafa Sabri Efendi 1930 senesinde Gutmi!- 
cine'de « Y a r i n » isimii bir gazete cikanyordu. Bu 
gazetede cok atesli bir muhalefet yaparak zamarwn Reisi- 



YUNAN MEZALIMi 403 

cumhurunu ve icraatim siddetle tenkid ediyordu. Bundan 
rahatsiz olan zamanin liderleri bu mudhede Me basta Mus- 
tafa Sabri Efendi oimak iizere bu muhaliflerin Yunanistan'- 
dan tardmi istemislerdir. Gerci ■muahedede agikca bundan 
bansedilmemistir. Fakat hersey mudhedeye gecmez. Bir 
de perde arkasi vardir. Gercekten bu muahedenin imzasmi 
muteakip Yunanistan bu muhalif sinrvalan kapi disan et- 
mistir. Fakat asii aci olam, bu muahedenin 1965 yilma ka- 
dar mer'iyette tutulmus olm-asidir. 





HAKIKAT NURLARI (Ismail P. Ertugrul) 
LAVRENS'iN GiZLt HAYATI (Vecdi Bflriin) 
MECELLE (Dr. A. Beflk Gfir) 

YANYA'DAN ANKARA'YA (Ismail Hakta Okday) 
RUS iHTlLALi VE YAHUDiLER (General Nfetcheolodon) 
BOYOK ISLAM TARlHt (Abdurrahim Zapsu) 

MES'ELELER (Seyhulislim Mustafa Sabri) 

OSMANOGULLARI'NIN DRAMI (Kadir Minrojhj) 

ERMENi MEZALiMi (Veysel Eroglu) 

YDNAN MEZALlMt (Kadir Misiroglu) 

MOSKOF MEZALIMi -Cild !- (Kadir Misiroglu) 

MOSKOF MEZALlMt -Cild II (Kadir Misiroglu) 

SASIKLI MtfCAHiDLER (Kadir Misiroglu) 

MUSUL MESELESi VE IRAK T0RKLER! (Kadir M,s,roglu) 

MACAR iHTlLALi (Kadir Misiroglu) 

Amerikada ZENCt MtJSLCMANLIK HAREKETi (K. Misiroglu) 
LOZAN ZAFER Ml, HEZLMET Mi? aid I (Kadir Misiroglu) 
LOZAN ZAFER Ml, HEZIMET Mt? Cild II (Kadir Misiroglu) 
YAHUDi (Louis Marchalko) 



KIZIL ALFABE (Victor Vashi) 

HACI MURAD (Tolstoy 

iSLAMIYET VE MILLETLER HUKUKU (A. Resit Turnagil) 

MEDINE MUDAFAASI (Naci Kidman) 

ARAPCA (Yakub Giirsoy - Kenan TaskarJ 

DINI MUCEHDiTLER (Seyhulislam Mustafa Sabri) 

NAMIK KEMAL (N. F. Kisakurek) , 

BUYUK MAZLUMLAR -Cilt I- (N.F. Kisakurek) 

BUYUK MAZLUMLAR -Cilt II- (N. F. Kisakurek) 

PERTEV BEY'iN UC KIZI (Miinevver Ayash) 

IMAM SAMIL (Tank Miimtaz Goztepe) 

SULTAN VAHIDEDDiN (Tank Mumtaz Goztepe) 

SULTAN VAHIDEDDiN Gurbet Cehenneminde (T.M. Goztepe) 

ISLAM AiLE HUKUKU (Omer Ferruh) 

ANADOLU SAHABELERi (Ergun Goze) 

islam nazannda DOGUM KONTROLU (Ebulala El Mevdudi) 




COCUK KITAPLARI SERlSi 

1 — PERlLt KOSK CCiineyd Emiroglu) 

2 — DEDE KORKUT MASALLARI CC. Emiroglu) 

3 — AND (Omer Seyfeddin) 

4 — FATlH'IN OOCUKLUGU (Vecdi Euriin) 

5 — POLIYANNA (Eleanor H. Porter) 

6 — GOKBAYRAK I (Leon Kahun) 

7 — GOKBAYRAK II (Leon Kahun) 

8 — KANLI DtiGUN (Kadir Misiroglu) 
B — GOKBAYRAK III (Leon Kahun) 

to — KANtJE (Namik Kemal) 

11 — UZUNCA SEViNDlK (Kadir Misiroglu) 

12 — DlYET (Omer Seyfeddin) 

13 — KUCUK AKINC1 (Vecdi Burun) 

14 — DON KISOT (Servantes) 

15 — GENC OSMAN (Vecdi Buriin) 

16 — DORDUNCt) MURAD (Vecdi Btirun) 

17 — FEZA KORSANLARI (John Wilde) 

18 — OKSUZ TURGUT (F. A. Hilmi) 

19 — ALTIN SEHlR (tero. Sabri Altdeniz) 

20 — KIRLK KILIC (Kadir Misiroglu) 

21 — ORHANGAZl (Muzaffer GSkmen) 
NOT: Kitapcilara ve toptancilara tenzilatimiz; 
O P.T.T. odemeli siparislerde % 20, 

• Pesin tediyeli anbar siparislerinde ise % 30'dur. 
Odemelerin Posta havalesiyle «Sebil Yayinevi P.K. 
ISTANBUL* adresine yapilmasi rica olunur. 



sebilYaymevi 



YAYINEVlMIZ TARAFINDAN NESREDILECEK OLAN 
ESERLERDEN BAZILARJ 

I _ KADiR MlSIROflLU TARAFINDAN YAZILANLAR i 

9 I.OZAN ZAFER MI, HEZIMET Mi? (Cild III) 
(Manevi Kayiplariimz) 

C TURKCE'YE SUiKASD 

S BtR MUHAKEMENIN MUHAKEMESi 

(Eskisehir Orfi idare Mabkemesinde T.C.K.'nun 163/4 Mad- 
desi ile 5816 saylli «Ataturk Aleyhinde islenen Suclar Hak- 
kmda Kanun- a muhalefet iddiasiyla apian bir davamn ma- 
hakeme safahati... Eskjsehir Askeri ve Sivil hapishaneleri, 
Bakirkoy Akil Hastaliklan Hastahanesi Adll Servisi v« Cer- 
rahpasa Hastahanesi Fsikiyatri Klinigi hatiralan!..) 

@ KEMAUST 1NKILABIN ANATOMISi 

BlR INKILABIN MUHAKEMESI (Harf tnkilabi) 

© SENA CHz. Peygambere muhasses me'ssur medhiyeler.) 

® MERIHLI (Hikayeler)